Bahattin YILDIZ

,
1963 Mardin doğumlu. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını; Elazığ, Batman, Bursa, Kayseri illerinde geçirdi. 1987 yılında Đ.Ü.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca, "Büyüktür, Duyana; KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü; Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu roman, yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.

Bu romanda geçen;
kişi, kişilik, kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup, hayal ürünüdür. Okuyucunun, bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır...

Eserin adı Türü Eser Sahibi Kapak Tasarım

: Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ : Baran ADANIR Mahmut ADANIR : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri
Tepebağ mah. 13 sk. N.44 Tlf: 3519684 Adana

Dansöz Kıvırmaları

Düzelti

Đnternette Yayım Tarihi 1.Basım Baskı ISBN Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web

Roman

: 975-288-510-1 : Đnönü Parkı Yanı. Özel Sancak Apt. Kat 6 D. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3636352 - 0552.3767406 : starbah@hotmail.com : www.dansozkivirmalari.cjb.net

Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Elektronik ortam dışında ise; tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç, yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz, basılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Bahattin YILDIZ

Dansöz Kıvırmaları kehanet
1
"Uyarılan toprağın yarılmasıyla, bağrından fışkıran suyun, yansı kanalı ile denize doğru akarak, kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!..." Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. "Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diye düşündü. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; "Evi, Ad kentine taşıyacağız.... Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fiziksel görünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusal yoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. Bir süre sonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı... Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam, şimdi alırım. Ama, sen de biraz idareli kullansan!..." serzenişinde bulundu. Büro beşinci kattaydı. Bina asansörü bozuktu. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor,’ diye homurdandı. Otuz beş yaşlarında, çirkin denemeyecek kadar güzel, siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip, hafif şişman, esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle, gevezelikte hamarat;

Med’in kitabından.

işinde tembel, ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de, kızdı için için. Bula bula; bunumu bulmuştu... Yerli filmlerde geçen; genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan, çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken, iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Bıyık altından güldü. Görüntü öyle yoğunlaştı ki, ‘Keşke...’ diyesi geldi. Utandı... Yakıştıramamıştı kendisine... Beyninden sildi, attı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih; genelin arzuladığındandı. Ber, çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Ofise geri döndüğünde, sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi, merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Yel, yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla, kardeş! Bu büro çok kirli. Leş gibi bırakmışlar. Verdiğin paraya da değmez. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu,’ isminden uygunu bulunamazdı... Ama yinede Bayana hak verdi. Tek salon sayılabilecek; ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış, yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun, birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet, komşularla ortak kullanılmaktaydı. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere; belki mülkiyetini alarak geçerim, umuduyla kendisini rahatlattı. Ber, iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri; yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin," diyerek davet etti. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli; Ber’in iştahını daha da artırdı. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. Ailesel, bireysel her türlü sıkıntılarını, çalışmak zorunda kaldığını, evdeki çocuklara kendisinin baktığını, ayrıntılarıyla anlattı... Hayatı, onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Bana abone oluyorlar. Bu nedenle epey çevre yaptım,” Bu arada Ber’i süzüyordu. "Yeni başladığına

göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Çevreme reklamını yapabilirim." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok, kendisini ne sanıyor?..." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim," dedi mırıldanarak. Yel’in noktasız, virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel, samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!... Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Seni sevdim. Buranın yabancısısın. Harcanmanı istemem," dedi. Ber, başını eğerek, "Evliliği düşünmüyorum," dedi. Yel, yanıttan hoşnut kalmıştı. Ağzını, aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak, gülümsedi. "Beyimiz, evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?...” Ber, bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yağlardan, artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup, katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek," diye düşündü. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak, "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını... Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini," bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına, bir çırpıda anlattı. Bireyin psikolojik, biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini, anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. "Ellerin narin ve güzel... Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber, nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Sessiz duruşlardaydı.

Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Kocaman eller, bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle, "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur," dedi. Ber, hala bir karara varamamıştı. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda, olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle, gör!’ hallerindeydi. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Hayalindeki tiplemeyle, karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları, bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi; ‘Sadece şimdilik... Bir kezden bir şey çıkmaz... Neyi bekliyorsun?...’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Yel’in elini kavradı. "Lütfen!..." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Yapmacık olduğu açık, zorlamalı erotik bir sesle,"Bana nağme yapma!" dedi Yel. "Sen de istiyorsun... Titremelerini hissediyorum... Organın, pantolonu patlatacak kadar irileşti. Hala Kız gibi, nazlanıyorsun." Yel, önceki hareketleri yineledi. Ber, eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Kavradığı eli bıraktı. Yenilmişti... Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Bu arada Yel, Ber’in fermuarını açtı. Kemerini çözdü. Pantolon düğmesini kopardı... Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber, şimdi çırılçıplaktı. Yel,

onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Ber, konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.

***

Başlamak; bitirmektir. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş, üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur, genelde geçici başarılar elde ederdi. Fakat koşullar uygun olduğunda, aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Hatta yokluk, hiçlik, boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor; beyninin ağrıması, bacaklarının sertleşmesi, yutkunmada solumada, konuşmada güçlük ve halsizlik, gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma," isteği içini kapladı. Bu Đsteğe;"Saçmalama!” dedi içselinde. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... Sen de her türlü çok yoruldun," diyerek farklı bir yol denedi. "Nasıl istersen... Patron sensin!..." dedi Yel.

Ondan beklemediği, rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken, bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı... Yel, ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. "Arada yine ziyaretine gelirim,” dedi, göz kırparak. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı...

2
Ber, avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz, habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme, içme gereksinimleri, büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı... Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan, gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yengesinin, borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Mus, Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı."Baban... Büro sahibi... Mobilyacı... telefonla aradı. Bir de Yel abla geldi. Biraz oturdu, sen gelmeyince gitti. Aramanı bekliyor." Ber, listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının istemi hem yardım, hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Babası, kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına, düştüğü konuma hem kendi adına, hem de ailesi adına üzülüyordu. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti.

***

Mus,"Evden yemek getirmiştim, Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. "Sen bilirsin," dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Mus, kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber, Yel’i aradı. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Ber’in ‘alo,’sunun devamını beklemeden sözü aldı. "Avukat bey, nerelerdeydin? Sabah geldim, seni bulamadım..." Ber, sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Öksürüklerini engelleyemedi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. "Canım, hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından," diyebildi Ber. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Ama dinleyen kim?... "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın,’ diye not bırakmışsın..." Ber, bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye, kırbaçlanmaya, vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti... Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Yel, niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım, işler nasıl?..."diye sordu. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak..." dedi Yel. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım... Durumunu, güvenilir biri olduğunu anlattım ona... Senle görüşmek istiyor... Kim, biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel, konuşma hızını düşürdü, alçak bir sesle: "Kentimizin patronu, babası; ‘Maf’. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim... Beni sever, sayar. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım,’ dedi. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş.

Ber için bu çok güzel bir haberdi. Bir şeyler olacağına, önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel, sözünü ettiği ‘Maf,’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bu kıyağımı da unutma!... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde... Yakında görüşürüz. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Ber, müjdeli habere çok keyiflenmişti. Telefonu kapadıktan sonra; yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu; sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.. Zıtlıkları yaşamak, duyumsamak... Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım,’ diyordu sanki. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu... Yirmi yaşlarında, lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş, üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs, babasının halasının oğlunun oğluydu. Kısa boylu, yüzü çilli, hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi, ufak tefek harçlığını vermesi, arada ders çalıştırması, ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay, ufak temizlik işleri, telefonlara bakma, not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu... Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden, tütünden faydalanmaya başlamıştı. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim,” yinelemeleriyle alır olmuştu. Ber, “Bunlar; geçici durumlar, ileride açığı kapatırım,” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da; çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu.

Bu kentte doğup, büyüyen Mus’a; Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Mus; Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı... "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir." diyerek, "Yinede dikkatli olmasını; onun risk taşıyan biri olduğunu," ekleyerek sonlandırdı.

3
Ad kentinin, Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı, yıkılacak’ endişesi veren üç katlı, pencereleri; cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina... Çevre sakinleri, birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı... Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler, bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında, Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar, taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış, daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma, balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi, getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Yerel Düzenleyiciler, Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi.

***

Đz.01.Ber.3, Đz.01.Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor, iletisinde bulundu." Đz.01.Ber.2;"Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını, Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler," diyerek yanıtladı. Đz.01.Ber.4; "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?... Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı,’ işaretli olmasının mantığı var. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim," dedi. Đz.01.Ber.1 ; "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum," dedi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri, aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog, bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması, parçaların birleştirilmesi, kurgusu, sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı... Đzleyiciler, diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.

4
Ber, evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Biran önce evine varmak istiyordu. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak, ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. Öyle ki; "Beyefendi! Bu sana yaramaz!... Şunu al!... Yarın tazesi gelecek!..." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Reyonları gezerken yardımcı olma, ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında, bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız,’ isimli kızdı. Markız; enfes bir fiziğe, sempatik görüntüye, derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara, devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Ber, kısa sürse de onu görmekten, ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona... Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Marketçilikte yeni teknikler, çekici sergilemeler, reyon düzenlemelerin etkisiyle, müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar, çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ağırlığından, poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Sesin sahibi

***

yabancısı olmadığı biriydi. "Tanrım! Bu O!..." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ber, yanıtı heceleyerek, yutkunarak çıkarabildi."E... fen.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım," dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Ber’in ağzından "Ya sorun değil, alışkınım..." sözcükleri dökülecekken, içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?..." sözlerini tercih ederek, elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ber, belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme, yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Değerlendirmeliydi... Aksi halde; arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş..."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata; asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu... "Đmkanı yok!... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum... Rica ederim...Lütfen!... Hatta ısrar ediyorum," kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Markız, ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. "Marketten bir saatliğine izin almıştım... Đzin saatim bitti.... Belki başka zamana..." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak," şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Ber, Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla, maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek, bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış, gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Kahveleri Ber hazırladı. Markız, acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Ber, sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı

aydır çalışmakta olduğunu, lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini, belirtti. Markız, kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı..." dedi. "Falıma bakarsanız sevinirim... Ben çıkmak zorundayım. Sonra anlatırsınız bana, olur mu?..." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz," dedi göz kırparak. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Sonra vazgeçti. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu..." Çıplak haliyle kaldı. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni nefesleniyordu. Duş alma, tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu... Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

***

Dibi görünmeyen, derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Başı dolandı. Karanlık; kendisine çekiyordu... Đçinden kayan bir şeylerin... Benliğinin, ruhunun karanlığa düştüğünü, hissetti. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini... Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. .Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.

Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu... Bir türlü dibe varamıyordu. Đçinde, bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Karanlık; arada değişik görüntüler sunuyordu. Korkularıyla yüzleşiyordu. Ve korkuyordu... Ber, gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Kendisini geri çekti. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Terden sırılsıklam olmuştu. Uykusu kaçmıştı. Bir sigara yaktı. Sırtüstü uzandı. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar, hatırladıklarından daha çoktu... Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi, kaynağı çözülmeliydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. . "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi... Kendisini eleştirdi. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ölüm benim için, belki de herkes için bir israf, mirasyedi harcaması, olmaması gereken bir olgu. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Ölüm, başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin, emeklerin israfıydı... Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük," deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm, benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması, boşa atılması..." diye düşündü. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer." özdeyişi vardı. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.

Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi... Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır, bazen intihar ederdi. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini, hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü... Zil sesi duydu. Bakmaya niyeti yoktu. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ber, gözlerini açtı. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Işık parlaklığında iki göz. Đki mavi göz. Đrkildi, titredi. Tüyleri diken diken oldu. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gözlerini kırpıştırdı. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Görüntü kaybolmuştu. "Galiba halüsinasyon gördüm," diye düşündü. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Telefon hala çalıyordu. Usulca kalktı. Ahizeyi hışımla aldı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna; "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber, telefonu sinirle kapadı. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. "Lütfen kapatmayın... Sizinle konuşmam gerekiyor," dedi, önceki bayan sesi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!..." dedi Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen... Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım, sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için. "Bilinmeyen numaralar servisinden."

"Ama telefon benim adıma kayıtlı değil..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber, sözlerine devam etti. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor," dedi Ber. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." "Her ne ise... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz..." dedi yumuşak ses tonuyla. "Benim adım Med. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber, sinirli bir tonuyla, "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Kapatmak zorundayım. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti.. Aceleci, panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Ber!... Ber!... Lütfen telefonu kapama! Sen!... Sen!... Şu an çırılçıplaksın. Sol tarafında televizyon bulunuyor, Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!..." Ber, vücudunun ürperdiğini, saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Şaşkınlık, korku, şüphe, utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. Perdelere baktı. Hepsi çekiliydi. “Sen!... Sen!... Kimsin?... Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedi. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla, "Seni şaşırtmak istemezdim," dedi. "Ama, ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım..." Ber, soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Telefon ahizesi, bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin... Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.". Ber, bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için; "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk," teklifini getirdi. Kadın, kısa bir duraksamadan sonra, "Belki bir gün... O gün geldiğinde..." dedi. "Ancak..." dedikten sonra devamını getirmedi. "Evet! Ancak?...”

"Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber, için için güldü. "Tamam! Öyle olsun." dedi. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon numarasını ise vermeme gerek yok... Seni sürekli ben arayacağım. Neyse... Bugünlük bu kadar... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Bir tuhaf olmuştu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor, komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.

***

5
Restseyh restoranı, nihayet bulabilmişti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim, bugün servise kapalıyız!" Ber, bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu, çakır gözlü birinin, "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Orta alan boşluğu yaratılıp, dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf; elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. Ber, Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Uğultu kesilmişti. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. "Bu genç, sözünü ettiğim yeni avukatım!..." dedi, yüksek sesle. "Zehir gibidir... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra, bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu; ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi... Yerel Güvenlik 9.Müdürü G9Güv... Anti-Hafif 8.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı... Yerel Yönetim 3.Başkanı... Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi... Ses sanatçısı... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat,’ dan oluşuyordu. Maf, sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber, onlarla daha önceden tanışıyordu.

Ber; "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup," diye düşündü. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Bunlarla ilişkileri geliştirmek, sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Para, ün, güven, geleceğe emin bakma, meslekte ilerleme... ve daha birçok güzel şeyler. Hayali bile içini bir hoş etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... Evet!... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Bunu hissediyordu. "Đnanıyorum, okursun, ama adam olamazsın!" diyen babasına, "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum," diyen annesinin ruhuna, "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya, parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Bu akşam özeldi... Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı, tümünden. Ses düzeni önemliydi; boğazını hafiften öksürerek temizledi. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi; sırtını iyice sandalyeye yasladı, göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu... Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı... Rakı bardakları tazeleniyor, boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar, aşçılar, tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!...” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Ber, grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Maf, grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kısa süren sessizliği, kısa boylu, tıknaz, kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu; "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum," dedi. "Çok komik bir davaydı.

Ber bey, ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." Maf, dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Ne de olsa kendi avukatıydı, Ber. Yargı 2.Üyesi, biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma, alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... Yanlış hatırlamıyorsam; yedi aydır tutukluydu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık; suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Son duruşmaya Ber Bey, girmişti. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı, yönünde açıklamalarda bulundu. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı; cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Mendili, neredeyse kızın gözüne soktu.... Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki... Ber’in; ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum,> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince; kız çözüldü. Gerçekleri anlattı. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış, babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş, yalan ifade vermişti. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik," dedi. Birinin, "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı," demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Ber, kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla, "Evet!.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak, müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Ber, ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Maf, Güvenlik 9.Müdürüne, "Sizin kulağınız deliktir. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Sanırım Irak, bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Ayrıca bir başka cepheyi, özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir."

Maf, gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Hiç belli olmaz." dedi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla; Saddam, kuyruğu sıkıştığında kimyasal, biyolojik füzelerini damlarımıza atar." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı, gülümsemeler zorakiydi. XY Medya Temsilcisi, soğuyan havayı ısıtma amacıyla, "DevMalDen-Y.Dom isimli holding, ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." dedi, ağzından iştahlı sesler çıkararak. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi... Burunları bile kanamadı. Bir iki gün tutuklu kaldılar, şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?... Alan memnun satan memnun." dedi, Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi, avını görmüş avcı gibi atıldı; "Baba Maf, kaç kez söyledim; burada hayat yok, diye. Birkaç senet tahsilatıyla, birkaç firmadan, kişilerden alınan aidatlarla, ufak beyaz işleriyle, haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ," dedi. Nefeslendikten sonra devam etti. "Gel büyük kente, bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var, bir şeyler yapalım... Hep yanıtın olumsuz. DevMalDen-Y.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?..." Maf, üstte açılmış, yanlarında kırlaşmış saçlarını, sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. "Yaş geldi elli beşe. Yoruldum... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok... Olanla idare ediyoruz," dedi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?..." Maf, farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. Konular, konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Başlangıcı Maf yaptı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor, halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek- benim bu tür şeylerle bağlantım yok," dedi. Güvenlik 9. Müdürü, hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz... Biliriz... " dedi. Maf, anlatısına devam etti. "Bu nedenle, kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum..." Çevresini gözleriyle taradı. "Yarın güvenliğe teslim edilecek... Hak yerini

bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor... Mağdur durumdalar... Serbest kalsın artık," dedikten sonra tekrar 9. Müdüre döndü. Ses tonunu yumuşatıp, alçaltarak; "Sizden ricam; güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence, kötü davranış, baskı görmemesi... Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum, mahcup olmayayım." Güvenlik 9.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı; Ber olacak," derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. Üyeler, bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Yanıtlamakta gecikmediler. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin." dedi Yargı 2.Üyesi. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz, geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi, çoğunluğu elde etmiş oluruz. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir," dedi. Yargı 3.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın, yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum, haberiniz olsun," diyerek dile getirdi. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım, elleri kolları bağlanır," diyerek ortamı rahatlattı. Ber, sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim..." Devamını getiremedi. Maf, sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Ber, ısrar edemedi. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Ama, zamanı geriye döndüremezdi. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra, Güzel fiziğe, berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Geri kalan saatler ise havadan, sudan konuşmalar ve bol bol yemeler, içmelerle geçti. Saat 23.00 sularında ‘Artık yeterli...’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek...’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf, Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Ber; “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Maf, yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Ona göre “Böyle giderse, özel otosu da olacak, ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı...”

Ber, apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Son günlerde, her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri, parlak gözleri... O derin bakışları... Telefonda kendisiyle konuşan sesi; Med’i unutamamıştı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu... Ve korkuyordu. Med kimdi?... Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı; ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını, ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında, hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti... Hatta, demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Salonu inceledi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Tuvalet dahil, dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Tül perdeler yeterliydi. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Saat yarımdı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Üstündekileri çıkardı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Sadece şort giyindi. Yatağına uzandı.

Işıklar gözünü alıyordu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı..." Duş iyi gelmişti. Kurulanmadı. Tüm ışıkları söndürdü. Yatağına uzandı. Gözlerini yumdu. Uyku, en iyi alkoldü. Acıları geçici de olsa unutturan... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Ber, uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Đrdeleme yapmaz. Ve genel de uyurdu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!... Çıtçıtçıtçıt!..." "Rüyadayım!... Rüyadayım!... Rü-ya-da- yııııııımmmm!" Ber, yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım," kanısındaydı. Sesler serileşip, şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise, gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ber, gözlerini açtı... Gördükleri karşısında çığlık attı... Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Gözlerini ovuşturdu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Heyecanı biraz hafiflemişti. Titrek elleriyle, ışık düğmesini açtı. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak... Telefonun yanıt vermeyince; bu şekilde yazmak zorunda kaldım." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Ber, ışığı söndürdü. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "Lanet Olsun!... Lanet Olsun!..." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.

*** Sabahın 07.35’i... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Yorgunluğun, alkolün, uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sürekli çaldırıyordu. Ber, kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Ahizeyi kaldırdı. "Alo!..." "Ber bey?..." "Evet! Benim, buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Sabah saat 7.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber, ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım, ama yinede teşekkür ederim, makbule geçti." Ber, telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama,’ diye düşündü. Kanepeye uzandı. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Uyuyakaldı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Duvar saatine baktı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. "Alo!..." "Uyandırma servisinden arıyorum..." Ses, az önce arayan bayana aitti. "Az önce aramıştınız..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi." dedi. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ber, ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Onlarca soru akın etti, beynine...

"Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?..." diye sorabildi. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Kendisini tebrik etti. "Evet!" diye yanıtladı, karşı ses. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!..." diyecekti, düzeltti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?..." "Yanlış anlamayın, sadece merak ediyorum..." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın, ben sizi arıyayım..." "Benim için sorun değil," dedi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. benim adım Gecetel... Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Meşguldü. Beş denemeden sonra yanıt geldi. "Uyandırma servisi, buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Sizden özür diliyorum, kusura bakmayın..." "Rica ederim... Her zaman hizmetinize hazırız." Ses güzel, net ve temizdi. Böyle olması da gerekiyordu. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu.

6
Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Adres tarif etmek zorunda değildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Çünkü; Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Görevlinin konuşma tarzı, çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya, nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu, Ber’e... Ber, sabah girdiği duruşma sonrası, icar dairesine; iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış, "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek," onu motive etmiş, sonuçta almıştı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli, özel sürücüsü kanalıyla. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi; yada eşyaları haczedilip, Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres, Ad kentinin, ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Görevli, taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu, "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz," dedi. Đfade tarzı, "Bu işleri bilirim," içerikliydi. Çalınan zile yanıt; açılan kapıyla verildi. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın; endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Đki büyük, dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu, içeri girmeye namzet icra görevlisine, avukat Ber’e ve sürücüye. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen, kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu.

***

Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. "Hanımefendi!... Biz Devletin görevlileriyiz," dedi icra görevlisi. Yumuşak tonda, sert içerikte devam etti. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Bu sözler dahi, kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Ber, kadının görüntüsünün, bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti... Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Babası, genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış, müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Eli boş geldiği El kentinden; eli boş olarak köyüne dönecekti. Babasıyla aynı köyden olan annesi, gururuna yenik düşmüştü. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış, bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çenesinden, kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp, ıslatıyordu. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli, "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız," diye devam etti. Serileşen gözyaşları, kadının dilini çözmüştü."Kocamın işleri çok iyi idi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. Đçini çekerek devam etti. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca, ana bayilere ödeme yapamaz oldu." Konuştukça açılıyor, açıldıkça rahatlıyordu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı..

Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi... Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi, şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz, şimdi." Đçten gelen konuşma, anlatı, bulunanları etkilemişti. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor," dedi, Görevli. Görevliye teselli vermek istercesine, "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok," dedi kadın. "Siz de haklısınız, ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." Oluşan ortam nedeniyle görevli, arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Görevli, evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, vitrin, yemek masası takımı, elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Kadın, gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız," dedi, kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur..." Görevli,"Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu," belirtti. Kadın, bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Annelerinin bu durumu, iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Ber, neye karar vereceğinden emin değildi. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi, diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Ber, duygulanmıştı. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine, yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi, geçirmişti?... Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. Ber, suçluluk psikozuna girdi. Günah çıkarma, içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı... Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi.

Görevliye; "Ben dışarıda olacağım, siz gereğini yaparsınız..." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Kadının, "Çocuğum için!..." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Ne olmuştu kendisine. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken, kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Yine yalvarıyordu... Ber, daha fazla karşı koyamadı. Kadının etkisi altına girmişti. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?..." düşüncesi oluştu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Kadının peşi sıra gelen görevli, Ber’in tavırlarından, yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal, düşünsel karmaşasını fark etti. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız," dedi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu... Başıyla onayladı. Haciz bölgesinden uzaklaştı... Sokaklarda rast gele yürüyordu. Sokaklar birbirine benziyordu. Bir başka sokağa geçiş yaptığında, vücudunun aniden ürperdi... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Galiba güneşte çok yürüdüm." diye düşündü. Bu kez sokağın kenarından; gölgelikten yürümesine devam etti. Midesi bulanmaya, kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Az önceki olayın etkisidir," diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Bizi, fark etti!.." "Yok canım! Endişelenmeyin, öylesine yürüyor..." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu.

Çevrede kimse yoktu. "Komşu, kahve içmeye gel," diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. Parçalı beyaz bulutlar, yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. "Tanrım!... Bu gözler?..." Bu gözler dairesinde, telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin; rengi ve ışıltısındaydı. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden, fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. "Halüsinasyon görüyorum," dedi, kendi kendine. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış, garip sesler duymuştu. O dönemi anımsadı."Galiba kendimi çok yoruyorum..." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?... N’oldu size?..." Đcra görevlisi, sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. Đcra görevlisi, yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi, bulunanlara. "Yardım edin de arabaya bindirelim. Hesabı sonra yaparız." Ber’in taksiye bindirilmesiyle, hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı, ana caddeye çıkıldı. "Merkez Hastanesine gidelim," diyen icra görevlisini; "Derhal efendim," diyerek yanıtladı, sürücü. Ber, araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı... Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. "Ben iyiyim." Đcra görevlisi, bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek, sürücü ise dikiz aynasından, Ber’i inceledi. "Emin misiniz?.." diye, sordu icra görevlisi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... Bazen olur ve geçer..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım," ısrarlarını olumsuzladı, Ber. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... Ona

" dedi. Ber. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi." Ber.. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu. Gerçi Sürücü de." dileyerek atölyeden ayrıldılar." dedi.. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. burada kalıyorum.. beyefendiyi görünce anımsadım. işe yaramayacağını biliyordu.olumlu yanıt vermeliydi. Araca biner binmez. çünkü eşimle boşandım." Borçlu.. birazda gözüne sokarcasına uzattı."Đşyeri benim eski eşimin adına.’ ödeyip. borçluyu. Irak liderinin biyolojik. "diye yanıtladı." diyerek uyardı. kısaca. Borçlunun ukala. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona.. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi." dedi borçlu. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok.. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var.. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu." dedi icra görevlisi. açılmak istiyordu. "Elleri boş. "Valla.. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla.. "Rica ederim.. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli." dedi. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. Mal beyanımda da belirtmiştim. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. sanki. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. Çevrede biraz dolaşmak. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. "Param olduğunda ödeyeceğim. "Aksi takdirde. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. çaresiz tonlu sesle." diye karşılık verdi Ber.. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi." Ber." Ber. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi." "Otelde.." dedi." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. alaycı tavırlarına içerlemişti.. Görevli.. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. kahkahayı bastı. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. "Hangi hareketi?" diye sordu. Kim bilir kendilerinin ve . Ber. "Durum buysa.." Đcra görevlisi. şurada." dedi. gerekli incelemeyi de yapmıştık.. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum.. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası.. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi.."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı. Buna rağmen büyük çoğunluk." Uslübünüzü düzeltmezseniz. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince." dedi .. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. Onun bu sorunu çözebileceğini. Açıklardan yararlanıyor.." Görevli. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. borç benim borcum. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. Ber’in aklına Maf geldi. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor.. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan.. Đşportacılar.

.” özetle söz ediyordu." dedi Ber..ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması. " Đmkanlara göre. Ber’de medyanın verdiği haberlerden... Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. panik yapılmaması. ‘Maske takmak gerekir... kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. Televizyonda. bu mümkün olmadığında.. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu..” türünden motivasyonlardı... Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu.. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu.. *** . "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. yapabileceği bir şey yoktu. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. kent merkezi yönetimi başkanı.. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi... Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından.. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul. Toplu olarak kalınması gerektiği... Genele uyma. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. suyla bolca yıkanılması gerektiği.. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin.. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. bina altlarında bulunan bodrum.. kenti terk etmek dışında.. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı.. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!.. Bazı taşıtlar. cami." Alaycı gülümsemeyle.. ofisinin cam kenarlarına. çay doldurmak için mutfağa yöneldi. Ama hayat devam ediyordu. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus.... almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. Gözlerini duvara sabitlemiş. halk arasında dolaşan söylentilerden. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. soruya yanıt verme yerine. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. onları buna yönlendiren... başını iki yana sallayıp.. Ber. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus.. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması.’ diyorlar. Ber." diye sesler çıkardı.. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip. yoksa... başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı.

bu duruşmada sanık avukatıydı. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. "Ortalık alevlenebilir. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. mekanik daktiloya.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. Duruşma salonu.. Sağkol. Bazıları karartı görünümündeydi. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. Çünkü." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. Ber. Yargı başkanı. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. görsel medya temsilcileri. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. O. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti." Ber. Duruşma salonunda bulunan Ber. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber." diye anlatıyordu. Kameralar sürekli açık gibiydi. Bu kez ‘Aferinliydi. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu." Ber ayağa kalkarak bekledi. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. haberci.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. Ber’de." demişti.. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu.. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. En son Artsa.. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. kızgın ve küçümser bir tavırla.. ucundan Maf’la ilgiliyse. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı.Ber. artık. "Karşı taraftan da epey adam birikti. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. Duruşma hala neden başlamadı. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Görünüşü. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir... Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi.." dedi. neyi bekliyorsun?. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. "Anti-Hafif 8. Ber’e.. Yargı üyelerinin ve . Yazman kadın. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. Đlgili dosyasını masaya açtı. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu.. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. gruptan ayrılarak yanına vardı. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. -hele. kendisini dışarıda bulabilirdi. durması gereken yeri seçebiliyordu. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Ber. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. katıldı. Ber.

ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu. bir tarafta benliği. Ber... Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı.. Ber. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı... bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu... Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı.. Ber.’ havası içeriye yansımıyordu.. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği .’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. ‘. Gözlerinden güzellik okunuyordu. ‘Dale. Yargı başkanı. gerçeği itiraf etmiş. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı. Bir tarafta Medya temsilcileri. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi. Bakışların ağırlığını duyumsadı. Su istemek. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. Maf’ın yeğeni..Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!.. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. Dikkatli.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi... duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı.... Bunun yararı oluyordu.. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2." belirtti. adamı ben öldürdüm.’ Ber düşündü. diğeri ise ‘Suçu ben işledim.. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti... Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Bütün gözler de kendisindeydi.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman.. Boğazının kuruduğunu hissetti. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. Boğazı düğümlendi. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri.. nefes almakta zorlanıyordu. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı.. Yanlış anlaşılacaktı. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y. SahFail ise. Yargı başkanının. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi." sorusunu yöneltti.." ekledi.. Ber.. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi.." dedirten yükseklikteydi. Ber. Yargı Başkanının. Đkinci adını hatırlayamadığı. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti.. Temiz takım kıyafetli. Suçsuz olduğunu... Ve yuttu. Yargı başkanının. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti.. Öksürdü. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. Söz sırası kendisindeydi. kravat takmış. "Müşterim SahFail. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı.. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu.. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup..

Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında.. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı.. Ber. "Yemeği dışarıda. izleyici locasında oda vardı. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. SahFail’in ise. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı.. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. " deyişine kadar. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu.." diyerek kısa kesti.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. salata ve ayranı.. Sigara yaktı. çalan telefon zili sonrası Mus’un. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı." demiş." Markız telefonda.. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. Ber’in oturumda gerekli eforu. Ber. Markız." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın. "Kanıtların yeterince toplanmadığından.. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti.. Bu kez kabul ediyordu. doğal olarak kabul etti.. Ber. Ber.. başkan dahil. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. şimdiye kadar. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu.Öylece yarım saat kaldı. suçun vasıf ve mahiyetine. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. fazladan bir açıklama yapmasına. Falıma bakarsın. Ber. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu.. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi.. Çünkü. Çay iyi gelmişti kendisine.. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar.. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. Ta ki. fısıldaşma serbestisi vardı. Yorulmuştu.. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu... Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. Devlet avukatı. gerek yoktu. Kapatılan telefon sonrası. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı.. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi." dair söz verdi. masaya koydu. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu." diye çapkın bir kahkahada eklemişti... Olanları izlemiş olmalıydı. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. Devletin avukatındaydı söz sırası. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak.. Evet.." Yargı grubu. Cezasını çekmeye hazırdır. *** *** . Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. shov’u göstermediğini. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. "Kahveyi senin evde içeriz..

boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti... Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. senin pek yakışıklı olmasan da kibar. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı." dedi.." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Ber.. küçücük burnu.. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. Ber. bir şeyler elde etme art niyeti. uzun zarif elleri. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. boş vaktinde yaratmış. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Reddedilmeye tahammülü yoktu. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. karşı tarafa iletmek yeterliydi... fakat yeterliydi. Markız’ın güzelliğini... Ber’in.. "Markız!. etrafı tanıma fırsatı vermedi. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız.. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı.. "Galiba ben de sana karşı boş değilim.. Đçsel gelişimi.. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti.. Ber.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Bu yönde bir yasa da yoktu. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu." Klasikti. Şef garson kendilerine nefes alma. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı.. . hafif gülümser yüz ifadesi. Gözlerini Ber’den kaçırarak. bireysel kuralları. Đçseli. Tüm çalışanlar.” deyişini anımsadı... dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri." dedi Markız. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. içecek olarak kırmızı şarap istedi."dedi . "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. toplumsal baskılar. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi.." diye seslendi. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. Ber. masanın mezelerle. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi.." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Markız. Markız devamını beklerken. Her keşif.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. kaprissel yapıları. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti. Markız... Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. anlamlı ve masum bakışları. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. gizemli.

.. Taşıt sesleri. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu... "Baba!." Küçük bir çocuk. Gelen hesabı Ber ödedi." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. bağırışlar. yüzünü. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. "Teşekkür ediyorum... Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. Elektrik kesilmişti. dolmuş." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. korna sesleri. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu.." Markız ile Ber.. Ad kentinde bu davranış sonucunda. restoran da hareketlilik başlamıştı. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. Bu ses... " diye yanıtladı Ber. "Đşletmemizin ikramı.. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. Burada içmenin bir anlamı yoktu.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. Kahve Ber’in evinde içilecekti.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. elinden çekiştirerek götüren babasına. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. Hatta annem bu parçayı çok severdi. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Ber’de benzer korkular içindeydi. ilgilenmeliydiler... Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı... Kendisine yediremezdi. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi.." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki.." diye yanıtladı. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. Sanki daha önceden. paniği pompalıyor." anonsları duyuluyordu. her şey çok güzeldi.. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. "Kalk Hanım!. "Söz. Kapılar kilitliydiler. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. "Bir emriniz var mı?" diye sordu...." diyordu. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri." "Yanlış anımsıyor. Evet! Evet!.. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. Yaşlı bir adam. dışarı çıktılar. yere yığılmış yaşlı eşini.. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!.. Otobüsler. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı... "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. "Evet!... birbirlerine gülümseyerek baktılar. Sakin olun!. Berde Markız’a. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. Çocuklar merak eder!. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu. ... minibüsler. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. bir isteği olup olmadığını sordu. Kesik kesik gelen siren sesleriyle... olabilirim. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü... "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. Markız yanan sigarasını söndürdü. "kesik kesik siren sesi. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı... taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. burnunu kapatan da yoktu. Boşları toplayan garson.. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. Güzel!. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. Şimdi. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı.. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında... Onlarda genele uydular.. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. ağzını. radyoda her çalınışında eşlik ederdi.

" atasözüne muhatap olmak istemiyordu.. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. Tanrı’nın günü çok!" Ber. Savaş uçakları karanlıktaydı. En azından birini açmalıydı. Hem.. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi." dedi Ber. aşırı nem. Hava sıcaklığı... Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı. "Ölmezsek. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi." "Lanet olsun!. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar." "Lanet olsun!. .. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti... Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi." diyen sürücü konumundaki market sahibine: "Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. sanki... Bir arkadaşının dediğini anımsadı.. Bedenini gerdi.. "Bir başka zaman... Böylece.. "Atla!.. görünmüyordu. Atla!." "Efendim?. "Tantanadan camları indirmesinler.... Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı. Markız’ı unutmuştu... dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.BD.. Hemen ön koltuğa kuruldu.. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti.... füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. Ama ısrar yararsızdı.. Başka kentlere kaçmak isteyenler. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi." diye bir ses duydu. koyun can derdinde. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu." diye fısıldadı Markız. bir şeyler içmeliydi.. "Çok teşekkür ediyorum... yakınlarda bulunan 2. Kulak kabarttı." ortaya çıkaranlara lanet okudu. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. Arka kapıyı açtı.. bir şişe suyu rast gele koyup. dünden kalan ekmeği.. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Aniden geri indi.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı."Kepenkleri de kapat oğlum!. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. içeceği alkolsüz olmalıydı. Ber. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu.... beddua etti. Uyanık ve ayık olmalıydı. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. Aynı sesin sahibi. "Ber Bey!. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu." *** Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu.. evine varıncaya kadar "Körfez krizini. Yağma falan olabilir. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. Dayanamadı. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu. Ber... Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız." diyordu kuruyemişçi. banyodaki askılığa astı." Birleşik devletin... Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı. Telefonu kapadı. Ön kapıyı kapadı..." diye bağırıyordu." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. Boğazı kurumuştu. Çevresine baktı. ikiletmedi.. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. Bu kez sadece gülümseyebildi. "Kasap et derdinde. Ama. "Lanet olsun!. Kendisine sesleniliyordu. Evlerine varmak isteyenler.. "Gerinmek yarı boşalımdır. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu...

.. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı.. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu..." "Hiç sanmıyorum!. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti.. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini. "Görüşmeyeli epey zaman geçti. Füzelerden korkmana gerek yok. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Bir süre hiç konuşmamıştı. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı..... Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!.. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta.. Lütfen!." dedi hayıflanarak... Korkuttun.. Sessizlik girdabındaydı." Med... Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var." "Daktilo sesini unutuyorsun!.. ‘Sırlarla dolu. Olağanüstü yetenekte olan cinler.. Çocukluğunun geçtiği El kentinde." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını.. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak.. . Med ve ekledi. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. Annesinin. Med’in sesiydi.." Ber apışıp kalmıştı. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. Sesini yükselterek. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine..." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum.." dedi. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. kapatabilirim.." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı.. hatta içtiği sigaranın cinsi. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı.Bu saatte arayan kim di?.. Annesinin amacı.. "Rahatsız ediyorsam. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı." dedi Med.. Senaryo böyle düzenlenmiş. Peki telefonun fişi?.. Şey-tan-mı-sın?." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri.. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım." "Bunu hak etmiştin.." dedi Med. Ber.."Çoğunlukla onlarda olsa bile. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi. "Bir sen eksiktin!." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım. Ses. ‘çok sıkıntı çekeceğini. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?.. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu.." "O yazılarınla beni ürküttün.." Ber.. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. okuduğu bazı öyküleri anımsadı.. olanca yumuşaklığıyla. Mantık ağları dağılabilirdi. Daha fazlası olmalıydı." dedi.. Altında senin adın yazılıydı." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. gizem.. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. Bu arada neler yaptın?" Ber.. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın. Bunlar. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı... Ona anlatmadığı bir şeyi.." "Olağandışı yeteneklerin var. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med. "Sen!. "Ber. Bana zarar verdin... "Şeytanca işler yapan şeytan olur.’ yarar ve zararını düşündü. Ber üzerinde korku. Bir karara varamadı. ev ortamı. "Ayrıca... " dedi... "Nasılsın?. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti." "Sen bilirsin.." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti. Yoksa.... Kendisini oda dışına göndermişler. "Beni rahat bııraaakk!. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı. Med!" Onun. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. "Ben. geceleri gördüğü kabuslarından.

.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. Saddam’ın. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir." Yanıt beklemiyordu... "Ad kentinde bulunmuyorsun. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal.. kendinden emin ve güven vericiydi. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler." Ber. Düzenleme grubu senaristleri." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi..." diye yanıtladı. Başka ülkelerde de. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı.. "Avukat olma.. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki.. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi..’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar.." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu." kehanetleri gerçekleşmişti. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu... rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. rapor. Zarar gören halklar ve bireyler oldu...’. " Saddam.. "Saddam’ın. tutmuş. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. yaşlılar.. Med’e.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti. Sesi hafif kızgındı. Ber’in. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. Sonuçta. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar.. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir.. Sesi. ‘Hukuk Fakültesini bitirme.. Bu kavram da. küçük bir ülkenin.. "Unutmayın ki. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine.. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden..." dedi Med.... " Med.." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo.. galiba. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken." . Her neyse." Ber. yanıt vermemişti. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu. Hocanım. "Rapor.." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette... Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma... "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. Devam etti. Bu kadar rahat olduğuna göre. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu." Ber. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı. Ses tonunda alaycılık yoktu. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet.." diyerek merakını giderdi. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. Med. soyut bir kavram.. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?." "Aynen öyle.." dedi.. zamanında atmış... Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu... hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım.. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi. "Okumuş adamsın!." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber.".." dedi Med. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum.. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var.

Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu.. . insan vücudunu ıslak kavuruyor. su işlevini görmüş.." "Şaşırıyorum. "En azından benim için öyle." "Pes doğrusu. ovaladıkları bölümdeki kirli renk... "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım." diyen Med. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek.. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular. ‘Oğlum’u’.." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. terletiyor. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. Has..". "Bir gün zengin olursam. Bes ve Kur isimli onüç." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber..... peynir almasaydık!." "Eeee!. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu.... Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı." dedi Ber. Gelmeyince konuyu değiştirdi." dedi. Ekmek. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. Hüs.. Yağlı ve kaşıntı vericiydi. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. yüksek oranda nemli havayla. Tümü.. "Pes!. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek. ikiyüz elli gram beyaz peyniri." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem.Ber’den tepki bekledi. Güneş. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti... "Ama. "Nedenini biliyor musun?. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim." Kur. sigara tüttüreceğim." dedi.. 8 Sıcak gün. Bu karma salgı. Sanki vücudun deri altı yağı.. “Aç kalsaydık!. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. "Ben *** .. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu. "Neyse bunlar uzun konular...." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın. bunu da bilirse pes diyecekti.. Buna sen sebep oldun!... ‘ğ’siz. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu.. bitap halleriyle.. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı. Kaşınan ayaklarını ovaladılar... Ber.. "Olum!" dedi... Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. Kaldırım taşlarına oturdular." dedi Ber..” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. Yağlı ter. Kızmıştı. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek.... Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum. bu yorgun. Ama izmarit değil ha!. " diye yanıtladı Ber.. " dedi. Hüs. Has." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri..

"Söyle lan?. "Amca! Niye vuruyorsun.. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. Şimdi konuşması daha yararınaydı.... Has. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak.... hafif gülümseyerek.. sallardık aşağıya doğru." dedi. böyle bir şey söylememişti. Kur.... Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla." Bes.. Kur.’ dedin.. Apartmanları gözleriyle tarayarak. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Kur ağlamaya başladı.... Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. sorularını ünlemli yöneltti."Olan olmuş yeter. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti. Ne yapsak?. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi. Has. "Saddam’ın. bizi de acıktırdın. "Yok. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti.." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan.. zorunlu konuşacaktı. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı.. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı. sessizleştiler.. " Ses titrekti. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar... Hiç yürüyecek halim kalmadı." dedi... ömrümde görmedim. renk vermemeye çalışıyordu. Bes. Has." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu... Hüs.... olgun rolü kaptı ortamdan. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Amca!." Bes. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar.. Yol paramız yok abi!.. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi." dedi." diye sordu. Adam. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. Cevap versene lo?."dedi. "Hangi işe?" diye açılım istedi. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak.. "Yav! Ya. Bes. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi...." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam."diyerek araya girdiler..." Hüs." Sorunun muhatabı Kur." Yanıt beklemeden devamını getirdi." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. "Biz burada kaldık!. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. Hüs.. yutkunarak. Sessizliğe boğuldular yeniden. Kur!.. Bilgiç tavırlar takınarak. Has. Sonra durgunlaştılar.. Ne istiyorsun?. "Yerde para buluruz belkim. "Olsaydı binerdik. Geç söylenmiş bir uyarıydı.. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. yanında biten Has’a "Ne var?.. "Bisikletimiz bile yoh lo!.. "Hadi dua edelim!... Ben bu mahalleyi. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı." dedi. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. Konuş lan?. "Babam. Has..." Kur.bittim. Niye yalınız Beylo?" "Olum!.." dedi.... "Amca!. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. Yakasından tutarak sarstı onu.. yav!.. Has. demişti. .. Sokakta mı yatsak?." dedi... "Sen sus! ‘Acıktım." diye seslendi. Bu fayda etmedi.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi.." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. "Amca!" diyordu bu arada. "Yav... benim kafam yatmadı bu işe. Nefes nefese kalmışlardı.. inatla Has. Akşam olacak!" Bes. Has’ın tokadı suratında patladı. yarım saatte evlerimize varırdık. Yalan söyledim size. "Kimse getirmiyordu beni buraya. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür.. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. Değil mi Kur’o?. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı." dedi. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. başını öne eğmekle yetindi.." sözlerini tamamlayamadı.

salonu incelemişti. ‘Söz Uçar. 9 Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. "Hadi dolmuşa binin. "Doğru mu. Ber. yıkanmış. "Hoş geldin. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü. Annesinden de bilirdi. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. bıyık tıraşı olmuş.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. "Ben Yalşik!. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi." Adam.. "Ayakta durma. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı.. parfüm sürünmüş." sordu. uzun saatler onu bekliyordu. Orada anlatırsınız. çok klasikleşmişti. Markız’ı her iki yanağından öperek.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. Göz kırparak "Emrin olur. önce atıldı. spor kıyafetlerini giyinmiş. sizde bizimle geliniz!" dedi. "Yine.. Bugün cumartesiydi. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. "Karakola gideceğiz. isimli kişiye dönerek. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin.. sakal. ağzından dökülen "Ev senin.. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı.." Yalşik. yazı Kalır. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. Kapıcı. Markız oturmadan bekliyordu.. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. bazı hatalı davranışlarından sonra.. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. "Bir isteği olup olmadığını. "Burada neler oluyor?. Etrafı toparlamış.. Özel bir gündü. çocuklar?" diye sordu. Eliyle. rahatına bak!” Ber." diyerek yanıtladı." dedi. Her hafta sonu temizliğe geliyor. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. "Sen mi temizliyorsun?. Markız’la baş başa evde kalabileceği. adını anmak ondan söz etmek istememişti.. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak.. Yel’in. Ber. hem de çok temiz. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. Markız. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu.." diye yanıtladı Markız." dedi. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. Onlara karşı koymak zorunda kaldım... dişini fırçalamıştı.’u kullanmadı. Olumsuzlama anlamında başını salladı. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. ‘Hoş bulduk.." dedi tatlı gülümsemesiyle. Markız’ın.." diyerek ekip otosunu işaret etti. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. *** . Annesi tanık olmadığı halde. Beklenen zil geldi. Lütfen."dedi. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı.." diyerek önce kendisini tanıttı." "Temizlikçi bir bayan var. "Ev senin. "Teşekkür ederim.. Güvenlik görevlilerinden biri.. Kapıcı..

. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. "Eeee!.. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. "Kızma canım şaka yaptım. pembeleşen yüzüyle Ber." Konuyu değiştirmek için. "Beni bağışlamanıza sevindim. bunun nedenini soracaktı. incinmiş nazlı kız rolüyle. kahkaha atmaya başladı." diye düşündü.. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. iç çekerek." "Ben.." dedi.."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Yoksa?. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye. Markız. Ortam ısınmıştı. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. Pencereler açık olmasına rağmen.. Yoksa. Đşim iş... Ber.. sudan.. "Ama.. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?.. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca.. Markız.." diye ekledi.. Ber. yani. "Yoksa.. Bu arada. Markız. "Peki. Havadan. sevgi duyumsatan bakışlarla. "Temizlikçi. Bir iddiam da yok. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm." dedi.. Ortam yeniden ısınmıştı."Seni ikramlara boğacağım bugün. "Temizlik de. işlerden konuştular. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı.. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi." diye geçirdi... müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. Yanıtı bulmuştu." sözcüğünü yineledi. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek ." "Müzik sesinin de. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber. "Bir ara bana bir parça okursun. hamarat biri olmalı!" dedi Markız.."Ben her isteyene rast gele parça okusam. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi." Markız." Devamını getiremedi. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor.." Markız. rahatlamıştı. Onu güldürmek hoşuna gitmişti... "Tuzak bir soru. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde. Sözcük bulamadı. endişeyi yorumladılar.. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. Buna inanmalısın. içinden." dedi." Ber." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı.. Ber'in gözlerine baktı. galiba ilk teklifim sana olacak. Müzik setinden çıkan ses. "Yoksa rahat uyuyamam!. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü.. ortamdan etkilenmişti. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi. Harekete geçti. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı." dedi. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti.. Vazgeçti. esprisel bir yaklaşımla." "Eee?. bu son sözlere gözleriyle. "Sen özellerin özelisin." Ber." "Yoksa. . gülümsedi.. "Şimdilik erken.. Ber..‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık.." Markız. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. Ber’de ona katıldı. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı." "Hamarattır sağ olsun... 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu.. "Hocam." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Ya Markız.." politik yanıtını verdi. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı. perdeler tamamen örtüktü. Markız.." diyerek de vurguladı. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. Belki sonra." diye de ekledi Ber." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum." dedi. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu..

Her kıvrımını." "Teşekkür ediyorum." dedi. işinin ehli. Ağızdan ağıza geçen salyalarla.. "Yarrııın... bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. "Böyle biri yok! Sanırım.. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı. Temizlikçi teyze gelecek. Hafiften kendisini çekiyor... ihmal etmeksizin yokluyorlardı. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!.. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak." dedi. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. Giyinirlerken.. yanlış çevirmişsiniz. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi.. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Kendisini zor frenledi. saçlarını kuruttu ve taradı. Ev temizliği yapacak. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu.. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi... Senin yorulmanı istemem.. Bu evde.. Đnce ve kalın nefesler. "Teşekkür ederim.... Tüm benlikleriyle.." "Ben de.. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. "Çok ileri gitmeyelim. teklifi reddedecekti." diyerek yanıtladı Ber.. *** ." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Bu. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış." Ber.." diyerek yanıtladı Markız. "Ne olur?. Ayrıca. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. Dudaklarına öpücük kondurdu.. telefonun zil sesi duyuldu.." "Merak etme. Ber. Öyle ki. çıkışlı bölgeleri de dahil. "O. Bu onları tüketmişti. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı." diyerek kapattı. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu.. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı.." dedi... uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. Markız. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti. süren eylemlerine. Đki ayrı beden. sert ve ürkütücüydü. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin. Telefondaki yankılı ses. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu."Mutlu oldun mu?." Ber.. gibiydi. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan." diyerek.. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu... Beklemeye gelmezdi.. Ruj ve allığını sürdü.. Đnişli. Duşu birlikte aldılar. birbirlerini koklayarak... "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. Sürekli olması dileğindeyim... Birbirlerinin bedenlerini. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı. "Bugün bir başlangıçtı.. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu. Giyinmeden.Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. Sanki tek bedenleşme.. Evet dudaklar devamını istiyordu. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı.. Sen de yarın dinlen. Zevkli anlar. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı..

Son bir kez dişini sıkmalıydı. Ber. Ve bunun farkındaydı. Ber tavır koymuştu. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu.. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. Đstemiyorsan görüşmeyelim. isteklerin törpülendiği günler. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. 'Evet!.. bir eli belinde bekliyordu.. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. Şimdi!.. Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları. "Senle seks yapmak istemiyorum. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu. Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı. " "Açık konuş! Kıvırma.. Güzel duyguların... sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı. Açılan şişelerin sekizincisiydi.. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu.. bir bira şişesi daha açtı. Üslup ukalacaydı. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. sevincini belli etmemeye çalışarak. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu..10 Ber. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu. Kendisine güvenemiyordu.' tüm cesaretini topladı. Aynı sıkı tavrı.. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu.. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı.. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. Bedenini para karşılığı.... Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu......" "N’oldu? Bıktın mı yoksa?. Yel. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı. Her haftanın pazar günü gelen Yel." Ber...... altın bilezikleri dahil soyunmuş. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. boşluk.." dedi. "Hayır!.. paralı çevre kazanımında.. Yoksa bana tav olan çoook!. son birleşmemizi gerçekleştirelim. çabucak soyundu. Ne olacaksa olsundu." Ber. Yinelemeler. işlerinin yoğunlaşmasında. Küçük düşürücü.. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı...... Bu kararın uygulanması cesaret işiydi. Ber... Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?... Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?.. Tatminsizlik.. "Neyse... Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti.. Onla arayı bozmak.. *** . "Sen bilirsin. Sarhoş olma limitini aşmıştı. sesi akortsuzdu. O anlamda değil de.... her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği.. Ayrıca.." diye sordu... Ne bileyim. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu. O halde. Korkularının üzerine gitti. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim... Đşkence günleri. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma... Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında. Maddi durumundaki iyileşmede. pazar günü geliyordu. Soyunuk bir kadını. Son ilişkiyi. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.

." Giriş odasında bulunan Mus. kabullenemezdi. Ve bu gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşısındaydı." dedi. Gülüşün yüzünde oluşturduğu değişimden gözleri siyah bir çizgi gibi görünüyordu. Beklenen yanıtı verdi... "Tüm çabalarına rağmen üç duruşmadır." Geri kalan kahkahalarını da boşalttıktan sonra." dedi. Gerekeni yapacak!" Ber.." Ber'in gözleri ışıl ışıldı...Yargının tüm dosyaları incelemeye tabi tutulacak. Hele karşısındaki. Üstüne üstüne gidiyordu.." "Olmaz mı?" diyerek onayladı... Olumsuz rapor tutulacak ve dolayısıyla başka bir kente tayin edilmesi sağlanacak. yeğeni bırakılmadı. orta parmağına sürtüp şaklatarak . Titrek bir sesle"Öldürtecek mi?. nabza göre şerbet vereceksin." dedi.." Ber'in ağzını sulandırdığının farkındaydı. Bu gücün değersiz de olsa bir ayağını kendisi oluşturuyordu. Ber! Bunu sen benden daha iyi bilirsin.. anlam akışına uyan cümle sarf etti. Ayrıca yok etme çaresiz insanların işidir. "Morali bozuk olmalı. irkildi. ikinci el arabayı almakla geleceğini garantilediğini sanıp ta tembelleşme. "Bazı politikacı dostları kanalı ile merkezden Denetleme Grubu üyesi gönderilmesini temin edecek.. "Buna rağmen yine de ilişkilerini sıcak tut.. "Yargı Görevlisi vurmak. Nihayetinde onlarda kendi işlerini yapıyorlardı.. Bu büroyu. Rahatlamıştı.. bu tavırlara hep bozulurdu.. "Her dönemde böyle Don Kişotlar çıkar. Ana yanıtın bir çırpıda söylenmemesi soluk alış veriş düzeneğini dahi bozuyordu. Đşin tamam. Đçindeydi. Yerine de uygun olan birinin atanmasıyla sorun kökünden çözülmüş olacak.. bu başkandan sonra çok değişti.. anlatır mısınız?." diyerek sonlandırdı bu diyalogu Ber.... "Đstemez misin?. "Tabi ki sizce bir sakıncası yoksa .." diyerek bu sonuçtan kendisine pay çıkartılmaması gerektiğini ifade etti." "Ben elimden geleni yaptım ve yapacağım da. " Ama Maf gurur meselesi yaptı. Solkol. toplumda infial yaratır. "Kim istemez ki?.." Ber'in para kazanma dışında başka derdi olmadığını bilmesine rağmen son cümleyi söylemişti. "Ne diyordum?" Üç parmağıyla saçlarının diplerini kaşıdı." diye sordu.... nasıllar?" diyerek suyu çıkan konuyu değiştirmek istedi. Đçinde kalan soluğu salıverdi...." "Bir nokta. Ber. Artık sen de birkaç kelime daha konuşma zahmetine katlanırsın sanırım. 'Maf’ın yapmak istediği ne peki?. Bölük pörçük duyduğu bazı dedikoduların gerçekliğiyle yüzleşiyordu. "Suçu SahFail'in işlediğine dair çıkartılan tanıkların da anlatımına rağmen bırakılmadı. Tahmin ettiği şeyse bu çok yanlıştı." dedi. Ber'in meraklı bakışlarını zevkle seyretti.Anti-hafif Yargı Grubu." Demli çaydan yudumu höpürdeterek aldı. Bir dediğimizi iki etmezdi önceki grup. onun sözünü tamamlamasına izin vermedi...Yargı grubunun tüm dosyalarının içeriği yasalara uygun." Baş parmağını.... Gücü bir kez daha duyumsadı." "8. Ber'i." diyerek ekledi. "Gerçi sen işini bilirsin."El altından iyi para teklifi de yapıldı. Ama bunu her bireye yansıtması doğru değildi. Yargı başkanı ile ona aşırı bağlı beş yargı üyesi yine olumsuz oy kullandı. daha demli çayı Solkol'a sunmak için salona girdi." "O halde dediğim gibi. "Sendika başkanı ile yardımcısını kafaya aldın mı.. "Allah' da seni güldürsün. sinyali almıştı. bir virgül eksikliği her dosyada olur. Çaresiz kalındığında başvurulacak en son yol.' Solkol. "Baba Maf. "Gerçi bizim önerilerimizi emir olarak telakki ederler. Gereksiz bir söyleşi olduğunu kendisine itiraf etti." diye sordu." "Vay be!. öldürmektir!" Ber. "Kişisel düşünce ve duygularını sunma. Rest çekmiş. Yanında staj yaptığı Avukat . Baba Maf'ın ikinci adamı olursa.... Eline aldığı çay bardağından yudum almadan altlığına tekrar koydu. tertemiz çıkarsa?.." Ber.. " Ber.." diyerek rahatlattı... "Sodgom ülkesinin kurtarıcısı sanıyor kendisini... 8." "8.. Açık çayı alarak. "Bazı yandaşlarımız da bizi yalnız bırakabilirler.. "Sen beni güldürdün!." "Seni bizden biri olarak kabul ediyoruz.. Derin soluma ve oluşan gururla göğsü kabardı. Ber. Geleceğin sana neler göstereceğini bilemezsin... "Ne tür bir girişimde bulunacak." Alaycı gülümsedi. atılan kahkahalar nedeniyle aklından geçen olasılığın düşünülmediği sonucuna vardı. "Çayını neden içmiyorsun?" "Biraz açık olmuş. Ber'i..11 Solkol. Sabit aylığın dışında girdiğin her davadan hatırı sayılır yüzde de alacaksın. kahkahalı gülüşlere geçti.

" dedi. yapmacık kızgınlık sunumuyla Ber. her insana nasip olmayacak mavimtrak sarı rengindeydi." Ber. sordu. Lens olma olasılığı yüksekti. Küçük yaşlara sahip dört çocuk minibüs parası istedi diye silahlı gasp suçundan haklarında AntiHafif Yargı Grubunda dava açılmış. Siyah takım. Tümünün gözbebekleri. Đçsellik ve beyin güzelliği bazen lazım . Adam. Üçü de aynı giyim tarzıyla. Her üçü de kuaförden yeni çıkmış gibi parlak ve bakımlı yüze sahiptiler. "Biraz da sizlerin sayesinde öğrenmiş olduk.Yardımcısı Bağ.. "Belki sizden çekinir. " Solkol.. siyah çorap. bunun baba Maf'la ilgisi yok! Benim amcamın gariban komşularının işi. işten atılmış. dikkat çekiciydi. "Yoksa." "Lafımı olur!. Evet..Artsa'nın bir sözü aklına geldi. Badi. Yarın geldiklerinde anlatırlar. konuların birbirini takip etmesiyle bulamadığı fırsatı yakalayarak. alnında biriken teri elinin sırtıyla silerek. "Olayın daha farklı olması gerekiyor." Solkol. " Madem öyle. Sarı kravat renginden dolayı ön plandaydı. Đçeri doluştular." "Parasız bir iş!" dedi. beyaz gömlek üzeri sarı kravat. onların avukatlığını yapan kişidir. dilencilik suç da olsa bunun için bir gün bile içerde tutmazlar. ülkede çok az kişide bulunan Leopar marka makam otomobilinin sürücüsü Badi.. diye düşünüyorum. yorumlayan avukat demek değildir. "Yalınız. elde edeceğim paralardan bir miktar komisyon vereceğimi sendika başkanına teklif etsem mi.' Gruplardan kastının ne olduğunu sorduğunda 'Đsimlerin çok önemli olmadığını.. içeri girdi. bir dini cemaat grubu. aynı mağazalardan alışveriş yaptıkları anlaşılıyordu. Avukat Artsa'nın belirttiği gruplardan çoğuyla ilişki kurabilen güçle temastaydı ve kentte o gücü temsil eden liderin biricik avukatıydı." dedi. "Ber! Sendika başkanı gelmeden önce senden bir istirhamda bulunmak istiyorum..'Sodgom ülkesinde iyi avukat. "Para sorun değil.." Ber. "Elimden geleni yaparım.. güven kaybedersin. Đnsan etkileme sanatında yeri olan davranışlardan biriydi. "Bu bir Politik Grup." demişti. Belirli makamlara yükselmek. Senin dürüstlüğünden şüphe etmeye başlar.." dedi. "Sakın ha!. herhangi bir adla kurulmuş bir Derneksel grup.. her türlü ilişkiyi kullanarak sonuç alabilen gruplardan en az biriyle bağlantıda olup. "Ya! Zaten sürekli bize işi düşüyor. hukuku iyi bilip... böyle bir teklif de bulunmayacağım." Bu esnada telsiz’ den yayıldığı anlaşılan gıcırtılı sesler duydular." Ber. Yardımcı olup olmamakta serbestsin. Solkol. belirttiği gücü taşısın ve gerektiğinde Mafyamsı ilkeleri kullanabilsin!" Ber. "Ayrıca senin vereceğin üç beş kuruşa tenezzül etmeyecek kadar geliri elde ediyor. medya grubu. "Bunu gerçekleştirebilen grubun rengi ve sesi önemli değil. "Solkol! Bir şey sormak istiyorum ama lütfen yanlış anlamayın!" diyerek Solkol'un sunacaklarına dikkatini vermesini sağladıktan sonra. "Bazı ilişkilerin nasıl yürüdüğünü. sanırım. Mus." belirtmişti. Ber'de bu anlayışla. yükseldikten sonra tutunabilmek için Sodgom ülkesinde görüntü çok önemliydi. Solkol ve Ber'le tokalaştıktan sonra her üçü aynı anda siyah gözlüklerini çıkardılar. Solkol. Amcama söyleyeyim suçluların babalarıyla gelsin. Yeter ki. demesine fırsat kalmadı.. Sendikanın avukatlık işlerini almam iyice kesinleştikten sonra. yan gözleriyle Ber'i inceleyerek. "Avukat tutacak paraları yok." dedi." demişti. bir meslek grubu veya herhangi bir görevli grup olabilirdi. 'Sodgom Ülkesinde iyi avukat." hafiften gülümseyerek. konuyu ben açayım mı diyecektim.." "Her ne ise. "Sendika Başkanı geldi. görüşürsünüz. konuşurken özellikle bakımlı bembeyaz dişlerini ortaya çıkarmak için sözcükleri ağzında yuvarlıyordu. ekmeğe muhtaçlar.. Hem Bizim avukattan haraç alabilir mi? Valla gözünü oyarız. siyah ayakkabı. Bu da bir özellikti. "Gerekli masrafları da cebimden yaparım. parasal ortam sağlayan insanlara karşı ufak davalarda paradan fedakarlık yapmasını bilebilecek kadar meslekte deneyim edinmişti.. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Grubu Ad Kenti Đl Başkanı Soys ile 1. işaret parmağını kaldırarak... özel sürücü konumundan çok özel koruma görüntüsü veriyordu. Sendikacı olmasalardı onlara en uygun mesleğin sinema artistliği olacağı muhakkaktı." Ber. Beklediğiniz misafirler geldi. gerekli incelemeyi yaparsın.. "Bildiğim kadarıyla.." dedi. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyordu." dedi. patron veya çalışan grubu.." diyerek hukuksal yorumda bulundu." dedi. Sendika Başkanı Soys. Siz olay hakkında bilgi verebilir misiniz?" "Ayrıntıları bilmiyorum.

. Etkileyici bir meslekti.. içselinde sürekli tartışırdı." "S. "Güzel konuştunuz. Mantıklı olmak lazım. kendiside kamu hizmeti ifa eden bir görevli. Değişimi yakalamak.. yeni taktikler geliştirmek için güncel yapıyı iyi takip etmek gerekiyor. geçimini temin etmek için elinde imkan olsaydı. 'Sodgom Yargı Vekilliği Yasası' ilgili maddesi uyarınca kamu hizmeti yapıyorlardı. En uygunu galiba yine buydu. Ber.. Yanlış bir şeyler ağzından kaçırarak bir tartışma zemini doğurmanın yararı yoktu. Bu kadar çırpınmamıza rağmen bazı işçilere hala yaranamıyoruz.." Ber'e göre sol koltukta oturan Bağ’ın araya girmesiyle konuşması yarım kaldı. "Bunların sayısı da ancak bir elin parmakları kadar. 'Evet'.." Soys'un açıklamaları soru içermese de konu açmakla Ber’in yapısını ve tepkilerini ölçmek istediğini fark ettiriyordu.. Şimdi geçmişte ödenmeyen aylıklarda ödeniyor. Soys. Sodgom Ülkesinde Kamu Hizmeti Gören bazı kişilerin sivil halka veya sivil kişilere hitap ederken kullandığı 'Sayın. bu durumda kamu hizmeti yapma amacı taşımadığını düşünerek.olan kenar mahalle ürünüydü...sınıf Sermayedar sayılıyorlardı. Bir fabrikatörle eşit muamele görüyorlardı. Sizinle iyi anlaşacağız. "Đnanın bazı geceler birkaç saat ancak uyuyabiliyorum. "dedi..." şeklinde soyut üslup tekniğini kullandı. 'Yurttaş!' en iyi oturan kavramdı. Bu kez karşılaşmaya resmiyet sürülmesi için Ber'in ofisinde diyalog kurmayı uygun bulmuşlardı. "Özellikle çağın değiştiğini.' olarak geliyordu. olmasına rağmen eski gelenekten geldiklerinden.... içinde yer almak istemiyorum.’ demek hayalciliktir." Ber... Bu mesleğin yorucu ve yıpratıcı olmasının kanıtıydı." dedi.. "Başkanım! Az zamanımız kaldı. Muhabbete giriş. 'Ülkenin fedakarlık beklediğini söyledik. Ber'in içecek ikramında bulunma teklifini kibarca ret ettiler. Đkinci kez yüz yüze geliyordu. Her zaman yararını görmüştü. ticari iş yapıyorlardı.. Avukatlık Meslek Grubunda ömür yaş ortalaması. artık bunun batı’da olduğu gibi belli kuralları olduğunun farkında değiller. Çevredekilerin yüzlerini yumuşatıcıydı. ...' kavramının oturmadığını düşünüyordu. "Tabi ki yeni dünya düzenini." anlamadılar.Dom Holding’in götürdüğü trilyonlardan oluşan ekonomik kriz nedenleriyle bazı iş kollarında işverenler işçilerimizin aylıklarını geciktirince kıyamet koptu." Ber." dedi.." dedikten sonra Ber’e tekrar dönerek.. ama yorucuydu. Sevgili. "Biraz da onlar bizi beklesin! Hatırlarsan. "Doğu Bloğu ülkeleri dahi duvarlarını yıkmışken. yenileşme ve yeni dünya düzeni kavramlarını daha özümseyememiş bazı eski kafa dinozor işçilerle uğraşmaktan yöneticiler olarak bıktık. Ofise gelenlere ne denilmesi gerektiği konusunda Ber. Bu yönde somutlaşan cümlelerin en etkileyicisi. geçen toplantıya da onlar geç gelmişlerdi... Aslında 'Müşteri' sözcüğü en uygunuydu. Kanunsuz Grev yapalım denildi. globalleşme. Soys'la ilk kez Maf'ın Restseyh'de vermiş olduğu yemekte tanışmışlardı. bu sınıftan vergi ödemek zorundaydılar.Yurttaş!' veya çoğul anlamda 'Yurttaşlar!. kamu hizmeti değil. Ancak günah çıkarmak için sözü edilebilen olgulardı." atasözünü seslendirdi. bazı safdilleri etkileyebiliyorlar. Ne de olsa avukatlar.. Makbuz kesmek zorundaydılar. diğer meslek gruplarından oldukça düşüktü... Devlet alacaklarını tahsil mevzuatına göre ise vergi ödeme anlamında 1.. Soys sinirli bir sesle. En çok ‘müşteri’ kavramını kullanırdı. 'Müşteri' kavramını kullanmaya devam etmeyi kendisine önerdi.. Aslında kalbimiz çok temiz!.. 'Koşullar öyle gerektiriyor.... ‘ben tanımıyorum. Saddam. Kamu hizmeti görmesi nedeniyle hizmet sunduklarına 'Vekil Eden.. Evet!. Değerli. "Aynı fikirdeyiz. Düşünce bitimi. misafirlerimiz otele varmış olmalılar. Az önce Telsiz’le yaptığı görüşmeleri dayanak göstererek "Ne kadar yoğun olduğumuzu görüyorsunuz.. Ber. Risk taşımayan bir tarzdı.. Soys'un telsiz konuşmasının bitimiyle aynı ana rast gelmişti. Bunun anlamı ise. bu mesleği seçmeyecekti. et." Bir el kaldırışı hareketi yaparak...' idi ve yaygın olarak kullanılıyordu. güzellemeliydi. "Körfez kriziyle bunun üstüne gelen DevMalDen-Y.. kanunsuz grev yollarına sapmamız için grup oluşturup kendi çaplarında bizleri zorlamaya çalışıyorlar. birçok grupla muhatap olmak zorundaydı. Ticari iş de ise hizmet sunulana 'Müşteri' sıfatı veriliyordu. gülümseyerek kaldığı yerden devam etti. kanımca bunun mücadelesini yapmak gerekiyor." dedi.. konuşma içeriğinden Başkanın boş olmadığını anlamıştı.' Kendisini düşündü. Önemli olan işveren ile işçi sendikaları arasında yapılacak toplu iş sözleşmeleri ön görüşmelerinde işçi lehine ne haklar elde edilebilinir. 'Çok Uluslu Devlet' in koşullarını kabul etti. Bu haliyle ise. başı kuma sokmaktır. "Meyveli ağaç taşlanır.. devekuşu örneği. Bu anlamıyla Ber'in ofisi Kamu Hizmeti gören bir yer oluyordu. Đşte körfez krizi de sona erdi. halen eski fanatizmi devam ettirmek.." gibi baş sözcükler değişiklik arz etse de son sözcük '. Direniş. Saygıdeğer.

." Ber. Size bir şey soracağım." dedikten sonra Ber’e yeniden yönelerek. "Bazı işçileri bize karşı kışkırtmaya başlamıştı." "Beni kandıramazsın!" "Aylar oldu..." dedi. "Benim korkum." Soys. "Yüz yüze görüşme isteğimi reddediyorsun. faturaları ödeyebilecek kadar param var.. Bugünden itibaren aylık bin dolar tarafınıza ödenecek. Sözleşmeli Avukat statüsünde olacaksınız. ama ben de katkı sunmak istiyorum. yapılacak bir şey yoksa iyidir.. Daha önceden bu arkadaşla niye bağlantı kurmadık?" diyerek örtülü serzenişte bulundu. onlarla ilgileneceksiniz. Bizler de evli bekarlardanız. sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır. ne diyeceğini şaşırdı. çalışkan harbi bir insan lazım. ortamı ısıtması gerektiğinin farkındaydı. Solkol'da bakışlarıyla bu mesajı verdi.. Yarın bir ara Sendika binamıza gelirseniz sevinirim.. Artık. "Neden olmasın. heyecanlandı. ayrıca her iş ve dosya başına değerinin yüzde onu tutarında para alacaksınız. asıl konuyu az sözcüklerle geçiştirdi." "Yarın sizdeyim.. senin hakkında fazla bir bilgi birikimine sahip olamayışım. Bağ. "Meslektaş yanlış yapmış. dışsal ve beyinsel mükemmellik!" diyerek özetledi. "Bir ara randevulaşalım." "O halde. "Siz bekarsınız!. Bize sizin gibi dürüst.. Yanlış anladın.. "Hazırlıksız yakalanmıştım. kafasına takılan ve karanlıkta kalan bir noktanın aydınlatılmasını istedi."Sanal kişiliğim nasıllarmış bakalım?" diye sordu. bıraktı. Hazırda bulunan sözleşmeyi birlikte imzalayalım. Teklife ne diyorsunuz?" Ber.. Karşı taraftan tahakkuk edebilecek avukatlık komisyon ücreti de size ait olacak.."diyerek yanıtladı Ber isteği.. Ber'le tokalaşarak ofisten ayrıldılar." "Sana güveniyorum!" "Sorun ne peki!" Ber. O an geldiğinde isteğin gerçekleşecek. "Diyaloglarımızdan edindiğim izlenimlerin hayalimde oluşturduğu sanal kişiliğinle. yemeksiz her toplantıya katılma ücretiniz ile telefonla da olsa danışma karşılığı ücretinizin takdirini bize bırakın."Her şeyin bir zamanı var. Ber... "Evet!. önceden hazırladığı soruları yöneltiyordu..." durakladı. Sendikanın bildik işleri oluyor." dedi.. seninle telefonsuz iletişim de bulunma yeteneğim de var. Ses tonu alaycı makamdaydı. "Hem telefonu sorun yapma. Biliyorsun...." dedi. arada ben de seni arayabilirim... bu tür iletilerden ürkeceğimi sanmıyorum.. Sabır." dedi çapkınsal mimikli göz kırpışıyla. "Ekonomik durumunu bilmiyorum. Yemekli. hep beraber yemeğe çıkalım.... "Bizim görevimiz kışkırtma değil. 'Allah'tan belasını isteme dışında.Ber." "Korktuğumu inkar edemem. sevinirim.. "Solkol Bey. Başka ne isteyebilirdi. Đçselinde sonra tartışacağı bir konuydu. "Med! Arada telefonla beni arayıp masrafa giriyorsun. bozulduğunu yansıtmamaya çalışarak. Soys.." dedi.. Bu konuda müsterih olabilirsiniz... Ber'in aklına Markız geldiyse de es geçti. bu. *** Ber. Ber. sorun yok. "Evet! Altın sarısı yazılarla mesaj göndermiştin." "Senin parana ihtiyacım yok!" "Hayır! Hayır!." dedi.. "Sendikanızın işleri için Ad kenti avukatlarından bir meslektaşımın yakın zamana kadar ilgilendiğini biliyorum." diyerek başlangıç yaptı. gerçek kişiliğin arasında fark olabileceği ihtimali!" Med... Soys yerine yardımcısı Bağ yanıtladı. lütfen!. Sendika görevlileri ile Solkol.' "Teşekkür ediyorum. Güzel piliçlerle eğleniriz? " Bulunanlar gerçek sevinç kahkahaları attılar. Solkol’a gözlerini dikerek. "Hala sana güven aşılayamadım." diyerek sözcüklerin devamını getirmesini istedi Med. Kabul edecekti. "Đçsel. Onunla çalışmaktan neden vazgeçtiniz? " Soru orada bulunanlarda buz etkisi yaratmıştı." "Seni korkutunca bu tür iletişimlerden vazgeçtim. toplantı saatini bir kez daha anımsattı. "Valla niye yalan söyleyeyim kanım çok ısındı kendisine." dedi. Memnun kalacağınızdan eminim... El çektirmek zorunda kaldık. size söz etmiştir. Ber. Hadi bundan vazgeçtik telefon numaranı bile vermiyorsun!" Med.. Benim korkum." diyerek teklifi olumladı. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım. ..." dedi. ağzını ahizeden kısa bir an uzaklaştırarak derinlerden gelen soluğunu salıverdi. "Ya!. Telefon numaranı bana bildirirsen. "O konuya hiç girmeyelim isterseniz. Sigarasından bir yudum daha duman çekti. "Yanlış anlamayın. Gerçi Baba Maf'ın referansı bile tek başına bizim için yeterli." Ber.

...." dedikten sonra "Fırından sinyaller geliyor.. Bu kez.... Kusura kalma. Kadayıfın altı kızarmış olmalı. Koltuğa oturup öne doğru bükülerek. "Boş bulundum.. Med. Onun kendisine soru yönlendirmesi.. Her akşam Med'in telefon edebileceği ihtimalini gözeterek." diyerek özür diledi." dedi. Soğutucudan kendisine soğuk bir bira çıkardı." "Bu konuda ayrıntıya girmek istemiyorum... Med." benzeri nidalı sözcükler kullanacağına yüzde yüz emindi." dedi.. Üçüncüsünde aynı başarıyı gösteremedi.. Ber. "Heyecanıma veriniz. Đkinci çekişiyle bira yarılanmıştı. Hoşuna gitmemişti. Neden bunu düşünememişti?. Med' in sesi bu kez otorite kokuyordu. Olamaz!. Med’in kapının önünde endamını göstererek "Size nasıl yardımcı olabilirim?" sorusuna karşılık "Ben Ber!" yanıtını aldığında onun yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi zevkle izleyecekti. Med.. "Sanalım eleştirilemez.. Sesi sertleşmişti... Onun gizemini açığa çıkartabileceği. Hadi sana iyi akşamlar!" Ber'in "Đyi akşamlar!" karşılığını beklemeden telefonu kapadı. Đçselini gözetiyordu. "Özrün kabul edildi. Duyumsamalarını. çözülmesini sağlayabileceği ve hatta yüz yüze görüşme konusunda ikna edici etkilerde bulunabileceği. Kızgınlığı bundan kaynaklanıyordu... Beni nasıl buldun?. zile basmadan önce temizlediği gözlük mercekleriyle.. "Mer Kentinde bulunan arkadaşım avukat Artsa ile neden yakından ilgilenmem gerektiğini açıklamadınız. "Biraz önceki sorumun yanıtını vermediniz." dedi. bir akşam kapısının ziline basmayı düşlüyordu.. açıklamalarını dinlemesinin ne anlamı vardı?.. "Bir gün beni gördüğünde ve tamamen tanıdığında benle sanalında oluşturduğun kişiliği karşılaştırırsın. düşüncelerini.. bir saniye!" diyerek. algılamalarını kısaca tüm benliğini biliyordu." "Sorun değil. çözebileceği... Emin ol bu konuda hiçbir yorumda bulunmayacağım.... "Hey! Ne oluyoruz. yönlendirici sorulardı bunlar.... mahcup ses tonuyla. gözünü kırpıştırmadan. aslında önceden hayalinde oluşmuş dişi kişiliği hiç görmediği Med’de somutlaştırmıştı. Ayrıca bu tür ayrıntılara kafayı takacak biri de değilim. Bazı çıkarımları anında elde edememe eksiği bireysel tarihinde yabana atılamayacak kadar çok yer kaplıyordu. Elinde ki şişeyi sehpanın üzerine bıraktı.. Đlk çekişte çeyreğini bitirmişti. O!. O halde ona bir şeyler açıklamasının ne anlamı vardı?.... .." Ber"Yine özür dilemem gerekiyor.. Bam teline basılan bir kişinin ani tepkisini sunuyordu. Dişleriyle açtı. Ondan istediği sonuçları elde etmek için önceden oluşturduğu taktiklere soru şablonlarına da gerek yoktu. En azından telefon numarasını bildirmesini sağlayarak. Kapak açacağını bulamadı.. Bakmak zorundayım.. Ufak bir yudum alabilmişti... Ber'in bol virgüllü cümlesinin uzayıp gitmesini engelledi. Ya o tanıdık biri veya tanıdık birinin yakını çıkarsa?.. Belki de şu anda ki düşündüklerini bile algılıyordu.. Med. içselini okuyabiliyordu. Çevresini. denetlenemez." "Bir saniye kapatma!. Ayrıca telepatik yetenekleri olduğunu belirtmişti. Đnanmamakla birlikte. yenilgin bir savaşçı yorgunluğunu duyumsadı. "Hayır!. Size saygısızlık etme amacında değildim... yaşadıklarını biliyordu. Altın sarısı yazılarla. Aptal yerine konmuştu." "Evet! Beyim başka emriniz?. Bunu kendiside itiraf etmişti... Ya kendisini tanıyorsa?." dedi. beyninde sorular hazırlıyordu."Kimse mükemmel değildir!" "Sanalım da oluşturduklarım sorgulanamaz.. Galiba bu olasılıkta kendisi de en az Med kadar şaşıracaktı. Bu ihtimalde yine şaşıracaktı. iki avucunun arasına yanaklarını aldı. Ber. önceden. "Bana güveniyorsan dediğimi yapmalısın." Tepkisinin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen Ber. Ber!. dediği gerçekse geleceğini de biliyordu.... telefonun kurulu olduğu adresin tespitini yaparak. ayıplanamaz!" Ber.. Bu son olasılığı daha fazla irdelemek istemedi. Seni dinliyorum?" Ber." dedi. Konuşma içeriği de bunu yansıtıyordu.. suçlanamaz. Aynı veya farklı olsa da sanalın sana ait ve tepe tepe kullanmakta özgürsün. "Đçselinizi okuyabiliyorum. çalar saati kurmadığı gecenin sabahı uyandırma servisine uyandırılması gibi olaylarla bunu da kanıtlamıştı.. Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum....

arabası. Aylardır artık tüm işleri eşi ve yakın zamanda yanlarına aldıkları aylıklı ücretle çalışan bir meslektaşı devam ettirmekte. Mesleğinde ki başarılı çalışmaları sonucu lüks sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştı.. bireysel savunma araçları. Artık mücadelesi kendisiyleydi. Çok zorlandığını hissediyordu. Üste çıkan düşünceleriyle. astım. Sosyal konumunda dikey atlama sağlamıştı. baş ağrısı gibi bedensel rahatsızlıkları yaratmıştı kendisinde. geliştirdiği..Markız'la olan birleşmesi sonrası "Mutlu oldun mu?" sorusunu anımsadı. kalbinin tik takları ritmik vuruştan çıkmış. Artık iyi bir evi. Soluk alışverişleri buna uyum sağlamaya çabalıyordu. benliğinden uzaklaştığını hissetti. ailesel ekonomik geleceğini sağlama alması anlamındaki amaçlarının gerçekleşmesinden sonra para kazanmak anlamını yitirmişti. Düşüncelerinden zorlanan beyninin daha çok kan gereksinimi nedeniyle. 12 Avukat Artsa.. asgari de olsa bireysel. müşteri ve arkadaş çevresiyle olan ekonomik sosyal ilişkileri de olumsuz etkilenmişti. Olumlu ortamına bu kötü miraslar da taşınmıştı. ofisi ve artık çalışmasa da faiziyle geçinebileceği bankada mevcut sermayesi vardı. Sürekli değiştirdiği yenilediği. Çıplak gözle. Neler düşünüyordu? Bu düşüncelerde yoğunlaştıkça kendisine yabancılaşıyor gibiydi. Para kazanıp borçlarını ödemesi.. Güvenlik sistemlerinde uzman bir firmanın. Bu sonucu elde etmesi karşılığında bazı bedellerde ödemişti. zincirleme giden düşüncelerle kendinden. onlarca kez arşınlamıştı.. Bu hafta bu sorunu çözecekti. Đçindeki olumsuz oluşum nedeniyle eşiyle. Tabi ki bu varlığında yine aynı meslekten olan ve birlikte çalıştığı eşi Katsa’nın da emeksel büyük yardımları olmuştu. deneyimsiz aramalarında kendisi bir şey bulamamıştı. bastırılmış duyguları yıkılan bir barajdan akan suyun akış hızında tüm benliğini kaplamıştı. Toparlanamamıştı. çoğunlukla başarısız kalıyordu. normalin üstünde ve bazen de altında çalışmaya başlamıştı.. içsel sıkışma gibi etkiler.. Ber.. evinde arama yapmasını sağlayacaktı. en azından kendisini izleyen ve dinleyen bir göz kamerası ile verici bulabileceklerine adı gibi emindi. Tükenmişliğin kaynağının salt ekonomik koşullarının iyi olmamasına bağladığı günler geçmiş de kalmıştı. *** . Ama uzman tarayıcıların. Özellikle ekonomik durumlarının olumsuz olduğu yıllarda bundan kaynaklı stres. yazlığı. kendisi de iş enerjisinin oluştuğuna inandığı ender anlarda onlara yardımcı olmaktaydı. perdeleri örtük karanlık odada altı adımda bir duvarla yüzleştiği git-gelli mesafeyi.

. mesleki faaliyetleri yürütmeseydi belki de kendisine iş verecek müşterisi de kalmayacaktı.... ne gittiği uzman psikolog ve psikiyatriksilerin standart “çocukluğunda şu oldu mu?. "Bir ziyaretçin var!” "Kim?" "En çok sevdiğin stajyerin. "Arada şu odandan çıkıp bizlere yardımcı olsan.” türünden yanıtları uzmanları da çaresiz bırakmıştı.. ‘Yapabileceğimiz fazla bir şey yok... kafasını meşgul etmeyen şeylerden konuşulduğu için pek rahatsızlık duymuyordu. Artsa.. Mutlu bir ortamda geçti çocukluğum.. verilen ilaçlar etkisi geçinceye kadar geçici rahatlatmalar sağlıyordu. ışıltılı gözlerle. Yetiştirmemiz gereken yığınla iş var. Muhabbetleri kendisini yormuyordu. Ya!. Eşiyle gerçekleştiremediği fantezilerini Sevsar ile karşılayarak cinsel doygunluğa erişmesinin bilinçaltını açığa çıkmasını sağlayabileceğini ve bunun da ruhsal sağlığına iyi gelebileceğini düşünüyordu.. Bu. En son gittiği bir psikolog. onu görünce ayağa kalktı.. Hatta zararları daha çok olmuştu. Ne gereği var?’ türünden telkinleriyle karşılaşmak istemiyordu.. Tıpkı “Karmaşık cinayet filmi izlerken oluşacak gerilimdense.. Gözünde her şey yine yapaylaşmıştı... sayısal gibi şans oyunlarıyla oyalanmak için uğraşmaya başladı." dedi. sonucu baştan belli basit filmleri seyretme. “Ortamını değiştirir. aynı şeylerden zevk alma ve onların üzüldüğü şeylere üzülme yetilerini kazanma çabasıydı. "Her neyse. Katsa Hanım!" dedi..’ demişlerdi psikologlar çaresiz. Artsa.. ‘Evlisin.. Akşam karanlığı çökmeden müşteri çevresinden olan üç arkadaşıyla şehir merkezine yakın deniz kenarındaki lokanta da dengesini kaybedinceye kadar gece yarılarına kadar içmek dışında kısmen de olsa kendisini rahatlatan hiç bir şey kalmamıştı. Hatta mesleki değişiminin iyi olacağı kanısıyla önceden almış olduğu noterlik belgesinin sıraya alınması için ilgili kuruma dahi göndermişti. Artık önüne koyduğu ve ulaşmayı istediği hedefleri bir kez daha tüketmişti. Biliyorsun her avukat alımı büronun kasasından her ay beş yüz dolar ücret çıkması anlamına geliyor. "Yine başlama. halen işlerin yoğunluğundan şikayetçisin.. Aşırı doygunluk. Onu çok sevmesine rağmen iyi koku aldığını biliyordu. belki de asıl kişiliği yerine farklı yapı oluşturma çabasıydı. Yanıtlar. Bu oldu mu?.” tercihi gibiydi bu... Ne okuduğu kitaplardan elde ettiği spirütüal bilgiler. kendisiyle uğraşına gerekliydi.Sosyal ve mesleki ilişkilere vereceği enerji. örtüyordu...... Artsa’nın sevineceği haberi vermek onun gözlerinde oluşacak ışıltıyı görmek istiyordu. "Ofise bir avukat daha aldık. Yeni amaçlar edinir ve bunun için uğraşırsan hayata bağlanabilirsin. "Yetmiyorsa bir arkadaş daha alalım.” dedi.. " Ber mi?.” gibisinden şablon ve kendisine uymadığı onlarca da anlaşılan sorular ne de verilen yatıştırıcı ilaçlar işe yaramamıştı. Eşi. Standart yurdum insanı olma arzusuydu." dedi alaycı ses tonuyla...” türünden önerdiği formül mantıklı gelmişti kendisine. Katsa’nın parayı ne kadar çok sevdiğini bilerek onun bu hassas noktasına vuruş yaptı.. ‘Çocukluğumda tecavüze uğramadım.. At yarışı...." dedi aynı yumuşak ses tonuyla. Özel arkadaşı olan ve yıllardır bağlantıyı kopardığı Sevsar ile de arada görüşmeye başlamıştı.... tartışma niyetinde değildi.. kapıda duran eşini omuzlarıyla sıyırarak salona yöneldi.. Aslında kendisine hitap etmeyen bu üç alkol arkadaşıyla sadece geyik muhabbeti yaptığı. . "Buyurun." "Yoksa!. Hatta Uçurumun kenarında düşmek üzere olduğu bir anda bile birinin kendisini uyarması yerine düşmeyi tercih edecek kadar nefret etmişti telkinlerden ve öğütlerden.. Çocukluğumda beni sarsacak korkularım olmadı. Ender zamanlarda gördüğü bir ışıltıydı bu. Đçinde oluşan kaosun farkındaydı. aşırı umutsuzluğu sunmuştu. Fakat bunlarda kendisini geçici bir süre oyalamıştı.. bu anlamda onu kapatıyor. Katsa’nın kapıyı tıklatarak yumuşak ve şefkatli "Girebilir miyim?" sesiyle yoğun düşüncelerinden sıyrıldı... uygulanacak şablon çözümlere kapı açmıyordu.. onlar gibi düşünme. eğlenme.. Çocukluğumda bana baskı yapan olmadı." "Ta kendisi!" Artsa. Ad Kentinde bulunan ve aynı meslek grubundan olan Sevsar’la haftada bir kez gerçekleştirdiği görüşmesinde Ber’e yakalanmamaya çalışıyordu... "Đçeri girmek için ne zamandan beri izin istemeye başladın?" Katsa." ." Katsa.... Telkinlere doygundu ve rahatsız ediciydi. Eşi.. Bilgisayar da oyun oynamaya ve program dilleri öğrenmeye başlamıştı. Noterlik için kabul edilmesine ve tayin yeri belli olmasına rağmen gitmekten vazgeçmişti. Kapıyı açtı. Ber.

gökyüzünü gösterir nitelikteydi. Ber’den. sorularını atiye bıraktı. keyifle sordu. ‘Arada ki sıkı dostluk nedeniyle bir şekilde sıkıntılarını kendisine daha rahat açabileceğini’ de ekleyerek kendisinden yardımcı olmasını istiyordu.."Đçmiyorsun. eleştirisel bakışıyla "Sen de mi Brütüs?" diye sordu. konuşmaların içeriğini duymuş gibisinden bakıyordu. Đstenen mezeler ve büyük rakı masaya gelmekte gecikmedi. O sarhoş olduğunda kendi kurallarından ve duruşundan tavizler verirdi." dedi."O halde bu tür konulara girme!" Ber. Bu minvalde süren karşılıklı kısa konuşmaları bittikten sonra Artsa’nın bulunduğu odaya birlikte geri döndüler. Bu şekildeki diyalog bir süre böyle devam etti. denizi ve çevreyi izliyorlardı. Eşit değerde gücü olan iki boksörün karşılaşmalarında önceden birbirlerini yoklamalarına benzer şekilde usulcü soru-cevaplarla başlangıç yaptılar. Akşamcı arkadaşlarınla muhabbetini bugünlük askıya al! Bu akşam dışarıda sadece ikimiz içeceğiz." dedi gülerek.. Ber’i görmekten mutlu olduğunu samimi sarılmalarla belirtti. Sıcak pide ekmekten bir parça kopardı." diye sordu. Aile tartışmasını başlatan olmak istemiyordu. Ber. doyamayacağını bile bile açık mavi renkli denizi iştahla seyrediyordu. "Ber! Taktik mi aldın?" diye sordu. iletişim yöntemleri. "Sen gelmeseydin. Gülümseyerek laf alma ve daha sonra sinirlenerek ağzına geleni söylemesine bir kaç kez tanık olmuştu.."Ya! ne kiliseye ne camiye yaranabilmiş özgün müzik . "Beni Mustafa’yla karıştırdın. Lokanta denize sıfırdı ve müşterilerin denizi tamamen görmeleri için boydan boya ince çerçeveli camlı bölmelerle çevriliydi. Artsa. Gözlerindeki ak hafif kırmızıya dönüşmüştü. "Kokusundan sarhoş mu oldun yoksa?.. Ber. Her ikisi de birbirlerine karşı yapacakları konuşmanın içeriğini düşünmeye başladılar. En gözde yere oturtuldular. "Önceleri böyle değildin! N’oldu sana?. ben seni arayacaktım. daha sonra tebessüme dönüştü. laf ve kavram oyunları benzerlik taşıyordu ve birbirlerini iyi tanıyorlardı. Ad kentine komşu bu kenti. abartıları." *** Balık lokantasındaki sıcak ve yakın karşılamadan. Sesi ağlamaklı ve yalvarmalı özellikler barındırıyordu. özellikle denizinden dolayı çok seviyordu. "Hala aynı seviyede.. Çek Mustafa çek!.’ belirtti... Lokantanın açık pencerelerinden.. rakı dolu bardağını bir kez daha kaldırdı. Zemin ince toprakla kaplanmıştı." dedi." Artsa şekil değiştirmişti sanki. Ber.. "Bulunmamın da yararı olmayacağını bilecek kadar seni tanıyorum. dinledikleri ezgiler.. Artsa’nın bazı tekniklerini iyi biliyordu. Ses emredici tondaydı. "Senin berbat durumunu konuştuk. Katsa ilk kez bir istemde bulunuyordu.Artsa. avukatlık stajını tamamladığı. Artsa’nın buranın müdavimlerinden olduğu anlaşılıyordu.. Bir dubleyi bitirinceye kadar aralarında pek bir konuşma geçmemişti. uzmanların dediğine göre intihar etme eğilimine kadar ulaştığını. evi köyden Ad kentine taşıyacağı vaadi üzerine.. "Sıkıntılarını bana anlatmanı istiyorum.. bu kente ‘elveda’ demek zorunda kalmıştı. denize kıyısı bulunan Mer kentine zorunlu askerlik görevi dönüşü yerleşmeye karar vermişken babasının. Sarhoş olmuş gözler mi bunlar?" Rakıdan az yudum alarak. Güzel bir gündü. ‘Artsa’nın olumsuz psikolojik durumunun. Kısa bir hoş geldin-hoş bulduk muhabbetinden sonra Katsa’nın diğer odaya gelmesini işaret etmesi üzerine Ber onun peşinden gitti. Güneş. Tavanı camla kaplı. bunun zaman israfı olduğunu düşünerek oturumun asıl amacına yönelik soruyu aniden yöneltti. tükmüklüyorsun. Okudukları kitaplar. denizin en son görünen noktasından usulca "Đyi akşamlar. “Taktiklere ihtiyacım yok. Uygun olmayan bir ortamda ona uygun olmayan soru ve açıklamaların anlamı yoktu. Uzun süredir görmediği." dedi sert şekilde. Müzik setinden. Ber.. hayata bakışları. Sert çehresi yumuşamaya. mantıksal kalıpları." dedi.. "Beni başkalarıyla karıştırmanı istemiyorum!" "Başkalarının sorgulama tekniğini kullandın!" "Sana telkin ve tavsiyelerde bulunmayacağım.... Katsa. derinden çıkan klasik müzik sesi de ortamı tamamlıyordu." "Gözlerime bak!. Git gide batıyorsun!" Artsa." demeye hazırlanıyordu. Đyice sarhoş olmasını beklemeliydi. Göz kırparak." Ber’in bardağına çın yapan Artsa.

Bağımsız Sodgom derneklerinden de istifa ettim. Bir dakika önce beraber oldukları birinin geri dönüşünde sanki yeni karşılaşmışlar gibi selam vermesine aynı filmin karesini yeniden izlenmesi gibi geliyordu. dernek ve örgütlere azda olsa yansımış olabileceğini kabul edebilirdim. onun üçüncü kadehini bitirmesini bekleyebilecek sabrı kendisinde bulamadı. Ayrıca uslüpten kaybetmişti. Bir kaç saniye süren kahkahalar kendi kulağında." diyerek. Ber. Dördüncü dublesini doldururken Ber’i. Ber’in bardağını ve içişini izliyordu. Bu davranışı her gördüklerinde komik gelirdi kendilerine.. özdeyişlere de başlarsın.. yeniden bir rakı istedi. senin sayına yetişirim.” "Bu partinin diğer partilerden çok farklı olduğuna inanıyordum. "Ama. Engellememesi yeterliydi. "Muhalefetteyken seçmene verdikleri sözleri iktidara geldiklerinde yerine getirmedikleri gibi tersine icraat yapmaya başladılar. uğraşını ‘Sivilizasyon Bağımsız Özgür Düşünce Derneği’ndeki‘ 2. ‘rakı vardı da biz mi içtik?’ diyenlerden de değilsin. "Kitlesel lince tabi tutulunca yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı. Artsa’da ve sonrada lokanta da bulunan diğer müşterilerin kulağında çınladı. Ber’in özel gayretlerine gerek kalmamıştı.” "Neden?" "Diğer partilerden farkları yoktu!" dedi.." dedi Artsa. Artsa. Đdeallerin için bundan sonraki eforunu. Ber alışkındı." gereksiz cümlesini kullandı. "Üçüncü kadehe kadar sen gelinceye bekleyeceğim. lavaboya gitmesini fırsat bilerek dolu ikinci dublesinde bir yudum bırakıp gerisini yere boca etti... Bu durumda oturumdan pek bir sonuç alamayacak. Sürekli yaparlardı. "Ber! Sen beni tanırsın." dedi saçlarını kaşıyarak. Yöresel bir geleneğin ‘Ti’ye alınmasıydı bu. "Sen sormadan ben söyleyeyim. Garson gereğini yerine getirdi. "Sodgom Ülkesinin kirliliğinin az veya çok her yere yansıdığını bilebilecek kadar realisttim. Yenileşme. "Bana yetiş!” diyerek uyardı." Ber." Ber. "Đstifa ettim!.. espriye gülümsedi. laubali tarzda ve ayağa kalkarak aldı.” Bu kadar dikkatli gözlemci olanını da daha tanımamıştı. Artsa’nın... "Yurttaşa ait olandan kendisi için bir şey isteyen namertlerden değilim. Ben üçüncü kadehi devirdim." "Hafızana hayranım. Elindeki çatalla havada kavis çizdi.. neden? diye sormam gerekiyor. Üçüncü dubleyi Artsa’ya göstererek doldurdu. Bilim Geliştirme. itiraz etti."Hatırladım onu." Artsa açılmıştı. "Seni iyi tanıyorum." dedi... Artsa.. Beşinci kadehe geldiğinde zom olacağını biliyordu. iltifata teşekkür etme gereği duymadı. Makul çoğunluk. ikna olmamıştı. Ber’in bozulduğu sanısıyla.. Artsa.." Artsa. " diyerek uyardı... Artsa." devamını getirme-den bir yudum daha çekip ‘Oh be!’ dedikten sonra "Sodgom’un kötü yanlarından .. yumuşak bir geçiş yaptı.." dedi bir anda buruklaşan duruşuyla. "Ber! Beni tezgaha getirmeye çalışıyorsun!” diye bağırdı. Ber.” Artsa. beşinci dublesinden bir yudum daha aldıktan sonra. "Dört beş kez. "Emeklerime üzülüyorum. Sen ise onlarca kez kadeh tokuşturmana rağmen hala birinci dublenin yarısındasın. garipsemedi. "HalkaYalSöyle Partisindeki uğraşın nasıl gidiyor?” diye sordu. Artsa’nın sıkıntılarını dinleme amacını gerçekleştiremediği gibi kendi sıkıntılarını anlatacaktı ona..Başkanlık görevinde yoğunlaştırırsın.. Geldiğinde üçüncü kadehe geçecekti. Artsa’nın lavabo dönüşü verdiği okkalı selamını." dedi." "Boşveerrr! Üzme tatlı canını. sarhoş olduğunda sıkıntılarını süsleyerek anlatmayı çok severdi. Sinirden kaynaklanan tepkisel davranışıydı bu." "Politikada olağan şeyler. bu lafı kahkahalarla karşıladı.." "Oradan da istifa ettim.." Ber’in bu istifalardan haberi olmamıştı. "Aynı zamanda olan rakıyı bitirttirip. Söyledikleri gerçeğin ifadesi olsa da uygun zaman ve yer seçiminde hata yapmıştı. Benim de içinde bulunduğum partiye.yapan bir sanatçının parçasında geçen bir sözü söyledim. Artsa." dedi kaldığı yeri bilen emin tavırlarla." Artsa.." Balıktan ağzına aldığı lokmayı çiğnerken kılçıkları da ezmesi nedeniyle buna uyan çıtır sesler geliyordu. Bir çaresini bulacaktı. Ber. Ber. Peçeteyle ağzını sildi.. Artsa kadar içkiye dayanaklı değildi. yollar. "Đçiyormuş gibi yapıyorsun... "Ben usulca içerim. inatlaşmak istemedi.. "Evet! Nerede kalmıştık?. "Ağzımdan dökülen bazı kelimelerin kuyruğuna takılarak muhabbeti sulandıracaksan devam etmeyeyim. ikinci kadehin kalan son yudumunu içti.. "Seni uyarmasam yetmiş sente muhtaç olduk.. Ber’in ‘ne oluyoruz?’ imajlı bakışları üzerine. Sessiz çoğunluk. Ber.

"Bir ekonomistin sözünü ettiği ‘Gizli El’ kavramını fakülteden anımsıyorsundur.. "Artık ölüm yok edilmedikçe hayatın anlamı olamaz." Katsa’nın son zamanlarda pek konuşmuyor dediği kişi bu muydu diye şüpheye düştü." Ber." Ber’in son sözleri Artsa’nın somurtkanlaşan yüzünü alaycı biçime dönüştürdü. geleceğimi tayin etme hakkımı verseler dahi.. Bir çoğunu tenzih ederim. Hayatın katili ölümü yok etmek de mümkün değil. alkolün de tesiriyle düşünselindekileri tamamıyla yansıtacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu. "Anlattıkların tüm insanlar için geçerli olandan. "Đşte bu kavramın aslında her alanda geçerli olduğuna yaşadıklarımla tamamıyla ikna oldum. biçimsel anlamda da göstermek için masada bulunan içki ve ." Ber.." Artsa. Ber. Đstediklerini gerçekleştirmek için neleri yapmasını biliyor.. artık Ber’in içtiği dubleleri saymıyordu.... ve daha bir çok öğenin bu yönde etkilemiş olduğunu.. sürüklenmekte olan bir nesne gibiyim sanki. Gözü. Çocukluğumdan beri devamlı bir şeyler yapmak zorunda bırakılmış hatta hukuk dalında öğrenimimi... Belki de birikmelerini salıverebileceği ortamı bulmuştu. kendime ait tercihlerim dediğim bir çok şeyin aslında bana bir şekilde dayatıldığını çevrenin. "Kendimi sürüde güdülen bir koyun. benliğimi kazanacağımı sanıyordum. Herkes senin gibi düşünürse toplumda mutlu insan kalmaz..... avukatlık mesleğimi evliliğimi. telkinin bana yararı olacağına inanmıyorum. Diyorum ki. Artsa’nın son söylediklerini daha bir dikkatle dinlediğini. sabit düşüncesindeyim ben. Eğer gerçekten söyledikleri iç yapısını yansıtıyorsa o tükenmişti ve onun için kendiside dahil kimsenin yapabileceği fazla bir şey yoktu. bundan sonrası için elime tüm kaderimi.." "Psikologlara gittiğini biliyorum.. akarsuda bir su taneciği..." diyerek duyumsattı... Toplumda bulunan bazı grupların hassas noktalarına vuruş yaparak etkilemelerde bulunuyorlar. Oluşan kaos ortamı nedeniyle gerek toplumun çoğunluğu gerekse yasakoyucu halk temsilcileri büyük çoğunlukla böyle bir yasanın ortaya çıkması gerektiği inancına varıyor. " "Đstediğin ne senin?. oturum amacına yaklaşıyordu. Kapanmaması için sürekli çaba harcıyordu. "Bunlardan istifa ederek rahatlayacağımı. Hatta." Ber. işte asıl konuya geliyor diye düşündü. Artsa çözülmüştü.. Düşüncelerinin bu duruma uygun hareket etmemesi ise avantajıydı." dedi Artsa... "Evet! Bu kavramın yabancısı değilim. Düşünüyor ve algılayabiliyordu. önündeki tabakta bulunan balık kılçıklarına sabitlenmiş halde anlatımına devam ediyordu.. Belki bu tür şeylere inanan kişide olumlu etki yaratabilir. Başkalarının öngördüklerini seçmek zorunda kaldığımın farkına vardım. Yanlış anlaşılmanın verdiği isyankar tepkili el kol hareketleriyle. gizli el. Bunun karşılığında bekledikleri tepki gösterme doğal sürecinde işi daha fazla alevlendiriyorlar. "Hocaya gitmeyeceğimi biliyorsun. Fakat ben farkındayım ve aksine hareket edememek beni çökertiyor." diye sordu. "Yoksa sen de bazıları gibi beni cin çarpmış mı sanıyorsun?" dedi. Đstediği ortamı sağlayabiliyor. Heyecanlandı..sorumlu gruplara karşı mücadele etme ve düzenin kötü yanlarını törpüleyerek yerine iyi ve gerçek demokrasinin yerleşmesi amacıyla kurulmuş olan örgütlenmelerin aslında bir şekilde yine ipleri ellerinde bulunduran bazı kötü gruplara hizmet ettiğini kavradım.. " dedi Ber. Artsa’dan. hangi anne babadan olacağım seçeneğine sahip olamadığım cenin döneminden başlamak üzere hiçbir zaman olmadı. "Sözünü ettiğin olumsuzlukları yok etme gücüne sahip olsan da mı?. Bazen sonuç alanları duyuyorum..." diye devam etti. Ölüm dışında bu mümkün değil.. olmayacak da.. "Evet!" diyerek homurdandı...." dedi. bu yaşam biçimi benim tercih ettiğim yaşam biçimi değil.. Med’den söz etmemeliydi.. Düzeneği bozmamalıydı. "Artık öznel de kendim için de aynı düşünceleri taşıyorum ama benliğimden istifa edemiyorum. vazgeçti.... Diyelim ki. Seçme özgürlüğüm. "Üyeler görüşlerinin haini mi çıktı?" "Hayır!.. Umutsuzluğa kapılmıştı.... Artsa.. garip şeyler duyuyordu. güvenlikle ilgili bir yasa değişikliği yapılmasını istiyor. Kendiliğinden. Artsa’nın altıncı dublesini taşıyan bardağına vurdu. Bu kez gerçek bir içici gibi davrandı.. Hayır!.. "Sıhhatine!" diyerek dördüncü dublesini doldurduğu bardağı.. Hep bir şeylere sürüklenmiş. Đnanmadığını bilmekle beraber bir hocaya filan gitsen. " Ber’in gözleri kayıyordu. Bir çekişte çeyrek rakıyı boca etti. Bunu görmeyene yaşam doğal gelebilir. Ama artık hiçbir bilgi. hangi ülkede. arkadaşların. "Gizli el etki tepki kavramlarını çok iyi bilen ve kullanabilen bir soyut kavram. rüzgar önündeki bir yaprak gibi hissediyorum. "Beni diğer insanlar ilgilendirmiyor artık.." Artsa... konuşmasına ilgisiz kalmadığını "Yoktan var etme gibi bir şey. Hatta bayağı yakınım olan bir kavram diyecekti.. Bu değişikliği normalde halk ve halkın temsilcileri olan yasa koyucular kabul etmeyecek.

Yargılama Grubu Duruşma salonundan.. Onlar. Ber’in başlara dokunarak.. Artık bireyler kendi psikolojilerini bırakarak munzam. kalabalığın salonu boşaltması sonrası çıktı. Sonucun verdiği sevinçle coşmuş bireylerden oluşan kalabalığın birbiriyle de bu neşeyi paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan çok yoğun grup sevinciyle tümünün başları dumanlıydı.. gülen gözleriyle. izleyici locasında bulunan kalabalığın sevinçle dolu yüzlerini ve haykırışlarını zevkle gözlüyor ve dinliyordu. Ber... benimde tercihlerim göz önüne alınarak yeniden doğuşum sağlanırsa.. Arabayla geldim biliyorsun daha fazla içersem sanırım Ad kentine hiç varamayabilirim. Bir an kendini hasta dinleyen doktor gibi hissetti... Bu tür davranış biçimlerini oldum olası sevmezdi. Bazılarını tanımadığı kişilerden oluşan grup elleriyle kendisini havaya kaldırıp. Bulunan bireylerden ayrık."Senin gibi hayattan daha bıkmadık!." diye bağırmaya başlamışlardı. Bu kollardan bir Sağkol’a." Az sonra söylediğine pişman olacağı sözleri ekledi. Birbirlerinden farklı konumlarda oldukları değişik kıyafetleri ve tiplerinden belli olan bu insanlar halkın her tür katmanınından Maf’ın temsilcileriydiler. müşterek ve müteselsil grup psikolojisiyle hareket ediyorlardı. Artsa’ya... Çevrede bulunanlar bağırtılara alkışlarla destek veriyorlardı.. sessiz bir şekilde salonu boşaltmalarını bağırarak duyurdu.. ama birbirlerinden etkili grup psikolojisi etkindi. Başka şeylerden söz edelim. "Neyse bunları boş ver.... düşeceği korkusunu hissediyordu..."dedi.. silkindi.. "Senin aklına bir çözüm gelmiyor mu?" diyerek soru yöneltti.. indirilmesi için uyarması boşunaydı. "Ancak. Salon kapısından koridora ayağını atmasıyla. Başarının karşılığında gülümser bir yüz yeterliydi.." Ber boşalan bardağının garson tarafından tazelenmesini engelledi. "Pislik yapma!" dedi gülerek. bu uyarılara olumlu tepki verecek konumda değildi. Helaaalllll!. Bir anda canlanır gibi oldu.. diyorum. *** . dikleşmiş kulaklarıyla. Bağırmaya alışkın olan bir ses tonuydu bu. Belki. Đndirin!.. kendisini yukarıya kaldırmış diğer kollardan kurtardı.. Artsa bu soruyu bekliyor gibiydi. muazzam.’ nidalarını duymuyorlardı. Neredeyse çekerek kendisini aşağı indirdi bu kollar." nidaları yükseliyordu... "En büyük avukat bizim avukat!. diğeri Solkol’a aitti.. "Gitsek. Ber’in başlarına hafiften dokunarak indirmesi yönündeki talepleri iplemiyorlardı. Belinden kavrayan iki kol. Bu ortamda birey bir hiçti. Grup. Anti-Hafif 8. kendisini havada bulması bir olmuştu. 13 "Yaşasııııııııınnn!. bu etkiyle Ber’in ‘Yeter!.. Ber. Ber. Haberci.mezelerden almamaya başlamıştı." Gözlerini kırpıştıran Artsa. Tıpkı tarihi filmlerde izlediği Roma Gladyatör dövüşlerinin gerçekleştirildiği arenada bulunan kalabalık seyircilerin minimize edilmiş hali gibiydiler....

ekonomik ikbali önceki yazgısına uygun sürecekti. Has. akşam eşinin azarlayıcı bağırtılarını dinleyecekti. Hüs. Maf’ın yeğeninin bulunduğu salonda görüşülme durumu olsaydı. Özel koğuş bile kurduracaktı. Maf’ın yeğeni son duruşmada hem serbest bırakılmış... Eksiklikler tamamlanmış. Ber. ev almaları sağlanacaktı. Yine sokaklarda aç sefil dolaşacak. Đki kez tuvalete gitmiş. Bir anlam veremezdi. Etraf kızışmadan gönüldaşlarımızı daha fazla adalet binasında bekletmeyelim.” Şikayetçi-mağdur gelmemişti.."Evet! O da var.. Hiç olmazsa yatarak para kazanacaktı ve ailesinin geleceğini bu şekilde temin edecekti. SahFail’e ise adam öldürmeden dolayı verilen cezadan samimi itirafları. karmaşıklaşan beyniyle adil karar verebileceği konusunda kuşkuluydu. Kur isimli sanıkların "Gasp Suçu" na ilişkin dosyası Anti-Hafif 7.Yargılama salonunda alınan ilk dosyaydı. Sıra Ber’e geldiğinde “Müşterilerine yönelik Devlet avukatının suçlamalarını kabul etmediğini. Bes..Yargılama Grubu Salonundaydı. "Sonucu sonra senden alırım. Bu kadar dosyayla uğraşmak." diye sordu Solkol. Televizyonda seyretmediği filmlerin video kasetlerini ve televizyonda ki maçları soğuk birasını yudumlarken izleyecek. daha yarısı bile bitirilememişti." Solkol.." dedi. ömründe yemediği yiyeceklerle karnını doyuracaktı. Sağkol’da aynı yönde çağrıda bulundu. olayın sadece bir para yardımı isteme. Bes ve Kur’un suçlu olarak yargılandıkları davanın.. gerekli ilgiyi gösterecekti. sonra Sağkol sarıldı kendisine. "Sonra görüşürüz... istenen ve beklenen sonuç.. Ber’e yönelerek." dedi Sağkol. Parası olmayan için dışarısı da büyük bir Tut-Bırakma Kursevi’ydi. Maf.. Ber. Dışarıdaki ailesine de yüklü para verilecek. birbirlerinin sevinçlerini paylaşıyorlardı.. Bu sürenin kendisi için keyifli geçeceğini biliyordu sonuca en çok sevinen SahFail.. nasıl bir karar çıkacağından pek emin değildi. Bu cezayı almasaydı..." diye düşündü. Has. bugün son duruşmasıydı. tabiri caizse dilencilik türünden bir eylem olduğunu. "Benim başka duruşmalarımda var. saatine bakarak...Önce Solkol. Sırası gelen dosyalar. Solkol çevreye göz gezdirerek. sürekli düşünür. Beş yargı üyesi ile yeni tayin olan yargı başkanının bu yönde oy kullanmasıyla yarıdan bir fazla çoğunlukla gerçekleşmişti. Ber. öldürdüğü kişinin tahriklerinin olaya sebep olması gibi hususlar göz önüne alınarak yirmi dört yıllık cezası brüt on iki yıla indirilmiş. Sanıkların ifadeleri sırasıyla alınmış.. seri halde ele alınsada. Med’in Hüs dışındakilerin ceza alacağı yönündeki kehaneti nedeniyle midesini bulandırmıştı. Ber.. Bu verilenler karşısında dört yıl sekiz aylık ömür devede kulak bir bedeldi. Bir buçuk saati aşkın bir süre beklemesine rağmen sırası gelmemişti. yargı sektöründe açılan davalardan aldığı harçlar ve bir takım vergilerle çok para kazanmasına rağmen halen az sayıda Yargıç’lar yetersiz görevli ve standartlara uymayan bina ve salonlarla iktifa etmesini. bekleyen kalabalığa dağılmalarını emretti.. Ber’e tebriklerini sunuyor. Yargı Bakanlığının. sanık çocukların babalarıyla konuşmuş olmasına rağmen kendi dosyasının alınacağı meçhul ana kadar olan zamanı bir türlü tüketememişti Ber. hem de suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat ettirilmişti. beklemeden onu da aldırmış olacaktı. yapılacak başka bir araştırma kalmamıştı. Hüs. iş bulamayacak. Tüm aile giderleri ölünceye kadar Maf tarafından karşılanacaktı. yargı binasının bahçesinde sigaralar içmiş. SahFail’in bu suçu işlediğine dair dinletilen son iki yalancı tanığında büyük yararı olmuştu.. Maf’ın yeğeninin dosyası Anti-Hafif 8.. "Hadi gidelim..Yargılama Grubu duruşma salonuna yöneldi. "Yargının verdiği sonuçtan memnun olmayanlar olabilir. Bir günde yüzlerce dosyanın duruşmasını yapması halinde. .” ayrıntılarıyla belirtmiş ve “serbest bırakılmalarını” talep etmişti. Đlk duruşma Devlet avukatının suçlama belgesinin okunmasıyla başlamıştı." diyerek yanıtladı. halk arasında mahpushane olarak bilinen Tut-Bırakma Kursevi’nde herhangi bir hatası görülmediği takdirde dört yıl sekiz ay net yattıktan sonra salıverilecekti. buna karşılık şikayetçi Yalşik’in fiziki güç kullanması karşısında müşterilerinden Bes’in korkutma amacıyla çakısını salladığını bu esnada güvenlik ekibinin geldiğini." "Benim amcamın komşularıyla ilgili olan duruşma mı?.. Zorunlu 7. Suçlama “silahlı ve toplu halde gasp eylemini gerçekleştirmekti. içinden “Đyi ki yargıç olmamışım. Bunun için bir kaç senenin lafı mı olurdu. "Maf! Bu habere çok sevinecek!" dedi Sağkol..." dedi.

