Bahattin YILDIZ

,
1963 Mardin doğumlu. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını; Elazığ, Batman, Bursa, Kayseri illerinde geçirdi. 1987 yılında Đ.Ü.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca, "Büyüktür, Duyana; KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü; Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu roman, yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.

Bu romanda geçen;
kişi, kişilik, kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup, hayal ürünüdür. Okuyucunun, bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır...

Eserin adı Türü Eser Sahibi Kapak Tasarım

: Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ : Baran ADANIR Mahmut ADANIR : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri
Tepebağ mah. 13 sk. N.44 Tlf: 3519684 Adana

Dansöz Kıvırmaları

Düzelti

Đnternette Yayım Tarihi 1.Basım Baskı ISBN Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web

Roman

: 975-288-510-1 : Đnönü Parkı Yanı. Özel Sancak Apt. Kat 6 D. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3636352 - 0552.3767406 : starbah@hotmail.com : www.dansozkivirmalari.cjb.net

Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Elektronik ortam dışında ise; tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç, yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz, basılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Bahattin YILDIZ

Dansöz Kıvırmaları kehanet
1
"Uyarılan toprağın yarılmasıyla, bağrından fışkıran suyun, yansı kanalı ile denize doğru akarak, kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!..." Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. "Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diye düşündü. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; "Evi, Ad kentine taşıyacağız.... Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fiziksel görünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusal yoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. Bir süre sonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı... Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam, şimdi alırım. Ama, sen de biraz idareli kullansan!..." serzenişinde bulundu. Büro beşinci kattaydı. Bina asansörü bozuktu. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor,’ diye homurdandı. Otuz beş yaşlarında, çirkin denemeyecek kadar güzel, siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip, hafif şişman, esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle, gevezelikte hamarat;

Med’in kitabından.

işinde tembel, ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de, kızdı için için. Bula bula; bunumu bulmuştu... Yerli filmlerde geçen; genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan, çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken, iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Bıyık altından güldü. Görüntü öyle yoğunlaştı ki, ‘Keşke...’ diyesi geldi. Utandı... Yakıştıramamıştı kendisine... Beyninden sildi, attı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih; genelin arzuladığındandı. Ber, çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Ofise geri döndüğünde, sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi, merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Yel, yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla, kardeş! Bu büro çok kirli. Leş gibi bırakmışlar. Verdiğin paraya da değmez. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu,’ isminden uygunu bulunamazdı... Ama yinede Bayana hak verdi. Tek salon sayılabilecek; ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış, yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun, birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet, komşularla ortak kullanılmaktaydı. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere; belki mülkiyetini alarak geçerim, umuduyla kendisini rahatlattı. Ber, iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri; yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin," diyerek davet etti. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli; Ber’in iştahını daha da artırdı. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. Ailesel, bireysel her türlü sıkıntılarını, çalışmak zorunda kaldığını, evdeki çocuklara kendisinin baktığını, ayrıntılarıyla anlattı... Hayatı, onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Bana abone oluyorlar. Bu nedenle epey çevre yaptım,” Bu arada Ber’i süzüyordu. "Yeni başladığına

göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Çevreme reklamını yapabilirim." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok, kendisini ne sanıyor?..." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim," dedi mırıldanarak. Yel’in noktasız, virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel, samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!... Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Seni sevdim. Buranın yabancısısın. Harcanmanı istemem," dedi. Ber, başını eğerek, "Evliliği düşünmüyorum," dedi. Yel, yanıttan hoşnut kalmıştı. Ağzını, aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak, gülümsedi. "Beyimiz, evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?...” Ber, bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yağlardan, artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup, katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek," diye düşündü. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak, "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını... Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini," bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına, bir çırpıda anlattı. Bireyin psikolojik, biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini, anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. "Ellerin narin ve güzel... Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber, nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Sessiz duruşlardaydı.

Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Kocaman eller, bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle, "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur," dedi. Ber, hala bir karara varamamıştı. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda, olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle, gör!’ hallerindeydi. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Hayalindeki tiplemeyle, karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları, bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi; ‘Sadece şimdilik... Bir kezden bir şey çıkmaz... Neyi bekliyorsun?...’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Yel’in elini kavradı. "Lütfen!..." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Yapmacık olduğu açık, zorlamalı erotik bir sesle,"Bana nağme yapma!" dedi Yel. "Sen de istiyorsun... Titremelerini hissediyorum... Organın, pantolonu patlatacak kadar irileşti. Hala Kız gibi, nazlanıyorsun." Yel, önceki hareketleri yineledi. Ber, eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Kavradığı eli bıraktı. Yenilmişti... Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Bu arada Yel, Ber’in fermuarını açtı. Kemerini çözdü. Pantolon düğmesini kopardı... Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber, şimdi çırılçıplaktı. Yel,

onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Ber, konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.

***

Başlamak; bitirmektir. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş, üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur, genelde geçici başarılar elde ederdi. Fakat koşullar uygun olduğunda, aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Hatta yokluk, hiçlik, boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor; beyninin ağrıması, bacaklarının sertleşmesi, yutkunmada solumada, konuşmada güçlük ve halsizlik, gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma," isteği içini kapladı. Bu Đsteğe;"Saçmalama!” dedi içselinde. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... Sen de her türlü çok yoruldun," diyerek farklı bir yol denedi. "Nasıl istersen... Patron sensin!..." dedi Yel.

Ondan beklemediği, rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken, bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı... Yel, ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. "Arada yine ziyaretine gelirim,” dedi, göz kırparak. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı...

2
Ber, avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz, habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme, içme gereksinimleri, büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı... Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan, gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yengesinin, borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Mus, Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı."Baban... Büro sahibi... Mobilyacı... telefonla aradı. Bir de Yel abla geldi. Biraz oturdu, sen gelmeyince gitti. Aramanı bekliyor." Ber, listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının istemi hem yardım, hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Babası, kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına, düştüğü konuma hem kendi adına, hem de ailesi adına üzülüyordu. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti.

***

Mus,"Evden yemek getirmiştim, Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. "Sen bilirsin," dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Mus, kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber, Yel’i aradı. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Ber’in ‘alo,’sunun devamını beklemeden sözü aldı. "Avukat bey, nerelerdeydin? Sabah geldim, seni bulamadım..." Ber, sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Öksürüklerini engelleyemedi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. "Canım, hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından," diyebildi Ber. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Ama dinleyen kim?... "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın,’ diye not bırakmışsın..." Ber, bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye, kırbaçlanmaya, vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti... Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Yel, niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım, işler nasıl?..."diye sordu. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak..." dedi Yel. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım... Durumunu, güvenilir biri olduğunu anlattım ona... Senle görüşmek istiyor... Kim, biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel, konuşma hızını düşürdü, alçak bir sesle: "Kentimizin patronu, babası; ‘Maf’. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim... Beni sever, sayar. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım,’ dedi. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş.

Ber için bu çok güzel bir haberdi. Bir şeyler olacağına, önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel, sözünü ettiği ‘Maf,’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bu kıyağımı da unutma!... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde... Yakında görüşürüz. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Ber, müjdeli habere çok keyiflenmişti. Telefonu kapadıktan sonra; yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu; sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.. Zıtlıkları yaşamak, duyumsamak... Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım,’ diyordu sanki. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu... Yirmi yaşlarında, lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş, üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs, babasının halasının oğlunun oğluydu. Kısa boylu, yüzü çilli, hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi, ufak tefek harçlığını vermesi, arada ders çalıştırması, ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay, ufak temizlik işleri, telefonlara bakma, not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu... Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden, tütünden faydalanmaya başlamıştı. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim,” yinelemeleriyle alır olmuştu. Ber, “Bunlar; geçici durumlar, ileride açığı kapatırım,” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da; çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu.

Bu kentte doğup, büyüyen Mus’a; Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Mus; Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı... "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir." diyerek, "Yinede dikkatli olmasını; onun risk taşıyan biri olduğunu," ekleyerek sonlandırdı.

3
Ad kentinin, Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı, yıkılacak’ endişesi veren üç katlı, pencereleri; cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina... Çevre sakinleri, birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı... Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler, bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında, Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar, taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış, daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma, balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi, getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Yerel Düzenleyiciler, Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi.

***

Đz.01.Ber.3, Đz.01.Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor, iletisinde bulundu." Đz.01.Ber.2;"Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını, Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler," diyerek yanıtladı. Đz.01.Ber.4; "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?... Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı,’ işaretli olmasının mantığı var. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim," dedi. Đz.01.Ber.1 ; "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum," dedi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri, aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog, bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması, parçaların birleştirilmesi, kurgusu, sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı... Đzleyiciler, diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.

4
Ber, evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Biran önce evine varmak istiyordu. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak, ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. Öyle ki; "Beyefendi! Bu sana yaramaz!... Şunu al!... Yarın tazesi gelecek!..." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Reyonları gezerken yardımcı olma, ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında, bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız,’ isimli kızdı. Markız; enfes bir fiziğe, sempatik görüntüye, derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara, devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Ber, kısa sürse de onu görmekten, ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona... Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Marketçilikte yeni teknikler, çekici sergilemeler, reyon düzenlemelerin etkisiyle, müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar, çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ağırlığından, poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Sesin sahibi

***

yabancısı olmadığı biriydi. "Tanrım! Bu O!..." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ber, yanıtı heceleyerek, yutkunarak çıkarabildi."E... fen.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım," dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Ber’in ağzından "Ya sorun değil, alışkınım..." sözcükleri dökülecekken, içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?..." sözlerini tercih ederek, elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ber, belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme, yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Değerlendirmeliydi... Aksi halde; arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş..."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata; asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu... "Đmkanı yok!... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum... Rica ederim...Lütfen!... Hatta ısrar ediyorum," kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Markız, ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. "Marketten bir saatliğine izin almıştım... Đzin saatim bitti.... Belki başka zamana..." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak," şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Ber, Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla, maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek, bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış, gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Kahveleri Ber hazırladı. Markız, acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Ber, sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı

aydır çalışmakta olduğunu, lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini, belirtti. Markız, kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı..." dedi. "Falıma bakarsanız sevinirim... Ben çıkmak zorundayım. Sonra anlatırsınız bana, olur mu?..." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz," dedi göz kırparak. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Sonra vazgeçti. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu..." Çıplak haliyle kaldı. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni nefesleniyordu. Duş alma, tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu... Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

***

Dibi görünmeyen, derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Başı dolandı. Karanlık; kendisine çekiyordu... Đçinden kayan bir şeylerin... Benliğinin, ruhunun karanlığa düştüğünü, hissetti. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini... Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. .Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.

Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu... Bir türlü dibe varamıyordu. Đçinde, bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Karanlık; arada değişik görüntüler sunuyordu. Korkularıyla yüzleşiyordu. Ve korkuyordu... Ber, gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Kendisini geri çekti. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Terden sırılsıklam olmuştu. Uykusu kaçmıştı. Bir sigara yaktı. Sırtüstü uzandı. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar, hatırladıklarından daha çoktu... Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi, kaynağı çözülmeliydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. . "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi... Kendisini eleştirdi. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ölüm benim için, belki de herkes için bir israf, mirasyedi harcaması, olmaması gereken bir olgu. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Ölüm, başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin, emeklerin israfıydı... Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük," deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm, benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması, boşa atılması..." diye düşündü. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer." özdeyişi vardı. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.

Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi... Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır, bazen intihar ederdi. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini, hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü... Zil sesi duydu. Bakmaya niyeti yoktu. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ber, gözlerini açtı. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Işık parlaklığında iki göz. Đki mavi göz. Đrkildi, titredi. Tüyleri diken diken oldu. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gözlerini kırpıştırdı. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Görüntü kaybolmuştu. "Galiba halüsinasyon gördüm," diye düşündü. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Telefon hala çalıyordu. Usulca kalktı. Ahizeyi hışımla aldı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna; "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber, telefonu sinirle kapadı. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. "Lütfen kapatmayın... Sizinle konuşmam gerekiyor," dedi, önceki bayan sesi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!..." dedi Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen... Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım, sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için. "Bilinmeyen numaralar servisinden."

"Ama telefon benim adıma kayıtlı değil..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber, sözlerine devam etti. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor," dedi Ber. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." "Her ne ise... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz..." dedi yumuşak ses tonuyla. "Benim adım Med. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber, sinirli bir tonuyla, "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Kapatmak zorundayım. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti.. Aceleci, panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Ber!... Ber!... Lütfen telefonu kapama! Sen!... Sen!... Şu an çırılçıplaksın. Sol tarafında televizyon bulunuyor, Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!..." Ber, vücudunun ürperdiğini, saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Şaşkınlık, korku, şüphe, utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. Perdelere baktı. Hepsi çekiliydi. “Sen!... Sen!... Kimsin?... Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedi. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla, "Seni şaşırtmak istemezdim," dedi. "Ama, ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım..." Ber, soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Telefon ahizesi, bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin... Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.". Ber, bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için; "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk," teklifini getirdi. Kadın, kısa bir duraksamadan sonra, "Belki bir gün... O gün geldiğinde..." dedi. "Ancak..." dedikten sonra devamını getirmedi. "Evet! Ancak?...”

"Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber, için için güldü. "Tamam! Öyle olsun." dedi. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon numarasını ise vermeme gerek yok... Seni sürekli ben arayacağım. Neyse... Bugünlük bu kadar... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Bir tuhaf olmuştu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor, komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.

***

5
Restseyh restoranı, nihayet bulabilmişti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim, bugün servise kapalıyız!" Ber, bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu, çakır gözlü birinin, "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Orta alan boşluğu yaratılıp, dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf; elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. Ber, Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Uğultu kesilmişti. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. "Bu genç, sözünü ettiğim yeni avukatım!..." dedi, yüksek sesle. "Zehir gibidir... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra, bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu; ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi... Yerel Güvenlik 9.Müdürü G9Güv... Anti-Hafif 8.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı... Yerel Yönetim 3.Başkanı... Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi... Ses sanatçısı... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat,’ dan oluşuyordu. Maf, sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber, onlarla daha önceden tanışıyordu.

Ber; "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup," diye düşündü. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Bunlarla ilişkileri geliştirmek, sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Para, ün, güven, geleceğe emin bakma, meslekte ilerleme... ve daha birçok güzel şeyler. Hayali bile içini bir hoş etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... Evet!... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Bunu hissediyordu. "Đnanıyorum, okursun, ama adam olamazsın!" diyen babasına, "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum," diyen annesinin ruhuna, "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya, parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Bu akşam özeldi... Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı, tümünden. Ses düzeni önemliydi; boğazını hafiften öksürerek temizledi. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi; sırtını iyice sandalyeye yasladı, göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu... Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı... Rakı bardakları tazeleniyor, boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar, aşçılar, tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!...” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Ber, grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Maf, grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kısa süren sessizliği, kısa boylu, tıknaz, kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu; "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum," dedi. "Çok komik bir davaydı.

Ber bey, ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." Maf, dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Ne de olsa kendi avukatıydı, Ber. Yargı 2.Üyesi, biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma, alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... Yanlış hatırlamıyorsam; yedi aydır tutukluydu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık; suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Son duruşmaya Ber Bey, girmişti. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı, yönünde açıklamalarda bulundu. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı; cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Mendili, neredeyse kızın gözüne soktu.... Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki... Ber’in; ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum,> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince; kız çözüldü. Gerçekleri anlattı. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış, babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş, yalan ifade vermişti. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik," dedi. Birinin, "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı," demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Ber, kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla, "Evet!.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak, müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Ber, ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Maf, Güvenlik 9.Müdürüne, "Sizin kulağınız deliktir. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Sanırım Irak, bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Ayrıca bir başka cepheyi, özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir."

Maf, gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Hiç belli olmaz." dedi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla; Saddam, kuyruğu sıkıştığında kimyasal, biyolojik füzelerini damlarımıza atar." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı, gülümsemeler zorakiydi. XY Medya Temsilcisi, soğuyan havayı ısıtma amacıyla, "DevMalDen-Y.Dom isimli holding, ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." dedi, ağzından iştahlı sesler çıkararak. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi... Burunları bile kanamadı. Bir iki gün tutuklu kaldılar, şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?... Alan memnun satan memnun." dedi, Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi, avını görmüş avcı gibi atıldı; "Baba Maf, kaç kez söyledim; burada hayat yok, diye. Birkaç senet tahsilatıyla, birkaç firmadan, kişilerden alınan aidatlarla, ufak beyaz işleriyle, haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ," dedi. Nefeslendikten sonra devam etti. "Gel büyük kente, bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var, bir şeyler yapalım... Hep yanıtın olumsuz. DevMalDen-Y.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?..." Maf, üstte açılmış, yanlarında kırlaşmış saçlarını, sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. "Yaş geldi elli beşe. Yoruldum... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok... Olanla idare ediyoruz," dedi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?..." Maf, farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. Konular, konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Başlangıcı Maf yaptı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor, halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek- benim bu tür şeylerle bağlantım yok," dedi. Güvenlik 9. Müdürü, hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz... Biliriz... " dedi. Maf, anlatısına devam etti. "Bu nedenle, kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum..." Çevresini gözleriyle taradı. "Yarın güvenliğe teslim edilecek... Hak yerini

bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor... Mağdur durumdalar... Serbest kalsın artık," dedikten sonra tekrar 9. Müdüre döndü. Ses tonunu yumuşatıp, alçaltarak; "Sizden ricam; güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence, kötü davranış, baskı görmemesi... Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum, mahcup olmayayım." Güvenlik 9.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı; Ber olacak," derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. Üyeler, bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Yanıtlamakta gecikmediler. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin." dedi Yargı 2.Üyesi. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz, geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi, çoğunluğu elde etmiş oluruz. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir," dedi. Yargı 3.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın, yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum, haberiniz olsun," diyerek dile getirdi. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım, elleri kolları bağlanır," diyerek ortamı rahatlattı. Ber, sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim..." Devamını getiremedi. Maf, sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Ber, ısrar edemedi. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Ama, zamanı geriye döndüremezdi. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra, Güzel fiziğe, berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Geri kalan saatler ise havadan, sudan konuşmalar ve bol bol yemeler, içmelerle geçti. Saat 23.00 sularında ‘Artık yeterli...’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek...’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf, Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Ber; “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Maf, yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Ona göre “Böyle giderse, özel otosu da olacak, ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı...”

Ber, apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Son günlerde, her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri, parlak gözleri... O derin bakışları... Telefonda kendisiyle konuşan sesi; Med’i unutamamıştı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu... Ve korkuyordu. Med kimdi?... Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı; ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını, ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında, hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti... Hatta, demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Salonu inceledi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Tuvalet dahil, dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Tül perdeler yeterliydi. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Saat yarımdı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Üstündekileri çıkardı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Sadece şort giyindi. Yatağına uzandı.

Işıklar gözünü alıyordu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı..." Duş iyi gelmişti. Kurulanmadı. Tüm ışıkları söndürdü. Yatağına uzandı. Gözlerini yumdu. Uyku, en iyi alkoldü. Acıları geçici de olsa unutturan... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Ber, uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Đrdeleme yapmaz. Ve genel de uyurdu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!... Çıtçıtçıtçıt!..." "Rüyadayım!... Rüyadayım!... Rü-ya-da- yııııııımmmm!" Ber, yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım," kanısındaydı. Sesler serileşip, şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise, gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ber, gözlerini açtı... Gördükleri karşısında çığlık attı... Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Gözlerini ovuşturdu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Heyecanı biraz hafiflemişti. Titrek elleriyle, ışık düğmesini açtı. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak... Telefonun yanıt vermeyince; bu şekilde yazmak zorunda kaldım." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Ber, ışığı söndürdü. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "Lanet Olsun!... Lanet Olsun!..." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.

*** Sabahın 07.35’i... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Yorgunluğun, alkolün, uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sürekli çaldırıyordu. Ber, kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Ahizeyi kaldırdı. "Alo!..." "Ber bey?..." "Evet! Benim, buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Sabah saat 7.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber, ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım, ama yinede teşekkür ederim, makbule geçti." Ber, telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama,’ diye düşündü. Kanepeye uzandı. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Uyuyakaldı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Duvar saatine baktı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. "Alo!..." "Uyandırma servisinden arıyorum..." Ses, az önce arayan bayana aitti. "Az önce aramıştınız..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi." dedi. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ber, ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Onlarca soru akın etti, beynine...

"Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?..." diye sorabildi. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Kendisini tebrik etti. "Evet!" diye yanıtladı, karşı ses. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!..." diyecekti, düzeltti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?..." "Yanlış anlamayın, sadece merak ediyorum..." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın, ben sizi arıyayım..." "Benim için sorun değil," dedi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. benim adım Gecetel... Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Meşguldü. Beş denemeden sonra yanıt geldi. "Uyandırma servisi, buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Sizden özür diliyorum, kusura bakmayın..." "Rica ederim... Her zaman hizmetinize hazırız." Ses güzel, net ve temizdi. Böyle olması da gerekiyordu. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu.

6
Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Adres tarif etmek zorunda değildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Çünkü; Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Görevlinin konuşma tarzı, çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya, nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu, Ber’e... Ber, sabah girdiği duruşma sonrası, icar dairesine; iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış, "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek," onu motive etmiş, sonuçta almıştı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli, özel sürücüsü kanalıyla. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi; yada eşyaları haczedilip, Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres, Ad kentinin, ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Görevli, taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu, "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz," dedi. Đfade tarzı, "Bu işleri bilirim," içerikliydi. Çalınan zile yanıt; açılan kapıyla verildi. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın; endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Đki büyük, dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu, içeri girmeye namzet icra görevlisine, avukat Ber’e ve sürücüye. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen, kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu.

***

Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. "Hanımefendi!... Biz Devletin görevlileriyiz," dedi icra görevlisi. Yumuşak tonda, sert içerikte devam etti. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Bu sözler dahi, kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Ber, kadının görüntüsünün, bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti... Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Babası, genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış, müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Eli boş geldiği El kentinden; eli boş olarak köyüne dönecekti. Babasıyla aynı köyden olan annesi, gururuna yenik düşmüştü. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış, bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çenesinden, kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp, ıslatıyordu. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli, "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız," diye devam etti. Serileşen gözyaşları, kadının dilini çözmüştü."Kocamın işleri çok iyi idi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. Đçini çekerek devam etti. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca, ana bayilere ödeme yapamaz oldu." Konuştukça açılıyor, açıldıkça rahatlıyordu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı..

Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi... Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi, şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz, şimdi." Đçten gelen konuşma, anlatı, bulunanları etkilemişti. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor," dedi, Görevli. Görevliye teselli vermek istercesine, "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok," dedi kadın. "Siz de haklısınız, ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." Oluşan ortam nedeniyle görevli, arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Görevli, evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, vitrin, yemek masası takımı, elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Kadın, gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız," dedi, kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur..." Görevli,"Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu," belirtti. Kadın, bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Annelerinin bu durumu, iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Ber, neye karar vereceğinden emin değildi. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi, diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Ber, duygulanmıştı. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine, yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi, geçirmişti?... Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. Ber, suçluluk psikozuna girdi. Günah çıkarma, içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı... Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi.

Görevliye; "Ben dışarıda olacağım, siz gereğini yaparsınız..." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Kadının, "Çocuğum için!..." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Ne olmuştu kendisine. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken, kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Yine yalvarıyordu... Ber, daha fazla karşı koyamadı. Kadının etkisi altına girmişti. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?..." düşüncesi oluştu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Kadının peşi sıra gelen görevli, Ber’in tavırlarından, yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal, düşünsel karmaşasını fark etti. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız," dedi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu... Başıyla onayladı. Haciz bölgesinden uzaklaştı... Sokaklarda rast gele yürüyordu. Sokaklar birbirine benziyordu. Bir başka sokağa geçiş yaptığında, vücudunun aniden ürperdi... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Galiba güneşte çok yürüdüm." diye düşündü. Bu kez sokağın kenarından; gölgelikten yürümesine devam etti. Midesi bulanmaya, kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Az önceki olayın etkisidir," diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Bizi, fark etti!.." "Yok canım! Endişelenmeyin, öylesine yürüyor..." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu.

Çevrede kimse yoktu. "Komşu, kahve içmeye gel," diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. Parçalı beyaz bulutlar, yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. "Tanrım!... Bu gözler?..." Bu gözler dairesinde, telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin; rengi ve ışıltısındaydı. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden, fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. "Halüsinasyon görüyorum," dedi, kendi kendine. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış, garip sesler duymuştu. O dönemi anımsadı."Galiba kendimi çok yoruyorum..." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?... N’oldu size?..." Đcra görevlisi, sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. Đcra görevlisi, yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi, bulunanlara. "Yardım edin de arabaya bindirelim. Hesabı sonra yaparız." Ber’in taksiye bindirilmesiyle, hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı, ana caddeye çıkıldı. "Merkez Hastanesine gidelim," diyen icra görevlisini; "Derhal efendim," diyerek yanıtladı, sürücü. Ber, araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı... Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. "Ben iyiyim." Đcra görevlisi, bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek, sürücü ise dikiz aynasından, Ber’i inceledi. "Emin misiniz?.." diye, sordu icra görevlisi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... Bazen olur ve geçer..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım," ısrarlarını olumsuzladı, Ber. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... Ona

Araca biner binmez. Çevrede biraz dolaşmak..olumlu yanıt vermeliydi. çünkü eşimle boşandım." dedi ... Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler." dedi. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı.. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını." "Otelde. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır.." Borçlu. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. Ber." Ber. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. Görevli. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince. Borçlunun ukala. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. beyefendiyi görünce anımsadım. kahkahayı bastı. Kim bilir kendilerinin ve . taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi." diyerek uyardı. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. açılmak istiyordu.. alaycı tavırlarına içerlemişti.."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı. "Rica ederim. Açıklardan yararlanıyor. Buna rağmen büyük çoğunluk." dedi.. Đşportacılar. "Valla. işe yaramayacağını biliyordu." dedi borçlu. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. "Durum buysa.." diye karşılık verdi Ber." dedi. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım.. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. Mal beyanımda da belirtmiştim. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu."Đşyeri benim eski eşimin adına. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. Ber’in aklına Maf geldi. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne.’ ödeyip." dedi. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. borçluyu. burada kalıyorum." dileyerek atölyeden ayrıldılar. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. borç benim borcum. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi.. gerekli incelemeyi de yapmıştık." Görevli. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor." Ber. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi." dedi icra görevlisi. "Hangi hareketi?" diye sordu. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi... Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan. "diye yanıtladı. Irak liderinin biyolojik... Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu.. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. "Param olduğunda ödeyeceğim.." Ber." dedi. Onun bu sorunu çözebileceğini.." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. Ber. Gerçi Sürücü de. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor.. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. "Elleri boş. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi." Đcra görevlisi... çaresiz tonlu sesle." Uslübünüzü düzeltmezseniz.. "Aksi takdirde. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. kısaca. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. birazda gözüne sokarcasına uzattı. şurada.. sanki. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor.

gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. çay doldurmak için mutfağa yöneldi... başını iki yana sallayıp. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması.. " Đmkanlara göre.. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. yoksa. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi.. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. Ama hayat devam ediyordu.. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı.. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Ber... Ber. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. Genele uyma... Yanıtı içinde olan bir soru sordu. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu.. cami... tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul. onları buna yönlendiren. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından.. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. soruya yanıt verme yerine. ‘Maske takmak gerekir.” özetle söz ediyordu. kent merkezi yönetimi başkanı... bu mümkün olmadığında. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği. panik yapılmaması.... Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. bina altlarında bulunan bodrum... bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus.. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı." Alaycı gülümsemeyle. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip. ofisinin cam kenarlarına.” türünden motivasyonlardı. Televizyonda. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. Bazı taşıtlar... halk arasında dolaşan söylentilerden. Toplu olarak kalınması gerektiği. Gözlerini duvara sabitlemiş..ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma... dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!.. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı." "Füzelerden korkmuyorsun galiba... Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi.." dedi Ber." diye sesler çıkardı.. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı. Ber’de medyanın verdiği haberlerden. yapabileceği bir şey yoktu.. kenti terk etmek dışında. suyla bolca yıkanılması gerektiği.’ diyorlar. *** . Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu..

" Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Yargı üyelerinin ve . gruptan ayrılarak yanına vardı. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. Duruşma salonu. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı.. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu.Ber. bu duruşmada sanık avukatıydı. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. Çünkü.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. O. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Ber’de. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu.. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al." demişti. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. katıldı. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. neyi bekliyorsun?.. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı." Ber. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Yargı başkanı.." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. Ber. Ber. kızgın ve küçümser bir tavırla. ucundan Maf’la ilgiliyse. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. Duruşma hala neden başlamadı. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. Ber. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. Görünüşü." diye anlatıyordu.. görsel medya temsilcileri. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. Duruşma salonunda bulunan Ber. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu.. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. "Karşı taraftan da epey adam birikti. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. "Ortalık alevlenebilir.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu.." dedi.. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. En son Artsa. mekanik daktiloya. Ber’e. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Sağkol. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu..." Ber ayağa kalkarak bekledi. "Anti-Hafif 8. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. Yazman kadın. artık. Bu kez ‘Aferinliydi. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Kameralar sürekli açık gibiydi. Bazıları karartı görünümündeydi. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. -hele. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. haberci. kendisini dışarıda bulabilirdi. Đlgili dosyasını masaya açtı. durması gereken yeri seçebiliyordu. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar.

. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı.. Ber. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği . Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. Yargı Başkanının. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi... ‘Dale. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı.. gerçeği itiraf etmiş...devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Bunun yararı oluyordu. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi." belirtti." sorusunu yöneltti..Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Yargı başkanı.. Maf’ın yeğeni. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan.. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. Gözlerinden güzellik okunuyordu.. ‘. "Müşterim SahFail. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. Ber. Yargı başkanının.... Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y.... SahFail ise. Ber. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı. Yanlış anlaşılacaktı.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi. Ber. Dikkatli." ekledi. Bakışların ağırlığını duyumsadı. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti.. Su istemek.. Bütün gözler de kendisindeydi. Suçsuz olduğunu.. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Ve yuttu. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı... Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti.. Đkinci adını hatırlayamadığı. Temiz takım kıyafetli. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu. Öksürdü.... Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup.’ havası içeriye yansımıyordu.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini. Yargı başkanının.’ Ber düşündü. Söz sırası kendisindeydi.. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. adamı ben öldürdüm.. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı." dedirten yükseklikteydi.. Boğazının kuruduğunu hissetti.. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. Ber. kravat takmış.. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı.. nefes almakta zorlanıyordu... bir tarafta benliği. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş. Bir tarafta Medya temsilcileri.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. Boğazı düğümlendi. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu.. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi.

" diye çapkın bir kahkahada eklemişti. " deyişine kadar. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı.. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz.. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. Falıma bakarsın. Olanları izlemiş olmalıydı. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı." diyerek kısa kesti. Bu kez kabul ediyordu. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. fazladan bir açıklama yapmasına. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. çalan telefon zili sonrası Mus’un. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar.. fısıldaşma serbestisi vardı. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi... Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Ber. Cezasını çekmeye hazırdır." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın.. Ta ki. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Kapatılan telefon sonrası. Yorulmuştu. "Yemeği dışarıda. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında.. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı.. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi.. şimdiye kadar. gerek yoktu. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. "Kahveyi senin evde içeriz. Devlet avukatı.." Yargı grubu. doğal olarak kabul etti. Ber.. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. Ber’in oturumda gerekli eforu. shov’u göstermediğini. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler.. Ber.. Devletin avukatındaydı söz sırası. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına.. Çay iyi gelmişti kendisine..Öylece yarım saat kaldı. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. Çünkü." Markız telefonda. suçun vasıf ve mahiyetine. Ber. masaya koydu. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu.. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. Evet." demiş. Markız.. başkan dahil. *** *** . salata ve ayranı. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. "Kanıtların yeterince toplanmadığından... Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Sigara yaktı. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. SahFail’in ise. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. izleyici locasında oda vardı. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı.." dair söz verdi.. Ber. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı.. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti.. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi.

Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı.. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. Reddedilmeye tahammülü yoktu. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. uzun zarif elleri.. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar."dedi . Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. fakat yeterliydi.. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. kaprissel yapıları. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. boş vaktinde yaratmış. etrafı tanıma fırsatı vermedi.. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları.. Her keşif. Bu yönde bir yasa da yoktu.. Markız devamını beklerken. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. bireysel kuralları. masanın mezelerle. Tüm çalışanlar. Ber. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı.. Şef garson kendilerine nefes alma. Gözlerini Ber’den kaçırarak. Markız’ın güzelliğini. senin pek yakışıklı olmasan da kibar. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen..” deyişini anımsadı." dedi Markız." Eliyle ağzını kapatarak güldü." dedi. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. karşı tarafa iletmek yeterliydi. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. Ber. "Markız!. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı.." diye seslendi. anlamlı ve masum bakışları. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Đçsel gelişimi.. Markız. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için.. gizemli. Ber.. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti." Klasikti. Ber’in. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. Đçseli.. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti. içecek olarak kırmızı şarap istedi.. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler.. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. hafif gülümser yüz ifadesi.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti.... daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. küçücük burnu. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Markız.. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi.. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. toplumsal baskılar. .. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu. Ber. bir şeyler elde etme art niyeti..

.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. korna sesleri. Kapılar kilitliydiler. Kesik kesik gelen siren sesleriyle.. Berde Markız’a. Sakin olun!. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!... " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. ağzını. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. dolmuş. Bu ses... koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. "Teşekkür ediyorum." diyordu... Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. Boşları toplayan garson. Gelen hesabı Ber ödedi. yüzünü. Elektrik kesilmişti.... Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı.. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. Çocuklar merak eder!.. " diye yanıtladı Ber..... Ad kentinde bu davranış sonucunda." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. "kesik kesik siren sesi. Kendisine yediremezdi. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. Hatta annem bu parçayı çok severdi. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!... paniği pompalıyor. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu.. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. "Evet!. . gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson... Onlarda genele uydular. Ber’de benzer korkular içindeydi. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu.. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. olabilirim. bir isteği olup olmadığını sordu." Küçük bir çocuk. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. Şimdi. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu." "Yanlış anımsıyor. her şey çok güzeldi. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. restoran da hareketlilik başlamıştı. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. yere yığılmış yaşlı eşini.... Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor.." diye yanıtladı. Güzel!. Kahve Ber’in evinde içilecekti. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı." Markız ile Ber.. "Söz. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor.. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. elinden çekiştirerek götüren babasına. bağırışlar. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu. radyoda her çalınışında eşlik ederdi. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. Yaşlı bir adam. "Baba!.. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. ilgilenmeliydiler.. Burada içmenin bir anlamı yoktu. Taşıt sesleri. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. Markız yanan sigarasını söndürdü. Evet! Evet!... birbirlerine gülümseyerek baktılar.." anonsları duyuluyordu.. minibüsler. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Sanki daha önceden." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. burnunu kapatan da yoktu. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı... incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi.. Otobüsler.." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. dışarı çıktılar. "Bir emriniz var mı?" diye sordu.. "Đşletmemizin ikramı. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler.. "Kalk Hanım!.

.. Kulak kabarttı.. Yağma falan olabilir... Ber." ortaya çıkaranlara lanet okudu. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu.. Uyanık ve ayık olmalıydı... "Kasap et derdinde. "Ölmezsek. Çevresine baktı. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı." diye bir ses duydu. Başka kentlere kaçmak isteyenler.. Kendisine sesleniliyordu. beddua etti.. banyodaki askılığa astı." diyen sürücü konumundaki market sahibine: "Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. Ön kapıyı kapadı. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. Ama. Bu kez sadece gülümseyebildi. "Ber Bey!..... Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu.. içeceği alkolsüz olmalıydı. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız." diyordu kuruyemişçi. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. ikiletmedi. "Lanet olsun!... .. Tanrı’nın günü çok!" Ber. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi." *** Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Ama ısrar yararsızdı. Bir arkadaşının dediğini anımsadı. Hemen ön koltuğa kuruldu. Aniden geri indi. Boğazı kurumuştu. Hem. aşırı nem. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi.. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu." diye fısıldadı Markız. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Telefonu kapadı. "Tantanadan camları indirmesinler. Bedenini gerdi. Evlerine varmak isteyenler... evine varıncaya kadar "Körfez krizini.... Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı." "Lanet olsun!. sanki. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar. bir şişe suyu rast gele koyup."Kepenkleri de kapat oğlum!.. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi.. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri.." dedi Ber. Markız’ı unutmuştu. En azından birini açmalıydı. Hava sıcaklığı.. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. "Çok teşekkür ediyorum. bir şeyler içmeliydi. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti......BD. Böylece. Atla!. "Atla!. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. yakınlarda bulunan 2. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu." Birleşik devletin. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü... Aynı sesin sahibi." diye bağırıyordu. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı." "Lanet olsun!. görünmüyordu." "Efendim?.. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi. Arka kapıyı açtı. "Bir başka zaman..... Ber. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. dünden kalan ekmeği.. "Gerinmek yarı boşalımdır. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. Dayanamadı. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı.." atasözüne muhatap olmak istemiyordu. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu... koyun can derdinde.. Savaş uçakları karanlıktaydı.

"Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak." Med. Altında senin adın yazılıydı...." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı..." dedi Med. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med..." "Hiç sanmıyorum!... Şey-tan-mı-sın?. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. Korkuttun." dedi hayıflanarak. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri. Ber üzerinde korku.. olanca yumuşaklığıyla.." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok. Füzelerden korkmana gerek yok. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı... ev ortamı. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek.. kapatabilirim." "Olağandışı yeteneklerin var." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın.. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı.. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım... "Ayrıca.’ yarar ve zararını düşündü. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu." "Sen bilirsin. Med ve ekledi.... olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?... Bana zarar verdin. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı.. "Ben. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. "Görüşmeyeli epey zaman geçti. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum. Peki telefonun fişi?. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti. gizem.. . Bir süre hiç konuşmamıştı.. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım.... Daha fazlası olmalıydı. "Sen!. Bunlar. Mantık ağları dağılabilirdi.. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı.." dedi....’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti. Lütfen!." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. ‘çok sıkıntı çekeceğini. Med!" Onun. Ona anlatmadığı bir şeyi. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı...." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü. Sessizlik girdabındaydı." dedi Med. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim.." Ber apışıp kalmıştı. hatta içtiği sigaranın cinsi. Annesinin. "Rahatsız ediyorsam. "Beni rahat bııraaakk!.. Sesini yükselterek.. Bir karara varamadı. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. "Şeytanca işler yapan şeytan olur..... ‘Sırlarla dolu. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti." "Daktilo sesini unutuyorsun!. "Bir sen eksiktin!. Kendisini oda dışına göndermişler. Annesinin amacı. "Nasılsın?. "Ber. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. Bu arada neler yaptın?" Ber. geceleri gördüğü kabuslarından. " dedi. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini." "O yazılarınla beni ürküttün. Ses... Olağanüstü yetenekte olan cinler." "Bunu hak etmiştin.." Ber.. Senaryo böyle düzenlenmiş..."Çoğunlukla onlarda olsa bile.Bu saatte arayan kim di?... on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. Ber. Çocukluğunun geçtiği El kentinde... Yoksa. Med’in sesiydi." dedi.. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine.

Ber’in. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor.. zamanında atmış. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. Med. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir.. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir." diye yanıtladı. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet." kehanetleri gerçekleşmişti." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette.." Ber. Her neyse. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti.. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu...". "Ad kentinde bulunmuyorsun. Zarar gören halklar ve bireyler oldu. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. ‘Hukuk Fakültesini bitirme." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber.. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım. Devam etti." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. Saddam’ın. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. Med’e." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo...’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış.. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin.... yanıt vermemişti.. tutmuş. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum. Hocanım. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma.." dedi Med.. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu.. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?.. " Saddam.. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo.’. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi.. "Rapor.. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler. Ses tonunda alaycılık yoktu.. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu. Düzenleme grubu senaristleri. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı." Yanıt beklemiyordu.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü." Ber. kendinden emin ve güven vericiydi. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider." "Aynen öyle. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi.... 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu.." dedi Med. Bu kadar rahat olduğuna göre.. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken. soyut bir kavram... kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. Bu kavram da." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir...‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti.. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar." dedi." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi." Ber. "Avukat olma. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme.. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar. "Unutmayın ki.. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki.." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı. rapor.. Sesi. "Saddam’ın.." diyerek merakını giderdi..." . galiba.. Başka ülkelerde de. yaşlılar. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. " Med.. "Okumuş adamsın!. Sesi hafif kızgındı. Sonuçta.... Birden hatırına gelen soruyu da ekledi... küçük bir ülkenin. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden.

Sadece bir uyarıda bulunmak istedim...." diyen Med.." dedi. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu. Ama izmarit değil ha!.Ber’den tepki bekledi." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. sigara tüttüreceğim... " dedi. Sanki vücudun deri altı yağı. su işlevini görmüş." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber.. Ber. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan.. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular. yüksek oranda nemli havayla.. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek. bu yorgun. terletiyor.." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok..". peynir almasaydık!. Hüs..." dedi Ber. "Nedenini biliyor musun?. "Ben *** .. Gelmeyince konuyu değiştirdi.. Has. Tümü. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp." "Şaşırıyorum.. Yağlı ter." Kur. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı... Kaşınan ayaklarını ovaladılar. . bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi... " diye yanıtladı Ber. insan vücudunu ıslak kavuruyor. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu.. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. Kaldırım taşlarına oturdular. Güneş." dedi.. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. Yağlı ve kaşıntı vericiydi.. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek.. Hüs. ikiyüz elli gram beyaz peyniri.. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. bunu da bilirse pes diyecekti.. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez.." "Eeee!.. Bu karma salgı. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı. "Ama.. ‘Oğlum’u’." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem. ‘ğ’siz. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu.. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti. bitap halleriyle. “Aç kalsaydık!.. Ekmek. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma." dedi Ber.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı... geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. 8 Sıcak gün. "Bir gün zengin olursam. Buna sen sebep oldun!. Bes ve Kur isimli onüç... terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu... Kızmıştı." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. "Pes!.. "En azından benim için öyle. "Neyse bunlar uzun konular. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. "Olum!" dedi. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum." "Pes doğrusu. Has...

.. Bilgiç tavırlar takınarak. " Ses titrekti. Şimdi konuşması daha yararınaydı. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. "Amca!. Bu fayda etmedi.. Has.. Akşam olacak!" Bes. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var.." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!." dedi. "Saddam’ın. ömrümde görmedim. "Yerde para buluruz belkim.. "Sen sus! ‘Acıktım.. demişti..’ dedin. Bes."diyerek araya girdiler..... Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?.. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür.. "Babam." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu. Amca!.. Değil mi Kur’o?... inatla Has. Bes. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla.. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. olgun rolü kaptı ortamdan. Ne yapsak?.. Ne istiyorsun?." dedi.. "Amca!" diyordu bu arada. Geç söylenmiş bir uyarıydı.. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı. Konuş lan?. böyle bir şey söylememişti."Olan olmuş yeter.bittim." Yanıt beklemeden devamını getirdi.. Has. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi." Bes." dedi. "Yav! Ya.. renk vermemeye çalışıyordu..." Hüs. yarım saatte evlerimize varırdık.. "Kimse getirmiyordu beni buraya. Hüs. "Yok." sözlerini tamamlayamadı. Has.. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. Kur. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak....." Bes." Sorunun muhatabı Kur.. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi."dedi. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. "Bisikletimiz bile yoh lo!.. . Has. başını öne eğmekle yetindi. hafif gülümseyerek.. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik. sorularını ünlemli yöneltti..... Yalan söyledim size." dedi. "Hangi işe?" diye açılım istedi. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi.. Has. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi." dedi. sessizleştiler.. Sokakta mı yatsak?. Yol paramız yok abi!.. "Olsaydı binerdik. "Yav. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. Cevap versene lo?." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı.." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan. Has’ın tokadı suratında patladı.. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. Kur. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. sallardık aşağıya doğru. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. yanında biten Has’a "Ne var?. Ben bu mahalleyi. Has. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. benim kafam yatmadı bu işe.. Sessizliğe boğuldular yeniden. Kur!.. Sonra durgunlaştılar.. Hiç yürüyecek halim kalmadı.. Nefes nefese kalmışlardı.." diye sordu. bizi de acıktırdın. "Söyle lan?. "Biz burada kaldık!. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti... "Amca! Niye vuruyorsun. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı..." diye seslendi. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı." dedi." dedi... yutkunarak.... Adam. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı.. Yakasından tutarak sarstı onu. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar. yav!.. zorunlu konuşacaktı. Apartmanları gözleriyle tarayarak..." Kur. Hüs. Kur ağlamaya başladı.. Niye yalınız Beylo?" "Olum!. "Hadi dua edelim!. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı.

Ber. Markız oturmadan bekliyordu. Özel bir gündü." sordu..."dedi. sizde bizimle geliniz!" dedi. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. "Hadi dolmuşa binin.. adını anmak ondan söz etmek istememişti. Markız’ı her iki yanağından öperek.. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı." diyerek önce kendisini tanıttı. ağzından dökülen "Ev senin. "Sen mi temizliyorsun?. isimli kişiye dönerek. bıyık tıraşı olmuş. yazı Kalır." Yalşik. Kapıcı. Lütfen. "Doğru mu. Orada anlatırsınız... Her hafta sonu temizliğe geliyor. "Ben Yalşik!. "Teşekkür ederim.. Beklenen zil geldi. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. Eliyle. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. çocuklar?" diye sordu. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. Yel’in. "Bir isteği olup olmadığını. Etrafı toparlamış.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. sakal. "Burada neler oluyor?.. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. Annesinden de bilirdi.. uzun saatler onu bekliyordu. Markız’ın. spor kıyafetlerini giyinmiş." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. Markız.. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. parfüm sürünmüş. "Yine... Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu.. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak. "Karakola gideceğiz. Güvenlik görevlilerinden biri. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. çok klasikleşmişti.. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti." diyerek ekip otosunu işaret etti. 9 Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. Ber. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. "Ev senin." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. bazı hatalı davranışlarından sonra. ‘Söz Uçar.. "Hoş geldin. Markız’la baş başa evde kalabileceği. Annesi tanık olmadığı halde.. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı." diyerek yanıtladı. Olumsuzlama anlamında başını salladı. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. rahatına bak!” Ber. Kapıcı." dedi. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü." diye yanıtladı Markız." "Temizlikçi bir bayan var. önce atıldı. Bugün cumartesiydi. yıkanmış.. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. dişini fırçalamıştı. Göz kırparak "Emrin olur. "Ayakta durma. *** ." Adam." dedi.’u kullanmadı.. "Ber! bir bekar evi için hem lüks.. salonu incelemişti. ‘Hoş bulduk." dedi tatlı gülümsemesiyle.. hem de çok temiz. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu.

"Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. Ber. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek ... Markız’ın sorusu sessizliği bozdu... Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. "Eeee!." sözcüğünü yineledi.. "Şimdilik erken. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. Yanıtı bulmuştu." dedi.. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor." Ber. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı."Ben her isteyene rast gele parça okusam." dedi... "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi.. kahkaha atmaya başladı. bu son sözlere gözleriyle. Pencereler açık olmasına rağmen. pembeleşen yüzüyle Ber. Ber." dedi. Ortam yeniden ısınmıştı. Sözcük bulamadı.." "Ben. işlerden konuştular.. "Peki. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti." dedi. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu. Bu arada. Ber’de ona katıldı. "Bir ara bana bir parça okursun.. galiba ilk teklifim sana olacak. "Hocam. Belki sonra." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. perdeler tamamen örtüktü..." Ber. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı." diye düşündü."Seni ikramlara boğacağım bugün. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. Harekete geçti. sudan. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu.. gülümsedi.. "Temizlik de." diyerek de vurguladı.. Ya Markız.. Müzik setinden çıkan ses.. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu." "Hamarattır sağ olsun. incinmiş nazlı kız rolüyle..‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?." "Müzik sesinin de. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. Onu güldürmek hoşuna gitmişti. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı..." Markız. Havadan." diye de ekledi Ber. Vazgeçti. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. Markız."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber." Konuyu değiştirmek için. rahatlamıştı." politik yanıtını verdi." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. Buna inanmalısın. Ber. Markız. Đşim iş. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca." diye geçirdi. "Yoksa?. yani." diye ekledi... Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. "Kızma canım şaka yaptım. Markız. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu.. içinden.. "Sen özellerin özelisin.. esprisel bir yaklaşımla. Bir iddiam da yok. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye... "Temizlikçi." dedi. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. iç çekerek. ortamdan etkilenmişti. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık.. sevgi duyumsatan bakışlarla.. "Yoksa. "Ama." Markız.. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor.. bunun nedenini soracaktı. Markız. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti." Devamını getiremedi. . Ber'in gözlerine baktı. Yoksa. "Tuzak bir soru.." "Eee?. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. "Yoksa rahat uyuyamam!. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu." "Yoksa... "Beni bağışlamanıza sevindim. endişeyi yorumladılar." Markız... "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. Ortam ısınmıştı.

Ağızdan ağıza geçen salyalarla. Markız. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi... yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı.. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. Đnce ve kalın nefesler. çıkışlı bölgeleri de dahil." "Merak etme. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. Sen de yarın dinlen.. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle." diyerek. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı. Ayrıca." Ber. "Bugün bir başlangıçtı. Ruj ve allığını sürdü." diyerek yanıtladı Ber. Senin yorulmanı istemem. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı." dedi. "Ne olur?.. süren eylemlerine. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi. "Yarrııın.. Tüm benlikleriyle.. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti.. ihmal etmeksizin yokluyorlardı.... Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu.." diyerek kapattı... bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra."Mutlu oldun mu?. Bu.. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu." Ber. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan..." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim.... yanlış çevirmişsiniz. gibiydi. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu.. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı. Sürekli olması dileğindeyim.Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. Her kıvrımını. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin.." dedi. saçlarını kuruttu ve taradı.. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu... Telefondaki yankılı ses. Evet dudaklar devamını istiyordu. Đnişli. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar.... Kendisini zor frenledi. Hafiften kendisini çekiyor. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. Birbirlerinin bedenlerini. "Çok ileri gitmeyelim. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu. "Teşekkür ederim. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı. "Böyle biri yok! Sanırım.... birbirlerini koklayarak.. Giyinmeden... Ber. işinin ehli. Bu evde. *** .. Zevkli anlar. telefonun zil sesi duyuldu. "O.." diyerek yanıtladı Markız." "Ben de. Öyle ki.. Ev temizliği yapacak. Duşu birlikte aldılar. Đki ayrı beden. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti.. Beklemeye gelmezdi. Dudaklarına öpücük kondurdu." "Teşekkür ediyorum. Temizlikçi teyze gelecek. teklifi reddedecekti. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Bu onları tüketmişti. Sanki tek bedenleşme. Giyinirlerken.." dedi... sert ve ürkütücüydü.

. Son bir kez dişini sıkmalıydı.. Şimdi!.. Ber... kendisinde ayaklar altında sürünüyordu. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de. bu ilişkiyi cinsellikten farklı.. bir bira şişesi daha açtı. Üslup ukalacaydı. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar. isteklerin törpülendiği günler.. çabucak soyundu.... Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu.. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma.. Korkularının üzerine gitti.. *** . Ber tavır koymuştu... Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. Açılan şişelerin sekizincisiydi. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı. Kendisine güvenemiyordu. 'Evet!... Bedenini para karşılığı. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı. O halde. Ve bunun farkındaydı..' tüm cesaretini topladı.. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu. sevincini belli etmemeye çalışarak. paralı çevre kazanımında." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı. Her haftanın pazar günü gelen Yel.... Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu.. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu. Son ilişkiyi.. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı.. altın bilezikleri dahil soyunmuş. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu.. Ne olacaksa olsundu. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği. Maddi durumundaki iyileşmede. O anlamda değil de.. Yel.. "Hayır!. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim.... Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti.. Küçük düşürücü. sesi akortsuzdu.. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?. boşluk..." dedi." diye sordu.. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu.. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı.. Tatminsizlik. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında.. Yoksa bana tav olan çoook!. Đşkence günleri. Ber. işlerinin yoğunlaşmasında.." Ber.. Sarhoş olma limitini aşmıştı.. Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı.. Đstemiyorsan görüşmeyelim.. Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları. "Neyse. Onla arayı bozmak.. Ne bileyim. bir eli belinde bekliyordu.... son birleşmemizi gerçekleştirelim. Aynı sıkı tavrı. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum... pazar günü geliyordu.... Güzel duyguların.. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.10 Ber." Ber. Ayrıca." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?.. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu.. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. "Senle seks yapmak istemiyorum. Soyunuk bir kadını. " "Açık konuş! Kıvırma. "Sen bilirsin. Yinelemeler.

.. "Ne diyordum?" Üç parmağıyla saçlarının diplerini kaşıdı. Ve bu gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşısındaydı..... Đşin tamam." "8. "Kişisel düşünce ve duygularını sunma. daha demli çayı Solkol'a sunmak için salona girdi..." "Ben elimden geleni yaptım ve yapacağım da. Baba Maf'ın ikinci adamı olursa. "Morali bozuk olmalı.. anlatır mısınız?." "O halde dediğim gibi." Ber'in para kazanma dışında başka derdi olmadığını bilmesine rağmen son cümleyi söylemişti. Derin soluma ve oluşan gururla göğsü kabardı. nabza göre şerbet vereceksin. Ber." diye sordu. Ana yanıtın bir çırpıda söylenmemesi soluk alış veriş düzeneğini dahi bozuyordu.. "Gerçi sen işini bilirsin. Sabit aylığın dışında girdiğin her davadan hatırı sayılır yüzde de alacaksın. kahkahalı gülüşlere geçti." Giriş odasında bulunan Mus. bu tavırlara hep bozulurdu.. "Tüm çabalarına rağmen üç duruşmadır.....11 Solkol. " Ber.. Ayrıca yok etme çaresiz insanların işidir. Gülüşün yüzünde oluşturduğu değişimden gözleri siyah bir çizgi gibi görünüyordu. Tahmin ettiği şeyse bu çok yanlıştı.. Nihayetinde onlarda kendi işlerini yapıyorlardı.. "Her dönemde böyle Don Kişotlar çıkar. Bu büroyu. "Allah' da seni güldürsün. Olumsuz rapor tutulacak ve dolayısıyla başka bir kente tayin edilmesi sağlanacak.. Gerekeni yapacak!" Ber... Yanında staj yaptığı Avukat . 8.. nasıllar?" diyerek suyu çıkan konuyu değiştirmek istedi. Ama bunu her bireye yansıtması doğru değildi. ikinci el arabayı almakla geleceğini garantilediğini sanıp ta tembelleşme. "Bazı politikacı dostları kanalı ile merkezden Denetleme Grubu üyesi gönderilmesini temin edecek. "Yargı Görevlisi vurmak." diye sordu. irkildi. " Ama Maf gurur meselesi yaptı..Yargı grubunun tüm dosyalarının içeriği yasalara uygun. "Sodgom ülkesinin kurtarıcısı sanıyor kendisini. Gücü bir kez daha duyumsadı. "Gerçi bizim önerilerimizi emir olarak telakki ederler.. Solkol." dedi..Anti-hafif Yargı Grubu. "Bazı yandaşlarımız da bizi yalnız bırakabilirler. Geleceğin sana neler göstereceğini bilemezsin. Hele karşısındaki. Ber'in meraklı bakışlarını zevkle seyretti. kabullenemezdi.' Solkol." diyerek rahatlattı. anlam akışına uyan cümle sarf etti. Gereksiz bir söyleşi olduğunu kendisine itiraf etti." dedi.. öldürmektir!" Ber." "8. "Tabi ki sizce bir sakıncası yoksa . Ber." "Seni bizden biri olarak kabul ediyoruz. Yargı başkanı ile ona aşırı bağlı beş yargı üyesi yine olumsuz oy kullandı. Bir dediğimizi iki etmezdi önceki grup." "Bir nokta." "Vay be!. Beklenen yanıtı verdi. sinyali almıştı.... yeğeni bırakılmadı. orta parmağına sürtüp şaklatarak ." Ber. Yerine de uygun olan birinin atanmasıyla sorun kökünden çözülmüş olacak. bir virgül eksikliği her dosyada olur... "Suçu SahFail'in işlediğine dair çıkartılan tanıkların da anlatımına rağmen bırakılmadı. Titrek bir sesle"Öldürtecek mi?. "Buna rağmen yine de ilişkilerini sıcak tut." dedi. Üstüne üstüne gidiyordu. Ber'i.." diyerek ekledi.... Rest çekmiş. "Sen beni güldürdün!." Baş parmağını. "Kim istemez ki?.." Ber'in ağzını sulandırdığının farkındaydı. 'Maf’ın yapmak istediği ne peki?. Rahatlamıştı. "Đstemez misin?.. onun sözünü tamamlamasına izin vermedi. Ber'i.. Açık çayı alarak.. toplumda infial yaratır.. Đçindeydi.. tertemiz çıkarsa?.. atılan kahkahalar nedeniyle aklından geçen olasılığın düşünülmediği sonucuna vardı."El altından iyi para teklifi de yapıldı." Ber'in gözleri ışıl ışıldı. Artık sen de birkaç kelime daha konuşma zahmetine katlanırsın sanırım... Bu gücün değersiz de olsa bir ayağını kendisi oluşturuyordu. Çaresiz kalındığında başvurulacak en son yol." "Olmaz mı?" diyerek onayladı. "Baba Maf. Bölük pörçük duyduğu bazı dedikoduların gerçekliğiyle yüzleşiyordu.. Ber! Bunu sen benden daha iyi bilirsin...... Eline aldığı çay bardağından yudum almadan altlığına tekrar koydu." diyerek bu sonuçtan kendisine pay çıkartılmaması gerektiğini ifade etti." Alaycı gülümsedi." diyerek sonlandırdı bu diyalogu Ber.." Demli çaydan yudumu höpürdeterek aldı. "Çayını neden içmiyorsun?" "Biraz açık olmuş.Yargının tüm dosyaları incelemeye tabi tutulacak. "Ne tür bir girişimde bulunacak. bu başkandan sonra çok değişti." Geri kalan kahkahalarını da boşalttıktan sonra." dedi. "Sendika başkanı ile yardımcısını kafaya aldın mı. Đçinde kalan soluğu salıverdi.

Sarı kravat renginden dolayı ön plandaydı. "Bunu gerçekleştirebilen grubun rengi ve sesi önemli değil. görüşürsünüz. "Bu bir Politik Grup. "Solkol! Bir şey sormak istiyorum ama lütfen yanlış anlamayın!" diyerek Solkol'un sunacaklarına dikkatini vermesini sağladıktan sonra. "Elimden geleni yaparım. işten atılmış. konuyu ben açayım mı diyecektim.." belirtmişti.. medya grubu. Bu da bir özellikti." "Parasız bir iş!" dedi. " Solkol. "Sendika Başkanı geldi. "Ber! Sendika başkanı gelmeden önce senden bir istirhamda bulunmak istiyorum." Bu esnada telsiz’ den yayıldığı anlaşılan gıcırtılı sesler duydular.. dilencilik suç da olsa bunun için bir gün bile içerde tutmazlar. bir dini cemaat grubu. onların avukatlığını yapan kişidir. siyah ayakkabı. "Bildiğim kadarıyla. Küçük yaşlara sahip dört çocuk minibüs parası istedi diye silahlı gasp suçundan haklarında AntiHafif Yargı Grubunda dava açılmış. herhangi bir adla kurulmuş bir Derneksel grup. Belirli makamlara yükselmek. alnında biriken teri elinin sırtıyla silerek. aynı mağazalardan alışveriş yaptıkları anlaşılıyordu.. ekmeğe muhtaçlar. Üçü de aynı giyim tarzıyla. "Olayın daha farklı olması gerekiyor. "Yoksa. Evet." hafiften gülümseyerek." Ber. "Avukat tutacak paraları yok. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyordu. Badi.... belirttiği gücü taşısın ve gerektiğinde Mafyamsı ilkeleri kullanabilsin!" Ber.Yardımcısı Bağ... Sendika Başkanı Soys. Solkol." Ber. "Ayrıca senin vereceğin üç beş kuruşa tenezzül etmeyecek kadar geliri elde ediyor." diyerek hukuksal yorumda bulundu. Hem Bizim avukattan haraç alabilir mi? Valla gözünü oyarız.. Đçeri doluştular. Yarın geldiklerinde anlatırlar. beyaz gömlek üzeri sarı kravat.. Senin dürüstlüğünden şüphe etmeye başlar.' Gruplardan kastının ne olduğunu sorduğunda 'Đsimlerin çok önemli olmadığını." dedi. bunun baba Maf'la ilgisi yok! Benim amcamın gariban komşularının işi. diye düşünüyorum. patron veya çalışan grubu.. Sendikanın avukatlık işlerini almam iyice kesinleştikten sonra. yükseldikten sonra tutunabilmek için Sodgom ülkesinde görüntü çok önemliydi. siyah çorap. Solkol. 'Sodgom Ülkesinde iyi avukat. Yardımcı olup olmamakta serbestsin... Solkol ve Ber'le tokalaştıktan sonra her üçü aynı anda siyah gözlüklerini çıkardılar. Lens olma olasılığı yüksekti. Siz olay hakkında bilgi verebilir misiniz?" "Ayrıntıları bilmiyorum... dikkat çekiciydi." Ber. Amcama söyleyeyim suçluların babalarıyla gelsin." dedi. Siyah takım. Sendikacı olmasalardı onlara en uygun mesleğin sinema artistliği olacağı muhakkaktı. her insana nasip olmayacak mavimtrak sarı rengindeydi. Adam. yan gözleriyle Ber'i inceleyerek." dedi. hukuku iyi bilip. Avukat Artsa'nın belirttiği gruplardan çoğuyla ilişki kurabilen güçle temastaydı ve kentte o gücü temsil eden liderin biricik avukatıydı. Tümünün gözbebekleri... gerekli incelemeyi yaparsın. Ber'de bu anlayışla." dedi. her türlü ilişkiyi kullanarak sonuç alabilen gruplardan en az biriyle bağlantıda olup. yapmacık kızgınlık sunumuyla Ber. Beklediğiniz misafirler geldi. bir meslek grubu veya herhangi bir görevli grup olabilirdi. Mus. sanırım. "Bazı ilişkilerin nasıl yürüdüğünü.. sordu. "Biraz da sizlerin sayesinde öğrenmiş olduk. içeri girdi. "Ya! Zaten sürekli bize işi düşüyor. Her üçü de kuaförden yeni çıkmış gibi parlak ve bakımlı yüze sahiptiler." "Lafımı olur!.'Sodgom ülkesinde iyi avukat. Đçsellik ve beyin güzelliği bazen lazım . elde edeceğim paralardan bir miktar komisyon vereceğimi sendika başkanına teklif etsem mi." dedi." dedi." demişti.. ülkede çok az kişide bulunan Leopar marka makam otomobilinin sürücüsü Badi. güven kaybedersin. konuların birbirini takip etmesiyle bulamadığı fırsatı yakalayarak." "Her ne ise." dedi.. "Sakın ha!. demesine fırsat kalmadı. yorumlayan avukat demek değildir. özel sürücü konumundan çok özel koruma görüntüsü veriyordu." Ber. konuşurken özellikle bakımlı bembeyaz dişlerini ortaya çıkarmak için sözcükleri ağzında yuvarlıyordu. "Para sorun değil. " Madem öyle." demişti. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Grubu Ad Kenti Đl Başkanı Soys ile 1. parasal ortam sağlayan insanlara karşı ufak davalarda paradan fedakarlık yapmasını bilebilecek kadar meslekte deneyim edinmişti. işaret parmağını kaldırarak. böyle bir teklif de bulunmayacağım." Solkol. "Yalınız.Artsa'nın bir sözü aklına geldi. Yeter ki. "Belki sizden çekinir. Đnsan etkileme sanatında yeri olan davranışlardan biriydi. "Gerekli masrafları da cebimden yaparım.

Soys'la ilk kez Maf'ın Restseyh'de vermiş olduğu yemekte tanışmışlardı. Aslında kalbimiz çok temiz!. bazı safdilleri etkileyebiliyorlar. Bu kadar çırpınmamıza rağmen bazı işçilere hala yaranamıyoruz... Bu kez karşılaşmaya resmiyet sürülmesi için Ber'in ofisinde diyalog kurmayı uygun bulmuşlardı." dedi. "Doğu Bloğu ülkeleri dahi duvarlarını yıkmışken. "Aynı fikirdeyiz. Düşünce bitimi. Soys'un telsiz konuşmasının bitimiyle aynı ana rast gelmişti. "Bunların sayısı da ancak bir elin parmakları kadar.. Bir fabrikatörle eşit muamele görüyorlardı.. Avukatlık Meslek Grubunda ömür yaş ortalaması. geçen toplantıya da onlar geç gelmişlerdi.. ama yorucuydu. Soys." anlamadılar. Sodgom Ülkesinde Kamu Hizmeti Gören bazı kişilerin sivil halka veya sivil kişilere hitap ederken kullandığı 'Sayın.. Bu mesleğin yorucu ve yıpratıcı olmasının kanıtıydı. diğer meslek gruplarından oldukça düşüktü. Ber'in içecek ikramında bulunma teklifini kibarca ret ettiler. 'Çok Uluslu Devlet' in koşullarını kabul etti. Etkileyici bir meslekti. yeni taktikler geliştirmek için güncel yapıyı iyi takip etmek gerekiyor.. yenileşme ve yeni dünya düzeni kavramlarını daha özümseyememiş bazı eski kafa dinozor işçilerle uğraşmaktan yöneticiler olarak bıktık. Değişimi yakalamak. Şimdi geçmişte ödenmeyen aylıklarda ödeniyor. bu sınıftan vergi ödemek zorundaydılar." gibi baş sözcükler değişiklik arz etse de son sözcük '.... Saygıdeğer. Sizinle iyi anlaşacağız. içselinde sürekli tartışırdı." şeklinde soyut üslup tekniğini kullandı.. Bu yönde somutlaşan cümlelerin en etkileyicisi. Önemli olan işveren ile işçi sendikaları arasında yapılacak toplu iş sözleşmeleri ön görüşmelerinde işçi lehine ne haklar elde edilebilinir. kamu hizmeti değil.' olarak geliyordu. Çevredekilerin yüzlerini yumuşatıcıydı.. "Tabi ki yeni dünya düzenini. gülümseyerek kaldığı yerden devam etti.. et." dedikten sonra Ber’e tekrar dönerek..' idi ve yaygın olarak kullanılıyordu. "Körfez kriziyle bunun üstüne gelen DevMalDen-Y. "Meyveli ağaç taşlanır." Ber.. "Başkanım! Az zamanımız kaldı.. Ticari iş de ise hizmet sunulana 'Müşteri' sıfatı veriliyordu.. Ne de olsa avukatlar.. globalleşme." Ber.. bu mesleği seçmeyecekti. Değerli... 'Koşullar öyle gerektiriyor. Bu haliyle ise. "Biraz da onlar bizi beklesin! Hatırlarsan. "Đnanın bazı geceler birkaç saat ancak uyuyabiliyorum." Bir el kaldırışı hareketi yaparak. kendiside kamu hizmeti ifa eden bir görevli.olan kenar mahalle ürünüydü. ticari iş yapıyorlardı..' kavramının oturmadığını düşünüyordu. ‘ben tanımıyorum." Soys'un açıklamaları soru içermese de konu açmakla Ber’in yapısını ve tepkilerini ölçmek istediğini fark ettiriyordu.. Ofise gelenlere ne denilmesi gerektiği konusunda Ber. Bunun anlamı ise.. "dedi. Devlet alacaklarını tahsil mevzuatına göre ise vergi ödeme anlamında 1.Yurttaş!' veya çoğul anlamda 'Yurttaşlar!. kanunsuz grev yollarına sapmamız için grup oluşturup kendi çaplarında bizleri zorlamaya çalışıyorlar." dedi. Đkinci kez yüz yüze geliyordu. halen eski fanatizmi devam ettirmek... Direniş. Muhabbete giriş... En uygunu galiba yine buydu. Yanlış bir şeyler ağzından kaçırarak bir tartışma zemini doğurmanın yararı yoktu.. Mantıklı olmak lazım. Her zaman yararını görmüştü." atasözünü seslendirdi. Makbuz kesmek zorundaydılar. Ber..sınıf Sermayedar sayılıyorlardı. olmasına rağmen eski gelenekten geldiklerinden. Bu anlamıyla Ber'in ofisi Kamu Hizmeti gören bir yer oluyordu.’ demek hayalciliktir. güzellemeliydi. Đşte körfez krizi de sona erdi." dedi..Dom Holding’in götürdüğü trilyonlardan oluşan ekonomik kriz nedenleriyle bazı iş kollarında işverenler işçilerimizin aylıklarını geciktirince kıyamet koptu.' Kendisini düşündü. Ber... "Güzel konuştunuz. 'Ülkenin fedakarlık beklediğini söyledik. Aslında 'Müşteri' sözcüğü en uygunuydu.. Kamu hizmeti görmesi nedeniyle hizmet sunduklarına 'Vekil Eden. Risk taşımayan bir tarzdı. kanımca bunun mücadelesini yapmak gerekiyor.. misafirlerimiz otele varmış olmalılar. bu durumda kamu hizmeti yapma amacı taşımadığını düşünerek. Evet!. Az önce Telsiz’le yaptığı görüşmeleri dayanak göstererek "Ne kadar yoğun olduğumuzu görüyorsunuz. Ancak günah çıkarmak için sözü edilebilen olgulardı.. En çok ‘müşteri’ kavramını kullanırdı. . konuşma içeriğinden Başkanın boş olmadığını anlamıştı.." Ber'e göre sol koltukta oturan Bağ’ın araya girmesiyle konuşması yarım kaldı. içinde yer almak istemiyorum. devekuşu örneği. Sevgili.. Saddam.." "S. 'Müşteri' kavramını kullanmaya devam etmeyi kendisine önerdi.. 'Sodgom Yargı Vekilliği Yasası' ilgili maddesi uyarınca kamu hizmeti yapıyorlardı.. Kanunsuz Grev yapalım denildi. Soys sinirli bir sesle. 'Yurttaş!' en iyi oturan kavramdı. başı kuma sokmaktır. geçimini temin etmek için elinde imkan olsaydı.. artık bunun batı’da olduğu gibi belli kuralları olduğunun farkında değiller. 'Evet'. birçok grupla muhatap olmak zorundaydı. "Özellikle çağın değiştiğini.

. Onunla çalışmaktan neden vazgeçtiniz? " Soru orada bulunanlarda buz etkisi yaratmıştı. "Meslektaş yanlış yapmış... "Med! Arada telefonla beni arayıp masrafa giriyorsun. Ber." Ber.. Ber'in aklına Markız geldiyse de es geçti. Ber.. Teklife ne diyorsunuz?" Ber. Sözleşmeli Avukat statüsünde olacaksınız."Sanal kişiliğim nasıllarmış bakalım?" diye sordu. 'Allah'tan belasını isteme dışında. Bizler de evli bekarlardanız. seninle telefonsuz iletişim de bulunma yeteneğim de var." "Sana güveniyorum!" "Sorun ne peki!" Ber. kafasına takılan ve karanlıkta kalan bir noktanın aydınlatılmasını istedi.. toplantı saatini bir kez daha anımsattı.Ber. "Benim korkum... onlarla ilgileneceksiniz." diyerek teklifi olumladı..." Ber. Yemekli. Başka ne isteyebilirdi. çalışkan harbi bir insan lazım.." dedi. Gerçi Baba Maf'ın referansı bile tek başına bizim için yeterli." "Korktuğumu inkar edemem..' "Teşekkür ediyorum.. Daha önceden bu arkadaşla niye bağlantı kurmadık?" diyerek örtülü serzenişte bulundu."diyerek yanıtladı Ber isteği. "Bazı işçileri bize karşı kışkırtmaya başlamıştı.." dedi. Yarın bir ara Sendika binamıza gelirseniz sevinirim. "Hala sana güven aşılayamadım. ortamı ısıtması gerektiğinin farkındaydı.. Sigarasından bir yudum daha duman çekti. Solkol'da bakışlarıyla bu mesajı verdi. Memnun kalacağınızdan eminim. Artık. Kabul edecekti. gerçek kişiliğin arasında fark olabileceği ihtimali!" Med. "Bir ara randevulaşalım. Karşı taraftan tahakkuk edebilecek avukatlık komisyon ücreti de size ait olacak.. Solkol’a gözlerini dikerek. Hadi bundan vazgeçtik telefon numaranı bile vermiyorsun!" Med. bıraktı. ağzını ahizeden kısa bir an uzaklaştırarak derinlerden gelen soluğunu salıverdi. sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır. . ama ben de katkı sunmak istiyorum. dışsal ve beyinsel mükemmellik!" diyerek özetledi. Yanlış anladın. ne diyeceğini şaşırdı." dedi. "Evet!." diyerek sözcüklerin devamını getirmesini istedi Med. sorun yok. "Solkol Bey. "Bizim görevimiz kışkırtma değil. Sabır." dedi çapkınsal mimikli göz kırpışıyla.." "Yarın sizdeyim. O an geldiğinde isteğin gerçekleşecek.." dedi." "Beni kandıramazsın!" "Aylar oldu. Telefon numaranı bana bildirirsen. Sendika görevlileri ile Solkol.. Bize sizin gibi dürüst. yapılacak bir şey yoksa iyidir. size söz etmiştir... "Evet! Altın sarısı yazılarla mesaj göndermiştin. "Đçsel. bozulduğunu yansıtmamaya çalışarak.. "Ya!." diyerek başlangıç yaptı." durakladı." dedi. El çektirmek zorunda kaldık... Ber..." Soys. "Sendikanızın işleri için Ad kenti avukatlarından bir meslektaşımın yakın zamana kadar ilgilendiğini biliyorum.. Sendikanın bildik işleri oluyor. Soys yerine yardımcısı Bağ yanıtladı. Bu konuda müsterih olabilirsiniz. Ses tonu alaycı makamdaydı. "Hazırlıksız yakalanmıştım. "Siz bekarsınız!. "Valla niye yalan söyleyeyim kanım çok ısındı kendisine.. ayrıca her iş ve dosya başına değerinin yüzde onu tutarında para alacaksınız. arada ben de seni arayabilirim." dedi." dedi." "Senin parana ihtiyacım yok!" "Hayır! Hayır!. Bağ. heyecanlandı. Güzel piliçlerle eğleniriz? " Bulunanlar gerçek sevinç kahkahaları attılar."Her şeyin bir zamanı var. önceden hazırladığı soruları yöneltiyordu. "Yanlış anlamayın.. Benim korkum.. sevinirim. "Neden olmasın. senin hakkında fazla bir bilgi birikimine sahip olamayışım. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım. Ber'le tokalaşarak ofisten ayrıldılar. Biliyorsun. "Diyaloglarımızdan edindiğim izlenimlerin hayalimde oluşturduğu sanal kişiliğinle. Bugünden itibaren aylık bin dolar tarafınıza ödenecek. Soys." dedikten sonra Ber’e yeniden yönelerek.. bu.. "Yüz yüze görüşme isteğimi reddediyorsun.. yemeksiz her toplantıya katılma ücretiniz ile telefonla da olsa danışma karşılığı ücretinizin takdirini bize bırakın. faturaları ödeyebilecek kadar param var. Size bir şey soracağım. Hazırda bulunan sözleşmeyi birlikte imzalayalım. hep beraber yemeğe çıkalım.. *** Ber. Đçselinde sonra tartışacağı bir konuydu." "Seni korkutunca bu tür iletişimlerden vazgeçtim. "O konuya hiç girmeyelim isterseniz..... "Hem telefonu sorun yapma.. bu tür iletilerden ürkeceğimi sanmıyorum. "Ekonomik durumunu bilmiyorum." "O halde. asıl konuyu az sözcüklerle geçiştirdi.. lütfen!.

Med..... bir akşam kapısının ziline basmayı düşlüyordu. Bu kez. "Heyecanıma veriniz.. ." "Evet! Beyim başka emriniz?. Duyumsamalarını. O halde ona bir şeyler açıklamasının ne anlamı vardı?. Med' in sesi bu kez otorite kokuyordu. Bazı çıkarımları anında elde edememe eksiği bireysel tarihinde yabana atılamayacak kadar çok yer kaplıyordu. Med. Ayrıca telepatik yetenekleri olduğunu belirtmişti. "Bana güveniyorsan dediğimi yapmalısın. telefonun kurulu olduğu adresin tespitini yaparak. Ya kendisini tanıyorsa?. "Özrün kabul edildi. yönlendirici sorulardı bunlar. Üçüncüsünde aynı başarıyı gösteremedi. Altın sarısı yazılarla. "Bir gün beni gördüğünde ve tamamen tanıdığında benle sanalında oluşturduğun kişiliği karşılaştırırsın." dedi..."Kimse mükemmel değildir!" "Sanalım da oluşturduklarım sorgulanamaz. Aptal yerine konmuştu.. zile basmadan önce temizlediği gözlük mercekleriyle. Beni nasıl buldun?.. "Hayır!. aslında önceden hayalinde oluşmuş dişi kişiliği hiç görmediği Med’de somutlaştırmıştı. Aynı veya farklı olsa da sanalın sana ait ve tepe tepe kullanmakta özgürsün.. "Mer Kentinde bulunan arkadaşım avukat Artsa ile neden yakından ilgilenmem gerektiğini açıklamadınız. Ber'in bol virgüllü cümlesinin uzayıp gitmesini engelledi.. Dişleriyle açtı. Hadi sana iyi akşamlar!" Ber'in "Đyi akşamlar!" karşılığını beklemeden telefonu kapadı... "Đçselinizi okuyabiliyorum. çalar saati kurmadığı gecenin sabahı uyandırma servisine uyandırılması gibi olaylarla bunu da kanıtlamıştı.... yenilgin bir savaşçı yorgunluğunu duyumsadı. "Hey! Ne oluyoruz." Ber"Yine özür dilemem gerekiyor. önceden. Ondan istediği sonuçları elde etmek için önceden oluşturduğu taktiklere soru şablonlarına da gerek yoktu. Bu ihtimalde yine şaşıracaktı. bir saniye!" diyerek.." dedi. Hoşuna gitmemişti. Size saygısızlık etme amacında değildim. Bam teline basılan bir kişinin ani tepkisini sunuyordu... Ber... açıklamalarını dinlemesinin ne anlamı vardı?." "Bu konuda ayrıntıya girmek istemiyorum." "Sorun değil." benzeri nidalı sözcükler kullanacağına yüzde yüz emindi.." Tepkisinin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen Ber. Ya o tanıdık biri veya tanıdık birinin yakını çıkarsa?. düşüncelerini.. Bunu kendiside itiraf etmişti." dedi.." dedi." dedikten sonra "Fırından sinyaller geliyor.. Kızgınlığı bundan kaynaklanıyordu. Onun gizemini açığa çıkartabileceği. suçlanamaz. denetlenemez.. En azından telefon numarasını bildirmesini sağlayarak. ayıplanamaz!" Ber. Ber!. Her akşam Med'in telefon edebileceği ihtimalini gözeterek. Bakmak zorundayım. Đlk çekişte çeyreğini bitirmişti. Sesi sertleşmişti.. Galiba bu olasılıkta kendisi de en az Med kadar şaşıracaktı. Kadayıfın altı kızarmış olmalı. Ayrıca bu tür ayrıntılara kafayı takacak biri de değilim. "Boş bulundum. Ber... Koltuğa oturup öne doğru bükülerek.. Emin ol bu konuda hiçbir yorumda bulunmayacağım... içselini okuyabiliyordu. Đkinci çekişiyle bira yarılanmıştı. Kapak açacağını bulamadı.. iki avucunun arasına yanaklarını aldı. Konuşma içeriği de bunu yansıtıyordu. O!.. Onun kendisine soru yönlendirmesi.." "Bir saniye kapatma!... Med. Ufak bir yudum alabilmişti... Olamaz!.. Elinde ki şişeyi sehpanın üzerine bıraktı. "Sanalım eleştirilemez.." dedi. Đçselini gözetiyordu.. çözebileceği.. "Biraz önceki sorumun yanıtını vermediniz. Çevresini. mahcup ses tonuyla. Bu son olasılığı daha fazla irdelemek istemedi.... Neden bunu düşünememişti?... beyninde sorular hazırlıyordu. Med... dediği gerçekse geleceğini de biliyordu. Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum.. algılamalarını kısaca tüm benliğini biliyordu..." diyerek özür diledi.. çözülmesini sağlayabileceği ve hatta yüz yüze görüşme konusunda ikna edici etkilerde bulunabileceği. Soğutucudan kendisine soğuk bir bira çıkardı. yaşadıklarını biliyordu... Kusura kalma. Đnanmamakla birlikte.. Seni dinliyorum?" Ber.. gözünü kırpıştırmadan. Belki de şu anda ki düşündüklerini bile algılıyordu. Med’in kapının önünde endamını göstererek "Size nasıl yardımcı olabilirim?" sorusuna karşılık "Ben Ber!" yanıtını aldığında onun yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi zevkle izleyecekti.

zincirleme giden düşüncelerle kendinden.. deneyimsiz aramalarında kendisi bir şey bulamamıştı. asgari de olsa bireysel. bastırılmış duyguları yıkılan bir barajdan akan suyun akış hızında tüm benliğini kaplamıştı.. Ama uzman tarayıcıların. Mesleğinde ki başarılı çalışmaları sonucu lüks sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştı. içsel sıkışma gibi etkiler. en azından kendisini izleyen ve dinleyen bir göz kamerası ile verici bulabileceklerine adı gibi emindi. Üste çıkan düşünceleriyle. ofisi ve artık çalışmasa da faiziyle geçinebileceği bankada mevcut sermayesi vardı.. Çıplak gözle. *** . onlarca kez arşınlamıştı. Tükenmişliğin kaynağının salt ekonomik koşullarının iyi olmamasına bağladığı günler geçmiş de kalmıştı. baş ağrısı gibi bedensel rahatsızlıkları yaratmıştı kendisinde. Đçindeki olumsuz oluşum nedeniyle eşiyle. evinde arama yapmasını sağlayacaktı. Özellikle ekonomik durumlarının olumsuz olduğu yıllarda bundan kaynaklı stres. Soluk alışverişleri buna uyum sağlamaya çabalıyordu. benliğinden uzaklaştığını hissetti.. Artık mücadelesi kendisiyleydi. Sosyal konumunda dikey atlama sağlamıştı. astım. müşteri ve arkadaş çevresiyle olan ekonomik sosyal ilişkileri de olumsuz etkilenmişti. arabası. normalin üstünde ve bazen de altında çalışmaya başlamıştı. perdeleri örtük karanlık odada altı adımda bir duvarla yüzleştiği git-gelli mesafeyi. 12 Avukat Artsa. kalbinin tik takları ritmik vuruştan çıkmış. Bu sonucu elde etmesi karşılığında bazı bedellerde ödemişti. Para kazanıp borçlarını ödemesi. Toparlanamamıştı.. Olumlu ortamına bu kötü miraslar da taşınmıştı. kendisi de iş enerjisinin oluştuğuna inandığı ender anlarda onlara yardımcı olmaktaydı. Aylardır artık tüm işleri eşi ve yakın zamanda yanlarına aldıkları aylıklı ücretle çalışan bir meslektaşı devam ettirmekte.. Neler düşünüyordu? Bu düşüncelerde yoğunlaştıkça kendisine yabancılaşıyor gibiydi. Artık iyi bir evi. Ber. Güvenlik sistemlerinde uzman bir firmanın. yazlığı.. çoğunlukla başarısız kalıyordu. Sürekli değiştirdiği yenilediği. Bu hafta bu sorunu çözecekti. Çok zorlandığını hissediyordu.. Tabi ki bu varlığında yine aynı meslekten olan ve birlikte çalıştığı eşi Katsa’nın da emeksel büyük yardımları olmuştu. bireysel savunma araçları.Markız'la olan birleşmesi sonrası "Mutlu oldun mu?" sorusunu anımsadı. ailesel ekonomik geleceğini sağlama alması anlamındaki amaçlarının gerçekleşmesinden sonra para kazanmak anlamını yitirmişti. geliştirdiği. Düşüncelerinden zorlanan beyninin daha çok kan gereksinimi nedeniyle.

.. Kapıyı açtı. "Arada şu odandan çıkıp bizlere yardımcı olsan. Artık önüne koyduğu ve ulaşmayı istediği hedefleri bir kez daha tüketmişti. Eşi. sayısal gibi şans oyunlarıyla oyalanmak için uğraşmaya başladı.." Katsa.. verilen ilaçlar etkisi geçinceye kadar geçici rahatlatmalar sağlıyordu. sonucu baştan belli basit filmleri seyretme. ‘Evlisin.” dedi. Artsa. Noterlik için kabul edilmesine ve tayin yeri belli olmasına rağmen gitmekten vazgeçmişti.. Katsa Hanım!" dedi.." .. Mutlu bir ortamda geçti çocukluğum. Ender zamanlarda gördüğü bir ışıltıydı bu. Ber. "Yine başlama. "Her neyse. At yarışı. Artsa’nın sevineceği haberi vermek onun gözlerinde oluşacak ışıltıyı görmek istiyordu. Katsa’nın parayı ne kadar çok sevdiğini bilerek onun bu hassas noktasına vuruş yaptı.. kapıda duran eşini omuzlarıyla sıyırarak salona yöneldi. aynı şeylerden zevk alma ve onların üzüldüğü şeylere üzülme yetilerini kazanma çabasıydı.. Telkinlere doygundu ve rahatsız ediciydi. "Ofise bir avukat daha aldık. kendisiyle uğraşına gerekliydi.. bu anlamda onu kapatıyor.... Standart yurdum insanı olma arzusuydu.’ demişlerdi psikologlar çaresiz... Ne gereği var?’ türünden telkinleriyle karşılaşmak istemiyordu.. En son gittiği bir psikolog. Akşam karanlığı çökmeden müşteri çevresinden olan üç arkadaşıyla şehir merkezine yakın deniz kenarındaki lokanta da dengesini kaybedinceye kadar gece yarılarına kadar içmek dışında kısmen de olsa kendisini rahatlatan hiç bir şey kalmamıştı. ‘Çocukluğumda tecavüze uğramadım.. "Đçeri girmek için ne zamandan beri izin istemeye başladın?" Katsa. Aslında kendisine hitap etmeyen bu üç alkol arkadaşıyla sadece geyik muhabbeti yaptığı... mesleki faaliyetleri yürütmeseydi belki de kendisine iş verecek müşterisi de kalmayacaktı. Muhabbetleri kendisini yormuyordu.. Tıpkı “Karmaşık cinayet filmi izlerken oluşacak gerilimdense.” türünden yanıtları uzmanları da çaresiz bırakmıştı.. Đçinde oluşan kaosun farkındaydı. Hatta zararları daha çok olmuştu.. Bilgisayar da oyun oynamaya ve program dilleri öğrenmeye başlamıştı. Ad Kentinde bulunan ve aynı meslek grubundan olan Sevsar’la haftada bir kez gerçekleştirdiği görüşmesinde Ber’e yakalanmamaya çalışıyordu... Hatta mesleki değişiminin iyi olacağı kanısıyla önceden almış olduğu noterlik belgesinin sıraya alınması için ilgili kuruma dahi göndermişti.” gibisinden şablon ve kendisine uymadığı onlarca da anlaşılan sorular ne de verilen yatıştırıcı ilaçlar işe yaramamıştı.. Hatta Uçurumun kenarında düşmek üzere olduğu bir anda bile birinin kendisini uyarması yerine düşmeyi tercih edecek kadar nefret etmişti telkinlerden ve öğütlerden. Artsa... Bu oldu mu?. Aşırı doygunluk.. örtüyordu.” tercihi gibiydi bu.." "Ta kendisi!" Artsa. Yeni amaçlar edinir ve bunun için uğraşırsan hayata bağlanabilirsin.. . Ya!. belki de asıl kişiliği yerine farklı yapı oluşturma çabasıydı. Bu. halen işlerin yoğunluğundan şikayetçisin. Fakat bunlarda kendisini geçici bir süre oyalamıştı. onu görünce ayağa kalktı.” türünden önerdiği formül mantıklı gelmişti kendisine." "Yoksa!.. Yetiştirmemiz gereken yığınla iş var. " Ber mi?.. Yanıtlar. tartışma niyetinde değildi. Eşi... "Bir ziyaretçin var!” "Kim?" "En çok sevdiğin stajyerin." dedi alaycı ses tonuyla. ‘Yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Biliyorsun her avukat alımı büronun kasasından her ay beş yüz dolar ücret çıkması anlamına geliyor.. Onu çok sevmesine rağmen iyi koku aldığını biliyordu... Çocukluğumda beni sarsacak korkularım olmadı.. Çocukluğumda bana baskı yapan olmadı. aşırı umutsuzluğu sunmuştu... kafasını meşgul etmeyen şeylerden konuşulduğu için pek rahatsızlık duymuyordu. uygulanacak şablon çözümlere kapı açmıyordu. Ne okuduğu kitaplardan elde ettiği spirütüal bilgiler.. Özel arkadaşı olan ve yıllardır bağlantıyı kopardığı Sevsar ile de arada görüşmeye başlamıştı..Sosyal ve mesleki ilişkilere vereceği enerji.. onlar gibi düşünme.... "Buyurun.. Eşiyle gerçekleştiremediği fantezilerini Sevsar ile karşılayarak cinsel doygunluğa erişmesinin bilinçaltını açığa çıkmasını sağlayabileceğini ve bunun da ruhsal sağlığına iyi gelebileceğini düşünüyordu. ne gittiği uzman psikolog ve psikiyatriksilerin standart “çocukluğunda şu oldu mu?.. “Ortamını değiştirir. Katsa’nın kapıyı tıklatarak yumuşak ve şefkatli "Girebilir miyim?" sesiyle yoğun düşüncelerinden sıyrıldı. Gözünde her şey yine yapaylaşmıştı.." dedi. "Yetmiyorsa bir arkadaş daha alalım.. ışıltılı gözlerle. eğlenme.." dedi aynı yumuşak ses tonuyla.

.. Her ikisi de birbirlerine karşı yapacakları konuşmanın içeriğini düşünmeye başladılar.. Göz kırparak. "Hala aynı seviyede." diye sordu. özellikle denizinden dolayı çok seviyordu. Müzik setinden. Katsa. denize kıyısı bulunan Mer kentine zorunlu askerlik görevi dönüşü yerleşmeye karar vermişken babasının.. tükmüklüyorsun. abartıları.. Ber’den. Zemin ince toprakla kaplanmıştı. Ses emredici tondaydı. doyamayacağını bile bile açık mavi renkli denizi iştahla seyrediyordu.. Çek Mustafa çek!. bunun zaman israfı olduğunu düşünerek oturumun asıl amacına yönelik soruyu aniden yöneltti. keyifle sordu. Đyice sarhoş olmasını beklemeliydi. Güzel bir gündü. "Ber! Taktik mi aldın?" diye sordu.. mantıksal kalıpları. Bu minvalde süren karşılıklı kısa konuşmaları bittikten sonra Artsa’nın bulunduğu odaya birlikte geri döndüler. daha sonra tebessüme dönüştü. En gözde yere oturtuldular. ‘Artsa’nın olumsuz psikolojik durumunun. Uygun olmayan bir ortamda ona uygun olmayan soru ve açıklamaların anlamı yoktu... ben seni arayacaktım."Ya! ne kiliseye ne camiye yaranabilmiş özgün müzik ." dedi. Güneş. Artsa’nın bazı tekniklerini iyi biliyordu. "Senin berbat durumunu konuştuk.. bu kente ‘elveda’ demek zorunda kalmıştı.. Akşamcı arkadaşlarınla muhabbetini bugünlük askıya al! Bu akşam dışarıda sadece ikimiz içeceğiz. sorularını atiye bıraktı. iletişim yöntemleri. Sıcak pide ekmekten bir parça kopardı. Katsa ilk kez bir istemde bulunuyordu. Artsa’nın buranın müdavimlerinden olduğu anlaşılıyordu.. Sarhoş olmuş gözler mi bunlar?" Rakıdan az yudum alarak. O sarhoş olduğunda kendi kurallarından ve duruşundan tavizler verirdi. Sert çehresi yumuşamaya. Ber. "Sen gelmeseydin. Ber’i görmekten mutlu olduğunu samimi sarılmalarla belirtti. “Taktiklere ihtiyacım yok. "Beni başkalarıyla karıştırmanı istemiyorum!" "Başkalarının sorgulama tekniğini kullandın!" "Sana telkin ve tavsiyelerde bulunmayacağım. uzmanların dediğine göre intihar etme eğilimine kadar ulaştığını. Eşit değerde gücü olan iki boksörün karşılaşmalarında önceden birbirlerini yoklamalarına benzer şekilde usulcü soru-cevaplarla başlangıç yaptılar. Bir dubleyi bitirinceye kadar aralarında pek bir konuşma geçmemişti. "Sıkıntılarını bana anlatmanı istiyorum. ‘Arada ki sıkı dostluk nedeniyle bir şekilde sıkıntılarını kendisine daha rahat açabileceğini’ de ekleyerek kendisinden yardımcı olmasını istiyordu. Okudukları kitaplar.. Git gide batıyorsun!" Artsa.Artsa. Ber."O halde bu tür konulara girme!" Ber. Đstenen mezeler ve büyük rakı masaya gelmekte gecikmedi. Bu şekildeki diyalog bir süre böyle devam etti.. Kısa bir hoş geldin-hoş bulduk muhabbetinden sonra Katsa’nın diğer odaya gelmesini işaret etmesi üzerine Ber onun peşinden gitti." "Gözlerime bak!. konuşmaların içeriğini duymuş gibisinden bakıyordu." demeye hazırlanıyordu. Gözlerindeki ak hafif kırmızıya dönüşmüştü. denizi ve çevreyi izliyorlardı. rakı dolu bardağını bir kez daha kaldırdı. Tavanı camla kaplı. "Önceleri böyle değildin! N’oldu sana?. "Kokusundan sarhoş mu oldun yoksa?."Đçmiyorsun. eleştirisel bakışıyla "Sen de mi Brütüs?" diye sordu.." *** Balık lokantasındaki sıcak ve yakın karşılamadan. Ad kentine komşu bu kenti." dedi.. Uzun süredir görmediği. Aile tartışmasını başlatan olmak istemiyordu." Ber’in bardağına çın yapan Artsa.’ belirtti." dedi sert şekilde. Ber. avukatlık stajını tamamladığı. laf ve kavram oyunları benzerlik taşıyordu ve birbirlerini iyi tanıyorlardı." dedi. hayata bakışları. evi köyden Ad kentine taşıyacağı vaadi üzerine. Gülümseyerek laf alma ve daha sonra sinirlenerek ağzına geleni söylemesine bir kaç kez tanık olmuştu... dinledikleri ezgiler." dedi gülerek. gökyüzünü gösterir nitelikteydi. Lokanta denize sıfırdı ve müşterilerin denizi tamamen görmeleri için boydan boya ince çerçeveli camlı bölmelerle çevriliydi. "Bulunmamın da yararı olmayacağını bilecek kadar seni tanıyorum. Artsa. denizin en son görünen noktasından usulca "Đyi akşamlar. "Beni Mustafa’yla karıştırdın. Lokantanın açık pencerelerinden. derinden çıkan klasik müzik sesi de ortamı tamamlıyordu. Sesi ağlamaklı ve yalvarmalı özellikler barındırıyordu." Artsa şekil değiştirmişti sanki. Ber.

‘rakı vardı da biz mi içtik?’ diyenlerden de değilsin. Bu durumda oturumdan pek bir sonuç alamayacak. yumuşak bir geçiş yaptı.." dedi Artsa.” "Neden?" "Diğer partilerden farkları yoktu!" dedi.. Artsa. Artsa’nın sıkıntılarını dinleme amacını gerçekleştiremediği gibi kendi sıkıntılarını anlatacaktı ona. Beşinci kadehe geldiğinde zom olacağını biliyordu. "Dört beş kez. Elindeki çatalla havada kavis çizdi. yollar. sarhoş olduğunda sıkıntılarını süsleyerek anlatmayı çok severdi. Garson gereğini yerine getirdi. espriye gülümsedi.. itiraz etti.. Bu davranışı her gördüklerinde komik gelirdi kendilerine. "Đstifa ettim!. "Evet! Nerede kalmıştık?. dernek ve örgütlere azda olsa yansımış olabileceğini kabul edebilirdim." dedi saçlarını kaşıyarak.Başkanlık görevinde yoğunlaştırırsın.. Sürekli yaparlardı.. Artsa. Sinirden kaynaklanan tepkisel davranışıydı bu. Yenileşme. "Sodgom Ülkesinin kirliliğinin az veya çok her yere yansıdığını bilebilecek kadar realisttim.. Artsa. Đdeallerin için bundan sonraki eforunu. Makul çoğunluk. Ber. Ber.” Artsa.. "Yurttaşa ait olandan kendisi için bir şey isteyen namertlerden değilim." Artsa. "Ber! Sen beni tanırsın.. "Ben usulca içerim. "Emeklerime üzülüyorum. Artsa’nın. Üçüncü dubleyi Artsa’ya göstererek doldurdu." diyerek.. Artsa. Bilim Geliştirme. Sessiz çoğunluk. lavaboya gitmesini fırsat bilerek dolu ikinci dublesinde bir yudum bırakıp gerisini yere boca etti. "Seni uyarmasam yetmiş sente muhtaç olduk. Artsa. senin sayına yetişirim. "HalkaYalSöyle Partisindeki uğraşın nasıl gidiyor?” diye sordu. Bir çaresini bulacaktı."Hatırladım onu. inatlaşmak istemedi. Söyledikleri gerçeğin ifadesi olsa da uygun zaman ve yer seçiminde hata yapmıştı. Benim de içinde bulunduğum partiye." "Hafızana hayranım. yeniden bir rakı istedi. Bağımsız Sodgom derneklerinden de istifa ettim. neden? diye sormam gerekiyor. " diyerek uyardı.." dedi bir anda buruklaşan duruşuyla. Artsa’da ve sonrada lokanta da bulunan diğer müşterilerin kulağında çınladı..yapan bir sanatçının parçasında geçen bir sözü söyledim. Artsa’nın lavabo dönüşü verdiği okkalı selamını. Ayrıca uslüpten kaybetmişti. "Aynı zamanda olan rakıyı bitirttirip. Ber alışkındı. Bir dakika önce beraber oldukları birinin geri dönüşünde sanki yeni karşılaşmışlar gibi selam vermesine aynı filmin karesini yeniden izlenmesi gibi geliyordu... "Bana yetiş!” diyerek uyardı." dedi. "Ağzımdan dökülen bazı kelimelerin kuyruğuna takılarak muhabbeti sulandıracaksan devam etmeyeyim. Ber’in bardağını ve içişini izliyordu.” Bu kadar dikkatli gözlemci olanını da daha tanımamıştı. onun üçüncü kadehini bitirmesini bekleyebilecek sabrı kendisinde bulamadı. Sen ise onlarca kez kadeh tokuşturmana rağmen hala birinci dublenin yarısındasın." Ber’in bu istifalardan haberi olmamıştı. "Đçiyormuş gibi yapıyorsun. Ber’in özel gayretlerine gerek kalmamıştı. Ben üçüncü kadehi devirdim.. Artsa kadar içkiye dayanaklı değildi. "Ber! Beni tezgaha getirmeye çalışıyorsun!” diye bağırdı....." devamını getirme-den bir yudum daha çekip ‘Oh be!’ dedikten sonra "Sodgom’un kötü yanlarından . Geldiğinde üçüncü kadehe geçecekti. "Kitlesel lince tabi tutulunca yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı. garipsemedi.” "Bu partinin diğer partilerden çok farklı olduğuna inanıyordum." "Oradan da istifa ettim." Ber. Ber’in bozulduğu sanısıyla." dedi kaldığı yeri bilen emin tavırlarla. uğraşını ‘Sivilizasyon Bağımsız Özgür Düşünce Derneği’ndeki‘ 2. Engellememesi yeterliydi. "Üçüncü kadehe kadar sen gelinceye bekleyeceğim." Balıktan ağzına aldığı lokmayı çiğnerken kılçıkları da ezmesi nedeniyle buna uyan çıtır sesler geliyordu." gereksiz cümlesini kullandı. Ber.. Bir kaç saniye süren kahkahalar kendi kulağında....." Artsa." dedi. Ber. beşinci dublesinden bir yudum daha aldıktan sonra. Ber’in ‘ne oluyoruz?’ imajlı bakışları üzerine." Ber. Yöresel bir geleneğin ‘Ti’ye alınmasıydı bu." "Boşveerrr! Üzme tatlı canını. "Ama.. bu lafı kahkahalarla karşıladı. "Muhalefetteyken seçmene verdikleri sözleri iktidara geldiklerinde yerine getirmedikleri gibi tersine icraat yapmaya başladılar." "Politikada olağan şeyler.. Ber. özdeyişlere de başlarsın. Peçeteyle ağzını sildi. ikna olmamıştı.. laubali tarzda ve ayağa kalkarak aldı. Dördüncü dublesini doldururken Ber’i." Artsa açılmıştı. ikinci kadehin kalan son yudumunu içti. iltifata teşekkür etme gereği duymadı. "Seni iyi tanıyorum... "Sen sormadan ben söyleyeyim.

.. kendime ait tercihlerim dediğim bir çok şeyin aslında bana bir şekilde dayatıldığını çevrenin." diye sordu." dedi Artsa. alkolün de tesiriyle düşünselindekileri tamamıyla yansıtacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu.. Düşüncelerinin bu duruma uygun hareket etmemesi ise avantajıydı. Đnanmadığını bilmekle beraber bir hocaya filan gitsen.. Bu kez gerçek bir içici gibi davrandı. Düşünüyor ve algılayabiliyordu. Diyelim ki.. Düzeneği bozmamalıydı. Toplumda bulunan bazı grupların hassas noktalarına vuruş yaparak etkilemelerde bulunuyorlar... güvenlikle ilgili bir yasa değişikliği yapılmasını istiyor. geleceğimi tayin etme hakkımı verseler dahi. "Sözünü ettiğin olumsuzlukları yok etme gücüne sahip olsan da mı?. telkinin bana yararı olacağına inanmıyorum." dedi.. Başkalarının öngördüklerini seçmek zorunda kaldığımın farkına vardım. "Bir ekonomistin sözünü ettiği ‘Gizli El’ kavramını fakülteden anımsıyorsundur.... Belki de birikmelerini salıverebileceği ortamı bulmuştu.. Umutsuzluğa kapılmıştı.. Bazen sonuç alanları duyuyorum.. "Yoksa sen de bazıları gibi beni cin çarpmış mı sanıyorsun?" dedi. "Gizli el etki tepki kavramlarını çok iyi bilen ve kullanabilen bir soyut kavram. "Kendimi sürüde güdülen bir koyun. garip şeyler duyuyordu. "Hocaya gitmeyeceğimi biliyorsun. "Bunlardan istifa ederek rahatlayacağımı. "Beni diğer insanlar ilgilendirmiyor artık. "Artık öznel de kendim için de aynı düşünceleri taşıyorum ama benliğimden istifa edemiyorum. Đstediklerini gerçekleştirmek için neleri yapmasını biliyor." Katsa’nın son zamanlarda pek konuşmuyor dediği kişi bu muydu diye şüpheye düştü.. rüzgar önündeki bir yaprak gibi hissediyorum. oturum amacına yaklaşıyordu. Ber. Kendiliğinden. sürüklenmekte olan bir nesne gibiyim sanki. olmayacak da." diye devam etti. konuşmasına ilgisiz kalmadığını "Yoktan var etme gibi bir şey. Hayır!. "Sıhhatine!" diyerek dördüncü dublesini doldurduğu bardağı. Çocukluğumdan beri devamlı bir şeyler yapmak zorunda bırakılmış hatta hukuk dalında öğrenimimi. vazgeçti.. bundan sonrası için elime tüm kaderimi. sabit düşüncesindeyim ben. " dedi Ber.. Bu değişikliği normalde halk ve halkın temsilcileri olan yasa koyucular kabul etmeyecek. Herkes senin gibi düşünürse toplumda mutlu insan kalmaz. Ölüm dışında bu mümkün değil." "Psikologlara gittiğini biliyorum. Artsa çözülmüştü. Hatta bayağı yakınım olan bir kavram diyecekti..... Heyecanlandı. Bunun karşılığında bekledikleri tepki gösterme doğal sürecinde işi daha fazla alevlendiriyorlar.. "Artık ölüm yok edilmedikçe hayatın anlamı olamaz.. Artsa.. avukatlık mesleğimi evliliğimi. hangi ülkede...... "Đşte bu kavramın aslında her alanda geçerli olduğuna yaşadıklarımla tamamıyla ikna oldum.." Ber... Bir çoğunu tenzih ederim. Seçme özgürlüğüm." Ber.. Bunu görmeyene yaşam doğal gelebilir.. benliğimi kazanacağımı sanıyordum. Diyorum ki. Med’den söz etmemeliydi. artık Ber’in içtiği dubleleri saymıyordu. önündeki tabakta bulunan balık kılçıklarına sabitlenmiş halde anlatımına devam ediyordu." Ber... " "Đstediğin ne senin?." diyerek duyumsattı.. Artsa’nın altıncı dublesini taşıyan bardağına vurdu." Ber’in son sözleri Artsa’nın somurtkanlaşan yüzünü alaycı biçime dönüştürdü. Ama artık hiçbir bilgi.. " Ber’in gözleri kayıyordu.. Belki bu tür şeylere inanan kişide olumlu etki yaratabilir. Gözü. Hayatın katili ölümü yok etmek de mümkün değil. hangi anne babadan olacağım seçeneğine sahip olamadığım cenin döneminden başlamak üzere hiçbir zaman olmadı." Artsa. Đstediği ortamı sağlayabiliyor. "Evet!" diyerek homurdandı.. Oluşan kaos ortamı nedeniyle gerek toplumun çoğunluğu gerekse yasakoyucu halk temsilcileri büyük çoğunlukla böyle bir yasanın ortaya çıkması gerektiği inancına varıyor. Artsa’dan. Fakat ben farkındayım ve aksine hareket edememek beni çökertiyor." Artsa. Artsa’nın son söylediklerini daha bir dikkatle dinlediğini. biçimsel anlamda da göstermek için masada bulunan içki ve . Bir çekişte çeyrek rakıyı boca etti.. Yanlış anlaşılmanın verdiği isyankar tepkili el kol hareketleriyle..sorumlu gruplara karşı mücadele etme ve düzenin kötü yanlarını törpüleyerek yerine iyi ve gerçek demokrasinin yerleşmesi amacıyla kurulmuş olan örgütlenmelerin aslında bir şekilde yine ipleri ellerinde bulunduran bazı kötü gruplara hizmet ettiğini kavradım. bu yaşam biçimi benim tercih ettiğim yaşam biçimi değil... arkadaşların. "Üyeler görüşlerinin haini mi çıktı?" "Hayır!.... "Anlattıkların tüm insanlar için geçerli olandan.. Eğer gerçekten söyledikleri iç yapısını yansıtıyorsa o tükenmişti ve onun için kendiside dahil kimsenin yapabileceği fazla bir şey yoktu. "Evet! Bu kavramın yabancısı değilim. Hatta... işte asıl konuya geliyor diye düşündü. gizli el. ve daha bir çok öğenin bu yönde etkilemiş olduğunu. akarsuda bir su taneciği. Kapanmaması için sürekli çaba harcıyordu. Hep bir şeylere sürüklenmiş.

Belki. Helaaalllll!. Çevrede bulunanlar bağırtılara alkışlarla destek veriyorlardı. Haberci." diye bağırmaya başlamışlardı... Sonucun verdiği sevinçle coşmuş bireylerden oluşan kalabalığın birbiriyle de bu neşeyi paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan çok yoğun grup sevinciyle tümünün başları dumanlıydı. ama birbirlerinden etkili grup psikolojisi etkindi. Artsa’ya." Az sonra söylediğine pişman olacağı sözleri ekledi..."Senin gibi hayattan daha bıkmadık!. "Pislik yapma!" dedi gülerek. Bir anda canlanır gibi oldu.. Artsa bu soruyu bekliyor gibiydi...... Arabayla geldim biliyorsun daha fazla içersem sanırım Ad kentine hiç varamayabilirim. diyorum. Birbirlerinden farklı konumlarda oldukları değişik kıyafetleri ve tiplerinden belli olan bu insanlar halkın her tür katmanınından Maf’ın temsilcileriydiler. Ber. muazzam. Ber. "En büyük avukat bizim avukat!. izleyici locasında bulunan kalabalığın sevinçle dolu yüzlerini ve haykırışlarını zevkle gözlüyor ve dinliyordu. silkindi. Bazılarını tanımadığı kişilerden oluşan grup elleriyle kendisini havaya kaldırıp. Ber’in başlara dokunarak. 13 "Yaşasııııııııınnn!. "Senin aklına bir çözüm gelmiyor mu?" diyerek soru yöneltti. diğeri Solkol’a aitti. *** . Ber... Belinden kavrayan iki kol. kendisini havada bulması bir olmuştu. Bulunan bireylerden ayrık.. Onlar. Başka şeylerden söz edelim. "Gitsek." Ber boşalan bardağının garson tarafından tazelenmesini engelledi.. Tıpkı tarihi filmlerde izlediği Roma Gladyatör dövüşlerinin gerçekleştirildiği arenada bulunan kalabalık seyircilerin minimize edilmiş hali gibiydiler... Đndirin!..’ nidalarını duymuyorlardı... Ber’in başlarına hafiften dokunarak indirmesi yönündeki talepleri iplemiyorlardı. Bu kollardan bir Sağkol’a. düşeceği korkusunu hissediyordu." nidaları yükseliyordu.. Neredeyse çekerek kendisini aşağı indirdi bu kollar. Bağırmaya alışkın olan bir ses tonuydu bu. kalabalığın salonu boşaltması sonrası çıktı. sessiz bir şekilde salonu boşaltmalarını bağırarak duyurdu. Artık bireyler kendi psikolojilerini bırakarak munzam. kendisini yukarıya kaldırmış diğer kollardan kurtardı. "Neyse bunları boş ver. müşterek ve müteselsil grup psikolojisiyle hareket ediyorlardı. Bir an kendini hasta dinleyen doktor gibi hissetti. Başarının karşılığında gülümser bir yüz yeterliydi. Grup.. "Ancak. Salon kapısından koridora ayağını atmasıyla..... Bu tür davranış biçimlerini oldum olası sevmezdi. bu etkiyle Ber’in ‘Yeter!. indirilmesi için uyarması boşunaydı. benimde tercihlerim göz önüne alınarak yeniden doğuşum sağlanırsa.." Gözlerini kırpıştıran Artsa..Yargılama Grubu Duruşma salonundan..mezelerden almamaya başlamıştı.. dikleşmiş kulaklarıyla. Anti-Hafif 8. Bu ortamda birey bir hiçti. gülen gözleriyle. bu uyarılara olumlu tepki verecek konumda değildi..."dedi.

Özel koğuş bile kurduracaktı."Evet! O da var. Hüs. sonra Sağkol sarıldı kendisine." dedi. öldürdüğü kişinin tahriklerinin olaya sebep olması gibi hususlar göz önüne alınarak yirmi dört yıllık cezası brüt on iki yıla indirilmiş. birbirlerinin sevinçlerini paylaşıyorlardı." "Benim amcamın komşularıyla ilgili olan duruşma mı?. bugün son duruşmasıydı. Tüm aile giderleri ölünceye kadar Maf tarafından karşılanacaktı. hem de suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat ettirilmişti.. Sanıkların ifadeleri sırasıyla alınmış.. Sıra Ber’e geldiğinde “Müşterilerine yönelik Devlet avukatının suçlamalarını kabul etmediğini. Ber.. Hiç olmazsa yatarak para kazanacaktı ve ailesinin geleceğini bu şekilde temin edecekti. Med’in Hüs dışındakilerin ceza alacağı yönündeki kehaneti nedeniyle midesini bulandırmıştı. Ber’e yönelerek. Ber. karmaşıklaşan beyniyle adil karar verebileceği konusunda kuşkuluydu.. Đki kez tuvalete gitmiş. Ber’e tebriklerini sunuyor. seri halde ele alınsada. Bunun için bir kaç senenin lafı mı olurdu. ev almaları sağlanacaktı. Bu kadar dosyayla uğraşmak. Etraf kızışmadan gönüldaşlarımızı daha fazla adalet binasında bekletmeyelim. Bir anlam veremezdi.." dedi. "Benim başka duruşmalarımda var." dedi Sağkol.. Maf’ın yeğeninin dosyası Anti-Hafif 8..Yargılama Grubu Salonundaydı. "Hadi gidelim. Solkol çevreye göz gezdirerek.. bekleyen kalabalığa dağılmalarını emretti. Maf. saatine bakarak.. akşam eşinin azarlayıcı bağırtılarını dinleyecekti. Televizyonda seyretmediği filmlerin video kasetlerini ve televizyonda ki maçları soğuk birasını yudumlarken izleyecek.. olayın sadece bir para yardımı isteme. Ber. sanık çocukların babalarıyla konuşmuş olmasına rağmen kendi dosyasının alınacağı meçhul ana kadar olan zamanı bir türlü tüketememişti Ber.. Maf’ın yeğeninin bulunduğu salonda görüşülme durumu olsaydı.. "Yargının verdiği sonuçtan memnun olmayanlar olabilir. SahFail’in bu suçu işlediğine dair dinletilen son iki yalancı tanığında büyük yararı olmuştu. "Sonucu sonra senden alırım." Solkol.. yargı binasının bahçesinde sigaralar içmiş. Dışarıdaki ailesine de yüklü para verilecek.Önce Solkol. sürekli düşünür." diye düşündü. gerekli ilgiyi gösterecekti. Bes." diye sordu Solkol.. beklemeden onu da aldırmış olacaktı.Yargılama salonunda alınan ilk dosyaydı.. Parası olmayan için dışarısı da büyük bir Tut-Bırakma Kursevi’ydi. halk arasında mahpushane olarak bilinen Tut-Bırakma Kursevi’nde herhangi bir hatası görülmediği takdirde dört yıl sekiz ay net yattıktan sonra salıverilecekti. . yapılacak başka bir araştırma kalmamıştı. Kur isimli sanıkların "Gasp Suçu" na ilişkin dosyası Anti-Hafif 7. Bu cezayı almasaydı. içinden “Đyi ki yargıç olmamışım.. Bu verilenler karşısında dört yıl sekiz aylık ömür devede kulak bir bedeldi. Yine sokaklarda aç sefil dolaşacak.... Has. Suçlama “silahlı ve toplu halde gasp eylemini gerçekleştirmekti. Sırası gelen dosyalar.. yargı sektöründe açılan davalardan aldığı harçlar ve bir takım vergilerle çok para kazanmasına rağmen halen az sayıda Yargıç’lar yetersiz görevli ve standartlara uymayan bina ve salonlarla iktifa etmesini.. ömründe yemediği yiyeceklerle karnını doyuracaktı.” ayrıntılarıyla belirtmiş ve “serbest bırakılmalarını” talep etmişti.. Bu sürenin kendisi için keyifli geçeceğini biliyordu sonuca en çok sevinen SahFail. "Sonra görüşürüz. buna karşılık şikayetçi Yalşik’in fiziki güç kullanması karşısında müşterilerinden Bes’in korkutma amacıyla çakısını salladığını bu esnada güvenlik ekibinin geldiğini. Has.Yargılama Grubu duruşma salonuna yöneldi. Bes ve Kur’un suçlu olarak yargılandıkları davanın. Sağkol’da aynı yönde çağrıda bulundu.” Şikayetçi-mağdur gelmemişti. tabiri caizse dilencilik türünden bir eylem olduğunu. Đlk duruşma Devlet avukatının suçlama belgesinin okunmasıyla başlamıştı. Yargı Bakanlığının. daha yarısı bile bitirilememişti. Bir buçuk saati aşkın bir süre beklemesine rağmen sırası gelmemişti. "Maf! Bu habere çok sevinecek!" dedi Sağkol. ekonomik ikbali önceki yazgısına uygun sürecekti. Beş yargı üyesi ile yeni tayin olan yargı başkanının bu yönde oy kullanmasıyla yarıdan bir fazla çoğunlukla gerçekleşmişti. Bir günde yüzlerce dosyanın duruşmasını yapması halinde. Zorunlu 7. nasıl bir karar çıkacağından pek emin değildi. Hüs.. istenen ve beklenen sonuç... SahFail’e ise adam öldürmeden dolayı verilen cezadan samimi itirafları. iş bulamayacak.. Ber." diyerek yanıtladı. Eksiklikler tamamlanmış. Maf’ın yeğeni son duruşmada hem serbest bırakılmış.

