Bahattin YILDIZ

,
1963 Mardin doğumlu. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını; Elazığ, Batman, Bursa, Kayseri illerinde geçirdi. 1987 yılında Đ.Ü.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca, "Büyüktür, Duyana; KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü; Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu roman, yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.

Bu romanda geçen;
kişi, kişilik, kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup, hayal ürünüdür. Okuyucunun, bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır...

Eserin adı Türü Eser Sahibi Kapak Tasarım

: Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ : Baran ADANIR Mahmut ADANIR : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri
Tepebağ mah. 13 sk. N.44 Tlf: 3519684 Adana

Dansöz Kıvırmaları

Düzelti

Đnternette Yayım Tarihi 1.Basım Baskı ISBN Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web

Roman

: 975-288-510-1 : Đnönü Parkı Yanı. Özel Sancak Apt. Kat 6 D. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3636352 - 0552.3767406 : starbah@hotmail.com : www.dansozkivirmalari.cjb.net

Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Elektronik ortam dışında ise; tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç, yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz, basılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Bahattin YILDIZ

Dansöz Kıvırmaları kehanet
1
"Uyarılan toprağın yarılmasıyla, bağrından fışkıran suyun, yansı kanalı ile denize doğru akarak, kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!..." Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. "Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diye düşündü. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; "Evi, Ad kentine taşıyacağız.... Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fiziksel görünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusal yoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. Bir süre sonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı... Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam, şimdi alırım. Ama, sen de biraz idareli kullansan!..." serzenişinde bulundu. Büro beşinci kattaydı. Bina asansörü bozuktu. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor,’ diye homurdandı. Otuz beş yaşlarında, çirkin denemeyecek kadar güzel, siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip, hafif şişman, esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle, gevezelikte hamarat;

Med’in kitabından.

işinde tembel, ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de, kızdı için için. Bula bula; bunumu bulmuştu... Yerli filmlerde geçen; genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan, çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken, iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Bıyık altından güldü. Görüntü öyle yoğunlaştı ki, ‘Keşke...’ diyesi geldi. Utandı... Yakıştıramamıştı kendisine... Beyninden sildi, attı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih; genelin arzuladığındandı. Ber, çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Ofise geri döndüğünde, sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi, merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Yel, yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla, kardeş! Bu büro çok kirli. Leş gibi bırakmışlar. Verdiğin paraya da değmez. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu,’ isminden uygunu bulunamazdı... Ama yinede Bayana hak verdi. Tek salon sayılabilecek; ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış, yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun, birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet, komşularla ortak kullanılmaktaydı. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere; belki mülkiyetini alarak geçerim, umuduyla kendisini rahatlattı. Ber, iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri; yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin," diyerek davet etti. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli; Ber’in iştahını daha da artırdı. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. Ailesel, bireysel her türlü sıkıntılarını, çalışmak zorunda kaldığını, evdeki çocuklara kendisinin baktığını, ayrıntılarıyla anlattı... Hayatı, onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Bana abone oluyorlar. Bu nedenle epey çevre yaptım,” Bu arada Ber’i süzüyordu. "Yeni başladığına

göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Çevreme reklamını yapabilirim." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok, kendisini ne sanıyor?..." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim," dedi mırıldanarak. Yel’in noktasız, virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel, samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!... Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Seni sevdim. Buranın yabancısısın. Harcanmanı istemem," dedi. Ber, başını eğerek, "Evliliği düşünmüyorum," dedi. Yel, yanıttan hoşnut kalmıştı. Ağzını, aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak, gülümsedi. "Beyimiz, evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?...” Ber, bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yağlardan, artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup, katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek," diye düşündü. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak, "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını... Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini," bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına, bir çırpıda anlattı. Bireyin psikolojik, biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini, anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. "Ellerin narin ve güzel... Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber, nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Sessiz duruşlardaydı.

Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Kocaman eller, bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle, "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur," dedi. Ber, hala bir karara varamamıştı. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda, olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle, gör!’ hallerindeydi. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Hayalindeki tiplemeyle, karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları, bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi; ‘Sadece şimdilik... Bir kezden bir şey çıkmaz... Neyi bekliyorsun?...’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Yel’in elini kavradı. "Lütfen!..." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Yapmacık olduğu açık, zorlamalı erotik bir sesle,"Bana nağme yapma!" dedi Yel. "Sen de istiyorsun... Titremelerini hissediyorum... Organın, pantolonu patlatacak kadar irileşti. Hala Kız gibi, nazlanıyorsun." Yel, önceki hareketleri yineledi. Ber, eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Kavradığı eli bıraktı. Yenilmişti... Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Bu arada Yel, Ber’in fermuarını açtı. Kemerini çözdü. Pantolon düğmesini kopardı... Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber, şimdi çırılçıplaktı. Yel,

onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Ber, konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.

***

Başlamak; bitirmektir. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş, üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur, genelde geçici başarılar elde ederdi. Fakat koşullar uygun olduğunda, aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Hatta yokluk, hiçlik, boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor; beyninin ağrıması, bacaklarının sertleşmesi, yutkunmada solumada, konuşmada güçlük ve halsizlik, gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma," isteği içini kapladı. Bu Đsteğe;"Saçmalama!” dedi içselinde. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... Sen de her türlü çok yoruldun," diyerek farklı bir yol denedi. "Nasıl istersen... Patron sensin!..." dedi Yel.

Ondan beklemediği, rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken, bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı... Yel, ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. "Arada yine ziyaretine gelirim,” dedi, göz kırparak. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı...

2
Ber, avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz, habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme, içme gereksinimleri, büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı... Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan, gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yengesinin, borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Mus, Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı."Baban... Büro sahibi... Mobilyacı... telefonla aradı. Bir de Yel abla geldi. Biraz oturdu, sen gelmeyince gitti. Aramanı bekliyor." Ber, listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının istemi hem yardım, hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Babası, kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına, düştüğü konuma hem kendi adına, hem de ailesi adına üzülüyordu. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti.

***

Mus,"Evden yemek getirmiştim, Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. "Sen bilirsin," dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Mus, kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber, Yel’i aradı. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Ber’in ‘alo,’sunun devamını beklemeden sözü aldı. "Avukat bey, nerelerdeydin? Sabah geldim, seni bulamadım..." Ber, sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Öksürüklerini engelleyemedi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. "Canım, hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından," diyebildi Ber. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Ama dinleyen kim?... "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın,’ diye not bırakmışsın..." Ber, bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye, kırbaçlanmaya, vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti... Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Yel, niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım, işler nasıl?..."diye sordu. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak..." dedi Yel. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım... Durumunu, güvenilir biri olduğunu anlattım ona... Senle görüşmek istiyor... Kim, biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel, konuşma hızını düşürdü, alçak bir sesle: "Kentimizin patronu, babası; ‘Maf’. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim... Beni sever, sayar. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım,’ dedi. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş.

Ber için bu çok güzel bir haberdi. Bir şeyler olacağına, önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel, sözünü ettiği ‘Maf,’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bu kıyağımı da unutma!... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde... Yakında görüşürüz. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Ber, müjdeli habere çok keyiflenmişti. Telefonu kapadıktan sonra; yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu; sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.. Zıtlıkları yaşamak, duyumsamak... Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım,’ diyordu sanki. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu... Yirmi yaşlarında, lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş, üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs, babasının halasının oğlunun oğluydu. Kısa boylu, yüzü çilli, hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi, ufak tefek harçlığını vermesi, arada ders çalıştırması, ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay, ufak temizlik işleri, telefonlara bakma, not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu... Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden, tütünden faydalanmaya başlamıştı. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim,” yinelemeleriyle alır olmuştu. Ber, “Bunlar; geçici durumlar, ileride açığı kapatırım,” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da; çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu.

Bu kentte doğup, büyüyen Mus’a; Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Mus; Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı... "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir." diyerek, "Yinede dikkatli olmasını; onun risk taşıyan biri olduğunu," ekleyerek sonlandırdı.

3
Ad kentinin, Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı, yıkılacak’ endişesi veren üç katlı, pencereleri; cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina... Çevre sakinleri, birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı... Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler, bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında, Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar, taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış, daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma, balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi, getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Yerel Düzenleyiciler, Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi.

***

Đz.01.Ber.3, Đz.01.Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor, iletisinde bulundu." Đz.01.Ber.2;"Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını, Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler," diyerek yanıtladı. Đz.01.Ber.4; "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?... Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı,’ işaretli olmasının mantığı var. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim," dedi. Đz.01.Ber.1 ; "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum," dedi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri, aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog, bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması, parçaların birleştirilmesi, kurgusu, sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı... Đzleyiciler, diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.

4
Ber, evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Biran önce evine varmak istiyordu. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak, ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. Öyle ki; "Beyefendi! Bu sana yaramaz!... Şunu al!... Yarın tazesi gelecek!..." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Reyonları gezerken yardımcı olma, ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında, bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız,’ isimli kızdı. Markız; enfes bir fiziğe, sempatik görüntüye, derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara, devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Ber, kısa sürse de onu görmekten, ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona... Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Marketçilikte yeni teknikler, çekici sergilemeler, reyon düzenlemelerin etkisiyle, müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar, çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ağırlığından, poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Sesin sahibi

***

yabancısı olmadığı biriydi. "Tanrım! Bu O!..." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ber, yanıtı heceleyerek, yutkunarak çıkarabildi."E... fen.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım," dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Ber’in ağzından "Ya sorun değil, alışkınım..." sözcükleri dökülecekken, içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?..." sözlerini tercih ederek, elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ber, belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme, yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Değerlendirmeliydi... Aksi halde; arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş..."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata; asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu... "Đmkanı yok!... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum... Rica ederim...Lütfen!... Hatta ısrar ediyorum," kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Markız, ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. "Marketten bir saatliğine izin almıştım... Đzin saatim bitti.... Belki başka zamana..." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak," şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Ber, Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla, maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek, bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış, gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Kahveleri Ber hazırladı. Markız, acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Ber, sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı

aydır çalışmakta olduğunu, lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini, belirtti. Markız, kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı..." dedi. "Falıma bakarsanız sevinirim... Ben çıkmak zorundayım. Sonra anlatırsınız bana, olur mu?..." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz," dedi göz kırparak. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Sonra vazgeçti. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu..." Çıplak haliyle kaldı. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni nefesleniyordu. Duş alma, tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu... Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

***

Dibi görünmeyen, derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Başı dolandı. Karanlık; kendisine çekiyordu... Đçinden kayan bir şeylerin... Benliğinin, ruhunun karanlığa düştüğünü, hissetti. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini... Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. .Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.

Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu... Bir türlü dibe varamıyordu. Đçinde, bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Karanlık; arada değişik görüntüler sunuyordu. Korkularıyla yüzleşiyordu. Ve korkuyordu... Ber, gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Kendisini geri çekti. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Terden sırılsıklam olmuştu. Uykusu kaçmıştı. Bir sigara yaktı. Sırtüstü uzandı. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar, hatırladıklarından daha çoktu... Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi, kaynağı çözülmeliydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. . "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi... Kendisini eleştirdi. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ölüm benim için, belki de herkes için bir israf, mirasyedi harcaması, olmaması gereken bir olgu. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Ölüm, başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin, emeklerin israfıydı... Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük," deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm, benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması, boşa atılması..." diye düşündü. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer." özdeyişi vardı. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.

Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi... Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır, bazen intihar ederdi. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini, hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü... Zil sesi duydu. Bakmaya niyeti yoktu. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ber, gözlerini açtı. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Işık parlaklığında iki göz. Đki mavi göz. Đrkildi, titredi. Tüyleri diken diken oldu. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gözlerini kırpıştırdı. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Görüntü kaybolmuştu. "Galiba halüsinasyon gördüm," diye düşündü. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Telefon hala çalıyordu. Usulca kalktı. Ahizeyi hışımla aldı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna; "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber, telefonu sinirle kapadı. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. "Lütfen kapatmayın... Sizinle konuşmam gerekiyor," dedi, önceki bayan sesi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!..." dedi Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen... Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım, sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için. "Bilinmeyen numaralar servisinden."

"Ama telefon benim adıma kayıtlı değil..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber, sözlerine devam etti. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor," dedi Ber. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." "Her ne ise... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz..." dedi yumuşak ses tonuyla. "Benim adım Med. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber, sinirli bir tonuyla, "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Kapatmak zorundayım. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti.. Aceleci, panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Ber!... Ber!... Lütfen telefonu kapama! Sen!... Sen!... Şu an çırılçıplaksın. Sol tarafında televizyon bulunuyor, Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!..." Ber, vücudunun ürperdiğini, saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Şaşkınlık, korku, şüphe, utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. Perdelere baktı. Hepsi çekiliydi. “Sen!... Sen!... Kimsin?... Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedi. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla, "Seni şaşırtmak istemezdim," dedi. "Ama, ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım..." Ber, soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Telefon ahizesi, bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin... Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.". Ber, bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için; "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk," teklifini getirdi. Kadın, kısa bir duraksamadan sonra, "Belki bir gün... O gün geldiğinde..." dedi. "Ancak..." dedikten sonra devamını getirmedi. "Evet! Ancak?...”

"Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber, için için güldü. "Tamam! Öyle olsun." dedi. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon numarasını ise vermeme gerek yok... Seni sürekli ben arayacağım. Neyse... Bugünlük bu kadar... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Bir tuhaf olmuştu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor, komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.

***

5
Restseyh restoranı, nihayet bulabilmişti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim, bugün servise kapalıyız!" Ber, bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu, çakır gözlü birinin, "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Orta alan boşluğu yaratılıp, dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf; elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. Ber, Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Uğultu kesilmişti. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. "Bu genç, sözünü ettiğim yeni avukatım!..." dedi, yüksek sesle. "Zehir gibidir... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra, bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu; ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi... Yerel Güvenlik 9.Müdürü G9Güv... Anti-Hafif 8.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı... Yerel Yönetim 3.Başkanı... Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi... Ses sanatçısı... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat,’ dan oluşuyordu. Maf, sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber, onlarla daha önceden tanışıyordu.

Ber; "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup," diye düşündü. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Bunlarla ilişkileri geliştirmek, sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Para, ün, güven, geleceğe emin bakma, meslekte ilerleme... ve daha birçok güzel şeyler. Hayali bile içini bir hoş etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... Evet!... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Bunu hissediyordu. "Đnanıyorum, okursun, ama adam olamazsın!" diyen babasına, "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum," diyen annesinin ruhuna, "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya, parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Bu akşam özeldi... Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı, tümünden. Ses düzeni önemliydi; boğazını hafiften öksürerek temizledi. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi; sırtını iyice sandalyeye yasladı, göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu... Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı... Rakı bardakları tazeleniyor, boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar, aşçılar, tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!...” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Ber, grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Maf, grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kısa süren sessizliği, kısa boylu, tıknaz, kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu; "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum," dedi. "Çok komik bir davaydı.

Ber bey, ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." Maf, dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Ne de olsa kendi avukatıydı, Ber. Yargı 2.Üyesi, biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma, alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... Yanlış hatırlamıyorsam; yedi aydır tutukluydu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık; suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Son duruşmaya Ber Bey, girmişti. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı, yönünde açıklamalarda bulundu. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı; cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Mendili, neredeyse kızın gözüne soktu.... Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki... Ber’in; ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum,> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince; kız çözüldü. Gerçekleri anlattı. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış, babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş, yalan ifade vermişti. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik," dedi. Birinin, "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı," demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Ber, kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla, "Evet!.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak, müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Ber, ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Maf, Güvenlik 9.Müdürüne, "Sizin kulağınız deliktir. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Sanırım Irak, bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Ayrıca bir başka cepheyi, özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir."

Maf, gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Hiç belli olmaz." dedi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla; Saddam, kuyruğu sıkıştığında kimyasal, biyolojik füzelerini damlarımıza atar." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı, gülümsemeler zorakiydi. XY Medya Temsilcisi, soğuyan havayı ısıtma amacıyla, "DevMalDen-Y.Dom isimli holding, ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." dedi, ağzından iştahlı sesler çıkararak. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi... Burunları bile kanamadı. Bir iki gün tutuklu kaldılar, şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?... Alan memnun satan memnun." dedi, Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi, avını görmüş avcı gibi atıldı; "Baba Maf, kaç kez söyledim; burada hayat yok, diye. Birkaç senet tahsilatıyla, birkaç firmadan, kişilerden alınan aidatlarla, ufak beyaz işleriyle, haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ," dedi. Nefeslendikten sonra devam etti. "Gel büyük kente, bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var, bir şeyler yapalım... Hep yanıtın olumsuz. DevMalDen-Y.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?..." Maf, üstte açılmış, yanlarında kırlaşmış saçlarını, sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. "Yaş geldi elli beşe. Yoruldum... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok... Olanla idare ediyoruz," dedi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?..." Maf, farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. Konular, konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Başlangıcı Maf yaptı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor, halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek- benim bu tür şeylerle bağlantım yok," dedi. Güvenlik 9. Müdürü, hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz... Biliriz... " dedi. Maf, anlatısına devam etti. "Bu nedenle, kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum..." Çevresini gözleriyle taradı. "Yarın güvenliğe teslim edilecek... Hak yerini

bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor... Mağdur durumdalar... Serbest kalsın artık," dedikten sonra tekrar 9. Müdüre döndü. Ses tonunu yumuşatıp, alçaltarak; "Sizden ricam; güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence, kötü davranış, baskı görmemesi... Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum, mahcup olmayayım." Güvenlik 9.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı; Ber olacak," derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. Üyeler, bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Yanıtlamakta gecikmediler. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin." dedi Yargı 2.Üyesi. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz, geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi, çoğunluğu elde etmiş oluruz. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir," dedi. Yargı 3.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın, yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum, haberiniz olsun," diyerek dile getirdi. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım, elleri kolları bağlanır," diyerek ortamı rahatlattı. Ber, sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim..." Devamını getiremedi. Maf, sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Ber, ısrar edemedi. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Ama, zamanı geriye döndüremezdi. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra, Güzel fiziğe, berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Geri kalan saatler ise havadan, sudan konuşmalar ve bol bol yemeler, içmelerle geçti. Saat 23.00 sularında ‘Artık yeterli...’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek...’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf, Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Ber; “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Maf, yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Ona göre “Böyle giderse, özel otosu da olacak, ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı...”

Ber, apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Son günlerde, her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri, parlak gözleri... O derin bakışları... Telefonda kendisiyle konuşan sesi; Med’i unutamamıştı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu... Ve korkuyordu. Med kimdi?... Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı; ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını, ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında, hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti... Hatta, demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Salonu inceledi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Tuvalet dahil, dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Tül perdeler yeterliydi. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Saat yarımdı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Üstündekileri çıkardı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Sadece şort giyindi. Yatağına uzandı.

Işıklar gözünü alıyordu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı..." Duş iyi gelmişti. Kurulanmadı. Tüm ışıkları söndürdü. Yatağına uzandı. Gözlerini yumdu. Uyku, en iyi alkoldü. Acıları geçici de olsa unutturan... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Ber, uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Đrdeleme yapmaz. Ve genel de uyurdu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!... Çıtçıtçıtçıt!..." "Rüyadayım!... Rüyadayım!... Rü-ya-da- yııııııımmmm!" Ber, yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım," kanısındaydı. Sesler serileşip, şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise, gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ber, gözlerini açtı... Gördükleri karşısında çığlık attı... Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Gözlerini ovuşturdu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Heyecanı biraz hafiflemişti. Titrek elleriyle, ışık düğmesini açtı. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak... Telefonun yanıt vermeyince; bu şekilde yazmak zorunda kaldım." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Ber, ışığı söndürdü. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "Lanet Olsun!... Lanet Olsun!..." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.

*** Sabahın 07.35’i... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Yorgunluğun, alkolün, uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sürekli çaldırıyordu. Ber, kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Ahizeyi kaldırdı. "Alo!..." "Ber bey?..." "Evet! Benim, buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Sabah saat 7.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber, ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım, ama yinede teşekkür ederim, makbule geçti." Ber, telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama,’ diye düşündü. Kanepeye uzandı. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Uyuyakaldı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Duvar saatine baktı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. "Alo!..." "Uyandırma servisinden arıyorum..." Ses, az önce arayan bayana aitti. "Az önce aramıştınız..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi." dedi. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ber, ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Onlarca soru akın etti, beynine...

"Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?..." diye sorabildi. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Kendisini tebrik etti. "Evet!" diye yanıtladı, karşı ses. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!..." diyecekti, düzeltti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?..." "Yanlış anlamayın, sadece merak ediyorum..." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın, ben sizi arıyayım..." "Benim için sorun değil," dedi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. benim adım Gecetel... Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Meşguldü. Beş denemeden sonra yanıt geldi. "Uyandırma servisi, buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Sizden özür diliyorum, kusura bakmayın..." "Rica ederim... Her zaman hizmetinize hazırız." Ses güzel, net ve temizdi. Böyle olması da gerekiyordu. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu.

6
Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Adres tarif etmek zorunda değildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Çünkü; Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Görevlinin konuşma tarzı, çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya, nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu, Ber’e... Ber, sabah girdiği duruşma sonrası, icar dairesine; iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış, "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek," onu motive etmiş, sonuçta almıştı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli, özel sürücüsü kanalıyla. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi; yada eşyaları haczedilip, Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres, Ad kentinin, ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Görevli, taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu, "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz," dedi. Đfade tarzı, "Bu işleri bilirim," içerikliydi. Çalınan zile yanıt; açılan kapıyla verildi. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın; endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Đki büyük, dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu, içeri girmeye namzet icra görevlisine, avukat Ber’e ve sürücüye. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen, kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu.

***

Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. "Hanımefendi!... Biz Devletin görevlileriyiz," dedi icra görevlisi. Yumuşak tonda, sert içerikte devam etti. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Bu sözler dahi, kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Ber, kadının görüntüsünün, bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti... Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Babası, genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış, müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Eli boş geldiği El kentinden; eli boş olarak köyüne dönecekti. Babasıyla aynı köyden olan annesi, gururuna yenik düşmüştü. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış, bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çenesinden, kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp, ıslatıyordu. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli, "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız," diye devam etti. Serileşen gözyaşları, kadının dilini çözmüştü."Kocamın işleri çok iyi idi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. Đçini çekerek devam etti. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca, ana bayilere ödeme yapamaz oldu." Konuştukça açılıyor, açıldıkça rahatlıyordu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı..

Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi... Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi, şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz, şimdi." Đçten gelen konuşma, anlatı, bulunanları etkilemişti. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor," dedi, Görevli. Görevliye teselli vermek istercesine, "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok," dedi kadın. "Siz de haklısınız, ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." Oluşan ortam nedeniyle görevli, arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Görevli, evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, vitrin, yemek masası takımı, elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Kadın, gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız," dedi, kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur..." Görevli,"Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu," belirtti. Kadın, bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Annelerinin bu durumu, iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Ber, neye karar vereceğinden emin değildi. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi, diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Ber, duygulanmıştı. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine, yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi, geçirmişti?... Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. Ber, suçluluk psikozuna girdi. Günah çıkarma, içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı... Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi.

Görevliye; "Ben dışarıda olacağım, siz gereğini yaparsınız..." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Kadının, "Çocuğum için!..." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Ne olmuştu kendisine. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken, kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Yine yalvarıyordu... Ber, daha fazla karşı koyamadı. Kadının etkisi altına girmişti. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?..." düşüncesi oluştu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Kadının peşi sıra gelen görevli, Ber’in tavırlarından, yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal, düşünsel karmaşasını fark etti. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız," dedi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu... Başıyla onayladı. Haciz bölgesinden uzaklaştı... Sokaklarda rast gele yürüyordu. Sokaklar birbirine benziyordu. Bir başka sokağa geçiş yaptığında, vücudunun aniden ürperdi... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Galiba güneşte çok yürüdüm." diye düşündü. Bu kez sokağın kenarından; gölgelikten yürümesine devam etti. Midesi bulanmaya, kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Az önceki olayın etkisidir," diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Bizi, fark etti!.." "Yok canım! Endişelenmeyin, öylesine yürüyor..." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu.

Çevrede kimse yoktu. "Komşu, kahve içmeye gel," diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. Parçalı beyaz bulutlar, yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. "Tanrım!... Bu gözler?..." Bu gözler dairesinde, telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin; rengi ve ışıltısındaydı. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden, fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. "Halüsinasyon görüyorum," dedi, kendi kendine. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış, garip sesler duymuştu. O dönemi anımsadı."Galiba kendimi çok yoruyorum..." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?... N’oldu size?..." Đcra görevlisi, sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. Đcra görevlisi, yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi, bulunanlara. "Yardım edin de arabaya bindirelim. Hesabı sonra yaparız." Ber’in taksiye bindirilmesiyle, hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı, ana caddeye çıkıldı. "Merkez Hastanesine gidelim," diyen icra görevlisini; "Derhal efendim," diyerek yanıtladı, sürücü. Ber, araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı... Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. "Ben iyiyim." Đcra görevlisi, bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek, sürücü ise dikiz aynasından, Ber’i inceledi. "Emin misiniz?.." diye, sordu icra görevlisi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... Bazen olur ve geçer..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım," ısrarlarını olumsuzladı, Ber. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... Ona

özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin...olumlu yanıt vermeliydi. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. "Rica ederim. alaycı tavırlarına içerlemişti. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. açılmak istiyordu.. işe yaramayacağını biliyordu." diye karşılık verdi Ber. Ber’in aklına Maf geldi." Ber. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası." dileyerek atölyeden ayrıldılar." dedi." Uslübünüzü düzeltmezseniz.. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi." Ber. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. Görevli. "Hangi hareketi?" diye sordu. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını." dedi . çaresiz tonlu sesle. borç benim borcum... "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi.. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. Araca biner binmez. borçluyu. Đşportacılar. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. Ber. "Param olduğunda ödeyeceğim. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. beyefendiyi görünce anımsadım. sanki. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı.. kısaca." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler.. kahkahayı bastı. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan." "Otelde. "Durum buysa. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. Çevrede biraz dolaşmak. "Aksi takdirde. Ber. Borçlunun ukala."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı.. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor." dedi. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar.. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. gerekli incelemeyi de yapmıştık. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi.." Đcra görevlisi. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince." dedi.. "Valla.. çünkü eşimle boşandım."Đşyeri benim eski eşimin adına. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi.. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor." dedi." diyerek uyardı. birazda gözüne sokarcasına uzattı. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler... şurada. Onun bu sorunu çözebileceğini. "diye yanıtladı. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar." Borçlu.. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı.. Mal beyanımda da belirtmiştim. Kim bilir kendilerinin ve . yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi...." dedi borçlu." dedi.’ ödeyip. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona." Görevli. Açıklardan yararlanıyor. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne." Ber." dedi icra görevlisi. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok. Buna rağmen büyük çoğunluk. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. burada kalıyorum. Irak liderinin biyolojik. Gerçi Sürücü de. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. "Elleri boş. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti.. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var.

arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti.. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. Ama hayat devam ediyordu. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu.’ diyorlar. soruya yanıt verme yerine.. bina altlarında bulunan bodrum. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış.. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme... Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği.. yoksa. çay doldurmak için mutfağa yöneldi. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı.. halk arasında dolaşan söylentilerden. Gözlerini duvara sabitlemiş... Ber. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. ofisinin cam kenarlarına.” özetle söz ediyordu. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması.." Alaycı gülümsemeyle. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği. suyla bolca yıkanılması gerektiği.ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma.. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı." diye sesler çıkardı. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi.. kent merkezi yönetimi başkanı.. panik yapılmaması. bu mümkün olmadığında.. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. " Đmkanlara göre. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu... kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. *** . Ber. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. Bazı taşıtlar.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi.. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı... Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden.." dedi Ber.... spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması... kenti terk etmek dışında..” türünden motivasyonlardı. başını iki yana sallayıp. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!.. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. Toplu olarak kalınması gerektiği. ‘Maske takmak gerekir. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından.. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. onları buna yönlendiren. Ber’de medyanın verdiği haberlerden.. cami... hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. yapabileceği bir şey yoktu. Televizyonda... Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu.. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. Genele uyma. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul.

haberci. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. "Anti-Hafif 8. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti." Ber.. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Ber’e. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. "Karşı taraftan da epey adam birikti. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. kızgın ve küçümser bir tavırla.. Ber. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. kendisini dışarıda bulabilirdi..Ber.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu." Ber ayağa kalkarak bekledi. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. mekanik daktiloya. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. durması gereken yeri seçebiliyordu. bu duruşmada sanık avukatıydı. Bazıları karartı görünümündeydi. Duruşma salonunda bulunan Ber. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. En son Artsa. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı.. Duruşma salonu. Kameralar sürekli açık gibiydi. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. O." diye anlatıyordu." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. -hele. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. Ber. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. Ber’de. Yargı üyelerinin ve . iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı.. Görünüşü.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. Çünkü. neyi bekliyorsun?. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. katıldı. Bu kez ‘Aferinliydi." demişti..’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. ucundan Maf’la ilgiliyse. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. Yargı başkanı. Yazman kadın. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu.. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. Duruşma hala neden başlamadı. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. görsel medya temsilcileri. "Ortalık alevlenebilir. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Đlgili dosyasını masaya açtı.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır.. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi." dedi... artık. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. Sağkol. gruptan ayrılarak yanına vardı. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. Ber.

diğeri ise ‘Suçu ben işledim.. Gözlerinden güzellik okunuyordu. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı.. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. Yargı başkanı. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi." belirtti. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti.. Söz sırası kendisindeydi. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu.. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup." sorusunu yöneltti. kravat takmış.. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı. Yargı Başkanının." dedirten yükseklikteydi.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. Öksürdü.. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi... Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı... bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. Bütün gözler de kendisindeydi..Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. Maf’ın yeğeni. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti. Suçsuz olduğunu. Ber.. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti.. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi...’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Su istemek.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. Temiz takım kıyafetli.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi.. SahFail ise.. Yargı başkanının.. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu.. Yargı başkanının. Bunun yararı oluyordu. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı.. "Müşterim SahFail.. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini. Boğazı düğümlendi. ‘Dale. Yanlış anlaşılacaktı..... Ber.. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği ..’ Ber düşündü. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı... Ber. Ber. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y... Bakışların ağırlığını duyumsadı. gerçeği itiraf etmiş. bir tarafta benliği. nefes almakta zorlanıyordu. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı." ekledi. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Boğazının kuruduğunu hissetti. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Bir tarafta Medya temsilcileri.. Dikkatli. Ve yuttu. Ber.’ havası içeriye yansımıyordu.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. ‘. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. Đkinci adını hatırlayamadığı. adamı ben öldürdüm... Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri..üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu.

yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti.. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Evet. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum.. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına.. Ber. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı. Ta ki.. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Ber’in oturumda gerekli eforu.. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu.. " deyişine kadar. Çay iyi gelmişti kendisine. Bu kez kabul ediyordu. Ber. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. Olanları izlemiş olmalıydı. Ber." Markız telefonda.. şimdiye kadar. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti." dair söz verdi. başkan dahil. Ber. Devletin avukatındaydı söz sırası. masaya koydu. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. shov’u göstermediğini.. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. Ber." diyerek kısa kesti. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti.. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Yorulmuştu. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu..Öylece yarım saat kaldı. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. salata ve ayranı. Markız. fazladan bir açıklama yapmasına." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi.. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti." demiş. Çünkü. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. çalan telefon zili sonrası Mus’un. fısıldaşma serbestisi vardı. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi.. suçun vasıf ve mahiyetine. gerek yoktu. "Kahveyi senin evde içeriz.. Falıma bakarsın. Kapatılan telefon sonrası. Sigara yaktı.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı.. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. izleyici locasında oda vardı... Devlet avukatı. doğal olarak kabul etti." diye çapkın bir kahkahada eklemişti. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi... "Yemeği dışarıda. "Kanıtların yeterince toplanmadığından. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a." Yargı grubu. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Cezasını çekmeye hazırdır. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu. *** *** .. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. SahFail’in ise. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu.. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler.... oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi.

. Ber. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. gizemli. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. içecek olarak kırmızı şarap istedi. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. Gözlerini Ber’den kaçırarak. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. Her keşif." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. Ber. Markız." diye seslendi. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. karşı tarafa iletmek yeterliydi. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. bir şeyler elde etme art niyeti...” deyişini anımsadı. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Bu yönde bir yasa da yoktu. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. kaprissel yapıları. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı.. fakat yeterliydi. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri." dedi.. bireysel kuralları." dedi Markız.. anlamlı ve masum bakışları.. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı.. hafif gülümser yüz ifadesi. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin." Klasikti. Markız. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. Ber. küçücük burnu. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi.. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. senin pek yakışıklı olmasan da kibar.. . keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. Markız’ın güzelliğini. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. Şef garson kendilerine nefes alma. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını.. Ber.. Tüm çalışanlar."dedi . "Markız!... Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. etrafı tanıma fırsatı vermedi. masanın mezelerle. toplumsal baskılar. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu... Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Đçsel gelişimi. boş vaktinde yaratmış. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. Ber’in. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu... Reddedilmeye tahammülü yoktu. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı.. uzun zarif elleri.. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. Đçseli.. Markız devamını beklerken. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum..

Berde Markız’a. korna sesleri. " diye yanıtladı Ber. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. "Đşletmemizin ikramı. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. Taşıt sesleri. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. her şey çok güzeldi..... dışarı çıktılar. Ber’de benzer korkular içindeydi. Güzel!.. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. Burada içmenin bir anlamı yoktu." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber.... "Kalk Hanım!.. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. ilgilenmeliydiler.. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki... Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu.." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu." "Yanlış anımsıyor. "Bir emriniz var mı?" diye sordu. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. Ad kentinde bu davranış sonucunda. "kesik kesik siren sesi. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!.." diyordu. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu.. Gelen hesabı Ber ödedi... taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. Otobüsler..." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. "Söz. bir isteği olup olmadığını sordu. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Boşları toplayan garson.. "Evet!. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Sanki daha önceden. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı.. Evet! Evet!.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. Kendisine yediremezdi. Kesik kesik gelen siren sesleriyle.. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. Çocuklar merak eder!.. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. Yaşlı bir adam.." Küçük bir çocuk. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. "Teşekkür ediyorum. minibüsler. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. yüzünü.. "Şimdi bayılmanın sırası değil!... Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. Bu ses. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar." Markız ile Ber.. restoran da hareketlilik başlamıştı. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. . yere yığılmış yaşlı eşini.. paniği pompalıyor.. Markız yanan sigarasını söndürdü. radyoda her çalınışında eşlik ederdi.. olabilirim. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. Elektrik kesilmişti.. Şimdi.. Kahve Ber’in evinde içilecekti. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu." diye yanıtladı... Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi... Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı." anonsları duyuluyordu. birbirlerine gülümseyerek baktılar. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. Onlarda genele uydular. bağırışlar. dolmuş. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu.. burnunu kapatan da yoktu. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. "Baba!. Hatta annem bu parçayı çok severdi.. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı.. Sakin olun!.. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu.. elinden çekiştirerek götüren babasına. ağzını. Kapılar kilitliydiler.

. "Atla!.. Bir arkadaşının dediğini anımsadı. "Ber Bey!. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu." dedi Ber." ortaya çıkaranlara lanet okudu... Ama.. Atla!. Hemen ön koltuğa kuruldu. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. Aniden geri indi. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. yakınlarda bulunan 2.. Uyanık ve ayık olmalıydı. bir şişe suyu rast gele koyup. Böylece... beddua etti. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Savaş uçakları karanlıktaydı. Hem.. Başka kentlere kaçmak isteyenler. Telefonu kapadı. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. Ber. Ön kapıyı kapadı. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri.." diyen sürücü konumundaki market sahibine: "Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. En azından birini açmalıydı."Kepenkleri de kapat oğlum!. bir şeyler içmeliydi.. Tanrı’nın günü çok!" Ber. Markız’ı unutmuştu... Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı. "Bir başka zaman. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri...... Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. evine varıncaya kadar "Körfez krizini.. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti.. Ber. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu. Bu kez sadece gülümseyebildi...." diye bağırıyordu. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu.." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi. Ama ısrar yararsızdı.." "Lanet olsun!. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. koyun can derdinde. Bedenini gerdi. Arka kapıyı açtı.. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu.BD. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti.." diye fısıldadı Markız." *** Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu. içeceği alkolsüz olmalıydı. ikiletmedi." diyordu kuruyemişçi." "Lanet olsun!. "Lanet olsun!.. Hava sıcaklığı.. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi. Kulak kabarttı.. Kendisine sesleniliyordu. "Çok teşekkür ediyorum. görünmüyordu. banyodaki askılığa astı. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu." "Efendim?. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı." diye bir ses duydu.. . Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi. "Gerinmek yarı boşalımdır. "Ölmezsek. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu." Birleşik devletin. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar... Dayanamadı... Evlerine varmak isteyenler. Boğazı kurumuştu. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi... Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı.." atasözüne muhatap olmak istemiyordu. Yağma falan olabilir... aşırı nem. Aynı sesin sahibi. "Tantanadan camları indirmesinler. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız.. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı. Çevresine baktı.. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. dünden kalan ekmeği. sanki.. "Kasap et derdinde. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı...

. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş.... Peki telefonun fişi?." dedi.. "Ayrıca. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine. Bir süre hiç konuşmamıştı.. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti... "Sen!...." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı.... Mantık ağları dağılabilirdi. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. ev ortamı. hatta içtiği sigaranın cinsi. gizem. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı.... Kendisini oda dışına göndermişler." "Sen bilirsin.. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı. "Ben. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını... Annesinin amacı. Çocukluğunun geçtiği El kentinde. Senaryo böyle düzenlenmiş." "O yazılarınla beni ürküttün. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi. "Rahatsız ediyorsam. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım. Sesini yükselterek. Med’in sesiydi. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti. .. " dedi.." "Hiç sanmıyorum!. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. olanca yumuşaklığıyla. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı.. "Nasılsın?. Med!" Onun. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini.. Bunlar. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı." "Olağandışı yeteneklerin var." dedi." Ber apışıp kalmıştı..Bu saatte arayan kim di?.. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı.. geceleri gördüğü kabuslarından.. Daha fazlası olmalıydı. ‘çok sıkıntı çekeceğini.." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın.. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim. Med ve ekledi. Bu arada neler yaptın?" Ber. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?." Ber. Ona anlatmadığı bir şeyi. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. "Görüşmeyeli epey zaman geçti.. Annesinin."Çoğunlukla onlarda olsa bile." dedi Med. "Bir sen eksiktin!.." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü.’ yarar ve zararını düşündü. kapatabilirim... Füzelerden korkmana gerek yok. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı." "Daktilo sesini unutuyorsun!. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. "Beni rahat bııraaakk!." dedi Med.. ‘Sırlarla dolu. "Şeytanca işler yapan şeytan olur.... Ber... onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini... Lütfen!. Şey-tan-mı-sın?. Bana zarar verdin.." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak." dedi hayıflanarak. Altında senin adın yazılıydı. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta.. Korkuttun.. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti.. Bir karara varamadı.... Ber üzerinde korku.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu.." "Bunu hak etmiştin. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak.... Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. Olağanüstü yetenekte olan cinler. Sessizlik girdabındaydı." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok. Ses.." Med.. "Ber. Yoksa.

. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden.’... "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. Med’e.." Yanıt beklemiyordu.." Ber.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor." kehanetleri gerçekleşmişti..." "Aynen öyle.. yaşlılar. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı... Birden hatırına gelen soruyu da ekledi.. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum.. tutmuş. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi." . Sesi hafif kızgındı.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti... "Saddam’ın. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi.. Sonuçta...." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette." diye yanıtladı." dedi Med... yanıt vermemişti. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi.. "Okumuş adamsın!.. rapor.. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma. Ber’in. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım.. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu. Saddam’ın.. Sesi. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu." dedi. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar.. "Unutmayın ki. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. Hocanım." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber." Ber. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum. " Med. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?..... Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış.".. Her neyse. Başka ülkelerde de. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. "Rapor. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu... galiba. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine." diyerek merakını giderdi. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. ‘Hukuk Fakültesini bitirme.." Ber. " Saddam.. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu.. zamanında atmış. "Avukat olma. Bu kadar rahat olduğuna göre. küçük bir ülkenin.. Bu kavram da." dedi Med. Düzenleme grubu senaristleri. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu..." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi.. Ses tonunda alaycılık yoktu.. Med.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?.. "Ad kentinde bulunmuyorsun." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir.. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu. kendinden emin ve güven vericiydi. Zarar gören halklar ve bireyler oldu. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. soyut bir kavram.. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. Devam etti. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo..

. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. terletiyor. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. sanırım!" "Evet! Ben oldum!....". sigara tüttüreceğim." Kur." dedi. Ber.. bunu da bilirse pes diyecekti. bitap halleriyle.. Kızmıştı." "Şaşırıyorum.. insan vücudunu ıslak kavuruyor.... "En azından benim için öyle. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim.. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular. Ekmek. Sanki vücudun deri altı yağı.." diyen Med. bu yorgun... Bu karma salgı. "Ben *** . Yağlı ve kaşıntı vericiydi.. "Ama.. “Aç kalsaydık!. Bes ve Kur isimli onüç.. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Yağlı ter.... Güneş. Buna sen sebep oldun!.. Has.. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı.. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım.. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek.." dedi... " diye yanıtladı Ber.." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. "Bir gün zengin olursam. Gelmeyince konuyu değiştirdi. Hüs. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp.. "Neyse bunlar uzun konular.." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. yüksek oranda nemli havayla. Hüs.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. "Olum!" dedi. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. "Pes!." dedi Ber. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. Ama izmarit değil ha!.. ‘ğ’siz. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu.." "Eeee!." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın." "Pes doğrusu.. Has. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum. Kaldırım taşlarına oturdular. su işlevini görmüş. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. ‘Oğlum’u’. Tümü. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti. peynir almasaydık!.. 8 Sıcak gün.." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek.. " dedi. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu..." dedi Ber. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu.... Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. "Nedenini biliyor musun?.Ber’den tepki bekledi. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem. ikiyüz elli gram beyaz peyniri.

Sessizliğe boğuldular yeniden. Bu fayda etmedi. "Hangi işe?" diye açılım istedi." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!."dedi. ömrümde görmedim. Yol paramız yok abi!. yutkunarak. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. Nefes nefese kalmışlardı. Kur.. "Saddam’ın.. inatla Has. "Hadi dua edelim!. bizi de acıktırdın. Cevap versene lo?. Hüs. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı.. renk vermemeye çalışıyordu.. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti. Kur... "Yok. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür." Yanıt beklemeden devamını getirdi." Bes.. Ben bu mahalleyi. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa..’ dedin.." diye seslendi... Adam. Bilgiç tavırlar takınarak."diyerek araya girdiler. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya... hafif gülümseyerek.. "Kimse getirmiyordu beni buraya.." sözlerini tamamlayamadı. Hiç yürüyecek halim kalmadı. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı.. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. Has’ın tokadı suratında patladı." dedi.. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. Konuş lan?. Şimdi konuşması daha yararınaydı.." dedi. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar..bittim... "Yav! Ya... Sokakta mı yatsak?... "Amca!... Has. Apartmanları gözleriyle tarayarak. sallardık aşağıya doğru.. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi.. Niye yalınız Beylo?" "Olum!.. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi." Kur.." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?." Bes.. yanında biten Has’a "Ne var?." dedi... Yakasından tutarak sarstı onu. Has.. sorularını ünlemli yöneltti." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan. Değil mi Kur’o?." dedi. sessizleştiler. "Yerde para buluruz belkim. "Söyle lan?.." Hüs. Kur!."Olan olmuş yeter. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. "Amca! Niye vuruyorsun. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. . "Olsaydı binerdik.. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. başını öne eğmekle yetindi.." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. Bes. Ne istiyorsun?. Bes. Has.. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. olgun rolü kaptı ortamdan. "Yav. Kur ağlamaya başladı." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu...... Has. "Biz burada kaldık!.." dedi.. zorunlu konuşacaktı.. "Babam. Yalan söyledim size. " Ses titrekti. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak.. Geç söylenmiş bir uyarıydı." dedi." dedi.. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak.. Akşam olacak!" Bes." diye sordu. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı. benim kafam yatmadı bu işe. demişti.. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var.. Hüs. Sonra durgunlaştılar... Amca!. Ne yapsak?.. "Sen sus! ‘Acıktım. yarım saatte evlerimize varırdık.. Has.. böyle bir şey söylememişti. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!.. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı.... yav!. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı." Sorunun muhatabı Kur. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi.. Has. "Amca!" diyordu bu arada.. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı. "Bisikletimiz bile yoh lo!.

salonu incelemişti." diyerek önce kendisini tanıttı. Özel bir gündü. ‘Hoş bulduk. "Hoş geldin. Etrafı toparlamış..’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. bazı hatalı davranışlarından sonra. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. ağzından dökülen "Ev senin. Kulağı kapı zilinde bekliyordu."dedi. Kapıcı. Ber. spor kıyafetlerini giyinmiş.. Markız oturmadan bekliyordu.. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. Annesinden de bilirdi.. parfüm sürünmüş. Olumsuzlama anlamında başını salladı.. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. "Burada neler oluyor?.. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı." dedi.. hem de çok temiz.." sordu. Yel’in. sizde bizimle geliniz!" dedi. Her hafta sonu temizliğe geliyor. Annesi tanık olmadığı halde. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. adını anmak ondan söz etmek istememişti. Beklenen zil geldi." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. "Yine. 9 Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti.." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek.. rahatına bak!” Ber." diyerek ekip otosunu işaret etti." "Temizlikçi bir bayan var." Adam. "Teşekkür ederim. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. Orada anlatırsınız.. Lütfen. Bugün cumartesiydi. Güvenlik görevlilerinden biri. Eliyle. "Ayakta durma. isimli kişiye dönerek. Markız’ın. dişini fırçalamıştı. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü... uzun saatler onu bekliyordu. ‘Söz Uçar.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. çok klasikleşmişti. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. önce atıldı." Yalşik. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. yıkanmış. Ber. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı... yazı Kalır. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak. bıyık tıraşı olmuş. "Ev senin.’u kullanmadı. "Ben Yalşik!. Kapıcı." dedi. "Karakola gideceğiz.. Markız’la baş başa evde kalabileceği.. sakal." diyerek yanıtladı. "Sen mi temizliyorsun?. "Hadi dolmuşa binin. "Bir isteği olup olmadığını." dedi tatlı gülümsemesiyle.. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. Markız’ı her iki yanağından öperek... yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. çocuklar?" diye sordu. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. Markız. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü." diye yanıtladı Markız. *** . Göz kırparak "Emrin olur. "Doğru mu.

içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı.." Konuyu değiştirmek için.. Ortam ısınmıştı. Yoksa. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu." diye geçirdi. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti." dedi." "Hamarattır sağ olsun."Ben her isteyene rast gele parça okusam. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. "Yoksa rahat uyuyamam!. "Temizlik de. rahatlamıştı.. "Yoksa. içinden. kahkaha atmaya başladı. Đşim iş.. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı... sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye." Markız. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı." Markız." "Eee?." "Ben. "Şimdilik erken..." Markız." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. perdeler tamamen örtüktü." politik yanıtını verdi. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi.. galiba ilk teklifim sana olacak.. hamarat biri olmalı!" dedi Markız.. endişeyi yorumladılar. Markız. Harekete geçti.. "Ama... Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi.. Müzik setinden çıkan ses." diye düşündü. Yanıtı bulmuştu. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. yani. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. işlerden konuştular." dedi.. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu... Bu arada. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı.." "Yoksa. ortamdan etkilenmişti." diye de ekledi Ber. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. pembeleşen yüzüyle Ber. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca. Ortam yeniden ısınmıştı... Ber." diyerek de vurguladı. Pencereler açık olmasına rağmen. Ber’de ona katıldı. Havadan. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim.. "Sen özellerin özelisin. Markız. Ya Markız. "Bir ara bana bir parça okursun. Belki sonra. "Beni bağışlamanıza sevindim. "Yoksa?. "Hocam. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü.. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı.‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu.. "Kızma canım şaka yaptım."Gerçi hobi olarak yapıyorum. Buna inanmalısın. "Eeee!... sudan." dedi. sevgi duyumsatan bakışlarla. Onu güldürmek hoşuna gitmişti.. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek ." Devamını getiremedi. Sözcük bulamadı." sözcüğünü yineledi. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık. gülümsedi. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde." diye ekledi.." Ber.. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber." "Müzik sesinin de. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi.. bu son sözlere gözleriyle.. Markız.... Vazgeçti. Ber. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. esprisel bir yaklaşımla.. bunun nedenini soracaktı." dedi. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. Bir iddiam da yok. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu." dedi. incinmiş nazlı kız rolüyle. .. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı." Ber.. "Temizlikçi. iç çekerek. Ber. "Tuzak bir soru. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. Markız."Seni ikramlara boğacağım bugün. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu.. Ber'in gözlerine baktı. "Peki.

Sürekli olması dileğindeyim. Ev temizliği yapacak. Markız. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde... Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. Bu. Ayrıca. Đnişli...." "Teşekkür ediyorum. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu... Hafiften kendisini çekiyor. Đnce ve kalın nefesler.. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Telefondaki yankılı ses. *** . heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. "Böyle biri yok! Sanırım. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı.. Tüm benlikleriyle.. "Ne olur?. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar. gibiydi. süren eylemlerine. Beklemeye gelmezdi. Giyinmeden.." Ber.. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. sert ve ürkütücüydü. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı. "Çok ileri gitmeyelim. "Bugün bir başlangıçtı.. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu..." Ber..." diyerek yanıtladı Markız. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi." diyerek. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi.. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu. Giyinirlerken. Senin yorulmanı istemem. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. Ağızdan ağıza geçen salyalarla. Ruj ve allığını sürdü. Ber. Bu onları tüketmişti.. saçlarını kuruttu ve taradı. ihmal etmeksizin yokluyorlardı.." dedi. işinin ehli... Sanki tek bedenleşme.. Temizlikçi teyze gelecek. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu... teklifi reddedecekti. Evet dudaklar devamını istiyordu. yanlış çevirmişsiniz. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış..." dedi. "Yarrııın.. Her kıvrımını." "Ben de. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı. "Teşekkür ederim. Kendisini zor frenledi. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı. Bu evde. Duşu birlikte aldılar... Dudaklarına öpücük kondurdu. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!."Mutlu oldun mu?. çıkışlı bölgeleri de dahil. Öyle ki. Sen de yarın dinlen.." diyerek yanıtladı Ber... telefonun zil sesi duyuldu.. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı.. "O. birbirlerini koklayarak. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. Zevkli anlar." dedi..... uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını." diyerek kapattı. Đki ayrı beden.." "Merak etme.Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. Birbirlerinin bedenlerini. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi..

" dedi.. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim.. Ber. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı. bu ilişkiyi cinsellikten farklı.." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?. Şimdi!.." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün. Ve bunun farkındaydı. Ayrıca. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu. Yel. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu.. "Senle seks yapmak istemiyorum... Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı..... her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği.. boşluk. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu. *** . Ne bileyim. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma... Yoksa bana tav olan çoook!. işlerinin yoğunlaşmasında... istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. Korkularının üzerine gitti. Güzel duyguların. son birleşmemizi gerçekleştirelim. Son ilişkiyi. sesi akortsuzdu.." Ber... Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de.. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum.... O anlamda değil de. O halde. "Hayır!.. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı. Ber. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı. Üslup ukalacaydı. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. Soyunuk bir kadını. isteklerin törpülendiği günler.... bir bira şişesi daha açtı. 'Evet!.. Maddi durumundaki iyileşmede. sevincini belli etmemeye çalışarak. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu.. Tatminsizlik. " "Açık konuş! Kıvırma.. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu. Son bir kez dişini sıkmalıydı. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar.. "Neyse. çabucak soyundu. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi. paralı çevre kazanımında... Đşkence günleri. Her haftanın pazar günü gelen Yel.. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında... Ne olacaksa olsundu.. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor.. Ber tavır koymuştu.." Ber..." diye sordu..' tüm cesaretini topladı. bir eli belinde bekliyordu. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu. Küçük düşürücü. altın bilezikleri dahil soyunmuş. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu.. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. Yinelemeler.. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?.10 Ber. Açılan şişelerin sekizincisiydi. pazar günü geliyordu.. Onla arayı bozmak. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu.. Aynı sıkı tavrı.. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. Bedenini para karşılığı. "Sen bilirsin.. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı... aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu.. Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. Đstemiyorsan görüşmeyelim. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu.. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı. Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları.. Sarhoş olma limitini aşmıştı.. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı... Kendisine güvenemiyordu.

Olumsuz rapor tutulacak ve dolayısıyla başka bir kente tayin edilmesi sağlanacak.Yargı grubunun tüm dosyalarının içeriği yasalara uygun.." "Olmaz mı?" diyerek onayladı. "Đstemez misin?. onun sözünü tamamlamasına izin vermedi." diye sordu. "Suçu SahFail'in işlediğine dair çıkartılan tanıkların da anlatımına rağmen bırakılmadı." diyerek ekledi. yeğeni bırakılmadı.. Yanında staj yaptığı Avukat ..." Alaycı gülümsedi.." dedi. daha demli çayı Solkol'a sunmak için salona girdi...Anti-hafif Yargı Grubu.. Bir dediğimizi iki etmezdi önceki grup. Artık sen de birkaç kelime daha konuşma zahmetine katlanırsın sanırım... atılan kahkahalar nedeniyle aklından geçen olasılığın düşünülmediği sonucuna vardı.. Hele karşısındaki. Yargı başkanı ile ona aşırı bağlı beş yargı üyesi yine olumsuz oy kullandı. Açık çayı alarak. Nihayetinde onlarda kendi işlerini yapıyorlardı." Geri kalan kahkahalarını da boşalttıktan sonra. nabza göre şerbet vereceksin.." diye sordu. ikinci el arabayı almakla geleceğini garantilediğini sanıp ta tembelleşme.. nasıllar?" diyerek suyu çıkan konuyu değiştirmek istedi." dedi. Ayrıca yok etme çaresiz insanların işidir. Bu büroyu.. "Ne tür bir girişimde bulunacak.." "Ben elimden geleni yaptım ve yapacağım da. Gereksiz bir söyleşi olduğunu kendisine itiraf etti. "Tabi ki sizce bir sakıncası yoksa . "Kim istemez ki?. Gerekeni yapacak!" Ber. "Baba Maf." diyerek bu sonuçtan kendisine pay çıkartılmaması gerektiğini ifade etti.. toplumda infial yaratır. Geleceğin sana neler göstereceğini bilemezsin. " Ber. Ve bu gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşısındaydı.' Solkol. bu tavırlara hep bozulurdu. Đçinde kalan soluğu salıverdi. Bu gücün değersiz de olsa bir ayağını kendisi oluşturuyordu. "Kişisel düşünce ve duygularını sunma. Titrek bir sesle"Öldürtecek mi?... "Sodgom ülkesinin kurtarıcısı sanıyor kendisini. Derin soluma ve oluşan gururla göğsü kabardı." Baş parmağını. "Bazı yandaşlarımız da bizi yalnız bırakabilirler. "Sendika başkanı ile yardımcısını kafaya aldın mı.." "O halde dediğim gibi. "Her dönemde böyle Don Kişotlar çıkar...11 Solkol. anlam akışına uyan cümle sarf etti. Ber! Bunu sen benden daha iyi bilirsin.. Ber'i. Ana yanıtın bir çırpıda söylenmemesi soluk alış veriş düzeneğini dahi bozuyordu. bu başkandan sonra çok değişti.. Ama bunu her bireye yansıtması doğru değildi. "Çayını neden içmiyorsun?" "Biraz açık olmuş." diyerek sonlandırdı bu diyalogu Ber. "Bazı politikacı dostları kanalı ile merkezden Denetleme Grubu üyesi gönderilmesini temin edecek." Demli çaydan yudumu höpürdeterek aldı." "8. Solkol...." Ber.." Ber'in gözleri ışıl ışıldı... Üstüne üstüne gidiyordu.. orta parmağına sürtüp şaklatarak ." Giriş odasında bulunan Mus. bir virgül eksikliği her dosyada olur." "Vay be!. "Allah' da seni güldürsün... Ber'in meraklı bakışlarını zevkle seyretti. "Ne diyordum?" Üç parmağıyla saçlarının diplerini kaşıdı. Ber. anlatır mısınız?. 'Maf’ın yapmak istediği ne peki?."El altından iyi para teklifi de yapıldı. Đçindeydi... Çaresiz kalındığında başvurulacak en son yol." diyerek rahatlattı. Sabit aylığın dışında girdiğin her davadan hatırı sayılır yüzde de alacaksın." dedi. "Tüm çabalarına rağmen üç duruşmadır. Beklenen yanıtı verdi. Rest çekmiş...Yargının tüm dosyaları incelemeye tabi tutulacak. Bölük pörçük duyduğu bazı dedikoduların gerçekliğiyle yüzleşiyordu.. kabullenemezdi.. Rahatlamıştı..." Ber'in ağzını sulandırdığının farkındaydı. 8. Baba Maf'ın ikinci adamı olursa.... Gücü bir kez daha duyumsadı.. Ber. Gülüşün yüzünde oluşturduğu değişimden gözleri siyah bir çizgi gibi görünüyordu. tertemiz çıkarsa?.." "8." "Bir nokta." Ber'in para kazanma dışında başka derdi olmadığını bilmesine rağmen son cümleyi söylemişti. "Sen beni güldürdün!.. Eline aldığı çay bardağından yudum almadan altlığına tekrar koydu. Ber'i. Tahmin ettiği şeyse bu çok yanlıştı. "Gerçi sen işini bilirsin. Yerine de uygun olan birinin atanmasıyla sorun kökünden çözülmüş olacak. "Gerçi bizim önerilerimizi emir olarak telakki ederler. irkildi. Đşin tamam. "Morali bozuk olmalı. "Yargı Görevlisi vurmak.. kahkahalı gülüşlere geçti. öldürmektir!" Ber." dedi. "Buna rağmen yine de ilişkilerini sıcak tut. " Ama Maf gurur meselesi yaptı....." "Seni bizden biri olarak kabul ediyoruz. sinyali almıştı.

Yarın geldiklerinde anlatırlar. Solkol." Ber. "Ayrıca senin vereceğin üç beş kuruşa tenezzül etmeyecek kadar geliri elde ediyor.." Ber. Belirli makamlara yükselmek. Bu da bir özellikti. Üçü de aynı giyim tarzıyla. Amcama söyleyeyim suçluların babalarıyla gelsin. böyle bir teklif de bulunmayacağım. " Solkol. güven kaybedersin. konuların birbirini takip etmesiyle bulamadığı fırsatı yakalayarak. "Sakın ha!. Mus. "Avukat tutacak paraları yok. ülkede çok az kişide bulunan Leopar marka makam otomobilinin sürücüsü Badi. "Bu bir Politik Grup. herhangi bir adla kurulmuş bir Derneksel grup.. sordu. "Biraz da sizlerin sayesinde öğrenmiş olduk. her türlü ilişkiyi kullanarak sonuç alabilen gruplardan en az biriyle bağlantıda olup. özel sürücü konumundan çok özel koruma görüntüsü veriyordu.... "Belki sizden çekinir.Yardımcısı Bağ.. 'Sodgom Ülkesinde iyi avukat.. Siz olay hakkında bilgi verebilir misiniz?" "Ayrıntıları bilmiyorum. Adam. "Olayın daha farklı olması gerekiyor. Yardımcı olup olmamakta serbestsin." dedi. yorumlayan avukat demek değildir.. Solkol ve Ber'le tokalaştıktan sonra her üçü aynı anda siyah gözlüklerini çıkardılar.." dedi.. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyordu. Tümünün gözbebekleri..' Gruplardan kastının ne olduğunu sorduğunda 'Đsimlerin çok önemli olmadığını. "Gerekli masrafları da cebimden yaparım." diyerek hukuksal yorumda bulundu.. "Solkol! Bir şey sormak istiyorum ama lütfen yanlış anlamayın!" diyerek Solkol'un sunacaklarına dikkatini vermesini sağladıktan sonra. "Para sorun değil. onların avukatlığını yapan kişidir. bir meslek grubu veya herhangi bir görevli grup olabilirdi." Solkol. Badi. Ber'de bu anlayışla. "Ber! Sendika başkanı gelmeden önce senden bir istirhamda bulunmak istiyorum. konuşurken özellikle bakımlı bembeyaz dişlerini ortaya çıkarmak için sözcükleri ağzında yuvarlıyordu.. Yeter ki. hukuku iyi bilip..Artsa'nın bir sözü aklına geldi. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Grubu Ad Kenti Đl Başkanı Soys ile 1. içeri girdi. bir dini cemaat grubu. işten atılmış. Sendika Başkanı Soys. Đçsellik ve beyin güzelliği bazen lazım ." "Parasız bir iş!" dedi." dedi. parasal ortam sağlayan insanlara karşı ufak davalarda paradan fedakarlık yapmasını bilebilecek kadar meslekte deneyim edinmişti. yan gözleriyle Ber'i inceleyerek. siyah ayakkabı." "Lafımı olur!. yapmacık kızgınlık sunumuyla Ber. dikkat çekiciydi. beyaz gömlek üzeri sarı kravat. "Ya! Zaten sürekli bize işi düşüyor. demesine fırsat kalmadı. dilencilik suç da olsa bunun için bir gün bile içerde tutmazlar." Ber.. " Madem öyle. "Yoksa." demişti. "Yalınız. "Bunu gerçekleştirebilen grubun rengi ve sesi önemli değil. yükseldikten sonra tutunabilmek için Sodgom ülkesinde görüntü çok önemliydi. Lens olma olasılığı yüksekti.. aynı mağazalardan alışveriş yaptıkları anlaşılıyordu. işaret parmağını kaldırarak... Her üçü de kuaförden yeni çıkmış gibi parlak ve bakımlı yüze sahiptiler. görüşürsünüz. elde edeceğim paralardan bir miktar komisyon vereceğimi sendika başkanına teklif etsem mi.. Siyah takım.'Sodgom ülkesinde iyi avukat. diye düşünüyorum. Đnsan etkileme sanatında yeri olan davranışlardan biriydi. patron veya çalışan grubu. Solkol." demişti. Sendikacı olmasalardı onlara en uygun mesleğin sinema artistliği olacağı muhakkaktı. "Bildiğim kadarıyla.. medya grubu. Avukat Artsa'nın belirttiği gruplardan çoğuyla ilişki kurabilen güçle temastaydı ve kentte o gücü temsil eden liderin biricik avukatıydı." dedi. Hem Bizim avukattan haraç alabilir mi? Valla gözünü oyarız. Sarı kravat renginden dolayı ön plandaydı. "Bazı ilişkilerin nasıl yürüdüğünü. Đçeri doluştular." dedi. belirttiği gücü taşısın ve gerektiğinde Mafyamsı ilkeleri kullanabilsin!" Ber. konuyu ben açayım mı diyecektim." "Her ne ise. "Sendika Başkanı geldi. her insana nasip olmayacak mavimtrak sarı rengindeydi. gerekli incelemeyi yaparsın. Beklediğiniz misafirler geldi. ekmeğe muhtaçlar. bunun baba Maf'la ilgisi yok! Benim amcamın gariban komşularının işi. Senin dürüstlüğünden şüphe etmeye başlar." Ber." dedi.. Küçük yaşlara sahip dört çocuk minibüs parası istedi diye silahlı gasp suçundan haklarında AntiHafif Yargı Grubunda dava açılmış." dedi. "Elimden geleni yaparım. sanırım. siyah çorap." hafiften gülümseyerek." Bu esnada telsiz’ den yayıldığı anlaşılan gıcırtılı sesler duydular. Sendikanın avukatlık işlerini almam iyice kesinleştikten sonra." belirtmişti. alnında biriken teri elinin sırtıyla silerek. Evet.

bazı safdilleri etkileyebiliyorlar.. ama yorucuydu.. yenileşme ve yeni dünya düzeni kavramlarını daha özümseyememiş bazı eski kafa dinozor işçilerle uğraşmaktan yöneticiler olarak bıktık. Makbuz kesmek zorundaydılar. birçok grupla muhatap olmak zorundaydı. Evet!... içselinde sürekli tartışırdı.olan kenar mahalle ürünüydü.. Bu kez karşılaşmaya resmiyet sürülmesi için Ber'in ofisinde diyalog kurmayı uygun bulmuşlardı. misafirlerimiz otele varmış olmalılar.. "Doğu Bloğu ülkeleri dahi duvarlarını yıkmışken. kanunsuz grev yollarına sapmamız için grup oluşturup kendi çaplarında bizleri zorlamaya çalışıyorlar.... "Meyveli ağaç taşlanır. olmasına rağmen eski gelenekten geldiklerinden..." Ber'e göre sol koltukta oturan Bağ’ın araya girmesiyle konuşması yarım kaldı. Đkinci kez yüz yüze geliyordu.. artık bunun batı’da olduğu gibi belli kuralları olduğunun farkında değiller. Ber'in içecek ikramında bulunma teklifini kibarca ret ettiler. Sodgom Ülkesinde Kamu Hizmeti Gören bazı kişilerin sivil halka veya sivil kişilere hitap ederken kullandığı 'Sayın. Önemli olan işveren ile işçi sendikaları arasında yapılacak toplu iş sözleşmeleri ön görüşmelerinde işçi lehine ne haklar elde edilebilinir. Aslında kalbimiz çok temiz!. Etkileyici bir meslekti." anlamadılar. kamu hizmeti değil. "dedi. kanımca bunun mücadelesini yapmak gerekiyor. Değişimi yakalamak." dedi. Bu yönde somutlaşan cümlelerin en etkileyicisi...." dedi. Saddam. "Körfez kriziyle bunun üstüne gelen DevMalDen-Y. Direniş. Soys'la ilk kez Maf'ın Restseyh'de vermiş olduğu yemekte tanışmışlardı. 'Koşullar öyle gerektiriyor. "Aynı fikirdeyiz. 'Yurttaş!' en iyi oturan kavramdı." şeklinde soyut üslup tekniğini kullandı. geçen toplantıya da onlar geç gelmişlerdi. Sizinle iyi anlaşacağız.' Kendisini düşündü. 'Evet'.. . Ancak günah çıkarmak için sözü edilebilen olgulardı." dedi... Saygıdeğer... En uygunu galiba yine buydu. gülümseyerek kaldığı yerden devam etti. Đşte körfez krizi de sona erdi.’ demek hayalciliktir. Az önce Telsiz’le yaptığı görüşmeleri dayanak göstererek "Ne kadar yoğun olduğumuzu görüyorsunuz." Bir el kaldırışı hareketi yaparak. bu sınıftan vergi ödemek zorundaydılar. içinde yer almak istemiyorum. Bu haliyle ise. devekuşu örneği. Aslında 'Müşteri' sözcüğü en uygunuydu. Ber. En çok ‘müşteri’ kavramını kullanırdı.. diğer meslek gruplarından oldukça düşüktü.. Her zaman yararını görmüştü. Ofise gelenlere ne denilmesi gerektiği konusunda Ber.. başı kuma sokmaktır. et... Avukatlık Meslek Grubunda ömür yaş ortalaması. "Özellikle çağın değiştiğini." Ber. Değerli. Bir fabrikatörle eşit muamele görüyorlardı. Kamu hizmeti görmesi nedeniyle hizmet sunduklarına 'Vekil Eden. Bu mesleğin yorucu ve yıpratıcı olmasının kanıtıydı... geçimini temin etmek için elinde imkan olsaydı. ‘ben tanımıyorum..sınıf Sermayedar sayılıyorlardı." Ber. bu mesleği seçmeyecekti. globalleşme. Ne de olsa avukatlar. Sevgili.Dom Holding’in götürdüğü trilyonlardan oluşan ekonomik kriz nedenleriyle bazı iş kollarında işverenler işçilerimizin aylıklarını geciktirince kıyamet koptu. Bu kadar çırpınmamıza rağmen bazı işçilere hala yaranamıyoruz. Bunun anlamı ise. ticari iş yapıyorlardı. yeni taktikler geliştirmek için güncel yapıyı iyi takip etmek gerekiyor..' kavramının oturmadığını düşünüyordu..." "S. Devlet alacaklarını tahsil mevzuatına göre ise vergi ödeme anlamında 1.. 'Çok Uluslu Devlet' in koşullarını kabul etti.' olarak geliyordu. Ber. Ticari iş de ise hizmet sunulana 'Müşteri' sıfatı veriliyordu. halen eski fanatizmi devam ettirmek. "Đnanın bazı geceler birkaç saat ancak uyuyabiliyorum. Şimdi geçmişte ödenmeyen aylıklarda ödeniyor. Kanunsuz Grev yapalım denildi... "Başkanım! Az zamanımız kaldı.. bu durumda kamu hizmeti yapma amacı taşımadığını düşünerek. konuşma içeriğinden Başkanın boş olmadığını anlamıştı." Soys'un açıklamaları soru içermese de konu açmakla Ber’in yapısını ve tepkilerini ölçmek istediğini fark ettiriyordu..' idi ve yaygın olarak kullanılıyordu.. Soys. Muhabbete giriş..Yurttaş!' veya çoğul anlamda 'Yurttaşlar!. 'Ülkenin fedakarlık beklediğini söyledik. Yanlış bir şeyler ağzından kaçırarak bir tartışma zemini doğurmanın yararı yoktu. 'Müşteri' kavramını kullanmaya devam etmeyi kendisine önerdi." gibi baş sözcükler değişiklik arz etse de son sözcük '. Çevredekilerin yüzlerini yumuşatıcıydı.. "Biraz da onlar bizi beklesin! Hatırlarsan.. "Güzel konuştunuz. güzellemeliydi. Mantıklı olmak lazım." dedikten sonra Ber’e tekrar dönerek. kendiside kamu hizmeti ifa eden bir görevli. "Bunların sayısı da ancak bir elin parmakları kadar. Soys sinirli bir sesle. 'Sodgom Yargı Vekilliği Yasası' ilgili maddesi uyarınca kamu hizmeti yapıyorlardı.. Bu anlamıyla Ber'in ofisi Kamu Hizmeti gören bir yer oluyordu. "Tabi ki yeni dünya düzenini." atasözünü seslendirdi. Soys'un telsiz konuşmasının bitimiyle aynı ana rast gelmişti.. Düşünce bitimi. Risk taşımayan bir tarzdı.

. "Valla niye yalan söyleyeyim kanım çok ısındı kendisine."Her şeyin bir zamanı var." "Sana güveniyorum!" "Sorun ne peki!" Ber. Bu konuda müsterih olabilirsiniz. ayrıca her iş ve dosya başına değerinin yüzde onu tutarında para alacaksınız. "Hem telefonu sorun yapma. Benim korkum. O an geldiğinde isteğin gerçekleşecek. bu. Solkol'da bakışlarıyla bu mesajı verdi. Onunla çalışmaktan neden vazgeçtiniz? " Soru orada bulunanlarda buz etkisi yaratmıştı. faturaları ödeyebilecek kadar param var. bozulduğunu yansıtmamaya çalışarak. Ber'le tokalaşarak ofisten ayrıldılar. Ber'in aklına Markız geldiyse de es geçti.. "Meslektaş yanlış yapmış. Soys yerine yardımcısı Bağ yanıtladı. "Ekonomik durumunu bilmiyorum." dedi. Ses tonu alaycı makamdaydı. Sabır.. Bizler de evli bekarlardanız." diyerek teklifi olumladı... bu tür iletilerden ürkeceğimi sanmıyorum. Soys. Teklife ne diyorsunuz?" Ber.." dedi.. arada ben de seni arayabilirim." diyerek başlangıç yaptı... asıl konuyu az sözcüklerle geçiştirdi." "O halde. senin hakkında fazla bir bilgi birikimine sahip olamayışım. Bağ. Memnun kalacağınızdan eminim. ortamı ısıtması gerektiğinin farkındaydı. "Benim korkum." Ber. Daha önceden bu arkadaşla niye bağlantı kurmadık?" diyerek örtülü serzenişte bulundu. Solkol’a gözlerini dikerek. toplantı saatini bir kez daha anımsattı. "Hala sana güven aşılayamadım.. lütfen!.. Hazırda bulunan sözleşmeyi birlikte imzalayalım. 'Allah'tan belasını isteme dışında." durakladı." dedi." "Seni korkutunca bu tür iletişimlerden vazgeçtim. "Neden olmasın. Sigarasından bir yudum daha duman çekti... hep beraber yemeğe çıkalım. Bugünden itibaren aylık bin dolar tarafınıza ödenecek. Yarın bir ara Sendika binamıza gelirseniz sevinirim.." Ber. dışsal ve beyinsel mükemmellik!" diyerek özetledi."diyerek yanıtladı Ber isteği. ama ben de katkı sunmak istiyorum. Başka ne isteyebilirdi. Đçselinde sonra tartışacağı bir konuydu. "Med! Arada telefonla beni arayıp masrafa giriyorsun. Ber. Karşı taraftan tahakkuk edebilecek avukatlık komisyon ücreti de size ait olacak.. "Sendikanızın işleri için Ad kenti avukatlarından bir meslektaşımın yakın zamana kadar ilgilendiğini biliyorum.. yapılacak bir şey yoksa iyidir. çalışkan harbi bir insan lazım." dedi.. yemeksiz her toplantıya katılma ücretiniz ile telefonla da olsa danışma karşılığı ücretinizin takdirini bize bırakın.. Hadi bundan vazgeçtik telefon numaranı bile vermiyorsun!" Med.' "Teşekkür ediyorum... "Siz bekarsınız!. sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır.. "Hazırlıksız yakalanmıştım. bıraktı. Size bir şey soracağım. kafasına takılan ve karanlıkta kalan bir noktanın aydınlatılmasını istedi... sorun yok.. "Ya!." "Korktuğumu inkar edemem. Bize sizin gibi dürüst. size söz etmiştir. "Đçsel. Ber. Kabul edecekti. gerçek kişiliğin arasında fark olabileceği ihtimali!" Med.... "Bazı işçileri bize karşı kışkırtmaya başlamıştı." dedi. Güzel piliçlerle eğleniriz? " Bulunanlar gerçek sevinç kahkahaları attılar. ağzını ahizeden kısa bir an uzaklaştırarak derinlerden gelen soluğunu salıverdi.. ne diyeceğini şaşırdı. sevinirim. "Bir ara randevulaşalım. "Evet! Altın sarısı yazılarla mesaj göndermiştin.."Sanal kişiliğim nasıllarmış bakalım?" diye sordu. El çektirmek zorunda kaldık. "Solkol Bey." dedi çapkınsal mimikli göz kırpışıyla." diyerek sözcüklerin devamını getirmesini istedi Med. Yemekli. Sendikanın bildik işleri oluyor. Sendika görevlileri ile Solkol.Ber. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım. "Yüz yüze görüşme isteğimi reddediyorsun. "O konuya hiç girmeyelim isterseniz. Sözleşmeli Avukat statüsünde olacaksınız." "Beni kandıramazsın!" "Aylar oldu. . Artık... önceden hazırladığı soruları yöneltiyordu." dedikten sonra Ber’e yeniden yönelerek.... onlarla ilgileneceksiniz." "Yarın sizdeyim." Soys. seninle telefonsuz iletişim de bulunma yeteneğim de var. "Bizim görevimiz kışkırtma değil. Biliyorsun... Telefon numaranı bana bildirirsen.. Yanlış anladın. heyecanlandı. "Yanlış anlamayın. "Evet!. Gerçi Baba Maf'ın referansı bile tek başına bizim için yeterli. "Diyaloglarımızdan edindiğim izlenimlerin hayalimde oluşturduğu sanal kişiliğinle." dedi. *** Ber." dedi...." "Senin parana ihtiyacım yok!" "Hayır! Hayır!. Ber.

zile basmadan önce temizlediği gözlük mercekleriyle. yönlendirici sorulardı bunlar... Ya o tanıdık biri veya tanıdık birinin yakını çıkarsa?... Galiba bu olasılıkta kendisi de en az Med kadar şaşıracaktı." benzeri nidalı sözcükler kullanacağına yüzde yüz emindi. "Heyecanıma veriniz. içselini okuyabiliyordu. Hoşuna gitmemişti. çözebileceği. Ber. bir saniye!" diyerek. Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Kızgınlığı bundan kaynaklanıyordu." "Sorun değil.. Đlk çekişte çeyreğini bitirmişti... Olamaz!." dedi. çözülmesini sağlayabileceği ve hatta yüz yüze görüşme konusunda ikna edici etkilerde bulunabileceği. Ber!. Bam teline basılan bir kişinin ani tepkisini sunuyordu.. "Bir gün beni gördüğünde ve tamamen tanıdığında benle sanalında oluşturduğun kişiliği karşılaştırırsın. Altın sarısı yazılarla.. Ber'in bol virgüllü cümlesinin uzayıp gitmesini engelledi.. Bunu kendiside itiraf etmişti... Hadi sana iyi akşamlar!" Ber'in "Đyi akşamlar!" karşılığını beklemeden telefonu kapadı..." Ber"Yine özür dilemem gerekiyor. Bazı çıkarımları anında elde edememe eksiği bireysel tarihinde yabana atılamayacak kadar çok yer kaplıyordu. yaşadıklarını biliyordu. Dişleriyle açtı." dedi. Ondan istediği sonuçları elde etmek için önceden oluşturduğu taktiklere soru şablonlarına da gerek yoktu.. Med.. "Özrün kabul edildi. açıklamalarını dinlemesinin ne anlamı vardı?. çalar saati kurmadığı gecenin sabahı uyandırma servisine uyandırılması gibi olaylarla bunu da kanıtlamıştı... Med’in kapının önünde endamını göstererek "Size nasıl yardımcı olabilirim?" sorusuna karşılık "Ben Ber!" yanıtını aldığında onun yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi zevkle izleyecekti. Ufak bir yudum alabilmişti. "Hayır!. algılamalarını kısaca tüm benliğini biliyordu." diyerek özür diledi.. Emin ol bu konuda hiçbir yorumda bulunmayacağım.. dediği gerçekse geleceğini de biliyordu." "Bir saniye kapatma!." dedi.. Aptal yerine konmuştu... Aynı veya farklı olsa da sanalın sana ait ve tepe tepe kullanmakta özgürsün." "Bu konuda ayrıntıya girmek istemiyorum.. En azından telefon numarasını bildirmesini sağlayarak. denetlenemez. "Biraz önceki sorumun yanıtını vermediniz.. ayıplanamaz!" Ber..... Bu son olasılığı daha fazla irdelemek istemedi.... Sesi sertleşmişti. Med. Onun kendisine soru yönlendirmesi. Seni dinliyorum?" Ber. mahcup ses tonuyla. "Mer Kentinde bulunan arkadaşım avukat Artsa ile neden yakından ilgilenmem gerektiğini açıklamadınız. Bu kez. iki avucunun arasına yanaklarını aldı. Beni nasıl buldun?. Med. "Đçselinizi okuyabiliyorum. O!.. "Sanalım eleştirilemez." Tepkisinin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen Ber.. Đçselini gözetiyordu. O halde ona bir şeyler açıklamasının ne anlamı vardı?.. Belki de şu anda ki düşündüklerini bile algılıyordu. Koltuğa oturup öne doğru bükülerek."Kimse mükemmel değildir!" "Sanalım da oluşturduklarım sorgulanamaz. telefonun kurulu olduğu adresin tespitini yaparak..." dedikten sonra "Fırından sinyaller geliyor." dedi. Bu ihtimalde yine şaşıracaktı.. Kapak açacağını bulamadı.... Med.. gözünü kırpıştırmadan." dedi. "Boş bulundum. Her akşam Med'in telefon edebileceği ihtimalini gözeterek. "Hey! Ne oluyoruz.... Ber. Soğutucudan kendisine soğuk bir bira çıkardı. Üçüncüsünde aynı başarıyı gösteremedi. Kusura kalma.. Đkinci çekişiyle bira yarılanmıştı. aslında önceden hayalinde oluşmuş dişi kişiliği hiç görmediği Med’de somutlaştırmıştı. önceden.. beyninde sorular hazırlıyordu. . Size saygısızlık etme amacında değildim. suçlanamaz. "Bana güveniyorsan dediğimi yapmalısın. yenilgin bir savaşçı yorgunluğunu duyumsadı.. Kadayıfın altı kızarmış olmalı. bir akşam kapısının ziline basmayı düşlüyordu. düşüncelerini. Ya kendisini tanıyorsa?. Onun gizemini açığa çıkartabileceği. Konuşma içeriği de bunu yansıtıyordu. Çevresini..." "Evet! Beyim başka emriniz?... Ayrıca bu tür ayrıntılara kafayı takacak biri de değilim.. Neden bunu düşünememişti?. Ayrıca telepatik yetenekleri olduğunu belirtmişti.. Duyumsamalarını.. Đnanmamakla birlikte. Bakmak zorundayım.... Elinde ki şişeyi sehpanın üzerine bıraktı. Med' in sesi bu kez otorite kokuyordu.

evinde arama yapmasını sağlayacaktı. baş ağrısı gibi bedensel rahatsızlıkları yaratmıştı kendisinde. Artık mücadelesi kendisiyleydi. bastırılmış duyguları yıkılan bir barajdan akan suyun akış hızında tüm benliğini kaplamıştı. Ama uzman tarayıcıların. asgari de olsa bireysel. Soluk alışverişleri buna uyum sağlamaya çabalıyordu. astım. deneyimsiz aramalarında kendisi bir şey bulamamıştı. arabası. Bu hafta bu sorunu çözecekti. Çok zorlandığını hissediyordu. içsel sıkışma gibi etkiler. benliğinden uzaklaştığını hissetti. Tükenmişliğin kaynağının salt ekonomik koşullarının iyi olmamasına bağladığı günler geçmiş de kalmıştı.. onlarca kez arşınlamıştı. geliştirdiği. Güvenlik sistemlerinde uzman bir firmanın. çoğunlukla başarısız kalıyordu... Sürekli değiştirdiği yenilediği. Olumlu ortamına bu kötü miraslar da taşınmıştı. en azından kendisini izleyen ve dinleyen bir göz kamerası ile verici bulabileceklerine adı gibi emindi. zincirleme giden düşüncelerle kendinden.. kendisi de iş enerjisinin oluştuğuna inandığı ender anlarda onlara yardımcı olmaktaydı. perdeleri örtük karanlık odada altı adımda bir duvarla yüzleştiği git-gelli mesafeyi. Para kazanıp borçlarını ödemesi. Mesleğinde ki başarılı çalışmaları sonucu lüks sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştı. *** . Düşüncelerinden zorlanan beyninin daha çok kan gereksinimi nedeniyle. Üste çıkan düşünceleriyle. ailesel ekonomik geleceğini sağlama alması anlamındaki amaçlarının gerçekleşmesinden sonra para kazanmak anlamını yitirmişti. Çıplak gözle.Markız'la olan birleşmesi sonrası "Mutlu oldun mu?" sorusunu anımsadı. Ber. Đçindeki olumsuz oluşum nedeniyle eşiyle.. Toparlanamamıştı. Neler düşünüyordu? Bu düşüncelerde yoğunlaştıkça kendisine yabancılaşıyor gibiydi. kalbinin tik takları ritmik vuruştan çıkmış. bireysel savunma araçları. yazlığı.. normalin üstünde ve bazen de altında çalışmaya başlamıştı. Sosyal konumunda dikey atlama sağlamıştı. Tabi ki bu varlığında yine aynı meslekten olan ve birlikte çalıştığı eşi Katsa’nın da emeksel büyük yardımları olmuştu. Artık iyi bir evi. müşteri ve arkadaş çevresiyle olan ekonomik sosyal ilişkileri de olumsuz etkilenmişti. Bu sonucu elde etmesi karşılığında bazı bedellerde ödemişti. 12 Avukat Artsa. ofisi ve artık çalışmasa da faiziyle geçinebileceği bankada mevcut sermayesi vardı. Aylardır artık tüm işleri eşi ve yakın zamanda yanlarına aldıkları aylıklı ücretle çalışan bir meslektaşı devam ettirmekte.. Özellikle ekonomik durumlarının olumsuz olduğu yıllarda bundan kaynaklı stres..

‘Evlisin." "Yoksa!.... "Bir ziyaretçin var!” "Kim?" "En çok sevdiğin stajyerin..... Artsa. Eşi...Sosyal ve mesleki ilişkilere vereceği enerji. Yanıtlar. halen işlerin yoğunluğundan şikayetçisin.. ne gittiği uzman psikolog ve psikiyatriksilerin standart “çocukluğunda şu oldu mu?. kapıda duran eşini omuzlarıyla sıyırarak salona yöneldi. Akşam karanlığı çökmeden müşteri çevresinden olan üç arkadaşıyla şehir merkezine yakın deniz kenarındaki lokanta da dengesini kaybedinceye kadar gece yarılarına kadar içmek dışında kısmen de olsa kendisini rahatlatan hiç bir şey kalmamıştı.... örtüyordu. sayısal gibi şans oyunlarıyla oyalanmak için uğraşmaya başladı. Tıpkı “Karmaşık cinayet filmi izlerken oluşacak gerilimdense...." dedi alaycı ses tonuyla. . aşırı umutsuzluğu sunmuştu.” dedi. Çocukluğumda beni sarsacak korkularım olmadı. uygulanacak şablon çözümlere kapı açmıyordu. sonucu baştan belli basit filmleri seyretme. Fakat bunlarda kendisini geçici bir süre oyalamıştı. "Her neyse. Muhabbetleri kendisini yormuyordu. "Đçeri girmek için ne zamandan beri izin istemeye başladın?" Katsa.." "Ta kendisi!" Artsa. aynı şeylerden zevk alma ve onların üzüldüğü şeylere üzülme yetilerini kazanma çabasıydı.” gibisinden şablon ve kendisine uymadığı onlarca da anlaşılan sorular ne de verilen yatıştırıcı ilaçlar işe yaramamıştı.. Mutlu bir ortamda geçti çocukluğum. Artsa’nın sevineceği haberi vermek onun gözlerinde oluşacak ışıltıyı görmek istiyordu. Bu oldu mu?. "Yine başlama. eğlenme. " Ber mi?... "Buyurun. kendisiyle uğraşına gerekliydi. Özel arkadaşı olan ve yıllardır bağlantıyı kopardığı Sevsar ile de arada görüşmeye başlamıştı.. "Ofise bir avukat daha aldık.. Bilgisayar da oyun oynamaya ve program dilleri öğrenmeye başlamıştı. onu görünce ayağa kalktı... Ne okuduğu kitaplardan elde ettiği spirütüal bilgiler. Ya!.. Đçinde oluşan kaosun farkındaydı. Katsa’nın parayı ne kadar çok sevdiğini bilerek onun bu hassas noktasına vuruş yaptı. Aşırı doygunluk. kafasını meşgul etmeyen şeylerden konuşulduğu için pek rahatsızlık duymuyordu. Ber.” türünden yanıtları uzmanları da çaresiz bırakmıştı.. Hatta Uçurumun kenarında düşmek üzere olduğu bir anda bile birinin kendisini uyarması yerine düşmeyi tercih edecek kadar nefret etmişti telkinlerden ve öğütlerden. Ad Kentinde bulunan ve aynı meslek grubundan olan Sevsar’la haftada bir kez gerçekleştirdiği görüşmesinde Ber’e yakalanmamaya çalışıyordu.. "Yetmiyorsa bir arkadaş daha alalım. Çocukluğumda bana baskı yapan olmadı.. Standart yurdum insanı olma arzusuydu. Katsa Hanım!" dedi... verilen ilaçlar etkisi geçinceye kadar geçici rahatlatmalar sağlıyordu. Hatta zararları daha çok olmuştu.. "Arada şu odandan çıkıp bizlere yardımcı olsan.. Eşiyle gerçekleştiremediği fantezilerini Sevsar ile karşılayarak cinsel doygunluğa erişmesinin bilinçaltını açığa çıkmasını sağlayabileceğini ve bunun da ruhsal sağlığına iyi gelebileceğini düşünüyordu.. ışıltılı gözlerle.. belki de asıl kişiliği yerine farklı yapı oluşturma çabasıydı.. ‘Yapabileceğimiz fazla bir şey yok...." dedi aynı yumuşak ses tonuyla. mesleki faaliyetleri yürütmeseydi belki de kendisine iş verecek müşterisi de kalmayacaktı.. Katsa’nın kapıyı tıklatarak yumuşak ve şefkatli "Girebilir miyim?" sesiyle yoğun düşüncelerinden sıyrıldı... Bu...’ demişlerdi psikologlar çaresiz. Eşi.” türünden önerdiği formül mantıklı gelmişti kendisine.." .." dedi.. “Ortamını değiştirir. Onu çok sevmesine rağmen iyi koku aldığını biliyordu.” tercihi gibiydi bu. onlar gibi düşünme. En son gittiği bir psikolog. bu anlamda onu kapatıyor.. Ne gereği var?’ türünden telkinleriyle karşılaşmak istemiyordu. tartışma niyetinde değildi. Biliyorsun her avukat alımı büronun kasasından her ay beş yüz dolar ücret çıkması anlamına geliyor. At yarışı. Artık önüne koyduğu ve ulaşmayı istediği hedefleri bir kez daha tüketmişti. Hatta mesleki değişiminin iyi olacağı kanısıyla önceden almış olduğu noterlik belgesinin sıraya alınması için ilgili kuruma dahi göndermişti. Artsa. Yetiştirmemiz gereken yığınla iş var.. ‘Çocukluğumda tecavüze uğramadım.. Gözünde her şey yine yapaylaşmıştı. Aslında kendisine hitap etmeyen bu üç alkol arkadaşıyla sadece geyik muhabbeti yaptığı. Kapıyı açtı... Telkinlere doygundu ve rahatsız ediciydi. Noterlik için kabul edilmesine ve tayin yeri belli olmasına rağmen gitmekten vazgeçmişti." Katsa. Yeni amaçlar edinir ve bunun için uğraşırsan hayata bağlanabilirsin. Ender zamanlarda gördüğü bir ışıltıydı bu.

" dedi... Artsa. Aile tartışmasını başlatan olmak istemiyordu." dedi sert şekilde. Güneş." demeye hazırlanıyordu."Ya! ne kiliseye ne camiye yaranabilmiş özgün müzik . Ad kentine komşu bu kenti. avukatlık stajını tamamladığı." diye sordu. hayata bakışları. "Sıkıntılarını bana anlatmanı istiyorum. "Kokusundan sarhoş mu oldun yoksa?. laf ve kavram oyunları benzerlik taşıyordu ve birbirlerini iyi tanıyorlardı. En gözde yere oturtuldular.. "Sen gelmeseydin. O sarhoş olduğunda kendi kurallarından ve duruşundan tavizler verirdi. Git gide batıyorsun!" Artsa. Ber’i görmekten mutlu olduğunu samimi sarılmalarla belirtti." dedi."Đçmiyorsun. Đyice sarhoş olmasını beklemeliydi. Bu şekildeki diyalog bir süre böyle devam etti. "Ber! Taktik mi aldın?" diye sordu." Artsa şekil değiştirmişti sanki. Katsa. Sert çehresi yumuşamaya. uzmanların dediğine göre intihar etme eğilimine kadar ulaştığını. "Hala aynı seviyede. Bu minvalde süren karşılıklı kısa konuşmaları bittikten sonra Artsa’nın bulunduğu odaya birlikte geri döndüler. özellikle denizinden dolayı çok seviyordu. Uygun olmayan bir ortamda ona uygun olmayan soru ve açıklamaların anlamı yoktu. Uzun süredir görmediği.. “Taktiklere ihtiyacım yok. keyifle sordu. "Bulunmamın da yararı olmayacağını bilecek kadar seni tanıyorum. evi köyden Ad kentine taşıyacağı vaadi üzerine... eleştirisel bakışıyla "Sen de mi Brütüs?" diye sordu. daha sonra tebessüme dönüştü. Artsa’nın buranın müdavimlerinden olduğu anlaşılıyordu. derinden çıkan klasik müzik sesi de ortamı tamamlıyordu. "Senin berbat durumunu konuştuk. Ber. denize kıyısı bulunan Mer kentine zorunlu askerlik görevi dönüşü yerleşmeye karar vermişken babasının. ‘Artsa’nın olumsuz psikolojik durumunun. dinledikleri ezgiler. Güzel bir gündü. iletişim yöntemleri." Ber’in bardağına çın yapan Artsa. Lokantanın açık pencerelerinden. ‘Arada ki sıkı dostluk nedeniyle bir şekilde sıkıntılarını kendisine daha rahat açabileceğini’ de ekleyerek kendisinden yardımcı olmasını istiyordu... Göz kırparak." "Gözlerime bak!. Ber.. "Beni başkalarıyla karıştırmanı istemiyorum!" "Başkalarının sorgulama tekniğini kullandın!" "Sana telkin ve tavsiyelerde bulunmayacağım. Müzik setinden. denizi ve çevreyi izliyorlardı. bunun zaman israfı olduğunu düşünerek oturumun asıl amacına yönelik soruyu aniden yöneltti.. Đstenen mezeler ve büyük rakı masaya gelmekte gecikmedi. Gülümseyerek laf alma ve daha sonra sinirlenerek ağzına geleni söylemesine bir kaç kez tanık olmuştu. gökyüzünü gösterir nitelikteydi. abartıları. doyamayacağını bile bile açık mavi renkli denizi iştahla seyrediyordu.. Her ikisi de birbirlerine karşı yapacakları konuşmanın içeriğini düşünmeye başladılar..."O halde bu tür konulara girme!" Ber. Gözlerindeki ak hafif kırmızıya dönüşmüştü... konuşmaların içeriğini duymuş gibisinden bakıyordu. Kısa bir hoş geldin-hoş bulduk muhabbetinden sonra Katsa’nın diğer odaya gelmesini işaret etmesi üzerine Ber onun peşinden gitti. "Önceleri böyle değildin! N’oldu sana?. Okudukları kitaplar. Ber. Ses emredici tondaydı. Akşamcı arkadaşlarınla muhabbetini bugünlük askıya al! Bu akşam dışarıda sadece ikimiz içeceğiz. Zemin ince toprakla kaplanmıştı. "Beni Mustafa’yla karıştırdın. rakı dolu bardağını bir kez daha kaldırdı. Sıcak pide ekmekten bir parça kopardı. Bir dubleyi bitirinceye kadar aralarında pek bir konuşma geçmemişti.." *** Balık lokantasındaki sıcak ve yakın karşılamadan. ben seni arayacaktım. tükmüklüyorsun." dedi gülerek. Katsa ilk kez bir istemde bulunuyordu. Eşit değerde gücü olan iki boksörün karşılaşmalarında önceden birbirlerini yoklamalarına benzer şekilde usulcü soru-cevaplarla başlangıç yaptılar. sorularını atiye bıraktı. denizin en son görünen noktasından usulca "Đyi akşamlar.. Ber. mantıksal kalıpları.Artsa. Çek Mustafa çek!. Sesi ağlamaklı ve yalvarmalı özellikler barındırıyordu.. Lokanta denize sıfırdı ve müşterilerin denizi tamamen görmeleri için boydan boya ince çerçeveli camlı bölmelerle çevriliydi." dedi. Artsa’nın bazı tekniklerini iyi biliyordu.’ belirtti. Sarhoş olmuş gözler mi bunlar?" Rakıdan az yudum alarak. Ber’den. Tavanı camla kaplı. bu kente ‘elveda’ demek zorunda kalmıştı.

"Ben usulca içerim. Bir dakika önce beraber oldukları birinin geri dönüşünde sanki yeni karşılaşmışlar gibi selam vermesine aynı filmin karesini yeniden izlenmesi gibi geliyordu." Balıktan ağzına aldığı lokmayı çiğnerken kılçıkları da ezmesi nedeniyle buna uyan çıtır sesler geliyordu." Ber.. "Evet! Nerede kalmıştık?. Bu durumda oturumdan pek bir sonuç alamayacak. Sürekli yaparlardı." dedi bir anda buruklaşan duruşuyla.” "Neden?" "Diğer partilerden farkları yoktu!" dedi. Dördüncü dublesini doldururken Ber’i. Ber’in bardağını ve içişini izliyordu." diyerek. Ber. laubali tarzda ve ayağa kalkarak aldı.. Beşinci kadehe geldiğinde zom olacağını biliyordu.” "Bu partinin diğer partilerden çok farklı olduğuna inanıyordum.. "Üçüncü kadehe kadar sen gelinceye bekleyeceğim.. Bağımsız Sodgom derneklerinden de istifa ettim.. inatlaşmak istemedi." dedi kaldığı yeri bilen emin tavırlarla. onun üçüncü kadehini bitirmesini bekleyebilecek sabrı kendisinde bulamadı. Artsa’nın. "Sen sormadan ben söyleyeyim." Ber.. "Đçiyormuş gibi yapıyorsun. Bir çaresini bulacaktı. "Emeklerime üzülüyorum. Ber’in bozulduğu sanısıyla. yeniden bir rakı istedi.. Benim de içinde bulunduğum partiye. "Đstifa ettim!.Başkanlık görevinde yoğunlaştırırsın.. Ben üçüncü kadehi devirdim. Peçeteyle ağzını sildi... itiraz etti. lavaboya gitmesini fırsat bilerek dolu ikinci dublesinde bir yudum bırakıp gerisini yere boca etti.. Sinirden kaynaklanan tepkisel davranışıydı bu. Makul çoğunluk. Ber’in ‘ne oluyoruz?’ imajlı bakışları üzerine. Söyledikleri gerçeğin ifadesi olsa da uygun zaman ve yer seçiminde hata yapmıştı.” Artsa. Artsa.. "Dört beş kez. Garson gereğini yerine getirdi." Artsa açılmıştı. ikinci kadehin kalan son yudumunu içti. iltifata teşekkür etme gereği duymadı. "Ber! Beni tezgaha getirmeye çalışıyorsun!” diye bağırdı.. Bu davranışı her gördüklerinde komik gelirdi kendilerine." "Politikada olağan şeyler. Artsa’nın lavabo dönüşü verdiği okkalı selamını. "Seni iyi tanıyorum. "Seni uyarmasam yetmiş sente muhtaç olduk.. Ber. Artsa. dernek ve örgütlere azda olsa yansımış olabileceğini kabul edebilirdim. "Aynı zamanda olan rakıyı bitirttirip. Bir kaç saniye süren kahkahalar kendi kulağında. Artsa. "Muhalefetteyken seçmene verdikleri sözleri iktidara geldiklerinde yerine getirmedikleri gibi tersine icraat yapmaya başladılar. garipsemedi. Đdeallerin için bundan sonraki eforunu." devamını getirme-den bir yudum daha çekip ‘Oh be!’ dedikten sonra "Sodgom’un kötü yanlarından . bu lafı kahkahalarla karşıladı. Elindeki çatalla havada kavis çizdi." dedi Artsa. Ber alışkındı." "Oradan da istifa ettim. beşinci dublesinden bir yudum daha aldıktan sonra. özdeyişlere de başlarsın. espriye gülümsedi.” Bu kadar dikkatli gözlemci olanını da daha tanımamıştı.." "Boşveerrr! Üzme tatlı canını. "Sodgom Ülkesinin kirliliğinin az veya çok her yere yansıdığını bilebilecek kadar realisttim. Geldiğinde üçüncü kadehe geçecekti. Artsa. senin sayına yetişirim. "Bana yetiş!” diyerek uyardı... Artsa’da ve sonrada lokanta da bulunan diğer müşterilerin kulağında çınladı... Üçüncü dubleyi Artsa’ya göstererek doldurdu." gereksiz cümlesini kullandı. "HalkaYalSöyle Partisindeki uğraşın nasıl gidiyor?” diye sordu." dedi saçlarını kaşıyarak. Yenileşme. Artsa’nın sıkıntılarını dinleme amacını gerçekleştiremediği gibi kendi sıkıntılarını anlatacaktı ona." dedi.. "Yurttaşa ait olandan kendisi için bir şey isteyen namertlerden değilim." dedi. Engellememesi yeterliydi. "Ama. Ber.. ‘rakı vardı da biz mi içtik?’ diyenlerden de değilsin. ikna olmamıştı..... uğraşını ‘Sivilizasyon Bağımsız Özgür Düşünce Derneği’ndeki‘ 2. Sessiz çoğunluk. Yöresel bir geleneğin ‘Ti’ye alınmasıydı bu. yumuşak bir geçiş yaptı.. "Kitlesel lince tabi tutulunca yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı." "Hafızana hayranım. yollar. " diyerek uyardı. Ber’in özel gayretlerine gerek kalmamıştı. "Ağzımdan dökülen bazı kelimelerin kuyruğuna takılarak muhabbeti sulandıracaksan devam etmeyeyim.." Artsa.. "Ber! Sen beni tanırsın." Artsa. Ber." Ber’in bu istifalardan haberi olmamıştı. Bilim Geliştirme. sarhoş olduğunda sıkıntılarını süsleyerek anlatmayı çok severdi.. Artsa. Ayrıca uslüpten kaybetmişti. Sen ise onlarca kez kadeh tokuşturmana rağmen hala birinci dublenin yarısındasın. Ber. neden? diye sormam gerekiyor."Hatırladım onu. Artsa kadar içkiye dayanaklı değildi.yapan bir sanatçının parçasında geçen bir sözü söyledim.

.. Ölüm dışında bu mümkün değil.. biçimsel anlamda da göstermek için masada bulunan içki ve ... Düşüncelerinin bu duruma uygun hareket etmemesi ise avantajıydı. önündeki tabakta bulunan balık kılçıklarına sabitlenmiş halde anlatımına devam ediyordu. Artsa’dan. Çocukluğumdan beri devamlı bir şeyler yapmak zorunda bırakılmış hatta hukuk dalında öğrenimimi.... Đstediği ortamı sağlayabiliyor. bundan sonrası için elime tüm kaderimi. Düzeneği bozmamalıydı. Artsa çözülmüştü.. "Beni diğer insanlar ilgilendirmiyor artık. "Đşte bu kavramın aslında her alanda geçerli olduğuna yaşadıklarımla tamamıyla ikna oldum. Bu değişikliği normalde halk ve halkın temsilcileri olan yasa koyucular kabul etmeyecek. "Kendimi sürüde güdülen bir koyun. Eğer gerçekten söyledikleri iç yapısını yansıtıyorsa o tükenmişti ve onun için kendiside dahil kimsenin yapabileceği fazla bir şey yoktu. güvenlikle ilgili bir yasa değişikliği yapılmasını istiyor... "Bir ekonomistin sözünü ettiği ‘Gizli El’ kavramını fakülteden anımsıyorsundur. akarsuda bir su taneciği.sorumlu gruplara karşı mücadele etme ve düzenin kötü yanlarını törpüleyerek yerine iyi ve gerçek demokrasinin yerleşmesi amacıyla kurulmuş olan örgütlenmelerin aslında bir şekilde yine ipleri ellerinde bulunduran bazı kötü gruplara hizmet ettiğini kavradım. Umutsuzluğa kapılmıştı." diye devam etti. bu yaşam biçimi benim tercih ettiğim yaşam biçimi değil.. "Sözünü ettiğin olumsuzlukları yok etme gücüne sahip olsan da mı?.. oturum amacına yaklaşıyordu. " dedi Ber.. "Yoksa sen de bazıları gibi beni cin çarpmış mı sanıyorsun?" dedi. "Bunlardan istifa ederek rahatlayacağımı. kendime ait tercihlerim dediğim bir çok şeyin aslında bana bir şekilde dayatıldığını çevrenin. arkadaşların. Đnanmadığını bilmekle beraber bir hocaya filan gitsen. artık Ber’in içtiği dubleleri saymıyordu. Hatta bayağı yakınım olan bir kavram diyecekti. Đstediklerini gerçekleştirmek için neleri yapmasını biliyor." diye sordu. gizli el." Ber... "Evet!" diyerek homurdandı.." Artsa... Bunun karşılığında bekledikleri tepki gösterme doğal sürecinde işi daha fazla alevlendiriyorlar..." Ber. Başkalarının öngördüklerini seçmek zorunda kaldığımın farkına vardım. telkinin bana yararı olacağına inanmıyorum. Gözü. Bir çoğunu tenzih ederim. Bir çekişte çeyrek rakıyı boca etti.. işte asıl konuya geliyor diye düşündü. Yanlış anlaşılmanın verdiği isyankar tepkili el kol hareketleriyle. Hatta...." dedi. Bunu görmeyene yaşam doğal gelebilir.." Katsa’nın son zamanlarda pek konuşmuyor dediği kişi bu muydu diye şüpheye düştü. Kapanmaması için sürekli çaba harcıyordu. garip şeyler duyuyordu. Ama artık hiçbir bilgi. ve daha bir çok öğenin bu yönde etkilemiş olduğunu. Düşünüyor ve algılayabiliyordu. vazgeçti. "Hocaya gitmeyeceğimi biliyorsun. geleceğimi tayin etme hakkımı verseler dahi.. "Sıhhatine!" diyerek dördüncü dublesini doldurduğu bardağı... "Gizli el etki tepki kavramlarını çok iyi bilen ve kullanabilen bir soyut kavram. Hayatın katili ölümü yok etmek de mümkün değil. hangi ülkede. alkolün de tesiriyle düşünselindekileri tamamıyla yansıtacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu.." "Psikologlara gittiğini biliyorum.. Hep bir şeylere sürüklenmiş. "Anlattıkların tüm insanlar için geçerli olandan.. Artsa. avukatlık mesleğimi evliliğimi." dedi Artsa. Kendiliğinden.." diyerek duyumsattı. rüzgar önündeki bir yaprak gibi hissediyorum. Med’den söz etmemeliydi... Belki bu tür şeylere inanan kişide olumlu etki yaratabilir.. sürüklenmekte olan bir nesne gibiyim sanki... "Evet! Bu kavramın yabancısı değilim.. Seçme özgürlüğüm. Herkes senin gibi düşünürse toplumda mutlu insan kalmaz... Belki de birikmelerini salıverebileceği ortamı bulmuştu.. benliğimi kazanacağımı sanıyordum." Ber. " "Đstediğin ne senin?.. Diyelim ki... Fakat ben farkındayım ve aksine hareket edememek beni çökertiyor." Ber’in son sözleri Artsa’nın somurtkanlaşan yüzünü alaycı biçime dönüştürdü.. " Ber’in gözleri kayıyordu.. Artsa’nın son söylediklerini daha bir dikkatle dinlediğini.. sabit düşüncesindeyim ben. "Artık ölüm yok edilmedikçe hayatın anlamı olamaz.. Bazen sonuç alanları duyuyorum. Ber.." Artsa. hangi anne babadan olacağım seçeneğine sahip olamadığım cenin döneminden başlamak üzere hiçbir zaman olmadı. Hayır!. Diyorum ki. Artsa’nın altıncı dublesini taşıyan bardağına vurdu. Oluşan kaos ortamı nedeniyle gerek toplumun çoğunluğu gerekse yasakoyucu halk temsilcileri büyük çoğunlukla böyle bir yasanın ortaya çıkması gerektiği inancına varıyor. Toplumda bulunan bazı grupların hassas noktalarına vuruş yaparak etkilemelerde bulunuyorlar. olmayacak da. "Artık öznel de kendim için de aynı düşünceleri taşıyorum ama benliğimden istifa edemiyorum. Heyecanlandı. konuşmasına ilgisiz kalmadığını "Yoktan var etme gibi bir şey. "Üyeler görüşlerinin haini mi çıktı?" "Hayır!. Bu kez gerçek bir içici gibi davrandı.

silkindi. Grup. diğeri Solkol’a aitti.. Bu tür davranış biçimlerini oldum olası sevmezdi..’ nidalarını duymuyorlardı."dedi.. Đndirin!.. Sonucun verdiği sevinçle coşmuş bireylerden oluşan kalabalığın birbiriyle de bu neşeyi paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan çok yoğun grup sevinciyle tümünün başları dumanlıydı. Haberci.. Bir anda canlanır gibi oldu.. muazzam.." Gözlerini kırpıştıran Artsa.. Artsa bu soruyu bekliyor gibiydi.. indirilmesi için uyarması boşunaydı. Bu ortamda birey bir hiçti. Başarının karşılığında gülümser bir yüz yeterliydi.. Bazılarını tanımadığı kişilerden oluşan grup elleriyle kendisini havaya kaldırıp. bu etkiyle Ber’in ‘Yeter!.Yargılama Grubu Duruşma salonundan. diyorum."Senin gibi hayattan daha bıkmadık!.. müşterek ve müteselsil grup psikolojisiyle hareket ediyorlardı. Tıpkı tarihi filmlerde izlediği Roma Gladyatör dövüşlerinin gerçekleştirildiği arenada bulunan kalabalık seyircilerin minimize edilmiş hali gibiydiler. Belinden kavrayan iki kol.. Helaaalllll!. "Neyse bunları boş ver.. "Pislik yapma!" dedi gülerek... Ber. düşeceği korkusunu hissediyordu. izleyici locasında bulunan kalabalığın sevinçle dolu yüzlerini ve haykırışlarını zevkle gözlüyor ve dinliyordu. Onlar. Bir an kendini hasta dinleyen doktor gibi hissetti..." Az sonra söylediğine pişman olacağı sözleri ekledi..." diye bağırmaya başlamışlardı. Çevrede bulunanlar bağırtılara alkışlarla destek veriyorlardı. 13 "Yaşasııııııııınnn!... Ber’in başlara dokunarak. Ber. "En büyük avukat bizim avukat!.mezelerden almamaya başlamıştı. kalabalığın salonu boşaltması sonrası çıktı.. benimde tercihlerim göz önüne alınarak yeniden doğuşum sağlanırsa. "Senin aklına bir çözüm gelmiyor mu?" diyerek soru yöneltti. Bu kollardan bir Sağkol’a. Ber." nidaları yükseliyordu. Bulunan bireylerden ayrık. Artık bireyler kendi psikolojilerini bırakarak munzam...." Ber boşalan bardağının garson tarafından tazelenmesini engelledi.. Salon kapısından koridora ayağını atmasıyla. kendisini yukarıya kaldırmış diğer kollardan kurtardı.. Başka şeylerden söz edelim. kendisini havada bulması bir olmuştu.. "Ancak. Arabayla geldim biliyorsun daha fazla içersem sanırım Ad kentine hiç varamayabilirim. "Gitsek. dikleşmiş kulaklarıyla. *** .. Bağırmaya alışkın olan bir ses tonuydu bu. ama birbirlerinden etkili grup psikolojisi etkindi. sessiz bir şekilde salonu boşaltmalarını bağırarak duyurdu. gülen gözleriyle.. Ber’in başlarına hafiften dokunarak indirmesi yönündeki talepleri iplemiyorlardı. Neredeyse çekerek kendisini aşağı indirdi bu kollar.. Birbirlerinden farklı konumlarda oldukları değişik kıyafetleri ve tiplerinden belli olan bu insanlar halkın her tür katmanınından Maf’ın temsilcileriydiler. bu uyarılara olumlu tepki verecek konumda değildi. Artsa’ya. Anti-Hafif 8. Belki.

öldürdüğü kişinin tahriklerinin olaya sebep olması gibi hususlar göz önüne alınarak yirmi dört yıllık cezası brüt on iki yıla indirilmiş.” ayrıntılarıyla belirtmiş ve “serbest bırakılmalarını” talep etmişti. Ber.. bugün son duruşmasıydı. Bir buçuk saati aşkın bir süre beklemesine rağmen sırası gelmemişti. iş bulamayacak. yapılacak başka bir araştırma kalmamıştı. Bunun için bir kaç senenin lafı mı olurdu. Ber’e yönelerek. Bes ve Kur’un suçlu olarak yargılandıkları davanın. Televizyonda seyretmediği filmlerin video kasetlerini ve televizyonda ki maçları soğuk birasını yudumlarken izleyecek. "Maf! Bu habere çok sevinecek!" dedi Sağkol. "Sonucu sonra senden alırım. sanık çocukların babalarıyla konuşmuş olmasına rağmen kendi dosyasının alınacağı meçhul ana kadar olan zamanı bir türlü tüketememişti Ber." dedi... Med’in Hüs dışındakilerin ceza alacağı yönündeki kehaneti nedeniyle midesini bulandırmıştı. SahFail’e ise adam öldürmeden dolayı verilen cezadan samimi itirafları. Beş yargı üyesi ile yeni tayin olan yargı başkanının bu yönde oy kullanmasıyla yarıdan bir fazla çoğunlukla gerçekleşmişti. Hüs.." dedi.. sürekli düşünür.. beklemeden onu da aldırmış olacaktı. Solkol çevreye göz gezdirerek.Önce Solkol. karmaşıklaşan beyniyle adil karar verebileceği konusunda kuşkuluydu.Yargılama Grubu Salonundaydı.Yargılama salonunda alınan ilk dosyaydı.. Maf’ın yeğeni son duruşmada hem serbest bırakılmış. Suçlama “silahlı ve toplu halde gasp eylemini gerçekleştirmekti. seri halde ele alınsada... . Maf. "Sonra görüşürüz. "Benim başka duruşmalarımda var. ömründe yemediği yiyeceklerle karnını doyuracaktı. yargı binasının bahçesinde sigaralar içmiş. hem de suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat ettirilmişti. Yargı Bakanlığının. içinden “Đyi ki yargıç olmamışım. saatine bakarak. ev almaları sağlanacaktı.. Bes. Has. Sanıkların ifadeleri sırasıyla alınmış.. Ber.... Đki kez tuvalete gitmiş. Sıra Ber’e geldiğinde “Müşterilerine yönelik Devlet avukatının suçlamalarını kabul etmediğini. Maf’ın yeğeninin dosyası Anti-Hafif 8. Kur isimli sanıkların "Gasp Suçu" na ilişkin dosyası Anti-Hafif 7.. Bu cezayı almasaydı. Özel koğuş bile kurduracaktı. Has.. Bir günde yüzlerce dosyanın duruşmasını yapması halinde. Ber. daha yarısı bile bitirilememişti. Bu kadar dosyayla uğraşmak.Yargılama Grubu duruşma salonuna yöneldi. istenen ve beklenen sonuç. sonra Sağkol sarıldı kendisine. Bu sürenin kendisi için keyifli geçeceğini biliyordu sonuca en çok sevinen SahFail. tabiri caizse dilencilik türünden bir eylem olduğunu.. nasıl bir karar çıkacağından pek emin değildi. Ber." dedi Sağkol. Yine sokaklarda aç sefil dolaşacak. Dışarıdaki ailesine de yüklü para verilecek.. Đlk duruşma Devlet avukatının suçlama belgesinin okunmasıyla başlamıştı.. Bu verilenler karşısında dört yıl sekiz aylık ömür devede kulak bir bedeldi.. Tüm aile giderleri ölünceye kadar Maf tarafından karşılanacaktı.. Parası olmayan için dışarısı da büyük bir Tut-Bırakma Kursevi’ydi. Eksiklikler tamamlanmış. Sırası gelen dosyalar. ekonomik ikbali önceki yazgısına uygun sürecekti. olayın sadece bir para yardımı isteme."Evet! O da var. "Yargının verdiği sonuçtan memnun olmayanlar olabilir. yargı sektöründe açılan davalardan aldığı harçlar ve bir takım vergilerle çok para kazanmasına rağmen halen az sayıda Yargıç’lar yetersiz görevli ve standartlara uymayan bina ve salonlarla iktifa etmesini.." "Benim amcamın komşularıyla ilgili olan duruşma mı?. Sağkol’da aynı yönde çağrıda bulundu. Etraf kızışmadan gönüldaşlarımızı daha fazla adalet binasında bekletmeyelim. buna karşılık şikayetçi Yalşik’in fiziki güç kullanması karşısında müşterilerinden Bes’in korkutma amacıyla çakısını salladığını bu esnada güvenlik ekibinin geldiğini. gerekli ilgiyi gösterecekti." diye düşündü. SahFail’in bu suçu işlediğine dair dinletilen son iki yalancı tanığında büyük yararı olmuştu.." Solkol. "Hadi gidelim. Ber’e tebriklerini sunuyor. akşam eşinin azarlayıcı bağırtılarını dinleyecekti. Bir anlam veremezdi. Zorunlu 7. Maf’ın yeğeninin bulunduğu salonda görüşülme durumu olsaydı.." diye sordu Solkol. Hiç olmazsa yatarak para kazanacaktı ve ailesinin geleceğini bu şekilde temin edecekti..” Şikayetçi-mağdur gelmemişti.. birbirlerinin sevinçlerini paylaşıyorlardı." diyerek yanıtladı. Hüs. halk arasında mahpushane olarak bilinen Tut-Bırakma Kursevi’nde herhangi bir hatası görülmediği takdirde dört yıl sekiz ay net yattıktan sonra salıverilecekti. bekleyen kalabalığa dağılmalarını emretti.