Ayrıntıya ne gerek var..... suçüstü hali ve sanıkların tevil yolu ile ikrarları nedeniyle müsnet suçtan Has. Yalşik." dedi..... Sıra Ber’in ilgili olduğu dosyaya gelmişti.. Kekeme insanı. Yargı Başkanı ve üyelerinin oy birliğiyle aldıkları karar gereği düşünüldü başlığından sonra okunmaya başlandı.... Ber.. Olaya bizzat veya yardımcı olarak iştirak etmeyen Hüs hakkında ise suçsuz bulunup beraatine ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir.. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan istenmesine. HasHüsBab. Yalşik’le yakın temasta olmadığını ekledi. Bes’in her birine yirmi yıl ağır hapis cezası. Algılamaları. Ertelenen gün bugündü.. şikayetten vazgeçsin. gerekli uğraşı vereceğini belirtmesine rağmen ne bir tanık bulabilmiş ne de Yalşik isimli şikayetçi ile bağlantı kurmasına rağmen olumlu sonuç alabilmişti. müştekinin ifadesi. "Đsimlerini sonradan öğrendiği. "Ama suçsuzlar!. gerekirse para teklif edin." Ber.. Yargı başkanı." karar vermişti. "Vahim durumdan menfaat elde etme amacıyla.... kastları olmadığını. "Daha geçen aylar devleti ve milleti soyanlara iki ay ceza verilmişken bir dolmuş parası için bu . Bu tür davranışa verilebilecek en yumuşak tepki gelmekte gecikmedi. Bes’in elindeki bıçakla kendisini tehdit ederek para istediğini. Ber.. Suçlu oldukları tiplerinden bile okunuyor. HasHüsBab. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan yanıt gelmediğinden yeniden istenmesine. Bes. Güvenlik merkezinde verdiği ifadeyi aynen tekrarlayacaktı. Has ile Hüs isimli kardeş sanıkların babası. Ayrıca olayın seyri hakkında görgü tanıkları bulabilirseniz iyi olur.. şair yapar. Ber’in... isimli sanığın şikayetçi şahıstan yol parası istediği. savunmasında bazen tökezlenmesine neden oluyordu. Ressam yapar... hüzünle karşıladı. insanı ozan yapar.. Yalşik.."Kararı beğenmiyorsanız Yüksek Denetleme Yargısına gönderme şansınız var!" dedi azarlar şekilde. Yargı Başkanı ve üyeleri ile devlet avukatının üzerinde bıraktığı etkiyi algılamaya çalışıyordu. Nihayetinde onlar da izlemişti." yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunuyordu.. Hatta bir miktar para vermek zorunda kaldığını." doğrultusunda çoğu yalan içerikli ifadede bulunmuştu. “Ah! Şu avukatlar!.... Arada duraklıyor.. Zorunlu saygısal kurala salonda bulunanlarda uydu.. şikayetçi Yalşik’in duruşmaya bir kez daha çağrılmasına ve yirmi sekiz gün sonraki bir gün yeniden duruşma yapılmasına” karar vermişti.. ikinci duruşmada gerçekleşti. anlamıyorum. Beklenen. ince kıvrımlar halinde akan gözyaşını silme gereği duymadan.. Şikayetçi Yalşik’le bir şekilde bağlantıya geçin. Bu anda güvenlik ekibinin yetiştiği. Salon dışına çıktığında sanıkların yakınlarının yüz kırışıklığından olanları anlatmaya gereksinim duymadı Ber.. Bal gibi yapmışlar işte. Karar verilmesine rağmen anormal bir davranış gösteren Ber. "Sanık avukatının serbest bırakılma isteminin reddine. Has.." gibi duyumsamaları dikkatini dağıtıyordu.. Devlet avukatı. Şikayetçi olan şahsı ikna edememişlerdi.. Izdırap.. Kur. oturumun yirmi sekiz gün sonraki güne bırakılmasına.." dedi ünlemli bir ses tonuyla.. Sıkıntılı hal. Önceki konuşmalarında doğal kekeme HasHüsBab’ın dili çözülmüştü. kirpiklerinin atması tiki kısa bir süre devam etti..... "Bakın bu olay önemli.. önümüzdeki duruşma günü yargı salonuna gelerek doğrusunu anlatsın.. yaşlarının küçük olması ve önceden hiçbir suç işlememiş olmaları göz önüne alınarak yasal indirimlerin yapılmasına sonuçta on altı yıl anti-hafif hapis cezasına mahkumiyetlerine.. Sanıkların babalarının böyle büyük bir parayı ödeyemeyecek kadar gariban olduklarını bile bile.. "Şikayetçi ile yakın temasta olmayan Hüs dışında diğer sanıkların silahlı gasp suçundan yirmi yıl hapsini istedi. "Serbest bırakılma isteminin reddine.. En son Hüs’ün ise hiçbir şekilde ve şikayetçi şahsında belirttiği üzere.. Karar açıklanırken saygı anlamında ayağa kalkılması yasada düzenlenmiş uyulması gereken kurallardandı." büyük yekün tutan para istemişti." Kararı sanıkların yakınları gözyaşlarıyla karşıladılar.. Kur’un hep birlikte üzerine çullandıklarını. Maf’ın yeğeniyle ilgili elde edilen sevindirici sonucun bu dosya ile gölgelenmesi hoşuna gitmeyecekti... Yargı grubu. bazen düşünceleri tam karşılayan sözcükler üretir.. Özellikle... Elinin titremesi.. Karar açıklandı.Yargı Grubu. Zor konuşturur.. türküleri en iyi tarzda yorumlayan güzel sese dönüştürür.. esasa yönelik son savunmasında. sanık müşterilerinin babalarına. "Bu nasıl yasadır." diye sıkı sıkı tembih de bulunmuştu. Duymuşlardı kararı.. "Toplanan kanıtlar. dosya kapsamı. sadece Has. "Sanıkların ‘silahlı gasp’ suçunu işleme niyetleri. Bu durum Ber’in ses düzeneğinin sertleşmesine neden olmaktaydı. Aksi halde on beş ile yirmi sene arasında ağır hapis cezası verilebilir..

Ama olayı öyle yorumlayıp takdirlerini bu yönde kullandılar. Ber..".." diyerek iki adım geride bulunan orta yaşlı bir adamı işaret etti." Boşsel. karşılık vermedi.. avukat olarak sacayaklardan birini temsil ediyordu. çocuğumun aldığı cezadan dolayı bu duruma düşürenler de aynı cezayı almalılaaarrrr!.. "Geçmiş olsun!" dilekleriyle ayrıldı. Sorumluluğun ona ait olduğunu ifade etti.." dedi yüzünde yapmacık bir korku ifadesi oluşturarak. "Siz tarafları tanımıyormuşsunuz!.. Yargı’dan tanıdığı bir görevlinin yardımıyla yirmi günde bitirmişti.. Ber’e." dedi.. duruşmaya sensiz mümkün değil tek giremezdim. bu sacayak düşünce ve duygularını ifade etmesinden dolayı kendilerine zarar vermeyecekti. "Nerede kaldın Ber bey!" serzenişinde bulundu.. "Arkadaşlarına da verirsin abi!" dedi. yeni yapmıyorum tanıklık. Abim!." Ber.... Ber’in beklemediği karşılığı verdi.." dan oluşan üç sacayağından biri olan "Savunma" sacayağını temsil ediyordu.. evlilik birlikteliğinizin bozulmasında kocanızın kusurlu olduğunu ifade edecek tanık dinlemeden boşanmanıza mümkün değil karar vermez." Kendisinden söz edildiğini anlayan ceketinin astarı evde yıkanmakla küçüldüğü belli şahıs yanlarına yaklaştı.. "Ekonomik kriz nedeniyle işten atılmasaydık.."diye sinirli tavır takınarak sordu. Bir arkadaş. "Tüm bunlara neden olanlar. "Ben. ‘Bir şeyi temsil ediyorsan... bozulması için Yüksek Yargı Denetlemesine göndereceğim. Ulaşırım size. "Đşte bu beyefendiyi buldum." diyerek rahatlattı onu... "Emredin. Boşsel. dosya düşecekti.. şahsın tavır ve davranışları komik gelmişti." Ses ve söylem bu tanıklık işlerinde kaşarlanmışım ezgiliydi. Gömlek cebinden çıkardığı kartlardan üç tanesini uzattı. "Đddia-Savunma-Karar. Komşumuz avukat tutmadan... Bir umut. hukukçuydu ve siyasi polemiğe girmek istemiyordu. Ama yarım kalmasına razı olmadı..." Ber.. Çantasından onunla ilgili dosyayı çıkardı.. Haberci tanıdık çıkmasaydı. Ama. Ağlaması cümlesini yarım bıraktı. Söylemiştim ya! Kimse tanıklık yapmak istemiyor.." Ber. anlatılanlara karşı söyleyebileceği bir şey de yoktu.. Tokalaşıp. dedi Ber kısık sesle.. Dur!. Ha! başka tanıklık işleri olursa beni Tan kahvesinden bulabilirsin. Rahatlamamıştı. "Eee! Yine mi tanık yok?. beyimle aynı.." . "Yargı başkanı.."Kartvizitiniz var mı?" diye espri yaptı. Ber’e korkmadan anlatabilirdi. "Yargı başkanı ve üyelerle ile ilgili bir olay değil.."Dosyamızın eksikleri daha bitmemişti. rahatlamadan da Ber’i bırakmak istemiyordu... Yazık değil mi?. Boşsel Hanım bana gerekli bilgileri verdi.. "Nasıl tanıklık yapacaksınız?" "Avukat abime bak!. Boşsel. olumsuz duygularla benzeşmesinden olması gereken gerçekleşti. Davayı reddeder. "Avukat Bey!.. eleştirilere karşı temsil ettiğin şeyi savunmak zorunda’ olma ilkesine uydu. Bir başka dosyasının duruşması vardı ve zaman öğlen tatiline yaklaşıyordu. Aile Mahkemesindeki duruşma salonuna seri adımlarla vardığında Müşterisi bayan Boşsel’in kendisini beklediğini gördü. "Ben... "Üç duruşmadır bitmedi....." Ber. Kartta kahvenin telefonu da yazılı. her ne olursa olsun. Bu dava çok uzamadı mı?. "Dur!." diyerek yanıtladı.. "Az kaldı dosyamı düşürüyorlardı.." Ber.... Ayrıca. "Gerçi silahlı gaspa sokulmayabilirlerdi. Elim ayağım birbirine dolaşır... Silahlı gaspla ilgili cezanın asgarisini verdiler. Bir dolmuş parası için çocuklarımızı bu hale getirenler ve soygunculara sessiz kalanlar utansın..kadar ceza verilir mi? Bu nasıl yargı?. dedi sulu anlatımla. Sinirlenme!. ceza almalılar.. "Korkarım. Bes’in babası. Bir suç sabit olduğunda onun karşılığında bulunan maddede ne ceza yazıyorsa Yargı ona karar vermek zorundadır. BesBab’ da HasHüsBab’ın kanısını destekler içerikte. davasını.. bozulursa ne ala.. hal hatır sordular. efendim!" dedi yapmacık saygı duruşuyla. avukat olarak yargının. birbirlerine. Ben olmasam da not bırak.. Ne gerekiyorsa anlatacağım.. " dedi.. yargı binasının köşesindeki kahvede beş yeşil paraya tanıklık yapanlar varmış deyince... Alnında biriken terleri elinin tersiyle silerek." Olumsuz Düşüncelerin.. " "Çevrem. Ber.. "Çocuklarımızın cebinde dolmuş parası olacaktı. "Sen buradaydın! Ben yetişemeseydim sen girerdin. Elimden geleni yaparım. Bu nasıl adalet?.. Eleştiri kendisini de kapsıyordu... Şahıs. "Ne kadar tanık istersen bulabilirim. "Tanık getirseydin şimdiye kadar çoktan biterdi. garibanlaşan insanların işlemiş olduğu suçların her birinden.." dedi. Buna da şükür.

. TutBırakma Kursevinden salıverilmişti.” iken nasıl oluyorda cezası kesilen Has. "Bir saniye avukat bey!" dedi." Đnanmamış gibi tepki gösterse de ürkmüş ve paniklemiş bir ses tonuyla karşılık vermişti Tut-Bırakma Kursevi müdürüne. Acındırmalı kanala geçti. Mus’tan Tut-Bırakma Kursevi müdürünü bağlamasını istedi. birazdan size döneceğim... Sağolsunlar yolumu da buldurdular. dilekçesini tekrar edip tanık’ın ismini ve hazır olduğunu belirtmesi üzerine. Ber." "Aynen öyle abim!.. Ama yine de ben bir araştırayım." Ber.. *** Has ile Hüs’ün babasının söylediklerine inanamıyordu." Telefondaki ses ile müdür olma olasılığı yüksek bir ses arasında geçen fısıldaşmaları bir süre dinledi Ber. Yaklaşık yarım saat sonra telefonla arayan kişi...” diye düşündü. dikkatini dağıtıyordu. Hüs olayını yeniledi. "Sen de baktın. Beklenen telefondan alınan bilgi. rahatsız edilmeden. Ber. kendi adını anons ediyordu. belirtiyordu. Tamam!. bir terslik olduğunu hissetti.Ber." dedi. Suçsuz bulunan ve bugün serbest bırakılması gereken “Hüs. Baba Maf’ın avukatı olduğunu biliyorum!. Bağlantı kuruldu sinyali üzerine telefonu kaldırdı... Ber’i iyice inceleyerek. siz nasıl öğrendiniz ?. Bir sorun yoktu.. Hatta bu konuda Tut-Bırakma Kursevi Müdürünün yanıtını.. müdürün şu an meşgul olduğunu.."diye sordu Ber.. araya girdi. Ber. Onların çok işleri olur.. "Peki. Çocuklara da ufak tefek kıyafetler aldılar. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermekte gecikmedi.. ‘Beni merak etmeyin."Tamam!. Ber." dedi Müdür Bey. Buna rağmen Has ve Hüs’ün anne ve babası iddialarında ısrarlıydılar.. Büyüklerimiz de öyle söylüyor. Đlk işi yapan iyi kazanır. telefondaki otorite kokan ses. Sırtını aynaya döndü.. söz!" Bu arada duruşma habercisi. kendiyle baş başa kalabildiği yegane yerlerden biriydi.. Telefondaki ses... "Has. Lütfen yanıma kadar gelebilir misiniz?. onun anlattıklarını mümkün görmüyordu.. Duvara bakarak konsantrasyon sağlamaya çalıştı..." Ber... Ber iddiayı özetleyince. tanık çağrıldı.. Aynadaki görüntüsü.... bu iş iyi.. buna rağmen anne babanın iddialarında ısrarlı olduklarını belirtti. Hüs’ün anne ve babası ile birlikte yargı binasına hareket ettiler. Hüs’ü de zaten çıkarmak zorundalar.. *** . "Desenize sizde tanık sektörü kurmuşsunuz?" "Evet! Avukat abim!." Ber... Müdür olduğunu belirten görevliye Has..." dedi." kavramıyla yüzleşiyordu.. "Ne yaparsın abi. " dedi. .. "Bizim burada dört noktada kontrol yapılır. son noktayı koymak için bu kez Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatını telefonla aradı. Serbest bırakılma kayıtlarında Has değil Hüs görünüyordu. Ber."Đş olduğunda arayacağım. Her şeyi devletten beklememek lazım.."Avukat bey!.. izin isteyerek lavaboya yöneldi.. Bunun üzerine duruşma salonuna giren Ber durması gereken yerde boy gösterdi. Has. her alanda küçüklü büyüklü mafya grubu olduğunu biliyordu.. devlet avukatı’ydı. "Müdür bey müsait oldu.... ve kendisinin yardımcı olabileceğini.. “Gerçek görgü tanıkları dahi bu şekilde ifade veremez. "Abi!.. Ber’in beklediği yanıttı. titrek sese dönüşmüştü. Bende bu işe ilk kez bir komşunun davasında gerçek görgü tanığı olarak başladım. Devlet avukatı konuyu araştıracağını belirtti. Siz telefonunuzu bırakın..’ deyince anladık." Ber. değişen bir şey olmayınca odasına geri döndü..... Az önce konuştukları şahıs salona girerek. Olmadı... "Mümkün değil!. En rahat düşünme ortamı. telefonla arayarak. elleri de açıktır. Ama ilk kez "Tanık Mafya Grubu. kısa kesmesi için.. Müdürün araması gecikmedi. Çıktım. Telefonu hemen ona veriyorum. davacı müşterisi ile davalı kocası arasındaki geçinememe nedenlerini yakın akrabalarıymış gibi ayrıntılarıyla ve layıkıyla ifade etti..

"Efendim! Şimdi ne yapacaksınız?" diye sordu kursevinden sorumlu devlet avukatına. ‘Firara yardımcı olma suçundan. Her ilerleyişi. Ber. Ber.. Yine Ber dışında izleyeni yoktu. Hüs’ü serbest bırakmanız gerekmiyor mu?. Geniş bir ovada ucu bucağı görünmeyen yüksek bir tepeden kalabalığa seslenmeye çalışıyordu. Artsa. Bu kez.. sanki geriye gidişiydi kendisinin.. Hüs. Belki de uyuyorlardı.. Ber.. Bir eliyle beynini parçalamadan çıkardı..... Serbest kalan Hüs yerine Has’tı. Ber. "Hüs’ün ‘Bu kez firara yardımcı olmaktan... Kalabalığı yarıp yanına yaklaşamayacağı umutsuzluğuna kapılmıştı. Hep birlikte. kalabalığın çıkardığı uğultularda boğuluyordu.. Endişelenmişti. Đlerleyemiyordu. Önce kafatası derisini kalabalığa attı.... *** .... Yargı binasından çıktıktan sonra netleşen durumun yasal pozisyonu konusunda hukuksal anlatımda bulundu. "Gerçek anlaşıldığına göre... Saat gecenin 23:50’sini gösteriyordu. Birden. Telefona yanıt veren olmadı.. insan kalabalığını aşıp dolayı bir türlü onun yanına yaklaşamıyordu.. Hüs’ün kimlik belgesini kullanıp kendisini Hüs olarak tanıtması sonucu görevlileri atlatmış." Söylenecek söz kalmamıştı.. Çıkardığı sesler.." "Ne mi yapacağım?. Uykusu kaçmıştı. Artsa’nın ölümünü görmüştü düşünde. en çok iki ay sonra serbest bırakılacaktır. Aralarındaki bir yaş farkı ve benzerliklerinden yararlanarak Has’ın. kursevinden firar etmişti.. Öylece Artsa’yı izlemeye devam etti. "Merak etmeyin!. onun bağırırcasına ağzını açıp kapatmasına rağmen sesini duyumsayamıyordu.. Ber.... Ber... yorgundu.. Sağ ve sol eliyle kemik yapısı görünen kafatasını zorlayıp. Artsa’nın her iki elleriyle kendi başını sımsıkı kavradığını gördü... Sesini duyan yoktu. Gözlerinden süzülen yaşlarla izliyordu.. Sonra kafatasının üst kapakçığını. elinde sallamaya başlamıştı... Topluluğa gösterdi.."diyerek Has ve Hüs’ün annesiyle babasını rahatlattı.. 14 Gördüğü kabustan kan ter içinde uyanmıştı. rüyasında Artsa’yı görmüştü... Đnsan kalabalığı tel örgüler görevini yürütüyordu sanki....Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatı hiddetlenmekte haklıydı... elinde tuttuğu beynine doğrulttu.. Çaresizdi... Đnsanların ilgisini çekemiyordu.. devlet avukatına "iyi günler!" dileyerek makam odasını terk ettiler...." dedi kızgınlıkla. Belinden çıkardığı ateşli silahı. kendi kafa derisini bir peruk çıkarma kolaycılığıyla alıp..’ dolayı tutuklanmasını sağlayacağım..... Bakanı da yoktu. üst kapağını çıkarmıştı... Hüs ise hala Kursevinde bulunuyordu. Onun elleriyle yüzünü tırnakladığını korku ve endişeyle izliyordu. Artsa’nın evini aramaya karar verdi. garip bir şey oldu.’ dolayı ceza alsa dahi. Ber dışında kimse bunun farkında değildi... Has’ında saklandığı delikten bulunup çıkarılması için Güvenliğe talimat vereceğim ve bu sonucun oluşmasında ihmali olan kursevi sorumluları hakkında da soruşturma açacağım.

Kendisi sesini kalabalığa duyuramamıştı.. Med’in sesini aldı.. Kendisini.... Rahatlayacaktı. Tabancısının demir sıcaklığını hissedince gülümsedi. duyumsayacak durumda değildi. Đnsan istediği şeyi gerçekleştirebilecek cesareti bazen derhal bulamıyordu.. telefon ziliydi. Ber.. Aynı kelimeyi bir çok kez yineleyerek.. Uyuyor oldukları veya ev dışında bir yerlerde olabilecekleri olasılıklarından birinin gerçekleşmesi dileğinde bulunuyordu. Ber’le ‘ti’ye aldıkları bir davranışı sergilemişti... Hazırlıklı olmalıydı. En önemlisi ilahi dinlerde belirtilen ‘Öteki Dünya’ nın olup olmadığını da öğrenme şansını elde edecekti... içi artık hiçbir şeyi algılayamayacaktı.. Ahizeyi kaldırdığında.... Masaya geri döndü.. telefonu kapatması gerektiğini biliyordu.. "Sizlere.. Ama bir türlü Artsa’ya duyuramıyordu sesini. Düşüş!. Bir dakika önce ayrıldığı masaya geri dönüşünde yeniden selam vermişti.” dedi. Bir el silah sesi!... Eliyle silahın kabzasını tekrar okşadıktan sonra beline taktı. Şu an en çok gereksinim duyduğu şey ağlamaktı.. Parçalar kalabalığa savruldu... Ayağa kalkarak tek tek sarıldı arkadaşlarına. Gece sessizliğini yırtan bir ses gelince irkildi. Şarjörü çıkarıp tekrar taktı.. Bu kez gülmedi. Müzik setinin kolonlarından... Telefonunla aramasına yanıt verilmemesini olumlu mu yorumlamalıydı?.... bu çınlamayla uyanmıştı uykusundan. zevkle izledi. asildi... Haykırış!. "Yapma!. Zamanı gelmişti. Bir hayatın sonunu gösteren işaretlerdi. direngendi. bu parçanın gerçekleştireceği eyleme uygun bir müzik olduğunu düşündü." diye bağırıyordu. Altıncı kadehini de devirdi." diyordu. Ayık iken birkaç kez deneyip başaramadığı bu işi. Hiçbir güç onu yönlendiremeyecekti. Bu.. Birkaç adım geriye çekilerek. diğer masadakilerin ve lokanta çalışanlarının meraklı gözlerle kendisine bakışlarını.. "Başın sağolsun... halen diriydi. Beyni düşünmeyi durduracak.. Med’in diyeceklerini duyacak. . Masada bulunan üç arkadaşından izin isteyerek tuvalete çıktı. daha önce görme şansını elde edemediğiniz bir şeyi ilk ve son kez yaşatacağım..... Tuvalet kapısının iyice kilitlendiğinden emin olduktan sonra belindeki silahını çıkardı... bugün bitirmeliydi..Ber.. Adet gereği selam verip sandalyesine oturdu. Hiçbir şeyi bu kadar merak etmemişti. Belindeki silahı çıkarıp şakağına dayadı.. Gülmek kendisini gevşetebilirdi.."En az senin kadar üzüldüğümü bilmeni istedim." dedi..... Silahtan çıkan ve yankılanan sesle kalabalıkta bulunan tüm bireyler Artsa’nın yere düşmekte olan cesedini kare kare hafızalarına almaya başlamışlardı. Emniyet kilidini açtı. Artsa...." Med.. Yerine oturmadı. Elini beline götürdü. Üç arkadaşını tek tek inceledi. Silahından çıkan ses ise kalabalıkta bulunan bireylerin kulaklarında çınlıyordu.. Ölümü dışında herhangi bir olasılığın olmasına dua ediyordu. Beşinci kadehi olmasına rağmen. Mermiyi ağzına sürdü.. Artsa üç arkadaşının.. içsel telkinleriyle koşullandırmıştı. Ber.. Artsa’nın silahından çıkan kurşun elinde tuttuğu beynini parçalamıştı. Đzleyiciler putlaşmışlardı. Önündeki duvarı yıkacaktı.. Devam etmesinin bir anlamı yoktu.. tüm benliği ve duyularıyla ağlamaya başlamıştı. Bu işlerin bir an meselesi olduğunu okumuştu.. Ölü bedende kalan açık gözler mutluydu. Pink Floyd’un “Duvar” isimli parçası duyuluyordu. "Sizleri öpmek istiyorum. Hiçbir düşünce amacının gerçekleştirmesini engellememeliydi. *** Đyice sarhoş olmak istiyordu.

güzel sesi ve yorumuyla doldurmuş bir ozanın çıkarttığı kasetten kopyalanmış kaseti aldı.. ancak bir kopyasını yaptırıp vereceğine söz vermişti. Artsa’yı çok seviyordu ve bir cenazenin ardından ilk kez bu şekilsel değere uyuyordu. Duyduğu telefon zili üzerine açtığı kapıyı kapamak zorunda kaldı. sakal ve bıyığını tıraş etmemişti. Đzleyici grubuna. Bu.. Ber.. Psikolojisi bozulmuştu.... Kendisine hediye edilmesini istemişse de Ber. Denetleme grubuna tepkisel mesaj sertti. Bu kaseti bir kez Markız’a dinletmişti. Randevu saati yaklaşıyordu. Bunu yapacak güçleri vardı. 15 Artsa’nın kendi hayatını sonlandırmasından on gün geçmişti. Markız’la bu kez evde değil bulvarın sonunda bulunan bir kafe de buluşacaklardı.. Bana unuttuğum şeyi hatırlattın!" "Kaset mi?. hadi bye" Ber. "Markız’ı kıskanıyorsun!"dedi. geleneksel değerlerde yas tutma anlamına geliyordu... Ber. Genel ve yerel Düzenleme grubuna." "Evet!" "Kaseti verdiğin için pişmanlık duyacaksın!" "Markız’la ilgili olan her şey seni rahatsız ediyor. "Yine de telefon açtığın için teşekkür ederim."Beni artık yönlendiremeyeceksiniz!. Sonra görüşürüz. Çünkü.. Ceplerini kontrol etti.. Artsa’nın ölü bedeniyle vedalaşmış." "Đleride sana bu söylediklerini yedireceğim...." Ber.. Ama ölü bedenleri cezalandırma yöntemi artık çağdaş cezalardan değildi. Med’in bugün ikinci aramasıydı... "Neden?.. Đşine geldiği ve içinden geldiği zamanlar geleneksel değerlere uyardı.. On gündür. Cezalandırılması gereken içerikteydi. "Senin yedireceklerine gereksinimim yok!. Đşte neyi unuttuğunu anımsamıştı. "Gitmemen gerektiğini düşünüyorum!" dedi. telefonu kapadı. düşünmekten vazgeçti....." "Ben karnımı bir şekilde doyuruyorum. "Mesleki. sürekli yanında bulundurduğu cüzdanı. Bugün cumartesiydi. Yularımı elinizden aldım!.. tüm güçlerin bileşkesinin beyni kendileriydi.. saatine baktı. Ayakkabısını giyindi. anahtarlığı ve tespihi cebindeydi. ortak tanıdıklarıyla onun geçmişini yorumlayarak anmışlardı." "Bu konuda daha fazla açıklama yapmamam gerekiyor." denerek üzeri örtülmeli ve bu şekilde yayınlanmalıydı tüm iletişim araçlarında.. *** . ekonomik ve ailesel sorunları vardı." mesajını veriyordu sanki.. Uygulama grubuna.. Unuttuğu şeyin ne olduğunu anımsayamayınca. Bir şey unutmuş hissi vardı içinde. Skolastik çağı canlandırmanın şimdilik bir yararı yoktu. Mer kentinde üç gün kalmış. Annesinden yadigar kalan ve Mar Kenti yöresinden derlenmiş ezgileri." dedi alaycı tonda Ber.

çakmağı aldıktan sonra Ber’e yöneltilmiş bir istekti ve ses dokusu rica içermiyordu. "Endişelenmen yersiz. "Sana bir ara bana teklif etti. Gözünü kaçırdı ondan. Ber.. Gözleri korku doluydu. yarım saattir bekliyordu. Kıllı kol sahibi. Markız.. Artsa dirilmeyecekti. kanının beynine sıçramasına neden olmuştu Ber’in. Bu bayanın karşısında ondan yaşça büyük ve daha eğitimsiz olduğu anlaşılan biri oturuyordu. Bakışlar. alçak bir sesle." Ber. sigarasını yaktıktan sonra çakmağı masaya fırlatarak attı. Fakat. "Çakmak attığınız yerde alınmayı bekliyor!. diye sözünü ettiğim patronumun oğlu burada. yüzünde zorlamalı bir neşe oluşturmaya çalışarak. Oturanların çoğu. yanağının öpüleceği sanısıyla sağ yüzünü uzattı. Kıllı kol’un masasına geri dönmesinden sonra Markız’ın “Lütfen.... elindeki kaseti Markız’a uzattı. Almak için eğilirken arka masayı kısa bir an gözledi. Bu düşürüş. Onun şimdiye kadar geleceğe yönelik kehanetlerini zaman bir şekilde doğruluyordu." diyerek kendi gerçeğinin aksine bir yanıt verdi. Bu. yeniden başlarına dikilmişti.. sarı saçlı mavi gözlü bir bayanla göz göze geldi. Birkaç dakika sonra Kıllı kol. Evinin içine bu tür elektronik cihazların yerleştirildiğine dair şüpheleri yok olmuş onun yerini Med’in sezgi ve algılamalarının güçlü olduğu kanısı iyiden iyiye yerleşmişti. Ber. birbirleriyle ilgileniyor izlenimi yaratsalar da. bayanın ısrarlı bakışları karşısında tekrar bakıştılar. "Tesadüfen burada oturuyor olabilirler. Ber. "Hoş geldin!" diyerek sarıldı Markız’a. Ad kentinin toplumsal özelliklerinden biri de buydu. Her ikisinin de istediği dondurmalar servis edilir edilmez kaşıklamaya başlayacaklarken Markız. Kıllı kol.. aslında diğer masada bulunanları çaktırmadan daha da çok izliyorlardı. gidelim! N’olur. "Sigaramız nedense söndü. Heyecanlıydı.. arka masada oturanlardan biri olduğunu anlamıştı.. ne bir gizli kameraya ne de ses alıcı bir cihaza rastlanmamıştı. ya da hayıflanıyordu.. "Kendini nasıl hissediyorsun?" diyerek sordu. kısa bir an düşündükten sonra cebinden çıkarmış olduğu çakmağıyla sigarasını yakacakmış gibi davranarak yere düşürdü." dedi. fısıltılı bir sesle." Çıngar çıkaracak bir insana yumuşak davranmak. ‘Tek misin? Neden senle birlikte oturmuyorum?’ der gibiydi. devamını getiremedi.Ber. dışarıda bulunan boş masalardan birine ilişmiş." Ber. "Çakmağınızı kullanabilir miyim?" diye sordu. teşekkürlerini sunarak kaseti çantasına koydu. buyurun!" demekte gecikmedi Ber. Güvenlik sisteminde uzman bir şirkete evini ayrıntılı olarak arattırmış. Bu arada yan gözlerle şahsın hareketlerini izliyor. Başkalarıyla kıyaslayıp ya rahatlamaya çalışıyordu. "Neden olmasın.” yalvarmalarına Ber oturmakta direnerek karşılık veriyordu. Bir zamanlar uzak doğu sporlarıyla ilgilenmiş ."dedi. tetikte duruyordu. Kolları kalın ve kıllı biri tarafından sigara paketinin üzerindeki çakmağının alınmakta olduğunu fark etti." dedi soğuk tonlu bir sesle. Markız. kolun sahibinin yüzüne baktığında az önce yere düşen çakmağı alma bahanesiyle eğilirken dikizlediği. Ber. "Hemen bakma!"diyerek uyardı önce. Arka masada. Med’in Markız hakkında söylediklerini düşünüyordu. ne yumuşak ne de sert olmayan orta yolu tercih etti. "Hiç sanmıyorum!. "Derhal kalkalım Ber!" Markız’ın etkisinde kalmadan mantıklı düşünmeye çalışıyordu. "Biraz oyalandıktan sonra kalksak daha iyi olur. Masaya çarpan çakmak zıplayarak yere düştü. ses çıkarmadı. mavi gözlü kızın yüzü allaşmıştı. yumuşatılmayı çabuklaştırırdı. "Biraz daha iyiceyim. Yeniden çakmağınızı almam gerekiyor. Üç kişi oturuyordu ve üçünün de bakışları dostane değildi. Markız hala gelmemişti. Markız’ın "Selam!" sesiyle irkildi.... "Kalkmamız onlara çekindiğimizi belirtmemiz demektir... Bizi izliyorlar.. Ber. Kafe kulübe küçüklüğünde olmasına rağmen ön bahçesinde yirmiye yakın dört kişilik masa grupları vardı ve çoğu doluydu. arka masada bulunan iki kişiyi de hesaplayarak sessiz kalmayı daha uygun buldu. Yakın masada oturan sarı saçlı. Markız." Markız. Markız’dan bir öpücük daha kazanmıştı." "Öyleyse al ve bana ver kibar erkeğim!" Ber. Ayağa kalktı. Genelde kimse arkadaşlık yaptığı kişi veya kişileri yeterli görmüyordu. Ber. Artsa’nın ölümünün Ber’i ne kadar sarstığının bilinciyle. Ber. Markız’a da negatif enerji salmanın bir yararı olmayacaktı. aniden Ber’e yakınlaşmasını işaret etti.

diye düşündü. Son saldırgan. Ber.. sandalyelerden birini iki eliyle başının üzerine kadar kaldırarak yanına ilk varan kişinin kafasına tüm gücüyle indirdi. Ber. Bir zorlamayla kendisini geriye attı. mahsur kalmıştı. gözlerinin kapanmakta olduğunu... Trafik kazası sonucu ayaklarının kırılması nedeniyle karate eğitimi yarım kalmasına rağmen şahsı gözü kesiyordu. Ber. O an ölümünün anahtarı olacaktı. korumakta zorlandığı soğukkanlılığını tamamen kaybetti. "Neden indirmiyor?.. Ber. Ne Bekliyorsun!" diye haykırmak istiyordu. Vuracakmış gibi duran kollar biraz önceki duruşundan farklı değildi... inen darbelerden sersemlemişti. kendisine gelmeliydi.. Son şahıs. Gözü sağ tarafına düşen dönercinin uzun ve keskin bıçağına ilişti." Güvenlik ekip arabasından çıkan tanıdık siren seslerini duyuyordu. Amacı kendisine daha rahat hareket edebileceği bir alan yaratmaktı. Oturduğu koltuktan fırlayarak sağ bacak dirseğini karnına doğru çekip şahsın yumurtalıklarına ayağının topuğuyla sertçe vurdu. Buraya kadarmış. Baş edemiyoruz. şimdi de.. O meçhul içsel sesler yine kulaklarında çınlamaya. Darbe alanın alnından kanlar akıyordu. sonra kelime kelime anlaşılmaya başlamıştı... Kıllı kol’dan acı dolu haykırışı duyulmakta gecikmedi.. yerdeki kırılmış sandalyeden kopan bir parçayı alıp Ber’e vurmaya başladı. Ber. Son bir gayretle ona doğru yöneldi.. negatif!. *** . Kaçın!" derin acılı bağırtısı ile birbirine karıştı... son kalan kişinin şaşkınlığından yararlanarak sağ tekmeyi vuracakmış gibi gösterip.. Döner bıçağını onun elinde ve havaya kaldırmış durumda gördü. Sesi çıkmadı. Başını salladı.. Görüşü bulanıktı.. bildiği duaları içinden okuyordu... Markız’ın "Yardım edin!. Hediyem olsun!" Kıllı kol. Ber. Biri engelliyor... yerde kıvranıyordu.. Markız’ın da geri çekilmesinden yararlanarak masayı ileriye doğru itekleyerek devirdi. Avuçlarıyla yumurtalıklarını tutan Kıllı kol. Çevredeki görüntülerin buğulandığını. Et döner yapılan bölümün korkuluğuna dayanmış.... "Buyurun!.. seslerin sanki gittikçe kendinden uzaklaşmaya başladığını hissetti. Diğer iki kişi bulundukları masadan küfürler savurarak kendisine doğru geliyorlardı... saldırganlardan birinin "Güvenlik geliyor!. Usulca yere yıkıldı..hatta Budokan Karate dalında turuncu kuşağa kadar ulaşmıştı.. Saniyeler çok uzun geldi. tam doğrulmadan oturduğu yerden eğilerek aldığı çakmağı Kıllı kol’a uzatarak. Đçten içe kendine telkinde bulundu. çakmağı elinden çeker gibi aldıktan sonra diğer elinin baş ve işaret parmağıyla Ber’in yanağından makas aldı.. Gözleri iyice kararıyordu.... Adam öldürüyorlar!." "Donmuş vaziyette." "Lanet olsun! Yine O!. ondan erken hareket etmişti. Her an ölümü bir çok kez yaşamak gibiydi. Ahşap sandalye kırılmıştı. Bu kez sonuç alamamış hatta son şahsı kımıldatamamıştı bile.. Döner bıçağının keskin tarafının bedeniyle teması anını gözleri kapalı bekliyordu. Siren sesleri ömrü boyunca hiç bu kadar kulağına hoş gelmemişti.. Ber’in son duydukları kendisine ninni gibi geliyordu." feryatları kulağında çınlıyordu... Siren sesleri.. ama diğer ikisini de hesaplayarak tümüyle baş edemeyeceğini de bilebilecek kadar da gerçekçiydi.. Ber." "Med’i engelleyin!" "Yanıt.. ters dönüş aldı ve olanca hızıyla sol tekmesini onun midesine indirdi. "Vur!.." dedi... koltuğunu arkaya usulca itekleyip. "Sizde kalsın.. Beklemek korkunçtu.

"Buyurun.. Markız. Güleç bir yüzle. güzel. "Geçmiş olsun. şimdi. "Evet görüştüm efendim.. "Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa. "Ona kavganın boyutu. nasıl?" diye sordu. oturun!" Gelen bayan. "Güzel!. "Lütfen bana bildir!" Markız’ın ilk andaki çekingenliği yok olmuştu."Đyidir efendim... ayrıca soruşturmaya da gerek kalmadığını. Markız. Adının geçtiği bir olaydan dolayı bir çok insan zarar görebilecekti. içselinden. gerekse yargıda vereceğin ifadelerde kesinlikle ayrıntıya girmemeni." Ad kentinin en etkin insanı tarafından davet edilmiş ve onun karşısında konuşuyordu. "Güvenliğin 9." diye geçirdi. Sonra iyi bir başlangıç olmadığını düşünerek "Đzin verirseniz gidebilir miyim?" dedi." "O işi de çözdük. Gerektiğinde kibar olmayı da biliyordu. Gazete sayfalarından başını kaldırmadan "Girin!" dedi Maf... "Görüşme bittiyse. Onu rahatlatmalıydı. hatta saldırganları tanımadığını... Markız." diye ekledi. Markız." Sağkol. "Doktoru bir haftaya kalmaz taburcu edebileceklerini.. Gelen bayanı yerinden doğrulmadan ve gözlerini gazeteden ayırmadan buyur etti..." dedi.. güzel kızın üzülmesini istemiyordu. Onun nelerden hoşlandığını ve isteyebileceklerini önceden bilir. sekreterinden Sağkol’un çağrılmasını istedi. kalkışla. gözlerini anlamlı bir şekilde Markız’a dikerek." Maf. "Her hangi bir şeye gereksinimin olursa mutlaka yanıma gel! Seni her zaman bekleyeceğim.. çekinme."Anlaştık o halde!. "Biliyorsun! Artık bu bizim işimiz. Çağrılacağını biliyormuşçasına. Kapı çaldı. Đzin . "Olur efendim!" dedi. bu ne güzellik." "Đşte!. işin peşinin bırakılmayacağından endişe duymaya başladı. Gereğini yapacaklar. Ayağa kalkarak "Hoş geldiniz! Markız Hanım!" dedi. Temsili kleopatra güzelliği. "Beklediğiniz misafir geldi!"dedi.. "Basındaki dostlarımıza da söyle avukatımıza yapılan saldırının bizimle ilgisi varmış gibi çıkan haberleri yalanlasınlar. söyledi." diye geçirdi.." dedi ve "Ber.16 Maf." diye ekledi." Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerini Markız’ın endişe okunan gözlerine dikerek. merak etmeyin!" dedi. "Seni buraya kadar yormamızın nedenine gelince. gülerek. "Tanrım. Bunun için ölüme bile gidilir. gereğini yerine getirirdi.Müdürüyle görüştün mü?" diye sordu Maf. Yanına gönderilmesini emretti.. Olayı büyütmesek. telefonla sekreterine talimat verdi." dedi buğulu bir tonuyla. aksi halde kendisinin yardımcı olmakta zorlanacağını’ belirtti. "Đlginize de teşekkür ediyorum. "Gerek güvenlikte. telefon ahizesinden dahili çağrı sinyali aldı.. Maf. ‘Hoş bulduk’la karşılık verdi."diyerek soruya olumlu yanıt verdi. içselinde ‘Avukat ağzının tadını biliyor. sadece üç kişinin nedensiz yere Ber’e saldırdık-larını. Maf. kısa bir an sonra yanında hazır olan Sağkola. beni sevdiği ve kıskandığı için Ber’e arkadaşlarıyla birlikte saldırdı." Maf. sonra da kaçtıklarını belirtmeni rica etmek içindi. "Patronumun oğlu Maroğlu." diyerek izin istedi. Yıllardır ilk kez yaşlı yüreği bir kız karşısında bu kadar heyecanlanıyordu. kalkışa. Her genç kıza sahip olamayacak bir ortamdaydı. Maf’ın övgüsünü almak için gereken her şeyi yapmaktan zevk alırdı. "Bir eleman Markız’ı evine kadar bıraksın!" Markız’ın sıcak elini her iki elinin arasına aldı.." Sağkol. Maf. "Ber’de onlara gereken yanıtı verdi sanırım.. ayrıntısını ve bazı gazetelere yansıdığı gibi olmadığını." diye başlangıç yaptı. O kendisiyle ilgileniyordu. "Onların sadece kulakları çekilecek. Sekreteri. üç kattan oluşan ofisinin üst katında gazete başlıklarını incelerken." dedi. "Nasılsınız efendim?" diyerek misafir koltuğuna oturdu." Cümleleri toparlamaya çalıştı. olayla bizzat bizim ilgileneceğimizi söyledim. Onları ikna etmek için ne gerekiyorsa takdim edin." diyerek soruyu yanıtladı." dedi. Ben seni bu huyundan dolayı çok seviyorum. biraz nefeslendikten sonra "O da. Daha sıcak ve daha rahat konuşabiliyordu. ‘fazla sansasyonel olayların çıkmamasını. iç gıdıklayıcı sesin sahibine başını kaldırarak baktı." dedi. söylemeden gereğini gerçekleştirmen hoşuma gidiyor..... "Teşekkür ederim. Maf. Bir kaç saniye oluşan ara sessizliği sonlandırmak için "Bir şey içer misiniz?" diye sordu. camdan dışarıyı seyrederken. Maf. teşekkür edip salondan çıktıktan sonra Maf.

Sol kolunun kırılması yüzündeki morluklar.. öksürerek Ber’in dikkatini kendi üzerine çekmeyi başardı. bir Edebiyat-sanat dergisinde yazıları yayımlanan..” hayıflanmalarını sürekli yineliyordu kendisine.. "Neden daha önceleri tanışmak kısmet olmadı?. akşamları ise Mus yanında refakatçi olarak kalıyordu. Markız’ın Maf tarafından çağrılmasına bir anlam verememişti." Yerinden doğrulmadan gazeteyi alması için Ber’e uzatarak. Kitaplardan.. Ber’in babasının doğum yeri olan “Mar” kentinde doğmuş. Biri haricinde diğer ikisi trafik kazası mağduruydular. "Olumlu haberlerini bekliyorum!" *** Kafe’de ki çatışma sonrası Ber.. Ber. "Karşıt grup. Konuşurken bile gülüyor görüntüsü veriyordu karşısındakine. Hızlı bir şekilde haberin ayrıntılarına göz attığında oluşan siniri yanağındaki allanmadan da anlaşılıyordu. hukuksal. Tar. ayağa usulca kalkarak. bu kadarına da şükrediyordu. Tar’ın kent ve ülke olaylarına siyasi. Đkisi de hastanede başlayan arkadaşlıklarını taburcu olduktan sonra da devam ettirme niyet ve temennilerini taşıyor ve bunu her fırsatta birbirlerine vurguluyorlardı. "Allah kahretsin! Bu haberlerin .. doğallık gibi güzel şeylerdi. Ad kenti Rüşve hastanesine kaldırılmıştı.. kurgu ve yorumları garip gelse de hoşuna gidiyordu. Ber." dedi. Ama önce işleri tamamen rayına koymalıydı.. Babasına ve kardeşlerine olan özlemini giderme. anlatılardan köylüler hakkında edindiği bilgi. Tar. Ayrıca aynı koğuşu paylaştığı üç kişiden biri olan muhabbet de konu sıkıntısı çekmeyen ‘Tar’ isimli bir adam da vardı. Đflas nedeniyle. Baba kenti hakkında çok da bilgi sahibi değildi. kültür mayasını fark edebilme anlamında kısa süreli de olsa yeniden gitmek istiyordu. Ucuz kurtarmıştı. Yeni kurulmuş olan "LegalXYZ-Partisi”nde faaliyet gösteren. Maf’ın avukatına saldırarak cevap verdi. siyah saçlı.. Tar. Tar’ın yanına kadar gidip gazeteyi aldı... samimiyet.... Bunlarda kent yaşamında pek bulunmayan değerlerdi. en son avukatlık ofisini açmadan önce gitmiş. Markız’la yaptığı son telefon konuşmasıyla içeriğini öğreninceye kadar. Maf’ın "Olayı çıkaran kabadayılardan haber var mı?" diye sorması üzerine geri dönmek zorunda kaldı.. babasının evi El kentinden Mar kentinde bulunan köyüne taşıdığında Ber hukuk fakültesini kazanmış bu nedenle orada kalma şansı veya şansızlığını elde edememişti. kendisine. elimize düşerler. Tar.. Hastanede canı pek sıkılmıyordu. "Bakmak ister misin?" diye sordu. Merak etmeyin birkaç güne kalmaz." "Güzel!" dedi." dedi.. psikolojik bakış açıları. Ber bakışlarını tavana dikilmiş her iki kolunu başının altına destek vererek uzandığı yerden rast gele düşünüyordu. "Hayırdır? Yine ne düşünüyorsun?" diye sordu hafif gülümseyişle Tar. filmlerden. çevreyle ve benliğiyle barışık bir duruşu vardı. köyünü akrabalarını yakından tanıma. sıyrıklar ile başının alnına yakın sağ kısmında on iki dikişlik yarası vaki çatışmanın acı faturasının ayrıntılarıydı. cümleleri kitabi çıkarsa da doğu aksanını hala atamadığı anlaşılıyordu şivesinden.isteğine Maf’ın tepkisiz kalması üzerine salondan çıkmak üzere kapıya doğru yöneldi. yöreyi iyi bilen biriydi. ekonomik. "Güvenliğin yakalayabileceği korkusuyla gizlendiklerini öğrendik.. Ber. Bazen kentten uzaklaşıp bir köylü gibi köy hayatı yaşamayı içinden geçiriyordu. karşı yatakta yatan ve trafik kazasında ayağı kırılmış Ad kentinin Er lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapmakta olan ‘Tar’ isimli kişiyle diyalogu epeyce ilerletmişti. Sistemini tam oturtmalıydı.. bağlılık. ise küçüklüğünde iki kez. "Đz üstündeyiz. Kelimeleri." dedi.. yeşil gözlü. Ber. uzun boylu ve sempatik bir tipti. Odada bulunan diğer üç hastanın sağlık problemi yine kırıklarla ilgiliydi. Öyle dalmışım işte!. elinde tuttuğu gazeteyi göstererek "Kent-Bas gazetesi senin olayın hakkında yine büyük başlık atmış. liseyi bitirinceye kadar orada kalmış. sosyolojik. çok yönlü ve derinliği olan biriydi.. karşısındakine güven veren.. art niyetsiz yaklaşım.. buğday tenli. Kendisine güvenen. dürüstlük. gündüzleri vaki olay nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan Markız.. Tar. Hastanede en az yataklı dört kişilik bir odaya yatırmışlardı kendisini. Kolundaki kırık çok önemli olmamasına rağmen bir haftadan önce taburcu olamayacağı söylenmişti. Ber.. aynı zamanda Maf’ın elemanı Solkol’un yakın arkadaşlarındandı. yorgunluk akan bir sesle "Hiç. Kültür düzeyi yüksek olan Tar’la güzel ve verimli saatler geçiriyordu. bir hafta kadar kalmıştı Mar kentinde. Mar kentinin tarihsel yerlerini gezme.

bürodaki işleri konusunda bunun kadar iyi ve güvenilir birini de bulabileceği konusunda şüpheliydi.... Ber. Seni hastanede ziyaret etmek isteyenleri de arzu ettiğin şekilde engelliyorum. "Ber.. iktidar değişimleri. Halk Vekillerinden iki tanesi. babacan bir tavırla." Ber. Yalnız kalmak istiyordu. bu durumda gelecekteki insanlara olay yanlış aktarılmış olacaktır. Bunlara tarih alanında uzmanlığım olmasına rağmen şüpheyle bakmaktayım.. Sıkıntılar üst üste geliyordu... duruşmada bulunamayacağına dair dilekçelere doktor raporu fotokopilerini de ekleyerek gerekli mahkemelere sundum. *** Mus’un verdiği habere üzülmüştü. "Nasıl ?. Ber.tümü yalan!" diyerek Tar’ında beklediği tepkiyi gösterdi. "Đçinde olmadığım bir olay olsaydı bu habere inanacaktım. Gazetede çıkan haber nedeniyle kendi kendisine tahliller yapmalıydı. Bana saldıranları karşı grubun adamları gibi göstermişler.. Yerel Yönetim Başkan.. devamla "Bilimsel tarihin dayanağı kayıtlar.. Tarihi yazanlar çoğunlukla egemen gücün emri altında ve onların verdiği ücretle geçinenlerden oluşuyor.. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Başkanı ve yöneticileri. Kapitalist Grup Başkanı.. bir kaç günlük birlikteliklerinden edindiği izlenimle bu girişten onun uzun uzun konuşacağını tahmin etti.. Mus.. "Bazı basın organlarının kendilerine özgü garip garip gazetecilik anlayışları vardır. "Haklısın Tar bey!" dedi. Mantığa uygun bir açıklamaydı. Tar’a hak veremeden edemedi.." diyerek giriş yaptı.... Ber’in tahmini doğru çıkıyordu. " Tar. etkisini iyiden iyiye hissettirmek için. "Đlgisiz şeyler yazmışlar. Mus. Tar’ın her konuyu farklı bakış açılarıyla." dedi. kendi hafızamdan şüpheleneyim. Tar. Maf’ın avukatı olman nedeniyle senin etrafında gelişen olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri senden ve Markız’dan nede bir başkasından elde edemeyince böyle bir mantık yürütmüş olabilirler. dayanakları olmadan bu şekilde haber uydurmayı hangi cesaretle yapıyorlar. Belgeleri. Anlayamadım!. Şimdiye kadar iyi ve kötü günlerinde yanında gördüğü bu yeğeninden ayrılmak zorunda kalması bir yana.. görevlilerce uyarılmış ve bugün sayılmazsa en geç altı gün sonra askerdi. Bu nedenle. Üzerinden uzun zamanda geçmedi ki. XY Ulusal Medya Kuruluşu Adana temsilcisi. Başını gazete sayfasından ayırarak... Askerlik Yoklama kaçağı olması nedeniyle.. anlatılarına karşı lehte veya aleyhte bir açıklama da ve yorumda bulunması halinde kendisinin ona dakikalarca dinleyici olarak kulak kabartmak zorunda kalacaktı. Ber.. Anti-Hafif 8." dedi."diye sordu." "Bu onlara kafadan senaryo üretme hakkını vermez." Ber. Biraz çekinerek "Markız çalışmaz mı?. bu tür şeyleri takma kafana. "Ayrıca arayanlar geçmiş olsun dileklerini sunanları not aldım." "Tarih gibi. Tar.Müdürü. savaşlar. "dedi Tar. Ber. Başını sallayarak onayladığını belirtti.Yargı Grubu Başkanı ve beş üyesi. Elinde ki el yazısıyla dolu parşömeni Ber’e uzatarak. Aksini iddia etmek için bir dayanağı yoktu. Güvenlik 9.. "Basında çıkan bazı haberlerin gerçekliği ile özelde ülkemizin geçmişindeki tarih yazıtları arasında bazı benzerlikler yakaladım." diye telkinde bulundu.. özellikle uzman olduğu tarihsel bakış açısıyla birkaç kez daha yorumlamasına tanık olmuştu. bu teklifi düşündü. anlamıyorum. "Tez elden bir eleman bulman gerekiyor!" hatırlatmasında bulundu." diye ekledi. Tar’ın daha çok ayrıntıya girmesini engellemek için. Markız’ın iş konusunda biraz tembel olduğunu ve bunun hem işleri hem de aralarındaki ilişkiyi olumsuz . Ber. bu düşüncelerle "Đşler nasıl gidiyor?. Üniversite sınavını kazanamaması nedeniyle erteleme hakkı da sona ermişti. söyleneni anlamamıştı... Kimbilir belki de. Biliyordu ki. belgeler genelde o dönemlerde yaşamış insanlara ait.. Seninle ilgili basında çıkan bu haberin ileride belge olarak kullanılacak olduğunu varsayalım. Bunlar sınırı aştıklarında kellelerinin havada sallanacağı veya ekmeklerinden olacakları tehdidini sürekli taşıyan insanlardı.. zorba hareketler gibi bir çok olgunun bulunduğu geçmişten gelen ve iletişim araçlarının azlığı ve kopukluğu gibi birçok eksisi olan yer ve zamanlarda geçen tarihi daha fazla kuşkuyla karşılarım." dedi.. bir konu bulmanın verdiği zevkle dudağını diliyle yalayıp ıslattı. uzatılan listeyi aldı. "Đmzaladığın.. Zamanımızda bir kısım medyanın daha dumanı tüten haberleri bu kadar çarpıtması karşısında.. incelemeye başladı. bazı müşterileri ve daha niceleri.

... Yüz ifadesi de herhangi bir renk vermiyordu. eliyle ‘Defolun!.. Ber. Üçü de Ber’in ofisinde ve karşısındaydılar.. Sükunet Solkol’uda rahatsız etmişti... Akabinde saldırgan ve diğer saldırganların azmettiricisi konumundaki Maroğlu’nu gözleriyle hedefleyerek... "Nasıl?.. Đsteğinize göre hareket etmemiz konusunda emir aldık.. Maroğlu.. Ber. kısasa-kısasın geçmişte kalan bir ceza yöntemi olduğunu ve bu kadar acımasız olmaması gerektiğini hatırlattı. Maf’ın elemanları. kırılan koluma karşılık.. Saldırganlar. özürlerini defalarca sunmuş olmasına rağmen Ber’in ağzından. özrü kabul veya ret anlamında bir sözcük hala dökülmemişti. seni tercih etseydi benle çıkmazdı... Aksi halde bu kadar iyi davranmayacağımı bilmiş ol!. sözünü tutmuş ve nihayet kendisine saldırıda bulunanları karşısına dizdirtmişti. "Bakın zorla güzellik olmaz!" dedi. Tümü. kollarını mı kırdırsam?.. sizden özür dilemeleri için gönderdi bunları. kime saldırdıkları gerektiği şekilde anlatılmıştı. Bundan sonra Markız’ı ve beni hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceksin! Đkimizden birini tek bile görsen yolunu değiştireceksin.. seçenekleri arasında gidip geliyordu. "Markız.." diyerek bilineni bildirdi.. Ya Güvenlik siren sesleri duyulmasaydı?..‘ işareti yaparak engelledi. birkaç gün içinde bir eleman bul!" dedi..." "Gerekirse gazeteye ilan ver! Başvuranlardan koşullara uygun birini seç. En azından ders vermesi ve sözleriyle hırpalaması gerektiği inancıyla hareket ediyordu Ber... "Özrü kabul edip etmeme sizin inisiyatifinizde." dedikten sonra Mus’un gözlerine bakarak "Senin tercihine güveniyorum. Bu durum yüzlerindeki darp sonrası oluşan kırmızılık ile eğik başları ve mahcubiyetle karışık korku dolu gözlerinden dahi anlaşılıyordu. "Baba Maf... *** ... Kalan günlerin içinde eğit.etkileyebileceği sonucuna vararak "Mus. Özürlerini kabul etsem mi?. en son kendisine." Ber’in konuşması tümünü rahatlatmıştı.. Yoksa farklı bir ceza şeklimi düşünsem?. elini öpmek için yanaştıklarında. elindeki döner bıçağını başına indirseydi?." diye ekleyerek Ber’in niyetini ısrarla ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldu..." diye ekledi. 17 Hastaneden taburcu olduktan beş gün sonra Maf. saldırganları inlerinden çıkarmış. Gerçi onlara olay esnasında gerekli tepki ve savunmayı göstermişti.. Cezalarını kesin derseniz yine gereği yapılacak. Markız’la hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmayacaksın. onların bu yaklaşımını Ber..

.Saldırganlar ile Maf’ın elemanlarının ofisten ayrılmasından sonra Ber. Sadece dört günlük kadar boşluk meydana getirebilirsiniz.." dedi..Tar.Tar.01.. Gereği için Beyinsel Etkileşim Merkezinden birini görevlendirin. Ne yapalım?" iletisini.Tar.. Mar-Kentinde yirmi beş gün kalma amacında." dedikten sonra ayrıntılı düzenleme ve izleme rapor içeriğini en aşağı katta bulunan Uygulayıcı Merkezine iletti. Ona. "Güzel olmuş.01.01. Sapıcı Tar.3." diyerek yanıtladı. "Tar’la ilgili düzenleme raporundaki sapmayı engellemeniz.. görevlendirilen uygulayıcı alt grup temsilcisi raporun hazır olduğunu Uyg.2. *** *** .. Rapordaki süreler içinde Ad-kentin de bulunması gerekirken... Hadi hayırlısı.01. Ad kenti sınırlarını terk etmek üzere. Dört günlük azami boşlukla düzenleme raporuna uydurulabilinir. Raporu onaylıyorum."iletisini yolladı. özümsedi. Đletişim içeriği duyulacak seslere dönüşse." Çok kısa bir an sonra. Đz. Raporu bir fotoğraf çekimi hızıyla beynine aldı.. "Tar’ın davranışları düzenleme raporuna büyük aykırılık gösteriyor. yaşamını rapor düzeneğindeki sapma öncesi noktaya yeniden getirebilmeniz için az bir zamanınız var.5.. mahalle halkı çok büyük bir kalabalığın kendi içinde sözlü bir kavga içinde olduğu sanısına kapılabilirlerdi. Bu durum kökten sapma sayılır kanımca.01. Đz..2’ye gönderdi.. Đz.Tar. Beyinsel vericileriyle. 18 Ad kentinin eski mahallesindeki üç katlı ahşap konağın sessiz sakinleri izlenim ve telepatik iletişim yoğunluğu içindeydiler.. Uyg.. "Đz grubunun gönderdiği Tar isimli insana ait raporları inceleyin! Kısa sürede bana teklif raporu sunun.Tar. "Tar. Bu yirmi beş günlük boşluk sapmasından iyidir. Evet! sorunu çözülmüş bilin.5’e bildirdi.. telefonla teşekkürlerini sunacaktı.01. Sorunun çözümünü uygulayıcılara havale edeceğiz. Đz.. Mar-kentine doğru yola çıkıyor... yeni elemanı Secret’den Maf’ı bağlamasını istedi. "Bu son yarım yüzyılda ne kadar çok görev almaya başladık.2’ye kapatarak hazırda bekleyen uygulayıcı gruplarından birine ileti gönderdi.Tar..

"Đçimde garip bir sıkıntı var. Sürücü. "Anaryadan ceza alabilirsin! "diyerek uyardı.. *** Altı kişiden oluşan Ad kenti güvenliğinden bir ekip kentin çıkış noktasındaki görev yerlerinde mesai saatlerini eritmeye çabalıyorlardı.." Tar içini çekti. Bu arada tellendirdikleri sigaranın dumanını arada içlerine çekerek ilerledikçe uzayan. Ortamdan uzaklaşmasının kendisine yararlı olabileceğini düşündü. Kendi aralarındaki sessizlik sıkmıştı Tar’ı. Üst görevlinin konuşmasını yarıda bırakmasını sağladı. ancak baston yardımıyla yürüyebiliyordu. Sonunda. hataya ortak olmak istemedi. en iyi savunma ‘yayansan tabana kuvvet kaçmak. "Mıha!.’ diye tersleşirler.. "Geçen ay yolda durdurulup öldürülen üç partilinin failleri bile bulunamadı.. gözleri kapanıncaya kadar ve arada birbirlerine bakarak katıla katıla güldüler. Meraklı bakışlarla "N’oluyor." diye ekledi.. bitmeyecekmiş gibi görünen yolu gözlemekteydiler.. Gençlerden uzun boylu olanı beyninde birden garip bir uyuşma. " Gruptan ayrılan iki görevli yolun kenarına geldiklerinde midesinde bulantı hisseden görevli. Şimdi."Bu günlerde yollar nasıl? Güvenli mi?" Mıha... midesinde bulantı hissetti." dedi. "Yengem den ayrıldığından olabilir.. "Görev aşkı ne kadar da önemli oluyor. yüzleri kırışıncaya.. Dikkatli olalım. Uzun boylu görevli. "Geri gitmesem. "Telsizden arabayla ilgili bir ihbar almadık. Fakat.. "Neden durdurduğumu ben de bilmiyorum!" dedi. arada yan gözlerle yoldan geçen arabaları izleyerek konudan konuya geçiyordu.... Aklına mantıklı bir neden gelmeyince. Her ikisinin de kulakları sevdikleri ozanın son kasetinden çıkan müziği zevkle dinlemekteydi.. Hastane doktoru ona otuz günlük ek rapor daha vermişti.. propagandasını yapabilecekti. Temiz havayı ciğerleri soluyacak. "Bunlar trafikçi değil. bu süreyi." diyerek seslendi. neden durdurdunuz bu arabayı?" diye sordu. "Valla ben de anlamadım!." "Sıkma canını!. isteği başıyla olumladı.. "Ah şu gençler!" dedi. gözlerini yoldan ayırmadan "Yakınlarda arkadaşın biri gidip gelmişti... Çok bilmiş görüntüsü veren mimikle. "Đzin verirsen ben güvenlik kontrolünde bulunacağım. Diğer görevliye de onunla birlikte gitmesi için direktif verdi. arkadaşı ve hemşehrisi Mıha’nın aşırı ısrarlarına dayanamamıştı."dedi. "Herhangi bir sorun olmamış. Anlamlı bir şeyler söylemesi gerekiyordu." dedi.Hastaneden taburcu olmasından itibaren iki aylık kadar bir süre geçmiş olmasına rağmen ayağındaki arıza tam olarak iyileşmemişti. Tar. beklesem bu kez ‘niye bizi yordun.. Okula ve öğrencilerine olan hasretini gidermek için bu süreyi beklemek zorundaydı. geçmişte yaşadığı etkileyici olayları abartılı anlatıyordu. "Sayın üstüm. Üst görevli." diye hitap ederek. anarya yapıp geri gitmek istediğinde yanındaki kişi. Ekipte kıdemli olan üst görevli.. . yaklaşmakta olan kırmızı renkte bir arabaya durması yönünde işaret verdi. arabadaysan gaza basarak kaçmak. bir şey olmaz." dedi.’tır. hormonsuz yiyeceklerden tadabilecek. Şüpheli bir durum mu var?" Kısa boylu görevli.. Mıha’nın sahibi olduğu otomobille yine onun yönetiminde Mar yönüne doğru seyir halinde Ad kenti sınırlarını aşmak üzereydiler. Evde dinlenerek geçirmek istemişti. "Ama içimden bir ses arabada bulunanların şüpheli olduğunu söylüyordu. Yol kenarındaki bir ağacın altında aperatif bir şeyler atıştırırlarken kendi aralarındaki muhabbetlerini tüm sıcaklığıyla devam ettiriyorlardı." diyen uzun boylu arkadaşını işaret ederek. eliyle alnını ovuşturdu. "Kırmızı arabayı durduralım.. ilk zamanlar ben de böyleydim. Sen merak etme!" Kırmızı otoyu durdurma olayını gören Üst görevli. Kırmızı araba güvenlikçinin işaretinin gecikmesi nedeniyle ancak on beş metre ileride durabilmişti.." dedi Mıha.. genç polislerin yanına vardı. Oto teybinin sesini düşürerek "Bu tür sıkıntı hissettiğimde başıma mutlaka kötü bir şeyler gelir. Başını ona doğru çevirerek hafif alaycı bir ses tonuyla. Gençlerin motive etmek için gözlerini heyecanla açmaları ve arada “vay be!” nidaları onun anlatım isteğini kabartıyor.. Bu bahaneyle akraba ve arkadaşlarını görebilecekti. hem de kuruluş tarihi üzerinden uzunca bir süre geçmemiş olan Legal-XYZ partisinin." Bilinen deyime adapte edilmiş bu tekerleme üzerine Mıha ile sözü söyleyen Tar. onunla birlikte Mar kentine seyahat etmeyi kabul etmişti." demek zorunda kaldı."dedi.

Ülke sınırları içinde değil mi?. "Bir sorun mu var?.. makyajsız olmasına rağmen güzel görünümlü.." diyerek sesli düşündü. bıktırıcı bir inatlaşma içindeydi. "Hey!. Bulduğu bir müzik kasetinin dış kabıydı.. gözleri ağlamaktan kızarmış.. "Đyi koku alıyorsun. Üst Görevli.. Suça konu olabilecek hiç bir şey bulamamışlardı. olanların seyircisiydi."Giydiğin gömlek illegal bir örgüt bayrağının renklerini taşıyor!" Üst görevli. Hem Mar kentli olmak suç mu?.. ona göre davranalım. arka bagajı. Sanki.." diye bağırdı. Bu “Dowko” diliyle söylenen müzik parçaları içeriyordu.... "Efendim. gerisin geriye yanlarına varan kırmızı arabada bulunan iki şahsın inmesini kibarca istedi. "Ama televizyonda izlediğim filmlerde avukatlar istediği zaman müşterileriyle görüşebiliyor.. konuşma düzeneğini kaybetmişti.. bunları gelip teslim alsınlar!" Tar. ülkenin yasaları bu tür olaylarda gözaltına alınmış olan kişiyle görüşme konusunda bir düzenleme getirmemiş.." dedi. Bunu uzun boylu görevliyi alnından öpüp kutlayarak da gösterdi. Sodgom Ülkesi yönetimince benimsenmeyen bir dille söylenen müzik kaseti olduğunu anladığında gözleri ışıldadı ve teybi çalıştırdı.Üst görevli. " " ..." "Onlar yabancı filmlerde oluyor. başını sağa sola azarlar özellikte salladı.. Bunun yasa dışılıkla ne ilgisi var?" Üst Görevli. "Đner misiniz beyler! Güvenlik kontrol! Đhbar var!" Arabadan inenler Tar ile Mıha idi. Buna rağmen ümitsiz bir girişimde bulundu. kardeşlik... iyi olduğunu. sevgi....... "Bu arkadaşın altıncı hissi çok güçlü." diyerek Üst görevlinin kendisini dinlemesini sağladı. Önceki söyledikleriyle anlamı aynı.. iki gün sonra yargıya çıkaracaklarını. Hatta az kaldı. demokrasi konusunda . "Bu konuda onlarla bağlantıya geçmemden hoşlanmazlar. bu... barışla ilgili sözler içeriyor." gibi aklına gelen sözsel tepkileri üst üste sundu... biraz önce hataya ortak olmamak için kenara çekildiğini unutturmak istermişçesine.. Sonunda isteğine uyan bir şey bulmuştu.. "Hemde Mar kenttenler.. "Hangi renklerin yasak olduğu yasayla belirlensin. "Yenge. arabanın içini.. Biraz daha ayrıntıya girmesi gerektiğini düşündü.." Tar’ın eşi Tareş.. Tar’ın eşine." diyerek Tar’ın daha fazla kendisini yormamasını sağladı." "Maf’ın tanıdığı görevlilerle görüştün mü?" Ber." Kısa boylu görevli. Đl Güvenlik binasının dış kapısının önünde. "Efendim!" dedi. şahısların illegal-ABCD örgütünün büyük çoğunluğunun memleketi olan Mar kentinden olmaları bu kanıtlara bir başka destek sağlıyordu. Uzun boylu görevliyi mahcup etmemeliydi. Dışarıya yansıtmanın bir yararı yoktu.. altını üstüne getirircesine aradılar.. kelimeleri farklı bir cümleydi.."Derdinizi merkezde anlatırsınız.. At yarışlarında çoğu zaman ikili tutturuyor.’ belirtti. dilinin döndüğünce açıklama yapıyordu.. Tar. "Buna rağmen ısrarla görüşmek istediğimi belirttim. onların aleyhine yeteri kadar kanıt bulmuştu. ‘Tar’ın misafirleri olduğunu... "Yasadışı Örgütlerle Mücadele Merkezine anons edin. "Beyefendi!." dedi. Tebrikler! Bunu siciline işlettireceğim.. Bizi suçlayacak ne buldunuz anlayamıyorum... Uzun boylu görevli mahcup duruma düşmemek için bu çabasını bir türlü sona erdirmiyordu. renkli elbiseli.. kasetle yetinmek istemiyordu." dedi. Tar. Olacakları ise için için korkuyla endişeyle karışık duyumsuyordu...!.... Mıha’ya yönelerek.. Bununla birlikte hatalar grup içinde kalmalıydı.. aşk. üzerlerini kontrol ettikten sonra.. "Ben tarih öğretmeniyim. "O filmlerin geçtiği yerler. Mıha.. beyaz tülbendli. bu konuşmaların sonunda kendileri için iyi şeyler olmayacağını tahmin edebiliyordu. Üst görevli." dedi. "Nasıl aldığını bilmiyorum ama. Fakat ikna edemiyordu." Görevliler. " diyerek üst görevliyi uyardı. "Sayın görevli!" diye hitap etti.. Astlarına emir yağdırdı. bu yasak dilde yapılmış bir kaset!.... Tar ile Mıha’nın kimliklerini inceleyip.. Mar kenti doğumluların genel özelliğini yansıtıyordu. *** Ber. arkadaş ise Legal-XYZ Partisinin kurucu üyesidir. Kasetteki sözler “Dowko” dilinde olsa bile yöresel folklorik öğeler." diyerek yanıtladı. görevliye karşı koymaktan beni de gözaltına alacaklardı.. Tar’ı yanıtlamadı.. "Maf’ın da avukatı olduğumu bilen bir görevli ise.. Üst görevli.... Ekipte iyi bir organizasyonun ve uyumluluğun baş ölçütü buydu.

" Beklemenin bir anlamı olmadığı düşüncesiyle yoldan geçmekte olan bir ticari taksiye durması için işaret etti. nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu. "Özür dilerim."Yine de bu durumlarda Ad kenti’nde de görüşenler oluyormuş. "Korkmana gerek yok!" dedi. Elli yaşlarında. Ber. Bu gözdağı öncekilerden farklıydı. "Avukat bey! Sen cahil bir adama benzemiyorsun. Üst görevli." Üst Görevli. Bir süre suskun kaldı." Tareş’in gözlerinden akan yaşların da etkisiyle son bir teselli cümlesini kullandı. Kontrol odasının kapısını tıklatıp girdi." diyerek aniden üstündeki resmi kıyafetin düğmelerini iç atleti tamamen görününceye kadar koparan üst görevlinin davranışları karşısında cümlesinin devamını getiremedi. Bakar mısınız?" seslenmesiyle vazgeçti.. buradan sorunsuz ayrılayım!" "Sorun çıkarsa ne olur?" Ber işaret parmağını sallayarak. . işkenceler geçmişte kaldı.. Görevlilerde yeni çıkan işkence suçu yasalarından korkuyorlar. Ben de Avukatlık Kimlik kartımı iade alayım. negatif enerji yayan iki hırçın göz gibi görüyordu. "Merak etme! Tar’ı yargıya götürdüklerinde.. "Giriş Kontrol Üst Görevlisi sizinle görüşmek istiyor. Ber. ast görevlinin üstünden çekinmesi düzeneğinden dolayı kendi aleyhine tanıklık yapacağından yüzde yüz emindi. taksinin hareket etmesinden sonra. "Sizin hakkınızda bana saldırıya yeltenmenizden dolayı tutanak düzenleyeceğim.bayağı ilerlemiş ülkeler. Üst görevli olduğu anlaşılan orta yaşlı bey ile genç görevliye selam verdi. bu tür ilişkiler hakkında Tar’ın eşine uzun uzadıya açıklama yapmanın anlamsızlığını düşünerek vazgeçti. Tareş’in daha fazla burada beklemesini istemiyordu. Maf kanalı ile tanışmış olduğu Güvenlik 9.. Tareş’in arka koltuğa oturmasını sağladı." yanıtını aldı. Üst görevli.. "Artık fiziksel baskılar. şiddetle karşılık vereceğim!." diyerek bir yeşil parayı taksi sürücüsüne uzattı ve Tareş’e. "Olanları ayrıntısıyla gerçeğe uygun tutanağa geçireceksen imzalarım. "Seni sevdim... Ber’in karşısına dikildi. Yasayı yasaya aykırı şekilde kullanma tehdidi içerikliydi. yan saçları beyazlamış şişman görevlinin. birazda kendisine telkinde bulunurcasına sesli düşünerek. tahrik amaçlı olduğunu anlamıştı. uzatılan kartı alıp masasının üzerine sert bir şekilde fırlattı. Ber. gömleğinin sol üst cebinde asılı ziyaretçi kartına.." Tareş. "Lan! Ben sana şimdi gösteririm. Üst görevliye uzattı. Ber." diyerek sert giriş yaptı. "Ziyaretçi kartını neden iade etmedin?" Ber... çıkık göbeği Ber’in göğüs hizasında ve hafif temas halindeydi. "Bu davranışlar size hiç yakışmıyor. "Bir sorun mu var?" diye sordu Ber. "Dalgınlık. "Đyi günler!" dileklerinde bulundu. Onunda durumdan hoşnutsuz olduğu belliydi." Bu arada gözlüğünü tutacaklarından katlayarak gömleğinin cebine koydu. Olumlu sonuç elde edememiş hatta “Bu tür işlere bulaşma.” ile başlayan birçok nasihat dinlemişti ondan. avukatlık kimliğimi iade edin. bu hareketin kızıştırma. Ön koltuğa kurulacağı esnada güvenlik girişinde bulunan bir görevlinin.." dedi.. Oluşan ortam ve tanıktan oluşan kanıt üst görevli lehineydi. selamını karşılamadı. Ber ise şeytanı hiç sevmezdi. "Üstü kalsın.. Yan gözlerle odada bulunan genç görevliye baktı." cümlesini yineledi. oturduğu sandalyeden ayağa usulca kalktı. Onun makam odasında bulunuyordu ve tek tanık onun tarafındaydı. Ber. "Bana bir kez daha hafif de olsa dokunarak konuşursanız.. Üst görevli eliyle hafifçe itekledi. "Avukat Bey!."diyebildi. Üst görevlinin elle sarsmalarında gittikçe sıklık ve ağır yoğunlaşmalar hissediyordu.." dedi. "Sizi uyarıyorum!" dedi. "Sayın Görevli!" diyerek hitap etti Ber. Aksine. görevli memura yaklaşarak. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktı. Önündeki belgelerle ilgileniyor görüntüsü vermesine rağmen kulağının kendilerinde olduğu açıktı. Üst görevlinin kendisinin hazırladığı ortamı yumuşatmaya hiç niyeti yoktu. "Buyurun. Ama topluma örnek olmanız gerekirken kendiniz hata yapıyorsunuz!" Kabadayısal ve bir üst görevliye yakışmayacak bu söylemden rahatsızlık duyduğunu ses tonuna da kodlayarak. diye duydum. Onu haklı kılacak bir davranıştan çekinmekle birlikte bir tepki vermesi gerekiyordu. üstü dökük. "Bir sorun mu var?" diye sordu." Mandalından gömlek cebine tutturmuş olduğu ziyaretçi kartını çıkardı. Artık Ber ile üst görevli yek diğerini. Ber. orada hazır olacağım.. bakarak. Müdürüne Tar’la görüşmesini sağlamasını istemişti. Ber.

" Ber.. Bazen içsel çatışmalar oluşturuyordu kendilerinde... saldırdı.. gelenin üst görevlinin üstü olduğunu tahmin etti... Bu tür eğitimsiz toplama güvenlik görevlilerinden ne zaman kurtulacağız?. Đçeri giren sivil giyimli zayıf ve uzun boylu. astına dönerek.. kızgınlıktan doğan kırmızılığa dönüşmüştü. kendisini tanıtarak yanıtladı.. eylemi resmileştirmek ve suçu kabullenmek olacaktı. masada bulunan Avukatlık kimliğini Ber'e uzatarak. *** Düzgün yontulmamış ve nemli taş duvarlarla kaplı karanlık bir hücrede. "Üzgünüm!. Đşkence yaptıkları kişi ve kişilerin bakışları ürkütücü oluyordu.. bilmiyorrrrrrrruuuum!. fiziksel etkilerin şiddetiyle bağırmaktan kocamanlaşmış ağızlarının içindeki şişmiş dillerinden çıkan.. Yapılacak bir şey kalmamıştı.."Neler dönüyor burada?.” “.. bu temenniye tüm içtenliğiyle aynen katıldığını belirtti. Gözleri kapatanların korkusu 'işkence yapan görevlinin. aydın yüzlü genç bir beydi.” ve benzeri yanıtlar onların istedikleri uygun açıklamalar değildi. Ber.. Aydınlık yüzlü görevlinin yüz rengi. "Avukatlarda kendi alanlarında yasal görevlerini yapıyorlar. diye. sanki kulak zarlarını patlatacak şiddette .." Uyarının muhatabı sessiz kalmayı daha yararlı görüyordu..." dedi. Buyurun. Çünkü. işkence yaptığı kanıtlanırsa bir yıl hapis alır.. Đfadeler onların iradesini yansıtsa da bu önemli değildi. Tar ile Miha’nin acı feryatları.ilgim yok!. sokaklar yurttaşlarındı. Ber.. Aydın yüzlü beyin. gözbağlarıyla kapatmışlardı.. görevden belki uzaklaştırılır... Yurttaşlar da.. Kimliğiniz!.tanımıyorrruum!” “. Aydınlık yüzlü görevli. kendisine işkence yapıldığı iddiasında bulunanların yetkili makamlarca sevk edileceği Hukuki Tıp Akademisi baş doktoru SağSat’ın işkence yapanları zora sokacak olan. tekrar kendi kulaklarına.” “.. Doğal reflekslerini ve meşru savunma haklarını kullanmalarını engellemek için ellerini de bağlamışlardı şüphelilerin." Dış kapının açılma sesi üzerine her üçü de gözlerini kapıdan giren kişiye dikti. Bu kez çok fazla efor ve mesai sarf etmelerine rağmen şüphelileri bir türlü kendi iradelerine uyduramamışlardı. Güvenlik binası kendilerinin. Bir an bir yerde işkence yaptıkları kişi tarafından tanınma ve infaz edilme korkusuydu bu. Yargı makamlarında fazla mesai ücreti için dava açma hakları da yoktu. kuralları belli olan ve bazen de uygulanan sokak kurallarıydı... Đşkence seanslarının bitmesi için kendi irade ve istemlerine uygun ifade vermeleri gerekiyordu. “. Kendileriyle sürekli işbirliğinde bulunan bir avukatın dediğine göre suça konu olabilecek işlerden dolayı dava açmak. Bu risk olmasa dahi yine gözleri bağlanmalıydı onların.insani duygularını depreştiriyordu. "Görev esnasında bana müdahalede bulundu.." diye azarladı. "Onun adına özür diliyorum..' yasa maddesinden kaynaklı değildi..ben yapmadım!. Olanlar hakkında özet verdi.. Hemen tutanak hazırla!... Üst görevlinin onu görmesiyle toparlanması bir oldu. Aydınlık yüzlü görevli.. onlarla uğraşma. Bu negatif yansımalar normal hayatlarını da etkiliyordu. giriş kontrol üst görevlisine iyice yaklaşarak "Sana kaç kez söyledim?. Altlara ittikleri -azda olsa.. En büyük korkuları. akademisyen güvenlik görevlisi arkadaşlarda bunlardan muzdarip!.... Ama ne yazık ki bu iş için fazla mesai ücreti verilmiyordu. arada içtikleri kalın sarma sigaraların ateşinden çıkan aydınlıkla yüzlerinin teşhis edileceği korkusuyla Tar ile Mıha’nın gözlerini. Buradaki kurallar oralarda her zaman uygulanamazdı.Üst görevli.. Resmen olmasa da üstlerinin yüklediği göreve uymak zorunluydu. teşekkür ederek ayrıldı.. Üst görevli... Tar ile Miha'nın. konuşmuyordu.’ raporunu vermeyeceklerini güvenlik elemanı olduklarından emin oldukları kadar emindiler. Ağızlarından çıkaramadıkları sözcükleri. ‘Đşkence yapılmıştır. özür diledi." sorusunu Ber. "Đşte sen de gördün!" diye bağırdı.. Bu yüzden tanınmamalıydılar. Bu çok rahatsız ediciydi. bir çok anlam içeren bakışlarıyla yansıtıyorlardı.. Olayı resmiyete intikal ettirdiğinde bir sonuç alamayacağını biliyordu. kapalı hücrenin taş duvarlarına çarpıp. ise süt dökmüş kedi gibi sahte mahcup görüntüsü sunuyordu..

. Hava sıcaklığının yüksek olmasından ziyade. savunmasıydı. Çok iyi bir insan ve gerçekten suçsuzdu. onunla buraya kadarmış.' diye düşündü. Artık sadece yalvarmamak."sözleriyle konuşmasına devam etti.' Ber. Ber. Hatırımda.. Tar ile Mıha. Yüzünde acı bir hüzün oluştu.. Şimdi kendilerinden nefret etme aşamasındaydılar.." dedi. elde tutabilmedeydi. tehditlere.. kanısındayım. Daha yumuşak cümleler kullanmalıydı. devamını okumadı. Sidik torbasının baskısını hissederek tuvalete gitme gereği duydu. 'Ülkemizde bir suçtan dolayı tutuklu kaldığı günlerde fiziksel ve ruhsal işkence yapıldığını iddia eden ĐşkYapYabcı isimli yabancının yalan. Đş bunları değerlendirmede." dedikten sonra. "Ber! Bilirsin seni severim. Markız olayında saldırganları dizginlemem. Benim kanalımla aldığın işlere ise karışmıyorum." Ber. Aleyhine dava açılmadı ve Tut-Bırakma Kursevi'ne gönderilmeden serbest bırakıldı. "Tar ile Miha isimli adamların davasıyla ilgilenmemeliydin. Sineye çekmek zorundaydı. "Bunların farkındayım!" dedi. Tar'ın arkadaşı olduğunu anlatacakken vazgeçti. Ber. "Ben de gerekli saygıyı size karşı sunduğum ve yanlış bir şey yapmadığım. Bu yönde savunma araçları oluşturup.’ dercesine düşünsel stresini bir yana itip yarım bıraktığı gazete sayfasını kaldığı yerden okumaya devam etti. "Ama küçük yaşlarda tek paketler halinde kaçak sigara satarak geçimimi temin ettiğim günlerden bugüne kadar bayağı mesafe aldım. 'Kader... "Onu tanısanız... kendisini dinlemiyordu... "Direnmeliyiz.." diyenler grubunun fiili üyesi olmuşlardı böylece. Sonuçta o iş için masrafımız ve adamlarımın da bayağı emeği oldu. olanak bulunduğunda intihar ettiren bir aşamaydı. O şahıslara Kent Güvenlik Merkezinin sıcak bakmadığı bir partiyle bağlantıları olması ve o partinin iyi bir propagandacısı olmaları. onun iyi olması. Bunlardan bazılarını sende biliyorsun." diyerek devam etti... Tanrı yardımcın olsun. "Sonu en çok ölüm olur ve biz buna hazırız." dedi.. psikolojik yapılarının tamamen yok olmasını engellemeye çalışıyorlardı. sonunda kendisi için olumsuz cümleler sarf edileceğini. Ber’in yanıtını beklemeden.. Sürekli yenilenen bu akisler korkularını ve acılarını daha da artırıyordu onların. Onlara bu son zevki tattırmayacaklardı.. iyi günler diliyorum.. Kopacaksa bağlantıyı koparan kendisi olmamalıydı." Sorun Tar'la güvenlik merkezinde görüşmek için görevlilere ısrarı ve Tar ile yine Tar'ın ısrarıyla Mıha'yı yargı ön duruşmasında avukat olarak temsil etmesi. suçsuz olması veya olmaması değil. Ama yapabileceği bir şey yoktu ve kendisine hiçbir seçenek bırakılmamıştı. "Konu.. "Efendim!. Maf.. Gözü bir habere takıldı. Ber’in devam eden konuşmasını... Direnmek yaşamaktır!” şeklinde kendilerine telkinde bulunuyorlardı.. ‘Boş ver. araya girerek kesti. telefonu kapattı.. büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesindeydi. biraz önce Solkol'la yapmış olduğu telefon görüşmesinden biliyordu. Maf’la yapmakta olduğu telefon görüşmesinin bunda büyük payı vardı. Neredeyse bir paket peçetenin yarısını akan terlerini kurulamakta kullanmıştı. yumuşak bir sesle. gerekli korkuyu vermem nedeniyle ödeştiğimizi sanıyorum. bunda bir beis görmediğini.. Değerlerinden ve benliklerinden nefret etme. Đnsanlardan ve insanlıktan nefret etme süreci onlara çoktan yaşatılmıştı.. Ha! Bir de son iki dosyamdan dolayı sana avukatlık ücreti ödememiştim. Son aşamadaydılar." hitabıyla başladı. ya sen ya da onlar ikileminde. Bağlantıyı koparmak istemiyordu. hiç bu kadar terlediğini anımsamıyordu. iftira dolu anlatımına dayanılarak oluşturulmuş senaryo içeren ‘Yönü Belirsiz Ekspres’ isimli filmi. Onunla ilgilenmen nedeniyle seni ve kendimi savunmak durumunda kaldım. korkutmalara karşı. kısa bir suskunluk ve boğaz temizliğinden sonra." Maf. Takdire değer derin ve sağlam ilişkiler kurdum. Ber. Bu aşamanın aleyhlerine bitmesi yenilgi ve yıkımdı..geri geliyordu. Maf sayesinde hatırı sayılır bir müşteri kitlesi iş potansiyeli olmuştu. "Edindiğim tecrübelerim. Sonuç cümlesinin çabucak gelmesi için sabırsızlanıyordu. "Hala anlamıyorsun beni... *** Maf. Bu. Tüm fiziksel acılara. komşu ülke düşmanca niyetlerle tekrardan gösterime. kişilik çözülme aşamasıydı ve son aşamaydı. ... Buna direniyorlardı. Direk şahsımla ilgili olan tüm davalardan çekilmeni istiyorum. onları tercih etmemin daha uygun olacağını söylüyor. mesleğini hatırlatarak yaptıklarının yasal olduğunu.. Yine de bilmiyormuş gibi davranıyordu...... benliklerini korumak için direniyorlardı.

Sabırsız bekleyişlerle gece yarısını getirmişti ve hala telefondan tık yoktu.. Adalet değerleri....." "O günler geride kaldı." "Sonuçta karnın doyuyor." "Đşin yeni başlıyor!.. Bazı şeyler olmadan önce neden uyarmıyorsun?.... Bazı olayları olmadan öncede sana bildirdiğimi unutuyorsun. Bu değerler istediklerini elde etseydin dahi seni rahatsız etmeye devam edecekti." ses tanıdıktı ve Med'e aitti. galiba.. Kendini topla. ve bir çok değerleri anımsa. tıkandığı anlarda her nasılsa o bunu hisseder ve arardı.. Geçmişi geri getiremeyiz ve ayrıca yaşadıklarımı bende biliyorum." "Seni korkutmak istemiyorum ama bazı gerçekleri anlatmam gerekiyor..." "Dinliyorum!" ." "Maf'tan kurtuluş günün bugün. Saldırı olayını bildirseydin şimdi kolum platinli olmayacaktı.. Mesleki ve ahlaki değerleri........ Madem Artsa'nın kendi yaşamını sonlandıracağını biliyordun. sosyal. mesleki geri dönüş ve iniş yaşayacağımı sanıyorum. Salondaki kanepenin üzerine uzandı. Bir görüntü oluştu." "Hiç iyi değilim." "Yararı olmadı. Med'in telefonunu bekliyordu.. Uyku ile uyanıklık arasında git gellerdeydi. Bastırılmış olsalar dahi seninle birlikte yaşamaya devam edeceklerdi. Yanan sigarasını söndürdü. Tar'ın işiyle ilgilenmezdim ve Maf'la ve dolayısıyla onun etkin olduğu tüm gruplarla diyalogum aynı şekilde devam edebilirdi. "Ber!.. Geçmişini düşün...." "Gerçekten bunları biliyorduysan neden beni olay gerçekleşmeden önce uyarmadın?.19 Ber...." "Biliyorum ve seviniyorum... onları bilinçaltında tutamayacaktın... Hukuk Fakültesine girmeden önceki yapını.. Markız'la buluştuğum kafe'de saldırıya uğrayacağımı biliyordun.. sabırsız bekleyişlerdeydi.. Tar'ın olayı ile ilgilenmem nedeniyle Maf'ın benle ilişkisini koparacağını biliyordun." "Hayat.. Ekonomik. Bir ses duydu. bunlardan ibaret değil.... diye kendi kendime soruyorum... Unutma!.. Aldığı alkolün de etkisiyle iyiden iyiye uykusu gelmişti... Sen de sevinmelisin." "Biliyorsan yorma beni.. Bireysel etik değerlerini.. diğer eliyle arada yediği çerez ve çektiği sigara dumanlarıyla." "Seni..." "Hiç de bile. Bu da benim hiç hoşuma gitmiyor. Beni çok şaşırtıyorsun.. Onun aydınlatmasını isteyeceği bir çok konu vardı dağarcığında." "Ne gibi?" "Ne gibi mi?.. acaba içselini algılamada hata mı yapıyorum?. Ben başka bir anlamda söylemiştim.." "Neden?..." "Kendini inkar ediyorsun. Ber!.." "Ad kentin de işim bitti benim. Bir an gelecekti o an." "Hemen kızma. Bunaldığı..." "Galiba'sı fazla.." "Bazı şeyleri yaşaman gerekiyordu.." "Evet!. değerlerini anımsa... Kazançlı sensin!" "Bunlar benim karnımı doyurmayan değerler.." "O halde bundan sonrakileri de yaşayacağım." "Bu sorumun yanıtı değildi.." "Sana bazı açıklamalarda bulunmam gerekiyor galiba. gerginliğini dizginlemek ve biraz da vakit geçirmek amacıyla bir elinde bira şişesi..." "Bunlar senin ana hamurun ve içinden atamazsın. Yaşadıklarım hakkında yorum yapmana gerek yok. Evet! uyuyordu ve rüya görüyordu.. Bu kez diyalogdaki ipleri ona bırakmayacaktı. Gözleri ağırlaşıyordu...... Artsa'yı düşün. Ama. kapalı gözleriyle baktığı karanlıkta.. Ondan bu akşam için söz almamasına rağmen arayacağına adı gibi emindi. Bazen dinlediğimde. "Med! Sen misin?" "Nasılsın?.." "Her ne ise. " "Beni en çok tek yumurta ve bir ekmekle karın doyurma seçeneği korkutuyor.." "Neden diye sormayacağım. Örneğin. Bu kadar beni düşünüyorsan. yaşam biçimiyle içsel biçim arasındaki kaos ve çelişkiyi birlikte yürütmek kolay değildir....

. Bazılarının kullandığı ‘GĐZLĐ EL’ ‘DERĐN DEVLET’ ‘GĐZLĐ YÜZ’ ‘BÜYÜK PATRON. O anlarda içselinde duyumsadığı diyaloglarda Med. sözünü ettiğim güç..... denetleyici gruplarından söz etmiştim. bir şeyler oldu.." "Her gücün bir sınırı vardır.. olacak işlerin olmaması. yeterli yeteneklere sahip olmamasına rağmen. sana pek inandırıcı gelmiyor.. Anlatımım dogmatik. orada döner bıçağı ile ölümünün gerçekleştirilmesi. Med'in onları engellediğini birbirlerine belirtiyorlardı. Güvenlik ekibinin çağıracağı ambulans Tar'ın tedavi gördüğü hastaneye aitti..." "Ölümü o kadar ucuz atlattığını sanma!.. bu tür düzenlemeleri bilmeden yaşamlarını sürdürmekteler.." "Bir yerlere gelmek istiyorum." . Onlar bazı canlı insanların üzerlerine öldürmeden de ölü toprağı serpebilirler. Senin Kafe'de saldırıya uğraman üzerine Tar'la hastanede tanışmanı önlemek amacıyla düzenleme raporuna göre birçok olasılık vardı." "Yanıtlarınız tatmin edici değil. devamlı kapanması.." Ber.... "Med!. bir başkasının olmayacak işlerinin olması. Seninle ilgili Düzenlenmiş Rapor içeriğine uygun yaşamama ve içerikten sapma kabiliyeti yüksek anlamına geliyor." "Normal hayatımı yaşıyorum.. En önemlilerinden biri. Sersemleme nedeniyle bu tür hayali duyumlar aldığı kanısıyla üzerinde durmamıştı. Med'in anlatımıyla denk düşen noktalar vardı aldığı duyumlarda.. Genel Düzenleyici Merkezinin senin hakkında düzenlemiş olduğu raporlarda kırmızı işaretli risk taşıyıcısı olarak görünüyorsun.. açtığın kapıların.. Peki neden bir kez daha istedikleri ölümümü bir şekilde gerçekleştirmediler?. Birde şimdi bunlardan söz etmenin anlamı ne?.." "Bu kadar güçlü olan bir grup neden düzenlemelere aykırı saydıkları sapmaları önleyemiyor ve raporlarında olasılık belirliyorlar kesinlik sağlayamıyorlar?.. izleyici. Israr etme. Bunun anlamı ise.... buna karşılık. böyle bir sapmaya meydan verdiğimin de farkında değilim. bir diğeri ise. "Eğer öyleyse sana bir can borçluyum. Sözünü ettiğin raporların içeriğini bilmeden sapmalarda bulunabilme olasılığını gerçekleştirmem de mantık dışı. Aşırı sapmalar meydana gelmesin diye olasılık içeren raporları da düzenlemek zorundalar. Bunlar. tanık olmadın mı?. Bu son duruma güncel kelimeyle ‘kısmet’ deyip geçiştiriyorlar.. Öldürme fiilini ise en son çare olarak başvurulacak bir yol olduğu görüşündeler. Kurallara göre oynayıp oynamadıkları da izleniyor...."Sana bir ara düzenleyici. Bu nedenle Ad kenti yerel düzenleyici grubuna senin hakkında uyarılı raporlar gönderiliyor. Faili meçhul cinayetler de aşırı artışın dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi nedeniyle gizemlerinin ortaya çıkabileceği kuşkusuyla bu tür düzenlemeler yapmamaya gayret etmeye başladılar.." "Desene şimdilik ölüm görünmüyor!" "Dalga geçme!" "Bazı şeyleri yapmam için senden izin almak zorunda değilim... Pek inandırıcı bulmuyorum.. istirahat süresince Ad kentinde kalması düzenlenmişken." "Son yıllarda aldıkları bir ilke var.. normalde çözemeyeceği sorunlarını bir şekilde çözdüğüne. Bilerek veya bilmeyerek düzenleme raporuna aykırı hareket edenleri. farklı bir hastane ambulansının yetişmesi. Bunu üzerine ikinci olasılık gerçekleştirilecekti ki. Şu an hayatta olduğuna göre bu amaçlarını gerçekleştiremediler.." "Evet!." "Yani?.. Mar kentine gitmeye karar vermesi. Kaldı ki.. Yapabilirlerse doğal olaylı doğal ölümler. ancak gerçekleştiriyorlar.. Dünya Đnsanlarının büyük çoğunluğu." "Eeee!... uygulayıcı.. üzerinde çok durmadığı karanlıkta sersemlediği anı ve Maroğlu'nun döner bıçağını havaya kaldırdığı anı anımsadı. fizikötesi gerçeklik gibi sana yansısa da aslında şu veya bu şekilde bilim adamları da kısmen de olsa buna benzer algılamalar edinmişlerdir." "Dinliyorum. ismi de geçiyordu." "Đnatçı olduğunu biliyorum. düzenledikleri rapora uygun davranmalarını sağlamak. Kurtarıcım sen olmayasın?." "Bu konuyu senle şimdilik konuşmak istemiyorum.." "Enderde olsa farkında olmadan sapma olgusu oluşabiliyor. sapmaları düzeltmek için akla hayale gelmeyen değişik yollar deniyor.... Hiç senin hayatında devamlı ters gitmeler. dolaylı veya doğrudan. Kendilerine göre sürekli değişen ilkeleri var. Onun yerine başka bir soru yönlendireceğim..." diye sordu Ber..’ 'DÜĞME BASICILARI' kavramları bunun yansımasıdır. Kendilerine uygun görülen rolleri oynuyorlar devamlı. Tar'ın. değil mi?." "Sapıcılar ise düzenleyicilerin hiç hoşuna gitmiyor..

..... Bana gelecekten söz eder misin?" "Gelecek olumsuzsa onu bilmen.... bu boşlukların ise onlar tarafından daha olumsuz olaylarla doldurulması riski yüksek olacaktır.." "Bugünlük bu kadar yeter!" "Evet!..." ". Ber. yerel tasavvufçuların. Yaşayacaklarını tamamen bilmen yaşamı anlamsız kılacaktır. olması gereken tercih saf olarak ikinci yol olmalı. o ana kadar geçecek sürede olumsuzluğu bir çok kez yaşamak durumunda kalacaksın..." "Falcı deyişi gibi oldu." "Azizlerin ve azizelerin yolu."Bireyi ve toplumu etkileyen ve dikkatlerini toplamalarını önleyen olgu.. yanına yaklaşarak yanağından öptü.." ". bukelamun gibi renk değiştirme... Boozaaaaa!." Yaşamı boyunca gördüğü en güzel bayanlardan biriydi. "Böyle bir güzelliği sanalımda oluşturabilecek yeteneğim hiç olmadı.... Toplumsal değerlerle dahi çelişki doğduğunda kitle psikolojisinden sıyrılarak bireysel aydın psikolojisini ortaya koyabilme... desene. Bu sonuçtan memnun olmaman." dedi.. dansöz gibi kıvırma.. fedakarlık ve cesaret gerektiren bir yoldur. geniş gözlerindeki yeşile çalan gözbebekleriyle......." "Somutlaştırmadan bir genelleme yapabilirim... Đçinde ve bedeninde oluşan elektrik onu titretiyordu....." "Kısaca..." sesleri kulaklarında çınlıyordu...." "Tabi ki sana göre uygun seçim ikincisi olmalı. Konuları dağıtsan da hep başa döneceğim artık." "Zor olan yol.. Ber.." "Onların tercihi ikinci yol olmuştu. geliştirme." "Yine aynı soruya geleceğim. bunu başkalarıyla paylaşabilme. toplumdan soyutlanma. formülün pek de sana uymadığı iddianı çürütmüyor mu?" "Düşünmem lazım.. .. Kafam davul gibi oldu. Budistlerin yolu olmalı bu. çıkarcı... uyumlu bir tip olma.... Gözlerini açtı.... değil mi?" "Elbette... ortam sağlayarak....... karanlıkta konuşan karartının usulca aydınlandığını gördü. Đçsel yaşamınla dışsal yaşamın uyumluluğu. Onlar gibi yaşamak zorunda da değildir. dışlanma gibi olasılıklar şimdilik yüksekse de bu yapıyla çoğalan bireylerin sayısı arttıkça bu riskler de ortadan kalkacaktır. Ber titriyordu." "Hayır! Şimdi sunacağım.. Dünya zevklerine sırt dönmek zorunda da değildirler.... iç ısıtan gülüşüyle bir güzellik abidesiydi." "Olamaz!... "Benim dışsalımı merak ediyordun. Karmaşıklaştım. Bunu da algılamak için yeterli zamanın olamayabilir...." sesleri duyuluyordu. Ama ikinci yolu tercih edenler mutlaka onlardan biri olmak zorunda değildir...." "Seni teselli etmek amacıyla bir hediyem olacak. Bu sapmanın cezasını senin mantığınla söylersek." "Tar'a ve Mıha'ya yardımcı olman da bir sapmaydı. Med... Hatta hazcılar dahi içlerindeki aydınlığı ortaya çıkararak.. Maf'ın senle ilişkisini koparmasıyla çekiyorsun.. Bu kez sana kendimi göstereceğim.. Yollar nasıl. Bozaaaa!.???" Ber. gelecekle ilgili algılamalarından bana fayda yok. Bu." "Bana bu formül pek uymayacak gibi görünüyor ... Ama.." "Üçüncü bir yol var mı?" "Đki rengin karmasından değişik renkler elde edile bilinir. kınanma. Üzerinde şeffaf giysileriyle..." "Đkincisi?............ "Boza!. Kaçışın yok." "Postayla mı göndereceksin?.... Dışarıdan "Bozaaaaa!. Gelecekte önünde birbirinden farklı iki yol var.... sabır.. "Sanalında oluşturduğun Med'e benziyor muyum?" Sanalında oluşturduğu Med'le yakından uzaktan ilgisi yoktu... Birinci yol... Ayrıca bazı olumsuzlukları önlemek için yaşayacağını yaşamamak için aşırı sapmalar meydana getirmen halinde düzenleme raporunda aşırı boşluklar oluşacak. Boza!.... olay... Đçindeki aydınlığı ve iyi cevherlerini üste çıkarma. dayanışma.." "Bu gerçeğin kendisi ama.. Salonda bulunan kanepe üzerinde uzanmış halde buldu kendisini. Bu değerleri koruma anlamında her riski göze alabilme. Bu aşırı haz duygusuydu... ince ve uyumlu uzuvlar taşıyan bedeniyle....." "Sık olmasa da bazılarından yararlandıracağım. Bireysel çıkarının gerektiği her şeyi yapabilme hatta varolan etik ve estetik değerlere sahiplenme.. onun yanaklarından öpmek için davrandı... Bu yolda ekonomik zorluklar. hazcılıklarını gerçek anlamıyla gerçekleştirebilmek için bu tür bir yolu tercih etmeliler..." "Şimdiden başlasak. Sodgom ülkesi genel yapısına uymak. Đki yoldan da karmalar yapılabilinir.

Öpücüğün içsel ve dışsal bedeninde etkisi sürüyordu. Senin gibi demokrat geçinenlerin kenarda seyirci kalmaları. hitabet ve seyir biçimi olarak bir kalabalığa verilen parti propagandası benzeriydi. Silmeye kıyamadı. faizlerle paralarına para katıyorlar. Üst düzeylere çıkanlar ise bozulmadan nasiplerini alıyorlar. Ana başlıklar taşıyordu ve her biri Sodgom Ülkesi içinde yaşayan halkın sıkıntılarını taşıyordu. Med... Sorunlar doğruydu ve birilerinin bu sorunları çözmesi gerekiyordu. Ber gördüğü rüyayı gerçekte yaşamış gibi anımsıyordu. Bu bilinci taşımalıdır. 20 Ber.. Đşkence yasak olmasına rağmen işkenceciler hala faaliyetlerine güvenle devam ediyorlar. Med'in sesi kulaklarındaydı ve telefondaki tınıyla aynıydı... fedakarlık. içerik.. Đdealist yaklaşımlardan uzaklaşalı çok seneler geçmişti ve şimdi o enerjiyi içinde tam olarak duyumsayamıyordu nedense. Emek verenler emeğinin karşılığını alamazken... Değişik kültürlere sahip grupların kültürel gelişiminin önü tıkalı. Tar'ın yorulduğu ve kesildiği anlarda konuşmayı onla birlikte gelen ve aynı partinin temsilcileri olan Mıha ile Niha devam ettiriyorlardı. Tar’ın açıklamaları ise uzadıkça uzuyordu.. gerçekti. Bu ve bir çok olumsuzluklara dur diyecek insanların buluştuğu Legal-XYZ Partisi’nde senin de mücadele etmeni istiyoruz.. Yüzünde ruj lekesine benzer bir leke vardı. uğraş.. gruplara girme zorunluluğu neredeyse geçerli kural haline gelmiş ülkemizde. . Her şey mafyalaşmış ve güçlü olmak için mafyalaşmış lobilere. Bu bir dudak iziydi. Konuşma.. Kirli ilişkiler diz boyu ve fırsat eşitliği yok.. Ber. Çağdaş hukuk kuralları hala yasalarımızda tam olarak yerini almadı. sosyal anlamda tayin etme hakkına sahip değil. Aynayla yüzleşti.... siyasal. Koşmak istiyordu. anlatılara hak veremeden edemedi.. teklifi halen kabul edip etmeme tereddütlerindeydi. sermaye sahipleri fakirin sırtından elde ettikleri rantlarla. En azından sabaha kadar kalmalıydı.. Gerçek yaşama izlerini taşıtan rüyalar. kendi kaderlerini tayinde ancak belirli bir düzeye geldiklerinde ve kısmen fırsat kazanıyorlar. Belki de Med. Rüya da olsa gerçekti... geleceklerinin planlanmasında. bireylerin nüfustaki isimlerine bile karışılmakta. "Yoksulluk diz boyu. Yurttaşlar. Her uyandığında olduğu gibi tuvaletin yolunu tuttu... Ne getirir. Oynamak istiyordu. Hatta bazen de ekonomik fedakarlıkta bulunmak gereki- *** ... efor isteyen bir işti. Parti çalışmaları.. hiç bir şey olmamış gibi davranmaları.. Sanki Med'in gerçek beden ve kişiliği ile rüya da muhatap olmuştu. telefonla iletişim yerine bu yolla kendisiyle iletişime geçmişti.. Buna karşı çıkmayı her yurttaş görev olarak kabul etmelidir.Gece yarısı bozacısı satıştaydı." Birey ve toplum kendi geleceğini kültürel. kendisini gerçekten öpmüştü..Yöneticilerin bazıları da bu soyguna çanak tutuyorlar. ne götürür içsel tartışmasını yaşıyordu içinde. Đşi bittiğinde lavaboda elini yıkadı. Bağırmak istiyordu. ekonomik. demokratik düşünceleriyle çelişmiyor mu?.

"Yapılacak Đl Teşkilatı Kongresinde listenizin kazanacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?." . dowko ırkına sahip olanlar ve dindar insanlarımız da var." türünden ön bir sözleşme yapılması amacını taşıyordu.. bildiği şeylerin kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde Tar ve grubu tarafından yine de onaylanmasıydı. Bu oluşum kaybetmekte olduğu çevrenin yerini alabilirdi. bize güven!" Ber. Đnsan hakları konusunda duyarlı olmaları." dedi.... Bunlarda kendi mesleğinde kullanması gereken olgulardandı..."dedi. resmen ve fiilen bulunacağı politik arenaya ilk girişini. Gururu. XYZ Partisi de belirli bir halk potansiyeli olan trendi yükselebilecek görüntüsü veren bir partiydi.. inançları." Tar.. hoşgörülü olmaları ve asgari müştereklerde birleşebilmeleri... "Ber.. "Eylem ve düşüncenin ifade biçimi ülke yasalarına bir aykırılık oluşturacak mı. Ona yakın bir cümle kurgusu sundu... Ayrıca Maf''dan kopuşu nedeniyle onun çevresi de yavaş yavaş kendisinden uzaklaşıyordu. Bireysel gücün değeri yoktu Tek değneğin kolaylıkla kırıldığı halde birçok değnekten oluşan demetin kırılamadığı örneği anımsıyordu.. Tar ve beraberindekiler "Artık ne diyeceksen de!" türünden oluşan düşüncelerini kendi gözlerine yansıtmış. kuşkularının daha bitmediğini "Bir de. Tar. "Đyi yolda kullanmak istiyor. Eliyle çay bardağında kaşık çeviriyormuşçasına bir hareket yaptı..." dedi Ber. Değişik kesimlerin kendi varlıklarından... "Bu sizin partiye ve üyelerine problem yaşatabilir mi?" Tar.. Buna rağmen hala bazı kuşkuları vardı. O bu paraya ‘sus payı’ diyor!. gerekli kırtasiye belgelerini liste halinde yazarak Ber’e verdi. Ber.." dedikten sonra devamında tereddüt etti. Tavırları. "Delegelerin çoğunluğu bizim grubu destekliyor. Đçselindeki baskın ses 'Teklifi kabullenmelisin" doğrultusunda oluştu. Zaman ayırmak gerekiyordu. kabul etmeseler de saygı göstermeleri. Ber’e bakıyorlardı." Tar... "Şimdi çayını içebiliriz." kelimesiyle belirttikten sonra devamla. ama nazlanan gelin adayının hareketlerini sergiliyordu sanki." Ber.. sosyalistler. Kendi özgürlük alanlarını korudukları gibi başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz etmemeleri." "Nasıl yani?.. Önemli olan insanların kendileri dışındaki görüş ve düşünceleri. eşitlik.." diye yanıtladı. Seni de açılış kokteyline davet edecek.. Đlerde oluşabilecek sorunlarda "Biz bunu konuşmuştuk. "Bu belgeleri birkaç gün içinde hazır edersen seviniriz. Bu kabule en çok sevinen Tar olmuştu. Demokratik kuralları tüm yönleriyle savunan bir partiydi ve kendiside demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak kabul etmekteydi. Hatta süryanilik. Ber'de onlara katıldı. yani yasadışılığa izin verilecek mi?. özgürlük temelinde refah düzeyi yüksek ufak topluluklardan oluşan büyük bir toplum ve yönetim biçiminin ülkede oluşmasını sağlamayı amaç edinmek yeterli." Ber... Kendisi tek değnekti ve çok değneklerle birleşmeli. "Sizler beni bu göreve uygun görüyorsanız.. güç oluşturmalıydı. Bunların Tar. alevilik gibi mezheplere sahip insanlarımız dahi var. aslında evlenmeyi düşünen. "Maf'dan ayrıldığında. Maf ve bağlantılı gruplardan dışlanmıştı. marksistler.. layık olmaya çalışacağım. sorulacak soruya önceden hazırlanmış bir öğrenci gibiydi. muhafazakarlar.. Kaybetmeyi sevmeyenlerdendi.. "Ber! Teşekkürler. "Evet! Onla arada görüşüyoruz. bu soruya bozuldum işte... onlara yalakalık yaparak tekrar içlerine girmesine engeldi." Temsilcilerin yüzleri aydınlandı." Tümü bu söze gülerek tepki verdiler. Görüşleri içselindeki doğrularla çatışmıyordu.. "Ülke yasalarına uygun olarak kurulmuş ve onanmış bir parti için bu tür yaklaşımın bir hukukçudan gelmesi çok garip." diyerek açıklama istedi Tar. merkeze temsilci gönderebilmesi düzeyine ulaşması halinde toplumun ve bireyin çıkarları olabilecekti. yeniden güvence istedi." dedi. hatta tecavüz edenleri engelle-meleri. bu soruya bozulduğunu değişen yüz rengiyle gösterdi. değerlerinden taviz vermeden demokratik kurallar çerçevesinde bir arada büyüyerek. "Yılların politikacısıyız ve iyi koku alırız. yezidilik gibi dinlere.yordu. "Sus payı parasıyla yine kendi tanımıyla vaftiz edecekmiş kendisini. ikna edilmesi gerekiyordu.... Bilgisayar satış mağazası açıyor. Legal-XYZ Partisi’nin il teşkilatı kongresinde onların listesinde il yönetim kurulu üye adayı olarak geçecekti... Bir güçtü ve iyi bir gruptu.. "Yanıtımda olumsuz olmayacak.. anın önemine uygun şekilde konuşarak gerçekleştirdi.. Kalıp cümleyi bulamamıştı. "Đçimizde ateistler. Güven veren bir bakış fırlattı. konuyu değiştirmek için Solkol'u sordu. Ama anlatıldığı gibi partinin ilerlemesi. tarafından yok edilmesi." dedi. "Tar! Biliyorsun benim kendime özgü düşüncelerim var. yüklü bir para verilmiş kendisine." Bu soruyu Mıha yanıtladı. Bazı yanlışların düzeltilmesine vasıta olunabilecekti.

Bir işyerinden topluca çıkartılmış seksene yakın işçinin haklarını elde etmek için bir aydır dava masrafı bekliyordu.. Ber’in de onun dilini tam olarak konuşabildiği söylenemezdi. Đki elinin avuçlarını yüzünü yıkıyormuşçasına alnının üzerinden çenesine kadar indirdi. Beni avukatlıktan azletmesi nedeniyle Maf'la bayağı tartışmıştı.. Onlara Soys'un bu konuda pasif kaldığını iletmek istememişti. Legal-XYZ Partisinin Ad kenti ilçe teşkilatı kongresinde kendi adının da içinde bulunduğu liste büyük çoğunlukla delegeler tarafından kabul görmüş ve on bir kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olmuştu. sıkılgan tavırlar gösteriyordu.. "Mar kentinde bulunan samimi bir arkadaşım. sekreteri Secret'e sendika başkanı Soys'u bir kez daha aramasını rica etti. Buraya göç etmek zorunda kaldılar. Gözleri hafiften nemlenmişti. Ber. Bu da kendi akıbetinin. Yol yordam *** . önceki avukatın akıbetine benzeşmesini sağlayacaktı. iki gün önce bunların bir olayı nedeniyle Ad Kentine gelmek zorunda kaldım. "Bir yıl öncesine kadar Mar kentinde aynı evde birlikte kalıyorduk." dedi. ülkenin resmi dilini çat pat konuşabiliyordu. "Solkol seni çok sever. Bunu bilen Tar devreye girdi. Selamlaştıktan sonra kendilerine biraz daha beklemelerini rica ederek lavaboya gitti. Olanları kendisi anlatsa daha iyi olur. Hatta son üç ay hariç. Belki de bu durum dikkatinin dağılmasını sağlıyor ve kendisiyle daha az beraber olabiliyordu. Arabasını yenileyip büro satın aldıktan sonra elinde pek nakit para kalmamıştı.. Genç adamı işaret ederek. Günlerdir not bırakılmasına rağmen kendisini bir türlü aramayan Soys'a çok kızgındı." Ber."diyerek pekiştirdi Tar'ın anlatımını.."Gerçek bir dost. Nedenini sordu. yargı binasındaki duruşmalarını bitirip ofisine vardığında. Ber. yemek ve eğlence davetlerini geri çevirmeye başlamıştı. Đşçilerden bazıları yanına gelmiş. Ben de. Bu onun da hoşuna gidiyordu. Oluşan yönetim kurulu ilk toplantısında il sekreteri yani ikinci başkan seçilmişti. Sonradan bu harcamaların işçi sendikasının başkaca yasal harcama kalemlerinin bulunduğu faturaya eklendiğini öğrenince daha fazla tahammül edememiş. Azda olsa kalan eski müşterileri dışında. "Onun Maf’tan ayrılmasında benimde payım oldu.. Đyi bir dostluk oluşmuştu aralarında."dedi. parti bağlantısı nedeniyle oluşan yeni çevresine ait insanların büroya gelip gitmesinden dolayı başını pek kaldıramıyordu. Ber'in tazelensin teklifini kibarca ret eden ziyaretçiler Ber’in ofisinden sevinçle ayrıldılar. Yerinde yine yoktu. Yaşlı erkek ve kadını işaret ederek. "Sen de öylesin. Daha sonra yönetimin bazı baskılarına benim kadar dayanıklı çıkamadılar. Para kaynaklarından birini de kurutmanın anlamı yoktu. 21 Ber. son aylarda tüm uğraşını mesleğine ve partideki görevine veriyordu. sorununda yardımcı olmam için bana gönderdi. senin bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüştüm. Yüzü daha fazla allaşmıştı. Genç adam. "Bu arkadaş. Ofiste Tar ile biri yaşlı iki erkek ve bir kadının kendisini beklemekte olduğunu gördü. Daire sahibi olmak için yazıldığı kooperatife de her ay ödemesi gereken yüklü aidat borçları vardı.. Rahatlamak için elini. Hatta bir keresinde birlikte gittikleri bir otelde Soys kendisine nataşa ikramında dahi bulunmuştu. "Bunlar abim ve yengem!" dedi. yüzünü yıkadı ve kuruladı. halen dava açmadığını öğrenince kendisine sinirlenmişlerdi. Tar. Bir çok kez yemeğe çıkmışlardı. O benim yüzümden Ad kenti ikinci etkin insanı olmaktan ayrıldı. sendikaya üye işçilerin aylıklarından kesilen ve yine onlar için harcanması gereken aidatlardı.." diyerek sözü işaret ettiği genç adama bıraktı. sözleşmede belirtilen aylık ücreti gününden önce ödeniyordu. Sonuçta harcanan para. Bu anlatım. işçileri Başkanlarına karşı olumsuz yönlendirme anlamına gelecekti. öğle üzeriydi." Bu arada gelen çaylar içilmişti.. Mar kentinden geliyor. Salona geri döndüğünde yaşlı adamın sessizce ağladığını fark etti.. O. sen de Maf'ın avukatlığından oldun.