... Elinin titremesi. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan yanıt gelmediğinden yeniden istenmesine. Karar verilmesine rağmen anormal bir davranış gösteren Ber. "Đsimlerini sonradan öğrendiği... Bu anda güvenlik ekibinin yetiştiği.. Yalşik. Ber. esasa yönelik son savunmasında. "Daha geçen aylar devleti ve milleti soyanlara iki ay ceza verilmişken bir dolmuş parası için bu . Kur’un hep birlikte üzerine çullandıklarını. Ertelenen gün bugündü. isimli sanığın şikayetçi şahıstan yol parası istediği.. "Ama suçsuzlar!.." doğrultusunda çoğu yalan içerikli ifadede bulunmuştu... önümüzdeki duruşma günü yargı salonuna gelerek doğrusunu anlatsın. Zor konuşturur.. Maf’ın yeğeniyle ilgili elde edilen sevindirici sonucun bu dosya ile gölgelenmesi hoşuna gitmeyecekti. Yargı grubu. Yargı Başkanı ve üyelerinin oy birliğiyle aldıkları karar gereği düşünüldü başlığından sonra okunmaya başlandı. Ayrıntıya ne gerek var..." büyük yekün tutan para istemişti..." diye sıkı sıkı tembih de bulunmuştu. "Bu nasıl yasadır.. Arada duraklıyor.. Bu durum Ber’in ses düzeneğinin sertleşmesine neden olmaktaydı." gibi duyumsamaları dikkatini dağıtıyordu.. Şikayetçi Yalşik’le bir şekilde bağlantıya geçin.. Ber’in. ikinci duruşmada gerçekleşti. Bes’in her birine yirmi yıl ağır hapis cezası. Has ile Hüs isimli kardeş sanıkların babası. müştekinin ifadesi. “Ah! Şu avukatlar!. Bes’in elindeki bıçakla kendisini tehdit ederek para istediğini. gerekirse para teklif edin... suçüstü hali ve sanıkların tevil yolu ile ikrarları nedeniyle müsnet suçtan Has. sanık müşterilerinin babalarına. Güvenlik merkezinde verdiği ifadeyi aynen tekrarlayacaktı. ince kıvrımlar halinde akan gözyaşını silme gereği duymadan. Yargı başkanı. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan istenmesine. kirpiklerinin atması tiki kısa bir süre devam etti. kastları olmadığını."Kararı beğenmiyorsanız Yüksek Denetleme Yargısına gönderme şansınız var!" dedi azarlar şekilde. Sıkıntılı hal. Karar açıklanırken saygı anlamında ayağa kalkılması yasada düzenlenmiş uyulması gereken kurallardandı.. yaşlarının küçük olması ve önceden hiçbir suç işlememiş olmaları göz önüne alınarak yasal indirimlerin yapılmasına sonuçta on altı yıl anti-hafif hapis cezasına mahkumiyetlerine.. Zorunlu saygısal kurala salonda bulunanlarda uydu. Ayrıca olayın seyri hakkında görgü tanıkları bulabilirseniz iyi olur. "Sanıkların ‘silahlı gasp’ suçunu işleme niyetleri. "Sanık avukatının serbest bırakılma isteminin reddine..Yargı Grubu... şair yapar.. insanı ozan yapar. bazen düşünceleri tam karşılayan sözcükler üretir. Ressam yapar. Önceki konuşmalarında doğal kekeme HasHüsBab’ın dili çözülmüştü... Yargı Başkanı ve üyeleri ile devlet avukatının üzerinde bıraktığı etkiyi algılamaya çalışıyordu." Kararı sanıkların yakınları gözyaşlarıyla karşıladılar." karar vermişti. Nihayetinde onlar da izlemişti... hüzünle karşıladı. türküleri en iyi tarzda yorumlayan güzel sese dönüştürür.. Özellikle. "Serbest bırakılma isteminin reddine.. gerekli uğraşı vereceğini belirtmesine rağmen ne bir tanık bulabilmiş ne de Yalşik isimli şikayetçi ile bağlantı kurmasına rağmen olumlu sonuç alabilmişti.. Olaya bizzat veya yardımcı olarak iştirak etmeyen Hüs hakkında ise suçsuz bulunup beraatine ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir.. Ber.... Duymuşlardı kararı. anlamıyorum.." yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunuyordu.. "Şikayetçi ile yakın temasta olmayan Hüs dışında diğer sanıkların silahlı gasp suçundan yirmi yıl hapsini istedi. Şikayetçi olan şahsı ikna edememişlerdi. Suçlu oldukları tiplerinden bile okunuyor. HasHüsBab. sadece Has. Izdırap. Algılamaları. HasHüsBab. Devlet avukatı.. Hatta bir miktar para vermek zorunda kaldığını.. "Toplanan kanıtlar." dedi ünlemli bir ses tonuyla.. oturumun yirmi sekiz gün sonraki güne bırakılmasına. şikayetçi Yalşik’in duruşmaya bir kez daha çağrılmasına ve yirmi sekiz gün sonraki bir gün yeniden duruşma yapılmasına” karar vermişti. dosya kapsamı... En son Hüs’ün ise hiçbir şekilde ve şikayetçi şahsında belirttiği üzere." dedi.. Bu tür davranışa verilebilecek en yumuşak tepki gelmekte gecikmedi..... savunmasında bazen tökezlenmesine neden oluyordu. Salon dışına çıktığında sanıkların yakınlarının yüz kırışıklığından olanları anlatmaya gereksinim duymadı Ber... şikayetten vazgeçsin.... Kekeme insanı. "Bakın bu olay önemli. Kur.. Sıra Ber’in ilgili olduğu dosyaya gelmişti..." Ber. Yalşik’le yakın temasta olmadığını ekledi. Bal gibi yapmışlar işte. Karar açıklandı. Has. Aksi halde on beş ile yirmi sene arasında ağır hapis cezası verilebilir. Bes... Sanıkların babalarının böyle büyük bir parayı ödeyemeyecek kadar gariban olduklarını bile bile.. Yalşik. "Vahim durumdan menfaat elde etme amacıyla. Beklenen...

. Bir suç sabit olduğunda onun karşılığında bulunan maddede ne ceza yazıyorsa Yargı ona karar vermek zorundadır..." dedi. Sinirlenme!. karşılık vermedi. evlilik birlikteliğinizin bozulmasında kocanızın kusurlu olduğunu ifade edecek tanık dinlemeden boşanmanıza mümkün değil karar vermez. "Dur!. Aile Mahkemesindeki duruşma salonuna seri adımlarla vardığında Müşterisi bayan Boşsel’in kendisini beklediğini gördü." dan oluşan üç sacayağından biri olan "Savunma" sacayağını temsil ediyordu. Boşsel.. "Üç duruşmadır bitmedi.. beyimle aynı. Bir umut." Kendisinden söz edildiğini anlayan ceketinin astarı evde yıkanmakla küçüldüğü belli şahıs yanlarına yaklaştı." ." Olumsuz Düşüncelerin. şahsın tavır ve davranışları komik gelmişti. dedi sulu anlatımla. olumsuz duygularla benzeşmesinden olması gereken gerçekleşti.... Komşumuz avukat tutmadan. hukukçuydu ve siyasi polemiğe girmek istemiyordu. Ber’e. " "Çevrem... " dedi.... "Korkarım. "Az kaldı dosyamı düşürüyorlardı. Dur!." Ber. ceza almalılar... Buna da şükür. hal hatır sordular. Eleştiri kendisini de kapsıyordu..." Ses ve söylem bu tanıklık işlerinde kaşarlanmışım ezgiliydi.. anlatılanlara karşı söyleyebileceği bir şey de yoktu. "Yargı başkanı ve üyelerle ile ilgili bir olay değil. her ne olursa olsun. "Đddia-Savunma-Karar. duruşmaya sensiz mümkün değil tek giremezdim.." Ber. "Emredin. "Arkadaşlarına da verirsin abi!" dedi... Ayrıca. Alnında biriken terleri elinin tersiyle silerek."Kartvizitiniz var mı?" diye espri yaptı. "Geçmiş olsun!" dilekleriyle ayrıldı. garibanlaşan insanların işlemiş olduğu suçların her birinden. ‘Bir şeyi temsil ediyorsan... Bir başka dosyasının duruşması vardı ve zaman öğlen tatiline yaklaşıyordu. Ber’e korkmadan anlatabilirdi." diyerek yanıtladı.... "Nasıl tanıklık yapacaksınız?" "Avukat abime bak!. Boşsel. Ulaşırım size.. dosya düşecekti." dedi yüzünde yapmacık bir korku ifadesi oluşturarak. "Tanık getirseydin şimdiye kadar çoktan biterdi." Ber. eleştirilere karşı temsil ettiğin şeyi savunmak zorunda’ olma ilkesine uydu. avukat olarak yargının. Şahıs.. "Tüm bunlara neden olanlar. "Siz tarafları tanımıyormuşsunuz!. davasını.. "Sen buradaydın! Ben yetişemeseydim sen girerdin. Rahatlamamıştı. Elim ayağım birbirine dolaşır.... Bu dava çok uzamadı mı?. "Çocuklarımızın cebinde dolmuş parası olacaktı.. Ama yarım kalmasına razı olmadı. Ber. Gömlek cebinden çıkardığı kartlardan üç tanesini uzattı.. Bir dolmuş parası için çocuklarımızı bu hale getirenler ve soygunculara sessiz kalanlar utansın. "Gerçi silahlı gaspa sokulmayabilirlerdi. Yargı’dan tanıdığı bir görevlinin yardımıyla yirmi günde bitirmişti."diye sinirli tavır takınarak sordu. Ber." Ber.. Kartta kahvenin telefonu da yazılı. Ağlaması cümlesini yarım bıraktı. Boşsel Hanım bana gerekli bilgileri verdi. Çantasından onunla ilgili dosyayı çıkardı. "Ben.. rahatlamadan da Ber’i bırakmak istemiyordu. yeni yapmıyorum tanıklık." diyerek rahatlattı onu.... "Avukat Bey!.. Bu nasıl adalet?.kadar ceza verilir mi? Bu nasıl yargı?. Ama... çocuğumun aldığı cezadan dolayı bu duruma düşürenler de aynı cezayı almalılaaarrrr!. Ber’in beklemediği karşılığı verdi. Haberci tanıdık çıkmasaydı... Abim!. "Ekonomik kriz nedeniyle işten atılmasaydık."Dosyamızın eksikleri daha bitmemişti. "Ne kadar tanık istersen bulabilirim. yargı binasının köşesindeki kahvede beş yeşil paraya tanıklık yapanlar varmış deyince.. Sorumluluğun ona ait olduğunu ifade etti... "Ben." dedi.".. BesBab’ da HasHüsBab’ın kanısını destekler içerikte... "Đşte bu beyefendiyi buldum.. bozulursa ne ala. "Nerede kaldın Ber bey!" serzenişinde bulundu... Söylemiştim ya! Kimse tanıklık yapmak istemiyor... Ha! başka tanıklık işleri olursa beni Tan kahvesinden bulabilirsin. birbirlerine. efendim!" dedi yapmacık saygı duruşuyla.. Davayı reddeder. Bir arkadaş. Ben olmasam da not bırak.. Yazık değil mi?. avukat olarak sacayaklardan birini temsil ediyordu. dedi Ber kısık sesle.. bozulması için Yüksek Yargı Denetlemesine göndereceğim. "Yargı başkanı. "Eee! Yine mi tanık yok?. Bes’in babası... bu sacayak düşünce ve duygularını ifade etmesinden dolayı kendilerine zarar vermeyecekti. Silahlı gaspla ilgili cezanın asgarisini verdiler. Ne gerekiyorsa anlatacağım. Elimden geleni yaparım.." Boşsel.. Ama olayı öyle yorumlayıp takdirlerini bu yönde kullandılar. Tokalaşıp." Ber.." diyerek iki adım geride bulunan orta yaşlı bir adamı işaret etti...

titrek sese dönüşmüştü. Çıktım.’ deyince anladık. Serbest bırakılma kayıtlarında Has değil Hüs görünüyordu..."Avukat bey!. izin isteyerek lavaboya yöneldi. Has. ‘Beni merak etmeyin. tanık çağrıldı. Olmadı. Yaklaşık yarım saat sonra telefonla arayan kişi.” diye düşündü. kendi adını anons ediyordu." Đnanmamış gibi tepki gösterse de ürkmüş ve paniklemiş bir ses tonuyla karşılık vermişti Tut-Bırakma Kursevi müdürüne. Siz telefonunuzu bırakın." dedi Müdür Bey. Aynadaki görüntüsü. dikkatini dağıtıyordu." "Aynen öyle abim!... Ber. Büyüklerimiz de öyle söylüyor. TutBırakma Kursevinden salıverilmişti. Ama ilk kez "Tanık Mafya Grubu. Đlk işi yapan iyi kazanır. siz nasıl öğrendiniz ?.Ber." Ber." dedi. Bunun üzerine duruşma salonuna giren Ber durması gereken yerde boy gösterdi.. Duvara bakarak konsantrasyon sağlamaya çalıştı. Ber.. Ber. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermekte gecikmedi.. "Abi!.. ... telefondaki otorite kokan ses. Ama yine de ben bir araştırayım.. "Mümkün değil!.. Az önce konuştukları şahıs salona girerek.. Hatta bu konuda Tut-Bırakma Kursevi Müdürünün yanıtını..." kavramıyla yüzleşiyordu.. değişen bir şey olmayınca odasına geri döndü. Telefondaki ses. devlet avukatı’ydı.... *** Has ile Hüs’ün babasının söylediklerine inanamıyordu.. son noktayı koymak için bu kez Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatını telefonla aradı.... ve kendisinin yardımcı olabileceğini.." dedi. dilekçesini tekrar edip tanık’ın ismini ve hazır olduğunu belirtmesi üzerine. Hüs’ün anne ve babası ile birlikte yargı binasına hareket ettiler. "Has. Ber’in beklediği yanıttı. Her şeyi devletten beklememek lazım. kısa kesmesi için.. bir terslik olduğunu hissetti.. Sağolsunlar yolumu da buldurdular."Đş olduğunda arayacağım. araya girdi."diye sordu Ber. Müdürün araması gecikmedi.. "Müdür bey müsait oldu. "Ne yaparsın abi. rahatsız edilmeden.. belirtiyordu. söz!" Bu arada duruşma habercisi..... "Sen de baktın.." Ber. "Peki. Hüs olayını yeniledi. Bende bu işe ilk kez bir komşunun davasında gerçek görgü tanığı olarak başladım. Baba Maf’ın avukatı olduğunu biliyorum!. Telefonu hemen ona veriyorum. müdürün şu an meşgul olduğunu.. " dedi... her alanda küçüklü büyüklü mafya grubu olduğunu biliyordu... Suçsuz bulunan ve bugün serbest bırakılması gereken “Hüs..” iken nasıl oluyorda cezası kesilen Has. Beklenen telefondan alınan bilgi.. elleri de açıktır. "Desenize sizde tanık sektörü kurmuşsunuz?" "Evet! Avukat abim!.. Ber’i iyice inceleyerek.. Mus’tan Tut-Bırakma Kursevi müdürünü bağlamasını istedi.."Tamam!. Acındırmalı kanala geçti.. birazdan size döneceğim... Hüs’ü de zaten çıkarmak zorundalar.. Bir sorun yoktu. kendiyle baş başa kalabildiği yegane yerlerden biriydi." Ber. Ber. Ber iddiayı özetleyince. "Bir saniye avukat bey!" dedi.. “Gerçek görgü tanıkları dahi bu şekilde ifade veremez.. Müdür olduğunu belirten görevliye Has. "Bizim burada dört noktada kontrol yapılır. buna rağmen anne babanın iddialarında ısrarlı olduklarını belirtti. Çocuklara da ufak tefek kıyafetler aldılar. Bağlantı kuruldu sinyali üzerine telefonu kaldırdı. Tamam!. Devlet avukatı konuyu araştıracağını belirtti." Telefondaki ses ile müdür olma olasılığı yüksek bir ses arasında geçen fısıldaşmaları bir süre dinledi Ber.. Onların çok işleri olur.. davacı müşterisi ile davalı kocası arasındaki geçinememe nedenlerini yakın akrabalarıymış gibi ayrıntılarıyla ve layıkıyla ifade etti. *** . Lütfen yanıma kadar gelebilir misiniz?.. bu iş iyi. Sırtını aynaya döndü. Buna rağmen Has ve Hüs’ün anne ve babası iddialarında ısrarlıydılar. onun anlattıklarını mümkün görmüyordu." Ber. telefonla arayarak.... En rahat düşünme ortamı. Ber.

Belki de uyuyorlardı. Birden.. "Hüs’ün ‘Bu kez firara yardımcı olmaktan." Söylenecek söz kalmamıştı. "Efendim! Şimdi ne yapacaksınız?" diye sordu kursevinden sorumlu devlet avukatına... Gözlerinden süzülen yaşlarla izliyordu... Hüs ise hala Kursevinde bulunuyordu. elinde sallamaya başlamıştı. Topluluğa gösterdi.. Artsa. Bakanı da yoktu. Belinden çıkardığı ateşli silahı.. Đlerleyemiyordu.. Aralarındaki bir yaş farkı ve benzerliklerinden yararlanarak Has’ın.. Ber dışında kimse bunun farkında değildi.... "Gerçek anlaşıldığına göre.. "Merak etmeyin!. Ber. Ber. Yargı binasından çıktıktan sonra netleşen durumun yasal pozisyonu konusunda hukuksal anlatımda bulundu.... Onun elleriyle yüzünü tırnakladığını korku ve endişeyle izliyordu.. devlet avukatına "iyi günler!" dileyerek makam odasını terk ettiler... Hüs’ün kimlik belgesini kullanıp kendisini Hüs olarak tanıtması sonucu görevlileri atlatmış. Ber.. Saat gecenin 23:50’sini gösteriyordu. Hüs.... Öylece Artsa’yı izlemeye devam etti.. üst kapağını çıkarmıştı.. en çok iki ay sonra serbest bırakılacaktır. ‘Firara yardımcı olma suçundan. Sonra kafatasının üst kapakçığını.’ dolayı tutuklanmasını sağlayacağım...Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatı hiddetlenmekte haklıydı.. Artsa’nın ölümünü görmüştü düşünde.. Uykusu kaçmıştı.. Has’ında saklandığı delikten bulunup çıkarılması için Güvenliğe talimat vereceğim ve bu sonucun oluşmasında ihmali olan kursevi sorumluları hakkında da soruşturma açacağım.....’ dolayı ceza alsa dahi. garip bir şey oldu.. Đnsan kalabalığı tel örgüler görevini yürütüyordu sanki." "Ne mi yapacağım?.. Sağ ve sol eliyle kemik yapısı görünen kafatasını zorlayıp.. onun bağırırcasına ağzını açıp kapatmasına rağmen sesini duyumsayamıyordu. Hüs’ü serbest bırakmanız gerekmiyor mu?. Çıkardığı sesler.. insan kalabalığını aşıp dolayı bir türlü onun yanına yaklaşamıyordu. Kalabalığı yarıp yanına yaklaşamayacağı umutsuzluğuna kapılmıştı.. Çaresizdi... kendi kafa derisini bir peruk çıkarma kolaycılığıyla alıp..." dedi kızgınlıkla. Serbest kalan Hüs yerine Has’tı.. Artsa’nın her iki elleriyle kendi başını sımsıkı kavradığını gördü..... Đnsanların ilgisini çekemiyordu. rüyasında Artsa’yı görmüştü.. yorgundu. elinde tuttuğu beynine doğrulttu.. Her ilerleyişi."diyerek Has ve Hüs’ün annesiyle babasını rahatlattı... Bu kez. Hep birlikte. Endişelenmişti. Yine Ber dışında izleyeni yoktu. kursevinden firar etmişti... *** .. Sesini duyan yoktu..... kalabalığın çıkardığı uğultularda boğuluyordu. Ber. Artsa’nın evini aramaya karar verdi.. Ber. Bir eliyle beynini parçalamadan çıkardı. Geniş bir ovada ucu bucağı görünmeyen yüksek bir tepeden kalabalığa seslenmeye çalışıyordu. Önce kafatası derisini kalabalığa attı. Ber. 14 Gördüğü kabustan kan ter içinde uyanmıştı. sanki geriye gidişiydi kendisinin.. Telefona yanıt veren olmadı..

"Başın sağolsun. "Sizlere. Eliyle silahın kabzasını tekrar okşadıktan sonra beline taktı. Birkaç adım geriye çekilerek. direngendi. Müzik setinin kolonlarından. Bu.."En az senin kadar üzüldüğümü bilmeni istedim... En önemlisi ilahi dinlerde belirtilen ‘Öteki Dünya’ nın olup olmadığını da öğrenme şansını elde edecekti. bugün bitirmeliydi. Üç arkadaşını tek tek inceledi.. Beyni düşünmeyi durduracak. Haykırış!. Đnsan istediği şeyi gerçekleştirebilecek cesareti bazen derhal bulamıyordu. Aynı kelimeyi bir çok kez yineleyerek..Ber....... Kendisi sesini kalabalığa duyuramamıştı.. Ahizeyi kaldırdığında.. Mermiyi ağzına sürdü.." diye bağırıyordu. asildi.. Bir el silah sesi!. "Sizleri öpmek istiyorum.. Bu kez gülmedi. Silahından çıkan ses ise kalabalıkta bulunan bireylerin kulaklarında çınlıyordu. Ber.. bu çınlamayla uyanmıştı uykusundan. Hiçbir şeyi bu kadar merak etmemişti. Bir hayatın sonunu gösteren işaretlerdi.. zevkle izledi... içsel telkinleriyle koşullandırmıştı.. Önündeki duvarı yıkacaktı.... Ber. Ölü bedende kalan açık gözler mutluydu." dedi. Gülmek kendisini gevşetebilirdi. Adet gereği selam verip sandalyesine oturdu. Belindeki silahı çıkarıp şakağına dayadı.. tüm benliği ve duyularıyla ağlamaya başlamıştı. *** Đyice sarhoş olmak istiyordu. telefon ziliydi.. Artsa. içi artık hiçbir şeyi algılayamayacaktı. Yerine oturmadı. halen diriydi. Ayağa kalkarak tek tek sarıldı arkadaşlarına... Rahatlayacaktı. Pink Floyd’un “Duvar” isimli parçası duyuluyordu." Med.... ... Zamanı gelmişti. Beşinci kadehi olmasına rağmen.” dedi.. Silahtan çıkan ve yankılanan sesle kalabalıkta bulunan tüm bireyler Artsa’nın yere düşmekte olan cesedini kare kare hafızalarına almaya başlamışlardı.. Ölümü dışında herhangi bir olasılığın olmasına dua ediyordu.... Artsa’nın silahından çıkan kurşun elinde tuttuğu beynini parçalamıştı.. Kendisini. Hiçbir düşünce amacının gerçekleştirmesini engellememeliydi.. Ber’le ‘ti’ye aldıkları bir davranışı sergilemişti.. Hiçbir güç onu yönlendiremeyecekti. Devam etmesinin bir anlamı yoktu.. Hazırlıklı olmalıydı.. Med’in diyeceklerini duyacak. Emniyet kilidini açtı... Parçalar kalabalığa savruldu.. Gece sessizliğini yırtan bir ses gelince irkildi. daha önce görme şansını elde edemediğiniz bir şeyi ilk ve son kez yaşatacağım. Ama bir türlü Artsa’ya duyuramıyordu sesini. diğer masadakilerin ve lokanta çalışanlarının meraklı gözlerle kendisine bakışlarını. duyumsayacak durumda değildi.. Med’in sesini aldı.. bu parçanın gerçekleştireceği eyleme uygun bir müzik olduğunu düşündü. Bir dakika önce ayrıldığı masaya geri dönüşünde yeniden selam vermişti... Masada bulunan üç arkadaşından izin isteyerek tuvalete çıktı.. Şu an en çok gereksinim duyduğu şey ağlamaktı.... Artsa üç arkadaşının... Uyuyor oldukları veya ev dışında bir yerlerde olabilecekleri olasılıklarından birinin gerçekleşmesi dileğinde bulunuyordu. Şarjörü çıkarıp tekrar taktı. Tuvalet kapısının iyice kilitlendiğinden emin olduktan sonra belindeki silahını çıkardı.. telefonu kapatması gerektiğini biliyordu... Đzleyiciler putlaşmışlardı. Elini beline götürdü." diyordu. Tabancısının demir sıcaklığını hissedince gülümsedi. Düşüş!. Bu işlerin bir an meselesi olduğunu okumuştu. Masaya geri döndü. Altıncı kadehini de devirdi. Telefonunla aramasına yanıt verilmemesini olumlu mu yorumlamalıydı?... Ayık iken birkaç kez deneyip başaramadığı bu işi. "Yapma!..

." Ber. ancak bir kopyasını yaptırıp vereceğine söz vermişti. düşünmekten vazgeçti. Artsa’yı çok seviyordu ve bir cenazenin ardından ilk kez bu şekilsel değere uyuyordu..." "Ben karnımı bir şekilde doyuruyorum.. Đşte neyi unuttuğunu anımsamıştı."Beni artık yönlendiremeyeceksiniz!. ekonomik ve ailesel sorunları vardı. Đzleyici grubuna.. ortak tanıdıklarıyla onun geçmişini yorumlayarak anmışlardı.. *** .. Ama ölü bedenleri cezalandırma yöntemi artık çağdaş cezalardan değildi. Kendisine hediye edilmesini istemişse de Ber.. Ber. Psikolojisi bozulmuştu. tüm güçlerin bileşkesinin beyni kendileriydi. Med’in bugün ikinci aramasıydı. anahtarlığı ve tespihi cebindeydi. Çünkü... Sonra görüşürüz..." dedi alaycı tonda Ber.." "Đleride sana bu söylediklerini yedireceğim... 15 Artsa’nın kendi hayatını sonlandırmasından on gün geçmişti. sakal ve bıyığını tıraş etmemişti. "Neden?. Bunu yapacak güçleri vardı. Ayakkabısını giyindi. Denetleme grubuna tepkisel mesaj sertti. Bu. Artsa’nın ölü bedeniyle vedalaşmış." "Bu konuda daha fazla açıklama yapmamam gerekiyor. sürekli yanında bulundurduğu cüzdanı. Bir şey unutmuş hissi vardı içinde. güzel sesi ve yorumuyla doldurmuş bir ozanın çıkarttığı kasetten kopyalanmış kaseti aldı. Uygulama grubuna. Bana unuttuğum şeyi hatırlattın!" "Kaset mi?... Randevu saati yaklaşıyordu. telefonu kapadı... Bu kaseti bir kez Markız’a dinletmişti.. Markız’la bu kez evde değil bulvarın sonunda bulunan bir kafe de buluşacaklardı. Skolastik çağı canlandırmanın şimdilik bir yararı yoktu.. "Yine de telefon açtığın için teşekkür ederim. saatine baktı. geleneksel değerlerde yas tutma anlamına geliyordu. "Markız’ı kıskanıyorsun!"dedi. Đşine geldiği ve içinden geldiği zamanlar geleneksel değerlere uyardı. "Gitmemen gerektiğini düşünüyorum!" dedi. Annesinden yadigar kalan ve Mar Kenti yöresinden derlenmiş ezgileri. hadi bye" Ber..." "Evet!" "Kaseti verdiğin için pişmanlık duyacaksın!" "Markız’la ilgili olan her şey seni rahatsız ediyor. "Senin yedireceklerine gereksinimim yok!.." mesajını veriyordu sanki. Duyduğu telefon zili üzerine açtığı kapıyı kapamak zorunda kaldı. Cezalandırılması gereken içerikteydi. Ceplerini kontrol etti. Ber. Unuttuğu şeyin ne olduğunu anımsayamayınca." denerek üzeri örtülmeli ve bu şekilde yayınlanmalıydı tüm iletişim araçlarında.. Genel ve yerel Düzenleme grubuna. Mer kentinde üç gün kalmış. Bugün cumartesiydi.. On gündür. "Mesleki.. Yularımı elinizden aldım!..

"Biraz daha iyiceyim. arka masada bulunan iki kişiyi de hesaplayarak sessiz kalmayı daha uygun buldu. "Hiç sanmıyorum!. Bizi izliyorlar. "Derhal kalkalım Ber!" Markız’ın etkisinde kalmadan mantıklı düşünmeye çalışıyordu. Gözleri korku doluydu. Yakın masada oturan sarı saçlı. Ber. Her ikisinin de istediği dondurmalar servis edilir edilmez kaşıklamaya başlayacaklarken Markız. "Çakmağınızı kullanabilir miyim?" diye sordu.” yalvarmalarına Ber oturmakta direnerek karşılık veriyordu. fısıltılı bir sesle. tetikte duruyordu. Bir zamanlar uzak doğu sporlarıyla ilgilenmiş . Ad kentinin toplumsal özelliklerinden biri de buydu. devamını getiremedi. "Sigaramız nedense söndü. ‘Tek misin? Neden senle birlikte oturmuyorum?’ der gibiydi. Artsa dirilmeyecekti. aslında diğer masada bulunanları çaktırmadan daha da çok izliyorlardı.." diyerek kendi gerçeğinin aksine bir yanıt verdi. "Biraz oyalandıktan sonra kalksak daha iyi olur. Bakışlar. ne bir gizli kameraya ne de ses alıcı bir cihaza rastlanmamıştı." Çıngar çıkaracak bir insana yumuşak davranmak.. Markız. Birkaç dakika sonra Kıllı kol.Ber.. "Endişelenmen yersiz. "Kendini nasıl hissediyorsun?" diyerek sordu. teşekkürlerini sunarak kaseti çantasına koydu."dedi. yumuşatılmayı çabuklaştırırdı. kısa bir an düşündükten sonra cebinden çıkarmış olduğu çakmağıyla sigarasını yakacakmış gibi davranarak yere düşürdü. yanağının öpüleceği sanısıyla sağ yüzünü uzattı.. Ber." Ber. dışarıda bulunan boş masalardan birine ilişmiş. Markız hala gelmemişti. Bu düşürüş... Ber." "Öyleyse al ve bana ver kibar erkeğim!" Ber." Ber. Kıllı kol sahibi. "Tesadüfen burada oturuyor olabilirler. yeniden başlarına dikilmişti. Bu arada yan gözlerle şahsın hareketlerini izliyor." dedi... ya da hayıflanıyordu. "Hemen bakma!"diyerek uyardı önce. Markız’ın "Selam!" sesiyle irkildi. buyurun!" demekte gecikmedi Ber. bayanın ısrarlı bakışları karşısında tekrar bakıştılar. Yeniden çakmağınızı almam gerekiyor. Ayağa kalktı.. Almak için eğilirken arka masayı kısa bir an gözledi.. Ber. Markız’a da negatif enerji salmanın bir yararı olmayacaktı. Genelde kimse arkadaşlık yaptığı kişi veya kişileri yeterli görmüyordu. çakmağı aldıktan sonra Ber’e yöneltilmiş bir istekti ve ses dokusu rica içermiyordu. Med’in Markız hakkında söylediklerini düşünüyordu. "Sana bir ara bana teklif etti. sarı saçlı mavi gözlü bir bayanla göz göze geldi. gidelim! N’olur. Bu bayanın karşısında ondan yaşça büyük ve daha eğitimsiz olduğu anlaşılan biri oturuyordu. Kıllı kol.. "Kalkmamız onlara çekindiğimizi belirtmemiz demektir. kolun sahibinin yüzüne baktığında az önce yere düşen çakmağı alma bahanesiyle eğilirken dikizlediği. Kıllı kol’un masasına geri dönmesinden sonra Markız’ın “Lütfen.. birbirleriyle ilgileniyor izlenimi yaratsalar da. Bu. Ber. sigarasını yaktıktan sonra çakmağı masaya fırlatarak attı. Evinin içine bu tür elektronik cihazların yerleştirildiğine dair şüpheleri yok olmuş onun yerini Med’in sezgi ve algılamalarının güçlü olduğu kanısı iyiden iyiye yerleşmişti. Gözünü kaçırdı ondan. Ber. alçak bir sesle. arka masada oturanlardan biri olduğunu anlamıştı. kanının beynine sıçramasına neden olmuştu Ber’in. Heyecanlıydı. diye sözünü ettiğim patronumun oğlu burada. mavi gözlü kızın yüzü allaşmıştı." Markız. Üç kişi oturuyordu ve üçünün de bakışları dostane değildi. "Hoş geldin!" diyerek sarıldı Markız’a. ne yumuşak ne de sert olmayan orta yolu tercih etti. Markız. Oturanların çoğu.. Arka masada. Ber. aniden Ber’e yakınlaşmasını işaret etti. Kafe kulübe küçüklüğünde olmasına rağmen ön bahçesinde yirmiye yakın dört kişilik masa grupları vardı ve çoğu doluydu. Güvenlik sisteminde uzman bir şirkete evini ayrıntılı olarak arattırmış. Artsa’nın ölümünün Ber’i ne kadar sarstığının bilinciyle. Fakat. Onun şimdiye kadar geleceğe yönelik kehanetlerini zaman bir şekilde doğruluyordu.. "Çakmak attığınız yerde alınmayı bekliyor!. Markız.. Masaya çarpan çakmak zıplayarak yere düştü. ses çıkarmadı.. Kolları kalın ve kıllı biri tarafından sigara paketinin üzerindeki çakmağının alınmakta olduğunu fark etti. "Neden olmasın. elindeki kaseti Markız’a uzattı. Başkalarıyla kıyaslayıp ya rahatlamaya çalışıyordu. yüzünde zorlamalı bir neşe oluşturmaya çalışarak. yarım saattir bekliyordu." dedi soğuk tonlu bir sesle. Markız’dan bir öpücük daha kazanmıştı.

tam doğrulmadan oturduğu yerden eğilerek aldığı çakmağı Kıllı kol’a uzatarak. Son bir gayretle ona doğru yöneldi. Avuçlarıyla yumurtalıklarını tutan Kıllı kol. Başını salladı. *** . Ber. Ahşap sandalye kırılmıştı. Baş edemiyoruz..... bildiği duaları içinden okuyordu... saldırganlardan birinin "Güvenlik geliyor!... Hediyem olsun!" Kıllı kol. Trafik kazası sonucu ayaklarının kırılması nedeniyle karate eğitimi yarım kalmasına rağmen şahsı gözü kesiyordu." feryatları kulağında çınlıyordu. Ber. Çevredeki görüntülerin buğulandığını. seslerin sanki gittikçe kendinden uzaklaşmaya başladığını hissetti." dedi. Her an ölümü bir çok kez yaşamak gibiydi. Gözü sağ tarafına düşen dönercinin uzun ve keskin bıçağına ilişti.. koltuğunu arkaya usulca itekleyip. Döner bıçağının keskin tarafının bedeniyle teması anını gözleri kapalı bekliyordu. çakmağı elinden çeker gibi aldıktan sonra diğer elinin baş ve işaret parmağıyla Ber’in yanağından makas aldı.... Et döner yapılan bölümün korkuluğuna dayanmış. Usulca yere yıkıldı. yerdeki kırılmış sandalyeden kopan bir parçayı alıp Ber’e vurmaya başladı.. Ber... korumakta zorlandığı soğukkanlılığını tamamen kaybetti.. Ber. "Sizde kalsın. O meçhul içsel sesler yine kulaklarında çınlamaya.. negatif!. Darbe alanın alnından kanlar akıyordu. Amacı kendisine daha rahat hareket edebileceği bir alan yaratmaktı.. "Buyurun!. Bu kez sonuç alamamış hatta son şahsı kımıldatamamıştı bile... Kıllı kol’dan acı dolu haykırışı duyulmakta gecikmedi. Gözleri iyice kararıyordu. kendisine gelmeliydi. Görüşü bulanıktı. Siren sesleri ömrü boyunca hiç bu kadar kulağına hoş gelmemişti. Son saldırgan." "Lanet olsun! Yine O!.. ondan erken hareket etmişti.. Markız’ın "Yardım edin!... son kalan kişinin şaşkınlığından yararlanarak sağ tekmeyi vuracakmış gibi gösterip.. O an ölümünün anahtarı olacaktı.. Biri engelliyor.. inen darbelerden sersemlemişti." Güvenlik ekip arabasından çıkan tanıdık siren seslerini duyuyordu." "Med’i engelleyin!" "Yanıt. Buraya kadarmış. Ber. "Vur!.. sonra kelime kelime anlaşılmaya başlamıştı. yerde kıvranıyordu. Beklemek korkunçtu. Döner bıçağını onun elinde ve havaya kaldırmış durumda gördü. Vuracakmış gibi duran kollar biraz önceki duruşundan farklı değildi. Diğer iki kişi bulundukları masadan küfürler savurarak kendisine doğru geliyorlardı... "Neden indirmiyor?. ters dönüş aldı ve olanca hızıyla sol tekmesini onun midesine indirdi.. Đçten içe kendine telkinde bulundu. Saniyeler çok uzun geldi. mahsur kalmıştı.. Sesi çıkmadı... Siren sesleri." "Donmuş vaziyette.. ama diğer ikisini de hesaplayarak tümüyle baş edemeyeceğini de bilebilecek kadar da gerçekçiydi. şimdi de. Adam öldürüyorlar!.. sandalyelerden birini iki eliyle başının üzerine kadar kaldırarak yanına ilk varan kişinin kafasına tüm gücüyle indirdi. gözlerinin kapanmakta olduğunu... Son şahıs.. Ber....... diye düşündü. Ber’in son duydukları kendisine ninni gibi geliyordu. Ne Bekliyorsun!" diye haykırmak istiyordu.hatta Budokan Karate dalında turuncu kuşağa kadar ulaşmıştı. Bir zorlamayla kendisini geriye attı. Ber. Markız’ın da geri çekilmesinden yararlanarak masayı ileriye doğru itekleyerek devirdi. Oturduğu koltuktan fırlayarak sağ bacak dirseğini karnına doğru çekip şahsın yumurtalıklarına ayağının topuğuyla sertçe vurdu. Kaçın!" derin acılı bağırtısı ile birbirine karıştı.

Markız." dedi buğulu bir tonuyla. Güleç bir yüzle.. çekinme. telefonla sekreterine talimat verdi.." Maf. "Evet görüştüm efendim." dedi.. Sonra iyi bir başlangıç olmadığını düşünerek "Đzin verirseniz gidebilir miyim?" dedi. "Gerek güvenlikte." Cümleleri toparlamaya çalıştı." Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerini Markız’ın endişe okunan gözlerine dikerek. gereğini yerine getirirdi. Gazete sayfalarından başını kaldırmadan "Girin!" dedi Maf. Kapı çaldı.. Onları ikna etmek için ne gerekiyorsa takdim edin." diye geçirdi. güzel kızın üzülmesini istemiyordu. aksi halde kendisinin yardımcı olmakta zorlanacağını’ belirtti. Bunun için ölüme bile gidilir." dedi ve "Ber. oturun!" Gelen bayan.. ‘Hoş bulduk’la karşılık verdi." diyerek soruyu yanıtladı. Maf..." diye ekledi." dedi. Maf. Onun nelerden hoşlandığını ve isteyebileceklerini önceden bilir. "Her hangi bir şeye gereksinimin olursa mutlaka yanıma gel! Seni her zaman bekleyeceğim. Maf. Maf’ın övgüsünü almak için gereken her şeyi yapmaktan zevk alırdı. Temsili kleopatra güzelliği.. Maf. Maf. beni sevdiği ve kıskandığı için Ber’e arkadaşlarıyla birlikte saldırdı. "Đlginize de teşekkür ediyorum. olayla bizzat bizim ilgileneceğimizi söyledim. üç kattan oluşan ofisinin üst katında gazete başlıklarını incelerken." dedi." diye geçirdi. "Patronumun oğlu Maroğlu. teşekkür edip salondan çıktıktan sonra Maf." Maf. ‘fazla sansasyonel olayların çıkmamasını.. söyledi. işin peşinin bırakılmayacağından endişe duymaya başladı. Her genç kıza sahip olamayacak bir ortamdaydı. nasıl?" diye sordu.. ayrıca soruşturmaya da gerek kalmadığını... sekreterinden Sağkol’un çağrılmasını istedi. iç gıdıklayıcı sesin sahibine başını kaldırarak baktı. kısa bir an sonra yanında hazır olan Sağkola.. "Güzel!.. gözlerini anlamlı bir şekilde Markız’a dikerek. merak etmeyin!" dedi." dedi. "Onların sadece kulakları çekilecek.16 Maf.. Çağrılacağını biliyormuşçasına. telefon ahizesinden dahili çağrı sinyali aldı. camdan dışarıyı seyrederken. Markız.. Ayağa kalkarak "Hoş geldiniz! Markız Hanım!" dedi. Gerektiğinde kibar olmayı da biliyordu."diyerek soruya olumlu yanıt verdi. söylemeden gereğini gerçekleştirmen hoşuma gidiyor. "Doktoru bir haftaya kalmaz taburcu edebileceklerini. "Teşekkür ederim. bu ne güzellik... Adının geçtiği bir olaydan dolayı bir çok insan zarar görebilecekti. Ben seni bu huyundan dolayı çok seviyorum. "Olur efendim!" dedi. Markız. O kendisiyle ilgileniyordu. sadece üç kişinin nedensiz yere Ber’e saldırdık-larını. "Beklediğiniz misafir geldi!"dedi.Müdürüyle görüştün mü?" diye sordu Maf. şimdi. "Basındaki dostlarımıza da söyle avukatımıza yapılan saldırının bizimle ilgisi varmış gibi çıkan haberleri yalanlasınlar." Ad kentinin en etkin insanı tarafından davet edilmiş ve onun karşısında konuşuyordu. Onu rahatlatmalıydı. Đzin . Gereğini yapacaklar. Daha sıcak ve daha rahat konuşabiliyordu. biraz nefeslendikten sonra "O da. "Biliyorsun! Artık bu bizim işimiz. "Tanrım. "Lütfen bana bildir!" Markız’ın ilk andaki çekingenliği yok olmuştu. "Görüşme bittiyse." diye başlangıç yaptı." Sağkol. Bir kaç saniye oluşan ara sessizliği sonlandırmak için "Bir şey içer misiniz?" diye sordu.. içselinde ‘Avukat ağzının tadını biliyor." diye ekledi. Sekreteri. hatta saldırganları tanımadığını." diyerek izin istedi. Yıllardır ilk kez yaşlı yüreği bir kız karşısında bu kadar heyecanlanıyordu. "Buyurun."Anlaştık o halde!. Yanına gönderilmesini emretti. "Nasılsınız efendim?" diyerek misafir koltuğuna oturdu.. Markız." Sağkol. "Ber’de onlara gereken yanıtı verdi sanırım.." "Đşte!. güzel." "O işi de çözdük. gülerek. "Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa."Đyidir efendim. sonra da kaçtıklarını belirtmeni rica etmek içindi. "Seni buraya kadar yormamızın nedenine gelince.. Olayı büyütmesek. içselinden. kalkışla.. Gelen bayanı yerinden doğrulmadan ve gözlerini gazeteden ayırmadan buyur etti. kalkışa. ayrıntısını ve bazı gazetelere yansıdığı gibi olmadığını. "Ona kavganın boyutu. "Bir eleman Markız’ı evine kadar bıraksın!" Markız’ın sıcak elini her iki elinin arasına aldı. gerekse yargıda vereceğin ifadelerde kesinlikle ayrıntıya girmemeni. "Güvenliğin 9. "Geçmiş olsun.

siyah saçlı.. ise küçüklüğünde iki kez. doğallık gibi güzel şeylerdi. Hastanede canı pek sıkılmıyordu. Ber. sıyrıklar ile başının alnına yakın sağ kısmında on iki dikişlik yarası vaki çatışmanın acı faturasının ayrıntılarıydı.. "Bakmak ister misin?" diye sordu. Ama önce işleri tamamen rayına koymalıydı." Yerinden doğrulmadan gazeteyi alması için Ber’e uzatarak.. Hastanede en az yataklı dört kişilik bir odaya yatırmışlardı kendisini. "Đz üstündeyiz. filmlerden. gündüzleri vaki olay nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan Markız. akşamları ise Mus yanında refakatçi olarak kalıyordu." dedi.” hayıflanmalarını sürekli yineliyordu kendisine. Kendisine güvenen. yöreyi iyi bilen biriydi. "Neden daha önceleri tanışmak kısmet olmadı?.isteğine Maf’ın tepkisiz kalması üzerine salondan çıkmak üzere kapıya doğru yöneldi. Ucuz kurtarmıştı. Markız’la yaptığı son telefon konuşmasıyla içeriğini öğreninceye kadar. bağlılık. Ber. Tar.. Ayrıca aynı koğuşu paylaştığı üç kişiden biri olan muhabbet de konu sıkıntısı çekmeyen ‘Tar’ isimli bir adam da vardı. Mar kentinin tarihsel yerlerini gezme. Ber bakışlarını tavana dikilmiş her iki kolunu başının altına destek vererek uzandığı yerden rast gele düşünüyordu. yeşil gözlü. "Olumlu haberlerini bekliyorum!" *** Kafe’de ki çatışma sonrası Ber. cümleleri kitabi çıkarsa da doğu aksanını hala atamadığı anlaşılıyordu şivesinden. Biri haricinde diğer ikisi trafik kazası mağduruydular. Bunlarda kent yaşamında pek bulunmayan değerlerdi. sosyolojik. Ad kenti Rüşve hastanesine kaldırılmıştı. Tar’ın kent ve ülke olaylarına siyasi. Markız’ın Maf tarafından çağrılmasına bir anlam verememişti.. Kelimeleri. Hızlı bir şekilde haberin ayrıntılarına göz attığında oluşan siniri yanağındaki allanmadan da anlaşılıyordu. dürüstlük.. Sistemini tam oturtmalıydı. ayağa usulca kalkarak. köyünü akrabalarını yakından tanıma.. en son avukatlık ofisini açmadan önce gitmiş. Ber’in babasının doğum yeri olan “Mar” kentinde doğmuş. kültür mayasını fark edebilme anlamında kısa süreli de olsa yeniden gitmek istiyordu.. Yeni kurulmuş olan "LegalXYZ-Partisi”nde faaliyet gösteren. "Allah kahretsin! Bu haberlerin . bu kadarına da şükrediyordu.. öksürerek Ber’in dikkatini kendi üzerine çekmeyi başardı.. Baba kenti hakkında çok da bilgi sahibi değildi.. Kitaplardan. Maf’ın avukatına saldırarak cevap verdi. bir Edebiyat-sanat dergisinde yazıları yayımlanan. Ber. elinde tuttuğu gazeteyi göstererek "Kent-Bas gazetesi senin olayın hakkında yine büyük başlık atmış. "Karşıt grup. aynı zamanda Maf’ın elemanı Solkol’un yakın arkadaşlarındandı... Babasına ve kardeşlerine olan özlemini giderme. Merak etmeyin birkaç güne kalmaz. Maf’ın "Olayı çıkaran kabadayılardan haber var mı?" diye sorması üzerine geri dönmek zorunda kaldı. hukuksal.. Ber. Tar. Đkisi de hastanede başlayan arkadaşlıklarını taburcu olduktan sonra da devam ettirme niyet ve temennilerini taşıyor ve bunu her fırsatta birbirlerine vurguluyorlardı. liseyi bitirinceye kadar orada kalmış. kendisine. Đflas nedeniyle. Ber." dedi.. uzun boylu ve sempatik bir tipti. samimiyet.. elimize düşerler. çevreyle ve benliğiyle barışık bir duruşu vardı. karşı yatakta yatan ve trafik kazasında ayağı kırılmış Ad kentinin Er lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapmakta olan ‘Tar’ isimli kişiyle diyalogu epeyce ilerletmişti. Tar. babasının evi El kentinden Mar kentinde bulunan köyüne taşıdığında Ber hukuk fakültesini kazanmış bu nedenle orada kalma şansı veya şansızlığını elde edememişti. yorgunluk akan bir sesle "Hiç... Bazen kentten uzaklaşıp bir köylü gibi köy hayatı yaşamayı içinden geçiriyordu. Kültür düzeyi yüksek olan Tar’la güzel ve verimli saatler geçiriyordu. Tar." "Güzel!" dedi. çok yönlü ve derinliği olan biriydi.... psikolojik bakış açıları. Odada bulunan diğer üç hastanın sağlık problemi yine kırıklarla ilgiliydi. kurgu ve yorumları garip gelse de hoşuna gidiyordu.. "Hayırdır? Yine ne düşünüyorsun?" diye sordu hafif gülümseyişle Tar. Tar’ın yanına kadar gidip gazeteyi aldı. karşısındakine güven veren.. bir hafta kadar kalmıştı Mar kentinde. "Güvenliğin yakalayabileceği korkusuyla gizlendiklerini öğrendik. Tar. ekonomik." dedi. Konuşurken bile gülüyor görüntüsü veriyordu karşısındakine. Sol kolunun kırılması yüzündeki morluklar.. Kolundaki kırık çok önemli olmamasına rağmen bir haftadan önce taburcu olamayacağı söylenmişti. anlatılardan köylüler hakkında edindiği bilgi. Öyle dalmışım işte!. buğday tenli. art niyetsiz yaklaşım..

.Yargı Grubu Başkanı ve beş üyesi.. Kimbilir belki de. bu durumda gelecekteki insanlara olay yanlış aktarılmış olacaktır... bir kaç günlük birlikteliklerinden edindiği izlenimle bu girişten onun uzun uzun konuşacağını tahmin etti. Tar’a hak veremeden edemedi." Ber. Başını gazete sayfasından ayırarak. "Đmzaladığın. belgeler genelde o dönemlerde yaşamış insanlara ait.tümü yalan!" diyerek Tar’ında beklediği tepkiyi gösterdi..."diye sordu.." diye telkinde bulundu.. Tar’ın her konuyu farklı bakış açılarıyla. "Đçinde olmadığım bir olay olsaydı bu habere inanacaktım. Biliyordu ki. Mus. Markız’ın iş konusunda biraz tembel olduğunu ve bunun hem işleri hem de aralarındaki ilişkiyi olumsuz ... Biraz çekinerek "Markız çalışmaz mı?.. "Đlgisiz şeyler yazmışlar. Yalnız kalmak istiyordu.." "Tarih gibi. bu tür şeyleri takma kafana.. Mus. Anlayamadım!. "Ayrıca arayanlar geçmiş olsun dileklerini sunanları not aldım. Ber. Tar... uzatılan listeyi aldı. anlatılarına karşı lehte veya aleyhte bir açıklama da ve yorumda bulunması halinde kendisinin ona dakikalarca dinleyici olarak kulak kabartmak zorunda kalacaktı. Gazetede çıkan haber nedeniyle kendi kendisine tahliller yapmalıydı.. Bunlar sınırı aştıklarında kellelerinin havada sallanacağı veya ekmeklerinden olacakları tehdidini sürekli taşıyan insanlardı.. Zamanımızda bir kısım medyanın daha dumanı tüten haberleri bu kadar çarpıtması karşısında." Ber.. Ber.... "Basında çıkan bazı haberlerin gerçekliği ile özelde ülkemizin geçmişindeki tarih yazıtları arasında bazı benzerlikler yakaladım. bazı müşterileri ve daha niceleri. Tar’ın daha çok ayrıntıya girmesini engellemek için.. kendi hafızamdan şüpheleneyim. zorba hareketler gibi bir çok olgunun bulunduğu geçmişten gelen ve iletişim araçlarının azlığı ve kopukluğu gibi birçok eksisi olan yer ve zamanlarda geçen tarihi daha fazla kuşkuyla karşılarım." diye ekledi." dedi. Bu nedenle. bu düşüncelerle "Đşler nasıl gidiyor?. "Ber. Ber. Tar. savaşlar. Üzerinden uzun zamanda geçmedi ki." dedi. Güvenlik 9. Seni hastanede ziyaret etmek isteyenleri de arzu ettiğin şekilde engelliyorum... " Tar. incelemeye başladı. Bana saldıranları karşı grubun adamları gibi göstermişler... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Başkanı ve yöneticileri. Askerlik Yoklama kaçağı olması nedeniyle. XY Ulusal Medya Kuruluşu Adana temsilcisi. "Tez elden bir eleman bulman gerekiyor!" hatırlatmasında bulundu." "Bu onlara kafadan senaryo üretme hakkını vermez. "Nasıl ?. Belgeleri. Ber. Başını sallayarak onayladığını belirtti. etkisini iyiden iyiye hissettirmek için. Mantığa uygun bir açıklamaydı. "dedi Tar.. "Haklısın Tar bey!" dedi.. Halk Vekillerinden iki tanesi. bir konu bulmanın verdiği zevkle dudağını diliyle yalayıp ıslattı. Tarihi yazanlar çoğunlukla egemen gücün emri altında ve onların verdiği ücretle geçinenlerden oluşuyor. Maf’ın avukatı olman nedeniyle senin etrafında gelişen olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri senden ve Markız’dan nede bir başkasından elde edemeyince böyle bir mantık yürütmüş olabilirler.." dedi. Aksini iddia etmek için bir dayanağı yoktu. Anti-Hafif 8. Ber.. duruşmada bulunamayacağına dair dilekçelere doktor raporu fotokopilerini de ekleyerek gerekli mahkemelere sundum. görevlilerce uyarılmış ve bugün sayılmazsa en geç altı gün sonra askerdi. Bunlara tarih alanında uzmanlığım olmasına rağmen şüpheyle bakmaktayım. bürodaki işleri konusunda bunun kadar iyi ve güvenilir birini de bulabileceği konusunda şüpheliydi. Üniversite sınavını kazanamaması nedeniyle erteleme hakkı da sona ermişti... "Bazı basın organlarının kendilerine özgü garip garip gazetecilik anlayışları vardır. anlamıyorum. devamla "Bilimsel tarihin dayanağı kayıtlar. söyleneni anlamamıştı. *** Mus’un verdiği habere üzülmüştü.Müdürü." diyerek giriş yaptı. Sıkıntılar üst üste geliyordu. bu teklifi düşündü. dayanakları olmadan bu şekilde haber uydurmayı hangi cesaretle yapıyorlar. Elinde ki el yazısıyla dolu parşömeni Ber’e uzatarak. Yerel Yönetim Başkan. Ber’in tahmini doğru çıkıyordu. Seninle ilgili basında çıkan bu haberin ileride belge olarak kullanılacak olduğunu varsayalım. özellikle uzman olduğu tarihsel bakış açısıyla birkaç kez daha yorumlamasına tanık olmuştu. iktidar değişimleri. babacan bir tavırla. Şimdiye kadar iyi ve kötü günlerinde yanında gördüğü bu yeğeninden ayrılmak zorunda kalması bir yana. Kapitalist Grup Başkanı.

.. Bu durum yüzlerindeki darp sonrası oluşan kırmızılık ile eğik başları ve mahcubiyetle karışık korku dolu gözlerinden dahi anlaşılıyordu. 17 Hastaneden taburcu olduktan beş gün sonra Maf. Ya Güvenlik siren sesleri duyulmasaydı?.. Üçü de Ber’in ofisinde ve karşısındaydılar.. "Baba Maf.. özrü kabul veya ret anlamında bir sözcük hala dökülmemişti. Ber. *** . Cezalarını kesin derseniz yine gereği yapılacak. eliyle ‘Defolun!. kime saldırdıkları gerektiği şekilde anlatılmıştı. en son kendisine. elini öpmek için yanaştıklarında.. kısasa-kısasın geçmişte kalan bir ceza yöntemi olduğunu ve bu kadar acımasız olmaması gerektiğini hatırlattı.. seni tercih etseydi benle çıkmazdı...." diyerek bilineni bildirdi. Bundan sonra Markız’ı ve beni hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceksin! Đkimizden birini tek bile görsen yolunu değiştireceksin." Ber’in konuşması tümünü rahatlatmıştı. Gerçi onlara olay esnasında gerekli tepki ve savunmayı göstermişti. Özürlerini kabul etsem mi?. Tümü..etkileyebileceği sonucuna vararak "Mus. Yoksa farklı bir ceza şeklimi düşünsem?.." diye ekledi. "Özrü kabul edip etmeme sizin inisiyatifinizde... birkaç gün içinde bir eleman bul!" dedi... En azından ders vermesi ve sözleriyle hırpalaması gerektiği inancıyla hareket ediyordu Ber." diye ekleyerek Ber’in niyetini ısrarla ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldu..‘ işareti yaparak engelledi. sizden özür dilemeleri için gönderdi bunları. "Markız. sözünü tutmuş ve nihayet kendisine saldırıda bulunanları karşısına dizdirtmişti. Ber.. Yüz ifadesi de herhangi bir renk vermiyordu. Đsteğinize göre hareket etmemiz konusunda emir aldık.. "Bakın zorla güzellik olmaz!" dedi. "Nasıl?.. kırılan koluma karşılık.. kollarını mı kırdırsam?. Kalan günlerin içinde eğit..." dedikten sonra Mus’un gözlerine bakarak "Senin tercihine güveniyorum. özürlerini defalarca sunmuş olmasına rağmen Ber’in ağzından.. Maroğlu. Saldırganlar.... onların bu yaklaşımını Ber. seçenekleri arasında gidip geliyordu. elindeki döner bıçağını başına indirseydi?. saldırganları inlerinden çıkarmış. Sükunet Solkol’uda rahatsız etmişti." "Gerekirse gazeteye ilan ver! Başvuranlardan koşullara uygun birini seç..... . Markız’la hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmayacaksın.. Akabinde saldırgan ve diğer saldırganların azmettiricisi konumundaki Maroğlu’nu gözleriyle hedefleyerek. Maf’ın elemanları. Aksi halde bu kadar iyi davranmayacağımı bilmiş ol!.

. "Tar’ın davranışları düzenleme raporuna büyük aykırılık gösteriyor.Tar.. Đletişim içeriği duyulacak seslere dönüşse. Uyg.Tar. Đz. yaşamını rapor düzeneğindeki sapma öncesi noktaya yeniden getirebilmeniz için az bir zamanınız var. Raporu onaylıyorum. Đz. Sorunun çözümünü uygulayıcılara havale edeceğiz. Ad kenti sınırlarını terk etmek üzere. 18 Ad kentinin eski mahallesindeki üç katlı ahşap konağın sessiz sakinleri izlenim ve telepatik iletişim yoğunluğu içindeydiler.." diyerek yanıtladı..2’ye kapatarak hazırda bekleyen uygulayıcı gruplarından birine ileti gönderdi.2. "Tar.01.Tar. Hadi hayırlısı.. Bu durum kökten sapma sayılır kanımca. Ona.Tar. Bu yirmi beş günlük boşluk sapmasından iyidir. "Bu son yarım yüzyılda ne kadar çok görev almaya başladık. Rapordaki süreler içinde Ad-kentin de bulunması gerekirken.Tar. Gereği için Beyinsel Etkileşim Merkezinden birini görevlendirin.5’e bildirdi. Sapıcı Tar." Çok kısa bir an sonra. Evet! sorunu çözülmüş bilin.5..01.." dedi."iletisini yolladı. Đz. Dört günlük azami boşlukla düzenleme raporuna uydurulabilinir.. Đz. "Güzel olmuş. *** *** .." dedikten sonra ayrıntılı düzenleme ve izleme rapor içeriğini en aşağı katta bulunan Uygulayıcı Merkezine iletti..3.. mahalle halkı çok büyük bir kalabalığın kendi içinde sözlü bir kavga içinde olduğu sanısına kapılabilirlerdi.01.. Beyinsel vericileriyle... "Tar’la ilgili düzenleme raporundaki sapmayı engellemeniz. özümsedi. Ne yapalım?" iletisini..2’ye gönderdi.Saldırganlar ile Maf’ın elemanlarının ofisten ayrılmasından sonra Ber. Sadece dört günlük kadar boşluk meydana getirebilirsiniz.01..... Mar-Kentinde yirmi beş gün kalma amacında. "Đz grubunun gönderdiği Tar isimli insana ait raporları inceleyin! Kısa sürede bana teklif raporu sunun. Mar-kentine doğru yola çıkıyor. görevlendirilen uygulayıcı alt grup temsilcisi raporun hazır olduğunu Uyg.01. Raporu bir fotoğraf çekimi hızıyla beynine aldı. telefonla teşekkürlerini sunacaktı.01.Tar.. yeni elemanı Secret’den Maf’ı bağlamasını istedi.

’ diye tersleşirler." dedi.. "Đçimde garip bir sıkıntı var. Uzun boylu görevli.Hastaneden taburcu olmasından itibaren iki aylık kadar bir süre geçmiş olmasına rağmen ayağındaki arıza tam olarak iyileşmemişti." diye hitap ederek."dedi.. gözlerini yoldan ayırmadan "Yakınlarda arkadaşın biri gidip gelmişti. yaklaşmakta olan kırmızı renkte bir arabaya durması yönünde işaret verdi. bitmeyecekmiş gibi görünen yolu gözlemekteydiler. Sen merak etme!" Kırmızı otoyu durdurma olayını gören Üst görevli. Oto teybinin sesini düşürerek "Bu tür sıkıntı hissettiğimde başıma mutlaka kötü bir şeyler gelir. Kendi aralarındaki sessizlik sıkmıştı Tar’ı. Anlamlı bir şeyler söylemesi gerekiyordu. eliyle alnını ovuşturdu. Bu arada tellendirdikleri sigaranın dumanını arada içlerine çekerek ilerledikçe uzayan. Okula ve öğrencilerine olan hasretini gidermek için bu süreyi beklemek zorundaydı. Diğer görevliye de onunla birlikte gitmesi için direktif verdi... "Mıha!. Şüpheli bir durum mu var?" Kısa boylu görevli.’tır. hataya ortak olmak istemedi. Her ikisinin de kulakları sevdikleri ozanın son kasetinden çıkan müziği zevkle dinlemekteydi.. arabadaysan gaza basarak kaçmak.. hormonsuz yiyeceklerden tadabilecek." "Sıkma canını!."Bu günlerde yollar nasıl? Güvenli mi?" Mıha. Gençlerin motive etmek için gözlerini heyecanla açmaları ve arada “vay be!” nidaları onun anlatım isteğini kabartıyor. " Gruptan ayrılan iki görevli yolun kenarına geldiklerinde midesinde bulantı hisseden görevli. Sürücü. arada yan gözlerle yoldan geçen arabaları izleyerek konudan konuya geçiyordu. Üst görevli." diyen uzun boylu arkadaşını işaret ederek. Ortamdan uzaklaşmasının kendisine yararlı olabileceğini düşündü. "Geri gitmesem. Ekipte kıdemli olan üst görevli.. Kırmızı araba güvenlikçinin işaretinin gecikmesi nedeniyle ancak on beş metre ileride durabilmişti. . ancak baston yardımıyla yürüyebiliyordu. Başını ona doğru çevirerek hafif alaycı bir ses tonuyla.. Fakat." dedi.. arkadaşı ve hemşehrisi Mıha’nın aşırı ısrarlarına dayanamamıştı. Meraklı bakışlarla "N’oluyor.. Dikkatli olalım. hem de kuruluş tarihi üzerinden uzunca bir süre geçmemiş olan Legal-XYZ partisinin." demek zorunda kaldı.." Tar içini çekti.. anarya yapıp geri gitmek istediğinde yanındaki kişi. Tar. Evde dinlenerek geçirmek istemişti.. isteği başıyla olumladı... "Ama içimden bir ses arabada bulunanların şüpheli olduğunu söylüyordu.... propagandasını yapabilecekti. "Yengem den ayrıldığından olabilir. Üst görevlinin konuşmasını yarıda bırakmasını sağladı. geçmişte yaşadığı etkileyici olayları abartılı anlatıyordu. Gençlerden uzun boylu olanı beyninde birden garip bir uyuşma. "Neden durdurduğumu ben de bilmiyorum!" dedi. gözleri kapanıncaya kadar ve arada birbirlerine bakarak katıla katıla güldüler. bir şey olmaz. bu süreyi. Hastane doktoru ona otuz günlük ek rapor daha vermişti. genç polislerin yanına vardı."dedi. Mıha’nın sahibi olduğu otomobille yine onun yönetiminde Mar yönüne doğru seyir halinde Ad kenti sınırlarını aşmak üzereydiler. "Geçen ay yolda durdurulup öldürülen üç partilinin failleri bile bulunamadı.. "Sayın üstüm. Temiz havayı ciğerleri soluyacak. "Bunlar trafikçi değil. Yol kenarındaki bir ağacın altında aperatif bir şeyler atıştırırlarken kendi aralarındaki muhabbetlerini tüm sıcaklığıyla devam ettiriyorlardı. en iyi savunma ‘yayansan tabana kuvvet kaçmak.. midesinde bulantı hissetti. Sonunda." diye ekledi. yüzleri kırışıncaya." dedi Mıha. Aklına mantıklı bir neden gelmeyince... "Valla ben de anlamadım!. Şimdi. beklesem bu kez ‘niye bizi yordun. ilk zamanlar ben de böyleydim. "Ah şu gençler!" dedi. "Telsizden arabayla ilgili bir ihbar almadık.. *** Altı kişiden oluşan Ad kenti güvenliğinden bir ekip kentin çıkış noktasındaki görev yerlerinde mesai saatlerini eritmeye çabalıyorlardı.. Bu bahaneyle akraba ve arkadaşlarını görebilecekti. "Đzin verirsen ben güvenlik kontrolünde bulunacağım." dedi." Bilinen deyime adapte edilmiş bu tekerleme üzerine Mıha ile sözü söyleyen Tar. onunla birlikte Mar kentine seyahat etmeyi kabul etmişti.. "Herhangi bir sorun olmamış. "Görev aşkı ne kadar da önemli oluyor." diyerek seslendi.. "Anaryadan ceza alabilirsin! "diyerek uyardı. "Kırmızı arabayı durduralım. neden durdurdunuz bu arabayı?" diye sordu. Çok bilmiş görüntüsü veren mimikle.

." diye bağırdı.. "Ama televizyonda izlediğim filmlerde avukatlar istediği zaman müşterileriyle görüşebiliyor.. "Ben tarih öğretmeniyim. "Bu arkadaşın altıncı hissi çok güçlü.." dedi..... "Buna rağmen ısrarla görüşmek istediğimi belirttim. bıktırıcı bir inatlaşma içindeydi. başını sağa sola azarlar özellikte salladı. Bununla birlikte hatalar grup içinde kalmalıydı. üzerlerini kontrol ettikten sonra. dilinin döndüğünce açıklama yapıyordu. "Bu konuda onlarla bağlantıya geçmemden hoşlanmazlar. Buna rağmen ümitsiz bir girişimde bulundu. ülkenin yasaları bu tür olaylarda gözaltına alınmış olan kişiyle görüşme konusunda bir düzenleme getirmemiş." dedi.. Ekipte iyi bir organizasyonun ve uyumluluğun baş ölçütü buydu..... Hatta az kaldı. "Maf’ın da avukatı olduğumu bilen bir görevli ise.. "Hemde Mar kenttenler. "Yenge. Dışarıya yansıtmanın bir yararı yoktu.. kelimeleri farklı bir cümleydi...’ belirtti.. Sonunda isteğine uyan bir şey bulmuştu... kasetle yetinmek istemiyordu. aşk. ona göre davranalım. "Sayın görevli!" diye hitap etti.. Suça konu olabilecek hiç bir şey bulamamışlardı. At yarışlarında çoğu zaman ikili tutturuyor. Üst görevli.. "Efendim. "Nasıl aldığını bilmiyorum ama. "Hangi renklerin yasak olduğu yasayla belirlensin... "Efendim!" dedi." "Maf’ın tanıdığı görevlilerle görüştün mü?" Ber. Tar ile Mıha’nın kimliklerini inceleyip. biraz önce hataya ortak olmamak için kenara çekildiğini unutturmak istermişçesine. bunları gelip teslim alsınlar!" Tar.. "Đyi koku alıyorsun. beyaz tülbendli. "Beyefendi!. Fakat ikna edemiyordu. demokrasi konusunda . Bulduğu bir müzik kasetinin dış kabıydı.. Sanki.. Mıha. Üst Görevli... iki gün sonra yargıya çıkaracaklarını.. kardeşlik.. bu yasak dilde yapılmış bir kaset!. Bunu uzun boylu görevliyi alnından öpüp kutlayarak da gösterdi.." diyerek Üst görevlinin kendisini dinlemesini sağladı." Tar’ın eşi Tareş. Tar’ın eşine.. bu. Tar. "Yasadışı Örgütlerle Mücadele Merkezine anons edin. Bunun yasa dışılıkla ne ilgisi var?" Üst Görevli.. ‘Tar’ın misafirleri olduğunu. onların aleyhine yeteri kadar kanıt bulmuştu.. " " .. altını üstüne getirircesine aradılar. Olacakları ise için için korkuyla endişeyle karışık duyumsuyordu. şahısların illegal-ABCD örgütünün büyük çoğunluğunun memleketi olan Mar kentinden olmaları bu kanıtlara bir başka destek sağlıyordu..." diyerek yanıtladı.." Görevliler. gözleri ağlamaktan kızarmış. Önceki söyledikleriyle anlamı aynı. " diyerek üst görevliyi uyardı. "Hey!.. konuşma düzeneğini kaybetmişti." dedi. arka bagajı. Bu “Dowko” diliyle söylenen müzik parçaları içeriyordu.. makyajsız olmasına rağmen güzel görünümlü..Üst görevli. "Đner misiniz beyler! Güvenlik kontrol! Đhbar var!" Arabadan inenler Tar ile Mıha idi.!.... Đl Güvenlik binasının dış kapısının önünde. gerisin geriye yanlarına varan kırmızı arabada bulunan iki şahsın inmesini kibarca istedi. arkadaş ise Legal-XYZ Partisinin kurucu üyesidir.. Üst görevli.. Uzun boylu görevliyi mahcup etmemeliydi....."Giydiğin gömlek illegal bir örgüt bayrağının renklerini taşıyor!" Üst görevli. Astlarına emir yağdırdı.." "Onlar yabancı filmlerde oluyor. Mıha’ya yönelerek.... olanların seyircisiydi. Sodgom Ülkesi yönetimince benimsenmeyen bir dille söylenen müzik kaseti olduğunu anladığında gözleri ışıldadı ve teybi çalıştırdı. "O filmlerin geçtiği yerler." gibi aklına gelen sözsel tepkileri üst üste sundu. Bizi suçlayacak ne buldunuz anlayamıyorum." diyerek sesli düşündü... Tebrikler! Bunu siciline işlettireceğim." dedi. sevgi. *** Ber. arabanın içini. görevliye karşı koymaktan beni de gözaltına alacaklardı. Tar.. Ülke sınırları içinde değil mi?.. bu konuşmaların sonunda kendileri için iyi şeyler olmayacağını tahmin edebiliyordu. Hem Mar kentli olmak suç mu?.. "Bir sorun mu var?.."Derdinizi merkezde anlatırsınız. barışla ilgili sözler içeriyor.. Kasetteki sözler “Dowko” dilinde olsa bile yöresel folklorik öğeler.. renkli elbiseli. Uzun boylu görevli mahcup duruma düşmemek için bu çabasını bir türlü sona erdirmiyordu. Tar’ı yanıtlamadı. iyi olduğunu." diyerek Tar’ın daha fazla kendisini yormamasını sağladı. Biraz daha ayrıntıya girmesi gerektiğini düşündü." Kısa boylu görevli... Mar kenti doğumluların genel özelliğini yansıtıyordu..

bu tür ilişkiler hakkında Tar’ın eşine uzun uzadıya açıklama yapmanın anlamsızlığını düşünerek vazgeçti. Ber’in karşısına dikildi. Tareş’in daha fazla burada beklemesini istemiyordu. Olumlu sonuç elde edememiş hatta “Bu tür işlere bulaşma. tahrik amaçlı olduğunu anlamıştı." Bu arada gözlüğünü tutacaklarından katlayarak gömleğinin cebine koydu.. gömleğinin sol üst cebinde asılı ziyaretçi kartına. "Bir sorun mu var?" diye sordu Ber.bayağı ilerlemiş ülkeler. görevli memura yaklaşarak. Bu gözdağı öncekilerden farklıydı. Ber. Yan gözlerle odada bulunan genç görevliye baktı. Ber."diyebildi." Üst Görevli. Müdürüne Tar’la görüşmesini sağlamasını istemişti.. işkenceler geçmişte kaldı. Önündeki belgelerle ilgileniyor görüntüsü vermesine rağmen kulağının kendilerinde olduğu açıktı. selamını karşılamadı.. "Buyurun. üstü dökük. Ber.. oturduğu sandalyeden ayağa usulca kalktı. Ber ise şeytanı hiç sevmezdi. Onunda durumdan hoşnutsuz olduğu belliydi... Ber. "Sizin hakkınızda bana saldırıya yeltenmenizden dolayı tutanak düzenleyeceğim. taksinin hareket etmesinden sonra." Tareş’in gözlerinden akan yaşların da etkisiyle son bir teselli cümlesini kullandı. "Giriş Kontrol Üst Görevlisi sizinle görüşmek istiyor. "Avukat bey! Sen cahil bir adama benzemiyorsun. avukatlık kimliğimi iade edin. "Üstü kalsın.” ile başlayan birçok nasihat dinlemişti ondan. "Sayın Görevli!" diyerek hitap etti Ber. "Merak etme! Tar’ı yargıya götürdüklerinde. Elli yaşlarında. Bir süre suskun kaldı.. Üst görevli olduğu anlaşılan orta yaşlı bey ile genç görevliye selam verdi. "Özür dilerim. Üst görevli eliyle hafifçe itekledi. Bakar mısınız?" seslenmesiyle vazgeçti." yanıtını aldı." diyerek sert giriş yaptı. "Bu davranışlar size hiç yakışmıyor. "Avukat Bey!.. nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu. ast görevlinin üstünden çekinmesi düzeneğinden dolayı kendi aleyhine tanıklık yapacağından yüzde yüz emindi. "Bana bir kez daha hafif de olsa dokunarak konuşursanız. Artık Ber ile üst görevli yek diğerini. "Artık fiziksel baskılar. "Olanları ayrıntısıyla gerçeğe uygun tutanağa geçireceksen imzalarım.. çıkık göbeği Ber’in göğüs hizasında ve hafif temas halindeydi. . Üst görevlinin kendisinin hazırladığı ortamı yumuşatmaya hiç niyeti yoktu. Üst görevli.. Aksine.. Kontrol odasının kapısını tıklatıp girdi. Ama topluma örnek olmanız gerekirken kendiniz hata yapıyorsunuz!" Kabadayısal ve bir üst görevliye yakışmayacak bu söylemden rahatsızlık duyduğunu ses tonuna da kodlayarak. "Korkmana gerek yok!" dedi." dedi. "Ziyaretçi kartını neden iade etmedin?" Ber. buradan sorunsuz ayrılayım!" "Sorun çıkarsa ne olur?" Ber işaret parmağını sallayarak." Beklemenin bir anlamı olmadığı düşüncesiyle yoldan geçmekte olan bir ticari taksiye durması için işaret etti. "Seni sevdim. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktı. Üst görevli. Yasayı yasaya aykırı şekilde kullanma tehdidi içerikliydi." diyerek aniden üstündeki resmi kıyafetin düğmelerini iç atleti tamamen görününceye kadar koparan üst görevlinin davranışları karşısında cümlesinin devamını getiremedi. Ben de Avukatlık Kimlik kartımı iade alayım. Üst görevlinin elle sarsmalarında gittikçe sıklık ve ağır yoğunlaşmalar hissediyordu. "Đyi günler!" dileklerinde bulundu." dedi. negatif enerji yayan iki hırçın göz gibi görüyordu. Oluşan ortam ve tanıktan oluşan kanıt üst görevli lehineydi. Görevlilerde yeni çıkan işkence suçu yasalarından korkuyorlar. uzatılan kartı alıp masasının üzerine sert bir şekilde fırlattı." Mandalından gömlek cebine tutturmuş olduğu ziyaretçi kartını çıkardı... bu hareketin kızıştırma. "Sizi uyarıyorum!" dedi."Yine de bu durumlarda Ad kenti’nde de görüşenler oluyormuş. "Bir sorun mu var?" diye sordu." diyerek bir yeşil parayı taksi sürücüsüne uzattı ve Tareş’e. orada hazır olacağım.. Onu haklı kılacak bir davranıştan çekinmekle birlikte bir tepki vermesi gerekiyordu. diye duydum. Maf kanalı ile tanışmış olduğu Güvenlik 9. Ber. yan saçları beyazlamış şişman görevlinin. birazda kendisine telkinde bulunurcasına sesli düşünerek. Tareş’in arka koltuğa oturmasını sağladı. "Lan! Ben sana şimdi gösteririm." cümlesini yineledi. Üst görevliye uzattı.. Ber." Tareş. "Dalgınlık. Onun makam odasında bulunuyordu ve tek tanık onun tarafındaydı. şiddetle karşılık vereceğim!. Ön koltuğa kurulacağı esnada güvenlik girişinde bulunan bir görevlinin. Ber.. bakarak.

konuşmuyordu.” “.' yasa maddesinden kaynaklı değildi.. Üst görevlinin onu görmesiyle toparlanması bir oldu.." Ber. Güvenlik binası kendilerinin. gözbağlarıyla kapatmışlardı. Hemen tutanak hazırla!. görevden belki uzaklaştırılır... Buradaki kurallar oralarda her zaman uygulanamazdı. kendisini tanıtarak yanıtladı.. Kimliğiniz!.. Yargı makamlarında fazla mesai ücreti için dava açma hakları da yoktu. fiziksel etkilerin şiddetiyle bağırmaktan kocamanlaşmış ağızlarının içindeki şişmiş dillerinden çıkan. Bu çok rahatsız ediciydi. Üst görevli. işkence yaptığı kanıtlanırsa bir yıl hapis alır." sorusunu Ber. Aydınlık yüzlü görevlinin yüz rengi. saldırdı.. bu temenniye tüm içtenliğiyle aynen katıldığını belirtti.. Đşkence seanslarının bitmesi için kendi irade ve istemlerine uygun ifade vermeleri gerekiyordu.Üst görevli. Đfadeler onların iradesini yansıtsa da bu önemli değildi. teşekkür ederek ayrıldı. özür diledi. Gözleri kapatanların korkusu 'işkence yapan görevlinin...." diye azarladı..ben yapmadım!. "Onun adına özür diliyorum. sokaklar yurttaşlarındı.." dedi.... "Görev esnasında bana müdahalede bulundu... Kendileriyle sürekli işbirliğinde bulunan bir avukatın dediğine göre suça konu olabilecek işlerden dolayı dava açmak...ilgim yok!. Tar ile Miha'nın. Buyurun.. Olayı resmiyete intikal ettirdiğinde bir sonuç alamayacağını biliyordu. Bir an bir yerde işkence yaptıkları kişi tarafından tanınma ve infaz edilme korkusuydu bu. aydın yüzlü genç bir beydi. Aydınlık yüzlü görevli.. Tar ile Miha’nin acı feryatları.. Altlara ittikleri -azda olsa. astına dönerek.. Doğal reflekslerini ve meşru savunma haklarını kullanmalarını engellemek için ellerini de bağlamışlardı şüphelilerin.. Bu yüzden tanınmamalıydılar. Bu tür eğitimsiz toplama güvenlik görevlilerinden ne zaman kurtulacağız?.insani duygularını depreştiriyordu. Ama ne yazık ki bu iş için fazla mesai ücreti verilmiyordu. En büyük korkuları. tekrar kendi kulaklarına. *** Düzgün yontulmamış ve nemli taş duvarlarla kaplı karanlık bir hücrede. "Avukatlarda kendi alanlarında yasal görevlerini yapıyorlar.. Bu risk olmasa dahi yine gözleri bağlanmalıydı onların. Bu kez çok fazla efor ve mesai sarf etmelerine rağmen şüphelileri bir türlü kendi iradelerine uyduramamışlardı.. bilmiyorrrrrrrruuuum!. masada bulunan Avukatlık kimliğini Ber'e uzatarak. kızgınlıktan doğan kırmızılığa dönüşmüştü..tanımıyorrruum!” “. Aydın yüzlü beyin.. Ber... Đşkence yaptıkları kişi ve kişilerin bakışları ürkütücü oluyordu.. giriş kontrol üst görevlisine iyice yaklaşarak "Sana kaç kez söyledim?.. Resmen olmasa da üstlerinin yüklediği göreve uymak zorunluydu. Olanlar hakkında özet verdi.."Neler dönüyor burada?." Dış kapının açılma sesi üzerine her üçü de gözlerini kapıdan giren kişiye dikti. Aydınlık yüzlü görevli.. Çünkü. Ağızlarından çıkaramadıkları sözcükleri. "Üzgünüm!. Bazen içsel çatışmalar oluşturuyordu kendilerinde. bir çok anlam içeren bakışlarıyla yansıtıyorlardı.” ve benzeri yanıtlar onların istedikleri uygun açıklamalar değildi.. kendisine işkence yapıldığı iddiasında bulunanların yetkili makamlarca sevk edileceği Hukuki Tıp Akademisi baş doktoru SağSat’ın işkence yapanları zora sokacak olan..’ raporunu vermeyeceklerini güvenlik elemanı olduklarından emin oldukları kadar emindiler. “.. diye. arada içtikleri kalın sarma sigaraların ateşinden çıkan aydınlıkla yüzlerinin teşhis edileceği korkusuyla Tar ile Mıha’nın gözlerini. ise süt dökmüş kedi gibi sahte mahcup görüntüsü sunuyordu. Ber. kapalı hücrenin taş duvarlarına çarpıp. onlarla uğraşma. "Đşte sen de gördün!" diye bağırdı. sanki kulak zarlarını patlatacak şiddette .. Yurttaşlar da.. kuralları belli olan ve bazen de uygulanan sokak kurallarıydı.." Uyarının muhatabı sessiz kalmayı daha yararlı görüyordu. akademisyen güvenlik görevlisi arkadaşlarda bunlardan muzdarip!.” “. gelenin üst görevlinin üstü olduğunu tahmin etti. ‘Đşkence yapılmıştır. eylemi resmileştirmek ve suçu kabullenmek olacaktı.. Yapılacak bir şey kalmamıştı.. Đçeri giren sivil giyimli zayıf ve uzun boylu. Bu negatif yansımalar normal hayatlarını da etkiliyordu.

'Ülkemizde bir suçtan dolayı tutuklu kaldığı günlerde fiziksel ve ruhsal işkence yapıldığını iddia eden ĐşkYapYabcı isimli yabancının yalan. Sürekli yenilenen bu akisler korkularını ve acılarını daha da artırıyordu onların. Bağlantıyı koparmak istemiyordu.. Buna direniyorlardı. Bunlardan bazılarını sende biliyorsun. Bu yönde savunma araçları oluşturup.. suçsuz olması veya olmaması değil. Tanrı yardımcın olsun.. Ber’in devam eden konuşmasını." hitabıyla başladı. "Konu. Maf’la yapmakta olduğu telefon görüşmesinin bunda büyük payı vardı. Đnsanlardan ve insanlıktan nefret etme süreci onlara çoktan yaşatılmıştı. kişilik çözülme aşamasıydı ve son aşamaydı. savunmasıydı... "Sonu en çok ölüm olur ve biz buna hazırız. devamını okumadı. Onlara bu son zevki tattırmayacaklardı.." Sorun Tar'la güvenlik merkezinde görüşmek için görevlilere ısrarı ve Tar ile yine Tar'ın ısrarıyla Mıha'yı yargı ön duruşmasında avukat olarak temsil etmesi. .. Bu." diyenler grubunun fiili üyesi olmuşlardı böylece. Hava sıcaklığının yüksek olmasından ziyade. Tüm fiziksel acılara. Sonuçta o iş için masrafımız ve adamlarımın da bayağı emeği oldu. Ber. kendisini dinlemiyordu." dedikten sonra. "Ben de gerekli saygıyı size karşı sunduğum ve yanlış bir şey yapmadığım..’ dercesine düşünsel stresini bir yana itip yarım bıraktığı gazete sayfasını kaldığı yerden okumaya devam etti. Đş bunları değerlendirmede.' Ber. "Efendim!... Tar ile Mıha. "Edindiğim tecrübelerim... yumuşak bir sesle.geri geliyordu..... Ama yapabileceği bir şey yoktu ve kendisine hiçbir seçenek bırakılmamıştı. Onunla ilgilenmen nedeniyle seni ve kendimi savunmak durumunda kaldım. kanısındayım.' diye düşündü. elde tutabilmedeydi." Ber.. Maf sayesinde hatırı sayılır bir müşteri kitlesi iş potansiyeli olmuştu. gerekli korkuyu vermem nedeniyle ödeştiğimizi sanıyorum.. "Onu tanısanız.." dedi. kısa bir suskunluk ve boğaz temizliğinden sonra.. Yüzünde acı bir hüzün oluştu.. Ber’in yanıtını beklemeden." dedi. psikolojik yapılarının tamamen yok olmasını engellemeye çalışıyorlardı. büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesindeydi. Artık sadece yalvarmamak.. olanak bulunduğunda intihar ettiren bir aşamaydı... Ha! Bir de son iki dosyamdan dolayı sana avukatlık ücreti ödememiştim.. bunda bir beis görmediğini. Maf. *** Maf. Çok iyi bir insan ve gerçekten suçsuzdu. Sidik torbasının baskısını hissederek tuvalete gitme gereği duydu. biraz önce Solkol'la yapmış olduğu telefon görüşmesinden biliyordu. Değerlerinden ve benliklerinden nefret etme. hiç bu kadar terlediğini anımsamıyordu. mesleğini hatırlatarak yaptıklarının yasal olduğunu. Ber. "Tar ile Miha isimli adamların davasıyla ilgilenmemeliydin.. Direk şahsımla ilgili olan tüm davalardan çekilmeni istiyorum. korkutmalara karşı. "Ber! Bilirsin seni severim. sonunda kendisi için olumsuz cümleler sarf edileceğini. Şimdi kendilerinden nefret etme aşamasındaydılar. Takdire değer derin ve sağlam ilişkiler kurdum. Ber. onları tercih etmemin daha uygun olacağını söylüyor. "Hala anlamıyorsun beni." diyerek devam etti. O şahıslara Kent Güvenlik Merkezinin sıcak bakmadığı bir partiyle bağlantıları olması ve o partinin iyi bir propagandacısı olmaları. Markız olayında saldırganları dizginlemem. Bu aşamanın aleyhlerine bitmesi yenilgi ve yıkımdı.. onun iyi olması. Sineye çekmek zorundaydı.. telefonu kapattı. Aleyhine dava açılmadı ve Tut-Bırakma Kursevi'ne gönderilmeden serbest bırakıldı.. ya sen ya da onlar ikileminde.. Sonuç cümlesinin çabucak gelmesi için sabırsızlanıyordu.."sözleriyle konuşmasına devam etti. Daha yumuşak cümleler kullanmalıydı.." Maf. Hatırımda. onunla buraya kadarmış. "Ama küçük yaşlarda tek paketler halinde kaçak sigara satarak geçimimi temin ettiğim günlerden bugüne kadar bayağı mesafe aldım.. iftira dolu anlatımına dayanılarak oluşturulmuş senaryo içeren ‘Yönü Belirsiz Ekspres’ isimli filmi. Direnmek yaşamaktır!” şeklinde kendilerine telkinde bulunuyorlardı. "Direnmeliyiz.. Tar'ın arkadaşı olduğunu anlatacakken vazgeçti.. 'Kader. araya girerek kesti. iyi günler diliyorum. Neredeyse bir paket peçetenin yarısını akan terlerini kurulamakta kullanmıştı. Benim kanalımla aldığın işlere ise karışmıyorum. Kopacaksa bağlantıyı koparan kendisi olmamalıydı. "Bunların farkındayım!" dedi. komşu ülke düşmanca niyetlerle tekrardan gösterime.. benliklerini korumak için direniyorlardı. ‘Boş ver. Gözü bir habere takıldı. tehditlere.. Son aşamadaydılar. Yine de bilmiyormuş gibi davranıyordu.

Bu değerler istediklerini elde etseydin dahi seni rahatsız etmeye devam edecekti..." "Galiba'sı fazla. Kendini topla.. değerlerini anımsa. Bireysel etik değerlerini. acaba içselini algılamada hata mı yapıyorum?... Kazançlı sensin!" "Bunlar benim karnımı doyurmayan değerler. bunlardan ibaret değil. Mesleki ve ahlaki değerleri." "Her ne ise.." "Seni korkutmak istemiyorum ama bazı gerçekleri anlatmam gerekiyor.... Ben başka bir anlamda söylemiştim... Salondaki kanepenin üzerine uzandı." "Neden diye sormayacağım...19 Ber." "Ne gibi?" "Ne gibi mi?." "Bu sorumun yanıtı değildi. Artsa'yı düşün. Örneğin. Bir ses duydu." "Neden?. Beni çok şaşırtıyorsun... Med'in telefonunu bekliyordu. galiba.. Saldırı olayını bildirseydin şimdi kolum platinli olmayacaktı.. Unutma!. Ama..." ses tanıdıktı ve Med'e aitti....... Gözleri ağırlaşıyordu... Madem Artsa'nın kendi yaşamını sonlandıracağını biliyordun. sabırsız bekleyişlerdeydi. Evet! uyuyordu ve rüya görüyordu.. Hukuk Fakültesine girmeden önceki yapını." "Kendini inkar ediyorsun." "Hiç iyi değilim.." "Biliyorum ve seviniyorum.." "Gerçekten bunları biliyorduysan neden beni olay gerçekleşmeden önce uyarmadın?.. Markız'la buluştuğum kafe'de saldırıya uğrayacağımı biliyordun..... Bu da benim hiç hoşuma gitmiyor." "Đşin yeni başlıyor!.... Bir an gelecekti o an. mesleki geri dönüş ve iniş yaşayacağımı sanıyorum. Bir görüntü oluştu.." "Ad kentin de işim bitti benim... "Ber!... Yaşadıklarım hakkında yorum yapmana gerek yok." "Evet!. Bu kadar beni düşünüyorsan.. " "Beni en çok tek yumurta ve bir ekmekle karın doyurma seçeneği korkutuyor. diğer eliyle arada yediği çerez ve çektiği sigara dumanlarıyla.. Bazı şeyler olmadan önce neden uyarmıyorsun?. Sen de sevinmelisin. Geçmişini düşün.." "Bazı şeyleri yaşaman gerekiyordu... "Med! Sen misin?" "Nasılsın?. Bunaldığı......... Yanan sigarasını söndürdü." "Biliyorsan yorma beni. onları bilinçaltında tutamayacaktın.. Ekonomik. Tar'ın işiyle ilgilenmezdim ve Maf'la ve dolayısıyla onun etkin olduğu tüm gruplarla diyalogum aynı şekilde devam edebilirdi. Geçmişi geri getiremeyiz ve ayrıca yaşadıklarımı bende biliyorum." "Hiç de bile. kapalı gözleriyle baktığı karanlıkta... Bastırılmış olsalar dahi seninle birlikte yaşamaya devam edeceklerdi.... tıkandığı anlarda her nasılsa o bunu hisseder ve arardı. gerginliğini dizginlemek ve biraz da vakit geçirmek amacıyla bir elinde bira şişesi." "Dinliyorum!" .. Ondan bu akşam için söz almamasına rağmen arayacağına adı gibi emindi. Ber!." "O günler geride kaldı.." "Yararı olmadı..." "Sana bazı açıklamalarda bulunmam gerekiyor galiba.. Sabırsız bekleyişlerle gece yarısını getirmişti ve hala telefondan tık yoktu." "Hayat.. Bu kez diyalogdaki ipleri ona bırakmayacaktı." "Seni... Adalet değerleri.." "Sonuçta karnın doyuyor. Onun aydınlatmasını isteyeceği bir çok konu vardı dağarcığında. sosyal. Bazen dinlediğimde." "Hemen kızma." "Maf'tan kurtuluş günün bugün. yaşam biçimiyle içsel biçim arasındaki kaos ve çelişkiyi birlikte yürütmek kolay değildir.. Bazı olayları olmadan öncede sana bildirdiğimi unutuyorsun.. Uyku ile uyanıklık arasında git gellerdeydi. Aldığı alkolün de etkisiyle iyiden iyiye uykusu gelmişti." "O halde bundan sonrakileri de yaşayacağım.. diye kendi kendime soruyorum. Tar'ın olayı ile ilgilenmem nedeniyle Maf'ın benle ilişkisini koparacağını biliyordun... ve bir çok değerleri anımsa.." "Bunlar senin ana hamurun ve içinden atamazsın.

Şu an hayatta olduğuna göre bu amaçlarını gerçekleştiremediler. Kurallara göre oynayıp oynamadıkları da izleniyor."Sana bir ara düzenleyici.." "Yanıtlarınız tatmin edici değil.. düzenledikleri rapora uygun davranmalarını sağlamak." ." "Enderde olsa farkında olmadan sapma olgusu oluşabiliyor...... Bunun anlamı ise." "Normal hayatımı yaşıyorum.." "Bu kadar güçlü olan bir grup neden düzenlemelere aykırı saydıkları sapmaları önleyemiyor ve raporlarında olasılık belirliyorlar kesinlik sağlayamıyorlar?. izleyici. Seninle ilgili Düzenlenmiş Rapor içeriğine uygun yaşamama ve içerikten sapma kabiliyeti yüksek anlamına geliyor.... orada döner bıçağı ile ölümünün gerçekleştirilmesi.. bu tür düzenlemeleri bilmeden yaşamlarını sürdürmekteler... tanık olmadın mı?. farklı bir hastane ambulansının yetişmesi. sapmaları düzeltmek için akla hayale gelmeyen değişik yollar deniyor.." "Evet!. açtığın kapıların. Birde şimdi bunlardan söz etmenin anlamı ne?. Bilerek veya bilmeyerek düzenleme raporuna aykırı hareket edenleri. istirahat süresince Ad kentinde kalması düzenlenmişken. Onlar bazı canlı insanların üzerlerine öldürmeden de ölü toprağı serpebilirler." "Dinliyorum......" "Eeee!.. denetleyici gruplarından söz etmiştim. Med'in anlatımıyla denk düşen noktalar vardı aldığı duyumlarda." "Bir yerlere gelmek istiyorum." "Son yıllarda aldıkları bir ilke var.. Israr etme. fizikötesi gerçeklik gibi sana yansısa da aslında şu veya bu şekilde bilim adamları da kısmen de olsa buna benzer algılamalar edinmişlerdir. Bazılarının kullandığı ‘GĐZLĐ EL’ ‘DERĐN DEVLET’ ‘GĐZLĐ YÜZ’ ‘BÜYÜK PATRON. böyle bir sapmaya meydan verdiğimin de farkında değilim. Kendilerine uygun görülen rolleri oynuyorlar devamlı.. Güvenlik ekibinin çağıracağı ambulans Tar'ın tedavi gördüğü hastaneye aitti.. buna karşılık. uygulayıcı. Peki neden bir kez daha istedikleri ölümümü bir şekilde gerçekleştirmediler?.." "Bu konuyu senle şimdilik konuşmak istemiyorum. ismi de geçiyordu. devamlı kapanması. O anlarda içselinde duyumsadığı diyaloglarda Med..’ 'DÜĞME BASICILARI' kavramları bunun yansımasıdır... bir başkasının olmayacak işlerinin olması. bir diğeri ise. Bu son duruma güncel kelimeyle ‘kısmet’ deyip geçiştiriyorlar. Kurtarıcım sen olmayasın?. normalde çözemeyeceği sorunlarını bir şekilde çözdüğüne. Aşırı sapmalar meydana gelmesin diye olasılık içeren raporları da düzenlemek zorundalar. Mar kentine gitmeye karar vermesi. Yapabilirlerse doğal olaylı doğal ölümler." diye sordu Ber. Tar'ın.. Sözünü ettiğin raporların içeriğini bilmeden sapmalarda bulunabilme olasılığını gerçekleştirmem de mantık dışı. Kaldı ki. Hiç senin hayatında devamlı ters gitmeler." "Yani?.." "Ölümü o kadar ucuz atlattığını sanma!. "Eğer öyleyse sana bir can borçluyum. Faili meçhul cinayetler de aşırı artışın dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi nedeniyle gizemlerinin ortaya çıkabileceği kuşkusuyla bu tür düzenlemeler yapmamaya gayret etmeye başladılar.. Dünya Đnsanlarının büyük çoğunluğu.." "Her gücün bir sınırı vardır.. ancak gerçekleştiriyorlar. En önemlilerinden biri. sözünü ettiğim güç.. Öldürme fiilini ise en son çare olarak başvurulacak bir yol olduğu görüşündeler.. Senin Kafe'de saldırıya uğraman üzerine Tar'la hastanede tanışmanı önlemek amacıyla düzenleme raporuna göre birçok olasılık vardı.. yeterli yeteneklere sahip olmamasına rağmen. Bunu üzerine ikinci olasılık gerçekleştirilecekti ki. Pek inandırıcı bulmuyorum." "Sapıcılar ise düzenleyicilerin hiç hoşuna gitmiyor.... üzerinde çok durmadığı karanlıkta sersemlediği anı ve Maroğlu'nun döner bıçağını havaya kaldırdığı anı anımsadı..... Med'in onları engellediğini birbirlerine belirtiyorlardı. değil mi?.." Ber.. Bu nedenle Ad kenti yerel düzenleyici grubuna senin hakkında uyarılı raporlar gönderiliyor. Bunlar. "Med!. Genel Düzenleyici Merkezinin senin hakkında düzenlemiş olduğu raporlarda kırmızı işaretli risk taşıyıcısı olarak görünüyorsun. sana pek inandırıcı gelmiyor.. Anlatımım dogmatik. Onun yerine başka bir soru yönlendireceğim.. Sersemleme nedeniyle bu tür hayali duyumlar aldığı kanısıyla üzerinde durmamıştı. Kendilerine göre sürekli değişen ilkeleri var. olacak işlerin olmaması. dolaylı veya doğrudan. bir şeyler oldu." "Đnatçı olduğunu biliyorum.." "Desene şimdilik ölüm görünmüyor!" "Dalga geçme!" "Bazı şeyleri yapmam için senden izin almak zorunda değilim..

.. Ama ikinci yolu tercih edenler mutlaka onlardan biri olmak zorunda değildir... Maf'ın senle ilişkisini koparmasıyla çekiyorsun... formülün pek de sana uymadığı iddianı çürütmüyor mu?" "Düşünmem lazım.. kınanma. yerel tasavvufçuların. dışlanma gibi olasılıklar şimdilik yüksekse de bu yapıyla çoğalan bireylerin sayısı arttıkça bu riskler de ortadan kalkacaktır." sesleri duyuluyordu.. geliştirme. Gözlerini açtı.. çıkarcı..." "Falcı deyişi gibi oldu. Dışarıdan "Bozaaaaa!. sabır... yanına yaklaşarak yanağından öptü." "Onların tercihi ikinci yol olmuştu." "Zor olan yol... Konuları dağıtsan da hep başa döneceğim artık.. Bu sonuçtan memnun olmaman.. bunu başkalarıyla paylaşabilme.." "Olamaz!. Budistlerin yolu olmalı bu. Gelecekte önünde birbirinden farklı iki yol var. o ana kadar geçecek sürede olumsuzluğu bir çok kez yaşamak durumunda kalacaksın. Med. Kaçışın yok. Salonda bulunan kanepe üzerinde uzanmış halde buldu kendisini." "Seni teselli etmek amacıyla bir hediyem olacak.... Bireysel çıkarının gerektiği her şeyi yapabilme hatta varolan etik ve estetik değerlere sahiplenme. Boozaaaaa!." "Kısaca.." "Tabi ki sana göre uygun seçim ikincisi olmalı.. Ber. Bu aşırı haz duygusuydu. "Benim dışsalımı merak ediyordun. Birinci yol. Yollar nasıl. Đçindeki aydınlığı ve iyi cevherlerini üste çıkarma.. karanlıkta konuşan karartının usulca aydınlandığını gördü. Bu yolda ekonomik zorluklar... Sodgom ülkesi genel yapısına uymak..." ".." "Tar'a ve Mıha'ya yardımcı olman da bir sapmaydı...... Bozaaaa!." "Üçüncü bir yol var mı?" "Đki rengin karmasından değişik renkler elde edile bilinir........ Ama..."Bireyi ve toplumu etkileyen ve dikkatlerini toplamalarını önleyen olgu. "Böyle bir güzelliği sanalımda oluşturabilecek yeteneğim hiç olmadı... Đçsel yaşamınla dışsal yaşamın uyumluluğu..." "Hayır! Şimdi sunacağım.. fedakarlık ve cesaret gerektiren bir yoldur.. ." ". olay........." "Azizlerin ve azizelerin yolu." "Bana bu formül pek uymayacak gibi görünüyor . iç ısıtan gülüşüyle bir güzellik abidesiydi.." "Somutlaştırmadan bir genelleme yapabilirim.. toplumdan soyutlanma." "Şimdiden başlasak......???" Ber. olması gereken tercih saf olarak ikinci yol olmalı.. Bana gelecekten söz eder misin?" "Gelecek olumsuzsa onu bilmen..." "Yine aynı soruya geleceğim.. Đçinde ve bedeninde oluşan elektrik onu titretiyordu.." Yaşamı boyunca gördüğü en güzel bayanlardan biriydi.. Dünya zevklerine sırt dönmek zorunda da değildirler... Karmaşıklaştım. bu boşlukların ise onlar tarafından daha olumsuz olaylarla doldurulması riski yüksek olacaktır. Yaşayacaklarını tamamen bilmen yaşamı anlamsız kılacaktır." "Sık olmasa da bazılarından yararlandıracağım. Üzerinde şeffaf giysileriyle... ortam sağlayarak... Hatta hazcılar dahi içlerindeki aydınlığı ortaya çıkararak. dayanışma......." "Bugünlük bu kadar yeter!" "Evet!. Bunu da algılamak için yeterli zamanın olamayabilir......... Kafam davul gibi oldu.... hazcılıklarını gerçek anlamıyla gerçekleştirebilmek için bu tür bir yolu tercih etmeliler. gelecekle ilgili algılamalarından bana fayda yok. değil mi?" "Elbette. bukelamun gibi renk değiştirme.... Ayrıca bazı olumsuzlukları önlemek için yaşayacağını yaşamamak için aşırı sapmalar meydana getirmen halinde düzenleme raporunda aşırı boşluklar oluşacak.. "Sanalında oluşturduğun Med'e benziyor muyum?" Sanalında oluşturduğu Med'le yakından uzaktan ilgisi yoktu." "Postayla mı göndereceksin?.. Ber titriyordu. uyumlu bir tip olma. Bu kez sana kendimi göstereceğim. Đki yoldan da karmalar yapılabilinir. Ber. ince ve uyumlu uzuvlar taşıyan bedeniyle." "Bu gerçeğin kendisi ama. geniş gözlerindeki yeşile çalan gözbebekleriyle... "Boza!." dedi..... Bu...... onun yanaklarından öpmek için davrandı. desene. dansöz gibi kıvırma...... Bu sapmanın cezasını senin mantığınla söylersek. Toplumsal değerlerle dahi çelişki doğduğunda kitle psikolojisinden sıyrılarak bireysel aydın psikolojisini ortaya koyabilme.." sesleri kulaklarında çınlıyordu.. Boza!.." "Đkincisi?. Bu değerleri koruma anlamında her riski göze alabilme.. Onlar gibi yaşamak zorunda da değildir......

Koşmak istiyordu.... Sorunlar doğruydu ve birilerinin bu sorunları çözmesi gerekiyordu." Birey ve toplum kendi geleceğini kültürel. Bağırmak istiyordu. "Yoksulluk diz boyu.. Tar'ın yorulduğu ve kesildiği anlarda konuşmayı onla birlikte gelen ve aynı partinin temsilcileri olan Mıha ile Niha devam ettiriyorlardı.. Tar’ın açıklamaları ise uzadıkça uzuyordu. Senin gibi demokrat geçinenlerin kenarda seyirci kalmaları. hiç bir şey olmamış gibi davranmaları. Yurttaşlar..Yöneticilerin bazıları da bu soyguna çanak tutuyorlar. Ber gördüğü rüyayı gerçekte yaşamış gibi anımsıyordu. Öpücüğün içsel ve dışsal bedeninde etkisi sürüyordu. Emek verenler emeğinin karşılığını alamazken. Đdealist yaklaşımlardan uzaklaşalı çok seneler geçmişti ve şimdi o enerjiyi içinde tam olarak duyumsayamıyordu nedense. Her şey mafyalaşmış ve güçlü olmak için mafyalaşmış lobilere. geleceklerinin planlanmasında. Đşi bittiğinde lavaboda elini yıkadı. Med'in sesi kulaklarındaydı ve telefondaki tınıyla aynıydı. Parti çalışmaları.. efor isteyen bir işti.. anlatılara hak veremeden edemedi. Silmeye kıyamadı.. Her uyandığında olduğu gibi tuvaletin yolunu tuttu... Aynayla yüzleşti.. 20 Ber. Oynamak istiyordu. Kirli ilişkiler diz boyu ve fırsat eşitliği yok.. Üst düzeylere çıkanlar ise bozulmadan nasiplerini alıyorlar.. En azından sabaha kadar kalmalıydı. ekonomik. Konuşma. fedakarlık. siyasal.Gece yarısı bozacısı satıştaydı. ne götürür içsel tartışmasını yaşıyordu içinde. teklifi halen kabul edip etmeme tereddütlerindeydi... Bu bilinci taşımalıdır.. gruplara girme zorunluluğu neredeyse geçerli kural haline gelmiş ülkemizde. faizlerle paralarına para katıyorlar. Bu bir dudak iziydi. Ana başlıklar taşıyordu ve her biri Sodgom Ülkesi içinde yaşayan halkın sıkıntılarını taşıyordu.. sermaye sahipleri fakirin sırtından elde ettikleri rantlarla. Gerçek yaşama izlerini taşıtan rüyalar. sosyal anlamda tayin etme hakkına sahip değil. Belki de Med. Đşkence yasak olmasına rağmen işkenceciler hala faaliyetlerine güvenle devam ediyorlar. Ber. Sanki Med'in gerçek beden ve kişiliği ile rüya da muhatap olmuştu.. demokratik düşünceleriyle çelişmiyor mu?.. Hatta bazen de ekonomik fedakarlıkta bulunmak gereki- *** . hitabet ve seyir biçimi olarak bir kalabalığa verilen parti propagandası benzeriydi. içerik. kendi kaderlerini tayinde ancak belirli bir düzeye geldiklerinde ve kısmen fırsat kazanıyorlar.. gerçekti. Yüzünde ruj lekesine benzer bir leke vardı. Değişik kültürlere sahip grupların kültürel gelişiminin önü tıkalı. bireylerin nüfustaki isimlerine bile karışılmakta. Med. Rüya da olsa gerçekti.. Ne getirir... kendisini gerçekten öpmüştü. Bu ve bir çok olumsuzluklara dur diyecek insanların buluştuğu Legal-XYZ Partisi’nde senin de mücadele etmeni istiyoruz.. . Çağdaş hukuk kuralları hala yasalarımızda tam olarak yerini almadı. telefonla iletişim yerine bu yolla kendisiyle iletişime geçmişti.... Buna karşı çıkmayı her yurttaş görev olarak kabul etmelidir. uğraş.

" Tümü bu söze gülerek tepki verdiler. Bunlarda kendi mesleğinde kullanması gereken olgulardandı... Demokratik kuralları tüm yönleriyle savunan bir partiydi ve kendiside demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak kabul etmekteydi." diye yanıtladı. "Ber! Teşekkürler. Kendisi tek değnekti ve çok değneklerle birleşmeli. konuyu değiştirmek için Solkol'u sordu. "Bu sizin partiye ve üyelerine problem yaşatabilir mi?" Tar. Bireysel gücün değeri yoktu Tek değneğin kolaylıkla kırıldığı halde birçok değnekten oluşan demetin kırılamadığı örneği anımsıyordu. hoşgörülü olmaları ve asgari müştereklerde birleşebilmeleri.." diyerek açıklama istedi Tar." Temsilcilerin yüzleri aydınlandı. Bu kabule en çok sevinen Tar olmuştu...." dedikten sonra devamında tereddüt etti. değerlerinden taviz vermeden demokratik kurallar çerçevesinde bir arada büyüyerek." Tar. Görüşleri içselindeki doğrularla çatışmıyordu.. Legal-XYZ Partisi’nin il teşkilatı kongresinde onların listesinde il yönetim kurulu üye adayı olarak geçecekti." dedi.. alevilik gibi mezheplere sahip insanlarımız dahi var. kabul etmeseler de saygı göstermeleri. O bu paraya ‘sus payı’ diyor!.... sorulacak soruya önceden hazırlanmış bir öğrenci gibiydi. layık olmaya çalışacağım.. "Şimdi çayını içebiliriz. "Eylem ve düşüncenin ifade biçimi ülke yasalarına bir aykırılık oluşturacak mı. Kaybetmeyi sevmeyenlerdendi... Bazı yanlışların düzeltilmesine vasıta olunabilecekti.. "Ber. Güven veren bir bakış fırlattı." . Bir güçtü ve iyi bir gruptu. ama nazlanan gelin adayının hareketlerini sergiliyordu sanki. Önemli olan insanların kendileri dışındaki görüş ve düşünceleri. sosyalistler. "Yılların politikacısıyız ve iyi koku alırız. Tar... Đlerde oluşabilecek sorunlarda "Biz bunu konuşmuştuk. "Delegelerin çoğunluğu bizim grubu destekliyor.... Bu oluşum kaybetmekte olduğu çevrenin yerini alabilirdi. yüklü bir para verilmiş kendisine." dedi Ber." dedi. bildiği şeylerin kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde Tar ve grubu tarafından yine de onaylanmasıydı.... Maf ve bağlantılı gruplardan dışlanmıştı. kuşkularının daha bitmediğini "Bir de... Đnsan hakları konusunda duyarlı olmaları. "Yanıtımda olumsuz olmayacak. Ber.." türünden ön bir sözleşme yapılması amacını taşıyordu. güç oluşturmalıydı." Ber. ikna edilmesi gerekiyordu.. Zaman ayırmak gerekiyordu.. "Tar! Biliyorsun benim kendime özgü düşüncelerim var.. bu soruya bozulduğunu değişen yüz rengiyle gösterdi. Kalıp cümleyi bulamamıştı. yani yasadışılığa izin verilecek mi?. dowko ırkına sahip olanlar ve dindar insanlarımız da var. inançları. XYZ Partisi de belirli bir halk potansiyeli olan trendi yükselebilecek görüntüsü veren bir partiydi. marksistler. "Sus payı parasıyla yine kendi tanımıyla vaftiz edecekmiş kendisini. Ona yakın bir cümle kurgusu sundu. Değişik kesimlerin kendi varlıklarından." Tar.. eşitlik. "Bu belgeleri birkaç gün içinde hazır edersen seviniriz... muhafazakarlar." "Nasıl yani?. tarafından yok edilmesi.yordu. Kendi özgürlük alanlarını korudukları gibi başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz etmemeleri. "Evet! Onla arada görüşüyoruz. Buna rağmen hala bazı kuşkuları vardı.. Bilgisayar satış mağazası açıyor. Tar ve beraberindekiler "Artık ne diyeceksen de!" türünden oluşan düşüncelerini kendi gözlerine yansıtmış. "Đçimizde ateistler. Ber’e bakıyorlardı.. Đçselindeki baskın ses 'Teklifi kabullenmelisin" doğrultusunda oluştu." dedi. Gururu.." Ber. "Sizler beni bu göreve uygun görüyorsanız. anın önemine uygun şekilde konuşarak gerçekleştirdi. bu soruya bozuldum işte." Bu soruyu Mıha yanıtladı." kelimesiyle belirttikten sonra devamla. Seni de açılış kokteyline davet edecek. "Đyi yolda kullanmak istiyor.. "Yapılacak Đl Teşkilatı Kongresinde listenizin kazanacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?...... "Maf'dan ayrıldığında. Ayrıca Maf''dan kopuşu nedeniyle onun çevresi de yavaş yavaş kendisinden uzaklaşıyordu. hatta tecavüz edenleri engelle-meleri. özgürlük temelinde refah düzeyi yüksek ufak topluluklardan oluşan büyük bir toplum ve yönetim biçiminin ülkede oluşmasını sağlamayı amaç edinmek yeterli. yeniden güvence istedi. bize güven!" Ber. resmen ve fiilen bulunacağı politik arenaya ilk girişini.. Eliyle çay bardağında kaşık çeviriyormuşçasına bir hareket yaptı. Ber'de onlara katıldı. "Ülke yasalarına uygun olarak kurulmuş ve onanmış bir parti için bu tür yaklaşımın bir hukukçudan gelmesi çok garip. Tavırları. aslında evlenmeyi düşünen. onlara yalakalık yaparak tekrar içlerine girmesine engeldi. yezidilik gibi dinlere. Ama anlatıldığı gibi partinin ilerlemesi. merkeze temsilci gönderebilmesi düzeyine ulaşması halinde toplumun ve bireyin çıkarları olabilecekti.. Hatta süryanilik. gerekli kırtasiye belgelerini liste halinde yazarak Ber’e verdi."dedi. Bunların Tar.