.. Yalşik. Nihayetinde onlar da izlemişti.." yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunuyordu.. "Bu nasıl yasadır. "Bakın bu olay önemli.. "Đsimlerini sonradan öğrendiği... "Daha geçen aylar devleti ve milleti soyanlara iki ay ceza verilmişken bir dolmuş parası için bu . yaşlarının küçük olması ve önceden hiçbir suç işlememiş olmaları göz önüne alınarak yasal indirimlerin yapılmasına sonuçta on altı yıl anti-hafif hapis cezasına mahkumiyetlerine. Özellikle. Karar açıklanırken saygı anlamında ayağa kalkılması yasada düzenlenmiş uyulması gereken kurallardandı. müştekinin ifadesi.. oturumun yirmi sekiz gün sonraki güne bırakılmasına. dosya kapsamı. insanı ozan yapar. Yalşik.. Kur’un hep birlikte üzerine çullandıklarını. HasHüsBab. "Toplanan kanıtlar. Sıra Ber’in ilgili olduğu dosyaya gelmişti. türküleri en iyi tarzda yorumlayan güzel sese dönüştürür." Ber. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan istenmesine. suçüstü hali ve sanıkların tevil yolu ile ikrarları nedeniyle müsnet suçtan Has. "Sanık avukatının serbest bırakılma isteminin reddine. Sıkıntılı hal. Aksi halde on beş ile yirmi sene arasında ağır hapis cezası verilebilir.. Suçlu oldukları tiplerinden bile okunuyor. Bu anda güvenlik ekibinin yetiştiği..... "Sanıkların ‘silahlı gasp’ suçunu işleme niyetleri.. Bu tür davranışa verilebilecek en yumuşak tepki gelmekte gecikmedi. Zorunlu saygısal kurala salonda bulunanlarda uydu.. Hatta bir miktar para vermek zorunda kaldığını.. anlamıyorum. "Vahim durumdan menfaat elde etme amacıyla.. Ber. Olaya bizzat veya yardımcı olarak iştirak etmeyen Hüs hakkında ise suçsuz bulunup beraatine ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir.. "Şikayetçi ile yakın temasta olmayan Hüs dışında diğer sanıkların silahlı gasp suçundan yirmi yıl hapsini istedi.. savunmasında bazen tökezlenmesine neden oluyordu... Önceki konuşmalarında doğal kekeme HasHüsBab’ın dili çözülmüştü. Has. Zor konuşturur... "Ama suçsuzlar!... ince kıvrımlar halinde akan gözyaşını silme gereği duymadan. Beklenen..Yargı Grubu.. Ber." Kararı sanıkların yakınları gözyaşlarıyla karşıladılar. Ressam yapar. "Serbest bırakılma isteminin reddine. Şikayetçi Yalşik’le bir şekilde bağlantıya geçin. şikayetçi Yalşik’in duruşmaya bir kez daha çağrılmasına ve yirmi sekiz gün sonraki bir gün yeniden duruşma yapılmasına” karar vermişti. Bes’in her birine yirmi yıl ağır hapis cezası... Yalşik’le yakın temasta olmadığını ekledi." karar vermişti. En son Hüs’ün ise hiçbir şekilde ve şikayetçi şahsında belirttiği üzere.. Yargı başkanı. önümüzdeki duruşma günü yargı salonuna gelerek doğrusunu anlatsın.. sadece Has. ikinci duruşmada gerçekleşti. gerekirse para teklif edin..." büyük yekün tutan para istemişti. Has ile Hüs isimli kardeş sanıkların babası. Kekeme insanı. Yargı Başkanı ve üyeleri ile devlet avukatının üzerinde bıraktığı etkiyi algılamaya çalışıyordu. Elinin titremesi.. şair yapar. Salon dışına çıktığında sanıkların yakınlarının yüz kırışıklığından olanları anlatmaya gereksinim duymadı Ber. hüzünle karşıladı.. Duymuşlardı kararı.. sanık müşterilerinin babalarına. Karar verilmesine rağmen anormal bir davranış gösteren Ber.. Maf’ın yeğeniyle ilgili elde edilen sevindirici sonucun bu dosya ile gölgelenmesi hoşuna gitmeyecekti. Güvenlik merkezinde verdiği ifadeyi aynen tekrarlayacaktı.... şikayetten vazgeçsin. Ertelenen gün bugündü.. Sanıkların babalarının böyle büyük bir parayı ödeyemeyecek kadar gariban olduklarını bile bile. Bes. Kur. “Ah! Şu avukatlar!.." gibi duyumsamaları dikkatini dağıtıyordu..... Algılamaları. Ayrıca olayın seyri hakkında görgü tanıkları bulabilirseniz iyi olur... isimli sanığın şikayetçi şahıstan yol parası istediği. Arada duraklıyor.. Devlet avukatı. Yargı grubu. Şikayetçi olan şahsı ikna edememişlerdi.."Kararı beğenmiyorsanız Yüksek Denetleme Yargısına gönderme şansınız var!" dedi azarlar şekilde. esasa yönelik son savunmasında. kastları olmadığını. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan yanıt gelmediğinden yeniden istenmesine." diye sıkı sıkı tembih de bulunmuştu.. gerekli uğraşı vereceğini belirtmesine rağmen ne bir tanık bulabilmiş ne de Yalşik isimli şikayetçi ile bağlantı kurmasına rağmen olumlu sonuç alabilmişti.. Ayrıntıya ne gerek var. Bu durum Ber’in ses düzeneğinin sertleşmesine neden olmaktaydı.. kirpiklerinin atması tiki kısa bir süre devam etti. bazen düşünceleri tam karşılayan sözcükler üretir." dedi ünlemli bir ses tonuyla... Izdırap. Bal gibi yapmışlar işte... Ber’in...." doğrultusunda çoğu yalan içerikli ifadede bulunmuştu. Karar açıklandı. Bes’in elindeki bıçakla kendisini tehdit ederek para istediğini..." dedi. Yargı Başkanı ve üyelerinin oy birliğiyle aldıkları karar gereği düşünüldü başlığından sonra okunmaya başlandı. HasHüsBab.

Silahlı gaspla ilgili cezanın asgarisini verdiler..". Rahatlamamıştı. Ne gerekiyorsa anlatacağım. Bir arkadaş." Boşsel.. Aile Mahkemesindeki duruşma salonuna seri adımlarla vardığında Müşterisi bayan Boşsel’in kendisini beklediğini gördü. birbirlerine. Buna da şükür. Söylemiştim ya! Kimse tanıklık yapmak istemiyor... yeni yapmıyorum tanıklık. Bir başka dosyasının duruşması vardı ve zaman öğlen tatiline yaklaşıyordu. "Nasıl tanıklık yapacaksınız?" "Avukat abime bak!.." Ber.. "Yargı başkanı."Dosyamızın eksikleri daha bitmemişti. Çantasından onunla ilgili dosyayı çıkardı.. dosya düşecekti. BesBab’ da HasHüsBab’ın kanısını destekler içerikte. avukat olarak sacayaklardan birini temsil ediyordu. "Üç duruşmadır bitmedi.. Bir dolmuş parası için çocuklarımızı bu hale getirenler ve soygunculara sessiz kalanlar utansın." Ber." diyerek yanıtladı. "Az kaldı dosyamı düşürüyorlardı. "Siz tarafları tanımıyormuşsunuz!... bozulması için Yüksek Yargı Denetlemesine göndereceğim. Ağlaması cümlesini yarım bıraktı." Ber. Ayrıca. Bir umut. "Ekonomik kriz nedeniyle işten atılmasaydık.. "Eee! Yine mi tanık yok?... Komşumuz avukat tutmadan.. duruşmaya sensiz mümkün değil tek giremezdim. "Sen buradaydın! Ben yetişemeseydim sen girerdin. rahatlamadan da Ber’i bırakmak istemiyordu. "Đddia-Savunma-Karar. "Dur!... "Geçmiş olsun!" dilekleriyle ayrıldı.. Eleştiri kendisini de kapsıyordu. Boşsel." dedi yüzünde yapmacık bir korku ifadesi oluşturarak. avukat olarak yargının. ‘Bir şeyi temsil ediyorsan. Sorumluluğun ona ait olduğunu ifade etti. Ama olayı öyle yorumlayıp takdirlerini bu yönde kullandılar. Ber." dedi. Ber’e korkmadan anlatabilirdi.. Şahıs.. hukukçuydu ve siyasi polemiğe girmek istemiyordu.. Yargı’dan tanıdığı bir görevlinin yardımıyla yirmi günde bitirmişti. dedi sulu anlatımla. "Đşte bu beyefendiyi buldum. "Yargı başkanı ve üyelerle ile ilgili bir olay değil. Ber. Ama. çocuğumun aldığı cezadan dolayı bu duruma düşürenler de aynı cezayı almalılaaarrrr!. Ben olmasam da not bırak.. şahsın tavır ve davranışları komik gelmişti. "Korkarım.. Elim ayağım birbirine dolaşır. "Arkadaşlarına da verirsin abi!" dedi... Yazık değil mi?. Gömlek cebinden çıkardığı kartlardan üç tanesini uzattı." diyerek rahatlattı onu." diyerek iki adım geride bulunan orta yaşlı bir adamı işaret etti. "Ne kadar tanık istersen bulabilirim.." Ses ve söylem bu tanıklık işlerinde kaşarlanmışım ezgiliydi.. "Nerede kaldın Ber bey!" serzenişinde bulundu. "Ben.kadar ceza verilir mi? Bu nasıl yargı?.. "Emredin.. Haberci tanıdık çıkmasaydı.. Davayı reddeder. evlilik birlikteliğinizin bozulmasında kocanızın kusurlu olduğunu ifade edecek tanık dinlemeden boşanmanıza mümkün değil karar vermez... Boşsel Hanım bana gerekli bilgileri verdi.. hal hatır sordular.." dan oluşan üç sacayağından biri olan "Savunma" sacayağını temsil ediyordu.. Alnında biriken terleri elinin tersiyle silerek..." ... Tokalaşıp... "Ben..... Elimden geleni yaparım. anlatılanlara karşı söyleyebileceği bir şey de yoktu.. " dedi."Kartvizitiniz var mı?" diye espri yaptı. efendim!" dedi yapmacık saygı duruşuyla. "Çocuklarımızın cebinde dolmuş parası olacaktı..." Ber.... Abim!. "Tanık getirseydin şimdiye kadar çoktan biterdi. Ulaşırım size. garibanlaşan insanların işlemiş olduğu suçların her birinden.. Bes’in babası. Ha! başka tanıklık işleri olursa beni Tan kahvesinden bulabilirsin... " "Çevrem.." dedi. Kartta kahvenin telefonu da yazılı. Ama yarım kalmasına razı olmadı." Kendisinden söz edildiğini anlayan ceketinin astarı evde yıkanmakla küçüldüğü belli şahıs yanlarına yaklaştı. ceza almalılar. dedi Ber kısık sesle. Ber’e.. Ber’in beklemediği karşılığı verdi. Dur!. karşılık vermedi. Bu nasıl adalet?. davasını. eleştirilere karşı temsil ettiğin şeyi savunmak zorunda’ olma ilkesine uydu. Boşsel.. bu sacayak düşünce ve duygularını ifade etmesinden dolayı kendilerine zarar vermeyecekti.. "Tüm bunlara neden olanlar.. bozulursa ne ala. yargı binasının köşesindeki kahvede beş yeşil paraya tanıklık yapanlar varmış deyince.. Bir suç sabit olduğunda onun karşılığında bulunan maddede ne ceza yazıyorsa Yargı ona karar vermek zorundadır." Ber. "Avukat Bey!.. Bu dava çok uzamadı mı?. her ne olursa olsun. Sinirlenme!."diye sinirli tavır takınarak sordu.. "Gerçi silahlı gaspa sokulmayabilirlerdi. beyimle aynı." Olumsuz Düşüncelerin.. olumsuz duygularla benzeşmesinden olması gereken gerçekleşti....

. Olmadı... tanık çağrıldı. bir terslik olduğunu hissetti... devlet avukatı’ydı. Sırtını aynaya döndü. her alanda küçüklü büyüklü mafya grubu olduğunu biliyordu. Acındırmalı kanala geçti.. kendiyle baş başa kalabildiği yegane yerlerden biriydi.. söz!" Bu arada duruşma habercisi. Ber’i iyice inceleyerek. Ber."Avukat bey!. "Has....." Ber... bu iş iyi. Has. dikkatini dağıtıyordu.. Ber. belirtiyordu... Ama ilk kez "Tanık Mafya Grubu..." dedi Müdür Bey. titrek sese dönüşmüştü. ‘Beni merak etmeyin. TutBırakma Kursevinden salıverilmişti.... Bağlantı kuruldu sinyali üzerine telefonu kaldırdı. “Gerçek görgü tanıkları dahi bu şekilde ifade veremez. "Bir saniye avukat bey!" dedi.. Onların çok işleri olur. "Sen de baktın. araya girdi. "Bizim burada dört noktada kontrol yapılır.. Müdür olduğunu belirten görevliye Has.. . Ber iddiayı özetleyince. Serbest bırakılma kayıtlarında Has değil Hüs görünüyordu. Beklenen telefondan alınan bilgi." kavramıyla yüzleşiyordu... siz nasıl öğrendiniz ?. Telefonu hemen ona veriyorum..Ber. Buna rağmen Has ve Hüs’ün anne ve babası iddialarında ısrarlıydılar.. Ber’in beklediği yanıttı..’ deyince anladık. onun anlattıklarını mümkün görmüyordu. Çıktım..." Ber. Tamam!. Müdürün araması gecikmedi. Hatta bu konuda Tut-Bırakma Kursevi Müdürünün yanıtını." Ber..."Đş olduğunda arayacağım. Suçsuz bulunan ve bugün serbest bırakılması gereken “Hüs.. En rahat düşünme ortamı. Siz telefonunuzu bırakın. buna rağmen anne babanın iddialarında ısrarlı olduklarını belirtti. Çocuklara da ufak tefek kıyafetler aldılar. Hüs’ü de zaten çıkarmak zorundalar. Telefondaki ses. Baba Maf’ın avukatı olduğunu biliyorum!. Her şeyi devletten beklememek lazım." dedi. Ber. kendi adını anons ediyordu.. Bunun üzerine duruşma salonuna giren Ber durması gereken yerde boy gösterdi.. "Mümkün değil!.” diye düşündü. *** Has ile Hüs’ün babasının söylediklerine inanamıyordu.. değişen bir şey olmayınca odasına geri döndü. Yaklaşık yarım saat sonra telefonla arayan kişi.. "Desenize sizde tanık sektörü kurmuşsunuz?" "Evet! Avukat abim!. Hüs’ün anne ve babası ile birlikte yargı binasına hareket ettiler. elleri de açıktır. Büyüklerimiz de öyle söylüyor. son noktayı koymak için bu kez Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatını telefonla aradı. "Abi!. telefondaki otorite kokan ses.. Duvara bakarak konsantrasyon sağlamaya çalıştı....."diye sordu Ber. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermekte gecikmedi. Hüs olayını yeniledi. " dedi. telefonla arayarak. Lütfen yanıma kadar gelebilir misiniz?." Ber.. davacı müşterisi ile davalı kocası arasındaki geçinememe nedenlerini yakın akrabalarıymış gibi ayrıntılarıyla ve layıkıyla ifade etti.." Đnanmamış gibi tepki gösterse de ürkmüş ve paniklemiş bir ses tonuyla karşılık vermişti Tut-Bırakma Kursevi müdürüne.” iken nasıl oluyorda cezası kesilen Has. "Ne yaparsın abi. *** . "Peki... rahatsız edilmeden." "Aynen öyle abim!... Đlk işi yapan iyi kazanır. Ber." dedi. Bir sorun yoktu.. ve kendisinin yardımcı olabileceğini. Aynadaki görüntüsü. Devlet avukatı konuyu araştıracağını belirtti."Tamam!.. Sağolsunlar yolumu da buldurdular. Ama yine de ben bir araştırayım. Az önce konuştukları şahıs salona girerek. kısa kesmesi için. birazdan size döneceğim.. Bende bu işe ilk kez bir komşunun davasında gerçek görgü tanığı olarak başladım. Mus’tan Tut-Bırakma Kursevi müdürünü bağlamasını istedi. "Müdür bey müsait oldu. dilekçesini tekrar edip tanık’ın ismini ve hazır olduğunu belirtmesi üzerine. izin isteyerek lavaboya yöneldi.." Telefondaki ses ile müdür olma olasılığı yüksek bir ses arasında geçen fısıldaşmaları bir süre dinledi Ber. Ber. müdürün şu an meşgul olduğunu...

sanki geriye gidişiydi kendisinin.....’ dolayı ceza alsa dahi..Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatı hiddetlenmekte haklıydı...... Ber. kendi kafa derisini bir peruk çıkarma kolaycılığıyla alıp.. onun bağırırcasına ağzını açıp kapatmasına rağmen sesini duyumsayamıyordu.. Đnsan kalabalığı tel örgüler görevini yürütüyordu sanki. Çaresizdi. en çok iki ay sonra serbest bırakılacaktır.. Her ilerleyişi. Birden. Belinden çıkardığı ateşli silahı..." Söylenecek söz kalmamıştı. üst kapağını çıkarmıştı. Bir eliyle beynini parçalamadan çıkardı." dedi kızgınlıkla. Bu kez.. elinde tuttuğu beynine doğrulttu. Ber. Onun elleriyle yüzünü tırnakladığını korku ve endişeyle izliyordu. Has’ında saklandığı delikten bulunup çıkarılması için Güvenliğe talimat vereceğim ve bu sonucun oluşmasında ihmali olan kursevi sorumluları hakkında da soruşturma açacağım. Gözlerinden süzülen yaşlarla izliyordu. *** . Ber.... garip bir şey oldu.. Yine Ber dışında izleyeni yoktu. Artsa’nın ölümünü görmüştü düşünde... kalabalığın çıkardığı uğultularda boğuluyordu.. Đnsanların ilgisini çekemiyordu..... Çıkardığı sesler.. Sesini duyan yoktu. Ber dışında kimse bunun farkında değildi.. Ber. Geniş bir ovada ucu bucağı görünmeyen yüksek bir tepeden kalabalığa seslenmeye çalışıyordu. insan kalabalığını aşıp dolayı bir türlü onun yanına yaklaşamıyordu. Hüs’ün kimlik belgesini kullanıp kendisini Hüs olarak tanıtması sonucu görevlileri atlatmış.. kursevinden firar etmişti. rüyasında Artsa’yı görmüştü.. Aralarındaki bir yaş farkı ve benzerliklerinden yararlanarak Has’ın. Serbest kalan Hüs yerine Has’tı.. Uykusu kaçmıştı.. "Gerçek anlaşıldığına göre.... Sonra kafatasının üst kapakçığını.. Sağ ve sol eliyle kemik yapısı görünen kafatasını zorlayıp.. "Hüs’ün ‘Bu kez firara yardımcı olmaktan... Telefona yanıt veren olmadı. 14 Gördüğü kabustan kan ter içinde uyanmıştı.... devlet avukatına "iyi günler!" dileyerek makam odasını terk ettiler. Hüs’ü serbest bırakmanız gerekmiyor mu?. Topluluğa gösterdi. Önce kafatası derisini kalabalığa attı... "Efendim! Şimdi ne yapacaksınız?" diye sordu kursevinden sorumlu devlet avukatına.. Artsa. Endişelenmişti.."diyerek Has ve Hüs’ün annesiyle babasını rahatlattı. Bakanı da yoktu. Ber.... Kalabalığı yarıp yanına yaklaşamayacağı umutsuzluğuna kapılmıştı. elinde sallamaya başlamıştı. Belki de uyuyorlardı.’ dolayı tutuklanmasını sağlayacağım. Artsa’nın her iki elleriyle kendi başını sımsıkı kavradığını gördü. Hüs. Hep birlikte... Yargı binasından çıktıktan sonra netleşen durumun yasal pozisyonu konusunda hukuksal anlatımda bulundu. yorgundu.. "Merak etmeyin!.." "Ne mi yapacağım?. Ber. Saat gecenin 23:50’sini gösteriyordu.. Öylece Artsa’yı izlemeye devam etti...... Đlerleyemiyordu... Hüs ise hala Kursevinde bulunuyordu. ‘Firara yardımcı olma suçundan. Artsa’nın evini aramaya karar verdi.

.Ber... Bir dakika önce ayrıldığı masaya geri dönüşünde yeniden selam vermişti.. Masaya geri döndü.. Hiçbir güç onu yönlendiremeyecekti.. Ölümü dışında herhangi bir olasılığın olmasına dua ediyordu.. diğer masadakilerin ve lokanta çalışanlarının meraklı gözlerle kendisine bakışlarını. Masada bulunan üç arkadaşından izin isteyerek tuvalete çıktı. Haykırış!. telefon ziliydi..” dedi.. Ama bir türlü Artsa’ya duyuramıyordu sesini. Altıncı kadehini de devirdi. En önemlisi ilahi dinlerde belirtilen ‘Öteki Dünya’ nın olup olmadığını da öğrenme şansını elde edecekti. Bu işlerin bir an meselesi olduğunu okumuştu.. Bir el silah sesi!. bugün bitirmeliydi.. Ölü bedende kalan açık gözler mutluydu." diyordu. Hiçbir şeyi bu kadar merak etmemişti.... Gülmek kendisini gevşetebilirdi. Kendisi sesini kalabalığa duyuramamıştı. Artsa üç arkadaşının.. Düşüş!..... içsel telkinleriyle koşullandırmıştı. Hiçbir düşünce amacının gerçekleştirmesini engellememeliydi."En az senin kadar üzüldüğümü bilmeni istedim... Bu kez gülmedi. "Yapma!.. Tuvalet kapısının iyice kilitlendiğinden emin olduktan sonra belindeki silahını çıkardı... Silahtan çıkan ve yankılanan sesle kalabalıkta bulunan tüm bireyler Artsa’nın yere düşmekte olan cesedini kare kare hafızalarına almaya başlamışlardı. Birkaç adım geriye çekilerek.. ... duyumsayacak durumda değildi. Şu an en çok gereksinim duyduğu şey ağlamaktı. Artsa’nın silahından çıkan kurşun elinde tuttuğu beynini parçalamıştı.... halen diriydi... asildi. Ayağa kalkarak tek tek sarıldı arkadaşlarına. Hazırlıklı olmalıydı.. Devam etmesinin bir anlamı yoktu.... Yerine oturmadı. Parçalar kalabalığa savruldu. Belindeki silahı çıkarıp şakağına dayadı.." diye bağırıyordu. "Sizlere. Üç arkadaşını tek tek inceledi. Rahatlayacaktı.. Eliyle silahın kabzasını tekrar okşadıktan sonra beline taktı. Elini beline götürdü... Telefonunla aramasına yanıt verilmemesini olumlu mu yorumlamalıydı?.... Önündeki duvarı yıkacaktı. Adet gereği selam verip sandalyesine oturdu.. Ayık iken birkaç kez deneyip başaramadığı bu işi. daha önce görme şansını elde edemediğiniz bir şeyi ilk ve son kez yaşatacağım. Zamanı gelmişti. "Başın sağolsun.. *** Đyice sarhoş olmak istiyordu. Gece sessizliğini yırtan bir ses gelince irkildi... Ahizeyi kaldırdığında. Đzleyiciler putlaşmışlardı. Med’in diyeceklerini duyacak.. telefonu kapatması gerektiğini biliyordu.. Đnsan istediği şeyi gerçekleştirebilecek cesareti bazen derhal bulamıyordu. Pink Floyd’un “Duvar” isimli parçası duyuluyordu. bu parçanın gerçekleştireceği eyleme uygun bir müzik olduğunu düşündü.. Şarjörü çıkarıp tekrar taktı. Ber. zevkle izledi.. Tabancısının demir sıcaklığını hissedince gülümsedi. tüm benliği ve duyularıyla ağlamaya başlamıştı. Uyuyor oldukları veya ev dışında bir yerlerde olabilecekleri olasılıklarından birinin gerçekleşmesi dileğinde bulunuyordu. Bu." Med.. içi artık hiçbir şeyi algılayamayacaktı.. Ber’le ‘ti’ye aldıkları bir davranışı sergilemişti... direngendi. Beyni düşünmeyi durduracak. Med’in sesini aldı. Silahından çıkan ses ise kalabalıkta bulunan bireylerin kulaklarında çınlıyordu. Emniyet kilidini açtı.. Beşinci kadehi olmasına rağmen. bu çınlamayla uyanmıştı uykusundan. Artsa..." dedi. Ber. Mermiyi ağzına sürdü. Müzik setinin kolonlarından. Kendisini. "Sizleri öpmek istiyorum.. Aynı kelimeyi bir çok kez yineleyerek.. Bir hayatın sonunu gösteren işaretlerdi...

sürekli yanında bulundurduğu cüzdanı." "Ben karnımı bir şekilde doyuruyorum. Đzleyici grubuna. anahtarlığı ve tespihi cebindeydi.. Bana unuttuğum şeyi hatırlattın!" "Kaset mi?.. Annesinden yadigar kalan ve Mar Kenti yöresinden derlenmiş ezgileri. Ama ölü bedenleri cezalandırma yöntemi artık çağdaş cezalardan değildi.. Artsa’nın ölü bedeniyle vedalaşmış. Cezalandırılması gereken içerikteydi. "Gitmemen gerektiğini düşünüyorum!" dedi. Unuttuğu şeyin ne olduğunu anımsayamayınca. tüm güçlerin bileşkesinin beyni kendileriydi."Beni artık yönlendiremeyeceksiniz!. "Neden?. Skolastik çağı canlandırmanın şimdilik bir yararı yoktu." mesajını veriyordu sanki..." dedi alaycı tonda Ber. Psikolojisi bozulmuştu. Đşine geldiği ve içinden geldiği zamanlar geleneksel değerlere uyardı. Ayakkabısını giyindi. Bu kaseti bir kez Markız’a dinletmişti.. saatine baktı. 15 Artsa’nın kendi hayatını sonlandırmasından on gün geçmişti." Ber.. Mer kentinde üç gün kalmış... Bir şey unutmuş hissi vardı içinde. Artsa’yı çok seviyordu ve bir cenazenin ardından ilk kez bu şekilsel değere uyuyordu.." "Evet!" "Kaseti verdiğin için pişmanlık duyacaksın!" "Markız’la ilgili olan her şey seni rahatsız ediyor. "Senin yedireceklerine gereksinimim yok!.. Kendisine hediye edilmesini istemişse de Ber.. Med’in bugün ikinci aramasıydı. "Yine de telefon açtığın için teşekkür ederim. Bu.. Ber. Markız’la bu kez evde değil bulvarın sonunda bulunan bir kafe de buluşacaklardı. sakal ve bıyığını tıraş etmemişti. *** ." denerek üzeri örtülmeli ve bu şekilde yayınlanmalıydı tüm iletişim araçlarında...... On gündür... "Mesleki. hadi bye" Ber." "Bu konuda daha fazla açıklama yapmamam gerekiyor... Bunu yapacak güçleri vardı. Duyduğu telefon zili üzerine açtığı kapıyı kapamak zorunda kaldı. Randevu saati yaklaşıyordu.. "Markız’ı kıskanıyorsun!"dedi. geleneksel değerlerde yas tutma anlamına geliyordu. ekonomik ve ailesel sorunları vardı." "Đleride sana bu söylediklerini yedireceğim. Đşte neyi unuttuğunu anımsamıştı. Bugün cumartesiydi. düşünmekten vazgeçti. Genel ve yerel Düzenleme grubuna. Sonra görüşürüz.. Ceplerini kontrol etti. güzel sesi ve yorumuyla doldurmuş bir ozanın çıkarttığı kasetten kopyalanmış kaseti aldı. ancak bir kopyasını yaptırıp vereceğine söz vermişti. telefonu kapadı. Uygulama grubuna.... Yularımı elinizden aldım!. ortak tanıdıklarıyla onun geçmişini yorumlayarak anmışlardı. Denetleme grubuna tepkisel mesaj sertti. Çünkü. Ber..

Bu arada yan gözlerle şahsın hareketlerini izliyor.. bayanın ısrarlı bakışları karşısında tekrar bakıştılar. birbirleriyle ilgileniyor izlenimi yaratsalar da. ‘Tek misin? Neden senle birlikte oturmuyorum?’ der gibiydi... Yakın masada oturan sarı saçlı." diyerek kendi gerçeğinin aksine bir yanıt verdi." "Öyleyse al ve bana ver kibar erkeğim!" Ber. "Sigaramız nedense söndü. ses çıkarmadı. yeniden başlarına dikilmişti. kanının beynine sıçramasına neden olmuştu Ber’in. Kıllı kol sahibi. Gözünü kaçırdı ondan. Artsa’nın ölümünün Ber’i ne kadar sarstığının bilinciyle. Ber.. "Çakmak attığınız yerde alınmayı bekliyor!. "Tesadüfen burada oturuyor olabilirler. Başkalarıyla kıyaslayıp ya rahatlamaya çalışıyordu. aniden Ber’e yakınlaşmasını işaret etti. ya da hayıflanıyordu. Heyecanlıydı. Üç kişi oturuyordu ve üçünün de bakışları dostane değildi." dedi soğuk tonlu bir sesle. "Kendini nasıl hissediyorsun?" diyerek sordu. "Neden olmasın... "Hiç sanmıyorum!. elindeki kaseti Markız’a uzattı. Ber. Markız’dan bir öpücük daha kazanmıştı. Ber. kolun sahibinin yüzüne baktığında az önce yere düşen çakmağı alma bahanesiyle eğilirken dikizlediği." Ber. ne bir gizli kameraya ne de ses alıcı bir cihaza rastlanmamıştı." Çıngar çıkaracak bir insana yumuşak davranmak. "Biraz oyalandıktan sonra kalksak daha iyi olur.. "Endişelenmen yersiz. Fakat. kısa bir an düşündükten sonra cebinden çıkarmış olduğu çakmağıyla sigarasını yakacakmış gibi davranarak yere düşürdü. Oturanların çoğu. Ber. Kıllı kol. Almak için eğilirken arka masayı kısa bir an gözledi. yarım saattir bekliyordu.” yalvarmalarına Ber oturmakta direnerek karşılık veriyordu. yüzünde zorlamalı bir neşe oluşturmaya çalışarak. Masaya çarpan çakmak zıplayarak yere düştü.. yumuşatılmayı çabuklaştırırdı. Bu düşürüş. Artsa dirilmeyecekti.. Ber. dışarıda bulunan boş masalardan birine ilişmiş. Bu. Onun şimdiye kadar geleceğe yönelik kehanetlerini zaman bir şekilde doğruluyordu. Ayağa kalktı. Kafe kulübe küçüklüğünde olmasına rağmen ön bahçesinde yirmiye yakın dört kişilik masa grupları vardı ve çoğu doluydu. Her ikisinin de istediği dondurmalar servis edilir edilmez kaşıklamaya başlayacaklarken Markız. Med’in Markız hakkında söylediklerini düşünüyordu. "Biraz daha iyiceyim.. aslında diğer masada bulunanları çaktırmadan daha da çok izliyorlardı. Bizi izliyorlar.. alçak bir sesle. Markız. Kolları kalın ve kıllı biri tarafından sigara paketinin üzerindeki çakmağının alınmakta olduğunu fark etti. "Sana bir ara bana teklif etti. Markız." Markız. çakmağı aldıktan sonra Ber’e yöneltilmiş bir istekti ve ses dokusu rica içermiyordu. "Hemen bakma!"diyerek uyardı önce. tetikte duruyordu. Genelde kimse arkadaşlık yaptığı kişi veya kişileri yeterli görmüyordu. fısıltılı bir sesle. Bu bayanın karşısında ondan yaşça büyük ve daha eğitimsiz olduğu anlaşılan biri oturuyordu. Gözleri korku doluydu. Yeniden çakmağınızı almam gerekiyor. diye sözünü ettiğim patronumun oğlu burada. "Kalkmamız onlara çekindiğimizi belirtmemiz demektir. Birkaç dakika sonra Kıllı kol. Bakışlar.. sigarasını yaktıktan sonra çakmağı masaya fırlatarak attı. "Derhal kalkalım Ber!" Markız’ın etkisinde kalmadan mantıklı düşünmeye çalışıyordu.. Markız. arka masada bulunan iki kişiyi de hesaplayarak sessiz kalmayı daha uygun buldu. "Hoş geldin!" diyerek sarıldı Markız’a. sarı saçlı mavi gözlü bir bayanla göz göze geldi. mavi gözlü kızın yüzü allaşmıştı." Ber. buyurun!" demekte gecikmedi Ber. "Çakmağınızı kullanabilir miyim?" diye sordu. gidelim! N’olur. Ber. arka masada oturanlardan biri olduğunu anlamıştı.. yanağının öpüleceği sanısıyla sağ yüzünü uzattı. ne yumuşak ne de sert olmayan orta yolu tercih etti.. Markız’ın "Selam!" sesiyle irkildi. devamını getiremedi. Arka masada. Bir zamanlar uzak doğu sporlarıyla ilgilenmiş . Markız hala gelmemişti." dedi. Kıllı kol’un masasına geri dönmesinden sonra Markız’ın “Lütfen. Ad kentinin toplumsal özelliklerinden biri de buydu.. Markız’a da negatif enerji salmanın bir yararı olmayacaktı."dedi.Ber. Ber. Güvenlik sisteminde uzman bir şirkete evini ayrıntılı olarak arattırmış. teşekkürlerini sunarak kaseti çantasına koydu. Evinin içine bu tür elektronik cihazların yerleştirildiğine dair şüpheleri yok olmuş onun yerini Med’in sezgi ve algılamalarının güçlü olduğu kanısı iyiden iyiye yerleşmişti.

korumakta zorlandığı soğukkanlılığını tamamen kaybetti. Trafik kazası sonucu ayaklarının kırılması nedeniyle karate eğitimi yarım kalmasına rağmen şahsı gözü kesiyordu. Ber... Buraya kadarmış. seslerin sanki gittikçe kendinden uzaklaşmaya başladığını hissetti. Döner bıçağını onun elinde ve havaya kaldırmış durumda gördü. Et döner yapılan bölümün korkuluğuna dayanmış.. Bu kez sonuç alamamış hatta son şahsı kımıldatamamıştı bile... sandalyelerden birini iki eliyle başının üzerine kadar kaldırarak yanına ilk varan kişinin kafasına tüm gücüyle indirdi. Darbe alanın alnından kanlar akıyordu. Ber. Başını salladı." Güvenlik ekip arabasından çıkan tanıdık siren seslerini duyuyordu. gözlerinin kapanmakta olduğunu... Biri engelliyor. Usulca yere yıkıldı. Siren sesleri.." dedi.. şimdi de. Sesi çıkmadı. Görüşü bulanıktı... Her an ölümü bir çok kez yaşamak gibiydi. Ahşap sandalye kırılmıştı.. diye düşündü. yerde kıvranıyordu.. son kalan kişinin şaşkınlığından yararlanarak sağ tekmeyi vuracakmış gibi gösterip." feryatları kulağında çınlıyordu.. saldırganlardan birinin "Güvenlik geliyor!.. Gözü sağ tarafına düşen dönercinin uzun ve keskin bıçağına ilişti.. Markız’ın "Yardım edin!... Markız’ın da geri çekilmesinden yararlanarak masayı ileriye doğru itekleyerek devirdi. Đçten içe kendine telkinde bulundu... ama diğer ikisini de hesaplayarak tümüyle baş edemeyeceğini de bilebilecek kadar da gerçekçiydi. tam doğrulmadan oturduğu yerden eğilerek aldığı çakmağı Kıllı kol’a uzatarak. Avuçlarıyla yumurtalıklarını tutan Kıllı kol. O meçhul içsel sesler yine kulaklarında çınlamaya. Çevredeki görüntülerin buğulandığını. Diğer iki kişi bulundukları masadan küfürler savurarak kendisine doğru geliyorlardı. Hediyem olsun!" Kıllı kol... yerdeki kırılmış sandalyeden kopan bir parçayı alıp Ber’e vurmaya başladı. ters dönüş aldı ve olanca hızıyla sol tekmesini onun midesine indirdi... Ber. inen darbelerden sersemlemişti. Son saldırgan.. Kıllı kol’dan acı dolu haykırışı duyulmakta gecikmedi. Ber. Kaçın!" derin acılı bağırtısı ile birbirine karıştı. negatif!.. Siren sesleri ömrü boyunca hiç bu kadar kulağına hoş gelmemişti. Baş edemiyoruz. Oturduğu koltuktan fırlayarak sağ bacak dirseğini karnına doğru çekip şahsın yumurtalıklarına ayağının topuğuyla sertçe vurdu. ondan erken hareket etmişti..... "Buyurun!. Ber. Ber." "Med’i engelleyin!" "Yanıt.. çakmağı elinden çeker gibi aldıktan sonra diğer elinin baş ve işaret parmağıyla Ber’in yanağından makas aldı. bildiği duaları içinden okuyordu." "Donmuş vaziyette.. Son şahıs. "Neden indirmiyor?. Bir zorlamayla kendisini geriye attı.. "Vur!.hatta Budokan Karate dalında turuncu kuşağa kadar ulaşmıştı... mahsur kalmıştı. Ber’in son duydukları kendisine ninni gibi geliyordu. Saniyeler çok uzun geldi. Döner bıçağının keskin tarafının bedeniyle teması anını gözleri kapalı bekliyordu.. Amacı kendisine daha rahat hareket edebileceği bir alan yaratmaktı. Son bir gayretle ona doğru yöneldi. Beklemek korkunçtu.. Ne Bekliyorsun!" diye haykırmak istiyordu. Gözleri iyice kararıyordu.. Vuracakmış gibi duran kollar biraz önceki duruşundan farklı değildi. kendisine gelmeliydi..." "Lanet olsun! Yine O!. *** .. Adam öldürüyorlar!. Ber.. "Sizde kalsın.. sonra kelime kelime anlaşılmaya başlamıştı. koltuğunu arkaya usulca itekleyip.. O an ölümünün anahtarı olacaktı..

" diye geçirdi.. sekreterinden Sağkol’un çağrılmasını istedi. Maf. "Doktoru bir haftaya kalmaz taburcu edebileceklerini. Maf. Markız. "Gerek güvenlikte.16 Maf. "Đlginize de teşekkür ediyorum. Daha sıcak ve daha rahat konuşabiliyordu. Markız." Sağkol. Onu rahatlatmalıydı. gözlerini anlamlı bir şekilde Markız’a dikerek. kalkışa.. Her genç kıza sahip olamayacak bir ortamdaydı. "Geçmiş olsun. "Onların sadece kulakları çekilecek. gereğini yerine getirirdi.. Bir kaç saniye oluşan ara sessizliği sonlandırmak için "Bir şey içer misiniz?" diye sordu. Onları ikna etmek için ne gerekiyorsa takdim edin.." dedi. şimdi. "Görüşme bittiyse."diyerek soruya olumlu yanıt verdi. "Bir eleman Markız’ı evine kadar bıraksın!" Markız’ın sıcak elini her iki elinin arasına aldı. "Nasılsınız efendim?" diyerek misafir koltuğuna oturdu." diyerek izin istedi. telefonla sekreterine talimat verdi. Gelen bayanı yerinden doğrulmadan ve gözlerini gazeteden ayırmadan buyur etti. O kendisiyle ilgileniyordu. camdan dışarıyı seyrederken. oturun!" Gelen bayan. içselinde ‘Avukat ağzının tadını biliyor.." dedi." dedi. beni sevdiği ve kıskandığı için Ber’e arkadaşlarıyla birlikte saldırdı. Onun nelerden hoşlandığını ve isteyebileceklerini önceden bilir. teşekkür edip salondan çıktıktan sonra Maf." dedi ve "Ber. Maf. söylemeden gereğini gerçekleştirmen hoşuma gidiyor. Markız. Sekreteri. Ben seni bu huyundan dolayı çok seviyorum." Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerini Markız’ın endişe okunan gözlerine dikerek. Maf... "Ber’de onlara gereken yanıtı verdi sanırım.." dedi buğulu bir tonuyla. güzel kızın üzülmesini istemiyordu. üç kattan oluşan ofisinin üst katında gazete başlıklarını incelerken. Đzin . "Her hangi bir şeye gereksinimin olursa mutlaka yanıma gel! Seni her zaman bekleyeceğim.Müdürüyle görüştün mü?" diye sordu Maf. Maf. "Basındaki dostlarımıza da söyle avukatımıza yapılan saldırının bizimle ilgisi varmış gibi çıkan haberleri yalanlasınlar." "O işi de çözdük. kısa bir an sonra yanında hazır olan Sağkola. "Güzel!. ayrıca soruşturmaya da gerek kalmadığını. "Evet görüştüm efendim..." diye ekledi... "Ona kavganın boyutu. Gazete sayfalarından başını kaldırmadan "Girin!" dedi Maf. Temsili kleopatra güzelliği." diye ekledi.. "Patronumun oğlu Maroğlu. gülerek. "Biliyorsun! Artık bu bizim işimiz. kalkışla." diye başlangıç yaptı. Yıllardır ilk kez yaşlı yüreği bir kız karşısında bu kadar heyecanlanıyordu. Olayı büyütmesek. Adının geçtiği bir olaydan dolayı bir çok insan zarar görebilecekti. merak etmeyin!" dedi. söyledi. "Güvenliğin 9." dedi. aksi halde kendisinin yardımcı olmakta zorlanacağını’ belirtti. "Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa. "Buyurun. Çağrılacağını biliyormuşçasına. Sonra iyi bir başlangıç olmadığını düşünerek "Đzin verirseniz gidebilir miyim?" dedi. Kapı çaldı. Bunun için ölüme bile gidilir. işin peşinin bırakılmayacağından endişe duymaya başladı. ayrıntısını ve bazı gazetelere yansıdığı gibi olmadığını." Cümleleri toparlamaya çalıştı. Markız.."Anlaştık o halde!. telefon ahizesinden dahili çağrı sinyali aldı. Güleç bir yüzle. ‘fazla sansasyonel olayların çıkmamasını. "Seni buraya kadar yormamızın nedenine gelince."Đyidir efendim.. sadece üç kişinin nedensiz yere Ber’e saldırdık-larını. "Tanrım.." Ad kentinin en etkin insanı tarafından davet edilmiş ve onun karşısında konuşuyordu. "Olur efendim!" dedi.. bu ne güzellik.. olayla bizzat bizim ilgileneceğimizi söyledim.. "Teşekkür ederim.. gerekse yargıda vereceğin ifadelerde kesinlikle ayrıntıya girmemeni.. "Lütfen bana bildir!" Markız’ın ilk andaki çekingenliği yok olmuştu. Maf’ın övgüsünü almak için gereken her şeyi yapmaktan zevk alırdı. çekinme. Gereğini yapacaklar." diye geçirdi. Ayağa kalkarak "Hoş geldiniz! Markız Hanım!" dedi." Maf. içselinden. ‘Hoş bulduk’la karşılık verdi. nasıl?" diye sordu. Gerektiğinde kibar olmayı da biliyordu. güzel. hatta saldırganları tanımadığını. "Beklediğiniz misafir geldi!"dedi. iç gıdıklayıcı sesin sahibine başını kaldırarak baktı. biraz nefeslendikten sonra "O da.." "Đşte!. sonra da kaçtıklarını belirtmeni rica etmek içindi." Sağkol." diyerek soruyu yanıtladı. Yanına gönderilmesini emretti.." Maf.

. elinde tuttuğu gazeteyi göstererek "Kent-Bas gazetesi senin olayın hakkında yine büyük başlık atmış. Biri haricinde diğer ikisi trafik kazası mağduruydular.. Hızlı bir şekilde haberin ayrıntılarına göz attığında oluşan siniri yanağındaki allanmadan da anlaşılıyordu. buğday tenli. sıyrıklar ile başının alnına yakın sağ kısmında on iki dikişlik yarası vaki çatışmanın acı faturasının ayrıntılarıydı. Tar. çok yönlü ve derinliği olan biriydi... yeşil gözlü. Tar’ın kent ve ülke olaylarına siyasi.. Odada bulunan diğer üç hastanın sağlık problemi yine kırıklarla ilgiliydi.... babasının evi El kentinden Mar kentinde bulunan köyüne taşıdığında Ber hukuk fakültesini kazanmış bu nedenle orada kalma şansı veya şansızlığını elde edememişti. ekonomik. Tar. sosyolojik. Ama önce işleri tamamen rayına koymalıydı. köyünü akrabalarını yakından tanıma. Ber. Ayrıca aynı koğuşu paylaştığı üç kişiden biri olan muhabbet de konu sıkıntısı çekmeyen ‘Tar’ isimli bir adam da vardı.. psikolojik bakış açıları." Yerinden doğrulmadan gazeteyi alması için Ber’e uzatarak. Bazen kentten uzaklaşıp bir köylü gibi köy hayatı yaşamayı içinden geçiriyordu. Tar’ın yanına kadar gidip gazeteyi aldı. hukuksal.. Sistemini tam oturtmalıydı.... liseyi bitirinceye kadar orada kalmış. aynı zamanda Maf’ın elemanı Solkol’un yakın arkadaşlarındandı. Ad kenti Rüşve hastanesine kaldırılmıştı. bu kadarına da şükrediyordu. "Bakmak ister misin?" diye sordu. "Olumlu haberlerini bekliyorum!" *** Kafe’de ki çatışma sonrası Ber. Hastanede canı pek sıkılmıyordu. öksürerek Ber’in dikkatini kendi üzerine çekmeyi başardı. "Karşıt grup.. bağlılık. anlatılardan köylüler hakkında edindiği bilgi. "Neden daha önceleri tanışmak kısmet olmadı?. Maf’ın "Olayı çıkaran kabadayılardan haber var mı?" diye sorması üzerine geri dönmek zorunda kaldı. Đflas nedeniyle. yorgunluk akan bir sesle "Hiç. Kendisine güvenen. Merak etmeyin birkaç güne kalmaz. gündüzleri vaki olay nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan Markız. Hastanede en az yataklı dört kişilik bir odaya yatırmışlardı kendisini. yöreyi iyi bilen biriydi. Ber. Yeni kurulmuş olan "LegalXYZ-Partisi”nde faaliyet gösteren. kültür mayasını fark edebilme anlamında kısa süreli de olsa yeniden gitmek istiyordu. "Güvenliğin yakalayabileceği korkusuyla gizlendiklerini öğrendik. "Hayırdır? Yine ne düşünüyorsun?" diye sordu hafif gülümseyişle Tar." "Güzel!" dedi. Ber. filmlerden." dedi. Kültür düzeyi yüksek olan Tar’la güzel ve verimli saatler geçiriyordu. ise küçüklüğünde iki kez. Ucuz kurtarmıştı. Sol kolunun kırılması yüzündeki morluklar. çevreyle ve benliğiyle barışık bir duruşu vardı. doğallık gibi güzel şeylerdi. karşı yatakta yatan ve trafik kazasında ayağı kırılmış Ad kentinin Er lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapmakta olan ‘Tar’ isimli kişiyle diyalogu epeyce ilerletmişti. dürüstlük." dedi. Öyle dalmışım işte!. Baba kenti hakkında çok da bilgi sahibi değildi.. karşısındakine güven veren.. Ber. Ber’in babasının doğum yeri olan “Mar” kentinde doğmuş. Ber bakışlarını tavana dikilmiş her iki kolunu başının altına destek vererek uzandığı yerden rast gele düşünüyordu.. Ber. Maf’ın avukatına saldırarak cevap verdi.. Markız’ın Maf tarafından çağrılmasına bir anlam verememişti. Bunlarda kent yaşamında pek bulunmayan değerlerdi." dedi. bir Edebiyat-sanat dergisinde yazıları yayımlanan. bir hafta kadar kalmıştı Mar kentinde. Tar. Konuşurken bile gülüyor görüntüsü veriyordu karşısındakine. samimiyet. "Đz üstündeyiz. Đkisi de hastanede başlayan arkadaşlıklarını taburcu olduktan sonra da devam ettirme niyet ve temennilerini taşıyor ve bunu her fırsatta birbirlerine vurguluyorlardı. Markız’la yaptığı son telefon konuşmasıyla içeriğini öğreninceye kadar. en son avukatlık ofisini açmadan önce gitmiş. siyah saçlı.. kendisine.isteğine Maf’ın tepkisiz kalması üzerine salondan çıkmak üzere kapıya doğru yöneldi. Kolundaki kırık çok önemli olmamasına rağmen bir haftadan önce taburcu olamayacağı söylenmişti. ayağa usulca kalkarak. Babasına ve kardeşlerine olan özlemini giderme....” hayıflanmalarını sürekli yineliyordu kendisine. elimize düşerler. Kitaplardan. Kelimeleri.. uzun boylu ve sempatik bir tipti. Tar. "Allah kahretsin! Bu haberlerin . Tar. kurgu ve yorumları garip gelse de hoşuna gidiyordu. art niyetsiz yaklaşım.. Mar kentinin tarihsel yerlerini gezme. akşamları ise Mus yanında refakatçi olarak kalıyordu.. cümleleri kitabi çıkarsa da doğu aksanını hala atamadığı anlaşılıyordu şivesinden.

Yalnız kalmak istiyordu. bu durumda gelecekteki insanlara olay yanlış aktarılmış olacaktır.. *** Mus’un verdiği habere üzülmüştü. Tar." Ber... Belgeleri. Anti-Hafif 8. Mus. Mus.. bu tür şeyleri takma kafana. uzatılan listeyi aldı. Ber’in tahmini doğru çıkıyordu. Yerel Yönetim Başkan. " Tar.. söyleneni anlamamıştı. "Basında çıkan bazı haberlerin gerçekliği ile özelde ülkemizin geçmişindeki tarih yazıtları arasında bazı benzerlikler yakaladım.. Seni hastanede ziyaret etmek isteyenleri de arzu ettiğin şekilde engelliyorum. Sıkıntılar üst üste geliyordu.. Tar’a hak veremeden edemedi. "Nasıl ?.. Halk Vekillerinden iki tanesi. Güvenlik 9. Mantığa uygun bir açıklamaydı.. XY Ulusal Medya Kuruluşu Adana temsilcisi. Üzerinden uzun zamanda geçmedi ki.. Ber. dayanakları olmadan bu şekilde haber uydurmayı hangi cesaretle yapıyorlar. "dedi Tar..Yargı Grubu Başkanı ve beş üyesi. Aksini iddia etmek için bir dayanağı yoktu. anlatılarına karşı lehte veya aleyhte bir açıklama da ve yorumda bulunması halinde kendisinin ona dakikalarca dinleyici olarak kulak kabartmak zorunda kalacaktı.. "Đlgisiz şeyler yazmışlar.. "Tez elden bir eleman bulman gerekiyor!" hatırlatmasında bulundu. Kimbilir belki de. bazı müşterileri ve daha niceleri.. Tar. kendi hafızamdan şüpheleneyim." dedi.. "Đmzaladığın. Gazetede çıkan haber nedeniyle kendi kendisine tahliller yapmalıydı. Ber. bir kaç günlük birlikteliklerinden edindiği izlenimle bu girişten onun uzun uzun konuşacağını tahmin etti. Anlayamadım!." diyerek giriş yaptı. etkisini iyiden iyiye hissettirmek için. zorba hareketler gibi bir çok olgunun bulunduğu geçmişten gelen ve iletişim araçlarının azlığı ve kopukluğu gibi birçok eksisi olan yer ve zamanlarda geçen tarihi daha fazla kuşkuyla karşılarım. Şimdiye kadar iyi ve kötü günlerinde yanında gördüğü bu yeğeninden ayrılmak zorunda kalması bir yana. devamla "Bilimsel tarihin dayanağı kayıtlar. incelemeye başladı. Bunlar sınırı aştıklarında kellelerinin havada sallanacağı veya ekmeklerinden olacakları tehdidini sürekli taşıyan insanlardı." dedi. özellikle uzman olduğu tarihsel bakış açısıyla birkaç kez daha yorumlamasına tanık olmuştu. babacan bir tavırla. Bunlara tarih alanında uzmanlığım olmasına rağmen şüpheyle bakmaktayım.... Üniversite sınavını kazanamaması nedeniyle erteleme hakkı da sona ermişti." Ber. Ber. Seninle ilgili basında çıkan bu haberin ileride belge olarak kullanılacak olduğunu varsayalım. bu düşüncelerle "Đşler nasıl gidiyor?." "Bu onlara kafadan senaryo üretme hakkını vermez. Tar’ın daha çok ayrıntıya girmesini engellemek için. Başını sallayarak onayladığını belirtti. Ber. Maf’ın avukatı olman nedeniyle senin etrafında gelişen olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri senden ve Markız’dan nede bir başkasından elde edemeyince böyle bir mantık yürütmüş olabilirler. Tarihi yazanlar çoğunlukla egemen gücün emri altında ve onların verdiği ücretle geçinenlerden oluşuyor. "Ayrıca arayanlar geçmiş olsun dileklerini sunanları not aldım. bir konu bulmanın verdiği zevkle dudağını diliyle yalayıp ıslattı. Markız’ın iş konusunda biraz tembel olduğunu ve bunun hem işleri hem de aralarındaki ilişkiyi olumsuz . iktidar değişimleri.. Biraz çekinerek "Markız çalışmaz mı?. Askerlik Yoklama kaçağı olması nedeniyle.. Bu nedenle... görevlilerce uyarılmış ve bugün sayılmazsa en geç altı gün sonra askerdi.." diye ekledi. "Ber... Kapitalist Grup Başkanı. savaşlar.Müdürü. bürodaki işleri konusunda bunun kadar iyi ve güvenilir birini de bulabileceği konusunda şüpheliydi.. Zamanımızda bir kısım medyanın daha dumanı tüten haberleri bu kadar çarpıtması karşısında.. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Başkanı ve yöneticileri.." dedi. "Haklısın Tar bey!" dedi. bu teklifi düşündü.. Ber. "Đçinde olmadığım bir olay olsaydı bu habere inanacaktım..tümü yalan!" diyerek Tar’ında beklediği tepkiyi gösterdi." diye telkinde bulundu.. duruşmada bulunamayacağına dair dilekçelere doktor raporu fotokopilerini de ekleyerek gerekli mahkemelere sundum. Elinde ki el yazısıyla dolu parşömeni Ber’e uzatarak." "Tarih gibi. Bana saldıranları karşı grubun adamları gibi göstermişler. Başını gazete sayfasından ayırarak. belgeler genelde o dönemlerde yaşamış insanlara ait."diye sordu. Biliyordu ki. Tar’ın her konuyu farklı bakış açılarıyla.. "Bazı basın organlarının kendilerine özgü garip garip gazetecilik anlayışları vardır. anlamıyorum.

saldırganları inlerinden çıkarmış. elindeki döner bıçağını başına indirseydi?. kime saldırdıkları gerektiği şekilde anlatılmıştı. sizden özür dilemeleri için gönderdi bunları.. Kalan günlerin içinde eğit. Tümü.. .." Ber’in konuşması tümünü rahatlatmıştı.. Yüz ifadesi de herhangi bir renk vermiyordu." "Gerekirse gazeteye ilan ver! Başvuranlardan koşullara uygun birini seç.‘ işareti yaparak engelledi. "Markız.... Gerçi onlara olay esnasında gerekli tepki ve savunmayı göstermişti. "Baba Maf. *** . eliyle ‘Defolun!.. özrü kabul veya ret anlamında bir sözcük hala dökülmemişti. 17 Hastaneden taburcu olduktan beş gün sonra Maf....... Sükunet Solkol’uda rahatsız etmişti.. Maroğlu. En azından ders vermesi ve sözleriyle hırpalaması gerektiği inancıyla hareket ediyordu Ber. Bu durum yüzlerindeki darp sonrası oluşan kırmızılık ile eğik başları ve mahcubiyetle karışık korku dolu gözlerinden dahi anlaşılıyordu. Özürlerini kabul etsem mi?. Cezalarını kesin derseniz yine gereği yapılacak.. Aksi halde bu kadar iyi davranmayacağımı bilmiş ol!. seni tercih etseydi benle çıkmazdı.." diye ekleyerek Ber’in niyetini ısrarla ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldu. Maf’ın elemanları.. onların bu yaklaşımını Ber.. "Bakın zorla güzellik olmaz!" dedi. Saldırganlar. sözünü tutmuş ve nihayet kendisine saldırıda bulunanları karşısına dizdirtmişti. elini öpmek için yanaştıklarında. Markız’la hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmayacaksın.." diyerek bilineni bildirdi.." dedikten sonra Mus’un gözlerine bakarak "Senin tercihine güveniyorum..etkileyebileceği sonucuna vararak "Mus. "Özrü kabul edip etmeme sizin inisiyatifinizde. Đsteğinize göre hareket etmemiz konusunda emir aldık. Yoksa farklı bir ceza şeklimi düşünsem?. kollarını mı kırdırsam?. Ya Güvenlik siren sesleri duyulmasaydı?. kısasa-kısasın geçmişte kalan bir ceza yöntemi olduğunu ve bu kadar acımasız olmaması gerektiğini hatırlattı. seçenekleri arasında gidip geliyordu... Bundan sonra Markız’ı ve beni hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceksin! Đkimizden birini tek bile görsen yolunu değiştireceksin. özürlerini defalarca sunmuş olmasına rağmen Ber’in ağzından. "Nasıl?. kırılan koluma karşılık.. Ber.." diye ekledi.... Akabinde saldırgan ve diğer saldırganların azmettiricisi konumundaki Maroğlu’nu gözleriyle hedefleyerek. Üçü de Ber’in ofisinde ve karşısındaydılar... en son kendisine. birkaç gün içinde bir eleman bul!" dedi. Ber..

Ona. Đz. Raporu bir fotoğraf çekimi hızıyla beynine aldı.. "Đz grubunun gönderdiği Tar isimli insana ait raporları inceleyin! Kısa sürede bana teklif raporu sunun.Tar.Tar." dedi. Beyinsel vericileriyle..5’e bildirdi. Gereği için Beyinsel Etkileşim Merkezinden birini görevlendirin. "Güzel olmuş. yeni elemanı Secret’den Maf’ı bağlamasını istedi. özümsedi.. Hadi hayırlısı. Mar-Kentinde yirmi beş gün kalma amacında.01.. mahalle halkı çok büyük bir kalabalığın kendi içinde sözlü bir kavga içinde olduğu sanısına kapılabilirlerdi. *** *** .." diyerek yanıtladı.Tar.01. Đz. Dört günlük azami boşlukla düzenleme raporuna uydurulabilinir..2’ye gönderdi.. "Tar’ın davranışları düzenleme raporuna büyük aykırılık gösteriyor.. Đletişim içeriği duyulacak seslere dönüşse. Evet! sorunu çözülmüş bilin. Ne yapalım?" iletisini.Tar. "Bu son yarım yüzyılda ne kadar çok görev almaya başladık.Tar."iletisini yolladı. yaşamını rapor düzeneğindeki sapma öncesi noktaya yeniden getirebilmeniz için az bir zamanınız var..Saldırganlar ile Maf’ın elemanlarının ofisten ayrılmasından sonra Ber." Çok kısa bir an sonra.2. Bu durum kökten sapma sayılır kanımca.. görevlendirilen uygulayıcı alt grup temsilcisi raporun hazır olduğunu Uyg.5.01. Sapıcı Tar.. "Tar.. Sorunun çözümünü uygulayıcılara havale edeceğiz... Đz. Raporu onaylıyorum..3.. Mar-kentine doğru yola çıkıyor. telefonla teşekkürlerini sunacaktı. 18 Ad kentinin eski mahallesindeki üç katlı ahşap konağın sessiz sakinleri izlenim ve telepatik iletişim yoğunluğu içindeydiler.. Bu yirmi beş günlük boşluk sapmasından iyidir. Sadece dört günlük kadar boşluk meydana getirebilirsiniz." dedikten sonra ayrıntılı düzenleme ve izleme rapor içeriğini en aşağı katta bulunan Uygulayıcı Merkezine iletti. Ad kenti sınırlarını terk etmek üzere. Rapordaki süreler içinde Ad-kentin de bulunması gerekirken. Đz.01.01.2’ye kapatarak hazırda bekleyen uygulayıcı gruplarından birine ileti gönderdi.Tar.. "Tar’la ilgili düzenleme raporundaki sapmayı engellemeniz.01. Uyg...

Mıha’nın sahibi olduğu otomobille yine onun yönetiminde Mar yönüne doğru seyir halinde Ad kenti sınırlarını aşmak üzereydiler.Hastaneden taburcu olmasından itibaren iki aylık kadar bir süre geçmiş olmasına rağmen ayağındaki arıza tam olarak iyileşmemişti. genç polislerin yanına vardı."dedi. Her ikisinin de kulakları sevdikleri ozanın son kasetinden çıkan müziği zevkle dinlemekteydi. "Neden durdurduğumu ben de bilmiyorum!" dedi. "Görev aşkı ne kadar da önemli oluyor. Uzun boylu görevli."dedi." diye ekledi. "Kırmızı arabayı durduralım." demek zorunda kaldı. "Valla ben de anlamadım!. Oto teybinin sesini düşürerek "Bu tür sıkıntı hissettiğimde başıma mutlaka kötü bir şeyler gelir. Meraklı bakışlarla "N’oluyor.. Şimdi.. arada yan gözlerle yoldan geçen arabaları izleyerek konudan konuya geçiyordu. Bu bahaneyle akraba ve arkadaşlarını görebilecekti. anarya yapıp geri gitmek istediğinde yanındaki kişi. Sürücü. Gençlerin motive etmek için gözlerini heyecanla açmaları ve arada “vay be!” nidaları onun anlatım isteğini kabartıyor. hormonsuz yiyeceklerden tadabilecek... Temiz havayı ciğerleri soluyacak. Kendi aralarındaki sessizlik sıkmıştı Tar’ı. Başını ona doğru çevirerek hafif alaycı bir ses tonuyla.. Anlamlı bir şeyler söylemesi gerekiyordu.’tır. "Geçen ay yolda durdurulup öldürülen üç partilinin failleri bile bulunamadı. gözleri kapanıncaya kadar ve arada birbirlerine bakarak katıla katıla güldüler. " Gruptan ayrılan iki görevli yolun kenarına geldiklerinde midesinde bulantı hisseden görevli. "Ah şu gençler!" dedi. arabadaysan gaza basarak kaçmak. "Đzin verirsen ben güvenlik kontrolünde bulunacağım... neden durdurdunuz bu arabayı?" diye sordu. yaklaşmakta olan kırmızı renkte bir arabaya durması yönünde işaret verdi. Sen merak etme!" Kırmızı otoyu durdurma olayını gören Üst görevli. Yol kenarındaki bir ağacın altında aperatif bir şeyler atıştırırlarken kendi aralarındaki muhabbetlerini tüm sıcaklığıyla devam ettiriyorlardı. gözlerini yoldan ayırmadan "Yakınlarda arkadaşın biri gidip gelmişti." diyen uzun boylu arkadaşını işaret ederek.. Bu arada tellendirdikleri sigaranın dumanını arada içlerine çekerek ilerledikçe uzayan. arkadaşı ve hemşehrisi Mıha’nın aşırı ısrarlarına dayanamamıştı." "Sıkma canını!... Okula ve öğrencilerine olan hasretini gidermek için bu süreyi beklemek zorundaydı. "Đçimde garip bir sıkıntı var. Ortamdan uzaklaşmasının kendisine yararlı olabileceğini düşündü. Kırmızı araba güvenlikçinin işaretinin gecikmesi nedeniyle ancak on beş metre ileride durabilmişti. Çok bilmiş görüntüsü veren mimikle. . Tar. Sonunda. ancak baston yardımıyla yürüyebiliyordu. Fakat." diyerek seslendi. "Telsizden arabayla ilgili bir ihbar almadık. "Herhangi bir sorun olmamış.." dedi Mıha.... Gençlerden uzun boylu olanı beyninde birden garip bir uyuşma. Üst görevli. Evde dinlenerek geçirmek istemişti.. midesinde bulantı hissetti. Dikkatli olalım. "Mıha!. propagandasını yapabilecekti..... ilk zamanlar ben de böyleydim. bir şey olmaz..... "Anaryadan ceza alabilirsin! "diyerek uyardı. hem de kuruluş tarihi üzerinden uzunca bir süre geçmemiş olan Legal-XYZ partisinin. "Ama içimden bir ses arabada bulunanların şüpheli olduğunu söylüyordu. bu süreyi." Tar içini çekti." dedi. en iyi savunma ‘yayansan tabana kuvvet kaçmak.. bitmeyecekmiş gibi görünen yolu gözlemekteydiler."Bu günlerde yollar nasıl? Güvenli mi?" Mıha. Aklına mantıklı bir neden gelmeyince. eliyle alnını ovuşturdu. yüzleri kırışıncaya. onunla birlikte Mar kentine seyahat etmeyi kabul etmişti. *** Altı kişiden oluşan Ad kenti güvenliğinden bir ekip kentin çıkış noktasındaki görev yerlerinde mesai saatlerini eritmeye çabalıyorlardı.’ diye tersleşirler. Hastane doktoru ona otuz günlük ek rapor daha vermişti. Ekipte kıdemli olan üst görevli.. beklesem bu kez ‘niye bizi yordun.. Üst görevlinin konuşmasını yarıda bırakmasını sağladı. Şüpheli bir durum mu var?" Kısa boylu görevli." diye hitap ederek. isteği başıyla olumladı." dedi." Bilinen deyime adapte edilmiş bu tekerleme üzerine Mıha ile sözü söyleyen Tar. "Bunlar trafikçi değil. Diğer görevliye de onunla birlikte gitmesi için direktif verdi. geçmişte yaşadığı etkileyici olayları abartılı anlatıyordu. hataya ortak olmak istemedi." dedi. "Yengem den ayrıldığından olabilir. "Geri gitmesem. "Sayın üstüm.

..!. "Hey!. sevgi.. üzerlerini kontrol ettikten sonra.. renkli elbiseli. *** Ber.. Kasetteki sözler “Dowko” dilinde olsa bile yöresel folklorik öğeler.. kardeşlik.. Ekipte iyi bir organizasyonun ve uyumluluğun baş ölçütü buydu. Sonunda isteğine uyan bir şey bulmuştu. bunları gelip teslim alsınlar!" Tar. "Đyi koku alıyorsun. "Yenge. barışla ilgili sözler içeriyor. Sanki. Bizi suçlayacak ne buldunuz anlayamıyorum." Tar’ın eşi Tareş." diyerek sesli düşündü. Bunu uzun boylu görevliyi alnından öpüp kutlayarak da gösterdi. Tar’ı yanıtlamadı... Biraz daha ayrıntıya girmesi gerektiğini düşündü..... Üst Görevli. başını sağa sola azarlar özellikte salladı... bıktırıcı bir inatlaşma içindeydi. Astlarına emir yağdırdı. Tebrikler! Bunu siciline işlettireceğim. dilinin döndüğünce açıklama yapıyordu. Đl Güvenlik binasının dış kapısının önünde. Hatta az kaldı. şahısların illegal-ABCD örgütünün büyük çoğunluğunun memleketi olan Mar kentinden olmaları bu kanıtlara bir başka destek sağlıyordu. " " .. "Bu arkadaşın altıncı hissi çok güçlü.... iyi olduğunu. "Beyefendi!.. Buna rağmen ümitsiz bir girişimde bulundu. beyaz tülbendli.." gibi aklına gelen sözsel tepkileri üst üste sundu. "Ama televizyonda izlediğim filmlerde avukatlar istediği zaman müşterileriyle görüşebiliyor.. Mıha.. Mar kenti doğumluların genel özelliğini yansıtıyordu."Giydiğin gömlek illegal bir örgüt bayrağının renklerini taşıyor!" Üst görevli. kelimeleri farklı bir cümleydi. Uzun boylu görevliyi mahcup etmemeliydi. bu yasak dilde yapılmış bir kaset!. Fakat ikna edemiyordu..... demokrasi konusunda . " diyerek üst görevliyi uyardı. Hem Mar kentli olmak suç mu?. "Nasıl aldığını bilmiyorum ama...... Tar.. Üst görevli. arka bagajı..." diyerek yanıtladı.. arkadaş ise Legal-XYZ Partisinin kurucu üyesidir. onların aleyhine yeteri kadar kanıt bulmuştu. Bu “Dowko” diliyle söylenen müzik parçaları içeriyordu." dedi. biraz önce hataya ortak olmamak için kenara çekildiğini unutturmak istermişçesine..’ belirtti....Üst görevli. Üst görevli.."Derdinizi merkezde anlatırsınız.." diyerek Üst görevlinin kendisini dinlemesini sağladı. "Hangi renklerin yasak olduğu yasayla belirlensin. "Sayın görevli!" diye hitap etti. "Hemde Mar kenttenler. Sodgom Ülkesi yönetimince benimsenmeyen bir dille söylenen müzik kaseti olduğunu anladığında gözleri ışıldadı ve teybi çalıştırdı." diyerek Tar’ın daha fazla kendisini yormamasını sağladı. konuşma düzeneğini kaybetmişti. "Đner misiniz beyler! Güvenlik kontrol! Đhbar var!" Arabadan inenler Tar ile Mıha idi.. "Buna rağmen ısrarla görüşmek istediğimi belirttim.. ona göre davranalım. "Efendim. bu konuşmaların sonunda kendileri için iyi şeyler olmayacağını tahmin edebiliyordu. altını üstüne getirircesine aradılar. "Maf’ın da avukatı olduğumu bilen bir görevli ise. Suça konu olabilecek hiç bir şey bulamamışlardı." "Onlar yabancı filmlerde oluyor. iki gün sonra yargıya çıkaracaklarını. görevliye karşı koymaktan beni de gözaltına alacaklardı. Ülke sınırları içinde değil mi?. Bunun yasa dışılıkla ne ilgisi var?" Üst Görevli. makyajsız olmasına rağmen güzel görünümlü.... Mıha’ya yönelerek. gözleri ağlamaktan kızarmış. "Yasadışı Örgütlerle Mücadele Merkezine anons edin. Olacakları ise için için korkuyla endişeyle karışık duyumsuyordu.." Kısa boylu görevli. gerisin geriye yanlarına varan kırmızı arabada bulunan iki şahsın inmesini kibarca istedi. aşk.. "O filmlerin geçtiği yerler.. Tar ile Mıha’nın kimliklerini inceleyip. "Ben tarih öğretmeniyim." "Maf’ın tanıdığı görevlilerle görüştün mü?" Ber." dedi.. "Bir sorun mu var?.." dedi. Tar’ın eşine. Dışarıya yansıtmanın bir yararı yoktu.. olanların seyircisiydi......" Görevliler. ‘Tar’ın misafirleri olduğunu... Bununla birlikte hatalar grup içinde kalmalıydı.. Bulduğu bir müzik kasetinin dış kabıydı. Önceki söyledikleriyle anlamı aynı." diye bağırdı. "Bu konuda onlarla bağlantıya geçmemden hoşlanmazlar. At yarışlarında çoğu zaman ikili tutturuyor. Tar. "Efendim!" dedi. bu... ülkenin yasaları bu tür olaylarda gözaltına alınmış olan kişiyle görüşme konusunda bir düzenleme getirmemiş... Uzun boylu görevli mahcup duruma düşmemek için bu çabasını bir türlü sona erdirmiyordu. arabanın içini.." dedi. kasetle yetinmek istemiyordu.

. uzatılan kartı alıp masasının üzerine sert bir şekilde fırlattı... Kontrol odasının kapısını tıklatıp girdi. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktı. Yan gözlerle odada bulunan genç görevliye baktı. Maf kanalı ile tanışmış olduğu Güvenlik 9. Üst görevli. Yasayı yasaya aykırı şekilde kullanma tehdidi içerikliydi.." Tareş’in gözlerinden akan yaşların da etkisiyle son bir teselli cümlesini kullandı. bu tür ilişkiler hakkında Tar’ın eşine uzun uzadıya açıklama yapmanın anlamsızlığını düşünerek vazgeçti.” ile başlayan birçok nasihat dinlemişti ondan. görevli memura yaklaşarak." Tareş. yan saçları beyazlamış şişman görevlinin." dedi. avukatlık kimliğimi iade edin. ast görevlinin üstünden çekinmesi düzeneğinden dolayı kendi aleyhine tanıklık yapacağından yüzde yüz emindi. "Avukat bey! Sen cahil bir adama benzemiyorsun." diyerek bir yeşil parayı taksi sürücüsüne uzattı ve Tareş’e. Ber... Üst görevlinin kendisinin hazırladığı ortamı yumuşatmaya hiç niyeti yoktu.." Bu arada gözlüğünü tutacaklarından katlayarak gömleğinin cebine koydu. Üst görevli. Üst görevli eliyle hafifçe itekledi. "Bana bir kez daha hafif de olsa dokunarak konuşursanız. diye duydum. şiddetle karşılık vereceğim!.bayağı ilerlemiş ülkeler." dedi." Beklemenin bir anlamı olmadığı düşüncesiyle yoldan geçmekte olan bir ticari taksiye durması için işaret etti. "Dalgınlık. negatif enerji yayan iki hırçın göz gibi görüyordu. Tareş’in daha fazla burada beklemesini istemiyordu. Olumlu sonuç elde edememiş hatta “Bu tür işlere bulaşma. "Merak etme! Tar’ı yargıya götürdüklerinde. Üst görevliye uzattı. selamını karşılamadı. Onunda durumdan hoşnutsuz olduğu belliydi. Elli yaşlarında. bakarak. Müdürüne Tar’la görüşmesini sağlamasını istemişti. Ön koltuğa kurulacağı esnada güvenlik girişinde bulunan bir görevlinin. tahrik amaçlı olduğunu anlamıştı. Önündeki belgelerle ilgileniyor görüntüsü vermesine rağmen kulağının kendilerinde olduğu açıktı. buradan sorunsuz ayrılayım!" "Sorun çıkarsa ne olur?" Ber işaret parmağını sallayarak. "Korkmana gerek yok!" dedi. işkenceler geçmişte kaldı." Üst Görevli." Mandalından gömlek cebine tutturmuş olduğu ziyaretçi kartını çıkardı. Ber. Tareş’in arka koltuğa oturmasını sağladı." diyerek aniden üstündeki resmi kıyafetin düğmelerini iç atleti tamamen görününceye kadar koparan üst görevlinin davranışları karşısında cümlesinin devamını getiremedi. "Artık fiziksel baskılar. Ama topluma örnek olmanız gerekirken kendiniz hata yapıyorsunuz!" Kabadayısal ve bir üst görevliye yakışmayacak bu söylemden rahatsızlık duyduğunu ses tonuna da kodlayarak. Bir süre suskun kaldı.. gömleğinin sol üst cebinde asılı ziyaretçi kartına. Ben de Avukatlık Kimlik kartımı iade alayım. Ber. "Đyi günler!" dileklerinde bulundu. "Sizin hakkınızda bana saldırıya yeltenmenizden dolayı tutanak düzenleyeceğim." cümlesini yineledi." yanıtını aldı. Bakar mısınız?" seslenmesiyle vazgeçti.. Aksine."Yine de bu durumlarda Ad kenti’nde de görüşenler oluyormuş. Üst görevli olduğu anlaşılan orta yaşlı bey ile genç görevliye selam verdi. Ber. Ber. birazda kendisine telkinde bulunurcasına sesli düşünerek. "Lan! Ben sana şimdi gösteririm. "Avukat Bey!.. Oluşan ortam ve tanıktan oluşan kanıt üst görevli lehineydi. "Sizi uyarıyorum!" dedi. Üst görevlinin elle sarsmalarında gittikçe sıklık ve ağır yoğunlaşmalar hissediyordu. Görevlilerde yeni çıkan işkence suçu yasalarından korkuyorlar. "Giriş Kontrol Üst Görevlisi sizinle görüşmek istiyor. Bu gözdağı öncekilerden farklıydı. taksinin hareket etmesinden sonra. oturduğu sandalyeden ayağa usulca kalktı. "Bir sorun mu var?" diye sordu Ber. üstü dökük. çıkık göbeği Ber’in göğüs hizasında ve hafif temas halindeydi. "Ziyaretçi kartını neden iade etmedin?" Ber.. "Bu davranışlar size hiç yakışmıyor. bu hareketin kızıştırma.. Ber. Ber ise şeytanı hiç sevmezdi." diyerek sert giriş yaptı. "Üstü kalsın. Ber. Ber’in karşısına dikildi. Artık Ber ile üst görevli yek diğerini. Onu haklı kılacak bir davranıştan çekinmekle birlikte bir tepki vermesi gerekiyordu."diyebildi. "Bir sorun mu var?" diye sordu. orada hazır olacağım... nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu. Onun makam odasında bulunuyordu ve tek tanık onun tarafındaydı.. "Buyurun. "Olanları ayrıntısıyla gerçeğe uygun tutanağa geçireceksen imzalarım. . "Seni sevdim.. "Özür dilerim. "Sayın Görevli!" diyerek hitap etti Ber.

Üst görevlinin onu görmesiyle toparlanması bir oldu.. giriş kontrol üst görevlisine iyice yaklaşarak "Sana kaç kez söyledim?." Uyarının muhatabı sessiz kalmayı daha yararlı görüyordu. Aydınlık yüzlü görevli. Çünkü. “. Tar ile Miha’nin acı feryatları.insani duygularını depreştiriyordu. işkence yaptığı kanıtlanırsa bir yıl hapis alır.." dedi.ben yapmadım!. Gözleri kapatanların korkusu 'işkence yapan görevlinin.. Doğal reflekslerini ve meşru savunma haklarını kullanmalarını engellemek için ellerini de bağlamışlardı şüphelilerin.. Buyurun..’ raporunu vermeyeceklerini güvenlik elemanı olduklarından emin oldukları kadar emindiler. Olanlar hakkında özet verdi..” “... "Avukatlarda kendi alanlarında yasal görevlerini yapıyorlar. masada bulunan Avukatlık kimliğini Ber'e uzatarak. Aydınlık yüzlü görevli. gözbağlarıyla kapatmışlardı." Ber.." diye azarladı. aydın yüzlü genç bir beydi.....ilgim yok!. Üst görevli.. astına dönerek. Kendileriyle sürekli işbirliğinde bulunan bir avukatın dediğine göre suça konu olabilecek işlerden dolayı dava açmak. Bazen içsel çatışmalar oluşturuyordu kendilerinde.."Neler dönüyor burada?. konuşmuyordu. sanki kulak zarlarını patlatacak şiddette . onlarla uğraşma. Ama ne yazık ki bu iş için fazla mesai ücreti verilmiyordu. Aydın yüzlü beyin.. kendisine işkence yapıldığı iddiasında bulunanların yetkili makamlarca sevk edileceği Hukuki Tıp Akademisi baş doktoru SağSat’ın işkence yapanları zora sokacak olan. Bu negatif yansımalar normal hayatlarını da etkiliyordu.. Bu tür eğitimsiz toplama güvenlik görevlilerinden ne zaman kurtulacağız?... Altlara ittikleri -azda olsa. sokaklar yurttaşlarındı. Buradaki kurallar oralarda her zaman uygulanamazdı.. tekrar kendi kulaklarına. kuralları belli olan ve bazen de uygulanan sokak kurallarıydı. eylemi resmileştirmek ve suçu kabullenmek olacaktı. özür diledi. "Onun adına özür diliyorum.. Resmen olmasa da üstlerinin yüklediği göreve uymak zorunluydu. Bir an bir yerde işkence yaptıkları kişi tarafından tanınma ve infaz edilme korkusuydu bu... teşekkür ederek ayrıldı.. *** Düzgün yontulmamış ve nemli taş duvarlarla kaplı karanlık bir hücrede. En büyük korkuları. fiziksel etkilerin şiddetiyle bağırmaktan kocamanlaşmış ağızlarının içindeki şişmiş dillerinden çıkan.. Hemen tutanak hazırla!. Güvenlik binası kendilerinin. "Đşte sen de gördün!" diye bağırdı. Ağızlarından çıkaramadıkları sözcükleri.” ve benzeri yanıtlar onların istedikleri uygun açıklamalar değildi. Yargı makamlarında fazla mesai ücreti için dava açma hakları da yoktu.Üst görevli. kızgınlıktan doğan kırmızılığa dönüşmüştü... Ber. Kimliğiniz!. "Görev esnasında bana müdahalede bulundu. Tar ile Miha'nın.... Olayı resmiyete intikal ettirdiğinde bir sonuç alamayacağını biliyordu.tanımıyorrruum!” “.” “. Ber. Đşkence yaptıkları kişi ve kişilerin bakışları ürkütücü oluyordu.. Đçeri giren sivil giyimli zayıf ve uzun boylu.. bu temenniye tüm içtenliğiyle aynen katıldığını belirtti. akademisyen güvenlik görevlisi arkadaşlarda bunlardan muzdarip!.. ‘Đşkence yapılmıştır.." Dış kapının açılma sesi üzerine her üçü de gözlerini kapıdan giren kişiye dikti.. bilmiyorrrrrrrruuuum!. kendisini tanıtarak yanıtladı. diye. gelenin üst görevlinin üstü olduğunu tahmin etti. saldırdı. bir çok anlam içeren bakışlarıyla yansıtıyorlardı. arada içtikleri kalın sarma sigaraların ateşinden çıkan aydınlıkla yüzlerinin teşhis edileceği korkusuyla Tar ile Mıha’nın gözlerini. Yurttaşlar da. Bu yüzden tanınmamalıydılar.." sorusunu Ber. "Üzgünüm!.. Bu risk olmasa dahi yine gözleri bağlanmalıydı onların. ise süt dökmüş kedi gibi sahte mahcup görüntüsü sunuyordu. Aydınlık yüzlü görevlinin yüz rengi.. Đşkence seanslarının bitmesi için kendi irade ve istemlerine uygun ifade vermeleri gerekiyordu.. kapalı hücrenin taş duvarlarına çarpıp. Bu çok rahatsız ediciydi.. Đfadeler onların iradesini yansıtsa da bu önemli değildi... Bu kez çok fazla efor ve mesai sarf etmelerine rağmen şüphelileri bir türlü kendi iradelerine uyduramamışlardı. Yapılacak bir şey kalmamıştı.. görevden belki uzaklaştırılır.' yasa maddesinden kaynaklı değildi.

Bu aşamanın aleyhlerine bitmesi yenilgi ve yıkımdı. telefonu kapattı. Sürekli yenilenen bu akisler korkularını ve acılarını daha da artırıyordu onların. benliklerini korumak için direniyorlardı. Sidik torbasının baskısını hissederek tuvalete gitme gereği duydu. onları tercih etmemin daha uygun olacağını söylüyor. sonunda kendisi için olumsuz cümleler sarf edileceğini. Ber’in yanıtını beklemeden. kişilik çözülme aşamasıydı ve son aşamaydı. Direk şahsımla ilgili olan tüm davalardan çekilmeni istiyorum.. Artık sadece yalvarmamak. elde tutabilmedeydi.' Ber.. "Bunların farkındayım!" dedi. "Efendim!." diyerek devam etti. bunda bir beis görmediğini. ." diyenler grubunun fiili üyesi olmuşlardı böylece. "Hala anlamıyorsun beni. Ber.. "Ber! Bilirsin seni severim.. ya sen ya da onlar ikileminde. savunmasıydı. onunla buraya kadarmış. Maf. Markız olayında saldırganları dizginlemem. *** Maf.. Yine de bilmiyormuş gibi davranıyordu. "Direnmeliyiz.." Ber. "Onu tanısanız. 'Kader. mesleğini hatırlatarak yaptıklarının yasal olduğunu.." dedi. Şimdi kendilerinden nefret etme aşamasındaydılar.. Tar ile Mıha... ‘Boş ver. Direnmek yaşamaktır!” şeklinde kendilerine telkinde bulunuyorlardı.. Sonuç cümlesinin çabucak gelmesi için sabırsızlanıyordu. "Ama küçük yaşlarda tek paketler halinde kaçak sigara satarak geçimimi temin ettiğim günlerden bugüne kadar bayağı mesafe aldım." Sorun Tar'la güvenlik merkezinde görüşmek için görevlilere ısrarı ve Tar ile yine Tar'ın ısrarıyla Mıha'yı yargı ön duruşmasında avukat olarak temsil etmesi. kendisini dinlemiyordu. Tar'ın arkadaşı olduğunu anlatacakken vazgeçti.' diye düşündü." hitabıyla başladı."sözleriyle konuşmasına devam etti. Ha! Bir de son iki dosyamdan dolayı sana avukatlık ücreti ödememiştim.geri geliyordu. iyi günler diliyorum.. Buna direniyorlardı. Tanrı yardımcın olsun. Hatırımda. hiç bu kadar terlediğini anımsamıyordu. Onunla ilgilenmen nedeniyle seni ve kendimi savunmak durumunda kaldım. yumuşak bir sesle.... Aleyhine dava açılmadı ve Tut-Bırakma Kursevi'ne gönderilmeden serbest bırakıldı... Đş bunları değerlendirmede. Değerlerinden ve benliklerinden nefret etme.. Son aşamadaydılar. onun iyi olması.. tehditlere. Ama yapabileceği bir şey yoktu ve kendisine hiçbir seçenek bırakılmamıştı. kanısındayım. "Tar ile Miha isimli adamların davasıyla ilgilenmemeliydin. 'Ülkemizde bir suçtan dolayı tutuklu kaldığı günlerde fiziksel ve ruhsal işkence yapıldığını iddia eden ĐşkYapYabcı isimli yabancının yalan. "Konu. Sineye çekmek zorundaydı.. devamını okumadı. Bu. iftira dolu anlatımına dayanılarak oluşturulmuş senaryo içeren ‘Yönü Belirsiz Ekspres’ isimli filmi. Maf sayesinde hatırı sayılır bir müşteri kitlesi iş potansiyeli olmuştu. "Sonu en çok ölüm olur ve biz buna hazırız. Neredeyse bir paket peçetenin yarısını akan terlerini kurulamakta kullanmıştı.. suçsuz olması veya olmaması değil. Takdire değer derin ve sağlam ilişkiler kurdum." Maf. Bunlardan bazılarını sende biliyorsun... biraz önce Solkol'la yapmış olduğu telefon görüşmesinden biliyordu..... O şahıslara Kent Güvenlik Merkezinin sıcak bakmadığı bir partiyle bağlantıları olması ve o partinin iyi bir propagandacısı olmaları. "Edindiğim tecrübelerim. Đnsanlardan ve insanlıktan nefret etme süreci onlara çoktan yaşatılmıştı." dedikten sonra.. olanak bulunduğunda intihar ettiren bir aşamaydı. Hava sıcaklığının yüksek olmasından ziyade.. Tüm fiziksel acılara. Çok iyi bir insan ve gerçekten suçsuzdu.... Onlara bu son zevki tattırmayacaklardı. Maf’la yapmakta olduğu telefon görüşmesinin bunda büyük payı vardı. komşu ülke düşmanca niyetlerle tekrardan gösterime. Kopacaksa bağlantıyı koparan kendisi olmamalıydı.’ dercesine düşünsel stresini bir yana itip yarım bıraktığı gazete sayfasını kaldığı yerden okumaya devam etti. Ber. psikolojik yapılarının tamamen yok olmasını engellemeye çalışıyorlardı. araya girerek kesti. Ber’in devam eden konuşmasını. Ber. "Ben de gerekli saygıyı size karşı sunduğum ve yanlış bir şey yapmadığım. kısa bir suskunluk ve boğaz temizliğinden sonra. gerekli korkuyu vermem nedeniyle ödeştiğimizi sanıyorum. Yüzünde acı bir hüzün oluştu." dedi. Gözü bir habere takıldı.. Sonuçta o iş için masrafımız ve adamlarımın da bayağı emeği oldu. Benim kanalımla aldığın işlere ise karışmıyorum. büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesindeydi... Bu yönde savunma araçları oluşturup.. Bağlantıyı koparmak istemiyordu. Daha yumuşak cümleler kullanmalıydı. korkutmalara karşı..

Bireysel etik değerlerini... Tar'ın işiyle ilgilenmezdim ve Maf'la ve dolayısıyla onun etkin olduğu tüm gruplarla diyalogum aynı şekilde devam edebilirdi. Markız'la buluştuğum kafe'de saldırıya uğrayacağımı biliyordun.." "Hemen kızma. onları bilinçaltında tutamayacaktın. Ondan bu akşam için söz almamasına rağmen arayacağına adı gibi emindi. Yaşadıklarım hakkında yorum yapmana gerek yok..." "Evet!... Hukuk Fakültesine girmeden önceki yapını..." "Sana bazı açıklamalarda bulunmam gerekiyor galiba." "Bu sorumun yanıtı değildi.. Sabırsız bekleyişlerle gece yarısını getirmişti ve hala telefondan tık yoktu. Geçmişi geri getiremeyiz ve ayrıca yaşadıklarımı bende biliyorum. Evet! uyuyordu ve rüya görüyordu.... Bazı olayları olmadan öncede sana bildirdiğimi unutuyorsun. değerlerini anımsa.. tıkandığı anlarda her nasılsa o bunu hisseder ve arardı.. Adalet değerleri." "Galiba'sı fazla.. Ber!... Salondaki kanepenin üzerine uzandı.. Uyku ile uyanıklık arasında git gellerdeydi. galiba." "O halde bundan sonrakileri de yaşayacağım.. Ekonomik.. yaşam biçimiyle içsel biçim arasındaki kaos ve çelişkiyi birlikte yürütmek kolay değildir..... Bir görüntü oluştu.." "Her ne ise.. Bu kez diyalogdaki ipleri ona bırakmayacaktı... gerginliğini dizginlemek ve biraz da vakit geçirmek amacıyla bir elinde bira şişesi. Bu da benim hiç hoşuma gitmiyor. diye kendi kendime soruyorum.. Sen de sevinmelisin. Madem Artsa'nın kendi yaşamını sonlandıracağını biliyordun.." "Bunlar senin ana hamurun ve içinden atamazsın.. Bir an gelecekti o an. Aldığı alkolün de etkisiyle iyiden iyiye uykusu gelmişti.." "Hayat..... Tar'ın olayı ile ilgilenmem nedeniyle Maf'ın benle ilişkisini koparacağını biliyordun." "O günler geride kaldı." "Ne gibi?" "Ne gibi mi?." "Neden diye sormayacağım. "Ber!." "Hiç de bile.... Mesleki ve ahlaki değerleri.... "Med! Sen misin?" "Nasılsın?." "Seni.." "Đşin yeni başlıyor!... " "Beni en çok tek yumurta ve bir ekmekle karın doyurma seçeneği korkutuyor. sosyal. Unutma!. Med'in telefonunu bekliyordu. Gözleri ağırlaşıyordu... sabırsız bekleyişlerdeydi." "Gerçekten bunları biliyorduysan neden beni olay gerçekleşmeden önce uyarmadın?." "Ad kentin de işim bitti benim. Artsa'yı düşün." ses tanıdıktı ve Med'e aitti.. Saldırı olayını bildirseydin şimdi kolum platinli olmayacaktı..19 Ber. kapalı gözleriyle baktığı karanlıkta. Beni çok şaşırtıyorsun..." "Dinliyorum!" . Bu kadar beni düşünüyorsan......" "Hiç iyi değilim.... Geçmişini düşün." "Neden?. Bu değerler istediklerini elde etseydin dahi seni rahatsız etmeye devam edecekti. Kazançlı sensin!" "Bunlar benim karnımı doyurmayan değerler. Ben başka bir anlamda söylemiştim.... mesleki geri dönüş ve iniş yaşayacağımı sanıyorum." "Maf'tan kurtuluş günün bugün. Yanan sigarasını söndürdü........ ve bir çok değerleri anımsa." "Sonuçta karnın doyuyor. Ama. diğer eliyle arada yediği çerez ve çektiği sigara dumanlarıyla.. Bazen dinlediğimde." "Bazı şeyleri yaşaman gerekiyordu. Bir ses duydu." "Yararı olmadı. Onun aydınlatmasını isteyeceği bir çok konu vardı dağarcığında." "Biliyorum ve seviniyorum.. Örneğin." "Biliyorsan yorma beni..... Kendini topla. bunlardan ibaret değil." "Seni korkutmak istemiyorum ama bazı gerçekleri anlatmam gerekiyor.. Bastırılmış olsalar dahi seninle birlikte yaşamaya devam edeceklerdi. Bazı şeyler olmadan önce neden uyarmıyorsun?. acaba içselini algılamada hata mı yapıyorum?. Bunaldığı." "Kendini inkar ediyorsun.

Güvenlik ekibinin çağıracağı ambulans Tar'ın tedavi gördüğü hastaneye aitti." "Evet!.." "Enderde olsa farkında olmadan sapma olgusu oluşabiliyor......." "Desene şimdilik ölüm görünmüyor!" "Dalga geçme!" "Bazı şeyleri yapmam için senden izin almak zorunda değilim... Israr etme... Sersemleme nedeniyle bu tür hayali duyumlar aldığı kanısıyla üzerinde durmamıştı. bu tür düzenlemeleri bilmeden yaşamlarını sürdürmekteler. izleyici. Sözünü ettiğin raporların içeriğini bilmeden sapmalarda bulunabilme olasılığını gerçekleştirmem de mantık dışı. Med'in anlatımıyla denk düşen noktalar vardı aldığı duyumlarda. Med'in onları engellediğini birbirlerine belirtiyorlardı.... bir şeyler oldu." Ber." "Yani?." "Dinliyorum. Bunun anlamı ise. Kendilerine göre sürekli değişen ilkeleri var.. Öldürme fiilini ise en son çare olarak başvurulacak bir yol olduğu görüşündeler. fizikötesi gerçeklik gibi sana yansısa da aslında şu veya bu şekilde bilim adamları da kısmen de olsa buna benzer algılamalar edinmişlerdir. bir diğeri ise. Birde şimdi bunlardan söz etmenin anlamı ne?." "Eeee!. düzenledikleri rapora uygun davranmalarını sağlamak. değil mi?. Faili meçhul cinayetler de aşırı artışın dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi nedeniyle gizemlerinin ortaya çıkabileceği kuşkusuyla bu tür düzenlemeler yapmamaya gayret etmeye başladılar. Bunlar. Aşırı sapmalar meydana gelmesin diye olasılık içeren raporları da düzenlemek zorundalar.... denetleyici gruplarından söz etmiştim....." "Yanıtlarınız tatmin edici değil." "Normal hayatımı yaşıyorum.... sözünü ettiğim güç. Seninle ilgili Düzenlenmiş Rapor içeriğine uygun yaşamama ve içerikten sapma kabiliyeti yüksek anlamına geliyor. Senin Kafe'de saldırıya uğraman üzerine Tar'la hastanede tanışmanı önlemek amacıyla düzenleme raporuna göre birçok olasılık vardı.. Dünya Đnsanlarının büyük çoğunluğu.. Bu son duruma güncel kelimeyle ‘kısmet’ deyip geçiştiriyorlar. dolaylı veya doğrudan." "Bir yerlere gelmek istiyorum. sapmaları düzeltmek için akla hayale gelmeyen değişik yollar deniyor. Hiç senin hayatında devamlı ters gitmeler. Onun yerine başka bir soru yönlendireceğim. Tar'ın. Kendilerine uygun görülen rolleri oynuyorlar devamlı. normalde çözemeyeceği sorunlarını bir şekilde çözdüğüne. Genel Düzenleyici Merkezinin senin hakkında düzenlemiş olduğu raporlarda kırmızı işaretli risk taşıyıcısı olarak görünüyorsun.. olacak işlerin olmaması. böyle bir sapmaya meydan verdiğimin de farkında değilim. Yapabilirlerse doğal olaylı doğal ölümler. istirahat süresince Ad kentinde kalması düzenlenmişken. açtığın kapıların.. Kaldı ki. Bazılarının kullandığı ‘GĐZLĐ EL’ ‘DERĐN DEVLET’ ‘GĐZLĐ YÜZ’ ‘BÜYÜK PATRON." .. devamlı kapanması."Sana bir ara düzenleyici. yeterli yeteneklere sahip olmamasına rağmen. ismi de geçiyordu.." "Bu konuyu senle şimdilik konuşmak istemiyorum.. üzerinde çok durmadığı karanlıkta sersemlediği anı ve Maroğlu'nun döner bıçağını havaya kaldırdığı anı anımsadı.. Kurallara göre oynayıp oynamadıkları da izleniyor." diye sordu Ber." "Son yıllarda aldıkları bir ilke var." "Her gücün bir sınırı vardır." "Bu kadar güçlü olan bir grup neden düzenlemelere aykırı saydıkları sapmaları önleyemiyor ve raporlarında olasılık belirliyorlar kesinlik sağlayamıyorlar?.." "Sapıcılar ise düzenleyicilerin hiç hoşuna gitmiyor. En önemlilerinden biri. Bunu üzerine ikinci olasılık gerçekleştirilecekti ki. bir başkasının olmayacak işlerinin olması. buna karşılık... farklı bir hastane ambulansının yetişmesi. ancak gerçekleştiriyorlar.’ 'DÜĞME BASICILARI' kavramları bunun yansımasıdır... O anlarda içselinde duyumsadığı diyaloglarda Med. Pek inandırıcı bulmuyorum.. sana pek inandırıcı gelmiyor. "Eğer öyleyse sana bir can borçluyum." "Đnatçı olduğunu biliyorum. tanık olmadın mı?..... Peki neden bir kez daha istedikleri ölümümü bir şekilde gerçekleştirmediler?. Bilerek veya bilmeyerek düzenleme raporuna aykırı hareket edenleri. "Med!.. Onlar bazı canlı insanların üzerlerine öldürmeden de ölü toprağı serpebilirler.. Mar kentine gitmeye karar vermesi... Bu nedenle Ad kenti yerel düzenleyici grubuna senin hakkında uyarılı raporlar gönderiliyor." "Ölümü o kadar ucuz atlattığını sanma!.. Şu an hayatta olduğuna göre bu amaçlarını gerçekleştiremediler. Anlatımım dogmatik. uygulayıcı. orada döner bıçağı ile ölümünün gerçekleştirilmesi. Kurtarıcım sen olmayasın?..

. Toplumsal değerlerle dahi çelişki doğduğunda kitle psikolojisinden sıyrılarak bireysel aydın psikolojisini ortaya koyabilme. Maf'ın senle ilişkisini koparmasıyla çekiyorsun..." "Kısaca... kınanma. olay." "Bana bu formül pek uymayacak gibi görünüyor ." "Tabi ki sana göre uygun seçim ikincisi olmalı." Yaşamı boyunca gördüğü en güzel bayanlardan biriydi. Gelecekte önünde birbirinden farklı iki yol var. fedakarlık ve cesaret gerektiren bir yoldur. "Boza!. "Benim dışsalımı merak ediyordun.. Konuları dağıtsan da hep başa döneceğim artık.. Đçindeki aydınlığı ve iyi cevherlerini üste çıkarma. Ber. sabır.." "Azizlerin ve azizelerin yolu..... olması gereken tercih saf olarak ikinci yol olmalı. "Böyle bir güzelliği sanalımda oluşturabilecek yeteneğim hiç olmadı... dansöz gibi kıvırma..." "Bugünlük bu kadar yeter!" "Evet!. Kafam davul gibi oldu.... Dışarıdan "Bozaaaaa!. değil mi?" "Elbette." "Yine aynı soruya geleceğim........ toplumdan soyutlanma..." "Falcı deyişi gibi oldu. Bu. formülün pek de sana uymadığı iddianı çürütmüyor mu?" "Düşünmem lazım." "Olamaz!.. Ber titriyordu.........." "Đkincisi?. Med." "Üçüncü bir yol var mı?" "Đki rengin karmasından değişik renkler elde edile bilinir..." ". yanına yaklaşarak yanağından öptü. Bozaaaa!." ". Budistlerin yolu olmalı bu... karanlıkta konuşan karartının usulca aydınlandığını gördü.." "Tar'a ve Mıha'ya yardımcı olman da bir sapmaydı.... Đçsel yaşamınla dışsal yaşamın uyumluluğu..." "Hayır! Şimdi sunacağım. çıkarcı. Ber.. Üzerinde şeffaf giysileriyle. Đçinde ve bedeninde oluşan elektrik onu titretiyordu... "Sanalında oluşturduğun Med'e benziyor muyum?" Sanalında oluşturduğu Med'le yakından uzaktan ilgisi yoktu... Bireysel çıkarının gerektiği her şeyi yapabilme hatta varolan etik ve estetik değerlere sahiplenme. Kaçışın yok.... . Karmaşıklaştım. Dünya zevklerine sırt dönmek zorunda da değildirler..... Bunu da algılamak için yeterli zamanın olamayabilir..... Bu yolda ekonomik zorluklar. Gözlerini açtı...." "Onların tercihi ikinci yol olmuştu.. uyumlu bir tip olma. Boozaaaaa!..... Bu sapmanın cezasını senin mantığınla söylersek. Boza!. bunu başkalarıyla paylaşabilme.... o ana kadar geçecek sürede olumsuzluğu bir çok kez yaşamak durumunda kalacaksın.. Bu aşırı haz duygusuydu." "Şimdiden başlasak.. Onlar gibi yaşamak zorunda da değildir. Đki yoldan da karmalar yapılabilinir. Bu değerleri koruma anlamında her riski göze alabilme.... Bu sonuçtan memnun olmaman.. ince ve uyumlu uzuvlar taşıyan bedeniyle..." dedi. dayanışma..." "Somutlaştırmadan bir genelleme yapabilirim." "Postayla mı göndereceksin?.. Salonda bulunan kanepe üzerinde uzanmış halde buldu kendisini... iç ısıtan gülüşüyle bir güzellik abidesiydi." sesleri kulaklarında çınlıyordu.." "Zor olan yol. Ama... Yollar nasıl... bu boşlukların ise onlar tarafından daha olumsuz olaylarla doldurulması riski yüksek olacaktır..." "Sık olmasa da bazılarından yararlandıracağım." "Bu gerçeğin kendisi ama. Bana gelecekten söz eder misin?" "Gelecek olumsuzsa onu bilmen... geliştirme. desene.. Ayrıca bazı olumsuzlukları önlemek için yaşayacağını yaşamamak için aşırı sapmalar meydana getirmen halinde düzenleme raporunda aşırı boşluklar oluşacak." "Seni teselli etmek amacıyla bir hediyem olacak." sesleri duyuluyordu... gelecekle ilgili algılamalarından bana fayda yok.. Ama ikinci yolu tercih edenler mutlaka onlardan biri olmak zorunda değildir. Yaşayacaklarını tamamen bilmen yaşamı anlamsız kılacaktır. geniş gözlerindeki yeşile çalan gözbebekleriyle... dışlanma gibi olasılıklar şimdilik yüksekse de bu yapıyla çoğalan bireylerin sayısı arttıkça bu riskler de ortadan kalkacaktır........... Birinci yol.. hazcılıklarını gerçek anlamıyla gerçekleştirebilmek için bu tür bir yolu tercih etmeliler. Hatta hazcılar dahi içlerindeki aydınlığı ortaya çıkararak."Bireyi ve toplumu etkileyen ve dikkatlerini toplamalarını önleyen olgu.. onun yanaklarından öpmek için davrandı. ortam sağlayarak..... yerel tasavvufçuların. bukelamun gibi renk değiştirme.???" Ber... Sodgom ülkesi genel yapısına uymak. Bu kez sana kendimi göstereceğim...

Med. En azından sabaha kadar kalmalıydı.. Konuşma.. Çağdaş hukuk kuralları hala yasalarımızda tam olarak yerini almadı. Öpücüğün içsel ve dışsal bedeninde etkisi sürüyordu.. Belki de Med." Birey ve toplum kendi geleceğini kültürel. uğraş. Üst düzeylere çıkanlar ise bozulmadan nasiplerini alıyorlar.. Ber gördüğü rüyayı gerçekte yaşamış gibi anımsıyordu. Ana başlıklar taşıyordu ve her biri Sodgom Ülkesi içinde yaşayan halkın sıkıntılarını taşıyordu.. içerik. Parti çalışmaları.. Tar'ın yorulduğu ve kesildiği anlarda konuşmayı onla birlikte gelen ve aynı partinin temsilcileri olan Mıha ile Niha devam ettiriyorlardı. ne götürür içsel tartışmasını yaşıyordu içinde. Bu ve bir çok olumsuzluklara dur diyecek insanların buluştuğu Legal-XYZ Partisi’nde senin de mücadele etmeni istiyoruz.. Senin gibi demokrat geçinenlerin kenarda seyirci kalmaları. Oynamak istiyordu. gerçekti.. Sanki Med'in gerçek beden ve kişiliği ile rüya da muhatap olmuştu. sermaye sahipleri fakirin sırtından elde ettikleri rantlarla. sosyal anlamda tayin etme hakkına sahip değil.Gece yarısı bozacısı satıştaydı. gruplara girme zorunluluğu neredeyse geçerli kural haline gelmiş ülkemizde. Hatta bazen de ekonomik fedakarlıkta bulunmak gereki- *** . Đdealist yaklaşımlardan uzaklaşalı çok seneler geçmişti ve şimdi o enerjiyi içinde tam olarak duyumsayamıyordu nedense. demokratik düşünceleriyle çelişmiyor mu?. ekonomik. Yüzünde ruj lekesine benzer bir leke vardı.. Gerçek yaşama izlerini taşıtan rüyalar. Bağırmak istiyordu. Her uyandığında olduğu gibi tuvaletin yolunu tuttu. Đşi bittiğinde lavaboda elini yıkadı... .. Ne getirir.. Rüya da olsa gerçekti. anlatılara hak veremeden edemedi. telefonla iletişim yerine bu yolla kendisiyle iletişime geçmişti. kendi kaderlerini tayinde ancak belirli bir düzeye geldiklerinde ve kısmen fırsat kazanıyorlar. Đşkence yasak olmasına rağmen işkenceciler hala faaliyetlerine güvenle devam ediyorlar... Bu bilinci taşımalıdır. bireylerin nüfustaki isimlerine bile karışılmakta. Kirli ilişkiler diz boyu ve fırsat eşitliği yok. hiç bir şey olmamış gibi davranmaları. geleceklerinin planlanmasında. kendisini gerçekten öpmüştü... hitabet ve seyir biçimi olarak bir kalabalığa verilen parti propagandası benzeriydi. Ber. Aynayla yüzleşti. Silmeye kıyamadı.. fedakarlık.. Med'in sesi kulaklarındaydı ve telefondaki tınıyla aynıydı. Buna karşı çıkmayı her yurttaş görev olarak kabul etmelidir. Her şey mafyalaşmış ve güçlü olmak için mafyalaşmış lobilere. Yurttaşlar.. Bu bir dudak iziydi.. Emek verenler emeğinin karşılığını alamazken. faizlerle paralarına para katıyorlar. Koşmak istiyordu. efor isteyen bir işti. Tar’ın açıklamaları ise uzadıkça uzuyordu.. teklifi halen kabul edip etmeme tereddütlerindeydi.. 20 Ber..Yöneticilerin bazıları da bu soyguna çanak tutuyorlar. "Yoksulluk diz boyu.... Sorunlar doğruydu ve birilerinin bu sorunları çözmesi gerekiyordu. Değişik kültürlere sahip grupların kültürel gelişiminin önü tıkalı. siyasal..

Ber. Gururu.." Ber... onlara yalakalık yaparak tekrar içlerine girmesine engeldi. marksistler.. Bir güçtü ve iyi bir gruptu. Bunlarda kendi mesleğinde kullanması gereken olgulardandı. "Đyi yolda kullanmak istiyor.. Görüşleri içselindeki doğrularla çatışmıyordu.. Đnsan hakları konusunda duyarlı olmaları. aslında evlenmeyi düşünen. Güven veren bir bakış fırlattı. "Bu sizin partiye ve üyelerine problem yaşatabilir mi?" Tar. Bu oluşum kaybetmekte olduğu çevrenin yerini alabilirdi. muhafazakarlar." Temsilcilerin yüzleri aydınlandı. dowko ırkına sahip olanlar ve dindar insanlarımız da var. Ber'de onlara katıldı. yüklü bir para verilmiş kendisine. Hatta süryanilik.. gerekli kırtasiye belgelerini liste halinde yazarak Ber’e verdi... merkeze temsilci gönderebilmesi düzeyine ulaşması halinde toplumun ve bireyin çıkarları olabilecekti." Tar. Legal-XYZ Partisi’nin il teşkilatı kongresinde onların listesinde il yönetim kurulu üye adayı olarak geçecekti..." kelimesiyle belirttikten sonra devamla.. bu soruya bozuldum işte. Maf ve bağlantılı gruplardan dışlanmıştı.. Kaybetmeyi sevmeyenlerdendi." Tümü bu söze gülerek tepki verdiler. yezidilik gibi dinlere. O bu paraya ‘sus payı’ diyor!.. Eliyle çay bardağında kaşık çeviriyormuşçasına bir hareket yaptı... "Sus payı parasıyla yine kendi tanımıyla vaftiz edecekmiş kendisini.... "Tar! Biliyorsun benim kendime özgü düşüncelerim var. hoşgörülü olmaları ve asgari müştereklerde birleşebilmeleri. Ama anlatıldığı gibi partinin ilerlemesi. inançları. "Ber. tarafından yok edilmesi. yani yasadışılığa izin verilecek mi?. Bu kabule en çok sevinen Tar olmuştu..yordu. değerlerinden taviz vermeden demokratik kurallar çerçevesinde bir arada büyüyerek. bize güven!" Ber.." dedi. "Yanıtımda olumsuz olmayacak.. Tar.. Ber’e bakıyorlardı.. Buna rağmen hala bazı kuşkuları vardı. ikna edilmesi gerekiyordu. "Delegelerin çoğunluğu bizim grubu destekliyor. layık olmaya çalışacağım. hatta tecavüz edenleri engelle-meleri. Bazı yanlışların düzeltilmesine vasıta olunabilecekti.. "Yapılacak Đl Teşkilatı Kongresinde listenizin kazanacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?.. Ayrıca Maf''dan kopuşu nedeniyle onun çevresi de yavaş yavaş kendisinden uzaklaşıyordu. bildiği şeylerin kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde Tar ve grubu tarafından yine de onaylanmasıydı.." . "Ber! Teşekkürler. Bunların Tar.. eşitlik." dedi Ber.. sosyalistler. "Yılların politikacısıyız ve iyi koku alırız.." türünden ön bir sözleşme yapılması amacını taşıyordu. Tar ve beraberindekiler "Artık ne diyeceksen de!" türünden oluşan düşüncelerini kendi gözlerine yansıtmış. yeniden güvence istedi. özgürlük temelinde refah düzeyi yüksek ufak topluluklardan oluşan büyük bir toplum ve yönetim biçiminin ülkede oluşmasını sağlamayı amaç edinmek yeterli. ama nazlanan gelin adayının hareketlerini sergiliyordu sanki. bu soruya bozulduğunu değişen yüz rengiyle gösterdi.." "Nasıl yani?.." Bu soruyu Mıha yanıtladı. anın önemine uygun şekilde konuşarak gerçekleştirdi. Bilgisayar satış mağazası açıyor.. Đçselindeki baskın ses 'Teklifi kabullenmelisin" doğrultusunda oluştu. Bireysel gücün değeri yoktu Tek değneğin kolaylıkla kırıldığı halde birçok değnekten oluşan demetin kırılamadığı örneği anımsıyordu." dedi.. "Evet! Onla arada görüşüyoruz. konuyu değiştirmek için Solkol'u sordu. güç oluşturmalıydı.. Demokratik kuralları tüm yönleriyle savunan bir partiydi ve kendiside demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak kabul etmekteydi. XYZ Partisi de belirli bir halk potansiyeli olan trendi yükselebilecek görüntüsü veren bir partiydi. Seni de açılış kokteyline davet edecek. "Maf'dan ayrıldığında. Tavırları. "Ülke yasalarına uygun olarak kurulmuş ve onanmış bir parti için bu tür yaklaşımın bir hukukçudan gelmesi çok garip. resmen ve fiilen bulunacağı politik arenaya ilk girişini." diyerek açıklama istedi Tar." dedikten sonra devamında tereddüt etti.. Önemli olan insanların kendileri dışındaki görüş ve düşünceleri. Kalıp cümleyi bulamamıştı. "Şimdi çayını içebiliriz." Tar. Değişik kesimlerin kendi varlıklarından.. kuşkularının daha bitmediğini "Bir de. "Bu belgeleri birkaç gün içinde hazır edersen seviniriz..." dedi.. "Eylem ve düşüncenin ifade biçimi ülke yasalarına bir aykırılık oluşturacak mı."dedi. Zaman ayırmak gerekiyordu. Đlerde oluşabilecek sorunlarda "Biz bunu konuşmuştuk. kabul etmeseler de saygı göstermeleri.. Kendisi tek değnekti ve çok değneklerle birleşmeli. Ona yakın bir cümle kurgusu sundu." Ber.. "Sizler beni bu göreve uygun görüyorsanız. "Đçimizde ateistler. alevilik gibi mezheplere sahip insanlarımız dahi var. sorulacak soruya önceden hazırlanmış bir öğrenci gibiydi." diye yanıtladı. Kendi özgürlük alanlarını korudukları gibi başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz etmemeleri..

" Ber. "Bunlar abim ve yengem!" dedi.."diyerek pekiştirdi Tar'ın anlatımını. Tar. yargı binasındaki duruşmalarını bitirip ofisine vardığında. "Sen de öylesin. Ber'in tazelensin teklifini kibarca ret eden ziyaretçiler Ber’in ofisinden sevinçle ayrıldılar. "Onun Maf’tan ayrılmasında benimde payım oldu. Daire sahibi olmak için yazıldığı kooperatife de her ay ödemesi gereken yüklü aidat borçları vardı. ülkenin resmi dilini çat pat konuşabiliyordu. Azda olsa kalan eski müşterileri dışında. sıkılgan tavırlar gösteriyordu. "Bu arkadaş. sekreteri Secret'e sendika başkanı Soys'u bir kez daha aramasını rica etti. Nedenini sordu. Bu da kendi akıbetinin.. Ofiste Tar ile biri yaşlı iki erkek ve bir kadının kendisini beklemekte olduğunu gördü. Onlara Soys'un bu konuda pasif kaldığını iletmek istememişti. Günlerdir not bırakılmasına rağmen kendisini bir türlü aramayan Soys'a çok kızgındı. Ben de. Hatta bir keresinde birlikte gittikleri bir otelde Soys kendisine nataşa ikramında dahi bulunmuştu. halen dava açmadığını öğrenince kendisine sinirlenmişlerdi. Đyi bir dostluk oluşmuştu aralarında. Bir işyerinden topluca çıkartılmış seksene yakın işçinin haklarını elde etmek için bir aydır dava masrafı bekliyordu. yüzünü yıkadı ve kuruladı. sorununda yardımcı olmam için bana gönderdi. iki gün önce bunların bir olayı nedeniyle Ad Kentine gelmek zorunda kaldım. Mar kentinden geliyor. Đşçilerden bazıları yanına gelmiş. Gözleri hafiften nemlenmişti.. Sonradan bu harcamaların işçi sendikasının başkaca yasal harcama kalemlerinin bulunduğu faturaya eklendiğini öğrenince daha fazla tahammül edememiş. Yol yordam *** . Bunu bilen Tar devreye girdi." Bu arada gelen çaylar içilmişti. öğle üzeriydi. parti bağlantısı nedeniyle oluşan yeni çevresine ait insanların büroya gelip gitmesinden dolayı başını pek kaldıramıyordu. Genç adamı işaret ederek. Buraya göç etmek zorunda kaldılar. "Bir yıl öncesine kadar Mar kentinde aynı evde birlikte kalıyorduk.. Bu anlatım.. "Solkol seni çok sever. Genç adam. Yüzü daha fazla allaşmıştı. Oluşan yönetim kurulu ilk toplantısında il sekreteri yani ikinci başkan seçilmişti."Gerçek bir dost. O benim yüzümden Ad kenti ikinci etkin insanı olmaktan ayrıldı. Arabasını yenileyip büro satın aldıktan sonra elinde pek nakit para kalmamıştı. sen de Maf'ın avukatlığından oldun. son aylarda tüm uğraşını mesleğine ve partideki görevine veriyordu. sözleşmede belirtilen aylık ücreti gününden önce ödeniyordu. Hatta son üç ay hariç." diyerek sözü işaret ettiği genç adama bıraktı. Salona geri döndüğünde yaşlı adamın sessizce ağladığını fark etti. Bir çok kez yemeğe çıkmışlardı.. Legal-XYZ Partisinin Ad kenti ilçe teşkilatı kongresinde kendi adının da içinde bulunduğu liste büyük çoğunlukla delegeler tarafından kabul görmüş ve on bir kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olmuştu. Yaşlı erkek ve kadını işaret ederek.. Ber. yemek ve eğlence davetlerini geri çevirmeye başlamıştı."dedi. Bu onun da hoşuna gidiyordu. 21 Ber. Olanları kendisi anlatsa daha iyi olur. senin bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüştüm.. Đki elinin avuçlarını yüzünü yıkıyormuşçasına alnının üzerinden çenesine kadar indirdi. "Mar kentinde bulunan samimi bir arkadaşım. Para kaynaklarından birini de kurutmanın anlamı yoktu. işçileri Başkanlarına karşı olumsuz yönlendirme anlamına gelecekti. Beni avukatlıktan azletmesi nedeniyle Maf'la bayağı tartışmıştı. Belki de bu durum dikkatinin dağılmasını sağlıyor ve kendisiyle daha az beraber olabiliyordu. Yerinde yine yoktu." dedi. Rahatlamak için elini.. sendikaya üye işçilerin aylıklarından kesilen ve yine onlar için harcanması gereken aidatlardı.. O. Selamlaştıktan sonra kendilerine biraz daha beklemelerini rica ederek lavaboya gitti. Ber’in de onun dilini tam olarak konuşabildiği söylenemezdi. Sonuçta harcanan para. Daha sonra yönetimin bazı baskılarına benim kadar dayanıklı çıkamadılar. önceki avukatın akıbetine benzeşmesini sağlayacaktı. Ber.