" Bulunanların hepsi en az genç adam kadar ısrarcı olduklarını bakışlarıyla gösterdiler." ifadeleriyle özür diledi. Yeniden aynı avukat aracılığıyla şikayet edilmiş. "Konuya gelseniz. "Senin Maf'la bağlantıya geçip.. O. Ber'in gözlerine dikerek devam etti." Genç adamın sesi ağlamaklı bir hal almıştı. Devlet avukatı. "Sizi daha fazla rahatsız etmeyelim.." "Yine de onu aramanız da bir mahzur yoksa. Kızlığını almışlar mı?." "Evet!. dil problemleri. "Bizim avukatın dediğine göre kızlık zarının yırtıldığına dair doktor raporu önceki dosyasında bile varmış... yeğenimi kaçıranın tutuklanmasına engel olmuş. ricada bulunmayacağını kendilerine belirttim. Onla geçmişte iyi bir bağlantı kurduğunuzu öğrendik. yeniden yargıya çıkaracak. Hem benim onla eskisi gibi aram sıcak değil.. Sizi zor durumda bırakmak istemezdik.. Maf'la arasındaki bağlantının koptuğunu bilmesine rağmen böyle bir teklifte bulunulması için onlara rehberlik etmesine bir anlam verememişti. Benden nasıl bir yardımda bulunmamı istiyorsunuz?.. heyecanlı ve sinirli bir üslup sunuyordu." Ber.. Ber. böyle şeylerle uğraşmadığını biliyorum. Hatta bu tür olaylarda devreye bile gireceğini sanmıyordu. cahillik nedeniyle başlarındaki sıkıntıyı hala atamadılar. Yeğenim babasına bina içinde teslim edildi. Maf'ın tepkisi sert oldu. Olay gerçekten iğrençti ve bu tür durumlarda pasif kalmak nedeniyle oluşacak vicdani sıkıntıyı kaldırabilecek gücü de yoktu Ber’in. "Sizler yanlış bilgi almış olmalısınız. Ber'in yüzünde oluşan mor rengin sorumlusunun kendileri olduğu bilinciyle. mahcup.." Üzücü anlatılar ruhsal kişiliğini olumsuz etkilerdi.. Bağlanan telefonda Maf'la resmi ağızdan karşılıklı selamlaşmalarından sonra olayı ona kısaca özetledi. Tar'da bunu size belirtmiş. güvendiği Maf isimli. hatta sert geçtiği anlamını çıkarmışlardı bile.. Bu yüzden kötü haberlerden uzak kalmaya özel gayret gösterirdi. "Vay be!" dedi.. masa üzerindeki Sodgom Ceza Yasası kitabına bakışlarını sabit-leyerek sordu. Kızı kaçıran şahsı tanıyorsa bu konuda gerekli uyarıyı yapması konusunda ricada bulundu..." dedikten sonra oluşacak tepkiyi gözlemleme amacıyla gözlerini.. diye düşündü." dedi... Maf’ı çaresiz arayacaktı ve Secret'e bu yönde direktif verdi. ... Maf’ın fuhuş özel sektörüyle ilgilendiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu söyledi.. "Maf isimli adam devreye girmiş." Genç adam..." Genç adam öksürdü.. Binadan çıkışta yeğenimi tekrar kaçırmışlar.. Ortama uyan hüzün dolu bir sesle sordu. yer altı işleriyle uğraşan biri varmış. "Namus meselesi olmasaydı bu kadar ısrarcı olmazdık. Bunlar çete mi oluyorlar nedir. Yanlış anlaşılmayı önlemeliydi. sabırsız bekleyişlerdeydi. benim en iyi adamlarımdan biridir." Genç adama dönerek. adamı tutuklattıracağına serbest bıraktı. Đsteği yalvarmaya dönüşmüştü. Çok garip. Đzninizle. Taş çatlasa en fazla bir ay ceza alacağı ilgili yasa maddesinde yazılı ‘sözle sarkıntılık’ suçundan iki aydır tutuklu müşterisini anımsadı. kendisini nispeten toparlamıştı...bilmemeleri. Bunun sonucunda iki gün önce Ad kentinin bir ilçesinde randevu evine yeğenim satılacakken ele geçirmişler ve bugün güvenlik. kendi kendine.." Ber. Sanki Ber'in beyninin içinden geçenleri okuyordu." dedikten sonra ayağa kalktı genç adam. Ona göre. kalabalık gelmişler.. Tar. Ama seçtiği meslek iyi haber azınlıklı alandaydı. "Buna rağmen bir konuşalım. kaçıran kişi bayağı etkin olmalı galiba.. "Avukatınız zaten var.. yaşlılık. "Ona bir zarar vermişler mi?." dedi.. Maalesef. kaçıran adam Kent güvenliği tarafından yakalanıp yargıya sevk edilmişti... Kusurumuza bakmayın.. Benim bu konuda yapabileceğim ne olabilir?." Ber. Đlgilenen avukatları olduğuna göre kendisinden istenen neydi?. "Her şeye burnunu sokma!." dedi bağırarak. "Peki problem nedir?" diye sordu. geliş amaçlarını şimdi daha iyi anlıyordu.. Tar'da bu yönde beni bilgilendirmişti.. Ayrıca Maf’ın bu tür utanç verici olaylarla uğraşmadığını biliyordu. Genç adam. Salondakiler Ber’in mosmor olan yüzünden konuşmanın olumlu olmadığı."dedi genç adam. "Maf’ın. "Ber bey!. Abimin tuttuğu avukatın gerekli başvuruyu yapması üzerine kızla. On üç yaşında kızı kaçırmanın cezası en az on yıl iken devlet avukatının tutuklama istemiyle nöbetçi sorgulama yargıcına göndermeden derhal salıverilmesi olayını karşılaştırdı. Tar'a içselinde serzenişte bulundu." Karşı tepkiyi beklemeden telefonu Ber’in yüzüne kapattı. biz de kendimize göre hazırlık yapacağız. "Bu abim ve yengemden olma On üç yaşındaki yeğenim. Vakit geliyor. "Bu kaçıran adamın ve grubunun dayandığı.. "Sınırı aşıyorsun avukat!. komşu çocukları olan otuz dört yaşındaki biri tarafından kandırılarak geçen ay kaçırılmıştı.. diyerek ısrar ettiler.

Hava gergin. Avukatları AvMah'tı.. Güneş kara bulutların arkasında gizlenerek varlığını hissettiriyordu.. Ber. yargı binasının önünde bekleşiyorlardı. telefon açacak ve aynı olumsuz yanıtı verecekti. kızın babasının tutmuş olduğu sivil avukatın ismini sordu." dedi Tar’a. 16.. Başına bir şey gelmesinden korkuluyordu.. Tekrarı engellemek için olayı. "Arkadaşlar büyük çoğunlukla orada olacaklar.. "Galiba. Sanık devlet avukatının odasına alınmış olabilir. havadan sudan konuşmalardan sonra olaydan söz etti Ber." dedi. Neye mal olursa olsun gereğini yapacağız. AvMah." Tar. Arayan HasHüsBab'dı. başını kaldırdı. Gözlerini genç adama dikti. onlar bizden kalabalık gelmişler!. Biz de orada olacağız ve bu kez kızı kaçıramayacaklar!" Bu sözler.. AvMah'ın ve kızın babasının kendisini takip ettiğinden emindi. halihazır yanında bulunanlardan ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti. Secret'e aramasını..." dedi. Kargaşa çıkarıp kaçırdılar geçen defa. Bilinmezlik onları rahatsız ediyordu.00 civarı. En azından Kursevin'de kaldığı sürece başına bir şey gelse de bundan haberdar olabileceklerdi. Kızın babasına dönerek. Organizasyon kendisindeydi ve gereğini söylemeliydi."O kısmı ben ve arkadaşlarım halledecek. Bunu sana açma-yacaktım." dedi. o esnada odada bulunan üç kişinin yüz renklerinin açılmasına yardımcı olmuştu. "Hiç merak etmeyin!. Yine Tut-Bırakma Kursevinden firar eden Has'ı soracaktı.. Ama yanlış bir şey yapmayalım diyerek bir hukukçunun kalabalığa önderlik etmesi isteğimiz vardı. Güvenlik Merkezi'de peşinde olmasına rağmen hala onun izine rastlayamamışlardı. Ber ve kaçırılan kızın amcası ve babası ile avukatı AvMah. "Fazla kalabalık güvenliğin dikkatini çekebilir.." Tar. beklenen duruşu gerçekleştirmenin verdiği gururla derinden soluk alıp verdi.. Tanıdığıydı. Sürekli kötü haberi seslendiren kendisi olmamalıydı. daha kalabalık gelmelerini engelleyen Ber’e bakarak. Siz kendiliğinizden karar verdiniz. avukatla olan telefon görüşmesini bitirdikten sonra Tar’a yöneldi. Bu kez. Yer. kendisine bağlamadan hala yeni bir bilgi alamadığını belirtmesini rica etti. Tar. Tar.’ bildirdi." Lütfen oturun!" dedi.. Secret'e az önce telefonu çaldıranın kim olduğunu sordu. Secret'e telefon bağlantısı yapmasını rica etti. saatine baktı. "Orada buluşuruz. diğerlerine de kalkmaları için işaret ederek Ber’le selamlaşıp ayrıldılar.. Tar.. Onun ne diyeceğini tahmin etti. Avukat psikolojisinde mesleki sorumluluk yerine getirilse de sonuçsuz kalması rahatsızlık vericiydi."dedi.. Maf'ın devre dışı kalmaya-cağını da tahmin etmiştik." Ber. Faili meçhul bir cinayete maruz kalma olasılığını güçleniyordu kendilerinde. "Buraya gelmeden önce partideki arkadaşlara durumu açtık. Kursevinden çıkış günü yaptıkları telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alamayan anne ve babası merak içindeydiler. Anne babası güvenlik tarafından yakalanmasından dahi memnunluk duyacaklardı. "Đş başa düştü. Giriş selamlaşmaları. "Ama yine adam serbest bırakılıp. Ber'in yorulmasına fırsat vermedi. Ber.. Tar’ın partiden getirtmiş olduğu kalabalık ufak gruplar halinde binanın belirgin köşelerinde açıkta mevzilenmişcesine etrafı gözetliyorlar ve kendi aralarında konuşuyorlardı.. HasHüsBab en az iki günde bir arıyordu." dedi." AvMah’ın alanı dışında kalan ve kendi üzerine düşen kısmı artık biliyordu. Bir gün olumlu yanıt vererek onların sevinç çığlıklarını duymayı çok isterdi.. "Canını sıkma!. AvMah'ı rahatlatmak istiyordu. "Đçeri girelim.. Ber. "Yasal olarak gerekeni ben yaptım ve yapacağım. "Kanımca yirmi beş bilemedin otuz kişi civarında olması yeterli. Bu anlatım bir başka avukata gereksinim olmadığı anlamını taşıyordu. kızı kaçıran adam ile kaçırılan kızı yargı binasına getirmesine çok az bir zaman kalmıştı. . ‘üzerine düşebilecek ne varsa yapmaya hazır olduğunu. Güvenlik Merkezi’nin. Ber. *** Saat.. Hava nemli ve yüksek sıcaklıkta." dedi. Ber. yargı binasında avukat olarak bulunmayacaktı. Buz gibi bir sesle. Az sayıda bireylerden oluşan çok sayıda gruplar tanımadıkları kişi ve gruplarla karşılıklı ters bakışlarda. Yargı binasının önü." Ber. "Bir saat sonra yargı binasının önünde olacağız. kız babasına teslim edildikten sonra tekrar kaçırılma olasılığı yüksek. yirmi beş-otuzdan fazla sayıda kişi getirilmemesi yönündeki isteminden pişmanlık duyduğunu belli etmemeye çalışarak.Ber." dedikten sonra yargı binası ana giriş kapısına yöneldi. Teşekkür ediyorum.

. Onun yüzünü kendisine doğru çevirdi. ... tekrar kaçıran ve daha sonra satmaya çalışırken güvenlik görevlilerince yakalanan KızSat ve onun yanında kaçırılan çelimsiz kız ile iki güvenlik görevlisi vardı. yer uygun değildi. kapalı yerlerinden daha çok alana sahip olmuştu. Ber. Tamam!. O seni cezalandırmayacak!." diye bağırıyordu. az önceki uyarısını kızın babasına yineledi.. Kız. Kısa.. Arada yediği darbeler bedensel acı hissettirmiyordu ona. bırakamıyordu. bize güven!" diye bağırdı Ber. ama yargı koridorunda yankı bulacak yükseklikte ses çıkartan bir tokattı. ‘akan nehirde ikinci kez yıkanılıyordu.. Ber’den zorla aldılar. Olaylar olabileceğini. Ceket ve gömleği. başını Ber'e doğru çevirerek sakin bir sesle. en azından seni kaçıranlardan daha iyiyiz. kullanıma hazır vaziyette koydu. Elinde duyduğu acı beynini ağrıtmıştı." belirtti. sorun çıkarsa merkeze haber verip destek isteyebileceklerini. kolundan sıkıca kavramayı başardı. "Bizler. Dirseklerinden koparacakmışçasına çektiği kızın kolunu bırakmamıştı. Yere kapaklanmasına ramak kalmıştı. Đki grup arasında gerçekleşen kavgalar yer yer devam ediyordu.. Baba. AvMah ve Ber olmak üzere hep birlikte merdivenlerden inmeye başladılar. Görevli "Akşam mesaisinde üç kişi olduklarını. çevresindeki kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.... Tetikte kalmaları gerektiğini. Tar ve arkadaşları kızı.. Kızı kaçıran kişiyi geçen defa serbest bırakan devlet avukatı. bu kez omuzlarından yakaladı ve sıktı. anlaşılır ve ikna edici bir yanıt bulmalıydı. Nöbetçi devlet avukatı KızKaçSal’ın oda kapısına yakın solundaki bankta. bu tepkiyi beklemiyordu. başına gelen ilk yumruk darbesiyle sendeledi. Salladı. Kızı.. makam odasının kapısındaki görevliden sordu.. kıza bir kaç tokat attı.... "Babandan korkma!.. Yere düşürmeyecek yoğunlukta bir tokat attı. Kendini toparladı. Tar. Ber. parçalanmalardan dolayı bedeninin açık yerleri. Ber.. Kız yine babaya teslim edilmişti. Ana kapıdan dışarı çıktıklarında bir anda çevreyi inleten bağırmalar duyuldu. elinden almaya çalışan ilk kolu. Biz varız!. Gözlerinden dökülen yaşlar bunun işaretleriydi.. Daha sonra kız ve babası makam odasına alındı. Ber. Güvenlik taşıtlarının gittikçe yaklaştığı kulağa gelen siren seslerinden anlaşılıyordu. Ber.. "Sakin ol!. Bıraktığında kızın tekrar kaçırılacağı koşullanmışlığı içindeydi. Onu. zamanı yoktu. "Kızınızın kolunu bırakmayın!" Kız ile onu kolundan sıkıca kavramış babası. elindeki bıçağı rast gele havada sallayarak. Yargı binasının içi mesai bitimi olması nedeniyle sessizdi.. kızın elini bırakmak zorunda kalmamıştı. tüm gücüyle koşarak kızı yakalamayı.." Kız sakinleşmişti. Suçlu yine serbest bırakılmıştı. Bu akşamki nöbetçi devlet avukat’ının ismini.. tipinden ne olduğu konusunda net izlenim veren. Yargı binasının önünde önceden hazır edilen arabaya bindirdiler.. Salladı.. Ağrıtmayan. Bir an Tar’ın yanında olduğunu. Ama bir şekilde güven vermeliydi. Çelimsiz olmasına rağmen onu zaptetmekte zorlanıyordu. Boşta kalan eliyle iç cebinde açık durumda bulunan bıçağını çıkarıp kıza elini uzatan..... Yaralanan şahıs can havliyle acılı bağırtıyla. Gözden kaybolması anına kadar arabayı izlediler. Ber. "Siz kimsiniz?.’ Ber.. gözlüğünü yere attı. "Tamam!. Senaryo aynıydı." diye tekrarlı bağırmalarla kızın kendisine gelmesini sağlamaya çabalıyordu. her ihtimale karşı yargı güvenliğinden olan tanıdık bir görevliye "Durumun nazik olduğunu... ama.. bırakmıyor.. Ber. dişlenen kolunun verdiği acının da payı büyüktü.. bize bırak! Tamam!.. Bu düşüncesini elinin. öz. bugünde nöbetçiydi. kız tarafından dişlenmesi sonlandırdı.. kızı kaçıran.Bir filozofun söylediğinin aksine. Aniden baba ile kız arasında da bir didişme yaşandı." diye sordu. Đkinci kata çıkıldı. etrafının kendi yandaşlarıyla çevrildiğini gördüğünde bayağı rahatlamıştı. çekiştirilme ve yırtılma sonucu birbirine karışmış. arada gözleriyle çevreyi tarıyordu. Gevşeyen elinden kurtulup bir ceylan gibi sekerek kaçan kızın peşinden yıldırım hızıyla atak yaptı. tecavüz eden. Uzun uzadıya kim olduklarını anlatacak zaman yoktu." diyordu nefes nefese." uygun bir üslupla anlattı. sürekli üzerinde taşıdığı açma-kapamalı bıçağını gizlice açıp ceketinin iç üst cebine. Bu sıkışta. Babasının ellerinden kurtulan kız kaçmaya başladı. Suçlunun içeri alınmasıyla çıkışı bir oldu. "Bize güven!.Ber. çizdi... Ber..

Üstüne vazifede değildi. Tar ile Ber'i sarılarak kutladı.. kapıya yakın oturan bir kişiye elle işaret ederek yanına gelmesini sağladı. "Đlahi adalet gerçekleşecek. Daha farklı bir anlatımda bulundu. dayım gile götürdüler. Yasada eylem suç olmasına rağmen devlet avukatı onun yeğenini kaçıranı Sorgu Đlk Yargıcına tutuklama istemiyle göndermeden ve doğru dürüst ifadesini dahi almadan serbest bırakmıştı. Tar ile Ber yalnız kalmışlardı. "Hani. Gelen kişinin kulağına bir şeyler fısıldadı. Hiç merak etmeyin. Ber. Ber'in "Büroma gidelim." Gelen biradan bir yudum çekerek devam etti. "Solkol!. Aydınlanan birahanede ayakta bile yer bulunamayacak kadar büyük bir kalabalıkla karşılaştılar. Tar." diye mırıldanıyordu. "Bizi Sak Birahanesinde bekleyen var. Kızın amcası. "Buraya beyler!. Solkol'a olayı ben anlattım.. söyledi. Tar ve kızın amcası olmak üzere üçü birlikte hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşırlarken. "Kim?." diye ekledi. Olay büyüseydi... Karşılığında alacağı yanıtı ve o yanıtın altında kalacağını tahmin edebiliyordu. Ad kentinde bırakmayacağım. Ses tonu. Ber.. En köşedeki masaya kuruldular. Birahanede bulunanları daha net görmek için gözlerini hafif karanlığa alıştırmaya çalışırlarken Solkol'un sesini duydular. "Şahsi intikam almanın. Ama partililerden oluşan kalabalığın yeterli olacağını söyleyip vazgeçirdim.." belirtmeliydi. Solkol Maf'la gerektiği şekilde konuşmuştu... "Evet! Bilseydim. "Bu halimle mi?" diye sordu. Ber'in sarkan gömlek kolunu çekerek koparırken.." "Bu kez iş farklıydı. "Tar." .. kendi yanıma alacağım. kendi yandaşlarına." dedi. "Benim bunlardan neden haberim olmadı?." "Peki!. "Arkadaşlar!. Hep birlikte güldüler. gerilmiş yüzü söylediğini yapacak bir duruş sunuyordu." dedi. olay yerine adamlarını gönderseydi. Solkol. Bedenin biraz soluklansın. Solkol. Tar ve Ber'e sarılarak vedalaştı. Oturanlar." Solkol'a ters bakarak. Ber bir hukukçu olarak yürürlükteki yasalardan söz etmesi gerektiğini düşündü. "Haydi arkadaşlar dağılalım! Güvenlik ekipleri geliyor! "diye bağırdı. üzerindeki yırtılmış giysilerini göstererek. "Kim olacak. "Yargı Binasının önüne kendisi de adam yığacaktı. "Hava sıcak!.." diye." dedi. Tar. " Bu sırada Yargı binasından iyice uzaklaşmışlardı... Bu adamlar?.Tar. "Đlahi adalet gereği için beni görevlendirdi. Kızın amcası." diyerek yanıtladı. dağılabilir.siniz!" seslenişi üzerine birahane nerdeyse tamamen boşaldı." "Burada bulunanlar senin adamların mıydı?" Tar. Kulağına fısıldanan." Birkaç saniye sonra ışıklar yandı. Aksine düşüncenin genelleşmesi halinde bu durumun kaosa yol açacağını sunmalıydı... karşı grup taranacaktı." teklifini Tar olumsuzladı. yargı görevlileri tarafından gerektiği şekilde uygulanacağını ve adaletin tecelli edeceğini... Kızın amcasını bir şekilde kararından vazgeçirmeliydi.. Ber. Ama. Hatayı. anlatımda gördüğü eksiği. "Solkol senin bilmeni istemedi. Solkol. Bilgisayar satış mağazaları zinciri oluşturma dışında bir uğraşın olmayacaktı. kızın amcası. bizim yasalarımıza göre cezası çok yakında kesilecek. Teşekkür ederim.. "Yeğenimi.. geleneksel cezalandırılma yöntemlerinin gemişte kaldığından.." Her ikisi de birahaneye adım atıncaya kadar bu söze dakikalarca güldüler." diyerek merakının giderilmesini istedi. Sodgom ülkesinin yasalarının. "Gömlekleri nedense eskisi gibi sağlam yapamıyorlar. hızlı adımlarla birahaneyi terk etti... araya girerek:"Evet!. kızgınlığını belli ederek. Ber.. karşı çıkacaktım." diyerek tamamladı. hatasız gösterme cambazlığına gerek yoktu. Olaylardan senin haberin nasıl oldu?. "Đlahi adalet elbet bir gün tecelli edecek!" dedi. "Maf.. bir şekilde yargıdan kurtuldu. sordu. Onu." diyerek yanıtladı. Ber. "Merak etmeyin.. Solkol'da biraz önce burada gördüğün adamlarıyla ona ininde baskın yapacaktı." dedi." Solkol. Sabitleşen gözlerle "Kızsat. Yoksa hala sözümün eriyim. bakışları. Solkol'un. Bu sözlere gülünmesi gerekiyordu.." dedi. "Yargı binasının yakınlarında da sizler için adam bekletiyordum.. bu işleri aylardır bırakmıştın. Tar ile Ber’e saygı anlamında ayağa kalktılar." diye sordu. Bunları söylemekten caydı.

." Tar'ın anlatımındaki özü duyumsayan Ber'in içini korku kapladı. konularda aynı akıbete uğruyordu. bunları anımsayarak.. Hakkını vererek üçü birlikte midelerine ithal ettiler. Tar sanki Artsa'laşmıştı... çantayı Ber'in önüne hafifçe itti.. Kendisine politikayı sevdiren. "Gücü var. O kadar paralı hokkabazların arasından sıyrılmam imkansız. "Seni Ad kenti halkının merkezdeki temsilcisi olarak görmek istiyoruz. "Onların bazıları Maf'ın yanından ayırdığım ve artık yasal işlerle uğraşan insanlar..."Ses seviyesini alçaltarak. Tar. Bu asıl güçlerin ise.. teşekkür ederek üzerini değiştirmek için tezgahın arkasına doğru yöneldi. nakil gibi pozisyonlarında iplerin yine onlarda olduğunu ve gerektiğinde politikacıların bu olguları tehdit aracı olarak kullandıklarını. tepki vermediği takdirde bu yinelemelerin bozuk kaset gibi süreklilik kazanacağını biliyordu. Ber.... azil. hukukçuların tayin. Yaşamına son veren Artsa'nın açıklamalarıyla aşırı benzerlikler taşıyordu. bir kısmı ise akrabalarım. Đyi niyetli hukukçuların çoğunlukta bulunmasına rağmen Yargı görevlilerinin." dedi.." dedi. olumlu etkileme konusunda kendisine pek güvenemiyordu. yanıtı boşuna bekledi. Tartışma da galip çıkan hep o olmuştu. devlet avukatlarının. Olayı duyunca yardıma gelmişlerdi.... Tar ile Ber'e sorulmadan masaya getirilen piliç tava nefis kokuyordu. Olsam bile temsil ettiğim seçmenlere yararım olacağına da inanmıyorum. En son Sodgom Ülkesinde yakında gerçekleştirilecek Erken Genel Seçim konusuna gelinmişti. "Legal partilere güvenim kalmadı." Sürekli içilen ve tüketilen bira bardakları sürekli dolularıyla değiştiriliyordu. "Onlar mı?." "Böyle bir gücü vardıysa bizden neden yardım istedi?" "Hazırlıksız gelmişti ve zaman kısıtlıydı. masaya yenilenmiş kıyafetlerle geri döndüğünde Solkol ile Tar ıslık çalarak karşıladılar. En ." Saçını." Biraz önce Solkol’un kulağına fısıldadığı adam birahanenin kapısında göründü." "Ülkenin görünmeyen güç merkezini duyumsuyorum." diyerek gülümsedi. diksiyonu. kendi güçlerine zarar vermeyecek kadar demokratik kurallar içeren yasaların politikacılar tarafından çıkartılmasına izin verdiklerini. Çantada bir pantolon. Konuşmaları yarım kalmıştı..." "Kızın amcası. Politik gücün arkasındaki asıl gücün ise sermaye ve bürokrat gibi güçler olduğunu. partide görev almasını sağlayan kişi şimdi farklı kanalda konuşuyordu. Aynı istek içerikli cümlenin kelimelerini değiştirerek ve biraz daha sesini yükselterek yineledi. Tüketilen sadece bira değildi... Yaklaşarak masanın üzerine plastik bir çanta koydu. Ber.. sivil avukatlarının bir şekilde engellendiği ve yönlendirildiği.. sağ olsunlar. bir gömlek ve bir iç çamaşır takımı vardı. Resmiyette gücü elinde bulunduranlar dahi onları onaylayan makamlardan öteye gidemiyorlar. bir şekilde etkisiz hale getirilir.. Bu ve benzeri konuları bir çok kez ve değişik yönleriyle tartışmışlardı aralarında. "Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum. Artsa. kendisine ayrıntılarıyla anlatmıştı." Ber. iyice afallamıştı. Tar. Kıyafetler üzerine uymuştu ve yakışmıştı. Tar’ın yüz ifadesi.Solkol.. "Buyur. Böyle dışarı çıkamazsın!" diyen Solkol.. kendini yorma!" "O Halde?. "Sanırım. canlanmış karşısında duruyor gibiydi. "Halk temsilcisi olmak istesem de olamayacağımı biliyorum.. Ber.. Ber'in şaşkın bakışları altında... Olması gereken. Tar'a. Bu nedenle gerçek hukukçunun politikayla da yakın temasta ilgilenmesi gerektiğini Tar. Kim ve ne olursa olsun o gücün kurallarına bir şekilde uymak zorunda kalıyor.. özlenen doğal hukuk kurallarının uygulanabilmesi için sadece hukuk alanında uğraş vermenin yararsız olduğunu o belirtmişti kendisine... Ber. hatta onların uymak zorunda oldukları yasaların politikacılar tarafından hazırlandığını. aksine davranılması halinde halkın desteğini de bir şekilde elde ederek o iktidarı devirdiklerini. "Ber! Bunlar sana ait. Đllegal-ABCD Parti’sinin Mar kenti üst düzey görevlilerinden.. Artsa'yla uzun muhabbetleri olmuş ve sonu hüsranla sonuçlanmıştı. "Şimdiki söyleminle tamamen çelişmiyor mu?" "Tümü hafızamda. oralı bile olmamıştı.. artık " Ber. bir şeyler anımsamaya çalışıyormuş duygusu vererek kaşıdı. el kol hareketleri Balık restoranında karşılıklı konuştuğu gecedeki Artsa figürüne çok yakındı. birazda güvenli bulmadı. Kızsat'ı gerçekten cezalandıracak mı?" "Eminim dediğini yapacak. Ber. Aksi halde dışlanır.. Hangi partiden.. hangi görüşten olursa olsun halk temsilcisi olarak seçilen onların figüranlığını yapmak zorundadır. "Yakın geçmişte bana söylediklerini anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?" dedi.

"Ama güvenilir arkadaşlarımsınız. "Aslında hiç kimseye anlatmamam gerekiyor." Ber. Ber'in kollarını hafiften çekiştirdi." "Kırsala çıkacağım. Tar. "Tar! O halde ne yapmayı düşünüyorsun?..... acı gülümsemelerdeydi. Bu tür gerginlikleri sevmezdi.." Tar. ayağa kalktı.. Pantolonunu. bırak beni!" "Bırakmayacaaaağııım!!!" Solkol'da ayağa kalkarak Ber'in tavrını eleştirdi. Şimdiye kadar hiç böyle davrandığını görmemişti. Benden ummadığınız. yumuşak bir sesle.. kalem. Çıkan ses.. Tar'dan ve Solkol'dan daha sonra ise birahane sahibinden özür dileyecekti. Artsa'nın intiharının seni ne kadar etkilediğini bana anlatmıştın. En iyisi dediğini yapmaktı. köye göndereceğim.... cüzdan.." dedi. Bırak beni altımı ıslatacağım ya!." Ber'in bir bildiği vardı.... "Ber!. "Ber! Saçmalama. masa arkadaşlarını şaşırtmaktan mutluluk duyuyor ve bu ortamı çabuk sonlandırmak istemiyordu sanki. Açıklama isteyebileceği bir an da değildi." "Aynen öyle!" "Sadece tuvalete gitmek için ayağa kalkmıştım. Kahkahalar atıyordu. Partinden istifa mı edeceksin?" "Sadece partiden mi?.. Solkol. adamı çatlatma!. "Tarih öğretmenliğinden istifa edeceğim!. not defteri ve anahtarlık dışında bir şey çıkmamıştı. "Evet! Bekliyoruz.. Kendisini sıkıntıya sokanları uyarır. "Üzerini ara.. Ber onu kaçamak bakışlarla izledi." diye bağırdı. kemerinden tutarak düzeltti.." Ber. Solkol arkalarında olmak üzere hep birlikte tuvalete yöneldiler. Endişe dolu gözlerle suskun duran Solkol'a baktı." Tar. Aldıklarını masanın üzerine dizdi... Yan masaya az önce oturan iki müşteri yerlerinden kalkarak birahaneyi terk ettiler. Ber... Pisuarda ihtiyacını gideren Tar’ın işi bitinceye kadar. değil mi?. "Tar gerçekten ne yapmayı düşünüyorsun?.. uyarıya uygun davranmayanlara karşı tepkisini fiziksel olarak yansıtırdı... Ber. eski görevinde olsaydı.. Bakışlarıyla ondan yardım dileniyordu." Tar. "Konuşmayı bırak. Ad kentini terk edeceğim!. "Buna izin vermeyeceğim!" diyerek bağırdı. konuşması gerektiğini duyumsamıştı.. silahını al!. "Sana yakıştıramadım." Solkol. Đllegal-ABCD Örgütüne katılacağım. Size anlatmamda bir sakınca görmüyorum... bu bakışların anlamını tam olarak kavrayamamakla beraber......" dedi.. başını olabildiğince geriye çevirmeye çalışarak.. Artsa ile ilgili Solkol'un merakını. Bu davranışın en az Artsa'yı sevdiğin kadar beni de sevdiğini gösteriyor.. Tar'ın üzerini ayrıntılı şekilde ve Ber'e de gösterircesine aradı.." Ber." dedi." "Neden. Ber yanında. bardağın un ufak olduğunu bakmayanlara da kanıtlıyordu. "Ber! Kendini dağıtıyorsun.. "Özür dilemene gerek yok!" "Yine de böyle davranmamalıydım. "Ber! Seni anladım." diye sordu. Hoşuma gitti.sevdiği bir arkadaşını daha kaybetmeye yüreği dayanamazdı. Bağırtının şiddetinden etkilenen garson çocuk servis için eline aldığı dolu bira bardağı beton zemine düşürdü....." "Yanlış anladın beni..." Tar önde. burada kalıp mücadele etmiyorsun?. Solkol." "Doğaya mı?.. Partiden istifa edeceğim!. sözlerin bitmesine fırsat tanımadan yıldırım hızıyla yerinden fırlayarak yanında dikilen. "Arkadaşın Artsa'nın son eylemini benim de gerçekleştireceğimi sandın." "Sorun yapma!. "Ne demek istiyorsun?. Ber! Tar'ı bırak da muhabbetin içine daha fazla etme!.. Tar'a arkasından sıkıca sarılarak. "Her şeyden istifa edeceğim!" Şaşırma sırası Solkol'daydı. başını Solkol’dan yana çevirerek." "O halde hep birlikte gideceğiz. Ber hareketi yanlış algılamıştı... Tar'ı çoktan yumruklamıştı." dedi. olayı özetleyerek giderdi... Ses kaydedici cihazda yok.. gergin bekleyiş sonrası boşaldı.. "Neyi?" diye sordu. Ailemi de babamın yanına. bu ışıltılara hoş değildi. Tar.. "Çok şaşıracaksınız?.." Tar'ın gözlerinde garip ışıltılar oluştu.. "Kendini James Bond mu sandın?.." "Ya sen?. Yaşamayı seviyorum. "Silah da yok." . Solkol.. Tarak." dedi...

Ber. uykudayken yanarak ölen otuz beş yaşlarındaki KIZSAT isimli oğlunun kömürleşmiş cesedini görünce sinir krizleri geçirdi.. "Ne zaman gidiyorsun?. ve kim götürecek seni?. yüzlerce düşünceler arasında boğulduğunu hissetti.. kömürleşmiş cesediyle toprak altına gitmeyecekti. kundaklama olayı gerçekleşmeyecek. Hukuk mantığı.Ad kenti Karmaşa Mahallesindeki bir ev dün akşam geç saatlerde kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce kundaklandı." Solkol. Ber ile Tar'ın diyaloguna araya girerek katıldı. bazı öğretmenler ve öğrenci velileri de bana karşı tavır aldılar. Kundaklama olayına bir hukukçu ve bir insan olarak üzülürken. Đzlediği haber." Haber."Seni özleyeceğiz.. Đşkencenin izlerini hala bedenimde ve ruhumda taşıyorum. onla tanışamayacak... Yürürlükte olan Sodgom Ceza Yasası ve Sodgom Ceza Usul Yasası Kızsat için de ilk yakalanmasında uygulanıp."Burada kuralları belirli merkezler koyuyor.. dizginleyemediği geleneksel duyguları haz alıyordu sanki. dolayısıyla belkide kırsala çıkma düşüncesi bu kadar erken oluşmayacaktı.. Ber. geçenlerde meslek dışı ilgilendiği ve yeniden kaçırılmasını partili arkadaşlarıyla engellemeyi başardığı kızın amcası parmağının olma olasılığı yüksekti. kendisinde karmaşık duyumsamalar oluşturdu. Orada kuralları örgüt merkezi oluşturuyor. Soğuk bir bira açtı. kaç bakalım!" Solkol. yabancısı olmadığı bir kişiden söz ediyordu. Okulda... Bu ağırlığı... Kundaklama olayında. Öyle değil mi. "Ama gitmeni onayla. O cehennem gününden beri izlendiğimi hissediyorum. Ber?" Ber. Soğutucuya yöneldi." "Sonuçta orada da bir merkez ve merkezin koyduğu kurallar var." "Her neyse. Çıkan yangından kaçarak kurtulan Satana.. Solkol’u onayladı. Bir gün bir şekilde diskalifiye edileceğimi sanıyorum.. .madığımızı bilmeni isterim. Arada birbirlerine hüzünlü yüz ve gözlerle bakarak.. başını sallayarak. Satana isimli annesinin yüreği evlat acısından dolayı dağlanmayacaktı.. Kızsat'ın. uzandığı kanepeden doğruldu.. Kaçırılan kızın amcası bu konuda aracılık yapacak. geleneksel duygularına öfkelendi.." "Bir kaçış yolu bulmuşsun. Aslında neden sadece bu değil. gece yarısına kadar kalan bakiye saatlerde içip muhabbet ettiler. tutuklanması sağlanıp TutBırakma Kursevin’e gönderilmiş olsaydı.. Ortam bozuk... Kızın amcası Mar kentinden gelmeyecek Tar. ". Kızsat." "Gününü tam bilmiyorum..." dedi. *** *** TV+X Ulusal Televizyon kanalının ana haber bülteninde sunduğu haberi tüm duyularıyla izliyordu... Müdürle... kaldıracak gücüm de kalmadı. her zaman için hazır bulunmamı istediler.

bu durgunluğa uyumlu notada ötüşlerde. Yeteri kadar kullandığı grup ve bireylerle işi bittiğinde ise bozuk para gibi harcıyor. Öyle bir organizasyon ki." Rutbin. bir şekilde yok ettiriyor. lütfen!." Đyiyön. Özellikle bunu önceden fark edip oyunlarında figüran olmak istemeyen veya figü-ranlıktan istifa etmek isteyen grup ve bireyleri.. gerektiğinde ülke yönetiminde gerektiğinde o ülkenin içerisindeki kuruluşlara derneklere.. Diğerine göre daha sakin görünen." "Bana organizasyonun ismini. “Đyiyön.. bu kaosun devamına onay vermesi anlamına geliyordu. Bu Sodgom ülkesi vatandaşlarının birbirlerine daha sıkı bağlanmasını da doğuracaktı.... bürokrasiye. Rutbin’in otomobilinden getirdiği biradan bir yudum daha alıp devam etti. kimlik.. Bu sürekli tekrarlandı. ". ülkeler içinde yumuşak karınları kullanıyor.. Kader tayininde iyi niyetli olsun." uyarısını yeniledi... tam olarak merkezini. farkında olmayan uygun insanları bile. puslu ortamda her iki taraftan da uyuşturucu. "Asıl konuya gelsen.. dini ve milli cemaat ve örgütlenmelere. üniversitelere..... Bununla ilgili tüm ayrıntılar sana vereceğim . Ormanın kuytuluk bir yerinde derme çatma kalaslardan yapılmış ve cam yerine tahtalarla pencereleri örtük bir kulübe kendi içinde iki erkeği barındırıyordu.. Daha önce farkına varamadığım bazı önemli bağlantıları keşfedebilmem bu süreçten sonra başladı.. kötü niyetli olsun istediği her kişiyi ve her nesneyi kullana- biliyor.. Rutbin isimli şahsa. fakat bir şekilde kendisini maskeleyen organizasyon hakkında bazı ipuçları elde ettim. Ondan bunu istemeye hakkı vardı. kıpırdamadan duran. öldürme. müzik piyasasına. gelenek ve hiç bir değer önemli değil..” adlı adam. Özelde Birleşik Devlette konuşlanmış büyük gücün bunu gerçekleştirmemesi. Saatlerdir büyük bir dikkat ve özenle dinlemişti onu ve kör noktalar çoktu. istihbarat merkezine girdirmiş veya oralarda olanları bir şekilde etkilemiş hatta daha ilginci batının en önemli bir ülkesinde geçinen yandaşı bir grubu sosyal demokrat sahte kimliğiyle devletin başına getirtmiş bir organizasyon. Bu organizasyon. tehdit gibi yollarla şahsi menfaatleri için hareket edenlerin olduğu istihbaratınızca da bilinen bir gerçek. Hala en üst merkez birime ulaşabilmiş değilim. Fakat bu değerleri iyi bilen ve kullanabilen bir yapı sunuyorlar. Işıldağın verdiği aydınlığa alışmış gözlerle birbirlerini süzerek.. sosyalist bir yönetimi. "Bu ilişkiler o kadar gelişti ve yayıldı ki kendi çevremde bile bu işe bulaşanlar oldu. söze girerek." "’Buldum’ dedikçe daha üst bir organizasyonun varlığını keşfediyor-dum.. ellerindeki kutularda bulunan ılık biralarını arada yudumlayarak. kendisine göre aydınlatıcı açıklamalarına kaldığı yerden devam etti. bir çok kan döküldü. Bu organizasyon geleceği tayinde zorlanmamak için bilinçli yandaşları dışında.22 Durgun bir göl." "Bilinen komplo teorilerinden biri.. diktatörlüğü veya çok demokratik bir yönetimi dahi destekleyebilecek karmaşık bir yapısı var. devletlerin hatta dünyanın kaderini tayin ediyor. "Neyse devam etmeme izin verin. kişilik ve kurumu bir şekilde etkileyerek kendi yandaşı ve figüranı yapabiliyor. politikaya. Onlarca kez yinelemişti bu uyarısını. Bu organizasyon için din. Savaştığımız illegal örgüt de. bireylerin. edebiyata.." "Đşte bütün sıkıntımda bu. diğer sanat ve kültür alanlarına. şantaj.. istediği kişi. anlatımındaki karanlık noktaları aydınlatmasını istemişti. legal ya da illegal örgütlere. Aradaki sorunları her iki tarafı da hoşnut edecek siyasi ve kültürel anlamda birlik ve beraberlik bozuma uğratılmadan çözebilirdi.... Güneşin sıcaklığı ağaç altında etkisini nispeten hissettirmiyordu.. bilim alanına. bizlerde kullanıldık. Arada bildik kuş sesleri. Gelişen her olay onların eseri. künyesini bildir?. Esinti yokluğu mevsim koşullarından kaynaklı. dedi. Kıyısında..." "Hayali bir şeyden söz ediyor ve benim inanmamı bekliyorsun. konuşmalarını sürdürüyorlardı. Gerektiğinde ve işine geldiğinde dinci bir yönetimi.. Çünkü o güç isteseydi saniyesinde iki tarafa da silah bıraktırabilecekti.. adam kaçırma. özel sektörlere...." dedi.."Şimdiki bilgilerim olmasaydı ve biri bunları bana anlatsaydı bende aynı şekilde karşılık verirdim. silah kaçakçılığı. "Diplere indiğimde biraz önce anlattığım her yerde hazır ve nazır.... Rutbin..Bu karanlık. toplumların. iri yapraklı ağaçları barındıran bir orman. ırk. medyaya. destek veriyor veya yenilerini oluşturuyor.

uyarılarına olumsuz yanıt alınca zehirleyerek onun hayatını sonlandırdı.le. geleceğe yönelik senaryolarının bir kısmına karşı çıkmıştı. değişik tavır. Onların düzenlemelerini bozmak için yurttaşlık bilinciyle Đllegal-ABCD örgütünün ve yandaşlarının halkı etkilemede kullandıkları söylemleri. bireylerin kendi ana dillerinde eğitim yapabilme olanağı da dahil büyük güçten ayrık yerel düzenleme raporları hazırlamaya başlamıştı." diye buz gibi bir sesle sordu. oyunu bozmaktı. Her şey ve herkes. Halkların kendi kültürlerini geliştirme ve yaşatması....." Yanan .." "Kimden söz ettiğini biliyorum.. yakın gelecek için ne tür planları olduğundan söz edebilir misin?" "Dedim ya! Ayrıntılar belgelerimde.... SEN NĐYE ÖLÜ DEĞĐLSĐN?.. "Örneğin. Bu yerel düzenlemelerle illegal örgütlerin doğuş ve varlık nedenleri sonlandırılacaktı..." dedi. Artık hiçbir şeye inancım ve güvencim kalmadı.. "SodGom Ülkesine geçmiş yıllarda başkanlık yapan lider... Sadece o değil. yaprak kıpırtısıyla fark etmemiz gibi.. farklı bir yapılanmaya gittiğini tespit eden organizasyon." "Bu laf!. "Bazı teşebbüsler oldu.. haksız görünse de sanki bu organizasyonun isteğiyle bundan haberli veya habersiz davrandıklarını son zamanlarda iyiden iyiye duyumsuyorum. Susmamayı tercih edenler ise bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor veya öldürülüyorlar.. Uyarıya olumlu yanıt alan organizasyon onun yaşamını sonlandırmadı. görevi bırakıp bildiklerini öldürülme... Allah’ım bunları düşündükçe bazen çıldıracak gibi oluyorum. iftira atılma korkusuyla içine gömerek yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. sıkıntılarla kamuoyunda duyarsızlık. eylem de bulunsa da haklı.." dedi. uymaması üzerine helikopteri düşürüldü ve kaza süsü verildi. Bazı ülkelerde bulunan ve genelde önceleri kendilerinden destekli fanatik gruplar.... Organizasyonun uyarısına...... Tam tespit edilmemişse de bu organizasyonun yoğun-luklu gücü Birleşik Devlet’te barınıyor. tepki. " Đyiyön’ü hava sıcaklığı ve anlatılanlar terletmişti.. farklı düşünce ve amaç taşısa da. terör mücadelesi bahanesiyle pasifize edilecek.... Alnında ki teri elinin tersiyle sildikten sonra. Sonradan ortaya çıkarılacak bazı krizler. Yine üst düzey bir dış güvenlik görevlisi tatbikat esnasında kepine atış yapılarak uyarıldı. onlar tarafından destekli ve onların düzenlemelerine genelde bilerek bazen de bilmeyerek uyarken.’ diyerek ortamdan salt kendileri için çıkar edinmeye devam ediyorlar. "senin dışında bunun farkında olanlar var mı?" "Çok sayıda olmasa da var.. Birleşik Devletin Ortadoğu da girişim ve müdahalelerde bulunması sağlanacak. kendi düzenlemelerine uygun davranmaktan vazgeçip. Đdealist olanlardan bir kısmı. Örnekler çok. Hatta hiçbir şey yapmayanlar da sanki onların arzusuna uygun davranıyormuş gibi geliyor bana ve bu durum yaşamı ve kendi yaşamımı gözümde anlamsız kılıyor.... propagandaları boşa çıkaracak uygulama ve yasa değişiklikleri için çalışmalar başlattı. Bunlardan idealist olmayanları ‘bana ne. Bunun için gerekli demokratik açılımları sağlayacaktı." "Bana somut bir şeyler söyle. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip tahta masaya koydu. Tıpkı havanın esintisini derimiz.. helikopterle sınırdaki bir ülkeye giderken uyarıldı. toprağı bol olsun. "Kabul edelim ki anlattığın özelliklere sahip böyle bir organizasyon var. Önce sonuç alabilecekleri basit yolları deniyorlar.. kendisi görünmeyen fakat etkisini hissettiren bir merkez." "Đşte önceki liderin." Masa üzerinde olan içi kağıtlarla dolu klasörleri işaret ederek.." "Seninki temelsiz bir iddia!" "Belgelerde dayanağı var. Bu oyunu bozmak isteyen Dış Güvenlikten bir üst düzey görevlisi.. aldığımız nefesle. Oluşturacakları onlara uygun zeminde özellikle. Ülke halklarının birlikteliğini gerçekleştirmekti. Đstediklerini politik yönden elde edemediklerinde ülkemizin de kendi yanlarında taraf olması konusunda önceden oluşturdukları koşullar.belgelerde ve rapor-larım da yazılı. Korunmayı ve gizlenmeyi de iyi biliyorum.... Yeni duruma ve kendi yararlarına uygun bir ortam ve yönetim daha oluşturacaklar.." Dibinde kalan son damlaları zorlukla ağzına döken Đyiyön. bira kutusunu masaya sertçe indirerek. Yıllardır yaptığım mücadeleler nedeniyle deneyimlerim var. Böylece kamuoyunun doğal tepkisel enerjisi bir şekilde tüketilecek. özellikle yerel işbirlikçilerinden soyguncular mesleğine sahip elit kişilerce en son gerçekleştirecekleri ekonomik kriz nedenleriyle zorlamalar meydana getirecekler. Cinayeti maskeleme.. Ayrıca Devlet ve halk içinde kargaşadan yararlananların daha fazla palazlanması önlenmiş de olacaktı... Amaç... Đyiyön." "Kalp krizinden vefat etmişti.."Senin bilgi. korku dalgalarının yayılması sağlanacak. Hatta el altından gazeteciler kanalı ile örgüt lideri ile bağlantı sağladı. bu senaryoların farkına varan yazar ve gazetecilerden bazıları da sonsuza kadar susturuldular.. belirsizlik. Öldürmek onlar için son çare. sezgi ve mantığınla düşünürsek..

Geçmişte aramızda bayağı sorunlar yaşanmıştı." "Sana birşey daha soracağım sakın alınma. "Benden istediğin başka bir şey var mı?" diye sordu. güvenli ortam sağlanıncaya kadar kendisine karşı şantaj aracı olarak kullanılabilecek kişileri bulunamayacakları bir eve gizlenmelerini söylemişti... Aslında yabancısı olmadığı bir yaşamdı..... "Gereğini yapacağına inanıyorum. Đlgi çekici ikinci ses.. çevreyi gözleriyle taradıktan sonra koşar adım kulübeden uzaklaşarak sık ağaçların arasında gözden kayboldu. Ufak alan boşluğuna serdi. Senin gerçek anlamda kendi çıkarlarını göz ardı ederek insanlık için katıksız mücadele veren biri olduğunu önceden de biliyordum. Beş dakika sonra da sen çıkarsın!. Uzandı... yaprak dalları arasından Rutbin’in burnunun ucunu gösterebilecek kadar aydınlatıcı ışık huzmeleri indiriyordu.. kulağının az ötesinden gelen sinek sesleri ona ezgisel geliyordu... şimdi. Bir sesle irkildi. Ağırlaşan çuvalı zorlukla kaldırdı.... Eşini ve çocuklarını düşündü." diye düşünerek kendisini tebrik etti." Đyiyön.... Yanı başında bulunan silahının emniyetini açtı.. "Đyi ki...... Civarda bulunan hayvanlar gece gezmelerinde galiba.. Uyumaya çalışacaktı. Böcek sesleri..... Yaprak hışırtısına benzeyen bir sesti bu. Đyiyön’ün tepkisini beklemeden kapıyı yarısına kadar araladı.... günlerdir yıkanmamaktan kokan örtüyü çekti.. yüzükoyun döndü. Yine uykuyu yakalayamamıştı.. galiba senin ve birkaç arkadaşın dışında pek kimseye güvenmiyorum.. Dolunay ışığı.." Đyiyön. "Kendimi yaşayan bir ölü olarak vasıflandırıyorum ve ölümden korkmuyorum. Düşünceler.. "... Olaylar duruluncaya.... diye düşündü... . Önce ben çıkacağım.... Üzerine.?!" "Yanlış anlama. başını olur anlamında salladı...ışıldağa. Uykunun ilk kısmı olan tilki uykusu aşamasındaydı.. Gözleri kendiliğinden zorlamasız kapanmalardaydı. Özellikle sana ve senin gibi arkadaşları ikna etmeye. sadece önlem. vücuda sürülen sinek kovucu ilaçlardan almışım." "Teşekkür ediyorum! Güvenine layık olacağım. Kapıya doğru yöneldiğinde Rutbin’in sert elini kolunda hissetti........ Rutbin. Tek başıma mücadele edemeyeceğimi biliyorum... Boşta kalan elini samimi bir şekilde Rutbin’e uzatarak.. ayağa kalkarak içi belgelerle dolu beş klasörü.. Adresi belli hedef olurum. Peki şehirde yaşayıp neden koruma istemiyorsun?" "Güldürme beni.. Kurallara bağlı olmadan çalışmalar yaptığından dolayı sen ve grubunla düşman gibiydik. Sadece toplumu bu yönde uyarmak için zamana gereksinimim var!... Sakın benle bağlantını koparma!. Gözleriyle dal ve yaprakların arasından etrafı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı.. gözlerini kırpıştırmadan dikti.. Bazı arkadaşların elde edip bana ulaştıracağı belgeleri üst raporunu hazırladıktan sonra sana sunacağım. Sadece yöntemleriniz bana çok saçma geliyordu. Ama siz gerçek güvercinleri artık seviyorum galiba.. kuru yaprakları barındıran bir dalın üzerine basıldığında çıkabilecek seslerdendi. *** Rutbin.." "Yanıtını bildiğin bu soruyu sormakla kendini tatmin etmek istiyorsun.. Yıllarca illegal örgüt ve elemanlarıyla yaptığı geceli gündüzlü silahlı mücadele sürecinde bu tür yaşam biçimiyle barışık hale gelmişti. Bu ufacık kanatlılarla sabaha kadar mücadele etmem gerekecekti.. Neden bir başkasını değil de beni çağırdın bu sıcak ormana?. Uzun zamandır onlardan haber alamıyordu. Benden haber bekle!.. sık çalılıkların altına saklamış olduğu yeşil ve kahverengi benekli kampetini aldı.. Evet." dedi.. Bu düşünce kendisini tatmin etmedi.. Gözlerini ve kulaklarını açtı. Rutbin’inde yardımıyla çuvalın içine koydu. Gövdesi kulübe içinde başı dışarıda duruşuyla. beynini uyuşturmuştu..

Yüzleşmek istiyordu... işin kolaycılığıydı. Bu. kah yürüyerek. ses vermediği gibi ilerlemesini de durdurmadı.. yapraklarının. Ne kadar bastırmak istese de.Elli-altmış adım uzaklıkta bir karartının çevreyi incelediğini fark edince. Korkuyordu.. içinden geçerek kayboluyordu. on beş metre öteden bir karartının yavaşça kendi bulunduğu yöne doğru ilerlediğini gördü. sıklıkla alıp verdiği soluğu ormanda yankılanıyor gibi geliyordu kendisine. “Çıt!.. kah etrafı inceleyerek geçirilen süre .. Đlk kez dolunaydan bu kadar nefret ediyordu. Tehlikeye şartlanmışlık nedeniyle nasılda bunları düşünmemişti?.... Soluk alıp verme ritmi. . Yüz yüze bedensel mücadelelerde gerekli performansı göstermiş ve sağ çıkmıştı. ormanda bulunan serserilere ait olabilirdi. Gözleri fal taşı gibi açıldı. “Sonu en çok ölüm! Đlerisi yok! Neden korkuyorsun?. Birkaç saniye sonra yerden bitercesine bir çok karartının kendi üzerine geldiğini görür gibi oldu. Şarki mücadelesinde. Şimdi daha farklı şeyler düşünebiliyordu.. kuşlarının.. Bedenine ve ruhuna usulca sahiplenen. “korkunun üzerine gitmek. Korku.. Galiba tehlikeyi ıskalamıştı.. tüm ağaçlarının. damarlarındaki kanı daha kısa aralıklarla beynine pompalayan bir duyguydu... Yeniden karartılar ve sonra daha yenileri. Beyni karıncalanıyor. Hiçbir şekilde dışarıdan görünmesi mümkün olmayan bir yerdeydi ve bu kendisine güven veriyordu. Fakat şimdi. bütün çıplaklığıyla KORKU duyumsamalarıydı....... Rutbin yerde sürünerek yakınındaki kocaman bir ağacın arkasına geçti. Şimdi.. Alıp verdiği oksijene doyamıyordu. "Olduğun yerde dur!... Galiba halüsünasyon görüyorum.. Uzman üstlerinin sürekli tekrarladıkları. Çıtırtılar baş ağrıtıcı.... Bu duyguyu engelleyemiyordu. Yakın iki arkadaşı ile dün gelen Ajan Đyiyön dışında kimse bu ormanda gizlendiğini bilmiyordu. Orman genişti ve önceki alandan bayağı uzaklaşmışken aynı sesleri duyması... Beynine bir kurşun sıkmak.” telkininde bulundu. kendisine. Başkaca iş çevirmeye gelen kişiler de olabilirdi. Ellerinin titremesini önlemeye çalıştı. Kimsin?" diyerek bağırtılı uyarılarda bulundu. Ağaçların gövdelerini kullanarak uzaklaşmaya başladı.. Karartılara doğru rasgele ateşledi... Mevzisinden doğrulmadan.. kalp atışlarını hızlandıran.. kendisini ele geçiren etkiyi içselindeki telkinler yok edemiyordu. Peki ya Đyiyön! Bilgi sızdırmış olabilir miydi?. Karartı. tüm hücrelerine yayılmıştı.. Terden vıcık vıcık olmuştu. Düşünceleri engellendi. Karanlıktaki karartı. saçlarının dipleri kaşınıyor.. Rutbin.. Karartılar üzerinde yine bir etkisi olmamıştı... Yerini nasıl tespit etmişlerdi. korkunun üzerine gitme düşüncesi kendisini daha çok korkutuyordu... Mermi dolu şarjörünü tabancasındaki boşuyla değiştirdi. Balık avlamaktan bıkıp ormanda avlanmaya çıkan balıkçılarda olabilirdi.. duyumsamadığı bir duyguyu algılıyordu. içini ürperten. böceklerinin. soluğunu tuttu.. Kah koşarak. Ormanın barındırdığı canlı cansız varlıkların tümünün bileşik çığlıklarıydı sanki. Tüm şarjörlerini ve yelek ceplerinde bulunan mermilerini tüketmişti. elinde uzun namlulu silahla birinin yaklaştığını görüyordu.. Durmamış ve düşmemişti... Karartı ile yüzleşti. kaçmanın çare olmadığı sonucuna ulaştırmıştı kendisini.. bedeni titriyordu.. diye düşündü. korkuyu kaçırır ve tüketir... Çıt!..” Biraz önce duyduğu seslerin tekrarıydı. Çıt. vahşi hayvanlarının.. Đlk kez ve şimdiye kadar tatmadığı. çalılarının. Bu kez bekleyecekti. Karartının yanına ulaşmasına beş adımlık mesafe kalmıştı. Arkadaşlarının her ikisine güveniyordu. elinde hazır olan tabancayla üst üste ateş açtı. Kırpıştırdı.. Kendisiyle her yüzleşen karartı.” öğretisini anımsadı. Karartıdan ses çıkmamıştı.. Bu kez çıtırtılar dört bir yandan geliyordu. Karartılar üzerine geliyordu.. Arkasını döndüğünde karartının kendisinden uzaklaşmakta olduğunu fark etti. normal düzeneğini kaybediyordu. içinden geçip kayboldu.. Yüzü ateş sıcaklığındaydı. gözlerini.yarım saati aşmıştı. tüylerini diken diken eden. Mermilerle birlikte kendisi de tükenmişti.. Bir çalılığın altında gizlenerek dinlenmeye çalışırken. Bu. Karartının yanına.. kulak tırmalayıcı seslere dönüştü. Ormanın. Yaklaşık. Gördüğü siluetler. çevreden açılan yaylım ateşleri arasında cesaretle onlara karşılık vermişti..

. SodGom Ülkesinde bazı hatırı sayılır makamda bulunanları taşıyor."Bana bir diyeceğin yoksa.. Yargılanman tamamlandı.. Komşu ülke içinde bir görüşme yapacaklar... Ber. Kara. Görüş mesafesi alabildiğince geniş ve rahat. diye düşündü. Đnfazda kullanılacak sarf malzemesi standartlara uygun olduğu üzerindeki damga ile müseccel iki kurşun.. Sesin geldiği yöne baktı. Sağ elinde tuttuğu silahın namlusunu Rutbin’e doğru yöneltti." dedi...Mermilerinin bitmesinin akabinde karartılar da kaybolmuştu. Bu Đkiyüz’ dü. Đkiyüz'ün kahkahaları ormanda çınladı. tanıdık birine aitti. Çünkü kara ve su birbirinden ayrılması mümkün olmayan ikiliydiler."dedi Đkiyüz. "Đkiyüz!. Uzatmana gerek yok.. Bakımdan yeni çıkmış helikopter. binlerce benzerine kıyasla en son arıza yapacak nitelikte.. "Atış taliminde mermilerin tümünü harcadığını unutmana senin adına üzüldüm. Kavuşturmuş olduğu kollarını birbirinden ayırdı.. Sağ ayak bileklerinin üzerinde bulunan komando bıçağını kınından ani bir hareketle aldı. boyun eğecek biri değildi. "Atış talimin bitti mi?" Bu ses oluşan yargısını tamamıyla silmişti. tadını çıkarayım.. elindeki silahı aniden ona doğrulttu. uzun boylu." Rutbin.. Elleriyle bedenini yokladı.. Gözleri kanlandı. Arkasından gelen bir ses onu irkti. Đkiyüz. "Burada ne işin var?. iyi sabahlar dileyerek birbirimizden ayrılalım. *** Deniz ufkundan bakan bir çift göz... etkileyici ve ürküntü veren gözler. ‘kan ve gözyaşı akıtın!’ emriydi.... Bakışlar dostane değildi. sabahın işaretiydi.. "Bugün yargı ve infaz günün.. siyaha... Beklememeliydi.. gördüğü rüyadan ve uykusundan kan ter içinde uyanmıştı. Hatta. Her göz kırpışı. belki de antlaşma ile sonuçlanacak. Ses ve sahibi... Ona bu izni vermemeliydi. Tüm özellikleri içinde barındıran gözler.. Đkiyüz'ün geliş amacını çabucak öğrenme amaçlı bir girişimdi bu." diyerek seslendi. yargı ve infazı tanıyacak. Sanki orada kendisi de bulunmuştu. Yeşile. su kaynaklı dalgaları aynen hissederdi. Her göz kırpış. derelere. Gözlerindeki korku. ölmekti. Hava aydınlık. Bu. Fırlatacağı anda Đkiyüz’ün silahından üst üste çıkan iki kurşunla. "Ne duruyorsun?. "O kadar kolay değil!" diye bağırdı. devinen." Rutbin. Rutbin. Şafağın kızıllığı.... Bu yargı kendisini rahatlatmıştı. silahından çıkan iki mermi ile yere serilmişti. Görüşme. ‘Ya öldür.. bozuk psikozlu bu gençle bir ara aynı bölgede birlikte çalışmalarına rağmen birbirlerine hiç ısınamamışlardı.. " dedi. Rutbin için ise umudun ve güvenin. Değişen. yerini mutluluk hissiyle dolu ölü bakışlara terk etmişti.. "Đyiyön anlattığın saçmalıklardan birine söz ederken gizli kulakla dinledim. Sanki rüya değildi. Ya öl!’ tekerlemesiydi. Sarı saçlı... Cezan. birden ciddileşti. vur beni!" Dişlerini gıcırdatarak. kahverengiye dönüşen. Suçlusun. Zihnini toparlayarak yeniden uykuya daldı. Beklemek.. Olacak yeni felaketlerin habercisiydi bu kırpışlar. nehirlere. köylerdeki pınarlardan akan suyun yol bulduğu incecik kanallara kadar ulaşıyordu." "Sabah gezmesine çıkmıştım!" "Gevezeliği keser misin!" Rutbin. Med ve cezir olayları bunun bir örneğiydi. . Ruhsal tedaviye gereksinimim var. Haklı haksız tüm saldırılarda savunma hakkı kullanabileceği bir eğitimden geçmişti. emrin içeriğindeki sona uğratılırdı. Emre aykırı hareket edenler. "Đzin ver de. bu kez akıllı psikopat ‘tik’lemelerindeydi. Tetiğine bastı.. maviye. seri hareketinin devamını engelledi. ölüm. oluşan dalgalar uzak diyarlardaki denizlere.. elaya. bitişiğindeki okyanusta dalgalar oluşturuyor. Đkiyüzün. mavi gözlü. Olanlar kendi ürettiğim korkulardan kaynaklı..

Şimdi. Üst düzey görevli olarak görevine.. "Çekilin!. her iki tarafın dostuydu. Olsun. Yemek önemliydi. Bazen uyduğu Düzenleme Grubu Raporlarının bu kez yenilir yutulur tarafı yoktu. Ber. Üst düzey görevliye. "Sizle beraberiz... Gerçi teknolojide buna izin vermezdi. Resmi giyimli olmayanların. Uçakta ve helikopterde bulunanlardan her iki tarafta ayrı ayrı memnundu. Sağ kurtulan. Yapılan uyarı Üst düzey görevliyi etkilememişti. insanlara karşı sorumlulukları vardı. dostlarının aynı olmasıydı. Bu duygularını daha önceki günlerde uyarı ateşiyle sunmuştu... Tap etmesine gerek yoktu. Korktu.. Kaçışı seriydi. Çünkü her iki tarafta ortak dostlarını düşman olarak görmüyordu. çabuktu. Onlar.Düzenleme Grubu. aslında her ikinizin de düşmanlarıdır. bir başka tehlikeli alandaydı. Uçak ve helikopterler çeviksel çabuklukla kolileri atarken. Konuşmak için gürültülü sese gerek yoktu." Yetenekli kulaklar duyduklarını başkalarıyla paylaşmak istemediler. Karşı koydu.. Ayrık düşüncelerdeydiler.. beyni çalışmazdı.. Sodgom ülkesi’nin de aleyhineydi. Zorlanacağız!... yel değirmenleri değil. Okuma yazması yoktu.. "Düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dosttur. standart altı sesleri dahi duyabilme yeteneğine sahip olanlarca duydu... Her iki taraf birbirinin düşmanıydı. Bağırtılarını sonlandırdı.. içinde bulunanlar. Ortamlarını bozmamalıydılar. ruhunu kaybetmek üzereydi. kilitlediler. topluma. bir mumcu dükkanının yüzlerce mumunu eritecek kadar güçlüydü. Kendilerine deli denmesi hoşlarına gitmeyecekti. Kulağı. içecek dolu koliler onları sevindirdi. Ayrıca kendi ülkelerindeki hayvan severler derneğiyle uğraşmaya da değmezdi. koşması lazımdı. Kaçması. ortadaydı. insanları atomlarına ayıracak derecede güçlü düşmanlardı. rapora karşı sapma meydana getirecekti. Havadaki seyir bu amacı taşıyordu. karşıda ki düşman. bu. Đki ateş ortasındaydı. Cervantes’in Don Kişot’u deliydi. Hafızanın hatıra defterine bir daha açılmamak üzere yazdılar. Çünkü insani dili yoktu. hoşnutsuz ve küskün. "Zahiremiz bitti. helikopterin üzerine düşmekte olduğunu fark etti.. Atasözü konuşuyordu. Senaryo. Kemirmeye çalıştığı belgeleri sadece yiyecek olarak görmüştü. Pilotun sesi duyuldu. "Ortak dostunuz. Uzak durulmalıydı. Talimat geldi. Đyi kötü geçinip gidiyorlardı.. Farenin yok edilmesine gerek yoktu. Uyulması gerekliydi.. belge valizinde bulunan fareydi. Resmi giyimli olanlara megafonla... Resmi grubun karşı cephesinden gelmeyen bir mermi resmi ve üst düzeyde bir görevlinin başına isabet etti.. Sessiz sesle bağırdı. Taraf değildi. Havada giden bu nesnelerden atılan içi yazı dolu parşömenlerden birini yere düşmeden kaparak okudu Ber... Ortada bulunan ise en kolay hedefti. Biyolojik güç demekti. Bu kaostan zarar gören. Ama bir şeyde birleşiyorlardı. Resmi giyimlilerle. Kendisini çok uzaklarda ve düşürülen helikopterin yanışını seyrederken buldu. Gerekli davranışı gösterdi.. Bunun da bir mahzuru yoktu." Emir dayanağı düşünce bilinmiyordu. Bu kez uymayacaktı. Ortak çıkarlarımız soyut kavramına da hiç bir şekilde sokulamazdı. Resmi giyimlilerinde anılan dostları gibi helikopter ve uçakları vardı. Rutbin'in elde ettiklerine benzer bulguları içeren belgeleri incelemişti." bağırtıları devam ettirilmedi... Hem. ölümün kokusunu hissediyordu. en azından ölü ruhlarını saklayan bedenlerini topraklaştıracak." atasözü oluyordu. bir mum gibi eritecek beden ‘canının’ ilk harfinden sonra 4 rakamını alan C4 ler vardı. Düşünüp. Onların elinde. bu pilotun ünlemli uyarısını doğrulamıştı. C4 ler. Düzenleme Grubunun kısmi senaryoları hakkında geniş bilgiler edinmişti. "Düşüyoruz!.. Onların köklerini kazıyın!" diye anons ediyorlardı." Helikopterin düşüşü. . Atasözü.. Ölümle sonuçlanacak düşüşü hafıza makinesiyle kare kare çekti... Dile geldi. Gökyüzünden süzülerek inen yiyecek. tartışmak onların görevi değildi.... resmi giyimli olmayanların karşılıklı silah atışları arasında bir o yana bir bu yana bakarken.

"Çağdaş Halk Temsilcileri Meclisinde. Kendisiyle birlikte aynı ekranı izleyen kalabalık grubun farkına vardı." "Yeşil de. malınızın.. Rektör. Ayrılmayın! Saflarınızı sıklaştırın. renksiz renktir.. Hatta ses renkleri de renksizleştirilmelidir. dininize ve amirinize isyan etmişlerdir. Hatta ateşli silaha da gerek yoktu.. Enteresan bir durumdu. satırlara dönüştürdüler. Onları sakalsız dahi olsalar tanıyacak kadar samimileşmişlerdi. Sonradan sakal uzatanlar ekonomik anlamda da durumdan memnundular. Başı dolanmaya başlamıştı. Bir haber dikkatini çekince seyrine ara verdi.. En iyi renk. kılıçlara. Havada sallanan. yeşil kurdele takanların tümünü samimiyetsiz olarak kabul etmekten ve giymelerini yasaklamaktan geçer. ağlayarak dert yandı.. renksiz ortamımızı bozmaktadır. gözlem ve duyuşları kafasını karıştırdı. Ber'in açık ekranlardan birinden diğerine kayan. sürekli izlem. kulaklarını ve tüm duyularını o ekrana sabitledi. Atılan kağıtlardan bunların yapımı kolaydı. Bırakmak evlerine dönmek istemiyorlardı. Dinimizde her ne olursa olsun amire itaat farzdır. Varolan potansiyel dini duygular. Kökü kendisindeydi. onlarda zaten yapmayı başarabiliyorlardı. Dert edinmedi. pala gibi kesici.. . ten renklerinden doğal sakallılar oldukları anlaşılan insanlar. kırmızı gibi. Gözlerini. meclisten ve görevden atıldı. Bir kaç ucuz ateşli silah.. suni sakallılara serzenişlerde bulunuyorlardı. Hepsi açıktı. Sodgom ülkesi. Suni sakallılar.. Renklerin serbestliği. Kendilerinin hedefi kendileri olmuştu. Sakalsız olsalar da. Satır ve kılıçların sallanmasıyla oluşan hava dalgalarından saçları savruldu. delici silahlar yeterliydi. Renklerin tümü yasaklanmalıdır.. Bir sakal. Daha sonra bir çok el silah sesleri duydu. kağıttan yapılma tabancalardan atılan kurşunlardan eğilerek kendisini sıyırdı. Bir el... onlardan akan gözyaşlarını sonradan oluşturacakları ortak bir havuza boşaltmak için geçici olarak gözyaşı poşetine gizlediklerini gördü Ber.." başlıklı bir konuşma yaptı." Yanından gelen homurdanmalarla irkildi." Đnancım gereği taktığım yeşil kurdeleyi çıkarmam mümkün değil!" dedi.."Canınızın. duvara isabet ettikten sonra "tınnnkkk!. Farklı kanallardan farklı haberler sunuluyordu.." "Yeşil kurdeleyi.. Doğal sakallılara tanınan oyun süresi bitmişti. Çünkü sarf malzeme listesi ekonomikti.. Siyah sakallı yüzleri. namusunuzun ve dininizin düşmanlarına kanmayın.. Dininizin ipine sımsıkı sarılın. Ortaçağ savaşımlarında kullanılan kılıç." Oluşan kalabalıkta bulunan bazı siyah sakallılar. Ber. Özellikle. üst düzey başkanının elini yalayarak geçen kurşun.. Onları oynatmalarının anlamı kalmamıştı. doğal sakallıları iyi tanıyorlardı. Parmak yaralayan yakalanmıştı.. Aldanmışlığın ve aldatılmışlığın yoğunluklu olduğu serzenişler ağlamalarla sürdü bir süre. yeşil kurdele bağlanarak temsilcilik yapılması yasağı getirildi. Yeşil kurdeleli temsilci. Ekranlara sırasıyla göz gezdirmeye başladı. Đşin kolaycılığı. Onlar. Ber aniden beyaz eşya satan bir mağazanın içinde buldu kendisini. savrulan satır ve kılıçlardan uzuvlarının eksilmemesi için kendisini geri çekti.. samimi olarak takanlarla takmayanlar arasında ayırım yapma olanağımız yoktur. yerini tıraşlı yüzlere bırakmıştı. haslarını ayak seslerinden dahi tanıyabilirlerdi. Birkaç tel saçın önemi yoktu. Suni sakallılar ise doğal parlaklıklarına dönüştü.. parlak yanaklılardan olup da sonradan sakal uzatan insanların yönlendirmesiyle havadan atılan bu kağıtları katlayarak ve bükerek. biçimlerinden. Kız çocuğu.. Dönüşen bu silahlar oyuncak değildi artık. "Saçlarına yeşil kurdele bağlayan bir genç kız daha Ad kenti üniversitesinin kapısından geri çevrildi.. Bir bıyık..." sesiyle birlikte yerle yüzleşmişti. "Đrticaya geçit yok. Bir kaçının elinde bulunan ateşli silahtan çıkan mermiler hedefe varamadan kendilerine geri döndü. Havada salladıkları satırların gücünden doğal sakalları kesildi. Bunun için parasına bahse girebilecek kadar iddialıydılar.. Yüzlerce televizyon teşhirdeydi.. Doğal sakallılar oyundan hoşlanmışlardı.. sarı gibi bir renktir. Onların..

. Yanıt geldi. Öldüremeyen elin yerini. Belki de üçgenin ucunda kendisi olacaktı. ‘Yeterliydi. Đştahı kapalıydı. Aksi halde... Üstte bir kaç günahkarı gösterip. Düzenleme Grubu’nun. kuvvetliydi ve acı vermiyordu.. günahkarlar affedilmeliydi. Đrili. sapıcı olmak istediler. Uyarı gerçekleşmişti.. Sap Gölü çevresindeki ormanda şablon üçgenini oluşturdu ve her ucuna bir darağacı dikti.’ Sodgom ülkesinde günahkar çoktu..’ Ziyade adam maskenin delinmesini sağlayabilirdi... Đki derinliği ve iki gizliliği. Ber. onun hedefe ateş etmesi gerektiği dışında bir amacı veya bilgisi yoktu.. suda gizlenmeliydi...... Ayrıntı gelecek tarihçilere de bırakılmamalıydı.. Çünki. Maske." diyeceklerin sayısı çok az olmalıydı. yüzü saklamak için icat edilmişti. Kapanmayan Ber’in gören gözleri ve duyumsamalarıydı. Günahkarlar. oluşmazsa oluşturulmalıydı. Atılan bir kurşun yanından geçti ve bir diğer üst düzey görevlinin yanak tüylerini cımbızladı.. zehirlenerek ölümü gerçekleştirilen bedensel ağırlığın altında kalmamak için yana çekildi... Zehirlenme sonucu önceki uyarılara kulak asmayan.. yeniden düzenlendi. Binlerce günahı ve o günahları işleyen günahkarların masumiyetini göstermek için on bir kişi yeterlimiydi?.. Yavaş öldüren cinsintendi. Bilenler. Durum hassastı.. Su. ‘Örtü için kullanılacak günahkarlar bulunamadığı takdirde. ateş. Bilenlerden bir kaçı bildiklerini saklamayı kabul etmediler. yumuşak bir rapordu. öldüren ilaçlar almıştı.. günahsızlar günahkar gösterilmeliydi.. Kitle psikolojisinin negatif enerji ateşi böyle söndürüle bilinirdi. bildiklerini bazen kendilerine bile saklamamalıydı. Đzler ve kanıtlar silinmeliydi. Toprak.. Sapma olmamıştı. Çekildiği yanın. günahkarda gizlenmeliydi bu kez.. Rapora uygun sonucu ortaya koyamamıştı. numuneler yok edilmeliydi. Darağacında idam edilmeyi canı çekmemişti. Günahlar ve günahkarlar sayısızdı. Bunlarda senaryoya uyan şekilde sonuçlandırıldı.. Rapor. "Ben konuşursam Sodgom ülkesi deprem görmüş gibi sallanır!. Alınan kan örnekleri... Hadi cömertlik bizde kalsın bir tanede yedek olsun!. üçgenin içine düşecekken kendisini yana atarak kurtardı.... halkın görünen maskeyle oyalanması sağlanıp.. bir eğitim ve uygulama alanı olduğunu fark etti.. Başkalarına da örnek olmalıydı. Gerçek. aynı noktaya götürürdü. Bunlar unutulmalıydı.Onun anlatımları saldırı amacını açıklamıyordu. ayrıntılarda gizliydi ve yok edilmeliydi... Üst uçta Rutbin vardı.. bu. senaryoları duyumsayarak sapma meydana getiren ve bir zamanlar kendi yandaşları olduğu bilinen üst düzey görevliye gerekli yanıt verilmişti. bir sabah onaylandı.. Trafik kazası sonucu adam öldürmenin hukuk literatüründeki karşılığı... Raporun içeriği.... Günahlar. Günahlar gizlenmeli. ‘istenmeden . Yalınız. Ber. Đlaçlar güçlüydü. toprakta... Bu kez bir orman ve bir göl görüyordu. Adam öldürme.... kasıtla ilgiliydi. Dikkat çekmeyen.. ateşte. Sonuçta bu iki ihtimal. Geçmişlerine uygun davranmalıydı. Şimdilik buna gerek yoktu. ufaklı günahlar ve günahkarlar çoktu... Şeytan.. alttaki gerçek günahkarlar gizlenmeliydi.. Đki elin parmakları kadar olmalıydı. Amaca uygun maske bulundu.... oluşmuş üçgen içinde yeni bir üçgen daha oluşacaktı. Cezası büyüktü. raporlarına uygun hareket ettiğinin farkında değildi. Günah ve günahkarlar bu kez nicelik ve nitelik olarak sevaplar maskesiyle gizlenemeyecek kadar çok göze çarpıyordu. Đstenen maskeli balo ortamı kendiliğinden oluşursa değerlendirilmeli. günahta. Alt uygulayıcılar. sonucu aldırmışlardı. Üzeri kapatılmalıydı. Büyük Şeytan kendi üçgenini oluştururdu. Aksi davranışta..

Dikkat çekiciydi. -hatta kimsenin bulunmadığı bir yerde bile olsa. Onların gözleri hipnotizma etme gücüne sahipti. Đyi günah işlemek zevkliydi ve iyi kişiliği rahatsız edici değildi... çalınan müzik.. Ama bu kadar gerçek rüyalar görmemişti. açıktı. Onun söylediği şarkıları tekrarlıyordu. Paylaşılmayan düşünce yok hükmündeydi. Đyi günahlarda yüzmeye başladı.. erkekli insanları gördü.. Ber’in tamamıyla dikkatini çekerek... Çevresine bakındı.. kadehi aldı. Unut gördüklerini!...ölüm meydana getirmekti. Onlarında kendisine benzemesi gerekiyordu. Đçsel yorumlamalara girdi... sesli düşünmeye karar verdi.. Kötü yasaklara karşı duruş. Bakışlardan verilen sinyal buydu. gittikçe dansözün şekline bürünmekte olduğunu duyumsuyordu Bir süre sonra kendisi de gördüğü dansöz gibi bir dansözdü. şimdi düşüncelerine devam etmeliydi. Sıvıyı bir dikişte bitirdi. Kader böyle imiş dedirtecek çeşittendi. Düşüncen seninle ölüme kadar gidecekse "sorun yok!" diyordu. müziğin ritmine uygun bedensel kıvırmalar ve kıvrımlar dışında anlık yaşamda hiçbir şey kalmamıştı. Minyatür alanları kuşbakışı izleyebiliyordu.. çekiciydi.. Arada. Benliğini Dansöz esir almıştı.. diye düşündü. enfesti.’ Cezası düşüktü. iyi günahkarlıktı. Bu gidiş ve gelişler yeni düşüncelerin oluşmasını sağlardı.. Şimdi hayat çok daha güzel görünüyordu. Onlara bakmamalıydı. Rüya görüyorum galiba. Ya biri duyarsa?. Dansözün sesi tipi ve bakışları gibi etkileyici ve ikna ediciydi. Sessiz düşünmeliydi.. Ber. Onla birlikte kıvırmaya başladı. Şimdiye kadar algılamış olduğu yerler kare kare önünde belirdi. Ayrık gözlerin kendisinde odaklanmasını sağlayarak kıvırmaya başladı.. Onlardan etkilenmemeliydi.. "Gördüklerin yanılsamaydı. . etrafı bulandıran sapıcılardır. sesli düşüncelerinde yoğunlaşmasını devam ettirmesini engelledi biran. Ber. duyduklarına. izleyenlere fark ettirmeden elinde oluşan boş kadehe kustu kıvırtmasına ara vermeden onlara ikram etti. Dansözün giydiği kıyafetler. müziğe uygun sözler ağzından çıkıyordu. Bunlar ayrık insanlardı. Toplumda infial meydana getirmeyecek türdendi.. Düşünceni seslendirmen.." Daha bir çok sözler sarf ediyordu. duyumsadıklarına inanamıyordu. Sesli düşünme akis yapar.. Birden kare alanların önünde uzun ve geniş bedeniyle bir dansöz belirdi. bakışlarıyla avını donduran bir yılanın gözleriydi. Ülkede kamyon ve otomobil kazaları çok olurdu... Toplumun bütünlükçü estetik yapısını bozuyordu. Bunlardan birinin daha olması normaldi. Kendisi gibi dansöz olmayan az sayıda kızlı. Ber. Üzerinde onun giysisinin aynısının oluştuğunu gördü... ikramını engelledi. Hiçbirinin içinde değildi. Onların gözleri. Bu güzelliği duyduğu ses bozmuştu. Bedenini kıvır kıvır döndürürken elinde bulunan içi değişik bir sıvıyla dolu kadehi Ber'e ikram etti. Dansöz güzeldi.yasaktı. Ber etkilenmişti. Ama.. Diline sahip olmalıydı....’ deyişini onlar herkesten daha çok biliyorlardı. Bir ses. Ber." diyordu. Ufukta kendisini başlangıcından beri izleyen içinde binlerce gözler barındıran bir çift göz düşünceye serbestlik tanımıştı. Her şey çok güzel gidiyordu. Deniz ufkunda bulunan bir çift gözün ve içinde barındırdığı binlerce gözlerin bakışları hiddet doluydu.. bu akis sahibine –bazen.farklılaşmış haliyle geri dönerdi. Düşünmek suç değildi. Az önce kendisine ikram edilip midesine aktardığı sıvıyı. Uygundu. ‘Yerin kulağı vardır.. gördüklerine.. "Komplo teorilerinin üreticileri. Batı ve doğu müziği karışımı oyun havalarıyla hafiften kıvırıyordu.

koltuğun altında barındırdığı küçük bir çantayı açtı.. "Erkeğe dansöz kıyafeti yakışmaz. Dansöz görüntüsünden önceki kişiliğini kazanmıştı. Dansözler mağdur edilmemeliydi. Tuvalete gitmeliydi. Ber. bu dansözlerin özel kıyafetiydi ve kıvırmak sadece onlarda estetikti. daha sonra uykusundan ayrılmasına neden oldu Ber’in.. bu söze daha fazla dayanamadı. Đçinden çıkardığı sayısız çoklukta kablolardan dansözlerin üzerine savurdu.. Aslında verebileceği uygun bir yanıtta bulamamıştı. gördüğü rüyaların sersemliği içindeydi.. Sekreteri Secret'e sendikayı aramasını.. Bunların bir kısmı erkek. aylardır duymaya hasret kaldığı sesi duyabiliyordu. Med. Tümü kaybolmuştu. Ad kenti Hava Enerjisi Đşçi Sendikası telefonuna çıkan kadın sekretere. "Dansözlere dikkatini çok verme. Çivi çiviyi sökmüştü. Ben sendikanın avukatı değil miyim?.. Ber. Ber. kendisini başkanın kız arkadaşı ĐsteAl olduğunu belirten Secret. Yoksa. Sendika işçilerinden bir temsilci şu an yanımda bulunuyor ve konuştuklarımıza tanıklık yapacak. Duş almalıydı.. diğer uçlarıyla. Neden?. Ber’in üzerine okyanustan getirttiği soğuk suyu döktü. benden iyi biliyorsun!. Bazıları ise doğallıklarında olmadığı halde yek diğerinin cinsel kimliğini taklit ediyordu. 23 Hava işçi sendika üyesi işçinin kendisini tahrik edici sözlerine yanıt vermedi. Ama suskun kalmakta. küçük çantada bulunan binlerce kablo.. bağırarak yere düşmesine. "Sorun ne?.. Med.. Gelen işçi başkanları Soys'un genelde sendikada olduğunu. zamanla yerini alan ‘Sibirya soğuğu’ telefon diyaloglarından da anlaşılabiliyordu. kulaklarını aç ve dinle.. Artık ne olacaksa olsun hallerindeydi. kendisinden söz etmeden farklı bir isim uydurarak Soys’la telefon bağlantısı gerçekleştirmesi talimatını verdi. dansözlerin her birini ayrı ayrı tutmaya başladı. onun kendisi hakkında söylediklerini kabullenmek demekti.." diye uyardı. Kablolar sanki doğuruyordu. Ana kaynağı." "O halde." diyordu.. "Kadın ise. Soys'un sesini duyar duymaz Ber'e aktardı.. Nereye baksa onlardan birini görüyordu. Her basışı bir dansözün ve bazen yüzlercesinin inleyerek. "Neden kaçıyorsun?. daktilo tuşuna benzer düğmelere basıyordu. Ber.. Eliyle yerel imalatlı kahve sundu. ayılmıştı.....Bu Med'in sesiydi ve ilk kez onun sesini duymaktan nefret ediyordu." "Senden duymak istiyorum!" "Benden duyacağın bir şey kalmadı. Soys ile Ber arasında ilk aylarda oluşan sıcaklığın. şaraplarından içme!. Büyük Dansöz’ ün bağrından binlerce dansöz türedi. işçilerin aylıklarından kesilen aidatların *** . rahatsız oldun?. Çünkü. Kaybolmayan deniz ufkunda bakan bir çift gözdü. bir kısmı bayan bir kısmı da üçüncü cinse aitti..." diyerek telefonlarına çıkmamasının hesabını soruyordu. Senin işverenlerle birlikte hareket ederek sendika işçilerini sattığına dair duyduğum dedikoduları seni uyarmak için anlamında sana anlatmamdan mı. rüyasından. Belirli bir süre sonra dansözlerden eser kalmamıştı..." Sendika başkanı yanıtlamadı. Resmi mesleği Dansöz olarak tescil edilmemiş suni dansözlere karşı dikkatli ol!" Med. sonra kül olmasına neden oluyordu." "Sorunun ne olduğunu. Gözden kaybolan Büyük Dansöz aniden ortaya çıktı. uygun olmayan zamanlarda çıkardı... Bu kez Ber'in üzerinde etkinlik sağlayan Med olmuştu. Meslekleri ellerinden alınarak.. Med. Bazı sesler. "Bana birçok kez bağlanmayan telefon ‘ĐsteAl’ takma ismini veren sekreterime bağlandı. dansöz olduğunu açıkça belirtmeden bu kıyafeti giymemeli ve kıvırmamalıydı. Saatin zili. buna rağmen nasıl görüşemediğini de sormuştu.

Deli bir avukatın avukatlık ruhsatı da iptal edilirdi. Parmağının ucundan akan kanı çekmeceden çıkardığı peçeteye sildi.. Telefonun ahizesini kaptı. "Ne yaparsan.. yanında bulunan işçi temsilcisine. Telefondaki yanıt.. tanık istenecek.. Farklı şeylerle ilgilenmek iyi bir dinlence sağlıyordu." Yüzüne de yansıyan sinirden kaynaklı kırmızılığı. Ber’in kendisini aydınlatmasından dolayı teşekkürlerini sundu. "kocamın ve arkadaşlarımın ölümünü gerçekleştirenler önceden bulunduğu gruptaki bir kaç kişidir. Diğer işçileri de. Rutbin'in eşi.. Ber'in düşüncelerinin hızlı deviniminden dolayı beyni ısınmış ve bu sıcaklığı tüm bedenine vermişti.... Peki şu an rüya görüyor olabilir miydi?. sağduyulu işçiler yakında seni ve yönetimini azledecektir. Rüya ile gerçek birbirinin içine girmişti. cinayetin teröristler tarafından işlenmiş olabileceğini belirtiyordu. zaman ve kişiler yabancısı değildi.. Artık sendikanın avukatı değilsin!.. Yetkili ağız. Bir çok sorular yönlendirilecekti kendisine. kapattı bilgisayarı. ayırt etmek için parmağını kanatmıştı. telefondaki konuşmalardan aldığı negatif enerjinin de etkisiyle tüm ayrıntılarıyla Soys'un bazı kirli çamaşırlarını ortaya döktü." diyerek telefonu kapadı. Onlar araştırılsın. Bir damla kan da aslında çok önemliydi. Bu doğrultuda yetkili bir ağıza mikrofon uzatılmış. Yıllarca kırsalda Đllegal-ABCD örgütü militanlarına karşı mücadele eden ve sonra bu mücadelenin yanlış olduğunu belirterek görevinden istifa eden Rutbin ve iki arkadaşına ait olan cesetlerin kimler tarafından ve niçin öldürüldükleri araştırılmaktaydı.. En uygun kararı... Secret'den rica etti. Sap gölü çevresinde bulunan ormanda silahla öldürülmüş halde ayrı yerlerde bulunan üç cesetten söz ediyordu. Daha sonra devam etmek üzere yazıyı kaydedip. onun rüya gördüğü geceye denk düşüyordu. . sahte faturalarla gider gelir denkleştirmesi yaptığını söylememden mi rahatsız oldun?. iddianın hayali olduğu.. sinirlenmişti. Birden kendine geldi.birçoğunu şahsi harcamalarında kullanıp.. Seni duymak ve görmek istemiyorum!.. Bana ödenen aylıklardan yarısını benden avanta olarak koparma isteğini ret etmemden mi rahatsız oldun?. aradığı yeri doğruluyordu. Çünkü özellikle bazı arkadaşlarından korkuyordu." demişti özetle.. Bir damla kanı gözünde büyüdü. Bir kitapta okumuştu. olumsuz da olsa kesin yanıt almıştı. sabahtan kalmaydı ve sık sık ısıtılmaktan bulanık bir renk almıştı. Yüksek ateşini düşürmeliydi... özür dilerim." diyerek arayan hakkında ön bilgi verdi. Lavaboya giderek elini.. Aldığı numaraları tuşladı. Yurttaşlık bilinci bunu gerektiriyordu." Soys. Rutbin’in eşinin beyanlarına karşı açıklama isteniyordu. Deli bir avukata kim iş verirdi. kendi isminin tanıdık olmayan biri tarafından sesli okunmasından memnunluk duymayabilirdi. "Yanımda olan işçi temsilcisine gerekli anlatımlarda bulunacağım. Parmağına toplu iğne batırdı. Ulusal Televizyon kanalı flaş haber sunuyordu. Geçen gece gördüğü rüya içeriğinde bulunanlardan bir kaçıydı. telefonda süregelen sesine yansıtmamaya çalışan Ber. Cinayet gecesi. Bilinmeyen numaralardan Büyük Kent Güvenlik Merkez Biriminin telefon numarasını aldı... Birikmelerini salma zamanıydı... belge istenecekti. Çay. inanıyorum. Secret'i bu işe karıştırmamalıydı. Televizyonun verdiği haber içeriğinde geçen yer. kendisine. "Beyefendi! Numaraları yanlış tuşlamışım. Sıcak bir çay kendisine iyi gelecekti. bir damla kanın oluşması için gereken gıdaları ve beden içinde oluşan uğraşları. "Bilirkişi olduğunu belirten Birbilen isimli bir bey arıyor. "Ben ne yapıyorum?. Đkiyüz isimli arkadaşı tarafından iki mermiyle öldürüldüğünü ihbar edecekti. yap! Elinden geleni ardına koma!" diyerek telefonu kapattı. Küçük televizyonu açtı. Solkol'un mağazasından aldığı bilgisayarda yarım kalan yazısına devam edecek enerjisi kalmamıştı Ber’in. telefonu kapatmakla yerine getirmişti. "Senle hiçbir bağlantım kalmadı artık. Güvenlik Merkez Birimini bizzat arayacak ve Rutbin'in. kendisinin aydınlatacağını belirterek Ber'in ofisinden ayrıldı. Ber." Soys... Televizyon kanalı görevlileriyle Rutbin’in eşi arasında gerçekleştirilmiş bulunan telefon görüşmesi de yayınlanmıştı. Đkiyüz. Rüyamda gördüm demesi onun Ruh ve Beyin Tedavi Merkezine gönderilmesi sonucunu doğuracaktı. yüzünü ve saçlarını ıslattı. Bazı duyumları olmasına rağmen bu kadarını tahmin etmediğini belirten işçi temsilcisi. Şah damarına basılmıştı.." diyerek kendisini sorguladı. Belki de Rutbin'in akıbetine uğrardı.. Çalan telefonu bağlayan Secret.. Lanet olsun!.

" kavramını düşündü. vekili aracılığıyla icraya koymaktan dolayı üç yıl ceza alacağını anlatmama bilmiyorum gerek var mı?...... gerekeni yapacağını. Genelde yeni bir araba. kime ve kimlere ait olduğunun incelemesi... "Ama.. Şimdiki teknikle bu bile tespit edilebilir diye biliyorum.. Müşterimin maddi durumu bu alacağını alamamakla bayağı kötüleşti. kuşku dolu bir sesle..." dedi. Bunların verdiği rapor aynı yönde karara yansırdı. senet ve çeklerin içeriğindeki yazı ve imzaların ilgilileri tarafından yargı gruplarında itiraz edilmesi halinde.!?......." Ber’in bu sözleri karşısında Birbilen katıla katıla güldü." " .. farklı biriyle mi konuşuyorum... bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hem alacağı alamayacağını hem de Anti-Hafif Yargı Grubunda sahte belge düzenlemekten üç yıl ceza alabileceğini belirttiğinde. bunu halledecek.. avukatlık mesleğinde yeni değilsiniz?. sahte olduğu yönünde dava açmıştı....... yanlış mıyım?... benimde içinde bulunduğum Đnceleme grubuna geldi. bizler Sodgom ülkesinin imza incelemesi konusunda en yetkin uzmanları olarak buna rağmen sizle görüşmeyi borçlu tarafla görüşmeye tercih ettik. "Borçlu..Belge.... "Ya!...... bizlerinde gereğini önceden yapmamız gerektiği yönünde rica da bulundu." dedi.. yazı ve imzaların incelenmesi için bize göndermişti... Alo!........ Bir şeyler anlatmak istiyordu. Đtirazı müşterisi olan alacaklıya bildirdiğinde bu itirazın doğru olduğunu ama alacağının gerçek olduğunu.... "Yazı ve Đmza Đnceleme Grubunu" sonradan iş sahibinden fazlasıyla tahsil edeceği parayla satın alarak imza ve yazıların borçluya ait olduğuna dair rapor aldırtmıştı.... En son telefon bağlantısının kopmuş olabileceğini düşünerek.." gibi hal hatır sorma seanslarından sonra...." Birbilen'in ifadeleri tutarsızdı." "Doğrudur... birbirini tutmuyor.. Niye sordunuz?... Dediğim gibi.. O da... nasıl olur?.." "Siz.. önceden başkasına imzalattırıp sana vermiş olabilir.. alacağı için senet alamadığından sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını belirtmişti. kendisinin gözleri önünde bizzat borçlunun imza attığını yeminle belirtmişti bana. Ber'de bu tür itirazlar üzerine alacaklı müşterilerini Maf'a göndererek yararlı raporlar alınmasını bir kaç kez sağlamıştı. Gerçekten. "Alo!. Hatta borçlunun imza itirazı üzerine müşterime imzayı senin yanında mı atmıştı. Ber. BirBilen Bey!. onun yarım kalan sözlerinin devamını bekledi. bir hafta . imzalar kuyruk eğriliği dışında sanki benzerlik gösteriyor.. Dolayısıyla.. Bir zamanlar Maf'ın avukatlığını da yapmıştınız. içmeye bizi götür arzusunu içeren bir deyimdi." diye seslendi... ‘Yazı ve Đnceleme Gruba"na gönderirdi.... "Maf. imzanın kuyruğunu bilinçli veya bilinçsiz eğri atmış olamaz mı?. Duyuyorum..!?.. Birkaç gün içinde inceleyip karar vereceğiz. için yargı başkanı." diyerek hayretini belli etti. "Bilmem. diğer örnek imzalarına göre kuyruğu biraz eğri duruyor gibi... telefonu açan ana konuya giriş yaptı. Ad kentinde kullanılan bir deyimdi.." Ber...." Birbilen. olasılıklarını hatırlattım.. sizin müşterinizin hem alacağından olacağı hem de AntiHafif Mahkemede sahte imzalı senedi düzenleyip..." dedi Ber. içsel tahlildeyken. "Buyurun sizi dinliyorum.. Karşılık. "Aslında senetteki imza borçlunun imzasına bazı yönleriyle benziyor gibi. "Ber bey.000. "Kuyruğu eğri duruyor." ". sıkılgan ve yılgınlığını duyumsatan hitapta bulundu. alaycı bir üslupla.. Böyle bir sahteciliği yapabilecek nitelikte biri değil. sizin alacaklı vekili olarak bulunduğunuz dosya dayanağı 50... Kesilen gülme sonrası kendi cep telefon numarasını da verip. ev alanlara hatta iyi bir sonuç alanlara karşı kullanılan ve yemeğe. Maf'ın avukatlığını yaptığı dönemde onun kanalıyla gelen bir kişinin alacağının tahsili için icra takibi yaptığında dosya borçlusunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığı.. Birbilen anlatımına devam ediyordu. "Alo!. borçlunun tanıdığı ve önceki dönem Halkın Temsilcileri Grubunda görev yapan ve şimdi Absürd Yerel Televizyon sahibi olarak faaliyette bulunan KomĐmza bey.. kıyaslamaya örnek teşkil edecek duruşma’da alınan imza örnekleri. Đçselinde. Ama.. Ber. Bu suskunluk bir süre devam etti.. aradı. "Geçen bizleri. sen rahatına bak!" demişti müşterisi. Bu kez kuyruk eğriliğini düzeltmeden olumlu rapor veremez misiniz?." "Ama. Bunu biliyorsun!..." Ber. Birbilen olarak kendisini tanıtan kişiyle "Nasılsınız?...-dolar değerindeki senede borçlunun imza itirazı üzerine. yargı başkanı." dedikten sonra suskunluk sürecine girdi. Şansına. "Müşterim SağMüş çok sağlam bir insan. diye kuşkuya düştüm. Borçlunun... Ber.. Bir an.. "Borçlunun senette bulunan imzalarıyla. Bu kez." sözcükleri bu olasılığı saf dışı bırakmıştı. Maf...

Sekreter. Çok sayıda bireyden oluşan Đmza ve Yazı Đnceleme Grubunda bulunanların tümü BirBilen gibi düşünmüyor olabilirdi. Uzatılan eli boş çevirmek olmazdı. Hukuk Bilgisi yetersizliğine sahip olanlar bu eksikliklerini.." diyordu. Dava ve takip dosyalarının sonucu ne olacak kaygısı. Diğerinin ise LeftSağKol'du. Đmza ve Yazı Đnceleme Grubu. Gece gördüğü rüyaların ağırlığı da bunda hatırı sayılır etkinlikteydi.. Belki de bilgi yeterli olmuyordu. LeftKol'du.. belirterek telefonu kapadı. Tanımadığı birileri. müşterisinin de onlara ödeyebilecek çoklukta parası yoktu ve o da hukuka uygun davranılması taraftarıydı. Hatta üstüne üstlük Üç yılda Tut-Bırakma Kursevinde yatacaktı müşterisi. Borçlu gözlerinin önünde senedi doldurmuş ve imzalamıştı. "Avukatların ömrü kısa olur. borçluyla BirBilen gibilerle. . Pazarlamacılar ise genelde olumsuz yanıta karşı derhal büroyu terk eden özellikte olmuyordu. Müşteriyle.. Ama gelen kişiler bu kategoriye girmiyorlardı.. Bekleyecekti.. içseli dışsalında yansı-ma buluyordu. gelenin öncelikle sekreterden izin almasıydı. Bu dosyadan elde edeceği Avukatlık komisyonunu düşündü. Aksi halde. Bıyıkları dudaklarına sarkık olanın ismi. Nefeslenen ziyaretçilerden Mıha. Mıha ile tanışık olduğunu onla sarılarak somutlaştırdı." deyişini anımsadı... endişe içindeydi. Başka çaresi yoktu. Parmaklarıyla şakaklarını ovaladı.. diğer iki kişiyi tanıttı. Yargıyla. Düşüncelerini bir selam bozdu. Đmza incelemesi raporu borçlunun yararına düzenlenirse büyük bir gelirden olacaktı. cam parlaklığında gözlere sahip takım kıyafetli. Onun arkasında tokalaşma sırasını bekleyen iki kişiden biri tanıdığı çıkmıştı.. Büyük davalarda taraflardan biri veya her ikisi güçlü ise. Ber. Gerçek bir hukukçu gibi davranmak istiyordu. Ruhsal.. çam yarması. Büroda avukatla görüşme usulü." esprisiyle reddediyordu.. icrayla. gelenin kim olduğunu kendisine bildirir. Haklı olduğunu biliyordu. Büyük para alacaktı ve son aylarda oluşan parasal sıkıntılarından geçicide olsa kurtulacak en azından altı aylık geçimini sağlayabilecekti. hukuki bilgisi yeterli olsun olmasın en güçlüyü temsil eden avukatlar her nasılsa başarı sağlayabiliyorlardı. çat kapı içeri girmişti. Olan hukuk bilgileri ancak normal şartlar altında para ediyordu..bekleyebileceğini bu süre içinde. Sabahtan beri yaşadıkları kafasını ağrıtmıştı.. "Hoş geldiniz!" dedi. Düşüncesi bile korkunçtu. kazanacağına kesin gözüyle baktıklarından bazılarının olumlu sonuçlanmaması. Yasa maddesinden anlaşılan anlamı yüzlerce sayfalara yayarak açıklayan yasa yorumcuları. tamamlıyorlardı. Gerçi. Bu. beyaz gömlekli bu şahsı ilk kez görüyordu. Müşterisi de alacağından olacaktı. Kendisine iyi geliyordu.. onların telefonla randevu alan kişiler olduğunu anlamıştı. düşünsel gerginliği esnasında bedeninin de buna uyumlu davranışları nedeniyle. üzeri örtülü ve soyut konularda ise kısa cümlelerle geçiştirmişlerdi kitaplarında. bir zamanlar Tar kanalı ile birlikte ön soruşturma geçirmiş bulunan Mıha idi.. Bu nedenle kendisine hukuk kitapları pazarlamaya gelen satıcılara "Hukuk kitabı almak istemiyorum. Aldığı özel konulu davalarla ilgili yaptığı araştırmaları sonucunda bulduğu hukuksal dayanaklardan dolayı. duygusal zekalarının iyi olmasıyla mı tamamlıyordu?. Gelenler koltuklara kuruldular. kabulü olduğunda içeri alınırdı. ???!!!. pazarlamacı olamazlardı. BirBilen’in ancak bir oy kullanma hakkı vardı... Đsimlerini duyan Ber. Belki de. bıyıkları dudaklarına sarkık." tekliflerini ise.. "Hukukun taksiti olmaz.. “Kuyruk eğriliği” kavramını iyice düşünüp kendisini arayabileceğini. tokalaşmak için elini uzatan uzun boylu. kalemlerdeki görevlilerle muhatap olmanın verdiği stres. Kurala uymayan kişiler genelde samimi olduğu insanlardı Samimi tanıdıklarının bu kuralı çiğnemeye belki hakları vardı. "Selamlar!" Gözlerini selam verene dikti. Mesleğine ilk başladığında girmiş olduğu kirli ilişkilerden uzak duracağına kendi kendisine söz vermişti.. "Taksit yapalım. Hatta. Bunda hukuksal konularda bilimsel görüşler sunmuş uzmanların da payı vardı. BirBilen'in deyimiyle kuyruğun eğriliğini düzeltmeme nedeniyle ve borçlunun bu tür işlerde komisyon alarak aracılık yapan KomĐmza kanalı ile kuyruk eğriliğini kendi yararına düzelttirirse?.

" diyerek. işsizlik had safhada. "Hayırlı olsun!" diyerek." LeftKol'un.. yapacağı konuşmanın uzun ve soluksuz geçeceği izlenimi uyandırdı Ber'de. sadece LeftKol.." Ber. ne de adını duymuştu. Kahve. Sözlerine kaldığı yerden devam ederek.. insan haklarını teminat altına alacak yasa maddelerinin çıkarılması. ülkenin durumunu okumuş biri olarak sizde görüyorsunuz.." dedi. Đlk sıralardan Halk Temsilcisi adayı olarak seçime girebilmem için ön seçimde delegelerin desteğine gereksinimim var.. kendisine güvenen otuz delegeyi etkilemesi karşısında menfaat teklif ettiğini anlamıştı. "herhalde. Zaman kazanmak istiyordu." "Onların tercihlerini etkilemek istemem!. "Umarım. halktan toplanıp Devletin kasasında biriken paraları üç dört çapulcu hırsızlamakta. Tar'a ve bana nasıl güveniyorsan ona da güvenebilirsin... samimi bir ortamı derhal oluşturma çabasındaydı." Ber'in bu gelişmeden haberi olmamıştı. Ortam karışıktı. Onlar zevk ve sefa içinde iken. sessiz kaldı.. LeftKol.. Đhracat. LeftKol. Seçildiğim takdirde. izleyen bakışlardan huylanarak fark etmiş olabilirdi. olumlu olsun. "Teşekkür ediyorum. Olumlu veya olumsuz bir tepki rengini alamadı... LeftKol'u partinin hiçbir çalışmasında ne görmüş. Mıha'nın konuşması gerektiğini işaret ediyordu." Ber'i süzerek söylemlerinin onun üzerinde bıraktığı etkiyi yakalamaya çalıştı. yalnızlaşır. ana konuların açılımını sağlayan iksirdi." dedi. evine ekmek götüremeyen insanları düşünün.. onla birlikte hareket etmezdim. Kahve içimi sonlandığında. LeftKol hakkında gerekli araştırmayı yapmalıydı. Ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan biridir. Bunlar bilinen gerçekler. Bu eylem." "Sizin arzularınız benim ve arkadaşlarım için emirdir." dedi. Ses tonunu. LeftKol. teşvikli yatırım. yalvarışlı konuma sokarak devam etti." dedi. "Sizi kıramayacak yaklaşık yirmibeş-otuz delege olduğunu biliyoruz." yazılı kartvizitlerinizi her zaman bekliyor olacağım. Bence birey bir oluşumda önceden yerini almalıdır. geliş amacımızı merak ediyorsunuzdur?. Ber.. olumsuz olsun sonucu bana birkaç gün içinde bildirebilir misiniz?.. "Fakat. Güncel esprilerle bu sıcaklığı sağlamaya çalışıyordu. Ber. çocuğuna mama alamayan. Ber'e göz kırparak. "Biliyorsunuz ben delege değilim.. "LeftKol'a güvenmeseydim.. Aksi halde treni kaçırmış olur.. önümde daha epey uzun bir yol var. Binlerce soygun yollarını burada açıklamaya ne zamanımız var." "Neden olmasın!" Ortam. ön seçimler yaklaşıyor. kendisinden ne tür bir istekte bulunacağını merakla bekliyordu. ziyaretçilerin tümü oy birliğiyle kabul etti. tüm yanlışlarla mücadele için Legal XYZ Partisinden Halk Temsilcisi aday adayı oldum. bu tür durumlarda kahve ikramının iyi olacağı tecrübesini edinmişti. Lekeyi. Çağdaş demokrasi anlayışının. zorlamalı öksürükle boğazını temizledi. Arada birbirlerini kaçamak bakışlarla izliyorlardı. Halk yoksulluk içinde. gerekli nezaketi gösterdi.LeftKol." diyerek başlangıç yaptı. çağdaş hukuk ilkelerinin yerleşmesi. Belki de haberiniz olmuştur. Demokrat bir insanın seçilmesinin ülkeye yararı olurdu." demek istemedi.. Cam gözlerini daha da parlatarak. resmi kurumların alım satım işlerinde yapılan fatura yolsuzlukları. ihale. "Đstirham etsem. LeftKol. Ber’in düşüncelerini algılamış gibiydi. bazen de bazı medya gruplarının şantajlarıyla veya politik destek sunmaları karşılığında gerçekleşmekte.. Hatta bazıları çarkın içinde. Ancak Mıha'nın geleceğinden haberdar değildi. önemli bir hususta görüşmek için randevu talebinde bulunmuştu. "Arkadaşlarla bu konuyu değerlendireceğiz... kendisiyle telefonda konuşmuş. "Dediğim gibi sizin de Đl yönetimine üye olarak bulunduğunuz Legal-XYZ Partisinden aday adayıyım. Bir düşman daha kazanmanın kendisine yararı olmayacaktı. Eksiğimiz var çoğunluk elde edebilmem için sizinde desteğinize ihtiyacım var. karşılık verdi. kendisine daha fazla acı çektirmedi. ne de gerek var. Halkın Temsilcileri bunları gerektiği şekilde ifade etmiyor. sen beni tanırsın.. politik söylem kullanmalıydı. LeftKol. Bunun her nasılsa farkına varan LeftKol bıyığında kalan kahveyi diliyle yalayarak sildi. biraz önce kahve içtiğinin kanıtını üzerinde taşıyordu. 'hamili kart yakinimdir. Aradaki uçurum akıl almaz boyutta. Paraya . durumdan ve durumlarından memnun. Geliş amaçlarının ne olduğu konusuna bir türlü gelmiyordu.. Aşırı tepki ilkellikti." dedi. Belki de söyledikleriyle benzeşen kişiliği vardı. "Halkın. Bu soygun bazen. "Çok fazla bir zamanımız kalmadı. "Ber. "Parti delegelerinden bazılarıyla dolaylı veya doğrudan görüşme sağladık. Politikayla da uğraşıyordu. Kahve teklifini.