"dedi. Yüzü daha fazla allaşmıştı. yargı binasındaki duruşmalarını bitirip ofisine vardığında. Sonradan bu harcamaların işçi sendikasının başkaca yasal harcama kalemlerinin bulunduğu faturaya eklendiğini öğrenince daha fazla tahammül edememiş. "Onun Maf’tan ayrılmasında benimde payım oldu. önceki avukatın akıbetine benzeşmesini sağlayacaktı. Ber'in tazelensin teklifini kibarca ret eden ziyaretçiler Ber’in ofisinden sevinçle ayrıldılar. Bunu bilen Tar devreye girdi. Belki de bu durum dikkatinin dağılmasını sağlıyor ve kendisiyle daha az beraber olabiliyordu. Ben de. Nedenini sordu. Oluşan yönetim kurulu ilk toplantısında il sekreteri yani ikinci başkan seçilmişti. Günlerdir not bırakılmasına rağmen kendisini bir türlü aramayan Soys'a çok kızgındı. parti bağlantısı nedeniyle oluşan yeni çevresine ait insanların büroya gelip gitmesinden dolayı başını pek kaldıramıyordu. iki gün önce bunların bir olayı nedeniyle Ad Kentine gelmek zorunda kaldım. sözleşmede belirtilen aylık ücreti gününden önce ödeniyordu. Đki elinin avuçlarını yüzünü yıkıyormuşçasına alnının üzerinden çenesine kadar indirdi. Onlara Soys'un bu konuda pasif kaldığını iletmek istememişti.. Ber." Ber. Đyi bir dostluk oluşmuştu aralarında. Bu onun da hoşuna gidiyordu. Ofiste Tar ile biri yaşlı iki erkek ve bir kadının kendisini beklemekte olduğunu gördü. sekreteri Secret'e sendika başkanı Soys'u bir kez daha aramasını rica etti.. Arabasını yenileyip büro satın aldıktan sonra elinde pek nakit para kalmamıştı. Daire sahibi olmak için yazıldığı kooperatife de her ay ödemesi gereken yüklü aidat borçları vardı. Selamlaştıktan sonra kendilerine biraz daha beklemelerini rica ederek lavaboya gitti. Bir işyerinden topluca çıkartılmış seksene yakın işçinin haklarını elde etmek için bir aydır dava masrafı bekliyordu. Genç adam. Olanları kendisi anlatsa daha iyi olur. Tar."diyerek pekiştirdi Tar'ın anlatımını... Genç adamı işaret ederek. Bu anlatım. Yaşlı erkek ve kadını işaret ederek." diyerek sözü işaret ettiği genç adama bıraktı. öğle üzeriydi. Ber’in de onun dilini tam olarak konuşabildiği söylenemezdi. Daha sonra yönetimin bazı baskılarına benim kadar dayanıklı çıkamadılar.. "Solkol seni çok sever. yemek ve eğlence davetlerini geri çevirmeye başlamıştı.. Rahatlamak için elini. O." dedi. Yerinde yine yoktu. Sonuçta harcanan para. son aylarda tüm uğraşını mesleğine ve partideki görevine veriyordu. Đşçilerden bazıları yanına gelmiş. Azda olsa kalan eski müşterileri dışında. Salona geri döndüğünde yaşlı adamın sessizce ağladığını fark etti. Buraya göç etmek zorunda kaldılar. halen dava açmadığını öğrenince kendisine sinirlenmişlerdi. Bir çok kez yemeğe çıkmışlardı. Yol yordam *** . Para kaynaklarından birini de kurutmanın anlamı yoktu. Bu da kendi akıbetinin."Gerçek bir dost. işçileri Başkanlarına karşı olumsuz yönlendirme anlamına gelecekti. "Mar kentinde bulunan samimi bir arkadaşım. "Bir yıl öncesine kadar Mar kentinde aynı evde birlikte kalıyorduk.. Gözleri hafiften nemlenmişti. "Bu arkadaş. ülkenin resmi dilini çat pat konuşabiliyordu. sıkılgan tavırlar gösteriyordu. Hatta son üç ay hariç. Beni avukatlıktan azletmesi nedeniyle Maf'la bayağı tartışmıştı. Legal-XYZ Partisinin Ad kenti ilçe teşkilatı kongresinde kendi adının da içinde bulunduğu liste büyük çoğunlukla delegeler tarafından kabul görmüş ve on bir kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olmuştu. Mar kentinden geliyor.. "Bunlar abim ve yengem!" dedi. sendikaya üye işçilerin aylıklarından kesilen ve yine onlar için harcanması gereken aidatlardı.. O benim yüzümden Ad kenti ikinci etkin insanı olmaktan ayrıldı.." Bu arada gelen çaylar içilmişti. sorununda yardımcı olmam için bana gönderdi. 21 Ber. sen de Maf'ın avukatlığından oldun. "Sen de öylesin. senin bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüştüm. Hatta bir keresinde birlikte gittikleri bir otelde Soys kendisine nataşa ikramında dahi bulunmuştu. yüzünü yıkadı ve kuruladı. Ber.

hatta sert geçtiği anlamını çıkarmışlardı bile.. diye düşündü. Taş çatlasa en fazla bir ay ceza alacağı ilgili yasa maddesinde yazılı ‘sözle sarkıntılık’ suçundan iki aydır tutuklu müşterisini anımsadı. dil problemleri.. Bunlar çete mi oluyorlar nedir. Bu yüzden kötü haberlerden uzak kalmaya özel gayret gösterirdi. Benim bu konuda yapabileceğim ne olabilir?.... Kusurumuza bakmayın. böyle şeylerle uğraşmadığını biliyorum.. "Sizler yanlış bilgi almış olmalısınız. Ortama uyan hüzün dolu bir sesle sordu." Ber." dedikten sonra ayağa kalktı genç adam.. Ama seçtiği meslek iyi haber azınlıklı alandaydı. Bağlanan telefonda Maf'la resmi ağızdan karşılıklı selamlaşmalarından sonra olayı ona kısaca özetledi. "Maf isimli adam devreye girmiş. Ayrıca Maf’ın bu tür utanç verici olaylarla uğraşmadığını biliyordu. "Her şeye burnunu sokma!.." ifadeleriyle özür diledi. Đlgilenen avukatları olduğuna göre kendisinden istenen neydi?. ricada bulunmayacağını kendilerine belirttim. Genç adam. "Buna rağmen bir konuşalım. Maf'ın tepkisi sert oldu.. Tar'da bu yönde beni bilgilendirmişti.. "Konuya gelseniz.. masa üzerindeki Sodgom Ceza Yasası kitabına bakışlarını sabit-leyerek sordu. Đzninizle. "Bizim avukatın dediğine göre kızlık zarının yırtıldığına dair doktor raporu önceki dosyasında bile varmış."dedi genç adam. . Maf’ı çaresiz arayacaktı ve Secret'e bu yönde direktif verdi. Ber'in gözlerine dikerek devam etti. Bunun sonucunda iki gün önce Ad kentinin bir ilçesinde randevu evine yeğenim satılacakken ele geçirmişler ve bugün güvenlik.bilmemeleri. Yanlış anlaşılmayı önlemeliydi." Genç adama dönerek." Üzücü anlatılar ruhsal kişiliğini olumsuz etkilerdi.... yer altı işleriyle uğraşan biri varmış.. "Bu kaçıran adamın ve grubunun dayandığı...." Genç adamın sesi ağlamaklı bir hal almıştı. kaçıran kişi bayağı etkin olmalı galiba. mahcup. adamı tutuklattıracağına serbest bıraktı. "Ber bey!." Genç adam öksürdü.. Hatta bu tür olaylarda devreye bile gireceğini sanmıyordu. Maf’ın fuhuş özel sektörüyle ilgilendiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu söyledi.. güvendiği Maf isimli." dedi.. Yeğenim babasına bina içinde teslim edildi." dedi. komşu çocukları olan otuz dört yaşındaki biri tarafından kandırılarak geçen ay kaçırılmıştı. Çok garip." Genç adam.. "Namus meselesi olmasaydı bu kadar ısrarcı olmazdık. kalabalık gelmişler.. Yeniden aynı avukat aracılığıyla şikayet edilmiş.. Hem benim onla eskisi gibi aram sıcak değil. "Sınırı aşıyorsun avukat!." Ber. Salondakiler Ber’in mosmor olan yüzünden konuşmanın olumlu olmadığı." Karşı tepkiyi beklemeden telefonu Ber’in yüzüne kapattı... Onla geçmişte iyi bir bağlantı kurduğunuzu öğrendik... benim en iyi adamlarımdan biridir... Abimin tuttuğu avukatın gerekli başvuruyu yapması üzerine kızla. "Ona bir zarar vermişler mi?.. Kızlığını almışlar mı?.. Tar'a içselinde serzenişte bulundu. On üç yaşında kızı kaçırmanın cezası en az on yıl iken devlet avukatının tutuklama istemiyle nöbetçi sorgulama yargıcına göndermeden derhal salıverilmesi olayını karşılaştırdı." "Evet!. Sanki Ber'in beyninin içinden geçenleri okuyordu. Tar. Tar'da bunu size belirtmiş. Vakit geliyor. "Maf’ın. geliş amaçlarını şimdi daha iyi anlıyordu. "Avukatınız zaten var. yeğenimi kaçıranın tutuklanmasına engel olmuş.. Benden nasıl bir yardımda bulunmamı istiyorsunuz?. "Vay be!" dedi. yaşlılık. kendisini nispeten toparlamıştı. heyecanlı ve sinirli bir üslup sunuyordu.." Bulunanların hepsi en az genç adam kadar ısrarcı olduklarını bakışlarıyla gösterdiler. Sizi zor durumda bırakmak istemezdik. sabırsız bekleyişlerdeydi." "Yine de onu aramanız da bir mahzur yoksa. O." dedi bağırarak. Ber'in yüzünde oluşan mor rengin sorumlusunun kendileri olduğu bilinciyle. Maf'la arasındaki bağlantının koptuğunu bilmesine rağmen böyle bir teklifte bulunulması için onlara rehberlik etmesine bir anlam verememişti. cahillik nedeniyle başlarındaki sıkıntıyı hala atamadılar.. kendi kendine.. yeniden yargıya çıkaracak. biz de kendimize göre hazırlık yapacağız. diyerek ısrar ettiler. "Sizi daha fazla rahatsız etmeyelim. "Peki problem nedir?" diye sordu. Devlet avukatı. Ber. "Bu abim ve yengemden olma On üç yaşındaki yeğenim. kaçıran adam Kent güvenliği tarafından yakalanıp yargıya sevk edilmişti. Đsteği yalvarmaya dönüşmüştü. Kızı kaçıran şahsı tanıyorsa bu konuda gerekli uyarıyı yapması konusunda ricada bulundu. Maalesef..." dedikten sonra oluşacak tepkiyi gözlemleme amacıyla gözlerini. Binadan çıkışta yeğenimi tekrar kaçırmışlar. Ona göre. Olay gerçekten iğrençti ve bu tür durumlarda pasif kalmak nedeniyle oluşacak vicdani sıkıntıyı kaldırabilecek gücü de yoktu Ber’in. "Senin Maf'la bağlantıya geçip." Ber.

yirmi beş-otuzdan fazla sayıda kişi getirilmemesi yönündeki isteminden pişmanlık duyduğunu belli etmemeye çalışarak. Gözlerini genç adama dikti. diğerlerine de kalkmaları için işaret ederek Ber’le selamlaşıp ayrıldılar. "Yasal olarak gerekeni ben yaptım ve yapacağım. Teşekkür ediyorum. Secret'e telefon bağlantısı yapmasını rica etti. Tar. daha kalabalık gelmelerini engelleyen Ber’e bakarak. Yer..." dedi. Bunu sana açma-yacaktım. "Orada buluşuruz. Ber ve kaçırılan kızın amcası ve babası ile avukatı AvMah. o esnada odada bulunan üç kişinin yüz renklerinin açılmasına yardımcı olmuştu. . Ber. Onun ne diyeceğini tahmin etti. "Canını sıkma!.. Ber. "Kanımca yirmi beş bilemedin otuz kişi civarında olması yeterli. Avukatları AvMah'tı." dedi. Bilinmezlik onları rahatsız ediyordu. yargı binasının önünde bekleşiyorlardı. Sürekli kötü haberi seslendiren kendisi olmamalıydı. "Ama yine adam serbest bırakılıp. saatine baktı. telefon açacak ve aynı olumsuz yanıtı verecekti. AvMah'ı rahatlatmak istiyordu." Lütfen oturun!" dedi. Başına bir şey gelmesinden korkuluyordu. AvMah. "Arkadaşlar büyük çoğunlukla orada olacaklar. *** Saat. "Galiba. Anne babası güvenlik tarafından yakalanmasından dahi memnunluk duyacaklardı. onlar bizden kalabalık gelmişler!.. 16." dedi. "Fazla kalabalık güvenliğin dikkatini çekebilir. Tekrarı engellemek için olayı. Kargaşa çıkarıp kaçırdılar geçen defa." dedi Tar’a. kızı kaçıran adam ile kaçırılan kızı yargı binasına getirmesine çok az bir zaman kalmıştı.. Secret'e aramasını. Avukat psikolojisinde mesleki sorumluluk yerine getirilse de sonuçsuz kalması rahatsızlık vericiydi. Bu anlatım bir başka avukata gereksinim olmadığı anlamını taşıyordu. AvMah'ın ve kızın babasının kendisini takip ettiğinden emindi. "Đçeri girelim. En azından Kursevin'de kaldığı sürece başına bir şey gelse de bundan haberdar olabileceklerdi. Siz kendiliğinizden karar verdiniz. Organizasyon kendisindeydi ve gereğini söylemeliydi. Ber'in yorulmasına fırsat vermedi." Ber." Ber. Yargı binasının önü. Güneş kara bulutların arkasında gizlenerek varlığını hissettiriyordu..Ber." Tar.. Maf'ın devre dışı kalmaya-cağını da tahmin etmiştik. Secret'e az önce telefonu çaldıranın kim olduğunu sordu. "Bir saat sonra yargı binasının önünde olacağız.. başını kaldırdı. Ama yanlış bir şey yapmayalım diyerek bir hukukçunun kalabalığa önderlik etmesi isteğimiz vardı. Tar. Buz gibi bir sesle. kız babasına teslim edildikten sonra tekrar kaçırılma olasılığı yüksek. Hava nemli ve yüksek sıcaklıkta. Sanık devlet avukatının odasına alınmış olabilir. beklenen duruşu gerçekleştirmenin verdiği gururla derinden soluk alıp verdi. Tar. Kızın babasına dönerek." dedikten sonra yargı binası ana giriş kapısına yöneldi." dedi. yargı binasında avukat olarak bulunmayacaktı." dedi. avukatla olan telefon görüşmesini bitirdikten sonra Tar’a yöneldi. "Hiç merak etmeyin!. Giriş selamlaşmaları... kendisine bağlamadan hala yeni bir bilgi alamadığını belirtmesini rica etti. Arayan HasHüsBab'dı. "Đş başa düştü..." AvMah’ın alanı dışında kalan ve kendi üzerine düşen kısmı artık biliyordu.. halihazır yanında bulunanlardan ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti. Ber. Hava gergin." Tar. "Buraya gelmeden önce partideki arkadaşlara durumu açtık. ‘üzerine düşebilecek ne varsa yapmaya hazır olduğunu. Bu kez. Kursevinden çıkış günü yaptıkları telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alamayan anne ve babası merak içindeydiler. Tanıdığıydı. havadan sudan konuşmalardan sonra olaydan söz etti Ber. Yine Tut-Bırakma Kursevinden firar eden Has'ı soracaktı. Tar’ın partiden getirtmiş olduğu kalabalık ufak gruplar halinde binanın belirgin köşelerinde açıkta mevzilenmişcesine etrafı gözetliyorlar ve kendi aralarında konuşuyorlardı. Güvenlik Merkezi’nin. Biz de orada olacağız ve bu kez kızı kaçıramayacaklar!" Bu sözler.’ bildirdi.. Az sayıda bireylerden oluşan çok sayıda gruplar tanımadıkları kişi ve gruplarla karşılıklı ters bakışlarda.."O kısmı ben ve arkadaşlarım halledecek.00 civarı.. Neye mal olursa olsun gereğini yapacağız. Ber.."dedi. Güvenlik Merkezi'de peşinde olmasına rağmen hala onun izine rastlayamamışlardı. Bir gün olumlu yanıt vererek onların sevinç çığlıklarını duymayı çok isterdi. Ber. Faili meçhul bir cinayete maruz kalma olasılığını güçleniyordu kendilerinde. kızın babasının tutmuş olduğu sivil avukatın ismini sordu... HasHüsBab en az iki günde bir arıyordu..

Arada yediği darbeler bedensel acı hissettirmiyordu ona. Gevşeyen elinden kurtulup bir ceylan gibi sekerek kaçan kızın peşinden yıldırım hızıyla atak yaptı. Ceket ve gömleği.." diye bağırıyordu. kapalı yerlerinden daha çok alana sahip olmuştu.. Salladı. Tetikte kalmaları gerektiğini. Babasının ellerinden kurtulan kız kaçmaya başladı.. Ber. AvMah ve Ber olmak üzere hep birlikte merdivenlerden inmeye başladılar. Tar ve arkadaşları kızı. Bıraktığında kızın tekrar kaçırılacağı koşullanmışlığı içindeydi. tipinden ne olduğu konusunda net izlenim veren..Ber. Uzun uzadıya kim olduklarını anlatacak zaman yoktu.. tüm gücüyle koşarak kızı yakalamayı.. anlaşılır ve ikna edici bir yanıt bulmalıydı.. Boşta kalan eliyle iç cebinde açık durumda bulunan bıçağını çıkarıp kıza elini uzatan. kız tarafından dişlenmesi sonlandırdı. Gözlerinden dökülen yaşlar bunun işaretleriydi. çizdi. Yere kapaklanmasına ramak kalmıştı.. sürekli üzerinde taşıdığı açma-kapamalı bıçağını gizlice açıp ceketinin iç üst cebine. Olaylar olabileceğini. Bu akşamki nöbetçi devlet avukat’ının ismini. Ber’den zorla aldılar. etrafının kendi yandaşlarıyla çevrildiğini gördüğünde bayağı rahatlamıştı. Kısa. arada gözleriyle çevreyi tarıyordu. Ana kapıdan dışarı çıktıklarında bir anda çevreyi inleten bağırmalar duyuldu. Suçlu yine serbest bırakılmıştı. çevresindeki kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Bir filozofun söylediğinin aksine.. "Bizler. bize güven!" diye bağırdı Ber.. ama. kıza bir kaç tokat attı.. Đki grup arasında gerçekleşen kavgalar yer yer devam ediyordu. Yaralanan şahıs can havliyle acılı bağırtıyla. tecavüz eden.. Çelimsiz olmasına rağmen onu zaptetmekte zorlanıyordu. Salladı. Senaryo aynıydı.. az önceki uyarısını kızın babasına yineledi.. Onu.. başına gelen ilk yumruk darbesiyle sendeledi. tekrar kaçıran ve daha sonra satmaya çalışırken güvenlik görevlilerince yakalanan KızSat ve onun yanında kaçırılan çelimsiz kız ile iki güvenlik görevlisi vardı. Tamam!." diye tekrarlı bağırmalarla kızın kendisine gelmesini sağlamaya çabalıyordu.. dişlenen kolunun verdiği acının da payı büyüktü. Onun yüzünü kendisine doğru çevirdi. O seni cezalandırmayacak!. her ihtimale karşı yargı güvenliğinden olan tanıdık bir görevliye "Durumun nazik olduğunu.. elinden almaya çalışan ilk kolu. Bu düşüncesini elinin. bu tepkiyi beklemiyordu." uygun bir üslupla anlattı. Kendini toparladı. Görevli "Akşam mesaisinde üç kişi olduklarını. Ber. kızı kaçıran. çekiştirilme ve yırtılma sonucu birbirine karışmış. Gözden kaybolması anına kadar arabayı izlediler. Yargı binasının içi mesai bitimi olması nedeniyle sessizdi. Ber. "Bize güven!. bugünde nöbetçiydi." diye sordu.. "Tamam!. Elinde duyduğu acı beynini ağrıtmıştı.. Kız... Ber. Ber. bırakamıyordu.. Daha sonra kız ve babası makam odasına alındı. kolundan sıkıca kavramayı başardı. gözlüğünü yere attı.. Suçlunun içeri alınmasıyla çıkışı bir oldu. Ber. Güvenlik taşıtlarının gittikçe yaklaştığı kulağa gelen siren seslerinden anlaşılıyordu. Yere düşürmeyecek yoğunlukta bir tokat attı. Ber.. bize bırak! Tamam!. ‘akan nehirde ikinci kez yıkanılıyordu..." diyordu nefes nefese. öz.. "Sakin ol!. "Siz kimsiniz?. kızın elini bırakmak zorunda kalmamıştı.’ Ber. başını Ber'e doğru çevirerek sakin bir sesle. . Dirseklerinden koparacakmışçasına çektiği kızın kolunu bırakmamıştı... en azından seni kaçıranlardan daha iyiyiz.. "Babandan korkma!. Nöbetçi devlet avukatı KızKaçSal’ın oda kapısına yakın solundaki bankta. Ama bir şekilde güven vermeliydi. zamanı yoktu. Bir an Tar’ın yanında olduğunu.." Kız sakinleşmişti. elindeki bıçağı rast gele havada sallayarak. bırakmıyor. yer uygun değildi.. Bu sıkışta." belirtti.. bu kez omuzlarından yakaladı ve sıktı.. "Kızınızın kolunu bırakmayın!" Kız ile onu kolundan sıkıca kavramış babası.. Tar.... Aniden baba ile kız arasında da bir didişme yaşandı. Đkinci kata çıkıldı. Kızı. Ağrıtmayan. Ber. Biz varız!. Yargı binasının önünde önceden hazır edilen arabaya bindirdiler. Kızı kaçıran kişiyi geçen defa serbest bırakan devlet avukatı. sorun çıkarsa merkeze haber verip destek isteyebileceklerini. Kız yine babaya teslim edilmişti.. makam odasının kapısındaki görevliden sordu. ama yargı koridorunda yankı bulacak yükseklikte ses çıkartan bir tokattı. kullanıma hazır vaziyette koydu.. Baba. parçalanmalardan dolayı bedeninin açık yerleri.

" diyerek merakının giderilmesini istedi. bizim yasalarımıza göre cezası çok yakında kesilecek. Üstüne vazifede değildi. "Đlahi adalet gerçekleşecek." diye ekledi. Tar ve kızın amcası olmak üzere üçü birlikte hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşırlarken. "Buraya beyler!. söyledi.. Solkol'un. Karşılığında alacağı yanıtı ve o yanıtın altında kalacağını tahmin edebiliyordu.." dedi. "Bizi Sak Birahanesinde bekleyen var. "Đlahi adalet elbet bir gün tecelli edecek!" dedi. Yasada eylem suç olmasına rağmen devlet avukatı onun yeğenini kaçıranı Sorgu Đlk Yargıcına tutuklama istemiyle göndermeden ve doğru dürüst ifadesini dahi almadan serbest bırakmıştı. "Haydi arkadaşlar dağılalım! Güvenlik ekipleri geliyor! "diye bağırdı. bakışları. "Yeğenimi.Tar. Teşekkür ederim.. Kızın amcası. Solkol Maf'la gerektiği şekilde konuşmuştu. Solkol'a olayı ben anlattım." diye sordu. Olaylardan senin haberin nasıl oldu?." dedi." Gelen biradan bir yudum çekerek devam etti. Hep birlikte güldüler. "Yargı Binasının önüne kendisi de adam yığacaktı.. Bilgisayar satış mağazaları zinciri oluşturma dışında bir uğraşın olmayacaktı. dağılabilir..." Solkol." "Burada bulunanlar senin adamların mıydı?" Tar... Solkol. Tar ile Ber'i sarılarak kutladı. Gelen kişinin kulağına bir şeyler fısıldadı. anlatımda gördüğü eksiği. Oturanlar.. Ama. üzerindeki yırtılmış giysilerini göstererek. Bu adamlar?.." diye mırıldanıyordu.. "Yargı binasının yakınlarında da sizler için adam bekletiyordum." Solkol'a ters bakarak. Ber. Ber'in "Büroma gidelim. kapıya yakın oturan bir kişiye elle işaret ederek yanına gelmesini sağladı. Ber. Ber. kendi yandaşlarına. araya girerek:"Evet!. Aksine düşüncenin genelleşmesi halinde bu durumun kaosa yol açacağını sunmalıydı." belirtmeliydi.. bir şekilde yargıdan kurtuldu. "Hava sıcak!. Solkol. Daha farklı bir anlatımda bulundu. Solkol." Her ikisi de birahaneye adım atıncaya kadar bu söze dakikalarca güldüler. gerilmiş yüzü söylediğini yapacak bir duruş sunuyordu. "Solkol!. Bunları söylemekten caydı. Tar ile Ber’e saygı anlamında ayağa kalktılar.. bu işleri aylardır bırakmıştın. Ber. dayım gile götürdüler.. "Maf.... olay yerine adamlarını gönderseydi.." dedi. Tar ve Ber'e sarılarak vedalaştı. Tar." . Kızın amcasını bir şekilde kararından vazgeçirmeliydi. Ber'in sarkan gömlek kolunu çekerek koparırken. Ad kentinde bırakmayacağım." diye.. Kulağına fısıldanan. kızın amcası. Olay büyüseydi.. Yoksa hala sözümün eriyim. "Solkol senin bilmeni istemedi. Hiç merak etmeyin. En köşedeki masaya kuruldular.. "Bu halimle mi?" diye sordu. Bedenin biraz soluklansın. Tar ile Ber yalnız kalmışlardı. "Benim bunlardan neden haberim olmadı?." dedi. karşı çıkacaktım. Sabitleşen gözlerle "Kızsat.. Onu. hızlı adımlarla birahaneyi terk etti. kendi yanıma alacağım. Aydınlanan birahanede ayakta bile yer bulunamayacak kadar büyük bir kalabalıkla karşılaştılar. karşı grup taranacaktı." "Bu kez iş farklıydı." "Peki!. "Kim olacak. "Şahsi intikam almanın." teklifini Tar olumsuzladı." diyerek yanıtladı. Bu sözlere gülünmesi gerekiyordu." diyerek tamamladı." dedi. "Đlahi adalet gereği için beni görevlendirdi. "Kim?." diyerek yanıtladı. Kızın amcası. Ber. Ama partililerden oluşan kalabalığın yeterli olacağını söyleyip vazgeçirdim. hatasız gösterme cambazlığına gerek yoktu. geleneksel cezalandırılma yöntemlerinin gemişte kaldığından. Hatayı. "Hani. "Evet! Bilseydim.. "Arkadaşlar!. "Gömlekleri nedense eskisi gibi sağlam yapamıyorlar. " Bu sırada Yargı binasından iyice uzaklaşmışlardı. sordu. yargı görevlileri tarafından gerektiği şekilde uygulanacağını ve adaletin tecelli edeceğini. Solkol'da biraz önce burada gördüğün adamlarıyla ona ininde baskın yapacaktı. "Tar. Ber bir hukukçu olarak yürürlükteki yasalardan söz etmesi gerektiğini düşündü.. Sodgom ülkesinin yasalarının... kızgınlığını belli ederek.. "Merak etmeyin." Birkaç saniye sonra ışıklar yandı.siniz!" seslenişi üzerine birahane nerdeyse tamamen boşaldı.. Tar. Birahanede bulunanları daha net görmek için gözlerini hafif karanlığa alıştırmaya çalışırlarken Solkol'un sesini duydular. Ses tonu.

Hakkını vererek üçü birlikte midelerine ithal ettiler. Tar. En . çantayı Ber'in önüne hafifçe itti. Aynı istek içerikli cümlenin kelimelerini değiştirerek ve biraz daha sesini yükselterek yineledi. Politik gücün arkasındaki asıl gücün ise sermaye ve bürokrat gibi güçler olduğunu. Olayı duyunca yardıma gelmişlerdi. hukukçuların tayin. teşekkür ederek üzerini değiştirmek için tezgahın arkasına doğru yöneldi. Resmiyette gücü elinde bulunduranlar dahi onları onaylayan makamlardan öteye gidemiyorlar. yanıtı boşuna bekledi." Ber. Olması gereken." Tar'ın anlatımındaki özü duyumsayan Ber'in içini korku kapladı. partide görev almasını sağlayan kişi şimdi farklı kanalda konuşuyordu.. bir şeyler anımsamaya çalışıyormuş duygusu vererek kaşıdı. Aksi halde dışlanır. Ber.... sivil avukatlarının bir şekilde engellendiği ve yönlendirildiği. Bu ve benzeri konuları bir çok kez ve değişik yönleriyle tartışmışlardı aralarında. Artsa. Çantada bir pantolon.. Tüketilen sadece bira değildi. "Legal partilere güvenim kalmadı. "Onlar mı?. En son Sodgom Ülkesinde yakında gerçekleştirilecek Erken Genel Seçim konusuna gelinmişti. birazda güvenli bulmadı. tepki vermediği takdirde bu yinelemelerin bozuk kaset gibi süreklilik kazanacağını biliyordu...." "Ülkenin görünmeyen güç merkezini duyumsuyorum. "Seni Ad kenti halkının merkezdeki temsilcisi olarak görmek istiyoruz. Hangi partiden. Kıyafetler üzerine uymuştu ve yakışmıştı." Biraz önce Solkol’un kulağına fısıldadığı adam birahanenin kapısında göründü. bir gömlek ve bir iç çamaşır takımı vardı.. Kim ve ne olursa olsun o gücün kurallarına bir şekilde uymak zorunda kalıyor. Böyle dışarı çıkamazsın!" diyen Solkol. "Sanırım. Yaklaşarak masanın üzerine plastik bir çanta koydu.... oralı bile olmamıştı. Tar'a.. bunları anımsayarak. "Şimdiki söyleminle tamamen çelişmiyor mu?" "Tümü hafızamda. Ber.... canlanmış karşısında duruyor gibiydi... Đyi niyetli hukukçuların çoğunlukta bulunmasına rağmen Yargı görevlilerinin. "Ber! Bunlar sana ait. Bu asıl güçlerin ise. Ber."Ses seviyesini alçaltarak. masaya yenilenmiş kıyafetlerle geri döndüğünde Solkol ile Tar ıslık çalarak karşıladılar.. hatta onların uymak zorunda oldukları yasaların politikacılar tarafından hazırlandığını." Saçını. Tar... Tartışma da galip çıkan hep o olmuştu." dedi. Ber. O kadar paralı hokkabazların arasından sıyrılmam imkansız... Đllegal-ABCD Parti’sinin Mar kenti üst düzey görevlilerinden.. sağ olsunlar.. kendisine ayrıntılarıyla anlatmıştı. "Gücü var. Tar sanki Artsa'laşmıştı. azil. "Halk temsilcisi olmak istesem de olamayacağımı biliyorum. "Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum. Ber'in şaşkın bakışları altında." diyerek gülümsedi.. bir şekilde etkisiz hale getirilir. kendi güçlerine zarar vermeyecek kadar demokratik kurallar içeren yasaların politikacılar tarafından çıkartılmasına izin verdiklerini. Ber. iyice afallamıştı... nakil gibi pozisyonlarında iplerin yine onlarda olduğunu ve gerektiğinde politikacıların bu olguları tehdit aracı olarak kullandıklarını.Solkol." dedi." "Böyle bir gücü vardıysa bizden neden yardım istedi?" "Hazırlıksız gelmişti ve zaman kısıtlıydı. olumlu etkileme konusunda kendisine pek güvenemiyordu. diksiyonu. kendini yorma!" "O Halde?. Olsam bile temsil ettiğim seçmenlere yararım olacağına da inanmıyorum. Artsa'yla uzun muhabbetleri olmuş ve sonu hüsranla sonuçlanmıştı." "Kızın amcası. devlet avukatlarının. Tar’ın yüz ifadesi. artık " Ber... özlenen doğal hukuk kurallarının uygulanabilmesi için sadece hukuk alanında uğraş vermenin yararsız olduğunu o belirtmişti kendisine. el kol hareketleri Balık restoranında karşılıklı konuştuğu gecedeki Artsa figürüne çok yakındı. Tar ile Ber'e sorulmadan masaya getirilen piliç tava nefis kokuyordu. aksine davranılması halinde halkın desteğini de bir şekilde elde ederek o iktidarı devirdiklerini. Konuşmaları yarım kalmıştı.. bir kısmı ise akrabalarım. konularda aynı akıbete uğruyordu. "Yakın geçmişte bana söylediklerini anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?" dedi. Kızsat'ı gerçekten cezalandıracak mı?" "Eminim dediğini yapacak.. "Onların bazıları Maf'ın yanından ayırdığım ve artık yasal işlerle uğraşan insanlar. "Buyur." Sürekli içilen ve tüketilen bira bardakları sürekli dolularıyla değiştiriliyordu. Kendisine politikayı sevdiren.. hangi görüşten olursa olsun halk temsilcisi olarak seçilen onların figüranlığını yapmak zorundadır... Yaşamına son veren Artsa'nın açıklamalarıyla aşırı benzerlikler taşıyordu. Bu nedenle gerçek hukukçunun politikayla da yakın temasta ilgilenmesi gerektiğini Tar.

"Aslında hiç kimseye anlatmamam gerekiyor.. Tar'ın üzerini ayrıntılı şekilde ve Ber'e de gösterircesine aradı... uyarıya uygun davranmayanlara karşı tepkisini fiziksel olarak yansıtırdı.. "Ber! Kendini dağıtıyorsun. Yan masaya az önce oturan iki müşteri yerlerinden kalkarak birahaneyi terk ettiler. Bağırtının şiddetinden etkilenen garson çocuk servis için eline aldığı dolu bira bardağı beton zemine düşürdü. "Kendini James Bond mu sandın?.. Bu tür gerginlikleri sevmezdi... Tar. Endişe dolu gözlerle suskun duran Solkol'a baktı. Çıkan ses. Artsa ile ilgili Solkol'un merakını." diye bağırdı.. Solkol arkalarında olmak üzere hep birlikte tuvalete yöneldiler.. Solkol. Tar'a arkasından sıkıca sarılarak.. Kendisini sıkıntıya sokanları uyarır... "Ber! Saçmalama." dedi... Ber onu kaçamak bakışlarla izledi.. "Silah da yok. bardağın un ufak olduğunu bakmayanlara da kanıtlıyordu. adamı çatlatma!.. gergin bekleyiş sonrası boşaldı. "Ne demek istiyorsun?.. değil mi?. Bu davranışın en az Artsa'yı sevdiğin kadar beni de sevdiğini gösteriyor. sözlerin bitmesine fırsat tanımadan yıldırım hızıyla yerinden fırlayarak yanında dikilen. köye göndereceğim." Tar. Đllegal-ABCD Örgütüne katılacağım." "Yanlış anladın beni. "Ama güvenilir arkadaşlarımsınız.... Bırak beni altımı ıslatacağım ya!. silahını al!. kalem. Tarak..." Ber. Açıklama isteyebileceği bir an da değildi. Partinden istifa mı edeceksin?" "Sadece partiden mi?." "Doğaya mı?. Partiden istifa edeceğim!. "Ber!. Şimdiye kadar hiç böyle davrandığını görmemişti.... konuşması gerektiğini duyumsamıştı." "O halde hep birlikte gideceğiz. Solkol..." Solkol. başını Solkol’dan yana çevirerek." "Ya sen?." Ber.. Kahkahalar atıyordu." Tar'ın gözlerinde garip ışıltılar oluştu.. Size anlatmamda bir sakınca görmüyorum.." dedi..." "Sorun yapma!.. acı gülümsemelerdeydi. masa arkadaşlarını şaşırtmaktan mutluluk duyuyor ve bu ortamı çabuk sonlandırmak istemiyordu sanki." "Kırsala çıkacağım. En iyisi dediğini yapmaktı... Solkol. Ber! Tar'ı bırak da muhabbetin içine daha fazla etme!.. "Ber! Seni anladım. Tar. "Tarih öğretmenliğinden istifa edeceğim!. bırak beni!" "Bırakmayacaaaağııım!!!" Solkol'da ayağa kalkarak Ber'in tavrını eleştirdi.. Pantolonunu.... burada kalıp mücadele etmiyorsun?.. Benden ummadığınız...... Tar'dan ve Solkol'dan daha sonra ise birahane sahibinden özür dileyecekti. "Özür dilemene gerek yok!" "Yine de böyle davranmamalıydım. Artsa'nın intiharının seni ne kadar etkilediğini bana anlatmıştın." Ber... "Tar gerçekten ne yapmayı düşünüyorsun?. "Sana yakıştıramadım. bu ışıltılara hoş değildi... Tar'ı çoktan yumruklamıştı. Yaşamayı seviyorum. Aldıklarını masanın üzerine dizdi.. olayı özetleyerek giderdi. Pisuarda ihtiyacını gideren Tar’ın işi bitinceye kadar." "Neden." dedi. "Üzerini ara." dedi. "Neyi?" diye sordu. Ber." dedi. ayağa kalktı.." Ber'in bir bildiği vardı." Tar önde..." .. Ses kaydedici cihazda yok. "Her şeyden istifa edeceğim!" Şaşırma sırası Solkol'daydı.. cüzdan.." diye sordu." "Aynen öyle!" "Sadece tuvalete gitmek için ayağa kalkmıştım. Bakışlarıyla ondan yardım dileniyordu. "Çok şaşıracaksınız?.. Ber. eski görevinde olsaydı. Hoşuma gitti.. "Tar! O halde ne yapmayı düşünüyorsun?.." Tar. "Evet! Bekliyoruz. yumuşak bir sesle. "Buna izin vermeyeceğim!" diyerek bağırdı. Ber yanında.. başını olabildiğince geriye çevirmeye çalışarak. Ailemi de babamın yanına. "Arkadaşın Artsa'nın son eylemini benim de gerçekleştireceğimi sandın. "Konuşmayı bırak." Tar. bu bakışların anlamını tam olarak kavrayamamakla beraber. Ber'in kollarını hafiften çekiştirdi.sevdiği bir arkadaşını daha kaybetmeye yüreği dayanamazdı. not defteri ve anahtarlık dışında bir şey çıkmamıştı. Ad kentini terk edeceğim!. kemerinden tutarak düzeltti. Ber hareketi yanlış algılamıştı.

".. yüzlerce düşünceler arasında boğulduğunu hissetti.." "Bir kaçış yolu bulmuşsun. kaç bakalım!" Solkol.. uykudayken yanarak ölen otuz beş yaşlarındaki KIZSAT isimli oğlunun kömürleşmiş cesedini görünce sinir krizleri geçirdi..." "Gününü tam bilmiyorum." Haber. dizginleyemediği geleneksel duyguları haz alıyordu sanki. Aslında neden sadece bu değil.. Kızsat'ın. gece yarısına kadar kalan bakiye saatlerde içip muhabbet ettiler... "Ama gitmeni onayla. Müdürle......"Burada kuralları belirli merkezler koyuyor. tutuklanması sağlanıp TutBırakma Kursevin’e gönderilmiş olsaydı. Kundaklama olayına bir hukukçu ve bir insan olarak üzülürken. "Ne zaman gidiyorsun?.... kundaklama olayı gerçekleşmeyecek." "Sonuçta orada da bir merkez ve merkezin koyduğu kurallar var. başını sallayarak. Okulda. Ber?" Ber.. Kızsat. Hukuk mantığı. Orada kuralları örgüt merkezi oluşturuyor. O cehennem gününden beri izlendiğimi hissediyorum.madığımızı bilmeni isterim. Satana isimli annesinin yüreği evlat acısından dolayı dağlanmayacaktı. Ortam bozuk. Bu ağırlığı. Çıkan yangından kaçarak kurtulan Satana. Soğutucuya yöneldi.. Ber.. yabancısı olmadığı bir kişiden söz ediyordu. ve kim götürecek seni?. Ber ile Tar'ın diyaloguna araya girerek katıldı.. Soğuk bir bira açtı. Solkol’u onayladı." Solkol. her zaman için hazır bulunmamı istediler. Öyle değil mi.Ad kenti Karmaşa Mahallesindeki bir ev dün akşam geç saatlerde kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce kundaklandı. bazı öğretmenler ve öğrenci velileri de bana karşı tavır aldılar. Kızın amcası Mar kentinden gelmeyecek Tar... onla tanışamayacak. geçenlerde meslek dışı ilgilendiği ve yeniden kaçırılmasını partili arkadaşlarıyla engellemeyi başardığı kızın amcası parmağının olma olasılığı yüksekti. dolayısıyla belkide kırsala çıkma düşüncesi bu kadar erken oluşmayacaktı. Kundaklama olayında."Seni özleyeceğiz. Arada birbirlerine hüzünlü yüz ve gözlerle bakarak. *** *** TV+X Ulusal Televizyon kanalının ana haber bülteninde sunduğu haberi tüm duyularıyla izliyordu. . Bir gün bir şekilde diskalifiye edileceğimi sanıyorum. kendisinde karmaşık duyumsamalar oluşturdu. kömürleşmiş cesediyle toprak altına gitmeyecekti. uzandığı kanepeden doğruldu.." "Her neyse. Đşkencenin izlerini hala bedenimde ve ruhumda taşıyorum. Đzlediği haber... Ber. kaldıracak gücüm de kalmadı.. Yürürlükte olan Sodgom Ceza Yasası ve Sodgom Ceza Usul Yasası Kızsat için de ilk yakalanmasında uygulanıp. geleneksel duygularına öfkelendi. Kaçırılan kızın amcası bu konuda aracılık yapacak." dedi.

Fakat bu değerleri iyi bilen ve kullanabilen bir yapı sunuyorlar. destek veriyor veya yenilerini oluşturuyor. Onlarca kez yinelemişti bu uyarısını. Güneşin sıcaklığı ağaç altında etkisini nispeten hissettirmiyordu. Arada bildik kuş sesleri. legal ya da illegal örgütlere. “Đyiyön. üniversitelere.Bu karanlık. Gerektiğinde ve işine geldiğinde dinci bir yönetimi. Bu Sodgom ülkesi vatandaşlarının birbirlerine daha sıkı bağlanmasını da doğuracaktı. iri yapraklı ağaçları barındıran bir orman. ırk.. istediği kişi. müzik piyasasına. "Asıl konuya gelsen. bu durgunluğa uyumlu notada ötüşlerde. bir şekilde yok ettiriyor. "Bu ilişkiler o kadar gelişti ve yayıldı ki kendi çevremde bile bu işe bulaşanlar oldu. Saatlerdir büyük bir dikkat ve özenle dinlemişti onu ve kör noktalar çoktu... toplumların. Öyle bir organizasyon ki.. Bu sürekli tekrarlandı. Diğerine göre daha sakin görünen. öldürme.." Đyiyön.. Özelde Birleşik Devlette konuşlanmış büyük gücün bunu gerçekleştirmemesi. Aradaki sorunları her iki tarafı da hoşnut edecek siyasi ve kültürel anlamda birlik ve beraberlik bozuma uğratılmadan çözebilirdi.. diktatörlüğü veya çok demokratik bir yönetimi dahi destekleyebilecek karmaşık bir yapısı var.. anlatımındaki karanlık noktaları aydınlatmasını istemişti. Işıldağın verdiği aydınlığa alışmış gözlerle birbirlerini süzerek." "’Buldum’ dedikçe daha üst bir organizasyonun varlığını keşfediyor-dum. adam kaçırma. kimlik.. şantaj... Bu organizasyon. ". kıpırdamadan duran. dedi. gerektiğinde ülke yönetiminde gerektiğinde o ülkenin içerisindeki kuruluşlara derneklere. medyaya.." uyarısını yeniledi. Ondan bunu istemeye hakkı vardı. kendisine göre aydınlatıcı açıklamalarına kaldığı yerden devam etti. Daha önce farkına varamadığım bazı önemli bağlantıları keşfedebilmem bu süreçten sonra başladı.." "Đşte bütün sıkıntımda bu. lütfen!.” adlı adam. Özellikle bunu önceden fark edip oyunlarında figüran olmak istemeyen veya figü-ranlıktan istifa etmek isteyen grup ve bireyleri. Hala en üst merkez birime ulaşabilmiş değilim... "Diplere indiğimde biraz önce anlattığım her yerde hazır ve nazır... Bununla ilgili tüm ayrıntılar sana vereceğim . Bu organizasyon geleceği tayinde zorlanmamak için bilinçli yandaşları dışında.." "Bilinen komplo teorilerinden biri. Kıyısında. puslu ortamda her iki taraftan da uyuşturucu. istihbarat merkezine girdirmiş veya oralarda olanları bir şekilde etkilemiş hatta daha ilginci batının en önemli bir ülkesinde geçinen yandaşı bir grubu sosyal demokrat sahte kimliğiyle devletin başına getirtmiş bir organizasyon. tam olarak merkezini.. Kader tayininde iyi niyetli olsun. Rutbin’in otomobilinden getirdiği biradan bir yudum daha alıp devam etti. Rutbin isimli şahsa... bir çok kan döküldü.22 Durgun bir göl. Ormanın kuytuluk bir yerinde derme çatma kalaslardan yapılmış ve cam yerine tahtalarla pencereleri örtük bir kulübe kendi içinde iki erkeği barındırıyordu... devletlerin hatta dünyanın kaderini tayin ediyor. Esinti yokluğu mevsim koşullarından kaynaklı. Gelişen her olay onların eseri. farkında olmayan uygun insanları bile.. Savaştığımız illegal örgüt de. fakat bir şekilde kendisini maskeleyen organizasyon hakkında bazı ipuçları elde ettim..... özel sektörlere.. gelenek ve hiç bir değer önemli değil. ellerindeki kutularda bulunan ılık biralarını arada yudumlayarak. dini ve milli cemaat ve örgütlenmelere. söze girerek. sosyalist bir yönetimi.. bilim alanına. silah kaçakçılığı.. edebiyata. bu kaosun devamına onay vermesi anlamına geliyordu. Bu organizasyon için din.. kişilik ve kurumu bir şekilde etkileyerek kendi yandaşı ve figüranı yapabiliyor." Rutbin. politikaya."Şimdiki bilgilerim olmasaydı ve biri bunları bana anlatsaydı bende aynı şekilde karşılık verirdim. konuşmalarını sürdürüyorlardı. diğer sanat ve kültür alanlarına.. "Neyse devam etmeme izin verin." dedi. bireylerin... ülkeler içinde yumuşak karınları kullanıyor." "Bana organizasyonun ismini. Çünkü o güç isteseydi saniyesinde iki tarafa da silah bıraktırabilecekti. tehdit gibi yollarla şahsi menfaatleri için hareket edenlerin olduğu istihbaratınızca da bilinen bir gerçek. bizlerde kullanıldık....." "Hayali bir şeyden söz ediyor ve benim inanmamı bekliyorsun. Rutbin. bürokrasiye. kötü niyetli olsun istediği her kişiyi ve her nesneyi kullana- biliyor.. Yeteri kadar kullandığı grup ve bireylerle işi bittiğinde ise bozuk para gibi harcıyor. künyesini bildir?.

" "Kimden söz ettiğini biliyorum." dedi. propagandaları boşa çıkaracak uygulama ve yasa değişiklikleri için çalışmalar başlattı.........." Dibinde kalan son damlaları zorlukla ağzına döken Đyiyön. Yıllardır yaptığım mücadeleler nedeniyle deneyimlerim var. Yeni duruma ve kendi yararlarına uygun bir ortam ve yönetim daha oluşturacaklar... Her şey ve herkes." dedi... "senin dışında bunun farkında olanlar var mı?" "Çok sayıda olmasa da var. Đdealist olanlardan bir kısmı. Hatta hiçbir şey yapmayanlar da sanki onların arzusuna uygun davranıyormuş gibi geliyor bana ve bu durum yaşamı ve kendi yaşamımı gözümde anlamsız kılıyor..." Masa üzerinde olan içi kağıtlarla dolu klasörleri işaret ederek.. farklı düşünce ve amaç taşısa da.. Bu oyunu bozmak isteyen Dış Güvenlikten bir üst düzey görevlisi. "SodGom Ülkesine geçmiş yıllarda başkanlık yapan lider. korku dalgalarının yayılması sağlanacak.. Önce sonuç alabilecekleri basit yolları deniyorlar. Korunmayı ve gizlenmeyi de iyi biliyorum. Bunlardan idealist olmayanları ‘bana ne.. Örnekler çok. Organizasyonun uyarısına.. farklı bir yapılanmaya gittiğini tespit eden organizasyon. Sadece o değil..le. Halkların kendi kültürlerini geliştirme ve yaşatması.. Allah’ım bunları düşündükçe bazen çıldıracak gibi oluyorum. bu senaryoların farkına varan yazar ve gazetecilerden bazıları da sonsuza kadar susturuldular.. "Örneğin. bira kutusunu masaya sertçe indirerek.. Alnında ki teri elinin tersiyle sildikten sonra. Ayrıca Devlet ve halk içinde kargaşadan yararlananların daha fazla palazlanması önlenmiş de olacaktı. onlar tarafından destekli ve onların düzenlemelerine genelde bilerek bazen de bilmeyerek uyarken.belgelerde ve rapor-larım da yazılı. Yine üst düzey bir dış güvenlik görevlisi tatbikat esnasında kepine atış yapılarak uyarıldı. tepki." "Bu laf!.’ diyerek ortamdan salt kendileri için çıkar edinmeye devam ediyorlar." Yanan ... geleceğe yönelik senaryolarının bir kısmına karşı çıkmıştı.. Ülke halklarının birlikteliğini gerçekleştirmekti. toprağı bol olsun." "Seninki temelsiz bir iddia!" "Belgelerde dayanağı var.."Senin bilgi. Artık hiçbir şeye inancım ve güvencim kalmadı." "Bana somut bir şeyler söyle.." "Kalp krizinden vefat etmişti.. oyunu bozmaktı. Uyarıya olumlu yanıt alan organizasyon onun yaşamını sonlandırmadı.." diye buz gibi bir sesle sordu. bireylerin kendi ana dillerinde eğitim yapabilme olanağı da dahil büyük güçten ayrık yerel düzenleme raporları hazırlamaya başlamıştı.. eylem de bulunsa da haklı. helikopterle sınırdaki bir ülkeye giderken uyarıldı.. uyarılarına olumsuz yanıt alınca zehirleyerek onun hayatını sonlandırdı.. Bu yerel düzenlemelerle illegal örgütlerin doğuş ve varlık nedenleri sonlandırılacaktı.. yaprak kıpırtısıyla fark etmemiz gibi.. yakın gelecek için ne tür planları olduğundan söz edebilir misin?" "Dedim ya! Ayrıntılar belgelerimde. sıkıntılarla kamuoyunda duyarsızlık. terör mücadelesi bahanesiyle pasifize edilecek. Đyiyön... Böylece kamuoyunun doğal tepkisel enerjisi bir şekilde tüketilecek... " Đyiyön’ü hava sıcaklığı ve anlatılanlar terletmişti. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip tahta masaya koydu.. "Kabul edelim ki anlattığın özelliklere sahip böyle bir organizasyon var.. aldığımız nefesle. kendi düzenlemelerine uygun davranmaktan vazgeçip.. kendisi görünmeyen fakat etkisini hissettiren bir merkez... SEN NĐYE ÖLÜ DEĞĐLSĐN?. Öldürmek onlar için son çare. Birleşik Devletin Ortadoğu da girişim ve müdahalelerde bulunması sağlanacak. "Bazı teşebbüsler oldu.. Cinayeti maskeleme. iftira atılma korkusuyla içine gömerek yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Amaç. belirsizlik. değişik tavır. Oluşturacakları onlara uygun zeminde özellikle. görevi bırakıp bildiklerini öldürülme." "Đşte önceki liderin. uymaması üzerine helikopteri düşürüldü ve kaza süsü verildi. Hatta el altından gazeteciler kanalı ile örgüt lideri ile bağlantı sağladı. Bazı ülkelerde bulunan ve genelde önceleri kendilerinden destekli fanatik gruplar. Tam tespit edilmemişse de bu organizasyonun yoğun-luklu gücü Birleşik Devlet’te barınıyor... Susmamayı tercih edenler ise bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor veya öldürülüyorlar.... Sonradan ortaya çıkarılacak bazı krizler.. haksız görünse de sanki bu organizasyonun isteğiyle bundan haberli veya habersiz davrandıklarını son zamanlarda iyiden iyiye duyumsuyorum. Bunun için gerekli demokratik açılımları sağlayacaktı. sezgi ve mantığınla düşünürsek. Onların düzenlemelerini bozmak için yurttaşlık bilinciyle Đllegal-ABCD örgütünün ve yandaşlarının halkı etkilemede kullandıkları söylemleri. Tıpkı havanın esintisini derimiz.. Đstediklerini politik yönden elde edemediklerinde ülkemizin de kendi yanlarında taraf olması konusunda önceden oluşturdukları koşullar. özellikle yerel işbirlikçilerinden soyguncular mesleğine sahip elit kişilerce en son gerçekleştirecekleri ekonomik kriz nedenleriyle zorlamalar meydana getirecekler.

. Ufak alan boşluğuna serdi.. Đyiyön’ün tepkisini beklemeden kapıyı yarısına kadar araladı. Beş dakika sonra da sen çıkarsın!." "Yanıtını bildiğin bu soruyu sormakla kendini tatmin etmek istiyorsun.. Sadece toplumu bu yönde uyarmak için zamana gereksinimim var!. "Benden istediğin başka bir şey var mı?" diye sordu." Đyiyön. çevreyi gözleriyle taradıktan sonra koşar adım kulübeden uzaklaşarak sık ağaçların arasında gözden kayboldu.. yaprak dalları arasından Rutbin’in burnunun ucunu gösterebilecek kadar aydınlatıcı ışık huzmeleri indiriyordu..... Tek başıma mücadele edemeyeceğimi biliyorum.. beynini uyuşturmuştu.. Yanı başında bulunan silahının emniyetini açtı.. Olaylar duruluncaya.. Bazı arkadaşların elde edip bana ulaştıracağı belgeleri üst raporunu hazırladıktan sonra sana sunacağım. ". Kapıya doğru yöneldiğinde Rutbin’in sert elini kolunda hissetti.. *** Rutbin. Boşta kalan elini samimi bir şekilde Rutbin’e uzatarak. Bu düşünce kendisini tatmin etmedi... "Gereğini yapacağına inanıyorum.. kuru yaprakları barındıran bir dalın üzerine basıldığında çıkabilecek seslerdendi. Rutbin’inde yardımıyla çuvalın içine koydu. Civarda bulunan hayvanlar gece gezmelerinde galiba..... gözlerini kırpıştırmadan dikti... şimdi..... Bir sesle irkildi. vücuda sürülen sinek kovucu ilaçlardan almışım.. sık çalılıkların altına saklamış olduğu yeşil ve kahverengi benekli kampetini aldı.. galiba senin ve birkaç arkadaşın dışında pek kimseye güvenmiyorum.. Gözleriyle dal ve yaprakların arasından etrafı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı. Ağırlaşan çuvalı zorlukla kaldırdı.... Uzandı. Gözleri kendiliğinden zorlamasız kapanmalardaydı... Üzerine. sadece önlem.... Yıllarca illegal örgüt ve elemanlarıyla yaptığı geceli gündüzlü silahlı mücadele sürecinde bu tür yaşam biçimiyle barışık hale gelmişti..." Đyiyön.ışıldağa. güvenli ortam sağlanıncaya kadar kendisine karşı şantaj aracı olarak kullanılabilecek kişileri bulunamayacakları bir eve gizlenmelerini söylemişti.. Yine uykuyu yakalayamamıştı." "Teşekkür ediyorum! Güvenine layık olacağım..." diye düşünerek kendisini tebrik etti. Uzun zamandır onlardan haber alamıyordu. "Đyi ki. "Kendimi yaşayan bir ölü olarak vasıflandırıyorum ve ölümden korkmuyorum.. Peki şehirde yaşayıp neden koruma istemiyorsun?" "Güldürme beni... Uykunun ilk kısmı olan tilki uykusu aşamasındaydı. Böcek sesleri... diye düşündü. Neden bir başkasını değil de beni çağırdın bu sıcak ormana?. Önce ben çıkacağım. Eşini ve çocuklarını düşündü. Benden haber bekle!... Adresi belli hedef olurum...?!" "Yanlış anlama... Sadece yöntemleriniz bana çok saçma geliyordu. Senin gerçek anlamda kendi çıkarlarını göz ardı ederek insanlık için katıksız mücadele veren biri olduğunu önceden de biliyordum. Dolunay ışığı. kulağının az ötesinden gelen sinek sesleri ona ezgisel geliyordu. başını olur anlamında salladı......" dedi.. Kurallara bağlı olmadan çalışmalar yaptığından dolayı sen ve grubunla düşman gibiydik... Gövdesi kulübe içinde başı dışarıda duruşuyla. Bu ufacık kanatlılarla sabaha kadar mücadele etmem gerekecekti.. günlerdir yıkanmamaktan kokan örtüyü çekti. Gözlerini ve kulaklarını açtı. yüzükoyun döndü.. ayağa kalkarak içi belgelerle dolu beş klasörü..... Özellikle sana ve senin gibi arkadaşları ikna etmeye. Düşünceler. Sakın benle bağlantını koparma!.. Uyumaya çalışacaktı." "Sana birşey daha soracağım sakın alınma. Yaprak hışırtısına benzeyen bir sesti bu. Evet... Aslında yabancısı olmadığı bir yaşamdı.. Geçmişte aramızda bayağı sorunlar yaşanmıştı.. Rutbin. .. Đlgi çekici ikinci ses.. Ama siz gerçek güvercinleri artık seviyorum galiba..

kah yürüyerek.. kendisini ele geçiren etkiyi içselindeki telkinler yok edemiyordu... Kimsin?" diyerek bağırtılı uyarılarda bulundu. Başkaca iş çevirmeye gelen kişiler de olabilirdi. içinden geçerek kayboluyordu. Balık avlamaktan bıkıp ormanda avlanmaya çıkan balıkçılarda olabilirdi. içini ürperten. Tehlikeye şartlanmışlık nedeniyle nasılda bunları düşünmemişti?.” Biraz önce duyduğu seslerin tekrarıydı.. Çıt!. tüm hücrelerine yayılmıştı. Bu kez çıtırtılar dört bir yandan geliyordu. sıklıkla alıp verdiği soluğu ormanda yankılanıyor gibi geliyordu kendisine. kulak tırmalayıcı seslere dönüştü. Yeniden karartılar ve sonra daha yenileri. kah etrafı inceleyerek geçirilen süre . duyumsamadığı bir duyguyu algılıyordu. çalılarının. Alıp verdiği oksijene doyamıyordu.. Đlk kez ve şimdiye kadar tatmadığı.... Ne kadar bastırmak istese de. Rutbin. Tüm şarjörlerini ve yelek ceplerinde bulunan mermilerini tüketmişti. Karartıdan ses çıkmamıştı. Karartılara doğru rasgele ateşledi. ormanda bulunan serserilere ait olabilirdi... “korkunun üzerine gitmek..yarım saati aşmıştı.. Bir çalılığın altında gizlenerek dinlenmeye çalışırken. içinden geçip kayboldu.. böceklerinin. normal düzeneğini kaybediyordu. Fakat şimdi. Soluk alıp verme ritmi... Arkadaşlarının her ikisine güveniyordu. yapraklarının..” öğretisini anımsadı.. vahşi hayvanlarının. “Çıt!. Galiba tehlikeyi ıskalamıştı...... Bu duyguyu engelleyemiyordu. bütün çıplaklığıyla KORKU duyumsamalarıydı. Ağaçların gövdelerini kullanarak uzaklaşmaya başladı. Đlk kez dolunaydan bu kadar nefret ediyordu. elinde hazır olan tabancayla üst üste ateş açtı. Şarki mücadelesinde. soluğunu tuttu.. Ormanın.... Terden vıcık vıcık olmuştu. Uzman üstlerinin sürekli tekrarladıkları. Durmamış ve düşmemişti. tüylerini diken diken eden. . Yakın iki arkadaşı ile dün gelen Ajan Đyiyön dışında kimse bu ormanda gizlendiğini bilmiyordu. Hiçbir şekilde dışarıdan görünmesi mümkün olmayan bir yerdeydi ve bu kendisine güven veriyordu.. Korku. Karartılar üzerinde yine bir etkisi olmamıştı. Rutbin yerde sürünerek yakınındaki kocaman bir ağacın arkasına geçti.. Ellerinin titremesini önlemeye çalıştı. Düşünceleri engellendi. Yüzü ateş sıcaklığındaydı. Karartının yanına ulaşmasına beş adımlık mesafe kalmıştı. Kırpıştırdı.. Yüzleşmek istiyordu.. Bu kez bekleyecekti. Korkuyordu. Karanlıktaki karartı.. işin kolaycılığıydı. elinde uzun namlulu silahla birinin yaklaştığını görüyordu. Beynine bir kurşun sıkmak. Beyni karıncalanıyor. Karartı ile yüzleşti. Bu..... Karartının yanına.. "Olduğun yerde dur!. Birkaç saniye sonra yerden bitercesine bir çok karartının kendi üzerine geldiğini görür gibi oldu. ses vermediği gibi ilerlemesini de durdurmadı. diye düşündü. Karartı.. Şimdi daha farklı şeyler düşünebiliyordu... on beş metre öteden bir karartının yavaşça kendi bulunduğu yöne doğru ilerlediğini gördü. kuşlarının.. damarlarındaki kanı daha kısa aralıklarla beynine pompalayan bir duyguydu.. Yaklaşık. Karartılar üzerine geliyordu. Gözleri fal taşı gibi açıldı. kalp atışlarını hızlandıran...Elli-altmış adım uzaklıkta bir karartının çevreyi incelediğini fark edince.... Arkasını döndüğünde karartının kendisinden uzaklaşmakta olduğunu fark etti. çevreden açılan yaylım ateşleri arasında cesaretle onlara karşılık vermişti. Ormanın barındırdığı canlı cansız varlıkların tümünün bileşik çığlıklarıydı sanki... Çıt. Çıtırtılar baş ağrıtıcı..” telkininde bulundu..... Bedenine ve ruhuna usulca sahiplenen. Yerini nasıl tespit etmişlerdi. korkunun üzerine gitme düşüncesi kendisini daha çok korkutuyordu. Gördüğü siluetler.. gözlerini. Yüz yüze bedensel mücadelelerde gerekli performansı göstermiş ve sağ çıkmıştı. Kah koşarak. Kendisiyle her yüzleşen karartı. tüm ağaçlarının. saçlarının dipleri kaşınıyor. kendisine... Mevzisinden doğrulmadan. kaçmanın çare olmadığı sonucuna ulaştırmıştı kendisini. Galiba halüsünasyon görüyorum. Şimdi.... bedeni titriyordu. “Sonu en çok ölüm! Đlerisi yok! Neden korkuyorsun?.. Peki ya Đyiyön! Bilgi sızdırmış olabilir miydi?. Mermi dolu şarjörünü tabancasındaki boşuyla değiştirdi. Bu. Mermilerle birlikte kendisi de tükenmişti. korkuyu kaçırır ve tüketir. Orman genişti ve önceki alandan bayağı uzaklaşmışken aynı sesleri duyması.

. Çünkü kara ve su birbirinden ayrılması mümkün olmayan ikiliydiler.. Bu. Beklemek. Haklı haksız tüm saldırılarda savunma hakkı kullanabileceği bir eğitimden geçmişti. Hatta.. Sesin geldiği yöne baktı.. binlerce benzerine kıyasla en son arıza yapacak nitelikte.. mavi gözlü. Ona bu izni vermemeliydi.. *** Deniz ufkundan bakan bir çift göz. Görüş mesafesi alabildiğince geniş ve rahat. Đkiyüz'ün geliş amacını çabucak öğrenme amaçlı bir girişimdi bu.. Zihnini toparlayarak yeniden uykuya daldı. Hava aydınlık.. Đkiyüz. Sanki rüya değildi. Med ve cezir olayları bunun bir örneğiydi. Komşu ülke içinde bir görüşme yapacaklar. ölüm. Sağ ayak bileklerinin üzerinde bulunan komando bıçağını kınından ani bir hareketle aldı. Görüşme. iyi sabahlar dileyerek birbirimizden ayrılalım... sabahın işaretiydi.. bu kez akıllı psikopat ‘tik’lemelerindeydi. devinen. . su kaynaklı dalgaları aynen hissederdi. Her göz kırpışı. tanıdık birine aitti. Olacak yeni felaketlerin habercisiydi bu kırpışlar. "Bugün yargı ve infaz günün. uzun boylu. Đkiyüz'ün kahkahaları ormanda çınladı. Ya öl!’ tekerlemesiydi. maviye. bitişiğindeki okyanusta dalgalar oluşturuyor. Sağ elinde tuttuğu silahın namlusunu Rutbin’e doğru yöneltti.. Bu yargı kendisini rahatlatmıştı.. Yargılanman tamamlandı." "Sabah gezmesine çıkmıştım!" "Gevezeliği keser misin!" Rutbin. "Đzin ver de.... Değişen. Tetiğine bastı. elindeki silahı aniden ona doğrulttu. vur beni!" Dişlerini gıcırdatarak. Kara. Fırlatacağı anda Đkiyüz’ün silahından üst üste çıkan iki kurşunla. SodGom Ülkesinde bazı hatırı sayılır makamda bulunanları taşıyor.Mermilerinin bitmesinin akabinde karartılar da kaybolmuştu. gördüğü rüyadan ve uykusundan kan ter içinde uyanmıştı. birden ciddileşti.. yerini mutluluk hissiyle dolu ölü bakışlara terk etmişti. Emre aykırı hareket edenler.... Şafağın kızıllığı. siyaha. silahından çıkan iki mermi ile yere serilmişti. nehirlere. Sarı saçlı.." Rutbin. Ses ve sahibi. Beklememeliydi. diye düşündü. derelere. "Đyiyön anlattığın saçmalıklardan birine söz ederken gizli kulakla dinledim.... Ber. Gözlerindeki korku. belki de antlaşma ile sonuçlanacak. "O kadar kolay değil!" diye bağırdı.."dedi Đkiyüz. elaya.. Bu Đkiyüz’ dü. Ruhsal tedaviye gereksinimim var.. "Ne duruyorsun?. tadını çıkarayım. Arkasından gelen bir ses onu irkti.. Yeşile. yargı ve infazı tanıyacak. "Atış taliminde mermilerin tümünü harcadığını unutmana senin adına üzüldüm. Bakışlar dostane değildi. bozuk psikozlu bu gençle bir ara aynı bölgede birlikte çalışmalarına rağmen birbirlerine hiç ısınamamışlardı. Đkiyüzün. Suçlusun. Rutbin. Elleriyle bedenini yokladı." diyerek seslendi.. köylerdeki pınarlardan akan suyun yol bulduğu incecik kanallara kadar ulaşıyordu... oluşan dalgalar uzak diyarlardaki denizlere.. boyun eğecek biri değildi.. Đnfazda kullanılacak sarf malzemesi standartlara uygun olduğu üzerindeki damga ile müseccel iki kurşun. Cezan. seri hareketinin devamını engelledi. "Atış talimin bitti mi?" Bu ses oluşan yargısını tamamıyla silmişti. Tüm özellikleri içinde barındıran gözler. " dedi. kahverengiye dönüşen.. Kavuşturmuş olduğu kollarını birbirinden ayırdı. Rutbin için ise umudun ve güvenin. Olanlar kendi ürettiğim korkulardan kaynaklı. Uzatmana gerek yok.." Rutbin. Bakımdan yeni çıkmış helikopter."Bana bir diyeceğin yoksa. "Đkiyüz!." dedi.. Her göz kırpış. Sanki orada kendisi de bulunmuştu. ‘Ya öldür. ölmekti.. etkileyici ve ürküntü veren gözler. "Burada ne işin var?.. emrin içeriğindeki sona uğratılırdı.. ‘kan ve gözyaşı akıtın!’ emriydi. Gözleri kanlandı.

Resmi grubun karşı cephesinden gelmeyen bir mermi resmi ve üst düzeyde bir görevlinin başına isabet etti.. Ayrık düşüncelerdeydiler.. Karşı koydu. Onların köklerini kazıyın!" diye anons ediyorlardı.. Bunun da bir mahzuru yoktu. Kulağı. Ortada bulunan ise en kolay hedefti. Bu kaostan zarar gören.. . "Ortak dostunuz. Konuşmak için gürültülü sese gerek yoktu. Üst düzey görevli olarak görevine. yel değirmenleri değil. Bazen uyduğu Düzenleme Grubu Raporlarının bu kez yenilir yutulur tarafı yoktu. Talimat geldi. Yemek önemliydi. Atasözü. Korktu. Taraf değildi... Gökyüzünden süzülerek inen yiyecek. karşıda ki düşman. Ölümle sonuçlanacak düşüşü hafıza makinesiyle kare kare çekti. belge valizinde bulunan fareydi. Çünkü her iki tarafta ortak dostlarını düşman olarak görmüyordu. Her iki taraf birbirinin düşmanıydı. Ortak çıkarlarımız soyut kavramına da hiç bir şekilde sokulamazdı. Hem. Düşünüp. rapora karşı sapma meydana getirecekti. bu pilotun ünlemli uyarısını doğrulamıştı. Kemirmeye çalıştığı belgeleri sadece yiyecek olarak görmüştü. Resmi giyimli olanlara megafonla. Kendilerine deli denmesi hoşlarına gitmeyecekti. Senaryo. Atasözü konuşuyordu. Biyolojik güç demekti. Resmi giyimlilerle." Yetenekli kulaklar duyduklarını başkalarıyla paylaşmak istemediler. "Çekilin!. Pilotun sesi duyuldu.. ruhunu kaybetmek üzereydi. C4 ler. Uçakta ve helikopterde bulunanlardan her iki tarafta ayrı ayrı memnundu.." atasözü oluyordu. Sodgom ülkesi’nin de aleyhineydi.... Ama bir şeyde birleşiyorlardı. Havadaki seyir bu amacı taşıyordu. her iki tarafın dostuydu. en azından ölü ruhlarını saklayan bedenlerini topraklaştıracak." Helikopterin düşüşü. Çünkü insani dili yoktu. hoşnutsuz ve küskün...Düzenleme Grubu. Onların elinde... Ortamlarını bozmamalıydılar. Onlar. Zorlanacağız!.. Rutbin'in elde ettiklerine benzer bulguları içeren belgeleri incelemişti... Hafızanın hatıra defterine bir daha açılmamak üzere yazdılar. "Zahiremiz bitti.. Dile geldi. Đki ateş ortasındaydı.. standart altı sesleri dahi duyabilme yeteneğine sahip olanlarca duydu. Resmi giyimli olmayanların.. Üst düzey görevliye. topluma. Kendisini çok uzaklarda ve düşürülen helikopterin yanışını seyrederken buldu. koşması lazımdı. insanlara karşı sorumlulukları vardı. Gerekli davranışı gösterdi. Sağ kurtulan. Havada giden bu nesnelerden atılan içi yazı dolu parşömenlerden birini yere düşmeden kaparak okudu Ber." bağırtıları devam ettirilmedi. Kaçması. Yapılan uyarı Üst düzey görevliyi etkilememişti. Farenin yok edilmesine gerek yoktu. "Düşüyoruz!... içecek dolu koliler onları sevindirdi. resmi giyimli olmayanların karşılıklı silah atışları arasında bir o yana bir bu yana bakarken. ortadaydı.. Şimdi. çabuktu. bu. Bu kez uymayacaktı. Uzak durulmalıydı.. dostlarının aynı olmasıydı. bir mumcu dükkanının yüzlerce mumunu eritecek kadar güçlüydü. aslında her ikinizin de düşmanlarıdır. bir başka tehlikeli alandaydı. tartışmak onların görevi değildi. içinde bulunanlar. Bağırtılarını sonlandırdı. Resmi giyimlilerinde anılan dostları gibi helikopter ve uçakları vardı." Emir dayanağı düşünce bilinmiyordu.. Ayrıca kendi ülkelerindeki hayvan severler derneğiyle uğraşmaya da değmezdi.. Đyi kötü geçinip gidiyorlardı... Uçak ve helikopterler çeviksel çabuklukla kolileri atarken. Kaçışı seriydi. Okuma yazması yoktu. Olsun. "Düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dosttur. Uyulması gerekliydi. helikopterin üzerine düşmekte olduğunu fark etti. Bu duygularını daha önceki günlerde uyarı ateşiyle sunmuştu. Düzenleme Grubunun kısmi senaryoları hakkında geniş bilgiler edinmişti... beyni çalışmazdı.. "Sizle beraberiz. ölümün kokusunu hissediyordu. insanları atomlarına ayıracak derecede güçlü düşmanlardı. Sessiz sesle bağırdı. Ber. Tap etmesine gerek yoktu. Cervantes’in Don Kişot’u deliydi. kilitlediler. Gerçi teknolojide buna izin vermezdi. bir mum gibi eritecek beden ‘canının’ ilk harfinden sonra 4 rakamını alan C4 ler vardı..

Gözlerini. Kendilerinin hedefi kendileri olmuştu. pala gibi kesici. Atılan kağıtlardan bunların yapımı kolaydı. Satır ve kılıçların sallanmasıyla oluşan hava dalgalarından saçları savruldu." "Yeşil kurdeleyi. Havada salladıkları satırların gücünden doğal sakalları kesildi. Ber aniden beyaz eşya satan bir mağazanın içinde buldu kendisini. Farklı kanallardan farklı haberler sunuluyordu." sesiyle birlikte yerle yüzleşmişti. Varolan potansiyel dini duygular.. yeşil kurdele bağlanarak temsilcilik yapılması yasağı getirildi. Kökü kendisindeydi... Onları oynatmalarının anlamı kalmamıştı. Bir sakal. "Saçlarına yeşil kurdele bağlayan bir genç kız daha Ad kenti üniversitesinin kapısından geri çevrildi." başlıklı bir konuşma yaptı. Renklerin serbestliği. namusunuzun ve dininizin düşmanlarına kanmayın.. meclisten ve görevden atıldı. Aldanmışlığın ve aldatılmışlığın yoğunluklu olduğu serzenişler ağlamalarla sürdü bir süre. sürekli izlem.. Hepsi açıktı. Sakalsız olsalar da. Ayrılmayın! Saflarınızı sıklaştırın. Dert edinmedi. Kendisiyle birlikte aynı ekranı izleyen kalabalık grubun farkına vardı. sarı gibi bir renktir. satırlara dönüştürdüler. malınızın."Canınızın.. Siyah sakallı yüzleri. Bir el.. Onların.. Dinimizde her ne olursa olsun amire itaat farzdır. samimi olarak takanlarla takmayanlar arasında ayırım yapma olanağımız yoktur. Havada sallanan.. kağıttan yapılma tabancalardan atılan kurşunlardan eğilerek kendisini sıyırdı. Yeşil kurdeleli temsilci.. onlardan akan gözyaşlarını sonradan oluşturacakları ortak bir havuza boşaltmak için geçici olarak gözyaşı poşetine gizlediklerini gördü Ber. Parmak yaralayan yakalanmıştı. ten renklerinden doğal sakallılar oldukları anlaşılan insanlar. dininize ve amirinize isyan etmişlerdir. doğal sakallıları iyi tanıyorlardı. Onları sakalsız dahi olsalar tanıyacak kadar samimileşmişlerdi." Yanından gelen homurdanmalarla irkildi. Bir bıyık. Suni sakallılar. Doğal sakallılar oyundan hoşlanmışlardı. haslarını ayak seslerinden dahi tanıyabilirlerdi. kulaklarını ve tüm duyularını o ekrana sabitledi.. En iyi renk. üst düzey başkanının elini yalayarak geçen kurşun. Bunun için parasına bahse girebilecek kadar iddialıydılar.. Başı dolanmaya başlamıştı. onlarda zaten yapmayı başarabiliyorlardı. suni sakallılara serzenişlerde bulunuyorlardı. biçimlerinden. Sodgom ülkesi. Bir haber dikkatini çekince seyrine ara verdi.. Özellikle." Oluşan kalabalıkta bulunan bazı siyah sakallılar.. Ber." Đnancım gereği taktığım yeşil kurdeleyi çıkarmam mümkün değil!" dedi. Renklerin tümü yasaklanmalıdır. Suni sakallılar ise doğal parlaklıklarına dönüştü. "Çağdaş Halk Temsilcileri Meclisinde. delici silahlar yeterliydi. Yüzlerce televizyon teşhirdeydi. ağlayarak dert yandı. Dönüşen bu silahlar oyuncak değildi artık.. Bırakmak evlerine dönmek istemiyorlardı. . Rektör. Çünkü sarf malzeme listesi ekonomikti.. yeşil kurdele takanların tümünü samimiyetsiz olarak kabul etmekten ve giymelerini yasaklamaktan geçer.... Enteresan bir durumdu. kılıçlara.. gözlem ve duyuşları kafasını karıştırdı. Bir kaç ucuz ateşli silah. Hatta ateşli silaha da gerek yoktu.. savrulan satır ve kılıçlardan uzuvlarının eksilmemesi için kendisini geri çekti.. parlak yanaklılardan olup da sonradan sakal uzatan insanların yönlendirmesiyle havadan atılan bu kağıtları katlayarak ve bükerek.. renksiz renktir." "Yeşil de... Ortaçağ savaşımlarında kullanılan kılıç.. renksiz ortamımızı bozmaktadır. Ber'in açık ekranlardan birinden diğerine kayan. yerini tıraşlı yüzlere bırakmıştı. Dininizin ipine sımsıkı sarılın. Bir kaçının elinde bulunan ateşli silahtan çıkan mermiler hedefe varamadan kendilerine geri döndü. Birkaç tel saçın önemi yoktu. duvara isabet ettikten sonra "tınnnkkk!. Daha sonra bir çok el silah sesleri duydu. Onlar. Ekranlara sırasıyla göz gezdirmeye başladı. Đşin kolaycılığı. Hatta ses renkleri de renksizleştirilmelidir.. Doğal sakallılara tanınan oyun süresi bitmişti. "Đrticaya geçit yok... Kız çocuğu. kırmızı gibi. Sonradan sakal uzatanlar ekonomik anlamda da durumdan memnundular.

.. Günahkarlar.. Yavaş öldüren cinsintendi. Maske. raporlarına uygun hareket ettiğinin farkında değildi.. Ber.. Kitle psikolojisinin negatif enerji ateşi böyle söndürüle bilinirdi. Çünki. yumuşak bir rapordu. günahkarda gizlenmeliydi bu kez.. Günahlar ve günahkarlar sayısızdı.. "Ben konuşursam Sodgom ülkesi deprem görmüş gibi sallanır!. Öldüremeyen elin yerini. Başkalarına da örnek olmalıydı. Üstte bir kaç günahkarı gösterip. Đzler ve kanıtlar silinmeliydi. Aksi halde. Alt uygulayıcılar.. Üst uçta Rutbin vardı.. yeniden düzenlendi. bu. Alınan kan örnekleri.. Günah ve günahkarlar bu kez nicelik ve nitelik olarak sevaplar maskesiyle gizlenemeyecek kadar çok göze çarpıyordu. bir eğitim ve uygulama alanı olduğunu fark etti.. Yalınız. Üzeri kapatılmalıydı... Rapora uygun sonucu ortaya koyamamıştı. Ayrıntı gelecek tarihçilere de bırakılmamalıydı. Büyük Şeytan kendi üçgenini oluştururdu. Çekildiği yanın. Đki elin parmakları kadar olmalıydı. Rapor. sapıcı olmak istediler. halkın görünen maskeyle oyalanması sağlanıp.. Durum hassastı.. Đlaçlar güçlüydü. Gerçek.’ Sodgom ülkesinde günahkar çoktu. ufaklı günahlar ve günahkarlar çoktu.’ Ziyade adam maskenin delinmesini sağlayabilirdi.. Đki derinliği ve iki gizliliği. öldüren ilaçlar almıştı. kasıtla ilgiliydi.... kuvvetliydi ve acı vermiyordu. Bunlarda senaryoya uyan şekilde sonuçlandırıldı. Bilenlerden bir kaçı bildiklerini saklamayı kabul etmediler. Belki de üçgenin ucunda kendisi olacaktı.. Sap Gölü çevresindeki ormanda şablon üçgenini oluşturdu ve her ucuna bir darağacı dikti.. Đrili.. Bilenler... ‘istenmeden . Raporun içeriği. Atılan bir kurşun yanından geçti ve bir diğer üst düzey görevlinin yanak tüylerini cımbızladı. Aksi davranışta.. Kapanmayan Ber’in gören gözleri ve duyumsamalarıydı.. Toprak. aynı noktaya götürürdü.. oluşmazsa oluşturulmalıydı.. Günahlar. Geçmişlerine uygun davranmalıydı. Dikkat çekmeyen. Amaca uygun maske bulundu." diyeceklerin sayısı çok az olmalıydı.... bildiklerini bazen kendilerine bile saklamamalıydı. ‘Örtü için kullanılacak günahkarlar bulunamadığı takdirde. toprakta. Darağacında idam edilmeyi canı çekmemişti. Şeytan. ‘Yeterliydi... Trafik kazası sonucu adam öldürmenin hukuk literatüründeki karşılığı. Ber... Düzenleme Grubu’nun.. ateş.. Adam öldürme...... alttaki gerçek günahkarlar gizlenmeliydi.. Uyarı gerçekleşmişti. Đştahı kapalıydı. Günahlar gizlenmeli.. Su. oluşmuş üçgen içinde yeni bir üçgen daha oluşacaktı. Binlerce günahı ve o günahları işleyen günahkarların masumiyetini göstermek için on bir kişi yeterlimiydi?. Đstenen maskeli balo ortamı kendiliğinden oluşursa değerlendirilmeli... Hadi cömertlik bizde kalsın bir tanede yedek olsun!.. Zehirlenme sonucu önceki uyarılara kulak asmayan. Sonuçta bu iki ihtimal. bir sabah onaylandı. üçgenin içine düşecekken kendisini yana atarak kurtardı. numuneler yok edilmeliydi. ayrıntılarda gizliydi ve yok edilmeliydi. suda gizlenmeliydi.. Bu kez bir orman ve bir göl görüyordu. sonucu aldırmışlardı.Onun anlatımları saldırı amacını açıklamıyordu. Şimdilik buna gerek yoktu.. günahta. Cezası büyüktü. yüzü saklamak için icat edilmişti. ateşte. Sapma olmamıştı..... senaryoları duyumsayarak sapma meydana getiren ve bir zamanlar kendi yandaşları olduğu bilinen üst düzey görevliye gerekli yanıt verilmişti. zehirlenerek ölümü gerçekleştirilen bedensel ağırlığın altında kalmamak için yana çekildi... Yanıt geldi.. Bunlar unutulmalıydı. günahkarlar affedilmeliydi. onun hedefe ateş etmesi gerektiği dışında bir amacı veya bilgisi yoktu. günahsızlar günahkar gösterilmeliydi.

Onla birlikte kıvırmaya başladı. Hiçbirinin içinde değildi. Dansözün sesi tipi ve bakışları gibi etkileyici ve ikna ediciydi. şimdi düşüncelerine devam etmeliydi. Şimdiye kadar algılamış olduğu yerler kare kare önünde belirdi. izleyenlere fark ettirmeden elinde oluşan boş kadehe kustu kıvırtmasına ara vermeden onlara ikram etti. Dikkat çekiciydi... Üzerinde onun giysisinin aynısının oluştuğunu gördü. çekiciydi. Az önce kendisine ikram edilip midesine aktardığı sıvıyı. . müziğe uygun sözler ağzından çıkıyordu. Ya biri duyarsa?..farklılaşmış haliyle geri dönerdi. bu akis sahibine –bazen. Bir ses. gördüklerine. açıktı. etrafı bulandıran sapıcılardır.’ Cezası düşüktü...ölüm meydana getirmekti. Bu güzelliği duyduğu ses bozmuştu. Benliğini Dansöz esir almıştı. Onlarında kendisine benzemesi gerekiyordu.. Unut gördüklerini!. enfesti. kadehi aldı. Dansözün giydiği kıyafetler. Bakışlardan verilen sinyal buydu. Ber. Her şey çok güzel gidiyordu.. Ber.. Onlara bakmamalıydı. Uygundu. Onun söylediği şarkıları tekrarlıyordu. Ama bu kadar gerçek rüyalar görmemişti. Arada. duyumsadıklarına inanamıyordu.. Ber. Bunlardan birinin daha olması normaldi.. Ufukta kendisini başlangıcından beri izleyen içinde binlerce gözler barındıran bir çift göz düşünceye serbestlik tanımıştı. çalınan müzik. Ülkede kamyon ve otomobil kazaları çok olurdu... Deniz ufkunda bulunan bir çift gözün ve içinde barındırdığı binlerce gözlerin bakışları hiddet doluydu. ikramını engelledi. Düşünmek suç değildi.. sesli düşüncelerinde yoğunlaşmasını devam ettirmesini engelledi biran.. Batı ve doğu müziği karışımı oyun havalarıyla hafiften kıvırıyordu. ‘Yerin kulağı vardır. Onların gözleri. Kendisi gibi dansöz olmayan az sayıda kızlı.. Dansöz güzeldi. "Gördüklerin yanılsamaydı. diye düşündü. Düşünceni seslendirmen. gittikçe dansözün şekline bürünmekte olduğunu duyumsuyordu Bir süre sonra kendisi de gördüğü dansöz gibi bir dansözdü.. Onlardan etkilenmemeliydi. erkekli insanları gördü. Düşüncen seninle ölüme kadar gidecekse "sorun yok!" diyordu. Çevresine bakındı. Sıvıyı bir dikişte bitirdi. Ayrık gözlerin kendisinde odaklanmasını sağlayarak kıvırmaya başladı. Diline sahip olmalıydı. Rüya görüyorum galiba.." diyordu. Đyi günahlarda yüzmeye başladı. Bu gidiş ve gelişler yeni düşüncelerin oluşmasını sağlardı.. Birden kare alanların önünde uzun ve geniş bedeniyle bir dansöz belirdi.. Toplumda infial meydana getirmeyecek türdendi." Daha bir çok sözler sarf ediyordu. Paylaşılmayan düşünce yok hükmündeydi. Đyi günah işlemek zevkliydi ve iyi kişiliği rahatsız edici değildi.. Toplumun bütünlükçü estetik yapısını bozuyordu.. Sessiz düşünmeliydi. sesli düşünmeye karar verdi. Onların gözleri hipnotizma etme gücüne sahipti. Kötü yasaklara karşı duruş. müziğin ritmine uygun bedensel kıvırmalar ve kıvrımlar dışında anlık yaşamda hiçbir şey kalmamıştı.. Ber’in tamamıyla dikkatini çekerek. -hatta kimsenin bulunmadığı bir yerde bile olsa.yasaktı. Bunlar ayrık insanlardı..... Minyatür alanları kuşbakışı izleyebiliyordu.’ deyişini onlar herkesten daha çok biliyorlardı... Bedenini kıvır kıvır döndürürken elinde bulunan içi değişik bir sıvıyla dolu kadehi Ber'e ikram etti. Sesli düşünme akis yapar.. Đçsel yorumlamalara girdi. Ama.. Ber etkilenmişti. Kader böyle imiş dedirtecek çeşittendi. Ber... bakışlarıyla avını donduran bir yılanın gözleriydi. iyi günahkarlıktı. duyduklarına.. Şimdi hayat çok daha güzel görünüyordu.. "Komplo teorilerinin üreticileri.

Büyük Dansöz’ ün bağrından binlerce dansöz türedi. "Sorun ne?.." "Sorunun ne olduğunu." diyordu. zamanla yerini alan ‘Sibirya soğuğu’ telefon diyaloglarından da anlaşılabiliyordu. işçilerin aylıklarından kesilen aidatların *** . Ana kaynağı. Çivi çiviyi sökmüştü. 23 Hava işçi sendika üyesi işçinin kendisini tahrik edici sözlerine yanıt vermedi. Yoksa. Ber... küçük çantada bulunan binlerce kablo. bağırarak yere düşmesine.. daktilo tuşuna benzer düğmelere basıyordu. Çünkü. bir kısmı bayan bir kısmı da üçüncü cinse aitti. Med. Ber.. Bu kez Ber'in üzerinde etkinlik sağlayan Med olmuştu. Dansözler mağdur edilmemeliydi. Ber.. buna rağmen nasıl görüşemediğini de sormuştu. Gelen işçi başkanları Soys'un genelde sendikada olduğunu. ayılmıştı. Sendika işçilerinden bir temsilci şu an yanımda bulunuyor ve konuştuklarımıza tanıklık yapacak. Nereye baksa onlardan birini görüyordu. rüyasından.. "Erkeğe dansöz kıyafeti yakışmaz." "O halde." Sendika başkanı yanıtlamadı. Bunların bir kısmı erkek. Dansöz görüntüsünden önceki kişiliğini kazanmıştı. gördüğü rüyaların sersemliği içindeydi. Kaybolmayan deniz ufkunda bakan bir çift gözdü. kendisinden söz etmeden farklı bir isim uydurarak Soys’la telefon bağlantısı gerçekleştirmesi talimatını verdi. sonra kül olmasına neden oluyordu.. "Neden kaçıyorsun?. Ad kenti Hava Enerjisi Đşçi Sendikası telefonuna çıkan kadın sekretere. "Bana birçok kez bağlanmayan telefon ‘ĐsteAl’ takma ismini veren sekreterime bağlandı." "Senden duymak istiyorum!" "Benden duyacağın bir şey kalmadı. Tümü kaybolmuştu.. diğer uçlarıyla.Bu Med'in sesiydi ve ilk kez onun sesini duymaktan nefret ediyordu... Sekreteri Secret'e sendikayı aramasını. aylardır duymaya hasret kaldığı sesi duyabiliyordu. benden iyi biliyorsun!." diyerek telefonlarına çıkmamasının hesabını soruyordu. Med. "Kadın ise. daha sonra uykusundan ayrılmasına neden oldu Ber’in. Gözden kaybolan Büyük Dansöz aniden ortaya çıktı. Ama suskun kalmakta.. kendisini başkanın kız arkadaşı ĐsteAl olduğunu belirten Secret. dansözlerin her birini ayrı ayrı tutmaya başladı. Resmi mesleği Dansöz olarak tescil edilmemiş suni dansözlere karşı dikkatli ol!" Med. onun kendisi hakkında söylediklerini kabullenmek demekti. Soys ile Ber arasında ilk aylarda oluşan sıcaklığın.. Ben sendikanın avukatı değil miyim?. Eliyle yerel imalatlı kahve sundu. Bazı sesler. Soys'un sesini duyar duymaz Ber'e aktardı.. bu dansözlerin özel kıyafetiydi ve kıvırmak sadece onlarda estetikti.. Neden?... Kablolar sanki doğuruyordu.. "Dansözlere dikkatini çok verme. Artık ne olacaksa olsun hallerindeydi. koltuğun altında barındırdığı küçük bir çantayı açtı. Duş almalıydı." diye uyardı.. dansöz olduğunu açıkça belirtmeden bu kıyafeti giymemeli ve kıvırmamalıydı. Đçinden çıkardığı sayısız çoklukta kablolardan dansözlerin üzerine savurdu. Belirli bir süre sonra dansözlerden eser kalmamıştı. rahatsız oldun?. Senin işverenlerle birlikte hareket ederek sendika işçilerini sattığına dair duyduğum dedikoduları seni uyarmak için anlamında sana anlatmamdan mı.. Aslında verebileceği uygun bir yanıtta bulamamıştı. Med. Her basışı bir dansözün ve bazen yüzlercesinin inleyerek. Ber. Bazıları ise doğallıklarında olmadığı halde yek diğerinin cinsel kimliğini taklit ediyordu. Saatin zili.. uygun olmayan zamanlarda çıkardı. kulaklarını aç ve dinle.. şaraplarından içme!.. Tuvalete gitmeliydi. Meslekleri ellerinden alınarak. bu söze daha fazla dayanamadı.. Ber’in üzerine okyanustan getirttiği soğuk suyu döktü...

Peki şu an rüya görüyor olabilir miydi?... Deli bir avukatın avukatlık ruhsatı da iptal edilirdi. olumsuz da olsa kesin yanıt almıştı. Sap gölü çevresinde bulunan ormanda silahla öldürülmüş halde ayrı yerlerde bulunan üç cesetten söz ediyordu. Farklı şeylerle ilgilenmek iyi bir dinlence sağlıyordu. Geçen gece gördüğü rüya içeriğinde bulunanlardan bir kaçıydı. sinirlenmişti.. Küçük televizyonu açtı. Şah damarına basılmıştı. kapattı bilgisayarı... Bir kitapta okumuştu.. Onlar araştırılsın.. Bir çok sorular yönlendirilecekti kendisine." Soys.. tanık istenecek. Yurttaşlık bilinci bunu gerektiriyordu. "Yanımda olan işçi temsilcisine gerekli anlatımlarda bulunacağım. Güvenlik Merkez Birimini bizzat arayacak ve Rutbin'in.. kendi isminin tanıdık olmayan biri tarafından sesli okunmasından memnunluk duymayabilirdi... Seni duymak ve görmek istemiyorum!. Deli bir avukata kim iş verirdi... Yıllarca kırsalda Đllegal-ABCD örgütü militanlarına karşı mücadele eden ve sonra bu mücadelenin yanlış olduğunu belirterek görevinden istifa eden Rutbin ve iki arkadaşına ait olan cesetlerin kimler tarafından ve niçin öldürüldükleri araştırılmaktaydı. Çünkü özellikle bazı arkadaşlarından korkuyordu. özür dilerim. iddianın hayali olduğu. "Ne yaparsan. . aradığı yeri doğruluyordu. telefonda süregelen sesine yansıtmamaya çalışan Ber. Rutbin'in eşi. Birden kendine geldi. bir damla kanın oluşması için gereken gıdaları ve beden içinde oluşan uğraşları. Bana ödenen aylıklardan yarısını benden avanta olarak koparma isteğini ret etmemden mi rahatsız oldun?. "Bilirkişi olduğunu belirten Birbilen isimli bir bey arıyor. Solkol'un mağazasından aldığı bilgisayarda yarım kalan yazısına devam edecek enerjisi kalmamıştı Ber’in. yanında bulunan işçi temsilcisine. Yetkili ağız. onun rüya gördüğü geceye denk düşüyordu. Aldığı numaraları tuşladı. Yüksek ateşini düşürmeliydi. belge istenecekti.." diyerek kendisini sorguladı. Bilinmeyen numaralardan Büyük Kent Güvenlik Merkez Biriminin telefon numarasını aldı. Bazı duyumları olmasına rağmen bu kadarını tahmin etmediğini belirten işçi temsilcisi. sabahtan kalmaydı ve sık sık ısıtılmaktan bulanık bir renk almıştı.. inanıyorum. Parmağının ucundan akan kanı çekmeceden çıkardığı peçeteye sildi. Çalan telefonu bağlayan Secret. "Ben ne yapıyorum?. En uygun kararı. Parmağına toplu iğne batırdı. Ulusal Televizyon kanalı flaş haber sunuyordu. Bu doğrultuda yetkili bir ağıza mikrofon uzatılmış.birçoğunu şahsi harcamalarında kullanıp. Bir damla kan da aslında çok önemliydi. kendisinin aydınlatacağını belirterek Ber'in ofisinden ayrıldı.." Soys. Daha sonra devam etmek üzere yazıyı kaydedip. ayırt etmek için parmağını kanatmıştı.. "Beyefendi! Numaraları yanlış tuşlamışım.. Çay. Telefonun ahizesini kaptı. kendisine. Bir damla kanı gözünde büyüdü. Lanet olsun!. telefondaki konuşmalardan aldığı negatif enerjinin de etkisiyle tüm ayrıntılarıyla Soys'un bazı kirli çamaşırlarını ortaya döktü. "kocamın ve arkadaşlarımın ölümünü gerçekleştirenler önceden bulunduğu gruptaki bir kaç kişidir.. yap! Elinden geleni ardına koma!" diyerek telefonu kapattı." diyerek telefonu kapadı. Sıcak bir çay kendisine iyi gelecekti. Ber.. Đkiyüz.... Televizyon kanalı görevlileriyle Rutbin’in eşi arasında gerçekleştirilmiş bulunan telefon görüşmesi de yayınlanmıştı. Secret'den rica etti. Rüya ile gerçek birbirinin içine girmişti. sağduyulu işçiler yakında seni ve yönetimini azledecektir. Rutbin’in eşinin beyanlarına karşı açıklama isteniyordu. yüzünü ve saçlarını ıslattı.." Yüzüne de yansıyan sinirden kaynaklı kırmızılığı. Artık sendikanın avukatı değilsin!.. Diğer işçileri de. Lavaboya giderek elini... sahte faturalarla gider gelir denkleştirmesi yaptığını söylememden mi rahatsız oldun?.. Cinayet gecesi. Birikmelerini salma zamanıydı. zaman ve kişiler yabancısı değildi. telefonu kapatmakla yerine getirmişti." diyerek arayan hakkında ön bilgi verdi." demişti özetle. "Senle hiçbir bağlantım kalmadı artık. Telefondaki yanıt.. Rüyamda gördüm demesi onun Ruh ve Beyin Tedavi Merkezine gönderilmesi sonucunu doğuracaktı. Televizyonun verdiği haber içeriğinde geçen yer. Ber'in düşüncelerinin hızlı deviniminden dolayı beyni ısınmış ve bu sıcaklığı tüm bedenine vermişti. Secret'i bu işe karıştırmamalıydı. Ber’in kendisini aydınlatmasından dolayı teşekkürlerini sundu. Đkiyüz isimli arkadaşı tarafından iki mermiyle öldürüldüğünü ihbar edecekti. Belki de Rutbin'in akıbetine uğrardı. cinayetin teröristler tarafından işlenmiş olabileceğini belirtiyordu.

Ad kentinde kullanılan bir deyimdi. Bu kez..." Birbilen'in ifadeleri tutarsızdı.. "Bilmem. Bunların verdiği rapor aynı yönde karara yansırdı. "Borçlunun senette bulunan imzalarıyla. "Geçen bizleri.. Hatta borçlunun imza itirazı üzerine müşterime imzayı senin yanında mı atmıştı... olasılıklarını hatırlattım. sıkılgan ve yılgınlığını duyumsatan hitapta bulundu. ev alanlara hatta iyi bir sonuç alanlara karşı kullanılan ve yemeğe......." dedi Ber.." "Ama." " .." Ber’in bu sözleri karşısında Birbilen katıla katıla güldü.. "Ber bey. Birbilen olarak kendisini tanıtan kişiyle "Nasılsınız?. Böyle bir sahteciliği yapabilecek nitelikte biri değil. Bir zamanlar Maf'ın avukatlığını da yapmıştınız.." diyerek hayretini belli etti.. Şimdiki teknikle bu bile tespit edilebilir diye biliyorum.. Ber. diye kuşkuya düştüm. Karşılık. benimde içinde bulunduğum Đnceleme grubuna geldi.. En son telefon bağlantısının kopmuş olabileceğini düşünerek.. Bunu biliyorsun!... "Maf." Ber. kuşku dolu bir sesle. yargı başkanı." dedi. Bir şeyler anlatmak istiyordu... kıyaslamaya örnek teşkil edecek duruşma’da alınan imza örnekleri.. Ber.. farklı biriyle mi konuşuyorum. bunu halledecek..Belge..." Birbilen.... bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hem alacağı alamayacağını hem de Anti-Hafif Yargı Grubunda sahte belge düzenlemekten üç yıl ceza alabileceğini belirttiğinde. nasıl olur?. Dediğim gibi. "Alo!. "Ya!.. "Buyurun sizi dinliyorum.... gerekeni yapacağını...." diye seslendi. Ber'de bu tür itirazlar üzerine alacaklı müşterilerini Maf'a göndererek yararlı raporlar alınmasını bir kaç kez sağlamıştı. sen rahatına bak!" demişti müşterisi. diğer örnek imzalarına göre kuyruğu biraz eğri duruyor gibi. sizin müşterinizin hem alacağından olacağı hem de AntiHafif Mahkemede sahte imzalı senedi düzenleyip. bizler Sodgom ülkesinin imza incelemesi konusunda en yetkin uzmanları olarak buna rağmen sizle görüşmeyi borçlu tarafla görüşmeye tercih ettik.-dolar değerindeki senede borçlunun imza itirazı üzerine. için yargı başkanı. önceden başkasına imzalattırıp sana vermiş olabilir. alacağı için senet alamadığından sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını belirtmişti. O da. senet ve çeklerin içeriğindeki yazı ve imzaların ilgilileri tarafından yargı gruplarında itiraz edilmesi halinde. "Yazı ve Đmza Đnceleme Grubunu" sonradan iş sahibinden fazlasıyla tahsil edeceği parayla satın alarak imza ve yazıların borçluya ait olduğuna dair rapor aldırtmıştı.... sahte olduğu yönünde dava açmıştı..... imzanın kuyruğunu bilinçli veya bilinçsiz eğri atmış olamaz mı?.." "Siz..... "Aslında senetteki imza borçlunun imzasına bazı yönleriyle benziyor gibi...... Bu suskunluk bir süre devam etti. Ama." dedi. Duyuyorum.. bir hafta .." kavramını düşündü. Đçselinde." "..... Maf. Maf'ın avukatlığını yaptığı dönemde onun kanalıyla gelen bir kişinin alacağının tahsili için icra takibi yaptığında dosya borçlusunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığı. telefonu açan ana konuya giriş yaptı.. Genelde yeni bir araba.." "Doğrudur. vekili aracılığıyla icraya koymaktan dolayı üç yıl ceza alacağını anlatmama bilmiyorum gerek var mı?.. kendisinin gözleri önünde bizzat borçlunun imza attığını yeminle belirtmişti bana." dedikten sonra suskunluk sürecine girdi. Şansına. Borçlunun... borçlunun tanıdığı ve önceki dönem Halkın Temsilcileri Grubunda görev yapan ve şimdi Absürd Yerel Televizyon sahibi olarak faaliyette bulunan KomĐmza bey... BirBilen Bey!. Alo!. yazı ve imzaların incelenmesi için bize göndermişti.. alaycı bir üslupla. Đtirazı müşterisi olan alacaklıya bildirdiğinde bu itirazın doğru olduğunu ama alacağının gerçek olduğunu.!?.... Bu kez kuyruk eğriliğini düzeltmeden olumlu rapor veremez misiniz?.!?. ‘Yazı ve Đnceleme Gruba"na gönderirdi.. Kesilen gülme sonrası kendi cep telefon numarasını da verip.. içmeye bizi götür arzusunu içeren bir deyimdi. birbirini tutmuyor.. kime ve kimlere ait olduğunun incelemesi.. Gerçekten....." sözcükleri bu olasılığı saf dışı bırakmıştı... "Alo!... Birbilen anlatımına devam ediyordu. Bir an. bizlerinde gereğini önceden yapmamız gerektiği yönünde rica da bulundu. Niye sordunuz?. Dolayısıyla. "Ama.000... onun yarım kalan sözlerinin devamını bekledi. avukatlık mesleğinde yeni değilsiniz?..." Ber.... "Borçlu. imzalar kuyruk eğriliği dışında sanki benzerlik gösteriyor. "Kuyruğu eğri duruyor... Müşterimin maddi durumu bu alacağını alamamakla bayağı kötüleşti.. aradı. sizin alacaklı vekili olarak bulunduğunuz dosya dayanağı 50.. Ber.." gibi hal hatır sorma seanslarından sonra. "Müşterim SağMüş çok sağlam bir insan... yanlış mıyım?.. Birkaç gün içinde inceleyip karar vereceğiz.... içsel tahlildeyken...

Düşüncesi bile korkunçtu. Hatta üstüne üstlük Üç yılda Tut-Bırakma Kursevinde yatacaktı müşterisi. Hukuk Bilgisi yetersizliğine sahip olanlar bu eksikliklerini. Bu dosyadan elde edeceği Avukatlık komisyonunu düşündü. Hatta.. Gerçek bir hukukçu gibi davranmak istiyordu. Nefeslenen ziyaretçilerden Mıha. kalemlerdeki görevlilerle muhatap olmanın verdiği stres. Ama gelen kişiler bu kategoriye girmiyorlardı.. Gerçi. Ruhsal.. Bunda hukuksal konularda bilimsel görüşler sunmuş uzmanların da payı vardı. Parmaklarıyla şakaklarını ovaladı. Ber. çat kapı içeri girmişti. "Selamlar!" Gözlerini selam verene dikti.. Başka çaresi yoktu.. Đsimlerini duyan Ber. Gelenler koltuklara kuruldular." tekliflerini ise. Onun arkasında tokalaşma sırasını bekleyen iki kişiden biri tanıdığı çıkmıştı. "Hukukun taksiti olmaz.. Müşterisi de alacağından olacaktı. Borçlu gözlerinin önünde senedi doldurmuş ve imzalamıştı. belirterek telefonu kapadı. onların telefonla randevu alan kişiler olduğunu anlamıştı. Aldığı özel konulu davalarla ilgili yaptığı araştırmaları sonucunda bulduğu hukuksal dayanaklardan dolayı. gelenin öncelikle sekreterden izin almasıydı. çam yarması. Müşteriyle. duygusal zekalarının iyi olmasıyla mı tamamlıyordu?. Yasa maddesinden anlaşılan anlamı yüzlerce sayfalara yayarak açıklayan yasa yorumcuları. hukuki bilgisi yeterli olsun olmasın en güçlüyü temsil eden avukatlar her nasılsa başarı sağlayabiliyorlardı... borçluyla BirBilen gibilerle. tokalaşmak için elini uzatan uzun boylu. üzeri örtülü ve soyut konularda ise kısa cümlelerle geçiştirmişlerdi kitaplarında. .. Sekreter. kazanacağına kesin gözüyle baktıklarından bazılarının olumlu sonuçlanmaması. Sabahtan beri yaşadıkları kafasını ağrıtmıştı.. Bu nedenle kendisine hukuk kitapları pazarlamaya gelen satıcılara "Hukuk kitabı almak istemiyorum. tamamlıyorlardı. Uzatılan eli boş çevirmek olmazdı. Büyük davalarda taraflardan biri veya her ikisi güçlü ise.... icrayla.. müşterisinin de onlara ödeyebilecek çoklukta parası yoktu ve o da hukuka uygun davranılması taraftarıydı. Belki de bilgi yeterli olmuyordu.bekleyebileceğini bu süre içinde. Đmza ve Yazı Đnceleme Grubu. gelenin kim olduğunu kendisine bildirir. içseli dışsalında yansı-ma buluyordu.. Mesleğine ilk başladığında girmiş olduğu kirli ilişkilerden uzak duracağına kendi kendisine söz vermişti. Kendisine iyi geliyordu. pazarlamacı olamazlardı. kabulü olduğunda içeri alınırdı. Dava ve takip dosyalarının sonucu ne olacak kaygısı. Mıha ile tanışık olduğunu onla sarılarak somutlaştırdı. LeftKol'du. Pazarlamacılar ise genelde olumsuz yanıta karşı derhal büroyu terk eden özellikte olmuyordu. BirBilen'in deyimiyle kuyruğun eğriliğini düzeltmeme nedeniyle ve borçlunun bu tür işlerde komisyon alarak aracılık yapan KomĐmza kanalı ile kuyruk eğriliğini kendi yararına düzelttirirse?.. "Taksit yapalım. Kurala uymayan kişiler genelde samimi olduğu insanlardı Samimi tanıdıklarının bu kuralı çiğnemeye belki hakları vardı. “Kuyruk eğriliği” kavramını iyice düşünüp kendisini arayabileceğini. Đmza incelemesi raporu borçlunun yararına düzenlenirse büyük bir gelirden olacaktı.." deyişini anımsadı. endişe içindeydi." diyordu. düşünsel gerginliği esnasında bedeninin de buna uyumlu davranışları nedeniyle... Düşüncelerini bir selam bozdu. beyaz gömlekli bu şahsı ilk kez görüyordu. Aksi halde. cam parlaklığında gözlere sahip takım kıyafetli.. BirBilen’in ancak bir oy kullanma hakkı vardı. Bekleyecekti. Gece gördüğü rüyaların ağırlığı da bunda hatırı sayılır etkinlikteydi. Diğerinin ise LeftSağKol'du." esprisiyle reddediyordu. Olan hukuk bilgileri ancak normal şartlar altında para ediyordu. Büroda avukatla görüşme usulü.. ???!!!. Belki de. Haklı olduğunu biliyordu. bir zamanlar Tar kanalı ile birlikte ön soruşturma geçirmiş bulunan Mıha idi. Tanımadığı birileri. Bu. Yargıyla. "Avukatların ömrü kısa olur. Büyük para alacaktı ve son aylarda oluşan parasal sıkıntılarından geçicide olsa kurtulacak en azından altı aylık geçimini sağlayabilecekti. Bıyıkları dudaklarına sarkık olanın ismi. "Hoş geldiniz!" dedi. bıyıkları dudaklarına sarkık. diğer iki kişiyi tanıttı. Çok sayıda bireyden oluşan Đmza ve Yazı Đnceleme Grubunda bulunanların tümü BirBilen gibi düşünmüyor olabilirdi.

Çağdaş demokrasi anlayışının. "Fakat. Halk yoksulluk içinde. Ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan biridir. LeftKol. Zaman kazanmak istiyordu. Bir düşman daha kazanmanın kendisine yararı olmayacaktı. Đlk sıralardan Halk Temsilcisi adayı olarak seçime girebilmem için ön seçimde delegelerin desteğine gereksinimim var. 'hamili kart yakinimdir. yalvarışlı konuma sokarak devam etti." demek istemedi. Ber. onla birlikte hareket etmezdim. Sözlerine kaldığı yerden devam ederek.. zorlamalı öksürükle boğazını temizledi.. yalnızlaşır. ziyaretçilerin tümü oy birliğiyle kabul etti. "Biliyorsunuz ben delege değilim.. Bu eylem. insan haklarını teminat altına alacak yasa maddelerinin çıkarılması. Aşırı tepki ilkellikti. kendisine daha fazla acı çektirmedi. bazen de bazı medya gruplarının şantajlarıyla veya politik destek sunmaları karşılığında gerçekleşmekte." Ber'i süzerek söylemlerinin onun üzerinde bıraktığı etkiyi yakalamaya çalıştı. gerekli nezaketi gösterdi. sessiz kaldı. Cam gözlerini daha da parlatarak.. tüm yanlışlarla mücadele için Legal XYZ Partisinden Halk Temsilcisi aday adayı oldum. Geliş amaçlarının ne olduğu konusuna bir türlü gelmiyordu. ana konuların açılımını sağlayan iksirdi. çağdaş hukuk ilkelerinin yerleşmesi.. Olumlu veya olumsuz bir tepki rengini alamadı. Đhracat. "Dediğim gibi sizin de Đl yönetimine üye olarak bulunduğunuz Legal-XYZ Partisinden aday adayıyım. Aradaki uçurum akıl almaz boyutta... Kahve teklifini. kendisinden ne tür bir istekte bulunacağını merakla bekliyordu. Aksi halde treni kaçırmış olur. Politikayla da uğraşıyordu. yapacağı konuşmanın uzun ve soluksuz geçeceği izlenimi uyandırdı Ber'de." dedi. LeftKol. resmi kurumların alım satım işlerinde yapılan fatura yolsuzlukları.. olumlu olsun.LeftKol... Kahve içimi sonlandığında. Ses tonunu. Onlar zevk ve sefa içinde iken. geliş amacımızı merak ediyorsunuzdur?. Bunlar bilinen gerçekler.. Ber'e göz kırparak. çocuğuna mama alamayan. ne de adını duymuştu. LeftKol'u partinin hiçbir çalışmasında ne görmüş. kendisine güvenen otuz delegeyi etkilemesi karşısında menfaat teklif ettiğini anlamıştı. Tar'a ve bana nasıl güveniyorsan ona da güvenebilirsin. LeftKol.. LeftKol. ön seçimler yaklaşıyor. LeftKol hakkında gerekli araştırmayı yapmalıydı. Ortam karışıktı. Ber. Güncel esprilerle bu sıcaklığı sağlamaya çalışıyordu. "herhalde." Ber'in bu gelişmeden haberi olmamıştı." dedi. Belki de haberiniz olmuştur. sadece LeftKol.. olumsuz olsun sonucu bana birkaç gün içinde bildirebilir misiniz?. sen beni tanırsın. "Arkadaşlarla bu konuyu değerlendireceğiz. bu tür durumlarda kahve ikramının iyi olacağı tecrübesini edinmişti. Eksiğimiz var çoğunluk elde edebilmem için sizinde desteğinize ihtiyacım var. Halkın Temsilcileri bunları gerektiği şekilde ifade etmiyor.. "Ber." LeftKol'un. "Parti delegelerinden bazılarıyla dolaylı veya doğrudan görüşme sağladık. önümde daha epey uzun bir yol var. Binlerce soygun yollarını burada açıklamaya ne zamanımız var. "Çok fazla bir zamanımız kalmadı. izleyen bakışlardan huylanarak fark etmiş olabilirdi... LeftKol. Bu soygun bazen. kendisiyle telefonda konuşmuş. evine ekmek götüremeyen insanları düşünün." diyerek başlangıç yaptı." "Onların tercihlerini etkilemek istemem!.. Demokrat bir insanın seçilmesinin ülkeye yararı olurdu. teşvikli yatırım.. ne de gerek var." dedi. Seçildiğim takdirde. halktan toplanıp Devletin kasasında biriken paraları üç dört çapulcu hırsızlamakta.. Arada birbirlerini kaçamak bakışlarla izliyorlardı. Mıha'nın konuşması gerektiğini işaret ediyordu." Ber. Bunun her nasılsa farkına varan LeftKol bıyığında kalan kahveyi diliyle yalayarak sildi.. "Halkın. Ber’in düşüncelerini algılamış gibiydi. durumdan ve durumlarından memnun. "Đstirham etsem. Paraya . "Hayırlı olsun!" diyerek. ülkenin durumunu okumuş biri olarak sizde görüyorsunuz. Kahve. ihale." "Neden olmasın!" Ortam. Ancak Mıha'nın geleceğinden haberdar değildi. işsizlik had safhada. "Sizi kıramayacak yaklaşık yirmibeş-otuz delege olduğunu biliyoruz. "LeftKol'a güvenmeseydim. biraz önce kahve içtiğinin kanıtını üzerinde taşıyordu. "Teşekkür ediyorum." diyerek. Belki de söyledikleriyle benzeşen kişiliği vardı." dedi.. politik söylem kullanmalıydı. Bence birey bir oluşumda önceden yerini almalıdır." dedi. Lekeyi. "Umarım. önemli bir hususta görüşmek için randevu talebinde bulunmuştu." yazılı kartvizitlerinizi her zaman bekliyor olacağım." "Sizin arzularınız benim ve arkadaşlarım için emirdir.. samimi bir ortamı derhal oluşturma çabasındaydı.. karşılık verdi. Hatta bazıları çarkın içinde.

Her iki koldanda meclis içinde bir çift göze bir çift kulağa sahip olacaktı. "Kırsal alanlara telefon ağları daha kurulmadı. Ortamın gerginleşmesini engellemek için espri olarak algıladıklarını. dolayısıyla kendisine karşı duruştu. LeftKol’u sordu. Ber. Delegeleri satın almaya niyetliler. Baba Maf'ın sol kolu şimdi o!. Hatta tüm duyuları mecliste olacaktı." adlı tiyatro oyununu izlemişti. Duyduğuma göre her iki partinin yapacağı Halk Temsilciliği adaylık ön seçiminde bunların adaylığının ilk sırada gerçek- leştirilmesi için bayağı para dökecekmiş. Her iki durumda da bağlantı kurabilecekti... bir çok kez Mıha ile karşılaşmıştı. Bu sesleniş bile söyleniş biçimiyle gerekli yanıtı veriyordu. herkes oyuncuları ayakta alkışlamış. Zaten bende bu hafta içinde duymuştum... Ber." hayıflanmasında bulundu.. Đkisinden biri iktidar olacaktı... Legal Y Partisinin ve diğer küçük partilerin barajı aşıp aşamayacağı dahi şüpheliydi. kulağı en geniş deliklilerden biri olduğunu bildiği Solkol'u. onlara katılmadı.. sağ ve sol çevrede etkinliğini hissettirebilecekti. Đki taraftan da korunabilecekti. Başkaları gibi çıkar amacı yok!.. güç katacaktı. * ** . "Senin haberin olduğunu sanıyordum.. benden boşalan makama geçti. Yerini daha bir sağlamlaştıracaktı. Seçmenler bu kadar umarsız. Ber. Erken seçimin sonucu şimdiden belli gibiydi. sağ kolu RightKolu sağcı kimliğindeki Legal X Partisi’nden. Beğenmediği bir oyunu ve oyuncularını alkışlaması ise bu yargısına. Maf." isimli balık restoranında buluşacaklardı. "Hoşuna gitmeyen... Oyun bitiminde. Maf. Solkol'dan sürpriz bir yanıt aldı. "LeftKol. kendisini tanımaya. Sağdan veya soldan iktidar olunması kendisi için önemli olmayacaktı. kendisine yabancılaşmanın aksine. Bireysel kimliğini sosyal psikoloji havuzunda eritmeyecekti." Ber." diye seslendi. duyarsız ve benliksiz olabilir miydi?.. RightKolu ise. elini yüzünü yıkadı ve saçını düzeltti. sol kolu LeftKol’u ise solcu kimliğindeki Legal XYZ Partisi’nden Halk temsilcisi seçtirerek alanını genişletebilecek.. " Geçmişte bir an oluşup kaybolan samimiyeti tazeleme anlamında.. O aşamada. kahkahalarıyla yansıttılar ziyaretçiler. Legal XYZ partisi ile Legal X Partisinin şansı eşitti. "Ha! sahi. tıpkı emekçinin emeğine yabancılaşması gibi bir şeydi bu. Đdealist amaçla hareket etmektedir. Uygun yanıtı verdi... Onların çıkmasından sonra Ad kentinde... Onu çok özledim." Bireysellik buradan başlıyordu. Đlk kez Tar'ı kendisine soruyordu." Yanıt sertti. Az sonra Markız'la yeni açılan "Burada Hesap Pahalıdır. "Mıha!. Geçen haftanın bir akşamında kültür sitesinin salonunda sahneye konulan. Yakın zamanda almış olduğu kararı uygulamıştı.. oyuncuların oyunculuğunu beğenmemişti. kendi yerini daha sağlama almak için LeftKol'u.Gücüne. en önde ve sanatçılarla göz göze olmasına rağmen ayağa kalkmadığı gibi ellerini birbirine vurur gibi de yapmamıştı. Lavaboya yöneldi. Akıllıcaydı. Tar'dan haber alabiliyor musun?." Maf. Ber. Çünkü.. telefonla arayarak. "Allı gelin tırtırlı gelin. Azda olsa yumuşayan ortamı gerginleştiriciydi. Ortama uymak için içselden kaynaklanmayan tepkilerde bulunmak bireyin kendisine yabancılaşmasıydı. benimsemediği hiçbir olguya ayıp olmasın düşüncesi ile katılmayacaktı. Legal-X Partisinden Halk Temsilcisi olması için destekliyor. Legal-XYZ partisinden. yorumlamaya benliğini kazanmaya çalışıyordu. Ziyaretçiler yanaklarını kırk yıllık ahbaplarmış gibi Ber’inkiyle karşılıklı dokundurdular.. oyunu. Bu mümkün olmadığında her iki partinin ortak iktidarı söz konusu olacaktı.doymuş biri. "Neden bu konuda daha önce bana gerekli bilgiyi vermedin. Bir kaç olasılık tartışılıyordu. bu yönüyle de geleceği merak ediyordu. Zoraki tebessümlerle ayrıldılar. Her iki şahısta politikayla fiilen uğraşmamış olmalarına ve ne oldukları belli olmalarına rağmen sağduyulu halk tarafından seçilecek miydi?." diyerek Tar'ı sordu.