" dedikten sonra oluşacak tepkiyi gözlemleme amacıyla gözlerini. Ortama uyan hüzün dolu bir sesle sordu. Tar'da bu yönde beni bilgilendirmişti. Ama seçtiği meslek iyi haber azınlıklı alandaydı. "Maf’ın. hatta sert geçtiği anlamını çıkarmışlardı bile. Ber. Tar'a içselinde serzenişte bulundu.. Kusurumuza bakmayın.. Bunlar çete mi oluyorlar nedir.. Maf'ın tepkisi sert oldu..." dedi bağırarak. geliş amaçlarını şimdi daha iyi anlıyordu." Genç adamın sesi ağlamaklı bir hal almıştı. Benim bu konuda yapabileceğim ne olabilir?. Abimin tuttuğu avukatın gerekli başvuruyu yapması üzerine kızla. Hatta bu tür olaylarda devreye bile gireceğini sanmıyordu.." Genç adam. böyle şeylerle uğraşmadığını biliyorum.." Ber... kendisini nispeten toparlamıştı. "Konuya gelseniz. benim en iyi adamlarımdan biridir. Tar. Sanki Ber'in beyninin içinden geçenleri okuyordu. kalabalık gelmişler. "Namus meselesi olmasaydı bu kadar ısrarcı olmazdık.. "Bizim avukatın dediğine göre kızlık zarının yırtıldığına dair doktor raporu önceki dosyasında bile varmış. dil problemleri. Sizi zor durumda bırakmak istemezdik. Bağlanan telefonda Maf'la resmi ağızdan karşılıklı selamlaşmalarından sonra olayı ona kısaca özetledi. Maf’ı çaresiz arayacaktı ve Secret'e bu yönde direktif verdi. "Vay be!" dedi. güvendiği Maf isimli. "Peki problem nedir?" diye sordu. cahillik nedeniyle başlarındaki sıkıntıyı hala atamadılar. Çok garip." Ber." "Yine de onu aramanız da bir mahzur yoksa. Tar'da bunu size belirtmiş. On üç yaşında kızı kaçırmanın cezası en az on yıl iken devlet avukatının tutuklama istemiyle nöbetçi sorgulama yargıcına göndermeden derhal salıverilmesi olayını karşılaştırdı... "Bu abim ve yengemden olma On üç yaşındaki yeğenim. Kızı kaçıran şahsı tanıyorsa bu konuda gerekli uyarıyı yapması konusunda ricada bulundu. Kızlığını almışlar mı?."dedi genç adam." dedi. yaşlılık... "Bu kaçıran adamın ve grubunun dayandığı. Ayrıca Maf’ın bu tür utanç verici olaylarla uğraşmadığını biliyordu." Karşı tepkiyi beklemeden telefonu Ber’in yüzüne kapattı. masa üzerindeki Sodgom Ceza Yasası kitabına bakışlarını sabit-leyerek sordu.bilmemeleri. kaçıran kişi bayağı etkin olmalı galiba... Bu yüzden kötü haberlerden uzak kalmaya özel gayret gösterirdi. ricada bulunmayacağını kendilerine belirttim.. "Senin Maf'la bağlantıya geçip." dedikten sonra ayağa kalktı genç adam. Maf’ın fuhuş özel sektörüyle ilgilendiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu söyledi. "Sınırı aşıyorsun avukat!. Đsteği yalvarmaya dönüşmüştü. biz de kendimize göre hazırlık yapacağız. Binadan çıkışta yeğenimi tekrar kaçırmışlar. yer altı işleriyle uğraşan biri varmış. Devlet avukatı. Bunun sonucunda iki gün önce Ad kentinin bir ilçesinde randevu evine yeğenim satılacakken ele geçirmişler ve bugün güvenlik. "Ona bir zarar vermişler mi?.." Genç adama dönerek.. diyerek ısrar ettiler... heyecanlı ve sinirli bir üslup sunuyordu. Taş çatlasa en fazla bir ay ceza alacağı ilgili yasa maddesinde yazılı ‘sözle sarkıntılık’ suçundan iki aydır tutuklu müşterisini anımsadı.. Yeğenim babasına bina içinde teslim edildi.. Maalesef. sabırsız bekleyişlerdeydi. Đzninizle.. mahcup. Ber'in gözlerine dikerek devam etti." "Evet!...." ifadeleriyle özür diledi.. Onla geçmişte iyi bir bağlantı kurduğunuzu öğrendik. komşu çocukları olan otuz dört yaşındaki biri tarafından kandırılarak geçen ay kaçırılmıştı... "Buna rağmen bir konuşalım. "Avukatınız zaten var." dedi. "Maf isimli adam devreye girmiş. Olay gerçekten iğrençti ve bu tür durumlarda pasif kalmak nedeniyle oluşacak vicdani sıkıntıyı kaldırabilecek gücü de yoktu Ber’in. "Sizler yanlış bilgi almış olmalısınız.. yeğenimi kaçıranın tutuklanmasına engel olmuş. Đlgilenen avukatları olduğuna göre kendisinden istenen neydi?. yeniden yargıya çıkaracak.. Ber'in yüzünde oluşan mor rengin sorumlusunun kendileri olduğu bilinciyle.. Ona göre. Benden nasıl bir yardımda bulunmamı istiyorsunuz?. diye düşündü.. . kaçıran adam Kent güvenliği tarafından yakalanıp yargıya sevk edilmişti. adamı tutuklattıracağına serbest bıraktı. Salondakiler Ber’in mosmor olan yüzünden konuşmanın olumlu olmadığı. "Her şeye burnunu sokma!." Genç adam öksürdü. Yanlış anlaşılmayı önlemeliydi. Vakit geliyor. "Sizi daha fazla rahatsız etmeyelim... Yeniden aynı avukat aracılığıyla şikayet edilmiş. Hem benim onla eskisi gibi aram sıcak değil." Bulunanların hepsi en az genç adam kadar ısrarcı olduklarını bakışlarıyla gösterdiler.." Üzücü anlatılar ruhsal kişiliğini olumsuz etkilerdi. O. Maf'la arasındaki bağlantının koptuğunu bilmesine rağmen böyle bir teklifte bulunulması için onlara rehberlik etmesine bir anlam verememişti." Ber. Genç adam. kendi kendine.. "Ber bey!.

Tekrarı engellemek için olayı. Güvenlik Merkezi’nin. Ber. Güneş kara bulutların arkasında gizlenerek varlığını hissettiriyordu. Ama yanlış bir şey yapmayalım diyerek bir hukukçunun kalabalığa önderlik etmesi isteğimiz vardı. "Ama yine adam serbest bırakılıp." dedi. Bir gün olumlu yanıt vererek onların sevinç çığlıklarını duymayı çok isterdi. Ber ve kaçırılan kızın amcası ve babası ile avukatı AvMah. yargı binasının önünde bekleşiyorlardı.00 civarı. kendisine bağlamadan hala yeni bir bilgi alamadığını belirtmesini rica etti. Bilinmezlik onları rahatsız ediyordu. Hava nemli ve yüksek sıcaklıkta. . telefon açacak ve aynı olumsuz yanıtı verecekti. Maf'ın devre dışı kalmaya-cağını da tahmin etmiştik. Tar.. "Đçeri girelim. halihazır yanında bulunanlardan ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti.. AvMah'ın ve kızın babasının kendisini takip ettiğinden emindi." Tar.. Bu anlatım bir başka avukata gereksinim olmadığı anlamını taşıyordu. Kızın babasına dönerek.Ber. Ber.. o esnada odada bulunan üç kişinin yüz renklerinin açılmasına yardımcı olmuştu. Onun ne diyeceğini tahmin etti." Lütfen oturun!" dedi. "Hiç merak etmeyin!. Tanıdığıydı. AvMah'ı rahatlatmak istiyordu. saatine baktı. Tar. ‘üzerine düşebilecek ne varsa yapmaya hazır olduğunu. kızın babasının tutmuş olduğu sivil avukatın ismini sordu. Teşekkür ediyorum. Başına bir şey gelmesinden korkuluyordu."dedi. başını kaldırdı. "Fazla kalabalık güvenliğin dikkatini çekebilir. Bu kez.. Yine Tut-Bırakma Kursevinden firar eden Has'ı soracaktı. Güvenlik Merkezi'de peşinde olmasına rağmen hala onun izine rastlayamamışlardı. kızı kaçıran adam ile kaçırılan kızı yargı binasına getirmesine çok az bir zaman kalmıştı. Organizasyon kendisindeydi ve gereğini söylemeliydi. "Kanımca yirmi beş bilemedin otuz kişi civarında olması yeterli..." dedi. "Yasal olarak gerekeni ben yaptım ve yapacağım." dedikten sonra yargı binası ana giriş kapısına yöneldi. Faili meçhul bir cinayete maruz kalma olasılığını güçleniyordu kendilerinde.. avukatla olan telefon görüşmesini bitirdikten sonra Tar’a yöneldi. Biz de orada olacağız ve bu kez kızı kaçıramayacaklar!" Bu sözler. Ber'in yorulmasına fırsat vermedi. Arayan HasHüsBab'dı... HasHüsBab en az iki günde bir arıyordu." dedi. beklenen duruşu gerçekleştirmenin verdiği gururla derinden soluk alıp verdi. "Arkadaşlar büyük çoğunlukla orada olacaklar.. Ber."O kısmı ben ve arkadaşlarım halledecek. "Orada buluşuruz. kız babasına teslim edildikten sonra tekrar kaçırılma olasılığı yüksek. Avukat psikolojisinde mesleki sorumluluk yerine getirilse de sonuçsuz kalması rahatsızlık vericiydi. Ber. Gözlerini genç adama dikti. "Bir saat sonra yargı binasının önünde olacağız." Tar. Yargı binasının önü." dedi. Hava gergin." Ber. Sürekli kötü haberi seslendiren kendisi olmamalıydı. diğerlerine de kalkmaları için işaret ederek Ber’le selamlaşıp ayrıldılar.. onlar bizden kalabalık gelmişler!.. Buz gibi bir sesle. Giriş selamlaşmaları.. "Buraya gelmeden önce partideki arkadaşlara durumu açtık. Kursevinden çıkış günü yaptıkları telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alamayan anne ve babası merak içindeydiler. Ber. Bunu sana açma-yacaktım. "Galiba. yargı binasında avukat olarak bulunmayacaktı. Yer. daha kalabalık gelmelerini engelleyen Ber’e bakarak." dedi. Tar’ın partiden getirtmiş olduğu kalabalık ufak gruplar halinde binanın belirgin köşelerinde açıkta mevzilenmişcesine etrafı gözetliyorlar ve kendi aralarında konuşuyorlardı. Az sayıda bireylerden oluşan çok sayıda gruplar tanımadıkları kişi ve gruplarla karşılıklı ters bakışlarda. Kargaşa çıkarıp kaçırdılar geçen defa. Secret'e aramasını. *** Saat... Secret'e telefon bağlantısı yapmasını rica etti..’ bildirdi..." dedi Tar’a. Secret'e az önce telefonu çaldıranın kim olduğunu sordu. Siz kendiliğinizden karar verdiniz. En azından Kursevin'de kaldığı sürece başına bir şey gelse de bundan haberdar olabileceklerdi." AvMah’ın alanı dışında kalan ve kendi üzerine düşen kısmı artık biliyordu. Tar. "Đş başa düştü. yirmi beş-otuzdan fazla sayıda kişi getirilmemesi yönündeki isteminden pişmanlık duyduğunu belli etmemeye çalışarak." Ber. Avukatları AvMah'tı. Sanık devlet avukatının odasına alınmış olabilir. Neye mal olursa olsun gereğini yapacağız. AvMah.. 16. "Canını sıkma!. havadan sudan konuşmalardan sonra olaydan söz etti Ber. Anne babası güvenlik tarafından yakalanmasından dahi memnunluk duyacaklardı.

Yargı binasının önünde önceden hazır edilen arabaya bindirdiler.. Kız.Ber... her ihtimale karşı yargı güvenliğinden olan tanıdık bir görevliye "Durumun nazik olduğunu. bırakamıyordu. "Kızınızın kolunu bırakmayın!" Kız ile onu kolundan sıkıca kavramış babası. Boşta kalan eliyle iç cebinde açık durumda bulunan bıçağını çıkarıp kıza elini uzatan.. çekiştirilme ve yırtılma sonucu birbirine karışmış. etrafının kendi yandaşlarıyla çevrildiğini gördüğünde bayağı rahatlamıştı.. Dirseklerinden koparacakmışçasına çektiği kızın kolunu bırakmamıştı.. Ber. tecavüz eden.. Yere düşürmeyecek yoğunlukta bir tokat attı. Ağrıtmayan. Kendini toparladı. Elinde duyduğu acı beynini ağrıtmıştı... Olaylar olabileceğini. zamanı yoktu. sorun çıkarsa merkeze haber verip destek isteyebileceklerini. gözlüğünü yere attı. Suçlunun içeri alınmasıyla çıkışı bir oldu. .’ Ber. tipinden ne olduğu konusunda net izlenim veren. "Tamam!. ama yargı koridorunda yankı bulacak yükseklikte ses çıkartan bir tokattı. arada gözleriyle çevreyi tarıyordu. Baba. Gözlerinden dökülen yaşlar bunun işaretleriydi. Daha sonra kız ve babası makam odasına alındı. Onun yüzünü kendisine doğru çevirdi. Tar ve arkadaşları kızı. Gözden kaybolması anına kadar arabayı izlediler. kapalı yerlerinden daha çok alana sahip olmuştu. O seni cezalandırmayacak!. Gevşeyen elinden kurtulup bir ceylan gibi sekerek kaçan kızın peşinden yıldırım hızıyla atak yaptı. ‘akan nehirde ikinci kez yıkanılıyordu.. anlaşılır ve ikna edici bir yanıt bulmalıydı. Kısa. Ber.. Nöbetçi devlet avukatı KızKaçSal’ın oda kapısına yakın solundaki bankta.. Ceket ve gömleği. sürekli üzerinde taşıdığı açma-kapamalı bıçağını gizlice açıp ceketinin iç üst cebine. Görevli "Akşam mesaisinde üç kişi olduklarını. kıza bir kaç tokat attı. makam odasının kapısındaki görevliden sordu. parçalanmalardan dolayı bedeninin açık yerleri... "Siz kimsiniz?. bize güven!" diye bağırdı Ber. çizdi. Kızı. bu tepkiyi beklemiyordu.." diye tekrarlı bağırmalarla kızın kendisine gelmesini sağlamaya çabalıyordu. Ber. ama.. Kızı kaçıran kişiyi geçen defa serbest bırakan devlet avukatı. AvMah ve Ber olmak üzere hep birlikte merdivenlerden inmeye başladılar. kullanıma hazır vaziyette koydu.." diye sordu. az önceki uyarısını kızın babasına yineledi... Ber.. kızı kaçıran. en azından seni kaçıranlardan daha iyiyiz.. bırakmıyor.. tekrar kaçıran ve daha sonra satmaya çalışırken güvenlik görevlilerince yakalanan KızSat ve onun yanında kaçırılan çelimsiz kız ile iki güvenlik görevlisi vardı.Bir filozofun söylediğinin aksine... Bir an Tar’ın yanında olduğunu. bize bırak! Tamam!. Yere kapaklanmasına ramak kalmıştı. "Bize güven!. Güvenlik taşıtlarının gittikçe yaklaştığı kulağa gelen siren seslerinden anlaşılıyordu. Ber. Arada yediği darbeler bedensel acı hissettirmiyordu ona. Biz varız!. elindeki bıçağı rast gele havada sallayarak.. "Sakin ol!.. Salladı. tüm gücüyle koşarak kızı yakalamayı. Bu sıkışta. "Bizler. dişlenen kolunun verdiği acının da payı büyüktü.. Ber. Tamam!. Babasının ellerinden kurtulan kız kaçmaya başladı. bu kez omuzlarından yakaladı ve sıktı. kızın elini bırakmak zorunda kalmamıştı. bugünde nöbetçiydi." Kız sakinleşmişti. Yargı binasının içi mesai bitimi olması nedeniyle sessizdi. başını Ber'e doğru çevirerek sakin bir sesle.. başına gelen ilk yumruk darbesiyle sendeledi." diye bağırıyordu.. öz.. "Babandan korkma!. Kız yine babaya teslim edilmişti.. Ana kapıdan dışarı çıktıklarında bir anda çevreyi inleten bağırmalar duyuldu. Bıraktığında kızın tekrar kaçırılacağı koşullanmışlığı içindeydi. elinden almaya çalışan ilk kolu." diyordu nefes nefese. Ber. Salladı. yer uygun değildi.. Senaryo aynıydı. Çelimsiz olmasına rağmen onu zaptetmekte zorlanıyordu. Aniden baba ile kız arasında da bir didişme yaşandı... Bu düşüncesini elinin." uygun bir üslupla anlattı. Suçlu yine serbest bırakılmıştı.. Uzun uzadıya kim olduklarını anlatacak zaman yoktu... Ama bir şekilde güven vermeliydi. Bu akşamki nöbetçi devlet avukat’ının ismini. Yaralanan şahıs can havliyle acılı bağırtıyla.... Đki grup arasında gerçekleşen kavgalar yer yer devam ediyordu. Onu. Tar. Tetikte kalmaları gerektiğini." belirtti. Đkinci kata çıkıldı. Ber’den zorla aldılar. kız tarafından dişlenmesi sonlandırdı. kolundan sıkıca kavramayı başardı. Ber. çevresindeki kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.

kendi yanıma alacağım. "Merak etmeyin. "Maf.. araya girerek:"Evet!. Yasada eylem suç olmasına rağmen devlet avukatı onun yeğenini kaçıranı Sorgu Đlk Yargıcına tutuklama istemiyle göndermeden ve doğru dürüst ifadesini dahi almadan serbest bırakmıştı." "Bu kez iş farklıydı." diye.Tar. karşı grup taranacaktı.. "Bu halimle mi?" diye sordu. sordu. Bu adamlar?.. Birahanede bulunanları daha net görmek için gözlerini hafif karanlığa alıştırmaya çalışırlarken Solkol'un sesini duydular. "Đlahi adalet elbet bir gün tecelli edecek!" dedi. Sodgom ülkesinin yasalarının. Teşekkür ederim.. Ama partililerden oluşan kalabalığın yeterli olacağını söyleyip vazgeçirdim. Solkol'un. "Yargı binasının yakınlarında da sizler için adam bekletiyordum. Kulağına fısıldanan. " Bu sırada Yargı binasından iyice uzaklaşmışlardı. Ber'in "Büroma gidelim. "Hani. "Kim?." diyerek merakının giderilmesini istedi. En köşedeki masaya kuruldular. Hatayı. "Đlahi adalet gereği için beni görevlendirdi.." dedi." Solkol. "Şahsi intikam almanın. Tar." teklifini Tar olumsuzladı. "Kim olacak. Gelen kişinin kulağına bir şeyler fısıldadı.... bu işleri aylardır bırakmıştın. geleneksel cezalandırılma yöntemlerinin gemişte kaldığından. Olaylardan senin haberin nasıl oldu?. "Evet! Bilseydim." diyerek yanıtladı.. "Solkol senin bilmeni istemedi. Bunları söylemekten caydı. kızın amcası." diyerek yanıtladı. Ama. gerilmiş yüzü söylediğini yapacak bir duruş sunuyordu. Solkol. Solkol Maf'la gerektiği şekilde konuşmuştu. söyledi. "Buraya beyler!. "Benim bunlardan neden haberim olmadı?.. Aksine düşüncenin genelleşmesi halinde bu durumun kaosa yol açacağını sunmalıydı. "Arkadaşlar!. Kızın amcasını bir şekilde kararından vazgeçirmeliydi. Tar ve kızın amcası olmak üzere üçü birlikte hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşırlarken..." diye sordu." dedi.. Hep birlikte güldüler. "Tar." dedi.. Ber." Her ikisi de birahaneye adım atıncaya kadar bu söze dakikalarca güldüler.. dayım gile götürdüler. bizim yasalarımıza göre cezası çok yakında kesilecek. yargı görevlileri tarafından gerektiği şekilde uygulanacağını ve adaletin tecelli edeceğini. Yoksa hala sözümün eriyim." dedi. hatasız gösterme cambazlığına gerek yoktu. Solkol. Ber. Tar ve Ber'e sarılarak vedalaştı. Ber. "Hava sıcak!. Ber bir hukukçu olarak yürürlükteki yasalardan söz etmesi gerektiğini düşündü. Solkol'a olayı ben anlattım. Solkol. anlatımda gördüğü eksiği. "Đlahi adalet gerçekleşecek." "Peki!. Sabitleşen gözlerle "Kızsat. Tar ile Ber’e saygı anlamında ayağa kalktılar. hızlı adımlarla birahaneyi terk etti. Ber'in sarkan gömlek kolunu çekerek koparırken. Ses tonu. Bilgisayar satış mağazaları zinciri oluşturma dışında bir uğraşın olmayacaktı.siniz!" seslenişi üzerine birahane nerdeyse tamamen boşaldı. Aydınlanan birahanede ayakta bile yer bulunamayacak kadar büyük bir kalabalıkla karşılaştılar. Hiç merak etmeyin. "Haydi arkadaşlar dağılalım! Güvenlik ekipleri geliyor! "diye bağırdı. Oturanlar. Solkol'da biraz önce burada gördüğün adamlarıyla ona ininde baskın yapacaktı. Bedenin biraz soluklansın. Tar ile Ber yalnız kalmışlardı." diyerek tamamladı. Onu.. "Solkol!. kapıya yakın oturan bir kişiye elle işaret ederek yanına gelmesini sağladı... olay yerine adamlarını gönderseydi. Kızın amcası. Ber." Birkaç saniye sonra ışıklar yandı." "Burada bulunanlar senin adamların mıydı?" Tar. "Gömlekleri nedense eskisi gibi sağlam yapamıyorlar." . karşı çıkacaktım. Ber. Olay büyüseydi. "Yargı Binasının önüne kendisi de adam yığacaktı. kendi yandaşlarına. dağılabilir." dedi. Ad kentinde bırakmayacağım. Kızın amcası." Solkol'a ters bakarak. "Yeğenimi. "Bizi Sak Birahanesinde bekleyen var." diye ekledi.." Gelen biradan bir yudum çekerek devam etti.. Tar. Tar ile Ber'i sarılarak kutladı. Karşılığında alacağı yanıtı ve o yanıtın altında kalacağını tahmin edebiliyordu. üzerindeki yırtılmış giysilerini göstererek. Daha farklı bir anlatımda bulundu... bakışları." belirtmeliydi. Bu sözlere gülünmesi gerekiyordu. Üstüne vazifede değildi. bir şekilde yargıdan kurtuldu.." diye mırıldanıyordu...... kızgınlığını belli ederek.

el kol hareketleri Balık restoranında karşılıklı konuştuğu gecedeki Artsa figürüne çok yakındı. Tar’ın yüz ifadesi. bir şeyler anımsamaya çalışıyormuş duygusu vererek kaşıdı.. Tar. bunları anımsayarak. "Ber! Bunlar sana ait. Tartışma da galip çıkan hep o olmuştu... "Sanırım." Sürekli içilen ve tüketilen bira bardakları sürekli dolularıyla değiştiriliyordu. diksiyonu. Tar sanki Artsa'laşmıştı. Çantada bir pantolon. "Legal partilere güvenim kalmadı. En son Sodgom Ülkesinde yakında gerçekleştirilecek Erken Genel Seçim konusuna gelinmişti. devlet avukatlarının... Bu nedenle gerçek hukukçunun politikayla da yakın temasta ilgilenmesi gerektiğini Tar.. "Gücü var. Olsam bile temsil ettiğim seçmenlere yararım olacağına da inanmıyorum. sağ olsunlar.. masaya yenilenmiş kıyafetlerle geri döndüğünde Solkol ile Tar ıslık çalarak karşıladılar. Bu ve benzeri konuları bir çok kez ve değişik yönleriyle tartışmışlardı aralarında." Tar'ın anlatımındaki özü duyumsayan Ber'in içini korku kapladı.. Olması gereken. Yaklaşarak masanın üzerine plastik bir çanta koydu. Politik gücün arkasındaki asıl gücün ise sermaye ve bürokrat gibi güçler olduğunu... Kendisine politikayı sevdiren. Tar. Hakkını vererek üçü birlikte midelerine ithal ettiler. "Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum.Solkol. tepki vermediği takdirde bu yinelemelerin bozuk kaset gibi süreklilik kazanacağını biliyordu. O kadar paralı hokkabazların arasından sıyrılmam imkansız. hangi görüşten olursa olsun halk temsilcisi olarak seçilen onların figüranlığını yapmak zorundadır.. "Onların bazıları Maf'ın yanından ayırdığım ve artık yasal işlerle uğraşan insanlar... "Şimdiki söyleminle tamamen çelişmiyor mu?" "Tümü hafızamda." Biraz önce Solkol’un kulağına fısıldadığı adam birahanenin kapısında göründü. yanıtı boşuna bekledi. artık " Ber. Kıyafetler üzerine uymuştu ve yakışmıştı.. Yaşamına son veren Artsa'nın açıklamalarıyla aşırı benzerlikler taşıyordu." diyerek gülümsedi.. birazda güvenli bulmadı. oralı bile olmamıştı. nakil gibi pozisyonlarında iplerin yine onlarda olduğunu ve gerektiğinde politikacıların bu olguları tehdit aracı olarak kullandıklarını. sivil avukatlarının bir şekilde engellendiği ve yönlendirildiği... Ber.. Ber.. Kızsat'ı gerçekten cezalandıracak mı?" "Eminim dediğini yapacak. "Yakın geçmişte bana söylediklerini anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?" dedi. hukukçuların tayin. Bu asıl güçlerin ise. Kim ve ne olursa olsun o gücün kurallarına bir şekilde uymak zorunda kalıyor. Artsa'yla uzun muhabbetleri olmuş ve sonu hüsranla sonuçlanmıştı. özlenen doğal hukuk kurallarının uygulanabilmesi için sadece hukuk alanında uğraş vermenin yararsız olduğunu o belirtmişti kendisine. Ber.... Ber.. Đllegal-ABCD Parti’sinin Mar kenti üst düzey görevlilerinden. bir şekilde etkisiz hale getirilir. Ber.. Đyi niyetli hukukçuların çoğunlukta bulunmasına rağmen Yargı görevlilerinin. kendini yorma!" "O Halde?. "Onlar mı?. kendisine ayrıntılarıyla anlatmıştı. olumlu etkileme konusunda kendisine pek güvenemiyordu. En . Olayı duyunca yardıma gelmişlerdi. Konuşmaları yarım kalmıştı. hatta onların uymak zorunda oldukları yasaların politikacılar tarafından hazırlandığını. kendi güçlerine zarar vermeyecek kadar demokratik kurallar içeren yasaların politikacılar tarafından çıkartılmasına izin verdiklerini. teşekkür ederek üzerini değiştirmek için tezgahın arkasına doğru yöneldi."Ses seviyesini alçaltarak." dedi.. bir kısmı ise akrabalarım. Artsa. Tar'a.. Ber'in şaşkın bakışları altında. bir gömlek ve bir iç çamaşır takımı vardı. Tar ile Ber'e sorulmadan masaya getirilen piliç tava nefis kokuyordu. "Halk temsilcisi olmak istesem de olamayacağımı biliyorum.." dedi.." "Kızın amcası. "Seni Ad kenti halkının merkezdeki temsilcisi olarak görmek istiyoruz.. çantayı Ber'in önüne hafifçe itti... Aynı istek içerikli cümlenin kelimelerini değiştirerek ve biraz daha sesini yükselterek yineledi.. canlanmış karşısında duruyor gibiydi. konularda aynı akıbete uğruyordu." "Böyle bir gücü vardıysa bizden neden yardım istedi?" "Hazırlıksız gelmişti ve zaman kısıtlıydı. Hangi partiden.. Tüketilen sadece bira değildi.." Ber. Böyle dışarı çıkamazsın!" diyen Solkol. partide görev almasını sağlayan kişi şimdi farklı kanalda konuşuyordu. aksine davranılması halinde halkın desteğini de bir şekilde elde ederek o iktidarı devirdiklerini. Aksi halde dışlanır.. iyice afallamıştı. "Buyur." "Ülkenin görünmeyen güç merkezini duyumsuyorum. Resmiyette gücü elinde bulunduranlar dahi onları onaylayan makamlardan öteye gidemiyorlar." Saçını. azil.

.. Tar'a arkasından sıkıca sarılarak." . uyarıya uygun davranmayanlara karşı tepkisini fiziksel olarak yansıtırdı.. Yaşamayı seviyorum. başını Solkol’dan yana çevirerek. "Ber! Saçmalama. "Tarih öğretmenliğinden istifa edeceğim!. Solkol." "Neden.. Solkol.." diye sordu. yumuşak bir sesle. "Sana yakıştıramadım... bardağın un ufak olduğunu bakmayanlara da kanıtlıyordu. konuşması gerektiğini duyumsamıştı. "Her şeyden istifa edeceğim!" Şaşırma sırası Solkol'daydı... Ber! Tar'ı bırak da muhabbetin içine daha fazla etme!.. Ad kentini terk edeceğim!. "Kendini James Bond mu sandın?. Tarak.. "Ama güvenilir arkadaşlarımsınız.. Ber onu kaçamak bakışlarla izledi." Tar'ın gözlerinde garip ışıltılar oluştu. Ber hareketi yanlış algılamıştı. Ber.." "O halde hep birlikte gideceğiz.... başını olabildiğince geriye çevirmeye çalışarak.. değil mi?." diye bağırdı.. "Ne demek istiyorsun?. Hoşuma gitti.. acı gülümsemelerdeydi... "Silah da yok." "Doğaya mı?.. Solkol arkalarında olmak üzere hep birlikte tuvalete yöneldiler. "Aslında hiç kimseye anlatmamam gerekiyor.. "Tar! O halde ne yapmayı düşünüyorsun?. Size anlatmamda bir sakınca görmüyorum." dedi. adamı çatlatma!... "Ber! Seni anladım. kemerinden tutarak düzeltti... "Evet! Bekliyoruz. Tar.. "Üzerini ara. Tar'ı çoktan yumruklamıştı." dedi..." Ber. "Ber!.." Solkol. "Özür dilemene gerek yok!" "Yine de böyle davranmamalıydım. Yan masaya az önce oturan iki müşteri yerlerinden kalkarak birahaneyi terk ettiler. masa arkadaşlarını şaşırtmaktan mutluluk duyuyor ve bu ortamı çabuk sonlandırmak istemiyordu sanki." dedi.." Tar. "Konuşmayı bırak. eski görevinde olsaydı. "Neyi?" diye sordu." "Aynen öyle!" "Sadece tuvalete gitmek için ayağa kalkmıştım." dedi. Kendisini sıkıntıya sokanları uyarır. "Ber! Kendini dağıtıyorsun. gergin bekleyiş sonrası boşaldı." Tar.sevdiği bir arkadaşını daha kaybetmeye yüreği dayanamazdı. Tar'dan ve Solkol'dan daha sonra ise birahane sahibinden özür dileyecekti..." Tar." Ber... kalem. cüzdan. En iyisi dediğini yapmaktı.... Ber yanında. Endişe dolu gözlerle suskun duran Solkol'a baktı. Benden ummadığınız. Đllegal-ABCD Örgütüne katılacağım. Şimdiye kadar hiç böyle davrandığını görmemişti. Tar'ın üzerini ayrıntılı şekilde ve Ber'e de gösterircesine aradı." "Yanlış anladın beni..." Ber'in bir bildiği vardı.. "Buna izin vermeyeceğim!" diyerek bağırdı. sözlerin bitmesine fırsat tanımadan yıldırım hızıyla yerinden fırlayarak yanında dikilen.. Bu davranışın en az Artsa'yı sevdiğin kadar beni de sevdiğini gösteriyor. Pisuarda ihtiyacını gideren Tar’ın işi bitinceye kadar.." Ber. köye göndereceğim.. olayı özetleyerek giderdi. Bakışlarıyla ondan yardım dileniyordu." "Kırsala çıkacağım.. Tar. Partiden istifa edeceğim!. Artsa'nın intiharının seni ne kadar etkilediğini bana anlatmıştın. Çıkan ses.. Kahkahalar atıyordu. Bırak beni altımı ıslatacağım ya!. "Tar gerçekten ne yapmayı düşünüyorsun?.." "Sorun yapma!. Artsa ile ilgili Solkol'un merakını." Tar önde. burada kalıp mücadele etmiyorsun?.. Partinden istifa mı edeceksin?" "Sadece partiden mi?. "Arkadaşın Artsa'nın son eylemini benim de gerçekleştireceğimi sandın. Ber'in kollarını hafiften çekiştirdi. ayağa kalktı. Bu tür gerginlikleri sevmezdi." "Ya sen?. Aldıklarını masanın üzerine dizdi.... silahını al!.. Ses kaydedici cihazda yok. bırak beni!" "Bırakmayacaaaağııım!!!" Solkol'da ayağa kalkarak Ber'in tavrını eleştirdi.. bu bakışların anlamını tam olarak kavrayamamakla beraber." dedi. Solkol. bu ışıltılara hoş değildi. Bağırtının şiddetinden etkilenen garson çocuk servis için eline aldığı dolu bira bardağı beton zemine düşürdü... Ber.... not defteri ve anahtarlık dışında bir şey çıkmamıştı.. Ailemi de babamın yanına.. Açıklama isteyebileceği bir an da değildi. "Çok şaşıracaksınız?. Pantolonunu.

Müdürle. dolayısıyla belkide kırsala çıkma düşüncesi bu kadar erken oluşmayacaktı. O cehennem gününden beri izlendiğimi hissediyorum. ".madığımızı bilmeni isterim.. uzandığı kanepeden doğruldu.... kendisinde karmaşık duyumsamalar oluşturdu. Orada kuralları örgüt merkezi oluşturuyor. ve kim götürecek seni?." dedi. Soğuk bir bira açtı."Burada kuralları belirli merkezler koyuyor. Kundaklama olayında. onla tanışamayacak.... gece yarısına kadar kalan bakiye saatlerde içip muhabbet ettiler. Đşkencenin izlerini hala bedenimde ve ruhumda taşıyorum. Solkol’u onayladı..." "Gününü tam bilmiyorum. Ber. kömürleşmiş cesediyle toprak altına gitmeyecekti.. Kaçırılan kızın amcası bu konuda aracılık yapacak... Kundaklama olayına bir hukukçu ve bir insan olarak üzülürken. Bu ağırlığı. uykudayken yanarak ölen otuz beş yaşlarındaki KIZSAT isimli oğlunun kömürleşmiş cesedini görünce sinir krizleri geçirdi. Ber ile Tar'ın diyaloguna araya girerek katıldı. Soğutucuya yöneldi.. geçenlerde meslek dışı ilgilendiği ve yeniden kaçırılmasını partili arkadaşlarıyla engellemeyi başardığı kızın amcası parmağının olma olasılığı yüksekti. Okulda." Solkol. kaldıracak gücüm de kalmadı. yabancısı olmadığı bir kişiden söz ediyordu. Ber?" Ber.. . Yürürlükte olan Sodgom Ceza Yasası ve Sodgom Ceza Usul Yasası Kızsat için de ilk yakalanmasında uygulanıp. *** *** TV+X Ulusal Televizyon kanalının ana haber bülteninde sunduğu haberi tüm duyularıyla izliyordu." "Her neyse." "Bir kaçış yolu bulmuşsun. Đzlediği haber. Öyle değil mi... Hukuk mantığı... Aslında neden sadece bu değil. Kızsat'ın. Satana isimli annesinin yüreği evlat acısından dolayı dağlanmayacaktı. kundaklama olayı gerçekleşmeyecek.Ad kenti Karmaşa Mahallesindeki bir ev dün akşam geç saatlerde kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce kundaklandı. Ortam bozuk.. "Ne zaman gidiyorsun?."Seni özleyeceğiz. "Ama gitmeni onayla." "Sonuçta orada da bir merkez ve merkezin koyduğu kurallar var... kaç bakalım!" Solkol. her zaman için hazır bulunmamı istediler. geleneksel duygularına öfkelendi." Haber.. Kızın amcası Mar kentinden gelmeyecek Tar. Arada birbirlerine hüzünlü yüz ve gözlerle bakarak. başını sallayarak. bazı öğretmenler ve öğrenci velileri de bana karşı tavır aldılar.. Kızsat.. Ber. tutuklanması sağlanıp TutBırakma Kursevin’e gönderilmiş olsaydı. Çıkan yangından kaçarak kurtulan Satana. dizginleyemediği geleneksel duyguları haz alıyordu sanki.. yüzlerce düşünceler arasında boğulduğunu hissetti.. Bir gün bir şekilde diskalifiye edileceğimi sanıyorum.

" "Bilinen komplo teorilerinden biri. Diğerine göre daha sakin görünen.. dedi.. legal ya da illegal örgütlere. toplumların.22 Durgun bir göl... Kader tayininde iyi niyetli olsun. Bu organizasyon geleceği tayinde zorlanmamak için bilinçli yandaşları dışında. tehdit gibi yollarla şahsi menfaatleri için hareket edenlerin olduğu istihbaratınızca da bilinen bir gerçek. "Bu ilişkiler o kadar gelişti ve yayıldı ki kendi çevremde bile bu işe bulaşanlar oldu. Daha önce farkına varamadığım bazı önemli bağlantıları keşfedebilmem bu süreçten sonra başladı. Bu organizasyon için din... bu durgunluğa uyumlu notada ötüşlerde. Rutbin isimli şahsa. bir şekilde yok ettiriyor. tam olarak merkezini.. Esinti yokluğu mevsim koşullarından kaynaklı.. Gerektiğinde ve işine geldiğinde dinci bir yönetimi. Özelde Birleşik Devlette konuşlanmış büyük gücün bunu gerçekleştirmemesi. kendisine göre aydınlatıcı açıklamalarına kaldığı yerden devam etti. lütfen!. şantaj. Onlarca kez yinelemişti bu uyarısını." "’Buldum’ dedikçe daha üst bir organizasyonun varlığını keşfediyor-dum. Bu organizasyon. dini ve milli cemaat ve örgütlenmelere. "Neyse devam etmeme izin verin. üniversitelere. edebiyata." "Hayali bir şeyden söz ediyor ve benim inanmamı bekliyorsun.. “Đyiyön.. Arada bildik kuş sesleri." "Đşte bütün sıkıntımda bu. sosyalist bir yönetimi. gerektiğinde ülke yönetiminde gerektiğinde o ülkenin içerisindeki kuruluşlara derneklere. söze girerek." Đyiyön. Aradaki sorunları her iki tarafı da hoşnut edecek siyasi ve kültürel anlamda birlik ve beraberlik bozuma uğratılmadan çözebilirdi... kişilik ve kurumu bir şekilde etkileyerek kendi yandaşı ve figüranı yapabiliyor. gelenek ve hiç bir değer önemli değil. devletlerin hatta dünyanın kaderini tayin ediyor. Çünkü o güç isteseydi saniyesinde iki tarafa da silah bıraktırabilecekti... bireylerin. Bu sürekli tekrarlandı..... istihbarat merkezine girdirmiş veya oralarda olanları bir şekilde etkilemiş hatta daha ilginci batının en önemli bir ülkesinde geçinen yandaşı bir grubu sosyal demokrat sahte kimliğiyle devletin başına getirtmiş bir organizasyon.. bizlerde kullanıldık. Ondan bunu istemeye hakkı vardı. Öyle bir organizasyon ki. özel sektörlere. Kıyısında. bilim alanına.Bu karanlık.... silah kaçakçılığı. "Asıl konuya gelsen. kötü niyetli olsun istediği her kişiyi ve her nesneyi kullana- biliyor. konuşmalarını sürdürüyorlardı. Rutbin’in otomobilinden getirdiği biradan bir yudum daha alıp devam etti.. istediği kişi. Işıldağın verdiği aydınlığa alışmış gözlerle birbirlerini süzerek. puslu ortamda her iki taraftan da uyuşturucu. Hala en üst merkez birime ulaşabilmiş değilim.. Fakat bu değerleri iyi bilen ve kullanabilen bir yapı sunuyorlar. destek veriyor veya yenilerini oluşturuyor. kimlik. "Diplere indiğimde biraz önce anlattığım her yerde hazır ve nazır.. öldürme. Saatlerdir büyük bir dikkat ve özenle dinlemişti onu ve kör noktalar çoktu. diğer sanat ve kültür alanlarına." dedi. farkında olmayan uygun insanları bile. ". iri yapraklı ağaçları barındıran bir orman.. müzik piyasasına. bu kaosun devamına onay vermesi anlamına geliyordu." uyarısını yeniledi. ülkeler içinde yumuşak karınları kullanıyor... bir çok kan döküldü..." Rutbin. kıpırdamadan duran. Savaştığımız illegal örgüt de. Bu Sodgom ülkesi vatandaşlarının birbirlerine daha sıkı bağlanmasını da doğuracaktı. adam kaçırma. Ormanın kuytuluk bir yerinde derme çatma kalaslardan yapılmış ve cam yerine tahtalarla pencereleri örtük bir kulübe kendi içinde iki erkeği barındırıyordu."Şimdiki bilgilerim olmasaydı ve biri bunları bana anlatsaydı bende aynı şekilde karşılık verirdim. ırk." "Bana organizasyonun ismini. ellerindeki kutularda bulunan ılık biralarını arada yudumlayarak. Yeteri kadar kullandığı grup ve bireylerle işi bittiğinde ise bozuk para gibi harcıyor. medyaya. anlatımındaki karanlık noktaları aydınlatmasını istemişti..... Özellikle bunu önceden fark edip oyunlarında figüran olmak istemeyen veya figü-ranlıktan istifa etmek isteyen grup ve bireyleri. politikaya.. Güneşin sıcaklığı ağaç altında etkisini nispeten hissettirmiyordu.. Gelişen her olay onların eseri.. fakat bir şekilde kendisini maskeleyen organizasyon hakkında bazı ipuçları elde ettim. bürokrasiye.” adlı adam. Rutbin.. Bununla ilgili tüm ayrıntılar sana vereceğim .. diktatörlüğü veya çok demokratik bir yönetimi dahi destekleyebilecek karmaşık bir yapısı var.. künyesini bildir?.

iki elinin parmaklarını birbirine geçirip tahta masaya koydu. Bazı ülkelerde bulunan ve genelde önceleri kendilerinden destekli fanatik gruplar. Susmamayı tercih edenler ise bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor veya öldürülüyorlar." dedi. kendi düzenlemelerine uygun davranmaktan vazgeçip.. Bu oyunu bozmak isteyen Dış Güvenlikten bir üst düzey görevlisi.. haksız görünse de sanki bu organizasyonun isteğiyle bundan haberli veya habersiz davrandıklarını son zamanlarda iyiden iyiye duyumsuyorum. iftira atılma korkusuyla içine gömerek yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Bu yerel düzenlemelerle illegal örgütlerin doğuş ve varlık nedenleri sonlandırılacaktı. uymaması üzerine helikopteri düşürüldü ve kaza süsü verildi." dedi. Tıpkı havanın esintisini derimiz.. "Örneğin... bira kutusunu masaya sertçe indirerek. Hatta hiçbir şey yapmayanlar da sanki onların arzusuna uygun davranıyormuş gibi geliyor bana ve bu durum yaşamı ve kendi yaşamımı gözümde anlamsız kılıyor. Đstediklerini politik yönden elde edemediklerinde ülkemizin de kendi yanlarında taraf olması konusunda önceden oluşturdukları koşullar.. Hatta el altından gazeteciler kanalı ile örgüt lideri ile bağlantı sağladı.. korku dalgalarının yayılması sağlanacak. tepki. " Đyiyön’ü hava sıcaklığı ve anlatılanlar terletmişti." Dibinde kalan son damlaları zorlukla ağzına döken Đyiyön. sezgi ve mantığınla düşünürsek.. Uyarıya olumlu yanıt alan organizasyon onun yaşamını sonlandırmadı. oyunu bozmaktı.. propagandaları boşa çıkaracak uygulama ve yasa değişiklikleri için çalışmalar başlattı.. "SodGom Ülkesine geçmiş yıllarda başkanlık yapan lider."Senin bilgi. Korunmayı ve gizlenmeyi de iyi biliyorum... onlar tarafından destekli ve onların düzenlemelerine genelde bilerek bazen de bilmeyerek uyarken. Yeni duruma ve kendi yararlarına uygun bir ortam ve yönetim daha oluşturacaklar.. Halkların kendi kültürlerini geliştirme ve yaşatması.. görevi bırakıp bildiklerini öldürülme. Sadece o değil. Sonradan ortaya çıkarılacak bazı krizler.... Örnekler çok... Oluşturacakları onlara uygun zeminde özellikle.le. SEN NĐYE ÖLÜ DEĞĐLSĐN?.. Allah’ım bunları düşündükçe bazen çıldıracak gibi oluyorum..... Birleşik Devletin Ortadoğu da girişim ve müdahalelerde bulunması sağlanacak..." "Bana somut bir şeyler söyle. Önce sonuç alabilecekleri basit yolları deniyorlar. aldığımız nefesle... özellikle yerel işbirlikçilerinden soyguncular mesleğine sahip elit kişilerce en son gerçekleştirecekleri ekonomik kriz nedenleriyle zorlamalar meydana getirecekler. Yıllardır yaptığım mücadeleler nedeniyle deneyimlerim var." Yanan ." "Đşte önceki liderin." diye buz gibi bir sesle sordu. Ülke halklarının birlikteliğini gerçekleştirmekti. Artık hiçbir şeye inancım ve güvencim kalmadı.. Ayrıca Devlet ve halk içinde kargaşadan yararlananların daha fazla palazlanması önlenmiş de olacaktı." "Kalp krizinden vefat etmişti.. Đyiyön. sıkıntılarla kamuoyunda duyarsızlık.. eylem de bulunsa da haklı. Böylece kamuoyunun doğal tepkisel enerjisi bir şekilde tüketilecek.. "Kabul edelim ki anlattığın özelliklere sahip böyle bir organizasyon var...belgelerde ve rapor-larım da yazılı.." "Bu laf!... değişik tavır. yaprak kıpırtısıyla fark etmemiz gibi." "Seninki temelsiz bir iddia!" "Belgelerde dayanağı var. belirsizlik. Her şey ve herkes... uyarılarına olumsuz yanıt alınca zehirleyerek onun hayatını sonlandırdı." "Kimden söz ettiğini biliyorum. kendisi görünmeyen fakat etkisini hissettiren bir merkez. farklı düşünce ve amaç taşısa da.. Bunlardan idealist olmayanları ‘bana ne. Tam tespit edilmemişse de bu organizasyonun yoğun-luklu gücü Birleşik Devlet’te barınıyor.... "senin dışında bunun farkında olanlar var mı?" "Çok sayıda olmasa da var. Organizasyonun uyarısına.. Bunun için gerekli demokratik açılımları sağlayacaktı. Yine üst düzey bir dış güvenlik görevlisi tatbikat esnasında kepine atış yapılarak uyarıldı...’ diyerek ortamdan salt kendileri için çıkar edinmeye devam ediyorlar. bu senaryoların farkına varan yazar ve gazetecilerden bazıları da sonsuza kadar susturuldular. Cinayeti maskeleme.. farklı bir yapılanmaya gittiğini tespit eden organizasyon.. "Bazı teşebbüsler oldu." Masa üzerinde olan içi kağıtlarla dolu klasörleri işaret ederek. geleceğe yönelik senaryolarının bir kısmına karşı çıkmıştı.. Đdealist olanlardan bir kısmı.. Amaç. Onların düzenlemelerini bozmak için yurttaşlık bilinciyle Đllegal-ABCD örgütünün ve yandaşlarının halkı etkilemede kullandıkları söylemleri. yakın gelecek için ne tür planları olduğundan söz edebilir misin?" "Dedim ya! Ayrıntılar belgelerimde. terör mücadelesi bahanesiyle pasifize edilecek. toprağı bol olsun. Alnında ki teri elinin tersiyle sildikten sonra. Öldürmek onlar için son çare. helikopterle sınırdaki bir ülkeye giderken uyarıldı.. bireylerin kendi ana dillerinde eğitim yapabilme olanağı da dahil büyük güçten ayrık yerel düzenleme raporları hazırlamaya başlamıştı...

Đlgi çekici ikinci ses.. Ama siz gerçek güvercinleri artık seviyorum galiba.. "Đyi ki. Gövdesi kulübe içinde başı dışarıda duruşuyla.. Geçmişte aramızda bayağı sorunlar yaşanmıştı.. Evet..." "Yanıtını bildiğin bu soruyu sormakla kendini tatmin etmek istiyorsun. Neden bir başkasını değil de beni çağırdın bu sıcak ormana?. Uzun zamandır onlardan haber alamıyordu..... "Benden istediğin başka bir şey var mı?" diye sordu. sadece önlem... Dolunay ışığı." Đyiyön. ." dedi. Boşta kalan elini samimi bir şekilde Rutbin’e uzatarak." "Teşekkür ediyorum! Güvenine layık olacağım... Üzerine... "Kendimi yaşayan bir ölü olarak vasıflandırıyorum ve ölümden korkmuyorum. Aslında yabancısı olmadığı bir yaşamdı." diye düşünerek kendisini tebrik etti.. ayağa kalkarak içi belgelerle dolu beş klasörü. Civarda bulunan hayvanlar gece gezmelerinde galiba.ışıldağa.. Benden haber bekle!. günlerdir yıkanmamaktan kokan örtüyü çekti.. Rutbin.. gözlerini kırpıştırmadan dikti. Adresi belli hedef olurum.. Ufak alan boşluğuna serdi.... Böcek sesleri.. Eşini ve çocuklarını düşündü.. beynini uyuşturmuştu. *** Rutbin....... "Gereğini yapacağına inanıyorum. Sadece toplumu bu yönde uyarmak için zamana gereksinimim var!... Yanı başında bulunan silahının emniyetini açtı. Kurallara bağlı olmadan çalışmalar yaptığından dolayı sen ve grubunla düşman gibiydik. Gözlerini ve kulaklarını açtı. Sakın benle bağlantını koparma!....... kuru yaprakları barındıran bir dalın üzerine basıldığında çıkabilecek seslerdendi... Özellikle sana ve senin gibi arkadaşları ikna etmeye. Gözleriyle dal ve yaprakların arasından etrafı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı. Yine uykuyu yakalayamamıştı. Önce ben çıkacağım. Gözleri kendiliğinden zorlamasız kapanmalardaydı. Đyiyön’ün tepkisini beklemeden kapıyı yarısına kadar araladı.. Rutbin’inde yardımıyla çuvalın içine koydu. çevreyi gözleriyle taradıktan sonra koşar adım kulübeden uzaklaşarak sık ağaçların arasında gözden kayboldu. Peki şehirde yaşayıp neden koruma istemiyorsun?" "Güldürme beni. Bazı arkadaşların elde edip bana ulaştıracağı belgeleri üst raporunu hazırladıktan sonra sana sunacağım. güvenli ortam sağlanıncaya kadar kendisine karşı şantaj aracı olarak kullanılabilecek kişileri bulunamayacakları bir eve gizlenmelerini söylemişti... başını olur anlamında salladı.?!" "Yanlış anlama.... Uykunun ilk kısmı olan tilki uykusu aşamasındaydı. Beş dakika sonra da sen çıkarsın!.. Sadece yöntemleriniz bana çok saçma geliyordu.. galiba senin ve birkaç arkadaşın dışında pek kimseye güvenmiyorum.. vücuda sürülen sinek kovucu ilaçlardan almışım... yaprak dalları arasından Rutbin’in burnunun ucunu gösterebilecek kadar aydınlatıcı ışık huzmeleri indiriyordu.. kulağının az ötesinden gelen sinek sesleri ona ezgisel geliyordu. şimdi.. yüzükoyun döndü.. Tek başıma mücadele edemeyeceğimi biliyorum.. Bir sesle irkildi. Düşünceler.. ".. diye düşündü.. Yaprak hışırtısına benzeyen bir sesti bu. sık çalılıkların altına saklamış olduğu yeşil ve kahverengi benekli kampetini aldı. Ağırlaşan çuvalı zorlukla kaldırdı... Bu düşünce kendisini tatmin etmedi." Đyiyön. Olaylar duruluncaya.... Uzandı... Senin gerçek anlamda kendi çıkarlarını göz ardı ederek insanlık için katıksız mücadele veren biri olduğunu önceden de biliyordum...." "Sana birşey daha soracağım sakın alınma. Kapıya doğru yöneldiğinde Rutbin’in sert elini kolunda hissetti. Yıllarca illegal örgüt ve elemanlarıyla yaptığı geceli gündüzlü silahlı mücadele sürecinde bu tür yaşam biçimiyle barışık hale gelmişti.... Uyumaya çalışacaktı.. Bu ufacık kanatlılarla sabaha kadar mücadele etmem gerekecekti..

Đlk kez ve şimdiye kadar tatmadığı. Alıp verdiği oksijene doyamıyordu. elinde uzun namlulu silahla birinin yaklaştığını görüyordu. Çıt. Ne kadar bastırmak istese de... Karartılara doğru rasgele ateşledi.” Biraz önce duyduğu seslerin tekrarıydı. içinden geçerek kayboluyordu.. normal düzeneğini kaybediyordu.....” öğretisini anımsadı. Beyni karıncalanıyor. Korku. kendisini ele geçiren etkiyi içselindeki telkinler yok edemiyordu. Gördüğü siluetler.. Balık avlamaktan bıkıp ormanda avlanmaya çıkan balıkçılarda olabilirdi. Bir çalılığın altında gizlenerek dinlenmeye çalışırken. Mermilerle birlikte kendisi de tükenmişti. Karartılar üzerinde yine bir etkisi olmamıştı. içini ürperten. korkuyu kaçırır ve tüketir. "Olduğun yerde dur!. Birkaç saniye sonra yerden bitercesine bir çok karartının kendi üzerine geldiğini görür gibi oldu. korkunun üzerine gitme düşüncesi kendisini daha çok korkutuyordu. ormanda bulunan serserilere ait olabilirdi.... Kah koşarak. Hiçbir şekilde dışarıdan görünmesi mümkün olmayan bir yerdeydi ve bu kendisine güven veriyordu. soluğunu tuttu. . Yüzü ateş sıcaklığındaydı. Galiba halüsünasyon görüyorum. Gözleri fal taşı gibi açıldı. Kimsin?" diyerek bağırtılı uyarılarda bulundu. Bu kez bekleyecekti... Mermi dolu şarjörünü tabancasındaki boşuyla değiştirdi.. içinden geçip kayboldu.. Çıt!. Arkadaşlarının her ikisine güveniyordu. tüm hücrelerine yayılmıştı. kendisine.yarım saati aşmıştı. Đlk kez dolunaydan bu kadar nefret ediyordu. kuşlarının. Yüzleşmek istiyordu. Başkaca iş çevirmeye gelen kişiler de olabilirdi. Yüz yüze bedensel mücadelelerde gerekli performansı göstermiş ve sağ çıkmıştı.. kaçmanın çare olmadığı sonucuna ulaştırmıştı kendisini.. bütün çıplaklığıyla KORKU duyumsamalarıydı. vahşi hayvanlarının. Karartıdan ses çıkmamıştı. Uzman üstlerinin sürekli tekrarladıkları... Ormanın. Kırpıştırdı.. Şarki mücadelesinde.Elli-altmış adım uzaklıkta bir karartının çevreyi incelediğini fark edince. Fakat şimdi. kah yürüyerek.. tüylerini diken diken eden. Karartının yanına. Orman genişti ve önceki alandan bayağı uzaklaşmışken aynı sesleri duyması. kalp atışlarını hızlandıran. Soluk alıp verme ritmi. Bu..... Beynine bir kurşun sıkmak.. Rutbin.... Rutbin yerde sürünerek yakınındaki kocaman bir ağacın arkasına geçti. böceklerinin. “korkunun üzerine gitmek. Terden vıcık vıcık olmuştu. Galiba tehlikeyi ıskalamıştı. Ormanın barındırdığı canlı cansız varlıkların tümünün bileşik çığlıklarıydı sanki. yapraklarının. Tehlikeye şartlanmışlık nedeniyle nasılda bunları düşünmemişti?.. damarlarındaki kanı daha kısa aralıklarla beynine pompalayan bir duyguydu. Bu duyguyu engelleyemiyordu. çalılarının.” telkininde bulundu.... tüm ağaçlarının. Yakın iki arkadaşı ile dün gelen Ajan Đyiyön dışında kimse bu ormanda gizlendiğini bilmiyordu.. on beş metre öteden bir karartının yavaşça kendi bulunduğu yöne doğru ilerlediğini gördü. Karartının yanına ulaşmasına beş adımlık mesafe kalmıştı. Ellerinin titremesini önlemeye çalıştı. kulak tırmalayıcı seslere dönüştü. gözlerini. işin kolaycılığıydı... Düşünceleri engellendi.. saçlarının dipleri kaşınıyor... Peki ya Đyiyön! Bilgi sızdırmış olabilir miydi?. Çıtırtılar baş ağrıtıcı..... Mevzisinden doğrulmadan. Şimdi daha farklı şeyler düşünebiliyordu. Durmamış ve düşmemişti. Bu kez çıtırtılar dört bir yandan geliyordu. Bedenine ve ruhuna usulca sahiplenen. elinde hazır olan tabancayla üst üste ateş açtı.. çevreden açılan yaylım ateşleri arasında cesaretle onlara karşılık vermişti. Bu. Kendisiyle her yüzleşen karartı. “Çıt!... Arkasını döndüğünde karartının kendisinden uzaklaşmakta olduğunu fark etti... Karartı.... Tüm şarjörlerini ve yelek ceplerinde bulunan mermilerini tüketmişti.... “Sonu en çok ölüm! Đlerisi yok! Neden korkuyorsun?. Karartılar üzerine geliyordu.. ses vermediği gibi ilerlemesini de durdurmadı. duyumsamadığı bir duyguyu algılıyordu... diye düşündü.. Yerini nasıl tespit etmişlerdi. Karartı ile yüzleşti.. bedeni titriyordu. kah etrafı inceleyerek geçirilen süre . Ağaçların gövdelerini kullanarak uzaklaşmaya başladı. Karanlıktaki karartı. Yaklaşık. Şimdi.. sıklıkla alıp verdiği soluğu ormanda yankılanıyor gibi geliyordu kendisine. Yeniden karartılar ve sonra daha yenileri. Korkuyordu.

Ona bu izni vermemeliydi. Đkiyüz'ün geliş amacını çabucak öğrenme amaçlı bir girişimdi bu. Yargılanman tamamlandı.. Olanlar kendi ürettiğim korkulardan kaynaklı.. " dedi. Rutbin için ise umudun ve güvenin. Gözleri kanlandı.. Görüşme. Beklememeliydi. etkileyici ve ürküntü veren gözler. Kara. Sağ elinde tuttuğu silahın namlusunu Rutbin’e doğru yöneltti. maviye. siyaha. sabahın işaretiydi. seri hareketinin devamını engelledi.. Đnfazda kullanılacak sarf malzemesi standartlara uygun olduğu üzerindeki damga ile müseccel iki kurşun. Yeşile. Elleriyle bedenini yokladı."dedi Đkiyüz.. Tüm özellikleri içinde barındıran gözler.. Arkasından gelen bir ses onu irkti.. Beklemek.. "O kadar kolay değil!" diye bağırdı. "Đkiyüz!. Hava aydınlık. Her göz kırpışı.Mermilerinin bitmesinin akabinde karartılar da kaybolmuştu. Olacak yeni felaketlerin habercisiydi bu kırpışlar. emrin içeriğindeki sona uğratılırdı. Đkiyüz. Görüş mesafesi alabildiğince geniş ve rahat. "Burada ne işin var?. silahından çıkan iki mermi ile yere serilmişti. Bu. Zihnini toparlayarak yeniden uykuya daldı. Suçlusun. boyun eğecek biri değildi. bitişiğindeki okyanusta dalgalar oluşturuyor. Değişen. nehirlere.. ‘Ya öldür.. Bu yargı kendisini rahatlatmıştı. ölmekti.. "Atış talimin bitti mi?" Bu ses oluşan yargısını tamamıyla silmişti. Sağ ayak bileklerinin üzerinde bulunan komando bıçağını kınından ani bir hareketle aldı. birden ciddileşti. SodGom Ülkesinde bazı hatırı sayılır makamda bulunanları taşıyor. bozuk psikozlu bu gençle bir ara aynı bölgede birlikte çalışmalarına rağmen birbirlerine hiç ısınamamışlardı. ‘kan ve gözyaşı akıtın!’ emriydi.. Kavuşturmuş olduğu kollarını birbirinden ayırdı.. Sanki orada kendisi de bulunmuştu. Şafağın kızıllığı.. Gözlerindeki korku. belki de antlaşma ile sonuçlanacak. binlerce benzerine kıyasla en son arıza yapacak nitelikte. kahverengiye dönüşen.." "Sabah gezmesine çıkmıştım!" "Gevezeliği keser misin!" Rutbin."Bana bir diyeceğin yoksa. ölüm... Haklı haksız tüm saldırılarda savunma hakkı kullanabileceği bir eğitimden geçmişti.. uzun boylu. Bakışlar dostane değildi.. "Đyiyön anlattığın saçmalıklardan birine söz ederken gizli kulakla dinledim.. su kaynaklı dalgaları aynen hissederdi.... elindeki silahı aniden ona doğrulttu.. oluşan dalgalar uzak diyarlardaki denizlere... diye düşündü. Her göz kırpış. "Bugün yargı ve infaz günün. köylerdeki pınarlardan akan suyun yol bulduğu incecik kanallara kadar ulaşıyordu. tanıdık birine aitti. bu kez akıllı psikopat ‘tik’lemelerindeydi." dedi. elaya." Rutbin.. devinen.. mavi gözlü. yargı ve infazı tanıyacak. Đkiyüzün.." Rutbin. Sarı saçlı.. Komşu ülke içinde bir görüşme yapacaklar.. Đkiyüz'ün kahkahaları ormanda çınladı. *** Deniz ufkundan bakan bir çift göz. Ya öl!’ tekerlemesiydi.. Çünkü kara ve su birbirinden ayrılması mümkün olmayan ikiliydiler. Uzatmana gerek yok. Bu Đkiyüz’ dü. iyi sabahlar dileyerek birbirimizden ayrılalım. Emre aykırı hareket edenler. Tetiğine bastı. Ses ve sahibi.. Fırlatacağı anda Đkiyüz’ün silahından üst üste çıkan iki kurşunla." diyerek seslendi.. Sesin geldiği yöne baktı... Ruhsal tedaviye gereksinimim var. derelere. Ber. Med ve cezir olayları bunun bir örneğiydi. Sanki rüya değildi. vur beni!" Dişlerini gıcırdatarak.. Hatta. "Ne duruyorsun?. "Đzin ver de. yerini mutluluk hissiyle dolu ölü bakışlara terk etmişti. .. tadını çıkarayım. Rutbin. gördüğü rüyadan ve uykusundan kan ter içinde uyanmıştı.. "Atış taliminde mermilerin tümünü harcadığını unutmana senin adına üzüldüm. Cezan. Bakımdan yeni çıkmış helikopter.

"Düşüyoruz!. Resmi grubun karşı cephesinden gelmeyen bir mermi resmi ve üst düzeyde bir görevlinin başına isabet etti. Gerçi teknolojide buna izin vermezdi... rapora karşı sapma meydana getirecekti." Yetenekli kulaklar duyduklarını başkalarıyla paylaşmak istemediler. Zorlanacağız!. Üst düzey görevli olarak görevine.. Ayrıca kendi ülkelerindeki hayvan severler derneğiyle uğraşmaya da değmezdi. "Zahiremiz bitti. topluma. Uzak durulmalıydı. insanlara karşı sorumlulukları vardı. Resmi giyimlilerinde anılan dostları gibi helikopter ve uçakları vardı. ortadaydı. "Düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dosttur. Konuşmak için gürültülü sese gerek yoktu.. Bu kaostan zarar gören. insanları atomlarına ayıracak derecede güçlü düşmanlardı. dostlarının aynı olmasıydı. Sodgom ülkesi’nin de aleyhineydi.. Ölümle sonuçlanacak düşüşü hafıza makinesiyle kare kare çekti. Resmi giyimli olanlara megafonla. Yemek önemliydi.. Rutbin'in elde ettiklerine benzer bulguları içeren belgeleri incelemişti. Kulağı. Taraf değildi.. Hafızanın hatıra defterine bir daha açılmamak üzere yazdılar. Bunun da bir mahzuru yoktu. . Ortamlarını bozmamalıydılar. "Çekilin!. Tap etmesine gerek yoktu. Okuma yazması yoktu. Kemirmeye çalıştığı belgeleri sadece yiyecek olarak görmüştü. Dile geldi. Şimdi. Resmi giyimlilerle.. Her iki taraf birbirinin düşmanıydı.. Onların elinde. Bağırtılarını sonlandırdı. beyni çalışmazdı. "Sizle beraberiz. Uçak ve helikopterler çeviksel çabuklukla kolileri atarken.. aslında her ikinizin de düşmanlarıdır. bir mumcu dükkanının yüzlerce mumunu eritecek kadar güçlüydü. Üst düzey görevliye. koşması lazımdı. Düşünüp.. belge valizinde bulunan fareydi. Biyolojik güç demekti. Talimat geldi... C4 ler. Bu duygularını daha önceki günlerde uyarı ateşiyle sunmuştu.. karşıda ki düşman. içinde bulunanlar. helikopterin üzerine düşmekte olduğunu fark etti." Emir dayanağı düşünce bilinmiyordu. Çünkü her iki tarafta ortak dostlarını düşman olarak görmüyordu. Uyulması gerekliydi... Gökyüzünden süzülerek inen yiyecek.. Ayrık düşüncelerdeydiler. her iki tarafın dostuydu. Atasözü.. Onların köklerini kazıyın!" diye anons ediyorlardı. Kendisini çok uzaklarda ve düşürülen helikopterin yanışını seyrederken buldu. Đyi kötü geçinip gidiyorlardı.. resmi giyimli olmayanların karşılıklı silah atışları arasında bir o yana bir bu yana bakarken. Kaçışı seriydi. Onlar..Düzenleme Grubu. bir mum gibi eritecek beden ‘canının’ ilk harfinden sonra 4 rakamını alan C4 ler vardı... en azından ölü ruhlarını saklayan bedenlerini topraklaştıracak. Gerekli davranışı gösterdi. Kaçması.. tartışmak onların görevi değildi. Karşı koydu. Atasözü konuşuyordu. Sessiz sesle bağırdı. Hem. Ortak çıkarlarımız soyut kavramına da hiç bir şekilde sokulamazdı. bir başka tehlikeli alandaydı." atasözü oluyordu. Çünkü insani dili yoktu. "Ortak dostunuz.. ölümün kokusunu hissediyordu. Farenin yok edilmesine gerek yoktu. Uçakta ve helikopterde bulunanlardan her iki tarafta ayrı ayrı memnundu. Havadaki seyir bu amacı taşıyordu. Korktu. Havada giden bu nesnelerden atılan içi yazı dolu parşömenlerden birini yere düşmeden kaparak okudu Ber. çabuktu. Đki ateş ortasındaydı. Yapılan uyarı Üst düzey görevliyi etkilememişti.. Resmi giyimli olmayanların.. ruhunu kaybetmek üzereydi. kilitlediler. Cervantes’in Don Kişot’u deliydi. Senaryo.. Sağ kurtulan. Ortada bulunan ise en kolay hedefti. Düzenleme Grubunun kısmi senaryoları hakkında geniş bilgiler edinmişti.. bu pilotun ünlemli uyarısını doğrulamıştı. yel değirmenleri değil... Olsun." Helikopterin düşüşü. Pilotun sesi duyuldu. Ama bir şeyde birleşiyorlardı... standart altı sesleri dahi duyabilme yeteneğine sahip olanlarca duydu." bağırtıları devam ettirilmedi. Kendilerine deli denmesi hoşlarına gitmeyecekti. bu. hoşnutsuz ve küskün. Bu kez uymayacaktı. Bazen uyduğu Düzenleme Grubu Raporlarının bu kez yenilir yutulur tarafı yoktu. içecek dolu koliler onları sevindirdi. Ber..

Ber. Dert edinmedi. Onları oynatmalarının anlamı kalmamıştı. gözlem ve duyuşları kafasını karıştırdı.. Enteresan bir durumdu. parlak yanaklılardan olup da sonradan sakal uzatan insanların yönlendirmesiyle havadan atılan bu kağıtları katlayarak ve bükerek. sürekli izlem. Doğal sakallılara tanınan oyun süresi bitmişti. meclisten ve görevden atıldı. Gözlerini." Yanından gelen homurdanmalarla irkildi. dininize ve amirinize isyan etmişlerdir. Rektör.. Suni sakallılar. duvara isabet ettikten sonra "tınnnkkk!. Suni sakallılar ise doğal parlaklıklarına dönüştü. Özellikle. Hepsi açıktı. renksiz renktir. Renklerin tümü yasaklanmalıdır. Sonradan sakal uzatanlar ekonomik anlamda da durumdan memnundular. Ekranlara sırasıyla göz gezdirmeye başladı. Bir kaç ucuz ateşli silah. Farklı kanallardan farklı haberler sunuluyordu.. yeşil kurdele takanların tümünü samimiyetsiz olarak kabul etmekten ve giymelerini yasaklamaktan geçer. Renklerin serbestliği. yeşil kurdele bağlanarak temsilcilik yapılması yasağı getirildi... Ber aniden beyaz eşya satan bir mağazanın içinde buldu kendisini. Bir haber dikkatini çekince seyrine ara verdi." Đnancım gereği taktığım yeşil kurdeleyi çıkarmam mümkün değil!" dedi. kağıttan yapılma tabancalardan atılan kurşunlardan eğilerek kendisini sıyırdı.." "Yeşil kurdeleyi. samimi olarak takanlarla takmayanlar arasında ayırım yapma olanağımız yoktur. ten renklerinden doğal sakallılar oldukları anlaşılan insanlar. onlardan akan gözyaşlarını sonradan oluşturacakları ortak bir havuza boşaltmak için geçici olarak gözyaşı poşetine gizlediklerini gördü Ber. Yüzlerce televizyon teşhirdeydi. Varolan potansiyel dini duygular... kılıçlara. Ortaçağ savaşımlarında kullanılan kılıç. Bunun için parasına bahse girebilecek kadar iddialıydılar. Satır ve kılıçların sallanmasıyla oluşan hava dalgalarından saçları savruldu. Sodgom ülkesi. Daha sonra bir çok el silah sesleri duydu. biçimlerinden. Aldanmışlığın ve aldatılmışlığın yoğunluklu olduğu serzenişler ağlamalarla sürdü bir süre.. . Onlar... Kız çocuğu. namusunuzun ve dininizin düşmanlarına kanmayın...." başlıklı bir konuşma yaptı. Ber'in açık ekranlardan birinden diğerine kayan. "Đrticaya geçit yok.. Atılan kağıtlardan bunların yapımı kolaydı." "Yeşil de. Sakalsız olsalar da. Havada sallanan. sarı gibi bir renktir. üst düzey başkanının elini yalayarak geçen kurşun. Parmak yaralayan yakalanmıştı. delici silahlar yeterliydi. Bırakmak evlerine dönmek istemiyorlardı. "Saçlarına yeşil kurdele bağlayan bir genç kız daha Ad kenti üniversitesinin kapısından geri çevrildi. Đşin kolaycılığı. Yeşil kurdeleli temsilci. Birkaç tel saçın önemi yoktu. Kökü kendisindeydi.. Dininizin ipine sımsıkı sarılın.. renksiz ortamımızı bozmaktadır. Havada salladıkları satırların gücünden doğal sakalları kesildi. haslarını ayak seslerinden dahi tanıyabilirlerdi. Onların. Kendisiyle birlikte aynı ekranı izleyen kalabalık grubun farkına vardı. Bir sakal. malınızın. kırmızı gibi. Dönüşen bu silahlar oyuncak değildi artık." sesiyle birlikte yerle yüzleşmişti. doğal sakallıları iyi tanıyorlardı... Onları sakalsız dahi olsalar tanıyacak kadar samimileşmişlerdi. satırlara dönüştürdüler. Dinimizde her ne olursa olsun amire itaat farzdır.. yerini tıraşlı yüzlere bırakmıştı.. Bir bıyık. ağlayarak dert yandı.. Çünkü sarf malzeme listesi ekonomikti.. suni sakallılara serzenişlerde bulunuyorlardı. Kendilerinin hedefi kendileri olmuştu. onlarda zaten yapmayı başarabiliyorlardı.. Doğal sakallılar oyundan hoşlanmışlardı. Bir kaçının elinde bulunan ateşli silahtan çıkan mermiler hedefe varamadan kendilerine geri döndü.."Canınızın. savrulan satır ve kılıçlardan uzuvlarının eksilmemesi için kendisini geri çekti... Ayrılmayın! Saflarınızı sıklaştırın. "Çağdaş Halk Temsilcileri Meclisinde. Başı dolanmaya başlamıştı. Hatta ateşli silaha da gerek yoktu. Siyah sakallı yüzleri. Bir el. pala gibi kesici. kulaklarını ve tüm duyularını o ekrana sabitledi. Hatta ses renkleri de renksizleştirilmelidir." Oluşan kalabalıkta bulunan bazı siyah sakallılar. En iyi renk...

senaryoları duyumsayarak sapma meydana getiren ve bir zamanlar kendi yandaşları olduğu bilinen üst düzey görevliye gerekli yanıt verilmişti.. raporlarına uygun hareket ettiğinin farkında değildi.. Günahkarlar.. oluşmazsa oluşturulmalıydı.. Bu kez bir orman ve bir göl görüyordu. Yalınız.. Belki de üçgenin ucunda kendisi olacaktı. bu. Üzeri kapatılmalıydı. günahkarlar affedilmeliydi. Bilenler. Dikkat çekmeyen.. ‘Örtü için kullanılacak günahkarlar bulunamadığı takdirde. Cezası büyüktü.." diyeceklerin sayısı çok az olmalıydı.. Sonuçta bu iki ihtimal. yeniden düzenlendi. Kitle psikolojisinin negatif enerji ateşi böyle söndürüle bilinirdi. Günahlar.. Trafik kazası sonucu adam öldürmenin hukuk literatüründeki karşılığı. Amaca uygun maske bulundu.. Ayrıntı gelecek tarihçilere de bırakılmamalıydı. Aksi davranışta.. Đki derinliği ve iki gizliliği. Yavaş öldüren cinsintendi.. Çekildiği yanın. Binlerce günahı ve o günahları işleyen günahkarların masumiyetini göstermek için on bir kişi yeterlimiydi?. Düzenleme Grubu’nun. yüzü saklamak için icat edilmişti. Đlaçlar güçlüydü. Atılan bir kurşun yanından geçti ve bir diğer üst düzey görevlinin yanak tüylerini cımbızladı. üçgenin içine düşecekken kendisini yana atarak kurtardı. Günah ve günahkarlar bu kez nicelik ve nitelik olarak sevaplar maskesiyle gizlenemeyecek kadar çok göze çarpıyordu. Geçmişlerine uygun davranmalıydı.’ Sodgom ülkesinde günahkar çoktu... Kapanmayan Ber’in gören gözleri ve duyumsamalarıydı.. Đrili. bir sabah onaylandı. öldüren ilaçlar almıştı. "Ben konuşursam Sodgom ülkesi deprem görmüş gibi sallanır!. günahta. Şimdilik buna gerek yoktu. Su. sapıcı olmak istediler. Büyük Şeytan kendi üçgenini oluştururdu. ‘Yeterliydi.. alttaki gerçek günahkarlar gizlenmeliydi. Maske. kasıtla ilgiliydi. Durum hassastı... Darağacında idam edilmeyi canı çekmemişti. Çünki. Rapor. Đki elin parmakları kadar olmalıydı. Adam öldürme. ateşte.. Üst uçta Rutbin vardı.. Ber. Alt uygulayıcılar. ‘istenmeden . Öldüremeyen elin yerini. yumuşak bir rapordu.... zehirlenerek ölümü gerçekleştirilen bedensel ağırlığın altında kalmamak için yana çekildi. ayrıntılarda gizliydi ve yok edilmeliydi.... Uyarı gerçekleşmişti. Đstenen maskeli balo ortamı kendiliğinden oluşursa değerlendirilmeli... Sapma olmamıştı. Raporun içeriği. halkın görünen maskeyle oyalanması sağlanıp. Rapora uygun sonucu ortaya koyamamıştı. günahsızlar günahkar gösterilmeliydi. Sap Gölü çevresindeki ormanda şablon üçgenini oluşturdu ve her ucuna bir darağacı dikti.....Onun anlatımları saldırı amacını açıklamıyordu.. suda gizlenmeliydi. Gerçek. Đzler ve kanıtlar silinmeliydi.. onun hedefe ateş etmesi gerektiği dışında bir amacı veya bilgisi yoktu. Aksi halde.’ Ziyade adam maskenin delinmesini sağlayabilirdi... Şeytan... Bunlar unutulmalıydı. toprakta. aynı noktaya götürürdü. Ber. kuvvetliydi ve acı vermiyordu.... bildiklerini bazen kendilerine bile saklamamalıydı.. Üstte bir kaç günahkarı gösterip. Yanıt geldi.. Hadi cömertlik bizde kalsın bir tanede yedek olsun!... oluşmuş üçgen içinde yeni bir üçgen daha oluşacaktı. Alınan kan örnekleri. ufaklı günahlar ve günahkarlar çoktu.. sonucu aldırmışlardı... ateş.. Bunlarda senaryoya uyan şekilde sonuçlandırıldı.. Günahlar ve günahkarlar sayısızdı. Toprak.... günahkarda gizlenmeliydi bu kez.. bir eğitim ve uygulama alanı olduğunu fark etti. Günahlar gizlenmeli. Bilenlerden bir kaçı bildiklerini saklamayı kabul etmediler. Başkalarına da örnek olmalıydı... numuneler yok edilmeliydi. Đştahı kapalıydı. Zehirlenme sonucu önceki uyarılara kulak asmayan.

Onların gözleri hipnotizma etme gücüne sahipti. Unut gördüklerini!.. iyi günahkarlıktı.farklılaşmış haliyle geri dönerdi. Bedenini kıvır kıvır döndürürken elinde bulunan içi değişik bir sıvıyla dolu kadehi Ber'e ikram etti. Benliğini Dansöz esir almıştı. Toplumun bütünlükçü estetik yapısını bozuyordu. çalınan müzik... Şimdiye kadar algılamış olduğu yerler kare kare önünde belirdi. enfesti. ikramını engelledi... Onların gözleri. Sessiz düşünmeliydi. duyumsadıklarına inanamıyordu.....yasaktı. Batı ve doğu müziği karışımı oyun havalarıyla hafiften kıvırıyordu. Ama bu kadar gerçek rüyalar görmemişti. Đyi günah işlemek zevkliydi ve iyi kişiliği rahatsız edici değildi. gördüklerine.. Bunlar ayrık insanlardı. Üzerinde onun giysisinin aynısının oluştuğunu gördü. Az önce kendisine ikram edilip midesine aktardığı sıvıyı... Onla birlikte kıvırmaya başladı. Ber. Ufukta kendisini başlangıcından beri izleyen içinde binlerce gözler barındıran bir çift göz düşünceye serbestlik tanımıştı. Dikkat çekiciydi. Deniz ufkunda bulunan bir çift gözün ve içinde barındırdığı binlerce gözlerin bakışları hiddet doluydu. Şimdi hayat çok daha güzel görünüyordu. müziğe uygun sözler ağzından çıkıyordu.. Paylaşılmayan düşünce yok hükmündeydi. Onlardan etkilenmemeliydi. duyduklarına. sesli düşüncelerinde yoğunlaşmasını devam ettirmesini engelledi biran. açıktı. Kendisi gibi dansöz olmayan az sayıda kızlı. Hiçbirinin içinde değildi. Dansözün sesi tipi ve bakışları gibi etkileyici ve ikna ediciydi. "Komplo teorilerinin üreticileri. Ya biri duyarsa?.. şimdi düşüncelerine devam etmeliydi. Dansöz güzeldi. Birden kare alanların önünde uzun ve geniş bedeniyle bir dansöz belirdi..’ Cezası düşüktü. Ama. Ayrık gözlerin kendisinde odaklanmasını sağlayarak kıvırmaya başladı. Toplumda infial meydana getirmeyecek türdendi.. müziğin ritmine uygun bedensel kıvırmalar ve kıvrımlar dışında anlık yaşamda hiçbir şey kalmamıştı. gittikçe dansözün şekline bürünmekte olduğunu duyumsuyordu Bir süre sonra kendisi de gördüğü dansöz gibi bir dansözdü. erkekli insanları gördü.. Bir ses.. Onlara bakmamalıydı. etrafı bulandıran sapıcılardır. Kader böyle imiş dedirtecek çeşittendi. Ülkede kamyon ve otomobil kazaları çok olurdu. Bakışlardan verilen sinyal buydu.. bu akis sahibine –bazen. Đçsel yorumlamalara girdi. Sesli düşünme akis yapar.. Bu güzelliği duyduğu ses bozmuştu. sesli düşünmeye karar verdi.. Ber... Sıvıyı bir dikişte bitirdi. Minyatür alanları kuşbakışı izleyebiliyordu. Kötü yasaklara karşı duruş. Diline sahip olmalıydı. Ber etkilenmişti... Onlarında kendisine benzemesi gerekiyordu. Çevresine bakındı. Rüya görüyorum galiba. Düşüncen seninle ölüme kadar gidecekse "sorun yok!" diyordu. Düşünceni seslendirmen.. "Gördüklerin yanılsamaydı. Bunlardan birinin daha olması normaldi. . Đyi günahlarda yüzmeye başladı." Daha bir çok sözler sarf ediyordu. diye düşündü.. Onun söylediği şarkıları tekrarlıyordu. Bu gidiş ve gelişler yeni düşüncelerin oluşmasını sağlardı......" diyordu. Ber. Dansözün giydiği kıyafetler. Her şey çok güzel gidiyordu.’ deyişini onlar herkesten daha çok biliyorlardı. çekiciydi. Uygundu. bakışlarıyla avını donduran bir yılanın gözleriydi. ‘Yerin kulağı vardır. Ber’in tamamıyla dikkatini çekerek. Arada. kadehi aldı. -hatta kimsenin bulunmadığı bir yerde bile olsa.. Düşünmek suç değildi. izleyenlere fark ettirmeden elinde oluşan boş kadehe kustu kıvırtmasına ara vermeden onlara ikram etti. Ber..ölüm meydana getirmekti.

Resmi mesleği Dansöz olarak tescil edilmemiş suni dansözlere karşı dikkatli ol!" Med.." Sendika başkanı yanıtlamadı... Ber.. Ben sendikanın avukatı değil miyim?. Aslında verebileceği uygun bir yanıtta bulamamıştı. "Sorun ne?. bağırarak yere düşmesine. buna rağmen nasıl görüşemediğini de sormuştu.. bu dansözlerin özel kıyafetiydi ve kıvırmak sadece onlarda estetikti. zamanla yerini alan ‘Sibirya soğuğu’ telefon diyaloglarından da anlaşılabiliyordu. Bunların bir kısmı erkek. Meslekleri ellerinden alınarak. Dansözler mağdur edilmemeliydi. Kablolar sanki doğuruyordu... dansözlerin her birini ayrı ayrı tutmaya başladı. "Dansözlere dikkatini çok verme. Belirli bir süre sonra dansözlerden eser kalmamıştı. Dansöz görüntüsünden önceki kişiliğini kazanmıştı. "Erkeğe dansöz kıyafeti yakışmaz. dansöz olduğunu açıkça belirtmeden bu kıyafeti giymemeli ve kıvırmamalıydı. Đçinden çıkardığı sayısız çoklukta kablolardan dansözlerin üzerine savurdu. koltuğun altında barındırdığı küçük bir çantayı açtı. "Bana birçok kez bağlanmayan telefon ‘ĐsteAl’ takma ismini veren sekreterime bağlandı. Ama suskun kalmakta.. kendisini başkanın kız arkadaşı ĐsteAl olduğunu belirten Secret.... Sekreteri Secret'e sendikayı aramasını.. Gelen işçi başkanları Soys'un genelde sendikada olduğunu.. Saatin zili. Ber.. Her basışı bir dansözün ve bazen yüzlercesinin inleyerek. onun kendisi hakkında söylediklerini kabullenmek demekti. Senin işverenlerle birlikte hareket ederek sendika işçilerini sattığına dair duyduğum dedikoduları seni uyarmak için anlamında sana anlatmamdan mı.Bu Med'in sesiydi ve ilk kez onun sesini duymaktan nefret ediyordu.. kulaklarını aç ve dinle. bu söze daha fazla dayanamadı. kendisinden söz etmeden farklı bir isim uydurarak Soys’la telefon bağlantısı gerçekleştirmesi talimatını verdi.. Neden?. Artık ne olacaksa olsun hallerindeydi. rüyasından.." diyerek telefonlarına çıkmamasının hesabını soruyordu. "Neden kaçıyorsun?.. Tuvalete gitmeliydi. şaraplarından içme!.." "O halde. gördüğü rüyaların sersemliği içindeydi. aylardır duymaya hasret kaldığı sesi duyabiliyordu. Med. Büyük Dansöz’ ün bağrından binlerce dansöz türedi. Tümü kaybolmuştu. Bazı sesler. "Kadın ise. bir kısmı bayan bir kısmı da üçüncü cinse aitti. Çünkü." diye uyardı. Kaybolmayan deniz ufkunda bakan bir çift gözdü. uygun olmayan zamanlarda çıkardı.. daktilo tuşuna benzer düğmelere basıyordu. Soys ile Ber arasında ilk aylarda oluşan sıcaklığın. daha sonra uykusundan ayrılmasına neden oldu Ber’in. benden iyi biliyorsun!. Med. Ber. sonra kül olmasına neden oluyordu. Ber’in üzerine okyanustan getirttiği soğuk suyu döktü. 23 Hava işçi sendika üyesi işçinin kendisini tahrik edici sözlerine yanıt vermedi. Eliyle yerel imalatlı kahve sundu. Med." "Senden duymak istiyorum!" "Benden duyacağın bir şey kalmadı.... Sendika işçilerinden bir temsilci şu an yanımda bulunuyor ve konuştuklarımıza tanıklık yapacak. diğer uçlarıyla. rahatsız oldun?. Çivi çiviyi sökmüştü.." "Sorunun ne olduğunu. ayılmıştı. işçilerin aylıklarından kesilen aidatların *** . Ber. Ad kenti Hava Enerjisi Đşçi Sendikası telefonuna çıkan kadın sekretere. küçük çantada bulunan binlerce kablo. Gözden kaybolan Büyük Dansöz aniden ortaya çıktı. Ana kaynağı. Duş almalıydı. Bu kez Ber'in üzerinde etkinlik sağlayan Med olmuştu." diyordu.. Yoksa.. Bazıları ise doğallıklarında olmadığı halde yek diğerinin cinsel kimliğini taklit ediyordu. Soys'un sesini duyar duymaz Ber'e aktardı. Nereye baksa onlardan birini görüyordu.

sabahtan kalmaydı ve sık sık ısıtılmaktan bulanık bir renk almıştı. Artık sendikanın avukatı değilsin!. Rutbin'in eşi. Onlar araştırılsın. "kocamın ve arkadaşlarımın ölümünü gerçekleştirenler önceden bulunduğu gruptaki bir kaç kişidir. Rutbin’in eşinin beyanlarına karşı açıklama isteniyordu. Çünkü özellikle bazı arkadaşlarından korkuyordu. Telefonun ahizesini kaptı.. Televizyon kanalı görevlileriyle Rutbin’in eşi arasında gerçekleştirilmiş bulunan telefon görüşmesi de yayınlanmıştı. iddianın hayali olduğu.birçoğunu şahsi harcamalarında kullanıp. "Senle hiçbir bağlantım kalmadı artık. Cinayet gecesi. Bir damla kanı gözünde büyüdü... kapattı bilgisayarı.. özür dilerim.. Secret'i bu işe karıştırmamalıydı.. Belki de Rutbin'in akıbetine uğrardı. Bu doğrultuda yetkili bir ağıza mikrofon uzatılmış. Bana ödenen aylıklardan yarısını benden avanta olarak koparma isteğini ret etmemden mi rahatsız oldun?. belge istenecekti. onun rüya gördüğü geceye denk düşüyordu. sağduyulu işçiler yakında seni ve yönetimini azledecektir. Peki şu an rüya görüyor olabilir miydi?. Yüksek ateşini düşürmeliydi. Bilinmeyen numaralardan Büyük Kent Güvenlik Merkez Biriminin telefon numarasını aldı.. tanık istenecek. telefonu kapatmakla yerine getirmişti. "Ne yaparsan. olumsuz da olsa kesin yanıt almıştı.. bir damla kanın oluşması için gereken gıdaları ve beden içinde oluşan uğraşları.. sinirlenmişti. Ulusal Televizyon kanalı flaş haber sunuyordu. Deli bir avukata kim iş verirdi. Daha sonra devam etmek üzere yazıyı kaydedip. Çalan telefonu bağlayan Secret. Ber'in düşüncelerinin hızlı deviniminden dolayı beyni ısınmış ve bu sıcaklığı tüm bedenine vermişti.." demişti özetle.. "Bilirkişi olduğunu belirten Birbilen isimli bir bey arıyor. Bir damla kan da aslında çok önemliydi. yap! Elinden geleni ardına koma!" diyerek telefonu kapattı.. "Ben ne yapıyorum?. En uygun kararı. yanında bulunan işçi temsilcisine.. telefondaki konuşmalardan aldığı negatif enerjinin de etkisiyle tüm ayrıntılarıyla Soys'un bazı kirli çamaşırlarını ortaya döktü. Yurttaşlık bilinci bunu gerektiriyordu.. Birden kendine geldi.. Şah damarına basılmıştı. ayırt etmek için parmağını kanatmıştı. Bir çok sorular yönlendirilecekti kendisine. "Beyefendi! Numaraları yanlış tuşlamışım. Parmağının ucundan akan kanı çekmeceden çıkardığı peçeteye sildi.. zaman ve kişiler yabancısı değildi." diyerek telefonu kapadı. Secret'den rica etti.. Đkiyüz isimli arkadaşı tarafından iki mermiyle öldürüldüğünü ihbar edecekti... Ber. Yıllarca kırsalda Đllegal-ABCD örgütü militanlarına karşı mücadele eden ve sonra bu mücadelenin yanlış olduğunu belirterek görevinden istifa eden Rutbin ve iki arkadaşına ait olan cesetlerin kimler tarafından ve niçin öldürüldükleri araştırılmaktaydı.. Geçen gece gördüğü rüya içeriğinde bulunanlardan bir kaçıydı.. aradığı yeri doğruluyordu. Sap gölü çevresinde bulunan ormanda silahla öldürülmüş halde ayrı yerlerde bulunan üç cesetten söz ediyordu. sahte faturalarla gider gelir denkleştirmesi yaptığını söylememden mi rahatsız oldun?. "Yanımda olan işçi temsilcisine gerekli anlatımlarda bulunacağım." diyerek kendisini sorguladı. Farklı şeylerle ilgilenmek iyi bir dinlence sağlıyordu. Aldığı numaraları tuşladı. Parmağına toplu iğne batırdı. Televizyonun verdiği haber içeriğinde geçen yer. kendisinin aydınlatacağını belirterek Ber'in ofisinden ayrıldı. Sıcak bir çay kendisine iyi gelecekti." diyerek arayan hakkında ön bilgi verdi. Küçük televizyonu açtı.. kendi isminin tanıdık olmayan biri tarafından sesli okunmasından memnunluk duymayabilirdi. Yetkili ağız. Đkiyüz... Rüya ile gerçek birbirinin içine girmişti. Seni duymak ve görmek istemiyorum!. Birikmelerini salma zamanıydı.." Yüzüne de yansıyan sinirden kaynaklı kırmızılığı. Ber’in kendisini aydınlatmasından dolayı teşekkürlerini sundu. Bir kitapta okumuştu. Deli bir avukatın avukatlık ruhsatı da iptal edilirdi." Soys. Solkol'un mağazasından aldığı bilgisayarda yarım kalan yazısına devam edecek enerjisi kalmamıştı Ber’in. Diğer işçileri de.. Çay. Lavaboya giderek elini. Güvenlik Merkez Birimini bizzat arayacak ve Rutbin'in.. Lanet olsun!.. cinayetin teröristler tarafından işlenmiş olabileceğini belirtiyordu. yüzünü ve saçlarını ıslattı. inanıyorum. .. Bazı duyumları olmasına rağmen bu kadarını tahmin etmediğini belirten işçi temsilcisi. kendisine. Telefondaki yanıt." Soys. telefonda süregelen sesine yansıtmamaya çalışan Ber. Rüyamda gördüm demesi onun Ruh ve Beyin Tedavi Merkezine gönderilmesi sonucunu doğuracaktı.

. bunu halledecek. "Ya!. kendisinin gözleri önünde bizzat borçlunun imza attığını yeminle belirtmişti bana....." dedi... Dolayısıyla. sizin alacaklı vekili olarak bulunduğunuz dosya dayanağı 50. Böyle bir sahteciliği yapabilecek nitelikte biri değil. Şimdiki teknikle bu bile tespit edilebilir diye biliyorum......... "Borçlu..... kuşku dolu bir sesle." " . içmeye bizi götür arzusunu içeren bir deyimdi... imzalar kuyruk eğriliği dışında sanki benzerlik gösteriyor. "Borçlunun senette bulunan imzalarıyla. sahte olduğu yönünde dava açmıştı.. Birbilen anlatımına devam ediyordu. "Kuyruğu eğri duruyor. sıkılgan ve yılgınlığını duyumsatan hitapta bulundu. Bir an. Bunların verdiği rapor aynı yönde karara yansırdı.." Birbilen'in ifadeleri tutarsızdı.000..." dedi Ber.. Ber. Birbilen olarak kendisini tanıtan kişiyle "Nasılsınız?." kavramını düşündü. kıyaslamaya örnek teşkil edecek duruşma’da alınan imza örnekleri. senet ve çeklerin içeriğindeki yazı ve imzaların ilgilileri tarafından yargı gruplarında itiraz edilmesi halinde. Đçselinde.!?. bizlerinde gereğini önceden yapmamız gerektiği yönünde rica da bulundu.. bizler Sodgom ülkesinin imza incelemesi konusunda en yetkin uzmanları olarak buna rağmen sizle görüşmeyi borçlu tarafla görüşmeye tercih ettik... ev alanlara hatta iyi bir sonuç alanlara karşı kullanılan ve yemeğe.. "Buyurun sizi dinliyorum. aradı... telefonu açan ana konuya giriş yaptı." "Doğrudur.. alaycı bir üslupla.... alacağı için senet alamadığından sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını belirtmişti..Belge... Ber'de bu tür itirazlar üzerine alacaklı müşterilerini Maf'a göndererek yararlı raporlar alınmasını bir kaç kez sağlamıştı.. Alo!." Ber. olasılıklarını hatırlattım. önceden başkasına imzalattırıp sana vermiş olabilir... için yargı başkanı. borçlunun tanıdığı ve önceki dönem Halkın Temsilcileri Grubunda görev yapan ve şimdi Absürd Yerel Televizyon sahibi olarak faaliyette bulunan KomĐmza bey. "Geçen bizleri. Ama... diye kuşkuya düştüm.. En son telefon bağlantısının kopmuş olabileceğini düşünerek. sen rahatına bak!" demişti müşterisi.." "Ama. vekili aracılığıyla icraya koymaktan dolayı üç yıl ceza alacağını anlatmama bilmiyorum gerek var mı?.. sizin müşterinizin hem alacağından olacağı hem de AntiHafif Mahkemede sahte imzalı senedi düzenleyip. Bu kez kuyruk eğriliğini düzeltmeden olumlu rapor veremez misiniz?. kime ve kimlere ait olduğunun incelemesi. ‘Yazı ve Đnceleme Gruba"na gönderirdi... Bunu biliyorsun!. Gerçekten.. avukatlık mesleğinde yeni değilsiniz?." sözcükleri bu olasılığı saf dışı bırakmıştı. "Alo!. yazı ve imzaların incelenmesi için bize göndermişti. "Bilmem. "Ama.. Ber.. Birkaç gün içinde inceleyip karar vereceğiz." dedikten sonra suskunluk sürecine girdi.-dolar değerindeki senede borçlunun imza itirazı üzerine.. Bu kez..." gibi hal hatır sorma seanslarından sonra....... O da.. Dediğim gibi..." Ber. Duyuyorum.. Ad kentinde kullanılan bir deyimdi..!?. Bir zamanlar Maf'ın avukatlığını da yapmıştınız. Niye sordunuz?.." ".. nasıl olur?. gerekeni yapacağını. Bir şeyler anlatmak istiyordu." diyerek hayretini belli etti. diğer örnek imzalarına göre kuyruğu biraz eğri duruyor gibi.. "Yazı ve Đmza Đnceleme Grubunu" sonradan iş sahibinden fazlasıyla tahsil edeceği parayla satın alarak imza ve yazıların borçluya ait olduğuna dair rapor aldırtmıştı. "Ber bey. Genelde yeni bir araba. içsel tahlildeyken. Borçlunun.. imzanın kuyruğunu bilinçli veya bilinçsiz eğri atmış olamaz mı?. "Aslında senetteki imza borçlunun imzasına bazı yönleriyle benziyor gibi. Müşterimin maddi durumu bu alacağını alamamakla bayağı kötüleşti. yargı başkanı." diye seslendi.. benimde içinde bulunduğum Đnceleme grubuna geldi. "Maf....... Şansına." dedi." Birbilen. Kesilen gülme sonrası kendi cep telefon numarasını da verip." Ber’in bu sözleri karşısında Birbilen katıla katıla güldü.. "Alo!...... bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hem alacağı alamayacağını hem de Anti-Hafif Yargı Grubunda sahte belge düzenlemekten üç yıl ceza alabileceğini belirttiğinde. birbirini tutmuyor........ Bu suskunluk bir süre devam etti..... "Müşterim SağMüş çok sağlam bir insan.. farklı biriyle mi konuşuyorum.. BirBilen Bey!. Ber.. Hatta borçlunun imza itirazı üzerine müşterime imzayı senin yanında mı atmıştı.. Đtirazı müşterisi olan alacaklıya bildirdiğinde bu itirazın doğru olduğunu ama alacağının gerçek olduğunu." "Siz.... Karşılık. onun yarım kalan sözlerinin devamını bekledi. Maf.. bir hafta ... Maf'ın avukatlığını yaptığı dönemde onun kanalıyla gelen bir kişinin alacağının tahsili için icra takibi yaptığında dosya borçlusunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığı.. yanlış mıyım?.

. "Avukatların ömrü kısa olur. endişe içindeydi. “Kuyruk eğriliği” kavramını iyice düşünüp kendisini arayabileceğini. Kendisine iyi geliyordu. "Taksit yapalım. Çok sayıda bireyden oluşan Đmza ve Yazı Đnceleme Grubunda bulunanların tümü BirBilen gibi düşünmüyor olabilirdi.. tokalaşmak için elini uzatan uzun boylu. belirterek telefonu kapadı." diyordu.. tamamlıyorlardı.. Gerçek bir hukukçu gibi davranmak istiyordu. Sabahtan beri yaşadıkları kafasını ağrıtmıştı. Bıyıkları dudaklarına sarkık olanın ismi. Gece gördüğü rüyaların ağırlığı da bunda hatırı sayılır etkinlikteydi. Aksi halde. gelenin kim olduğunu kendisine bildirir. kalemlerdeki görevlilerle muhatap olmanın verdiği stres. Büroda avukatla görüşme usulü. BirBilen'in deyimiyle kuyruğun eğriliğini düzeltmeme nedeniyle ve borçlunun bu tür işlerde komisyon alarak aracılık yapan KomĐmza kanalı ile kuyruk eğriliğini kendi yararına düzelttirirse?." deyişini anımsadı. Borçlu gözlerinin önünde senedi doldurmuş ve imzalamıştı. gelenin öncelikle sekreterden izin almasıydı. düşünsel gerginliği esnasında bedeninin de buna uyumlu davranışları nedeniyle. Bu." tekliflerini ise.. Bu dosyadan elde edeceği Avukatlık komisyonunu düşündü. "Hoş geldiniz!" dedi. Bekleyecekti." esprisiyle reddediyordu.. Parmaklarıyla şakaklarını ovaladı. üzeri örtülü ve soyut konularda ise kısa cümlelerle geçiştirmişlerdi kitaplarında. bir zamanlar Tar kanalı ile birlikte ön soruşturma geçirmiş bulunan Mıha idi..bekleyebileceğini bu süre içinde... cam parlaklığında gözlere sahip takım kıyafetli. Yasa maddesinden anlaşılan anlamı yüzlerce sayfalara yayarak açıklayan yasa yorumcuları. duygusal zekalarının iyi olmasıyla mı tamamlıyordu?. Müşteriyle. çam yarması. onların telefonla randevu alan kişiler olduğunu anlamıştı. icrayla. Müşterisi de alacağından olacaktı. Nefeslenen ziyaretçilerden Mıha. Gelenler koltuklara kuruldular. kazanacağına kesin gözüyle baktıklarından bazılarının olumlu sonuçlanmaması.. bıyıkları dudaklarına sarkık. Đmza ve Yazı Đnceleme Grubu. Gerçi. "Selamlar!" Gözlerini selam verene dikti. Uzatılan eli boş çevirmek olmazdı... borçluyla BirBilen gibilerle. içseli dışsalında yansı-ma buluyordu. Diğerinin ise LeftSağKol'du. Đsimlerini duyan Ber. Mıha ile tanışık olduğunu onla sarılarak somutlaştırdı.. Tanımadığı birileri. Ber. Ama gelen kişiler bu kategoriye girmiyorlardı. Belki de bilgi yeterli olmuyordu. Ruhsal. Kurala uymayan kişiler genelde samimi olduğu insanlardı Samimi tanıdıklarının bu kuralı çiğnemeye belki hakları vardı. Hatta üstüne üstlük Üç yılda Tut-Bırakma Kursevinde yatacaktı müşterisi. Pazarlamacılar ise genelde olumsuz yanıta karşı derhal büroyu terk eden özellikte olmuyordu.. Bu nedenle kendisine hukuk kitapları pazarlamaya gelen satıcılara "Hukuk kitabı almak istemiyorum.. pazarlamacı olamazlardı. Hatta. Düşüncesi bile korkunçtu... Bunda hukuksal konularda bilimsel görüşler sunmuş uzmanların da payı vardı. Düşüncelerini bir selam bozdu. Đmza incelemesi raporu borçlunun yararına düzenlenirse büyük bir gelirden olacaktı. Mesleğine ilk başladığında girmiş olduğu kirli ilişkilerden uzak duracağına kendi kendisine söz vermişti.. Sekreter. Olan hukuk bilgileri ancak normal şartlar altında para ediyordu. müşterisinin de onlara ödeyebilecek çoklukta parası yoktu ve o da hukuka uygun davranılması taraftarıydı. kabulü olduğunda içeri alınırdı. Onun arkasında tokalaşma sırasını bekleyen iki kişiden biri tanıdığı çıkmıştı. ???!!!.. LeftKol'du. Büyük para alacaktı ve son aylarda oluşan parasal sıkıntılarından geçicide olsa kurtulacak en azından altı aylık geçimini sağlayabilecekti. Başka çaresi yoktu. Büyük davalarda taraflardan biri veya her ikisi güçlü ise. Aldığı özel konulu davalarla ilgili yaptığı araştırmaları sonucunda bulduğu hukuksal dayanaklardan dolayı.. Hukuk Bilgisi yetersizliğine sahip olanlar bu eksikliklerini. Dava ve takip dosyalarının sonucu ne olacak kaygısı. "Hukukun taksiti olmaz. Belki de.. hukuki bilgisi yeterli olsun olmasın en güçlüyü temsil eden avukatlar her nasılsa başarı sağlayabiliyorlardı. beyaz gömlekli bu şahsı ilk kez görüyordu. BirBilen’in ancak bir oy kullanma hakkı vardı. Yargıyla. çat kapı içeri girmişti. Haklı olduğunu biliyordu.. diğer iki kişiyi tanıttı.

"Đstirham etsem. "Halkın.." demek istemedi. onla birlikte hareket etmezdim. Halk yoksulluk içinde. Cam gözlerini daha da parlatarak. Politikayla da uğraşıyordu. Ber. Çağdaş demokrasi anlayışının. Olumlu veya olumsuz bir tepki rengini alamadı. ziyaretçilerin tümü oy birliğiyle kabul etti. Kahve teklifini. ana konuların açılımını sağlayan iksirdi. "Biliyorsunuz ben delege değilim. Onlar zevk ve sefa içinde iken. 'hamili kart yakinimdir." dedi. samimi bir ortamı derhal oluşturma çabasındaydı. karşılık verdi. Eksiğimiz var çoğunluk elde edebilmem için sizinde desteğinize ihtiyacım var. önümde daha epey uzun bir yol var. "Teşekkür ediyorum.. "Fakat. LeftKol. sessiz kaldı. yapacağı konuşmanın uzun ve soluksuz geçeceği izlenimi uyandırdı Ber'de. resmi kurumların alım satım işlerinde yapılan fatura yolsuzlukları. "Umarım. "Sizi kıramayacak yaklaşık yirmibeş-otuz delege olduğunu biliyoruz. çağdaş hukuk ilkelerinin yerleşmesi. Bunlar bilinen gerçekler. Paraya . önemli bir hususta görüşmek için randevu talebinde bulunmuştu." Ber'i süzerek söylemlerinin onun üzerinde bıraktığı etkiyi yakalamaya çalıştı. Ber." LeftKol'un. "Hayırlı olsun!" diyerek. izleyen bakışlardan huylanarak fark etmiş olabilirdi. Seçildiğim takdirde. Zaman kazanmak istiyordu. kendisiyle telefonda konuşmuş.. ne de adını duymuştu. Mıha'nın konuşması gerektiğini işaret ediyordu." diyerek." dedi. Hatta bazıları çarkın içinde.. durumdan ve durumlarından memnun. Aksi halde treni kaçırmış olur. Arada birbirlerini kaçamak bakışlarla izliyorlardı.. Lekeyi. Bu soygun bazen.. kendisine daha fazla acı çektirmedi." dedi." Ber.. ön seçimler yaklaşıyor.. Bir düşman daha kazanmanın kendisine yararı olmayacaktı. evine ekmek götüremeyen insanları düşünün. biraz önce kahve içtiğinin kanıtını üzerinde taşıyordu.. bazen de bazı medya gruplarının şantajlarıyla veya politik destek sunmaları karşılığında gerçekleşmekte." dedi. Sözlerine kaldığı yerden devam ederek. Ber’in düşüncelerini algılamış gibiydi. halktan toplanıp Devletin kasasında biriken paraları üç dört çapulcu hırsızlamakta. Ancak Mıha'nın geleceğinden haberdar değildi. tüm yanlışlarla mücadele için Legal XYZ Partisinden Halk Temsilcisi aday adayı oldum. Đhracat. geliş amacımızı merak ediyorsunuzdur?. kendisinden ne tür bir istekte bulunacağını merakla bekliyordu.. ne de gerek var. Kahve.. LeftKol hakkında gerekli araştırmayı yapmalıydı. olumlu olsun.. Belki de söyledikleriyle benzeşen kişiliği vardı. Binlerce soygun yollarını burada açıklamaya ne zamanımız var... olumsuz olsun sonucu bana birkaç gün içinde bildirebilir misiniz?. teşvikli yatırım." Ber'in bu gelişmeden haberi olmamıştı. Demokrat bir insanın seçilmesinin ülkeye yararı olurdu. "Parti delegelerinden bazılarıyla dolaylı veya doğrudan görüşme sağladık. Ber'e göz kırparak. insan haklarını teminat altına alacak yasa maddelerinin çıkarılması. LeftKol. politik söylem kullanmalıydı.. yalnızlaşır. "Çok fazla bir zamanımız kalmadı. Halkın Temsilcileri bunları gerektiği şekilde ifade etmiyor. LeftKol. ülkenin durumunu okumuş biri olarak sizde görüyorsunuz. "Arkadaşlarla bu konuyu değerlendireceğiz. sen beni tanırsın. yalvarışlı konuma sokarak devam etti. kendisine güvenen otuz delegeyi etkilemesi karşısında menfaat teklif ettiğini anlamıştı." "Onların tercihlerini etkilemek istemem!. "herhalde. çocuğuna mama alamayan. Đlk sıralardan Halk Temsilcisi adayı olarak seçime girebilmem için ön seçimde delegelerin desteğine gereksinimim var. Bunun her nasılsa farkına varan LeftKol bıyığında kalan kahveyi diliyle yalayarak sildi." "Sizin arzularınız benim ve arkadaşlarım için emirdir. Ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan biridir. Belki de haberiniz olmuştur. ihale.. "Dediğim gibi sizin de Đl yönetimine üye olarak bulunduğunuz Legal-XYZ Partisinden aday adayıyım.LeftKol. Bu eylem.. Tar'a ve bana nasıl güveniyorsan ona da güvenebilirsin. LeftKol'u partinin hiçbir çalışmasında ne görmüş." diyerek başlangıç yaptı.. Geliş amaçlarının ne olduğu konusuna bir türlü gelmiyordu. gerekli nezaketi gösterdi. Ortam karışıktı. sadece LeftKol... "Ber. Güncel esprilerle bu sıcaklığı sağlamaya çalışıyordu.." "Neden olmasın!" Ortam. zorlamalı öksürükle boğazını temizledi.. bu tür durumlarda kahve ikramının iyi olacağı tecrübesini edinmişti. Aşırı tepki ilkellikti.. LeftKol." yazılı kartvizitlerinizi her zaman bekliyor olacağım. Kahve içimi sonlandığında. Ses tonunu. "LeftKol'a güvenmeseydim. LeftKol. işsizlik had safhada." dedi. Aradaki uçurum akıl almaz boyutta. Bence birey bir oluşumda önceden yerini almalıdır.

Onların çıkmasından sonra Ad kentinde.. kendisine yabancılaşmanın aksine. Her iki koldanda meclis içinde bir çift göze bir çift kulağa sahip olacaktı. kendi yerini daha sağlama almak için LeftKol'u. O aşamada. Onu çok özledim. duyarsız ve benliksiz olabilir miydi?. Ber. Solkol'dan sürpriz bir yanıt aldı. Đkisinden biri iktidar olacaktı. Ber." diyerek Tar'ı sordu. dolayısıyla kendisine karşı duruştu. Ber. elini yüzünü yıkadı ve saçını düzeltti. "Mıha!.. Bireysel kimliğini sosyal psikoloji havuzunda eritmeyecekti.. Azda olsa yumuşayan ortamı gerginleştiriciydi. Đlk kez Tar'ı kendisine soruyordu. Zoraki tebessümlerle ayrıldılar.. Sağdan veya soldan iktidar olunması kendisi için önemli olmayacaktı. Baba Maf'ın sol kolu şimdi o!. Akıllıcaydı.. kendisini tanımaya. Maf.. "Kırsal alanlara telefon ağları daha kurulmadı.. "Neden bu konuda daha önce bana gerekli bilgiyi vermedin. Delegeleri satın almaya niyetliler. sol kolu LeftKol’u ise solcu kimliğindeki Legal XYZ Partisi’nden Halk temsilcisi seçtirerek alanını genişletebilecek." hayıflanmasında bulundu. Az sonra Markız'la yeni açılan "Burada Hesap Pahalıdır. Ortamın gerginleşmesini engellemek için espri olarak algıladıklarını. Çünkü.. Ziyaretçiler yanaklarını kırk yıllık ahbaplarmış gibi Ber’inkiyle karşılıklı dokundurdular. herkes oyuncuları ayakta alkışlamış. Lavaboya yöneldi. "Hoşuna gitmeyen. Uygun yanıtı verdi. RightKolu ise. yorumlamaya benliğini kazanmaya çalışıyordu. Legal XYZ partisi ile Legal X Partisinin şansı eşitti. Zaten bende bu hafta içinde duymuştum. "Senin haberin olduğunu sanıyordum. Her iki durumda da bağlantı kurabilecekti. Beğenmediği bir oyunu ve oyuncularını alkışlaması ise bu yargısına.." adlı tiyatro oyununu izlemişti..doymuş biri.Gücüne.. Legal-XYZ partisinden.. sağ kolu RightKolu sağcı kimliğindeki Legal X Partisi’nden." Bireysellik buradan başlıyordu. Ortama uymak için içselden kaynaklanmayan tepkilerde bulunmak bireyin kendisine yabancılaşmasıydı. oyuncuların oyunculuğunu beğenmemişti. Yerini daha bir sağlamlaştıracaktı. tıpkı emekçinin emeğine yabancılaşması gibi bir şeydi bu." Ber. " Geçmişte bir an oluşup kaybolan samimiyeti tazeleme anlamında.." Yanıt sertti. benimsemediği hiçbir olguya ayıp olmasın düşüncesi ile katılmayacaktı. Geçen haftanın bir akşamında kültür sitesinin salonunda sahneye konulan.. onlara katılmadı. Ber.. telefonla arayarak.. kulağı en geniş deliklilerden biri olduğunu bildiği Solkol'u. Legal Y Partisinin ve diğer küçük partilerin barajı aşıp aşamayacağı dahi şüpheliydi." diye seslendi." Maf. LeftKol’u sordu. bu yönüyle de geleceği merak ediyordu. Seçmenler bu kadar umarsız. Başkaları gibi çıkar amacı yok!. Erken seçimin sonucu şimdiden belli gibiydi. Yakın zamanda almış olduğu kararı uygulamıştı. Bu mümkün olmadığında her iki partinin ortak iktidarı söz konusu olacaktı. en önde ve sanatçılarla göz göze olmasına rağmen ayağa kalkmadığı gibi ellerini birbirine vurur gibi de yapmamıştı. Bir kaç olasılık tartışılıyordu.. benden boşalan makama geçti.. "Ha! sahi. "LeftKol. sağ ve sol çevrede etkinliğini hissettirebilecekti.. Duyduğuma göre her iki partinin yapacağı Halk Temsilciliği adaylık ön seçiminde bunların adaylığının ilk sırada gerçek- leştirilmesi için bayağı para dökecekmiş. Oyun bitiminde. Đdealist amaçla hareket etmektedir. kahkahalarıyla yansıttılar ziyaretçiler.... "Allı gelin tırtırlı gelin. Maf. bir çok kez Mıha ile karşılaşmıştı. Her iki şahısta politikayla fiilen uğraşmamış olmalarına ve ne oldukları belli olmalarına rağmen sağduyulu halk tarafından seçilecek miydi?. Bu sesleniş bile söyleniş biçimiyle gerekli yanıtı veriyordu. Đki taraftan da korunabilecekti. Tar'dan haber alabiliyor musun?. * ** . oyunu." isimli balık restoranında buluşacaklardı. Hatta tüm duyuları mecliste olacaktı. Legal-X Partisinden Halk Temsilcisi olması için destekliyor. güç katacaktı.