Her iki şahısta politikayla fiilen uğraşmamış olmalarına ve ne oldukları belli olmalarına rağmen sağduyulu halk tarafından seçilecek miydi?." Yanıt sertti. Beğenmediği bir oyunu ve oyuncularını alkışlaması ise bu yargısına. Bireysel kimliğini sosyal psikoloji havuzunda eritmeyecekti." adlı tiyatro oyununu izlemişti. kahkahalarıyla yansıttılar ziyaretçiler." diyerek Tar'ı sordu. Bu sesleniş bile söyleniş biçimiyle gerekli yanıtı veriyordu. Başkaları gibi çıkar amacı yok!.. sağ kolu RightKolu sağcı kimliğindeki Legal X Partisi’nden. Legal-X Partisinden Halk Temsilcisi olması için destekliyor. Yakın zamanda almış olduğu kararı uygulamıştı. en önde ve sanatçılarla göz göze olmasına rağmen ayağa kalkmadığı gibi ellerini birbirine vurur gibi de yapmamıştı. Ber. * ** .. Delegeleri satın almaya niyetliler. Uygun yanıtı verdi.." diye seslendi... Maf. "LeftKol. Bu mümkün olmadığında her iki partinin ortak iktidarı söz konusu olacaktı. kendisini tanımaya. RightKolu ise. sol kolu LeftKol’u ise solcu kimliğindeki Legal XYZ Partisi’nden Halk temsilcisi seçtirerek alanını genişletebilecek.. Đki taraftan da korunabilecekti. bir çok kez Mıha ile karşılaşmıştı.. Legal XYZ partisi ile Legal X Partisinin şansı eşitti. Azda olsa yumuşayan ortamı gerginleştiriciydi. Đlk kez Tar'ı kendisine soruyordu. elini yüzünü yıkadı ve saçını düzeltti. Yerini daha bir sağlamlaştıracaktı." hayıflanmasında bulundu. Erken seçimin sonucu şimdiden belli gibiydi. Akıllıcaydı. tıpkı emekçinin emeğine yabancılaşması gibi bir şeydi bu. benden boşalan makama geçti. Sağdan veya soldan iktidar olunması kendisi için önemli olmayacaktı. Ber. "Kırsal alanlara telefon ağları daha kurulmadı. Seçmenler bu kadar umarsız. kendisine yabancılaşmanın aksine. Zaten bende bu hafta içinde duymuştum. bu yönüyle de geleceği merak ediyordu.. oyunu." Bireysellik buradan başlıyordu.... Lavaboya yöneldi. Maf.. Bir kaç olasılık tartışılıyordu. kendi yerini daha sağlama almak için LeftKol'u." Maf. "Allı gelin tırtırlı gelin. Her iki durumda da bağlantı kurabilecekti. onlara katılmadı.Gücüne. "Ha! sahi. Solkol'dan sürpriz bir yanıt aldı.. Tar'dan haber alabiliyor musun?. Ziyaretçiler yanaklarını kırk yıllık ahbaplarmış gibi Ber’inkiyle karşılıklı dokundurdular.doymuş biri. LeftKol’u sordu." Ber. Ortama uymak için içselden kaynaklanmayan tepkilerde bulunmak bireyin kendisine yabancılaşmasıydı... Zoraki tebessümlerle ayrıldılar. Oyun bitiminde. Legal-XYZ partisinden. kulağı en geniş deliklilerden biri olduğunu bildiği Solkol'u. Hatta tüm duyuları mecliste olacaktı. Duyduğuma göre her iki partinin yapacağı Halk Temsilciliği adaylık ön seçiminde bunların adaylığının ilk sırada gerçek- leştirilmesi için bayağı para dökecekmiş... güç katacaktı. yorumlamaya benliğini kazanmaya çalışıyordu. Az sonra Markız'la yeni açılan "Burada Hesap Pahalıdır. O aşamada. "Neden bu konuda daha önce bana gerekli bilgiyi vermedin. Đkisinden biri iktidar olacaktı. Her iki koldanda meclis içinde bir çift göze bir çift kulağa sahip olacaktı. Ortamın gerginleşmesini engellemek için espri olarak algıladıklarını. "Senin haberin olduğunu sanıyordum. "Hoşuna gitmeyen. Geçen haftanın bir akşamında kültür sitesinin salonunda sahneye konulan. duyarsız ve benliksiz olabilir miydi?.. oyuncuların oyunculuğunu beğenmemişti. Onların çıkmasından sonra Ad kentinde.. Legal Y Partisinin ve diğer küçük partilerin barajı aşıp aşamayacağı dahi şüpheliydi. benimsemediği hiçbir olguya ayıp olmasın düşüncesi ile katılmayacaktı. dolayısıyla kendisine karşı duruştu. herkes oyuncuları ayakta alkışlamış. " Geçmişte bir an oluşup kaybolan samimiyeti tazeleme anlamında. Ber. sağ ve sol çevrede etkinliğini hissettirebilecekti. telefonla arayarak. Ber. Đdealist amaçla hareket etmektedir. "Mıha!.. Onu çok özledim." isimli balık restoranında buluşacaklardı. Baba Maf'ın sol kolu şimdi o!. Çünkü...

dillerinin gelişiminin ve uluslararası hukukta da yer alan kendi geleceğini tayin etme hakkını engelleyen.. onun da mutlaka değerli görüşleri vardır. geçen hafta. "Halkımızın ve halkların kültürlerinin. "Evet! Benim de bazı diyeceklerim olacak. Ber. devamla. Ber.. Bir kısmı ise. Bu yöndeki düşüncelerini ifade etmenin yararsız olduğunu düşündü. şablon öneri ve açıklamalarla ve her kafadan çıkan seslerle bu şekilde bir süre devam etti. eylemler. Oy sayımı bir kaç kere yinelenmiş.. bir kısmı "Dıpsu pekmez. tüm konuşulanlar güzeldi ve güzel konuşanlar. Karalama kampanyası başlatalım.. müziğinin.." "Bu bir hataydı. Başkan." Diğeri. Toplantı. çekişmeli geçiyordu. her eylemi gerçekleştirelim hatta. tanıdığı delegelerle bizzat veya telefonla görüşmüş ve "LeftKol'un ön seçimlerde listeye alınmaması. baskılara karşı tepki göstermek için her fırsatı değerlendirelim. Ön seçim gerçekleşmiş ve Genel seçimlerde gösterilecek aday listesine Legal XYZ Partisinden LeftSol birinci sırada yerleştirilmişti. etkinlikler tartışılıyordu. onla yüz yüze görüştüklerini ve anlatımının kendilerine güven verdiğini belirtmiş- lerdi.. Partinin tanıtımı." dedi. inkar eden. Gelen ‘konuş’ teklifine.. Örneğin. bunun verdiği rahatsızlıkla toplantıya gelmişti. halkın sokakta.24 Legal XYZ Partisinin il binasında. Alınmış bir karar yokken böyle bir eylem başlatılmış ve ben sayıldığım halde yinede partinin suçlanması nedeniyle diğer yöneticiler gibi bende devletin avukatına ifade vermek zorunda . asimilasyona uğratan sisteme.. Aksi halde beyni ağrıyacaktı. arkadaş da özür dilemişti. "Ber bey. Đktidar partisiyle ve diğer muhalif partilerin söylemlerini. bu anlamda ne gerekiyorsa yapalım. eylem geliştirelim. Buna rağmen bir şeyler kusmak istiyordu. bırakılsalar günlerce uzayacak kadar konuşma açlığındaydılar. "Halkın sıkıntılarına ortak ve sözcü olalım. devamla. Verilecek yanıtı tahmin edebiliyordu. "Burada alınmış bir karar olmaksızın partiye mal olabilecek davranış ve söylemlerden uzak durmak gerektiği kanısındayım. "Sürekli seminerler. basın toplantıları düzenleyelim." anlamına geliyordu. Çünkü üç kişiden çok daha fazlası bu sözü vermişti. Ber’i işaret ederek. Beyninin içindeki yoğunluğu az da olsa hafifletmeliydi. Parti üyelerinin resmi olarak seçmiş oldukları delegeler Parti Tüzük ve Yönetmeliğine uygun olarak serbest iradeleriyle oy kullanmış başka aday adaylarla birlikte LeftKol’un da adaylığı kesinleştirilmişti." demişlerdi.. Çoğunluk ise. Bu yapıda kendisi de kısır döngü araçlarından biriydi. Ama ifade edemezdi.. kendimizi her alanda gösterelim. Ber.. Aslında vardı. Bu söz "Pekmez pekmez fark etmez." dedi Ber.. sayımda hatanın olmadığı anlaşılmıştı. eylemlerini yanlış da olsa." dedi. Üzgündü. Hukukçumuzu da dinleyelim. açık alanda yaptığı düğünlere dahi sahiplenelim. sokakların.. 'Nüfus Sayımını Protesto etme Olayı. herhangi biri diğerine fark atmıyordu." diyorlardı. Bulunanların dikkatini çektiği kanısına vardıktan sonra.. Tartışmanın bu yönüyle alevlenmesini engelleme amaçlı ani çıkışıyla. ayda bir tekrarlanan yönetim kurulu toplantısı. LeftKol'la görüşmesinden sonra. "Sadece bu değil. güzelliklerin aksine davranıyorlardı. yolların çamurlu bakımsız olmasını protesto amacıyla Yerel Yönetim Binasına yürüyen. Delegelerin.. konferanslar. üye sayısının artırımı için yapılması gereken uğraşlar. Başkan dahil toplam on bir kişilik kurulda birkaçı hariç. Biri.. Sonuçta dişe dokunur. arasında partimizden –O. Sonunda üyelerden biri. Hiç kimse olumsuz konuşmuyordu. Kabul oyu veren delegelerin içinde namus sözü veren kişilerin de olduğu kesindi. hiç konuşmadı.. köstekleyen. gerekli reaksiyonlar. düşüncelerini.' da bir başka örnek... hatta taşlayan mahalle halkı.. bu nedenle nazlanmadı. doğru da olsa eleştirelim. her oturumda olduğu gibi yine tartışmalı.bir arkada-şında eyleme katılması sonucu basına ‘Legal XYZ Parti üyeleri Belediye Binasını taşladı!’ diye intikal etmişti. Sonuçta. Ber'in sağduyusuna güvendiklerini ifade ederek ona oy vermeyeceklerine dair namusları ve şerefleri üzerine söz vermişlerdi. Kanıtlayamazdı. Aday seçilmeyenlerinde adaylığı belki de başka bahara kalmıştı. O veya diğeri aynıydı. bir karara varamamışlardı. Bunun karşısında çıkarabileceği karşı yanıtı yoktu." Bir diğeri. kendini bilir. Üç delege dışında oy birliği mevcuttu. Yaklaşık bir saat sürmüştü. Rahatlamak istiyordu." görüşünü iletmişti.. farketmez.

. Kararlar özgür iradeyle ve çıkar gözetilmeksizin. yapılacak bir takım etkinlikler için güvenlik biriminden izin alınması yönünde çoğunlukça alınan kararı deftere geçirttirdi ve son aylık toplantıda böylece bitmiş oldu.. o da tanışmak istiyor.. Ama lütfen kısa olsun.. karara bağlanmayan konularda bir şekilde parti adına davranış sergilenmesi yanlış değil mi?. Bu da bir yönlendirici daha kazanılması anlamına geliyordu..... Neden kendini bazı yönlerden geliştirmiyorsun. din.. bunu biliyorum. benim otoritemi olumsuz etkiliyor. Son üyenin de odayı terk etmesinin akabinde Başkan.." Yönetim kurulu üyelerinden biri. Yani. "Ber. Eylemler yapmayalım anlamında değildi. Dikkat çekmez. "O halde buyurun!.. siyasi davaları sana yönlendirmeye başladık zaten.. Şahsen ben tartışmadığım veya görüşümü sunma imkanı bulamadığım bir ortamda alınan karara uyma zorunluluğu da duymam. Üyelerin bir kısmı Ber’in bu söylemine bir ara karşı çıkacakmış gibi atıldılarsa da tepkilerinin bir anlamda demokrasi kurallarının tartışılacağı alanı hedef alacağı ihtimali karşısında vazgeçtiler. Ber. biliyorsun Tar’ın referansıyla seninle tanışmış ve yönetim kurulu üyesi olman için de genel merkeze ve delegelere baskıda bulunmuştum. Kısaca.. gibi sosyal konuların da sorulması gerektiği hususlarını ifademde belirtmiştim. Siyasi bir geçmişim var." dedi. Başkanın direktifine. bu kötü bir şey değil." dedi sırıtarak.. Başkan.. Herkese saygım var ve her kuruluş kendi alanında faaliyet göstermeli." dedi.. "Avukat Beyler korkuyorlar galiba. Program ve tüzüğümüz var. başkaca yerlerden gelebilecek talimatlarla hareket edilmesi yanlış diyorum. Çünkü konu en azından tartışılmış. Tartışılmayan. Önceki konuşmacı yine aynı pişkinlikle." dedi." Başkan açık konuşmuyordu. yoksa yeni doğmuş çabuk büyümüş partimizin çöküşü yakındır demektir. Bu. Bunu ‘minnet yapıyor. "Benim demek istediğim. programımızda yazılanlar ile genel hukuk kuralları göz önüne alınarak bu çerçevede faaliyet gösterilmesi kanısın-dayım. işkence görmüş. Diğer konuları bir yana bırakarak. seni etki altına almaya çalışıyorum... sözün sahibine yöneldi. halk tabanın-da endişe doğuracağından partimizin genelleşmesi ve gelişmesinin de önünü tıkamış oluruz.. Cezasını çekiyor. Ber. Senin bazı davranış biçimlerinden dolayı bana pay çıkaranlar oluyor. genel merkezimizin veya Đl yönetimi olarak bizlerin aldığı kararlara -ben çekince koysam bileuymak zorundayım." diyerek tartışmayı bitirin sinyalini verdi. insanlığın iyiliği-ne alınmalı. Nüfus sayımında sayıldığım halde sizleri yalnız bırakmamak. "Lafını bilde konuş. Protestonun kaynağının. Benim görüşmeme ender izin veriyorlar." "Bu onun için.. konuşmasını sonlandırdı..’ anlamında düşünme!. son cümlelerden olayı algılamıştı. "Ben sözlerimi daha bağlamamıştım!" diyerek karşı çıktı. avukat olarak yapabileceğim bir şey kalmamış anlamına gelmiyor mu? Yargılama da bitmişse. "Tartışmayı kapatalım da oylamaya geçelim artık.. yeniden oturdu. yanlış anlaşılmamak için suçlamayı kabul ettim. görüşler alınmıştır. senin gibi yoktan bu partiye de gelmiş değilim.Bırakma Kursevlerinde yatmış bir insanım. "Hangi suçtan tutuklu?" "O siyasi hükümlü! Davası sonuçlanmış.. benimsediğimiz Demokrasiyi partimiz içinde öncelikle biz uygulamalıyız. kemikleşmiş kurallardan koparmıyorsun. yetki ve sorumluluk ancak kararın çıkmasında payı olana ait olmalı. "Korksaydım senin gibi devletin avukatının önünde kıvırmazdım. Seninle. içselindeki birikmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da bir şekilde bazı tepkilerini sunarak rahatlamak istiyordu. Başkan tekrar araya girdi.. Ber’de diğerleri gibi toplantı salonundan ayrılacakken Başkan’ın kendisiyle özel konuşma isteği üzerine kalktığı koltuğa." dedi Başkan.. Bir de senin Bey ilçesi Tut-Bırakma Açık Kursevinde bulunan “Kay” la görüşmeni rica ediyorum. Ber. ben yıllarca düşüncemden dolayı Güvenlikte sorgulanmış. hükümlünün vereceği talimatları almak ve yaymak için görüşmesi isteniyordu. Ama bunun dışındaki inisiyatif ve eylemlerin parti üyeleri tarafından yapılması veya fiilen dayatılması. "Onun siyasi bilgilerinden yararlanma imkanın olur. Bu partinin geleceğinin baltalanması ve sistem anlamında da meşruluğunu yitirmesi. sayımın bilimsel yapılmadığı dil. Avukat olarak görüşebilirsin. Tut.kaldım. önündeki paketten bir sigara da Ber’e uzatarak yaktıktan sonra... Arada bize de iletmek istediği mesajlar olabilir. Hemen ret tepkisini .. Ber. Başkan... Başkanı anlamakta zorlanıyordu. Ber. Bak! Sana ne diyeceğim.." "Bu görüştürme isteğim davası için değil.. ‘Kay’ hakkında soru yöneltti Ber.. Başkan sert iradeye boyun eğdi. Yanlış anlaşılmasın!..." dedi kızgın bir üslupla. "diyerek. bu konuda da bilgini ilerlet!.

Temiz kalan son gömleği ve pantolonunu giydikten sonra dışarı attı kendisini. bir şeyler atıştırıp seks yapmaları standartlar hanesine yazılmıştı. Ağaçlar ile çiçeklerin görüntüsü ve küçük havuzdaki fıskiyeden akan suyun sesi biraz da olsa rahatlatmıştı kendisini. Yanakları al... "Bir ara uygun olduğumda gidebilirim. sol yana yaklaşıp. Başkan'dan Đzin isteyerek. Markız. saç biçimi ile öznellik sağlamak isteyenler ise gören gözlerde sırıtıyordu.. Öznellik gösteren yoktu. Ber. ofisine gitmek üzere partiden ayrıldı. Bakışlar aynıydı.. Ber. Başkalarının da oturmaya hakkı vardı. Temiz havayı soludu. yolu hızlı adımlarla katetti. ister istemez kulak misafiriydi.. Sesi inandırıcı değildi. Ber.. Ber. genci ve dergiyi üstünkörü inceledikten sonra. bulvarda bulunan parkta buluşacaklardı... Đnsanlar aynı insanlardı.. ince kesilmiş salamı dizdi ve portakal suyu ile birlikte midesine indirdi. *** ..vermek istemedi. "Alır mısınız?... 25 Ber. Veya annesi yeniden rahatsızlanmıştı. Bu kez sözleşmişler. bulanıktı. Normal satıcılara benzemiyordu. onla muhabbet etmeye başladı. cumartesi erkencisiydi. bankın ortasında oturduğunu fark ederek. "Küçük değişiklikler büyük mutluluklardı. "Oturabilir miyim?.... Aynı tepkiyi yanındaki orta yaşlardaki adam vermedi..." teklifinde bulundu. Kıyafet." dedi. Yeni bir düşman kazanmanın yararı yoktu. Etraf. Banklarda oturan insanları gözleriyle taradı..." seslenişi bozdu. Düşünsel gidişatını.. orta yaşlar da bir adamın. Burası kendi özel mülkü değildi. yer açtı. Sandviç ekmeğinin içine kaşar peyniri. kimin kim olduğu belli değildi. Ber'in. Orta yaşlı adamın oturmasından kısa bir an sonra genç bir erkek yanlarına yaklaştı." Markız'la her cumartesi evde buluşmaları. temiz görünümlü genç elinde tuttuğu dergiyi göstererek. Duşunu aldı. "Hayır!. Park girişinde bulunan boş bir banka oturdu." olumsuzlamasına karşın yine de tanıtımda bulunmak istiyordu.. hala görünürlerde yoktu. Teşekkür ederim. tanıtımın dahi alıcısı olmadığını kaş hareketleriyle ifade etti.. Belki de uyuya kalmıştı.

Oturdu." Genç adam. konuşmasının bitiminde. orta yaşlı adamın mimiksel. gözleri ağaçlara takılı halde.. "Đleride belki.." anlatısını bir hatip gibi sundu.. onlara inananlarda dahil tüm izleyicilerine... genç adam üzerinde oluşturduğu etkiyi duyumsamak için başını ona çevirdiğinde.. "Ama.. Et teşhircilerini meşhur etmekle kalmayıp. Soru şekli bu soruyla yetinmeyeceği izlenimi veriyordu. Tüm mukaddesatçılar ‘böyle hareket etmiştir’ anlamında söylemiyorum. Ülkeyi ayakta tutan.. Ses. sen de bunları tanıyacaksın! Beni anlayabileceksin.. o sıralar ekmeği zor buluyorlardı... DM-Grileştirme sahipleri işi ilerlettiler zamanla." dedi. "Oğlum.. geçmişlerine. sözsel alaycılığını sezinlemiş olmalı ki. "Satıştan elde edilen paraların nerelere gittiğini biliyor musun?" "Elbette. Sevabına yapıyorum.. kumardan. manevi destek sağlayan..' diyerek karşılıksız hatırı sayılır para yardımı almışlardı. Bu gazete..Orta yaşlı adam. kitap... kendimi o kadar rahatlamış hissediyorum. Orta yaşlı adam sözlerine kaldığı yerden devam etti. ‘ucuz yolla sevap kazandıklarına... Müşteri potansiyeli hazırdı ve ne sunarlarsa alıcısı bulunuyordu.. Ne yazık ki “Paranın dini imanı olmaz. Dergiyi tutan eller titriyordu.. Topladıkları mevduatlara ödedikleri belirli orandaki faiz bedeline ‘kar payı. öyle mi?... "Ortaokula gittiğim çağlardaydı. saklarlardı. özellikle son zamanlarda ciddi şüphelerim oluştu. Sadece dini ve milli kelimelerinin baş harflerinin kısaltılarak oluşturulan DM-Grileştirme isminde bir gazete çıkarıyorlardı. dinsizlikten uzak tutmak için mücadele eden grubumuz hakkında söylediklerin düpedüz iftira! Dergiyi almayacaksan alma!. DM-Grileştirme medyanın her alanında boy göstermeye başlamıştı." . Dergiyi ne kadar çok insana ulaştırabilirsem. farklı sorular bekliyor sıkılganlığındaydı. "Ufak harçlık veriyorlar.." Orta yaşlı adamın karşılığı alaycı oldu. esnafla bayağı iyi iletişim kurmuşlardı. alışverişlerle sundukları paraların bir kısmını çoğunlukla onlara akıttılar.. esnaflara ve her gördüklerine. Babam günde üç DM-Grileştirme gazetesi alır. Yerleşik sanat değerlerine göre kenar mahalle barlarında şarkı söyleyebilecek kadar sanatçı kimliği taşıyabilecek kişilerin kalın bacaklarını..' gibisinden propaganda yapıyorlardı. görüntüsüyle benzeşti. hiddet dolu bir yüzle karşılaştı.. söylemlerine sürekli ihanet etmeye başlamışlardı.. Ülkemizdeki milliyetçi. benim amacım kazanç elde etmek değil. etki dozu oranında tepki vermeden.. " şeklinde serzenişte bulundu. Ama bu derginin bağlı olduğu holdingin öyle bir amaca hizmet ettiği konusunda... biliyorum.. Yanlış anlama!... ortaya çekilip genç adam için oturma boşluğu yarattı. yanında ki genç adama bakmadan. ‘Muhafazakarlığın ispat aracı' sayılmaya başlamıştı neredeyse.’ yargısını toplumun beyninde sürdürmek için sattırmaya devam ediyorlar.” kaidesince kendilerinin karşı çıktıkları her türlü davranışı sergilemeye başlamışlardı. Oğlum! Beni dinlersen kendini yorma!.."diyen orta yaşlı adam... mukaddesatçı hizmetlere gidiyor?" "Oğlum. 'Boyalı basından uzak durun! Eve götürüp.. "Halen eskisi gibiyiz. tarihinizi. ‘aslında aynı kimliği koruyoruz. Senin elinde sattığın dergiyi de kendilerini maskelemek. yeni aboneler dahi bulurdu.... Satmaya çalıştığın derginin bağlı olduğu holdingin sahipleri.. "Ne demek istiyorsun. DM-Grileştirme dışında gazete bulunduranlar onlardan biri geldiğinde. Babam da dahil. ' DM-Grileştirme’ gazetesini bulundurmak...’ inanıyorlardı." Orta yaşlı adam. fuhuştan." dedi.. 'Yayın Ağımızı güçlendireceğiz. Daha sonra.. Orta yaşlı adam.. ailenize kalp huzuruyla okutabileceğiniz milliyetçi-mukaddesatçı bu gazeteyi alın! Aile terbiyenizi koruyun.. muhafazakar halkın dolaylı veya doğrudan sevap anlamında yapmış oldukları yardımların.. Yanıma otur sana bazı tecrübelerimi aktarayım. Matbaa kuracağız. iyice kırmızılaşan.. siyah beyaz ve birkaç sayfadan ibaretti. "Ne kadar satarsan o kadar sevap var. Sesi nostaljik duyumsamalar salgılıyordu... arkasından ev aletleri de satmaya başladılar.. Alıcılar. Genç adam üsteletmedi. Sen bana gençliğimi hatırlattın. değerlerinizi daha iyi öğrenin. Dolayısıyla kendilerini var eden insanlara. "Amca! Sen bize hakaret ediyorsun!. Çok sonrada finans sektörüne kadar uzandılar.. her türlü maddi desteği sağlar. Genç adam.’ dediler. uyuşturucudan. Dininizi. Dergi..." dedi. ben de milliyetçi-mukaddesatçıyım. Okul sonrası manifaturacı olan babamın işyerine giderek ona yardımcı olurdum.. gözleri irileşmiş. gençleri. Bu kurumun temsilcileri. amca?. büyük dekolte göğüslerini kendi televizyonlarında cömertçe sergilettiler. Samimi olduklarına inanmıyorum artık.. Devleştiler. hicap duyar. "Oğlum! Bu derginin satışından kârın oluyor mu?" diye soru yönlendirdi...

Yakın geçmiş de yaşadığı olumsuzluklar yansıyordu rüyasına. Maf'ın temsilcileri mi?’ olduğunu tartışma gereği bile duymuyordu Ber. Size iyi günler. Birkaç adım attıktan sonra yarım dönüş alarak. yoksa. camiye gitmeliyim.. Ber. Đçindeki sıkıntılar patlama noktasındaydı.. Bulunduğu salona.. Günaha ortak olmak istememişti. Yaklaşık yarım saat daha ağaçları. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu. kulak işitmez. Randevu saatini bir saat geçmiş.. orta yaşlı adama. orta yaşlı adamın.. çiçekleri seyretti boş bakan gözlerle. Çünkü beyin kapalıdır. Đçtiği sigaralar büyük küllüğü doldurmuştu. 26 Uykusu gelmesine rağmen uyumak istemiyordu. Legal XYZ Partisinin Đl Yönetim Kurulu Üyesi olmasına rağmen oy sandığında oy pusulasını geçersiz kılarak kullanmıştı. yine uyku anını biraz daha geciktirmekten başka işe yaramayacaktı. Sonunda uyuyacak ve korkunç rüyalarda yaşayacaktı. sessizlik hakimdi. Çünkü. Odada dolaşan sivrisineğin çıkardığı sesler Birleşik Devletlerin Ad kentine yakın üsse sürekli inip çıkan savaş uçaklarının çıkardığı seslerle eşitti sanki. Soluk alış verişini dahi duyuyordu. orta yaşlı adama aynı sertlikte bakış fırlattı ve uzaklaştı. Bunlar gerçekte ‘Halkın Temsilcileri mi. Özellikle ülkedeki güncel politikayla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak istiyordu. Bunun sancısını ise ayrıca çekiyordu... size çok bozuldu. görünürde onları seçen Ad kentinde bulunan halkın seçmen çoğunluğu olsa da gerçek seçici Ad kenti üst düzey mafya grubunun lideri Baba Maf’tı. kulak misafiri olduğunu tescil etmek ister gibi. konuşmasına devam edecekti.. orada Halkın Temsilcisi olarak bulunmayacakları ise kesindi. Markız gelmemişti. Uyumaya direnmek.. Aylardır Med kendisiyle iletişime geçmemişti.. merkez kente gönderilmişti.. "Genç. Maf'ın sol kolu olan LeftKol dışında Legal XY parti’sinden sağ kolu Sağkol'da Halkın temsilcisi olarak seçilmişti. Yurt genelinde Halkın Temsilcileri Genel Seçimi olmuş ve kendi partisinden altı kişi Ad kentinden halk temsilcisi olarak seçilmiş. Kendisini Fredy'nin kabusları filmindeki kurbanlar yerine koyuyordu." Ber. aykırı düşünce etkili olmaz... Hatta fizyolojine yansıyacak kadar yoğunlaşmıştı. hınçla banktan kalktı... Ber. önceki kabuslarından daha şiddetlileriyle yüzleşmesi anlamına geliyordu. Duyulan ezan sesi üzerine. Diyaloglar.. Demokratik kurallara göre yapılan seçim sonucunda seçmenlerin oyuyla seçilmişler ve seçmenlerin temsilcileri olarak Merkez kente gönderilmişler.. göz görmez.Genç adam. " dilemesiyle arzusunu gerçekleştiremedi.. Ama beni yanlış anladı. Ber’in dikkatini dağıtmıştı. "Birilerine hamallık yapmasın! Duyguları birileri tarafından paraya çevrilmesin amacındaydım. Belki de iyi olmuştu. Son günlerde uyumak. özellikle LeftKol." "Đyice koşullanmış birine...." dedi.. "Kusura bakmayın. Gördüğü rüyalar gününü mutsuz kılıyordu. *** . Evine dönüp yarım kalan uykusuna devam etmek üzere parktan ayrıldı.. Saat gecenin yarımını gösteriyordu... Bunların hiç biride o makama layık olabilecek yapıda insanlar değildi. Onla paylaşmayı istediği bir çok olay yaşamıştı.

Çünkü karşısı boşluktu. Işık düğmelerine dokunacak kadar bile gücü kalmamıştı. Elektrik kesilmesi ihtimalini göz önüne alarak ışıldağı da yaktı.. Özgüvenini kaybetmesi korkularını ortaya çıkarıyordu. Tekrar annesine döndü. Gerçekten annesinin gittiği aleme gidecekti. Kulağı dikildi.. Oğlum!. insanların bazıları yalnız kalma korkusunu yenmek için mi evleniyorlardı?.... Balkon korkuluğuna bedenini dayadığını fark etti.. Korkma yanıma gel!. onu bir kez daha ölümden korumuştu. Bir yılanın bakışları karşısında esir olmuş av gibiydi... her iki işaret parmağıyla bir süre kapadı. Saç telleri dikleşti. şekillendi. bağlantıya mı geçecekti?. Gözlerini kırpıştırdı. Kısa bir an sonra sıcak bir ürpertinin ensesinden ayaklarının ucuna kadar indiğini hissetti. Evet!. Başını her iki yana sırasıyla çevirdi... Kanepeye oturarak karanlığı gözle-di. Yorulan parmaklarını serbest bıraktı. Olasılıklardan biri ve tercih ettiği olasılık buydu. Đşte hiçbir şey olmuyordu. Işık.. O gözler.. Med. Kendisine geldi." Bir ses!... Göz teması derin ve etkindi. Annesinin karşısında olması mümkün değildi. Yıllar önce birkaç kez gördüğü cam parlaklığında ki korkunç gözleri anımsamıştı her nedense. Bu ses?. Oturduğu kanepeden kalkarak.. Gözlerin bakışları içine kadar işliyordu. Her iki kulağını. mavi gözleriyle annesi karşısında duruyordu. bir kaç kezde. Kalp çarpıntıları hızlanmış... ... yutkunmada güçlük çekmeye başlamıştı. Çevresine dikkatlice baktı. Telefondan çıkan zil sesi sürpriz değildi. tüm ışıkları kapadı.. Beyni eziliyor gibiydi. Ber'in duyumsaması doğru çıkmıştı.. Korkularının.Derisinin kabardığını... Yıllardır özlediği güvenli kollara çağırıyordu... Soluk alış verişleri sıklaştı.. Sarı saçları.... Đki metre ötedeki ışık düğmeleri kilometrelerce uzaklarda gibi geliyordu kendisine.. Karşıdaki sesi almadan "Med! Teşekkür ederim. Yüzünde serinlik hissediyordu. Med'in uyarısını duymasaydı. Işıldak dahil.. Kıpırdayamadan öylece kala kalmıştı. Büyüdü. bedeninin ürperdiğini hissetti. Güçlenmişti. Beyin içi ağrıları yine nüksetmeye başladı. Ayak sesleri salonun içinden geliyordu şimdi. Beyni karıncalanmaya başlamıştı.. sanki beyninin içinden geliyordu. Yoksa!. Işıkları yaktı. Salona geri döndü. Acaba.... Bu ses yıllarca önce vefat eden annesinin sesiydi.. Annesi yok olmuştu. Đzleyen gözler yoktu ve her şey normaldi.." özdeyişine uygun davranarak bu duygularından kurtulabileceğini düşündü. Evet bu ses!.. çıldırmak üzereydi.. Bir kaç kez de karmaşık rüyalarında kendisini izleyen o gözleri görmüştü.... "Ecelin üzerine gitmek." dedi.. Bu gece evinde birinin daha bulunması ne iyi olurdu... En güvenilir kişi oydu. Azrail'i kaçırır.. karanlıkta görünmüştü.. Ampulü patlayabilirdi... Mümkün olamazdı. mesleğinin ilk haciz işlemini gerçekleştirirken.. Ayak sesleri aniden kesildi.. Göremedi.. o gözlerden alamadı. Salonun ampulü yanıktı... Bunlar son zamanlarda olmayan bir durumdu. Heyecanla kaldırdı. Đzleyen iki gözden. cam donukluğunda genelde değişken özelde yeşil renkli gözlere dönüştü. Sesler yine salonun içindeydi. Kısa bir sessizlik sonrası bu kez çınlayan.... annesinin kollarına bir an önce atılmak için koştu. "Oğlum!. avurtlarıyla gözlerini ovuşturdu... Bu Med'in sesiydi ve hala bağırıyordu. Salonun içinde onlarca varlığın rasgele yürüdüğünü duyumsuyordu. Ses. Koridor lambasını da yaktı. dizinde uyumaya o kadar çok ihtiyacı vardı. Korkularıyla yüzleşmeliydi. Önceki kaskatılığından eser kalma-mıştı.. Ayak sesleri duyuyordu. Kollarını açmış kendisini çağırıyordu.. Kendine geeelllll!" bağırtısıyla irkildi. Korkunun şiddetinin halüsinasyon görmesini sağladığına inanıyordu. Kaskatı kesilmişti.. Med.. Gözlerini. Beklememeliydi. Ve Ber. Kollara ulaşmasına bir solukluk kadar mesafe kalmıştı. yakınlaşıp uzaklaşan ayak sesleriydi bu. Kendisine bakıyordu tüm nefretiyle.... Annesine sarılmaya. Bu yeterli değildi. Ses seviyesi değişmemişti. kulak tırmalayan kadın erkek karşımı kahkaha sesleri işitmeye başlamıştı. Salonun ortasında mum ışığı kadar hafif bir ışık belirdi. Gündüz olmasına rağmen bulutlar çevreyi karartmış ve yine karanlıkta görmüştü... özellikle yılgınlık hissettiği anlarda ortaya çıkması rastlantı olamazdı.. gözlerini zorlukla kaçırarak sesin geldiği yöne baktı. Bir türlü sonlanmıyordu. "Beeeeeeeerrrrrrrr!.

.." "Tamam!. Ama ilk ve son kez yüzleşeceğiz..." "Đkinci Hafta sonu bir bayan arkadaşta olacağım." "Sevgiliden de öte en yakınım sen olmana rağmen yıllardır." "ve... Hala senin normal biri olduğundan bile şüpheliyim... "Kısaca... ölümüne neden olacaktı..." "Benim içinde. ikna et. "Üzerime gelmekten zevk alıyorsun!" "Aynen öyle.." Med bu soruya hemen cevap vermemişti." "Bir tehdit?.. Sana dokunmalıyım..." "Đçsel korkuların yansımalarıydı onlar.?" "Beni etkin altına aldığına inanıyorum." "Hiçbir şeyi yanıtlamak zorunda değilsin?" "Çok gerginsin." "Yıllar seni eskitmemiş. Bu yüzden gelememiş.. Uzun zamandır benle görüşmüyordun." "Bilmiyorum....." "Öyle olsun... tüm koşullandırılmalardan uzaklaşıp beynini.. duyumsamalarını açan herkes bu yetenekleri kazanabilir... Sana telefon numarasını yazdırayım.. Ama. gerçek anlamda yüzünü görmüş değilim... Ber'i hırpalamak için iyi bir fırsat çıkmıştı.... Anne ve annede somutlaşan ölüm dışında güven duyabileceğin bir seçeneğin kalmamış. "Az daha gecikseydim apartmanın altında parçaların toplanıyor olacaktı. Dediğin gibi olsun." "Evet!.. hala aynı inatçı tavırlardasın. Tamam!.." "Gülmem gerekiyor mu?..." "Bir kaç dakika ayıramayacak kadar önemli ne işin olabilir?" "Bunu yanıtlamak zorunda mıyım?.. "Uyurgezerlik. Misafirleri gelecekmiş." "Beni yanılt.." "Bazı güçler beni öldürmeye çalışıyor." "Tehdide boyun eğdiğimi sanma. Seninle yüz yüze geldiğimde ancak bu yargım değişebilir..." "O halde?.." "Önemli olan buluşmamız. Her konuda uzmansın. sığınma isteğini doğurdu.. Yoksa sözünü ettiğin düzenleyicilerden biri de sen misin?... değerlendirecekti. içselimi biliyorsun ve. Ayrıca.. o halde!" "Ben kendi gerçeklerimi sunuyorum. Ama uygunsan önümüzdeki değil sonraki hafta sonu buluşalım diyecektim.." "Evimi biliyor musun?.. Bunu istemek hakkım.." "Duyumsuyorum." "En önemlisi?. Karşı çıktığım her tezini görüşünü sonradan kabul etmek zorunda kalıyorum... neden?" "Yüzlerce nedeni var. korkuyla yüzleşmen koca bir fiyasko ile sonuçlandı.. "Saçmalıyorsun?.. Beni cin mi sandın?.. yanılmaz mısın?" "Yanılmak insanlara özgüdür ve ben de insanım.." "Bugün seni ektiğini ne çabuk unuttun!" "Ekme olayı yok." "Sana çok ihtiyacım vardı. Yaşadığın olaylar benim görüşlerimi doğruluyorsa ve sen aynı kanıya varıyorsan bu senin de doğrundur.." ." "Yıllardır beklediğim an gerçekleşecek.. Hafta sonu işinin çıktığını söylersin." dedi. " "Kendi kendime söz verdim..Med." "Med! Bir kez olsun..... geleceği biliyorsun..." "Olağanüstü yeteneklerine ne demeli?." "O halde tatmin oluncaya kadar al ve rahatla!" "Şimdilik yeterli." "Đşlerim vardı. benim gibi etten kemikten olduğuna inanmalıyım.. Korkun. Aklın yolu birdir. Argümanları birden tüketmek istemiyorum. özür diledi. Telefon açtım... Kısa bir duraklamadan sonra ..." "Bu parlak sözlerle beni ikna edemezsin. Peki pazar günü olmaz mı?." Med'in eline.. Öyle sanıyorum artık.. Sonra ısrar yok. bu sana bir hak verir.. bu isteğim gerçekleşmediği takdirde seninle iletişimi de koparmak istiyorum.. Telefon açtığında tarif edersin." "Markız' dan dolayı mı?... Bana fırsat tanımadın.... zaman bulamıyordum. O gün hazır olduğun saatte beni ararsın...." "Ben senin insan olduğundan bile şüpheliyim.. Söz mü?" "Söz!." "Đçindeki cevheri ortaya çıkarıp.. Blöf değil.." "Evet!.." dedi.. Senin yörüngende hareket ediyor gibiyim.

" "Başa dönmek." dedi çaresiz ses tonuyla Ber. zaten öylesin." "Biliyorsun." "Önceki kavramla?." "Yasa böyle." "Senden duymak istiyorum..." "Hayır.. üst düzey bürokratik atamalar da. Yine kehanetin gerçekleşecek. uygulama alanı bulursa halkın kendi kendisini yönetmesi diğer anlamıyla Demokratik yönetim gerçekleşebilir.. Örnekleri çoğaltabiliriz. Açar mısın?" "Ayrıntılarının geliştirilmesi ve tartışılması gereken bir kavram. halkı kandır. Hatta bu teorim uygulanabilirse sadece politikada değil. senin yanlışını gördüklerinde.." "Seni vekil tayin edenler. Gizemli sunuşlarda bulunmana gerek yok.. Etkilenmeyenleri de harcıyorlar..." "Bunlar." "Med!. Onlar istedikleri an temsil yetkimi düşürebilirler.." "Yeni seçimde seçtiklerinde yine hatalı oy kullandıklarını anladıklarında onları da azletmek için yine diyelim beş yıl beklemek zorunda kalacaklar.." "Bunu herkes söylüyor" "Ben söylemiyorum..... kişiliği veya kişileri.. ‘nabza göre şerbet ver.... En çok güvendiğim delegelerin kendilerini inkar ederek ön seçimde onları seçmiş olmaları." "Aynı durum bireylerin oyları ile yetki alan Halkın temsilcileri için söz konusu mu?.." "Bu kavramı ilk kez duyuyorum.. Fakat uygulamanın ana amaca hizmet edebileceği geliştirilmiş bir sistemden. demokratik olsun olmasın tüm ülkeler için geçerli olabilecek vasıflandırma...... davayı gerektiği şekilde yürütmediğine.. Duymadığım bir sistemden mi söz edeceksin?. yargı da. azletme yetkilerine koşulsuz sahiptirler.. Đş işten geçtikten sonra.... bireyin ve toplumun geleceğini etkileyen tüm karar ve işlevlere de uygulanabilir.. Bu kadar mafyalaşmış gruplar. ama" "Onları da bir şekilde etkiliyorlar.. " "Ülkemizde uygulanan Demokratik sistemi... işleriyle layıkıyla ilgilenmediğini fark ettiklerinde..." "Demokrasiden. düzenleme raporlarına aykırı hareket etmeye başladıklarında günahlarını su yüzüne çıkarıp silikleştirilirler." "Esasa gelir misin?" "Zorlama beni." "Sadece ülkemizde değil.. Đstifa edeceğim.." "Ben biliyorum..." "Demokrasinet sistemi.. yabancısı olmadığın olgular olmalı. sen mesleğinde yapmakta olduğun bir işte kimi temsil ediyorsun?" "Müşterimi.."Bu konuyu çözdüğümüze göre seni sıkan en önemli şeye gelelim." "Evet?.. kendileri aleyhine çalışacak kişileri yasa koyucu sıfatını alarak halkın temsilcileri merkezine seçtirir mi?. Gizli El Yönetimi olarak vasıflandırabiliriz. her yolu deneyerek halkın oylarını bir ." "Müvekkili.." "Bunu sen diyorsun." "Ancak yeni seçim dönemini beklemeleri gerekecek." "Doğru. Bunlar Gizli El Yönetimi tarafından not alınır." "Az da olsa seçilen oluyor...." "Başa döndük.... Geçmişteki açıklarını ortaya koyuyorlar." "Sodgom Ülkesinin işportacılıktan tut." "Çok uzatıyorsun. öyle değil mi?. yani beni vekil tayin eden kişi. işlerini başkalarının yararına sattığını belirlediklerinde. "Ülkemizde seçim esnasında yerleşik olan politik düşünce.. O kişi veya kişiler kendi aleyhlerine yani. ya delegeler ve seçmenler hata yaptıklarını ne zaman anlayacaklar?.. eleştirsel bakışı getirir. Her hangi bir nedenle seni bu vekillik görevinden alma.. Adım adım yaklaşıyorum. göz geçirmeyi. Her insanın geçmiş-te işlemiş oldukları hataları vardır. " "Nefretin kaynağı?. duyduğun bir sistemden...Bir örnekleme yapalım.. Onların haklı söylemleri duyulmaz olur." "Bireyin ve bireylerden kurulu toplumun gerçekten yönetime ortak olabileceği ve kendilerinin ve insanlığın yararına olabilecek daha iyi bir yönetim biçimi hala bulunamadı. Devlet Avukatına özellikle ihbarda bulunmazlar.. sistemin en üst yönetim birimlerine kadar tamamen irili ufaklı mafyalaşmaların olduğu ikimizin de malumu.. Politikaya!!!" "Politikadan iyice nefret etmeye başladım." "Programı ve söylemleri birey ve toplum yararına olan partimizden gösterilen ve seçilen halkın temsilcilerinin bir kısmının bu söylemlerin aleyhine geçmişleri olması ve kendileriyle birlikte bazılarının çıkarlarına hizmet etme amaçlarının olması.

aydınlanmasını diğer bireylerle karşılıklı paylaşmalı. Đhanetin karşılığında sana vekalet veren birey beş yıl suskun kalsın. Seçmen öncelikle tercih ettiği bir partinin üyesi olmalı. Aksine durumlarda bu tepkilerde bulunanların elebaşıları tasfiye edilir. Belki.." diye sordu Ber. Bir şekilde özellikle sivil toplum örgütleri kanalı ile tepkilerini dile getirme olanağına sahipler... Seçildikten sonra halkın temsilcileri merkezine gir.. Bir gruba girmek ise grupta önceden oluşturulmuş veya oluşacak kemikleşmiş koşullandırmalara uygun davranmayı gerektirir ve bu da Gizli el'in denetim ve yönlendirmesini kolaylaştırır. Birey.." "Her seçim trilyonlarca Sodgom parasına mal oluyor...... e-mail haber gruplarına . Kısaca azil yetkisine hatta onun tasarrufunun iptaline dahi karar verebilmeli. internet bağlantısı için illa bilgisayar da gerekmeyecek. Seçmenlerin iradesini yansıtmayan şekilde temsilcinin oy kullanması halinde.. seçildikten sonra ona oy veren seçmenlere karşı taahhütlerinden doğrudan sorumlu olmalı." "Solkol'dan aldığın bilgisayarın yanında internet erişim paketi de hediye olarak verilmişti. kendi içindeki cevheri çıkarma uğraşı vermeli. coplarla dağıtılır..." "Bazı parti genel merkezlerinin ön seçimsiz aday belirlemesi tamamen ortadan kaldırılmalı. hatta yardım etmeli.. Đnternet bağlantısı olmayanlara ise neredeyse her sokakta açılan internet kafeleri kullandırılabilinir veya özel merkezler kurulabilinir. Peki seçmen iradesinin Gizli el denetimli çıkar çevrelerinin ve medya araçlarının.... Kendi programına.." "Hayali ve gerçekleşme olasılığı olmayan teoriler." "Neden.’ gibi temellere dayanıyor.. Coplardan sonuç alınamazsa.... Birey." "Çözüm?. bazen de desteklerler. Birey kendi yapısını. bir insan ömrü kadar sürecek bir kısır döngü.. kan akıtılarak engellenir. benimsemediği.. bilgi ve deneyimlerini ortaya koyan web sayfaları düzenleyerek...... Aradan delege sistemi kaldırılarak üyenin istediği aday adayının seçimde aday olması yönünde oyunu kullanabilmesi sağlanabilmeli. Gizli El'in... yararlanamayacağı kitlesel tepkiler.. Aday adayları amaç ve düşüncelerini somut maddeler halinde kamuoyuna duyurmalı.. müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiyi olabildiğince seçmenler ile seçilenler arasında uygulayabilmekte.. azledebilir." "Mantıklı gibi... Birkaç gün dediğin yeni aday seçimi birkaç aydan önce gerçekleşemez." "Evet!" "Đnternet bağlantısını chat yapma dışında da kullanmanı tavsiye ediyorum." "Yani?. Kendi yararlarına çıkarımlar elde edebileceklerse sessiz kalırlar. Gizli El'in istemediği." "Bireyler gruplaşmadan bunu nasıl sağlayabilirler.şekilde elde et.. kimliğini kaybeder. ileri sürdüğün görüşlere ve seni seçenlere ihanet et!.... diğer adıyla Evrensel ve Yerel Düzenleme Gruplarının raporlarıyla akim bırakılır.. Bir çok kişi görev alıyor. Yeni seçim döneminde bir şekilde başka oyunlarla yeniden oyları elde etme şansını dene.. her an seçim olabileceği psikolojisiyle toplum ve sistem çöker. seçmenler direk müdahale edebilmeli hatta o temsilciyi merkezden çekebilmeli. Aday. sözlerine aykırı davran... böyle düşünüyorsun?.. Đçsel gelişimini köreltmiş olur." "Ancak Gizli El'in istediği kadar bu olanaklar oluşabiliyor... Hatta wap lı cep telefonlarıda bu amaca hizmet edebilir.. Güvenli bir alanda seçmenin saniyesinde oyunu kullanma olanağına sahip kılınması mümkündür. Buna karar verecek seçmenler ise sadece ona oy veren seçmenlerin salt çoğun- luğu olmalı. başka bireylerin de bu uğraşa yönelmesi yönünde etkilemeli.. yönlendirilir veya satın alınır. Aynı seçmen grubu azlettikleri vekilleri yerine sıradaki diğer adayı gönderebilmeli. Bireyciliğini koruyanlar da bir şekilde dışlanır. kitle haber araçlarıyla yapacağı açıklamalarda bu taahhütlerini ve buna uygun düşüncelere oy vermiş seçmenlerin duygu ve düşüncelerini esas alarak görevini yapmalı. "Çözüm.... Birey ve toplumun her haklı tepkisi." "Nasıl?. gerekli uyarılarda bulunabilir.. silahlar sıkılarak. Parti düşüncesini kendi düşüncesine uygun gördüğü için oy verenleri yanılt. Yasa tasarılarındaki oylamalarda... Vekil tayin edebilir...." "Ama seçmenlerin yeni seçim dönemine kadar elleri kolları bağlı değil ki. Bu müşterinin avukatını azletmesine benzemez." "Bunun için tüm seçmenlerin evinde bilgisayar olması gerekmez mi?" "Teknoloji ilerliyor. Genelde bunda başarılı ol! Bu bir kısır döngü.. aday adaylarının propagandalarıyla etkilenebileceği nedeniyle sonucun değişeceğine inanıyor musun?" "Asıl sorun işte burada! Çözümü bireysel aydınlanmada yatıyor." "Yine internet sayesinde." "Bireyler sürekli karşılıklı bağlantıda olarak sözünü ettiğin risklere düşmeden güç oluşturabilirler.

üye olarak, yeni haber grupları oluşturarak, sık sık bilgi, görüş ve duygu alışverişlerinde bulunarak bunu sağlayabilir, sağlatabilir..." "Aynı yöntemi, diğerleri de kullanabilir." "Onlar her şeyi kullanırlar ve kullanacaklardır. Önemli olan onların oluşturduğu senaryoları önceden duyumsayan bireylerin bunları deşifre etmesi. Kendi raporlarına uygun davranılması için kitlede ve özelde bireyde oluşturdukları etkin psikolojik yöntemlere karşı; aydınlanmış bireyin kendi psikolojik yapısını ortaya koyarak direnebilmesi ve bu enerjinin diğer bireylerde de oluşmasını sağlaması. En önemli taktikleri olan, kitlenin hassas duygularına, düşüncelerine hitap eden ortamlar oluşturarak veya bu anlamda oluşan ortamı değerlendirerek, birey ve toplumu sürü misali kullanan, istediği yöne sevk eden gücün; vasıta olarak kullandıkları en büyük olgu olan 'kitle psikolojisi ile yönetme" yolları tıkanmış olacaktır. "Kulağa hoş gelen düşünceler..." "Đleri de gerçekleşeceğine inandığım düşünceler." "Büyük güç grupları karşısında birkaç e-maille, birkaç chatleşmeyle bunların sağlanabileceğine nasıl inanıyorsun anlamıyorum?..." "Önceleri söylediklerime de tepkilerin böyle olmuştu. Anlaman için zamana gereksinimin olacak.... Dansözlü rüyanı anımsıyor musun?" "Evet!... Bunun yorumunu yapmıştın. Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden Dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı. Danslarının yeterli etkiyi sağlamadığı düşüncesiyle iksir dahi sunmuşlardı... Tabi ki bu senin yorumundu..." "Onları yok edişim nasıl gerçekleşmişti?" "Bir çantadan çıkardığın kablolarla... Ama bunun yorumunu sonra yaparım, demiştin." "Sonraki an; şimdiki an... Çanta, laptop bilgisayardı. Kablolar internet bağlantısı örneklemesiydi. Bireyi gerçeklerden uzaklaştıran, yanlış yönlendiren, söylemlerin, etkilerin, somutlaştığı kıvırmaların sahibi dansöz kıyafetlileri yok eden benim klavye tuşlarıyla yazmış olduğum düşünce, duyumsama ve algılarımın netteki sunumlarıydı... " "Dansözlerden bayan olanları çok güzeldi... Hala gözlerimin önündeler..." "Güzellik bir yanılsamadır... Gördüğün dansözlerde cinsiyet ayırımı da yapmamalısın. Đlk gördüğün Büyük dansöz cinsiyetsizdi. Bu dansöz

bir kısım kötü politikacıları, varoluş görevlerine aykırı hareket eden güvenlik görevlilerini, çıkarlarını gözeterek hareket eden bürokratları, alanında yeterli olmayan sanatçıları, topluma dayatılan ve temeli olmayan edebiyatçıları, muhabirleri ve gazetecileri, salt dışsal güzelliğiyle uygun olmayan yerlere getirilmiş kişileri, teknoloji olanaklarıyla sesleri düzeltilen karga sesli müzik yorumcularını, batıdan ve doğudan apardığı besteleri ufak değişikliklerle kendisine aitmiş gibi sunan sahte söz ve müzik düzenlemecilerini, normal konumundan daha fazla toplumda yer edinen futbol sevgisini, toplumun değer yargılarını, yine toplumun aleyhine kullanılmasını, mafyalaşan her şeyi, soyguncuları, işçi aleyhine çalışan işçi sendikası yöneticilerini, emeği değer olarak kabul etmeyen sermaye patronlarını, tefecileri, adalet aleyhine çalışan hukukçuları, Uyuşturucu ve silah tüccarlarını, savaş yanlılarını, başkasının görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, onları yok etmeye çalışan fanatik grupları ve eli silahlı grupları. Kısaca; tüm kötülükleri kıvırmaları içinde barındıran ve gizleyen bir dansözdü. Ondan çıkan ve onun danslarına uygun hareket eden dansözler ise anlattığım ve anlatmadığım benzeri irili ufaklı kötü birey ve gruplardır. Büyük dansöz, etkisine girmeyen birey ve grubu, kendisinin var ettiği dansözlerden en azından biri kanalıyla etkileme amacındaydı. Bu dansözler, kendilerini maskelemek için kat kat güzel kıyafetler giyinirler, güzel kokular sürünürler. Güzel seslidirler, güzel konuşur, güzel şarkı söylerler. Büyük dansöz'ün çaldırdığı oyun havalarına uygun kıvırırlar. Birey ve toplum onların oluşturduğu ortamda kendisini Hasan Sabbah cennetinde sanır. Gerektiğinde onlar için ölüme bile gider... " "Ama yinede kadın dansözlerin enfes olduğunu inkar edemezsin! Hele o şeffaf kıyafetleri altında görünen vücut hatları... Görsellikleri senin anlatılara uymuyor." " Şeffaflık görüntüsü verse de aslında görünen şeffaflıkta bir kıyafetti. Şeffaf kıyafet de bir maskedir. O çıkarıldığında kandan, irinden oluşan korkunç bedenleri görünür. Cüzzamlı bir hasta görüntüsü onların asıl görüntüsüdür. "Rüya tabirleri konulu bir kitap yazsan yok satardı..." "Burada ciddi konulardan söz ediyorum, bulandırma!..." "Saatler oldu telefonla konuşmamız." "Ber!.. Sıkıldın mı, yoksa?..." "Hayır!... Hayır!... Sabaha kadar konuşabilirim." "Sorun ne o halde?..."

"O kadar zengin olmadığını biliyorum. Yetim aylığı ile kabarık telefon faturanı ödeyemeyeceğinden korkuyorum." "Teşekkür ederim, ama bu benim sorunum." "Benim de sorunum." "Neden?" "Telefon faturanı ödeyemezsen telefonun kapatılır... Benle görüşme sağlayamazsın." "Çok komiksin." "Buna bir çözüm bulmalıyız. Sen ve ben evlerimize bir bilgisayar alsak diyorum. Đnternet bağlantısı sağlayıp, yazışsak... Telefon faturan bayağı düşük gelir. Gerçi, kadife sesinden mahrum kalırım, ama arada yine ararsan sorun olmaz." "Evimde internet bağlantılı bilgisayarım var, senin alman gerekiyor." "Neden daha önce söylemedin... Đşyerimde boş vakitlerimde chatleşirdik." "Chatleşmediğimizi kim söyledi?" "Neee!!!!!...." "Kibar ol!... Neee! denilmez. (............)'ın Mar'lısı!. "Özür... Gerçekten senle hiç chatleştik mi?..." "Bir çok kez." "Kullandığın takma ismin; nick'in?..." "Onu da sen bul." "Biliyordum... Birkaç kez sana soracaktım. Senin görüşlerine ve üslubuna çok benzeyen biriyle arada chatleşiyordum. Sen, Medayih takma adını mı kullanıyordun?..." "Đyi bildin, saf çocuk." "Med! Beni sürekli şaşırtıyorsun. Chatleşirken verdiğin özgeçmişin doğru muydu?..." "Evet, ufak yalanlar dışında doğru." "Bir şey daha soracağım... Cinsellik konusundaki görüşlerin?..." "Onları, tamamen içimden geldiği gibi yazmıştım." "Bak senle benzeşen görüşlerimiz de varmış." "Benimki kaba cinsellik değil. Seninkinden çok farklı." "Her neyse yine eskisi gibi çatır çatır chatleşmeye devam edeceğiz, değil mi?" "Çatır çatır’ı cümlenden eksiltirsen... evet." "Seni seviyorum."

"Sen Markız'ı seviyorsun." "Onu da seviyorum." "Başka kimler var sevdiklerinden?..." "Gönlüm geniş, herkese yer var." "Özel yer verilmeyen gönülde işim ne?..." "Gönlüm sayısız bölümler ve özel odalar barındırıyor." "Tamam kes!... Saçmalamaya başladın... Uyku saatin geldi. Hadi sana iyi geceler, bye." "Buluşacağımız Hafta sonunu sabırsızlıkla bekleyeceğim... Bye bye." "Zaman çabuk geçer!..."

***

27
Legal XYZ Partisinin Ad kenti Đl Teşkilatının yönetim, denetim, disiplin grubu üyelerinin yeniden seçimine yönelik kongrenin yapılacağı, büyük alana sahip KongYap isimli düğün salonu hıncahınç insan kalabalığı ve onların çıkardığı gürültüyle doluydu. Hoperlorden çıkan, kulak tırmalayıcı “sesssssssssss” şeklinde duyulan ses ayarları, az sonra kongrenin başlayacağını işaret ediyordu. Kısa bir açılış konuşmasından sonra oylamayla divan kurulu oluşturuldu. Đki ayrı grubun, iki ayrı listesi vardı. Her gruptan üçer konuşmacı; iyi temennilerle başlayan, parlak demokrasi nutuklarıyla devam eden konuşmaları dışında destekledikleri aday listesinde adı geçen adayların genel kalitesini övücü konuşmaları kısmi alkış ve kısmi yuhalamalar arasında gerçekleştirdiler... "Gündem dışı söz almak isteyen var mı?" duyurusu üzerine Ber, söz alıp almama konusunda önce tereddüt geçirdi. Konuşmak için hazırlıklı değildi. Buna rağmen bu kongrede içini dökmediği takdirde ileride bunun rahatsızlığını duyacağını düşünerek, söz hakkı istedi. Đzin verilmesi üzerine mikrofonun olduğu yere tedirgin adımlarla vardı. Mikrofonu boyuna göre ayarladı... Halen bir giriş cümlesi bile bulamamıştı. Zaman kazanmak için öksürdü. "Herkese selam!..." dedikten sonra salonda bulunanlara saatlerdir olmayan bir şeyi; ‘sessizliği’ kısa bir anda olsa yaşattı. Bir yerlerden başlangıç yapmalıydı. Başlangıç, devamı ve bitişi de beraberinde getirecekti.. Politikayla ilk tanışmasından başlamayı uygun bulmuştu. "El-Kenti Đlk öğretim 3. sınıfında okuduğum zamanlardı. Babam; zengin ve politikayla ilgili biriydi. Bir gün, AX Partisi Genel Başkanının ilimize geleceği haberini alan babam; otuz otomobil kiralayarak Đl sınırı girişinde onu karşılamaya gittiğinde, beni de yanına almıştı. Babamın bu kadar önem verdiği birinin neye benzediğini merak ediyordum. Taşıtlar uzun bir konvoy oluşturmuştu.

Yolun sağ tarafında park eden otomobilin içinde bana uzun gelen bekleyişler yaşamıştım. Bir süre sonra, dışarıdaki canlanma ve heyecan dalgası ve üzerine babamın, "Dışarı çıkın!... Geliyor!...” sesleriyle otomobillerde bulunan diğerleri gibi ben de dışarı çıkıp onlarla saf tutmuştum. Lüks bir arabanın arka koltuğunda camları inik penceresinden, elindeki fötr şapkasının içini göstererek, kocaman kafasıyla, etrafa gülücükler dağıtan yüzün sahibinin AX Partisinin Genel Başkanı olduğu söylendiğinde, babamın etkisiyle hayalimde oluşmuş babacan görüntü darmadağın olmuş; onun yerini olumsuz duygular veren bir varlık silueti almıştı. Bu olumsuzluklarla dolu içsel algılamalarımın doğruluğunu; ileri zamanlarda bu şahsın iktidarı veya muhalefeti döneminde ülkede oluşan kötü gidişin, sefaletin, karışıklığın, her alandaki ataletin, tıkanmışlığın, tükenmişliğin çirkin yüzleriyle yüzleştiğimde, anlamıştım... Saf çocuk sezgileri doğru çıkmıştı..." Ağzından dökülen son kelimeler kulak tırmalayıcı bozukluktaydı. Nefes alışveriş ritmini düzeltmek için konuşmasına ara verdi. Önündeki bardaktan bir yudum su aldı.Kongrede bulunanları, gözleriyle taradı. Olumlu veya olumsuz bir tepki elde edemedi. Ne bir alkış, ne de bir yuhalama vardı. Yüzler anlamsızdı. Kaldığı yerden konuşmasına devam etti; "Sizlerin beni alkışlaması için nelerden söz etmem, nasıl ve ne şekilde konuşmam gerektiğini, iyi biliyorum... Fakat böyle bir amaç güderek konuşmamı sunmam benim yanlışım olur. Çünkü; nabza göre şerbet verenlerden değilim. Đzninizle kaldığım yerden devam edeceğim.... Parti liderinin, konuşma yapacağı alana vardığımızda, babam kolumdan çekerek en önlere kadar götürdü. Arada yapılan alkışlara, babam da iştirak ediyordu. Benim alkışlamadığımı görünce kızdı. ‘Nedenini’ sordu. ‘Canımın istemediğini’ söylediğimde, o sıralar hatırı sayılır değerde para teklif etti bana... Bir eliyle beni karnımdan sarmalayıp, yukarı kaldırıp, diğer eliyle de Lideri gösterip, “Oğlum! Bu bizim ufkumuz, geleceğimiz,” demesine ve parayı sevmeme rağmen kabul etmemiş ve alkışlamamıştım... O günden beri politika denilince o günkü ortamı anımsarım... Legal XYZ Partisinin program ve düşüncelerinin demokratik temelde olması nedeniyle sıcak bakmış, görev teklifini kabul etmiştim... Bugün yapılacak il teşkilatı organlarının üyelerinin seçiminde; her iki listede adı geçenlerin tespiti Ad kentindeki parti üyelerimizin görüş ve

onayları alınmadan bu yönde hiçbir inisiyatif tanınmadan il başkanı ile genel başkan yardımcısı Lis ve yandaşları, tarafından saptanmıştır. Düşünce olarak ‘demokratım!’ diyen bir partinin uygulamada aksine hareketi bende; “Bu partinin iktidar olması halinde bile demokrasi kurallarını uygulamayacağı” gibisinden bir takım kuşkular oluşturdu. Demokrasi benliğine sahip olunup olunmadığı bu tür yansımalarla anlaşılır, kanımca. Bu benliği kazanan birey ailesinde, partide ve her yerde demokratik duruşta, bulunur.. Dolayısıyla bu davranış biçimini eleştiriyor bu ve başkaca yazılı olarak bildireceğim gerekçelerle partiden istifa irademi sunuyorum..." Sözlerini sessizce dinleyen kalabalık; Ber’in toplantı salonunu terk edişine kadar bu duruşlarını korudular... Ber, salonu terk ettiğinde, bir anda oluşan ağır uğultuyu duyabiliyordu. Ber, kendisini kuş gibi hafif hissediyordu. Hafifliği daha çok duyumsamak için yürüdü, yürüdü... Otoparka bırakmış olduğu arabasını almadı. Çarşıda biraz dolaşacaktı. Eve hemen gitmek istemiyordu. Bekleyeni yoktu... Yine kendisiyle baş başa kalacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı... Seyyar tablada satılan fındıktan bir oturumda yiyebileceği gram kadar satın aldı. Çay içmek istiyordu. Küçük bir çay ocağını gözüne kestirdi. Dışarıya ufak tabure ve masalar diziliydi. Bir tabureye ilişti. Başına dikilen garsondan çay rica etmesine gerek kalmamıştı. Garson, dumanı tüten çay dolu bir bardağı kendiliğinden önündeki sehpaya koymuştu bile. Fındık ile Çay birlikte iyi giderdi. Gazete kağıdıyla yapılmış külahı yırtmadan açtı. Fındık sertti. Dişleriyle kırmaktan vazgeçti. Đki tanesini alarak avucunun içine sıkıştırdı, yumruk şeklinde kapadıktan sonra diğer elinin ayasıyla baskı yaptı. Biri kırılmıştı. Đçinden çıkardığı fındık tanesini iştahla yedi. Çaydan bir yudum aldı. Fındık tazeydi. Bir tane daha aldı... Fındığın altında bulunan eski tarihli bir gazete parçasındaki haber dikkatini çekti. Fındıkları yanlara itekleyerek inceledi. Küçük bir resim vardı. Bir erkeğe dansöz kıyafeti giydirilmişti. Altındaki haberi okudu. ‘Đzmler kentinin, Namuskar mahallesinde, aslen Mar kentli olan NamusLive isimli şahıs, ailesinin namusuna göz diken, sataşan TecNam isimli şahsı, akrabalarıyla birlik olup işyerinden kaçırdı... Zorla dansöz

kıyafeti giydirilerek, Đzm kenti sokaklarında gezdirildi. Onuru kırılan TecNam isimli şahıs şikayetçi dahi olmadı. NamusLive ve akrabalarının verdiği bu ceza, Sodgom Ülkesini şok ederken Mar kentli bir yurttaş, 'Mar Kentinin bazı köylerinde ailenin kırılan onuruna, karşı tarafın onuru kırılarak yanıt verilir,' dedi. Sokaklarda dansöz kıyafetiyle gezdirilen TecNam ortadan kaybolurken, Đzm Kentinde bulunan yurttaşlardan hiç biri olaya tanıklık etmek istemedi ve 'Biz bir şey görmedik,' dediler. Namuskar mahallesi muhtarı NamMuh ise, 'Ben gösteri yapan palyaço ve çengiler sanmıştım. Gerçeği sonradan duydum,' iddiasında bulundu... ‘. Haber; Ber' e ilginç gelmişti. Fındıkları masanın üzerine aktardı. Gazete parçasının buruşukluğunu elden geldiğince düzelttikten sonra ikiye katlayıp, gömleğinin cebine koydu. Haberi, Med'e okumak istiyordu.

***

28
"...Kardeş!... Önceleri rica minnetle bize iş yaptıranların şimdi burunları kalktı. Đç ve dış güvenlik üçümüzü de kırmızı bültenle arıyormuş. Bu kez ciddiler... Görmezlikten gelemeyeceklermiş. Gördükleri yerde sorgusuz sualsiz içeri atacaklarmış... Tabi ki; sağ yakalamak isterlerse..." "Her kuşun eti öyle kolay yenmez... Rutbin ve iki arkadaşımı sandılar bizi?... Bagajdaki mermileri bitirmeden zor..." "Ya!.. Bizde diğer arkadaşlar gibi ‘ağamız sizsiniz!’ diye, güvence verseydik... Bırakın aranmayı, işlediğimiz ve işleyeceğimiz suçları bile bir şekilde örterlerdi... Hatta işgüzar bir Yargı Grubunun verdiği cezaları infaz ettirmezler, bizim hatırımıza genel af bile çıkarırlardı." "Uyandık, uyanmasına ama geç kaldık... Keşke, uluslar arası planlardan önceden haberdar olsaydık da Đllegal örgütlerle yaptığımız mücadeleye verdiğimiz uğraşın yarısını kendimize harcasaydık. Şimdi, daha fazla malvarlığımız olurdu..." "Vatan, Millet dedik, başımıza illet aldık. Daha önce canım cicim diyenler bizim kellemizi istiyorlar, geçmişte müştereken ve müteselsilen oluşan ortamı maskelemek için bizi kullanmaya çalışıyorlar... Onların günah keçileri olacağız...." "Biraz güçlenmemizin de bunda payı var. Bu bazılarını korkutmaya başlamıştı... Tarihin tekrarı... " "Maşçet!... Hep senin hatan!... Konuşursak SodGom Ülkesi geçmişinde yaşadığı depremin daha şiddetlisini yaşar, şantajını sürekli kullanarak çıkar elde etmenden bıktılar... Onlar ; yataklarında rahat uyumak istiyorlar..."

acıktığını hissediyordu. “Of! Of! Patronun cebinden yiyorum diyemi bu kadar acıkıyorum?" diye düşündü. "Cebimden çıksaydı bu kadar çok yemek yer miydim?..." Niyeti bozdu, içinde restorantı olan petrol tesisine girdi. Lavobaya girmeden önce siparişini verdi. Elini, yüzünü yıkadı. Dışarı çıkıp temiz havayı ciğerlerine çekti... Aniden tokluk hissetti. Önceki açlığından eser kalmamıştı. "Keşke siparişleri vermeseydim... Çaktırmadan kamyona atlayıp kaçmalı," diye düşündü. Düşündüğünü de yaptı... Motor daha soğumamıştı. Kontağı ilk çevirişinde kamyon çalıştı. Vitese attı, gaza bastı. Petrol istasyonu geniş bir alanı kapsıyordu. Ana yola gireceği esnada; gecenin karanlığında yayılan selektör ışıklarında hızla kendi gidiş istikametine doğru yanyana seyretmekte olan iki taşıtı fark etmesiyle frene hafifçe dokundu. Fren, istenen sonucu doğurmamıştı. Bu kez sonuna kadar bastı. Otobana çıkmak üzereydi ve kamyonu durduramıyordu. Çaresi yoktu, direksiyonu sağa kıvırarak yolun iyice sağından seyretmeye başladı. Sol aynadaki görüntüden, hızını düşürmeden arkasından yaklaşmakta olan iki aracı korna çalarak uyarmaya çalıştı...

***

***

Daha bir saat önce yemek molası vermişti. Çift kişilik kebap, bir şişe ayran, tabak dolusu salatayı iki pide ekmekle mideye indirmişken yine

Sessizliği sürücü bozdu:" Arkamızdaki taşıt bizi takip ediyor!" "Bu kanıya nasıl vardın?" "Hızı bazen kesmeme rağmen beni sollamadı. Süratlendiğim zaman arada ki mesafeyi koruyor." Bu söz üzerine sürücünün yanındaki koltukta kurulu olan kişi, arkada bulunan ve uyku ile uyanıklık alanlarına gidiş gelişleri yaşadıkları mayışmış suratlarından anlaşılan kişilere seslendi... Sürücü dışındaki dört kişi başlarını arka cama çevirdiler... Silahlarını çekip, emniyeti açtılar ve ağzına mermi sürdüler. Sürücü, sağa çekmesi gerektiğini anladı... Arkada bulunan araç da biraz uzakta sağa çekti. Öndeki aracın sürücüsü, bu kez, lastikleri yakarcasına süratli kalkış ve seyre başladı.

Uçak hızına varma telaşındaydı sürücü... Arkadaki taşıt buna uyum sağlamakta, gecikmedi. Geniş yolda aradaki mesafeyi azalttı. Takip eden otomobil, tanıtılan grubun bulunduğu taşıtın tamponuna vuracak kadar yaklaşmıştı. Arkadaki araç sollamaya geçtiğinde, hızını azalttı. Şimdi, Đki araç paralel konumda ve aynı hız seviyesinde seyir halindeydiler. Takip edilen aracın arka sol koltuğunda oturan şahıs pencerenin otomatik camını indirerek yanda bulunan taşıtın içinde bulunanları elindeki silahı hazır vaziyette tutarak incelemeye başladı... Aniden haykırdı, "Bunlar!.." Sesi korku doluydu. Ön Koltukta Oturan kişi, "Solla!... Sollllaaa! Kamyoonnn!..." Lüks araba sürücüsü, takip eden sol paralelinde ki taşıtın, ancak son anda kenara kaçması nedeniyle denileni yapamamış, önüne aniden çıkan kamyondan kaçıramamıştı güzelim arabayı... Bilanço; takip edilen aracın ön koltuğunda oturan TerKazMaf isimli politikacının, Medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın, arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet, Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümü...

29
Aralıksız birçok eylem gerçekleştirmişti; evi toplamış, kahvaltısını yapmış, kuaförde ense traşı olmuş,yorucu bir banyo seansı sonrası Med’in önceden bıraktığı evin telefonunu aramış, arzuladığı; "Geliyorum,’ yanıtını aldığında ev adresini ayrıntılı tanımlamış ve kendisini kanepeye uzatıp, müzik setinden çıkan kızılderili kökenli ezgileri dinlemeye başlamıştı. Ezgi, mistik özellikteydi... Alıp götürüyordu içselini; vadilere, dağlara, gök ve yeryüzü geniş alanlarına... Beklediği zil sesi geldi. Yıllardır aynı mekanda olma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir elin dokunuşuyla çalan bu zil sesi sanki zafer marşı gibi gelmişti kendisine... Heyecanla açılan kapının önünde sanal seanslarda gördüğü görüntünün aynısıyla Med karşısındaydı. Yüzü aynı tebessümlü ifadeler gösteriyordu. Elinde ekmek dağıtma sepeti ile Kap bey ve karşı komşunun meraklı gözlerle inceleyen bakışları; ilk karşılaşma anının egzotik yapısını yok eden figürlerdi. Ber, onları görmezlikten gelerek, Med’in alelacele içeri girmesini sağladı. Đkisinin de gözleri ışıl ışıldı. Ber'in gözbebeklerinin rengi Med'leşmişti. Yeşil renge dönüşmüştü. Bakışmalar, sarılmayı emrediyordu... Emre serbest iradeleriyle uydular. Ber'in sesi; heyecanlı çocuk sesine dönüşmüştü. "Med!... Med!..." diye bağırıyordu. "Seni görebildiğime inanamıyorum. Gerçek misin sen?..." 'Elle tutulabilen, gözle görülebilen nesnelere madde...' deniyordu. Orta ve lise dengi okullarda verilen eğitim kendi alanında yerini bulamıyordu. Ama olsun... Başka alanlarda bazen anlam ifade edebiliyordu. Maddenin ne olduğunu öğreneli yıllar olmuş ve unutmamıştı.

***

Med'i daha önceleri de bu şekliyle görmüştü. Ama, önceden gördüğü Med; sanal gerçeklikti. Şimdi ki ise fiziksel gerçekliğiyle karşısındaydı. Ber, ellerini onun yüzünde ve saçlarında gezdirdi. Elle tutabiliyordu. ‘Sudan bile daha maddesel gerçeklikteydi. Su, elle zapt edilemezdi. Med ise ellerinden akmıyordu. Elini gezdirdiği bölgeleri, avurtlarını dolduruyordu ve ne eksiliyor ne de fazlalaşıyordu. Med, Ber'in bedeninde dolaşan ellerini hafifçe itekleyerek, "Gerçekmişim değil mi?..." diye sordu muzip bir tavırla. Ber "Gerçeksin!..." dedi. "ve gerçeklerin en güzelisin..." Med, bir anne şefkatiyle yaklaştı ve "Ber! Fiziksel görünümüme o kadar alışma!... Dün konuşmuştuk..." uyarısında bulundu. "Beyinsel duyumsal bağlantıyı koparmayacağım. Ama; ilk ve son kez yüz yüze görüşmüş olacağız. Bu konuda beni ikincisi için hiçbir zaman zorlamayacaksın! Söz vermiştin." Ber, onaylamadığı takdirde sıkıntı doğacağını duyumsadı. "Tamam, dediğin gibi olsun!" "Đkincisi; gerek bu şekilde gerekse beyinsel ve ruhsal diyaloglarımızı başka birine anlatır veya ima edersen tüm bağlantıları tamamen koparacağım... Bunu da bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyorum." "Bunu yüzüncü kez duydum gibime geliyor... Ne içersin?" "Sen ne içeceksen ondan olsun. Biracı olduğunu biliyorum..." "Bu kez günün anlam ve önemine uygun olan içecekten aldım." "Kırmızı şarap mı?" "Aynen öyle." "O halde ne bekliyoruz?... Beraber hazırlayalım." Ber ile Med birlikte mutfağa girdiler. Kendilerine sunacakları servisi hazırlamayla uğraşırlarken Ber, dilini de çalıştırıyordu: "Med, senle olan önceki diyaloglarımdaki rahatlığın aynısını yüz yüze olmamıza rağmen aynen ve eksiksiz duyuyorum," dedi. "Neden?" Ber, yüzünü ona çevirerek, göz kırptı. "Yanıtını biliyorsundur," dedi. "ama sesli konuşmayı kesmemek için yanıtlayacağım... Aksi halde yine beyinsel seanslara geçtiğimi sanacağım... Nedeni; içimden geçenleri biliyorsun ve ben bu durumu kabullendim. Bu nedenle sana içselimdeki düşünce ve duygularımı perdelemek için farklı davransam bile bunun

farkına varacağını bildiğimden doğal davranıyorum ve bu beni rahatlatıyor." Şarap kadehlere dolduruldu ve salona geri döndüler. Med, okşayıcı cümlelerin altında kalmak istemedi. "Senle beyinsel, duygusal, düşünsel çok benzerliklerimiz var," dedi. "Zevklerimizde hemen hemen aynı... Örneğin, ben girdiğimden beri çalan şu kızılderili müziğine tapıyorum... Kızılderililer, eskiden iyi ruhları çağırmak, kötü ruhları kovmak için müziği çok kullanmışlar. Müzik eşliğinde, yanan ateşin etrafında dans ederlermiş. " "Senin gibi ruhu güzel kendi güzel olanları mı, çağırırlardı?..." "Dalga geçme, bozulurum..." Ber'in de bu konuda tarihsel bilgileri vardı. "Kızılderililerin algılama yetisi çok iyiymiş," diye başladı. "Yabancıların kendi sonlarını getireceğini fark ettiklerinden olsa gerek bu tür kötü ruh kovma amaçlı törenleri daha sık yapmaya başlamışlar... Bu tür törenlerle sonuç alamadıkları da soykırıma uğramalarından belli..." Boşalan şarap kadehlerini ikinci kez doldurma uğraşı nedeniyle oluşan kısa bir suskunluk sonrası, "SodGom Ülkesindeki yurttaşların da bu tür törenlere benzer etkinlikler yapmasının aynı şekilde yeterli olmadığını belirteyim...." Ber'den karşı yanıt gelmeyeceğini duyumsadı. Onun düşüncelerini okuduğunu, "Giriş uzatmalarını ben de sevmiyorum Ber!..." diyerek bir kez daha belirtti. Anlaşmışçasına ikisi de aynı anda ayağa kalkarak çırılçıplak kalıncaya kadar soyundular. Med, Ber’in yanaklarını öptü; şefkatli bir öpücüktü bu ve yanıtını aldı. Gözleriyle, Ber'in gözlerinin içine yakıcı ışınlarını salarak, "Yaşamında yaşamadığın ve yaşayamayacağın bir olayı yaşayacaksın şimdi... Sakın korkma ve panik yapma! Aceleye getirme!" dedi Med, kısık ürperti ve çoğunluk erotik duyumsamalar veren ses tonunda. "Her anını doya doya hissetmeye, yaşamaya bak." Ber, yaklaşımı garipsediyse de bozuntuya vermedi. "Göreceğiz," dedi sadece. Yıllardır arzuladıkları sahnenin gerçekleşmekte olduğunun verdiği motivasyonla hareket eden bu iki kişi; birbirlerini yutacakmışçasına davranışlar sergileyerek yerdeki halının üzerine birlikte uzandılar. Yatak

odasına gitmek zaman kaybıydı onlar için... Ber, elektriğe tutulmuş gibi hissediyordu kendisini... Bedenindeki tüm gücü kollarına vererek Med’i sarmalamasıyla aniden derin kuyuya düşüyor sandı kendisini... Geçici durum, diye düşünürken, halen düşmekte olduğunu fark etti. Esintiden kımıldayan kavak yapraklarının çıkardığı sesler geldi kulaklarına... Ani geçişler yaşıyordu... Okyanusu gördü; kocaman dalgalarıyla kıyısında bulunan kentin binalarına saldırıyordu... Dalgalar, ikiz uçaklar şekline dönüştü; Büyük ülkenin, büyük kentinin en büyük ikiz binasının ortasından geçerek, her iki binayı zeminle, toprakla bütünleştirdi. Kilometrelerce yükseklikteki bina şimdi sıfır santimdeydi. Duruma uygun isim bulunmalıydı, bulundu. ‘Sıfır noktası’ dendi. Bina enkazı içinde bulunan su, yerüstüne sızmaya başlamıştı. Bu; ikiz kulelerin ve ikiz kulelerle birlikte gömülen canlı cansız tüm varlıkların tümünün gözyaşlarıydı. Gözyaşları dillenmeye başladı. Sanki biriyle, birileriyle karşılıklı konuşuyordu. "Diğer ülkelerin yurttaşlarına nefretin o kadar büyümüş ki; doygunluğa erişemediğinden kendi insanlarına da yönelmeye başladın... Biz kardeş değil miyiz?..." Gözyaşlarının, muhataplarından biri katil Okyanus’du. Katil Okyanus, onun sözlerine devam etmesini engelledi. Saldığı dalgalarla gözyaşlarını içine çekti, susturdu... Günahkar Okyanus; mazlum gözyaşlarını içseline alarak izole etmişti. Gökyüzü; güneşi kapatan siyah yoğunluklu bulutlarıyla en kara gününü yaşıyordu... Katil Okyanus’un nefretsel motifli üç ana görevi vardı. şimdi. Biri; dışardan ithal ettiği dalgalarla gerçekleştirdiği eylemin toplum önünde günah sayıldığını biliyordu. Bu günahı gizlemeliydi. Kuleleri yıkan dalgaların, kendisi dışında ve yabancı denizin dalgalarından kaynak-lı olduğuna kıyısında bulunanları ve bulunmayanları ikna etmeliydi... Diğeri; kendi nefretine kardeş nefretler doğmalıydı, kıyısında sakin bireylerde. Kendi nefretini onların nefretiyle örtmeliydi. Nefret günahsa; bu günah toplumun olmalıydı. Üçüncüsü; kanlı günahlar çağını başlatmanın başlangıcıydı, olmalıydı bu yıkım. Geçmişte kalan kavramlar kullanılmalı, kullandırıl-

malıydı... Uygun bir kavram bulunmuştu; ‘Kan davası...’ Dünyanın geçmişte kalan töresine göre kan davası günah da değildi. Geçmişte güzel günlerin geçtiği dişe diş; kana, kan dönemini yeniden başlatmanın sarhoşluğuyla; ‘Okyanus’, dalgalarını uzakta bulunan uzak namlı Irak ülkesine ve Irak’ın komşu ülkelerine yönlendirdi. Yıkım başlamıştı. Ber, yıkımın tanıklığını yapıyordu. Geniş ve düz bir ovada yer sarsıntısıyla toprak ikiye bölünüp kendisini içine çekti... Yer altında milyonlarca insandan koro halinde çıkan feryadı duyumsadı. Feryadın sahiplerinden çıkan kanlar dereleşmişti. Derenin büyüğüne nehir, nehirin büyüğüne akarsu denirdi. Ortaokul döneminde kulağı çekile çekile öğretilmişti bu bilgi. Kulağı yerindeydi, acısı kaybolmamıştı. Acılı anılar bilinçaltına atılsalar da bir gün depreşirdi. Bu bilgiyi unutmamıştı. Bilgi, acıyla karışıktı. Kandan dereler; nehirlere sonra akarsulara dönüştüler. Akarsulaşan kanlar, yol buldular. Kendilerinin akıtılmasına neden olan Okyanus’a ayrı ayrı kanallardan döküldüler. Üzeri mavi renkle maskeli masmavi Okyanus hafif pembeleşti, kızarma belirtisiydi bu. Akıtılan kanlar, intikam istiyordu. Ayrı kanallardan akan kanlar Okyanus’da birbirleriyle birleştiler. Birbirine uygun olmayan kan gruplarını barındıran kanlar, bulundukları bedenlerden akıtıldıktan, ‘dost Okyanus’un’ aslında düşman olduğunu anladıktan sonra birleşebilmişlerdi. ‘Düşman ortaktı. Önceki dönemlerde kendi aralarında varolan düşmanlığı dahi var eden bir düşmandı.’ Ortak düşmanları Okyanus’un üzerinde kendilerine yol buldular, hızları ışık hızıydı. Seyir esnasında kendilerine ayrı bir güç daha iştirak etti. Geçmişten kalan ve Okyanus’un dibinde uyandırılmayı bekleyen mağdur, mazlum değişik kan gruplarına ve renklerine sahip kanlar... Onlarda canlanmıştı. Bu kanlarda, Okyanusun yüzeyine çıkarak kendilerine katılmışlardı. Okyanus, maviliğini kaybediyordu. Gerçek rengini ortaya çıkaran ise bileşik kanlardı. Artık Okyanus’a hakim renk; şiddetin, zulmün rengi olan kırmızıydı. Okyanusun. kan davası konulu eylemlerine, yüzeyinde akan bileşik kanlar gerekli tepkiyi veriyorlardı. Okyanus; saldırgan konumunda, bileşik kanlar ise, meşru savunman konumundaydılar. Meşru savunma doğal bir haktı. Yasaldı, hukuka uygundu. Saldırgan konum ise hukuka aykırı ve şeytaniydi. Đşin ilginç yanı, şeytana karşı Tanrı’nın yanında yer

aldığını iddia edenlerden bazı kişi ve gruplar yeşil renkleriyle Okyanus’un üzerindeki kızıllığın net rengini nötrleştirip, değiştirmeye onların gerçek yüzünü maskelemeye çabalıyorlardı. Bunlardan bazılarının dini vecibelerini yerine getirirken şeytana attıkları taşlar, geri dönerek onların kafalarına isabet ediyordu. Bu taşları onlara geri atanlar ise; gerçek dindarlardı. Gerçek dindarlar; dini vecibelerini yerine getiriyor görünenlerin, Şeytanın uşağı olmaları halinde Şeytanlaştıklarını biliyorlardı. Onlarda Şeytan taşlama dini vecibeleri elekten geçiriyorlardı. Elekten geçirenler; Düzenleme, Đzleme, Uygulama ve Denetlemeleriyle Şeytan’a yardımcı olanların, gerçek yerlerinin Şeytan safları olduğunu bilebilecek ermiş beyinler ve ruhlardı. Sembolik olarak Şeytan’a atacakları taşların bir kısmını, zamanında lazım olur diye, saklamışlardı. Şimdi hem onlara hemde biat ettikleri Şeytan’a atıyorlardı. Ermişler, ebabil kuşları görüntüsü arada sunuyorlardı. Fil süresindeki olayı canlandırıyorlardı. Bilerek veya bilmeyerek kendilerini maskeleyenlere uygulamalı öğretide bulunuyorlardı. Onlar öğrenmekte geç kalmışlardı... Ebabil kuşlarına dönüşen ermişlerin, attıkları her ufacık taş diğerleriyle birlikte onlarında kafalarını parçalıyordu. Üzerlerine bindikleri mekanik, teknolojik, bilişik bazen uçan, bazen karada yürüyen, bazen yüzen fillerin üzerlerine düştükçe tarihe geçecek sahneler tüm boyutlarıyla izleyicilerine heyecanlı dakikalar yaşatıyordu. Geçmiş tarih canlanıyor, yeniden yazılıyor ve geleceğe anın tarihi olarak miras kalıyordu. Geçmişte yaşamış tüm semavi dinlerin, ekollerin, öğretilerin iyi ruhları da canlanmış reel hayata geri dönmüştü. Bunlar kendi öğretilerini kullanarak, yanlış yorumlayarak, haksız çıkar elde edenleri cezalandırmak için geri dönmüşlerdi. Onların maskelerini düşürmek ve öğretilerini yanlış yorumlamalardan temizlemek için geri dönmüşlerdi. Đyi ruhlar; yaşayan iyi ruhlar yanında, gizli alemden gelen kötü sanal ruhlara ve reel kötü ruhlara karşı kendi teknikleriyle mücadele etmeye başlamışlardı. Değişik sesler, renkler, tarihsel motifler... Kısaca, insanlığa mal olan tüm insani değer ve değer koyucular canlanmışlardı sanki. Dünya, şimdi mahşeri yaşıyordu. Hesaplaşma başlamıştı. Kan davası, duygusallıktı, yanıtı da duygusal içerikliydi... Mantık saf dışıydı. Kan; kanla beslenmek istiyordu. Çünkü kendisi akıtılmıştı.

Kendisini yuvasından akıtanlar da bulunan kan da akmalıydı. Yoksa benliğini, rengini kaybederdi. Kan, ölümsüzleşmek istiyordu. Mücadeleleri, kendi istek ve arzularıyla kan akıtıp, kan davası güden güçlere ve işbirlikçilerine karşıydı. Kan davası, duygusallıkta taşıyordu. Yani tehlikeliydi. Yanıtıda duygusal içerikli olabilirdi. Mantık safdışı bırakılmıştı. Akıtılan kanda, kanla beslenmek istiyordu. Akıtılmıştı ve yeniden canlanmak için kana gereksinim hissediyordu. Kendisini yuvasından akıtanların kanıyla beslenmeliydi. Kısasa kısas hükmü canlanmıştı. Akan kan; akıtılacak kanla ölümsüzlüğü yakalamak istiyordu. Okyanusun dalga çıkaran, ithal eden, ihraç eden noktasına kadar ulaşan bileşik kan; hareket merkezini zorladı... Kesilen başlardan akan kanlar, uzuvları kopan insanların gözyaşları Ber’in yüzüne aktı. Birbirinden beslenen kanlar, başını döndürdü. Nefreti iyice duyumsuyordu... Nefret; açlığını doyurmak için başkasının kanını çağırıyordu. Günaha girmek istemedi... Nefretini boşaltacak günahsız bir alan aradı. Bulamadı. Kendisine yöneldi. Kendisine yönelen nefreti, kendi kanını bedeninden dışarı akıttı. Kansızlık, midesini bulandırdı, başı döndü... Düştü... Anlık nefreti boşalmıştı, akan kanı bedenindeki damarlarına geri döndü. Sayısız ve her telden müzik parçaları çalan radyo, televizyon sesleri, bazı politikacıların esmer yüzleriyle bağırarak konuşmaları kulaklarında çınladı... Arada atılan alkol dolu kahkahalarla, “Bu artık üçüncü dünya savaşıdır, resmen ilan ediyorum. alanı Güneşin doğduğu yerin ortası olan ortadoğu, Asya ülkeleri ve Sodgom ülkesidir! " diye bağıran kötü ruhları gördü. Onlara secde eden bazı dünya ülkeleri temsilcilerini izledi... Puslu ve toz duman alanda, ciğeri nefes almakta zorlanıyordu. Öksürdü Ber; ağzından çıkan balgam, kanlıydı... "Sen Öldün!.." diyerek elindeki ağır silahı kendisine doğrultan şahıstan korktu. Korku şiddetiyle kalbi yerinden çıktı. Kalpsizdi, şimdi... Damarlarına, beynine kısaca hiçbir uzvuna kan pompalanamayacaktı. Kan gitmeyen beyin hücreleri öldüğünde, düşünemeyecekti. Meşru müdafaa zemini doğmuştu. Karşılık verdi. Saldırgan etkisiz kılınmıştı. Başkaları da ortaya çıktı... Med’in sesini duydu, "Sakin ol!" diyordu. "Az sonrayı bekle..."

Bu seslenme sihirliydi... Sesler, görüntüler kayboldu... Şimdi ne nesne, ne ses hiçbir şey yoktu... Sadece sükunet vardı ve bu rahatlatıcıydı... Sükunet kısalığıyla kaldı. Üzerinde kesimi yeni yapılmış çimenlerden başka bir şey bulundurmayan toprak üzerindeydi. Hayır!.. Hayır!... Toprakla bütünleşmiş gibiydi... Sanki kendisi toprak olmuştu. Bütünleştiği topraktan bir sopa genişliğinde delik açıldı. Đçinden su fışkırmaya başladı. Kaynak suyu görünümünde berrak ve temizdi. Kaynak suyu, toprağın yarılmasıyla oluşan bir kanaldan akmaya başlamıştı.. Kaynak suyu kesintisiz akıyordu. Çoğaldı ve dere oldu. Kanal yatağından büyük bir hızla aşağıya doğru akıyordu. Bu kez; kendisini akan su üzerinde aynı hızda seyir halinde gördü Ber. Đlk kez doyumsuzluğunun doygunlaştığını duyumsuyordu. Hayatında hiç bu kadar mutlu hissetmemişti, kendisini... Tarif edemeyeceği bir devinim içindeydi. Tüm benliği karşılanıyordu sanki... Geçen zamanı kavrayamıyordu. Biraz ileride arada kabarıp çekilen deniz dalgalarını gördüğünde hazsal duyumsamaları çılgınlık derecesine ulaşmıştı. Kanaldan akan suyun, denizle birleşmesine ramak kalmıştı. Deniz kabardı. Metrelerce yukarıya doğru yükseltti. Aynı anda; kanaldan akan kaynak suyu da denize döküleceği noktada Ber’ide beraberinde alarak metrelerce yukarıya doğru yükseldi. Yükselen kaynak suyu ile deniz suyu yarım ay şeklinde birbirlerine doğru yönelerek yakınlaştılar. Her iki su hava boşluğunda birbirlerine dolandılar. Kanaldan gelen kaynak suyu ile deniz suyu sarmaladılar birbirlerini... Her çıkışın bir inişi vardı ve iniş de gerçekleşti. Kanal suyu olduğu gibi deniz'in kabaran suyuyla özdeşleşerek denizle birleşmişti. Yine kavak yapraklarının hışırtı dolu seslerini duydu Ber... Bu kez bu hışırtılar melodikti. Kulağa hoş geliyordu. Geniş bir ovada tek başına durduğunu izledi. Çırılçıplaktı... Hava sıcak veya soğuk değildi. Hafif bir meltem rahatsız etmeden bedenini yalıyordu. Mutluluk hissediyordu tüm hücrelerinde, duygularında. Bedeninde olagelen romatizma ağrılar da gitmişti, rahattı... Arada ağaçların selam verircesine dallarını aşağıya doğru sallayıp doğrulduklarını görüyordu. Kuşların, böceklerin, geyiklerin, aslanların

çıkardığı sesler, rahatsız edici değildi, hatta bir orkestra şefi tarafından yönetiliyor gibi ritmikti, senfonikti... Alıp verdiği soluklar vücudunu doyuruyor, kanının damarlarında daha rahat dolaşmasını sağlıyordu. Gündüz aydınlığında gökyüzünde beliren yıldızların "Artık özgürsünüz!" yazısını oluşturacak şekilde dizildiklerini gördü... Alan, aniden insanlarla doldu... Birbirleriyle tokalaşan, sevişen, değişik dil ve seslerle zafer şarkıları söyleyen, parlak yüzleriyle, başları üzerinde saçtıkları beyaz ışıklarla, renkli gözleri ışıl ışıl parlayan bireylerden oluşan büyük bir insan topluluğuydu bu.... Topluluğun neşesinden kendisine düşeni aldı... Beden ve dillerinden çıkardıkları sesler; iyi bestelenmiş çok sesli bir müzik parçası kadar uyumluydu. Sesler bütündü ve çatlak ses yoktu. Ber, topluluğun çevresinde halka oluşturduklarını ve çevresinde dönmeye başladıklarını gülümseyerek izledi. Çevresinde hızlı dönüşlere geçtiler. Ber’de bulunduğu noktada kendi etrafında topaç gibi dönmeye başlamıştı. Kendi ve çevresindeki bireylerin dönüş hızı nedeniyle kimseleri göremiyordu. Sadece ince bir çizgi hali vardı. Hızın şiddeti; halkanın döndüğünü dahi fark ettirmiyordu. Sabitlenmiş gibiydi. Halkanın kendisine doğru git gide daralarak yaklaştığını ancak, duyumsayabiliyordu. Halka gözlerine bir parmak kadar yakın mesafede durmaya başladı. Bu kısa sürdü. Bir mermi hızıyla iki kaşının ortasına temas etti. Ber, sendeledi. Sendelemesi psikolojikti. Farkına vardı... Halka; mermi vuruş etkisi yaratmamıştı. Hoş duygular alnının ortasından tüm bedenine yayıldı. Bu hazza doyamıyordu. Sanki!... Sanki!... Bedenine giren halka ayrışmış, tüm hücrelerinin içine ayrı ayrı girmiş, hücrelerinin plazmalarında tatlı dalgalar yaratmıştı. Yerinde duramıyordu. Yüklenen aşırı enerji tüketilmek dileğindeydi. Bacakları gerildi. Yay gibi fırladı, yerden... Yükseklik bir kaç metrelik değildi... Bulutla kucaklaştı. Bulut, kendini kopyaladı. Kopya minimize olup, Ber’in bedenine girdi. Dağlarla yüzleşti, sönmemiş volkanlarla, okyanuslarla, ormanlarla, bitkilerle, hayvanlarla... Her yüzleştikleri, kendilerini kopyalayarak, kopyalarını minimize ederek, Ber’in bedenine giriyorlardı.

Mistik bir ezgi sürekli çalıyordu bu arada. Ber’in ve yüzleştiği varlıkların tavırları müziğe uygun ritimlerdeydi. Đçinde oluşan minimize varlıkların tümü yoğunlaştı, yoğunlaşma da kendisini kopyalayıp, kopyasını dışarıya verdi. Ber’in karşısında gördüğü kopya şekil değiştirdi ve Med biçimini aldı. Ber, içindekilerinin verdiği enerji ve tazyikle, Med’leşen yapıya tensel, duygusal, düşünsel yakınlaşma sağladı. Normal yaşamdan soyutlanmıştı sanki... Kendisini çok güçlü hissediyordu. Tüm doğallığıyla Med’le birleşme sağlıyordu. Doğanın barındırdığı tüm varlıkların değişik sesleri, aşırı hazlanan isterik kadın çığlıkları düzeyine ulaşmıştı. Ber, çığlık sesinden hiç hoşlanmazdı. Bu çığlıkların ise sonsuza kadar kulaklarında çınlaması için her zorluğa katlanırdı. Bu arada Ber’inde altta kalır yanı yoktu. Med ve Ber ikilisi; erotik sesli bir düet sunuyorlardı birbirlerine... Son bir eylemle zevkten kısılmış gözlerini açtı. Med karşısındaydı. Cinselliğe ilk kez tamamıyla ve tüm atomlarıyla doyuyordu. Bazı insanların neden doyumsuz olduklarını, değişik birliktelikler yaşamalarına rağmen gözlerinin dışarıda olmasını daha iyi anlıyordu. Çünkü onlar az önce gerçekleşen birleşme benzerini arıyor ve elde edemiyorlardı. Med’in yüzünden yükselen sıcaklık içini hoş etmişti. Med ile cinsel birleşiminin, boşalımla sonuçlanmış olduğunu organında kalan eserden anlamıştı... Kavrayan kolların sahibine daha sıkıca sarıldı. Sımsıkı tuttu. Duygu boşalımı kendisinde Med’in akan gözyaşları gibi salgılandı. Her ikisinden yek diğerinin yüzüne akan gözyaşları boşa akmıyordu. Yararı olacaktı. Yüzlerindeki sıcaklıktan buharlaşan gözyaşları, gökyüzünde bulutlaşacak, yağmur olarak geri dönecek, içen insanların gözyaşı kaynağını oluşturacaktı. Gözyaşları, gözyaşlarını doğuracaktı. Ağlamak; su israfı değildi... Hafiften ve kesik kesik alınıp verilen soluklar ritimli ve estetikti. Sağ eliyle Med’ in beline kadar varan uzun saçlarından gidiş gelişli seyirde okşamalarda bulundu. Bu okşamalar karşılıklıydı. Birbiri içine geçen gölge vücutlar gibiydiler. Şeffaf, incitmeyen dokunuşlar... Kendisine özel bedensel kokular... Alınan ve verilen nefesler; ıslak ağaçlar arasında bulunan birinin aldığı nefesler kadar tazeydi...

Yüzlerinde hafif bir gülümseme mimiği oluştu, her ikisinin. Göz göze geldiklerinde, Med’ in sanki sonsuz derinlik görüntüsü veren yeşil gözlerinin parlak ışıltılar saçtığını zevkle izledi. Ber’in dişlerinin arasına giren Med’in bir saç teli hala yerinde duruyordu. Yemeğinde; kıl gördüğünde yemek masasından kalkan Ber; Med'in saç telini iştahla yuttu. Med’i içine almak, çiğnemek, yutmak gibi içgüdüsel istekler oluştu Ber’de. Sevgilisine olan aşırı duygusallığından onu yiyen çekik gözlüler ülkesi yurttaşıyla ilgili gazetede okuduğu bir haberi anımsadı. O çekik gözlü insanın ruh halini şimdi anlayabiliyordu. Ber, bir tüy kadar hafif hissediyordu kendisini ve üzerine uzanmış olan Med’i... Dünyayı kucaklamak geliyordu içinden. Damar ve kas atımları, organının titrekliği doyum sonrası göstergelerdi. Ber ile Med normalleşinceye kadar hareketsiz kaldılar. Med, Ber'e kendi ev telefonunu verdi. Bu ‘sana güveniyorum’ demekti. Ber, telefon fihristine verilen telefonu büyük rakamlarla yazdıktan sonra, Med'in yanına uzandı. Sola yarım dönerek sağ bacak ve sağ kolunu Med’ in bedenine bıraktı. Tam konuşacaktı ki; Med, işaret parmağını hastane duvarlarında asılı hemşire fotoğrafında olduğu gibi tutarak susmasını işaret etti. Ber’in konuşması ortamın sihrini bozacaktı sanki...

***

30
"Biranız tazelensin mi?..." Teklifi sunan garsona, "Bu soruyu bu akşam bir kez daha duymak istemiyorum," dedi Ber. "Boş gördükçe yenile! Tabağa biraz da çerez ekle..." "Derhal, Efendim!" Görünümü salaş olmasına karşın servis ve müşteriye olan saygı yönünden yıldızlı pekiyi alabilecek bu birahaneye arada takılmayı seviyordu. Bazı akşamlar evde kalmak, Tut-Bırakma KursEvinde kalmak gibi geliyordu kendisine... Yalnızlık, hiçlik, boşluk, geçmişteki hatalar, gelecek endişesi ve gözyaşları akıtma anına kadar varan ve kaynağını tespit edemediği duygusal yoğunlukların etkisi altına giriyordu. Geçmişten kalan az sayıda ki arkadaşlarına olan özlem ve daha bir çok içsel saldırılar kendisini bitiriyordu. Artsa’yı, bir daha görmemek üzere kaybetmişti. Yeğeni Mus, zorunlu askerlik görevindeyken Đllegal ABCD örgütü militanlarıyla kurulan sıcak temasta öldürülmüştü. Tar, ise Ad Kenti kırsalında dış güvenlik güçlerince ele geçirilmiş ve şimdi 'Đllegal-ABCD örgütü üyesi olma, yasa dışı silahlı mücadelede bulunma' suçundan yargılanıyordu. Ad Kenti Tut-Bırakma KursEvin'de tutukluydu. Arada ziyaretine gidiyordu. Yargı duruşmalarında avukatlığını da üstlenmek istemişse de örgütlerinin özel avukatları olduğunu, avukat seçme inisiyatifinin kendi elinde olmadığını belirterek kabul etmemişti, Tar. Solkol, bilgisayar ve cep telefonları mağaza zincirini dörtlemiş, işlerinin yoğunluğundan çok az görüşür olmuşlardı. Akrabalarıyla, akrabalıktan kaynaklanan zorunlu seyrek ilişkiler standardını aşmamıştı. Markız, Solkol'un mağazalarından birinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştı ve son zamanlarda neredeyse kendisiyle görüşmemek için sudan bahaneler uyduruyordu. Seyrek günlerde yaşadıkları cinsel birleşme dışında ondan kaynaklanan nedeni belirsiz bir soğukluk başlamıştı.

Med'le iletişimsel bağı devam etmesine karşın, yüz yüze ilk ve son kez görüşmüşlerdi. Aksi yönde ısrar etmemeye söz vermişti. Sözünü tutmaması onun yanıtını değiştirmeyecekti. Ber, dost ve arkadaş bulmakta küçüklüğünden beri çok zorlanırdı... Bazen kendisini gereği gibi karşısındakine ifade edemez, bazen de işine gelmediğinden öyle davranır, bazen de yorum ve düşünceleri, standart altı veya üstü olması nedeniyle garipsenirdi. Kendisini algılayanlar, bulunduğu grup ortamlarında birkaç kişiyi geçmezdi. Arkadaş kazanmak, bir sanatçının ürün ortaya koyması kadar zor gelirdi kendisine... Bu yapıyı birkaç kez bozmuştu. Bu şekilde kurduğu arkadaşlıklar devam etmemişti. Sağlam temeller üzerine oturmayan dostlukklar çabuk bitmişti. Kalabalığı ve gürültüyü genelde sevmezdi. Bazı günler ise sevmediği kalabalığa ve gürültüye aşırı açlık hissederdi. Bu da bir gereksinim galiba, diye düşündü. Birahanede bulunan insanların seslerinden oluşan uğultu ile buna eklenen az önce açılmış televizyonun akşam haberleri sunucusunun çıkardığı bağlantısız bir gürültü kaosu oluşmuştu. Ağzına kadar doluydu. Duygularını, düşüncelerini, gözlemlerini anlatabileceği birilerine ölesiye ihtiyacı vardı. Masasına bira gönderip, sonra muhabbet için masasına oturan şahısla karşılıklı bir şeyler paylaşmak istediyse de ayrı dünyaların insanları olduklarını beş-on dakikalık konuşmalarıyla her ikisi de farkına varmakta gecikmemişlerdi. Bira ikramı dışında ikinci kez centilmenlik gösteriminde bulunan şahıs; masadan izin isteyerek kalkmasıyla rahat bir nefes almıştı Ber... Canını sıkan nedenlerden en büyüğü de düştüğü bireysel ekonomik krizdi. Özelde ‘MilMalDen-Ydom’ isimli bir holding ile bazı şirketlerin devlete ait iki bankadan aldıkları usulsüz kredileri geri ödemeyip, hileli iflasla iç etmesi nedeniyle oluşan bir ekonomik kriz nedeniyle ortam yeniden sarsılmıştı... Kriz, yurttaşı ve özelde Ber'i çok kötü vurmuştu. Az sayıda kalan müşterilerinden durumu iyi olanların avukatlık komisyonu ödemelerinde tembel davranmaları, borçluların mallarını haciz edip kaldırmasına rağmen ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle ödeyememeleri, satılan mallardan elde edilen gelirin ise giderleri ve devlete ödenen harçları ancak karşılaması... Ve daha bir çok nedenlerden vergi, sigorta ve diğer büro giderleri ile özel zorunlu giderlerini karşılamada güçlük çekmeye başlamıştı.

Telefon, elektrik, su faturalarını, bina aidatlarını, sekreter aylık ücretini, devlete olan aylık vergi ve sigorta borçlarını ödemek için son aylarda banka kredi kartlarıyla nakit para çekmek zorunda kalmıştı. TefeciBank'ın bu ay ki ekstresin de geçen asgari ödeme limitini, başka bir bankaya ait kredi kartını kullanarak çekmiş olduğu nakitle ödemişti. Faizli parayı, faizli parayla ödemeye çalışmaktı bu. Umut; fakirin azığıydı. Geleceğe umutla bakıyordu. Birahanedeki uğultunun bir anda kesilmesi, televizyon sesinin üste çıkması Ber’in dikkatini çekti. Tüm gözler ve kulaklar televizyondaydı... Ulusal televizyon kanallarından birinde sunucunun sunduğu haber ilgi çekmişti. Televizyon; bazı sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, partilerin katılımıyla oluşan büyük bir protesto yürüyüşünü gösteriyordu. Topluluk da bulunanlar ellerinde taşıdıkları afiş ve yazılara uygun sloganlar, atıyorlardı. Megafonda birkaç örgüt başkanının konuşmaları ayrıntılarıyla, yorumlu olarak veriliyordu televizyon kanalından. Yan masadan bir ses geldi. "Yine sun’i gündem!..." Ber, sesin sahibine baktı. Bakışmalar, şahsın baş eğme yenilgisiyle sona erdi. Ber, kullanılan cümlenin yorumunu isteyecekti. Belki, kendisinin de söylemek istedikleri olacaktı. Ses sahibinin baş eğmesi, bunun yolunu tıkayan bir davranıştı. Ber, nedenini iyi biliyordu; dışsal görünümü kendisini tanımayanlar da güvenlik görevlisi olduğu izlenimi oluşturuyordu. "Birey haklı... Bu ortamda her isteyen, istediğini, konuşabilmesi için, bazı zorlukları ve riskleri göze almalı, diye düşündü. Bazen, güvenlik görevlisi olmayanlardan dahi "Durumdan vazife çıkaranlar." oluyordu az da olsa... Sloganlar, birahanenin içinde atılıyormuşçasına yüksek perdeden geliyordu. Ses ayarı ile oynanmamasına rağmen bu şekilde sesin yükselmesinde televizyon yöneticisinin toplum bireylerinden kulakları paslı olanlara kıyaklık yapma amacı var gibiydi... Aylar önce bir lüks arabanın bir kamyona vurması sonucu içindekilerin ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının ortaya çıkardığı kirli ilişkiler ve olaylara halkın kendiliğinden tepki vermesiydi. Ülkede bir şeyler değişiyordu... Sabahleyin iyice temizlediği kulaklarıyla topluluğun attığı sloganları dinlerken Ber, heyecanlanmıştı. "Kahrolsun Halkın dini!..."

"Kahrolsun Gericilik!..." "Kahrolsun Halkın Kültürü!..." "Yaşasın Çağdaşlık!..." "Yaşasın Demokrasi!..." "Yaşasın özgür Düşünce!..." "Gericiliğin ayak seslerini keseceğiz!..." "Mafya, Politika, Güvenlik işbirliğine son!..." "Hukuk Ülkesiyiz; Güvenlik ülkesi olmayacağız!..." "Susma!... Sustukça sıra sana gelecek!..." "Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın!..." "Vur!... Vur!... Đnlesin!... Merkez Baba dinlesin!" "Kahrolsun Emperyalizm!... Yaşasın Bağımsızlık!..." "Kahrolsun B.D. ve onun yerli işbirlikçileri!" "....................................................................................!" Bir şeyleri yaşatmak için bir şeyleri kahretmek gerektiğinin mesajlarıydı... Ber, gösterinin katılımcı gruplarından biri olan ve yaklaşık bir yıldır üyesi olduğu “Yenilikçi Hukukçular Grubu" Genel başkanının, titrek ve ancak 1789 Büyük Fransız Đhtilalini gerçekleştirenlerden birinde oluşabilecek duygu yoğunluğunu duyumsatan sesiyle, karşısındaki topluluğa ve medya aracılığıyla tüm SodGom Ülkesi insanlarına ulaştığı bilinciyle hitap ediyordu. Cinsiyeti bayan olan genel başkanın ses düzeni erkeksi özellikteydi... Demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, içerikli anlatılar için kadın sesi uygun değil miydi?... Yoksa, sert söylem için kadın sesi yetersiz mi kalıyordu?... Haber sunucusu bir başka habere geçiş yaptı. Haftalardır gündemde olan bir toplumda infial uyandırılan olayla ilgili yeni gelişmelerden söz ediliyordu. Hemen hemen her mahallede ve köyde gerçekleşen adiyattan bir olay, her nedense gündemin ikinci maddesiydi. Etkileşimli ve etkilenmeli ve etkileyici medya ufak bir olayı dahi isterse ülkenin birinci önemli sorunu haline getirebiliyordu. Onlar yüce güçle yarışmaya çalışan önemli güçlerdendi. Onlara yakın duran güvende olur... Onlardan uzak duran, çelme takmaya çalışan ise en müthiş suçlamalarla cezalandırılır, infazı için bildik Tut-Bırakma KursEvine sahip olmasa da daha büyük

KursEvleri vardı onların. Hedeftekilere Dünyayı, zindana dönüştürebilirlerdi. Ufak bir kısmı haricinde onlar hem iddiacı, hem yargılayıcı, hem savunucu hem infazcı... Her şeydiler onlar. Yargının, ‘sav-savunma-yargı’ olarak özetlenen üç sacayağından daha çoğuna sahiptiler. Onların sacayakları sayısızdı. Onların bir kısmı, her şeydi. Gerektiği zaman bir bakkal olabilir, yurttaşa deterjan dağıtabilirlerdi. Gerektiği zaman telefoncu olurlar, cep telefonu dağıtırlardı. Oyuncakçı... Kasap... Kitapçı... Ressam... Politikacı... Çöpçatan... Güvenlikçi... gibi tüm meslekleri yerine getirebilecek kadar kabiliyetliydiler. Bu nedenle SodGom ülkesinde herkes gibi en küçük kentin en küçük köyünün en küçük mezrasındaki bakkal dahi onlardan korkardı. Onlarla dalaşan mezra bakkalı kendi hayatını da riske etmiş olurdu. Çünkü onlar; bulunduğu mezradaki insanlara gazeteyle birlikte bakkalında bulunan tüm malzemeleri hediye edebilecek ve kendisini iflas ettirebilecek kadar güçlüydüler. Onların ise iflası, ‘na’ veya başka bir dille ‘no’ mümkün-dü. Çünkü onlar vatandaşın cebinden aldıklarının bir kısmını onlara geri veriyorlardı. Tüm vatandaşların iflası ise mümkün değildi. Çokta önemli değildi. SodGom ülkesinin hazinesi sağolsundu... Bakkal ise kendi kesesi dışında bir kese taşımıyordu. O da mezrasında bulunanlara birer sakız dahi hediye ettiğinde iflasını onaylamış olacaktı... Kurban veya kurban edilmesi gereken cinsten birileri aranıyordu. Senaryo bunu emrediyordu. Ömürlerinin süresi senaryolara uyumlu davranmayla özdeşti. Yoksa başkaları kendi yerlerine geçirilebilinirdi. Başkaları da arıyordu. Kendileri veya başkası bulmuş fark etmeyecekti. Uygun kurban bulunmazsa yaratılacaktı. Gerek kalmadı. Bulunmuştu. Bir film çekimi için bile bu aksesuarları, bu tipleri en ünlü yönetmen ve takımı dahi oluşturmazdı. Mutlaka bir eksiklikleri olurdu. Modacıları dahi etkileyecek şıklıkta nostaljik biçim ve giyimde küçük bir tarikat grubunun lideri ile yeşil kurdele dışında tarikatın hiç bir değerini yansıtmayan güzel bir kız arasında cereyan etmiş öykü sunulurken Ber’in aklına gelenlerdi bunlar. Öykü sıradandı. Olağanüstü değildi.

Güzel kız KurguGirl ile tarikat lideri, dini nikah sonrası insel ilişkiye girmişlerdi. Tecavüz yoktu. Karşılıklı rıza vardı. SodGomYasası bu ilişkiyi suç olarak görmüyordu. Dini yasalar yönünden ise bırakın suç veya günah olması sevabıda vardı. Hatta toplam dörde kadar da eş alma yolu vardı. Hatta, ahlaki anlamda da bir sorun yoktu. Cinsellik güzel bir şeydi. Layıkıyla gerçekleştirilirse tarafların varolan negatif enerjilerini pozitife eden özellikteydi. Uluların fazla eşliliklerinin bir nedeni de bu olabilirdi... Belki de olmayabilirdi. Bu uzmanların konusuydu. Pozitif duygular; meleki... Negatif duygular ise şeytani duygulardı. Meleki duygular ise insanın beynini ve kalbini açan, aydınlatan etkiler sağlardı. Đki kişinin birlikte gerçekleştirdikleri birleşmeyle ortaya çıkardıkları pozitif enerji neden bazılarını rahatsız etmişti?... Rahatsız etmemişti... Ama bu olgu başka amaçlar için negatif düşünceler oluşturmaya uygundu. Değerlendirilecekti. Engel olandan küsülecekti. Televizyonun kadrolu sunucusu iştahla sorular yönlendiriyordu KurguGirl isimli kadına... Ben ilişkiden negatif duygular aldım, diyordu. KurguGirl, inkara yöneldi. Ben negatif duygular aldım, dedi. Soruyu yönlendiren neden bir çok sorular arasında ana soruyu geçiştiriyordu. ‘Madem negatifti. uzaklaşsaydın. Devam ettirmeseydin!...’ Sorsa da KurguGirl önceden yanıta kurgulanacaktı. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktu. Başı yeşil kurdelayla kaplı olanlarda bir insandı ve onlarında cinsel duyguları vardı. Kurallara uygun gerçekleşen işlem kınanıyordu. Toplumun hassas damarlarına vuruşlar yapılıyordu. Dindar insanlara karşı negatif enerji oluşması sağlanmaya çabalanıyordu. Çünkü şu an hedefte onlar vardı. Bu hedef önceleri ve bir çok kez başka hedeflere karşı kullanılmıştı. Başarıda sağlanmıştı. Ama şimdi çıkarları onların hedef olmasını istiyordu. Çıkarlarla senaryolar uyumluydu.

Televizyonda izlemekte olduğu KurguGirl’in sanki kendisiyle konuştuğu sanısına kapıldı Ber. Hayır duyduğu sesler ondan gelen içsel seslerdi. Sanki onun içine girmişti. Duyumsamalarına kulak kabarttı. "Ödemeyi çekle mi yoksa nakit mi yapacaklar?... Beni bir dizi de oynatırlarsa meşhur olurum valla... Sümüklü Mahtike beni izliyor mudur?... Peki benle kimse evlenir mi artık?... Aman para bin ayıbı örter, boşver... Peki bu yeşil kurdelayı ne zaman saçlarımdan atıp kurtulacağım. Güzelim saçlarımı görmelerini de istiyorum..." Ber, garsonun masada bitmesi nedeniyle kendine geldi. Boş bardağını alan garsona, "Bu kez doldurmanı istemiyorum..." dedi. "Bu kadar yeterli. Hesabı alayım!" Ber, hesap ve bahşiş ödedikten sonra hafif yalpalayarak, birahaneden, "gece caddesine," çıktı. Otosunu park ettiği yer çok uzakta değildi. Otoparkın girişinde bulunan görevlinin, ovuşturduğu eline verdiği bozuk para karşılığında; "Teşekkür ederim, iyi geceler!" dileği aldı.

31
Ber, Ad kenti Tut-Bırakma KursEvine doğru yola çıktı. Đki haftaya yakın süredir görememenin verdiği özlemi ve hasreti Tar’la giderecekti. Tut-Bırakma KursEvinin kapı girişinde tutuklu ve hükümlü tanıdıklarını ziyaret etme amacıyla bekleşen uzunca kuyruk can sıkıcı bir görüntüdeydi; estetik değildi... Kuyruğu aralayarak ulaştığı müracaat bölümüne avukatlık kimliğini, “Đyi günler!” dileyerek uzattı. Selamın muhatapları; dış güvenlik temsilcisi ile yargı bakanlığı temsilcisi idi. Onlardan bazılarının, selamı yanıtsız bırakmak gibi bir gelenekleri vardı. Öksürdü kibarca... Duyulmadı. Öksürdü kabaca... Bu kez duyuldu. Dikkatlerini çekebilmişti. "Buyurunuz beyefendi!" diye karşılık geldi. "Size nasıl yardımcı olabiliriz?" "Tutuklu Tar’la görüşmek istiyorum." "Adı, soyadı ve bulunduğu hücre numarası?" "Adı; Tar. Soyadı; TutukluKaldım. Hücre numarası; Tehlikeli Hücre 11..." Dış güvenlik görevlisi avukatlık kimliğini aldı. Onun yerine tutturucusu bozuk ‘Avukatlara Mahsus Ziyaretçi Kartı. Sol yakaya takınız!” yazılı kartı verdi. Ber, ‘Bunu yakama nasıl takacağım?” soru cümlesini kullanma gereksinimi duyduysa da onlardan gelecek yanıtın hoşuna gitmeyebileceği endişesiyle vazgeçti. Önüne konan kalın ciltli ziyaret defterindeki “Üzerimde cep telefonu, silah ve başkaca eşya olmadığını onaylarım,” yazılı beyanın ad soyad kısmına ‘Ber TERSYORUMDOĞ’ yazarak imzaladı. Đkinci giriş kapısına doğru ilerlemeye hak kazanmıştı. Đkinci giriş kapısının önünde dış güvenlikten iki kişi ile siması yabancı gelmeyen bir bayan avukatın tartışmasına tanık oldu. Kadın avukatın, "Kardeşim üzerimde metal bir şey yok, diyorum neden anlamak istemiyorsunuz?" şeklindeki tekrarlı anlatımı olumlu tepki almasını sağlamıyordu.