üye sayısının artırımı için yapılması gereken uğraşlar. her oturumda olduğu gibi yine tartışmalı. inkar eden. düşüncelerini." Diğeri. "Sürekli seminerler. Delegelerin.. onun da mutlaka değerli görüşleri vardır." demişlerdi. müziğinin. dillerinin gelişiminin ve uluslararası hukukta da yer alan kendi geleceğini tayin etme hakkını engelleyen. Beyninin içindeki yoğunluğu az da olsa hafifletmeliydi. şablon öneri ve açıklamalarla ve her kafadan çıkan seslerle bu şekilde bir süre devam etti. Aday seçilmeyenlerinde adaylığı belki de başka bahara kalmıştı. devamla. Partinin tanıtımı. Bulunanların dikkatini çektiği kanısına vardıktan sonra... halkın sokakta. kendimizi her alanda gösterelim. Ber. Bir kısmı ise. eylem geliştirelim. bu anlamda ne gerekiyorsa yapalım. onla yüz yüze görüştüklerini ve anlatımının kendilerine güven verdiğini belirtmiş- lerdi.. devamla. doğru da olsa eleştirelim. bir karara varamamışlardı. Hukukçumuzu da dinleyelim. Tartışmanın bu yönüyle alevlenmesini engelleme amaçlı ani çıkışıyla. bunun verdiği rahatsızlıkla toplantıya gelmişti. basın toplantıları düzenleyelim. Karalama kampanyası başlatalım. geçen hafta. "Sadece bu değil.. Bu söz "Pekmez pekmez fark etmez. Đktidar partisiyle ve diğer muhalif partilerin söylemlerini. çekişmeli geçiyordu. Üç delege dışında oy birliği mevcuttu. 'Nüfus Sayımını Protesto etme Olayı. gerekli reaksiyonlar. Çünkü üç kişiden çok daha fazlası bu sözü vermişti. bir kısmı "Dıpsu pekmez. Yaklaşık bir saat sürmüştü.. Bu yöndeki düşüncelerini ifade etmenin yararsız olduğunu düşündü. Sonunda üyelerden biri. köstekleyen. bu nedenle nazlanmadı." dedi... Gelen ‘konuş’ teklifine." anlamına geliyordu. arkadaş da özür dilemişti. LeftKol'la görüşmesinden sonra.. Alınmış bir karar yokken böyle bir eylem başlatılmış ve ben sayıldığım halde yinede partinin suçlanması nedeniyle diğer yöneticiler gibi bende devletin avukatına ifade vermek zorunda ... Oy sayımı bir kaç kere yinelenmiş. Başkan dahil toplam on bir kişilik kurulda birkaçı hariç.. O veya diğeri aynıydı. bırakılsalar günlerce uzayacak kadar konuşma açlığındaydılar. Ama ifade edemezdi. Aslında vardı. konferanslar. Toplantı. kendini bilir." görüşünü iletmişti. her eylemi gerçekleştirelim hatta. tüm konuşulanlar güzeldi ve güzel konuşanlar. Ber.bir arkada-şında eyleme katılması sonucu basına ‘Legal XYZ Parti üyeleri Belediye Binasını taşladı!’ diye intikal etmişti. etkinlikler tartışılıyordu. Sonuçta dişe dokunur. Aksi halde beyni ağrıyacaktı. baskılara karşı tepki göstermek için her fırsatı değerlendirelim. ayda bir tekrarlanan yönetim kurulu toplantısı. Biri. arasında partimizden –O. Bu yapıda kendisi de kısır döngü araçlarından biriydi. yolların çamurlu bakımsız olmasını protesto amacıyla Yerel Yönetim Binasına yürüyen. sayımda hatanın olmadığı anlaşılmıştı. "Evet! Benim de bazı diyeceklerim olacak. açık alanda yaptığı düğünlere dahi sahiplenelim.. tanıdığı delegelerle bizzat veya telefonla görüşmüş ve "LeftKol'un ön seçimlerde listeye alınmaması. "Ber bey. Parti üyelerinin resmi olarak seçmiş oldukları delegeler Parti Tüzük ve Yönetmeliğine uygun olarak serbest iradeleriyle oy kullanmış başka aday adaylarla birlikte LeftKol’un da adaylığı kesinleştirilmişti. hatta taşlayan mahalle halkı. farketmez.. sokakların." dedi. Kanıtlayamazdı. Sonuçta. Ber'in sağduyusuna güvendiklerini ifade ederek ona oy vermeyeceklerine dair namusları ve şerefleri üzerine söz vermişlerdi. herhangi biri diğerine fark atmıyordu. Üzgündü. Rahatlamak istiyordu. Ber’i işaret ederek.. Bunun karşısında çıkarabileceği karşı yanıtı yoktu. "Halkımızın ve halkların kültürlerinin. güzelliklerin aksine davranıyorlardı. Verilecek yanıtı tahmin edebiliyordu." diyorlardı.' da bir başka örnek. Buna rağmen bir şeyler kusmak istiyordu. Kabul oyu veren delegelerin içinde namus sözü veren kişilerin de olduğu kesindi. "Burada alınmış bir karar olmaksızın partiye mal olabilecek davranış ve söylemlerden uzak durmak gerektiği kanısındayım.. eylemler. Çoğunluk ise. Ber. Ön seçim gerçekleşmiş ve Genel seçimlerde gösterilecek aday listesine Legal XYZ Partisinden LeftSol birinci sırada yerleştirilmişti.. "Halkın sıkıntılarına ortak ve sözcü olalım.. hiç konuşmadı.24 Legal XYZ Partisinin il binasında." Bir diğeri. Hiç kimse olumsuz konuşmuyordu.. asimilasyona uğratan sisteme." dedi Ber." "Bu bir hataydı. eylemlerini yanlış da olsa.. Örneğin. Başkan..

başkaca yerlerden gelebilecek talimatlarla hareket edilmesi yanlış diyorum.. yeniden oturdu. programımızda yazılanlar ile genel hukuk kuralları göz önüne alınarak bu çerçevede faaliyet gösterilmesi kanısın-dayım." dedi. yoksa yeni doğmuş çabuk büyümüş partimizin çöküşü yakındır demektir.Bırakma Kursevlerinde yatmış bir insanım. din. Nüfus sayımında sayıldığım halde sizleri yalnız bırakmamak. Bu partinin geleceğinin baltalanması ve sistem anlamında da meşruluğunu yitirmesi.. Kararlar özgür iradeyle ve çıkar gözetilmeksizin. Senin bazı davranış biçimlerinden dolayı bana pay çıkaranlar oluyor. son cümlelerden olayı algılamıştı.. insanlığın iyiliği-ne alınmalı. Başkan tekrar araya girdi. yetki ve sorumluluk ancak kararın çıkmasında payı olana ait olmalı.. avukat olarak yapabileceğim bir şey kalmamış anlamına gelmiyor mu? Yargılama da bitmişse.. Arada bize de iletmek istediği mesajlar olabilir. "Tartışmayı kapatalım da oylamaya geçelim artık. "Avukat Beyler korkuyorlar galiba.. Üyelerin bir kısmı Ber’in bu söylemine bir ara karşı çıkacakmış gibi atıldılarsa da tepkilerinin bir anlamda demokrasi kurallarının tartışılacağı alanı hedef alacağı ihtimali karşısında vazgeçtiler." "Bu görüştürme isteğim davası için değil. Ber.. Ber. Yani. Siyasi bir geçmişim var. Tartışılmayan. bu konuda da bilgini ilerlet!." diyerek tartışmayı bitirin sinyalini verdi.kaldım.. görüşler alınmıştır.. Ama lütfen kısa olsun. Ber. Bir de senin Bey ilçesi Tut-Bırakma Açık Kursevinde bulunan “Kay” la görüşmeni rica ediyorum. "O halde buyurun!. Herkese saygım var ve her kuruluş kendi alanında faaliyet göstermeli. yanlış anlaşılmamak için suçlamayı kabul ettim. Protestonun kaynağının.. kemikleşmiş kurallardan koparmıyorsun." dedi kızgın bir üslupla.. Başkan sert iradeye boyun eğdi.. "Ber.. benimsediğimiz Demokrasiyi partimiz içinde öncelikle biz uygulamalıyız.’ anlamında düşünme!. ‘Kay’ hakkında soru yöneltti Ber... bunu biliyorum. Bu. Bak! Sana ne diyeceğim.. benim otoritemi olumsuz etkiliyor. Neden kendini bazı yönlerden geliştirmiyorsun.. yapılacak bir takım etkinlikler için güvenlik biriminden izin alınması yönünde çoğunlukça alınan kararı deftere geçirttirdi ve son aylık toplantıda böylece bitmiş oldu." Başkan açık konuşmuyordu. Kısaca. işkence görmüş. bu kötü bir şey değil.." Yönetim kurulu üyelerinden biri. Ama bunun dışındaki inisiyatif ve eylemlerin parti üyeleri tarafından yapılması veya fiilen dayatılması... Yanlış anlaşılmasın!. Son üyenin de odayı terk etmesinin akabinde Başkan.. Avukat olarak görüşebilirsin.. halk tabanın-da endişe doğuracağından partimizin genelleşmesi ve gelişmesinin de önünü tıkamış oluruz.. "Korksaydım senin gibi devletin avukatının önünde kıvırmazdım. sözün sahibine yöneldi.. Dikkat çekmez. Başkanı anlamakta zorlanıyordu.." dedi. Önceki konuşmacı yine aynı pişkinlikle. Ber. Seninle." dedi Başkan.. sayımın bilimsel yapılmadığı dil. Şahsen ben tartışmadığım veya görüşümü sunma imkanı bulamadığım bir ortamda alınan karara uyma zorunluluğu da duymam.. "Onun siyasi bilgilerinden yararlanma imkanın olur. Bunu ‘minnet yapıyor. Ber. hükümlünün vereceği talimatları almak ve yaymak için görüşmesi isteniyordu. "Hangi suçtan tutuklu?" "O siyasi hükümlü! Davası sonuçlanmış. Bu da bir yönlendirici daha kazanılması anlamına geliyordu. Eylemler yapmayalım anlamında değildi." dedi sırıtarak. Başkan. Hemen ret tepkisini . "Lafını bilde konuş. Benim görüşmeme ender izin veriyorlar. Başkan. biliyorsun Tar’ın referansıyla seninle tanışmış ve yönetim kurulu üyesi olman için de genel merkeze ve delegelere baskıda bulunmuştum. gibi sosyal konuların da sorulması gerektiği hususlarını ifademde belirtmiştim. siyasi davaları sana yönlendirmeye başladık zaten. karara bağlanmayan konularda bir şekilde parti adına davranış sergilenmesi yanlış değil mi?.. Çünkü konu en azından tartışılmış.. ben yıllarca düşüncemden dolayı Güvenlikte sorgulanmış. Program ve tüzüğümüz var. "Benim demek istediğim. içselindeki birikmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da bir şekilde bazı tepkilerini sunarak rahatlamak istiyordu... "Ben sözlerimi daha bağlamamıştım!" diyerek karşı çıktı. "diyerek... o da tanışmak istiyor. seni etki altına almaya çalışıyorum. genel merkezimizin veya Đl yönetimi olarak bizlerin aldığı kararlara -ben çekince koysam bileuymak zorundayım. önündeki paketten bir sigara da Ber’e uzatarak yaktıktan sonra. Cezasını çekiyor." dedi.. Başkanın direktifine. Diğer konuları bir yana bırakarak. Ber’de diğerleri gibi toplantı salonundan ayrılacakken Başkan’ın kendisiyle özel konuşma isteği üzerine kalktığı koltuğa.. konuşmasını sonlandırdı." "Bu onun için. senin gibi yoktan bu partiye de gelmiş değilim. Tut.

"Hayır!.. cumartesi erkencisiydi. Duşunu aldı. Ber. tanıtımın dahi alıcısı olmadığını kaş hareketleriyle ifade etti.. Normal satıcılara benzemiyordu. temiz görünümlü genç elinde tuttuğu dergiyi göstererek.. Sandviç ekmeğinin içine kaşar peyniri. "Bir ara uygun olduğumda gidebilirim. Ber. ofisine gitmek üzere partiden ayrıldı. Đnsanlar aynı insanlardı. *** . Kıyafet.. onla muhabbet etmeye başladı.vermek istemedi. Ber'in... Başkalarının da oturmaya hakkı vardı. yer açtı. Bakışlar aynıydı. Öznellik gösteren yoktu. hala görünürlerde yoktu. Aynı tepkiyi yanındaki orta yaşlardaki adam vermedi. Burası kendi özel mülkü değildi.. Sesi inandırıcı değildi." dedi. "Alır mısınız?.. Düşünsel gidişatını. Başkan'dan Đzin isteyerek. Markız. bankın ortasında oturduğunu fark ederek.. Temiz kalan son gömleği ve pantolonunu giydikten sonra dışarı attı kendisini. orta yaşlar da bir adamın. ister istemez kulak misafiriydi. genci ve dergiyi üstünkörü inceledikten sonra. Veya annesi yeniden rahatsızlanmıştı." Markız'la her cumartesi evde buluşmaları.. sol yana yaklaşıp. Etraf.. Ağaçlar ile çiçeklerin görüntüsü ve küçük havuzdaki fıskiyeden akan suyun sesi biraz da olsa rahatlatmıştı kendisini. Orta yaşlı adamın oturmasından kısa bir an sonra genç bir erkek yanlarına yaklaştı." teklifinde bulundu. bir şeyler atıştırıp seks yapmaları standartlar hanesine yazılmıştı.. Banklarda oturan insanları gözleriyle taradı. Ber. Yanakları al. Bu kez sözleşmişler.. Park girişinde bulunan boş bir banka oturdu.. bulanıktı.. kimin kim olduğu belli değildi." seslenişi bozdu. 25 Ber. Yeni bir düşman kazanmanın yararı yoktu. bulvarda bulunan parkta buluşacaklardı.. Belki de uyuya kalmıştı... Teşekkür ederim. "Küçük değişiklikler büyük mutluluklardı. Ber.. Temiz havayı soludu.. "Oturabilir miyim?.. yolu hızlı adımlarla katetti." olumsuzlamasına karşın yine de tanıtımda bulunmak istiyordu. ince kesilmiş salamı dizdi ve portakal suyu ile birlikte midesine indirdi. saç biçimi ile öznellik sağlamak isteyenler ise gören gözlerde sırıtıyordu..

kitap. sen de bunları tanıyacaksın! Beni anlayabileceksin. kendimi o kadar rahatlamış hissediyorum.. "Ortaokula gittiğim çağlardaydı. ‘Muhafazakarlığın ispat aracı' sayılmaya başlamıştı neredeyse..." dedi... Topladıkları mevduatlara ödedikleri belirli orandaki faiz bedeline ‘kar payı.' gibisinden propaganda yapıyorlardı. Sesi nostaljik duyumsamalar salgılıyordu. Babam günde üç DM-Grileştirme gazetesi alır.. hicap duyar. sözsel alaycılığını sezinlemiş olmalı ki. "Oğlum.. uyuşturucudan. Bu gazete...’ yargısını toplumun beyninde sürdürmek için sattırmaya devam ediyorlar. görüntüsüyle benzeşti. fuhuştan. orta yaşlı adamın mimiksel. ' DM-Grileştirme’ gazetesini bulundurmak.. alışverişlerle sundukları paraların bir kısmını çoğunlukla onlara akıttılar. saklarlardı. esnaflara ve her gördüklerine.." dedi. Dolayısıyla kendilerini var eden insanlara. esnafla bayağı iyi iletişim kurmuşlardı. ‘ucuz yolla sevap kazandıklarına. tarihinizi. etki dozu oranında tepki vermeden.. Samimi olduklarına inanmıyorum artık. Dergiyi tutan eller titriyordu.. mukaddesatçı hizmetlere gidiyor?" "Oğlum. kumardan.. Müşteri potansiyeli hazırdı ve ne sunarlarsa alıcısı bulunuyordu. o sıralar ekmeği zor buluyorlardı. Ama bu derginin bağlı olduğu holdingin öyle bir amaca hizmet ettiği konusunda.. Sen bana gençliğimi hatırlattın.. "Ne demek istiyorsun... gözleri irileşmiş. Satmaya çalıştığın derginin bağlı olduğu holdingin sahipleri. "Halen eskisi gibiyiz. öyle mi?. Babam da dahil.’ inanıyorlardı.. Et teşhircilerini meşhur etmekle kalmayıp. Senin elinde sattığın dergiyi de kendilerini maskelemek. Oturdu... iyice kırmızılaşan. yanında ki genç adama bakmadan...” kaidesince kendilerinin karşı çıktıkları her türlü davranışı sergilemeye başlamışlardı. Bu kurumun temsilcileri." Genç adam... ben de milliyetçi-mukaddesatçıyım. Orta yaşlı adam.. dinsizlikten uzak tutmak için mücadele eden grubumuz hakkında söylediklerin düpedüz iftira! Dergiyi almayacaksan alma!.... DM-Grileştirme sahipleri işi ilerlettiler zamanla.. Genç adam üsteletmedi. 'Yayın Ağımızı güçlendireceğiz. Dininizi.. Ne yazık ki “Paranın dini imanı olmaz.. Tüm mukaddesatçılar ‘böyle hareket etmiştir’ anlamında söylemiyorum. amca?.... her türlü maddi desteği sağlar... hiddet dolu bir yüzle karşılaştı... Dergiyi ne kadar çok insana ulaştırabilirsem.. ortaya çekilip genç adam için oturma boşluğu yarattı. Alıcılar. Matbaa kuracağız." . Ses.. DM-Grileştirme medyanın her alanında boy göstermeye başlamıştı. Sadece dini ve milli kelimelerinin baş harflerinin kısaltılarak oluşturulan DM-Grileştirme isminde bir gazete çıkarıyorlardı. DM-Grileştirme dışında gazete bulunduranlar onlardan biri geldiğinde. özellikle son zamanlarda ciddi şüphelerim oluştu.' diyerek karşılıksız hatırı sayılır para yardımı almışlardı.. benim amacım kazanç elde etmek değil. "Ne kadar satarsan o kadar sevap var." Orta yaşlı adam. yeni aboneler dahi bulurdu.... Yerleşik sanat değerlerine göre kenar mahalle barlarında şarkı söyleyebilecek kadar sanatçı kimliği taşıyabilecek kişilerin kalın bacaklarını. ailenize kalp huzuruyla okutabileceğiniz milliyetçi-mukaddesatçı bu gazeteyi alın! Aile terbiyenizi koruyun.. "Ufak harçlık veriyorlar... siyah beyaz ve birkaç sayfadan ibaretti." dedi.. 'Boyalı basından uzak durun! Eve götürüp.. "Đleride belki.. Sevabına yapıyorum.. farklı sorular bekliyor sıkılganlığındaydı.Orta yaşlı adam. gözleri ağaçlara takılı halde. Devleştiler. Orta yaşlı adam sözlerine kaldığı yerden devam etti.’ dediler. genç adam üzerinde oluşturduğu etkiyi duyumsamak için başını ona çevirdiğinde. büyük dekolte göğüslerini kendi televizyonlarında cömertçe sergilettiler." anlatısını bir hatip gibi sundu. Oğlum! Beni dinlersen kendini yorma!."diyen orta yaşlı adam... Genç adam.. Yanlış anlama!.. geçmişlerine. Okul sonrası manifaturacı olan babamın işyerine giderek ona yardımcı olurdum. "Amca! Sen bize hakaret ediyorsun!.. ‘aslında aynı kimliği koruyoruz. gençleri.. arkasından ev aletleri de satmaya başladılar." Orta yaşlı adamın karşılığı alaycı oldu. söylemlerine sürekli ihanet etmeye başlamışlardı. biliyorum.. onlara inananlarda dahil tüm izleyicilerine. manevi destek sağlayan.. "Satıştan elde edilen paraların nerelere gittiğini biliyor musun?" "Elbette. Daha sonra. muhafazakar halkın dolaylı veya doğrudan sevap anlamında yapmış oldukları yardımların. değerlerinizi daha iyi öğrenin. Ülkemizdeki milliyetçi. "Ama. Ülkeyi ayakta tutan. konuşmasının bitiminde. " şeklinde serzenişte bulundu. Dergi. Yanıma otur sana bazı tecrübelerimi aktarayım. Soru şekli bu soruyla yetinmeyeceği izlenimi veriyordu. "Oğlum! Bu derginin satışından kârın oluyor mu?" diye soru yönlendirdi. Çok sonrada finans sektörüne kadar uzandılar.

Sonunda uyuyacak ve korkunç rüyalarda yaşayacaktı. Ber. Markız gelmemişti. " dilemesiyle arzusunu gerçekleştiremedi. Bulunduğu salona. Ber.. Evine dönüp yarım kalan uykusuna devam etmek üzere parktan ayrıldı. Aylardır Med kendisiyle iletişime geçmemişti...Genç adam." "Đyice koşullanmış birine.. orada Halkın Temsilcisi olarak bulunmayacakları ise kesindi.. aykırı düşünce etkili olmaz. Uyumaya direnmek.. Đçindeki sıkıntılar patlama noktasındaydı. orta yaşlı adama. çiçekleri seyretti boş bakan gözlerle.. kulak işitmez. Ber’in dikkatini dağıtmıştı. göz görmez. Yaklaşık yarım saat daha ağaçları. Diyaloglar. 26 Uykusu gelmesine rağmen uyumak istemiyordu.. Maf'ın temsilcileri mi?’ olduğunu tartışma gereği bile duymuyordu Ber. orta yaşlı adama aynı sertlikte bakış fırlattı ve uzaklaştı. Son günlerde uyumak. "Birilerine hamallık yapmasın! Duyguları birileri tarafından paraya çevrilmesin amacındaydım. Özellikle ülkedeki güncel politikayla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak istiyordu. görünürde onları seçen Ad kentinde bulunan halkın seçmen çoğunluğu olsa da gerçek seçici Ad kenti üst düzey mafya grubunun lideri Baba Maf’tı. Hatta fizyolojine yansıyacak kadar yoğunlaşmıştı.. Yurt genelinde Halkın Temsilcileri Genel Seçimi olmuş ve kendi partisinden altı kişi Ad kentinden halk temsilcisi olarak seçilmiş. "Genç.. kulak misafiri olduğunu tescil etmek ister gibi. Bunların hiç biride o makama layık olabilecek yapıda insanlar değildi. Legal XYZ Partisinin Đl Yönetim Kurulu Üyesi olmasına rağmen oy sandığında oy pusulasını geçersiz kılarak kullanmıştı. Çünkü. konuşmasına devam edecekti. Onla paylaşmayı istediği bir çok olay yaşamıştı. önceki kabuslarından daha şiddetlileriyle yüzleşmesi anlamına geliyordu. Birkaç adım attıktan sonra yarım dönüş alarak. yoksa.. sessizlik hakimdi. Size iyi günler. hınçla banktan kalktı. Yakın geçmiş de yaşadığı olumsuzluklar yansıyordu rüyasına. "Kusura bakmayın. Maf'ın sol kolu olan LeftKol dışında Legal XY parti’sinden sağ kolu Sağkol'da Halkın temsilcisi olarak seçilmişti.. Đçtiği sigaralar büyük küllüğü doldurmuştu. Demokratik kurallara göre yapılan seçim sonucunda seçmenlerin oyuyla seçilmişler ve seçmenlerin temsilcileri olarak Merkez kente gönderilmişler. Odada dolaşan sivrisineğin çıkardığı sesler Birleşik Devletlerin Ad kentine yakın üsse sürekli inip çıkan savaş uçaklarının çıkardığı seslerle eşitti sanki. merkez kente gönderilmişti. size çok bozuldu. camiye gitmeliyim. Bunun sancısını ise ayrıca çekiyordu.... Bunlar gerçekte ‘Halkın Temsilcileri mi. Duyulan ezan sesi üzerine. Gördüğü rüyalar gününü mutsuz kılıyordu." Ber.. Randevu saatini bir saat geçmiş. özellikle LeftKol. *** .. Belki de iyi olmuştu.. Ama beni yanlış anladı... Daha fazla beklemenin anlamı yoktu.. yine uyku anını biraz daha geciktirmekten başka işe yaramayacaktı.." dedi.. Saat gecenin yarımını gösteriyordu. Çünkü beyin kapalıdır. Kendisini Fredy'nin kabusları filmindeki kurbanlar yerine koyuyordu.. orta yaşlı adamın. Günaha ortak olmak istememişti.. Soluk alış verişini dahi duyuyordu.

Ayak sesleri salonun içinden geliyordu şimdi. Đzleyen iki gözden. Yıllar önce birkaç kez gördüğü cam parlaklığında ki korkunç gözleri anımsamıştı her nedense.. Đşte hiçbir şey olmuyordu.. Salona geri döndü. Evet bu ses!. "Beeeeeeeerrrrrrrr!." özdeyişine uygun davranarak bu duygularından kurtulabileceğini düşündü.. Önceki kaskatılığından eser kalma-mıştı. gözlerini zorlukla kaçırarak sesin geldiği yöne baktı. Kısa bir an sonra sıcak bir ürpertinin ensesinden ayaklarının ucuna kadar indiğini hissetti. Güçlenmişti. Telefondan çıkan zil sesi sürpriz değildi. Oturduğu kanepeden kalkarak. Yorulan parmaklarını serbest bıraktı.. bedeninin ürperdiğini hissetti. Ve Ber. Bu ses yıllarca önce vefat eden annesinin sesiydi.... cam donukluğunda genelde değişken özelde yeşil renkli gözlere dönüştü.. mavi gözleriyle annesi karşısında duruyordu. "Ecelin üzerine gitmek.Derisinin kabardığını... Annesine sarılmaya. Đki metre ötedeki ışık düğmeleri kilometrelerce uzaklarda gibi geliyordu kendisine. Olasılıklardan biri ve tercih ettiği olasılık buydu... Kulağı dikildi... Saç telleri dikleşti.. Kısa bir sessizlik sonrası bu kez çınlayan." Bir ses!. Annesi yok olmuştu. Heyecanla kaldırdı.. onu bir kez daha ölümden korumuştu... yutkunmada güçlük çekmeye başlamıştı. Kollarını açmış kendisini çağırıyordu... insanların bazıları yalnız kalma korkusunu yenmek için mi evleniyorlardı?. yakınlaşıp uzaklaşan ayak sesleriydi bu. Gerçekten annesinin gittiği aleme gidecekti.. Kanepeye oturarak karanlığı gözle-di. bir kaç kezde... Bir kaç kez de karmaşık rüyalarında kendisini izleyen o gözleri görmüştü. Mümkün olamazdı. Med'in uyarısını duymasaydı. Korkularının. Korkma yanıma gel!.. Sarı saçları.. Gözlerini kırpıştırdı. Beyni karıncalanmaya başlamıştı..... Beyni eziliyor gibiydi.. tüm ışıkları kapadı... En güvenilir kişi oydu. Bu yeterli değildi... mesleğinin ilk haciz işlemini gerçekleştirirken.... Özgüvenini kaybetmesi korkularını ortaya çıkarıyordu. . Işık düğmelerine dokunacak kadar bile gücü kalmamıştı. şekillendi. O gözler. Annesinin karşısında olması mümkün değildi. Ses. Koridor lambasını da yaktı.. Balkon korkuluğuna bedenini dayadığını fark etti.. annesinin kollarına bir an önce atılmak için koştu. Oğlum!.. Kalp çarpıntıları hızlanmış. Bu gece evinde birinin daha bulunması ne iyi olurdu.. Bunlar son zamanlarda olmayan bir durumdu. Bir yılanın bakışları karşısında esir olmuş av gibiydi. Salonun ampulü yanıktı. karanlıkta görünmüştü.. Karşıdaki sesi almadan "Med! Teşekkür ederim. Göz teması derin ve etkindi. avurtlarıyla gözlerini ovuşturdu. Göremedi. Kıpırdayamadan öylece kala kalmıştı. Acaba. o gözlerden alamadı....... Bir türlü sonlanmıyordu. Sesler yine salonun içindeydi.. Ayak sesleri duyuyordu.. Soluk alış verişleri sıklaştı. Kaskatı kesilmişti.. Büyüdü.. Salonun içinde onlarca varlığın rasgele yürüdüğünü duyumsuyordu. Ber'in duyumsaması doğru çıkmıştı.. Kendine geeelllll!" bağırtısıyla irkildi. Gündüz olmasına rağmen bulutlar çevreyi karartmış ve yine karanlıkta görmüştü. kulak tırmalayan kadın erkek karşımı kahkaha sesleri işitmeye başlamıştı. Başını her iki yana sırasıyla çevirdi. Salonun ortasında mum ışığı kadar hafif bir ışık belirdi. Ses seviyesi değişmemişti. Her iki kulağını. Med. Yıllardır özlediği güvenli kollara çağırıyordu. Işıkları yaktı.." dedi.. Kendisine geldi. "Oğlum!. Azrail'i kaçırır.. Bu ses?. Ampulü patlayabilirdi. özellikle yılgınlık hissettiği anlarda ortaya çıkması rastlantı olamazdı.. Beklememeliydi.. Gözlerini.. Korkunun şiddetinin halüsinasyon görmesini sağladığına inanıyordu.. Yüzünde serinlik hissediyordu. Beyin içi ağrıları yine nüksetmeye başladı. Yoksa!. Kendisine bakıyordu tüm nefretiyle. Med. Evet!. Çünkü karşısı boşluktu. Tekrar annesine döndü. Bu Med'in sesiydi ve hala bağırıyordu. dizinde uyumaya o kadar çok ihtiyacı vardı. bağlantıya mı geçecekti?. Elektrik kesilmesi ihtimalini göz önüne alarak ışıldağı da yaktı.. Gözlerin bakışları içine kadar işliyordu. Kollara ulaşmasına bir solukluk kadar mesafe kalmıştı.. çıldırmak üzereydi. Korkularıyla yüzleşmeliydi..... Ayak sesleri aniden kesildi.. her iki işaret parmağıyla bir süre kapadı. sanki beyninin içinden geliyordu. Işıldak dahil. Çevresine dikkatlice baktı... Işık. Đzleyen gözler yoktu ve her şey normaldi.

" "Önemli olan buluşmamız.. Ama.. Argümanları birden tüketmek istemiyorum. Hafta sonu işinin çıktığını söylersin. Hala senin normal biri olduğundan bile şüpheliyim. benim gibi etten kemikten olduğuna inanmalıyım." "Bazı güçler beni öldürmeye çalışıyor." "Ben senin insan olduğundan bile şüpheliyim.. Sana telefon numarasını yazdırayım.." "Duyumsuyorum... Korkun... Bunu istemek hakkım. gerçek anlamda yüzünü görmüş değilim.. ikna et. Ama uygunsan önümüzdeki değil sonraki hafta sonu buluşalım diyecektim........ duyumsamalarını açan herkes bu yetenekleri kazanabilir. korkuyla yüzleşmen koca bir fiyasko ile sonuçlandı." "Bugün seni ektiğini ne çabuk unuttun!" "Ekme olayı yok. bu sana bir hak verir. zaman bulamıyordum. " "Kendi kendime söz verdim. Her konuda uzmansın.. Blöf değil." "Bilmiyorum." "Gülmem gerekiyor mu?." "Tamam!.. geleceği biliyorsun. o halde!" "Ben kendi gerçeklerimi sunuyorum.." "Đkinci Hafta sonu bir bayan arkadaşta olacağım.. içselimi biliyorsun ve. sığınma isteğini doğurdu." "Evet!..." "Bir tehdit?." "Benim içinde. "Az daha gecikseydim apartmanın altında parçaların toplanıyor olacaktı." "Yıllar seni eskitmemiş...... değerlendirecekti.." "Đçsel korkuların yansımalarıydı onlar. neden?" "Yüzlerce nedeni var." "Đçindeki cevheri ortaya çıkarıp." Med'in eline. Sana dokunmalıyım.. Karşı çıktığım her tezini görüşünü sonradan kabul etmek zorunda kalıyorum...." "O halde?. Sonra ısrar yok.. tüm koşullandırılmalardan uzaklaşıp beynini. "Uyurgezerlik." "ve. Yoksa sözünü ettiğin düzenleyicilerden biri de sen misin?... Bu yüzden gelememiş. Seninle yüz yüze geldiğimde ancak bu yargım değişebilir.." "Sevgiliden de öte en yakınım sen olmana rağmen yıllardır.. Peki pazar günü olmaz mı?. Beni cin mi sandın?.. Öyle sanıyorum artık. Anne ve annede somutlaşan ölüm dışında güven duyabileceğin bir seçeneğin kalmamış.." "Med! Bir kez olsun....." "Bir kaç dakika ayıramayacak kadar önemli ne işin olabilir?" "Bunu yanıtlamak zorunda mıyım?.. "Kısaca." "Sana çok ihtiyacım vardı... özür diledi. Tamam!. Telefon açtığında tarif edersin." "Evet!.Med.. Ayrıca.." "En önemlisi?.." "Beni yanılt. Yaşadığın olaylar benim görüşlerimi doğruluyorsa ve sen aynı kanıya varıyorsan bu senin de doğrundur.." "Tehdide boyun eğdiğimi sanma...." "Evimi biliyor musun?.. Kısa bir duraklamadan sonra .?" "Beni etkin altına aldığına inanıyorum." dedi.. "Üzerime gelmekten zevk alıyorsun!" "Aynen öyle... Söz mü?" "Söz!. Senin yörüngende hareket ediyor gibiyim." Med bu soruya hemen cevap vermemişti..." "Bu parlak sözlerle beni ikna edemezsin. Bana fırsat tanımadın.." ." "Yıllardır beklediğim an gerçekleşecek....." "Đşlerim vardı...." "Hiçbir şeyi yanıtlamak zorunda değilsin?" "Çok gerginsin.. ölümüne neden olacaktı. O gün hazır olduğun saatte beni ararsın.." "O halde tatmin oluncaya kadar al ve rahatla!" "Şimdilik yeterli.. hala aynı inatçı tavırlardasın. yanılmaz mısın?" "Yanılmak insanlara özgüdür ve ben de insanım.." "Öyle olsun. Dediğin gibi olsun. Misafirleri gelecekmiş. "Saçmalıyorsun?.. Telefon açtım." "Markız' dan dolayı mı?....." "Olağanüstü yeteneklerine ne demeli?.. Aklın yolu birdir. Ber'i hırpalamak için iyi bir fırsat çıkmıştı....... bu isteğim gerçekleşmediği takdirde seninle iletişimi de koparmak istiyorum." dedi. Ama ilk ve son kez yüzleşeceğiz.. Uzun zamandır benle görüşmüyordun..

" "Biliyorsun.. azletme yetkilerine koşulsuz sahiptirler." "Hayır." "Esasa gelir misin?" "Zorlama beni.." "Bunlar. kişiliği veya kişileri. işleriyle layıkıyla ilgilenmediğini fark ettiklerinde.. " "Ülkemizde uygulanan Demokratik sistemi." "Senden duymak istiyorum. O kişi veya kişiler kendi aleyhlerine yani. Bunlar Gizli El Yönetimi tarafından not alınır.." "Demokrasiden." "Önceki kavramla?. ‘nabza göre şerbet ver.. Geçmişteki açıklarını ortaya koyuyorlar." "Yeni seçimde seçtiklerinde yine hatalı oy kullandıklarını anladıklarında onları da azletmek için yine diyelim beş yıl beklemek zorunda kalacaklar... ya delegeler ve seçmenler hata yaptıklarını ne zaman anlayacaklar?. Yine kehanetin gerçekleşecek. uygulama alanı bulursa halkın kendi kendisini yönetmesi diğer anlamıyla Demokratik yönetim gerçekleşebilir. Onlar istedikleri an temsil yetkimi düşürebilirler.. Politikaya!!!" "Politikadan iyice nefret etmeye başladım." "Med!. Hatta bu teorim uygulanabilirse sadece politikada değil. kendileri aleyhine çalışacak kişileri yasa koyucu sıfatını alarak halkın temsilcileri merkezine seçtirir mi?... halkı kandır." "Müvekkili........ Devlet Avukatına özellikle ihbarda bulunmazlar. bireyin ve toplumun geleceğini etkileyen tüm karar ve işlevlere de uygulanabilir. yabancısı olmadığın olgular olmalı.." "Doğru.. göz geçirmeyi." dedi çaresiz ses tonuyla Ber... Her hangi bir nedenle seni bu vekillik görevinden alma. Fakat uygulamanın ana amaca hizmet edebileceği geliştirilmiş bir sistemden. Adım adım yaklaşıyorum. Duymadığım bir sistemden mi söz edeceksin?..... En çok güvendiğim delegelerin kendilerini inkar ederek ön seçimde onları seçmiş olmaları. Örnekleri çoğaltabiliriz. Açar mısın?" "Ayrıntılarının geliştirilmesi ve tartışılması gereken bir kavram.. duyduğun bir sistemden. düzenleme raporlarına aykırı hareket etmeye başladıklarında günahlarını su yüzüne çıkarıp silikleştirilirler. yargı da. demokratik olsun olmasın tüm ülkeler için geçerli olabilecek vasıflandırma..Bir örnekleme yapalım..." "Bu kavramı ilk kez duyuyorum.. Gizemli sunuşlarda bulunmana gerek yok."Bu konuyu çözdüğümüze göre seni sıkan en önemli şeye gelelim." "Ancak yeni seçim dönemini beklemeleri gerekecek. Bu kadar mafyalaşmış gruplar....." "Evet?.. Gizli El Yönetimi olarak vasıflandırabiliriz." "Seni vekil tayin edenler.." "Bunu sen diyorsun.." "Aynı durum bireylerin oyları ile yetki alan Halkın temsilcileri için söz konusu mu?. Onların haklı söylemleri duyulmaz olur..." "Çok uzatıyorsun. ama" "Onları da bir şekilde etkiliyorlar. sen mesleğinde yapmakta olduğun bir işte kimi temsil ediyorsun?" "Müşterimi. Her insanın geçmiş-te işlemiş oldukları hataları vardır. Đstifa edeceğim. senin yanlışını gördüklerinde. üst düzey bürokratik atamalar da." "Yasa böyle." "Sadece ülkemizde değil..." "Bireyin ve bireylerden kurulu toplumun gerçekten yönetime ortak olabileceği ve kendilerinin ve insanlığın yararına olabilecek daha iyi bir yönetim biçimi hala bulunamadı." "Ben biliyorum." "Başa dönmek.. Đş işten geçtikten sonra. işlerini başkalarının yararına sattığını belirlediklerinde." "Başa döndük.." "Sodgom Ülkesinin işportacılıktan tut... "Ülkemizde seçim esnasında yerleşik olan politik düşünce.. yani beni vekil tayin eden kişi." "Az da olsa seçilen oluyor.. Etkilenmeyenleri de harcıyorlar." "Bunu herkes söylüyor" "Ben söylemiyorum..." "Demokrasinet sistemi. öyle değil mi?. eleştirsel bakışı getirir.... " "Nefretin kaynağı?.... her yolu deneyerek halkın oylarını bir . zaten öylesin.. sistemin en üst yönetim birimlerine kadar tamamen irili ufaklı mafyalaşmaların olduğu ikimizin de malumu.." "Programı ve söylemleri birey ve toplum yararına olan partimizden gösterilen ve seçilen halkın temsilcilerinin bir kısmının bu söylemlerin aleyhine geçmişleri olması ve kendileriyle birlikte bazılarının çıkarlarına hizmet etme amaçlarının olması.. davayı gerektiği şekilde yürütmediğine.

. Birey ve toplumun her haklı tepkisi." "Evet!" "Đnternet bağlantısını chat yapma dışında da kullanmanı tavsiye ediyorum. Bir çok kişi görev alıyor." "Nasıl?.. Kendi programına. Aksine durumlarda bu tepkilerde bulunanların elebaşıları tasfiye edilir...’ gibi temellere dayanıyor. yönlendirilir veya satın alınır. Vekil tayin edebilir. Birkaç gün dediğin yeni aday seçimi birkaç aydan önce gerçekleşemez. Hatta wap lı cep telefonlarıda bu amaca hizmet edebilir. Aradan delege sistemi kaldırılarak üyenin istediği aday adayının seçimde aday olması yönünde oyunu kullanabilmesi sağlanabilmeli.. sözlerine aykırı davran. Gizli El'in.. Parti düşüncesini kendi düşüncesine uygun gördüğü için oy verenleri yanılt.. silahlar sıkılarak. bir insan ömrü kadar sürecek bir kısır döngü... bazen de desteklerler. Aday.." "Bireyler sürekli karşılıklı bağlantıda olarak sözünü ettiğin risklere düşmeden güç oluşturabilirler. e-mail haber gruplarına .." "Mantıklı gibi. Đçsel gelişimini köreltmiş olur.. aday adaylarının propagandalarıyla etkilenebileceği nedeniyle sonucun değişeceğine inanıyor musun?" "Asıl sorun işte burada! Çözümü bireysel aydınlanmada yatıyor. Peki seçmen iradesinin Gizli el denetimli çıkar çevrelerinin ve medya araçlarının.." "Bireyler gruplaşmadan bunu nasıl sağlayabilirler.. internet bağlantısı için illa bilgisayar da gerekmeyecek.. Bireyciliğini koruyanlar da bir şekilde dışlanır.. Güvenli bir alanda seçmenin saniyesinde oyunu kullanma olanağına sahip kılınması mümkündür... seçildikten sonra ona oy veren seçmenlere karşı taahhütlerinden doğrudan sorumlu olmalı.. Kendi yararlarına çıkarımlar elde edebileceklerse sessiz kalırlar. Yeni seçim döneminde bir şekilde başka oyunlarla yeniden oyları elde etme şansını dene.. hatta yardım etmeli. benimsemediği. Bir şekilde özellikle sivil toplum örgütleri kanalı ile tepkilerini dile getirme olanağına sahipler.. Yasa tasarılarındaki oylamalarda.. seçmenler direk müdahale edebilmeli hatta o temsilciyi merkezden çekebilmeli. bilgi ve deneyimlerini ortaya koyan web sayfaları düzenleyerek....." "Her seçim trilyonlarca Sodgom parasına mal oluyor. başka bireylerin de bu uğraşa yönelmesi yönünde etkilemeli.... Belki. Bir gruba girmek ise grupta önceden oluşturulmuş veya oluşacak kemikleşmiş koşullandırmalara uygun davranmayı gerektirir ve bu da Gizli el'in denetim ve yönlendirmesini kolaylaştırır." "Yine internet sayesinde.." "Çözüm?. Coplardan sonuç alınamazsa. "Çözüm..... Đnternet bağlantısı olmayanlara ise neredeyse her sokakta açılan internet kafeleri kullandırılabilinir veya özel merkezler kurulabilinir. Aday adayları amaç ve düşüncelerini somut maddeler halinde kamuoyuna duyurmalı." "Bazı parti genel merkezlerinin ön seçimsiz aday belirlemesi tamamen ortadan kaldırılmalı.. kan akıtılarak engellenir. kendi içindeki cevheri çıkarma uğraşı vermeli..şekilde elde et. coplarla dağıtılır...." "Neden. kitle haber araçlarıyla yapacağı açıklamalarda bu taahhütlerini ve buna uygun düşüncelere oy vermiş seçmenlerin duygu ve düşüncelerini esas alarak görevini yapmalı. Aynı seçmen grubu azlettikleri vekilleri yerine sıradaki diğer adayı gönderebilmeli. yararlanamayacağı kitlesel tepkiler.." "Bunun için tüm seçmenlerin evinde bilgisayar olması gerekmez mi?" "Teknoloji ilerliyor. Kısaca azil yetkisine hatta onun tasarrufunun iptaline dahi karar verebilmeli.. azledebilir. Đhanetin karşılığında sana vekalet veren birey beş yıl suskun kalsın.. Seçildikten sonra halkın temsilcileri merkezine gir.. kimliğini kaybeder. aydınlanmasını diğer bireylerle karşılıklı paylaşmalı. her an seçim olabileceği psikolojisiyle toplum ve sistem çöker." "Yani?. Seçmen öncelikle tercih ettiği bir partinin üyesi olmalı.... gerekli uyarılarda bulunabilir..... müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiyi olabildiğince seçmenler ile seçilenler arasında uygulayabilmekte.. Gizli El'in istemediği. Genelde bunda başarılı ol! Bu bir kısır döngü.." diye sordu Ber. ileri sürdüğün görüşlere ve seni seçenlere ihanet et!." "Hayali ve gerçekleşme olasılığı olmayan teoriler. Birey kendi yapısını... böyle düşünüyorsun?. Bu müşterinin avukatını azletmesine benzemez.." "Ancak Gizli El'in istediği kadar bu olanaklar oluşabiliyor.. Seçmenlerin iradesini yansıtmayan şekilde temsilcinin oy kullanması halinde.. Buna karar verecek seçmenler ise sadece ona oy veren seçmenlerin salt çoğun- luğu olmalı.. Birey." "Solkol'dan aldığın bilgisayarın yanında internet erişim paketi de hediye olarak verilmişti.." "Ama seçmenlerin yeni seçim dönemine kadar elleri kolları bağlı değil ki. diğer adıyla Evrensel ve Yerel Düzenleme Gruplarının raporlarıyla akim bırakılır. Birey.

üye olarak, yeni haber grupları oluşturarak, sık sık bilgi, görüş ve duygu alışverişlerinde bulunarak bunu sağlayabilir, sağlatabilir..." "Aynı yöntemi, diğerleri de kullanabilir." "Onlar her şeyi kullanırlar ve kullanacaklardır. Önemli olan onların oluşturduğu senaryoları önceden duyumsayan bireylerin bunları deşifre etmesi. Kendi raporlarına uygun davranılması için kitlede ve özelde bireyde oluşturdukları etkin psikolojik yöntemlere karşı; aydınlanmış bireyin kendi psikolojik yapısını ortaya koyarak direnebilmesi ve bu enerjinin diğer bireylerde de oluşmasını sağlaması. En önemli taktikleri olan, kitlenin hassas duygularına, düşüncelerine hitap eden ortamlar oluşturarak veya bu anlamda oluşan ortamı değerlendirerek, birey ve toplumu sürü misali kullanan, istediği yöne sevk eden gücün; vasıta olarak kullandıkları en büyük olgu olan 'kitle psikolojisi ile yönetme" yolları tıkanmış olacaktır. "Kulağa hoş gelen düşünceler..." "Đleri de gerçekleşeceğine inandığım düşünceler." "Büyük güç grupları karşısında birkaç e-maille, birkaç chatleşmeyle bunların sağlanabileceğine nasıl inanıyorsun anlamıyorum?..." "Önceleri söylediklerime de tepkilerin böyle olmuştu. Anlaman için zamana gereksinimin olacak.... Dansözlü rüyanı anımsıyor musun?" "Evet!... Bunun yorumunu yapmıştın. Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden Dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı. Danslarının yeterli etkiyi sağlamadığı düşüncesiyle iksir dahi sunmuşlardı... Tabi ki bu senin yorumundu..." "Onları yok edişim nasıl gerçekleşmişti?" "Bir çantadan çıkardığın kablolarla... Ama bunun yorumunu sonra yaparım, demiştin." "Sonraki an; şimdiki an... Çanta, laptop bilgisayardı. Kablolar internet bağlantısı örneklemesiydi. Bireyi gerçeklerden uzaklaştıran, yanlış yönlendiren, söylemlerin, etkilerin, somutlaştığı kıvırmaların sahibi dansöz kıyafetlileri yok eden benim klavye tuşlarıyla yazmış olduğum düşünce, duyumsama ve algılarımın netteki sunumlarıydı... " "Dansözlerden bayan olanları çok güzeldi... Hala gözlerimin önündeler..." "Güzellik bir yanılsamadır... Gördüğün dansözlerde cinsiyet ayırımı da yapmamalısın. Đlk gördüğün Büyük dansöz cinsiyetsizdi. Bu dansöz

bir kısım kötü politikacıları, varoluş görevlerine aykırı hareket eden güvenlik görevlilerini, çıkarlarını gözeterek hareket eden bürokratları, alanında yeterli olmayan sanatçıları, topluma dayatılan ve temeli olmayan edebiyatçıları, muhabirleri ve gazetecileri, salt dışsal güzelliğiyle uygun olmayan yerlere getirilmiş kişileri, teknoloji olanaklarıyla sesleri düzeltilen karga sesli müzik yorumcularını, batıdan ve doğudan apardığı besteleri ufak değişikliklerle kendisine aitmiş gibi sunan sahte söz ve müzik düzenlemecilerini, normal konumundan daha fazla toplumda yer edinen futbol sevgisini, toplumun değer yargılarını, yine toplumun aleyhine kullanılmasını, mafyalaşan her şeyi, soyguncuları, işçi aleyhine çalışan işçi sendikası yöneticilerini, emeği değer olarak kabul etmeyen sermaye patronlarını, tefecileri, adalet aleyhine çalışan hukukçuları, Uyuşturucu ve silah tüccarlarını, savaş yanlılarını, başkasının görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, onları yok etmeye çalışan fanatik grupları ve eli silahlı grupları. Kısaca; tüm kötülükleri kıvırmaları içinde barındıran ve gizleyen bir dansözdü. Ondan çıkan ve onun danslarına uygun hareket eden dansözler ise anlattığım ve anlatmadığım benzeri irili ufaklı kötü birey ve gruplardır. Büyük dansöz, etkisine girmeyen birey ve grubu, kendisinin var ettiği dansözlerden en azından biri kanalıyla etkileme amacındaydı. Bu dansözler, kendilerini maskelemek için kat kat güzel kıyafetler giyinirler, güzel kokular sürünürler. Güzel seslidirler, güzel konuşur, güzel şarkı söylerler. Büyük dansöz'ün çaldırdığı oyun havalarına uygun kıvırırlar. Birey ve toplum onların oluşturduğu ortamda kendisini Hasan Sabbah cennetinde sanır. Gerektiğinde onlar için ölüme bile gider... " "Ama yinede kadın dansözlerin enfes olduğunu inkar edemezsin! Hele o şeffaf kıyafetleri altında görünen vücut hatları... Görsellikleri senin anlatılara uymuyor." " Şeffaflık görüntüsü verse de aslında görünen şeffaflıkta bir kıyafetti. Şeffaf kıyafet de bir maskedir. O çıkarıldığında kandan, irinden oluşan korkunç bedenleri görünür. Cüzzamlı bir hasta görüntüsü onların asıl görüntüsüdür. "Rüya tabirleri konulu bir kitap yazsan yok satardı..." "Burada ciddi konulardan söz ediyorum, bulandırma!..." "Saatler oldu telefonla konuşmamız." "Ber!.. Sıkıldın mı, yoksa?..." "Hayır!... Hayır!... Sabaha kadar konuşabilirim." "Sorun ne o halde?..."

"O kadar zengin olmadığını biliyorum. Yetim aylığı ile kabarık telefon faturanı ödeyemeyeceğinden korkuyorum." "Teşekkür ederim, ama bu benim sorunum." "Benim de sorunum." "Neden?" "Telefon faturanı ödeyemezsen telefonun kapatılır... Benle görüşme sağlayamazsın." "Çok komiksin." "Buna bir çözüm bulmalıyız. Sen ve ben evlerimize bir bilgisayar alsak diyorum. Đnternet bağlantısı sağlayıp, yazışsak... Telefon faturan bayağı düşük gelir. Gerçi, kadife sesinden mahrum kalırım, ama arada yine ararsan sorun olmaz." "Evimde internet bağlantılı bilgisayarım var, senin alman gerekiyor." "Neden daha önce söylemedin... Đşyerimde boş vakitlerimde chatleşirdik." "Chatleşmediğimizi kim söyledi?" "Neee!!!!!...." "Kibar ol!... Neee! denilmez. (............)'ın Mar'lısı!. "Özür... Gerçekten senle hiç chatleştik mi?..." "Bir çok kez." "Kullandığın takma ismin; nick'in?..." "Onu da sen bul." "Biliyordum... Birkaç kez sana soracaktım. Senin görüşlerine ve üslubuna çok benzeyen biriyle arada chatleşiyordum. Sen, Medayih takma adını mı kullanıyordun?..." "Đyi bildin, saf çocuk." "Med! Beni sürekli şaşırtıyorsun. Chatleşirken verdiğin özgeçmişin doğru muydu?..." "Evet, ufak yalanlar dışında doğru." "Bir şey daha soracağım... Cinsellik konusundaki görüşlerin?..." "Onları, tamamen içimden geldiği gibi yazmıştım." "Bak senle benzeşen görüşlerimiz de varmış." "Benimki kaba cinsellik değil. Seninkinden çok farklı." "Her neyse yine eskisi gibi çatır çatır chatleşmeye devam edeceğiz, değil mi?" "Çatır çatır’ı cümlenden eksiltirsen... evet." "Seni seviyorum."

"Sen Markız'ı seviyorsun." "Onu da seviyorum." "Başka kimler var sevdiklerinden?..." "Gönlüm geniş, herkese yer var." "Özel yer verilmeyen gönülde işim ne?..." "Gönlüm sayısız bölümler ve özel odalar barındırıyor." "Tamam kes!... Saçmalamaya başladın... Uyku saatin geldi. Hadi sana iyi geceler, bye." "Buluşacağımız Hafta sonunu sabırsızlıkla bekleyeceğim... Bye bye." "Zaman çabuk geçer!..."

***

27
Legal XYZ Partisinin Ad kenti Đl Teşkilatının yönetim, denetim, disiplin grubu üyelerinin yeniden seçimine yönelik kongrenin yapılacağı, büyük alana sahip KongYap isimli düğün salonu hıncahınç insan kalabalığı ve onların çıkardığı gürültüyle doluydu. Hoperlorden çıkan, kulak tırmalayıcı “sesssssssssss” şeklinde duyulan ses ayarları, az sonra kongrenin başlayacağını işaret ediyordu. Kısa bir açılış konuşmasından sonra oylamayla divan kurulu oluşturuldu. Đki ayrı grubun, iki ayrı listesi vardı. Her gruptan üçer konuşmacı; iyi temennilerle başlayan, parlak demokrasi nutuklarıyla devam eden konuşmaları dışında destekledikleri aday listesinde adı geçen adayların genel kalitesini övücü konuşmaları kısmi alkış ve kısmi yuhalamalar arasında gerçekleştirdiler... "Gündem dışı söz almak isteyen var mı?" duyurusu üzerine Ber, söz alıp almama konusunda önce tereddüt geçirdi. Konuşmak için hazırlıklı değildi. Buna rağmen bu kongrede içini dökmediği takdirde ileride bunun rahatsızlığını duyacağını düşünerek, söz hakkı istedi. Đzin verilmesi üzerine mikrofonun olduğu yere tedirgin adımlarla vardı. Mikrofonu boyuna göre ayarladı... Halen bir giriş cümlesi bile bulamamıştı. Zaman kazanmak için öksürdü. "Herkese selam!..." dedikten sonra salonda bulunanlara saatlerdir olmayan bir şeyi; ‘sessizliği’ kısa bir anda olsa yaşattı. Bir yerlerden başlangıç yapmalıydı. Başlangıç, devamı ve bitişi de beraberinde getirecekti.. Politikayla ilk tanışmasından başlamayı uygun bulmuştu. "El-Kenti Đlk öğretim 3. sınıfında okuduğum zamanlardı. Babam; zengin ve politikayla ilgili biriydi. Bir gün, AX Partisi Genel Başkanının ilimize geleceği haberini alan babam; otuz otomobil kiralayarak Đl sınırı girişinde onu karşılamaya gittiğinde, beni de yanına almıştı. Babamın bu kadar önem verdiği birinin neye benzediğini merak ediyordum. Taşıtlar uzun bir konvoy oluşturmuştu.

Yolun sağ tarafında park eden otomobilin içinde bana uzun gelen bekleyişler yaşamıştım. Bir süre sonra, dışarıdaki canlanma ve heyecan dalgası ve üzerine babamın, "Dışarı çıkın!... Geliyor!...” sesleriyle otomobillerde bulunan diğerleri gibi ben de dışarı çıkıp onlarla saf tutmuştum. Lüks bir arabanın arka koltuğunda camları inik penceresinden, elindeki fötr şapkasının içini göstererek, kocaman kafasıyla, etrafa gülücükler dağıtan yüzün sahibinin AX Partisinin Genel Başkanı olduğu söylendiğinde, babamın etkisiyle hayalimde oluşmuş babacan görüntü darmadağın olmuş; onun yerini olumsuz duygular veren bir varlık silueti almıştı. Bu olumsuzluklarla dolu içsel algılamalarımın doğruluğunu; ileri zamanlarda bu şahsın iktidarı veya muhalefeti döneminde ülkede oluşan kötü gidişin, sefaletin, karışıklığın, her alandaki ataletin, tıkanmışlığın, tükenmişliğin çirkin yüzleriyle yüzleştiğimde, anlamıştım... Saf çocuk sezgileri doğru çıkmıştı..." Ağzından dökülen son kelimeler kulak tırmalayıcı bozukluktaydı. Nefes alışveriş ritmini düzeltmek için konuşmasına ara verdi. Önündeki bardaktan bir yudum su aldı.Kongrede bulunanları, gözleriyle taradı. Olumlu veya olumsuz bir tepki elde edemedi. Ne bir alkış, ne de bir yuhalama vardı. Yüzler anlamsızdı. Kaldığı yerden konuşmasına devam etti; "Sizlerin beni alkışlaması için nelerden söz etmem, nasıl ve ne şekilde konuşmam gerektiğini, iyi biliyorum... Fakat böyle bir amaç güderek konuşmamı sunmam benim yanlışım olur. Çünkü; nabza göre şerbet verenlerden değilim. Đzninizle kaldığım yerden devam edeceğim.... Parti liderinin, konuşma yapacağı alana vardığımızda, babam kolumdan çekerek en önlere kadar götürdü. Arada yapılan alkışlara, babam da iştirak ediyordu. Benim alkışlamadığımı görünce kızdı. ‘Nedenini’ sordu. ‘Canımın istemediğini’ söylediğimde, o sıralar hatırı sayılır değerde para teklif etti bana... Bir eliyle beni karnımdan sarmalayıp, yukarı kaldırıp, diğer eliyle de Lideri gösterip, “Oğlum! Bu bizim ufkumuz, geleceğimiz,” demesine ve parayı sevmeme rağmen kabul etmemiş ve alkışlamamıştım... O günden beri politika denilince o günkü ortamı anımsarım... Legal XYZ Partisinin program ve düşüncelerinin demokratik temelde olması nedeniyle sıcak bakmış, görev teklifini kabul etmiştim... Bugün yapılacak il teşkilatı organlarının üyelerinin seçiminde; her iki listede adı geçenlerin tespiti Ad kentindeki parti üyelerimizin görüş ve

onayları alınmadan bu yönde hiçbir inisiyatif tanınmadan il başkanı ile genel başkan yardımcısı Lis ve yandaşları, tarafından saptanmıştır. Düşünce olarak ‘demokratım!’ diyen bir partinin uygulamada aksine hareketi bende; “Bu partinin iktidar olması halinde bile demokrasi kurallarını uygulamayacağı” gibisinden bir takım kuşkular oluşturdu. Demokrasi benliğine sahip olunup olunmadığı bu tür yansımalarla anlaşılır, kanımca. Bu benliği kazanan birey ailesinde, partide ve her yerde demokratik duruşta, bulunur.. Dolayısıyla bu davranış biçimini eleştiriyor bu ve başkaca yazılı olarak bildireceğim gerekçelerle partiden istifa irademi sunuyorum..." Sözlerini sessizce dinleyen kalabalık; Ber’in toplantı salonunu terk edişine kadar bu duruşlarını korudular... Ber, salonu terk ettiğinde, bir anda oluşan ağır uğultuyu duyabiliyordu. Ber, kendisini kuş gibi hafif hissediyordu. Hafifliği daha çok duyumsamak için yürüdü, yürüdü... Otoparka bırakmış olduğu arabasını almadı. Çarşıda biraz dolaşacaktı. Eve hemen gitmek istemiyordu. Bekleyeni yoktu... Yine kendisiyle baş başa kalacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı... Seyyar tablada satılan fındıktan bir oturumda yiyebileceği gram kadar satın aldı. Çay içmek istiyordu. Küçük bir çay ocağını gözüne kestirdi. Dışarıya ufak tabure ve masalar diziliydi. Bir tabureye ilişti. Başına dikilen garsondan çay rica etmesine gerek kalmamıştı. Garson, dumanı tüten çay dolu bir bardağı kendiliğinden önündeki sehpaya koymuştu bile. Fındık ile Çay birlikte iyi giderdi. Gazete kağıdıyla yapılmış külahı yırtmadan açtı. Fındık sertti. Dişleriyle kırmaktan vazgeçti. Đki tanesini alarak avucunun içine sıkıştırdı, yumruk şeklinde kapadıktan sonra diğer elinin ayasıyla baskı yaptı. Biri kırılmıştı. Đçinden çıkardığı fındık tanesini iştahla yedi. Çaydan bir yudum aldı. Fındık tazeydi. Bir tane daha aldı... Fındığın altında bulunan eski tarihli bir gazete parçasındaki haber dikkatini çekti. Fındıkları yanlara itekleyerek inceledi. Küçük bir resim vardı. Bir erkeğe dansöz kıyafeti giydirilmişti. Altındaki haberi okudu. ‘Đzmler kentinin, Namuskar mahallesinde, aslen Mar kentli olan NamusLive isimli şahıs, ailesinin namusuna göz diken, sataşan TecNam isimli şahsı, akrabalarıyla birlik olup işyerinden kaçırdı... Zorla dansöz

kıyafeti giydirilerek, Đzm kenti sokaklarında gezdirildi. Onuru kırılan TecNam isimli şahıs şikayetçi dahi olmadı. NamusLive ve akrabalarının verdiği bu ceza, Sodgom Ülkesini şok ederken Mar kentli bir yurttaş, 'Mar Kentinin bazı köylerinde ailenin kırılan onuruna, karşı tarafın onuru kırılarak yanıt verilir,' dedi. Sokaklarda dansöz kıyafetiyle gezdirilen TecNam ortadan kaybolurken, Đzm Kentinde bulunan yurttaşlardan hiç biri olaya tanıklık etmek istemedi ve 'Biz bir şey görmedik,' dediler. Namuskar mahallesi muhtarı NamMuh ise, 'Ben gösteri yapan palyaço ve çengiler sanmıştım. Gerçeği sonradan duydum,' iddiasında bulundu... ‘. Haber; Ber' e ilginç gelmişti. Fındıkları masanın üzerine aktardı. Gazete parçasının buruşukluğunu elden geldiğince düzelttikten sonra ikiye katlayıp, gömleğinin cebine koydu. Haberi, Med'e okumak istiyordu.

***

28
"...Kardeş!... Önceleri rica minnetle bize iş yaptıranların şimdi burunları kalktı. Đç ve dış güvenlik üçümüzü de kırmızı bültenle arıyormuş. Bu kez ciddiler... Görmezlikten gelemeyeceklermiş. Gördükleri yerde sorgusuz sualsiz içeri atacaklarmış... Tabi ki; sağ yakalamak isterlerse..." "Her kuşun eti öyle kolay yenmez... Rutbin ve iki arkadaşımı sandılar bizi?... Bagajdaki mermileri bitirmeden zor..." "Ya!.. Bizde diğer arkadaşlar gibi ‘ağamız sizsiniz!’ diye, güvence verseydik... Bırakın aranmayı, işlediğimiz ve işleyeceğimiz suçları bile bir şekilde örterlerdi... Hatta işgüzar bir Yargı Grubunun verdiği cezaları infaz ettirmezler, bizim hatırımıza genel af bile çıkarırlardı." "Uyandık, uyanmasına ama geç kaldık... Keşke, uluslar arası planlardan önceden haberdar olsaydık da Đllegal örgütlerle yaptığımız mücadeleye verdiğimiz uğraşın yarısını kendimize harcasaydık. Şimdi, daha fazla malvarlığımız olurdu..." "Vatan, Millet dedik, başımıza illet aldık. Daha önce canım cicim diyenler bizim kellemizi istiyorlar, geçmişte müştereken ve müteselsilen oluşan ortamı maskelemek için bizi kullanmaya çalışıyorlar... Onların günah keçileri olacağız...." "Biraz güçlenmemizin de bunda payı var. Bu bazılarını korkutmaya başlamıştı... Tarihin tekrarı... " "Maşçet!... Hep senin hatan!... Konuşursak SodGom Ülkesi geçmişinde yaşadığı depremin daha şiddetlisini yaşar, şantajını sürekli kullanarak çıkar elde etmenden bıktılar... Onlar ; yataklarında rahat uyumak istiyorlar..."

acıktığını hissediyordu. “Of! Of! Patronun cebinden yiyorum diyemi bu kadar acıkıyorum?" diye düşündü. "Cebimden çıksaydı bu kadar çok yemek yer miydim?..." Niyeti bozdu, içinde restorantı olan petrol tesisine girdi. Lavobaya girmeden önce siparişini verdi. Elini, yüzünü yıkadı. Dışarı çıkıp temiz havayı ciğerlerine çekti... Aniden tokluk hissetti. Önceki açlığından eser kalmamıştı. "Keşke siparişleri vermeseydim... Çaktırmadan kamyona atlayıp kaçmalı," diye düşündü. Düşündüğünü de yaptı... Motor daha soğumamıştı. Kontağı ilk çevirişinde kamyon çalıştı. Vitese attı, gaza bastı. Petrol istasyonu geniş bir alanı kapsıyordu. Ana yola gireceği esnada; gecenin karanlığında yayılan selektör ışıklarında hızla kendi gidiş istikametine doğru yanyana seyretmekte olan iki taşıtı fark etmesiyle frene hafifçe dokundu. Fren, istenen sonucu doğurmamıştı. Bu kez sonuna kadar bastı. Otobana çıkmak üzereydi ve kamyonu durduramıyordu. Çaresi yoktu, direksiyonu sağa kıvırarak yolun iyice sağından seyretmeye başladı. Sol aynadaki görüntüden, hızını düşürmeden arkasından yaklaşmakta olan iki aracı korna çalarak uyarmaya çalıştı...

***

***

Daha bir saat önce yemek molası vermişti. Çift kişilik kebap, bir şişe ayran, tabak dolusu salatayı iki pide ekmekle mideye indirmişken yine

Sessizliği sürücü bozdu:" Arkamızdaki taşıt bizi takip ediyor!" "Bu kanıya nasıl vardın?" "Hızı bazen kesmeme rağmen beni sollamadı. Süratlendiğim zaman arada ki mesafeyi koruyor." Bu söz üzerine sürücünün yanındaki koltukta kurulu olan kişi, arkada bulunan ve uyku ile uyanıklık alanlarına gidiş gelişleri yaşadıkları mayışmış suratlarından anlaşılan kişilere seslendi... Sürücü dışındaki dört kişi başlarını arka cama çevirdiler... Silahlarını çekip, emniyeti açtılar ve ağzına mermi sürdüler. Sürücü, sağa çekmesi gerektiğini anladı... Arkada bulunan araç da biraz uzakta sağa çekti. Öndeki aracın sürücüsü, bu kez, lastikleri yakarcasına süratli kalkış ve seyre başladı.

Uçak hızına varma telaşındaydı sürücü... Arkadaki taşıt buna uyum sağlamakta, gecikmedi. Geniş yolda aradaki mesafeyi azalttı. Takip eden otomobil, tanıtılan grubun bulunduğu taşıtın tamponuna vuracak kadar yaklaşmıştı. Arkadaki araç sollamaya geçtiğinde, hızını azalttı. Şimdi, Đki araç paralel konumda ve aynı hız seviyesinde seyir halindeydiler. Takip edilen aracın arka sol koltuğunda oturan şahıs pencerenin otomatik camını indirerek yanda bulunan taşıtın içinde bulunanları elindeki silahı hazır vaziyette tutarak incelemeye başladı... Aniden haykırdı, "Bunlar!.." Sesi korku doluydu. Ön Koltukta Oturan kişi, "Solla!... Sollllaaa! Kamyoonnn!..." Lüks araba sürücüsü, takip eden sol paralelinde ki taşıtın, ancak son anda kenara kaçması nedeniyle denileni yapamamış, önüne aniden çıkan kamyondan kaçıramamıştı güzelim arabayı... Bilanço; takip edilen aracın ön koltuğunda oturan TerKazMaf isimli politikacının, Medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın, arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet, Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümü...

29
Aralıksız birçok eylem gerçekleştirmişti; evi toplamış, kahvaltısını yapmış, kuaförde ense traşı olmuş,yorucu bir banyo seansı sonrası Med’in önceden bıraktığı evin telefonunu aramış, arzuladığı; "Geliyorum,’ yanıtını aldığında ev adresini ayrıntılı tanımlamış ve kendisini kanepeye uzatıp, müzik setinden çıkan kızılderili kökenli ezgileri dinlemeye başlamıştı. Ezgi, mistik özellikteydi... Alıp götürüyordu içselini; vadilere, dağlara, gök ve yeryüzü geniş alanlarına... Beklediği zil sesi geldi. Yıllardır aynı mekanda olma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir elin dokunuşuyla çalan bu zil sesi sanki zafer marşı gibi gelmişti kendisine... Heyecanla açılan kapının önünde sanal seanslarda gördüğü görüntünün aynısıyla Med karşısındaydı. Yüzü aynı tebessümlü ifadeler gösteriyordu. Elinde ekmek dağıtma sepeti ile Kap bey ve karşı komşunun meraklı gözlerle inceleyen bakışları; ilk karşılaşma anının egzotik yapısını yok eden figürlerdi. Ber, onları görmezlikten gelerek, Med’in alelacele içeri girmesini sağladı. Đkisinin de gözleri ışıl ışıldı. Ber'in gözbebeklerinin rengi Med'leşmişti. Yeşil renge dönüşmüştü. Bakışmalar, sarılmayı emrediyordu... Emre serbest iradeleriyle uydular. Ber'in sesi; heyecanlı çocuk sesine dönüşmüştü. "Med!... Med!..." diye bağırıyordu. "Seni görebildiğime inanamıyorum. Gerçek misin sen?..." 'Elle tutulabilen, gözle görülebilen nesnelere madde...' deniyordu. Orta ve lise dengi okullarda verilen eğitim kendi alanında yerini bulamıyordu. Ama olsun... Başka alanlarda bazen anlam ifade edebiliyordu. Maddenin ne olduğunu öğreneli yıllar olmuş ve unutmamıştı.

***

Med'i daha önceleri de bu şekliyle görmüştü. Ama, önceden gördüğü Med; sanal gerçeklikti. Şimdi ki ise fiziksel gerçekliğiyle karşısındaydı. Ber, ellerini onun yüzünde ve saçlarında gezdirdi. Elle tutabiliyordu. ‘Sudan bile daha maddesel gerçeklikteydi. Su, elle zapt edilemezdi. Med ise ellerinden akmıyordu. Elini gezdirdiği bölgeleri, avurtlarını dolduruyordu ve ne eksiliyor ne de fazlalaşıyordu. Med, Ber'in bedeninde dolaşan ellerini hafifçe itekleyerek, "Gerçekmişim değil mi?..." diye sordu muzip bir tavırla. Ber "Gerçeksin!..." dedi. "ve gerçeklerin en güzelisin..." Med, bir anne şefkatiyle yaklaştı ve "Ber! Fiziksel görünümüme o kadar alışma!... Dün konuşmuştuk..." uyarısında bulundu. "Beyinsel duyumsal bağlantıyı koparmayacağım. Ama; ilk ve son kez yüz yüze görüşmüş olacağız. Bu konuda beni ikincisi için hiçbir zaman zorlamayacaksın! Söz vermiştin." Ber, onaylamadığı takdirde sıkıntı doğacağını duyumsadı. "Tamam, dediğin gibi olsun!" "Đkincisi; gerek bu şekilde gerekse beyinsel ve ruhsal diyaloglarımızı başka birine anlatır veya ima edersen tüm bağlantıları tamamen koparacağım... Bunu da bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyorum." "Bunu yüzüncü kez duydum gibime geliyor... Ne içersin?" "Sen ne içeceksen ondan olsun. Biracı olduğunu biliyorum..." "Bu kez günün anlam ve önemine uygun olan içecekten aldım." "Kırmızı şarap mı?" "Aynen öyle." "O halde ne bekliyoruz?... Beraber hazırlayalım." Ber ile Med birlikte mutfağa girdiler. Kendilerine sunacakları servisi hazırlamayla uğraşırlarken Ber, dilini de çalıştırıyordu: "Med, senle olan önceki diyaloglarımdaki rahatlığın aynısını yüz yüze olmamıza rağmen aynen ve eksiksiz duyuyorum," dedi. "Neden?" Ber, yüzünü ona çevirerek, göz kırptı. "Yanıtını biliyorsundur," dedi. "ama sesli konuşmayı kesmemek için yanıtlayacağım... Aksi halde yine beyinsel seanslara geçtiğimi sanacağım... Nedeni; içimden geçenleri biliyorsun ve ben bu durumu kabullendim. Bu nedenle sana içselimdeki düşünce ve duygularımı perdelemek için farklı davransam bile bunun

farkına varacağını bildiğimden doğal davranıyorum ve bu beni rahatlatıyor." Şarap kadehlere dolduruldu ve salona geri döndüler. Med, okşayıcı cümlelerin altında kalmak istemedi. "Senle beyinsel, duygusal, düşünsel çok benzerliklerimiz var," dedi. "Zevklerimizde hemen hemen aynı... Örneğin, ben girdiğimden beri çalan şu kızılderili müziğine tapıyorum... Kızılderililer, eskiden iyi ruhları çağırmak, kötü ruhları kovmak için müziği çok kullanmışlar. Müzik eşliğinde, yanan ateşin etrafında dans ederlermiş. " "Senin gibi ruhu güzel kendi güzel olanları mı, çağırırlardı?..." "Dalga geçme, bozulurum..." Ber'in de bu konuda tarihsel bilgileri vardı. "Kızılderililerin algılama yetisi çok iyiymiş," diye başladı. "Yabancıların kendi sonlarını getireceğini fark ettiklerinden olsa gerek bu tür kötü ruh kovma amaçlı törenleri daha sık yapmaya başlamışlar... Bu tür törenlerle sonuç alamadıkları da soykırıma uğramalarından belli..." Boşalan şarap kadehlerini ikinci kez doldurma uğraşı nedeniyle oluşan kısa bir suskunluk sonrası, "SodGom Ülkesindeki yurttaşların da bu tür törenlere benzer etkinlikler yapmasının aynı şekilde yeterli olmadığını belirteyim...." Ber'den karşı yanıt gelmeyeceğini duyumsadı. Onun düşüncelerini okuduğunu, "Giriş uzatmalarını ben de sevmiyorum Ber!..." diyerek bir kez daha belirtti. Anlaşmışçasına ikisi de aynı anda ayağa kalkarak çırılçıplak kalıncaya kadar soyundular. Med, Ber’in yanaklarını öptü; şefkatli bir öpücüktü bu ve yanıtını aldı. Gözleriyle, Ber'in gözlerinin içine yakıcı ışınlarını salarak, "Yaşamında yaşamadığın ve yaşayamayacağın bir olayı yaşayacaksın şimdi... Sakın korkma ve panik yapma! Aceleye getirme!" dedi Med, kısık ürperti ve çoğunluk erotik duyumsamalar veren ses tonunda. "Her anını doya doya hissetmeye, yaşamaya bak." Ber, yaklaşımı garipsediyse de bozuntuya vermedi. "Göreceğiz," dedi sadece. Yıllardır arzuladıkları sahnenin gerçekleşmekte olduğunun verdiği motivasyonla hareket eden bu iki kişi; birbirlerini yutacakmışçasına davranışlar sergileyerek yerdeki halının üzerine birlikte uzandılar. Yatak

odasına gitmek zaman kaybıydı onlar için... Ber, elektriğe tutulmuş gibi hissediyordu kendisini... Bedenindeki tüm gücü kollarına vererek Med’i sarmalamasıyla aniden derin kuyuya düşüyor sandı kendisini... Geçici durum, diye düşünürken, halen düşmekte olduğunu fark etti. Esintiden kımıldayan kavak yapraklarının çıkardığı sesler geldi kulaklarına... Ani geçişler yaşıyordu... Okyanusu gördü; kocaman dalgalarıyla kıyısında bulunan kentin binalarına saldırıyordu... Dalgalar, ikiz uçaklar şekline dönüştü; Büyük ülkenin, büyük kentinin en büyük ikiz binasının ortasından geçerek, her iki binayı zeminle, toprakla bütünleştirdi. Kilometrelerce yükseklikteki bina şimdi sıfır santimdeydi. Duruma uygun isim bulunmalıydı, bulundu. ‘Sıfır noktası’ dendi. Bina enkazı içinde bulunan su, yerüstüne sızmaya başlamıştı. Bu; ikiz kulelerin ve ikiz kulelerle birlikte gömülen canlı cansız tüm varlıkların tümünün gözyaşlarıydı. Gözyaşları dillenmeye başladı. Sanki biriyle, birileriyle karşılıklı konuşuyordu. "Diğer ülkelerin yurttaşlarına nefretin o kadar büyümüş ki; doygunluğa erişemediğinden kendi insanlarına da yönelmeye başladın... Biz kardeş değil miyiz?..." Gözyaşlarının, muhataplarından biri katil Okyanus’du. Katil Okyanus, onun sözlerine devam etmesini engelledi. Saldığı dalgalarla gözyaşlarını içine çekti, susturdu... Günahkar Okyanus; mazlum gözyaşlarını içseline alarak izole etmişti. Gökyüzü; güneşi kapatan siyah yoğunluklu bulutlarıyla en kara gününü yaşıyordu... Katil Okyanus’un nefretsel motifli üç ana görevi vardı. şimdi. Biri; dışardan ithal ettiği dalgalarla gerçekleştirdiği eylemin toplum önünde günah sayıldığını biliyordu. Bu günahı gizlemeliydi. Kuleleri yıkan dalgaların, kendisi dışında ve yabancı denizin dalgalarından kaynak-lı olduğuna kıyısında bulunanları ve bulunmayanları ikna etmeliydi... Diğeri; kendi nefretine kardeş nefretler doğmalıydı, kıyısında sakin bireylerde. Kendi nefretini onların nefretiyle örtmeliydi. Nefret günahsa; bu günah toplumun olmalıydı. Üçüncüsü; kanlı günahlar çağını başlatmanın başlangıcıydı, olmalıydı bu yıkım. Geçmişte kalan kavramlar kullanılmalı, kullandırıl-

malıydı... Uygun bir kavram bulunmuştu; ‘Kan davası...’ Dünyanın geçmişte kalan töresine göre kan davası günah da değildi. Geçmişte güzel günlerin geçtiği dişe diş; kana, kan dönemini yeniden başlatmanın sarhoşluğuyla; ‘Okyanus’, dalgalarını uzakta bulunan uzak namlı Irak ülkesine ve Irak’ın komşu ülkelerine yönlendirdi. Yıkım başlamıştı. Ber, yıkımın tanıklığını yapıyordu. Geniş ve düz bir ovada yer sarsıntısıyla toprak ikiye bölünüp kendisini içine çekti... Yer altında milyonlarca insandan koro halinde çıkan feryadı duyumsadı. Feryadın sahiplerinden çıkan kanlar dereleşmişti. Derenin büyüğüne nehir, nehirin büyüğüne akarsu denirdi. Ortaokul döneminde kulağı çekile çekile öğretilmişti bu bilgi. Kulağı yerindeydi, acısı kaybolmamıştı. Acılı anılar bilinçaltına atılsalar da bir gün depreşirdi. Bu bilgiyi unutmamıştı. Bilgi, acıyla karışıktı. Kandan dereler; nehirlere sonra akarsulara dönüştüler. Akarsulaşan kanlar, yol buldular. Kendilerinin akıtılmasına neden olan Okyanus’a ayrı ayrı kanallardan döküldüler. Üzeri mavi renkle maskeli masmavi Okyanus hafif pembeleşti, kızarma belirtisiydi bu. Akıtılan kanlar, intikam istiyordu. Ayrı kanallardan akan kanlar Okyanus’da birbirleriyle birleştiler. Birbirine uygun olmayan kan gruplarını barındıran kanlar, bulundukları bedenlerden akıtıldıktan, ‘dost Okyanus’un’ aslında düşman olduğunu anladıktan sonra birleşebilmişlerdi. ‘Düşman ortaktı. Önceki dönemlerde kendi aralarında varolan düşmanlığı dahi var eden bir düşmandı.’ Ortak düşmanları Okyanus’un üzerinde kendilerine yol buldular, hızları ışık hızıydı. Seyir esnasında kendilerine ayrı bir güç daha iştirak etti. Geçmişten kalan ve Okyanus’un dibinde uyandırılmayı bekleyen mağdur, mazlum değişik kan gruplarına ve renklerine sahip kanlar... Onlarda canlanmıştı. Bu kanlarda, Okyanusun yüzeyine çıkarak kendilerine katılmışlardı. Okyanus, maviliğini kaybediyordu. Gerçek rengini ortaya çıkaran ise bileşik kanlardı. Artık Okyanus’a hakim renk; şiddetin, zulmün rengi olan kırmızıydı. Okyanusun. kan davası konulu eylemlerine, yüzeyinde akan bileşik kanlar gerekli tepkiyi veriyorlardı. Okyanus; saldırgan konumunda, bileşik kanlar ise, meşru savunman konumundaydılar. Meşru savunma doğal bir haktı. Yasaldı, hukuka uygundu. Saldırgan konum ise hukuka aykırı ve şeytaniydi. Đşin ilginç yanı, şeytana karşı Tanrı’nın yanında yer

aldığını iddia edenlerden bazı kişi ve gruplar yeşil renkleriyle Okyanus’un üzerindeki kızıllığın net rengini nötrleştirip, değiştirmeye onların gerçek yüzünü maskelemeye çabalıyorlardı. Bunlardan bazılarının dini vecibelerini yerine getirirken şeytana attıkları taşlar, geri dönerek onların kafalarına isabet ediyordu. Bu taşları onlara geri atanlar ise; gerçek dindarlardı. Gerçek dindarlar; dini vecibelerini yerine getiriyor görünenlerin, Şeytanın uşağı olmaları halinde Şeytanlaştıklarını biliyorlardı. Onlarda Şeytan taşlama dini vecibeleri elekten geçiriyorlardı. Elekten geçirenler; Düzenleme, Đzleme, Uygulama ve Denetlemeleriyle Şeytan’a yardımcı olanların, gerçek yerlerinin Şeytan safları olduğunu bilebilecek ermiş beyinler ve ruhlardı. Sembolik olarak Şeytan’a atacakları taşların bir kısmını, zamanında lazım olur diye, saklamışlardı. Şimdi hem onlara hemde biat ettikleri Şeytan’a atıyorlardı. Ermişler, ebabil kuşları görüntüsü arada sunuyorlardı. Fil süresindeki olayı canlandırıyorlardı. Bilerek veya bilmeyerek kendilerini maskeleyenlere uygulamalı öğretide bulunuyorlardı. Onlar öğrenmekte geç kalmışlardı... Ebabil kuşlarına dönüşen ermişlerin, attıkları her ufacık taş diğerleriyle birlikte onlarında kafalarını parçalıyordu. Üzerlerine bindikleri mekanik, teknolojik, bilişik bazen uçan, bazen karada yürüyen, bazen yüzen fillerin üzerlerine düştükçe tarihe geçecek sahneler tüm boyutlarıyla izleyicilerine heyecanlı dakikalar yaşatıyordu. Geçmiş tarih canlanıyor, yeniden yazılıyor ve geleceğe anın tarihi olarak miras kalıyordu. Geçmişte yaşamış tüm semavi dinlerin, ekollerin, öğretilerin iyi ruhları da canlanmış reel hayata geri dönmüştü. Bunlar kendi öğretilerini kullanarak, yanlış yorumlayarak, haksız çıkar elde edenleri cezalandırmak için geri dönmüşlerdi. Onların maskelerini düşürmek ve öğretilerini yanlış yorumlamalardan temizlemek için geri dönmüşlerdi. Đyi ruhlar; yaşayan iyi ruhlar yanında, gizli alemden gelen kötü sanal ruhlara ve reel kötü ruhlara karşı kendi teknikleriyle mücadele etmeye başlamışlardı. Değişik sesler, renkler, tarihsel motifler... Kısaca, insanlığa mal olan tüm insani değer ve değer koyucular canlanmışlardı sanki. Dünya, şimdi mahşeri yaşıyordu. Hesaplaşma başlamıştı. Kan davası, duygusallıktı, yanıtı da duygusal içerikliydi... Mantık saf dışıydı. Kan; kanla beslenmek istiyordu. Çünkü kendisi akıtılmıştı.

Kendisini yuvasından akıtanlar da bulunan kan da akmalıydı. Yoksa benliğini, rengini kaybederdi. Kan, ölümsüzleşmek istiyordu. Mücadeleleri, kendi istek ve arzularıyla kan akıtıp, kan davası güden güçlere ve işbirlikçilerine karşıydı. Kan davası, duygusallıkta taşıyordu. Yani tehlikeliydi. Yanıtıda duygusal içerikli olabilirdi. Mantık safdışı bırakılmıştı. Akıtılan kanda, kanla beslenmek istiyordu. Akıtılmıştı ve yeniden canlanmak için kana gereksinim hissediyordu. Kendisini yuvasından akıtanların kanıyla beslenmeliydi. Kısasa kısas hükmü canlanmıştı. Akan kan; akıtılacak kanla ölümsüzlüğü yakalamak istiyordu. Okyanusun dalga çıkaran, ithal eden, ihraç eden noktasına kadar ulaşan bileşik kan; hareket merkezini zorladı... Kesilen başlardan akan kanlar, uzuvları kopan insanların gözyaşları Ber’in yüzüne aktı. Birbirinden beslenen kanlar, başını döndürdü. Nefreti iyice duyumsuyordu... Nefret; açlığını doyurmak için başkasının kanını çağırıyordu. Günaha girmek istemedi... Nefretini boşaltacak günahsız bir alan aradı. Bulamadı. Kendisine yöneldi. Kendisine yönelen nefreti, kendi kanını bedeninden dışarı akıttı. Kansızlık, midesini bulandırdı, başı döndü... Düştü... Anlık nefreti boşalmıştı, akan kanı bedenindeki damarlarına geri döndü. Sayısız ve her telden müzik parçaları çalan radyo, televizyon sesleri, bazı politikacıların esmer yüzleriyle bağırarak konuşmaları kulaklarında çınladı... Arada atılan alkol dolu kahkahalarla, “Bu artık üçüncü dünya savaşıdır, resmen ilan ediyorum. alanı Güneşin doğduğu yerin ortası olan ortadoğu, Asya ülkeleri ve Sodgom ülkesidir! " diye bağıran kötü ruhları gördü. Onlara secde eden bazı dünya ülkeleri temsilcilerini izledi... Puslu ve toz duman alanda, ciğeri nefes almakta zorlanıyordu. Öksürdü Ber; ağzından çıkan balgam, kanlıydı... "Sen Öldün!.." diyerek elindeki ağır silahı kendisine doğrultan şahıstan korktu. Korku şiddetiyle kalbi yerinden çıktı. Kalpsizdi, şimdi... Damarlarına, beynine kısaca hiçbir uzvuna kan pompalanamayacaktı. Kan gitmeyen beyin hücreleri öldüğünde, düşünemeyecekti. Meşru müdafaa zemini doğmuştu. Karşılık verdi. Saldırgan etkisiz kılınmıştı. Başkaları da ortaya çıktı... Med’in sesini duydu, "Sakin ol!" diyordu. "Az sonrayı bekle..."

Bu seslenme sihirliydi... Sesler, görüntüler kayboldu... Şimdi ne nesne, ne ses hiçbir şey yoktu... Sadece sükunet vardı ve bu rahatlatıcıydı... Sükunet kısalığıyla kaldı. Üzerinde kesimi yeni yapılmış çimenlerden başka bir şey bulundurmayan toprak üzerindeydi. Hayır!.. Hayır!... Toprakla bütünleşmiş gibiydi... Sanki kendisi toprak olmuştu. Bütünleştiği topraktan bir sopa genişliğinde delik açıldı. Đçinden su fışkırmaya başladı. Kaynak suyu görünümünde berrak ve temizdi. Kaynak suyu, toprağın yarılmasıyla oluşan bir kanaldan akmaya başlamıştı.. Kaynak suyu kesintisiz akıyordu. Çoğaldı ve dere oldu. Kanal yatağından büyük bir hızla aşağıya doğru akıyordu. Bu kez; kendisini akan su üzerinde aynı hızda seyir halinde gördü Ber. Đlk kez doyumsuzluğunun doygunlaştığını duyumsuyordu. Hayatında hiç bu kadar mutlu hissetmemişti, kendisini... Tarif edemeyeceği bir devinim içindeydi. Tüm benliği karşılanıyordu sanki... Geçen zamanı kavrayamıyordu. Biraz ileride arada kabarıp çekilen deniz dalgalarını gördüğünde hazsal duyumsamaları çılgınlık derecesine ulaşmıştı. Kanaldan akan suyun, denizle birleşmesine ramak kalmıştı. Deniz kabardı. Metrelerce yukarıya doğru yükseltti. Aynı anda; kanaldan akan kaynak suyu da denize döküleceği noktada Ber’ide beraberinde alarak metrelerce yukarıya doğru yükseldi. Yükselen kaynak suyu ile deniz suyu yarım ay şeklinde birbirlerine doğru yönelerek yakınlaştılar. Her iki su hava boşluğunda birbirlerine dolandılar. Kanaldan gelen kaynak suyu ile deniz suyu sarmaladılar birbirlerini... Her çıkışın bir inişi vardı ve iniş de gerçekleşti. Kanal suyu olduğu gibi deniz'in kabaran suyuyla özdeşleşerek denizle birleşmişti. Yine kavak yapraklarının hışırtı dolu seslerini duydu Ber... Bu kez bu hışırtılar melodikti. Kulağa hoş geliyordu. Geniş bir ovada tek başına durduğunu izledi. Çırılçıplaktı... Hava sıcak veya soğuk değildi. Hafif bir meltem rahatsız etmeden bedenini yalıyordu. Mutluluk hissediyordu tüm hücrelerinde, duygularında. Bedeninde olagelen romatizma ağrılar da gitmişti, rahattı... Arada ağaçların selam verircesine dallarını aşağıya doğru sallayıp doğrulduklarını görüyordu. Kuşların, böceklerin, geyiklerin, aslanların

çıkardığı sesler, rahatsız edici değildi, hatta bir orkestra şefi tarafından yönetiliyor gibi ritmikti, senfonikti... Alıp verdiği soluklar vücudunu doyuruyor, kanının damarlarında daha rahat dolaşmasını sağlıyordu. Gündüz aydınlığında gökyüzünde beliren yıldızların "Artık özgürsünüz!" yazısını oluşturacak şekilde dizildiklerini gördü... Alan, aniden insanlarla doldu... Birbirleriyle tokalaşan, sevişen, değişik dil ve seslerle zafer şarkıları söyleyen, parlak yüzleriyle, başları üzerinde saçtıkları beyaz ışıklarla, renkli gözleri ışıl ışıl parlayan bireylerden oluşan büyük bir insan topluluğuydu bu.... Topluluğun neşesinden kendisine düşeni aldı... Beden ve dillerinden çıkardıkları sesler; iyi bestelenmiş çok sesli bir müzik parçası kadar uyumluydu. Sesler bütündü ve çatlak ses yoktu. Ber, topluluğun çevresinde halka oluşturduklarını ve çevresinde dönmeye başladıklarını gülümseyerek izledi. Çevresinde hızlı dönüşlere geçtiler. Ber’de bulunduğu noktada kendi etrafında topaç gibi dönmeye başlamıştı. Kendi ve çevresindeki bireylerin dönüş hızı nedeniyle kimseleri göremiyordu. Sadece ince bir çizgi hali vardı. Hızın şiddeti; halkanın döndüğünü dahi fark ettirmiyordu. Sabitlenmiş gibiydi. Halkanın kendisine doğru git gide daralarak yaklaştığını ancak, duyumsayabiliyordu. Halka gözlerine bir parmak kadar yakın mesafede durmaya başladı. Bu kısa sürdü. Bir mermi hızıyla iki kaşının ortasına temas etti. Ber, sendeledi. Sendelemesi psikolojikti. Farkına vardı... Halka; mermi vuruş etkisi yaratmamıştı. Hoş duygular alnının ortasından tüm bedenine yayıldı. Bu hazza doyamıyordu. Sanki!... Sanki!... Bedenine giren halka ayrışmış, tüm hücrelerinin içine ayrı ayrı girmiş, hücrelerinin plazmalarında tatlı dalgalar yaratmıştı. Yerinde duramıyordu. Yüklenen aşırı enerji tüketilmek dileğindeydi. Bacakları gerildi. Yay gibi fırladı, yerden... Yükseklik bir kaç metrelik değildi... Bulutla kucaklaştı. Bulut, kendini kopyaladı. Kopya minimize olup, Ber’in bedenine girdi. Dağlarla yüzleşti, sönmemiş volkanlarla, okyanuslarla, ormanlarla, bitkilerle, hayvanlarla... Her yüzleştikleri, kendilerini kopyalayarak, kopyalarını minimize ederek, Ber’in bedenine giriyorlardı.

Mistik bir ezgi sürekli çalıyordu bu arada. Ber’in ve yüzleştiği varlıkların tavırları müziğe uygun ritimlerdeydi. Đçinde oluşan minimize varlıkların tümü yoğunlaştı, yoğunlaşma da kendisini kopyalayıp, kopyasını dışarıya verdi. Ber’in karşısında gördüğü kopya şekil değiştirdi ve Med biçimini aldı. Ber, içindekilerinin verdiği enerji ve tazyikle, Med’leşen yapıya tensel, duygusal, düşünsel yakınlaşma sağladı. Normal yaşamdan soyutlanmıştı sanki... Kendisini çok güçlü hissediyordu. Tüm doğallığıyla Med’le birleşme sağlıyordu. Doğanın barındırdığı tüm varlıkların değişik sesleri, aşırı hazlanan isterik kadın çığlıkları düzeyine ulaşmıştı. Ber, çığlık sesinden hiç hoşlanmazdı. Bu çığlıkların ise sonsuza kadar kulaklarında çınlaması için her zorluğa katlanırdı. Bu arada Ber’inde altta kalır yanı yoktu. Med ve Ber ikilisi; erotik sesli bir düet sunuyorlardı birbirlerine... Son bir eylemle zevkten kısılmış gözlerini açtı. Med karşısındaydı. Cinselliğe ilk kez tamamıyla ve tüm atomlarıyla doyuyordu. Bazı insanların neden doyumsuz olduklarını, değişik birliktelikler yaşamalarına rağmen gözlerinin dışarıda olmasını daha iyi anlıyordu. Çünkü onlar az önce gerçekleşen birleşme benzerini arıyor ve elde edemiyorlardı. Med’in yüzünden yükselen sıcaklık içini hoş etmişti. Med ile cinsel birleşiminin, boşalımla sonuçlanmış olduğunu organında kalan eserden anlamıştı... Kavrayan kolların sahibine daha sıkıca sarıldı. Sımsıkı tuttu. Duygu boşalımı kendisinde Med’in akan gözyaşları gibi salgılandı. Her ikisinden yek diğerinin yüzüne akan gözyaşları boşa akmıyordu. Yararı olacaktı. Yüzlerindeki sıcaklıktan buharlaşan gözyaşları, gökyüzünde bulutlaşacak, yağmur olarak geri dönecek, içen insanların gözyaşı kaynağını oluşturacaktı. Gözyaşları, gözyaşlarını doğuracaktı. Ağlamak; su israfı değildi... Hafiften ve kesik kesik alınıp verilen soluklar ritimli ve estetikti. Sağ eliyle Med’ in beline kadar varan uzun saçlarından gidiş gelişli seyirde okşamalarda bulundu. Bu okşamalar karşılıklıydı. Birbiri içine geçen gölge vücutlar gibiydiler. Şeffaf, incitmeyen dokunuşlar... Kendisine özel bedensel kokular... Alınan ve verilen nefesler; ıslak ağaçlar arasında bulunan birinin aldığı nefesler kadar tazeydi...

Yüzlerinde hafif bir gülümseme mimiği oluştu, her ikisinin. Göz göze geldiklerinde, Med’ in sanki sonsuz derinlik görüntüsü veren yeşil gözlerinin parlak ışıltılar saçtığını zevkle izledi. Ber’in dişlerinin arasına giren Med’in bir saç teli hala yerinde duruyordu. Yemeğinde; kıl gördüğünde yemek masasından kalkan Ber; Med'in saç telini iştahla yuttu. Med’i içine almak, çiğnemek, yutmak gibi içgüdüsel istekler oluştu Ber’de. Sevgilisine olan aşırı duygusallığından onu yiyen çekik gözlüler ülkesi yurttaşıyla ilgili gazetede okuduğu bir haberi anımsadı. O çekik gözlü insanın ruh halini şimdi anlayabiliyordu. Ber, bir tüy kadar hafif hissediyordu kendisini ve üzerine uzanmış olan Med’i... Dünyayı kucaklamak geliyordu içinden. Damar ve kas atımları, organının titrekliği doyum sonrası göstergelerdi. Ber ile Med normalleşinceye kadar hareketsiz kaldılar. Med, Ber'e kendi ev telefonunu verdi. Bu ‘sana güveniyorum’ demekti. Ber, telefon fihristine verilen telefonu büyük rakamlarla yazdıktan sonra, Med'in yanına uzandı. Sola yarım dönerek sağ bacak ve sağ kolunu Med’ in bedenine bıraktı. Tam konuşacaktı ki; Med, işaret parmağını hastane duvarlarında asılı hemşire fotoğrafında olduğu gibi tutarak susmasını işaret etti. Ber’in konuşması ortamın sihrini bozacaktı sanki...

***

30
"Biranız tazelensin mi?..." Teklifi sunan garsona, "Bu soruyu bu akşam bir kez daha duymak istemiyorum," dedi Ber. "Boş gördükçe yenile! Tabağa biraz da çerez ekle..." "Derhal, Efendim!" Görünümü salaş olmasına karşın servis ve müşteriye olan saygı yönünden yıldızlı pekiyi alabilecek bu birahaneye arada takılmayı seviyordu. Bazı akşamlar evde kalmak, Tut-Bırakma KursEvinde kalmak gibi geliyordu kendisine... Yalnızlık, hiçlik, boşluk, geçmişteki hatalar, gelecek endişesi ve gözyaşları akıtma anına kadar varan ve kaynağını tespit edemediği duygusal yoğunlukların etkisi altına giriyordu. Geçmişten kalan az sayıda ki arkadaşlarına olan özlem ve daha bir çok içsel saldırılar kendisini bitiriyordu. Artsa’yı, bir daha görmemek üzere kaybetmişti. Yeğeni Mus, zorunlu askerlik görevindeyken Đllegal ABCD örgütü militanlarıyla kurulan sıcak temasta öldürülmüştü. Tar, ise Ad Kenti kırsalında dış güvenlik güçlerince ele geçirilmiş ve şimdi 'Đllegal-ABCD örgütü üyesi olma, yasa dışı silahlı mücadelede bulunma' suçundan yargılanıyordu. Ad Kenti Tut-Bırakma KursEvin'de tutukluydu. Arada ziyaretine gidiyordu. Yargı duruşmalarında avukatlığını da üstlenmek istemişse de örgütlerinin özel avukatları olduğunu, avukat seçme inisiyatifinin kendi elinde olmadığını belirterek kabul etmemişti, Tar. Solkol, bilgisayar ve cep telefonları mağaza zincirini dörtlemiş, işlerinin yoğunluğundan çok az görüşür olmuşlardı. Akrabalarıyla, akrabalıktan kaynaklanan zorunlu seyrek ilişkiler standardını aşmamıştı. Markız, Solkol'un mağazalarından birinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştı ve son zamanlarda neredeyse kendisiyle görüşmemek için sudan bahaneler uyduruyordu. Seyrek günlerde yaşadıkları cinsel birleşme dışında ondan kaynaklanan nedeni belirsiz bir soğukluk başlamıştı.

Med'le iletişimsel bağı devam etmesine karşın, yüz yüze ilk ve son kez görüşmüşlerdi. Aksi yönde ısrar etmemeye söz vermişti. Sözünü tutmaması onun yanıtını değiştirmeyecekti. Ber, dost ve arkadaş bulmakta küçüklüğünden beri çok zorlanırdı... Bazen kendisini gereği gibi karşısındakine ifade edemez, bazen de işine gelmediğinden öyle davranır, bazen de yorum ve düşünceleri, standart altı veya üstü olması nedeniyle garipsenirdi. Kendisini algılayanlar, bulunduğu grup ortamlarında birkaç kişiyi geçmezdi. Arkadaş kazanmak, bir sanatçının ürün ortaya koyması kadar zor gelirdi kendisine... Bu yapıyı birkaç kez bozmuştu. Bu şekilde kurduğu arkadaşlıklar devam etmemişti. Sağlam temeller üzerine oturmayan dostlukklar çabuk bitmişti. Kalabalığı ve gürültüyü genelde sevmezdi. Bazı günler ise sevmediği kalabalığa ve gürültüye aşırı açlık hissederdi. Bu da bir gereksinim galiba, diye düşündü. Birahanede bulunan insanların seslerinden oluşan uğultu ile buna eklenen az önce açılmış televizyonun akşam haberleri sunucusunun çıkardığı bağlantısız bir gürültü kaosu oluşmuştu. Ağzına kadar doluydu. Duygularını, düşüncelerini, gözlemlerini anlatabileceği birilerine ölesiye ihtiyacı vardı. Masasına bira gönderip, sonra muhabbet için masasına oturan şahısla karşılıklı bir şeyler paylaşmak istediyse de ayrı dünyaların insanları olduklarını beş-on dakikalık konuşmalarıyla her ikisi de farkına varmakta gecikmemişlerdi. Bira ikramı dışında ikinci kez centilmenlik gösteriminde bulunan şahıs; masadan izin isteyerek kalkmasıyla rahat bir nefes almıştı Ber... Canını sıkan nedenlerden en büyüğü de düştüğü bireysel ekonomik krizdi. Özelde ‘MilMalDen-Ydom’ isimli bir holding ile bazı şirketlerin devlete ait iki bankadan aldıkları usulsüz kredileri geri ödemeyip, hileli iflasla iç etmesi nedeniyle oluşan bir ekonomik kriz nedeniyle ortam yeniden sarsılmıştı... Kriz, yurttaşı ve özelde Ber'i çok kötü vurmuştu. Az sayıda kalan müşterilerinden durumu iyi olanların avukatlık komisyonu ödemelerinde tembel davranmaları, borçluların mallarını haciz edip kaldırmasına rağmen ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle ödeyememeleri, satılan mallardan elde edilen gelirin ise giderleri ve devlete ödenen harçları ancak karşılaması... Ve daha bir çok nedenlerden vergi, sigorta ve diğer büro giderleri ile özel zorunlu giderlerini karşılamada güçlük çekmeye başlamıştı.

Telefon, elektrik, su faturalarını, bina aidatlarını, sekreter aylık ücretini, devlete olan aylık vergi ve sigorta borçlarını ödemek için son aylarda banka kredi kartlarıyla nakit para çekmek zorunda kalmıştı. TefeciBank'ın bu ay ki ekstresin de geçen asgari ödeme limitini, başka bir bankaya ait kredi kartını kullanarak çekmiş olduğu nakitle ödemişti. Faizli parayı, faizli parayla ödemeye çalışmaktı bu. Umut; fakirin azığıydı. Geleceğe umutla bakıyordu. Birahanedeki uğultunun bir anda kesilmesi, televizyon sesinin üste çıkması Ber’in dikkatini çekti. Tüm gözler ve kulaklar televizyondaydı... Ulusal televizyon kanallarından birinde sunucunun sunduğu haber ilgi çekmişti. Televizyon; bazı sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, partilerin katılımıyla oluşan büyük bir protesto yürüyüşünü gösteriyordu. Topluluk da bulunanlar ellerinde taşıdıkları afiş ve yazılara uygun sloganlar, atıyorlardı. Megafonda birkaç örgüt başkanının konuşmaları ayrıntılarıyla, yorumlu olarak veriliyordu televizyon kanalından. Yan masadan bir ses geldi. "Yine sun’i gündem!..." Ber, sesin sahibine baktı. Bakışmalar, şahsın baş eğme yenilgisiyle sona erdi. Ber, kullanılan cümlenin yorumunu isteyecekti. Belki, kendisinin de söylemek istedikleri olacaktı. Ses sahibinin baş eğmesi, bunun yolunu tıkayan bir davranıştı. Ber, nedenini iyi biliyordu; dışsal görünümü kendisini tanımayanlar da güvenlik görevlisi olduğu izlenimi oluşturuyordu. "Birey haklı... Bu ortamda her isteyen, istediğini, konuşabilmesi için, bazı zorlukları ve riskleri göze almalı, diye düşündü. Bazen, güvenlik görevlisi olmayanlardan dahi "Durumdan vazife çıkaranlar." oluyordu az da olsa... Sloganlar, birahanenin içinde atılıyormuşçasına yüksek perdeden geliyordu. Ses ayarı ile oynanmamasına rağmen bu şekilde sesin yükselmesinde televizyon yöneticisinin toplum bireylerinden kulakları paslı olanlara kıyaklık yapma amacı var gibiydi... Aylar önce bir lüks arabanın bir kamyona vurması sonucu içindekilerin ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının ortaya çıkardığı kirli ilişkiler ve olaylara halkın kendiliğinden tepki vermesiydi. Ülkede bir şeyler değişiyordu... Sabahleyin iyice temizlediği kulaklarıyla topluluğun attığı sloganları dinlerken Ber, heyecanlanmıştı. "Kahrolsun Halkın dini!..."

"Kahrolsun Gericilik!..." "Kahrolsun Halkın Kültürü!..." "Yaşasın Çağdaşlık!..." "Yaşasın Demokrasi!..." "Yaşasın özgür Düşünce!..." "Gericiliğin ayak seslerini keseceğiz!..." "Mafya, Politika, Güvenlik işbirliğine son!..." "Hukuk Ülkesiyiz; Güvenlik ülkesi olmayacağız!..." "Susma!... Sustukça sıra sana gelecek!..." "Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın!..." "Vur!... Vur!... Đnlesin!... Merkez Baba dinlesin!" "Kahrolsun Emperyalizm!... Yaşasın Bağımsızlık!..." "Kahrolsun B.D. ve onun yerli işbirlikçileri!" "....................................................................................!" Bir şeyleri yaşatmak için bir şeyleri kahretmek gerektiğinin mesajlarıydı... Ber, gösterinin katılımcı gruplarından biri olan ve yaklaşık bir yıldır üyesi olduğu “Yenilikçi Hukukçular Grubu" Genel başkanının, titrek ve ancak 1789 Büyük Fransız Đhtilalini gerçekleştirenlerden birinde oluşabilecek duygu yoğunluğunu duyumsatan sesiyle, karşısındaki topluluğa ve medya aracılığıyla tüm SodGom Ülkesi insanlarına ulaştığı bilinciyle hitap ediyordu. Cinsiyeti bayan olan genel başkanın ses düzeni erkeksi özellikteydi... Demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, içerikli anlatılar için kadın sesi uygun değil miydi?... Yoksa, sert söylem için kadın sesi yetersiz mi kalıyordu?... Haber sunucusu bir başka habere geçiş yaptı. Haftalardır gündemde olan bir toplumda infial uyandırılan olayla ilgili yeni gelişmelerden söz ediliyordu. Hemen hemen her mahallede ve köyde gerçekleşen adiyattan bir olay, her nedense gündemin ikinci maddesiydi. Etkileşimli ve etkilenmeli ve etkileyici medya ufak bir olayı dahi isterse ülkenin birinci önemli sorunu haline getirebiliyordu. Onlar yüce güçle yarışmaya çalışan önemli güçlerdendi. Onlara yakın duran güvende olur... Onlardan uzak duran, çelme takmaya çalışan ise en müthiş suçlamalarla cezalandırılır, infazı için bildik Tut-Bırakma KursEvine sahip olmasa da daha büyük

KursEvleri vardı onların. Hedeftekilere Dünyayı, zindana dönüştürebilirlerdi. Ufak bir kısmı haricinde onlar hem iddiacı, hem yargılayıcı, hem savunucu hem infazcı... Her şeydiler onlar. Yargının, ‘sav-savunma-yargı’ olarak özetlenen üç sacayağından daha çoğuna sahiptiler. Onların sacayakları sayısızdı. Onların bir kısmı, her şeydi. Gerektiği zaman bir bakkal olabilir, yurttaşa deterjan dağıtabilirlerdi. Gerektiği zaman telefoncu olurlar, cep telefonu dağıtırlardı. Oyuncakçı... Kasap... Kitapçı... Ressam... Politikacı... Çöpçatan... Güvenlikçi... gibi tüm meslekleri yerine getirebilecek kadar kabiliyetliydiler. Bu nedenle SodGom ülkesinde herkes gibi en küçük kentin en küçük köyünün en küçük mezrasındaki bakkal dahi onlardan korkardı. Onlarla dalaşan mezra bakkalı kendi hayatını da riske etmiş olurdu. Çünkü onlar; bulunduğu mezradaki insanlara gazeteyle birlikte bakkalında bulunan tüm malzemeleri hediye edebilecek ve kendisini iflas ettirebilecek kadar güçlüydüler. Onların ise iflası, ‘na’ veya başka bir dille ‘no’ mümkün-dü. Çünkü onlar vatandaşın cebinden aldıklarının bir kısmını onlara geri veriyorlardı. Tüm vatandaşların iflası ise mümkün değildi. Çokta önemli değildi. SodGom ülkesinin hazinesi sağolsundu... Bakkal ise kendi kesesi dışında bir kese taşımıyordu. O da mezrasında bulunanlara birer sakız dahi hediye ettiğinde iflasını onaylamış olacaktı... Kurban veya kurban edilmesi gereken cinsten birileri aranıyordu. Senaryo bunu emrediyordu. Ömürlerinin süresi senaryolara uyumlu davranmayla özdeşti. Yoksa başkaları kendi yerlerine geçirilebilinirdi. Başkaları da arıyordu. Kendileri veya başkası bulmuş fark etmeyecekti. Uygun kurban bulunmazsa yaratılacaktı. Gerek kalmadı. Bulunmuştu. Bir film çekimi için bile bu aksesuarları, bu tipleri en ünlü yönetmen ve takımı dahi oluşturmazdı. Mutlaka bir eksiklikleri olurdu. Modacıları dahi etkileyecek şıklıkta nostaljik biçim ve giyimde küçük bir tarikat grubunun lideri ile yeşil kurdele dışında tarikatın hiç bir değerini yansıtmayan güzel bir kız arasında cereyan etmiş öykü sunulurken Ber’in aklına gelenlerdi bunlar. Öykü sıradandı. Olağanüstü değildi.

Güzel kız KurguGirl ile tarikat lideri, dini nikah sonrası insel ilişkiye girmişlerdi. Tecavüz yoktu. Karşılıklı rıza vardı. SodGomYasası bu ilişkiyi suç olarak görmüyordu. Dini yasalar yönünden ise bırakın suç veya günah olması sevabıda vardı. Hatta toplam dörde kadar da eş alma yolu vardı. Hatta, ahlaki anlamda da bir sorun yoktu. Cinsellik güzel bir şeydi. Layıkıyla gerçekleştirilirse tarafların varolan negatif enerjilerini pozitife eden özellikteydi. Uluların fazla eşliliklerinin bir nedeni de bu olabilirdi... Belki de olmayabilirdi. Bu uzmanların konusuydu. Pozitif duygular; meleki... Negatif duygular ise şeytani duygulardı. Meleki duygular ise insanın beynini ve kalbini açan, aydınlatan etkiler sağlardı. Đki kişinin birlikte gerçekleştirdikleri birleşmeyle ortaya çıkardıkları pozitif enerji neden bazılarını rahatsız etmişti?... Rahatsız etmemişti... Ama bu olgu başka amaçlar için negatif düşünceler oluşturmaya uygundu. Değerlendirilecekti. Engel olandan küsülecekti. Televizyonun kadrolu sunucusu iştahla sorular yönlendiriyordu KurguGirl isimli kadına... Ben ilişkiden negatif duygular aldım, diyordu. KurguGirl, inkara yöneldi. Ben negatif duygular aldım, dedi. Soruyu yönlendiren neden bir çok sorular arasında ana soruyu geçiştiriyordu. ‘Madem negatifti. uzaklaşsaydın. Devam ettirmeseydin!...’ Sorsa da KurguGirl önceden yanıta kurgulanacaktı. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktu. Başı yeşil kurdelayla kaplı olanlarda bir insandı ve onlarında cinsel duyguları vardı. Kurallara uygun gerçekleşen işlem kınanıyordu. Toplumun hassas damarlarına vuruşlar yapılıyordu. Dindar insanlara karşı negatif enerji oluşması sağlanmaya çabalanıyordu. Çünkü şu an hedefte onlar vardı. Bu hedef önceleri ve bir çok kez başka hedeflere karşı kullanılmıştı. Başarıda sağlanmıştı. Ama şimdi çıkarları onların hedef olmasını istiyordu. Çıkarlarla senaryolar uyumluydu.

Televizyonda izlemekte olduğu KurguGirl’in sanki kendisiyle konuştuğu sanısına kapıldı Ber. Hayır duyduğu sesler ondan gelen içsel seslerdi. Sanki onun içine girmişti. Duyumsamalarına kulak kabarttı. "Ödemeyi çekle mi yoksa nakit mi yapacaklar?... Beni bir dizi de oynatırlarsa meşhur olurum valla... Sümüklü Mahtike beni izliyor mudur?... Peki benle kimse evlenir mi artık?... Aman para bin ayıbı örter, boşver... Peki bu yeşil kurdelayı ne zaman saçlarımdan atıp kurtulacağım. Güzelim saçlarımı görmelerini de istiyorum..." Ber, garsonun masada bitmesi nedeniyle kendine geldi. Boş bardağını alan garsona, "Bu kez doldurmanı istemiyorum..." dedi. "Bu kadar yeterli. Hesabı alayım!" Ber, hesap ve bahşiş ödedikten sonra hafif yalpalayarak, birahaneden, "gece caddesine," çıktı. Otosunu park ettiği yer çok uzakta değildi. Otoparkın girişinde bulunan görevlinin, ovuşturduğu eline verdiği bozuk para karşılığında; "Teşekkür ederim, iyi geceler!" dileği aldı.

31
Ber, Ad kenti Tut-Bırakma KursEvine doğru yola çıktı. Đki haftaya yakın süredir görememenin verdiği özlemi ve hasreti Tar’la giderecekti. Tut-Bırakma KursEvinin kapı girişinde tutuklu ve hükümlü tanıdıklarını ziyaret etme amacıyla bekleşen uzunca kuyruk can sıkıcı bir görüntüdeydi; estetik değildi... Kuyruğu aralayarak ulaştığı müracaat bölümüne avukatlık kimliğini, “Đyi günler!” dileyerek uzattı. Selamın muhatapları; dış güvenlik temsilcisi ile yargı bakanlığı temsilcisi idi. Onlardan bazılarının, selamı yanıtsız bırakmak gibi bir gelenekleri vardı. Öksürdü kibarca... Duyulmadı. Öksürdü kabaca... Bu kez duyuldu. Dikkatlerini çekebilmişti. "Buyurunuz beyefendi!" diye karşılık geldi. "Size nasıl yardımcı olabiliriz?" "Tutuklu Tar’la görüşmek istiyorum." "Adı, soyadı ve bulunduğu hücre numarası?" "Adı; Tar. Soyadı; TutukluKaldım. Hücre numarası; Tehlikeli Hücre 11..." Dış güvenlik görevlisi avukatlık kimliğini aldı. Onun yerine tutturucusu bozuk ‘Avukatlara Mahsus Ziyaretçi Kartı. Sol yakaya takınız!” yazılı kartı verdi. Ber, ‘Bunu yakama nasıl takacağım?” soru cümlesini kullanma gereksinimi duyduysa da onlardan gelecek yanıtın hoşuna gitmeyebileceği endişesiyle vazgeçti. Önüne konan kalın ciltli ziyaret defterindeki “Üzerimde cep telefonu, silah ve başkaca eşya olmadığını onaylarım,” yazılı beyanın ad soyad kısmına ‘Ber TERSYORUMDOĞ’ yazarak imzaladı. Đkinci giriş kapısına doğru ilerlemeye hak kazanmıştı. Đkinci giriş kapısının önünde dış güvenlikten iki kişi ile siması yabancı gelmeyen bir bayan avukatın tartışmasına tanık oldu. Kadın avukatın, "Kardeşim üzerimde metal bir şey yok, diyorum neden anlamak istemiyorsunuz?" şeklindeki tekrarlı anlatımı olumlu tepki almasını sağlamıyordu.