24 Legal XYZ Partisinin il binasında. "Halkın sıkıntılarına ortak ve sözcü olalım." dedi Ber. düşüncelerini. tanıdığı delegelerle bizzat veya telefonla görüşmüş ve "LeftKol'un ön seçimlerde listeye alınmaması. baskılara karşı tepki göstermek için her fırsatı değerlendirelim. üye sayısının artırımı için yapılması gereken uğraşlar.. Bulunanların dikkatini çektiği kanısına vardıktan sonra. Hukukçumuzu da dinleyelim. arkadaş da özür dilemişti. bir kısmı "Dıpsu pekmez.. eylem geliştirelim.' da bir başka örnek. Aslında vardı... eylemlerini yanlış da olsa. LeftKol'la görüşmesinden sonra. asimilasyona uğratan sisteme.. Parti üyelerinin resmi olarak seçmiş oldukları delegeler Parti Tüzük ve Yönetmeliğine uygun olarak serbest iradeleriyle oy kullanmış başka aday adaylarla birlikte LeftKol’un da adaylığı kesinleştirilmişti. Biri. onun da mutlaka değerli görüşleri vardır. "Ber bey. devamla. Bu söz "Pekmez pekmez fark etmez. inkar eden.. onla yüz yüze görüştüklerini ve anlatımının kendilerine güven verdiğini belirtmiş- lerdi.. devamla. Kanıtlayamazdı. Kabul oyu veren delegelerin içinde namus sözü veren kişilerin de olduğu kesindi. Beyninin içindeki yoğunluğu az da olsa hafifletmeliydi. Çünkü üç kişiden çok daha fazlası bu sözü vermişti. Gelen ‘konuş’ teklifine. "Burada alınmış bir karar olmaksızın partiye mal olabilecek davranış ve söylemlerden uzak durmak gerektiği kanısındayım. Ama ifade edemezdi. Yaklaşık bir saat sürmüştü. Örneğin. Karalama kampanyası başlatalım.. "Sadece bu değil. "Halkımızın ve halkların kültürlerinin.. Bu yapıda kendisi de kısır döngü araçlarından biriydi. farketmez.." Bir diğeri." görüşünü iletmişti. Ber’i işaret ederek. 'Nüfus Sayımını Protesto etme Olayı. "Evet! Benim de bazı diyeceklerim olacak. Alınmış bir karar yokken böyle bir eylem başlatılmış ve ben sayıldığım halde yinede partinin suçlanması nedeniyle diğer yöneticiler gibi bende devletin avukatına ifade vermek zorunda . Bunun karşısında çıkarabileceği karşı yanıtı yoktu...bir arkada-şında eyleme katılması sonucu basına ‘Legal XYZ Parti üyeleri Belediye Binasını taşladı!’ diye intikal etmişti. konferanslar. bu nedenle nazlanmadı. Oy sayımı bir kaç kere yinelenmiş. yolların çamurlu bakımsız olmasını protesto amacıyla Yerel Yönetim Binasına yürüyen. açık alanda yaptığı düğünlere dahi sahiplenelim. herhangi biri diğerine fark atmıyordu. arasında partimizden –O.." anlamına geliyordu. her eylemi gerçekleştirelim hatta. sayımda hatanın olmadığı anlaşılmıştı. bırakılsalar günlerce uzayacak kadar konuşma açlığındaydılar. gerekli reaksiyonlar." dedi." "Bu bir hataydı. çekişmeli geçiyordu. Ön seçim gerçekleşmiş ve Genel seçimlerde gösterilecek aday listesine Legal XYZ Partisinden LeftSol birinci sırada yerleştirilmişti." diyorlardı. Ber. geçen hafta.. Verilecek yanıtı tahmin edebiliyordu." Diğeri. halkın sokakta. Delegelerin. etkinlikler tartışılıyordu. Hiç kimse olumsuz konuşmuyordu. Bu yöndeki düşüncelerini ifade etmenin yararsız olduğunu düşündü." demişlerdi. Sonuçta dişe dokunur. Başkan. dillerinin gelişiminin ve uluslararası hukukta da yer alan kendi geleceğini tayin etme hakkını engelleyen... doğru da olsa eleştirelim. Ber'in sağduyusuna güvendiklerini ifade ederek ona oy vermeyeceklerine dair namusları ve şerefleri üzerine söz vermişlerdi. Aday seçilmeyenlerinde adaylığı belki de başka bahara kalmıştı. Başkan dahil toplam on bir kişilik kurulda birkaçı hariç.. güzelliklerin aksine davranıyorlardı. sokakların. köstekleyen. Üzgündü. Buna rağmen bir şeyler kusmak istiyordu.. eylemler. ayda bir tekrarlanan yönetim kurulu toplantısı." dedi. O veya diğeri aynıydı. kendimizi her alanda gösterelim. her oturumda olduğu gibi yine tartışmalı. Ber. bu anlamda ne gerekiyorsa yapalım. bir karara varamamışlardı. Sonuçta. hatta taşlayan mahalle halkı. Toplantı.. Tartışmanın bu yönüyle alevlenmesini engelleme amaçlı ani çıkışıyla. basın toplantıları düzenleyelim.. Sonunda üyelerden biri. müziğinin. Rahatlamak istiyordu. "Sürekli seminerler. Bir kısmı ise. Ber. şablon öneri ve açıklamalarla ve her kafadan çıkan seslerle bu şekilde bir süre devam etti. Üç delege dışında oy birliği mevcuttu. Çoğunluk ise. Partinin tanıtımı. Aksi halde beyni ağrıyacaktı.. bunun verdiği rahatsızlıkla toplantıya gelmişti. Đktidar partisiyle ve diğer muhalif partilerin söylemlerini. tüm konuşulanlar güzeldi ve güzel konuşanlar. hiç konuşmadı. kendini bilir.

.. Ber. senin gibi yoktan bu partiye de gelmiş değilim... "Lafını bilde konuş. Kısaca. Bu partinin geleceğinin baltalanması ve sistem anlamında da meşruluğunu yitirmesi. sözün sahibine yöneldi." diyerek tartışmayı bitirin sinyalini verdi.. Başkan. "Tartışmayı kapatalım da oylamaya geçelim artık. programımızda yazılanlar ile genel hukuk kuralları göz önüne alınarak bu çerçevede faaliyet gösterilmesi kanısın-dayım. Önceki konuşmacı yine aynı pişkinlikle...Bırakma Kursevlerinde yatmış bir insanım. Herkese saygım var ve her kuruluş kendi alanında faaliyet göstermeli. insanlığın iyiliği-ne alınmalı.. genel merkezimizin veya Đl yönetimi olarak bizlerin aldığı kararlara -ben çekince koysam bileuymak zorundayım. Başkan sert iradeye boyun eğdi. "Hangi suçtan tutuklu?" "O siyasi hükümlü! Davası sonuçlanmış. Başkan. Eylemler yapmayalım anlamında değildi. yoksa yeni doğmuş çabuk büyümüş partimizin çöküşü yakındır demektir." dedi. "Avukat Beyler korkuyorlar galiba. Benim görüşmeme ender izin veriyorlar... benimsediğimiz Demokrasiyi partimiz içinde öncelikle biz uygulamalıyız. başkaca yerlerden gelebilecek talimatlarla hareket edilmesi yanlış diyorum. Bunu ‘minnet yapıyor.. Seninle. "Ber. "Korksaydım senin gibi devletin avukatının önünde kıvırmazdım. seni etki altına almaya çalışıyorum... siyasi davaları sana yönlendirmeye başladık zaten. Ber. bu konuda da bilgini ilerlet!. Ama lütfen kısa olsun... Şahsen ben tartışmadığım veya görüşümü sunma imkanı bulamadığım bir ortamda alınan karara uyma zorunluluğu da duymam. Bu da bir yönlendirici daha kazanılması anlamına geliyordu. karara bağlanmayan konularda bir şekilde parti adına davranış sergilenmesi yanlış değil mi?. yetki ve sorumluluk ancak kararın çıkmasında payı olana ait olmalı. Diğer konuları bir yana bırakarak.." Başkan açık konuşmuyordu. Neden kendini bazı yönlerden geliştirmiyorsun." dedi.. ben yıllarca düşüncemden dolayı Güvenlikte sorgulanmış. yapılacak bir takım etkinlikler için güvenlik biriminden izin alınması yönünde çoğunlukça alınan kararı deftere geçirttirdi ve son aylık toplantıda böylece bitmiş oldu... Cezasını çekiyor. Siyasi bir geçmişim var.. Yani. Nüfus sayımında sayıldığım halde sizleri yalnız bırakmamak. Başkanın direktifine.." dedi sırıtarak. gibi sosyal konuların da sorulması gerektiği hususlarını ifademde belirtmiştim. Program ve tüzüğümüz var.. Çünkü konu en azından tartışılmış. bu kötü bir şey değil." Yönetim kurulu üyelerinden biri. kemikleşmiş kurallardan koparmıyorsun. Senin bazı davranış biçimlerinden dolayı bana pay çıkaranlar oluyor.. "diyerek. Protestonun kaynağının. konuşmasını sonlandırdı. biliyorsun Tar’ın referansıyla seninle tanışmış ve yönetim kurulu üyesi olman için de genel merkeze ve delegelere baskıda bulunmuştum. işkence görmüş. son cümlelerden olayı algılamıştı. yeniden oturdu. o da tanışmak istiyor." dedi. Hemen ret tepkisini . Ber. Tut.. görüşler alınmıştır. Son üyenin de odayı terk etmesinin akabinde Başkan. "Ben sözlerimi daha bağlamamıştım!" diyerek karşı çıktı. bunu biliyorum. Başkanı anlamakta zorlanıyordu. halk tabanın-da endişe doğuracağından partimizin genelleşmesi ve gelişmesinin de önünü tıkamış oluruz. Üyelerin bir kısmı Ber’in bu söylemine bir ara karşı çıkacakmış gibi atıldılarsa da tepkilerinin bir anlamda demokrasi kurallarının tartışılacağı alanı hedef alacağı ihtimali karşısında vazgeçtiler.. Yanlış anlaşılmasın!." "Bu onun için... Bak! Sana ne diyeceğim.kaldım. "O halde buyurun!. hükümlünün vereceği talimatları almak ve yaymak için görüşmesi isteniyordu." dedi kızgın bir üslupla. önündeki paketten bir sigara da Ber’e uzatarak yaktıktan sonra." "Bu görüştürme isteğim davası için değil.. sayımın bilimsel yapılmadığı dil. Başkan tekrar araya girdi.. Kararlar özgür iradeyle ve çıkar gözetilmeksizin. Ama bunun dışındaki inisiyatif ve eylemlerin parti üyeleri tarafından yapılması veya fiilen dayatılması. avukat olarak yapabileceğim bir şey kalmamış anlamına gelmiyor mu? Yargılama da bitmişse. Ber." dedi Başkan. din. benim otoritemi olumsuz etkiliyor. Dikkat çekmez. Avukat olarak görüşebilirsin.. ‘Kay’ hakkında soru yöneltti Ber. Ber’de diğerleri gibi toplantı salonundan ayrılacakken Başkan’ın kendisiyle özel konuşma isteği üzerine kalktığı koltuğa. yanlış anlaşılmamak için suçlamayı kabul ettim. Bu. Tartışılmayan. Bir de senin Bey ilçesi Tut-Bırakma Açık Kursevinde bulunan “Kay” la görüşmeni rica ediyorum..’ anlamında düşünme!. "Benim demek istediğim. "Onun siyasi bilgilerinden yararlanma imkanın olur. içselindeki birikmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da bir şekilde bazı tepkilerini sunarak rahatlamak istiyordu. Ber.... Arada bize de iletmek istediği mesajlar olabilir..

. Ber'in. tanıtımın dahi alıcısı olmadığını kaş hareketleriyle ifade etti. Teşekkür ederim. "Küçük değişiklikler büyük mutluluklardı.. bankın ortasında oturduğunu fark ederek.. Park girişinde bulunan boş bir banka oturdu.. cumartesi erkencisiydi. Banklarda oturan insanları gözleriyle taradı. Markız." dedi. Duşunu aldı. onla muhabbet etmeye başladı. ister istemez kulak misafiriydi. hala görünürlerde yoktu. Bakışlar aynıydı. sol yana yaklaşıp. genci ve dergiyi üstünkörü inceledikten sonra.. "Hayır!. Ber.." teklifinde bulundu. Kıyafet. bulanıktı.vermek istemedi." olumsuzlamasına karşın yine de tanıtımda bulunmak istiyordu." seslenişi bozdu.. Ber." Markız'la her cumartesi evde buluşmaları. Öznellik gösteren yoktu. Etraf. Bu kez sözleşmişler.. *** . 25 Ber... Sesi inandırıcı değildi.. Temiz havayı soludu. Düşünsel gidişatını. "Bir ara uygun olduğumda gidebilirim.. "Oturabilir miyim?. Orta yaşlı adamın oturmasından kısa bir an sonra genç bir erkek yanlarına yaklaştı. ofisine gitmek üzere partiden ayrıldı. Yanakları al. orta yaşlar da bir adamın. Ber. bir şeyler atıştırıp seks yapmaları standartlar hanesine yazılmıştı. Başkan'dan Đzin isteyerek. "Alır mısınız?. kimin kim olduğu belli değildi.. Başkalarının da oturmaya hakkı vardı. Ağaçlar ile çiçeklerin görüntüsü ve küçük havuzdaki fıskiyeden akan suyun sesi biraz da olsa rahatlatmıştı kendisini.. Temiz kalan son gömleği ve pantolonunu giydikten sonra dışarı attı kendisini. saç biçimi ile öznellik sağlamak isteyenler ise gören gözlerde sırıtıyordu.... Normal satıcılara benzemiyordu. Yeni bir düşman kazanmanın yararı yoktu. Ber.. Belki de uyuya kalmıştı. ince kesilmiş salamı dizdi ve portakal suyu ile birlikte midesine indirdi. Aynı tepkiyi yanındaki orta yaşlardaki adam vermedi.. yolu hızlı adımlarla katetti. Burası kendi özel mülkü değildi. bulvarda bulunan parkta buluşacaklardı. Sandviç ekmeğinin içine kaşar peyniri. Veya annesi yeniden rahatsızlanmıştı... temiz görünümlü genç elinde tuttuğu dergiyi göstererek. yer açtı.. Đnsanlar aynı insanlardı.

. Ülkemizdeki milliyetçi. Oturdu.. DM-Grileştirme dışında gazete bulunduranlar onlardan biri geldiğinde.. onlara inananlarda dahil tüm izleyicilerine. 'Boyalı basından uzak durun! Eve götürüp..." Genç adam. Müşteri potansiyeli hazırdı ve ne sunarlarsa alıcısı bulunuyordu. ‘ucuz yolla sevap kazandıklarına.. etki dozu oranında tepki vermeden. "Ne kadar satarsan o kadar sevap var...... Dininizi. kendimi o kadar rahatlamış hissediyorum. "Oğlum! Bu derginin satışından kârın oluyor mu?" diye soru yönlendirdi." dedi. öyle mi?. benim amacım kazanç elde etmek değil.. Orta yaşlı adam sözlerine kaldığı yerden devam etti. Sevabına yapıyorum.. Alıcılar.. dinsizlikten uzak tutmak için mücadele eden grubumuz hakkında söylediklerin düpedüz iftira! Dergiyi almayacaksan alma!. Yanıma otur sana bazı tecrübelerimi aktarayım.. " şeklinde serzenişte bulundu.. "Satıştan elde edilen paraların nerelere gittiğini biliyor musun?" "Elbette... manevi destek sağlayan. Tüm mukaddesatçılar ‘böyle hareket etmiştir’ anlamında söylemiyorum... değerlerinizi daha iyi öğrenin. Çok sonrada finans sektörüne kadar uzandılar... Dolayısıyla kendilerini var eden insanlara. saklarlardı. Dergi..’ dediler. her türlü maddi desteği sağlar. Sadece dini ve milli kelimelerinin baş harflerinin kısaltılarak oluşturulan DM-Grileştirme isminde bir gazete çıkarıyorlardı. Samimi olduklarına inanmıyorum artık. sözsel alaycılığını sezinlemiş olmalı ki. "Ortaokula gittiğim çağlardaydı. yanında ki genç adama bakmadan. ailenize kalp huzuruyla okutabileceğiniz milliyetçi-mukaddesatçı bu gazeteyi alın! Aile terbiyenizi koruyun. sen de bunları tanıyacaksın! Beni anlayabileceksin. "Halen eskisi gibiyiz. Dergiyi ne kadar çok insana ulaştırabilirsem.. Daha sonra.. Ülkeyi ayakta tutan. ‘Muhafazakarlığın ispat aracı' sayılmaya başlamıştı neredeyse.... o sıralar ekmeği zor buluyorlardı. ' DM-Grileştirme’ gazetesini bulundurmak. büyük dekolte göğüslerini kendi televizyonlarında cömertçe sergilettiler.... tarihinizi. Bu kurumun temsilcileri. muhafazakar halkın dolaylı veya doğrudan sevap anlamında yapmış oldukları yardımların.. Ne yazık ki “Paranın dini imanı olmaz. gençleri.. kumardan. Ses.. "Ufak harçlık veriyorlar.. kitap. Yanlış anlama!. Bu gazete. "Ne demek istiyorsun. Okul sonrası manifaturacı olan babamın işyerine giderek ona yardımcı olurdum. görüntüsüyle benzeşti. Senin elinde sattığın dergiyi de kendilerini maskelemek." . Sen bana gençliğimi hatırlattın.. söylemlerine sürekli ihanet etmeye başlamışlardı. ortaya çekilip genç adam için oturma boşluğu yarattı. Devleştiler. amca?. DM-Grileştirme medyanın her alanında boy göstermeye başlamıştı. "Oğlum. esnafla bayağı iyi iletişim kurmuşlardı.. Oğlum! Beni dinlersen kendini yorma!. yeni aboneler dahi bulurdu. farklı sorular bekliyor sıkılganlığındaydı.. "Ama. Satmaya çalıştığın derginin bağlı olduğu holdingin sahipleri. hiddet dolu bir yüzle karşılaştı." dedi.. Orta yaşlı adam.’ inanıyorlardı. Ama bu derginin bağlı olduğu holdingin öyle bir amaca hizmet ettiği konusunda. Sesi nostaljik duyumsamalar salgılıyordu..." Orta yaşlı adamın karşılığı alaycı oldu. "Đleride belki." Orta yaşlı adam.’ yargısını toplumun beyninde sürdürmek için sattırmaya devam ediyorlar. Babam günde üç DM-Grileştirme gazetesi alır.. ben de milliyetçi-mukaddesatçıyım.. gözleri ağaçlara takılı halde." dedi." anlatısını bir hatip gibi sundu. Topladıkları mevduatlara ödedikleri belirli orandaki faiz bedeline ‘kar payı.. 'Yayın Ağımızı güçlendireceğiz.. uyuşturucudan. mukaddesatçı hizmetlere gidiyor?" "Oğlum.' gibisinden propaganda yapıyorlardı. alışverişlerle sundukları paraların bir kısmını çoğunlukla onlara akıttılar.. Yerleşik sanat değerlerine göre kenar mahalle barlarında şarkı söyleyebilecek kadar sanatçı kimliği taşıyabilecek kişilerin kalın bacaklarını.. Genç adam.. genç adam üzerinde oluşturduğu etkiyi duyumsamak için başını ona çevirdiğinde.. siyah beyaz ve birkaç sayfadan ibaretti. konuşmasının bitiminde. Matbaa kuracağız. ‘aslında aynı kimliği koruyoruz. "Amca! Sen bize hakaret ediyorsun!..Orta yaşlı adam.. DM-Grileştirme sahipleri işi ilerlettiler zamanla. Soru şekli bu soruyla yetinmeyeceği izlenimi veriyordu... özellikle son zamanlarda ciddi şüphelerim oluştu. arkasından ev aletleri de satmaya başladılar."diyen orta yaşlı adam. geçmişlerine. Genç adam üsteletmedi. Dergiyi tutan eller titriyordu... biliyorum... hicap duyar.' diyerek karşılıksız hatırı sayılır para yardımı almışlardı. orta yaşlı adamın mimiksel.. iyice kırmızılaşan. Babam da dahil. esnaflara ve her gördüklerine. gözleri irileşmiş.. Et teşhircilerini meşhur etmekle kalmayıp.” kaidesince kendilerinin karşı çıktıkları her türlü davranışı sergilemeye başlamışlardı. fuhuştan..

yoksa... " dilemesiyle arzusunu gerçekleştiremedi. Legal XYZ Partisinin Đl Yönetim Kurulu Üyesi olmasına rağmen oy sandığında oy pusulasını geçersiz kılarak kullanmıştı. Çünkü. Demokratik kurallara göre yapılan seçim sonucunda seçmenlerin oyuyla seçilmişler ve seçmenlerin temsilcileri olarak Merkez kente gönderilmişler. Birkaç adım attıktan sonra yarım dönüş alarak. kulak işitmez.. Hatta fizyolojine yansıyacak kadar yoğunlaşmıştı. camiye gitmeliyim. "Genç... Yakın geçmiş de yaşadığı olumsuzluklar yansıyordu rüyasına. 26 Uykusu gelmesine rağmen uyumak istemiyordu. Yurt genelinde Halkın Temsilcileri Genel Seçimi olmuş ve kendi partisinden altı kişi Ad kentinden halk temsilcisi olarak seçilmiş. Yaklaşık yarım saat daha ağaçları. Ber. Size iyi günler. merkez kente gönderilmişti. yine uyku anını biraz daha geciktirmekten başka işe yaramayacaktı. Uyumaya direnmek.. "Birilerine hamallık yapmasın! Duyguları birileri tarafından paraya çevrilmesin amacındaydım. Saat gecenin yarımını gösteriyordu. Randevu saatini bir saat geçmiş. Ber. Đçindeki sıkıntılar patlama noktasındaydı. Markız gelmemişti.. Ama beni yanlış anladı.. Kendisini Fredy'nin kabusları filmindeki kurbanlar yerine koyuyordu.." Ber.Genç adam. Bunun sancısını ise ayrıca çekiyordu... sessizlik hakimdi. kulak misafiri olduğunu tescil etmek ister gibi... Maf'ın sol kolu olan LeftKol dışında Legal XY parti’sinden sağ kolu Sağkol'da Halkın temsilcisi olarak seçilmişti... Evine dönüp yarım kalan uykusuna devam etmek üzere parktan ayrıldı. Duyulan ezan sesi üzerine." "Đyice koşullanmış birine. Sonunda uyuyacak ve korkunç rüyalarda yaşayacaktı. göz görmez. Özellikle ülkedeki güncel politikayla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak istiyordu.. Son günlerde uyumak... orta yaşlı adamın. size çok bozuldu... çiçekleri seyretti boş bakan gözlerle. önceki kabuslarından daha şiddetlileriyle yüzleşmesi anlamına geliyordu. hınçla banktan kalktı. Belki de iyi olmuştu. aykırı düşünce etkili olmaz.. Odada dolaşan sivrisineğin çıkardığı sesler Birleşik Devletlerin Ad kentine yakın üsse sürekli inip çıkan savaş uçaklarının çıkardığı seslerle eşitti sanki. Ber’in dikkatini dağıtmıştı. görünürde onları seçen Ad kentinde bulunan halkın seçmen çoğunluğu olsa da gerçek seçici Ad kenti üst düzey mafya grubunun lideri Baba Maf’tı. konuşmasına devam edecekti. Bulunduğu salona. orta yaşlı adama aynı sertlikte bakış fırlattı ve uzaklaştı. Soluk alış verişini dahi duyuyordu. Günaha ortak olmak istememişti. Đçtiği sigaralar büyük küllüğü doldurmuştu.. Maf'ın temsilcileri mi?’ olduğunu tartışma gereği bile duymuyordu Ber. orada Halkın Temsilcisi olarak bulunmayacakları ise kesindi.. Çünkü beyin kapalıdır. Gördüğü rüyalar gününü mutsuz kılıyordu.. Aylardır Med kendisiyle iletişime geçmemişti. "Kusura bakmayın. özellikle LeftKol. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu.. Onla paylaşmayı istediği bir çok olay yaşamıştı." dedi. Bunlar gerçekte ‘Halkın Temsilcileri mi. Bunların hiç biride o makama layık olabilecek yapıda insanlar değildi. Diyaloglar. orta yaşlı adama. *** .

Saç telleri dikleşti. o gözlerden alamadı. Ses seviyesi değişmemişti. tüm ışıkları kapadı. Ayak sesleri salonun içinden geliyordu şimdi. Çevresine dikkatlice baktı.. Tekrar annesine döndü. bir kaç kezde. Her iki kulağını. Koridor lambasını da yaktı. Gözlerini kırpıştırdı. Elektrik kesilmesi ihtimalini göz önüne alarak ışıldağı da yaktı. Yorulan parmaklarını serbest bıraktı. Evet bu ses!.. Bu Med'in sesiydi ve hala bağırıyordu..." özdeyişine uygun davranarak bu duygularından kurtulabileceğini düşündü. Med.. Bu ses?. Korkularının.. Bu gece evinde birinin daha bulunması ne iyi olurdu. karanlıkta görünmüştü.. Đzleyen iki gözden. Işık düğmelerine dokunacak kadar bile gücü kalmamıştı. Kollara ulaşmasına bir solukluk kadar mesafe kalmıştı. Gerçekten annesinin gittiği aleme gidecekti. Büyüdü... Ayak sesleri aniden kesildi. kulak tırmalayan kadın erkek karşımı kahkaha sesleri işitmeye başlamıştı. Kulağı dikildi. Ve Ber... avurtlarıyla gözlerini ovuşturdu. Beyni karıncalanmaya başlamıştı. bedeninin ürperdiğini hissetti. Korkunun şiddetinin halüsinasyon görmesini sağladığına inanıyordu... Ber'in duyumsaması doğru çıkmıştı. Bir türlü sonlanmıyordu.. Kalp çarpıntıları hızlanmış. Salonun ortasında mum ışığı kadar hafif bir ışık belirdi.. mesleğinin ilk haciz işlemini gerçekleştirirken.. Kıpırdayamadan öylece kala kalmıştı.. Ses. Yüzünde serinlik hissediyordu. Korkma yanıma gel!. Mümkün olamazdı. Sarı saçları. Med'in uyarısını duymasaydı. dizinde uyumaya o kadar çok ihtiyacı vardı. Salonun içinde onlarca varlığın rasgele yürüdüğünü duyumsuyordu... Kısa bir an sonra sıcak bir ürpertinin ensesinden ayaklarının ucuna kadar indiğini hissetti. Annesine sarılmaya. Bu ses yıllarca önce vefat eden annesinin sesiydi. Karşıdaki sesi almadan "Med! Teşekkür ederim. Yıllar önce birkaç kez gördüğü cam parlaklığında ki korkunç gözleri anımsamıştı her nedense.. Özgüvenini kaybetmesi korkularını ortaya çıkarıyordu. Azrail'i kaçırır.. Telefondan çıkan zil sesi sürpriz değildi. Beyin içi ağrıları yine nüksetmeye başladı. özellikle yılgınlık hissettiği anlarda ortaya çıkması rastlantı olamazdı... O gözler. Olasılıklardan biri ve tercih ettiği olasılık buydu. Işıldak dahil... Kısa bir sessizlik sonrası bu kez çınlayan... Kendisine geldi. Yoksa!.. gözlerini zorlukla kaçırarak sesin geldiği yöne baktı.... Başını her iki yana sırasıyla çevirdi. yutkunmada güçlük çekmeye başlamıştı.Derisinin kabardığını. Oğlum!. Oturduğu kanepeden kalkarak. Bu yeterli değildi..... Yıllardır özlediği güvenli kollara çağırıyordu. Đşte hiçbir şey olmuyordu. Balkon korkuluğuna bedenini dayadığını fark etti." dedi. Đki metre ötedeki ışık düğmeleri kilometrelerce uzaklarda gibi geliyordu kendisine. Acaba. Beklememeliydi.. Göz teması derin ve etkindi.." Bir ses!. Gözlerini. her iki işaret parmağıyla bir süre kapadı. onu bir kez daha ölümden korumuştu. cam donukluğunda genelde değişken özelde yeşil renkli gözlere dönüştü. Salona geri döndü. Đzleyen gözler yoktu ve her şey normaldi. Çünkü karşısı boşluktu.. Ayak sesleri duyuyordu.. Sesler yine salonun içindeydi.. Annesinin karşısında olması mümkün değildi. "Oğlum!. Kendine geeelllll!" bağırtısıyla irkildi.. Salonun ampulü yanıktı. mavi gözleriyle annesi karşısında duruyordu.. Bir kaç kez de karmaşık rüyalarında kendisini izleyen o gözleri görmüştü.. Göremedi. şekillendi. Önceki kaskatılığından eser kalma-mıştı. Bir yılanın bakışları karşısında esir olmuş av gibiydi. "Ecelin üzerine gitmek. insanların bazıları yalnız kalma korkusunu yenmek için mi evleniyorlardı?.. Kollarını açmış kendisini çağırıyordu.. Gözlerin bakışları içine kadar işliyordu. En güvenilir kişi oydu. Korkularıyla yüzleşmeliydi. Ampulü patlayabilirdi. yakınlaşıp uzaklaşan ayak sesleriydi bu. Evet!.. "Beeeeeeeerrrrrrrr!..... Heyecanla kaldırdı.. Bunlar son zamanlarda olmayan bir durumdu. Güçlenmişti. bağlantıya mı geçecekti?.... çıldırmak üzereydi.. Kendisine bakıyordu tüm nefretiyle... Kanepeye oturarak karanlığı gözle-di.. Soluk alış verişleri sıklaştı.. Kaskatı kesilmişti...... . Gündüz olmasına rağmen bulutlar çevreyi karartmış ve yine karanlıkta görmüştü.. sanki beyninin içinden geliyordu.. Işık. Med.. annesinin kollarına bir an önce atılmak için koştu.. Annesi yok olmuştu. Beyni eziliyor gibiydi. Işıkları yaktı..

Ama ilk ve son kez yüzleşeceğiz..." "Đkinci Hafta sonu bir bayan arkadaşta olacağım." "Evimi biliyor musun?. Hala senin normal biri olduğundan bile şüpheliyim......." "Evet!.. Yoksa sözünü ettiğin düzenleyicilerden biri de sen misin?.. Kısa bir duraklamadan sonra ." "Yıllardır beklediğim an gerçekleşecek." "Bu parlak sözlerle beni ikna edemezsin.. Tamam!. o halde!" "Ben kendi gerçeklerimi sunuyorum.. Sana dokunmalıyım. yanılmaz mısın?" "Yanılmak insanlara özgüdür ve ben de insanım." "Bugün seni ektiğini ne çabuk unuttun!" "Ekme olayı yok. Uzun zamandır benle görüşmüyordun.....?" "Beni etkin altına aldığına inanıyorum.. Bu yüzden gelememiş.... tüm koşullandırılmalardan uzaklaşıp beynini. Seninle yüz yüze geldiğimde ancak bu yargım değişebilir. Ayrıca..." "Bir tehdit?." "Yıllar seni eskitmemiş. geleceği biliyorsun. Söz mü?" "Söz!. Misafirleri gelecekmiş... özür diledi. duyumsamalarını açan herkes bu yetenekleri kazanabilir. Dediğin gibi olsun..." "Beni yanılt. Telefon açtım.. Bana fırsat tanımadın." "Evet!.." "Hiçbir şeyi yanıtlamak zorunda değilsin?" "Çok gerginsin." Med bu soruya hemen cevap vermemişti.." "Öyle olsun. benim gibi etten kemikten olduğuna inanmalıyım." "Tehdide boyun eğdiğimi sanma. Bunu istemek hakkım.." "Sevgiliden de öte en yakınım sen olmana rağmen yıllardır." "Sana çok ihtiyacım vardı. Peki pazar günü olmaz mı?. Sana telefon numarasını yazdırayım..." "Med! Bir kez olsun. "Uyurgezerlik. Ama uygunsan önümüzdeki değil sonraki hafta sonu buluşalım diyecektim." "Đşlerim vardı.." "Tamam!." "Gülmem gerekiyor mu?. hala aynı inatçı tavırlardasın." "Markız' dan dolayı mı?..... " "Kendi kendime söz verdim......" "Benim içinde.. Hafta sonu işinin çıktığını söylersin." "Bilmiyorum." "Önemli olan buluşmamız..." "Bir kaç dakika ayıramayacak kadar önemli ne işin olabilir?" "Bunu yanıtlamak zorunda mıyım?. "Üzerime gelmekten zevk alıyorsun!" "Aynen öyle. Blöf değil. ölümüne neden olacaktı. Aklın yolu birdir." "O halde?.." dedi.." "Đçsel korkuların yansımalarıydı onlar.." dedi. Karşı çıktığım her tezini görüşünü sonradan kabul etmek zorunda kalıyorum.." .... Öyle sanıyorum artık. bu sana bir hak verir......... Beni cin mi sandın?.. zaman bulamıyordum...Med. bu isteğim gerçekleşmediği takdirde seninle iletişimi de koparmak istiyorum.." "O halde tatmin oluncaya kadar al ve rahatla!" "Şimdilik yeterli.. değerlendirecekti. "Kısaca.." "Olağanüstü yeteneklerine ne demeli?. Argümanları birden tüketmek istemiyorum... ikna et.. "Saçmalıyorsun?..." Med'in eline. Sonra ısrar yok. Korkun.. sığınma isteğini doğurdu." "En önemlisi?. Yaşadığın olaylar benim görüşlerimi doğruluyorsa ve sen aynı kanıya varıyorsan bu senin de doğrundur.. neden?" "Yüzlerce nedeni var. "Az daha gecikseydim apartmanın altında parçaların toplanıyor olacaktı.. Senin yörüngende hareket ediyor gibiyim..." "Duyumsuyorum." "Bazı güçler beni öldürmeye çalışıyor. Anne ve annede somutlaşan ölüm dışında güven duyabileceğin bir seçeneğin kalmamış.." "Ben senin insan olduğundan bile şüpheliyim.... gerçek anlamda yüzünü görmüş değilim. Her konuda uzmansın.. korkuyla yüzleşmen koca bir fiyasko ile sonuçlandı. Ama.." "Đçindeki cevheri ortaya çıkarıp. Ber'i hırpalamak için iyi bir fırsat çıkmıştı. Telefon açtığında tarif edersin... içselimi biliyorsun ve. O gün hazır olduğun saatte beni ararsın." "ve..

. Adım adım yaklaşıyorum." "Sodgom Ülkesinin işportacılıktan tut..." "Hayır... sistemin en üst yönetim birimlerine kadar tamamen irili ufaklı mafyalaşmaların olduğu ikimizin de malumu.. göz geçirmeyi.. Her insanın geçmiş-te işlemiş oldukları hataları vardır. ya delegeler ve seçmenler hata yaptıklarını ne zaman anlayacaklar?.." "Evet?." "Başa döndük... "Ülkemizde seçim esnasında yerleşik olan politik düşünce. Bunlar Gizli El Yönetimi tarafından not alınır..." "Bunlar. uygulama alanı bulursa halkın kendi kendisini yönetmesi diğer anlamıyla Demokratik yönetim gerçekleşebilir. demokratik olsun olmasın tüm ülkeler için geçerli olabilecek vasıflandırma. Her hangi bir nedenle seni bu vekillik görevinden alma. Đstifa edeceğim.." "Aynı durum bireylerin oyları ile yetki alan Halkın temsilcileri için söz konusu mu?.." "Yeni seçimde seçtiklerinde yine hatalı oy kullandıklarını anladıklarında onları da azletmek için yine diyelim beş yıl beklemek zorunda kalacaklar. azletme yetkilerine koşulsuz sahiptirler." "Müvekkili." "Yasa böyle. Onların haklı söylemleri duyulmaz olur. sen mesleğinde yapmakta olduğun bir işte kimi temsil ediyorsun?" "Müşterimi. bireyin ve toplumun geleceğini etkileyen tüm karar ve işlevlere de uygulanabilir.. " "Ülkemizde uygulanan Demokratik sistemi. O kişi veya kişiler kendi aleyhlerine yani. Yine kehanetin gerçekleşecek. ama" "Onları da bir şekilde etkiliyorlar. kişiliği veya kişileri.. Politikaya!!!" "Politikadan iyice nefret etmeye başladım.. öyle değil mi?.. yargı da. işlerini başkalarının yararına sattığını belirlediklerinde." "Senden duymak istiyorum." "Programı ve söylemleri birey ve toplum yararına olan partimizden gösterilen ve seçilen halkın temsilcilerinin bir kısmının bu söylemlerin aleyhine geçmişleri olması ve kendileriyle birlikte bazılarının çıkarlarına hizmet etme amaçlarının olması... En çok güvendiğim delegelerin kendilerini inkar ederek ön seçimde onları seçmiş olmaları.... üst düzey bürokratik atamalar da." "Ben biliyorum." "Önceki kavramla?.." "Demokrasiden. Geçmişteki açıklarını ortaya koyuyorlar. davayı gerektiği şekilde yürütmediğine... Fakat uygulamanın ana amaca hizmet edebileceği geliştirilmiş bir sistemden. her yolu deneyerek halkın oylarını bir . Bu kadar mafyalaşmış gruplar." "Bunu herkes söylüyor" "Ben söylemiyorum." "Seni vekil tayin edenler. Đş işten geçtikten sonra... Devlet Avukatına özellikle ihbarda bulunmazlar.. Gizemli sunuşlarda bulunmana gerek yok. ‘nabza göre şerbet ver.." "Ancak yeni seçim dönemini beklemeleri gerekecek... işleriyle layıkıyla ilgilenmediğini fark ettiklerinde." "Doğru." "Med!.."Bu konuyu çözdüğümüze göre seni sıkan en önemli şeye gelelim." "Başa dönmek.." "Az da olsa seçilen oluyor. halkı kandır." "Sadece ülkemizde değil." "Çok uzatıyorsun....." "Demokrasinet sistemi..." "Bu kavramı ilk kez duyuyorum." "Bunu sen diyorsun... senin yanlışını gördüklerinde. Açar mısın?" "Ayrıntılarının geliştirilmesi ve tartışılması gereken bir kavram." dedi çaresiz ses tonuyla Ber.. Etkilenmeyenleri de harcıyorlar. Duymadığım bir sistemden mi söz edeceksin?. yabancısı olmadığın olgular olmalı. duyduğun bir sistemden. Gizli El Yönetimi olarak vasıflandırabiliriz. zaten öylesin. " "Nefretin kaynağı?." "Esasa gelir misin?" "Zorlama beni..Bir örnekleme yapalım....... kendileri aleyhine çalışacak kişileri yasa koyucu sıfatını alarak halkın temsilcileri merkezine seçtirir mi?.. Onlar istedikleri an temsil yetkimi düşürebilirler.." "Biliyorsun. eleştirsel bakışı getirir.. Hatta bu teorim uygulanabilirse sadece politikada değil.. düzenleme raporlarına aykırı hareket etmeye başladıklarında günahlarını su yüzüne çıkarıp silikleştirilirler. Örnekleri çoğaltabiliriz." "Bireyin ve bireylerden kurulu toplumun gerçekten yönetime ortak olabileceği ve kendilerinin ve insanlığın yararına olabilecek daha iyi bir yönetim biçimi hala bulunamadı.... yani beni vekil tayin eden kişi..

. sözlerine aykırı davran.. başka bireylerin de bu uğraşa yönelmesi yönünde etkilemeli. Birey... Peki seçmen iradesinin Gizli el denetimli çıkar çevrelerinin ve medya araçlarının." "Yine internet sayesinde.. Đçsel gelişimini köreltmiş olur. Bir şekilde özellikle sivil toplum örgütleri kanalı ile tepkilerini dile getirme olanağına sahipler. Birey kendi yapısını.. aday adaylarının propagandalarıyla etkilenebileceği nedeniyle sonucun değişeceğine inanıyor musun?" "Asıl sorun işte burada! Çözümü bireysel aydınlanmada yatıyor.. Aday.. kan akıtılarak engellenir. coplarla dağıtılır. Seçmenlerin iradesini yansıtmayan şekilde temsilcinin oy kullanması halinde.." "Solkol'dan aldığın bilgisayarın yanında internet erişim paketi de hediye olarak verilmişti. Bir çok kişi görev alıyor.." "Mantıklı gibi. Güvenli bir alanda seçmenin saniyesinde oyunu kullanma olanağına sahip kılınması mümkündür..." "Bunun için tüm seçmenlerin evinde bilgisayar olması gerekmez mi?" "Teknoloji ilerliyor. her an seçim olabileceği psikolojisiyle toplum ve sistem çöker.. Aday adayları amaç ve düşüncelerini somut maddeler halinde kamuoyuna duyurmalı....’ gibi temellere dayanıyor.. e-mail haber gruplarına . azledebilir.. hatta yardım etmeli.. Parti düşüncesini kendi düşüncesine uygun gördüğü için oy verenleri yanılt." "Yani?. Đhanetin karşılığında sana vekalet veren birey beş yıl suskun kalsın... yönlendirilir veya satın alınır.. Aksine durumlarda bu tepkilerde bulunanların elebaşıları tasfiye edilir. Kendi yararlarına çıkarımlar elde edebileceklerse sessiz kalırlar." "Bazı parti genel merkezlerinin ön seçimsiz aday belirlemesi tamamen ortadan kaldırılmalı.. Yasa tasarılarındaki oylamalarda. Birey... kendi içindeki cevheri çıkarma uğraşı vermeli.. Kısaca azil yetkisine hatta onun tasarrufunun iptaline dahi karar verebilmeli. Aradan delege sistemi kaldırılarak üyenin istediği aday adayının seçimde aday olması yönünde oyunu kullanabilmesi sağlanabilmeli." "Çözüm?.. Kendi programına. Seçildikten sonra halkın temsilcileri merkezine gir.." "Neden. seçildikten sonra ona oy veren seçmenlere karşı taahhütlerinden doğrudan sorumlu olmalı." "Hayali ve gerçekleşme olasılığı olmayan teoriler.. Vekil tayin edebilir." "Bireyler sürekli karşılıklı bağlantıda olarak sözünü ettiğin risklere düşmeden güç oluşturabilirler.. diğer adıyla Evrensel ve Yerel Düzenleme Gruplarının raporlarıyla akim bırakılır. Bir gruba girmek ise grupta önceden oluşturulmuş veya oluşacak kemikleşmiş koşullandırmalara uygun davranmayı gerektirir ve bu da Gizli el'in denetim ve yönlendirmesini kolaylaştırır." "Bireyler gruplaşmadan bunu nasıl sağlayabilirler. Seçmen öncelikle tercih ettiği bir partinin üyesi olmalı.. ileri sürdüğün görüşlere ve seni seçenlere ihanet et!. Gizli El'in istemediği. Coplardan sonuç alınamazsa.. internet bağlantısı için illa bilgisayar da gerekmeyecek.." "Ancak Gizli El'in istediği kadar bu olanaklar oluşabiliyor. bilgi ve deneyimlerini ortaya koyan web sayfaları düzenleyerek.. bazen de desteklerler.. kitle haber araçlarıyla yapacağı açıklamalarda bu taahhütlerini ve buna uygun düşüncelere oy vermiş seçmenlerin duygu ve düşüncelerini esas alarak görevini yapmalı. bir insan ömrü kadar sürecek bir kısır döngü." "Nasıl?. Gizli El'in... Bu müşterinin avukatını azletmesine benzemez.. Genelde bunda başarılı ol! Bu bir kısır döngü.. aydınlanmasını diğer bireylerle karşılıklı paylaşmalı.... Aynı seçmen grubu azlettikleri vekilleri yerine sıradaki diğer adayı gönderebilmeli. silahlar sıkılarak. Buna karar verecek seçmenler ise sadece ona oy veren seçmenlerin salt çoğun- luğu olmalı. Belki. Hatta wap lı cep telefonlarıda bu amaca hizmet edebilir. Birey ve toplumun her haklı tepkisi..... kimliğini kaybeder. böyle düşünüyorsun?.... seçmenler direk müdahale edebilmeli hatta o temsilciyi merkezden çekebilmeli.. gerekli uyarılarda bulunabilir. "Çözüm.... Yeni seçim döneminde bir şekilde başka oyunlarla yeniden oyları elde etme şansını dene. benimsemediği. Đnternet bağlantısı olmayanlara ise neredeyse her sokakta açılan internet kafeleri kullandırılabilinir veya özel merkezler kurulabilinir. Birkaç gün dediğin yeni aday seçimi birkaç aydan önce gerçekleşemez.." "Her seçim trilyonlarca Sodgom parasına mal oluyor.şekilde elde et.. yararlanamayacağı kitlesel tepkiler. Bireyciliğini koruyanlar da bir şekilde dışlanır..." "Ama seçmenlerin yeni seçim dönemine kadar elleri kolları bağlı değil ki.. müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiyi olabildiğince seçmenler ile seçilenler arasında uygulayabilmekte." diye sordu Ber.." "Evet!" "Đnternet bağlantısını chat yapma dışında da kullanmanı tavsiye ediyorum.

üye olarak, yeni haber grupları oluşturarak, sık sık bilgi, görüş ve duygu alışverişlerinde bulunarak bunu sağlayabilir, sağlatabilir..." "Aynı yöntemi, diğerleri de kullanabilir." "Onlar her şeyi kullanırlar ve kullanacaklardır. Önemli olan onların oluşturduğu senaryoları önceden duyumsayan bireylerin bunları deşifre etmesi. Kendi raporlarına uygun davranılması için kitlede ve özelde bireyde oluşturdukları etkin psikolojik yöntemlere karşı; aydınlanmış bireyin kendi psikolojik yapısını ortaya koyarak direnebilmesi ve bu enerjinin diğer bireylerde de oluşmasını sağlaması. En önemli taktikleri olan, kitlenin hassas duygularına, düşüncelerine hitap eden ortamlar oluşturarak veya bu anlamda oluşan ortamı değerlendirerek, birey ve toplumu sürü misali kullanan, istediği yöne sevk eden gücün; vasıta olarak kullandıkları en büyük olgu olan 'kitle psikolojisi ile yönetme" yolları tıkanmış olacaktır. "Kulağa hoş gelen düşünceler..." "Đleri de gerçekleşeceğine inandığım düşünceler." "Büyük güç grupları karşısında birkaç e-maille, birkaç chatleşmeyle bunların sağlanabileceğine nasıl inanıyorsun anlamıyorum?..." "Önceleri söylediklerime de tepkilerin böyle olmuştu. Anlaman için zamana gereksinimin olacak.... Dansözlü rüyanı anımsıyor musun?" "Evet!... Bunun yorumunu yapmıştın. Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden Dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı. Danslarının yeterli etkiyi sağlamadığı düşüncesiyle iksir dahi sunmuşlardı... Tabi ki bu senin yorumundu..." "Onları yok edişim nasıl gerçekleşmişti?" "Bir çantadan çıkardığın kablolarla... Ama bunun yorumunu sonra yaparım, demiştin." "Sonraki an; şimdiki an... Çanta, laptop bilgisayardı. Kablolar internet bağlantısı örneklemesiydi. Bireyi gerçeklerden uzaklaştıran, yanlış yönlendiren, söylemlerin, etkilerin, somutlaştığı kıvırmaların sahibi dansöz kıyafetlileri yok eden benim klavye tuşlarıyla yazmış olduğum düşünce, duyumsama ve algılarımın netteki sunumlarıydı... " "Dansözlerden bayan olanları çok güzeldi... Hala gözlerimin önündeler..." "Güzellik bir yanılsamadır... Gördüğün dansözlerde cinsiyet ayırımı da yapmamalısın. Đlk gördüğün Büyük dansöz cinsiyetsizdi. Bu dansöz

bir kısım kötü politikacıları, varoluş görevlerine aykırı hareket eden güvenlik görevlilerini, çıkarlarını gözeterek hareket eden bürokratları, alanında yeterli olmayan sanatçıları, topluma dayatılan ve temeli olmayan edebiyatçıları, muhabirleri ve gazetecileri, salt dışsal güzelliğiyle uygun olmayan yerlere getirilmiş kişileri, teknoloji olanaklarıyla sesleri düzeltilen karga sesli müzik yorumcularını, batıdan ve doğudan apardığı besteleri ufak değişikliklerle kendisine aitmiş gibi sunan sahte söz ve müzik düzenlemecilerini, normal konumundan daha fazla toplumda yer edinen futbol sevgisini, toplumun değer yargılarını, yine toplumun aleyhine kullanılmasını, mafyalaşan her şeyi, soyguncuları, işçi aleyhine çalışan işçi sendikası yöneticilerini, emeği değer olarak kabul etmeyen sermaye patronlarını, tefecileri, adalet aleyhine çalışan hukukçuları, Uyuşturucu ve silah tüccarlarını, savaş yanlılarını, başkasının görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, onları yok etmeye çalışan fanatik grupları ve eli silahlı grupları. Kısaca; tüm kötülükleri kıvırmaları içinde barındıran ve gizleyen bir dansözdü. Ondan çıkan ve onun danslarına uygun hareket eden dansözler ise anlattığım ve anlatmadığım benzeri irili ufaklı kötü birey ve gruplardır. Büyük dansöz, etkisine girmeyen birey ve grubu, kendisinin var ettiği dansözlerden en azından biri kanalıyla etkileme amacındaydı. Bu dansözler, kendilerini maskelemek için kat kat güzel kıyafetler giyinirler, güzel kokular sürünürler. Güzel seslidirler, güzel konuşur, güzel şarkı söylerler. Büyük dansöz'ün çaldırdığı oyun havalarına uygun kıvırırlar. Birey ve toplum onların oluşturduğu ortamda kendisini Hasan Sabbah cennetinde sanır. Gerektiğinde onlar için ölüme bile gider... " "Ama yinede kadın dansözlerin enfes olduğunu inkar edemezsin! Hele o şeffaf kıyafetleri altında görünen vücut hatları... Görsellikleri senin anlatılara uymuyor." " Şeffaflık görüntüsü verse de aslında görünen şeffaflıkta bir kıyafetti. Şeffaf kıyafet de bir maskedir. O çıkarıldığında kandan, irinden oluşan korkunç bedenleri görünür. Cüzzamlı bir hasta görüntüsü onların asıl görüntüsüdür. "Rüya tabirleri konulu bir kitap yazsan yok satardı..." "Burada ciddi konulardan söz ediyorum, bulandırma!..." "Saatler oldu telefonla konuşmamız." "Ber!.. Sıkıldın mı, yoksa?..." "Hayır!... Hayır!... Sabaha kadar konuşabilirim." "Sorun ne o halde?..."

"O kadar zengin olmadığını biliyorum. Yetim aylığı ile kabarık telefon faturanı ödeyemeyeceğinden korkuyorum." "Teşekkür ederim, ama bu benim sorunum." "Benim de sorunum." "Neden?" "Telefon faturanı ödeyemezsen telefonun kapatılır... Benle görüşme sağlayamazsın." "Çok komiksin." "Buna bir çözüm bulmalıyız. Sen ve ben evlerimize bir bilgisayar alsak diyorum. Đnternet bağlantısı sağlayıp, yazışsak... Telefon faturan bayağı düşük gelir. Gerçi, kadife sesinden mahrum kalırım, ama arada yine ararsan sorun olmaz." "Evimde internet bağlantılı bilgisayarım var, senin alman gerekiyor." "Neden daha önce söylemedin... Đşyerimde boş vakitlerimde chatleşirdik." "Chatleşmediğimizi kim söyledi?" "Neee!!!!!...." "Kibar ol!... Neee! denilmez. (............)'ın Mar'lısı!. "Özür... Gerçekten senle hiç chatleştik mi?..." "Bir çok kez." "Kullandığın takma ismin; nick'in?..." "Onu da sen bul." "Biliyordum... Birkaç kez sana soracaktım. Senin görüşlerine ve üslubuna çok benzeyen biriyle arada chatleşiyordum. Sen, Medayih takma adını mı kullanıyordun?..." "Đyi bildin, saf çocuk." "Med! Beni sürekli şaşırtıyorsun. Chatleşirken verdiğin özgeçmişin doğru muydu?..." "Evet, ufak yalanlar dışında doğru." "Bir şey daha soracağım... Cinsellik konusundaki görüşlerin?..." "Onları, tamamen içimden geldiği gibi yazmıştım." "Bak senle benzeşen görüşlerimiz de varmış." "Benimki kaba cinsellik değil. Seninkinden çok farklı." "Her neyse yine eskisi gibi çatır çatır chatleşmeye devam edeceğiz, değil mi?" "Çatır çatır’ı cümlenden eksiltirsen... evet." "Seni seviyorum."

"Sen Markız'ı seviyorsun." "Onu da seviyorum." "Başka kimler var sevdiklerinden?..." "Gönlüm geniş, herkese yer var." "Özel yer verilmeyen gönülde işim ne?..." "Gönlüm sayısız bölümler ve özel odalar barındırıyor." "Tamam kes!... Saçmalamaya başladın... Uyku saatin geldi. Hadi sana iyi geceler, bye." "Buluşacağımız Hafta sonunu sabırsızlıkla bekleyeceğim... Bye bye." "Zaman çabuk geçer!..."

***

27
Legal XYZ Partisinin Ad kenti Đl Teşkilatının yönetim, denetim, disiplin grubu üyelerinin yeniden seçimine yönelik kongrenin yapılacağı, büyük alana sahip KongYap isimli düğün salonu hıncahınç insan kalabalığı ve onların çıkardığı gürültüyle doluydu. Hoperlorden çıkan, kulak tırmalayıcı “sesssssssssss” şeklinde duyulan ses ayarları, az sonra kongrenin başlayacağını işaret ediyordu. Kısa bir açılış konuşmasından sonra oylamayla divan kurulu oluşturuldu. Đki ayrı grubun, iki ayrı listesi vardı. Her gruptan üçer konuşmacı; iyi temennilerle başlayan, parlak demokrasi nutuklarıyla devam eden konuşmaları dışında destekledikleri aday listesinde adı geçen adayların genel kalitesini övücü konuşmaları kısmi alkış ve kısmi yuhalamalar arasında gerçekleştirdiler... "Gündem dışı söz almak isteyen var mı?" duyurusu üzerine Ber, söz alıp almama konusunda önce tereddüt geçirdi. Konuşmak için hazırlıklı değildi. Buna rağmen bu kongrede içini dökmediği takdirde ileride bunun rahatsızlığını duyacağını düşünerek, söz hakkı istedi. Đzin verilmesi üzerine mikrofonun olduğu yere tedirgin adımlarla vardı. Mikrofonu boyuna göre ayarladı... Halen bir giriş cümlesi bile bulamamıştı. Zaman kazanmak için öksürdü. "Herkese selam!..." dedikten sonra salonda bulunanlara saatlerdir olmayan bir şeyi; ‘sessizliği’ kısa bir anda olsa yaşattı. Bir yerlerden başlangıç yapmalıydı. Başlangıç, devamı ve bitişi de beraberinde getirecekti.. Politikayla ilk tanışmasından başlamayı uygun bulmuştu. "El-Kenti Đlk öğretim 3. sınıfında okuduğum zamanlardı. Babam; zengin ve politikayla ilgili biriydi. Bir gün, AX Partisi Genel Başkanının ilimize geleceği haberini alan babam; otuz otomobil kiralayarak Đl sınırı girişinde onu karşılamaya gittiğinde, beni de yanına almıştı. Babamın bu kadar önem verdiği birinin neye benzediğini merak ediyordum. Taşıtlar uzun bir konvoy oluşturmuştu.

Yolun sağ tarafında park eden otomobilin içinde bana uzun gelen bekleyişler yaşamıştım. Bir süre sonra, dışarıdaki canlanma ve heyecan dalgası ve üzerine babamın, "Dışarı çıkın!... Geliyor!...” sesleriyle otomobillerde bulunan diğerleri gibi ben de dışarı çıkıp onlarla saf tutmuştum. Lüks bir arabanın arka koltuğunda camları inik penceresinden, elindeki fötr şapkasının içini göstererek, kocaman kafasıyla, etrafa gülücükler dağıtan yüzün sahibinin AX Partisinin Genel Başkanı olduğu söylendiğinde, babamın etkisiyle hayalimde oluşmuş babacan görüntü darmadağın olmuş; onun yerini olumsuz duygular veren bir varlık silueti almıştı. Bu olumsuzluklarla dolu içsel algılamalarımın doğruluğunu; ileri zamanlarda bu şahsın iktidarı veya muhalefeti döneminde ülkede oluşan kötü gidişin, sefaletin, karışıklığın, her alandaki ataletin, tıkanmışlığın, tükenmişliğin çirkin yüzleriyle yüzleştiğimde, anlamıştım... Saf çocuk sezgileri doğru çıkmıştı..." Ağzından dökülen son kelimeler kulak tırmalayıcı bozukluktaydı. Nefes alışveriş ritmini düzeltmek için konuşmasına ara verdi. Önündeki bardaktan bir yudum su aldı.Kongrede bulunanları, gözleriyle taradı. Olumlu veya olumsuz bir tepki elde edemedi. Ne bir alkış, ne de bir yuhalama vardı. Yüzler anlamsızdı. Kaldığı yerden konuşmasına devam etti; "Sizlerin beni alkışlaması için nelerden söz etmem, nasıl ve ne şekilde konuşmam gerektiğini, iyi biliyorum... Fakat böyle bir amaç güderek konuşmamı sunmam benim yanlışım olur. Çünkü; nabza göre şerbet verenlerden değilim. Đzninizle kaldığım yerden devam edeceğim.... Parti liderinin, konuşma yapacağı alana vardığımızda, babam kolumdan çekerek en önlere kadar götürdü. Arada yapılan alkışlara, babam da iştirak ediyordu. Benim alkışlamadığımı görünce kızdı. ‘Nedenini’ sordu. ‘Canımın istemediğini’ söylediğimde, o sıralar hatırı sayılır değerde para teklif etti bana... Bir eliyle beni karnımdan sarmalayıp, yukarı kaldırıp, diğer eliyle de Lideri gösterip, “Oğlum! Bu bizim ufkumuz, geleceğimiz,” demesine ve parayı sevmeme rağmen kabul etmemiş ve alkışlamamıştım... O günden beri politika denilince o günkü ortamı anımsarım... Legal XYZ Partisinin program ve düşüncelerinin demokratik temelde olması nedeniyle sıcak bakmış, görev teklifini kabul etmiştim... Bugün yapılacak il teşkilatı organlarının üyelerinin seçiminde; her iki listede adı geçenlerin tespiti Ad kentindeki parti üyelerimizin görüş ve

onayları alınmadan bu yönde hiçbir inisiyatif tanınmadan il başkanı ile genel başkan yardımcısı Lis ve yandaşları, tarafından saptanmıştır. Düşünce olarak ‘demokratım!’ diyen bir partinin uygulamada aksine hareketi bende; “Bu partinin iktidar olması halinde bile demokrasi kurallarını uygulamayacağı” gibisinden bir takım kuşkular oluşturdu. Demokrasi benliğine sahip olunup olunmadığı bu tür yansımalarla anlaşılır, kanımca. Bu benliği kazanan birey ailesinde, partide ve her yerde demokratik duruşta, bulunur.. Dolayısıyla bu davranış biçimini eleştiriyor bu ve başkaca yazılı olarak bildireceğim gerekçelerle partiden istifa irademi sunuyorum..." Sözlerini sessizce dinleyen kalabalık; Ber’in toplantı salonunu terk edişine kadar bu duruşlarını korudular... Ber, salonu terk ettiğinde, bir anda oluşan ağır uğultuyu duyabiliyordu. Ber, kendisini kuş gibi hafif hissediyordu. Hafifliği daha çok duyumsamak için yürüdü, yürüdü... Otoparka bırakmış olduğu arabasını almadı. Çarşıda biraz dolaşacaktı. Eve hemen gitmek istemiyordu. Bekleyeni yoktu... Yine kendisiyle baş başa kalacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı... Seyyar tablada satılan fındıktan bir oturumda yiyebileceği gram kadar satın aldı. Çay içmek istiyordu. Küçük bir çay ocağını gözüne kestirdi. Dışarıya ufak tabure ve masalar diziliydi. Bir tabureye ilişti. Başına dikilen garsondan çay rica etmesine gerek kalmamıştı. Garson, dumanı tüten çay dolu bir bardağı kendiliğinden önündeki sehpaya koymuştu bile. Fındık ile Çay birlikte iyi giderdi. Gazete kağıdıyla yapılmış külahı yırtmadan açtı. Fındık sertti. Dişleriyle kırmaktan vazgeçti. Đki tanesini alarak avucunun içine sıkıştırdı, yumruk şeklinde kapadıktan sonra diğer elinin ayasıyla baskı yaptı. Biri kırılmıştı. Đçinden çıkardığı fındık tanesini iştahla yedi. Çaydan bir yudum aldı. Fındık tazeydi. Bir tane daha aldı... Fındığın altında bulunan eski tarihli bir gazete parçasındaki haber dikkatini çekti. Fındıkları yanlara itekleyerek inceledi. Küçük bir resim vardı. Bir erkeğe dansöz kıyafeti giydirilmişti. Altındaki haberi okudu. ‘Đzmler kentinin, Namuskar mahallesinde, aslen Mar kentli olan NamusLive isimli şahıs, ailesinin namusuna göz diken, sataşan TecNam isimli şahsı, akrabalarıyla birlik olup işyerinden kaçırdı... Zorla dansöz

kıyafeti giydirilerek, Đzm kenti sokaklarında gezdirildi. Onuru kırılan TecNam isimli şahıs şikayetçi dahi olmadı. NamusLive ve akrabalarının verdiği bu ceza, Sodgom Ülkesini şok ederken Mar kentli bir yurttaş, 'Mar Kentinin bazı köylerinde ailenin kırılan onuruna, karşı tarafın onuru kırılarak yanıt verilir,' dedi. Sokaklarda dansöz kıyafetiyle gezdirilen TecNam ortadan kaybolurken, Đzm Kentinde bulunan yurttaşlardan hiç biri olaya tanıklık etmek istemedi ve 'Biz bir şey görmedik,' dediler. Namuskar mahallesi muhtarı NamMuh ise, 'Ben gösteri yapan palyaço ve çengiler sanmıştım. Gerçeği sonradan duydum,' iddiasında bulundu... ‘. Haber; Ber' e ilginç gelmişti. Fındıkları masanın üzerine aktardı. Gazete parçasının buruşukluğunu elden geldiğince düzelttikten sonra ikiye katlayıp, gömleğinin cebine koydu. Haberi, Med'e okumak istiyordu.

***

28
"...Kardeş!... Önceleri rica minnetle bize iş yaptıranların şimdi burunları kalktı. Đç ve dış güvenlik üçümüzü de kırmızı bültenle arıyormuş. Bu kez ciddiler... Görmezlikten gelemeyeceklermiş. Gördükleri yerde sorgusuz sualsiz içeri atacaklarmış... Tabi ki; sağ yakalamak isterlerse..." "Her kuşun eti öyle kolay yenmez... Rutbin ve iki arkadaşımı sandılar bizi?... Bagajdaki mermileri bitirmeden zor..." "Ya!.. Bizde diğer arkadaşlar gibi ‘ağamız sizsiniz!’ diye, güvence verseydik... Bırakın aranmayı, işlediğimiz ve işleyeceğimiz suçları bile bir şekilde örterlerdi... Hatta işgüzar bir Yargı Grubunun verdiği cezaları infaz ettirmezler, bizim hatırımıza genel af bile çıkarırlardı." "Uyandık, uyanmasına ama geç kaldık... Keşke, uluslar arası planlardan önceden haberdar olsaydık da Đllegal örgütlerle yaptığımız mücadeleye verdiğimiz uğraşın yarısını kendimize harcasaydık. Şimdi, daha fazla malvarlığımız olurdu..." "Vatan, Millet dedik, başımıza illet aldık. Daha önce canım cicim diyenler bizim kellemizi istiyorlar, geçmişte müştereken ve müteselsilen oluşan ortamı maskelemek için bizi kullanmaya çalışıyorlar... Onların günah keçileri olacağız...." "Biraz güçlenmemizin de bunda payı var. Bu bazılarını korkutmaya başlamıştı... Tarihin tekrarı... " "Maşçet!... Hep senin hatan!... Konuşursak SodGom Ülkesi geçmişinde yaşadığı depremin daha şiddetlisini yaşar, şantajını sürekli kullanarak çıkar elde etmenden bıktılar... Onlar ; yataklarında rahat uyumak istiyorlar..."

acıktığını hissediyordu. “Of! Of! Patronun cebinden yiyorum diyemi bu kadar acıkıyorum?" diye düşündü. "Cebimden çıksaydı bu kadar çok yemek yer miydim?..." Niyeti bozdu, içinde restorantı olan petrol tesisine girdi. Lavobaya girmeden önce siparişini verdi. Elini, yüzünü yıkadı. Dışarı çıkıp temiz havayı ciğerlerine çekti... Aniden tokluk hissetti. Önceki açlığından eser kalmamıştı. "Keşke siparişleri vermeseydim... Çaktırmadan kamyona atlayıp kaçmalı," diye düşündü. Düşündüğünü de yaptı... Motor daha soğumamıştı. Kontağı ilk çevirişinde kamyon çalıştı. Vitese attı, gaza bastı. Petrol istasyonu geniş bir alanı kapsıyordu. Ana yola gireceği esnada; gecenin karanlığında yayılan selektör ışıklarında hızla kendi gidiş istikametine doğru yanyana seyretmekte olan iki taşıtı fark etmesiyle frene hafifçe dokundu. Fren, istenen sonucu doğurmamıştı. Bu kez sonuna kadar bastı. Otobana çıkmak üzereydi ve kamyonu durduramıyordu. Çaresi yoktu, direksiyonu sağa kıvırarak yolun iyice sağından seyretmeye başladı. Sol aynadaki görüntüden, hızını düşürmeden arkasından yaklaşmakta olan iki aracı korna çalarak uyarmaya çalıştı...

***

***

Daha bir saat önce yemek molası vermişti. Çift kişilik kebap, bir şişe ayran, tabak dolusu salatayı iki pide ekmekle mideye indirmişken yine

Sessizliği sürücü bozdu:" Arkamızdaki taşıt bizi takip ediyor!" "Bu kanıya nasıl vardın?" "Hızı bazen kesmeme rağmen beni sollamadı. Süratlendiğim zaman arada ki mesafeyi koruyor." Bu söz üzerine sürücünün yanındaki koltukta kurulu olan kişi, arkada bulunan ve uyku ile uyanıklık alanlarına gidiş gelişleri yaşadıkları mayışmış suratlarından anlaşılan kişilere seslendi... Sürücü dışındaki dört kişi başlarını arka cama çevirdiler... Silahlarını çekip, emniyeti açtılar ve ağzına mermi sürdüler. Sürücü, sağa çekmesi gerektiğini anladı... Arkada bulunan araç da biraz uzakta sağa çekti. Öndeki aracın sürücüsü, bu kez, lastikleri yakarcasına süratli kalkış ve seyre başladı.

Uçak hızına varma telaşındaydı sürücü... Arkadaki taşıt buna uyum sağlamakta, gecikmedi. Geniş yolda aradaki mesafeyi azalttı. Takip eden otomobil, tanıtılan grubun bulunduğu taşıtın tamponuna vuracak kadar yaklaşmıştı. Arkadaki araç sollamaya geçtiğinde, hızını azalttı. Şimdi, Đki araç paralel konumda ve aynı hız seviyesinde seyir halindeydiler. Takip edilen aracın arka sol koltuğunda oturan şahıs pencerenin otomatik camını indirerek yanda bulunan taşıtın içinde bulunanları elindeki silahı hazır vaziyette tutarak incelemeye başladı... Aniden haykırdı, "Bunlar!.." Sesi korku doluydu. Ön Koltukta Oturan kişi, "Solla!... Sollllaaa! Kamyoonnn!..." Lüks araba sürücüsü, takip eden sol paralelinde ki taşıtın, ancak son anda kenara kaçması nedeniyle denileni yapamamış, önüne aniden çıkan kamyondan kaçıramamıştı güzelim arabayı... Bilanço; takip edilen aracın ön koltuğunda oturan TerKazMaf isimli politikacının, Medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın, arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet, Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümü...

29
Aralıksız birçok eylem gerçekleştirmişti; evi toplamış, kahvaltısını yapmış, kuaförde ense traşı olmuş,yorucu bir banyo seansı sonrası Med’in önceden bıraktığı evin telefonunu aramış, arzuladığı; "Geliyorum,’ yanıtını aldığında ev adresini ayrıntılı tanımlamış ve kendisini kanepeye uzatıp, müzik setinden çıkan kızılderili kökenli ezgileri dinlemeye başlamıştı. Ezgi, mistik özellikteydi... Alıp götürüyordu içselini; vadilere, dağlara, gök ve yeryüzü geniş alanlarına... Beklediği zil sesi geldi. Yıllardır aynı mekanda olma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir elin dokunuşuyla çalan bu zil sesi sanki zafer marşı gibi gelmişti kendisine... Heyecanla açılan kapının önünde sanal seanslarda gördüğü görüntünün aynısıyla Med karşısındaydı. Yüzü aynı tebessümlü ifadeler gösteriyordu. Elinde ekmek dağıtma sepeti ile Kap bey ve karşı komşunun meraklı gözlerle inceleyen bakışları; ilk karşılaşma anının egzotik yapısını yok eden figürlerdi. Ber, onları görmezlikten gelerek, Med’in alelacele içeri girmesini sağladı. Đkisinin de gözleri ışıl ışıldı. Ber'in gözbebeklerinin rengi Med'leşmişti. Yeşil renge dönüşmüştü. Bakışmalar, sarılmayı emrediyordu... Emre serbest iradeleriyle uydular. Ber'in sesi; heyecanlı çocuk sesine dönüşmüştü. "Med!... Med!..." diye bağırıyordu. "Seni görebildiğime inanamıyorum. Gerçek misin sen?..." 'Elle tutulabilen, gözle görülebilen nesnelere madde...' deniyordu. Orta ve lise dengi okullarda verilen eğitim kendi alanında yerini bulamıyordu. Ama olsun... Başka alanlarda bazen anlam ifade edebiliyordu. Maddenin ne olduğunu öğreneli yıllar olmuş ve unutmamıştı.

***

Med'i daha önceleri de bu şekliyle görmüştü. Ama, önceden gördüğü Med; sanal gerçeklikti. Şimdi ki ise fiziksel gerçekliğiyle karşısındaydı. Ber, ellerini onun yüzünde ve saçlarında gezdirdi. Elle tutabiliyordu. ‘Sudan bile daha maddesel gerçeklikteydi. Su, elle zapt edilemezdi. Med ise ellerinden akmıyordu. Elini gezdirdiği bölgeleri, avurtlarını dolduruyordu ve ne eksiliyor ne de fazlalaşıyordu. Med, Ber'in bedeninde dolaşan ellerini hafifçe itekleyerek, "Gerçekmişim değil mi?..." diye sordu muzip bir tavırla. Ber "Gerçeksin!..." dedi. "ve gerçeklerin en güzelisin..." Med, bir anne şefkatiyle yaklaştı ve "Ber! Fiziksel görünümüme o kadar alışma!... Dün konuşmuştuk..." uyarısında bulundu. "Beyinsel duyumsal bağlantıyı koparmayacağım. Ama; ilk ve son kez yüz yüze görüşmüş olacağız. Bu konuda beni ikincisi için hiçbir zaman zorlamayacaksın! Söz vermiştin." Ber, onaylamadığı takdirde sıkıntı doğacağını duyumsadı. "Tamam, dediğin gibi olsun!" "Đkincisi; gerek bu şekilde gerekse beyinsel ve ruhsal diyaloglarımızı başka birine anlatır veya ima edersen tüm bağlantıları tamamen koparacağım... Bunu da bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyorum." "Bunu yüzüncü kez duydum gibime geliyor... Ne içersin?" "Sen ne içeceksen ondan olsun. Biracı olduğunu biliyorum..." "Bu kez günün anlam ve önemine uygun olan içecekten aldım." "Kırmızı şarap mı?" "Aynen öyle." "O halde ne bekliyoruz?... Beraber hazırlayalım." Ber ile Med birlikte mutfağa girdiler. Kendilerine sunacakları servisi hazırlamayla uğraşırlarken Ber, dilini de çalıştırıyordu: "Med, senle olan önceki diyaloglarımdaki rahatlığın aynısını yüz yüze olmamıza rağmen aynen ve eksiksiz duyuyorum," dedi. "Neden?" Ber, yüzünü ona çevirerek, göz kırptı. "Yanıtını biliyorsundur," dedi. "ama sesli konuşmayı kesmemek için yanıtlayacağım... Aksi halde yine beyinsel seanslara geçtiğimi sanacağım... Nedeni; içimden geçenleri biliyorsun ve ben bu durumu kabullendim. Bu nedenle sana içselimdeki düşünce ve duygularımı perdelemek için farklı davransam bile bunun

farkına varacağını bildiğimden doğal davranıyorum ve bu beni rahatlatıyor." Şarap kadehlere dolduruldu ve salona geri döndüler. Med, okşayıcı cümlelerin altında kalmak istemedi. "Senle beyinsel, duygusal, düşünsel çok benzerliklerimiz var," dedi. "Zevklerimizde hemen hemen aynı... Örneğin, ben girdiğimden beri çalan şu kızılderili müziğine tapıyorum... Kızılderililer, eskiden iyi ruhları çağırmak, kötü ruhları kovmak için müziği çok kullanmışlar. Müzik eşliğinde, yanan ateşin etrafında dans ederlermiş. " "Senin gibi ruhu güzel kendi güzel olanları mı, çağırırlardı?..." "Dalga geçme, bozulurum..." Ber'in de bu konuda tarihsel bilgileri vardı. "Kızılderililerin algılama yetisi çok iyiymiş," diye başladı. "Yabancıların kendi sonlarını getireceğini fark ettiklerinden olsa gerek bu tür kötü ruh kovma amaçlı törenleri daha sık yapmaya başlamışlar... Bu tür törenlerle sonuç alamadıkları da soykırıma uğramalarından belli..." Boşalan şarap kadehlerini ikinci kez doldurma uğraşı nedeniyle oluşan kısa bir suskunluk sonrası, "SodGom Ülkesindeki yurttaşların da bu tür törenlere benzer etkinlikler yapmasının aynı şekilde yeterli olmadığını belirteyim...." Ber'den karşı yanıt gelmeyeceğini duyumsadı. Onun düşüncelerini okuduğunu, "Giriş uzatmalarını ben de sevmiyorum Ber!..." diyerek bir kez daha belirtti. Anlaşmışçasına ikisi de aynı anda ayağa kalkarak çırılçıplak kalıncaya kadar soyundular. Med, Ber’in yanaklarını öptü; şefkatli bir öpücüktü bu ve yanıtını aldı. Gözleriyle, Ber'in gözlerinin içine yakıcı ışınlarını salarak, "Yaşamında yaşamadığın ve yaşayamayacağın bir olayı yaşayacaksın şimdi... Sakın korkma ve panik yapma! Aceleye getirme!" dedi Med, kısık ürperti ve çoğunluk erotik duyumsamalar veren ses tonunda. "Her anını doya doya hissetmeye, yaşamaya bak." Ber, yaklaşımı garipsediyse de bozuntuya vermedi. "Göreceğiz," dedi sadece. Yıllardır arzuladıkları sahnenin gerçekleşmekte olduğunun verdiği motivasyonla hareket eden bu iki kişi; birbirlerini yutacakmışçasına davranışlar sergileyerek yerdeki halının üzerine birlikte uzandılar. Yatak

odasına gitmek zaman kaybıydı onlar için... Ber, elektriğe tutulmuş gibi hissediyordu kendisini... Bedenindeki tüm gücü kollarına vererek Med’i sarmalamasıyla aniden derin kuyuya düşüyor sandı kendisini... Geçici durum, diye düşünürken, halen düşmekte olduğunu fark etti. Esintiden kımıldayan kavak yapraklarının çıkardığı sesler geldi kulaklarına... Ani geçişler yaşıyordu... Okyanusu gördü; kocaman dalgalarıyla kıyısında bulunan kentin binalarına saldırıyordu... Dalgalar, ikiz uçaklar şekline dönüştü; Büyük ülkenin, büyük kentinin en büyük ikiz binasının ortasından geçerek, her iki binayı zeminle, toprakla bütünleştirdi. Kilometrelerce yükseklikteki bina şimdi sıfır santimdeydi. Duruma uygun isim bulunmalıydı, bulundu. ‘Sıfır noktası’ dendi. Bina enkazı içinde bulunan su, yerüstüne sızmaya başlamıştı. Bu; ikiz kulelerin ve ikiz kulelerle birlikte gömülen canlı cansız tüm varlıkların tümünün gözyaşlarıydı. Gözyaşları dillenmeye başladı. Sanki biriyle, birileriyle karşılıklı konuşuyordu. "Diğer ülkelerin yurttaşlarına nefretin o kadar büyümüş ki; doygunluğa erişemediğinden kendi insanlarına da yönelmeye başladın... Biz kardeş değil miyiz?..." Gözyaşlarının, muhataplarından biri katil Okyanus’du. Katil Okyanus, onun sözlerine devam etmesini engelledi. Saldığı dalgalarla gözyaşlarını içine çekti, susturdu... Günahkar Okyanus; mazlum gözyaşlarını içseline alarak izole etmişti. Gökyüzü; güneşi kapatan siyah yoğunluklu bulutlarıyla en kara gününü yaşıyordu... Katil Okyanus’un nefretsel motifli üç ana görevi vardı. şimdi. Biri; dışardan ithal ettiği dalgalarla gerçekleştirdiği eylemin toplum önünde günah sayıldığını biliyordu. Bu günahı gizlemeliydi. Kuleleri yıkan dalgaların, kendisi dışında ve yabancı denizin dalgalarından kaynak-lı olduğuna kıyısında bulunanları ve bulunmayanları ikna etmeliydi... Diğeri; kendi nefretine kardeş nefretler doğmalıydı, kıyısında sakin bireylerde. Kendi nefretini onların nefretiyle örtmeliydi. Nefret günahsa; bu günah toplumun olmalıydı. Üçüncüsü; kanlı günahlar çağını başlatmanın başlangıcıydı, olmalıydı bu yıkım. Geçmişte kalan kavramlar kullanılmalı, kullandırıl-

malıydı... Uygun bir kavram bulunmuştu; ‘Kan davası...’ Dünyanın geçmişte kalan töresine göre kan davası günah da değildi. Geçmişte güzel günlerin geçtiği dişe diş; kana, kan dönemini yeniden başlatmanın sarhoşluğuyla; ‘Okyanus’, dalgalarını uzakta bulunan uzak namlı Irak ülkesine ve Irak’ın komşu ülkelerine yönlendirdi. Yıkım başlamıştı. Ber, yıkımın tanıklığını yapıyordu. Geniş ve düz bir ovada yer sarsıntısıyla toprak ikiye bölünüp kendisini içine çekti... Yer altında milyonlarca insandan koro halinde çıkan feryadı duyumsadı. Feryadın sahiplerinden çıkan kanlar dereleşmişti. Derenin büyüğüne nehir, nehirin büyüğüne akarsu denirdi. Ortaokul döneminde kulağı çekile çekile öğretilmişti bu bilgi. Kulağı yerindeydi, acısı kaybolmamıştı. Acılı anılar bilinçaltına atılsalar da bir gün depreşirdi. Bu bilgiyi unutmamıştı. Bilgi, acıyla karışıktı. Kandan dereler; nehirlere sonra akarsulara dönüştüler. Akarsulaşan kanlar, yol buldular. Kendilerinin akıtılmasına neden olan Okyanus’a ayrı ayrı kanallardan döküldüler. Üzeri mavi renkle maskeli masmavi Okyanus hafif pembeleşti, kızarma belirtisiydi bu. Akıtılan kanlar, intikam istiyordu. Ayrı kanallardan akan kanlar Okyanus’da birbirleriyle birleştiler. Birbirine uygun olmayan kan gruplarını barındıran kanlar, bulundukları bedenlerden akıtıldıktan, ‘dost Okyanus’un’ aslında düşman olduğunu anladıktan sonra birleşebilmişlerdi. ‘Düşman ortaktı. Önceki dönemlerde kendi aralarında varolan düşmanlığı dahi var eden bir düşmandı.’ Ortak düşmanları Okyanus’un üzerinde kendilerine yol buldular, hızları ışık hızıydı. Seyir esnasında kendilerine ayrı bir güç daha iştirak etti. Geçmişten kalan ve Okyanus’un dibinde uyandırılmayı bekleyen mağdur, mazlum değişik kan gruplarına ve renklerine sahip kanlar... Onlarda canlanmıştı. Bu kanlarda, Okyanusun yüzeyine çıkarak kendilerine katılmışlardı. Okyanus, maviliğini kaybediyordu. Gerçek rengini ortaya çıkaran ise bileşik kanlardı. Artık Okyanus’a hakim renk; şiddetin, zulmün rengi olan kırmızıydı. Okyanusun. kan davası konulu eylemlerine, yüzeyinde akan bileşik kanlar gerekli tepkiyi veriyorlardı. Okyanus; saldırgan konumunda, bileşik kanlar ise, meşru savunman konumundaydılar. Meşru savunma doğal bir haktı. Yasaldı, hukuka uygundu. Saldırgan konum ise hukuka aykırı ve şeytaniydi. Đşin ilginç yanı, şeytana karşı Tanrı’nın yanında yer

aldığını iddia edenlerden bazı kişi ve gruplar yeşil renkleriyle Okyanus’un üzerindeki kızıllığın net rengini nötrleştirip, değiştirmeye onların gerçek yüzünü maskelemeye çabalıyorlardı. Bunlardan bazılarının dini vecibelerini yerine getirirken şeytana attıkları taşlar, geri dönerek onların kafalarına isabet ediyordu. Bu taşları onlara geri atanlar ise; gerçek dindarlardı. Gerçek dindarlar; dini vecibelerini yerine getiriyor görünenlerin, Şeytanın uşağı olmaları halinde Şeytanlaştıklarını biliyorlardı. Onlarda Şeytan taşlama dini vecibeleri elekten geçiriyorlardı. Elekten geçirenler; Düzenleme, Đzleme, Uygulama ve Denetlemeleriyle Şeytan’a yardımcı olanların, gerçek yerlerinin Şeytan safları olduğunu bilebilecek ermiş beyinler ve ruhlardı. Sembolik olarak Şeytan’a atacakları taşların bir kısmını, zamanında lazım olur diye, saklamışlardı. Şimdi hem onlara hemde biat ettikleri Şeytan’a atıyorlardı. Ermişler, ebabil kuşları görüntüsü arada sunuyorlardı. Fil süresindeki olayı canlandırıyorlardı. Bilerek veya bilmeyerek kendilerini maskeleyenlere uygulamalı öğretide bulunuyorlardı. Onlar öğrenmekte geç kalmışlardı... Ebabil kuşlarına dönüşen ermişlerin, attıkları her ufacık taş diğerleriyle birlikte onlarında kafalarını parçalıyordu. Üzerlerine bindikleri mekanik, teknolojik, bilişik bazen uçan, bazen karada yürüyen, bazen yüzen fillerin üzerlerine düştükçe tarihe geçecek sahneler tüm boyutlarıyla izleyicilerine heyecanlı dakikalar yaşatıyordu. Geçmiş tarih canlanıyor, yeniden yazılıyor ve geleceğe anın tarihi olarak miras kalıyordu. Geçmişte yaşamış tüm semavi dinlerin, ekollerin, öğretilerin iyi ruhları da canlanmış reel hayata geri dönmüştü. Bunlar kendi öğretilerini kullanarak, yanlış yorumlayarak, haksız çıkar elde edenleri cezalandırmak için geri dönmüşlerdi. Onların maskelerini düşürmek ve öğretilerini yanlış yorumlamalardan temizlemek için geri dönmüşlerdi. Đyi ruhlar; yaşayan iyi ruhlar yanında, gizli alemden gelen kötü sanal ruhlara ve reel kötü ruhlara karşı kendi teknikleriyle mücadele etmeye başlamışlardı. Değişik sesler, renkler, tarihsel motifler... Kısaca, insanlığa mal olan tüm insani değer ve değer koyucular canlanmışlardı sanki. Dünya, şimdi mahşeri yaşıyordu. Hesaplaşma başlamıştı. Kan davası, duygusallıktı, yanıtı da duygusal içerikliydi... Mantık saf dışıydı. Kan; kanla beslenmek istiyordu. Çünkü kendisi akıtılmıştı.

Kendisini yuvasından akıtanlar da bulunan kan da akmalıydı. Yoksa benliğini, rengini kaybederdi. Kan, ölümsüzleşmek istiyordu. Mücadeleleri, kendi istek ve arzularıyla kan akıtıp, kan davası güden güçlere ve işbirlikçilerine karşıydı. Kan davası, duygusallıkta taşıyordu. Yani tehlikeliydi. Yanıtıda duygusal içerikli olabilirdi. Mantık safdışı bırakılmıştı. Akıtılan kanda, kanla beslenmek istiyordu. Akıtılmıştı ve yeniden canlanmak için kana gereksinim hissediyordu. Kendisini yuvasından akıtanların kanıyla beslenmeliydi. Kısasa kısas hükmü canlanmıştı. Akan kan; akıtılacak kanla ölümsüzlüğü yakalamak istiyordu. Okyanusun dalga çıkaran, ithal eden, ihraç eden noktasına kadar ulaşan bileşik kan; hareket merkezini zorladı... Kesilen başlardan akan kanlar, uzuvları kopan insanların gözyaşları Ber’in yüzüne aktı. Birbirinden beslenen kanlar, başını döndürdü. Nefreti iyice duyumsuyordu... Nefret; açlığını doyurmak için başkasının kanını çağırıyordu. Günaha girmek istemedi... Nefretini boşaltacak günahsız bir alan aradı. Bulamadı. Kendisine yöneldi. Kendisine yönelen nefreti, kendi kanını bedeninden dışarı akıttı. Kansızlık, midesini bulandırdı, başı döndü... Düştü... Anlık nefreti boşalmıştı, akan kanı bedenindeki damarlarına geri döndü. Sayısız ve her telden müzik parçaları çalan radyo, televizyon sesleri, bazı politikacıların esmer yüzleriyle bağırarak konuşmaları kulaklarında çınladı... Arada atılan alkol dolu kahkahalarla, “Bu artık üçüncü dünya savaşıdır, resmen ilan ediyorum. alanı Güneşin doğduğu yerin ortası olan ortadoğu, Asya ülkeleri ve Sodgom ülkesidir! " diye bağıran kötü ruhları gördü. Onlara secde eden bazı dünya ülkeleri temsilcilerini izledi... Puslu ve toz duman alanda, ciğeri nefes almakta zorlanıyordu. Öksürdü Ber; ağzından çıkan balgam, kanlıydı... "Sen Öldün!.." diyerek elindeki ağır silahı kendisine doğrultan şahıstan korktu. Korku şiddetiyle kalbi yerinden çıktı. Kalpsizdi, şimdi... Damarlarına, beynine kısaca hiçbir uzvuna kan pompalanamayacaktı. Kan gitmeyen beyin hücreleri öldüğünde, düşünemeyecekti. Meşru müdafaa zemini doğmuştu. Karşılık verdi. Saldırgan etkisiz kılınmıştı. Başkaları da ortaya çıktı... Med’in sesini duydu, "Sakin ol!" diyordu. "Az sonrayı bekle..."

Bu seslenme sihirliydi... Sesler, görüntüler kayboldu... Şimdi ne nesne, ne ses hiçbir şey yoktu... Sadece sükunet vardı ve bu rahatlatıcıydı... Sükunet kısalığıyla kaldı. Üzerinde kesimi yeni yapılmış çimenlerden başka bir şey bulundurmayan toprak üzerindeydi. Hayır!.. Hayır!... Toprakla bütünleşmiş gibiydi... Sanki kendisi toprak olmuştu. Bütünleştiği topraktan bir sopa genişliğinde delik açıldı. Đçinden su fışkırmaya başladı. Kaynak suyu görünümünde berrak ve temizdi. Kaynak suyu, toprağın yarılmasıyla oluşan bir kanaldan akmaya başlamıştı.. Kaynak suyu kesintisiz akıyordu. Çoğaldı ve dere oldu. Kanal yatağından büyük bir hızla aşağıya doğru akıyordu. Bu kez; kendisini akan su üzerinde aynı hızda seyir halinde gördü Ber. Đlk kez doyumsuzluğunun doygunlaştığını duyumsuyordu. Hayatında hiç bu kadar mutlu hissetmemişti, kendisini... Tarif edemeyeceği bir devinim içindeydi. Tüm benliği karşılanıyordu sanki... Geçen zamanı kavrayamıyordu. Biraz ileride arada kabarıp çekilen deniz dalgalarını gördüğünde hazsal duyumsamaları çılgınlık derecesine ulaşmıştı. Kanaldan akan suyun, denizle birleşmesine ramak kalmıştı. Deniz kabardı. Metrelerce yukarıya doğru yükseltti. Aynı anda; kanaldan akan kaynak suyu da denize döküleceği noktada Ber’ide beraberinde alarak metrelerce yukarıya doğru yükseldi. Yükselen kaynak suyu ile deniz suyu yarım ay şeklinde birbirlerine doğru yönelerek yakınlaştılar. Her iki su hava boşluğunda birbirlerine dolandılar. Kanaldan gelen kaynak suyu ile deniz suyu sarmaladılar birbirlerini... Her çıkışın bir inişi vardı ve iniş de gerçekleşti. Kanal suyu olduğu gibi deniz'in kabaran suyuyla özdeşleşerek denizle birleşmişti. Yine kavak yapraklarının hışırtı dolu seslerini duydu Ber... Bu kez bu hışırtılar melodikti. Kulağa hoş geliyordu. Geniş bir ovada tek başına durduğunu izledi. Çırılçıplaktı... Hava sıcak veya soğuk değildi. Hafif bir meltem rahatsız etmeden bedenini yalıyordu. Mutluluk hissediyordu tüm hücrelerinde, duygularında. Bedeninde olagelen romatizma ağrılar da gitmişti, rahattı... Arada ağaçların selam verircesine dallarını aşağıya doğru sallayıp doğrulduklarını görüyordu. Kuşların, böceklerin, geyiklerin, aslanların

çıkardığı sesler, rahatsız edici değildi, hatta bir orkestra şefi tarafından yönetiliyor gibi ritmikti, senfonikti... Alıp verdiği soluklar vücudunu doyuruyor, kanının damarlarında daha rahat dolaşmasını sağlıyordu. Gündüz aydınlığında gökyüzünde beliren yıldızların "Artık özgürsünüz!" yazısını oluşturacak şekilde dizildiklerini gördü... Alan, aniden insanlarla doldu... Birbirleriyle tokalaşan, sevişen, değişik dil ve seslerle zafer şarkıları söyleyen, parlak yüzleriyle, başları üzerinde saçtıkları beyaz ışıklarla, renkli gözleri ışıl ışıl parlayan bireylerden oluşan büyük bir insan topluluğuydu bu.... Topluluğun neşesinden kendisine düşeni aldı... Beden ve dillerinden çıkardıkları sesler; iyi bestelenmiş çok sesli bir müzik parçası kadar uyumluydu. Sesler bütündü ve çatlak ses yoktu. Ber, topluluğun çevresinde halka oluşturduklarını ve çevresinde dönmeye başladıklarını gülümseyerek izledi. Çevresinde hızlı dönüşlere geçtiler. Ber’de bulunduğu noktada kendi etrafında topaç gibi dönmeye başlamıştı. Kendi ve çevresindeki bireylerin dönüş hızı nedeniyle kimseleri göremiyordu. Sadece ince bir çizgi hali vardı. Hızın şiddeti; halkanın döndüğünü dahi fark ettirmiyordu. Sabitlenmiş gibiydi. Halkanın kendisine doğru git gide daralarak yaklaştığını ancak, duyumsayabiliyordu. Halka gözlerine bir parmak kadar yakın mesafede durmaya başladı. Bu kısa sürdü. Bir mermi hızıyla iki kaşının ortasına temas etti. Ber, sendeledi. Sendelemesi psikolojikti. Farkına vardı... Halka; mermi vuruş etkisi yaratmamıştı. Hoş duygular alnının ortasından tüm bedenine yayıldı. Bu hazza doyamıyordu. Sanki!... Sanki!... Bedenine giren halka ayrışmış, tüm hücrelerinin içine ayrı ayrı girmiş, hücrelerinin plazmalarında tatlı dalgalar yaratmıştı. Yerinde duramıyordu. Yüklenen aşırı enerji tüketilmek dileğindeydi. Bacakları gerildi. Yay gibi fırladı, yerden... Yükseklik bir kaç metrelik değildi... Bulutla kucaklaştı. Bulut, kendini kopyaladı. Kopya minimize olup, Ber’in bedenine girdi. Dağlarla yüzleşti, sönmemiş volkanlarla, okyanuslarla, ormanlarla, bitkilerle, hayvanlarla... Her yüzleştikleri, kendilerini kopyalayarak, kopyalarını minimize ederek, Ber’in bedenine giriyorlardı.

Mistik bir ezgi sürekli çalıyordu bu arada. Ber’in ve yüzleştiği varlıkların tavırları müziğe uygun ritimlerdeydi. Đçinde oluşan minimize varlıkların tümü yoğunlaştı, yoğunlaşma da kendisini kopyalayıp, kopyasını dışarıya verdi. Ber’in karşısında gördüğü kopya şekil değiştirdi ve Med biçimini aldı. Ber, içindekilerinin verdiği enerji ve tazyikle, Med’leşen yapıya tensel, duygusal, düşünsel yakınlaşma sağladı. Normal yaşamdan soyutlanmıştı sanki... Kendisini çok güçlü hissediyordu. Tüm doğallığıyla Med’le birleşme sağlıyordu. Doğanın barındırdığı tüm varlıkların değişik sesleri, aşırı hazlanan isterik kadın çığlıkları düzeyine ulaşmıştı. Ber, çığlık sesinden hiç hoşlanmazdı. Bu çığlıkların ise sonsuza kadar kulaklarında çınlaması için her zorluğa katlanırdı. Bu arada Ber’inde altta kalır yanı yoktu. Med ve Ber ikilisi; erotik sesli bir düet sunuyorlardı birbirlerine... Son bir eylemle zevkten kısılmış gözlerini açtı. Med karşısındaydı. Cinselliğe ilk kez tamamıyla ve tüm atomlarıyla doyuyordu. Bazı insanların neden doyumsuz olduklarını, değişik birliktelikler yaşamalarına rağmen gözlerinin dışarıda olmasını daha iyi anlıyordu. Çünkü onlar az önce gerçekleşen birleşme benzerini arıyor ve elde edemiyorlardı. Med’in yüzünden yükselen sıcaklık içini hoş etmişti. Med ile cinsel birleşiminin, boşalımla sonuçlanmış olduğunu organında kalan eserden anlamıştı... Kavrayan kolların sahibine daha sıkıca sarıldı. Sımsıkı tuttu. Duygu boşalımı kendisinde Med’in akan gözyaşları gibi salgılandı. Her ikisinden yek diğerinin yüzüne akan gözyaşları boşa akmıyordu. Yararı olacaktı. Yüzlerindeki sıcaklıktan buharlaşan gözyaşları, gökyüzünde bulutlaşacak, yağmur olarak geri dönecek, içen insanların gözyaşı kaynağını oluşturacaktı. Gözyaşları, gözyaşlarını doğuracaktı. Ağlamak; su israfı değildi... Hafiften ve kesik kesik alınıp verilen soluklar ritimli ve estetikti. Sağ eliyle Med’ in beline kadar varan uzun saçlarından gidiş gelişli seyirde okşamalarda bulundu. Bu okşamalar karşılıklıydı. Birbiri içine geçen gölge vücutlar gibiydiler. Şeffaf, incitmeyen dokunuşlar... Kendisine özel bedensel kokular... Alınan ve verilen nefesler; ıslak ağaçlar arasında bulunan birinin aldığı nefesler kadar tazeydi...

Yüzlerinde hafif bir gülümseme mimiği oluştu, her ikisinin. Göz göze geldiklerinde, Med’ in sanki sonsuz derinlik görüntüsü veren yeşil gözlerinin parlak ışıltılar saçtığını zevkle izledi. Ber’in dişlerinin arasına giren Med’in bir saç teli hala yerinde duruyordu. Yemeğinde; kıl gördüğünde yemek masasından kalkan Ber; Med'in saç telini iştahla yuttu. Med’i içine almak, çiğnemek, yutmak gibi içgüdüsel istekler oluştu Ber’de. Sevgilisine olan aşırı duygusallığından onu yiyen çekik gözlüler ülkesi yurttaşıyla ilgili gazetede okuduğu bir haberi anımsadı. O çekik gözlü insanın ruh halini şimdi anlayabiliyordu. Ber, bir tüy kadar hafif hissediyordu kendisini ve üzerine uzanmış olan Med’i... Dünyayı kucaklamak geliyordu içinden. Damar ve kas atımları, organının titrekliği doyum sonrası göstergelerdi. Ber ile Med normalleşinceye kadar hareketsiz kaldılar. Med, Ber'e kendi ev telefonunu verdi. Bu ‘sana güveniyorum’ demekti. Ber, telefon fihristine verilen telefonu büyük rakamlarla yazdıktan sonra, Med'in yanına uzandı. Sola yarım dönerek sağ bacak ve sağ kolunu Med’ in bedenine bıraktı. Tam konuşacaktı ki; Med, işaret parmağını hastane duvarlarında asılı hemşire fotoğrafında olduğu gibi tutarak susmasını işaret etti. Ber’in konuşması ortamın sihrini bozacaktı sanki...

***

30
"Biranız tazelensin mi?..." Teklifi sunan garsona, "Bu soruyu bu akşam bir kez daha duymak istemiyorum," dedi Ber. "Boş gördükçe yenile! Tabağa biraz da çerez ekle..." "Derhal, Efendim!" Görünümü salaş olmasına karşın servis ve müşteriye olan saygı yönünden yıldızlı pekiyi alabilecek bu birahaneye arada takılmayı seviyordu. Bazı akşamlar evde kalmak, Tut-Bırakma KursEvinde kalmak gibi geliyordu kendisine... Yalnızlık, hiçlik, boşluk, geçmişteki hatalar, gelecek endişesi ve gözyaşları akıtma anına kadar varan ve kaynağını tespit edemediği duygusal yoğunlukların etkisi altına giriyordu. Geçmişten kalan az sayıda ki arkadaşlarına olan özlem ve daha bir çok içsel saldırılar kendisini bitiriyordu. Artsa’yı, bir daha görmemek üzere kaybetmişti. Yeğeni Mus, zorunlu askerlik görevindeyken Đllegal ABCD örgütü militanlarıyla kurulan sıcak temasta öldürülmüştü. Tar, ise Ad Kenti kırsalında dış güvenlik güçlerince ele geçirilmiş ve şimdi 'Đllegal-ABCD örgütü üyesi olma, yasa dışı silahlı mücadelede bulunma' suçundan yargılanıyordu. Ad Kenti Tut-Bırakma KursEvin'de tutukluydu. Arada ziyaretine gidiyordu. Yargı duruşmalarında avukatlığını da üstlenmek istemişse de örgütlerinin özel avukatları olduğunu, avukat seçme inisiyatifinin kendi elinde olmadığını belirterek kabul etmemişti, Tar. Solkol, bilgisayar ve cep telefonları mağaza zincirini dörtlemiş, işlerinin yoğunluğundan çok az görüşür olmuşlardı. Akrabalarıyla, akrabalıktan kaynaklanan zorunlu seyrek ilişkiler standardını aşmamıştı. Markız, Solkol'un mağazalarından birinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştı ve son zamanlarda neredeyse kendisiyle görüşmemek için sudan bahaneler uyduruyordu. Seyrek günlerde yaşadıkları cinsel birleşme dışında ondan kaynaklanan nedeni belirsiz bir soğukluk başlamıştı.

Med'le iletişimsel bağı devam etmesine karşın, yüz yüze ilk ve son kez görüşmüşlerdi. Aksi yönde ısrar etmemeye söz vermişti. Sözünü tutmaması onun yanıtını değiştirmeyecekti. Ber, dost ve arkadaş bulmakta küçüklüğünden beri çok zorlanırdı... Bazen kendisini gereği gibi karşısındakine ifade edemez, bazen de işine gelmediğinden öyle davranır, bazen de yorum ve düşünceleri, standart altı veya üstü olması nedeniyle garipsenirdi. Kendisini algılayanlar, bulunduğu grup ortamlarında birkaç kişiyi geçmezdi. Arkadaş kazanmak, bir sanatçının ürün ortaya koyması kadar zor gelirdi kendisine... Bu yapıyı birkaç kez bozmuştu. Bu şekilde kurduğu arkadaşlıklar devam etmemişti. Sağlam temeller üzerine oturmayan dostlukklar çabuk bitmişti. Kalabalığı ve gürültüyü genelde sevmezdi. Bazı günler ise sevmediği kalabalığa ve gürültüye aşırı açlık hissederdi. Bu da bir gereksinim galiba, diye düşündü. Birahanede bulunan insanların seslerinden oluşan uğultu ile buna eklenen az önce açılmış televizyonun akşam haberleri sunucusunun çıkardığı bağlantısız bir gürültü kaosu oluşmuştu. Ağzına kadar doluydu. Duygularını, düşüncelerini, gözlemlerini anlatabileceği birilerine ölesiye ihtiyacı vardı. Masasına bira gönderip, sonra muhabbet için masasına oturan şahısla karşılıklı bir şeyler paylaşmak istediyse de ayrı dünyaların insanları olduklarını beş-on dakikalık konuşmalarıyla her ikisi de farkına varmakta gecikmemişlerdi. Bira ikramı dışında ikinci kez centilmenlik gösteriminde bulunan şahıs; masadan izin isteyerek kalkmasıyla rahat bir nefes almıştı Ber... Canını sıkan nedenlerden en büyüğü de düştüğü bireysel ekonomik krizdi. Özelde ‘MilMalDen-Ydom’ isimli bir holding ile bazı şirketlerin devlete ait iki bankadan aldıkları usulsüz kredileri geri ödemeyip, hileli iflasla iç etmesi nedeniyle oluşan bir ekonomik kriz nedeniyle ortam yeniden sarsılmıştı... Kriz, yurttaşı ve özelde Ber'i çok kötü vurmuştu. Az sayıda kalan müşterilerinden durumu iyi olanların avukatlık komisyonu ödemelerinde tembel davranmaları, borçluların mallarını haciz edip kaldırmasına rağmen ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle ödeyememeleri, satılan mallardan elde edilen gelirin ise giderleri ve devlete ödenen harçları ancak karşılaması... Ve daha bir çok nedenlerden vergi, sigorta ve diğer büro giderleri ile özel zorunlu giderlerini karşılamada güçlük çekmeye başlamıştı.

Telefon, elektrik, su faturalarını, bina aidatlarını, sekreter aylık ücretini, devlete olan aylık vergi ve sigorta borçlarını ödemek için son aylarda banka kredi kartlarıyla nakit para çekmek zorunda kalmıştı. TefeciBank'ın bu ay ki ekstresin de geçen asgari ödeme limitini, başka bir bankaya ait kredi kartını kullanarak çekmiş olduğu nakitle ödemişti. Faizli parayı, faizli parayla ödemeye çalışmaktı bu. Umut; fakirin azığıydı. Geleceğe umutla bakıyordu. Birahanedeki uğultunun bir anda kesilmesi, televizyon sesinin üste çıkması Ber’in dikkatini çekti. Tüm gözler ve kulaklar televizyondaydı... Ulusal televizyon kanallarından birinde sunucunun sunduğu haber ilgi çekmişti. Televizyon; bazı sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, partilerin katılımıyla oluşan büyük bir protesto yürüyüşünü gösteriyordu. Topluluk da bulunanlar ellerinde taşıdıkları afiş ve yazılara uygun sloganlar, atıyorlardı. Megafonda birkaç örgüt başkanının konuşmaları ayrıntılarıyla, yorumlu olarak veriliyordu televizyon kanalından. Yan masadan bir ses geldi. "Yine sun’i gündem!..." Ber, sesin sahibine baktı. Bakışmalar, şahsın baş eğme yenilgisiyle sona erdi. Ber, kullanılan cümlenin yorumunu isteyecekti. Belki, kendisinin de söylemek istedikleri olacaktı. Ses sahibinin baş eğmesi, bunun yolunu tıkayan bir davranıştı. Ber, nedenini iyi biliyordu; dışsal görünümü kendisini tanımayanlar da güvenlik görevlisi olduğu izlenimi oluşturuyordu. "Birey haklı... Bu ortamda her isteyen, istediğini, konuşabilmesi için, bazı zorlukları ve riskleri göze almalı, diye düşündü. Bazen, güvenlik görevlisi olmayanlardan dahi "Durumdan vazife çıkaranlar." oluyordu az da olsa... Sloganlar, birahanenin içinde atılıyormuşçasına yüksek perdeden geliyordu. Ses ayarı ile oynanmamasına rağmen bu şekilde sesin yükselmesinde televizyon yöneticisinin toplum bireylerinden kulakları paslı olanlara kıyaklık yapma amacı var gibiydi... Aylar önce bir lüks arabanın bir kamyona vurması sonucu içindekilerin ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının ortaya çıkardığı kirli ilişkiler ve olaylara halkın kendiliğinden tepki vermesiydi. Ülkede bir şeyler değişiyordu... Sabahleyin iyice temizlediği kulaklarıyla topluluğun attığı sloganları dinlerken Ber, heyecanlanmıştı. "Kahrolsun Halkın dini!..."

"Kahrolsun Gericilik!..." "Kahrolsun Halkın Kültürü!..." "Yaşasın Çağdaşlık!..." "Yaşasın Demokrasi!..." "Yaşasın özgür Düşünce!..." "Gericiliğin ayak seslerini keseceğiz!..." "Mafya, Politika, Güvenlik işbirliğine son!..." "Hukuk Ülkesiyiz; Güvenlik ülkesi olmayacağız!..." "Susma!... Sustukça sıra sana gelecek!..." "Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın!..." "Vur!... Vur!... Đnlesin!... Merkez Baba dinlesin!" "Kahrolsun Emperyalizm!... Yaşasın Bağımsızlık!..." "Kahrolsun B.D. ve onun yerli işbirlikçileri!" "....................................................................................!" Bir şeyleri yaşatmak için bir şeyleri kahretmek gerektiğinin mesajlarıydı... Ber, gösterinin katılımcı gruplarından biri olan ve yaklaşık bir yıldır üyesi olduğu “Yenilikçi Hukukçular Grubu" Genel başkanının, titrek ve ancak 1789 Büyük Fransız Đhtilalini gerçekleştirenlerden birinde oluşabilecek duygu yoğunluğunu duyumsatan sesiyle, karşısındaki topluluğa ve medya aracılığıyla tüm SodGom Ülkesi insanlarına ulaştığı bilinciyle hitap ediyordu. Cinsiyeti bayan olan genel başkanın ses düzeni erkeksi özellikteydi... Demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, içerikli anlatılar için kadın sesi uygun değil miydi?... Yoksa, sert söylem için kadın sesi yetersiz mi kalıyordu?... Haber sunucusu bir başka habere geçiş yaptı. Haftalardır gündemde olan bir toplumda infial uyandırılan olayla ilgili yeni gelişmelerden söz ediliyordu. Hemen hemen her mahallede ve köyde gerçekleşen adiyattan bir olay, her nedense gündemin ikinci maddesiydi. Etkileşimli ve etkilenmeli ve etkileyici medya ufak bir olayı dahi isterse ülkenin birinci önemli sorunu haline getirebiliyordu. Onlar yüce güçle yarışmaya çalışan önemli güçlerdendi. Onlara yakın duran güvende olur... Onlardan uzak duran, çelme takmaya çalışan ise en müthiş suçlamalarla cezalandırılır, infazı için bildik Tut-Bırakma KursEvine sahip olmasa da daha büyük

KursEvleri vardı onların. Hedeftekilere Dünyayı, zindana dönüştürebilirlerdi. Ufak bir kısmı haricinde onlar hem iddiacı, hem yargılayıcı, hem savunucu hem infazcı... Her şeydiler onlar. Yargının, ‘sav-savunma-yargı’ olarak özetlenen üç sacayağından daha çoğuna sahiptiler. Onların sacayakları sayısızdı. Onların bir kısmı, her şeydi. Gerektiği zaman bir bakkal olabilir, yurttaşa deterjan dağıtabilirlerdi. Gerektiği zaman telefoncu olurlar, cep telefonu dağıtırlardı. Oyuncakçı... Kasap... Kitapçı... Ressam... Politikacı... Çöpçatan... Güvenlikçi... gibi tüm meslekleri yerine getirebilecek kadar kabiliyetliydiler. Bu nedenle SodGom ülkesinde herkes gibi en küçük kentin en küçük köyünün en küçük mezrasındaki bakkal dahi onlardan korkardı. Onlarla dalaşan mezra bakkalı kendi hayatını da riske etmiş olurdu. Çünkü onlar; bulunduğu mezradaki insanlara gazeteyle birlikte bakkalında bulunan tüm malzemeleri hediye edebilecek ve kendisini iflas ettirebilecek kadar güçlüydüler. Onların ise iflası, ‘na’ veya başka bir dille ‘no’ mümkün-dü. Çünkü onlar vatandaşın cebinden aldıklarının bir kısmını onlara geri veriyorlardı. Tüm vatandaşların iflası ise mümkün değildi. Çokta önemli değildi. SodGom ülkesinin hazinesi sağolsundu... Bakkal ise kendi kesesi dışında bir kese taşımıyordu. O da mezrasında bulunanlara birer sakız dahi hediye ettiğinde iflasını onaylamış olacaktı... Kurban veya kurban edilmesi gereken cinsten birileri aranıyordu. Senaryo bunu emrediyordu. Ömürlerinin süresi senaryolara uyumlu davranmayla özdeşti. Yoksa başkaları kendi yerlerine geçirilebilinirdi. Başkaları da arıyordu. Kendileri veya başkası bulmuş fark etmeyecekti. Uygun kurban bulunmazsa yaratılacaktı. Gerek kalmadı. Bulunmuştu. Bir film çekimi için bile bu aksesuarları, bu tipleri en ünlü yönetmen ve takımı dahi oluşturmazdı. Mutlaka bir eksiklikleri olurdu. Modacıları dahi etkileyecek şıklıkta nostaljik biçim ve giyimde küçük bir tarikat grubunun lideri ile yeşil kurdele dışında tarikatın hiç bir değerini yansıtmayan güzel bir kız arasında cereyan etmiş öykü sunulurken Ber’in aklına gelenlerdi bunlar. Öykü sıradandı. Olağanüstü değildi.

Güzel kız KurguGirl ile tarikat lideri, dini nikah sonrası insel ilişkiye girmişlerdi. Tecavüz yoktu. Karşılıklı rıza vardı. SodGomYasası bu ilişkiyi suç olarak görmüyordu. Dini yasalar yönünden ise bırakın suç veya günah olması sevabıda vardı. Hatta toplam dörde kadar da eş alma yolu vardı. Hatta, ahlaki anlamda da bir sorun yoktu. Cinsellik güzel bir şeydi. Layıkıyla gerçekleştirilirse tarafların varolan negatif enerjilerini pozitife eden özellikteydi. Uluların fazla eşliliklerinin bir nedeni de bu olabilirdi... Belki de olmayabilirdi. Bu uzmanların konusuydu. Pozitif duygular; meleki... Negatif duygular ise şeytani duygulardı. Meleki duygular ise insanın beynini ve kalbini açan, aydınlatan etkiler sağlardı. Đki kişinin birlikte gerçekleştirdikleri birleşmeyle ortaya çıkardıkları pozitif enerji neden bazılarını rahatsız etmişti?... Rahatsız etmemişti... Ama bu olgu başka amaçlar için negatif düşünceler oluşturmaya uygundu. Değerlendirilecekti. Engel olandan küsülecekti. Televizyonun kadrolu sunucusu iştahla sorular yönlendiriyordu KurguGirl isimli kadına... Ben ilişkiden negatif duygular aldım, diyordu. KurguGirl, inkara yöneldi. Ben negatif duygular aldım, dedi. Soruyu yönlendiren neden bir çok sorular arasında ana soruyu geçiştiriyordu. ‘Madem negatifti. uzaklaşsaydın. Devam ettirmeseydin!...’ Sorsa da KurguGirl önceden yanıta kurgulanacaktı. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktu. Başı yeşil kurdelayla kaplı olanlarda bir insandı ve onlarında cinsel duyguları vardı. Kurallara uygun gerçekleşen işlem kınanıyordu. Toplumun hassas damarlarına vuruşlar yapılıyordu. Dindar insanlara karşı negatif enerji oluşması sağlanmaya çabalanıyordu. Çünkü şu an hedefte onlar vardı. Bu hedef önceleri ve bir çok kez başka hedeflere karşı kullanılmıştı. Başarıda sağlanmıştı. Ama şimdi çıkarları onların hedef olmasını istiyordu. Çıkarlarla senaryolar uyumluydu.

Televizyonda izlemekte olduğu KurguGirl’in sanki kendisiyle konuştuğu sanısına kapıldı Ber. Hayır duyduğu sesler ondan gelen içsel seslerdi. Sanki onun içine girmişti. Duyumsamalarına kulak kabarttı. "Ödemeyi çekle mi yoksa nakit mi yapacaklar?... Beni bir dizi de oynatırlarsa meşhur olurum valla... Sümüklü Mahtike beni izliyor mudur?... Peki benle kimse evlenir mi artık?... Aman para bin ayıbı örter, boşver... Peki bu yeşil kurdelayı ne zaman saçlarımdan atıp kurtulacağım. Güzelim saçlarımı görmelerini de istiyorum..." Ber, garsonun masada bitmesi nedeniyle kendine geldi. Boş bardağını alan garsona, "Bu kez doldurmanı istemiyorum..." dedi. "Bu kadar yeterli. Hesabı alayım!" Ber, hesap ve bahşiş ödedikten sonra hafif yalpalayarak, birahaneden, "gece caddesine," çıktı. Otosunu park ettiği yer çok uzakta değildi. Otoparkın girişinde bulunan görevlinin, ovuşturduğu eline verdiği bozuk para karşılığında; "Teşekkür ederim, iyi geceler!" dileği aldı.

31
Ber, Ad kenti Tut-Bırakma KursEvine doğru yola çıktı. Đki haftaya yakın süredir görememenin verdiği özlemi ve hasreti Tar’la giderecekti. Tut-Bırakma KursEvinin kapı girişinde tutuklu ve hükümlü tanıdıklarını ziyaret etme amacıyla bekleşen uzunca kuyruk can sıkıcı bir görüntüdeydi; estetik değildi... Kuyruğu aralayarak ulaştığı müracaat bölümüne avukatlık kimliğini, “Đyi günler!” dileyerek uzattı. Selamın muhatapları; dış güvenlik temsilcisi ile yargı bakanlığı temsilcisi idi. Onlardan bazılarının, selamı yanıtsız bırakmak gibi bir gelenekleri vardı. Öksürdü kibarca... Duyulmadı. Öksürdü kabaca... Bu kez duyuldu. Dikkatlerini çekebilmişti. "Buyurunuz beyefendi!" diye karşılık geldi. "Size nasıl yardımcı olabiliriz?" "Tutuklu Tar’la görüşmek istiyorum." "Adı, soyadı ve bulunduğu hücre numarası?" "Adı; Tar. Soyadı; TutukluKaldım. Hücre numarası; Tehlikeli Hücre 11..." Dış güvenlik görevlisi avukatlık kimliğini aldı. Onun yerine tutturucusu bozuk ‘Avukatlara Mahsus Ziyaretçi Kartı. Sol yakaya takınız!” yazılı kartı verdi. Ber, ‘Bunu yakama nasıl takacağım?” soru cümlesini kullanma gereksinimi duyduysa da onlardan gelecek yanıtın hoşuna gitmeyebileceği endişesiyle vazgeçti. Önüne konan kalın ciltli ziyaret defterindeki “Üzerimde cep telefonu, silah ve başkaca eşya olmadığını onaylarım,” yazılı beyanın ad soyad kısmına ‘Ber TERSYORUMDOĞ’ yazarak imzaladı. Đkinci giriş kapısına doğru ilerlemeye hak kazanmıştı. Đkinci giriş kapısının önünde dış güvenlikten iki kişi ile siması yabancı gelmeyen bir bayan avukatın tartışmasına tanık oldu. Kadın avukatın, "Kardeşim üzerimde metal bir şey yok, diyorum neden anlamak istemiyorsunuz?" şeklindeki tekrarlı anlatımı olumlu tepki almasını sağlamıyordu.