***

Geçici dış güvenlik görevlilerinden daha genç olanı, "Abla! Bize verilen emir böyle..."diyordu. "Emir kuluyuz... Güvenlik stantından altından geçtiğinizde sinyal vermemesi gerekiyor. Bayan yargı görevlisinin üzerinizi aramasına izin vermezseniz, biz de tutuklu müşterinizle görüşmenize izin vermeyeceğiz!" Koşulları açık ve net olarak ifade etmişti. Bir şeyi elde etmek için, bir şey vermek gerekiyordu. Bu genel yasa; dünyanın en bağlayıcı doğal yasalarından biriydi. Üzerinin aranmasına izin vermek, görüşme izninin alınmasının anahtarıydı. Görüşme isteminde bulunan avukattı. Bu yasayı da bildiği kabul edilmekteydi. Bu yüzden ona yasanın ayrıntılarıyla anlatılmasına gerek yoktu. Sorun; doğal yasaya uygun hareket etmeyle çözüldü. Açılan kapıdan kolaylıkla giren bayan avukattan sonra kapanan kapının tekrar açılması dileğiyle bu kez Ber bekliyordu. Ber, güvenlik stantının altından geçtiğinde “bip!” sinyali duyuldu. Genel arzu üzerine geri çıktı... Üzerindeki anahtarlığı, metal paraları kenarda bulunan masaya koydu. Tekrar denedi... Yine aynı ses duyuldu. Üzerindeki tüm metalleri çıkarmış olmasına rağmen, "Bu ses duyulduğu sürece giremezsin!" uyarısını duyumsatan 'Bip!' sesi kulaklarının tırmalayıcısıydı. Ber, "Aygıtınız bozuk olmalı," diyerek sesli düşündü. Biraz önceki bayan avukata sunulan seçenekler vardı önünde. Bedeninin, ellenmesi, dokunulması yoluyla aranmasına izin verecek veya Tar'ı görmeden geri dönecekti. Bu 'Bip' sesli makine yeni kurulmuştu. Avukatların üzerinin aranması gerektiği yazılı Düzenleyici yasa yeni çıkmıştı. Đlk uygulama bugündü ve uygulamayla ilk yüzleşenlerden biri de kendisi oluyordu. Bedenine oldum olası dişi cins dışındaki cinslerin dokunmasından rahatsızlık duyan Ber, ikilem içindeydi. Üstünü arattıracak veya geliş amacını elde edemeden geri dönecekti. Geçmişte Markız'la birlikte oturduğu kafe de Maroğlu ve arkadaşlarının saldırısı sonucu kırılan koluna platin takılı olduğunu anımsadı. Platin; metaldi ve çırılçıplak soyunsa da, kendisini ellettirse de 'Bip!' sesinin yine duyulacağını düşündü.

Ber, sol kolunun bir olayda aldığı darbe nedeniyle kırılması nedeniyle platin takılı olduğunu belirtti. Bu kez; bunu kanıtlayacak doktor raporu istenmişti. Konuyu dallandırarak ısrarcı olma, diretme; “Görevli memura, görevi esnasında karşı koyma,” suçunu oluşturacaktı... Đkinci kapının önünden ayrıldı. Birinci kapının müracaat kısmından avukatlık kimliğini aldı, ziyaretçi kartını iade etti. Otosuna bindi. Ad kenti merkezinden yarım saat süren yolu, Tar’la görüşemeden yeniden alacaktı... KursEvinin, sınırlarını açtıktan sonra cep telefonunu açtı. Acil arayanlar olabilirdi. Açmasıyla, çalınması bir oldu. Arayan; Tar’ın eşi, Tareş idi. Tar'ı ziyaret edeceğinden dün onla gerçekleşen telefon görüşmesinde söz etmişti. Ber, görüşemeyişinin olumsuz afaki nedenlerini anlattı ve ekledi; "Tar’la yakın zamanda dışarıda görüşme olanağı bulacağımıza inanıyorum. Merak etmeyin..." Tareş, moral gereksinimindeydi. "Siyasi af konusunda toplum üzerinde alt yapı hazırlığı var. Sanırım, siyasi olmayan cezalara yönelik af çıkarımı bunun ön hazırlığıydı " Ber, hala aynı noktadan soru yönlendiren Tareş'e KursEvine girememe nedeni olarak kolunda saklı platini bir kaç kez anlatmaktan yorulmuştu. Tareş'in açıklamalara karşı tepkisel sorusu, yıllar sonra bile değişmemişti. "Siz Avukat değil misiniz?... Filmlerde avukatlar dilediği an tutuklu ve hükümlülerle görüşebilir," şeklindeydi. Ber, trafikte olduğunu hatırlatıp, özür diledi. "Yenge! Bir gereksinimiz olursa ben yanınızdayım," cümlesiyle diyalogu sonlandırıp telefonu kapattı. Bir sigara yaktı. Radyo kanallarını karıştırdı. Kulağa hoş gelen bir parçada durdurdu. Bir ozan; "Mevlam, gör diye iki göz vermiş, bilmem ağlasam mı?... Ağlamasam mı?... Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı?... Çağlamasam mı?..." ezgisini yorumluyordu. Efkarlandıran, efsunkar bir ezgiydi. Ruhsal acıyla karışık haz duygu-su veriyordu genelde Ber'e... Bu duygu; bir şairin aşktan sadece verdiği acı nedeniyle zevk almasına benzer duygulardı, kederden, sıkıntıdan zevk alma duygusu... Duygu ve düşüncelerde yoğunlaşmak, zamanı yok eden, kısaltan ve geleceğe önceden yolculuk yapmak gibi bir olguydu.

Ber, Ad kenti merkezine vardığını fark etti. Dönüşü bir kaç saniyede gerçekleşmiş gibi gelmişti kendisine. Kentin ana caddesi üzerindeydi. Hızını biraz daha düşürerek trafikte seyretmeye başladı. Yaya geçidinde, trafik ışıkları sürücülere kırmızı renkte yanınca otosunu durdu... Sarı renk fazla beklemedi, yeşil renk yandı. Işıklar; tek renkte sabitlenseydi, anlamsız olacaktı. Bu durumda; trafik araçları ve yayalar bayağı zorlanacaktı. SodGom Ülkesinde, değişik renkler ancak bu gibi durumlarda serbestti. Kendisine yanan yeşil ışık ve arkasında bulunan araçların "Hadi, Sürsene Lan!" ünlemli duyumsamalar veren korna seslerinin yarattığı panik havasıyla gazladı. Ani kalkış ve ani hız trafik kurallarına aykırıydı. Bu kural insanların yararına düzenlenmiş bir kuraldı ve uyulması gerekiyordu. Ber, bu kez uymamıştı. Otomobilinin yanlarında ve arkalarında bulunan araçların motor homurtularının, korna seslerinin, dikiz aynasından gördüğü el kol hareketlerinin yarattığı negatif enerjili psikolojik baskının etkisi altına girmişti. Negatif etki; negatif tepkiyi doğurmuştu. Yolun solundan karşıya geçmek üzere olan bir yayaya çarpma olasılığı yüksekti. Korna, kar etmedi. Yaya, ilerlemesini durdurmamıştı. Fren mesafesi kısalmıştı. Hafiften frene dokundu. Sonra debriyaja basarak vitesi düşürdü. Motor, baskıya dayanamamıştı, homurdandı. Yayayla temasına bir iki metre kalmıştı. Tüm gücüyle, sonuna kadar fren pedalına yüklendi. Direksiyonu hafif sağa kıvırdı. Otomobil sola kıç attı. Otomobilin sol kaportası, doğal refleksle iki elinin ayasını uzatan yayayla tokalaştı. Yaya yıkılmıştı. Ber, zor bela durdurmuş olduğu otomobilden derhal indi. Yaya, ayağa kalkmış, ağlıyordu. Şaşkındı, korkmuştu. Gözleri kızarıktı. Ama anlık ağlamadan olamayacak derece de kızarıktı. Göz göze temasa geçtiler. Ber, üzgün olduğunu her haliyle karşısındakine gösteriyordu. "Bir yerinize bir şey oldu mu?..." diye sordu. "Yok!... Bir şeyim yok!..." Bu tür durumlarda kırılma, yaralanma olsa dahi olayın sıcaklığıyla kişi bazen bunu hemen hissedemeyebiliyordu. Ber, elleriyle yayayı yokladı. Görünürde yaralanma belirtisi yoktu.

Yaya, gözyaşı dolu gözlerini kırpmadan, başını eğmeden Ber'in gözlerine dikmiş, bakıyordu. Bu dikkatli gözlerle izlenmekten rahatsızlık duydu. "Hastaneye götürmemi ister misiniz?" diye teklifte bulundu, Ber. Yanıt alamadı. Trafiği aksatmanın anlamı yoktu. Yaya da kazayı ucuz atlatmıştı. Başlarına daha fazla insan doluşmadan, trafik görevlisi gelmeden olay yerinden ayrılmak en akıllıca davranış olacaktı. Ber, kartvizitini uzatarak, "Bir sorun olursa beklerim," dedi. Yaya, eline tutuşturulan kartvizite baktı. Ağlayan gözlerde ışıltı oluştu. Ber'in elini yakalayarak öpmek için eğildi. Ber, izin vermedi. Yaya, "Abi!... Seni biraz önce de tanır gibi olmuştum." dedi. "Tahminimde yanılmamışım. Sen!.. Avukat Ber TERSYORUMDOĞ'sun!..." Ber, dikkatli gözlerle bir kez daha yayayı incelemiş, anımsayamamıştı. "Sizi, anımsayamadım!" "Avukat abi! Tabi hatırlamazsın. Dokuz on yıl oldu..." "Adın ne senin?" "Hüs!..." "Hangi Hüs?..." "HasHüsBab'ın oğlu Hüs!... Kerbe mahallesindeki bir olaydan dolayı gasptan beraat etmiştim. Abim Has ile komşularımız Kur, Bes ceza almışlardı... " Ber'in çok iyi anımsadığı bir dosyadan söz ediyordu. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor, diye düşündü. Hüs'ün biraz önceki donukluğundan eser kalmamıştı. Aksi davranışlar göstermeye başladı. "Abi! Yalvarıyorum, beni de arabana al!... Uzaklaşalım buradan!" Ber, ikiletmedi. Hüs'ünde binmesini işaret ederek direksiyon başına geçti. Motoru çalışır vaziyette duran otosunu hareket ettirdi.

***

"Hüs! Olum sen şu ileride gözcülük edeceksin!... Anormal bir şey gördüğünde ıslık çalacaksın!... Tamam mı?" "KursEviEğitmen abi, elli sefer söyledin, anladım!... Anladım!..." "KursEviEğitmen abime ukalalık etme lan!... Saygılı ol!"

KursEviEğitmen isimli şahıs, Bes'in, Hüs'ü uyarmasından hoşnut kalmıştı. Gevrek gevrek güldü. Ağırlığını bir kez daha hissettirmek için, "Bakın! Tut-Bırakma KursEvin'de yaptığımız provaları hatırlayın!" dedi. "Panik yapmayın! Tereyağından kıl çeker gibi soygunu gerçekleştireceğiz. Acil bir durum olmazsa silahlar kullanılmayacak. Güvenlik görevlisi ile ben ilgileneceğim. Girişte orada bulunanları ben gözleyeceğim. Bes, veznede bulunanla ilgilenecek, parayı o alacak. Kur, orada bulunacak insanları bankanın ortasına toplayıp, yüzü koyun yere uzatacak. Hüs'de banka karşısında, araba bozukmuş gibi motor kaputunu açarak çevreyi gözleyecek. Yakalanan kimseyi ele vermeyecek. Sonrasını biliyorsunuz. Para beşe bölünecek iki hisse benim."

***

‘ĐstersemSoyulurum’ isimli bankanın girişinde bulunan küçük masanın arkasındaki sandalyeye kurulmuş, uzun boylu, otuz yaşlarında, yüzü parlak, üzerinde güvenliğe özel ütülü ve temiz giyimi olan genç adam, önünde bulunan gazeteye arada bakış atarken, banka ziyaretçilerini rahatsızlık vermemeye özel çaba harcayarak inceliyordu. Burada çalışmaya başladığı günden iki yılı aşkın bir süre geçmişti. Göreve ilk başladığında, izlemiş olduğu filmlerin vermiş olduğu etkilerle, bankaya her giren müşterinin soyguncu olabileceği şüphesini taşıyordu. Bakışları da çevreye bunu olduğunca yansıtıyordu. Banka müdürü tarafından bir çok kez uyarılmış, paylanmıştı. Gelenler soyguncu bile olsa bu şekilde incelememeliydi. Çünkü bankaya her türden ve her kesimden soyguncu insan da gelebilirdi. Yeter ki, bankanın izni dışında soygun gerçekleşmesindi. Aksi halde bankanın ‘ĐstersemSoyulurum’ ünvanı ayaklar altına alınmış olacaktı. Hareket kabiliyeti ve sınırları tam olarak belirlenmişti. Bunu kavraması için ayların geçmesi gerekiyordu. O aylarda geçmiş ve kısa sayılmayacak bir süredir istenilen yapıyı sunan bir görev-liydi. Kendiliğinden durumdan vazife çıkarmamalıydı. Vazife alanı, Ban-ka Düzenleme Grubu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmişti ve kendisi-de onların emri altında çalışan dar bir alanlı görevde, izlemek ve kuralları uygulamak gibi iki başlı görevi bulunan bir kişiydi. Aksine hareket, işinden olması sonucunu doğuracaktı. Gerçi aldığı aylık maaş hala asgari ücretti. Yükseltilmemişti. Kendisinin ve ailesinin

sağlık sigortası yapılmış, evdeki çocuğuyla eşine ekmek götürebiliyordu. En ucuz filtreli sigaradan içebiliyordu. Öğlen iki çeşitten oluşan tabldot yemekten yararlanabiliyordu. Đşsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede işsiz bir insana serzenişte bulunduğunda "Belanı mı istiyorsun?... Bundan iyisi can sağlığı," dedirtecek konumdaydı. Yine de bankada çalışmak asgari ücretle çalışanı yıpratıcı nitelikteydi. Binlerce adet yeşil paraların ne iş yaptığı belli olmayan insanlar tarafından siyah poşetlerle bankaya getirilmesi, bazen daha fazlasının götürülmesi karşısında eline ayda bir tutuşturulan onbir adet yeşil para kendisinde garip duygular oluşturuyordu. Bu içsel duyumsamaları Banka Düzenleme Grubu tarafından bilinmesi halinde herhalde, en azından uyarılırdı. Artık kendiside bu gurubun talimatlarıyla hareket ettiğine göre, onlar gibi düşünmeli, onlar gibi tavırlarda bulunmalıydı... Bu duyguları her duyumsadığında kendisine, "kendine gel!" diyerek uyarıda bulunuyordu. Bu uyarı oluşan veya oluşturulan vicdanını rahatlatıyordu. Midesi acıkma sinyalleri veriyordu. Öğle yemeğine az bir vakit kalmıştı. Biraz daha sabır, dedi içinden. Yirmi beş yaşlarında yüzü kırmızılaşmış birinin, "Vezne nerede?.." sorusunu yanıtladı. Soruyu soran kişiyi ilk kez görüyordu. Gördüğü yüzleri hiç unutmazdı. Fotoğraf hafızası güçlüydü. Bu kişinin, panik hali dikkatini çekmişti. Kötü birine benzemiyordu, Bildik soyguncu tipi sunmuyordu. Yinede tavırları hoşuna gitmemişti. "Aman sen de!" dedi kendi kendisine içselinde. "Yine şüphecilik hastalığın nüksetti." "Eller yukarı!" "Ne?" "Ellerini yukarıya kaldır! Yoksa mideni mermi manyağı yaparım!" Güvenlik görevlisi, elinde silah bulunduran kendi yaşıtının emrini isteksizce yerine getirdi. Bir başkasının, bankada bulunanları bir yere toplayarak yüzükoyun yere yatırdığını, elinde siyah poşet bulunan gencin veznedarı ölümle tehdit ederek, boş poşeti dolu olarak iade etmesini emrettiğini izledi. Đzleme görevini yerine getirebiliyordu. Ama; bu yeterli değildi. Banka Düzenleme Grubu, bu tür izinsiz soygunlarda silahını kullanması gerektiğini düzenlemişti. Bu kuralı uygulamaya yetkili ve görevli olan tek insan şu anda kendisiydi. Bir şeyler yapmalıydı. Sessiz kalmak, soyguna onay vermek olarak algılanabilirdi. Bu olasılıkta, eve götürdüğü ekmekten kendisi ve ailesi; içtiği sigaradan sadece kendisi olacaktı. Dört yaşındaki

YetKız isimli çocuğunun sağlık sorunları vardı. Bankanın sağlık sigortasının devam etmesi zorunluluğu vardı. Bir şeyler yapmalıydı. Zaman hızlı geçiyordu. Bir an sonra soyguncular, bankayı terk edecekti. Bir süre sonra işinden olabilirdi. En azından direk Güvenlik Merkezine bağlı masaüstünün hemen altında bulunan kırmızı renkli tehlike düğmesine basmalıydı. Sağ elini hafifçe indirdi. Karşısında bulunan soyguncunun bakışları kendisinde değildi. Düğmeye bastı. Bu yetmeyecekti. Güvenlik gelinceye kadar onları oyalamalıydı... Hatta teslim almalıydı. Bu davranışı maaşının zamlanmasını doğurabilirdi. Biraz cesaret, biraz daha para olarak kendisine geri dönecekti. Meşhur olacaktı. Filmlerdeki artistler gibi, basına ayrıntı demeçler verecekti. Belki de bankanın Ad Kenti Merkez binasına güvenlikçi olarak atanacaktı. Oranın imkanları daha iyiydi. Silah kabzasının çıtçıtını açtı. Silahını kılıfından çıkardı. Bacaklarını dirseklerinden hafif kırarak, ata biner pozisyonda, silahın kabzasını her iki eliyle tutarak, "Kıpırdama!" diye bağırdı. Bağırtı, yüksekti. Karşısında bulunan, başı vezneye dönük KursEviEğitmen tarafından duyuldu. Bağırtı yüksekti, duyulmaması imkansızdı. Veznede bulunan Bes, yere yüzü koyun yatmış olan insanlar, onları göz hapsinde tutan Kur ve Banka görevlileri tarafından da duyuldu. Ses, soyguncularda şaşkınlık ve hüzün, diğerlerinde umut duyguları oluşturmuştu. Bankanın kapı ve pencereleri kapalıydı. Hüs, bankanın karşısında motor kaputu açık arabayla uğraşıyor görüntülerindeydi. Hüs, "Kıpırdama!" bağırtısını duymamıştı. Duysa onda da hüzün oluşacaktı. Ayrıca aşırı korku ka-de-ve si olacaktı. KursEviEğitmen'in on bir yıl önce yine bir banka soygunu teşebbüsü olmuş ve yakalanmıştı. Yargı Grubunun vermiş olduğu on beş yıllık cezasını tamamıyla çekmeden, aftan yararlanarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilmişti. Tekrar yakalanıp, içeri tıkılmak istemiyordu. Televizyonda izlediği magazin programlarındaki yaşamın içine girmek istiyordu. Buradan kendisine düşecek parayla, Kont kentine gidecekti. Kırmızı şarap içerken, kırmızı tenli piliçlerle birlikte olacaktı. Yanıp sönen ışıklar altında onlar gibi kıvıracaktı. Dansözlerin sutyenlerine yeşil para tıkıştırırken, onların göğüsleriyle ellerinin temas etmesini sağlayacaktı. Bu görüntüleri kursevindeki televizyonda yayımlanan magazin programlarında bol bol seyretmişti.

Soygun konusunda tecrübesi vardı. Bu yönde bilgi ve birikimlerini Tut-Bırakma KursEvi'nde bulunan başkaca birbilen bireylerle de paylaşarak ilerletmişti. Ayrıca; Bes ile Kur'un eğitmenliğini üstlenmişti. Şimdi hareketsiz kalmak racona tersti ve eğitmenlik etiketini karalayacaktı. Bu konularda BirBilenSoy olarak çevrede nam salmıştı. Namını yürütmeliydi. On beş yaşlarındaki yeğeninin kendisini her gördüğünde gıpta ile bakarak, "Büyüdüğümde bende senin gibi olmak istiyorum," deyişini anımsadı. Yeğenini mahcup etmemeliydi. Onun kendisinden söz ederek hava attığı arkadaşlarına karşı başını eğdirmemeliydi. Onun kendisinden, deneyim ve bilgilerinden yararlanma hakkı vardı. Onu çok seviyordu. Çok zekiydi, cesurdu, ataktı, gözü pekti... Rahat yaşamın kaynağının para olduğunun farkındaydı. Parayı çok seviyordu. Onu öyle bir yetiştirecek ve öyle bir ortam sunacaktı ki; banka şubeleri yerine tüm şubelerin paralarının toplandığı banka genel merkezlerinde soygun yaptıracaktı. Bunlara tek engel karşısında duran, titrek elleriyle silahı kendisine yöneltmiş Güvenlik görevlisiydi. Engel aşılmalıydı. Engel yok edilmeliydi. KursEviEğitmen'i, elindeki silahı ateşledi. Bir yetmeyebilirdi, ikinci kez de ateşledi. Engel aşılmıştı. Acı bağırtı sesleriyle güvenlik görevlisi sırtı camlara temas edinceye kadar gerisin geriye gitmiş ve yıkılmıştı. Kurşunların ve sonra camın bedeniyle temasından kendisine zimmetli tabancası da elinden yere düşmüştü. Beyni, kendisindeydi. "Tabancayı düşürmemden dolayı uyarı cezası verirler mi?... Belkide bir maaş ödememe cezasıyla geçiştirir*lerdi..." diye düşünüyordu. Uyarıyı kendisine, öncelikle kendisi yapmalıydı. Öğreti ve düzenleme bunu gerektiriyordu. Düzenlemenin oluşturduğu benlik, "Sakarsın!... Sakarsın!... Sakarsın!... " diye içinden üç kez bağırdı. Soyguna kan karışmıştı. Siyah poşetin tam olarak dolmasını beklemeye zaman yoktu. Bes, Kur ve KursEviEğitmen bankadan koşar adım çıktılar. Hüs, silah seslerini duyduktan sonra bedensel titremelerini önlemeye çabalıyordu. Motorun kaputunu kapatmış, kontak anahtarını çevirmeye çalışıyordu. Ama marş bir türlü basmıyordu. Yolun yarısına kadar gelen arkadaşlarının çevresinin tümüyle güvenlik ekip arabalarıyla çevrildiğini gördü.

KursEvin'de yıllarca önce üç ay civarında kalmıştı. Banka üst düzey görevliyle ilk ve son kez bu ünlemde konuşuyordu.. Güvenlik görevlilerinin tabancalarından çıkan kurşunlarla Bes. "Son bir arzun var mı?" diye sordu.. çarpışma noktasını iyi ayarlamıştı. Değişik sesli.. Kur ve KursEviEğitmen'i hayalleriyle birlikte öldürülmüştü.. Güvenlik görevlisi.. hiçbirini ve hiçbir şeyi duyumsamayacaktı. Gömülü olacağı yer. *** *** Hüs'ün ayrıntılı anlatımlarını soluğunu tutarak dinlemişti. Hüs'ü teslim ederek süregelen suç işlemelerini sonlandıracak. Ama. ona yardımcı olmak. Televizyonlarda ise. Kaçması bunları yok etmiyordu. Meslek. kamu hizmeti yapıyordu. yemek vermek. çalıştıramadığı arabadan çıkarak soygun mahallini hızlı adımlarla terk etmiş. Đkinci olasılığı gerçekleştirdiğinde kendi mesleğiyle çelişecekti. Kamu Görevlisi sayılırdı. kişiliği içine alır ve eritirdi.Bes. Güvenliğin uyarı atışlarına hedef gözeterek karşılık verdiler. adımlarını taşıtın hızına göre ayarlamalıydı. hesapta olmayan bir soygundu. Başkan. Yakalanmaktansa. duyumsama. Ruh özgürdü ve yaşıyordu." dedi. Denk getirmeliydi. mesleğin gerektirdiği şekilde konuşmak ve hatta bakışlarda. ĐstersemSoyulurum bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanı. Sağ tarafında bulunan güzergahtan bulunduğu yöne hızla yaklaşmakta olan arabayı gördü. Suçluyu gizlemek. bedenini için Tut-Bırakma KursEvi olacaktı.. görev şehidi mezarı olarak adlandıracaktı. mesleğin gerektirdiği şekilde olmalıydı. birkaç saat sonra. duygusaldı. emir içerikliydi. Yasaya göre. teslim edilmesini sağlamaktı. kulak paralayıcı silah sesleri arasında gerçekleşen ölüm ve yaralanma bilançosu ertesi günkü gazetelerde yer alacaktı.. Ülke de meslek. olumsuz anlamda bozan kim olursa . Beden. Hedefi belirsiz bir koşuydu. Acı ağlatmıyordu onu.. sigara ikram etmek suçtu. gözlerini araladı.. Bu görevin sorumluluklarından biri de. Kendisine uygun bir yer değildi.. Otopsi sonrası üzerine ölü toprağı serilecekti. Beden ölüydü ve gelen ambulans otopsi için onu hastaneye kaldıracaktı. Silah sesleri yankılanıyordu hala kulaklarında Bes. vicdani muhasebe sağlayacak mekanizma kalmamıştı. Kur ve KursEviEğitmen'inin teslim olmaya niyetleri yoktu. KursEviEğitmen'inin tabancasından çıkan kurşunlarla iki güvenlik görevlisi ağır yaralanmıştı... Hüs'ün saklanmak için gitmek istediği yere kadar götürecekti.. "Öleceğimi hissediyorum. ölmeyi tercih ederdi. kişilik bozumunu da beraberinde getirebilirdi. Eşi DulKadın sevgi boşluğuyla ne kadar süre yokluğuna dayanabilecekti. Normal yaşamı. bir yerden bir yere götürmek. Şu ana kadar bu suç maddesini kalem kalem işlemişti. sonra koşmaya başlamıştı. Bedende. Mesleğin gerektirdiği kıyafeti giyinmek." diyerek. Đkilemde kalmıştı.. Evet. suçluyu ihbar etmek. Ses yumuşaktı... Kur ve KursEviEğitmen'inin kanlar içinde düşüşünün görüntüleri gözlerinin önünde sürekli yineleniyordu. düşünce. Hüs. "Kızımın tedavisini sürdürün!" Dilek. çarpışma istenen sertlikte gerçekleşmemişti. Biçim ve üslup idama giden bir hükümlüye son soruyu yönlendiren bir cellat’ı çağrıştırıyordu. geride bırakacağı sağlık sorunları olan ve sürekli tedaviye gereksinimi olan YetKız ile ilk birlikteliklerinin sıcaklığını birbirlerine karşı hala korudukları eşi DulKadın'dı. "Ne düşünüyorsun?. Bu soygun.. Yakalanmak istemiyordu. Ad kenti merkezinden uzakta göle nazır bir tepede otomobil içinde bulunan Ber ve Hüs birbirlerine sonraki diyeceklerini kurgulamaya çalışıyorlardı. ya da duygularına yenilerek. düşünsel yoğunluğunu bozan Hüs'e kızgınlıkla baktı. Kabri. Yakalanabilirdi. Ruh. Yerel düzenleme raporlarında sapma meydana gelmişti. kişilikle birleşikti.. güvenlik görevlisinin başında donuk izlemelerdeydi.. bedeni terk etti. yürek paralayıcıydı. Bu kadar ayrıntı içeren meslek kimliğine çok büyük bir suç işleyerek aykırı davranmak. Onu ağlatan..

Cezasını Tut-Bırakma KursEvin'de geçirecekti. Doğal yasa bunu böyle düzenlemişti. kesmek ise ülkede en kolay ameliyatlardan biriydi. indirim nedeni sayılabilecek. Yattıkları süre de ıslah olmamışlardı. Bunun yararı ne olacaktı?. Eylem gerçekleşmeden önce güvenliksel ve hukuksal sezgilerle onların cezaları kesilmişti. suç işleme konusunda bilgi.olsun. Bir isteği. Çoğunlukla ellerinde bulundurdukları bu güç sayesinde kamunun. öfke oklarını kendisine çekerdi. toplumun. SodGom ülkesinin tarihinde garipliklerden biri daha gerçekleşmişti sanki. SodGom yurttaşının en büyük korkusu. Birkaç KursEvi ziyaretlerinde onlarla yapmış olduğu görüşmelerde haksız yere aldıkları cezanın verdiği kin ve nefreti taşıdıklarını kendisine hissettirmişlerdi. Kendiyle bu tartışması üst düzey tartışmalara kendisini yönlendiriyordu. ses çıkaramazdı. kendileri aynı akıbete uğrayacaktı. Toplumun çok az bölümünü teşkil eden gece magazin grubuyla .. Bu korkuyu yenenlerde birkaç elin parmakları kadardı. Đşlemedikleri gasp suçundan hüküm giyen Bes ve Kur.. suçlu insan özelliklerini tamamıyla edinmişlerdi. ‘teşebbüs aşamasında’ kalmıştı. Çağdaş Ceza hukuku ilkelerinde. deneyim ve yetilerini birbirleriyle paylaşarak daha keskinleşiyorlardı. son suç ölümle cezalandırılmıştı." dedi. bu kez gerçekten gasp eylemini gerçekleştirmişlerdi... Ber'de bu anlamda bakmıştı kendisine.. Son eylemlerinin cezasını. Bes ve Kur kamu vicdanından alacaklı konumundaydı... aralarında... Öldürmeselerdi." diyorlardı. "Abi! Çıktığımızda ses getireceğiz. Kamu vicdanı kavramını algılamaya çalıştı. suç işleyen kişileri veya suç işleyebilecek kişileri bu anlamda korkutarak suç işlemeden caydırma. sosyologları ve diğer ilgili bilim adamlarını görevlendirmemişti.. SodGom Ülkesi Düzenleme Grupları bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kamunun yani devlet ile birey ve bireylerden oluşan toplumun asgaride birleşen isteklerinin ne olduğu konusunda psikologları. içeriği doldurulmamıştı. Onların da oradaki etkilerden kaynaklanan psikolojik bozuklukları söz konusu oluyordu. kamu vicdanını rahat ettirme. Onların bulgularıyla kendi raporları arasında çelişki doğabilirdi. toplumdan soyutlanmak. Bilim adamlarına bazen güven olmazdı.. "Hiç konuşma!. Cezalarının bitmesine çok az kala siyasi olmayan aftan yararlanarak bırakılmışlardı. Cezalandırmanın amaçlarından biri olan. En azından gasp eyleminden yirmi sene ceza alabilirdi. yan kolları olan bazı görev-lilerce bu iletişim araçlarıyla yansıtılıyordu. Islah olan çok az insan çıkabiliyordu.. Çelişkileri resmileştirmek en hoşlanmadıkları sonuçlardan biriydi. Alacaklının ölümü halinde alacak mirasçılara geçerdi. Ayrıntılara girmeliydi.. Kuvvetle muhtemel olan mirasçıların bu mirası reddetme iradesinde bulunacaklarıydı. "Düşünüyorum. Soygun. intikam ve kini önleme... toplumla zıtlaşmak. Đkinci ceza. toplumsal barışı sağlama. Engellemek. korkunun gözlerini taşımıyorlardı. Ama bir ölü. gerçekte işlemedikleri bir suçtan aldıkları ceza nedeniyle kaldıkları KursEvi'nde bu kez gerçekten suç işleme eğitimini almış. sapma meydana getirebilirlerdi. Alınan eğitim. Ber. Hüs. suçsuz yere aldıkları gasp cezasıyla önceden KursEvi'nde kalarak çekmişlerdi. birkaç kişi ile yapılan görüşmeler-den kendilerinin de hoşlarına gidecek olanlar. suçu cezalandırmanın bir çok amacı vardı. önceki ise gerçekte yürürlükteki yasaya göre suç teşkil edecek eylemlerden değildi. Kur'un psikolojileri. diğerleriyle organize bir şekilde soygun eylemine karışmış.. Hukuk eğitimiyle ve mesleğini sürdürürken elde ettiği ceza hukuku genel prensiplerini irdeliyordu şimdi. daha ileri düzeyde suç işleme eğitimiydi. sesleri kısılmıştı.. Birinden dolayı. içselini rahatsız edecekti... Parmak koparmak. Güvenliğin bunda günahı yoktu. Çünkü duyurulan ses genelin sesi olarak lanse ediliyordu bir kısmı medya tarafından. Daha fazlası lazımdı. Ya Bes'in. Ses getiremeden. yalnız kalmaktı. ıslah etme ve topluma kazandırma. Kaldı ki. Mirasçıların da mirası ret etme hakları vardı. Soyut bir kavramdı. kamu vicdanının sesi olan medya araçları vardı." Net bir yargı oluşturmadı. Cezalarından biri fazlaydı. bireyin nabzı tutulabiliyor. anket formlarıyla. Toplum ve birey kendi içse-linde bu sesi benimsemese de. Sus!. cezalarını çektikleri Tut-Bırakma KursEvlerinde terbiye etme. Bes ve Kur. Anımsadığı kadarıyla bunlar. izleyici olarak görev almıştı. yerine getirmek için istekte bulunanın isteğinin ne olduğunu öğrenmek gerekiyordu.. Şu anda ölü olan üç ortağı da KursEvi'nde uzun yıllar kalmışlardı. Düşünselini. iki ağır yaralı vardı. Karşılaştırmalar yapmalıydı. Bilimsel sorumlulukları nüksedebilir. koşulsuz serbest bıraktı. öldürülmeleriydi. KursEvlerine giren ıslah olacağına.

." dedi. kişiden kişiye değişen ayırımlı eşitsizlik. Başkaları yapıyor. delici veya ateşli olmayan silahlarla aynı sonucu alabiliyorlardı. Kur'un geçmişini acaba Hüs yaşar mıydı?. Bu da. SağKol.. birinciler için ölüm cezasından daha yüksek ceza verin. medya temsilcisi. Ber.. Yargı grubuna. "Fikrimi değiştirmeden. "Teslim olmayacağım!. dansözler. Temiz havayı içine daha iyi çekebilecekti. bulundukları tepeden karşı tepenin ufkuna gözlerini dikti... bilinen demir silahlarla işlemesi yanında. Soygun. Abi! Bana yirmi yıldan az vermezler!. Birilerinin... Ülke de suç işleme anlamında fırsat eşitliği de yoktu... Bağırtısından ağzından çıkan birkaç tükrük damlası. gözümün önünden kaybol!" Talimatı alan Hüs. bu kez zorla sarıldı Ber'e. adalet kavramını gerçek kamuoyu vicdanında tartışılır hale getirmişti. Görevini yapmaya çalışan iki güvenlik görevlisi yaralanmıştı.. din. Başını." Bu da bir tehditti ve tüm tehdit seçeneklerinden en güçlüsüydü. param yok. on beş yaşında yüzleştiği. anlamı dimdikti. adalet kavramını duyunca ağlamaya başladı. ellerinde tuttukları güçle somutlaşan ve kesici. Sert bir sesle. RigtKol gibiler bu aykırılıkları giderebilecekler miydi?.. irdelemediği daha bir çok SodGom Ülkesi ceza hukuku genel prensipleri olduğunu bilmeden anımsatmıştı kendisine... konuşan Hüs mü?.. Bu ekonomik alanda suç işleme eşitsizliğini de beraberinde getiriyordu. Yanıtladı onu. LeftKol. işsiz. cümleler yetersiz ve yıkıkken." diye sordu." özet cümlelerdi bunlar. Konuşan Hüs'tü. Bunda Hüs'ün kabahatinin olmadığı anlaşılıyordu. Engellenen Hüs. x görevliler. yasaların eşit uygulanması yönünde cezalar yeniden düzenlenmeli ve ceza Yasasında yerini almalıydı. Gerinecekti. Đkinciler için en fazla 31 gün ile 62 gün arasında cezalandırın diyen yasa maddesi. isteği yerine getirdi. Kaldı ki Hüs'ün silik ve korkak kişiliği bu suçu işlemeye de müsait değildi. Hüs. "Kendimi öldürürüm!.. "Ber. Ekmek parası için çalışan bir güvenlik görevlisi öldürülmüştü.. Suça konu olan özellikler taşıyan bir eylemdi. kendilerini onlara kazandıramadan. gruptan gruba.bütünleşemeden.. Birliktelikleri süresince arada akan gözyaşı damlasının sonuncusu Ber’in boynuna akmıştı.’ sağlanabilirdi. her kim olursa olsun her ne şekilde olursa olsun suç işleyenlere karşı. sivil kıyafetliler. Bes'in.. bir daha geri gelmemek üzere soyutlanmışlardı.. "Hayır abi!. az önce ve senelerce önce tanıdığı Hüs değildi. Eliyle yüzünü silen Hüs. "Hüs!" diye seslendi. Kelimeler.. Yanlış yapıyorsun!" Ber. Hüs'ün avukatlığını da üstlenirdi. diye buyuruyordu bazen. yabancılar.. Suç ve cezada. sanki... onlara kendilerini. gelişen olaylar insanları bir şekilde eğitiyordu.. bunda yargı grubu üyelerinin yapabileceği hiçbir şey yoktu. "Seni adalete teslim edeceğim. "Beni tehdit mi ediyorsun?. Haddime mi düşmüş. elini öpmeye yeltendi.. Beni kim kurtaracak?. Olayı parçalar ve sadece 'gaspa eksik teşebbüsten ceza alması.. kızılderililer.. Oturmaktan yorulan bedenini açacaktı." Hüs.. politikacı. Bir taraftan da Hüs'ü dinliyordu. Hüs'ün yüzüne sıçramıştı. mezhep. kursevine sigara getirenim bile olmaz. Hüs'e çevirerek. emekçi.... yerliler. *** . sadece varolan ve düzenlenmiş yasalara göre karar vermekle yükümlüydüler.. birşey olmuyor. buz gibi bir ses tonuyla aldığı yanıttan korkmuştu.. Kur. Irk dil. kimseyi öldürmüyorlar. meslek. "Başkalarına tabi birşey olmaz çünkü onlar soygunda silah kullanmıyorlar. yargı grubu üyeleri.. yeğenler. Bes ve diğer şahıs onlar gibi soygun yapabilme imkanı elde etmiş olsaydı bu yolu tercih etmeyeceklerdi. Bu sorusunu olumlayabilecek veriler elinde yoktu Ber'in. bu düşüncesini belli ederek onu daha fazla cesaretlendirmemeliydi. Acılar. dercesine başını ona yönlendirdi.. Bakalım.." Hüs. Ber. sermayedar.. bürokrat.. bir eylemdi.. devlet avukatları. ajan. Hüs. resmi kıyafetliler. "Abi! Benim çevrem. Çağdaş Ceza Hukuku genel prensiplerine aykırılık teşkil ediyordu. Aksi halde.. birileri. Sivil ve gayrı sivil mafya üyeleri. Ber. "Dışarı çıkalım!" dedi. Olayda ölüm de vardı. Onlar. Belki de ceza hukukunun genel cezalandırma amacına yönelik yararları onda gerçekten uygulama alanı bulabilirdi.

Çocukluğunda lamba düğmesini yak. Tüm medya araçlarında aylardır sunulan ilk haber buydu. Arada birbirine muhalif haber ve yorumlarda bulunan medya araçlarının tümü bu kez tek seslilikteydi. Bu akşam on birinci hazzı. Sodgom Ülkesinin tüm kentlerinde olduğu gibi Ad-Kentinde de bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenen bu eylemi gerçekleştiren bireylerden biri de. söndür olayını gerçekleştirmekten hoşlanırdı. temiz ve mafyasız toplum istiyordu. Maşçet. Demokrasi. Üçgen oluşturuldu. küp çiziminden daha kolaydı.Bu bir sivil darbeydi ve SodGom ülkesi bu Açıklama [p1]: bir ilki yaşıyordu.. ‘Yak söndür.. partililerin.. Ber. Bireyler. Katılım yüksekti. bilmediği ve tanımadığı yerlerde bulunan yüzbinlerce kişininde aynı duyguları taşıdıklarının bilinciyle almıştı. Toplumun potansiyel enerjisi buna karar vermişti. SodGom Ülkesinde aniden oluşan sivil ve kamusal özellikli örgütlerin bir çoğunun toplumsal tepkili eylemlerini sundukları bir döneme rast gelerek bu eylemlere yeni bir enerji ve kan vermişti." "Bu senin yorumun. El kaldırılmadan anında çizilebilirdi. Bu davranış. Toplumun. her akşam saat 20. Trafik kazası.. bilineni. Aykırı davranan. despotizme. toplumun ve bireyin gücünü ortaya çıkaran bir arenaya dönüşmüştü. mafya destekçisi damgasını yiyecekti. MedMaf haberciydi. Rapor pratik hazırlanmıştı. içsel öfkelerini dışavurumla. Bu eylem. ilk kez medya'yı bu kadar iştahla. Toplumsal tepki güzeldi. Ber’di. bireylerin. Ber." adı verilmişti.. Yolsuzluklar. uzandığı kanepede bunu gram gram özümsüyordu. bu.00 de ev ve işyeri ışıklarının beş dakika kapalı tutulması.. sevgiyle ve güven duyarak takip ediyordu. insan hakları. insanca yaşam ve özgürlük istiyorlardı.... daha sonra altsal tepkiler doğurmuştu. Bu süre içinde. Yumuşak ve okşayıcıydı. Simgesel eylem. Ortam. ĐçDışGüv.. uygun zemindeydi." "Bunları anlatırsam.32 TerKazMaf isimli politikacının.. yanlışa. arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet... kusura kalma. ağlarını özenle örüyordu. Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümüyle sonuçlanan Trafik kazası SodGom Ülkesinde üstsel. Medya üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyordu. yerindeydi.. Yaşamsal kader. Sanırım. Üçgenin çizimi. Bu nedenle yapılan eyleme "Beş dakika karanlık ve ikibuçuk saniye aydınlık. Şeffaflaşma süreci başlamalıydı. bir politikacıyla bir güvenlikçiyle işi ne olabilirdi?.. Rapor bunun yanıtını önceden vermişti. Onlara karşı simgesel. sivil bir örgütün geliştirdiği bir eylem olması nedeniyle sivil damgalıydı." "Aynı tarzda ukalaca konuşmalar. Med'in kendisiyle bağlantıya geçeceğinin ön sinyalleriydi. yönlendirmeye. soygunlar ve talanlar sona erdirilmeliydi. dolandırıcılığa. söndür yak.’ davranışı nedeniyle annesinden çok bağırtı işitmişti. SilUyMar isimli şahısların görevleri belliydi." . Her kesimden insanla oturup kalkması normaldi. alt uçlarının birinde politikacı.. etkin ve risksiz bir darbeyi gerçekleştiriyorlardı. Bu nedenle bir odanın düğmesi yalama dahi olmuştu.. Her düğme indirip kaldırma olayı nerdeyse bu enerjinin boşalımı nedeniyle açığa çıkan orgazmı yaşatıyordu kendisinde. sivil toplum örgütlerinin. Negatif boşalım enerjisinin yeryüzünü terk ederek gökyüzüne yükseldiğini bir kez daha duyumsamıştı.. beş saniye boyunca ise ışıkların yakıp-söndürülmesi şeklinde gerçekleşiyordu. Eylem on birinci akşamındaydı. diğer ucunda ise güvenlik bulunuyordu. kurumların bir çoğu. medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın. Ber’in yabancısı olmadığı bir eylem türüydü. Üçgenin üst ucunda mafya... tekrar bildirmiş olurum. Bir mafyanın. Ülkede süregelen yanlışlara karşılık toplumun anlamda tepkilerini bir şekilde göstermesi için otuz üç gün boyunca sürecekti. medya araçlarının. Diğerlerinin birlikteliği ise toplumda infial yaratmıştı. partilerin. Toplumu kendi istek ve arzusuna göre yönlendirenlere büyük bir irade gösterimi vardı.. Karanlık çağa geri dönüş olasılığı tamamıyla ortadan kalkmalıydı. insanın ve insanlığın geleceğini isteklerine göre tayin edenlere ve tüm kötülüklere karşı oluşmuş negatifsel enerji boşalımı sağlıyordu. düzenbazlıklar. gökyüzü çöplüğüne göndermenin verdiği rehavet içindeydiler. Beyninde hafif elektriklenmeler hissetti. Kirlenmeler temizlenmeliydi.. "Merhaba Ber!" "Merhaba Med!" "Kaç gündür görüşemedik. Ne yaptın bu arada.

Đyi ruh cevheri kötü ruh cevherine. Kötü ve iyi ruh cevheri doğum-ölüm-doğuş.. toplumsal tepki arzuladığı anlarda bireyleri etkilemede kullandığı bir slogan. Sözü Deson aldı.. duyular içerikli. Med’in peşisıra. edindiği yeni izlenimler. Med. nedense hazır olmadığın düşüncesiyle bazı önemli iletileri sana sunmamıştı.. Değil mi Bay Deson?" dedi Bayan Neson. Rapor gerektiğinde susmayı.’ Ölüm hiçlik ve yokluk değildir.. memnun olurum. Loş ışıklı bir odaya girdi... tekrarı çok olanlardan. Sana bir müjdem var.. Seni. "Ziyaretçilerin fazla zamanları yok. şeklinde yenilenen gelgit döngülerinde sayısını bizim de bilmediğimiz yenilemelerle önceki iyi veya kötü cevher özelliğini kaybetmeden ve aksine daha da ilerleterek .. söndür yak. Đyi ruh cevherine dönüşebiliyor.. Ber. Med’le buluştu. "Bayan Neson ile Bay Deson. Önemli konulara geçilecek. çıkışlı evrimini bireylerde ve bireylerden oluşan topluluklarda sürekli geliştirerek. Kötü ruh veya iyi ruh cevheri taşıyıcısı öldüğünde. konumlarla farklı ortamlarda yeniden var edilen “beyin. Gözlerini yumdu. gözlerinin loş ışıklı karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi." diyerek selamladı.. Đz Bırakanlar grubunda. gerektiği anlarda kullandırılmayan.. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor.... düşünce." "Bunun anlamı. değişimlere uğratarak bazen de törpülettirerek yenilemektedir.. Birey ve toplum bu eylemi. önemli bir anın heyecan dolu gerginliğindeydi şimdi. Bayan Neson.. onların buyur etmesiyle oturdu." "Bu da ne demek oluyor?... "Med’in de yardımlarıyla ne kadar yol aldığınızı biliyoruz." Ber.. Hep geleceğe bıraktı. sizi gıyabınızda tanımamıza rağmen Med’in anlatımlarından dolayı size karşı pozitif duygular beslemekteyiz." diyerek Ber’e tanıttı.. büyür ve ölür.. Ruh cevheri” inişli. Karşılarında bulunan koltuğa. etkisel yoğunluk kötü olan grupta." "Bazı eylemlerin kaynağını keşfedecek kadar yeti kazandığını sanıyordum.. "Zaten Med beni hep küçümsüyor. kötü veya iyi izler bırakarak halen yaşıyormuşçasına etkilerini devam ettirmektedirler. Her ölüm." Ber.."diyecekti ki.. benim çevrem-den ve benim yetilerimden fazlasını taşıyan iki kişi ile tanıştıracağım. Teşekkür ederim. bu yapınla seni ikna etmekte zorlanacağım galiba. Seninle ilk ve son kez bu şekilde diyalog kurmuş olacaklar. beyinsel.. Bu konuda hiç ters duyumsamalar yaşamadın mı?" "Güzel ve rahatlatıcı duyumsamalardayım... diğeri bay iki kişiyi oturdukları koltuklarından kendisini izlerken gördü... konuya derhal girelim." Ber.. değişik cinsiyetlerle. "Teveccühünüz. ‘Evrimini Tamamlayamamış Ruhlar” diyoruz." dedi...."Yak söndür. bayan Deson!... eyleminde de bulunuyorsun. figüran rolünü oynadığını fark edemeden kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini sanır. içselini açtı.. Birkaç dakikada transa geçebilmişti... kötü ruh cevheri. lütfen onların yanında saygısız hareketlerde bulunma!" "Okeydir. Đnsanların varoluş amacı ‘evrim’dir. oturanları. Merak doluydu. Đnsanlığın tarihi. Azınlıkta olanlar ise...... Beni yanılttın. Bunlardan birçoğunun tarihsel izleri kalmamıştır. Med’in ‘saygısızlık yapma!" uyarısını anımsayınca vazgeçti.. Bu kavram bazı bilim adamlarının belirttiği biyolojik anlamdaki ‘evrim’ kuramını çağrıştırmasın sende. Orta yaşlarda oldukları anlaşılan biri bayan. takip etmesini işaret ediyordu. bireylerin bu sürecine milyonlarca kez tanıklık yapmıştır ve yapmaktadır. "Bizler. Biz bu tür ruhlara. Birçok kez değişik kabuklarla. yeniden dünya’ ya gelen cevheri." "Neden olmasın. "Đnsanlar doğar.. Ber. düşünsel. Med. Bu durum. Ben ve Neson ise aynı kanıda değiliz." "Sana gündem de olan ve benim de benimsediğim bir sloganla karşılık vereceğim. bu tür seanslarda nasıl davranması gerektiğini bir yemek yeme kadar iyi öğrenmişti. gerektiğinde konuşmayı ve tepki göstermeyi düzenler. "Onaylıyorum Bayan Neson ve bence tanışma faslını kapatıp. Med. yetişme tarzı.. Ben ‘Ruhsal." "Yalnız bir koşulum var. yeni bir doğuşa başlangıçtır.. Neyse bu konuyu kapatalım. Tabi ki kabul edersen. duyumsal evrimden söz ediyorum." "Memnun oldum. ortamlarla önceki yapısının tersi değişim gösterebiliyor. Saniyelerin bile boşa harcanmamasını tavsiye ediyorum. ama Düzenleme grubu.'‘Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek!' " "Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek! sloganı güzel ve benim de benimsediğim bir slogan olmasına rağmen..

Ber. "Bunlar güzel tartışmalar.. bu dünyada güçsüz iyi insanların-dan diğer deyimle. kaos yaşamaya başlayacaklardır. etkileşimleri olmaktadır.. Ayrıca aşırı sapma boşluğu. konuşmaya başlamakla ifade etti. önce yanlış bilgi bombardımanlarından kurtulmaları.. Kanımızca bunun sonucunda iyi ruhların fazla efor sarf etmesine gerek kalmadan kötü yapı kendi kendisini bozacak. insanlığa zararlı olan öğelerde bu düzenlemeleri boşa çıkarmak.." "Sözünüzü kesmek istemezdim. Bunun sonucunda Düzenleme raporlarını yeniden gözden geçirme. söze girdi. boşlukların doldurulması için acilen hazırlanacak raporların birbiriyle çelişkili olacakları nedeniyle Uygulama. kara. her iki aleminde birbirine direk veya dolaylı yansımaları. yansımasını Düzenleme raporların da gösterecektir.belirli bir aşamaya gelmiş ruhlara da ‘Evrimini Tamamlamış Ruhlar” diyoruz. birbirlerinden ayrık yeni görüşler sunmalarını ve sonuç olarak bütünlüklerinin bozulması sağlayacaktır. Deson bu uyarıyı mimiksel hareketlerle olumlayarak. Ama takıldığım noktalar çözülmeden devam edilirse korkarım anlatılarınızı kavramakta bayağı zorluk çekeceğim. bu asır da dizginleri ellerine alabileceklerine inanıyorlar.." dedi.. Uygulayıcı grupları ile bunların üst merkezini benzerlerinin tümü fizik ötesi dünyada da mevcuttur.. ama biraz gerçekçi olalım. Bu niteliğe ulaşmış evrimini tamamlamış iyi ruhlar ve kötü ruhlar edindikleri tüm yetilerini bu kez bulundukları fizik ötesi dünyada insanları kendi yandaşları olmaları yönünde etkilemeye çalışarak ezeli mücadelelerini devam ettirmektedirler. bazen melek bazen şeytan görünebilecek derecede bukalemun özelliğinde olan kötülerin çöze-medikleri sorunları. karayı ak gösterecek kadar kıvrak zekalı. Sanırım. Denetleyici. Söyler misiniz tarihin akışı içinde çok az süren dönemler hariç fizik ve fizik ötesi alemlerde egemenliğini sürdüren kötü ruh grubu nasıl ve ne şekilde alt edilebilinir. Bu gelişimleri az çok sağlayan bireylerin. Zaten. burada araya girerek yeniden sözü aldı.. Neson. Kanımca konuyu çok dallandırıyorsun.. o alemde de egemenlik hala kötü ruh grubunda. akı. en azından düzenlerini bozacak yani ‘Sapmalar’ meydana getirerek. Đyi Ruhların yapabileceği çok şey var aslında. doğru bilgiler edinebilmeleri. algılama yetilerini geliştirmeleri sağlanmalıdır. Denetleme ile Đzleyici Grupları kendi içlerinde ve birbirlerine karşı. sezgilerini... Fiziksel dünyada olduğu gibi. Đzleyici. "Ben bu aşırı sapma sonucu oluşacak kaos ortamının iyi ruhlara yararlı olabileceğine tamamen katılmıyorum. Sürekli düzenleme raporlarının değiştirilmesi. buyurun!" "Sizler bu varsayımlarınızı ispatlayıcı hiç bir kanıt sunamıyorsunuz.. En azından Kötü Ruhlara ait Düzenleme Raporlarını önceden sezerek... Neson engelledi "Deson!."diye Neson’a teklif getirdi. engelleyemedikleri sapmaları gerektiğinde aşırı şiddet de kullanarak bir şekilde yararlarına kullanmaları sürekli kullandıkları bir döngüdür. yeniden düzenleme uğraşına girecekler ve bu sapmalar dolayısıyla boşluklar sürekli yinelendiğinde iyi ruhların bu boşlukları doldurma ve yararlanma şansı olabilecektir.. anlatılarınıza inanıp inanmadığımı sizler de Med gibi algılıyorsunuzdur.. Bireysel ve toplumsal psikoloji nabzını elinde tutan ve bu konuda her türlü ikna gücünü ellerinde bulun-duran." Deson'un anlatısının devamını getirmesini.. Bunu bir kenara bırakarak ve anlatılarınızı bir an gerçek kabul ederek sormak istiyorum. Dünyanın geçmişi ve günümüzde yaşananlar da bu kötülerin zaferini kanıtlamaktadır. fiziksel dünyanın iyi ruhların da bazılarının bozumunu sağlayabilir.. onlara karşı mücadeleyi kıyasıya savaş haline getirdiler.."” dedi." dedi Ber.. Kötü gücün egemen olduğu. iyi ruhların grupları dolduracak. elde ettiklerini kendi aralarında iletisel yolla paylaşımlarıyla aydınlanma evresini tamamlayarak ." Deson. "Đstersen sen devam et." "Kötü Ruh egemenliğinde. Đlk kez bu kadar suskun kalan Med.. Kanımca. iç düşmanlıkları nedeniyle bazılarının desteği de sağlanarak olan boşluğu. teklifi reddetmediğini... genelde kötü ruhlar grubu olmuştur şimdiye kadar. Aşırı kaos. kargaşa.?. Bu. Fiziksel dünyanın iyi ruhlarından çok fazla bir şey beklemek hayal değil mi?. daha aşırı kötü düzen-leme raporlarının insanlık aleyhine hazırlanmasını sağlayabilir. "Med’in bir ara sana sözünü ettiği Düzenleyici. Tabi ki bu benim varsayımım. beni bağışlayın. Bu asırda fizik ötesi dünyanın iyi ruhları ile Fiziksel dünyanın iyi ruhları elele vererek. Bu sapmaların sürekli tekrarlanması halinde kötü Ruh Grup üyeleri birbiriyle çelişkiye düşecek.. anlatıları özümsemekte zorluk çekebilir. Fiziksel dünya’da olduğu gibi Fizik ötesi dünyada da bu savaşımda kazanım elde eden.... "Rica ederim.

" "Bunun yanıtını biraz sonra alacaksın. karşılıklı tartışmaya başlayacaklarını sezinlemişti. Med. Savaş biraz daha eşit koşullarda internette devam edecek." dedi.. Evli misin?. Ber... "Ayrıca.. gözlerini yumdu." "Bu merakım hala sıcaklığını koruyor. Savaş. Fiziksel dünya insanları. "Sözünü ettiğiniz fiziksel dünya ve ötesi dünyada bulunan iyi ruhların egemenliği elde ettiğini düşünelim." Ber.. "diye sordu.. " Ber. Derin sessizlik ve karanlık. Ekonomik.. "Bu asırda fizik ötesi dünyada bulunan ‘Evrimini Tamamlamış Đyi Ruhlar’ en çok netsel iletişime güveniyorlar. "Ayrıntılı yanıt vermek gerekiyor." diye yanıtladı Med. kötü ruhlar negatif enerjileriyle yok etmekte.. Ber.. Ama farklı anlamda kullanmaya başlayanlar da var.. "Med haklı. Olmuşlardan.." Ber. Yeter ki panik yapma! Daha önceki seanslarla ilgili uyarılarımı anımsa. topluluk ve insanla ortak hareket edecek.. Bekar mısın?. soru yönlendirmekten kendisini alamadı. Fiziksel dünyada bilerek veya bilmeyerek onlara alet olan iyi ruhları da katarsak.." "Đnternet sayesinde. kolundaki saate baktı. internette devam edecek ve zafer iyilerin olacak. Aykırı hareket etme!... "Yaşın kaç?. kulakları sadece soluma seslerinden başka bir şey duyamaz olmuştu...açığa çıkaracakları pozitif enerji ile kötü ruhların yaydığı negatif enerji akımlarına karşı koymaları sağlanabilecektir. Bir süre sonra. kurum..." "Ben hazırım!" *** Ber. insanları beyinsel ve ruhsal etkilemesi için salgıladıkları pozitif enerjileri daha hedefine ulaştıramadan.. Dışarıdan çocukların bağırtıları. "Bu nasıl gerçekleşecek peki?. saygısızca saçmalıyordu. Fazla zamanları kalmamıştı." Deson.. Soluk sesleri de gelmiyordu. Kahvaltı hazırlarken yaralanan parmağının acısı da yoktu. derin nefes alıp vermeye başladı..." "Nasıl?. Sanal seks yapalım muhabbetleriyle mi?. gülme isteğini zorlukla frenleyerek. Bu durumda bile bireyin ve toplumun kendi geleceğini tayin etme ve belirleme özgürlüğü.. Neson yanıtladı. "Yıllardır bana yönelttiğin bir soru vardı.. iradesini yok edici olmadıkça geniş özgürlük alanı sağlanacak her yönden ve her anlamda." dedi. "Ne gibi?. Muhabbeti sulandırmaya çalışıyordu.. dururdun. Bunun için zamanımız kısıtlı. Ama şu kadarını söyleyeyim. motor gürültüleri duyuluyordu. Hatta bazen bu enerjiyi kendi enerjilerine dönüştürerek güçlerine güç katmaktadırlar. Bir yere davetliyiz. Vücudunu hissetmiyordu.. Yani genel düzenleme raporu hazırlamada ilgili olan kişi." "Bu gece belirttiğin sıcaklık birazda olsa soğutulacak. "Đnterneti sen o amaçla kullanıyor olabilirsin. iradesi yok etmiş sayılmayacak mı?" Sorunun muhatabı Deson iken. Uykuyla uyanıklık arasındaydı.. tebessüm eden güzel yüzüyle. "Birlikteliğimizi sonlandırmadan çoğunluğun ulaşamayacağı bazı duyumsamalar yaşatacağız sana.... bir müdahalede daha bulundu. psikolojik ve bir çok yönden yetersizlik söz konusu." Deson.. Ayrıca iyi ruhların. fizik ötesi alemden gelen mesajlar olduklarını bilemeyeceklerinden korkup net bağlantılarını koparmayacak. Med ile Ber'in konuyu kişiselleştirerek. Başkalarına zarar verici. Kapalı tuttuğu gözleri karanlığı görüyordu. hukuki. interneti sözünü ettiğiniz gruplar da kendi yararlarına kullanabilir. korna sesleri." Med'in korktuğu başına gelmişti.. tek bir bireyin geleceğini düzenlemede bile o şahsın görüş ve düşüncesi önemli olacak. "Her iki alemde hemen hemen tüm iletişim ağlarının çoğu Kötü Ruhların elinde.... bu kaleleri ele geçirmek şimdilik neredeyse olanaksız.. Diğer araçları pek kullanamayan iyi ruh grup ve bireyleri en azından interneti kullanabilme olanağına sahip. Onların ise kullanması buna engel değil. e-mail haber grubu üyeliklerini iptal etmeye-ceklerdir. Tatlı birlikte hazırlanacak ve birlikte yenecektir.. Hiçbir şey düşünmeden karanlığa bakıyordu. yaşanmakta olanlardan ve olacaklardan verdiğim haberleri nasıl edindiğimi sürekli merak eder. yaşadığı anın toplamıydı.. heyecan dolu bir ses tonuyla. Bu nedenle ilk etapta kullanılabilecek uygun aracın internet ortamı olması sizce de mantıklı değil mi?. Netsel iletişimde kullanılan kablolar ve uydusal bağlantılar da bu risk çok fazla gerçekleşmeyecektir.... "Çok az zamanımız kaldı Ber!" "Takdir sizin efendim!" diyerek centilmence karşılık verdi. Beynine gelen gündelik düşünceleri savdı. siyasi... .." Ber'in kuşku dolu bakışlarını görünce açıklama gereği duydu.

uygulayıcılar. yavaş yürüyen bir insan hızına düştü... Yeniden fısıltılar duyuyordu. Toparlandı.." "." ".. Seyir hızı...raporsuz çıkış yapın. gökyüzünü aydınlatmaya başladığı kızıl bir renge büründü. Dikkatini tekrar toparladığında ne müzik sesi. Bir an elini uzattı.. net ve anlamlıydı..duyumsal iletişimlerinizi yeni bir emre kadar askıya alın. Neyse bunları irdelemek için uygun zaman değildi. belgeseller.... Hızlanma nedeniyle midesi bulandı. duyduklarına inanamıyordu... Şimdi.." Bir güç hissetti.düzenleyicilere bilgi verin. kendisini ileriye yönlendirdi. Bir süre sonra usulca gidiş dönüşler.Karanlıkta süzüldüğünü duyumsuyordu..uygulayıcı merkezi. onu biraz daha canlandırdı.." Ber... yakınlaşma bazı kelimeleri daha anlaşılır kılıyordu. yerini seri dönüşlere bıraktı... insanlar minyatürdü.. Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen helezonik kıvrımlar bir yay gibi uzuyordu.. Bu arada onların üzerinde belirli bir rotada geniş daireler oluşturacak şekilde usulca dönüp duruyordu.tüm iletişimleri koparın. Tünel çıkışı geniş bir vadiye açılıyordu.. Pasif konuma geçin.. Tüm enerjisini odaklaştırdı... Sözcüklerin bazıları Med’in anlatımında geçen bazı kavramları anımsatıyordu..... sağlı sollu doğru gidip geldiğini görüyordu. Evet...başarısızlık..engeller koyun.. Fısıltılı diyaloglar bu kez kesintisiz...rapor. Ber..." "." ".. Bir şeyler engelliyordu ken-disini.Rapor okuma alanlarını karartın... haberler. Tüm duyuları esnedikçe esnedi..." "..Virüsleri hazır tutun. Birçok görüntüler.. Doğru yolda ilerlediği kanısı oluştu kendisinde.. usulca doğmakta olan güneşin.lanet olsun .... Güzel bir müzik parçası duymaya başladı. Mide bulantısını önemsemiyordu artık." ". En üstte bulunan ve dönen halkalardan birinin arasından geliyordu sanki bu fısıltılar.... Arada kesik kesik duyulan bu fısıltıların kaynağına ulaşmaya çalıştı. Yoksa.. bedenini hareket ettirmeden öylece bekliyordu.. Ber bunun rüya olmadığını... "Đlerle. Bu fısıltılar hayali duyumlar mıydı? Bu kadar yolculuktan sonra bir şey elde edemeden gerçek yaşama dönmek istemiyordu. Bu fısıltılar.." "." ".. Ber gözlerini açmadan. Karanlık.. beyninde çınladı sanki. .. Beyninin içinde karıncalanmaya benzer tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştı. Fısıltılar anlaşılır seslere dönüştü: "..." "..dayanmalısın... Med’in sesini duydu....” telkinlerini duyumsadı..... Tünel şeklini aldı... müzik parçaları. Bunların aralarına seri geçişler yapmaya başladı... Rengini kaybetmeden alevsel dalgalı görünümler aldı kızıllık.. Đçeriği belirsiz fısıltıları daha rahat duyumsamaya başlamıştı. "Evet! Şimdi. korkma. Fısıltıya benzer bir ses duydu sanki. Büyük bir iştahla hızını arttırdı. Kulağında değil sanki beynindeydi bu sesler. Gerekli enerjiyi sana vereceğiz...... reklamlar. Tüm dikkatini. Bu aralığa girmeye çalıştı. Birçok ses. binlerce radyo ve televizyondan çıkan değişik sesler. Med’in “.....manyetik kalkanları sağlamlaştırın..." Bu ses çok yakınındaydı. ne de kadın kalmıştı.Yaklaşıyor. Süzülürcesine ve gittikçe artan hızla ilerliyordu oluşan yarı aydınlık tünellerden... belli bir yol çizmezse bu seyrin bu şekilde sonsuza kadar devam edeceği bilinciyle. Bir nehrin akış yönünün tersine kulaç atan biri gibiydi şimdi." "...gedikleri kapatın.. Yeryüzünü bir baştan bir başa dolaşıyormuş gibi bir his doğdu içinde.." ".. Yoğunlaştırdı. vakit yok. birden yanı başında hayalinde bile resmedemeyeceği güzellikte çıplak bir dansözün ellerindeki yabancı paralarla birlikte dans figürleri yapmakta olduğunu ve kendisine yaklaşması için işaret ettiğini gördü. engeli aştı.." ". yanlara. Yaydan çıkan ok gibi gerisin geriye savruldu aniden. Nesneler. Bir Hortumun çekim alanındaki eşya gibiydi şimdi...telepatik.... Karanlık alanlarda sütunlar belirdi. Savrulmadan önce bulunduğu noktaya süratle vardı ve kendisini bir nevi o noktaya yapıştırdı." ". nereden geldiğini bilmediği bu fısıltıya yoğunlaştırdı.." ". yukarıya. Sütunlar birbiriyle birleşti.. sonra vazgeçti. Kuşbakışı izledi onları. kendi bedeninin alevlerin arasında etkilenmeden süratli bir şekilde aşağıya. hiçbir şey duymuyor ve görmüyordu.

Toplumlar. Partiler.. kimler olduğunu merak etti. Bildiği yabancı bir dilde soru yazılıydı.. Bu masaya yöneldi.. Görüntüler sürekli değişiyordu. uzakta gördüğü nokta büyüklüğünde ki ışığa doğru.. Denetleme Grupları. Sinema ekranı büyüklüğünde ki bir ekranın kapalı olması dikkatini çekti. Duyumsama olduğunu bilmesine rağmen gerçek yaşamdaymış gibi etkilendi. Konuşurken. Ber.. incelemeye koyuldu. Dönen yüzler. Özellikli Bireyler. Politikacılar. ellerinde bulunan belgelere bakarak karşılarındaki kişilerle sürekli konuşuyorlardı. "SodGom" yazdı. Ber. Geçmiş.kendine gel. devam et. "Hangi Ülke?" Đnternetteki arama motorlarına benzer bir yazı yazma boşluğu oluşmuştu.. Kamusal Örgütler. Diğer tarafta oturanların önünde ise meslekleri ve tabi oldukları ülkelerin adı yazılıydı.. Düğmeleri barındıran setin yan tarafında harf ve rakamlardan oluşan bölümü kullanarak. Dini Gruplar. Birçoğunun önünde “Düzenleme Grubu” yazılıydı. ağlama sesleri.. Ellerinde değişik silahlarla binlere varan insansı figürlerin.' anlamına gelen tuşa bastı. Đzleme Grupları. Med’in “. Ber!” ünlemesiyle irkildi. Diyalog-lar tam anlaşılmıyordu. Uygulama Grupları. Sivil Toplum Örgütleri. . iki bayanla yanlarında bir erkek ve bebek denecek yaşta çocuktan oluşan bir grup onlarla kendisi arasında perde oluşturdu. Uzun ve oval bir masanın her iki tarafında onlarca insanlar. diziler. Sırtları kendisine dönük bu kurtarıcıların. Yaklaştıkça ışık da kendisine yaklaşıyor gibiydi. Medya grupları.' ana başlığı üzerine. Bir ekrandaki görüntü dikkatini çekti. Üniversiteler.. Her taraf zifiri karanlıktı. Görüntü değişmişti.. Grubun kendisiyle sıcak temasına on adımlık mesafe kalmıştı ki. Her şey bir anda sunuluyor gibiydi. Komut düğmeleri izlenimi uyandırıyordu. Đllegal Örgütler. Med. Bir kolun mesafesi kadar yakınında görüş alanını tamamen kapatan. Işığın bulunduğu yere vardığında. Yazarlar.. Tuşlar.. Müzik sanatçıları.... Ressamlar. Bilgisayar fare imlecine benzer büyük ve renkli bir ok işaretini ekranda görmesiyle düğme setinin yanında bulunan fareyi kavradı.. Kapalı halkayı açtı.filmler. On bir metre ötesinde. Bu merakını gidermesi için çok beklemesine gerek kalmamıştı. karanlığı delercesine. ellerindeki dosyaları birbirine sunmaları sıklıkla beliren görüntülerdi. tank paletlerinin çıkardığı mekanik sesler. su gibi akıyordu.. Hangi yüzyıl sorusunu yirminci ve yirmibirinci yüzyıl yazarak yanıtladı. Üzerinde duracak zamanı yoktu. Saldırganlar onlara çarptıkça küçük taneciklere bölünüyorlardı. 'Ülkeler' yazılı tuşa bastı. Üzerindeki yazıları okumaya başladı. Yer altı Örgütleri. "Düzenleme Grupları.. Yandaşlar. Derin bir korku ve yalnızlık hissetti. Yine yabancı dilde 'Onay. Ber. farenin sol düğmesini tıkladı. gazete parçasına yapışıp donmuş gibiydi.. Her şey sabitlenmiş. Med’in "Yolu açtık Ber. Güvenlikçiler. uçak sesleri. Đtici gücün." iletisini algıladı. uzaktan kendisine süratli bir şekilde yaklaştığını gördü. silah sesleri.. Felç olmuş gibi hareketsiz kalakaldı. "Sorun çözülmedi!. imlecin gelmesini sağlayarak. uçsuz bucaksız bir alanda binlerce görüntülü ekranların bir yol kenarına dizilmiş ağaçlar gibi sağlı sollu sıralı olduklarını gördü. Bu güzergahta seyrederken ekranların sunduğu görüntüleri rastgele izliyordu... gazete sayfalarını gördü. Fihrist bölümünün 'Politika. Ülkeler. Deson ve Neson olduklarını gösteriyordu. Birçok büyük tuşlar bulunuyordu. Kurumlar. bir parça vardı. Đçsel gözlerini biraz daha açtı.. Sermaye Grupları. Savrulmadan önce bulunmuş olduğu noktayı yeniden yokladı. kalabalıklardan duyulan sloganlar. SodGom Ülkesinin bildiği harita görüntüsüyle ve sol yanında ana başlıklar taşıyan bir bölüm ortaya çıktı.. Đçinden geçti. Şimdiki an ve gelecek." yüksek fısıltısını duyumsadı. Risk Taşıyıcıları.... Gittikçe yaklaşan gruptan kaçacak gücü kendisinde bulamadı... Küçük çocuğun kim olduğunu bilmiyordu. Şairler. Ekranda bir görüntü oluştu. Değişik tipte insanların birçoğunun hangi ülke uyruğuna tabi olduğu anlaşılabiliyordu. yargı salonunda bulunan tanık kürsüsüne benzer fakat neredeyse onun beş katı büyüklüğünde yüksek bir masanın üzerinde bilgisayar klavyesine benzer üzerinde birçok düğme barındıran. Lobiler.. zorlaması kalmamıştı.

örnekleri çoğaltabilirim. Geçmişte olanlar ise sürekli tekrarlanmaktaydı.. Katılığı yok etme. iktidarda emperyalist söylemlerde bulunmaya.. misyonlara da inancını yitirdi veya yitirmek üzere.. Önemli olan şu andı. sermayenin.. önlerinde bulunan kağıtlara da arada bakarak konuşuyorlardı. solcu. taşıdıkları sağcı... Düzenleme rapor kayıtları alanındaydı. Adım adım sonuca gidiyoruz.. dinci. tekrarlanmasına gerek duymadığımız bir gerçek. Şimdilik adi mahkumlar için af çıkarılmasını sağladık. gerçekleşmiş sayılırdı. milliyetçi alanda simgeleştirdiğiniz lider.... Bunun alt yapısını hep merak etmişimdir. Grup Başkanı yazılı bölümde oturanla. Neden?" "Merakını yenmek zorunda değilim ama yine de izah edeyim.. geleceği sanki aynı anda yaşıyordu. hümanist görünen lider. Bu önümüzde duran örneklerden biri. komünist vb.. elimizde bulunan güçlerimiz karşı atağa geçti.. Gelecek önceden tespit edilmiş olduğundan. beyin takımının bir çoğu programlarınıza harfiyen uyuyorlar.. belirgin değildi.. ‘Yandaş’ yazılı bölümde oturan kişi karşılıklı konuşuyorlardı. Yeni Adım Partisinin lideri kendince bize karşı sapma hareketine geçti. Hızlı geçişlerdeydi.. Olmadı bir şekilde önceki lidere yaptığımız gibi alaşağı ettiririz. Böylece partilerin lider ve yöneticileri." "Dinliyorum. Sapmada bulunanların da başlarına neler geldiği malum... Geçmişi." "Yakın geçmişte tayin ettirdiğiniz liderler.. Gerekirse fiziksel güç dahi kullanırız.. taşıdıkları misyona inanan tabanı dizginleyebildi.." "Efendim! Merak etmeyin.. düzen sapmasında bulunmuyorlar. Birinin yabancı dili doğal iken karşısındakinin kırıktı.. milliyetçi." . teröre artık gereksinimimiz kalmadı... partilerin.. . Sözünü ettiğin sorunlar bunlarda yaşanmayacak.. artık yeni bir düzen kurmaktayız. yapıyı yakın zamanlara kadar korudular. "Efendim! Teslimden önce sizlerle varmış olduğumuz mutabakata halen sadığız. misyonlarına aykırı hareket edilmesi konusunda direktif içeren programlarımızı uygulatmakla seçmen tabanlarını dolayısıyla etkileme olanağımız olacaktı.. . Tayin ettirdiğimiz önceki liderlere olan güvenlerini kaybettiler. Sizler daha iyi biliyorsunuz. Bundan da iyi sonuçlar aldık.. Çağdaş programımız buna göre düzenlendi.. bazılarında yazılar." "Kanımca bu sizlerin hüsnü kuruntunuz. derneklerin. onu toplumdan izole edeceğiz.. hangisinin solcu yapalım diye tereddüde dahi düştük. Bölümlerin bazılarında çoklu gruplar.. diye düşünerek fareyi rast gele tıklayarak bir bölümden diğer bölüme geçiyordu.. iktidar partisi olduğunda tabanının giyim kuşamına karşı hareket etmeyle. gerektiğinde ise programa uygun olarak atağa geçirttirebildi. misyonlarına uygun görünümü. Çünkü şu an tüm zamanları yaşayabiliyordu. Bu konuda şüpheniz olmasın. Çünkü olacağı kesin olan şey olmuş gibidir. Ama her iki topluluğun milliyetçi duyguları çok hassas ve acıları halen dinmemiş. sosyalist... Çünkü tümü birbirinin benzerleri.. alt gruplarının bağlı olduğu tarikat ve cemaat gruplarını hırpalanmasına sessiz kalmakla.. kaosa. diğer bir milliyetçiliği kullanan liderin yasal affında vasıta olmakla. insan haklarına karşı harekete geçmeye başlamayla. Hatta zararlarını da görmeye başladık.. Yeni yüzlerle öncekilere karşı vefasız davranmış olmaz mıyız?.. Geçmiş ve gelecek özelliğini yitirmişti. şimdiki anı. Ama yine de öncekilerin referanslarını yeni görevli belirlemelerinde göz önüne alıyoruz. "Sodgom ülkesi insanları artık eskisi gibi değil.. Ki yeniler bunu baştan taşıyorlar. dini kisveyle simgeleşen lider.. belki de çok az insana nasip olacak özel bir toplantıyı izlediğinin olgunluğuyla kısa zamanda neler alabilirim.. muhafazakar.Oval bir masada karşılıklı oturan iki kişi...... Bu nedenlerle toplumun bir kesimi artık görüş ve düşüncelere. Tepki düşsün." "Bu işlerde duygusallığa yer olmadığı. Diğer bir partiye ticari şirketlerimiz kanalı ile istedikleri mali desteği paralel şirketlerine aktardığımız halde düzenlemelerimizin bazılarına uymamaya başladı.. bazılarında ise ilgili yerin yaşanmış veya yaşanmakta olunan görüntüleri vardı. Bazı dünya ülkelerinde olduğu gibi sizin ülkenizde de eskiden pompaladığımız ve o zamanlar gerekli olan ülke içi fanatizme.. hatta aralarından hangisini sağcı." Ber.. toplumsal kaos yaratabildi. yenilenmekteydi... en azından inceltmek için belirttiğin misyonları taşıyan liderlere.... Medyanın... Sonra yeni programlarınızı uygulamaları nedeniyle taşıdıkları misyona aykırı hareket etmek zorunda kaldılar. Benim de naçizane size bir sualim olacak... genel affa ve idamın kaldırılmasına kadar götüreceğiz işi. Yeni yüzlere ve sloganlara gereksinimimiz var. Yüzleri karanlıktı... kuruluşların..

güneşin doğduğu yönün ortasında bulunan bölgesine gerekli müdahaleyi yapması için zemin hazırlıyoruz... Öncelikle. Amar'ın babasının başkanlık yaptığı Filistin’le.. En hassas konularda gerekli yasaklamalara yavaş yavaş gidilmekte.. Böylece tek din.... izole ettik. Örgütlerden ses pek çıkmıyor.. bir şekilde ayarlamalar yapacağız. Bu kez paramızın devalüe edilmesinde bir sorun çıkmayacağından resmi anlamda güvenlik müdahalesine gerek yok.. Ayaklarını denk alırlar.. Irak’la ve militan halka sahip ülkeyle ilgili sorunlarımız da bu kargaşada çözülecek. Nasıl olsa orada onu kontrol etme imkanı bulunur. Ayrıca bağlı güçlerimizden ayrılıp. Bunların... Bildirdiğimiz özel sırlarımızı açıklayabilir. "Bizim farkımıza varan ve programda sapma yapan bazı kişiler bizlere ve sizlere zararlı olabilir.. Bu bahaneyle gerekli korkuyu içlerinde duyumsamalarını sağladık. mavi renklerin de yasaklanmasını sağladık. Bunlar dışında temel renkler olan kırmızı. merak etmeyin.. Ha! Unutmadan. Raporlarımıza karşı ileride bazı sapmalar meydana getirmeye namzet... lider kadrosunun tümü yandaşımız Birleşik Devlet'in elinin altında olmasından dolayı dünyayı yönetebilmek çok daha kolay olacaktı.. Belki bunun için erken.. "Ülkenizde ki bireylerin yandaşlarımıza karşı yönelttiği negatif bazda beyinsel enerji yükünde KitleTepkiselEnerji Ölçer cihazımız artış kaydetmekte.. Neyse şirketlerimiz kanalıyla destekte sağlayıp. dağıtın.. Aksi halde raporları düzenlerken öngörülen tepki olaylarında sapmalar meydana gelir ve raporun geri kalan kısmının uygulanabilme olasılığı düşer... Bunların sessizce yok edilmesi gerekiyor...." . yandaşımız Birleşik Devletle iyi ilişkiler kurarken saman altından da su yürütüyor.. inancı gereği yeşil kurdelası çıkarmak istemeyen kızların okula girmelerini yasaklayarak.." .... Evrensel Futbol Turnuvasında ülkenizin belli bir seviyeye getirtilmesi ve bu anlamda bu beyinsel negatif enerjinin pozitive dönüşmesini sağlayacağız.... Yine..." .. Yeşil Rengi Seven Gruplara üye olanları. Bu gerçekleşseydi." . dinsel liderlerden Nemlihoca.... bizleri deşifre etme uğraşına girdiklerini duyduk... Öyle bir olay olacak ki. onlarda oluşmuş negatifsel tepkileri ortaya çıkarıp bastırdık. korkutun. Verdiğimiz süre içinde bunu çözemediniz.. Onu bir şekilde sıkıştırın. Diğerlerine de örnek olur.. Aksi halde bizlerin ve yandaşlarımız grupların çıkarları büyük risk altında... hiçbir ülke müdahale etmelerine karşı koyamayacak.. "En yakın yandaşımız Birleşik Devletin.. kültürel reform çabaları da pek belirgin etki sağlamadı. Bunları bir şekilde çözün.. doğrudan yöneldiklerimiz dışında yandaşlarından tık yok.. tek kültür anlayışı veya en azından birleşik düşünceler oluşturabilecektik. sanırım. bileyin. Ülkenizden kaçarak yandaşımız Birleşik Devlete sığınmak zorunda kalsın. Gruplarımız-da ağırlığını hissettiren yandaşlarımızın ırkdaş ve dindaşları olan Nili Geçenler namlı Đsrail Devleti'ne de rahat nefes alabileceği alan ve ortam sağlanacak.. tarikatlar sorumlu bulunduğunuz ülkenin yurttaşlarınca nedense pek benimsenmedi. Buda yeni dünya düzenimiz için önemli bir aşama olacaktı....."Gereken yapılıyor.. aksine desteklemek veya sessiz kalmak zorunda olacaklar... "Bazı gruplar kanalı ile çıkan ve çıkarttığımız tarafımızca da desteklenen ilahi olmayan yeni dinler..." . Sanırım." .... Bu alanda Đkinci düzenleme raporumuzdaki. canlandırın. sarı.. üzerlerine çok gidilmesinden tepki düzeneklerini de kaybetmişler. Bazen belirli taktiklerle gerektiğinde kullanabilmek için tepki yönlerini yeterli düzeye kadar çıkarın. eski yandaş grupları desteklemeye devam etmek zorunda kalacağız.. Böylece değişik gruplar standardın dışında tablolar hazırlayamayacaklar.. güçlerini bitirdik.. ülkenizdeki dinsel.. "Yo. mezhepler. dışında kendi başlarına buyruk güçler oluşturma peşinde olanlar var. Bu olay nedeniyle diğer ülkeler de pasifize edilecek..

Đnternetteki bilgi alışverişini Đzleme grubu dahi izlemekte zorlanıyor. Onları ödüllendirerek.Ayrıca Sayın Başkan bir sorunumuz var. düzenleme yapın. size katılıyorum.." ... yine de dikkat edin!........... halkın ekonomik yönden zayıflaması sağlanarak dikkat dağılımı noktasına getirdik. Zaten ülkede yeteri kadar faili meçhul cinayet var. Pasif moda geçirdik çoğunu.... ‘Fizik Ötesi Dünyadaki Đyi Ruhlar Grubu’ yeniden teşkilatlanma ve harekete geçme planları yapıyor.. edebiyat konusunda tekelleşme yıkılmak üzere..... Yazman.." "Ama efendim! Çağdaş devletlerde bu konuda özgürlük var... Düzenlemelerimize zararlı yayıncıları. Bunlarla ilişkiye giren fiziksel dünya insanlarını bir şekilde dikkat çekmeden etkisiz.... Engellemeniz gerekiyor. Ülke için çok önemli miktarda para birkaç kişiye peşkeş çekilip. Örgütlülüğü yükseltin. pasif duruma getiririn.. sağladık.... onları sindirmede kullandığımız en iyi bahanelerimizden birinin elimizden alınacağı korkusunu yaşıyoruz. Gerekli yerlere gerektiği şekilde hareket edilmesi için rapor gönderilecektir.. Harekat alanları. yazarları yalnızlaştıracağız... Đnsanlar yine de programa uyuyor bir şekilde.. midelerine indirdik..... Ama bunun devamını şimdilik önledik. Şimdilik hasada girmeyin.. zorlaştırılması için elinizden geleni yapın... Sizin bekletmekte olduğunuz yeni liderlere alan açtık.." "Örneğin?. işlerini ellerinden alın.. Kontrol olanakları kısıtlanıyor. büyük yoğunlukla internet alanında olacak... ". Toplumdaki algılamalar gittikçe gelişiyor. korkutucu kurallar ortaya koyun." .. bunu da not al...." "Hiç merak etme....... yücelterek yapılarını devam ettirmelerini teşvik edeceğiz ve başka sanatçılara. Denetimde sorun çıkıyor........ sapmalara yol açabilir.." .... Đnsanlarımızın beyinlerini.. Artık biliyorsunuz Yeni dünya düzeni felsefemiz var.." "Size göre daha çağdaş olan Devletlerde var edilen özgürlüğün düzenlemelerimize yararı var... Şöyle ki: Yeşil kurdele olayında beklenen fiziksel tepkiyi." . Bilerek veya bilmeyerek düzenlemelerimize yararlı hizmetler sunan kişi ve gruplara yardımcı olmaya devam edeceğiz. yazarlara o doğrultuda hareket etmeleri yönünde imrendirme sağlatacağız... Oradan istedikleri gibi bir karar alırlarsa... ona göre.. yardımda bulunarak.... Zorlaştırın. dikkatlerini başka yönlere çekin.. Đnternet kullanımının kısıtlanması." "Korkmanıza gerek yok. "Uzun yıllardır tarihin karanlıklarına gömdüğümüz etkileri büyük ölçüde izole edilmiş.. Umutları sizin yandaşlarınıza ve finans kurumlarınıza bağladık... Düzenlemeyi de çok sert yapmayın! O alanda bizler de olacağız... etkileme kolaylığı sağlayın.. kurdele giyiminin demokratik hak olduğundan bahisle kulis çalışması yapmakta ve Uluslararası Çağdaş Đnsan Mahkemesine bu yönde başvuru hazırlığında.. Belirli alanlarda kitle psikolojisi oluşturarak yönetmemizde daha bir kolaylık.." "Beyinsel ve ruhsal enerjileri kanalize ettiğimiz alandan farklı yönlere çeken sanatçılara.. "Sanat. Kendi örgütlenmelerini gerçekleştirmeye. Düzenleme raporundan az da olsa alıntılar elde edenler eskisine göre çoğaldı... Sizde bu tür bir özgürlük." . Tek tek bireylerle uğraşmak istemiyoruz... Aç bırakın. Dikkat çekmez mi? Ayrıca bilişim özgürlüğünü engellemek için teknik alt yapımız da yok.... Sorun çıkaracak. tamamen ezilmemek için göstermeyen yeşil grup. Fiziksel Dünyadan yandaş insanlar bulmaya çalışıyorlar. Gerekli reklam pompalaması yapılacaktır.. Đzleme grubu bundan şikayetçi. "Evet.. "Efendim! Erken seçimle ilgili raporlarınızda özümseyemediğimiz bazı noktalar var." . Kontrol edebildiğimiz gruplar dışında bireysel kalan yazar ve çizerleri izlemekte zorlanıyoruz.. "Uyanan bilinçli bireyselleşmeyi yavaşlatmak için gereğini yapın...... Kanalize etme.

özelde ortadoğuya karşı yandaşlarımız Birleşik Devlet ile Güneşin Üzerinde Doğmadığı Ülkenin yapacağı ortak harekatta en büyük korkumuz özelde SodGom Ülkesi toplumun da dini ve muhafazakar değerlere önem veren grup ve bireylerin tepkisel eylemde bulunmalarıdır. sınırınızda bulunan Uzak Devletinin güneyindeki bölümde o örgütü yararımıza kullanabiliriz.’ diyerek başlamaları ve besmelelerinin değişmesi sağlanacaktır. Kendi liderlerine. yandaşlarımızın etkin olduğu grup veya gruplar oluşturacaktır. ılık psikolojik savaş ortamında. Bunlar." "Efendim! Daha önceden dışladığımız gibi dışlayarak." "Onlardan birkaç tanesinin Merkez Halk Temsilciliğine seçilmesinin yararları olacaktır. Sözünü ettiğim MiMuhDi.. Partisinin gelişimini önleme istemeyişimiz nedenlerine benziyor. en azından bizimle bağlantısını. SodGom Ülkesi etnik kimliği dışında bulunan ve bir ara tasfiye ettiğimiz Đllegal-ABCD Partisinin legal uzantısı Legal-Dowko Partisinin gelişimini önlememizi neden engellediniz?. değerli görevliler yerleştirilmiş olmasına rağmen. Önceki silahlı mücadelelerinden gerekli çıkarları elde ettik. etkileşimini koparmayacak bir partiye yönelmeleri bizim lehimizedir.. çıkar sağladıkları partilerine karşı çıkamadılar. onların oy kaybına uğramasına neden olacak iki üç partinin önünün kısmen açılması düzenlemenizi anlayabilmiş değiliz.. yandaşımız Nili Geçenler Kavim Devlet'in ajanlarını kullanarak size teslim ederek sonlandırdık. Hangi renk ve seste parti ve grup olursa olsun önemli olan.. Ayrıca. düzenleme raporlarına dolayısıyla çıkarlarımıza hizmet sunulmasıdır. size güvence vererek iktidara gelen ve sonra üst üste sürekli raporlara karşı direk sapmalar meydana getiren dini motifli bir partiye karşı bazı süreçler ile toplum psikolojisini kanalize ederek bin bir güçlükle kurtulmuşken. Raporlarımıza uygun hareket etmediği takdirde iktidardan atılacağı bilinciyle uygulamalara göz yumacaktır... gelişim ve değişimlerden etkilenen bireylerin sapma meydana getirerek bağlı oldukları gruplardan başkaca gruplara yöneldikleri bir ortamda.. Hele. tepkileri zayıflayacaktır.. Ayrıca ona gereksinimimiz var. Ancak ülkenizin raporlara karşı sapma meydana getirme olasılıklarında onların yeniden silaha başvurmaları sağlanacaktır. On bir yaramaz kardeş çocukla baş etmeye çaba harcamak yerine bir tane olan babalarını etkileyip çocuklarının üzerinde otoritesini. oyların diğer partilere kayması yolunu da tercih edebilirdiniz.. yeterli.. Bu iyiliğimizi unutmasınlar. sadık. Ki programımızdan en ufak sapmalarında dahi önüne çıkarılacak her tür engellemelerin içeriği de düzenlendi.. Senin konuna geliyordum..... Gerçekten demokratik kuralların tamamen işletilmesine yönelik bir düzenleme olarak mı algılamalıyız?. Ülkenizle o partinin silahlı mücadelesinin bizim için yararı kalmadı. ondan doğan bir partiye yol açmak. Tek başına iktidar yapmamaya çalışacağız. Olan ekonomik. sıcak. O örgütte bizim ve programlarımızın farkımıza varıp sapma yapmaya başlayan liderini de. Şöyle ki. Onla koalisyonu ise.. Đllegal-ABCD partisinin kısmen siyasallaşmasını istiyoruz. Sizi yoracağız ama. "Efendim! Bunları bizlerde biliyoruz. bundan önce denemiştik. sosyal çıkarı için yaptıracağımız soğuk... SodGom Ülkesi yurttaşlarının genel özelliği. etkisini hissettirmesini sağlamak en kısa ve kolay bir yoldur..... efendim. Güneşin Doğduğu Yönün Ortasında Bulunan ortadoğu ülkelerine gruplarımızın ekonomik.. Bir iki küçük dernek dışında ses çıkaran oldu mu?. sosyal...." "Aslında ona gereksinimimiz olmasının en büyük nedeni şudur: Ülkenizle asya ülkelerine. başarılı da olmuştu. Bu işin zevkli yan ürünleri var.. Biliyorsunuz....." "Çok iyi algıladım.daha bir çok hayırlı sonuçları olacaktır. ... bizlerin parti ayırımı gözetmediğimizi biliyorsun."Kurulan ve bir şekilde değişik elbiseler giydirilen makyajları tazelendirilen ve sizlere bağlı yerel düzenleme gruplarıyla ilişkili bazı partiler de yetkin.. önceki liderine olanlar nedeniyle terbiye edilmiş sayılır. SodGom ırksal milliyetçi grupların aleyhine olan bazı kararları." "Çok sabırsız olmak. olacak uygulamalara ‘Derin Dünya devletinin adı ile. . Umutlarını bağladıkları yerlerde önceden hakimiyet sağlamak da önemlidir. liderin kendi uygulama- ları sayılacağından. O.. Buna benzer düzenleme ve uygulamaları. Onlara kendi Tanrılarından daha yüce olduğumuzu uygulamalı öğreteceğiz. siyasal. siyasal. olacak uygulamalara muhalif kalması önlenmiş olacaktır.." "Tarihsel etkimiz en iyi eğitmendir... onların desteklediği partiyi başa getirerek elde etmiştik. Arkadaşlar merak ediyorlar.. Her işe Tanrısının adıyla başlayan lider ve tabanının bizi ilah olarak kabul etmesine. Kendi değerlerine yakın birini iktidarda gören halktaki taban ve sempatizanları da sessiz kalacaklar.

. yüzünün kirecimsi beyaz. Bir yerde çıkar varsa insanoğlu ortak çıkarları unutup bazen aşırı bencilleşebiliyor. kapı zili sesleri beyninde uğuldadı. Yaradan'ın günü çoktu. Önce telefonun ahizesini kaldırdı. tüm enerjisiyle algılamalardayken." Ber. Telefon sesleri. Gözlerini açtığında kanepenin üzerinde terlemiş bir halde buldu kendini... Devam ettiği takdirde bunların izolasyonu temin edilecek. Bugün. sesler kayboldu birden. tarafımızca oluşturularak." "Sadece Fiziksel Dünyada gerçekleşen ve tarihsel kötü ruh kimliğini unutan inkarcılardan kaynaklanan ayrık sapmalar..." diyerek yanıtladı.. Artık. Kulaklarının sesten ağrıdığını hissetti. Şayet.. yanlış çevirdim galiba...." . Đllegal-ABCD Militanlarını da kendi lehine kullanması ayarlanarak.. Görüntüler.. Normaldi. ‘geçici bir durum. açtığında kapıcıyla yüz yüze geldi... bireysel çıkarları da beraberinde sunduğunu duyumsamayan hainler bazen çıkıyor.. "...." dedi titrek ve sinirli bir sesle.’ diyerek kendisine telkinde bulundu.. Kapıcının endişeyle yüzüne bakması şüphelendirmişti.... "Bir ihtiyacın... Gerekli uyarılarda bulunuyoruz. Đşte bu son olasılıkta. "Özür dilerim. Senin sormana gerek yok!" dedikten sonra kapıyı çarptı.SodGom Ülkesi yönetimi ile Uzak Devletin Güney Bölümündeki yönetim de bazı çatlak sesler var. kapı zili benzeri sesler duymaya başlamıştı.... Güney Yönetimini tasfiye etmesi sağlanacak. bunla.. bu kez SodGom Ülkesi Gücünün. Lavabo aynasına yöneldi. Bu düşüncesine için için güldü. Ber. saçlarının neredeyse dikleşmiş olduğunu... göz bebeklerin ela yerine gök mavisi rengine dönüşmüş olduğunu gördü.. Çok önemli değil... Güney Bölümü Yönetimleri isteklerimize uyduğu sürece bu yönetim desteklenecek ve SodGom Gücünün etkinliği azaltılarak oradan çıkması sağlanacak. "Kap Bey!" diye bağırdı. önceki yaşamında iyi ruh konumunda olanların. Dowko Etnik Devletini kurma amacında olan Güney Bölümü Yönetimi isteklerimize uygun hareket etmediği takdirde. "Çok önemli bir kişi var. Her taraf karanlıktı ve ne bir görüntü ne de bir fısıltı vardı.... Đlegal-ABCD Örgütü Üst düzey yöneticilerini ikna etmede araç olarak kullanılacaktır. Acele etmeliydi. bizlerin programlarına aykırı hareket etmeyecek yönetim.... hatta bazen karşılıklı mücadelelere girdikleri konusunda duyumlar alıyorum?. "Sap’ın evi mi?" "Değil... bir elin ayası kadar alanının kıpkırmızı... bol ekranlı alanda olmadığını fark etti. ..." Kapıya yöneldi.... Ber.. iyi ruhluluğu bilinç altından nüksedebiliyor... Bu durumlar çok yinelenirse iyi ruhların yarar elde edecekleri anlatılıyor.... Legal-Dowko Partisinin büyük yararları olacaktır.... SodGom Ülkesinin Dowko ırkına sahip yurttaşlarını sessizleştirmede........ Ayrıca.." sözünü bitiremedi.. "Sana ne olmuş Ber bey?" dedi. Sodgom ülkesi programımıza karşı sapma meydana getirme riskine karşı sürekli illegal ABCD örgütü ve güney bölgesi tehditi sıcak tutulacaktır. Bu durumda..... "Efendim! Kötü ruhların Fiziksel dünya ve ötesi dünyada bazı parçalanmalara.." Ber.. Şaşkın birinin çaldırdığı telefon ile kapıcı Kap'ın kapı zilini çaldırması raporların devamını izlemesini engellemişti.?!" "Yüzün. Bir de ruhsal deviniminde... Alnının. "Bir şeye gereksinimim olduğunda sana haber veririm. SodGom Ülkesinin gücü geri çektirilecek yada etkinliği azaltılarak bizim adımıza orada maaşlı nöbet tutturulacaktır.. Ortak çıkarların.. Ber’i... Yargı Grubunda bir duruşması vardı.. Telefon ile kapı zili aynı anda çalıyordu...... Đleriki günlerde kaldığı yerden devam edebileceği inancını taşıyordu.. Sadece zil sesleri kulaklarında sürekli çınlıyordu. "Hayırdır?. Ber’in yüzüne daha dikkatli bir şekilde bakarak.. Buda bir düzenleme olabilir miydi?. Sabaha kadar izlediklerinin bedensel yansımasıydı." ..

Göreve geldiğim günden beri faili meçhul cinayetlerden 11 tanesini aydınlattım.. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. ortak bildiri dışında özel bildirilerde sunmuştu.. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu SağKol. isimleri yakinen tanıdıklarıydı. TerKazMaf .. bu konular irdeleniyordu. ".. ulusal dış ve iç güvenlik merkezinin. Bazıları. 'Faili belli-belirsiz ölümleri soruşturmadan' sorumlu Güvenlik Đstihbarat şefi ise kendisine hiç yabancı gelmiyordu. Buda sosyoloji ve psikoloji biliminde sosyal ve bireysel konumda dikey atlama kavramının uygulama örneğiydi. Maf'ın. kademe atlama için bu yapıyı tüm içeriğiyle özümsemek zorundaydı.. haraçlardan... soldan sağa görevleri ve isimleri belirtilmekteydi. Bu isimler zamanında Ad kentinde görev yapmış ve daha sonra kendi alanlarında üst düzeylere yükselmişlerdi.33 Solkol'un telefonla bildirdiklerine inanası gelmemiş. özel bildirisinde. Toplum ve toplumun sesi kabul edilen Medya. Secret'e tüm ulusal gazetelerden birer tane almasını rica etmişti. Olayla örtüşüyordu. "Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf. onların eylemlerine göz yuman.. Kendisine ilginç gelen bu kampanyaya dün yapılan ortak basın toplantısıyla kan verenlerden bir çoğunun." özdeyişini anımsadı. anımsıyordu. Beyaz ve siyah kadın ticaretinden. yetki ve görev sınırlarını aşmış güvenlik görevlilerinden 11 kişi açığa alınmıştır.Mafya babaları hakkında gerekli araştırmayı yapmayan. Ber. Đşçi ve Đşveren sendika ile konfederasyonların." Diğerleri de kendi alanlarında Temiz toplum ve Mafya ile mücadele anlamında özel bildiriler sunmuşlardı. Toplum ve birey ilerlemek. Çağdaş medeniyet düzeyine bu düzenekle varılacağına inanılıyordu. rumi. Güvenlik soruşturması devam etmektedir. hicri takvim başlangıcı yapmışlardı. "." Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Ortak bildiriyle kampanyaya destek verenlerin toplu fotoğrafı çekilmiş. "Grubum adına söz veriyorum.." Kara Para ve fuhuşla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. SilUyMar. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. ĐkiYüz'dü. uyuşturucu ve silah ticareti işine karışmış. Evet. yargı kararlarını denetleme ve inceleme grubunun. Makamlar değişmiş. Halk adına ilgili yargı grubunda bir kaç gün içinde dava açacağım. sahte faturalardan. ev sahibini bastırır..." şeklinde süren bildirisini acı bir gülümsemeyle okumuştu. rüşvetten. iş adamlarının.. SodGom ülkesinde ki bilimsel uygulama örnekleri ancak bu tür yapıda olan insanlar için geçerliydi. politikacıların.. Çekmeceden çıkardığı büyüteçle küçük başı büyüttü. Çıkar örgütleriyle bağlantıda olan bir başka 11 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır.. ĐçDışGüv. "Yavuz hırsız. Daire Grubundan MafYegTah. elde edilen kara para sahibi babalar hakkında sürdürdüğümüz soruşturma sonuçlandı.. sivil toplum örgütlerinin ve daha bir çok sivil ve kamusal grubun kampanyaya destek verdiğini belirtmekteydi.. Diğer fotoğraflar ve isimleri yüz yüze olmasa da medya kanalı ile tanıyordu... Gazeteler. Suçlu babam da olsa görevinden alınacaktır. çıkar amacıyla adam öldürme filini işleyen bu 11 fail adalete hesap vermektedirler. MaşÇet isimli şahısların ölümüyle sonuçlanan trafik kazası gününü. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu yeni Başkanı Soys. Đsimler aynıydı.. kamuoyunu aydınlatmak amacıyla sunduğu özel bildirisinde. uyuşturucudan. . tanıdıkları olmasıydı. Bu rüyasında gördüğü Rutbin’in katili . Ayrıca istihbarat görevlilerinin içinde bulunduğu 11 şüpheli açığa alınmıştır. Kara Para ve Fuhuşla mücadele ile ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. Đhracat yapıyormuş gibi hareket ederek devletten haksız alınmış vergi iadelerinden. Günlerdir. ". yardımcı olan. ĐkiYüz. Mafya'ya karşı olan topyekün mücadelemizde zafer bizlerin olacaktır. Bu haberi ilk Solkol vermişti kendisine. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. Gazetelerin bir çoğu "Toplum ve Devlet'de Tam Temizlik Kampanyası başlatmıştı.. dikine kademe atlamışlardı.. bu kazayla ortaya çıkan Mafya-Güvenlik-Politika işbirliğine karşı tepkilerini ifade etmek için temiz toplum çağının miladi.

Mar kentlilerin taşrada dayanışma ve yardımlaşmasıyla ilgili derneğin politik bir yapısı yoktu. suda. Ber bey!" "Tanıdığın bir temizlikçi bayan var mı?. binlerce günahları barındıran çok sayıda grup. Bu yasak. Bu gruptan istifa etmesi kendi elindeydi. birilerinin üflemesiyle oyuncu olarak rol almanız nedeniyle grubunuzdaki üyeliğimden istifa ettiğimi.. Birahanede televizyon haberlerinden izlemişti. Onlara örtünmek serbestti... demokrasi benimde kabul ettiğim ve özümsediğim kavramlardır. Ber.. Hatta bireylerin bu yöndeki özgürlüklerine. Örtünenler... (başkalarının özgür alanına müdahale etmedikleri sürece) bırakın ket vurmayı.... Bir taşla artık işe yaramayan onbir yedek kuş vurulacaktı.. ofise geldiğinde unuttuğu bir gereksiniminden söz etti. ".... kültürüne saygı göstermeyi de barındırıyor. Đyi bir temizliğe ihtiyacı var. onların. Bazıları ise toplumun kan isteyen gözlerini doyurmak için öldürülmeliydi. her eve gitmesinde anımsadığı.... ilk suyun akıtıldığı. Vurulmayacaklar listesinde ise binlerce kuş vardı ve bu kuşlar kendi asıl kuşlarıydı. toprak da. Yenilikçi Hukukçular Grubu Merkez Başkanı ve bazı yönetici üyeleriydi.." "Buyurun. Gecikmemeliydi. onlardan daha ziyade memnundular." ibareleriyle sonlandırdı. Đstifasını yazmalıydı.bir bayanın. Farkında olduğunuz veya olmanız gereken hazırlanmış oyuna. Geriye. Buradan istifa etmek." . Önce. aksine desteklemeyi de demokrasi anlayışımın bir gereği olarak gören şahsımın bu anlayışıyla. kendilerine yönelebilirdi. Daha dün gibi anımsıyordu. sizlerin aksi yöndeki ve dayanağı olmayan ‘demokrasi anlayışınızla (!)’ çatışması çelişmesi. Đstifa edemezdi.. Toplum ve birey. serbestti ve hatta gerekliydi. Medeniyet üst seviyedeydi.. Can alıcı sözcüklerin altını çizerek. yeşil kurdele ile fiziksel bedeninin az bir kısmını da olsa örtmesi ise hala yasaklıydı. Bilgisayarın başına geçti.. Dini. Güzel ve verimli bir ortamdı... Đstifa etmesinin anlamı yok gibiydi. kendi grubu içinde maskeleme efsanesini gerçekleştiriyordu. Avukatlığını sürdürmek için zorunlu üye olduğu Avukat Odasıydı... Oluşan ve oluşturulan kaos ortamına bilerek veya bilmeyerek kan verenlerden biri de. yönlendirilmeye tüm şartları ile hazır bir öğe olduğu kanısı iyice kesinleşiyor.Efsane gerçekleşiyordu. Tek eylemle tek sonucu ataları Neron’da almıştı. Yenilikçi Hukukçular Grubu kalıyordu.. Bazıları zarar vermeye bile başlamıştı. Örtünerek uyum sağlamışlardı. ateş de. kalın ve italik düzenleyerek. Demokrasi inancı... Biri. Evimin içi pislikten geçilmiyor. Vurulmayacak kuşlar ise liste halinde düzenlenmişti. üye olduğu grupları düşündü.. Başarılıydılar.. geleneksel veya her hangi bir amaçla –bazılarının iddia ettiği siyasi amaç da dahil. "Secret Hanım!. Uzun uzadıya yazdığı istifa dilekçesinin son paragrafını.... ateş. hava. 11 tane günahla.laiklik. hava da gizleniyor ve temizleniyordu" Toplumu hipnozlama özelliğini sürekli içinde barındıran bir futbol takımının içerisinde bulunan 11 oyuncu sayısı kadar sayı içeren günahkarla.. avukatlık mesleğinden istifa etmesi anlamına gelecekti.. çıktılar aldı. Đlk ateşin yakıldığı. "Su. Secret'le yüzleşince.. binlerce günahkarları. hatta üst seviyelere vuruyordu. toprak. Bun-dan istifa edip etmeme kararını atiye bıraktı. ilk toprağın havaya savrulduğu akşamı.. üst başlığı yazdı. Çoğunluğu memnundular. onu ve onları. Yenilikçi Hukukçular Grubu Genel Merkezine posta kanalı ile. O bir olguyu yakmıştı. halkın dini duygularına.. Kendileri ise bir ateşle bir çok olguyu yakabilmişlerdi. Kim bilir o gözler doymazsa. Avlanacak kuşların kendilerine yararları kalmamıştı. yanlışlara karşı biriktirdiği negatif enerji boşalımının verdiği rahatlık ve pozitif enerji kazanımı aşamasındaydılar. diğer örneğinin ise Ad kenti Yenilikçi Hukukçular Grubu Şube Başkanlığına elden verilmek üzere elemanı Secret'e teslim etti. Çağın çok gerisinde kalan Neron’la özdeşlemek yakışık almazdı. Bazıları ise ötüp kulaklarını çınlatıyorlardı. yeşil kurdeleye özgürlük verilmesi taraftarı olanların yoğun olduğu bir partinin iktidarında daha yoğun ve sert bir şekilde uygulanıyordu. Sistemlerini tepki görmeden devam ettirebileceklerdi.. Son zamanlarda grup kavramı.. çağdaşlık.. Önemli olan tek eylemle birçok sonuç alabilmekti. Bir örneğinin.

"Teşekkür ederim. Eleman gönderiyorum." "Olsun." "Tık tıklı nasıl oluyor?. tanıdığı Yel'i çağrıştırıyordu. *** . sen yine de söyle. Bu firmayı kurdum.. Ahizeyi." "Tam temizlik istiyorum. " dedi.. "Tık Tıklı Temizliğin ne olduğunu bilmiyor musun?.. Sayfalarını karıştırdı." Yel'in kahkahaları Ber'in ahizeye yapışmış kulağının hoşuna gitmemişti. "Ben avukat Ber!. "Alo! Tık Tıklı Tam Temizlik Firması mı?" "Evet! Buyurun." Kısa süren son konuşmalarından sonra telefonu karşılıklı kapadılar. "Ama. Adres vermeme gerek yok... Ağanın eli tutulmaz.. "Ber!." dedi. Evi bok götürüyor." "Para sorun değil.." tercihinde bulundu.." "Bilmiyorum.’ yazılı ilanda belirtilen numarayı aradı. ben firma müdürü Yel. parmağıyla bir ilanın üzerine basarak." "Benim yaptığım temizlik nasıldı?." Secret.. isim yabancı değildi. ben de öyle yaptım." "Tarife duruma göre değişir.. Nasıl istersen. kulağından az uzaklaştırdı." "Temizlik dışında ne yapıyordum?. O gerçekten Yel ise.. Canım.. tık tıklı mı olsun? Yoksa. Ne verirsen. "Yel işi büyütmüşsün!" "Eeeee!.." "Evimi biliyorsun. Ber." "Uygundur.. Memnundum. Yanılıyor olabilirdi.. Size nasıl yardımcı olabilirim?" Ses tanıdık gelmişti.. Pazar günü için eleman ayarlayabilir misin?. kendisini tanıyacaktı. "Đşte bu!" dedi. ‘Tık Tıklı Temizliğin’ anlamını kavramıştı. Temizliğe artık ben gitmiyorum." Ber. Ben ararım. "Tık Tıksız olsun.. Đnsanlar yükselmek için çalışmalılar. Ses ile isim." "Fiyatı da önceden öğreneyim.. ‘Evlere temizliğe gidilir.. "Sonra cayarsan yine haberim olsun." "Tam temizliği anladık da. Görüşmeyeli nasılsın?. Ber'in önünde bulunan gazetelerden birini seçti. "Tanıdığım yok.." sözleri peş peşe sıralandı. "Sen dışarıdaki işleri hallet!" Firmanın ismini garipsemişti... tahmininde isabet kaydetmişti." "Çok iyi temizlik yapıyordun. Evimin temizliğe ihtiyacı vardı.. gazetelerde sürekli çıkan bir ilan dikkatimi çekmişti.. Ya yabancı mısın?." Ber..Secret.

. Nasıl ve neden geliştiğini bilmiyordu... omuzlarında hala acısını duyduğu dişlenmeden kaynaklı ağrıdan. Beyimizin.. vücut yakıcı sıcaklığından. Sert tokat acısı ve duyduğu ağlama sesi ile irkildi..." "Yüz yüze görüşmeyi tekrarlamayacağımı söylemiştim. Bunda da başarılı olduğunu.. Az önce hissettiklerinden Markız’ın bilgi sahibi olamayacağı kanısıyla. Nedeni.." dedi kıskançlık kokuları veren bir sesle." Ber... göğüslerinin aşırı sertleşmesinden. Med’in. şu anda gerçekleştirdiğin olayı da gerçekleştirmemen gerekiyordu. soluk alış verişlerinden de fark ediliyordu. üzerinde pek durmamaya gayret gösteriyordu. Bir süre sonra bu ağrı yerini hoş duygulara bıraktı. ona Med derdik... Demek paranı hep Med’e yediyordun. Muhatap suskundu. arada yanlara kayan yeşil renge dönüşmüş gözbebeklerinden. Ber. Bu olasılığa duyduğu öfke nedeniyle. "Konuşur musun?." .... Hıçkırıkları devam ediyordu... "Sizlere katılma arzumu engelleyemedim. Ber.. "Dilersen senle başka bir zaman teke tek görüşe-biliriz.. Sana göre. duyduğu sıklıklı soluklarından. tüm birikmişlerini ve enerjilerini sarf ediyorlardı. "Sen Med’i tanıyor musun?. daha sonra omuzlarına ve sırasıyla ayak parmaklarına kadar yavaş yavaş ilerleyen ürperişler hissetmeye başladı.. Ne fark eder?.. Bir şekilde ikna kabiliyeti olan birinin onu elde etmesinden. Böyle güzel bir kızı elde etmek için çevresinde dolanan bir çok kişi olabilirdi....." dedi yalvarışlı ses tonuyla.. Markız.... "Ber! Kusura bakma kendime hakim olamadım. Ne zaman tanıştırmıştın?" diye sordu... "Dalga mı geçiyorsun?. Dur-Al Marketinde birlikte çalıştığım arkadaşımla ben tanıştırmamış mıydım?." iletisini Med’e sundu. yüzünde fiziksel bir acı hissetti. onun kendisi dışında başkalarına yönelme olasılığını yok etme amacı yatıyordu." diye sordu. Ama Markız’ın kendisine karşı soğukluğunu hissediyordu." "Sende az değilsin.. şaşkın bakışlarla. Markız’ın sert tokadıydı. " Ber... "Neden ağlıyorsun Markız?.. başına." Ber’in bilinç altında Markız’ın cinsel gereksinimlerini sağlayarak. Ber.. Seni bağlayan ne var ki?. iğnelenmeler hissetti.. Sorusunun yanıtsız kalmasının verdiği telaşla. Hayır!. "Sen!.... "Beni Med’le aldattığını tahmin etmeliydim. o’nun belirli bölgelerinden akan salgılarından..."Derin soluklar alıp veriyor. "Markız!. taktikler geliştirmeye çalışıyorlardı. sanki bedeninden gelmiyordu.. kendi sırtında hissettiği tırnak baskılarından. ekonomik sıkıntısının kaynağını da böylece öğrenmiş olduk... "Benle birlikteyken bile onun adını sayıkladığına göre seni bayağı etkilemiş olmalı. Med’le olan ilişkisi esnasındaki hissedişlerine çok benziyordu.. hatta önlerindeki hafta sonuna kadar idare edecek seviyede doyurmak için." dedi hıçkırarak. Med’i nasıl ve nere-den tanıyordu?. "Nasıl tanımam.. Ber ile Markız arasında standart cumartesi günleri. Bu hissi ve varsa onda oluşmuş soğukluğu yok etme amacıyla elinden gelen tüm çabayı fazlasıyla gösteriyordu Ber.. Kendi cinsel güdülerini bir yana bırakarak. onun elinden alınmasından korkuyordu. Med’i algıladı..." "Med! Bu bana biraz ağır gelecek... ne diyeceğine karar veremiyordu. Sevdiğim iki kişi ile aynı anda." "Onun ismi MedKız değil miydi? "Biz ismini kısaltır.34 Cinsel açlıklarını doyurmak.. Aşırı heyecanı. Alnının iki kaşına yakın kısmından başlayan. kısa bir aradan sonra son haftalarda sürekli kılınmaya başlanmıştı.. "Konuşacak ne kaldı?.. onu mutlu etmeye çabalıyordu." iletisini duyumsadı."diye safça sordu. beyninde aniden elektriksel akım özelliğine benzer ağrı verici çarpmalar.” diye seslendi. Markız’ın çömelmiş vaziyette ağladığını görüyordu..... Ber!." "Med!.. Aşırı zevk duyumsuyordu ve bu.... benim sayemde tanışmamış mıydın?... Arada yeni teknikler.. Ta.. Kalbi durduracak yoğunlukta hazsal duyumsamalardı. Karşılıklı uğraş devam ediyordu... kalp çarpıntılarından ve duyumsadığı doğal vücut kokusundan anlayabiliyordu. “Müthişsin!. kendisiydi.....