***

Geçici dış güvenlik görevlilerinden daha genç olanı, "Abla! Bize verilen emir böyle..."diyordu. "Emir kuluyuz... Güvenlik stantından altından geçtiğinizde sinyal vermemesi gerekiyor. Bayan yargı görevlisinin üzerinizi aramasına izin vermezseniz, biz de tutuklu müşterinizle görüşmenize izin vermeyeceğiz!" Koşulları açık ve net olarak ifade etmişti. Bir şeyi elde etmek için, bir şey vermek gerekiyordu. Bu genel yasa; dünyanın en bağlayıcı doğal yasalarından biriydi. Üzerinin aranmasına izin vermek, görüşme izninin alınmasının anahtarıydı. Görüşme isteminde bulunan avukattı. Bu yasayı da bildiği kabul edilmekteydi. Bu yüzden ona yasanın ayrıntılarıyla anlatılmasına gerek yoktu. Sorun; doğal yasaya uygun hareket etmeyle çözüldü. Açılan kapıdan kolaylıkla giren bayan avukattan sonra kapanan kapının tekrar açılması dileğiyle bu kez Ber bekliyordu. Ber, güvenlik stantının altından geçtiğinde “bip!” sinyali duyuldu. Genel arzu üzerine geri çıktı... Üzerindeki anahtarlığı, metal paraları kenarda bulunan masaya koydu. Tekrar denedi... Yine aynı ses duyuldu. Üzerindeki tüm metalleri çıkarmış olmasına rağmen, "Bu ses duyulduğu sürece giremezsin!" uyarısını duyumsatan 'Bip!' sesi kulaklarının tırmalayıcısıydı. Ber, "Aygıtınız bozuk olmalı," diyerek sesli düşündü. Biraz önceki bayan avukata sunulan seçenekler vardı önünde. Bedeninin, ellenmesi, dokunulması yoluyla aranmasına izin verecek veya Tar'ı görmeden geri dönecekti. Bu 'Bip' sesli makine yeni kurulmuştu. Avukatların üzerinin aranması gerektiği yazılı Düzenleyici yasa yeni çıkmıştı. Đlk uygulama bugündü ve uygulamayla ilk yüzleşenlerden biri de kendisi oluyordu. Bedenine oldum olası dişi cins dışındaki cinslerin dokunmasından rahatsızlık duyan Ber, ikilem içindeydi. Üstünü arattıracak veya geliş amacını elde edemeden geri dönecekti. Geçmişte Markız'la birlikte oturduğu kafe de Maroğlu ve arkadaşlarının saldırısı sonucu kırılan koluna platin takılı olduğunu anımsadı. Platin; metaldi ve çırılçıplak soyunsa da, kendisini ellettirse de 'Bip!' sesinin yine duyulacağını düşündü.

Ber, sol kolunun bir olayda aldığı darbe nedeniyle kırılması nedeniyle platin takılı olduğunu belirtti. Bu kez; bunu kanıtlayacak doktor raporu istenmişti. Konuyu dallandırarak ısrarcı olma, diretme; “Görevli memura, görevi esnasında karşı koyma,” suçunu oluşturacaktı... Đkinci kapının önünden ayrıldı. Birinci kapının müracaat kısmından avukatlık kimliğini aldı, ziyaretçi kartını iade etti. Otosuna bindi. Ad kenti merkezinden yarım saat süren yolu, Tar’la görüşemeden yeniden alacaktı... KursEvinin, sınırlarını açtıktan sonra cep telefonunu açtı. Acil arayanlar olabilirdi. Açmasıyla, çalınması bir oldu. Arayan; Tar’ın eşi, Tareş idi. Tar'ı ziyaret edeceğinden dün onla gerçekleşen telefon görüşmesinde söz etmişti. Ber, görüşemeyişinin olumsuz afaki nedenlerini anlattı ve ekledi; "Tar’la yakın zamanda dışarıda görüşme olanağı bulacağımıza inanıyorum. Merak etmeyin..." Tareş, moral gereksinimindeydi. "Siyasi af konusunda toplum üzerinde alt yapı hazırlığı var. Sanırım, siyasi olmayan cezalara yönelik af çıkarımı bunun ön hazırlığıydı " Ber, hala aynı noktadan soru yönlendiren Tareş'e KursEvine girememe nedeni olarak kolunda saklı platini bir kaç kez anlatmaktan yorulmuştu. Tareş'in açıklamalara karşı tepkisel sorusu, yıllar sonra bile değişmemişti. "Siz Avukat değil misiniz?... Filmlerde avukatlar dilediği an tutuklu ve hükümlülerle görüşebilir," şeklindeydi. Ber, trafikte olduğunu hatırlatıp, özür diledi. "Yenge! Bir gereksinimiz olursa ben yanınızdayım," cümlesiyle diyalogu sonlandırıp telefonu kapattı. Bir sigara yaktı. Radyo kanallarını karıştırdı. Kulağa hoş gelen bir parçada durdurdu. Bir ozan; "Mevlam, gör diye iki göz vermiş, bilmem ağlasam mı?... Ağlamasam mı?... Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı?... Çağlamasam mı?..." ezgisini yorumluyordu. Efkarlandıran, efsunkar bir ezgiydi. Ruhsal acıyla karışık haz duygu-su veriyordu genelde Ber'e... Bu duygu; bir şairin aşktan sadece verdiği acı nedeniyle zevk almasına benzer duygulardı, kederden, sıkıntıdan zevk alma duygusu... Duygu ve düşüncelerde yoğunlaşmak, zamanı yok eden, kısaltan ve geleceğe önceden yolculuk yapmak gibi bir olguydu.

Ber, Ad kenti merkezine vardığını fark etti. Dönüşü bir kaç saniyede gerçekleşmiş gibi gelmişti kendisine. Kentin ana caddesi üzerindeydi. Hızını biraz daha düşürerek trafikte seyretmeye başladı. Yaya geçidinde, trafik ışıkları sürücülere kırmızı renkte yanınca otosunu durdu... Sarı renk fazla beklemedi, yeşil renk yandı. Işıklar; tek renkte sabitlenseydi, anlamsız olacaktı. Bu durumda; trafik araçları ve yayalar bayağı zorlanacaktı. SodGom Ülkesinde, değişik renkler ancak bu gibi durumlarda serbestti. Kendisine yanan yeşil ışık ve arkasında bulunan araçların "Hadi, Sürsene Lan!" ünlemli duyumsamalar veren korna seslerinin yarattığı panik havasıyla gazladı. Ani kalkış ve ani hız trafik kurallarına aykırıydı. Bu kural insanların yararına düzenlenmiş bir kuraldı ve uyulması gerekiyordu. Ber, bu kez uymamıştı. Otomobilinin yanlarında ve arkalarında bulunan araçların motor homurtularının, korna seslerinin, dikiz aynasından gördüğü el kol hareketlerinin yarattığı negatif enerjili psikolojik baskının etkisi altına girmişti. Negatif etki; negatif tepkiyi doğurmuştu. Yolun solundan karşıya geçmek üzere olan bir yayaya çarpma olasılığı yüksekti. Korna, kar etmedi. Yaya, ilerlemesini durdurmamıştı. Fren mesafesi kısalmıştı. Hafiften frene dokundu. Sonra debriyaja basarak vitesi düşürdü. Motor, baskıya dayanamamıştı, homurdandı. Yayayla temasına bir iki metre kalmıştı. Tüm gücüyle, sonuna kadar fren pedalına yüklendi. Direksiyonu hafif sağa kıvırdı. Otomobil sola kıç attı. Otomobilin sol kaportası, doğal refleksle iki elinin ayasını uzatan yayayla tokalaştı. Yaya yıkılmıştı. Ber, zor bela durdurmuş olduğu otomobilden derhal indi. Yaya, ayağa kalkmış, ağlıyordu. Şaşkındı, korkmuştu. Gözleri kızarıktı. Ama anlık ağlamadan olamayacak derece de kızarıktı. Göz göze temasa geçtiler. Ber, üzgün olduğunu her haliyle karşısındakine gösteriyordu. "Bir yerinize bir şey oldu mu?..." diye sordu. "Yok!... Bir şeyim yok!..." Bu tür durumlarda kırılma, yaralanma olsa dahi olayın sıcaklığıyla kişi bazen bunu hemen hissedemeyebiliyordu. Ber, elleriyle yayayı yokladı. Görünürde yaralanma belirtisi yoktu.

Yaya, gözyaşı dolu gözlerini kırpmadan, başını eğmeden Ber'in gözlerine dikmiş, bakıyordu. Bu dikkatli gözlerle izlenmekten rahatsızlık duydu. "Hastaneye götürmemi ister misiniz?" diye teklifte bulundu, Ber. Yanıt alamadı. Trafiği aksatmanın anlamı yoktu. Yaya da kazayı ucuz atlatmıştı. Başlarına daha fazla insan doluşmadan, trafik görevlisi gelmeden olay yerinden ayrılmak en akıllıca davranış olacaktı. Ber, kartvizitini uzatarak, "Bir sorun olursa beklerim," dedi. Yaya, eline tutuşturulan kartvizite baktı. Ağlayan gözlerde ışıltı oluştu. Ber'in elini yakalayarak öpmek için eğildi. Ber, izin vermedi. Yaya, "Abi!... Seni biraz önce de tanır gibi olmuştum." dedi. "Tahminimde yanılmamışım. Sen!.. Avukat Ber TERSYORUMDOĞ'sun!..." Ber, dikkatli gözlerle bir kez daha yayayı incelemiş, anımsayamamıştı. "Sizi, anımsayamadım!" "Avukat abi! Tabi hatırlamazsın. Dokuz on yıl oldu..." "Adın ne senin?" "Hüs!..." "Hangi Hüs?..." "HasHüsBab'ın oğlu Hüs!... Kerbe mahallesindeki bir olaydan dolayı gasptan beraat etmiştim. Abim Has ile komşularımız Kur, Bes ceza almışlardı... " Ber'in çok iyi anımsadığı bir dosyadan söz ediyordu. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor, diye düşündü. Hüs'ün biraz önceki donukluğundan eser kalmamıştı. Aksi davranışlar göstermeye başladı. "Abi! Yalvarıyorum, beni de arabana al!... Uzaklaşalım buradan!" Ber, ikiletmedi. Hüs'ünde binmesini işaret ederek direksiyon başına geçti. Motoru çalışır vaziyette duran otosunu hareket ettirdi.

***

"Hüs! Olum sen şu ileride gözcülük edeceksin!... Anormal bir şey gördüğünde ıslık çalacaksın!... Tamam mı?" "KursEviEğitmen abi, elli sefer söyledin, anladım!... Anladım!..." "KursEviEğitmen abime ukalalık etme lan!... Saygılı ol!"

KursEviEğitmen isimli şahıs, Bes'in, Hüs'ü uyarmasından hoşnut kalmıştı. Gevrek gevrek güldü. Ağırlığını bir kez daha hissettirmek için, "Bakın! Tut-Bırakma KursEvin'de yaptığımız provaları hatırlayın!" dedi. "Panik yapmayın! Tereyağından kıl çeker gibi soygunu gerçekleştireceğiz. Acil bir durum olmazsa silahlar kullanılmayacak. Güvenlik görevlisi ile ben ilgileneceğim. Girişte orada bulunanları ben gözleyeceğim. Bes, veznede bulunanla ilgilenecek, parayı o alacak. Kur, orada bulunacak insanları bankanın ortasına toplayıp, yüzü koyun yere uzatacak. Hüs'de banka karşısında, araba bozukmuş gibi motor kaputunu açarak çevreyi gözleyecek. Yakalanan kimseyi ele vermeyecek. Sonrasını biliyorsunuz. Para beşe bölünecek iki hisse benim."

***

‘ĐstersemSoyulurum’ isimli bankanın girişinde bulunan küçük masanın arkasındaki sandalyeye kurulmuş, uzun boylu, otuz yaşlarında, yüzü parlak, üzerinde güvenliğe özel ütülü ve temiz giyimi olan genç adam, önünde bulunan gazeteye arada bakış atarken, banka ziyaretçilerini rahatsızlık vermemeye özel çaba harcayarak inceliyordu. Burada çalışmaya başladığı günden iki yılı aşkın bir süre geçmişti. Göreve ilk başladığında, izlemiş olduğu filmlerin vermiş olduğu etkilerle, bankaya her giren müşterinin soyguncu olabileceği şüphesini taşıyordu. Bakışları da çevreye bunu olduğunca yansıtıyordu. Banka müdürü tarafından bir çok kez uyarılmış, paylanmıştı. Gelenler soyguncu bile olsa bu şekilde incelememeliydi. Çünkü bankaya her türden ve her kesimden soyguncu insan da gelebilirdi. Yeter ki, bankanın izni dışında soygun gerçekleşmesindi. Aksi halde bankanın ‘ĐstersemSoyulurum’ ünvanı ayaklar altına alınmış olacaktı. Hareket kabiliyeti ve sınırları tam olarak belirlenmişti. Bunu kavraması için ayların geçmesi gerekiyordu. O aylarda geçmiş ve kısa sayılmayacak bir süredir istenilen yapıyı sunan bir görev-liydi. Kendiliğinden durumdan vazife çıkarmamalıydı. Vazife alanı, Ban-ka Düzenleme Grubu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmişti ve kendisi-de onların emri altında çalışan dar bir alanlı görevde, izlemek ve kuralları uygulamak gibi iki başlı görevi bulunan bir kişiydi. Aksine hareket, işinden olması sonucunu doğuracaktı. Gerçi aldığı aylık maaş hala asgari ücretti. Yükseltilmemişti. Kendisinin ve ailesinin

sağlık sigortası yapılmış, evdeki çocuğuyla eşine ekmek götürebiliyordu. En ucuz filtreli sigaradan içebiliyordu. Öğlen iki çeşitten oluşan tabldot yemekten yararlanabiliyordu. Đşsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede işsiz bir insana serzenişte bulunduğunda "Belanı mı istiyorsun?... Bundan iyisi can sağlığı," dedirtecek konumdaydı. Yine de bankada çalışmak asgari ücretle çalışanı yıpratıcı nitelikteydi. Binlerce adet yeşil paraların ne iş yaptığı belli olmayan insanlar tarafından siyah poşetlerle bankaya getirilmesi, bazen daha fazlasının götürülmesi karşısında eline ayda bir tutuşturulan onbir adet yeşil para kendisinde garip duygular oluşturuyordu. Bu içsel duyumsamaları Banka Düzenleme Grubu tarafından bilinmesi halinde herhalde, en azından uyarılırdı. Artık kendiside bu gurubun talimatlarıyla hareket ettiğine göre, onlar gibi düşünmeli, onlar gibi tavırlarda bulunmalıydı... Bu duyguları her duyumsadığında kendisine, "kendine gel!" diyerek uyarıda bulunuyordu. Bu uyarı oluşan veya oluşturulan vicdanını rahatlatıyordu. Midesi acıkma sinyalleri veriyordu. Öğle yemeğine az bir vakit kalmıştı. Biraz daha sabır, dedi içinden. Yirmi beş yaşlarında yüzü kırmızılaşmış birinin, "Vezne nerede?.." sorusunu yanıtladı. Soruyu soran kişiyi ilk kez görüyordu. Gördüğü yüzleri hiç unutmazdı. Fotoğraf hafızası güçlüydü. Bu kişinin, panik hali dikkatini çekmişti. Kötü birine benzemiyordu, Bildik soyguncu tipi sunmuyordu. Yinede tavırları hoşuna gitmemişti. "Aman sen de!" dedi kendi kendisine içselinde. "Yine şüphecilik hastalığın nüksetti." "Eller yukarı!" "Ne?" "Ellerini yukarıya kaldır! Yoksa mideni mermi manyağı yaparım!" Güvenlik görevlisi, elinde silah bulunduran kendi yaşıtının emrini isteksizce yerine getirdi. Bir başkasının, bankada bulunanları bir yere toplayarak yüzükoyun yere yatırdığını, elinde siyah poşet bulunan gencin veznedarı ölümle tehdit ederek, boş poşeti dolu olarak iade etmesini emrettiğini izledi. Đzleme görevini yerine getirebiliyordu. Ama; bu yeterli değildi. Banka Düzenleme Grubu, bu tür izinsiz soygunlarda silahını kullanması gerektiğini düzenlemişti. Bu kuralı uygulamaya yetkili ve görevli olan tek insan şu anda kendisiydi. Bir şeyler yapmalıydı. Sessiz kalmak, soyguna onay vermek olarak algılanabilirdi. Bu olasılıkta, eve götürdüğü ekmekten kendisi ve ailesi; içtiği sigaradan sadece kendisi olacaktı. Dört yaşındaki

YetKız isimli çocuğunun sağlık sorunları vardı. Bankanın sağlık sigortasının devam etmesi zorunluluğu vardı. Bir şeyler yapmalıydı. Zaman hızlı geçiyordu. Bir an sonra soyguncular, bankayı terk edecekti. Bir süre sonra işinden olabilirdi. En azından direk Güvenlik Merkezine bağlı masaüstünün hemen altında bulunan kırmızı renkli tehlike düğmesine basmalıydı. Sağ elini hafifçe indirdi. Karşısında bulunan soyguncunun bakışları kendisinde değildi. Düğmeye bastı. Bu yetmeyecekti. Güvenlik gelinceye kadar onları oyalamalıydı... Hatta teslim almalıydı. Bu davranışı maaşının zamlanmasını doğurabilirdi. Biraz cesaret, biraz daha para olarak kendisine geri dönecekti. Meşhur olacaktı. Filmlerdeki artistler gibi, basına ayrıntı demeçler verecekti. Belki de bankanın Ad Kenti Merkez binasına güvenlikçi olarak atanacaktı. Oranın imkanları daha iyiydi. Silah kabzasının çıtçıtını açtı. Silahını kılıfından çıkardı. Bacaklarını dirseklerinden hafif kırarak, ata biner pozisyonda, silahın kabzasını her iki eliyle tutarak, "Kıpırdama!" diye bağırdı. Bağırtı, yüksekti. Karşısında bulunan, başı vezneye dönük KursEviEğitmen tarafından duyuldu. Bağırtı yüksekti, duyulmaması imkansızdı. Veznede bulunan Bes, yere yüzü koyun yatmış olan insanlar, onları göz hapsinde tutan Kur ve Banka görevlileri tarafından da duyuldu. Ses, soyguncularda şaşkınlık ve hüzün, diğerlerinde umut duyguları oluşturmuştu. Bankanın kapı ve pencereleri kapalıydı. Hüs, bankanın karşısında motor kaputu açık arabayla uğraşıyor görüntülerindeydi. Hüs, "Kıpırdama!" bağırtısını duymamıştı. Duysa onda da hüzün oluşacaktı. Ayrıca aşırı korku ka-de-ve si olacaktı. KursEviEğitmen'in on bir yıl önce yine bir banka soygunu teşebbüsü olmuş ve yakalanmıştı. Yargı Grubunun vermiş olduğu on beş yıllık cezasını tamamıyla çekmeden, aftan yararlanarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilmişti. Tekrar yakalanıp, içeri tıkılmak istemiyordu. Televizyonda izlediği magazin programlarındaki yaşamın içine girmek istiyordu. Buradan kendisine düşecek parayla, Kont kentine gidecekti. Kırmızı şarap içerken, kırmızı tenli piliçlerle birlikte olacaktı. Yanıp sönen ışıklar altında onlar gibi kıvıracaktı. Dansözlerin sutyenlerine yeşil para tıkıştırırken, onların göğüsleriyle ellerinin temas etmesini sağlayacaktı. Bu görüntüleri kursevindeki televizyonda yayımlanan magazin programlarında bol bol seyretmişti.

Soygun konusunda tecrübesi vardı. Bu yönde bilgi ve birikimlerini Tut-Bırakma KursEvi'nde bulunan başkaca birbilen bireylerle de paylaşarak ilerletmişti. Ayrıca; Bes ile Kur'un eğitmenliğini üstlenmişti. Şimdi hareketsiz kalmak racona tersti ve eğitmenlik etiketini karalayacaktı. Bu konularda BirBilenSoy olarak çevrede nam salmıştı. Namını yürütmeliydi. On beş yaşlarındaki yeğeninin kendisini her gördüğünde gıpta ile bakarak, "Büyüdüğümde bende senin gibi olmak istiyorum," deyişini anımsadı. Yeğenini mahcup etmemeliydi. Onun kendisinden söz ederek hava attığı arkadaşlarına karşı başını eğdirmemeliydi. Onun kendisinden, deneyim ve bilgilerinden yararlanma hakkı vardı. Onu çok seviyordu. Çok zekiydi, cesurdu, ataktı, gözü pekti... Rahat yaşamın kaynağının para olduğunun farkındaydı. Parayı çok seviyordu. Onu öyle bir yetiştirecek ve öyle bir ortam sunacaktı ki; banka şubeleri yerine tüm şubelerin paralarının toplandığı banka genel merkezlerinde soygun yaptıracaktı. Bunlara tek engel karşısında duran, titrek elleriyle silahı kendisine yöneltmiş Güvenlik görevlisiydi. Engel aşılmalıydı. Engel yok edilmeliydi. KursEviEğitmen'i, elindeki silahı ateşledi. Bir yetmeyebilirdi, ikinci kez de ateşledi. Engel aşılmıştı. Acı bağırtı sesleriyle güvenlik görevlisi sırtı camlara temas edinceye kadar gerisin geriye gitmiş ve yıkılmıştı. Kurşunların ve sonra camın bedeniyle temasından kendisine zimmetli tabancası da elinden yere düşmüştü. Beyni, kendisindeydi. "Tabancayı düşürmemden dolayı uyarı cezası verirler mi?... Belkide bir maaş ödememe cezasıyla geçiştirir*lerdi..." diye düşünüyordu. Uyarıyı kendisine, öncelikle kendisi yapmalıydı. Öğreti ve düzenleme bunu gerektiriyordu. Düzenlemenin oluşturduğu benlik, "Sakarsın!... Sakarsın!... Sakarsın!... " diye içinden üç kez bağırdı. Soyguna kan karışmıştı. Siyah poşetin tam olarak dolmasını beklemeye zaman yoktu. Bes, Kur ve KursEviEğitmen bankadan koşar adım çıktılar. Hüs, silah seslerini duyduktan sonra bedensel titremelerini önlemeye çabalıyordu. Motorun kaputunu kapatmış, kontak anahtarını çevirmeye çalışıyordu. Ama marş bir türlü basmıyordu. Yolun yarısına kadar gelen arkadaşlarının çevresinin tümüyle güvenlik ekip arabalarıyla çevrildiğini gördü.

Kendisine uygun bir yer değildi. bir yerden bir yere götürmek. sigara ikram etmek suçtu. Kur ve KursEviEğitmen'inin kanlar içinde düşüşünün görüntüleri gözlerinin önünde sürekli yineleniyordu.. bedeni terk etti. Hüs'ün saklanmak için gitmek istediği yere kadar götürecekti.. Güvenlik görevlilerinin tabancalarından çıkan kurşunlarla Bes. Kamu Görevlisi sayılırdı. Değişik sesli.Bes. mesleğin gerektirdiği şekilde olmalıydı." diyerek. Ses yumuşaktı. Otopsi sonrası üzerine ölü toprağı serilecekti. ölmeyi tercih ederdi.. mesleğin gerektirdiği şekilde konuşmak ve hatta bakışlarda.. sonra koşmaya başlamıştı. *** *** Hüs'ün ayrıntılı anlatımlarını soluğunu tutarak dinlemişti. gözlerini araladı. Güvenlik görevlisi. Đkinci olasılığı gerçekleştirdiğinde kendi mesleğiyle çelişecekti. Şu ana kadar bu suç maddesini kalem kalem işlemişti. "Ne düşünüyorsun?. Kabri. kişilikle birleşikti. birkaç saat sonra. Kur ve KursEviEğitmen'i hayalleriyle birlikte öldürülmüştü. Televizyonlarda ise. Banka üst düzey görevliyle ilk ve son kez bu ünlemde konuşuyordu. Mesleğin gerektirdiği kıyafeti giyinmek.. vicdani muhasebe sağlayacak mekanizma kalmamıştı. Đkilemde kalmıştı. Yasaya göre. adımlarını taşıtın hızına göre ayarlamalıydı. emir içerikliydi. güvenlik görevlisinin başında donuk izlemelerdeydi. Hüs'ü teslim ederek süregelen suç işlemelerini sonlandıracak. "Son bir arzun var mı?" diye sordu. çarpışma istenen sertlikte gerçekleşmemişti. Kur ve KursEviEğitmen'inin teslim olmaya niyetleri yoktu. düşünce. kulak paralayıcı silah sesleri arasında gerçekleşen ölüm ve yaralanma bilançosu ertesi günkü gazetelerde yer alacaktı.. Bu görevin sorumluluklarından biri de. suçluyu ihbar etmek.. yürek paralayıcıydı. teslim edilmesini sağlamaktı. görev şehidi mezarı olarak adlandıracaktı. Beden ölüydü ve gelen ambulans otopsi için onu hastaneye kaldıracaktı. düşünsel yoğunluğunu bozan Hüs'e kızgınlıkla baktı. kamu hizmeti yapıyordu.. Bu kadar ayrıntı içeren meslek kimliğine çok büyük bir suç işleyerek aykırı davranmak.. duygusaldı. çarpışma noktasını iyi ayarlamıştı. Ama. Onu ağlatan... Ülke de meslek. hesapta olmayan bir soygundu. Evet.. Kaçması bunları yok etmiyordu. Bu soygun. Ruh özgürdü ve yaşıyordu. Ad kenti merkezinden uzakta göle nazır bir tepede otomobil içinde bulunan Ber ve Hüs birbirlerine sonraki diyeceklerini kurgulamaya çalışıyorlardı. yemek vermek. Güvenliğin uyarı atışlarına hedef gözeterek karşılık verdiler.. "Öleceğimi hissediyorum. Başkan. Bedende. Yakalanmaktansa. Sağ tarafında bulunan güzergahtan bulunduğu yöne hızla yaklaşmakta olan arabayı gördü. Suçluyu gizlemek. kişilik bozumunu da beraberinde getirebilirdi.. bedenini için Tut-Bırakma KursEvi olacaktı. Hedefi belirsiz bir koşuydu.. Biçim ve üslup idama giden bir hükümlüye son soruyu yönlendiren bir cellat’ı çağrıştırıyordu. duyumsama. geride bırakacağı sağlık sorunları olan ve sürekli tedaviye gereksinimi olan YetKız ile ilk birlikteliklerinin sıcaklığını birbirlerine karşı hala korudukları eşi DulKadın'dı. Acı ağlatmıyordu onu.. Yakalanabilirdi. hiçbirini ve hiçbir şeyi duyumsamayacaktı. Normal yaşamı. Hüs." dedi. KursEvin'de yıllarca önce üç ay civarında kalmıştı.. Yerel düzenleme raporlarında sapma meydana gelmişti. Denk getirmeliydi. Yakalanmak istemiyordu. "Kızımın tedavisini sürdürün!" Dilek. Silah sesleri yankılanıyordu hala kulaklarında Bes. Meslek. Ruh. çalıştıramadığı arabadan çıkarak soygun mahallini hızlı adımlarla terk etmiş. Beden. Eşi DulKadın sevgi boşluğuyla ne kadar süre yokluğuna dayanabilecekti.. ya da duygularına yenilerek. Gömülü olacağı yer.. kişiliği içine alır ve eritirdi. ona yardımcı olmak. KursEviEğitmen'inin tabancasından çıkan kurşunlarla iki güvenlik görevlisi ağır yaralanmıştı.. olumsuz anlamda bozan kim olursa . ĐstersemSoyulurum bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanı.

izleyici olarak görev almıştı. suç işleyen kişileri veya suç işleyebilecek kişileri bu anlamda korkutarak suç işlemeden caydırma. Eylem gerçekleşmeden önce güvenliksel ve hukuksal sezgilerle onların cezaları kesilmişti... ses çıkaramazdı. toplumun.. Kuvvetle muhtemel olan mirasçıların bu mirası reddetme iradesinde bulunacaklarıydı. toplumla zıtlaşmak.. Güvenliğin bunda günahı yoktu. Islah olan çok az insan çıkabiliyordu.. önceki ise gerçekte yürürlükteki yasaya göre suç teşkil edecek eylemlerden değildi. Çağdaş Ceza hukuku ilkelerinde. KursEvlerine giren ıslah olacağına. "Abi! Çıktığımızda ses getireceğiz. Bilim adamlarına bazen güven olmazdı. son suç ölümle cezalandırılmıştı. Cezasını Tut-Bırakma KursEvin'de geçirecekti." dedi. birkaç kişi ile yapılan görüşmeler-den kendilerinin de hoşlarına gidecek olanlar. ıslah etme ve topluma kazandırma. bu kez gerçekten gasp eylemini gerçekleştirmişlerdi... Ya Bes'in. Sus!. kendileri aynı akıbete uğrayacaktı. Ses getiremeden. Alınan eğitim. Şu anda ölü olan üç ortağı da KursEvi'nde uzun yıllar kalmışlardı. Daha fazlası lazımdı. Soygun. daha ileri düzeyde suç işleme eğitimiydi.. Kamu vicdanı kavramını algılamaya çalıştı. indirim nedeni sayılabilecek. intikam ve kini önleme.. SodGom yurttaşının en büyük korkusu. kesmek ise ülkede en kolay ameliyatlardan biriydi. öldürülmeleriydi..olsun. Cezalarından biri fazlaydı. iki ağır yaralı vardı. "Düşünüyorum. bireyin nabzı tutulabiliyor. Doğal yasa bunu böyle düzenlemişti. Birkaç KursEvi ziyaretlerinde onlarla yapmış olduğu görüşmelerde haksız yere aldıkları cezanın verdiği kin ve nefreti taşıdıklarını kendisine hissettirmişlerdi. SodGom Ülkesi Düzenleme Grupları bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kamunun yani devlet ile birey ve bireylerden oluşan toplumun asgaride birleşen isteklerinin ne olduğu konusunda psikologları. Đşlemedikleri gasp suçundan hüküm giyen Bes ve Kur. korkunun gözlerini taşımıyorlardı. Ber. SodGom ülkesinin tarihinde garipliklerden biri daha gerçekleşmişti sanki. Yattıkları süre de ıslah olmamışlardı. Bir isteği. toplumsal barışı sağlama. yan kolları olan bazı görev-lilerce bu iletişim araçlarıyla yansıtılıyordu.. Anımsadığı kadarıyla bunlar. Çünkü duyurulan ses genelin sesi olarak lanse ediliyordu bir kısmı medya tarafından. suç işleme konusunda bilgi. ‘teşebbüs aşamasında’ kalmıştı. En azından gasp eyleminden yirmi sene ceza alabilirdi. deneyim ve yetilerini birbirleriyle paylaşarak daha keskinleşiyorlardı. Cezalandırmanın amaçlarından biri olan. koşulsuz serbest bıraktı. öfke oklarını kendisine çekerdi. sosyologları ve diğer ilgili bilim adamlarını görevlendirmemişti. "Hiç konuşma!. Bes ve Kur kamu vicdanından alacaklı konumundaydı. cezalarını çektikleri Tut-Bırakma KursEvlerinde terbiye etme. Kendiyle bu tartışması üst düzey tartışmalara kendisini yönlendiriyordu. Birinden dolayı. kamu vicdanının sesi olan medya araçları vardı. Toplumun çok az bölümünü teşkil eden gece magazin grubuyla . sesleri kısılmıştı. aralarında. Mirasçıların da mirası ret etme hakları vardı. Bes ve Kur. yalnız kalmaktı." diyorlardı. Çoğunlukla ellerinde bulundurdukları bu güç sayesinde kamunun.. Öldürmeselerdi. Đkinci ceza. Onların da oradaki etkilerden kaynaklanan psikolojik bozuklukları söz konusu oluyordu. Soyut bir kavramdı.. anket formlarıyla. içselini rahatsız edecekti.... içeriği doldurulmamıştı. Alacaklının ölümü halinde alacak mirasçılara geçerdi. Düşünselini. Hukuk eğitimiyle ve mesleğini sürdürürken elde ettiği ceza hukuku genel prensiplerini irdeliyordu şimdi. Son eylemlerinin cezasını.. kamu vicdanını rahat ettirme.. Engellemek. Toplum ve birey kendi içse-linde bu sesi benimsemese de. Ama bir ölü. Kaldı ki. Ayrıntılara girmeliydi. Ber'de bu anlamda bakmıştı kendisine. Karşılaştırmalar yapmalıydı.. suçsuz yere aldıkları gasp cezasıyla önceden KursEvi'nde kalarak çekmişlerdi. Parmak koparmak. sapma meydana getirebilirlerdi. Bu korkuyu yenenlerde birkaç elin parmakları kadardı.. suçu cezalandırmanın bir çok amacı vardı. Bilimsel sorumlulukları nüksedebilir." Net bir yargı oluşturmadı. toplumdan soyutlanmak. diğerleriyle organize bir şekilde soygun eylemine karışmış. suçlu insan özelliklerini tamamıyla edinmişlerdi. Çelişkileri resmileştirmek en hoşlanmadıkları sonuçlardan biriydi. gerçekte işlemedikleri bir suçtan aldıkları ceza nedeniyle kaldıkları KursEvi'nde bu kez gerçekten suç işleme eğitimini almış. Cezalarının bitmesine çok az kala siyasi olmayan aftan yararlanarak bırakılmışlardı. Kur'un psikolojileri. Onların bulgularıyla kendi raporları arasında çelişki doğabilirdi. yerine getirmek için istekte bulunanın isteğinin ne olduğunu öğrenmek gerekiyordu. Bunun yararı ne olacaktı?. Hüs.

kişiden kişiye değişen ayırımlı eşitsizlik. "Abi! Benim çevrem. *** . diye buyuruyordu bazen. yabancılar..." dedi. Irk dil. Gerinecekti. Kur'un geçmişini acaba Hüs yaşar mıydı?.. on beş yaşında yüzleştiği. Kelimeler.. Birliktelikleri süresince arada akan gözyaşı damlasının sonuncusu Ber’in boynuna akmıştı. az önce ve senelerce önce tanıdığı Hüs değildi... Görevini yapmaya çalışan iki güvenlik görevlisi yaralanmıştı... sivil kıyafetliler... Suça konu olan özellikler taşıyan bir eylemdi. birinciler için ölüm cezasından daha yüksek ceza verin. SağKol... Sivil ve gayrı sivil mafya üyeleri. Yargı grubuna. Ülke de suç işleme anlamında fırsat eşitliği de yoktu. Başını.. Oturmaktan yorulan bedenini açacaktı.. resmi kıyafetliler. Acılar. sermayedar. kendilerini onlara kazandıramadan. Temiz havayı içine daha iyi çekebilecekti.. "Dışarı çıkalım!" dedi. bilinen demir silahlarla işlemesi yanında. Eliyle yüzünü silen Hüs. anlamı dimdikti. meslek. Hüs'ün avukatlığını da üstlenirdi. Bu da. ellerinde tuttukları güçle somutlaşan ve kesici. Ber. bir eylemdi. Çağdaş Ceza Hukuku genel prensiplerine aykırılık teşkil ediyordu. Ber.." Hüs. Beni kim kurtaracak?. yerliler. dansözler. devlet avukatları.bütünleşemeden. "Teslim olmayacağım!. Olayı parçalar ve sadece 'gaspa eksik teşebbüsten ceza alması.. yargı grubu üyeleri. kursevine sigara getirenim bile olmaz. "Beni tehdit mi ediyorsun?. Bes'in. bir daha geri gelmemek üzere soyutlanmışlardı. işsiz. Başkaları yapıyor... Soygun. Kaldı ki Hüs'ün silik ve korkak kişiliği bu suçu işlemeye de müsait değildi. yasaların eşit uygulanması yönünde cezalar yeniden düzenlenmeli ve ceza Yasasında yerini almalıydı. "Hayır abi!.. bu kez zorla sarıldı Ber'e. "Başkalarına tabi birşey olmaz çünkü onlar soygunda silah kullanmıyorlar. onlara kendilerini. delici veya ateşli olmayan silahlarla aynı sonucu alabiliyorlardı. adalet kavramını gerçek kamuoyu vicdanında tartışılır hale getirmişti. emekçi. adalet kavramını duyunca ağlamaya başladı. birşey olmuyor. sanki. Engellenen Hüs. gruptan gruba.. Bu sorusunu olumlayabilecek veriler elinde yoktu Ber'in. her kim olursa olsun her ne şekilde olursa olsun suç işleyenlere karşı.. isteği yerine getirdi. dercesine başını ona yönlendirdi... Abi! Bana yirmi yıldan az vermezler!. Hüs'ün yüzüne sıçramıştı. Birilerinin. Bunda Hüs'ün kabahatinin olmadığı anlaşılıyordu.. bulundukları tepeden karşı tepenin ufkuna gözlerini dikti. Đkinciler için en fazla 31 gün ile 62 gün arasında cezalandırın diyen yasa maddesi. Yanıtladı onu. Aksi halde. cümleler yetersiz ve yıkıkken. Bes ve diğer şahıs onlar gibi soygun yapabilme imkanı elde etmiş olsaydı bu yolu tercih etmeyeceklerdi. din. Ekmek parası için çalışan bir güvenlik görevlisi öldürülmüştü.. sadece varolan ve düzenlenmiş yasalara göre karar vermekle yükümlüydüler. Kur... Hüs.. "Kendimi öldürürüm!. RigtKol gibiler bu aykırılıkları giderebilecekler miydi?. Sert bir sesle. Konuşan Hüs'tü. "Seni adalete teslim edeceğim. Haddime mi düşmüş." diye sordu." özet cümlelerdi bunlar. param yok. "Ber.. Bir taraftan da Hüs'ü dinliyordu. Bakalım. Hüs'e çevirerek. medya temsilcisi.. mezhep. Onlar. elini öpmeye yeltendi.. gözümün önünden kaybol!" Talimatı alan Hüs. kızılderililer. Belki de ceza hukukunun genel cezalandırma amacına yönelik yararları onda gerçekten uygulama alanı bulabilirdi. kimseyi öldürmüyorlar. Bağırtısından ağzından çıkan birkaç tükrük damlası. Hüs.’ sağlanabilirdi. birileri.. bürokrat. "Fikrimi değiştirmeden.. bu düşüncesini belli ederek onu daha fazla cesaretlendirmemeliydi.. Bu ekonomik alanda suç işleme eşitsizliğini de beraberinde getiriyordu.. Suç ve cezada. Olayda ölüm de vardı.. LeftKol.. gelişen olaylar insanları bir şekilde eğitiyordu. x görevliler.. konuşan Hüs mü?." Hüs. Yanlış yapıyorsun!" Ber. bunda yargı grubu üyelerinin yapabileceği hiçbir şey yoktu. ajan." Bu da bir tehditti ve tüm tehdit seçeneklerinden en güçlüsüydü. "Hüs!" diye seslendi. Ber. irdelemediği daha bir çok SodGom Ülkesi ceza hukuku genel prensipleri olduğunu bilmeden anımsatmıştı kendisine. yeğenler. politikacı. buz gibi bir ses tonuyla aldığı yanıttan korkmuştu..

insanın ve insanlığın geleceğini isteklerine göre tayin edenlere ve tüm kötülüklere karşı oluşmuş negatifsel enerji boşalımı sağlıyordu. medya araçlarının. SilUyMar isimli şahısların görevleri belliydi. sevgiyle ve güven duyarak takip ediyordu. bilmediği ve tanımadığı yerlerde bulunan yüzbinlerce kişininde aynı duyguları taşıdıklarının bilinciyle almıştı. mafya destekçisi damgasını yiyecekti. Ber’in yabancısı olmadığı bir eylem türüydü.. söndür yak. Sodgom Ülkesinin tüm kentlerinde olduğu gibi Ad-Kentinde de bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenen bu eylemi gerçekleştiren bireylerden biri de. sivil bir örgütün geliştirdiği bir eylem olması nedeniyle sivil damgalıydı.. alt uçlarının birinde politikacı. Kirlenmeler temizlenmeliydi. yönlendirmeye. Bu akşam on birinci hazzı.. bilineni. bireylerin. Toplumu kendi istek ve arzusuna göre yönlendirenlere büyük bir irade gösterimi vardı. Ne yaptın bu arada. soygunlar ve talanlar sona erdirilmeliydi. Ortam. Karanlık çağa geri dönüş olasılığı tamamıyla ortadan kalkmalıydı. dolandırıcılığa. Yumuşak ve okşayıcıydı. Ber’di. Arada birbirine muhalif haber ve yorumlarda bulunan medya araçlarının tümü bu kez tek seslilikteydi.. Ber. medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın.. uygun zemindeydi. Üçgenin çizimi. Eylem on birinci akşamındaydı. Negatif boşalım enerjisinin yeryüzünü terk ederek gökyüzüne yükseldiğini bir kez daha duyumsamıştı. söndür olayını gerçekleştirmekten hoşlanırdı. Medya üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyordu. Şeffaflaşma süreci başlamalıydı.. Ber. Onlara karşı simgesel.. yanlışa.. Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümüyle sonuçlanan Trafik kazası SodGom Ülkesinde üstsel.. küp çiziminden daha kolaydı. Bu nedenle yapılan eyleme "Beş dakika karanlık ve ikibuçuk saniye aydınlık.. içsel öfkelerini dışavurumla. Katılım yüksekti. ağlarını özenle örüyordu.’ davranışı nedeniyle annesinden çok bağırtı işitmişti. beş saniye boyunca ise ışıkların yakıp-söndürülmesi şeklinde gerçekleşiyordu.Bu bir sivil darbeydi ve SodGom ülkesi bu Açıklama [p1]: bir ilki yaşıyordu. Bu davranış. temiz ve mafyasız toplum istiyordu. partililerin. Ülkede süregelen yanlışlara karşılık toplumun anlamda tepkilerini bir şekilde göstermesi için otuz üç gün boyunca sürecekti. bir politikacıyla bir güvenlikçiyle işi ne olabilirdi?. Med'in kendisiyle bağlantıya geçeceğinin ön sinyalleriydi. Beyninde hafif elektriklenmeler hissetti.. Toplumun potansiyel enerjisi buna karar vermişti. Rapor bunun yanıtını önceden vermişti. tekrar bildirmiş olurum. ĐçDışGüv. despotizme. uzandığı kanepede bunu gram gram özümsüyordu. Trafik kazası. Demokrasi. Simgesel eylem." "Aynı tarzda ukalaca konuşmalar. Bu süre içinde.32 TerKazMaf isimli politikacının. ilk kez medya'yı bu kadar iştahla." .. insan hakları. sivil toplum örgütlerinin.. Bir mafyanın. Bu nedenle bir odanın düğmesi yalama dahi olmuştu. etkin ve risksiz bir darbeyi gerçekleştiriyorlardı. daha sonra altsal tepkiler doğurmuştu. "Merhaba Ber!" "Merhaba Med!" "Kaç gündür görüşemedik." "Bu senin yorumun. MedMaf haberciydi. insanca yaşam ve özgürlük istiyorlardı. toplumun ve bireyin gücünü ortaya çıkaran bir arenaya dönüşmüştü.. ‘Yak söndür.. Çocukluğunda lamba düğmesini yak. kurumların bir çoğu. arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet. her akşam saat 20. Her düğme indirip kaldırma olayı nerdeyse bu enerjinin boşalımı nedeniyle açığa çıkan orgazmı yaşatıyordu kendisinde. Maşçet." "Bunları anlatırsam.... Yolsuzluklar.. partilerin. bu. Toplumsal tepki güzeldi. Her kesimden insanla oturup kalkması normaldi. gökyüzü çöplüğüne göndermenin verdiği rehavet içindeydiler. Tüm medya araçlarında aylardır sunulan ilk haber buydu. El kaldırılmadan anında çizilebilirdi. Aykırı davranan. Bu eylem. Toplumun.. düzenbazlıklar.. yerindeydi. Sanırım. diğer ucunda ise güvenlik bulunuyordu. Rapor pratik hazırlanmıştı. kusura kalma. Üçgen oluşturuldu.00 de ev ve işyeri ışıklarının beş dakika kapalı tutulması. Diğerlerinin birlikteliği ise toplumda infial yaratmıştı. Üçgenin üst ucunda mafya. SodGom Ülkesinde aniden oluşan sivil ve kamusal özellikli örgütlerin bir çoğunun toplumsal tepkili eylemlerini sundukları bir döneme rast gelerek bu eylemlere yeni bir enerji ve kan vermişti.." adı verilmişti. Yaşamsal kader. Bireyler.

Seninle ilk ve son kez bu şekilde diyalog kurmuş olacaklar. ama Düzenleme grubu.." diyerek selamladı. Bunlardan birçoğunun tarihsel izleri kalmamıştır.'‘Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek!' " "Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek! sloganı güzel ve benim de benimsediğim bir slogan olmasına rağmen.. söndür yak...’ Ölüm hiçlik ve yokluk değildir... "Bayan Neson ile Bay Deson. Azınlıkta olanlar ise. içselini açtı.. "Zaten Med beni hep küçümsüyor. Saniyelerin bile boşa harcanmamasını tavsiye ediyorum.." "Bazı eylemlerin kaynağını keşfedecek kadar yeti kazandığını sanıyordum. Değil mi Bay Deson?" dedi Bayan Neson. figüran rolünü oynadığını fark edemeden kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini sanır. duyumsal evrimden söz ediyorum.. "Bizler. Karşılarında bulunan koltuğa.. Her ölüm. Med’le buluştu.. Biz bu tür ruhlara. şeklinde yenilenen gelgit döngülerinde sayısını bizim de bilmediğimiz yenilemelerle önceki iyi veya kötü cevher özelliğini kaybetmeden ve aksine daha da ilerleterek . yeni bir doğuşa başlangıçtır. beyinsel. Rapor gerektiğinde susmayı.." "Memnun oldum. Med. takip etmesini işaret ediyordu. kötü veya iyi izler bırakarak halen yaşıyormuşçasına etkilerini devam ettirmektedirler. "Onaylıyorum Bayan Neson ve bence tanışma faslını kapatıp. Med’in peşisıra. tekrarı çok olanlardan. toplumsal tepki arzuladığı anlarda bireyleri etkilemede kullandığı bir slogan. Đyi ruh cevheri kötü ruh cevherine. "Med’in de yardımlarıyla ne kadar yol aldığınızı biliyoruz...." Ber. Bu konuda hiç ters duyumsamalar yaşamadın mı?" "Güzel ve rahatlatıcı duyumsamalardayım. çıkışlı evrimini bireylerde ve bireylerden oluşan topluluklarda sürekli geliştirerek.. Loş ışıklı bir odaya girdi."Yak söndür.." "Bu da ne demek oluyor?. Orta yaşlarda oldukları anlaşılan biri bayan. önemli bir anın heyecan dolu gerginliğindeydi şimdi. Birkaç dakikada transa geçebilmişti. değişik cinsiyetlerle. değişimlere uğratarak bazen de törpülettirerek yenilemektedir. lütfen onların yanında saygısız hareketlerde bulunma!" "Okeydir. "Teveccühünüz. Hep geleceğe bıraktı.. büyür ve ölür." "Sana gündem de olan ve benim de benimsediğim bir sloganla karşılık vereceğim.. oturanları. Neyse bu konuyu kapatalım...... ‘Evrimini Tamamlayamamış Ruhlar” diyoruz. Beni yanılttın. Sözü Deson aldı. bu yapınla seni ikna etmekte zorlanacağım galiba.. ortamlarla önceki yapısının tersi değişim gösterebiliyor. Med. gerektiğinde konuşmayı ve tepki göstermeyi düzenler. Kötü ruh veya iyi ruh cevheri taşıyıcısı öldüğünde. konumlarla farklı ortamlarda yeniden var edilen “beyin. bayan Deson!. yeniden dünya’ ya gelen cevheri. nedense hazır olmadığın düşüncesiyle bazı önemli iletileri sana sunmamıştı. düşünce. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor."diyecekti ki." "Yalnız bir koşulum var.." diyerek Ber’e tanıttı." "Neden olmasın." Ber. kötü ruh cevheri. Bayan Neson.. eyleminde de bulunuyorsun. Merak doluydu.. Ruh cevheri” inişli. Đyi ruh cevherine dönüşebiliyor.... Đnsanlığın tarihi. memnun olurum.. edindiği yeni izlenimler." Ber. düşünsel." dedi.... Ben ve Neson ise aynı kanıda değiliz. duyular içerikli. Birey ve toplum bu eylemi.. onların buyur etmesiyle oturdu.." "Bunun anlamı. etkisel yoğunluk kötü olan grupta. Ber. Đnsanların varoluş amacı ‘evrim’dir.. Med... sizi gıyabınızda tanımamıza rağmen Med’in anlatımlarından dolayı size karşı pozitif duygular beslemekteyiz. Seni.. Bu durum. gerektiği anlarda kullandırılmayan. diğeri bay iki kişiyi oturdukları koltuklarından kendisini izlerken gördü. Önemli konulara geçilecek. yetişme tarzı. Bu kavram bazı bilim adamlarının belirttiği biyolojik anlamdaki ‘evrim’ kuramını çağrıştırmasın sende. Med’in ‘saygısızlık yapma!" uyarısını anımsayınca vazgeçti. Ben ‘Ruhsal. Teşekkür ederim. Tabi ki kabul edersen. Sana bir müjdem var... gözlerinin loş ışıklı karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi.... benim çevrem-den ve benim yetilerimden fazlasını taşıyan iki kişi ile tanıştıracağım. "Ziyaretçilerin fazla zamanları yok. Birçok kez değişik kabuklarla. "Đnsanlar doğar. Kötü ve iyi ruh cevheri doğum-ölüm-doğuş. Gözlerini yumdu. bu tür seanslarda nasıl davranması gerektiğini bir yemek yeme kadar iyi öğrenmişti... Ber. konuya derhal girelim. Đz Bırakanlar grubunda. bireylerin bu sürecine milyonlarca kez tanıklık yapmıştır ve yapmaktadır.

Ama takıldığım noktalar çözülmeden devam edilirse korkarım anlatılarınızı kavramakta bayağı zorluk çekeceğim. konuşmaya başlamakla ifade etti. sezgilerini. Sürekli düzenleme raporlarının değiştirilmesi. En azından Kötü Ruhlara ait Düzenleme Raporlarını önceden sezerek. o alemde de egemenlik hala kötü ruh grubunda. Bireysel ve toplumsal psikoloji nabzını elinde tutan ve bu konuda her türlü ikna gücünü ellerinde bulun-duran. Zaten. Aşırı kaos. Tabi ki bu benim varsayımım." "Sözünüzü kesmek istemezdim.. Uygulayıcı grupları ile bunların üst merkezini benzerlerinin tümü fizik ötesi dünyada da mevcuttur." dedi.. Fiziksel dünya’da olduğu gibi Fizik ötesi dünyada da bu savaşımda kazanım elde eden. kara.belirli bir aşamaya gelmiş ruhlara da ‘Evrimini Tamamlamış Ruhlar” diyoruz. Fiziksel dünyada olduğu gibi. doğru bilgiler edinebilmeleri. Bu gelişimleri az çok sağlayan bireylerin. en azından düzenlerini bozacak yani ‘Sapmalar’ meydana getirerek. anlatıları özümsemekte zorluk çekebilir. Denetleyici. Đyi Ruhların yapabileceği çok şey var aslında. boşlukların doldurulması için acilen hazırlanacak raporların birbiriyle çelişkili olacakları nedeniyle Uygulama. Deson bu uyarıyı mimiksel hareketlerle olumlayarak. Söyler misiniz tarihin akışı içinde çok az süren dönemler hariç fizik ve fizik ötesi alemlerde egemenliğini sürdüren kötü ruh grubu nasıl ve ne şekilde alt edilebilinir. anlatılarınıza inanıp inanmadığımı sizler de Med gibi algılıyorsunuzdur.." Deson. Sanırım. kaos yaşamaya başlayacaklardır. "Đstersen sen devam et." "Kötü Ruh egemenliğinde. kargaşa. elde ettiklerini kendi aralarında iletisel yolla paylaşımlarıyla aydınlanma evresini tamamlayarak . Neson engelledi "Deson!. Đlk kez bu kadar suskun kalan Med. Bu niteliğe ulaşmış evrimini tamamlamış iyi ruhlar ve kötü ruhlar edindikleri tüm yetilerini bu kez bulundukları fizik ötesi dünyada insanları kendi yandaşları olmaları yönünde etkilemeye çalışarak ezeli mücadelelerini devam ettirmektedirler... Ber. onlara karşı mücadeleyi kıyasıya savaş haline getirdiler. yeniden düzenleme uğraşına girecekler ve bu sapmalar dolayısıyla boşluklar sürekli yinelendiğinde iyi ruhların bu boşlukları doldurma ve yararlanma şansı olabilecektir." Deson'un anlatısının devamını getirmesini.. Kanımca. Neson.. Fiziksel dünyanın iyi ruhlarından çok fazla bir şey beklemek hayal değil mi?. akı. Ayrıca aşırı sapma boşluğu. "Rica ederim. iç düşmanlıkları nedeniyle bazılarının desteği de sağlanarak olan boşluğu. Đzleyici. birbirlerinden ayrık yeni görüşler sunmalarını ve sonuç olarak bütünlüklerinin bozulması sağlayacaktır.... teklifi reddetmediğini. söze girdi.. fiziksel dünyanın iyi ruhların da bazılarının bozumunu sağlayabilir.. Bunu bir kenara bırakarak ve anlatılarınızı bir an gerçek kabul ederek sormak istiyorum. Denetleme ile Đzleyici Grupları kendi içlerinde ve birbirlerine karşı.. "Bunlar güzel tartışmalar... engelleyemedikleri sapmaları gerektiğinde aşırı şiddet de kullanarak bir şekilde yararlarına kullanmaları sürekli kullandıkları bir döngüdür. Kanımızca bunun sonucunda iyi ruhların fazla efor sarf etmesine gerek kalmadan kötü yapı kendi kendisini bozacak."diye Neson’a teklif getirdi.. Bunun sonucunda Düzenleme raporlarını yeniden gözden geçirme. bazen melek bazen şeytan görünebilecek derecede bukalemun özelliğinde olan kötülerin çöze-medikleri sorunları. karayı ak gösterecek kadar kıvrak zekalı. Bu sapmaların sürekli tekrarlanması halinde kötü Ruh Grup üyeleri birbiriyle çelişkiye düşecek. genelde kötü ruhlar grubu olmuştur şimdiye kadar.. "Med’in bir ara sana sözünü ettiği Düzenleyici. Dünyanın geçmişi ve günümüzde yaşananlar da bu kötülerin zaferini kanıtlamaktadır. bu dünyada güçsüz iyi insanların-dan diğer deyimle.. algılama yetilerini geliştirmeleri sağlanmalıdır." dedi Ber. her iki aleminde birbirine direk veya dolaylı yansımaları. bu asır da dizginleri ellerine alabileceklerine inanıyorlar. etkileşimleri olmaktadır."” dedi.. yansımasını Düzenleme raporların da gösterecektir. Kanımca konuyu çok dallandırıyorsun. Bu... önce yanlış bilgi bombardımanlarından kurtulmaları. "Ben bu aşırı sapma sonucu oluşacak kaos ortamının iyi ruhlara yararlı olabileceğine tamamen katılmıyorum...?... burada araya girerek yeniden sözü aldı. ama biraz gerçekçi olalım. buyurun!" "Sizler bu varsayımlarınızı ispatlayıcı hiç bir kanıt sunamıyorsunuz. iyi ruhların grupları dolduracak. beni bağışlayın. daha aşırı kötü düzen-leme raporlarının insanlık aleyhine hazırlanmasını sağlayabilir... Kötü gücün egemen olduğu. Bu asırda fizik ötesi dünyanın iyi ruhları ile Fiziksel dünyanın iyi ruhları elele vererek. insanlığa zararlı olan öğelerde bu düzenlemeleri boşa çıkarmak.

. Savaş biraz daha eşit koşullarda internette devam edecek.. "Çok az zamanımız kaldı Ber!" "Takdir sizin efendim!" diyerek centilmence karşılık verdi.. Derin sessizlik ve karanlık. Başkalarına zarar verici. "Ayrıntılı yanıt vermek gerekiyor. Bekar mısın?. bu kaleleri ele geçirmek şimdilik neredeyse olanaksız. Fiziksel dünya insanları. "Bu asırda fizik ötesi dünyada bulunan ‘Evrimini Tamamlamış Đyi Ruhlar’ en çok netsel iletişime güveniyorlar.. fizik ötesi alemden gelen mesajlar olduklarını bilemeyeceklerinden korkup net bağlantılarını koparmayacak.. "Ne gibi?...." "Bu gece belirttiğin sıcaklık birazda olsa soğutulacak.. "diye sordu. "Med haklı. iradesini yok edici olmadıkça geniş özgürlük alanı sağlanacak her yönden ve her anlamda. karşılıklı tartışmaya başlayacaklarını sezinlemişti. dururdun. tek bir bireyin geleceğini düzenlemede bile o şahsın görüş ve düşüncesi önemli olacak.. Soluk sesleri de gelmiyordu. tebessüm eden güzel yüzüyle." "Bu merakım hala sıcaklığını koruyor.." Ber'in kuşku dolu bakışlarını görünce açıklama gereği duydu.. Med." dedi. "Yaşın kaç?. saygısızca saçmalıyordu. Ekonomik. topluluk ve insanla ortak hareket edecek.. Hatta bazen bu enerjiyi kendi enerjilerine dönüştürerek güçlerine güç katmaktadırlar. siyasi. Sanal seks yapalım muhabbetleriyle mi?." Deson. kolundaki saate baktı. Hiçbir şey düşünmeden karanlığa bakıyordu.. Kahvaltı hazırlarken yaralanan parmağının acısı da yoktu.. Tatlı birlikte hazırlanacak ve birlikte yenecektir. psikolojik ve bir çok yönden yetersizlik söz konusu. Bir yere davetliyiz. "Sözünü ettiğiniz fiziksel dünya ve ötesi dünyada bulunan iyi ruhların egemenliği elde ettiğini düşünelim. Beynine gelen gündelik düşünceleri savdı.. Med ile Ber'in konuyu kişiselleştirerek. Fazla zamanları kalmamıştı. Vücudunu hissetmiyordu. Yani genel düzenleme raporu hazırlamada ilgili olan kişi.. iradesi yok etmiş sayılmayacak mı?" Sorunun muhatabı Deson iken. yaşanmakta olanlardan ve olacaklardan verdiğim haberleri nasıl edindiğimi sürekli merak eder.. gözlerini yumdu.. Ama farklı anlamda kullanmaya başlayanlar da var... insanları beyinsel ve ruhsal etkilemesi için salgıladıkları pozitif enerjileri daha hedefine ulaştıramadan..." diye yanıtladı Med. kurum. korna sesleri. yaşadığı anın toplamıydı. Onların ise kullanması buna engel değil. Ber. Aykırı hareket etme!. Fiziksel dünyada bilerek veya bilmeyerek onlara alet olan iyi ruhları da katarsak. hukuki. "Birlikteliğimizi sonlandırmadan çoğunluğun ulaşamayacağı bazı duyumsamalar yaşatacağız sana. Bunun için zamanımız kısıtlı.. Netsel iletişimde kullanılan kablolar ve uydusal bağlantılar da bu risk çok fazla gerçekleşmeyecektir.." "Ben hazırım!" *** Ber.. Kapalı tuttuğu gözleri karanlığı görüyordu. Dışarıdan çocukların bağırtıları.." Med'in korktuğu başına gelmişti." dedi. heyecan dolu bir ses tonuyla... internette devam edecek ve zafer iyilerin olacak." "Đnternet sayesinde. Olmuşlardan... motor gürültüleri duyuluyordu. e-mail haber grubu üyeliklerini iptal etmeye-ceklerdir. "Ayrıca. gülme isteğini zorlukla frenleyerek." Ber.. Ama şu kadarını söyleyeyim. Savaş. kötü ruhlar negatif enerjileriyle yok etmekte.. Bir süre sonra. Yeter ki panik yapma! Daha önceki seanslarla ilgili uyarılarımı anımsa.. . "Đnterneti sen o amaçla kullanıyor olabilirsin. kulakları sadece soluma seslerinden başka bir şey duyamaz olmuştu." "Bunun yanıtını biraz sonra alacaksın. " Ber. Bu durumda bile bireyin ve toplumun kendi geleceğini tayin etme ve belirleme özgürlüğü. Neson yanıtladı.. "Bu nasıl gerçekleşecek peki?. Bu nedenle ilk etapta kullanılabilecek uygun aracın internet ortamı olması sizce de mantıklı değil mi?. derin nefes alıp vermeye başladı. Diğer araçları pek kullanamayan iyi ruh grup ve bireyleri en azından interneti kullanabilme olanağına sahip... Muhabbeti sulandırmaya çalışıyordu." Ber. Ber. Uykuyla uyanıklık arasındaydı. "Her iki alemde hemen hemen tüm iletişim ağlarının çoğu Kötü Ruhların elinde.. "Yıllardır bana yönelttiğin bir soru vardı.açığa çıkaracakları pozitif enerji ile kötü ruhların yaydığı negatif enerji akımlarına karşı koymaları sağlanabilecektir." "Nasıl?.. soru yönlendirmekten kendisini alamadı. bir müdahalede daha bulundu... Ayrıca iyi ruhların. Evli misin?. interneti sözünü ettiğiniz gruplar da kendi yararlarına kullanabilir...." Deson..

.." ".engeller koyun.uygulayıcılar.. Sütunlar birbiriyle birleşti. Birçok ses.. "Evet! Şimdi. Bir şeyler engelliyordu ken-disini.manyetik kalkanları sağlamlaştırın..... Ber." "... Gerekli enerjiyi sana vereceğiz..... Bu fısıltılar hayali duyumlar mıydı? Bu kadar yolculuktan sonra bir şey elde edemeden gerçek yaşama dönmek istemiyordu.. reklamlar.gedikleri kapatın. kendi bedeninin alevlerin arasında etkilenmeden süratli bir şekilde aşağıya... Toparlandı. vakit yok.. Hızlanma nedeniyle midesi bulandı... Fısıltıya benzer bir ses duydu sanki.Virüsleri hazır tutun.raporsuz çıkış yapın.. Şimdi." Bir güç hissetti.. gökyüzünü aydınlatmaya başladığı kızıl bir renge büründü.... Büyük bir iştahla hızını arttırdı." ". Karanlık.... Med’in sesini duydu.. Kulağında değil sanki beynindeydi bu sesler. Rengini kaybetmeden alevsel dalgalı görünümler aldı kızıllık.. Evet.. belli bir yol çizmezse bu seyrin bu şekilde sonsuza kadar devam edeceği bilinciyle.. Yeryüzünü bir baştan bir başa dolaşıyormuş gibi bir his doğdu içinde. Arada kesik kesik duyulan bu fısıltıların kaynağına ulaşmaya çalıştı..." "...Karanlıkta süzüldüğünü duyumsuyordu. Bu aralığa girmeye çalıştı. En üstte bulunan ve dönen halkalardan birinin arasından geliyordu sanki bu fısıltılar.." ". Seyir hızı. Bir an elini uzattı... yerini seri dönüşlere bıraktı.. sağlı sollu doğru gidip geldiğini görüyordu...başarısızlık. Tüm duyuları esnedikçe esnedi. belgeseller..rapor. Tünel çıkışı geniş bir vadiye açılıyordu.düzenleyicilere bilgi verin.." ". Ber bunun rüya olmadığını. Doğru yolda ilerlediği kanısı oluştu kendisinde. ne de kadın kalmıştı.....tüm iletişimleri koparın. Bir Hortumun çekim alanındaki eşya gibiydi şimdi.. Tüm dikkatini. Mide bulantısını önemsemiyordu artık... Bu fısıltılar." Ber." Bu ses çok yakınındaydı. Savrulmadan önce bulunduğu noktaya süratle vardı ve kendisini bir nevi o noktaya yapıştırdı..lanet olsun .." ". haberler." "..Rapor okuma alanlarını karartın." "." ".. yakınlaşma bazı kelimeleri daha anlaşılır kılıyordu.." ". Bu arada onların üzerinde belirli bir rotada geniş daireler oluşturacak şekilde usulca dönüp duruyordu. Pasif konuma geçin.. müzik parçaları.. yanlara......dayanmalısın.. Bunların aralarına seri geçişler yapmaya başladı. Kuşbakışı izledi onları. Yaydan çıkan ok gibi gerisin geriye savruldu aniden.Yaklaşıyor.. nereden geldiğini bilmediği bu fısıltıya yoğunlaştırdı.. Yoksa... Süzülürcesine ve gittikçe artan hızla ilerliyordu oluşan yarı aydınlık tünellerden. Med’in “.. "Đlerle. Ber gözlerini açmadan." ".. Đçeriği belirsiz fısıltıları daha rahat duyumsamaya başlamıştı... Bir süre sonra usulca gidiş dönüşler. Sözcüklerin bazıları Med’in anlatımında geçen bazı kavramları anımsatıyordu.. Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen helezonik kıvrımlar bir yay gibi uzuyordu. hiçbir şey duymuyor ve görmüyordu. kendisini ileriye yönlendirdi... Karanlık alanlarda sütunlar belirdi... sonra vazgeçti. insanlar minyatürdü.. yukarıya... Tünel şeklini aldı. Neyse bunları irdelemek için uygun zaman değildi.... Bir nehrin akış yönünün tersine kulaç atan biri gibiydi şimdi....telepatik. Tüm enerjisini odaklaştırdı." ".. engeli aştı. Yeniden fısıltılar duyuyordu.” telkinlerini duyumsadı. Birçok görüntüler.. onu biraz daha canlandırdı. Yoğunlaştırdı.... Fısıltılar anlaşılır seslere dönüştü: ".. Güzel bir müzik parçası duymaya başladı. Beyninin içinde karıncalanmaya benzer tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştı. beyninde çınladı sanki. .uygulayıcı merkezi.. Nesneler." ". Fısıltılı diyaloglar bu kez kesintisiz...duyumsal iletişimlerinizi yeni bir emre kadar askıya alın. korkma.... birden yanı başında hayalinde bile resmedemeyeceği güzellikte çıplak bir dansözün ellerindeki yabancı paralarla birlikte dans figürleri yapmakta olduğunu ve kendisine yaklaşması için işaret ettiğini gördü. Dikkatini tekrar toparladığında ne müzik sesi. duyduklarına inanamıyordu. net ve anlamlıydı. binlerce radyo ve televizyondan çıkan değişik sesler. usulca doğmakta olan güneşin.... bedenini hareket ettirmeden öylece bekliyordu.. yavaş yürüyen bir insan hızına düştü..

.. Bir ekrandaki görüntü dikkatini çekti.. Đçinden geçti.. bir parça vardı. Şimdiki an ve gelecek. Bilgisayar fare imlecine benzer büyük ve renkli bir ok işaretini ekranda görmesiyle düğme setinin yanında bulunan fareyi kavradı. Denetleme Grupları... tank paletlerinin çıkardığı mekanik sesler. imlecin gelmesini sağlayarak.. Güvenlikçiler. devam et. zorlaması kalmamıştı. Ber. Ber. Düğmeleri barındıran setin yan tarafında harf ve rakamlardan oluşan bölümü kullanarak." iletisini algıladı. iki bayanla yanlarında bir erkek ve bebek denecek yaşta çocuktan oluşan bir grup onlarla kendisi arasında perde oluşturdu. Med’in “. ellerinde bulunan belgelere bakarak karşılarındaki kişilerle sürekli konuşuyorlardı. yargı salonunda bulunan tanık kürsüsüne benzer fakat neredeyse onun beş katı büyüklüğünde yüksek bir masanın üzerinde bilgisayar klavyesine benzer üzerinde birçok düğme barındıran. Ellerinde değişik silahlarla binlere varan insansı figürlerin. Bu masaya yöneldi. Ekranda bir görüntü oluştu. Ber!” ünlemesiyle irkildi. Bir kolun mesafesi kadar yakınında görüş alanını tamamen kapatan. karanlığı delercesine. Kurumlar. Üzerindeki yazıları okumaya başladı. uçsuz bucaksız bir alanda binlerce görüntülü ekranların bir yol kenarına dizilmiş ağaçlar gibi sağlı sollu sıralı olduklarını gördü. Kapalı halkayı açtı.. Görüntü değişmişti. Dönen yüzler. Uzun ve oval bir masanın her iki tarafında onlarca insanlar. Yaklaştıkça ışık da kendisine yaklaşıyor gibiydi. Hangi yüzyıl sorusunu yirminci ve yirmibirinci yüzyıl yazarak yanıtladı. Med. "Hangi Ülke?" Đnternetteki arama motorlarına benzer bir yazı yazma boşluğu oluşmuştu. Diyalog-lar tam anlaşılmıyordu. Derin bir korku ve yalnızlık hissetti. Politikacılar.. Đllegal Örgütler." yüksek fısıltısını duyumsadı. gazete sayfalarını gördü. Görüntüler sürekli değişiyordu.. Değişik tipte insanların birçoğunun hangi ülke uyruğuna tabi olduğu anlaşılabiliyordu. . kalabalıklardan duyulan sloganlar. Müzik sanatçıları. Üzerinde duracak zamanı yoktu. Toplumlar.filmler.. Diğer tarafta oturanların önünde ise meslekleri ve tabi oldukları ülkelerin adı yazılıydı. Felç olmuş gibi hareketsiz kalakaldı. su gibi akıyordu. Üniversiteler.. Bu merakını gidermesi için çok beklemesine gerek kalmamıştı. uzaktan kendisine süratli bir şekilde yaklaştığını gördü. Gittikçe yaklaşan gruptan kaçacak gücü kendisinde bulamadı. uzakta gördüğü nokta büyüklüğünde ki ışığa doğru.kendine gel. Küçük çocuğun kim olduğunu bilmiyordu. Ber. Sinema ekranı büyüklüğünde ki bir ekranın kapalı olması dikkatini çekti. Đçsel gözlerini biraz daha açtı.. Ülkeler.' anlamına gelen tuşa bastı.. Konuşurken. Şairler.' ana başlığı üzerine.. Sırtları kendisine dönük bu kurtarıcıların. uçak sesleri. ellerindeki dosyaları birbirine sunmaları sıklıkla beliren görüntülerdi. farenin sol düğmesini tıkladı. Lobiler... silah sesleri... Her şey sabitlenmiş. ağlama sesleri. Med’in "Yolu açtık Ber. Özellikli Bireyler. Đtici gücün. Sivil Toplum Örgütleri. Birçoğunun önünde “Düzenleme Grubu” yazılıydı.... incelemeye koyuldu. "SodGom" yazdı.. Her taraf zifiri karanlıktı. SodGom Ülkesinin bildiği harita görüntüsüyle ve sol yanında ana başlıklar taşıyan bir bölüm ortaya çıktı. Yine yabancı dilde 'Onay. Bu güzergahta seyrederken ekranların sunduğu görüntüleri rastgele izliyordu. "Düzenleme Grupları. Saldırganlar onlara çarptıkça küçük taneciklere bölünüyorlardı. Yazarlar.. Kamusal Örgütler. Komut düğmeleri izlenimi uyandırıyordu. Her şey bir anda sunuluyor gibiydi. Grubun kendisiyle sıcak temasına on adımlık mesafe kalmıştı ki.. Partiler. kimler olduğunu merak etti. Fihrist bölümünün 'Politika. "Sorun çözülmedi!. 'Ülkeler' yazılı tuşa bastı. Risk Taşıyıcıları. diziler. Sermaye Grupları.. gazete parçasına yapışıp donmuş gibiydi. Yandaşlar. Uygulama Grupları.. Tuşlar. On bir metre ötesinde. Savrulmadan önce bulunmuş olduğu noktayı yeniden yokladı. Bildiği yabancı bir dilde soru yazılıydı. Deson ve Neson olduklarını gösteriyordu.. Yer altı Örgütleri.. Geçmiş. Dini Gruplar. Đzleme Grupları. Işığın bulunduğu yere vardığında.. Duyumsama olduğunu bilmesine rağmen gerçek yaşamdaymış gibi etkilendi. Ressamlar. Birçok büyük tuşlar bulunuyordu. Medya grupları.

Hızlı geçişlerdeydi. iktidarda emperyalist söylemlerde bulunmaya. hatta aralarından hangisini sağcı. Çünkü şu an tüm zamanları yaşayabiliyordu... bazılarında ise ilgili yerin yaşanmış veya yaşanmakta olunan görüntüleri vardı. Şimdilik adi mahkumlar için af çıkarılmasını sağladık... ‘Yandaş’ yazılı bölümde oturan kişi karşılıklı konuşuyorlardı." "Bu işlerde duygusallığa yer olmadığı. toplumsal kaos yaratabildi. Çünkü olacağı kesin olan şey olmuş gibidir. Hatta zararlarını da görmeye başladık. teröre artık gereksinimimiz kalmadı.. alt gruplarının bağlı olduğu tarikat ve cemaat gruplarını hırpalanmasına sessiz kalmakla..... düzen sapmasında bulunmuyorlar. gerektiğinde ise programa uygun olarak atağa geçirttirebildi. partilerin..... dinci. Geçmiş ve gelecek özelliğini yitirmişti. hangisinin solcu yapalım diye tereddüde dahi düştük.... misyonlarına uygun görünümü. artık yeni bir düzen kurmaktayız. en azından inceltmek için belirttiğin misyonları taşıyan liderlere...... Tepki düşsün. Ki yeniler bunu baştan taşıyorlar. diğer bir milliyetçiliği kullanan liderin yasal affında vasıta olmakla. muhafazakar. belirgin değildi. kaosa. sermayenin. Sonra yeni programlarınızı uygulamaları nedeniyle taşıdıkları misyona aykırı hareket etmek zorunda kaldılar.. iktidar partisi olduğunda tabanının giyim kuşamına karşı hareket etmeyle. geleceği sanki aynı anda yaşıyordu... diye düşünerek fareyi rast gele tıklayarak bir bölümden diğer bölüme geçiyordu. Bunun alt yapısını hep merak etmişimdir. Bölümlerin bazılarında çoklu gruplar.... komünist vb. Bazı dünya ülkelerinde olduğu gibi sizin ülkenizde de eskiden pompaladığımız ve o zamanlar gerekli olan ülke içi fanatizme. Çünkü tümü birbirinin benzerleri. misyonlara da inancını yitirdi veya yitirmek üzere. Katılığı yok etme.. Yeni yüzlere ve sloganlara gereksinimimiz var.." "Yakın geçmişte tayin ettirdiğiniz liderler. Geçmişte olanlar ise sürekli tekrarlanmaktaydı. Bu önümüzde duran örneklerden biri. Yeni yüzlerle öncekilere karşı vefasız davranmış olmaz mıyız?. onu toplumdan izole edeceğiz. Grup Başkanı yazılı bölümde oturanla.." "Dinliyorum.. önlerinde bulunan kağıtlara da arada bakarak konuşuyorlardı. örnekleri çoğaltabilirim. dini kisveyle simgeleşen lider. belki de çok az insana nasip olacak özel bir toplantıyı izlediğinin olgunluğuyla kısa zamanda neler alabilirim.. şimdiki anı... derneklerin.. Bu nedenlerle toplumun bir kesimi artık görüş ve düşüncelere. Sizler daha iyi biliyorsunuz." "Efendim! Merak etmeyin. misyonlarına aykırı hareket edilmesi konusunda direktif içeren programlarımızı uygulatmakla seçmen tabanlarını dolayısıyla etkileme olanağımız olacaktı. yenilenmekteydi.Oval bir masada karşılıklı oturan iki kişi.. Geçmişi. solcu.." "Kanımca bu sizlerin hüsnü kuruntunuz. hümanist görünen lider. elimizde bulunan güçlerimiz karşı atağa geçti. insan haklarına karşı harekete geçmeye başlamayla. Sözünü ettiğin sorunlar bunlarda yaşanmayacak.. Ama yine de öncekilerin referanslarını yeni görevli belirlemelerinde göz önüne alıyoruz. Yüzleri karanlıktı. Bundan da iyi sonuçlar aldık. beyin takımının bir çoğu programlarınıza harfiyen uyuyorlar. Önemli olan şu andı. Olmadı bir şekilde önceki lidere yaptığımız gibi alaşağı ettiririz. taşıdıkları sağcı. Benim de naçizane size bir sualim olacak.. sosyalist. Böylece partilerin lider ve yöneticileri.. taşıdıkları misyona inanan tabanı dizginleyebildi. Sapmada bulunanların da başlarına neler geldiği malum..." .. Neden?" "Merakını yenmek zorunda değilim ama yine de izah edeyim. "Efendim! Teslimden önce sizlerle varmış olduğumuz mutabakata halen sadığız.. yapıyı yakın zamanlara kadar korudular.. milliyetçi. tekrarlanmasına gerek duymadığımız bir gerçek. Düzenleme rapor kayıtları alanındaydı. "Sodgom ülkesi insanları artık eskisi gibi değil. .... Tayin ettirdiğimiz önceki liderlere olan güvenlerini kaybettiler. Yeni Adım Partisinin lideri kendince bize karşı sapma hareketine geçti. kuruluşların. Gelecek önceden tespit edilmiş olduğundan. Gerekirse fiziksel güç dahi kullanırız." Ber. Bu konuda şüpheniz olmasın.. bazılarında yazılar.. genel affa ve idamın kaldırılmasına kadar götüreceğiz işi... milliyetçi alanda simgeleştirdiğiniz lider.. gerçekleşmiş sayılırdı... Çağdaş programımız buna göre düzenlendi. Diğer bir partiye ticari şirketlerimiz kanalı ile istedikleri mali desteği paralel şirketlerine aktardığımız halde düzenlemelerimizin bazılarına uymamaya başladı.. Birinin yabancı dili doğal iken karşısındakinin kırıktı.. Ama her iki topluluğun milliyetçi duyguları çok hassas ve acıları halen dinmemiş.. Medyanın... Adım adım sonuca gidiyoruz.. ..

Aksi halde bizlerin ve yandaşlarımız grupların çıkarları büyük risk altında...... Bunların... "En yakın yandaşımız Birleşik Devletin... dağıtın.. En hassas konularda gerekli yasaklamalara yavaş yavaş gidilmekte. Böylece değişik gruplar standardın dışında tablolar hazırlayamayacaklar." . mezhepler. izole ettik. Nasıl olsa orada onu kontrol etme imkanı bulunur. Bu olay nedeniyle diğer ülkeler de pasifize edilecek. Bunlar dışında temel renkler olan kırmızı. Yeşil Rengi Seven Gruplara üye olanları.." .. Amar'ın babasının başkanlık yaptığı Filistin’le. tarikatlar sorumlu bulunduğunuz ülkenin yurttaşlarınca nedense pek benimsenmedi. "Bizim farkımıza varan ve programda sapma yapan bazı kişiler bizlere ve sizlere zararlı olabilir...... inancı gereği yeşil kurdelası çıkarmak istemeyen kızların okula girmelerini yasaklayarak. onlarda oluşmuş negatifsel tepkileri ortaya çıkarıp bastırdık. lider kadrosunun tümü yandaşımız Birleşik Devlet'in elinin altında olmasından dolayı dünyayı yönetebilmek çok daha kolay olacaktı.. Diğerlerine de örnek olur."Gereken yapılıyor.. Öyle bir olay olacak ki.. sanırım... "Bazı gruplar kanalı ile çıkan ve çıkarttığımız tarafımızca da desteklenen ilahi olmayan yeni dinler. tek kültür anlayışı veya en azından birleşik düşünceler oluşturabilecektik. "Ülkenizde ki bireylerin yandaşlarımıza karşı yönelttiği negatif bazda beyinsel enerji yükünde KitleTepkiselEnerji Ölçer cihazımız artış kaydetmekte... güçlerini bitirdik.. Ayaklarını denk alırlar. güneşin doğduğu yönün ortasında bulunan bölgesine gerekli müdahaleyi yapması için zemin hazırlıyoruz.... Raporlarımıza karşı ileride bazı sapmalar meydana getirmeye namzet. canlandırın..." ." .. Ülkenizden kaçarak yandaşımız Birleşik Devlete sığınmak zorunda kalsın. "Yo.. bizleri deşifre etme uğraşına girdiklerini duyduk. Ayrıca bağlı güçlerimizden ayrılıp." . Bunların sessizce yok edilmesi gerekiyor.. Evrensel Futbol Turnuvasında ülkenizin belli bir seviyeye getirtilmesi ve bu anlamda bu beyinsel negatif enerjinin pozitive dönüşmesini sağlayacağız.. Bu gerçekleşseydi.. Örgütlerden ses pek çıkmıyor.... Bu alanda Đkinci düzenleme raporumuzdaki. kültürel reform çabaları da pek belirgin etki sağlamadı.. Gruplarımız-da ağırlığını hissettiren yandaşlarımızın ırkdaş ve dindaşları olan Nili Geçenler namlı Đsrail Devleti'ne de rahat nefes alabileceği alan ve ortam sağlanacak... Bazen belirli taktiklerle gerektiğinde kullanabilmek için tepki yönlerini yeterli düzeye kadar çıkarın... Verdiğimiz süre içinde bunu çözemediniz. mavi renklerin de yasaklanmasını sağladık. yandaşımız Birleşik Devletle iyi ilişkiler kurarken saman altından da su yürütüyor... Bu kez paramızın devalüe edilmesinde bir sorun çıkmayacağından resmi anlamda güvenlik müdahalesine gerek yok. bileyin. Bu bahaneyle gerekli korkuyu içlerinde duyumsamalarını sağladık.. üzerlerine çok gidilmesinden tepki düzeneklerini de kaybetmişler. Onu bir şekilde sıkıştırın.. korkutun... Sanırım.. Yine. Belki bunun için erken.. Ha! Unutmadan. Öncelikle... Irak’la ve militan halka sahip ülkeyle ilgili sorunlarımız da bu kargaşada çözülecek.... eski yandaş grupları desteklemeye devam etmek zorunda kalacağız.. Böylece tek din. Buda yeni dünya düzenimiz için önemli bir aşama olacaktı. dışında kendi başlarına buyruk güçler oluşturma peşinde olanlar var. bir şekilde ayarlamalar yapacağız. doğrudan yöneldiklerimiz dışında yandaşlarından tık yok.. Bunları bir şekilde çözün.. Bildirdiğimiz özel sırlarımızı açıklayabilir. hiçbir ülke müdahale etmelerine karşı koyamayacak." . ülkenizdeki dinsel. sarı. merak etmeyin. Aksi halde raporları düzenlerken öngörülen tepki olaylarında sapmalar meydana gelir ve raporun geri kalan kısmının uygulanabilme olasılığı düşer... Neyse şirketlerimiz kanalıyla destekte sağlayıp.. aksine desteklemek veya sessiz kalmak zorunda olacaklar..... dinsel liderlerden Nemlihoca...

" "Beyinsel ve ruhsal enerjileri kanalize ettiğimiz alandan farklı yönlere çeken sanatçılara... Şimdilik hasada girmeyin... midelerine indirdik. sağladık.. yazarlara o doğrultuda hareket etmeleri yönünde imrendirme sağlatacağız. tamamen ezilmemek için göstermeyen yeşil grup. Aç bırakın.... Ülke için çok önemli miktarda para birkaç kişiye peşkeş çekilip. Oradan istedikleri gibi bir karar alırlarsa..... Bilerek veya bilmeyerek düzenlemelerimize yararlı hizmetler sunan kişi ve gruplara yardımcı olmaya devam edeceğiz..... Umutları sizin yandaşlarınıza ve finans kurumlarınıza bağladık. yine de dikkat edin!. Tek tek bireylerle uğraşmak istemiyoruz..." . korkutucu kurallar ortaya koyun...." "Örneğin?. etkileme kolaylığı sağlayın." "Hiç merak etme. "Uzun yıllardır tarihin karanlıklarına gömdüğümüz etkileri büyük ölçüde izole edilmiş. kurdele giyiminin demokratik hak olduğundan bahisle kulis çalışması yapmakta ve Uluslararası Çağdaş Đnsan Mahkemesine bu yönde başvuru hazırlığında... Artık biliyorsunuz Yeni dünya düzeni felsefemiz var.. Đnsanlar yine de programa uyuyor bir şekilde. Düzenleme raporundan az da olsa alıntılar elde edenler eskisine göre çoğaldı.. Đnsanlarımızın beyinlerini.. sapmalara yol açabilir.. bunu da not al.............. pasif duruma getiririn. edebiyat konusunda tekelleşme yıkılmak üzere..... Zorlaştırın. Pasif moda geçirdik çoğunu. ". Đnternet kullanımının kısıtlanması. yardımda bulunarak." .. Gerekli reklam pompalaması yapılacaktır.." .. Sorun çıkaracak.. "Evet.. Onları ödüllendirerek. Kanalize etme. Şöyle ki: Yeşil kurdele olayında beklenen fiziksel tepkiyi." ...... Kontrol olanakları kısıtlanıyor. "Sanat..." "Korkmanıza gerek yok. Sizin bekletmekte olduğunuz yeni liderlere alan açtık.. Yazman. Dikkat çekmez mi? Ayrıca bilişim özgürlüğünü engellemek için teknik alt yapımız da yok.... yücelterek yapılarını devam ettirmelerini teşvik edeceğiz ve başka sanatçılara. zorlaştırılması için elinizden geleni yapın. Kendi örgütlenmelerini gerçekleştirmeye... halkın ekonomik yönden zayıflaması sağlanarak dikkat dağılımı noktasına getirdik.. Fiziksel Dünyadan yandaş insanlar bulmaya çalışıyorlar.. ona göre. Toplumdaki algılamalar gittikçe gelişiyor. Sizde bu tür bir özgürlük. Örgütlülüğü yükseltin..... size katılıyorum. Kontrol edebildiğimiz gruplar dışında bireysel kalan yazar ve çizerleri izlemekte zorlanıyoruz. Đzleme grubu bundan şikayetçi.. dikkatlerini başka yönlere çekin... ‘Fizik Ötesi Dünyadaki Đyi Ruhlar Grubu’ yeniden teşkilatlanma ve harekete geçme planları yapıyor....." "Ama efendim! Çağdaş devletlerde bu konuda özgürlük var. Denetimde sorun çıkıyor....." "Size göre daha çağdaş olan Devletlerde var edilen özgürlüğün düzenlemelerimize yararı var.. Ama bunun devamını şimdilik önledik....." . Zaten ülkede yeteri kadar faili meçhul cinayet var.... yazarları yalnızlaştıracağız. işlerini ellerinden alın... Düzenlemeyi de çok sert yapmayın! O alanda bizler de olacağız...Ayrıca Sayın Başkan bir sorunumuz var. Bunlarla ilişkiye giren fiziksel dünya insanlarını bir şekilde dikkat çekmeden etkisiz. Engellemeniz gerekiyor.. düzenleme yapın.. Harekat alanları... Düzenlemelerimize zararlı yayıncıları." .. onları sindirmede kullandığımız en iyi bahanelerimizden birinin elimizden alınacağı korkusunu yaşıyoruz... büyük yoğunlukla internet alanında olacak. Gerekli yerlere gerektiği şekilde hareket edilmesi için rapor gönderilecektir.. Belirli alanlarda kitle psikolojisi oluşturarak yönetmemizde daha bir kolaylık. Đnternetteki bilgi alışverişini Đzleme grubu dahi izlemekte zorlanıyor.... "Efendim! Erken seçimle ilgili raporlarınızda özümseyemediğimiz bazı noktalar var.. "Uyanan bilinçli bireyselleşmeyi yavaşlatmak için gereğini yapın..

başarılı da olmuştu. Güneşin Doğduğu Yönün Ortasında Bulunan ortadoğu ülkelerine gruplarımızın ekonomik.. bizlerin parti ayırımı gözetmediğimizi biliyorsun." "Tarihsel etkimiz en iyi eğitmendir.. sosyal çıkarı için yaptıracağımız soğuk. önceki liderine olanlar nedeniyle terbiye edilmiş sayılır.. bundan önce denemiştik. Buna benzer düzenleme ve uygulamaları. Raporlarımıza uygun hareket etmediği takdirde iktidardan atılacağı bilinciyle uygulamalara göz yumacaktır. ...." "Onlardan birkaç tanesinin Merkez Halk Temsilciliğine seçilmesinin yararları olacaktır. Şöyle ki. Önceki silahlı mücadelelerinden gerekli çıkarları elde ettik.. düzenleme raporlarına dolayısıyla çıkarlarımıza hizmet sunulmasıdır.. Tek başına iktidar yapmamaya çalışacağız.. yeterli. Ki programımızdan en ufak sapmalarında dahi önüne çıkarılacak her tür engellemelerin içeriği de düzenlendi... Biliyorsunuz. Arkadaşlar merak ediyorlar." "Aslında ona gereksinimimiz olmasının en büyük nedeni şudur: Ülkenizle asya ülkelerine. Bu iyiliğimizi unutmasınlar.. O.. Onlara kendi Tanrılarından daha yüce olduğumuzu uygulamalı öğreteceğiz. onların desteklediği partiyi başa getirerek elde etmiştik. "Efendim! Bunları bizlerde biliyoruz. Bir iki küçük dernek dışında ses çıkaran oldu mu?. Onla koalisyonu ise.. sınırınızda bulunan Uzak Devletinin güneyindeki bölümde o örgütü yararımıza kullanabiliriz. liderin kendi uygulama- ları sayılacağından. onların oy kaybına uğramasına neden olacak iki üç partinin önünün kısmen açılması düzenlemenizi anlayabilmiş değiliz.’ diyerek başlamaları ve besmelelerinin değişmesi sağlanacaktır.. ılık psikolojik savaş ortamında... O örgütte bizim ve programlarımızın farkımıza varıp sapma yapmaya başlayan liderini de. özelde ortadoğuya karşı yandaşlarımız Birleşik Devlet ile Güneşin Üzerinde Doğmadığı Ülkenin yapacağı ortak harekatta en büyük korkumuz özelde SodGom Ülkesi toplumun da dini ve muhafazakar değerlere önem veren grup ve bireylerin tepkisel eylemde bulunmalarıdır. Ayrıca ona gereksinimimiz var... Sözünü ettiğim MiMuhDi.. tepkileri zayıflayacaktır. SodGom ırksal milliyetçi grupların aleyhine olan bazı kararları. gelişim ve değişimlerden etkilenen bireylerin sapma meydana getirerek bağlı oldukları gruplardan başkaca gruplara yöneldikleri bir ortamda. Her işe Tanrısının adıyla başlayan lider ve tabanının bizi ilah olarak kabul etmesine... siyasal. Bu işin zevkli yan ürünleri var. ." "Çok iyi algıladım.. Sizi yoracağız ama. SodGom Ülkesi yurttaşlarının genel özelliği. SodGom Ülkesi etnik kimliği dışında bulunan ve bir ara tasfiye ettiğimiz Đllegal-ABCD Partisinin legal uzantısı Legal-Dowko Partisinin gelişimini önlememizi neden engellediniz?. olacak uygulamalara muhalif kalması önlenmiş olacaktır. Senin konuna geliyordum. On bir yaramaz kardeş çocukla baş etmeye çaba harcamak yerine bir tane olan babalarını etkileyip çocuklarının üzerinde otoritesini. Bunlar.daha bir çok hayırlı sonuçları olacaktır. Kendi liderlerine.. sadık.. Hangi renk ve seste parti ve grup olursa olsun önemli olan.. etkileşimini koparmayacak bir partiye yönelmeleri bizim lehimizedir. Ancak ülkenizin raporlara karşı sapma meydana getirme olasılıklarında onların yeniden silaha başvurmaları sağlanacaktır.. Gerçekten demokratik kuralların tamamen işletilmesine yönelik bir düzenleme olarak mı algılamalıyız?. çıkar sağladıkları partilerine karşı çıkamadılar."Kurulan ve bir şekilde değişik elbiseler giydirilen makyajları tazelendirilen ve sizlere bağlı yerel düzenleme gruplarıyla ilişkili bazı partiler de yetkin.. ondan doğan bir partiye yol açmak. yandaşımız Nili Geçenler Kavim Devlet'in ajanlarını kullanarak size teslim ederek sonlandırdık." "Çok sabırsız olmak... Kendi değerlerine yakın birini iktidarda gören halktaki taban ve sempatizanları da sessiz kalacaklar... oyların diğer partilere kayması yolunu da tercih edebilirdiniz. Umutlarını bağladıkları yerlerde önceden hakimiyet sağlamak da önemlidir. olacak uygulamalara ‘Derin Dünya devletinin adı ile. efendim." "Efendim! Daha önceden dışladığımız gibi dışlayarak... Olan ekonomik.... Partisinin gelişimini önleme istemeyişimiz nedenlerine benziyor. değerli görevliler yerleştirilmiş olmasına rağmen. Ayrıca. sosyal. en azından bizimle bağlantısını. sıcak.. etkisini hissettirmesini sağlamak en kısa ve kolay bir yoldur. size güvence vererek iktidara gelen ve sonra üst üste sürekli raporlara karşı direk sapmalar meydana getiren dini motifli bir partiye karşı bazı süreçler ile toplum psikolojisini kanalize ederek bin bir güçlükle kurtulmuşken.. yandaşlarımızın etkin olduğu grup veya gruplar oluşturacaktır. Đllegal-ABCD partisinin kısmen siyasallaşmasını istiyoruz. Hele. Ülkenizle o partinin silahlı mücadelesinin bizim için yararı kalmadı. siyasal.

... Ber’in yüzüne daha dikkatli bir şekilde bakarak. Senin sormana gerek yok!" dedikten sonra kapıyı çarptı. ‘geçici bir durum... kapı zili sesleri beyninde uğuldadı.. bunla. Dowko Etnik Devletini kurma amacında olan Güney Bölümü Yönetimi isteklerimize uygun hareket etmediği takdirde. yanlış çevirdim galiba.." Ber. Ber. Şayet.. "Özür dilerim.... hatta bazen karşılıklı mücadelelere girdikleri konusunda duyumlar alıyorum?. Đleriki günlerde kaldığı yerden devam edebileceği inancını taşıyordu. Kulaklarının sesten ağrıdığını hissetti.. bol ekranlı alanda olmadığını fark etti.. Her taraf karanlıktı ve ne bir görüntü ne de bir fısıltı vardı.. Önce telefonun ahizesini kaldırdı." Ber. bizlerin programlarına aykırı hareket etmeyecek yönetim..... Ortak çıkarların. "Efendim! Kötü ruhların Fiziksel dünya ve ötesi dünyada bazı parçalanmalara. Güney Bölümü Yönetimleri isteklerimize uyduğu sürece bu yönetim desteklenecek ve SodGom Gücünün etkinliği azaltılarak oradan çıkması sağlanacak.... "Kap Bey!" diye bağırdı. ". Yaradan'ın günü çoktu.’ diyerek kendisine telkinde bulundu.. Đlegal-ABCD Örgütü Üst düzey yöneticilerini ikna etmede araç olarak kullanılacaktır. Çok önemli değil. Ber.. Bu durumda. Gözlerini açtığında kanepenin üzerinde terlemiş bir halde buldu kendini. önceki yaşamında iyi ruh konumunda olanların... "Bir ihtiyacın..." sözünü bitiremedi.... iyi ruhluluğu bilinç altından nüksedebiliyor." dedi titrek ve sinirli bir sesle.. "Hayırdır?.. Kapıcının endişeyle yüzüne bakması şüphelendirmişti.." ... bireysel çıkarları da beraberinde sunduğunu duyumsamayan hainler bazen çıkıyor. bir elin ayası kadar alanının kıpkırmızı. bu kez SodGom Ülkesi Gücünün. Sadece zil sesleri kulaklarında sürekli çınlıyordu.. Legal-Dowko Partisinin büyük yararları olacaktır. Buda bir düzenleme olabilir miydi?.... Đllegal-ABCD Militanlarını da kendi lehine kullanması ayarlanarak.... Bugün. "Sap’ın evi mi?" "Değil. Normaldi. "Çok önemli bir kişi var.. "Sana ne olmuş Ber bey?" dedi. Đşte bu son olasılıkta. Bir yerde çıkar varsa insanoğlu ortak çıkarları unutup bazen aşırı bencilleşebiliyor... Telefon sesleri... saçlarının neredeyse dikleşmiş olduğunu. SodGom Ülkesinin gücü geri çektirilecek yada etkinliği azaltılarak bizim adımıza orada maaşlı nöbet tutturulacaktır." . Sabaha kadar izlediklerinin bedensel yansımasıydı... Lavabo aynasına yöneldi.. Bir de ruhsal deviniminde. yüzünün kirecimsi beyaz. göz bebeklerin ela yerine gök mavisi rengine dönüşmüş olduğunu gördü..........SodGom Ülkesi yönetimi ile Uzak Devletin Güney Bölümündeki yönetim de bazı çatlak sesler var. Artık. Yargı Grubunda bir duruşması vardı. tarafımızca oluşturularak.. sesler kayboldu birden.... Güney Yönetimini tasfiye etmesi sağlanacak.. "Bir şeye gereksinimim olduğunda sana haber veririm.. Telefon ile kapı zili aynı anda çalıyordu... Bu durumlar çok yinelenirse iyi ruhların yarar elde edecekleri anlatılıyor. Şaşkın birinin çaldırdığı telefon ile kapıcı Kap'ın kapı zilini çaldırması raporların devamını izlemesini engellemişti..... kapı zili benzeri sesler duymaya başlamıştı.. Görüntüler.. Sodgom ülkesi programımıza karşı sapma meydana getirme riskine karşı sürekli illegal ABCD örgütü ve güney bölgesi tehditi sıcak tutulacaktır... Ber’i. SodGom Ülkesinin Dowko ırkına sahip yurttaşlarını sessizleştirmede. Bu düşüncesine için için güldü." diyerek yanıtladı..?!" "Yüzün....." "Sadece Fiziksel Dünyada gerçekleşen ve tarihsel kötü ruh kimliğini unutan inkarcılardan kaynaklanan ayrık sapmalar. açtığında kapıcıyla yüz yüze geldi.." Kapıya yöneldi..... Ayrıca.. Acele etmeliydi. Alnının... Devam ettiği takdirde bunların izolasyonu temin edilecek. Gerekli uyarılarda bulunuyoruz. tüm enerjisiyle algılamalardayken.

. Diğer fotoğraflar ve isimleri yüz yüze olmasa da medya kanalı ile tanıyordu. ĐçDışGüv. tanıdıkları olmasıydı. Makamlar değişmiş.. Gazetelerin bir çoğu "Toplum ve Devlet'de Tam Temizlik Kampanyası başlatmıştı." özdeyişini anımsadı. "Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf. Daire Grubundan MafYegTah. Güvenlik soruşturması devam etmektedir.." Kara Para ve fuhuşla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. Günlerdir. ". Bu rüyasında gördüğü Rutbin’in katili . rumi.. MaşÇet isimli şahısların ölümüyle sonuçlanan trafik kazası gününü. Kendisine ilginç gelen bu kampanyaya dün yapılan ortak basın toplantısıyla kan verenlerden bir çoğunun. Đsimler aynıydı. ortak bildiri dışında özel bildirilerde sunmuştu. soldan sağa görevleri ve isimleri belirtilmekteydi. çıkar amacıyla adam öldürme filini işleyen bu 11 fail adalete hesap vermektedirler. Çekmeceden çıkardığı büyüteçle küçük başı büyüttü. SodGom ülkesinde ki bilimsel uygulama örnekleri ancak bu tür yapıda olan insanlar için geçerliydi. ".. 'Faili belli-belirsiz ölümleri soruşturmadan' sorumlu Güvenlik Đstihbarat şefi ise kendisine hiç yabancı gelmiyordu. uyuşturucudan.. kademe atlama için bu yapıyı tüm içeriğiyle özümsemek zorundaydı. Bazıları.." şeklinde süren bildirisini acı bir gülümsemeyle okumuştu. SilUyMar." Diğerleri de kendi alanlarında Temiz toplum ve Mafya ile mücadele anlamında özel bildiriler sunmuşlardı.. Evet. Beyaz ve siyah kadın ticaretinden. "Yavuz hırsız. onların eylemlerine göz yuman.. Bu haberi ilk Solkol vermişti kendisine.. kamuoyunu aydınlatmak amacıyla sunduğu özel bildirisinde.. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Bu isimler zamanında Ad kentinde görev yapmış ve daha sonra kendi alanlarında üst düzeylere yükselmişlerdi. elde edilen kara para sahibi babalar hakkında sürdürdüğümüz soruşturma sonuçlandı.33 Solkol'un telefonla bildirdiklerine inanası gelmemiş. Secret'e tüm ulusal gazetelerden birer tane almasını rica etmişti." Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Buda sosyoloji ve psikoloji biliminde sosyal ve bireysel konumda dikey atlama kavramının uygulama örneğiydi. Suçlu babam da olsa görevinden alınacaktır. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. sivil toplum örgütlerinin ve daha bir çok sivil ve kamusal grubun kampanyaya destek verdiğini belirtmekteydi. Göreve geldiğim günden beri faili meçhul cinayetlerden 11 tanesini aydınlattım. TerKazMaf . 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu SağKol. Olayla örtüşüyordu.Mafya babaları hakkında gerekli araştırmayı yapmayan.. Halk adına ilgili yargı grubunda bir kaç gün içinde dava açacağım. Đhracat yapıyormuş gibi hareket ederek devletten haksız alınmış vergi iadelerinden.. isimleri yakinen tanıdıklarıydı. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu yeni Başkanı Soys. haraçlardan. Ber. Đşçi ve Đşveren sendika ile konfederasyonların. Ayrıca istihbarat görevlilerinin içinde bulunduğu 11 şüpheli açığa alınmıştır. özel bildirisinde. Kara Para ve Fuhuşla mücadele ile ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal.. politikacıların. Maf'ın. ĐkiYüz.. Toplum ve birey ilerlemek. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. anımsıyordu. Çağdaş medeniyet düzeyine bu düzenekle varılacağına inanılıyordu. iş adamlarının. bu kazayla ortaya çıkan Mafya-Güvenlik-Politika işbirliğine karşı tepkilerini ifade etmek için temiz toplum çağının miladi.. bu konular irdeleniyordu. Çıkar örgütleriyle bağlantıda olan bir başka 11 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır. sahte faturalardan.. . Toplum ve toplumun sesi kabul edilen Medya. ev sahibini bastırır. ĐkiYüz'dü. ". yargı kararlarını denetleme ve inceleme grubunun. uyuşturucu ve silah ticareti işine karışmış.. Ortak bildiriyle kampanyaya destek verenlerin toplu fotoğrafı çekilmiş. yetki ve görev sınırlarını aşmış güvenlik görevlilerinden 11 kişi açığa alınmıştır. rüşvetten... hicri takvim başlangıcı yapmışlardı. Gazeteler. ulusal dış ve iç güvenlik merkezinin. dikine kademe atlamışlardı. yardımcı olan. Mafya'ya karşı olan topyekün mücadelemizde zafer bizlerin olacaktır. "Grubum adına söz veriyorum..

Çoğunluğu memnundular....bir bayanın... Örtünenler. Önemli olan tek eylemle birçok sonuç alabilmekti. Hatta bireylerin bu yöndeki özgürlüklerine. Toplum ve birey. Son zamanlarda grup kavramı. Đyi bir temizliğe ihtiyacı var. Çağın çok gerisinde kalan Neron’la özdeşlemek yakışık almazdı. ateş.. kültürüne saygı göstermeyi de barındırıyor. O bir olguyu yakmıştı. Önce. Đstifasını yazmalıydı. Gecikmemeliydi. ilk toprağın havaya savrulduğu akşamı. Daha dün gibi anımsıyordu. Evimin içi pislikten geçilmiyor.." "Buyurun.. yeşil kurdele ile fiziksel bedeninin az bir kısmını da olsa örtmesi ise hala yasaklıydı.. ilk suyun akıtıldığı... Bir taşla artık işe yaramayan onbir yedek kuş vurulacaktı. aksine desteklemeyi de demokrasi anlayışımın bir gereği olarak gören şahsımın bu anlayışıyla.. çağdaşlık... Yenilikçi Hukukçular Grubu Genel Merkezine posta kanalı ile. avukatlık mesleğinden istifa etmesi anlamına gelecekti. toprak. Bazıları ise ötüp kulaklarını çınlatıyorlardı. Bu yasak. 11 tane günahla. geleneksel veya her hangi bir amaçla –bazılarının iddia ettiği siyasi amaç da dahil. halkın dini duygularına.... ateş de. Avlanacak kuşların kendilerine yararları kalmamıştı.. Yenilikçi Hukukçular Grubu kalıyordu. onların. yönlendirilmeye tüm şartları ile hazır bir öğe olduğu kanısı iyice kesinleşiyor. Farkında olduğunuz veya olmanız gereken hazırlanmış oyuna.... diğer örneğinin ise Ad kenti Yenilikçi Hukukçular Grubu Şube Başkanlığına elden verilmek üzere elemanı Secret'e teslim etti. her eve gitmesinde anımsadığı. Örtünerek uyum sağlamışlardı. Ber bey!" "Tanıdığın bir temizlikçi bayan var mı?. Birahanede televizyon haberlerinden izlemişti. Kendileri ise bir ateşle bir çok olguyu yakabilmişlerdi. Tek eylemle tek sonucu ataları Neron’da almıştı. "Secret Hanım!.. Mar kentlilerin taşrada dayanışma ve yardımlaşmasıyla ilgili derneğin politik bir yapısı yoktu. Bun-dan istifa edip etmeme kararını atiye bıraktı. Medeniyet üst seviyedeydi. Uzun uzadıya yazdığı istifa dilekçesinin son paragrafını. hava da gizleniyor ve temizleniyordu" Toplumu hipnozlama özelliğini sürekli içinde barındıran bir futbol takımının içerisinde bulunan 11 oyuncu sayısı kadar sayı içeren günahkarla. Geriye... sizlerin aksi yöndeki ve dayanağı olmayan ‘demokrasi anlayışınızla (!)’ çatışması çelişmesi. Secret'le yüzleşince.. serbestti ve hatta gerekliydi. Kim bilir o gözler doymazsa. onlardan daha ziyade memnundular. Vurulmayacaklar listesinde ise binlerce kuş vardı ve bu kuşlar kendi asıl kuşlarıydı... suda. Bazıları ise toplumun kan isteyen gözlerini doyurmak için öldürülmeliydi.Efsane gerçekleşiyordu. hava. Can alıcı sözcüklerin altını çizerek. ". üst başlığı yazdı. Başarılıydılar. binlerce günahları barındıran çok sayıda grup. "Su.... binlerce günahkarları. Ber. çıktılar aldı. Vurulmayacak kuşlar ise liste halinde düzenlenmişti... onu ve onları.. Bu gruptan istifa etmesi kendi elindeydi. Đlk ateşin yakıldığı. toprak da. Sistemlerini tepki görmeden devam ettirebileceklerdi. Güzel ve verimli bir ortamdı. ofise geldiğinde unuttuğu bir gereksiniminden söz etti. Bilgisayarın başına geçti. Avukatlığını sürdürmek için zorunlu üye olduğu Avukat Odasıydı. yeşil kurdeleye özgürlük verilmesi taraftarı olanların yoğun olduğu bir partinin iktidarında daha yoğun ve sert bir şekilde uygulanıyordu. Bazıları zarar vermeye bile başlamıştı. Đstifa edemezdi. demokrasi benimde kabul ettiğim ve özümsediğim kavramlardır. Dini.. Bir örneğinin.laiklik. Biri.. üye olduğu grupları düşündü. hatta üst seviyelere vuruyordu. yanlışlara karşı biriktirdiği negatif enerji boşalımının verdiği rahatlık ve pozitif enerji kazanımı aşamasındaydılar..." ibareleriyle sonlandırdı. kendilerine yönelebilirdi. birilerinin üflemesiyle oyuncu olarak rol almanız nedeniyle grubunuzdaki üyeliğimden istifa ettiğimi. Demokrasi inancı. kendi grubu içinde maskeleme efsanesini gerçekleştiriyordu. Oluşan ve oluşturulan kaos ortamına bilerek veya bilmeyerek kan verenlerden biri de. Yenilikçi Hukukçular Grubu Merkez Başkanı ve bazı yönetici üyeleriydi. (başkalarının özgür alanına müdahale etmedikleri sürece) bırakın ket vurmayı. Onlara örtünmek serbestti.. kalın ve italik düzenleyerek. Buradan istifa etmek.. Đstifa etmesinin anlamı yok gibiydi." ..

.. Sayfalarını karıştırdı. Yanılıyor olabilirdi. isim yabancı değildi. Pazar günü için eleman ayarlayabilir misin?.. Size nasıl yardımcı olabilirim?" Ses tanıdık gelmişti. Görüşmeyeli nasılsın?. "Ama. Nasıl istersen. " dedi..." Ber. Đnsanlar yükselmek için çalışmalılar. Bu firmayı kurdum. ben firma müdürü Yel.Secret. Ahizeyi. tanıdığı Yel'i çağrıştırıyordu... Ses ile isim. Ber. gazetelerde sürekli çıkan bir ilan dikkatimi çekmişti. "Yel işi büyütmüşsün!" "Eeeee!. O gerçekten Yel ise." "Tık tıklı nasıl oluyor?. "Tık Tıklı Temizliğin ne olduğunu bilmiyor musun?. Ben ararım.. tık tıklı mı olsun? Yoksa. Adres vermeme gerek yok." Secret. Eleman gönderiyorum. kulağından az uzaklaştırdı.. Ne verirsen." "Benim yaptığım temizlik nasıldı?." "Temizlik dışında ne yapıyordum?." Yel'in kahkahaları Ber'in ahizeye yapışmış kulağının hoşuna gitmemişti." Ber. tahmininde isabet kaydetmişti." tercihinde bulundu. Evi bok götürüyor. ‘Tık Tıklı Temizliğin’ anlamını kavramıştı. "Ben avukat Ber!. ‘Evlere temizliğe gidilir.. "Teşekkür ederim.. "Sonra cayarsan yine haberim olsun." "Fiyatı da önceden öğreneyim." "Uygundur.." Kısa süren son konuşmalarından sonra telefonu karşılıklı kapadılar. Ber'in önünde bulunan gazetelerden birini seçti. sen yine de söyle... Memnundum." "Bilmiyorum." dedi... "Ber!. "Sen dışarıdaki işleri hallet!" Firmanın ismini garipsemişti." "Tam temizlik istiyorum. Ağanın eli tutulmaz... "Tanıdığım yok.. *** ." "Çok iyi temizlik yapıyordun." "Para sorun değil. "Đşte bu!" dedi.. kendisini tanıyacaktı. Evimin temizliğe ihtiyacı vardı." "Tam temizliği anladık da." "Tarife duruma göre değişir.. Canım." "Olsun.. parmağıyla bir ilanın üzerine basarak. Ya yabancı mısın?. "Tık Tıksız olsun.’ yazılı ilanda belirtilen numarayı aradı. ben de öyle yaptım..." sözleri peş peşe sıralandı.." "Evimi biliyorsun. Temizliğe artık ben gitmiyorum. "Alo! Tık Tıklı Tam Temizlik Firması mı?" "Evet! Buyurun.

Ber!. Sana göre. Med’le olan ilişkisi esnasındaki hissedişlerine çok benziyordu. Bunda da başarılı olduğunu.... "Beni Med’le aldattığını tahmin etmeliydim... şaşkın bakışlarla.. beyninde aniden elektriksel akım özelliğine benzer ağrı verici çarpmalar.... Böyle güzel bir kızı elde etmek için çevresinde dolanan bir çok kişi olabilirdi. Nedeni. göğüslerinin aşırı sertleşmesinden... soluk alış verişlerinden de fark ediliyordu." Ber."diye safça sordu.." dedi hıçkırarak.." iletisini Med’e sundu. Bir süre sonra bu ağrı yerini hoş duygulara bıraktı.. Med’i algıladı." "Med! Bu bana biraz ağır gelecek.. "Ber! Kusura bakma kendime hakim olamadım.. Nasıl ve neden geliştiğini bilmiyordu.." "Sende az değilsin." dedi kıskançlık kokuları veren bir sesle. iğnelenmeler hissetti. Kendi cinsel güdülerini bir yana bırakarak. " Ber.. şu anda gerçekleştirdiğin olayı da gerçekleştirmemen gerekiyordu. “Müthişsin!. Beyimizin.. Markız. kendisiydi." Ber’in bilinç altında Markız’ın cinsel gereksinimlerini sağlayarak. Karşılıklı uğraş devam ediyordu.. "Dalga mı geçiyorsun?. arada yanlara kayan yeşil renge dönüşmüş gözbebeklerinden. o’nun belirli bölgelerinden akan salgılarından. Ama Markız’ın kendisine karşı soğukluğunu hissediyordu.. Dur-Al Marketinde birlikte çalıştığım arkadaşımla ben tanıştırmamış mıydım?. hatta önlerindeki hafta sonuna kadar idare edecek seviyede doyurmak için. onu mutlu etmeye çabalıyordu. "Benle birlikteyken bile onun adını sayıkladığına göre seni bayağı etkilemiş olmalı.. Ber...... onun elinden alınmasından korkuyordu. yüzünde fiziksel bir acı hissetti. Ne fark eder?...34 Cinsel açlıklarını doyurmak.."Derin soluklar alıp veriyor." "Med!... Alnının iki kaşına yakın kısmından başlayan." . Muhatap suskundu. tüm birikmişlerini ve enerjilerini sarf ediyorlardı. üzerinde pek durmamaya gayret gösteriyordu. "Konuşacak ne kaldı?.. kalp çarpıntılarından ve duyumsadığı doğal vücut kokusundan anlayabiliyordu. Ber ile Markız arasında standart cumartesi günleri.. "Neden ağlıyorsun Markız?....... Sevdiğim iki kişi ile aynı anda. ekonomik sıkıntısının kaynağını da böylece öğrenmiş olduk.. vücut yakıcı sıcaklığından.. "Dilersen senle başka bir zaman teke tek görüşe-biliriz." dedi yalvarışlı ses tonuyla. taktikler geliştirmeye çalışıyorlardı..... Ber.. Sert tokat acısı ve duyduğu ağlama sesi ile irkildi.. Aşırı zevk duyumsuyordu ve bu. benim sayemde tanışmamış mıydın?.. Arada yeni teknikler. Hayır!." iletisini duyumsadı. Demek paranı hep Med’e yediyordun. "Sen!. Hıçkırıkları devam ediyordu. "Markız!. Kalbi durduracak yoğunlukta hazsal duyumsamalardı. Med’in... "Konuşur musun?. Markız’ın sert tokadıydı...... omuzlarında hala acısını duyduğu dişlenmeden kaynaklı ağrıdan.. Bir şekilde ikna kabiliyeti olan birinin onu elde etmesinden. Seni bağlayan ne var ki?. Bu olasılığa duyduğu öfke nedeniyle. kısa bir aradan sonra son haftalarda sürekli kılınmaya başlanmıştı... "Sen Med’i tanıyor musun?.. Az önce hissettiklerinden Markız’ın bilgi sahibi olamayacağı kanısıyla. ona Med derdik.. kendi sırtında hissettiği tırnak baskılarından.” diye seslendi..... Ne zaman tanıştırmıştın?" diye sordu. onun kendisi dışında başkalarına yönelme olasılığını yok etme amacı yatıyordu. Sorusunun yanıtsız kalmasının verdiği telaşla. Ta. duyduğu sıklıklı soluklarından. Ber... sanki bedeninden gelmiyordu.." "Onun ismi MedKız değil miydi? "Biz ismini kısaltır." diye sordu. başına. daha sonra omuzlarına ve sırasıyla ayak parmaklarına kadar yavaş yavaş ilerleyen ürperişler hissetmeye başladı.. Med’i nasıl ve nere-den tanıyordu?. "Sizlere katılma arzumu engelleyemedim. Aşırı heyecanı.. "Nasıl tanımam. ne diyeceğine karar veremiyordu. Markız’ın çömelmiş vaziyette ağladığını görüyordu.." "Yüz yüze görüşmeyi tekrarlamayacağımı söylemiştim. Bu hissi ve varsa onda oluşmuş soğukluğu yok etme amacıyla elinden gelen tüm çabayı fazlasıyla gösteriyordu Ber...