***

Geçici dış güvenlik görevlilerinden daha genç olanı, "Abla! Bize verilen emir böyle..."diyordu. "Emir kuluyuz... Güvenlik stantından altından geçtiğinizde sinyal vermemesi gerekiyor. Bayan yargı görevlisinin üzerinizi aramasına izin vermezseniz, biz de tutuklu müşterinizle görüşmenize izin vermeyeceğiz!" Koşulları açık ve net olarak ifade etmişti. Bir şeyi elde etmek için, bir şey vermek gerekiyordu. Bu genel yasa; dünyanın en bağlayıcı doğal yasalarından biriydi. Üzerinin aranmasına izin vermek, görüşme izninin alınmasının anahtarıydı. Görüşme isteminde bulunan avukattı. Bu yasayı da bildiği kabul edilmekteydi. Bu yüzden ona yasanın ayrıntılarıyla anlatılmasına gerek yoktu. Sorun; doğal yasaya uygun hareket etmeyle çözüldü. Açılan kapıdan kolaylıkla giren bayan avukattan sonra kapanan kapının tekrar açılması dileğiyle bu kez Ber bekliyordu. Ber, güvenlik stantının altından geçtiğinde “bip!” sinyali duyuldu. Genel arzu üzerine geri çıktı... Üzerindeki anahtarlığı, metal paraları kenarda bulunan masaya koydu. Tekrar denedi... Yine aynı ses duyuldu. Üzerindeki tüm metalleri çıkarmış olmasına rağmen, "Bu ses duyulduğu sürece giremezsin!" uyarısını duyumsatan 'Bip!' sesi kulaklarının tırmalayıcısıydı. Ber, "Aygıtınız bozuk olmalı," diyerek sesli düşündü. Biraz önceki bayan avukata sunulan seçenekler vardı önünde. Bedeninin, ellenmesi, dokunulması yoluyla aranmasına izin verecek veya Tar'ı görmeden geri dönecekti. Bu 'Bip' sesli makine yeni kurulmuştu. Avukatların üzerinin aranması gerektiği yazılı Düzenleyici yasa yeni çıkmıştı. Đlk uygulama bugündü ve uygulamayla ilk yüzleşenlerden biri de kendisi oluyordu. Bedenine oldum olası dişi cins dışındaki cinslerin dokunmasından rahatsızlık duyan Ber, ikilem içindeydi. Üstünü arattıracak veya geliş amacını elde edemeden geri dönecekti. Geçmişte Markız'la birlikte oturduğu kafe de Maroğlu ve arkadaşlarının saldırısı sonucu kırılan koluna platin takılı olduğunu anımsadı. Platin; metaldi ve çırılçıplak soyunsa da, kendisini ellettirse de 'Bip!' sesinin yine duyulacağını düşündü.

Ber, sol kolunun bir olayda aldığı darbe nedeniyle kırılması nedeniyle platin takılı olduğunu belirtti. Bu kez; bunu kanıtlayacak doktor raporu istenmişti. Konuyu dallandırarak ısrarcı olma, diretme; “Görevli memura, görevi esnasında karşı koyma,” suçunu oluşturacaktı... Đkinci kapının önünden ayrıldı. Birinci kapının müracaat kısmından avukatlık kimliğini aldı, ziyaretçi kartını iade etti. Otosuna bindi. Ad kenti merkezinden yarım saat süren yolu, Tar’la görüşemeden yeniden alacaktı... KursEvinin, sınırlarını açtıktan sonra cep telefonunu açtı. Acil arayanlar olabilirdi. Açmasıyla, çalınması bir oldu. Arayan; Tar’ın eşi, Tareş idi. Tar'ı ziyaret edeceğinden dün onla gerçekleşen telefon görüşmesinde söz etmişti. Ber, görüşemeyişinin olumsuz afaki nedenlerini anlattı ve ekledi; "Tar’la yakın zamanda dışarıda görüşme olanağı bulacağımıza inanıyorum. Merak etmeyin..." Tareş, moral gereksinimindeydi. "Siyasi af konusunda toplum üzerinde alt yapı hazırlığı var. Sanırım, siyasi olmayan cezalara yönelik af çıkarımı bunun ön hazırlığıydı " Ber, hala aynı noktadan soru yönlendiren Tareş'e KursEvine girememe nedeni olarak kolunda saklı platini bir kaç kez anlatmaktan yorulmuştu. Tareş'in açıklamalara karşı tepkisel sorusu, yıllar sonra bile değişmemişti. "Siz Avukat değil misiniz?... Filmlerde avukatlar dilediği an tutuklu ve hükümlülerle görüşebilir," şeklindeydi. Ber, trafikte olduğunu hatırlatıp, özür diledi. "Yenge! Bir gereksinimiz olursa ben yanınızdayım," cümlesiyle diyalogu sonlandırıp telefonu kapattı. Bir sigara yaktı. Radyo kanallarını karıştırdı. Kulağa hoş gelen bir parçada durdurdu. Bir ozan; "Mevlam, gör diye iki göz vermiş, bilmem ağlasam mı?... Ağlamasam mı?... Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı?... Çağlamasam mı?..." ezgisini yorumluyordu. Efkarlandıran, efsunkar bir ezgiydi. Ruhsal acıyla karışık haz duygu-su veriyordu genelde Ber'e... Bu duygu; bir şairin aşktan sadece verdiği acı nedeniyle zevk almasına benzer duygulardı, kederden, sıkıntıdan zevk alma duygusu... Duygu ve düşüncelerde yoğunlaşmak, zamanı yok eden, kısaltan ve geleceğe önceden yolculuk yapmak gibi bir olguydu.

Ber, Ad kenti merkezine vardığını fark etti. Dönüşü bir kaç saniyede gerçekleşmiş gibi gelmişti kendisine. Kentin ana caddesi üzerindeydi. Hızını biraz daha düşürerek trafikte seyretmeye başladı. Yaya geçidinde, trafik ışıkları sürücülere kırmızı renkte yanınca otosunu durdu... Sarı renk fazla beklemedi, yeşil renk yandı. Işıklar; tek renkte sabitlenseydi, anlamsız olacaktı. Bu durumda; trafik araçları ve yayalar bayağı zorlanacaktı. SodGom Ülkesinde, değişik renkler ancak bu gibi durumlarda serbestti. Kendisine yanan yeşil ışık ve arkasında bulunan araçların "Hadi, Sürsene Lan!" ünlemli duyumsamalar veren korna seslerinin yarattığı panik havasıyla gazladı. Ani kalkış ve ani hız trafik kurallarına aykırıydı. Bu kural insanların yararına düzenlenmiş bir kuraldı ve uyulması gerekiyordu. Ber, bu kez uymamıştı. Otomobilinin yanlarında ve arkalarında bulunan araçların motor homurtularının, korna seslerinin, dikiz aynasından gördüğü el kol hareketlerinin yarattığı negatif enerjili psikolojik baskının etkisi altına girmişti. Negatif etki; negatif tepkiyi doğurmuştu. Yolun solundan karşıya geçmek üzere olan bir yayaya çarpma olasılığı yüksekti. Korna, kar etmedi. Yaya, ilerlemesini durdurmamıştı. Fren mesafesi kısalmıştı. Hafiften frene dokundu. Sonra debriyaja basarak vitesi düşürdü. Motor, baskıya dayanamamıştı, homurdandı. Yayayla temasına bir iki metre kalmıştı. Tüm gücüyle, sonuna kadar fren pedalına yüklendi. Direksiyonu hafif sağa kıvırdı. Otomobil sola kıç attı. Otomobilin sol kaportası, doğal refleksle iki elinin ayasını uzatan yayayla tokalaştı. Yaya yıkılmıştı. Ber, zor bela durdurmuş olduğu otomobilden derhal indi. Yaya, ayağa kalkmış, ağlıyordu. Şaşkındı, korkmuştu. Gözleri kızarıktı. Ama anlık ağlamadan olamayacak derece de kızarıktı. Göz göze temasa geçtiler. Ber, üzgün olduğunu her haliyle karşısındakine gösteriyordu. "Bir yerinize bir şey oldu mu?..." diye sordu. "Yok!... Bir şeyim yok!..." Bu tür durumlarda kırılma, yaralanma olsa dahi olayın sıcaklığıyla kişi bazen bunu hemen hissedemeyebiliyordu. Ber, elleriyle yayayı yokladı. Görünürde yaralanma belirtisi yoktu.

Yaya, gözyaşı dolu gözlerini kırpmadan, başını eğmeden Ber'in gözlerine dikmiş, bakıyordu. Bu dikkatli gözlerle izlenmekten rahatsızlık duydu. "Hastaneye götürmemi ister misiniz?" diye teklifte bulundu, Ber. Yanıt alamadı. Trafiği aksatmanın anlamı yoktu. Yaya da kazayı ucuz atlatmıştı. Başlarına daha fazla insan doluşmadan, trafik görevlisi gelmeden olay yerinden ayrılmak en akıllıca davranış olacaktı. Ber, kartvizitini uzatarak, "Bir sorun olursa beklerim," dedi. Yaya, eline tutuşturulan kartvizite baktı. Ağlayan gözlerde ışıltı oluştu. Ber'in elini yakalayarak öpmek için eğildi. Ber, izin vermedi. Yaya, "Abi!... Seni biraz önce de tanır gibi olmuştum." dedi. "Tahminimde yanılmamışım. Sen!.. Avukat Ber TERSYORUMDOĞ'sun!..." Ber, dikkatli gözlerle bir kez daha yayayı incelemiş, anımsayamamıştı. "Sizi, anımsayamadım!" "Avukat abi! Tabi hatırlamazsın. Dokuz on yıl oldu..." "Adın ne senin?" "Hüs!..." "Hangi Hüs?..." "HasHüsBab'ın oğlu Hüs!... Kerbe mahallesindeki bir olaydan dolayı gasptan beraat etmiştim. Abim Has ile komşularımız Kur, Bes ceza almışlardı... " Ber'in çok iyi anımsadığı bir dosyadan söz ediyordu. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor, diye düşündü. Hüs'ün biraz önceki donukluğundan eser kalmamıştı. Aksi davranışlar göstermeye başladı. "Abi! Yalvarıyorum, beni de arabana al!... Uzaklaşalım buradan!" Ber, ikiletmedi. Hüs'ünde binmesini işaret ederek direksiyon başına geçti. Motoru çalışır vaziyette duran otosunu hareket ettirdi.

***

"Hüs! Olum sen şu ileride gözcülük edeceksin!... Anormal bir şey gördüğünde ıslık çalacaksın!... Tamam mı?" "KursEviEğitmen abi, elli sefer söyledin, anladım!... Anladım!..." "KursEviEğitmen abime ukalalık etme lan!... Saygılı ol!"

KursEviEğitmen isimli şahıs, Bes'in, Hüs'ü uyarmasından hoşnut kalmıştı. Gevrek gevrek güldü. Ağırlığını bir kez daha hissettirmek için, "Bakın! Tut-Bırakma KursEvin'de yaptığımız provaları hatırlayın!" dedi. "Panik yapmayın! Tereyağından kıl çeker gibi soygunu gerçekleştireceğiz. Acil bir durum olmazsa silahlar kullanılmayacak. Güvenlik görevlisi ile ben ilgileneceğim. Girişte orada bulunanları ben gözleyeceğim. Bes, veznede bulunanla ilgilenecek, parayı o alacak. Kur, orada bulunacak insanları bankanın ortasına toplayıp, yüzü koyun yere uzatacak. Hüs'de banka karşısında, araba bozukmuş gibi motor kaputunu açarak çevreyi gözleyecek. Yakalanan kimseyi ele vermeyecek. Sonrasını biliyorsunuz. Para beşe bölünecek iki hisse benim."

***

‘ĐstersemSoyulurum’ isimli bankanın girişinde bulunan küçük masanın arkasındaki sandalyeye kurulmuş, uzun boylu, otuz yaşlarında, yüzü parlak, üzerinde güvenliğe özel ütülü ve temiz giyimi olan genç adam, önünde bulunan gazeteye arada bakış atarken, banka ziyaretçilerini rahatsızlık vermemeye özel çaba harcayarak inceliyordu. Burada çalışmaya başladığı günden iki yılı aşkın bir süre geçmişti. Göreve ilk başladığında, izlemiş olduğu filmlerin vermiş olduğu etkilerle, bankaya her giren müşterinin soyguncu olabileceği şüphesini taşıyordu. Bakışları da çevreye bunu olduğunca yansıtıyordu. Banka müdürü tarafından bir çok kez uyarılmış, paylanmıştı. Gelenler soyguncu bile olsa bu şekilde incelememeliydi. Çünkü bankaya her türden ve her kesimden soyguncu insan da gelebilirdi. Yeter ki, bankanın izni dışında soygun gerçekleşmesindi. Aksi halde bankanın ‘ĐstersemSoyulurum’ ünvanı ayaklar altına alınmış olacaktı. Hareket kabiliyeti ve sınırları tam olarak belirlenmişti. Bunu kavraması için ayların geçmesi gerekiyordu. O aylarda geçmiş ve kısa sayılmayacak bir süredir istenilen yapıyı sunan bir görev-liydi. Kendiliğinden durumdan vazife çıkarmamalıydı. Vazife alanı, Ban-ka Düzenleme Grubu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmişti ve kendisi-de onların emri altında çalışan dar bir alanlı görevde, izlemek ve kuralları uygulamak gibi iki başlı görevi bulunan bir kişiydi. Aksine hareket, işinden olması sonucunu doğuracaktı. Gerçi aldığı aylık maaş hala asgari ücretti. Yükseltilmemişti. Kendisinin ve ailesinin

sağlık sigortası yapılmış, evdeki çocuğuyla eşine ekmek götürebiliyordu. En ucuz filtreli sigaradan içebiliyordu. Öğlen iki çeşitten oluşan tabldot yemekten yararlanabiliyordu. Đşsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede işsiz bir insana serzenişte bulunduğunda "Belanı mı istiyorsun?... Bundan iyisi can sağlığı," dedirtecek konumdaydı. Yine de bankada çalışmak asgari ücretle çalışanı yıpratıcı nitelikteydi. Binlerce adet yeşil paraların ne iş yaptığı belli olmayan insanlar tarafından siyah poşetlerle bankaya getirilmesi, bazen daha fazlasının götürülmesi karşısında eline ayda bir tutuşturulan onbir adet yeşil para kendisinde garip duygular oluşturuyordu. Bu içsel duyumsamaları Banka Düzenleme Grubu tarafından bilinmesi halinde herhalde, en azından uyarılırdı. Artık kendiside bu gurubun talimatlarıyla hareket ettiğine göre, onlar gibi düşünmeli, onlar gibi tavırlarda bulunmalıydı... Bu duyguları her duyumsadığında kendisine, "kendine gel!" diyerek uyarıda bulunuyordu. Bu uyarı oluşan veya oluşturulan vicdanını rahatlatıyordu. Midesi acıkma sinyalleri veriyordu. Öğle yemeğine az bir vakit kalmıştı. Biraz daha sabır, dedi içinden. Yirmi beş yaşlarında yüzü kırmızılaşmış birinin, "Vezne nerede?.." sorusunu yanıtladı. Soruyu soran kişiyi ilk kez görüyordu. Gördüğü yüzleri hiç unutmazdı. Fotoğraf hafızası güçlüydü. Bu kişinin, panik hali dikkatini çekmişti. Kötü birine benzemiyordu, Bildik soyguncu tipi sunmuyordu. Yinede tavırları hoşuna gitmemişti. "Aman sen de!" dedi kendi kendisine içselinde. "Yine şüphecilik hastalığın nüksetti." "Eller yukarı!" "Ne?" "Ellerini yukarıya kaldır! Yoksa mideni mermi manyağı yaparım!" Güvenlik görevlisi, elinde silah bulunduran kendi yaşıtının emrini isteksizce yerine getirdi. Bir başkasının, bankada bulunanları bir yere toplayarak yüzükoyun yere yatırdığını, elinde siyah poşet bulunan gencin veznedarı ölümle tehdit ederek, boş poşeti dolu olarak iade etmesini emrettiğini izledi. Đzleme görevini yerine getirebiliyordu. Ama; bu yeterli değildi. Banka Düzenleme Grubu, bu tür izinsiz soygunlarda silahını kullanması gerektiğini düzenlemişti. Bu kuralı uygulamaya yetkili ve görevli olan tek insan şu anda kendisiydi. Bir şeyler yapmalıydı. Sessiz kalmak, soyguna onay vermek olarak algılanabilirdi. Bu olasılıkta, eve götürdüğü ekmekten kendisi ve ailesi; içtiği sigaradan sadece kendisi olacaktı. Dört yaşındaki

YetKız isimli çocuğunun sağlık sorunları vardı. Bankanın sağlık sigortasının devam etmesi zorunluluğu vardı. Bir şeyler yapmalıydı. Zaman hızlı geçiyordu. Bir an sonra soyguncular, bankayı terk edecekti. Bir süre sonra işinden olabilirdi. En azından direk Güvenlik Merkezine bağlı masaüstünün hemen altında bulunan kırmızı renkli tehlike düğmesine basmalıydı. Sağ elini hafifçe indirdi. Karşısında bulunan soyguncunun bakışları kendisinde değildi. Düğmeye bastı. Bu yetmeyecekti. Güvenlik gelinceye kadar onları oyalamalıydı... Hatta teslim almalıydı. Bu davranışı maaşının zamlanmasını doğurabilirdi. Biraz cesaret, biraz daha para olarak kendisine geri dönecekti. Meşhur olacaktı. Filmlerdeki artistler gibi, basına ayrıntı demeçler verecekti. Belki de bankanın Ad Kenti Merkez binasına güvenlikçi olarak atanacaktı. Oranın imkanları daha iyiydi. Silah kabzasının çıtçıtını açtı. Silahını kılıfından çıkardı. Bacaklarını dirseklerinden hafif kırarak, ata biner pozisyonda, silahın kabzasını her iki eliyle tutarak, "Kıpırdama!" diye bağırdı. Bağırtı, yüksekti. Karşısında bulunan, başı vezneye dönük KursEviEğitmen tarafından duyuldu. Bağırtı yüksekti, duyulmaması imkansızdı. Veznede bulunan Bes, yere yüzü koyun yatmış olan insanlar, onları göz hapsinde tutan Kur ve Banka görevlileri tarafından da duyuldu. Ses, soyguncularda şaşkınlık ve hüzün, diğerlerinde umut duyguları oluşturmuştu. Bankanın kapı ve pencereleri kapalıydı. Hüs, bankanın karşısında motor kaputu açık arabayla uğraşıyor görüntülerindeydi. Hüs, "Kıpırdama!" bağırtısını duymamıştı. Duysa onda da hüzün oluşacaktı. Ayrıca aşırı korku ka-de-ve si olacaktı. KursEviEğitmen'in on bir yıl önce yine bir banka soygunu teşebbüsü olmuş ve yakalanmıştı. Yargı Grubunun vermiş olduğu on beş yıllık cezasını tamamıyla çekmeden, aftan yararlanarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilmişti. Tekrar yakalanıp, içeri tıkılmak istemiyordu. Televizyonda izlediği magazin programlarındaki yaşamın içine girmek istiyordu. Buradan kendisine düşecek parayla, Kont kentine gidecekti. Kırmızı şarap içerken, kırmızı tenli piliçlerle birlikte olacaktı. Yanıp sönen ışıklar altında onlar gibi kıvıracaktı. Dansözlerin sutyenlerine yeşil para tıkıştırırken, onların göğüsleriyle ellerinin temas etmesini sağlayacaktı. Bu görüntüleri kursevindeki televizyonda yayımlanan magazin programlarında bol bol seyretmişti.

Soygun konusunda tecrübesi vardı. Bu yönde bilgi ve birikimlerini Tut-Bırakma KursEvi'nde bulunan başkaca birbilen bireylerle de paylaşarak ilerletmişti. Ayrıca; Bes ile Kur'un eğitmenliğini üstlenmişti. Şimdi hareketsiz kalmak racona tersti ve eğitmenlik etiketini karalayacaktı. Bu konularda BirBilenSoy olarak çevrede nam salmıştı. Namını yürütmeliydi. On beş yaşlarındaki yeğeninin kendisini her gördüğünde gıpta ile bakarak, "Büyüdüğümde bende senin gibi olmak istiyorum," deyişini anımsadı. Yeğenini mahcup etmemeliydi. Onun kendisinden söz ederek hava attığı arkadaşlarına karşı başını eğdirmemeliydi. Onun kendisinden, deneyim ve bilgilerinden yararlanma hakkı vardı. Onu çok seviyordu. Çok zekiydi, cesurdu, ataktı, gözü pekti... Rahat yaşamın kaynağının para olduğunun farkındaydı. Parayı çok seviyordu. Onu öyle bir yetiştirecek ve öyle bir ortam sunacaktı ki; banka şubeleri yerine tüm şubelerin paralarının toplandığı banka genel merkezlerinde soygun yaptıracaktı. Bunlara tek engel karşısında duran, titrek elleriyle silahı kendisine yöneltmiş Güvenlik görevlisiydi. Engel aşılmalıydı. Engel yok edilmeliydi. KursEviEğitmen'i, elindeki silahı ateşledi. Bir yetmeyebilirdi, ikinci kez de ateşledi. Engel aşılmıştı. Acı bağırtı sesleriyle güvenlik görevlisi sırtı camlara temas edinceye kadar gerisin geriye gitmiş ve yıkılmıştı. Kurşunların ve sonra camın bedeniyle temasından kendisine zimmetli tabancası da elinden yere düşmüştü. Beyni, kendisindeydi. "Tabancayı düşürmemden dolayı uyarı cezası verirler mi?... Belkide bir maaş ödememe cezasıyla geçiştirir*lerdi..." diye düşünüyordu. Uyarıyı kendisine, öncelikle kendisi yapmalıydı. Öğreti ve düzenleme bunu gerektiriyordu. Düzenlemenin oluşturduğu benlik, "Sakarsın!... Sakarsın!... Sakarsın!... " diye içinden üç kez bağırdı. Soyguna kan karışmıştı. Siyah poşetin tam olarak dolmasını beklemeye zaman yoktu. Bes, Kur ve KursEviEğitmen bankadan koşar adım çıktılar. Hüs, silah seslerini duyduktan sonra bedensel titremelerini önlemeye çabalıyordu. Motorun kaputunu kapatmış, kontak anahtarını çevirmeye çalışıyordu. Ama marş bir türlü basmıyordu. Yolun yarısına kadar gelen arkadaşlarının çevresinin tümüyle güvenlik ekip arabalarıyla çevrildiğini gördü.

kişilik bozumunu da beraberinde getirebilirdi... çarpışma noktasını iyi ayarlamıştı. Şu ana kadar bu suç maddesini kalem kalem işlemişti. Bedende. bir yerden bir yere götürmek. Yakalanmaktansa.. Güvenlik görevlisi. Biçim ve üslup idama giden bir hükümlüye son soruyu yönlendiren bir cellat’ı çağrıştırıyordu. Hüs. Güvenliğin uyarı atışlarına hedef gözeterek karşılık verdiler. Ülke de meslek. "Son bir arzun var mı?" diye sordu. geride bırakacağı sağlık sorunları olan ve sürekli tedaviye gereksinimi olan YetKız ile ilk birlikteliklerinin sıcaklığını birbirlerine karşı hala korudukları eşi DulKadın'dı. Suçluyu gizlemek.. Yasaya göre. Kamu Görevlisi sayılırdı. bedenini için Tut-Bırakma KursEvi olacaktı. mesleğin gerektirdiği şekilde olmalıydı.. ĐstersemSoyulurum bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanı.. Ruh özgürdü ve yaşıyordu. Değişik sesli.. çalıştıramadığı arabadan çıkarak soygun mahallini hızlı adımlarla terk etmiş. Acı ağlatmıyordu onu.. Ruh. Yakalanmak istemiyordu. Yakalanabilirdi. kişilikle birleşikti. emir içerikliydi. "Ne düşünüyorsun?.. Mesleğin gerektirdiği kıyafeti giyinmek. Đkinci olasılığı gerçekleştirdiğinde kendi mesleğiyle çelişecekti. Bu soygun. Meslek. ona yardımcı olmak. kamu hizmeti yapıyordu. KursEvin'de yıllarca önce üç ay civarında kalmıştı. duyumsama. mesleğin gerektirdiği şekilde konuşmak ve hatta bakışlarda. "Kızımın tedavisini sürdürün!" Dilek. "Öleceğimi hissediyorum. güvenlik görevlisinin başında donuk izlemelerdeydi. Banka üst düzey görevliyle ilk ve son kez bu ünlemde konuşuyordu.. Kendisine uygun bir yer değildi.. Ses yumuşaktı. hesapta olmayan bir soygundu. Beden ölüydü ve gelen ambulans otopsi için onu hastaneye kaldıracaktı. Hüs'ü teslim ederek süregelen suç işlemelerini sonlandıracak. adımlarını taşıtın hızına göre ayarlamalıydı. Otopsi sonrası üzerine ölü toprağı serilecekti. *** *** Hüs'ün ayrıntılı anlatımlarını soluğunu tutarak dinlemişti. Hüs'ün saklanmak için gitmek istediği yere kadar götürecekti. Evet. kişiliği içine alır ve eritirdi. Hedefi belirsiz bir koşuydu. Denk getirmeliydi. Ad kenti merkezinden uzakta göle nazır bir tepede otomobil içinde bulunan Ber ve Hüs birbirlerine sonraki diyeceklerini kurgulamaya çalışıyorlardı.. Normal yaşamı... hiçbirini ve hiçbir şeyi duyumsamayacaktı. Eşi DulKadın sevgi boşluğuyla ne kadar süre yokluğuna dayanabilecekti. birkaç saat sonra. ya da duygularına yenilerek. ölmeyi tercih ederdi.. KursEviEğitmen'inin tabancasından çıkan kurşunlarla iki güvenlik görevlisi ağır yaralanmıştı. çarpışma istenen sertlikte gerçekleşmemişti.. düşünsel yoğunluğunu bozan Hüs'e kızgınlıkla baktı. gözlerini araladı.. görev şehidi mezarı olarak adlandıracaktı. yürek paralayıcıydı." dedi. düşünce. olumsuz anlamda bozan kim olursa .Bes. Đkilemde kalmıştı. Onu ağlatan. Yerel düzenleme raporlarında sapma meydana gelmişti. Bu görevin sorumluluklarından biri de. Kur ve KursEviEğitmen'inin teslim olmaya niyetleri yoktu.. Ama. Kur ve KursEviEğitmen'i hayalleriyle birlikte öldürülmüştü. Televizyonlarda ise. teslim edilmesini sağlamaktı." diyerek. kulak paralayıcı silah sesleri arasında gerçekleşen ölüm ve yaralanma bilançosu ertesi günkü gazetelerde yer alacaktı. suçluyu ihbar etmek. Silah sesleri yankılanıyordu hala kulaklarında Bes. Kaçması bunları yok etmiyordu. Gömülü olacağı yer. bedeni terk etti.. Kabri. sonra koşmaya başlamıştı. Güvenlik görevlilerinin tabancalarından çıkan kurşunlarla Bes. duygusaldı. yemek vermek. Bu kadar ayrıntı içeren meslek kimliğine çok büyük bir suç işleyerek aykırı davranmak. Başkan. sigara ikram etmek suçtu. Kur ve KursEviEğitmen'inin kanlar içinde düşüşünün görüntüleri gözlerinin önünde sürekli yineleniyordu. Beden.. vicdani muhasebe sağlayacak mekanizma kalmamıştı. Sağ tarafında bulunan güzergahtan bulunduğu yöne hızla yaklaşmakta olan arabayı gördü.

toplumdan soyutlanmak. suçu cezalandırmanın bir çok amacı vardı. suç işleme konusunda bilgi.. Parmak koparmak.. toplumun. kendileri aynı akıbete uğrayacaktı. Ya Bes'in. Alınan eğitim. Engellemek. Ayrıntılara girmeliydi. Güvenliğin bunda günahı yoktu. Mirasçıların da mirası ret etme hakları vardı. Soygun. suçlu insan özelliklerini tamamıyla edinmişlerdi. Toplum ve birey kendi içse-linde bu sesi benimsemese de... Son eylemlerinin cezasını. Doğal yasa bunu böyle düzenlemişti.. Çoğunlukla ellerinde bulundurdukları bu güç sayesinde kamunun. Yattıkları süre de ıslah olmamışlardı. Alacaklının ölümü halinde alacak mirasçılara geçerdi.. Soyut bir kavramdı. kesmek ise ülkede en kolay ameliyatlardan biriydi. anket formlarıyla. içeriği doldurulmamıştı. iki ağır yaralı vardı. Đşlemedikleri gasp suçundan hüküm giyen Bes ve Kur. Onların da oradaki etkilerden kaynaklanan psikolojik bozuklukları söz konusu oluyordu. sosyologları ve diğer ilgili bilim adamlarını görevlendirmemişti. bireyin nabzı tutulabiliyor. içselini rahatsız edecekti.. Karşılaştırmalar yapmalıydı... Birinden dolayı. Çağdaş Ceza hukuku ilkelerinde. Bilimsel sorumlulukları nüksedebilir.. yalnız kalmaktı. Bir isteği. Bunun yararı ne olacaktı?. Ber.. daha ileri düzeyde suç işleme eğitimiydi. Düşünselini. Bilim adamlarına bazen güven olmazdı. Çelişkileri resmileştirmek en hoşlanmadıkları sonuçlardan biriydi. Bu korkuyu yenenlerde birkaç elin parmakları kadardı. suçsuz yere aldıkları gasp cezasıyla önceden KursEvi'nde kalarak çekmişlerdi." Net bir yargı oluşturmadı. Cezasını Tut-Bırakma KursEvin'de geçirecekti. Çünkü duyurulan ses genelin sesi olarak lanse ediliyordu bir kısmı medya tarafından. Bes ve Kur kamu vicdanından alacaklı konumundaydı. SodGom yurttaşının en büyük korkusu.. Ama bir ölü. Sus!. öldürülmeleriydi. ‘teşebbüs aşamasında’ kalmıştı. SodGom Ülkesi Düzenleme Grupları bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kamunun yani devlet ile birey ve bireylerden oluşan toplumun asgaride birleşen isteklerinin ne olduğu konusunda psikologları. öfke oklarını kendisine çekerdi.. Cezalandırmanın amaçlarından biri olan. "Hiç konuşma!. Kuvvetle muhtemel olan mirasçıların bu mirası reddetme iradesinde bulunacaklarıydı. Islah olan çok az insan çıkabiliyordu. Onların bulgularıyla kendi raporları arasında çelişki doğabilirdi. Eylem gerçekleşmeden önce güvenliksel ve hukuksal sezgilerle onların cezaları kesilmişti. KursEvlerine giren ıslah olacağına. koşulsuz serbest bıraktı. birkaç kişi ile yapılan görüşmeler-den kendilerinin de hoşlarına gidecek olanlar. cezalarını çektikleri Tut-Bırakma KursEvlerinde terbiye etme. Cezalarından biri fazlaydı. önceki ise gerçekte yürürlükteki yasaya göre suç teşkil edecek eylemlerden değildi. Hukuk eğitimiyle ve mesleğini sürdürürken elde ettiği ceza hukuku genel prensiplerini irdeliyordu şimdi. Kaldı ki... Kamu vicdanı kavramını algılamaya çalıştı. Ses getiremeden. suç işleyen kişileri veya suç işleyebilecek kişileri bu anlamda korkutarak suç işlemeden caydırma. Hüs. toplumla zıtlaşmak. Öldürmeselerdi. "Düşünüyorum. Toplumun çok az bölümünü teşkil eden gece magazin grubuyla ." dedi. son suç ölümle cezalandırılmıştı. En azından gasp eyleminden yirmi sene ceza alabilirdi. yerine getirmek için istekte bulunanın isteğinin ne olduğunu öğrenmek gerekiyordu. Bes ve Kur. Şu anda ölü olan üç ortağı da KursEvi'nde uzun yıllar kalmışlardı. sesleri kısılmıştı. Birkaç KursEvi ziyaretlerinde onlarla yapmış olduğu görüşmelerde haksız yere aldıkları cezanın verdiği kin ve nefreti taşıdıklarını kendisine hissettirmişlerdi. Cezalarının bitmesine çok az kala siyasi olmayan aftan yararlanarak bırakılmışlardı. Kendiyle bu tartışması üst düzey tartışmalara kendisini yönlendiriyordu. intikam ve kini önleme. Ber'de bu anlamda bakmıştı kendisine. Kur'un psikolojileri. kamu vicdanının sesi olan medya araçları vardı.olsun... gerçekte işlemedikleri bir suçtan aldıkları ceza nedeniyle kaldıkları KursEvi'nde bu kez gerçekten suç işleme eğitimini almış. diğerleriyle organize bir şekilde soygun eylemine karışmış. aralarında. yan kolları olan bazı görev-lilerce bu iletişim araçlarıyla yansıtılıyordu.. kamu vicdanını rahat ettirme... toplumsal barışı sağlama. bu kez gerçekten gasp eylemini gerçekleştirmişlerdi. Daha fazlası lazımdı. ses çıkaramazdı. Anımsadığı kadarıyla bunlar. sapma meydana getirebilirlerdi. SodGom ülkesinin tarihinde garipliklerden biri daha gerçekleşmişti sanki. Đkinci ceza. ıslah etme ve topluma kazandırma. izleyici olarak görev almıştı. korkunun gözlerini taşımıyorlardı. deneyim ve yetilerini birbirleriyle paylaşarak daha keskinleşiyorlardı. indirim nedeni sayılabilecek. "Abi! Çıktığımızda ses getireceğiz." diyorlardı.

. Sert bir sesle.. Irk dil.... "Seni adalete teslim edeceğim. adalet kavramını duyunca ağlamaya başladı. bir eylemdi. sermayedar. Olayı parçalar ve sadece 'gaspa eksik teşebbüsten ceza alması. "Dışarı çıkalım!" dedi.... yerliler. RigtKol gibiler bu aykırılıkları giderebilecekler miydi?. gelişen olaylar insanları bir şekilde eğitiyordu. Başkaları yapıyor.. Hüs'ün yüzüne sıçramıştı. anlamı dimdikti.bütünleşemeden.. Acılar. Engellenen Hüs. Yargı grubuna. cümleler yetersiz ve yıkıkken. sivil kıyafetliler. Suça konu olan özellikler taşıyan bir eylemdi.. yargı grubu üyeleri. gruptan gruba. Birilerinin. onlara kendilerini.... Kaldı ki Hüs'ün silik ve korkak kişiliği bu suçu işlemeye de müsait değildi. konuşan Hüs mü?. kişiden kişiye değişen ayırımlı eşitsizlik." dedi. Haddime mi düşmüş. kızılderililer. Hüs'ün avukatlığını da üstlenirdi. "Hayır abi!. Çağdaş Ceza Hukuku genel prensiplerine aykırılık teşkil ediyordu.. yasaların eşit uygulanması yönünde cezalar yeniden düzenlenmeli ve ceza Yasasında yerini almalıydı. elini öpmeye yeltendi. Ekmek parası için çalışan bir güvenlik görevlisi öldürülmüştü. yabancılar. Gerinecekti. Bağırtısından ağzından çıkan birkaç tükrük damlası.. bilinen demir silahlarla işlemesi yanında.. "Ber. devlet avukatları. Kur. Kelimeler.. Bunda Hüs'ün kabahatinin olmadığı anlaşılıyordu. LeftKol. x görevliler. yeğenler. param yok. bu kez zorla sarıldı Ber'e. kimseyi öldürmüyorlar. resmi kıyafetliler. Oturmaktan yorulan bedenini açacaktı. politikacı. Ber. Yanlış yapıyorsun!" Ber. Hüs.. Đkinciler için en fazla 31 gün ile 62 gün arasında cezalandırın diyen yasa maddesi. dansözler. gözümün önünden kaybol!" Talimatı alan Hüs. Hüs. Kur'un geçmişini acaba Hüs yaşar mıydı?.. bunda yargı grubu üyelerinin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Soygun. "Beni tehdit mi ediyorsun?..." Bu da bir tehditti ve tüm tehdit seçeneklerinden en güçlüsüydü... medya temsilcisi.. on beş yaşında yüzleştiği. "Teslim olmayacağım!. Bu sorusunu olumlayabilecek veriler elinde yoktu Ber'in. Yanıtladı onu.. Ber. birileri. Belki de ceza hukukunun genel cezalandırma amacına yönelik yararları onda gerçekten uygulama alanı bulabilirdi. SağKol." diye sordu. bir daha geri gelmemek üzere soyutlanmışlardı. Aksi halde. dercesine başını ona yönlendirdi. Birliktelikleri süresince arada akan gözyaşı damlasının sonuncusu Ber’in boynuna akmıştı.. birşey olmuyor.. mezhep. her kim olursa olsun her ne şekilde olursa olsun suç işleyenlere karşı. Bes ve diğer şahıs onlar gibi soygun yapabilme imkanı elde etmiş olsaydı bu yolu tercih etmeyeceklerdi. delici veya ateşli olmayan silahlarla aynı sonucu alabiliyorlardı. emekçi. "Kendimi öldürürüm!.. Abi! Bana yirmi yıldan az vermezler!. buz gibi bir ses tonuyla aldığı yanıttan korkmuştu. "Başkalarına tabi birşey olmaz çünkü onlar soygunda silah kullanmıyorlar." Hüs. Beni kim kurtaracak?. Konuşan Hüs'tü..’ sağlanabilirdi. Bu ekonomik alanda suç işleme eşitsizliğini de beraberinde getiriyordu. Olayda ölüm de vardı. Onlar. işsiz. sanki. Bu da. Suç ve cezada." özet cümlelerdi bunlar. Bes'in. Bakalım. Sivil ve gayrı sivil mafya üyeleri.. kendilerini onlara kazandıramadan. meslek. "Abi! Benim çevrem. Görevini yapmaya çalışan iki güvenlik görevlisi yaralanmıştı.... Temiz havayı içine daha iyi çekebilecekti. *** . din. ajan. "Fikrimi değiştirmeden. Ülke de suç işleme anlamında fırsat eşitliği de yoktu. irdelemediği daha bir çok SodGom Ülkesi ceza hukuku genel prensipleri olduğunu bilmeden anımsatmıştı kendisine. bu düşüncesini belli ederek onu daha fazla cesaretlendirmemeliydi. Hüs'e çevirerek. adalet kavramını gerçek kamuoyu vicdanında tartışılır hale getirmişti... Bir taraftan da Hüs'ü dinliyordu. bulundukları tepeden karşı tepenin ufkuna gözlerini dikti. bürokrat. kursevine sigara getirenim bile olmaz. sadece varolan ve düzenlenmiş yasalara göre karar vermekle yükümlüydüler. isteği yerine getirdi. Ber. "Hüs!" diye seslendi. Eliyle yüzünü silen Hüs. Başını.. ellerinde tuttukları güçle somutlaşan ve kesici. az önce ve senelerce önce tanıdığı Hüs değildi. diye buyuruyordu bazen... birinciler için ölüm cezasından daha yüksek ceza verin.." Hüs.

. bilmediği ve tanımadığı yerlerde bulunan yüzbinlerce kişininde aynı duyguları taşıdıklarının bilinciyle almıştı.. Maşçet.. Üçgen oluşturuldu. Toplumsal tepki güzeldi.. beş saniye boyunca ise ışıkların yakıp-söndürülmesi şeklinde gerçekleşiyordu. her akşam saat 20. bireylerin. Ber’in yabancısı olmadığı bir eylem türüydü. Toplumun. ilk kez medya'yı bu kadar iştahla. Aykırı davranan.00 de ev ve işyeri ışıklarının beş dakika kapalı tutulması. Ber. ‘Yak söndür. gökyüzü çöplüğüne göndermenin verdiği rehavet içindeydiler. Sanırım. arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet. Bir mafyanın. Kirlenmeler temizlenmeliydi. Toplumun potansiyel enerjisi buna karar vermişti. sivil bir örgütün geliştirdiği bir eylem olması nedeniyle sivil damgalıydı.. Tüm medya araçlarında aylardır sunulan ilk haber buydu. despotizme. Medya üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyordu.. kurumların bir çoğu.. sevgiyle ve güven duyarak takip ediyordu... "Merhaba Ber!" "Merhaba Med!" "Kaç gündür görüşemedik. Bu nedenle bir odanın düğmesi yalama dahi olmuştu. Yumuşak ve okşayıcıydı. daha sonra altsal tepkiler doğurmuştu. Beyninde hafif elektriklenmeler hissetti. Bu süre içinde. Bu davranış. mafya destekçisi damgasını yiyecekti. düzenbazlıklar.. insan hakları. bir politikacıyla bir güvenlikçiyle işi ne olabilirdi?. medya araçlarının. toplumun ve bireyin gücünü ortaya çıkaran bir arenaya dönüşmüştü. söndür olayını gerçekleştirmekten hoşlanırdı. yanlışa... Yolsuzluklar. Eylem on birinci akşamındaydı. küp çiziminden daha kolaydı. bilineni. soygunlar ve talanlar sona erdirilmeliydi... dolandırıcılığa. Trafik kazası. ağlarını özenle örüyordu. yerindeydi. medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın.. partililerin. tekrar bildirmiş olurum. Üçgenin üst ucunda mafya. Karanlık çağa geri dönüş olasılığı tamamıyla ortadan kalkmalıydı. Rapor pratik hazırlanmıştı. Demokrasi. temiz ve mafyasız toplum istiyordu. etkin ve risksiz bir darbeyi gerçekleştiriyorlardı.. Bu nedenle yapılan eyleme "Beş dakika karanlık ve ikibuçuk saniye aydınlık.." "Bunları anlatırsam. ĐçDışGüv. kusura kalma. partilerin.32 TerKazMaf isimli politikacının. Şeffaflaşma süreci başlamalıydı. Ber. bu. Toplumu kendi istek ve arzusuna göre yönlendirenlere büyük bir irade gösterimi vardı." adı verilmişti." . uzandığı kanepede bunu gram gram özümsüyordu. diğer ucunda ise güvenlik bulunuyordu. Katılım yüksekti. yönlendirmeye. El kaldırılmadan anında çizilebilirdi. Çocukluğunda lamba düğmesini yak. Ortam. insanca yaşam ve özgürlük istiyorlardı. insanın ve insanlığın geleceğini isteklerine göre tayin edenlere ve tüm kötülüklere karşı oluşmuş negatifsel enerji boşalımı sağlıyordu." "Bu senin yorumun. içsel öfkelerini dışavurumla. Med'in kendisiyle bağlantıya geçeceğinin ön sinyalleriydi. uygun zemindeydi. Onlara karşı simgesel. SodGom Ülkesinde aniden oluşan sivil ve kamusal özellikli örgütlerin bir çoğunun toplumsal tepkili eylemlerini sundukları bir döneme rast gelerek bu eylemlere yeni bir enerji ve kan vermişti. Ber’di.Bu bir sivil darbeydi ve SodGom ülkesi bu Açıklama [p1]: bir ilki yaşıyordu. Negatif boşalım enerjisinin yeryüzünü terk ederek gökyüzüne yükseldiğini bir kez daha duyumsamıştı. Üçgenin çizimi. Her düğme indirip kaldırma olayı nerdeyse bu enerjinin boşalımı nedeniyle açığa çıkan orgazmı yaşatıyordu kendisinde. MedMaf haberciydi." "Aynı tarzda ukalaca konuşmalar. Rapor bunun yanıtını önceden vermişti. Arada birbirine muhalif haber ve yorumlarda bulunan medya araçlarının tümü bu kez tek seslilikteydi. Ülkede süregelen yanlışlara karşılık toplumun anlamda tepkilerini bir şekilde göstermesi için otuz üç gün boyunca sürecekti. SilUyMar isimli şahısların görevleri belliydi. söndür yak. Bu akşam on birinci hazzı. Diğerlerinin birlikteliği ise toplumda infial yaratmıştı... Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümüyle sonuçlanan Trafik kazası SodGom Ülkesinde üstsel. Simgesel eylem. alt uçlarının birinde politikacı... Sodgom Ülkesinin tüm kentlerinde olduğu gibi Ad-Kentinde de bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenen bu eylemi gerçekleştiren bireylerden biri de.’ davranışı nedeniyle annesinden çok bağırtı işitmişti.. Bu eylem. Ne yaptın bu arada. sivil toplum örgütlerinin. Bireyler. Yaşamsal kader. Her kesimden insanla oturup kalkması normaldi.

Rapor gerektiğinde susmayı. Teşekkür ederim." "Sana gündem de olan ve benim de benimsediğim bir sloganla karşılık vereceğim.. Orta yaşlarda oldukları anlaşılan biri bayan. Sözü Deson aldı... Ruh cevheri” inişli. Med." diyerek Ber’e tanıttı. Ben ve Neson ise aynı kanıda değiliz." "Bazı eylemlerin kaynağını keşfedecek kadar yeti kazandığını sanıyordum.. tekrarı çok olanlardan. konumlarla farklı ortamlarda yeniden var edilen “beyin." "Bu da ne demek oluyor?. "Teveccühünüz. Bayan Neson. takip etmesini işaret ediyordu.. Đnsanlığın tarihi. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor. Önemli konulara geçilecek... değişimlere uğratarak bazen de törpülettirerek yenilemektedir.. toplumsal tepki arzuladığı anlarda bireyleri etkilemede kullandığı bir slogan. Bunlardan birçoğunun tarihsel izleri kalmamıştır. Azınlıkta olanlar ise.. değişik cinsiyetlerle.. etkisel yoğunluk kötü olan grupta. Đyi ruh cevherine dönüşebiliyor. Bu durum. Med.. Bu kavram bazı bilim adamlarının belirttiği biyolojik anlamdaki ‘evrim’ kuramını çağrıştırmasın sende. Karşılarında bulunan koltuğa. "Ziyaretçilerin fazla zamanları yok.." "Bunun anlamı. "Bayan Neson ile Bay Deson... yeni bir doğuşa başlangıçtır. şeklinde yenilenen gelgit döngülerinde sayısını bizim de bilmediğimiz yenilemelerle önceki iyi veya kötü cevher özelliğini kaybetmeden ve aksine daha da ilerleterek .. gözlerinin loş ışıklı karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi. Kötü ruh veya iyi ruh cevheri taşıyıcısı öldüğünde."Yak söndür. diğeri bay iki kişiyi oturdukları koltuklarından kendisini izlerken gördü.’ Ölüm hiçlik ve yokluk değildir. Kötü ve iyi ruh cevheri doğum-ölüm-doğuş. içselini açtı.. onların buyur etmesiyle oturdu. bu yapınla seni ikna etmekte zorlanacağım galiba. Değil mi Bay Deson?" dedi Bayan Neson.'‘Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek!' " "Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek! sloganı güzel ve benim de benimsediğim bir slogan olmasına rağmen. nedense hazır olmadığın düşüncesiyle bazı önemli iletileri sana sunmamıştı." "Memnun oldum.. Neyse bu konuyu kapatalım. kötü ruh cevheri.... Loş ışıklı bir odaya girdi.." Ber. sizi gıyabınızda tanımamıza rağmen Med’in anlatımlarından dolayı size karşı pozitif duygular beslemekteyiz... oturanları. konuya derhal girelim. "Zaten Med beni hep küçümsüyor. Đz Bırakanlar grubunda. Merak doluydu. bayan Deson!." Ber. yetişme tarzı. Gözlerini yumdu. Seninle ilk ve son kez bu şekilde diyalog kurmuş olacaklar. çıkışlı evrimini bireylerde ve bireylerden oluşan topluluklarda sürekli geliştirerek.. lütfen onların yanında saygısız hareketlerde bulunma!" "Okeydir... "Đnsanlar doğar. Birkaç dakikada transa geçebilmişti. duyumsal evrimden söz ediyorum. bu tür seanslarda nasıl davranması gerektiğini bir yemek yeme kadar iyi öğrenmişti.. bireylerin bu sürecine milyonlarca kez tanıklık yapmıştır ve yapmaktadır. Tabi ki kabul edersen.. Đnsanların varoluş amacı ‘evrim’dir.." diyerek selamladı..." "Neden olmasın. Beni yanılttın. benim çevrem-den ve benim yetilerimden fazlasını taşıyan iki kişi ile tanıştıracağım. Birçok kez değişik kabuklarla.. kötü veya iyi izler bırakarak halen yaşıyormuşçasına etkilerini devam ettirmektedirler.. edindiği yeni izlenimler. "Onaylıyorum Bayan Neson ve bence tanışma faslını kapatıp... düşünce. ‘Evrimini Tamamlayamamış Ruhlar” diyoruz." "Yalnız bir koşulum var. Her ölüm. büyür ve ölür.. Ben ‘Ruhsal.. "Med’in de yardımlarıyla ne kadar yol aldığınızı biliyoruz. Biz bu tür ruhlara. Bu konuda hiç ters duyumsamalar yaşamadın mı?" "Güzel ve rahatlatıcı duyumsamalardayım.. Birey ve toplum bu eylemi. Med’le buluştu. Đyi ruh cevheri kötü ruh cevherine. düşünsel.. "Bizler. figüran rolünü oynadığını fark edemeden kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini sanır. Med. Sana bir müjdem var. söndür yak. Med’in peşisıra.. Ber."diyecekti ki. memnun olurum. ortamlarla önceki yapısının tersi değişim gösterebiliyor. ama Düzenleme grubu. Saniyelerin bile boşa harcanmamasını tavsiye ediyorum. gerektiği anlarda kullandırılmayan. Med’in ‘saygısızlık yapma!" uyarısını anımsayınca vazgeçti. gerektiğinde konuşmayı ve tepki göstermeyi düzenler.... Ber." dedi. önemli bir anın heyecan dolu gerginliğindeydi şimdi.." Ber. beyinsel... yeniden dünya’ ya gelen cevheri... eyleminde de bulunuyorsun. Hep geleceğe bıraktı. Seni. duyular içerikli.

."diye Neson’a teklif getirdi. Ayrıca aşırı sapma boşluğu. Bu gelişimleri az çok sağlayan bireylerin." Deson.. onlara karşı mücadeleyi kıyasıya savaş haline getirdiler." Deson'un anlatısının devamını getirmesini. Kötü gücün egemen olduğu. Söyler misiniz tarihin akışı içinde çok az süren dönemler hariç fizik ve fizik ötesi alemlerde egemenliğini sürdüren kötü ruh grubu nasıl ve ne şekilde alt edilebilinir. Uygulayıcı grupları ile bunların üst merkezini benzerlerinin tümü fizik ötesi dünyada da mevcuttur. Aşırı kaos. Tabi ki bu benim varsayımım.... her iki aleminde birbirine direk veya dolaylı yansımaları. "Ben bu aşırı sapma sonucu oluşacak kaos ortamının iyi ruhlara yararlı olabileceğine tamamen katılmıyorum. karayı ak gösterecek kadar kıvrak zekalı. En azından Kötü Ruhlara ait Düzenleme Raporlarını önceden sezerek. beni bağışlayın. Bunu bir kenara bırakarak ve anlatılarınızı bir an gerçek kabul ederek sormak istiyorum. "Đstersen sen devam et.. Bunun sonucunda Düzenleme raporlarını yeniden gözden geçirme. daha aşırı kötü düzen-leme raporlarının insanlık aleyhine hazırlanmasını sağlayabilir. en azından düzenlerini bozacak yani ‘Sapmalar’ meydana getirerek. Fiziksel dünyanın iyi ruhlarından çok fazla bir şey beklemek hayal değil mi?. sezgilerini. doğru bilgiler edinebilmeleri.. bu dünyada güçsüz iyi insanların-dan diğer deyimle. genelde kötü ruhlar grubu olmuştur şimdiye kadar. "Bunlar güzel tartışmalar. Fiziksel dünya’da olduğu gibi Fizik ötesi dünyada da bu savaşımda kazanım elde eden." "Sözünüzü kesmek istemezdim. Bu niteliğe ulaşmış evrimini tamamlamış iyi ruhlar ve kötü ruhlar edindikleri tüm yetilerini bu kez bulundukları fizik ötesi dünyada insanları kendi yandaşları olmaları yönünde etkilemeye çalışarak ezeli mücadelelerini devam ettirmektedirler." dedi. elde ettiklerini kendi aralarında iletisel yolla paylaşımlarıyla aydınlanma evresini tamamlayarak . boşlukların doldurulması için acilen hazırlanacak raporların birbiriyle çelişkili olacakları nedeniyle Uygulama.... Dünyanın geçmişi ve günümüzde yaşananlar da bu kötülerin zaferini kanıtlamaktadır... Fiziksel dünyada olduğu gibi.. iyi ruhların grupları dolduracak. bu asır da dizginleri ellerine alabileceklerine inanıyorlar. akı. Kanımca konuyu çok dallandırıyorsun. anlatıları özümsemekte zorluk çekebilir. Denetleyici. Đlk kez bu kadar suskun kalan Med.. "Rica ederim. birbirlerinden ayrık yeni görüşler sunmalarını ve sonuç olarak bütünlüklerinin bozulması sağlayacaktır. fiziksel dünyanın iyi ruhların da bazılarının bozumunu sağlayabilir.. bazen melek bazen şeytan görünebilecek derecede bukalemun özelliğinde olan kötülerin çöze-medikleri sorunları. Sanırım.. Bu. burada araya girerek yeniden sözü aldı. Deson bu uyarıyı mimiksel hareketlerle olumlayarak. teklifi reddetmediğini. Kanımca. yeniden düzenleme uğraşına girecekler ve bu sapmalar dolayısıyla boşluklar sürekli yinelendiğinde iyi ruhların bu boşlukları doldurma ve yararlanma şansı olabilecektir. Đzleyici. söze girdi." dedi Ber. Ama takıldığım noktalar çözülmeden devam edilirse korkarım anlatılarınızı kavramakta bayağı zorluk çekeceğim. Ber. önce yanlış bilgi bombardımanlarından kurtulmaları."” dedi... etkileşimleri olmaktadır... Bu asırda fizik ötesi dünyanın iyi ruhları ile Fiziksel dünyanın iyi ruhları elele vererek.. ama biraz gerçekçi olalım. anlatılarınıza inanıp inanmadığımı sizler de Med gibi algılıyorsunuzdur.. kaos yaşamaya başlayacaklardır. engelleyemedikleri sapmaları gerektiğinde aşırı şiddet de kullanarak bir şekilde yararlarına kullanmaları sürekli kullandıkları bir döngüdür.. iç düşmanlıkları nedeniyle bazılarının desteği de sağlanarak olan boşluğu.?. Bireysel ve toplumsal psikoloji nabzını elinde tutan ve bu konuda her türlü ikna gücünü ellerinde bulun-duran. Neson. o alemde de egemenlik hala kötü ruh grubunda.." "Kötü Ruh egemenliğinde. Denetleme ile Đzleyici Grupları kendi içlerinde ve birbirlerine karşı. Kanımızca bunun sonucunda iyi ruhların fazla efor sarf etmesine gerek kalmadan kötü yapı kendi kendisini bozacak. algılama yetilerini geliştirmeleri sağlanmalıdır. insanlığa zararlı olan öğelerde bu düzenlemeleri boşa çıkarmak. yansımasını Düzenleme raporların da gösterecektir. konuşmaya başlamakla ifade etti. kargaşa.belirli bir aşamaya gelmiş ruhlara da ‘Evrimini Tamamlamış Ruhlar” diyoruz. Zaten.. "Med’in bir ara sana sözünü ettiği Düzenleyici. Bu sapmaların sürekli tekrarlanması halinde kötü Ruh Grup üyeleri birbiriyle çelişkiye düşecek. Sürekli düzenleme raporlarının değiştirilmesi. Đyi Ruhların yapabileceği çok şey var aslında. kara. buyurun!" "Sizler bu varsayımlarınızı ispatlayıcı hiç bir kanıt sunamıyorsunuz... Neson engelledi "Deson!.

"Yıllardır bana yönelttiğin bir soru vardı. "Yaşın kaç?.. Muhabbeti sulandırmaya çalışıyordu." Deson. yaşadığı anın toplamıydı. Evli misin?. kulakları sadece soluma seslerinden başka bir şey duyamaz olmuştu.... .. Med ile Ber'in konuyu kişiselleştirerek.." diye yanıtladı Med..." Ber... Ama şu kadarını söyleyeyim.. dururdun. Ayrıca iyi ruhların. "Çok az zamanımız kaldı Ber!" "Takdir sizin efendim!" diyerek centilmence karşılık verdi. Onların ise kullanması buna engel değil. topluluk ve insanla ortak hareket edecek.." "Ben hazırım!" *** Ber. Fazla zamanları kalmamıştı. Bir süre sonra." "Bunun yanıtını biraz sonra alacaksın. "Birlikteliğimizi sonlandırmadan çoğunluğun ulaşamayacağı bazı duyumsamalar yaşatacağız sana. Beynine gelen gündelik düşünceleri savdı. Kahvaltı hazırlarken yaralanan parmağının acısı da yoktu. Fiziksel dünya insanları.. Hatta bazen bu enerjiyi kendi enerjilerine dönüştürerek güçlerine güç katmaktadırlar.. Yeter ki panik yapma! Daha önceki seanslarla ilgili uyarılarımı anımsa." Deson.. soru yönlendirmekten kendisini alamadı. "Ayrıntılı yanıt vermek gerekiyor. siyasi.. Kapalı tuttuğu gözleri karanlığı görüyordu.." "Bu merakım hala sıcaklığını koruyor. yaşanmakta olanlardan ve olacaklardan verdiğim haberleri nasıl edindiğimi sürekli merak eder. tek bir bireyin geleceğini düzenlemede bile o şahsın görüş ve düşüncesi önemli olacak.. Hiçbir şey düşünmeden karanlığa bakıyordu. Yani genel düzenleme raporu hazırlamada ilgili olan kişi... derin nefes alıp vermeye başladı. Fiziksel dünyada bilerek veya bilmeyerek onlara alet olan iyi ruhları da katarsak. Neson yanıtladı. insanları beyinsel ve ruhsal etkilemesi için salgıladıkları pozitif enerjileri daha hedefine ulaştıramadan. Vücudunu hissetmiyordu... "Đnterneti sen o amaçla kullanıyor olabilirsin. Uykuyla uyanıklık arasındaydı.. "Bu nasıl gerçekleşecek peki?.... Sanal seks yapalım muhabbetleriyle mi?. interneti sözünü ettiğiniz gruplar da kendi yararlarına kullanabilir. fizik ötesi alemden gelen mesajlar olduklarını bilemeyeceklerinden korkup net bağlantılarını koparmayacak. "Her iki alemde hemen hemen tüm iletişim ağlarının çoğu Kötü Ruhların elinde. iradesini yok edici olmadıkça geniş özgürlük alanı sağlanacak her yönden ve her anlamda." "Nasıl?. Başkalarına zarar verici.... gözlerini yumdu.. motor gürültüleri duyuluyordu.... kolundaki saate baktı. bir müdahalede daha bulundu. iradesi yok etmiş sayılmayacak mı?" Sorunun muhatabı Deson iken. Bir yere davetliyiz. Tatlı birlikte hazırlanacak ve birlikte yenecektir.. Derin sessizlik ve karanlık. kurum." dedi... Ber. "Bu asırda fizik ötesi dünyada bulunan ‘Evrimini Tamamlamış Đyi Ruhlar’ en çok netsel iletişime güveniyorlar.. Med. "Sözünü ettiğiniz fiziksel dünya ve ötesi dünyada bulunan iyi ruhların egemenliği elde ettiğini düşünelim. Netsel iletişimde kullanılan kablolar ve uydusal bağlantılar da bu risk çok fazla gerçekleşmeyecektir... Olmuşlardan. " Ber. Bekar mısın?.." "Bu gece belirttiğin sıcaklık birazda olsa soğutulacak. saygısızca saçmalıyordu." Med'in korktuğu başına gelmişti. psikolojik ve bir çok yönden yetersizlik söz konusu. Bu nedenle ilk etapta kullanılabilecek uygun aracın internet ortamı olması sizce de mantıklı değil mi?." Ber. e-mail haber grubu üyeliklerini iptal etmeye-ceklerdir." Ber'in kuşku dolu bakışlarını görünce açıklama gereği duydu. tebessüm eden güzel yüzüyle.. "Med haklı. Savaş biraz daha eşit koşullarda internette devam edecek. internette devam edecek ve zafer iyilerin olacak. Soluk sesleri de gelmiyordu. kötü ruhlar negatif enerjileriyle yok etmekte.. Ekonomik. heyecan dolu bir ses tonuyla. Ama farklı anlamda kullanmaya başlayanlar da var. Bunun için zamanımız kısıtlı. Aykırı hareket etme!. gülme isteğini zorlukla frenleyerek. bu kaleleri ele geçirmek şimdilik neredeyse olanaksız." dedi..açığa çıkaracakları pozitif enerji ile kötü ruhların yaydığı negatif enerji akımlarına karşı koymaları sağlanabilecektir.. korna sesleri. "Ne gibi?. Bu durumda bile bireyin ve toplumun kendi geleceğini tayin etme ve belirleme özgürlüğü. Dışarıdan çocukların bağırtıları." "Đnternet sayesinde. karşılıklı tartışmaya başlayacaklarını sezinlemişti. Savaş. "diye sordu. "Ayrıca. Ber.. hukuki. Diğer araçları pek kullanamayan iyi ruh grup ve bireyleri en azından interneti kullanabilme olanağına sahip.

Neyse bunları irdelemek için uygun zaman değildi. engeli aştı. Yaydan çıkan ok gibi gerisin geriye savruldu aniden......." ".." ".. Birçok ses. Med’in sesini duydu. Bu fısıltılar hayali duyumlar mıydı? Bu kadar yolculuktan sonra bir şey elde edemeden gerçek yaşama dönmek istemiyordu. Bir an elini uzattı..... korkma.manyetik kalkanları sağlamlaştırın..... yakınlaşma bazı kelimeleri daha anlaşılır kılıyordu..rapor.....Karanlıkta süzüldüğünü duyumsuyordu... kendisini ileriye yönlendirdi.. net ve anlamlıydı.engeller koyun. sonra vazgeçti.. ..." Bir güç hissetti. Bir nehrin akış yönünün tersine kulaç atan biri gibiydi şimdi. Tüm duyuları esnedikçe esnedi." ". Pasif konuma geçin...." "...raporsuz çıkış yapın..." ". Yoğunlaştırdı... Savrulmadan önce bulunduğu noktaya süratle vardı ve kendisini bir nevi o noktaya yapıştırdı. Arada kesik kesik duyulan bu fısıltıların kaynağına ulaşmaya çalıştı.. Tünel şeklini aldı. vakit yok. Tüm enerjisini odaklaştırdı.. Doğru yolda ilerlediği kanısı oluştu kendisinde..tüm iletişimleri koparın. Nesneler. Ber bunun rüya olmadığını. Toparlandı." ". yerini seri dönüşlere bıraktı. Evet. Bu arada onların üzerinde belirli bir rotada geniş daireler oluşturacak şekilde usulca dönüp duruyordu. Bir süre sonra usulca gidiş dönüşler..... Tüm dikkatini..başarısızlık." "..... Fısıltıya benzer bir ses duydu sanki.. Med’in “. Sözcüklerin bazıları Med’in anlatımında geçen bazı kavramları anımsatıyordu... reklamlar.. Bir Hortumun çekim alanındaki eşya gibiydi şimdi. yukarıya. Büyük bir iştahla hızını arttırdı. Seyir hızı.... hiçbir şey duymuyor ve görmüyordu.uygulayıcı merkezi... Hızlanma nedeniyle midesi bulandı. Bunların aralarına seri geçişler yapmaya başladı..... Fısıltılar anlaşılır seslere dönüştü: ". Rengini kaybetmeden alevsel dalgalı görünümler aldı kızıllık. ne de kadın kalmıştı. Bu fısıltılar.. Fısıltılı diyaloglar bu kez kesintisiz.. Sütunlar birbiriyle birleşti... yanlara. Bir şeyler engelliyordu ken-disini. Yeryüzünü bir baştan bir başa dolaşıyormuş gibi bir his doğdu içinde.. Süzülürcesine ve gittikçe artan hızla ilerliyordu oluşan yarı aydınlık tünellerden." ".. Yeniden fısıltılar duyuyordu. sağlı sollu doğru gidip geldiğini görüyordu.duyumsal iletişimlerinizi yeni bir emre kadar askıya alın. birden yanı başında hayalinde bile resmedemeyeceği güzellikte çıplak bir dansözün ellerindeki yabancı paralarla birlikte dans figürleri yapmakta olduğunu ve kendisine yaklaşması için işaret ettiğini gördü.. "Đlerle.. Kuşbakışı izledi onları..... Bu aralığa girmeye çalıştı. Gerekli enerjiyi sana vereceğiz.dayanmalısın.. Mide bulantısını önemsemiyordu artık.... Đçeriği belirsiz fısıltıları daha rahat duyumsamaya başlamıştı. bedenini hareket ettirmeden öylece bekliyordu. belgeseller.." Bu ses çok yakınındaydı..." ". Ber gözlerini açmadan. beyninde çınladı sanki. Ber." ".. Karanlık.." ".Virüsleri hazır tutun." "... kendi bedeninin alevlerin arasında etkilenmeden süratli bir şekilde aşağıya. yavaş yürüyen bir insan hızına düştü.. Beyninin içinde karıncalanmaya benzer tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştı.telepatik.. Güzel bir müzik parçası duymaya başladı.. Yoksa.. nereden geldiğini bilmediği bu fısıltıya yoğunlaştırdı.. Dikkatini tekrar toparladığında ne müzik sesi.uygulayıcılar.lanet olsun . usulca doğmakta olan güneşin. duyduklarına inanamıyordu. Kulağında değil sanki beynindeydi bu sesler. Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen helezonik kıvrımlar bir yay gibi uzuyordu.düzenleyicilere bilgi verin.gedikleri kapatın. Birçok görüntüler. Tünel çıkışı geniş bir vadiye açılıyordu. En üstte bulunan ve dönen halkalardan birinin arasından geliyordu sanki bu fısıltılar." ". Karanlık alanlarda sütunlar belirdi..." "..Rapor okuma alanlarını karartın.... haberler. onu biraz daha canlandırdı.Yaklaşıyor. müzik parçaları... gökyüzünü aydınlatmaya başladığı kızıl bir renge büründü.” telkinlerini duyumsadı. Şimdi. "Evet! Şimdi.. belli bir yol çizmezse bu seyrin bu şekilde sonsuza kadar devam edeceği bilinciyle." Ber.... binlerce radyo ve televizyondan çıkan değişik sesler. insanlar minyatürdü...

Bu güzergahta seyrederken ekranların sunduğu görüntüleri rastgele izliyordu. Toplumlar. ağlama sesleri. gazete parçasına yapışıp donmuş gibiydi.. Ber.. kimler olduğunu merak etti. Duyumsama olduğunu bilmesine rağmen gerçek yaşamdaymış gibi etkilendi. gazete sayfalarını gördü.kendine gel. yargı salonunda bulunan tanık kürsüsüne benzer fakat neredeyse onun beş katı büyüklüğünde yüksek bir masanın üzerinde bilgisayar klavyesine benzer üzerinde birçok düğme barındıran. Bu merakını gidermesi için çok beklemesine gerek kalmamıştı. Düğmeleri barındıran setin yan tarafında harf ve rakamlardan oluşan bölümü kullanarak.filmler. Geçmiş. uzaktan kendisine süratli bir şekilde yaklaştığını gördü. Medya grupları. Görüntü değişmişti.. Yandaşlar. uçsuz bucaksız bir alanda binlerce görüntülü ekranların bir yol kenarına dizilmiş ağaçlar gibi sağlı sollu sıralı olduklarını gördü.. Kurumlar. ellerinde bulunan belgelere bakarak karşılarındaki kişilerle sürekli konuşuyorlardı. Bildiği yabancı bir dilde soru yazılıydı. Bu masaya yöneldi. Yazarlar. su gibi akıyordu. Birçoğunun önünde “Düzenleme Grubu” yazılıydı. Yer altı Örgütleri. Komut düğmeleri izlenimi uyandırıyordu. uzakta gördüğü nokta büyüklüğünde ki ışığa doğru.. Grubun kendisiyle sıcak temasına on adımlık mesafe kalmıştı ki.. Diğer tarafta oturanların önünde ise meslekleri ve tabi oldukları ülkelerin adı yazılıydı. Saldırganlar onlara çarptıkça küçük taneciklere bölünüyorlardı. "SodGom" yazdı. Risk Taşıyıcıları. silah sesleri. Deson ve Neson olduklarını gösteriyordu." iletisini algıladı. Küçük çocuğun kim olduğunu bilmiyordu. Uygulama Grupları. "Hangi Ülke?" Đnternetteki arama motorlarına benzer bir yazı yazma boşluğu oluşmuştu. Yine yabancı dilde 'Onay.. . Dönen yüzler... farenin sol düğmesini tıkladı. Med’in "Yolu açtık Ber. kalabalıklardan duyulan sloganlar. Ekranda bir görüntü oluştu.. On bir metre ötesinde. Diyalog-lar tam anlaşılmıyordu.. Lobiler. Her şey sabitlenmiş. Ber!” ünlemesiyle irkildi... Felç olmuş gibi hareketsiz kalakaldı. incelemeye koyuldu. Üzerinde duracak zamanı yoktu. Đzleme Grupları. ellerindeki dosyaları birbirine sunmaları sıklıkla beliren görüntülerdi. Her taraf zifiri karanlıktı. Ülkeler.... diziler. Fihrist bölümünün 'Politika. Sinema ekranı büyüklüğünde ki bir ekranın kapalı olması dikkatini çekti. Şairler. Med’in “. Med.. devam et.. Kapalı halkayı açtı. Ellerinde değişik silahlarla binlere varan insansı figürlerin. Bilgisayar fare imlecine benzer büyük ve renkli bir ok işaretini ekranda görmesiyle düğme setinin yanında bulunan fareyi kavradı.. Konuşurken. Denetleme Grupları. Gittikçe yaklaşan gruptan kaçacak gücü kendisinde bulamadı. Işığın bulunduğu yere vardığında. bir parça vardı. Birçok büyük tuşlar bulunuyordu. Görüntüler sürekli değişiyordu. Hangi yüzyıl sorusunu yirminci ve yirmibirinci yüzyıl yazarak yanıtladı. iki bayanla yanlarında bir erkek ve bebek denecek yaşta çocuktan oluşan bir grup onlarla kendisi arasında perde oluşturdu.' anlamına gelen tuşa bastı. "Sorun çözülmedi!. Kamusal Örgütler. Đçinden geçti. Derin bir korku ve yalnızlık hissetti. Tuşlar. "Düzenleme Grupları. Đtici gücün. SodGom Ülkesinin bildiği harita görüntüsüyle ve sol yanında ana başlıklar taşıyan bir bölüm ortaya çıktı.' ana başlığı üzerine.. 'Ülkeler' yazılı tuşa bastı.. Değişik tipte insanların birçoğunun hangi ülke uyruğuna tabi olduğu anlaşılabiliyordu. imlecin gelmesini sağlayarak. Bir kolun mesafesi kadar yakınında görüş alanını tamamen kapatan.. Güvenlikçiler. Üniversiteler.. Özellikli Bireyler... tank paletlerinin çıkardığı mekanik sesler. zorlaması kalmamıştı. Uzun ve oval bir masanın her iki tarafında onlarca insanlar. Politikacılar. uçak sesleri... Üzerindeki yazıları okumaya başladı.. Ber. Savrulmadan önce bulunmuş olduğu noktayı yeniden yokladı. Đçsel gözlerini biraz daha açtı. Sivil Toplum Örgütleri. karanlığı delercesine. Bir ekrandaki görüntü dikkatini çekti. Ressamlar. Ber. Yaklaştıkça ışık da kendisine yaklaşıyor gibiydi.. Her şey bir anda sunuluyor gibiydi. Sırtları kendisine dönük bu kurtarıcıların. Dini Gruplar. Müzik sanatçıları." yüksek fısıltısını duyumsadı.. Şimdiki an ve gelecek. Partiler. Sermaye Grupları. Đllegal Örgütler.

... sosyalist. Ki yeniler bunu baştan taşıyorlar.. Ama her iki topluluğun milliyetçi duyguları çok hassas ve acıları halen dinmemiş.. "Sodgom ülkesi insanları artık eskisi gibi değil. Sapmada bulunanların da başlarına neler geldiği malum.. Ama yine de öncekilerin referanslarını yeni görevli belirlemelerinde göz önüne alıyoruz... Yeni yüzlere ve sloganlara gereksinimimiz var.. taşıdıkları sağcı. onu toplumdan izole edeceğiz. genel affa ve idamın kaldırılmasına kadar götüreceğiz işi. .. diye düşünerek fareyi rast gele tıklayarak bir bölümden diğer bölüme geçiyordu... alt gruplarının bağlı olduğu tarikat ve cemaat gruplarını hırpalanmasına sessiz kalmakla.. Neden?" "Merakını yenmek zorunda değilim ama yine de izah edeyim. Yüzleri karanlıktı. önlerinde bulunan kağıtlara da arada bakarak konuşuyorlardı.. Sözünü ettiğin sorunlar bunlarda yaşanmayacak. teröre artık gereksinimimiz kalmadı. muhafazakar... insan haklarına karşı harekete geçmeye başlamayla.. iktidarda emperyalist söylemlerde bulunmaya. artık yeni bir düzen kurmaktayız... dini kisveyle simgeleşen lider.. Grup Başkanı yazılı bölümde oturanla." . solcu. derneklerin. misyonlarına uygun görünümü.. belirgin değildi. partilerin.. komünist vb. milliyetçi alanda simgeleştirdiğiniz lider. Olmadı bir şekilde önceki lidere yaptığımız gibi alaşağı ettiririz. Şimdilik adi mahkumlar için af çıkarılmasını sağladık.... beyin takımının bir çoğu programlarınıza harfiyen uyuyorlar. hangisinin solcu yapalım diye tereddüde dahi düştük. Bölümlerin bazılarında çoklu gruplar. Çünkü olacağı kesin olan şey olmuş gibidir. misyonlara da inancını yitirdi veya yitirmek üzere. Bu konuda şüpheniz olmasın. "Efendim! Teslimden önce sizlerle varmış olduğumuz mutabakata halen sadığız. Geçmiş ve gelecek özelliğini yitirmişti.. belki de çok az insana nasip olacak özel bir toplantıyı izlediğinin olgunluğuyla kısa zamanda neler alabilirim." "Bu işlerde duygusallığa yer olmadığı.. Hızlı geçişlerdeydi." "Yakın geçmişte tayin ettirdiğiniz liderler. Sonra yeni programlarınızı uygulamaları nedeniyle taşıdıkları misyona aykırı hareket etmek zorunda kaldılar.. Yeni yüzlerle öncekilere karşı vefasız davranmış olmaz mıyız?.. Tayin ettirdiğimiz önceki liderlere olan güvenlerini kaybettiler. geleceği sanki aynı anda yaşıyordu. Geçmişte olanlar ise sürekli tekrarlanmaktaydı. Katılığı yok etme. örnekleri çoğaltabilirim. Geçmişi. Bunun alt yapısını hep merak etmişimdir. misyonlarına aykırı hareket edilmesi konusunda direktif içeren programlarımızı uygulatmakla seçmen tabanlarını dolayısıyla etkileme olanağımız olacaktı. Bu önümüzde duran örneklerden biri.... Çağdaş programımız buna göre düzenlendi.." Ber. gerçekleşmiş sayılırdı.... taşıdıkları misyona inanan tabanı dizginleyebildi. Yeni Adım Partisinin lideri kendince bize karşı sapma hareketine geçti. Hatta zararlarını da görmeye başladık..... Bundan da iyi sonuçlar aldık. elimizde bulunan güçlerimiz karşı atağa geçti...." "Kanımca bu sizlerin hüsnü kuruntunuz. bazılarında yazılar.. Benim de naçizane size bir sualim olacak. Önemli olan şu andı. Çünkü tümü birbirinin benzerleri...... ‘Yandaş’ yazılı bölümde oturan kişi karşılıklı konuşuyorlardı. diğer bir milliyetçiliği kullanan liderin yasal affında vasıta olmakla.. Diğer bir partiye ticari şirketlerimiz kanalı ile istedikleri mali desteği paralel şirketlerine aktardığımız halde düzenlemelerimizin bazılarına uymamaya başladı. sermayenin... Gelecek önceden tespit edilmiş olduğundan. Çünkü şu an tüm zamanları yaşayabiliyordu. şimdiki anı. Bu nedenlerle toplumun bir kesimi artık görüş ve düşüncelere." "Dinliyorum. . Gerekirse fiziksel güç dahi kullanırız. gerektiğinde ise programa uygun olarak atağa geçirttirebildi." "Efendim! Merak etmeyin. düzen sapmasında bulunmuyorlar. Sizler daha iyi biliyorsunuz.... toplumsal kaos yaratabildi. milliyetçi.. tekrarlanmasına gerek duymadığımız bir gerçek. Bazı dünya ülkelerinde olduğu gibi sizin ülkenizde de eskiden pompaladığımız ve o zamanlar gerekli olan ülke içi fanatizme.. yapıyı yakın zamanlara kadar korudular. Adım adım sonuca gidiyoruz. dinci. Birinin yabancı dili doğal iken karşısındakinin kırıktı.Oval bir masada karşılıklı oturan iki kişi. iktidar partisi olduğunda tabanının giyim kuşamına karşı hareket etmeyle. bazılarında ise ilgili yerin yaşanmış veya yaşanmakta olunan görüntüleri vardı... Medyanın.. Böylece partilerin lider ve yöneticileri. hatta aralarından hangisini sağcı. Düzenleme rapor kayıtları alanındaydı. en azından inceltmek için belirttiğin misyonları taşıyan liderlere. kaosa.. Tepki düşsün. kuruluşların. yenilenmekteydi. hümanist görünen lider..

"Ülkenizde ki bireylerin yandaşlarımıza karşı yönelttiği negatif bazda beyinsel enerji yükünde KitleTepkiselEnerji Ölçer cihazımız artış kaydetmekte. lider kadrosunun tümü yandaşımız Birleşik Devlet'in elinin altında olmasından dolayı dünyayı yönetebilmek çok daha kolay olacaktı. yandaşımız Birleşik Devletle iyi ilişkiler kurarken saman altından da su yürütüyor. Bazen belirli taktiklerle gerektiğinde kullanabilmek için tepki yönlerini yeterli düzeye kadar çıkarın... Aksi halde bizlerin ve yandaşlarımız grupların çıkarları büyük risk altında. tarikatlar sorumlu bulunduğunuz ülkenin yurttaşlarınca nedense pek benimsenmedi.. mavi renklerin de yasaklanmasını sağladık. hiçbir ülke müdahale etmelerine karşı koyamayacak. Bu gerçekleşseydi." . Ülkenizden kaçarak yandaşımız Birleşik Devlete sığınmak zorunda kalsın. Yeşil Rengi Seven Gruplara üye olanları..... dinsel liderlerden Nemlihoca.... dağıtın. kültürel reform çabaları da pek belirgin etki sağlamadı. Ha! Unutmadan. Bunlar dışında temel renkler olan kırmızı. doğrudan yöneldiklerimiz dışında yandaşlarından tık yok."Gereken yapılıyor. "Bizim farkımıza varan ve programda sapma yapan bazı kişiler bizlere ve sizlere zararlı olabilir....." ... bir şekilde ayarlamalar yapacağız. Böylece tek din. Öncelikle. Bunların. Raporlarımıza karşı ileride bazı sapmalar meydana getirmeye namzet....... sanırım... "Bazı gruplar kanalı ile çıkan ve çıkarttığımız tarafımızca da desteklenen ilahi olmayan yeni dinler.. Yine.. Bu kez paramızın devalüe edilmesinde bir sorun çıkmayacağından resmi anlamda güvenlik müdahalesine gerek yok. Neyse şirketlerimiz kanalıyla destekte sağlayıp.. ülkenizdeki dinsel.. Bunların sessizce yok edilmesi gerekiyor. Diğerlerine de örnek olur. Bu olay nedeniyle diğer ülkeler de pasifize edilecek." .. merak etmeyin. eski yandaş grupları desteklemeye devam etmek zorunda kalacağız... Buda yeni dünya düzenimiz için önemli bir aşama olacaktı." ... onlarda oluşmuş negatifsel tepkileri ortaya çıkarıp bastırdık.. bizleri deşifre etme uğraşına girdiklerini duyduk.... üzerlerine çok gidilmesinden tepki düzeneklerini de kaybetmişler. güçlerini bitirdik. mezhepler.. Ayaklarını denk alırlar. korkutun. izole ettik." . En hassas konularda gerekli yasaklamalara yavaş yavaş gidilmekte.. "En yakın yandaşımız Birleşik Devletin. dışında kendi başlarına buyruk güçler oluşturma peşinde olanlar var. Bunları bir şekilde çözün..... Böylece değişik gruplar standardın dışında tablolar hazırlayamayacaklar. inancı gereği yeşil kurdelası çıkarmak istemeyen kızların okula girmelerini yasaklayarak.. aksine desteklemek veya sessiz kalmak zorunda olacaklar.. Evrensel Futbol Turnuvasında ülkenizin belli bir seviyeye getirtilmesi ve bu anlamda bu beyinsel negatif enerjinin pozitive dönüşmesini sağlayacağız... güneşin doğduğu yönün ortasında bulunan bölgesine gerekli müdahaleyi yapması için zemin hazırlıyoruz. bileyin...... Bu bahaneyle gerekli korkuyu içlerinde duyumsamalarını sağladık.. Amar'ın babasının başkanlık yaptığı Filistin’le. Örgütlerden ses pek çıkmıyor. tek kültür anlayışı veya en azından birleşik düşünceler oluşturabilecektik.. Ayrıca bağlı güçlerimizden ayrılıp....." . Bu alanda Đkinci düzenleme raporumuzdaki. canlandırın. Aksi halde raporları düzenlerken öngörülen tepki olaylarında sapmalar meydana gelir ve raporun geri kalan kısmının uygulanabilme olasılığı düşer.. Öyle bir olay olacak ki. Nasıl olsa orada onu kontrol etme imkanı bulunur. Onu bir şekilde sıkıştırın. sarı.... "Yo.. Sanırım... Gruplarımız-da ağırlığını hissettiren yandaşlarımızın ırkdaş ve dindaşları olan Nili Geçenler namlı Đsrail Devleti'ne de rahat nefes alabileceği alan ve ortam sağlanacak. Bildirdiğimiz özel sırlarımızı açıklayabilir.. Verdiğimiz süre içinde bunu çözemediniz. Belki bunun için erken.. Irak’la ve militan halka sahip ülkeyle ilgili sorunlarımız da bu kargaşada çözülecek..

Đnternetteki bilgi alışverişini Đzleme grubu dahi izlemekte zorlanıyor... ‘Fizik Ötesi Dünyadaki Đyi Ruhlar Grubu’ yeniden teşkilatlanma ve harekete geçme planları yapıyor.." "Hiç merak etme...... Gerekli yerlere gerektiği şekilde hareket edilmesi için rapor gönderilecektir.. onları sindirmede kullandığımız en iyi bahanelerimizden birinin elimizden alınacağı korkusunu yaşıyoruz.. Onları ödüllendirerek.... büyük yoğunlukla internet alanında olacak. Tek tek bireylerle uğraşmak istemiyoruz. bunu da not al... Düzenlemeyi de çok sert yapmayın! O alanda bizler de olacağız. sapmalara yol açabilir....... Sizde bu tür bir özgürlük..... Kontrol olanakları kısıtlanıyor. "Sanat... size katılıyorum...... zorlaştırılması için elinizden geleni yapın... dikkatlerini başka yönlere çekin." "Korkmanıza gerek yok. Đzleme grubu bundan şikayetçi.. sağladık. Oradan istedikleri gibi bir karar alırlarsa. Şimdilik hasada girmeyin.. kurdele giyiminin demokratik hak olduğundan bahisle kulis çalışması yapmakta ve Uluslararası Çağdaş Đnsan Mahkemesine bu yönde başvuru hazırlığında. Umutları sizin yandaşlarınıza ve finans kurumlarınıza bağladık.." "Size göre daha çağdaş olan Devletlerde var edilen özgürlüğün düzenlemelerimize yararı var. Engellemeniz gerekiyor.. tamamen ezilmemek için göstermeyen yeşil grup. Đnsanlarımızın beyinlerini. korkutucu kurallar ortaya koyun. Aç bırakın..... işlerini ellerinden alın. düzenleme yapın.. Yazman. Toplumdaki algılamalar gittikçe gelişiyor.." "Ama efendim! Çağdaş devletlerde bu konuda özgürlük var... Dikkat çekmez mi? Ayrıca bilişim özgürlüğünü engellemek için teknik alt yapımız da yok.." "Beyinsel ve ruhsal enerjileri kanalize ettiğimiz alandan farklı yönlere çeken sanatçılara. yücelterek yapılarını devam ettirmelerini teşvik edeceğiz ve başka sanatçılara.... Bunlarla ilişkiye giren fiziksel dünya insanlarını bir şekilde dikkat çekmeden etkisiz. Denetimde sorun çıkıyor. "Uzun yıllardır tarihin karanlıklarına gömdüğümüz etkileri büyük ölçüde izole edilmiş. Zaten ülkede yeteri kadar faili meçhul cinayet var. Artık biliyorsunuz Yeni dünya düzeni felsefemiz var... yine de dikkat edin!. midelerine indirdik. "Uyanan bilinçli bireyselleşmeyi yavaşlatmak için gereğini yapın... yardımda bulunarak......" . Örgütlülüğü yükseltin.. Kanalize etme.. Bilerek veya bilmeyerek düzenlemelerimize yararlı hizmetler sunan kişi ve gruplara yardımcı olmaya devam edeceğiz. Đnternet kullanımının kısıtlanması........ ona göre. Sizin bekletmekte olduğunuz yeni liderlere alan açtık." "Örneğin?.... Fiziksel Dünyadan yandaş insanlar bulmaya çalışıyorlar.... Belirli alanlarda kitle psikolojisi oluşturarak yönetmemizde daha bir kolaylık...... Kontrol edebildiğimiz gruplar dışında bireysel kalan yazar ve çizerleri izlemekte zorlanıyoruz.. edebiyat konusunda tekelleşme yıkılmak üzere.. Pasif moda geçirdik çoğunu... Düzenlemelerimize zararlı yayıncıları. Đnsanlar yine de programa uyuyor bir şekilde. Ama bunun devamını şimdilik önledik.. yazarlara o doğrultuda hareket etmeleri yönünde imrendirme sağlatacağız... "Efendim! Erken seçimle ilgili raporlarınızda özümseyemediğimiz bazı noktalar var. Kendi örgütlenmelerini gerçekleştirmeye. etkileme kolaylığı sağlayın... Gerekli reklam pompalaması yapılacaktır.." .. Düzenleme raporundan az da olsa alıntılar elde edenler eskisine göre çoğaldı." .. halkın ekonomik yönden zayıflaması sağlanarak dikkat dağılımı noktasına getirdik. yazarları yalnızlaştıracağız.." .Ayrıca Sayın Başkan bir sorunumuz var... Harekat alanları.. Şöyle ki: Yeşil kurdele olayında beklenen fiziksel tepkiyi. "Evet." . Sorun çıkaracak..... Zorlaştırın. "... pasif duruma getiririn.." ... Ülke için çok önemli miktarda para birkaç kişiye peşkeş çekilip.

. etkileşimini koparmayacak bir partiye yönelmeleri bizim lehimizedir. özelde ortadoğuya karşı yandaşlarımız Birleşik Devlet ile Güneşin Üzerinde Doğmadığı Ülkenin yapacağı ortak harekatta en büyük korkumuz özelde SodGom Ülkesi toplumun da dini ve muhafazakar değerlere önem veren grup ve bireylerin tepkisel eylemde bulunmalarıdır. siyasal. Ülkenizle o partinin silahlı mücadelesinin bizim için yararı kalmadı.. Hele. SodGom Ülkesi etnik kimliği dışında bulunan ve bir ara tasfiye ettiğimiz Đllegal-ABCD Partisinin legal uzantısı Legal-Dowko Partisinin gelişimini önlememizi neden engellediniz?.. Umutlarını bağladıkları yerlerde önceden hakimiyet sağlamak da önemlidir.. yeterli.. çıkar sağladıkları partilerine karşı çıkamadılar.. sosyal çıkarı için yaptıracağımız soğuk.. Güneşin Doğduğu Yönün Ortasında Bulunan ortadoğu ülkelerine gruplarımızın ekonomik.daha bir çok hayırlı sonuçları olacaktır. Bir iki küçük dernek dışında ses çıkaran oldu mu?. önceki liderine olanlar nedeniyle terbiye edilmiş sayılır. SodGom Ülkesi yurttaşlarının genel özelliği. Tek başına iktidar yapmamaya çalışacağız. "Efendim! Bunları bizlerde biliyoruz.. Raporlarımıza uygun hareket etmediği takdirde iktidardan atılacağı bilinciyle uygulamalara göz yumacaktır......... Önceki silahlı mücadelelerinden gerekli çıkarları elde ettik. Ancak ülkenizin raporlara karşı sapma meydana getirme olasılıklarında onların yeniden silaha başvurmaları sağlanacaktır.. olacak uygulamalara ‘Derin Dünya devletinin adı ile. O. düzenleme raporlarına dolayısıyla çıkarlarımıza hizmet sunulmasıdır. Kendi değerlerine yakın birini iktidarda gören halktaki taban ve sempatizanları da sessiz kalacaklar." "Çok sabırsız olmak... Sizi yoracağız ama. ondan doğan bir partiye yol açmak.. Ayrıca.. onların oy kaybına uğramasına neden olacak iki üç partinin önünün kısmen açılması düzenlemenizi anlayabilmiş değiliz. Ki programımızdan en ufak sapmalarında dahi önüne çıkarılacak her tür engellemelerin içeriği de düzenlendi.. efendim. Partisinin gelişimini önleme istemeyişimiz nedenlerine benziyor. Sözünü ettiğim MiMuhDi. . sadık. onların desteklediği partiyi başa getirerek elde etmiştik. Đllegal-ABCD partisinin kısmen siyasallaşmasını istiyoruz.." "Onlardan birkaç tanesinin Merkez Halk Temsilciliğine seçilmesinin yararları olacaktır.... size güvence vererek iktidara gelen ve sonra üst üste sürekli raporlara karşı direk sapmalar meydana getiren dini motifli bir partiye karşı bazı süreçler ile toplum psikolojisini kanalize ederek bin bir güçlükle kurtulmuşken. sıcak. sosyal.. gelişim ve değişimlerden etkilenen bireylerin sapma meydana getirerek bağlı oldukları gruplardan başkaca gruplara yöneldikleri bir ortamda. Her işe Tanrısının adıyla başlayan lider ve tabanının bizi ilah olarak kabul etmesine. oyların diğer partilere kayması yolunu da tercih edebilirdiniz. Kendi liderlerine. Arkadaşlar merak ediyorlar. Onlara kendi Tanrılarından daha yüce olduğumuzu uygulamalı öğreteceğiz.. Olan ekonomik..." "Çok iyi algıladım. Şöyle ki. etkisini hissettirmesini sağlamak en kısa ve kolay bir yoldur. Senin konuna geliyordum." "Efendim! Daha önceden dışladığımız gibi dışlayarak." "Tarihsel etkimiz en iyi eğitmendir... On bir yaramaz kardeş çocukla baş etmeye çaba harcamak yerine bir tane olan babalarını etkileyip çocuklarının üzerinde otoritesini. olacak uygulamalara muhalif kalması önlenmiş olacaktır. Bu işin zevkli yan ürünleri var. tepkileri zayıflayacaktır... liderin kendi uygulama- ları sayılacağından.. . Bu iyiliğimizi unutmasınlar. değerli görevliler yerleştirilmiş olmasına rağmen.. bundan önce denemiştik.." "Aslında ona gereksinimimiz olmasının en büyük nedeni şudur: Ülkenizle asya ülkelerine. siyasal. SodGom ırksal milliyetçi grupların aleyhine olan bazı kararları. bizlerin parti ayırımı gözetmediğimizi biliyorsun. Onla koalisyonu ise.. Hangi renk ve seste parti ve grup olursa olsun önemli olan. yandaşımız Nili Geçenler Kavim Devlet'in ajanlarını kullanarak size teslim ederek sonlandırdık. Gerçekten demokratik kuralların tamamen işletilmesine yönelik bir düzenleme olarak mı algılamalıyız?. Buna benzer düzenleme ve uygulamaları. ılık psikolojik savaş ortamında. sınırınızda bulunan Uzak Devletinin güneyindeki bölümde o örgütü yararımıza kullanabiliriz. yandaşlarımızın etkin olduğu grup veya gruplar oluşturacaktır. başarılı da olmuştu. O örgütte bizim ve programlarımızın farkımıza varıp sapma yapmaya başlayan liderini de. en azından bizimle bağlantısını. Ayrıca ona gereksinimimiz var.’ diyerek başlamaları ve besmelelerinin değişmesi sağlanacaktır. Bunlar. Biliyorsunuz.."Kurulan ve bir şekilde değişik elbiseler giydirilen makyajları tazelendirilen ve sizlere bağlı yerel düzenleme gruplarıyla ilişkili bazı partiler de yetkin.

?!" "Yüzün... "Bir ihtiyacın.. yanlış çevirdim galiba." Kapıya yöneldi.. Kapıcının endişeyle yüzüne bakması şüphelendirmişti. bol ekranlı alanda olmadığını fark etti. Đşte bu son olasılıkta. Buda bir düzenleme olabilir miydi?. kapı zili benzeri sesler duymaya başlamıştı..." .... Ber’i... SodGom Ülkesinin Dowko ırkına sahip yurttaşlarını sessizleştirmede..... Önce telefonun ahizesini kaldırdı..... Bu durumda. Đleriki günlerde kaldığı yerden devam edebileceği inancını taşıyordu. kapı zili sesleri beyninde uğuldadı." diyerek yanıtladı...." Ber. "Kap Bey!" diye bağırdı.. bir elin ayası kadar alanının kıpkırmızı." .... Bugün. Sabaha kadar izlediklerinin bedensel yansımasıydı. göz bebeklerin ela yerine gök mavisi rengine dönüşmüş olduğunu gördü.. "Bir şeye gereksinimim olduğunda sana haber veririm. Ber.. hatta bazen karşılıklı mücadelelere girdikleri konusunda duyumlar alıyorum?. Đlegal-ABCD Örgütü Üst düzey yöneticilerini ikna etmede araç olarak kullanılacaktır..SodGom Ülkesi yönetimi ile Uzak Devletin Güney Bölümündeki yönetim de bazı çatlak sesler var.. Dowko Etnik Devletini kurma amacında olan Güney Bölümü Yönetimi isteklerimize uygun hareket etmediği takdirde. Gerekli uyarılarda bulunuyoruz. SodGom Ülkesinin gücü geri çektirilecek yada etkinliği azaltılarak bizim adımıza orada maaşlı nöbet tutturulacaktır. "..... "Hayırdır?. Ber’in yüzüne daha dikkatli bir şekilde bakarak.... "Çok önemli bir kişi var. bizlerin programlarına aykırı hareket etmeyecek yönetim." "Sadece Fiziksel Dünyada gerçekleşen ve tarihsel kötü ruh kimliğini unutan inkarcılardan kaynaklanan ayrık sapmalar. Senin sormana gerek yok!" dedikten sonra kapıyı çarptı.. Sadece zil sesleri kulaklarında sürekli çınlıyordu. ‘geçici bir durum..... önceki yaşamında iyi ruh konumunda olanların. bu kez SodGom Ülkesi Gücünün.’ diyerek kendisine telkinde bulundu..... Şaşkın birinin çaldırdığı telefon ile kapıcı Kap'ın kapı zilini çaldırması raporların devamını izlemesini engellemişti. Lavabo aynasına yöneldi. Alnının.. saçlarının neredeyse dikleşmiş olduğunu.. Ayrıca.." sözünü bitiremedi.. "Sana ne olmuş Ber bey?" dedi... Telefon ile kapı zili aynı anda çalıyordu.... Ber.. bunla. açtığında kapıcıyla yüz yüze geldi. "Efendim! Kötü ruhların Fiziksel dünya ve ötesi dünyada bazı parçalanmalara.. Bir de ruhsal deviniminde. .. Her taraf karanlıktı ve ne bir görüntü ne de bir fısıltı vardı. "Özür dilerim. tüm enerjisiyle algılamalardayken..." Ber. sesler kayboldu birden. Yaradan'ın günü çoktu." dedi titrek ve sinirli bir sesle. Güney Bölümü Yönetimleri isteklerimize uyduğu sürece bu yönetim desteklenecek ve SodGom Gücünün etkinliği azaltılarak oradan çıkması sağlanacak. iyi ruhluluğu bilinç altından nüksedebiliyor..... Görüntüler. Legal-Dowko Partisinin büyük yararları olacaktır. Acele etmeliydi.... Kulaklarının sesten ağrıdığını hissetti... Devam ettiği takdirde bunların izolasyonu temin edilecek.. Đllegal-ABCD Militanlarını da kendi lehine kullanması ayarlanarak. bireysel çıkarları da beraberinde sunduğunu duyumsamayan hainler bazen çıkıyor. Çok önemli değil..... Bu durumlar çok yinelenirse iyi ruhların yarar elde edecekleri anlatılıyor. yüzünün kirecimsi beyaz.. Ortak çıkarların.... "Sap’ın evi mi?" "Değil.. Gözlerini açtığında kanepenin üzerinde terlemiş bir halde buldu kendini. Sodgom ülkesi programımıza karşı sapma meydana getirme riskine karşı sürekli illegal ABCD örgütü ve güney bölgesi tehditi sıcak tutulacaktır. Bir yerde çıkar varsa insanoğlu ortak çıkarları unutup bazen aşırı bencilleşebiliyor. Telefon sesleri... Bu düşüncesine için için güldü.. tarafımızca oluşturularak. Güney Yönetimini tasfiye etmesi sağlanacak. Artık... Yargı Grubunda bir duruşması vardı.. Şayet. Normaldi...

. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu SağKol. elde edilen kara para sahibi babalar hakkında sürdürdüğümüz soruşturma sonuçlandı..Mafya babaları hakkında gerekli araştırmayı yapmayan. Göreve geldiğim günden beri faili meçhul cinayetlerden 11 tanesini aydınlattım. "Grubum adına söz veriyorum.. Halk adına ilgili yargı grubunda bir kaç gün içinde dava açacağım. ĐçDışGüv... Beyaz ve siyah kadın ticaretinden." Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Güvenlik soruşturması devam etmektedir. Secret'e tüm ulusal gazetelerden birer tane almasını rica etmişti." Diğerleri de kendi alanlarında Temiz toplum ve Mafya ile mücadele anlamında özel bildiriler sunmuşlardı. Çekmeceden çıkardığı büyüteçle küçük başı büyüttü. Makamlar değişmiş. Bu rüyasında gördüğü Rutbin’in katili . Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. Ber. ev sahibini bastırır. çıkar amacıyla adam öldürme filini işleyen bu 11 fail adalete hesap vermektedirler. dikine kademe atlamışlardı. "Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu yeni Başkanı Soys... Ayrıca istihbarat görevlilerinin içinde bulunduğu 11 şüpheli açığa alınmıştır." Kara Para ve fuhuşla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. isimleri yakinen tanıdıklarıydı. ".. SilUyMar." şeklinde süren bildirisini acı bir gülümsemeyle okumuştu. Kendisine ilginç gelen bu kampanyaya dün yapılan ortak basın toplantısıyla kan verenlerden bir çoğunun. ". ". Ortak bildiriyle kampanyaya destek verenlerin toplu fotoğrafı çekilmiş. Gazetelerin bir çoğu "Toplum ve Devlet'de Tam Temizlik Kampanyası başlatmıştı. Đsimler aynıydı. yargı kararlarını denetleme ve inceleme grubunun. Buda sosyoloji ve psikoloji biliminde sosyal ve bireysel konumda dikey atlama kavramının uygulama örneğiydi.. Günlerdir. Bu haberi ilk Solkol vermişti kendisine. sivil toplum örgütlerinin ve daha bir çok sivil ve kamusal grubun kampanyaya destek verdiğini belirtmekteydi. yetki ve görev sınırlarını aşmış güvenlik görevlilerinden 11 kişi açığa alınmıştır.. Mafya'ya karşı olan topyekün mücadelemizde zafer bizlerin olacaktır. uyuşturucu ve silah ticareti işine karışmış. SodGom ülkesinde ki bilimsel uygulama örnekleri ancak bu tür yapıda olan insanlar için geçerliydi. Maf'ın. "Yavuz hırsız." özdeyişini anımsadı. . Çıkar örgütleriyle bağlantıda olan bir başka 11 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır. MaşÇet isimli şahısların ölümüyle sonuçlanan trafik kazası gününü. 'Faili belli-belirsiz ölümleri soruşturmadan' sorumlu Güvenlik Đstihbarat şefi ise kendisine hiç yabancı gelmiyordu. hicri takvim başlangıcı yapmışlardı. ĐkiYüz. Evet. ulusal dış ve iç güvenlik merkezinin. Đşçi ve Đşveren sendika ile konfederasyonların. ortak bildiri dışında özel bildirilerde sunmuştu. rüşvetten. tanıdıkları olmasıydı. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. Kara Para ve Fuhuşla mücadele ile ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. Daire Grubundan MafYegTah... TerKazMaf . haraçlardan.. özel bildirisinde... Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv.. kamuoyunu aydınlatmak amacıyla sunduğu özel bildirisinde. rumi. Olayla örtüşüyordu. Bu isimler zamanında Ad kentinde görev yapmış ve daha sonra kendi alanlarında üst düzeylere yükselmişlerdi.. Gazeteler. Đhracat yapıyormuş gibi hareket ederek devletten haksız alınmış vergi iadelerinden. Suçlu babam da olsa görevinden alınacaktır. bu kazayla ortaya çıkan Mafya-Güvenlik-Politika işbirliğine karşı tepkilerini ifade etmek için temiz toplum çağının miladi. Diğer fotoğraflar ve isimleri yüz yüze olmasa da medya kanalı ile tanıyordu. Toplum ve toplumun sesi kabul edilen Medya. uyuşturucudan. anımsıyordu. Çağdaş medeniyet düzeyine bu düzenekle varılacağına inanılıyordu.. Toplum ve birey ilerlemek.33 Solkol'un telefonla bildirdiklerine inanası gelmemiş. kademe atlama için bu yapıyı tüm içeriğiyle özümsemek zorundaydı. soldan sağa görevleri ve isimleri belirtilmekteydi. bu konular irdeleniyordu. politikacıların. Bazıları.. ĐkiYüz'dü. sahte faturalardan. iş adamlarının.. yardımcı olan.. onların eylemlerine göz yuman.

Secret'le yüzleşince. (başkalarının özgür alanına müdahale etmedikleri sürece) bırakın ket vurmayı. Bun-dan istifa edip etmeme kararını atiye bıraktı. Yenilikçi Hukukçular Grubu Genel Merkezine posta kanalı ile..." . Mar kentlilerin taşrada dayanışma ve yardımlaşmasıyla ilgili derneğin politik bir yapısı yoktu.. Dini. Daha dün gibi anımsıyordu. üye olduğu grupları düşündü.. onlardan daha ziyade memnundular.. Vurulmayacak kuşlar ise liste halinde düzenlenmişti. serbestti ve hatta gerekliydi. "Secret Hanım!. Đstifa edemezdi. Bazıları ise ötüp kulaklarını çınlatıyorlardı.. birilerinin üflemesiyle oyuncu olarak rol almanız nedeniyle grubunuzdaki üyeliğimden istifa ettiğimi. 11 tane günahla.. toprak da. Evimin içi pislikten geçilmiyor... Bir taşla artık işe yaramayan onbir yedek kuş vurulacaktı.... çağdaşlık. hava. sizlerin aksi yöndeki ve dayanağı olmayan ‘demokrasi anlayışınızla (!)’ çatışması çelişmesi. Farkında olduğunuz veya olmanız gereken hazırlanmış oyuna.. Avlanacak kuşların kendilerine yararları kalmamıştı. ofise geldiğinde unuttuğu bir gereksiniminden söz etti. Örtünenler.. Đstifasını yazmalıydı.. diğer örneğinin ise Ad kenti Yenilikçi Hukukçular Grubu Şube Başkanlığına elden verilmek üzere elemanı Secret'e teslim etti. Hatta bireylerin bu yöndeki özgürlüklerine..bir bayanın.. "Su. Can alıcı sözcüklerin altını çizerek. Sistemlerini tepki görmeden devam ettirebileceklerdi. ilk toprağın havaya savrulduğu akşamı. Tek eylemle tek sonucu ataları Neron’da almıştı. yanlışlara karşı biriktirdiği negatif enerji boşalımının verdiği rahatlık ve pozitif enerji kazanımı aşamasındaydılar. yeşil kurdele ile fiziksel bedeninin az bir kısmını da olsa örtmesi ise hala yasaklıydı. ilk suyun akıtıldığı.. Geriye. Toplum ve birey. O bir olguyu yakmıştı. çıktılar aldı. Bazıları ise toplumun kan isteyen gözlerini doyurmak için öldürülmeliydi. Yenilikçi Hukukçular Grubu Merkez Başkanı ve bazı yönetici üyeleriydi. Avukatlığını sürdürmek için zorunlu üye olduğu Avukat Odasıydı.. üst başlığı yazdı.laiklik. Önce. Đstifa etmesinin anlamı yok gibiydi.... Biri... toprak... Kim bilir o gözler doymazsa.. hatta üst seviyelere vuruyordu." ibareleriyle sonlandırdı. kalın ve italik düzenleyerek. Đyi bir temizliğe ihtiyacı var.. suda. Bazıları zarar vermeye bile başlamıştı. Güzel ve verimli bir ortamdı. Yenilikçi Hukukçular Grubu kalıyordu. Oluşan ve oluşturulan kaos ortamına bilerek veya bilmeyerek kan verenlerden biri de... Son zamanlarda grup kavramı.. Ber. Kendileri ise bir ateşle bir çok olguyu yakabilmişlerdi. Bu yasak. Uzun uzadıya yazdığı istifa dilekçesinin son paragrafını. Vurulmayacaklar listesinde ise binlerce kuş vardı ve bu kuşlar kendi asıl kuşlarıydı. Đlk ateşin yakıldığı. Gecikmemeliydi.. hava da gizleniyor ve temizleniyordu" Toplumu hipnozlama özelliğini sürekli içinde barındıran bir futbol takımının içerisinde bulunan 11 oyuncu sayısı kadar sayı içeren günahkarla. Bir örneğinin. avukatlık mesleğinden istifa etmesi anlamına gelecekti.. ateş. kültürüne saygı göstermeyi de barındırıyor. yeşil kurdeleye özgürlük verilmesi taraftarı olanların yoğun olduğu bir partinin iktidarında daha yoğun ve sert bir şekilde uygulanıyordu.. Önemli olan tek eylemle birçok sonuç alabilmekti. Çağın çok gerisinde kalan Neron’la özdeşlemek yakışık almazdı. Bilgisayarın başına geçti. Çoğunluğu memnundular. Onlara örtünmek serbestti. aksine desteklemeyi de demokrasi anlayışımın bir gereği olarak gören şahsımın bu anlayışıyla. kendi grubu içinde maskeleme efsanesini gerçekleştiriyordu. onların. binlerce günahları barındıran çok sayıda grup.. Demokrasi inancı. Medeniyet üst seviyedeydi. ateş de. Bu gruptan istifa etmesi kendi elindeydi. binlerce günahkarları. halkın dini duygularına. Ber bey!" "Tanıdığın bir temizlikçi bayan var mı?.Efsane gerçekleşiyordu. her eve gitmesinde anımsadığı.. geleneksel veya her hangi bir amaçla –bazılarının iddia ettiği siyasi amaç da dahil. Birahanede televizyon haberlerinden izlemişti.." "Buyurun. onu ve onları.. ".. kendilerine yönelebilirdi. Örtünerek uyum sağlamışlardı. yönlendirilmeye tüm şartları ile hazır bir öğe olduğu kanısı iyice kesinleşiyor. Başarılıydılar. Buradan istifa etmek.. demokrasi benimde kabul ettiğim ve özümsediğim kavramlardır.

Ağanın eli tutulmaz.. Temizliğe artık ben gitmiyorum. Ber'in önünde bulunan gazetelerden birini seçti." "Uygundur. Yanılıyor olabilirdi. Memnundum. "Sonra cayarsan yine haberim olsun. kulağından az uzaklaştırdı. Nasıl istersen. Görüşmeyeli nasılsın?.. Size nasıl yardımcı olabilirim?" Ses tanıdık gelmişti." "Tık tıklı nasıl oluyor?..... ben de öyle yaptım.. ben firma müdürü Yel. Ne verirsen. "Sen dışarıdaki işleri hallet!" Firmanın ismini garipsemişti. sen yine de söyle. tahmininde isabet kaydetmişti. Đnsanlar yükselmek için çalışmalılar. Ber. Ahizeyi. "Ber!. isim yabancı değildi." "Tarife duruma göre değişir.." tercihinde bulundu.. gazetelerde sürekli çıkan bir ilan dikkatimi çekmişti." "Tam temizlik istiyorum.. "Ben avukat Ber!." "Evimi biliyorsun." "Temizlik dışında ne yapıyordum?.. O gerçekten Yel ise. ‘Tık Tıklı Temizliğin’ anlamını kavramıştı. Ses ile isim.Secret." "Para sorun değil." Secret. Eleman gönderiyorum." sözleri peş peşe sıralandı... "Tık Tıklı Temizliğin ne olduğunu bilmiyor musun?." Kısa süren son konuşmalarından sonra telefonu karşılıklı kapadılar. "Tık Tıksız olsun. tanıdığı Yel'i çağrıştırıyordu. parmağıyla bir ilanın üzerine basarak." "Benim yaptığım temizlik nasıldı?. kendisini tanıyacaktı. "Tanıdığım yok." "Fiyatı da önceden öğreneyim." Yel'in kahkahaları Ber'in ahizeye yapışmış kulağının hoşuna gitmemişti. tık tıklı mı olsun? Yoksa. "Alo! Tık Tıklı Tam Temizlik Firması mı?" "Evet! Buyurun..’ yazılı ilanda belirtilen numarayı aradı. Sayfalarını karıştırdı. Adres vermeme gerek yok. Pazar günü için eleman ayarlayabilir misin?... Evi bok götürüyor. Ya yabancı mısın?. Ben ararım.. "Yel işi büyütmüşsün!" "Eeeee!." Ber.. "Ama.. "Teşekkür ederim. ‘Evlere temizliğe gidilir....." "Çok iyi temizlik yapıyordun." dedi. Bu firmayı kurdum. " dedi.. "Đşte bu!" dedi." "Tam temizliği anladık da." Ber.. Evimin temizliğe ihtiyacı vardı." "Olsun." "Bilmiyorum. *** . Canım.

şaşkın bakışlarla. ona Med derdik.. "Beni Med’le aldattığını tahmin etmeliydim. Az önce hissettiklerinden Markız’ın bilgi sahibi olamayacağı kanısıyla... "Sen Med’i tanıyor musun?. "Ber! Kusura bakma kendime hakim olamadım.. Kalbi durduracak yoğunlukta hazsal duyumsamalardı. Beyimizin.. Seni bağlayan ne var ki?." Ber’in bilinç altında Markız’ın cinsel gereksinimlerini sağlayarak. benim sayemde tanışmamış mıydın?. Sert tokat acısı ve duyduğu ağlama sesi ile irkildi.34 Cinsel açlıklarını doyurmak.. "Nasıl tanımam... ekonomik sıkıntısının kaynağını da böylece öğrenmiş olduk. Ne fark eder?.. beyninde aniden elektriksel akım özelliğine benzer ağrı verici çarpmalar. Markız. yüzünde fiziksel bir acı hissetti. Sorusunun yanıtsız kalmasının verdiği telaşla. Ber. Bir süre sonra bu ağrı yerini hoş duygulara bıraktı.. Med’in. Kendi cinsel güdülerini bir yana bırakarak.... onu mutlu etmeye çabalıyordu. "Konuşur musun?. onun elinden alınmasından korkuyordu." "Yüz yüze görüşmeyi tekrarlamayacağımı söylemiştim.. tüm birikmişlerini ve enerjilerini sarf ediyorlardı.." dedi kıskançlık kokuları veren bir sesle.. "Sen!. Ne zaman tanıştırmıştın?" diye sordu. Ber ile Markız arasında standart cumartesi günleri." dedi hıçkırarak.." iletisini Med’e sundu.. şu anda gerçekleştirdiğin olayı da gerçekleştirmemen gerekiyordu. Karşılıklı uğraş devam ediyordu. "Dilersen senle başka bir zaman teke tek görüşe-biliriz. Ta. Sevdiğim iki kişi ile aynı anda. Bunda da başarılı olduğunu.. Bir şekilde ikna kabiliyeti olan birinin onu elde etmesinden. Hıçkırıkları devam ediyordu. Markız’ın sert tokadıydı." "Med!... “Müthişsin!..."Derin soluklar alıp veriyor."diye safça sordu. vücut yakıcı sıcaklığından. Ber.. Sana göre. kalp çarpıntılarından ve duyumsadığı doğal vücut kokusundan anlayabiliyordu. Bu hissi ve varsa onda oluşmuş soğukluğu yok etme amacıyla elinden gelen tüm çabayı fazlasıyla gösteriyordu Ber. üzerinde pek durmamaya gayret gösteriyordu. Nasıl ve neden geliştiğini bilmiyordu.... kendisiydi. göğüslerinin aşırı sertleşmesinden... duyduğu sıklıklı soluklarından. hatta önlerindeki hafta sonuna kadar idare edecek seviyede doyurmak için. omuzlarında hala acısını duyduğu dişlenmeden kaynaklı ağrıdan..... Demek paranı hep Med’e yediyordun. kendi sırtında hissettiği tırnak baskılarından.." "Med! Bu bana biraz ağır gelecek.. soluk alış verişlerinden de fark ediliyordu.. Muhatap suskundu.... " Ber.." "Sende az değilsin. Ber!.. kısa bir aradan sonra son haftalarda sürekli kılınmaya başlanmıştı..... "Benle birlikteyken bile onun adını sayıkladığına göre seni bayağı etkilemiş olmalı. Böyle güzel bir kızı elde etmek için çevresinde dolanan bir çok kişi olabilirdi.... sanki bedeninden gelmiyordu. daha sonra omuzlarına ve sırasıyla ayak parmaklarına kadar yavaş yavaş ilerleyen ürperişler hissetmeye başladı. Alnının iki kaşına yakın kısmından başlayan...” diye seslendi.." iletisini duyumsadı." "Onun ismi MedKız değil miydi? "Biz ismini kısaltır. Aşırı heyecanı. Ama Markız’ın kendisine karşı soğukluğunu hissediyordu.... iğnelenmeler hissetti. Dur-Al Marketinde birlikte çalıştığım arkadaşımla ben tanıştırmamış mıydım?." diye sordu.. "Sizlere katılma arzumu engelleyemedim. Hayır!." Ber. "Markız!. taktikler geliştirmeye çalışıyorlardı. Bu olasılığa duyduğu öfke nedeniyle.. Nedeni. Med’le olan ilişkisi esnasındaki hissedişlerine çok benziyordu." dedi yalvarışlı ses tonuyla.. "Dalga mı geçiyorsun?. o’nun belirli bölgelerinden akan salgılarından. "Neden ağlıyorsun Markız?.... arada yanlara kayan yeşil renge dönüşmüş gözbebeklerinden....." . Med’i nasıl ve nere-den tanıyordu?... "Konuşacak ne kaldı?.. ne diyeceğine karar veremiyordu.... Aşırı zevk duyumsuyordu ve bu.. Markız’ın çömelmiş vaziyette ağladığını görüyordu. Med’i algıladı. başına... Arada yeni teknikler. onun kendisi dışında başkalarına yönelme olasılığını yok etme amacı yatıyordu. Ber.