. Versene!. birlikte olduğu insana." dedi. Markız’ı kolundan tuttu. oyunu bozardı. Đlk ve son kez birlikteliğimiz olmuşsa da ikimiz de bunun devamını getirmeme sözünü vermiştik birbirimize.. Dikkatsizce söyleyeceği her kelime aleyhine kullanılabilirdi.. "O halde sayıkladığın Med kim?." "Gelmez!" "Telefon aç o halde sesini duyayım!" Ber.Ber. Varolan durumu kurtarmak için kıvırabileceği hiç bir kelime..." "Hem bu ilişkinin bittiğine inanmamı nasıl beklersin?.. Kesin bir yargıya varamadan. rahatlamıştı bu yanıta.. senin bulunmadığın bir ortamda kesinlikle özel görüşmemiz dahi olmadı.. anlam itibarıyla Med ile Markız arasında bir tercih yapması gerektiği teklifiyle karşı karşıyaydı. birbirlerine aşırı bağımlı iki insan olmuşlardı. Markız’a yalan söylemediğini ispatlayacaktı. Med. Yoksa çözümü zor olan binlerce olasılıklar içeren düşünceler oluşacaktı beyninde. baskıdan bunalmıştı." Markız’ın sorusu yanıtsız bırakıldı.. "MedKız’la. Solkol’un el altından verdiği bilgilere göre. her nedense bir takım kişilerle telefonla olan diyaloglarında sessiz moda giriyormuş." Markız’ın ünlemli ve yinelemeli sorusu beyninde yankılanıyordu. Med’in az önceki eylemi.. Ber. "Yemin ederim!" diyerek ekledi. Đmza. Ber.. Suskun kalmak en iyi seçenekti. Markız. Beyanını desteklemek amacıyla.. "Kırk katır mı? Kırk Satır mı?" özdeyişiyle özetlenebilecek kendisi için ölümcül tercihlerdi. Onun yıllardır. Med’den söz etmemeliydi. Sinirden elleri ve dudakları titriyordu... Đkisinden birini tercih etmek istemiyordu... Zor.. onun bazen ilkelerinden taviz verebileceğini akla getiriyordu. Hassas bir ortamdı." "Arkadaşım Med olmadığından nasıl emin olabilirim?" "Kesinlikle senin arkadaşın Med değil!.. duyumsal benzerlikleri zamanla çoğalmış. Yanıtlamadı Markız’ı. En azından ufak tartışmalarda. sinirli tavırlarla evden çıkma hazırlığındaydı.kene gibi yapışır.. Hem Med’le olan tüm ilişkilerini ayrıntılı anlatmak zorunda da değildi.. Markız ısrarlıydı. çıkardıklarını giyinmiş. Yaşama bağlayan iki önemli bağdı bunlar... "Med’in kim olduğunu ve ilişkinizin boyutunu söylemezsen. Gelişmeler ise buna fırsat tanımamıştı. chat yaptığım bir bayan. Markız’ın fiziksel güç kullanmasına ise aynı şiddette karşılık vererek galip çıktı.. Versene!. Med’in. Birinin koparılması dahi yaşamını olumsuz etkileyecekti... Bu ilişkiyi sürekli kılmak ve sağlamlaştırmak için evlendirme görevlisinin önünde imza atmasının gerekliliğine inanıyordu. "Beni burada kaç saat tutabilirsin ki?" diye soruyordu. Bu arada Markız. yine aynı ağlama sahnelerini tekrarladı. Markız’la evlenmeyi düşünüyordu. bundan sonra olamayacağını yeminle destekleyerek Markız’ı teskin edebilir miydi?. Ortak idealleri için ortak mücadele iradesinde bulunmuşlardı. -hele bu senin gibi biriyse.. Bazı akşamlar." "Sözünü ettiğin Med’in benim arkadaşım olmadığını kanıtla!" "Nasıl?" "Karşılaştır." Ber.. bir daha senle asla görüşmeyeceğim ve konuşmayacağım!.. Yalan üzerine kurulu . Doğrusunu söyle kızmayacağım. Düşünsel.. Her ikisini de çok seviyordu. birbirlerine resmen sahiplenmeleri sonucunu doğuracaktı. kıskançlıklarda anında ayrılma olasılıklarını yok edecekti bu sahiplenme. Ber." "Seni inandırmam için ne yapmam gerekiyor?.. Çünkü.. ikisi de kendisi için önemliydi. lüks bir araba işyerinden onu alıyormuş. bırakmaz. bazen beyinsel... bazen telefonla. Markız’ı şimdi engellemezse bir daha göremeyeceği kanısı oluştu. bazen duyumsal yollarla süregelen bağlantılarını koparacağına da inanmıyordu." diye düşündü. söylem hatırına gelmiyordu.. "Benim internette sörf esnasında tanıştığım. Seçenekleri tekrar gözden geçirdi. "Benden herhangi bir kişiye söz edersen tüm bağlantılarımı koparırım!" uyarısını anımsadı.. Med’den söz ederse Med’i. Söz etmezse Markız’ kaybedecekti. Zorla kanepeye oturttu. çelişkili düşüncelerdeydi.. Đki seçenekte. Med’le ilk ve son kez birliktelik yaşadığını.. "Yanıt versene!. Bu isteğini bugün ona açacaktı.. "Mantıklı bir soru.

Bu teklifin arkasından. "Peki. ailen benle çıkmana neden izin verdi?. "Ben de seninle bugünlerde ilişkimiz hakkında zaten konuşmak istiyordum. " dedi. önceden verdiği bir kararı açıklamasının şık olmayacağını düşündü... tanıdık olmayan orta yaşlı bir kadın sesiydi. Dilim varmıyordu... başka biri mi var?. Ayrıca. alnından akan ter taneciklerini gözlemleyen Markız." Markız. Elleri titriyordu.. "Đleride vereceğim yanıt bunu da karşılayacak." dedi gözlerini Ber’den kaçırarak. böyle bir teklif karşısında bocaladı. bunun üzerine. Markız.. "Kardeşim! Lütfen dikkatli çevirin.. Ber’i kırmak da istemiyordu. Sorun değil. Ne diyeceğini şaşırdı. teklifinin karşılığını heyecanla bekliyordu. inatlı ve tekrarlı ısrarlarını yineleyerek." "Neden?. Ber. derler. "Buyurun!. o halde. Bu kez tuşlara tek tek kontrollü bastı. Hem de farklı mezheptensin!. Onunla güzel günleri olmuştu. bu kez özür dilemeden olanca hıncıyla telefonu kapadı.. oluşan tiklerini.. yine rahatsız ederseniz sizi şikayet etmek zorunda kalacağım. Markız... ailemin mezhebine ben karar vermiyorum..." diye sordu... mesleği gereği ilgilendiği boşanma davalarına kaynaklık eden olaylar öğretmişti kendisine. Kısaca. sana söylemeye çalışıyordum." Ber. ona çok yüklendiğini düşünerek. Madem bu farklar vardı... Yanıtlayan.. "Bu kararı vermende seni ne etkiledi?" diye sordu Ber. "Dinle.. "Neden!... "Bir kez daha aramayacağım." "Kalp kalbe karşıdır.." "Şimdiye kadar Mar milliyetçiliği veya mezhepçilik yaptığımı anımsamıyorum." Ber. Fiili birlikteliğini sonlandıracağı bir anda böyle bir teklif geliyordu. Gözleri korku doluydu Sorularının olumlu yanıtlanmasını istemiyordu.." "Başka biri yok. Doğduğum yere. Sen kırsal kenttensin. Oluşan ortam buna uygun değildi. Sonuç alabilmişti.. yapmacık olduğu anlaşılan şefkatli bir ses tonuyla..." "Ben kabul etsem de ailem kabul etmez. Nedeni bu. Ama bu hafta bunu söylemeye kesin niyetliydim." "Đhanetin yanında sıkılmadan nasıl bu kadar ısrarcı oluyorsun. Sağa sola baktı. Başından kaynar sular dökülüyordu sanki. "Birlikteliğimizi sonlandırmak istediğimi belirtecektim. "Şimdilik yanıtlamak istemiyorum.. "Önce sen söylesen?. gerçekleşen cinsel ilişki günü Med’in kendisine vermiş olduğu ve ondan sonra bir çok kez aramakla ezberine aldığı numaraları tuşladı. Ben de seninle bu konuda konuşmak istiyordum. o halde. Kendilerinden olmayanları istemezler.." Ber.. "Yoksa.. Ber. hiç bu kadar kötü hissetmemişti kendisini. ailen ve sen mezhebinize uygun olarak neler yaptınız şimdiye kadar?.ilişkinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu.. "Ber.. Göz kapakçıkları tik atışlarındaydı." "Ailem hem milliyetçi hem de mezhepçidir. Uzun süredir böyle bir teklifi almamıştı Ber’den. Telefon numaralarında bir hata yapma-mıştı. kendisinin sunacağı teklifi. iyice sinirlenen sese dönüşen telefonun ucundaki kadına. Son kez söylüyorum..Yanlış çevirmiş olmalısınız..." diye anlatımına başladı." "Buyur. bu numarayı Telefon merkezinden ne zaman aldınız?." "Aylardır. diye biri yok!. Ber... Mar’lısın." "Ben Ber! Med hanımla görüşebilir miyim?" "Med. Ber. "Senelerdir bu numarayı kullanıyorum.." yaklaşımında bulundu. Burada Med isimli kimse bulunmuyor!" Telefon fihristini kontrol etti." Markız’ı daha fazla kızdırmanın anlamı yoktu. az önceki sese sahip kadındı. kabul edersen seninle evlenmek istiyorum. bacaklarını salladı. Sadece sormak istiyorum. Birlikteliğimizin sonu yok. inanın ki. "Đlişkimizi resmileştirmek istiyorum.. Markız’dan duyacağı hevesiyle." Ber. Telefona sarıldı." diye sordu." "Sana evlenelim teklifinde bulundum." . "Neden?!. son aramasında. ilişkimiz hakkında senin söylemek istediklerin?.. el titremelerini." diye bağırdı. anlamıyorum. özür dileyerek telefonu kapadı." . Ber’in kırmızıya dönüşen yüzünü. Karşılık veren. kendini yorma.

. Birbirimizin.. sorular karşısında terlemişti.. Eskisi gibi para da kazanamıyorsun. Öfkeliydi. Açıkladı.." "Bunların yeterli olmadığını biliyorsun. küçücük mimiklerin ne anlamlara geldiğini dahi bilebilecek aşamayı dahi geçtik." "Gerçeği seni daha çok incitebilir. Ber’i iyi tanırdı." Markız. bir dürüm kebap ikramında dahi bulunamayacak ekonomik bir seviyeye düştüğün halde hala bu ilişkiyi sürdürebileceğine nasıl inanabiliyorsun?. Bırak bir demet çiçeği. oturup bir şeyler yiyemeyeli haftalar oldu!.. Arabanı. gerçeği istemişti. içini çekerek.. Ber.. içine dahi geçemediğin büronu satmana rağmen hala bankaya. Bunu kafana sok.. Çelişkileri giderebilecek gücü de kendinde bulamayacaktı.." "Dinle o halde... gözlerinden akan iki damla yaşla uğurladı onu.. Ayrılma isteğinin gerçek nedenini söylemeden seni bırakmayacağım... Her yanıtı. "Markız!. kooperatifte sana düşen daireni. "Kendime ve sana ve yıllardır süren birlikteliğimize güvene-rek. Köşeye sıkıştırılacaktı. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz. *** . Senin böyle şeyler söylemeni anlamıyorum... Anlamıyorum.. daha fazla kalmasının ve konuşmasının gereksiz olduğunu düşünerek kapıya yönelirken.. bu karşılamayı beklemiyordu. hangi parayla benle ilişkini sürdüreceksin?." Ber.Markız.. Lütfen! Sen de beni anla. "Neyine güvenerek benle birlikteliğini devam ettirme hatta evlenme isteğinde bulunmaya cesaret edebiliyorsun?.." "Bu senin gerçeğin ve dediğin gibi üzücü. ses tonu." "Söylediklerini anlıyorum.." "Gerçekle yüzleşmek bazen üzücü olabiliyor... Yalan söylüyorsun.. onun daha başka sorular yönlendirmesini doğuracaktı. tefecilere olan borçların bitmedi. sözlerinin ilişkide çıkarlarını gözeten bir bayana ait olduğunu düşünecekti. Dışarıda. anlık bakmaların. Her şeyimizi paylaştık." "Sen!." "Senden ayrılmak acısı yanında gerçeği bilmemek de çok acı verecektir." "Eksik olan ne var?." Ber. Markız ne demek istiyordu? Onu tanımasaydı. Anlamıyorum." "Gerçeği mi istiyorsun?" "Kesinlikle. Yanıtlayabileceği sorular değildi bunlar.. Ber." "Evet?.

Ondan Markız’a söz etmesi nedeniyle önceden uyarısında belirttiğini gerçekleştirmiş bağlantıyı koparmıştı veya içselinin yarattığı sanal bir kişilikti...... oyalanma. onda kendisine karşı oluşmuş hoş duyguları yok etmek istemiyordu.. Yine sanal seanslar olacakmış gibi bir çok kez kanepeye uzanıp gözlerini kapatmasına karşın duyumsama sağlayamamıştı. kah uzanarak içsel irdelemeleri nedeniyle harcadığı beyin ve bedensel enerji açığını kapamak. geçmişindeki karanlık noktalar ile geleceğini merak etme arzusu. televizyonu sürekli kapalıyken. Med’in gerçek olup olmadığına yönelik her türlü olasılığı irdelemişti... Gerekli gereksiz kapı çalmalarından bıkmıştı onun. Genelde soyunuk dolaşıyordu evde.. Đkinci olasılıkta kendisini ikna edemiyordu.. Alkollü içecek tüketimi normal sınırlarının üzerindeydi. Zil üst üste çalmaya devam ediyordu. uyarıları neredeyse tamamen doğru çıkmıştı ve çıkmaktaydı... "Efendi!" kelimesi. Sık sık aralarında geçen diyalog içerikleri. Bir ara Artsa’yı ve intiharını anımsamış. Markız’ın kendisini terk etmesinden ziyade en çok buna kızıyordu. Buna karşın.. yaşamına son vermesine ramak kalmıştı. gibi güdüsel motivasyonlarının da etkisiyle. Değişen bir şey olmuyordu. ‘Belirsiz süreye kadar ofise gelmeyeceğini. evini kendisi için Tut-Bırakma Kursevine dönüştürmeden önce bir tefeciden almış olduğu faizli paraydı. bugün. Kap Beye her türden gıda. ağırlık kazanıyordu.. Dışarıda Solkol ve yanında ilk kez gördüğü bir bayan vardı. Hazır getirttiği şiş piliç. Harcanan paraların kaynağı ise. müzik seti uyuma seansları dışında kısık ayarda açıktı. Ama. Bu kısa süre içinde Ad kentine gelmesinden itibaren başından geçen olayları tekrardan yaşamış gibiydi. Elemanı Secret’e.. Duş almaması bir yana el yıkamalarının sayısı bile normalin çok altındaydı. Bu alt olasılık beynini bayağı karıştırdı. Ayırımcı.. Kendisini hayata bağlayan iki varlıktı bunlar. geleceğe yönelik sunduğu sezgileri. Gerçeğe ulaşmak için bayağı güç sarf etmişti. Ber’in evden çıkmaması en çok kapıcı Kap Bey ile çevre esnafına yaramıştı.. Yıllarca çıktığı kızı tanıyamamıştı. Med’le ilgili olan kısımlarda en ince ayrıntılara kadar girerek geçmişin muhasebesini yapmıştı. Bu başka dairelerde oturanlardan daha çok kendisiyle ilgilenmesinde. kısık sesle çalmakta olan müzik setini tamamen kapadı.. kebap gibi yağlı yiyeceklerden sonra el temizliğini çıplak vücudu. duruşması olacak dosyalar ve acil durumlar için ise meslektaşı ve arkadaşı Avyard’la bağlantıya geçmesini. aşağılayıcı ve bunu resmileştiren etiket gibiydi.. Kişisel bakımını önemsemiyordu. yaşanan gerçekliğinde sanal olduğu söyleminde bulunmuş bir yunanlı filozofu anımsadı. Markız’dan olmamak için Med’den olmuştu. Bir süre sonra intihar düşüncesini beyninden tamamıyla silmişti... Zor durumunda kendisini terk etmişti.. dışarı çıkmaksızın evinde geçirdiği dokuzuncu günüydü. Ses çıkarmamaya çalışarak salona geri döndü.. Markız ve Med’den aynı anda olmuştu. Markız ise.. Kapı gözetleme deliğinden baktı. O halde yaşadıklarım ve yaşayacaklarım da sanaldı ve ben bunun farkında değilim. Mağara örneğindeki kişilerden biri gibi yaşıyordu sanki. Ama bunu söyleyip. yok etme.35 Ber’in. Tahmininde yanılmıştı. eritme. Kapı zili!. Bu inançla Med’le daha önceden bir çok kez konuştuğu telefon numarasını yeniden arıyordu. tanımadığı Med’le olan ilişkisinin nefretini farklı kanalla kusmuştu. bahşişler dışında diğerlerinin kullandığı ve hoşa gitmeyen "Kap efendi. bu kararının üzerine çıkmıştı. tümden halüsinasyonlar görmüştü... zaman kavramını yitirmek için duvar saatini masanın üzerine yüzükoyun yatırmış ve kol saatini de çekmeceye kapatmıştı. Evin içi batakhane ortamını yansıtıyordu ve kendisiyle barışıktı. içsel tartışmalarından elde ettiği tüm veriler Med’in sanal olmadığında yoğunlaşıyor.. Geçen Pazar Yel’in "Tık Tıklı Tam Temizlik" firmasından gelen temizlikçi bayana da kapıyı açmamıştı. soranlara işi nedeniyle memleketi Mar kentine gittiğini geliş tarihinin belli olmadığını... hormonsal salgılarını ikna etme. bu kadar sanal gerçeklik karşısında..’ belirttiği günden başlayan bir süreydi bu." yerine "Kap Bey!" demesinin de etkisi var mı?" diye düşünürdü. Evin içinde kah dolaşarak. içecek siparişlerinde üstü kalsınlarla verdiği bedeller birçok kez tekrarlanıyordu. Markız’ın yanında telefon açtığında ilk kez duyduğu kadının daha sertleşmiş ve tehdit dolu sesi dışında bir değişiklik olmuyordu. yutma.. Çiğneme. Birkaç dakikalık . dudak ve çevresinin temizliğini ise diliyle yapmaktaydı. Geçmişte Med’le yaşadıkları sanal ise. Đzlediği yerli dizi ve filmlerde bile duymaktan nefret ettiği bir hitap şekliydi. Gün ışığını görmemek için kalın perdeleri çekmiş. "Yine Kap Bey!." diye düşündü.

"Buyurun!" mimiğinde bulundu. bu kez sakal ve bıyığını kesmesi için banyoya yeniden gönderilmişti. Ardından Ber’i sıyırarak içeri dalan Solkol." dedi. Dediğimi şöyle veya böyle yapacaksın!" Solkol. Apartmandaki sakinlerin başlarına doluşacağı endişesiyle. Bekliyorum!. Duş al!. Solkol ve onla birlikte gelen bayana. "Sen duş alırken ben etrafı toparlayacağım. Solkol. Bazı ayrıntılar dışında sizi bana anlattı. değilim!" diyecekti ki Cupsi’nin konuşmasıyla söz. "Sizinle bu koşullarda tanışmamız hoş değil.. sağ eliyle içeriyi işaret etti. "Ber Bey!. Kirden arınmış ve tıraşlı yüzle geri dönen Ber. "Hoş Bulduk!" yanıtını yalancı konumuna düşmemek için sözleşmişçesine vermediler. Duşunu alan Ber.. Birçok zorluklarla tek başınıza mücadele etmeniz kolay değil tabi ki.. onlara "Hoş geldiniz!" dedi. Buna boyun eğmesi. deli. Ber. "Kaç gündür ev ve cep telefonlarını arattırıyorum!" dedi. Sizi bir yükten kurtara-yım." Solkol’un konuşma edası emredici nitelikteydi." dedi.. aileden veya çevreden hiçbir kötü muamele . Ber’in son sözleriyle cep telefonunu uzatarak. Sağ olsun bir güzellik yaptı. Birkaç dakika konuşalım.. Đnatçı misafirlerine kapı arkasından seslenmek zorunda kaldı "Şimdilik müsait değilim..." dedi. Konuşacaklarımız var. Daha sonra görüşelim!." Solkol’un dediğini yapacak kadar deli olduğunu biliyordu. "Leş gibi de kokuyorsun... Sesin devamı.. Cupsi’nin ruhani sesi onu frenlemişti.... tişört şort giyimi sonrası kapıyı ardına kadar açtı. Mesleğinizin bayağı stresli uğraşlar içerdiğini tahmin edebiliyor ve sizi anlayabiliyorum. Ne yapmaya çalışıyorsun?...." Ber." Ber. Kendisi de bunun farkındaydı ve bu görüntüyü vermekten rahatsızlık duyuyordu..... "Al! Ara!. "Bir dakika içinde hazırlanıp kapıyı açmazsan.... gözlerini Cupsi’ye dikerek." "Bu laflarla geri döneceğimizi mi sanıyorsun!" diyen Solkol’un sesi duyuldu.. "Güvenliği arattırma bana!" Solkol. Zil sesleri kapı vuruşlarıyla beraber sürdü bu kez. Üzerine temiz bir şeyler giyin. "Ben. "Beni yalnız bırakmanı istiyorum. Ziyaretçiler... odaları tek tek dolaştıktan sonra salona girdi.. dilinin ucunda takılı kaldı. giderler. şefkatli bir baba sıcaklığıyla. Ses vermeden.. Bana başınızdan geçen ilginç olaylardan söz edebilir misiniz?. Geçmişe dayalı dostluğumuz vardır kendisiyle. kırıp gireceğim!. birlikte geldiği kadını işaret ederek.. Beklemediği ve istemediği her iki ziyaretçiyi gözleyerek." diye bağırdı. Solkol’u yanıtlamak yerine suskun kalmayı tercih etti.. Biraz bekler misiniz?. "Bu bayan Cupsi hanım. Anlatılarınızın ne anlama geldiğini bilecek kadar psikoloji kitapları karıştırdım.... "Ahıra çevirmişsin burayı. "Hiçbir şey yapmak zorunda değilim. Yel’in gönderdiği temizlikçi bayanı da içeriye almamışsın.. "Tamam! Açacağım.. Beğenmiyorsan çeker gidersin. Teklifinin kabul edilmemesi üzerine kendisine içecek bir şeyler almak için mutfağa yöneldiğinde Solkol’un engellemesiyle karşılandı." Solkol." Ber. Süt dökmüş kedi görüntüsü Ber’e hiç yakışmamıştı. "Neden yanıt vermiyorsun?..." dedi bağırarak. "Ber!. Ben böyle laflara pabuç bırakmam!. "Bana emir veremezsin. burnunun ucunu iki parmağıyla sıkar gibi yaparak..aradan sonra tekrar çalmaya başladı... önüne baka baka banyonun yolunu tutarken Solkol vakit kaybetmeksizin etrafı toparlamak için harekete geçti. Ad kenti Üniversitesi Psikoloji bölümünün derslerine dışarıdan eğitmen olarak girmektedir. bağırtılı konuşmasını sürdürdü.. başkaca talimatların da arkasından gelebileceği kanısını uyandırdı kendisinde." Ber.." Solkol. Benim evde olmadığımı sanıp. Önce kadın ziyaretçi girdi. Ber. Ziyaretçiler onu yanılttı.. Markız.... "Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde... Ayrıca. telefon makinasını alarak sehpanın üzerine bıraktı.. tepkisini ters bakışlarıyla verdi. Solkol. "Geçmişteki kişiliğimi takınırım. haberin olsun!. ısrar mağduru statüsünü kabullenip. psikolog olarak çalışmaktadır.." diye tanıttı.. "Bir şeyler içer misiniz?” teklifinde bulundu. tehdit içerikliydi. Seni ben çağırmadım. diye düşünüyordu Ber. Senle konuşacak. Yine de memnun oldum. beni kırmadı ve geldi.. Solkol. içmeyi boşver Cupsi hanımın fazla zamanı yok. Đç çamaşırla. çocukluğum çok güzel geçti.. Kapıda bekleyenlerden gözlerini kaçırarak.

başını eğerek... soru kendisine yönlendirilmemiş lakaytlığıyla.. "Markız.. Bunu sana daha önceleri de söylemek istiyordum.. "Ajnükgülavnezdem Bar’da solist olarak çıkıyor." " ?!... Kanıt doyurucu gelmemişti. arkasından kederlenmeye değmeyecek biri. Bunu sadece ben söylemiyorum. pislikle barışık yaşamanıza yol açan." "Buna gülerim işte!." "Haber alabiliyor musun?. onun annesinin sürekli ‘daha gelmedi’ yanıtı verdiğini anımsadı. Kanıt desteksizdi." "Bilmediğim bir şeyi mi biliyorsun?." Ber soğuk gülüşlerdeydi.." dedi.. bir temizlik firmasından geçen pazar evinizi temizlemeye gelen Yeleleman isimli bayan da bu ismi sürekli mırıldanarak." "Markız. "Neden?.." Solkol. Maf’ın yeni adamlarından birine aitmiş..görmedim.. Lütfen!." Cupsi...... Sadece okuma yazmayı bileni bile çok yetenekli yazar ve gazetecilerden oluşan bir grubun üzerinde yazı işleri Müdürü yapabilir. çoğaltmamı ister misin?.. "Sizi bu kadar etkileyen eve hapis olunmanızı sağlayan.. belirttiğin yapıda olamaz... garip davranışlar sergilediğinizi en son gelişinde ise içeri almadığınızı belirtmişti. Maf’la çıkıyormuş!" "Yalan söylüyorsun!" "Maf’tan ayrıldığımdan beri hiç yalan söylemedim." diye sordu. "Kanıtı kolay ama riskli olabilir. Bilinçaltım tertemiz. Hadi dediğin gibi barda sahne almış olduğunu kabul edeyim. "Senle bozuştuktan sonra benim işyerinden çıkışını aldı. Onun emellerini gerçekleştirebilecek seviyede olmadığından seni terk etti.. Med kim?... "Markız ile Maf birbirleriyle nasıl tanışmışlardı?... Müzik eğitimi almış veya bu eğitimi almamış olmakla birlikte doğal yetenekleri nedeniyle sesi ve yorumu çok güzel sanatçıların üzerine." "Markız’ın gözleri yükseklerde. "Hani bir ara sana sözünü etmiştim. "Solkol! Markız nasıl?... aylardır." "Markız’ın Maf’la ne ilgisi olabilir?. Akşamları lüks bir arabanın onu aldığından. Örnekleri." Solkol. onun gibiler senin gibileri ancak basamak olarak kullanır.." "Küçük çaplı bir araştırma yaptım. Markız isimli bayan." Solkol.. kendisini terk etmesinden sonra bir çok kez hatta akşamları da Markız’ın evini aradığını. bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan kişileri kitle iletişim araç-ları ve medya kanalı ile çıkarabilir. Solkol. Solkol sayesinde tanıştığım. "O halde bunu geçelim. derin nefes alarak vurucu soruyu yönlendirdi.... Ayrıca. Med isimli bayanla olan ilişkimi duyması üzerine sinirlenmişti..... birine yükselmesi için herhangi bir alanda bel verdiği zaman onun yetenekli veya yeteneksiz olmasının bir önemi kalmamaktadır. Beni kızdırmak için bireysel ekonomik sorunlarımı öne sürdü... sağ koluyla kavis çizer gibi sinirli bir hareket gösteriminde bulundu. Cupsi Hanım size bir soru yöneltti!.." "Evet!.. O. Solkol’un haber kaynaklarının sağlam olduğunu isteksizce kendisine itiraf etti. Yerel yönetim konservatuarındaki eğitmenin söylediğini kendisinden duymuştum Müzikle egosunu tatmin etmek için uğraşırdı. Ailesinin evinden ayrıldı.." "Bilineni bildiriyorsun?. bu döneme gelelim." . "Ama nasıl?." Ber." dedi. "Sodgom Ülkesinde. Bir fazlasını daha kaldırabilirim.." "Haber alabiliyor musun?" "Ber..." Solkol.... Ayrıca.. her alanda etkin boy gösteren Mafya." dedi. ara soruyu bertaraf etmek için derhal yanıtladı.. Ama yanlış anla-şılmaktan korkuyordum. bana Med isimli bir arkadaşınız olduğundan söz etmişti. "SodGom ülkesindeki önemli bir gerçeği unutmuş gibisin.... Maf’la çıktığı konusunda kanıtın var mı?. Araba. inatlaşmanın ortamın esas amacına gölge düşürmesini engellemek için çok sonra söylemesi gerektiğine inandığı bilgiyi verdi...." Ber." "Zaman ve ortam gerçek kişilikleri ortaya çıkaran öğelerdir.. Đçselimde bastırdığım hiçbir anım da yok." "Bunu da duymak hoşuna gitmeyecek!" "Son günlerde duyduğum hiç bir şey hoşuma gitmedi." "Kanıtlayabilir misin?.." dedi. gözlerini bir eğitmen edasıyla. O.. Bir gün bana dönecektir." "Hiç heveslenme derim. "Markız müzik kulağına ve sesine sahip değil.. "Markız’dan sana umut yok artık. Ber’e dikerek.. Maf’ın satın aldığı ve döşediği bir dairede kalıyor." Ber’in gerçekleri bilmesinin yararı olacağına inanıyordu..." "Markız..

" "Adresi yok. iyi görünmüyorsun.. Kesik kesik süzülen damlalar. Solkol. sonuçta şöyle veya böyle ikna edilemediği takdirde Solkol’un kendisini rahat bırakmayacağını tahmin ediyor. Beyninizin içindeki düşüncelerinizi...." "Ondan da öte bir şeydi.. karşılıklı terapilerde bulunacağız."dedi. Solkol’un elleri." dedi. O zamandan beri arada telefonla hatırını sorardı. "Ber. *** . Med’le görüşememekten dolayı içselinde yaşadığın duygu ve düşünceler?. Çiçek falan gönderirdi." "Yani?. Solkol ve Cupsi bunu sezinliyorlardı." "O. "Markız’ın senin üzerindeki etkilerini duyumsayabili-yorum..." Ber. Maf. Cupsi.." "Đkinci sevgilin miydi?. "Đstediğim zaman sözünü ettiğiniz terapileri sona erdirip hastaneden çıkma imkanım olacak mı?" Bu. Onun hakkında bizi aydınlatabilir misin?... yokluk.. bir taraftan da böyle bir kuruluşa gitmesini gerektirecek rahatsızlığı olmadığını düşünüyordu. senin hasta olmadığını ben de kanaat getirdim. "Senin deli olmadığını ben de biliyorum." "Hiçlik. Ama iyi bir terapiye gereksinimin var.."Senin sayende?." "Adres veya telefonu?. Sen ne diyorsun?" "Benim ruhum ve aklım yerinde.. Ancak." diyerek. "Ama. Şu anda yaşayıp yaşamadığımı dahi sorgular oldum.. Đçsel rahatlamalar sağlatıyordu Ber’e. Ber’in ellerine göre daha az titrekti... Đçmesi için gerekli koşullara da sahipti." "Şimdiye kadar nasıl haberim olmamış?. aniden ayağa kalkarak. kendi alanına giren bir konuyu uzman olmayana bırakma niyetinde değildi. bana benden daha yakın biriydi. sesli düşünmeye. duygularınızı sesli ifade etmenizin yararlı olacağını bilmeni isterim. Ber’in verdiği yanıttan dolayı yüzünü buruşturdu. Ber’in terapiyi kabulü anlamına geliyordu. telefonuna başkası çıkıyor.. Bu arada. bir arkadaş gibi belirli saatlerde görüşeceğiz." "Onunla görüşme imkanı sağlayabilir misin?" "Onunla son günlerde bende görüşemiyorum..." "Biraz açar mısın?." "Med benim her şeyimdi.. "Solkol. Solkol’a bakarak endişesini ortaya koydu.. Med konusunda bilgi edinemedik." "Benim mi?" "Evet! Senin sayende." Cupsi. "Bir tane de Cupsi hanıma getir!" dedi Solkol." Cupsi. "Elbette. Zamanıydı... Hasta muamelesi yapmayacağım. Senin ekonomik bozul-ma sürecine girmenden itibaren ilerleme kaydetmiş.. başını sallayarak yanıt verdi. Sert bir tepki göstermek zorunda bırakma beni. Solkol bu uyarıya aykırı hareket etmesinin yararsız olduğunu anlamıştı. gözyaşları sessiz bağırmalardaydı. evine.. Bu kez. Kapağı açılmamış şarap şişesi ve üç kadehle geri dönen Ber’in gözlerinden yaşlar akıyordu.. Cupsi’ye baktı. Şarap şişesini Solkol açtı. "Böyle gidersen daha fazla kötüleşeceksin... Tedaviye ihtiyacın var. Solkol’un sözünü kesti. Cupsi’nin son cümlesini tutmuştu.... Duygusal hıçkırıkları duyulmuyordu ama. içecek bir şeyler almamı engelleme?. yayıldığı koltuktan doğrularak. uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunmaya gereksinimi vardı.. Üç kadeh tekrar dolu moduna getirildi." dedi. onun içmesini gerektiriyordu. Solkol." Solkol’un yüzünde acı dolu bir gülümseme oluştu. "Bizler sana yardımcı olmak istiyoruz.. anlam olarak. Ortam. Markız’ı resmi mercilerde nasıl ifade vermesi konusunda yönlendirmek için ofisine çağırmıştı. Hasta muamelesi yapılmayacağı sözünü de almıştı. Cupsi bu bakışa. gerekli damlalardı. Maroğlu ve adamlarının saldırısından sonrasını hatırla." Ber." dedi Cupsi sevinçle. Her biri dolu kadehini normal içim süresinden önce boşalttı." "Önceleri bağlantıları bu kadar sıkı değilmiş. Cupsi’nin gözetiminde Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde bir süre kalman yararlı olacak. Solkol’a gözle işaret attı. "Aynısından bende alayım..

onları varederek kısmen rahatlamıştı.. Günahla dolu kişiliğini. Telkinleri kulak arkası etmemesine rağmen Med sanal kişiliğinin yerini alabilecek gerçek kişiyi bulabileceğinden o kadar umutlu değildi. Kötü damgalı davranış ve düşüncelerini bir kişilikte somutlaşmış. Kötü yanlarını törpülemişti. bazı yönlerini kendinden sıyırarak sanal arkadaş var etmiş. tüm istek. Med isimli sanal kişilik ile elde ettiği o kadar düşünce ve duygu birikimi vardı ki. Ber’de uzmanların bu gerçeğini kabul etmişti. Bu birinci olasılıktı. .. duygularını karşılayabilecek. Đçsel boşluğunu bir şekilde dolduramayınca böyle bir sanal kişilik ve alem yaratması kendi mantığına da uygun gelmişti. Dışarıdan gelen bir etki gerçek sandığı bu sanal dünyayı yıkmıştı. Sanal dünyasının yıkımı nedeniyle oluşacak boşluğu hissettirmemek için Solkol ve Cupsi ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı. Cupsi ve diğer üç uzmanın hazırladığı rapor örneğini devlet avukatına göstererek. en azından yüzlerce olasılıktan.. Buna rağmen. her iki kişilik birbiriyle savaşıyorlardı. algılayabilecek. doğal ve iyi değerlerini ise Med ismiyle sanal diğer bir kişilikte oluşmuş. kendisini özümseyebilecek.. Bundan bizar olan kadının devlet avukatına şikayette bulunmuştu.. Aynı yapının ve ortamın tekrardan oluşmaması için kendisine hitap edebilecek.. "Ruhsal bunalım nedeniyle yarattığı Med isimli bir bayanın telefon numarası sanarak defalarca aradığını. insanüstü kişilik kompleksini. "Kişisel transa geçerek kendisini hipnoz ediyordu. bir sanal kişilik yaratıp onunla özdeşleştirerek narsist eğilimlere sapmaktan sıyrılmıştı. saatler süren terapiler sonucunda Ber’de oluşan ve resmi rapora da yansıyan sonuç birbirinin aynısıydı. Birçok kez görüştüğünü ve Med’e ait olduğunu sandığı telefon numarasına bir başka bayanın çıkmasından sonra. yarattığı sanal kişilikle tanımıştı. Markız’ın zorlamasıyla sürekli Med’le görüştüğünü sandığı telefon numarasının bir başkasına ait olduğunu ve görüşmelerinin aslında gerçekleşmediğini anlamasının verdiği şokla bilinçaltı duygu ve düşünceler aydınlanmaya başlamıştı. Bayanı rahatsız etme suç kastının olmadığını. düşünceler. Yani. Đstemediği bir sonuçta olsa kesinlik güzeldi. Sonuçta. olumsuz tepki verebilecek istediği gibi bir arkadaş bulamamanın verdiği sıkıntıyla.. Sabahtan beri pek azını bitirebilmişti. Ber’in bazen yoğunlaşan altıncı his ve algılama yeteneklerinin kendisinde oluşturacağı." savunmasında belirtmişti.. Cupsi ve diğer uzmanlara göre her üç olasılıkta az veya çok. Đçselinde duyumsadığı. iyi kişiliğiyle yok etmeye çalışıyordu.. bunların yok olmasına izin vermeyecekti..." Daha bir çok alt çıkarımlar sonuç raporunu süslüyordu.36 Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde geçirilen on beş günlük süre. Đkinci olasılık ise. doğal yapısına aykırı yaşam biçimi ile mesleğinin kendisinde kimlik bunalımına neden olmaması için çift kişilik oluşturduğuydu. yalnızlık fobisinden kurtulmuştu. Gelen ziyaretçileri ve müşterilerine eşlik etme amacıyla sayısını hatırlayamadığı kadar çay içmişti. Evde ve hastanede geçirdiği yirmi dört günlük süre içerisinde her ne kadar meslektaşı Avyard.. Kendi özünü... kamu vicdanı adına dava açılmamıştı.. anlayabilecek kişilerle sürekli görüşmesi gerektiği telkin edilmişti. birlikte veya ayrı ayrı gerçekleşmiş olabilirdi. gerçek sanarak yaşadığı sanallıklardan pişman değildi. şüphe ve irdelemelerden kurtulmuştu. Arzuladığı ve aradığı her şeyi Med’de somutlaştırarak uzunca seneler geçirmişti.. anlayabilecek. arzular.. Üçüncü olasılık. acil durumlarda devreye girerek gerekli yardımları yapmışsa da bizzat kendisinin ilgilenmesi gereken işler yığılmıştı ofisinde.. gerçek aramalara dönüştürmüştü. fakat kabullenip kabullenmeme çelişkisinde beyninin zorlanacağı patlama noktasına geleceği korkusuyla bir kısmını o sanal kişilikte somutlaştırmıştı. Med ve Med’le bağlantılı olayların tümü hayal ürünüydü ve yalandı. Olumsuz etkiler karşısında savunma mekanizması geliştirerek Med ve bağlantılı kişi ve olayları hayal aleminde yaratmış. Bu nedenle kendisi aleyhi-ne. Bir şekilde bunları başkalarıyla paylaşmak istiyordu.

karşılıklı duygu düşünce alışverişinde bulunmak. yıllarca eğitim almış.. su. "Bu tür ilişkilere girmiyorum. Artık mesleğini. duruşma aşamaları ile hukuk kuralları dışında hiçbir şey onları etki altına alamaz. Yaklaşık dokuz kişiye selam vermesine rağmen sadece bir kişi buna yanıt vermişti. Kaldı ki cebi şişkin olan müşterilerin çoğunluğu bu yaklaşımdaydı. vergilerini... sorunun yinelenmesi üzerine. Kaldı ki. Hobileriniz?. bu dosyanın görüşüleceği Yargı üyelerinin geneli. Boşluğunu doldurmak. Maf’la. Bu ‘ne acı bir durum.. Kasadaki nakit paralar ev ve işyeriyle ilgili iş ve cep telefonlarına." demesi de pek etkili olamıyordu. kendi oluşturduğu bireysel etik değerlerine göre yürütme ihtiyacındaydı. Bu durum. bu yapının bozulması gerektiği inancıyla o yapıda artık bir tuğla olmak istemeyeli epey bir zaman geçmiş-ti. Đçini açmak. Mesleğiniz?. gitti. Doğruluğu resmen kanıtlanmamış ama toplumda yaygın bazı söylentiler vardı oysa.... sekreterin birikmiş haftalıklarına. Sıkıntılı yaşam içinde bürolarına git-gellerdeydiler. ‘Daha yumuşak bir söylem kullanmalıyım.. Müşteriler. "Adınız?. Sıradan sorular ve yanıtlar karşılıklı geldi. Son aylarda gelen işlerden elde edilen paralar. araştırma yapmak. Gözlerini Secret’in gözlerine anlamsız şekilde diken Ber.... Bunun muhasebesini birçok kez kendi kendisine yapmıştı.Eleman Secret. Masasında bekleyen dosyaları inceleme güç ve enerjisi kalmamıştı. rast gele seçtiği isimlere "Merhaba!" dedi. büro kirasını dahi ödeyememe sonucunu doğuruyordu. olumsuz olasılıkları hatırlatmasaydı bir çok işten olmayacaktı. Aynı şekilde hareket edemeyen.. dikkatini dağıttı.’ diye geçirdi içinden Ber. Bu durumlarda istediği muhatabı bulabilmek kolay değildi. Yarın bakarım. yakınlarına danıştıkları işler konusunda bazı meslektaşları gibi kesin olumlu karar alacağı doğrultusunda garanti vermiş olsaydı ve bazı gerçekleri.. elektrik. Đşçi Sendikasıyla. Belirli kişilerle bazı ilişkileri yürüterek istenen sonuçları alan bazı avukatlar nedeniyle tercih edilen avukat. Bu ilişkileri kendiside bir zamanlar Maf’la yürütmüş ve tanık olmuştu. Dosya içeriği. müşteri kaybına neden olacağı ve sonuçta büro kira parası dahi ödeyemeyecek konumdaki avukatlardan olacağı korkusu tartışmasını engelledi. Bu hatırı sayılır çoğunlukta gerçekleşmişti. devletin aldığı değişik isimlerdeki vergi ve harçlara. bunları bağıra bağıra bu yapıyı sunmasını isteyenlerin yüzüne haykırmak istiyordu. Ber. hukuk kurallarını. maddi sorunlarını çözmese de ruhsal doyum sağlıyordu kendisinde. avukat tutulmadan bazı görevlilerle bağlantı kuran kişiler veya bir şekilde bu ilişkileri yakalayan kişiler bir avukatın hukuk kuralları çerçevesinde elde edemeyeceği kadar olumlu sonuçlar elde etmeye başlamışlardı... Verilen avanslar o işten alacağının yarısı bile etmiyordu.’ diye düşünerek.. hangi yolu kullanırsa kullansın ‘iş bitirici avukat’ niteliğini taşıyan kişilerden olmaya başlamıştı. Ayrıca gelen müşteri adaylarıyla. Legal XYZ partisiyle arayı bozmasaydı.. işlerini bitirinceye kadar oyalıyor. Bu genel meslek ve etik kurallara da benzerlik arz ediyordu. işleri bitiminde de bakiyeyi alamıyordu. Aynada kendi yüzüne ve gözlerine rahatlıkla bakabiliyordu. Hatta.. Bu anlamda hukukçuların genelinin düşüncesini taşıyordu. "Đyi olur. Ber. diye düşünerek yanıbaşındaki etajerin üzerine koydu. toplum nazarında ikinci plana itilmesine neden olmaktaydı. Yaşınız?. çay getirip götürmekten bitap düştüğünü. Bu duyguları. "Çayınızı soğutmuşsunuz. Konuşmak istiyordu.. değil. Birçok kez "Bazı meslektaşları gibi neden hareket etmediğini" söyleyip dururdu kendisine. mesleğin ve bireysel ve toplumsal etik değerlerin etkisinde kalan çoğunluk avukatın bu şekilde çalışmaması. Bundan sonra almak istediği işlerde öncelikle alacağı ücreti garantiye almalıydı.. nakit dışı alışverişlerde kullandığı kredi kartı ödemelerine yetişmemişti. Bağlantıyı kurdu. Yenileyeyim mi?" diyen Secret. Yargı Başkanı ve devletin avukatı bu tür tekliflere sıcak bakmayanlardan oluşuyor. Ama en azından onurlu duruyordu ve kendisiyle çelişki yaşamıyordu.... ofis ve ev giderlerini tam olarak karşılamakdan uzaktı. zorunlu aylık sigorta primine.. Ber’in para kazanması için uğraşıyordu.. Bireysel etik değerleri bazen nüksetse de paraya olan gereksinimleri sessiz kalmasına neden olmuştu. Haksız rekabeti doğuran ve gerçek hukukçuların alt planda kalmasına neden olan bir durumdu bu... yasaları iyi bilen ve yorumlayan. Bunlara müthiş bir arzu duyuyordu.. Đnternete girmeye karar verdi. ve aylık mağaza borçlarıyla. hukuksal bilgilerle kendisini güncellemek zorunluluğunu hisseden avukatların. mesleki yaşamı süresince sürekli inceleme. bir sözle ifade etmemişti. bina aidatına.. kırtasiye giderlerine. Bunun...." . Bulunduğunuz yer?. bu yönüyle müşterisi yararına çıkarımda bulunup sonuç alan.." diyerek olumladı isteği. Solkol. aldıran...

. boyun bükme." dedi Ber buz gibi bir sesle. Devlet Alacağını Tahsil Eden Görevli sizle görüşmek istiyorlar!" Ber. "Buyursunlar!" dedi." dedi. Yalnız büroda bulunan mallar üzerinde sizin hacziniz dışında devlet sigortasının var. Son günlerde birkaç firmanın usulsüz kredi kullanımıyla hazinede doğan boşluğu doldurma görevi biz bireylere verildi." dedi. Secret’in içeriği sert olan yumuşak sesi duyuldu. "Üç tebligat var. gide gele kendiliğinden oluşan samimiyetle. Ödenecek vergilerle yurt savunmasına da katkıda bulunacaksın. Malum ekonomik kriz bir avuç azınlık dışında toplumun her kesimini oldukça olumsuz etkiledi. Bu isteğini gerçekleştirmek için ofisten ayrıldı.. Büyük kısmı bankalar ile genelde boşa verilen kötüye kullanılan teşviklere. Yinede bir şeyler yapın." şeklinde vermiş olduğu rapor nedeniyle dosyanın iptal olması.." "Savaş konusunu sizle tartışmak istemiyorum.. Ber. "Ber Bey! Posta memuruyla.. "Bana ödemede bulunacaklar.. Aslında galiba bizler vergimizi devlete vermek yerine. .. 37 Ber’in.. yada ofisindeki malzemeleri haczedip.. birkaçının da borçlu ile elele vererek kendisini devreden çıkarması. diye düşünüyorum bazen.000. Ödenen vergilerin ufak kırıntıları ancak topluma yansıyor. "Avukat bey!" diyerek başlangıç yaptı. Bugünde gidiyorum. Devlet adına tahsilat yapan görevli. Ayrıca dört bankanın haczi var... alacağından olduğu gibi iki yıl da hapis cezası almıştı.. Her yönüyle aleyhine işleyen süreci barındıran on bir ay. parasal durumu iyi olanların ise bu bahaneye sığınarak ödememesi. Bundan menfaatdar olanların elini kolunu sallayarak dolaşıyor olması da canımı sıkıyor." dedikten sonra ayrıldı salondan." "Ödeyecek param yok. Ezberledim gide gele... Posta memuru önce geldi... borçlunun imza itirazı üzerine Büyük Kent’deki Đmza Đnceleme Grubunun verdiği. parasal değerde görülüp haczedilen ve depoya kaldırılan eşyaların satışının o ana kadar yapılan ve çoğunluğu devletin kasasına giren masrafları dahi karşılamaması. posta görevlisi çıkışı akabinde boy gösterdi." "Avukat bey!. karşılıksız krediler ile her çeşitten yolsuzlukların oluşturduğu açıklara gidiyor.. adresi bilinen borçluların mallarının değer ifade etmemesi.. Yoktan da var edemem.dolar değerinde olan dosyasında." dedi. bonoda bulunan borçlu imzaları arasında benzerlik bulunmadığından ve kuyruk eğiriliğinden imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmıştır. sizlerden alınan vergilerle ancak ayakta kalabilir. üstüne üstlük borçlunun Anti-Hafif Mahkeme’ye ‘sahte imza kullanılmıştır’ vaki şikayeti üzerine suçsuz SağMüş’ün.." dedi tahsilatçı. "Borçlunun örnek imzalarıyla. ondan alma bundan alma n’olucak bu devletin hali?..Eve gidip uyuma isteği duydu. hadi hayırlısı... Ber’ce bilinen konuşmasına başlamadan. Đcra takibi dosyalarından birçoğunun borçlusunun adresini değiştirmiş olması. "Artık bu kez son. Şef beni çok sıkıştırıyor.. Faize para aldığım tefeci sivil kişinin haczi var. acındırma seanslarına girmeyi kendisine yediremedi... "Anlıyorum ama devletimiz. Özelde BireyMalDen-YemDomMedy Holdingin ve irili ufaklı birçok şirketin. Savaş hali var. "Son zamanlarda avukatlara götürdüğüm tebligatların çoğunluğu mesleğiyle ilgili değil. çözülen dosyaların da ufak değerde komisyon bırakması. "Takdir senin.. Ödeme yapacak mısınız?.. Manevi yönleri de var.... kolaycılık olur. birkaç iyi para kazandıran müşterilerinin kendi onurunu zedeleyici davranış biçimi sergilemeleri nedeniyle işlerine bakmaktan vazgeçmesi.... ya ödeme yapacaksın. Her gelişinde sürekli tercih ettiği koltuğa kuruldu. Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezinde kısa süren tedavisinin üzerinden on bir ay geçmişti. Bu muhabbetler güzel de... yakında tekrar gelmek istemiyorum. ikisinin vefatı ve mirasçılarıyla anlaşamama nedeniyle el çektirilmesi ve daha birçok nedenle özellikle 50.. depoya kaldırmak zorunda kalacağım.. neredeyse her bireyin yıllık gelirinin yarısından fazlasını sövüşlemesi nedeniyle oluşan ekonomik kriz nedeniyle çok az sayıda kalan müşterilerinin ödeme yapamamaları. direk bu şahısların hesaplarına yatırsak da hiç olmazsa ara masraflar olmasa.. sözlerini yerine getiremeyince size mahcup oldum." "Tamam lütfen sayma!.

Güya "Kendisini bir konu görüşmek üzere evine davet etmiş ve bir şekilde ikna ederek iradesi dışında cinsel ilişkiye girmiş. futbol maçını izlemekten vazgeçtiler. "Teklifinizi kendisine ileteceğime emin olun. Eve gitmeli ve uyumalıydı. Işıklı tabelada... Üst üste gelen sıkıntılar gerçekliklerini daha ağır hissettiriyordu. gerçek alemdeki olayların. dava dilekçesinin açıklama bölümünü okuyunca yüzü kızardı. davadan söz ederek. masada bulunmayanlara görünmeyen gölgelerdiler. Telefon bağlantısı kurulmuştu.... bedensel. Kabul ederse sizi arayacağım. Dava.. Fakat.." "Seyirci yurttaşların çoğunluğu." dedi. "Gerekli kararları almak ve uygulamak için zamanımız kısalıyor. kişilerin." "Yararsız gibi görünüyor. Sıkıntılar.. Tebligat zarfının üzerinde avukat veya borçlu olarak değil. şaşkınlığını sesli kahkahalarla boşaltmaya çalıştı. hipnozun sonlanmaması en büyük dileğimiz. yüz yüze geldiğimizde kendiside yanıldığını anlayacaktır sanırım. Lafı yarım kalan kişinin korktuğu gerçekleşiyordu.. Yansı isimli tanıdığı bir bayan hiç olmamıştı. Birşeyler yapsınlar. tavırları." "Duyumsamaları artıyor.. Aksi halde derin uyku sayılmazdı. Sahanın ortasında kurulu yuvarlak masada on bir kişi kendi aralarında karşılıklı bilgi.. Takımlar oynarken. hamile kaldığını öğrendiğinde kürtaj yaptırmak için doktora başvurmuş. Yoksa.." "Amigolardan yandaş olanlarımızı uyarın. Bu tür durumlarda uyku. Posta görevlisinin bırakmış olduğu belgeleri incelemeye başladı. Ber.... her uyuyan gibi. Etkin araçlarımız. iddiasında çok ısrarlı olunca böyle bir dava açmak zorunda kaldım. "Peki bu bayanla karşılaştırma olanağınız var mı? Belki de beni başkasıyla karıştırıyor. konuştuklarımızı duymaya çalışıyorlar.." özetle belirtiyordu. dava dilekçesinde davacı Yansı’nın vekili olduğu anlaşılan Avukat Avyansı’nın telefonunu aramasını. Ber. yani kendisinden söz ediyordu. "Özür dilerim ama Yansı hanım benim uzaktan akrabam olur ve dürüst bir bayandır.. içindeki dilekçeyi okumaya başladı. Ber. Yansı isimli bir bayan tarafından kendisi aleyhine açılmıştı. dayanacaktı... seyirciler oyuncuları izlerken masadakiler.Đkram edilmiş olan çaydan son yudumunu aldıktan sonra "Hayırlı işler!" diyerek ofisten ayrıldı. Dayanmalıydı." Sezgiler güçlüydü. Kendisini milyonlarca seyirciyi barındıran bir futbol stadyumunda buldu. Ne onların toplantıları engelleniyor. doktorun kürtaj olduğu takdirde hayati tehlike riskinin ölümle sonuçlanacak kadar yüksek olduğunu belirtmesi üzerine doğurmak zorunda kalmış olduğunu. "Birkaç kişi bizi fark etti." . *** Gündüzün yorgunluğundan kurtulmak. Toplar ve oyuncular onların içinden geçiyordu. Futbolla zihinsel kontrol hipnozumuzun Arjbool yurttaşları üzerinde etkisi git gide zayıflamakta olduğunu beyan ederim. Seyirciler ve oyuncuların hatta hakemlerin gözleri ise onları görmede özür sahibiydiler. Đki futbol takımının çetin karşılaşması vardı. Zihinleri. bir kaç tane olduğunda değer ifade etmiyordu. Gerekirse olay çıkartsınlar." dedi. Galiba isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla kendisine gönderilmişti... ne de onlar futbol oyunlarını.. Yeni hipnoz yöntemlerini harekete geçirinceye kadar. "Varol" isimli yeni doğan çocuğunun babasının Ber olduğunun karar altına alınması istemli bir davaydı... bunların yalan iddialarla dolu bir dilekçe olduğunu ve davasına baktığı kadını tanımadığını belirtti. Diğer tebligata bir anlam veremedi. Zarfı açarak. Secret’den rica etti. Buna karşılık Avyansı. On bir kişinin dışsal görünümü. üyelerimiz onların zihinlerini artık kontrol edemiyorlar. Derin uykular.. Avukat Ber’den. dikkatleri dağıtsınlar!. Direk bizi gözetleyip. Fark edenlerin sayısı çoğalıyor.. yakın olacaklar daha erken hissediliyor ve ağızdan dökülüyordu." diyerek. Samimi ilişkileri olmayan Avyansı’ya. Bu kural Ber içinde geçerliydi. davalı olarak gösteriliyordu.. Arjbool Ülkesinin stadyumu olduğu yazılıydı. yumuşatmaya gayret ettiği ses tonuyla. Ad kentinde kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir avukat yoktu.. Yuvarlak masada bulunanların en kıdemlisi. Đki tebligat yine banka borçlarıyla ilgiliydi. rüyasız olmazdı. belge alışverişlerinde bulunuyorlardı. nesnelerin değişik görünümlerle yansıdığı rüyalar alemine irade dışı dalmıştı.. giyimleri değişik grupların temsilcileri olduklarını fark ettiriyordu. ruhsal ve zihinsel dinginliğini geçicide olsa sağlamak için uykuya dalan Ber. kestirip attı Avyansı. en iyi ilaçtı.

Seyircilerin tabi olduğu grupların yönetici ve başkanlarının emirleri yeterliydi. Önceki stadyumdan farklı yönleri vardı.." bastırmak istiyorlar. rüyasında Arjbool Ülkesi yurttaşlarının canlı ineklerden kopardıkları parçalardan birini kendisi de kapmak için uzandı." "Son bir çare kaldı." "Gerekli talimatlar verildi. Onlar kadar yırtıcı olamamıştı." "Ülkede dansöz kalmadı efendim... Đstihbarat kaynaklarımız bu yönde rapor sunuyor. Hipnoz çok güçlüydü. seyircilerin küfürlerini kelimesi kelimesine anlayabiliyordu. efendim!" "Evet!." "Dansöz striptizcileri çıkarın." Ber.. Birbirleriyle enerji alışverişlerini negatif kılın." "Son kararınızdan olumlu sonuçlar alınıyor efendim.... Kıvırsınlar. asilikti. Eline bir şey geçmemişti.." "Midesel açlıklarını bizleri yiyerek. Ferman padişahtan çıktıktan sonra sodgomlaşırdı.... Yuvarlak masada bulunanlar bilgi ve belge. bizler de başka hipnoz tekniklerini etkin kılma açısından zaman kazanmış oluruz. Onlar kutsaldı ve ne kendileri nede arada ayaklarında bulunan top onlara değmemeliydi......." "Büyük şefle bağlantıya geçin. Seyircilerin büyük çoğunluğu. partisel örgütlere üye veya sempatizandı. Konuşulan dili.. Sempatizanlarımızdan fiziği düzgün olanlarına dansöz kıyafetleri giydirin. Beyinsel etkileşim sağlayarak cinsel.." "Đstedikleri et ve . Bu futbol sahasını daha önceden görmüş gibiydi... Oyuncular. bir şeyler yapsınlar işte.... Birden kendisini başka bir futbol sahasında buldu." "Demokraside çareler tükenmez.. ‘Amir yanlış yapsa da ona itaat farzdı. Takımlara.. Đçlerinde ekmek alabilecek kadar zenginleri hala var. görmek." "Yandaş olan hırsızlarımıza gerekli uyarıyı gönderin. Ne yapmamız gerektiğini sorun!. Çünkü... Seyircilerin büyük çoğunluğu.. hakemlere." "Bireylerde bizlere karşı oluşan bireysel negatif enerjinin kitlesel enerjiye dönüşmesi engellenemiyor. alışverişindeydi.. Onlarla uğraşırlarken. Kıvırtmalar onları bir süre oyalar. oyunculara....... Daha önceden halk tarafından telef edilmişlerdi. midesel açlıklarını daha etkin hissettirin. önceden duyumsayamadıkları açlıkları kısmen açığa çıktı. Rüya devam ediyordu. Önceki rüyasında gördükleri kısmen yineleniyordu... onları duymak ve duyumsamak yerine futbol oyununu izlemeyi tercih ediyorlardı.. !Ferman . Mideleri dışında bir şey düşünemesinler... Bu arada her olasılığa karşı güvenlik tedbirleri artırıldı. Oyuncular.. Bireylerin ceplerindeki paraları tek kuruşuna kadar çalsınlar!" "Emriniz uygulandı efendim.. Onlar Arjbool kaplanıydı.. yuvarlak masada bulunanları izlemek... Evet.. Aksine hareket fasıklıktı... Đnekleri canlı canlı parçalayıp yemeye çalışıyorlar."Bizi duyumsuyorlar. efendim.." "Son durum da iç açıcı değil. Ama cinsel güdüleri hala tatminsiz. Efendim!. Kendisi ise SodGom ülkesi kedisiydi.... onların olduğu bölüme geldiklerinde çevrelerinden dolaşıyorlardı." "Sizi dinliyoruz efendim!" "Futbol hipnozun bozulması sonucu.." "Bireyler arası telepatik ilişki kurmalarını engelleyin.. Hayvan sayısı az olduğundan birbirlerine düştüler." "Yalnız. belirli sivil." "Bize karşı saldırıya geçecekler. seyirciler.." "Evet efendim!" "O halde futbol sahasına bizlerin sayısı kadar inek salın.." "Son durum?.. burası kendi ülkesi olan SodGom'un en büyük futbol stadyumuydu... cinsel güdülerini ise bizleri ".. Zihinlerindeki kin ve öfke gözlerinden okunabiliyor.. seyircilere ve saha ortasında bulunan yuvarlak masada bulunanlara aşina gibiydi. SodGom Ülkesinde toplumun Lidere itaat etmesi geleneklerinde vardı. kamusal. Yönetsel uygulamalarımızın çoğunu kendilerine yönelik işlenmiş suçlar olarak düşünmeye başladılar.. duymak bu gücü eksiltmi-yordu. Bireyselleşme yoktu. hakemler yuvarlak masayı görebiliyorlar ve duyabiliyorlardı...

onun can çekişmekte olduğunu duyumsatıyordu.. Đyi duygular. Toplumda yaygın olan söylenti. Hırıltılı sesler. ruhsal evrimine uygun baykuş görüntüsü almıştı. Baykuş tiplemeli görevli. ben yanıtlayacağım ortalığı velveleye vereceğim. Öyle de yaptı. "Sen yanıtlamazsan. Baykuş’un yüzüne yapışık kutsal kitabı çıkarmaya çalıştı... Baykuş bakışlı adam üyesi bulunduğu grubun liderinin tepkisel söylemi gölgesi altında rahatlamıştı. gören kişilerin yakınlarından birinin veya birilerinin veya kendisinin öleceğinin sinyaliydi. Suskun kabullerdeydi. Koltuğundan kanatlarını çırparak yükseldi. "Resmiyette Büyük başkan görünsen de benimle bu şekilde konuşamazsın.. Saldırıyı bertaraf etmek için yanında cisim aradı el yordamıyla. En son soygunu gerçekleştiren BireyMalDen-YemDomMedy holdingin ve birçok firmanın neden olduğu ekonomik krizin Devlet. Her şey aslına dönerdi. Onun daha güçlü kutsal kitaplar okuyarak kendisinde her türlü okuma ve üflemelere karşı bir zırh oluşturduğunu anımsadı. Onun gerçek yüzünün ortaya çıkması kendisinin de gerçek yüzü hakkında gören bazı gözlere ipucu verebilirdi. "Devleti ve milleti soyup soğana çeviren holdingi isteseydin engelleyebilirdin. onu yerinden kaldırmaya çalıştı. Havada saldırı uçuşu yapmakta olan baykuşlaşmış görevliye sert. Aksi halde. Kutsal kitabın fiziksel gücünü kullanmalıydı.. dağlar bizimdir!’ deyişi içki masalarında kullanılan nostaljik bir mezeydi. "Sayın Büyük Başkan!.. Ama ortam bu duygularını bastırmaları gerektiğini tüm görkemiyle sunuyordu. Bir kitap eline geçti. . bu kez hem kendisinin hem de başkalarının ölüm habercisi olarak anılacaktı. Liderliği.. Baykuş tiplemeli görevlinin görünürde lideri. Büyük başkan yanıt vermeliydi. Sodgom ülkesinin üst düzey saygın yöneticilerinin bulunduğu yuvarlak masa toplantısı önemliydi ve seyretmeyen seyircileri de ilgilendiriyordu.. Bu kitap ilk kez bu kadar etkin oluyordu. Yoksa. Bir cins kuş görünümlü şahıs yanıt vermedi. toplumda ölüm habercisiydi." diye bağırdı. Başının üzerinde SodGom Ülkesinin Büyük Başkanı yazılı ‘resmiyetteki büyük başkanı’ gözleri inatçı parlaklığında. Baykuş. SodGom ülkesi ileri gelenlerince düzenlenmiş kutsallık atfedilen bir kitap eline geçmişti. Ek yanıt sundu. Baykuş tiplemeli görevli. Bunun olması da doğru değildi. can havliyle bağırıyordu. Baykuş. Beni suçlayamazsın. "Göremiyorum!.. Baykuş'un. Resmiyetteki büyük başkanın üzerine saldırı amacıyla inişe geçti. Baykuş'u görmek veya ötüşünü duymak. Aksi halde topluma ve bireylere zarar verenlerin son operasyonlarını onaylamak anlamına gelecekti. Başkan saldırıyı karşılamak zorundaydı...padişahın. Bu görünüm. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. başını çevirmeden gözbebeklerini kaydırarak kendi liderine baktı. dışsal bir grubun logosuna uygun bir görünümdü." ifadesini yansıtıyordu. yapışkan maske gibiydi. Bu saldırının sonuç elde etmesi kendisi dışında tüm Sodgom ülkesi bireylerine daha fazla zarar verebilecek boyutlardaydı. Đçindekileri okuyup ona üflediğinde bir sonuç alıp alamayacağı tereddüdü duyumsadı. Görüntüsüyle uyum sağlayan seste çıkarıyordu. Etkilenmeyecekti.. baykuş görünümü aldı. Lütfen konuşmanızı düzeltin. Atılan kitap hedefin yüzüne yapıştı.. kişilik bozumuna uğranılmadığı takdirde zaptı zordu. Azınlık iyilerin iyi duyguları her nasılsa bugün olabildiğince özgürdü. Görevli... Lider. Bu bakışlar. bağırarak söyleniyordu.’ Böylece Arjbool ülkesindeki sıkıntıları yuvarlak masa çekmiyordu. Toplum ve birey üzerinde ki etkileri tartışılıyordu. Soluk alamıyorum!" diyerek haykırması üzerine lideri."diye.. Başarılı olamadı. Baykuş’un yanıtı ve gözleri saldırı pozisyonundaydı. tavizsiz bakışlarla bir cins kuş görünümlü yüze sahip "Kendine Bakanlar Grubu" Üyesi görevliye... Zincirlerini kırardı.. Buna tahammül edebilecek genişlikte değildi. onun nefes almasını ve görmesini sağlamak zorundaydı.. Diğerlerinin olmayan zincirlerini kırmaya çalışıyordu. Ses tırmalayıcıydı. onun yaşamasına bağlıydı. Çünkü. Maskeyi zorlamak altındaki yüz maskesinin de çıkmasını sağlayacaktı. bir çoğunun cebinden çıkan paraların hesabı bugün soruluyordu. Đçlerinde iyi ruhun az çok etkisi altında kalan azınlıkta kişilerde vardı.. Kutsal kitap. kendinize gelin!" dedi. tepkisel söylemini sunmakta gecikmedi. Meşru müdafaa zemini oluşmuştu. fakat estetik bir şekilde fırlattı kitabı. "Terbiyesizlik yapma!" diye bağırdı. saha ortasındaki masada... Baykuş yere düşmüş.. Konuşmana dikkat et.

. Đşgal için elverişli ortamlardan birini de SodGom ülkesi bireylerinin açlığı sağlayacaktı. çıplak gözleri kadar çevreyi gözlemleme yetisine sahip olurlardı.. Doyurucu değildi. bu duygularda yoğunlaşan bireylerin her biri birbirinden bağımsız... Aç yurttaşların bağlı olduğu grupların liderleri dahi üyelerini bir aşamadan sonra hipnoz edememe riski taşıyorlardı.. Aradaki boşluklar bir şekilde başka şeylerle doldurulmalıydı. Öncesinde yerli işbirlikçilere ortam sağlanarak hazinenin boşaltılması sağlanmış.. Organize suçların cezası ağırdı.. tek başına patlamaya hazır bir bomba olabilirdi. daha önceden de bir çok kez bir çok delikler açılmıştı. Raporlardan sapmayı getirebilirdi. kırmızı kurdele ile onların gözlerini ve zihinlerini bağlamakta. ağız hizasında bir delik açarak. O an. . gözlerinin görmesi ve soluk alabilmesi için üç delik açmalıydı. yeşil. ana düzenlemenin işlerlik kazanmasını sağlamışlardı.. aşırı açlık tehlikeliydi.. siyaseten bağlantısız. Ama. düzensizlikten iyidir. Delik açanlar cezalandırılmadığına göre korkacak bir şey yok. Ülkenin en ücra yerleşim biriminde bulunan birey dahi. Aç mideler uyarıcı oluyordu.. birbirlerine düşürerek oyalanmalarını sağlamada dahi başarılı olamayabilirlerdi. Hatta.... Uluslararası Düzenleme Genel Merkezinin alt kollarından resmi ismi "Uluslararası Tefecilik Merkezi" gerçek ismi "Her şeyinizi parayla satın alırım" olan finans kurumuyla bağlantıya geçildi. kötüydü. yani baykuş tiplemeli insan haline dönüşmüştü.. O sadece ‘açım!’ demişti. Bu kez bazı ayarlar farklı tekniklerle gerçekleşiyordu. yandaş olmayanlara da ekonomik korku salınarak geri çektirilmişti. Düzenlemelerde sapma meydana getirebilirdi.. sarı. Gözleri hizasında iki delik. Hemen organize suça girdirilebilinirdi. Futbol stadyumunda bulunan seyircilerin bazılarından bireysel çatlak sesler çıkmaya başlıyordu. Yanıt.. siyah. diyeni neden cezalandırdınız?. görmesini ve soluk alıp vermesini sağladı yandaşının.. diye düşünerek rahatladı. Dönüşüm yeniden başladı.. Koşulların bazıları. Şimdi ne yapılacaktı?. sosyal ve siyasi amaçlarıyla çelişecekti. Birlikte karar alımı önemliydi. Üst grup çatışması yurttaşlara yansıyabilirdi. Bir ceza yerine bir lokma ekmek verseydiniz" sorularını sorabilir. Bazıları korkudan sesli ifade etmese de bir an gelir. Bundan sonraki raporların uygulama alanı bulması gerekiyordu. Finansın bağlı olduğu grubun raporlarına uyum sağlanamayacaktı.. Ama. Son ekonomik kriz darbesi yurttaşların midesine balyoz gibi indirilmişti. mavi. anlayışında düzenleme grubunun bazı bölgeler için istediği şekilde düzenlediği raporların uygulama alanı bulabilmesi için istedikleri an geri alabilecekleri demokratik kurallardan bazılarının da yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Sapma yoktu. Onlardan izole edemeyebilirlerdi. SodGom ülkesine girmiş yabancı sermaye. Kurdeleler arkasında kalan gözleri. Sonuç pek olumlu değildi. Halkın aşırı tokluğu kadar aşırı açlığı da. midesinin bir kenarında ‘yedek olarak bulunsun n’olur n’olmaz’ diyerek hala hazmedilmemiş halde bekletilen yiyecekler dahi kusturulmuştu. Var olan düzeni az yara ile sürdürücüydü... Toplum. Demokratik bazı kuralların tam uygulanması içerikliydi. Fiiller ve failler sayısızdı. Ama. Rapor işgali emrediyordu. Bu sayı git gide artıyordu. Gözbağı olarak bağlanan kırmızı. "Açım. Ortam arzu ettikleri ve düzenledikleri gibi gerçekleşmişti... Alt düzenleyiciler sessiz kalarak. Yine önceki haline. Bireylerin cebinden çıkan paraların bir şekilde onları yerden kaldıracak kadarıyla yerine konabilmesi için büyük meblağlı borçlar vermeleri kendi ekonomik. Yeşil kurdele." sözünü masada bulunanların tümü özümsemişlerdi. SodGom Ülkesi yurttaşlarının lehine idi. renkli kurdeleler renk değişimine uğrayabilir. Olan olmuştu. Düzenleme grubu böyle buyurmuştu. Bu duyguları taşıyabilirdi. Akıllarını ekmek ve domuzla mı yemişlerdi?. ticaret hukukunda tanımı yapılan basiretli iş adamları girmezlerdi. Önce ürktü.Kutsal kitap yüzünden çıkmıyorsa.... Yeni Dünya Düzeni. ‘Kitapda bir kez delik açmaktan bir şey olmaz’ sözü literatüre girmişti.. "En kötü düzen.. Bütünleştiriciydi. Başkaca bireylerin ve grupların desteğini almakta zorlanırlardı. Aşırı doygunluk da tehlikeliydi. Aç insanın açlığı süreklilik kazandığında birkaç aşamadan sonra gözleri şahin gözleri işlevi gibi keskin ve derin görmeye başlardı.. organizesiz bireylerin tek başlarına aynı içerikte sözcükleri kullanması ve "açım!" demesi düzen için risk taşıyıcıydı. Kitap kutsaldı ve üç delik kutsallığa hakaretti. "Açım!" diyen belirli bir gruba sahipse yasalara göre cezalandırmak kolaydı.. Bireylerin açlığı kendi açlıkları değildi.. Fakat bir taraf için iyi olan bazen diğer taraf için de iyi oluyordu. Güvensiz bir ortama. Yasa dışı örgüt üyesi suçlamasında bulunamazlardı. ağır koşullar içeriyordu..

En klasik taktik uygulanmalıydı. Ortam buna uygundu. Birkaç küçük sahte tepki ile gözler boyanarak. doğrudan yönetim sağlanmalıydı.. "Minareyi çalan.." . genelde politik liderlerde. Hatta Şam yöresinden olmalıydı. bir şekilde ufak çaplı olgular ve bir kısım medyanın da yardımıyla örtülmüştü. güvenlik. psikolojik. Dinsel kuralları farklı yorumlatabilirdi.. talimatları direk alıp aynen uygulardı.. Rastgele birileri olmamalıydı. En önemli ve büyük güç ise yandaş bir kısım medya idi.birini temin etmeliydiler.. Herşey ve herkes bilgisayarda kayıtlıydı. Diledikleri kadar faiz oranını yükselterek ödeme olasılığı olan kişilerden tahsilat yaparak farkı kapatabilirlerdi. politik değerler araştırılır ve bunlardan her yapının uyabileceği şekilde değerler gözardı edilmeden düzenleme yapılırdı. Risklerle ufakta olsa uğraşmak efor kaybıydı. Onlar.. kılıfı önceden hazırlamalıdır. dini milli sivriliklere karşı bir dini tarikatın liderinin... Aksi hareket edenler hasada uğratılacaktı. Kendilerinin bulundukları yere bağlı bir vali. Bu doğrudan ve kolay yönetimi birlikte getirecekti. Başkaca ülkelerdeki bazı liderlere uyguladıkları gibi yatak odasında dahi bulunabilecek kendi yandaşlarından biriyle evlendirmeliydiler onu. ekonomik. emir verene tartışmasız uymak dini kuraldır." Bu genel kural SodGom'da da uygulanan kutsal kurallardan biriydi.. Bu nedenledir ki bir kısım budistler... Hasadı gerçekleştirecek bir çok ellerinde orak taşıyan görevliler bulunmaktaydı. sosyal. Daha fazla aç bırakılmadan harekete geçilmeliydi. Faizli kredi alan bireylerden paralarının geri dönemeyeceği korkusunu taşıyorlardı. Tarih boyunca her yüzyıl için iki genel düzenleme üst senaryosu hazırlanırdı. geleneklerinde var olan kurtarıcıyı diğer adıyla Mehdi’yi bekliyorlardı.. Grup liderlerine gerekli talimatlar zihinsel iletişim yoluyla verildi. verdiği sözün aksine sapma meydana getiren iktidar ise sivil inisiyatif olarak gösterilen beş dakika karanlık otuz saniye aydınlık eylemi başlangıç yapılarak. Uygun ortam onlara da sağlanmalıydı. yönlendirebilirlerdi.. uykuda hoşa gitmeyen sayıklamalarını dahi kendilerine bildirecek bir eş olmalıydı. Kendilerinin fark edilebileceği bir çok alan. hatta rahatlıkla tarikatını söyleyerek propaganda yapanlar pasifize edilmiş. toplumu isyan noktasına getiren mafya. Çünkü. başka bahanelerle düşürülmüştü. Daha öğrenememişlerdi. grup üyelerinin tehlikeli tepkileri ile liderlerinin asıl yüzlerini görmeleri engellenebilirdi. soyguncu da olsa emrine uygun hareket edilmeliydi. Grup liderlerinin değerlerini biliniyordu.. Toplum ve bireyde hazır olmalıydı. Onlar gerekli bilgi pompalamalarıyla bireylerin ve toplumun zihinlerini kontrol edebilirler. Son düzenlemelerde önemli olaylardan hatırda kalanlar.. Đlla kendi yandaşları olmaları gerekmiyordu. . SodGom Ülkesine gönderecekleri faizli parayı onun eli ile sunmaları halinde herkesi ve her kesimi ona biat etmeleri konusunda zorlayabileceklerdi.. Çoklu tekellik. Bazı grup liderleri.. güzel bir bayanla ilişkisi gündeme getirilerek değerler konusunda soğutma sağlanmış. Kendileri için sapma meydana getirmeden çalışacak ve –ve şimdiye kadar çalışarak rüştünü kanıtlamış.. Sapma olduğunda. Açlık onları kısmen hazırlamıştı. diyenlerin açtıkları sayfaların siyah renkte olduğunu algılayabilirlerdi. hırsızda. Son elli yıllık senaryolarının meyvelerini toplamak üzereydiler. Ekonomi bilimine ait kuralların soygun ortamında hiçbir işe yaramayacağını seyirciler bilmiyorlardı. Kişisel dosyalar araştırıldı ve bulundu. toplum rahatlatılmış. Bu. SodGom Ülkesini bu anlamda dışardan idare etmek çok kolaydı. Bu yüzyılda.. azizler. Mehdi'nin onların ırkından veya dininden olmaması halinde inandırıcı olmayacaktı. "Emir veren.. tekli tekelliğe dönüşmeliydi." demeliydi. Diğer gruplar da gerekeni yapacaktı. politika kirlenmişliği on bir kişi ile gizlenmiş. Dolaylı yönetim yerine. Nefes alışverişini dahi kontrol etmeliydiler. Onların bir kısmı farkında olmadan programlarına göre hareket ediyorlardı. tasavvuf ehilleri. Bulmak kolaydı. Ekonomik kariyeri vardı.. Düzenleme raporları hazırlanırken. Ama insanlar çiğ süt emmişlerdi. bazı politik kaygılarla risk gösterimi olabilirdi.. SodGom Ülkesi hazırdı buna. "NoEkonomi YesPolitika" isimli finans uzmanı görevli bunun için biçilmiş kaftandı. Bankaların hoşnutsuzluğu da giderilmeliydi.tümü beyaz renk halini alabilir ve beyaz sayfa açmaya geldik.. azizeler bu gözlere sahip olmak kendilerine açlık yaşatmışlardı. trafik kazası sonucu.. Rutbin ve arkadaşları öldürülerek.. "Dışsal egemen ve Dışsal egemenlik etkisindeki Đçsel Düzenleme Grubu gereğini yapmalıydı. onlara özenenlere korku salınmış. yeni dünya düzenine uygun bir anlayıştı. Nemgöz Hocanın etkinliği büyüktü. Yeni dünya düzenine göre ülke yöneticileri bir ilin valisi gibi olmalıydı..

. Baykuş tiplemeli şahsın resmiyetteki liderine de bu düşünce uygun geldi.. diyecekti. içselinde.. kendisinin sessiz kalarak çevresindeki insanların masum güvercinleri avlamak. Ber." deyişine uygun bir yaşam sürmüştü ve sürecekti. yöneticisi olduğu "Đyi Ruhlar" isimli web sitesindeki "Rüya" bölümünde yayınlamalıydı. Böylece ekonomik krizin tüm suçu Büyük Başkan’a yükletilmiş olur. Eve kadar aşacakları yol uzundu... Birilerinin. uymayanlar lanetlenecektir. Ara holde "Şimdi ne yapacağız?" sorusunu soran liderine. Seyirciler bu milli şuurla ceplerinde bulunan son paralarının tek tek en azıdan ‘yankesicilik suretiyle hırsızlık’ fiiliyle hırsızlandığını fark edemiyorlardı. Bu bir milli meseleydi. "Bu rüyayı sadece ben mi böyle gördüm?" diye kendi kendisine söylendi. O dağılan seyircileri ve oyuncuları izlemekle meşguldü. Tekrar gelen uykusuna kaldığı yerden devam etti. Bir zamanlar ‘seyirciler sahaya!." dedi. "Maçtan siz ne anlarsınız olum!" diyebilecek miydi. bu doğrultuda gerekli beyanatı hüzün dolu ses tonuyla medya görevlilerine sundu. Bazı ilgili üniversite hocaları ise dün ne yediklerini ve ne söylediklerini dahi unutacak kadar hafıza zafiyeti içindeydiler. Toplantı olumlu geçmişti.. Seyirciler ise bindikleri toplu taşıma araçlarından inmek zorunda kalmışlardı. Sonuç Evrensel Futbol Turnuvasında ilklere girme yolunu açacak veya açmayacaktı. Baykuş Tiplemeli Görevli'nin yüzüne yapışık kutsal kitap git gide yüzünün rengini almaya başlamıştı. Kutsal kitabın kurallarının neler olduğu kendisine sorulacaktı. Bu durum güzeldi. "Bir kedim bile yok!.Bunlar düzenlenirken ve olurken baykuş tiplemeli görevli ile lideri toplantıyı birlikte terk etmişlerdi. Bu maç dakikalarının heyecanlı anlarını ve sonrada devam edecek yorumları kaçırmamak gerekiyordu... Zorunlu olarak dolmuştan indiler..’ çığırtkanlığını bu kez mırıldanmak bile istemeyecekti. "Evlendiğim güne lanet olsun!" sözlerini duyar gibiydiler. Bir ay sonra ortaya kendiliğinden çıkacak ekonomik krizi bugünden başlatabiliriz. Oyuncular şort ve tişörtlerine aşırı sayıda yeşil parayı sığdıramadıklarından. Bazıları yolun daha fazla uzun olması temennileriydi. " Ben Kutsal kitabı!. inanmayanlar. Onlarda gereğini yapacak değişik renk ve sesle de olsa. eşinin. derhal kurulan gezici banka şubesine yatırmak zorunda kalmışlardı.. Aynı rüyayı bu şekliyle gören insanlarla düşünsel alışverişte bulunmak aşırı arzusu duydu.. Sahanın ortasında cereyan eden olaylara bakıpta kafa bulandırmaya gerek yoktu. Bu doğrultuda dışarıda bulunan medyaya açıklamada bulunalım. Maç bitmişti. Ters bakanlara. Kutsal kitabın Başkan tarafından yüzüme fırlatıldığını belirterek siyasi kriz oluşturalım. Bu kitap yüzünün altına gömülmeden hafızlayanda olmamıştı. Çünkü kutsal kitap tekti ve kendisinde saklıydı. Ber. Maç sonucunun ne olduğunu Ber öğrenmemişti. Bir piyangoydu. Bunun sonucunun ekonomik kriz olacağı gün gibi aşikar. Yarın. Sorulan sorulara kendi yararına uygun şekilde kurallar uyduracaktı. Dolmuş parasını vermek içinde ellerini ceplerine attıklarında korkunç gerçeği geçte olsa öğrenmişlerdi. Onlar. "Bu bizim için iyi bir bahane oldu. bu kutsal kitapta yazan bir kuraldır. Hatta gördüklerini Đyi ruhlar e-mail haber grubundaki üyelere de iletmeliydi. Lider.. mercek altına aldı. çoğaltmak ve daha fazla zenginleşmekte kullanmak üzere yüzlerce kediyi talanla edindiğini sormayacağını sanıyordu. Bu kezde. Đçtenlikle ortamını yansıtan bir şairin. Maçın son dakikaları oynanıyordu. Artık. Sodgom milli takımı ile Ad-Semud milli takımı arasında cereyan ediyordu." dediğinde bir başka kanıtı daha vardı.. Şüpheliydi. *** . futbol karşılaşması ile seyircilerinin durumunu ihmal etmemek gerekirdi. Sonunda kutsal kitap yüzünün altına geçerek kayboldu. kendilerini destekleseler de desteklemeseler de sonuçta olan olguyu tüm SodGom bireylerine duyurmada aracılık yapacaklardı Futbol sahası ortasındaki masada bunlar cereyan ederken. Bu onun üçüncü maske sahibi olmasını sağlamıştı. kan ter içinde uyandı.. Bu maçdan alınacak sonuç önemliydi. çocuklarının ve eşinin verdiği siparişleri alamayacaklardı. Aksi halde toplumun yaygın kanı olarak taşıdığı dürüstlüğü yara alacaktı.

Avyansı’nın ofisinde ikram edilen çayı yudumlarken. hangi ayak üzerine atıldığı önemli değildi. Hangi ayağın. Rahat ve kendinden emin bir görüntü sağlamalıydı. "Çözmem gereken işlerim var. Ama. düğmesine basılan bir müzik seti gibi ara vermeksizin ön konuşmasına devam ediyordu. Yansı'yı başıyla onaylayarak. Avukat Avyansı tedirgin bir sesle. Kısada olsa anlık bekleyişler sabırsızlığını duyumsayan Ber. Salona geri dönmeliydi. konuşabileceklerdi. Ellerini ve yüzünü yıkadı. Dışsal görünümü." dedi. Sakin olmalıydı. "Dilerseniz hemen konuya geçelim. Ber'in ricasını kırmamıştı. Đçsel devinimi. "Ber Bey. Bu ortamı iyi değerlendirmeliydi. "Đşte!.. Hafif bir sarılık dışında sabah evinin banyo aynasında gördüğü yüze sahipti." Ber... Benle görüşmek istemişsiniz. Ezik görüntü. Kadını yeniden gözlemlemeye başladı.. Randevu anına çok az bir zaman kalmıştı.. Eliyle saçlarını kaşıyarak.. bedenindeki dikleşen tüyler başını eğmemişti.. ‘Kötü bir şaka mı?. saç rengi ve yaklaştıkça daha iyi algıladığı ten kokusu yabancı gelmemişti. Avyansı’ya dönerek.. Ber. Davanın ilk duruşmasından önce birbirlerini görüp." diyerek seslendi. kapının açılışı sonrası görünen ve selam veren silueti incelemeye başladı. Ben çıldırıyor muyum?... Sırları çözümleme fırsatı doğmuştu. beyninin uyuştuğunu. "Evet!.. Bu durumdan sıyrılmak için silkindi.. Felç geçirmiş gibiydi.. gözlerinin karardığını hissetti.’ Yuvalarından fırlayacak derecede genişleyen gözleriyle. Uzun gelen dakikalar sonunda kendisi için binlerce anlam ifade eden kelimeyi ağzından güç bela çıkarabildi.. O günde bana bu isimle hitap etmişti.. Salona geri döndü. Biraz geçte olsa Yansı isimli müşterisiyle Ber’in görüşme zamanı ve mekanı ayarlamıştı. Neden böyle dayanaksız ve yalan bir dava açma gereğini duymuştu?. Yüzündeki ıslaklığı kurulamadan aynadaki görüntüsüne baktı. Aslında sizinle karşılaşmak istemiyordum. Kimdi bu Yansı?..." yalanına sığındı. böyle bir olayın olmadığı doğrultusunda telefonla belirttiği anlatımını kelimelerin yerlerini değiştirerek yeniden sunuyordu.” Kendisini toparlamalıydı.. Bir gayretle ayağa kalktı. Sekreterden tarifini aldığı lavaboya girdi. Yansı. Birkaç dakika öylece kaldı.. etrafa reklam olmaktan kurtulabilecekti. dışsal görünümüne çok da yansımamıştı.." dedi. "Yansı hanım geldi!" duyurusu üzerine kesildi.. Avukatım Avyansı bey çok ısrar edince kıramadım. Anımsıyorum. Avukat Avyansı tanıdık bir simaydı. Birkaç kez yargı binasında birbirlerine tesadüf etmişlerdi. "Hava sıcaklığından galiba.. kalpsel çarpıntılar içindeydi.." Yoktan kanıt bulmuş bir güvenlik görevlisi gibi gözleri parlayan Yansı.. karşısında bulunanda suçlu olduğu yönünde bir kanaat verebilirdi. Ber.... . avucunu yalayacaktı..38 Avukat Avyansı. rahatsız mısınız?" diye sordu.. "Bu isimden daha önce bana söz etmiştiniz.." Sevinç şaşkınlığı içinde olan Ber.. Ses ve görüntüsüyle titrek ve isterik duruş sunuyordu.. bu yolla para sızdırmak mıydı?. Bu çerçevede süren konuşmalar. "Avyansı bey!.. Ber. Bu düşüncelerle Avukat Avyansı’nın ofisine varmıştı. Amacı şantaj yaparak. Belki de. Avyansı. Amacı buysa. "Davayı kabul ediyorum. yargılama oturumları başlamadan dosyanın düşürülmesini sağlatıp. "Bir sorunmu var?. Yansı isimli kadının karşısındaki koltuğa kuruldu. Kendisiyle uğraşan birilerinin yönlendirmesi mi?." Ber... Ürpertisi geçmemiş. Avyansı’nın sekreterinin. Çünkü parası olmadığı gibi borç içinde yüzüyordu.. "Yoksa!.. bakışları.. düşüncelerini sesliye dönüştüremiyordu... Ayak ayak üstüne attı." dedi... "Med!.. kendisini kısmen toparlayabildi. Duvarlardan destek alarak salondan çıktı. Sonuçta her ikisi de kendisine ait ayaklardı ve bunları irdeleyecek ortamda değildi.. yanlışlığı düzeltme şansı elde ettiğini düşünüyordu..

" dedi. Seni gördüğüme ne kadar çok sevindim! Bir bilsen?. Mutlaka suskunluğunun sonunda.. yerinden kalkarak." Yansı." diye sordu.. Senin adını duyunca... "Benim adım Yansı. Uzun bir anlatıya gireceğinin sinyalleriydi bunlar... Yansı’ya yaklaşıp sarılma teşebbüsünde bulundu.benim telefon numaramı arayarak. yarım bıraktığı cümlesinde.. ne de karşısındaki kadında düşüncesini okumuş bir tavır.... Onların karşılıklı diyaloglarından çıkarımlar elde etmesi gerekiyordu. Yerinize oturur musunuz?. Esrarlı bir diyalogdu ve pandoranın kutusunu açacak yetiye ve bilgiye sahip değildi. Davayı da kabul ederim. Eliyle hafiften itekleyerek Ber'i kendinden uzaklaştırdı." iletisinde bulundu....." Önünde bulunan bardaktan bir yudum su aldı.. Hatta bu kabulümü yazarsanız altına yüzlerce kez imza atmaya da hazırım." dedi.... "Avyansı Bey!. öğretiler bu tür bir durum karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmemişti. Ne iletiye yanıt vardı. Anlatmama da gerek yok! Nasıl olsa içimden geçenleri aynen duyumsuyor ve algılayabiliyorsun.. Bana dünyaları bağışladınız.... Avukat Avyansı.. Soluk alışverişlerini düzenledi." Ber. 'Med' isimli arkadaşıma o kadar çok benziyorsunuz ki. devam etti. "Yansı isimli biriyle hiç tanışmadım." dedi. ona güvenebilirsin. Ber. Ana konuya temiz bir sesle girmeliydi. "Yaklaşık bir yıl önce bir cumartesi günü -nasıl bulduğunuzu bilemiyorum. Hatta bir çoğunu inandırıcı olmaz düşüncesiyle dava dilekçesine dahi yazmadı... Bunun üzerine senin dairene gelmiştim. "Kendini gizleme ne olur Med!.." Yansı. Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumdu. Komşum ve güvendi-ğim Boşsel isimli arkadaşıma. Köşeye sıkıştırabileceği kanısıyla.. Yansııııı!!!.. "Çok önemli... Buna rağmen Avukat da olsa tanıdık olmayan bir kişinin evine gitmek istemiyordum. avucunu alnına vurur gibi hafiften dokundurarak... Önceki anlatımlarına inanmakta güçlük çeken aynı zamanda akrabası olan avukatı Avyansı'ya. Anlıyor musunuz?. durumu açtım. Akan gözyaşlarını onun yüzüne bulaştırarak. " 'Med' değilsen. " diye geçirdi içinden... kimsin?.. Hukuk kitapları ve yasalar." belirterek ev adresinizi tarif ettiniz. "Dalga mı geçiyor?. "Med!. Ber bey. Bunun için buradayım. Yansı." diyen Ber.' demişti. Onunda zihinsel düşüncelerini dahi algılayamıyor." Avyansı... Her ikimizde aramızda geçenleri tamamıyla biliyoruz." dedi. Bana bu acil durumun ne olduğu konusunda açıklama getirmeni istediysem de. Ber. "telefonda olmaz!" yanıtını vermiştin.Varol’un benim çocuğum olduğunu onaylıyorum.. içsel transa geçti. boşuna bekledi.." Ber’in önceki sözlerinin tersine ani ve keskin dönüşüne kuşkuyla baktı Avyansı... Evinde olanları anlatmaktan utanç duyuyorum.. "Olanları anlattığım avukatım Avyansı Bey bile bana inanmadı." Ber. Med!.. Yirmi sekiz yaşında olmama rağmen onun anısına hala büyük saygı duyarım. konuşma sırası kendisine gelecekti veya ortam oluştuğunda 'Durumdan vazife çıkararak.... bana bir kez daha Med ismiyle hitap etme!. "Lüt-fen!.... "Bu olanlara inanmamı mı bekliyorsun?. Bu nedenle. kızarık yüzünü aşağı indirdi. Ber.. Eline bir fırsat daha geçmişti." dedi umutsuz ezgili söyleyişle... Ne de bir erkekle özel arkadaşlığım oldu... kocam.. Benim hakkımda yanlış şeyler düşünmesini istemiyorum. kendinizi iyi hissetmiyorsanız toplantımızı bir başka güne erteleyebiliriz. Yansı.. şimdiye kadar ne kimsenin evlilik tekli-fini kabul ettim.. ‘sana söylemiştim’ mimikli bedensel dille birlikte.. Benim adım Yansı!. Yansı'nın belirttiği dönemde Markız ve Med dışında hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamıştı. Buradan çıkalım. hayati bir konu olduğunu ve mutlaka benimle derhal görüşmen gerektiğini... "Gerçi.. Đkibuçuk yıl önce. boğazını hafiften öksürerek temizledi.. geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat etmişti. Med'e sadece dışsal görünüm olarak . Kocamın ölümüyle ilgili bir konu olabileceği saplantısına girmiştim. Yansı.. Gizlemek. "Ama lütfen.. saklamak istiyorsan sorun yok.... yaşananları anlat Avyansı beye.. Ölüm aylığı ve beyimden kalan ikinci dairenin kirasıyla geçiniyorum.. Kendini bu kadar gizlemene ne gerek var." diyecekti. Siz!.." tavrını ortaya koyacaktı. 'Bu benim boşanma davama bakan avukat! Mutlaka önemli bir şey vardır. Şimdilik susmak en iyisiydi. Karşısındaki bayanla telepatik iletişimde bulunmaya çalışıyordu... Size meslektaşınız hakkında verdiğim bilgilerin tümüyle doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur umarım.. olay biter. uzaklaştırılma sonrası koltuğuna yığılırcasına oturdu. "Siz!. kekeleyerek "Şey." Uyarı bağırtılıydı. "Anlatacağım!... "Doğruları... duyumsayamıyordu. yargı oturumunda bulunan bir insanın ruh halini yansıtıyordu sanki... nasıl bir tepki vermesi gerektiğine karar veremiyordu.

. "Ben halen Yansı hanımla bu tür bir ilişki yaşamadığımı yeminle söylüyorum.. anı kurtarmalıydı. beni ondan sonra hiç aramadınız?.. bu rahatlatma karşısında daha bir heyecanla anlatımına devam etti.. Çok garipti." Yansı... nefesini tutarak dinlemişti.. O ezgi hala kulaklarımda sanki. "Diyelim ki." etiketi almasını sağlayabilirdi... sanki. Ne diyeceğini bilemiyordu.. Bırakın anlatsın. "Evime davet edip size zorlamı sahip oldum yani?. konuşulacak bir şeyler kalmadığını fark etti." Yansı.... SodGom Ülkesinin düzeneğindeki kaosun aynısını içselinde yaşıyordu. Sanki dilim ve bedenim tutulmuş gibiydi. Sanki. rüyada gibiydin. "Avyansı Bey! Saçmaladığımı sanacak ama bunları sana özellikle anlatmak istiyorum. O güne kadar hiç dinlemediğim bir müzik parçası çalınıyordu. bu soruya hazırlıklıydı... "Dairenize girdiğimde bana Med diye hitap edip. "Ne demek istiyorsunuz?. anımsayamadığım bir çok şeyden söz ediyordun.." Ber.. Yansı'nın engellenmesine karşı çıktı. Sevişirken garip hareketler ve sesler çıkarıyordun........" "Diğer soruma yanıt alamadım. ‘Med’ sanal kişiliğiyle onun dışsalını örtüştürmüş olabilir miydi?. Evinize girdiğim andan itibaren tek kelime ağzımdan çıkaramamıştım.. Niye. açıklamalarda bulunuyordunuz... sorularınızı. hatta "Deli.." diye soru yönlendirdi. Kavaklardan.." Ber... "Aylardır. Đrademe hakim değildim.. Çözüm bekleyen soruları şu an bir kenara bırakmalı.. afallamaktan aptal görünümlü bir insan yüzüne sahip olmuştu. beyinsel düzeneğinin darmadağın olduğunu fark etti. sanıyorum. kürtaj olursam bunun hayatıma mal olacağını. Đsteklerinize karşı çıkamıyordum......" Yansı.." dedi.. "Yansı Hanım!. Hayatım boyunca ağzıma alkol almamış olmama rağmen.. Avyansı. ölüm riskinin yüzde yüze varan oranda olduğunu belirtiklerinde..... Kürtaj olmak için doktora başvurmuştum.. "Siz Büyücü müsünüz?... Çünkü nasıl olduğunu benim de anlayamadığım şeyler oldu... hiç istemediğim halde yerine getirme zorunluluğu hissediyordum.. Yansı ile bu şekilde diyalogu geliştirmenin sonucunda Avyansı’da olumsuz etki bırakabilir. Anlatımı.. Gözlerinizi kapatmış garip konuşmalar ve fiziksel davranışlar sergiliyor-dun. sarılmıştınız. uyum sağlıyordu. benim de bazı bilgilere gereksinimim var. vazgeçtim. Đstemediğin halde hamile kalmışsan neden kürtaj yapmadınız?. taktik değiştirdi ve anlatımına devam eden Yansı’nın sözlerini sorusuyla bloke etti. Med'le olan birlikteliğinde yaşadıklarıyla aşırı benzeşme gösteriyordu.. "Ber Bey! Ne diyorsunuz bu anlatımlara?..... Ber.. Ne bileyim?.." "Korkudan." diye sordu merak dolu gözlerle. "O gün bana büyü mü yapmıştınız ?.." "Psikolojik terapi gördüm ve korkumu yenmemi sağladılar.. Yansı.." kelimeleriyle belirtti. Bana bir kötülük yapacağınızdan korktum. Đşin bittiğinde beni uğurladın...." "Samimi olarak söylüyorum." "Korku taşıyorduysan davayı nasıl açtın?. anlattığın her şey gerçek olsun..." dedi. Dilsiz olmuştum sanki.. Ber. Yansı ile birbirlerini bir süre süzdüler. içimi kemiren şüpheli noktaları ortaya çıkarmama yardımcı olabileceğini." diyerek yanıtladı. Beni oraya bağlayan bir şey vardı. "Gerekli inceleme ve tahliller yapıl-dıktan sonra. Her ne kadar Avyansı Bey’in ısrarı ile senle görüşmeyi kabul etmişsem de... Ber... Kendisi hakkında hastanede düzenlenen raporda belirtilen kişisel trans hali ve hipnoz yeteneğini kullanarak farkında olmadan bu kadını etkileyip yanına gelmesini sağlayarak. eğer." Avukat Avyansı.. Fakat konuşamıyordum. Neye inanacağını bilemiyordu. Ber. Ne soracağımı da artık bilemiyorum.... "Kafam karıştı..... Bu arada çok garip şeylerden söz ediyor-dunuz. Hayır!.. topraktan. Her isteğinizi. Đstemediğim halde. aldığı yanıtın verdiği rahatlıkla.. Bu yüzden sizi çokta suçlayamam.... bu sorudan rahatsız olduğunu.." dedi... bunlara bir açıklama getirebileceğini.. Neden kürtaj olmadınız?." dedi. Konuşmak istiyor.aşırı benzerlik arz ediyordu. sevişme anında bedenim sana olumlu tepki veriyor.. Lütfen!. denizlerden." "Kimden?" "Sizden?" "Neden?" "Sizin büyücü olduğunuza inanmıştım. ikram ettiğiniz şarabı içmiştim.... aydınlatılması gereken o kadar çok karanlık nokta var ki. Kendi evime varıncaya kadar da benden ses çıkmadığını fark ettim. aslında merak ettiğim. "Hayır!. Soluk alış verişi hızlanmıştı. Buna karşın sanki ben size bir şeyler söylüyor-muşum gibi yanıtlar veriyor.. yanıtını bildiğim kadarıyla karşılıksız bırakmayacağım. Kesik kesik konuşmaya başladı. Peki bu konuda hukukun kabul edebileceği kanıtlarınız var mı?" . Yansı'nın konuşmasını sonlandırmasıyla soluğunu salıverdi. "Dilekçede de yazılıydı..

"Yansı hanımın evinize girdiğine dair görgü tanıklarımız var.. Bunun için gerekli koşullar devlet tarafından sağlanmalıydı. Cinsellik. sistem oturmuştu... kişiliklerin içsel tartışmalarından elde ettiği bilgilerden. hatırı sayılır yardımları olmuş... Ber. Web tasarım... Hukuk. ayağa kalktı. Đyi Ruhlar web sitesiyle bağlantılı 'Đyi Ruhlar e-mail haber grubu' na üye olanlar zamanla çoğalmış ve en son on bir bin kişiye ulaşmıştı... yayınlama gibi alanlardaki acemiliği nedeniyle Solkol'un yanında çalışan ve bu konuların uzmanı olan PcBilir isimli yurttaşın.. kendisiyle birlikte on bir kişilik bir kadro ile sitenin yaşamı güncellemelerle devam ediyordu." "Đleride sunacağız. sitenin en fazla tıklanan 'Med'den Alıntılar.. Konuşacak bir şey kalmadıysa izin isteyecektim.!!???. Anti-Uygulayıcılar." ". duyumsama yönleriyle kendisiyle benzeşen on kişiyle web sitesi düzenlemelerinde yardımlaşıyorlardı. Ayrıca. Đyi ruhlar web sitesinde. "Beni kırmayarak bu gerçekleştirdiğinizden dolayı her ikinize teşekkür ederim.. Rüyalar ve Yorumlar. duygu. Edebiyat. Artık kendi başına da olağan düzenlemelerde bulunabiliyordu. DNA testi talep etmek zorunda kalacağım.. Đnsanlar gerçeği. tartışmanın hukuksal alana kayması nedeniyle. Đnsanlar bazı şeyleri yapmak için kendisini zorunlu sayardı. uygulama. Mafya. Sanat." diye ekledi.. özellikle kendi gerçeklerini arıyorlardı. Web sitesinde yayınlayacağı yazı daha önemliydi. onun uğraşını bizzat izleyerek bir çok deneyim edinmişti. yine internetten tanıştığı ve düşünce. Ondan başlamalıydı.. Artık. günlük planladığı işleri yapabileceği konusunda tereddüt içindeydi. "Ben de kalkmak üzereydim zaten. Bilinmeyenler. Avukat Avyansı'nın ofisinden bürosuna döndüğünde karmaşıklaşan zihniyle... Politika. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"na olan borcundan dolayı banka avukatının icra kanalı ile kendisine tebliğ ettirdiği ödeme emrine karşı bazı itirazlarını içeren dilekçeyi hazırlayacaktı.. Davayı kesin kaybedeceğinizden adım gibi eminim. Anti-Düzenleyiciler. *** Ber. Sanal Yargı. Asıl yönetici kendisi gibi görünse de." dedi.' isimli linkti... Duyumsamalar. Ayrıca. Güvenlik.. Delegelik sistemi ile Parti Genel Merkezinin Halk Temsilciliği için aday adayı belirleme hakları kaldırılarak direk parti üyelerinin kendi . Anti-Đzleyiciler. toplantıyı sonlandırmak istedi. Demokrasinet. Yansı ve Avukat Avyansı ile sırasıyla tokalaştı. Med'in sanal olduğunun farkına vardığından kısa bir süre sonra kolları sıvayarak web sitesi hazırlamaya koyulmuştu. Kehanetler. Hiçbir e-mail kesinlikle engellenmiyor. Yine kabul etmemede ısrar ederseniz. Duygusal zeka.. Beyninde oluşan yüzlerce sorularla Avyansı'nın ofisinden ayrılıyordu. En iyisi kendisini iyi hissedinceye kadar bugün olanları içselinde irdelememe kararı almaktı. Özellikle Demokrasinet görüşü ziyaretçilerin dikkatini çekmekte ve genel kabul görmekteydi. tartışmamız mahkemede devam edecek. Tarih.. Ziyaretçi sayacına göre." Ber. "Kusura bakmayın!" dedi. Medyumluk ve daha birçok alt başlıklı linkler bulunmaktaydı. Birey. Her birey öncelikle oy verip vermeme konusundaki iradesini net kanalı ile tescil ettirmeliydi. "Seçimlerin maliyeti nedeniyle tüm oylamalar.... E-mail haber gruplarında özellikli bilgi içeren yazılar ilgili konu başlığı altına da kaydedilip. Yöneticisi olduğu. Tartışmaların seviyesi gitgide nitelikleşiyordu. sezgilerden.. Ber'de böyle bir zorunluluk hissetmişti. Anti-Denetleyiciler.. Buna göre.. "Đyi Ruhlar" isimli web sitesine bazı yazılarını ekleyecekti.. bir çok alt link bulunmaktaydı." "Görenler kimler?. Müzik. Zihinsel zeka. Đnternet üzerinden gerçekleştirilmeliydi. aynı anda binlerce bireye ulaşıyordu. duyumsamalardan başka bireylerin de yararlanması amacını gerçekleştirmeyi bir görev edinmişti. Bu linki sadece Ber hazırlıyordu. Ayrıca. Kişilik bölünmesi sonucu. Dinsel öğretiler.. sürekli okunmaya hazır tutuluyordu. adı soyadı dışında sadece kendisine ait bir şifreye sahip olmalıydı. Geçmişte sanalında oluşturmuş olduğu Med'le olan düşünce ve duyumsamalarından kaynaklı toparlanmış bilgiler sunuyordu.. "Benim bir arkadaşla randevum vardı.." Avyansı.

Temel yasalarda kullanacağı oylardan önce seçmeninin e-mail yoluyla veya anket formlarıyla sunduğu iradesini kesinlikle gözönüne almalıdır. Bu tür günahları ve günahkarların cezalandırılmasını sağlayacak bilgileri saklayanlar. seçmen bireylerin yine uygun programlı netsel oy kullanımı sonucunda oy çokluğuyla yapılan uyarılara ve bu uyarıların üç kez yinelenmesine rağmen kendisine çeki düzen vermediği takdirde azledilmiş sayılacağı ve onun yerine... bir şekilde yargıya yardımcı olmayanlarda suça ortak olarak kabul edilmeli. diğer anlamıyla uygulamayla yetkili ve görevli olan "Kendine Bakanlar Grubunun" isminin "Bireye Bakanlar Grubu. Bu grup üyelerinin de halk temsilcilerinin oy çokluğuyla seçilmesi. Hastanelerdeki yöneticiler. Seçilecek Halk temsilcileri toplamının genel nüfus toplamına bölünmesiyle elde edilecek sayı esas alınarak seçim bölgeleri oluşturulmuş olmalı ve her seçim bölgesine ayrılan kontenjan sayısıyla bölünerek elde edilecek sayı nazara alınıp halkın temsilcileri seçilmeliydi. Bu tür veriler bir bilgi merkezinde otomatik olarak kaydedilmeli.adaylarını belirleme hakları tanınmalıydı. adaylarını belirlediği parti dışında bir partiye oy verme hakkını askıya almış sayılmalıydı. ve ‘özel olaylar’ dahi bireylerin seçtiği komisyon tarafından tartışılmalıdır. çalışanları tarafından... bu durumda 50 oy bir temsilciye eşitlenmeli 200 oy alan partiden 4 temsilci. malvarlıklarını. bunların bilinmesini istemeyenler gizli elin en kibar deyimiy-le gizli kuklaları olarak kabul edilecektir. kültürel. aday adayı listesinde. Bu şekilde bireylerin kullandığı oylarla salt çoğunluk oyunu alan kişinin katılacağı seçimde birey. Taahhütlerinin aksine Halk Temsilciliğinde oy kullanması. Bir takım günahların ve günahkarların soruşturulması "Ulusal Güvenliğe Aittir. birey hangi partiye oy vereceği iradesini göstermeli ve o partiden sınırsız sayıda aday adaylarından önceden belirtilmiş sayı kadarını sıralayarak belirleyebilmelidir... Üniversite yönetimi. Açıklanamaz" soyut kavramıyla engellenmemeli. Merkezi Yargı Erkinin tüm ileri gelen başkanlarının. Temsilcinin. Yerel Đdare. nette açacakları web sitesinde yaşam biçimlerini. bu yönüyle iki taraflı bir sözleşmenin yapılmış olduğu temel kural kabul edilerek bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır. aksine davranış halinde birey üç kez uyarılmalı ve üçüncü hata yinelemesinde ise sistem. Halk temsilcisi sıfatı kazanan kişi vekil edilen.. Suçlu cezasını yasalara göre çekmelidir. Yerel Güvenlik. amaçlarını. Aday adayları... taahhütlerine bağlı kalmalı. Başkanlarının ise. onu seçen bireyler ise vekil eden hukuki ilişkisine girmiş sayılmalı. seçmen bireylerin direk kabul veya ret yönündeki oylarına göre hareket etme zorunluluğu olması.. devlet avukatlarının. Birey dışında bir güç kabul edilmemelidir. Devlete ait iletişim araçlarının üst düzey yöneticileri de aynı sistemle belirlenmeli. siyasi.. Hiçbir gerekçe özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ dahil günahları ve günahkarları örtmemeli. Genel seçimde. Temel Yasaları Đnceleme Başkan ve üyelerinin de belirli koşullara sahip olan adaylar arasından seçimi de Demokrasinet sistemiyle bireyler tarafından belirlenmeli. Seçime az bir zaman kala.. onun kullandığı oyu geçersiz saymalıydı. ekonomik.. Her isteyen aday adayı olma şansına sahip olabilmeliydi.. 400 oy alan partiden 8 temsilci seçilmiş olmalı... Yüksek Đnceleme ve Denetleme Yargısının Daire başkanlarıyla. öğrenci ve çalışanları tarafından aynı sistem örnek alınıp adapte edilerek seçilmeli. Engelleyenler. Örneğin... Dış ve Đç Güvenlik konusunda kendi grubu içerisinde içsel yeteneğini kanıtlamış ve belirli düzeye gelmiş görevliler arasından seçimi ve azli de aynı sistemle gerçekleştirilmelidir. 1000 seçmenli seçim bölgesine düşen temsilci kontenjanı 20 olsun. ondan sonra gelen sırada bulunan kişinin temsilci olacağı. Temel Yasalarda ise.. seçmen iradesini yansıtmayan davranış ve hallerde bulunması hallerde. Halk Temsilcisi. 300 oy alan partiden 6 temsilci.. tercih de bulunduğu partinin adaylarından önceki sıralamayı dahi değiştirerek oy kullanma hakkına sahip olmalıdır. Yasalara uygun olarak yürütme. halk temsilci merkezinde aksine oy kullanımında bulunmamalıdır.. .. Yerel mahkemeler de belirli koşulları taşıyan adaylar arasından aynı sistemle seçilmeli ve aynı sistemle azledilebilmelidir. seçildiklerinde gerçekleştirmek istediklerini açıkça ve ayrıntılı şekilde belirtecek bu onların taahhütnamesi sayılacaktır... Bu ve benzeri uygulamalarla bireyin doğrudan yasa düzenleyici iradesini yansıtmasıyla kendi kendini yönetme tanımını içeren demokratik yönetime kavuşulabileceği.. görüşlerini.." olarak değiştirilmesi. Bu aşamaya kadar seçime katılacak Halk temsilcileri adayları belirlenmiş olacaktı. genel seçimde en çok oy alan partinin genel başkanı olması.

.. Dünya küreselleşmişti. toplumun ve bireyin geleceğini tayin edecek her grup. bireysel irade çoğunluğuyla. bireysel iradenin yansımasını kolaylaştırıcı ve önünü açıcı olmalıdır. Web sayfası. bireylerin sesleri olarak daha gür çıkacaktır. Ülkenin. Buna alet olanlar veya sessiz kalarak onay verenlerin bu cehennem ateşinde odun olma ihtimaline karşı.. Faturayı fazla şişirmemeliydi.. Birey sesi.. Geleceği yaşayacak bizleriz.. dünya fiili egemen ırk olan ‘Nil’i Geçenler Irkının’ nokta ülkesini de. Birkaç kez müşterilerinin ısrarıyla aynı doğrultuda itiraz dilekçesi yazmış ve kabul görmemişti! Ber. Dünya’nın tüm yöreleri çiçeklenmeliydi." Bu şekilde devam eden yazıyı web sayfasına kaydettikten sonra ikinci yazıya geçti.Kısaca. " . tıpkı sitede bulunan diğer yazılar gibi. e-haber mesajları tümüyle bu program sayesinde üç dilde yayımlanıyordu. iki gökdelen karşılığında binlerce binaların. Aynı yazı iki dile daha çevrilmiş oldu. Amaçlarının demokrasi ve insan hakları olduğunu iddia eden güçlerin. Devletin görevi. Bireyler. Ortadoğu’nun normal ateşini. Bir çiçekle bahar gelmezdi. iki taraflı sözleşmelerde. yurttaşın itirazını kabul eden bazı yerel mahkeme kararlarını ise banka yararına bozuyordu. Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme Grubu üyeleri neden bu ret kararlarını onaylıyorlar. özel tarikat niteliğindeki Genel Düzenleme Grubu. azlide aynı yolla gerçekleştirilmelidir. cehennem ateşine dönüştürecekler. tartışmayı bekliyordu. çıkarları gerektirdiğinde insan haklarını ihlal eden grup ve devletlere destek verdikleri yakın ve güncel olaylarla apaçık ortadadır. Geleceğimize. Yürürlükteki kurallara göre kazanılması gereken dava neden reddediliyordu.. Bu görüşün açılımı ve oluşabilecek sorunları bireylerin katılımı ve ortaya koyacakları mantıklı çoğunluk iradesiyle gerçekleştirmeliydiler. bunu anlamakta güçlük çekiyordu.. Dünya insanlarının tümünün bunlardan yararlandırılması amaçlıydı. Önemli olan ana düşünceydi. bulundukları kitle örgütlerinden de bağımsız içsel oluşumlarını tamamlayıp bu konuda diğer bireylerle internet kanalı ile bağlantı kurup yasal tepkilerini göstermeleri gerektiği kanısındayım. Bu yapı sağlanmadan hiçbir partiye oy vermeme silahını... bireyler olarak kullanmak zorundayız. milyonlarca insanın kanını akıtmak için. başkaları karar veriyor ve verdikleri kararlarda genelde aleyhimize oluyor. Đnternet bağlantısını kapadı. Bileşik Devlet kanalı ile. Bu durumda hafifte olsa esintisel köstek olunmaması amacıyla ülkemiz Sodgom’da yeni oluşumlar sağlanmaktadır. yeniler ise yeni söylemli sunuşlarla takdim edilmektedir." Bu yazıyı da web sitesine verdikten sonra. Ama bu itiraz davasının kabul olmayacağına adı gibi emindi... Đtirazını yazacak ve ilgili yargı grubuna verecekti.yabancı maşalar kullanılarak düzenledikleri senaryo gereği iki gökdeleni -kendi insanlarının ölümünü de göze alarak. değişen ortam ve başkaca nedenlerle taraflardan birinin aleyhine. zihinleri kontrol altına almayı başaran. Etkin gruplarca eskimiş yüzlere makyaj yapılmakta. Telefon faturasını ödemekte zorluk çekiyordu.. enerji yatırımcıları. kendisi aleyhine çıkan veya çıkacak çatlak sesleri sessizleştiren petrol şirketleri. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"nın alacağına yönelik itiraz dilekçesini de hazırlamak için sayfa açtı. diğer tarafın lehine bir durum ortaya çıktığında. bunu düzenleme hakkı da bizlerin olmalıdır... istediği kitle psikolojisini oluşturan.. sürekli kullanılmış Uzak ülkenin maşa lideri Paslanmış DemirAdamı yok etmek ve Birleşik devlet Lideriyle ortaklı petrol şirketi olan yerel ve illegal Örgüt liderini de ek bahaneler olarak kullanarak. SodgGom dili dışında yabancı iki dile de çevrilmesi için çevirici programını uyardı. Kendi inisiyatiflerinde yeni oluşumlar sağlama amaçlı ve doğal kaynaklardan beslenen grupların istila hareketine karşı her bireyin kendi alanında ve yasal çerçevede karşı duruş göstermesi gerekiyor. Kendilerine alet ve yardımcı olmayanlara karşı çok önceden oluşturmuş oldukları ve gündemde tuttukları olgularla tehdit ve şantajlarda bulunmaktadırlar.... Bunu boşa çıkarmanın en akla gelen yolu Demokrasinin gerçekten uygulana alanı bulabileceği Demokrasinet yapısının tamamıyla ve yasal düzenlemelerle yerleşmesini sağlamaktır. Tıkanıklıkların bireylerin iradesiyle aşılması sağlanmalıdır. Konu ve ayrıntı açılmayı. uyuşturucu ve silah tüccarları etkin. Genel hukuk kurallarına göre.. sözleşme koşulları dahi buna göre .bombalatan güçlerin oluşturduğu kaos ortamından. desteklemek amacıyla büyük harekat başlatma niyet ve arzusundadır.. "Sizler de cehennem ateşinde yanan veya yakan bir odun olmak ister misiniz?" sorusuna birey olarak "Hayır!" yanıtını vereceğinize adım gibi eminim.