. "Med’in kim olduğunu ve ilişkinizin boyutunu söylemezsen. Ortak idealleri için ortak mücadele iradesinde bulunmuşlardı." diye düşündü. bazen telefonla.. Med’den söz etmemeliydi..." Markız’ın sorusu yanıtsız bırakıldı. Kesin bir yargıya varamadan... Markız’a yalan söylemediğini ispatlayacaktı. Med’le ilk ve son kez birliktelik yaşadığını. her nedense bir takım kişilerle telefonla olan diyaloglarında sessiz moda giriyormuş.. bazen duyumsal yollarla süregelen bağlantılarını koparacağına da inanmıyordu. Markız ısrarlıydı. bir daha senle asla görüşmeyeceğim ve konuşmayacağım!. Sinirden elleri ve dudakları titriyordu.." "Gelmez!" "Telefon aç o halde sesini duyayım!" Ber. "Yanıt versene!.. Đlk ve son kez birlikteliğimiz olmuşsa da ikimiz de bunun devamını getirmeme sözünü vermiştik birbirimize.. bundan sonra olamayacağını yeminle destekleyerek Markız’ı teskin edebilir miydi?.. birlikte olduğu insana. Varolan durumu kurtarmak için kıvırabileceği hiç bir kelime. "Benden herhangi bir kişiye söz edersen tüm bağlantılarımı koparırım!" uyarısını anımsadı. Markız’la evlenmeyi düşünüyordu." "Hem bu ilişkinin bittiğine inanmamı nasıl beklersin?... Her ikisini de çok seviyordu.. duyumsal benzerlikleri zamanla çoğalmış. Yoksa çözümü zor olan binlerce olasılıklar içeren düşünceler oluşacaktı beyninde. anlam itibarıyla Med ile Markız arasında bir tercih yapması gerektiği teklifiyle karşı karşıyaydı. onun bazen ilkelerinden taviz verebileceğini akla getiriyordu. Markız. Đki seçenekte. çıkardıklarını giyinmiş. Solkol’un el altından verdiği bilgilere göre. "Kırk katır mı? Kırk Satır mı?" özdeyişiyle özetlenebilecek kendisi için ölümcül tercihlerdi. chat yaptığım bir bayan.. Onun yıllardır. Ber.. söylem hatırına gelmiyordu. Söz etmezse Markız’ kaybedecekti. "O halde sayıkladığın Med kim?. Gelişmeler ise buna fırsat tanımamıştı." "Seni inandırmam için ne yapmam gerekiyor?. Med’in... Yaşama bağlayan iki önemli bağdı bunlar. birbirlerine resmen sahiplenmeleri sonucunu doğuracaktı. Versene!.. rahatlamıştı bu yanıta. Bazı akşamlar. Hem Med’le olan tüm ilişkilerini ayrıntılı anlatmak zorunda da değildi. Đmza. Yanıtlamadı Markız’ı.. "Benim internette sörf esnasında tanıştığım. birbirlerine aşırı bağımlı iki insan olmuşlardı. Ber.. sinirli tavırlarla evden çıkma hazırlığındaydı. Zorla kanepeye oturttu.... bırakmaz. Doğrusunu söyle kızmayacağım. En azından ufak tartışmalarda. -hele bu senin gibi biriyse. baskıdan bunalmıştı. çelişkili düşüncelerdeydi. Med’den söz ederse Med’i.. "Beni burada kaç saat tutabilirsin ki?" diye soruyordu.. bazen beyinsel. Med. Hassas bir ortamdı. Çünkü. Suskun kalmak en iyi seçenekti.... Markız’ın fiziksel güç kullanmasına ise aynı şiddette karşılık vererek galip çıktı." dedi...." "Sözünü ettiğin Med’in benim arkadaşım olmadığını kanıtla!" "Nasıl?" "Karşılaştır. oyunu bozardı. Med’in az önceki eylemi. Markız’ı şimdi engellemezse bir daha göremeyeceği kanısı oluştu. Düşünsel.." "Arkadaşım Med olmadığından nasıl emin olabilirim?" "Kesinlikle senin arkadaşın Med değil!. "Yemin ederim!" diyerek ekledi. Beyanını desteklemek amacıyla. Đkisinden birini tercih etmek istemiyordu. Yalan üzerine kurulu . "MedKız’la." Ber." Markız’ın ünlemli ve yinelemeli sorusu beyninde yankılanıyordu. Seçenekleri tekrar gözden geçirdi. yine aynı ağlama sahnelerini tekrarladı... "Mantıklı bir soru... Ber. kıskançlıklarda anında ayrılma olasılıklarını yok edecekti bu sahiplenme. Birinin koparılması dahi yaşamını olumsuz etkileyecekti. senin bulunmadığın bir ortamda kesinlikle özel görüşmemiz dahi olmadı.. Versene!.Ber. Bu arada Markız. Zor.kene gibi yapışır. Markız’ı kolundan tuttu. Bu isteğini bugün ona açacaktı. lüks bir araba işyerinden onu alıyormuş. Dikkatsizce söyleyeceği her kelime aleyhine kullanılabilirdi. ikisi de kendisi için önemliydi. Bu ilişkiyi sürekli kılmak ve sağlamlaştırmak için evlendirme görevlisinin önünde imza atmasının gerekliliğine inanıyordu.

. "Ber. Fiili birlikteliğini sonlandıracağı bir anda böyle bir teklif geliyordu. son aramasında. Gözleri korku doluydu Sorularının olumlu yanıtlanmasını istemiyordu. Kısaca. kabul edersen seninle evlenmek istiyorum. Ben de seninle bu konuda konuşmak istiyordum. Ber. başka biri mi var?.. Hem de farklı mezheptensin!.. oluşan tiklerini. Sağa sola baktı. Markız.. Ber. mesleği gereği ilgilendiği boşanma davalarına kaynaklık eden olaylar öğretmişti kendisine. Karşılık veren. kendisinin sunacağı teklifi.." dedi gözlerini Ber’den kaçırarak." diye sordu. bunun üzerine. iyice sinirlenen sese dönüşen telefonun ucundaki kadına. "Bu kararı vermende seni ne etkiledi?" diye sordu Ber." yaklaşımında bulundu. o halde.. Sen kırsal kenttensin. bu numarayı Telefon merkezinden ne zaman aldınız?. Dilim varmıyordu. Birlikteliğimizin sonu yok. Bu kez tuşlara tek tek kontrollü bastı..." "Ben Ber! Med hanımla görüşebilir miyim?" "Med. "Neden?!. "Dinle.. Doğduğum yere. " dedi. "Yoksa.. Ne diyeceğini şaşırdı. Ber.... Kendilerinden olmayanları istemezler. yapmacık olduğu anlaşılan şefkatli bir ses tonuyla.. inatlı ve tekrarlı ısrarlarını yineleyerek. Telefon numaralarında bir hata yapma-mıştı.. "Ben de seninle bugünlerde ilişkimiz hakkında zaten konuşmak istiyordum.. Telefona sarıldı. ilişkimiz hakkında senin söylemek istediklerin?. böyle bir teklif karşısında bocaladı." "Neden?. sana söylemeye çalışıyordum." "Şimdiye kadar Mar milliyetçiliği veya mezhepçilik yaptığımı anımsamıyorum. Sadece sormak istiyorum. "Şimdilik yanıtlamak istemiyorum.. Elleri titriyordu... o halde." diye anlatımına başladı.ilişkinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu.." Ber." "Buyur. "Önce sen söylesen?. ailen benle çıkmana neden izin verdi?. ailen ve sen mezhebinize uygun olarak neler yaptınız şimdiye kadar?.." diye sordu.. Ber’i kırmak da istemiyordu. diye biri yok!. Ayrıca." .." diye bağırdı. Mar’lısın. Sorun değil... önceden verdiği bir kararı açıklamasının şık olmayacağını düşündü." "Kalp kalbe karşıdır. Burada Med isimli kimse bulunmuyor!" Telefon fihristini kontrol etti.. Madem bu farklar vardı.. kendini yorma.. "Bir kez daha aramayacağım.." "Ailem hem milliyetçi hem de mezhepçidir.. az önceki sese sahip kadındı. alnından akan ter taneciklerini gözlemleyen Markız. ailemin mezhebine ben karar vermiyorum. gerçekleşen cinsel ilişki günü Med’in kendisine vermiş olduğu ve ondan sonra bir çok kez aramakla ezberine aldığı numaraları tuşladı. Markız. Ber’in kırmızıya dönüşen yüzünü. Son kez söylüyorum. "Senelerdir bu numarayı kullanıyorum. derler.." "Başka biri yok. Göz kapakçıkları tik atışlarındaydı. tanıdık olmayan orta yaşlı bir kadın sesiydi. Markız’dan duyacağı hevesiyle. Ama bu hafta bunu söylemeye kesin niyetliydim. anlamıyorum." "Đhanetin yanında sıkılmadan nasıl bu kadar ısrarcı oluyorsun. "Buyurun!. Başından kaynar sular dökülüyordu sanki... bu kez özür dilemeden olanca hıncıyla telefonu kapadı. "Kardeşim! Lütfen dikkatli çevirin.Yanlış çevirmiş olmalısınız.. teklifinin karşılığını heyecanla bekliyordu. Yanıtlayan. Bu teklifin arkasından... ona çok yüklendiğini düşünerek." Ber. Sonuç alabilmişti. "Đlişkimizi resmileştirmek istiyorum. Onunla güzel günleri olmuştu." Ber." Markız. "Neden!. Oluşan ortam buna uygun değildi. el titremelerini." "Aylardır. bacaklarını salladı. "Peki. hiç bu kadar kötü hissetmemişti kendisini.. "Birlikteliğimizi sonlandırmak istediğimi belirtecektim." Ber.." "Ben kabul etsem de ailem kabul etmez." "Sana evlenelim teklifinde bulundum. Nedeni bu.." .. Uzun süredir böyle bir teklifi almamıştı Ber’den. inanın ki. Ber. özür dileyerek telefonu kapadı." Markız’ı daha fazla kızdırmanın anlamı yoktu. "Đleride vereceğim yanıt bunu da karşılayacak. yine rahatsız ederseniz sizi şikayet etmek zorunda kalacağım.

küçücük mimiklerin ne anlamlara geldiğini dahi bilebilecek aşamayı dahi geçtik. Öfkeliydi.." "Söylediklerini anlıyorum. "Kendime ve sana ve yıllardır süren birlikteliğimize güvene-rek. Yanıtlayabileceği sorular değildi bunlar. onun daha başka sorular yönlendirmesini doğuracaktı." "Dinle o halde. Ber. tefecilere olan borçların bitmedi. Eskisi gibi para da kazanamıyorsun." Markız.. gözlerinden akan iki damla yaşla uğurladı onu.. Birbirimizin. bu karşılamayı beklemiyordu. içine dahi geçemediğin büronu satmana rağmen hala bankaya. sözlerinin ilişkide çıkarlarını gözeten bir bayana ait olduğunu düşünecekti. Köşeye sıkıştırılacaktı... Bunu kafana sok...." Ber. Çelişkileri giderebilecek gücü de kendinde bulamayacaktı.. Lütfen! Sen de beni anla. ses tonu. oturup bir şeyler yiyemeyeli haftalar oldu!. anlık bakmaların. Ber. Her yanıtı. Arabanı. daha fazla kalmasının ve konuşmasının gereksiz olduğunu düşünerek kapıya yönelirken. Senin böyle şeyler söylemeni anlamıyorum. Bırak bir demet çiçeği.. kooperatifte sana düşen daireni." "Bu senin gerçeğin ve dediğin gibi üzücü..." "Gerçeği mi istiyorsun?" "Kesinlikle. içini çekerek. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz. Dışarıda.. Anlamıyorum. "Markız!." "Bunların yeterli olmadığını biliyorsun.." "Sen!... gerçeği istemişti.. "Neyine güvenerek benle birlikteliğini devam ettirme hatta evlenme isteğinde bulunmaya cesaret edebiliyorsun?." "Gerçeği seni daha çok incitebilir. Yalan söylüyorsun. *** . Ber’i iyi tanırdı." Ber..Markız. Markız ne demek istiyordu? Onu tanımasaydı. Her şeyimizi paylaştık..." "Evet?.. Anlamıyorum.. sorular karşısında terlemişti." "Senden ayrılmak acısı yanında gerçeği bilmemek de çok acı verecektir.. hangi parayla benle ilişkini sürdüreceksin?." "Gerçekle yüzleşmek bazen üzücü olabiliyor." "Eksik olan ne var?. bir dürüm kebap ikramında dahi bulunamayacak ekonomik bir seviyeye düştüğün halde hala bu ilişkiyi sürdürebileceğine nasıl inanabiliyorsun?. Açıkladı. Ayrılma isteğinin gerçek nedenini söylemeden seni bırakmayacağım...

Kapı zili!." yerine "Kap Bey!" demesinin de etkisi var mı?" diye düşünürdü... dışarı çıkmaksızın evinde geçirdiği dokuzuncu günüydü. içsel tartışmalarından elde ettiği tüm veriler Med’in sanal olmadığında yoğunlaşıyor. Kendisini hayata bağlayan iki varlıktı bunlar.. kah uzanarak içsel irdelemeleri nedeniyle harcadığı beyin ve bedensel enerji açığını kapamak. içecek siparişlerinde üstü kalsınlarla verdiği bedeller birçok kez tekrarlanıyordu... Geçmişte Med’le yaşadıkları sanal ise. Çiğneme. Geçen Pazar Yel’in "Tık Tıklı Tam Temizlik" firmasından gelen temizlikçi bayana da kapıyı açmamıştı... Buna karşın. Dışarıda Solkol ve yanında ilk kez gördüğü bir bayan vardı. yaşanan gerçekliğinde sanal olduğu söyleminde bulunmuş bir yunanlı filozofu anımsadı. Evin içi batakhane ortamını yansıtıyordu ve kendisiyle barışıktı. duruşması olacak dosyalar ve acil durumlar için ise meslektaşı ve arkadaşı Avyard’la bağlantıya geçmesini. Genelde soyunuk dolaşıyordu evde.. Ber’in evden çıkmaması en çok kapıcı Kap Bey ile çevre esnafına yaramıştı. Yine sanal seanslar olacakmış gibi bir çok kez kanepeye uzanıp gözlerini kapatmasına karşın duyumsama sağlayamamıştı. Kişisel bakımını önemsemiyordu. Gerçeğe ulaşmak için bayağı güç sarf etmişti. "Efendi!" kelimesi.. Ama. bu kararının üzerine çıkmıştı. kebap gibi yağlı yiyeceklerden sonra el temizliğini çıplak vücudu. uyarıları neredeyse tamamen doğru çıkmıştı ve çıkmaktaydı. yok etme. Değişen bir şey olmuyordu. Bir süre sonra intihar düşüncesini beyninden tamamıyla silmişti.. soranlara işi nedeniyle memleketi Mar kentine gittiğini geliş tarihinin belli olmadığını.’ belirttiği günden başlayan bir süreydi bu. geçmişindeki karanlık noktalar ile geleceğini merak etme arzusu. Ama bunu söyleyip. aşağılayıcı ve bunu resmileştiren etiket gibiydi. onda kendisine karşı oluşmuş hoş duyguları yok etmek istemiyordu. Zil üst üste çalmaya devam ediyordu. Sık sık aralarında geçen diyalog içerikleri. Med’in gerçek olup olmadığına yönelik her türlü olasılığı irdelemişti. tanımadığı Med’le olan ilişkisinin nefretini farklı kanalla kusmuştu... bu kadar sanal gerçeklik karşısında.. Markız’ın kendisini terk etmesinden ziyade en çok buna kızıyordu. Bu kısa süre içinde Ad kentine gelmesinden itibaren başından geçen olayları tekrardan yaşamış gibiydi.. evini kendisi için Tut-Bırakma Kursevine dönüştürmeden önce bir tefeciden almış olduğu faizli paraydı.. tümden halüsinasyonlar görmüştü. Markız’ın yanında telefon açtığında ilk kez duyduğu kadının daha sertleşmiş ve tehdit dolu sesi dışında bir değişiklik olmuyordu. bahşişler dışında diğerlerinin kullandığı ve hoşa gitmeyen "Kap efendi. Alkollü içecek tüketimi normal sınırlarının üzerindeydi. gibi güdüsel motivasyonlarının da etkisiyle. geleceğe yönelik sunduğu sezgileri. Tahmininde yanılmıştı. televizyonu sürekli kapalıyken. Birkaç dakikalık . Evin içinde kah dolaşarak. yaşamına son vermesine ramak kalmıştı. Yıllarca çıktığı kızı tanıyamamıştı. Bir ara Artsa’yı ve intiharını anımsamış. Duş almaması bir yana el yıkamalarının sayısı bile normalin çok altındaydı... hormonsal salgılarını ikna etme. Đkinci olasılıkta kendisini ikna edemiyordu.... Zor durumunda kendisini terk etmişti. Ayırımcı. Bu alt olasılık beynini bayağı karıştırdı. Markız ise. Ses çıkarmamaya çalışarak salona geri döndü... Harcanan paraların kaynağı ise. bugün. Bu inançla Med’le daha önceden bir çok kez konuştuğu telefon numarasını yeniden arıyordu." diye düşündü.. Kap Beye her türden gıda. Markız ve Med’den aynı anda olmuştu. ‘Belirsiz süreye kadar ofise gelmeyeceğini. "Yine Kap Bey!. Elemanı Secret’e. zaman kavramını yitirmek için duvar saatini masanın üzerine yüzükoyun yatırmış ve kol saatini de çekmeceye kapatmıştı. Med’le ilgili olan kısımlarda en ince ayrıntılara kadar girerek geçmişin muhasebesini yapmıştı.35 Ber’in. Đzlediği yerli dizi ve filmlerde bile duymaktan nefret ettiği bir hitap şekliydi.. eritme. O halde yaşadıklarım ve yaşayacaklarım da sanaldı ve ben bunun farkında değilim... Mağara örneğindeki kişilerden biri gibi yaşıyordu sanki. oyalanma.... müzik seti uyuma seansları dışında kısık ayarda açıktı. Kapı gözetleme deliğinden baktı. dudak ve çevresinin temizliğini ise diliyle yapmaktaydı. ağırlık kazanıyordu. Hazır getirttiği şiş piliç. yutma. Ondan Markız’a söz etmesi nedeniyle önceden uyarısında belirttiğini gerçekleştirmiş bağlantıyı koparmıştı veya içselinin yarattığı sanal bir kişilikti.. Bu başka dairelerde oturanlardan daha çok kendisiyle ilgilenmesinde. Gerekli gereksiz kapı çalmalarından bıkmıştı onun. Gün ışığını görmemek için kalın perdeleri çekmiş.. Markız’dan olmamak için Med’den olmuştu. kısık sesle çalmakta olan müzik setini tamamen kapadı.

ısrar mağduru statüsünü kabullenip... beni kırmadı ve geldi. Geçmişe dayalı dostluğumuz vardır kendisiyle... odaları tek tek dolaştıktan sonra salona girdi. Solkol. bu kez sakal ve bıyığını kesmesi için banyoya yeniden gönderilmişti. telefon makinasını alarak sehpanın üzerine bıraktı. başkaca talimatların da arkasından gelebileceği kanısını uyandırdı kendisinde. Ziyaretçiler onu yanılttı.. Yel’in gönderdiği temizlikçi bayanı da içeriye almamışsın.. Sağ olsun bir güzellik yaptı.. tişört şort giyimi sonrası kapıyı ardına kadar açtı. Biraz bekler misiniz?. "Ber Bey!. dilinin ucunda takılı kaldı. "Sen duş alırken ben etrafı toparlayacağım. Benim evde olmadığımı sanıp.." dedi bağırarak. önüne baka baka banyonun yolunu tutarken Solkol vakit kaybetmeksizin etrafı toparlamak için harekete geçti.. Daha sonra görüşelim!..... Đç çamaşırla... Sesin devamı. birlikte geldiği kadını işaret ederek. diye düşünüyordu Ber. giderler. "Bir şeyler içer misiniz?” teklifinde bulundu. "Al! Ara!. Birçok zorluklarla tek başınıza mücadele etmeniz kolay değil tabi ki. bağırtılı konuşmasını sürdürdü.... Ziyaretçiler. "Güvenliği arattırma bana!" Solkol." Solkol... tehdit içerikliydi." Ber. "Bana emir veremezsin.. Ber. Ne yapmaya çalışıyorsun?. Ayrıca. Mesleğinizin bayağı stresli uğraşlar içerdiğini tahmin edebiliyor ve sizi anlayabiliyorum." diye tanıttı. burnunun ucunu iki parmağıyla sıkar gibi yaparak.." dedi.. Ber’in son sözleriyle cep telefonunu uzatarak.. içmeyi boşver Cupsi hanımın fazla zamanı yok. "Hiçbir şey yapmak zorunda değilim.. Senle konuşacak. "Hoş Bulduk!" yanıtını yalancı konumuna düşmemek için sözleşmişçesine vermediler. Apartmandaki sakinlerin başlarına doluşacağı endişesiyle. Buna boyun eğmesi. Beklemediği ve istemediği her iki ziyaretçiyi gözleyerek. çocukluğum çok güzel geçti. Ses vermeden. Süt dökmüş kedi görüntüsü Ber’e hiç yakışmamıştı. Markız.. Kapıda bekleyenlerden gözlerini kaçırarak. "Buyurun!" mimiğinde bulundu.. "Ben. "Tamam! Açacağım. Anlatılarınızın ne anlama geldiğini bilecek kadar psikoloji kitapları karıştırdım. Önce kadın ziyaretçi girdi. değilim!" diyecekti ki Cupsi’nin konuşmasıyla söz. Kirden arınmış ve tıraşlı yüzle geri dönen Ber. Cupsi’nin ruhani sesi onu frenlemişti. Seni ben çağırmadım. Bazı ayrıntılar dışında sizi bana anlattı. aileden veya çevreden hiçbir kötü muamele . "Ahıra çevirmişsin burayı. "Kaç gündür ev ve cep telefonlarını arattırıyorum!" dedi. tepkisini ters bakışlarıyla verdi. "Bir dakika içinde hazırlanıp kapıyı açmazsan.... Birkaç dakika konuşalım. "Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde. "Geçmişteki kişiliğimi takınırım. sağ eliyle içeriyi işaret etti." Solkol’un dediğini yapacak kadar deli olduğunu biliyordu. Ad kenti Üniversitesi Psikoloji bölümünün derslerine dışarıdan eğitmen olarak girmektedir. Üzerine temiz bir şeyler giyin... haberin olsun!. şefkatli bir baba sıcaklığıyla.. Duş al!.. Sizi bir yükten kurtara-yım. "Neden yanıt vermiyorsun?. "Ber!." dedi." Ber.. Bekliyorum!.. Solkol’u yanıtlamak yerine suskun kalmayı tercih etti.." dedi. deli. Zil sesleri kapı vuruşlarıyla beraber sürdü bu kez. psikolog olarak çalışmaktadır. Beğenmiyorsan çeker gidersin. Dediğimi şöyle veya böyle yapacaksın!" Solkol." "Bu laflarla geri döneceğimizi mi sanıyorsun!" diyen Solkol’un sesi duyuldu.. Ardından Ber’i sıyırarak içeri dalan Solkol.. Duşunu alan Ber. onlara "Hoş geldiniz!" dedi. Ber." Solkol’un konuşma edası emredici nitelikteydi.. "Bu bayan Cupsi hanım. Bana başınızdan geçen ilginç olaylardan söz edebilir misiniz?.. Ben böyle laflara pabuç bırakmam!. Solkol.. Konuşacaklarımız var." Solkol.. Yine de memnun oldum.. "Leş gibi de kokuyorsun..." Ber." Ber.. "Sizinle bu koşullarda tanışmamız hoş değil. Kendisi de bunun farkındaydı ve bu görüntüyü vermekten rahatsızlık duyuyordu. kırıp gireceğim!. Teklifinin kabul edilmemesi üzerine kendisine içecek bir şeyler almak için mutfağa yöneldiğinde Solkol’un engellemesiyle karşılandı.. Solkol ve onla birlikte gelen bayana. gözlerini Cupsi’ye dikerek. "Beni yalnız bırakmanı istiyorum...." diye bağırdı. Đnatçı misafirlerine kapı arkasından seslenmek zorunda kaldı "Şimdilik müsait değilim.. Solkol..aradan sonra tekrar çalmaya başladı.

bir temizlik firmasından geçen pazar evinizi temizlemeye gelen Yeleleman isimli bayan da bu ismi sürekli mırıldanarak. Bir gün bana dönecektir.. Araba..... "Ajnükgülavnezdem Bar’da solist olarak çıkıyor. soru kendisine yönlendirilmemiş lakaytlığıyla." "Bunu da duymak hoşuna gitmeyecek!" "Son günlerde duyduğum hiç bir şey hoşuma gitmedi." Ber’in gerçekleri bilmesinin yararı olacağına inanıyordu. Bir fazlasını daha kaldırabilirim. Maf’la çıkıyormuş!" "Yalan söylüyorsun!" "Maf’tan ayrıldığımdan beri hiç yalan söylemedim...... Med isimli bayanla olan ilişkimi duyması üzerine sinirlenmişti.. Maf’ın satın aldığı ve döşediği bir dairede kalıyor.. Cupsi Hanım size bir soru yöneltti!." Ber... Med kim?. Müzik eğitimi almış veya bu eğitimi almamış olmakla birlikte doğal yetenekleri nedeniyle sesi ve yorumu çok güzel sanatçıların üzerine. aylardır. garip davranışlar sergilediğinizi en son gelişinde ise içeri almadığınızı belirtmişti. "Solkol! Markız nasıl?." . Akşamları lüks bir arabanın onu aldığından..." "Zaman ve ortam gerçek kişilikleri ortaya çıkaran öğelerdir....." "Haber alabiliyor musun?.. Bunu sana daha önceleri de söylemek istiyordum." "Haber alabiliyor musun?" "Ber. Solkol sayesinde tanıştığım..." "Markız’ın Maf’la ne ilgisi olabilir?. birine yükselmesi için herhangi bir alanda bel verdiği zaman onun yetenekli veya yeteneksiz olmasının bir önemi kalmamaktadır.." "Bilmediğim bir şeyi mi biliyorsun?. "Sodgom Ülkesinde. "Markız ile Maf birbirleriyle nasıl tanışmışlardı?.... Đçselimde bastırdığım hiçbir anım da yok. Bunu sadece ben söylemiyorum... arkasından kederlenmeye değmeyecek biri. Solkol. "Senle bozuştuktan sonra benim işyerinden çıkışını aldı. Kanıt doyurucu gelmemişti... Ayrıca." "Kanıtlayabilir misin?. bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan kişileri kitle iletişim araç-ları ve medya kanalı ile çıkarabilir. onun annesinin sürekli ‘daha gelmedi’ yanıtı verdiğini anımsadı.. bu döneme gelelim... Hadi dediğin gibi barda sahne almış olduğunu kabul edeyim. Ailesinin evinden ayrıldı..." " ?!. başını eğerek... onun gibiler senin gibileri ancak basamak olarak kullanır. "SodGom ülkesindeki önemli bir gerçeği unutmuş gibisin.." dedi. her alanda etkin boy gösteren Mafya. çoğaltmamı ister misin?." Cupsi. "Kanıtı kolay ama riskli olabilir. Ber’e dikerek." Ber soğuk gülüşlerdeydi.. Maf’la çıktığı konusunda kanıtın var mı?." "Markız." "Markız..... Yerel yönetim konservatuarındaki eğitmenin söylediğini kendisinden duymuştum Müzikle egosunu tatmin etmek için uğraşırdı.. Solkol’un haber kaynaklarının sağlam olduğunu isteksizce kendisine itiraf etti.." "Markız’ın gözleri yükseklerde.. Bilinçaltım tertemiz. "Markız’dan sana umut yok artık. sağ koluyla kavis çizer gibi sinirli bir hareket gösteriminde bulundu. Markız isimli bayan.." dedi.. "Neden?.. inatlaşmanın ortamın esas amacına gölge düşürmesini engellemek için çok sonra söylemesi gerektiğine inandığı bilgiyi verdi.. Örnekleri. Sadece okuma yazmayı bileni bile çok yetenekli yazar ve gazetecilerden oluşan bir grubun üzerinde yazı işleri Müdürü yapabilir. Ayrıca. belirttiğin yapıda olamaz. gözlerini bir eğitmen edasıyla." diye sordu. Maf’ın yeni adamlarından birine aitmiş." "Küçük çaplı bir araştırma yaptım." "Evet!.." Solkol. "Hani bir ara sana sözünü etmiştim. derin nefes alarak vurucu soruyu yönlendirdi. pislikle barışık yaşamanıza yol açan.. Lütfen!.." "Bilineni bildiriyorsun?." "Hiç heveslenme derim." "Buna gülerim işte!. Ama yanlış anla-şılmaktan korkuyordum." Solkol.. O. Kanıt desteksizdi. Beni kızdırmak için bireysel ekonomik sorunlarımı öne sürdü. bana Med isimli bir arkadaşınız olduğundan söz etmişti.." Solkol.. "Ama nasıl?. ara soruyu bertaraf etmek için derhal yanıtladı. "Markız müzik kulağına ve sesine sahip değil... "O halde bunu geçelim. kendisini terk etmesinden sonra bir çok kez hatta akşamları da Markız’ın evini aradığını....." Solkol. O.." Ber." dedi. "Sizi bu kadar etkileyen eve hapis olunmanızı sağlayan. "Markız." dedi. Onun emellerini gerçekleştirebilecek seviyede olmadığından seni terk etti.görmedim.

" diyerek." "Yani?." "Adres veya telefonu?." "O. Ortam."dedi. Maroğlu ve adamlarının saldırısından sonrasını hatırla.. Cupsi’ye baktı." dedi. Ber’in ellerine göre daha az titrekti." "Şimdiye kadar nasıl haberim olmamış?.." "Med benim her şeyimdi.." Solkol’un yüzünde acı dolu bir gülümseme oluştu. aniden ayağa kalkarak." "Ondan da öte bir şeydi. Solkol’a bakarak endişesini ortaya koydu. yokluk.. başını sallayarak yanıt verdi... Bu arada. Solkol’un sözünü kesti. O zamandan beri arada telefonla hatırını sorardı.. "Ber. Onun hakkında bizi aydınlatabilir misin?. Maf. Üç kadeh tekrar dolu moduna getirildi. "Ama. Ama iyi bir terapiye gereksinimin var. Med’le görüşememekten dolayı içselinde yaşadığın duygu ve düşünceler?. içecek bir şeyler almamı engelleme?." "Hiçlik. "Bir tane de Cupsi hanıma getir!" dedi Solkol. Cupsi. Ber’in terapiyi kabulü anlamına geliyordu. Kapağı açılmamış şarap şişesi ve üç kadehle geri dönen Ber’in gözlerinden yaşlar akıyordu. Med konusunda bilgi edinemedik. Duygusal hıçkırıkları duyulmuyordu ama. Solkol’un elleri. Solkol. Tedaviye ihtiyacın var.... Zamanıydı." dedi. Cupsi bu bakışa. bana benden daha yakın biriydi.. Kesik kesik süzülen damlalar." "Benim mi?" "Evet! Senin sayende." "Önceleri bağlantıları bu kadar sıkı değilmiş. onun içmesini gerektiriyordu.. Solkol ve Cupsi bunu sezinliyorlardı. "Đstediğim zaman sözünü ettiğiniz terapileri sona erdirip hastaneden çıkma imkanım olacak mı?" Bu. sesli düşünmeye.. senin hasta olmadığını ben de kanaat getirdim.. evine..." "Đkinci sevgilin miydi?.. Çiçek falan gönderirdi." Cupsi. Solkol’a gözle işaret attı. kendi alanına giren bir konuyu uzman olmayana bırakma niyetinde değildi. gerekli damlalardı.. Sen ne diyorsun?" "Benim ruhum ve aklım yerinde.. Hasta muamelesi yapılmayacağı sözünü de almıştı. Đçsel rahatlamalar sağlatıyordu Ber’e. Şarap şişesini Solkol açtı... telefonuna başkası çıkıyor. Ber’in verdiği yanıttan dolayı yüzünü buruşturdu.. gözyaşları sessiz bağırmalardaydı." Ber. Ancak. "Markız’ın senin üzerindeki etkilerini duyumsayabili-yorum.. Senin ekonomik bozul-ma sürecine girmenden itibaren ilerleme kaydetmiş. karşılıklı terapilerde bulunacağız. Solkol bu uyarıya aykırı hareket etmesinin yararsız olduğunu anlamıştı." Cupsi. "Elbette.. uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunmaya gereksinimi vardı.. Sert bir tepki göstermek zorunda bırakma beni. anlam olarak." dedi Cupsi sevinçle. sonuçta şöyle veya böyle ikna edilemediği takdirde Solkol’un kendisini rahat bırakmayacağını tahmin ediyor. Beyninizin içindeki düşüncelerinizi. Hasta muamelesi yapmayacağım. bir taraftan da böyle bir kuruluşa gitmesini gerektirecek rahatsızlığı olmadığını düşünüyordu.. Đçmesi için gerekli koşullara da sahipti." Ber. Şu anda yaşayıp yaşamadığımı dahi sorgular oldum..."Senin sayende?... "Bizler sana yardımcı olmak istiyoruz. Cupsi’nin gözetiminde Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde bir süre kalman yararlı olacak.. "Böyle gidersen daha fazla kötüleşeceksin. Her biri dolu kadehini normal içim süresinden önce boşalttı. Bu kez. "Aynısından bende alayım. Solkol. duygularınızı sesli ifade etmenizin yararlı olacağını bilmeni isterim. *** ." "Onunla görüşme imkanı sağlayabilir misin?" "Onunla son günlerde bende görüşemiyorum. yayıldığı koltuktan doğrularak. Markız’ı resmi mercilerde nasıl ifade vermesi konusunda yönlendirmek için ofisine çağırmıştı. "Solkol. iyi görünmüyorsun.. "Senin deli olmadığını ben de biliyorum. Cupsi’nin son cümlesini tutmuştu..." "Adresi yok." "Biraz açar mısın?. bir arkadaş gibi belirli saatlerde görüşeceğiz.

. acil durumlarda devreye girerek gerekli yardımları yapmışsa da bizzat kendisinin ilgilenmesi gereken işler yığılmıştı ofisinde. Aynı yapının ve ortamın tekrardan oluşmaması için kendisine hitap edebilecek. yarattığı sanal kişilikle tanımıştı. Evde ve hastanede geçirdiği yirmi dört günlük süre içerisinde her ne kadar meslektaşı Avyard.. Kendi özünü. bazı yönlerini kendinden sıyırarak sanal arkadaş var etmiş.. Olumsuz etkiler karşısında savunma mekanizması geliştirerek Med ve bağlantılı kişi ve olayları hayal aleminde yaratmış. Bundan bizar olan kadının devlet avukatına şikayette bulunmuştu. tüm istek. Đkinci olasılık ise. kamu vicdanı adına dava açılmamıştı.. şüphe ve irdelemelerden kurtulmuştu. Med ve Med’le bağlantılı olayların tümü hayal ürünüydü ve yalandı. Đçselinde duyumsadığı. Dışarıdan gelen bir etki gerçek sandığı bu sanal dünyayı yıkmıştı. anlayabilecek. Kötü damgalı davranış ve düşüncelerini bir kişilikte somutlaşmış.. Markız’ın zorlamasıyla sürekli Med’le görüştüğünü sandığı telefon numarasının bir başkasına ait olduğunu ve görüşmelerinin aslında gerçekleşmediğini anlamasının verdiği şokla bilinçaltı duygu ve düşünceler aydınlanmaya başlamıştı. Birçok kez görüştüğünü ve Med’e ait olduğunu sandığı telefon numarasına bir başka bayanın çıkmasından sonra. "Kişisel transa geçerek kendisini hipnoz ediyordu. Ber’de uzmanların bu gerçeğini kabul etmişti. olumsuz tepki verebilecek istediği gibi bir arkadaş bulamamanın verdiği sıkıntıyla.. iyi kişiliğiyle yok etmeye çalışıyordu. fakat kabullenip kabullenmeme çelişkisinde beyninin zorlanacağı patlama noktasına geleceği korkusuyla bir kısmını o sanal kişilikte somutlaştırmıştı. Đstemediği bir sonuçta olsa kesinlik güzeldi..36 Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde geçirilen on beş günlük süre. her iki kişilik birbiriyle savaşıyorlardı... bunların yok olmasına izin vermeyecekti. Yani. Telkinleri kulak arkası etmemesine rağmen Med sanal kişiliğinin yerini alabilecek gerçek kişiyi bulabileceğinden o kadar umutlu değildi. insanüstü kişilik kompleksini. gerçek aramalara dönüştürmüştü. Arzuladığı ve aradığı her şeyi Med’de somutlaştırarak uzunca seneler geçirmişti.. birlikte veya ayrı ayrı gerçekleşmiş olabilirdi. doğal ve iyi değerlerini ise Med ismiyle sanal diğer bir kişilikte oluşmuş.. Buna rağmen." Daha bir çok alt çıkarımlar sonuç raporunu süslüyordu. Sanal dünyasının yıkımı nedeniyle oluşacak boşluğu hissettirmemek için Solkol ve Cupsi ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı.. doğal yapısına aykırı yaşam biçimi ile mesleğinin kendisinde kimlik bunalımına neden olmaması için çift kişilik oluşturduğuydu. Kötü yanlarını törpülemişti. Med isimli sanal kişilik ile elde ettiği o kadar düşünce ve duygu birikimi vardı ki." savunmasında belirtmişti. Günahla dolu kişiliğini. algılayabilecek. Cupsi ve diğer uzmanlara göre her üç olasılıkta az veya çok.. Cupsi ve diğer üç uzmanın hazırladığı rapor örneğini devlet avukatına göstererek. en azından yüzlerce olasılıktan. yalnızlık fobisinden kurtulmuştu. Gelen ziyaretçileri ve müşterilerine eşlik etme amacıyla sayısını hatırlayamadığı kadar çay içmişti. Bu nedenle kendisi aleyhi-ne. arzular. Sonuçta. Üçüncü olasılık.. Bayanı rahatsız etme suç kastının olmadığını. duygularını karşılayabilecek. gerçek sanarak yaşadığı sanallıklardan pişman değildi.. Đçsel boşluğunu bir şekilde dolduramayınca böyle bir sanal kişilik ve alem yaratması kendi mantığına da uygun gelmişti. .. Bu birinci olasılıktı... onları varederek kısmen rahatlamıştı. bir sanal kişilik yaratıp onunla özdeşleştirerek narsist eğilimlere sapmaktan sıyrılmıştı. "Ruhsal bunalım nedeniyle yarattığı Med isimli bir bayanın telefon numarası sanarak defalarca aradığını. Sabahtan beri pek azını bitirebilmişti. kendisini özümseyebilecek. saatler süren terapiler sonucunda Ber’de oluşan ve resmi rapora da yansıyan sonuç birbirinin aynısıydı. Bir şekilde bunları başkalarıyla paylaşmak istiyordu. Ber’in bazen yoğunlaşan altıncı his ve algılama yeteneklerinin kendisinde oluşturacağı. anlayabilecek kişilerle sürekli görüşmesi gerektiği telkin edilmişti. düşünceler.

. Yaklaşık dokuz kişiye selam vermesine rağmen sadece bir kişi buna yanıt vermişti.... toplum nazarında ikinci plana itilmesine neden olmaktaydı. zorunlu aylık sigorta primine. Dosya içeriği. Bulunduğunuz yer?... Müşteriler. Bu genel meslek ve etik kurallara da benzerlik arz ediyordu.. aldıran.. kendi oluşturduğu bireysel etik değerlerine göre yürütme ihtiyacındaydı.’ diye düşünerek. çay getirip götürmekten bitap düştüğünü. Aynı şekilde hareket edemeyen. Yargı Başkanı ve devletin avukatı bu tür tekliflere sıcak bakmayanlardan oluşuyor. Sıkıntılı yaşam içinde bürolarına git-gellerdeydiler. Yenileyeyim mi?" diyen Secret. su. sekreterin birikmiş haftalıklarına... Bireysel etik değerleri bazen nüksetse de paraya olan gereksinimleri sessiz kalmasına neden olmuştu..’ diye geçirdi içinden Ber. ofis ve ev giderlerini tam olarak karşılamakdan uzaktı.. Maf’la. Bu hatırı sayılır çoğunlukta gerçekleşmişti.. işlerini bitirinceye kadar oyalıyor.. Bundan sonra almak istediği işlerde öncelikle alacağı ücreti garantiye almalıydı.. Haksız rekabeti doğuran ve gerçek hukukçuların alt planda kalmasına neden olan bir durumdu bu. "Adınız?. Bu ilişkileri kendiside bir zamanlar Maf’la yürütmüş ve tanık olmuştu. "Çayınızı soğutmuşsunuz. Legal XYZ partisiyle arayı bozmasaydı. Bunun muhasebesini birçok kez kendi kendisine yapmıştı. nakit dışı alışverişlerde kullandığı kredi kartı ödemelerine yetişmemişti. Aynada kendi yüzüne ve gözlerine rahatlıkla bakabiliyordu. Birçok kez "Bazı meslektaşları gibi neden hareket etmediğini" söyleyip dururdu kendisine. Kasadaki nakit paralar ev ve işyeriyle ilgili iş ve cep telefonlarına. Đşçi Sendikasıyla... Kaldı ki. duruşma aşamaları ile hukuk kuralları dışında hiçbir şey onları etki altına alamaz. Doğruluğu resmen kanıtlanmamış ama toplumda yaygın bazı söylentiler vardı oysa. Masasında bekleyen dosyaları inceleme güç ve enerjisi kalmamıştı. vergilerini. araştırma yapmak. Bu anlamda hukukçuların genelinin düşüncesini taşıyordu. rast gele seçtiği isimlere "Merhaba!" dedi. Kaldı ki cebi şişkin olan müşterilerin çoğunluğu bu yaklaşımdaydı. bu yönüyle müşterisi yararına çıkarımda bulunup sonuç alan. maddi sorunlarını çözmese de ruhsal doyum sağlıyordu kendisinde. devletin aldığı değişik isimlerdeki vergi ve harçlara. elektrik. Gözlerini Secret’in gözlerine anlamsız şekilde diken Ber. Ber’in para kazanması için uğraşıyordu. Boşluğunu doldurmak. müşteri kaybına neden olacağı ve sonuçta büro kira parası dahi ödeyemeyecek konumdaki avukatlardan olacağı korkusu tartışmasını engelledi. Solkol. ve aylık mağaza borçlarıyla. yakınlarına danıştıkları işler konusunda bazı meslektaşları gibi kesin olumlu karar alacağı doğrultusunda garanti vermiş olsaydı ve bazı gerçekleri. Verilen avanslar o işten alacağının yarısı bile etmiyordu. sorunun yinelenmesi üzerine. büro kirasını dahi ödeyememe sonucunu doğuruyordu.. yıllarca eğitim almış. Yarın bakarım. yasaları iyi bilen ve yorumlayan.. bu yapının bozulması gerektiği inancıyla o yapıda artık bir tuğla olmak istemeyeli epey bir zaman geçmiş-ti. Bunun.. Ber.. hukuk kurallarını. bunları bağıra bağıra bu yapıyı sunmasını isteyenlerin yüzüne haykırmak istiyordu. avukat tutulmadan bazı görevlilerle bağlantı kuran kişiler veya bir şekilde bu ilişkileri yakalayan kişiler bir avukatın hukuk kuralları çerçevesinde elde edemeyeceği kadar olumlu sonuçlar elde etmeye başlamışlardı. olumsuz olasılıkları hatırlatmasaydı bir çok işten olmayacaktı. Mesleğiniz?. işleri bitiminde de bakiyeyi alamıyordu.. bina aidatına. diye düşünerek yanıbaşındaki etajerin üzerine koydu. mesleğin ve bireysel ve toplumsal etik değerlerin etkisinde kalan çoğunluk avukatın bu şekilde çalışmaması. Bu durum. "Bu tür ilişkilere girmiyorum. Konuşmak istiyordu. Ayrıca gelen müşteri adaylarıyla.. Bu ‘ne acı bir durum. Yaşınız?. Ber. Bu duyguları. Hobileriniz?. gitti. bir sözle ifade etmemişti. değil.Eleman Secret. Bağlantıyı kurdu.. dikkatini dağıttı.." demesi de pek etkili olamıyordu." diyerek olumladı isteği." . karşılıklı duygu düşünce alışverişinde bulunmak. ‘Daha yumuşak bir söylem kullanmalıyım.. hukuksal bilgilerle kendisini güncellemek zorunluluğunu hisseden avukatların.. Artık mesleğini. Ama en azından onurlu duruyordu ve kendisiyle çelişki yaşamıyordu. Hatta... Bunlara müthiş bir arzu duyuyordu. kırtasiye giderlerine. Sıradan sorular ve yanıtlar karşılıklı geldi. "Đyi olur. hangi yolu kullanırsa kullansın ‘iş bitirici avukat’ niteliğini taşıyan kişilerden olmaya başlamıştı. Bu durumlarda istediği muhatabı bulabilmek kolay değildi. bu dosyanın görüşüleceği Yargı üyelerinin geneli...... mesleki yaşamı süresince sürekli inceleme. Đçini açmak. Son aylarda gelen işlerden elde edilen paralar. Đnternete girmeye karar verdi.. Belirli kişilerle bazı ilişkileri yürüterek istenen sonuçları alan bazı avukatlar nedeniyle tercih edilen avukat.

. Özelde BireyMalDen-YemDomMedy Holdingin ve irili ufaklı birçok şirketin. Ödeme yapacak mısınız?. diye düşünüyorum bazen." dedikten sonra ayrıldı salondan.." dedi tahsilatçı.. sözlerini yerine getiremeyince size mahcup oldum. Ber... Ödenecek vergilerle yurt savunmasına da katkıda bulunacaksın. çözülen dosyaların da ufak değerde komisyon bırakması. hadi hayırlısı. posta görevlisi çıkışı akabinde boy gösterdi. Secret’in içeriği sert olan yumuşak sesi duyuldu. boyun bükme... Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezinde kısa süren tedavisinin üzerinden on bir ay geçmişti.. ikisinin vefatı ve mirasçılarıyla anlaşamama nedeniyle el çektirilmesi ve daha birçok nedenle özellikle 50. direk bu şahısların hesaplarına yatırsak da hiç olmazsa ara masraflar olmasa.. Ayrıca dört bankanın haczi var.." "Ödeyecek param yok. karşılıksız krediler ile her çeşitten yolsuzlukların oluşturduğu açıklara gidiyor.. alacağından olduğu gibi iki yıl da hapis cezası almıştı.. "Borçlunun örnek imzalarıyla. Her yönüyle aleyhine işleyen süreci barındıran on bir ay. Bugünde gidiyorum..... Büyük kısmı bankalar ile genelde boşa verilen kötüye kullanılan teşviklere. "Üç tebligat var.. parasal durumu iyi olanların ise bu bahaneye sığınarak ödememesi. "Buyursunlar!" dedi. birkaçının da borçlu ile elele vererek kendisini devreden çıkarması. .. ondan alma bundan alma n’olucak bu devletin hali?. sizlerden alınan vergilerle ancak ayakta kalabilir.000. Faize para aldığım tefeci sivil kişinin haczi var. Ödenen vergilerin ufak kırıntıları ancak topluma yansıyor.... ya ödeme yapacaksın." "Savaş konusunu sizle tartışmak istemiyorum. neredeyse her bireyin yıllık gelirinin yarısından fazlasını sövüşlemesi nedeniyle oluşan ekonomik kriz nedeniyle çok az sayıda kalan müşterilerinin ödeme yapamamaları. Şef beni çok sıkıştırıyor. gide gele kendiliğinden oluşan samimiyetle.. yakında tekrar gelmek istemiyorum. Devlet Alacağını Tahsil Eden Görevli sizle görüşmek istiyorlar!" Ber." şeklinde vermiş olduğu rapor nedeniyle dosyanın iptal olması. Bu muhabbetler güzel de... birkaç iyi para kazandıran müşterilerinin kendi onurunu zedeleyici davranış biçimi sergilemeleri nedeniyle işlerine bakmaktan vazgeçmesi.Eve gidip uyuma isteği duydu. parasal değerde görülüp haczedilen ve depoya kaldırılan eşyaların satışının o ana kadar yapılan ve çoğunluğu devletin kasasına giren masrafları dahi karşılamaması. "Ber Bey! Posta memuruyla. yada ofisindeki malzemeleri haczedip." dedi. Yoktan da var edemem. "Avukat bey!" diyerek başlangıç yaptı.. bonoda bulunan borçlu imzaları arasında benzerlik bulunmadığından ve kuyruk eğiriliğinden imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmıştır. "Takdir senin..... Son günlerde birkaç firmanın usulsüz kredi kullanımıyla hazinede doğan boşluğu doldurma görevi biz bireylere verildi.. Savaş hali var. Devlet adına tahsilat yapan görevli." dedi. Her gelişinde sürekli tercih ettiği koltuğa kuruldu. "Anlıyorum ama devletimiz.." dedi Ber buz gibi bir sesle... Ezberledim gide gele. Bundan menfaatdar olanların elini kolunu sallayarak dolaşıyor olması da canımı sıkıyor. kolaycılık olur. üstüne üstlük borçlunun Anti-Hafif Mahkeme’ye ‘sahte imza kullanılmıştır’ vaki şikayeti üzerine suçsuz SağMüş’ün. Ber’ce bilinen konuşmasına başlamadan.. Malum ekonomik kriz bir avuç azınlık dışında toplumun her kesimini oldukça olumsuz etkiledi. "Bana ödemede bulunacaklar.." "Avukat bey!. Yinede bir şeyler yapın." dedi. Aslında galiba bizler vergimizi devlete vermek yerine. Posta memuru önce geldi. "Artık bu kez son.dolar değerinde olan dosyasında. Đcra takibi dosyalarından birçoğunun borçlusunun adresini değiştirmiş olması. depoya kaldırmak zorunda kalacağım. Manevi yönleri de var. borçlunun imza itirazı üzerine Büyük Kent’deki Đmza Đnceleme Grubunun verdiği. Yalnız büroda bulunan mallar üzerinde sizin hacziniz dışında devlet sigortasının var. adresi bilinen borçluların mallarının değer ifade etmemesi. 37 Ber’in. acındırma seanslarına girmeyi kendisine yediremedi.." "Tamam lütfen sayma!. Bu isteğini gerçekleştirmek için ofisten ayrıldı... "Son zamanlarda avukatlara götürdüğüm tebligatların çoğunluğu mesleğiyle ilgili değil.

On bir kişinin dışsal görünümü. Yoksa. Birşeyler yapsınlar. Ne onların toplantıları engelleniyor. Diğer tebligata bir anlam veremedi. yakın olacaklar daha erken hissediliyor ve ağızdan dökülüyordu. Kendisini milyonlarca seyirciyi barındıran bir futbol stadyumunda buldu." .. Telefon bağlantısı kurulmuştu.." "Duyumsamaları artıyor. belge alışverişlerinde bulunuyorlardı. bunların yalan iddialarla dolu bir dilekçe olduğunu ve davasına baktığı kadını tanımadığını belirtti.. Lafı yarım kalan kişinin korktuğu gerçekleşiyordu. Galiba isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla kendisine gönderilmişti." "Amigolardan yandaş olanlarımızı uyarın.. kişilerin. hipnozun sonlanmaması en büyük dileğimiz.. Toplar ve oyuncular onların içinden geçiyordu. Buna karşılık Avyansı.. "Teklifinizi kendisine ileteceğime emin olun.. Arjbool Ülkesinin stadyumu olduğu yazılıydı.. ruhsal ve zihinsel dinginliğini geçicide olsa sağlamak için uykuya dalan Ber. şaşkınlığını sesli kahkahalarla boşaltmaya çalıştı. Ber. doktorun kürtaj olduğu takdirde hayati tehlike riskinin ölümle sonuçlanacak kadar yüksek olduğunu belirtmesi üzerine doğurmak zorunda kalmış olduğunu. Samimi ilişkileri olmayan Avyansı’ya." Sezgiler güçlüydü.. bir kaç tane olduğunda değer ifade etmiyordu. Fakat. Zarfı açarak.Đkram edilmiş olan çaydan son yudumunu aldıktan sonra "Hayırlı işler!" diyerek ofisten ayrıldı. Bu kural Ber içinde geçerliydi. Yansı isimli bir bayan tarafından kendisi aleyhine açılmıştı. en iyi ilaçtı. hamile kaldığını öğrendiğinde kürtaj yaptırmak için doktora başvurmuş. *** Gündüzün yorgunluğundan kurtulmak.. Seyirciler ve oyuncuların hatta hakemlerin gözleri ise onları görmede özür sahibiydiler. Kabul ederse sizi arayacağım. masada bulunmayanlara görünmeyen gölgelerdiler. rüyasız olmazdı. giyimleri değişik grupların temsilcileri olduklarını fark ettiriyordu.. dikkatleri dağıtsınlar!. Derin uykular. Posta görevlisinin bırakmış olduğu belgeleri incelemeye başladı. Üst üste gelen sıkıntılar gerçekliklerini daha ağır hissettiriyordu. Sahanın ortasında kurulu yuvarlak masada on bir kişi kendi aralarında karşılıklı bilgi. Eve gitmeli ve uyumalıydı. konuştuklarımızı duymaya çalışıyorlar. "Peki bu bayanla karşılaştırma olanağınız var mı? Belki de beni başkasıyla karıştırıyor. Direk bizi gözetleyip.. Zihinleri. Ber. Takımlar oynarken." diyerek. Tebligat zarfının üzerinde avukat veya borçlu olarak değil.. Ad kentinde kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir avukat yoktu.. dayanacaktı. Đki tebligat yine banka borçlarıyla ilgiliydi. tavırları.. "Varol" isimli yeni doğan çocuğunun babasının Ber olduğunun karar altına alınması istemli bir davaydı." "Yararsız gibi görünüyor.. iddiasında çok ısrarlı olunca böyle bir dava açmak zorunda kaldım.. futbol maçını izlemekten vazgeçtiler... yani kendisinden söz ediyordu. Đki futbol takımının çetin karşılaşması vardı..." "Seyirci yurttaşların çoğunluğu. Yeni hipnoz yöntemlerini harekete geçirinceye kadar.." dedi. "Birkaç kişi bizi fark etti. üyelerimiz onların zihinlerini artık kontrol edemiyorlar. içindeki dilekçeyi okumaya başladı.. dava dilekçesinin açıklama bölümünü okuyunca yüzü kızardı. davadan söz ederek.. Gerekirse olay çıkartsınlar.. Dayanmalıydı. ne de onlar futbol oyunlarını. Fark edenlerin sayısı çoğalıyor. Secret’den rica etti. "Gerekli kararları almak ve uygulamak için zamanımız kısalıyor. Yuvarlak masada bulunanların en kıdemlisi.. her uyuyan gibi. bedensel. Avukat Ber’den." özetle belirtiyordu. Etkin araçlarımız. Futbolla zihinsel kontrol hipnozumuzun Arjbool yurttaşları üzerinde etkisi git gide zayıflamakta olduğunu beyan ederim. gerçek alemdeki olayların. seyirciler oyuncuları izlerken masadakiler. yumuşatmaya gayret ettiği ses tonuyla.." dedi. davalı olarak gösteriliyordu. Aksi halde derin uyku sayılmazdı. nesnelerin değişik görünümlerle yansıdığı rüyalar alemine irade dışı dalmıştı. Sıkıntılar. dava dilekçesinde davacı Yansı’nın vekili olduğu anlaşılan Avukat Avyansı’nın telefonunu aramasını.. "Özür dilerim ama Yansı hanım benim uzaktan akrabam olur ve dürüst bir bayandır. Yansı isimli tanıdığı bir bayan hiç olmamıştı. yüz yüze geldiğimizde kendiside yanıldığını anlayacaktır sanırım. Işıklı tabelada. Ber. kestirip attı Avyansı. Dava. Bu tür durumlarda uyku. Güya "Kendisini bir konu görüşmek üzere evine davet etmiş ve bir şekilde ikna ederek iradesi dışında cinsel ilişkiye girmiş..

görmek.. Seyircilerin büyük çoğunluğu. Aksine hareket fasıklıktı.." "Yalnız. ‘Amir yanlış yapsa da ona itaat farzdı. cinsel güdülerini ise bizleri ". Yönetsel uygulamalarımızın çoğunu kendilerine yönelik işlenmiş suçlar olarak düşünmeye başladılar. Birden kendisini başka bir futbol sahasında buldu. midesel açlıklarını daha etkin hissettirin. Hayvan sayısı az olduğundan birbirlerine düştüler. Kendisi ise SodGom ülkesi kedisiydi. SodGom Ülkesinde toplumun Lidere itaat etmesi geleneklerinde vardı. Beyinsel etkileşim sağlayarak cinsel. seyircilere ve saha ortasında bulunan yuvarlak masada bulunanlara aşina gibiydi..." "Son kararınızdan olumlu sonuçlar alınıyor efendim...." "Son bir çare kaldı.. efendim. Kıvırtmalar onları bir süre oyalar. Evet.... partisel örgütlere üye veya sempatizandı... yuvarlak masada bulunanları izlemek. Seyircilerin tabi olduğu grupların yönetici ve başkanlarının emirleri yeterliydi. efendim!" "Evet!. Ferman padişahtan çıktıktan sonra sodgomlaşırdı. Çünkü. onları duymak ve duyumsamak yerine futbol oyununu izlemeyi tercih ediyorlardı....." "Yandaş olan hırsızlarımıza gerekli uyarıyı gönderin. bir şeyler yapsınlar işte.. kamusal." "Son durum da iç açıcı değil. Mideleri dışında bir şey düşünemesinler.. burası kendi ülkesi olan SodGom'un en büyük futbol stadyumuydu....." "Ülkede dansöz kalmadı efendim. onların olduğu bölüme geldiklerinde çevrelerinden dolaşıyorlardı.. oyunculara." "Bireylerde bizlere karşı oluşan bireysel negatif enerjinin kitlesel enerjiye dönüşmesi engellenemiyor." "Evet efendim!" "O halde futbol sahasına bizlerin sayısı kadar inek salın... !Ferman . Bireylerin ceplerindeki paraları tek kuruşuna kadar çalsınlar!" "Emriniz uygulandı efendim.." "Demokraside çareler tükenmez..... Onlar kutsaldı ve ne kendileri nede arada ayaklarında bulunan top onlara değmemeliydi. Önceki stadyumdan farklı yönleri vardı. Onlar Arjbool kaplanıydı. alışverişindeydi. Efendim!. hakemler yuvarlak masayı görebiliyorlar ve duyabiliyorlardı." "Sizi dinliyoruz efendim!" "Futbol hipnozun bozulması sonucu. Sempatizanlarımızdan fiziği düzgün olanlarına dansöz kıyafetleri giydirin. Konuşulan dili. belirli sivil. Đnekleri canlı canlı parçalayıp yemeye çalışıyorlar..... Rüya devam ediyordu. Bu futbol sahasını daha önceden görmüş gibiydi.." bastırmak istiyorlar.." "Dansöz striptizcileri çıkarın." "Bireyler arası telepatik ilişki kurmalarını engelleyin.... Oyuncular.. duymak bu gücü eksiltmi-yordu. Yuvarlak masada bulunanlar bilgi ve belge. Zihinlerindeki kin ve öfke gözlerinden okunabiliyor..." "Midesel açlıklarını bizleri yiyerek... seyirciler..... bizler de başka hipnoz tekniklerini etkin kılma açısından zaman kazanmış oluruz. Seyircilerin büyük çoğunluğu.. Onlarla uğraşırlarken.." "Büyük şefle bağlantıya geçin.. Ne yapmamız gerektiğini sorun!. Onlar kadar yırtıcı olamamıştı." "Bize karşı saldırıya geçecekler." "Gerekli talimatlar verildi. Bireyselleşme yoktu. Đstihbarat kaynaklarımız bu yönde rapor sunuyor.. seyircilerin küfürlerini kelimesi kelimesine anlayabiliyordu.. Đçlerinde ekmek alabilecek kadar zenginleri hala var. Oyuncular.. Önceki rüyasında gördükleri kısmen yineleniyordu. hakemlere..." "Đstedikleri et ve . Birbirleriyle enerji alışverişlerini negatif kılın.. Daha önceden halk tarafından telef edilmişlerdi. Bu arada her olasılığa karşı güvenlik tedbirleri artırıldı. Eline bir şey geçmemişti. Kıvırsınlar...." Ber.. Takımlara. asilikti." "Son durum?. önceden duyumsayamadıkları açlıkları kısmen açığa çıktı. rüyasında Arjbool Ülkesi yurttaşlarının canlı ineklerden kopardıkları parçalardan birini kendisi de kapmak için uzandı. Ama cinsel güdüleri hala tatminsiz.. Hipnoz çok güçlüydü..."Bizi duyumsuyorlar.

"Devleti ve milleti soyup soğana çeviren holdingi isteseydin engelleyebilirdin. gören kişilerin yakınlarından birinin veya birilerinin veya kendisinin öleceğinin sinyaliydi. Koltuğundan kanatlarını çırparak yükseldi. "Terbiyesizlik yapma!" diye bağırdı. Resmiyetteki büyük başkanın üzerine saldırı amacıyla inişe geçti. Öyle de yaptı. Başının üzerinde SodGom Ülkesinin Büyük Başkanı yazılı ‘resmiyetteki büyük başkanı’ gözleri inatçı parlaklığında. Hırıltılı sesler. Baykuş tiplemeli görevlinin görünürde lideri. Büyük başkan yanıt vermeliydi. Görevli.. Ek yanıt sundu. Kutsal kitap... Aksi halde. onu yerinden kaldırmaya çalıştı. Başarılı olamadı. Başkan saldırıyı karşılamak zorundaydı. Liderliği.. Onun gerçek yüzünün ortaya çıkması kendisinin de gerçek yüzü hakkında gören bazı gözlere ipucu verebilirdi.. bir çoğunun cebinden çıkan paraların hesabı bugün soruluyordu... dışsal bir grubun logosuna uygun bir görünümdü... Baykuş tiplemeli görevli.’ Böylece Arjbool ülkesindeki sıkıntıları yuvarlak masa çekmiyordu. Azınlık iyilerin iyi duyguları her nasılsa bugün olabildiğince özgürdü. Baykuş yere düşmüş. Toplumda yaygın olan söylenti. Đçindekileri okuyup ona üflediğinde bir sonuç alıp alamayacağı tereddüdü duyumsadı... Baykuş.. dağlar bizimdir!’ deyişi içki masalarında kullanılan nostaljik bir mezeydi. Havada saldırı uçuşu yapmakta olan baykuşlaşmış görevliye sert.. Beni suçlayamazsın. Bir kitap eline geçti. Onun daha güçlü kutsal kitaplar okuyarak kendisinde her türlü okuma ve üflemelere karşı bir zırh oluşturduğunu anımsadı. toplumda ölüm habercisiydi. baykuş görünümü aldı. Etkilenmeyecekti. Diğerlerinin olmayan zincirlerini kırmaya çalışıyordu. "Sen yanıtlamazsan. Baykuş tiplemeli görevli. Maskeyi zorlamak altındaki yüz maskesinin de çıkmasını sağlayacaktı. Konuşmana dikkat et. saha ortasındaki masada. can havliyle bağırıyordu.. kendinize gelin!" dedi. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. Zincirlerini kırardı.padişahın. Toplum ve birey üzerinde ki etkileri tartışılıyordu. Yoksa. Çünkü." diye bağırdı. Baykuş’un yüzüne yapışık kutsal kitabı çıkarmaya çalıştı. bu kez hem kendisinin hem de başkalarının ölüm habercisi olarak anılacaktı. Saldırıyı bertaraf etmek için yanında cisim aradı el yordamıyla. ruhsal evrimine uygun baykuş görüntüsü almıştı. Bunun olması da doğru değildi. Kutsal kitabın fiziksel gücünü kullanmalıydı. "Göremiyorum!. SodGom ülkesi ileri gelenlerince düzenlenmiş kutsallık atfedilen bir kitap eline geçmişti. Baykuş’un yanıtı ve gözleri saldırı pozisyonundaydı. Đyi duygular. Baykuş'un. Aksi halde topluma ve bireylere zarar verenlerin son operasyonlarını onaylamak anlamına gelecekti. onun yaşamasına bağlıydı. Lütfen konuşmanızı düzeltin. Meşru müdafaa zemini oluşmuştu. yapışkan maske gibiydi.. Buna tahammül edebilecek genişlikte değildi. . Görüntüsüyle uyum sağlayan seste çıkarıyordu. kişilik bozumuna uğranılmadığı takdirde zaptı zordu. Bu saldırının sonuç elde etmesi kendisi dışında tüm Sodgom ülkesi bireylerine daha fazla zarar verebilecek boyutlardaydı. başını çevirmeden gözbebeklerini kaydırarak kendi liderine baktı. Soluk alamıyorum!" diyerek haykırması üzerine lideri. tavizsiz bakışlarla bir cins kuş görünümlü yüze sahip "Kendine Bakanlar Grubu" Üyesi görevliye. Baykuş'u görmek veya ötüşünü duymak. "Sayın Büyük Başkan!. Sodgom ülkesinin üst düzey saygın yöneticilerinin bulunduğu yuvarlak masa toplantısı önemliydi ve seyretmeyen seyircileri de ilgilendiriyordu. "Resmiyette Büyük başkan görünsen de benimle bu şekilde konuşamazsın. Bu görünüm. Lider. Her şey aslına dönerdi." ifadesini yansıtıyordu. fakat estetik bir şekilde fırlattı kitabı.."diye. Bu kitap ilk kez bu kadar etkin oluyordu.. Bu bakışlar.... En son soygunu gerçekleştiren BireyMalDen-YemDomMedy holdingin ve birçok firmanın neden olduğu ekonomik krizin Devlet.. Bir cins kuş görünümlü şahıs yanıt vermedi. Atılan kitap hedefin yüzüne yapıştı.. onun nefes almasını ve görmesini sağlamak zorundaydı. tepkisel söylemini sunmakta gecikmedi. ben yanıtlayacağım ortalığı velveleye vereceğim. Ses tırmalayıcıydı. Đçlerinde iyi ruhun az çok etkisi altında kalan azınlıkta kişilerde vardı. Suskun kabullerdeydi. Baykuş. Ama ortam bu duygularını bastırmaları gerektiğini tüm görkemiyle sunuyordu. onun can çekişmekte olduğunu duyumsatıyordu... Baykuş bakışlı adam üyesi bulunduğu grubun liderinin tepkisel söylemi gölgesi altında rahatlamıştı. bağırarak söyleniyordu.

Sonuç pek olumlu değildi. ağız hizasında bir delik açarak." sözünü masada bulunanların tümü özümsemişlerdi. Organize suçların cezası ağırdı. organizesiz bireylerin tek başlarına aynı içerikte sözcükleri kullanması ve "açım!" demesi düzen için risk taşıyıcıydı. Bireylerin açlığı kendi açlıkları değildi. düzensizlikten iyidir. Gözbağı olarak bağlanan kırmızı. birbirlerine düşürerek oyalanmalarını sağlamada dahi başarılı olamayabilirlerdi.. Bireylerin cebinden çıkan paraların bir şekilde onları yerden kaldıracak kadarıyla yerine konabilmesi için büyük meblağlı borçlar vermeleri kendi ekonomik. ‘Kitapda bir kez delik açmaktan bir şey olmaz’ sözü literatüre girmişti.... Gözleri hizasında iki delik.. bu duygularda yoğunlaşan bireylerin her biri birbirinden bağımsız. Güvensiz bir ortama. siyaseten bağlantısız. Bir ceza yerine bir lokma ekmek verseydiniz" sorularını sorabilir.. Birlikte karar alımı önemliydi. Bütünleştiriciydi. Düzenlemelerde sapma meydana getirebilirdi. Fakat bir taraf için iyi olan bazen diğer taraf için de iyi oluyordu. Yeni Dünya Düzeni. SodGom Ülkesi yurttaşlarının lehine idi.. Dönüşüm yeniden başladı.. Ortam arzu ettikleri ve düzenledikleri gibi gerçekleşmişti.. Doyurucu değildi.. Bu kez bazı ayarlar farklı tekniklerle gerçekleşiyordu. Düzenleme grubu böyle buyurmuştu. Başkaca bireylerin ve grupların desteğini almakta zorlanırlardı. Koşulların bazıları.. aşırı açlık tehlikeliydi. Öncesinde yerli işbirlikçilere ortam sağlanarak hazinenin boşaltılması sağlanmış.. mavi. Ama. çıplak gözleri kadar çevreyi gözlemleme yetisine sahip olurlardı. Son ekonomik kriz darbesi yurttaşların midesine balyoz gibi indirilmişti. Ama.. Akıllarını ekmek ve domuzla mı yemişlerdi?.. Hemen organize suça girdirilebilinirdi. daha önceden de bir çok kez bir çok delikler açılmıştı. Fiiller ve failler sayısızdı. "Açım.. Kurdeleler arkasında kalan gözleri. Toplum. gözlerinin görmesi ve soluk alabilmesi için üç delik açmalıydı. midesinin bir kenarında ‘yedek olarak bulunsun n’olur n’olmaz’ diyerek hala hazmedilmemiş halde bekletilen yiyecekler dahi kusturulmuştu. Alt düzenleyiciler sessiz kalarak. ticaret hukukunda tanımı yapılan basiretli iş adamları girmezlerdi. yandaş olmayanlara da ekonomik korku salınarak geri çektirilmişti. Futbol stadyumunda bulunan seyircilerin bazılarından bireysel çatlak sesler çıkmaya başlıyordu. Ama. Onlardan izole edemeyebilirlerdi. yeşil. "En kötü düzen.... Bazıları korkudan sesli ifade etmese de bir an gelir.Kutsal kitap yüzünden çıkmıyorsa. Aradaki boşluklar bir şekilde başka şeylerle doldurulmalıydı. Rapor işgali emrediyordu. Aç mideler uyarıcı oluyordu. "Açım!" diyen belirli bir gruba sahipse yasalara göre cezalandırmak kolaydı. Aç yurttaşların bağlı olduğu grupların liderleri dahi üyelerini bir aşamadan sonra hipnoz edememe riski taşıyorlardı. kötüydü.. anlayışında düzenleme grubunun bazı bölgeler için istediği şekilde düzenlediği raporların uygulama alanı bulabilmesi için istedikleri an geri alabilecekleri demokratik kurallardan bazılarının da yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Delik açanlar cezalandırılmadığına göre korkacak bir şey yok. Aç insanın açlığı süreklilik kazandığında birkaç aşamadan sonra gözleri şahin gözleri işlevi gibi keskin ve derin görmeye başlardı. Hatta.. Üst grup çatışması yurttaşlara yansıyabilirdi. Bundan sonraki raporların uygulama alanı bulması gerekiyordu.. diye düşünerek rahatladı. Halkın aşırı tokluğu kadar aşırı açlığı da. Şimdi ne yapılacaktı?. Sapma yoktu.. yani baykuş tiplemeli insan haline dönüşmüştü. Olan olmuştu. Finansın bağlı olduğu grubun raporlarına uyum sağlanamayacaktı.. Đşgal için elverişli ortamlardan birini de SodGom ülkesi bireylerinin açlığı sağlayacaktı. sosyal ve siyasi amaçlarıyla çelişecekti. Yine önceki haline.. tek başına patlamaya hazır bir bomba olabilirdi. kırmızı kurdele ile onların gözlerini ve zihinlerini bağlamakta. Yanıt. diyeni neden cezalandırdınız?. O sadece ‘açım!’ demişti. . Demokratik bazı kuralların tam uygulanması içerikliydi. O an. Yeşil kurdele. Yasa dışı örgüt üyesi suçlamasında bulunamazlardı. Kitap kutsaldı ve üç delik kutsallığa hakaretti... SodGom ülkesine girmiş yabancı sermaye.. Ülkenin en ücra yerleşim biriminde bulunan birey dahi.. ağır koşullar içeriyordu. Bu duyguları taşıyabilirdi.. Önce ürktü. Raporlardan sapmayı getirebilirdi. sarı.. görmesini ve soluk alıp vermesini sağladı yandaşının.. siyah. Var olan düzeni az yara ile sürdürücüydü. renkli kurdeleler renk değişimine uğrayabilir. Aşırı doygunluk da tehlikeliydi. Bu sayı git gide artıyordu. ana düzenlemenin işlerlik kazanmasını sağlamışlardı.. Uluslararası Düzenleme Genel Merkezinin alt kollarından resmi ismi "Uluslararası Tefecilik Merkezi" gerçek ismi "Her şeyinizi parayla satın alırım" olan finans kurumuyla bağlantıya geçildi.

. talimatları direk alıp aynen uygulardı. Bu nedenledir ki bir kısım budistler. Rastgele birileri olmamalıydı. trafik kazası sonucu. Düzenleme raporları hazırlanırken. Onlar. Hasadı gerçekleştirecek bir çok ellerinde orak taşıyan görevliler bulunmaktaydı. Onların bir kısmı farkında olmadan programlarına göre hareket ediyorlardı.. verdiği sözün aksine sapma meydana getiren iktidar ise sivil inisiyatif olarak gösterilen beş dakika karanlık otuz saniye aydınlık eylemi başlangıç yapılarak.. Kişisel dosyalar araştırıldı ve bulundu.. Faizli kredi alan bireylerden paralarının geri dönemeyeceği korkusunu taşıyorlardı. Kendileri için sapma meydana getirmeden çalışacak ve –ve şimdiye kadar çalışarak rüştünü kanıtlamış. Toplum ve bireyde hazır olmalıydı. Ama insanlar çiğ süt emmişlerdi. SodGom Ülkesini bu anlamda dışardan idare etmek çok kolaydı. Sapma olduğunda. Bu yüzyılda. uykuda hoşa gitmeyen sayıklamalarını dahi kendilerine bildirecek bir eş olmalıydı. kılıfı önceden hazırlamalıdır. Rutbin ve arkadaşları öldürülerek. En önemli ve büyük güç ise yandaş bir kısım medya idi.. Kendilerinin bulundukları yere bağlı bir vali. Uygun ortam onlara da sağlanmalıydı.tümü beyaz renk halini alabilir ve beyaz sayfa açmaya geldik. azizeler bu gözlere sahip olmak kendilerine açlık yaşatmışlardı. SodGom Ülkesi hazırdı buna. Herşey ve herkes bilgisayarda kayıtlıydı. "Dışsal egemen ve Dışsal egemenlik etkisindeki Đçsel Düzenleme Grubu gereğini yapmalıydı. hırsızda.. "Minareyi çalan.. toplumu isyan noktasına getiren mafya.. "Emir veren. sosyal.. Birkaç küçük sahte tepki ile gözler boyanarak.. Risklerle ufakta olsa uğraşmak efor kaybıydı." demeliydi. azizler.. Mehdi'nin onların ırkından veya dininden olmaması halinde inandırıcı olmayacaktı. politika kirlenmişliği on bir kişi ile gizlenmiş. Tarih boyunca her yüzyıl için iki genel düzenleme üst senaryosu hazırlanırdı. Grup liderlerine gerekli talimatlar zihinsel iletişim yoluyla verildi. Yeni dünya düzenine göre ülke yöneticileri bir ilin valisi gibi olmalıydı. Dolaylı yönetim yerine. Bazı grup liderleri. Daha öğrenememişlerdi." . Nefes alışverişini dahi kontrol etmeliydiler. hatta rahatlıkla tarikatını söyleyerek propaganda yapanlar pasifize edilmiş. Çoklu tekellik. Ekonomi bilimine ait kuralların soygun ortamında hiçbir işe yaramayacağını seyirciler bilmiyorlardı. Diğer gruplar da gerekeni yapacaktı... tasavvuf ehilleri.. tekli tekelliğe dönüşmeliydi. Bu. dini milli sivriliklere karşı bir dini tarikatın liderinin. Bankaların hoşnutsuzluğu da giderilmeliydi. Hatta Şam yöresinden olmalıydı.birini temin etmeliydiler.. başka bahanelerle düşürülmüştü." Bu genel kural SodGom'da da uygulanan kutsal kurallardan biriydi. Dinsel kuralları farklı yorumlatabilirdi. Onlar gerekli bilgi pompalamalarıyla bireylerin ve toplumun zihinlerini kontrol edebilirler. onlara özenenlere korku salınmış.. Son düzenlemelerde önemli olaylardan hatırda kalanlar.. emir verene tartışmasız uymak dini kuraldır. politik değerler araştırılır ve bunlardan her yapının uyabileceği şekilde değerler gözardı edilmeden düzenleme yapılırdı. ekonomik. "NoEkonomi YesPolitika" isimli finans uzmanı görevli bunun için biçilmiş kaftandı. Grup liderlerinin değerlerini biliniyordu... . bir şekilde ufak çaplı olgular ve bir kısım medyanın da yardımıyla örtülmüştü. bazı politik kaygılarla risk gösterimi olabilirdi. güvenlik. SodGom Ülkesine gönderecekleri faizli parayı onun eli ile sunmaları halinde herkesi ve her kesimi ona biat etmeleri konusunda zorlayabileceklerdi. grup üyelerinin tehlikeli tepkileri ile liderlerinin asıl yüzlerini görmeleri engellenebilirdi. geleneklerinde var olan kurtarıcıyı diğer adıyla Mehdi’yi bekliyorlardı. genelde politik liderlerde. En klasik taktik uygulanmalıydı. Başkaca ülkelerdeki bazı liderlere uyguladıkları gibi yatak odasında dahi bulunabilecek kendi yandaşlarından biriyle evlendirmeliydiler onu. Diledikleri kadar faiz oranını yükselterek ödeme olasılığı olan kişilerden tahsilat yaparak farkı kapatabilirlerdi. diyenlerin açtıkları sayfaların siyah renkte olduğunu algılayabilirlerdi. Nemgöz Hocanın etkinliği büyüktü. Bulmak kolaydı. Ortam buna uygundu. Aksi hareket edenler hasada uğratılacaktı. Ekonomik kariyeri vardı.. Son elli yıllık senaryolarının meyvelerini toplamak üzereydiler. psikolojik. Bu doğrudan ve kolay yönetimi birlikte getirecekti. yönlendirebilirlerdi.... Açlık onları kısmen hazırlamıştı. toplum rahatlatılmış.. Daha fazla aç bırakılmadan harekete geçilmeliydi. Kendilerinin fark edilebileceği bir çok alan. yeni dünya düzenine uygun bir anlayıştı. doğrudan yönetim sağlanmalıydı. güzel bir bayanla ilişkisi gündeme getirilerek değerler konusunda soğutma sağlanmış. Çünkü. Đlla kendi yandaşları olmaları gerekmiyordu... soyguncu da olsa emrine uygun hareket edilmeliydi.

" dedi. Sahanın ortasında cereyan eden olaylara bakıpta kafa bulandırmaya gerek yoktu. Aksi halde toplumun yaygın kanı olarak taşıdığı dürüstlüğü yara alacaktı. Onlarda gereğini yapacak değişik renk ve sesle de olsa.. Çünkü kutsal kitap tekti ve kendisinde saklıydı. Şüpheliydi. Bir ay sonra ortaya kendiliğinden çıkacak ekonomik krizi bugünden başlatabiliriz. Maç sonucunun ne olduğunu Ber öğrenmemişti... Ters bakanlara. Hatta gördüklerini Đyi ruhlar e-mail haber grubundaki üyelere de iletmeliydi." deyişine uygun bir yaşam sürmüştü ve sürecekti. Ber.. O dağılan seyircileri ve oyuncuları izlemekle meşguldü. Baykuş tiplemeli şahsın resmiyetteki liderine de bu düşünce uygun geldi. Sonunda kutsal kitap yüzünün altına geçerek kayboldu. kan ter içinde uyandı. Bu onun üçüncü maske sahibi olmasını sağlamıştı.. Bu kezde. Böylece ekonomik krizin tüm suçu Büyük Başkan’a yükletilmiş olur. *** . Seyirciler ise bindikleri toplu taşıma araçlarından inmek zorunda kalmışlardı. Sonuç Evrensel Futbol Turnuvasında ilklere girme yolunu açacak veya açmayacaktı. Zorunlu olarak dolmuştan indiler. derhal kurulan gezici banka şubesine yatırmak zorunda kalmışlardı. Lider. Bu kitap yüzünün altına gömülmeden hafızlayanda olmamıştı. " Ben Kutsal kitabı!. çocuklarının ve eşinin verdiği siparişleri alamayacaklardı. Bir zamanlar ‘seyirciler sahaya!.. Artık. uymayanlar lanetlenecektir. Seyirciler bu milli şuurla ceplerinde bulunan son paralarının tek tek en azıdan ‘yankesicilik suretiyle hırsızlık’ fiiliyle hırsızlandığını fark edemiyorlardı. Oyuncular şort ve tişörtlerine aşırı sayıda yeşil parayı sığdıramadıklarından. Sodgom milli takımı ile Ad-Semud milli takımı arasında cereyan ediyordu. Maçın son dakikaları oynanıyordu..’ çığırtkanlığını bu kez mırıldanmak bile istemeyecekti.. kendilerini destekleseler de desteklemeseler de sonuçta olan olguyu tüm SodGom bireylerine duyurmada aracılık yapacaklardı Futbol sahası ortasındaki masada bunlar cereyan ederken.Bunlar düzenlenirken ve olurken baykuş tiplemeli görevli ile lideri toplantıyı birlikte terk etmişlerdi. Kutsal kitabın kurallarının neler olduğu kendisine sorulacaktı. Kutsal kitabın Başkan tarafından yüzüme fırlatıldığını belirterek siyasi kriz oluşturalım. içselinde.. Bu durum güzeldi. Aynı rüyayı bu şekliyle gören insanlarla düşünsel alışverişte bulunmak aşırı arzusu duydu. diyecekti. çoğaltmak ve daha fazla zenginleşmekte kullanmak üzere yüzlerce kediyi talanla edindiğini sormayacağını sanıyordu. Đçtenlikle ortamını yansıtan bir şairin. "Maçtan siz ne anlarsınız olum!" diyebilecek miydi. Bu maçdan alınacak sonuç önemliydi. Ber.. Onlar. futbol karşılaşması ile seyircilerinin durumunu ihmal etmemek gerekirdi.. Sorulan sorulara kendi yararına uygun şekilde kurallar uyduracaktı.. Yarın. Dolmuş parasını vermek içinde ellerini ceplerine attıklarında korkunç gerçeği geçte olsa öğrenmişlerdi. Toplantı olumlu geçmişti. Tekrar gelen uykusuna kaldığı yerden devam etti. Bu maç dakikalarının heyecanlı anlarını ve sonrada devam edecek yorumları kaçırmamak gerekiyordu.. Birilerinin.. "Bu rüyayı sadece ben mi böyle gördüm?" diye kendi kendisine söylendi. yöneticisi olduğu "Đyi Ruhlar" isimli web sitesindeki "Rüya" bölümünde yayınlamalıydı. Eve kadar aşacakları yol uzundu." dediğinde bir başka kanıtı daha vardı. eşinin. mercek altına aldı. Bazı ilgili üniversite hocaları ise dün ne yediklerini ve ne söylediklerini dahi unutacak kadar hafıza zafiyeti içindeydiler. bu doğrultuda gerekli beyanatı hüzün dolu ses tonuyla medya görevlilerine sundu. kendisinin sessiz kalarak çevresindeki insanların masum güvercinleri avlamak. Bu bir milli meseleydi. Bir piyangoydu. Bunun sonucunun ekonomik kriz olacağı gün gibi aşikar. bu kutsal kitapta yazan bir kuraldır. "Bu bizim için iyi bir bahane oldu. "Evlendiğim güne lanet olsun!" sözlerini duyar gibiydiler. Maç bitmişti. inanmayanlar. "Bir kedim bile yok!. Bu doğrultuda dışarıda bulunan medyaya açıklamada bulunalım. Baykuş Tiplemeli Görevli'nin yüzüne yapışık kutsal kitap git gide yüzünün rengini almaya başlamıştı. Ara holde "Şimdi ne yapacağız?" sorusunu soran liderine. Bazıları yolun daha fazla uzun olması temennileriydi.

Anımsıyorum. hangi ayak üzerine atıldığı önemli değildi.... Avyansı’ya dönerek. Avyansı’nın ofisinde ikram edilen çayı yudumlarken... rahatsız mısınız?" diye sordu. Avukat Avyansı tedirgin bir sesle. Sekreterden tarifini aldığı lavaboya girdi. Ber. Amacı buysa.. "Hava sıcaklığından galiba." Yoktan kanıt bulmuş bir güvenlik görevlisi gibi gözleri parlayan Yansı. Sonuçta her ikisi de kendisine ait ayaklardı ve bunları irdeleyecek ortamda değildi.... Neden böyle dayanaksız ve yalan bir dava açma gereğini duymuştu?. "Davayı kabul ediyorum.. Bu düşüncelerle Avukat Avyansı’nın ofisine varmıştı. Ayak ayak üstüne attı. Çünkü parası olmadığı gibi borç içinde yüzüyordu. Randevu anına çok az bir zaman kalmıştı. Duvarlardan destek alarak salondan çıktı.. Hangi ayağın. yargılama oturumları başlamadan dosyanın düşürülmesini sağlatıp. gözlerinin karardığını hissetti.. Ama. Uzun gelen dakikalar sonunda kendisi için binlerce anlam ifade eden kelimeyi ağzından güç bela çıkarabildi. Ezik görüntü.” Kendisini toparlamalıydı. Avukatım Avyansı bey çok ısrar edince kıramadım... dışsal görünümüne çok da yansımamıştı.. Sakin olmalıydı. . Ber." dedi. bakışları. Kimdi bu Yansı?.. kapının açılışı sonrası görünen ve selam veren silueti incelemeye başladı. Bu durumdan sıyrılmak için silkindi. Felç geçirmiş gibiydi.38 Avukat Avyansı." dedi. konuşabileceklerdi.. Aslında sizinle karşılaşmak istemiyordum.. avucunu yalayacaktı. "Evet!." Ber.. Dışsal görünümü.. karşısında bulunanda suçlu olduğu yönünde bir kanaat verebilirdi. "Avyansı bey!. "Bir sorunmu var?.. beyninin uyuştuğunu.... Birkaç dakika öylece kaldı.." Ber. Hafif bir sarılık dışında sabah evinin banyo aynasında gördüğü yüze sahipti.. düğmesine basılan bir müzik seti gibi ara vermeksizin ön konuşmasına devam ediyordu.. Avyansı’nın sekreterinin.. Salona geri dönmeliydi. Rahat ve kendinden emin bir görüntü sağlamalıydı. "Çözmem gereken işlerim var. Kadını yeniden gözlemlemeye başladı. Ürpertisi geçmemiş. Kendisiyle uğraşan birilerinin yönlendirmesi mi?. yanlışlığı düzeltme şansı elde ettiğini düşünüyordu.. etrafa reklam olmaktan kurtulabilecekti. saç rengi ve yaklaştıkça daha iyi algıladığı ten kokusu yabancı gelmemişti. Sırları çözümleme fırsatı doğmuştu.... "Yansı hanım geldi!" duyurusu üzerine kesildi. "Đşte!.. Eliyle saçlarını kaşıyarak. Bir gayretle ayağa kalktı. Amacı şantaj yaparak." dedi. "Ber Bey.. kalpsel çarpıntılar içindeydi.. ‘Kötü bir şaka mı?. "Med!.." yalanına sığındı. düşüncelerini sesliye dönüştüremiyordu. Benle görüşmek istemişsiniz... kendisini kısmen toparlayabildi. Avukat Avyansı tanıdık bir simaydı.. Bu ortamı iyi değerlendirmeliydi. bedenindeki dikleşen tüyler başını eğmemişti. Avyansı. Yüzündeki ıslaklığı kurulamadan aynadaki görüntüsüne baktı. bu yolla para sızdırmak mıydı?. Yansı isimli kadının karşısındaki koltuğa kuruldu. Ellerini ve yüzünü yıkadı. Yansı'yı başıyla onaylayarak. Đçsel devinimi.’ Yuvalarından fırlayacak derecede genişleyen gözleriyle. "Dilerseniz hemen konuya geçelim. Ber'in ricasını kırmamıştı... Ses ve görüntüsüyle titrek ve isterik duruş sunuyordu." diyerek seslendi. O günde bana bu isimle hitap etmişti.. Biraz geçte olsa Yansı isimli müşterisiyle Ber’in görüşme zamanı ve mekanı ayarlamıştı. "Yoksa!. Yansı. Bu çerçevede süren konuşmalar.." Sevinç şaşkınlığı içinde olan Ber.. Davanın ilk duruşmasından önce birbirlerini görüp. "Bu isimden daha önce bana söz etmiştiniz. Belki de. Salona geri döndü. Ben çıldırıyor muyum?. Kısada olsa anlık bekleyişler sabırsızlığını duyumsayan Ber. Birkaç kez yargı binasında birbirlerine tesadüf etmişlerdi. böyle bir olayın olmadığı doğrultusunda telefonla belirttiği anlatımını kelimelerin yerlerini değiştirerek yeniden sunuyordu.. Ber.

... geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat etmişti. Esrarlı bir diyalogdu ve pandoranın kutusunu açacak yetiye ve bilgiye sahip değildi... Evinde olanları anlatmaktan utanç duyuyorum. ona güvenebilirsin. konuşma sırası kendisine gelecekti veya ortam oluştuğunda 'Durumdan vazife çıkararak... "Doğruları. Benim adım Yansı!.' demişti. Ne de bir erkekle özel arkadaşlığım oldu... "Dalga mı geçiyor?... Onunda zihinsel düşüncelerini dahi algılayamıyor.. Komşum ve güvendi-ğim Boşsel isimli arkadaşıma." dedi umutsuz ezgili söyleyişle. "Ama lütfen. Yansı." belirterek ev adresinizi tarif ettiniz. boğazını hafiften öksürerek temizledi. olay biter. Hatta bir çoğunu inandırıcı olmaz düşüncesiyle dava dilekçesine dahi yazmadı.. Şimdilik susmak en iyisiydi.. kimsin?. Buradan çıkalım." Ber’in önceki sözlerinin tersine ani ve keskin dönüşüne kuşkuyla baktı Avyansı.. Ber. "Yaklaşık bir yıl önce bir cumartesi günü -nasıl bulduğunuzu bilemiyorum. Onların karşılıklı diyaloglarından çıkarımlar elde etmesi gerekiyordu. "Siz!. Yansı. Kocamın ölümüyle ilgili bir konu olabileceği saplantısına girmiştim. Size meslektaşınız hakkında verdiğim bilgilerin tümüyle doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur umarım." iletisinde bulundu. " 'Med' değilsen. içsel transa geçti.." Uyarı bağırtılıydı. Bu nedenle. Yerinize oturur musunuz?... Her ikimizde aramızda geçenleri tamamıyla biliyoruz.... " diye geçirdi içinden.. kendinizi iyi hissetmiyorsanız toplantımızı bir başka güne erteleyebiliriz. Uzun bir anlatıya gireceğinin sinyalleriydi bunlar. Yansı'nın belirttiği dönemde Markız ve Med dışında hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamıştı.. Ber. Ne iletiye yanıt vardı.. "Yansı isimli biriyle hiç tanışmadım... uzaklaştırılma sonrası koltuğuna yığılırcasına oturdu.. hayati bir konu olduğunu ve mutlaka benimle derhal görüşmen gerektiğini." diyecekti. nasıl bir tepki vermesi gerektiğine karar veremiyordu.. Hatta bu kabulümü yazarsanız altına yüzlerce kez imza atmaya da hazırım. "Lüt-fen!." Ber. boşuna bekledi.. Ana konuya temiz bir sesle girmeliydi. Davayı da kabul ederim.. Eline bir fırsat daha geçmişti. Senin adını duyunca. yaşananları anlat Avyansı beye.. Bunun üzerine senin dairene gelmiştim. Anlıyor musunuz?. Karşısındaki bayanla telepatik iletişimde bulunmaya çalışıyordu. Hukuk kitapları ve yasalar.. Köşeye sıkıştırabileceği kanısıyla. kocam.. Yansııııı!!!." Yansı. Ölüm aylığı ve beyimden kalan ikinci dairenin kirasıyla geçiniyorum.." Önünde bulunan bardaktan bir yudum su aldı.... Ber bey. Med'e sadece dışsal görünüm olarak .... Med!.. Eliyle hafiften itekleyerek Ber'i kendinden uzaklaştırdı." Ber. Đkibuçuk yıl önce.." tavrını ortaya koyacaktı.. yarım bıraktığı cümlesinde.." Avyansı.. Anlatmama da gerek yok! Nasıl olsa içimden geçenleri aynen duyumsuyor ve algılayabiliyorsun.....benim telefon numaramı arayarak. Gizlemek.. Bana bu acil durumun ne olduğu konusunda açıklama getirmeni istediysem de. devam etti..... Soluk alışverişlerini düzenledi...." diyen Ber.." dedi. öğretiler bu tür bir durum karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmemişti. "Med!. Seni gördüğüme ne kadar çok sevindim! Bir bilsen?. 'Med' isimli arkadaşıma o kadar çok benziyorsunuz ki. "Benim adım Yansı.. Yansı’ya yaklaşıp sarılma teşebbüsünde bulundu. Benim hakkımda yanlış şeyler düşünmesini istemiyorum. "Çok önemli. "telefonda olmaz!" yanıtını vermiştin. bana bir kez daha Med ismiyle hitap etme!.. Bunun için buradayım. durumu açtım... Mutlaka suskunluğunun sonunda. duyumsayamıyordu.. "Gerçi.. Yansı. Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumdu.. Kendini bu kadar gizlemene ne gerek var. 'Bu benim boşanma davama bakan avukat! Mutlaka önemli bir şey vardır.. şimdiye kadar ne kimsenin evlilik tekli-fini kabul ettim. Avukat Avyansı." diye sordu. Siz!. Yirmi sekiz yaşında olmama rağmen onun anısına hala büyük saygı duyarım.. avucunu alnına vurur gibi hafiften dokundurarak.. Önceki anlatımlarına inanmakta güçlük çeken aynı zamanda akrabası olan avukatı Avyansı'ya.. "Olanları anlattığım avukatım Avyansı Bey bile bana inanmadı.. kekeleyerek "Şey. "Anlatacağım!." dedi. yargı oturumunda bulunan bir insanın ruh halini yansıtıyordu sanki. Buna rağmen Avukat da olsa tanıdık olmayan bir kişinin evine gitmek istemiyordum. "Bu olanlara inanmamı mı bekliyorsun?. "Kendini gizleme ne olur Med!. Akan gözyaşlarını onun yüzüne bulaştırarak.. yerinden kalkarak.. Ber. ne de karşısındaki kadında düşüncesini okumuş bir tavır. ‘sana söylemiştim’ mimikli bedensel dille birlikte." dedi.. "Avyansı Bey!. saklamak istiyorsan sorun yok.. Bana dünyaları bağışladınız." dedi..." Yansı..Varol’un benim çocuğum olduğunu onaylıyorum. kızarık yüzünü aşağı indirdi...

" diye soru yönlendirdi.. "Evime davet edip size zorlamı sahip oldum yani?.." Yansı...." dedi. sarılmıştınız. bu rahatlatma karşısında daha bir heyecanla anlatımına devam etti.. Bırakın anlatsın. benim de bazı bilgilere gereksinimim var. anlattığın her şey gerçek olsun.." kelimeleriyle belirtti. "Siz Büyücü müsünüz?... "Avyansı Bey! Saçmaladığımı sanacak ama bunları sana özellikle anlatmak istiyorum.. Ne soracağımı da artık bilemiyorum." dedi. Neden kürtaj olmadınız?. Bana bir kötülük yapacağınızdan korktum..... Sevişirken garip hareketler ve sesler çıkarıyordun..... anı kurtarmalıydı. bu soruya hazırlıklıydı.. "Gerekli inceleme ve tahliller yapıl-dıktan sonra. afallamaktan aptal görünümlü bir insan yüzüne sahip olmuştu." etiketi almasını sağlayabilirdi.. ‘Med’ sanal kişiliğiyle onun dışsalını örtüştürmüş olabilir miydi?.." Avukat Avyansı.. "Hayır!.aşırı benzerlik arz ediyordu. Med'le olan birlikteliğinde yaşadıklarıyla aşırı benzeşme gösteriyordu. beni ondan sonra hiç aramadınız?..... denizlerden. Fakat konuşamıyordum. Đstemediğin halde hamile kalmışsan neden kürtaj yapmadınız?... Sanki. Đrademe hakim değildim. "Dilekçede de yazılıydı. taktik değiştirdi ve anlatımına devam eden Yansı’nın sözlerini sorusuyla bloke etti.. Çok garipti.." Yansı... ölüm riskinin yüzde yüze varan oranda olduğunu belirtiklerinde. Yansı'nın engellenmesine karşı çıktı.." "Korkudan. Her ne kadar Avyansı Bey’in ısrarı ile senle görüşmeyi kabul etmişsem de. sevişme anında bedenim sana olumlu tepki veriyor. yanıtını bildiğim kadarıyla karşılıksız bırakmayacağım...." Ber. Dilsiz olmuştum sanki. "Aylardır. Gözlerinizi kapatmış garip konuşmalar ve fiziksel davranışlar sergiliyor-dun. Đstemediğim halde..... bu sorudan rahatsız olduğunu. bunlara bir açıklama getirebileceğini. "Ben halen Yansı hanımla bu tür bir ilişki yaşamadığımı yeminle söylüyorum...... Yansı ile birbirlerini bir süre süzdüler." diye sordu merak dolu gözlerle." diyerek yanıtladı..." Yansı. sanıyorum.. Ber. Buna karşın sanki ben size bir şeyler söylüyor-muşum gibi yanıtlar veriyor.. vazgeçtim. "Kafam karıştı.. Sanki dilim ve bedenim tutulmuş gibiydi. Đsteklerinize karşı çıkamıyordum. nefesini tutarak dinlemişti. Ne bileyim?. eğer. Beni oraya bağlayan bir şey vardı. "Dairenize girdiğimde bana Med diye hitap edip. Kavaklardan. Kendisi hakkında hastanede düzenlenen raporda belirtilen kişisel trans hali ve hipnoz yeteneğini kullanarak farkında olmadan bu kadını etkileyip yanına gelmesini sağlayarak. "Ber Bey! Ne diyorsunuz bu anlatımlara?.. Anlatımı.. Her isteğinizi. "Yansı Hanım!.." "Korku taşıyorduysan davayı nasıl açtın?.. beyinsel düzeneğinin darmadağın olduğunu fark etti.. Soluk alış verişi hızlanmıştı. Đşin bittiğinde beni uğurladın.. Bu yüzden sizi çokta suçlayamam." "Kimden?" "Sizden?" "Neden?" "Sizin büyücü olduğunuza inanmıştım... Neye inanacağını bilemiyordu..." "Diğer soruma yanıt alamadım... konuşulacak bir şeyler kalmadığını fark etti. ikram ettiğiniz şarabı içmiştim.. Avyansı. O güne kadar hiç dinlemediğim bir müzik parçası çalınıyordu.. Kürtaj olmak için doktora başvurmuştum... Kendi evime varıncaya kadar da benden ses çıkmadığını fark ettim...... Yansı.. rüyada gibiydin. Çözüm bekleyen soruları şu an bir kenara bırakmalı. Evinize girdiğim andan itibaren tek kelime ağzımdan çıkaramamıştım. Peki bu konuda hukukun kabul edebileceği kanıtlarınız var mı?" . Hayatım boyunca ağzıma alkol almamış olmama rağmen. Çünkü nasıl olduğunu benim de anlayamadığım şeyler oldu.." Ber.. O ezgi hala kulaklarımda sanki. Bu arada çok garip şeylerden söz ediyor-dunuz.. Ber. Lütfen!. "Diyelim ki." "Samimi olarak söylüyorum... aydınlatılması gereken o kadar çok karanlık nokta var ki. içimi kemiren şüpheli noktaları ortaya çıkarmama yardımcı olabileceğini." "Psikolojik terapi gördüm ve korkumu yenmemi sağladılar. anımsayamadığım bir çok şeyden söz ediyordun.. aslında merak ettiğim. hiç istemediğim halde yerine getirme zorunluluğu hissediyordum.. Ber. "Ne demek istiyorsunuz?. aldığı yanıtın verdiği rahatlıkla..." dedi. Yansı ile bu şekilde diyalogu geliştirmenin sonucunda Avyansı’da olumsuz etki bırakabilir. Kesik kesik konuşmaya başladı.. Hayır!. "O gün bana büyü mü yapmıştınız ?. uyum sağlıyordu. Yansı'nın konuşmasını sonlandırmasıyla soluğunu salıverdi." dedi.... hatta "Deli... SodGom Ülkesinin düzeneğindeki kaosun aynısını içselinde yaşıyordu. sanki.... topraktan. Ne diyeceğini bilemiyordu. kürtaj olursam bunun hayatıma mal olacağını.. Konuşmak istiyor... açıklamalarda bulunuyordunuz. sorularınızı.. Niye. Ber..

Her birey öncelikle oy verip vermeme konusundaki iradesini net kanalı ile tescil ettirmeliydi. Ber.. Đnsanlar gerçeği. Yöneticisi olduğu.. Kişilik bölünmesi sonucu. Güvenlik. Bilinmeyenler." ". Ayrıca.. Geçmişte sanalında oluşturmuş olduğu Med'le olan düşünce ve duyumsamalarından kaynaklı toparlanmış bilgiler sunuyordu. Hiçbir e-mail kesinlikle engellenmiyor... Politika.. toplantıyı sonlandırmak istedi." "Görenler kimler?. Ondan başlamalıydı.. Hukuk. adı soyadı dışında sadece kendisine ait bir şifreye sahip olmalıydı. bir çok alt link bulunmaktaydı. Đnternet üzerinden gerçekleştirilmeliydi.. *** Ber. Đyi ruhlar web sitesinde. Đnsanlar bazı şeyleri yapmak için kendisini zorunlu sayardı." Ber. Web tasarım. Bunun için gerekli koşullar devlet tarafından sağlanmalıydı." Avyansı..!!???.. "Ben de kalkmak üzereydim zaten. Ayrıca. Delegelik sistemi ile Parti Genel Merkezinin Halk Temsilciliği için aday adayı belirleme hakları kaldırılarak direk parti üyelerinin kendi ... En iyisi kendisini iyi hissedinceye kadar bugün olanları içselinde irdelememe kararı almaktı. Med'in sanal olduğunun farkına vardığından kısa bir süre sonra kolları sıvayarak web sitesi hazırlamaya koyulmuştu. "Benim bir arkadaşla randevum vardı. kişiliklerin içsel tartışmalarından elde ettiği bilgilerden.' isimli linkti. Duyumsamalar. duyumsama yönleriyle kendisiyle benzeşen on kişiyle web sitesi düzenlemelerinde yardımlaşıyorlardı. "Seçimlerin maliyeti nedeniyle tüm oylamalar. tartışmanın hukuksal alana kayması nedeniyle. Sanal Yargı. yayınlama gibi alanlardaki acemiliği nedeniyle Solkol'un yanında çalışan ve bu konuların uzmanı olan PcBilir isimli yurttaşın. "Đyi Ruhlar" isimli web sitesine bazı yazılarını ekleyecekti. Kehanetler. Duygusal zeka. Yine kabul etmemede ısrar ederseniz."Yansı hanımın evinize girdiğine dair görgü tanıklarımız var. Anti-Uygulayıcılar.. aynı anda binlerce bireye ulaşıyordu.. Anti-Đzleyiciler. Birey. Edebiyat. uygulama. Müzik. yine internetten tanıştığı ve düşünce. Tarih.. Bu linki sadece Ber hazırlıyordu.. sitenin en fazla tıklanan 'Med'den Alıntılar. Anti-Düzenleyiciler.. Buna göre. Yansı ve Avukat Avyansı ile sırasıyla tokalaştı.. Cinsellik. duygu. onun uğraşını bizzat izleyerek bir çok deneyim edinmişti.. Özellikle Demokrasinet görüşü ziyaretçilerin dikkatini çekmekte ve genel kabul görmekteydi. Medyumluk ve daha birçok alt başlıklı linkler bulunmaktaydı. Artık.. Konuşacak bir şey kalmadıysa izin isteyecektim. ayağa kalktı... "Kusura bakmayın!" dedi. Đyi Ruhlar web sitesiyle bağlantılı 'Đyi Ruhlar e-mail haber grubu' na üye olanlar zamanla çoğalmış ve en son on bir bin kişiye ulaşmıştı. DNA testi talep etmek zorunda kalacağım. Demokrasinet." "Đleride sunacağız.. sürekli okunmaya hazır tutuluyordu. Web sitesinde yayınlayacağı yazı daha önemliydi. hatırı sayılır yardımları olmuş. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"na olan borcundan dolayı banka avukatının icra kanalı ile kendisine tebliğ ettirdiği ödeme emrine karşı bazı itirazlarını içeren dilekçeyi hazırlayacaktı.." diye ekledi. Mafya. Zihinsel zeka. Asıl yönetici kendisi gibi görünse de." dedi.. Avukat Avyansı'nın ofisinden bürosuna döndüğünde karmaşıklaşan zihniyle. sistem oturmuştu. Ziyaretçi sayacına göre. özellikle kendi gerçeklerini arıyorlardı... Rüyalar ve Yorumlar. sezgilerden. Tartışmaların seviyesi gitgide nitelikleşiyordu. Beyninde oluşan yüzlerce sorularla Avyansı'nın ofisinden ayrılıyordu.. Ber'de böyle bir zorunluluk hissetmişti. Artık kendi başına da olağan düzenlemelerde bulunabiliyordu. duyumsamalardan başka bireylerin de yararlanması amacını gerçekleştirmeyi bir görev edinmişti. günlük planladığı işleri yapabileceği konusunda tereddüt içindeydi. Davayı kesin kaybedeceğinizden adım gibi eminim. Anti-Denetleyiciler.. Sanat. "Beni kırmayarak bu gerçekleştirdiğinizden dolayı her ikinize teşekkür ederim. E-mail haber gruplarında özellikli bilgi içeren yazılar ilgili konu başlığı altına da kaydedilip... Dinsel öğretiler. Ayrıca.. tartışmamız mahkemede devam edecek. kendisiyle birlikte on bir kişilik bir kadro ile sitenin yaşamı güncellemelerle devam ediyordu..

.. 400 oy alan partiden 8 temsilci seçilmiş olmalı... seçmen iradesini yansıtmayan davranış ve hallerde bulunması hallerde.. birey hangi partiye oy vereceği iradesini göstermeli ve o partiden sınırsız sayıda aday adaylarından önceden belirtilmiş sayı kadarını sıralayarak belirleyebilmelidir. Temsilcinin.. Temel yasalarda kullanacağı oylardan önce seçmeninin e-mail yoluyla veya anket formlarıyla sunduğu iradesini kesinlikle gözönüne almalıdır. bunların bilinmesini istemeyenler gizli elin en kibar deyimiy-le gizli kuklaları olarak kabul edilecektir. Yüksek Đnceleme ve Denetleme Yargısının Daire başkanlarıyla. Seçilecek Halk temsilcileri toplamının genel nüfus toplamına bölünmesiyle elde edilecek sayı esas alınarak seçim bölgeleri oluşturulmuş olmalı ve her seçim bölgesine ayrılan kontenjan sayısıyla bölünerek elde edilecek sayı nazara alınıp halkın temsilcileri seçilmeliydi.. Açıklanamaz" soyut kavramıyla engellenmemeli. ve ‘özel olaylar’ dahi bireylerin seçtiği komisyon tarafından tartışılmalıdır. amaçlarını. Hastanelerdeki yöneticiler. seçmen bireylerin yine uygun programlı netsel oy kullanımı sonucunda oy çokluğuyla yapılan uyarılara ve bu uyarıların üç kez yinelenmesine rağmen kendisine çeki düzen vermediği takdirde azledilmiş sayılacağı ve onun yerine. Halk Temsilcisi. öğrenci ve çalışanları tarafından aynı sistem örnek alınıp adapte edilerek seçilmeli. Bu ve benzeri uygulamalarla bireyin doğrudan yasa düzenleyici iradesini yansıtmasıyla kendi kendini yönetme tanımını içeren demokratik yönetime kavuşulabileceği. 1000 seçmenli seçim bölgesine düşen temsilci kontenjanı 20 olsun. Taahhütlerinin aksine Halk Temsilciliğinde oy kullanması. devlet avukatlarının. Birey dışında bir güç kabul edilmemelidir. bu durumda 50 oy bir temsilciye eşitlenmeli 200 oy alan partiden 4 temsilci. Başkanlarının ise. Hiçbir gerekçe özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ dahil günahları ve günahkarları örtmemeli. Engelleyenler.. genel seçimde en çok oy alan partinin genel başkanı olması.. malvarlıklarını. Dış ve Đç Güvenlik konusunda kendi grubu içerisinde içsel yeteneğini kanıtlamış ve belirli düzeye gelmiş görevliler arasından seçimi ve azli de aynı sistemle gerçekleştirilmelidir. Örneğin.." olarak değiştirilmesi.. adaylarını belirlediği parti dışında bir partiye oy verme hakkını askıya almış sayılmalıydı. görüşlerini. onun kullandığı oyu geçersiz saymalıydı.. Bu grup üyelerinin de halk temsilcilerinin oy çokluğuyla seçilmesi.. aday adayı listesinde. Temel Yasaları Đnceleme Başkan ve üyelerinin de belirli koşullara sahip olan adaylar arasından seçimi de Demokrasinet sistemiyle bireyler tarafından belirlenmeli. Yasalara uygun olarak yürütme. Aday adayları. Devlete ait iletişim araçlarının üst düzey yöneticileri de aynı sistemle belirlenmeli.... . Bir takım günahların ve günahkarların soruşturulması "Ulusal Güvenliğe Aittir. taahhütlerine bağlı kalmalı. Her isteyen aday adayı olma şansına sahip olabilmeliydi. nette açacakları web sitesinde yaşam biçimlerini.. bir şekilde yargıya yardımcı olmayanlarda suça ortak olarak kabul edilmeli. Genel seçimde.. Suçlu cezasını yasalara göre çekmelidir.. Yerel Güvenlik. halk temsilci merkezinde aksine oy kullanımında bulunmamalıdır.. tercih de bulunduğu partinin adaylarından önceki sıralamayı dahi değiştirerek oy kullanma hakkına sahip olmalıdır. Halk temsilcisi sıfatı kazanan kişi vekil edilen. Yerel Đdare. kültürel. aksine davranış halinde birey üç kez uyarılmalı ve üçüncü hata yinelemesinde ise sistem. seçildiklerinde gerçekleştirmek istediklerini açıkça ve ayrıntılı şekilde belirtecek bu onların taahhütnamesi sayılacaktır... ekonomik. onu seçen bireyler ise vekil eden hukuki ilişkisine girmiş sayılmalı. Bu tür veriler bir bilgi merkezinde otomatik olarak kaydedilmeli... Üniversite yönetimi. siyasi. Seçime az bir zaman kala. seçmen bireylerin direk kabul veya ret yönündeki oylarına göre hareket etme zorunluluğu olması. çalışanları tarafından. diğer anlamıyla uygulamayla yetkili ve görevli olan "Kendine Bakanlar Grubunun" isminin "Bireye Bakanlar Grubu. Bu tür günahları ve günahkarların cezalandırılmasını sağlayacak bilgileri saklayanlar. 300 oy alan partiden 6 temsilci.. Bu aşamaya kadar seçime katılacak Halk temsilcileri adayları belirlenmiş olacaktı.. Merkezi Yargı Erkinin tüm ileri gelen başkanlarının. bu yönüyle iki taraflı bir sözleşmenin yapılmış olduğu temel kural kabul edilerek bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır. Temel Yasalarda ise.adaylarını belirleme hakları tanınmalıydı. Bu şekilde bireylerin kullandığı oylarla salt çoğunluk oyunu alan kişinin katılacağı seçimde birey. Yerel mahkemeler de belirli koşulları taşıyan adaylar arasından aynı sistemle seçilmeli ve aynı sistemle azledilebilmelidir. ondan sonra gelen sırada bulunan kişinin temsilci olacağı.

Bireyler.. Ortadoğu’nun normal ateşini. Dünya insanlarının tümünün bunlardan yararlandırılması amaçlıydı. Tıkanıklıkların bireylerin iradesiyle aşılması sağlanmalıdır. Đnternet bağlantısını kapadı. Bu görüşün açılımı ve oluşabilecek sorunları bireylerin katılımı ve ortaya koyacakları mantıklı çoğunluk iradesiyle gerçekleştirmeliydiler.. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"nın alacağına yönelik itiraz dilekçesini de hazırlamak için sayfa açtı. Geleceği yaşayacak bizleriz.. desteklemek amacıyla büyük harekat başlatma niyet ve arzusundadır. bireyler olarak kullanmak zorundayız. Telefon faturasını ödemekte zorluk çekiyordu. tartışmayı bekliyordu..bombalatan güçlerin oluşturduğu kaos ortamından.. başkaları karar veriyor ve verdikleri kararlarda genelde aleyhimize oluyor. dünya fiili egemen ırk olan ‘Nil’i Geçenler Irkının’ nokta ülkesini de. Önemli olan ana düşünceydi. Konu ve ayrıntı açılmayı. Bunu boşa çıkarmanın en akla gelen yolu Demokrasinin gerçekten uygulana alanı bulabileceği Demokrasinet yapısının tamamıyla ve yasal düzenlemelerle yerleşmesini sağlamaktır. diğer tarafın lehine bir durum ortaya çıktığında. iki gökdelen karşılığında binlerce binaların. istediği kitle psikolojisini oluşturan. sürekli kullanılmış Uzak ülkenin maşa lideri Paslanmış DemirAdamı yok etmek ve Birleşik devlet Lideriyle ortaklı petrol şirketi olan yerel ve illegal Örgüt liderini de ek bahaneler olarak kullanarak. cehennem ateşine dönüştürecekler. " . Buna alet olanlar veya sessiz kalarak onay verenlerin bu cehennem ateşinde odun olma ihtimaline karşı. kendisi aleyhine çıkan veya çıkacak çatlak sesleri sessizleştiren petrol şirketleri. tıpkı sitede bulunan diğer yazılar gibi.. Etkin gruplarca eskimiş yüzlere makyaj yapılmakta. Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme Grubu üyeleri neden bu ret kararlarını onaylıyorlar.. Dünya’nın tüm yöreleri çiçeklenmeliydi..yabancı maşalar kullanılarak düzenledikleri senaryo gereği iki gökdeleni -kendi insanlarının ölümünü de göze alarak.. Aynı yazı iki dile daha çevrilmiş oldu.. e-haber mesajları tümüyle bu program sayesinde üç dilde yayımlanıyordu. Genel hukuk kurallarına göre.Kısaca. yeniler ise yeni söylemli sunuşlarla takdim edilmektedir. bunu anlamakta güçlük çekiyordu. Web sayfası. SodgGom dili dışında yabancı iki dile de çevrilmesi için çevirici programını uyardı. Bir çiçekle bahar gelmezdi. özel tarikat niteliğindeki Genel Düzenleme Grubu. Yürürlükteki kurallara göre kazanılması gereken dava neden reddediliyordu.. bulundukları kitle örgütlerinden de bağımsız içsel oluşumlarını tamamlayıp bu konuda diğer bireylerle internet kanalı ile bağlantı kurup yasal tepkilerini göstermeleri gerektiği kanısındayım. Bu durumda hafifte olsa esintisel köstek olunmaması amacıyla ülkemiz Sodgom’da yeni oluşumlar sağlanmaktadır. enerji yatırımcıları. Đtirazını yazacak ve ilgili yargı grubuna verecekti. bireysel iradenin yansımasını kolaylaştırıcı ve önünü açıcı olmalıdır. zihinleri kontrol altına almayı başaran. Kendilerine alet ve yardımcı olmayanlara karşı çok önceden oluşturmuş oldukları ve gündemde tuttukları olgularla tehdit ve şantajlarda bulunmaktadırlar. Devletin görevi.. "Sizler de cehennem ateşinde yanan veya yakan bir odun olmak ister misiniz?" sorusuna birey olarak "Hayır!" yanıtını vereceğinize adım gibi eminim. Birey sesi. Bileşik Devlet kanalı ile. toplumun ve bireyin geleceğini tayin edecek her grup. Bu yapı sağlanmadan hiçbir partiye oy vermeme silahını... bireylerin sesleri olarak daha gür çıkacaktır.. Ama bu itiraz davasının kabul olmayacağına adı gibi emindi.. bunu düzenleme hakkı da bizlerin olmalıdır. Amaçlarının demokrasi ve insan hakları olduğunu iddia eden güçlerin." Bu yazıyı da web sitesine verdikten sonra.. uyuşturucu ve silah tüccarları etkin.. Ülkenin. çıkarları gerektirdiğinde insan haklarını ihlal eden grup ve devletlere destek verdikleri yakın ve güncel olaylarla apaçık ortadadır. Kendi inisiyatiflerinde yeni oluşumlar sağlama amaçlı ve doğal kaynaklardan beslenen grupların istila hareketine karşı her bireyin kendi alanında ve yasal çerçevede karşı duruş göstermesi gerekiyor. Birkaç kez müşterilerinin ısrarıyla aynı doğrultuda itiraz dilekçesi yazmış ve kabul görmemişti! Ber. azlide aynı yolla gerçekleştirilmelidir." Bu şekilde devam eden yazıyı web sayfasına kaydettikten sonra ikinci yazıya geçti. bireysel irade çoğunluğuyla. Geleceğimize. Faturayı fazla şişirmemeliydi.. yurttaşın itirazını kabul eden bazı yerel mahkeme kararlarını ise banka yararına bozuyordu. değişen ortam ve başkaca nedenlerle taraflardan birinin aleyhine. iki taraflı sözleşmelerde. sözleşme koşulları dahi buna göre .. Dünya küreselleşmişti.. milyonlarca insanın kanını akıtmak için.