Her ikisini de çok seviyordu. "Med’in kim olduğunu ve ilişkinizin boyutunu söylemezsen. Gelişmeler ise buna fırsat tanımamıştı." "Gelmez!" "Telefon aç o halde sesini duyayım!" Ber... Birinin koparılması dahi yaşamını olumsuz etkileyecekti. Dikkatsizce söyleyeceği her kelime aleyhine kullanılabilirdi... En azından ufak tartışmalarda. Yoksa çözümü zor olan binlerce olasılıklar içeren düşünceler oluşacaktı beyninde.. Çünkü. Sinirden elleri ve dudakları titriyordu. Yaşama bağlayan iki önemli bağdı bunlar.. Bu isteğini bugün ona açacaktı. Zorla kanepeye oturttu.. birbirlerine resmen sahiplenmeleri sonucunu doğuracaktı... Markız’ın fiziksel güç kullanmasına ise aynı şiddette karşılık vererek galip çıktı. Ber. Ber. Yanıtlamadı Markız’ı... Zor. bırakmaz.. Yalan üzerine kurulu . Hassas bir ortamdı... Bu arada Markız. çelişkili düşüncelerdeydi.. yine aynı ağlama sahnelerini tekrarladı. Bu ilişkiyi sürekli kılmak ve sağlamlaştırmak için evlendirme görevlisinin önünde imza atmasının gerekliliğine inanıyordu. Markız’a yalan söylemediğini ispatlayacaktı.." dedi. Solkol’un el altından verdiği bilgilere göre... bazen duyumsal yollarla süregelen bağlantılarını koparacağına da inanmıyordu. rahatlamıştı bu yanıta. Seçenekleri tekrar gözden geçirdi. kıskançlıklarda anında ayrılma olasılıklarını yok edecekti bu sahiplenme. Versene!." Markız’ın sorusu yanıtsız bırakıldı. duyumsal benzerlikleri zamanla çoğalmış.. anlam itibarıyla Med ile Markız arasında bir tercih yapması gerektiği teklifiyle karşı karşıyaydı.. bazen beyinsel. chat yaptığım bir bayan. onun bazen ilkelerinden taviz verebileceğini akla getiriyordu. Onun yıllardır. Med’den söz etmemeliydi. Varolan durumu kurtarmak için kıvırabileceği hiç bir kelime.." "Hem bu ilişkinin bittiğine inanmamı nasıl beklersin?. Đkisinden birini tercih etmek istemiyordu... bir daha senle asla görüşmeyeceğim ve konuşmayacağım!.Ber. Versene!. "Benden herhangi bir kişiye söz edersen tüm bağlantılarımı koparırım!" uyarısını anımsadı.. bundan sonra olamayacağını yeminle destekleyerek Markız’ı teskin edebilir miydi?.. Đlk ve son kez birlikteliğimiz olmuşsa da ikimiz de bunun devamını getirmeme sözünü vermiştik birbirimize.. Bazı akşamlar." Ber." "Seni inandırmam için ne yapmam gerekiyor?. Kesin bir yargıya varamadan. Med’den söz ederse Med’i. ikisi de kendisi için önemliydi. Med. "Yanıt versene!.. her nedense bir takım kişilerle telefonla olan diyaloglarında sessiz moda giriyormuş.kene gibi yapışır. Beyanını desteklemek amacıyla. Đmza. söylem hatırına gelmiyordu." "Sözünü ettiğin Med’in benim arkadaşım olmadığını kanıtla!" "Nasıl?" "Karşılaştır. Ber. Med’in az önceki eylemi.. lüks bir araba işyerinden onu alıyormuş.. -hele bu senin gibi biriyse. birlikte olduğu insana." diye düşündü.. Markız. "Yemin ederim!" diyerek ekledi. Med’le ilk ve son kez birliktelik yaşadığını. birbirlerine aşırı bağımlı iki insan olmuşlardı. Markız’ı kolundan tuttu. Markız’ı şimdi engellemezse bir daha göremeyeceği kanısı oluştu. Markız ısrarlıydı. Hem Med’le olan tüm ilişkilerini ayrıntılı anlatmak zorunda da değildi. "Kırk katır mı? Kırk Satır mı?" özdeyişiyle özetlenebilecek kendisi için ölümcül tercihlerdi.. Suskun kalmak en iyi seçenekti." Markız’ın ünlemli ve yinelemeli sorusu beyninde yankılanıyordu. Markız’la evlenmeyi düşünüyordu. Doğrusunu söyle kızmayacağım.. Söz etmezse Markız’ kaybedecekti.. "Beni burada kaç saat tutabilirsin ki?" diye soruyordu... "Benim internette sörf esnasında tanıştığım. baskıdan bunalmıştı. bazen telefonla.. senin bulunmadığın bir ortamda kesinlikle özel görüşmemiz dahi olmadı. Düşünsel. "O halde sayıkladığın Med kim?. "MedKız’la. "Mantıklı bir soru. Ortak idealleri için ortak mücadele iradesinde bulunmuşlardı." "Arkadaşım Med olmadığından nasıl emin olabilirim?" "Kesinlikle senin arkadaşın Med değil!.. oyunu bozardı. sinirli tavırlarla evden çıkma hazırlığındaydı. çıkardıklarını giyinmiş.. Med’in. Đki seçenekte.

Doğduğum yere.." Ber. yapmacık olduğu anlaşılan şefkatli bir ses tonuyla. Kendilerinden olmayanları istemezler. az önceki sese sahip kadındı. Ayrıca. Ben de seninle bu konuda konuşmak istiyordum. sana söylemeye çalışıyordum. bunun üzerine. Sağa sola baktı... bu kez özür dilemeden olanca hıncıyla telefonu kapadı. anlamıyorum. gerçekleşen cinsel ilişki günü Med’in kendisine vermiş olduğu ve ondan sonra bir çok kez aramakla ezberine aldığı numaraları tuşladı..." "Sana evlenelim teklifinde bulundum. Ama bu hafta bunu söylemeye kesin niyetliydim.ilişkinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu. "Bir kez daha aramayacağım. "Ber. önceden verdiği bir kararı açıklamasının şık olmayacağını düşündü. Madem bu farklar vardı. Sonuç alabilmişti. Sadece sormak istiyorum. el titremelerini." ." diye anlatımına başladı." Ber. "Şimdilik yanıtlamak istemiyorum. ona çok yüklendiğini düşünerek." "Buyur.." "Neden?. başka biri mi var?. Ber’in kırmızıya dönüşen yüzünü..." Markız’ı daha fazla kızdırmanın anlamı yoktu... "Peki.. "Birlikteliğimizi sonlandırmak istediğimi belirtecektim. "Kardeşim! Lütfen dikkatli çevirin. "Neden?!..." diye sordu. Ber’i kırmak da istemiyordu. ilişkimiz hakkında senin söylemek istediklerin?.. "Bu kararı vermende seni ne etkiledi?" diye sordu Ber. Nedeni bu. Markız. yine rahatsız ederseniz sizi şikayet etmek zorunda kalacağım. o halde.. Elleri titriyordu. Burada Med isimli kimse bulunmuyor!" Telefon fihristini kontrol etti." "Kalp kalbe karşıdır. ailemin mezhebine ben karar vermiyorum. Gözleri korku doluydu Sorularının olumlu yanıtlanmasını istemiyordu.." "Đhanetin yanında sıkılmadan nasıl bu kadar ısrarcı oluyorsun." "Aylardır. teklifinin karşılığını heyecanla bekliyordu. " dedi... "Đlişkimizi resmileştirmek istiyorum. Fiili birlikteliğini sonlandıracağı bir anda böyle bir teklif geliyordu. Telefona sarıldı." diye sordu. mesleği gereği ilgilendiği boşanma davalarına kaynaklık eden olaylar öğretmişti kendisine. Göz kapakçıkları tik atışlarındaydı. hiç bu kadar kötü hissetmemişti kendisini. Telefon numaralarında bir hata yapma-mıştı. Ne diyeceğini şaşırdı... Dilim varmıyordu. tanıdık olmayan orta yaşlı bir kadın sesiydi. Onunla güzel günleri olmuştu. Hem de farklı mezheptensin!." Ber." "Başka biri yok.." Ber. özür dileyerek telefonu kapadı." . son aramasında." dedi gözlerini Ber’den kaçırarak...Yanlış çevirmiş olmalısınız. Ber.. diye biri yok!.. inanın ki.." "Ailem hem milliyetçi hem de mezhepçidir. derler.. Sorun değil. ailen ve sen mezhebinize uygun olarak neler yaptınız şimdiye kadar?. "Önce sen söylesen?." yaklaşımında bulundu. Başından kaynar sular dökülüyordu sanki. "Ben de seninle bugünlerde ilişkimiz hakkında zaten konuşmak istiyordum. Uzun süredir böyle bir teklifi almamıştı Ber’den.. Bu teklifin arkasından.. Karşılık veren. ailen benle çıkmana neden izin verdi?. o halde." "Ben kabul etsem de ailem kabul etmez." Markız. Ber. Markız’dan duyacağı hevesiyle. "Dinle.. Ber... Mar’lısın." "Ben Ber! Med hanımla görüşebilir miyim?" "Med. Yanıtlayan. "Yoksa." "Şimdiye kadar Mar milliyetçiliği veya mezhepçilik yaptığımı anımsamıyorum. inatlı ve tekrarlı ısrarlarını yineleyerek. kendini yorma. Birlikteliğimizin sonu yok. Markız. Bu kez tuşlara tek tek kontrollü bastı. alnından akan ter taneciklerini gözlemleyen Markız.. Sen kırsal kenttensin. "Đleride vereceğim yanıt bunu da karşılayacak. "Senelerdir bu numarayı kullanıyorum. böyle bir teklif karşısında bocaladı... bu numarayı Telefon merkezinden ne zaman aldınız?. "Neden!. Ber." diye bağırdı. Oluşan ortam buna uygun değildi.. "Buyurun!. Son kez söylüyorum.. bacaklarını salladı. iyice sinirlenen sese dönüşen telefonun ucundaki kadına. oluşan tiklerini.... kabul edersen seninle evlenmek istiyorum. kendisinin sunacağı teklifi. Kısaca.

. oturup bir şeyler yiyemeyeli haftalar oldu!. Ber. Bunu kafana sok. Köşeye sıkıştırılacaktı." "Dinle o halde." "Senden ayrılmak acısı yanında gerçeği bilmemek de çok acı verecektir.. Yalan söylüyorsun." "Gerçeği seni daha çok incitebilir.Markız.." "Söylediklerini anlıyorum." "Bu senin gerçeğin ve dediğin gibi üzücü. gözlerinden akan iki damla yaşla uğurladı onu. Ayrılma isteğinin gerçek nedenini söylemeden seni bırakmayacağım... Arabanı... küçücük mimiklerin ne anlamlara geldiğini dahi bilebilecek aşamayı dahi geçtik.. Ber. "Kendime ve sana ve yıllardır süren birlikteliğimize güvene-rek.... Bırak bir demet çiçeği. bu karşılamayı beklemiyordu. içine dahi geçemediğin büronu satmana rağmen hala bankaya.. Ber’i iyi tanırdı. Anlamıyorum. Öfkeliydi." "Evet?... Çelişkileri giderebilecek gücü de kendinde bulamayacaktı. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz. *** .. Lütfen! Sen de beni anla. "Neyine güvenerek benle birlikteliğini devam ettirme hatta evlenme isteğinde bulunmaya cesaret edebiliyorsun?. sözlerinin ilişkide çıkarlarını gözeten bir bayana ait olduğunu düşünecekti." Markız. Anlamıyorum." "Eksik olan ne var?." "Gerçekle yüzleşmek bazen üzücü olabiliyor." Ber.. onun daha başka sorular yönlendirmesini doğuracaktı. Yanıtlayabileceği sorular değildi bunlar. daha fazla kalmasının ve konuşmasının gereksiz olduğunu düşünerek kapıya yönelirken..... Her şeyimizi paylaştık.. Açıkladı. ses tonu.. kooperatifte sana düşen daireni.. anlık bakmaların. içini çekerek. tefecilere olan borçların bitmedi. Eskisi gibi para da kazanamıyorsun." "Sen!." "Bunların yeterli olmadığını biliyorsun. Markız ne demek istiyordu? Onu tanımasaydı. Dışarıda." Ber. sorular karşısında terlemişti. bir dürüm kebap ikramında dahi bulunamayacak ekonomik bir seviyeye düştüğün halde hala bu ilişkiyi sürdürebileceğine nasıl inanabiliyorsun?." "Gerçeği mi istiyorsun?" "Kesinlikle. Birbirimizin. Senin böyle şeyler söylemeni anlamıyorum. Her yanıtı. gerçeği istemişti. "Markız!.. hangi parayla benle ilişkini sürdüreceksin?..

Bir ara Artsa’yı ve intiharını anımsamış. geleceğe yönelik sunduğu sezgileri.. yok etme. Markız ise. Değişen bir şey olmuyordu. Geçen Pazar Yel’in "Tık Tıklı Tam Temizlik" firmasından gelen temizlikçi bayana da kapıyı açmamıştı. aşağılayıcı ve bunu resmileştiren etiket gibiydi. Gerçeğe ulaşmak için bayağı güç sarf etmişti. ‘Belirsiz süreye kadar ofise gelmeyeceğini. dışarı çıkmaksızın evinde geçirdiği dokuzuncu günüydü.. müzik seti uyuma seansları dışında kısık ayarda açıktı.. Bu alt olasılık beynini bayağı karıştırdı. "Yine Kap Bey!. kebap gibi yağlı yiyeceklerden sonra el temizliğini çıplak vücudu.. Kap Beye her türden gıda. Birkaç dakikalık . Mağara örneğindeki kişilerden biri gibi yaşıyordu sanki. Ondan Markız’a söz etmesi nedeniyle önceden uyarısında belirttiğini gerçekleştirmiş bağlantıyı koparmıştı veya içselinin yarattığı sanal bir kişilikti. Elemanı Secret’e.. bugün. Bu kısa süre içinde Ad kentine gelmesinden itibaren başından geçen olayları tekrardan yaşamış gibiydi. Buna karşın.. "Efendi!" kelimesi. kah uzanarak içsel irdelemeleri nedeniyle harcadığı beyin ve bedensel enerji açığını kapamak. Ama. uyarıları neredeyse tamamen doğru çıkmıştı ve çıkmaktaydı. Zor durumunda kendisini terk etmişti. geçmişindeki karanlık noktalar ile geleceğini merak etme arzusu.. Kişisel bakımını önemsemiyordu.. Evin içinde kah dolaşarak. hormonsal salgılarını ikna etme.. Alkollü içecek tüketimi normal sınırlarının üzerindeydi. Zil üst üste çalmaya devam ediyordu." yerine "Kap Bey!" demesinin de etkisi var mı?" diye düşünürdü. yaşamına son vermesine ramak kalmıştı... bahşişler dışında diğerlerinin kullandığı ve hoşa gitmeyen "Kap efendi.. duruşması olacak dosyalar ve acil durumlar için ise meslektaşı ve arkadaşı Avyard’la bağlantıya geçmesini. Markız ve Med’den aynı anda olmuştu. Duş almaması bir yana el yıkamalarının sayısı bile normalin çok altındaydı. Ber’in evden çıkmaması en çok kapıcı Kap Bey ile çevre esnafına yaramıştı.. Harcanan paraların kaynağı ise. Markız’dan olmamak için Med’den olmuştu. Genelde soyunuk dolaşıyordu evde. yaşanan gerçekliğinde sanal olduğu söyleminde bulunmuş bir yunanlı filozofu anımsadı.. onda kendisine karşı oluşmuş hoş duyguları yok etmek istemiyordu. Đkinci olasılıkta kendisini ikna edemiyordu.. Tahmininde yanılmıştı. eritme. Kendisini hayata bağlayan iki varlıktı bunlar. Dışarıda Solkol ve yanında ilk kez gördüğü bir bayan vardı. Đzlediği yerli dizi ve filmlerde bile duymaktan nefret ettiği bir hitap şekliydi. Sık sık aralarında geçen diyalog içerikleri. kısık sesle çalmakta olan müzik setini tamamen kapadı. Gün ışığını görmemek için kalın perdeleri çekmiş.." diye düşündü. Geçmişte Med’le yaşadıkları sanal ise. tümden halüsinasyonlar görmüştü.. Gerekli gereksiz kapı çalmalarından bıkmıştı onun... zaman kavramını yitirmek için duvar saatini masanın üzerine yüzükoyun yatırmış ve kol saatini de çekmeceye kapatmıştı. bu kadar sanal gerçeklik karşısında. oyalanma.35 Ber’in.. televizyonu sürekli kapalıyken. Kapı gözetleme deliğinden baktı. yutma. evini kendisi için Tut-Bırakma Kursevine dönüştürmeden önce bir tefeciden almış olduğu faizli paraydı. içsel tartışmalarından elde ettiği tüm veriler Med’in sanal olmadığında yoğunlaşıyor. Markız’ın yanında telefon açtığında ilk kez duyduğu kadının daha sertleşmiş ve tehdit dolu sesi dışında bir değişiklik olmuyordu. bu kararının üzerine çıkmıştı. Bu başka dairelerde oturanlardan daha çok kendisiyle ilgilenmesinde.’ belirttiği günden başlayan bir süreydi bu.. Çiğneme. Yıllarca çıktığı kızı tanıyamamıştı... dudak ve çevresinin temizliğini ise diliyle yapmaktaydı. tanımadığı Med’le olan ilişkisinin nefretini farklı kanalla kusmuştu.. O halde yaşadıklarım ve yaşayacaklarım da sanaldı ve ben bunun farkında değilim. Bir süre sonra intihar düşüncesini beyninden tamamıyla silmişti. Med’in gerçek olup olmadığına yönelik her türlü olasılığı irdelemişti. Evin içi batakhane ortamını yansıtıyordu ve kendisiyle barışıktı. içecek siparişlerinde üstü kalsınlarla verdiği bedeller birçok kez tekrarlanıyordu. Kapı zili!. Hazır getirttiği şiş piliç. Med’le ilgili olan kısımlarda en ince ayrıntılara kadar girerek geçmişin muhasebesini yapmıştı. Yine sanal seanslar olacakmış gibi bir çok kez kanepeye uzanıp gözlerini kapatmasına karşın duyumsama sağlayamamıştı. Ayırımcı.... Ses çıkarmamaya çalışarak salona geri döndü. ağırlık kazanıyordu.. Markız’ın kendisini terk etmesinden ziyade en çok buna kızıyordu.. Bu inançla Med’le daha önceden bir çok kez konuştuğu telefon numarasını yeniden arıyordu. Ama bunu söyleyip. soranlara işi nedeniyle memleketi Mar kentine gittiğini geliş tarihinin belli olmadığını. gibi güdüsel motivasyonlarının da etkisiyle...

.. Solkol’u yanıtlamak yerine suskun kalmayı tercih etti. Ardından Ber’i sıyırarak içeri dalan Solkol.. Duş al!. Birçok zorluklarla tek başınıza mücadele etmeniz kolay değil tabi ki." dedi. giderler. "Bir dakika içinde hazırlanıp kapıyı açmazsan.. Seni ben çağırmadım... Đnatçı misafirlerine kapı arkasından seslenmek zorunda kaldı "Şimdilik müsait değilim." diye bağırdı." "Bu laflarla geri döneceğimizi mi sanıyorsun!" diyen Solkol’un sesi duyuldu... Ne yapmaya çalışıyorsun?.. sağ eliyle içeriyi işaret etti." dedi bağırarak. Ber. "Ber Bey!. Üzerine temiz bir şeyler giyin. "Kaç gündür ev ve cep telefonlarını arattırıyorum!" dedi. Apartmandaki sakinlerin başlarına doluşacağı endişesiyle. Bana başınızdan geçen ilginç olaylardan söz edebilir misiniz?. "Al! Ara!." dedi... dilinin ucunda takılı kaldı. Yel’in gönderdiği temizlikçi bayanı da içeriye almamışsın. Daha sonra görüşelim!. tehdit içerikliydi. "Leş gibi de kokuyorsun.. "Geçmişteki kişiliğimi takınırım... Beğenmiyorsan çeker gidersin. Cupsi’nin ruhani sesi onu frenlemişti." Solkol. Duşunu alan Ber." Ber. bağırtılı konuşmasını sürdürdü... Ses vermeden. kırıp gireceğim!.aradan sonra tekrar çalmaya başladı. Solkol. Yine de memnun oldum.. Ber." Ber... Mesleğinizin bayağı stresli uğraşlar içerdiğini tahmin edebiliyor ve sizi anlayabiliyorum.. Buna boyun eğmesi. Birkaç dakika konuşalım. diye düşünüyordu Ber. "Neden yanıt vermiyorsun?. "Bana emir veremezsin. ısrar mağduru statüsünü kabullenip. Ayrıca. Konuşacaklarımız var." dedi. Kapıda bekleyenlerden gözlerini kaçırarak. burnunun ucunu iki parmağıyla sıkar gibi yaparak. beni kırmadı ve geldi." Ber. "Buyurun!" mimiğinde bulundu. Đç çamaşırla.. Senle konuşacak. gözlerini Cupsi’ye dikerek. "Güvenliği arattırma bana!" Solkol.. Süt dökmüş kedi görüntüsü Ber’e hiç yakışmamıştı. çocukluğum çok güzel geçti. başkaca talimatların da arkasından gelebileceği kanısını uyandırdı kendisinde. Ziyaretçiler onu yanılttı. tişört şort giyimi sonrası kapıyı ardına kadar açtı. "Ahıra çevirmişsin burayı... "Bu bayan Cupsi hanım.. psikolog olarak çalışmaktadır. değilim!" diyecekti ki Cupsi’nin konuşmasıyla söz... Sesin devamı. bu kez sakal ve bıyığını kesmesi için banyoya yeniden gönderilmişti. "Sen duş alırken ben etrafı toparlayacağım.. Ziyaretçiler.. Beklemediği ve istemediği her iki ziyaretçiyi gözleyerek.." Ber. önüne baka baka banyonun yolunu tutarken Solkol vakit kaybetmeksizin etrafı toparlamak için harekete geçti." Solkol’un dediğini yapacak kadar deli olduğunu biliyordu. haberin olsun!... Solkol..." Solkol... aileden veya çevreden hiçbir kötü muamele . içmeyi boşver Cupsi hanımın fazla zamanı yok. Ben böyle laflara pabuç bırakmam!." diye tanıttı. Markız. birlikte geldiği kadını işaret ederek.. Dediğimi şöyle veya böyle yapacaksın!" Solkol. Önce kadın ziyaretçi girdi.. "Hoş Bulduk!" yanıtını yalancı konumuna düşmemek için sözleşmişçesine vermediler. "Beni yalnız bırakmanı istiyorum... Biraz bekler misiniz?. Solkol. odaları tek tek dolaştıktan sonra salona girdi... Kirden arınmış ve tıraşlı yüzle geri dönen Ber.. Solkol ve onla birlikte gelen bayana. "Bir şeyler içer misiniz?” teklifinde bulundu.. Bazı ayrıntılar dışında sizi bana anlattı. "Hiçbir şey yapmak zorunda değilim. Benim evde olmadığımı sanıp.. onlara "Hoş geldiniz!" dedi." Solkol’un konuşma edası emredici nitelikteydi... tepkisini ters bakışlarıyla verdi. telefon makinasını alarak sehpanın üzerine bıraktı. Ad kenti Üniversitesi Psikoloji bölümünün derslerine dışarıdan eğitmen olarak girmektedir. Sağ olsun bir güzellik yaptı. Kendisi de bunun farkındaydı ve bu görüntüyü vermekten rahatsızlık duyuyordu. deli. "Ben. şefkatli bir baba sıcaklığıyla.. Bekliyorum!.. "Ber!. "Tamam! Açacağım. "Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde. Teklifinin kabul edilmemesi üzerine kendisine içecek bir şeyler almak için mutfağa yöneldiğinde Solkol’un engellemesiyle karşılandı. Anlatılarınızın ne anlama geldiğini bilecek kadar psikoloji kitapları karıştırdım. Ber’in son sözleriyle cep telefonunu uzatarak. Geçmişe dayalı dostluğumuz vardır kendisiyle. Zil sesleri kapı vuruşlarıyla beraber sürdü bu kez. Sizi bir yükten kurtara-yım..... "Sizinle bu koşullarda tanışmamız hoş değil.

..." Ber. onun gibiler senin gibileri ancak basamak olarak kullanır.." "Kanıtlayabilir misin?... Örnekleri. garip davranışlar sergilediğinizi en son gelişinde ise içeri almadığınızı belirtmişti. "Markız’dan sana umut yok artık... onun annesinin sürekli ‘daha gelmedi’ yanıtı verdiğini anımsadı.... Med isimli bayanla olan ilişkimi duyması üzerine sinirlenmişti..görmedim. Bunu sana daha önceleri de söylemek istiyordum. "Markız müzik kulağına ve sesine sahip değil. Araba... derin nefes alarak vurucu soruyu yönlendirdi..." "Markız’ın gözleri yükseklerde.. "Neden?. "SodGom ülkesindeki önemli bir gerçeği unutmuş gibisin. "Sodgom Ülkesinde.." Solkol.. belirttiğin yapıda olamaz." Solkol. Markız isimli bayan. sağ koluyla kavis çizer gibi sinirli bir hareket gösteriminde bulundu. pislikle barışık yaşamanıza yol açan." Cupsi.. "Ajnükgülavnezdem Bar’da solist olarak çıkıyor.. Onun emellerini gerçekleştirebilecek seviyede olmadığından seni terk etti. başını eğerek. bir temizlik firmasından geçen pazar evinizi temizlemeye gelen Yeleleman isimli bayan da bu ismi sürekli mırıldanarak.." " ?!.. "Hani bir ara sana sözünü etmiştim... Ailesinin evinden ayrıldı.. bu döneme gelelim. soru kendisine yönlendirilmemiş lakaytlığıyla.. kendisini terk etmesinden sonra bir çok kez hatta akşamları da Markız’ın evini aradığını..." Ber soğuk gülüşlerdeydi. Bilinçaltım tertemiz. Solkol." dedi. "Kanıtı kolay ama riskli olabilir.. Müzik eğitimi almış veya bu eğitimi almamış olmakla birlikte doğal yetenekleri nedeniyle sesi ve yorumu çok güzel sanatçıların üzerine." "Bilmediğim bir şeyi mi biliyorsun?." "Haber alabiliyor musun?." . O. Beni kızdırmak için bireysel ekonomik sorunlarımı öne sürdü.. Bir gün bana dönecektir. gözlerini bir eğitmen edasıyla. Solkol sayesinde tanıştığım. Maf’la çıktığı konusunda kanıtın var mı?. Ayrıca.. ara soruyu bertaraf etmek için derhal yanıtladı." "Markız’ın Maf’la ne ilgisi olabilir?." Ber’in gerçekleri bilmesinin yararı olacağına inanıyordu. aylardır.. bana Med isimli bir arkadaşınız olduğundan söz etmişti." dedi. "Sizi bu kadar etkileyen eve hapis olunmanızı sağlayan...... Solkol’un haber kaynaklarının sağlam olduğunu isteksizce kendisine itiraf etti. Maf’ın yeni adamlarından birine aitmiş. Đçselimde bastırdığım hiçbir anım da yok." dedi." Solkol. Ber’e dikerek.." dedi. "O halde bunu geçelim.." Solkol.. Bir fazlasını daha kaldırabilirim.. Med kim?.. Akşamları lüks bir arabanın onu aldığından. inatlaşmanın ortamın esas amacına gölge düşürmesini engellemek için çok sonra söylemesi gerektiğine inandığı bilgiyi verdi..." "Markız. birine yükselmesi için herhangi bir alanda bel verdiği zaman onun yetenekli veya yeteneksiz olmasının bir önemi kalmamaktadır. arkasından kederlenmeye değmeyecek biri. "Markız. her alanda etkin boy gösteren Mafya.... bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan kişileri kitle iletişim araç-ları ve medya kanalı ile çıkarabilir.... O." "Hiç heveslenme derim." "Bilineni bildiriyorsun?." "Buna gülerim işte!.. Cupsi Hanım size bir soru yöneltti!. çoğaltmamı ister misin?." "Evet!.. Hadi dediğin gibi barda sahne almış olduğunu kabul edeyim. Maf’ın satın aldığı ve döşediği bir dairede kalıyor.. Ama yanlış anla-şılmaktan korkuyordum.. Yerel yönetim konservatuarındaki eğitmenin söylediğini kendisinden duymuştum Müzikle egosunu tatmin etmek için uğraşırdı. Sadece okuma yazmayı bileni bile çok yetenekli yazar ve gazetecilerden oluşan bir grubun üzerinde yazı işleri Müdürü yapabilir.." "Bunu da duymak hoşuna gitmeyecek!" "Son günlerde duyduğum hiç bir şey hoşuma gitmedi.." "Küçük çaplı bir araştırma yaptım. Maf’la çıkıyormuş!" "Yalan söylüyorsun!" "Maf’tan ayrıldığımdan beri hiç yalan söylemedim... "Senle bozuştuktan sonra benim işyerinden çıkışını aldı. "Markız ile Maf birbirleriyle nasıl tanışmışlardı?." "Zaman ve ortam gerçek kişilikleri ortaya çıkaran öğelerdir. Bunu sadece ben söylemiyorum.." Ber.." "Haber alabiliyor musun?" "Ber. Kanıt doyurucu gelmemişti. "Solkol! Markız nasıl?." diye sordu." "Markız. Kanıt desteksizdi.. "Ama nasıl?.. Lütfen!.. Ayrıca.

.." dedi. kendi alanına giren bir konuyu uzman olmayana bırakma niyetinde değildi. içecek bir şeyler almamı engelleme?.." "Önceleri bağlantıları bu kadar sıkı değilmiş... Ber’in terapiyi kabulü anlamına geliyordu. Solkol ve Cupsi bunu sezinliyorlardı. Bu arada.. Şarap şişesini Solkol açtı. Solkol’a gözle işaret attı." dedi Cupsi sevinçle." "Benim mi?" "Evet! Senin sayende. gözyaşları sessiz bağırmalardaydı... Ber’in verdiği yanıttan dolayı yüzünü buruşturdu." "Đkinci sevgilin miydi?. Üç kadeh tekrar dolu moduna getirildi." "Hiçlik. "Bizler sana yardımcı olmak istiyoruz.. Med konusunda bilgi edinemedik. iyi görünmüyorsun." "Adresi yok.. başını sallayarak yanıt verdi. Kesik kesik süzülen damlalar. Solkol’a bakarak endişesini ortaya koydu. Maf. Tedaviye ihtiyacın var. Onun hakkında bizi aydınlatabilir misin?. "Markız’ın senin üzerindeki etkilerini duyumsayabili-yorum. "Ber.. *** ."Senin sayende?." "Biraz açar mısın?.. Ancak. "Senin deli olmadığını ben de biliyorum. "Böyle gidersen daha fazla kötüleşeceksin." Ber. Đçsel rahatlamalar sağlatıyordu Ber’e. evine. Zamanıydı. sonuçta şöyle veya böyle ikna edilemediği takdirde Solkol’un kendisini rahat bırakmayacağını tahmin ediyor. gerekli damlalardı. Çiçek falan gönderirdi.. onun içmesini gerektiriyordu.." Ber. Med’le görüşememekten dolayı içselinde yaşadığın duygu ve düşünceler?... Hasta muamelesi yapmayacağım. O zamandan beri arada telefonla hatırını sorardı." "Ondan da öte bir şeydi. Cupsi’nin gözetiminde Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde bir süre kalman yararlı olacak. Sert bir tepki göstermek zorunda bırakma beni. Sen ne diyorsun?" "Benim ruhum ve aklım yerinde.." Cupsi. Cupsi. Ber’in ellerine göre daha az titrekti. Bu kez. bir arkadaş gibi belirli saatlerde görüşeceğiz." "Şimdiye kadar nasıl haberim olmamış?. "Solkol.. Maroğlu ve adamlarının saldırısından sonrasını hatırla. karşılıklı terapilerde bulunacağız. Solkol." diyerek." "Yani?.. Ortam. senin hasta olmadığını ben de kanaat getirdim.. telefonuna başkası çıkıyor.. duygularınızı sesli ifade etmenizin yararlı olacağını bilmeni isterim. "Elbette. Cupsi’nin son cümlesini tutmuştu. yokluk. Kapağı açılmamış şarap şişesi ve üç kadehle geri dönen Ber’in gözlerinden yaşlar akıyordu. Ama iyi bir terapiye gereksinimin var. Solkol’un elleri.. anlam olarak. Solkol.. Cupsi’ye baktı." Cupsi. Hasta muamelesi yapılmayacağı sözünü de almıştı. Her biri dolu kadehini normal içim süresinden önce boşalttı. bana benden daha yakın biriydi." "Med benim her şeyimdi. bir taraftan da böyle bir kuruluşa gitmesini gerektirecek rahatsızlığı olmadığını düşünüyordu. Beyninizin içindeki düşüncelerinizi. "Đstediğim zaman sözünü ettiğiniz terapileri sona erdirip hastaneden çıkma imkanım olacak mı?" Bu." "Adres veya telefonu?... sesli düşünmeye." dedi. Markız’ı resmi mercilerde nasıl ifade vermesi konusunda yönlendirmek için ofisine çağırmıştı. "Aynısından bende alayım... Şu anda yaşayıp yaşamadığımı dahi sorgular oldum.. Solkol bu uyarıya aykırı hareket etmesinin yararsız olduğunu anlamıştı. Cupsi bu bakışa." Solkol’un yüzünde acı dolu bir gülümseme oluştu. uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunmaya gereksinimi vardı. Đçmesi için gerekli koşullara da sahipti. aniden ayağa kalkarak."dedi. Senin ekonomik bozul-ma sürecine girmenden itibaren ilerleme kaydetmiş.. Duygusal hıçkırıkları duyulmuyordu ama." "Onunla görüşme imkanı sağlayabilir misin?" "Onunla son günlerde bende görüşemiyorum.. yayıldığı koltuktan doğrularak. "Ama... Solkol’un sözünü kesti. "Bir tane de Cupsi hanıma getir!" dedi Solkol.." "O..

bunların yok olmasına izin vermeyecekti. iyi kişiliğiyle yok etmeye çalışıyordu... Yani. Đkinci olasılık ise." Daha bir çok alt çıkarımlar sonuç raporunu süslüyordu. Markız’ın zorlamasıyla sürekli Med’le görüştüğünü sandığı telefon numarasının bir başkasına ait olduğunu ve görüşmelerinin aslında gerçekleşmediğini anlamasının verdiği şokla bilinçaltı duygu ve düşünceler aydınlanmaya başlamıştı. kendisini özümseyebilecek. "Kişisel transa geçerek kendisini hipnoz ediyordu. algılayabilecek. Sabahtan beri pek azını bitirebilmişti. olumsuz tepki verebilecek istediği gibi bir arkadaş bulamamanın verdiği sıkıntıyla.. insanüstü kişilik kompleksini. Bayanı rahatsız etme suç kastının olmadığını. Ber’de uzmanların bu gerçeğini kabul etmişti. Đstemediği bir sonuçta olsa kesinlik güzeldi. Gelen ziyaretçileri ve müşterilerine eşlik etme amacıyla sayısını hatırlayamadığı kadar çay içmişti. Kendi özünü. onları varederek kısmen rahatlamıştı. doğal yapısına aykırı yaşam biçimi ile mesleğinin kendisinde kimlik bunalımına neden olmaması için çift kişilik oluşturduğuydu.. Telkinleri kulak arkası etmemesine rağmen Med sanal kişiliğinin yerini alabilecek gerçek kişiyi bulabileceğinden o kadar umutlu değildi. Cupsi ve diğer uzmanlara göre her üç olasılıkta az veya çok. Bundan bizar olan kadının devlet avukatına şikayette bulunmuştu.. düşünceler. Bu nedenle kendisi aleyhi-ne.. Ber’in bazen yoğunlaşan altıncı his ve algılama yeteneklerinin kendisinde oluşturacağı. Evde ve hastanede geçirdiği yirmi dört günlük süre içerisinde her ne kadar meslektaşı Avyard. Olumsuz etkiler karşısında savunma mekanizması geliştirerek Med ve bağlantılı kişi ve olayları hayal aleminde yaratmış. Birçok kez görüştüğünü ve Med’e ait olduğunu sandığı telefon numarasına bir başka bayanın çıkmasından sonra.. Sonuçta. Med ve Med’le bağlantılı olayların tümü hayal ürünüydü ve yalandı. kamu vicdanı adına dava açılmamıştı.. tüm istek. gerçek aramalara dönüştürmüştü. birlikte veya ayrı ayrı gerçekleşmiş olabilirdi.." savunmasında belirtmişti.. şüphe ve irdelemelerden kurtulmuştu. Aynı yapının ve ortamın tekrardan oluşmaması için kendisine hitap edebilecek.. Buna rağmen.. doğal ve iyi değerlerini ise Med ismiyle sanal diğer bir kişilikte oluşmuş. Kötü yanlarını törpülemişti. bazı yönlerini kendinden sıyırarak sanal arkadaş var etmiş. yalnızlık fobisinden kurtulmuştu. .. Dışarıdan gelen bir etki gerçek sandığı bu sanal dünyayı yıkmıştı. Sanal dünyasının yıkımı nedeniyle oluşacak boşluğu hissettirmemek için Solkol ve Cupsi ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı. arzular. Üçüncü olasılık. "Ruhsal bunalım nedeniyle yarattığı Med isimli bir bayanın telefon numarası sanarak defalarca aradığını. bir sanal kişilik yaratıp onunla özdeşleştirerek narsist eğilimlere sapmaktan sıyrılmıştı. Bu birinci olasılıktı.. anlayabilecek... duygularını karşılayabilecek. yarattığı sanal kişilikle tanımıştı. Đçsel boşluğunu bir şekilde dolduramayınca böyle bir sanal kişilik ve alem yaratması kendi mantığına da uygun gelmişti. en azından yüzlerce olasılıktan. Kötü damgalı davranış ve düşüncelerini bir kişilikte somutlaşmış. acil durumlarda devreye girerek gerekli yardımları yapmışsa da bizzat kendisinin ilgilenmesi gereken işler yığılmıştı ofisinde. Bir şekilde bunları başkalarıyla paylaşmak istiyordu. her iki kişilik birbiriyle savaşıyorlardı. fakat kabullenip kabullenmeme çelişkisinde beyninin zorlanacağı patlama noktasına geleceği korkusuyla bir kısmını o sanal kişilikte somutlaştırmıştı. Cupsi ve diğer üç uzmanın hazırladığı rapor örneğini devlet avukatına göstererek. Günahla dolu kişiliğini.. saatler süren terapiler sonucunda Ber’de oluşan ve resmi rapora da yansıyan sonuç birbirinin aynısıydı.36 Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde geçirilen on beş günlük süre. Arzuladığı ve aradığı her şeyi Med’de somutlaştırarak uzunca seneler geçirmişti. gerçek sanarak yaşadığı sanallıklardan pişman değildi.. Med isimli sanal kişilik ile elde ettiği o kadar düşünce ve duygu birikimi vardı ki. anlayabilecek kişilerle sürekli görüşmesi gerektiği telkin edilmişti. Đçselinde duyumsadığı.

Yaşınız?. araştırma yapmak. Birçok kez "Bazı meslektaşları gibi neden hareket etmediğini" söyleyip dururdu kendisine. Ama en azından onurlu duruyordu ve kendisiyle çelişki yaşamıyordu.. dikkatini dağıttı. Boşluğunu doldurmak. Bu durumlarda istediği muhatabı bulabilmek kolay değildi. avukat tutulmadan bazı görevlilerle bağlantı kuran kişiler veya bir şekilde bu ilişkileri yakalayan kişiler bir avukatın hukuk kuralları çerçevesinde elde edemeyeceği kadar olumlu sonuçlar elde etmeye başlamışlardı. maddi sorunlarını çözmese de ruhsal doyum sağlıyordu kendisinde.. ofis ve ev giderlerini tam olarak karşılamakdan uzaktı. Artık mesleğini. olumsuz olasılıkları hatırlatmasaydı bir çok işten olmayacaktı. Dosya içeriği..’ diye geçirdi içinden Ber. hangi yolu kullanırsa kullansın ‘iş bitirici avukat’ niteliğini taşıyan kişilerden olmaya başlamıştı.. Masasında bekleyen dosyaları inceleme güç ve enerjisi kalmamıştı. Yarın bakarım. toplum nazarında ikinci plana itilmesine neden olmaktaydı." demesi de pek etkili olamıyordu.. ‘Daha yumuşak bir söylem kullanmalıyım. Yenileyeyim mi?" diyen Secret. Solkol. Bireysel etik değerleri bazen nüksetse de paraya olan gereksinimleri sessiz kalmasına neden olmuştu. Doğruluğu resmen kanıtlanmamış ama toplumda yaygın bazı söylentiler vardı oysa. Ber. Kaldı ki. diye düşünerek yanıbaşındaki etajerin üzerine koydu. Bu duyguları. Bunun. Bulunduğunuz yer?. Bu hatırı sayılır çoğunlukta gerçekleşmişti. Müşteriler. nakit dışı alışverişlerde kullandığı kredi kartı ödemelerine yetişmemişti. Sıkıntılı yaşam içinde bürolarına git-gellerdeydiler. Bu genel meslek ve etik kurallara da benzerlik arz ediyordu. Gözlerini Secret’in gözlerine anlamsız şekilde diken Ber. Yaklaşık dokuz kişiye selam vermesine rağmen sadece bir kişi buna yanıt vermişti. Aynı şekilde hareket edemeyen. kendi oluşturduğu bireysel etik değerlerine göre yürütme ihtiyacındaydı. bu dosyanın görüşüleceği Yargı üyelerinin geneli. Mesleğiniz?. Bu durum. yasaları iyi bilen ve yorumlayan. Maf’la. mesleki yaşamı süresince sürekli inceleme. sekreterin birikmiş haftalıklarına. "Bu tür ilişkilere girmiyorum.. Ber. hukuk kurallarını.. Đçini açmak. Kaldı ki cebi şişkin olan müşterilerin çoğunluğu bu yaklaşımdaydı. Belirli kişilerle bazı ilişkileri yürüterek istenen sonuçları alan bazı avukatlar nedeniyle tercih edilen avukat.. müşteri kaybına neden olacağı ve sonuçta büro kira parası dahi ödeyemeyecek konumdaki avukatlardan olacağı korkusu tartışmasını engelledi.. "Adınız?. Bunlara müthiş bir arzu duyuyordu. Legal XYZ partisiyle arayı bozmasaydı. bu yönüyle müşterisi yararına çıkarımda bulunup sonuç alan.. işleri bitiminde de bakiyeyi alamıyordu.. Bu ‘ne acı bir durum. Ber’in para kazanması için uğraşıyordu. aldıran. büro kirasını dahi ödeyememe sonucunu doğuruyordu.. hukuksal bilgilerle kendisini güncellemek zorunluluğunu hisseden avukatların. Bu ilişkileri kendiside bir zamanlar Maf’la yürütmüş ve tanık olmuştu. gitti. bir sözle ifade etmemişti. Son aylarda gelen işlerden elde edilen paralar... yakınlarına danıştıkları işler konusunda bazı meslektaşları gibi kesin olumlu karar alacağı doğrultusunda garanti vermiş olsaydı ve bazı gerçekleri.." diyerek olumladı isteği. mesleğin ve bireysel ve toplumsal etik değerlerin etkisinde kalan çoğunluk avukatın bu şekilde çalışmaması. değil.. bunları bağıra bağıra bu yapıyı sunmasını isteyenlerin yüzüne haykırmak istiyordu. "Đyi olur.’ diye düşünerek. "Çayınızı soğutmuşsunuz. bina aidatına. Aynada kendi yüzüne ve gözlerine rahatlıkla bakabiliyordu. çay getirip götürmekten bitap düştüğünü. bu yapının bozulması gerektiği inancıyla o yapıda artık bir tuğla olmak istemeyeli epey bir zaman geçmiş-ti. Haksız rekabeti doğuran ve gerçek hukukçuların alt planda kalmasına neden olan bir durumdu bu. su. kırtasiye giderlerine. Đnternete girmeye karar verdi. Bağlantıyı kurdu. işlerini bitirinceye kadar oyalıyor. Bu anlamda hukukçuların genelinin düşüncesini taşıyordu. Kasadaki nakit paralar ev ve işyeriyle ilgili iş ve cep telefonlarına. devletin aldığı değişik isimlerdeki vergi ve harçlara..." ... sorunun yinelenmesi üzerine. Hatta. Bunun muhasebesini birçok kez kendi kendisine yapmıştı. Yargı Başkanı ve devletin avukatı bu tür tekliflere sıcak bakmayanlardan oluşuyor.Eleman Secret.. Verilen avanslar o işten alacağının yarısı bile etmiyordu..... rast gele seçtiği isimlere "Merhaba!" dedi. yıllarca eğitim almış.. Ayrıca gelen müşteri adaylarıyla.. Hobileriniz?.. Sıradan sorular ve yanıtlar karşılıklı geldi... vergilerini. duruşma aşamaları ile hukuk kuralları dışında hiçbir şey onları etki altına alamaz. karşılıklı duygu düşünce alışverişinde bulunmak.. zorunlu aylık sigorta primine. Konuşmak istiyordu. Đşçi Sendikasıyla... elektrik. Bundan sonra almak istediği işlerde öncelikle alacağı ücreti garantiye almalıydı. ve aylık mağaza borçlarıyla...

. Devlet adına tahsilat yapan görevli. diye düşünüyorum bazen... Büyük kısmı bankalar ile genelde boşa verilen kötüye kullanılan teşviklere.Eve gidip uyuma isteği duydu. "Avukat bey!" diyerek başlangıç yaptı. Savaş hali var. Her gelişinde sürekli tercih ettiği koltuğa kuruldu. "Son zamanlarda avukatlara götürdüğüm tebligatların çoğunluğu mesleğiyle ilgili değil. Manevi yönleri de var. Bundan menfaatdar olanların elini kolunu sallayarak dolaşıyor olması da canımı sıkıyor. Ber. Ber’ce bilinen konuşmasına başlamadan.... Đcra takibi dosyalarından birçoğunun borçlusunun adresini değiştirmiş olması." "Avukat bey!." "Ödeyecek param yok. "Üç tebligat var. yakında tekrar gelmek istemiyorum." şeklinde vermiş olduğu rapor nedeniyle dosyanın iptal olması.dolar değerinde olan dosyasında. birkaç iyi para kazandıran müşterilerinin kendi onurunu zedeleyici davranış biçimi sergilemeleri nedeniyle işlerine bakmaktan vazgeçmesi." dedi tahsilatçı....... Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezinde kısa süren tedavisinin üzerinden on bir ay geçmişti.. karşılıksız krediler ile her çeşitten yolsuzlukların oluşturduğu açıklara gidiyor.. hadi hayırlısı." dedi. Aslında galiba bizler vergimizi devlete vermek yerine. çözülen dosyaların da ufak değerde komisyon bırakması.... "Borçlunun örnek imzalarıyla. parasal değerde görülüp haczedilen ve depoya kaldırılan eşyaların satışının o ana kadar yapılan ve çoğunluğu devletin kasasına giren masrafları dahi karşılamaması. yada ofisindeki malzemeleri haczedip. Yalnız büroda bulunan mallar üzerinde sizin hacziniz dışında devlet sigortasının var." dedikten sonra ayrıldı salondan. boyun bükme. ya ödeme yapacaksın.. gide gele kendiliğinden oluşan samimiyetle. sizlerden alınan vergilerle ancak ayakta kalabilir. alacağından olduğu gibi iki yıl da hapis cezası almıştı. Malum ekonomik kriz bir avuç azınlık dışında toplumun her kesimini oldukça olumsuz etkiledi. Yinede bir şeyler yapın. Bugünde gidiyorum. sözlerini yerine getiremeyince size mahcup oldum.. adresi bilinen borçluların mallarının değer ifade etmemesi.... Devlet Alacağını Tahsil Eden Görevli sizle görüşmek istiyorlar!" Ber. Her yönüyle aleyhine işleyen süreci barındıran on bir ay." "Tamam lütfen sayma!.000. Ödenen vergilerin ufak kırıntıları ancak topluma yansıyor." "Savaş konusunu sizle tartışmak istemiyorum. "Anlıyorum ama devletimiz. posta görevlisi çıkışı akabinde boy gösterdi.. Secret’in içeriği sert olan yumuşak sesi duyuldu.... "Bana ödemede bulunacaklar.. "Buyursunlar!" dedi. depoya kaldırmak zorunda kalacağım. direk bu şahısların hesaplarına yatırsak da hiç olmazsa ara masraflar olmasa. üstüne üstlük borçlunun Anti-Hafif Mahkeme’ye ‘sahte imza kullanılmıştır’ vaki şikayeti üzerine suçsuz SağMüş’ün. Bu isteğini gerçekleştirmek için ofisten ayrıldı.. birkaçının da borçlu ile elele vererek kendisini devreden çıkarması.. acındırma seanslarına girmeyi kendisine yediremedi.. Ödeme yapacak mısınız?. Ödenecek vergilerle yurt savunmasına da katkıda bulunacaksın.. bonoda bulunan borçlu imzaları arasında benzerlik bulunmadığından ve kuyruk eğiriliğinden imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmıştır.. Ezberledim gide gele.. Özelde BireyMalDen-YemDomMedy Holdingin ve irili ufaklı birçok şirketin." dedi. 37 Ber’in. . borçlunun imza itirazı üzerine Büyük Kent’deki Đmza Đnceleme Grubunun verdiği. Son günlerde birkaç firmanın usulsüz kredi kullanımıyla hazinede doğan boşluğu doldurma görevi biz bireylere verildi." dedi Ber buz gibi bir sesle. parasal durumu iyi olanların ise bu bahaneye sığınarak ödememesi. Yoktan da var edemem.. Ayrıca dört bankanın haczi var. "Ber Bey! Posta memuruyla.. neredeyse her bireyin yıllık gelirinin yarısından fazlasını sövüşlemesi nedeniyle oluşan ekonomik kriz nedeniyle çok az sayıda kalan müşterilerinin ödeme yapamamaları. ondan alma bundan alma n’olucak bu devletin hali?... ikisinin vefatı ve mirasçılarıyla anlaşamama nedeniyle el çektirilmesi ve daha birçok nedenle özellikle 50. Posta memuru önce geldi. Şef beni çok sıkıştırıyor. Faize para aldığım tefeci sivil kişinin haczi var." dedi. "Takdir senin. "Artık bu kez son.. Bu muhabbetler güzel de. kolaycılık olur.

.. Arjbool Ülkesinin stadyumu olduğu yazılıydı. Güya "Kendisini bir konu görüşmek üzere evine davet etmiş ve bir şekilde ikna ederek iradesi dışında cinsel ilişkiye girmiş.. Fark edenlerin sayısı çoğalıyor. giyimleri değişik grupların temsilcileri olduklarını fark ettiriyordu. rüyasız olmazdı. içindeki dilekçeyi okumaya başladı. Yeni hipnoz yöntemlerini harekete geçirinceye kadar. Avukat Ber’den. *** Gündüzün yorgunluğundan kurtulmak. Samimi ilişkileri olmayan Avyansı’ya. "Gerekli kararları almak ve uygulamak için zamanımız kısalıyor.. Zihinleri. Đki tebligat yine banka borçlarıyla ilgiliydi. ruhsal ve zihinsel dinginliğini geçicide olsa sağlamak için uykuya dalan Ber. Toplar ve oyuncular onların içinden geçiyordu. Ber." dedi. Yoksa. dava dilekçesinde davacı Yansı’nın vekili olduğu anlaşılan Avukat Avyansı’nın telefonunu aramasını. Fakat. Ne onların toplantıları engelleniyor. davalı olarak gösteriliyordu. yani kendisinden söz ediyordu. Aksi halde derin uyku sayılmazdı. Ber. Ber. "Peki bu bayanla karşılaştırma olanağınız var mı? Belki de beni başkasıyla karıştırıyor. Gerekirse olay çıkartsınlar. seyirciler oyuncuları izlerken masadakiler. Posta görevlisinin bırakmış olduğu belgeleri incelemeye başladı.. Galiba isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla kendisine gönderilmişti. Diğer tebligata bir anlam veremedi. Takımlar oynarken. Yansı isimli tanıdığı bir bayan hiç olmamıştı... hipnozun sonlanmaması en büyük dileğimiz. Futbolla zihinsel kontrol hipnozumuzun Arjbool yurttaşları üzerinde etkisi git gide zayıflamakta olduğunu beyan ederim. Etkin araçlarımız. yumuşatmaya gayret ettiği ses tonuyla." "Seyirci yurttaşların çoğunluğu. Đki futbol takımının çetin karşılaşması vardı. bedensel. yakın olacaklar daha erken hissediliyor ve ağızdan dökülüyordu. Bu tür durumlarda uyku." . futbol maçını izlemekten vazgeçtiler. Sahanın ortasında kurulu yuvarlak masada on bir kişi kendi aralarında karşılıklı bilgi. her uyuyan gibi. Derin uykular.. Sıkıntılar.Đkram edilmiş olan çaydan son yudumunu aldıktan sonra "Hayırlı işler!" diyerek ofisten ayrıldı. en iyi ilaçtı. Secret’den rica etti." "Yararsız gibi görünüyor.. "Teklifinizi kendisine ileteceğime emin olun. Tebligat zarfının üzerinde avukat veya borçlu olarak değil. gerçek alemdeki olayların... Direk bizi gözetleyip. bunların yalan iddialarla dolu bir dilekçe olduğunu ve davasına baktığı kadını tanımadığını belirtti..." "Amigolardan yandaş olanlarımızı uyarın... nesnelerin değişik görünümlerle yansıdığı rüyalar alemine irade dışı dalmıştı. Yuvarlak masada bulunanların en kıdemlisi. Seyirciler ve oyuncuların hatta hakemlerin gözleri ise onları görmede özür sahibiydiler. konuştuklarımızı duymaya çalışıyorlar. Buna karşılık Avyansı. doktorun kürtaj olduğu takdirde hayati tehlike riskinin ölümle sonuçlanacak kadar yüksek olduğunu belirtmesi üzerine doğurmak zorunda kalmış olduğunu.. dava dilekçesinin açıklama bölümünü okuyunca yüzü kızardı. Dayanmalıydı. üyelerimiz onların zihinlerini artık kontrol edemiyorlar.. "Birkaç kişi bizi fark etti. dikkatleri dağıtsınlar!. dayanacaktı. Zarfı açarak. iddiasında çok ısrarlı olunca böyle bir dava açmak zorunda kaldım. Eve gitmeli ve uyumalıydı." diyerek.. Telefon bağlantısı kurulmuştu." dedi.. kestirip attı Avyansı. davadan söz ederek.. Kabul ederse sizi arayacağım.." Sezgiler güçlüydü. Işıklı tabelada. Lafı yarım kalan kişinin korktuğu gerçekleşiyordu.. "Varol" isimli yeni doğan çocuğunun babasının Ber olduğunun karar altına alınması istemli bir davaydı. On bir kişinin dışsal görünümü." özetle belirtiyordu.. hamile kaldığını öğrendiğinde kürtaj yaptırmak için doktora başvurmuş. Ad kentinde kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir avukat yoktu. tavırları." "Duyumsamaları artıyor. Birşeyler yapsınlar.. belge alışverişlerinde bulunuyorlardı... şaşkınlığını sesli kahkahalarla boşaltmaya çalıştı. Üst üste gelen sıkıntılar gerçekliklerini daha ağır hissettiriyordu. masada bulunmayanlara görünmeyen gölgelerdiler. yüz yüze geldiğimizde kendiside yanıldığını anlayacaktır sanırım.. bir kaç tane olduğunda değer ifade etmiyordu.. kişilerin. Yansı isimli bir bayan tarafından kendisi aleyhine açılmıştı. Bu kural Ber içinde geçerliydi. ne de onlar futbol oyunlarını. Dava.. "Özür dilerim ama Yansı hanım benim uzaktan akrabam olur ve dürüst bir bayandır. Kendisini milyonlarca seyirciyi barındıran bir futbol stadyumunda buldu.

alışverişindeydi. Onlar Arjbool kaplanıydı.." "Son kararınızdan olumlu sonuçlar alınıyor efendim.. Daha önceden halk tarafından telef edilmişlerdi... Mideleri dışında bir şey düşünemesinler. Beyinsel etkileşim sağlayarak cinsel. Kıvırtmalar onları bir süre oyalar. önceden duyumsayamadıkları açlıkları kısmen açığa çıktı.." "Yalnız..." "Bireyler arası telepatik ilişki kurmalarını engelleyin. yuvarlak masada bulunanları izlemek... seyircilere ve saha ortasında bulunan yuvarlak masada bulunanlara aşina gibiydi. seyircilerin küfürlerini kelimesi kelimesine anlayabiliyordu. asilikti.." "Midesel açlıklarını bizleri yiyerek. Sempatizanlarımızdan fiziği düzgün olanlarına dansöz kıyafetleri giydirin. Đçlerinde ekmek alabilecek kadar zenginleri hala var." "Büyük şefle bağlantıya geçin. !Ferman . burası kendi ülkesi olan SodGom'un en büyük futbol stadyumuydu.. Aksine hareket fasıklıktı. Konuşulan dili.. Seyircilerin büyük çoğunluğu.. Hayvan sayısı az olduğundan birbirlerine düştüler. Kendisi ise SodGom ülkesi kedisiydi.. Takımlara. duymak bu gücü eksiltmi-yordu.. Ama cinsel güdüleri hala tatminsiz." "Yandaş olan hırsızlarımıza gerekli uyarıyı gönderin." "Dansöz striptizcileri çıkarın. Ferman padişahtan çıktıktan sonra sodgomlaşırdı.. Onlar kadar yırtıcı olamamıştı. Onlar kutsaldı ve ne kendileri nede arada ayaklarında bulunan top onlara değmemeliydi." "Son bir çare kaldı....... Önceki rüyasında gördükleri kısmen yineleniyordu. Efendim!. Ne yapmamız gerektiğini sorun!." "Evet efendim!" "O halde futbol sahasına bizlerin sayısı kadar inek salın.." Ber. Seyircilerin tabi olduğu grupların yönetici ve başkanlarının emirleri yeterliydi. Hipnoz çok güçlüydü. Birbirleriyle enerji alışverişlerini negatif kılın....... Bireylerin ceplerindeki paraları tek kuruşuna kadar çalsınlar!" "Emriniz uygulandı efendim." "Gerekli talimatlar verildi... Rüya devam ediyordu.... oyunculara.." "Son durum?. cinsel güdülerini ise bizleri ". hakemlere. Oyuncular... Eline bir şey geçmemişti. hakemler yuvarlak masayı görebiliyorlar ve duyabiliyorlardı. bizler de başka hipnoz tekniklerini etkin kılma açısından zaman kazanmış oluruz. Bu futbol sahasını daha önceden görmüş gibiydi... midesel açlıklarını daha etkin hissettirin. Bu arada her olasılığa karşı güvenlik tedbirleri artırıldı."Bizi duyumsuyorlar. görmek. bir şeyler yapsınlar işte. Onlarla uğraşırlarken. Çünkü.. efendim. partisel örgütlere üye veya sempatizandı. kamusal." "Ülkede dansöz kalmadı efendim..." "Bize karşı saldırıya geçecekler.. Đnekleri canlı canlı parçalayıp yemeye çalışıyorlar." "Đstedikleri et ve . seyirciler." "Demokraside çareler tükenmez." "Bireylerde bizlere karşı oluşan bireysel negatif enerjinin kitlesel enerjiye dönüşmesi engellenemiyor. Seyircilerin büyük çoğunluğu. efendim!" "Evet!. belirli sivil.. Zihinlerindeki kin ve öfke gözlerinden okunabiliyor.. Bireyselleşme yoktu.. Yönetsel uygulamalarımızın çoğunu kendilerine yönelik işlenmiş suçlar olarak düşünmeye başladılar... Đstihbarat kaynaklarımız bu yönde rapor sunuyor. onları duymak ve duyumsamak yerine futbol oyununu izlemeyi tercih ediyorlardı. onların olduğu bölüme geldiklerinde çevrelerinden dolaşıyorlardı. Oyuncular.... Kıvırsınlar.... Evet......" "Son durum da iç açıcı değil... SodGom Ülkesinde toplumun Lidere itaat etmesi geleneklerinde vardı.... rüyasında Arjbool Ülkesi yurttaşlarının canlı ineklerden kopardıkları parçalardan birini kendisi de kapmak için uzandı. Yuvarlak masada bulunanlar bilgi ve belge.." "Sizi dinliyoruz efendim!" "Futbol hipnozun bozulması sonucu." bastırmak istiyorlar. Önceki stadyumdan farklı yönleri vardı. Birden kendisini başka bir futbol sahasında buldu. ‘Amir yanlış yapsa da ona itaat farzdı.

Bunun olması da doğru değildi. Ama ortam bu duygularını bastırmaları gerektiğini tüm görkemiyle sunuyordu. Onun gerçek yüzünün ortaya çıkması kendisinin de gerçek yüzü hakkında gören bazı gözlere ipucu verebilirdi. Meşru müdafaa zemini oluşmuştu.. ruhsal evrimine uygun baykuş görüntüsü almıştı. Kutsal kitap. Saldırıyı bertaraf etmek için yanında cisim aradı el yordamıyla. dışsal bir grubun logosuna uygun bir görünümdü. tepkisel söylemini sunmakta gecikmedi. Baykuş’un yüzüne yapışık kutsal kitabı çıkarmaya çalıştı. can havliyle bağırıyordu. SodGom ülkesi ileri gelenlerince düzenlenmiş kutsallık atfedilen bir kitap eline geçmişti. Suskun kabullerdeydi. . Baykuş tiplemeli görevli. Toplum ve birey üzerinde ki etkileri tartışılıyordu. baykuş görünümü aldı. Onun daha güçlü kutsal kitaplar okuyarak kendisinde her türlü okuma ve üflemelere karşı bir zırh oluşturduğunu anımsadı. saha ortasındaki masada. Büyük başkan yanıt vermeliydi. Sodgom ülkesinin üst düzey saygın yöneticilerinin bulunduğu yuvarlak masa toplantısı önemliydi ve seyretmeyen seyircileri de ilgilendiriyordu. gören kişilerin yakınlarından birinin veya birilerinin veya kendisinin öleceğinin sinyaliydi. Çünkü. Havada saldırı uçuşu yapmakta olan baykuşlaşmış görevliye sert. Baykuş’un yanıtı ve gözleri saldırı pozisyonundaydı. "Sen yanıtlamazsan. Görüntüsüyle uyum sağlayan seste çıkarıyordu. Baykuş yere düşmüş. Bir cins kuş görünümlü şahıs yanıt vermedi. Koltuğundan kanatlarını çırparak yükseldi. dağlar bizimdir!’ deyişi içki masalarında kullanılan nostaljik bir mezeydi.. Buna tahammül edebilecek genişlikte değildi. Atılan kitap hedefin yüzüne yapıştı." ifadesini yansıtıyordu. Ek yanıt sundu. Toplumda yaygın olan söylenti.. Đçlerinde iyi ruhun az çok etkisi altında kalan azınlıkta kişilerde vardı. Baykuş'u görmek veya ötüşünü duymak. "Resmiyette Büyük başkan görünsen de benimle bu şekilde konuşamazsın. Maskeyi zorlamak altındaki yüz maskesinin de çıkmasını sağlayacaktı. Resmiyetteki büyük başkanın üzerine saldırı amacıyla inişe geçti.. Öyle de yaptı. Ses tırmalayıcıydı. Azınlık iyilerin iyi duyguları her nasılsa bugün olabildiğince özgürdü. Bu kitap ilk kez bu kadar etkin oluyordu. "Sayın Büyük Başkan!.. Etkilenmeyecekti. Konuşmana dikkat et. Her şey aslına dönerdi.. "Devleti ve milleti soyup soğana çeviren holdingi isteseydin engelleyebilirdin. Aksi halde.... bir çoğunun cebinden çıkan paraların hesabı bugün soruluyordu. Başının üzerinde SodGom Ülkesinin Büyük Başkanı yazılı ‘resmiyetteki büyük başkanı’ gözleri inatçı parlaklığında. Baykuş. onun nefes almasını ve görmesini sağlamak zorundaydı. Diğerlerinin olmayan zincirlerini kırmaya çalışıyordu."diye. Đçindekileri okuyup ona üflediğinde bir sonuç alıp alamayacağı tereddüdü duyumsadı.. onun can çekişmekte olduğunu duyumsatıyordu. Yoksa.’ Böylece Arjbool ülkesindeki sıkıntıları yuvarlak masa çekmiyordu. toplumda ölüm habercisiydi. Soluk alamıyorum!" diyerek haykırması üzerine lideri. Hırıltılı sesler. Lütfen konuşmanızı düzeltin... Bu görünüm. Bir kitap eline geçti. kendinize gelin!" dedi. Aksi halde topluma ve bireylere zarar verenlerin son operasyonlarını onaylamak anlamına gelecekti.. Đyi duygular. yapışkan maske gibiydi. ben yanıtlayacağım ortalığı velveleye vereceğim. Beni suçlayamazsın. tavizsiz bakışlarla bir cins kuş görünümlü yüze sahip "Kendine Bakanlar Grubu" Üyesi görevliye. bu kez hem kendisinin hem de başkalarının ölüm habercisi olarak anılacaktı.. Baykuş. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. Liderliği. "Göremiyorum!.... onun yaşamasına bağlıydı. Bu bakışlar. Bu saldırının sonuç elde etmesi kendisi dışında tüm Sodgom ülkesi bireylerine daha fazla zarar verebilecek boyutlardaydı. Görevli.. Lider.. Baykuş'un.. Kutsal kitabın fiziksel gücünü kullanmalıydı. başını çevirmeden gözbebeklerini kaydırarak kendi liderine baktı. bağırarak söyleniyordu. Başkan saldırıyı karşılamak zorundaydı. En son soygunu gerçekleştiren BireyMalDen-YemDomMedy holdingin ve birçok firmanın neden olduğu ekonomik krizin Devlet. fakat estetik bir şekilde fırlattı kitabı. Baykuş tiplemeli görevlinin görünürde lideri. Baykuş tiplemeli görevli. onu yerinden kaldırmaya çalıştı..padişahın. kişilik bozumuna uğranılmadığı takdirde zaptı zordu." diye bağırdı. Başarılı olamadı. "Terbiyesizlik yapma!" diye bağırdı... Zincirlerini kırardı.. Baykuş bakışlı adam üyesi bulunduğu grubun liderinin tepkisel söylemi gölgesi altında rahatlamıştı.

çıplak gözleri kadar çevreyi gözlemleme yetisine sahip olurlardı. Aradaki boşluklar bir şekilde başka şeylerle doldurulmalıydı... Bütünleştiriciydi.. Yeni Dünya Düzeni. Onlardan izole edemeyebilirlerdi. ana düzenlemenin işlerlik kazanmasını sağlamışlardı.. Gözbağı olarak bağlanan kırmızı. Đşgal için elverişli ortamlardan birini de SodGom ülkesi bireylerinin açlığı sağlayacaktı... Düzenleme grubu böyle buyurmuştu. Bir ceza yerine bir lokma ekmek verseydiniz" sorularını sorabilir. Akıllarını ekmek ve domuzla mı yemişlerdi?. "Açım. Kitap kutsaldı ve üç delik kutsallığa hakaretti. Yanıt. Önce ürktü. Bu kez bazı ayarlar farklı tekniklerle gerçekleşiyordu. Ortam arzu ettikleri ve düzenledikleri gibi gerçekleşmişti. bu duygularda yoğunlaşan bireylerin her biri birbirinden bağımsız.. Birlikte karar alımı önemliydi. SodGom Ülkesi yurttaşlarının lehine idi.. Ülkenin en ücra yerleşim biriminde bulunan birey dahi. Dönüşüm yeniden başladı. Olan olmuştu. Ama. sarı.. Güvensiz bir ortama... Rapor işgali emrediyordu. Bu duyguları taşıyabilirdi.. gözlerinin görmesi ve soluk alabilmesi için üç delik açmalıydı.. midesinin bir kenarında ‘yedek olarak bulunsun n’olur n’olmaz’ diyerek hala hazmedilmemiş halde bekletilen yiyecekler dahi kusturulmuştu. Organize suçların cezası ağırdı. siyah. düzensizlikten iyidir.... daha önceden de bir çok kez bir çok delikler açılmıştı.. . O sadece ‘açım!’ demişti.. Yasa dışı örgüt üyesi suçlamasında bulunamazlardı. anlayışında düzenleme grubunun bazı bölgeler için istediği şekilde düzenlediği raporların uygulama alanı bulabilmesi için istedikleri an geri alabilecekleri demokratik kurallardan bazılarının da yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Üst grup çatışması yurttaşlara yansıyabilirdi. Doyurucu değildi. yani baykuş tiplemeli insan haline dönüşmüştü. O an. Düzenlemelerde sapma meydana getirebilirdi.Kutsal kitap yüzünden çıkmıyorsa. Demokratik bazı kuralların tam uygulanması içerikliydi. Uluslararası Düzenleme Genel Merkezinin alt kollarından resmi ismi "Uluslararası Tefecilik Merkezi" gerçek ismi "Her şeyinizi parayla satın alırım" olan finans kurumuyla bağlantıya geçildi. aşırı açlık tehlikeliydi. renkli kurdeleler renk değişimine uğrayabilir. Başkaca bireylerin ve grupların desteğini almakta zorlanırlardı. SodGom ülkesine girmiş yabancı sermaye. Aç insanın açlığı süreklilik kazandığında birkaç aşamadan sonra gözleri şahin gözleri işlevi gibi keskin ve derin görmeye başlardı. tek başına patlamaya hazır bir bomba olabilirdi. Var olan düzeni az yara ile sürdürücüydü. ‘Kitapda bir kez delik açmaktan bir şey olmaz’ sözü literatüre girmişti. organizesiz bireylerin tek başlarına aynı içerikte sözcükleri kullanması ve "açım!" demesi düzen için risk taşıyıcıydı. Bundan sonraki raporların uygulama alanı bulması gerekiyordu. ağır koşullar içeriyordu.. Gözleri hizasında iki delik. ağız hizasında bir delik açarak. Yeşil kurdele.. Öncesinde yerli işbirlikçilere ortam sağlanarak hazinenin boşaltılması sağlanmış. Bazıları korkudan sesli ifade etmese de bir an gelir. Fiiller ve failler sayısızdı. "En kötü düzen. Ama. Toplum. Son ekonomik kriz darbesi yurttaşların midesine balyoz gibi indirilmişti.. görmesini ve soluk alıp vermesini sağladı yandaşının. Hemen organize suça girdirilebilinirdi.. Fakat bir taraf için iyi olan bazen diğer taraf için de iyi oluyordu. birbirlerine düşürerek oyalanmalarını sağlamada dahi başarılı olamayabilirlerdi.. Futbol stadyumunda bulunan seyircilerin bazılarından bireysel çatlak sesler çıkmaya başlıyordu. siyaseten bağlantısız. Şimdi ne yapılacaktı?. diye düşünerek rahatladı.. mavi. Alt düzenleyiciler sessiz kalarak... "Açım!" diyen belirli bir gruba sahipse yasalara göre cezalandırmak kolaydı. Bu sayı git gide artıyordu... Sonuç pek olumlu değildi. kötüydü. Ama. Raporlardan sapmayı getirebilirdi.. yandaş olmayanlara da ekonomik korku salınarak geri çektirilmişti. Bireylerin açlığı kendi açlıkları değildi. Yine önceki haline. Aç yurttaşların bağlı olduğu grupların liderleri dahi üyelerini bir aşamadan sonra hipnoz edememe riski taşıyorlardı. Delik açanlar cezalandırılmadığına göre korkacak bir şey yok. Koşulların bazıları. diyeni neden cezalandırdınız?. Kurdeleler arkasında kalan gözleri. Bireylerin cebinden çıkan paraların bir şekilde onları yerden kaldıracak kadarıyla yerine konabilmesi için büyük meblağlı borçlar vermeleri kendi ekonomik. Halkın aşırı tokluğu kadar aşırı açlığı da.. sosyal ve siyasi amaçlarıyla çelişecekti. kırmızı kurdele ile onların gözlerini ve zihinlerini bağlamakta.. Hatta. yeşil." sözünü masada bulunanların tümü özümsemişlerdi. ticaret hukukunda tanımı yapılan basiretli iş adamları girmezlerdi. Aç mideler uyarıcı oluyordu. Finansın bağlı olduğu grubun raporlarına uyum sağlanamayacaktı. Sapma yoktu.. Aşırı doygunluk da tehlikeliydi.

politika kirlenmişliği on bir kişi ile gizlenmiş. Rastgele birileri olmamalıydı. güzel bir bayanla ilişkisi gündeme getirilerek değerler konusunda soğutma sağlanmış..tümü beyaz renk halini alabilir ve beyaz sayfa açmaya geldik. verdiği sözün aksine sapma meydana getiren iktidar ise sivil inisiyatif olarak gösterilen beş dakika karanlık otuz saniye aydınlık eylemi başlangıç yapılarak. güvenlik. Risklerle ufakta olsa uğraşmak efor kaybıydı. Tarih boyunca her yüzyıl için iki genel düzenleme üst senaryosu hazırlanırdı. Diledikleri kadar faiz oranını yükselterek ödeme olasılığı olan kişilerden tahsilat yaparak farkı kapatabilirlerdi.. Yeni dünya düzenine göre ülke yöneticileri bir ilin valisi gibi olmalıydı. En önemli ve büyük güç ise yandaş bir kısım medya idi. hırsızda. Başkaca ülkelerdeki bazı liderlere uyguladıkları gibi yatak odasında dahi bulunabilecek kendi yandaşlarından biriyle evlendirmeliydiler onu. Kendilerinin fark edilebileceği bir çok alan. başka bahanelerle düşürülmüştü. bazı politik kaygılarla risk gösterimi olabilirdi. genelde politik liderlerde.. azizler. kılıfı önceden hazırlamalıdır. ekonomik. SodGom Ülkesi hazırdı buna. Nefes alışverişini dahi kontrol etmeliydiler.." demeliydi. Mehdi'nin onların ırkından veya dininden olmaması halinde inandırıcı olmayacaktı. grup üyelerinin tehlikeli tepkileri ile liderlerinin asıl yüzlerini görmeleri engellenebilirdi. Ama insanlar çiğ süt emmişlerdi. Hasadı gerçekleştirecek bir çok ellerinde orak taşıyan görevliler bulunmaktaydı. Onlar gerekli bilgi pompalamalarıyla bireylerin ve toplumun zihinlerini kontrol edebilirler. Herşey ve herkes bilgisayarda kayıtlıydı. onlara özenenlere korku salınmış. Ekonomik kariyeri vardı. "Dışsal egemen ve Dışsal egemenlik etkisindeki Đçsel Düzenleme Grubu gereğini yapmalıydı. SodGom Ülkesine gönderecekleri faizli parayı onun eli ile sunmaları halinde herkesi ve her kesimi ona biat etmeleri konusunda zorlayabileceklerdi." . Bazı grup liderleri. emir verene tartışmasız uymak dini kuraldır. "Emir veren. Son düzenlemelerde önemli olaylardan hatırda kalanlar. Ekonomi bilimine ait kuralların soygun ortamında hiçbir işe yaramayacağını seyirciler bilmiyorlardı. azizeler bu gözlere sahip olmak kendilerine açlık yaşatmışlardı. Diğer gruplar da gerekeni yapacaktı. Çoklu tekellik. Onların bir kısmı farkında olmadan programlarına göre hareket ediyorlardı.. bir şekilde ufak çaplı olgular ve bir kısım medyanın da yardımıyla örtülmüştü.. Onlar.. Bu.. yeni dünya düzenine uygun bir anlayıştı. diyenlerin açtıkları sayfaların siyah renkte olduğunu algılayabilirlerdi. psikolojik. Hatta Şam yöresinden olmalıydı.. Dinsel kuralları farklı yorumlatabilirdi. "NoEkonomi YesPolitika" isimli finans uzmanı görevli bunun için biçilmiş kaftandı. sosyal. . dini milli sivriliklere karşı bir dini tarikatın liderinin." Bu genel kural SodGom'da da uygulanan kutsal kurallardan biriydi.. Rutbin ve arkadaşları öldürülerek. hatta rahatlıkla tarikatını söyleyerek propaganda yapanlar pasifize edilmiş.. SodGom Ülkesini bu anlamda dışardan idare etmek çok kolaydı. uykuda hoşa gitmeyen sayıklamalarını dahi kendilerine bildirecek bir eş olmalıydı. Kişisel dosyalar araştırıldı ve bulundu. Bu nedenledir ki bir kısım budistler. trafik kazası sonucu. Sapma olduğunda. Uygun ortam onlara da sağlanmalıydı. Grup liderlerine gerekli talimatlar zihinsel iletişim yoluyla verildi. Açlık onları kısmen hazırlamıştı..birini temin etmeliydiler. Daha fazla aç bırakılmadan harekete geçilmeliydi. En klasik taktik uygulanmalıydı.. doğrudan yönetim sağlanmalıydı.. Dolaylı yönetim yerine. Düzenleme raporları hazırlanırken. Son elli yıllık senaryolarının meyvelerini toplamak üzereydiler. toplum rahatlatılmış. geleneklerinde var olan kurtarıcıyı diğer adıyla Mehdi’yi bekliyorlardı. tasavvuf ehilleri. Grup liderlerinin değerlerini biliniyordu. Kendilerinin bulundukları yere bağlı bir vali... tekli tekelliğe dönüşmeliydi. Kendileri için sapma meydana getirmeden çalışacak ve –ve şimdiye kadar çalışarak rüştünü kanıtlamış. "Minareyi çalan.. Đlla kendi yandaşları olmaları gerekmiyordu. politik değerler araştırılır ve bunlardan her yapının uyabileceği şekilde değerler gözardı edilmeden düzenleme yapılırdı... Birkaç küçük sahte tepki ile gözler boyanarak. toplumu isyan noktasına getiren mafya.... soyguncu da olsa emrine uygun hareket edilmeliydi. Ortam buna uygundu. Bu yüzyılda.. Bulmak kolaydı. Bankaların hoşnutsuzluğu da giderilmeliydi. talimatları direk alıp aynen uygulardı. yönlendirebilirlerdi. Nemgöz Hocanın etkinliği büyüktü.. Faizli kredi alan bireylerden paralarının geri dönemeyeceği korkusunu taşıyorlardı.. Daha öğrenememişlerdi. Çünkü. Bu doğrudan ve kolay yönetimi birlikte getirecekti. Toplum ve bireyde hazır olmalıydı. Aksi hareket edenler hasada uğratılacaktı..

Aynı rüyayı bu şekliyle gören insanlarla düşünsel alışverişte bulunmak aşırı arzusu duydu. diyecekti. mercek altına aldı. Yarın. Bir ay sonra ortaya kendiliğinden çıkacak ekonomik krizi bugünden başlatabiliriz. kendilerini destekleseler de desteklemeseler de sonuçta olan olguyu tüm SodGom bireylerine duyurmada aracılık yapacaklardı Futbol sahası ortasındaki masada bunlar cereyan ederken. Sonunda kutsal kitap yüzünün altına geçerek kayboldu.’ çığırtkanlığını bu kez mırıldanmak bile istemeyecekti. Bu kezde. Ber. kan ter içinde uyandı.Bunlar düzenlenirken ve olurken baykuş tiplemeli görevli ile lideri toplantıyı birlikte terk etmişlerdi. Baykuş tiplemeli şahsın resmiyetteki liderine de bu düşünce uygun geldi. Kutsal kitabın Başkan tarafından yüzüme fırlatıldığını belirterek siyasi kriz oluşturalım. kendisinin sessiz kalarak çevresindeki insanların masum güvercinleri avlamak. Maçın son dakikaları oynanıyordu. Toplantı olumlu geçmişti. Maç sonucunun ne olduğunu Ber öğrenmemişti. içselinde. Zorunlu olarak dolmuştan indiler.. derhal kurulan gezici banka şubesine yatırmak zorunda kalmışlardı. Bunun sonucunun ekonomik kriz olacağı gün gibi aşikar. Çünkü kutsal kitap tekti ve kendisinde saklıydı. "Bu bizim için iyi bir bahane oldu.. bu kutsal kitapta yazan bir kuraldır. Onlar. "Maçtan siz ne anlarsınız olum!" diyebilecek miydi. "Bu rüyayı sadece ben mi böyle gördüm?" diye kendi kendisine söylendi. Bazı ilgili üniversite hocaları ise dün ne yediklerini ve ne söylediklerini dahi unutacak kadar hafıza zafiyeti içindeydiler.. Sahanın ortasında cereyan eden olaylara bakıpta kafa bulandırmaya gerek yoktu. Kutsal kitabın kurallarının neler olduğu kendisine sorulacaktı.. Sodgom milli takımı ile Ad-Semud milli takımı arasında cereyan ediyordu. yöneticisi olduğu "Đyi Ruhlar" isimli web sitesindeki "Rüya" bölümünde yayınlamalıydı. Eve kadar aşacakları yol uzundu. Bir zamanlar ‘seyirciler sahaya!. Baykuş Tiplemeli Görevli'nin yüzüne yapışık kutsal kitap git gide yüzünün rengini almaya başlamıştı. Bu maçdan alınacak sonuç önemliydi. Birilerinin. Bu bir milli meseleydi. "Bir kedim bile yok!. Aksi halde toplumun yaygın kanı olarak taşıdığı dürüstlüğü yara alacaktı. *** . Seyirciler ise bindikleri toplu taşıma araçlarından inmek zorunda kalmışlardı. Bu doğrultuda dışarıda bulunan medyaya açıklamada bulunalım. Sonuç Evrensel Futbol Turnuvasında ilklere girme yolunu açacak veya açmayacaktı. Hatta gördüklerini Đyi ruhlar e-mail haber grubundaki üyelere de iletmeliydi. " Ben Kutsal kitabı!. Oyuncular şort ve tişörtlerine aşırı sayıda yeşil parayı sığdıramadıklarından. Dolmuş parasını vermek içinde ellerini ceplerine attıklarında korkunç gerçeği geçte olsa öğrenmişlerdi.. eşinin.. futbol karşılaşması ile seyircilerinin durumunu ihmal etmemek gerekirdi. uymayanlar lanetlenecektir.." dediğinde bir başka kanıtı daha vardı. Artık. çocuklarının ve eşinin verdiği siparişleri alamayacaklardı. Bu durum güzeldi. Böylece ekonomik krizin tüm suçu Büyük Başkan’a yükletilmiş olur. Bu onun üçüncü maske sahibi olmasını sağlamıştı. Şüpheliydi. Maç bitmişti. Ber. Tekrar gelen uykusuna kaldığı yerden devam etti. Seyirciler bu milli şuurla ceplerinde bulunan son paralarının tek tek en azıdan ‘yankesicilik suretiyle hırsızlık’ fiiliyle hırsızlandığını fark edemiyorlardı. Onlarda gereğini yapacak değişik renk ve sesle de olsa. çoğaltmak ve daha fazla zenginleşmekte kullanmak üzere yüzlerce kediyi talanla edindiğini sormayacağını sanıyordu. Lider.. Bir piyangoydu. Ara holde "Şimdi ne yapacağız?" sorusunu soran liderine.." deyişine uygun bir yaşam sürmüştü ve sürecekti.." dedi.. Bu maç dakikalarının heyecanlı anlarını ve sonrada devam edecek yorumları kaçırmamak gerekiyordu. "Evlendiğim güne lanet olsun!" sözlerini duyar gibiydiler. inanmayanlar. Sorulan sorulara kendi yararına uygun şekilde kurallar uyduracaktı. Ters bakanlara. Bu kitap yüzünün altına gömülmeden hafızlayanda olmamıştı.. bu doğrultuda gerekli beyanatı hüzün dolu ses tonuyla medya görevlilerine sundu.. Đçtenlikle ortamını yansıtan bir şairin.. Bazıları yolun daha fazla uzun olması temennileriydi. O dağılan seyircileri ve oyuncuları izlemekle meşguldü.

" Sevinç şaşkınlığı içinde olan Ber. yanlışlığı düzeltme şansı elde ettiğini düşünüyordu. Sırları çözümleme fırsatı doğmuştu. Hangi ayağın." Ber. etrafa reklam olmaktan kurtulabilecekti. Sekreterden tarifini aldığı lavaboya girdi. Uzun gelen dakikalar sonunda kendisi için binlerce anlam ifade eden kelimeyi ağzından güç bela çıkarabildi. "Med!.. Birkaç dakika öylece kaldı. Yansı isimli kadının karşısındaki koltuğa kuruldu. böyle bir olayın olmadığı doğrultusunda telefonla belirttiği anlatımını kelimelerin yerlerini değiştirerek yeniden sunuyordu. hangi ayak üzerine atıldığı önemli değildi. O günde bana bu isimle hitap etmişti.. Avukat Avyansı tanıdık bir simaydı." Ber. bakışları.. Sonuçta her ikisi de kendisine ait ayaklardı ve bunları irdeleyecek ortamda değildi. Aslında sizinle karşılaşmak istemiyordum. Ama. Amacı şantaj yaparak.” Kendisini toparlamalıydı. Anımsıyorum.. Ber. "Davayı kabul ediyorum. Dışsal görünümü... Ber. "Avyansı bey!. "Yansı hanım geldi!" duyurusu üzerine kesildi. "Yoksa!.. rahatsız mısınız?" diye sordu. avucunu yalayacaktı.. kapının açılışı sonrası görünen ve selam veren silueti incelemeye başladı. Avyansı’nın sekreterinin." dedi." yalanına sığındı... Avyansı. "Bir sorunmu var?. Salona geri dönmeliydi.... beyninin uyuştuğunu. düğmesine basılan bir müzik seti gibi ara vermeksizin ön konuşmasına devam ediyordu........ "Đşte!." Yoktan kanıt bulmuş bir güvenlik görevlisi gibi gözleri parlayan Yansı.38 Avukat Avyansı.. Đçsel devinimi." dedi. Bu çerçevede süren konuşmalar. Salona geri döndü.. konuşabileceklerdi. Davanın ilk duruşmasından önce birbirlerini görüp. Ben çıldırıyor muyum?.. Eliyle saçlarını kaşıyarak.. Çünkü parası olmadığı gibi borç içinde yüzüyordu.. Benle görüşmek istemişsiniz. Ber. Yüzündeki ıslaklığı kurulamadan aynadaki görüntüsüne baktı. Ellerini ve yüzünü yıkadı. dışsal görünümüne çok da yansımamıştı. Birkaç kez yargı binasında birbirlerine tesadüf etmişlerdi. karşısında bulunanda suçlu olduğu yönünde bir kanaat verebilirdi.. Felç geçirmiş gibiydi. Rahat ve kendinden emin bir görüntü sağlamalıydı..’ Yuvalarından fırlayacak derecede genişleyen gözleriyle. Kısada olsa anlık bekleyişler sabırsızlığını duyumsayan Ber. ." dedi... kalpsel çarpıntılar içindeydi... Ayak ayak üstüne attı. Ürpertisi geçmemiş. yargılama oturumları başlamadan dosyanın düşürülmesini sağlatıp.. Avyansı’nın ofisinde ikram edilen çayı yudumlarken. Hafif bir sarılık dışında sabah evinin banyo aynasında gördüğü yüze sahipti. Sakin olmalıydı... "Hava sıcaklığından galiba. Kendisiyle uğraşan birilerinin yönlendirmesi mi?. Avukat Avyansı tedirgin bir sesle.. Ezik görüntü. gözlerinin karardığını hissetti. Yansı'yı başıyla onaylayarak. Yansı. Ses ve görüntüsüyle titrek ve isterik duruş sunuyordu. Bu düşüncelerle Avukat Avyansı’nın ofisine varmıştı. düşüncelerini sesliye dönüştüremiyordu." diyerek seslendi. Randevu anına çok az bir zaman kalmıştı. Avukatım Avyansı bey çok ısrar edince kıramadım.. Avyansı’ya dönerek. bu yolla para sızdırmak mıydı?. Biraz geçte olsa Yansı isimli müşterisiyle Ber’in görüşme zamanı ve mekanı ayarlamıştı. saç rengi ve yaklaştıkça daha iyi algıladığı ten kokusu yabancı gelmemişti. Duvarlardan destek alarak salondan çıktı. "Ber Bey.. Ber'in ricasını kırmamıştı. kendisini kısmen toparlayabildi... Kadını yeniden gözlemlemeye başladı. Kimdi bu Yansı?.. "Evet!.. "Dilerseniz hemen konuya geçelim.. Amacı buysa. Neden böyle dayanaksız ve yalan bir dava açma gereğini duymuştu?. Bu ortamı iyi değerlendirmeliydi. Bu durumdan sıyrılmak için silkindi.. bedenindeki dikleşen tüyler başını eğmemişti. "Çözmem gereken işlerim var.. "Bu isimden daha önce bana söz etmiştiniz. ‘Kötü bir şaka mı?.. Bir gayretle ayağa kalktı. Belki de.

Kendini bu kadar gizlemene ne gerek var. Hatta bu kabulümü yazarsanız altına yüzlerce kez imza atmaya da hazırım.. Karşısındaki bayanla telepatik iletişimde bulunmaya çalışıyordu.benim telefon numaramı arayarak... "Yansı isimli biriyle hiç tanışmadım. Yansııııı!!!.. "Siz!. Mutlaka suskunluğunun sonunda. "telefonda olmaz!" yanıtını vermiştin.. Önceki anlatımlarına inanmakta güçlük çeken aynı zamanda akrabası olan avukatı Avyansı'ya. Bunun için buradayım.. durumu açtım... duyumsayamıyordu. "Kendini gizleme ne olur Med!. ‘sana söylemiştim’ mimikli bedensel dille birlikte.. bana bir kez daha Med ismiyle hitap etme!... Her ikimizde aramızda geçenleri tamamıyla biliyoruz. Anlatmama da gerek yok! Nasıl olsa içimden geçenleri aynen duyumsuyor ve algılayabiliyorsun. Med!. konuşma sırası kendisine gelecekti veya ortam oluştuğunda 'Durumdan vazife çıkararak.." Ber.. "Dalga mı geçiyor?. Kocamın ölümüyle ilgili bir konu olabileceği saplantısına girmiştim.. avucunu alnına vurur gibi hafiften dokundurarak. Yansı." Yansı. Buna rağmen Avukat da olsa tanıdık olmayan bir kişinin evine gitmek istemiyordum. Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumdu. Yansı. yargı oturumunda bulunan bir insanın ruh halini yansıtıyordu sanki. Yirmi sekiz yaşında olmama rağmen onun anısına hala büyük saygı duyarım. öğretiler bu tür bir durum karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmemişti. Bana bu acil durumun ne olduğu konusunda açıklama getirmeni istediysem de." Uyarı bağırtılıydı....... "Ama lütfen.. " 'Med' değilsen... uzaklaştırılma sonrası koltuğuna yığılırcasına oturdu." diyen Ber.. Gizlemek. "Lüt-fen!. ne de karşısındaki kadında düşüncesini okumuş bir tavır. Ana konuya temiz bir sesle girmeliydi. "Anlatacağım!.. "Çok önemli. Ne de bir erkekle özel arkadaşlığım oldu. kimsin?." diyecekti. boğazını hafiften öksürerek temizledi. "Doğruları.. Davayı da kabul ederim... Hukuk kitapları ve yasalar...... Bunun üzerine senin dairene gelmiştim. Soluk alışverişlerini düzenledi. içsel transa geçti. şimdiye kadar ne kimsenin evlilik tekli-fini kabul ettim. "Gerçi.. Ne iletiye yanıt vardı.. Eliyle hafiften itekleyerek Ber'i kendinden uzaklaştırdı. Yerinize oturur musunuz?. kızarık yüzünü aşağı indirdi. Yansı’ya yaklaşıp sarılma teşebbüsünde bulundu. Avukat Avyansı." dedi. ona güvenebilirsin.. Yansı. Yansı'nın belirttiği dönemde Markız ve Med dışında hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamıştı... Seni gördüğüme ne kadar çok sevindim! Bir bilsen?.. devam etti. Siz!. Esrarlı bir diyalogdu ve pandoranın kutusunu açacak yetiye ve bilgiye sahip değildi.... Eline bir fırsat daha geçmişti..." dedi... boşuna bekledi.. Ber. Bu nedenle.. Anlıyor musunuz?. Akan gözyaşlarını onun yüzüne bulaştırarak.. kocam.... "Olanları anlattığım avukatım Avyansı Bey bile bana inanmadı. Köşeye sıkıştırabileceği kanısıyla." diye sordu.Varol’un benim çocuğum olduğunu onaylıyorum. Onların karşılıklı diyaloglarından çıkarımlar elde etmesi gerekiyordu. Đkibuçuk yıl önce.." dedi." Yansı. 'Med' isimli arkadaşıma o kadar çok benziyorsunuz ki." Önünde bulunan bardaktan bir yudum su aldı...." Ber’in önceki sözlerinin tersine ani ve keskin dönüşüne kuşkuyla baktı Avyansı. Size meslektaşınız hakkında verdiğim bilgilerin tümüyle doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur umarım. Onunda zihinsel düşüncelerini dahi algılayamıyor. geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat etmişti. Benim adım Yansı!.. nasıl bir tepki vermesi gerektiğine karar veremiyordu. " diye geçirdi içinden..." Ber. Senin adını duyunca." dedi." Avyansı.. "Yaklaşık bir yıl önce bir cumartesi günü -nasıl bulduğunuzu bilemiyorum..' demişti. yerinden kalkarak.." tavrını ortaya koyacaktı. Evinde olanları anlatmaktan utanç duyuyorum. Bana dünyaları bağışladınız.. Buradan çıkalım.. yarım bıraktığı cümlesinde. Benim hakkımda yanlış şeyler düşünmesini istemiyorum.. Uzun bir anlatıya gireceğinin sinyalleriydi bunlar. olay biter... yaşananları anlat Avyansı beye. Ber bey. Ber." dedi umutsuz ezgili söyleyişle. Hatta bir çoğunu inandırıcı olmaz düşüncesiyle dava dilekçesine dahi yazmadı. "Avyansı Bey!.. Med'e sadece dışsal görünüm olarak . Ber... 'Bu benim boşanma davama bakan avukat! Mutlaka önemli bir şey vardır...... kekeleyerek "Şey.." iletisinde bulundu. kendinizi iyi hissetmiyorsanız toplantımızı bir başka güne erteleyebiliriz. "Benim adım Yansı... "Bu olanlara inanmamı mı bekliyorsun?.. Şimdilik susmak en iyisiydi. Ölüm aylığı ve beyimden kalan ikinci dairenin kirasıyla geçiniyorum. saklamak istiyorsan sorun yok. "Med!." belirterek ev adresinizi tarif ettiniz. hayati bir konu olduğunu ve mutlaka benimle derhal görüşmen gerektiğini. Komşum ve güvendi-ğim Boşsel isimli arkadaşıma.

Kendi evime varıncaya kadar da benden ses çıkmadığını fark ettim. anı kurtarmalıydı. açıklamalarda bulunuyordunuz." etiketi almasını sağlayabilirdi.. ikram ettiğiniz şarabı içmiştim. rüyada gibiydin. beyinsel düzeneğinin darmadağın olduğunu fark etti." dedi.." diyerek yanıtladı. Avyansı.. bunlara bir açıklama getirebileceğini. afallamaktan aptal görünümlü bir insan yüzüne sahip olmuştu. Peki bu konuda hukukun kabul edebileceği kanıtlarınız var mı?" .." kelimeleriyle belirtti. O ezgi hala kulaklarımda sanki. denizlerden." Yansı. sorularınızı. Sanki dilim ve bedenim tutulmuş gibiydi. sanki.." Yansı.. Buna karşın sanki ben size bir şeyler söylüyor-muşum gibi yanıtlar veriyor.... Ber.... Kesik kesik konuşmaya başladı. Ber." "Kimden?" "Sizden?" "Neden?" "Sizin büyücü olduğunuza inanmıştım. sarılmıştınız..... "Hayır!. Yansı'nın konuşmasını sonlandırmasıyla soluğunu salıverdi..... bu sorudan rahatsız olduğunu.... Bu yüzden sizi çokta suçlayamam... Yansı ile bu şekilde diyalogu geliştirmenin sonucunda Avyansı’da olumsuz etki bırakabilir. konuşulacak bir şeyler kalmadığını fark etti.. Çünkü nasıl olduğunu benim de anlayamadığım şeyler oldu....." "Korku taşıyorduysan davayı nasıl açtın?. yanıtını bildiğim kadarıyla karşılıksız bırakmayacağım. Beni oraya bağlayan bir şey vardı." Ber. bu rahatlatma karşısında daha bir heyecanla anlatımına devam etti... Đşin bittiğinde beni uğurladın... Her isteğinizi... aydınlatılması gereken o kadar çok karanlık nokta var ki... "Aylardır. Sanki." "Psikolojik terapi gördüm ve korkumu yenmemi sağladılar. Çözüm bekleyen soruları şu an bir kenara bırakmalı..." "Samimi olarak söylüyorum. SodGom Ülkesinin düzeneğindeki kaosun aynısını içselinde yaşıyordu..aşırı benzerlik arz ediyordu. Dilsiz olmuştum sanki." dedi....." diye sordu merak dolu gözlerle. Niye... Evinize girdiğim andan itibaren tek kelime ağzımdan çıkaramamıştım. "Ben halen Yansı hanımla bu tür bir ilişki yaşamadığımı yeminle söylüyorum. anlattığın her şey gerçek olsun. nefesini tutarak dinlemişti. Med'le olan birlikteliğinde yaşadıklarıyla aşırı benzeşme gösteriyordu..... Ber.. bu soruya hazırlıklıydı. "Evime davet edip size zorlamı sahip oldum yani?.. "Dairenize girdiğimde bana Med diye hitap edip. Hayatım boyunca ağzıma alkol almamış olmama rağmen. benim de bazı bilgilere gereksinimim var.. Ne diyeceğini bilemiyordu. Đstemediğim halde.. Fakat konuşamıyordum.. taktik değiştirdi ve anlatımına devam eden Yansı’nın sözlerini sorusuyla bloke etti. kürtaj olursam bunun hayatıma mal olacağını. "Gerekli inceleme ve tahliller yapıl-dıktan sonra." Yansı.. Konuşmak istiyor. Ber." "Korkudan. "Ber Bey! Ne diyorsunuz bu anlatımlara?...." dedi... O güne kadar hiç dinlemediğim bir müzik parçası çalınıyordu.. topraktan. Lütfen!.. aslında merak ettiğim." Ber. Bana bir kötülük yapacağınızdan korktum. Her ne kadar Avyansı Bey’in ısrarı ile senle görüşmeyi kabul etmişsem de. hatta "Deli. Đsteklerinize karşı çıkamıyordum. Đrademe hakim değildim... Ne soracağımı da artık bilemiyorum.. "Siz Büyücü müsünüz?.. sanıyorum. hiç istemediğim halde yerine getirme zorunluluğu hissediyordum. eğer." diye soru yönlendirdi. sevişme anında bedenim sana olumlu tepki veriyor. Yansı. beni ondan sonra hiç aramadınız?. Bu arada çok garip şeylerden söz ediyor-dunuz. Kavaklardan. içimi kemiren şüpheli noktaları ortaya çıkarmama yardımcı olabileceğini.. "Diyelim ki." dedi. Yansı'nın engellenmesine karşı çıktı.......... uyum sağlıyordu. "Avyansı Bey! Saçmaladığımı sanacak ama bunları sana özellikle anlatmak istiyorum.. "Ne demek istiyorsunuz?. anımsayamadığım bir çok şeyden söz ediyordun. Kendisi hakkında hastanede düzenlenen raporda belirtilen kişisel trans hali ve hipnoz yeteneğini kullanarak farkında olmadan bu kadını etkileyip yanına gelmesini sağlayarak. Đstemediğin halde hamile kalmışsan neden kürtaj yapmadınız?. Bırakın anlatsın... Soluk alış verişi hızlanmıştı. vazgeçtim. "Kafam karıştı. "Yansı Hanım!. Anlatımı. Gözlerinizi kapatmış garip konuşmalar ve fiziksel davranışlar sergiliyor-dun..... Çok garipti." "Diğer soruma yanıt alamadım.. "O gün bana büyü mü yapmıştınız ?.. Ne bileyim?. Yansı ile birbirlerini bir süre süzdüler... aldığı yanıtın verdiği rahatlıkla. ‘Med’ sanal kişiliğiyle onun dışsalını örtüştürmüş olabilir miydi?." Avukat Avyansı.. Sevişirken garip hareketler ve sesler çıkarıyordun... Neden kürtaj olmadınız?.. ölüm riskinin yüzde yüze varan oranda olduğunu belirtiklerinde.. Kürtaj olmak için doktora başvurmuştum.. "Dilekçede de yazılıydı. Neye inanacağını bilemiyordu. Hayır!.

Đyi Ruhlar web sitesiyle bağlantılı 'Đyi Ruhlar e-mail haber grubu' na üye olanlar zamanla çoğalmış ve en son on bir bin kişiye ulaşmıştı. Ber. Rüyalar ve Yorumlar. tartışmamız mahkemede devam edecek. tartışmanın hukuksal alana kayması nedeniyle. Sanat. Ayrıca. Delegelik sistemi ile Parti Genel Merkezinin Halk Temsilciliği için aday adayı belirleme hakları kaldırılarak direk parti üyelerinin kendi . Konuşacak bir şey kalmadıysa izin isteyecektim. Artık.!!???. Kişilik bölünmesi sonucu. "Ben de kalkmak üzereydim zaten. Buna göre." Avyansı. Anti-Denetleyiciler. Dinsel öğretiler.... "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"na olan borcundan dolayı banka avukatının icra kanalı ile kendisine tebliğ ettirdiği ödeme emrine karşı bazı itirazlarını içeren dilekçeyi hazırlayacaktı. Med'in sanal olduğunun farkına vardığından kısa bir süre sonra kolları sıvayarak web sitesi hazırlamaya koyulmuştu. duygu. Ziyaretçi sayacına göre. "Beni kırmayarak bu gerçekleştirdiğinizden dolayı her ikinize teşekkür ederim. Zihinsel zeka." ".. Tarih. günlük planladığı işleri yapabileceği konusunda tereddüt içindeydi.. Ber'de böyle bir zorunluluk hissetmişti. aynı anda binlerce bireye ulaşıyordu. yayınlama gibi alanlardaki acemiliği nedeniyle Solkol'un yanında çalışan ve bu konuların uzmanı olan PcBilir isimli yurttaşın.. Demokrasinet.. kendisiyle birlikte on bir kişilik bir kadro ile sitenin yaşamı güncellemelerle devam ediyordu. Kehanetler. Özellikle Demokrasinet görüşü ziyaretçilerin dikkatini çekmekte ve genel kabul görmekteydi. Avukat Avyansı'nın ofisinden bürosuna döndüğünde karmaşıklaşan zihniyle. Mafya.. toplantıyı sonlandırmak istedi.. "Seçimlerin maliyeti nedeniyle tüm oylamalar. Medyumluk ve daha birçok alt başlıklı linkler bulunmaktaydı. sezgilerden.." "Đleride sunacağız...' isimli linkti. sistem oturmuştu. Ayrıca. E-mail haber gruplarında özellikli bilgi içeren yazılar ilgili konu başlığı altına da kaydedilip.. özellikle kendi gerçeklerini arıyorlardı. adı soyadı dışında sadece kendisine ait bir şifreye sahip olmalıydı. Anti-Düzenleyiciler. duyumsamalardan başka bireylerin de yararlanması amacını gerçekleştirmeyi bir görev edinmişti. *** Ber. bir çok alt link bulunmaktaydı. Beyninde oluşan yüzlerce sorularla Avyansı'nın ofisinden ayrılıyordu." "Görenler kimler?." dedi.. Đnsanlar gerçeği. Her birey öncelikle oy verip vermeme konusundaki iradesini net kanalı ile tescil ettirmeliydi. Duyumsamalar. "Kusura bakmayın!" dedi. Đnsanlar bazı şeyleri yapmak için kendisini zorunlu sayardı.. onun uğraşını bizzat izleyerek bir çok deneyim edinmişti. Güvenlik.. Müzik. Ayrıca.. Yine kabul etmemede ısrar ederseniz. Ondan başlamalıydı. "Benim bir arkadaşla randevum vardı. Bu linki sadece Ber hazırlıyordu.. Anti-Uygulayıcılar. Yöneticisi olduğu... Hiçbir e-mail kesinlikle engellenmiyor... Web sitesinde yayınlayacağı yazı daha önemliydi. Duygusal zeka."Yansı hanımın evinize girdiğine dair görgü tanıklarımız var.." diye ekledi. duyumsama yönleriyle kendisiyle benzeşen on kişiyle web sitesi düzenlemelerinde yardımlaşıyorlardı.. yine internetten tanıştığı ve düşünce.. Bunun için gerekli koşullar devlet tarafından sağlanmalıydı. Politika.. Birey. Web tasarım. kişiliklerin içsel tartışmalarından elde ettiği bilgilerden.. Anti-Đzleyiciler. Tartışmaların seviyesi gitgide nitelikleşiyordu.. Đnternet üzerinden gerçekleştirilmeliydi. Yansı ve Avukat Avyansı ile sırasıyla tokalaştı. sitenin en fazla tıklanan 'Med'den Alıntılar. Sanal Yargı.. Artık kendi başına da olağan düzenlemelerde bulunabiliyordu. hatırı sayılır yardımları olmuş. Asıl yönetici kendisi gibi görünse de.." Ber. Đyi ruhlar web sitesinde. Davayı kesin kaybedeceğinizden adım gibi eminim. Hukuk. Bilinmeyenler. DNA testi talep etmek zorunda kalacağım.. sürekli okunmaya hazır tutuluyordu.. ayağa kalktı. Edebiyat. Geçmişte sanalında oluşturmuş olduğu Med'le olan düşünce ve duyumsamalarından kaynaklı toparlanmış bilgiler sunuyordu. En iyisi kendisini iyi hissedinceye kadar bugün olanları içselinde irdelememe kararı almaktı. uygulama. "Đyi Ruhlar" isimli web sitesine bazı yazılarını ekleyecekti.. Cinsellik.

Engelleyenler. Başkanlarının ise. bu durumda 50 oy bir temsilciye eşitlenmeli 200 oy alan partiden 4 temsilci. Seçime az bir zaman kala. Hiçbir gerekçe özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ dahil günahları ve günahkarları örtmemeli. seçmen iradesini yansıtmayan davranış ve hallerde bulunması hallerde. bir şekilde yargıya yardımcı olmayanlarda suça ortak olarak kabul edilmeli. Temel Yasalarda ise. Bu grup üyelerinin de halk temsilcilerinin oy çokluğuyla seçilmesi.. 1000 seçmenli seçim bölgesine düşen temsilci kontenjanı 20 olsun....adaylarını belirleme hakları tanınmalıydı. Devlete ait iletişim araçlarının üst düzey yöneticileri de aynı sistemle belirlenmeli. Açıklanamaz" soyut kavramıyla engellenmemeli.. Genel seçimde. siyasi. çalışanları tarafından.. Temsilcinin. ve ‘özel olaylar’ dahi bireylerin seçtiği komisyon tarafından tartışılmalıdır.. Halk temsilcisi sıfatı kazanan kişi vekil edilen. seçmen bireylerin yine uygun programlı netsel oy kullanımı sonucunda oy çokluğuyla yapılan uyarılara ve bu uyarıların üç kez yinelenmesine rağmen kendisine çeki düzen vermediği takdirde azledilmiş sayılacağı ve onun yerine. Yerel mahkemeler de belirli koşulları taşıyan adaylar arasından aynı sistemle seçilmeli ve aynı sistemle azledilebilmelidir. adaylarını belirlediği parti dışında bir partiye oy verme hakkını askıya almış sayılmalıydı.. taahhütlerine bağlı kalmalı. aday adayı listesinde.. Yerel Đdare. malvarlıklarını. bu yönüyle iki taraflı bir sözleşmenin yapılmış olduğu temel kural kabul edilerek bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır. görüşlerini. Taahhütlerinin aksine Halk Temsilciliğinde oy kullanması. seçmen bireylerin direk kabul veya ret yönündeki oylarına göre hareket etme zorunluluğu olması. Merkezi Yargı Erkinin tüm ileri gelen başkanlarının. devlet avukatlarının." olarak değiştirilmesi. Yasalara uygun olarak yürütme. onun kullandığı oyu geçersiz saymalıydı. 300 oy alan partiden 6 temsilci. seçildiklerinde gerçekleştirmek istediklerini açıkça ve ayrıntılı şekilde belirtecek bu onların taahhütnamesi sayılacaktır. .. Bu tür veriler bir bilgi merkezinde otomatik olarak kaydedilmeli. halk temsilci merkezinde aksine oy kullanımında bulunmamalıdır. öğrenci ve çalışanları tarafından aynı sistem örnek alınıp adapte edilerek seçilmeli. Yüksek Đnceleme ve Denetleme Yargısının Daire başkanlarıyla. Bu tür günahları ve günahkarların cezalandırılmasını sağlayacak bilgileri saklayanlar. Bu aşamaya kadar seçime katılacak Halk temsilcileri adayları belirlenmiş olacaktı. kültürel. Her isteyen aday adayı olma şansına sahip olabilmeliydi. Halk Temsilcisi. 400 oy alan partiden 8 temsilci seçilmiş olmalı..... Aday adayları. Birey dışında bir güç kabul edilmemelidir. onu seçen bireyler ise vekil eden hukuki ilişkisine girmiş sayılmalı. aksine davranış halinde birey üç kez uyarılmalı ve üçüncü hata yinelemesinde ise sistem. Örneğin. Dış ve Đç Güvenlik konusunda kendi grubu içerisinde içsel yeteneğini kanıtlamış ve belirli düzeye gelmiş görevliler arasından seçimi ve azli de aynı sistemle gerçekleştirilmelidir.. Yerel Güvenlik. Bu şekilde bireylerin kullandığı oylarla salt çoğunluk oyunu alan kişinin katılacağı seçimde birey. Temel yasalarda kullanacağı oylardan önce seçmeninin e-mail yoluyla veya anket formlarıyla sunduğu iradesini kesinlikle gözönüne almalıdır.. tercih de bulunduğu partinin adaylarından önceki sıralamayı dahi değiştirerek oy kullanma hakkına sahip olmalıdır.. genel seçimde en çok oy alan partinin genel başkanı olması. Üniversite yönetimi. Suçlu cezasını yasalara göre çekmelidir. Temel Yasaları Đnceleme Başkan ve üyelerinin de belirli koşullara sahip olan adaylar arasından seçimi de Demokrasinet sistemiyle bireyler tarafından belirlenmeli... amaçlarını.... bunların bilinmesini istemeyenler gizli elin en kibar deyimiy-le gizli kuklaları olarak kabul edilecektir. diğer anlamıyla uygulamayla yetkili ve görevli olan "Kendine Bakanlar Grubunun" isminin "Bireye Bakanlar Grubu. Seçilecek Halk temsilcileri toplamının genel nüfus toplamına bölünmesiyle elde edilecek sayı esas alınarak seçim bölgeleri oluşturulmuş olmalı ve her seçim bölgesine ayrılan kontenjan sayısıyla bölünerek elde edilecek sayı nazara alınıp halkın temsilcileri seçilmeliydi. Bu ve benzeri uygulamalarla bireyin doğrudan yasa düzenleyici iradesini yansıtmasıyla kendi kendini yönetme tanımını içeren demokratik yönetime kavuşulabileceği. birey hangi partiye oy vereceği iradesini göstermeli ve o partiden sınırsız sayıda aday adaylarından önceden belirtilmiş sayı kadarını sıralayarak belirleyebilmelidir.. nette açacakları web sitesinde yaşam biçimlerini. Bir takım günahların ve günahkarların soruşturulması "Ulusal Güvenliğe Aittir.. ekonomik.. ondan sonra gelen sırada bulunan kişinin temsilci olacağı.. Hastanelerdeki yöneticiler.

. Đnternet bağlantısını kapadı. uyuşturucu ve silah tüccarları etkin. başkaları karar veriyor ve verdikleri kararlarda genelde aleyhimize oluyor. " . Bir çiçekle bahar gelmezdi. enerji yatırımcıları. Etkin gruplarca eskimiş yüzlere makyaj yapılmakta. yeniler ise yeni söylemli sunuşlarla takdim edilmektedir.. Kendilerine alet ve yardımcı olmayanlara karşı çok önceden oluşturmuş oldukları ve gündemde tuttukları olgularla tehdit ve şantajlarda bulunmaktadırlar. Geleceğimize. iki gökdelen karşılığında binlerce binaların.. iki taraflı sözleşmelerde. bireysel iradenin yansımasını kolaylaştırıcı ve önünü açıcı olmalıdır. Telefon faturasını ödemekte zorluk çekiyordu. milyonlarca insanın kanını akıtmak için. Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme Grubu üyeleri neden bu ret kararlarını onaylıyorlar. Dünya’nın tüm yöreleri çiçeklenmeliydi. Bunu boşa çıkarmanın en akla gelen yolu Demokrasinin gerçekten uygulana alanı bulabileceği Demokrasinet yapısının tamamıyla ve yasal düzenlemelerle yerleşmesini sağlamaktır. bireylerin sesleri olarak daha gür çıkacaktır. Birkaç kez müşterilerinin ısrarıyla aynı doğrultuda itiraz dilekçesi yazmış ve kabul görmemişti! Ber. Geleceği yaşayacak bizleriz.Kısaca. desteklemek amacıyla büyük harekat başlatma niyet ve arzusundadır. Ama bu itiraz davasının kabul olmayacağına adı gibi emindi. bunu düzenleme hakkı da bizlerin olmalıdır. sürekli kullanılmış Uzak ülkenin maşa lideri Paslanmış DemirAdamı yok etmek ve Birleşik devlet Lideriyle ortaklı petrol şirketi olan yerel ve illegal Örgüt liderini de ek bahaneler olarak kullanarak. Tıkanıklıkların bireylerin iradesiyle aşılması sağlanmalıdır. Faturayı fazla şişirmemeliydi. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"nın alacağına yönelik itiraz dilekçesini de hazırlamak için sayfa açtı. Aynı yazı iki dile daha çevrilmiş oldu.. Dünya insanlarının tümünün bunlardan yararlandırılması amaçlıydı. Bu durumda hafifte olsa esintisel köstek olunmaması amacıyla ülkemiz Sodgom’da yeni oluşumlar sağlanmaktadır. değişen ortam ve başkaca nedenlerle taraflardan birinin aleyhine. Web sayfası. bireysel irade çoğunluğuyla. Birey sesi. "Sizler de cehennem ateşinde yanan veya yakan bir odun olmak ister misiniz?" sorusuna birey olarak "Hayır!" yanıtını vereceğinize adım gibi eminim. toplumun ve bireyin geleceğini tayin edecek her grup. Devletin görevi. SodgGom dili dışında yabancı iki dile de çevrilmesi için çevirici programını uyardı. cehennem ateşine dönüştürecekler. Dünya küreselleşmişti.." Bu şekilde devam eden yazıyı web sayfasına kaydettikten sonra ikinci yazıya geçti. istediği kitle psikolojisini oluşturan..." Bu yazıyı da web sitesine verdikten sonra. azlide aynı yolla gerçekleştirilmelidir. Đtirazını yazacak ve ilgili yargı grubuna verecekti. Bileşik Devlet kanalı ile. sözleşme koşulları dahi buna göre .bombalatan güçlerin oluşturduğu kaos ortamından. Ortadoğu’nun normal ateşini.yabancı maşalar kullanılarak düzenledikleri senaryo gereği iki gökdeleni -kendi insanlarının ölümünü de göze alarak. yurttaşın itirazını kabul eden bazı yerel mahkeme kararlarını ise banka yararına bozuyordu. bireyler olarak kullanmak zorundayız. tıpkı sitede bulunan diğer yazılar gibi.... Bu görüşün açılımı ve oluşabilecek sorunları bireylerin katılımı ve ortaya koyacakları mantıklı çoğunluk iradesiyle gerçekleştirmeliydiler. tartışmayı bekliyordu... Ülkenin. diğer tarafın lehine bir durum ortaya çıktığında... çıkarları gerektirdiğinde insan haklarını ihlal eden grup ve devletlere destek verdikleri yakın ve güncel olaylarla apaçık ortadadır. Kendi inisiyatiflerinde yeni oluşumlar sağlama amaçlı ve doğal kaynaklardan beslenen grupların istila hareketine karşı her bireyin kendi alanında ve yasal çerçevede karşı duruş göstermesi gerekiyor. bulundukları kitle örgütlerinden de bağımsız içsel oluşumlarını tamamlayıp bu konuda diğer bireylerle internet kanalı ile bağlantı kurup yasal tepkilerini göstermeleri gerektiği kanısındayım. Bireyler. Genel hukuk kurallarına göre. bunu anlamakta güçlük çekiyordu. zihinleri kontrol altına almayı başaran. kendisi aleyhine çıkan veya çıkacak çatlak sesleri sessizleştiren petrol şirketleri.. Yürürlükteki kurallara göre kazanılması gereken dava neden reddediliyordu. Konu ve ayrıntı açılmayı. e-haber mesajları tümüyle bu program sayesinde üç dilde yayımlanıyordu.... Bu yapı sağlanmadan hiçbir partiye oy vermeme silahını.. Amaçlarının demokrasi ve insan hakları olduğunu iddia eden güçlerin. özel tarikat niteliğindeki Genel Düzenleme Grubu. Önemli olan ana düşünceydi. dünya fiili egemen ırk olan ‘Nil’i Geçenler Irkının’ nokta ülkesini de. Buna alet olanlar veya sessiz kalarak onay verenlerin bu cehennem ateşinde odun olma ihtimaline karşı...