Eğer. Oluşan bozulmadan tüm piyasalar nasibini aldığı gibi.... Ekonomik iflas ise. Hukukçunun görev alanını belirleme.. ‘Bana bir kelime söyleyin. üstüne üstlük eski koşullar daha fazla ağırlaştırılmış. ". Yazdıkça yazıyordu ve sonlardaydı.... bankaların dilediğince faiz artırımına gidebilmesini anlayamıyordu. bir ceza maddesinin ihlali şeklinde yorumlayabilirdi. Doğal yapı buydu. Kahvelerdeki söylence aklına geldi. Siyaseti elinde bulunduran ‘gerçek el’ komutanı ‘gizli el’ aynı zamanda ekonomiyi elinde bulundurandı. ." Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme grubu üyeleri.... Ber. Gerçi ziraat mühendisi bu işle kendi asli işi arasında bağlantı kurabilirdi.. Bilenler öyle söylüyordu. sonra siyaset ve sonra gerektiğinde bu yapılara uygun hukuk gelirdi. Hukukun iflası önemli değildi. Hayır. Kendisine öğretilen hukuk ile uygulama farklıydı.. bunda bankanın sorumluluğu olmadığı düşünülse dahi her birey ve banka aynı olumsuz ortamda soluklanmaya başladığından ekonomik krizin sonuçlarına her iki tarafında eşit şekilde katlanması gerekmez miydi?. Üstün bireyler. bir çok yerden yükselen seslerdi bunlar. "Kanun lastik gibidir! Đstediğin yere çek... Hukuk bazen evin eşiğinde kalmalıydı.. Ber ise sağlığına önem verenlerdendi.. Nedenini biliyordu Ber. Son paragrafları sildi... Bilmek. kendi alanıyla ilgisi olmayan bayan kuaförü işiyle uğraşması gibi.. Futbolla ilgili ikiz rüyasını anımsadı. Bir bankanın iflası ise riskliydi....sanki ekonominin kötü gidişatından ve krizden kredi kartı kullanıcıları değil de sadece bankalar zarar görmekte gibi bir anlayış ortaya konmaktadır. üstünlüktü. "Gooooollllll!. Sodgom Ülkesi Milli takımının yarı finale yükselebilmesi için bugünkü maçı kazanması gerekiyordu." diyen şahıs ne de güzel söylemişti.. Milyonlarca bireyin iflası önemli değildi. Bankanın faiz oranını tek taraflı ve kredi kartı kullanıcısı olan benim aleyhime istediği oranda yükseltebilmesi karşısında zaten ödeme güçlüğü içinde olan durumumu bayağı zora sokmuştur. bazen neden ekonomist olma gereği duyarlardı?..Goooollllllll!" naralarını zevkle duyacak ve duyuracaktı.. Yolsuzluklara dayalı ekonomik kurallar ile hukuk kuralları arasındaki çelişme ve çekişmede neden ekonomistlerin kuralları geçerli oluyor du?. ne zaman sahaya inerek kendilerine sürekli gol atanlara. Bu arada elimden geldiği kadar alacaklı bankaya ödemelerde bulunmuşsam da sanki ödediğim paralar (faizden olsa gerek) bir türlü bitmemiştir. Riskliydi..yeniden yargı grubunca uyarlanıp düzenlenirken. eski faiz oranının kat be kat üstü isteniyordu. Kadınların tüylerini çimene. Đçsel tepki... Dilekçe standardına uymuyordu... asıl sahiplerin etkilediği siyasetçilerin elindeydi. Hukuk karın doyurmazdı." Dışarıdan gelen yüksek oktavlı uğultu üzerine merakını yenemeyerek. genel yönetimin ve özelde banka yönetimlerinin yanlış uygulamaları ve yapılan ve yaptırılan soygunlar sonucu oluşan ve faturası bireye çıkarılan ekonomik krizden dolayı. Birinin dikkatini çekip. benimde işlerim bozuldu. Bu hayali gerçekleştiğinde kendisi de aşağıdaki insanlar gibi neşelenecek.. ekonomiden yararlanan üst grupların aç kalması demekti.. Hayır. yüzlerini ise toprağa benzetip psikolojik rahatlamaya geçebilirdi ziraat mühendisi.. Alacaklarımı tahsil etmekte zorluk çekmeye ve borçlarımı ödemede temerrüde düşmeye başlamıştım.. içte kaldıkça rahatsızlık verici ve karın ağrıtıcıydı.. Ve neden bir hukukçu. Üstün insan... Yazmak rahatlatıcıydı.. Đşte bu kabul edilemezdi. ilgilileri tarafından gerektiği şekilde uyarılırdı. Đleride yeni düzenlemelerle birey ve toplumun gönlü alınabilirdi. bozulmamalıydı. Ekranda gördüğü temsili Düzenleme Grubu raporlarında yarı finale ulaşacaklarını duymuştu Ber.. Tıpkı. ekonomist gibi hareket eder di?. Karşı binada bulunan kafeden geliyordu sesler. Med’le olan sanal seanslarına uzandı. Futbol maçını seyredenlerden kendisini daha güçlü buldu. Bırakın katlanmayı. bazen bir hukukçu gibi değil. Hiç istemediğimiz halde düşülen ekonomik olumsuz kaos ortamına ben vatandaş olarak sebep olmadığım gibi şimdiye kadar olan ekonomik gelişim ve uygulamaların çoğuna kalben de olsa onay vermediğim için bunun sorumluluğunu paylaşmak gibi bir zorunluluğum söz konusu olmamalıdır.. bilinçli bilgiyle ölçülmeliydi.. ziraat mühendisliği diplomasıyla iş bulamayan bireyin." diye bağırıyorlardı. karşılık gol atacaktı?. belki de daha yüksek sesle ve diğer kendisine benzer bireylerin sesleriyle karışacak "Goooo-l!. Sorumlular kimlerse onlar bu zararı paylaşsın. pencereye koştu. Kabul görmese de bir tepkiydi. Bozanlar. çektikçe uzar. Her zaman görücüye çıkmamalıydı.. Kulak verdi. Sodgom Ülkesinin genel yapısında ekonomi. sizi idama götüreyim. bugün Evrensel Futbol Turnuvası maçının olduğunu anımsadı. Sonucu önceden biliyordu.

Ama sonra birbirimizi kaybettik.... Mutfak lavabosunda elini yüzünü yıkadı." mesajıyla karşılık verdi. lütfen! Direk yazışmak istiyorum sizle.. soğuk terleme. E-mailiniz bayağı dikkat çekiciydi... Birçok e-mailler gelmişti.... chat servisine girmekte gecikmedi.. Gelen olursa şu an yok de!" diyerek odasını kapısını kapadı.. Korpsi’nin yanıt iletisi gelmekte gecikmedi..." Ber.." diye sordu... küfürlü yergilerde vardı. "Med isimli şahıs benim yabancım değil. bağrından fışkıran suyun.. önceki iletiyi gönderen Korpsi nikli şahsa.. "Yo bir sorun yok. Ama uzunca bir süre önce trafik kazası sonucu vefat ettiklerini söylemişti. Ondan sonra. benim Korpsi.. Tanımıyorsanız... Kendisinden istenen ana paraya faiz ekleyerek bankanın belirlediği ve buna rağmen yine ana para saydığı." yazılmıştı. Bir delinin kuyuya taş atması örneğini anımsatan sözlerdi ve kendisi de bu karmaşada kırk akıllıdan biri olup yorulmak istemiyordu. Söz verdiğinize inanıyor ve devam ediyorum..... Reklam içerikli olanları hemen sildi.. Ber.." Bir dost imzalı bu yazı gözlerinin açılması." "Peki!. Ber.. kalp tik taklarının artırımı etkisi yarattı Ber’de. "Ne demek istiyorsun?. Eve gidip uzanmalı ve Yansı’nın söylediklerini irdelemeliydi. mesajı açtığında hayretini "vay be!"” diye sesli olarak ifade etti.. kavramlarınız. el ve bacak titremeleri.. diye tanıdığınız biri var mı?. Chat servisindeki özel nikini de sunmuştu. Yoksa anlam yüklü müydü?. Bir sorun mu var?." "Öncelikle.." yazılı iletisini gönderdiyse de yanıt alamadı. Lütfen bu mesajı okuduktan sonra sileceğinize kendi kendinize söz verin." "Benim yanıt vermeme gerek kalmadı Çünkü aynı kişiden söz etmiyoruz. "çok gizli.. Alıntılarınız gerçekten Med isimli bir bayandan mı?. Mesajın yanıtı gelmekte gecikmedi. "Ber Bey! Đyi Ruhlar sitesinin ve özelde Med’den alıntılar sayfasının uzun süredir okuyucusu bulunmaktayım. Đnternet bağlantısını kopardı." diyerek iletide bulundu Ber. Bana yanlış bilgi vermiş olabilir?." Karşısındaki sert söylemdeydi.. Bir ara tanışmıştık. Birkaç dakika sonra Korpsi nikini gören Ber.. "Kendinizi tanıtır mısınız?.... "Đyi Ruhlar" isimli web sayfasıyla ilgili olan övgü dolu e-mailler yanında. Bu sorular size anlamsız geliyorsa lütfen yanıtlamayın!. Bir kısmına karşılık verdi.Bu düşüncelerle tekrar bilgisayarının başına oturdu. "Ana Para" ya yine ve ayrıca ek olarak işletilmiş ve işletilmeye devam edilecek olan yüzde beşyüzlere varan faiz oranına ilişkin itiraz dilekçesinin çıktılarını aldı. Selamlar. Konu karşılığına.. Kızdırmamalıydı... Aşırı benzerlik taşıyan cümleleriniz. Sözler saçma mıydı?.. Birey... anlatılarınız var. annesi?. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıy-la birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun.. iletiye gülmekten kendisini alamadı. bu ucube...." "Onlar hakkında pek konuşmamıştık.. muhatabı internet bağlantısını koparmıştı. Size ileti gönderen şahısım. Med." "Evet!. Bekliyorum." "Evet. siz e-maildeki sorularımı yanıtlayın.. Şimdi sıra sizde?.. "Şu an oradaysanız karşılıklı mesaj bölümüne giriniz. Sek. Altına kalın ve okkalı imza attı. Anlamsız geldi kendisine. onun bu haline bir anlam veremedi.. galiba. Birkaç arkadaşından gelenleri okudu. O halde Size Med’in kitabından bir alıntı sunacağım. "Ne iş yapardı?. Nete tekrar girdi. bilgisayar başındaydı ve chat yapmaya hazır olduğunu belirtiyordu.." yazılı iletisini gönderdi. "Merhaba ben Ber. düşünmüşken zamanla bu yargımdan sıyrılmak zorunda kaldım." "Belki de aynı kişidir. Mesaj programını açtı." "Ad Kenti Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuydu. Mesaj programını tam kapatacağı esnada yeni gelen bir mesaj dikkatini çekmişti." "Babası. "Ber bey. siz?.. *** ." "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. "Bu cümleler sizce bir anlam ifade ettiği zaman görüşelim.... "Bir şey anladıysam kötü ruh olayım.” mesajını iletti.. onu tanıyanlardan biriyle bağlantınız oldu mu? Veya onun kayıp eserinden sizde var mı?." Ber. Đlk zamanlar tesadüfi izdüşümler diye. Bilgisayarı kapatacakken birden bugünkü e-maillerine bakmadığını anımsadı.. Çünkü.

Kıvır da kıvırt. arkadan öne Kıvır da kıvırt. parçalamak için kıvırmak gerek!. 39 Ber’inde yolcu olarak bulunduğu dolmuşun sürücüsünün arka koltuğunda oturan bir şahıs... Bu kez.. Markız’mış!. sola kıvır. Kıvırt da kıvır... sol göğsü kıvırt Kıvır da kıvırt. kiv." "Ya abi.. paralamak. kıvır. Sana fedadır canım benim. arkaya kıvır Önden arkaya.. Ama güzel şeyler almak için. hov hov hov Hev hev hev. Bir şeyler!. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!... hav hav hav Yükselmek.. .... kı." "Emrin olur abem!" Yeniden çalınan parçayı Ber’de daha bir dikkatli dinlemeye başlamıştı. başarmak için. kivirt Kıvır. Şoför abim. "Ya!. Ki. Vav vav vav. Kıvırt da kıvır. Uyarmadı demeyin... bu parçayı yeniden çalamaz mısın?. Sağa kıvır. Bende bugün aldım. kivir. Kıvırt da kıvırt.... SodGom canım yurdum benim.. Hahhahhah!. Kıvır da kıvırt Kıvır da kıvır. Sola kıvır. "WWWaaaavvvvvv!!!. Kıvır da kıvırt.. Kıvırmak gerek! Paralanmak. kı.. Elleri görmüyorum. Hadi! Hep birden. Kivirtta. Kivir.. Ay’nanmıyorum. Amcamın olmuyo muş! Amca zorlarsan olicek olicek. Kıvırmak gerek! Dikine dikine yükselmek için. elleri. Ki. sağa kıvır.. Cennet vatanım benim Özgür kivirtmalar ülkem benim... Öne kıvır. bu söyleyen kim?" diye iştahla soruyordu. kıv.. ve bir ağızdan. WWWoooovvvvvvv!!!. Đlk kasetiymiş. ilerlemek. kiv. Bütün eller havaya Hadi be amca! Sende kaldır. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!.. "Adı.. Göğüsler hareketsiz kalmasın. Hahhahhah!!!. O oooo ooo Olmuyo arkadaşlar. Olmadı tekrar baştan!..Bütünlüğümüzü bozmadan Tekdüze sessimizin içine etmeden Kıvırarak söyleyelim şarkımızı.. Sağ göğsü kıvırt. Kıv.... Olmuyo mu?... Sen olmasan ne yapardım?.. kivir. Kıvırtta kıvır... kıvırt. Karı ne güzel söyli.

şarkısına klip dahi çektirmişti."Ber Bey!. Kasette çıkarmış. Yöresel motifli ezgilerin bulunduğu annesinden kendisine yadigar kalan kasetteki bir parçaya ne kadar da çok benziyordu. aşağıya döndürdüğünde Ber. Markız. Markız’a ait olabilecek sözlerin ise düzenleyicilere hizmet sunan bir üyenin futbol yanında yeni bir hipnoz özelliği taşıyan maskelenmiş kodlar olma olasılığı yüksekti. Birinin.. diğerini teşhiri. Ofisten içeri adımını atmasıyla. Markız’a kendi elleriyle. olasılıkları aklına geldi. Çalınan parçanın ezgisi ile Markız’ın klibinden duyulan ezgi öz olarak aynıydı.. Mar kentine bağlı annesinin doğduğu köyde bulunan bir ozana ait köyün ana dilinde söylenen bu parça ulusal müzik kültürüne nasıl da kazandırılmıştı?. Bunda sürücüyü kafaya alan yolcunun büyük payı olmuştu. Poposunu sağa sola." Ber. Herkes gizli bir sözleşmenin tarafları gibi sessizlik kuralına uyuyorlardı.. Klibini merak etmişti. Birkaç enstrüman eklentisi ve hız.. Haksız ve insafsızca grupsal bir lince tabi tutulan bir ses ve beste sanatçısının şarkısında geçen "Sanat Hırsızlığı" bu olmalıydı. yada bir takım eşyalarla şişirilmiş olabilir. böyle bir sonuca ulaşılmasını. Markız’dan ayrılalı uzun bir süre geçmemişti. kendisine ve diğer yolculara. Markız’ın müzik kültürünü yakinen bilen Ber.. Secret’in heyecanlı sesiyle karşılandı. kuşkuya düştü. geçmişi anımsadı. Ezgi güzel.. bir başka güzel görünüyordu. sola kıvır dediğinde sola kıvırıyordu.. Geçen sürede bu kadar büyümesi olağandışıydı. söz ve ses estetik değildi. Tüm ülke ondan söz ediyor. yüksekliğini. Çevresinde bulunan diğer dansözler de ona uygun destekleyici kıvırtmalarda bulunuyorlar nakaratlarda eşlik ediyorlardı. Ezgi annesinin köyünden. Birkaç kez de bu şekilde aynı şarkıyı dinledi hafıza kaydından. popo ise. Bir başka kanala daha geçti. Markız’da bu kopya kasetten.. Sodgom ülkesinin yükseltilen birçok şahsiyeti. Çünkü bedeninin diğer aksamı önceki markız bedeniydi ve şişman değildi. Markız onun yerine. ona bel vermişti. Maf. mekanlar ise yabancı bir klipten aşırılmıştı.. Şarkı. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. annesinden yadigar kalan kaseti çıkardı. Sardırarak. yukarıya. Her toplum ve birey karınca kararınca bu evrenselliğe katkıda bulunurken.’ naralarını kullan-mıştı. Yörede şenliklerde el parmaklarının ağıza dokundurulup çekilmesi esnasında çıkarılan ‘Lili lili lili.. Şişmanlamakdan olamazdı. Rasgele kanalları gezdi.. Secret. benzettiği parçaya getirdi.Kıvırt da kıvır.. Az önce dolmuşta bir çok kez dinletilen parçaydı. kopyaladığı parçanın sözlerini değiştirerek kendisine mal etmiş... Çekmecesine gizlediği.. hafiflik sağlama farklılığı dışında tamamen birbirinin aynısıydı. Ofisine yakın durağa varıncaya kadar beş kez dinletildi. halk . diğerinin teşhir edeni teşhir etmesini doğururdu. Solkol’un söylediklerini anımsadı. birşey katılması veya çıkarılmasıyla hırsızlık yaptıklarını gizleme olanaklarına sahiplerdi. annesinden yadigar kalan kasetin kopyasını hediye etmişti. Müzik setine yerleştirdi. Klip bütün olarak kopyaydı.. Parçada geçen sözlere uygun davranışlar sergiliyordu Markız. poposu ve sanatçılığı beğenilen yabancı bir sanatçıdan. Evrensel kültür." sesleri asıl parçanın başında yer alıyorken. Fakat bu kadar çabuk beklemiyordu. genişliğini yakinen tanırdı. dünya insanlarının ortak malıydı. Đnanmayacaksın?. Neden bu kadar şaşırmıştı. "Đşte!." "Neye?" "Markız. Çünkü eser denetleme grupları onlardan oluşuyordu ve onlarda aynısını yapıyorlardı. Ezgide ne kadar çok benziyordu. ezgi yabancı gelmiyordu.. Acaba yanlış mı algılıyordu.. Poposunun kıvrımlarını. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!. Söz ve Müziğin Markız’a ait olduğu yazıyordu. Sağa kıvır dediğinde sağa. dolmuştan indiğinde bile kulaklarında çınlıyordu. Sodgom ülkesinde gerçekleşen herşeyi normal karşılamalıydı. katkı yerine sanat hırsızlığını tercih ediyordu. Çalınan eserlerin üzerlerinin hafif boyanması.. Kaldı ki. Markız’ın klipinin başlayacağı anonsu üzerine sabitlendi. Televizyondaki kanalların çoğu onun klibini bugün onlarca kez yayınladı." dediği anda bulunduğu kanala sabitlendi. dansöz şarkıcı olmuş!" "Hangi Markız?" "Senin arkadaşın olan Markız! Televizyonda klibini izledim.. sözler Sodgom gerçekliğinden. Sesin kötülüğü enstrümanlarla kapatılmaya çalışılmışsa da pek başarılı olunamamıştı. Popo görüntüsünde ya figüran kullanılıyordu. ‘WWWaaaavvvvvv!!!." Sözleri ilk kez duyuyor olmasına rağmen.

açıklaması gereki-yordu....." "Şimdi ben ne yapacağım?..... Yeter ki içinde havalı birşeyler olsundu.. "Tut-Bırakma KursEvi"nin adının "TutBırak KursEvi.. ressamların. kendisine aitmiş gibi gösterdiğini kanıtlayarak." "Ben de teşekkür ederim. tiyatro oyunları ile oyuncularının bazıları aynı kurala tabi fertlerdi. yazarların. Aksi halde bir yerlerde. Markız’ın sanat hırsızı olduğunu ve kendisine ait olmayan parçayı.. Geleceğim ne olacak?. birileri durumdan vazife çıkarıp." dedi Ber. Davanızın sonucu hakkında bilgi vermek istiyorum. Çünkü. köşe yazarlarının.. hayır!. Ülkede her renk ve her davranış bir şekilde siyasi propaganda simgesi şeklinde algılanabilir. Yansı’nında ifade ettiği üzere kendisinin büyücü." "Ben de onların inadına yeşil kurdeleye serbestlik getirecek partiye üye olup canla başla çalışmaz mıyım?.. bunları içselinde zaten tartışıyordu. bu olay bir parça kurdele olayını aşıyor. Üniversite hocalarının." "Đdari Denetleme ve Đnceleme Yüksek Mahkemesi açtığımız davayı kabul etmedi. Kaseti ona hediye etmemesi gerektiğini ifade etmişti.. Halkın Temsilcileri Genel Merkezinde tartışılan "Siyasi suçluları da kapsayan Genel Af"ın. Telefonda uzun ismi ‘Yeşil Başlıklı Kız’ olan YeşKız'ın olduğunu iletti.... Bu bir SodGom Devlet politikası. Gelişen her olay." "Takdir sizin ama bununda çözüm olmadığını göreceksiniz.. Ülkede en güzel buluşlar genelde isim ve takıştırmalarda olurdu.. " "SodGom ülkesini anlayamıyorum. Hatta her el ve parmak hareketleri de. heykeltıraşların. izlediği görüntüler gibi geliyordu. Bu şekilde siyasi propaganda yapıyormuşsunuz. Bildirmek istedim...... siyasileri de kapsıyordu ve yasa yürürlüğe girdiğinde Tar'da salıverilecekti. klip hatta dansöz kıyafeti. ret olduğunu 'geçmiş olsunlar’la. onu deşifre etmeliydi." "Bunu da temyiz dilekçesinde belirtmiştim. Bu habere çok sevinmişti.. Kopyacılık ve aşırma sadece müzik piyasasında mı oluyordu?." "Peki.nasıl olsa verileni hemen benimsiyordu. Bir haftadır. Med’in sanal olduğu gerçeğini yalanlıyordu sanki.... stilistlerin.. Ona davasının olumsuz sonlandığı.. Ber. hatta medyum.." "Efendim?" "Yok... oy çoğunluğuyla kabul edildiğine ilişkindi. Đyi Ruhlar web sitesinde yöresel parçayı da sunarak." . Med’in olmadığı varsayımı. Öğleden önce YeşKız'ı telefonla aratıp not bırakmıştı. Aramam için not bırakmışsınız?.." "Olamaz!." "Bilinen nedenler.. Flash haber." "Davanız ret olundu.. Benim hiçbir siyasi partiyle uzaktan yakından ilgim olmadığını sende biliyorsun. Hangi parti gelirse gelsin devlet politikasına uymak zorunda. kendisine. film ve dizi senarist ile düzenleyicilerinin. Mimikler dahi benzemeliydi.. "Ber Bey! Nasılsınız?" "Teşekkür ederim. Siyasi mesaj içeriyormuş. Genel Af." "Evet!. gerekeni yapar." "Ya saçınıza yeşil kurdele bağlayarak üniversiteye devam edemeyeceksiniz veya bazıları gibi yeşil kurdelenizi belirsiz bir güne kadar sandığınıza saklayarak onsuz okuyacaksınız!" "Đnancım gereği takmak zorundayım........ ya siz?. Karar dün elimize ulaştı. Oynama ve kıvırmaya sevk edici sesler barındırsın dı. kahin olduğu sonuçlarına götürüyordu.. Markız’ın çevresindeki dansözler ve sözler sanki daha önceden seyrettiği.." olarak değiştirilmesi de yasalaşmıştı. "Allah’ım çıldıracağım!.. Secret’e.. bir şey yok.. Toplumun bazı kesimi.. günlerdir.. Secret kendisine.. Ad kentine ilk kez gelen bir senfoni orkestrasının verdiği bir konserde. davayı neden reddetmişler?. Markız hakkında deşifrizasyon süreci başlatmalıydı. Med’in Markız hakkında söylediklerini anımsadı. Bu şarkı.." "Đnançlarıma uygun yaşamak ve eğitimden yararlanmak için yeşil kurdelenin özgür bırakıldığı yaban el'lere mi gitmeliyim?. batı klasiklerinden hızlı tempolu parçaları bu yüzden severlerdi. Benzetiliyordu. Ayrıca. Klipten sonra flash haber duyurusu üzerine televizyonu kapamaktan vazgeçti. Yeşil kurdelesiz kalmaktansa okumamayı tercih ederim..." "Takdir sizin. " "Ha! Evet...... Mozart’ın bir parçası çalınırken seyircilerin bir çoğunun halaya kalktığını daha dün gibi hatırlıyordu...

ana görüşlerle." "Neden söz ettiğinizi anlayamadım?. Đyi bir konsantrasyon sağladığında bu konuda da duyumsama sağlayabileceğine inanıyordu.."Bunda da yorum yapamıyorum." EkoPol :"Biraz açar mısınız?.." MedBer: "Özellikle sayfa ayırmadık. Ama.. mesaj kutusuna 'Selam. savaşa taraf olmayan birey YeşKız evrensel yasalardan olan eğitim hakkından yoksun bırakılmıştı. Yazışmalar karşılıklı ve tüm hızıyla sürmeye başladı." "Geçenlerde bir gazetede okumuştum. kafası o kadar karışıktı ki bu transı şimdilik gerçekleştirebileceğinden pek emin değildi." "Özgürlük kazanımımı ülkede uygulanan demokratik sistemle elde etmek çok zor olduğuna göre. topluma ve halka yararlı ekonomi yerine bu çıkarcı grupların yararına kurallar çıkarılmakta ve uygulanmaktadır. yeşil kurdele giyinmekte önceden yasaklı olan komünizm gibi..... Fakat her nasılsa o mahkemede bu talebi reddetmiş. ĐyiRuhlar adresiyle geçiyor.." "Đnternette arkadaşlarla birlikte hazırladığımız bir site var. Ekonomi alanında oyunlar kurallarına göre oynanmıyor. Elinizden gelen ilgiyi gösterdiğinize inanıyorum... Kendisini takma adıyla tanıyan birilerin kendisiyle yazışacağını tahmin ediyordu. geçmiş olsun dileklerimle.. "Sitenizde eksik gördüğüm bazı konular var.. olay yeşil kurdele olayı değil. Çenesini avuçladı. Öylece bekledi." MedBer. EkoPol ile arada yazıştıklarından birbirleri hakkında bilgi sahibiydiler... yasal dil dışında bırakılmış Dowko dili gibi serbest kalacağına inanıyorum. daha alt konularda sayfalarınız varken ekonomi konusunda özel sayfanız yok. Ekonominin ..." "Kanımca en iyi yönetim sistemi olarak görünen demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için ‘demokrasinet' işlerliğinin kazanılması gerekir.... özgürlüğün en büyük düşmanıdır. Başka yönleriyle SodGom Ülkesi benim için özgürlükler ülkesi.. "Politikanın. üniversite okumaktan vazgeçiyordu. Đkilem içindeydi.. Bazen alt insanlardan çok azı şans eseri suyunun suyu misali bunlardan sebeplenmektedir.. avukatı kanalı ile müracaat etmiş. Nete bağlandı." EkoPol. Yüzlerce insanın isimleri vardı.. Sağlıcakla kalın. Ekonominin her alanının ipleri örtülü veya açık genelde dışsal bağlantılı yerel azınlık gruplarının ellerinde olduğu tartışma götürmez bir gerçek... Tahmini gerçekleşmekte gecikmedi.... takma adlı biri kendisine 'selam' mesajını göndermişti bile. uygulamalı inancı karşı karşıya getirilmişti. EkoPol. Ber. sabırlar diliyorum." yazdı.. nbr?. Ama. döviz piyasasında olsun. Ayrıca. Üniversiteye Yeşil kurdele ile girmek için açtığı davayı kaybeden bir bayan yurttaş. Sitenin diğer düzenleyicileri ile birlikte bu konuyu çok tartıştık. Ek olarak hal ve hatırını da sordu... Böyle bir yolu deneyebilir miyiz?.." "Bir ara bakacağım. ĐyiRuhlar Sitesinde bulunan sohbet-chat odasına MedBer takma adıyla giriş yaptı. EkoPol. Okuma isteğiyle." MedBer: "Ekonominin evrensel kurallarının ülkede uygulanmadığı bilinmektedir." "Teşekkür ederim..... Bu siteyi ziyaret ettiğinizde Demokrasinet ile ilgili bilgi alabilirsiniz." "Ber Bey!... bazı görüşleriniz arasında sanki çelişki varmış gibi geliyor bana.." "Özgürlüklerin isteminde yanlı talep. Bu sayfanın olmamasının daha iyi bir mesaj taşıyacağı sonucuna vardık. Genel Düzenleme ile yerel Düzenleme Raporlarında bu konuda yazılı olan bilgileri o kadar çok merak ediyordu ki?. Bir gün yeşil kurdela mağdurlarına genel af gelebilecek miydi?.Mağduriyetleri telafi edilebilecek miydi?. Borsa'da olsun. Đnsan hakları ve inanç özgürlüğüne aykırı kararlar için Güneşin Battığı Ülkelerde bulunan Uluslararası Çağdaş Mahkemeye müracaat edildiğini duymuştum.. Ancak Ortadoğu ve diğer ülkelerdeki kişisel sorununu Birleşik Devletler kendi yararına çözdüğü takdirde.. "Örneğin?. ekonomiyle de ayrılmaz ikili olduğu konusunda görüşleriniz olmasına karşın. Bunun için ya savaşın bitmesi beklenecek veya başka alanlarda özgürlük isteyenlerle birlikte bu özgürlüğünde kazanımı için demokratik anlamda mücadele etmek gerekecek" "Bana bu özgürlüğün verilmesi yeterli. faiz oranlarıyla ilgili olsun. YeşKız'ı anlıyordu... Politik savaşta. Son günlerde çok sıkıldığı anlarda yaptığı eylemi gerçekleştirdi... O her ikisini birden elde edemeyeceğini anlayarak." Telefonu kapadıktan sonra kederli zamanlarında yaptığı hareketi yaptı.

dünya'da bulunan değişik toplum ve bireylerin kendi geleceklerini tayin hakkını kazanması. evrensel iyi toplum ve birey kavramını koymak gerekiyor." EkoPol : "Deliği kapatmak gerekir. uygulamaya kalkmanın anlamsızlığından söz ediyorsun. Ne bileyim.. en azından kötünün iyisi olarak düşünülebilir. ülke hala embriyo döneminde ve bu dönemi atlatıncaya kadar göbek bağıyla bir yerlere sürekli bağlanmak zorunda. dış ülkelerin sömürgesinden kurtulması gerçek bağımsızlığa ulaşılması söyleminde bulunduğunuz izlenimi doğuyor bende. Su deposuna yaklaştırmayarak.... SodGom Ülkesi dışında başka bir ülkede doğmuş da olabilirdim. ithalat. bilmiyorum. Tabi ki buda yine bireyler arası . bu kadar etkin ve yetkin değiller..." MedBer: "Aynen öyle.. Bu ve benzeri önlemleri almayarak hala suyun nasıl idareli kullanılacağını tartışmak. Birleşik Devlet dışındaki Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine katılması gerektiği yönünde yazılarınız var?. Zamanı geldiğinde güneşin battığı yönde bulunan uluslar birliğine ayrılınmasa bile özellikle birlik içindeki bireylerin kendi özgür geleceklerini düzenlemede daha etkin rol alabileceği kanısındayım. Yanlış anlaşılmasın her birey ve toplumun kendi kültürünü.." EkoPol: "Yine de kanımca bu söyledikleriniz ekonomi sayfası hazırlamamak için geçerli nedenler değil. Đhracat. başkalarının özgürlük alanı engellenmediği sürece açılmasını da isteyenlerdenim. Başkalarının kendi yararlarına bir takım raporlarını.. Bileşik Devlet'in bizlere insan hakları. Bunları okudukça ülkemizin. Örneğin. Devletten haksız yere vergi iadesi alınması amacıyla çoğunlukla hayali olarak gerçekleştirilmektedir.. içme." MedBer: "Örneğin?.. Yeni dünya düzeni kavramına karşı.. ülkemizin.. -onlara rağmen ve onlarsız-." EkoPol: "Yabani hayvanların delmesini önleyici önlemlerin de alınması gerekir.." MedBer: "Yanlış anlaşılmaktan çok korkarım. Normalde orda bulunan insanların bir aylık gereksinimlerine yeterli. Sonuçta bir Düzenleme Grubu yerine başka bir Düzenleme Grubunu tercih etmiş olmuyor musunuz?... Đhracat.. aynı yabani hayvanlarla tekrar delindiğini düşünelim. Ben." Medber: "Kapatılan deliğin.. Genelde Etkin Düzenleme Grupları Birleşik Devlet de otak kurmuş durumdalar.. dinini özgürce yaşaması.. özgürlük. Siteyle ilgili bir çelişkiden söz etmiştin?" EkoPol: "Düzenleme Gruplarından ve bunların geleceğimizi raporlarla yönlendirdiklerine dair düşünceler içeren bir çok yazılarınız var.. Benim yazımdaki ana öğe. Sözlerinizin hangilerini düzelteyim. milliyetim bana seçenekler halinde sunulmadı. çamaşır yıkama gibi tüm su gereksinimlerini ayda bir gelen tankerlerin doldurduğu sabit depodan karşılansın.. Bireyin hak ve özgürlüklerini daha çok artırabileceği bu birliğe girmek.. Đçlerinde bulunan bireylerden iyi ruhlu olanların sayısı gittikçe artıyor." MedBer: "Beni kızdırdın :-)) Bir örnek vereceğim... dilini.. Bu anlamda Güneşin Battığı Yön Birliğine katılım ve onlarla birlik. geleneklerini. Çünkü..doğal gelişimi dahi bunlar sayesinde engellenmektedir.. Oradaki Düzenleyici Gruplar. kitle iletişim araçlarıyla oluşturdukları veya oluşan kitle psikolojisi ve zihin kontrol yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde zararlı olanlarının iyi yönlü sapmalarla engellenmesi.... SodGom ırkına sahip aydınlanmamış bireye tercih ederim... demokrasi anlamında göstermelik davranışları dışında bir yararı olmamıştır." EkoPol: "Anlıyorum. Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine SodGom Ülkesinin katılması yönündeki düşüncelerimizin de bu anlamda değerlendirilmesi gerekir. Onların içmesiyle ve boşa akmasıyla eksilen suyu idareli kullanmanın formülünü bana söyler misin?... yolsuzluklar önlenmeden ekonomik kuralları tartışmanın.." EkoPol : "Delik açmalarını önlemek için onları deliğe tıkarak... enflasyon oranları ile büyüme hızı verileri ise gerçekleri yansıtmamaktadır. Soygunlar.... Çiftlikte bulunan insanların yıkanma. bu su deposunun altının birkaç yabani hayvan tarafından delindiğini düşünelim.. Bu korkumun gerçekleşmesine üzüldüm. evrenselliği yakalamış ve başka milliyete tabi aydın bireyi . Bir çiftlik olsun. Ülkemize attıkları ağlardan kurtuluş için batı birliğine girmenin daha yararlı olabileceği kanısındayım. Ayrıca. çiftlikte bulunan insanlara gökyüzündeki yıldızları pay etmek kadar abesle iştigal değil mi?. Buna rağmen.. Hatta ülkede çoğu zaman var gibi görünen demokratik sürecin arada kesintilere uğramasında onların parmak izleri bulunmuştur." MedBer : "Beni yormuyorsun. son elli yıldır Birleşik Devlet Düzenleyici Grubunun yerel yandaşlarının ve işbirlikçilerinin tasfiyesinde kolaylık sağlayacağına inanıyorum.." EkoPol : "Keyfine göre hareket et.. anne ve babam." MedBer: "Nerede doğmak istediğim.. geliştirmesi özgürlüğünü destekliyor ve önündeki engellerin.

" MedBer : "Aynı dileklerle... Đki tarafın kendi kurallarına aykırı olmasına rağmen içlerinden bazılarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aracı olmalarına *** ..!!??.." Tar.. Katıksız... nasıl oldu da dış güvenlik görevlilerine yakalandın?" diye soru yöneltti. Tar’ın köye bıraktığı eşi ve altı yaşındaki çocuğunu tekrar Ad kentine getirebilmesi. Birkaç kez bizi bir tepede kıstırıp olmalarına yakalama veya öldürme imkanları varken. "Gerçi yakalanmakta o kadar da isteksiz değildim. iletişimi...enformasyonu. Dili çözülen kekeçler gibi.. seni bıraktığımdan daha kötü durumda buluyorum. Daha sonra görüşmek dileğiyle. Ber’in ve Solkol'un ısrarlarıyla. kaldığı yerden devam etti." Tar. kuşatmayı yarmamız için sanki pasif duruma geçmeleri........ Tar’ın beklediği zengin durumda olmayı şimdi daha fazla istiyordu. beni tanımaz diye düşünürken. diğer taraftan Sodgom ülkesi ile çıkar birliktelikleri yaşamalarıyla arada çelişkiyi anlayamıyordum. Güncel konulardan.. ". Tar’ın geçmişte yaşadıklarına sıra geldiğinde önce anlatmaya pek istekli görünmüyordu. konuştukça açıldı." dedi genel aftan yararlandırılarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilen Tar. Bir gün sıcak çatışmada cephanemizin bitmesinden sonra karşı gücün Üstbin görevlisinin alnından vurularak öldürülmesi.... Birleşik Devlet’in bir kısım ajanlarının Đllegal ABCD Partisi-ne yardım ederlerken......." diye gülümseyerek yanıtladı. badanajlı özgünlükte anlatıma geçti.. Tar.. Renkten renge girerek. yaşadıklarının tüm etki ve duyumsamalarını dinleyicilerine yansıtarak.. Bunun karşılığında güven-liği kıstırdığımız alandan geri çekilmemizi isteyen üstümüzün davranışı." 40 "Ber bayağı zenginleşmiş.. edindiğim izlenimlerden.. "Yönetenler sağolsun. Bye. Solkol' un evinde karşılıklı yemeklerini yerlerken bunları düşünüyordu... ev kiralayıp.. bye. Ber. kafası iyi çalışan Dowko milliyetçisi bazı arkadaşların düşüncelerini üstlerine açmaları ve tartışmaları nedeniyle hain ilan edilip öldürül-meleri." dedi.." dedikten sonra Solkol ile Solkol'un eşini ve sonra Ber'i inceledi.. " EkoPol : "Benim netten çıkmam gerekiyor. " "Neden?. "Yaşadıklarımdan.... "Sen bildiğim kadarıyla cin gibisin. "Belki de başka seçeneğim kalmamıştı.... gördüklerimden... taşınabilmesi paraya bağlıydı. "Çok garip ve açıklaması zor olaylarla yüzleştim... Ber.... Solkol. etkileşimi sağlayabilecek internet kanalı ile olabi-lecek. bilinçli.

. galiba. Ama.. "Tar. Yeni anımsadığı bir ismi de sordu... Anlatımları. mahkeme kurmaya gerek kalmadan öldürülmesi gereken şahıs olarak emir gelmişti. bu konuda bir şey söyleme gereği duymadı..... baskıya zulme boyun eğmeme... kültürlerinin kazanımı.. ifade biçimi pasifize edilmiş bir insan görüntüsü sunuyordu... Göbek bağın bağlıysa birilerine. Ber. Gözünü budaktan sakınmayan nam salmış tehlikeli biriydi. Ama birileri tarafından kullanılarak bu düşüncelerin gerçekleştirilemeyeceğini anladım. Đşçilerin parasını dahi ödemekten aciz duruma düştüm.. Konunun değişmesini sağlamak için. O da bir kapıydı. " Ber. Ama eski arkadaşım. Süreç.. Belki zamanla. Đşkence sonrası Ad kenti güvenliğinden çıktığı durumdan daha bezginceydi. Öldürüldüğünü bizde duyduk.. bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu. kendisine. "Benim düşünce yapım özünde yine aynı. oluşmuş şüphelerde üç-dört kişide somutlaştırılarak büyümesi önlendi. Bu soruyu birkaç kez sorduran Tar'ın doğasında yatan sürekli devinimi ve değişimiydi.. oda bilinen güç. "Sözünü ettiğin konulardan bazıları yüzeysel olarak toplumda tartışılmıştı. Bilgisayar mağazalarımın bir tanesi sadece elimde kalabildi. insanca yaşam. Has'ında yanına uğrarım. ama anlatmak bile bana zor geliyor. darallar geldi bana." dedi." diyerek. Karşı tarafımızda olsa da hakkını teslim etmek lazım. hele siyasi sabıkalı birine kim iş verir.. koşullandırılmamış bir alanda ifade edebilmeyi." Ber." Solkol. Karanlık noktalar çok. Bunu deşifre edecekken hiç konuşmamak üzere susturdular." "Anımsıyorum.. düşüncelerinin çokta orijinal olmadığını ifade etti. Aslında sadece bir taraf kullanıyor. başından geçenleri daha önceden özetlemişti. düşüncelerimi bağımsız. Yoksa benle birlikte çalışmanı teklif edecektim. Ölümle kendi ortamında yüzleşti. Ber'e yönelerek.... tekstil fabrikası kurduğunu anlattı.üstlerinin sessiz kalmaları.. Artık hiç bir gruba. Kendisini çabuk toparladı. hatta sadece yemek verilen bir lokantaya. "Fakat. " dedi. Tar. son ekonomik kriz beni de sarstı." .. Genel af çıkınca kırsaldan kente indiğini duydum. "Seni tam anlayamadım.. Evini yeniden yapılandırıncaya kadar evimde kalmanı istiyorum. Kısaca. Tar'a ekonomik durumunun bozukluğunu." diyerek. Ber?. Gözleri nemlenmişti. Mıha'nın kendisini çok özlediğini belirtti Tar'a. Ber.. Sürekli senden söz ederdik. onun gözlerinde ilk kez korku ışıltıları görüyordu. Mıha'yı sordu. Senin isteğin ancak onunkiyle çelişmez ve çekişmezse gerçekleşebilir... Tar'ın derinlere inmesini sağlamak amacıyla..." Bu soruyu.. iş konusunda bir yardımı olabilir belki. " "Bu görünen düzenek. galiba..... "Peki. "Bir trafik kazası nedeniyle oluşturulan toplumsal tepkiyle bunların çoğunun üzerine sünger çekildi. Yalanda olsa..... Bu bir piyonluktur." "Rutbin mi?.. Oda bitirilmek üzere.. Đstersen bu konuyu şimdilik kapatalım. Ber. Yine de iş bulmana yardımcı olmaya çalışacağız. Kader.. "Đnsanların hak ve özgürlüklerinin. başını öne eğerek.. o birilerinin dediği olur. ama üzeri örtüldü sonra.. görüşlerinde değişme mi oldu?. Mıha'nın Legal XYZ Partisi’nde gerçekleştirdiği SodGom Ülkesinin genel yapısına uygun çıkar amaçlı politik çabalarından dolayı nasıl zengin olduğunu.. Solkol'un küçük çocuğunu kucağına alarak okşamaya başladı.. daha birçok neden. sana yardımcı olmak isterdim. kahveye dahi üye olmadan bireysel yaşamımdan kalanını yaşamak istiyorum. Bizlere. Rutbin isimli görevli de bazı belgelerini kitaplaştırıp topluma sunacakken öldürüldü. her kesimin birbirini kullanma çabasında olduğu kullanılanında kullananı kullandığını ifade ederek bunun taraflar için yanlış bir şey olmadığı düşüncesi oluşmuştu. Bir olguyu gerçekleştirmen. "Ekmeğimi kazanmayı. kesinlikle yakalandığında konuşturmaya. Ber. Görevinden ayrılacağı döneme denk düşüyordu... Tar'ı anlamakta güçlük çekiyordu. birey ve toplumun kendi geleceğiyle ilgili alınacak kararlarda etkin rol oynaması. Yoksa sabıkalı. Yıllardır kendisinden haber alamamıştık" "O kırsal da benim mangamdaydı.. Sonuçta emeğimi ortaya koyup kendisinden iş isteyeceğim. çok şeyleri değiştiriyordu. Solkol. "Bu anlatılarının bir kısmı basında çıkmıştı.."dedi. konunun kapanmasının önüne geçmek. "Has isimli müşterini anımsıyor musun. Yüzlercesini sıralayabilirim. Tar'da sürekli değişmeyen hazır cevaplığıydı. Tar. konuşulanlardan sıkılmıştı. ağır mahcubiyetler içindeydi. Tar. Đllegal ABCD örgütüne katılmak üzere kırsala çıkacağını kendisine belirttiği günlerde de sormuş olduğunu anımsadı.. bunun anlamı o birilerinin isteminin yine gerçekleşmiş olmasıdır." dedi. "Mıha'ya avuç açmayacağım.. O da benim gibi görüşlerinde samimi olmakla beraber iki tarafında büyük güçler tarafından bazı ekopolitik amaçlara alet etmek için kullanıldıklarını sezmişti. "Tar!" diye seslendi. engellenmemiş ve sessiz kalınmışsa.

." "Mıha’dan iş isteseydin bari.. maliyeti düşürmek için işçi çıkarmak zorunda olduğunu." "Bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum..." diyerek. Bunların en önemlisi de ucuz kahramanlığa gerek olmadığı. Tar'ı bırakma niyetinde değildi." "Has ile Mıha’nın zorlamalı ağırlamalarını reddedemedim. kırmızılaşan yüzüyle. Misafir kalma süresinin bitiminde Ber. uyuşturucu trafiğinin geçiş ana yollarında görev yapıyordu. "Sen gerçekleri söylemekten çekinmez ve korkmazdın!..." "Neden?. artık. beni ‘Đllegaldan Legala ParaTransı Markette’ işe başlattığı takdirde. Akıl alacak iş değil." "Ekonomik Krizin en çok tekstil piyasasını etkilediğini..." "Fabrika resmiyette kendi adına kayıtlı ise de aslında değişik alanlarda görev yapan bazı üst düzey resmi yöneticilerinde fiili ortakları olduğunu ve onlara da danışması gerektiğini belirtti. illegal yapılanmanın olduğu sanısıyla üzerine gelecekleri kuşkusunu taşıyor. "Sen bekar adamsın. "Đş ayarlayabildin mi?" Tar.Ber.." dedi Tar." "Tar!..... Solkol. uğurladı." "Ya.. soruyu soran Ber’e.. Ayrıca.. kendine bakmaktan acizsin." *** . sahi Has. sorusunu yineledi. örgütün bölge saymanlığını da yüklenmişti. "Has. Tar. Ber. Has'ın kardeşi Hüs'ünde bulunduğu silahlı banka soygunu ile ilgili olayı ayrıntılarıyla anlattı. istihbaratın kendisini izlediğini.. başını öne eğdi... Tar'ada kalkması için sinyal vererek Solkol'dan izin istedi." "Kirlilik. 41 "Kaç gündür nerelerdeydin?." "O da olumsuz yanıt verdi. Kendini özletiyorsun..... Sana iyi geceler. Zamanında SodGom ülkesi büyük gücünden dahi korkmayan sen örgütten bu kadar nasıl çekinebiliyorsun?." "Yaşadıklarım bana bazı gerçekleri öğretti." diyerek şaşkınlığını belirtti. illegal örgütlere kadar bulaşmış desenize." "Đllegal-ABCD Örgütünde iken.. ‘Yerin kulağı vardır’ sözüne tüm kalbimle inanıyorum.." "Evet?. ancak tekrar işe alım olayı gerçekleşirse önceliği bana vereceğini belirtti.. istediği kadar yanımızda kalabilir. bu kadar market açacak parayı nereden temin etmiş?. Bir de. Belki de onlarla arasını bozmak istemiyor. Ber. Ber'i..

dalgın bakışlarla boş bardağa bakan Tar’ın dikkatinin kendisine yönelmesini sağladı. "Boşver!. Secret’e bildirmekte gecikmedi...." "Babalık davası mı?. sessizliği yaşadılar ve birbirlerine yaşattılar. Her göz gezdirişi." dedi Ber.. "Deneyeyim. Merak etme." "Gelişmeler çok iyi. Tar’ın ve kendisinin canını sıkmak istemedi. bir şeyi yeni anımsayan standart hareketleri sunarak." diyerek savuşturdu. Secret." "Maddi zorunluluklar. sanat. Ayrıca.. iç geçirerek.. " diyerek Ber’i yanına çağırdı. Tar’da aynı kanıda olduğunu konu harici bir soruyla ortaya koydu. Ayrıntılara girme gereği duydu. onları perdeliyor.. sormayı unuttum. bazı istemlerin önüne geçiyor. "Bir dakika gelebilir misiniz. "Büfeden borca al." Ber. Aç değilim. Geçiştirmek olmazdı.. "Şekerimiz kalmadı.. Đnanıyorum ki. Örneğin." Ber. Artık vermiyorlar. edebiyat." "Sözünü ettiğin bir dava vardı ya......." "Tanıklar senin tanıdıkların. Onun duruşmasına bugün katıldım. Yemek yer misin?" "Teşekkür ederim." Tar. Ber. "Tar! Özür dilerim. Đşin bir başka güzel yanı." Ber... Bu düşünce tüm Dünya insanlarında kabul gördüğünde insanlar geleceklerinin birkaç grup tarafından yönetilmesinden kurtulmuş.." işareti yaptı. yanıtını verdi. Basında sitemizle çıkan haberleri okudun mu?." "Evet!. daha fazla tanıdık gelmiştir onlara." Ber.. değerli düşüncelerinden yararlanmak için birlikte çalışabilseydik. gözlerinin daha çok parlamasına neden oluyordu.... "Đş bulma derdinden seni kurtarıp. ensesini kaşıyarak." Bu da bir çözümdü ve Secret.. başıyla. bu oylamaya katılanların yüzde otuzunun SodGom Ülkesi dışındaki insanlardan olması. parlayan gözlerle. "Yapılması gerekeni yapıyorsun ve başarını da ister istemez duyurmak zorunda kalıyorlar. sitemiz daha çok güzelleşirdi. boğazını temizlerken çıkardığı seslerle. olabilir kanısındayım. "Bir şey yok." diyerek yanıtladı Ber. Birleşik devletle birlikte SodGom Ülkesinin savaşa girmesini istiyor musunuz? Đstemiyor musunuz? anketine son kayıtlara göre katılanların yüzde doksan ikisi istemiyoruz. Bir gazete SodGom Ülkesinde. "Ber! Bugün seni çok stresli gördüm. Davadan mı kaynaklı?. masa üzerinde bulunan gazete ve dergileri Tar’a uzattı. "Lafa daldım. Ber. Duruşması sanırım bugündü.. Bakalım gelecek neleri gösterecek." "Sonuç?. Bu söz üzerine önce Tar güldü. Çayları bitirinceye kadar. Tar’ın "Bir sorun mu var?" sorusuyla karşı karşıya kaldı. "Keşke maddi olanaklarım yeterli olsaydı." diyerek koltuğundan kalktı." "Olumluları da var. "Hayırdır.." "Nasıl geçti?" "Kadının daireme geldiğine dair apartmanın kapıcısı ile komşu kadın yalan tanıklık yaptı. anketinden de hemen hemen aynı sonucu aldık. Secret’in yanına giderek.. bu isteği.. Buna rağmen elimden geleni her zaman yapmaya hazırım....." "Ha!.. Sabahtan kaldığı renginden de anlaşılan Secret’in getirdiği çaylardan her ikisi de ilk yudumlarını yüzlerini buruşturarak çektiler.. Đstemiyor musunuz?. anlamıyorum. ama bir çayını içerim. soruyu.. "Đyi Ruhlar nasıl gidiyor?.. En çok hoşuna gidebilecek bir soruyla muhatap olmuştu.." "DNA testi için bilirkişiye gönderilecek. iş olacağına varır. Ber de ona katıldı.." dedi... konuyu fazla irdeleyerek." diyerek. Demokrasinet ilkeleri yürürlükte olmadan oy kullanmak istiyor musunuz?..Ber." direktifinde bulundu. "Seni tebrik ediyorum Ber!" dedi. "Borç kabardı. geleceği açısından çok olumlu bir gelişme.." "Komşu bürolardan bir tas şeker borca alabilirsin. müzik alanında bulunan mafyalaşmaya katılmadan sitemiz kanalı ile ürünlerini sergileyerek yetenekleriyle nasıl şöhrete kavuştukla-rını belirtiyor.." dedi. Kafanı yorma. Evet. uzatılan gazete ve dergileri alarak ilgili haberlere göz gezdirdi. makam odasına vardığında. Đnsanlar aydınlanma sürecine giriyorlar." "Belki de para. "Olumsuz yorumlar mı?. Bazı günlerde bu tür sıkıntılara düşebiliyordu..." "Hangi dava?.. Bu meslek bazıları için ekonomik anlamda da değişken günler sunuyordu. Ber. Halkın Temsilcileri ile Yerel Đdare seçimlerinde. .." diyerek noktaladı. Okuması bittikten sonra. ".." "Bu Ülkenin. Nasıl yalan tanıklık yapabiliyorlar.

Evet!" Tar. okunan cümleye bir anlam veremedi. sıkıntılar devam ediyor.. Ber’i heyecanlandırmak nedense çok hoşuna gidiyordu... hatırlarsan. Geçmişten kalan bazı hikayeler bugünü de aydınlatıyordu..." dair hikayesi Ber’in çok hoşuna gitmişti. bilgisayarı açarak mesajı kaydettiği dosyayı açtı.. sana bir cümlenin anlamını soracaktım. Ceketinin iç cebine koydu." dedi.." Tar. Belki bir müjde.. Ama bir anlam yükledim. bağrından fışkıran suyun. "Uyarılan toprağın yarılmasıyla." Ber.. Bilmiyorum." "Senin bana çözmem için verdiğin uzun bir cümle vardı. "Bu sözlere pek bir anlam veremedim. "Evet!. Çünkü bu durumu çok seyrek görme şansını yakalamıştı. anlatıda bulunup bulunmama tereddüdü yaşıyordu." "Ber!... belki yanlış. chat ortamında Korpsi isimli şahısla aralarında geçen diyalogdan söz ederek. Tar... Ber... Üzerinde çalışmam gerekecek.." Ber... banka sahiplerinin. "Evet!. hala bir anlam veremiyordu." "Belki doğru... Notunu görünce derhal aradım.. 42 Secret.Ber. Pek kullanmadığımız bir kelimeydi... anlatımı uzatmaktan memnun gibiydi. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun. Ber’in sözlerinin devamını bekledi. Yazıcıdan bir çıktısını alarak. "Sürüyü güden kurtların." "Evet!" *** .. Ber. Tar’ın diller konusunda bilgi ve deneyimi vardı. Heyecanını gizleyemedi. Oradan yazıda geçen toprak kelimesinin yerine ‘Ber’i koydum. gerçekte bireyi soyan bazı holdinglerin. " "Evet?. "Belki bir anlamı vardır.. merhaba!" "Nasılsın?.." "Seni dinliyorum. Tar’a verdi. toprağı isimlendirirken kullandığı bir kelime ile bilincim açıldı. "Önce cümleyi tekrarlayalım." Ber’in kendisine yazıp verdiği paragrafı okudu.. belki de kara haber." "Bizim yörenin ana dilinde konuşan teyzemin. turap yerine ‘Ber’ dedi. toprağa. Kararını netleştirmediği halde ağzından dökülmesini engelleyemedi... medya patronlarının. kredisi olan bir lokantada Tar ile birlikte akşam yemeğine çıkacakları ana kadar geçen zamanda resmiyette devleti. aylar önce vermiş olduğu cümleyi ezbere biliyordu. bireylerden alacakları bir şey kalmayınca kendi aralarında başlattıkları çıkar kavgaları hakkında yorumlarda bulundular.... koyunları yiyerek bitirdikten sonra açlıklarını bastırmak için birbirlerine saldırdığına.. Topraktan söz ederken..." Ber.. onun gönderdiği bir paragraflık cümlenin ne anlama gelebileceğini sordu.. Yoksa anlamını çözdün mü?.." "Teşekkürler. yazıyı dudak bükerek okuduktan sonra dörde katladı." "Cümleyi bana yazarak verir misin?.... Tar.." "Ya sen?. Aslında çok da karışık bir şey değilmiş. "Tar." "Ber.. "Tar!. Muhabbetleri güzel geçmişti. Ber’in isteği üzerine Mar kentinde bulunan Tar’ın ev telefonunu bağladı." "Olumlu bir değişim yok. Sana çok önemli bir haberim var.. Özellikle Tar’ın....

akis anlamları taşıyor.. Bu durumda onun geniş hayal gücü. ülkemizde olduğu gibi.." "Sonuç?. Başkan.Đyi Ruhlar Sitesinde belirtilen Demokrasinet görüşü....." "Yolsuzluklar sonucu oluşan ekonomik kriz ortamında.. başıboş şekilde beyninde dolaşmaya başlamıştı. Katılımcılar. Korpsi isimli şahsa gönderdiği paragrafı çözdüğümü belirterek tepkisini almaya çalışacağım. Akrabalarının yardımıyla geçimini temin edebiliyordu...?" diye sordu. Tar’ın yorumunu tekrardan irdeleyerek kafasını karıştırmanın anlamsız olduğunu düşündü. "Ber!.. donmuş gibiydi.. Đnternete girmişken iyi ruhlar sitesinin ‘basından akisler’ bölümüne." Ber. Hatta yüz yüze görüşme isteminde bulunacağım." "Yeni seçilen Halkın Temsilcileri Genel Merkezinin seçmen bireylerinin toplamının yüzde kırkını temsil etmediği nedeniyle yetkisi tartışılır hale geldi. ‘Son. Telefonun ucundaki Tar. nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu. değişik bakış açılarıyla yorumlarını sürekli alma olanağı bulabilecekti. bazı çevreler.. Ellerini göbeğinde birleştirdi.’ diyebiliriz. basında çıkan bazı yazıları da eklemeyi unutmadı.. batı dilinde erkek çocuk anlamına geliyor. Toprağa.’ diyelim. Sayısız düşünceler.. ‘Ber. internet bağlantısını kopardı. " Ber." "Kesinlikle.. Başından geçenleri... " ‘Ber’den fışkıran suyun." Ber’in söylediklerini hazmetmesi için kısa bir süre suskun kaldı. Bu davayı ve senin durumunu bilen birinin gönderdiği bir e-mail de olabilir. sahte bir öksürükten sonra.. Gözleri kararıyordu....." "Sodgom ülkesinin son Halk Temsilcileri Genel Merkezine üye genel seçiminde seçmenlerin yüzde kırkının oylamada bulunmamasını.. "Paragrafa bu aynı anlama gelen karşılık kelimeleri öncekilerle değiştirip birazda cümleyi düzelterek kullanırsak. masanın üzerine koydu. senin için çok anlamlı bir cümle çıkıyor. Geçen hafta sonuçlandı." Ber. sanal Med’de dahil ayrıntılarıyla Tar’a anlatmıştı. görüşmek dileğiyle.. Korpsi’nin kendisinde kayıtlı e-mailine. ‘Yansı’ ise yeni dilde yansıma.. Tar." "Bunu araştıracağım. Dava aleyhime sonuçlandı. Belki de zihnini karıştırmak isteyen biri tarafından sana gönderilmiş bir e-maildir.. borçlu yurttaşlar kanalıyla kapatmak için faizli alacaklarına ayrıca yüksek gecikme faizi ve tazminatı eklemelerini protesto için kampanya başlatan ‘iyi ruhlara’ katılım günbegün artıyor. Đş bulamayınca Mar kentine ailesinin yanına gitmişti ve orda bile hala işsizdi. telefonu kapadıktan sonra sırtını koltuğa yaslayıp. Tar’a iş bulabilseydi şimdi yanında olacaktı." "Sodgom Ülkesinin ünlü dansöz ve ses sanatçısı Markız’ı şöhrete ulaştıran müzik parçasının bir başkasına ait olduğunu duyuran iyi ruhlar web sitesi bu kezde ‘Dişimle Tırnağımla Yükselişim. Şimdi hiç yoktan Yansı’dan olma Varol isimli bir erkek çocuk babasıyım.... Đnternete girerek. Tar’dan aldığı yorumu ve cep telefonu da dahil tüm telefonlarını yazarak görüşme isteğini belirtip sert bir tıklamayla gönderdi.” Ber." "Bu yorum seni çokta etkilemesin. Yansı kanalıyla Med’le birleşmesinden olacak erkek çocuğa selam olsun... Đyi Ruhlar Sitesinde yayınlanan demokrasinet görüşünün seçmenlerde ağırlıklı olarak benimsendiği görüşünde. Tüm sırrı. Verdiğin yorum için teşekkür ediyorum. dünya ülkelerinde de geniş akisler buluyor.." "Birleşik Devlet yurttaşlarının hatırı sayılır kısmı. şimdilik basın alıntılarının bu kadarının yeterli olduğu kanısıyla. Deniz suyunun gelgit olgusundaki kabarma evresine." "Evet!. Med’in aksi olan Yansı ile cinsel birleşmesinden doğacak erkek çocuğa selam olsun.. Ber. Ve eve gitmek üzere ofisi terk etti.’ kelimesi ise bildiğimiz son anlamı dışında. Đyi misin. ". ayaklarını kaldırıp. bankaların kendi açıklarını. normal faiz ve alacak miktarına düşülünceye kadar ödememe kararını almış bulunmaktadırlar. .’ Başka bir deyişle. ayna. bu yazıyı kendisine e-mail yoluyla gönderen Korpsi ile bağlantıya geçerek çözebileceği inancındaydı. konuyu görüşmek üzere Halkın temsilcilerini olağanüstü toplantıya çağırdı. "Ne durumda olduğumu bilebilecek durumda değilim.. "Gelişmelerden mutlaka beni haberdar et." "DNA testi sonucu da aleyhime geldi." "Babalık davası sonuçlandı mı?. ‘Med’ deniyor... bazı dillerde bulunan ve kavramları karşılayan bazı kelimeleri yerleştirelim. kendi dillerinde de yayınlanan Đyi Ruhlar sitesinin ‘Savaşa Hayır’ konulu bildirisini onayladılar. ‘Ber’in." adlı best-seller olan kitaplaşmış otobiyografisinin içeriğinin yalanlarla dolu olduğu kanıtladı.."Şimdi.

. "Teşekkür ederim. Dolmuş bekleyeli yirmi dakikadan ziyade bir süre geçmişti. Gelen garsondan soğuk meyve suyu isteyen Korpsi." yanıtını aldı... nerede görüşelim?" "Sırlar Kafesini biliyor musunuz?. çalan cep telefonuna baktı. Garip giyimli birinin kapıdan içeri girmesiyle onda yoğunlaştı.. Hatta onun soluklarını dahi duyumsa-malıydı. *** . Đdareli kullanmalıydı. Ber’e bir şeyler içmek isteyip istemediğini sorduğunda "Hayır. "Uygun bir yerde inecek var!" dedi." "Yarım saat sonra orada olabilir misiniz?" "Orada olacağım." "Bye. -uzun adıyla Medayih... kulağını telefondan ayırarak dinledi...." "Buyurun!" "Ben. Paralelinde oturan garip kılıklı kişinin konuştuğunu anlayarak telefonu kapattı.birinci sınıftaydı.. zamanımız az. Onun. yarım saat de kafeye varabilecekti.. dolmuşun güzergahı üzerinde olan bir yer değildi. "Alo!" "Alo.. Ber. Arkasına son kez baktıktan sonra Ber’in paralelindeki masada bulunan sandalyeye iğreti şekilde oturdu." "Kafede misiniz?.." "Ber!. Sigarasının ucunu koparıp geri kalanı evde içmek üzere pakete geri bıraktı. "Buluşma konumuza girelim. Bye." Ber. Koltuğa kurulmasıyla cep telefonunun çalması aynı anda gerçekleşti. Korpsi’yi tanımıyordu.. Hiçbir şeyi kaçırmamalıydı. Havadan sudan konuşma çok kısa sürdü. Ayağa kalkarak ona yöneldi. bekleme esnasında kendi kendine bu yönde telkinde bulun-muştu. "Ben Ad Üniversitesi Psikoloji Fakültesinin son sınıfındayken Med. Gelen kişi... Korpsi’nin karşısındaki sandalyeye kuruldu.. Cep telefonunda kontör bulunsaydı arayanlar listesinde bulunan Korpsi’nin telefonunu arayacaktı. "Alo!" "Ber bey!." dedi.." "Evet!." "Pekala.. Ber. sesini dolmuş sürücüsünün duyabileceği kadar yükselterek. Yürüyerek.. heyecanını diğer yolculardan gizlemeye çalışarak. Durağa geldiğinde bineceği dolmuşun kısa bir sürede geldiği anlar çok enderdi. Yeterli bilgi elde edemediği takdirde. ürkek bakış ve adımlarla etrafı kolaçan ediyordu. kendisini tanıyıp tanımadığı konusunda ise bir fikri yoktu. Siz misiniz?. "Korpsi?. Fakülte bitimi sonrası aynı fakültenin Kitle Psikolojisi Kürsüsünde asistan oldum. Bir vesile ile tanışmıştık. elde ettikleriyle kendi içse-linde yorumlarda bulunabilmesi için bu malzemeler önemliydi. Önünde duran dolmuşa ilk binen o oldu. büyük bir dikkat-le izledi. Can sıkıntısından bir sigara daha yaktı. Yorumunuz bazı nüanslar dışında tamamıyla doğru. kafenin giriş kısmına oturarak içeri giren herkesi çaktırmadan izlemeye koyuldu..." Ber." "Hangi masada?. Gönderdiğiniz e-maili aldım. Sizle derhal görüşmem gerekiyor... Korpsi.*** Ber. dostça sarıldılar." Sırlar Kafesi.. Üç kez gelen garsona bir şey istemediğini belirtmekten gına gelmişti kendisine. ekmek parasını karşılayacak kadar kısıtlı para vardı. nasılsınız?. kısık sesle "Merhaba! Korpsi. Gerçi bu durum süregelen bir şansızlığıydı.. Đlk dumanını çekip salıverdiğinde beklediği dolmuşun durağa yaklaştığını gördü... Ber." "Evet.." "Görüşmek üzere. Ben Ber!... Cebinde ancak üç günlük gidiş geliş yol parasıyla." diyerek esas konuya girme isteğini belirten Korpsi’nin bulundukları mekanın serin olmasına rağmen alnından dökülen terleri ve alnında oluşan stresten kaynaklı kırışıklığı Ber.. Ber." Birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına. Cep telefonunu çıkarak tuşladı ve kulağına götürdü.

. Bu güçler." "Öldürülme nedeni ve cinayet faili hakkında bir bilginiz var mı?. dünya ülkelerinde bulunan açık veya gizli gerçek yöneticilerin. telepatik iletişimde bulunabilme gibi..." dedi. Gizli güçleri olduğuna inanırlardı. Çünkü internet yeni yaygınlaşmaya başlamıştı ve bizler internet konusunda o kadar bilgi sahibi de değildik.’ yönünde tehditler alıyordu.." dedi... toplumu." "Duyu ötesi algılama. Ki diyaloglarımız genelde bilimsel araştırmalar temelindeydi. bir şekilde soruşturmaya uğrayarak ceza alması hatta öldürülmesi halinde bunun bile bir kanıt olacağını belirtmişti. Sanki geleceği yazmıştı.. Zaten aynı günün gecesi de meçhul cinayete annesi ve babasıyla birlikte kurban gitti. düzeltmeler yapıldıktan sonra bastırılacaktı.. "Ne diyordum?.." "Med isimli arkadaşınla ne zaman tanışmam nasip olacak?.. sözlerini bölerek... Ayrıca kendiside bu kitapta sözünü ettiği olguların ve düzenleyici güçlerin varlığına inanmayacaklar için.. Bu arada ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet.. sayılan biriydi ama benim dışımdakiler sıradan diyaloglar dışında onunla pek görüşmez." "Rica ederim." "Özel arkadaşlığınız oldu mu?" diye araya girerek sordu Ber. Med’le dostluğumuz devam ediyordu.." "Buna yanıt vermek istemiyorum... "Böyle yetenekleri olduğuna siz inanır mıydınız?.. Đletişim araçlarıyla ve oluşturdukları beyinsel negatif enerjilerle kitle etkileme psikolojisi oluşturmalarından. Çıkan ilk örneğini de bazı kelime. cisimleri beyinsel enerjisiyle hareket ettirebilme... Öldürülme nedenini aynı düşünceleri taşıyan kitabına neden bağlıyorsun?." "Kurban matbaası. ülkelerini veya ülkeleri. Kendilerini özel görevli olarak tanıtan bazı kişiler telefonla ‘Hazırlamakta olduğu kitabının Ulusal Güvenlik konularıyla ilgisi bulunduğunu.Bu arada yüksek lisansımı yapıyordum." "Evet.. Bu anlamda kendilerini Yüce Yaratıcı yerine koymaya çalışıyorlar.. Birkaç kez görevliler cinayet olayını araştırırken benle de görüştüler. Bir ara garip tipli bir takım kişilerde çok özel sorular sordular.. imla hatalarını öngörüm için bana sunmuştu." Korpsi... devam ettiği ve yayınladığı takdirde başının belaya gireceği. kıskanç ve meraklı bir tarzda..... Ber." "Med’in kitabı.. Bu güçlere karşı -o zamanlar yeni olan." "Hangi matbaa?. Korpsi. Ama kabul etmedi.. bu ve benzeri tekniklerle insanların geleceğini tayin ederek.. O sıralar ben doçentlik tezimi hazırlıyordum. Bize o zamanlar çok garip gelmişti." "Neden?.." "Hiç bir zaman.... kitabının yasaklanması.’ isimli bir kitap hazırlıyordu. Đzin verirsen kaldığım yerden devam etmek istiyorum.. yollardan söz ediyordu. Buyurun. Arkadaşlık düzeyinde devam etti ilişkimiz. Aslında ondan birazda çekinirlerdi..ve ülkemizde yaygın kullanıcısı olmayan internet sayesinde karşı durulabileceğini. zihinleri kontrol etmelerinden ve daha bir çok araçlardan söz ediyor..." "Adresini verebilir misiniz?" . "Çünkü. Sonra tamamladığı kitabını bastırmak için bir matbaayla anlaştı..." "Şimdi anlıyorum... Neyse.. kendi yararlarına ve amaçlarına uygun sürekli bir gelecek oluşturuyorlar.... Đlk örnek nüshası çıkarılmıştı.. bireyi yönetmede kullandığı tekniklerden. "O bir ölü." "Ne gibi?.. o yıllarca önce faili meçhul bir cinayete kurban gitti... konuşmazlardı. bireyin ve toplumun maksimum düzeyde kendi geleceğini tayin hakkını gerçekleş-tirebileceğini savunuyordu.. Aynen öyle. "Đyi Ruhlar Web sitesinde geçen bazı yazılar da buna benzer ifadeleri okuyunca benim Med’i tanıyıp tanımadığımı sormuştun. Med’in yayınlamak üzere olduğu kitabının örneğini sordular." dedi. Okulu bitirdikten sonra Med de benim kürsüde yüksek lisans eğitimi almaya başladı. Özellikle kitle psikolojisi ve demokrasi alanındaydı.. Bu konuyla ilgili sürekli araştırma yapıyordu." Korpsi’nin. Zihnini toparlamaya çalıştığını ifade eden beden diliyle sunuşlarda bulunduktan sonra devam etti. " "Matbaada kitabı hiç mi basılmamıştı?" "Hayır dediğim gibi... bıyık altından gülerek.. "Kendisine teklifte bulunmuştum." "Öldürülmesine yakın günlerde aşırı huysuzdu." "Senin yazıların onun kitabına göre denizde bir damla. Benden bir şeyler elde edemeyince yakamı bıraktılar. "Peki sizden başka arkadaşı var mı?" diye sordu." "Sözünü ettiğin Med’in anlatımına yakın bilgileri web sitesinde yayınlamış olmama rağmen bana bir şey olmadığına göre...... "Sevilen. Olacakları sezmişti sanki.

Öncelikle senin Med’le ilgili bilgilerini bana sunmanı istiyorum. Garson’dan bir bardak su istedi... cinayet gecesi kundaklanmıştı.. Sarsıla sarsıla ağlıyordu.. Korpsi’nin belirttiği adres yıllardır... hatta daire numarasına varıncaya kadar aynıydı. Hayır!.. yönlendirme yeteneklerine de sahiplerken. Heyecan boğazını kurutmuştu. anlamını hala kavrayabilmiş değilim. O hala bir KorkakPsikologdu.." "E-mail yoluyla gönderdiğin paragrafta geçen Ber benim. Yapılan terapilerle içselimde çift kimlik oluşturduğum yargısına varılmıştı. Hem. Hatta." "Evet. Ayrıca zihin okuma. "Hayır!. Korpsi." Ber. ise aydınlanmamış bazı noktaları vurgulama gereği duydu." Ber. Đki zor seçenek altında sıkışıp kalıyordum. Kitabını matbaada bastırarak veya internette yayınlayarak insanlara sunmamı sürekli istiyordu. diğeri ise onun ve anne babasının başına gelenin benimde başıma geleceği korkusu.... Đyi Ruhlar sitesindeki yazıları okuyuncaya kadar...." "Buna şu an yanıt vermeyeceğim..." Korpsi panikledi. "Doğduğunda senin kişiliğine uygun ismi kim koymuşsa.." "Bana söylemende bir sakınca varmı?. "Senin cesaret edemediğini ben gerçekleştireceğim... Med ile geçen diyalogları Korpsi’ye özetledi. Onların her yerde gözleri........ "Med’in kitabını yayınlamamakla cinayeti işleyenleri mükafatlandırdığını bilmiyor musun?. Biliyordum. Denetleyici. Ber’in açıklama yapmasını bekledi.. Korpsi’ye öfkeyle bakarak. Korpsi." "Med’in kitabını bu gruplardan şimdiye kadar nasıl gizleyebildin?..... soruları yinelemenin.." dedi.. kulakları var. " Çevre masalarda olan insanlar kendilerine bakıyorlardı..." "Sözünü ettiğin Med’in teyzesinin kızıyla beni görüştürebilir misin?" "Nerede olduğunu bilmiyorum. onla tek yumurta ikizi gibiydiler. Uygulayıcı." "Belki de kitabın nüshalarından matbaa sahibinde kalmış olabilir diye düşündüm... oturduğu adresle.. uyarıya uyarak sandalyesine oturdu.. Aklına gelen her soruyu belirli bir sistematiğe tabi olmadan birçok soru soruyordu..." dedi.. Med’in ve anne babasıyla öldürüldükleri evin adresini biliyor musun?." "Evet." . Tabi ki ruhsal sağlığıma uzun bir tedavi sonrası kavuşmuştum... "Ben." Ber.. Senin çözümlemenle aynı olmasına rağmen." "Kitabın sadece bir nüshası çıkarılmıştı ve o da bana verilmişti. Korpsi’nin korku dolu gözlerinde bu kez cesaret ışıltıları oluşmuştu. Korpsi..." Korpsi başını eğmişti.. matbaayı neden soruyorsun?..... Bu kez isteği çok yoğundu. onu tebrik etmek gerekiyor. Đnanamıyordu. Đzleyici gruplarının neyi ifade ettiğini de biliyor olmalısın?. Bir teyzesinin kızıyla tanıştırmıştı.. Biliyorum. içinde sakladığı kimseyle paylaşmadığı konuları anlatmaya susamıştı. Korpsi’nin belirttiği adresi duyunca zorlamalı soğukkanlı duruşunu bozdu. Matbaa sahibi de ertesi gün hiç kimseye adres bırakmadan Ad kentini...." "Birkaç akrabası olduğundan söz etmişti." diyerek uyardı Ber.. "Med’in öldürülmesinden sonra uykudayken bazen de uyanıkken onun benle görüştüğü hissi içimde oluşuyordu. anlatımına devam etti.." Ber. Abime yakışmış."Matbaanın yerinde şimdi yeller esiyor. "Biliyordum." "Tam olarak ikna olmalıyım. Bu yazılarla tekrar Med’i duyumsamaya başladım." Ber.. "Med’in akrabalarından tanıdıklarınız var mı?. Psikolojinin ise Psi’si birleştirilerek Korpsi adı konmuş.... Đsmini şu an anımsamıyorum. biliyorum. kontrol etme. Bu yüzden uzunca bir süre psikolojik tedavi gördüm.. Onun ismi hala ‘Korpsi’ idi. Ber. Korpsi’nin gözlerine dikerek. sandalyesinden kalkarak Ber’e sarıldı. Bir taraftan Med’in kitabımı yayınlayarak içsel huzura erme düşüncesi. Korpsi.. Ta ki. korku dolu gözlerle karşısında duran Korpsi’yi daha çok ürkütebileceğini hatta kaçırabileceği kanısıyla ısrar etmedi. Ama geçmişini silemezdi. anlamını artık biliyorum.. Evet." "O halde kitap hala sende mi?. Yıllardır. Bundan çok korkuyordum. gözlerini.. "Med’i bildiğine göre Düzenleyici.. ailesiyle birlikte terk etmişti.." "Peki. "Kendine gel.. Yetmez mi?. Korkak’ın Kor’u.. ismini değiştiremezdi. Ters tepki doğurtmadan daha çok bilgi elde etmeliydi. Bu kadar benzerlik olamazdı... "Bu yazının dilimizdeki karşılığını Med’den öğrenmiş fakat anlam verememiştim..

... Bu durumda Varol isimli çocuğun biyolojik annesi Yansı’ydı. Cinayet haberini aldığı gün olduğu gibi bardaktan boşanırcasına yaşlar akıyordu Yansı’nın gözlerinden. Merak etme.. kitabı internette yayınlatmaya başlayacağım. ruhsal ve doğal annesi ise Med’di.. Ber.. " dedi. Yarım kalan işlerini bitirmeye gelmişti. yanında bulunan baklava kutusu görüntüsü veren paketi Ber’e uzattı." "Kime?. * ** Ber. zihin etkilemelere karşı durma tekniklerinden yararlanarak bugüne geldim. "Benim ne kadar çok çocuk istediğimi biliyordu. ilk sayfasında çözümlemede bulundukları kehanetin yazılı olduğunu gördü. sorduğu soru üzerine irkildi. Med. Bir gün bir boşluk bulup zihnime gireceklerinden o kadar çok korkuyorum ki... Korpsi. Korpsi’nin kendisini tanıtmasıyla eylemi eksik teşebbüs aşamasında kaldı. fiziksel olarak Yansı ile birleşme sağlamışsa da gerçekte Med’in ruhuyla gerçek cinselliği yaşadığını duyumsadı. Kişiliği oluşturan ruh cevheri Ber ile Med’in ruhsal birleşmeleri sonucuydu. gerektiği yerde müdahale ediyordu." "Korkunun ecele faydası yok.. Ber.. bir kanalla kendisini ve Yansı’yı etkileyerek cinsel birleşimi gerçekleştirmiş ve Varol isimli çocuk olmuştu... Đkram edilen kahveler yudumlanırken.. Med’in yıllarca önce yazdığı kitabın ilk sayfasında bulunan kehanet gerçekleşmişti. Ama. artık beyinsel gücümün de etkisini yitirdiğini seziyorum. aşındırmadığım hastane kapısı kalmamasına karşın. hem de benim canımı alacaklar.. bunun için gerekli tüm düzenlemeleri yapıyor. Ama o geri dönmüştü. Yansı.. biraz daha rahatlamıştı." "Soru sorma. O. olayları seri halde zihninden geçiriyordu. uyguluyor.. O..Ber. Korku. Ber’in korkusunu sezmişti. Korpsi." "Her ikisi de bilgisayar programcılığında uzman olarak tanınırlardı..." Ber. "Onlara uzanan ellere lanet olsun." Korpsi.’ derdi. Allah onları kahretsin. "Med’den elde ettiğim zihin koruma... Ama...." Her şeyin yerli yerine oturması Ber’i mutlu ediyordu. Ayrıca her gözlemelerinde onlar için çok önemli sayılmayacak küçük sapmalar meydana getirerek dikkatlerini dağıtabiliyordum.. "Korkmana gerek yok. kötü ruhların düşmanı iyi bir ruhtu.. Med gerçekti. Karşısında Ber’i gören Yansı kapıyı suratına çarpacakken. Ondan önce oluşan birleşmede ruhsal bedeniyle Med’di ve sanal seksten bile öte birleşme sağlamışlardı. Hatta erkek çocuğum olursa ismini ‘Varol’ koymamı istemişti. Kırmızı kurdela ile süslenmiş paketi açan Ber.. Kitabı bulamamalarının nedeni bu. "Kitap nerede?" diye sordu.. geçmişte yaşadığı Med’le bağlantılı tüm olguları. geçmişte olanlardan ve Med’den söz ettiler. Med’in fiziksel benzeri teyze kızıydı. "Yanında taksi tutacak kadar paran var mı?" Korpsi. Neden şimdiye kadar düşünememişti. Belki de karşısında bulunan şahıs... o grupların yetkili görevlisi de olabilirdi. Ayağa kalktı. yine de ‘ümidini kesme bir gün çocuğun olacak. Bana güven. Öngörüsü değişik şekilde gerçekleşse de onun vasiyetine uyarak doğan çocuğuma ‘Varol’ ismini koydum. Korpsi. Yarından tezi yok. tüm benliğini kapladı. Avyansı’nın ofisinde gerçekleşen karşılaşma sonrası dava dilekçesinde bulunan adresten hareketle bazı duyumsamalar sağlayabileceği ihtimaliyle Yansı’nın evinin etrafında birkaç kez dolaşmıştı. izliyor. "Hesabı öde! Seninle birinin evine ziyarete gideceğiz. Kitabı yayınladığımız takdirde öldürmeleri için bir neden kalmayacaktır. Yansı’yı görür görmez tanımıştı." diyerek lanetliyordu.." Bu yüzden Yansı’nın adresini bulmak zor olmamıştı. Bu durumda hem kitabı elde edecekler. Yansı ise Med’in arkadaşı olduğunu duyduktan sonra anımsamıştı Korpsi’yi... başıyla olumladı. Kısırlığımın tedavisi için gitmediğim doktor.. Yansı’ya ve Korpsi’ye bu içsel yorumlarını aktardığında hiç bir itirazla karşılaşmadı. cinayetin belirlibelirsiz fail veya faillerini. Korpsi ile Yansı... "Med’in anne ve babasının meslekleri hakkında bilgin var mı?. Öldürülmüştü..

. bu kez bir sırrı olduğunu ve bunu anlatmak istediğini söylediğinde. inecekleri durağa varma anının biran önce gelmesini bekliyorlardı." "Yargı Başkanlığı. Yanlardan preslenmek dışında. Ber’den beklediği kızgınlık tepkisini alamamıştı.’ isimli parçası da bu sıkıntıya eklenerek Ber’i terletiyordu. çocuğu görmek için teklifsiz her an gelebileceğine dair Yansı’nın. Korpsi.... Dört kişiden biri yatay ve dikey genişlik yönünden normalin çok üzerindeydi. Geçmişi silmek.. Yansı’nın. Normalde soğukkanlı bir ses tonuna sahip olan Emkul.. Lütfen yanıma kadar gelir misiniz?. Aksine.. dolmuşun müzik setinden çıkan Markız’ın ‘kıvırt ve kıvırttır. Yargı binasına yakın durakta ininceye kadar Devlet Avukatının bu kadar acil aramasının ihtimali nedenlerini boşuna düşündü. Ber ise Varol isimli çocuğunu görmek için Yansı’ya ricada bulundu. minnetli teşekkürle karşılık verdi." Ber... Soluğu yargı binasında almıştı.. Ber ise artık geçmişinde boğulmak istemiyordu. "Derhal geliyorum efendim!. Bu yüz-den hamile olduğumu öğrenince hiç düşünmeden doğurmaya karar ver-dim. 43 Dolmuşun en arka koltuğunda oturan dört kişiden biri olan Ber. Varol’u öpüp okşadıktan sonra annesine geri verdi. yeniden düzenlemek olasılığı yoktu.. diğer üç kişi gibi preslenmiş vaziyette. Arayan. Ad kenti Yargı Binasında görevli Devlet Avukatı EmKul idi... "Bunların daha önceleri farkında olsaydım. sözlerini duyan Ber.. kesik.. "Sizin hakkınızda bir soruşturma başlatmamız istendi Ber Bey!" "Şikayetçi kim?." dedi. "Yani. Düşünceleri kesik kesikti. Çok önemli. Hoş geldiniz. Bu ses ve bu parça aynı zamanda geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyordu." dedi.. irade gösterebilmek olasılıkları mevcuttu... Devlet Avukatı Emkul’un makam odasının önünde bulunan görevliye. Şu an. "Đçimde kalması beni rahatsız ediyor. pek çok doktora gitmemize rağmen çocuğumuzun olmadığını anlatmıştım. Yansı’dan özür diledi.. derin ve mırıltılı bir ses tonu ile konuşuyordu.." Ber. Çıkmak üzerelerken.. Anda ve dolayısıyla gelecekte ise düzenleme yapabilmek. Kocam ölmeden önce. Açtıkları kapıyı dışarıdan örtecekleri anda.. Sabahtan beri sizi arattırıyorum.. Diğerlerinin yerlerinden alıntı yapmayı oda istemezdi. Çocuğun babası olduğumu derhal kabul ederdim." yanıtını aldı... Devlet Avukatının telefonda açıklama yapmayacak kadar önemli bir konu için kendisini aradığını duyumsayarak. "Ber Bey!. "Kürtaj yaptırdığım takdirde ölüm riski alacağım.. görüşme isteğini belirtince derhal içeriye buyur edildi... durakladılar.." diyerek devamını istedi. ne seni ne de avukatını yormazdım.." Yansı... Belirli bir olasılık aklına gelmemişti. işler nasıl şeklindeki genel konuşmalardan sonra çağrılış nedenini öğrenme şerefine nail olmuştu. Ama doğal yapısı istemediği halde buna neden olmuştu.. "Đsabetli bir karar vermişsin.Ber. şeklindeki beyanımın aslı yoktu. geçmişten ve gelecekten önemliydi." *** . kalkmaları gerektiğini işaret etti. Cep telefonunun çalmasıyla uykulu gözleri iyice açıldı.

"Suçlama onun avukatlığını neden yaptığınız yönünde değil.. Buna karşı yanıtınız nedir?. SodGom Devleti organları kendi yasalarını bile askıya almış görünüyor... Vekaletname tek taraflı bir işlem ve hiç bir avukatın noterde bulunmasına gerek yok. Ber.. suçlama konusunu. "Ben bırakın DeşifMan için bir başkası için dahi noterde avukatlık vekaletnamesi için bulunmadım şimdiye kadar.." "Dava açılması gerektiği konusunda görüş bildirildiğine göre işi bayağı ciddiye alıyorlar.’ sitesine kaydetme uğraşındaydı." "DeşifMan isimli yabancı uyruklu biri.." dedi. katil değildir. Noterde vekaletname düzenlenirken şahsın yanında bulunarak. Böyle dayanaksız.." Ber. Sanığın işlediği iddia edilen suçun sacayaklarından biri değildir. Đfadelerinde bağlı olduğu ülkedeki ikametgah adresini zaten belirtmiş... adres olarak Ad kentinde bulunan bir adresi belirtmesi için onu yönlendirmiş olmanız. dün akşam üzeri faks geçti. Gelen odacıya. ‘Đyi Ruhlar." "Sorulara yanıt vermeme hakkınız var.’ sitesinde yayınlamaya başlamalıydı... uyruğu da belli... O Ad kenti adresini bende sordum. soruşturma sonucunun kendilerine gönderilmesi içerikli talimatnameyi." ‘Sanık ifade vermeme hakkını kullandı." "Her neyse. olduğunu anımsamıyordu. Avukat temsil ettiği kişinin sadece savunma sacayağını temsil eder. Başka sıkıntılar olmadan Korpsi’den almış olduğu Med’in kitabını tarayıcıdan bilgisayara verip. Yasa böyle buyuruyor." Devlet Avukatı.. afaki suçlamaya karşı yanıt vererek. *** Akşama kadar arada Secret’inde yardımlarıyla süren çalışması sonucu Med’in kitabından şimdilik. "Yargı Bakanlığı birine ceza verme amacı taşıyorsa ifade verip vermemenin de önemi yok. olan hızlılığı ve heyecanı garipseyerek. gerçekle ilgisi olmayan. " "Bunda yasaya aykırı bir durum yok ki. Her gün tam mesai yaparak ancak bir haftada bitirebileceğine inanıyordu. Yargı başkanlığının suçlamasını dinlediniz.’ ibaresiyle düzenlenen tutanağın altını. Çokta önemli bir durum değil kanımca.. Hani. Bu yönüyle ifadenizi almak durumundayım.Yargı Başkanlığının ilgi alanına girebilecek bir eylemi. Ber’e karşılık vermek yerine. Ber’ dönerek. yasal olmayan suçlamalarını ciddiye almış olurum. Zamanı daralıyordu. "Gerçekten ifademi alacak mısınız?... Đşinin bitmesi üzerine makam odasından ayrılan Ber. O da suçlamanın dayanaksız olduğunun bilincindeydi ve hukuksal utancı temsil eden bir renge bürünmüştü. "Şikayet konusunu öğrenebilir miyim?" "Bundan yedi yıl önce Ulusal Güvenlik alanına giren bir konuyla ilgilenmek için bir şahıstan vekalet almışsınız. Bu kez bilgisayara yüklediği yüz yirmi sayfayı ‘Đyi Ruhlar... bu kırmızılığı tecrübeleriyle biliyordu. sadece yüz yirmi sayfayı tarayıcıya okutarak. "Buna mecburum.. Đnternet bağlantısından sonra sitenin adresini yazarak okeyledi.. Dava açımı konusundaki görüş raporumla birlikte gönderilmesini talep etti.. ofisine çabucak varmak için adımlarını hızlandırdı. Sadece hukukçularda oluşabilecek bir renkti. "Evet!. . Secret’in bürodan ayrılmasından sonra bir şeyler atıştırarak çalışmasına devam etti." "Almış olabilirim." "Ulusal güvenliğin arkasına sığınanlar DeşifMan’ın deşifrezisyonundan rahatsızlık duymuşlar galiba... biliyorsunuz. Đsmi?. Bu hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçirmemi istiyor musunuz?" "Evet!" diye yanıtladı Ber. Devlet Avukatının yüzünün rengi kırmızıya yakın bir ton aldı.. Ad kentinde bulunan bir akrabasına ait olduğunu belirtmişti. masa kenarında bulunan çağrı ziline bastı.." dedi. Katili savunan avukat.. Yerel bir gazetede yayınlattığı "Birleşik Derin Devleti ile Sodgom Ülkesi Derin Devleti arasında imzalanmış gizli protokoller" konulu yazısından dolayı kamu vicdanı adına açılan davada onu avukat olarak duruşmalarda savunmuşsunuz. bilgisayara kaydını yaptırabilmişti. Vekaletnamede kimlik tesbiti yapılmış. taraflar imzaladı. Devlet avukatının suskunluğunu bozmaması üzerine. ‘Kanunsuz suç olmazdı?." diye sordu... yazmanı çağırmasını emretti. Yargı başkanlığı yirmi dört saat içinde soruşturmanın tamamlanması.. Bunun suç olmadığını Yargı Başkanlığı da biliyor. Bu nedenle görevinizi kötüye kullandığınız yönünde rapor düzenlenmiş.. Bugün tüm mesaisini bu işe harcayacaktı..

Sayfaya tekrar girmeye çabaladı.. Değişik şekiller.. Bu esnada masa üzerindeki cep telefonu mesaj uyarısında bulundu. ‘ilerle!’ diyordu.Anti virüsDeson&Neson. ‘Đyi Ruhlar’ sitesine girme teşebbüsünde bulundu. Virüs. Ber. ses ise badanajlı homurdanmalar düzeyindeydi. Yeniden açılan programda bu kez donma yoktu. web sitesinin teknik sorumlusu ‘TekSor’dan geliyordu. seri devinimlerde bulunan görüntünün ve sesin yavaşlamasını sağladı. Şimdi şekil ağır çekimlerde. Đnternet bağlantısını koparacağı esnada. Ekran yeniden donmak üzereydi. Yinelemeler önceki sonucu değiştirmiyordu. yavaş hareket butonuna basarak. Şekil değişmeye. ekranın ortasında oluşan bir mesaj kutusu gördü. bekle-gör modundaydı. sesler kulak okşayıcıydı.. ekranı tamamen kapladığında. gitgide insan figürüne dönüşmeye başlamıştı.’ yazılı mesajın direktifine uygun hareket etti. bilgisayarı yeniden başlatmak için düğmeye basacağı bir anda. gelen mesajı garipsedi. En güncel anti-virüs programlarını çalıştırdığım halde. arka fondaki figürleri izlemeye çabalıyordu. Netleşen figür usulca kıvırmalardaydı. Sanki hedef ile imleç arasında manyetik bir alan oluşmuştu. görüntüleri sallanan kıyafetleri ile yaptığı hareketlerle kapatıyordu. Ber. renkler göz kamaştırıcı. bu animasyonal sessiz hareketleri bir süre izledi. Ama.. komutuyla alanı dondurdu. denileni yaptı. Değişen pek bir şey olmadı. Yaylanma hareketlerinin serileşmesi nedeniyle bir türlü en üstteki yayın arasını tıklayamıyordu. kuşkusu duyumsamasına rağmen. Birden hata mesajıyla karşılaştı. Hedef üzerinde imleci sabitleyerek tıklayacağı anda şekil yeniden değişikliğe uğradı. diye düşündü. Mesaj kutusunu kapattı. temizleyemedim.Web sayfasına giriş için ilk kez bu kadar süre bekliyordu. Mesajda. Tekrar helezonik yaya dönüşen şeklin üst aralığını tıklamak için harekete geçtiğinde. Ekran dondu.. ‘Durdur’ bütonuna basarak yenile komutu verdi. bir taraftan dansözü ve kıvırmalarını izlerken diğer taraftan arka fonda bir görünüp kaybolan yazıları okumaya. Kısıtlı bilgisiyle kendisinin özelde yapabileceği artı bir şey yoktu. Mesaj. Sesler ve renkli görüntüler korkutucuydu. Bilgisayarın komut merkezi ayarlarından. dondur komutunu iptal etti. karma renkler almaya. Deson&Neson lisanslı anti-virüs yazılımı bilgisayarında kayıtlı değildi ve ilk kez bu isimde bir yazılımı görüyordu. ‘Bir daha denemelisinAntivirüs Deson&Neson’ yazıyordu. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla karşılaştı. Bilgisayarı yeniden başlatmak zorunda kaldı. Telefon hatları çok dolu galiba. Đlk tıklama sonuçsuz kalmıştı. Siteye bulaşan virüs programının bir oyunu olabilir. Dansöz kıyafetli kadın figürü daha önce görmediği güzellik ve işvedeydi. Gri renkli helezonik şeklin yayları. Bu sırada helezonik yaya benzer bir şekil ekranı kaplamaya başlamıştı. Çaba. Teknik sorumlu bu sorunu çözemediğini belirtmişti... Web sitesine neden giremediğini şimdi anlıyordu. güzel bir dansöz görüntüsü alıncaya değin sürdü. Haberin olsun" yazılıydı. garip figürler oluşmaya başladı. yukarıdan aşağıya doğru bir pompa gibi çalışmaya. Üst yazılar görünür hale gelmişti. Dondur. Dansöz. Değişim. . her nasıl yapılmışsa siteye ulaşmasını engelleyici kalkan oluşturmuştu. Ber de normal bir insan olarak korkuyu duyumsadı. arka fonunda arada görünen yazıları. Ber.. Bu arada bilgisayarın hoparlöründen ürkütücü mekanik çığlıklar duyuluyordu. Sayfayı kapadı. Bir kez daha sitenin ana sayfasına girmeyi denedi. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla yeniden karşılaştı. Şekil. Ber. Beş dakikayı aşkın süreye rağmen bir türlü ana sayfa görünmemişti. meyvesini verecek gibiydi.. şeklin üzerinde bir mesaj kutusu oluştu. "Web sitemize virüs saldırısı oldu. ‘Helezonik biçimin en üstteki yay aralığını tıklat.. Yeniden internet bağlantısı yaparak. Đçindeki ses. imleci hedefe yaklaştırdığı anda geri püskürtüldüğünü gördü. Mesajda. başlamıştı. Bu şekil. Đmleci alanın ortasına getirdikten sonra. sanki bir şeyleri harekete geçirmişti. Müziğe uyumlu hareketlerde bulunarak gitgide ritmini yükselten dansözün seri kıvırmaları nedeniyle bir süre sonra arka fonu tamamıyla kapatmıştı.

" Ber. Alt ve üst grupları ayıran yatay çizgi silindi. bilgisayardan "Sakın yapma!" bağırtısını algıladı. bir arkaya bir öne kıvırmalısınız. çoğaldıkça çoğaldı. yüklenmediğini bir kez daha anlamıştı. Deson&Neson" yazıyordu. homojenleşmişti.. yeni bir programdı ve yazılım şirketi. imleci kadehe doğru getirerek tıklayacağı esnada. Belki de. kıvırmaya başladılar.. Onları izleyen Ber’in beyni dolanmaya.. gecenin karanlığına kalmak istemiyordu." "Elimdeki şarap kadehinin üzerini tıklayarak. Ber. Med. iradesi dışında hayrına yardıma koşmuş olabilirdi diye düşündü. Bir duyuruda bulunmak istiyordu. Gözlerini dansözden. Her bir figürün küçük parmakları rakamsal.’ linkini tıkladı.Ber.. kusmak üzereydi. Şimdi. bir gri ve karma renklere dönüşen kıyafetleri giymelisiniz ve ayrıca ortama uygun sesler çıkarmalısınız. alt ve üst de bulunanlar birbirlerine karşı simgele savaşımı başlamıştı. hızlı bir şekilde karşı alanda bulunan figürlere ulaşıyordu. Şimdiye kadar şüpheyle baktığı sanal olayların bir çoğu gerçek alemde karşılığını bulmuştu. harfsel değişik simgelere benzeyen mermiler atıyordu. daha kıvrak danslarımı sunduğum web siteme bekliyorum. arada açılan. Hafızasını yokladı. Eşit bölünen ekranın üstünde dansöz figürü. Ber. bir sola.. bunun karşısında onların yok edilmesine benzer bir olayı rüyasında yaşamamış mıydı?.. Đçinden bir çok dansöz kıyafetli figür çıktı. Karınca büyüklüğündeki figürler. Sanal. Ekran normal görüntüsüne dönüşmeye başladı. sayesinde gerçekleşen sanal görüşmelerinin birinde ilk ve son kez görüdüğü Deson ve Neson’un.. bir yeşil. Simgesi yok olanın figürü de yok oluyordu." isimlerini sanki daha önceden duymuş gibiydi. Bunları daha sonra irdelemesi gerektiğini düşünerek. ‘program bul’ komutuna "Deson&Neson" yazarak arattırdı. Zihninden ihtimalli düşünceler geçti.. Dansöz’ün şeffaf ve kat kat elbiselerinin altından sırasıyla bir çok yazılar çıkmaya başladı. yok edici simgeler oluşturdular. Belki de yaşatılmıştı. ‘Med’den alıntılar.. Bu uyarıdan sonra monitörün ekranındaki görüntü yatay olarak ikiye bölündü. Yazı karakterini büyük ve altı çizgili olacak şekilde ayarlayarak. bir kırmızı. Midesi bulanıyor." "Đlerlemek. Markız’ın "Kıvır.. Sanal yaşam ile gerçek yaşam neredeyse birbirinin içine girmiş. altında kalan ekran ise görüntüsüz ve boştu. hipnoz olmuş gibiydi. ana dansözün etrafında belirli bir yörüngeyi takip eden uydular gibi dönerek. Normal sayfanın ortasında beliren mesajda. Attıkları. Đşlemlerinize devam edebilirsiniz. gerçeklikle. iyi ruhların mücadeleyi başlattıklarını ve alan olarak interneti tercih ettikleri anlamındaki sözlerini anımsıyordu. gerçeklik ise sanalla karışmıştı. açılan web sitesinin ana sayfasına girerek. kıvırttır. Đsimler de yabancı gelmemişti. . Dönmenin hızlanmasıyla figürler bir kasırganın ancak Arizona çölünde oluşabilecek hortuma benzer görüntüler sunmaya başlanmıştı.. Kıvıranlar kıvırmalarını bırakarak. yükselmek istiyorsanız benim gibi bir sağa. Benim giydiğim. atılan simgelerin kendilerine deymesini önleyici. Bu arada. kulaklarını ezgiden alamıyordu. bazılarının bayan. Bazılarının erkek.. sanalında tanıştığı ve yüzlerini gördüğü bu insanların aynı kişiler olduklarını Yansı’nın evinde bulunan aile albümündeki fotoğraflardan öğrenmişti. bir kısmı da kendiliğinden kaybolmuştu. karışmaya başlamıştı. Ezginin sözleri. Deson ve Neson ismine sahip kişilerle Med sayesinde sanal alemde tanışmıştı. Aniden anımsayan insanın davranışını sergiledi. arada kapanan. "Zengin olmak istiyorsanız bu mesajı tıklayınız!. Neden olmasın dı?.. Bilgisayarın hafıza kayıtlarında böyle bir yazılım programının yüklü olmadığını. Bu mesajların bazılarında. Kumarhanemize bekliyoruz.. Üstte kalan dansöz figürü doğum sancıları çekiyor gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı. Đyi Ruhlar web sitesine yapılan virüs saldırısı nedeniyle oluşan figürlerin davranışları. Yirmi dakika boyunca süren bu karşılıklı simgesel savaşım sonunda üstte bulunan figürlerin tümü yok olmuş. bazılarının da üçüncü cins olduğu arada görünen cinsel organlarından anlaşılan bu figürler." isimli parçasındaki sözlerine aşırı benzerlik taşıyordu.. Olabilir miydi?. "Deson ve Neson. Med’in anne ve babasının isimlerinin Neson ve Deson olduğunu. "Tüm virüsler silinmiştir.. Bu uyarı irkilmesine neden oldu. Oturduğu koltuktan ayağa fırladı. alttaki boş alanda bir takım figürler belirdi.

. dehşetli ve korkunç hortumsal soygunla iş bulma olasılığının neredeyse sıfırlanması karşısında düşük ücretlide olsa bulabildiğim ‘Đstersem Soyulurum’ isimli bankadaki güvenlik görevimde. Özelde. "Borcunu ödemekte hindi. Mesajı açtı. hortumcuları cezasız bırakan çelişkili.. Yerel Düzenleme Grubunun deşifresi. Kullanıcı modunda kontrol ettiğinde kaydın hatasız gerçekleştiğini görerek.’ yazarak link oluşturduktan sonra anılan yeni sayfaya. mezarı başında edindiğim duygularla çıkardığım ezgiyi. uygulayıcılardan." Ber. onun gibilerden ve onu oynatarak.. kaydet komutunu kullandı. beni görmeyen gözlerin görmesini sağlamaya. Mesajlar üst üste geliyordu. "Đşlemediğimiz bir suçtan cezalandırılıp. alacağında şahin olan. "Ölüm Sessizliği Mahallesi. katline ferman verenlere ve yandaşlarına yararlı olabilecek şekilde sözlerini kısmen değiştirerek.. ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Mesaj." "Kasırga kadar büyük. Çalışmaya devam edebilecek enerjisi kalmamıştı. Şti." "Düzenleme Grubunun raporlarına karşı insani değerler anlamında sürekli sapma oluşturması nedeniyle. Netten ayrılacağı esnada. Sağlıksız çocuğumla eşimin geleceği için görevimden alınmamak ve hatta bir kaç kuruş daha fazla para kazanabilme ihtimaliyle KursEviEğitmen’inin elindeki silahına bedenimi hedef göstermeme neden olanlardan. bu mesajı da açtı... onunla oynayarak. Bir mesaj daha geldi. Ber.9mm. beynimi belirli kurallar ve korkularla yıkayarak beni ‘Kraldan kralcı. gerçeği gizleyenleri. insani değerleri satanları ve alanları. faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasıyla gerçekleşecektir.Avukat Artsa.. bu acıyla kalp krizi geçirerek fiziksel yaşamdan ve çocuklarıma doyamadan erken ayrılmama neden olan sorumluları sorgulamaya geldim. gruplarında tartışmaya dahi açmayan ‘Đstersem Soyulurum Bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanından. bireysel çıkarları için halkları kandırmak amacıyla hareket edenlere bir kaç ezgim olacak. kendisine mal eden sanat hırsızı Markız’dan. alt uygulayıcılar tarafından hunharca yargısız infaz edilmiş olan değerli arkadaşım Sapcanedost’un... Tut-Bırakma KursEvinde soygun eğitimi almamıza neden olanlardan. senaryolarını fark eden ve bunu açıklamak isteyenleri anında yok eden düzenleme grubunu ve yandaşlarını deşifre etmeye geldim. bilgisayarda kayıtlı dosyasından kopyalayarak." Birileri kendisiyle kafa buluyordu.’ isimli kayıp kitabı bulunmuştur. adaletten uzak yasaları ve düzenleyicilerini sıgaya çekmeye geldik. asıl adı Medayih olan Med isimli Psikologun. eşitsiz. No. kullandırarak kanların dökülmesine neden olanları... bu dileğimi kulak arkası ederek. Ad kenti. "Sesimi duymayan kulakları açmaya. kendisinde kayıtlı olmayan bir e-posta adresinden geliyordu.Kur&Bes... Mesajda. Ad kenti Mahalli Düzenleme Grubunun ve yan kollarının barındığı adresi bildiriyorum. web sitesinden çıktı. aldığımız eğitime göre yaptığımız soygun uygulamasında ölümle anında infazımız yapılırken. yurt dışında bulunan Genel Düzenleme Merkezine de ulaşılmış olacaktır. okuduğu mesajları silmeden minimize ediyordu. Yerel Düzenleme Grubunun sorgulanmasıyla." ana başlığından sonra altına ‘Đlk yüz yirmi sayfa-sı.’ yapan düzenleyicilerden. etkili. yapıştırıp.Đstersem Soyulurum Bankası Geçmiş Güvenlik Görevlisi.. dolmuş parası dilendirecek aşamaya getiren büyük soyguncuları. Uzi sokağı. Sitemizde bölümler halinde yayınlanacaktır. iradem dışı düzenlemelerle. ölüm anımda son arzum olarak kızıma bakılmasını dilediğim halde. beynimi etkileyerek beni çıldırtan ve intihar etmeme neden olan fiziksel ve ötesi dünyanın kötü ruh gruplarını çıldırtmaya geldim.’ hesap sormaya geldim.Mar Kenti Yerel Ozanı. DüzĐzUygDen-Dom Holding co." . Mesajda. ocağımızı söndüren.Annen. – Rutbin."Faili meçhul bir cinayete kurban giden ve sitemizde yayınladığımız birçok yazının esin kaynağı. Bes ve Kur’un bu soygunu gerçekleştirmesine ortam hazırlayanlardan." "Amaç ve çıkarları için kullanıp. ‘mesaj geldi’ uyarısını yeniden aldı.

‘Biz o kademedeyiz mi diyorsunuz?. ilişkide bulundukları veya bulunmak istedikleri çıkar gruplarıyla ortak çıkar hesabına girenlere. – Bir Gladyatör" "Sömürgeci ülkenin askerine karşı canımı ortaya atarak attığım ilk kurşun anının üzerinden..’ öğretimi bu yönüyle de açıklamaya geldim. bırakın bu kademeye gelmeyi. kardeşlik felsefemin manevi atmosferini tamamıyla yok etmek üzereler. ‘Bir nehirde iki kez yıkanılmaz. ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganımla. şeytan. tavsiyelerimin aksine hareket eden ve etmelerini sağlayanlara. görüş ayırımı gözetmeksizin herkese ve herkesime yapmış olduğum insani temelde kardeşlik çağrı özünü saklayanlara. bir kaç ezgiye hapseden. Siz ve yardakçılarınız benim adımı kullanarak oluşturduğunuz tarikat veya başkaca adlarla. mazlum kölelere korunmaları için gladyatör arenasında kullandığım kalkanımı hediye etmeye geldim. beyin yıkamalarla hizmet sunan bir kısım meslektaş- ."Emeğin. haramı kendisine ilke edinmiş fakirlerin sofrasından çalan hırsızlarla ortak hareket ederek ve aynı masayı paylaşarak patlayıncaya. bazı işçi sendikası yönetici ve üyelerinin.. Bakalım tavuk parçacıkları birleşip canlanabilecek mi? – Bir Tarikat Lideri " "Aynı makus tarihi bilerek ve isteyerek defalarca yaşatanlara. bir kısmını hasıraltı eden. onları köleleştiren tüccarlara karşı.. torunlarımızın zararına. birkaç ilahiye. kola.. benim dergilerimi okuyarak aydınlanan öğrenci ve öğrenci adaylarıma liderlik yaparak çıkarları için. çatlayıncaya kadar yemenizden şişen göbek derilerinizde def çalmaya geldim.. ‘Zalimler için bir anlamda Dünya’da onların Cehennemi sayılır.... mezhep.Bir Materyalist felsefeci. Kendi partisinden olan şeytanı ise melek gören ve gösteren. uzun yıllar geçmeden. örgütlerin. emekçilerin seslerini pasifize etmelerine daha fazla sessiz kalamadım. Kurân tefsiri dergilerimi çıkar amacıyla kullanan. ülkeyle kendi insanını. artı değer olduğu ve sermaye tarafından sömürüldüğüne yönelik tespitlerimi içeren felsefemi kullanarak. nefret. yaşamasına neden olanlara karşı duruş göstermeyenlere. dil. ülke insanlarını birbiriyle ve kendi yararlarına vurdurtan. Dergahım.. kendi bireysel çıkarları için bazı iç ve dış sömürgecilerin lehine zihin kontrol yöntemleri... göğüs boşluğuna şiş ve bıçak sokmayı kanıt olarak kabul etmiyorum. bozgunculuk.. bir kısmını eksilten.’ O halde kanıtlayın. ilk kademeyi dahi atlayamadan helal olmayan rızklardan.. kırdırtan..Bir Kuran Yorumlayıcısı" "Đnsan sevgisi dolu değerlerimizi bir kaç folklorik ögeye." "Irk. zulüm yapma amacından vazgeçmeyenler için ise umutsuzluk dergahıdır. elini. iç ve dış sermaye gruplarına kendi bireysel çıkarları için boyun eğmesine.. -Bir Tasavvuf Grubu Lideri. Beni bazı safdil müritleriniz mi sandınız. safdil inanmış gönüllerin farklı yorumlamalarını sağlayarak. bir kısmını değiştiren. din." "Kendi partisinden olmayan meleği. anlayışıyla hareket eden siyasilerden ve siyasetten uzak durulmasını defalarca tavsiye etmiş ve bu anlayıştan Allah’a sığınılmasını beyan etmişken. –Bir Halk Ozanı" "Kıssalara girmiş olan ‘Bir müridin nefsini tüm kötülüklerden temizleyinceye kadar bir lokma bir hırka düsturuyla hareket etmesi gerektiğiyle ilgili tavuk öykümü bazılarının kafasına vura vura anımsatmaya geldim. Zalimlerden olanları dergahımdan ve çevresinden kovmak için geldim!. ‘Zalimler için ve zalimlerle işbirliği yapanlar için yaşasın cehennem!’ . Ama boğaza.. Bağırtım kulaklarınızı ve ceplerinizi delecektir.’ içerikli yorumlarıma karşın zalimlere kan ve destek veren ayrıca bu anlayıştaki politik kişileri överek onların alt tabakayı sömürmesinde. ıslah olma niyetinde olanlar için umut dergahıdır. onların Dünya’yı kendi cennetlerine çevirmelerine basamak olan bazı ‘abi’ lakaplılarına sözlerimi anlamlandırmaya geldim. belini.. Kötü temelde kin. Biraz önce yemiş olduğunuz ve şu anda önünüzde olan tavuk parçalarına "Kum Biiznillah! (Allah’ın izniyle kalk!)" deyin.. semazen ve raksına indirgeyerek salt turizmden gelir sağlamaya çalışanlara ve onlara uyanlara. belirli çıkar yapılarını oluşturan bazı aydınların.. dilini Hızır paşaların hizmetine sunan bir kısım sahte canların ve onların peşinden giden bazı safdil canların kulaklarına yeni ezgilerimi üflemeye geldim.. Tasavvuf felsefemi.– Bir Filozof" "Ülkeleri ülkelerle. Onlar..

.. bazen bir ufak yazıda. kötü olduğuna inanmayanlara. bazen namlunun ucunda. – Bir Gerilla.. – Bir Filozof." "Halkı soyan derebeyden alıp soyulan halka dağıttığım efsaneleşmiş hikayemi tersine çeviren eşkiyalara ‘yuh’ demeye geldim. – Bir Gazeteci... belki de binlerce kez daha bu şiirimi okumaya geldim. Doğrumu bu?... bazen bir oy pusulasında. Bu bir Habil-Kabil savaşı olacaktır." "Dünyayı mağaraya çevirerek insanların dışarıyı görmesini engelleyen. yarar temin edenlere... bazen bir kitapta.!’ – Bir şair ve yazar" "Irk. Önümde yok edilmiş bir ömür. amacı dışında ve kendi çıkarlarına kullananlara.. bazen bir tiyatro oyununda. bu deneyimden yararlanmalarını yasaklamaya. bazen bir reklamda.... Akan masum insanların kanı sizin kanlarınızın renklerine yakın renkler değil miydi?. Birkaç terapi seansları sonucu açığa çıkacak bilinçaltlarını hep birlikte izlemeye davet ediyorum.. bu yolun çıkmaz sokak olduğunu." "Đşgalci devlet askerinin kızımın yaşmağına el uzatması üzerine kentte başını çektiğim direnişle kurtulan bölgemizdeki üniversiteye emanet ettiğimiz insanların bazıları. bazen bir filmde. Veba her yerde.... Tarih yeniden yazılacaktır. – Halk kahramanı bir eşkiya. – Bir Yazar" "Oynanan oyunlara karşı demokratik tavır koyup. dil. Gözü yaşlı nişanlım bir başkasıyla evlendi. Bazen bir müzik notasında. Değer miydi?.. Bazı kitle iletişim araçlarını da kullanarak belirli koşullandırmalarla toplumun ve bireyin iradelerini ve zihinlerini etkileyerek.. Babam hala bunalımda. Çocuk getirilmesi rica olunur. durmaları ve farklı düzgün bir yol izlemelerini içeren şiirimle başkaca şiir ve yazılarımı okuyup benimseyenlerin. –Bir Psikanalizt.... silahı tek çözüm yolu olarak gören oluşmuş veya oluşması sağlanmış illegal örgütün üyeleriyle zorunlu askerlik görevim esnasında yakın ve sıcak temasta yüzleşmem sonucu öldürülmüş bulunmaktayım. onların kötü olduğunu kanıtlamaya geldim. Yanlış mı duyuyorum?." "Psikoloji bilimi araştırmalarıma kaynaklık yapan..... Başka çıkar yol gerçekten yok muydu?. Đyi maske takarak örttükleri beyinlerinin bilinçaltlarına gireceğim. torunumun yaşmağını çıkarmadan giremeyeceğini mi emrediyor ?. Bütün bunlar ne içindi?. Yanıtını bildiğim soruyu..." "Kalabalıklara. Ne elde edildi?. din ayrımı gözetmeksizin ülke ülke yaptığım Kelle koltukta mücadelemi. ‘Durun kalabalıklar!.. Annem acıma dayanamayarak öldü. bazen bir seste. baskıdan ve şiddetten medet uman şahinlerin yanlış politikaları yüzünden. Yanlış mı görüyorum?. Bu benim en büyük uygulamam olacak. – Halk kahramanı Bir Milis... demokrasinin ve demokratik uygulamaların önündeki tüm engelleri kaldırmak ve oyunları boşa çıkarmak yerine.larıma kanlı gömleğimi utanç duymaları için hediye etmeye geldim.. zamanla eleştirdiğim özellikteki kalabalıklara karışmış olduklarını görüyorum.. bazen darağacında." . Dereceli gözlük ve kulaklık almaya geldim!. Legal ve illegal şahin gruplarına soruyorum Merak ediyor ve soruyorum. –Bir Psikoloji Bilimcisi" "Kötülerin. Bir kez daha.. insanları bu koşullandırılmalara karşı korunma metotları öğretmeye geldim.. diyerek taptığımız ülkemizin derin devleti yöneticilerinin savaş bahanesi elde etmek için azmettirmesi ve yardımıyla gerçekleştirilen saldırıdan sorumlu olanlarla zihniyet mücadelesi yapmaya geldik.. – 11 Eylül Saldırısının Maktulleri. onları mağara dışına çıkararak yaşamın gerçekliğine bakmalarını sağlamak için geldim." "Veba her yerde... bazen bilgisayarda. koşullanmayla ilgili köpek deneyimi. beni bir tişört logosuna indirgeyerek tüketim toplumuna sunan. mitimi boşaltanlara karşı kendimi yeniden tanıtmaya geldim." "Baba. Đzlemek ücretsizdir. duvarda oynattıkları kuklalarla oyalayan kötü güce nispet. – Yeğenin Mus. Vebayı yeniden yorumlamaya ve vebadan korunmanız için dünyanıza şifalı bitkiler ekmeye geldim. insanların gördüklerinin yanılsama olduğunu öğretmeye. Kimin içindi?.