" diye bağırıyorlardı.. ne zaman sahaya inerek kendilerine sürekli gol atanlara. Sodgom Ülkesinin genel yapısında ekonomi. Sonucu önceden biliyordu. Doğal yapı buydu. yüzlerini ise toprağa benzetip psikolojik rahatlamaya geçebilirdi ziraat mühendisi.. Her zaman görücüye çıkmamalıydı. bir ceza maddesinin ihlali şeklinde yorumlayabilirdi. Bırakın katlanmayı. Ve neden bir hukukçu. Dilekçe standardına uymuyordu.. genel yönetimin ve özelde banka yönetimlerinin yanlış uygulamaları ve yapılan ve yaptırılan soygunlar sonucu oluşan ve faturası bireye çıkarılan ekonomik krizden dolayı. Hayır.. içte kaldıkça rahatsızlık verici ve karın ağrıtıcıydı... üstünlüktü..." Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme grubu üyeleri.. Gerçi ziraat mühendisi bu işle kendi asli işi arasında bağlantı kurabilirdi. Hukuk karın doyurmazdı. Bir bankanın iflası ise riskliydi. Hukuk bazen evin eşiğinde kalmalıydı. bugün Evrensel Futbol Turnuvası maçının olduğunu anımsadı. Yazdıkça yazıyordu ve sonlardaydı. asıl sahiplerin etkilediği siyasetçilerin elindeydi. bilinçli bilgiyle ölçülmeliydi. belki de daha yüksek sesle ve diğer kendisine benzer bireylerin sesleriyle karışacak "Goooo-l!. ". Bilmek. "Gooooollllll!. ekonomiden yararlanan üst grupların aç kalması demekti. Birinin dikkatini çekip... Bankanın faiz oranını tek taraflı ve kredi kartı kullanıcısı olan benim aleyhime istediği oranda yükseltebilmesi karşısında zaten ödeme güçlüğü içinde olan durumumu bayağı zora sokmuştur. Nedenini biliyordu Ber.. kendi alanıyla ilgisi olmayan bayan kuaförü işiyle uğraşması gibi. Ber.. üstüne üstlük eski koşullar daha fazla ağırlaştırılmış.. Kahvelerdeki söylence aklına geldi. Kabul görmese de bir tepkiydi..... Kulak verdi. Üstün bireyler. Kadınların tüylerini çimene. Oluşan bozulmadan tüm piyasalar nasibini aldığı gibi..sanki ekonominin kötü gidişatından ve krizden kredi kartı kullanıcıları değil de sadece bankalar zarar görmekte gibi bir anlayış ortaya konmaktadır. Ber ise sağlığına önem verenlerdendi. Son paragrafları sildi. Eğer." diyen şahıs ne de güzel söylemişti. bankaların dilediğince faiz artırımına gidebilmesini anlayamıyordu. eski faiz oranının kat be kat üstü isteniyordu. Yazmak rahatlatıcıydı..yeniden yargı grubunca uyarlanıp düzenlenirken. çektikçe uzar... sonra siyaset ve sonra gerektiğinde bu yapılara uygun hukuk gelirdi. Bu arada elimden geldiği kadar alacaklı bankaya ödemelerde bulunmuşsam da sanki ödediğim paralar (faizden olsa gerek) bir türlü bitmemiştir. bazen neden ekonomist olma gereği duyarlardı?. Đçsel tepki. sizi idama götüreyim. ‘Bana bir kelime söyleyin. bazen bir hukukçu gibi değil.. Üstün insan. bunda bankanın sorumluluğu olmadığı düşünülse dahi her birey ve banka aynı olumsuz ortamda soluklanmaya başladığından ekonomik krizin sonuçlarına her iki tarafında eşit şekilde katlanması gerekmez miydi?.. Hukukun iflası önemli değildi. Hukukçunun görev alanını belirleme. Bilenler öyle söylüyordu. Ekonomik iflas ise.. Karşı binada bulunan kafeden geliyordu sesler.. Riskliydi. ekonomist gibi hareket eder di?. Kendisine öğretilen hukuk ile uygulama farklıydı. Hiç istemediğimiz halde düşülen ekonomik olumsuz kaos ortamına ben vatandaş olarak sebep olmadığım gibi şimdiye kadar olan ekonomik gelişim ve uygulamaların çoğuna kalben de olsa onay vermediğim için bunun sorumluluğunu paylaşmak gibi bir zorunluluğum söz konusu olmamalıdır.. Đleride yeni düzenlemelerle birey ve toplumun gönlü alınabilirdi. pencereye koştu... ziraat mühendisliği diplomasıyla iş bulamayan bireyin.. Sodgom Ülkesi Milli takımının yarı finale yükselebilmesi için bugünkü maçı kazanması gerekiyordu. bozulmamalıydı... .. Bu hayali gerçekleştiğinde kendisi de aşağıdaki insanlar gibi neşelenecek. karşılık gol atacaktı?.. Med’le olan sanal seanslarına uzandı. Ekranda gördüğü temsili Düzenleme Grubu raporlarında yarı finale ulaşacaklarını duymuştu Ber.Goooollllllll!" naralarını zevkle duyacak ve duyuracaktı. "Kanun lastik gibidir! Đstediğin yere çek. Tıpkı.. Sorumlular kimlerse onlar bu zararı paylaşsın. benimde işlerim bozuldu. Hayır." Dışarıdan gelen yüksek oktavlı uğultu üzerine merakını yenemeyerek. Futbol maçını seyredenlerden kendisini daha güçlü buldu. bir çok yerden yükselen seslerdi bunlar... Siyaseti elinde bulunduran ‘gerçek el’ komutanı ‘gizli el’ aynı zamanda ekonomiyi elinde bulundurandı.. Alacaklarımı tahsil etmekte zorluk çekmeye ve borçlarımı ödemede temerrüde düşmeye başlamıştım. Đşte bu kabul edilemezdi.. ilgilileri tarafından gerektiği şekilde uyarılırdı... Yolsuzluklara dayalı ekonomik kurallar ile hukuk kuralları arasındaki çelişme ve çekişmede neden ekonomistlerin kuralları geçerli oluyor du?. Futbolla ilgili ikiz rüyasını anımsadı. Bozanlar.. Milyonlarca bireyin iflası önemli değildi.

" yazılmıştı. "Ne demek istiyorsun?. anlatılarınız var. "Bir şey anladıysam kötü ruh olayım. Gelen olursa şu an yok de!" diyerek odasını kapısını kapadı.... *** .... "Merhaba ben Ber. chat servisine girmekte gecikmedi. Eve gidip uzanmalı ve Yansı’nın söylediklerini irdelemeliydi.." yazılı iletisini gönderdiyse de yanıt alamadı. soğuk terleme.." Ber. "Bu cümleler sizce bir anlam ifade ettiği zaman görüşelim... "Kendinizi tanıtır mısınız?. O halde Size Med’in kitabından bir alıntı sunacağım.. siz?.. Ondan sonra.. diye tanıdığınız biri var mı?. Ber. Med. mesajı açtığında hayretini "vay be!"” diye sesli olarak ifade etti. bağrından fışkıran suyun." Bir dost imzalı bu yazı gözlerinin açılması. Birkaç arkadaşından gelenleri okudu. bu ucube. Size ileti gönderen şahısım. Bir delinin kuyuya taş atması örneğini anımsatan sözlerdi ve kendisi de bu karmaşada kırk akıllıdan biri olup yorulmak istemiyordu. Reklam içerikli olanları hemen sildi." "Ad Kenti Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuydu.... Birkaç dakika sonra Korpsi nikini gören Ber. Bir kısmına karşılık verdi.. Sek. Altına kalın ve okkalı imza attı. "Ana Para" ya yine ve ayrıca ek olarak işletilmiş ve işletilmeye devam edilecek olan yüzde beşyüzlere varan faiz oranına ilişkin itiraz dilekçesinin çıktılarını aldı.." "Benim yanıt vermeme gerek kalmadı Çünkü aynı kişiden söz etmiyoruz." "Evet... Ama sonra birbirimizi kaybettik. iletiye gülmekten kendisini alamadı. Đlk zamanlar tesadüfi izdüşümler diye.” mesajını iletti.. kalp tik taklarının artırımı etkisi yarattı Ber’de... önceki iletiyi gönderen Korpsi nikli şahsa.. Mesaj programını açtı.. Selamlar. Sözler saçma mıydı?. Mutfak lavabosunda elini yüzünü yıkadı.... düşünmüşken zamanla bu yargımdan sıyrılmak zorunda kaldım. galiba. onu tanıyanlardan biriyle bağlantınız oldu mu? Veya onun kayıp eserinden sizde var mı?." "Babası. Aşırı benzerlik taşıyan cümleleriniz." "Belki de aynı kişidir." Karşısındaki sert söylemdeydi. "Ber Bey! Đyi Ruhlar sitesinin ve özelde Med’den alıntılar sayfasının uzun süredir okuyucusu bulunmaktayım.. "Ne iş yapardı?. Nete tekrar girdi.. Ber.. "Yo bir sorun yok. Çünkü.." "Evet!..." "Öncelikle.. lütfen! Direk yazışmak istiyorum sizle." Ber.. benim Korpsi. küfürlü yergilerde vardı. siz e-maildeki sorularımı yanıtlayın. Birçok e-mailler gelmişti. Şimdi sıra sizde?. E-mailiniz bayağı dikkat çekiciydi. Kızdırmamalıydı. Korpsi’nin yanıt iletisi gelmekte gecikmedi. onun bu haline bir anlam veremedi.. Kendisinden istenen ana paraya faiz ekleyerek bankanın belirlediği ve buna rağmen yine ana para saydığı. el ve bacak titremeleri." diye sordu.. Ama uzunca bir süre önce trafik kazası sonucu vefat ettiklerini söylemişti. Bekliyorum. Tanımıyorsanız... annesi?.. Bilgisayarı kapatacakken birden bugünkü e-maillerine bakmadığını anımsadı. Lütfen bu mesajı okuduktan sonra sileceğinize kendi kendinize söz verin." yazılı iletisini gönderdi.. Söz verdiğinize inanıyor ve devam ediyorum... "Med isimli şahıs benim yabancım değil. Bu sorular size anlamsız geliyorsa lütfen yanıtlamayın!. "Ber bey. Yoksa anlam yüklü müydü?... Bir ara tanışmıştık... "Đyi Ruhlar" isimli web sayfasıyla ilgili olan övgü dolu e-mailler yanında.. Konu karşılığına. "Şu an oradaysanız karşılıklı mesaj bölümüne giriniz..." mesajıyla karşılık verdi. muhatabı internet bağlantısını koparmıştı." "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. Mesaj programını tam kapatacağı esnada yeni gelen bir mesaj dikkatini çekmişti. Chat servisindeki özel nikini de sunmuştu.. Mesajın yanıtı gelmekte gecikmedi. Bir sorun mu var?. Đnternet bağlantısını kopardı." "Onlar hakkında pek konuşmamıştık.. Alıntılarınız gerçekten Med isimli bir bayandan mı?...." diyerek iletide bulundu Ber. Anlamsız geldi kendisine." "Peki!. bilgisayar başındaydı ve chat yapmaya hazır olduğunu belirtiyordu. Bana yanlış bilgi vermiş olabilir?.. Birey. "çok gizli. kavramlarınız. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıy-la birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun.Bu düşüncelerle tekrar bilgisayarının başına oturdu..

kiv. parçalamak için kıvırmak gerek!. Bütün eller havaya Hadi be amca! Sende kaldır. Amcamın olmuyo muş! Amca zorlarsan olicek olicek. Kıv. kivir.. kıv. 39 Ber’inde yolcu olarak bulunduğu dolmuşun sürücüsünün arka koltuğunda oturan bir şahıs. Ki. kıvırt... Hahhahhah!.. Kıvırt da kıvırt. sol göğsü kıvırt Kıvır da kıvırt." "Ya abi. Cennet vatanım benim Özgür kivirtmalar ülkem benim. Kıvırt da kıvır. Şoför abim. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!.... Sağ göğsü kıvırt. Kivirtta. "WWWaaaavvvvvv!!!. ilerlemek. Bende bugün aldım. Uyarmadı demeyin. SodGom canım yurdum benim... Hahhahhah!!!.. hav hav hav Yükselmek. bu söyleyen kim?" diye iştahla soruyordu. sağa kıvır. paralamak. başarmak için... kivir... Kıvır da kıvırt. Olmadı tekrar baştan!." "Emrin olur abem!" Yeniden çalınan parçayı Ber’de daha bir dikkatli dinlemeye başlamıştı. WWWoooovvvvvvv!!!.. Kıvırt da kıvır.. arkadan öne Kıvır da kıvırt. Öne kıvır. Kıvırmak gerek! Paralanmak.... kı. Sen olmasan ne yapardım?. Vav vav vav. Sağa kıvır.. kıvır.. . Ama güzel şeyler almak için. Kıvır da kıvırt Kıvır da kıvır.. elleri. "Ya!. sola kıvır... Göğüsler hareketsiz kalmasın. kı. hov hov hov Hev hev hev. arkaya kıvır Önden arkaya. Ki.. Olmuyo mu?. Bu kez... O oooo ooo Olmuyo arkadaşlar. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!. Hadi! Hep birden.. Bir şeyler!. kivirt Kıvır. Kıvır da kıvırt... Karı ne güzel söyli.Bütünlüğümüzü bozmadan Tekdüze sessimizin içine etmeden Kıvırarak söyleyelim şarkımızı.. Markız’mış!.... Elleri görmüyorum. kiv.. Đlk kasetiymiş. bu parçayı yeniden çalamaz mısın?. "Adı.. Kivir. Kıvırtta kıvır. Sola kıvır. ve bir ağızdan. Sana fedadır canım benim.. Ay’nanmıyorum. Kıvırmak gerek! Dikine dikine yükselmek için..

Markız’a ait olabilecek sözlerin ise düzenleyicilere hizmet sunan bir üyenin futbol yanında yeni bir hipnoz özelliği taşıyan maskelenmiş kodlar olma olasılığı yüksekti. Evrensel kültür. Şarkı.. hafiflik sağlama farklılığı dışında tamamen birbirinin aynısıydı. Sesin kötülüğü enstrümanlarla kapatılmaya çalışılmışsa da pek başarılı olunamamıştı. Geçen sürede bu kadar büyümesi olağandışıydı. kuşkuya düştü. Şişmanlamakdan olamazdı. Kaldı ki. yukarıya. Acaba yanlış mı algılıyordu.. sola kıvır dediğinde sola kıvırıyordu. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!. Birkaç enstrüman eklentisi ve hız. geçmişi anımsadı.." dediği anda bulunduğu kanala sabitlendi. Mar kentine bağlı annesinin doğduğu köyde bulunan bir ozana ait köyün ana dilinde söylenen bu parça ulusal müzik kültürüne nasıl da kazandırılmıştı?. Çevresinde bulunan diğer dansözler de ona uygun destekleyici kıvırtmalarda bulunuyorlar nakaratlarda eşlik ediyorlardı.. Televizyondaki kanalların çoğu onun klibini bugün onlarca kez yayınladı.. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. Neden bu kadar şaşırmıştı. dansöz şarkıcı olmuş!" "Hangi Markız?" "Senin arkadaşın olan Markız! Televizyonda klibini izledim. Az önce dolmuşta bir çok kez dinletilen parçaydı. Secret’in heyecanlı sesiyle karşılandı. Markız. Çünkü eser denetleme grupları onlardan oluşuyordu ve onlarda aynısını yapıyorlardı. "Đşte!. Herkes gizli bir sözleşmenin tarafları gibi sessizlik kuralına uyuyorlardı." Ber. Tüm ülke ondan söz ediyor. birşey katılması veya çıkarılmasıyla hırsızlık yaptıklarını gizleme olanaklarına sahiplerdi.. Yörede şenliklerde el parmaklarının ağıza dokundurulup çekilmesi esnasında çıkarılan ‘Lili lili lili. Fakat bu kadar çabuk beklemiyordu. Markız onun yerine. poposu ve sanatçılığı beğenilen yabancı bir sanatçıdan. Yöresel motifli ezgilerin bulunduğu annesinden kendisine yadigar kalan kasetteki bir parçaya ne kadar da çok benziyordu. Sodgom ülkesinde gerçekleşen herşeyi normal karşılamalıydı.. popo ise.. Rasgele kanalları gezdi. Markız’dan ayrılalı uzun bir süre geçmemişti. diğerinin teşhir edeni teşhir etmesini doğururdu. Markız’ın klipinin başlayacağı anonsu üzerine sabitlendi. Sardırarak. Poposunu sağa sola. Çalınan eserlerin üzerlerinin hafif boyanması. bir başka güzel görünüyordu. Birkaç kez de bu şekilde aynı şarkıyı dinledi hafıza kaydından. Popo görüntüsünde ya figüran kullanılıyordu. Poposunun kıvrımlarını. Bir başka kanala daha geçti. Klip bütün olarak kopyaydı. Bunda sürücüyü kafaya alan yolcunun büyük payı olmuştu." Sözleri ilk kez duyuyor olmasına rağmen. şarkısına klip dahi çektirmişti. Ezgide ne kadar çok benziyordu.. Haksız ve insafsızca grupsal bir lince tabi tutulan bir ses ve beste sanatçısının şarkısında geçen "Sanat Hırsızlığı" bu olmalıydı. Sodgom ülkesinin yükseltilen birçok şahsiyeti. yüksekliğini. mekanlar ise yabancı bir klipten aşırılmıştı. kendisine ve diğer yolculara.. Her toplum ve birey karınca kararınca bu evrenselliğe katkıda bulunurken. dünya insanlarının ortak malıydı." sesleri asıl parçanın başında yer alıyorken. katkı yerine sanat hırsızlığını tercih ediyordu. Đnanmayacaksın?. Solkol’un söylediklerini anımsadı. böyle bir sonuca ulaşılmasını. Markız’da bu kopya kasetten. Klibini merak etmişti... Ofisten içeri adımını atmasıyla. Markız’ın müzik kültürünü yakinen bilen Ber... Birinin. annesinden yadigar kalan kaseti çıkardı. Müzik setine yerleştirdi.. söz ve ses estetik değildi.. ezgi yabancı gelmiyordu.’ naralarını kullan-mıştı. ‘WWWaaaavvvvvv!!!. genişliğini yakinen tanırdı. aşağıya döndürdüğünde Ber. dolmuştan indiğinde bile kulaklarında çınlıyordu. benzettiği parçaya getirdi.. Söz ve Müziğin Markız’a ait olduğu yazıyordu.. Ofisine yakın durağa varıncaya kadar beş kez dinletildi. sözler Sodgom gerçekliğinden. Maf. diğerini teşhiri.. Çünkü bedeninin diğer aksamı önceki markız bedeniydi ve şişman değildi. kopyaladığı parçanın sözlerini değiştirerek kendisine mal etmiş." "Neye?" "Markız. Sağa kıvır dediğinde sağa. ona bel vermişti. Parçada geçen sözlere uygun davranışlar sergiliyordu Markız. Secret. Ezgi güzel. Çalınan parçanın ezgisi ile Markız’ın klibinden duyulan ezgi öz olarak aynıydı. Ezgi annesinin köyünden. Markız’a kendi elleriyle. yada bir takım eşyalarla şişirilmiş olabilir.."Ber Bey!. annesinden yadigar kalan kasetin kopyasını hediye etmişti. Kasette çıkarmış.Kıvırt da kıvır. halk . olasılıkları aklına geldi. Çekmecesine gizlediği.

Bu şekilde siyasi propaganda yapıyormuşsunuz. Kaseti ona hediye etmemesi gerektiğini ifade etmişti.. hayır!." "Ben de teşekkür ederim. Đyi Ruhlar web sitesinde yöresel parçayı da sunarak. Markız hakkında deşifrizasyon süreci başlatmalıydı... Bu şarkı. Flash haber.. Öğleden önce YeşKız'ı telefonla aratıp not bırakmıştı. onu deşifre etmeliydi. açıklaması gereki-yordu. birileri durumdan vazife çıkarıp. Bu bir SodGom Devlet politikası. Benzetiliyordu. Telefonda uzun ismi ‘Yeşil Başlıklı Kız’ olan YeşKız'ın olduğunu iletti." "Bilinen nedenler. Med’in sanal olduğu gerçeğini yalanlıyordu sanki.." olarak değiştirilmesi de yasalaşmıştı. gerekeni yapar. Markız’ın sanat hırsızı olduğunu ve kendisine ait olmayan parçayı. bu olay bir parça kurdele olayını aşıyor. siyasileri de kapsıyordu ve yasa yürürlüğe girdiğinde Tar'da salıverilecekti. Aksi halde bir yerlerde. Mozart’ın bir parçası çalınırken seyircilerin bir çoğunun halaya kalktığını daha dün gibi hatırlıyordu.. Med’in olmadığı varsayımı. Bildirmek istedim. Halkın Temsilcileri Genel Merkezinde tartışılan "Siyasi suçluları da kapsayan Genel Af"ın.." "Şimdi ben ne yapacağım?." "Bunu da temyiz dilekçesinde belirtmiştim. Karar dün elimize ulaştı. Kopyacılık ve aşırma sadece müzik piyasasında mı oluyordu?.. Ülkede en güzel buluşlar genelde isim ve takıştırmalarda olurdu. Med’in Markız hakkında söylediklerini anımsadı. bir şey yok." "Ya saçınıza yeşil kurdele bağlayarak üniversiteye devam edemeyeceksiniz veya bazıları gibi yeşil kurdelenizi belirsiz bir güne kadar sandığınıza saklayarak onsuz okuyacaksınız!" "Đnancım gereği takmak zorundayım.." "Đdari Denetleme ve Đnceleme Yüksek Mahkemesi açtığımız davayı kabul etmedi... film ve dizi senarist ile düzenleyicilerinin. yazarların.. Çünkü. kendisine. Ülkede her renk ve her davranış bir şekilde siyasi propaganda simgesi şeklinde algılanabilir.. izlediği görüntüler gibi geliyordu.... " "SodGom ülkesini anlayamıyorum.." ..... tiyatro oyunları ile oyuncularının bazıları aynı kurala tabi fertlerdi. Benim hiçbir siyasi partiyle uzaktan yakından ilgim olmadığını sende biliyorsun.. Ona davasının olumsuz sonlandığı. ya siz?.." "Evet!. Genel Af.. "Tut-Bırakma KursEvi"nin adının "TutBırak KursEvi... Davanızın sonucu hakkında bilgi vermek istiyorum.. oy çoğunluğuyla kabul edildiğine ilişkindi. ressamların.... Hangi parti gelirse gelsin devlet politikasına uymak zorunda.." "Peki.." "Olamaz!. Secret kendisine. stilistlerin. Üniversite hocalarının... Yansı’nında ifade ettiği üzere kendisinin büyücü. Oynama ve kıvırmaya sevk edici sesler barındırsın dı. hatta medyum. günlerdir. Ber. Bu habere çok sevinmişti. Klipten sonra flash haber duyurusu üzerine televizyonu kapamaktan vazgeçti. Aramam için not bırakmışsınız?. Yeşil kurdelesiz kalmaktansa okumamayı tercih ederim. batı klasiklerinden hızlı tempolu parçaları bu yüzden severlerdi. Ayrıca.. Secret’e. ret olduğunu 'geçmiş olsunlar’la." "Takdir sizin ama bununda çözüm olmadığını göreceksiniz.... Bir haftadır.. Siyasi mesaj içeriyormuş.... Gelişen her olay. köşe yazarlarının.. Toplumun bazı kesimi.nasıl olsa verileni hemen benimsiyordu...." "Efendim?" "Yok. davayı neden reddetmişler?... bunları içselinde zaten tartışıyordu... kendisine aitmiş gibi gösterdiğini kanıtlayarak.. "Allah’ım çıldıracağım!..." dedi Ber..." "Takdir sizin. Markız’ın çevresindeki dansözler ve sözler sanki daha önceden seyrettiği. " "Ha! Evet. kahin olduğu sonuçlarına götürüyordu. Hatta her el ve parmak hareketleri de. Mimikler dahi benzemeliydi... heykeltıraşların... "Ber Bey! Nasılsınız?" "Teşekkür ederim.. Ad kentine ilk kez gelen bir senfoni orkestrasının verdiği bir konserde." "Đnançlarıma uygun yaşamak ve eğitimden yararlanmak için yeşil kurdelenin özgür bırakıldığı yaban el'lere mi gitmeliyim?... Yeter ki içinde havalı birşeyler olsundu." "Davanız ret olundu." "Ben de onların inadına yeşil kurdeleye serbestlik getirecek partiye üye olup canla başla çalışmaz mıyım?. klip hatta dansöz kıyafeti. Geleceğim ne olacak?.

Üniversiteye Yeşil kurdele ile girmek için açtığı davayı kaybeden bir bayan yurttaş. Fakat her nasılsa o mahkemede bu talebi reddetmiş. "Örneğin?. döviz piyasasında olsun."Bunda da yorum yapamıyorum.. Elinizden gelen ilgiyi gösterdiğinize inanıyorum. Sağlıcakla kalın. Bazen alt insanlardan çok azı şans eseri suyunun suyu misali bunlardan sebeplenmektedir. olay yeşil kurdele olayı değil.. Ekonomi alanında oyunlar kurallarına göre oynanmıyor. savaşa taraf olmayan birey YeşKız evrensel yasalardan olan eğitim hakkından yoksun bırakılmıştı. YeşKız'ı anlıyordu. faiz oranlarıyla ilgili olsun.. Okuma isteğiyle.. Ekonominin her alanının ipleri örtülü veya açık genelde dışsal bağlantılı yerel azınlık gruplarının ellerinde olduğu tartışma götürmez bir gerçek.. Borsa'da olsun..... daha alt konularda sayfalarınız varken ekonomi konusunda özel sayfanız yok. takma adlı biri kendisine 'selam' mesajını göndermişti bile.. yeşil kurdele giyinmekte önceden yasaklı olan komünizm gibi.. üniversite okumaktan vazgeçiyordu.Mağduriyetleri telafi edilebilecek miydi?. özgürlüğün en büyük düşmanıdır.... Genel Düzenleme ile yerel Düzenleme Raporlarında bu konuda yazılı olan bilgileri o kadar çok merak ediyordu ki?." "Đnternette arkadaşlarla birlikte hazırladığımız bir site var. Ayrıca.. Sitenin diğer düzenleyicileri ile birlikte bu konuyu çok tartıştık.." MedBer: "Ekonominin evrensel kurallarının ülkede uygulanmadığı bilinmektedir.." "Özgürlüklerin isteminde yanlı talep. Ber. Tahmini gerçekleşmekte gecikmedi.. uygulamalı inancı karşı karşıya getirilmişti.." "Neden söz ettiğinizi anlayamadım?... ana görüşlerle. sabırlar diliyorum. "Sitenizde eksik gördüğüm bazı konular var... Kendisini takma adıyla tanıyan birilerin kendisiyle yazışacağını tahmin ediyordu. Yüzlerce insanın isimleri vardı. Ancak Ortadoğu ve diğer ülkelerdeki kişisel sorununu Birleşik Devletler kendi yararına çözdüğü takdirde... mesaj kutusuna 'Selam. Đnsan hakları ve inanç özgürlüğüne aykırı kararlar için Güneşin Battığı Ülkelerde bulunan Uluslararası Çağdaş Mahkemeye müracaat edildiğini duymuştum." Telefonu kapadıktan sonra kederli zamanlarında yaptığı hareketi yaptı. Bu siteyi ziyaret ettiğinizde Demokrasinet ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Öylece bekledi." "Bir ara bakacağım. Bir gün yeşil kurdela mağdurlarına genel af gelebilecek miydi?." "Kanımca en iyi yönetim sistemi olarak görünen demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için ‘demokrasinet' işlerliğinin kazanılması gerekir. Son günlerde çok sıkıldığı anlarda yaptığı eylemi gerçekleştirdi..." EkoPol.. EkoPol ile arada yazıştıklarından birbirleri hakkında bilgi sahibiydiler." "Ber Bey!. EkoPol... Çenesini avuçladı. Politik savaşta. kafası o kadar karışıktı ki bu transı şimdilik gerçekleştirebileceğinden pek emin değildi.. Ama." MedBer: "Özellikle sayfa ayırmadık. ekonomiyle de ayrılmaz ikili olduğu konusunda görüşleriniz olmasına karşın..." yazdı." "Teşekkür ederim. avukatı kanalı ile müracaat etmiş. geçmiş olsun dileklerimle. Nete bağlandı. yasal dil dışında bırakılmış Dowko dili gibi serbest kalacağına inanıyorum. Bunun için ya savaşın bitmesi beklenecek veya başka alanlarda özgürlük isteyenlerle birlikte bu özgürlüğünde kazanımı için demokratik anlamda mücadele etmek gerekecek" "Bana bu özgürlüğün verilmesi yeterli. EkoPol.. topluma ve halka yararlı ekonomi yerine bu çıkarcı grupların yararına kurallar çıkarılmakta ve uygulanmaktadır.." MedBer." EkoPol :"Biraz açar mısınız?. ĐyiRuhlar Sitesinde bulunan sohbet-chat odasına MedBer takma adıyla giriş yaptı. Ek olarak hal ve hatırını da sordu. Đkilem içindeydi. Yazışmalar karşılıklı ve tüm hızıyla sürmeye başladı.. bazı görüşleriniz arasında sanki çelişki varmış gibi geliyor bana. nbr?..... Đyi bir konsantrasyon sağladığında bu konuda da duyumsama sağlayabileceğine inanıyordu. O her ikisini birden elde edemeyeceğini anlayarak.. Bu sayfanın olmamasının daha iyi bir mesaj taşıyacağı sonucuna vardık. ĐyiRuhlar adresiyle geçiyor. Ekonominin .." "Geçenlerde bir gazetede okumuştum. Başka yönleriyle SodGom Ülkesi benim için özgürlükler ülkesi. Ama. Böyle bir yolu deneyebilir miyiz?. "Politikanın." "Özgürlük kazanımımı ülkede uygulanan demokratik sistemle elde etmek çok zor olduğuna göre....

içme." EkoPol: "Yabani hayvanların delmesini önleyici önlemlerin de alınması gerekir.. evrenselliği yakalamış ve başka milliyete tabi aydın bireyi ." EkoPol: "Yine de kanımca bu söyledikleriniz ekonomi sayfası hazırlamamak için geçerli nedenler değil." MedBer: "Beni kızdırdın :-)) Bir örnek vereceğim." MedBer: "Nerede doğmak istediğim. SodGom Ülkesi dışında başka bir ülkede doğmuş da olabilirdim.. Oradaki Düzenleyici Gruplar.. Örneğin.. kitle iletişim araçlarıyla oluşturdukları veya oluşan kitle psikolojisi ve zihin kontrol yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde zararlı olanlarının iyi yönlü sapmalarla engellenmesi." EkoPol : "Keyfine göre hareket et. Ne bileyim. çiftlikte bulunan insanlara gökyüzündeki yıldızları pay etmek kadar abesle iştigal değil mi?. Çünkü. Đhracat. dinini özgürce yaşaması. Sözlerinizin hangilerini düzelteyim..doğal gelişimi dahi bunlar sayesinde engellenmektedir. Yeni dünya düzeni kavramına karşı. geleneklerini. Yanlış anlaşılmasın her birey ve toplumun kendi kültürünü.." MedBer : "Beni yormuyorsun. ithalat. demokrasi anlamında göstermelik davranışları dışında bir yararı olmamıştır..." MedBer: "Örneğin?. Ben. evrensel iyi toplum ve birey kavramını koymak gerekiyor. Birleşik Devlet dışındaki Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine katılması gerektiği yönünde yazılarınız var?.. ülke hala embriyo döneminde ve bu dönemi atlatıncaya kadar göbek bağıyla bir yerlere sürekli bağlanmak zorunda." EkoPol : "Delik açmalarını önlemek için onları deliğe tıkarak. yolsuzluklar önlenmeden ekonomik kuralları tartışmanın. Çiftlikte bulunan insanların yıkanma." MedBer: "Aynen öyle." MedBer: "Yanlış anlaşılmaktan çok korkarım.. Đçlerinde bulunan bireylerden iyi ruhlu olanların sayısı gittikçe artıyor... dünya'da bulunan değişik toplum ve bireylerin kendi geleceklerini tayin hakkını kazanması. ülkemizin..... Devletten haksız yere vergi iadesi alınması amacıyla çoğunlukla hayali olarak gerçekleştirilmektedir... çamaşır yıkama gibi tüm su gereksinimlerini ayda bir gelen tankerlerin doldurduğu sabit depodan karşılansın. Su deposuna yaklaştırmayarak. -onlara rağmen ve onlarsız-. Bireyin hak ve özgürlüklerini daha çok artırabileceği bu birliğe girmek." Medber: "Kapatılan deliğin.." EkoPol: "Anlıyorum. Đhracat. Ülkemize attıkları ağlardan kurtuluş için batı birliğine girmenin daha yararlı olabileceği kanısındayım.. aynı yabani hayvanlarla tekrar delindiğini düşünelim. Başkalarının kendi yararlarına bir takım raporlarını.... Zamanı geldiğinde güneşin battığı yönde bulunan uluslar birliğine ayrılınmasa bile özellikle birlik içindeki bireylerin kendi özgür geleceklerini düzenlemede daha etkin rol alabileceği kanısındayım. SodGom ırkına sahip aydınlanmamış bireye tercih ederim. son elli yıldır Birleşik Devlet Düzenleyici Grubunun yerel yandaşlarının ve işbirlikçilerinin tasfiyesinde kolaylık sağlayacağına inanıyorum. geliştirmesi özgürlüğünü destekliyor ve önündeki engellerin. Hatta ülkede çoğu zaman var gibi görünen demokratik sürecin arada kesintilere uğramasında onların parmak izleri bulunmuştur.... milliyetim bana seçenekler halinde sunulmadı.. dış ülkelerin sömürgesinden kurtulması gerçek bağımsızlığa ulaşılması söyleminde bulunduğunuz izlenimi doğuyor bende. Bunları okudukça ülkemizin... Onların içmesiyle ve boşa akmasıyla eksilen suyu idareli kullanmanın formülünü bana söyler misin?.. en azından kötünün iyisi olarak düşünülebilir. bilmiyorum. Genelde Etkin Düzenleme Grupları Birleşik Devlet de otak kurmuş durumdalar.. Ayrıca. bu su deposunun altının birkaç yabani hayvan tarafından delindiğini düşünelim... Bu ve benzeri önlemleri almayarak hala suyun nasıl idareli kullanılacağını tartışmak.... özgürlük. başkalarının özgürlük alanı engellenmediği sürece açılmasını da isteyenlerdenim... dilini.. Bileşik Devlet'in bizlere insan hakları.. Siteyle ilgili bir çelişkiden söz etmiştin?" EkoPol: "Düzenleme Gruplarından ve bunların geleceğimizi raporlarla yönlendirdiklerine dair düşünceler içeren bir çok yazılarınız var." EkoPol : "Deliği kapatmak gerekir.... bu kadar etkin ve yetkin değiller.. uygulamaya kalkmanın anlamsızlığından söz ediyorsun. Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine SodGom Ülkesinin katılması yönündeki düşüncelerimizin de bu anlamda değerlendirilmesi gerekir. Buna rağmen. Tabi ki buda yine bireyler arası . Sonuçta bir Düzenleme Grubu yerine başka bir Düzenleme Grubunu tercih etmiş olmuyor musunuz?. Bu anlamda Güneşin Battığı Yön Birliğine katılım ve onlarla birlik.. anne ve babam. Soygunlar. Normalde orda bulunan insanların bir aylık gereksinimlerine yeterli. Bu korkumun gerçekleşmesine üzüldüm. Bir çiftlik olsun.. enflasyon oranları ile büyüme hızı verileri ise gerçekleri yansıtmamaktadır. Benim yazımdaki ana öğe.

. Ber’in ve Solkol'un ısrarlarıyla." Tar. " "Neden?. "Gerçi yakalanmakta o kadar da isteksiz değildim." dedikten sonra Solkol ile Solkol'un eşini ve sonra Ber'i inceledi. yaşadıklarının tüm etki ve duyumsamalarını dinleyicilerine yansıtarak... "Yönetenler sağolsun. Katıksız.. edindiğim izlenimlerden. etkileşimi sağlayabilecek internet kanalı ile olabi-lecek.. Solkol' un evinde karşılıklı yemeklerini yerlerken bunları düşünüyordu... "Yaşadıklarımdan." diye gülümseyerek yanıtladı. Bunun karşılığında güven-liği kıstırdığımız alandan geri çekilmemizi isteyen üstümüzün davranışı.." dedi.. Đki tarafın kendi kurallarına aykırı olmasına rağmen içlerinden bazılarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aracı olmalarına *** .. Birkaç kez bizi bir tepede kıstırıp olmalarına yakalama veya öldürme imkanları varken. " EkoPol : "Benim netten çıkmam gerekiyor. "Belki de başka seçeneğim kalmamıştı.. seni bıraktığımdan daha kötü durumda buluyorum.... kafası iyi çalışan Dowko milliyetçisi bazı arkadaşların düşüncelerini üstlerine açmaları ve tartışmaları nedeniyle hain ilan edilip öldürül-meleri. Renkten renge girerek......... ". Tar’ın köye bıraktığı eşi ve altı yaşındaki çocuğunu tekrar Ad kentine getirebilmesi.. ev kiralayıp. beni tanımaz diye düşünürken..." dedi genel aftan yararlandırılarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilen Tar. kuşatmayı yarmamız için sanki pasif duruma geçmeleri..... Bir gün sıcak çatışmada cephanemizin bitmesinden sonra karşı gücün Üstbin görevlisinin alnından vurularak öldürülmesi. Tar’ın beklediği zengin durumda olmayı şimdi daha fazla istiyordu.. Ber. iletişimi." 40 "Ber bayağı zenginleşmiş.. Tar..." Tar. bilinçli.... bye. "Çok garip ve açıklaması zor olaylarla yüzleştim. Daha sonra görüşmek dileğiyle.... nasıl oldu da dış güvenlik görevlilerine yakalandın?" diye soru yöneltti. konuştukça açıldı." MedBer : "Aynı dileklerle.. Solkol..... Tar’ın geçmişte yaşadıklarına sıra geldiğinde önce anlatmaya pek istekli görünmüyordu.. Birleşik Devlet’in bir kısım ajanlarının Đllegal ABCD Partisi-ne yardım ederlerken. badanajlı özgünlükte anlatıma geçti.. gördüklerimden. diğer taraftan Sodgom ülkesi ile çıkar birliktelikleri yaşamalarıyla arada çelişkiyi anlayamıyordum..!!??. "Sen bildiğim kadarıyla cin gibisin. Dili çözülen kekeçler gibi.enformasyonu. Ber. kaldığı yerden devam etti. Bye.. Güncel konulardan. taşınabilmesi paraya bağlıydı...

galiba. Bizlere. Bunu deşifre edecekken hiç konuşmamak üzere susturdular.... Tar. görüşlerinde değişme mi oldu?. kendisine. kültürlerinin kazanımı. Sürekli senden söz ederdik. Kendisini çabuk toparladı. Đllegal ABCD örgütüne katılmak üzere kırsala çıkacağını kendisine belirttiği günlerde de sormuş olduğunu anımsadı. koşullandırılmamış bir alanda ifade edebilmeyi. ifade biçimi pasifize edilmiş bir insan görüntüsü sunuyordu. Has'ında yanına uğrarım. Solkol'un küçük çocuğunu kucağına alarak okşamaya başladı." ... başını öne eğerek. Ber. ama üzeri örtüldü sonra. Ber.. Mıha'nın kendisini çok özlediğini belirtti Tar'a. Senin isteğin ancak onunkiyle çelişmez ve çekişmezse gerçekleşebilir. Ama eski arkadaşım. Bu soruyu birkaç kez sorduran Tar'ın doğasında yatan sürekli devinimi ve değişimiydi. kahveye dahi üye olmadan bireysel yaşamımdan kalanını yaşamak istiyorum. Öldürüldüğünü bizde duyduk. hele siyasi sabıkalı birine kim iş verir.. Karşı tarafımızda olsa da hakkını teslim etmek lazım. sana yardımcı olmak isterdim. başından geçenleri daha önceden özetlemişti.." "Rutbin mi?. Ber'e yönelerek. Tar'ın derinlere inmesini sağlamak amacıyla. Yalanda olsa.." "Anımsıyorum... Bu bir piyonluktur. düşüncelerimi bağımsız. O da bir kapıydı... Yoksa sabıkalı. Ölümle kendi ortamında yüzleşti. bu konuda bir şey söyleme gereği duymadı." dedi. Tar. ağır mahcubiyetler içindeydi.. "Benim düşünce yapım özünde yine aynı. Ber?. onun gözlerinde ilk kez korku ışıltıları görüyordu. Mıha'yı sordu. "Mıha'ya avuç açmayacağım.üstlerinin sessiz kalmaları. " Ber. darallar geldi bana." Ber.. oda bilinen güç. iş konusunda bir yardımı olabilir belki. galiba. mahkeme kurmaya gerek kalmadan öldürülmesi gereken şahıs olarak emir gelmişti. Bir olguyu gerçekleştirmen.. "Tar!" diye seslendi. Karanlık noktalar çok." dedi.. engellenmemiş ve sessiz kalınmışsa. ama anlatmak bile bana zor geliyor. Gözleri nemlenmişti..... Yeni anımsadığı bir ismi de sordu. Tar'a ekonomik durumunun bozukluğunu. konuşulanlardan sıkılmıştı..... Tar'ı anlamakta güçlük çekiyordu. oluşmuş şüphelerde üç-dört kişide somutlaştırılarak büyümesi önlendi... Aslında sadece bir taraf kullanıyor.. Sonuçta emeğimi ortaya koyup kendisinden iş isteyeceğim." Bu soruyu. Kısaca. Đşçilerin parasını dahi ödemekten aciz duruma düştüm. kesinlikle yakalandığında konuşturmaya..... bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu. Rutbin isimli görevli de bazı belgelerini kitaplaştırıp topluma sunacakken öldürüldü. "Seni tam anlayamadım. Ber. Ber. Genel af çıkınca kırsaldan kente indiğini duydum.. Tar. "Has isimli müşterini anımsıyor musun. Artık hiç bir gruba. daha birçok neden. baskıya zulme boyun eğmeme. Ama birileri tarafından kullanılarak bu düşüncelerin gerçekleştirilemeyeceğini anladım.. birey ve toplumun kendi geleceğiyle ilgili alınacak kararlarda etkin rol oynaması. Yüzlercesini sıralayabilirim. Mıha'nın Legal XYZ Partisi’nde gerçekleştirdiği SodGom Ülkesinin genel yapısına uygun çıkar amaçlı politik çabalarından dolayı nasıl zengin olduğunu. "Peki." diyerek. "Fakat. "Tar. Solkol. "Ekmeğimi kazanmayı. her kesimin birbirini kullanma çabasında olduğu kullanılanında kullananı kullandığını ifade ederek bunun taraflar için yanlış bir şey olmadığı düşüncesi oluşmuştu. "Bu anlatılarının bir kısmı basında çıkmıştı. insanca yaşam.. Kader. tekstil fabrikası kurduğunu anlattı.. Yine de iş bulmana yardımcı olmaya çalışacağız." diyerek. son ekonomik kriz beni de sarstı. konunun kapanmasının önüne geçmek.. Đstersen bu konuyu şimdilik kapatalım. Bilgisayar mağazalarımın bir tanesi sadece elimde kalabildi..." Solkol.. "Đnsanların hak ve özgürlüklerinin. çok şeyleri değiştiriyordu. bunun anlamı o birilerinin isteminin yine gerçekleşmiş olmasıdır. " "Bu görünen düzenek. Ama.... Evini yeniden yapılandırıncaya kadar evimde kalmanı istiyorum. Anlatımları."dedi.. Görevinden ayrılacağı döneme denk düşüyordu. düşüncelerinin çokta orijinal olmadığını ifade etti. "Sözünü ettiğin konulardan bazıları yüzeysel olarak toplumda tartışılmıştı. Süreç.. Yoksa benle birlikte çalışmanı teklif edecektim. Gözünü budaktan sakınmayan nam salmış tehlikeli biriydi.... Konunun değişmesini sağlamak için. hatta sadece yemek verilen bir lokantaya. O da benim gibi görüşlerinde samimi olmakla beraber iki tarafında büyük güçler tarafından bazı ekopolitik amaçlara alet etmek için kullanıldıklarını sezmişti. Đşkence sonrası Ad kenti güvenliğinden çıktığı durumdan daha bezginceydi. Belki zamanla. Tar'da sürekli değişmeyen hazır cevaplığıydı. Göbek bağın bağlıysa birilerine. " dedi.. o birilerinin dediği olur. Oda bitirilmek üzere. "Bir trafik kazası nedeniyle oluşturulan toplumsal tepkiyle bunların çoğunun üzerine sünger çekildi.... Yıllardır kendisinden haber alamamıştık" "O kırsal da benim mangamdaydı.

Tar'ı bırakma niyetinde değildi." "Neden?. başını öne eğdi." diyerek şaşkınlığını belirtti." "Mıha’dan iş isteseydin bari.." diyerek. soruyu soran Ber’e... Akıl alacak iş değil. maliyeti düşürmek için işçi çıkarmak zorunda olduğunu. kırmızılaşan yüzüyle. ‘Yerin kulağı vardır’ sözüne tüm kalbimle inanıyorum. Belki de onlarla arasını bozmak istemiyor." "Ekonomik Krizin en çok tekstil piyasasını etkilediğini.. Bunların en önemlisi de ucuz kahramanlığa gerek olmadığı. Tar'ada kalkması için sinyal vererek Solkol'dan izin istedi.Ber. Ber. artık. Ayrıca. ancak tekrar işe alım olayı gerçekleşirse önceliği bana vereceğini belirtti. uyuşturucu trafiğinin geçiş ana yollarında görev yapıyordu.. illegal yapılanmanın olduğu sanısıyla üzerine gelecekleri kuşkusunu taşıyor.... Misafir kalma süresinin bitiminde Ber." dedi Tar. Tar.. 41 "Kaç gündür nerelerdeydin?. Ber." "Ya. sorusunu yineledi. istediği kadar yanımızda kalabilir. örgütün bölge saymanlığını da yüklenmişti." "O da olumsuz yanıt verdi. Kendini özletiyorsun. beni ‘Đllegaldan Legala ParaTransı Markette’ işe başlattığı takdirde. "Has...." "Has ile Mıha’nın zorlamalı ağırlamalarını reddedemedim. Has'ın kardeşi Hüs'ünde bulunduğu silahlı banka soygunu ile ilgili olayı ayrıntılarıyla anlattı." "Fabrika resmiyette kendi adına kayıtlı ise de aslında değişik alanlarda görev yapan bazı üst düzey resmi yöneticilerinde fiili ortakları olduğunu ve onlara da danışması gerektiğini belirtti." "Evet?.. Sana iyi geceler.." "Yaşadıklarım bana bazı gerçekleri öğretti." "Tar!. kendine bakmaktan acizsin. uğurladı..." "Kirlilik. Zamanında SodGom ülkesi büyük gücünden dahi korkmayan sen örgütten bu kadar nasıl çekinebiliyorsun?. "Sen bekar adamsın. "Sen gerçekleri söylemekten çekinmez ve korkmazdın!.." "Bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum. "Đş ayarlayabildin mi?" Tar. illegal örgütlere kadar bulaşmış desenize....... Bir de. istihbaratın kendisini izlediğini. Ber'i.." *** .. Solkol..." "Đllegal-ABCD Örgütünde iken. sahi Has. bu kadar market açacak parayı nereden temin etmiş?.

. sessizliği yaşadılar ve birbirlerine yaşattılar. "Büfeden borca al. makam odasına vardığında. Tar’ın "Bir sorun mu var?" sorusuyla karşı karşıya kaldı...." diyerek yanıtladı Ber.. anketinden de hemen hemen aynı sonucu aldık." "Babalık davası mı?. Davadan mı kaynaklı?." "Nasıl geçti?" "Kadının daireme geldiğine dair apartmanın kapıcısı ile komşu kadın yalan tanıklık yaptı. Ayrıca. Duruşması sanırım bugündü. Đnsanlar aydınlanma sürecine giriyorlar. "Ber! Bugün seni çok stresli gördüm. Bu söz üzerine önce Tar güldü. En çok hoşuna gidebilecek bir soruyla muhatap olmuştu. Onun duruşmasına bugün katıldım. Örneğin. Ber de ona katıldı. "Olumsuz yorumlar mı?. değerli düşüncelerinden yararlanmak için birlikte çalışabilseydik. Demokrasinet ilkeleri yürürlükte olmadan oy kullanmak istiyor musunuz?. "Şekerimiz kalmadı.. "Borç kabardı. " diyerek Ber’i yanına çağırdı. konuyu fazla irdeleyerek.. Secret’in yanına giderek. Sabahtan kaldığı renginden de anlaşılan Secret’in getirdiği çaylardan her ikisi de ilk yudumlarını yüzlerini buruşturarak çektiler. "Đyi Ruhlar nasıl gidiyor?. "Deneyeyim." "Sonuç?. iç geçirerek. Çayları bitirinceye kadar. Ber. "Yapılması gerekeni yapıyorsun ve başarını da ister istemez duyurmak zorunda kalıyorlar." "Evet!." Ber.. Bir gazete SodGom Ülkesinde." "Komşu bürolardan bir tas şeker borca alabilirsin." diyerek.Ber. Kafanı yorma...... Okuması bittikten sonra." dedi. Secret’e bildirmekte gecikmedi." işareti yaptı. Aç değilim.. "Tar! Özür dilerim." dedi.. Secret. ". "Bir şey yok.." "Gelişmeler çok iyi. Bakalım gelecek neleri gösterecek.. "Lafa daldım." diyerek noktaladı.." Ber. bu oylamaya katılanların yüzde otuzunun SodGom Ülkesi dışındaki insanlardan olması.." "Belki de para.." diyerek koltuğundan kalktı. bu isteği. onları perdeliyor. Birleşik devletle birlikte SodGom Ülkesinin savaşa girmesini istiyor musunuz? Đstemiyor musunuz? anketine son kayıtlara göre katılanların yüzde doksan ikisi istemiyoruz. "Hayırdır.." "Olumluları da var. Bu düşünce tüm Dünya insanlarında kabul gördüğünde insanlar geleceklerinin birkaç grup tarafından yönetilmesinden kurtulmuş. dalgın bakışlarla boş bardağa bakan Tar’ın dikkatinin kendisine yönelmesini sağladı. Ayrıntılara girme gereği duydu. Tar’ın ve kendisinin canını sıkmak istemedi. boğazını temizlerken çıkardığı seslerle. yanıtını verdi...." Bu da bir çözümdü ve Secret. müzik alanında bulunan mafyalaşmaya katılmadan sitemiz kanalı ile ürünlerini sergileyerek yetenekleriyle nasıl şöhrete kavuştukla-rını belirtiyor. Đnanıyorum ki." direktifinde bulundu. Ber. geleceği açısından çok olumlu bir gelişme.. sormayı unuttum. daha fazla tanıdık gelmiştir onlara.. iş olacağına varır.. sanat.. ama bir çayını içerim.." "Maddi zorunluluklar. "Đş bulma derdinden seni kurtarıp." Ber... Halkın Temsilcileri ile Yerel Đdare seçimlerinde. bazı istemlerin önüne geçiyor. anlamıyorum.. Geçiştirmek olmazdı. Artık vermiyorlar. Đstemiyor musunuz?. Ber.." "Ha!. Yemek yer misin?" "Teşekkür ederim. edebiyat. Basında sitemizle çıkan haberleri okudun mu?. Tar’da aynı kanıda olduğunu konu harici bir soruyla ortaya koydu.. Bazı günlerde bu tür sıkıntılara düşebiliyordu.. "Seni tebrik ediyorum Ber!" dedi. "Keşke maddi olanaklarım yeterli olsaydı. sitemiz daha çok güzelleşirdi.." dedi Ber." "Bu Ülkenin. . Đşin bir başka güzel yanı..." Ber.." Tar. Bu meslek bazıları için ekonomik anlamda da değişken günler sunuyordu." "Tanıklar senin tanıdıkların.. parlayan gözlerle. Buna rağmen elimden geleni her zaman yapmaya hazırım. bir şeyi yeni anımsayan standart hareketleri sunarak. Nasıl yalan tanıklık yapabiliyorlar. masa üzerinde bulunan gazete ve dergileri Tar’a uzattı. "Boşver!. olabilir kanısındayım. gözlerinin daha çok parlamasına neden oluyordu. Merak etme." diyerek savuşturdu." "Sözünü ettiğin bir dava vardı ya.. başıyla... uzatılan gazete ve dergileri alarak ilgili haberlere göz gezdirdi...." "DNA testi için bilirkişiye gönderilecek. soruyu. Her göz gezdirişi. ensesini kaşıyarak. Evet." "Hangi dava?. "Bir dakika gelebilir misiniz..

anlatıda bulunup bulunmama tereddüdü yaşıyordu.. hala bir anlam veremiyordu. bilgisayarı açarak mesajı kaydettiği dosyayı açtı... Bilmiyorum. Ber’i heyecanlandırmak nedense çok hoşuna gidiyordu.." Ber... Ber. "Tar!. Üzerinde çalışmam gerekecek. Yazıcıdan bir çıktısını alarak. Ceketinin iç cebine koydu." "Cümleyi bana yazarak verir misin?. Aslında çok da karışık bir şey değilmiş. Ber’in isteği üzerine Mar kentinde bulunan Tar’ın ev telefonunu bağladı. Sana çok önemli bir haberim var. kredisi olan bir lokantada Tar ile birlikte akşam yemeğine çıkacakları ana kadar geçen zamanda resmiyette devleti... hatırlarsan. turap yerine ‘Ber’ dedi. chat ortamında Korpsi isimli şahısla aralarında geçen diyalogdan söz ederek.. Muhabbetleri güzel geçmişti... "Uyarılan toprağın yarılmasıyla.. "Bu sözlere pek bir anlam veremedim. merhaba!" "Nasılsın?." "Belki doğru." "Ya sen?.. toprağa. Geçmişten kalan bazı hikayeler bugünü de aydınlatıyordu..." Ber’in kendisine yazıp verdiği paragrafı okudu. medya patronlarının. Tar. anlatımı uzatmaktan memnun gibiydi.. Pek kullanmadığımız bir kelimeydi. gerçekte bireyi soyan bazı holdinglerin. Ber’in sözlerinin devamını bekledi. toprağı isimlendirirken kullandığı bir kelime ile bilincim açıldı..." "Seni dinliyorum..... belki de kara haber.." dair hikayesi Ber’in çok hoşuna gitmişti.." Ber. Çünkü bu durumu çok seyrek görme şansını yakalamıştı. yazıyı dudak bükerek okuduktan sonra dörde katladı. okunan cümleye bir anlam veremedi.Ber." "Bizim yörenin ana dilinde konuşan teyzemin. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun. bağrından fışkıran suyun." "Evet!" *** .. Evet!" Tar.. Heyecanını gizleyemedi. bireylerden alacakları bir şey kalmayınca kendi aralarında başlattıkları çıkar kavgaları hakkında yorumlarda bulundular. Belki bir müjde... "Önce cümleyi tekrarlayalım. "Sürüyü güden kurtların..." "Teşekkürler." dedi. onun gönderdiği bir paragraflık cümlenin ne anlama gelebileceğini sordu. koyunları yiyerek bitirdikten sonra açlıklarını bastırmak için birbirlerine saldırdığına. Tar’ın diller konusunda bilgi ve deneyimi vardı. Ber... Yoksa anlamını çözdün mü?. belki yanlış... "Belki bir anlamı vardır." "Ber. Notunu görünce derhal aradım... Özellikle Tar’ın." "Ber!..." Tar.. banka sahiplerinin. "Evet!... aylar önce vermiş olduğu cümleyi ezbere biliyordu.. " "Evet?...." "Olumlu bir değişim yok. 42 Secret. sana bir cümlenin anlamını soracaktım. "Tar. Oradan yazıda geçen toprak kelimesinin yerine ‘Ber’i koydum. Tar’a verdi. Kararını netleştirmediği halde ağzından dökülmesini engelleyemedi. Topraktan söz ederken. "Evet!." Ber. Tar. sıkıntılar devam ediyor..." "Senin bana çözmem için verdiğin uzun bir cümle vardı. Ama bir anlam yükledim.

şimdilik basın alıntılarının bu kadarının yeterli olduğu kanısıyla... kendi dillerinde de yayınlanan Đyi Ruhlar sitesinin ‘Savaşa Hayır’ konulu bildirisini onayladılar. Đyi misin. Akrabalarının yardımıyla geçimini temin edebiliyordu. Ber.. değişik bakış açılarıyla yorumlarını sürekli alma olanağı bulabilecekti. Ve eve gitmek üzere ofisi terk etti. "Paragrafa bu aynı anlama gelen karşılık kelimeleri öncekilerle değiştirip birazda cümleyi düzelterek kullanırsak. telefonu kapadıktan sonra sırtını koltuğa yaslayıp.. ‘Son. ayna. Telefonun ucundaki Tar.. borçlu yurttaşlar kanalıyla kapatmak için faizli alacaklarına ayrıca yüksek gecikme faizi ve tazminatı eklemelerini protesto için kampanya başlatan ‘iyi ruhlara’ katılım günbegün artıyor."Şimdi. Başkan... Korpsi isimli şahsa gönderdiği paragrafı çözdüğümü belirterek tepkisini almaya çalışacağım.. ". Bu durumda onun geniş hayal gücü. ‘Ber." "Babalık davası sonuçlandı mı?..." "Evet!..." "Bu yorum seni çokta etkilemesin. donmuş gibiydi. bazı çevreler." "Birleşik Devlet yurttaşlarının hatırı sayılır kısmı." Ber. Đyi Ruhlar Sitesinde yayınlanan demokrasinet görüşünün seçmenlerde ağırlıklı olarak benimsendiği görüşünde." "Bunu araştıracağım. ülkemizde olduğu gibi.’ diyebiliriz. "Ber!." "DNA testi sonucu da aleyhime geldi.. Ellerini göbeğinde birleştirdi. senin için çok anlamlı bir cümle çıkıyor. Sayısız düşünceler. .. Tar’a iş bulabilseydi şimdi yanında olacaktı. ayaklarını kaldırıp. konuyu görüşmek üzere Halkın temsilcilerini olağanüstü toplantıya çağırdı. dünya ülkelerinde de geniş akisler buluyor. Med’in aksi olan Yansı ile cinsel birleşmesinden doğacak erkek çocuğa selam olsun.. ‘Yansı’ ise yeni dilde yansıma. Bu davayı ve senin durumunu bilen birinin gönderdiği bir e-mail de olabilir. ‘Ber’in. Katılımcılar... başıboş şekilde beyninde dolaşmaya başlamıştı..?" diye sordu.Đyi Ruhlar Sitesinde belirtilen Demokrasinet görüşü." "Yeni seçilen Halkın Temsilcileri Genel Merkezinin seçmen bireylerinin toplamının yüzde kırkını temsil etmediği nedeniyle yetkisi tartışılır hale geldi. Dava aleyhime sonuçlandı. akis anlamları taşıyor.. nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu.. Belki de zihnini karıştırmak isteyen biri tarafından sana gönderilmiş bir e-maildir.." "Sonuç?.. normal faiz ve alacak miktarına düşülünceye kadar ödememe kararını almış bulunmaktadırlar.." "Sodgom ülkesinin son Halk Temsilcileri Genel Merkezine üye genel seçiminde seçmenlerin yüzde kırkının oylamada bulunmamasını.. görüşmek dileğiyle. Tar’ın yorumunu tekrardan irdeleyerek kafasını karıştırmanın anlamsız olduğunu düşündü.. batı dilinde erkek çocuk anlamına geliyor." Ber’in söylediklerini hazmetmesi için kısa bir süre suskun kaldı." adlı best-seller olan kitaplaşmış otobiyografisinin içeriğinin yalanlarla dolu olduğu kanıtladı." "Kesinlikle. " ‘Ber’den fışkıran suyun. ‘Med’ deniyor.. "Ne durumda olduğumu bilebilecek durumda değilim..’ diyelim. Đnternete girerek. Toprağa. basında çıkan bazı yazıları da eklemeyi unutmadı. sanal Med’de dahil ayrıntılarıyla Tar’a anlatmıştı. "Gelişmelerden mutlaka beni haberdar et. Korpsi’nin kendisinde kayıtlı e-mailine. Đnternete girmişken iyi ruhlar sitesinin ‘basından akisler’ bölümüne.’ kelimesi ise bildiğimiz son anlamı dışında. Şimdi hiç yoktan Yansı’dan olma Varol isimli bir erkek çocuk babasıyım. bu yazıyı kendisine e-mail yoluyla gönderen Korpsi ile bağlantıya geçerek çözebileceği inancındaydı. Gözleri kararıyordu. Verdiğin yorum için teşekkür ediyorum." "Yolsuzluklar sonucu oluşan ekonomik kriz ortamında. Yansı kanalıyla Med’le birleşmesinden olacak erkek çocuğa selam olsun.. Tar. bankaların kendi açıklarını.. internet bağlantısını kopardı. Geçen hafta sonuçlandı. bazı dillerde bulunan ve kavramları karşılayan bazı kelimeleri yerleştirelim.. masanın üzerine koydu." Ber..’ Başka bir deyişle. Başından geçenleri. Deniz suyunun gelgit olgusundaki kabarma evresine...." "Sodgom Ülkesinin ünlü dansöz ve ses sanatçısı Markız’ı şöhrete ulaştıran müzik parçasının bir başkasına ait olduğunu duyuran iyi ruhlar web sitesi bu kezde ‘Dişimle Tırnağımla Yükselişim.. " Ber..” Ber. Đş bulamayınca Mar kentine ailesinin yanına gitmişti ve orda bile hala işsizdi. sahte bir öksürükten sonra. Tar’dan aldığı yorumu ve cep telefonu da dahil tüm telefonlarını yazarak görüşme isteğini belirtip sert bir tıklamayla gönderdi. Tüm sırrı. Hatta yüz yüze görüşme isteminde bulunacağım..

" Ber. Üç kez gelen garsona bir şey istemediğini belirtmekten gına gelmişti kendisine... -uzun adıyla Medayih.. Ber. Sigarasının ucunu koparıp geri kalanı evde içmek üzere pakete geri bıraktı. Korpsi’yi tanımıyordu.. kendisini tanıyıp tanımadığı konusunda ise bir fikri yoktu. Yürüyerek." "Evet.. Gönderdiğiniz e-maili aldım.. "Uygun bir yerde inecek var!" dedi." "Görüşmek üzere. kısık sesle "Merhaba! Korpsi.. Can sıkıntısından bir sigara daha yaktı. Yorumunuz bazı nüanslar dışında tamamıyla doğru. Sizle derhal görüşmem gerekiyor. Garip giyimli birinin kapıdan içeri girmesiyle onda yoğunlaştı. Korpsi’nin karşısındaki sandalyeye kuruldu. Arkasına son kez baktıktan sonra Ber’in paralelindeki masada bulunan sandalyeye iğreti şekilde oturdu. kulağını telefondan ayırarak dinledi." Ber. Ayağa kalkarak ona yöneldi. Ber. "Alo!" "Ber bey!. kafenin giriş kısmına oturarak içeri giren herkesi çaktırmadan izlemeye koyuldu. nerede görüşelim?" "Sırlar Kafesini biliyor musunuz?. Gelen kişi." "Ber!." dedi... Koltuğa kurulmasıyla cep telefonunun çalması aynı anda gerçekleşti.birinci sınıftaydı. Havadan sudan konuşma çok kısa sürdü. yarım saat de kafeye varabilecekti. Ber... dostça sarıldılar...*** Ber." yanıtını aldı. "Alo!" "Alo. Đdareli kullanmalıydı. dolmuşun güzergahı üzerinde olan bir yer değildi.. Cebinde ancak üç günlük gidiş geliş yol parasıyla. Onun. zamanımız az.. "Buluşma konumuza girelim. Durağa geldiğinde bineceği dolmuşun kısa bir sürede geldiği anlar çok enderdi. Ber." "Yarım saat sonra orada olabilir misiniz?" "Orada olacağım." "Hangi masada?. Siz misiniz?." "Kafede misiniz?. nasılsınız?. Dolmuş bekleyeli yirmi dakikadan ziyade bir süre geçmişti.... ekmek parasını karşılayacak kadar kısıtlı para vardı. Hiçbir şeyi kaçırmamalıydı. bekleme esnasında kendi kendine bu yönde telkinde bulun-muştu... heyecanını diğer yolculardan gizlemeye çalışarak. Yeterli bilgi elde edemediği takdirde. Bye." Sırlar Kafesi. Paralelinde oturan garip kılıklı kişinin konuştuğunu anlayarak telefonu kapattı. Cep telefonunu çıkarak tuşladı ve kulağına götürdü. Gerçi bu durum süregelen bir şansızlığıydı.. çalan cep telefonuna baktı.. sesini dolmuş sürücüsünün duyabileceği kadar yükselterek... Fakülte bitimi sonrası aynı fakültenin Kitle Psikolojisi Kürsüsünde asistan oldum. Ben Ber!." diyerek esas konuya girme isteğini belirten Korpsi’nin bulundukları mekanın serin olmasına rağmen alnından dökülen terleri ve alnında oluşan stresten kaynaklı kırışıklığı Ber.." Birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına. Cep telefonunda kontör bulunsaydı arayanlar listesinde bulunan Korpsi’nin telefonunu arayacaktı. "Teşekkür ederim.." "Evet!.. elde ettikleriyle kendi içse-linde yorumlarda bulunabilmesi için bu malzemeler önemliydi. Gelen garsondan soğuk meyve suyu isteyen Korpsi." "Bye. Ber’e bir şeyler içmek isteyip istemediğini sorduğunda "Hayır. Korpsi. "Korpsi?.. Hatta onun soluklarını dahi duyumsa-malıydı. *** .." "Pekala. Đlk dumanını çekip salıverdiğinde beklediği dolmuşun durağa yaklaştığını gördü." "Buyurun!" "Ben. ürkek bakış ve adımlarla etrafı kolaçan ediyordu. "Ben Ad Üniversitesi Psikoloji Fakültesinin son sınıfındayken Med. büyük bir dikkat-le izledi... Bir vesile ile tanışmıştık.. Önünde duran dolmuşa ilk binen o oldu.

devam ettiği ve yayınladığı takdirde başının belaya gireceği..... yollardan söz ediyordu. kıskanç ve meraklı bir tarzda.. Aynen öyle.. telepatik iletişimde bulunabilme gibi. Ayrıca kendiside bu kitapta sözünü ettiği olguların ve düzenleyici güçlerin varlığına inanmayacaklar için. Bu güçler. Gizli güçleri olduğuna inanırlardı..." "Adresini verebilir misiniz?" . Med’le dostluğumuz devam ediyordu. Çıkan ilk örneğini de bazı kelime.." "Ne gibi?. bu ve benzeri tekniklerle insanların geleceğini tayin ederek.. konuşmazlardı. Bir ara garip tipli bir takım kişilerde çok özel sorular sordular. imla hatalarını öngörüm için bana sunmuştu. "Böyle yetenekleri olduğuna siz inanır mıydınız?. Bize o zamanlar çok garip gelmişti.... zihinleri kontrol etmelerinden ve daha bir çok araçlardan söz ediyor... "Đyi Ruhlar Web sitesinde geçen bazı yazılar da buna benzer ifadeleri okuyunca benim Med’i tanıyıp tanımadığımı sormuştun... bıyık altından gülerek.." dedi. Sonra tamamladığı kitabını bastırmak için bir matbaayla anlaştı." "Senin yazıların onun kitabına göre denizde bir damla.." dedi. Zaten aynı günün gecesi de meçhul cinayete annesi ve babasıyla birlikte kurban gitti. Buyurun.ve ülkemizde yaygın kullanıcısı olmayan internet sayesinde karşı durulabileceğini.. o yıllarca önce faili meçhul bir cinayete kurban gitti.. Ki diyaloglarımız genelde bilimsel araştırmalar temelindeydi. Kendilerini özel görevli olarak tanıtan bazı kişiler telefonla ‘Hazırlamakta olduğu kitabının Ulusal Güvenlik konularıyla ilgisi bulunduğunu. "Sevilen.. Çünkü internet yeni yaygınlaşmaya başlamıştı ve bizler internet konusunda o kadar bilgi sahibi de değildik...." Korpsi. Med’in yayınlamak üzere olduğu kitabının örneğini sordular. Birkaç kez görevliler cinayet olayını araştırırken benle de görüştüler. cisimleri beyinsel enerjisiyle hareket ettirebilme.. ülkelerini veya ülkeleri.’ isimli bir kitap hazırlıyordu. Özellikle kitle psikolojisi ve demokrasi alanındaydı. O sıralar ben doçentlik tezimi hazırlıyordum." "Sözünü ettiğin Med’in anlatımına yakın bilgileri web sitesinde yayınlamış olmama rağmen bana bir şey olmadığına göre. Zihnini toparlamaya çalıştığını ifade eden beden diliyle sunuşlarda bulunduktan sonra devam etti.... Aslında ondan birazda çekinirlerdi. toplumu.. Sanki geleceği yazmıştı....." "Med isimli arkadaşınla ne zaman tanışmam nasip olacak?. "Çünkü... kitabının yasaklanması.. Arkadaşlık düzeyinde devam etti ilişkimiz.. dünya ülkelerinde bulunan açık veya gizli gerçek yöneticilerin. Benden bir şeyler elde edemeyince yakamı bıraktılar. Okulu bitirdikten sonra Med de benim kürsüde yüksek lisans eğitimi almaya başladı. Đlk örnek nüshası çıkarılmıştı.. Olacakları sezmişti sanki.. Öldürülme nedenini aynı düşünceleri taşıyan kitabına neden bağlıyorsun?. Bu anlamda kendilerini Yüce Yaratıcı yerine koymaya çalışıyorlar." "Hangi matbaa?..." "Neden?. Neyse.. Korpsi." "Öldürülmesine yakın günlerde aşırı huysuzdu. "Kendisine teklifte bulunmuştum. " "Matbaada kitabı hiç mi basılmamıştı?" "Hayır dediğim gibi... bireyi yönetmede kullandığı tekniklerden... Ama kabul etmedi. kendi yararlarına ve amaçlarına uygun sürekli bir gelecek oluşturuyorlar. "Ne diyordum?......" "Öldürülme nedeni ve cinayet faili hakkında bir bilginiz var mı?.." "Buna yanıt vermek istemiyorum.Bu arada yüksek lisansımı yapıyordum." Korpsi’nin..." "Evet. Bu arada ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet." "Duyu ötesi algılama." "Hiç bir zaman. Bu konuyla ilgili sürekli araştırma yapıyordu." "Med’in kitabı.." "Şimdi anlıyorum.. sayılan biriydi ama benim dışımdakiler sıradan diyaloglar dışında onunla pek görüşmez. "Peki sizden başka arkadaşı var mı?" diye sordu. düzeltmeler yapıldıktan sonra bastırılacaktı. bireyin ve toplumun maksimum düzeyde kendi geleceğini tayin hakkını gerçekleş-tirebileceğini savunuyordu. "O bir ölü..’ yönünde tehditler alıyordu. Đletişim araçlarıyla ve oluşturdukları beyinsel negatif enerjilerle kitle etkileme psikolojisi oluşturmalarından." "Kurban matbaası..." "Rica ederim. Ber. bir şekilde soruşturmaya uğrayarak ceza alması hatta öldürülmesi halinde bunun bile bir kanıt olacağını belirtmişti.." "Özel arkadaşlığınız oldu mu?" diye araya girerek sordu Ber.. sözlerini bölerek. Đzin verirsen kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Bu güçlere karşı -o zamanlar yeni olan." dedi.

.. Korpsi’nin belirttiği adresi duyunca zorlamalı soğukkanlı duruşunu bozdu. "Med’in akrabalarından tanıdıklarınız var mı?..... Kitabını matbaada bastırarak veya internette yayınlayarak insanlara sunmamı sürekli istiyordu." "Evet. Ama geçmişini silemezdi. Evet.. Ters tepki doğurtmadan daha çok bilgi elde etmeliydi. Öncelikle senin Med’le ilgili bilgilerini bana sunmanı istiyorum. Yıllardır. gözlerini.. Psikolojinin ise Psi’si birleştirilerek Korpsi adı konmuş. ismini değiştiremezdi. Senin çözümlemenle aynı olmasına rağmen. Bir taraftan Med’in kitabımı yayınlayarak içsel huzura erme düşüncesi. Aklına gelen her soruyu belirli bir sistematiğe tabi olmadan birçok soru soruyordu.. Sarsıla sarsıla ağlıyordu. Bu kadar benzerlik olamazdı.... Heyecan boğazını kurutmuştu.. O hala bir KorkakPsikologdu." "E-mail yoluyla gönderdiğin paragrafta geçen Ber benim. Onun ismi hala ‘Korpsi’ idi. Đyi Ruhlar sitesindeki yazıları okuyuncaya kadar. soruları yinelemenin.." "Birkaç akrabası olduğundan söz etmişti...." "Bana söylemende bir sakınca varmı?.. "Med’in kitabını yayınlamamakla cinayeti işleyenleri mükafatlandırdığını bilmiyor musun?..... kulakları var. "Ben.. Korpsi’nin korku dolu gözlerinde bu kez cesaret ışıltıları oluşmuştu. Ber. Ta ki. "Kendine gel. Korpsi. Korpsi’nin belirttiği adres yıllardır." "O halde kitap hala sende mi?. Hayır!.. içinde sakladığı kimseyle paylaşmadığı konuları anlatmaya susamıştı. Yetmez mi?." Ber. Med ile geçen diyalogları Korpsi’ye özetledi..." "Med’in kitabını bu gruplardan şimdiye kadar nasıl gizleyebildin?.." "Buna şu an yanıt vermeyeceğim.." Ber. anlamını hala kavrayabilmiş değilim. kontrol etme.... Đnanamıyordu." Ber..." "Sözünü ettiğin Med’in teyzesinin kızıyla beni görüştürebilir misin?" "Nerede olduğunu bilmiyorum." . Korkak’ın Kor’u. cinayet gecesi kundaklanmıştı.." "Evet. Đsmini şu an anımsamıyorum... "Med’i bildiğine göre Düzenleyici.." dedi.. biliyorum. Yapılan terapilerle içselimde çift kimlik oluşturduğum yargısına varılmıştı.. Abime yakışmış. Ayrıca zihin okuma.. Biliyordum. Hem.." "Belki de kitabın nüshalarından matbaa sahibinde kalmış olabilir diye düşündüm.. Garson’dan bir bardak su istedi. Matbaa sahibi de ertesi gün hiç kimseye adres bırakmadan Ad kentini. anlatımına devam etti. yönlendirme yeteneklerine de sahiplerken. anlamını artık biliyorum. korku dolu gözlerle karşısında duran Korpsi’yi daha çok ürkütebileceğini hatta kaçırabileceği kanısıyla ısrar etmedi. "Senin cesaret edemediğini ben gerçekleştireceğim." diyerek uyardı Ber.." Ber. matbaayı neden soruyorsun?." "Tam olarak ikna olmalıyım." dedi.. "Biliyordum.... Tabi ki ruhsal sağlığıma uzun bir tedavi sonrası kavuşmuştum." "Kitabın sadece bir nüshası çıkarılmıştı ve o da bana verilmişti. Bu kez isteği çok yoğundu. "Hayır!... sandalyesinden kalkarak Ber’e sarıldı. Korpsi’nin gözlerine dikerek.. Denetleyici. Onların her yerde gözleri.. Korpsi’ye öfkeyle bakarak.. diğeri ise onun ve anne babasının başına gelenin benimde başıma geleceği korkusu.... onla tek yumurta ikizi gibiydiler.." Korpsi başını eğmişti. Đzleyici gruplarının neyi ifade ettiğini de biliyor olmalısın?. ailesiyle birlikte terk etmişti.." "Peki.. Ber’in açıklama yapmasını bekledi." Ber. Uygulayıcı... ise aydınlanmamış bazı noktaları vurgulama gereği duydu. " Çevre masalarda olan insanlar kendilerine bakıyorlardı. Bundan çok korkuyordum.. Korpsi... Biliyorum. oturduğu adresle. "Med’in öldürülmesinden sonra uykudayken bazen de uyanıkken onun benle görüştüğü hissi içimde oluşuyordu. Đki zor seçenek altında sıkışıp kalıyordum. uyarıya uyarak sandalyesine oturdu. Korpsi... "Doğduğunda senin kişiliğine uygun ismi kim koymuşsa. "Bu yazının dilimizdeki karşılığını Med’den öğrenmiş fakat anlam verememiştim."Matbaanın yerinde şimdi yeller esiyor. onu tebrik etmek gerekiyor. Korpsi. Bu yazılarla tekrar Med’i duyumsamaya başladım.. Med’in ve anne babasıyla öldürüldükleri evin adresini biliyor musun?..." Korpsi panikledi.. Bir teyzesinin kızıyla tanıştırmıştı. hatta daire numarasına varıncaya kadar aynıydı... Bu yüzden uzunca bir süre psikolojik tedavi gördüm... Hatta.

Ama. yine de ‘ümidini kesme bir gün çocuğun olacak.. Hatta erkek çocuğum olursa ismini ‘Varol’ koymamı istemişti. geçmişte olanlardan ve Med’den söz ettiler.." "Her ikisi de bilgisayar programcılığında uzman olarak tanınırlardı. Bu durumda Varol isimli çocuğun biyolojik annesi Yansı’ydı. Korpsi ile Yansı. Yansı’yı görür görmez tanımıştı. Merak etme..." "Soru sorma.. Ber...... Allah onları kahretsin. "Onlara uzanan ellere lanet olsun. ruhsal ve doğal annesi ise Med’di. kötü ruhların düşmanı iyi bir ruhtu. Bir gün bir boşluk bulup zihnime gireceklerinden o kadar çok korkuyorum ki. izliyor.. "Kitap nerede?" diye sordu.. Med. olayları seri halde zihninden geçiriyordu.. Ayağa kalktı. Neden şimdiye kadar düşünememişti. Öngörüsü değişik şekilde gerçekleşse de onun vasiyetine uyarak doğan çocuğuma ‘Varol’ ismini koydum.. Kitabı yayınladığımız takdirde öldürmeleri için bir neden kalmayacaktır. bir kanalla kendisini ve Yansı’yı etkileyerek cinsel birleşimi gerçekleştirmiş ve Varol isimli çocuk olmuştu.Ber. zihin etkilemelere karşı durma tekniklerinden yararlanarak bugüne geldim. Med gerçekti. uyguluyor.. geçmişte yaşadığı Med’le bağlantılı tüm olguları. Avyansı’nın ofisinde gerçekleşen karşılaşma sonrası dava dilekçesinde bulunan adresten hareketle bazı duyumsamalar sağlayabileceği ihtimaliyle Yansı’nın evinin etrafında birkaç kez dolaşmıştı." "Kime?." Her şeyin yerli yerine oturması Ber’i mutlu ediyordu. Korpsi’nin kendisini tanıtmasıyla eylemi eksik teşebbüs aşamasında kaldı." diyerek lanetliyordu. fiziksel olarak Yansı ile birleşme sağlamışsa da gerçekte Med’in ruhuyla gerçek cinselliği yaşadığını duyumsadı." Korpsi.. Med’in yıllarca önce yazdığı kitabın ilk sayfasında bulunan kehanet gerçekleşmişti. Yarım kalan işlerini bitirmeye gelmişti. Med’in fiziksel benzeri teyze kızıydı. biraz daha rahatlamıştı.. aşındırmadığım hastane kapısı kalmamasına karşın. başıyla olumladı.. artık beyinsel gücümün de etkisini yitirdiğini seziyorum. Kısırlığımın tedavisi için gitmediğim doktor." Ber.... Ama o geri dönmüştü.’ derdi. Kitabı bulamamalarının nedeni bu. Ama. Ber’in korkusunu sezmişti. o grupların yetkili görevlisi de olabilirdi. Kırmızı kurdela ile süslenmiş paketi açan Ber. Karşısında Ber’i gören Yansı kapıyı suratına çarpacakken. Kişiliği oluşturan ruh cevheri Ber ile Med’in ruhsal birleşmeleri sonucuydu. kitabı internette yayınlatmaya başlayacağım.. sorduğu soru üzerine irkildi. "Hesabı öde! Seninle birinin evine ziyarete gideceğiz. tüm benliğini kapladı.. "Korkmana gerek yok." Bu yüzden Yansı’nın adresini bulmak zor olmamıştı. Bu durumda hem kitabı elde edecekler. Ayrıca her gözlemelerinde onlar için çok önemli sayılmayacak küçük sapmalar meydana getirerek dikkatlerini dağıtabiliyordum.. O. * ** Ber...." "Korkunun ecele faydası yok. "Benim ne kadar çok çocuk istediğimi biliyordu. yanında bulunan baklava kutusu görüntüsü veren paketi Ber’e uzattı. Cinayet haberini aldığı gün olduğu gibi bardaktan boşanırcasına yaşlar akıyordu Yansı’nın gözlerinden... " dedi. Yansı ise Med’in arkadaşı olduğunu duyduktan sonra anımsamıştı Korpsi’yi. "Med’in anne ve babasının meslekleri hakkında bilgin var mı?. Bana güven. bunun için gerekli tüm düzenlemeleri yapıyor.. O. ilk sayfasında çözümlemede bulundukları kehanetin yazılı olduğunu gördü. Korpsi.. Yansı’ya ve Korpsi’ye bu içsel yorumlarını aktardığında hiç bir itirazla karşılaşmadı. gerektiği yerde müdahale ediyordu. Korpsi. Korku. Öldürülmüştü. Yarından tezi yok. hem de benim canımı alacaklar. Yansı. Korpsi. Ber. Ondan önce oluşan birleşmede ruhsal bedeniyle Med’di ve sanal seksten bile öte birleşme sağlamışlardı. Đkram edilen kahveler yudumlanırken.... . cinayetin belirlibelirsiz fail veya faillerini. Belki de karşısında bulunan şahıs.. "Med’den elde ettiğim zihin koruma.. "Yanında taksi tutacak kadar paran var mı?" Korpsi.

Yargı binasına yakın durakta ininceye kadar Devlet Avukatının bu kadar acil aramasının ihtimali nedenlerini boşuna düşündü.... Normalde soğukkanlı bir ses tonuna sahip olan Emkul. Hoş geldiniz. 43 Dolmuşun en arka koltuğunda oturan dört kişiden biri olan Ber.. Ber ise artık geçmişinde boğulmak istemiyordu.Ber.. derin ve mırıltılı bir ses tonu ile konuşuyordu. Devlet Avukatı Emkul’un makam odasının önünde bulunan görevliye. yeniden düzenlemek olasılığı yoktu. Açtıkları kapıyı dışarıdan örtecekleri anda.. inecekleri durağa varma anının biran önce gelmesini bekliyorlardı. Ad kenti Yargı Binasında görevli Devlet Avukatı EmKul idi." Yansı. Anda ve dolayısıyla gelecekte ise düzenleme yapabilmek." diyerek devamını istedi. görüşme isteğini belirtince derhal içeriye buyur edildi. "Ber Bey!. irade gösterebilmek olasılıkları mevcuttu.. "Sizin hakkınızda bir soruşturma başlatmamız istendi Ber Bey!" "Şikayetçi kim?. sözlerini duyan Ber.. minnetli teşekkürle karşılık verdi. Diğerlerinin yerlerinden alıntı yapmayı oda istemezdi. Lütfen yanıma kadar gelir misiniz?.. işler nasıl şeklindeki genel konuşmalardan sonra çağrılış nedenini öğrenme şerefine nail olmuştu.. "Kürtaj yaptırdığım takdirde ölüm riski alacağım.." *** . geçmişten ve gelecekten önemliydi. Şu an. Arayan. "Derhal geliyorum efendim!.. Bu ses ve bu parça aynı zamanda geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyordu. Korpsi.." Ber.. Yansı’dan özür diledi. Geçmişi silmek.. kalkmaları gerektiğini işaret etti. şeklindeki beyanımın aslı yoktu. Aksine." Ber. pek çok doktora gitmemize rağmen çocuğumuzun olmadığını anlatmıştım.. diğer üç kişi gibi preslenmiş vaziyette. Düşünceleri kesik kesikti. kesik.... Yansı’nın.’ isimli parçası da bu sıkıntıya eklenerek Ber’i terletiyordu. "Bunların daha önceleri farkında olsaydım." yanıtını aldı... Çok önemli.. Ama doğal yapısı istemediği halde buna neden olmuştu. Varol’u öpüp okşadıktan sonra annesine geri verdi.. Sabahtan beri sizi arattırıyorum.. Çocuğun babası olduğumu derhal kabul ederdim. Bu yüz-den hamile olduğumu öğrenince hiç düşünmeden doğurmaya karar ver-dim. bu kez bir sırrı olduğunu ve bunu anlatmak istediğini söylediğinde. dolmuşun müzik setinden çıkan Markız’ın ‘kıvırt ve kıvırttır.. Belirli bir olasılık aklına gelmemişti. Çıkmak üzerelerken.. çocuğu görmek için teklifsiz her an gelebileceğine dair Yansı’nın. Ber’den beklediği kızgınlık tepkisini alamamıştı. "Yani." dedi. Cep telefonunun çalmasıyla uykulu gözleri iyice açıldı. ne seni ne de avukatını yormazdım. Yanlardan preslenmek dışında... Devlet Avukatının telefonda açıklama yapmayacak kadar önemli bir konu için kendisini aradığını duyumsayarak.." "Yargı Başkanlığı.. "Đçimde kalması beni rahatsız ediyor... Kocam ölmeden önce. durakladılar." dedi.. Soluğu yargı binasında almıştı. Ber ise Varol isimli çocuğunu görmek için Yansı’ya ricada bulundu. Dört kişiden biri yatay ve dikey genişlik yönünden normalin çok üzerindeydi. "Đsabetli bir karar vermişsin.

" "Dava açılması gerektiği konusunda görüş bildirildiğine göre işi bayağı ciddiye alıyorlar. "Şikayet konusunu öğrenebilir miyim?" "Bundan yedi yıl önce Ulusal Güvenlik alanına giren bir konuyla ilgilenmek için bir şahıstan vekalet almışsınız.." "Ulusal güvenliğin arkasına sığınanlar DeşifMan’ın deşifrezisyonundan rahatsızlık duymuşlar galiba. Yasa böyle buyuruyor. Avukat temsil ettiği kişinin sadece savunma sacayağını temsil eder." "Almış olabilirim. "Yargı Bakanlığı birine ceza verme amacı taşıyorsa ifade verip vermemenin de önemi yok.. Đsmi?. "Ben bırakın DeşifMan için bir başkası için dahi noterde avukatlık vekaletnamesi için bulunmadım şimdiye kadar.. Secret’in bürodan ayrılmasından sonra bir şeyler atıştırarak çalışmasına devam etti.. Bu nedenle görevinizi kötüye kullandığınız yönünde rapor düzenlenmiş. Đfadelerinde bağlı olduğu ülkedeki ikametgah adresini zaten belirtmiş.. Zamanı daralıyordu. biliyorsunuz... SodGom Devleti organları kendi yasalarını bile askıya almış görünüyor. Bu kez bilgisayara yüklediği yüz yirmi sayfayı ‘Đyi Ruhlar... O Ad kenti adresini bende sordum." "Her neyse.. ‘Đyi Ruhlar. Sadece hukukçularda oluşabilecek bir renkti. Ber’ dönerek. Devlet avukatının suskunluğunu bozmaması üzerine. afaki suçlamaya karşı yanıt vererek.. Ber. soruşturma sonucunun kendilerine gönderilmesi içerikli talimatnameyi. taraflar imzaladı.’ ibaresiyle düzenlenen tutanağın altını. olan hızlılığı ve heyecanı garipseyerek.." Devlet Avukatı.Yargı Başkanlığının ilgi alanına girebilecek bir eylemi... ‘Kanunsuz suç olmazdı?.. bilgisayara kaydını yaptırabilmişti. .. Ber’e karşılık vermek yerine.’ sitesinde yayınlamaya başlamalıydı. Çokta önemli bir durum değil kanımca." dedi. Başka sıkıntılar olmadan Korpsi’den almış olduğu Med’in kitabını tarayıcıdan bilgisayara verip. O da suçlamanın dayanaksız olduğunun bilincindeydi ve hukuksal utancı temsil eden bir renge bürünmüştü. Bu hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçirmemi istiyor musunuz?" "Evet!" diye yanıtladı Ber. " "Bunda yasaya aykırı bir durum yok ki. sadece yüz yirmi sayfayı tarayıcıya okutarak. bu kırmızılığı tecrübeleriyle biliyordu. Her gün tam mesai yaparak ancak bir haftada bitirebileceğine inanıyordu. Dava açımı konusundaki görüş raporumla birlikte gönderilmesini talep etti." dedi.. Bugün tüm mesaisini bu işe harcayacaktı.. "Buna mecburum." "DeşifMan isimli yabancı uyruklu biri. Noterde vekaletname düzenlenirken şahsın yanında bulunarak. katil değildir.." Ber. masa kenarında bulunan çağrı ziline bastı. yasal olmayan suçlamalarını ciddiye almış olurum. uyruğu da belli. adres olarak Ad kentinde bulunan bir adresi belirtmesi için onu yönlendirmiş olmanız... Đnternet bağlantısından sonra sitenin adresini yazarak okeyledi. Buna karşı yanıtınız nedir?.. Bunun suç olmadığını Yargı Başkanlığı da biliyor. Đşinin bitmesi üzerine makam odasından ayrılan Ber.... gerçekle ilgisi olmayan. Vekaletname tek taraflı bir işlem ve hiç bir avukatın noterde bulunmasına gerek yok." "Sorulara yanıt vermeme hakkınız var. Yargı başkanlığı yirmi dört saat içinde soruşturmanın tamamlanması. Yerel bir gazetede yayınlattığı "Birleşik Derin Devleti ile Sodgom Ülkesi Derin Devleti arasında imzalanmış gizli protokoller" konulu yazısından dolayı kamu vicdanı adına açılan davada onu avukat olarak duruşmalarda savunmuşsunuz. Yargı başkanlığının suçlamasını dinlediniz. "Gerçekten ifademi alacak mısınız?." ‘Sanık ifade vermeme hakkını kullandı.. suçlama konusunu.’ sitesine kaydetme uğraşındaydı.. "Evet!.. Devlet Avukatının yüzünün rengi kırmızıya yakın bir ton aldı. yazmanı çağırmasını emretti. Sanığın işlediği iddia edilen suçun sacayaklarından biri değildir.. Bu yönüyle ifadenizi almak durumundayım. "Suçlama onun avukatlığını neden yaptığınız yönünde değil. Katili savunan avukat. Vekaletnamede kimlik tesbiti yapılmış.. Gelen odacıya. ofisine çabucak varmak için adımlarını hızlandırdı.." diye sordu.. *** Akşama kadar arada Secret’inde yardımlarıyla süren çalışması sonucu Med’in kitabından şimdilik. olduğunu anımsamıyordu. dün akşam üzeri faks geçti. Böyle dayanaksız. Ad kentinde bulunan bir akrabasına ait olduğunu belirtmişti. Hani.

kuşkusu duyumsamasına rağmen. Dondur. Ber de normal bir insan olarak korkuyu duyumsadı. Đnternet bağlantısını koparacağı esnada. Dansöz.. imleci hedefe yaklaştırdığı anda geri püskürtüldüğünü gördü. gelen mesajı garipsedi. "Web sitemize virüs saldırısı oldu.. karma renkler almaya. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla karşılaştı.. Hedef üzerinde imleci sabitleyerek tıklayacağı anda şekil yeniden değişikliğe uğradı. Ber. Çaba. Bu sırada helezonik yaya benzer bir şekil ekranı kaplamaya başlamıştı. Ekran dondu. Şekil. şeklin üzerinde bir mesaj kutusu oluştu. güzel bir dansöz görüntüsü alıncaya değin sürdü. bekle-gör modundaydı. komutuyla alanı dondurdu. Değişen pek bir şey olmadı. Değişik şekiller.. . bir taraftan dansözü ve kıvırmalarını izlerken diğer taraftan arka fonda bir görünüp kaybolan yazıları okumaya. arka fonunda arada görünen yazıları. diye düşündü. meyvesini verecek gibiydi. Siteye bulaşan virüs programının bir oyunu olabilir. ‘ilerle!’ diyordu. Bilgisayarı yeniden başlatmak zorunda kaldı. her nasıl yapılmışsa siteye ulaşmasını engelleyici kalkan oluşturmuştu. Yeniden internet bağlantısı yaparak. görüntüleri sallanan kıyafetleri ile yaptığı hareketlerle kapatıyordu. Đlk tıklama sonuçsuz kalmıştı. Virüs. Ekran yeniden donmak üzereydi. Dansöz kıyafetli kadın figürü daha önce görmediği güzellik ve işvedeydi. Web sitesine neden giremediğini şimdi anlıyordu. Đçindeki ses. denileni yaptı. Yaylanma hareketlerinin serileşmesi nedeniyle bir türlü en üstteki yayın arasını tıklayamıyordu. Mesaj kutusunu kapattı. Netleşen figür usulca kıvırmalardaydı. Mesajda. renkler göz kamaştırıcı. Şekil değişmeye. Tekrar helezonik yaya dönüşen şeklin üst aralığını tıklamak için harekete geçtiğinde. ‘Đyi Ruhlar’ sitesine girme teşebbüsünde bulundu. Bir kez daha sitenin ana sayfasına girmeyi denedi. ekranın ortasında oluşan bir mesaj kutusu gördü. Đmleci alanın ortasına getirdikten sonra. Yeniden açılan programda bu kez donma yoktu. Üst yazılar görünür hale gelmişti. yukarıdan aşağıya doğru bir pompa gibi çalışmaya. web sitesinin teknik sorumlusu ‘TekSor’dan geliyordu. Ber. Sanki hedef ile imleç arasında manyetik bir alan oluşmuştu. Yinelemeler önceki sonucu değiştirmiyordu. Birden hata mesajıyla karşılaştı.Web sayfasına giriş için ilk kez bu kadar süre bekliyordu. Bu esnada masa üzerindeki cep telefonu mesaj uyarısında bulundu. Bu arada bilgisayarın hoparlöründen ürkütücü mekanik çığlıklar duyuluyordu. sesler kulak okşayıcıydı. dondur komutunu iptal etti... Teknik sorumlu bu sorunu çözemediğini belirtmişti. Haberin olsun" yazılıydı.. Ama.. Ber. Kısıtlı bilgisiyle kendisinin özelde yapabileceği artı bir şey yoktu. yavaş hareket butonuna basarak. Beş dakikayı aşkın süreye rağmen bir türlü ana sayfa görünmemişti.. Telefon hatları çok dolu galiba. Sayfaya tekrar girmeye çabaladı. Sesler ve renkli görüntüler korkutucuydu. seri devinimlerde bulunan görüntünün ve sesin yavaşlamasını sağladı. ekranı tamamen kapladığında. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla yeniden karşılaştı. ‘Durdur’ bütonuna basarak yenile komutu verdi. bilgisayarı yeniden başlatmak için düğmeye basacağı bir anda. En güncel anti-virüs programlarını çalıştırdığım halde. Bu şekil. Bilgisayarın komut merkezi ayarlarından. Mesajda. Mesaj. ‘Helezonik biçimin en üstteki yay aralığını tıklat. arka fondaki figürleri izlemeye çabalıyordu. ses ise badanajlı homurdanmalar düzeyindeydi. gitgide insan figürüne dönüşmeye başlamıştı. Gri renkli helezonik şeklin yayları.Anti virüsDeson&Neson. bu animasyonal sessiz hareketleri bir süre izledi. Müziğe uyumlu hareketlerde bulunarak gitgide ritmini yükselten dansözün seri kıvırmaları nedeniyle bir süre sonra arka fonu tamamıyla kapatmıştı.. ‘Bir daha denemelisinAntivirüs Deson&Neson’ yazıyordu. Sayfayı kapadı. Ber. garip figürler oluşmaya başladı. Deson&Neson lisanslı anti-virüs yazılımı bilgisayarında kayıtlı değildi ve ilk kez bu isimde bir yazılımı görüyordu.’ yazılı mesajın direktifine uygun hareket etti. Değişim. temizleyemedim. Şimdi şekil ağır çekimlerde. başlamıştı. sanki bir şeyleri harekete geçirmişti.

kusmak üzereydi. Hafızasını yokladı. Aniden anımsayan insanın davranışını sergiledi. imleci kadehe doğru getirerek tıklayacağı esnada. Şimdiye kadar şüpheyle baktığı sanal olayların bir çoğu gerçek alemde karşılığını bulmuştu. kıvırttır... iyi ruhların mücadeleyi başlattıklarını ve alan olarak interneti tercih ettikleri anlamındaki sözlerini anımsıyordu." isimlerini sanki daha önceden duymuş gibiydi." "Đlerlemek. Neden olmasın dı?. bir kırmızı. alttaki boş alanda bir takım figürler belirdi. Sanal yaşam ile gerçek yaşam neredeyse birbirinin içine girmiş. Midesi bulanıyor. Yirmi dakika boyunca süren bu karşılıklı simgesel savaşım sonunda üstte bulunan figürlerin tümü yok olmuş." Ber. Bilgisayarın hafıza kayıtlarında böyle bir yazılım programının yüklü olmadığını. bir sola. Simgesi yok olanın figürü de yok oluyordu. Olabilir miydi?. Bir duyuruda bulunmak istiyordu.. "Zengin olmak istiyorsanız bu mesajı tıklayınız!. bilgisayardan "Sakın yapma!" bağırtısını algıladı.. Deson&Neson" yazıyordu.. "Deson ve Neson.. hızlı bir şekilde karşı alanda bulunan figürlere ulaşıyordu.. Bu arada. Med. Belki de. bir gri ve karma renklere dönüşen kıyafetleri giymelisiniz ve ayrıca ortama uygun sesler çıkarmalısınız. bir kısmı da kendiliğinden kaybolmuştu. ‘program bul’ komutuna "Deson&Neson" yazarak arattırdı. Ezginin sözleri. Benim giydiğim. homojenleşmişti. Normal sayfanın ortasında beliren mesajda. hipnoz olmuş gibiydi. harfsel değişik simgelere benzeyen mermiler atıyordu. çoğaldıkça çoğaldı." isimli parçasındaki sözlerine aşırı benzerlik taşıyordu. altında kalan ekran ise görüntüsüz ve boştu. arada kapanan. bir arkaya bir öne kıvırmalısınız. yok edici simgeler oluşturdular. Ber.. Bu mesajların bazılarında.. yüklenmediğini bir kez daha anlamıştı. Med’in anne ve babasının isimlerinin Neson ve Deson olduğunu. Bazılarının erkek. bir yeşil. Sanal. Şimdi. Kıvıranlar kıvırmalarını bırakarak. arada açılan. Üstte kalan dansöz figürü doğum sancıları çekiyor gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı. kulaklarını ezgiden alamıyordu. ‘Med’den alıntılar.. sanalında tanıştığı ve yüzlerini gördüğü bu insanların aynı kişiler olduklarını Yansı’nın evinde bulunan aile albümündeki fotoğraflardan öğrenmişti. yeni bir programdı ve yazılım şirketi. Alt ve üst grupları ayıran yatay çizgi silindi. bunun karşısında onların yok edilmesine benzer bir olayı rüyasında yaşamamış mıydı?. yükselmek istiyorsanız benim gibi bir sağa. gerçeklikle. .Ber. Deson ve Neson ismine sahip kişilerle Med sayesinde sanal alemde tanışmıştı. Bunları daha sonra irdelemesi gerektiğini düşünerek. karışmaya başlamıştı. bazılarının da üçüncü cins olduğu arada görünen cinsel organlarından anlaşılan bu figürler. iradesi dışında hayrına yardıma koşmuş olabilirdi diye düşündü. atılan simgelerin kendilerine deymesini önleyici. Bu uyarıdan sonra monitörün ekranındaki görüntü yatay olarak ikiye bölündü.. açılan web sitesinin ana sayfasına girerek. Her bir figürün küçük parmakları rakamsal. Đşlemlerinize devam edebilirsiniz. sayesinde gerçekleşen sanal görüşmelerinin birinde ilk ve son kez görüdüğü Deson ve Neson’un. Markız’ın "Kıvır. gerçeklik ise sanalla karışmıştı. Đsimler de yabancı gelmemişti. Bu uyarı irkilmesine neden oldu. kıvırmaya başladılar... Karınca büyüklüğündeki figürler. alt ve üst de bulunanlar birbirlerine karşı simgele savaşımı başlamıştı. Gözlerini dansözden. Oturduğu koltuktan ayağa fırladı. Ekran normal görüntüsüne dönüşmeye başladı. daha kıvrak danslarımı sunduğum web siteme bekliyorum." "Elimdeki şarap kadehinin üzerini tıklayarak. bazılarının bayan. Attıkları.. Đyi Ruhlar web sitesine yapılan virüs saldırısı nedeniyle oluşan figürlerin davranışları. Ber. ana dansözün etrafında belirli bir yörüngeyi takip eden uydular gibi dönerek. Dönmenin hızlanmasıyla figürler bir kasırganın ancak Arizona çölünde oluşabilecek hortuma benzer görüntüler sunmaya başlanmıştı. gecenin karanlığına kalmak istemiyordu. Eşit bölünen ekranın üstünde dansöz figürü. Kumarhanemize bekliyoruz.. Đçinden bir çok dansöz kıyafetli figür çıktı. Yazı karakterini büyük ve altı çizgili olacak şekilde ayarlayarak.’ linkini tıkladı. "Tüm virüsler silinmiştir. Onları izleyen Ber’in beyni dolanmaya.. Belki de yaşatılmıştı. Zihninden ihtimalli düşünceler geçti. Dansöz’ün şeffaf ve kat kat elbiselerinin altından sırasıyla bir çok yazılar çıkmaya başladı.

" . beynimi belirli kurallar ve korkularla yıkayarak beni ‘Kraldan kralcı. Mesajlar üst üste geliyordu.Đstersem Soyulurum Bankası Geçmiş Güvenlik Görevlisi. Ad kenti." Birileri kendisiyle kafa buluyordu. bilgisayarda kayıtlı dosyasından kopyalayarak." Ber.Avukat Artsa. Sağlıksız çocuğumla eşimin geleceği için görevimden alınmamak ve hatta bir kaç kuruş daha fazla para kazanabilme ihtimaliyle KursEviEğitmen’inin elindeki silahına bedenimi hedef göstermeme neden olanlardan. kullandırarak kanların dökülmesine neden olanları." ana başlığından sonra altına ‘Đlk yüz yirmi sayfa-sı. Bes ve Kur’un bu soygunu gerçekleştirmesine ortam hazırlayanlardan. senaryolarını fark eden ve bunu açıklamak isteyenleri anında yok eden düzenleme grubunu ve yandaşlarını deşifre etmeye geldim." "Kasırga kadar büyük. iradem dışı düzenlemelerle. kaydet komutunu kullandı. Ber. Mesajda. Sitemizde bölümler halinde yayınlanacaktır. etkili.Kur&Bes.. eşitsiz. beni görmeyen gözlerin görmesini sağlamaya. mezarı başında edindiğim duygularla çıkardığım ezgiyi. DüzĐzUygDen-Dom Holding co.’ hesap sormaya geldim. ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. gruplarında tartışmaya dahi açmayan ‘Đstersem Soyulurum Bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanından.. ocağımızı söndüren. "Ölüm Sessizliği Mahallesi. yurt dışında bulunan Genel Düzenleme Merkezine de ulaşılmış olacaktır.. Mesajı açtı. adaletten uzak yasaları ve düzenleyicilerini sıgaya çekmeye geldik. yapıştırıp. Kullanıcı modunda kontrol ettiğinde kaydın hatasız gerçekleştiğini görerek.. faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasıyla gerçekleşecektir.. gerçeği gizleyenleri. web sitesinden çıktı. onun gibilerden ve onu oynatarak. Çalışmaya devam edebilecek enerjisi kalmamıştı..Mar Kenti Yerel Ozanı.9mm.. bireysel çıkarları için halkları kandırmak amacıyla hareket edenlere bir kaç ezgim olacak. bu mesajı da açtı.Annen."Faili meçhul bir cinayete kurban giden ve sitemizde yayınladığımız birçok yazının esin kaynağı. "Borcunu ödemekte hindi. alt uygulayıcılar tarafından hunharca yargısız infaz edilmiş olan değerli arkadaşım Sapcanedost’un. Tut-Bırakma KursEvinde soygun eğitimi almamıza neden olanlardan.. bu acıyla kalp krizi geçirerek fiziksel yaşamdan ve çocuklarıma doyamadan erken ayrılmama neden olan sorumluları sorgulamaya geldim. kendisinde kayıtlı olmayan bir e-posta adresinden geliyordu." "Düzenleme Grubunun raporlarına karşı insani değerler anlamında sürekli sapma oluşturması nedeniyle. ‘mesaj geldi’ uyarısını yeniden aldı. uygulayıcılardan. insani değerleri satanları ve alanları.’ isimli kayıp kitabı bulunmuştur. hortumcuları cezasız bırakan çelişkili. beynimi etkileyerek beni çıldırtan ve intihar etmeme neden olan fiziksel ve ötesi dünyanın kötü ruh gruplarını çıldırtmaya geldim. Uzi sokağı. Netten ayrılacağı esnada. bu dileğimi kulak arkası ederek. Mesaj." "Amaç ve çıkarları için kullanıp. alacağında şahin olan. Özelde. – Rutbin. onunla oynayarak. Bir mesaj daha geldi. katline ferman verenlere ve yandaşlarına yararlı olabilecek şekilde sözlerini kısmen değiştirerek. aldığımız eğitime göre yaptığımız soygun uygulamasında ölümle anında infazımız yapılırken. okuduğu mesajları silmeden minimize ediyordu. Şti. dolmuş parası dilendirecek aşamaya getiren büyük soyguncuları. Yerel Düzenleme Grubunun sorgulanmasıyla. kendisine mal eden sanat hırsızı Markız’dan..’ yapan düzenleyicilerden.... dehşetli ve korkunç hortumsal soygunla iş bulma olasılığının neredeyse sıfırlanması karşısında düşük ücretlide olsa bulabildiğim ‘Đstersem Soyulurum’ isimli bankadaki güvenlik görevimde. asıl adı Medayih olan Med isimli Psikologun. Ad kenti Mahalli Düzenleme Grubunun ve yan kollarının barındığı adresi bildiriyorum.’ yazarak link oluşturduktan sonra anılan yeni sayfaya. Mesajda. ölüm anımda son arzum olarak kızıma bakılmasını dilediğim halde.. No. Yerel Düzenleme Grubunun deşifresi. "Đşlemediğimiz bir suçtan cezalandırılıp.. "Sesimi duymayan kulakları açmaya.

. kola. Kendi partisinden olan şeytanı ise melek gören ve gösteren. bir kısmını hasıraltı eden.. Beni bazı safdil müritleriniz mi sandınız. dil. ‘Bir nehirde iki kez yıkanılmaz. kardeşlik felsefemin manevi atmosferini tamamıyla yok etmek üzereler. ilk kademeyi dahi atlayamadan helal olmayan rızklardan.. ‘Zalimler için ve zalimlerle işbirliği yapanlar için yaşasın cehennem!’ . semazen ve raksına indirgeyerek salt turizmden gelir sağlamaya çalışanlara ve onlara uyanlara. tavsiyelerimin aksine hareket eden ve etmelerini sağlayanlara. Bağırtım kulaklarınızı ve ceplerinizi delecektir... kendi bireysel çıkarları için bazı iç ve dış sömürgecilerin lehine zihin kontrol yöntemleri. beyin yıkamalarla hizmet sunan bir kısım meslektaş- . onların Dünya’yı kendi cennetlerine çevirmelerine basamak olan bazı ‘abi’ lakaplılarına sözlerimi anlamlandırmaya geldim. benim dergilerimi okuyarak aydınlanan öğrenci ve öğrenci adaylarıma liderlik yaparak çıkarları için.. mezhep. ilişkide bulundukları veya bulunmak istedikleri çıkar gruplarıyla ortak çıkar hesabına girenlere. -Bir Tasavvuf Grubu Lideri. görüş ayırımı gözetmeksizin herkese ve herkesime yapmış olduğum insani temelde kardeşlik çağrı özünü saklayanlara. anlayışıyla hareket eden siyasilerden ve siyasetten uzak durulmasını defalarca tavsiye etmiş ve bu anlayıştan Allah’a sığınılmasını beyan etmişken. belirli çıkar yapılarını oluşturan bazı aydınların. artı değer olduğu ve sermaye tarafından sömürüldüğüne yönelik tespitlerimi içeren felsefemi kullanarak.. uzun yıllar geçmeden.. din..’ O halde kanıtlayın. Kötü temelde kin." "Kendi partisinden olmayan meleği. emekçilerin seslerini pasifize etmelerine daha fazla sessiz kalamadım.. Siz ve yardakçılarınız benim adımı kullanarak oluşturduğunuz tarikat veya başkaca adlarla. bir kısmını eksilten. zulüm yapma amacından vazgeçmeyenler için ise umutsuzluk dergahıdır. ‘Zalimler için bir anlamda Dünya’da onların Cehennemi sayılır. Ama boğaza. ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganımla. ülkeyle kendi insanını. Bakalım tavuk parçacıkları birleşip canlanabilecek mi? – Bir Tarikat Lideri " "Aynı makus tarihi bilerek ve isteyerek defalarca yaşatanlara. haramı kendisine ilke edinmiş fakirlerin sofrasından çalan hırsızlarla ortak hareket ederek ve aynı masayı paylaşarak patlayıncaya. belini. elini. nefret.. ıslah olma niyetinde olanlar için umut dergahıdır.. dilini Hızır paşaların hizmetine sunan bir kısım sahte canların ve onların peşinden giden bazı safdil canların kulaklarına yeni ezgilerimi üflemeye geldim. göğüs boşluğuna şiş ve bıçak sokmayı kanıt olarak kabul etmiyorum. iç ve dış sermaye gruplarına kendi bireysel çıkarları için boyun eğmesine. çatlayıncaya kadar yemenizden şişen göbek derilerinizde def çalmaya geldim. ülke insanlarını birbiriyle ve kendi yararlarına vurdurtan. şeytan.. bir kaç ezgiye hapseden.– Bir Filozof" "Ülkeleri ülkelerle. Tasavvuf felsefemi. Kurân tefsiri dergilerimi çıkar amacıyla kullanan...’ öğretimi bu yönüyle de açıklamaya geldim." "Irk. Zalimlerden olanları dergahımdan ve çevresinden kovmak için geldim!. –Bir Halk Ozanı" "Kıssalara girmiş olan ‘Bir müridin nefsini tüm kötülüklerden temizleyinceye kadar bir lokma bir hırka düsturuyla hareket etmesi gerektiğiyle ilgili tavuk öykümü bazılarının kafasına vura vura anımsatmaya geldim. Onlar.Bir Materyalist felsefeci.. ‘Biz o kademedeyiz mi diyorsunuz?. bozgunculuk. mazlum kölelere korunmaları için gladyatör arenasında kullandığım kalkanımı hediye etmeye geldim. – Bir Gladyatör" "Sömürgeci ülkenin askerine karşı canımı ortaya atarak attığım ilk kurşun anının üzerinden. safdil inanmış gönüllerin farklı yorumlamalarını sağlayarak. bazı işçi sendikası yönetici ve üyelerinin. Dergahım. bir kısmını değiştiren.. örgütlerin. kırdırtan. bırakın bu kademeye gelmeyi...Bir Kuran Yorumlayıcısı" "Đnsan sevgisi dolu değerlerimizi bir kaç folklorik ögeye. onları köleleştiren tüccarlara karşı... torunlarımızın zararına. birkaç ilahiye. Biraz önce yemiş olduğunuz ve şu anda önünüzde olan tavuk parçalarına "Kum Biiznillah! (Allah’ın izniyle kalk!)" deyin.’ içerikli yorumlarıma karşın zalimlere kan ve destek veren ayrıca bu anlayıştaki politik kişileri överek onların alt tabakayı sömürmesinde."Emeğin. yaşamasına neden olanlara karşı duruş göstermeyenlere.

" "Kalabalıklara." "Veba her yerde. mitimi boşaltanlara karşı kendimi yeniden tanıtmaya geldim. bazen darağacında. Bazen bir müzik notasında. Birkaç terapi seansları sonucu açığa çıkacak bilinçaltlarını hep birlikte izlemeye davet ediyorum.. Bu bir Habil-Kabil savaşı olacaktır. insanların gördüklerinin yanılsama olduğunu öğretmeye.... Değer miydi?. Yanıtını bildiğim soruyu. Babam hala bunalımda.. dil. – Bir Yazar" "Oynanan oyunlara karşı demokratik tavır koyup.. – Halk kahramanı Bir Milis.. Annem acıma dayanamayarak öldü. Çocuk getirilmesi rica olunur... Veba her yerde. Đzlemek ücretsizdir. diyerek taptığımız ülkemizin derin devleti yöneticilerinin savaş bahanesi elde etmek için azmettirmesi ve yardımıyla gerçekleştirilen saldırıdan sorumlu olanlarla zihniyet mücadelesi yapmaya geldik. Tarih yeniden yazılacaktır." . Legal ve illegal şahin gruplarına soruyorum Merak ediyor ve soruyorum... Yanlış mı duyuyorum?. koşullanmayla ilgili köpek deneyimi. Vebayı yeniden yorumlamaya ve vebadan korunmanız için dünyanıza şifalı bitkiler ekmeye geldim. – 11 Eylül Saldırısının Maktulleri." "Halkı soyan derebeyden alıp soyulan halka dağıttığım efsaneleşmiş hikayemi tersine çeviren eşkiyalara ‘yuh’ demeye geldim.. duvarda oynattıkları kuklalarla oyalayan kötü güce nispet. insanları bu koşullandırılmalara karşı korunma metotları öğretmeye geldim. –Bir Psikanalizt. torunumun yaşmağını çıkarmadan giremeyeceğini mi emrediyor ?.... Bu benim en büyük uygulamam olacak.... – Halk kahramanı bir eşkiya. Bütün bunlar ne içindi?. silahı tek çözüm yolu olarak gören oluşmuş veya oluşması sağlanmış illegal örgütün üyeleriyle zorunlu askerlik görevim esnasında yakın ve sıcak temasta yüzleşmem sonucu öldürülmüş bulunmaktayım. bazen bir ufak yazıda... demokrasinin ve demokratik uygulamaların önündeki tüm engelleri kaldırmak ve oyunları boşa çıkarmak yerine. Gözü yaşlı nişanlım bir başkasıyla evlendi. bazen bir tiyatro oyununda..." "Dünyayı mağaraya çevirerek insanların dışarıyı görmesini engelleyen.. Bir kez daha. – Bir Gerilla. Bazı kitle iletişim araçlarını da kullanarak belirli koşullandırmalarla toplumun ve bireyin iradelerini ve zihinlerini etkileyerek. –Bir Psikoloji Bilimcisi" "Kötülerin. bazen namlunun ucunda. belki de binlerce kez daha bu şiirimi okumaya geldim. onları mağara dışına çıkararak yaşamın gerçekliğine bakmalarını sağlamak için geldim.. Ne elde edildi?. kötü olduğuna inanmayanlara. zamanla eleştirdiğim özellikteki kalabalıklara karışmış olduklarını görüyorum. bazen bir seste.. bazen bilgisayarda.. durmaları ve farklı düzgün bir yol izlemelerini içeren şiirimle başkaca şiir ve yazılarımı okuyup benimseyenlerin.!’ – Bir şair ve yazar" "Irk." "Baba. bazen bir filmde.. bu deneyimden yararlanmalarını yasaklamaya. – Yeğenin Mus.. Doğrumu bu?. bu yolun çıkmaz sokak olduğunu..larıma kanlı gömleğimi utanç duymaları için hediye etmeye geldim... amacı dışında ve kendi çıkarlarına kullananlara. baskıdan ve şiddetten medet uman şahinlerin yanlış politikaları yüzünden. Akan masum insanların kanı sizin kanlarınızın renklerine yakın renkler değil miydi?.. Dereceli gözlük ve kulaklık almaya geldim!. – Bir Gazeteci.. bazen bir oy pusulasında. Đyi maske takarak örttükleri beyinlerinin bilinçaltlarına gireceğim. bazen bir kitapta. bazen bir reklamda." "Đşgalci devlet askerinin kızımın yaşmağına el uzatması üzerine kentte başını çektiğim direnişle kurtulan bölgemizdeki üniversiteye emanet ettiğimiz insanların bazıları. beni bir tişört logosuna indirgeyerek tüketim toplumuna sunan.. ‘Durun kalabalıklar!. yarar temin edenlere. din ayrımı gözetmeksizin ülke ülke yaptığım Kelle koltukta mücadelemi... Başka çıkar yol gerçekten yok muydu?. Yanlış mı görüyorum?. Önümde yok edilmiş bir ömür. – Bir Filozof.." "Psikoloji bilimi araştırmalarıma kaynaklık yapan. Kimin içindi?. onların kötü olduğunu kanıtlamaya geldim..