. Med’le olan sanal seanslarına uzandı. Tıpkı. Doğal yapı buydu. asıl sahiplerin etkilediği siyasetçilerin elindeydi. Her zaman görücüye çıkmamalıydı. Hukukçunun görev alanını belirleme." diyen şahıs ne de güzel söylemişti. üstüne üstlük eski koşullar daha fazla ağırlaştırılmış. Sodgom Ülkesinin genel yapısında ekonomi.. Ekranda gördüğü temsili Düzenleme Grubu raporlarında yarı finale ulaşacaklarını duymuştu Ber. Yolsuzluklara dayalı ekonomik kurallar ile hukuk kuralları arasındaki çelişme ve çekişmede neden ekonomistlerin kuralları geçerli oluyor du?.. Bırakın katlanmayı... Dilekçe standardına uymuyordu." Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme grubu üyeleri..yeniden yargı grubunca uyarlanıp düzenlenirken.. bazen neden ekonomist olma gereği duyarlardı?... Bilmek. Đçsel tepki.. bunda bankanın sorumluluğu olmadığı düşünülse dahi her birey ve banka aynı olumsuz ortamda soluklanmaya başladığından ekonomik krizin sonuçlarına her iki tarafında eşit şekilde katlanması gerekmez miydi?." Dışarıdan gelen yüksek oktavlı uğultu üzerine merakını yenemeyerek.. Hayır.. Ve neden bir hukukçu.. Bu arada elimden geldiği kadar alacaklı bankaya ödemelerde bulunmuşsam da sanki ödediğim paralar (faizden olsa gerek) bir türlü bitmemiştir.. yüzlerini ise toprağa benzetip psikolojik rahatlamaya geçebilirdi ziraat mühendisi. Üstün insan... Futbol maçını seyredenlerden kendisini daha güçlü buldu... Futbolla ilgili ikiz rüyasını anımsadı. ne zaman sahaya inerek kendilerine sürekli gol atanlara. ". ‘Bana bir kelime söyleyin.. Sorumlular kimlerse onlar bu zararı paylaşsın. Sodgom Ülkesi Milli takımının yarı finale yükselebilmesi için bugünkü maçı kazanması gerekiyordu. genel yönetimin ve özelde banka yönetimlerinin yanlış uygulamaları ve yapılan ve yaptırılan soygunlar sonucu oluşan ve faturası bireye çıkarılan ekonomik krizden dolayı. Kabul görmese de bir tepkiydi. bugün Evrensel Futbol Turnuvası maçının olduğunu anımsadı. Ekonomik iflas ise. kendi alanıyla ilgisi olmayan bayan kuaförü işiyle uğraşması gibi. Hukuk bazen evin eşiğinde kalmalıydı. belki de daha yüksek sesle ve diğer kendisine benzer bireylerin sesleriyle karışacak "Goooo-l!. bazen bir hukukçu gibi değil. Kulak verdi.. Kendisine öğretilen hukuk ile uygulama farklıydı. bilinçli bilgiyle ölçülmeliydi. "Gooooollllll!.. Nedenini biliyordu Ber. Alacaklarımı tahsil etmekte zorluk çekmeye ve borçlarımı ödemede temerrüde düşmeye başlamıştım. sonra siyaset ve sonra gerektiğinde bu yapılara uygun hukuk gelirdi.. Ber ise sağlığına önem verenlerdendi. Oluşan bozulmadan tüm piyasalar nasibini aldığı gibi. Kadınların tüylerini çimene. Sonucu önceden biliyordu... Đşte bu kabul edilemezdi.. karşılık gol atacaktı?. ekonomist gibi hareket eder di?. Birinin dikkatini çekip. Son paragrafları sildi. ilgilileri tarafından gerektiği şekilde uyarılırdı. eski faiz oranının kat be kat üstü isteniyordu. bozulmamalıydı.. ekonomiden yararlanan üst grupların aç kalması demekti.. bir ceza maddesinin ihlali şeklinde yorumlayabilirdi. Hukukun iflası önemli değildi.... Riskliydi.. bir çok yerden yükselen seslerdi bunlar." diye bağırıyorlardı.. . Yazmak rahatlatıcıydı. Hayır.. üstünlüktü... Bozanlar. Milyonlarca bireyin iflası önemli değildi.. Üstün bireyler. içte kaldıkça rahatsızlık verici ve karın ağrıtıcıydı. Ber. sizi idama götüreyim. Yazdıkça yazıyordu ve sonlardaydı... Đleride yeni düzenlemelerle birey ve toplumun gönlü alınabilirdi. Siyaseti elinde bulunduran ‘gerçek el’ komutanı ‘gizli el’ aynı zamanda ekonomiyi elinde bulundurandı.sanki ekonominin kötü gidişatından ve krizden kredi kartı kullanıcıları değil de sadece bankalar zarar görmekte gibi bir anlayış ortaya konmaktadır. Hukuk karın doyurmazdı. ziraat mühendisliği diplomasıyla iş bulamayan bireyin. Bilenler öyle söylüyordu. Hiç istemediğimiz halde düşülen ekonomik olumsuz kaos ortamına ben vatandaş olarak sebep olmadığım gibi şimdiye kadar olan ekonomik gelişim ve uygulamaların çoğuna kalben de olsa onay vermediğim için bunun sorumluluğunu paylaşmak gibi bir zorunluluğum söz konusu olmamalıdır.. benimde işlerim bozuldu. pencereye koştu. Bir bankanın iflası ise riskliydi. bankaların dilediğince faiz artırımına gidebilmesini anlayamıyordu. "Kanun lastik gibidir! Đstediğin yere çek.Goooollllllll!" naralarını zevkle duyacak ve duyuracaktı. çektikçe uzar. Gerçi ziraat mühendisi bu işle kendi asli işi arasında bağlantı kurabilirdi.. Karşı binada bulunan kafeden geliyordu sesler. Bu hayali gerçekleştiğinde kendisi de aşağıdaki insanlar gibi neşelenecek.. Eğer.. Kahvelerdeki söylence aklına geldi. Bankanın faiz oranını tek taraflı ve kredi kartı kullanıcısı olan benim aleyhime istediği oranda yükseltebilmesi karşısında zaten ödeme güçlüğü içinde olan durumumu bayağı zora sokmuştur.

Çünkü.. Ondan sonra. Anlamsız geldi kendisine.. annesi?... bu ucube. Mesaj programını tam kapatacağı esnada yeni gelen bir mesaj dikkatini çekmişti." "Belki de aynı kişidir. Mesajın yanıtı gelmekte gecikmedi.Bu düşüncelerle tekrar bilgisayarının başına oturdu. Bir delinin kuyuya taş atması örneğini anımsatan sözlerdi ve kendisi de bu karmaşada kırk akıllıdan biri olup yorulmak istemiyordu... soğuk terleme." Ber.. siz e-maildeki sorularımı yanıtlayın. Bekliyorum. küfürlü yergilerde vardı. mesajı açtığında hayretini "vay be!"” diye sesli olarak ifade etti.. Selamlar... Nete tekrar girdi. Ama uzunca bir süre önce trafik kazası sonucu vefat ettiklerini söylemişti.. Chat servisindeki özel nikini de sunmuştu. "çok gizli.. Ber.. E-mailiniz bayağı dikkat çekiciydi. anlatılarınız var. Mutfak lavabosunda elini yüzünü yıkadı. "Ber Bey! Đyi Ruhlar sitesinin ve özelde Med’den alıntılar sayfasının uzun süredir okuyucusu bulunmaktayım. "Đyi Ruhlar" isimli web sayfasıyla ilgili olan övgü dolu e-mailler yanında. Đnternet bağlantısını kopardı.. onu tanıyanlardan biriyle bağlantınız oldu mu? Veya onun kayıp eserinden sizde var mı?.. Bu sorular size anlamsız geliyorsa lütfen yanıtlamayın!. Tanımıyorsanız. Alıntılarınız gerçekten Med isimli bir bayandan mı?. diye tanıdığınız biri var mı?. Sözler saçma mıydı?." diyerek iletide bulundu Ber. Sek. Birçok e-mailler gelmişti..." diye sordu. galiba.. "Bu cümleler sizce bir anlam ifade ettiği zaman görüşelim.... Konu karşılığına." "Evet!.. Reklam içerikli olanları hemen sildi. Bilgisayarı kapatacakken birden bugünkü e-maillerine bakmadığını anımsadı.. Bana yanlış bilgi vermiş olabilir?. Gelen olursa şu an yok de!" diyerek odasını kapısını kapadı. Bir sorun mu var?. Birkaç dakika sonra Korpsi nikini gören Ber. el ve bacak titremeleri. Mesaj programını açtı.... "Ne demek istiyorsun?. chat servisine girmekte gecikmedi." "Benim yanıt vermeme gerek kalmadı Çünkü aynı kişiden söz etmiyoruz." "Öncelikle. Korpsi’nin yanıt iletisi gelmekte gecikmedi.. önceki iletiyi gönderen Korpsi nikli şahsa.. "Yo bir sorun yok..." yazılmıştı. muhatabı internet bağlantısını koparmıştı. iletiye gülmekten kendisini alamadı.. Size ileti gönderen şahısım. "Kendinizi tanıtır mısınız?. Şimdi sıra sizde?. "Med isimli şahıs benim yabancım değil." "Babası.. Söz verdiğinize inanıyor ve devam ediyorum. Birkaç arkadaşından gelenleri okudu.. Eve gidip uzanmalı ve Yansı’nın söylediklerini irdelemeliydi.. "Ne iş yapardı?. lütfen! Direk yazışmak istiyorum sizle. Kızdırmamalıydı." "Onlar hakkında pek konuşmamıştık." "Ad Kenti Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuydu." yazılı iletisini gönderdiyse de yanıt alamadı. Aşırı benzerlik taşıyan cümleleriniz. O halde Size Med’in kitabından bir alıntı sunacağım. "Ana Para" ya yine ve ayrıca ek olarak işletilmiş ve işletilmeye devam edilecek olan yüzde beşyüzlere varan faiz oranına ilişkin itiraz dilekçesinin çıktılarını aldı.. Altına kalın ve okkalı imza attı.." "Peki!. Bir kısmına karşılık verdi... düşünmüşken zamanla bu yargımdan sıyrılmak zorunda kaldım. Bir ara tanışmıştık." Karşısındaki sert söylemdeydi... "Merhaba ben Ber... kalp tik taklarının artırımı etkisi yarattı Ber’de. Ama sonra birbirimizi kaybettik. *** . bağrından fışkıran suyun.. Yoksa anlam yüklü müydü?... "Ber bey.. Birey... onun bu haline bir anlam veremedi.. benim Korpsi. Med.” mesajını iletti..." "Uyarılan toprağın yarılmasıyla.. "Şu an oradaysanız karşılıklı mesaj bölümüne giriniz.. Đlk zamanlar tesadüfi izdüşümler diye. siz?..." Bir dost imzalı bu yazı gözlerinin açılması. Kendisinden istenen ana paraya faiz ekleyerek bankanın belirlediği ve buna rağmen yine ana para saydığı. bilgisayar başındaydı ve chat yapmaya hazır olduğunu belirtiyordu. kavramlarınız." mesajıyla karşılık verdi." yazılı iletisini gönderdi. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıy-la birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun.." Ber. Ber." "Evet. "Bir şey anladıysam kötü ruh olayım.. Lütfen bu mesajı okuduktan sonra sileceğinize kendi kendinize söz verin..

Amcamın olmuyo muş! Amca zorlarsan olicek olicek.. Uyarmadı demeyin. ve bir ağızdan... Sağ göğsü kıvırt. Sana fedadır canım benim. Đlk kasetiymiş.. Kivir.. 39 Ber’inde yolcu olarak bulunduğu dolmuşun sürücüsünün arka koltuğunda oturan bir şahıs. kiv.. Kıvırmak gerek! Dikine dikine yükselmek için. Öne kıvır. Göğüsler hareketsiz kalmasın.Bütünlüğümüzü bozmadan Tekdüze sessimizin içine etmeden Kıvırarak söyleyelim şarkımızı. arkaya kıvır Önden arkaya.. Ama güzel şeyler almak için. Bu kez. "WWWaaaavvvvvv!!!... başarmak için.. Kıv.. paralamak. ilerlemek. Hadi! Hep birden. kivir. Markız’mış!. bu söyleyen kim?" diye iştahla soruyordu..." "Ya abi. SodGom canım yurdum benim.. Şoför abim.. kiv. "Adı. Cennet vatanım benim Özgür kivirtmalar ülkem benim. Kıvırmak gerek! Paralanmak....... sağa kıvır.. O oooo ooo Olmuyo arkadaşlar... Kıvırt da kıvır.. Hahhahhah!!!. Sola kıvır." "Emrin olur abem!" Yeniden çalınan parçayı Ber’de daha bir dikkatli dinlemeye başlamıştı. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!. "Ya!. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. Ki.. sol göğsü kıvırt Kıvır da kıvırt.. Sağa kıvır. arkadan öne Kıvır da kıvırt.. Ki... bu parçayı yeniden çalamaz mısın?. Kıvır da kıvırt Kıvır da kıvır. Vav vav vav. . Olmadı tekrar baştan!. Kıvırt da kıvırt.. elleri.... kivir. Olmuyo mu?. kıv. Kıvırt da kıvır. kı. WWWoooovvvvvvv!!!. Bir şeyler!. Kıvırtta kıvır. kıvırt. Ay’nanmıyorum. Bende bugün aldım. Karı ne güzel söyli. Sen olmasan ne yapardım?.. kı.. Hahhahhah!. kivirt Kıvır. Kıvır da kıvırt. hav hav hav Yükselmek. kıvır. Elleri görmüyorum. Bütün eller havaya Hadi be amca! Sende kaldır. hov hov hov Hev hev hev. Kivirtta. sola kıvır.. Kıvır da kıvırt. parçalamak için kıvırmak gerek!..

. Şarkı. Solkol’un söylediklerini anımsadı. kuşkuya düştü. sola kıvır dediğinde sola kıvırıyordu. Geçen sürede bu kadar büyümesi olağandışıydı.. Markız’a kendi elleriyle. yüksekliğini. Markız. Sodgom ülkesinin yükseltilen birçok şahsiyeti. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!. Kasette çıkarmış. popo ise. halk . Birinin. Rasgele kanalları gezdi. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. Herkes gizli bir sözleşmenin tarafları gibi sessizlik kuralına uyuyorlardı.. ezgi yabancı gelmiyordu. Çekmecesine gizlediği.. Haksız ve insafsızca grupsal bir lince tabi tutulan bir ses ve beste sanatçısının şarkısında geçen "Sanat Hırsızlığı" bu olmalıydı. "Đşte!. Markız’da bu kopya kasetten. söz ve ses estetik değildi. Müzik setine yerleştirdi. benzettiği parçaya getirdi. Az önce dolmuşta bir çok kez dinletilen parçaydı. kendisine ve diğer yolculara. Markız’ın klipinin başlayacağı anonsu üzerine sabitlendi. Ezgi annesinin köyünden. mekanlar ise yabancı bir klipten aşırılmıştı. Sardırarak.Kıvırt da kıvır. dansöz şarkıcı olmuş!" "Hangi Markız?" "Senin arkadaşın olan Markız! Televizyonda klibini izledim... Popo görüntüsünde ya figüran kullanılıyordu. Çevresinde bulunan diğer dansözler de ona uygun destekleyici kıvırtmalarda bulunuyorlar nakaratlarda eşlik ediyorlardı. Acaba yanlış mı algılıyordu. Ezgi güzel.. geçmişi anımsadı. Söz ve Müziğin Markız’a ait olduğu yazıyordu. Kaldı ki.. şarkısına klip dahi çektirmişti. Evrensel kültür. Neden bu kadar şaşırmıştı. Poposunu sağa sola. dolmuştan indiğinde bile kulaklarında çınlıyordu. Her toplum ve birey karınca kararınca bu evrenselliğe katkıda bulunurken. Sağa kıvır dediğinde sağa. Çalınan parçanın ezgisi ile Markız’ın klibinden duyulan ezgi öz olarak aynıydı.’ naralarını kullan-mıştı. Televizyondaki kanalların çoğu onun klibini bugün onlarca kez yayınladı.. Birkaç enstrüman eklentisi ve hız.." Sözleri ilk kez duyuyor olmasına rağmen." "Neye?" "Markız. poposu ve sanatçılığı beğenilen yabancı bir sanatçıdan. Mar kentine bağlı annesinin doğduğu köyde bulunan bir ozana ait köyün ana dilinde söylenen bu parça ulusal müzik kültürüne nasıl da kazandırılmıştı?. annesinden yadigar kalan kasetin kopyasını hediye etmişti. Klip bütün olarak kopyaydı. Çünkü eser denetleme grupları onlardan oluşuyordu ve onlarda aynısını yapıyorlardı... Çalınan eserlerin üzerlerinin hafif boyanması. Yöresel motifli ezgilerin bulunduğu annesinden kendisine yadigar kalan kasetteki bir parçaya ne kadar da çok benziyordu.. Çünkü bedeninin diğer aksamı önceki markız bedeniydi ve şişman değildi. Birkaç kez de bu şekilde aynı şarkıyı dinledi hafıza kaydından.. Maf. bir başka güzel görünüyordu. aşağıya döndürdüğünde Ber. Ofisine yakın durağa varıncaya kadar beş kez dinletildi. Ofisten içeri adımını atmasıyla. Markız onun yerine. yada bir takım eşyalarla şişirilmiş olabilir. olasılıkları aklına geldi. Klibini merak etmişti." Ber. birşey katılması veya çıkarılmasıyla hırsızlık yaptıklarını gizleme olanaklarına sahiplerdi. hafiflik sağlama farklılığı dışında tamamen birbirinin aynısıydı.. Markız’ın müzik kültürünü yakinen bilen Ber. Markız’dan ayrılalı uzun bir süre geçmemişti. diğerinin teşhir edeni teşhir etmesini doğururdu. dünya insanlarının ortak malıydı. Parçada geçen sözlere uygun davranışlar sergiliyordu Markız. Sodgom ülkesinde gerçekleşen herşeyi normal karşılamalıydı. katkı yerine sanat hırsızlığını tercih ediyordu. Ezgide ne kadar çok benziyordu. Markız’a ait olabilecek sözlerin ise düzenleyicilere hizmet sunan bir üyenin futbol yanında yeni bir hipnoz özelliği taşıyan maskelenmiş kodlar olma olasılığı yüksekti. Secret. kopyaladığı parçanın sözlerini değiştirerek kendisine mal etmiş. sözler Sodgom gerçekliğinden. böyle bir sonuca ulaşılmasını."Ber Bey!." dediği anda bulunduğu kanala sabitlendi. Şişmanlamakdan olamazdı. Bir başka kanala daha geçti. Bunda sürücüyü kafaya alan yolcunun büyük payı olmuştu.... annesinden yadigar kalan kaseti çıkardı.. ona bel vermişti. Poposunun kıvrımlarını. Đnanmayacaksın?. Secret’in heyecanlı sesiyle karşılandı. diğerini teşhiri. yukarıya.. Fakat bu kadar çabuk beklemiyordu." sesleri asıl parçanın başında yer alıyorken. ‘WWWaaaavvvvvv!!!. Sesin kötülüğü enstrümanlarla kapatılmaya çalışılmışsa da pek başarılı olunamamıştı. genişliğini yakinen tanırdı. Yörede şenliklerde el parmaklarının ağıza dokundurulup çekilmesi esnasında çıkarılan ‘Lili lili lili. Tüm ülke ondan söz ediyor.

. film ve dizi senarist ile düzenleyicilerinin. Toplumun bazı kesimi. Bu bir SodGom Devlet politikası. Klipten sonra flash haber duyurusu üzerine televizyonu kapamaktan vazgeçti. Aramam için not bırakmışsınız?.." "Efendim?" "Yok.. Ayrıca. Hatta her el ve parmak hareketleri de. Benzetiliyordu. bir şey yok.. Oynama ve kıvırmaya sevk edici sesler barındırsın dı..nasıl olsa verileni hemen benimsiyordu.." "Ben de onların inadına yeşil kurdeleye serbestlik getirecek partiye üye olup canla başla çalışmaz mıyım?. "Allah’ım çıldıracağım!. heykeltıraşların.. ya siz?.. Mimikler dahi benzemeliydi. " "Ha! Evet. Hangi parti gelirse gelsin devlet politikasına uymak zorunda." olarak değiştirilmesi de yasalaşmıştı.. Đyi Ruhlar web sitesinde yöresel parçayı da sunarak." "Bunu da temyiz dilekçesinde belirtmiştim.. Ülkede en güzel buluşlar genelde isim ve takıştırmalarda olurdu.. açıklaması gereki-yordu.. batı klasiklerinden hızlı tempolu parçaları bu yüzden severlerdi.. bu olay bir parça kurdele olayını aşıyor. bunları içselinde zaten tartışıyordu." "Takdir sizin. Markız’ın çevresindeki dansözler ve sözler sanki daha önceden seyrettiği. davayı neden reddetmişler?. Bir haftadır... Kaseti ona hediye etmemesi gerektiğini ifade etmişti." "Davanız ret olundu. Çünkü." "Şimdi ben ne yapacağım?." .." "Đdari Denetleme ve Đnceleme Yüksek Mahkemesi açtığımız davayı kabul etmedi. oy çoğunluğuyla kabul edildiğine ilişkindi. klip hatta dansöz kıyafeti.." "Đnançlarıma uygun yaşamak ve eğitimden yararlanmak için yeşil kurdelenin özgür bırakıldığı yaban el'lere mi gitmeliyim?.... izlediği görüntüler gibi geliyordu...... Ber. Secret’e. Karar dün elimize ulaştı." "Ya saçınıza yeşil kurdele bağlayarak üniversiteye devam edemeyeceksiniz veya bazıları gibi yeşil kurdelenizi belirsiz bir güne kadar sandığınıza saklayarak onsuz okuyacaksınız!" "Đnancım gereği takmak zorundayım. Üniversite hocalarının. Med’in sanal olduğu gerçeğini yalanlıyordu sanki. Markız hakkında deşifrizasyon süreci başlatmalıydı. Ad kentine ilk kez gelen bir senfoni orkestrasının verdiği bir konserde." "Takdir sizin ama bununda çözüm olmadığını göreceksiniz. Ona davasının olumsuz sonlandığı... Telefonda uzun ismi ‘Yeşil Başlıklı Kız’ olan YeşKız'ın olduğunu iletti. birileri durumdan vazife çıkarıp. Secret kendisine." "Bilinen nedenler. Öğleden önce YeşKız'ı telefonla aratıp not bırakmıştı.. Yeşil kurdelesiz kalmaktansa okumamayı tercih ederim. Geleceğim ne olacak?. Bu habere çok sevinmişti. hayır!. Genel Af.... gerekeni yapar. Med’in Markız hakkında söylediklerini anımsadı.. Med’in olmadığı varsayımı.. Kopyacılık ve aşırma sadece müzik piyasasında mı oluyordu?.. stilistlerin. kendisine aitmiş gibi gösterdiğini kanıtlayarak.. Bu şekilde siyasi propaganda yapıyormuşsunuz. Aksi halde bir yerlerde." "Peki. Ülkede her renk ve her davranış bir şekilde siyasi propaganda simgesi şeklinde algılanabilir.." "Ben de teşekkür ederim. Davanızın sonucu hakkında bilgi vermek istiyorum.... siyasileri de kapsıyordu ve yasa yürürlüğe girdiğinde Tar'da salıverilecekti. günlerdir. tiyatro oyunları ile oyuncularının bazıları aynı kurala tabi fertlerdi... Siyasi mesaj içeriyormuş. ressamların... Benim hiçbir siyasi partiyle uzaktan yakından ilgim olmadığını sende biliyorsun." "Olamaz!. " "SodGom ülkesini anlayamıyorum. köşe yazarlarının. "Ber Bey! Nasılsınız?" "Teşekkür ederim.. Yansı’nında ifade ettiği üzere kendisinin büyücü. Bu şarkı. ret olduğunu 'geçmiş olsunlar’la. Markız’ın sanat hırsızı olduğunu ve kendisine ait olmayan parçayı..." dedi Ber. Flash haber. Halkın Temsilcileri Genel Merkezinde tartışılan "Siyasi suçluları da kapsayan Genel Af"ın. Bildirmek istedim.. hatta medyum... onu deşifre etmeliydi.. "Tut-Bırakma KursEvi"nin adının "TutBırak KursEvi.... Yeter ki içinde havalı birşeyler olsundu..... yazarların." "Evet!...... Gelişen her olay. kahin olduğu sonuçlarına götürüyordu. kendisine. Mozart’ın bir parçası çalınırken seyircilerin bir çoğunun halaya kalktığını daha dün gibi hatırlıyordu.

Kendisini takma adıyla tanıyan birilerin kendisiyle yazışacağını tahmin ediyordu." MedBer: "Ekonominin evrensel kurallarının ülkede uygulanmadığı bilinmektedir. Đkilem içindeydi.. ĐyiRuhlar adresiyle geçiyor..." yazdı. Ek olarak hal ve hatırını da sordu.. Okuma isteğiyle..... Bir gün yeşil kurdela mağdurlarına genel af gelebilecek miydi?. EkoPol ile arada yazıştıklarından birbirleri hakkında bilgi sahibiydiler. mesaj kutusuna 'Selam. yeşil kurdele giyinmekte önceden yasaklı olan komünizm gibi. savaşa taraf olmayan birey YeşKız evrensel yasalardan olan eğitim hakkından yoksun bırakılmıştı. Yüzlerce insanın isimleri vardı. ĐyiRuhlar Sitesinde bulunan sohbet-chat odasına MedBer takma adıyla giriş yaptı..." "Đnternette arkadaşlarla birlikte hazırladığımız bir site var. geçmiş olsun dileklerimle. olay yeşil kurdele olayı değil. avukatı kanalı ile müracaat etmiş.... O her ikisini birden elde edemeyeceğini anlayarak."Bunda da yorum yapamıyorum. ekonomiyle de ayrılmaz ikili olduğu konusunda görüşleriniz olmasına karşın. Ekonominin her alanının ipleri örtülü veya açık genelde dışsal bağlantılı yerel azınlık gruplarının ellerinde olduğu tartışma götürmez bir gerçek." EkoPol." "Bir ara bakacağım. Ama. Politik savaşta. Ancak Ortadoğu ve diğer ülkelerdeki kişisel sorununu Birleşik Devletler kendi yararına çözdüğü takdirde.. Bu siteyi ziyaret ettiğinizde Demokrasinet ile ilgili bilgi alabilirsiniz. EkoPol.. Öylece bekledi. Bunun için ya savaşın bitmesi beklenecek veya başka alanlarda özgürlük isteyenlerle birlikte bu özgürlüğünde kazanımı için demokratik anlamda mücadele etmek gerekecek" "Bana bu özgürlüğün verilmesi yeterli. kafası o kadar karışıktı ki bu transı şimdilik gerçekleştirebileceğinden pek emin değildi.. daha alt konularda sayfalarınız varken ekonomi konusunda özel sayfanız yok.. Ayrıca..Mağduriyetleri telafi edilebilecek miydi?.. Ama. "Sitenizde eksik gördüğüm bazı konular var.. Ber... Ekonominin .. özgürlüğün en büyük düşmanıdır." EkoPol :"Biraz açar mısınız?..." "Ber Bey!. Sağlıcakla kalın. sabırlar diliyorum. "Politikanın." Telefonu kapadıktan sonra kederli zamanlarında yaptığı hareketi yaptı. ana görüşlerle. bazı görüşleriniz arasında sanki çelişki varmış gibi geliyor bana.... faiz oranlarıyla ilgili olsun. Nete bağlandı.." "Teşekkür ederim. Başka yönleriyle SodGom Ülkesi benim için özgürlükler ülkesi... Tahmini gerçekleşmekte gecikmedi... uygulamalı inancı karşı karşıya getirilmişti. Sitenin diğer düzenleyicileri ile birlikte bu konuyu çok tartıştık." "Özgürlük kazanımımı ülkede uygulanan demokratik sistemle elde etmek çok zor olduğuna göre. Ekonomi alanında oyunlar kurallarına göre oynanmıyor.. Yazışmalar karşılıklı ve tüm hızıyla sürmeye başladı." "Özgürlüklerin isteminde yanlı talep. Bazen alt insanlardan çok azı şans eseri suyunun suyu misali bunlardan sebeplenmektedir. Bu sayfanın olmamasının daha iyi bir mesaj taşıyacağı sonucuna vardık. Borsa'da olsun. Son günlerde çok sıkıldığı anlarda yaptığı eylemi gerçekleştirdi. takma adlı biri kendisine 'selam' mesajını göndermişti bile. döviz piyasasında olsun." MedBer." "Geçenlerde bir gazetede okumuştum... EkoPol. Böyle bir yolu deneyebilir miyiz?. Fakat her nasılsa o mahkemede bu talebi reddetmiş. Çenesini avuçladı.." "Neden söz ettiğinizi anlayamadım?." "Kanımca en iyi yönetim sistemi olarak görünen demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için ‘demokrasinet' işlerliğinin kazanılması gerekir. Đyi bir konsantrasyon sağladığında bu konuda da duyumsama sağlayabileceğine inanıyordu. yasal dil dışında bırakılmış Dowko dili gibi serbest kalacağına inanıyorum.. Üniversiteye Yeşil kurdele ile girmek için açtığı davayı kaybeden bir bayan yurttaş. YeşKız'ı anlıyordu. Đnsan hakları ve inanç özgürlüğüne aykırı kararlar için Güneşin Battığı Ülkelerde bulunan Uluslararası Çağdaş Mahkemeye müracaat edildiğini duymuştum. nbr?.. topluma ve halka yararlı ekonomi yerine bu çıkarcı grupların yararına kurallar çıkarılmakta ve uygulanmaktadır..... Elinizden gelen ilgiyi gösterdiğinize inanıyorum.. "Örneğin?. Genel Düzenleme ile yerel Düzenleme Raporlarında bu konuda yazılı olan bilgileri o kadar çok merak ediyordu ki?. üniversite okumaktan vazgeçiyordu.." MedBer: "Özellikle sayfa ayırmadık.

. dilini. Su deposuna yaklaştırmayarak. Soygunlar.. çiftlikte bulunan insanlara gökyüzündeki yıldızları pay etmek kadar abesle iştigal değil mi?. ithalat. Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine SodGom Ülkesinin katılması yönündeki düşüncelerimizin de bu anlamda değerlendirilmesi gerekir. Başkalarının kendi yararlarına bir takım raporlarını.. Bu ve benzeri önlemleri almayarak hala suyun nasıl idareli kullanılacağını tartışmak..... dinini özgürce yaşaması. demokrasi anlamında göstermelik davranışları dışında bir yararı olmamıştır. Genelde Etkin Düzenleme Grupları Birleşik Devlet de otak kurmuş durumdalar." Medber: "Kapatılan deliğin. ülke hala embriyo döneminde ve bu dönemi atlatıncaya kadar göbek bağıyla bir yerlere sürekli bağlanmak zorunda. Sonuçta bir Düzenleme Grubu yerine başka bir Düzenleme Grubunu tercih etmiş olmuyor musunuz?. Sözlerinizin hangilerini düzelteyim. Çünkü. kitle iletişim araçlarıyla oluşturdukları veya oluşan kitle psikolojisi ve zihin kontrol yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde zararlı olanlarının iyi yönlü sapmalarla engellenmesi..... SodGom Ülkesi dışında başka bir ülkede doğmuş da olabilirdim. ülkemizin... dünya'da bulunan değişik toplum ve bireylerin kendi geleceklerini tayin hakkını kazanması... dış ülkelerin sömürgesinden kurtulması gerçek bağımsızlığa ulaşılması söyleminde bulunduğunuz izlenimi doğuyor bende. Bu korkumun gerçekleşmesine üzüldüm. Oradaki Düzenleyici Gruplar. Bileşik Devlet'in bizlere insan hakları. evrensel iyi toplum ve birey kavramını koymak gerekiyor.... yolsuzluklar önlenmeden ekonomik kuralları tartışmanın.. çamaşır yıkama gibi tüm su gereksinimlerini ayda bir gelen tankerlerin doldurduğu sabit depodan karşılansın." EkoPol : "Keyfine göre hareket et. Bireyin hak ve özgürlüklerini daha çok artırabileceği bu birliğe girmek. özgürlük. bilmiyorum. evrenselliği yakalamış ve başka milliyete tabi aydın bireyi . Bu anlamda Güneşin Battığı Yön Birliğine katılım ve onlarla birlik.. Çiftlikte bulunan insanların yıkanma. Đhracat..." EkoPol : "Delik açmalarını önlemek için onları deliğe tıkarak. bu su deposunun altının birkaç yabani hayvan tarafından delindiğini düşünelim. bu kadar etkin ve yetkin değiller. başkalarının özgürlük alanı engellenmediği sürece açılmasını da isteyenlerdenim... Đhracat. Siteyle ilgili bir çelişkiden söz etmiştin?" EkoPol: "Düzenleme Gruplarından ve bunların geleceğimizi raporlarla yönlendirdiklerine dair düşünceler içeren bir çok yazılarınız var.." MedBer: "Örneğin?... Zamanı geldiğinde güneşin battığı yönde bulunan uluslar birliğine ayrılınmasa bile özellikle birlik içindeki bireylerin kendi özgür geleceklerini düzenlemede daha etkin rol alabileceği kanısındayım. Yeni dünya düzeni kavramına karşı." MedBer: "Beni kızdırdın :-)) Bir örnek vereceğim.. Normalde orda bulunan insanların bir aylık gereksinimlerine yeterli.. Onların içmesiyle ve boşa akmasıyla eksilen suyu idareli kullanmanın formülünü bana söyler misin?. Bir çiftlik olsun. Benim yazımdaki ana öğe..doğal gelişimi dahi bunlar sayesinde engellenmektedir. milliyetim bana seçenekler halinde sunulmadı." EkoPol : "Deliği kapatmak gerekir. Buna rağmen. aynı yabani hayvanlarla tekrar delindiğini düşünelim.. Yanlış anlaşılmasın her birey ve toplumun kendi kültürünü. Örneğin. Ayrıca.... en azından kötünün iyisi olarak düşünülebilir. uygulamaya kalkmanın anlamsızlığından söz ediyorsun." MedBer: "Yanlış anlaşılmaktan çok korkarım. Ne bileyim.." MedBer : "Beni yormuyorsun." MedBer: "Nerede doğmak istediğim... Ülkemize attıkları ağlardan kurtuluş için batı birliğine girmenin daha yararlı olabileceği kanısındayım. Đçlerinde bulunan bireylerden iyi ruhlu olanların sayısı gittikçe artıyor. enflasyon oranları ile büyüme hızı verileri ise gerçekleri yansıtmamaktadır." EkoPol: "Yine de kanımca bu söyledikleriniz ekonomi sayfası hazırlamamak için geçerli nedenler değil." EkoPol: "Anlıyorum... Birleşik Devlet dışındaki Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine katılması gerektiği yönünde yazılarınız var?." EkoPol: "Yabani hayvanların delmesini önleyici önlemlerin de alınması gerekir... Tabi ki buda yine bireyler arası . Ben. içme... geleneklerini.. son elli yıldır Birleşik Devlet Düzenleyici Grubunun yerel yandaşlarının ve işbirlikçilerinin tasfiyesinde kolaylık sağlayacağına inanıyorum. anne ve babam. SodGom ırkına sahip aydınlanmamış bireye tercih ederim. -onlara rağmen ve onlarsız-. geliştirmesi özgürlüğünü destekliyor ve önündeki engellerin.. Bunları okudukça ülkemizin. Devletten haksız yere vergi iadesi alınması amacıyla çoğunlukla hayali olarak gerçekleştirilmektedir. Hatta ülkede çoğu zaman var gibi görünen demokratik sürecin arada kesintilere uğramasında onların parmak izleri bulunmuştur.." MedBer: "Aynen öyle.

..!!??. Güncel konulardan... iletişimi. taşınabilmesi paraya bağlıydı...." dedi. "Gerçi yakalanmakta o kadar da isteksiz değildim." Tar... ". Tar... Tar’ın köye bıraktığı eşi ve altı yaşındaki çocuğunu tekrar Ad kentine getirebilmesi... Birkaç kez bizi bir tepede kıstırıp olmalarına yakalama veya öldürme imkanları varken." 40 "Ber bayağı zenginleşmiş... Bir gün sıcak çatışmada cephanemizin bitmesinden sonra karşı gücün Üstbin görevlisinin alnından vurularak öldürülmesi. "Yaşadıklarımdan. ev kiralayıp. badanajlı özgünlükte anlatıma geçti. Bunun karşılığında güven-liği kıstırdığımız alandan geri çekilmemizi isteyen üstümüzün davranışı. edindiğim izlenimlerden. Katıksız. bilinçli.... " "Neden?. Ber.. "Çok garip ve açıklaması zor olaylarla yüzleştim.. Solkol' un evinde karşılıklı yemeklerini yerlerken bunları düşünüyordu... etkileşimi sağlayabilecek internet kanalı ile olabi-lecek... Tar’ın beklediği zengin durumda olmayı şimdi daha fazla istiyordu..enformasyonu. Ber’in ve Solkol'un ısrarlarıyla.. kaldığı yerden devam etti. konuştukça açıldı. diğer taraftan Sodgom ülkesi ile çıkar birliktelikleri yaşamalarıyla arada çelişkiyi anlayamıyordum.. kuşatmayı yarmamız için sanki pasif duruma geçmeleri.. "Yönetenler sağolsun...." dedi genel aftan yararlandırılarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilen Tar.... Tar’ın geçmişte yaşadıklarına sıra geldiğinde önce anlatmaya pek istekli görünmüyordu.. yaşadıklarının tüm etki ve duyumsamalarını dinleyicilerine yansıtarak." Tar. nasıl oldu da dış güvenlik görevlilerine yakalandın?" diye soru yöneltti.." dedikten sonra Solkol ile Solkol'un eşini ve sonra Ber'i inceledi... Daha sonra görüşmek dileğiyle. Renkten renge girerek. Đki tarafın kendi kurallarına aykırı olmasına rağmen içlerinden bazılarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aracı olmalarına *** .. Birleşik Devlet’in bir kısım ajanlarının Đllegal ABCD Partisi-ne yardım ederlerken... Bye. beni tanımaz diye düşünürken... "Belki de başka seçeneğim kalmamıştı..... Dili çözülen kekeçler gibi." MedBer : "Aynı dileklerle.. "Sen bildiğim kadarıyla cin gibisin. bye.. " EkoPol : "Benim netten çıkmam gerekiyor." diye gülümseyerek yanıtladı. Solkol. Ber.. seni bıraktığımdan daha kötü durumda buluyorum. kafası iyi çalışan Dowko milliyetçisi bazı arkadaşların düşüncelerini üstlerine açmaları ve tartışmaları nedeniyle hain ilan edilip öldürül-meleri. gördüklerimden.

ama üzeri örtüldü sonra. Bu soruyu birkaç kez sorduran Tar'ın doğasında yatan sürekli devinimi ve değişimiydi. "Ekmeğimi kazanmayı.. baskıya zulme boyun eğmeme. Süreç. Aslında sadece bir taraf kullanıyor. son ekonomik kriz beni de sarstı." "Anımsıyorum." dedi. Ölümle kendi ortamında yüzleşti.." Solkol. bu konuda bir şey söyleme gereği duymadı. çok şeyleri değiştiriyordu. galiba. Sonuçta emeğimi ortaya koyup kendisinden iş isteyeceğim.. ama anlatmak bile bana zor geliyor. Mıha'nın Legal XYZ Partisi’nde gerçekleştirdiği SodGom Ülkesinin genel yapısına uygun çıkar amaçlı politik çabalarından dolayı nasıl zengin olduğunu. Tar'da sürekli değişmeyen hazır cevaplığıydı." "Rutbin mi?... Đstersen bu konuyu şimdilik kapatalım. kültürlerinin kazanımı. " "Bu görünen düzenek. Đşçilerin parasını dahi ödemekten aciz duruma düştüm. Bunu deşifre edecekken hiç konuşmamak üzere susturdular.... kesinlikle yakalandığında konuşturmaya. Mıha'nın kendisini çok özlediğini belirtti Tar'a.. Kendisini çabuk toparladı. Yüzlercesini sıralayabilirim. mahkeme kurmaya gerek kalmadan öldürülmesi gereken şahıs olarak emir gelmişti. " Ber. "Bu anlatılarının bir kısmı basında çıkmıştı.. Tar'a ekonomik durumunun bozukluğunu.. Mıha'yı sordu. Gözünü budaktan sakınmayan nam salmış tehlikeli biriydi.. Tar'ın derinlere inmesini sağlamak amacıyla. engellenmemiş ve sessiz kalınmışsa. birey ve toplumun kendi geleceğiyle ilgili alınacak kararlarda etkin rol oynaması.. Ber?." diyerek. Bizlere.. her kesimin birbirini kullanma çabasında olduğu kullanılanında kullananı kullandığını ifade ederek bunun taraflar için yanlış bir şey olmadığı düşüncesi oluşmuştu.. Karanlık noktalar çok. "Tar!" diye seslendi. onun gözlerinde ilk kez korku ışıltıları görüyordu.. "Mıha'ya avuç açmayacağım. oda bilinen güç. Ama. Ama eski arkadaşım.. iş konusunda bir yardımı olabilir belki...... Đllegal ABCD örgütüne katılmak üzere kırsala çıkacağını kendisine belirttiği günlerde de sormuş olduğunu anımsadı. Oda bitirilmek üzere. Öldürüldüğünü bizde duyduk. kahveye dahi üye olmadan bireysel yaşamımdan kalanını yaşamak istiyorum.. tekstil fabrikası kurduğunu anlattı. "Benim düşünce yapım özünde yine aynı.. Ber. Rutbin isimli görevli de bazı belgelerini kitaplaştırıp topluma sunacakken öldürüldü. Evini yeniden yapılandırıncaya kadar evimde kalmanı istiyorum. Senin isteğin ancak onunkiyle çelişmez ve çekişmezse gerçekleşebilir. Tar. Göbek bağın bağlıysa birilerine." dedi. Bu bir piyonluktur. Yoksa sabıkalı.. O da bir kapıydı. hatta sadece yemek verilen bir lokantaya. kendisine. sana yardımcı olmak isterdim. başından geçenleri daha önceden özetlemişti. bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu.... görüşlerinde değişme mi oldu?. Kader... Tar." Bu soruyu... "Đnsanların hak ve özgürlüklerinin. Kısaca. "Fakat. "Seni tam anlayamadım. oluşmuş şüphelerde üç-dört kişide somutlaştırılarak büyümesi önlendi.... Konunun değişmesini sağlamak için. insanca yaşam. Solkol'un küçük çocuğunu kucağına alarak okşamaya başladı.. Artık hiç bir gruba.... Has'ında yanına uğrarım... Anlatımları. Görevinden ayrılacağı döneme denk düşüyordu.. konuşulanlardan sıkılmıştı. hele siyasi sabıkalı birine kim iş verir. Ber. Ber. o birilerinin dediği olur. Yine de iş bulmana yardımcı olmaya çalışacağız. koşullandırılmamış bir alanda ifade edebilmeyi.. Gözleri nemlenmişti. düşüncelerimi bağımsız. Ama birileri tarafından kullanılarak bu düşüncelerin gerçekleştirilemeyeceğini anladım." . Belki zamanla.. ağır mahcubiyetler içindeydi. "Sözünü ettiğin konulardan bazıları yüzeysel olarak toplumda tartışılmıştı. " dedi. Bir olguyu gerçekleştirmen.. Ber'e yönelerek." diyerek." Ber. "Bir trafik kazası nedeniyle oluşturulan toplumsal tepkiyle bunların çoğunun üzerine sünger çekildi. Tar'ı anlamakta güçlük çekiyordu. O da benim gibi görüşlerinde samimi olmakla beraber iki tarafında büyük güçler tarafından bazı ekopolitik amaçlara alet etmek için kullanıldıklarını sezmişti.. başını öne eğerek. Solkol. Yalanda olsa.. düşüncelerinin çokta orijinal olmadığını ifade etti.. Yeni anımsadığı bir ismi de sordu. Đşkence sonrası Ad kenti güvenliğinden çıktığı durumdan daha bezginceydi. Ber.üstlerinin sessiz kalmaları. "Tar. Yoksa benle birlikte çalışmanı teklif edecektim. "Peki.. Yıllardır kendisinden haber alamamıştık" "O kırsal da benim mangamdaydı."dedi. Genel af çıkınca kırsaldan kente indiğini duydum.. Karşı tarafımızda olsa da hakkını teslim etmek lazım. ifade biçimi pasifize edilmiş bir insan görüntüsü sunuyordu. "Has isimli müşterini anımsıyor musun. darallar geldi bana. Sürekli senden söz ederdik. daha birçok neden. bunun anlamı o birilerinin isteminin yine gerçekleşmiş olmasıdır... konunun kapanmasının önüne geçmek. Bilgisayar mağazalarımın bir tanesi sadece elimde kalabildi. galiba. Tar.

. sorusunu yineledi. "Đş ayarlayabildin mi?" Tar. Tar. ‘Yerin kulağı vardır’ sözüne tüm kalbimle inanıyorum." "Đllegal-ABCD Örgütünde iken. Bunların en önemlisi de ucuz kahramanlığa gerek olmadığı." dedi Tar. istihbaratın kendisini izlediğini." "Kirlilik. Belki de onlarla arasını bozmak istemiyor.. soruyu soran Ber’e." "Ekonomik Krizin en çok tekstil piyasasını etkilediğini. Akıl alacak iş değil. uğurladı. maliyeti düşürmek için işçi çıkarmak zorunda olduğunu. örgütün bölge saymanlığını da yüklenmişti." *** ." "Ya. Ber." "Fabrika resmiyette kendi adına kayıtlı ise de aslında değişik alanlarda görev yapan bazı üst düzey resmi yöneticilerinde fiili ortakları olduğunu ve onlara da danışması gerektiğini belirtti.... Zamanında SodGom ülkesi büyük gücünden dahi korkmayan sen örgütten bu kadar nasıl çekinebiliyorsun?.. kendine bakmaktan acizsin.. uyuşturucu trafiğinin geçiş ana yollarında görev yapıyordu. sahi Has." "Has ile Mıha’nın zorlamalı ağırlamalarını reddedemedim.. Ayrıca...." "O da olumsuz yanıt verdi.. "Has.." "Yaşadıklarım bana bazı gerçekleri öğretti. artık. Has'ın kardeşi Hüs'ünde bulunduğu silahlı banka soygunu ile ilgili olayı ayrıntılarıyla anlattı.Ber. Sana iyi geceler. kırmızılaşan yüzüyle. Ber.. Kendini özletiyorsun. istediği kadar yanımızda kalabilir.. Tar'ı bırakma niyetinde değildi.. illegal örgütlere kadar bulaşmış desenize...." "Bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum. Tar'ada kalkması için sinyal vererek Solkol'dan izin istedi..." diyerek şaşkınlığını belirtti." "Neden?. Ber'i. bu kadar market açacak parayı nereden temin etmiş?. illegal yapılanmanın olduğu sanısıyla üzerine gelecekleri kuşkusunu taşıyor. "Sen bekar adamsın.. ancak tekrar işe alım olayı gerçekleşirse önceliği bana vereceğini belirtti. başını öne eğdi." "Tar!. Bir de. Misafir kalma süresinin bitiminde Ber... Solkol... 41 "Kaç gündür nerelerdeydin?.." "Mıha’dan iş isteseydin bari. "Sen gerçekleri söylemekten çekinmez ve korkmazdın!." "Evet?. beni ‘Đllegaldan Legala ParaTransı Markette’ işe başlattığı takdirde." diyerek.

.. sitemiz daha çok güzelleşirdi." "Tanıklar senin tanıdıkların. makam odasına vardığında.. En çok hoşuna gidebilecek bir soruyla muhatap olmuştu. Geçiştirmek olmazdı. Artık vermiyorlar. konuyu fazla irdeleyerek. geleceği açısından çok olumlu bir gelişme. "Bir dakika gelebilir misiniz. bazı istemlerin önüne geçiyor.. "Đyi Ruhlar nasıl gidiyor?. Secret’in yanına giderek. Tar’ın "Bir sorun mu var?" sorusuyla karşı karşıya kaldı." "Komşu bürolardan bir tas şeker borca alabilirsin." Ber.. Đnsanlar aydınlanma sürecine giriyorlar.. Halkın Temsilcileri ile Yerel Đdare seçimlerinde. "Tar! Özür dilerim. sanat.. edebiyat. Đnanıyorum ki.. "Deneyeyim.... değerli düşüncelerinden yararlanmak için birlikte çalışabilseydik.. Evet. Sabahtan kaldığı renginden de anlaşılan Secret’in getirdiği çaylardan her ikisi de ilk yudumlarını yüzlerini buruşturarak çektiler.." direktifinde bulundu. Basında sitemizle çıkan haberleri okudun mu?. "Boşver!. Birleşik devletle birlikte SodGom Ülkesinin savaşa girmesini istiyor musunuz? Đstemiyor musunuz? anketine son kayıtlara göre katılanların yüzde doksan ikisi istemiyoruz. "Seni tebrik ediyorum Ber!" dedi." "DNA testi için bilirkişiye gönderilecek. "Đş bulma derdinden seni kurtarıp. masa üzerinde bulunan gazete ve dergileri Tar’a uzattı.. Ayrıca.. daha fazla tanıdık gelmiştir onlara. "Bir şey yok." Tar." diyerek. Çayları bitirinceye kadar." "Maddi zorunluluklar.. sessizliği yaşadılar ve birbirlerine yaşattılar." Ber. "Borç kabardı. "Lafa daldım." diyerek savuşturdu. Onun duruşmasına bugün katıldım." dedi. Ber de ona katıldı. Kafanı yorma. ". yanıtını verdi. Bazı günlerde bu tür sıkıntılara düşebiliyordu." "Nasıl geçti?" "Kadının daireme geldiğine dair apartmanın kapıcısı ile komşu kadın yalan tanıklık yaptı." "Gelişmeler çok iyi." Ber." diyerek yanıtladı Ber. ama bir çayını içerim. Demokrasinet ilkeleri yürürlükte olmadan oy kullanmak istiyor musunuz?. Bu meslek bazıları için ekonomik anlamda da değişken günler sunuyordu.." "Babalık davası mı?. boğazını temizlerken çıkardığı seslerle. Bir gazete SodGom Ülkesinde. Bu düşünce tüm Dünya insanlarında kabul gördüğünde insanlar geleceklerinin birkaç grup tarafından yönetilmesinden kurtulmuş. gözlerinin daha çok parlamasına neden oluyordu. "Yapılması gerekeni yapıyorsun ve başarını da ister istemez duyurmak zorunda kalıyorlar.. olabilir kanısındayım... Duruşması sanırım bugündü.. iş olacağına varır.." "Ha!. Örneğin.. Bakalım gelecek neleri gösterecek." Ber. Đşin bir başka güzel yanı. Tar’da aynı kanıda olduğunu konu harici bir soruyla ortaya koydu. Secret." diyerek koltuğundan kalktı.. dalgın bakışlarla boş bardağa bakan Tar’ın dikkatinin kendisine yönelmesini sağladı. sormayı unuttum.. bu isteği.. "Şekerimiz kalmadı. anlamıyorum." işareti yaptı." "Olumluları da var. "Hayırdır. Buna rağmen elimden geleni her zaman yapmaya hazırım.. "Büfeden borca al. Ber." "Sonuç?." "Evet!. bu oylamaya katılanların yüzde otuzunun SodGom Ülkesi dışındaki insanlardan olması... Davadan mı kaynaklı?. bir şeyi yeni anımsayan standart hareketleri sunarak." dedi.. Okuması bittikten sonra. Ayrıntılara girme gereği duydu. "Olumsuz yorumlar mı?.." "Hangi dava?.. Tar’ın ve kendisinin canını sıkmak istemedi..Ber. "Ber! Bugün seni çok stresli gördüm. Yemek yer misin?" "Teşekkür ederim.. anketinden de hemen hemen aynı sonucu aldık. Bu söz üzerine önce Tar güldü. Her göz gezdirişi. Đstemiyor musunuz?. onları perdeliyor. müzik alanında bulunan mafyalaşmaya katılmadan sitemiz kanalı ile ürünlerini sergileyerek yetenekleriyle nasıl şöhrete kavuştukla-rını belirtiyor. uzatılan gazete ve dergileri alarak ilgili haberlere göz gezdirdi. iç geçirerek.. başıyla.. Aç değilim.." "Sözünü ettiğin bir dava vardı ya.." Bu da bir çözümdü ve Secret.. Secret’e bildirmekte gecikmedi. Ber. parlayan gözlerle.." diyerek noktaladı. Ber. "Keşke maddi olanaklarım yeterli olsaydı.. " diyerek Ber’i yanına çağırdı." "Bu Ülkenin." dedi Ber.. ensesini kaşıyarak. Merak etme. Nasıl yalan tanıklık yapabiliyorlar.... ." "Belki de para.. soruyu..

... belki yanlış.." "Belki doğru." "Ber!. Geçmişten kalan bazı hikayeler bugünü de aydınlatıyordu...." dedi. okunan cümleye bir anlam veremedi.." "Ya sen?.. sıkıntılar devam ediyor. Ber’in sözlerinin devamını bekledi.. onun gönderdiği bir paragraflık cümlenin ne anlama gelebileceğini sordu." Ber’in kendisine yazıp verdiği paragrafı okudu.. bağrından fışkıran suyun. chat ortamında Korpsi isimli şahısla aralarında geçen diyalogdan söz ederek. anlatıda bulunup bulunmama tereddüdü yaşıyordu. belki de kara haber. Oradan yazıda geçen toprak kelimesinin yerine ‘Ber’i koydum. Yazıcıdan bir çıktısını alarak." Ber. Çünkü bu durumu çok seyrek görme şansını yakalamıştı. Ber." "Cümleyi bana yazarak verir misin?.. Kararını netleştirmediği halde ağzından dökülmesini engelleyemedi. Tar.. Ama bir anlam yükledim." "Bizim yörenin ana dilinde konuşan teyzemin. Tar.... Heyecanını gizleyemedi." "Olumlu bir değişim yok. toprağı isimlendirirken kullandığı bir kelime ile bilincim açıldı. koyunları yiyerek bitirdikten sonra açlıklarını bastırmak için birbirlerine saldırdığına. Yoksa anlamını çözdün mü?. bireylerden alacakları bir şey kalmayınca kendi aralarında başlattıkları çıkar kavgaları hakkında yorumlarda bulundular.." dair hikayesi Ber’in çok hoşuna gitmişti. "Önce cümleyi tekrarlayalım.. Muhabbetleri güzel geçmişti." "Evet!" *** ... Evet!" Tar. "Belki bir anlamı vardır. anlatımı uzatmaktan memnun gibiydi. Ceketinin iç cebine koydu... bilgisayarı açarak mesajı kaydettiği dosyayı açtı. banka sahiplerinin. medya patronlarının. toprağa. Tar’ın diller konusunda bilgi ve deneyimi vardı.... Ber.. "Sürüyü güden kurtların.. turap yerine ‘Ber’ dedi." Ber.. merhaba!" "Nasılsın?.Ber.. Tar’a verdi...." "Senin bana çözmem için verdiğin uzun bir cümle vardı." Tar. Özellikle Tar’ın.." Ber. Üzerinde çalışmam gerekecek. Ber’i heyecanlandırmak nedense çok hoşuna gidiyordu. Pek kullanmadığımız bir kelimeydi... 42 Secret... Notunu görünce derhal aradım.." "Seni dinliyorum. Ber’in isteği üzerine Mar kentinde bulunan Tar’ın ev telefonunu bağladı. gerçekte bireyi soyan bazı holdinglerin. aylar önce vermiş olduğu cümleyi ezbere biliyordu. yazıyı dudak bükerek okuduktan sonra dörde katladı. Aslında çok da karışık bir şey değilmiş..." "Teşekkürler. "Tar!. "Evet!. "Bu sözlere pek bir anlam veremedim.." "Ber. " "Evet?. Sana çok önemli bir haberim var. hatırlarsan... sana bir cümlenin anlamını soracaktım.. "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. "Evet!. hala bir anlam veremiyordu... "Tar. kredisi olan bir lokantada Tar ile birlikte akşam yemeğine çıkacakları ana kadar geçen zamanda resmiyette devleti. Belki bir müjde.. Topraktan söz ederken. Bilmiyorum. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun.

". Yansı kanalıyla Med’le birleşmesinden olacak erkek çocuğa selam olsun.. Ellerini göbeğinde birleştirdi. Verdiğin yorum için teşekkür ediyorum.." "Yeni seçilen Halkın Temsilcileri Genel Merkezinin seçmen bireylerinin toplamının yüzde kırkını temsil etmediği nedeniyle yetkisi tartışılır hale geldi. sahte bir öksürükten sonra.." Ber." "Yolsuzluklar sonucu oluşan ekonomik kriz ortamında. Đyi Ruhlar Sitesinde yayınlanan demokrasinet görüşünün seçmenlerde ağırlıklı olarak benimsendiği görüşünde.’ diyebiliriz.." "DNA testi sonucu da aleyhime geldi. Tar’ın yorumunu tekrardan irdeleyerek kafasını karıştırmanın anlamsız olduğunu düşündü. Toprağa. Telefonun ucundaki Tar. Akrabalarının yardımıyla geçimini temin edebiliyordu.. Bu davayı ve senin durumunu bilen birinin gönderdiği bir e-mail de olabilir.” Ber. konuyu görüşmek üzere Halkın temsilcilerini olağanüstü toplantıya çağırdı. Đyi misin." "Birleşik Devlet yurttaşlarının hatırı sayılır kısmı. Hatta yüz yüze görüşme isteminde bulunacağım.’ diyelim. Geçen hafta sonuçlandı. değişik bakış açılarıyla yorumlarını sürekli alma olanağı bulabilecekti.’ kelimesi ise bildiğimiz son anlamı dışında. Belki de zihnini karıştırmak isteyen biri tarafından sana gönderilmiş bir e-maildir.. basında çıkan bazı yazıları da eklemeyi unutmadı. ‘Ber’in.. nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu." "Kesinlikle. görüşmek dileğiyle.. ‘Son.. Bu durumda onun geniş hayal gücü. Katılımcılar."Şimdi. Đş bulamayınca Mar kentine ailesinin yanına gitmişti ve orda bile hala işsizdi.." "Bu yorum seni çokta etkilemesin.. normal faiz ve alacak miktarına düşülünceye kadar ödememe kararını almış bulunmaktadırlar. senin için çok anlamlı bir cümle çıkıyor. Gözleri kararıyordu. şimdilik basın alıntılarının bu kadarının yeterli olduğu kanısıyla.. Tar. "Ber!. Korpsi’nin kendisinde kayıtlı e-mailine.. Tar’a iş bulabilseydi şimdi yanında olacaktı." "Evet!. ‘Med’ deniyor. sanal Med’de dahil ayrıntılarıyla Tar’a anlatmıştı..... dünya ülkelerinde de geniş akisler buluyor.’ Başka bir deyişle.. Sayısız düşünceler. bu yazıyı kendisine e-mail yoluyla gönderen Korpsi ile bağlantıya geçerek çözebileceği inancındaydı. Dava aleyhime sonuçlandı." "Sodgom Ülkesinin ünlü dansöz ve ses sanatçısı Markız’ı şöhrete ulaştıran müzik parçasının bir başkasına ait olduğunu duyuran iyi ruhlar web sitesi bu kezde ‘Dişimle Tırnağımla Yükselişim. Korpsi isimli şahsa gönderdiği paragrafı çözdüğümü belirterek tepkisini almaya çalışacağım. Đnternete girmişken iyi ruhlar sitesinin ‘basından akisler’ bölümüne. Tar’dan aldığı yorumu ve cep telefonu da dahil tüm telefonlarını yazarak görüşme isteğini belirtip sert bir tıklamayla gönderdi.. Med’in aksi olan Yansı ile cinsel birleşmesinden doğacak erkek çocuğa selam olsun. başıboş şekilde beyninde dolaşmaya başlamıştı.Đyi Ruhlar Sitesinde belirtilen Demokrasinet görüşü. Ber. ülkemizde olduğu gibi. bazı dillerde bulunan ve kavramları karşılayan bazı kelimeleri yerleştirelim. ‘Yansı’ ise yeni dilde yansıma... batı dilinde erkek çocuk anlamına geliyor. Başkan. telefonu kapadıktan sonra sırtını koltuğa yaslayıp. masanın üzerine koydu.. Tüm sırrı. "Gelişmelerden mutlaka beni haberdar et." "Sonuç?." adlı best-seller olan kitaplaşmış otobiyografisinin içeriğinin yalanlarla dolu olduğu kanıtladı. bankaların kendi açıklarını." "Bunu araştıracağım.. ‘Ber.. Başından geçenleri. Đnternete girerek. akis anlamları taşıyor.. Ve eve gitmek üzere ofisi terk etti. "Paragrafa bu aynı anlama gelen karşılık kelimeleri öncekilerle değiştirip birazda cümleyi düzelterek kullanırsak.?" diye sordu..." "Babalık davası sonuçlandı mı?.... bazı çevreler.. Deniz suyunun gelgit olgusundaki kabarma evresine.. . kendi dillerinde de yayınlanan Đyi Ruhlar sitesinin ‘Savaşa Hayır’ konulu bildirisini onayladılar." Ber’in söylediklerini hazmetmesi için kısa bir süre suskun kaldı. ayaklarını kaldırıp. donmuş gibiydi... " ‘Ber’den fışkıran suyun. internet bağlantısını kopardı. borçlu yurttaşlar kanalıyla kapatmak için faizli alacaklarına ayrıca yüksek gecikme faizi ve tazminatı eklemelerini protesto için kampanya başlatan ‘iyi ruhlara’ katılım günbegün artıyor. "Ne durumda olduğumu bilebilecek durumda değilim. Şimdi hiç yoktan Yansı’dan olma Varol isimli bir erkek çocuk babasıyım... ayna." "Sodgom ülkesinin son Halk Temsilcileri Genel Merkezine üye genel seçiminde seçmenlerin yüzde kırkının oylamada bulunmamasını. " Ber." Ber..

Ber. Onun. Paralelinde oturan garip kılıklı kişinin konuştuğunu anlayarak telefonu kapattı.. zamanımız az. Can sıkıntısından bir sigara daha yaktı.. Bye. nerede görüşelim?" "Sırlar Kafesini biliyor musunuz?. -uzun adıyla Medayih." "Evet!. Yorumunuz bazı nüanslar dışında tamamıyla doğru. Ayağa kalkarak ona yöneldi. Garip giyimli birinin kapıdan içeri girmesiyle onda yoğunlaştı.. Hatta onun soluklarını dahi duyumsa-malıydı. Bir vesile ile tanışmıştık.. ürkek bakış ve adımlarla etrafı kolaçan ediyordu.. elde ettikleriyle kendi içse-linde yorumlarda bulunabilmesi için bu malzemeler önemliydi. Fakülte bitimi sonrası aynı fakültenin Kitle Psikolojisi Kürsüsünde asistan oldum.. Đlk dumanını çekip salıverdiğinde beklediği dolmuşun durağa yaklaştığını gördü... Sizle derhal görüşmem gerekiyor.... Yürüyerek. büyük bir dikkat-le izledi. Cep telefonunu çıkarak tuşladı ve kulağına götürdü. *** ." Ber. Ber.birinci sınıftaydı. Durağa geldiğinde bineceği dolmuşun kısa bir sürede geldiği anlar çok enderdi. Ber.. Arkasına son kez baktıktan sonra Ber’in paralelindeki masada bulunan sandalyeye iğreti şekilde oturdu. "Alo!" "Alo. Ber’e bir şeyler içmek isteyip istemediğini sorduğunda "Hayır.. "Korpsi?." "Ber!.*** Ber.. Hiçbir şeyi kaçırmamalıydı." diyerek esas konuya girme isteğini belirten Korpsi’nin bulundukları mekanın serin olmasına rağmen alnından dökülen terleri ve alnında oluşan stresten kaynaklı kırışıklığı Ber. sesini dolmuş sürücüsünün duyabileceği kadar yükselterek. Önünde duran dolmuşa ilk binen o oldu.." "Yarım saat sonra orada olabilir misiniz?" "Orada olacağım. Dolmuş bekleyeli yirmi dakikadan ziyade bir süre geçmişti. kafenin giriş kısmına oturarak içeri giren herkesi çaktırmadan izlemeye koyuldu. nasılsınız?." Birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına. Siz misiniz?.. Cebinde ancak üç günlük gidiş geliş yol parasıyla. "Uygun bir yerde inecek var!" dedi. Koltuğa kurulmasıyla cep telefonunun çalması aynı anda gerçekleşti. Korpsi’yi tanımıyordu." dedi. dolmuşun güzergahı üzerinde olan bir yer değildi.. dostça sarıldılar." Sırlar Kafesi. "Buluşma konumuza girelim.. ekmek parasını karşılayacak kadar kısıtlı para vardı. Korpsi’nin karşısındaki sandalyeye kuruldu." Ber.. "Teşekkür ederim.. kulağını telefondan ayırarak dinledi. kısık sesle "Merhaba! Korpsi... Gönderdiğiniz e-maili aldım.... Cep telefonunda kontör bulunsaydı arayanlar listesinde bulunan Korpsi’nin telefonunu arayacaktı. Yeterli bilgi elde edemediği takdirde." "Görüşmek üzere. Korpsi. Gerçi bu durum süregelen bir şansızlığıydı. yarım saat de kafeye varabilecekti." yanıtını aldı. bekleme esnasında kendi kendine bu yönde telkinde bulun-muştu. Üç kez gelen garsona bir şey istemediğini belirtmekten gına gelmişti kendisine. Đdareli kullanmalıydı. çalan cep telefonuna baktı." "Bye. "Ben Ad Üniversitesi Psikoloji Fakültesinin son sınıfındayken Med. Gelen kişi." "Evet. Ben Ber!. kendisini tanıyıp tanımadığı konusunda ise bir fikri yoktu. heyecanını diğer yolculardan gizlemeye çalışarak. Gelen garsondan soğuk meyve suyu isteyen Korpsi.... "Alo!" "Ber bey!... Havadan sudan konuşma çok kısa sürdü." "Buyurun!" "Ben. Sigarasının ucunu koparıp geri kalanı evde içmek üzere pakete geri bıraktı." "Hangi masada?.. Ber." "Pekala.." "Kafede misiniz?.

düzeltmeler yapıldıktan sonra bastırılacaktı..ve ülkemizde yaygın kullanıcısı olmayan internet sayesinde karşı durulabileceğini. Ayrıca kendiside bu kitapta sözünü ettiği olguların ve düzenleyici güçlerin varlığına inanmayacaklar için." "Duyu ötesi algılama.." "Şimdi anlıyorum.. Ber.. "Çünkü.. Bu arada ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet." "Senin yazıların onun kitabına göre denizde bir damla... ülkelerini veya ülkeleri." Korpsi’nin. Aslında ondan birazda çekinirlerdi... Öldürülme nedenini aynı düşünceleri taşıyan kitabına neden bağlıyorsun?." "Med isimli arkadaşınla ne zaman tanışmam nasip olacak?. Benden bir şeyler elde edemeyince yakamı bıraktılar......" "Buna yanıt vermek istemiyorum.... Özellikle kitle psikolojisi ve demokrasi alanındaydı. "Böyle yetenekleri olduğuna siz inanır mıydınız?. sayılan biriydi ama benim dışımdakiler sıradan diyaloglar dışında onunla pek görüşmez. "Đyi Ruhlar Web sitesinde geçen bazı yazılar da buna benzer ifadeleri okuyunca benim Med’i tanıyıp tanımadığımı sormuştun." dedi... o yıllarca önce faili meçhul bir cinayete kurban gitti." "Ne gibi?." "Neden?...." "Sözünü ettiğin Med’in anlatımına yakın bilgileri web sitesinde yayınlamış olmama rağmen bana bir şey olmadığına göre. Arkadaşlık düzeyinde devam etti ilişkimiz." "Özel arkadaşlığınız oldu mu?" diye araya girerek sordu Ber.. bu ve benzeri tekniklerle insanların geleceğini tayin ederek." dedi.. Bu güçler." "Kurban matbaası. bir şekilde soruşturmaya uğrayarak ceza alması hatta öldürülmesi halinde bunun bile bir kanıt olacağını belirtmişti. Zaten aynı günün gecesi de meçhul cinayete annesi ve babasıyla birlikte kurban gitti. imla hatalarını öngörüm için bana sunmuştu.. "Sevilen." "Med’in kitabı." "Öldürülmesine yakın günlerde aşırı huysuzdu. sözlerini bölerek... Neyse." "Hiç bir zaman. Korpsi." dedi. "Peki sizden başka arkadaşı var mı?" diye sordu." "Hangi matbaa?. Çıkan ilk örneğini de bazı kelime. Bu güçlere karşı -o zamanlar yeni olan. Med’le dostluğumuz devam ediyordu.. cisimleri beyinsel enerjisiyle hareket ettirebilme..’ yönünde tehditler alıyordu." "Adresini verebilir misiniz?" . konuşmazlardı. "Ne diyordum?.... kendi yararlarına ve amaçlarına uygun sürekli bir gelecek oluşturuyorlar. Med’in yayınlamak üzere olduğu kitabının örneğini sordular. toplumu.." "Öldürülme nedeni ve cinayet faili hakkında bir bilginiz var mı?. dünya ülkelerinde bulunan açık veya gizli gerçek yöneticilerin... Sonra tamamladığı kitabını bastırmak için bir matbaayla anlaştı.. bireyi yönetmede kullandığı tekniklerden... Zihnini toparlamaya çalıştığını ifade eden beden diliyle sunuşlarda bulunduktan sonra devam etti...... Buyurun. Kendilerini özel görevli olarak tanıtan bazı kişiler telefonla ‘Hazırlamakta olduğu kitabının Ulusal Güvenlik konularıyla ilgisi bulunduğunu. Đlk örnek nüshası çıkarılmıştı... bıyık altından gülerek.. " "Matbaada kitabı hiç mi basılmamıştı?" "Hayır dediğim gibi..... yollardan söz ediyordu. Olacakları sezmişti sanki. Ki diyaloglarımız genelde bilimsel araştırmalar temelindeydi. Bize o zamanlar çok garip gelmişti.’ isimli bir kitap hazırlıyordu." "Rica ederim. devam ettiği ve yayınladığı takdirde başının belaya gireceği. kıskanç ve meraklı bir tarzda. Aynen öyle. Gizli güçleri olduğuna inanırlardı. Bu konuyla ilgili sürekli araştırma yapıyordu. Birkaç kez görevliler cinayet olayını araştırırken benle de görüştüler... Đletişim araçlarıyla ve oluşturdukları beyinsel negatif enerjilerle kitle etkileme psikolojisi oluşturmalarından. "Kendisine teklifte bulunmuştum. Bir ara garip tipli bir takım kişilerde çok özel sorular sordular.. Okulu bitirdikten sonra Med de benim kürsüde yüksek lisans eğitimi almaya başladı. Đzin verirsen kaldığım yerden devam etmek istiyorum. kitabının yasaklanması... Sanki geleceği yazmıştı. telepatik iletişimde bulunabilme gibi..." Korpsi.Bu arada yüksek lisansımı yapıyordum.. zihinleri kontrol etmelerinden ve daha bir çok araçlardan söz ediyor." "Evet. Çünkü internet yeni yaygınlaşmaya başlamıştı ve bizler internet konusunda o kadar bilgi sahibi de değildik. O sıralar ben doçentlik tezimi hazırlıyordum.. Ama kabul etmedi. Bu anlamda kendilerini Yüce Yaratıcı yerine koymaya çalışıyorlar... bireyin ve toplumun maksimum düzeyde kendi geleceğini tayin hakkını gerçekleş-tirebileceğini savunuyordu.. "O bir ölü.

"Med’i bildiğine göre Düzenleyici.. Onun ismi hala ‘Korpsi’ idi." "Peki." Ber.. onu tebrik etmek gerekiyor.. "Biliyordum. Ta ki. gözlerini.. ismini değiştiremezdi. Korpsi’nin korku dolu gözlerinde bu kez cesaret ışıltıları oluşmuştu. Ama geçmişini silemezdi. Ber’in açıklama yapmasını bekledi.. Korpsi.. kontrol etme.." "Kitabın sadece bir nüshası çıkarılmıştı ve o da bana verilmişti.. anlamını hala kavrayabilmiş değilim. O hala bir KorkakPsikologdu.. soruları yinelemenin.. Yetmez mi?.. Yapılan terapilerle içselimde çift kimlik oluşturduğum yargısına varılmıştı." Ber. ise aydınlanmamış bazı noktaları vurgulama gereği duydu. Bir teyzesinin kızıyla tanıştırmıştı. sandalyesinden kalkarak Ber’e sarıldı. Senin çözümlemenle aynı olmasına rağmen.... Đzleyici gruplarının neyi ifade ettiğini de biliyor olmalısın?." Korpsi panikledi. Öncelikle senin Med’le ilgili bilgilerini bana sunmanı istiyorum." dedi.. Korpsi. Korpsi’nin gözlerine dikerek. Đki zor seçenek altında sıkışıp kalıyordum.. Đyi Ruhlar sitesindeki yazıları okuyuncaya kadar.." Ber.. Bundan çok korkuyordum.." "Belki de kitabın nüshalarından matbaa sahibinde kalmış olabilir diye düşündüm. Bu kadar benzerlik olamazdı. Đnanamıyordu." "E-mail yoluyla gönderdiğin paragrafta geçen Ber benim." Korpsi başını eğmişti. Kitabını matbaada bastırarak veya internette yayınlayarak insanlara sunmamı sürekli istiyordu... Garson’dan bir bardak su istedi. " Çevre masalarda olan insanlar kendilerine bakıyorlardı." dedi. Biliyorum. Heyecan boğazını kurutmuştu. Bu yazılarla tekrar Med’i duyumsamaya başladım. Ters tepki doğurtmadan daha çok bilgi elde etmeliydi.... "Kendine gel." "Med’in kitabını bu gruplardan şimdiye kadar nasıl gizleyebildin?. Hatta. Med ile geçen diyalogları Korpsi’ye özetledi... Evet. Korpsi’ye öfkeyle bakarak... Yıllardır.. "Doğduğunda senin kişiliğine uygun ismi kim koymuşsa." "Sözünü ettiğin Med’in teyzesinin kızıyla beni görüştürebilir misin?" "Nerede olduğunu bilmiyorum... Ber." "Evet. Denetleyici. onla tek yumurta ikizi gibiydiler."Matbaanın yerinde şimdi yeller esiyor. oturduğu adresle... Abime yakışmış... Korpsi’nin belirttiği adresi duyunca zorlamalı soğukkanlı duruşunu bozdu.. biliyorum. matbaayı neden soruyorsun?. Tabi ki ruhsal sağlığıma uzun bir tedavi sonrası kavuşmuştum. "Senin cesaret edemediğini ben gerçekleştireceğim." "Buna şu an yanıt vermeyeceğim.. Bu kez isteği çok yoğundu. Korpsi’nin belirttiği adres yıllardır.." "O halde kitap hala sende mi?.. Bir taraftan Med’in kitabımı yayınlayarak içsel huzura erme düşüncesi. yönlendirme yeteneklerine de sahiplerken... Đsmini şu an anımsamıyorum." "Tam olarak ikna olmalıyım. Uygulayıcı. Hem..... Sarsıla sarsıla ağlıyordu. hatta daire numarasına varıncaya kadar aynıydı.. anlamını artık biliyorum.. "Med’in akrabalarından tanıdıklarınız var mı?. korku dolu gözlerle karşısında duran Korpsi’yi daha çok ürkütebileceğini hatta kaçırabileceği kanısıyla ısrar etmedi...." "Birkaç akrabası olduğundan söz etmişti. Aklına gelen her soruyu belirli bir sistematiğe tabi olmadan birçok soru soruyordu. "Ben." .. uyarıya uyarak sandalyesine oturdu... Ayrıca zihin okuma... Hayır!. "Med’in öldürülmesinden sonra uykudayken bazen de uyanıkken onun benle görüştüğü hissi içimde oluşuyordu. "Bu yazının dilimizdeki karşılığını Med’den öğrenmiş fakat anlam verememiştim. Biliyordum. Psikolojinin ise Psi’si birleştirilerek Korpsi adı konmuş... Matbaa sahibi de ertesi gün hiç kimseye adres bırakmadan Ad kentini.... içinde sakladığı kimseyle paylaşmadığı konuları anlatmaya susamıştı. Korpsi. Bu yüzden uzunca bir süre psikolojik tedavi gördüm.. ailesiyle birlikte terk etmişti..." diyerek uyardı Ber. "Hayır!. "Med’in kitabını yayınlamamakla cinayeti işleyenleri mükafatlandırdığını bilmiyor musun?.. Korpsi.. Korkak’ın Kor’u.." Ber...." Ber... Med’in ve anne babasıyla öldürüldükleri evin adresini biliyor musun?. anlatımına devam etti. diğeri ise onun ve anne babasının başına gelenin benimde başıma geleceği korkusu. Onların her yerde gözleri. cinayet gecesi kundaklanmıştı." "Evet. kulakları var." "Bana söylemende bir sakınca varmı?...

... Öngörüsü değişik şekilde gerçekleşse de onun vasiyetine uyarak doğan çocuğuma ‘Varol’ ismini koydum. "Med’den elde ettiğim zihin koruma.. Ama.. izliyor. bunun için gerekli tüm düzenlemeleri yapıyor." "Korkunun ecele faydası yok. Kitabı bulamamalarının nedeni bu." Ber.. Neden şimdiye kadar düşünememişti. Kısırlığımın tedavisi için gitmediğim doktor... "Hesabı öde! Seninle birinin evine ziyarete gideceğiz. Yarım kalan işlerini bitirmeye gelmişti. Korpsi’nin kendisini tanıtmasıyla eylemi eksik teşebbüs aşamasında kaldı. Ama o geri dönmüştü. Ayrıca her gözlemelerinde onlar için çok önemli sayılmayacak küçük sapmalar meydana getirerek dikkatlerini dağıtabiliyordum.. aşındırmadığım hastane kapısı kalmamasına karşın. Merak etme. Kırmızı kurdela ile süslenmiş paketi açan Ber. yanında bulunan baklava kutusu görüntüsü veren paketi Ber’e uzattı. Allah onları kahretsin. Yansı. Korpsi.. Bu durumda hem kitabı elde edecekler. Cinayet haberini aldığı gün olduğu gibi bardaktan boşanırcasına yaşlar akıyordu Yansı’nın gözlerinden. Korpsi ile Yansı. ilk sayfasında çözümlemede bulundukları kehanetin yazılı olduğunu gördü.. Ayağa kalktı. Avyansı’nın ofisinde gerçekleşen karşılaşma sonrası dava dilekçesinde bulunan adresten hareketle bazı duyumsamalar sağlayabileceği ihtimaliyle Yansı’nın evinin etrafında birkaç kez dolaşmıştı. Ber’in korkusunu sezmişti. kitabı internette yayınlatmaya başlayacağım. Bana güven." Korpsi. tüm benliğini kapladı." "Kime?. hem de benim canımı alacaklar... cinayetin belirlibelirsiz fail veya faillerini. Yansı’ya ve Korpsi’ye bu içsel yorumlarını aktardığında hiç bir itirazla karşılaşmadı.. ruhsal ve doğal annesi ise Med’di.. O. "Korkmana gerek yok. yine de ‘ümidini kesme bir gün çocuğun olacak. "Benim ne kadar çok çocuk istediğimi biliyordu. Yansı ise Med’in arkadaşı olduğunu duyduktan sonra anımsamıştı Korpsi’yi. zihin etkilemelere karşı durma tekniklerinden yararlanarak bugüne geldim. Bu durumda Varol isimli çocuğun biyolojik annesi Yansı’ydı.. Med gerçekti. geçmişte yaşadığı Med’le bağlantılı tüm olguları. Ber. Korpsi. Korku. O... artık beyinsel gücümün de etkisini yitirdiğini seziyorum.." "Her ikisi de bilgisayar programcılığında uzman olarak tanınırlardı.. Yansı’yı görür görmez tanımıştı. gerektiği yerde müdahale ediyordu... Ondan önce oluşan birleşmede ruhsal bedeniyle Med’di ve sanal seksten bile öte birleşme sağlamışlardı. Korpsi. Hatta erkek çocuğum olursa ismini ‘Varol’ koymamı istemişti. Öldürülmüştü.. " dedi. "Yanında taksi tutacak kadar paran var mı?" Korpsi. geçmişte olanlardan ve Med’den söz ettiler.. Med. sorduğu soru üzerine irkildi. Đkram edilen kahveler yudumlanırken. uyguluyor. "Onlara uzanan ellere lanet olsun.. Ama. Karşısında Ber’i gören Yansı kapıyı suratına çarpacakken. fiziksel olarak Yansı ile birleşme sağlamışsa da gerçekte Med’in ruhuyla gerçek cinselliği yaşadığını duyumsadı.’ derdi... ." Her şeyin yerli yerine oturması Ber’i mutlu ediyordu." "Soru sorma.. başıyla olumladı. Yarından tezi yok. "Med’in anne ve babasının meslekleri hakkında bilgin var mı?.. bir kanalla kendisini ve Yansı’yı etkileyerek cinsel birleşimi gerçekleştirmiş ve Varol isimli çocuk olmuştu. kötü ruhların düşmanı iyi bir ruhtu. "Kitap nerede?" diye sordu." diyerek lanetliyordu. Med’in fiziksel benzeri teyze kızıydı. o grupların yetkili görevlisi de olabilirdi. Belki de karşısında bulunan şahıs. Med’in yıllarca önce yazdığı kitabın ilk sayfasında bulunan kehanet gerçekleşmişti. Bir gün bir boşluk bulup zihnime gireceklerinden o kadar çok korkuyorum ki.. Kişiliği oluşturan ruh cevheri Ber ile Med’in ruhsal birleşmeleri sonucuydu. * ** Ber..Ber.. biraz daha rahatlamıştı." Bu yüzden Yansı’nın adresini bulmak zor olmamıştı.. Kitabı yayınladığımız takdirde öldürmeleri için bir neden kalmayacaktır... olayları seri halde zihninden geçiriyordu. Ber..

." "Yargı Başkanlığı. irade gösterebilmek olasılıkları mevcuttu. Yansı’dan özür diledi. Düşünceleri kesik kesikti.." dedi. durakladılar. kalkmaları gerektiğini işaret etti. Devlet Avukatı Emkul’un makam odasının önünde bulunan görevliye. geçmişten ve gelecekten önemliydi." diyerek devamını istedi. yeniden düzenlemek olasılığı yoktu." yanıtını aldı.. "Derhal geliyorum efendim!. Anda ve dolayısıyla gelecekte ise düzenleme yapabilmek.." *** ...... Varol’u öpüp okşadıktan sonra annesine geri verdi.. inecekleri durağa varma anının biran önce gelmesini bekliyorlardı. Lütfen yanıma kadar gelir misiniz?. şeklindeki beyanımın aslı yoktu.. sözlerini duyan Ber.. Cep telefonunun çalmasıyla uykulu gözleri iyice açıldı. ne seni ne de avukatını yormazdım. diğer üç kişi gibi preslenmiş vaziyette.. Ama doğal yapısı istemediği halde buna neden olmuştu... görüşme isteğini belirtince derhal içeriye buyur edildi. Belirli bir olasılık aklına gelmemişti. "Yani. Kocam ölmeden önce. Yargı binasına yakın durakta ininceye kadar Devlet Avukatının bu kadar acil aramasının ihtimali nedenlerini boşuna düşündü.. Soluğu yargı binasında almıştı. bu kez bir sırrı olduğunu ve bunu anlatmak istediğini söylediğinde.. Bu yüz-den hamile olduğumu öğrenince hiç düşünmeden doğurmaya karar ver-dim. Arayan. çocuğu görmek için teklifsiz her an gelebileceğine dair Yansı’nın... pek çok doktora gitmemize rağmen çocuğumuzun olmadığını anlatmıştım." Ber. "Đsabetli bir karar vermişsin... 43 Dolmuşun en arka koltuğunda oturan dört kişiden biri olan Ber. Dört kişiden biri yatay ve dikey genişlik yönünden normalin çok üzerindeydi.’ isimli parçası da bu sıkıntıya eklenerek Ber’i terletiyordu. Yansı’nın.. Normalde soğukkanlı bir ses tonuna sahip olan Emkul.. derin ve mırıltılı bir ses tonu ile konuşuyordu.Ber. Bu ses ve bu parça aynı zamanda geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyordu. Diğerlerinin yerlerinden alıntı yapmayı oda istemezdi. Ber ise artık geçmişinde boğulmak istemiyordu.. Korpsi. "Đçimde kalması beni rahatsız ediyor. Devlet Avukatının telefonda açıklama yapmayacak kadar önemli bir konu için kendisini aradığını duyumsayarak. Aksine. Çok önemli." dedi. Sabahtan beri sizi arattırıyorum. "Kürtaj yaptırdığım takdirde ölüm riski alacağım. Çıkmak üzerelerken. Ber’den beklediği kızgınlık tepkisini alamamıştı." Ber.. Ad kenti Yargı Binasında görevli Devlet Avukatı EmKul idi. "Bunların daha önceleri farkında olsaydım... dolmuşun müzik setinden çıkan Markız’ın ‘kıvırt ve kıvırttır. Ber ise Varol isimli çocuğunu görmek için Yansı’ya ricada bulundu. işler nasıl şeklindeki genel konuşmalardan sonra çağrılış nedenini öğrenme şerefine nail olmuştu. kesik.." Yansı.. Şu an. Açtıkları kapıyı dışarıdan örtecekleri anda. Çocuğun babası olduğumu derhal kabul ederdim... "Sizin hakkınızda bir soruşturma başlatmamız istendi Ber Bey!" "Şikayetçi kim?... "Ber Bey!. minnetli teşekkürle karşılık verdi. Hoş geldiniz. Yanlardan preslenmek dışında. Geçmişi silmek.

." dedi... Ber’ dönerek." "Her neyse. Đfadelerinde bağlı olduğu ülkedeki ikametgah adresini zaten belirtmiş. Bu nedenle görevinizi kötüye kullandığınız yönünde rapor düzenlenmiş.. Buna karşı yanıtınız nedir?. yasal olmayan suçlamalarını ciddiye almış olurum." ‘Sanık ifade vermeme hakkını kullandı....’ sitesinde yayınlamaya başlamalıydı. Ber. Devlet Avukatının yüzünün rengi kırmızıya yakın bir ton aldı.. .." diye sordu. Avukat temsil ettiği kişinin sadece savunma sacayağını temsil eder. uyruğu da belli." "DeşifMan isimli yabancı uyruklu biri.. *** Akşama kadar arada Secret’inde yardımlarıyla süren çalışması sonucu Med’in kitabından şimdilik. Bu yönüyle ifadenizi almak durumundayım. Dava açımı konusundaki görüş raporumla birlikte gönderilmesini talep etti.. Bu kez bilgisayara yüklediği yüz yirmi sayfayı ‘Đyi Ruhlar. Secret’in bürodan ayrılmasından sonra bir şeyler atıştırarak çalışmasına devam etti.Yargı Başkanlığının ilgi alanına girebilecek bir eylemi. soruşturma sonucunun kendilerine gönderilmesi içerikli talimatnameyi. Sadece hukukçularda oluşabilecek bir renkti." Ber..’ sitesine kaydetme uğraşındaydı. Çokta önemli bir durum değil kanımca.. Ad kentinde bulunan bir akrabasına ait olduğunu belirtmişti. bu kırmızılığı tecrübeleriyle biliyordu. Bu hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçirmemi istiyor musunuz?" "Evet!" diye yanıtladı Ber... Yasa böyle buyuruyor.." Devlet Avukatı. Yerel bir gazetede yayınlattığı "Birleşik Derin Devleti ile Sodgom Ülkesi Derin Devleti arasında imzalanmış gizli protokoller" konulu yazısından dolayı kamu vicdanı adına açılan davada onu avukat olarak duruşmalarda savunmuşsunuz... Đsmi?.. Devlet avukatının suskunluğunu bozmaması üzerine. O Ad kenti adresini bende sordum. olan hızlılığı ve heyecanı garipseyerek. Bugün tüm mesaisini bu işe harcayacaktı. "Şikayet konusunu öğrenebilir miyim?" "Bundan yedi yıl önce Ulusal Güvenlik alanına giren bir konuyla ilgilenmek için bir şahıstan vekalet almışsınız. Vekaletname tek taraflı bir işlem ve hiç bir avukatın noterde bulunmasına gerek yok. "Yargı Bakanlığı birine ceza verme amacı taşıyorsa ifade verip vermemenin de önemi yok.. "Gerçekten ifademi alacak mısınız?. "Suçlama onun avukatlığını neden yaptığınız yönünde değil..’ ibaresiyle düzenlenen tutanağın altını. gerçekle ilgisi olmayan. Başka sıkıntılar olmadan Korpsi’den almış olduğu Med’in kitabını tarayıcıdan bilgisayara verip." "Almış olabilirim. suçlama konusunu. Hani.." "Sorulara yanıt vermeme hakkınız var. " "Bunda yasaya aykırı bir durum yok ki. Vekaletnamede kimlik tesbiti yapılmış.. Bunun suç olmadığını Yargı Başkanlığı da biliyor. yazmanı çağırmasını emretti... Böyle dayanaksız. Sanığın işlediği iddia edilen suçun sacayaklarından biri değildir. Her gün tam mesai yaparak ancak bir haftada bitirebileceğine inanıyordu.. dün akşam üzeri faks geçti. Đnternet bağlantısından sonra sitenin adresini yazarak okeyledi. ‘Đyi Ruhlar. taraflar imzaladı. Zamanı daralıyordu. masa kenarında bulunan çağrı ziline bastı.." "Ulusal güvenliğin arkasına sığınanlar DeşifMan’ın deşifrezisyonundan rahatsızlık duymuşlar galiba.. ‘Kanunsuz suç olmazdı?. ofisine çabucak varmak için adımlarını hızlandırdı. katil değildir. SodGom Devleti organları kendi yasalarını bile askıya almış görünüyor. "Evet!. O da suçlamanın dayanaksız olduğunun bilincindeydi ve hukuksal utancı temsil eden bir renge bürünmüştü. adres olarak Ad kentinde bulunan bir adresi belirtmesi için onu yönlendirmiş olmanız. "Buna mecburum. "Ben bırakın DeşifMan için bir başkası için dahi noterde avukatlık vekaletnamesi için bulunmadım şimdiye kadar. biliyorsunuz. Katili savunan avukat. Đşinin bitmesi üzerine makam odasından ayrılan Ber. Noterde vekaletname düzenlenirken şahsın yanında bulunarak. Yargı başkanlığının suçlamasını dinlediniz.." "Dava açılması gerektiği konusunda görüş bildirildiğine göre işi bayağı ciddiye alıyorlar.. bilgisayara kaydını yaptırabilmişti. afaki suçlamaya karşı yanıt vererek. Gelen odacıya. Yargı başkanlığı yirmi dört saat içinde soruşturmanın tamamlanması." dedi.. sadece yüz yirmi sayfayı tarayıcıya okutarak.. olduğunu anımsamıyordu. Ber’e karşılık vermek yerine.

bir taraftan dansözü ve kıvırmalarını izlerken diğer taraftan arka fonda bir görünüp kaybolan yazıları okumaya.. diye düşündü. güzel bir dansöz görüntüsü alıncaya değin sürdü. Telefon hatları çok dolu galiba. Tekrar helezonik yaya dönüşen şeklin üst aralığını tıklamak için harekete geçtiğinde. imleci hedefe yaklaştırdığı anda geri püskürtüldüğünü gördü. Ekran yeniden donmak üzereydi. Beş dakikayı aşkın süreye rağmen bir türlü ana sayfa görünmemişti. Yeniden internet bağlantısı yaparak. görüntüleri sallanan kıyafetleri ile yaptığı hareketlerle kapatıyordu. gitgide insan figürüne dönüşmeye başlamıştı. Kısıtlı bilgisiyle kendisinin özelde yapabileceği artı bir şey yoktu. Değişen pek bir şey olmadı.. Ber. ‘Bir daha denemelisinAntivirüs Deson&Neson’ yazıyordu.. gelen mesajı garipsedi. En güncel anti-virüs programlarını çalıştırdığım halde. ‘Durdur’ bütonuna basarak yenile komutu verdi. Virüs. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla karşılaştı. Bu şekil. Şekil. Ber. ses ise badanajlı homurdanmalar düzeyindeydi. Birden hata mesajıyla karşılaştı. Sanki hedef ile imleç arasında manyetik bir alan oluşmuştu. bekle-gör modundaydı. Đmleci alanın ortasına getirdikten sonra... Değişim. Web sitesine neden giremediğini şimdi anlıyordu. Dansöz kıyafetli kadın figürü daha önce görmediği güzellik ve işvedeydi. yavaş hareket butonuna basarak. Deson&Neson lisanslı anti-virüs yazılımı bilgisayarında kayıtlı değildi ve ilk kez bu isimde bir yazılımı görüyordu.’ yazılı mesajın direktifine uygun hareket etti. Netleşen figür usulca kıvırmalardaydı. Mesajda.. Ber. Haberin olsun" yazılıydı. . temizleyemedim. Bu esnada masa üzerindeki cep telefonu mesaj uyarısında bulundu.. Yinelemeler önceki sonucu değiştirmiyordu. Đnternet bağlantısını koparacağı esnada. Siteye bulaşan virüs programının bir oyunu olabilir. Gri renkli helezonik şeklin yayları. web sitesinin teknik sorumlusu ‘TekSor’dan geliyordu. Hedef üzerinde imleci sabitleyerek tıklayacağı anda şekil yeniden değişikliğe uğradı. Değişik şekiller.. şeklin üzerinde bir mesaj kutusu oluştu. arka fondaki figürleri izlemeye çabalıyordu. komutuyla alanı dondurdu. Sayfaya tekrar girmeye çabaladı. Şimdi şekil ağır çekimlerde. Đlk tıklama sonuçsuz kalmıştı. Mesaj. ekranın ortasında oluşan bir mesaj kutusu gördü. sanki bir şeyleri harekete geçirmişti. Mesaj kutusunu kapattı. Bilgisayarı yeniden başlatmak zorunda kaldı. ‘Đyi Ruhlar’ sitesine girme teşebbüsünde bulundu. seri devinimlerde bulunan görüntünün ve sesin yavaşlamasını sağladı. "Web sitemize virüs saldırısı oldu. Çaba. Yeniden açılan programda bu kez donma yoktu. meyvesini verecek gibiydi. Dondur. denileni yaptı. Yaylanma hareketlerinin serileşmesi nedeniyle bir türlü en üstteki yayın arasını tıklayamıyordu. bu animasyonal sessiz hareketleri bir süre izledi.Web sayfasına giriş için ilk kez bu kadar süre bekliyordu. Bu sırada helezonik yaya benzer bir şekil ekranı kaplamaya başlamıştı. Mesajda.Anti virüsDeson&Neson. Sayfayı kapadı. garip figürler oluşmaya başladı. Bu arada bilgisayarın hoparlöründen ürkütücü mekanik çığlıklar duyuluyordu. ekranı tamamen kapladığında. yukarıdan aşağıya doğru bir pompa gibi çalışmaya. arka fonunda arada görünen yazıları. ‘Helezonik biçimin en üstteki yay aralığını tıklat. bilgisayarı yeniden başlatmak için düğmeye basacağı bir anda. karma renkler almaya. Đçindeki ses. Sesler ve renkli görüntüler korkutucuydu.. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla yeniden karşılaştı. Bilgisayarın komut merkezi ayarlarından. Üst yazılar görünür hale gelmişti. her nasıl yapılmışsa siteye ulaşmasını engelleyici kalkan oluşturmuştu. dondur komutunu iptal etti. sesler kulak okşayıcıydı. kuşkusu duyumsamasına rağmen. Bir kez daha sitenin ana sayfasına girmeyi denedi. renkler göz kamaştırıcı. Dansöz. Ber de normal bir insan olarak korkuyu duyumsadı. Teknik sorumlu bu sorunu çözemediğini belirtmişti. Müziğe uyumlu hareketlerde bulunarak gitgide ritmini yükselten dansözün seri kıvırmaları nedeniyle bir süre sonra arka fonu tamamıyla kapatmıştı. ‘ilerle!’ diyordu. Ama.. Ekran dondu. Ber. başlamıştı. Şekil değişmeye.

Bir duyuruda bulunmak istiyordu. Şimdi. yok edici simgeler oluşturdular. ana dansözün etrafında belirli bir yörüngeyi takip eden uydular gibi dönerek. Şimdiye kadar şüpheyle baktığı sanal olayların bir çoğu gerçek alemde karşılığını bulmuştu. atılan simgelerin kendilerine deymesini önleyici. "Deson ve Neson. gecenin karanlığına kalmak istemiyordu. Belki de yaşatılmıştı. Đçinden bir çok dansöz kıyafetli figür çıktı.... bilgisayardan "Sakın yapma!" bağırtısını algıladı. .." "Đlerlemek. Normal sayfanın ortasında beliren mesajda. yeni bir programdı ve yazılım şirketi. Dönmenin hızlanmasıyla figürler bir kasırganın ancak Arizona çölünde oluşabilecek hortuma benzer görüntüler sunmaya başlanmıştı. Üstte kalan dansöz figürü doğum sancıları çekiyor gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı. Đyi Ruhlar web sitesine yapılan virüs saldırısı nedeniyle oluşan figürlerin davranışları." Ber. kıvırmaya başladılar. çoğaldıkça çoğaldı. sayesinde gerçekleşen sanal görüşmelerinin birinde ilk ve son kez görüdüğü Deson ve Neson’un. Sanal. Neden olmasın dı?. ‘program bul’ komutuna "Deson&Neson" yazarak arattırdı. hızlı bir şekilde karşı alanda bulunan figürlere ulaşıyordu. kusmak üzereydi. Đsimler de yabancı gelmemişti. altında kalan ekran ise görüntüsüz ve boştu. Med’in anne ve babasının isimlerinin Neson ve Deson olduğunu. Alt ve üst grupları ayıran yatay çizgi silindi. Med. Bu mesajların bazılarında... karışmaya başlamıştı. alt ve üst de bulunanlar birbirlerine karşı simgele savaşımı başlamıştı. Gözlerini dansözden. açılan web sitesinin ana sayfasına girerek. iyi ruhların mücadeleyi başlattıklarını ve alan olarak interneti tercih ettikleri anlamındaki sözlerini anımsıyordu. Bazılarının erkek. Zihninden ihtimalli düşünceler geçti. harfsel değişik simgelere benzeyen mermiler atıyordu. Midesi bulanıyor. Ekran normal görüntüsüne dönüşmeye başladı. Bu uyarı irkilmesine neden oldu. arada kapanan. imleci kadehe doğru getirerek tıklayacağı esnada. Ezginin sözleri." isimlerini sanki daha önceden duymuş gibiydi. yükselmek istiyorsanız benim gibi bir sağa. Simgesi yok olanın figürü de yok oluyordu. daha kıvrak danslarımı sunduğum web siteme bekliyorum. kulaklarını ezgiden alamıyordu. bir kırmızı... Eşit bölünen ekranın üstünde dansöz figürü. Karınca büyüklüğündeki figürler. Deson&Neson" yazıyordu. bir sola. "Zengin olmak istiyorsanız bu mesajı tıklayınız!. gerçeklikle. Ber.. homojenleşmişti. Oturduğu koltuktan ayağa fırladı. Attıkları. Kumarhanemize bekliyoruz. Yirmi dakika boyunca süren bu karşılıklı simgesel savaşım sonunda üstte bulunan figürlerin tümü yok olmuş. Bunları daha sonra irdelemesi gerektiğini düşünerek. "Tüm virüsler silinmiştir." "Elimdeki şarap kadehinin üzerini tıklayarak. Belki de. bazılarının da üçüncü cins olduğu arada görünen cinsel organlarından anlaşılan bu figürler. Dansöz’ün şeffaf ve kat kat elbiselerinin altından sırasıyla bir çok yazılar çıkmaya başladı. hipnoz olmuş gibiydi. Benim giydiğim. Yazı karakterini büyük ve altı çizgili olacak şekilde ayarlayarak. iradesi dışında hayrına yardıma koşmuş olabilirdi diye düşündü. bir yeşil. gerçeklik ise sanalla karışmıştı." isimli parçasındaki sözlerine aşırı benzerlik taşıyordu... bunun karşısında onların yok edilmesine benzer bir olayı rüyasında yaşamamış mıydı?. Ber..’ linkini tıkladı. ‘Med’den alıntılar. alttaki boş alanda bir takım figürler belirdi. bir gri ve karma renklere dönüşen kıyafetleri giymelisiniz ve ayrıca ortama uygun sesler çıkarmalısınız. Hafızasını yokladı. kıvırttır. Markız’ın "Kıvır. Olabilir miydi?. bir kısmı da kendiliğinden kaybolmuştu. yüklenmediğini bir kez daha anlamıştı. bir arkaya bir öne kıvırmalısınız.Ber. bazılarının bayan. Aniden anımsayan insanın davranışını sergiledi.. sanalında tanıştığı ve yüzlerini gördüğü bu insanların aynı kişiler olduklarını Yansı’nın evinde bulunan aile albümündeki fotoğraflardan öğrenmişti. Bu arada. Sanal yaşam ile gerçek yaşam neredeyse birbirinin içine girmiş.. Her bir figürün küçük parmakları rakamsal. Bilgisayarın hafıza kayıtlarında böyle bir yazılım programının yüklü olmadığını.. Onları izleyen Ber’in beyni dolanmaya. arada açılan. Bu uyarıdan sonra monitörün ekranındaki görüntü yatay olarak ikiye bölündü. Đşlemlerinize devam edebilirsiniz. Kıvıranlar kıvırmalarını bırakarak. Deson ve Neson ismine sahip kişilerle Med sayesinde sanal alemde tanışmıştı..

kaydet komutunu kullandı. alacağında şahin olan. Şti.." "Kasırga kadar büyük." "Düzenleme Grubunun raporlarına karşı insani değerler anlamında sürekli sapma oluşturması nedeniyle.. yapıştırıp. katline ferman verenlere ve yandaşlarına yararlı olabilecek şekilde sözlerini kısmen değiştirerek. Yerel Düzenleme Grubunun sorgulanmasıyla. onun gibilerden ve onu oynatarak. gruplarında tartışmaya dahi açmayan ‘Đstersem Soyulurum Bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanından." Birileri kendisiyle kafa buluyordu." . eşitsiz.. faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasıyla gerçekleşecektir. kullandırarak kanların dökülmesine neden olanları.Annen.. senaryolarını fark eden ve bunu açıklamak isteyenleri anında yok eden düzenleme grubunu ve yandaşlarını deşifre etmeye geldim. dehşetli ve korkunç hortumsal soygunla iş bulma olasılığının neredeyse sıfırlanması karşısında düşük ücretlide olsa bulabildiğim ‘Đstersem Soyulurum’ isimli bankadaki güvenlik görevimde. bu mesajı da açtı.. Mesajda." Ber. insani değerleri satanları ve alanları. Yerel Düzenleme Grubunun deşifresi.Avukat Artsa. Mesajda. ocağımızı söndüren. Mesajı açtı.. ölüm anımda son arzum olarak kızıma bakılmasını dilediğim halde. web sitesinden çıktı. mezarı başında edindiğim duygularla çıkardığım ezgiyi.Kur&Bes. bireysel çıkarları için halkları kandırmak amacıyla hareket edenlere bir kaç ezgim olacak. Ad kenti Mahalli Düzenleme Grubunun ve yan kollarının barındığı adresi bildiriyorum. Ber. Tut-Bırakma KursEvinde soygun eğitimi almamıza neden olanlardan.Mar Kenti Yerel Ozanı." ana başlığından sonra altına ‘Đlk yüz yirmi sayfa-sı. Kullanıcı modunda kontrol ettiğinde kaydın hatasız gerçekleştiğini görerek.. "Ölüm Sessizliği Mahallesi. alt uygulayıcılar tarafından hunharca yargısız infaz edilmiş olan değerli arkadaşım Sapcanedost’un." "Amaç ve çıkarları için kullanıp.. "Borcunu ödemekte hindi. okuduğu mesajları silmeden minimize ediyordu. "Đşlemediğimiz bir suçtan cezalandırılıp. beynimi belirli kurallar ve korkularla yıkayarak beni ‘Kraldan kralcı. bu acıyla kalp krizi geçirerek fiziksel yaşamdan ve çocuklarıma doyamadan erken ayrılmama neden olan sorumluları sorgulamaya geldim..’ yapan düzenleyicilerden. kendisine mal eden sanat hırsızı Markız’dan. Bes ve Kur’un bu soygunu gerçekleştirmesine ortam hazırlayanlardan. asıl adı Medayih olan Med isimli Psikologun. – Rutbin. beynimi etkileyerek beni çıldırtan ve intihar etmeme neden olan fiziksel ve ötesi dünyanın kötü ruh gruplarını çıldırtmaya geldim. onunla oynayarak.. Mesaj. hortumcuları cezasız bırakan çelişkili. beni görmeyen gözlerin görmesini sağlamaya.. ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet.9mm. iradem dışı düzenlemelerle. uygulayıcılardan. etkili. Bir mesaj daha geldi."Faili meçhul bir cinayete kurban giden ve sitemizde yayınladığımız birçok yazının esin kaynağı. Özelde. DüzĐzUygDen-Dom Holding co. No. Çalışmaya devam edebilecek enerjisi kalmamıştı.. dolmuş parası dilendirecek aşamaya getiren büyük soyguncuları. Sitemizde bölümler halinde yayınlanacaktır.’ yazarak link oluşturduktan sonra anılan yeni sayfaya.. bu dileğimi kulak arkası ederek. Sağlıksız çocuğumla eşimin geleceği için görevimden alınmamak ve hatta bir kaç kuruş daha fazla para kazanabilme ihtimaliyle KursEviEğitmen’inin elindeki silahına bedenimi hedef göstermeme neden olanlardan. Uzi sokağı.. adaletten uzak yasaları ve düzenleyicilerini sıgaya çekmeye geldik. yurt dışında bulunan Genel Düzenleme Merkezine de ulaşılmış olacaktır. kendisinde kayıtlı olmayan bir e-posta adresinden geliyordu.’ isimli kayıp kitabı bulunmuştur.Đstersem Soyulurum Bankası Geçmiş Güvenlik Görevlisi. Mesajlar üst üste geliyordu. bilgisayarda kayıtlı dosyasından kopyalayarak. gerçeği gizleyenleri. "Sesimi duymayan kulakları açmaya. aldığımız eğitime göre yaptığımız soygun uygulamasında ölümle anında infazımız yapılırken. Ad kenti. Netten ayrılacağı esnada.’ hesap sormaya geldim. ‘mesaj geldi’ uyarısını yeniden aldı.

ıslah olma niyetinde olanlar için umut dergahıdır. Siz ve yardakçılarınız benim adımı kullanarak oluşturduğunuz tarikat veya başkaca adlarla. artı değer olduğu ve sermaye tarafından sömürüldüğüne yönelik tespitlerimi içeren felsefemi kullanarak. safdil inanmış gönüllerin farklı yorumlamalarını sağlayarak. elini. ilişkide bulundukları veya bulunmak istedikleri çıkar gruplarıyla ortak çıkar hesabına girenlere.."Emeğin. birkaç ilahiye. Bakalım tavuk parçacıkları birleşip canlanabilecek mi? – Bir Tarikat Lideri " "Aynı makus tarihi bilerek ve isteyerek defalarca yaşatanlara. Kendi partisinden olan şeytanı ise melek gören ve gösteren..Bir Materyalist felsefeci. beyin yıkamalarla hizmet sunan bir kısım meslektaş- . göğüs boşluğuna şiş ve bıçak sokmayı kanıt olarak kabul etmiyorum. kardeşlik felsefemin manevi atmosferini tamamıyla yok etmek üzereler.. semazen ve raksına indirgeyerek salt turizmden gelir sağlamaya çalışanlara ve onlara uyanlara. belini. kendi bireysel çıkarları için bazı iç ve dış sömürgecilerin lehine zihin kontrol yöntemleri.... bırakın bu kademeye gelmeyi. kola.. benim dergilerimi okuyarak aydınlanan öğrenci ve öğrenci adaylarıma liderlik yaparak çıkarları için. ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganımla. ülke insanlarını birbiriyle ve kendi yararlarına vurdurtan. görüş ayırımı gözetmeksizin herkese ve herkesime yapmış olduğum insani temelde kardeşlik çağrı özünü saklayanlara. Tasavvuf felsefemi. Onlar. nefret." "Irk. bir kısmını değiştiren... uzun yıllar geçmeden. çatlayıncaya kadar yemenizden şişen göbek derilerinizde def çalmaya geldim.. emekçilerin seslerini pasifize etmelerine daha fazla sessiz kalamadım. bazı işçi sendikası yönetici ve üyelerinin. Kurân tefsiri dergilerimi çıkar amacıyla kullanan. belirli çıkar yapılarını oluşturan bazı aydınların.. tavsiyelerimin aksine hareket eden ve etmelerini sağlayanlara. mezhep... ‘Zalimler için bir anlamda Dünya’da onların Cehennemi sayılır. Dergahım. dilini Hızır paşaların hizmetine sunan bir kısım sahte canların ve onların peşinden giden bazı safdil canların kulaklarına yeni ezgilerimi üflemeye geldim. onları köleleştiren tüccarlara karşı. haramı kendisine ilke edinmiş fakirlerin sofrasından çalan hırsızlarla ortak hareket ederek ve aynı masayı paylaşarak patlayıncaya. ‘Zalimler için ve zalimlerle işbirliği yapanlar için yaşasın cehennem!’ .’ içerikli yorumlarıma karşın zalimlere kan ve destek veren ayrıca bu anlayıştaki politik kişileri överek onların alt tabakayı sömürmesinde. dil.. Kötü temelde kin.. torunlarımızın zararına. bir kısmını eksilten." "Kendi partisinden olmayan meleği.. ilk kademeyi dahi atlayamadan helal olmayan rızklardan. din. yaşamasına neden olanlara karşı duruş göstermeyenlere. –Bir Halk Ozanı" "Kıssalara girmiş olan ‘Bir müridin nefsini tüm kötülüklerden temizleyinceye kadar bir lokma bir hırka düsturuyla hareket etmesi gerektiğiyle ilgili tavuk öykümü bazılarının kafasına vura vura anımsatmaya geldim.. ‘Bir nehirde iki kez yıkanılmaz.Bir Kuran Yorumlayıcısı" "Đnsan sevgisi dolu değerlerimizi bir kaç folklorik ögeye. -Bir Tasavvuf Grubu Lideri. ‘Biz o kademedeyiz mi diyorsunuz?. Bağırtım kulaklarınızı ve ceplerinizi delecektir..’ O halde kanıtlayın. bozgunculuk. ülkeyle kendi insanını. şeytan. iç ve dış sermaye gruplarına kendi bireysel çıkarları için boyun eğmesine. zulüm yapma amacından vazgeçmeyenler için ise umutsuzluk dergahıdır. Ama boğaza..’ öğretimi bu yönüyle de açıklamaya geldim. bir kısmını hasıraltı eden. – Bir Gladyatör" "Sömürgeci ülkenin askerine karşı canımı ortaya atarak attığım ilk kurşun anının üzerinden. mazlum kölelere korunmaları için gladyatör arenasında kullandığım kalkanımı hediye etmeye geldim. Zalimlerden olanları dergahımdan ve çevresinden kovmak için geldim!. anlayışıyla hareket eden siyasilerden ve siyasetten uzak durulmasını defalarca tavsiye etmiş ve bu anlayıştan Allah’a sığınılmasını beyan etmişken. Beni bazı safdil müritleriniz mi sandınız. kırdırtan. bir kaç ezgiye hapseden..– Bir Filozof" "Ülkeleri ülkelerle. örgütlerin. onların Dünya’yı kendi cennetlerine çevirmelerine basamak olan bazı ‘abi’ lakaplılarına sözlerimi anlamlandırmaya geldim. Biraz önce yemiş olduğunuz ve şu anda önünüzde olan tavuk parçalarına "Kum Biiznillah! (Allah’ın izniyle kalk!)" deyin..