."Dinler arasındaki ayırımları kullanarak el altından medeniyetler savaşı söylemini yayıp sonra inkar eden güç ve çıkar çevrelerinin oluşturduğu. duygusuz olarak tanımlanan ve onun dili. Đnsanlık yararına olacak diyalektik. canavarlaşmaya doğru değil. Cep telefonuyla. Kıbrıslılar. Med ile anne ve babası olan Neson ve Deson’un sözünü ettiği savaş başlamıştı.. Böylece insanlık evrimi.. Zihinsel hipnozun ortadan kalkmasına neden olabilirdi. Teksor’a bu yönde mesaj yazıp gönderdi. Tarih. Türkiyeliler. gruplardan mesajlar geliyordu ve çoğu anlamlıydı. ‘anı’da. gözü. Đranlılar. ve daha niceleri. – Dünya Đnsanlarının Fiili Temsilcileri. Gelen mesajları kayıt klasörüne yönlendirerek. determinizm ancak bu bilinçle gerçekleşecekti. Tarih. siyahderililer. Sanal Đyi ruhlar. *** . Açmaya bile yetişemiyordu. Iraklılar. Halepçe’liler. Gerçek tarih kendi gerçekliğini yazmaya başlamıştı. Şimdiye kadar dilsiz. Evet. dıştaki büyük güçle işbirliği yaparak içteki egemenliklerini sürdürüp halkın seçtiklerinin hareket alanını ve halkın isteklerini yok edici daraltmalara neden olanların.. Afganlılar. kötülerle savaşıdır. kişilerini. Kolombiyalılar Liberyalılar. yakın tarihte yaşamış bir şekilde ölmüş veya öldürülmüş insanlardan.. Göndericilerin isim ve tabiiyetleri mesajın içeriği konusunda duyumsamalar da veriyordu.. Sanki Ölü Tarih hortlamıştı. Lübnanlılar. Koreliler. Somaliler. Sanki. iyilerin." "Ülke içinde karınca kararınca olan demokratik yapıyı türlü bahanelerle sekteye uğratan. – Bir vatansever politikacı" Mesajlar sayılamayacak kadar çok ve seri halde geliyordu... Gelmekte olanları ise engelleyerek. vatan millet.. ‘geleceği’ de yalanlarla dolu olacaktı. Peki. Yalan geçmiş üzerine bina edilen yapının.. Bizim tarafta. yalan söyleyen tarihi yargılamaya. Đyi Ruhlar sitesinin teknik sorumlusuna. farklı din ve görüşten uluslar. Rodezyalılar. bizzat gerçek tarih barındırdığı gerçekliğini. ilk kez bu kadar yalın gerçeklik sunuyordu. Bu savaş.... Anlamları algılayabiliyordu. Tanımadığı isimlerden de mesajlar geliyordu. Kamboçyalılar. olaylarını canlandırarak dirilişe geçmişti. Bu bireyin iyiliğineydi. Dünya uluslarının ve bireylerinin kardeşliği kabul ettiğimiz üst felsefe olmuştur. anın ve geleceğin gerçekliğini de şeffaflaştıracaktı. onlarda ise derin yönetim ve o yönetimden arta kalanlarla beslenenler olacaktır. Hiroşima. sarıderililer. Dünya Derin Yönetimine bizlerinde diyecekleri olacaktır. egemen kötü ruhlara karşı bayrak açmıştı. sözcülerini tartışmaya geldim. savaş medeniyetler savaşıdır. Güney Afrikalılar. Onların ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmalarına. insanlaşmaya doğru dev adımlarla ilerleyebilecekti. Gelen ve kaydedilen mesajlardaki gönderici listesini gözleriyle tekrar taradı.. sağır. Yüzlerce mesajları bu akşam okuyabilecek gücü kendisinde bulamadı. Ölüm sonrası üzerlerine ölü toprağı serilmesi ve onların ‘gerçek’ gerçekliğini devam ettirecek dirilerin kalmaması üzerine ölü toprağı serilmiş yaşayanları uyandırmaya gelmişlerdi. kör. beyazderililer. ‘Uluslardan Sesleniş’ başlığıyla yanıtlar vereceğiz. Tarihin gerçekliği. Birden. Kızılderililer. kendisini katleden yalancı tarihten intikam almaya onu yok etmeye gelmişti. Filistinliler. Yugoslavyalılar. Nagazaki mağdurları.. Vietnamlılar. sitenin virüs saldırısından kurtulduğuna dair bilgi vermesi gerektiğini anımsadı. en sonunda seçilmişlerin bu şekilde ki felsefeye reaksiyon göstererek ve onların egemenliklerini sonlandırmak için aynı dış güçden referans almak zorunda kalmasına neden olanlara. Đçeriğini okumak yerine gönderici isimlerini okumaya başladı. Göndericilerinin bir çoğu kendisine yabancı gelmiyordu. ertesi gün alma kararı verdi. Med neredeydi?. kulağı olduklarını söyleyen bir kısım yalan söyleyen tarihçileri ve onları motive eden güçleri bertaraf edecek gerçek tarihçilerin yeteri kadar olmayışı. otomatik kayıt yapılmasını sağladı. Neden o da kendisine mesaj göndermemişti. Zulme uğramış tüm dünya ulusları ve bireylerinden geliyordu mesajlar. olanlarında yeteri kadar kendisini temsil edememesi nedeniyle. Kuveytliler.

SodGom Ülkesi Nüfus Müdürlüğünce kabul edilebilecek bir isme sahip değildi. Otomobil. Yarın çok işimiz olacak. * ** Ad kentine pek yabancı olmamasına rağmen. Kalan mesajı silmek için bir kaç kez eylemini yineledi. Hız. Yatağa uzandı. Đyiyön.. Gönderici. Kendisi ve koruma görevi yapan iki meslektaşıyla birlikte SodGom Merkez kentinden. Đsimleriyle hitap ettiği görevliler kapıyı açmakta gecikmediler. Tüm mesajlarının silinmesi için. Sırtını yastığa yaslayıp e-maillerini kontrol etme amacıyla internet’e girdi. Rutbin ismiyle belirtiliyordu. Đki meslektaşının bulunduğu yan odanın kapısını yumrukladı. ayrıntı istemek için uygun bir ortam olmadığını çabuk kavramışlardı. Birçoğunun gönderici ismine baktı. Đyi Ruhlar sitesinde yayınlanan bazı yazılarda geçen olaylar. Rutbin’in cinayete kurban gittiğini bilmeseydi. Birkaç arkadaşından. Mesajın üst başlığında kendisine hitaben yazılmış kırmızı renkli ‘UYARI’ yazısı vardı." Görevliler. Uykusu geliyordu. "Derhal efendim!" demelerine kalmadan Đyiyön. Müstear veya yabancı isim olabilirdi. Đyiyön. beyninin sürekli döndüğünü duyumsuyordu. Kapıyı kilitledi. Bir süre dinlendikten sonra. Zamanında varmakla ölümü önleyebilecekti. ‘Ber’ ismini iyi biliyordu.44 Đyiyön. Taşıt kullanırken. mesajı bir kaç kez okudu. Ber’e suikast düzenleneceğine dair e-mail alıyordu... otelin lüks asansör kapısına varmıştı bile. hiç bu kadar ağır uykusu gelmemişti şimdiye kadar. Otomobilin beyniyle birlikte döndüğünü. Rutbin’in öldürülmeden bir gün önce kendisine vermiş olduğu belge ve raporlarla benzerlikler taşıması nedeniyle Ber’i sorguya alarak bazı bilgilerinin gerçek kaynağını elde etmeye çalışacaklardı. ondan geldiği sanısına kapılacaktı. " dedi. Gözlerinin kapanmasını engelleyemiyordu. eşinden ve üniversitede okuyan kızından geldiği anlaşılan mesajları açıp. Korpsi’nin ad soyad ve adresi yazılı pusulayı kendilerine uzatarak. Kilidini kontrol etti. Önündeki araçlara sürekli korna çalarak. kehanetler. adresleri de belirtilerek Ber ve Korpsi isimli şahıslara bu gece suikast düzenleneceği.. Đyiyön. sil komutuna bastı. zamanla ters orantılıydı. Bir taksi durağında durarak.. Tarife göre Ber’in bulunduğu apartmana az bir mesafe kalmış olmalıydı. Ben bir başka şahsın adresine gideceğim. Az önce çıkarmış olduğu kıyafetleri çabucak giyindi. Her olasılığa karşı derhal adrese gidip bu şahsı alın. odasının kapısından çıkarak. Mesajın içeriğini açtı. e-mail yoluyla kendisine bildirilen adresi bulmakta güçlük çekiyordu. Açıp okumadı. Motor stop etmişti. okudu. Đyi Ruhlar internet sitesinin asıl sahibi ve yazarı olduğunu biliyor ve hemen hemen her gün web sayfasındaki güncellemeleri ve yazıları takip ediyordu. Ad kentine bu amaçla gelmişlerdi. Ellerinin direksiyondan ayrıldığını hissetmesiyle frene bastı. Kilitlendiğinden iyice emin olduktan sonra üzerinde sadece atlet ile külotunu bırakarak günlük kıyafetlerini çıkardı. ani fren nedeniyle birkaç kez kendi yörüngesinde döndü ve durdu. Đşte sözü edilen Dur-Al Market sağdaydı. aniden beyninde ağır bir uyuşukluk hissetmeye başladı. Đyiyön ise derin bir uykuya dalmıştı. Bir mesaj dışında onlarca mesajın tümü silinmişti. Altında.. . Sonuç alamadı. Mesaj kutusu bayağı doluydu. Ve şimdi. adresin ayrıntılı tarifini aldı. Đhbar doğruysa.. ne kadar sürat yaparsa ölüm anını o kadar geciktirmiş olacaktı. Nihayet belirtilen caddeye varmıştı. masa üzerinde şarjda bıraktığı dizüstü bilgisayarını aldı. "Siz de odanıza çekilin!. koridorda bekleyen görevliler. " Bu şahsa bu gece suikast düzenleneceğine dair güvenilir olmayan bir kaynaktan bilgi aldım.. yol vermelerini sağlıyordu.

Donmuş gibiydi. Ninni!.. Çıkış kapısından çıktığında omuzu onun göbeği hizasına denk düşen diğer bir maskeliyle karşılaştı.. Rüyanın verdiği etki. Silahların şarjörleri yine değiştirilmişti. Ber." diyen maskelinin emri başı üstüneydi. Bahçe kapısından çıktığı anda.... Maskelilerden biri silahını kendisine doğrultarak...... Uyumak istiyordu. Otomobilinin içinde bu saatte ne işi vardı... Üçüncü denemede bile silahlarından çıkan sesler değişmemişti..Derinden sesler geliyordu.. Öldürecekler seni!. Hafızasını zorladı.." seslerini. Çıt!. özelde titrek ellerinde varlığını sürdürüyordu. Ses. Sesin rengi ‘Ben Med’im’ diyordu...." çağırmaları bastırdı.... Verilen emir ile kendi istemi ayniyet taşıyordu. Apartmanın çıkış kapısına yöneldi. Bu normal bir gece koşusuna benzemiyordu.. KorAv.. Med’in sesine ne kadar da çok benziyordu.. Ayağa kalktı. gerçek miydi?. Gözlerini yumdu. Kanter içinde uyandı Ber. Cadde kenarındaki lambalardan kısmen yayılan ışığın aydınlattığı.. bu kez gözlerini açarak onları izlemeye başladı. Yavaş yavaş kendisine geliyordu... Çıt!. silahların namluları kendisine hedeflenmişti.. "Kaçmalısın Ber!. Çocuğumuza acı!. bu kez ciddiye almıştı uyarıyı. Apartmanın çevre düzenlemeli alanını geçti.... Bir otel odasında yatıyor olmalıydı. Ber öldürülmek üzere....." "Daireden derhal çık!. Filmlerde dahi izlemediği türden ellerinde silahlar bulunan siyah maskeli kişileri. Çevresine baktı.. Uyan!. tüm bedeninde..." *** “Ber!.." diye bağırdı. Ninni!. Uzunları yaktı. Annesinin küçüklüğünde kendisini uyut-mak için söylediği "Uyu!. Kaçmaya yeltendiğinde vuracaklardı kendisini.. "Çıt!...... . Siyah maskelerden açılmış iki delikte dolaşan iki geniş göz bebeği kendisini tanımıştı.. Lütfen!. Ber. Ber. yükselme ve siyah maskeye atılan sert bir yumruk ve iniş sonrası yere basan ayaklar. korkunun da motive etmesiyle hızlanan düşünce karar mekanizmasıyla.... Ninni!. Yolun sağında biçimsiz durmuş otomobilinin içinde yalnızdı.. daireyi derhal terk etmesi konusunda uyarıyordu. Ber!... Gaz pedalına..Çıt!.. Üzerini değiştirmeden kapıya yöneldi. Đleride beş altı kişinin ellerindeki silahlarla süratli bir şekilde koştuklarını gördü. Otosunu hareket ettirebilmişti. Çıt!." "Çıt!. "Ben." iletisini tüm hücrelerinde duyumsadı. "Uyaaannnnn!. Yatak odasına tekrar geri dönüp. Uyku mahmurluğu içindeydi.. Rüya mıydı. Kulağa hoş gelen... Onlara yaklaştığında. Zıplama... Zihnini toparlamaya çalıştı. Hızı yükseltti.. Dikkat!. Künyeni oku!" diye bağırdı. Uyaaannnnn!!!!.. "Kaybol!. Bir kaç kez deneyerek motoru çalıştırmayı başardı. birbirleriyle bakışarak şarjörü değiştirdiler.." "Lütfen Ber!." terennümlerini duyamaz olmuştu... onlardan biraz uzakta üzerinde eşofman olan bir kişinin.... arada arkasına bakarak can havliyle koşmakta olduğunu gördü." kulağa hoş gelen kadife dokunuşlu bir bayan sesiyle uyandı. Ninni!.." sesleri geldi. Sesin sahibini göremedi. sonuna kadar yüklendi. yaylanıp koşmaya başladı.. Yastığı kendisinden akan terden sırılsıklam olmuştu.. Saldırganlar.. "Uyu!. Asansörün zemin kata hafif dokunuşuyla Ber’in kapıyı açması arasında ancak saniye farkı vardı. Üzerine doğrultulmuş silahları. " diye yanıtladı. "Aradığımız şahıs bu!." "Derhal çıkmazsan öldürüleceksin!... "Eller yukarı!. Uyan!.. Rüyasında kendisini uyaran kadife ses. ayağına takılan çelme sonrası. Ezberindeki en kısa duaları okumaya başladı. görmemek için gözlerini kapattığı gibi kapatamamıştı kulaklarını. "Çıt!. Saldırganları incelemeye koyuldu. gördüğünde ürperdi.. Med’in kitabını yanına aldı. Başını terden sırılsıklam yastığa tekrar koyduğunda. yerle teması iki metre ötede gerçekleşti.. Berrrrrrrrrr!.. Şu an duyabileceği en güzel emir buydu. "Uyan.

.. Sürücü dışında kimse yoktu ve onun yüzü maskesizdi. Çağrıda bulunan ses tanıdık değildi.. Senden taraf olduğumu bil ve rahatla ..... Tıkanmamalıydı. konuşma içeriğinden tanıdığı bir ismin infaz edildiğini duyunca ürktü." Ber. Tıkandığı takdirde.. Senin tanımınla bizler iyi gruptanız.. bedeninin bazı bölgelerine.." seslerini dahi duymaya vakit bulamadan ölebilirdi." ". biraz önce gerçekleşen." "Sizler kimsiniz?... "Sana yardıma geldim....." dedi.. Konakta buluşalım. eylemleri tam teşebbüs aşamasındaydı.. Ama kısaca..Đki maskelinin birbirlerine başlarını çevirerek. Kimler tarafından infaz edildi?.." "Otele gitmeyin!.... Tıkanmamalıydı....... Otomobile bin!. Anlaşıldı. "Bana Đyiyön ismiyle hitap edebilirsin.. Sürücünün hafif ışık altında görünen yüzünde kulaklıklı.. "Benim görev tamam.." "Korpsi infaz mı edildi?.. Beceremedi. seri bir hareketle sürücü koltuğuna oturdu.." Đyiyön." "Güvenli bir yere... olağanüstü durumu." diye bağırıyordu. kulaklarını yalayacak yakınlıkta geçti." ".. " ilkesini anımsadı. Otomobil lastiklerinden yanık kokusu geldi. gözlerini yoldan ayırmadan "Kapılar otomatik kilitli Ber!" dedi.." "Korpsi infaz mı edilmiş?... Dikiz aynasına bakarak.. Çıt!. "Düşmanın Düşmanı benim dostumdur...... "Neler oluyor?. tabana kuvvet bulvarda koşmaya başlamıştı.. bir kulak ve ağız başka yerlerdeydi. Hızlı koşmak için gerekli oksijeni sıcak ve nemli havadan alamıyordu.." "Nasıl?.. kurşunlar tıkanacağına adı gibi emindi.. Daha fazla irdeleme yapabileceği uygun zaman ve mekana sahip değildi. zikzak çizerek koşmasına devam ediyordu.. Daha çok hızlanmalıydı.... bunları konuşacak durumda değiliz... " "Görüyorsun.... Sürücü.. Acı fren sesi çıkararak. "Çıt!. Çıt!...." ".. Ber. "Birçok gruplardan biri olabilir. bir yandan da.. senin de web sitende sözünü ettiğin kötüler grubu diyelim. Merak etme. Sonuç pozitif." "Onu tanıyor musun?..." dedi Đyiyön.. Oluşan manzaraya göre iki seçeneği vardı. Diğer kişi ise onlara karşılık veriyordu. "Şimdi nereye gidiyoruz?. küçük mikrofon dikkat çekiciydi. Yanına vardığı taşıtın sağ ön kapısını açarak koltuğa oturdu." Ber. geçici şaşkınlık sürecini sonlandıran Ber. Sürücü kapısı açıldı. yüzünü ekşiterek.. Arkasından gelmekte olan taşıtın. Açıp kendisini dışarı atacaktı. Az sonra.. saldırganların hızlarını düşürmüş ve sonra saklanmalarına neden olmuştu... Arkadan gelenlerin kendisini öldürme niyeti açıkça ortadaydı. biraz ilerisinde durmuştu taşıt.." "Evet!." "Tamam. Sürücünün mermileri... Belki bu da bazı cinayetler gibi.... Çalışır vaziyette olan otomobil ani kalkışla malum sesleri çıkardı.. Ber’i takip eden saldırganlara doğru üst üste ateşleyen şahıs.. Otele gitmeyin. "Beerrrrr!..... faili meçhul cinayet dosyası rumuzuyla rafa kaldırılacak.. Elindeki silahı otomobilinin üst kaportasında sabitleyerek." mesajlarını bakışlarıyla ilettikleri anda.... Tüm uzuvları otomobili yönlendirirken..... Gece karanlığının sessizliğini yararak atılan mermiler. saldırganlara ait olma olasılığı yüksekti." *** .. Uzun farlarını yakmış bir otomobilin ışıkları önünü aydınlatmaya başladı... Sürekli şişen ve inen göğsünün aldığı görüntüleri görebiliyordu.. Hatta hukuksal tanımla.... Oluşan bu boşluktan yararlanan Đyiyön. Tekrar ediyorum.. "Şimdilik bilmiyoruz.... Kapının koluyla oynadı.... kurtarıcısının kendisi hakkında belirli bir düzeyde bilgi sahibi olduğunu anlamıştı. Diğer maskeliler de peşindeydiler." ".

. Bazı gruplar seni ve aynı saatte Korpsi isimli bir psikologu öldürmek için harekete geçmişse mutlaka siz de onları rahatsız eden bir şeyler olmalı.. kirliliği ama her alandaki kirliliği evrensel hukuka aykırı yöntemler kullanmadan temizlemek.. yerlerine oturmalarını Đyiyön göz işaretiyle sağladı. Sakin bir sesle. Đyi Ruhlar isimli web sitesindeki yayınlarınızdan dolayı seni ve yapını az çok bilmekteyiz. "Elindeki kitabı lavaboya götürmek zorunda değilsin!"diyen Đyiyön’e.. Onlara yarım kalan işlerini bitirtme fırsatı vermiş olacaksın." Bu şüpheyi yok etme amacıyla hareket eden Đyiyön. Đyiyön. Ber.. istihbarat üst görevlisi olarak normal bir yurttaşa anlatılmayacak kadar gizli bilgileri sunuyordu. Ber takip etti. okuduğu kitaplardan edinmişti." dedi hayıflanarak. SodGom Ülkesinin GĐS olarak da bilinen Gizli Đstihbarat Servisi grubunun en önemli ve içinde olmakla birlikte bağımsız hareket eden Gizli Güvenlik Grubu bölümünün üst görevlileriyiz. lavaboya gitmek için harekete geçtiğinde." Đyiyön. binlerce kirli adamı birkaç kirli adamı yakalayarak gizleyip. Ülkedeki kirliliğinin istihbarat servisimize de bulaşması nedeniyle. Ev ve büro özelliğini birlikte sunan salonda bulunan üçü bay. Ayrıca. 3G’nin ise resmiyeti yok. Ber." "Bazı bilgileri paylaşabileceğim insanların buna uygun olup olmadığını değerlendirmeliyim. Bizler bir anlamda temizleyicileriz.. ikisi bayan beş kişi hep birlikte ayağa kalkarak. ard arda konuşmaya başladı. lavabodan döndüğünde salondakiler süregelen konuşmalarını yarıda kestiler. "Size bir can borçluyum. "Ber. Đyiyön’ün.... hala bazı kuşkularım var.. Bu davranışı oradakilerin alaycı bakışlarına ve sonra topluca gülmelerine neden oldu. biraz sonra konuşacakları konu üzerine içlerinden hazırlanıyorlardı. Đyiyön’ün sözlerinin devamını suskun durarak bekledi. Ama. GGG veya 3G olarak anılırız. Đstihbarat elemanlarına da güvenmeme duygusunu seyrettiği filmlerden. Sizleri tanımıyorum. Ber. birkaç kez derin nefes alıp verdi." Ber’i engelleme amacıyla ayağa kalkan görevlilerin. iç tarafında kısa aralıklarla kavak ağaçları bulunan geniş alan ortasına kurulu dört katlı binaya girdiklerinde. . Geniş bir salona giren Đyiyön’ü.. "Bizler. Etkinin yok olmaması için Đyiyön. izin verirseniz ben gitmek istiyorum. birbirine güvenen iyi istihbarat görev-lilerinin oluşturdukları bu grubun amacı. Rutbin’le aralarında geçen diyalogları. dilersen kalabilirsin.. ondan aldığı belge ve raporların bazılarının Đyi Ruhlar sitesinde yayımlanmış bazı açıklama ve öngörülerle benzerlik taşıdığı ve aynı sitede üstü kapalı şekilde belirtilen katilin evsafına uyan Đkiyüz’ü başka bir hatasını bularak el altından medyaya verip daha pasif bir göreve atanmasını yakın zamanda nasıl sağladıklarını uzun uzadıya anlattı." Đyiyön.. Bizlerle paylaşmak ister misin?. ufak kirliliğe indirgeyerek.. "Aynı fikirde değilim." Ber. Ayağa kalkarak. Ber ise karmaşık kafasını toparlamakta güçlük çekiyordu. Đyiyön. ‘Tam Temizlik Kampanyası’ başlatmışlardı. Nette okumuşsunuzdur. en genç adam ona öncülük etmek için ayağa kalktı. "Ben ve benim gibi birçok arkadaşım. Bir hatırlatma yapmama izin verir misin?" Ber. kuşkuları yok etmeden Ber’in bildiği gerçekleri elde edemeyeceğini anlamıştı. "Gitmen. "Hala sana güven duygusu aşılayamadım.. sanırım bazı sırların anahtarı sizde?. Ayrıca benim saldırıya uğrayacağımı nasıl öğrendiniz?.. Ber’i kısa tanıtımı üzerine aynı şekilde onla da tokalaştılar. kaçarken bile yanına alacak kadar önem verdiğin kitabı zorla elinden alma olanağımızın varolduğunu tahmin edebilirsin. Ber dışındakiler." "Bazı gruplar da yakın geçmişte binlerce kirliliği. Kısa bir süre sonra ikram edilen çaylar içilirken.. elinde tuttuğu kitabı biraz daha sıkıca kavradı." yanıtını veren Ber." Đyiyön’ün hafif tehdit içerikli sözleri ve saldırganların tekrar harekete geçeceği yönündeki uyarısı meyvesini vermişti. "Dilersen gidebilirsin. Đyiyön’le tokalaştılar. Oturmak için özellikle Đyiyön’ün koltuğa oturmasını beklediler. Büyük kirliliği ve kirletenleri temizleme amacıyla hareket etmişlerdi. "Bu grubu ilk kez duyuyorum. Đyiyön. bu tanıtımı duyunca irkildi. Salon kapısına vardığında Đyiyön’ün "Ber!" seslenişi üzerine geri döndü. saldırganlara yarayacak.. resmiyette sadece GĐS elemanı olarak görünüyoruz.Dışı yüksek duvarla çevrili. Bu senin elinde. "Kusura bakmayın ama. az önce kalktığı koltuğa yığılırcasına çöktü.

Ber’in verdiği tüm bilgilere. saatlerce devam etseydi onlar yine dinleyici rollerine devam edeceklerdi. Dışarıda yeteri derecede ajanımız nöbet tutuyor." Ber. ayrıntılarıyla anlattı. Ber. Đyiyön. Đyiyön. konuşma sırasının kendisine geldiğini söylüyordu. Ve bu son gerçekleşmişti.. Ber’e bir kez daha dönerek. Ber alaylı konuşmaya. bulunanların tümünü gözleriyle tarayarak. Ber. Đyiyön.. Ama şimdiye kadar gözle görülür. " dedi. elle tutulur bir kanıt bulamamışlardı. *** 45 Sabah aydınlığının başlangıç saatlerinde kaportası mavi. Onlara güven hissetmeye başlamıştı. Gece arattığı arkadaşlarının belirlenen noktalarda mevzi aldıklarını.. Onlara güvenmeliydi. başını olumlama biçiminde salladı. camları ise içeriyi göstermeyecek derecede siyah renkli." türü imgesel bakışlardı bunlar.. içi yinede rahat değildi. Đkiyüz’ le ilgili olarak duyumsamalarını isim vermeden nette yayınladıktan kısa bir zaman sonra onun önceki görevinden alındığını basından okumuştu. Fakat her anlatının bir sonu vardı." Ber. konuşmasını sonlandırarak.Đyiyön. geçen gece verdiği sözü unutmamıştı. Đyiyön.. onların ilgilenebileceği kısımlarıyla sınırlı kalarak. "Bir insan teknolojiden yararlanmadan gökyüzüne yükselip . Bunda Rutbin’den olağanüstü konuları dudak bükerek dinlemesinden sonra gerçekleşen olayların onu ve kendisine sunduğu belgelerin içeriğinin zamanla gerçekleşmesini görmesinin büyük payı vardı. Onların beden dilleri ve suskunlukları. "Ad kentinin en güvenli konağında bulunuyorsunuz. araya girerek. Biraz sonra neler olabileceğini tahmin edemiyoruz. "Sen bunu nasıl bilebilirsin?. Ayrıca. Ber. gözlerini Ber’e dikti. Bir delinin dahi kendisine ileteceği. hareketli uğraşlar içindeydi. Đnadından vazgeç! Seni konağa geri göndereyim. Đyiyön.. yan gözlerle Đyiyön’e olumsuzlama anlamında suskun yanıtlar verdi. "Zihnim kontrol edilebilseydi. daha önceden de Ad kentinde bulunan 3G görevlileri izlemeye almışlardı. "Taşıtta uyuklarken sana seslenen ses.. Artık. "Ber’in neden söz ettiğini sanırım biliyorum. her nasılsa inanmak zorunluluğu duyuyordu." dedi... Đyiyön. değişik bir ilke edinmişti. Ad kenti Güvenlik Ekibinden yeterli sayıda görevlilerin belirli bir yerde. hareket halindeki taşıtın içerisinde bulunanlar. Ad kentine kendisiyle görüşmek için geldiğini. hatta bazıları duyumsamalardan kaynaklı olsa da."diyerek aynı üslupta yanıt verdi. bazı anlatıların gerçekliği kuvvetle muhtemeldi. kahkahasını engelleyemedi." dedi. duyulan güvene ancak güven duymakla karşılık verebileceğini düşündü. "Merak etmeyin!. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip çıtlatarak. kadife sesli bir kadına mı aitti?" diye sordu. soruyu yanıtsız bıraktı." dedi. Aslında belirtilen adresi. şaşkınlığını gizleyemedi. Ber." diye tahmin yürüttü. "Senin zihnin için aynı şeyleri söyleyemeyiz.. Ayrıca. "Buranın güvenli bir ortam olduğundan emin misiniz?" diye sordu. niçin bekletildikleri anlatılmadan hazır tutulduğu bilgisi kısmen de olsa rahatlamasını sağlamıştı. "Elinde tuttuğun kitap Med’in kitabı olmalı?. Ber. "Tekrarlıyorum. bir taraftan telsizle emirler yağdırırken bir taraftan da önündeki parşömene notlar alıyordu." Şimdiye kadar dinleyici konumunu hep korumuş olan güzel görünümlü kadın görevli. sanırım öldürme teşebbüsünde bulunmazlardı. laptopuna gelen bir e-mailde Ber ve Korpsi’ye suikast düzenleneceği iletisini aldığını ve daha sonraki aşamaları anlattı. "Endişen olmasın! Bu konağı ve içinde bulunanları Düzenleyicilerin ve Đzleyicilerin etkileme şansı sıfır. "Sözünüzü hatırlatmama gerek var mı?. Diğer görevlilerde aynı tavrı sergilediler. Bulunanlardan en genci.." Ber. 3G grubunun hiçbir görevlisini zihinsel yönden de etkileyemezler. Rutbin takma adıyla gönderilmiş e-mail içeriğinde belirtilen adresi alma karşılığında operasyona Ber’in izleyici olarak katılmasına izin vermişti. başını iki yana salladı. Ad kentine gelip mesleğe başladıktan sonra başından geçenleri. Ama. "Benim güvenlikten kastım bu değil.

ben EmKulGüv!" "Memnun oldum. iyi günler diliyorum. Azimle çabalamıştı.. Bu ülkenin yasalarına uygun hareket ederek ‘iş’ yapan -Evrensel Hukuk Yasalarına göre ancak yaptıkları ‘iş’in soygun olduğu vasıflandırılabilecek.. Onlar görevlerini yapıyorlar. Güvenlik görevlisi sizi almak için bekliyor.. haberin gerçekliğini ve anlamını irdeleyecekti." "Şimdilik gelemeyeceğimi söyle. Buyurun?. ülke yasasına uygun hareket eden yurttaş TefÇetto ile haciz görevlisi. onlara mani olma. Bu operasyondan sonra sana her türlü yardımı yapacağım. Görüşmek dileğiyle. Đyiyön. elemanı Secret’di. "Neyse.kişilerin ve kişiliklerin özel ve resmi bankalardan... Para sıkıntınıda çözeceğim. yüzünde oluşan kederli gülümsemeyle başını hafiften sallayarak. Ülkenin Ekonomi yasalarına uymamasının sonuçlarından biriydi bu. biz de yorulmasak siz de. şu anda ilgili yasaya göre kamu hizmeti yaptığı makamında bulunan eşyaları işçiler kanalıyla toplamaya başlamışlardı. "Eksilenin yerini işle ilgisi olmayan yurttaş tamamlamalıdır.." yasa hükmü uyarınca hareket edilmiş ve bir yurttaş olan kendisine de bu yasa uygulanmıştı." dedi Ber.. " dedi. "Bir başka sorun daha var. Örtülü ödenekten sana ödenek çıkarttıracağım..." "Nasıl?. artık eskisi gibi insanlar KursEvinde uzun süreli bırakılmıyorlar. Merak etmeyin. artık Tut-Bırakma KursEvi’nin adı.. Tut-Bırakma KursEvi işlevi görüyor.. Bu kurallara göre soygun sayılabilecek işlere girmek istememişti. Secret’in okeylemesi üzerine.." "Güvenlik görevlisi sizle bizzat konuşmak istiyor. Yoksa sizi gıyaben tanırım.ağzıyla kuş tutuyor... Ama isim değişikliğine gelince." "Evet!. Umursamamalıydı." Ber... Yasalara uymamanın yaptırımları vardı. Elde ettiği paraları kumarda. Biliyorum. "Secret." .. Secret." "Soruşturmayı bir şekilde kapattıracağım. Evrensel Hukuk Kuralları kendisinin ruhunu oluşturuyordu. Kendisinin hatası yoktu. Israr etme.!?" Ber... telefonu kapatacağı anda. "Yalnız...." Ber..." "Evet?.. "Ber." "Đşim bittiği zaman geleceğim. " ". Yanında bulunan Ber’in çalan cep telefonu üzerine düşüncelerinden sıyrıldı. bilgisayarda bulunan tüm belgelerimin birer örneğini harici bir sidiye kaydet. ofisinin telefon numarasını gördü. Uzun süredir de öyle yapıyordu.. devletin kamu kurum ve kuruluşlarından ve daha bir çok alanlardan dolaylı veya doğrudan paralar hortumlaması nedeniyle. Arayan. Pişmanlık duymuyordu. genel aftan sonra "Tut-Bırak KursEvi olarak değiştirildi. hala bazı insanlar için –önceden olduğu gibiKursEvi. Ne diyorsunuz?. "Biliyorsunuz.. önemli değil.. Sözlerinin sonlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu... Kabul edilmedi.. Ülkedeki yasaya aykırı hareket ederek haciz cezasına razı olmayı yeğlemişti. Secret’in... Büronuza gelmemek için yıllık iznimi dahi kullanmak istedim.." "Olabilir. merak etme!. "Bir saniye!" uyarısını duydu. Gelseniz teslim olsanız. yurtdışına kaçma ihtimaliniz düşünülerek nöbetçi mahkeme tutuklanmanıza karar vermiş." gibi saçma görünen haberi dahi yabana atmayacak. vakitleri varsa... haciz ile cezalandırılmayacaktı. "Sistem gerektiğinde iyi çalışıyor.. Zorunlu gereksinimleri dışında aşırı bir harcaması olmamıştı.." "Yani şunu demek istiyorum. eğlence merkezlerinde yememişti.." "Biliyorsunuz verilen talimatları yerine getirmek zorundayız.." "Beyefendi. Bir yurttaş olarak gözünü açıp ülkede varolan yasalara uygun hareket etseydi. güvenlik görevlisinin bu duygularına... Çoğu bilgileri nete kaydetmiştim." diyerek devam etti. teşekkürle karşılık verdi. Şimdiki yaptırım ise haciz idi. Ber.... bu haczin kaynağını iyi biliyordu. Ber. çalmakta olan cep telefonu ekranında.. telefonu kapadığında Đyiyön’le göz göze geldi. Bu bir tercihti ve kendisi Evrensel Hukuk Kurallarına uymayı tercih etmişti.. Cezayı infaz edecek olan.. aylık faizleri ödeyememesi nedeniyle yıldırım icra yoluyla ofisine geldiğini haber veriyordu.. görevlilere bu dileği sunduğunda olumsuz yanıt aldığını Ber duydu." "Yargı Bakanlığının şikayetiyle ilgili dava açılmış.. Bankalara olan borçlarının bir kısmını kapatmak için daha düşük faizle borç para aldığı kara para aklayıcısı TefÇetto’ya.... Sonra da bilgisayarı formatla..

. Ber. TefÇetto’ya ne kadar da çok benziyordu.. Hazırlıklı olsunlar.. Denemede yarar var." Ber. Geçmekte oldukları sokak. evin kapısından çıkmakta olan bir şahsı ve onu uğurlayan bir kadını gördü. Bir süre sonra soğuk vücut ısınmaya başlamıştı. Alnından dökülen terler. Bu bizim de amaçlarımızla uyuşuyor. ekmek peşinde koşma kaygılarını yok ederek. kendisinden depoya kaldırılmış malların onlara iadesini. Omurilik bölgesinden ürperti kaynaklı üşüme hissediyordu." "Đz. ana hedefe intikal ettirebilirsiniz. Tüm raporları. kitlenin psikolojisi etkilenerek Đyiyön ve arkadaşlarına karşı negatif enerji oluşturulması sağlansın. Bedeninde bulunan tüyler ve saçları dikleşti. yandaş tüm grupların zihinlerine ileti gönderilsin.. Belki de. tüm çıkar gruplarına. Haksız bir alacak için iflas etmiş borçlunun evindeki eşyaları depoya kaldırtmıştı.. Hesap da sorulamıyor. "Sapmalar diz boyu. unutulmazdı. Şimdi gördüğü bayan esmerdi. Ber... Đyi Ruhlar Sitesinde insanlara daha yararlı hizmetler sunarsın. karıncalanma hafif şokta elektriksel etkiye dönüştü.4. 3G görevlilerine karşı kullansınlar. bu saldırının hukuka aykırı olduğu konusunda kamuoyu oluşturulsun.. Aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bu kadar fiziksel değişim olamazdı. haciz esnasında kendisine yalvaran kadına benzemiyordu. Fısıltılar. evi alacağına karşılık üzerine geçirerek mi anlaşmıştı?.. üyelerine emirlerinizin uygulanmasıyla ilgili gerekli talimatlar verildi..5. Örtülü ödenek şimdiye kadar genelde bireysel çıkarlarda kullanılıyor. şimdi Ölüm Sessizliği Mahallesinin dar sokaklarında usulca seyir halindeydi." "3G grubu üyelerinden zihinsel yönden etkileyebileceklerimiz olabilir. anımsadığı borçlunun evinin bulunduğu sokaktı." Bu açıklama üzerine tepkisel karşı çıkışına devam etmedi. gözlerini onlardan ayırmasınlar. Isınmaya çalışıyordu.. Fısıltılar duyumsamaya başladı. konsantrasyonunu sağladı.. yetkililerinin beyinlerini uyarın. borçluya ve ailesine acıdığını beş kuruşlarını dahi istemediğini belirterek. anlaşılmıyordu.... Kendisinin. kendisine para ödememek için.. Kısa bir an sonra. uzaktan gelen mekanik sesler gibiydi. Bizim grup. Fısıltıları git-gide daha net algılayabiliyordu. toplumun ve devletin aydınlanmasını da arkasından getirir.. yandaş politikacıların. Bu arada. vicdanının sesini duyan insanlardan değildi.. gözlerinin yanından yanağına. Her şeyin ilkleri hafıza kayıtlarının uçlarında kalır. "Hedefe yaklaştık. Şahıs." "Kendi grubumuzu tenzih ederek söylüyorum." "Her olasılığa karşı virüsleri de hazır edin. En azından. TefÇetto’nun karakterini iyi biliyordu. Tüm hücreleri. fısıltılara odaklanmıştı.3. 3G grubu yönetimi. O." "Ad kenti Güvenlik Grubu görevlilerinin zihinlerinin yönetimini tamamen Uygulama Grubu üyeleri alsınlar. Hatta. Eski Ad kentinde bulunan ‘Ölüm Sessizliği Mahallesi’ne ulaşmışlardı. Bana izin ver. Yoksa.. Đyiyön. belgeleri yok etsinler." "DüzĐzUygDen-Dom Holding Co... istemişti. bu saldırıdan dolayı çıkarlarının zedeleneceği konusunda etkileşimde bulunulsun..2.6. Hata istemiyorum. Derinden gelen ve içini korkuyla etkileyen ses tonuna sahipti bu fısıltılar. beyninde karıncalanma hissetti. Bireylerin aydınlanması. çocuklarıyla koro halinde ağlamasını." "Bir kısım yandaş medya gruplarının. borçlu eşinin yalvarışlarını. avukatlık mesleğindeki ilk haczini bu mahallenin bir sokağında gerçekleştirdiğini hala unutamamıştı.. Bu bir olasılıktı ve gördüğü sahnede eklenince gerçeğe yakın bir olasılıktı. Đyiyön’ün ve sürücü dahil iki görevlinin bulunduğu araba.." . Sonuç elde edemezlerse yerel güvenliğin zihinlerini etkileyip.. Đşe yarasın. Ortamdan bunalması nedeniyle uzaklaşmasını dün gibi anımsıyordu. Soluma seslerini kesik kesik duyuyordu. saldırı gerçekleştirecek. Hem senin bu paraları bireysel çıkarın için kullanmayacağını sanıyorum. bu esnada telsizle emirler yağdırıyordu."Bu da soygunun bir çeşidi olmaz mı?. Sonra tefeci müşterisi her nasıl etkilenmişse. oradan çenesinin altına süzülüyordu. Ad kenti Güvenlik Güçlerini. Borçlunun evinin önünden geçerlerken. Onun bu jestine karşılık kendisi de avukatlık komisyonunu almayarak malların iade edilmesini sağlamıştı... Terliyordu. Zihinsel etkileme yönünden en güçlü Uygulama Grubu üyelerimizin uğraşı bu olsun. duygu sömürüsü yapmış ve borçluyla aralarında bir anlaşma yapmışlardı. Uğurlayan bayan." "Avukat Ber’i öldüremeyen alt uygulama grubu üyelerini de cezalandırın. TefÇetto. Şti. Đki kolunu birbirine sarmalayarak sıktı.." "Kalkanları sağlamlaştırın..

" "Uygulamaya hazırım.." Đyiyön. Sürücü görevliye her an harekete hazır olmasını tembih ettikten sonra Ber’e döndü." Ber. Daha farklı tonda fısıltılar algıladı. merak etme. "Ber! Ben Med’in babası... Sürücü.. "Kontrol elimize geçti. Bu davranış karşısında taşıtta bulunan sürücü ile ön koltukta oturan diğer görevli taşıttan inerek Ber’in tekrar arabaya binmesini söylediler. "Evet!. sivil giyimleriyle 3G gurubu üyeleri olduğu anlaşılan görevlileri izlemeye koyulmuştu. Đçseline alma.. Bu direktifimizi de uygulamıyorlar. sesi duyabiliyordu.. Hafif rüzgar. Đyiyön’ü ve güvenlik üyeleri ile. Bizim dışımızdan gelecek duyumsamaları filtre et. Bu davranış karşısında. Arka koltukta bulunan Ber... Ber. " diyerek yanıtladı.." "Ne isterseniz yapmaya hazırım... Đyiyön ve diğer 3G görevlilerine ellerindeki silahları doğrulttu... Geçici olarak bedenine.." "Ad Kenti Güvenlik Grubu Üyeleri garip bir davranış içine girdiler. onların ellerini kendisinden uzaklaştırarak hedefe doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladı... "Ber.. Đyiyön’ü aldıktan sonra olay yerini terk edecekti... Evet!. saçlarını ve yanaklarını yalıyordu. Bunun üzerine her ikisi görevli silahlarını ellerine alarak onunla birlikte yürümeye başladılar." "Onu da denedik.. Ber.. Kendini rahatlat. ruhuna girmemize izin vermelisin... bir kenara bırak." "O halde diyeceklerimin tümünü harfi harfine uygula. fısıltıları daha çok ve daha iyi algılamak için iyice derinlere indi. Duyabiliyorum. Orada bulunan Ad kenti güvenlik güçlerinin tümü... Tamamdır. Bireysel enerjinin ve gücünün ortaya çıkması için gayret et!. Bir şeyler yapmak istiyordu.. Yine fısıltılar algılıyordu... gözler . Direktifleri gerçekleştirmede zorluk çekmeyeceğini biliyordu. Tartışma kısa sürmüştü. Sokaktaki hedef adrese yavaş adımlarla ilerlemeye başladı. Taşıtın kapısını açarak indi. Ber. Şimdi Ber ortalarında olmak üzere her üçü birlikte ilerliyorlardı. telsiz’i ön koltukta bulunan görevliye teslim etti... Đki görevli.. "O halde duyma düzeneğini bozma.. 3G üyelerimizle operasyonu gerçekleştireceğiz.. 3G grubuna ait diğer taşıtlarda aynı şekilde sokağın daha içerlerinde beklemekteydi.. Bu oluşan tehlikeli durum karşısında durumdan çıkaracağı vazife ne olabilirdi. koltuğun arkasında başını çevirerek." dedi. talimatlarımızı yerine getirmiyorlar.. Varol’un dedesi Deson!. Bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi vardı." "Onların üstlerine bu durumu bildirdiniz mi?" "Üstleri de aynı tavrı gösteriyor.. taşıtın önünü. onu tekrar durdurmak için fiziksel güç kullandılar. bu manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı.. Neredeyse üzerimize silah doğrultacaklar.. Onun alnında bulunan terleri eliyle silerek. Bunda da başarısız oldular.". Oluşacak tehlikeli durumda gerisin geriye gidecek... Ben ve diğer iyi ruhlardan arkadaşlar sizlere yardımcı olmaya geldik. Korkularını yen. Ortam çok gergin.. Bunun altından kalkacağız. Tüm hücreleri bu sıcaklığı ve hoşluğu duyumsuyordu. sokak girişinin tersine çevirerek beklemeye başladı." "Hiç bir şey yapmayın." "Tek noktaya bak. Konsantrasyonunu içseline verdi. isteklere uygun hareket ediyordu. Sesimi duyabiliyor musun?" Ber.. efendim.." "Evet!. Đyiyön ve arkadaşları da aynı tavrı sergilediler. içine sıcak bir akışın seyrini hissetti......" "Sayın Đyiyön!." Ber. zihnine. geliyorum!" "Anlaşıldı. Đyiyön’ü karşılayan sivil giyimli şahısla aralarında geçen ve duyulmayan konuşmadan sonra Güvenlik Grubu Üst Görevlisi olduğu anlaşılan biriyle el kol hareketi yaparak tartıştıklarını gözledi.. Zihnini temizle. Beni iyi dinle. Sokağın ucunda beklemekte olan araçtan silahını kontrol ettikten sonra indi." "O halde onları hedeften uzaklaştırın. Göğüsler dik.

"Virüs gönderin. korkuyu hissediyordu. "Bir saniye izin verin." "Bir şartla. Nişan al!. Şti binasına yönelik operasyona başlanması emrini verdi.. yürekliliğin marşını çalıyor gibiydi. Đyiyön. "Cezası ne zaman noktalanacak?. belirli bir süre demişti." Ber.. Kendisini toparlamakta gecikmedi. "Lanetliyoruuuuuuuuuuuumm!" Ber’in bu kez bedeninin tüm noktasından çıkan ışın huzmeleri hızla yol alarak ahşap binaya ulaştı.. Deson’a aitti. Ber.. Ber. Ad kentinin yerel fiziksel kötü ruhlarını etkisizleştirmek de size kaldı.. izin isteğinin kabul görmesini beklemeden bu kez. Đyiyön’e yaklaşarak.. Ber’in kolları yanlarına düştüğünde. Ahşap binadan gönderilen koyu renkte ışınlar ise sürekli iki kaşının ortasına ağır baskılar yapıyordu. ellerindeki silahlarla birlikte yanlarına düşmüştü. neden benle bağlantıya geçmiyor?.." diyerek emir verdi.... Gönderilen ışınlar. Ellerinin parmaklarından çıkan açık renkte ışınlar. Đyiyön ve arkadaşları bu manzara karşısında küçük dillerini yutacak kadar şaşkınlık yaşıyorlardı." "Ne tür bir ceza?" "Belirli bir süre senle olan diyalogunu dondurduk. duygusal bir yaklaşımda bulunması nedeniyle cezalandırıldı. Sessiz ve tempolu yürüyüş. DüzĐzUyg Den-Dom Holding Co.." diyerek yanıtladı. Bunun anlamı." Đyiyön. Ses." "Med’in senle olan diyaloglarında kurallarımız dışına çıkarak. "Ad kentinde görevli sanal kötü ruhların ana kumanda merkezi diskalifiye edildi. Deson’un yeniden verdiği talimatlara uygun şekilde hareket ederek içselinden onların çıkmasını sağladı. Sesin dehşetinden sokakta bulunanlar kulaklarını elleriyle kapatıyorlardı. Acıyı. iki kaşının ortasından beynine girmeye ve zihnini ele geçirmeye çalışıyordu. yumuşak bir ses geldi. Artık. "Dikkat!.." "Bu enerjiyi toparlayabilmemiz için uzunca bir süreye ihtiyacımız olacak. buna çok sevinmişti. Ad kentini geçici bir süre terk edeceğiz.. Sevinci... "Negatif enerjimizin tümünü yok etti. mesajı algılamıştı.. Ağzı yırtılacak genişlikte açıldı. pencereleri cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap binaya doğru kollarını göğüs hizasına kadar kaldırıp parmaklarını hafif aralayarak uzattı.cesur bakışlardaydı. Emirlere neden aykırı hareket ediyorsunuz!" diye bağırdı. Ber. Neyse şimdi izin vermeni istiyoruz. gereği yapıldı. Ber’in garip davranışlar sergilemesi dışında bir ayrıntı yakalayamamışlardı. Ber. "Ber.. onları görünce. "Ber!. Bir tarafta Đyiyön ve arkadaşları. Ber. Đyiyön’e yönelerek "Ne zaman operasyona başlayacağız?" sorusunu sordu. Ahşap binadan ince. Đyiyön’ün kollarını sallayarak." "Med. Güvenlik Görevlilerinin kolları ve ellerindeki silahlar da buna uygun hareket etmeye başlamıştı.. Küçük grup adımlarını sıklaştırarak kısa bir an sonra Đyiyön’ün yanına varmışlardı. DüzĐzUygDen-Dom Holding Co.. tüm güvenlik görevlilerinde kolları.... uykudan uyanır gibiydi." "Evet?.. iki kolunu ileri uzatıp her iki elinin ayalarını onlara doğru tuttu. Tümü sanki uykudan yeni uyanmış gibi elleriyle boş gözlerini ovuşturduktan sonra birbirlerine şaşkın bakışlarla bakmaya başladılar. ahşap binadan yayılan sesleri yeniden algılamaya başladı. . Güvenlik Grubu Üst Görevlisi. yapacağımız o kadar iş var ki.. aralarındaki boşlukta duruyordu. Đyiyön." Ber’in kulağına ruhani. Bu bilgiyi verirseniz. Şti." diye nakaratlı bağırtılarını duydu... tiz çığlıklar gelmeye başladı. senden çıkmamız için izin istiyoruz. belirli süre bittiğinde tekrar diyaloga geçebileceğiydi.." Parmaklarının ucundan çıkan ışınlar kesintiye uğradı." Deson. diğer tarafta ise Ad kenti Güvenlik Görevlileri bulunuyorlardı. dışsalına yansıdı. Tüm görevlilere." dedi. Bir fısıltı duydu... Ber. Güvenlik görevlilerinin anlam ifade etmeyen yüzleri aydınlanmaya başlamıştı...nin bulunduğu on katlı binanın bitişiğindeki üç katlı. ahşap binaya doğru ilerledi. Ber!. Neler oluyor?. "Ne işiniz var. Ber. Kollarını bu vaziyeti bozmadan yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladığında. Üst Güvenlik Görevlisi. Bu durum bir süre böylece devam etti. Ber." "Toparlanın." "Pek yakında. Orada bulunanlar. "Đyi şeyler oluyor. terden sırılsıklam olmuştu.

Bütün çabamız ülkemizin refahı ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması içindi.. Demokrasi düşmanlarına kendi yasalarımızı uyguladık o kadar.. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. isimler verirsek yer yerinden oynar. Sonradan bulunan ve Đyi Ruhlar web sitesinde yayınlanan. Ad Kentinin yasadışı örgütlenmesi çökertildi. parçalamak isteyen kızıl ve yeşil renkli birey ve grupların bir oyunu bu." sorusuna karşılık. televizyonun sesini kısarak kucağındaki çocuğunu bir süre daha sevdi. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu Başkanı Soys. faili meçhul cinayetler dışında topluma ve bireye yönelik bir çok suçlar işledikleri. Ve SodGom Ülkesi. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu Görevli SağKol. Gözaltına alınan sanıklardan bazılarıyla konuşma fırsatı yakalayan muhabirimizin sorusuna." yanıtını verdiler. dernek ve holdingi yöneten her türlü kirliliğe bulaşmış olan bu şirketin. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol.. Beş Sivil Dernek Başkanı. Şimdiye kadar kendimiz için bir şey istediysek namerdiz... tarihinde yaşadığı depremlerden en şiddetlisini yaşar. Şimdiye kadar. ülkemiz dışında da geniş yankı bulan ve yeni bir siyasi öğreti içeren ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet... XY Ulusal Medya Kuruluşunun. Konuşsalar da konuşmasalar da ima ettikleri kişileri deşifre etmeye başladık.. Bizler vatanı ve milleti için çalışan. Đsminin açıklanmasını istemeyen Üst Düzey Bir Görevli.*** 46 "Ad kentinde bulunan DüzĐzUygDen-Dom Holding Co..’ isimli kitabın yazarı Psikolog Medayih ile Deson. Birileri bizim dışarı çıkmamızı sağlamazsa onları da yakarız. “Bir konuşursam ülke karışır şantajı artık yerini bulmayacak. AntiHafif 8.. " yanıtını verdiler.. Evet! Med’in ve daha birçok cinayetin failleri yakalandı." Ber. Daire Grubundan MafYegTah. bazı kişi ve gruplarla birlikte hareket ettikleri ortaya çıkartıldı. Onlar açıklamadan biz bulacağız ve Yüce adaletin önüne çıkaracağız." dediler." söyleminde bulundu. Bizi aldıkları gibi bırakmak zorundalar. Onları tanıyoruz. "Bunların hepsi yalan. kurum. "Bu işte tek değildik.. "Serbest kalacağınıza nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" sorusuna ise. "Beyler! Biz ne yaptıysak Vatan ve Millet için yaptık. Yerel Yönetim 3. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf.. Beş ses sanatçısı.. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. SodGom ülkesinin yasal soygunlarla fakirleşmesine ve uluslararası tefeci merkezine avuç açmasına neden olanların. Kendimiz için bir şey istediysek namert olalım. gerekirse başını bu yolda feda edecek insanlarız. Kara Parayla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet BaşAvukatı KızKaçSal. herkes hak ettiğini bulacak. Şirket üyelerinden olan resmi bir görevliye televizyon muhabirimizin.Yargılama Grubunun iki üyesi. Soruşturmanın derinleştirilmesiyse daha birçok ismin ortaya çıkarılabileceği görevlilerce belirtildi. Konuşursak. ... bir amacının da Birleşik Devlet ve şürekasının ülkemizi ve komşu ülkeleri işgal etmesi ortamını sağlaması amacı güttüklerine dair planlar ve belgeler de ele geçirildi. "Ülkedeki varolan demokratik hukuk kurallarına aykırı hareket ederek. resmi amirleriniz dışında başka yerlerden emir ve talimat aldığınız konusunda duyumlar var.. Birçok şirket. Bize güvenin. Bu operasyon bir çok gelişmelere gebe. Bize karşı çıkanlar terörizme ve teröristlere yardımcı olanlardır. Şti binasına yönelik ‘Med’ kod adlı operasyonla şirket yöneticileri ve ortakları göz altına alındı. ve birkaç bürokrat.. Neson isimli baba ve annesinin cinayeti de aydınlandı.. Sıra diğer kentlerde.Başkanı. Ülkemizi ve milletimizi bozmak.. gibi görünüyor.. Şirkette ele geçirilen belgelerle yakın süre içerisinde gerçekleştirilmiş faili meçhul cinayetlerden 1111’i aydınlanarak failleri belirlendi..

istedi.. iletmemi... Huşuyla dinliyordu. Varol.Yansı’nın ikramı kahveyi bitirmişti.. Sımsıkı kavramıştı. Yansı. Ber. aynı tepkiyi verdi.... "Baba!. Boynuna sarıldı.!!!???" Kulağında çok sevdiği bir ezgi çalmaya başladı. Konuşamayacak kadar küçük olan çocuğunun tepkileri zekiceydi... Fısıltı düzeyinde bir sesle.. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu. yere düşmemek için kendisini zor tuttu." sözlerini duyduğunda." SON . ".. Annem sevgileriyle ve pek yakında senle görüşeceğine dair mesajını.." sözcüklerini yineliyordu sürekli. içindeki soruyu anlamıştı sanki. Varol’a tekrar sarıldı.... içini okumuş. "Sen!.. nefes almakta güçlük çekiyordu. Đzin istedi.. hava görünmez ve toprak cansız mı?. Ona daha fazla rahatsızlık vermemeliydi. "Baba!. Đçinde oluşan soruyu heyecanını engelleyip soramıyordu. fil büyük. Yanağını öptü.. Varol. kulaklarını Varol’un ağzına iyice yaklaştırarak mırıltılarını duymaya çalıştı. Ber.. Ber. kollarını bir türlü çözmüyordu.. "Ateş yakıcı.. Varol. çimen yeşil. ise bu eve istediği her saatte izin almaksızın gelebileceğini ve istediği zaman da ayrılabileceğini bir kez daha yineledi. su akıcı... Ben yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak gönderildim!" dedi. Varol. Sen!.

Bahattin YILDIZ. 1963 Mardin doğumlu. Duyana. KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü. "Büyüktür. kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup. Yazarın ayrıca. Elazığ. kişilik. Okuyucunun. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını.Ü. kişi. Bu roman. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir.. Bursa. Batman. Kayseri illerinde geçirdi. 2 . Bu romanda geçen. hayal ürünüdür. 1987 yılında Đ..

0552.3767406 : starbah@hotmail.net Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Bahattin YILDIZ 3 4 . basılamaz.3636352 . Özel Sancak Apt. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. çoğaltılamaz.com : www.dansozkivirmalari. 13 sk. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322. yayımlanamaz.Eserin adı Türü Eser Sahibi : Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ Dansöz Kıvırmaları Kapak Tasarım : Baran ADANIR Mahmut ADANIR Düzelti : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU Đnternette Yayım Tarihi 1. Elektronik ortam dışında ise.Basım Baskı : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri Roman Tepebağ mah.44 Tlf: 3519684 Adana ISBN : 975-288-510-1 Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web : Đnönü Parkı Yanı. tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç.cjb. yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz. N. Kat 6 D.

kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!. Bir yetmiş boylarında. Bina asansörü bozuktu. çirkin denemeyecek kadar güzel.Dansöz Kıvırmaları 1 kehanet "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor.. Umutla doluydu.. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. ela gözlü. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek. "Eeee. duygusal yoğunluklu ses tonuyla. Bir süre sonra. lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp. 5 6 . hafif şişman. gevezelikte hamarat.. Bugün önemli bir gündü. çorbaya. sen de biraz idareli kullansan!. Ad kentine taşıyacağız. siyah düz saçlı. esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle.... Otuz beş yaşlarında.. şimdi alırım. Büro beşinci kattaydı. pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla." serzenişinde bulundu..’ diye homurdandı. askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası. "Evi. beyaz tenli olan Ber. sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak.” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. babasının."diye düşündü. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. Orada mesleğine başlamanı istiyorum. derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Büro kurmak kolay değil. filtresiz sigara içmeyecek... yansı kanalı ile denize doğru akarak." Med’in kitabından. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi. Ama. bağrından fışkıran suyun. Ber.. Mer Kentinde avukatlık stajı. fiziksel görünümüyle. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam. yenilerini giyecekti.

Yakıştıramamıştı kendisine.." bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına...." dedi..işinde tembel... ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de.. Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber. Bireyin psikolojik. kızdı için için. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu.. Hayatı. Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını. biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini. "Ellerin narin ve güzel. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Ber’in iştahını daha da artırdı. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu. Ber. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak.. ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere. Yağlardan. başını eğerek.. Buranın yabancısısın. "Beyimiz. belki mülkiyetini alarak geçerim. Utandı." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok. Bıyık altından güldü. genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan. gülümsedi. Bula bula. Verdiğin paraya da değmez. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Yel’in noktasız. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Sessiz duruşlardaydı. bir çırpıda anlattı. attı. Ber.’ isminden uygunu bulunamazdı.. Evlenmek istersen tanıştırabilirim. bireysel her türlü sıkıntılarını. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. "Yeni başladığına göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla.. Bana abone oluyorlar. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin. Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini.. yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri.” Ber. merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi. Bu nedenle epey çevre yaptım. Harcanmanı istemem. samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Ağzını.." diyerek davet etti." dedi. Beyninden sildi. Görüntü öyle yoğunlaştı ki." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim. ayrıntılarıyla anlattı. onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu. bu soruyu yanıtsız bırakmıştı.’ diyesi geldi. bunumu bulmuştu. kardeş! Bu büro çok kirli. sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. 7 8 .. Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek. Ber. çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Yel. aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak. evdeki çocuklara kendisinin baktığını. nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Yel. kendisini ne sanıyor?... evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?.." diye düşündü. Ama yinede Bayana hak verdi. virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yerli filmlerde geçen. genelin arzuladığındandı... Seni sevdim.. Ofise geri döndüğünde. yanıttan hoşnut kalmıştı.. yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun.” Bu arada Ber’i süzüyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Ama bastırmaya çalıştığı tercih.. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti. Çevreme reklamını yapabilirim. anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu.. iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli. ‘Keşke." dedi mırıldanarak. komşularla ortak kullanılmaktaydı. artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup.. Tek salon sayılabilecek.. katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. Ailesel. "Evliliği düşünmüyorum. çalışmak zorunda kaldığını. umuduyla kendisini rahatlattı. çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken. Leş gibi bırakmışlar..

Yapmacık olduğu açık. Kemerini çözdü... Yel’in elini kavradı. Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. konuşmada güçlük ve halsizlik. boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi. Bu Đsteğe. Ber. 9 10 .. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş. Titremelerini hissediyorum. bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber’in fermuarını açtı. gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi.. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı." Yel. Neyi bekliyorsun?. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. pantolonu patlatacak kadar irileşti. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları. nazlanıyorsun. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle." dedi Yel.. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor.. Ber. Hatta yokluk. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle..... Bu arada Yel.. Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Kocaman eller. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Kavradığı eli bıraktı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu.. bacaklarının sertleşmesi." dedi. zorlamalı erotik bir sesle. Hayalindeki tiplemeyle. gör!’ hallerindeydi.. Ber. hiçlik....... Yenilmişti. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur. beyninin ağrıması. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. önceki hareketleri yineledi. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı... hala bir karara varamamıştı.. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. yutkunmada solumada. *** Başlamak. Yel. karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Pantolon düğmesini kopardı."Bana nağme yapma!" dedi Yel. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Bir kezden bir şey çıkmaz. "Lütfen!."Saçmalama!” dedi içselinde.. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur. bitirmektir. Sen de her türlü çok yoruldun. "Sen de istiyorsun.. Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. genelde geçici başarılar elde ederdi. Patron sensin!. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma. Organın." isteği içini kapladı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için . üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular.onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı." diyerek farklı bir yol denedi. olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. "Nasıl istersen. şimdi çırılçıplaktı. Ber. Fakat koşullar uygun olduğunda.’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. ‘Sadece şimdilik. aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu. Hala Kız gibi..

ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. Biraz oturdu. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti.. 2 *** Ber. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı.. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına.” dedi. Babasının istemi hem yardım.. içme gereksinimleri. Yel. Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme. Büro sahibi. kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı.Ondan beklemediği. Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti. "Arada yine ziyaretine gelirim. göz kırparak. gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?. bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı.. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. telefonla aradı.. rahatlatıcı bir yanıt almıştı.... Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti.."Baban. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı. Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı.. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken. hem de ailesi adına üzülüyordu. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı.. sen gelmeyince gitti. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Babası. Bir de Yel abla geldi. avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı.. Aramanı bekliyor... Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı." Ber.. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Mobilyacı. düştüğü konuma hem kendi adına. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Yengesinin. büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mus.. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri. 11 12 . Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz.

Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti. “Bunlar. sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak. niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım." dedi mahcup ve istekli duruşla Ber.." Ber. hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından. üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs..’ diye not bırakmışsın. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Bir şeyler olacağına. 13 14 . Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. babası.. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim. duyumsamak.. önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı.. ileride açığı kapatırım... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. alçak bir sesle: "Kentimizin patronu. sayar.’ dedi.. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi.” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da. Zıtlıkları yaşamak. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye. Kısa boylu. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu. "Avukat bey..’sunun devamını beklemeden sözü aldı.. babasının halasının oğlunun oğluydu... Ber... Yakında görüşürüz. hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber..’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. ufak tefek harçlığını vermesi. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. arada ders çalıştırması. Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım. Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Telefonu kapadıktan sonra.." diyebildi Ber. "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın.. Ber’in ‘alo. Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi.. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. işler nasıl?.." Ber. güvenilir biri olduğunu anlattım ona.. Yirmi yaşlarında. sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi. vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. tütünden faydalanmaya başlamıştı. müjdeli habere çok keyiflenmişti. Beni sever. Senle görüşmek istiyor."diye sordu. yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı.. Mus. seni bulamadım. Ama dinleyen kim?.. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Durumunu. Yel.. Yel. Kim... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu. yüzü çilli.” yinelemeleriyle alır olmuştu..Mus. konuşma hızını düşürdü. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim.. "Bu kıyağımı da unutma!.. nerelerdeydin? Sabah geldim. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım. Ber için bu çok güzel bir haberdi. Yel’i aradı.. ‘Maf’. "Canım. lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı.. kırbaçlanmaya. Öksürüklerini engelleyemedi."Evden yemek getirmiştim. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım...’ diyordu sanki." dedi Yel... telefonlara bakma. geçici durumlar. sözünü ettiği ‘Maf. "Sen bilirsin. Ber.. çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu. ufak temizlik işleri. biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel. Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı.

Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu.. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. yıkılacak’ endişesi veren üç katlı. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı. bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. 3 *** Ad kentinin. büyüyen Mus’a. Yerel Düzenleyiciler.. pencereleri. "Yinede dikkatli olmasını. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Çevre sakinleri. "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir. Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. onun risk taşıyan biri olduğunu. Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti... Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı.. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar. Güvenlik araştırmalarında. Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı." ekleyerek sonlandırdı." diyerek. Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler. Đşçiler saatlerce kazma. cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina. Mus. taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi. birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı..Bu kentte doğup. 15 16 .

"Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi..Ber. Đz. Marketçilikte yeni teknikler. O da market çalışanlarından ‘Markız. bir başka nedeni daha vardı.Ber. Markız. sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı.01. ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti.." diyerek yanıtladı.. çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı.’ işaretli olmasının mantığı var.’ isimli kızdı.Ber.3." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak.. Đzleyiciler Grubu Üyeleri. ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. "Beyefendi! Bu sana yaramaz!. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu."Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. reyon düzenlemelerin etkisiyle. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum. Yarın tazesi gelecek!. devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara. parçaların birleştirilmesi.01." dedi.01. Şunu al!. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması. evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi.Ber.4. enfes bir fiziğe. Ber. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar. Ağırlığından. Reyonları gezerken yardımcı olma. sempatik görüntüye. aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı.. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında.. Biran önce evine varmak istiyordu.Ber. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Đzleyiciler. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. 4 *** Ber." dedi.01... Öyle ki.. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. poşetleri taşımakta zorlanıyordu.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor. ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler.2. ‘Çok önemli olmadığını. Đz.Đz. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. iletisinde bulundu. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. çekici sergilemeler. Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu.01.. diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar." Đz. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. kurgusu... Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog.1 . Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı. Sesin sahibi 17 18 . Đz. kısa sürse de onu görmekten.

.. Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı... Markız. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i... Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. Ruh ve beden yarış halindeydi sanki.. Kendisini daha doğal buluyordu. "Falıma bakarsanız sevinirim. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi.. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı.. yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş. ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu." şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı.. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu...... ruhunun karanlığa düştüğünü." dedi göz kırparak. yanıtı heceleyerek.aydır çalışmakta olduğunu.. Ber. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. "Đmkanı yok!. Đçinden kayan bir şeylerin." sözcükleri dökülecekken. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu.Sürekli aşağı düşüyorlardı. Ber. Rica ederim. "Tanrım! Bu O!. Ben çıkmak zorundayım." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı.. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme.. belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım. Hafiften gülümsedi. "Marketten bir saatliğine izin almıştım. kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi.. Markız. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu.." dedi sesin sahibi kadın. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor. Duş alma. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu.. içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Aksi halde.. Başı dolandı. Karanlık.. Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum.. alışkınım. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi.. Belki başka zamana. Değerlendirmeliydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. 19 20 ." sözlerini tercih ederek. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak... Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla." Çıplak haliyle kaldı.." kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini. belirtti.. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Bedeni nefesleniyordu. Benliğinin." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. hissetti.. bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış.. . maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti... fen. Kahveleri Ber hazırladı. Đzin saatim bitti." Ber’in ağzından "Ya sorun değil. Markız.. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu.. Ber. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi..... kendisine çekiyordu. elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı." dedi. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu..Lütfen!. *** yabancısı olmadığı biriydi. Ber. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı Dibi görünmeyen.. yutkunarak çıkarabildi... gerekli standart ev eşyalarını da almıştı.. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek. acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu.. Hatta ısrar ediyorum. Sonra anlatırsınız bana. olur mu?. Sonra vazgeçti.. Bir süre sonra mutfağa yöneldi."E. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

"Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen.. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi. Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi.... Gözlerini kırpıştırdı. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar. Uyku rehaveti çöktü. Sizinle konuşmam gerekiyor. Uykusu kaçmıştı. Terden sırılsıklam olmuştu. "Lütfen kapatmayın. Bir sigara yaktı. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini. Zil sesi duydu. Tüyleri diken diken oldu. bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Bakmaya niyeti yoktu.. Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük.." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır. Karanlık. sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi. telefonu sinirle kapadı. Kendisini geri çekti. Ölüm. Usulca kalktı. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum.." dedi Ber. bazen intihar ederdi... Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı.. Ahizeyi hışımla aldı." özdeyişi vardı. kaynağı çözülmeliydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi.. Telefon hala çalıyordu. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in... Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. mirasyedi harcaması. "Bilinmeyen numaralar servisinden. Işık parlaklığında iki göz.. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. hatta onu yanında hayal etmeye başladı. arada değişik görüntüler sunuyordu. .. Kendisini eleştirdi. Ber... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin.. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. Görüntü kaybolmuştu. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu.. hatırladıklarından daha çoktu. Bu hoşuna gitmişti. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. 21 22 . "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için... Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. Sakinleşmek için bir sigara yaktı. emeklerin israfıydı." Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı. Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi." dedi. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi.. önceki bayan sesi. Ber. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. belki de herkes için bir israf. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer. başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin.. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ölüm benim için. "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti.. Fakat o kadar gerçek gibiydi. benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!.. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Ve korkuyordu. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti. Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım. Sırtüstü uzandı... boşa atılması. Bir türlü dibe varamıyordu. gözlerini açtı. "Galiba halüsinasyon gördüm.. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Korkularıyla yüzleşiyordu. Đrkildi. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı." diye düşündü. olmaması gereken bir olgu. Bakışlar içine kadar inmişti sanki. "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. Đçinde. gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti." deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. titredi..Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu." diye düşündü. Đki mavi göz. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini.

"O halde yarın ofisime buyurun!" dedi.. Sağ eliyle cinsel organını kapattı.. Ber!. Sen!.” *** 23 24 ." "Her ne ise... kısa bir duraksamadan sonra. Sol tarafında televizyon bulunuyor. "Ama telefon benim adıma kayıtlı değil.. Kadın. bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle." dedi. "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi..... sinirli bir tonuyla... panik ve titrek sese dönüşmüştü. Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. "Ama. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor...." Ber. şüphe. sözlerine devam etti." dedikten sonra devamını getirmedi. "Kapatmak zorundayım. Neyse.. Seni sürekli ben arayacağım. soğukkanlı olmaya çalışıyordu.. korku... " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim. "Evet! Ancak?. vücudunun ürperdiğini..." dedi Ber."Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber. "Ber!.." dedi.. O gün geldiğinde... Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla. Bu yeterli değil mi?" Ber.. Sen!. Şu an çırılçıplaksın. utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu... ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım.. "Belki bir gün.. Hepsi çekiliydi. Perdelere baktı... Lütfen telefonu kapama! Sen!.. "Tamam! Öyle olsun. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!. Bir tuhaf olmuştu.. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk. Bugünlük bu kadar." dedi. Aceleci. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti..." teklifini getirdi." Ber. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin. Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor..... Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber. "Benim adım Med. Ber. Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz.. saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti.. Telefon numarasını ise vermeme gerek yok. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Senin hayranınım... Evime kamera mı yerleştirdin?.. bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için.". Telefon ahizesi." "Bana Med diyebilirsin!.. "Seni şaşırtmak istemezdim. Kimsin?. için için güldü. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. “Sen!." dedi. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım. Şaşkınlık. komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu." dedi yumuşak ses tonuyla. "Ancak.

Ber... ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi. "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya... "Bu genç. Kısa süren sessizliği.... Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!. 25 26 . Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Ağzı da iyi laf yapar. kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.. boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu.. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı.5 Ber.Başkanı." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra. Gösterilen sandalyeye ilişti. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup. meslekte ilerleme. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi. bugün servise kapalıyız!" Ber." dedi. göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bu akşam özeldi. Para.. sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. geleceğe emin bakma. Uğultu kesilmişti.. Evet!.. "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum... Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. kısa boylu. Mimikler birbirine benziyordu. Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu. Maf. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı. tümünden. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. Bunlarla ilişkileri geliştirmek. bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı.. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı.. Çünkü Ber.. "Çok komik bir davaydı.. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı. Orta alan boşluğu yaratılıp. sırtını iyice sandalyeye yasladı. grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı.. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. boğazını hafiften öksürerek temizledi. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Restseyh restoranı. Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı." diyen annesinin ruhuna. Ortama sessizlik hakim olmuştu. güven.” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi... Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar. "Zehir gibidir. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. ve daha birçok güzel şeyler. Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı.. Anti-Hafif 8. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu.. Hayali bile içini bir hoş etti. Yerel Yönetim 3. "Beyefendi! Özür dilerim." diye düşündü.... Vereceği ilk görüntü önemliydi... çakır gözlü birinin. Bunu hissediyordu. Maf. Yanlarına yaklaşan uzun boylu. Maf. Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu.. okursun.. ama adam olamazsın!" diyen babasına.Üyesi bozdu. elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ses düzeni önemliydi. belki de." dedi. sözünü ettiğim yeni avukatım!. yüksek sesle.’ dan oluşuyordu. Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. ün. "Đnanıyorum.Müdürü G9Güv. Ses sanatçısı.. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti. aşçılar. Yerel Güvenlik 9.. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. onlarla daha önceden tanışıyordu. Ber. tıknaz...Yargılama Grubunun iki Üyesi. Rakı bardakları tazeleniyor. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. nihayet bulabilmişti. sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat..

"Sanırım Irak.. "Sizin kulağınız deliktir. Yanlış hatırlamıyorsam. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Yarın güvenliğe teslim edilecek. üstte açılmış." Çevresini gözleriyle taradı. gülümsemeler zorakiydi. Konular. Müdürü.. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı.. Mendili. Ber. Maf. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak. ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum.. kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla. kız çözüldü. Güvenlik 9. Hiç belli olmaz. Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. soğuyan havayı ısıtma amacıyla.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?... Gerçekleri anlattı... Yoruldum. bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez... biyolojik füzelerini damlarımıza atar." dedi. "Gel büyük kente.. müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek. sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. Olanla idare ediyoruz. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma." dedi. Ayrıca bir başka cepheyi. Hak yerini 27 28 . "Bu nedenle. Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince. kaç kez söyledim... girmişti." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?. Ber.Ber bey... Alan memnun satan memnun." demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Nefeslendikten sonra devam etti.." dedi. Burunları bile kanamadı.." dedi. yedi aydır tutukluydu. konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi." Maf. Ne de olsa kendi avukatıydı. "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı. Birinin." Maf.. ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti. Saddam. şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor.. Biliriz. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar.. kuyruğu sıkıştığında kimyasal. ağzından iştahlı sesler çıkararak." dedi. özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir." Maf. haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez .. XY Medya Temsilcisi. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla.. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış.benim bu tür şeylerle bağlantım yok. kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum. bir şeyler yapalım. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı. yönünde açıklamalarda bulundu. "DevMalDen-Y.. Maf. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık. " dedi. bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var. ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. kişilerden alınan aidatlarla. "Evet!.. Son duruşmaya Ber Bey. Ber. gülerek "Adam benim gibi delinin teki. neredeyse kızın gözüne soktu. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz. "Baba Maf.. DevMalDen-Y. Bir iki gün tutuklu kaldılar." Maf. Yargı 2.. alıkoyma ve tecavüz etme suçundan. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?. "Yaş geldi elli beşe. babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş.Dom isimli holding.. Ber’in. ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti.. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Başlangıcı Maf yaptı. farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki. Hep yanıtın olumsuz. yalan ifade vermişti." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı. Maf. anlatısına devam etti. cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. diye. avını görmüş avcı gibi atıldı. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti.. birkaç firmadan. yanlarında kırlaşmış saçlarını.Üyesi." dedi. biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. burada hayat yok. TW Partisinin Halk Temsilcisi..> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Birkaç senet tahsilatıyla. ufak beyaz işleriyle. Güvenlik 9." dedi.Müdürüne.

Hatta.. parlak gözleri. zamanı geriye döndüremezdi. hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti. Telefonun fişini çekti. 29 30 . Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından. haberiniz olsun. Saat yarımdı. Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum.." diyerek dile getirdi.... Geri dönerek kapıyı kapadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Ber olacak. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir. mahcup olmayayım. çoğunluğu elde etmiş oluruz. Yargı 3. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi.. Geri kalan saatler ise havadan. geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Saat 23. her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Ama. alçaltarak. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Sadece şort giyindi." dedi." Devamını getiremedi... Ber.." dedi Yargı 2. Maf.. yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum. Ber. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı... Ber..00 sularında ‘Artık yeterli. Tül perdeler yeterliydi.” Ber.. yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. O derin bakışları.. Son günlerde. demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Yanıtlamakta gecikmediler. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra. "Sizden ricam.." derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular.. Telefonda kendisiyle konuşan sesi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı." diyerek ortamı rahatlattı. Üyeler. ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını.." Güvenlik 9. “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. elleri kolları bağlanır.. Üstündekileri çıkardı. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Güvenlik 9. dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi.bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri. güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence. Tuvalet dahil. Maf. Salonu inceledi. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu.. Ona göre “Böyle giderse.. içmelerle geçti.Üyesi. ısrar edemedi. sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. Maf.’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. sudan konuşmalar ve bol bol yemeler. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Med’i unutamamıştı. Med kimdi?. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım.. Müdüre döndü. Serbest kalsın artık.. ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Güzel fiziğe.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. özel otosu da olacak. baskı görmemesi. Yatağına uzandı. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin. Ses tonunu yumuşatıp. kötü davranış. Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti.. bakışın anlamını iyi biliyorlardı." dedikten sonra tekrar 9. Ve korkuyordu.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın.. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Mağdur durumdalar. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu.’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim. sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti..

. Çıt!..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı... az önce arayan bayana aitti. en iyi alkoldü.yııııııımmmm!" Ber. Kanepeye uzandı. Ber.. Yatağından fırladı." "Çıt!.." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Sürekli çaldırıyordu...... uyumak için düşüncelerini rahat bırakır.. "Yorgunluk ve alkolün tesiri.." "Evet! Benim.. Heyecanı biraz hafiflemişti." "Rüyadayım!. Uyuyakaldı. "Lanet Olsun!.. kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Ber.. "Az önce aramıştınız. "Çıt!.. Gözlerini yumdu. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu." "Çıt!. Çıtçıtçıtçıt!... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı... Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı." "Ber bey?... Ber." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise..." Ber.. Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama.. bu şekilde yazmak zorunda kaldım. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Rü-ya-da. Ama bir de kabuslar olmasaydı... "Alo!.. ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı.. Sesler serileşip." "Rüyadayım!. Gözlerini ovuşturdu. Yorgunluğun.. beynine.. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi.. ışık düğmesini açtı. yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Ayağa kalktı. buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Tüm ışıkları söndürdü. "En iyisi soğuk bir duş almaktı.. Yatağına uzandı. Lanet Olsun!.. şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. Çıt! Çıt!. alkolün.. Sabah saat 7... Ve genel de uyurdu.. *** Sabahın 07. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu.. Çıt! Çıt!. uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Çıtçıtçıtçıt!. Duvar saatine baktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. "Ben öyle bir not bırakmamıştım. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı..." Duş iyi gelmişti. Titrek elleriyle. Ama inanmıyordu. ışığı söndürdü. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Çıtçıtçıtçıt!. Onlarca soru akın etti.." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi.. Acıları geçici de olsa unutturan. gözlerini açtı.. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. makbule geçti..Işıklar gözünü alıyordu." dedi. Işıkları söndürmeden uzandı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber.. Ber. Rüyadayım!.. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Kurulanmadı. Çıt! Çıt!. Uyku. "Galiba rüyadayım. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. Đrdeleme yapmaz. Yazılar yine ortaya çıkmıştı..." Ber. "Alo!. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ses. Tekrar telefon ziliyle uyandı.." kanısındaydı. telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi.... Çıt!. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak.. Çıt!." "Rüyadayım!.. ama yinede teşekkür ederim... 31 32 ... ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu." "Uyandırma servisinden arıyorum. Gördükleri karşısında çığlık attı. Ahizeyi kaldırdı..’ diye düşündü.35’i.. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?.. Telefonun yanıt vermeyince........ Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. Çıtçıtçıtçıt!.

Okey?" "Az sonra görüşmek üzere. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu. kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Ber’e. net ve temizdi."Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?. Ad kentinin. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu.. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi." diye sorabildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı.. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Böyle olması da gerekiyordu. Đfade tarzı. açılan kapıyla verildi. "Evet!" diye yanıtladı. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?.. iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış.. Đki dosya için işlem yapılacaktı. ben sizi arıyayım... "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!. endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu..." diyecekti. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. icar dairesine." onu motive etmiş.." "Benim için sorun değil.. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Görevli.." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın." dedi. yada eşyaları haczedilip. içeri girmeye namzet icra görevlisine." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın..." "Yanlış anlamayın. Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı.. "Sizden özür diliyorum. ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen. sadece merak ediyorum. Görevlinin konuşma tarzı..." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. 33 34 . 6 *** Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. sonuçta almıştı. Beş denemeden sonra yanıt geldi. kusura bakmayın." Ses güzel. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu. Meşguldü. taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu.. Neşeli içerikliydi ses tonu. Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız." dedi. "Uyandırma servisi. karşı ses. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli.. Adres tarif etmek zorunda değildi. avukat Ber’e ve sürücüye." içerikliydi.. Kendisini tebrik etti. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres. dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu. sabah girdiği duruşma sonrası. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti.. çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya. nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu. "Bu işleri bilirim. buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım. "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz. Ber." "Rica ederim. düzeltti. Đki büyük. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. Çünkü. Her zaman hizmetinize hazırız.. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti.. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın. Çalınan zile yanıt. benim adım Gecetel. özel sürücüsü kanalıyla. "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek.

Görevliye teselli vermek istercesine.." dedi. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor. Eli boş geldiği El kentinden. kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur.. kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp. "Siz de haklısınız. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti. Çocuğuna yönelik sevgisiydi.. Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı.. şimdi.." Đçten gelen konuşma. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Konuştukça açılıyor. Gururu yok eden ise analık duygusuydu... Biz Devletin görevlileriyiz. Günah çıkarma. çamaşır makinesi. gururuna yenik düşmüştü." Oluşan ortam nedeniyle görevli. yemek masası takımı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi.. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi. Serileşen gözyaşları. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Ber. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu." dedi. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış. Annelerinin bu durumu. Ber. Ber.Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. suçluluk psikozuna girdi.. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli. Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Çenesinden. kadının görüntüsünün. bu durum ölümle sonuçlanmıştı. ıslatıyordu. kadının dilini çözmüştü. "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Kadın. geçirmişti?. genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış. arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. buzdolabı. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu. Televizyon. ana bayilere ödeme yapamaz oldu. sert içerikte devam etti." Bu sözler dahi. Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Kadın. Đçini çekerek devam etti. "Hanımefendi!. duygulanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. bulunanları etkilemişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi. Babası. evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok.. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz. Yumuşak tonda... Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi.."Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu." dedi icra görevlisi. Ber." dedi kadın. 35 36 . neye karar vereceğinden emin değildi.. bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. vitrin. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Görevli. anlatı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Babasıyla aynı köyden olan annesi. bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız. diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo. Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi. açıldıkça rahatlıyordu. kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti.. eli boş olarak köyüne dönecekti." diye devam etti." Görevli. içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı."Kocamın işleri çok iyi idi." dedi. Görevli. ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." belirtti.

. Bu gözler?." Đcra görevlisi. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Ber’in tavırlarından. rengi ve ışıltısındaydı. Bir başka sokağa geçiş yaptığında. vücudunun aniden ürperdi. Sokaklarda rast gele yürüyordu.. düşünsel karmaşasını fark etti. yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal. sordu icra görevlisi. "Derhal efendim. "Ben dışarıda olacağım. bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Dilerseniz sizi büronuza bırakalım. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı." diye. kahve içmeye gel. Çevrede kimse yoktu." Ber’in taksiye bindirilmesiyle. hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı. yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı." dedi... "Tanrım!. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı. yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi. kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Bazen olur ve geçer.." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu.. sürücü. Bu kez sokağın kenarından. garip sesler duymuştu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı.." diye düşündü... daha fazla karşı koyamadı." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz. Midesi bulanmaya. Gözlerinde hava kararıyordu. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı.. siz gereğini yaparsınız. araba ilerledikçe rahatlıyordu. öylesine yürüyor. Bu düşünce gittikçe güçlendi." ısrarlarını olumsuzladı... Gözleri bulanık görüordu... "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi.. Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. kendi kendine. Hesabı sonra yaparız. "Galiba güneşte çok yürüdüm. Parçalı beyaz bulutlar. sürücü ise dikiz aynasından. Kadının etkisi altına girmişti. "Yardım edin de arabaya bindirelim. O dönemi anımsadı. "Komşu.. "Halüsinasyon görüyorum. "Çocuğum için!. "Emin misiniz?. fark etti!.Görevliye.." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı.. "Depocu ekibiyle gelmek üzere...." dedi.. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti." Bu gözler dairesinde." "Yok canım! Endişelenmeyin.. sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı.." Đcra görevlisi. "Bizi. Haciz bölgesinden uzaklaştı.. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?. Kadının peşi sıra gelen görevli. Kaldırım taşına çömeldi. Yine yalvarıyordu. fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. Ber’i inceledi." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?." diyen icra görevlisini. Başıyla onayladı." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu.. Ber.. telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin. Gözlerini açtı. Kadının. Ber.. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış. Ber. "Az önceki olayın etkisidir... N’oldu size?. gölgelikten yürümesine devam etti. Ne olmuştu kendisine... Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi... "Merkez Hastanesine gidelim. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken." diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı. kulağı çınlamaya başladı. Sokaklar birbirine benziyordu. bulunanlara." düşüncesi oluştu. "Ben iyiyim.. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu.." diyerek yanıtladı. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu. Ona 37 38 ."Galiba kendimi çok yoruyorum." diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı... ana caddeye çıkıldı. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. Yürümekte zorlanıyordu. Đcra görevlisi.

Görevli. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. "Aksi takdirde. Irak liderinin biyolojik." Đcra görevlisi. 39 40 ." Görevli. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin." dileyerek atölyeden ayrıldılar. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. Đşportacılar. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince." dedi. Ber. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan.. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi.. Çevrede biraz dolaşmak. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı." diye karşılık verdi Ber. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. "Rica ederim." diyerek uyardı. birazda gözüne sokarcasına uzattı. gerekli incelemeyi de yapmıştık. Mal beyanımda da belirtmiştim." Uslübünüzü düzeltmezseniz. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. "Hangi hareketi?" diye sordu. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor." dedi." dedi borçlu. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi.. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor..." dedi icra görevlisi." dedi. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. borç benim borcum. şurada. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır.. Ber’in aklına Maf geldi. Araca biner binmez. sanki." dedi.. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. Borçlunun ukala.." Borçlu. "diye yanıtladı. "Valla. "Durum buysa. açılmak istiyordu. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası. borçluyu. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. alaycı tavırlarına içerlemişti. işe yaramayacağını biliyordu. çaresiz tonlu sesle. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti... kısaca. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. Gerçi Sürücü de. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu.’ ödeyip.." Ber. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı.. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi." Ber... alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor.olumlu yanıt vermeliydi." Ber. Kim bilir kendilerinin ve "Otelde. Açıklardan yararlanıyor. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var.. burada kalıyorum. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar.. "Param olduğunda ödeyeceğim. Buna rağmen büyük çoğunluk..... Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler." dedi. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi. beyefendiyi görünce anımsadım. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. çünkü eşimle boşandım. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi." Ber."Đşyeri benim eski eşimin adına. kahkahayı bastı. "Elleri boş. Onun bu sorunu çözebileceğini.. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok..." dedi .

Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği.. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu. halk arasında dolaşan söylentilerden.. başını iki yana sallayıp. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus... bu mümkün olmadığında.. çay doldurmak için mutfağa yöneldi. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. bina altlarında bulunan bodrum. ofisinin cam kenarlarına. ‘Maske *** 41 42 .’ diyorlar. ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma.. soruya yanıt verme yerine. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. yapabileceği bir şey yoktu... Televizyonda. suyla bolca yıkanılması gerektiği.. Ber. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme.. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı.. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Gözlerini duvara sabitlemiş. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi.. cami. Ber. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu.. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. Ama hayat devam ediyordu...takmak gerekir.. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. yoksa. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus....... Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini.. " Đmkanlara göre." diye sesler çıkardı. Toplu olarak kalınması gerektiği. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul.” türünden motivasyonlardı. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. kent merkezi yönetimi başkanı... dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!.. kenti terk etmek dışında. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine.. Ber’de medyanın verdiği haberlerden.. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. Bazı taşıtlar. kulağı televizyondan çıkan sesteydi.. Genele uyma...... Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. onları buna yönlendiren. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip.. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. panik yapılmaması. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi." Alaycı gülümsemeyle.” özetle söz ediyordu." dedi Ber.

Çünkü.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. -hele. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti." dedi. görsel medya temsilcileri.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. kendisini dışarıda bulabilirdi. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. bu duruşmada sanık avukatıydı. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. Sağkol. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. gruptan ayrılarak yanına vardı. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi.. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Đlgili dosyasını masaya açtı. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu." Ber. Ber. Yargı başkanı. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. Ber. Duruşma salonunda bulunan Ber. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. katıldı. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Görünüşü. Duruşma salonu.." Ber ayağa kalkarak bekledi. neyi bekliyorsun?. ucundan Maf’la ilgiliyse. kızgın ve küçümser bir tavırla. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Bu kez ‘Aferinliydi. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle.. Yazman kadın. artık. Duruşma hala neden başlamadı. haberci.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. O. Ber. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. "Ortalık alevlenebilir. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı.. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Yargı üyelerinin ve 43 44 ... Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. durması gereken yeri seçebiliyordu.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra.Ber." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. Bazıları karartı görünümündeydi. En son Artsa.. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine.. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. mekanik daktiloya. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu.. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. Kameralar sürekli açık gibiydi. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. Ber’de. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata." diye anlatıyordu. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. "Karşı taraftan da epey adam birikti. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. "Anti-Hafif 8." demişti. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber.. Ber’e. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın.

. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi.. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği 45 46 . yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. Yargı başkanı. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu... Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. Ve yuttu. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. Suçsuz olduğunu. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı.. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. bir tarafta benliği.. Bütün gözler de kendisindeydi. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri.. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu. Temiz takım kıyafetli. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Yargı başkanının.. Ber. "Müşterim SahFail. adamı ben öldürdüm. nefes almakta zorlanıyordu.. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. Yargı başkanının. Ber. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y.." sorusunu yöneltti.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar.. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. Yargı Başkanının. Đkinci adını hatırlayamadığı.. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu." ekledi... Ber. kravat takmış..Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. Bunun yararı oluyordu. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti.. Söz sırası kendisindeydi.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Ber. Öksürdü. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı. SahFail ise. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu.. Boğazı düğümlendi.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Bir tarafta Medya temsilcileri... Su istemek. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı.’ havası içeriye yansımıyordu.." dedirten yükseklikteydi. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı.. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu... Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu.. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Ber. Dikkatli. Bakışların ağırlığını duyumsadı. gerçeği itiraf etmiş... ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş..’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi...’ Ber düşündü.. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi. Gözlerinden güzellik okunuyordu. Maf’ın yeğeni. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.. Boğazının kuruduğunu hissetti. Yanlış anlaşılacaktı. ‘. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2.... devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup." belirtti. ‘Dale.

Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. Bu kez kabul ediyordu. Falıma bakarsın. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti.Öylece yarım saat kaldı.. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu.. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. fısıldaşma serbestisi vardı. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. Kapatılan telefon sonrası. Ber.. izleyici locasında oda vardı. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra.. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi." dair söz verdi. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. " deyişine kadar." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu... oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. fazladan bir açıklama yapmasına. gerek yoktu. Devlet avukatı. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu. Ber. Çay iyi gelmişti kendisine. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı.. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. Olanları izlemiş olmalıydı. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. çalan telefon zili sonrası Mus’un. şimdiye kadar. Cezasını çekmeye hazırdır. Devletin avukatındaydı söz sırası. Ber." diye çapkın bir kahkahada eklemişti.. Ber’in oturumda gerekli eforu. Ber.. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. masaya koydu. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Ta ki.. salata ve ayranı. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar.. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Markız.. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. SahFail’in ise. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. Evet. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına.. doğal olarak kabul etti. shov’u göstermediğini. *** *** 47 48 ..... Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. "Kahveyi senin evde içeriz. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. Sigara yaktı. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. "Kanıtların yeterince toplanmadığından. Çünkü. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. Yapabileceği bir şey kalmamıştı.. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu.. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı.. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a." demiş. Yorulmuştu." Markız telefonda. "Yemeği dışarıda. başkan dahil. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı." Yargı grubu.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. suçun vasıf ve mahiyetine. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu.." diyerek kısa kesti. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti.. Ber..

karşı tarafa iletmek yeterliydi. Ber. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu." Klasikti. küçücük burnu. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. Markız devamını beklerken." diye seslendi. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Ber. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı.. Markız. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun.. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. kaprissel yapıları.. içecek olarak kırmızı şarap istedi... 49 50 .. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. Tüm çalışanlar.. Ber’in. "Galiba ben de sana karşı boş değilim.. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. etrafı tanıma fırsatı vermedi.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti.. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. anlamlı ve masum bakışları. Gözlerini Ber’den kaçırarak.” deyişini anımsadı. bireysel kuralları. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. "Markız!. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti.. Đçseli. Ber. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti.. Ber. Markız. Đçsel gelişimi. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Bu yönde bir yasa da yoktu." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. Her keşif. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. fakat yeterliydi. Markız’ın güzelliğini. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. hafif gülümser yüz ifadesi. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi." dedi. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. Reddedilmeye tahammülü yoktu..." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti." dedi Markız. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları... Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. senin pek yakışıklı olmasan da kibar.. boş vaktinde yaratmış. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler.. Şef garson kendilerine nefes alma. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. gizemli.. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen.."dedi ... Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı.. bir şeyler elde etme art niyeti. toplumsal baskılar. masanın mezelerle. uzun zarif elleri. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu.

Berde Markız’a. Ad kentinde bu davranış sonucunda. elinden çekiştirerek götüren babasına. burnunu kapatan da yoktu. Kapılar kilitliydiler. Yaşlı bir adam.. Gelen hesabı Ber ödedi. restoran da hareketlilik başlamıştı.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış... "Teşekkür ediyorum. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu." Küçük bir çocuk.. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu.. Burada içmenin bir anlamı yoktu. yere yığılmış yaşlı eşini.. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. ağzını. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı.. "kesik kesik siren sesi. "Şimdi bayılmanın sırası değil!... incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. korna sesleri. Kahve Ber’in evinde içilecekti.. "Baba!. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!.. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu. "Kalk Hanım!." Markız ile Ber. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. her şey çok güzeldi.. radyoda her çalınışında eşlik ederdi. bağırışlar." anonsları duyuluyordu. Bu ses. paniği pompalıyor.. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. Otobüsler.. Kesik kesik gelen siren sesleriyle. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında... Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. dolmuş... Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı..." diye yanıtladı." diyordu.. Ber’de benzer korkular içindeydi. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı.. olabilirim. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu.. 51 52 .. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Sanki daha önceden. dışarı çıktılar.. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu... Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki.. " diye yanıtladı Ber. Kendisine yediremezdi... "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. minibüsler. Evet! Evet!.." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. Güzel!.. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. Taşıt sesleri. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu.." "Yanlış anımsıyor. Çocuklar merak eder!.. bir isteği olup olmadığını sordu. "Đşletmemizin ikramı. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı.. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Onlarda genele uydular. birbirlerine gülümseyerek baktılar..Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. yüzünü. Hatta annem bu parçayı çok severdi. Sakin olun!... Elektrik kesilmişti. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum.. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler... Boşları toplayan garson. "Söz. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. Şimdi. Markız yanan sigarasını söndürdü. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. "Bir emriniz var mı?" diye sordu." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. "Evet!. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. ilgilenmeliydiler.

yakınlarda bulunan 2. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. Ber. Markız’ı unutmuştu. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. banyodaki askılığa astı. aşırı nem." dedi Ber. görünmüyordu. Yağma falan olabilir. Aynı sesin sahibi... bir şeyler içmeliydi. Kendisine sesleniliyordu. Hemen ön koltuğa kuruldu. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Tanrı’nın günü çok!" Ber.. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. dünden kalan ekmeği. Hem. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. "Lanet olsun!. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti.BD. ikiletmedi. Ama.. Boğazı kurumuştu... Böylece.." diye fısıldadı Markız.... Çevresine baktı. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı. Uyanık ve ayık olmalıydı." diye bağırıyordu. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. Bu kez sadece gülümseyebildi..Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. beddua etti.. Ber. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi.. "Bir başka zaman.. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Atla!... Bir arkadaşının dediğini anımsadı.. Dayanamadı. Arka kapıyı açtı. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu." "Lanet olsun!... Telefonu kapadı.. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Savaş uçakları karanlıktaydı." *** "Kepenkleri de kapat oğlum!.. "Ölmezsek. Ama ısrar yararsızdı. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri.." Birleşik devletin.. "Gerinmek yarı boşalımdır.." "Efendim?..." "Lanet olsun!.. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu.... Başka kentlere kaçmak isteyenler. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. "Kasap et derdinde." diyordu kuruyemişçi. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. evine varıncaya kadar "Körfez krizini..." diyen sürücü konumundaki market sahibine: Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi."Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık.." ortaya çıkaranlara lanet okudu. En azından birini açmalıydı. "Ber Bey!. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. koyun can derdinde. Bedenini gerdi. "Tantanadan camları indirmesinler.... Aniden geri indi. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi. Kulak kabarttı. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi." diye bir ses duydu... Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar. "Atla!." atasözüne muhatap olmak istemiyordu.. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı.. 53 54 .. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı. "Çok teşekkür ediyorum.. Hava sıcaklığı.. Evlerine varmak isteyenler. sanki. içeceği alkolsüz olmalıydı.. Ön kapıyı kapadı. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı.." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. bir şişe suyu rast gele koyup.

‘çok sıkıntı çekeceğini.. Füzelerden korkmana gerek yok. okuduğu bazı öyküleri anımsadı."Çoğunlukla onlarda olsa bile. Olağanüstü yetenekte olan cinler. Med!" Onun.. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı.." "Olağandışı yeteneklerin var.’ yarar ve zararını düşündü. Çocukluğunun geçtiği El kentinde. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini. Senaryo böyle düzenlenmiş.. Bunlar.... geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı...." "Hiç sanmıyorum!... Peki telefonun fişi?. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. "Ayrıca. "Görüşmeyeli epey zaman geçti.. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine.. Med ve ekledi. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. Daha fazlası olmalıydı.... Lütfen!. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde.. "Ben.. ev ortamı... kapatabilirim. olanca yumuşaklığıyla." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?.. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş.. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı... Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti.. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. Altında senin adın yazılıydı. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım.. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. "Ber. Korkuttun. "Bir sen eksiktin!.. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. Mantık ağları dağılabilirdi. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. Bir karara varamadı.. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var.. "Sen!. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak. "Şeytanca işler yapan şeytan olur.. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu.. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım.. gizem. geceleri gördüğü kabuslarından. " dedi." "Bunu hak etmiştin. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi." dedi Med.. Ses. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti.Bu saatte arayan kim di?." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü. Ona anlatmadığı bir şeyi." dedi Med. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı.... "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı." Ber. "Rahatsız ediyorsam. Yoksa. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı.. Sessizlik girdabındaydı. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. "Beni rahat bııraaakk!. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. Bu arada neler yaptın?" Ber..." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. Kendisini oda dışına göndermişler... Annesinin. "Nasılsın?. Bana zarar verdin... Ber..." dedi hayıflanarak. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med. ‘Sırlarla dolu. Şey-tan-mı-sın?." "Daktilo sesini unutuyorsun!. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok." dedi.. Bir süre hiç konuşmamıştı. 55 56 . Annesinin amacı. Ber üzerinde korku. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi.. Sesini yükselterek.." Med. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini.. Med’in sesiydi. hatta içtiği sigaranın cinsi.. "Bazı karşılıklarım espriseldi." Ber apışıp kalmıştı... Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti." dedi." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını.." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim.." "O yazılarınla beni ürküttün." "Sen bilirsin.

senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. Ses tonunda alaycılık yoktu... o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu.. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler. rapor..‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti." Ber. yanıt vermemişti." Ber. " Saddam.. Devam etti. Zarar gören halklar ve bireyler oldu. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum.. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. küçük bir ülkenin.. ‘Hukuk Fakültesini bitirme. Hocanım. soyut bir kavram. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki." Yanıt beklemiyordu." Ber. tutmuş." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber.. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum......" kehanetleri gerçekleşmişti..." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum.. kendinden emin ve güven vericiydi. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir...... hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo..." 57 58 . Ber’in." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı.... "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın." diye yanıtladı. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti.. "Saddam’ın. Sesi. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar. Med. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir.... "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu.. Sonuçta... Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi." dedi." diyerek merakını giderdi. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. " Med. yaşlılar.. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo. "Unutmayın ki. "Avukat olma. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı." "Aynen öyle. Her neyse." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi. Med’e." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu... Sesi hafif kızgındı." dedi Med.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?... senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu.. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?... Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.". oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu.. "Rapor. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. Düzenleme grubu senaristleri. zamanında atmış.’. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı. galiba.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar." dedi Med... "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. Bu kadar rahat olduğuna göre... Başka ülkelerde de. Saddam’ın. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. "Ad kentinde bulunmuyorsun. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. Bu kavram da. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu. "Okumuş adamsın!.

. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip.. "Ama. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem. Yağlı ve kaşıntı vericiydi." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok." "Eeee!. Buna sen sebep oldun!." dedi Ber... "Ben 59 60 . yüksek oranda nemli havayla.. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. Gelmeyince konuyu değiştirdi. Yağlı ter. Has." dedi. "Olum!" dedi. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. insan vücudunu ıslak kavuruyor.. “Aç kalsaydık!... peynir almasaydık!." "Pes doğrusu.. ‘Oğlum’u’.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı.. su işlevini görmüş. Kaldırım taşlarına oturdular. bunu da bilirse pes diyecekti. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı.. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Ekmek. Kızmıştı. Hüs. Ama izmarit değil ha!.. . ikiyüz elli gram beyaz peyniri. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular.. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek.. Bes ve Kur isimli onüç. 8 *** Sıcak gün.. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun." dedi. Sanki vücudun deri altı yağı." diyen Med.. sigara tüttüreceğim.. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. Ber.. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım. bitap halleriyle." Kur. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan. Has...... "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma." dedi Ber.. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek... "Nedenini biliyor musun?. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. bu yorgun.... Sadece bir uyarıda bulunmak istedim. sanırım!" "Evet! Ben oldum!." "Şaşırıyorum. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı. " diye yanıtladı Ber.. Güneş. "Pes!.. Hüs.... terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu.Ber’den tepki bekledi. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu..". artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım.. " dedi. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. "En azından benim için öyle... Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum. Bu karma salgı. ‘ğ’siz. terletiyor. "Bir gün zengin olursam. "Neyse bunlar uzun konular." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. Tümü.. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın..

hafif gülümseyerek. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. Kur!. olgun rolü kaptı ortamdan. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı... böyle bir şey söylememişti." Sorunun muhatabı Kur. benim kafam yatmadı bu işe. Sonra durgunlaştılar.. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi." Yanıt beklemeden devamını getirdi.. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak... "Amca!" diyordu bu arada. zorunlu konuşacaktı. Apartmanları gözleriyle tarayarak. "Hadi dua edelim!. ömrümde görmedim. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi.. yanında biten Has’a "Ne var?... Akşam olacak!" Bes.. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?... Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti." dedi. yav!." diye seslendi.. Has. Has." dedi.. sallardık aşağıya doğru... "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik.."Olan olmuş yeter. Has.. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!.. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. "Yerde para buluruz belkim. yutkunarak. bizi de acıktırdın."dedi. Amca!. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı.. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı.. Sessizliğe boğuldular yeniden. " Ses titrekti. Hiç yürüyecek halim kalmadı.’ dedin.. Bes." Hüs. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var..." Bes. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı. Ne yapsak?.... Yol paramız yok abi!. Nefes nefese kalmışlardı.. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. Sokakta mı yatsak?. "Biz burada kaldık!. Yakasından tutarak sarstı onu."diyerek araya girdiler. "Yok.." dedi.. sorularını ünlemli yöneltti. yarım saatte evlerimize varırdık.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. demişti... "Yav! Ya. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi. Hüs." sözlerini tamamlayamadı." dedi.. başını öne eğmekle yetindi. 61 62 . Bes... Hüs. Cevap versene lo?. "Saddam’ın. "Amca! Niye vuruyorsun. Has. "Olsaydı binerdik.. Has.. Ben bu mahalleyi. Niye yalınız Beylo?" "Olum!.. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar.. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı. "Bisikletimiz bile yoh lo!.. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. Has’ın tokadı suratında patladı. Bilgiç tavırlar takınarak. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. renk vermemeye çalışıyordu... Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Ne istiyorsun?... "Sen sus! ‘Acıktım.bittim... adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı. Değil mi Kur’o?... Kur.. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi." dedi. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. Adam." Kur. Bu fayda etmedi. "Hangi işe?" diye açılım istedi. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Yalan söyledim size. inatla Has." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan.. sessizleştiler.." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!.. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti." dedi... "Söyle lan?." dedi. "Amca!.. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. Şimdi konuşması daha yararınaydı...." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür. Kur. Kur ağlamaya başladı." diye sordu.. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. "Babam. Has." Bes.. "Kimse getirmiyordu beni buraya. Geç söylenmiş bir uyarıydı. "Yav.." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu. Konuş lan?..

’u kullanmadı. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. Kapıcı. adını anmak ondan söz etmek istememişti. Ber. isimli kişiye dönerek. Annesi tanık olmadığı halde." diyerek önce kendisini tanıttı. spor kıyafetlerini giyinmiş."dedi.. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. önce atıldı. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor." diyerek ekip otosunu işaret etti. çocuklar?" diye sordu. "Teşekkür ederim. 9 *** Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. ‘Söz Uçar. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini." diye yanıtladı Markız. Göz kırparak "Emrin olur. Eliyle. salonu incelemişti. rahatına bak!” Ber." Yalşik.. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü.. ağzından dökülen "Ev senin. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. bazı hatalı davranışlarından sonra. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. "Ev senin. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı.." sordu. yazı Kalır. Orada anlatırsınız. Bugün cumartesiydi. Lütfen.. Ber. "Burada neler oluyor?. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. Her hafta sonu temizliğe geliyor.. sizde bizimle geliniz!" dedi. Annesinden de bilirdi. Markız’ın." dedi.. parfüm sürünmüş. Olumsuzlama anlamında başını salladı. Etrafı toparlamış. hem de çok temiz.." dedi. çok klasikleşmişti... Yel’in." Adam. sakal. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. 63 64 ." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü.. "Karakola gideceğiz. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü.. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek." dedi tatlı gülümsemesiyle. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı... Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu... "Yine. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı.. "Doğru mu... dişini fırçalamıştı. "Ayakta durma. Markız’ı her iki yanağından öperek.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. Güvenlik görevlilerinden biri. yıkanmış. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. "Ben Yalşik!. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. Markız oturmadan bekliyordu. ‘Hoş bulduk. Kapıcı. uzun saatler onu bekliyordu. "Hoş geldin." "Temizlikçi bir bayan var. "Sen mi temizliyorsun?." diyerek yanıtladı. Markız. bıyık tıraşı olmuş. Markız’la baş başa evde kalabileceği. "Hadi dolmuşa binin. "Bir isteği olup olmadığını. Beklenen zil geldi. Özel bir gündü.. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak.

perdeler tamamen örtüktü. "Yoksa rahat uyuyamam!. ortamdan etkilenmişti. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim.. "Kızma canım şaka yaptım.. içinden.. esprisel bir yaklaşımla. endişeyi yorumladılar. işlerden konuştular. "Eeee!.. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu.. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu." diye geçirdi.. 65 66 . içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. "Sen özellerin özelisin." "Yoksa. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek . Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. Ber’de ona katıldı. "Temizlik de. kahkaha atmaya başladı.." dedi. "Hocam."Gerçi hobi olarak yapıyorum. pembeleşen yüzüyle Ber.. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. Markız." dedi. bu son sözlere gözleriyle. Markız."Ben her isteyene rast gele parça okusam. Pencereler açık olmasına rağmen." dedi. Bu arada. iç çekerek." Devamını getiremedi." sözcüğünü yineledi. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi." Ber. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye." Markız.... Ber." "Müzik sesinin de... "Beni bağışlamanıza sevindim..." "Ben. "Yoksa." diye de ekledi Ber. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. "Tuzak bir soru."Seni ikramlara boğacağım bugün. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık.. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu. Sözcük bulamadı. sevgi duyumsatan bakışlarla. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. Markız.. Yanıtı bulmuştu.. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. Đşim iş. Harekete geçti." "Eee?.." politik yanıtını verdi." diye ekledi. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. Müzik setinden çıkan ses." Markız..‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. "Temizlikçi. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor.. "Peki.... "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. sudan." dedi." dedi. gülümsedi. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde... "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. "Ama." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber... "Yoksa?.. Ortam ısınmıştı. Havadan. Vazgeçti.. Bir iddiam da yok." diyerek de vurguladı.. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. rahatlamıştı.. Ber.. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi.." Konuyu değiştirmek için. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. Yoksa. galiba ilk teklifim sana olacak. bunun nedenini soracaktı. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca. Ber.. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı... Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. incinmiş nazlı kız rolüyle. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı.. Buna inanmalısın." Markız." "Hamarattır sağ olsun. Ber'in gözlerine baktı. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. yani. Markız." Ber. Ya Markız. Onu güldürmek hoşuna gitmişti. "Bir ara bana bir parça okursun. Ortam yeniden ısınmıştı." diye düşündü. Belki sonra. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. "Şimdilik erken. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti.

. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar." "Merak etme.. Zevkli anlar. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan. Markız.. Ber. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. Đnişli. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını." Ber.. Ruj ve allığını sürdü. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. Giyinmeden. telefonun zil sesi duyuldu." diyerek yanıtladı Ber. Birbirlerinin bedenlerini. Bu evde. "Ne olur?... O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu... "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı.Ber.. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. Öyle ki. süren eylemlerine." dedi. "Çok ileri gitmeyelim." dedi.. Bu onları tüketmişti." dedi. Evet dudaklar devamını istiyordu. gibiydi. "Böyle biri yok! Sanırım. birbirlerini koklayarak. "Yarrııın. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. işinin ehli. Giyinirlerken. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Senin yorulmanı istemem....... sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. Kendisini zor frenledi. sert ve ürkütücüydü.." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı.. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim.. Ağızdan ağıza geçen salyalarla. Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. Her kıvrımını. ihmal etmeksizin yokluyorlardı... Ev temizliği yapacak. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi... Bu. Telefondaki yankılı ses. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu. Sanki tek bedenleşme. Đki ayrı beden. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. yanlış çevirmişsiniz. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. Hafiften kendisini çekiyor. saçlarını kuruttu ve taradı. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı.. Duşu birlikte aldılar. Beklemeye gelmezdi.. Đnce ve kalın nefesler. teklifi reddedecekti." diyerek.. Sürekli olması dileğindeyim.. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı... Ayrıca. çıkışlı bölgeleri de dahil. Dudaklarına öpücük kondurdu. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu. Tüm benlikleriyle. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi.." diyerek yanıtladı Markız." "Teşekkür ediyorum." diyerek kapattı. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi.." "Ben de. Temizlikçi teyze gelecek... "O...."Mutlu oldun mu?. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı... "Teşekkür ederim. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı." *** 67 68 . Sen de yarın dinlen. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra.. "Bugün bir başlangıçtı. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı.. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle..

. Korkularının üzerine gitti. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu. Sarhoş olma limitini aşmıştı.. Şimdi!. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. sesi akortsuzdu. Ber. Ber. Aynı sıkı tavrı.. O anlamda değil de. Son bir kez dişini sıkmalıydı. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı." Ber. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı.. altın bilezikleri dahil soyunmuş. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu.. O halde. "Hayır!. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu. Ayrıca. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi.. Soyunuk bir kadını..... "Sen bilirsin. Yinelemeler. bir eli belinde bekliyordu. Tatminsizlik. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?.. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. isteklerin törpülendiği günler.. Güzel duyguların. Yel.. son birleşmemizi gerçekleştirelim. Ber. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim.. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu. 'Evet!. Đstemiyorsan görüşmeyelim.. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor.. *** 69 70 .. Bedenini para karşılığı. pazar günü geliyordu... Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu.. Onla arayı bozmak. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı. çabucak soyundu... bir bira şişesi daha açtı. Đşkence günleri.... hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma. paralı çevre kazanımında. Kendisine güvenemiyordu..." Ber.. Son ilişkiyi. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu.. Ne olacaksa olsundu..." diye sordu. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de..' tüm cesaretini topladı. Maddi durumundaki iyileşmede. Ne bileyim... sevincini belli etmemeye çalışarak.. "Senle seks yapmak istemiyorum.. "Neyse. Yoksa bana tav olan çoook!...... işlerinin yoğunlaşmasında... Ama bugün yıkamayı başaramamıştı.. " "Açık konuş! Kıvırma.. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.... Her haftanın pazar günü gelen Yel.. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor.10 Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları." dedi. Küçük düşürücü. Yel il