Göndericilerin isim ve tabiiyetleri mesajın içeriği konusunda duyumsamalar da veriyordu. Şimdiye kadar dilsiz. ‘geleceği’ de yalanlarla dolu olacaktı. Evet. olaylarını canlandırarak dirilişe geçmişti. Lübnanlılar. dıştaki büyük güçle işbirliği yaparak içteki egemenliklerini sürdürüp halkın seçtiklerinin hareket alanını ve halkın isteklerini yok edici daraltmalara neden olanların. Kıbrıslılar. determinizm ancak bu bilinçle gerçekleşecekti. vatan millet. Anlamları algılayabiliyordu. Gelen ve kaydedilen mesajlardaki gönderici listesini gözleriyle tekrar taradı. anın ve geleceğin gerçekliğini de şeffaflaştıracaktı. Zulme uğramış tüm dünya ulusları ve bireylerinden geliyordu mesajlar. Iraklılar.. ‘Uluslardan Sesleniş’ başlığıyla yanıtlar vereceğiz. Med ile anne ve babası olan Neson ve Deson’un sözünü ettiği savaş başlamıştı. kulağı olduklarını söyleyen bir kısım yalan söyleyen tarihçileri ve onları motive eden güçleri bertaraf edecek gerçek tarihçilerin yeteri kadar olmayışı. Kolombiyalılar Liberyalılar." "Ülke içinde karınca kararınca olan demokratik yapıyı türlü bahanelerle sekteye uğratan. sağır. kendisini katleden yalancı tarihten intikam almaya onu yok etmeye gelmişti. Peki. Hiroşima. Tanımadığı isimlerden de mesajlar geliyordu. Gerçek tarih kendi gerçekliğini yazmaya başlamıştı. Nagazaki mağdurları. kişilerini.. Koreliler.. Cep telefonuyla. Böylece insanlık evrimi.. Vietnamlılar. gruplardan mesajlar geliyordu ve çoğu anlamlıydı. Açmaya bile yetişemiyordu. Yalan geçmiş üzerine bina edilen yapının. Bu bireyin iyiliğineydi. Đçeriğini okumak yerine gönderici isimlerini okumaya başladı. Dünya Derin Yönetimine bizlerinde diyecekleri olacaktır. Sanal Đyi ruhlar. yalan söyleyen tarihi yargılamaya. ertesi gün alma kararı verdi. Tarihin gerçekliği. Halepçe’liler.. Sanki Ölü Tarih hortlamıştı. Neden o da kendisine mesaj göndermemişti. Đnsanlık yararına olacak diyalektik. – Bir vatansever politikacı" Mesajlar sayılamayacak kadar çok ve seri halde geliyordu. Rodezyalılar. Bizim tarafta.. Đranlılar. Ölüm sonrası üzerlerine ölü toprağı serilmesi ve onların ‘gerçek’ gerçekliğini devam ettirecek dirilerin kalmaması üzerine ölü toprağı serilmiş yaşayanları uyandırmaya gelmişlerdi. Kızılderililer. Yüzlerce mesajları bu akşam okuyabilecek gücü kendisinde bulamadı. ve daha niceleri. kötülerle savaşıdır. canavarlaşmaya doğru değil. beyazderililer. Türkiyeliler. insanlaşmaya doğru dev adımlarla ilerleyebilecekti. Teksor’a bu yönde mesaj yazıp gönderdi. Bu savaş. iyilerin. Med neredeydi?. Gelmekte olanları ise engelleyerek. Yugoslavyalılar.. siyahderililer. yakın tarihte yaşamış bir şekilde ölmüş veya öldürülmüş insanlardan. sitenin virüs saldırısından kurtulduğuna dair bilgi vermesi gerektiğini anımsadı. gözü. Zihinsel hipnozun ortadan kalkmasına neden olabilirdi. ‘anı’da. en sonunda seçilmişlerin bu şekilde ki felsefeye reaksiyon göstererek ve onların egemenliklerini sonlandırmak için aynı dış güçden referans almak zorunda kalmasına neden olanlara. Onların ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmalarına. Sanki.. duygusuz olarak tanımlanan ve onun dili. Tarih. savaş medeniyetler savaşıdır. Birden.. bizzat gerçek tarih barındırdığı gerçekliğini.. onlarda ise derin yönetim ve o yönetimden arta kalanlarla beslenenler olacaktır. otomatik kayıt yapılmasını sağladı. Filistinliler.. kör. Somaliler. ilk kez bu kadar yalın gerçeklik sunuyordu. egemen kötü ruhlara karşı bayrak açmıştı.."Dinler arasındaki ayırımları kullanarak el altından medeniyetler savaşı söylemini yayıp sonra inkar eden güç ve çıkar çevrelerinin oluşturduğu. – Dünya Đnsanlarının Fiili Temsilcileri.. farklı din ve görüşten uluslar. sözcülerini tartışmaya geldim. Göndericilerinin bir çoğu kendisine yabancı gelmiyordu. Tarih.. Kuveytliler. Dünya uluslarının ve bireylerinin kardeşliği kabul ettiğimiz üst felsefe olmuştur. Đyi Ruhlar sitesinin teknik sorumlusuna. Afganlılar. sarıderililer. olanlarında yeteri kadar kendisini temsil edememesi nedeniyle. *** . Kamboçyalılar. Güney Afrikalılar.. Gelen mesajları kayıt klasörüne yönlendirerek.

kehanetler. SodGom Ülkesi Nüfus Müdürlüğünce kabul edilebilecek bir isme sahip değildi. * ** Ad kentine pek yabancı olmamasına rağmen. Đyi Ruhlar sitesinde yayınlanan bazı yazılarda geçen olaylar.. Kalan mesajı silmek için bir kaç kez eylemini yineledi. ayrıntı istemek için uygun bir ortam olmadığını çabuk kavramışlardı. Sonuç alamadı. ne kadar sürat yaparsa ölüm anını o kadar geciktirmiş olacaktı. adresin ayrıntılı tarifini aldı. Đyiyön. Yarın çok işimiz olacak. Mesajın üst başlığında kendisine hitaben yazılmış kırmızı renkli ‘UYARI’ yazısı vardı. Tüm mesajlarının silinmesi için. okudu. ‘Ber’ ismini iyi biliyordu. zamanla ters orantılıydı.. Rutbin’in öldürülmeden bir gün önce kendisine vermiş olduğu belge ve raporlarla benzerlikler taşıması nedeniyle Ber’i sorguya alarak bazı bilgilerinin gerçek kaynağını elde etmeye çalışacaklardı. otelin lüks asansör kapısına varmıştı bile. Her olasılığa karşı derhal adrese gidip bu şahsı alın. hiç bu kadar ağır uykusu gelmemişti şimdiye kadar. Müstear veya yabancı isim olabilirdi. " dedi." Görevliler. adresleri de belirtilerek Ber ve Korpsi isimli şahıslara bu gece suikast düzenleneceği. beyninin sürekli döndüğünü duyumsuyordu. Ellerinin direksiyondan ayrıldığını hissetmesiyle frene bastı. odasının kapısından çıkarak. " Bu şahsa bu gece suikast düzenleneceğine dair güvenilir olmayan bir kaynaktan bilgi aldım. Kendisi ve koruma görevi yapan iki meslektaşıyla birlikte SodGom Merkez kentinden. Az önce çıkarmış olduğu kıyafetleri çabucak giyindi.. yol vermelerini sağlıyordu. Đhbar doğruysa. Đyi Ruhlar internet sitesinin asıl sahibi ve yazarı olduğunu biliyor ve hemen hemen her gün web sayfasındaki güncellemeleri ve yazıları takip ediyordu. Taşıt kullanırken. mesajı bir kaç kez okudu.44 Đyiyön. Birkaç arkadaşından. Kilitlendiğinden iyice emin olduktan sonra üzerinde sadece atlet ile külotunu bırakarak günlük kıyafetlerini çıkardı. Mesaj kutusu bayağı doluydu. eşinden ve üniversitede okuyan kızından geldiği anlaşılan mesajları açıp. aniden beyninde ağır bir uyuşukluk hissetmeye başladı. Ad kentine bu amaçla gelmişlerdi. koridorda bekleyen görevliler. Rutbin’in cinayete kurban gittiğini bilmeseydi. Nihayet belirtilen caddeye varmıştı. Uykusu geliyordu. Mesajın içeriğini açtı. Gönderici. e-mail yoluyla kendisine bildirilen adresi bulmakta güçlük çekiyordu. Ber’e suikast düzenleneceğine dair e-mail alıyordu. sil komutuna bastı. Zamanında varmakla ölümü önleyebilecekti. Kilidini kontrol etti. Đsimleriyle hitap ettiği görevliler kapıyı açmakta gecikmediler. Altında. Ben bir başka şahsın adresine gideceğim.. Đyiyön. Korpsi’nin ad soyad ve adresi yazılı pusulayı kendilerine uzatarak.. Ve şimdi. Otomobilin beyniyle birlikte döndüğünü. Önündeki araçlara sürekli korna çalarak. Gözlerinin kapanmasını engelleyemiyordu. Rutbin ismiyle belirtiliyordu. Đyiyön. Sırtını yastığa yaslayıp e-maillerini kontrol etme amacıyla internet’e girdi. Đyiyön ise derin bir uykuya dalmıştı. Otomobil. Bir süre dinlendikten sonra. masa üzerinde şarjda bıraktığı dizüstü bilgisayarını aldı. Đki meslektaşının bulunduğu yan odanın kapısını yumrukladı. Đşte sözü edilen Dur-Al Market sağdaydı. Motor stop etmişti. "Siz de odanıza çekilin!. ondan geldiği sanısına kapılacaktı. Bir mesaj dışında onlarca mesajın tümü silinmişti. Hız. Tarife göre Ber’in bulunduğu apartmana az bir mesafe kalmış olmalıydı.. ani fren nedeniyle birkaç kez kendi yörüngesinde döndü ve durdu. . Yatağa uzandı. Açıp okumadı.. Kapıyı kilitledi. "Derhal efendim!" demelerine kalmadan Đyiyön. Birçoğunun gönderici ismine baktı.. Bir taksi durağında durarak.

Uyku mahmurluğu içindeydi. Silahların şarjörleri yine değiştirilmişti.. Apartmanın çevre düzenlemeli alanını geçti. "Çıt!. Künyeni oku!" diye bağırdı.. Bir kaç kez deneyerek motoru çalıştırmayı başardı... Ninni!... Ninni!.. Üçüncü denemede bile silahlarından çıkan sesler değişmemişti. Gözlerini yumdu...." diyen maskelinin emri başı üstüneydi..... Bahçe kapısından çıktığı anda.. Yatak odasına tekrar geri dönüp. Lütfen!. Filmlerde dahi izlemediği türden ellerinde silahlar bulunan siyah maskeli kişileri. Ber.. Yastığı kendisinden akan terden sırılsıklam olmuştu.. Asansörün zemin kata hafif dokunuşuyla Ber’in kapıyı açması arasında ancak saniye farkı vardı.. Donmuş gibiydi. Maskelilerden biri silahını kendisine doğrultarak." seslerini. "Kaybol!. Uyaaannnnn!!!!. Sesin sahibini göremedi.. özelde titrek ellerinde varlığını sürdürüyordu.. Uyan!. Saldırganlar. Cadde kenarındaki lambalardan kısmen yayılan ışığın aydınlattığı. Ninni!.." iletisini tüm hücrelerinde duyumsadı. Verilen emir ile kendi istemi ayniyet taşıyordu. Dikkat!..... Đleride beş altı kişinin ellerindeki silahlarla süratli bir şekilde koştuklarını gördü. görmemek için gözlerini kapattığı gibi kapatamamıştı kulaklarını.. Çıt!. bu kez gözlerini açarak onları izlemeye başladı.... Yavaş yavaş kendisine geliyordu.. Kaçmaya yeltendiğinde vuracaklardı kendisini. ayağına takılan çelme sonrası. yükselme ve siyah maskeye atılan sert bir yumruk ve iniş sonrası yere basan ayaklar. Uyan!." "Çıt!.. "Çıt!. Onlara yaklaştığında. Uyumak istiyordu. Rüyasında kendisini uyaran kadife ses... Kulağa hoş gelen.. Berrrrrrrrrr!.. KorAv.. Ses. "Eller yukarı!. daireyi derhal terk etmesi konusunda uyarıyordu. Otomobilinin içinde bu saatte ne işi vardı.. Rüya mıydı.... Gaz pedalına. " diye yanıtladı.. "Kaçmalısın Ber!. Otosunu hareket ettirebilmişti. "Ben.. Ber öldürülmek üzere... Ber.." "Lütfen Ber!. Bir otel odasında yatıyor olmalıydı. . "Uyu!.Çıt!...... onlardan biraz uzakta üzerinde eşofman olan bir kişinin. bu kez ciddiye almıştı uyarıyı.. Üzerine doğrultulmuş silahları... Bu normal bir gece koşusuna benzemiyordu. Çocuğumuza acı!. Sesin rengi ‘Ben Med’im’ diyordu..Derinden sesler geliyordu. Çevresine baktı. arada arkasına bakarak can havliyle koşmakta olduğunu gördü... Ber!.. Ayağa kalktı... Saldırganları incelemeye koyuldu. Çıt!. gerçek miydi?. Ber.. Ninni!. Ezberindeki en kısa duaları okumaya başladı. birbirleriyle bakışarak şarjörü değiştirdiler. Rüyanın verdiği etki. Siyah maskelerden açılmış iki delikte dolaşan iki geniş göz bebeği kendisini tanımıştı. yerle teması iki metre ötede gerçekleşti..." sesleri geldi.. Öldürecekler seni!. "Uyan..." terennümlerini duyamaz olmuştu. Apartmanın çıkış kapısına yöneldi. Hafızasını zorladı. korkunun da motive etmesiyle hızlanan düşünce karar mekanizmasıyla. Çıkış kapısından çıktığında omuzu onun göbeği hizasına denk düşen diğer bir maskeliyle karşılaştı. Med’in kitabını yanına aldı. tüm bedeninde. sonuna kadar yüklendi. Zihnini toparlamaya çalıştı.. Hızı yükseltti.. "Uyaaannnnn!." "Daireden derhal çık!. Med’in sesine ne kadar da çok benziyordu... Çıt!." çağırmaları bastırdı." diye bağırdı." *** “Ber!. gördüğünde ürperdi. Üzerini değiştirmeden kapıya yöneldi." "Derhal çıkmazsan öldürüleceksin!. Kanter içinde uyandı Ber.. Annesinin küçüklüğünde kendisini uyut-mak için söylediği "Uyu!. silahların namluları kendisine hedeflenmişti. "Aradığımız şahıs bu!... yaylanıp koşmaya başladı. Zıplama. Başını terden sırılsıklam yastığa tekrar koyduğunda. Uzunları yaktı.. Şu an duyabileceği en güzel emir buydu... Yolun sağında biçimsiz durmuş otomobilinin içinde yalnızdı..." kulağa hoş gelen kadife dokunuşlu bir bayan sesiyle uyandı.

. Sürücü. zikzak çizerek koşmasına devam ediyordu. Tüm uzuvları otomobili yönlendirirken... Sürücünün mermileri." Đyiyön.. seri bir hareketle sürücü koltuğuna oturdu. Gece karanlığının sessizliğini yararak atılan mermiler.." seslerini dahi duymaya vakit bulamadan ölebilirdi.." Ber. kulaklarını yalayacak yakınlıkta geçti....... Arkasından gelmekte olan taşıtın. biraz önce gerçekleşen. Sürücü dışında kimse yoktu ve onun yüzü maskesizdi..." "Korpsi infaz mı edilmiş?. Hızlı koşmak için gerekli oksijeni sıcak ve nemli havadan alamıyordu. Ber’i takip eden saldırganlara doğru üst üste ateşleyen şahıs.... Sonuç pozitif. Merak etme..." ". bunları konuşacak durumda değiliz.Đki maskelinin birbirlerine başlarını çevirerek. olağanüstü durumu.. Oluşan bu boşluktan yararlanan Đyiyön.. saldırganlara ait olma olasılığı yüksekti.. kurtarıcısının kendisi hakkında belirli bir düzeyde bilgi sahibi olduğunu anlamıştı. "Çıt!...." "Sizler kimsiniz?... Senden taraf olduğumu bil ve rahatla .... bir kulak ve ağız başka yerlerdeydi. Ama kısaca." diye bağırıyordu." Ber. Sürücünün hafif ışık altında görünen yüzünde kulaklıklı. Diğer maskeliler de peşindeydiler. tabana kuvvet bulvarda koşmaya başlamıştı. eylemleri tam teşebbüs aşamasındaydı..... "Düşmanın Düşmanı benim dostumdur. konuşma içeriğinden tanıdığı bir ismin infaz edildiğini duyunca ürktü." ". geçici şaşkınlık sürecini sonlandıran Ber. Açıp kendisini dışarı atacaktı.." "Nasıl?. "Bana Đyiyön ismiyle hitap edebilirsin.. Tekrar ediyorum. Belki bu da bazı cinayetler gibi...... " "Görüyorsun." "Korpsi infaz mı edildi?... senin de web sitende sözünü ettiğin kötüler grubu diyelim. Arkadan gelenlerin kendisini öldürme niyeti açıkça ortadaydı. Elindeki silahı otomobilinin üst kaportasında sabitleyerek. Diğer kişi ise onlara karşılık veriyordu.. Çıt!. "Neler oluyor?. gözlerini yoldan ayırmadan "Kapılar otomatik kilitli Ber!" dedi.. Daha fazla irdeleme yapabileceği uygun zaman ve mekana sahip değildi.. Dikiz aynasına bakarak.. "Şimdilik bilmiyoruz. " ilkesini anımsadı. Anlaşıldı. Çıt!... Az sonra. Otele gitmeyin. saldırganların hızlarını düşürmüş ve sonra saklanmalarına neden olmuştu...... bir yandan da. Acı fren sesi çıkararak. Daha çok hızlanmalıydı.. küçük mikrofon dikkat çekiciydi.." mesajlarını bakışlarıyla ilettikleri anda.... Kimler tarafından infaz edildi?.. Konakta buluşalım." *** . faili meçhul cinayet dosyası rumuzuyla rafa kaldırılacak." "Evet!.. Ber.. kurşunlar tıkanacağına adı gibi emindi. Kapının koluyla oynadı." "Tamam.." dedi.. "Birçok gruplardan biri olabilir. Senin tanımınla bizler iyi gruptanız.. Otomobil lastiklerinden yanık kokusu geldi... Uzun farlarını yakmış bir otomobilin ışıkları önünü aydınlatmaya başladı.. Tıkanmamalıydı." "Güvenli bir yere.... Beceremedi.... Tıkandığı takdirde.. "Beerrrrr!.. Tıkanmamalıydı.. Yanına vardığı taşıtın sağ ön kapısını açarak koltuğa oturdu.... Sürücü kapısı açıldı.... "Benim görev tamam..... "Sana yardıma geldim... yüzünü ekşiterek... Çalışır vaziyette olan otomobil ani kalkışla malum sesleri çıkardı. biraz ilerisinde durmuştu taşıt..." "Otele gitmeyin!. bedeninin bazı bölgelerine." "... Otomobile bin!... "Şimdi nereye gidiyoruz?..... Oluşan manzaraya göre iki seçeneği vardı.. Hatta hukuksal tanımla.... Çağrıda bulunan ses tanıdık değildi.." "Onu tanıyor musun?." dedi Đyiyön. Sürekli şişen ve inen göğsünün aldığı görüntüleri görebiliyordu." ".

kuşkuları yok etmeden Ber’in bildiği gerçekleri elde edemeyeceğini anlamıştı." Đyiyön’ün hafif tehdit içerikli sözleri ve saldırganların tekrar harekete geçeceği yönündeki uyarısı meyvesini vermişti.. Bu senin elinde. sanırım bazı sırların anahtarı sizde?." yanıtını veren Ber.. kaçarken bile yanına alacak kadar önem verdiğin kitabı zorla elinden alma olanağımızın varolduğunu tahmin edebilirsin. Ama. Rutbin’le aralarında geçen diyalogları." Bu şüpheyi yok etme amacıyla hareket eden Đyiyön. "Hala sana güven duygusu aşılayamadım. Đyiyön’le tokalaştılar. biraz sonra konuşacakları konu üzerine içlerinden hazırlanıyorlardı... okuduğu kitaplardan edinmişti. Ber takip etti. "Bizler. Ayrıca. saldırganlara yarayacak.." "Bazı gruplar da yakın geçmişte binlerce kirliliği. Đyiyön’ün sözlerinin devamını suskun durarak bekledi.. SodGom Ülkesinin GĐS olarak da bilinen Gizli Đstihbarat Servisi grubunun en önemli ve içinde olmakla birlikte bağımsız hareket eden Gizli Güvenlik Grubu bölümünün üst görevlileriyiz. izin verirseniz ben gitmek istiyorum... Đyiyön.. Ber dışındakiler. ard arda konuşmaya başladı. dilersen kalabilirsin. "Ben ve benim gibi birçok arkadaşım.." Đyiyön. GGG veya 3G olarak anılırız. Bizlerle paylaşmak ister misin?. 3G’nin ise resmiyeti yok. Kısa bir süre sonra ikram edilen çaylar içilirken. Bu davranışı oradakilerin alaycı bakışlarına ve sonra topluca gülmelerine neden oldu. "Aynı fikirde değilim. ondan aldığı belge ve raporların bazılarının Đyi Ruhlar sitesinde yayımlanmış bazı açıklama ve öngörülerle benzerlik taşıdığı ve aynı sitede üstü kapalı şekilde belirtilen katilin evsafına uyan Đkiyüz’ü başka bir hatasını bularak el altından medyaya verip daha pasif bir göreve atanmasını yakın zamanda nasıl sağladıklarını uzun uzadıya anlattı. iç tarafında kısa aralıklarla kavak ağaçları bulunan geniş alan ortasına kurulu dört katlı binaya girdiklerinde.. Ber. Đyiyön. Ülkedeki kirliliğinin istihbarat servisimize de bulaşması nedeniyle. Sizleri tanımıyorum. .." dedi hayıflanarak.. Ber. en genç adam ona öncülük etmek için ayağa kalktı. birbirine güvenen iyi istihbarat görev-lilerinin oluşturdukları bu grubun amacı.Dışı yüksek duvarla çevrili. "Bu grubu ilk kez duyuyorum.." Ber.. Đyiyön. "Ber. Ev ve büro özelliğini birlikte sunan salonda bulunan üçü bay. Đstihbarat elemanlarına da güvenmeme duygusunu seyrettiği filmlerden. ‘Tam Temizlik Kampanyası’ başlatmışlardı." Ber’i engelleme amacıyla ayağa kalkan görevlilerin. az önce kalktığı koltuğa yığılırcasına çöktü. lavabodan döndüğünde salondakiler süregelen konuşmalarını yarıda kestiler. Nette okumuşsunuzdur.. binlerce kirli adamı birkaç kirli adamı yakalayarak gizleyip. Bazı gruplar seni ve aynı saatte Korpsi isimli bir psikologu öldürmek için harekete geçmişse mutlaka siz de onları rahatsız eden bir şeyler olmalı. kirliliği ama her alandaki kirliliği evrensel hukuka aykırı yöntemler kullanmadan temizlemek. lavaboya gitmek için harekete geçtiğinde. "Kusura bakmayın ama. Bizler bir anlamda temizleyicileriz. Oturmak için özellikle Đyiyön’ün koltuğa oturmasını beklediler. "Gitmen. Ber’i kısa tanıtımı üzerine aynı şekilde onla da tokalaştılar.. Bir hatırlatma yapmama izin verir misin?" Ber. elinde tuttuğu kitabı biraz daha sıkıca kavradı. Geniş bir salona giren Đyiyön’ü. birkaç kez derin nefes alıp verdi." Đyiyön. resmiyette sadece GĐS elemanı olarak görünüyoruz." "Bazı bilgileri paylaşabileceğim insanların buna uygun olup olmadığını değerlendirmeliyim. hala bazı kuşkularım var. "Size bir can borçluyum. Büyük kirliliği ve kirletenleri temizleme amacıyla hareket etmişlerdi. Sakin bir sesle. Ayrıca benim saldırıya uğrayacağımı nasıl öğrendiniz?.. Onlara yarım kalan işlerini bitirtme fırsatı vermiş olacaksın. ufak kirliliğe indirgeyerek. Etkinin yok olmaması için Đyiyön. Ayağa kalkarak. Đyi Ruhlar isimli web sitesindeki yayınlarınızdan dolayı seni ve yapını az çok bilmekteyiz. yerlerine oturmalarını Đyiyön göz işaretiyle sağladı. "Dilersen gidebilirsin. Ber. istihbarat üst görevlisi olarak normal bir yurttaşa anlatılmayacak kadar gizli bilgileri sunuyordu. Ber ise karmaşık kafasını toparlamakta güçlük çekiyordu. bu tanıtımı duyunca irkildi. Đyiyön’ün. "Elindeki kitabı lavaboya götürmek zorunda değilsin!"diyen Đyiyön’e. ikisi bayan beş kişi hep birlikte ayağa kalkarak. Salon kapısına vardığında Đyiyön’ün "Ber!" seslenişi üzerine geri döndü.

.. daha önceden de Ad kentinde bulunan 3G görevlileri izlemeye almışlardı. yan gözlerle Đyiyön’e olumsuzlama anlamında suskun yanıtlar verdi. "Sen bunu nasıl bilebilirsin?. Ber. Artık. "Zihnim kontrol edilebilseydi." dedi. "Tekrarlıyorum. Ber. Biraz sonra neler olabileceğini tahmin edemiyoruz. geçen gece verdiği sözü unutmamıştı. Ama.. Dışarıda yeteri derecede ajanımız nöbet tutuyor. Ber. "Senin zihnin için aynı şeyleri söyleyemeyiz. Ad kentine gelip mesleğe başladıktan sonra başından geçenleri. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip çıtlatarak. Ayrıca. "Merak etmeyin!. Ber. Ve bu son gerçekleşmişti. "Buranın güvenli bir ortam olduğundan emin misiniz?" diye sordu. Ad kentine kendisiyle görüşmek için geldiğini. Onların beden dilleri ve suskunlukları. "Sözünüzü hatırlatmama gerek var mı?. laptopuna gelen bir e-mailde Ber ve Korpsi’ye suikast düzenleneceği iletisini aldığını ve daha sonraki aşamaları anlattı. gözlerini Ber’e dikti. başını iki yana salladı. Bir delinin dahi kendisine ileteceği. "Ber’in neden söz ettiğini sanırım biliyorum. bir taraftan telsizle emirler yağdırırken bir taraftan da önündeki parşömene notlar alıyordu.. Ad kenti Güvenlik Ekibinden yeterli sayıda görevlilerin belirli bir yerde. Đyiyön. camları ise içeriyi göstermeyecek derecede siyah renkli. Đyiyön. Đyiyön. duyulan güvene ancak güven duymakla karşılık verebileceğini düşündü. ayrıntılarıyla anlattı." Ber. hareketli uğraşlar içindeydi. "Endişen olmasın! Bu konağı ve içinde bulunanları Düzenleyicilerin ve Đzleyicilerin etkileme şansı sıfır. bazı anlatıların gerçekliği kuvvetle muhtemeldi. Diğer görevlilerde aynı tavrı sergilediler. konuşmasını sonlandırarak. elle tutulur bir kanıt bulamamışlardı. 3G grubunun hiçbir görevlisini zihinsel yönden de etkileyemezler. araya girerek. kahkahasını engelleyemedi. Ber’e bir kez daha dönerek. " dedi. Đyiyön. niçin bekletildikleri anlatılmadan hazır tutulduğu bilgisi kısmen de olsa rahatlamasını sağlamıştı. Đyiyön. Đkiyüz’ le ilgili olarak duyumsamalarını isim vermeden nette yayınladıktan kısa bir zaman sonra onun önceki görevinden alındığını basından okumuştu. içi yinede rahat değildi." dedi. hareket halindeki taşıtın içerisinde bulunanlar." dedi.Đyiyön." Ber. Aslında belirtilen adresi..."diyerek aynı üslupta yanıt verdi. şaşkınlığını gizleyemedi. Bulunanlardan en genci. "Ad kentinin en güvenli konağında bulunuyorsunuz. Ayrıca. değişik bir ilke edinmişti.. saatlerce devam etseydi onlar yine dinleyici rollerine devam edeceklerdi. Onlara güven hissetmeye başlamıştı.. "Taşıtta uyuklarken sana seslenen ses. Ber’in verdiği tüm bilgilere. bulunanların tümünü gözleriyle tarayarak." Ber. soruyu yanıtsız bıraktı." Şimdiye kadar dinleyici konumunu hep korumuş olan güzel görünümlü kadın görevli. kadife sesli bir kadına mı aitti?" diye sordu. Bunda Rutbin’den olağanüstü konuları dudak bükerek dinlemesinden sonra gerçekleşen olayların onu ve kendisine sunduğu belgelerin içeriğinin zamanla gerçekleşmesini görmesinin büyük payı vardı. Đnadından vazgeç! Seni konağa geri göndereyim. Ber alaylı konuşmaya. Đyiyön. başını olumlama biçiminde salladı." türü imgesel bakışlardı bunlar. Ama şimdiye kadar gözle görülür. Onlara güvenmeliydi. onların ilgilenebileceği kısımlarıyla sınırlı kalarak. Rutbin takma adıyla gönderilmiş e-mail içeriğinde belirtilen adresi alma karşılığında operasyona Ber’in izleyici olarak katılmasına izin vermişti. *** 45 Sabah aydınlığının başlangıç saatlerinde kaportası mavi. Fakat her anlatının bir sonu vardı. "Bir insan teknolojiden yararlanmadan gökyüzüne yükselip . Ber. konuşma sırasının kendisine geldiğini söylüyordu. her nasılsa inanmak zorunluluğu duyuyordu. Gece arattığı arkadaşlarının belirlenen noktalarda mevzi aldıklarını.." diye tahmin yürüttü. sanırım öldürme teşebbüsünde bulunmazlardı. "Elinde tuttuğun kitap Med’in kitabı olmalı?.. "Benim güvenlikten kastım bu değil.. hatta bazıları duyumsamalardan kaynaklı olsa da.

ülke yasasına uygun hareket eden yurttaş TefÇetto ile haciz görevlisi. Ne diyorsunuz?. aylık faizleri ödeyememesi nedeniyle yıldırım icra yoluyla ofisine geldiğini haber veriyordu. Bu kurallara göre soygun sayılabilecek işlere girmek istememişti. Secret’in okeylemesi üzerine. Yasalara uymamanın yaptırımları vardı." "Soruşturmayı bir şekilde kapattıracağım. "Ber. Örtülü ödenekten sana ödenek çıkarttıracağım. onlara mani olma.. "Neyse. görevlilere bu dileği sunduğunda olumsuz yanıt aldığını Ber duydu.. Pişmanlık duymuyordu. yüzünde oluşan kederli gülümsemeyle başını hafiften sallayarak.. Tut-Bırakma KursEvi işlevi görüyor. artık Tut-Bırakma KursEvi’nin adı. telefonu kapatacağı anda. "Sistem gerektiğinde iyi çalışıyor. devletin kamu kurum ve kuruluşlarından ve daha bir çok alanlardan dolaylı veya doğrudan paralar hortumlaması nedeniyle. "Secret. "Biliyorsunuz.. Evrensel Hukuk Kuralları kendisinin ruhunu oluşturuyordu.. Görüşmek dileğiyle. Para sıkıntınıda çözeceğim. Secret’in.. Ama isim değişikliğine gelince.. güvenlik görevlisinin bu duygularına. haberin gerçekliğini ve anlamını irdeleyecekti... ofisinin telefon numarasını gördü.. bilgisayarda bulunan tüm belgelerimin birer örneğini harici bir sidiye kaydet." "Evet?. Güvenlik görevlisi sizi almak için bekliyor.. eğlence merkezlerinde yememişti. yurtdışına kaçma ihtimaliniz düşünülerek nöbetçi mahkeme tutuklanmanıza karar vermiş..." "Yargı Bakanlığının şikayetiyle ilgili dava açılmış.. artık eskisi gibi insanlar KursEvinde uzun süreli bırakılmıyorlar. Yoksa sizi gıyaben tanırım. iyi günler diliyorum.. ben EmKulGüv!" "Memnun oldum... Ülkedeki yasaya aykırı hareket ederek haciz cezasına razı olmayı yeğlemişti.. şu anda ilgili yasaya göre kamu hizmeti yaptığı makamında bulunan eşyaları işçiler kanalıyla toplamaya başlamışlardı. Uzun süredir de öyle yapıyordu..." "Yani şunu demek istiyorum.. Biliyorum..... biz de yorulmasak siz de. Elde ettiği paraları kumarda." "Olabilir. Azimle çabalamıştı." "Evet!.. Sonra da bilgisayarı formatla. Ülkenin Ekonomi yasalarına uymamasının sonuçlarından biriydi bu.. Kendisinin hatası yoktu." dedi Ber." "Güvenlik görevlisi sizle bizzat konuşmak istiyor.. önemli değil." Ber.ağzıyla kuş tutuyor. hala bazı insanlar için –önceden olduğu gibiKursEvi. Secret.. Bankalara olan borçlarının bir kısmını kapatmak için daha düşük faizle borç para aldığı kara para aklayıcısı TefÇetto’ya." "Beyefendi." diyerek devam etti. bu haczin kaynağını iyi biliyordu.!?" Ber.. teşekkürle karşılık verdi." "Biliyorsunuz verilen talimatları yerine getirmek zorundayız. merak etme!... Yanında bulunan Ber’in çalan cep telefonu üzerine düşüncelerinden sıyrıldı. telefonu kapadığında Đyiyön’le göz göze geldi.." "Nasıl?..... "Bir başka sorun daha var. "Yalnız. Ber. Zorunlu gereksinimleri dışında aşırı bir harcaması olmamıştı.. Umursamamalıydı." .. Bir yurttaş olarak gözünü açıp ülkede varolan yasalara uygun hareket etseydi. haciz ile cezalandırılmayacaktı.. Israr etme. "Bir saniye!" uyarısını duydu.... çalmakta olan cep telefonu ekranında. Cezayı infaz edecek olan. Sözlerinin sonlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu." "Şimdilik gelemeyeceğimi söyle. Arayan. elemanı Secret’di." gibi saçma görünen haberi dahi yabana atmayacak.. vakitleri varsa.. Bu ülkenin yasalarına uygun hareket ederek ‘iş’ yapan -Evrensel Hukuk Yasalarına göre ancak yaptıkları ‘iş’in soygun olduğu vasıflandırılabilecek." "Đşim bittiği zaman geleceğim. Kabul edilmedi.kişilerin ve kişiliklerin özel ve resmi bankalardan. Çoğu bilgileri nete kaydetmiştim." yasa hükmü uyarınca hareket edilmiş ve bir yurttaş olan kendisine de bu yasa uygulanmıştı. Bu bir tercihti ve kendisi Evrensel Hukuk Kurallarına uymayı tercih etmişti." Ber.. Buyurun?.. " dedi. Merak etmeyin. Đyiyön. Ber. Şimdiki yaptırım ise haciz idi. Onlar görevlerini yapıyorlar. "Eksilenin yerini işle ilgisi olmayan yurttaş tamamlamalıdır.... " ". genel aftan sonra "Tut-Bırak KursEvi olarak değiştirildi. Bu operasyondan sonra sana her türlü yardımı yapacağım.... Gelseniz teslim olsanız.. Büronuza gelmemek için yıllık iznimi dahi kullanmak istedim.

Alnından dökülen terler. yetkililerinin beyinlerini uyarın. Onun bu jestine karşılık kendisi de avukatlık komisyonunu almayarak malların iade edilmesini sağlamıştı. Bu bizim de amaçlarımızla uyuşuyor.. Örtülü ödenek şimdiye kadar genelde bireysel çıkarlarda kullanılıyor.. Bana izin ver. kitlenin psikolojisi etkilenerek Đyiyön ve arkadaşlarına karşı negatif enerji oluşturulması sağlansın. Geçmekte oldukları sokak. TefÇetto’ya ne kadar da çok benziyordu. Ber." . vicdanının sesini duyan insanlardan değildi..4.. anımsadığı borçlunun evinin bulunduğu sokaktı."Bu da soygunun bir çeşidi olmaz mı?. "Hedefe yaklaştık." "Kendi grubumuzu tenzih ederek söylüyorum. fısıltılara odaklanmıştı. O. Belki de. TefÇetto’nun karakterini iyi biliyordu. Soluma seslerini kesik kesik duyuyordu. Ad kenti Güvenlik Güçlerini. Tüm raporları.. anlaşılmıyordu.. toplumun ve devletin aydınlanmasını da arkasından getirir..2. Đyiyön." "3G grubu üyelerinden zihinsel yönden etkileyebileceklerimiz olabilir. Tüm hücreleri..5. Her şeyin ilkleri hafıza kayıtlarının uçlarında kalır. Eski Ad kentinde bulunan ‘Ölüm Sessizliği Mahallesi’ne ulaşmışlardı.." "Kalkanları sağlamlaştırın. uzaktan gelen mekanik sesler gibiydi. Hem senin bu paraları bireysel çıkarın için kullanmayacağını sanıyorum... kendisinden depoya kaldırılmış malların onlara iadesini.. evi alacağına karşılık üzerine geçirerek mi anlaşmıştı?. Bu arada. Bizim grup. yandaş politikacıların.. gözlerini onlardan ayırmasınlar.. Bu bir olasılıktı ve gördüğü sahnede eklenince gerçeğe yakın bir olasılıktı. Sonra tefeci müşterisi her nasıl etkilenmişse.. Fısıltılar. Omurilik bölgesinden ürperti kaynaklı üşüme hissediyordu. Derinden gelen ve içini korkuyla etkileyen ses tonuna sahipti bu fısıltılar. karıncalanma hafif şokta elektriksel etkiye dönüştü.3. Fısıltılar duyumsamaya başladı." "Bir kısım yandaş medya gruplarının. Yoksa... şimdi Ölüm Sessizliği Mahallesinin dar sokaklarında usulca seyir halindeydi." Bu açıklama üzerine tepkisel karşı çıkışına devam etmedi. 3G grubu yönetimi. Hesap da sorulamıyor. Terliyordu. Şahıs. Hatta. Ortamdan bunalması nedeniyle uzaklaşmasını dün gibi anımsıyordu. "Sapmalar diz boyu.. saldırı gerçekleştirecek." "DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. duygu sömürüsü yapmış ve borçluyla aralarında bir anlaşma yapmışlardı. bu saldırıdan dolayı çıkarlarının zedeleneceği konusunda etkileşimde bulunulsun.. Hata istemiyorum.. En azından. ekmek peşinde koşma kaygılarını yok ederek. Đyiyön’ün ve sürücü dahil iki görevlinin bulunduğu araba. ana hedefe intikal ettirebilirsiniz. oradan çenesinin altına süzülüyordu.. Denemede yarar var. Đyi Ruhlar Sitesinde insanlara daha yararlı hizmetler sunarsın. evin kapısından çıkmakta olan bir şahsı ve onu uğurlayan bir kadını gördü. gözlerinin yanından yanağına." Ber. istemişti.6. Sonuç elde edemezlerse yerel güvenliğin zihinlerini etkileyip. Kısa bir an sonra... Şimdi gördüğü bayan esmerdi. borçluya ve ailesine acıdığını beş kuruşlarını dahi istemediğini belirterek. Hazırlıklı olsunlar. kendisine para ödememek için. yandaş tüm grupların zihinlerine ileti gönderilsin. belgeleri yok etsinler. bu esnada telsizle emirler yağdırıyordu. unutulmazdı.. Isınmaya çalışıyordu.. Đşe yarasın... çocuklarıyla koro halinde ağlamasını. bu saldırının hukuka aykırı olduğu konusunda kamuoyu oluşturulsun. Şti. üyelerine emirlerinizin uygulanmasıyla ilgili gerekli talimatlar verildi. avukatlık mesleğindeki ilk haczini bu mahallenin bir sokağında gerçekleştirdiğini hala unutamamıştı. Aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bu kadar fiziksel değişim olamazdı. Bireylerin aydınlanması. TefÇetto." "Avukat Ber’i öldüremeyen alt uygulama grubu üyelerini de cezalandırın.. Bedeninde bulunan tüyler ve saçları dikleşti. tüm çıkar gruplarına. Kendisinin." "Ad kenti Güvenlik Grubu görevlilerinin zihinlerinin yönetimini tamamen Uygulama Grubu üyeleri alsınlar. Haksız bir alacak için iflas etmiş borçlunun evindeki eşyaları depoya kaldırtmıştı. konsantrasyonunu sağladı. Bir süre sonra soğuk vücut ısınmaya başlamıştı. Borçlunun evinin önünden geçerlerken. borçlu eşinin yalvarışlarını. Uğurlayan bayan. haciz esnasında kendisine yalvaran kadına benzemiyordu. Fısıltıları git-gide daha net algılayabiliyordu." "Đz. 3G görevlilerine karşı kullansınlar. Ber. beyninde karıncalanma hissetti." "Her olasılığa karşı virüsleri de hazır edin. Đki kolunu birbirine sarmalayarak sıktı.. Zihinsel etkileme yönünden en güçlü Uygulama Grubu üyelerimizin uğraşı bu olsun.

onu tekrar durdurmak için fiziksel güç kullandılar. Sürücü görevliye her an harekete hazır olmasını tembih ettikten sonra Ber’e döndü. 3G üyelerimizle operasyonu gerçekleştireceğiz." "Onu da denedik. isteklere uygun hareket ediyordu. Bunda da başarısız oldular.. saçlarını ve yanaklarını yalıyordu. koltuğun arkasında başını çevirerek. Đyiyön’ü karşılayan sivil giyimli şahısla aralarında geçen ve duyulmayan konuşmadan sonra Güvenlik Grubu Üst Görevlisi olduğu anlaşılan biriyle el kol hareketi yaparak tartıştıklarını gözledi.. Konsantrasyonunu içseline verdi." "Evet!. Geçici olarak bedenine...." "Ne isterseniz yapmaya hazırım. Sürücü. bu manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı. Ber. Ben ve diğer iyi ruhlardan arkadaşlar sizlere yardımcı olmaya geldik.." "Sayın Đyiyön!. Đçseline alma.. sesi duyabiliyordu." "O halde diyeceklerimin tümünü harfi harfine uygula. Kendini rahatlat. zihnine. Sesimi duyabiliyor musun?" Ber. Varol’un dedesi Deson!. fısıltıları daha çok ve daha iyi algılamak için iyice derinlere indi. Đki görevli.. Đyiyön ve diğer 3G görevlilerine ellerindeki silahları doğrulttu. Bu oluşan tehlikeli durum karşısında durumdan çıkaracağı vazife ne olabilirdi. efendim." "Uygulamaya hazırım. Orada bulunan Ad kenti güvenlik güçlerinin tümü. Bireysel enerjinin ve gücünün ortaya çıkması için gayret et!. Oluşacak tehlikeli durumda gerisin geriye gidecek.. Ortam çok gergin. Hafif rüzgar. Bunun altından kalkacağız.. Bu davranış karşısında.". Onun alnında bulunan terleri eliyle silerek." "Hiç bir şey yapmayın. Direktifleri gerçekleştirmede zorluk çekmeyeceğini biliyordu. "O halde duyma düzeneğini bozma. Daha farklı tonda fısıltılar algıladı..." dedi. Bir şeyler yapmak istiyordu... "Ber! Ben Med’in babası. Bu davranış karşısında taşıtta bulunan sürücü ile ön koltukta oturan diğer görevli taşıttan inerek Ber’in tekrar arabaya binmesini söylediler.. geliyorum!" "Anlaşıldı. içine sıcak bir akışın seyrini hissetti. Ber. Göğüsler dik.. merak etme." "Ad Kenti Güvenlik Grubu Üyeleri garip bir davranış içine girdiler. Zihnini temizle. Duyabiliyorum.. Đyiyön’ü aldıktan sonra olay yerini terk edecekti.. Sokaktaki hedef adrese yavaş adımlarla ilerlemeye başladı... Ber..... Đyiyön ve arkadaşları da aynı tavrı sergilediler. Evet!. 3G grubuna ait diğer taşıtlarda aynı şekilde sokağın daha içerlerinde beklemekteydi..... " diyerek yanıtladı. Đyiyön’ü ve güvenlik üyeleri ile.. Tüm hücreleri bu sıcaklığı ve hoşluğu duyumsuyordu. ruhuna girmemize izin vermelisin. Bunun üzerine her ikisi görevli silahlarını ellerine alarak onunla birlikte yürümeye başladılar.. sokak girişinin tersine çevirerek beklemeye başladı.. gözler .. telsiz’i ön koltukta bulunan görevliye teslim etti..... sivil giyimleriyle 3G gurubu üyeleri olduğu anlaşılan görevlileri izlemeye koyulmuştu. Neredeyse üzerimize silah doğrultacaklar. Beni iyi dinle.. Bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi vardı. Bizim dışımızdan gelecek duyumsamaları filtre et.. Sokağın ucunda beklemekte olan araçtan silahını kontrol ettikten sonra indi. onların ellerini kendisinden uzaklaştırarak hedefe doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladı.. Arka koltukta bulunan Ber." Ber..." "Onların üstlerine bu durumu bildirdiniz mi?" "Üstleri de aynı tavrı gösteriyor. "Kontrol elimize geçti.. Şimdi Ber ortalarında olmak üzere her üçü birlikte ilerliyorlardı." "Tek noktaya bak. "Evet!.. Korkularını yen. Taşıtın kapısını açarak indi. "Ber. Bu direktifimizi de uygulamıyorlar. Tamamdır... talimatlarımızı yerine getirmiyorlar." Ber. taşıtın önünü.... Tartışma kısa sürmüştü." "O halde onları hedeften uzaklaştırın." Đyiyön. bir kenara bırak. Yine fısıltılar algılıyordu..

" "Bu enerjiyi toparlayabilmemiz için uzunca bir süreye ihtiyacımız olacak." "Bir şartla. gereği yapıldı. izin isteğinin kabul görmesini beklemeden bu kez. onları görünce. diğer tarafta ise Ad kenti Güvenlik Görevlileri bulunuyorlardı. Kendisini toparlamakta gecikmedi.." Đyiyön. Ber’in kolları yanlarına düştüğünde. Üst Güvenlik Görevlisi." Ber’in kulağına ruhani." Ber. Kollarını bu vaziyeti bozmadan yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladığında." dedi. Ber!.. "Virüs gönderin.. uykudan uyanır gibiydi." "Evet?. Nişan al!. "Cezası ne zaman noktalanacak?. Neler oluyor?. korkuyu hissediyordu. yürekliliğin marşını çalıyor gibiydi. DüzĐzUyg Den-Dom Holding Co. DüzĐzUygDen-Dom Holding Co... Sevinci.. Ahşap binadan gönderilen koyu renkte ışınlar ise sürekli iki kaşının ortasına ağır baskılar yapıyordu.. iki kolunu ileri uzatıp her iki elinin ayalarını onlara doğru tuttu." diyerek yanıtladı.. Sessiz ve tempolu yürüyüş. pencereleri cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap binaya doğru kollarını göğüs hizasına kadar kaldırıp parmaklarını hafif aralayarak uzattı. senden çıkmamız için izin istiyoruz. Deson’a aitti... "Negatif enerjimizin tümünü yok etti. Ber’in garip davranışlar sergilemesi dışında bir ayrıntı yakalayamamışlardı. Tüm görevlilere. neden benle bağlantıya geçmiyor?. Bir fısıltı duydu." Parmaklarının ucundan çıkan ışınlar kesintiye uğradı. Ellerinin parmaklarından çıkan açık renkte ışınlar." "Med. Đyiyön. Tümü sanki uykudan yeni uyanmış gibi elleriyle boş gözlerini ovuşturduktan sonra birbirlerine şaşkın bakışlarla bakmaya başladılar. belirli süre bittiğinde tekrar diyaloga geçebileceğiydi.. Bu bilgiyi verirseniz. Emirlere neden aykırı hareket ediyorsunuz!" diye bağırdı. "Đyi şeyler oluyor.. Deson’un yeniden verdiği talimatlara uygun şekilde hareket ederek içselinden onların çıkmasını sağladı.. Güvenlik görevlilerinin anlam ifade etmeyen yüzleri aydınlanmaya başlamıştı. Ağzı yırtılacak genişlikte açıldı. Güvenlik Görevlilerinin kolları ve ellerindeki silahlar da buna uygun hareket etmeye başlamıştı. Đyiyön’e yönelerek "Ne zaman operasyona başlayacağız?" sorusunu sordu. "Ne işiniz var. "Lanetliyoruuuuuuuuuuuumm!" Ber’in bu kez bedeninin tüm noktasından çıkan ışın huzmeleri hızla yol alarak ahşap binaya ulaştı." Deson.cesur bakışlardaydı.... yapacağımız o kadar iş var ki... Ad kentini geçici bir süre terk edeceğiz. dışsalına yansıdı. terden sırılsıklam olmuştu. Ber. Ahşap binadan ince." "Pek yakında... Bir tarafta Đyiyön ve arkadaşları. Acıyı. Ber.. Orada bulunanlar." "Med’in senle olan diyaloglarında kurallarımız dışına çıkarak. Artık." "Toparlanın. Đyiyön. Đyiyön’ün kollarını sallayarak. Ad kentinin yerel fiziksel kötü ruhlarını etkisizleştirmek de size kaldı. . yumuşak bir ses geldi. Ber. mesajı algılamıştı. "Ber. Ber.. Bunun anlamı." diyerek emir verdi. Bu durum bir süre böylece devam etti. ahşap binadan yayılan sesleri yeniden algılamaya başladı. Ber. "Bir saniye izin verin. Đyiyön ve arkadaşları bu manzara karşısında küçük dillerini yutacak kadar şaşkınlık yaşıyorlardı.. "Ber!. Ber.. iki kaşının ortasından beynine girmeye ve zihnini ele geçirmeye çalışıyordu. "Ad kentinde görevli sanal kötü ruhların ana kumanda merkezi diskalifiye edildi. Ber." diye nakaratlı bağırtılarını duydu. "Dikkat!.. Đyiyön’e yaklaşarak. buna çok sevinmişti." "Ne tür bir ceza?" "Belirli bir süre senle olan diyalogunu dondurduk.. duygusal bir yaklaşımda bulunması nedeniyle cezalandırıldı.nin bulunduğu on katlı binanın bitişiğindeki üç katlı. ellerindeki silahlarla birlikte yanlarına düşmüştü. Güvenlik Grubu Üst Görevlisi. ahşap binaya doğru ilerledi.. tüm güvenlik görevlilerinde kolları. Ber. Gönderilen ışınlar. belirli bir süre demişti.. Ses.. Şti binasına yönelik operasyona başlanması emrini verdi. Sesin dehşetinden sokakta bulunanlar kulaklarını elleriyle kapatıyorlardı. aralarındaki boşlukta duruyordu. Küçük grup adımlarını sıklaştırarak kısa bir an sonra Đyiyön’ün yanına varmışlardı. Şti.. Neyse şimdi izin vermeni istiyoruz. tiz çığlıklar gelmeye başladı..

Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf..... "Bunların hepsi yalan. “Bir konuşursam ülke karışır şantajı artık yerini bulmayacak.Yargılama Grubunun iki üyesi. "Serbest kalacağınıza nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" sorusuna ise.Başkanı. Sıra diğer kentlerde. Bizler vatanı ve milleti için çalışan. Daire Grubundan MafYegTah. Bize güvenin.. Evet! Med’in ve daha birçok cinayetin failleri yakalandı. gerekirse başını bu yolda feda edecek insanlarız. ve birkaç bürokrat. " yanıtını verdiler.. Konuşsalar da konuşmasalar da ima ettikleri kişileri deşifre etmeye başladık. Beş Sivil Dernek Başkanı." sorusuna karşılık.. televizyonun sesini kısarak kucağındaki çocuğunu bir süre daha sevdi.. . Şimdiye kadar kendimiz için bir şey istediysek namerdiz.. isimler verirsek yer yerinden oynar.. Yerel Yönetim 3.’ isimli kitabın yazarı Psikolog Medayih ile Deson. Şirket üyelerinden olan resmi bir görevliye televizyon muhabirimizin.*** 46 "Ad kentinde bulunan DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. Kara Parayla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet BaşAvukatı KızKaçSal. herkes hak ettiğini bulacak. Ve SodGom Ülkesi. Onları tanıyoruz.. Şimdiye kadar. Şirkette ele geçirilen belgelerle yakın süre içerisinde gerçekleştirilmiş faili meçhul cinayetlerden 1111’i aydınlanarak failleri belirlendi.. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu Görevli SağKol. ülkemiz dışında da geniş yankı bulan ve yeni bir siyasi öğreti içeren ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Bize karşı çıkanlar terörizme ve teröristlere yardımcı olanlardır. resmi amirleriniz dışında başka yerlerden emir ve talimat aldığınız konusunda duyumlar var. XY Ulusal Medya Kuruluşunun. Ülkemizi ve milletimizi bozmak.. Birçok şirket. "Ülkedeki varolan demokratik hukuk kurallarına aykırı hareket ederek. Kendimiz için bir şey istediysek namert olalım. tarihinde yaşadığı depremlerden en şiddetlisini yaşar. faili meçhul cinayetler dışında topluma ve bireye yönelik bir çok suçlar işledikleri. Đsminin açıklanmasını istemeyen Üst Düzey Bir Görevli. Onlar açıklamadan biz bulacağız ve Yüce adaletin önüne çıkaracağız. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. "Beyler! Biz ne yaptıysak Vatan ve Millet için yaptık. Bu operasyon bir çok gelişmelere gebe. gibi görünüyor. SodGom ülkesinin yasal soygunlarla fakirleşmesine ve uluslararası tefeci merkezine avuç açmasına neden olanların. Gözaltına alınan sanıklardan bazılarıyla konuşma fırsatı yakalayan muhabirimizin sorusuna. Sonradan bulunan ve Đyi Ruhlar web sitesinde yayınlanan.. Bütün çabamız ülkemizin refahı ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması içindi.. AntiHafif 8. Şti binasına yönelik ‘Med’ kod adlı operasyonla şirket yöneticileri ve ortakları göz altına alındı.. Beş ses sanatçısı. Birileri bizim dışarı çıkmamızı sağlamazsa onları da yakarız.. Konuşursak. Bizi aldıkları gibi bırakmak zorundalar.. Neson isimli baba ve annesinin cinayeti de aydınlandı. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu Başkanı Soys." dediler. parçalamak isteyen kızıl ve yeşil renkli birey ve grupların bir oyunu bu. Demokrasi düşmanlarına kendi yasalarımızı uyguladık o kadar. Soruşturmanın derinleştirilmesiyse daha birçok ismin ortaya çıkarılabileceği görevlilerce belirtildi. kurum. bazı kişi ve gruplarla birlikte hareket ettikleri ortaya çıkartıldı. "Bu işte tek değildik. bir amacının da Birleşik Devlet ve şürekasının ülkemizi ve komşu ülkeleri işgal etmesi ortamını sağlaması amacı güttüklerine dair planlar ve belgeler de ele geçirildi...." yanıtını verdiler. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol.. Ad Kentinin yasadışı örgütlenmesi çökertildi. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi." söyleminde bulundu. dernek ve holdingi yöneten her türlü kirliliğe bulaşmış olan bu şirketin." Ber.

Annem sevgileriyle ve pek yakında senle görüşeceğine dair mesajını. Varol’a tekrar sarıldı. ise bu eve istediği her saatte izin almaksızın gelebileceğini ve istediği zaman da ayrılabileceğini bir kez daha yineledi.. Boynuna sarıldı. Sen!. Ber.. "Ateş yakıcı... yere düşmemek için kendisini zor tuttu.. kulaklarını Varol’un ağzına iyice yaklaştırarak mırıltılarını duymaya çalıştı.. Sımsıkı kavramıştı..." sözlerini duyduğunda. Varol.. Ber. Yansı." sözcüklerini yineliyordu sürekli. Varol. Fısıltı düzeyinde bir sesle.. Konuşamayacak kadar küçük olan çocuğunun tepkileri zekiceydi.. kollarını bir türlü çözmüyordu. iletmemi. Ber.!!!???" Kulağında çok sevdiği bir ezgi çalmaya başladı.. fil büyük. su akıcı.." SON . nefes almakta güçlük çekiyordu. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu. "Sen!. Đçinde oluşan soruyu heyecanını engelleyip soramıyordu.. Ben yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak gönderildim!" dedi. içindeki soruyu anlamıştı sanki... "... Đzin istedi.. aynı tepkiyi verdi. Ona daha fazla rahatsızlık vermemeliydi...Yansı’nın ikramı kahveyi bitirmişti. Yanağını öptü. "Baba!. Varol. "Baba!... Varol. içini okumuş. hava görünmez ve toprak cansız mı?. istedi. çimen yeşil. Huşuyla dinliyordu.

yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır. kişi. Yazarın ayrıca. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir.Bahattin YILDIZ.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2 .. Bu romanda geçen. Okuyucunun. Duyana.Ü. Bu roman. hayal ürünüdür. kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup. kişilik. Elazığ. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır.. KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü. "Büyüktür. 1963 Mardin doğumlu. Kayseri illerinde geçirdi. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını. 1987 yılında Đ. Batman. bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır. Bursa.

çoğaltılamaz. basılamaz.3636352 .Eserin adı Türü Eser Sahibi : Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ Dansöz Kıvırmaları Kapak Tasarım : Baran ADANIR Mahmut ADANIR Düzelti : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU Đnternette Yayım Tarihi 1. N.cjb.net Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Kat 6 D. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Bahattin YILDIZ 3 4 . Elektronik ortam dışında ise. yayımlanamaz.dansozkivirmalari.Basım Baskı : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri Roman Tepebağ mah. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322. yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz.com : www.0552.44 Tlf: 3519684 Adana ISBN : 975-288-510-1 Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web : Đnönü Parkı Yanı.3767406 : starbah@hotmail. 13 sk. Özel Sancak Apt. tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç.

. lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp. pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla. sen de biraz idareli kullansan!.. Büro kurmak kolay değil. Ad kentine taşıyacağız. kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Ama. "Evi. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı. bağrından fışkıran suyun.. filtresiz sigara içmeyecek. Büro beşinci kattaydı.. babasının.. derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam.. "Eeee. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi. sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak..” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. duygusal yoğunluklu ses tonuyla. hafif şişman. kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!. Otuz beş yaşlarında. çirkin denemeyecek kadar güzel. Bina asansörü bozuktu. beyaz tenli olan Ber. Orada mesleğine başlamanı istiyorum. Bir yetmiş boylarında. Bir süre sonra. Mer Kentinde avukatlık stajı. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. yansı kanalı ile denize doğru akarak. çorbaya. yenilerini giyecekti. esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle.. sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek. siyah düz saçlı. şimdi alırım. ela gözlü. Ber.. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. Umutla doluydu. askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası... gevezelikte hamarat.Dansöz Kıvırmaları 1 kehanet "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı." Med’in kitabından. Bugün önemli bir gündü.’ diye homurdandı."diye düşündü. 5 6 . fiziksel görünümüyle." serzenişinde bulundu.

anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu.. Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber. Yel.. komşularla ortak kullanılmaktaydı. Verdiğin paraya da değmez. sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu.işinde tembel. Bireyin psikolojik.. Yakıştıramamıştı kendisine. Ber’in iştahını daha da artırdı.. çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet. Ber. "Beyimiz. kendisini ne sanıyor?.." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok.. Bu nedenle epey çevre yaptım. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. kızdı için için. Yel’in noktasız. Bıyık altından güldü. Çevreme reklamını yapabilirim. Okşamaya başladı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih. Ber.. ayrıntılarıyla anlattı. "Ellerin narin ve güzel. çalışmak zorunda kaldığını. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. umuduyla kendisini rahatlattı. katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim.. Yel. bir çırpıda anlattı. "Yeni başladığına göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır.” Bu arada Ber’i süzüyordu. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı.. evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti. Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. bu soruyu yanıtsız bırakmıştı.. çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken." diyerek davet etti. aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak. iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. belki mülkiyetini alarak geçerim. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi. Beyninden sildi... Ofise geri döndüğünde. Harcanmanı istemem. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin. Bula bula. Yağlardan. 7 8 . artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup.. biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini." diye düşündü." dedi mırıldanarak. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Leş gibi bırakmışlar.. Ağzını.’ isminden uygunu bulunamazdı.. Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını. Ber.. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Tek salon sayılabilecek. ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de. "Evliliği düşünmüyorum. Ailesel. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. ‘Keşke. attı. Buranın yabancısısın. bireysel her türlü sıkıntılarını.’ diyesi geldi." dedi.. Utandı.. Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini.. nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Yel. Sessiz duruşlardaydı.. evdeki çocuklara kendisinin baktığını. genelin arzuladığındandı. onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu." dedi.. "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek. gülümsedi. iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri. yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak. kardeş! Bu büro çok kirli.. "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Ama yinede Bayana hak verdi.. merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı... Yerli filmlerde geçen. Hayatı. yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi.” Ber. samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!. Bana abone oluyorlar. yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla. bunumu bulmuştu. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı.. virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli. başını eğerek. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere.. Seni sevdim. genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan.." bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına. Görüntü öyle yoğunlaştı ki. yanıttan hoşnut kalmıştı.

Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Titremelerini hissediyorum.. aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için . olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Yenilmişti.. Yel. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma. pantolonu patlatacak kadar irileşti. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı.. Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. "Nasıl istersen.. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle.. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle.. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda. zorlamalı erotik bir sesle. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler.. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Buna rağmen biyolojik salgıları. eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. genelde geçici başarılar elde ederdi. *** Başlamak. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor.. Kocaman eller. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu arada Yel.. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı.. "Sen de istiyorsun.. Neyi bekliyorsun?. gör!’ hallerindeydi. Ber.. bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hatta yokluk. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Yapmacık olduğu açık." dedi Yel.. önceki hareketleri yineledi. "Lütfen!. ‘Sadece şimdilik."Bana nağme yapma!" dedi Yel. boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular.. bacaklarının sertleşmesi. Ber.. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu.. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. bitirmektir. Hayalindeki tiplemeyle." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı." Yel.. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Fakat koşullar uygun olduğunda..’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu."Saçmalama!” dedi içselinde... Patron sensin!. şimdi çırılçıplaktı. karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur. Bir kezden bir şey çıkmaz." dedi. Ber. Bu Đsteğe. konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı. beyninin ağrıması. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur." diyerek farklı bir yol denedi. hiçlik." isteği içini kapladı. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli. bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı.. nazlanıyorsun. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. yutkunmada solumada. hala bir karara varamamıştı. Organın. Kavradığı eli bıraktı... Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi.onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Pantolon düğmesini kopardı. Hala Kız gibi. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. 9 10 . Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Yel’in elini kavradı. Sen de her türlü çok yoruldun.. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Kemerini çözdü. Ber. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi. Ber’in fermuarını açtı. gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu.. konuşmada güçlük ve halsizlik. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu.

kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı.. Yengesinin. içme gereksinimleri. Biraz oturdu. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. sen gelmeyince gitti. 11 12 ... bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu... Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti.. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı. Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan.. "Arada yine ziyaretine gelirim. borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki.Ondan beklemediği. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı. Babası." Ber. avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı... Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Mobilyacı. Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı.. Babasının istemi hem yardım. Mus. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri. Aramanı bekliyor. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti. ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. telefonla aradı. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına. Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu.."Baban. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı. habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme. Kapıyı yeğeni Mus açtı. rahatlatıcı bir yanıt almıştı. göz kırparak. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Büro sahibi.” dedi.... Bir de Yel abla geldi.. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz.. hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Yel. gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?. hem de ailesi adına üzülüyordu. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken. 2 *** Ber. büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. düştüğü konuma hem kendi adına.

Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye. Durumunu.. sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. 13 14 . bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. duyumsamak. nerelerdeydin? Sabah geldim. üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs.. ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu. "Canım. Beni sever... sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak. Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu. kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber.” yinelemeleriyle alır olmuştu... "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim.. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım.. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu.. Kısa boylu. "Sen bilirsin. tütünden faydalanmaya başlamıştı.” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. seni bulamadım. not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı.. Yakında görüşürüz.Mus." diyebildi Ber. Kim. lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş. “Bunlar. Yel....’ diye not bırakmışsın. Ber. yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. ‘Maf’.. sayar. Zıtlıkları yaşamak. Senle görüşmek istiyor. güvenilir biri olduğunu anlattım ona.. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş. "Bu kıyağımı da unutma!. niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım. "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın. ufak temizlik işleri.. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu.. önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. babası. vücudunun lime lime doğranmasına razıydı... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Öksürüklerini engelleyemedi.. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı."diye sordu.. telefonlara bakma. hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. ufak tefek harçlığını vermesi. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak... Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. alçak bir sesle: "Kentimizin patronu. kırbaçlanmaya. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden..’ dedi..... babasının halasının oğlunun oğluydu. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı.. geçici durumlar. arada ders çalıştırması."Evden yemek getirmiştim. yüzü çilli. Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. Telefonu kapadıktan sonra. Kaybedeceği bir şey yoktu.’ diyordu sanki. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. ileride açığı kapatırım. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım." dedi mahcup ve istekli duruşla Ber.’sunun devamını beklemeden sözü aldı... Ama dinleyen kim?.. Ber için bu çok güzel bir haberdi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi. sözünü ettiği ‘Maf. Ber. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti.. Ber’in ‘alo. Mus. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim. Yel’i aradı.." dedi Yel. Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. işler nasıl?. müjdeli habere çok keyiflenmişti. konuşma hızını düşürdü.. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim. Yel. Buna karşılık büroda yapılması gereken çay." Ber. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı.’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu. hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından. "Avukat bey. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım." Ber. Yirmi yaşlarında. Bir şeyler olacağına.

Bu kentte doğup. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi.. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar. yıkılacak’ endişesi veren üç katlı. Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. büyüyen Mus’a.. cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina. onun risk taşıyan biri olduğunu. Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir. pencereleri. balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi. 3 *** Ad kentinin. Yerel Düzenleyiciler.. 15 16 .. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış. Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı." diyerek. "Yinede dikkatli olmasını. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi. Mus. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu.. Çevre sakinleri. birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı. Đşçiler saatlerce kazma." ekleyerek sonlandırdı. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında.. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı.

Markız. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı.. devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. iletisinde bulundu.01.1 . Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Đz. ‘Çok önemli olmadığını.’ isimli kızdı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Reyon düzenleme işi yapıyordu. derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara. parçaların birleştirilmesi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri.Ber. Marketçilikte yeni teknikler. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi.01. "Beyefendi! Bu sana yaramaz!. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. kısa sürse de onu görmekten. Đz. "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak...Ber. Ber.01. Đz. Sesin sahibi 17 18 .01.’ işaretli olmasının mantığı var. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı.2. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Đzleyiciler. çekici sergilemeler."Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum.Ber. Yarın tazesi gelecek!.. O da market çalışanlarından ‘Markız.. çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar.4. bir başka nedeni daha vardı. sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı. Reyonları gezerken yardımcı olma. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında." Đz. Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. enfes bir fiziğe. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Biran önce evine varmak istiyordu.3." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri." dedi.. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum.. Öyle ki. kurgusu. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. poşetleri taşımakta zorlanıyordu. bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı. Ağırlığından. Şunu al!.Ber.." dedi. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. sempatik görüntüye. diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar. 4 *** Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor...Ber.. ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu.Đz. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması. "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?. reyon düzenlemelerin etkisiyle.01." diyerek yanıtladı. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü..

bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış... Markız.. Đzin saatim bitti. Sonra anlatırsınız bana..."E. olur mu?. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla.Sürekli aşağı düşüyorlardı.. kendisine çekiyordu. Đçinden kayan bir şeylerin.. tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu. Hatta ısrar ediyorum. alışkınım." dedi göz kırparak. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi." Ber’in ağzından "Ya sorun değil. Ber. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu. Markız’ı asansöre kadar uğurladı.. yutkunarak çıkarabildi. Aksi halde.. Belki başka zamana.. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. ruhunun karanlığa düştüğünü. içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?. Ben çıkmak zorundayım. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım....Lütfen!. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı Dibi görünmeyen." sözcükleri dökülecekken. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu." Çıplak haliyle kaldı. Kendisini daha doğal buluyordu.. Ber. "Marketten bir saatliğine izin almıştım. lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini... kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Rica ederim. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek. Ber. "Falıma bakarsanız sevinirim. hissetti. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz.. "Đmkanı yok!. sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor.." dedi sesin sahibi kadın. Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum. derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu.... Market kızıyla bir bağlantı kurabilme. elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Karanlık.... yanıtı heceleyerek.. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. Sonra vazgeçti. ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu.. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. . Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Ber.. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini. Benliğinin. "Tanrım! Bu O!. Kahveleri Ber hazırladı. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Değerlendirmeliydi. Bedeni nefesleniyordu.aydır çalışmakta olduğunu." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Markız. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. 19 20 . Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti...... belirtti." dedi... maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini.. *** yabancısı olmadığı biriydi.. Markız.. belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Hafiften gülümsedi.... Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini.. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş.." şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu." sözlerini tercih ederek.." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak. Duş alma." kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Başı dolandı. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı. fen. asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı..

. "Bilinmeyen numaralar servisinden. 21 22 .. Sizinle konuşmam gerekiyor. kaynağı çözülmeliydi. Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi.. Bakışlar içine kadar inmişti sanki. Bir sigara yaktı. Kendisini geri çekti." Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Usulca kalktı. Kendisini eleştirdi.. olmaması gereken bir olgu.. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti.. Ahizeyi hışımla aldı. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Ber.. Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber.. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu." diye düşündü. Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım. Ber. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.. Telefon hala çalıyordu. Fakat o kadar gerçek gibiydi. telefonu sinirle kapadı. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi.... hatırladıklarından daha çoktu. Karanlık." özdeyişi vardı. Gözlerini kırpıştırdı. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi. gözlerini açtı. "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. arada değişik görüntüler sunuyordu. Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır. Đnadına ısrarla çalıyordu. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen. Ölüm benim için. boşa atılması. titredi. Zil sesi duydu. Sırtüstü uzandı. önceki bayan sesi. "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi." deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi." dedi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini. bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum.. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna.. Bu hoşuna gitmişti. emeklerin israfıydı. benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması. Đçinde. belki de herkes için bir israf. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in.. Ve korkuyordu... Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi.. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. mirasyedi harcaması. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. Uyku rehaveti çöktü. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Tüyleri diken diken oldu... Işık parlaklığında iki göz. hatta onu yanında hayal etmeye başladı. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum. "Galiba halüsinasyon gördüm. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için..Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu. "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Đrkildi. Uykusu kaçmıştı. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer. Görüntü kaybolmuştu. gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. Korkularıyla yüzleşiyordu. bazen intihar ederdi. Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Bir türlü dibe varamıyordu." diye düşündü.. "Lütfen kapatmayın. Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Đki mavi göz." dedi Ber.. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi... Bakmaya niyeti yoktu.. . Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı.. Ölüm. Terden sırılsıklam olmuştu.

." dedi yumuşak ses tonuyla.." Ber.. Lütfen telefonu kapama! Sen!... bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için.. Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.. Neyse. Şaşkınlık. bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle." "Her ne ise...... Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla. Aceleci.. Bir tuhaf olmuştu... panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi. "Evet! Ancak?. "Ber!.. "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi.. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!. komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu."Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber.. Sol tarafında televizyon bulunuyor.. Hepsi çekiliydi...".” *** 23 24 ." dedikten sonra devamını getirmedi." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon ahizesi. Ber!. "Seni şaşırtmak istemezdim... Kimsin?... Sağ eliyle cinsel organını kapattı. için için güldü. O gün geldiğinde. Alnından soğuk terler boşalıyordu. "Ancak. Seni sürekli ben arayacağım. Evime kamera mı yerleştirdin?. Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz. soğukkanlı olmaya çalışıyordu.. Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor... " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim. sözlerine devam etti. Bugünlük bu kadar.." dedi. Senin hayranınım.. "Benim adım Med. "Ama telefon benim adıma kayıtlı değil. sinirli bir tonuyla. kısa bir duraksamadan sonra. Şu an çırılçıplaksın. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi." Ber. Sen!. "Kapatmak zorundayım. Perdelere baktı. “Sen!. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor." dedi Ber.. Kadın. ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım.. Sen!. şüphe... "Ama.. "Belki bir gün." teklifini getirdi. Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı." dedi. saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti.. "Tamam! Öyle olsun." dedi. Telefon numarasını ise vermeme gerek yok.. Ber..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber. korku. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım... "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin.." dedi. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor. utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Bu yeterli değil mi?" Ber. vücudunun ürperdiğini. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi..

"Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup. "Đnanıyorum. "Beyefendi! Özür dilerim. Maf..Yargılama Grubunun iki Üyesi. Maf. Kısa süren sessizliği. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı. Rakı bardakları tazeleniyor. kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2. bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı.. Orta alan boşluğu yaratılıp. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar. Yerel Güvenlik 9. grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. aşçılar.. yüksek sesle. Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti... meslekte ilerleme. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı. boğazını hafiften öksürerek temizledi. tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. güven. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!. kısa boylu. elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber.. "Zehir gibidir. Bunu hissediyordu. tıknaz. parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı. Anti-Hafif 8... Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu. çakır gözlü birinin.. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı...5 Ber. dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. nihayet bulabilmişti.. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. Ses düzeni önemliydi.Üyesi bozdu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Evet!.. "Bu genç. sırtını iyice sandalyeye yasladı.” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Gösterilen sandalyeye ilişti. göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. okursun... "Çok komik bir davaydı. ün... Dik ve güven veren duruş göstermeliydi.. ve daha birçok güzel şeyler.. boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı. "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum.. ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Yanlarına yaklaşan uzun boylu... Restseyh restoranı. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti.. onlarla daha önceden tanışıyordu. Ortama sessizlik hakim olmuştu. tümünden..Müdürü G9Güv." diye düşündü.... Bunlarla ilişkileri geliştirmek. Ses sanatçısı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti..’ dan oluşuyordu.. sözünü ettiğim yeni avukatım!.. Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. bugün servise kapalıyız!" Ber... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu. Uğultu kesilmişti..." dedi.. Ber. Bu akşam özeldi." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra. belki de. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı. sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum. "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya. geleceğe emin bakma. ama adam olamazsın!" diyen babasına..." dedi." diyen annesinin ruhuna. Yerel Yönetim 3. Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. 25 26 . Vereceği ilk görüntü önemliydi. Maf. Hayali bile içini bir hoş etti.Başkanı. grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Para.

Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok.. "Baba Maf.. Ber. Konular.Ber bey. Bir iki gün tutuklu kaldılar. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. " dedi. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti... Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık. avını görmüş avcı gibi atıldı. ufak beyaz işleriyle.Müdürüne. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti." Maf...." dedi. Burunları bile kanamadı." Maf. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı." dedi. "DevMalDen-Y. anlatısına devam etti." Maf. babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş.benim bu tür şeylerle bağlantım yok.. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor.. Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince. Gerçekleri anlattı. ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti.. birkaç firmadan. Yargı 2. Yoruldum. Yanlış hatırlamıyorsam." dedi.. Hak yerini 27 28 ." dedi.. cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar.. Ne de olsa kendi avukatıydı. "Yaş geldi elli beşe. bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Son duruşmaya Ber Bey.. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma. halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek. haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez . bir şeyler yapalım. Birinin.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?. "Yarın güvenliğe teslim edilecek. biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki. alıkoyma ve tecavüz etme suçundan. Maf. özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir. yedi aydır tutukluydu. kuyruğu sıkıştığında kimyasal. biyolojik füzelerini damlarımıza atar. Birkaç senet tahsilatıyla. Ber’in. kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla.. diye.. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık. soğuyan havayı ısıtma amacıyla.." Maf. Hiç belli olmaz.. "Sizin kulağınız deliktir. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?.. hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz. Nefeslendikten sonra devam etti. ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı. Ayrıca bir başka cepheyi." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı. burada hayat yok. yanlarında kırlaşmış saçlarını. kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum.> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı. Saddam. Ber.. müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Maf. ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti.. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı... bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var... ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?. Müdürü. Başlangıcı Maf yaptı. XY Medya Temsilcisi. Güvenlik 9. Güvenlik 9." Çevresini gözleriyle taradı. DevMalDen-Y. girmişti.. "Evet!. Ber.Dom isimli holding." dedi. yönünde açıklamalarda bulundu. "Sanırım Irak.Üyesi.. gülerek "Adam benim gibi delinin teki. kız çözüldü." dedi.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak. Olanla idare ediyoruz. "Bu nedenle. Maf." demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. üstte açılmış. "Gel büyük kente. yalan ifade vermişti. TW Partisinin Halk Temsilcisi. Alan memnun satan memnun... gülümsemeler zorakiydi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla. konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. neredeyse kızın gözüne soktu. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. kaç kez söyledim. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik. Mendili. kişilerden alınan aidatlarla. farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. ağzından iştahlı sesler çıkararak. Biliriz. Hep yanıtın olumsuz." dedi...

O derin bakışları.. özel otosu da olacak. ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı. geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında.. Üyeler... Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir. Mağdur durumdalar. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. haberiniz olsun. Geri kalan saatler ise havadan. 29 30 .” Ber.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu.. Ama. Telefonun fişini çekti. çoğunluğu elde etmiş oluruz. sudan konuşmalar ve bol bol yemeler. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. ısrar edemedi. Ber. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı.bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim. “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı." diyerek dile getirdi. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını. Maf. Üstündekileri çıkardı. elleri kolları bağlanır. apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından. Med kimdi?.. Geri dönerek kapıyı kapadı. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı." dedikten sonra tekrar 9. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Müdüre döndü. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti.. Ses tonunu yumuşatıp. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin. Yatağına uzandı..’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek." dedi Yargı 2.’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar.. Maf. Ve korkuyordu.. Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Saat yarımdı. bakışın anlamını iyi biliyorlardı. alçaltarak.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın..Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. Tuvalet dahil. Son günlerde." Güvenlik 9. güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence..Üyesi." diyerek ortamı rahatlattı.. Maf. içmelerle geçti. Güvenlik 9. ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım. yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular..... Saat 23. berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Güzel fiziğe. Ona göre “Böyle giderse. Tül perdeler yeterliydi. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. Yanıtlamakta gecikmediler. zamanı geriye döndüremezdi.. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Ber. Ber olacak.. mahcup olmayayım. hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti.. sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi.." Devamını getiremedi. Serbest kalsın artık.00 sularında ‘Artık yeterli.. Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum. Ber. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu. kötü davranış.. Salonu inceledi... dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Med’i unutamamıştı. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra. ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Telefonda kendisiyle konuşan sesi. parlak gözleri. yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum. Yargı 3. Sadece şort giyindi. Hatta. baskı görmemesi. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri." derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti.. demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Bu kez daha derinden hissediyordu. sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti." dedi. her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. "Sizden ricam.

.." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi... Telefonun yanıt vermeyince. "Çıt!.. ama yinede teşekkür ederim... Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?.. "Galiba rüyadayım... Titrek elleriyle... Uyuyakaldı. Ber. gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ve genel de uyurdu...... Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri. Tüm ışıkları söndürdü. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak." kanısındaydı." "Rüyadayım!. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı.... Kurulanmadı. "En iyisi soğuk bir duş almaktı." Ses. kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu." "Çıt!.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber... Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı." Ber.... Ber. Gördükleri karşısında çığlık attı.. ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Çıtçıtçıtçıt!. *** Sabahın 07." "Uyandırma servisinden arıyorum. Sabah saat 7. Gözlerini ovuşturdu. şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu.’ diye düşündü. az önce arayan bayana aitti. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu.... "Alo!. Çıt!..yııııııımmmm!" Ber." "Evet! Benim. gözlerini açtı. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi..." dedi. en iyi alkoldü. On dakika daha dinlenip kalkacaktı." "Ber bey?.. Gözlerini yumdu.. ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Rüyadayım!.." Duş iyi gelmişti. Ama bir de kabuslar olmasaydı.. Lanet Olsun!. "Lanet Olsun!. Rü-ya-da.... Çıtçıtçıtçıt!. Acıları geçici de olsa unutturan." "Rüyadayım!.. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü.. uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise. "Az önce aramıştınız. alkolün. Kanepeye uzandı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım.. Ama inanmıyordu. uyumak için düşüncelerini rahat bırakır.. Sürekli çaldırıyordu.. Yazılar yine ortaya çıkmıştı.35’i..." Ber. yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu..... telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Çıt!. "Alo!. Đrdeleme yapmaz... bu şekilde yazmak zorunda kaldım. Çıt! Çıt!. Çıt! Çıt!.." "Çıt!. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. ışık düğmesini açtı... Çıt! Çıt!... Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı...." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi. ışığı söndürdü. Uyku. buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Yorgunluğun. makbule geçti.. Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama.Işıklar gözünü alıyordu. Duvar saatine baktı. Çıtçıtçıtçıt!. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı." "Rüyadayım!..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi.... Ahizeyi kaldırdı. Yatağına uzandı. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı.. 31 32 . Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Heyecanı biraz hafiflemişti.. Çıt!. beynine.. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi. Onlarca soru akın etti. Ber.. Çıtçıtçıtçıt!. Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı.... Ber. Sesler serileşip..

net ve temizdi.. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım. sadece merak ediyorum. avukat Ber’e ve sürücüye.. Ad kentinin. Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. düzeltti. Đki dosya için işlem yapılacaktı... Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. kusura bakmayın. "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti." "Benim için sorun değil. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?. benim adım Gecetel. taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu.. Çünkü. iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!.. yada eşyaları haczedilip." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu.. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın. içeri girmeye namzet icra görevlisine. çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya. endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu." diye sorabildi. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli. Böyle olması da gerekiyordu." "Yanlış anlamayın.... Ber. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu. icar dairesine. Ber’e." içerikliydi.. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. sabah girdiği duruşma sonrası. kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti.." dedi. 6 *** Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Görevlinin konuşma tarzı. Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." diyecekti. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Çalınan zile yanıt. Meşguldü. Neşeli içerikliydi ses tonu. karşı ses. "Sizden özür diliyorum. Đfade tarzı."Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?. ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. "Uyandırma servisi.. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi. Đki büyük. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. Adres tarif etmek zorunda değildi. Görevli.." dedi. Kendisini tebrik etti. Beş denemeden sonra yanıt geldi.." onu motive etmiş. açılan kapıyla verildi." "Rica ederim. özel sürücüsü kanalıyla. sonuçta almıştı.. "Bu işleri bilirim. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu. 33 34 . buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti.. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres.. Her zaman hizmetinize hazırız...." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın. ben sizi arıyayım. "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek.. "Evet!" diye yanıtladı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı." Ses güzel. dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu.

." dedi. "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok. duygulanmıştı." Đçten gelen konuşma. genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış. bulunanları etkilemişti. çamaşır makinesi. şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Kendisi askerdeyken vefat etmişti."Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu. ıslatıyordu. Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Günah çıkarma." Bu sözler dahi. şimdi. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. "Maması bozulur." dedi icra görevlisi. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış. Annelerinin bu durumu.Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. geçirmişti?. kadının görüntüsünün. ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz. Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu.. Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Görevli. bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti.. Ber. anlatı. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor. Biz Devletin görevlileriyiz. Görevli." belirtti. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz.. müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. neye karar vereceğinden emin değildi. eli boş olarak köyüne dönecekti." Oluşan ortam nedeniyle görevli."Kocamın işleri çok iyi idi.. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Ber. Đçini çekerek devam etti. buzdolabı.. Kadın.. "Siz de haklısınız. sert içerikte devam etti. iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Görevliye teselli vermek istercesine. gururuna yenik düşmüştü. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı.. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine. açıldıkça rahatlıyordu. kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp. Çenesinden. ana bayilere ödeme yapamaz oldu. diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo.." dedi kadın. Yumuşak tonda. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti.. bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi. kadının dilini çözmüştü. "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız. Babasıyla aynı köyden olan annesi. Ber." diye devam etti. yemek masası takımı. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. vitrin. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti.. evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Serileşen gözyaşları. Ber. Eli boş geldiği El kentinden." Görevli." Konuştukça açılıyor." dedi. suçluluk psikozuna girdi.. Kadın. gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi. Televizyon. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. 35 36 .." dedi.. "Hanımefendi!.. kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi. Babası. kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca.

" düşüncesi oluştu. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış.. Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Başıyla onayladı. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı.. "Ben dışarıda olacağım. "Komşu. fark etti!. gölgelikten yürümesine devam etti." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu. Gözlerini açtı." diye. kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Tanrım!." "Yok canım! Endişelenmeyin. fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu.. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız. Đcra görevlisi. "Çocuğum için!." diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu." Đcra görevlisi.. düşünsel karmaşasını fark etti... kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu." ısrarlarını olumsuzladı." Ber’in taksiye bindirilmesiyle. sürücü ise dikiz aynasından. "Galiba güneşte çok yürüdüm.. yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi. araba ilerledikçe rahatlıyordu. Ber. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi.." Bu gözler dairesinde. bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek.. Ber’in tavırlarından. öylesine yürüyor. kendi kendine. ana caddeye çıkıldı. vücudunun aniden ürperdi. Kadının etkisi altına girmişti. siz gereğini yaparsınız." diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bu gözler?.. hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı.. Kaldırım taşına çömeldi.. daha fazla karşı koyamadı. "Merkez Hastanesine gidelim.. Ona 37 38 . Duygularını işine karıştırmamalıydı. "Emin misiniz?.. Parçalı beyaz bulutlar. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. Yürümekte zorlanıyordu. sürücü. Çevrede kimse yoktu. Bu kez sokağın kenarından. Kadının.. "Yardım edin de arabaya bindirelim. telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin.. Midesi bulanmaya." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. "Az önceki olayın etkisidir. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu.Görevliye. O dönemi anımsadı.... garip sesler duymuştu.... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım." dedi. "Derhal efendim. Sokaklar birbirine benziyordu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. bulunanlara.." diye düşündü. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı. yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı... Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü." diyen icra görevlisini. Ber. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. Hesabı sonra yaparız. Ne olmuştu kendisine.. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı.. Bir başka sokağa geçiş yaptığında. yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal.. kahve içmeye gel. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu..."Galiba kendimi çok yoruyorum." dedi.. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. "Ben iyiyim.. "Bizi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Gözlerinde hava kararıyordu." diyerek yanıtladı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. N’oldu size?." Đcra görevlisi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu..... "Halüsinasyon görüyorum.. Ber’i inceledi. Haciz bölgesinden uzaklaştı. Yine yalvarıyordu. Bazen olur ve geçer." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Ber. sordu icra görevlisi. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı. Sokaklarda rast gele yürüyordu. rengi ve ışıltısındaydı. Kadının peşi sıra gelen görevli.. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden.

." Ber. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi.. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. Buna rağmen büyük çoğunluk. Đşportacılar. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi.. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası.’ ödeyip. alaycı tavırlarına içerlemişti.. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı." diye karşılık verdi Ber. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. Gerçi Sürücü de. Ber. sanki.. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi." Ber. Çevrede biraz dolaşmak." dedi. Araca biner binmez. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. çaresiz tonlu sesle... "Durum buysa. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı. "Rica ederim. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. "Hangi hareketi?" diye sordu." dedi. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını.. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu. Görevli. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi. "diye yanıtladı." dedi.. şurada. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı.. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti." dedi icra görevlisi... enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi." dedi. çünkü eşimle boşandım. borçluyu. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan. açılmak istiyordu. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar." dedi ." dedi. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. Açıklardan yararlanıyor.." dileyerek atölyeden ayrıldılar." Ber." Đcra görevlisi." Ber. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. kahkahayı bastı.. Borçlunun ukala. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. borç benim borcum. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. "Valla. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin.... burada kalıyorum. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. beyefendiyi görünce anımsadım.. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor." Uslübünüzü düzeltmezseniz. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. kısaca. Onun bu sorunu çözebileceğini. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım.. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. "Param olduğunda ödeyeceğim." Görevli. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu.. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. Irak liderinin biyolojik.. Ber’in aklına Maf geldi." Borçlu.. Mal beyanımda da belirtmiştim. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. 39 40 . "Aksi takdirde. "Elleri boş."Đşyeri benim eski eşimin adına." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. Kim bilir kendilerinin ve "Otelde." dedi borçlu. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik.olumlu yanıt vermeliydi. gerekli incelemeyi de yapmıştık.. işe yaramayacağını biliyordu." diyerek uyardı. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince. birazda gözüne sokarcasına uzattı.

bu mümkün olmadığında. ofisinin cam kenarlarına. Ber. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı... ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı.. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul.. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine.. Televizyonda.. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması.. onları buna yönlendiren. Genele uyma.takmak gerekir. Ber.. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi.. ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma.... Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. yapabileceği bir şey yoktu.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi... dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!. soruya yanıt verme yerine. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. Yanıtı içinde olan bir soru sordu.. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması." diye sesler çıkardı." dedi Ber. bina altlarında bulunan bodrum.. Ama hayat devam ediyordu. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus.. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. " Đmkanlara göre.. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. ‘Maske *** 41 42 .. kent merkezi yönetimi başkanı... "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden.’ diyorlar. Ber’de medyanın verdiği haberlerden. Bazı taşıtlar.” özetle söz ediyordu. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. suyla bolca yıkanılması gerektiği. çay doldurmak için mutfağa yöneldi.. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması... arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. Gözlerini duvara sabitlemiş... kenti terk etmek dışında... Toplu olarak kalınması gerektiği. başını iki yana sallayıp.." Alaycı gülümsemeyle. panik yapılmaması. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. halk arasında dolaşan söylentilerden.” türünden motivasyonlardı..... cami. herkes birbirinin ölümünü seyredip. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. yoksa..

Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. haberci. "Ortalık alevlenebilir. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan." dedi. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. "Karşı taraftan da epey adam birikti.. kendisini dışarıda bulabilirdi. Ber. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. neyi bekliyorsun?. Yargı başkanı. Görünüşü. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. durması gereken yeri seçebiliyordu. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. Sağkol. Duruşma salonu. katıldı. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Yargı üyelerinin ve 43 44 . Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. Duruşma hala neden başlamadı. Ber. Çünkü... ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. kızgın ve küçümser bir tavırla. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol.." demişti. Bazıları karartı görünümündeydi.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. Ber’de. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. Kameralar sürekli açık gibiydi.." diye anlatıyordu.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. gruptan ayrılarak yanına vardı." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. ucundan Maf’la ilgiliyse. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı.Ber. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. Đlgili dosyasını masaya açtı.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra.. En son Artsa. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci." Ber ayağa kalkarak bekledi. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. Ber’e. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur.. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. O. -hele. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada.. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar." Ber. Bu kez ‘Aferinliydi. bu duruşmada sanık avukatıydı. mekanik daktiloya. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. görsel medya temsilcileri. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Ber. Yazman kadın. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu.. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. "Anti-Hafif 8. Duruşma salonunda bulunan Ber.. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. artık. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı.

cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş.. Öksürdü. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y. adamı ben öldürdüm. Suçsuz olduğunu.. Bakışların ağırlığını duyumsadı.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. gerçeği itiraf etmiş. Gözlerinden güzellik okunuyordu.." sorusunu yöneltti. Ber.. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı... bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Bütün gözler de kendisindeydi.. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. Ber.. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı.. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı. ‘Dale. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. "Müşterim SahFail... Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa.’ Ber düşündü.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Ber.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri... Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. bir tarafta benliği.. Bir tarafta Medya temsilcileri. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti. Dikkatli. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. Ve yuttu. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu.. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı.. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi. Su istemek. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği 45 46 ... Maf’ın yeğeni. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu.Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. Boğazı düğümlendi. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu." belirtti. Söz sırası kendisindeydi. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. SahFail ise. Yargı Başkanının. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. ‘. nefes almakta zorlanıyordu.. Bunun yararı oluyordu.... Yargı başkanının... bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu.. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. Boğazının kuruduğunu hissetti.’ havası içeriye yansımıyordu.. kravat takmış. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı.. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. Temiz takım kıyafetli." dedirten yükseklikteydi. Yargı başkanı. Đkinci adını hatırlayamadığı. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Yanlış anlaşılacaktı. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı." ekledi. Ber... Yargı başkanının. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu... Ber...

Bu kez kabul ediyordu. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. Devlet avukatı. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. Ta ki. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. masaya koydu.. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. salata ve ayranı.. Çünkü. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı.. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. Ber." Yargı grubu. suçun vasıf ve mahiyetine. Evet. şimdiye kadar. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. "Kahveyi senin evde içeriz. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra.. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. izleyici locasında oda vardı. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. çalan telefon zili sonrası Mus’un. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. Çay iyi gelmişti kendisine. "Kanıtların yeterince toplanmadığından. Ber. "Yemeği dışarıda.Öylece yarım saat kaldı. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. *** *** 47 48 . Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar.. fazladan bir açıklama yapmasına. fısıldaşma serbestisi vardı.. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a." demiş.." Markız telefonda. Falıma bakarsın. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum.... Kapatılan telefon sonrası. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. Markız. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu.. doğal olarak kabul etti. Cezasını çekmeye hazırdır. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. başkan dahil. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. shov’u göstermediğini.. " deyişine kadar. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. Ber. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu.. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. Ber’in oturumda gerekli eforu. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca... Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Ber." diye çapkın bir kahkahada eklemişti.. Devletin avukatındaydı söz sırası.... Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Sigara yaktı. Yorulmuştu. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu... SahFail’in ise.. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın.." diyerek kısa kesti. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu." dair söz verdi. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. gerek yoktu. Ber. Olanları izlemiş olmalıydı.

."dedi ... Markız.. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. senin pek yakışıklı olmasan da kibar. Gözlerini Ber’den kaçırarak. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. masanın mezelerle. Markız devamını beklerken. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum.." dedi Markız... "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. Bu yönde bir yasa da yoktu. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü.. Markız. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti.. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. "Markız!. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu.. Đçsel gelişimi. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. hafif gülümser yüz ifadesi. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. anlamlı ve masum bakışları. boş vaktinde yaratmış. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı... sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. Ber. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. uzun zarif elleri.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı.. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. bir şeyler elde etme art niyeti.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. Reddedilmeye tahammülü yoktu.” deyişini anımsadı. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber." diye seslendi. karşı tarafa iletmek yeterliydi. Tüm çalışanlar. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. "Galiba ben de sana karşı boş değilim.. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu.. Her keşif. bir başka güzel görünüyordu bu akşam.. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. gizemli." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. içecek olarak kırmızı şarap istedi. Ber. bireysel kuralları. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. kaprissel yapıları. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. küçücük burnu. Ber’in. Ber." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti.. 49 50 . bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. Şef garson kendilerine nefes alma. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun.. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu." dedi.. Đçseli. Markız’ın güzelliğini. fakat yeterliydi. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. etrafı tanıma fırsatı vermedi. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu..." Klasikti.. toplumsal baskılar. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu. Ber.

" diye yanıtladı. Bu ses. 51 52 . eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. Taşıt sesleri... Sanki daha önceden. Kesik kesik gelen siren sesleriyle. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. Berde Markız’a.. "Bir emriniz var mı?" diye sordu." "Yanlış anımsıyor. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu.. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. radyoda her çalınışında eşlik ederdi. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. yüzünü.. restoran da hareketlilik başlamıştı." Markız ile Ber. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. "Söz. Ad kentinde bu davranış sonucunda. olabilirim. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. paniği pompalıyor.. ilgilenmeliydiler... yere yığılmış yaşlı eşini. bir isteği olup olmadığını sordu." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. her şey çok güzeldi. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. Markız yanan sigarasını söndürdü. Boşları toplayan garson.. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Kapılar kilitliydiler. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. Evet! Evet!... Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. Onlarda genele uydular." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber.. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor... "Kalk Hanım!. Burada içmenin bir anlamı yoktu. "Baba!. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. korna sesleri.. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. minibüsler..Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. Sakin olun!. Kendisine yediremezdi. elinden çekiştirerek götüren babasına. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu.... Elektrik kesilmişti. Otobüsler." anonsları duyuluyordu. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu... "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu.... Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. birbirlerine gülümseyerek baktılar. "Evet!.. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri." Küçük bir çocuk. "Đşletmemizin ikramı. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Şimdi.. " diye yanıtladı Ber." diyordu.. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki.. Güzel!. "Teşekkür ediyorum. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu.. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. "kesik kesik siren sesi. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu.... ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı. Gelen hesabı Ber ödedi... Ber’de benzer korkular içindeydi. ağzını.. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. Yaşlı bir adam.. burnunu kapatan da yoktu. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. bağırışlar. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. Çocuklar merak eder!. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu.... Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. dışarı çıktılar.. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. Kahve Ber’in evinde içilecekti.." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. dolmuş. Hatta annem bu parçayı çok severdi. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı..

dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına.." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi..." diye fısıldadı Markız. bir şişe suyu rast gele koyup.. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. Uyanık ve ayık olmalıydı. Kulak kabarttı. bir şeyler içmeliydi.. Hava sıcaklığı.. ikiletmedi.. En azından birini açmalıydı. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu. içeceği alkolsüz olmalıydı.. "Çok teşekkür ediyorum.. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı.. Dayanamadı. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Bu kez sadece gülümseyebildi. Savaş uçakları karanlıktaydı." diyordu kuruyemişçi. aşırı nem... evine varıncaya kadar "Körfez krizini.. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı.. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri... Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Başka kentlere kaçmak isteyenler." *** "Kepenkleri de kapat oğlum!. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti. Atla!.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor." diyen sürücü konumundaki market sahibine: Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu.. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı... Boğazı kurumuştu.. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu.. banyodaki askılığa astı.. Aniden geri indi. Ber." diye bağırıyordu. Ama ısrar yararsızdı.. Böylece.. dünden kalan ekmeği. görünmüyordu. Aynı sesin sahibi. "Ölmezsek. Bedenini gerdi. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. "Atla!. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. Telefonu kapadı. Ama.. yakınlarda bulunan 2... Arka kapıyı açtı. "Lanet olsun!...." atasözüne muhatap olmak istemiyordu. koyun can derdinde. Hemen ön koltuğa kuruldu.."Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. 53 54 .. "Ber Bey!. Çevresine baktı.. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Ber. sanki.BD. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba... "Gerinmek yarı boşalımdır. "Kasap et derdinde. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu." "Lanet olsun!.. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Hem." Birleşik devletin. Yağma falan olabilir. Markız’ı unutmuştu... "Tantanadan camları indirmesinler. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. "Bir başka zaman. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi." "Lanet olsun!. Tanrı’nın günü çok!" Ber." diye bir ses duydu. Ön kapıyı kapadı. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Evlerine varmak isteyenler... beddua etti." dedi Ber. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi." ortaya çıkaranlara lanet okudu. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi.. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Bir arkadaşının dediğini anımsadı.." "Efendim?. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Kendisine sesleniliyordu....

Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini. Med ve ekledi.. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini.. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. Annesinin amacı. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı.. "Görüşmeyeli epey zaman geçti. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!.... "Nasılsın?. Mantık ağları dağılabilirdi. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı.. olanca yumuşaklığıyla. geceleri gördüğü kabuslarından. "Ben.." Ber. kapatabilirim..." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum.. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu. Bunlar. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. "Sen!.." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak.. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim.." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri. Ber." "Bunu hak etmiştin. 55 56 . "Rahatsız ediyorsam. Çocukluğunun geçtiği El kentinde. Bir süre hiç konuşmamıştı. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak. Olağanüstü yetenekte olan cinler.." Med. ‘Sırlarla dolu.. Füzelerden korkmana gerek yok.. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. Lütfen!. Sessizlik girdabındaydı. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım..... Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş." "O yazılarınla beni ürküttün. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?.." dedi Med. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi..Bu saatte arayan kim di?." "Sen bilirsin. gizem.. Senaryo böyle düzenlenmiş. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. Korkuttun.. hatta içtiği sigaranın cinsi.. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti.." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü.. Peki telefonun fişi?.. ‘çok sıkıntı çekeceğini. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Ses.. Altında senin adın yazılıydı... ev ortamı." dedi. Bana zarar verdin." "Olağandışı yeteneklerin var... Daha fazlası olmalıydı.." Ber apışıp kalmıştı..... " dedi. Sesini yükselterek." "Daktilo sesini unutuyorsun!. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. "Ayrıca. "Bir sen eksiktin!. Ona anlatmadığı bir şeyi." dedi. Med!" Onun.. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta..." dedi Med.... "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med... Annesinin.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. Yoksa. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu." dedi hayıflanarak. Med’in sesiydi.. "Şeytanca işler yapan şeytan olur.. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine. "Beni rahat bııraaakk!.." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. Şey-tan-mı-sın?. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı. Ber üzerinde korku..’ yarar ve zararını düşündü. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti. "Ber. Kendisini oda dışına göndermişler..."Çoğunlukla onlarda olsa bile.." "Hiç sanmıyorum!. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. Bir karara varamadı. Bu arada neler yaptın?" Ber.." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın.

." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette. Bu kavram da. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu. "Unutmayın ki.. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.. Sonuçta..".. galiba. rapor. "Avukat olma. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar... oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor.. yaşlılar.. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi.. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler." "Aynen öyle. " Med. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. kendinden emin ve güven vericiydi.." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma.. Bu kadar rahat olduğuna göre.. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. tutmuş. Sesi hafif kızgındı." diyerek merakını giderdi. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar." 57 58 ." dedi. ‘Hukuk Fakültesini bitirme. soyut bir kavram.. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi.. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü.. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu. Devam etti.. Ber’in." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. Med’e. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi..‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti.." kehanetleri gerçekleşmişti. küçük bir ülkenin. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet.. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu." Ber. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi. Her neyse. Hocanım..’." Yanıt beklemiyordu. "Okumuş adamsın!.. Ses tonunda alaycılık yoktu. Zarar gören halklar ve bireyler oldu... Sesi.. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.." diye yanıtladı. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum." Ber... biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım." dedi Med. "Rapor. Düzenleme grubu senaristleri... ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti..." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi.. Med. Saddam’ın. yanıt vermemişti. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin..’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma.. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden... "Ad kentinde bulunmuyorsun. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo. " Saddam.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir... Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı." Ber... "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir." dedi Med. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. "Saddam’ın. zamanında atmış... Başka ülkelerde de... "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir..

." "Pes doğrusu. " diye yanıtladı Ber. ... "Neyse bunlar uzun konular.. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. Bu karma salgı. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. 8 *** Sıcak gün. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. Güneş. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. Tümü.... Yağlı ve kaşıntı vericiydi." dedi. Hüs. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber.. "Ben 59 60 . Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan.. " dedi. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti.." dedi." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın... ikiyüz elli gram beyaz peyniri.. "En azından benim için öyle. Hüs.. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. sanırım!" "Evet! Ben oldum!.." "Eeee!. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum.. Ber.... "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. “Aç kalsaydık!.. Bes ve Kur isimli onüç." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. "Ama. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. bitap halleriyle....". bunu da bilirse pes diyecekti." diyen Med." dedi Ber. su işlevini görmüş. Ama izmarit değil ha!. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez. Sanki vücudun deri altı yağı. ‘ğ’siz. "Pes!." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri.." dedi Ber.." Kur. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. yüksek oranda nemli havayla.. terletiyor. "Olum!" dedi.. sigara tüttüreceğim. Gelmeyince konuyu değiştirdi.. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. Buna sen sebep oldun!. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. peynir almasaydık!. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem.... ‘Oğlum’u’. Has. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu... Ekmek.. Yağlı ter... Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. Kaldırım taşlarına oturdular." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek.." "Şaşırıyorum. Has. insan vücudunu ıslak kavuruyor. Kızmıştı.Ber’den tepki bekledi.. bu yorgun.. "Nedenini biliyor musun?. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı.. "Bir gün zengin olursam.

..bittim.. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi. "Hadi dua edelim!.. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik..... Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?.." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı.. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. ömrümde görmedim. yav!. benim kafam yatmadı bu işe.. Bu fayda etmedi... Has." dedi.. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı." dedi. Kur. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Hiç yürüyecek halim kalmadı. olgun rolü kaptı ortamdan. Bilgiç tavırlar takınarak... Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. demişti. Has. Kur!." sözlerini tamamlayamadı.. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla.. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi." Kur. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu. yutkunarak.." dedi. " Ses titrekti. Değil mi Kur’o?.. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. "Yerde para buluruz belkim. Amca!."diyerek araya girdiler. Bes. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı. sallardık aşağıya doğru.. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı." diye sordu. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi." Hüs.. "Amca!" diyordu bu arada. Ne yapsak?. Yakasından tutarak sarstı onu." dedi." diye seslendi. "Amca!. "Babam. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya.. Cevap versene lo?." dedi.... inatla Has."dedi. Has. Has. "Kimse getirmiyordu beni buraya." Yanıt beklemeden devamını getirdi. "Hangi işe?" diye açılım istedi.. Ne istiyorsun?. Has. "Bisikletimiz bile yoh lo!. Bes... hafif gülümseyerek.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. Kur. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak.. "Söyle lan?.. Apartmanları gözleriyle tarayarak.. yanında biten Has’a "Ne var?. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti. Geç söylenmiş bir uyarıydı.... Has’ın tokadı suratında patladı." Bes.. Sessizliğe boğuldular yeniden.. Kur ağlamaya başladı. "Sen sus! ‘Acıktım. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı... "Olsaydı binerdik. zorunlu konuşacaktı... aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür.’ dedin.. Şimdi konuşması daha yararınaydı.. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. sorularını ünlemli yöneltti. Sonra durgunlaştılar. Nefes nefese kalmışlardı... Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti. "Biz burada kaldık!. Konuş lan?. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. Akşam olacak!" Bes. Hüs. bizi de acıktırdın... yarım saatte evlerimize varırdık. Adam." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a." dedi. "Yok. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı. Ben bu mahalleyi.. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam."Olan olmuş yeter. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. "Yav! Ya.... "Yav. Sokakta mı yatsak?. 61 62 ." Sorunun muhatabı Kur. sessizleştiler. Niye yalınız Beylo?" "Olum!.." dedi. renk vermemeye çalışıyordu. "Amca! Niye vuruyorsun." Bes. Yalan söyledim size... Yol paramız yok abi!.. başını öne eğmekle yetindi. böyle bir şey söylememişti... "Saddam’ın." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!.. Hüs.... Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. Has..

Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. "Sen mi temizliyorsun?.. Bugün cumartesiydi. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. "Ayakta durma. bazı hatalı davranışlarından sonra. Annesinden de bilirdi. salonu incelemişti. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. isimli kişiye dönerek." diyerek yanıtladı. Markız. "Hadi dolmuşa binin.. "Ben Yalşik!. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. sakal. hem de çok temiz." dedi. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. "Bir isteği olup olmadığını. ‘Söz Uçar.." sordu.. adını anmak ondan söz etmek istememişti." dedi." Adam.. çok klasikleşmişti. Etrafı toparlamış. Markız’la baş başa evde kalabileceği.. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü. dişini fırçalamıştı. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak... "Ev senin.. "Ber! bir bekar evi için hem lüks.. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. 63 64 .’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. Olumsuzlama anlamında başını salladı. Kapıcı. "Yine." "Temizlikçi bir bayan var. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti.. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. "Burada neler oluyor?." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. "Hoş geldin."dedi.. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. Orada anlatırsınız. Beklenen zil geldi. bıyık tıraşı olmuş. Markız oturmadan bekliyordu.." Yalşik. "Teşekkür ederim. Özel bir gündü. Ber." diye yanıtladı Markız. önce atıldı. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. Lütfen. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. Annesi tanık olmadığı halde. sizde bizimle geliniz!" dedi. Her hafta sonu temizliğe geliyor. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. Markız’ı her iki yanağından öperek. Göz kırparak "Emrin olur. yıkanmış. 9 *** Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti... parfüm sürünmüş." dedi tatlı gülümsemesiyle. Kapıcı. Eliyle. Güvenlik görevlilerinden biri. yazı Kalır.. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı.." diyerek ekip otosunu işaret etti. çocuklar?" diye sordu. Kulağı kapı zilinde bekliyordu." diyerek önce kendisini tanıttı. ‘Hoş bulduk.. ağzından dökülen "Ev senin... "Karakola gideceğiz. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. Markız’ın. Yel’in. spor kıyafetlerini giyinmiş. rahatına bak!” Ber. uzun saatler onu bekliyordu. Ber. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. "Doğru mu.’u kullanmadı.

"Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor. Vazgeçti. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi.. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. Müzik setinden çıkan ses." Konuyu değiştirmek için.. "Bir ara bana bir parça okursun." dedi... rahatlamıştı. "Beni bağışlamanıza sevindim."Ben her isteyene rast gele parça okusam." "Hamarattır sağ olsun. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı." diye de ekledi Ber. Yanıtı bulmuştu. Pencereler açık olmasına rağmen. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı.. Ya Markız." Ber. esprisel bir yaklaşımla. Onu güldürmek hoşuna gitmişti. 65 66 . Bir iddiam da yok. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. Ber." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak." "Yoksa. Markız. "Eeee!. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı. "Yoksa rahat uyuyamam!. Ber’de ona katıldı. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm.. yani. sevgi duyumsatan bakışlarla.. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu.." diye ekledi. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. Đşim iş." diye geçirdi.. içinden."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. "Hocam. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. "Yoksa?.. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu.. Bu arada. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?.. sudan." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. bu son sözlere gözleriyle.. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı.. "Sen özellerin özelisin. incinmiş nazlı kız rolüyle.. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye. iç çekerek. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu...." Devamını getiremedi. Yoksa. "Temizlik de." dedi. Ortam ısınmıştı. "Tuzak bir soru." politik yanıtını verdi.. pembeleşen yüzüyle Ber... Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü.. galiba ilk teklifim sana olacak.. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. perdeler tamamen örtüktü. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. Markız. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu." "Eee?.. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu.." Markız.." Ber." diyerek de vurguladı. Buna inanmalısın.. Harekete geçti." sözcüğünü yineledi. Ber." dedi. "Şimdilik erken." Markız. "Peki."Seni ikramlara boğacağım bugün.. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu.. kahkaha atmaya başladı. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde... "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. "Temizlikçi. Sözcük bulamadı. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. işlerden konuştular. gülümsedi. Markız. ortamdan etkilenmişti. Havadan.. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı. "Ama. Ber'in gözlerine baktı." dedi." "Ben...‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. Ber.." diye düşündü. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber. Belki sonra. bunun nedenini soracaktı.. "Kızma canım şaka yaptım." dedi. endişeyi yorumladılar. Markız.. Ortam yeniden ısınmıştı." Markız. "Yoksa. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca.." "Müzik sesinin de. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek ." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık.

Temizlikçi teyze gelecek. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle. Ev temizliği yapacak. Đnişli.." "Teşekkür ediyorum. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu... Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti. Sen de yarın dinlen. Đnce ve kalın nefesler... bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı... Ber.. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu." diyerek yanıtladı Ber. "Böyle biri yok! Sanırım. Bu. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak." dedi." *** 67 68 .." dedi." diyerek kapattı. Bu onları tüketmişti.. Ruj ve allığını sürdü. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi. sert ve ürkütücüydü. Ayrıca. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Evet dudaklar devamını istiyordu.. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. Sürekli olması dileğindeyim.." Ber." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin.. "Teşekkür ederim. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu.. "O.... "Bugün bir başlangıçtı. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. Zevkli anlar. yanlış çevirmişsiniz. Giyinirlerken. Öyle ki.. Hafiften kendisini çekiyor. Markız. Duşu birlikte aldılar. Tüm benlikleriyle. Sanki tek bedenleşme.. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. "Çok ileri gitmeyelim. Birbirlerinin bedenlerini." "Merak etme. gibiydi. Beklemeye gelmezdi.. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. saçlarını kuruttu ve taradı. Her kıvrımını. süren eylemlerine. Giyinmeden.. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak... teklifi reddedecekti. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu.. Dudaklarına öpücük kondurdu. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi...Ber. telefonun zil sesi duyuldu. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı. Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu. Kendisini zor frenledi. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi..... tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. Ağızdan ağıza geçen salyalarla. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı." diyerek."Mutlu oldun mu?. Telefondaki yankılı ses..." dedi. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. çıkışlı bölgeleri de dahil.. ihmal etmeksizin yokluyorlardı. birbirlerini koklayarak..." "Ben de.. işinin ehli... kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar." diyerek yanıtladı Markız. Senin yorulmanı istemem.. "Yarrııın. Bu evde.. Đki ayrı beden. "Ne olur?. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı..

ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar.. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu.. sesi akortsuzdu... Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu.... birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı. Sarhoş olma limitini aşmıştı... "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim. altın bilezikleri dahil soyunmuş. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. isteklerin törpülendiği günler. Ayrıca. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?..... bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma.. "Neyse. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı... Küçük düşürücü. Onla arayı bozmak. Soyunuk bir kadını. Açılan şişelerin sekizincisiydi.. Đstemiyorsan görüşmeyelim. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum. Ne bileyim." dedi. bir bira şişesi daha açtı... pazar günü geliyordu.. "Senle seks yapmak istemiyorum.. 'Evet!." Ber. O halde... boşluk. Ne olacaksa olsundu. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu.. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı.. işlerinin yoğunlaşmasında. Yel. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu.. Ber. Güzel duyguların. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. " "Açık konuş! Kıvırma.. Son ilişkiyi. "Hayır!. Đşkence günleri. Yoksa bana tav olan çoook!. Ber." Ber... kendisinde ayaklar altında sürünüyordu. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu. Son bir kez dişini sıkmalıydı. sevincini belli etmemeye çalışarak. çabucak soyundu. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de. Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti.. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği... son birleşmemizi gerçekleştirelim. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı. Kendisine güvenemiyordu.. Aynı sıkı tavrı.. Tatminsizlik. paralı çevre kazanımında.... Yinelemeler... Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı." diye sordu. Ber tavır koymuştu. Her haftanın pazar günü gelen Yel. Üslup ukalacaydı. O anlamda değil de. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. "Sen bilirsin.. Korkularının üzerine gitti. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi... Maddi durumundaki iyileşmede...' tüm cesaretini topladı... Ve bunun farkındaydı. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı.. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. Şimdi!..10 Đnsanın doğasında varolan ve hatırı