. Bütün bunlar ne içindi?." "Veba her yerde. Değer miydi?.. – Halk kahramanı bir eşkiya.larıma kanlı gömleğimi utanç duymaları için hediye etmeye geldim. –Bir Psikoloji Bilimcisi" "Kötülerin.." "Halkı soyan derebeyden alıp soyulan halka dağıttığım efsaneleşmiş hikayemi tersine çeviren eşkiyalara ‘yuh’ demeye geldim. Bazı kitle iletişim araçlarını da kullanarak belirli koşullandırmalarla toplumun ve bireyin iradelerini ve zihinlerini etkileyerek.!’ – Bir şair ve yazar" "Irk. bu yolun çıkmaz sokak olduğunu. bazen darağacında.. Yanıtını bildiğim soruyu. Annem acıma dayanamayarak öldü.. bazen bir ufak yazıda." . – Bir Gazeteci.. Bir kez daha. Başka çıkar yol gerçekten yok muydu?.. Bu bir Habil-Kabil savaşı olacaktır.. Legal ve illegal şahin gruplarına soruyorum Merak ediyor ve soruyorum. Ne elde edildi?. Kimin içindi?... –Bir Psikanalizt. Doğrumu bu?. – Bir Gerilla. koşullanmayla ilgili köpek deneyimi.. – Bir Yazar" "Oynanan oyunlara karşı demokratik tavır koyup. – Yeğenin Mus. Gözü yaşlı nişanlım bir başkasıyla evlendi." "Dünyayı mağaraya çevirerek insanların dışarıyı görmesini engelleyen. – Halk kahramanı Bir Milis. diyerek taptığımız ülkemizin derin devleti yöneticilerinin savaş bahanesi elde etmek için azmettirmesi ve yardımıyla gerçekleştirilen saldırıdan sorumlu olanlarla zihniyet mücadelesi yapmaya geldik. yarar temin edenlere. mitimi boşaltanlara karşı kendimi yeniden tanıtmaya geldim. zamanla eleştirdiğim özellikteki kalabalıklara karışmış olduklarını görüyorum. ‘Durun kalabalıklar!. beni bir tişört logosuna indirgeyerek tüketim toplumuna sunan." "Baba. kötü olduğuna inanmayanlara. Đyi maske takarak örttükleri beyinlerinin bilinçaltlarına gireceğim." "Psikoloji bilimi araştırmalarıma kaynaklık yapan. Birkaç terapi seansları sonucu açığa çıkacak bilinçaltlarını hep birlikte izlemeye davet ediyorum. baskıdan ve şiddetten medet uman şahinlerin yanlış politikaları yüzünden.... onların kötü olduğunu kanıtlamaya geldim.. durmaları ve farklı düzgün bir yol izlemelerini içeren şiirimle başkaca şiir ve yazılarımı okuyup benimseyenlerin..... dil. insanların gördüklerinin yanılsama olduğunu öğretmeye.. bazen bir filmde.. Çocuk getirilmesi rica olunur.. bu deneyimden yararlanmalarını yasaklamaya. Bu benim en büyük uygulamam olacak. belki de binlerce kez daha bu şiirimi okumaya geldim.. silahı tek çözüm yolu olarak gören oluşmuş veya oluşması sağlanmış illegal örgütün üyeleriyle zorunlu askerlik görevim esnasında yakın ve sıcak temasta yüzleşmem sonucu öldürülmüş bulunmaktayım. Vebayı yeniden yorumlamaya ve vebadan korunmanız için dünyanıza şifalı bitkiler ekmeye geldim. Dereceli gözlük ve kulaklık almaya geldim!. bazen bir seste.. Đzlemek ücretsizdir. Veba her yerde. Babam hala bunalımda.. onları mağara dışına çıkararak yaşamın gerçekliğine bakmalarını sağlamak için geldim.. Yanlış mı duyuyorum?. – 11 Eylül Saldırısının Maktulleri. Yanlış mı görüyorum?. demokrasinin ve demokratik uygulamaların önündeki tüm engelleri kaldırmak ve oyunları boşa çıkarmak yerine. insanları bu koşullandırılmalara karşı korunma metotları öğretmeye geldim. torunumun yaşmağını çıkarmadan giremeyeceğini mi emrediyor ?. bazen bilgisayarda.. Önümde yok edilmiş bir ömür.. Akan masum insanların kanı sizin kanlarınızın renklerine yakın renkler değil miydi?. Bazen bir müzik notasında. bazen bir tiyatro oyununda." "Đşgalci devlet askerinin kızımın yaşmağına el uzatması üzerine kentte başını çektiğim direnişle kurtulan bölgemizdeki üniversiteye emanet ettiğimiz insanların bazıları. din ayrımı gözetmeksizin ülke ülke yaptığım Kelle koltukta mücadelemi. – Bir Filozof...... bazen bir reklamda. Tarih yeniden yazılacaktır. bazen bir kitapta..." "Kalabalıklara. duvarda oynattıkları kuklalarla oyalayan kötü güce nispet.... bazen bir oy pusulasında. bazen namlunun ucunda. amacı dışında ve kendi çıkarlarına kullananlara.

vatan millet. Anlamları algılayabiliyordu. yakın tarihte yaşamış bir şekilde ölmüş veya öldürülmüş insanlardan. Şimdiye kadar dilsiz. Afganlılar. Tanımadığı isimlerden de mesajlar geliyordu. Zihinsel hipnozun ortadan kalkmasına neden olabilirdi.. dıştaki büyük güçle işbirliği yaparak içteki egemenliklerini sürdürüp halkın seçtiklerinin hareket alanını ve halkın isteklerini yok edici daraltmalara neden olanların.. gözü. – Bir vatansever politikacı" Mesajlar sayılamayacak kadar çok ve seri halde geliyordu. ve daha niceleri."Dinler arasındaki ayırımları kullanarak el altından medeniyetler savaşı söylemini yayıp sonra inkar eden güç ve çıkar çevrelerinin oluşturduğu. kendisini katleden yalancı tarihten intikam almaya onu yok etmeye gelmişti. Zulme uğramış tüm dünya ulusları ve bireylerinden geliyordu mesajlar. ‘geleceği’ de yalanlarla dolu olacaktı. ‘Uluslardan Sesleniş’ başlığıyla yanıtlar vereceğiz. Göndericilerin isim ve tabiiyetleri mesajın içeriği konusunda duyumsamalar da veriyordu. ertesi gün alma kararı verdi. Sanki Ölü Tarih hortlamıştı. onlarda ise derin yönetim ve o yönetimden arta kalanlarla beslenenler olacaktır. insanlaşmaya doğru dev adımlarla ilerleyebilecekti. Açmaya bile yetişemiyordu. Sanki. olaylarını canlandırarak dirilişe geçmişti. Kızılderililer. egemen kötü ruhlara karşı bayrak açmıştı. duygusuz olarak tanımlanan ve onun dili. Halepçe’liler.. en sonunda seçilmişlerin bu şekilde ki felsefeye reaksiyon göstererek ve onların egemenliklerini sonlandırmak için aynı dış güçden referans almak zorunda kalmasına neden olanlara. Đranlılar. Dünya Derin Yönetimine bizlerinde diyecekleri olacaktır. beyazderililer. Iraklılar... Güney Afrikalılar. Nagazaki mağdurları. determinizm ancak bu bilinçle gerçekleşecekti.. Sanal Đyi ruhlar. *** .. Filistinliler. Yugoslavyalılar. Kamboçyalılar. Đçeriğini okumak yerine gönderici isimlerini okumaya başladı. Somaliler. anın ve geleceğin gerçekliğini de şeffaflaştıracaktı. sarıderililer. Cep telefonuyla.. Bu bireyin iyiliğineydi. Onların ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmalarına. Böylece insanlık evrimi. Bizim tarafta. yalan söyleyen tarihi yargılamaya.. Med ile anne ve babası olan Neson ve Deson’un sözünü ettiği savaş başlamıştı. Kolombiyalılar Liberyalılar.. Ölüm sonrası üzerlerine ölü toprağı serilmesi ve onların ‘gerçek’ gerçekliğini devam ettirecek dirilerin kalmaması üzerine ölü toprağı serilmiş yaşayanları uyandırmaya gelmişlerdi.. Hiroşima. Koreliler. Türkiyeliler. iyilerin. gruplardan mesajlar geliyordu ve çoğu anlamlıydı. canavarlaşmaya doğru değil. Tarih. sitenin virüs saldırısından kurtulduğuna dair bilgi vermesi gerektiğini anımsadı. Kıbrıslılar. olanlarında yeteri kadar kendisini temsil edememesi nedeniyle. kulağı olduklarını söyleyen bir kısım yalan söyleyen tarihçileri ve onları motive eden güçleri bertaraf edecek gerçek tarihçilerin yeteri kadar olmayışı. Yüzlerce mesajları bu akşam okuyabilecek gücü kendisinde bulamadı. Yalan geçmiş üzerine bina edilen yapının. Đyi Ruhlar sitesinin teknik sorumlusuna. Birden. Rodezyalılar. Teksor’a bu yönde mesaj yazıp gönderdi. Vietnamlılar." "Ülke içinde karınca kararınca olan demokratik yapıyı türlü bahanelerle sekteye uğratan. Evet. Göndericilerinin bir çoğu kendisine yabancı gelmiyordu. Đnsanlık yararına olacak diyalektik. Dünya uluslarının ve bireylerinin kardeşliği kabul ettiğimiz üst felsefe olmuştur. ‘anı’da. Med neredeydi?. bizzat gerçek tarih barındırdığı gerçekliğini. sözcülerini tartışmaya geldim. Gelmekte olanları ise engelleyerek. savaş medeniyetler savaşıdır. otomatik kayıt yapılmasını sağladı.. siyahderililer. Bu savaş. Gerçek tarih kendi gerçekliğini yazmaya başlamıştı. farklı din ve görüşten uluslar. Tarih. ilk kez bu kadar yalın gerçeklik sunuyordu. kötülerle savaşıdır. Kuveytliler. Gelen ve kaydedilen mesajlardaki gönderici listesini gözleriyle tekrar taradı. Neden o da kendisine mesaj göndermemişti. Peki. kişilerini... Tarihin gerçekliği. Lübnanlılar. Gelen mesajları kayıt klasörüne yönlendirerek. kör. sağır. – Dünya Đnsanlarının Fiili Temsilcileri..

adresleri de belirtilerek Ber ve Korpsi isimli şahıslara bu gece suikast düzenleneceği. otelin lüks asansör kapısına varmıştı bile. Rutbin’in öldürülmeden bir gün önce kendisine vermiş olduğu belge ve raporlarla benzerlikler taşıması nedeniyle Ber’i sorguya alarak bazı bilgilerinin gerçek kaynağını elde etmeye çalışacaklardı.. Bir süre dinlendikten sonra. Ve şimdi. Altında. Sonuç alamadı. . Tarife göre Ber’in bulunduğu apartmana az bir mesafe kalmış olmalıydı. Sırtını yastığa yaslayıp e-maillerini kontrol etme amacıyla internet’e girdi. Hız. Yarın çok işimiz olacak.. ani fren nedeniyle birkaç kez kendi yörüngesinde döndü ve durdu. Gönderici. eşinden ve üniversitede okuyan kızından geldiği anlaşılan mesajları açıp. Mesaj kutusu bayağı doluydu. "Siz de odanıza çekilin!. Đyiyön. Bir taksi durağında durarak. * ** Ad kentine pek yabancı olmamasına rağmen. Kendisi ve koruma görevi yapan iki meslektaşıyla birlikte SodGom Merkez kentinden. " dedi. adresin ayrıntılı tarifini aldı. koridorda bekleyen görevliler. " Bu şahsa bu gece suikast düzenleneceğine dair güvenilir olmayan bir kaynaktan bilgi aldım. SodGom Ülkesi Nüfus Müdürlüğünce kabul edilebilecek bir isme sahip değildi. Motor stop etmişti. masa üzerinde şarjda bıraktığı dizüstü bilgisayarını aldı.. Rutbin’in cinayete kurban gittiğini bilmeseydi.44 Đyiyön.. Ben bir başka şahsın adresine gideceğim. mesajı bir kaç kez okudu. Đyiyön. Her olasılığa karşı derhal adrese gidip bu şahsı alın. Đşte sözü edilen Dur-Al Market sağdaydı. odasının kapısından çıkarak. Đyi Ruhlar sitesinde yayınlanan bazı yazılarda geçen olaylar. okudu. Đyiyön ise derin bir uykuya dalmıştı. Tüm mesajlarının silinmesi için. kehanetler. Müstear veya yabancı isim olabilirdi. Zamanında varmakla ölümü önleyebilecekti. ondan geldiği sanısına kapılacaktı. Az önce çıkarmış olduğu kıyafetleri çabucak giyindi. Otomobilin beyniyle birlikte döndüğünü. Bir mesaj dışında onlarca mesajın tümü silinmişti. Önündeki araçlara sürekli korna çalarak. Taşıt kullanırken. Açıp okumadı." Görevliler. Ber’e suikast düzenleneceğine dair e-mail alıyordu. Nihayet belirtilen caddeye varmıştı. Birkaç arkadaşından. beyninin sürekli döndüğünü duyumsuyordu. aniden beyninde ağır bir uyuşukluk hissetmeye başladı. Rutbin ismiyle belirtiliyordu. zamanla ters orantılıydı. yol vermelerini sağlıyordu.. Kilitlendiğinden iyice emin olduktan sonra üzerinde sadece atlet ile külotunu bırakarak günlük kıyafetlerini çıkardı. Ad kentine bu amaçla gelmişlerdi. Đyi Ruhlar internet sitesinin asıl sahibi ve yazarı olduğunu biliyor ve hemen hemen her gün web sayfasındaki güncellemeleri ve yazıları takip ediyordu. "Derhal efendim!" demelerine kalmadan Đyiyön. Mesajın üst başlığında kendisine hitaben yazılmış kırmızı renkli ‘UYARI’ yazısı vardı.. sil komutuna bastı.. Otomobil. Đki meslektaşının bulunduğu yan odanın kapısını yumrukladı. Đyiyön. Korpsi’nin ad soyad ve adresi yazılı pusulayı kendilerine uzatarak. Yatağa uzandı. Uykusu geliyordu. ayrıntı istemek için uygun bir ortam olmadığını çabuk kavramışlardı. Kapıyı kilitledi. ne kadar sürat yaparsa ölüm anını o kadar geciktirmiş olacaktı. Mesajın içeriğini açtı. Đsimleriyle hitap ettiği görevliler kapıyı açmakta gecikmediler. Gözlerinin kapanmasını engelleyemiyordu. hiç bu kadar ağır uykusu gelmemişti şimdiye kadar. Kalan mesajı silmek için bir kaç kez eylemini yineledi.. e-mail yoluyla kendisine bildirilen adresi bulmakta güçlük çekiyordu. Đhbar doğruysa. Ellerinin direksiyondan ayrıldığını hissetmesiyle frene bastı. ‘Ber’ ismini iyi biliyordu. Birçoğunun gönderici ismine baktı. Kilidini kontrol etti.

" "Çıt!. onlardan biraz uzakta üzerinde eşofman olan bir kişinin. Üzerine doğrultulmuş silahları. Uzunları yaktı.. Sesin sahibini göremedi.. Bir otel odasında yatıyor olmalıydı.." iletisini tüm hücrelerinde duyumsadı... Donmuş gibiydi..Çıt!. "Aradığımız şahıs bu!.. "Çıt!. Ezberindeki en kısa duaları okumaya başladı. Otosunu hareket ettirebilmişti.. Çıt!.. Gözlerini yumdu. Öldürecekler seni!.. Uyaaannnnn!!!!. Kanter içinde uyandı Ber.... Zıplama. Gaz pedalına. "Kaybol!." *** “Ber!.. Ninni!. tüm bedeninde. Ninni!. Bu normal bir gece koşusuna benzemiyordu.. Ninni!.. Çıt!. bu kez ciddiye almıştı uyarıyı. Uyan!.. bu kez gözlerini açarak onları izlemeye başladı. "Uyaaannnnn!. Onlara yaklaştığında. Ses. Yastığı kendisinden akan terden sırılsıklam olmuştu. Ber.. "Uyan.... Şu an duyabileceği en güzel emir buydu. gerçek miydi?... gördüğünde ürperdi." "Lütfen Ber!.... Yavaş yavaş kendisine geliyordu. Zihnini toparlamaya çalıştı." "Daireden derhal çık!.... "Uyu!.. Yatak odasına tekrar geri dönüp. yaylanıp koşmaya başladı.. Çıt!. Çevresine baktı. Dikkat!." "Derhal çıkmazsan öldürüleceksin!. Çocuğumuza acı!. silahların namluları kendisine hedeflenmişti... Siyah maskelerden açılmış iki delikte dolaşan iki geniş göz bebeği kendisini tanımıştı... birbirleriyle bakışarak şarjörü değiştirdiler. ayağına takılan çelme sonrası. Rüya mıydı. arada arkasına bakarak can havliyle koşmakta olduğunu gördü....." çağırmaları bastırdı.. Ber... KorAv.Derinden sesler geliyordu. Annesinin küçüklüğünde kendisini uyut-mak için söylediği "Uyu!. Uyku mahmurluğu içindeydi. Üçüncü denemede bile silahlarından çıkan sesler değişmemişti...." kulağa hoş gelen kadife dokunuşlu bir bayan sesiyle uyandı. Üzerini değiştirmeden kapıya yöneldi. Ber!... Uyumak istiyordu. "Eller yukarı!... Rüyanın verdiği etki. Đleride beş altı kişinin ellerindeki silahlarla süratli bir şekilde koştuklarını gördü. Med’in kitabını yanına aldı.. . Hızı yükseltti. Ber öldürülmek üzere... "Ben." diye bağırdı. " diye yanıtladı. Med’in sesine ne kadar da çok benziyordu. özelde titrek ellerinde varlığını sürdürüyordu.. "Çıt!. Yolun sağında biçimsiz durmuş otomobilinin içinde yalnızdı. Asansörün zemin kata hafif dokunuşuyla Ber’in kapıyı açması arasında ancak saniye farkı vardı.. Bir kaç kez deneyerek motoru çalıştırmayı başardı. Silahların şarjörleri yine değiştirilmişti.. Maskelilerden biri silahını kendisine doğrultarak. Bahçe kapısından çıktığı anda... Otomobilinin içinde bu saatte ne işi vardı... Künyeni oku!" diye bağırdı." terennümlerini duyamaz olmuştu. Rüyasında kendisini uyaran kadife ses. Hafızasını zorladı. Kaçmaya yeltendiğinde vuracaklardı kendisini.. Saldırganlar. Apartmanın çevre düzenlemeli alanını geçti.. daireyi derhal terk etmesi konusunda uyarıyordu.." seslerini.. görmemek için gözlerini kapattığı gibi kapatamamıştı kulaklarını.. Ninni!.. sonuna kadar yüklendi.. Lütfen!. Kulağa hoş gelen." sesleri geldi. Ayağa kalktı.. Filmlerde dahi izlemediği türden ellerinde silahlar bulunan siyah maskeli kişileri.. "Kaçmalısın Ber!.. Apartmanın çıkış kapısına yöneldi. Çıkış kapısından çıktığında omuzu onun göbeği hizasına denk düşen diğer bir maskeliyle karşılaştı. Berrrrrrrrrr!. yükselme ve siyah maskeye atılan sert bir yumruk ve iniş sonrası yere basan ayaklar. Verilen emir ile kendi istemi ayniyet taşıyordu. Cadde kenarındaki lambalardan kısmen yayılan ışığın aydınlattığı...... yerle teması iki metre ötede gerçekleşti. Ber. Sesin rengi ‘Ben Med’im’ diyordu... Uyan!. Saldırganları incelemeye koyuldu. korkunun da motive etmesiyle hızlanan düşünce karar mekanizmasıyla." diyen maskelinin emri başı üstüneydi. Başını terden sırılsıklam yastığa tekrar koyduğunda..

biraz ilerisinde durmuştu taşıt... seri bir hareketle sürücü koltuğuna oturdu...." "Tamam. Sonuç pozitif.. zikzak çizerek koşmasına devam ediyordu. bir yandan da. Yanına vardığı taşıtın sağ ön kapısını açarak koltuğa oturdu. Elindeki silahı otomobilinin üst kaportasında sabitleyerek. Sürekli şişen ve inen göğsünün aldığı görüntüleri görebiliyordu." "Otele gitmeyin!.. Ama kısaca." "Korpsi infaz mı edilmiş?....." "Korpsi infaz mı edildi?." "Onu tanıyor musun?. tabana kuvvet bulvarda koşmaya başlamıştı.." Ber..." ".. Senin tanımınla bizler iyi gruptanız....... Ber." "Güvenli bir yere.... Çalışır vaziyette olan otomobil ani kalkışla malum sesleri çıkardı. bir kulak ve ağız başka yerlerdeydi. Tıkanmamalıydı... Tıkanmamalıydı... biraz önce gerçekleşen.... Sürücü dışında kimse yoktu ve onun yüzü maskesizdi. Belki bu da bazı cinayetler gibi. Oluşan bu boşluktan yararlanan Đyiyön. kulaklarını yalayacak yakınlıkta geçti. Diğer kişi ise onlara karşılık veriyordu.. Oluşan manzaraya göre iki seçeneği vardı. Açıp kendisini dışarı atacaktı.." Đyiyön.. Çıt!." dedi. "Şimdi nereye gidiyoruz?.. "Sana yardıma geldim.. Tıkandığı takdirde. Sürücünün hafif ışık altında görünen yüzünde kulaklıklı. bunları konuşacak durumda değiliz. " "Görüyorsun. " ilkesini anımsadı...." "Nasıl?. Uzun farlarını yakmış bir otomobilin ışıkları önünü aydınlatmaya başladı.." ". küçük mikrofon dikkat çekiciydi.. saldırganların hızlarını düşürmüş ve sonra saklanmalarına neden olmuştu. kurşunlar tıkanacağına adı gibi emindi..... Çıt!. Arkadan gelenlerin kendisini öldürme niyeti açıkça ortadaydı.. Kapının koluyla oynadı.. Sürücü kapısı açıldı.. Daha çok hızlanmalıydı. "Çıt!. Merak etme. olağanüstü durumu. Tüm uzuvları otomobili yönlendirirken.... geçici şaşkınlık sürecini sonlandıran Ber. "Birçok gruplardan biri olabilir.. Hızlı koşmak için gerekli oksijeni sıcak ve nemli havadan alamıyordu.... Beceremedi." diye bağırıyordu..." dedi Đyiyön.. faili meçhul cinayet dosyası rumuzuyla rafa kaldırılacak... Hatta hukuksal tanımla.. Diğer maskeliler de peşindeydiler. Sürücü.. Daha fazla irdeleme yapabileceği uygun zaman ve mekana sahip değildi.. saldırganlara ait olma olasılığı yüksekti...... "Düşmanın Düşmanı benim dostumdur. kurtarıcısının kendisi hakkında belirli bir düzeyde bilgi sahibi olduğunu anlamıştı. Anlaşıldı.. Otomobil lastiklerinden yanık kokusu geldi. Sürücünün mermileri." mesajlarını bakışlarıyla ilettikleri anda.." Ber... Çağrıda bulunan ses tanıdık değildi. "Beerrrrr!. konuşma içeriğinden tanıdığı bir ismin infaz edildiğini duyunca ürktü........ yüzünü ekşiterek...Đki maskelinin birbirlerine başlarını çevirerek. "Benim görev tamam.... Tekrar ediyorum.. "Neler oluyor?.. Arkasından gelmekte olan taşıtın.. Kimler tarafından infaz edildi?." "Sizler kimsiniz?.. bedeninin bazı bölgelerine. Ber’i takip eden saldırganlara doğru üst üste ateşleyen şahıs... Az sonra.. Konakta buluşalım. Gece karanlığının sessizliğini yararak atılan mermiler. Otele gitmeyin." "Evet!. eylemleri tam teşebbüs aşamasındaydı.." seslerini dahi duymaya vakit bulamadan ölebilirdi. "Bana Đyiyön ismiyle hitap edebilirsin. gözlerini yoldan ayırmadan "Kapılar otomatik kilitli Ber!" dedi..." ".... Acı fren sesi çıkararak." "........ Senden taraf olduğumu bil ve rahatla . senin de web sitende sözünü ettiğin kötüler grubu diyelim. Dikiz aynasına bakarak." *** ... Otomobile bin!. "Şimdilik bilmiyoruz.

. Oturmak için özellikle Đyiyön’ün koltuğa oturmasını beklediler. Ber takip etti. Sakin bir sesle. en genç adam ona öncülük etmek için ayağa kalktı.. Bu senin elinde. Đyiyön. kuşkuları yok etmeden Ber’in bildiği gerçekleri elde edemeyeceğini anlamıştı." Đyiyön. Đyiyön’le tokalaştılar.Dışı yüksek duvarla çevrili. "Bizler. "Kusura bakmayın ama... "Ber. kirliliği ama her alandaki kirliliği evrensel hukuka aykırı yöntemler kullanmadan temizlemek. Đyiyön." Ber. lavaboya gitmek için harekete geçtiğinde. Bizlerle paylaşmak ister misin?. hala bazı kuşkularım var. ondan aldığı belge ve raporların bazılarının Đyi Ruhlar sitesinde yayımlanmış bazı açıklama ve öngörülerle benzerlik taşıdığı ve aynı sitede üstü kapalı şekilde belirtilen katilin evsafına uyan Đkiyüz’ü başka bir hatasını bularak el altından medyaya verip daha pasif bir göreve atanmasını yakın zamanda nasıl sağladıklarını uzun uzadıya anlattı. ikisi bayan beş kişi hep birlikte ayağa kalkarak. GGG veya 3G olarak anılırız. Bir hatırlatma yapmama izin verir misin?" Ber. "Gitmen.. Nette okumuşsunuzdur." Đyiyön. Ber’i kısa tanıtımı üzerine aynı şekilde onla da tokalaştılar. Ber. ufak kirliliğe indirgeyerek. lavabodan döndüğünde salondakiler süregelen konuşmalarını yarıda kestiler. Bu davranışı oradakilerin alaycı bakışlarına ve sonra topluca gülmelerine neden oldu." Ber’i engelleme amacıyla ayağa kalkan görevlilerin. iç tarafında kısa aralıklarla kavak ağaçları bulunan geniş alan ortasına kurulu dört katlı binaya girdiklerinde. "Elindeki kitabı lavaboya götürmek zorunda değilsin!"diyen Đyiyön’e... saldırganlara yarayacak. Đyi Ruhlar isimli web sitesindeki yayınlarınızdan dolayı seni ve yapını az çok bilmekteyiz. Ev ve büro özelliğini birlikte sunan salonda bulunan üçü bay. Đyiyön. Ama. istihbarat üst görevlisi olarak normal bir yurttaşa anlatılmayacak kadar gizli bilgileri sunuyordu. elinde tuttuğu kitabı biraz daha sıkıca kavradı. Rutbin’le aralarında geçen diyalogları. Ayrıca. SodGom Ülkesinin GĐS olarak da bilinen Gizli Đstihbarat Servisi grubunun en önemli ve içinde olmakla birlikte bağımsız hareket eden Gizli Güvenlik Grubu bölümünün üst görevlileriyiz. resmiyette sadece GĐS elemanı olarak görünüyoruz." Đyiyön’ün hafif tehdit içerikli sözleri ve saldırganların tekrar harekete geçeceği yönündeki uyarısı meyvesini vermişti. bu tanıtımı duyunca irkildi. biraz sonra konuşacakları konu üzerine içlerinden hazırlanıyorlardı. Büyük kirliliği ve kirletenleri temizleme amacıyla hareket etmişlerdi. 3G’nin ise resmiyeti yok. "Hala sana güven duygusu aşılayamadım. Ayrıca benim saldırıya uğrayacağımı nasıl öğrendiniz?. sanırım bazı sırların anahtarı sizde?.. okuduğu kitaplardan edinmişti. az önce kalktığı koltuğa yığılırcasına çöktü. Ber dışındakiler. Đstihbarat elemanlarına da güvenmeme duygusunu seyrettiği filmlerden. "Bu grubu ilk kez duyuyorum. Ber ise karmaşık kafasını toparlamakta güçlük çekiyordu..." "Bazı gruplar da yakın geçmişte binlerce kirliliği. Kısa bir süre sonra ikram edilen çaylar içilirken. Đyiyön’ün... Bazı gruplar seni ve aynı saatte Korpsi isimli bir psikologu öldürmek için harekete geçmişse mutlaka siz de onları rahatsız eden bir şeyler olmalı. binlerce kirli adamı birkaç kirli adamı yakalayarak gizleyip. ard arda konuşmaya başladı... "Ben ve benim gibi birçok arkadaşım.. "Dilersen gidebilirsin. Etkinin yok olmaması için Đyiyön. Geniş bir salona giren Đyiyön’ü. birkaç kez derin nefes alıp verdi. birbirine güvenen iyi istihbarat görev-lilerinin oluşturdukları bu grubun amacı. Bizler bir anlamda temizleyicileriz.. yerlerine oturmalarını Đyiyön göz işaretiyle sağladı. Salon kapısına vardığında Đyiyön’ün "Ber!" seslenişi üzerine geri döndü. "Aynı fikirde değilim." yanıtını veren Ber.. Ber. kaçarken bile yanına alacak kadar önem verdiğin kitabı zorla elinden alma olanağımızın varolduğunu tahmin edebilirsin. Ülkedeki kirliliğinin istihbarat servisimize de bulaşması nedeniyle. Ayağa kalkarak. "Size bir can borçluyum. dilersen kalabilirsin.. Ber. Onlara yarım kalan işlerini bitirtme fırsatı vermiş olacaksın. Đyiyön’ün sözlerinin devamını suskun durarak bekledi. Sizleri tanımıyorum. ‘Tam Temizlik Kampanyası’ başlatmışlardı." Bu şüpheyi yok etme amacıyla hareket eden Đyiyön." dedi hayıflanarak. ." "Bazı bilgileri paylaşabileceğim insanların buna uygun olup olmadığını değerlendirmeliyim. izin verirseniz ben gitmek istiyorum.

Onların beden dilleri ve suskunlukları. Onlara güven hissetmeye başlamıştı. Ayrıca. Ve bu son gerçekleşmişti... "Ber’in neden söz ettiğini sanırım biliyorum. Gece arattığı arkadaşlarının belirlenen noktalarda mevzi aldıklarını. "Endişen olmasın! Bu konağı ve içinde bulunanları Düzenleyicilerin ve Đzleyicilerin etkileme şansı sıfır. Ad kentine gelip mesleğe başladıktan sonra başından geçenleri. değişik bir ilke edinmişti. "Sözünüzü hatırlatmama gerek var mı?. Ber alaylı konuşmaya. Đyiyön. " dedi. 3G grubunun hiçbir görevlisini zihinsel yönden de etkileyemezler. Ad kentine kendisiyle görüşmek için geldiğini. hareketli uğraşlar içindeydi. "Bir insan teknolojiden yararlanmadan gökyüzüne yükselip . Đkiyüz’ le ilgili olarak duyumsamalarını isim vermeden nette yayınladıktan kısa bir zaman sonra onun önceki görevinden alındığını basından okumuştu." Şimdiye kadar dinleyici konumunu hep korumuş olan güzel görünümlü kadın görevli. kadife sesli bir kadına mı aitti?" diye sordu.. Bir delinin dahi kendisine ileteceği. araya girerek. her nasılsa inanmak zorunluluğu duyuyordu. saatlerce devam etseydi onlar yine dinleyici rollerine devam edeceklerdi. "Merak etmeyin!. başını iki yana salladı.. yan gözlerle Đyiyön’e olumsuzlama anlamında suskun yanıtlar verdi. Đyiyön.. hareket halindeki taşıtın içerisinde bulunanlar. "Zihnim kontrol edilebilseydi. *** 45 Sabah aydınlığının başlangıç saatlerinde kaportası mavi." Ber. Ama şimdiye kadar gözle görülür. laptopuna gelen bir e-mailde Ber ve Korpsi’ye suikast düzenleneceği iletisini aldığını ve daha sonraki aşamaları anlattı. Ber. Đyiyön.. Ber. niçin bekletildikleri anlatılmadan hazır tutulduğu bilgisi kısmen de olsa rahatlamasını sağlamıştı. bulunanların tümünü gözleriyle tarayarak. "Elinde tuttuğun kitap Med’in kitabı olmalı?. "Benim güvenlikten kastım bu değil. soruyu yanıtsız bıraktı."diyerek aynı üslupta yanıt verdi." dedi." dedi. Ayrıca. Dışarıda yeteri derecede ajanımız nöbet tutuyor. ayrıntılarıyla anlattı. "Senin zihnin için aynı şeyleri söyleyemeyiz.. Ber." Ber.. "Sen bunu nasıl bilebilirsin?. "Tekrarlıyorum. kahkahasını engelleyemedi." diye tahmin yürüttü. bir taraftan telsizle emirler yağdırırken bir taraftan da önündeki parşömene notlar alıyordu. gözlerini Ber’e dikti. Bulunanlardan en genci." dedi.. Ber. camları ise içeriyi göstermeyecek derecede siyah renkli. geçen gece verdiği sözü unutmamıştı. duyulan güvene ancak güven duymakla karşılık verebileceğini düşündü. Rutbin takma adıyla gönderilmiş e-mail içeriğinde belirtilen adresi alma karşılığında operasyona Ber’in izleyici olarak katılmasına izin vermişti. Bunda Rutbin’den olağanüstü konuları dudak bükerek dinlemesinden sonra gerçekleşen olayların onu ve kendisine sunduğu belgelerin içeriğinin zamanla gerçekleşmesini görmesinin büyük payı vardı." Ber. konuşmasını sonlandırarak. Onlara güvenmeliydi.Đyiyön. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip çıtlatarak. Đyiyön. daha önceden de Ad kentinde bulunan 3G görevlileri izlemeye almışlardı. içi yinede rahat değildi. şaşkınlığını gizleyemedi. Biraz sonra neler olabileceğini tahmin edemiyoruz. bazı anlatıların gerçekliği kuvvetle muhtemeldi. Đyiyön." türü imgesel bakışlardı bunlar. Ber. "Buranın güvenli bir ortam olduğundan emin misiniz?" diye sordu. elle tutulur bir kanıt bulamamışlardı. Ber’in verdiği tüm bilgilere. Fakat her anlatının bir sonu vardı. sanırım öldürme teşebbüsünde bulunmazlardı. Đnadından vazgeç! Seni konağa geri göndereyim. onların ilgilenebileceği kısımlarıyla sınırlı kalarak.. başını olumlama biçiminde salladı. Diğer görevlilerde aynı tavrı sergilediler. Aslında belirtilen adresi.. konuşma sırasının kendisine geldiğini söylüyordu. Artık. "Taşıtta uyuklarken sana seslenen ses. hatta bazıları duyumsamalardan kaynaklı olsa da. Ber’e bir kez daha dönerek. Ad kenti Güvenlik Ekibinden yeterli sayıda görevlilerin belirli bir yerde. Đyiyön. "Ad kentinin en güvenli konağında bulunuyorsunuz. Ama.

Bir yurttaş olarak gözünü açıp ülkede varolan yasalara uygun hareket etseydi." "Güvenlik görevlisi sizle bizzat konuşmak istiyor. "Biliyorsunuz. Çoğu bilgileri nete kaydetmiştim. Bu kurallara göre soygun sayılabilecek işlere girmek istememişti. Ülkedeki yasaya aykırı hareket ederek haciz cezasına razı olmayı yeğlemişti." "Đşim bittiği zaman geleceğim." "Şimdilik gelemeyeceğimi söyle. Ber.. Sözlerinin sonlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu." "Yargı Bakanlığının şikayetiyle ilgili dava açılmış. Bu ülkenin yasalarına uygun hareket ederek ‘iş’ yapan -Evrensel Hukuk Yasalarına göre ancak yaptıkları ‘iş’in soygun olduğu vasıflandırılabilecek..... Şimdiki yaptırım ise haciz idi. Zorunlu gereksinimleri dışında aşırı bir harcaması olmamıştı. Uzun süredir de öyle yapıyordu. Kabul edilmedi.ağzıyla kuş tutuyor.. Elde ettiği paraları kumarda.. görevlilere bu dileği sunduğunda olumsuz yanıt aldığını Ber duydu. Ama isim değişikliğine gelince.. vakitleri varsa. Merak etmeyin. Para sıkıntınıda çözeceğim.." yasa hükmü uyarınca hareket edilmiş ve bir yurttaş olan kendisine de bu yasa uygulanmıştı.." "Evet!... eğlence merkezlerinde yememişti.. teşekkürle karşılık verdi. Tut-Bırakma KursEvi işlevi görüyor." Ber.... güvenlik görevlisinin bu duygularına. ofisinin telefon numarasını gördü. " ". çalmakta olan cep telefonu ekranında. Azimle çabalamıştı. Arayan. iyi günler diliyorum. biz de yorulmasak siz de. "Neyse. "Sistem gerektiğinde iyi çalışıyor..... bu haczin kaynağını iyi biliyordu." ... Sonra da bilgisayarı formatla. Bu bir tercihti ve kendisi Evrensel Hukuk Kurallarına uymayı tercih etmişti. elemanı Secret’di.. önemli değil. " dedi." "Evet?. Secret.... şu anda ilgili yasaya göre kamu hizmeti yaptığı makamında bulunan eşyaları işçiler kanalıyla toplamaya başlamışlardı." Ber. Ne diyorsunuz?.!?" Ber.. Ülkenin Ekonomi yasalarına uymamasının sonuçlarından biriydi bu... ben EmKulGüv!" "Memnun oldum... genel aftan sonra "Tut-Bırak KursEvi olarak değiştirildi... Secret’in. Güvenlik görevlisi sizi almak için bekliyor.." "Nasıl?. "Ber. yüzünde oluşan kederli gülümsemeyle başını hafiften sallayarak.. telefonu kapadığında Đyiyön’le göz göze geldi. "Bir saniye!" uyarısını duydu.. devletin kamu kurum ve kuruluşlarından ve daha bir çok alanlardan dolaylı veya doğrudan paralar hortumlaması nedeniyle. Onlar görevlerini yapıyorlar. Evrensel Hukuk Kuralları kendisinin ruhunu oluşturuyordu. Gelseniz teslim olsanız. merak etme!. Buyurun?. Biliyorum.. artık eskisi gibi insanlar KursEvinde uzun süreli bırakılmıyorlar..kişilerin ve kişiliklerin özel ve resmi bankalardan.. Đyiyön.. Büronuza gelmemek için yıllık iznimi dahi kullanmak istedim. Pişmanlık duymuyordu. "Bir başka sorun daha var.. Cezayı infaz edecek olan.. bilgisayarda bulunan tüm belgelerimin birer örneğini harici bir sidiye kaydet. "Eksilenin yerini işle ilgisi olmayan yurttaş tamamlamalıdır. Umursamamalıydı. yurtdışına kaçma ihtimaliniz düşünülerek nöbetçi mahkeme tutuklanmanıza karar vermiş... Israr etme. Yanında bulunan Ber’in çalan cep telefonu üzerine düşüncelerinden sıyrıldı." gibi saçma görünen haberi dahi yabana atmayacak. aylık faizleri ödeyememesi nedeniyle yıldırım icra yoluyla ofisine geldiğini haber veriyordu. "Yalnız." diyerek devam etti.. Ber. Bankalara olan borçlarının bir kısmını kapatmak için daha düşük faizle borç para aldığı kara para aklayıcısı TefÇetto’ya. onlara mani olma. Görüşmek dileğiyle. Kendisinin hatası yoktu." dedi Ber. "Secret. Yasalara uymamanın yaptırımları vardı. Örtülü ödenekten sana ödenek çıkarttıracağım..." "Olabilir.. haberin gerçekliğini ve anlamını irdeleyecekti." "Soruşturmayı bir şekilde kapattıracağım.. hala bazı insanlar için –önceden olduğu gibiKursEvi... telefonu kapatacağı anda. artık Tut-Bırakma KursEvi’nin adı. Yoksa sizi gıyaben tanırım.." "Yani şunu demek istiyorum. haciz ile cezalandırılmayacaktı.." "Biliyorsunuz verilen talimatları yerine getirmek zorundayız. ülke yasasına uygun hareket eden yurttaş TefÇetto ile haciz görevlisi.. Secret’in okeylemesi üzerine. Bu operasyondan sonra sana her türlü yardımı yapacağım." "Beyefendi.

Bu bir olasılıktı ve gördüğü sahnede eklenince gerçeğe yakın bir olasılıktı. evin kapısından çıkmakta olan bir şahsı ve onu uğurlayan bir kadını gördü.. borçlu eşinin yalvarışlarını. TefÇetto’ya ne kadar da çok benziyordu.. Şahıs.3.. "Sapmalar diz boyu. belgeleri yok etsinler. bu esnada telsizle emirler yağdırıyordu. Tüm raporları. kitlenin psikolojisi etkilenerek Đyiyön ve arkadaşlarına karşı negatif enerji oluşturulması sağlansın. gözlerini onlardan ayırmasınlar. Tüm hücreleri.. TefÇetto. Đşe yarasın.. Đki kolunu birbirine sarmalayarak sıktı.. Şti.. Kısa bir an sonra. haciz esnasında kendisine yalvaran kadına benzemiyordu. bu saldırıdan dolayı çıkarlarının zedeleneceği konusunda etkileşimde bulunulsun.. Yoksa. borçluya ve ailesine acıdığını beş kuruşlarını dahi istemediğini belirterek. oradan çenesinin altına süzülüyordu. Hatta." "Her olasılığa karşı virüsleri de hazır edin. Bu bizim de amaçlarımızla uyuşuyor. Uğurlayan bayan. yetkililerinin beyinlerini uyarın. Eski Ad kentinde bulunan ‘Ölüm Sessizliği Mahallesi’ne ulaşmışlardı." Bu açıklama üzerine tepkisel karşı çıkışına devam etmedi." "Đz. "Hedefe yaklaştık." . Ad kenti Güvenlik Güçlerini. Hem senin bu paraları bireysel çıkarın için kullanmayacağını sanıyorum. Ber. Haksız bir alacak için iflas etmiş borçlunun evindeki eşyaları depoya kaldırtmıştı.." "Kalkanları sağlamlaştırın.. Bir süre sonra soğuk vücut ısınmaya başlamıştı.. Hazırlıklı olsunlar. 3G grubu yönetimi. anımsadığı borçlunun evinin bulunduğu sokaktı. Zihinsel etkileme yönünden en güçlü Uygulama Grubu üyelerimizin uğraşı bu olsun." Ber. Đyiyön’ün ve sürücü dahil iki görevlinin bulunduğu araba. Omurilik bölgesinden ürperti kaynaklı üşüme hissediyordu.2. Bu arada. duygu sömürüsü yapmış ve borçluyla aralarında bir anlaşma yapmışlardı.. Hata istemiyorum. evi alacağına karşılık üzerine geçirerek mi anlaşmıştı?. gözlerinin yanından yanağına. 3G görevlilerine karşı kullansınlar. beyninde karıncalanma hissetti. Fısıltılar duyumsamaya başladı. anlaşılmıyordu. fısıltılara odaklanmıştı.. kendisinden depoya kaldırılmış malların onlara iadesini. Kendisinin. istemişti. Denemede yarar var. Belki de. yandaş politikacıların." "Bir kısım yandaş medya gruplarının. Fısıltıları git-gide daha net algılayabiliyordu. Fısıltılar.6. Alnından dökülen terler. Derinden gelen ve içini korkuyla etkileyen ses tonuna sahipti bu fısıltılar. Aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bu kadar fiziksel değişim olamazdı.. Soluma seslerini kesik kesik duyuyordu. Đyiyön.. tüm çıkar gruplarına.4. ana hedefe intikal ettirebilirsiniz. Đyi Ruhlar Sitesinde insanlara daha yararlı hizmetler sunarsın. Her şeyin ilkleri hafıza kayıtlarının uçlarında kalır. TefÇetto’nun karakterini iyi biliyordu." "Kendi grubumuzu tenzih ederek söylüyorum.. yandaş tüm grupların zihinlerine ileti gönderilsin. toplumun ve devletin aydınlanmasını da arkasından getirir. Ber. uzaktan gelen mekanik sesler gibiydi."Bu da soygunun bir çeşidi olmaz mı?. Onun bu jestine karşılık kendisi de avukatlık komisyonunu almayarak malların iade edilmesini sağlamıştı." "Avukat Ber’i öldüremeyen alt uygulama grubu üyelerini de cezalandırın.. çocuklarıyla koro halinde ağlamasını.. saldırı gerçekleştirecek. avukatlık mesleğindeki ilk haczini bu mahallenin bir sokağında gerçekleştirdiğini hala unutamamıştı. Borçlunun evinin önünden geçerlerken... Bedeninde bulunan tüyler ve saçları dikleşti. Bana izin ver. ekmek peşinde koşma kaygılarını yok ederek. Bireylerin aydınlanması. Hesap da sorulamıyor. Geçmekte oldukları sokak. Örtülü ödenek şimdiye kadar genelde bireysel çıkarlarda kullanılıyor. unutulmazdı. Sonuç elde edemezlerse yerel güvenliğin zihinlerini etkileyip. vicdanının sesini duyan insanlardan değildi.. konsantrasyonunu sağladı. En azından. Şimdi gördüğü bayan esmerdi. bu saldırının hukuka aykırı olduğu konusunda kamuoyu oluşturulsun.. O. Ortamdan bunalması nedeniyle uzaklaşmasını dün gibi anımsıyordu.. Bizim grup.." "3G grubu üyelerinden zihinsel yönden etkileyebileceklerimiz olabilir." "Ad kenti Güvenlik Grubu görevlilerinin zihinlerinin yönetimini tamamen Uygulama Grubu üyeleri alsınlar. Isınmaya çalışıyordu.. şimdi Ölüm Sessizliği Mahallesinin dar sokaklarında usulca seyir halindeydi.." "DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. karıncalanma hafif şokta elektriksel etkiye dönüştü. Terliyordu.5. üyelerine emirlerinizin uygulanmasıyla ilgili gerekli talimatlar verildi. Sonra tefeci müşterisi her nasıl etkilenmişse. kendisine para ödememek için....

" "Onu da denedik. Bunun altından kalkacağız. Tamamdır. Tüm hücreleri bu sıcaklığı ve hoşluğu duyumsuyordu.. Neredeyse üzerimize silah doğrultacaklar... Ber. bir kenara bırak. Tartışma kısa sürmüştü.. Evet!. geliyorum!" "Anlaşıldı. Onun alnında bulunan terleri eliyle silerek. saçlarını ve yanaklarını yalıyordu.... Orada bulunan Ad kenti güvenlik güçlerinin tümü.. Ber..... Sokağın ucunda beklemekte olan araçtan silahını kontrol ettikten sonra indi." dedi.. telsiz’i ön koltukta bulunan görevliye teslim etti. merak etme. " diyerek yanıtladı." "Tek noktaya bak.. Yine fısıltılar algılıyordu. talimatlarımızı yerine getirmiyorlar. ruhuna girmemize izin vermelisin. Duyabiliyorum.. Sokaktaki hedef adrese yavaş adımlarla ilerlemeye başladı. onların ellerini kendisinden uzaklaştırarak hedefe doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladı. Đçseline alma. Đyiyön’ü ve güvenlik üyeleri ile.." Ber. Bunda da başarısız oldular. "Evet!." "Evet!... Bir şeyler yapmak istiyordu." "Uygulamaya hazırım. Bu oluşan tehlikeli durum karşısında durumdan çıkaracağı vazife ne olabilirdi. zihnine... içine sıcak bir akışın seyrini hissetti. Sesimi duyabiliyor musun?" Ber. Đyiyön ve arkadaşları da aynı tavrı sergilediler. Zihnini temizle. sokak girişinin tersine çevirerek beklemeye başladı. efendim. Bunun üzerine her ikisi görevli silahlarını ellerine alarak onunla birlikte yürümeye başladılar. "O halde duyma düzeneğini bozma.... gözler ... Bu davranış karşısında. Ber.. Oluşacak tehlikeli durumda gerisin geriye gidecek."." Ber. Bu direktifimizi de uygulamıyorlar." Đyiyön. Hafif rüzgar. Đki görevli... 3G grubuna ait diğer taşıtlarda aynı şekilde sokağın daha içerlerinde beklemekteydi." "O halde diyeceklerimin tümünü harfi harfine uygula. Sürücü. Sürücü görevliye her an harekete hazır olmasını tembih ettikten sonra Ber’e döndü. Daha farklı tonda fısıltılar algıladı. Taşıtın kapısını açarak indi." "Onların üstlerine bu durumu bildirdiniz mi?" "Üstleri de aynı tavrı gösteriyor.. Đyiyön’ü karşılayan sivil giyimli şahısla aralarında geçen ve duyulmayan konuşmadan sonra Güvenlik Grubu Üst Görevlisi olduğu anlaşılan biriyle el kol hareketi yaparak tartıştıklarını gözledi.. Şimdi Ber ortalarında olmak üzere her üçü birlikte ilerliyorlardı. Bizim dışımızdan gelecek duyumsamaları filtre et.. sivil giyimleriyle 3G gurubu üyeleri olduğu anlaşılan görevlileri izlemeye koyulmuştu. Đyiyön ve diğer 3G görevlilerine ellerindeki silahları doğrulttu. bu manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı.." "O halde onları hedeften uzaklaştırın.. Beni iyi dinle.. Kendini rahatlat.." "Ad Kenti Güvenlik Grubu Üyeleri garip bir davranış içine girdiler.. koltuğun arkasında başını çevirerek.. fısıltıları daha çok ve daha iyi algılamak için iyice derinlere indi." "Ne isterseniz yapmaya hazırım. Đyiyön’ü aldıktan sonra olay yerini terk edecekti. Ortam çok gergin.." "Sayın Đyiyön!. Geçici olarak bedenine.. "Ber! Ben Med’in babası.. "Ber. onu tekrar durdurmak için fiziksel güç kullandılar. Korkularını yen. Bireysel enerjinin ve gücünün ortaya çıkması için gayret et!. isteklere uygun hareket ediyordu. Ben ve diğer iyi ruhlardan arkadaşlar sizlere yardımcı olmaya geldik. taşıtın önünü... 3G üyelerimizle operasyonu gerçekleştireceğiz. Direktifleri gerçekleştirmede zorluk çekmeyeceğini biliyordu.. sesi duyabiliyordu. Konsantrasyonunu içseline verdi. Bu davranış karşısında taşıtta bulunan sürücü ile ön koltukta oturan diğer görevli taşıttan inerek Ber’in tekrar arabaya binmesini söylediler. Varol’un dedesi Deson!... Bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi vardı.. "Kontrol elimize geçti.... Göğüsler dik. Arka koltukta bulunan Ber." "Hiç bir şey yapmayın.

Tüm görevlilere." Ber’in kulağına ruhani. Şti. Ber. Ellerinin parmaklarından çıkan açık renkte ışınlar. dışsalına yansıdı. Ses. Ber. Bir fısıltı duydu. izin isteğinin kabul görmesini beklemeden bu kez. neden benle bağlantıya geçmiyor?." "Toparlanın. Đyiyön." "Pek yakında. Sevinci. aralarındaki boşlukta duruyordu." "Med’in senle olan diyaloglarında kurallarımız dışına çıkarak. Güvenlik görevlilerinin anlam ifade etmeyen yüzleri aydınlanmaya başlamıştı. Emirlere neden aykırı hareket ediyorsunuz!" diye bağırdı. Ahşap binadan ince. Đyiyön’e yönelerek "Ne zaman operasyona başlayacağız?" sorusunu sordu. Bu bilgiyi verirseniz. Acıyı.. belirli bir süre demişti. Ad kentini geçici bir süre terk edeceğiz.. "Đyi şeyler oluyor.. Ber!.. ellerindeki silahlarla birlikte yanlarına düşmüştü. "Ne işiniz var. DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. Şti binasına yönelik operasyona başlanması emrini verdi. Bu durum bir süre böylece devam etti. Tümü sanki uykudan yeni uyanmış gibi elleriyle boş gözlerini ovuşturduktan sonra birbirlerine şaşkın bakışlarla bakmaya başladılar. Ber." "Bir şartla. "Bir saniye izin verin. mesajı algılamıştı. Đyiyön. duygusal bir yaklaşımda bulunması nedeniyle cezalandırıldı. terden sırılsıklam olmuştu. Sessiz ve tempolu yürüyüş. Ber.. uykudan uyanır gibiydi.." "Ne tür bir ceza?" "Belirli bir süre senle olan diyalogunu dondurduk... Kollarını bu vaziyeti bozmadan yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladığında. Küçük grup adımlarını sıklaştırarak kısa bir an sonra Đyiyön’ün yanına varmışlardı... Bir tarafta Đyiyön ve arkadaşları.. Üst Güvenlik Görevlisi.. Ad kentinin yerel fiziksel kötü ruhlarını etkisizleştirmek de size kaldı." diyerek emir verdi.. yapacağımız o kadar iş var ki. Ber. Neler oluyor?." diye nakaratlı bağırtılarını duydu. korkuyu hissediyordu. Ber’in garip davranışlar sergilemesi dışında bir ayrıntı yakalayamamışlardı.. Ber.. Deson’un yeniden verdiği talimatlara uygun şekilde hareket ederek içselinden onların çıkmasını sağladı. Ahşap binadan gönderilen koyu renkte ışınlar ise sürekli iki kaşının ortasına ağır baskılar yapıyordu.. belirli süre bittiğinde tekrar diyaloga geçebileceğiydi. Ağzı yırtılacak genişlikte açıldı.. iki kaşının ortasından beynine girmeye ve zihnini ele geçirmeye çalışıyordu. diğer tarafta ise Ad kenti Güvenlik Görevlileri bulunuyorlardı. tiz çığlıklar gelmeye başladı... iki kolunu ileri uzatıp her iki elinin ayalarını onlara doğru tuttu. "Virüs gönderin.. buna çok sevinmişti." Parmaklarının ucundan çıkan ışınlar kesintiye uğradı. "Negatif enerjimizin tümünü yok etti.nin bulunduğu on katlı binanın bitişiğindeki üç katlı. senden çıkmamız için izin istiyoruz. Ber." Ber." dedi. Ber.. Artık. Orada bulunanlar.. DüzĐzUyg Den-Dom Holding Co.. Đyiyön’e yaklaşarak. yürekliliğin marşını çalıyor gibiydi. tüm güvenlik görevlilerinde kolları." Đyiyön. Bunun anlamı. "Cezası ne zaman noktalanacak?. Nişan al!. Đyiyön’ün kollarını sallayarak. Đyiyön ve arkadaşları bu manzara karşısında küçük dillerini yutacak kadar şaşkınlık yaşıyorlardı. Gönderilen ışınlar.. Kendisini toparlamakta gecikmedi." Deson. Sesin dehşetinden sokakta bulunanlar kulaklarını elleriyle kapatıyorlardı.." "Med.. gereği yapıldı. . Ber’in kolları yanlarına düştüğünde." diyerek yanıtladı." "Bu enerjiyi toparlayabilmemiz için uzunca bir süreye ihtiyacımız olacak.. yumuşak bir ses geldi..cesur bakışlardaydı. "Lanetliyoruuuuuuuuuuuumm!" Ber’in bu kez bedeninin tüm noktasından çıkan ışın huzmeleri hızla yol alarak ahşap binaya ulaştı. "Ad kentinde görevli sanal kötü ruhların ana kumanda merkezi diskalifiye edildi. "Dikkat!. Güvenlik Görevlilerinin kolları ve ellerindeki silahlar da buna uygun hareket etmeye başlamıştı. ahşap binadan yayılan sesleri yeniden algılamaya başladı. Neyse şimdi izin vermeni istiyoruz. Güvenlik Grubu Üst Görevlisi.. pencereleri cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap binaya doğru kollarını göğüs hizasına kadar kaldırıp parmaklarını hafif aralayarak uzattı. onları görünce. "Ber.." "Evet?. "Ber!.. Deson’a aitti. ahşap binaya doğru ilerledi.

'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu Görevli SağKol. gibi görünüyor. kurum. Birileri bizim dışarı çıkmamızı sağlamazsa onları da yakarız... Beş ses sanatçısı. Bu operasyon bir çok gelişmelere gebe. ve birkaç bürokrat. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu Başkanı Soys. SodGom ülkesinin yasal soygunlarla fakirleşmesine ve uluslararası tefeci merkezine avuç açmasına neden olanların. Neson isimli baba ve annesinin cinayeti de aydınlandı. Sıra diğer kentlerde. Bize karşı çıkanlar terörizme ve teröristlere yardımcı olanlardır. Şimdiye kadar kendimiz için bir şey istediysek namerdiz..*** 46 "Ad kentinde bulunan DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. "Serbest kalacağınıza nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" sorusuna ise. Sonradan bulunan ve Đyi Ruhlar web sitesinde yayınlanan. Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf.. Ad Kentinin yasadışı örgütlenmesi çökertildi. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. Kara Parayla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet BaşAvukatı KızKaçSal. tarihinde yaşadığı depremlerden en şiddetlisini yaşar. resmi amirleriniz dışında başka yerlerden emir ve talimat aldığınız konusunda duyumlar var. bazı kişi ve gruplarla birlikte hareket ettikleri ortaya çıkartıldı. Birçok şirket. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv.." dediler.. parçalamak isteyen kızıl ve yeşil renkli birey ve grupların bir oyunu bu... Onlar açıklamadan biz bulacağız ve Yüce adaletin önüne çıkaracağız.. AntiHafif 8. Kendimiz için bir şey istediysek namert olalım. Bütün çabamız ülkemizin refahı ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması içindi.. Onları tanıyoruz. XY Ulusal Medya Kuruluşunun. “Bir konuşursam ülke karışır şantajı artık yerini bulmayacak.. Ülkemizi ve milletimizi bozmak. " yanıtını verdiler. faili meçhul cinayetler dışında topluma ve bireye yönelik bir çok suçlar işledikleri... televizyonun sesini kısarak kucağındaki çocuğunu bir süre daha sevdi. Daire Grubundan MafYegTah.. Bizi aldıkları gibi bırakmak zorundalar. Gözaltına alınan sanıklardan bazılarıyla konuşma fırsatı yakalayan muhabirimizin sorusuna. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi." Ber. Şti binasına yönelik ‘Med’ kod adlı operasyonla şirket yöneticileri ve ortakları göz altına alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyse daha birçok ismin ortaya çıkarılabileceği görevlilerce belirtildi. Konuşursak. herkes hak ettiğini bulacak." yanıtını verdiler." sorusuna karşılık. Şimdiye kadar. Konuşsalar da konuşmasalar da ima ettikleri kişileri deşifre etmeye başladık. . Şirket üyelerinden olan resmi bir görevliye televizyon muhabirimizin.. Beş Sivil Dernek Başkanı.. "Bunların hepsi yalan. Yerel Yönetim 3. "Ülkedeki varolan demokratik hukuk kurallarına aykırı hareket ederek. ülkemiz dışında da geniş yankı bulan ve yeni bir siyasi öğreti içeren ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Bizler vatanı ve milleti için çalışan. "Beyler! Biz ne yaptıysak Vatan ve Millet için yaptık. Bize güvenin.. Ve SodGom Ülkesi.. bir amacının da Birleşik Devlet ve şürekasının ülkemizi ve komşu ülkeleri işgal etmesi ortamını sağlaması amacı güttüklerine dair planlar ve belgeler de ele geçirildi.’ isimli kitabın yazarı Psikolog Medayih ile Deson. gerekirse başını bu yolda feda edecek insanlarız. Demokrasi düşmanlarına kendi yasalarımızı uyguladık o kadar.. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. Đsminin açıklanmasını istemeyen Üst Düzey Bir Görevli... isimler verirsek yer yerinden oynar. "Bu işte tek değildik." söyleminde bulundu.. dernek ve holdingi yöneten her türlü kirliliğe bulaşmış olan bu şirketin.Başkanı. Şirkette ele geçirilen belgelerle yakın süre içerisinde gerçekleştirilmiş faili meçhul cinayetlerden 1111’i aydınlanarak failleri belirlendi.Yargılama Grubunun iki üyesi. Evet! Med’in ve daha birçok cinayetin failleri yakalandı.

. Ona daha fazla rahatsızlık vermemeliydi...... içini okumuş. "Baba!... Ben yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak gönderildim!" dedi. Ber. Sen!. Đzin istedi.. Varol. aynı tepkiyi verdi. Huşuyla dinliyordu.. kulaklarını Varol’un ağzına iyice yaklaştırarak mırıltılarını duymaya çalıştı.Yansı’nın ikramı kahveyi bitirmişti. içindeki soruyu anlamıştı sanki. Varol." sözcüklerini yineliyordu sürekli.. Varol... Ber. istedi. ". Annem sevgileriyle ve pek yakında senle görüşeceğine dair mesajını. hava görünmez ve toprak cansız mı?. Konuşamayacak kadar küçük olan çocuğunun tepkileri zekiceydi. su akıcı. "Baba!. çimen yeşil. Yansı.!!!???" Kulağında çok sevdiği bir ezgi çalmaya başladı.. Fısıltı düzeyinde bir sesle. kollarını bir türlü çözmüyordu.. yere düşmemek için kendisini zor tuttu. Varol." sözlerini duyduğunda. Boynuna sarıldı.. ise bu eve istediği her saatte izin almaksızın gelebileceğini ve istediği zaman da ayrılabileceğini bir kez daha yineledi. iletmemi.. nefes almakta güçlük çekiyordu.. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu." SON . "Ateş yakıcı. fil büyük. Sımsıkı kavramıştı. "Sen!.. Đçinde oluşan soruyu heyecanını engelleyip soramıyordu... Ber. Yanağını öptü... Varol’a tekrar sarıldı.

Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. hayal ürünüdür.Bahattin YILDIZ. Duyana. KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü. kişilik. kişi. 2 . 1987 yılında Đ. Bu roman. "Büyüktür. Yazarın ayrıca. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup.. bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını. Batman. Bu romanda geçen. Kayseri illerinde geçirdi. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. 1963 Mardin doğumlu. yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır. Okuyucunun. Bursa. Elazığ..Ü.

yayımlanamaz.Eserin adı Türü Eser Sahibi : Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ Dansöz Kıvırmaları Kapak Tasarım : Baran ADANIR Mahmut ADANIR Düzelti : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU Đnternette Yayım Tarihi 1. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3767406 : starbah@hotmail. basılamaz. tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç. Özel Sancak Apt. N.net Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Bahattin YILDIZ 3 4 . Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. çoğaltılamaz. Kat 6 D.0552.44 Tlf: 3519684 Adana ISBN : 975-288-510-1 Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web : Đnönü Parkı Yanı.dansozkivirmalari.3636352 .com : www. Elektronik ortam dışında ise. 13 sk. yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz.cjb.Basım Baskı : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri Roman Tepebağ mah.

Dansöz Kıvırmaları 1 kehanet "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. Otuz beş yaşlarında.. Ber. babasının. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı." Med’in kitabından. ela gözlü. Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber.. sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek.. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!. Ama.. Umutla doluydu. Büro beşinci kattaydı. Bugün önemli bir gündü.. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam.... pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi. yenilerini giyecekti. lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp. Bina asansörü bozuktu. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı. Mer Kentinde avukatlık stajı. Bir yetmiş boylarında. siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip. 5 6 . "Eeee.. bağrından fışkıran suyun. filtresiz sigara içmeyecek. askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası. fiziksel görünümüyle. çorbaya. Orada mesleğine başlamanı istiyorum."diye düşündü. çirkin denemeyecek kadar güzel. beyaz tenli olan Ber. siyah düz saçlı. kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. şimdi alırım. yansı kanalı ile denize doğru akarak." serzenişinde bulundu. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor. hafif şişman. Ad kentine taşıyacağız.’ diye homurdandı.. derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. "Evi.. duygusal yoğunluklu ses tonuyla. sen de biraz idareli kullansan!.” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle. sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak. Bir süre sonra. Büro kurmak kolay değil. gevezelikte hamarat.

Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Bıyık altından güldü.. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu.. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti. Verdiğin paraya da değmez.” Ber. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak. Evlenmek istersen tanıştırabilirim." bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına. Görüntü öyle yoğunlaştı ki. onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu. nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı.. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu.. yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla. "Yeni başladığına göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır... Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. attı. iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi.. sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel. Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi. ayrıntılarıyla anlattı. Bula bula. Yel’in noktasız. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet. yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun. Tek salon sayılabilecek." dedi. ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış. çalışmak zorunda kaldığını. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli.” Bu arada Ber’i süzüyordu.. Bireyin psikolojik. gülümsedi. Çevreme reklamını yapabilirim. bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yel. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı.. Ber." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok.. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. komşularla ortak kullanılmaktaydı. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar.. genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan.. artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu.. Ağzını. birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. bir çırpıda anlattı. Ber’in iştahını daha da artırdı. kızdı için için. Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber.. Sessiz duruşlardaydı. kardeş! Bu büro çok kirli. Harcanmanı istemem. 7 8 . Buranın yabancısısın. Okşamaya başladı." dedi. aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?. umuduyla kendisini rahatlattı. ‘Keşke.." dedi mırıldanarak." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Yağlardan.. başını eğerek.. Bu nedenle epey çevre yaptım. evdeki çocuklara kendisinin baktığını. Leş gibi bırakmışlar.. Ofise geri döndüğünde. Ber. merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı.. "Beyimiz. kendisini ne sanıyor?. iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı.. Yakıştıramamıştı kendisine. Beyninden sildi... Yerli filmlerde geçen.. ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de. biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini. Ber. Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını. "Ellerin narin ve güzel. katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. bireysel her türlü sıkıntılarını.... Yel. Ama yinede Bayana hak verdi.. "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını. bunumu bulmuştu. çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken. "Evliliği düşünmüyorum. genelin arzuladığındandı." diyerek davet etti.. Seni sevdim. Utandı.’ diyesi geldi.’ isminden uygunu bulunamazdı. Bana abone oluyorlar. samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!.işinde tembel. yanıttan hoşnut kalmıştı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih. Hayatı. belki mülkiyetini alarak geçerim." diye düşündü. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin. Ailesel.

. genelde geçici başarılar elde ederdi. Ber. "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur. bacaklarının sertleşmesi. Sen de her türlü çok yoruldun.. pantolonu patlatacak kadar irileşti. Yapmacık olduğu açık. "Sen de istiyorsun. Bu Đsteğe. Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. "Nasıl istersen. Ber. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur. Ber’in fermuarını açtı... Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda. hiçlik. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı." Yel. Hayalindeki tiplemeyle. zorlamalı erotik bir sesle. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş. Kavradığı eli bıraktı. konuşmada güçlük ve halsizlik. yutkunmada solumada. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi... üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. şimdi çırılçıplaktı. Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Organın. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı.. olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma. bitirmektir. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı.." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı... Patron sensin!.." dedi." dedi Yel." diyerek farklı bir yol denedi. hala bir karara varamamıştı. Fakat koşullar uygun olduğunda.. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. ‘Sadece şimdilik. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle. gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Neyi bekliyorsun?.. Yel. Kocaman eller. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için .."Bana nağme yapma!" dedi Yel.. bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle. Ber..onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Ber. Bu arada Yel. Yenilmişti. nazlanıyorsun. konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.. Yel’in elini kavradı. Hatta yokluk. aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. "Lütfen!. boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu.. Buna rağmen biyolojik salgıları. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu... Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. beyninin ağrıması. gör!’ hallerindeydi.." isteği içini kapladı. *** Başlamak. Kemerini çözdü. karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü.. 9 10 . Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Titremelerini hissediyorum. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı.’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Pantolon düğmesini kopardı."Saçmalama!” dedi içselinde. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli. Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor.. Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Bir kezden bir şey çıkmaz. Hala Kız gibi. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. eli organından ayırmak için tekrar kavradı. önceki hareketleri yineledi.

ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. Biraz oturdu.. içme gereksinimleri. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri. Mus. düştüğü konuma hem kendi adına..Ondan beklemediği.. hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi.” dedi. avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı.. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı.. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. sen gelmeyince gitti. Mobilyacı... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu.. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz. 11 12 . 2 *** Ber. Aramanı bekliyor. hem de ailesi adına üzülüyordu. büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?. Büro sahibi.. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken.. Yel... Babası. Babasının istemi hem yardım. Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan. "Arada yine ziyaretine gelirim. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. rahatlatıcı bir yanıt almıştı. listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı." Ber.. Yengesinin. telefonla aradı.. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Bir de Yel abla geldi.."Baban.. Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı. bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına. göz kırparak. Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Kapıyı yeğeni Mus açtı.

... Yel. Yel. biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel.’ dedi. yüzü çilli. lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi.. "Avukat bey. geçici durumlar.. Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş. vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi." Ber.’ diye not bırakmışsın. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti.. Yirmi yaşlarında. Ber." diyebildi Ber. Ber. hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu. Durumunu.’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak.” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım. önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel’i aradı. nerelerdeydin? Sabah geldim.. babası. Beni sever. alçak bir sesle: "Kentimizin patronu. babasının halasının oğlunun oğluydu.’sunun devamını beklemeden sözü aldı. Ber için bu çok güzel bir haberdi. Yakında görüşürüz. ufak tefek harçlığını vermesi.. "Canım. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden. sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı... Senle görüşmek istiyor.. “Bunlar. sözünü ettiği ‘Maf... sayar. Telefonu kapadıktan sonra.’ diyordu sanki. ufak temizlik işleri. Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde." Ber. üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs. Kısa boylu.. müjdeli habere çok keyiflenmişti. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım.... ‘Maf’. işler nasıl?. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. Bir şeyler olacağına. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim. telefonlara bakma. güvenilir biri olduğunu anlattım ona.Mus. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye.. Ama dinleyen kim?. tütünden faydalanmaya başlamıştı. not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. 13 14 ..."diye sordu. arada ders çalıştırması. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim. Zıtlıkları yaşamak.. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. "Bu kıyağımı da unutma!.... Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini.. duyumsamak. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım. "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın. Ber’in ‘alo... Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi.." dedi mahcup ve istekli duruşla Ber.. yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı."Evden yemek getirmiştim. kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber. Mus. ileride açığı kapatırım.. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi.” yinelemeleriyle alır olmuştu. seni bulamadım." dedi Yel.. bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım. Öksürüklerini engelleyemedi. Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı.. Buna karşılık büroda yapılması gereken çay. "Sen bilirsin. Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu.. Kaybedeceği bir şey yoktu. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. kırbaçlanmaya. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti. ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu. konuşma hızını düşürdü. Kim. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı...

Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Mus. Çevre sakinleri." diyerek.. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar. 15 16 .. yıkılacak’ endişesi veren üç katlı. birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı. "Yinede dikkatli olmasını. Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi.Bu kentte doğup. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. 3 *** Ad kentinin. Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler. onun risk taşıyan biri olduğunu. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu." ekleyerek sonlandırdı. Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir... bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Güvenlik araştırmalarında. büyüyen Mus’a. Đşçiler saatlerce kazma. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu.. getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı.. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi. Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina. pencereleri. Yerel Düzenleyiciler. taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış.

Ber. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı. reyon düzenlemelerin etkisiyle. "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. sempatik görüntüye. Öyle ki. Yarın tazesi gelecek!. kısa sürse de onu görmekten.01. kurgusu.. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. çekici sergilemeler."Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını. Ağırlığından." Đz." diyerek yanıtladı.01. ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. 4 *** Ber. Markız. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar.. enfes bir fiziğe. poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı.Ber..2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor. Đz. ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar. ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti.01. En verimli dinlenme şekli buydu onun için.2. çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Biran önce evine varmak istiyordu. Đzleyiciler.01. derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı.Ber. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü.... aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. bir başka nedeni daha vardı. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı.3. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog. Marketçilikte yeni teknikler. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim. devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti." dedi. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. iletisinde bulundu. Ber. Đz.Ber.Ber.. Şunu al!.’ işaretli olmasının mantığı var. "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi..01. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi.Đz. Sesin sahibi 17 18 .1 ..’ isimli kızdı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı." dedi. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum. evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi.4. O da market çalışanlarından ‘Markız.. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Reyonları gezerken yardımcı olma. Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler.. Đz. "Beyefendi! Bu sana yaramaz!. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri.. parçaların birleştirilmesi.

Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak.. Ber..Lütfen!... Market kızıyla bir bağlantı kurabilme. Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla." dedi sesin sahibi kadın. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor. Sonra vazgeçti. Bedeni nefesleniyordu. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.. Ber.. kendisine çekiyordu. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi.. elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. "Falıma bakarsanız sevinirim.. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. *** yabancısı olmadığı biriydi. yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı Dibi görünmeyen.... Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Ruh ve beden yarış halindeydi sanki.." dedi. asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. gerekli standart ev eşyalarını da almıştı." sözcükleri dökülecekken. derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş.. Sonra anlatırsınız bana.. Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar. Benliğinin. Markız. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Belki başka zamana.. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i."E. yanıtı heceleyerek.. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata.... Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Rica ederim. 19 20 . olur mu?. "Marketten bir saatliğine izin almıştım. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı.. içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?.. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. ." şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu.. Markız. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini.. alışkınım. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. hissetti." Ber’in ağzından "Ya sorun değil. Đçinden kayan bir şeylerin. Ber.. Değerlendirmeliydi. lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini. fen.. Ben çıkmak zorundayım.. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı." dedi göz kırparak. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz. Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum. Hafiften gülümsedi. ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. yutkunarak çıkarabildi. acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu.. tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Kahveleri Ber hazırladı..aydır çalışmakta olduğunu.. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. ruhunun karanlığa düştüğünü. Hatta ısrar ediyorum.... belirtti. "Tanrım! Bu O!. "Đmkanı yok!...." kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu.. Markız.. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım. Đzin saatim bitti.. Karanlık. maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini.." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı.. maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Başı dolandı. Duş alma. Kendisini daha doğal buluyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek... kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi...." sözlerini tercih ederek. Ber." Çıplak haliyle kaldı.Sürekli aşağı düşüyorlardı. Aksi halde.. bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış.

olmaması gereken bir olgu. mirasyedi harcaması. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Görüntü kaybolmuştu. Ölüm benim için.. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük. telefonu sinirle kapadı.." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber. Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi.. Korkularıyla yüzleşiyordu. Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Ahizeyi hışımla aldı. Bakmaya niyeti yoktu.. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu.. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi.. Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Bakışlar içine kadar inmişti sanki. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır. Kendisini geri çekti. Ber. Zil sesi duydu.. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum. Đrkildi. "Galiba halüsinasyon gördüm.." dedi Ber.. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için.. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu.. başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin. hatırladıklarından daha çoktu... Tüyleri diken diken oldu. Đki mavi göz. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. belki de herkes için bir israf." özdeyişi vardı. bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum.. emeklerin israfıydı.. titredi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!.. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. bazen intihar ederdi. Telefon hala çalıyordu.. Uykusu kaçmıştı. gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. arada değişik görüntüler sunuyordu. Terden sırılsıklam olmuştu. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. önceki bayan sesi." dedi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar. Ölüm. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini. Sizinle konuşmam gerekiyor." deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. hatta onu yanında hayal etmeye başladı. sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi.. kaynağı çözülmeliydi. Gözlerini kırpıştırdı. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Bir türlü dibe varamıyordu.. Uyku rehaveti çöktü. Kendisini eleştirdi." Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı. Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım. Sırtüstü uzandı.. "Bilinmeyen numaralar servisinden. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu.. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu." diye düşündü. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi.. "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin.. "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi.. Işık parlaklığında iki göz. Karanlık. Ve korkuyordu. gözlerini açtı.. Ber." diye düşündü. 21 22 . benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması. boşa atılması. Usulca kalktı. Bir sigara yaktı.. Đçinde. Bu hoşuna gitmişti. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. "Lütfen kapatmayın. .... Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi.

. Bugünlük bu kadar.. "Evet! Ancak?.. sinirli bir tonuyla.. “Sen!. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. için için güldü." Ber.. "Kapatmak zorundayım." Ber... komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!. "Ancak. Perdelere baktı.. Ber.". Şu an çırılçıplaksın. panik ve titrek sese dönüşmüştü. sözlerine devam etti. "Ama telefon benim adıma kayıtlı değil.. "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedikten sonra devamını getirmedi." dedi."Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber.. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi. Şaşkınlık." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber. kısa bir duraksamadan sonra. Kimsin?. Kadın. Neyse. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor. Alnından soğuk terler boşalıyordu.. Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor.. Sen!. Bu yeterli değil mi?" Ber.” *** 23 24 ." dedi... Senin hayranınım. Lütfen telefonu kapama! Sen!. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. "Ber!. Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz... utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." dedi. bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. vücudunun ürperdiğini. Hepsi çekiliydi." "Her ne ise.." teklifini getirdi.. O gün geldiğinde. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk. "Belki bir gün... Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti...." dedi. Seni sürekli ben arayacağım.." "Bana Med diyebilirsin!. "Benim adım Med. şüphe. "Tamam! Öyle olsun.. "Seni şaşırtmak istemezdim.... soğukkanlı olmaya çalışıyordu.. Aceleci...... bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla. "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi." dedi Ber... saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Telefon ahizesi.. Bir tuhaf olmuştu. korku. "Ama.. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım.. Telefon numarasını ise vermeme gerek yok." dedi yumuşak ses tonuyla.. Ber!.. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim. Sen!.. Sol tarafında televizyon bulunuyor.

"Đnanıyorum. Çünkü Ber... sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. Ber. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı.." diye düşündü. tümünden. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!. "Zehir gibidir. belki de.. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra. Rakı bardakları tazeleniyor. Bu akşam özeldi. "Bu genç.. bugün servise kapalıyız!" Ber.. kısa boylu. çakır gözlü birinin. Yanlarına yaklaşan uzun boylu. Ses düzeni önemliydi. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. yüksek sesle... Yerel Yönetim 3.. Maf. Restseyh restoranı. Ber. Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu.. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti.. "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum.. Ses sanatçısı. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar.” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi.. bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı. Yerel Güvenlik 9. Bunu hissediyordu. sırtını iyice sandalyeye yasladı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı.. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı. Hayali bile içini bir hoş etti. Evet!. bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Gösterilen sandalyeye ilişti.Müdürü G9Güv. Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Para. Uğultu kesilmişti. Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim. güven. ve daha birçok güzel şeyler.. aşçılar. okursun.Başkanı....’ dan oluşuyordu.5 Ber.. dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Maf. tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. onlarla daha önceden tanışıyordu.. ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi. nihayet bulabilmişti. "Çok komik bir davaydı. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat. "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı.. "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup.Yargılama Grubunun iki Üyesi. ama adam olamazsın!" diyen babasına. Ağzı da iyi laf yapar. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu.. elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı.. meslekte ilerleme. boğazını hafiften öksürerek temizledi. ün. Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı.. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. 25 26 .. Vereceği ilk görüntü önemliydi." diyen annesinin ruhuna... tıknaz. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu. grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti.. Orta alan boşluğu yaratılıp. geleceğe emin bakma... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar.. Bunlarla ilişkileri geliştirmek." dedi." dedi.... göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum. Kısa süren sessizliği. Anti-Hafif 8. sözünü ettiğim yeni avukatım!.. Mimikler birbirine benziyordu. "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya. Maf. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti.

.. ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı." dedi. "Baba Maf. ağzından iştahlı sesler çıkararak. gülerek "Adam benim gibi delinin teki." dedi. halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek. Gerçekleri anlattı. avını görmüş avcı gibi atıldı. kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla. Nefeslendikten sonra devam etti. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak. Mendili. Yargı 2. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış.. Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki." Maf. Son duruşmaya Ber Bey. bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var. ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum. alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... diye. Hep yanıtın olumsuz. "Bu nedenle.Üyesi.. "Sanırım Irak.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?. girmişti. kuyruğu sıkıştığında kimyasal. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Başlangıcı Maf yaptı.. "Evet!. Maf." Maf. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı." Çevresini gözleriyle taradı.Müdürüne. ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. Ber. bir şeyler yapalım.. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı. kaç kez söyledim. farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Saddam. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı. dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Müdürü. "Yarın güvenliğe teslim edilecek. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti." dedi. yedi aydır tutukluydu.. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar." Maf. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi. "Gel büyük kente. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. "Sizin kulağınız deliktir. "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı. Burunları bile kanamadı. özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir. müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. "Yaş geldi elli beşe. haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez .. konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. TW Partisinin Halk Temsilcisi. Bir iki gün tutuklu kaldılar. Birkaç senet tahsilatıyla... XY Medya Temsilcisi. birkaç firmadan." dedi.. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. anlatısına devam etti. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor. Olanla idare ediyoruz. "DevMalDen-Y. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık. yalan ifade vermişti.. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik...." Maf... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok. hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz. üstte açılmış... Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." dedi. Birinin. kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum.Dom isimli holding..benim bu tür şeylerle bağlantım yok." dedi. ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti. bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez.. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. biyolojik füzelerini damlarımıza atar. Yoruldum. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma. DevMalDen-Y. Ne de olsa kendi avukatıydı. Güvenlik 9.." dedi.." demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. ufak beyaz işleriyle. Ber. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. neredeyse kızın gözüne soktu. Biliriz.. Maf.. suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik.. Hak yerini 27 28 . Ber’in. soğuyan havayı ısıtma amacıyla. biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı.. Hiç belli olmaz.. kişilerden alınan aidatlarla. Yanlış hatırlamıyorsam. babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş. yanlarında kırlaşmış saçlarını. Maf. Güvenlik 9. gülümsemeler zorakiydi. yönünde açıklamalarda bulundu. Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince. Ber. Alan memnun satan memnun. kız çözüldü. Ayrıca bir başka cepheyi. şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar. burada hayat yok. sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. Konular." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?.. cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?. " dedi..> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı.Ber bey.

Tül perdeler yeterliydi. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir. Telefonda kendisiyle konuşan sesi. Ve korkuyordu. demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı.. geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Maf. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu." Devamını getiremedi. Müdüre döndü. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın.. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı. özel otosu da olacak. Ona göre “Böyle giderse. çoğunluğu elde etmiş oluruz. Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi... güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence.bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı." diyerek ortamı rahatlattı. berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler.. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Ses tonunu yumuşatıp. Geri dönerek kapıyı kapadı. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Med’i unutamamıştı.Üyesi. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında... haberiniz olsun. Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Yatağına uzandı. Bu kez daha derinden hissediyordu." dedikten sonra tekrar 9. ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. Ber. Maf." diyerek dile getirdi. Mağdur durumdalar. mahcup olmayayım. O derin bakışları. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı..00 sularında ‘Artık yeterli.” Ber. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı.. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Geri kalan saatler ise havadan. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Hatta söylediğine pişman olmuştu. her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. elleri kolları bağlanır." dedi. Güzel fiziğe. Hatta. yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti.. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Son günlerde." dedi Yargı 2. Üyeler. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz. “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Yargı 3. Ber.. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Ber olacak.. Sadece şort giyindi. kötü davranış.. Yanıtlamakta gecikmediler..’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra. Saat yarımdı. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri.. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi. bakışın anlamını iyi biliyorlardı. parlak gözleri. dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Saat 23. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı." Güvenlik 9. ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı.. sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum. Salonu inceledi. sudan konuşmalar ve bol bol yemeler.." derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. ısrar edemedi... içmelerle geçti. Med kimdi?.. sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi.. 29 30 . Ber. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım. alçaltarak. ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Tuvalet dahil. Serbest kalsın artık.. "Sizden ricam. Üstündekileri çıkardı. Maf. Ama. hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti.’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular.. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını. yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum. baskı görmemesi.. zamanı geriye döndüremezdi. Telefonun fişini çekti. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin.

." "Çıt!. gözlerini açtı.." "Uyandırma servisinden arıyorum..’ diye düşündü.." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi." dedi. Gözlerini ovuşturdu.35’i. Yatağından fırladı.. alkolün. "Az önce aramıştınız.. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. "Alo!... az önce arayan bayana aitti. Duvar saatine baktı. Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama. Sesler serileşip.." "Rüyadayım!.. Ber. uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. *** Sabahın 07. Çıt!.." "Rüyadayım!. gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi.. Rü-ya-da. yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Yatağına uzandı. kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu... Ahizeyi kaldırdı. Yorgunluğun." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. Çıtçıtçıtçıt!. Çıt! Çıt!.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber..." "Ber bey?... Tekrar telefon ziliyle uyandı... Gördükleri karşısında çığlık attı. ışığı söndürdü.. Sabah saat 7. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak. Kanepeye uzandı. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı.. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "En iyisi soğuk bir duş almaktı. Uyku. Çıt!.. 31 32 . "Alo!.. Tüm ışıkları söndürdü. bu şekilde yazmak zorunda kaldım. Titrek elleriyle. "Lanet Olsun!.... Ber..yııııııımmmm!" Ber." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.... Ber. Ama inanmıyordu. Onlarca soru akın etti... ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. ışık düğmesini açtı. Gözlerini yumdu. Çıt!... "Tekrar uyuyacak gibiydiniz.. Ve genel de uyurdu... Çıt! Çıt!. "Galiba rüyadayım.Işıklar gözünü alıyordu.." Duş iyi gelmişti..." "Çıt!..." Ses.. Çıtçıtçıtçıt!. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı.." Ber." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu.." kanısındaydı... ama yinede teşekkür ederim..... Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi... Kurulanmadı. Heyecanı biraz hafiflemişti.. Işıkları söndürmeden uzandı. uyumak için düşüncelerini rahat bırakır." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise. "Ben öyle bir not bırakmamıştım.. Lanet Olsun!. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi. Çıtçıtçıtçıt!. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı.. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?. buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum.. Ber..." "Rüyadayım!.. makbule geçti. ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu." Ber.... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Đrdeleme yapmaz. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. beynine. Ayağa kalktı. Uyuyakaldı. Acıları geçici de olsa unutturan.. şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu... Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı... "Çıt!.. Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı.. Telefonun yanıt vermeyince. en iyi alkoldü." "Evet! Benim. Rüyadayım!.. Sürekli çaldırıyordu. Çıt! Çıt!. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Çıtçıtçıtçıt!.

Okey?" "Az sonra görüşmek üzere. "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek.. içeri girmeye namzet icra görevlisine. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Đki büyük. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Her zaman hizmetinize hazırız." diyecekti. açılan kapıyla verildi. 33 34 . sonuçta almıştı.. Đfade tarzı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli. ben sizi arıyayım. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres.. Çalınan zile yanıt. benim adım Gecetel. düzeltti.." dedi." "Yanlış anlamayın." dedi. nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu. "Sizden özür diliyorum.. Ber.... Böyle olması da gerekiyordu. Ber’e." içerikliydi. Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu..." onu motive etmiş. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular.. Görevli.. Görevlinin konuşma tarzı. ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi." diye sorabildi. Adres tarif etmek zorunda değildi."Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın.. "Evet!" diye yanıtladı. yada eşyaları haczedilip. 6 *** Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. net ve temizdi. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen. Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Beş denemeden sonra yanıt geldi.. avukat Ber’e ve sürücüye." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın." "Rica ederim. sabah girdiği duruşma sonrası.. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Kendisini tebrik etti. sadece merak ediyorum. Đki dosya için işlem yapılacaktı. özel sürücüsü kanalıyla.. Çünkü.. buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. kusura bakmayın. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi. Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu.. "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz.. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu. iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış. taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu. "Uyandırma servisi." Ses güzel. karşı ses. "Bu işleri bilirim.. Mantıklı ve en gerekli soruydu. çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Düz ayak evin kapısı açılmıştı.. Ad kentinin. icar dairesine.. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Meşguldü." "Benim için sorun değil. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu.

eli boş olarak köyüne dönecekti. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. ana bayilere ödeme yapamaz oldu. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Kadın.. Yumuşak tonda.. ıslatıyordu. çamaşır makinesi. Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu." diye devam etti. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. "Maması bozulur. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı.Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp. Ber. içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. duygulanmıştı. Görevli. Babasıyla aynı köyden olan annesi. Serileşen gözyaşları. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi. gururuna yenik düşmüştü. Babası. bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Görevliye teselli vermek istercesine.. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli.. diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi. kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak." belirtti. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. sert içerikte devam etti. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi. Gururu yok eden ise analık duygusuydu.. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış." dedi kadın. "Hanımefendi!."Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu." dedi.. şimdi." Oluşan ortam nedeniyle görevli. Ber."Kocamın işleri çok iyi idi.. vitrin..." Görevli. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine." Konuştukça açılıyor. geçirmişti?." dedi icra görevlisi. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca. suçluluk psikozuna girdi. Televizyon. Eli boş geldiği El kentinden. kadının dilini çözmüştü. "Siz de haklısınız." Bu sözler dahi. "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız. bulunanları etkilemişti. evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı.. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım. Ber. kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti.. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı. bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. kadının görüntüsünün. Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. neye karar vereceğinden emin değildi. gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız. Çenesinden. açıldıkça rahatlıyordu. Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi. Kadın.. Günah çıkarma. elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır." Đçten gelen konuşma.. Annelerinin bu durumu. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Ber. yemek masası takımı. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu. Biz Devletin görevlileriyiz." dedi. "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Đçini çekerek devam etti. buzdolabı. şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı." dedi. Görevli. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. 35 36 . anlatı. iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış. ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz. Çocuğuna yönelik sevgisiydi.

. Ona 37 38 . siz gereğini yaparsınız. Başıyla onayladı. yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. Ber... Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. Bu gözler?." diyerek yanıtladı... sordu icra görevlisi.. hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Sokaklar birbirine benziyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu.. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. daha fazla karşı koyamadı. Hesabı sonra yaparız... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım.. "Ben dışarıda olacağım... Kadının.. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi.. Bir başka sokağa geçiş yaptığında. vücudunun aniden ürperdi. N’oldu size?.. Ber’in tavırlarından. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu. sürücü ise dikiz aynasından. fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. sürücü. Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu.. "Çocuğum için!." diyen icra görevlisini. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. araba ilerledikçe rahatlıyordu. "Yardım edin de arabaya bindirelim." dedi. bulunanlara. "Komşu. kendi kendine. "Az önceki olayın etkisidir.. Gözlerini açtı. Ne olmuştu kendisine... Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Ben iyiyim. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu.. Yürümekte zorlanıyordu. O dönemi anımsadı." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. "Merkez Hastanesine gidelim. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden. "Galiba güneşte çok yürüdüm. Kadının peşi sıra gelen görevli.."Galiba kendimi çok yoruyorum. kahve içmeye gel. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?. Ber’i inceledi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı.. gölgelikten yürümesine devam etti. "Derhal efendim." Đcra görevlisi." Ber’in taksiye bindirilmesiyle. Ber. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı. Đcra görevlisi..." ısrarlarını olumsuzladı. garip sesler duymuştu.. Bazen olur ve geçer. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. fark etti!." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?." "Yok canım! Endişelenmeyin. Bu kez sokağın kenarından." diyerek çözümledi rahatsızlanmasını... rengi ve ışıltısındaydı. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız. kulağı çınlamaya başladı.... "Halüsinasyon görüyorum." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu." Bu gözler dairesinde. öylesine yürüyor. Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Emin misiniz?." diye düşündü. telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. ana caddeye çıkıldı." Đcra görevlisi. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken. Bu düşünce gittikçe güçlendi.. Ber. Parçalı beyaz bulutlar. Kadının etkisi altına girmişti. Gözleri bulanık görüordu. kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu...Görevliye." dedi.. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Yine yalvarıyordu. "Bizi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı.. düşünsel karmaşasını fark etti. "Tanrım!." düşüncesi oluştu. Çevrede kimse yoktu.. Haciz bölgesinden uzaklaştı." diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek. Duygularını işine karıştırmamalıydı." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı." diye. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış.. Midesi bulanmaya. yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal.. Sokaklarda rast gele yürüyordu.

. Onun bu sorunu çözebileceğini. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi.."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok... Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. Borçlunun ukala." Ber. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu. Gerçi Sürücü de. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu." Đcra görevlisi. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. "Hangi hareketi?" diye sordu. Kim bilir kendilerinin ve "Otelde. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum." dedi borçlu.. Araca biner binmez." Ber." dedi icra görevlisi." Ber. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası." dedi." Görevli. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler.. 39 40 . Ber’in aklına Maf geldi.." dedi. çaresiz tonlu sesle. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi." Ber." diye karşılık verdi Ber. Ber.. Irak liderinin biyolojik. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. "Durum buysa. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. işe yaramayacağını biliyordu. Đşportacılar. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. Görevli." dedi.. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı.olumlu yanıt vermeliydi. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi. şurada... Mal beyanımda da belirtmiştim. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar.. "Elleri boş." dedi .. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım.... haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. "Aksi takdirde. birazda gözüne sokarcasına uzattı." Uslübünüzü düzeltmezseniz.. Buna rağmen büyük çoğunluk. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona." dedi. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi." diyerek uyardı. çünkü eşimle boşandım. borç benim borcum. alaycı tavırlarına içerlemişti." Borçlu. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi. "Valla. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını.."Đşyeri benim eski eşimin adına. kahkahayı bastı. Çevrede biraz dolaşmak. burada kalıyorum." dedi. açılmak istiyordu. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı.. beyefendiyi görünce anımsadım. "Rica ederim. gerekli incelemeyi de yapmıştık.. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. sanki.. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan.. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor.. Açıklardan yararlanıyor. borçluyu. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. "Param olduğunda ödeyeceğim. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. "diye yanıtladı.’ ödeyip." dileyerek atölyeden ayrıldılar. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. kısaca. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik.

ofisinin cam kenarlarına.." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği.. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi.. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip.” türünden motivasyonlardı. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul.’ diyorlar. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. başını iki yana sallayıp. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı.. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı...” özetle söz ediyordu. bu mümkün olmadığında. Bazı taşıtlar. Televizyonda. ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin.. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. kenti terk etmek dışında..takmak gerekir." Alaycı gülümsemeyle. Toplu olarak kalınması gerektiği.. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. herkes birbirinin ölümünü seyredip. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. halk arasında dolaşan söylentilerden.. suyla bolca yıkanılması gerektiği. soruya yanıt verme yerine. cami. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu.. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması.. Ber.. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini.. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine... Ber.. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından... " Đmkanlara göre.. Gözlerini duvara sabitlemiş." dedi Ber. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu.. ‘Maske *** 41 42 . çay doldurmak için mutfağa yöneldi. Ama hayat devam ediyordu. panik yapılmaması.. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü... kent merkezi yönetimi başkanı.." diye sesler çıkardı. bina altlarında bulunan bodrum. Ber’de medyanın verdiği haberlerden.. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi.. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı. Genele uyma. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus... Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. yoksa.. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!..... Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. yapabileceği bir şey yoktu. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. onları buna yönlendiren.

Duruşma hala neden başlamadı.. Sağkol. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. katıldı. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol.. Bu kez ‘Aferinliydi. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı." dedi." demişti. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. Ber. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Duruşma salonunda bulunan Ber. Yazman kadın. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. -hele. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. Đlgili dosyasını masaya açtı.. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. görsel medya temsilcileri. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. neyi bekliyorsun?. Yargı üyelerinin ve 43 44 . önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu." Ber ayağa kalkarak bekledi.. bu duruşmada sanık avukatıydı. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. Görünüşü. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada.Ber. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. mekanik daktiloya.. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi.. artık. Ber’e. haberci." Ber. Yargı başkanı. durması gereken yeri seçebiliyordu. O.." diye anlatıyordu.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. "Anti-Hafif 8. "Ortalık alevlenebilir. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci.. Duruşma salonu. Kameralar sürekli açık gibiydi. Ber. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. "Karşı taraftan da epey adam birikti. Ber’de. Çünkü. En son Artsa. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata.. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. gruptan ayrılarak yanına vardı. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. kızgın ve küçümser bir tavırla.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Ber. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. Bazıları karartı görünümündeydi.. ucundan Maf’la ilgiliyse. kendisini dışarıda bulabilirdi.

. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini. adamı ben öldürdüm. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı.... Ber. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Dikkatli. ‘. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi. kravat takmış.. Su istemek. bir tarafta benliği. Ber. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi. Đkinci adını hatırlayamadığı. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Yargı Başkanının. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı.. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı. Temiz takım kıyafetli. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup.. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman.. Ve yuttu... SahFail ise. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y... Bakışların ağırlığını duyumsadı. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi.’ Ber düşündü.." belirtti. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu... ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Maf’ın yeğeni. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı.. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş... Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar.. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu.’ havası içeriye yansımıyordu... Boğazının kuruduğunu hissetti. Gözlerinden güzellik okunuyordu... Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa.Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Ber. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi. gerçeği itiraf etmiş. Ber. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2..’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Ber. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. Bütün gözler de kendisindeydi. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı." sorusunu yöneltti.. Yargı başkanının.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı. "Müşterim SahFail. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti." dedirten yükseklikteydi. Yargı başkanının.. Yargı başkanı. ‘Dale. nefes almakta zorlanıyordu.. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu.... Boğazı düğümlendi. Suçsuz olduğunu. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği 45 46 . iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu... Bunun yararı oluyordu. Öksürdü. Bir tarafta Medya temsilcileri. Yanlış anlaşılacaktı. Söz sırası kendisindeydi." ekledi... Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı.. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı..

Ber. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner.. Devletin avukatındaydı söz sırası. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı." Markız telefonda. Olanları izlemiş olmalıydı. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Ber. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. Çay iyi gelmişti kendisine. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. fısıldaşma serbestisi vardı. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında." diye çapkın bir kahkahada eklemişti. "Yemeği dışarıda.. izleyici locasında oda vardı. Çünkü. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı.. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti... Evet. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti.. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. çalan telefon zili sonrası Mus’un. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. masaya koydu. şimdiye kadar. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. başkan dahil.. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. salata ve ayranı.. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Falıma bakarsın. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı.." Yargı grubu.. Ta ki. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu.. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti.. shov’u göstermediğini.. Kapatılan telefon sonrası. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. SahFail’in ise. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. "Kanıtların yeterince toplanmadığından. Ber. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. suçun vasıf ve mahiyetine. Cezasını çekmeye hazırdır.." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın. *** *** 47 48 . Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi. Ber’in oturumda gerekli eforu.. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca.. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı.. Sigara yaktı. Markız.. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. fazladan bir açıklama yapmasına... "Kahveyi senin evde içeriz. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu.. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. gerek yoktu.." diyerek kısa kesti. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu." demiş. Devlet avukatı. Yorulmuştu.Öylece yarım saat kaldı. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. " deyişine kadar. Ber. doğal olarak kabul etti." dair söz verdi.. Ber. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. Bu kez kabul ediyordu. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar.

keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi.." diye seslendi. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen.. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler.. Şef garson kendilerine nefes alma. anlamlı ve masum bakışları. bireysel kuralları. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı... yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. 49 50 . uzun zarif elleri. Ber.” deyişini anımsadı. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu.. içecek olarak kırmızı şarap istedi. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Đçsel gelişimi. Markız devamını beklerken. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu."dedi ." Klasikti. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu.. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. fakat yeterliydi.." dedi Markız.. Tüm çalışanlar. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. Ber’in.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. Markız.. bir şeyler elde etme art niyeti. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Gözlerini Ber’den kaçırarak. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. toplumsal baskılar.. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. etrafı tanıma fırsatı vermedi. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri.." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Markız’ın güzelliğini. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. hafif gülümser yüz ifadesi. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. küçücük burnu.. Ber. masanın mezelerle. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. senin pek yakışıklı olmasan da kibar. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. kaprissel yapıları. karşı tarafa iletmek yeterliydi... bir başka güzel görünüyordu bu akşam. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı.. Ber. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. Reddedilmeye tahammülü yoktu.. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. gizemli. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. Đçseli.." dedi.. Bu yönde bir yasa da yoktu.. boş vaktinde yaratmış. Her keşif. Ber. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. Markız. "Markız!.. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız.. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi.

. burnunu kapatan da yoktu... Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar...... Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi.. "Söz. "Đşletmemizin ikramı... "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu." anonsları duyuluyordu. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı.. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu.. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs..... eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. yere yığılmış yaşlı eşini. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler.. restoran da hareketlilik başlamıştı. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi.. "Evet!.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. bir isteği olup olmadığını sordu. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. Markız yanan sigarasını söndürdü. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. olabilirim. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu... Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı.." diyordu. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu.. Bu ses. her şey çok güzeldi. "Kalk Hanım!. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu.. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. Çocuklar merak eder!. Kahve Ber’in evinde içilecekti. "kesik kesik siren sesi. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. "Bir emriniz var mı?" diye sordu. Ad kentinde bu davranış sonucunda. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. yüzünü." Markız ile Ber.. bağırışlar. Elektrik kesilmişti.. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. Burada içmenin bir anlamı yoktu. birbirlerine gülümseyerek baktılar.. " diye yanıtladı Ber. Kendisine yediremezdi. Ber’de benzer korkular içindeydi.. Evet! Evet!.. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. Hatta annem bu parçayı çok severdi.. elinden çekiştirerek götüren babasına. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki. minibüsler. Sanki daha önceden. korna sesleri.. Güzel!." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber.." Küçük bir çocuk. ilgilenmeliydiler. Şimdi. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. Otobüsler.. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı..." diye yanıtladı. Sakin olun!..." "Yanlış anımsıyor. Kapılar kilitliydiler. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. Yaşlı bir adam. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. Boşları toplayan garson. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. 51 52 . Onlarda genele uydular. dışarı çıktılar. Taşıt sesleri. "Baba!.. radyoda her çalınışında eşlik ederdi.." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu.. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. paniği pompalıyor. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. Berde Markız’a. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. Gelen hesabı Ber ödedi.. dolmuş. "Teşekkür ediyorum. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. Kesik kesik gelen siren sesleriyle. ağzını.

." "Efendim?. sanki. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı. Arka kapıyı açtı.. Böylece.." diye fısıldadı Markız. bir şeyler içmeliydi. bir şişe suyu rast gele koyup. ikiletmedi." atasözüne muhatap olmak istemiyordu. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. "Lanet olsun!. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu... yakınlarda bulunan 2. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti. Dayanamadı.. Ber... Aniden geri indi. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. "Bir başka zaman." ortaya çıkaranlara lanet okudu."Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık... aşırı nem. Ön kapıyı kapadı. evine varıncaya kadar "Körfez krizini.. Bu kez sadece gülümseyebildi. "Kasap et derdinde. Hava sıcaklığı. "Atla!. Uyanık ve ayık olmalıydı.. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı..." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi.. Aynı sesin sahibi...Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. "Ölmezsek. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız.. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi. Bedenini gerdi. Ber... banyodaki askılığa astı.." diyen sürücü konumundaki market sahibine: Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu. "Gerinmek yarı boşalımdır.... Çevresine baktı. En azından birini açmalıydı. beddua etti. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu." diye bir ses duydu. Hem... Kendisine sesleniliyordu.." "Lanet olsun!. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. Boğazı kurumuştu.. Tanrı’nın günü çok!" Ber. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. Hemen ön koltuğa kuruldu. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Savaş uçakları karanlıktaydı." diyordu kuruyemişçi.. Evlerine varmak isteyenler. 53 54 .. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. "Ber Bey!. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba..... "Tantanadan camları indirmesinler. "Çok teşekkür ediyorum... Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı... görünmüyordu. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. koyun can derdinde. Ama." dedi Ber.. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu.." Birleşik devletin." *** "Kepenkleri de kapat oğlum!. Başka kentlere kaçmak isteyenler.. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. içeceği alkolsüz olmalıydı. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.BD. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi. Bir arkadaşının dediğini anımsadı. Kulak kabarttı. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı.. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. Telefonu kapadı.. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. dünden kalan ekmeği. Ama ısrar yararsızdı. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu.. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Yağma falan olabilir. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Markız’ı unutmuştu. Atla!." diye bağırıyordu. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar." "Lanet olsun!..

. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın." dedi Med.. Sessizlik girdabındaydı. Mantık ağları dağılabilirdi.. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi.. Ber.’ yarar ve zararını düşündü." Ber apışıp kalmıştı... "Görüşmeyeli epey zaman geçti. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. ‘Sırlarla dolu.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti... olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?.. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü... Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı." "Sen bilirsin." Ber. Ses.. Çocukluğunun geçtiği El kentinde.. Bir süre hiç konuşmamıştı. kapatabilirim. Ona anlatmadığı bir şeyi." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti.."Çoğunlukla onlarda olsa bile." Med. Annesinin amacı. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı. Daha fazlası olmalıydı. Şey-tan-mı-sın?. Bana zarar verdin... "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med.... Altında senin adın yazılıydı..." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim.. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu..." dedi. "Bazı karşılıklarım espriseldi." "Olağandışı yeteneklerin var.... Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. Bunlar. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. ev ortamı. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca... "Bir sen eksiktin!. "Şeytanca işler yapan şeytan olur... olanca yumuşaklığıyla. Bu arada neler yaptın?" Ber.. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu..." dedi hayıflanarak." "Hiç sanmıyorum!." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri. "Ber. Korkuttun. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek.. Senaryo böyle düzenlenmiş." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok... on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini. "Sen!. Bir karara varamadı. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine. "Ben... onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde.. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim.." "Bunu hak etmiştin. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini.." "Daktilo sesini unutuyorsun!.. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı..." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum. Peki telefonun fişi?. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını. "Ayrıca. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi... heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu.. Sesini yükselterek. Yoksa. " dedi.. ‘çok sıkıntı çekeceğini.. Olağanüstü yetenekte olan cinler. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı. "Nasılsın?. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı.Bu saatte arayan kim di?. gizem... Ber üzerinde korku. Lütfen!.. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı. Med ve ekledi. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. 55 56 . Füzelerden korkmana gerek yok. Kendisini oda dışına göndermişler. "Rahatsız ediyorsam.. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti." dedi Med. Med!" Onun. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. Med’in sesiydi. geceleri gördüğü kabuslarından. Annesinin. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak." dedi." "O yazılarınla beni ürküttün.. "Beni rahat bııraaakk!. hatta içtiği sigaranın cinsi. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı.

Sesi hafif kızgındı." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı." Yanıt beklemiyordu.. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. Saddam’ın. Med’e.. Med.. "Saddam’ın. tutmuş.." diye yanıtladı. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. kendinden emin ve güven vericiydi.’... Sesi. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı.. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var." diyerek merakını giderdi." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber.. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu. yanıt vermemişti. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden. Zarar gören halklar ve bireyler oldu. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı.. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi." kehanetleri gerçekleşmişti." Ber.. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu.. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar." dedi. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar." dedi Med." Ber. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. Sonuçta.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?.. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu.. galiba. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken.. Bu kavram da. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum.. yaşlılar... Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. Ses tonunda alaycılık yoktu." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo. " Med. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti. "Ad kentinde bulunmuyorsun." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi. "Avukat olma.". Düzenleme grubu senaristleri... içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar.. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım.... "Unutmayın ki. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. rapor..... Her neyse.... "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor... "Rapor.. Başka ülkelerde de. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi. soyut bir kavram. Devam etti.." Ber. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü.. ‘Hukuk Fakültesini bitirme. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım.. "Okumuş adamsın!. " Saddam. Ber’in. Hocanım..." "Aynen öyle. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın." 57 58 ." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi. küçük bir ülkenin...’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. zamanında atmış.... buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu." dedi Med. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler.. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir. Bu kadar rahat olduğuna göre. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki.

" dedi. Kızmıştı." "Eeee!. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan.. Kaldırım taşlarına oturdular." "Pes doğrusu. Hüs. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın.." diyen Med. Bu karma salgı.." dedi.... sigara tüttüreceğim. Ber. 8 *** Sıcak gün. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. Buna sen sebep oldun!. Yağlı ter. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım. Kaşınan ayaklarını ovaladılar.. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular." "Şaşırıyorum. sanırım!" "Evet! Ben oldum!..... on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı.. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim.. "En azından benim için öyle." dedi Ber. Tümü. “Aç kalsaydık!. Hüs." dedi Ber.. ‘Oğlum’u’.. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. bunu da bilirse pes diyecekti.. " diye yanıtladı Ber... Ekmek... Sanki vücudun deri altı yağı. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp...” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı..... su işlevini görmüş. Ama izmarit değil ha!. "Pes!. yüksek oranda nemli havayla. ‘ğ’siz. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem.". peynir almasaydık!.. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. Gelmeyince konuyu değiştirdi.. Yağlı ve kaşıntı vericiydi. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti.. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek.." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. Has... Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez.. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. "Olum!" dedi. bu yorgun. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. insan vücudunu ıslak kavuruyor. Bes ve Kur isimli onüç. "Neyse bunlar uzun konular. ikiyüz elli gram beyaz peyniri... terletiyor.. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. "Ama. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. Has. ovaladıkları bölümdeki kirli renk." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri.. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Güneş.Ber’den tepki bekledi." Kur. "Ben 59 60 . bitap halleriyle. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı.. "Nedenini biliyor musun?. "Bir gün zengin olursam." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu... " dedi. .

. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi.. sallardık aşağıya doğru." diye sordu. Sessizliğe boğuldular yeniden." dedi. " Ses titrekti. yav!. hafif gülümseyerek. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. Kur.. "Yav. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı." Bes. Bes. "Biz burada kaldık!. Niye yalınız Beylo?" "Olum!. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi." sözlerini tamamlayamadı. Has.... Has. Kur!. Ne istiyorsun?." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. "Hangi işe?" diye açılım istedi. benim kafam yatmadı bu işe.. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. Kur.. "Olsaydı binerdik. "Söyle lan?.." dedi.. Hüs. Cevap versene lo?. "Sen sus! ‘Acıktım.." dedi. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik.. "Kimse getirmiyordu beni buraya.. Akşam olacak!" Bes."dedi. yarım saatte evlerimize varırdık.. Amca!.." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan.. "Hadi dua edelim!. Hiç yürüyecek halim kalmadı.bittim. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi... elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı.. Has’ın tokadı suratında patladı. yanında biten Has’a "Ne var?. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. "Amca!." Hüs. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti.... olgun rolü kaptı ortamdan. zorunlu konuşacaktı... inatla Has. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür...’ dedin." dedi. Sokakta mı yatsak?..." diye seslendi. başını öne eğmekle yetindi. sessizleştiler. ömrümde görmedim... Has. Yakasından tutarak sarstı onu.... adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. bizi de acıktırdın. "Amca!" diyordu bu arada. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı. Geç söylenmiş bir uyarıydı. Ne yapsak?..." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu... "Bisikletimiz bile yoh lo!.. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler."diyerek araya girdiler.. böyle bir şey söylememişti. sorularını ünlemli yöneltti. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi... Yol paramız yok abi!.. Bu fayda etmedi. "Yav! Ya. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı."Olan olmuş yeter.. Bes. Kur ağlamaya başladı. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. renk vermemeye çalışıyordu.. Yalan söyledim size. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar." dedi. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı. Bilgiç tavırlar takınarak.. Sonra durgunlaştılar.. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi.. "Saddam’ın." Yanıt beklemeden devamını getirdi. demişti." dedi. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. Konuş lan?. 61 62 . Apartmanları gözleriyle tarayarak. Nefes nefese kalmışlardı. Has. Has. Has. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. "Yerde para buluruz belkim.. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. Şimdi konuşması daha yararınaydı.... Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!. Ben bu mahalleyi. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı. "Yok.. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti. yutkunarak." Kur. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı. Adam......" Sorunun muhatabı Kur.. "Amca! Niye vuruyorsun. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!.. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak." dedi.." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. Değil mi Kur’o?." Bes. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak... Hüs.. "Babam.

’u kullanmadı. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. isimli kişiye dönerek. Bugün cumartesiydi." diyerek önce kendisini tanıttı. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. Beklenen zil geldi. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. 9 *** Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. "Doğru mu.. Her hafta sonu temizliğe geliyor. ‘Söz Uçar. adını anmak ondan söz etmek istememişti.. Kapıcı. bazı hatalı davranışlarından sonra..." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek.. dişini fırçalamıştı. yazı Kalır. hem de çok temiz. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. "Burada neler oluyor?." dedi. ‘Hoş bulduk. sizde bizimle geliniz!" dedi. Eliyle. bıyık tıraşı olmuş." diyerek ekip otosunu işaret etti. "Ben Yalşik!. Markız oturmadan bekliyordu. ağzından dökülen "Ev senin.. spor kıyafetlerini giyinmiş." dedi tatlı gülümsemesiyle. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. 63 64 .’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu.." "Temizlikçi bir bayan var. Orada anlatırsınız. "Hadi dolmuşa binin. uzun saatler onu bekliyordu. rahatına bak!” Ber. yıkanmış. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak." Yalşik. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. "Bir isteği olup olmadığını. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. Etrafı toparlamış. çocuklar?" diye sordu.. "Sen mi temizliyorsun?. parfüm sürünmüş. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti.. Ber. Ber. Markız’ın. "Hoş geldin. Markız’la baş başa evde kalabileceği." diyerek yanıtladı. Güvenlik görevlilerinden biri.. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. Lütfen. Özel bir gündü. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. çok klasikleşmişti. "Teşekkür ederim... Göz kırparak "Emrin olur. salonu incelemişti." sordu... bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü. Markız. Kapıcı.." diye yanıtladı Markız. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı.. Olumsuzlama anlamında başını salladı." dedi. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. Markız’ı her iki yanağından öperek. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. önce atıldı.. Annesinden de bilirdi. "Ayakta durma. Annesi tanık olmadığı halde. "Ber! bir bekar evi için hem lüks."dedi." Adam. Yel’in.... "Yine. "Karakola gideceğiz. "Ev senin.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. sakal. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor.

"Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. iç çekerek. Markız... Müzik setinden çıkan ses. esprisel bir yaklaşımla.. Buna inanmalısın. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu. Ber’de ona katıldı. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı. Ber. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. "Kızma canım şaka yaptım. 65 66 ." Markız... Bu arada..." "Eee?. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti.."Seni ikramlara boğacağım bugün. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı." Ber. "Eeee!." Markız. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak.. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu.. "Temizlikçi... içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. bu son sözlere gözleriyle. gülümsedi. işlerden konuştular." sözcüğünü yineledi. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. Yanıtı bulmuştu." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu." dedi. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca. Bir iddiam da yok... Havadan.." Konuyu değiştirmek için.. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. "Tuzak bir soru.. perdeler tamamen örtüktü. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. Ber'in gözlerine baktı. ortamdan etkilenmişti.‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?.. Belki sonra. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde." dedi. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı.." Markız. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. kahkaha atmaya başladı.. Ber." diyerek de vurguladı.. içinden. "Bir ara bana bir parça okursun. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor.. Yoksa. Harekete geçti. Đşim iş... "Sen özellerin özelisin.. Ortam ısınmıştı. "Peki." diye geçirdi."Ben her isteyene rast gele parça okusam.." politik yanıtını verdi... "Yoksa rahat uyuyamam!. rahatlamıştı. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. "Temizlik de. endişeyi yorumladılar." dedi. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek ." dedi. Markız. sevgi duyumsatan bakışlarla." dedi. Ya Markız." Devamını getiremedi. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber.. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. pembeleşen yüzüyle Ber. incinmiş nazlı kız rolüyle." diye de ekledi Ber.."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Ama... Markız. "Hocam. "Yoksa. bunun nedenini soracaktı. Vazgeçti. yani... Ortam yeniden ısınmıştı. Ber." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum." Ber.. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi.." diye ekledi. galiba ilk teklifim sana olacak.. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu." "Müzik sesinin de." "Ben. "Yoksa?. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor. "Şimdilik erken. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti. Markız. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem.. Onu güldürmek hoşuna gitmişti. sudan." "Hamarattır sağ olsun." "Yoksa. Pencereler açık olmasına rağmen. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. Sözcük bulamadı. hamarat biri olmalı!" dedi Markız." diye düşündü. "Beni bağışlamanıza sevindim.

"Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı.. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle.. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu." Ber. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı.."Mutlu oldun mu?. Telefondaki yankılı ses." "Merak etme.." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin.. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı.. "Çok ileri gitmeyelim. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. Bu onları tüketmişti.. teklifi reddedecekti." "Teşekkür ediyorum. Đnişli. telefonun zil sesi duyuldu... Dudaklarına öpücük kondurdu.. sert ve ürkütücüydü. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. Senin yorulmanı istemem.. Zevkli anlar. "O. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu. yanlış çevirmişsiniz. süren eylemlerine.. Bu. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti. "Böyle biri yok! Sanırım. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. çıkışlı bölgeleri de dahil. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Hafiften kendisini çekiyor." diyerek kapattı.." diyerek.. saçlarını kuruttu ve taradı." *** 67 68 . Sen de yarın dinlen. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı. Sanki tek bedenleşme..." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Đnce ve kalın nefesler. Öyle ki.." dedi.. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı.. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde.. Beklemeye gelmezdi. Temizlikçi teyze gelecek. Ayrıca.. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla... bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti." diyerek yanıtladı Markız. Bu evde.... Ev temizliği yapacak.. gibiydi. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi... "Ne olur?." dedi.Ber. Birbirlerinin bedenlerini.." dedi. Kendisini zor frenledi.. Sürekli olması dileğindeyim. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. "Bugün bir başlangıçtı.. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu.. Ruj ve allığını sürdü. Her kıvrımını. Markız. "Yarrııın.. işinin ehli.. Duşu birlikte aldılar. Evet dudaklar devamını istiyordu. "Teşekkür ederim." "Ben de.. Giyinmeden. Giyinirlerken... ihmal etmeksizin yokluyorlardı. Ağızdan ağıza geçen salyalarla.. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi... Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Đki ayrı beden. birbirlerini koklayarak. Tüm benlikleriyle. Ber." diyerek yanıtladı Ber.

"Senle seks yapmak istemiyorum. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı.. Ber. Bedenini para karşılığı.. Maddi durumundaki iyileşmede. Korkularının üzerine gitti. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum.. Son ilişkiyi... Ber.. " "Açık konuş! Kıvırma." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?. Đşkence günleri... "Sen bilirsin.. Tatminsizlik.10 Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları.. çabucak soyundu.. Đstemiyorsan görüşmeyelim.. Ve bunun farkındaydı... Ama bugün yıkamayı başaramamıştı.. O anlamda değil de. Yel... Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu." Ber.. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu.. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu... Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı. "Neyse. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği. Soyunuk bir kadını. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.. Son bir kez dişini sıkmalıydı.. sevincini belli etmemeye çalışarak. Yoksa bana tav olan çoook!. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar.. Güzel duyguların. altın bilezikleri dahil soyunmuş.. "Hayır!.. Ber tavır koymuştu. işlerinin yoğunlaşmasında. isteklerin törpülendiği günler. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. Kendisine güvenemiyordu. Sarhoş olma limitini aşmıştı." diye sordu. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim.. Ber. Açılan şişelerin sekizincisiydi. Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti.. Aynı sıkı tavrı. Üslup ukalacaydı. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu.... hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma.. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. bir eli belinde bekliyordu. sesi akortsuzdu. bir bira şişesi daha açtı.. boşluk.... pazar günü geliyordu. Onla arayı bozmak..." dedi. Her haftanın pazar günü gelen Yel. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu. Küçük düşürücü.. Yinelemeler. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de.. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu.. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?.. Ne bileyim." Ber. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu. son birleşmemizi gerçekleştirelim.. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu..' tüm cesaretini topladı. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı. *** 69 70 ... Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı... Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. Ne olacaksa olsundu... O halde. 'Evet!.... paralı çevre kazanımında... istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha