P. 1
Dansoz_kivirmalari

Dansoz_kivirmalari

|Views: 13|Likes:
Yayınlayan: aegean35

More info:

Published by: aegean35 on May 09, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/09/2012

pdf

text

original

Bahattin YILDIZ

,
1963 Mardin doğumlu. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını; Elazığ, Batman, Bursa, Kayseri illerinde geçirdi. 1987 yılında Đ.Ü.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca, "Büyüktür, Duyana; KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü; Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu roman, yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.

Bu romanda geçen;
kişi, kişilik, kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup, hayal ürünüdür. Okuyucunun, bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır...

Eserin adı Türü Eser Sahibi Kapak Tasarım

: Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ : Baran ADANIR Mahmut ADANIR : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri
Tepebağ mah. 13 sk. N.44 Tlf: 3519684 Adana

Dansöz Kıvırmaları

Düzelti

Đnternette Yayım Tarihi 1.Basım Baskı ISBN Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web

Roman

: 975-288-510-1 : Đnönü Parkı Yanı. Özel Sancak Apt. Kat 6 D. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3636352 - 0552.3767406 : starbah@hotmail.com : www.dansozkivirmalari.cjb.net

Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Elektronik ortam dışında ise; tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç, yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz, basılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Bahattin YILDIZ

Dansöz Kıvırmaları kehanet
1
"Uyarılan toprağın yarılmasıyla, bağrından fışkıran suyun, yansı kanalı ile denize doğru akarak, kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!..." Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. "Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diye düşündü. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; "Evi, Ad kentine taşıyacağız.... Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fiziksel görünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusal yoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. Bir süre sonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı... Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam, şimdi alırım. Ama, sen de biraz idareli kullansan!..." serzenişinde bulundu. Büro beşinci kattaydı. Bina asansörü bozuktu. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor,’ diye homurdandı. Otuz beş yaşlarında, çirkin denemeyecek kadar güzel, siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip, hafif şişman, esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle, gevezelikte hamarat;

Med’in kitabından.

işinde tembel, ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de, kızdı için için. Bula bula; bunumu bulmuştu... Yerli filmlerde geçen; genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan, çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken, iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Bıyık altından güldü. Görüntü öyle yoğunlaştı ki, ‘Keşke...’ diyesi geldi. Utandı... Yakıştıramamıştı kendisine... Beyninden sildi, attı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih; genelin arzuladığındandı. Ber, çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Ofise geri döndüğünde, sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi, merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Yel, yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla, kardeş! Bu büro çok kirli. Leş gibi bırakmışlar. Verdiğin paraya da değmez. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu,’ isminden uygunu bulunamazdı... Ama yinede Bayana hak verdi. Tek salon sayılabilecek; ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış, yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun, birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet, komşularla ortak kullanılmaktaydı. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere; belki mülkiyetini alarak geçerim, umuduyla kendisini rahatlattı. Ber, iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri; yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin," diyerek davet etti. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli; Ber’in iştahını daha da artırdı. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. Ailesel, bireysel her türlü sıkıntılarını, çalışmak zorunda kaldığını, evdeki çocuklara kendisinin baktığını, ayrıntılarıyla anlattı... Hayatı, onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Bana abone oluyorlar. Bu nedenle epey çevre yaptım,” Bu arada Ber’i süzüyordu. "Yeni başladığına

göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Çevreme reklamını yapabilirim." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok, kendisini ne sanıyor?..." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim," dedi mırıldanarak. Yel’in noktasız, virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel, samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!... Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Seni sevdim. Buranın yabancısısın. Harcanmanı istemem," dedi. Ber, başını eğerek, "Evliliği düşünmüyorum," dedi. Yel, yanıttan hoşnut kalmıştı. Ağzını, aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak, gülümsedi. "Beyimiz, evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?...” Ber, bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yağlardan, artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup, katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek," diye düşündü. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak, "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını... Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini," bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına, bir çırpıda anlattı. Bireyin psikolojik, biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini, anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. "Ellerin narin ve güzel... Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber, nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Sessiz duruşlardaydı.

Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Kocaman eller, bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle, "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur," dedi. Ber, hala bir karara varamamıştı. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda, olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle, gör!’ hallerindeydi. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Hayalindeki tiplemeyle, karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları, bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi; ‘Sadece şimdilik... Bir kezden bir şey çıkmaz... Neyi bekliyorsun?...’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Yel’in elini kavradı. "Lütfen!..." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Yapmacık olduğu açık, zorlamalı erotik bir sesle,"Bana nağme yapma!" dedi Yel. "Sen de istiyorsun... Titremelerini hissediyorum... Organın, pantolonu patlatacak kadar irileşti. Hala Kız gibi, nazlanıyorsun." Yel, önceki hareketleri yineledi. Ber, eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Kavradığı eli bıraktı. Yenilmişti... Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Bu arada Yel, Ber’in fermuarını açtı. Kemerini çözdü. Pantolon düğmesini kopardı... Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber, şimdi çırılçıplaktı. Yel,

onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Ber, konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.

***

Başlamak; bitirmektir. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş, üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur, genelde geçici başarılar elde ederdi. Fakat koşullar uygun olduğunda, aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Hatta yokluk, hiçlik, boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor; beyninin ağrıması, bacaklarının sertleşmesi, yutkunmada solumada, konuşmada güçlük ve halsizlik, gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma," isteği içini kapladı. Bu Đsteğe;"Saçmalama!” dedi içselinde. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... Sen de her türlü çok yoruldun," diyerek farklı bir yol denedi. "Nasıl istersen... Patron sensin!..." dedi Yel.

Ondan beklemediği, rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken, bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı... Yel, ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. "Arada yine ziyaretine gelirim,” dedi, göz kırparak. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı...

2
Ber, avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz, habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme, içme gereksinimleri, büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı... Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan, gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yengesinin, borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Mus, Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı."Baban... Büro sahibi... Mobilyacı... telefonla aradı. Bir de Yel abla geldi. Biraz oturdu, sen gelmeyince gitti. Aramanı bekliyor." Ber, listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının istemi hem yardım, hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Babası, kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına, düştüğü konuma hem kendi adına, hem de ailesi adına üzülüyordu. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti.

***

Mus,"Evden yemek getirmiştim, Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. "Sen bilirsin," dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Mus, kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber, Yel’i aradı. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Ber’in ‘alo,’sunun devamını beklemeden sözü aldı. "Avukat bey, nerelerdeydin? Sabah geldim, seni bulamadım..." Ber, sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Öksürüklerini engelleyemedi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. "Canım, hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından," diyebildi Ber. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Ama dinleyen kim?... "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın,’ diye not bırakmışsın..." Ber, bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye, kırbaçlanmaya, vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti... Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Yel, niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım, işler nasıl?..."diye sordu. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak..." dedi Yel. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım... Durumunu, güvenilir biri olduğunu anlattım ona... Senle görüşmek istiyor... Kim, biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel, konuşma hızını düşürdü, alçak bir sesle: "Kentimizin patronu, babası; ‘Maf’. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim... Beni sever, sayar. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım,’ dedi. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş.

Ber için bu çok güzel bir haberdi. Bir şeyler olacağına, önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel, sözünü ettiği ‘Maf,’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bu kıyağımı da unutma!... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde... Yakında görüşürüz. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Ber, müjdeli habere çok keyiflenmişti. Telefonu kapadıktan sonra; yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu; sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.. Zıtlıkları yaşamak, duyumsamak... Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım,’ diyordu sanki. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu... Yirmi yaşlarında, lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş, üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs, babasının halasının oğlunun oğluydu. Kısa boylu, yüzü çilli, hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi, ufak tefek harçlığını vermesi, arada ders çalıştırması, ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay, ufak temizlik işleri, telefonlara bakma, not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu... Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden, tütünden faydalanmaya başlamıştı. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim,” yinelemeleriyle alır olmuştu. Ber, “Bunlar; geçici durumlar, ileride açığı kapatırım,” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da; çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu.

Bu kentte doğup, büyüyen Mus’a; Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Mus; Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı... "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir." diyerek, "Yinede dikkatli olmasını; onun risk taşıyan biri olduğunu," ekleyerek sonlandırdı.

3
Ad kentinin, Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı, yıkılacak’ endişesi veren üç katlı, pencereleri; cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina... Çevre sakinleri, birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı... Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler, bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında, Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar, taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış, daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma, balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi, getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Yerel Düzenleyiciler, Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi.

***

Đz.01.Ber.3, Đz.01.Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor, iletisinde bulundu." Đz.01.Ber.2;"Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını, Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler," diyerek yanıtladı. Đz.01.Ber.4; "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?... Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı,’ işaretli olmasının mantığı var. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim," dedi. Đz.01.Ber.1 ; "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum," dedi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri, aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog, bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması, parçaların birleştirilmesi, kurgusu, sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı... Đzleyiciler, diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.

4
Ber, evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Biran önce evine varmak istiyordu. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak, ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. Öyle ki; "Beyefendi! Bu sana yaramaz!... Şunu al!... Yarın tazesi gelecek!..." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Reyonları gezerken yardımcı olma, ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında, bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız,’ isimli kızdı. Markız; enfes bir fiziğe, sempatik görüntüye, derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara, devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Ber, kısa sürse de onu görmekten, ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona... Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Marketçilikte yeni teknikler, çekici sergilemeler, reyon düzenlemelerin etkisiyle, müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar, çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ağırlığından, poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Sesin sahibi

***

yabancısı olmadığı biriydi. "Tanrım! Bu O!..." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ber, yanıtı heceleyerek, yutkunarak çıkarabildi."E... fen.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım," dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Ber’in ağzından "Ya sorun değil, alışkınım..." sözcükleri dökülecekken, içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?..." sözlerini tercih ederek, elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ber, belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme, yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Değerlendirmeliydi... Aksi halde; arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş..."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata; asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu... "Đmkanı yok!... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum... Rica ederim...Lütfen!... Hatta ısrar ediyorum," kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Markız, ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. "Marketten bir saatliğine izin almıştım... Đzin saatim bitti.... Belki başka zamana..." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak," şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Ber, Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla, maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek, bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış, gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Kahveleri Ber hazırladı. Markız, acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Ber, sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı

aydır çalışmakta olduğunu, lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini, belirtti. Markız, kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı..." dedi. "Falıma bakarsanız sevinirim... Ben çıkmak zorundayım. Sonra anlatırsınız bana, olur mu?..." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz," dedi göz kırparak. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Sonra vazgeçti. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu..." Çıplak haliyle kaldı. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni nefesleniyordu. Duş alma, tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu... Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

***

Dibi görünmeyen, derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Başı dolandı. Karanlık; kendisine çekiyordu... Đçinden kayan bir şeylerin... Benliğinin, ruhunun karanlığa düştüğünü, hissetti. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini... Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. .Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.

Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu... Bir türlü dibe varamıyordu. Đçinde, bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Karanlık; arada değişik görüntüler sunuyordu. Korkularıyla yüzleşiyordu. Ve korkuyordu... Ber, gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Kendisini geri çekti. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Terden sırılsıklam olmuştu. Uykusu kaçmıştı. Bir sigara yaktı. Sırtüstü uzandı. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar, hatırladıklarından daha çoktu... Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi, kaynağı çözülmeliydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. . "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi... Kendisini eleştirdi. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ölüm benim için, belki de herkes için bir israf, mirasyedi harcaması, olmaması gereken bir olgu. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Ölüm, başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin, emeklerin israfıydı... Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük," deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm, benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması, boşa atılması..." diye düşündü. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer." özdeyişi vardı. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.

Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi... Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır, bazen intihar ederdi. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini, hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü... Zil sesi duydu. Bakmaya niyeti yoktu. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ber, gözlerini açtı. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Işık parlaklığında iki göz. Đki mavi göz. Đrkildi, titredi. Tüyleri diken diken oldu. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gözlerini kırpıştırdı. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Görüntü kaybolmuştu. "Galiba halüsinasyon gördüm," diye düşündü. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Telefon hala çalıyordu. Usulca kalktı. Ahizeyi hışımla aldı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna; "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber, telefonu sinirle kapadı. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. "Lütfen kapatmayın... Sizinle konuşmam gerekiyor," dedi, önceki bayan sesi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!..." dedi Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen... Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım, sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için. "Bilinmeyen numaralar servisinden."

"Ama telefon benim adıma kayıtlı değil..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber, sözlerine devam etti. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor," dedi Ber. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." "Her ne ise... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz..." dedi yumuşak ses tonuyla. "Benim adım Med. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber, sinirli bir tonuyla, "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Kapatmak zorundayım. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti.. Aceleci, panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Ber!... Ber!... Lütfen telefonu kapama! Sen!... Sen!... Şu an çırılçıplaksın. Sol tarafında televizyon bulunuyor, Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!..." Ber, vücudunun ürperdiğini, saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Şaşkınlık, korku, şüphe, utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. Perdelere baktı. Hepsi çekiliydi. “Sen!... Sen!... Kimsin?... Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedi. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla, "Seni şaşırtmak istemezdim," dedi. "Ama, ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım..." Ber, soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Telefon ahizesi, bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin... Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.". Ber, bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için; "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk," teklifini getirdi. Kadın, kısa bir duraksamadan sonra, "Belki bir gün... O gün geldiğinde..." dedi. "Ancak..." dedikten sonra devamını getirmedi. "Evet! Ancak?...”

"Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber, için için güldü. "Tamam! Öyle olsun." dedi. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon numarasını ise vermeme gerek yok... Seni sürekli ben arayacağım. Neyse... Bugünlük bu kadar... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Bir tuhaf olmuştu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor, komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.

***

5
Restseyh restoranı, nihayet bulabilmişti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim, bugün servise kapalıyız!" Ber, bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu, çakır gözlü birinin, "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Orta alan boşluğu yaratılıp, dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf; elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. Ber, Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Uğultu kesilmişti. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. "Bu genç, sözünü ettiğim yeni avukatım!..." dedi, yüksek sesle. "Zehir gibidir... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra, bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu; ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi... Yerel Güvenlik 9.Müdürü G9Güv... Anti-Hafif 8.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı... Yerel Yönetim 3.Başkanı... Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi... Ses sanatçısı... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat,’ dan oluşuyordu. Maf, sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber, onlarla daha önceden tanışıyordu.

Ber; "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup," diye düşündü. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Bunlarla ilişkileri geliştirmek, sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Para, ün, güven, geleceğe emin bakma, meslekte ilerleme... ve daha birçok güzel şeyler. Hayali bile içini bir hoş etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... Evet!... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Bunu hissediyordu. "Đnanıyorum, okursun, ama adam olamazsın!" diyen babasına, "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum," diyen annesinin ruhuna, "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya, parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Bu akşam özeldi... Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı, tümünden. Ses düzeni önemliydi; boğazını hafiften öksürerek temizledi. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi; sırtını iyice sandalyeye yasladı, göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu... Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı... Rakı bardakları tazeleniyor, boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar, aşçılar, tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!...” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Ber, grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Maf, grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kısa süren sessizliği, kısa boylu, tıknaz, kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu; "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum," dedi. "Çok komik bir davaydı.

Ber bey, ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." Maf, dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Ne de olsa kendi avukatıydı, Ber. Yargı 2.Üyesi, biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma, alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... Yanlış hatırlamıyorsam; yedi aydır tutukluydu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık; suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Son duruşmaya Ber Bey, girmişti. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı, yönünde açıklamalarda bulundu. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı; cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Mendili, neredeyse kızın gözüne soktu.... Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki... Ber’in; ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum,> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince; kız çözüldü. Gerçekleri anlattı. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış, babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş, yalan ifade vermişti. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik," dedi. Birinin, "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı," demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Ber, kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla, "Evet!.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak, müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Ber, ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Maf, Güvenlik 9.Müdürüne, "Sizin kulağınız deliktir. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Sanırım Irak, bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Ayrıca bir başka cepheyi, özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir."

Maf, gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Hiç belli olmaz." dedi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla; Saddam, kuyruğu sıkıştığında kimyasal, biyolojik füzelerini damlarımıza atar." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı, gülümsemeler zorakiydi. XY Medya Temsilcisi, soğuyan havayı ısıtma amacıyla, "DevMalDen-Y.Dom isimli holding, ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." dedi, ağzından iştahlı sesler çıkararak. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi... Burunları bile kanamadı. Bir iki gün tutuklu kaldılar, şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?... Alan memnun satan memnun." dedi, Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi, avını görmüş avcı gibi atıldı; "Baba Maf, kaç kez söyledim; burada hayat yok, diye. Birkaç senet tahsilatıyla, birkaç firmadan, kişilerden alınan aidatlarla, ufak beyaz işleriyle, haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ," dedi. Nefeslendikten sonra devam etti. "Gel büyük kente, bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var, bir şeyler yapalım... Hep yanıtın olumsuz. DevMalDen-Y.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?..." Maf, üstte açılmış, yanlarında kırlaşmış saçlarını, sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. "Yaş geldi elli beşe. Yoruldum... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok... Olanla idare ediyoruz," dedi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?..." Maf, farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. Konular, konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Başlangıcı Maf yaptı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor, halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek- benim bu tür şeylerle bağlantım yok," dedi. Güvenlik 9. Müdürü, hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz... Biliriz... " dedi. Maf, anlatısına devam etti. "Bu nedenle, kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum..." Çevresini gözleriyle taradı. "Yarın güvenliğe teslim edilecek... Hak yerini

bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor... Mağdur durumdalar... Serbest kalsın artık," dedikten sonra tekrar 9. Müdüre döndü. Ses tonunu yumuşatıp, alçaltarak; "Sizden ricam; güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence, kötü davranış, baskı görmemesi... Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum, mahcup olmayayım." Güvenlik 9.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı; Ber olacak," derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. Üyeler, bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Yanıtlamakta gecikmediler. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin." dedi Yargı 2.Üyesi. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz, geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi, çoğunluğu elde etmiş oluruz. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir," dedi. Yargı 3.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın, yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum, haberiniz olsun," diyerek dile getirdi. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım, elleri kolları bağlanır," diyerek ortamı rahatlattı. Ber, sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim..." Devamını getiremedi. Maf, sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Ber, ısrar edemedi. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Ama, zamanı geriye döndüremezdi. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra, Güzel fiziğe, berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Geri kalan saatler ise havadan, sudan konuşmalar ve bol bol yemeler, içmelerle geçti. Saat 23.00 sularında ‘Artık yeterli...’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek...’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf, Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Ber; “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Maf, yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Ona göre “Böyle giderse, özel otosu da olacak, ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı...”

Ber, apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Son günlerde, her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri, parlak gözleri... O derin bakışları... Telefonda kendisiyle konuşan sesi; Med’i unutamamıştı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu... Ve korkuyordu. Med kimdi?... Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı; ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını, ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında, hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti... Hatta, demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Salonu inceledi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Tuvalet dahil, dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Tül perdeler yeterliydi. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Saat yarımdı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Üstündekileri çıkardı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Sadece şort giyindi. Yatağına uzandı.

Işıklar gözünü alıyordu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı..." Duş iyi gelmişti. Kurulanmadı. Tüm ışıkları söndürdü. Yatağına uzandı. Gözlerini yumdu. Uyku, en iyi alkoldü. Acıları geçici de olsa unutturan... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Ber, uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Đrdeleme yapmaz. Ve genel de uyurdu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!... Çıtçıtçıtçıt!..." "Rüyadayım!... Rüyadayım!... Rü-ya-da- yııııııımmmm!" Ber, yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım," kanısındaydı. Sesler serileşip, şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise, gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ber, gözlerini açtı... Gördükleri karşısında çığlık attı... Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Gözlerini ovuşturdu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Heyecanı biraz hafiflemişti. Titrek elleriyle, ışık düğmesini açtı. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak... Telefonun yanıt vermeyince; bu şekilde yazmak zorunda kaldım." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Ber, ışığı söndürdü. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "Lanet Olsun!... Lanet Olsun!..." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.

*** Sabahın 07.35’i... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Yorgunluğun, alkolün, uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sürekli çaldırıyordu. Ber, kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Ahizeyi kaldırdı. "Alo!..." "Ber bey?..." "Evet! Benim, buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Sabah saat 7.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber, ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım, ama yinede teşekkür ederim, makbule geçti." Ber, telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama,’ diye düşündü. Kanepeye uzandı. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Uyuyakaldı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Duvar saatine baktı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. "Alo!..." "Uyandırma servisinden arıyorum..." Ses, az önce arayan bayana aitti. "Az önce aramıştınız..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi." dedi. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ber, ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Onlarca soru akın etti, beynine...

"Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?..." diye sorabildi. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Kendisini tebrik etti. "Evet!" diye yanıtladı, karşı ses. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!..." diyecekti, düzeltti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?..." "Yanlış anlamayın, sadece merak ediyorum..." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın, ben sizi arıyayım..." "Benim için sorun değil," dedi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. benim adım Gecetel... Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Meşguldü. Beş denemeden sonra yanıt geldi. "Uyandırma servisi, buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Sizden özür diliyorum, kusura bakmayın..." "Rica ederim... Her zaman hizmetinize hazırız." Ses güzel, net ve temizdi. Böyle olması da gerekiyordu. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu.

6
Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Adres tarif etmek zorunda değildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Çünkü; Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Görevlinin konuşma tarzı, çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya, nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu, Ber’e... Ber, sabah girdiği duruşma sonrası, icar dairesine; iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış, "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek," onu motive etmiş, sonuçta almıştı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli, özel sürücüsü kanalıyla. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi; yada eşyaları haczedilip, Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres, Ad kentinin, ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Görevli, taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu, "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz," dedi. Đfade tarzı, "Bu işleri bilirim," içerikliydi. Çalınan zile yanıt; açılan kapıyla verildi. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın; endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Đki büyük, dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu, içeri girmeye namzet icra görevlisine, avukat Ber’e ve sürücüye. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen, kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu.

***

Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. "Hanımefendi!... Biz Devletin görevlileriyiz," dedi icra görevlisi. Yumuşak tonda, sert içerikte devam etti. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Bu sözler dahi, kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Ber, kadının görüntüsünün, bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti... Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Babası, genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış, müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Eli boş geldiği El kentinden; eli boş olarak köyüne dönecekti. Babasıyla aynı köyden olan annesi, gururuna yenik düşmüştü. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış, bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çenesinden, kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp, ıslatıyordu. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli, "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız," diye devam etti. Serileşen gözyaşları, kadının dilini çözmüştü."Kocamın işleri çok iyi idi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. Đçini çekerek devam etti. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca, ana bayilere ödeme yapamaz oldu." Konuştukça açılıyor, açıldıkça rahatlıyordu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı..

Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi... Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi, şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz, şimdi." Đçten gelen konuşma, anlatı, bulunanları etkilemişti. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor," dedi, Görevli. Görevliye teselli vermek istercesine, "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok," dedi kadın. "Siz de haklısınız, ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." Oluşan ortam nedeniyle görevli, arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Görevli, evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, vitrin, yemek masası takımı, elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Kadın, gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız," dedi, kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur..." Görevli,"Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu," belirtti. Kadın, bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Annelerinin bu durumu, iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Ber, neye karar vereceğinden emin değildi. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi, diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Ber, duygulanmıştı. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine, yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi, geçirmişti?... Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. Ber, suçluluk psikozuna girdi. Günah çıkarma, içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı... Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi.

Görevliye; "Ben dışarıda olacağım, siz gereğini yaparsınız..." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Kadının, "Çocuğum için!..." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Ne olmuştu kendisine. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken, kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Yine yalvarıyordu... Ber, daha fazla karşı koyamadı. Kadının etkisi altına girmişti. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?..." düşüncesi oluştu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Kadının peşi sıra gelen görevli, Ber’in tavırlarından, yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal, düşünsel karmaşasını fark etti. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız," dedi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu... Başıyla onayladı. Haciz bölgesinden uzaklaştı... Sokaklarda rast gele yürüyordu. Sokaklar birbirine benziyordu. Bir başka sokağa geçiş yaptığında, vücudunun aniden ürperdi... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Galiba güneşte çok yürüdüm." diye düşündü. Bu kez sokağın kenarından; gölgelikten yürümesine devam etti. Midesi bulanmaya, kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Az önceki olayın etkisidir," diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Bizi, fark etti!.." "Yok canım! Endişelenmeyin, öylesine yürüyor..." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu.

Çevrede kimse yoktu. "Komşu, kahve içmeye gel," diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. Parçalı beyaz bulutlar, yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. "Tanrım!... Bu gözler?..." Bu gözler dairesinde, telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin; rengi ve ışıltısındaydı. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden, fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. "Halüsinasyon görüyorum," dedi, kendi kendine. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış, garip sesler duymuştu. O dönemi anımsadı."Galiba kendimi çok yoruyorum..." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?... N’oldu size?..." Đcra görevlisi, sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. Đcra görevlisi, yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi, bulunanlara. "Yardım edin de arabaya bindirelim. Hesabı sonra yaparız." Ber’in taksiye bindirilmesiyle, hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı, ana caddeye çıkıldı. "Merkez Hastanesine gidelim," diyen icra görevlisini; "Derhal efendim," diyerek yanıtladı, sürücü. Ber, araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı... Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. "Ben iyiyim." Đcra görevlisi, bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek, sürücü ise dikiz aynasından, Ber’i inceledi. "Emin misiniz?.." diye, sordu icra görevlisi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... Bazen olur ve geçer..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım," ısrarlarını olumsuzladı, Ber. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... Ona

. Đşportacılar.olumlu yanıt vermeliydi. "Param olduğunda ödeyeceğim. şurada. borçluyu." Ber. Açıklardan yararlanıyor.. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. burada kalıyorum. kısaca. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi." "Otelde. işe yaramayacağını biliyordu. çaresiz tonlu sesle. Ber.. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. Ber. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu." dedi icra görevlisi.. çünkü eşimle boşandım. Borçlunun ukala. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor. Irak liderinin biyolojik.. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım." dedi . "Aksi takdirde.. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar.. borç benim borcum. Araca biner binmez." dedi." dedi borçlu. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. "Rica ederim. sanki. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. açılmak istiyordu. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince." dedi.’ ödeyip.. "Durum buysa.. birazda gözüne sokarcasına uzattı. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin.."Đşyeri benim eski eşimin adına." dedi. Buna rağmen büyük çoğunluk.. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. Çevrede biraz dolaşmak. Gerçi Sürücü de. gerekli incelemeyi de yapmıştık. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. kahkahayı bastı. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. Kim bilir kendilerinin ve ." dedi. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi." dileyerek atölyeden ayrıldılar. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi." Uslübünüzü düzeltmezseniz.. "Hangi hareketi?" diye sordu. Ber’in aklına Maf geldi. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok.. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu." Ber. "Valla. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor." Borçlu. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu." Đcra görevlisi. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi..... taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi... egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. "diye yanıtladı. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler. Mal beyanımda da belirtmiştim. alaycı tavırlarına içerlemişti. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne." Görevli. Onun bu sorunu çözebileceğini. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan.. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. Görevli. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. "Elleri boş." diyerek uyardı. beyefendiyi görünce anımsadım." diye karşılık verdi Ber. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi.." dedi.." Ber..

Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus... "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. bu mümkün olmadığında... arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. *** . Televizyonda.... Ber.” türünden motivasyonlardı. kısmen veya tamamen hasar görmüştü.. Gözlerini duvara sabitlemiş. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması." Alaycı gülümsemeyle. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi.. Toplu olarak kalınması gerektiği... başını iki yana sallayıp. cami.ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma... Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği." dedi Ber..’ diyorlar. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine. onları buna yönlendiren... ofisinin cam kenarlarına. kent merkezi yönetimi başkanı. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. herkes birbirinin ölümünü seyredip. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı... halk arasında dolaşan söylentilerden.” özetle söz ediyordu." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. Ber. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme.. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. soruya yanıt verme yerine... panik yapılmaması.. suyla bolca yıkanılması gerektiği.. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı.. Bazı taşıtlar.. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. kenti terk etmek dışında. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu." diye sesler çıkardı. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı... Ama hayat devam ediyordu. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini.. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından. Genele uyma. yapabileceği bir şey yoktu. Ber’de medyanın verdiği haberlerden. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!... kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. bina altlarında bulunan bodrum.... çay doldurmak için mutfağa yöneldi. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği. ‘Maske takmak gerekir.. yoksa. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. " Đmkanlara göre.

iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Görünüşü. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. katıldı. durması gereken yeri seçebiliyordu. ucundan Maf’la ilgiliyse. Duruşma salonunda bulunan Ber. mekanik daktiloya. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. Duruşma hala neden başlamadı. Kameralar sürekli açık gibiydi. Đlgili dosyasını masaya açtı.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al.. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. bu duruşmada sanık avukatıydı. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. "Karşı taraftan da epey adam birikti." Ber ayağa kalkarak bekledi. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir.Ber. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi." demişti. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu." Ber. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. Yargı başkanı. Sağkol. kendisini dışarıda bulabilirdi. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı." dedi." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak." diye anlatıyordu. Bazıları karartı görünümündeydi. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. Ber’e.. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. Çünkü. -hele. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi..Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. kızgın ve küçümser bir tavırla. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. Yargı üyelerinin ve . neyi bekliyorsun?.. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. O.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. "Anti-Hafif 8. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Ber.. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi...izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. haberci. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. Ber. En son Artsa. Bu kez ‘Aferinliydi. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Ber. artık... "Ortalık alevlenebilir. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. görsel medya temsilcileri. Ber’de. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. gruptan ayrılarak yanına vardı.. Duruşma salonu. Yazman kadın.

Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. gerçeği itiraf etmiş. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi. ‘.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi... Boğazının kuruduğunu hissetti.. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti. Boğazı düğümlendi.Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Ve yuttu. Yargı başkanının... Bir tarafta Medya temsilcileri..üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar.. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi.. ‘Dale. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. "Müşterim SahFail. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti. Temiz takım kıyafetli. Yargı başkanı. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu." dedirten yükseklikteydi... Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı.’ Ber düşündü. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı.. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Maf’ın yeğeni. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu. Ber. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi.... Ber.." ekledi.. Ber. Ber.. Yargı başkanının.. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi.. SahFail ise. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. nefes almakta zorlanıyordu. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı... iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. Söz sırası kendisindeydi. Yargı Başkanının.. Yanlış anlaşılacaktı. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı.. Bunun yararı oluyordu. Đkinci adını hatırlayamadığı." belirtti. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği ." sorusunu yöneltti.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi.... cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu. Bakışların ağırlığını duyumsadı.. Dikkatli.. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu... Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2.. adamı ben öldürdüm. Gözlerinden güzellik okunuyordu. bir tarafta benliği.. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı... Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı.. Suçsuz olduğunu. Bütün gözler de kendisindeydi. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Su istemek. Ber. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y.’ havası içeriye yansımıyordu. Öksürdü. kravat takmış.

Cezasını çekmeye hazırdır. SahFail’in ise. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. gerek yoktu. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı.. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı..vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Devlet avukatı. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu.. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine." diye çapkın bir kahkahada eklemişti. Çünkü. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. "Kahveyi senin evde içeriz." Yargı grubu.. izleyici locasında oda vardı. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti.. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak.. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi." demiş. Devletin avukatındaydı söz sırası. başkan dahil...... Ber." dair söz verdi. masaya koydu.. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. Çay iyi gelmişti kendisine. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler.. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. *** *** . Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. Yorulmuştu. Bu kez kabul ediyordu. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. salata ve ayranı. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. shov’u göstermediğini. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. "Yemeği dışarıda. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. Ber. şimdiye kadar. Ber." Markız telefonda. Markız. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı.. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz." diyerek kısa kesti. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. Ber. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu. Olanları izlemiş olmalıydı. "Kanıtların yeterince toplanmadığından. " deyişine kadar. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi. Evet. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı... Kapatılan telefon sonrası.Öylece yarım saat kaldı. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. suçun vasıf ve mahiyetine. doğal olarak kabul etti. fazladan bir açıklama yapmasına. fısıldaşma serbestisi vardı. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner.. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti.. çalan telefon zili sonrası Mus’un. Ta ki. Ber’in oturumda gerekli eforu.. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu... Ber." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın.. Falıma bakarsın.. Sigara yaktı. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu.

senin pek yakışıklı olmasan da kibar. Markız." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar... Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. Bu yönde bir yasa da yoktu.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti.. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. bir şeyler elde etme art niyeti. uzun zarif elleri. Markız devamını beklerken. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa.. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. Ber.. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. Gözlerini Ber’den kaçırarak. fakat yeterliydi. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Her keşif. Markız’ın güzelliğini." dedi Markız. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. boş vaktinde yaratmış. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı." dedi. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti.. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler." Eliyle ağzını kapatarak güldü. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. etrafı tanıma fırsatı vermedi.. kaprissel yapıları. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Reddedilmeye tahammülü yoktu." Klasikti. Ber. Đçseli. toplumsal baskılar. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti.” deyişini anımsadı.. Tüm çalışanlar.. anlamlı ve masum bakışları. Ber.." diye seslendi. Đçsel gelişimi. Şef garson kendilerine nefes alma. küçücük burnu. bireysel kuralları. gizemli. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu.. Ber’in."dedi . bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı... Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü.. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı.. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi... Ber. "Markız!. hafif gülümser yüz ifadesi. içecek olarak kırmızı şarap istedi. . masanın mezelerle. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi.. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. karşı tarafa iletmek yeterliydi... Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı.. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu.. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. Markız.

incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu.. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. dolmuş. burnunu kapatan da yoktu. "Bir emriniz var mı?" diye sordu.." Markız ile Ber.. ilgilenmeliydiler. minibüsler." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. " diye yanıtladı Ber. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu.. bir isteği olup olmadığını sordu.." anonsları duyuluyordu. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki. elinden çekiştirerek götüren babasına...." "Yanlış anımsıyor." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. bağırışlar.. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. Kesik kesik gelen siren sesleriyle. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. yere yığılmış yaşlı eşini. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. "Baba!.. Ad kentinde bu davranış sonucunda. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. Sanki daha önceden. "Söz. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. Hatta annem bu parçayı çok severdi.. "Đşletmemizin ikramı. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu.. "Evet!.. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor.. Berde Markız’a. paniği pompalıyor. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. Elektrik kesilmişti.. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!. Bu ses... Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. dışarı çıktılar. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber.. radyoda her çalınışında eşlik ederdi. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. Yaşlı bir adam. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu.. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. "kesik kesik siren sesi. Burada içmenin bir anlamı yoktu. restoran da hareketlilik başlamıştı.. ağzını. Boşları toplayan garson.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. Güzel!. Ber’de benzer korkular içindeydi..." diyordu. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Kapılar kilitliydiler. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. Kendisine yediremezdi.." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. Onlarda genele uydular.. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. Sakin olun!. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar.." Küçük bir çocuk.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu... "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. olabilirim. birbirlerine gülümseyerek baktılar. Evet! Evet!. "Kalk Hanım!.. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar.... Kahve Ber’in evinde içilecekti.. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. Çocuklar merak eder!. Gelen hesabı Ber ödedi. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü.." diye yanıtladı. her şey çok güzeldi. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. Markız yanan sigarasını söndürdü...... Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. yüzünü.. . soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. korna sesleri.. "Teşekkür ediyorum. Şimdi.. Otobüsler. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. Taşıt sesleri.

" atasözüne muhatap olmak istemiyordu.. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. "Bir başka zaman. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. Çevresine baktı. . Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. "Kasap et derdinde. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. bir şeyler içmeliydi." diyen sürücü konumundaki market sahibine: "Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti... koyun can derdinde. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi.. Hem. bir şişe suyu rast gele koyup.. "Ber Bey!. Hemen ön koltuğa kuruldu. Yağma falan olabilir." dedi Ber.... Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi.. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Markız’ı unutmuştu." diye bir ses duydu.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor.. görünmüyordu.." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi..... Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. Arka kapıyı açtı.BD. Uyanık ve ayık olmalıydı. banyodaki askılığa astı. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.. Böylece.. Atla!.. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti.. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. beddua etti.." "Efendim?. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı.. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı.. Boğazı kurumuştu.. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu. "Lanet olsun!. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. Ber. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Bedenini gerdi. Ber. Ama. aşırı nem. Aniden geri indi. ikiletmedi. "Ölmezsek." "Lanet olsun!. Tanrı’nın günü çok!" Ber. Telefonu kapadı." *** Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu." diye bağırıyordu. Kendisine sesleniliyordu. "Çok teşekkür ediyorum. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar.. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu.. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. Dayanamadı."Kepenkleri de kapat oğlum!. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu.. Başka kentlere kaçmak isteyenler. Ön kapıyı kapadı. En azından birini açmalıydı. Bir arkadaşının dediğini anımsadı. "Atla!. Bu kez sadece gülümseyebildi. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında.. "Gerinmek yarı boşalımdır.... füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. sanki.. Ama ısrar yararsızdı. içeceği alkolsüz olmalıydı. yakınlarda bulunan 2. Aynı sesin sahibi.. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi... "Tantanadan camları indirmesinler." Birleşik devletin.. evine varıncaya kadar "Körfez krizini...." diye fısıldadı Markız.. dünden kalan ekmeği... Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı. Hava sıcaklığı. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi.." ortaya çıkaranlara lanet okudu. Savaş uçakları karanlıktaydı.. Evlerine varmak isteyenler." diyordu kuruyemişçi. Kulak kabarttı. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı.. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi." "Lanet olsun!.. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı.

Ber üzerinde korku. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi. Altında senin adın yazılıydı." Ber... heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu." "O yazılarınla beni ürküttün." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti." dedi. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. geceleri gördüğü kabuslarından.... Yoksa. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med.... onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi.. "Ben. Bunlar.’ yarar ve zararını düşündü.. Kendisini oda dışına göndermişler. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. " dedi. Füzelerden korkmana gerek yok..." "Hiç sanmıyorum!. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü. Med ve ekledi. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. Ona anlatmadığı bir şeyi." dedi Med.." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim...." "Olağandışı yeteneklerin var. "Şeytanca işler yapan şeytan olur.." "Daktilo sesini unutuyorsun!. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini. Ber.... Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı. "Görüşmeyeli epey zaman geçti.... hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. Med’in sesiydi.. Annesinin amacı. "Ayrıca.Bu saatte arayan kim di?." "Bunu hak etmiştin. ‘çok sıkıntı çekeceğini." dedi hayıflanarak..." dedi. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok.. hatta içtiği sigaranın cinsi.. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. okuduğu bazı öyküleri anımsadı." dedi Med. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım."Çoğunlukla onlarda olsa bile. Peki telefonun fişi?.. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti.. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. "Sen!. "Rahatsız ediyorsam." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak. olanca yumuşaklığıyla. ‘Sırlarla dolu. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti.." "Sen bilirsin.. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını. Lütfen!... Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. Sesini yükselterek. ev ortamı.. "Ber. Bir süre hiç konuşmamıştı.. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Daha fazlası olmalıydı.. kapatabilirim. gizem." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın... Ses.... Mantık ağları dağılabilirdi. Senaryo böyle düzenlenmiş." Ber apışıp kalmıştı. Korkuttun.. Çocukluğunun geçtiği El kentinde.. "Nasılsın?." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti. Bu arada neler yaptın?" Ber... Bana zarar verdin..." Med.. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta. Olağanüstü yetenekte olan cinler. "Beni rahat bııraaakk!.. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı. "Bir sen eksiktin!. Med!" Onun. . Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı.. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı.. Annesinin. Sessizlik girdabındaydı. Bir karara varamadı. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak.. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini.. Şey-tan-mı-sın?..

Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden." dedi.. Hocanım. Sesi.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti.. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti.. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü. Bu kadar rahat olduğuna göre. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi." dedi Med... Devam etti.. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. "Saddam’ın." Yanıt beklemiyordu. "Avukat olma. Saddam’ın. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım..." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. Sonuçta. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. Ses tonunda alaycılık yoktu. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum. Med. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet..... "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken... senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu."." dedi Med. Düzenleme grubu senaristleri.." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. ‘Hukuk Fakültesini bitirme.. kendinden emin ve güven vericiydi. soyut bir kavram. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma." diye yanıtladı. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum... galiba. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın. " Med.." kehanetleri gerçekleşmişti... görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi. Her neyse.. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki... ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. "Rapor. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. "Ad kentinde bulunmuyorsun. küçük bir ülkenin.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. Bu kavram da..." diyerek merakını giderdi.. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. Başka ülkelerde de." Ber..." Ber. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber. yanıt vermemişti. Ber’in.." "Aynen öyle. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi.. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu.’. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. "Unutmayın ki." . Med’e.. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider. Sesi hafif kızgındı. " Saddam... "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. yaşlılar." Ber... "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu. zamanında atmış.. tutmuş. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış.. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu.." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal.. Zarar gören halklar ve bireyler oldu.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi... rapor. "Okumuş adamsın!. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu...." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı.

.. peynir almasaydık!.. "Nedenini biliyor musun?..." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok.Ber’den tepki bekledi.. Kaldırım taşlarına oturdular." dedi Ber. Has. "Neyse bunlar uzun konular. Bu karma salgı.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem. bu yorgun.. Bes ve Kur isimli onüç." Kur.. Yağlı ter. Ber. bitap halleriyle.... Has. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu.... "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek. Ama izmarit değil ha!..... Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan.. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi.. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın. terletiyor.. Kızmıştı.. " dedi. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez.. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım. sigara tüttüreceğim." "Şaşırıyorum. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar." dedi. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı. Hüs.. "Pes!. insan vücudunu ıslak kavuruyor..." "Pes doğrusu." dedi Ber." diyen Med." "Eeee!. . Güneş. ikiyüz elli gram beyaz peyniri. ‘ğ’siz.. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. Tümü. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. "Ama." dedi. 8 Sıcak gün. "Olum!" dedi. Ekmek. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu.. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu.. " diye yanıtladı Ber. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu. ‘Oğlum’u’. Sanki vücudun deri altı yağı. “Aç kalsaydık!. "Bir gün zengin olursam.. yüksek oranda nemli havayla. "Ben *** .. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi... Kaşınan ayaklarını ovaladılar. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. "En azından benim için öyle. su işlevini görmüş. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. bunu da bilirse pes diyecekti.. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum.. Hüs..". Yağlı ve kaşıntı vericiydi." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular.. Gelmeyince konuyu değiştirdi.. Buna sen sebep oldun!... ovaladıkları bölümdeki kirli renk.

sallardık aşağıya doğru.. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Ne istiyorsun?. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. Kur. Cevap versene lo?.. Niye yalınız Beylo?" "Olum!. Has’ın tokadı suratında patladı."Olan olmuş yeter. yav!. "Babam." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?.... Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı. Has." Sorunun muhatabı Kur. Hiç yürüyecek halim kalmadı.. "Bisikletimiz bile yoh lo!.. Has. yanında biten Has’a "Ne var?. inatla Has." diye sordu. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı.. Sessizliğe boğuldular yeniden. bizi de acıktırdın.. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan." diye seslendi...bittim.." dedi.. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar.. böyle bir şey söylememişti." dedi.. Has. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak...." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!. Nefes nefese kalmışlardı.. Apartmanları gözleriyle tarayarak. Geç söylenmiş bir uyarıydı.. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı.. sorularını ünlemli yöneltti... Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi.. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. zorunlu konuşacaktı..... adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. "Amca!" diyordu bu arada.." Bes."dedi.. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. Ne yapsak?. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi. "Söyle lan?. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. Sokakta mı yatsak?. "Sen sus! ‘Acıktım.. Şimdi konuşması daha yararınaydı. ömrümde görmedim." sözlerini tamamlayamadı." dedi. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi.." dedi. "Kimse getirmiyordu beni buraya... Bes." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu.." Bes. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı.." Yanıt beklemeden devamını getirdi. Amca!. sessizleştiler. benim kafam yatmadı bu işe.. Bilgiç tavırlar takınarak.. Kur ağlamaya başladı... Ben bu mahalleyi.... "Hangi işe?" diye açılım istedi..’ dedin. Akşam olacak!" Bes. "Amca!. Hüs."diyerek araya girdiler. renk vermemeye çalışıyordu. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak... Konuş lan?... Kur... "Saddam’ın. "Olsaydı binerdik. Kur!. Yakasından tutarak sarstı onu. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. "Hadi dua edelim!. Has.. başını öne eğmekle yetindi. Hüs. "Biz burada kaldık!.. Has. "Yerde para buluruz belkim." Hüs.." Kur.. Yalan söyledim size... Sonra durgunlaştılar.. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür." dedi. "Yav! Ya.. Değil mi Kur’o?. " Ses titrekti. Has. Adam. "Amca! Niye vuruyorsun. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. Yol paramız yok abi!. Bu fayda etmedi. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. yarım saatte evlerimize varırdık. demişti. "Yok. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi.. . Bes. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti.. hafif gülümseyerek. "Yav." dedi.... Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa." dedi. yutkunarak. olgun rolü kaptı ortamdan. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya.

" diye yanıtladı Markız. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu." diyerek yanıtladı. ağzından dökülen "Ev senin. Her hafta sonu temizliğe geliyor. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. bıyık tıraşı olmuş. hem de çok temiz. spor kıyafetlerini giyinmiş." diyerek ekip otosunu işaret etti. Markız’ı her iki yanağından öperek. Annesinden de bilirdi. Olumsuzlama anlamında başını salladı." Adam. Kapıcı. Markız’ın. Yel’in. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. yazı Kalır..’u kullanmadı.. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. dişini fırçalamıştı. Etrafı toparlamış. 9 Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. "Burada neler oluyor?." dedi. Özel bir gündü. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. sizde bizimle geliniz!" dedi.. salonu incelemişti. "Ev senin. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. "Hoş geldin.. Bugün cumartesiydi.. parfüm sürünmüş. ‘Hoş bulduk. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak. "Bir isteği olup olmadığını.. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu... Markız. Ber. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. Kulağı kapı zilinde bekliyordu." dedi.. "Doğru mu." sordu. "Karakola gideceğiz.. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü.. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini." "Temizlikçi bir bayan var. "Ayakta durma. isimli kişiye dönerek. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. Orada anlatırsınız. "Sen mi temizliyorsun?.. *** . Eliyle. Kapıcı. Markız’la baş başa evde kalabileceği. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. bazı hatalı davranışlarından sonra. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. "Yine. önce atıldı. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi.. "Teşekkür ederim.." dedi tatlı gülümsemesiyle. "Hadi dolmuşa binin. ‘Söz Uçar. rahatına bak!” Ber. Güvenlik görevlilerinden biri. yıkanmış.. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. çok klasikleşmişti. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. Ber. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu.. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı.." diyerek önce kendisini tanıttı. adını anmak ondan söz etmek istememişti."dedi. Beklenen zil geldi. "Ben Yalşik!.. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. sakal. uzun saatler onu bekliyordu. Annesi tanık olmadığı halde. Markız oturmadan bekliyordu.." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. çocuklar?" diye sordu. Lütfen. Göz kırparak "Emrin olur.." Yalşik.

rahatlamıştı. esprisel bir yaklaşımla." "Ben."Seni ikramlara boğacağım bugün. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye. . "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti." Markız. Ber. Ya Markız. bunun nedenini soracaktı. Harekete geçti. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı. endişeyi yorumladılar. gülümsedi. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti. "Beni bağışlamanıza sevindim. Müzik setinden çıkan ses. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. "Bir ara bana bir parça okursun. galiba ilk teklifim sana olacak." Ber." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. "Eeee!. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı." "Eee?.." "Müzik sesinin de." diye geçirdi. Ber’de ona katıldı. "Yoksa?. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem." dedi. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular." diye düşündü. Markız.. kahkaha atmaya başladı.. Markız.. ortamdan etkilenmişti.. Onu güldürmek hoşuna gitmişti.. Buna inanmalısın.. Markız." diyerek de vurguladı.. "Temizlik de. "Yoksa." dedi." sözcüğünü yineledi." Konuyu değiştirmek için." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. Vazgeçti. Yoksa.... "Kızma canım şaka yaptım. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. sevgi duyumsatan bakışlarla. Pencereler açık olmasına rağmen. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı.. bu son sözlere gözleriyle. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu." "Yoksa. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu.." dedi. "Peki.. "Yoksa rahat uyuyamam!. içinden.. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde." diye de ekledi Ber. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. Ortam ısınmıştı. Bu arada.. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. incinmiş nazlı kız rolüyle." Ber.. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor.. yani.. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu."Ben her isteyene rast gele parça okusam." diye ekledi. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Temizlikçi. Bir iddiam da yok. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber. "Şimdilik erken. sudan.. pembeleşen yüzüyle Ber. Sözcük bulamadı." dedi.. Markız... Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. "Hocam. iç çekerek.. Ber'in gözlerine baktı. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi.. Havadan. Yanıtı bulmuştu." politik yanıtını verdi. "Tuzak bir soru. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek .. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?.. işlerden konuştular. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor.. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu." dedi." "Hamarattır sağ olsun.. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim.‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?." Devamını getiremedi. "Ama. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. "Sen özellerin özelisin. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık." Markız. Ber. Đşim iş." Markız. perdeler tamamen örtüktü..... Belki sonra. Ortam yeniden ısınmıştı... Ber....

gibiydi." "Merak etme.Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı.. Birbirlerinin bedenlerini. çıkışlı bölgeleri de dahil. *** . Sen de yarın dinlen. Sürekli olması dileğindeyim. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. sert ve ürkütücüydü. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. teklifi reddedecekti. yanlış çevirmişsiniz. Ağızdan ağıza geçen salyalarla. Zevkli anlar........ Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. Ber..."Mutlu oldun mu?.. Ruj ve allığını sürdü. Beklemeye gelmezdi. telefonun zil sesi duyuldu. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. Kendisini zor frenledi.. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı. "Ne olur?. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu.." diyerek yanıtladı Markız. Her kıvrımını. ihmal etmeksizin yokluyorlardı. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Bu onları tüketmişti. Tüm benlikleriyle... Bu evde.. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. Giyinmeden.. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan... Senin yorulmanı istemem." "Ben de....." dedi. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti. Ev temizliği yapacak. işinin ehli. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu... Sanki tek bedenleşme. Bu.. Markız.. Telefondaki yankılı ses. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı." dedi. Ayrıca. Đki ayrı beden. süren eylemlerine. "Bugün bir başlangıçtı.." "Teşekkür ediyorum.. birbirlerini koklayarak. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu.. Giyinirlerken." Ber.." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu." Ber..." diyerek. Đnişli.. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. Evet dudaklar devamını istiyordu. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. "Böyle biri yok! Sanırım. Hafiften kendisini çekiyor. "O. Đnce ve kalın nefesler. Öyle ki." dedi... Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı." diyerek yanıtladı Ber.. "Teşekkür ederim. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi.. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı.. Temizlikçi teyze gelecek. "Yarrııın. Duşu birlikte aldılar. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. saçlarını kuruttu ve taradı. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde.. "Çok ileri gitmeyelim.." diyerek kapattı. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. Dudaklarına öpücük kondurdu.

Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu. O halde. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu. Korkularının üzerine gitti.. Yoksa bana tav olan çoook!.. isteklerin törpülendiği günler. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu.. Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti.10 Ber. işlerinin yoğunlaşmasında. "Sen bilirsin. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. Onla arayı bozmak.. Bedenini para karşılığı. Yinelemeler.. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında.. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu.. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu." diye sordu. bir bira şişesi daha açtı...... O anlamda değil de.. Ber tavır koymuştu." Ber. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. son birleşmemizi gerçekleştirelim.." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?....... Güzel duyguların... Ve bunun farkındaydı. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu... birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu.. Ne olacaksa olsundu.. Üslup ukalacaydı. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. pazar günü geliyordu. "Senle seks yapmak istemiyorum. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu.. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi.. Sarhoş olma limitini aşmıştı. Son bir kez dişini sıkmalıydı. Kendisine güvenemiyordu... *** . Yel. "Neyse. Aynı sıkı tavrı." Ber. Açılan şişelerin sekizincisiydi.. 'Evet!. sesi akortsuzdu. paralı çevre kazanımında.. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de... bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün. Soyunuk bir kadını. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?.... "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı. Maddi durumundaki iyileşmede. bir eli belinde bekliyordu. Đstemiyorsan görüşmeyelim. Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı. sevincini belli etmemeye çalışarak.' tüm cesaretini topladı... Tatminsizlik. Şimdi!. Ne bileyim..... Đşkence günleri. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu.. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği.. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim. Ber. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu.. çabucak soyundu. boşluk. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı.. " "Açık konuş! Kıvırma. Her haftanın pazar günü gelen Yel. Son ilişkiyi. Küçük düşürücü. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar.. Ber. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu... altın bilezikleri dahil soyunmuş. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum." dedi. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu. Ayrıca. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı.. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı..... "Hayır!..

. "Bazı politikacı dostları kanalı ile merkezden Denetleme Grubu üyesi gönderilmesini temin edecek.. Yargı başkanı ile ona aşırı bağlı beş yargı üyesi yine olumsuz oy kullandı. Tahmin ettiği şeyse bu çok yanlıştı. Bölük pörçük duyduğu bazı dedikoduların gerçekliğiyle yüzleşiyordu.. 'Maf’ın yapmak istediği ne peki?.. Gücü bir kez daha duyumsadı.. Eline aldığı çay bardağından yudum almadan altlığına tekrar koydu." diyerek ekledi." dedi. "Gerçi bizim önerilerimizi emir olarak telakki ederler. orta parmağına sürtüp şaklatarak . sinyali almıştı. anlam akışına uyan cümle sarf etti." "Bir nokta. Baba Maf'ın ikinci adamı olursa. bir virgül eksikliği her dosyada olur. "Suçu SahFail'in işlediğine dair çıkartılan tanıkların da anlatımına rağmen bırakılmadı. ikinci el arabayı almakla geleceğini garantilediğini sanıp ta tembelleşme.. kabullenemezdi.. Ama bunu her bireye yansıtması doğru değildi.Yargının tüm dosyaları incelemeye tabi tutulacak. öldürmektir!" Ber. "Çayını neden içmiyorsun?" "Biraz açık olmuş.. anlatır mısınız?... Gereksiz bir söyleşi olduğunu kendisine itiraf etti. Ve bu gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşısındaydı... "Her dönemde böyle Don Kişotlar çıkar. "Sen beni güldürdün!. "Baba Maf. Đşin tamam.. irkildi. Geleceğin sana neler göstereceğini bilemezsin.... Üstüne üstüne gidiyordu. Rahatlamıştı.. Ber. bu tavırlara hep bozulurdu. "Ne tür bir girişimde bulunacak." Geri kalan kahkahalarını da boşalttıktan sonra." dedi.. "Tüm çabalarına rağmen üç duruşmadır. Açık çayı alarak.. " Ber.Anti-hafif Yargı Grubu. Gülüşün yüzünde oluşturduğu değişimden gözleri siyah bir çizgi gibi görünüyordu. Gerekeni yapacak!" Ber.. Đçindeydi. nasıllar?" diyerek suyu çıkan konuyu değiştirmek istedi. "Buna rağmen yine de ilişkilerini sıcak tut. Artık sen de birkaç kelime daha konuşma zahmetine katlanırsın sanırım... "Kişisel düşünce ve duygularını sunma. toplumda infial yaratır. "Morali bozuk olmalı. Hele karşısındaki. Yanında staj yaptığı Avukat . nabza göre şerbet vereceksin. "Kim istemez ki?. daha demli çayı Solkol'a sunmak için salona girdi." "Ben elimden geleni yaptım ve yapacağım da." Ber'in gözleri ışıl ışıldı.. Bir dediğimizi iki etmezdi önceki grup. Ber'i. 8.. Çaresiz kalındığında başvurulacak en son yol.11 Solkol." Ber'in para kazanma dışında başka derdi olmadığını bilmesine rağmen son cümleyi söylemişti." diye sordu." diye sordu. Ber! Bunu sen benden daha iyi bilirsin. Ber'i..." Giriş odasında bulunan Mus... atılan kahkahalar nedeniyle aklından geçen olasılığın düşünülmediği sonucuna vardı.." "Olmaz mı?" diyerek onayladı." "8. "Sendika başkanı ile yardımcısını kafaya aldın mı. Đçinde kalan soluğu salıverdi.. " Ama Maf gurur meselesi yaptı... "Sodgom ülkesinin kurtarıcısı sanıyor kendisini. Derin soluma ve oluşan gururla göğsü kabardı.." Baş parmağını. "Yargı Görevlisi vurmak.. Rest çekmiş. Titrek bir sesle"Öldürtecek mi?. "Allah' da seni güldürsün.. Ber.. Beklenen yanıtı verdi.."El altından iyi para teklifi de yapıldı." "O halde dediğim gibi.. "Bazı yandaşlarımız da bizi yalnız bırakabilirler..Yargı grubunun tüm dosyalarının içeriği yasalara uygun. Bu büroyu." "Vay be!... Solkol. "Ne diyordum?" Üç parmağıyla saçlarının diplerini kaşıdı." dedi." diyerek rahatlattı. Ana yanıtın bir çırpıda söylenmemesi soluk alış veriş düzeneğini dahi bozuyordu.." "Seni bizden biri olarak kabul ediyoruz. "Gerçi sen işini bilirsin. tertemiz çıkarsa?. Ber'in meraklı bakışlarını zevkle seyretti." Ber'in ağzını sulandırdığının farkındaydı.." Ber.." "8." diyerek bu sonuçtan kendisine pay çıkartılmaması gerektiğini ifade etti.. "Tabi ki sizce bir sakıncası yoksa ." diyerek sonlandırdı bu diyalogu Ber." Alaycı gülümsedi..." dedi." Demli çaydan yudumu höpürdeterek aldı. yeğeni bırakılmadı... Bu gücün değersiz de olsa bir ayağını kendisi oluşturuyordu.' Solkol. Ayrıca yok etme çaresiz insanların işidir. "Đstemez misin?. kahkahalı gülüşlere geçti. onun sözünü tamamlamasına izin vermedi. bu başkandan sonra çok değişti... Nihayetinde onlarda kendi işlerini yapıyorlardı. Olumsuz rapor tutulacak ve dolayısıyla başka bir kente tayin edilmesi sağlanacak. Yerine de uygun olan birinin atanmasıyla sorun kökünden çözülmüş olacak. Sabit aylığın dışında girdiğin her davadan hatırı sayılır yüzde de alacaksın.

" Ber. "Belki sizden çekinir." Bu esnada telsiz’ den yayıldığı anlaşılan gıcırtılı sesler duydular.. herhangi bir adla kurulmuş bir Derneksel grup. "Ber! Sendika başkanı gelmeden önce senden bir istirhamda bulunmak istiyorum.. sordu. "Biraz da sizlerin sayesinde öğrenmiş olduk. Her üçü de kuaförden yeni çıkmış gibi parlak ve bakımlı yüze sahiptiler. Yeter ki. bir dini cemaat grubu. "Gerekli masrafları da cebimden yaparım. "Sakın ha!.' Gruplardan kastının ne olduğunu sorduğunda 'Đsimlerin çok önemli olmadığını." dedi. Siyah takım. sanırım." hafiften gülümseyerek.. görüşürsünüz. alnında biriken teri elinin sırtıyla silerek. " Solkol. Belirli makamlara yükselmek. "Yalınız.. dilencilik suç da olsa bunun için bir gün bile içerde tutmazlar. onların avukatlığını yapan kişidir." demişti.." Solkol. işaret parmağını kaldırarak. Hem Bizim avukattan haraç alabilir mi? Valla gözünü oyarız." "Her ne ise. dikkat çekiciydi." dedi. ülkede çok az kişide bulunan Leopar marka makam otomobilinin sürücüsü Badi. patron veya çalışan grubu. Đçeri doluştular." demişti. Yardımcı olup olmamakta serbestsin. Solkol. ekmeğe muhtaçlar. Ber'de bu anlayışla. işten atılmış. Beklediğiniz misafirler geldi. Adam.'Sodgom ülkesinde iyi avukat. beyaz gömlek üzeri sarı kravat. "Yoksa. hukuku iyi bilip..... parasal ortam sağlayan insanlara karşı ufak davalarda paradan fedakarlık yapmasını bilebilecek kadar meslekte deneyim edinmişti. demesine fırsat kalmadı.." diyerek hukuksal yorumda bulundu. "Avukat tutacak paraları yok. "Solkol! Bir şey sormak istiyorum ama lütfen yanlış anlamayın!" diyerek Solkol'un sunacaklarına dikkatini vermesini sağladıktan sonra. "Olayın daha farklı olması gerekiyor. Bu da bir özellikti." Ber. konuşurken özellikle bakımlı bembeyaz dişlerini ortaya çıkarmak için sözcükleri ağzında yuvarlıyordu.Artsa'nın bir sözü aklına geldi. belirttiği gücü taşısın ve gerektiğinde Mafyamsı ilkeleri kullanabilsin!" Ber. elde edeceğim paralardan bir miktar komisyon vereceğimi sendika başkanına teklif etsem mi.Yardımcısı Bağ. Mus. "Ayrıca senin vereceğin üç beş kuruşa tenezzül etmeyecek kadar geliri elde ediyor. böyle bir teklif de bulunmayacağım. "Sendika Başkanı geldi. "Para sorun değil. konuyu ben açayım mı diyecektim. Üçü de aynı giyim tarzıyla. "Bildiğim kadarıyla. "Bazı ilişkilerin nasıl yürüdüğünü. özel sürücü konumundan çok özel koruma görüntüsü veriyordu." dedi. yan gözleriyle Ber'i inceleyerek." dedi. Lens olma olasılığı yüksekti.." dedi.. Tümünün gözbebekleri.. siyah ayakkabı. Đçsellik ve beyin güzelliği bazen lazım . her türlü ilişkiyi kullanarak sonuç alabilen gruplardan en az biriyle bağlantıda olup. "Ya! Zaten sürekli bize işi düşüyor. Evet. Sendikacı olmasalardı onlara en uygun mesleğin sinema artistliği olacağı muhakkaktı. yükseldikten sonra tutunabilmek için Sodgom ülkesinde görüntü çok önemliydi. Avukat Artsa'nın belirttiği gruplardan çoğuyla ilişki kurabilen güçle temastaydı ve kentte o gücü temsil eden liderin biricik avukatıydı.. diye düşünüyorum. Sendikanın avukatlık işlerini almam iyice kesinleştikten sonra. her insana nasip olmayacak mavimtrak sarı rengindeydi. "Bu bir Politik Grup." Ber. Senin dürüstlüğünden şüphe etmeye başlar. yapmacık kızgınlık sunumuyla Ber. Solkol ve Ber'le tokalaştıktan sonra her üçü aynı anda siyah gözlüklerini çıkardılar." "Lafımı olur!. Badi.. siyah çorap. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Grubu Ad Kenti Đl Başkanı Soys ile 1. "Elimden geleni yaparım.. 'Sodgom Ülkesinde iyi avukat.." "Parasız bir iş!" dedi.. güven kaybedersin. Solkol. bunun baba Maf'la ilgisi yok! Benim amcamın gariban komşularının işi. "Bunu gerçekleştirebilen grubun rengi ve sesi önemli değil.. Đnsan etkileme sanatında yeri olan davranışlardan biriydi." Ber. Sendika Başkanı Soys. aynı mağazalardan alışveriş yaptıkları anlaşılıyordu. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyordu. Sarı kravat renginden dolayı ön plandaydı.. Amcama söyleyeyim suçluların babalarıyla gelsin. gerekli incelemeyi yaparsın." dedi. Siz olay hakkında bilgi verebilir misiniz?" "Ayrıntıları bilmiyorum. " Madem öyle." dedi. yorumlayan avukat demek değildir. Küçük yaşlara sahip dört çocuk minibüs parası istedi diye silahlı gasp suçundan haklarında AntiHafif Yargı Grubunda dava açılmış. bir meslek grubu veya herhangi bir görevli grup olabilirdi." belirtmişti. Yarın geldiklerinde anlatırlar. medya grubu. konuların birbirini takip etmesiyle bulamadığı fırsatı yakalayarak.. içeri girdi.

Risk taşımayan bir tarzdı. Değişimi yakalamak. "Bunların sayısı da ancak bir elin parmakları kadar. Kamu hizmeti görmesi nedeniyle hizmet sunduklarına 'Vekil Eden. Her zaman yararını görmüştü. birçok grupla muhatap olmak zorundaydı. "Doğu Bloğu ülkeleri dahi duvarlarını yıkmışken. Soys'la ilk kez Maf'ın Restseyh'de vermiş olduğu yemekte tanışmışlardı... Bir fabrikatörle eşit muamele görüyorlardı. gülümseyerek kaldığı yerden devam etti. Mantıklı olmak lazım." Ber." şeklinde soyut üslup tekniğini kullandı. Ofise gelenlere ne denilmesi gerektiği konusunda Ber. Ancak günah çıkarmak için sözü edilebilen olgulardı. Evet!. Önemli olan işveren ile işçi sendikaları arasında yapılacak toplu iş sözleşmeleri ön görüşmelerinde işçi lehine ne haklar elde edilebilinir.. Ber'in içecek ikramında bulunma teklifini kibarca ret ettiler. Saygıdeğer. globalleşme.. Muhabbete giriş." Ber.. "Tabi ki yeni dünya düzenini.Yurttaş!' veya çoğul anlamda 'Yurttaşlar!. Sodgom Ülkesinde Kamu Hizmeti Gören bazı kişilerin sivil halka veya sivil kişilere hitap ederken kullandığı 'Sayın. diğer meslek gruplarından oldukça düşüktü.... geçen toplantıya da onlar geç gelmişlerdi.. 'Evet'... ‘ben tanımıyorum. "Meyveli ağaç taşlanır.. Direniş.. "Biraz da onlar bizi beklesin! Hatırlarsan. Bu kez karşılaşmaya resmiyet sürülmesi için Ber'in ofisinde diyalog kurmayı uygun bulmuşlardı. Kanunsuz Grev yapalım denildi. Bu kadar çırpınmamıza rağmen bazı işçilere hala yaranamıyoruz.. 'Yurttaş!' en iyi oturan kavramdı.. "Đnanın bazı geceler birkaç saat ancak uyuyabiliyorum. bu sınıftan vergi ödemek zorundaydılar. kamu hizmeti değil.. Ber. artık bunun batı’da olduğu gibi belli kuralları olduğunun farkında değiller... "Başkanım! Az zamanımız kaldı." Ber'e göre sol koltukta oturan Bağ’ın araya girmesiyle konuşması yarım kaldı." anlamadılar.. "dedi. bu mesleği seçmeyecekti. olmasına rağmen eski gelenekten geldiklerinden. Đşte körfez krizi de sona erdi. Soys sinirli bir sesle. "Özellikle çağın değiştiğini... .’ demek hayalciliktir. geçimini temin etmek için elinde imkan olsaydı.sınıf Sermayedar sayılıyorlardı." dedi. bazı safdilleri etkileyebiliyorlar. Bu haliyle ise.' idi ve yaygın olarak kullanılıyordu. Makbuz kesmek zorundaydılar.. devekuşu örneği. Bu mesleğin yorucu ve yıpratıcı olmasının kanıtıydı.olan kenar mahalle ürünüydü. yeni taktikler geliştirmek için güncel yapıyı iyi takip etmek gerekiyor. kendiside kamu hizmeti ifa eden bir görevli. Bunun anlamı ise. misafirlerimiz otele varmış olmalılar. Ber. En uygunu galiba yine buydu. Bu yönde somutlaşan cümlelerin en etkileyicisi.. Az önce Telsiz’le yaptığı görüşmeleri dayanak göstererek "Ne kadar yoğun olduğumuzu görüyorsunuz. içinde yer almak istemiyorum. 'Sodgom Yargı Vekilliği Yasası' ilgili maddesi uyarınca kamu hizmeti yapıyorlardı.. kanımca bunun mücadelesini yapmak gerekiyor.Dom Holding’in götürdüğü trilyonlardan oluşan ekonomik kriz nedenleriyle bazı iş kollarında işverenler işçilerimizin aylıklarını geciktirince kıyamet koptu. Çevredekilerin yüzlerini yumuşatıcıydı. Avukatlık Meslek Grubunda ömür yaş ortalaması. 'Ülkenin fedakarlık beklediğini söyledik. Düşünce bitimi. kanunsuz grev yollarına sapmamız için grup oluşturup kendi çaplarında bizleri zorlamaya çalışıyorlar.. "Körfez kriziyle bunun üstüne gelen DevMalDen-Y. konuşma içeriğinden Başkanın boş olmadığını anlamıştı. Yanlış bir şeyler ağzından kaçırarak bir tartışma zemini doğurmanın yararı yoktu. Aslında kalbimiz çok temiz!." Bir el kaldırışı hareketi yaparak.' Kendisini düşündü.. 'Çok Uluslu Devlet' in koşullarını kabul etti.. Değerli." dedi.. Sizinle iyi anlaşacağız. "Güzel konuştunuz." atasözünü seslendirdi. ticari iş yapıyorlardı. güzellemeliydi." "S. başı kuma sokmaktır. et..' olarak geliyordu.. yenileşme ve yeni dünya düzeni kavramlarını daha özümseyememiş bazı eski kafa dinozor işçilerle uğraşmaktan yöneticiler olarak bıktık.. Bu anlamıyla Ber'in ofisi Kamu Hizmeti gören bir yer oluyordu.. "Aynı fikirdeyiz. En çok ‘müşteri’ kavramını kullanırdı.." Soys'un açıklamaları soru içermese de konu açmakla Ber’in yapısını ve tepkilerini ölçmek istediğini fark ettiriyordu.. ama yorucuydu. Ticari iş de ise hizmet sunulana 'Müşteri' sıfatı veriliyordu.. Soys." gibi baş sözcükler değişiklik arz etse de son sözcük '. Soys'un telsiz konuşmasının bitimiyle aynı ana rast gelmişti. 'Müşteri' kavramını kullanmaya devam etmeyi kendisine önerdi.' kavramının oturmadığını düşünüyordu. Ne de olsa avukatlar." dedi. Etkileyici bir meslekti. bu durumda kamu hizmeti yapma amacı taşımadığını düşünerek. halen eski fanatizmi devam ettirmek.. Aslında 'Müşteri' sözcüğü en uygunuydu. Şimdi geçmişte ödenmeyen aylıklarda ödeniyor." dedikten sonra Ber’e tekrar dönerek.. Devlet alacaklarını tahsil mevzuatına göre ise vergi ödeme anlamında 1..... içselinde sürekli tartışırdı.. Sevgili. 'Koşullar öyle gerektiriyor. Saddam. Đkinci kez yüz yüze geliyordu.

Ber. "Benim korkum. heyecanlandı. Soys." dedikten sonra Ber’e yeniden yönelerek. Ses tonu alaycı makamdaydı.. gerçek kişiliğin arasında fark olabileceği ihtimali!" Med. Bugünden itibaren aylık bin dolar tarafınıza ödenecek. "Hala sana güven aşılayamadım. Gerçi Baba Maf'ın referansı bile tek başına bizim için yeterli.. sorun yok... "Yanlış anlamayın.."Sanal kişiliğim nasıllarmış bakalım?" diye sordu." "Korktuğumu inkar edemem. "Med! Arada telefonla beni arayıp masrafa giriyorsun. *** Ber." dedi.. Yemekli. kafasına takılan ve karanlıkta kalan bir noktanın aydınlatılmasını istedi." dedi. ağzını ahizeden kısa bir an uzaklaştırarak derinlerden gelen soluğunu salıverdi." "Sana güveniyorum!" "Sorun ne peki!" Ber.. Solkol'da bakışlarıyla bu mesajı verdi. Sözleşmeli Avukat statüsünde olacaksınız.."diyerek yanıtladı Ber isteği. Sendika görevlileri ile Solkol. .. "Bazı işçileri bize karşı kışkırtmaya başlamıştı. çalışkan harbi bir insan lazım.." "Senin parana ihtiyacım yok!" "Hayır! Hayır!. "Hazırlıksız yakalanmıştım. Ber." "Beni kandıramazsın!" "Aylar oldu. Karşı taraftan tahakkuk edebilecek avukatlık komisyon ücreti de size ait olacak. "O konuya hiç girmeyelim isterseniz. Sabır. seninle telefonsuz iletişim de bulunma yeteneğim de var. bozulduğunu yansıtmamaya çalışarak. Hadi bundan vazgeçtik telefon numaranı bile vermiyorsun!" Med. O an geldiğinde isteğin gerçekleşecek." Ber.. "Evet!.. Biliyorsun.." diyerek sözcüklerin devamını getirmesini istedi Med.. ne diyeceğini şaşırdı.. Yanlış anladın.. Sendikanın bildik işleri oluyor.." "O halde. Teklife ne diyorsunuz?" Ber."Her şeyin bir zamanı var.. yapılacak bir şey yoksa iyidir.. senin hakkında fazla bir bilgi birikimine sahip olamayışım. önceden hazırladığı soruları yöneltiyordu.. "Bir ara randevulaşalım. Güzel piliçlerle eğleniriz? " Bulunanlar gerçek sevinç kahkahaları attılar. Sigarasından bir yudum daha duman çekti. Bu konuda müsterih olabilirsiniz. Başka ne isteyebilirdi." dedi." dedi çapkınsal mimikli göz kırpışıyla." "Seni korkutunca bu tür iletişimlerden vazgeçtim. Ber. Đçselinde sonra tartışacağı bir konuydu. size söz etmiştir. sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır.. Bize sizin gibi dürüst.." dedi. ama ben de katkı sunmak istiyorum.. "Ekonomik durumunu bilmiyorum.." "Yarın sizdeyim. "Meslektaş yanlış yapmış. 'Allah'tan belasını isteme dışında. Size bir şey soracağım. "Ya!. Memnun kalacağınızdan eminim. hep beraber yemeğe çıkalım. "Sendikanızın işleri için Ad kenti avukatlarından bir meslektaşımın yakın zamana kadar ilgilendiğini biliyorum. toplantı saatini bir kez daha anımsattı. sevinirim. Kabul edecekti. "Valla niye yalan söyleyeyim kanım çok ısındı kendisine." durakladı. Artık. Soys yerine yardımcısı Bağ yanıtladı. Solkol’a gözlerini dikerek... "Đçsel." dedi. "Yüz yüze görüşme isteğimi reddediyorsun.. "Bizim görevimiz kışkırtma değil. asıl konuyu az sözcüklerle geçiştirdi. "Neden olmasın.. arada ben de seni arayabilirim. dışsal ve beyinsel mükemmellik!" diyerek özetledi. ayrıca her iş ve dosya başına değerinin yüzde onu tutarında para alacaksınız. bu." Soys. bıraktı. Onunla çalışmaktan neden vazgeçtiniz? " Soru orada bulunanlarda buz etkisi yaratmıştı.. yemeksiz her toplantıya katılma ücretiniz ile telefonla da olsa danışma karşılığı ücretinizin takdirini bize bırakın. onlarla ilgileneceksiniz.. "Hem telefonu sorun yapma." diyerek başlangıç yaptı.." Ber. "Diyaloglarımızdan edindiğim izlenimlerin hayalimde oluşturduğu sanal kişiliğinle." dedi... faturaları ödeyebilecek kadar param var. bu tür iletilerden ürkeceğimi sanmıyorum. Ber'le tokalaşarak ofisten ayrıldılar. "Siz bekarsınız!. Yarın bir ara Sendika binamıza gelirseniz sevinirim. Hazırda bulunan sözleşmeyi birlikte imzalayalım.. Daha önceden bu arkadaşla niye bağlantı kurmadık?" diyerek örtülü serzenişte bulundu. Bizler de evli bekarlardanız. "Solkol Bey." diyerek teklifi olumladı. lütfen!. El çektirmek zorunda kaldık.." dedi. Telefon numaranı bana bildirirsen.. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım. ortamı ısıtması gerektiğinin farkındaydı. "Evet! Altın sarısı yazılarla mesaj göndermiştin..' "Teşekkür ediyorum... Benim korkum. Ber'in aklına Markız geldiyse de es geçti.. Ber. Bağ.

Kızgınlığı bundan kaynaklanıyordu.. ayıplanamaz!" Ber." "Evet! Beyim başka emriniz?. Ber. "Bana güveniyorsan dediğimi yapmalısın. O halde ona bir şeyler açıklamasının ne anlamı vardı?... Bakmak zorundayım. algılamalarını kısaca tüm benliğini biliyordu. Emin ol bu konuda hiçbir yorumda bulunmayacağım. "Özrün kabul edildi." dedikten sonra "Fırından sinyaller geliyor. Ber'in bol virgüllü cümlesinin uzayıp gitmesini engelledi.. Bu kez. Ufak bir yudum alabilmişti. zile basmadan önce temizlediği gözlük mercekleriyle. Neden bunu düşünememişti?. Đnanmamakla birlikte. iki avucunun arasına yanaklarını aldı. denetlenemez... Bu son olasılığı daha fazla irdelemek istemedi. Ya o tanıdık biri veya tanıdık birinin yakını çıkarsa?. "Hey! Ne oluyoruz. Aynı veya farklı olsa da sanalın sana ait ve tepe tepe kullanmakta özgürsün..." dedi.. suçlanamaz.. Olamaz!.. önceden.." "Sorun değil. bir akşam kapısının ziline basmayı düşlüyordu." diyerek özür diledi.. Bazı çıkarımları anında elde edememe eksiği bireysel tarihinde yabana atılamayacak kadar çok yer kaplıyordu.. Ya kendisini tanıyorsa?. Med.. Med' in sesi bu kez otorite kokuyordu.... Kusura kalma.. telefonun kurulu olduğu adresin tespitini yaparak." dedi. "Heyecanıma veriniz." dedi. Ondan istediği sonuçları elde etmek için önceden oluşturduğu taktiklere soru şablonlarına da gerek yoktu. Med’in kapının önünde endamını göstererek "Size nasıl yardımcı olabilirim?" sorusuna karşılık "Ben Ber!" yanıtını aldığında onun yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi zevkle izleyecekti... Beni nasıl buldun?. O!. çözebileceği. aslında önceden hayalinde oluşmuş dişi kişiliği hiç görmediği Med’de somutlaştırmıştı.. Soğutucudan kendisine soğuk bir bira çıkardı.. gözünü kırpıştırmadan." Tepkisinin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen Ber. içselini okuyabiliyordu.. Aptal yerine konmuştu.. Duyumsamalarını. çözülmesini sağlayabileceği ve hatta yüz yüze görüşme konusunda ikna edici etkilerde bulunabileceği. yönlendirici sorulardı bunlar. Onun gizemini açığa çıkartabileceği. "Bir gün beni gördüğünde ve tamamen tanıdığında benle sanalında oluşturduğun kişiliği karşılaştırırsın. Med. Seni dinliyorum?" Ber. Galiba bu olasılıkta kendisi de en az Med kadar şaşıracaktı.. Koltuğa oturup öne doğru bükülerek. "Hayır!. Bu ihtimalde yine şaşıracaktı.. Ayrıca bu tür ayrıntılara kafayı takacak biri de değilim.. Her akşam Med'in telefon edebileceği ihtimalini gözeterek." benzeri nidalı sözcükler kullanacağına yüzde yüz emindi. Hadi sana iyi akşamlar!" Ber'in "Đyi akşamlar!" karşılığını beklemeden telefonu kapadı.. Kapak açacağını bulamadı.. Bunu kendiside itiraf etmişti... Üçüncüsünde aynı başarıyı gösteremedi. beyninde sorular hazırlıyordu. Ayrıca telepatik yetenekleri olduğunu belirtmişti.... yenilgin bir savaşçı yorgunluğunu duyumsadı. Đkinci çekişiyle bira yarılanmıştı. Kadayıfın altı kızarmış olmalı.." "Bir saniye kapatma!... Hoşuna gitmemişti. "Boş bulundum. yaşadıklarını biliyordu. mahcup ses tonuyla.. "Biraz önceki sorumun yanıtını vermediniz. "Sanalım eleştirilemez. Onun kendisine soru yönlendirmesi. Çevresini. Đçselini gözetiyordu. Đlk çekişte çeyreğini bitirmişti.."Kimse mükemmel değildir!" "Sanalım da oluşturduklarım sorgulanamaz.." dedi. Sesi sertleşmişti.. Elinde ki şişeyi sehpanın üzerine bıraktı. Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum. En azından telefon numarasını bildirmesini sağlayarak.." "Bu konuda ayrıntıya girmek istemiyorum. ." dedi. Ber. bir saniye!" diyerek. düşüncelerini...." Ber"Yine özür dilemem gerekiyor. Size saygısızlık etme amacında değildim. Med.. Ber!.. "Đçselinizi okuyabiliyorum. dediği gerçekse geleceğini de biliyordu.. Bam teline basılan bir kişinin ani tepkisini sunuyordu..... Belki de şu anda ki düşündüklerini bile algılıyordu. Dişleriyle açtı. "Mer Kentinde bulunan arkadaşım avukat Artsa ile neden yakından ilgilenmem gerektiğini açıklamadınız. Altın sarısı yazılarla. açıklamalarını dinlemesinin ne anlamı vardı?.. Konuşma içeriği de bunu yansıtıyordu..... Med. çalar saati kurmadığı gecenin sabahı uyandırma servisine uyandırılması gibi olaylarla bunu da kanıtlamıştı.

Mesleğinde ki başarılı çalışmaları sonucu lüks sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştı.. 12 Avukat Artsa. Üste çıkan düşünceleriyle. evinde arama yapmasını sağlayacaktı. Toparlanamamıştı. Sosyal konumunda dikey atlama sağlamıştı. Aylardır artık tüm işleri eşi ve yakın zamanda yanlarına aldıkları aylıklı ücretle çalışan bir meslektaşı devam ettirmekte. Ama uzman tarayıcıların. Güvenlik sistemlerinde uzman bir firmanın.. Özellikle ekonomik durumlarının olumsuz olduğu yıllarda bundan kaynaklı stres. Tabi ki bu varlığında yine aynı meslekten olan ve birlikte çalıştığı eşi Katsa’nın da emeksel büyük yardımları olmuştu. kendisi de iş enerjisinin oluştuğuna inandığı ender anlarda onlara yardımcı olmaktaydı. Para kazanıp borçlarını ödemesi. normalin üstünde ve bazen de altında çalışmaya başlamıştı. en azından kendisini izleyen ve dinleyen bir göz kamerası ile verici bulabileceklerine adı gibi emindi. içsel sıkışma gibi etkiler. müşteri ve arkadaş çevresiyle olan ekonomik sosyal ilişkileri de olumsuz etkilenmişti. geliştirdiği. onlarca kez arşınlamıştı. Düşüncelerinden zorlanan beyninin daha çok kan gereksinimi nedeniyle. Artık mücadelesi kendisiyleydi. Bu sonucu elde etmesi karşılığında bazı bedellerde ödemişti. çoğunlukla başarısız kalıyordu. bireysel savunma araçları.. arabası. Soluk alışverişleri buna uyum sağlamaya çabalıyordu. baş ağrısı gibi bedensel rahatsızlıkları yaratmıştı kendisinde. Neler düşünüyordu? Bu düşüncelerde yoğunlaştıkça kendisine yabancılaşıyor gibiydi.. astım.. ofisi ve artık çalışmasa da faiziyle geçinebileceği bankada mevcut sermayesi vardı. zincirleme giden düşüncelerle kendinden.Markız'la olan birleşmesi sonrası "Mutlu oldun mu?" sorusunu anımsadı. Tükenmişliğin kaynağının salt ekonomik koşullarının iyi olmamasına bağladığı günler geçmiş de kalmıştı. Artık iyi bir evi. bastırılmış duyguları yıkılan bir barajdan akan suyun akış hızında tüm benliğini kaplamıştı. Olumlu ortamına bu kötü miraslar da taşınmıştı.. Đçindeki olumsuz oluşum nedeniyle eşiyle. ailesel ekonomik geleceğini sağlama alması anlamındaki amaçlarının gerçekleşmesinden sonra para kazanmak anlamını yitirmişti. *** .. Çok zorlandığını hissediyordu. Bu hafta bu sorunu çözecekti. yazlığı. Çıplak gözle. benliğinden uzaklaştığını hissetti. deneyimsiz aramalarında kendisi bir şey bulamamıştı. kalbinin tik takları ritmik vuruştan çıkmış. Ber.. asgari de olsa bireysel. perdeleri örtük karanlık odada altı adımda bir duvarla yüzleştiği git-gelli mesafeyi. Sürekli değiştirdiği yenilediği.

Ne okuduğu kitaplardan elde ettiği spirütüal bilgiler.Sosyal ve mesleki ilişkilere vereceği enerji.. "Đçeri girmek için ne zamandan beri izin istemeye başladın?" Katsa.. ne gittiği uzman psikolog ve psikiyatriksilerin standart “çocukluğunda şu oldu mu?." dedi aynı yumuşak ses tonuyla.’ demişlerdi psikologlar çaresiz.. Ber. Aşırı doygunluk. Artık önüne koyduğu ve ulaşmayı istediği hedefleri bir kez daha tüketmişti.. "Arada şu odandan çıkıp bizlere yardımcı olsan. mesleki faaliyetleri yürütmeseydi belki de kendisine iş verecek müşterisi de kalmayacaktı. Yetiştirmemiz gereken yığınla iş var. Eşi. ‘Evlisin.." "Yoksa!.” gibisinden şablon ve kendisine uymadığı onlarca da anlaşılan sorular ne de verilen yatıştırıcı ilaçlar işe yaramamıştı..... ‘Çocukluğumda tecavüze uğramadım. Hatta zararları daha çok olmuştu. uygulanacak şablon çözümlere kapı açmıyordu..” türünden önerdiği formül mantıklı gelmişti kendisine. örtüyordu. ‘Yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Standart yurdum insanı olma arzusuydu. ışıltılı gözlerle.. Çocukluğumda beni sarsacak korkularım olmadı." .. Özel arkadaşı olan ve yıllardır bağlantıyı kopardığı Sevsar ile de arada görüşmeye başlamıştı. “Ortamını değiştirir. Fakat bunlarda kendisini geçici bir süre oyalamıştı. Tıpkı “Karmaşık cinayet filmi izlerken oluşacak gerilimdense.. tartışma niyetinde değildi." dedi alaycı ses tonuyla. aynı şeylerden zevk alma ve onların üzüldüğü şeylere üzülme yetilerini kazanma çabasıydı.. belki de asıl kişiliği yerine farklı yapı oluşturma çabasıydı. Đçinde oluşan kaosun farkındaydı. "Her neyse. kendisiyle uğraşına gerekliydi. "Buyurun.. En son gittiği bir psikolog. "Yine başlama. Onu çok sevmesine rağmen iyi koku aldığını biliyordu. Katsa Hanım!" dedi.” dedi... . Mutlu bir ortamda geçti çocukluğum. Aslında kendisine hitap etmeyen bu üç alkol arkadaşıyla sadece geyik muhabbeti yaptığı. Bilgisayar da oyun oynamaya ve program dilleri öğrenmeye başlamıştı. Hatta Uçurumun kenarında düşmek üzere olduğu bir anda bile birinin kendisini uyarması yerine düşmeyi tercih edecek kadar nefret etmişti telkinlerden ve öğütlerden. Kapıyı açtı.... At yarışı.. Ya!." "Ta kendisi!" Artsa. sonucu baştan belli basit filmleri seyretme. bu anlamda onu kapatıyor. Noterlik için kabul edilmesine ve tayin yeri belli olmasına rağmen gitmekten vazgeçmişti... Akşam karanlığı çökmeden müşteri çevresinden olan üç arkadaşıyla şehir merkezine yakın deniz kenarındaki lokanta da dengesini kaybedinceye kadar gece yarılarına kadar içmek dışında kısmen de olsa kendisini rahatlatan hiç bir şey kalmamıştı. Artsa. "Yetmiyorsa bir arkadaş daha alalım. Ad Kentinde bulunan ve aynı meslek grubundan olan Sevsar’la haftada bir kez gerçekleştirdiği görüşmesinde Ber’e yakalanmamaya çalışıyordu.. aşırı umutsuzluğu sunmuştu.. "Ofise bir avukat daha aldık. kapıda duran eşini omuzlarıyla sıyırarak salona yöneldi... Artsa’nın sevineceği haberi vermek onun gözlerinde oluşacak ışıltıyı görmek istiyordu.” tercihi gibiydi bu. " Ber mi?. Katsa’nın kapıyı tıklatarak yumuşak ve şefkatli "Girebilir miyim?" sesiyle yoğun düşüncelerinden sıyrıldı... Ender zamanlarda gördüğü bir ışıltıydı bu. Ne gereği var?’ türünden telkinleriyle karşılaşmak istemiyordu.. Telkinlere doygundu ve rahatsız ediciydi. onu görünce ayağa kalktı.. Yeni amaçlar edinir ve bunun için uğraşırsan hayata bağlanabilirsin.. Artsa." dedi. Eşi.. Yanıtlar.. verilen ilaçlar etkisi geçinceye kadar geçici rahatlatmalar sağlıyordu. onlar gibi düşünme.." Katsa... Gözünde her şey yine yapaylaşmıştı. sayısal gibi şans oyunlarıyla oyalanmak için uğraşmaya başladı. halen işlerin yoğunluğundan şikayetçisin. Muhabbetleri kendisini yormuyordu... Katsa’nın parayı ne kadar çok sevdiğini bilerek onun bu hassas noktasına vuruş yaptı. Hatta mesleki değişiminin iyi olacağı kanısıyla önceden almış olduğu noterlik belgesinin sıraya alınması için ilgili kuruma dahi göndermişti..... Bu oldu mu?. Çocukluğumda bana baskı yapan olmadı. kafasını meşgul etmeyen şeylerden konuşulduğu için pek rahatsızlık duymuyordu.. "Bir ziyaretçin var!” "Kim?" "En çok sevdiğin stajyerin..” türünden yanıtları uzmanları da çaresiz bırakmıştı. Biliyorsun her avukat alımı büronun kasasından her ay beş yüz dolar ücret çıkması anlamına geliyor.. Eşiyle gerçekleştiremediği fantezilerini Sevsar ile karşılayarak cinsel doygunluğa erişmesinin bilinçaltını açığa çıkmasını sağlayabileceğini ve bunun da ruhsal sağlığına iyi gelebileceğini düşünüyordu... eğlenme. Bu....

Bu minvalde süren karşılıklı kısa konuşmaları bittikten sonra Artsa’nın bulunduğu odaya birlikte geri döndüler. Güneş." dedi." dedi sert şekilde.. Ber. Her ikisi de birbirlerine karşı yapacakları konuşmanın içeriğini düşünmeye başladılar. ‘Artsa’nın olumsuz psikolojik durumunun. Sesi ağlamaklı ve yalvarmalı özellikler barındırıyordu."O halde bu tür konulara girme!" Ber." dedi. Artsa’nın bazı tekniklerini iyi biliyordu. Uzun süredir görmediği." diye sordu. Git gide batıyorsun!" Artsa.." demeye hazırlanıyordu. En gözde yere oturtuldular. Ber’i görmekten mutlu olduğunu samimi sarılmalarla belirtti. Zemin ince toprakla kaplanmıştı.. denizi ve çevreyi izliyorlardı. Ad kentine komşu bu kenti. Ber’den. "Bulunmamın da yararı olmayacağını bilecek kadar seni tanıyorum. "Kokusundan sarhoş mu oldun yoksa?. mantıksal kalıpları.. Lokanta denize sıfırdı ve müşterilerin denizi tamamen görmeleri için boydan boya ince çerçeveli camlı bölmelerle çevriliydi."Ya! ne kiliseye ne camiye yaranabilmiş özgün müzik . daha sonra tebessüme dönüştü." Ber’in bardağına çın yapan Artsa.." *** Balık lokantasındaki sıcak ve yakın karşılamadan. "Sıkıntılarını bana anlatmanı istiyorum. gökyüzünü gösterir nitelikteydi. denize kıyısı bulunan Mer kentine zorunlu askerlik görevi dönüşü yerleşmeye karar vermişken babasının. Bu şekildeki diyalog bir süre böyle devam etti. sorularını atiye bıraktı. Ber. derinden çıkan klasik müzik sesi de ortamı tamamlıyordu. Akşamcı arkadaşlarınla muhabbetini bugünlük askıya al! Bu akşam dışarıda sadece ikimiz içeceğiz. "Beni başkalarıyla karıştırmanı istemiyorum!" "Başkalarının sorgulama tekniğini kullandın!" "Sana telkin ve tavsiyelerde bulunmayacağım. Aile tartışmasını başlatan olmak istemiyordu." dedi. keyifle sordu. “Taktiklere ihtiyacım yok.. Sert çehresi yumuşamaya. bunun zaman israfı olduğunu düşünerek oturumun asıl amacına yönelik soruyu aniden yöneltti. Tavanı camla kaplı. Göz kırparak. Artsa. avukatlık stajını tamamladığı. uzmanların dediğine göre intihar etme eğilimine kadar ulaştığını. Katsa ilk kez bir istemde bulunuyordu. Ber.’ belirtti. hayata bakışları. Artsa’nın buranın müdavimlerinden olduğu anlaşılıyordu. Güzel bir gündü.. Katsa. "Beni Mustafa’yla karıştırdın. iletişim yöntemleri.. Eşit değerde gücü olan iki boksörün karşılaşmalarında önceden birbirlerini yoklamalarına benzer şekilde usulcü soru-cevaplarla başlangıç yaptılar. Sıcak pide ekmekten bir parça kopardı. Ses emredici tondaydı. dinledikleri ezgiler.. denizin en son görünen noktasından usulca "Đyi akşamlar. abartıları. evi köyden Ad kentine taşıyacağı vaadi üzerine.. ben seni arayacaktım."Đçmiyorsun." dedi gülerek.. Lokantanın açık pencerelerinden.. özellikle denizinden dolayı çok seviyordu. Kısa bir hoş geldin-hoş bulduk muhabbetinden sonra Katsa’nın diğer odaya gelmesini işaret etmesi üzerine Ber onun peşinden gitti.. Sarhoş olmuş gözler mi bunlar?" Rakıdan az yudum alarak... "Hala aynı seviyede. rakı dolu bardağını bir kez daha kaldırdı. "Senin berbat durumunu konuştuk. Gözlerindeki ak hafif kırmızıya dönüşmüştü. Okudukları kitaplar. "Sen gelmeseydin.. "Ber! Taktik mi aldın?" diye sordu. Đstenen mezeler ve büyük rakı masaya gelmekte gecikmedi.. Ber." "Gözlerime bak!.Artsa.. Bir dubleyi bitirinceye kadar aralarında pek bir konuşma geçmemişti. O sarhoş olduğunda kendi kurallarından ve duruşundan tavizler verirdi. Çek Mustafa çek!. Đyice sarhoş olmasını beklemeliydi. bu kente ‘elveda’ demek zorunda kalmıştı. Uygun olmayan bir ortamda ona uygun olmayan soru ve açıklamaların anlamı yoktu. tükmüklüyorsun. ‘Arada ki sıkı dostluk nedeniyle bir şekilde sıkıntılarını kendisine daha rahat açabileceğini’ de ekleyerek kendisinden yardımcı olmasını istiyordu." Artsa şekil değiştirmişti sanki. Gülümseyerek laf alma ve daha sonra sinirlenerek ağzına geleni söylemesine bir kaç kez tanık olmuştu. Müzik setinden. doyamayacağını bile bile açık mavi renkli denizi iştahla seyrediyordu. eleştirisel bakışıyla "Sen de mi Brütüs?" diye sordu. konuşmaların içeriğini duymuş gibisinden bakıyordu. laf ve kavram oyunları benzerlik taşıyordu ve birbirlerini iyi tanıyorlardı. "Önceleri böyle değildin! N’oldu sana?.

.." "Hafızana hayranım. laubali tarzda ve ayağa kalkarak aldı.. "Üçüncü kadehe kadar sen gelinceye bekleyeceğim." dedi kaldığı yeri bilen emin tavırlarla. Ber. özdeyişlere de başlarsın. Sen ise onlarca kez kadeh tokuşturmana rağmen hala birinci dublenin yarısındasın. beşinci dublesinden bir yudum daha aldıktan sonra. Artsa’nın lavabo dönüşü verdiği okkalı selamını. Artsa. Ber alışkındı. Bağımsız Sodgom derneklerinden de istifa ettim.. "Sodgom Ülkesinin kirliliğinin az veya çok her yere yansıdığını bilebilecek kadar realisttim. Benim de içinde bulunduğum partiye. garipsemedi.. Ben üçüncü kadehi devirdim. "Seni uyarmasam yetmiş sente muhtaç olduk. Artsa’nın. Artsa. Bir kaç saniye süren kahkahalar kendi kulağında.yapan bir sanatçının parçasında geçen bir sözü söyledim. Artsa kadar içkiye dayanaklı değildi. Ayrıca uslüpten kaybetmişti.." dedi bir anda buruklaşan duruşuyla." gereksiz cümlesini kullandı.” Bu kadar dikkatli gözlemci olanını da daha tanımamıştı." Balıktan ağzına aldığı lokmayı çiğnerken kılçıkları da ezmesi nedeniyle buna uyan çıtır sesler geliyordu. "Ama. "Yurttaşa ait olandan kendisi için bir şey isteyen namertlerden değilim." "Politikada olağan şeyler." Ber’in bu istifalardan haberi olmamıştı. Ber.." Ber. espriye gülümsedi. Ber’in ‘ne oluyoruz?’ imajlı bakışları üzerine. Artsa’da ve sonrada lokanta da bulunan diğer müşterilerin kulağında çınladı. Söyledikleri gerçeğin ifadesi olsa da uygun zaman ve yer seçiminde hata yapmıştı." "Oradan da istifa ettim. Geldiğinde üçüncü kadehe geçecekti. Ber’in özel gayretlerine gerek kalmamıştı. Ber’in bardağını ve içişini izliyordu. Artsa. " diyerek uyardı. Üçüncü dubleyi Artsa’ya göstererek doldurdu. ‘rakı vardı da biz mi içtik?’ diyenlerden de değilsin.” "Neden?" "Diğer partilerden farkları yoktu!" dedi. Artsa.. "Kitlesel lince tabi tutulunca yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı. Dördüncü dublesini doldururken Ber’i. Ber.. Beşinci kadehe geldiğinde zom olacağını biliyordu. onun üçüncü kadehini bitirmesini bekleyebilecek sabrı kendisinde bulamadı.. "Emeklerime üzülüyorum. Makul çoğunluk. Ber.. itiraz etti. Bir çaresini bulacaktı." dedi.. "HalkaYalSöyle Partisindeki uğraşın nasıl gidiyor?” diye sordu.” Artsa. sarhoş olduğunda sıkıntılarını süsleyerek anlatmayı çok severdi. "Aynı zamanda olan rakıyı bitirttirip. "Evet! Nerede kalmıştık?. ikna olmamıştı.. "Sen sormadan ben söyleyeyim. "Seni iyi tanıyorum.. Sürekli yaparlardı." "Boşveerrr! Üzme tatlı canını. neden? diye sormam gerekiyor.." dedi... Sinirden kaynaklanan tepkisel davranışıydı bu." dedi saçlarını kaşıyarak. Peçeteyle ağzını sildi.." dedi Artsa. Sessiz çoğunluk.Başkanlık görevinde yoğunlaştırırsın... ikinci kadehin kalan son yudumunu içti. yollar. uğraşını ‘Sivilizasyon Bağımsız Özgür Düşünce Derneği’ndeki‘ 2. "Ber! Beni tezgaha getirmeye çalışıyorsun!” diye bağırdı. "Ber! Sen beni tanırsın. Elindeki çatalla havada kavis çizdi. iltifata teşekkür etme gereği duymadı." Artsa açılmıştı. yumuşak bir geçiş yaptı. dernek ve örgütlere azda olsa yansımış olabileceğini kabul edebilirdim." devamını getirme-den bir yudum daha çekip ‘Oh be!’ dedikten sonra "Sodgom’un kötü yanlarından .. Yöresel bir geleneğin ‘Ti’ye alınmasıydı bu. "Đstifa ettim!. "Dört beş kez. Bu davranışı her gördüklerinde komik gelirdi kendilerine." diyerek. bu lafı kahkahalarla karşıladı.. senin sayına yetişirim.."Hatırladım onu." Artsa. Garson gereğini yerine getirdi." Artsa.” "Bu partinin diğer partilerden çok farklı olduğuna inanıyordum. yeniden bir rakı istedi. Yenileşme. Đdeallerin için bundan sonraki eforunu.. "Ağzımdan dökülen bazı kelimelerin kuyruğuna takılarak muhabbeti sulandıracaksan devam etmeyeyim." Ber. Bu durumda oturumdan pek bir sonuç alamayacak. Bir dakika önce beraber oldukları birinin geri dönüşünde sanki yeni karşılaşmışlar gibi selam vermesine aynı filmin karesini yeniden izlenmesi gibi geliyordu. Engellememesi yeterliydi. Artsa’nın sıkıntılarını dinleme amacını gerçekleştiremediği gibi kendi sıkıntılarını anlatacaktı ona.. inatlaşmak istemedi. Artsa. Bilim Geliştirme. lavaboya gitmesini fırsat bilerek dolu ikinci dublesinde bir yudum bırakıp gerisini yere boca etti. "Đçiyormuş gibi yapıyorsun. "Bana yetiş!” diyerek uyardı. "Muhalefetteyken seçmene verdikleri sözleri iktidara geldiklerinde yerine getirmedikleri gibi tersine icraat yapmaya başladılar. "Ben usulca içerim.. Ber.. Ber’in bozulduğu sanısıyla...

garip şeyler duyuyordu. "Artık ölüm yok edilmedikçe hayatın anlamı olamaz.. Toplumda bulunan bazı grupların hassas noktalarına vuruş yaparak etkilemelerde bulunuyorlar. Ölüm dışında bu mümkün değil. "Hocaya gitmeyeceğimi biliyorsun. Heyecanlandı. Ama artık hiçbir bilgi." Ber. Bunun karşılığında bekledikleri tepki gösterme doğal sürecinde işi daha fazla alevlendiriyorlar.. Hayatın katili ölümü yok etmek de mümkün değil. Yanlış anlaşılmanın verdiği isyankar tepkili el kol hareketleriyle. Bu değişikliği normalde halk ve halkın temsilcileri olan yasa koyucular kabul etmeyecek.sorumlu gruplara karşı mücadele etme ve düzenin kötü yanlarını törpüleyerek yerine iyi ve gerçek demokrasinin yerleşmesi amacıyla kurulmuş olan örgütlenmelerin aslında bir şekilde yine ipleri ellerinde bulunduran bazı kötü gruplara hizmet ettiğini kavradım." "Psikologlara gittiğini biliyorum. bu yaşam biçimi benim tercih ettiğim yaşam biçimi değil.. Đstediklerini gerçekleştirmek için neleri yapmasını biliyor.. Diyorum ki.. hangi ülkede. Bir çekişte çeyrek rakıyı boca etti.. sürüklenmekte olan bir nesne gibiyim sanki..... Düşüncelerinin bu duruma uygun hareket etmemesi ise avantajıydı. " Ber’in gözleri kayıyordu.." diye sordu.. Artsa çözülmüştü. geleceğimi tayin etme hakkımı verseler dahi." dedi Artsa. Kendiliğinden. biçimsel anlamda da göstermek için masada bulunan içki ve . Đnanmadığını bilmekle beraber bir hocaya filan gitsen. Diyelim ki. Belki bu tür şeylere inanan kişide olumlu etki yaratabilir. Herkes senin gibi düşünürse toplumda mutlu insan kalmaz. Oluşan kaos ortamı nedeniyle gerek toplumun çoğunluğu gerekse yasakoyucu halk temsilcileri büyük çoğunlukla böyle bir yasanın ortaya çıkması gerektiği inancına varıyor. "Sözünü ettiğin olumsuzlukları yok etme gücüne sahip olsan da mı?. "Yoksa sen de bazıları gibi beni cin çarpmış mı sanıyorsun?" dedi." diyerek duyumsattı. sabit düşüncesindeyim ben. Artsa’nın son söylediklerini daha bir dikkatle dinlediğini.. konuşmasına ilgisiz kalmadığını "Yoktan var etme gibi bir şey... Kapanmaması için sürekli çaba harcıyordu. "Gizli el etki tepki kavramlarını çok iyi bilen ve kullanabilen bir soyut kavram.. Eğer gerçekten söyledikleri iç yapısını yansıtıyorsa o tükenmişti ve onun için kendiside dahil kimsenin yapabileceği fazla bir şey yoktu. Düzeneği bozmamalıydı..." Ber..... Düşünüyor ve algılayabiliyordu. Hatta.. rüzgar önündeki bir yaprak gibi hissediyorum... "Kendimi sürüde güdülen bir koyun. " "Đstediğin ne senin?... işte asıl konuya geliyor diye düşündü. "Evet!" diyerek homurdandı. Belki de birikmelerini salıverebileceği ortamı bulmuştu. güvenlikle ilgili bir yasa değişikliği yapılmasını istiyor. Bunu görmeyene yaşam doğal gelebilir. "Üyeler görüşlerinin haini mi çıktı?" "Hayır!.. "Evet! Bu kavramın yabancısı değilim. Ber. kendime ait tercihlerim dediğim bir çok şeyin aslında bana bir şekilde dayatıldığını çevrenin....... avukatlık mesleğimi evliliğimi... Gözü. Çocukluğumdan beri devamlı bir şeyler yapmak zorunda bırakılmış hatta hukuk dalında öğrenimimi." Katsa’nın son zamanlarda pek konuşmuyor dediği kişi bu muydu diye şüpheye düştü. "Artık öznel de kendim için de aynı düşünceleri taşıyorum ama benliğimden istifa edemiyorum. önündeki tabakta bulunan balık kılçıklarına sabitlenmiş halde anlatımına devam ediyordu. Artsa. "Sıhhatine!" diyerek dördüncü dublesini doldurduğu bardağı..." Ber’in son sözleri Artsa’nın somurtkanlaşan yüzünü alaycı biçime dönüştürdü.... telkinin bana yararı olacağına inanmıyorum. " dedi Ber. "Bir ekonomistin sözünü ettiği ‘Gizli El’ kavramını fakülteden anımsıyorsundur.. alkolün de tesiriyle düşünselindekileri tamamıyla yansıtacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu. Artsa’dan.." Artsa. "Beni diğer insanlar ilgilendirmiyor artık.. benliğimi kazanacağımı sanıyordum. oturum amacına yaklaşıyordu. Seçme özgürlüğüm. ve daha bir çok öğenin bu yönde etkilemiş olduğunu." dedi. Bazen sonuç alanları duyuyorum. gizli el. artık Ber’in içtiği dubleleri saymıyordu. Đstediği ortamı sağlayabiliyor." diye devam etti.. Başkalarının öngördüklerini seçmek zorunda kaldığımın farkına vardım. arkadaşların. "Đşte bu kavramın aslında her alanda geçerli olduğuna yaşadıklarımla tamamıyla ikna oldum. vazgeçti. "Anlattıkların tüm insanlar için geçerli olandan.. Hayır!... Bu kez gerçek bir içici gibi davrandı. olmayacak da. Hatta bayağı yakınım olan bir kavram diyecekti. Hep bir şeylere sürüklenmiş... Fakat ben farkındayım ve aksine hareket edememek beni çökertiyor. bundan sonrası için elime tüm kaderimi." Ber. Umutsuzluğa kapılmıştı." Artsa. "Bunlardan istifa ederek rahatlayacağımı. Med’den söz etmemeliydi. Artsa’nın altıncı dublesini taşıyan bardağına vurdu. Bir çoğunu tenzih ederim. akarsuda bir su taneciği. hangi anne babadan olacağım seçeneğine sahip olamadığım cenin döneminden başlamak üzere hiçbir zaman olmadı.

Ber. Bir anda canlanır gibi oldu. izleyici locasında bulunan kalabalığın sevinçle dolu yüzlerini ve haykırışlarını zevkle gözlüyor ve dinliyordu.. Neredeyse çekerek kendisini aşağı indirdi bu kollar. silkindi. Grup. Ber’in başlara dokunarak. Artsa’ya. "Ancak.. Tıpkı tarihi filmlerde izlediği Roma Gladyatör dövüşlerinin gerçekleştirildiği arenada bulunan kalabalık seyircilerin minimize edilmiş hali gibiydiler. diyorum.. Başka şeylerden söz edelim.Yargılama Grubu Duruşma salonundan.. Belinden kavrayan iki kol.... müşterek ve müteselsil grup psikolojisiyle hareket ediyorlardı." nidaları yükseliyordu." Ber boşalan bardağının garson tarafından tazelenmesini engelledi.." diye bağırmaya başlamışlardı.. bu etkiyle Ber’in ‘Yeter!. Onlar... Ber. Helaaalllll!.. Đndirin!. Belki. ama birbirlerinden etkili grup psikolojisi etkindi.. Bu ortamda birey bir hiçti. diğeri Solkol’a aitti. benimde tercihlerim göz önüne alınarak yeniden doğuşum sağlanırsa."Senin gibi hayattan daha bıkmadık!. Arabayla geldim biliyorsun daha fazla içersem sanırım Ad kentine hiç varamayabilirim. Artık bireyler kendi psikolojilerini bırakarak munzam.. 13 "Yaşasııııııııınnn!.’ nidalarını duymuyorlardı. Bulunan bireylerden ayrık. Bu kollardan bir Sağkol’a. "Pislik yapma!" dedi gülerek. sessiz bir şekilde salonu boşaltmalarını bağırarak duyurdu. gülen gözleriyle.. "Senin aklına bir çözüm gelmiyor mu?" diyerek soru yöneltti. "En büyük avukat bizim avukat!. Bir an kendini hasta dinleyen doktor gibi hissetti.. Birbirlerinden farklı konumlarda oldukları değişik kıyafetleri ve tiplerinden belli olan bu insanlar halkın her tür katmanınından Maf’ın temsilcileriydiler."dedi. Artsa bu soruyu bekliyor gibiydi.mezelerden almamaya başlamıştı.. Bu tür davranış biçimlerini oldum olası sevmezdi. Başarının karşılığında gülümser bir yüz yeterliydi...." Gözlerini kırpıştıran Artsa. dikleşmiş kulaklarıyla. indirilmesi için uyarması boşunaydı. kalabalığın salonu boşaltması sonrası çıktı. "Neyse bunları boş ver... Ber’in başlarına hafiften dokunarak indirmesi yönündeki talepleri iplemiyorlardı.." Az sonra söylediğine pişman olacağı sözleri ekledi. Çevrede bulunanlar bağırtılara alkışlarla destek veriyorlardı.. kendisini yukarıya kaldırmış diğer kollardan kurtardı. Salon kapısından koridora ayağını atmasıyla.. kendisini havada bulması bir olmuştu.. *** .. Sonucun verdiği sevinçle coşmuş bireylerden oluşan kalabalığın birbiriyle de bu neşeyi paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan çok yoğun grup sevinciyle tümünün başları dumanlıydı.. bu uyarılara olumlu tepki verecek konumda değildi. Bağırmaya alışkın olan bir ses tonuydu bu.. Haberci. muazzam.. Anti-Hafif 8. Ber. Bazılarını tanımadığı kişilerden oluşan grup elleriyle kendisini havaya kaldırıp. düşeceği korkusunu hissediyordu. "Gitsek..

Dışarıdaki ailesine de yüklü para verilecek." "Benim amcamın komşularıyla ilgili olan duruşma mı?. Ber’e yönelerek." diye düşündü. hem de suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat ettirilmişti. seri halde ele alınsada. "Sonra görüşürüz. Ber. Hüs. ömründe yemediği yiyeceklerle karnını doyuracaktı. yapılacak başka bir araştırma kalmamıştı. "Yargının verdiği sonuçtan memnun olmayanlar olabilir.. "Sonucu sonra senden alırım. Has. Hiç olmazsa yatarak para kazanacaktı ve ailesinin geleceğini bu şekilde temin edecekti. Hüs. Sıra Ber’e geldiğinde “Müşterilerine yönelik Devlet avukatının suçlamalarını kabul etmediğini. beklemeden onu da aldırmış olacaktı. Televizyonda seyretmediği filmlerin video kasetlerini ve televizyonda ki maçları soğuk birasını yudumlarken izleyecek. Bir anlam veremezdi. Eksiklikler tamamlanmış. Đki kez tuvalete gitmiş. içinden “Đyi ki yargıç olmamışım. Kur isimli sanıkların "Gasp Suçu" na ilişkin dosyası Anti-Hafif 7. Ber. Zorunlu 7.. Etraf kızışmadan gönüldaşlarımızı daha fazla adalet binasında bekletmeyelim.. sanık çocukların babalarıyla konuşmuş olmasına rağmen kendi dosyasının alınacağı meçhul ana kadar olan zamanı bir türlü tüketememişti Ber." diye sordu Solkol. halk arasında mahpushane olarak bilinen Tut-Bırakma Kursevi’nde herhangi bir hatası görülmediği takdirde dört yıl sekiz ay net yattıktan sonra salıverilecekti." dedi Sağkol. Sırası gelen dosyalar. "Benim başka duruşmalarımda var. Sağkol’da aynı yönde çağrıda bulundu.” ayrıntılarıyla belirtmiş ve “serbest bırakılmalarını” talep etmişti.. Solkol çevreye göz gezdirerek. iş bulamayacak. Ber. Bu cezayı almasaydı... Maf’ın yeğeninin bulunduğu salonda görüşülme durumu olsaydı.. Parası olmayan için dışarısı da büyük bir Tut-Bırakma Kursevi’ydi. sürekli düşünür.. Bu verilenler karşısında dört yıl sekiz aylık ömür devede kulak bir bedeldi.Yargılama Grubu Salonundaydı.. yargı sektöründe açılan davalardan aldığı harçlar ve bir takım vergilerle çok para kazanmasına rağmen halen az sayıda Yargıç’lar yetersiz görevli ve standartlara uymayan bina ve salonlarla iktifa etmesini. tabiri caizse dilencilik türünden bir eylem olduğunu. saatine bakarak.Yargılama salonunda alınan ilk dosyaydı.. SahFail’e ise adam öldürmeden dolayı verilen cezadan samimi itirafları. bekleyen kalabalığa dağılmalarını emretti.. istenen ve beklenen sonuç. Bunun için bir kaç senenin lafı mı olurdu." dedi. Maf’ın yeğeni son duruşmada hem serbest bırakılmış..” Şikayetçi-mağdur gelmemişti. Yine sokaklarda aç sefil dolaşacak. Bes. ev almaları sağlanacaktı."Evet! O da var. Beş yargı üyesi ile yeni tayin olan yargı başkanının bu yönde oy kullanmasıyla yarıdan bir fazla çoğunlukla gerçekleşmişti.. . sonra Sağkol sarıldı kendisine... Med’in Hüs dışındakilerin ceza alacağı yönündeki kehaneti nedeniyle midesini bulandırmıştı.. Özel koğuş bile kurduracaktı.. nasıl bir karar çıkacağından pek emin değildi. öldürdüğü kişinin tahriklerinin olaya sebep olması gibi hususlar göz önüne alınarak yirmi dört yıllık cezası brüt on iki yıla indirilmiş.. birbirlerinin sevinçlerini paylaşıyorlardı." diyerek yanıtladı. ekonomik ikbali önceki yazgısına uygun sürecekti. Maf. Bes ve Kur’un suçlu olarak yargılandıkları davanın.. olayın sadece bir para yardımı isteme. SahFail’in bu suçu işlediğine dair dinletilen son iki yalancı tanığında büyük yararı olmuştu. Bir buçuk saati aşkın bir süre beklemesine rağmen sırası gelmemişti. Đlk duruşma Devlet avukatının suçlama belgesinin okunmasıyla başlamıştı.. Has.. "Maf! Bu habere çok sevinecek!" dedi Sağkol. Maf’ın yeğeninin dosyası Anti-Hafif 8.Önce Solkol. Yargı Bakanlığının. Bu sürenin kendisi için keyifli geçeceğini biliyordu sonuca en çok sevinen SahFail." Solkol. "Hadi gidelim. Bir günde yüzlerce dosyanın duruşmasını yapması halinde. yargı binasının bahçesinde sigaralar içmiş.. buna karşılık şikayetçi Yalşik’in fiziki güç kullanması karşısında müşterilerinden Bes’in korkutma amacıyla çakısını salladığını bu esnada güvenlik ekibinin geldiğini. akşam eşinin azarlayıcı bağırtılarını dinleyecekti. Ber... Ber’e tebriklerini sunuyor. Bu kadar dosyayla uğraşmak.Yargılama Grubu duruşma salonuna yöneldi. daha yarısı bile bitirilememişti. Tüm aile giderleri ölünceye kadar Maf tarafından karşılanacaktı. Sanıkların ifadeleri sırasıyla alınmış." dedi. bugün son duruşmasıydı. karmaşıklaşan beyniyle adil karar verebileceği konusunda kuşkuluydu. Suçlama “silahlı ve toplu halde gasp eylemini gerçekleştirmekti.. gerekli ilgiyi gösterecekti..

Ressam yapar.. Önceki konuşmalarında doğal kekeme HasHüsBab’ın dili çözülmüştü. "Sanıkların ‘silahlı gasp’ suçunu işleme niyetleri.." dedi. HasHüsBab.. Nihayetinde onlar da izlemişti. Sanıkların babalarının böyle büyük bir parayı ödeyemeyecek kadar gariban olduklarını bile bile. Yargı Başkanı ve üyeleri ile devlet avukatının üzerinde bıraktığı etkiyi algılamaya çalışıyordu. "Toplanan kanıtlar... Bes’in her birine yirmi yıl ağır hapis cezası. Kur’un hep birlikte üzerine çullandıklarını." dedi ünlemli bir ses tonuyla... gerekirse para teklif edin." Kararı sanıkların yakınları gözyaşlarıyla karşıladılar.. Has. kastları olmadığını.. Kur. hüzünle karşıladı. "Ama suçsuzlar!. Zorunlu saygısal kurala salonda bulunanlarda uydu.. savunmasında bazen tökezlenmesine neden oluyordu. bazen düşünceleri tam karşılayan sözcükler üretir...... Karar verilmesine rağmen anormal bir davranış gösteren Ber. Ber. Olaya bizzat veya yardımcı olarak iştirak etmeyen Hüs hakkında ise suçsuz bulunup beraatine ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Algılamaları... ikinci duruşmada gerçekleşti. şikayetçi Yalşik’in duruşmaya bir kez daha çağrılmasına ve yirmi sekiz gün sonraki bir gün yeniden duruşma yapılmasına” karar vermişti... Özellikle.. Aksi halde on beş ile yirmi sene arasında ağır hapis cezası verilebilir. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan istenmesine.. sadece Has. Güvenlik merkezinde verdiği ifadeyi aynen tekrarlayacaktı... Sıra Ber’in ilgili olduğu dosyaya gelmişti. türküleri en iyi tarzda yorumlayan güzel sese dönüştürür. Arada duraklıyor. Yalşik. ince kıvrımlar halinde akan gözyaşını silme gereği duymadan." diye sıkı sıkı tembih de bulunmuştu.. Bes’in elindeki bıçakla kendisini tehdit ederek para istediğini. Zor konuşturur. Yargı grubu." gibi duyumsamaları dikkatini dağıtıyordu...." karar vermişti. gerekli uğraşı vereceğini belirtmesine rağmen ne bir tanık bulabilmiş ne de Yalşik isimli şikayetçi ile bağlantı kurmasına rağmen olumlu sonuç alabilmişti... Ayrıca olayın seyri hakkında görgü tanıkları bulabilirseniz iyi olur. Salon dışına çıktığında sanıkların yakınlarının yüz kırışıklığından olanları anlatmaya gereksinim duymadı Ber... Yalşik’le yakın temasta olmadığını ekledi." büyük yekün tutan para istemişti.. Ber’in. Yargı Başkanı ve üyelerinin oy birliğiyle aldıkları karar gereği düşünüldü başlığından sonra okunmaya başlandı.. En son Hüs’ün ise hiçbir şekilde ve şikayetçi şahsında belirttiği üzere.... Bu durum Ber’in ses düzeneğinin sertleşmesine neden olmaktaydı." Ber... Izdırap... "Bu nasıl yasadır. Yalşik. Ertelenen gün bugündü. oturumun yirmi sekiz gün sonraki güne bırakılmasına.. Karar açıklandı. Sıkıntılı hal....... Ayrıntıya ne gerek var. "Serbest bırakılma isteminin reddine." doğrultusunda çoğu yalan içerikli ifadede bulunmuştu. suçüstü hali ve sanıkların tevil yolu ile ikrarları nedeniyle müsnet suçtan Has. önümüzdeki duruşma günü yargı salonuna gelerek doğrusunu anlatsın. esasa yönelik son savunmasında... Bes... sanık müşterilerinin babalarına. Bal gibi yapmışlar işte. Şikayetçi Yalşik’le bir şekilde bağlantıya geçin. Ber. Duymuşlardı kararı. “Ah! Şu avukatlar!... sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan yanıt gelmediğinden yeniden istenmesine.Yargı Grubu... HasHüsBab... Beklenen.. insanı ozan yapar. şair yapar.. anlamıyorum. isimli sanığın şikayetçi şahıstan yol parası istediği.. şikayetten vazgeçsin. "Vahim durumdan menfaat elde etme amacıyla.. "Đsimlerini sonradan öğrendiği. müştekinin ifadesi. Yargı başkanı. Suçlu oldukları tiplerinden bile okunuyor. Hatta bir miktar para vermek zorunda kaldığını. Has ile Hüs isimli kardeş sanıkların babası. "Bakın bu olay önemli. kirpiklerinin atması tiki kısa bir süre devam etti. Kekeme insanı. "Daha geçen aylar devleti ve milleti soyanlara iki ay ceza verilmişken bir dolmuş parası için bu ."Kararı beğenmiyorsanız Yüksek Denetleme Yargısına gönderme şansınız var!" dedi azarlar şekilde.. Bu anda güvenlik ekibinin yetiştiği. dosya kapsamı. Şikayetçi olan şahsı ikna edememişlerdi. Elinin titremesi. yaşlarının küçük olması ve önceden hiçbir suç işlememiş olmaları göz önüne alınarak yasal indirimlerin yapılmasına sonuçta on altı yıl anti-hafif hapis cezasına mahkumiyetlerine. Karar açıklanırken saygı anlamında ayağa kalkılması yasada düzenlenmiş uyulması gereken kurallardandı. Bu tür davranışa verilebilecek en yumuşak tepki gelmekte gecikmedi. "Sanık avukatının serbest bırakılma isteminin reddine.. "Şikayetçi ile yakın temasta olmayan Hüs dışında diğer sanıkların silahlı gasp suçundan yirmi yıl hapsini istedi. Devlet avukatı. Maf’ın yeğeniyle ilgili elde edilen sevindirici sonucun bu dosya ile gölgelenmesi hoşuna gitmeyecekti." yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunuyordu.

. Buna da şükür. Bir suç sabit olduğunda onun karşılığında bulunan maddede ne ceza yazıyorsa Yargı ona karar vermek zorundadır... Kartta kahvenin telefonu da yazılı. "Geçmiş olsun!" dilekleriyle ayrıldı. Ama olayı öyle yorumlayıp takdirlerini bu yönde kullandılar. dedi sulu anlatımla... avukat olarak sacayaklardan birini temsil ediyordu. Eleştiri kendisini de kapsıyordu. Ben olmasam da not bırak...." . Sinirlenme!.. Gömlek cebinden çıkardığı kartlardan üç tanesini uzattı." diyerek rahatlattı onu.. Ber...." Ber. "Üç duruşmadır bitmedi. Elimden geleni yaparım. eleştirilere karşı temsil ettiğin şeyi savunmak zorunda’ olma ilkesine uydu.. hal hatır sordular.. evlilik birlikteliğinizin bozulmasında kocanızın kusurlu olduğunu ifade edecek tanık dinlemeden boşanmanıza mümkün değil karar vermez.. bozulması için Yüksek Yargı Denetlemesine göndereceğim. Boşsel. Bir arkadaş. Rahatlamamıştı.. "Gerçi silahlı gaspa sokulmayabilirlerdi. olumsuz duygularla benzeşmesinden olması gereken gerçekleşti... Ha! başka tanıklık işleri olursa beni Tan kahvesinden bulabilirsin. "Ben. şahsın tavır ve davranışları komik gelmişti. bozulursa ne ala. "Ben. "Avukat Bey!.. "Emredin. Davayı reddeder." dedi yüzünde yapmacık bir korku ifadesi oluşturarak. Boşsel. " dedi. "Tüm bunlara neden olanlar.. davasını.. "Ne kadar tanık istersen bulabilirim. çocuğumun aldığı cezadan dolayı bu duruma düşürenler de aynı cezayı almalılaaarrrr!.. ceza almalılar. "Yargı başkanı ve üyelerle ile ilgili bir olay değil.. Yargı’dan tanıdığı bir görevlinin yardımıyla yirmi günde bitirmişti." dan oluşan üç sacayağından biri olan "Savunma" sacayağını temsil ediyordu." Ber. karşılık vermedi. Aile Mahkemesindeki duruşma salonuna seri adımlarla vardığında Müşterisi bayan Boşsel’in kendisini beklediğini gördü. duruşmaya sensiz mümkün değil tek giremezdim."Dosyamızın eksikleri daha bitmemişti.." Ses ve söylem bu tanıklık işlerinde kaşarlanmışım ezgiliydi.. beyimle aynı. Söylemiştim ya! Kimse tanıklık yapmak istemiyor.. her ne olursa olsun." dedi. Komşumuz avukat tutmadan. "Nasıl tanıklık yapacaksınız?" "Avukat abime bak!. Ber’in beklemediği karşılığı verdi. "Az kaldı dosyamı düşürüyorlardı. "Dur!. "Tanık getirseydin şimdiye kadar çoktan biterdi.. Ulaşırım size. "Nerede kaldın Ber bey!" serzenişinde bulundu. Silahlı gaspla ilgili cezanın asgarisini verdiler." Boşsel. yargı binasının köşesindeki kahvede beş yeşil paraya tanıklık yapanlar varmış deyince.. garibanlaşan insanların işlemiş olduğu suçların her birinden. "Korkarım. yeni yapmıyorum tanıklık. Ber. Alnında biriken terleri elinin tersiyle silerek..." Kendisinden söz edildiğini anlayan ceketinin astarı evde yıkanmakla küçüldüğü belli şahıs yanlarına yaklaştı. efendim!" dedi yapmacık saygı duruşuyla.. Sorumluluğun ona ait olduğunu ifade etti. "Sen buradaydın! Ben yetişemeseydim sen girerdin... anlatılanlara karşı söyleyebileceği bir şey de yoktu. Boşsel Hanım bana gerekli bilgileri verdi." Ber..." diyerek yanıtladı. Bir başka dosyasının duruşması vardı ve zaman öğlen tatiline yaklaşıyordu.. Ne gerekiyorsa anlatacağım. Ağlaması cümlesini yarım bıraktı.kadar ceza verilir mi? Bu nasıl yargı?. BesBab’ da HasHüsBab’ın kanısını destekler içerikte. Bir dolmuş parası için çocuklarımızı bu hale getirenler ve soygunculara sessiz kalanlar utansın... Ama yarım kalmasına razı olmadı.. "Yargı başkanı... Şahıs. Tokalaşıp.. "Eee! Yine mi tanık yok?... Çantasından onunla ilgili dosyayı çıkardı. Ama. avukat olarak yargının. Ber’e. Bu dava çok uzamadı mı?. Bir umut. "Đşte bu beyefendiyi buldum.. Bes’in babası. Yazık değil mi?. dosya düşecekti. Ber’e korkmadan anlatabilirdi. "Ekonomik kriz nedeniyle işten atılmasaydık. Ayrıca." Ber." Olumsuz Düşüncelerin.. rahatlamadan da Ber’i bırakmak istemiyordu..."Kartvizitiniz var mı?" diye espri yaptı.. "Đddia-Savunma-Karar. "Siz tarafları tanımıyormuşsunuz!..". ‘Bir şeyi temsil ediyorsan. hukukçuydu ve siyasi polemiğe girmek istemiyordu. Haberci tanıdık çıkmasaydı.." Ber....." diyerek iki adım geride bulunan orta yaşlı bir adamı işaret etti. " "Çevrem. birbirlerine. Dur!. Elim ayağım birbirine dolaşır..."diye sinirli tavır takınarak sordu. "Arkadaşlarına da verirsin abi!" dedi..... Bu nasıl adalet?. dedi Ber kısık sesle. "Çocuklarımızın cebinde dolmuş parası olacaktı." dedi.. Abim!... bu sacayak düşünce ve duygularını ifade etmesinden dolayı kendilerine zarar vermeyecekti.

*** Has ile Hüs’ün babasının söylediklerine inanamıyordu.. Bir sorun yoktu. değişen bir şey olmayınca odasına geri döndü.. Büyüklerimiz de öyle söylüyor. Serbest bırakılma kayıtlarında Has değil Hüs görünüyordu. söz!" Bu arada duruşma habercisi... Ber. "Sen de baktın. “Gerçek görgü tanıkları dahi bu şekilde ifade veremez... bir terslik olduğunu hissetti. Đlk işi yapan iyi kazanır.Ber. davacı müşterisi ile davalı kocası arasındaki geçinememe nedenlerini yakın akrabalarıymış gibi ayrıntılarıyla ve layıkıyla ifade etti.... . elleri de açıktır.. "Mümkün değil!.. "Müdür bey müsait oldu." Ber. "Bizim burada dört noktada kontrol yapılır. Sırtını aynaya döndü.. Onların çok işleri olur. Ber’in beklediği yanıttı." dedi Müdür Bey... Duvara bakarak konsantrasyon sağlamaya çalıştı. Mus’tan Tut-Bırakma Kursevi müdürünü bağlamasını istedi. Hüs’ün anne ve babası ile birlikte yargı binasına hareket ettiler. kendiyle baş başa kalabildiği yegane yerlerden biriydi. "Desenize sizde tanık sektörü kurmuşsunuz?" "Evet! Avukat abim!. telefondaki otorite kokan ses."diye sordu Ber. devlet avukatı’ydı. Ama yine de ben bir araştırayım.. Bunun üzerine duruşma salonuna giren Ber durması gereken yerde boy gösterdi... Aynadaki görüntüsü... Yaklaşık yarım saat sonra telefonla arayan kişi. Has. rahatsız edilmeden. "Ne yaparsın abi.. Az önce konuştukları şahıs salona girerek. araya girdi. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermekte gecikmedi. birazdan size döneceğim.. belirtiyordu. Sağolsunlar yolumu da buldurdular. Tamam!. Ber. kendi adını anons ediyordu." Ber. buna rağmen anne babanın iddialarında ısrarlı olduklarını belirtti... siz nasıl öğrendiniz ?.. Devlet avukatı konuyu araştıracağını belirtti." kavramıyla yüzleşiyordu. Siz telefonunuzu bırakın. Baba Maf’ın avukatı olduğunu biliyorum!. Telefonu hemen ona veriyorum. Ber.. dikkatini dağıtıyordu. tanık çağrıldı. telefonla arayarak. " dedi.. Ama ilk kez "Tanık Mafya Grubu..."Avukat bey!.." Ber. Hüs’ü de zaten çıkarmak zorundalar.. Olmadı." dedi. Beklenen telefondan alınan bilgi. titrek sese dönüşmüştü.” diye düşündü. bu iş iyi. "Peki. En rahat düşünme ortamı. Her şeyi devletten beklememek lazım. Hüs olayını yeniledi. Bağlantı kuruldu sinyali üzerine telefonu kaldırdı...” iken nasıl oluyorda cezası kesilen Has...." Telefondaki ses ile müdür olma olasılığı yüksek bir ses arasında geçen fısıldaşmaları bir süre dinledi Ber.. onun anlattıklarını mümkün görmüyordu. Bende bu işe ilk kez bir komşunun davasında gerçek görgü tanığı olarak başladım. TutBırakma Kursevinden salıverilmişti... Çocuklara da ufak tefek kıyafetler aldılar. ve kendisinin yardımcı olabileceğini... dilekçesini tekrar edip tanık’ın ismini ve hazır olduğunu belirtmesi üzerine. Ber. kısa kesmesi için... müdürün şu an meşgul olduğunu.. Lütfen yanıma kadar gelebilir misiniz?.." dedi. Müdür olduğunu belirten görevliye Has." Đnanmamış gibi tepki gösterse de ürkmüş ve paniklemiş bir ses tonuyla karşılık vermişti Tut-Bırakma Kursevi müdürüne. Ber’i iyice inceleyerek. izin isteyerek lavaboya yöneldi. Müdürün araması gecikmedi. Ber iddiayı özetleyince. "Has."Đş olduğunda arayacağım. Suçsuz bulunan ve bugün serbest bırakılması gereken “Hüs. Ber.. her alanda küçüklü büyüklü mafya grubu olduğunu biliyordu. *** ." "Aynen öyle abim!.. Buna rağmen Has ve Hüs’ün anne ve babası iddialarında ısrarlıydılar... Telefondaki ses."Tamam!. Acındırmalı kanala geçti." Ber. ‘Beni merak etmeyin.. Çıktım.... "Bir saniye avukat bey!" dedi.. "Abi!... son noktayı koymak için bu kez Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatını telefonla aradı. Hatta bu konuda Tut-Bırakma Kursevi Müdürünün yanıtını.’ deyince anladık.

.... Uykusu kaçmıştı.. Geniş bir ovada ucu bucağı görünmeyen yüksek bir tepeden kalabalığa seslenmeye çalışıyordu. *** .. "Merak etmeyin!... Ber dışında kimse bunun farkında değildi. Bir eliyle beynini parçalamadan çıkardı. Kalabalığı yarıp yanına yaklaşamayacağı umutsuzluğuna kapılmıştı.. Birden. Artsa. Serbest kalan Hüs yerine Has’tı. Ber.... Sonra kafatasının üst kapakçığını. rüyasında Artsa’yı görmüştü. kursevinden firar etmişti.. Artsa’nın evini aramaya karar verdi..... Yargı binasından çıktıktan sonra netleşen durumun yasal pozisyonu konusunda hukuksal anlatımda bulundu. Her ilerleyişi.. "Gerçek anlaşıldığına göre. kalabalığın çıkardığı uğultularda boğuluyordu.. ‘Firara yardımcı olma suçundan. Topluluğa gösterdi.... Öylece Artsa’yı izlemeye devam etti. elinde sallamaya başlamıştı.’ dolayı tutuklanmasını sağlayacağım.Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatı hiddetlenmekte haklıydı. Saat gecenin 23:50’sini gösteriyordu. yorgundu..... Bakanı da yoktu." "Ne mi yapacağım?. Sesini duyan yoktu. Hüs’ün kimlik belgesini kullanıp kendisini Hüs olarak tanıtması sonucu görevlileri atlatmış... Hüs ise hala Kursevinde bulunuyordu. Hüs’ü serbest bırakmanız gerekmiyor mu?. Artsa’nın ölümünü görmüştü düşünde.’ dolayı ceza alsa dahi.. Sağ ve sol eliyle kemik yapısı görünen kafatasını zorlayıp. Endişelenmişti. Gözlerinden süzülen yaşlarla izliyordu. en çok iki ay sonra serbest bırakılacaktır. Has’ında saklandığı delikten bulunup çıkarılması için Güvenliğe talimat vereceğim ve bu sonucun oluşmasında ihmali olan kursevi sorumluları hakkında da soruşturma açacağım.. onun bağırırcasına ağzını açıp kapatmasına rağmen sesini duyumsayamıyordu.." Söylenecek söz kalmamıştı... "Efendim! Şimdi ne yapacaksınız?" diye sordu kursevinden sorumlu devlet avukatına. Yine Ber dışında izleyeni yoktu. Belki de uyuyorlardı.. 14 Gördüğü kabustan kan ter içinde uyanmıştı. Hüs..." dedi kızgınlıkla. Çaresizdi.. Telefona yanıt veren olmadı. Đlerleyemiyordu... Đnsanların ilgisini çekemiyordu. Çıkardığı sesler. kendi kafa derisini bir peruk çıkarma kolaycılığıyla alıp."diyerek Has ve Hüs’ün annesiyle babasını rahatlattı... Ber.. devlet avukatına "iyi günler!" dileyerek makam odasını terk ettiler.... Đnsan kalabalığı tel örgüler görevini yürütüyordu sanki... Onun elleriyle yüzünü tırnakladığını korku ve endişeyle izliyordu... Ber. Bu kez... Artsa’nın her iki elleriyle kendi başını sımsıkı kavradığını gördü.. sanki geriye gidişiydi kendisinin. "Hüs’ün ‘Bu kez firara yardımcı olmaktan. Hep birlikte. insan kalabalığını aşıp dolayı bir türlü onun yanına yaklaşamıyordu... Aralarındaki bir yaş farkı ve benzerliklerinden yararlanarak Has’ın... üst kapağını çıkarmıştı... Önce kafatası derisini kalabalığa attı. Ber... Ber. Belinden çıkardığı ateşli silahı. elinde tuttuğu beynine doğrulttu. Ber.. garip bir şey oldu..

Haykırış!..Ber. halen diriydi... Hiçbir güç onu yönlendiremeyecekti.. Ayağa kalkarak tek tek sarıldı arkadaşlarına... Masada bulunan üç arkadaşından izin isteyerek tuvalete çıktı.. "Sizleri öpmek istiyorum. Bu işlerin bir an meselesi olduğunu okumuştu.. Gülmek kendisini gevşetebilirdi... bu parçanın gerçekleştireceği eyleme uygun bir müzik olduğunu düşündü.. Uyuyor oldukları veya ev dışında bir yerlerde olabilecekleri olasılıklarından birinin gerçekleşmesi dileğinde bulunuyordu... Parçalar kalabalığa savruldu. Artsa’nın silahından çıkan kurşun elinde tuttuğu beynini parçalamıştı. Kendisi sesini kalabalığa duyuramamıştı.. Tuvalet kapısının iyice kilitlendiğinden emin olduktan sonra belindeki silahını çıkardı... Birkaç adım geriye çekilerek..... Hiçbir düşünce amacının gerçekleştirmesini engellememeliydi. duyumsayacak durumda değildi.. Hiçbir şeyi bu kadar merak etmemişti.. Đzleyiciler putlaşmışlardı. Kendisini. Artsa üç arkadaşının. Ölü bedende kalan açık gözler mutluydu. "Başın sağolsun. Ölümü dışında herhangi bir olasılığın olmasına dua ediyordu." diyordu. bu çınlamayla uyanmıştı uykusundan. "Sizlere. "Yapma!. Silahtan çıkan ve yankılanan sesle kalabalıkta bulunan tüm bireyler Artsa’nın yere düşmekte olan cesedini kare kare hafızalarına almaya başlamışlardı. asildi. Ber’le ‘ti’ye aldıkları bir davranışı sergilemişti. Pink Floyd’un “Duvar” isimli parçası duyuluyordu. Şarjörü çıkarıp tekrar taktı.. Bir hayatın sonunu gösteren işaretlerdi.. Müzik setinin kolonlarından.... Eliyle silahın kabzasını tekrar okşadıktan sonra beline taktı...... Zamanı gelmişti. içsel telkinleriyle koşullandırmıştı.. Altıncı kadehini de devirdi. zevkle izledi. Beşinci kadehi olmasına rağmen. içi artık hiçbir şeyi algılayamayacaktı. Tabancısının demir sıcaklığını hissedince gülümsedi.” dedi.. Emniyet kilidini açtı." Med. Gece sessizliğini yırtan bir ses gelince irkildi." dedi. Üç arkadaşını tek tek inceledi. Telefonunla aramasına yanıt verilmemesini olumlu mu yorumlamalıydı?. Elini beline götürdü. telefonu kapatması gerektiğini biliyordu. Bir dakika önce ayrıldığı masaya geri dönüşünde yeniden selam vermişti. Med’in sesini aldı.. Ber. Masaya geri döndü... bugün bitirmeliydi."En az senin kadar üzüldüğümü bilmeni istedim. Bir el silah sesi!. Ama bir türlü Artsa’ya duyuramıyordu sesini... Ayık iken birkaç kez deneyip başaramadığı bu işi. .. Aynı kelimeyi bir çok kez yineleyerek. Ahizeyi kaldırdığında. En önemlisi ilahi dinlerde belirtilen ‘Öteki Dünya’ nın olup olmadığını da öğrenme şansını elde edecekti. Devam etmesinin bir anlamı yoktu. Adet gereği selam verip sandalyesine oturdu. telefon ziliydi... Med’in diyeceklerini duyacak. Yerine oturmadı. tüm benliği ve duyularıyla ağlamaya başlamıştı.. Bu kez gülmedi. daha önce görme şansını elde edemediğiniz bir şeyi ilk ve son kez yaşatacağım. *** Đyice sarhoş olmak istiyordu.. Beyni düşünmeyi durduracak.. Rahatlayacaktı... Ber.. Mermiyi ağzına sürdü... Hazırlıklı olmalıydı. Artsa.. direngendi. Şu an en çok gereksinim duyduğu şey ağlamaktı.. Belindeki silahı çıkarıp şakağına dayadı.. diğer masadakilerin ve lokanta çalışanlarının meraklı gözlerle kendisine bakışlarını." diye bağırıyordu.. Silahından çıkan ses ise kalabalıkta bulunan bireylerin kulaklarında çınlıyordu. Đnsan istediği şeyi gerçekleştirebilecek cesareti bazen derhal bulamıyordu.. Önündeki duvarı yıkacaktı..... Bu... Düşüş!..

Bu kaseti bir kez Markız’a dinletmişti. Đşte neyi unuttuğunu anımsamıştı... saatine baktı." Ber.. Duyduğu telefon zili üzerine açtığı kapıyı kapamak zorunda kaldı.. Đşine geldiği ve içinden geldiği zamanlar geleneksel değerlere uyardı. Annesinden yadigar kalan ve Mar Kenti yöresinden derlenmiş ezgileri.. "Neden?.. "Senin yedireceklerine gereksinimim yok!. Cezalandırılması gereken içerikteydi. Artsa’yı çok seviyordu ve bir cenazenin ardından ilk kez bu şekilsel değere uyuyordu. güzel sesi ve yorumuyla doldurmuş bir ozanın çıkarttığı kasetten kopyalanmış kaseti aldı." denerek üzeri örtülmeli ve bu şekilde yayınlanmalıydı tüm iletişim araçlarında. Artsa’nın ölü bedeniyle vedalaşmış. "Gitmemen gerektiğini düşünüyorum!" dedi. Randevu saati yaklaşıyordu. hadi bye" Ber.." dedi alaycı tonda Ber. Denetleme grubuna tepkisel mesaj sertti.. sürekli yanında bulundurduğu cüzdanı.. ortak tanıdıklarıyla onun geçmişini yorumlayarak anmışlardı. düşünmekten vazgeçti. Uygulama grubuna. telefonu kapadı. Ceplerini kontrol etti. Đzleyici grubuna. "Markız’ı kıskanıyorsun!"dedi..."Beni artık yönlendiremeyeceksiniz!. geleneksel değerlerde yas tutma anlamına geliyordu. Mer kentinde üç gün kalmış.. Ber. Psikolojisi bozulmuştu." "Bu konuda daha fazla açıklama yapmamam gerekiyor. Ber.. "Yine de telefon açtığın için teşekkür ederim.." "Ben karnımı bir şekilde doyuruyorum. Ama ölü bedenleri cezalandırma yöntemi artık çağdaş cezalardan değildi. Bunu yapacak güçleri vardı. ancak bir kopyasını yaptırıp vereceğine söz vermişti.. On gündür. Yularımı elinizden aldım!. Bu. Bugün cumartesiydi.. Bana unuttuğum şeyi hatırlattın!" "Kaset mi?.. Bir şey unutmuş hissi vardı içinde. *** . Kendisine hediye edilmesini istemişse de Ber.. anahtarlığı ve tespihi cebindeydi. ekonomik ve ailesel sorunları vardı. sakal ve bıyığını tıraş etmemişti.. 15 Artsa’nın kendi hayatını sonlandırmasından on gün geçmişti. Unuttuğu şeyin ne olduğunu anımsayamayınca.... Ayakkabısını giyindi." mesajını veriyordu sanki. Genel ve yerel Düzenleme grubuna. "Mesleki. Med’in bugün ikinci aramasıydı. Skolastik çağı canlandırmanın şimdilik bir yararı yoktu.. Çünkü.. Markız’la bu kez evde değil bulvarın sonunda bulunan bir kafe de buluşacaklardı." "Evet!" "Kaseti verdiğin için pişmanlık duyacaksın!" "Markız’la ilgili olan her şey seni rahatsız ediyor. Sonra görüşürüz.... tüm güçlerin bileşkesinin beyni kendileriydi." "Đleride sana bu söylediklerini yedireceğim..

bayanın ısrarlı bakışları karşısında tekrar bakıştılar. "Endişelenmen yersiz. Oturanların çoğu. Ad kentinin toplumsal özelliklerinden biri de buydu. Med’in Markız hakkında söylediklerini düşünüyordu. kısa bir an düşündükten sonra cebinden çıkarmış olduğu çakmağıyla sigarasını yakacakmış gibi davranarak yere düşürdü. "Hiç sanmıyorum!. "Hemen bakma!"diyerek uyardı önce. çakmağı aldıktan sonra Ber’e yöneltilmiş bir istekti ve ses dokusu rica içermiyordu. yüzünde zorlamalı bir neşe oluşturmaya çalışarak." "Öyleyse al ve bana ver kibar erkeğim!" Ber. kolun sahibinin yüzüne baktığında az önce yere düşen çakmağı alma bahanesiyle eğilirken dikizlediği. mavi gözlü kızın yüzü allaşmıştı.. "Hoş geldin!" diyerek sarıldı Markız’a. yanağının öpüleceği sanısıyla sağ yüzünü uzattı. Markız’dan bir öpücük daha kazanmıştı. ses çıkarmadı. Bu bayanın karşısında ondan yaşça büyük ve daha eğitimsiz olduğu anlaşılan biri oturuyordu. Ayağa kalktı. Güvenlik sisteminde uzman bir şirkete evini ayrıntılı olarak arattırmış.” yalvarmalarına Ber oturmakta direnerek karşılık veriyordu. Bu düşürüş. Bakışlar. Markız. arka masada bulunan iki kişiyi de hesaplayarak sessiz kalmayı daha uygun buldu. Markız’ın "Selam!" sesiyle irkildi. yeniden başlarına dikilmişti. Masaya çarpan çakmak zıplayarak yere düştü.. Gözleri korku doluydu. Heyecanlıydı... Birkaç dakika sonra Kıllı kol. "Derhal kalkalım Ber!" Markız’ın etkisinde kalmadan mantıklı düşünmeye çalışıyordu.Ber. kanının beynine sıçramasına neden olmuştu Ber’in. "Çakmak attığınız yerde alınmayı bekliyor!..." dedi. Arka masada. devamını getiremedi. Kıllı kol. Bizi izliyorlar. alçak bir sesle. Kafe kulübe küçüklüğünde olmasına rağmen ön bahçesinde yirmiye yakın dört kişilik masa grupları vardı ve çoğu doluydu. Ber. Gözünü kaçırdı ondan. ne bir gizli kameraya ne de ses alıcı bir cihaza rastlanmamıştı. gidelim! N’olur. Onun şimdiye kadar geleceğe yönelik kehanetlerini zaman bir şekilde doğruluyordu. "Sana bir ara bana teklif etti. aniden Ber’e yakınlaşmasını işaret etti." dedi soğuk tonlu bir sesle." diyerek kendi gerçeğinin aksine bir yanıt verdi. ne yumuşak ne de sert olmayan orta yolu tercih etti. teşekkürlerini sunarak kaseti çantasına koydu."dedi.. Yeniden çakmağınızı almam gerekiyor. ya da hayıflanıyordu. sarı saçlı mavi gözlü bir bayanla göz göze geldi.. Almak için eğilirken arka masayı kısa bir an gözledi. "Kalkmamız onlara çekindiğimizi belirtmemiz demektir.. "Sigaramız nedense söndü. Her ikisinin de istediği dondurmalar servis edilir edilmez kaşıklamaya başlayacaklarken Markız. Bu arada yan gözlerle şahsın hareketlerini izliyor." Ber. Markız hala gelmemişti. Ber. elindeki kaseti Markız’a uzattı. Markız. Ber. Ber." Markız. Ber. Üç kişi oturuyordu ve üçünün de bakışları dostane değildi. "Tesadüfen burada oturuyor olabilirler. aslında diğer masada bulunanları çaktırmadan daha da çok izliyorlardı. Artsa dirilmeyecekti. Kıllı kol sahibi. Artsa’nın ölümünün Ber’i ne kadar sarstığının bilinciyle.. Genelde kimse arkadaşlık yaptığı kişi veya kişileri yeterli görmüyordu. Markız. Ber. Ber. tetikte duruyordu.." Çıngar çıkaracak bir insana yumuşak davranmak.. sigarasını yaktıktan sonra çakmağı masaya fırlatarak attı. dışarıda bulunan boş masalardan birine ilişmiş. fısıltılı bir sesle.. "Kendini nasıl hissediyorsun?" diyerek sordu. yarım saattir bekliyordu. buyurun!" demekte gecikmedi Ber. arka masada oturanlardan biri olduğunu anlamıştı. Kıllı kol’un masasına geri dönmesinden sonra Markız’ın “Lütfen.. Bir zamanlar uzak doğu sporlarıyla ilgilenmiş . Bu. "Neden olmasın.. Evinin içine bu tür elektronik cihazların yerleştirildiğine dair şüpheleri yok olmuş onun yerini Med’in sezgi ve algılamalarının güçlü olduğu kanısı iyiden iyiye yerleşmişti. yumuşatılmayı çabuklaştırırdı. diye sözünü ettiğim patronumun oğlu burada. Markız’a da negatif enerji salmanın bir yararı olmayacaktı. Kolları kalın ve kıllı biri tarafından sigara paketinin üzerindeki çakmağının alınmakta olduğunu fark etti." Ber. Başkalarıyla kıyaslayıp ya rahatlamaya çalışıyordu. "Biraz daha iyiceyim. "Çakmağınızı kullanabilir miyim?" diye sordu. birbirleriyle ilgileniyor izlenimi yaratsalar da. Yakın masada oturan sarı saçlı. "Biraz oyalandıktan sonra kalksak daha iyi olur. Fakat.. ‘Tek misin? Neden senle birlikte oturmuyorum?’ der gibiydi.

. Son şahıs. mahsur kalmıştı.. Ber.. kendisine gelmeliydi. Döner bıçağını onun elinde ve havaya kaldırmış durumda gördü. Siren sesleri. Bir zorlamayla kendisini geriye attı. Darbe alanın alnından kanlar akıyordu. "Sizde kalsın.. Son saldırgan.. yerde kıvranıyordu. Biri engelliyor.. Vuracakmış gibi duran kollar biraz önceki duruşundan farklı değildi.. Beklemek korkunçtu. ama diğer ikisini de hesaplayarak tümüyle baş edemeyeceğini de bilebilecek kadar da gerçekçiydi... Kıllı kol’dan acı dolu haykırışı duyulmakta gecikmedi.. Gözü sağ tarafına düşen dönercinin uzun ve keskin bıçağına ilişti. gözlerinin kapanmakta olduğunu.. son kalan kişinin şaşkınlığından yararlanarak sağ tekmeyi vuracakmış gibi gösterip. Döner bıçağının keskin tarafının bedeniyle teması anını gözleri kapalı bekliyordu. Et döner yapılan bölümün korkuluğuna dayanmış. Çevredeki görüntülerin buğulandığını. Siren sesleri ömrü boyunca hiç bu kadar kulağına hoş gelmemişti.. Đçten içe kendine telkinde bulundu. Amacı kendisine daha rahat hareket edebileceği bir alan yaratmaktı. Ahşap sandalye kırılmıştı. Markız’ın "Yardım edin!. korumakta zorlandığı soğukkanlılığını tamamen kaybetti. Ber. negatif!.. Usulca yere yıkıldı.. bildiği duaları içinden okuyordu. "Neden indirmiyor?. Oturduğu koltuktan fırlayarak sağ bacak dirseğini karnına doğru çekip şahsın yumurtalıklarına ayağının topuğuyla sertçe vurdu.. "Buyurun!. Ber. Trafik kazası sonucu ayaklarının kırılması nedeniyle karate eğitimi yarım kalmasına rağmen şahsı gözü kesiyordu.. saldırganlardan birinin "Güvenlik geliyor!. Sesi çıkmadı. Hediyem olsun!" Kıllı kol.. ondan erken hareket etmişti." dedi.. Diğer iki kişi bulundukları masadan küfürler savurarak kendisine doğru geliyorlardı. Buraya kadarmış.." "Donmuş vaziyette.. Ber. yerdeki kırılmış sandalyeden kopan bir parçayı alıp Ber’e vurmaya başladı. Her an ölümü bir çok kez yaşamak gibiydi...." feryatları kulağında çınlıyordu... Kaçın!" derin acılı bağırtısı ile birbirine karıştı.. Markız’ın da geri çekilmesinden yararlanarak masayı ileriye doğru itekleyerek devirdi. inen darbelerden sersemlemişti. Görüşü bulanıktı.. Bu kez sonuç alamamış hatta son şahsı kımıldatamamıştı bile... *** . çakmağı elinden çeker gibi aldıktan sonra diğer elinin baş ve işaret parmağıyla Ber’in yanağından makas aldı.." "Med’i engelleyin!" "Yanıt. Ber. Gözleri iyice kararıyordu... koltuğunu arkaya usulca itekleyip. sandalyelerden birini iki eliyle başının üzerine kadar kaldırarak yanına ilk varan kişinin kafasına tüm gücüyle indirdi. tam doğrulmadan oturduğu yerden eğilerek aldığı çakmağı Kıllı kol’a uzatarak.. Ne Bekliyorsun!" diye haykırmak istiyordu.. Baş edemiyoruz.. Ber’in son duydukları kendisine ninni gibi geliyordu. Ber.. Ber." "Lanet olsun! Yine O!.. "Vur!.hatta Budokan Karate dalında turuncu kuşağa kadar ulaşmıştı. Son bir gayretle ona doğru yöneldi...... Avuçlarıyla yumurtalıklarını tutan Kıllı kol. Adam öldürüyorlar!. diye düşündü. Saniyeler çok uzun geldi.. ters dönüş aldı ve olanca hızıyla sol tekmesini onun midesine indirdi.. şimdi de. O an ölümünün anahtarı olacaktı. sonra kelime kelime anlaşılmaya başlamıştı. Başını salladı. O meçhul içsel sesler yine kulaklarında çınlamaya. seslerin sanki gittikçe kendinden uzaklaşmaya başladığını hissetti." Güvenlik ekip arabasından çıkan tanıdık siren seslerini duyuyordu..

. olayla bizzat bizim ilgileneceğimizi söyledim. Markız. Ben seni bu huyundan dolayı çok seviyorum. "Olur efendim!" dedi.." diye ekledi. sadece üç kişinin nedensiz yere Ber’e saldırdık-larını. hatta saldırganları tanımadığını. "Güvenliğin 9." diyerek izin istedi.. Ayağa kalkarak "Hoş geldiniz! Markız Hanım!" dedi.. Maf." diye geçirdi. çekinme." dedi. Gereğini yapacaklar. "Güzel!. "Nasılsınız efendim?" diyerek misafir koltuğuna oturdu.16 Maf. gerekse yargıda vereceğin ifadelerde kesinlikle ayrıntıya girmemeni." diyerek soruyu yanıtladı. üç kattan oluşan ofisinin üst katında gazete başlıklarını incelerken. Markız. "Ber’de onlara gereken yanıtı verdi sanırım." Sağkol. Yıllardır ilk kez yaşlı yüreği bir kız karşısında bu kadar heyecanlanıyordu." dedi. "Onların sadece kulakları çekilecek. Markız. Temsili kleopatra güzelliği.. aksi halde kendisinin yardımcı olmakta zorlanacağını’ belirtti.. "Teşekkür ederim. oturun!" Gelen bayan. ayrıca soruşturmaya da gerek kalmadığını. ‘fazla sansasyonel olayların çıkmamasını.. "Her hangi bir şeye gereksinimin olursa mutlaka yanıma gel! Seni her zaman bekleyeceğim. söylemeden gereğini gerçekleştirmen hoşuma gidiyor. işin peşinin bırakılmayacağından endişe duymaya başladı.. Bunun için ölüme bile gidilir. gözlerini anlamlı bir şekilde Markız’a dikerek." "Đşte!. kısa bir an sonra yanında hazır olan Sağkola." "O işi de çözdük. "Doktoru bir haftaya kalmaz taburcu edebileceklerini. Daha sıcak ve daha rahat konuşabiliyordu. Maf. güzel kızın üzülmesini istemiyordu. telefon ahizesinden dahili çağrı sinyali aldı.. "Biliyorsun! Artık bu bizim işimiz. Güleç bir yüzle. O kendisiyle ilgileniyordu."diyerek soruya olumlu yanıt verdi. Yanına gönderilmesini emretti. iç gıdıklayıcı sesin sahibine başını kaldırarak baktı.. sekreterinden Sağkol’un çağrılmasını istedi. "Basındaki dostlarımıza da söyle avukatımıza yapılan saldırının bizimle ilgisi varmış gibi çıkan haberleri yalanlasınlar. telefonla sekreterine talimat verdi.. Maf.." Maf." Maf.Müdürüyle görüştün mü?" diye sordu Maf. Gazete sayfalarından başını kaldırmadan "Girin!" dedi Maf. ‘Hoş bulduk’la karşılık verdi. Sonra iyi bir başlangıç olmadığını düşünerek "Đzin verirseniz gidebilir miyim?" dedi. kalkışla." Sağkol.. Onları ikna etmek için ne gerekiyorsa takdim edin.. Gelen bayanı yerinden doğrulmadan ve gözlerini gazeteden ayırmadan buyur etti." dedi buğulu bir tonuyla. "Patronumun oğlu Maroğlu." diye geçirdi. güzel.. "Đlginize de teşekkür ediyorum. Maf’ın övgüsünü almak için gereken her şeyi yapmaktan zevk alırdı." diye ekledi. gereğini yerine getirirdi. Çağrılacağını biliyormuşçasına. "Lütfen bana bildir!" Markız’ın ilk andaki çekingenliği yok olmuştu.. Kapı çaldı.. Đzin .." Cümleleri toparlamaya çalıştı... Onun nelerden hoşlandığını ve isteyebileceklerini önceden bilir. Her genç kıza sahip olamayacak bir ortamdaydı."Đyidir efendim. teşekkür edip salondan çıktıktan sonra Maf. "Seni buraya kadar yormamızın nedenine gelince. Adının geçtiği bir olaydan dolayı bir çok insan zarar görebilecekti.. kalkışa. Maf. "Geçmiş olsun. sonra da kaçtıklarını belirtmeni rica etmek içindi."Anlaştık o halde!. bu ne güzellik. "Görüşme bittiyse.. "Beklediğiniz misafir geldi!"dedi." dedi. "Bir eleman Markız’ı evine kadar bıraksın!" Markız’ın sıcak elini her iki elinin arasına aldı. Maf. "Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa. beni sevdiği ve kıskandığı için Ber’e arkadaşlarıyla birlikte saldırdı. Gerektiğinde kibar olmayı da biliyordu. nasıl?" diye sordu. şimdi. içselinde ‘Avukat ağzının tadını biliyor. merak etmeyin!" dedi. Sekreteri. Markız. gülerek. söyledi. ayrıntısını ve bazı gazetelere yansıdığı gibi olmadığını. Olayı büyütmesek. "Tanrım.." dedi ve "Ber. Bir kaç saniye oluşan ara sessizliği sonlandırmak için "Bir şey içer misiniz?" diye sordu. Onu rahatlatmalıydı." Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerini Markız’ın endişe okunan gözlerine dikerek." diye başlangıç yaptı. biraz nefeslendikten sonra "O da. "Gerek güvenlikte." dedi. içselinden. camdan dışarıyı seyrederken. "Ona kavganın boyutu. "Evet görüştüm efendim." Ad kentinin en etkin insanı tarafından davet edilmiş ve onun karşısında konuşuyordu. "Buyurun.

en son avukatlık ofisini açmadan önce gitmiş. Sol kolunun kırılması yüzündeki morluklar. Đkisi de hastanede başlayan arkadaşlıklarını taburcu olduktan sonra da devam ettirme niyet ve temennilerini taşıyor ve bunu her fırsatta birbirlerine vurguluyorlardı. Biri haricinde diğer ikisi trafik kazası mağduruydular. Kültür düzeyi yüksek olan Tar’la güzel ve verimli saatler geçiriyordu. köyünü akrabalarını yakından tanıma.. ise küçüklüğünde iki kez. Merak etmeyin birkaç güne kalmaz. Maf’ın "Olayı çıkaran kabadayılardan haber var mı?" diye sorması üzerine geri dönmek zorunda kaldı.. Ber’in babasının doğum yeri olan “Mar” kentinde doğmuş.. "Hayırdır? Yine ne düşünüyorsun?" diye sordu hafif gülümseyişle Tar." "Güzel!" dedi. Odada bulunan diğer üç hastanın sağlık problemi yine kırıklarla ilgiliydi. Tar. Tar. "Đz üstündeyiz. bir hafta kadar kalmıştı Mar kentinde. babasının evi El kentinden Mar kentinde bulunan köyüne taşıdığında Ber hukuk fakültesini kazanmış bu nedenle orada kalma şansı veya şansızlığını elde edememişti. bir Edebiyat-sanat dergisinde yazıları yayımlanan. Sistemini tam oturtmalıydı. Ama önce işleri tamamen rayına koymalıydı. öksürerek Ber’in dikkatini kendi üzerine çekmeyi başardı.. elinde tuttuğu gazeteyi göstererek "Kent-Bas gazetesi senin olayın hakkında yine büyük başlık atmış. Ber.. yeşil gözlü. aynı zamanda Maf’ın elemanı Solkol’un yakın arkadaşlarındandı. sosyolojik.. çok yönlü ve derinliği olan biriydi.. Mar kentinin tarihsel yerlerini gezme. Tar. Đflas nedeniyle. Tar. siyah saçlı. Konuşurken bile gülüyor görüntüsü veriyordu karşısındakine. Maf’ın avukatına saldırarak cevap verdi. liseyi bitirinceye kadar orada kalmış. elimize düşerler." dedi.. karşı yatakta yatan ve trafik kazasında ayağı kırılmış Ad kentinin Er lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapmakta olan ‘Tar’ isimli kişiyle diyalogu epeyce ilerletmişti. ekonomik. "Karşıt grup. "Bakmak ister misin?" diye sordu.. Kelimeleri. Bazen kentten uzaklaşıp bir köylü gibi köy hayatı yaşamayı içinden geçiriyordu. Markız’ın Maf tarafından çağrılmasına bir anlam verememişti.. art niyetsiz yaklaşım. samimiyet.. filmlerden. "Olumlu haberlerini bekliyorum!" *** Kafe’de ki çatışma sonrası Ber.. kendisine. "Allah kahretsin! Bu haberlerin ..isteğine Maf’ın tepkisiz kalması üzerine salondan çıkmak üzere kapıya doğru yöneldi. Yeni kurulmuş olan "LegalXYZ-Partisi”nde faaliyet gösteren.. Tar’ın kent ve ülke olaylarına siyasi. gündüzleri vaki olay nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan Markız. Ber. Ayrıca aynı koğuşu paylaştığı üç kişiden biri olan muhabbet de konu sıkıntısı çekmeyen ‘Tar’ isimli bir adam da vardı. psikolojik bakış açıları." Yerinden doğrulmadan gazeteyi alması için Ber’e uzatarak.. bağlılık. kültür mayasını fark edebilme anlamında kısa süreli de olsa yeniden gitmek istiyordu. Öyle dalmışım işte!. hukuksal.. ayağa usulca kalkarak. Ucuz kurtarmıştı. cümleleri kitabi çıkarsa da doğu aksanını hala atamadığı anlaşılıyordu şivesinden. Ber. buğday tenli. yorgunluk akan bir sesle "Hiç. "Neden daha önceleri tanışmak kısmet olmadı?. Tar’ın yanına kadar gidip gazeteyi aldı. "Güvenliğin yakalayabileceği korkusuyla gizlendiklerini öğrendik... Ber. Hastanede canı pek sıkılmıyordu. Kolundaki kırık çok önemli olmamasına rağmen bir haftadan önce taburcu olamayacağı söylenmişti. Ber bakışlarını tavana dikilmiş her iki kolunu başının altına destek vererek uzandığı yerden rast gele düşünüyordu.. uzun boylu ve sempatik bir tipti.. Babasına ve kardeşlerine olan özlemini giderme. Bunlarda kent yaşamında pek bulunmayan değerlerdi. yöreyi iyi bilen biriydi. çevreyle ve benliğiyle barışık bir duruşu vardı. Kitaplardan.” hayıflanmalarını sürekli yineliyordu kendisine... Ad kenti Rüşve hastanesine kaldırılmıştı. Hastanede en az yataklı dört kişilik bir odaya yatırmışlardı kendisini." dedi. Markız’la yaptığı son telefon konuşmasıyla içeriğini öğreninceye kadar.. sıyrıklar ile başının alnına yakın sağ kısmında on iki dikişlik yarası vaki çatışmanın acı faturasının ayrıntılarıydı. karşısındakine güven veren." dedi.. Kendisine güvenen. anlatılardan köylüler hakkında edindiği bilgi. doğallık gibi güzel şeylerdi. kurgu ve yorumları garip gelse de hoşuna gidiyordu. akşamları ise Mus yanında refakatçi olarak kalıyordu. bu kadarına da şükrediyordu. dürüstlük. Baba kenti hakkında çok da bilgi sahibi değildi. Tar. Hızlı bir şekilde haberin ayrıntılarına göz attığında oluşan siniri yanağındaki allanmadan da anlaşılıyordu.. Ber.

Bu nedenle.. Tar. babacan bir tavırla. Halk Vekillerinden iki tanesi.Müdürü. "Ber. anlamıyorum.. Sıkıntılar üst üste geliyordu.." diyerek giriş yaptı. Seni hastanede ziyaret etmek isteyenleri de arzu ettiğin şekilde engelliyorum. etkisini iyiden iyiye hissettirmek için. dayanakları olmadan bu şekilde haber uydurmayı hangi cesaretle yapıyorlar. Ber.. Elinde ki el yazısıyla dolu parşömeni Ber’e uzatarak.. Tarihi yazanlar çoğunlukla egemen gücün emri altında ve onların verdiği ücretle geçinenlerden oluşuyor.. zorba hareketler gibi bir çok olgunun bulunduğu geçmişten gelen ve iletişim araçlarının azlığı ve kopukluğu gibi birçok eksisi olan yer ve zamanlarda geçen tarihi daha fazla kuşkuyla karşılarım. Bunlar sınırı aştıklarında kellelerinin havada sallanacağı veya ekmeklerinden olacakları tehdidini sürekli taşıyan insanlardı.. Tar’a hak veremeden edemedi.. Şimdiye kadar iyi ve kötü günlerinde yanında gördüğü bu yeğeninden ayrılmak zorunda kalması bir yana. *** Mus’un verdiği habere üzülmüştü." diye ekledi.. uzatılan listeyi aldı.." dedi. Yerel Yönetim Başkan. bir konu bulmanın verdiği zevkle dudağını diliyle yalayıp ıslattı... bu düşüncelerle "Đşler nasıl gidiyor?.. Ber. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Başkanı ve yöneticileri. anlatılarına karşı lehte veya aleyhte bir açıklama da ve yorumda bulunması halinde kendisinin ona dakikalarca dinleyici olarak kulak kabartmak zorunda kalacaktı.. "Bazı basın organlarının kendilerine özgü garip garip gazetecilik anlayışları vardır. Mus. incelemeye başladı. Zamanımızda bir kısım medyanın daha dumanı tüten haberleri bu kadar çarpıtması karşısında.. kendi hafızamdan şüpheleneyim. Bana saldıranları karşı grubun adamları gibi göstermişler. Seninle ilgili basında çıkan bu haberin ileride belge olarak kullanılacak olduğunu varsayalım. görevlilerce uyarılmış ve bugün sayılmazsa en geç altı gün sonra askerdi."diye sordu. bu tür şeyleri takma kafana. Ber.. Başını gazete sayfasından ayırarak. Üniversite sınavını kazanamaması nedeniyle erteleme hakkı da sona ermişti. Mantığa uygun bir açıklamaydı. Tar’ın her konuyu farklı bakış açılarıyla... özellikle uzman olduğu tarihsel bakış açısıyla birkaç kez daha yorumlamasına tanık olmuştu. "Basında çıkan bazı haberlerin gerçekliği ile özelde ülkemizin geçmişindeki tarih yazıtları arasında bazı benzerlikler yakaladım. " Tar. bürodaki işleri konusunda bunun kadar iyi ve güvenilir birini de bulabileceği konusunda şüpheliydi. "Nasıl ?. Anlayamadım!." Ber. "Đçinde olmadığım bir olay olsaydı bu habere inanacaktım. Mus. Aksini iddia etmek için bir dayanağı yoktu. Biraz çekinerek "Markız çalışmaz mı?. Tar. Yalnız kalmak istiyordu.. devamla "Bilimsel tarihin dayanağı kayıtlar. bu teklifi düşündü.. Belgeleri. Bunlara tarih alanında uzmanlığım olmasına rağmen şüpheyle bakmaktayım. Başını sallayarak onayladığını belirtti.. bir kaç günlük birlikteliklerinden edindiği izlenimle bu girişten onun uzun uzun konuşacağını tahmin etti.. duruşmada bulunamayacağına dair dilekçelere doktor raporu fotokopilerini de ekleyerek gerekli mahkemelere sundum. Ber... savaşlar.. Markız’ın iş konusunda biraz tembel olduğunu ve bunun hem işleri hem de aralarındaki ilişkiyi olumsuz . söyleneni anlamamıştı." dedi. "dedi Tar." diye telkinde bulundu.tümü yalan!" diyerek Tar’ında beklediği tepkiyi gösterdi. Askerlik Yoklama kaçağı olması nedeniyle... Gazetede çıkan haber nedeniyle kendi kendisine tahliller yapmalıydı. Maf’ın avukatı olman nedeniyle senin etrafında gelişen olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri senden ve Markız’dan nede bir başkasından elde edemeyince böyle bir mantık yürütmüş olabilirler. Biliyordu ki. "Haklısın Tar bey!" dedi. "Ayrıca arayanlar geçmiş olsun dileklerini sunanları not aldım.." dedi. Tar’ın daha çok ayrıntıya girmesini engellemek için. Kapitalist Grup Başkanı.. Kimbilir belki de. Anti-Hafif 8. Ber. Ber’in tahmini doğru çıkıyordu." "Tarih gibi. iktidar değişimleri.Yargı Grubu Başkanı ve beş üyesi. Üzerinden uzun zamanda geçmedi ki. bu durumda gelecekteki insanlara olay yanlış aktarılmış olacaktır. bazı müşterileri ve daha niceleri. XY Ulusal Medya Kuruluşu Adana temsilcisi.." "Bu onlara kafadan senaryo üretme hakkını vermez.. "Đlgisiz şeyler yazmışlar. "Đmzaladığın. "Tez elden bir eleman bulman gerekiyor!" hatırlatmasında bulundu." Ber.. belgeler genelde o dönemlerde yaşamış insanlara ait. Güvenlik 9.

özürlerini defalarca sunmuş olmasına rağmen Ber’in ağzından." diye ekledi.. Ber. Bu durum yüzlerindeki darp sonrası oluşan kırmızılık ile eğik başları ve mahcubiyetle karışık korku dolu gözlerinden dahi anlaşılıyordu. kırılan koluma karşılık. seni tercih etseydi benle çıkmazdı." diyerek bilineni bildirdi. Sükunet Solkol’uda rahatsız etmişti. Bundan sonra Markız’ı ve beni hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceksin! Đkimizden birini tek bile görsen yolunu değiştireceksin. kollarını mı kırdırsam?. Maroğlu. Gerçi onlara olay esnasında gerekli tepki ve savunmayı göstermişti. Markız’la hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmayacaksın." "Gerekirse gazeteye ilan ver! Başvuranlardan koşullara uygun birini seç. birkaç gün içinde bir eleman bul!" dedi. onların bu yaklaşımını Ber." dedikten sonra Mus’un gözlerine bakarak "Senin tercihine güveniyorum. "Nasıl?... Özürlerini kabul etsem mi?. Ya Güvenlik siren sesleri duyulmasaydı?.. Cezalarını kesin derseniz yine gereği yapılacak. Yüz ifadesi de herhangi bir renk vermiyordu.... elini öpmek için yanaştıklarında... elindeki döner bıçağını başına indirseydi?.... Tümü. özrü kabul veya ret anlamında bir sözcük hala dökülmemişti.. Kalan günlerin içinde eğit. sözünü tutmuş ve nihayet kendisine saldırıda bulunanları karşısına dizdirtmişti. Ber. Aksi halde bu kadar iyi davranmayacağımı bilmiş ol!. "Baba Maf.‘ işareti yaparak engelledi. Üçü de Ber’in ofisinde ve karşısındaydılar.. seçenekleri arasında gidip geliyordu.. saldırganları inlerinden çıkarmış... ... Saldırganlar.. Akabinde saldırgan ve diğer saldırganların azmettiricisi konumundaki Maroğlu’nu gözleriyle hedefleyerek... Đsteğinize göre hareket etmemiz konusunda emir aldık... kime saldırdıkları gerektiği şekilde anlatılmıştı." diye ekleyerek Ber’in niyetini ısrarla ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldu." Ber’in konuşması tümünü rahatlatmıştı. en son kendisine. eliyle ‘Defolun!.etkileyebileceği sonucuna vararak "Mus. Maf’ın elemanları..... 17 Hastaneden taburcu olduktan beş gün sonra Maf.. sizden özür dilemeleri için gönderdi bunları. "Bakın zorla güzellik olmaz!" dedi.. En azından ders vermesi ve sözleriyle hırpalaması gerektiği inancıyla hareket ediyordu Ber. Yoksa farklı bir ceza şeklimi düşünsem?.. kısasa-kısasın geçmişte kalan bir ceza yöntemi olduğunu ve bu kadar acımasız olmaması gerektiğini hatırlattı.. *** . "Markız. "Özrü kabul edip etmeme sizin inisiyatifinizde.

Tar.2.01.. Dört günlük azami boşlukla düzenleme raporuna uydurulabilinir.5’e bildirdi.." Çok kısa bir an sonra.." diyerek yanıtladı.Tar." dedikten sonra ayrıntılı düzenleme ve izleme rapor içeriğini en aşağı katta bulunan Uygulayıcı Merkezine iletti. Sorunun çözümünü uygulayıcılara havale edeceğiz.Tar. Rapordaki süreler içinde Ad-kentin de bulunması gerekirken.. "Tar’la ilgili düzenleme raporundaki sapmayı engellemeniz. Evet! sorunu çözülmüş bilin.. mahalle halkı çok büyük bir kalabalığın kendi içinde sözlü bir kavga içinde olduğu sanısına kapılabilirlerdi. görevlendirilen uygulayıcı alt grup temsilcisi raporun hazır olduğunu Uyg. Sapıcı Tar..Tar. "Bu son yarım yüzyılda ne kadar çok görev almaya başladık.Tar. *** *** . Sadece dört günlük kadar boşluk meydana getirebilirsiniz.. Bu yirmi beş günlük boşluk sapmasından iyidir. Ona..2’ye gönderdi."iletisini yolladı. Gereği için Beyinsel Etkileşim Merkezinden birini görevlendirin.01. Ne yapalım?" iletisini. Mar-kentine doğru yola çıkıyor.. "Güzel olmuş.5. "Tar. Beyinsel vericileriyle. Đz. Đz... Bu durum kökten sapma sayılır kanımca... "Tar’ın davranışları düzenleme raporuna büyük aykırılık gösteriyor.01.Tar... Uyg. Hadi hayırlısı.. yaşamını rapor düzeneğindeki sapma öncesi noktaya yeniden getirebilmeniz için az bir zamanınız var..01. Raporu bir fotoğraf çekimi hızıyla beynine aldı..2’ye kapatarak hazırda bekleyen uygulayıcı gruplarından birine ileti gönderdi. Đz. telefonla teşekkürlerini sunacaktı." dedi. Đz. yeni elemanı Secret’den Maf’ı bağlamasını istedi.01. Raporu onaylıyorum. özümsedi.. Mar-Kentinde yirmi beş gün kalma amacında. Ad kenti sınırlarını terk etmek üzere. "Đz grubunun gönderdiği Tar isimli insana ait raporları inceleyin! Kısa sürede bana teklif raporu sunun.3.Saldırganlar ile Maf’ın elemanlarının ofisten ayrılmasından sonra Ber. 18 Ad kentinin eski mahallesindeki üç katlı ahşap konağın sessiz sakinleri izlenim ve telepatik iletişim yoğunluğu içindeydiler.01. Đletişim içeriği duyulacak seslere dönüşse..

Şimdi. "Sayın üstüm. hem de kuruluş tarihi üzerinden uzunca bir süre geçmemiş olan Legal-XYZ partisinin. "Đçimde garip bir sıkıntı var. arkadaşı ve hemşehrisi Mıha’nın aşırı ısrarlarına dayanamamıştı. Meraklı bakışlarla "N’oluyor."dedi. propagandasını yapabilecekti. "Telsizden arabayla ilgili bir ihbar almadık... Gençlerden uzun boylu olanı beyninde birden garip bir uyuşma. gözleri kapanıncaya kadar ve arada birbirlerine bakarak katıla katıla güldüler. "Kırmızı arabayı durduralım. Oto teybinin sesini düşürerek "Bu tür sıkıntı hissettiğimde başıma mutlaka kötü bir şeyler gelir. neden durdurdunuz bu arabayı?" diye sordu. beklesem bu kez ‘niye bizi yordun. Sonunda.. "Valla ben de anlamadım!. "Đzin verirsen ben güvenlik kontrolünde bulunacağım. en iyi savunma ‘yayansan tabana kuvvet kaçmak. Ortamdan uzaklaşmasının kendisine yararlı olabileceğini düşündü.’tır. eliyle alnını ovuşturdu. hataya ortak olmak istemedi. genç polislerin yanına vardı. "Bunlar trafikçi değil. Dikkatli olalım. "Yengem den ayrıldığından olabilir.. ." diyen uzun boylu arkadaşını işaret ederek." dedi. gözlerini yoldan ayırmadan "Yakınlarda arkadaşın biri gidip gelmişti. *** Altı kişiden oluşan Ad kenti güvenliğinden bir ekip kentin çıkış noktasındaki görev yerlerinde mesai saatlerini eritmeye çabalıyorlardı. Hastane doktoru ona otuz günlük ek rapor daha vermişti."dedi. "Geri gitmesem.. "Geçen ay yolda durdurulup öldürülen üç partilinin failleri bile bulunamadı... "Neden durdurduğumu ben de bilmiyorum!" dedi." diyerek seslendi." Tar içini çekti. Anlamlı bir şeyler söylemesi gerekiyordu. bitmeyecekmiş gibi görünen yolu gözlemekteydiler. Evde dinlenerek geçirmek istemişti. Sen merak etme!" Kırmızı otoyu durdurma olayını gören Üst görevli." diye ekledi. Bu arada tellendirdikleri sigaranın dumanını arada içlerine çekerek ilerledikçe uzayan. Üst görevli. bir şey olmaz.." demek zorunda kaldı. yaklaşmakta olan kırmızı renkte bir arabaya durması yönünde işaret verdi. "Mıha!. ancak baston yardımıyla yürüyebiliyordu. Sürücü. hormonsuz yiyeceklerden tadabilecek. Uzun boylu görevli. Fakat. yüzleri kırışıncaya. geçmişte yaşadığı etkileyici olayları abartılı anlatıyordu. Mıha’nın sahibi olduğu otomobille yine onun yönetiminde Mar yönüne doğru seyir halinde Ad kenti sınırlarını aşmak üzereydiler.. " Gruptan ayrılan iki görevli yolun kenarına geldiklerinde midesinde bulantı hisseden görevli. "Görev aşkı ne kadar da önemli oluyor. Kırmızı araba güvenlikçinin işaretinin gecikmesi nedeniyle ancak on beş metre ileride durabilmişti." diye hitap ederek. Yol kenarındaki bir ağacın altında aperatif bir şeyler atıştırırlarken kendi aralarındaki muhabbetlerini tüm sıcaklığıyla devam ettiriyorlardı. Üst görevlinin konuşmasını yarıda bırakmasını sağladı. Bu bahaneyle akraba ve arkadaşlarını görebilecekti...’ diye tersleşirler. "Anaryadan ceza alabilirsin! "diyerek uyardı." Bilinen deyime adapte edilmiş bu tekerleme üzerine Mıha ile sözü söyleyen Tar.. anarya yapıp geri gitmek istediğinde yanındaki kişi. "Herhangi bir sorun olmamış.. Okula ve öğrencilerine olan hasretini gidermek için bu süreyi beklemek zorundaydı.. arada yan gözlerle yoldan geçen arabaları izleyerek konudan konuya geçiyordu. Her ikisinin de kulakları sevdikleri ozanın son kasetinden çıkan müziği zevkle dinlemekteydi. onunla birlikte Mar kentine seyahat etmeyi kabul etmişti.. isteği başıyla olumladı... bu süreyi. Kendi aralarındaki sessizlik sıkmıştı Tar’ı." dedi.. "Ah şu gençler!" dedi. Aklına mantıklı bir neden gelmeyince. midesinde bulantı hissetti.." dedi Mıha. Çok bilmiş görüntüsü veren mimikle. Temiz havayı ciğerleri soluyacak. Gençlerin motive etmek için gözlerini heyecanla açmaları ve arada “vay be!” nidaları onun anlatım isteğini kabartıyor. Şüpheli bir durum mu var?" Kısa boylu görevli. arabadaysan gaza basarak kaçmak. Ekipte kıdemli olan üst görevli.Hastaneden taburcu olmasından itibaren iki aylık kadar bir süre geçmiş olmasına rağmen ayağındaki arıza tam olarak iyileşmemişti.. Tar."Bu günlerde yollar nasıl? Güvenli mi?" Mıha.. Diğer görevliye de onunla birlikte gitmesi için direktif verdi.. "Ama içimden bir ses arabada bulunanların şüpheli olduğunu söylüyordu.. Başını ona doğru çevirerek hafif alaycı bir ses tonuyla.." "Sıkma canını!.. ilk zamanlar ben de böyleydim.." dedi.

." "Maf’ın tanıdığı görevlilerle görüştün mü?" Ber. Bunun yasa dışılıkla ne ilgisi var?" Üst Görevli. Tar’ı yanıtlamadı. "Hemde Mar kenttenler. "Buna rağmen ısrarla görüşmek istediğimi belirttim. barışla ilgili sözler içeriyor. ona göre davranalım. Mıha... *** Ber..." dedi. "Efendim." diye bağırdı. Bunu uzun boylu görevliyi alnından öpüp kutlayarak da gösterdi. "Ama televizyonda izlediğim filmlerde avukatlar istediği zaman müşterileriyle görüşebiliyor. Sanki. arabanın içini. "Hey!. Hatta az kaldı. Bu “Dowko” diliyle söylenen müzik parçaları içeriyordu.. Buna rağmen ümitsiz bir girişimde bulundu. olanların seyircisiydi.... Uzun boylu görevliyi mahcup etmemeliydi... "Đyi koku alıyorsun. At yarışlarında çoğu zaman ikili tutturuyor. " diyerek üst görevliyi uyardı..."Derdinizi merkezde anlatırsınız... bu yasak dilde yapılmış bir kaset!. demokrasi konusunda . biraz önce hataya ortak olmamak için kenara çekildiğini unutturmak istermişçesine.. Tar. Tar. Tebrikler! Bunu siciline işlettireceğim." gibi aklına gelen sözsel tepkileri üst üste sundu... Bulduğu bir müzik kasetinin dış kabıydı.. gözleri ağlamaktan kızarmış. arkadaş ise Legal-XYZ Partisinin kurucu üyesidir.. makyajsız olmasına rağmen güzel görünümlü.. Dışarıya yansıtmanın bir yararı yoktu. şahısların illegal-ABCD örgütünün büyük çoğunluğunun memleketi olan Mar kentinden olmaları bu kanıtlara bir başka destek sağlıyordu.. bu. iki gün sonra yargıya çıkaracaklarını. Fakat ikna edemiyordu. başını sağa sola azarlar özellikte salladı.." Tar’ın eşi Tareş. aşk. "Nasıl aldığını bilmiyorum ama... "Sayın görevli!" diye hitap etti. bunları gelip teslim alsınlar!" Tar. Bununla birlikte hatalar grup içinde kalmalıydı." diyerek yanıtladı."Giydiğin gömlek illegal bir örgüt bayrağının renklerini taşıyor!" Üst görevli. "Yenge. bu konuşmaların sonunda kendileri için iyi şeyler olmayacağını tahmin edebiliyordu.. Mar kenti doğumluların genel özelliğini yansıtıyordu.. Sodgom Ülkesi yönetimince benimsenmeyen bir dille söylenen müzik kaseti olduğunu anladığında gözleri ışıldadı ve teybi çalıştırdı.." dedi.. "Bu arkadaşın altıncı hissi çok güçlü. Biraz daha ayrıntıya girmesi gerektiğini düşündü.. gerisin geriye yanlarına varan kırmızı arabada bulunan iki şahsın inmesini kibarca istedi. Hem Mar kentli olmak suç mu?. sevgi. "Bu konuda onlarla bağlantıya geçmemden hoşlanmazlar.. beyaz tülbendli.." diyerek sesli düşündü... altını üstüne getirircesine aradılar. Kasetteki sözler “Dowko” dilinde olsa bile yöresel folklorik öğeler. Astlarına emir yağdırdı. "Đner misiniz beyler! Güvenlik kontrol! Đhbar var!" Arabadan inenler Tar ile Mıha idi... arka bagajı." dedi. Uzun boylu görevli mahcup duruma düşmemek için bu çabasını bir türlü sona erdirmiyordu... görevliye karşı koymaktan beni de gözaltına alacaklardı. "Efendim!" dedi... Tar’ın eşine. Önceki söyledikleriyle anlamı aynı.. "Maf’ın da avukatı olduğumu bilen bir görevli ise. "Bir sorun mu var?. ülkenin yasaları bu tür olaylarda gözaltına alınmış olan kişiyle görüşme konusunda bir düzenleme getirmemiş. dilinin döndüğünce açıklama yapıyordu. Üst Görevli..!. Bizi suçlayacak ne buldunuz anlayamıyorum. ‘Tar’ın misafirleri olduğunu. "Yasadışı Örgütlerle Mücadele Merkezine anons edin.." Kısa boylu görevli...Üst görevli." diyerek Tar’ın daha fazla kendisini yormamasını sağladı. kelimeleri farklı bir cümleydi.. Đl Güvenlik binasının dış kapısının önünde. Üst görevli.. "Ben tarih öğretmeniyim.... kardeşlik. iyi olduğunu. Ülke sınırları içinde değil mi?.. Suça konu olabilecek hiç bir şey bulamamışlardı.’ belirtti. onların aleyhine yeteri kadar kanıt bulmuştu. renkli elbiseli. Sonunda isteğine uyan bir şey bulmuştu.. konuşma düzeneğini kaybetmişti.." "Onlar yabancı filmlerde oluyor.. " " ." Görevliler. "Hangi renklerin yasak olduğu yasayla belirlensin. Mıha’ya yönelerek..." dedi. kasetle yetinmek istemiyordu.. Tar ile Mıha’nın kimliklerini inceleyip.... Olacakları ise için için korkuyla endişeyle karışık duyumsuyordu... bıktırıcı bir inatlaşma içindeydi. üzerlerini kontrol ettikten sonra.." diyerek Üst görevlinin kendisini dinlemesini sağladı. Ekipte iyi bir organizasyonun ve uyumluluğun baş ölçütü buydu... "Beyefendi!. "O filmlerin geçtiği yerler. Üst görevli..

bayağı ilerlemiş ülkeler.. nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu. Ber. Müdürüne Tar’la görüşmesini sağlamasını istemişti." dedi. Önündeki belgelerle ilgileniyor görüntüsü vermesine rağmen kulağının kendilerinde olduğu açıktı." yanıtını aldı. avukatlık kimliğimi iade edin. Ber." Tareş’in gözlerinden akan yaşların da etkisiyle son bir teselli cümlesini kullandı. Artık Ber ile üst görevli yek diğerini. "Avukat bey! Sen cahil bir adama benzemiyorsun. "Olanları ayrıntısıyla gerçeğe uygun tutanağa geçireceksen imzalarım.. orada hazır olacağım." diyerek bir yeşil parayı taksi sürücüsüne uzattı ve Tareş’e. "Bir sorun mu var?" diye sordu Ber. "Sizin hakkınızda bana saldırıya yeltenmenizden dolayı tutanak düzenleyeceğim. "Lan! Ben sana şimdi gösteririm. Ön koltuğa kurulacağı esnada güvenlik girişinde bulunan bir görevlinin. üstü dökük. "Korkmana gerek yok!" dedi. Ber ise şeytanı hiç sevmezdi. Yan gözlerle odada bulunan genç görevliye baktı.. Üst görevli. negatif enerji yayan iki hırçın göz gibi görüyordu. "Artık fiziksel baskılar." Beklemenin bir anlamı olmadığı düşüncesiyle yoldan geçmekte olan bir ticari taksiye durması için işaret etti. Ber... "Bana bir kez daha hafif de olsa dokunarak konuşursanız. yan saçları beyazlamış şişman görevlinin." diyerek aniden üstündeki resmi kıyafetin düğmelerini iç atleti tamamen görününceye kadar koparan üst görevlinin davranışları karşısında cümlesinin devamını getiremedi.. "Bir sorun mu var?" diye sordu. ast görevlinin üstünden çekinmesi düzeneğinden dolayı kendi aleyhine tanıklık yapacağından yüzde yüz emindi. Aksine. Üst görevliye uzattı. Bu gözdağı öncekilerden farklıydı. Ber. Onun makam odasında bulunuyordu ve tek tanık onun tarafındaydı.. birazda kendisine telkinde bulunurcasına sesli düşünerek. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktı. Onu haklı kılacak bir davranıştan çekinmekle birlikte bir tepki vermesi gerekiyordu. Ber. Bakar mısınız?" seslenmesiyle vazgeçti. Tareş’in daha fazla burada beklemesini istemiyordu." dedi. "Giriş Kontrol Üst Görevlisi sizinle görüşmek istiyor." Mandalından gömlek cebine tutturmuş olduğu ziyaretçi kartını çıkardı. bakarak. taksinin hareket etmesinden sonra. diye duydum." Üst Görevli."diyebildi. bu hareketin kızıştırma. Onunda durumdan hoşnutsuz olduğu belliydi. "Sizi uyarıyorum!" dedi.. oturduğu sandalyeden ayağa usulca kalktı. Bir süre suskun kaldı." Bu arada gözlüğünü tutacaklarından katlayarak gömleğinin cebine koydu. çıkık göbeği Ber’in göğüs hizasında ve hafif temas halindeydi. Elli yaşlarında. "Merak etme! Tar’ı yargıya götürdüklerinde. tahrik amaçlı olduğunu anlamıştı.. "Bu davranışlar size hiç yakışmıyor." Tareş. Oluşan ortam ve tanıktan oluşan kanıt üst görevli lehineydi. "Avukat Bey!. Üst görevlinin kendisinin hazırladığı ortamı yumuşatmaya hiç niyeti yoktu. bu tür ilişkiler hakkında Tar’ın eşine uzun uzadıya açıklama yapmanın anlamsızlığını düşünerek vazgeçti. Ber. Üst görevli olduğu anlaşılan orta yaşlı bey ile genç görevliye selam verdi. "Ziyaretçi kartını neden iade etmedin?" Ber. Tareş’in arka koltuğa oturmasını sağladı."Yine de bu durumlarda Ad kenti’nde de görüşenler oluyormuş. selamını karşılamadı.. Ama topluma örnek olmanız gerekirken kendiniz hata yapıyorsunuz!" Kabadayısal ve bir üst görevliye yakışmayacak bu söylemden rahatsızlık duyduğunu ses tonuna da kodlayarak. . Olumlu sonuç elde edememiş hatta “Bu tür işlere bulaşma. gömleğinin sol üst cebinde asılı ziyaretçi kartına.” ile başlayan birçok nasihat dinlemişti ondan.. "Sayın Görevli!" diyerek hitap etti Ber. "Buyurun." cümlesini yineledi. "Dalgınlık. Kontrol odasının kapısını tıklatıp girdi... Ben de Avukatlık Kimlik kartımı iade alayım.. "Đyi günler!" dileklerinde bulundu. "Üstü kalsın. Üst görevlinin elle sarsmalarında gittikçe sıklık ve ağır yoğunlaşmalar hissediyordu. görevli memura yaklaşarak. "Seni sevdim. Görevlilerde yeni çıkan işkence suçu yasalarından korkuyorlar. Maf kanalı ile tanışmış olduğu Güvenlik 9. Üst görevli. buradan sorunsuz ayrılayım!" "Sorun çıkarsa ne olur?" Ber işaret parmağını sallayarak. Ber. şiddetle karşılık vereceğim!. uzatılan kartı alıp masasının üzerine sert bir şekilde fırlattı.." diyerek sert giriş yaptı. Yasayı yasaya aykırı şekilde kullanma tehdidi içerikliydi. Üst görevli eliyle hafifçe itekledi.. işkenceler geçmişte kaldı. "Özür dilerim. Ber’in karşısına dikildi.

. Aydınlık yüzlü görevli. Gözleri kapatanların korkusu 'işkence yapan görevlinin. kendisine işkence yapıldığı iddiasında bulunanların yetkili makamlarca sevk edileceği Hukuki Tıp Akademisi baş doktoru SağSat’ın işkence yapanları zora sokacak olan. fiziksel etkilerin şiddetiyle bağırmaktan kocamanlaşmış ağızlarının içindeki şişmiş dillerinden çıkan. Ber. arada içtikleri kalın sarma sigaraların ateşinden çıkan aydınlıkla yüzlerinin teşhis edileceği korkusuyla Tar ile Mıha’nın gözlerini.." diye azarladı. Altlara ittikleri -azda olsa.” ve benzeri yanıtlar onların istedikleri uygun açıklamalar değildi.ben yapmadım!. Yurttaşlar da. Đçeri giren sivil giyimli zayıf ve uzun boylu." sorusunu Ber. Buyurun... Tar ile Miha’nin acı feryatları. Bu kez çok fazla efor ve mesai sarf etmelerine rağmen şüphelileri bir türlü kendi iradelerine uyduramamışlardı. gelenin üst görevlinin üstü olduğunu tahmin etti. Üst görevlinin onu görmesiyle toparlanması bir oldu.tanımıyorrruum!” “. Olanlar hakkında özet verdi.” “. masada bulunan Avukatlık kimliğini Ber'e uzatarak. sokaklar yurttaşlarındı. Yapılacak bir şey kalmamıştı.. kuralları belli olan ve bazen de uygulanan sokak kurallarıydı. "Onun adına özür diliyorum. Bu tür eğitimsiz toplama güvenlik görevlilerinden ne zaman kurtulacağız?. "Görev esnasında bana müdahalede bulundu. Ağızlarından çıkaramadıkları sözcükleri. Olayı resmiyete intikal ettirdiğinde bir sonuç alamayacağını biliyordu. Kendileriyle sürekli işbirliğinde bulunan bir avukatın dediğine göre suça konu olabilecek işlerden dolayı dava açmak.. onlarla uğraşma..ilgim yok!.. Bu risk olmasa dahi yine gözleri bağlanmalıydı onların. Ber. astına dönerek.’ raporunu vermeyeceklerini güvenlik elemanı olduklarından emin oldukları kadar emindiler." dedi... Resmen olmasa da üstlerinin yüklediği göreve uymak zorunluydu.. Aydın yüzlü beyin..” “. Bu negatif yansımalar normal hayatlarını da etkiliyordu. Aydınlık yüzlü görevli. aydın yüzlü genç bir beydi. Hemen tutanak hazırla!. Tar ile Miha'nın.. Çünkü.. sanki kulak zarlarını patlatacak şiddette . gözbağlarıyla kapatmışlardı. kızgınlıktan doğan kırmızılığa dönüşmüştü. giriş kontrol üst görevlisine iyice yaklaşarak "Sana kaç kez söyledim?. Đşkence yaptıkları kişi ve kişilerin bakışları ürkütücü oluyordu. ise süt dökmüş kedi gibi sahte mahcup görüntüsü sunuyordu. kendisini tanıtarak yanıtladı. Güvenlik binası kendilerinin. Ama ne yazık ki bu iş için fazla mesai ücreti verilmiyordu..."Neler dönüyor burada?..... “. konuşmuyordu..insani duygularını depreştiriyordu... özür diledi... kapalı hücrenin taş duvarlarına çarpıp. diye.... saldırdı. eylemi resmileştirmek ve suçu kabullenmek olacaktı.. bir çok anlam içeren bakışlarıyla yansıtıyorlardı. En büyük korkuları.. Doğal reflekslerini ve meşru savunma haklarını kullanmalarını engellemek için ellerini de bağlamışlardı şüphelilerin. "Đşte sen de gördün!" diye bağırdı.. akademisyen güvenlik görevlisi arkadaşlarda bunlardan muzdarip!.. Đşkence seanslarının bitmesi için kendi irade ve istemlerine uygun ifade vermeleri gerekiyordu. Yargı makamlarında fazla mesai ücreti için dava açma hakları da yoktu. bilmiyorrrrrrrruuuum!. Bazen içsel çatışmalar oluşturuyordu kendilerinde. bu temenniye tüm içtenliğiyle aynen katıldığını belirtti..." Uyarının muhatabı sessiz kalmayı daha yararlı görüyordu.. tekrar kendi kulaklarına.Üst görevli. Bu yüzden tanınmamalıydılar. Kimliğiniz!.." Dış kapının açılma sesi üzerine her üçü de gözlerini kapıdan giren kişiye dikti... görevden belki uzaklaştırılır. ‘Đşkence yapılmıştır. "Avukatlarda kendi alanlarında yasal görevlerini yapıyorlar. Bu çok rahatsız ediciydi." Ber. "Üzgünüm!. Đfadeler onların iradesini yansıtsa da bu önemli değildi... Bir an bir yerde işkence yaptıkları kişi tarafından tanınma ve infaz edilme korkusuydu bu... Buradaki kurallar oralarda her zaman uygulanamazdı. teşekkür ederek ayrıldı. işkence yaptığı kanıtlanırsa bir yıl hapis alır. *** Düzgün yontulmamış ve nemli taş duvarlarla kaplı karanlık bir hücrede. Üst görevli. Aydınlık yüzlü görevlinin yüz rengi..' yasa maddesinden kaynaklı değildi.

Ber.. "Onu tanısanız. kısa bir suskunluk ve boğaz temizliğinden sonra. mesleğini hatırlatarak yaptıklarının yasal olduğunu.....geri geliyordu. tehditlere.. Neredeyse bir paket peçetenin yarısını akan terlerini kurulamakta kullanmıştı. korkutmalara karşı.. "Ama küçük yaşlarda tek paketler halinde kaçak sigara satarak geçimimi temin ettiğim günlerden bugüne kadar bayağı mesafe aldım. Çok iyi bir insan ve gerçekten suçsuzdu. Bunlardan bazılarını sende biliyorsun." diyenler grubunun fiili üyesi olmuşlardı böylece.. "Ben de gerekli saygıyı size karşı sunduğum ve yanlış bir şey yapmadığım. elde tutabilmedeydi.. Ber’in devam eden konuşmasını. Yine de bilmiyormuş gibi davranıyordu. Tar'ın arkadaşı olduğunu anlatacakken vazgeçti. suçsuz olması veya olmaması değil. Sonuç cümlesinin çabucak gelmesi için sabırsızlanıyordu... sonunda kendisi için olumsuz cümleler sarf edileceğini. Ber. "Hala anlamıyorsun beni...’ dercesine düşünsel stresini bir yana itip yarım bıraktığı gazete sayfasını kaldığı yerden okumaya devam etti. bunda bir beis görmediğini. Daha yumuşak cümleler kullanmalıydı. Sonuçta o iş için masrafımız ve adamlarımın da bayağı emeği oldu. "Bunların farkındayım!" dedi. Ha! Bir de son iki dosyamdan dolayı sana avukatlık ücreti ödememiştim. Maf’la yapmakta olduğu telefon görüşmesinin bunda büyük payı vardı.. "Tar ile Miha isimli adamların davasıyla ilgilenmemeliydin. Sidik torbasının baskısını hissederek tuvalete gitme gereği duydu. Ama yapabileceği bir şey yoktu ve kendisine hiçbir seçenek bırakılmamıştı. 'Ülkemizde bir suçtan dolayı tutuklu kaldığı günlerde fiziksel ve ruhsal işkence yapıldığını iddia eden ĐşkYapYabcı isimli yabancının yalan. Bağlantıyı koparmak istemiyordu. Ber’in yanıtını beklemeden." Maf.. Artık sadece yalvarmamak. Sineye çekmek zorundaydı. 'Kader." dedikten sonra.. Sürekli yenilenen bu akisler korkularını ve acılarını daha da artırıyordu onların.. telefonu kapattı." dedi.. psikolojik yapılarının tamamen yok olmasını engellemeye çalışıyorlardı. gerekli korkuyu vermem nedeniyle ödeştiğimizi sanıyorum... "Ber! Bilirsin seni severim. kişilik çözülme aşamasıydı ve son aşamaydı. onunla buraya kadarmış. Bu aşamanın aleyhlerine bitmesi yenilgi ve yıkımdı. ..." Ber. "Efendim!.. komşu ülke düşmanca niyetlerle tekrardan gösterime. Buna direniyorlardı. Benim kanalımla aldığın işlere ise karışmıyorum. iyi günler diliyorum. O şahıslara Kent Güvenlik Merkezinin sıcak bakmadığı bir partiyle bağlantıları olması ve o partinin iyi bir propagandacısı olmaları.. Direk şahsımla ilgili olan tüm davalardan çekilmeni istiyorum. kendisini dinlemiyordu. hiç bu kadar terlediğini anımsamıyordu.. ya sen ya da onlar ikileminde..' Ber. Kopacaksa bağlantıyı koparan kendisi olmamalıydı. Hatırımda. Yüzünde acı bir hüzün oluştu. Takdire değer derin ve sağlam ilişkiler kurdum. Gözü bir habere takıldı... devamını okumadı. araya girerek kesti.' diye düşündü." hitabıyla başladı. iftira dolu anlatımına dayanılarak oluşturulmuş senaryo içeren ‘Yönü Belirsiz Ekspres’ isimli filmi. Bu. büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesindeydi. kanısındayım.. savunmasıydı. "Sonu en çok ölüm olur ve biz buna hazırız. onları tercih etmemin daha uygun olacağını söylüyor. Tanrı yardımcın olsun. Đş bunları değerlendirmede." Sorun Tar'la güvenlik merkezinde görüşmek için görevlilere ısrarı ve Tar ile yine Tar'ın ısrarıyla Mıha'yı yargı ön duruşmasında avukat olarak temsil etmesi. Değerlerinden ve benliklerinden nefret etme."sözleriyle konuşmasına devam etti. Aleyhine dava açılmadı ve Tut-Bırakma Kursevi'ne gönderilmeden serbest bırakıldı. Şimdi kendilerinden nefret etme aşamasındaydılar. benliklerini korumak için direniyorlardı. Bu yönde savunma araçları oluşturup. Hava sıcaklığının yüksek olmasından ziyade. *** Maf.. Ber.. "Edindiğim tecrübelerim. Maf.. "Konu. Markız olayında saldırganları dizginlemem.. Direnmek yaşamaktır!” şeklinde kendilerine telkinde bulunuyorlardı. biraz önce Solkol'la yapmış olduğu telefon görüşmesinden biliyordu. Onlara bu son zevki tattırmayacaklardı. Tüm fiziksel acılara. Maf sayesinde hatırı sayılır bir müşteri kitlesi iş potansiyeli olmuştu. Onunla ilgilenmen nedeniyle seni ve kendimi savunmak durumunda kaldım.. "Direnmeliyiz. olanak bulunduğunda intihar ettiren bir aşamaydı. Đnsanlardan ve insanlıktan nefret etme süreci onlara çoktan yaşatılmıştı. onun iyi olması.. ‘Boş ver. Tar ile Mıha. yumuşak bir sesle... Son aşamadaydılar." dedi." diyerek devam etti.

.." "Neden?.. diye kendi kendime soruyorum.. mesleki geri dönüş ve iniş yaşayacağımı sanıyorum.. Bu kez diyalogdaki ipleri ona bırakmayacaktı.." "Seni korkutmak istemiyorum ama bazı gerçekleri anlatmam gerekiyor. gerginliğini dizginlemek ve biraz da vakit geçirmek amacıyla bir elinde bira şişesi... Unutma!.. acaba içselini algılamada hata mı yapıyorum?..... bunlardan ibaret değil.19 Ber." "Kendini inkar ediyorsun. Hukuk Fakültesine girmeden önceki yapını. Artsa'yı düşün." "Bazı şeyleri yaşaman gerekiyordu. Markız'la buluştuğum kafe'de saldırıya uğrayacağımı biliyordun.. "Med! Sen misin?" "Nasılsın?... galiba.." "Maf'tan kurtuluş günün bugün.. Bir ses duydu. Adalet değerleri... Evet! uyuyordu ve rüya görüyordu... Bazı olayları olmadan öncede sana bildirdiğimi unutuyorsun. değerlerini anımsa.... Geçmişini düşün. sabırsız bekleyişlerdeydi.." "Dinliyorum!" . Ber!.." "Hiç de bile.." "Yararı olmadı. "Ber!. diğer eliyle arada yediği çerez ve çektiği sigara dumanlarıyla... Onun aydınlatmasını isteyeceği bir çok konu vardı dağarcığında. Sabırsız bekleyişlerle gece yarısını getirmişti ve hala telefondan tık yoktu.. Ama.." "O günler geride kaldı. sosyal.." "Seni. yaşam biçimiyle içsel biçim arasındaki kaos ve çelişkiyi birlikte yürütmek kolay değildir. Med'in telefonunu bekliyordu.. Bunaldığı. onları bilinçaltında tutamayacaktın...." "Hayat.." "Galiba'sı fazla. kapalı gözleriyle baktığı karanlıkta... Kendini topla.... Beni çok şaşırtıyorsun. Ekonomik.." "Đşin yeni başlıyor!.. Mesleki ve ahlaki değerleri." "Sana bazı açıklamalarda bulunmam gerekiyor galiba." "Bu sorumun yanıtı değildi. Bu değerler istediklerini elde etseydin dahi seni rahatsız etmeye devam edecekti.." "Her ne ise.." "Bunlar senin ana hamurun ve içinden atamazsın.. Yanan sigarasını söndürdü. Tar'ın işiyle ilgilenmezdim ve Maf'la ve dolayısıyla onun etkin olduğu tüm gruplarla diyalogum aynı şekilde devam edebilirdi." "Biliyorum ve seviniyorum. Bireysel etik değerlerini. Aldığı alkolün de etkisiyle iyiden iyiye uykusu gelmişti... Geçmişi geri getiremeyiz ve ayrıca yaşadıklarımı bende biliyorum. Bazen dinlediğimde......" "Gerçekten bunları biliyorduysan neden beni olay gerçekleşmeden önce uyarmadın?. Bazı şeyler olmadan önce neden uyarmıyorsun?.. Örneğin.." "Ad kentin de işim bitti benim. Bu da benim hiç hoşuma gitmiyor.. Bastırılmış olsalar dahi seninle birlikte yaşamaya devam edeceklerdi. Madem Artsa'nın kendi yaşamını sonlandıracağını biliyordun. tıkandığı anlarda her nasılsa o bunu hisseder ve arardı.... Ondan bu akşam için söz almamasına rağmen arayacağına adı gibi emindi... Bu kadar beni düşünüyorsan.. Yaşadıklarım hakkında yorum yapmana gerek yok. " "Beni en çok tek yumurta ve bir ekmekle karın doyurma seçeneği korkutuyor." "Ne gibi?" "Ne gibi mi?. ve bir çok değerleri anımsa.. Bir görüntü oluştu. Uyku ile uyanıklık arasında git gellerdeydi. Bir an gelecekti o an.. Ben başka bir anlamda söylemiştim." "Hemen kızma...." "Biliyorsan yorma beni. Gözleri ağırlaşıyordu." "Neden diye sormayacağım.. Sen de sevinmelisin." "O halde bundan sonrakileri de yaşayacağım. Kazançlı sensin!" "Bunlar benim karnımı doyurmayan değerler..." "Evet!. Tar'ın olayı ile ilgilenmem nedeniyle Maf'ın benle ilişkisini koparacağını biliyordun.." ses tanıdıktı ve Med'e aitti.." "Hiç iyi değilim.. Salondaki kanepenin üzerine uzandı.." "Sonuçta karnın doyuyor. Saldırı olayını bildirseydin şimdi kolum platinli olmayacaktı..

. bir şeyler oldu. Kurtarıcım sen olmayasın?.." .. bir başkasının olmayacak işlerinin olması.. Bunu üzerine ikinci olasılık gerçekleştirilecekti ki. böyle bir sapmaya meydan verdiğimin de farkında değilim. Sersemleme nedeniyle bu tür hayali duyumlar aldığı kanısıyla üzerinde durmamıştı.. Onlar bazı canlı insanların üzerlerine öldürmeden de ölü toprağı serpebilirler.. O anlarda içselinde duyumsadığı diyaloglarda Med. normalde çözemeyeceği sorunlarını bir şekilde çözdüğüne. yeterli yeteneklere sahip olmamasına rağmen.. üzerinde çok durmadığı karanlıkta sersemlediği anı ve Maroğlu'nun döner bıçağını havaya kaldırdığı anı anımsadı.. izleyici.." "Bu konuyu senle şimdilik konuşmak istemiyorum. Pek inandırıcı bulmuyorum.." "Her gücün bir sınırı vardır.. Genel Düzenleyici Merkezinin senin hakkında düzenlemiş olduğu raporlarda kırmızı işaretli risk taşıyıcısı olarak görünüyorsun. Bazılarının kullandığı ‘GĐZLĐ EL’ ‘DERĐN DEVLET’ ‘GĐZLĐ YÜZ’ ‘BÜYÜK PATRON. sapmaları düzeltmek için akla hayale gelmeyen değişik yollar deniyor..." "Sapıcılar ise düzenleyicilerin hiç hoşuna gitmiyor." diye sordu Ber. ismi de geçiyordu." "Ölümü o kadar ucuz atlattığını sanma!.. devamlı kapanması... Kurallara göre oynayıp oynamadıkları da izleniyor. Med'in anlatımıyla denk düşen noktalar vardı aldığı duyumlarda. "Med!.. Med'in onları engellediğini birbirlerine belirtiyorlardı. bu tür düzenlemeleri bilmeden yaşamlarını sürdürmekteler. Faili meçhul cinayetler de aşırı artışın dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi nedeniyle gizemlerinin ortaya çıkabileceği kuşkusuyla bu tür düzenlemeler yapmamaya gayret etmeye başladılar. Mar kentine gitmeye karar vermesi.." Ber.. uygulayıcı. Bu nedenle Ad kenti yerel düzenleyici grubuna senin hakkında uyarılı raporlar gönderiliyor." "Đnatçı olduğunu biliyorum." "Dinliyorum. düzenledikleri rapora uygun davranmalarını sağlamak. istirahat süresince Ad kentinde kalması düzenlenmişken.. Israr etme. Sözünü ettiğin raporların içeriğini bilmeden sapmalarda bulunabilme olasılığını gerçekleştirmem de mantık dışı.. açtığın kapıların. fizikötesi gerçeklik gibi sana yansısa da aslında şu veya bu şekilde bilim adamları da kısmen de olsa buna benzer algılamalar edinmişlerdir. Seninle ilgili Düzenlenmiş Rapor içeriğine uygun yaşamama ve içerikten sapma kabiliyeti yüksek anlamına geliyor.. "Eğer öyleyse sana bir can borçluyum. olacak işlerin olmaması." "Yani?.. sana pek inandırıcı gelmiyor." "Normal hayatımı yaşıyorum. denetleyici gruplarından söz etmiştim..."Sana bir ara düzenleyici. değil mi?.. Bunun anlamı ise.. bir diğeri ise. buna karşılık. dolaylı veya doğrudan.. Bilerek veya bilmeyerek düzenleme raporuna aykırı hareket edenleri. ancak gerçekleştiriyorlar.. Kendilerine göre sürekli değişen ilkeleri var. Öldürme fiilini ise en son çare olarak başvurulacak bir yol olduğu görüşündeler. Şu an hayatta olduğuna göre bu amaçlarını gerçekleştiremediler.. Dünya Đnsanlarının büyük çoğunluğu." "Son yıllarda aldıkları bir ilke var. Bu son duruma güncel kelimeyle ‘kısmet’ deyip geçiştiriyorlar..." "Bir yerlere gelmek istiyorum." "Enderde olsa farkında olmadan sapma olgusu oluşabiliyor. Güvenlik ekibinin çağıracağı ambulans Tar'ın tedavi gördüğü hastaneye aitti. Senin Kafe'de saldırıya uğraman üzerine Tar'la hastanede tanışmanı önlemek amacıyla düzenleme raporuna göre birçok olasılık vardı. En önemlilerinden biri.." "Yanıtlarınız tatmin edici değil. Onun yerine başka bir soru yönlendireceğim.. Kaldı ki. Peki neden bir kez daha istedikleri ölümümü bir şekilde gerçekleştirmediler?. tanık olmadın mı?....... Tar'ın.. Birde şimdi bunlardan söz etmenin anlamı ne?." "Bu kadar güçlü olan bir grup neden düzenlemelere aykırı saydıkları sapmaları önleyemiyor ve raporlarında olasılık belirliyorlar kesinlik sağlayamıyorlar?... orada döner bıçağı ile ölümünün gerçekleştirilmesi. Hiç senin hayatında devamlı ters gitmeler...." "Eeee!. sözünü ettiğim güç. Anlatımım dogmatik. Bunlar..’ 'DÜĞME BASICILARI' kavramları bunun yansımasıdır." "Desene şimdilik ölüm görünmüyor!" "Dalga geçme!" "Bazı şeyleri yapmam için senden izin almak zorunda değilim. Aşırı sapmalar meydana gelmesin diye olasılık içeren raporları da düzenlemek zorundalar. Kendilerine uygun görülen rolleri oynuyorlar devamlı.. Yapabilirlerse doğal olaylı doğal ölümler." "Evet!. farklı bir hastane ambulansının yetişmesi..

..." "Đkincisi?. Bunu da algılamak için yeterli zamanın olamayabilir. .... Gözlerini açtı. Đçindeki aydınlığı ve iyi cevherlerini üste çıkarma." "Zor olan yol. yanına yaklaşarak yanağından öptü. Üzerinde şeffaf giysileriyle. Bozaaaa!... "Boza!." "Somutlaştırmadan bir genelleme yapabilirim.." sesleri kulaklarında çınlıyordu..???" Ber." ".. Đki yoldan da karmalar yapılabilinir.... bunu başkalarıyla paylaşabilme.. onun yanaklarından öpmek için davrandı." "Şimdiden başlasak.. Bu sapmanın cezasını senin mantığınla söylersek.." ".. o ana kadar geçecek sürede olumsuzluğu bir çok kez yaşamak durumunda kalacaksın... dayanışma. "Benim dışsalımı merak ediyordun..... Salonda bulunan kanepe üzerinde uzanmış halde buldu kendisini. uyumlu bir tip olma.. Toplumsal değerlerle dahi çelişki doğduğunda kitle psikolojisinden sıyrılarak bireysel aydın psikolojisini ortaya koyabilme... Đçinde ve bedeninde oluşan elektrik onu titretiyordu. Birinci yol.. ortam sağlayarak..... "Böyle bir güzelliği sanalımda oluşturabilecek yeteneğim hiç olmadı. Bu sonuçtan memnun olmaman." "Postayla mı göndereceksin?. Dışarıdan "Bozaaaaa!... desene.. iç ısıtan gülüşüyle bir güzellik abidesiydi. Bu değerleri koruma anlamında her riski göze alabilme.." "Tar'a ve Mıha'ya yardımcı olman da bir sapmaydı.. Kaçışın yok.. "Sanalında oluşturduğun Med'e benziyor muyum?" Sanalında oluşturduğu Med'le yakından uzaktan ilgisi yoktu...." sesleri duyuluyordu. Dünya zevklerine sırt dönmek zorunda da değildirler.." "Onların tercihi ikinci yol olmuştu. dansöz gibi kıvırma..... formülün pek de sana uymadığı iddianı çürütmüyor mu?" "Düşünmem lazım." "Hayır! Şimdi sunacağım. çıkarcı. Gelecekte önünde birbirinden farklı iki yol var.. Boza!.. bukelamun gibi renk değiştirme. hazcılıklarını gerçek anlamıyla gerçekleştirebilmek için bu tür bir yolu tercih etmeliler.. Hatta hazcılar dahi içlerindeki aydınlığı ortaya çıkararak.. kınanma...." "Olamaz!......" "Azizlerin ve azizelerin yolu..... geniş gözlerindeki yeşile çalan gözbebekleriyle.." "Bana bu formül pek uymayacak gibi görünüyor .. gelecekle ilgili algılamalarından bana fayda yok." "Falcı deyişi gibi oldu.. Maf'ın senle ilişkisini koparmasıyla çekiyorsun..... dışlanma gibi olasılıklar şimdilik yüksekse de bu yapıyla çoğalan bireylerin sayısı arttıkça bu riskler de ortadan kalkacaktır. sabır. Bu aşırı haz duygusuydu. Sodgom ülkesi genel yapısına uymak.. Karmaşıklaştım." "Üçüncü bir yol var mı?" "Đki rengin karmasından değişik renkler elde edile bilinir. Yaşayacaklarını tamamen bilmen yaşamı anlamsız kılacaktır.. geliştirme. Konuları dağıtsan da hep başa döneceğim artık." "Bugünlük bu kadar yeter!" "Evet!.. bu boşlukların ise onlar tarafından daha olumsuz olaylarla doldurulması riski yüksek olacaktır.." "Bu gerçeğin kendisi ama.. Boozaaaaa!.. Ber.. Đçsel yaşamınla dışsal yaşamın uyumluluğu. değil mi?" "Elbette." "Yine aynı soruya geleceğim." dedi...... Ayrıca bazı olumsuzlukları önlemek için yaşayacağını yaşamamak için aşırı sapmalar meydana getirmen halinde düzenleme raporunda aşırı boşluklar oluşacak.. olay.. Bu. Kafam davul gibi oldu....... toplumdan soyutlanma. Med... yerel tasavvufçuların.... Yollar nasıl..... Bireysel çıkarının gerektiği her şeyi yapabilme hatta varolan etik ve estetik değerlere sahiplenme.. Ber titriyordu..... Bana gelecekten söz eder misin?" "Gelecek olumsuzsa onu bilmen... Ber..." "Tabi ki sana göre uygun seçim ikincisi olmalı... Bu yolda ekonomik zorluklar." "Sık olmasa da bazılarından yararlandıracağım. Ama..." "Seni teselli etmek amacıyla bir hediyem olacak...."Bireyi ve toplumu etkileyen ve dikkatlerini toplamalarını önleyen olgu.. Budistlerin yolu olmalı bu. ince ve uyumlu uzuvlar taşıyan bedeniyle. Onlar gibi yaşamak zorunda da değildir.. Ama ikinci yolu tercih edenler mutlaka onlardan biri olmak zorunda değildir." Yaşamı boyunca gördüğü en güzel bayanlardan biriydi... karanlıkta konuşan karartının usulca aydınlandığını gördü." "Kısaca.. Bu kez sana kendimi göstereceğim. olması gereken tercih saf olarak ikinci yol olmalı..... fedakarlık ve cesaret gerektiren bir yoldur.

. anlatılara hak veremeden edemedi. Senin gibi demokrat geçinenlerin kenarda seyirci kalmaları.. kendi kaderlerini tayinde ancak belirli bir düzeye geldiklerinde ve kısmen fırsat kazanıyorlar. Her uyandığında olduğu gibi tuvaletin yolunu tuttu. faizlerle paralarına para katıyorlar... En azından sabaha kadar kalmalıydı. Bu bilinci taşımalıdır.. Koşmak istiyordu. Değişik kültürlere sahip grupların kültürel gelişiminin önü tıkalı. Đşkence yasak olmasına rağmen işkenceciler hala faaliyetlerine güvenle devam ediyorlar.. kendisini gerçekten öpmüştü. siyasal. telefonla iletişim yerine bu yolla kendisiyle iletişime geçmişti.." Birey ve toplum kendi geleceğini kültürel. Rüya da olsa gerçekti. içerik. Bu bir dudak iziydi. teklifi halen kabul edip etmeme tereddütlerindeydi. sermaye sahipleri fakirin sırtından elde ettikleri rantlarla. 20 Ber. bireylerin nüfustaki isimlerine bile karışılmakta. Yüzünde ruj lekesine benzer bir leke vardı. efor isteyen bir işti. Silmeye kıyamadı. Öpücüğün içsel ve dışsal bedeninde etkisi sürüyordu.. Bağırmak istiyordu.... gruplara girme zorunluluğu neredeyse geçerli kural haline gelmiş ülkemizde. ekonomik. geleceklerinin planlanmasında..... Oynamak istiyordu.. "Yoksulluk diz boyu. Sanki Med'in gerçek beden ve kişiliği ile rüya da muhatap olmuştu. ... Đdealist yaklaşımlardan uzaklaşalı çok seneler geçmişti ve şimdi o enerjiyi içinde tam olarak duyumsayamıyordu nedense.. Đşi bittiğinde lavaboda elini yıkadı. Aynayla yüzleşti. Tar’ın açıklamaları ise uzadıkça uzuyordu. Kirli ilişkiler diz boyu ve fırsat eşitliği yok. Ber gördüğü rüyayı gerçekte yaşamış gibi anımsıyordu. Üst düzeylere çıkanlar ise bozulmadan nasiplerini alıyorlar. Gerçek yaşama izlerini taşıtan rüyalar.Yöneticilerin bazıları da bu soyguna çanak tutuyorlar. Emek verenler emeğinin karşılığını alamazken. Her şey mafyalaşmış ve güçlü olmak için mafyalaşmış lobilere.. Buna karşı çıkmayı her yurttaş görev olarak kabul etmelidir. Tar'ın yorulduğu ve kesildiği anlarda konuşmayı onla birlikte gelen ve aynı partinin temsilcileri olan Mıha ile Niha devam ettiriyorlardı.. fedakarlık.. Ne getirir. Ana başlıklar taşıyordu ve her biri Sodgom Ülkesi içinde yaşayan halkın sıkıntılarını taşıyordu.... hiç bir şey olmamış gibi davranmaları. Konuşma. Hatta bazen de ekonomik fedakarlıkta bulunmak gereki- *** . Yurttaşlar. demokratik düşünceleriyle çelişmiyor mu?... Çağdaş hukuk kuralları hala yasalarımızda tam olarak yerini almadı. Bu ve bir çok olumsuzluklara dur diyecek insanların buluştuğu Legal-XYZ Partisi’nde senin de mücadele etmeni istiyoruz. hitabet ve seyir biçimi olarak bir kalabalığa verilen parti propagandası benzeriydi. Med'in sesi kulaklarındaydı ve telefondaki tınıyla aynıydı. Parti çalışmaları. uğraş. Belki de Med. gerçekti.Gece yarısı bozacısı satıştaydı. Sorunlar doğruydu ve birilerinin bu sorunları çözmesi gerekiyordu. ne götürür içsel tartışmasını yaşıyordu içinde. sosyal anlamda tayin etme hakkına sahip değil. Ber.. Med.

"Bu belgeleri birkaç gün içinde hazır edersen seviniriz." dedi. marksistler. bize güven!" Ber." Bu soruyu Mıha yanıtladı. Ayrıca Maf''dan kopuşu nedeniyle onun çevresi de yavaş yavaş kendisinden uzaklaşıyordu. Tar. yeniden güvence istedi. "Yılların politikacısıyız ve iyi koku alırız.." Ber. "Eylem ve düşüncenin ifade biçimi ülke yasalarına bir aykırılık oluşturacak mı. Bunların Tar.. Ona yakın bir cümle kurgusu sundu. özgürlük temelinde refah düzeyi yüksek ufak topluluklardan oluşan büyük bir toplum ve yönetim biçiminin ülkede oluşmasını sağlamayı amaç edinmek yeterli." diyerek açıklama istedi Tar.. "Ber! Teşekkürler. kuşkularının daha bitmediğini "Bir de. eşitlik. Tar ve beraberindekiler "Artık ne diyeceksen de!" türünden oluşan düşüncelerini kendi gözlerine yansıtmış... "Sus payı parasıyla yine kendi tanımıyla vaftiz edecekmiş kendisini.." dedi Ber. güç oluşturmalıydı." Tar. ikna edilmesi gerekiyordu. konuyu değiştirmek için Solkol'u sordu." dedikten sonra devamında tereddüt etti. Bu kabule en çok sevinen Tar olmuştu. resmen ve fiilen bulunacağı politik arenaya ilk girişini.. Ber. değerlerinden taviz vermeden demokratik kurallar çerçevesinde bir arada büyüyerek. Kaybetmeyi sevmeyenlerdendi. Eliyle çay bardağında kaşık çeviriyormuşçasına bir hareket yaptı.. tarafından yok edilmesi.yordu." kelimesiyle belirttikten sonra devamla. Zaman ayırmak gerekiyordu.. Bilgisayar satış mağazası açıyor." Temsilcilerin yüzleri aydınlandı. sorulacak soruya önceden hazırlanmış bir öğrenci gibiydi. "Yapılacak Đl Teşkilatı Kongresinde listenizin kazanacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?. bu soruya bozuldum işte. "Ber. "Şimdi çayını içebiliriz.." diye yanıtladı. Kendisi tek değnekti ve çok değneklerle birleşmeli. Bireysel gücün değeri yoktu Tek değneğin kolaylıkla kırıldığı halde birçok değnekten oluşan demetin kırılamadığı örneği anımsıyordu.." dedi... Ama anlatıldığı gibi partinin ilerlemesi.. Bunlarda kendi mesleğinde kullanması gereken olgulardandı. "Đçimizde ateistler. Bu oluşum kaybetmekte olduğu çevrenin yerini alabilirdi. kabul etmeseler de saygı göstermeleri. Güven veren bir bakış fırlattı. "Sizler beni bu göreve uygun görüyorsanız. gerekli kırtasiye belgelerini liste halinde yazarak Ber’e verdi. Ber'de onlara katıldı. yani yasadışılığa izin verilecek mi?." Ber. inançları.. bu soruya bozulduğunu değişen yüz rengiyle gösterdi. Gururu.. "Maf'dan ayrıldığında.... anın önemine uygun şekilde konuşarak gerçekleştirdi. Buna rağmen hala bazı kuşkuları vardı." "Nasıl yani?." türünden ön bir sözleşme yapılması amacını taşıyordu. merkeze temsilci gönderebilmesi düzeyine ulaşması halinde toplumun ve bireyin çıkarları olabilecekti. Đçselindeki baskın ses 'Teklifi kabullenmelisin" doğrultusunda oluştu.. Bir güçtü ve iyi bir gruptu.. Değişik kesimlerin kendi varlıklarından. dowko ırkına sahip olanlar ve dindar insanlarımız da var. Önemli olan insanların kendileri dışındaki görüş ve düşünceleri. Seni de açılış kokteyline davet edecek.. bildiği şeylerin kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde Tar ve grubu tarafından yine de onaylanmasıydı. alevilik gibi mezheplere sahip insanlarımız dahi var... Hatta süryanilik. Đnsan hakları konusunda duyarlı olmaları. Ber’e bakıyorlardı. "Bu sizin partiye ve üyelerine problem yaşatabilir mi?" Tar. Demokratik kuralları tüm yönleriyle savunan bir partiydi ve kendiside demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak kabul etmekteydi... Görüşleri içselindeki doğrularla çatışmıyordu. Legal-XYZ Partisi’nin il teşkilatı kongresinde onların listesinde il yönetim kurulu üye adayı olarak geçecekti. "Yanıtımda olumsuz olmayacak. Maf ve bağlantılı gruplardan dışlanmıştı."dedi.. muhafazakarlar. "Đyi yolda kullanmak istiyor. "Ülke yasalarına uygun olarak kurulmuş ve onanmış bir parti için bu tür yaklaşımın bir hukukçudan gelmesi çok garip... hatta tecavüz edenleri engelle-meleri. O bu paraya ‘sus payı’ diyor!. sosyalistler." Tar. onlara yalakalık yaparak tekrar içlerine girmesine engeldi." dedi. yezidilik gibi dinlere. yüklü bir para verilmiş kendisine. Kalıp cümleyi bulamamıştı. layık olmaya çalışacağım. ama nazlanan gelin adayının hareketlerini sergiliyordu sanki. aslında evlenmeyi düşünen. "Evet! Onla arada görüşüyoruz." Tümü bu söze gülerek tepki verdiler... Kendi özgürlük alanlarını korudukları gibi başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz etmemeleri.. Tavırları.... Đlerde oluşabilecek sorunlarda "Biz bunu konuşmuştuk.. "Tar! Biliyorsun benim kendime özgü düşüncelerim var. XYZ Partisi de belirli bir halk potansiyeli olan trendi yükselebilecek görüntüsü veren bir partiydi....... hoşgörülü olmaları ve asgari müştereklerde birleşebilmeleri." . Bazı yanlışların düzeltilmesine vasıta olunabilecekti.. "Delegelerin çoğunluğu bizim grubu destekliyor.

sıkılgan tavırlar gösteriyordu. sekreteri Secret'e sendika başkanı Soys'u bir kez daha aramasını rica etti. Yerinde yine yoktu. Bu anlatım.. "Bir yıl öncesine kadar Mar kentinde aynı evde birlikte kalıyorduk. Para kaynaklarından birini de kurutmanın anlamı yoktu. Ber." Bu arada gelen çaylar içilmişti." dedi. "Bunlar abim ve yengem!" dedi. Onlara Soys'un bu konuda pasif kaldığını iletmek istememişti. halen dava açmadığını öğrenince kendisine sinirlenmişlerdi. O. Gözleri hafiften nemlenmişti. Yol yordam *** . Ber’in de onun dilini tam olarak konuşabildiği söylenemezdi. Günlerdir not bırakılmasına rağmen kendisini bir türlü aramayan Soys'a çok kızgındı. "Mar kentinde bulunan samimi bir arkadaşım. sen de Maf'ın avukatlığından oldun."diyerek pekiştirdi Tar'ın anlatımını."Gerçek bir dost. Daire sahibi olmak için yazıldığı kooperatife de her ay ödemesi gereken yüklü aidat borçları vardı. Buraya göç etmek zorunda kaldılar." Ber. Ber'in tazelensin teklifini kibarca ret eden ziyaretçiler Ber’in ofisinden sevinçle ayrıldılar.. ülkenin resmi dilini çat pat konuşabiliyordu.. senin bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüştüm. Sonradan bu harcamaların işçi sendikasının başkaca yasal harcama kalemlerinin bulunduğu faturaya eklendiğini öğrenince daha fazla tahammül edememiş. sorununda yardımcı olmam için bana gönderdi. Bunu bilen Tar devreye girdi. Đki elinin avuçlarını yüzünü yıkıyormuşçasına alnının üzerinden çenesine kadar indirdi. 21 Ber. Ben de. Đyi bir dostluk oluşmuştu aralarında. Belki de bu durum dikkatinin dağılmasını sağlıyor ve kendisiyle daha az beraber olabiliyordu.. "Sen de öylesin. öğle üzeriydi. Ofiste Tar ile biri yaşlı iki erkek ve bir kadının kendisini beklemekte olduğunu gördü. Mar kentinden geliyor.. Bu da kendi akıbetinin. Bir işyerinden topluca çıkartılmış seksene yakın işçinin haklarını elde etmek için bir aydır dava masrafı bekliyordu. işçileri Başkanlarına karşı olumsuz yönlendirme anlamına gelecekti. Beni avukatlıktan azletmesi nedeniyle Maf'la bayağı tartışmıştı. Rahatlamak için elini. Bir çok kez yemeğe çıkmışlardı. Olanları kendisi anlatsa daha iyi olur. Genç adamı işaret ederek. son aylarda tüm uğraşını mesleğine ve partideki görevine veriyordu.. Tar. önceki avukatın akıbetine benzeşmesini sağlayacaktı. parti bağlantısı nedeniyle oluşan yeni çevresine ait insanların büroya gelip gitmesinden dolayı başını pek kaldıramıyordu. yemek ve eğlence davetlerini geri çevirmeye başlamıştı. Yüzü daha fazla allaşmıştı. sendikaya üye işçilerin aylıklarından kesilen ve yine onlar için harcanması gereken aidatlardı. Salona geri döndüğünde yaşlı adamın sessizce ağladığını fark etti. "Solkol seni çok sever. Arabasını yenileyip büro satın aldıktan sonra elinde pek nakit para kalmamıştı. Oluşan yönetim kurulu ilk toplantısında il sekreteri yani ikinci başkan seçilmişti. iki gün önce bunların bir olayı nedeniyle Ad Kentine gelmek zorunda kaldım. Ber. O benim yüzümden Ad kenti ikinci etkin insanı olmaktan ayrıldı." diyerek sözü işaret ettiği genç adama bıraktı. Selamlaştıktan sonra kendilerine biraz daha beklemelerini rica ederek lavaboya gitti. Hatta bir keresinde birlikte gittikleri bir otelde Soys kendisine nataşa ikramında dahi bulunmuştu. Legal-XYZ Partisinin Ad kenti ilçe teşkilatı kongresinde kendi adının da içinde bulunduğu liste büyük çoğunlukla delegeler tarafından kabul görmüş ve on bir kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olmuştu. sözleşmede belirtilen aylık ücreti gününden önce ödeniyordu. "Onun Maf’tan ayrılmasında benimde payım oldu. Đşçilerden bazıları yanına gelmiş.. Azda olsa kalan eski müşterileri dışında. Bu onun da hoşuna gidiyordu. Sonuçta harcanan para. Yaşlı erkek ve kadını işaret ederek. Nedenini sordu. Genç adam. Daha sonra yönetimin bazı baskılarına benim kadar dayanıklı çıkamadılar.. "Bu arkadaş.. Hatta son üç ay hariç. yüzünü yıkadı ve kuruladı. yargı binasındaki duruşmalarını bitirip ofisine vardığında.."dedi.

Olay gerçekten iğrençti ve bu tür durumlarda pasif kalmak nedeniyle oluşacak vicdani sıkıntıyı kaldırabilecek gücü de yoktu Ber’in..." Üzücü anlatılar ruhsal kişiliğini olumsuz etkilerdi. Devlet avukatı. yeğenimi kaçıranın tutuklanmasına engel olmuş.. sabırsız bekleyişlerdeydi." ifadeleriyle özür diledi." dedi.." "Evet!... "Bu abim ve yengemden olma On üç yaşındaki yeğenim. yeniden yargıya çıkaracak."dedi genç adam.." Genç adam öksürdü. Binadan çıkışta yeğenimi tekrar kaçırmışlar. "Namus meselesi olmasaydı bu kadar ısrarcı olmazdık. masa üzerindeki Sodgom Ceza Yasası kitabına bakışlarını sabit-leyerek sordu. "Maf isimli adam devreye girmiş... kendisini nispeten toparlamıştı.." Karşı tepkiyi beklemeden telefonu Ber’in yüzüne kapattı. hatta sert geçtiği anlamını çıkarmışlardı bile. Maf'ın tepkisi sert oldu. güvendiği Maf isimli. Bunun sonucunda iki gün önce Ad kentinin bir ilçesinde randevu evine yeğenim satılacakken ele geçirmişler ve bugün güvenlik. Yeğenim babasına bina içinde teslim edildi." Genç adamın sesi ağlamaklı bir hal almıştı. Maalesef. "Vay be!" dedi. Đsteği yalvarmaya dönüşmüştü. Kusurumuza bakmayın... Onla geçmişte iyi bir bağlantı kurduğunuzu öğrendik. Tar.. Vakit geliyor. Tar'da bunu size belirtmiş. kendi kendine." dedikten sonra ayağa kalktı genç adam. Ayrıca Maf’ın bu tür utanç verici olaylarla uğraşmadığını biliyordu..." Ber. Ber'in yüzünde oluşan mor rengin sorumlusunun kendileri olduğu bilinciyle. böyle şeylerle uğraşmadığını biliyorum. diye düşündü. mahcup. Yanlış anlaşılmayı önlemeliydi." Ber. "Sizler yanlış bilgi almış olmalısınız. Đlgilenen avukatları olduğuna göre kendisinden istenen neydi?. "Avukatınız zaten var....." dedi bağırarak. adamı tutuklattıracağına serbest bıraktı.. O.. ricada bulunmayacağını kendilerine belirttim. "Ona bir zarar vermişler mi?.." dedi." dedikten sonra oluşacak tepkiyi gözlemleme amacıyla gözlerini. "Sınırı aşıyorsun avukat!. geliş amaçlarını şimdi daha iyi anlıyordu.. kaçıran kişi bayağı etkin olmalı galiba. "Ber bey!. Benim bu konuda yapabileceğim ne olabilir?.... Abimin tuttuğu avukatın gerekli başvuruyu yapması üzerine kızla. Hatta bu tür olaylarda devreye bile gireceğini sanmıyordu.. Salondakiler Ber’in mosmor olan yüzünden konuşmanın olumlu olmadığı.. Ama seçtiği meslek iyi haber azınlıklı alandaydı." Genç adam." Ber.. Ona göre. Ortama uyan hüzün dolu bir sesle sordu. Çok garip. .. Hem benim onla eskisi gibi aram sıcak değil. yaşlılık. yer altı işleriyle uğraşan biri varmış. Bağlanan telefonda Maf'la resmi ağızdan karşılıklı selamlaşmalarından sonra olayı ona kısaca özetledi. kaçıran adam Kent güvenliği tarafından yakalanıp yargıya sevk edilmişti. Ber.bilmemeleri. Kızı kaçıran şahsı tanıyorsa bu konuda gerekli uyarıyı yapması konusunda ricada bulundu. Maf’ı çaresiz arayacaktı ve Secret'e bu yönde direktif verdi. Tar'da bu yönde beni bilgilendirmişti. "Peki problem nedir?" diye sordu. Sanki Ber'in beyninin içinden geçenleri okuyordu. Ber'in gözlerine dikerek devam etti. Bu yüzden kötü haberlerden uzak kalmaya özel gayret gösterirdi.. Genç adam. cahillik nedeniyle başlarındaki sıkıntıyı hala atamadılar. "Senin Maf'la bağlantıya geçip. On üç yaşında kızı kaçırmanın cezası en az on yıl iken devlet avukatının tutuklama istemiyle nöbetçi sorgulama yargıcına göndermeden derhal salıverilmesi olayını karşılaştırdı. "Maf’ın. "Sizi daha fazla rahatsız etmeyelim. "Konuya gelseniz. komşu çocukları olan otuz dört yaşındaki biri tarafından kandırılarak geçen ay kaçırılmıştı. Benden nasıl bir yardımda bulunmamı istiyorsunuz?. Bunlar çete mi oluyorlar nedir. benim en iyi adamlarımdan biridir. kalabalık gelmişler. biz de kendimize göre hazırlık yapacağız.. Kızlığını almışlar mı?.. diyerek ısrar ettiler." Bulunanların hepsi en az genç adam kadar ısrarcı olduklarını bakışlarıyla gösterdiler. Tar'a içselinde serzenişte bulundu.. Taş çatlasa en fazla bir ay ceza alacağı ilgili yasa maddesinde yazılı ‘sözle sarkıntılık’ suçundan iki aydır tutuklu müşterisini anımsadı.. Đzninizle.. Maf'la arasındaki bağlantının koptuğunu bilmesine rağmen böyle bir teklifte bulunulması için onlara rehberlik etmesine bir anlam verememişti.. heyecanlı ve sinirli bir üslup sunuyordu." Genç adama dönerek. Sizi zor durumda bırakmak istemezdik. Maf’ın fuhuş özel sektörüyle ilgilendiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu söyledi.. "Buna rağmen bir konuşalım. Yeniden aynı avukat aracılığıyla şikayet edilmiş. "Bu kaçıran adamın ve grubunun dayandığı. "Her şeye burnunu sokma!. "Bizim avukatın dediğine göre kızlık zarının yırtıldığına dair doktor raporu önceki dosyasında bile varmış." "Yine de onu aramanız da bir mahzur yoksa. dil problemleri.

Tekrarı engellemek için olayı. başını kaldırdı. yargı binasında avukat olarak bulunmayacaktı. Avukatları AvMah'tı. Bir gün olumlu yanıt vererek onların sevinç çığlıklarını duymayı çok isterdi. "Đş başa düştü. Tar. Tanıdığıydı.." dedikten sonra yargı binası ana giriş kapısına yöneldi. Tar. Sanık devlet avukatının odasına alınmış olabilir. Hava nemli ve yüksek sıcaklıkta. "Hiç merak etmeyin!. Buz gibi bir sesle. AvMah'ı rahatlatmak istiyordu." dedi."O kısmı ben ve arkadaşlarım halledecek.Ber. "Canını sıkma!.. Ber'in yorulmasına fırsat vermedi. beklenen duruşu gerçekleştirmenin verdiği gururla derinden soluk alıp verdi. "Kanımca yirmi beş bilemedin otuz kişi civarında olması yeterli.. Az sayıda bireylerden oluşan çok sayıda gruplar tanımadıkları kişi ve gruplarla karşılıklı ters bakışlarda. Tar’ın partiden getirtmiş olduğu kalabalık ufak gruplar halinde binanın belirgin köşelerinde açıkta mevzilenmişcesine etrafı gözetliyorlar ve kendi aralarında konuşuyorlardı. Arayan HasHüsBab'dı. Kızın babasına dönerek. yargı binasının önünde bekleşiyorlardı. o esnada odada bulunan üç kişinin yüz renklerinin açılmasına yardımcı olmuştu. AvMah. Bunu sana açma-yacaktım. Ber.." Tar." Ber. "Arkadaşlar büyük çoğunlukla orada olacaklar. AvMah'ın ve kızın babasının kendisini takip ettiğinden emindi." dedi. yirmi beş-otuzdan fazla sayıda kişi getirilmemesi yönündeki isteminden pişmanlık duyduğunu belli etmemeye çalışarak. Ber. Başına bir şey gelmesinden korkuluyordu.. "Orada buluşuruz.00 civarı... Organizasyon kendisindeydi ve gereğini söylemeliydi. En azından Kursevin'de kaldığı sürece başına bir şey gelse de bundan haberdar olabileceklerdi. onlar bizden kalabalık gelmişler!.. Yargı binasının önü. Secret'e aramasını. kızın babasının tutmuş olduğu sivil avukatın ismini sordu. Ama yanlış bir şey yapmayalım diyerek bir hukukçunun kalabalığa önderlik etmesi isteğimiz vardı. Siz kendiliğinizden karar verdiniz. HasHüsBab en az iki günde bir arıyordu. Giriş selamlaşmaları. Bu anlatım bir başka avukata gereksinim olmadığı anlamını taşıyordu. Güvenlik Merkezi’nin. Maf'ın devre dışı kalmaya-cağını da tahmin etmiştik.. Kursevinden çıkış günü yaptıkları telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alamayan anne ve babası merak içindeydiler. kendisine bağlamadan hala yeni bir bilgi alamadığını belirtmesini rica etti. "Galiba. Teşekkür ediyorum. Anne babası güvenlik tarafından yakalanmasından dahi memnunluk duyacaklardı." dedi. Onun ne diyeceğini tahmin etti. Yer. Sürekli kötü haberi seslendiren kendisi olmamalıydı. Neye mal olursa olsun gereğini yapacağız. Secret'e telefon bağlantısı yapmasını rica etti.. "Buraya gelmeden önce partideki arkadaşlara durumu açtık.. havadan sudan konuşmalardan sonra olaydan söz etti Ber. Güneş kara bulutların arkasında gizlenerek varlığını hissettiriyordu. Biz de orada olacağız ve bu kez kızı kaçıramayacaklar!" Bu sözler. Güvenlik Merkezi'de peşinde olmasına rağmen hala onun izine rastlayamamışlardı. Secret'e az önce telefonu çaldıranın kim olduğunu sordu. "Yasal olarak gerekeni ben yaptım ve yapacağım. Hava gergin.. diğerlerine de kalkmaları için işaret ederek Ber’le selamlaşıp ayrıldılar." Tar. Faili meçhul bir cinayete maruz kalma olasılığını güçleniyordu kendilerinde.. telefon açacak ve aynı olumsuz yanıtı verecekti. ‘üzerine düşebilecek ne varsa yapmaya hazır olduğunu." Ber. Ber. Ber ve kaçırılan kızın amcası ve babası ile avukatı AvMah. ." dedi Tar’a. avukatla olan telefon görüşmesini bitirdikten sonra Tar’a yöneldi. "Ama yine adam serbest bırakılıp.. Avukat psikolojisinde mesleki sorumluluk yerine getirilse de sonuçsuz kalması rahatsızlık vericiydi. saatine baktı. Bilinmezlik onları rahatsız ediyordu. Bu kez." Lütfen oturun!" dedi.. halihazır yanında bulunanlardan ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti. Ber. "Fazla kalabalık güvenliğin dikkatini çekebilir. kız babasına teslim edildikten sonra tekrar kaçırılma olasılığı yüksek. "Đçeri girelim.. Kargaşa çıkarıp kaçırdılar geçen defa." dedi.. kızı kaçıran adam ile kaçırılan kızı yargı binasına getirmesine çok az bir zaman kalmıştı. Yine Tut-Bırakma Kursevinden firar eden Has'ı soracaktı.’ bildirdi. "Bir saat sonra yargı binasının önünde olacağız.." AvMah’ın alanı dışında kalan ve kendi üzerine düşen kısmı artık biliyordu.. daha kalabalık gelmelerini engelleyen Ber’e bakarak. Ber."dedi. 16." dedi. Tar. Gözlerini genç adama dikti. *** Saat..

Tar ve arkadaşları kızı. Kız yine babaya teslim edilmişti. Yargı binasının içi mesai bitimi olması nedeniyle sessizdi. Bir an Tar’ın yanında olduğunu. Yaralanan şahıs can havliyle acılı bağırtıyla.. "Siz kimsiniz?. Bu akşamki nöbetçi devlet avukat’ının ismini. Yargı binasının önünde önceden hazır edilen arabaya bindirdiler.. Dirseklerinden koparacakmışçasına çektiği kızın kolunu bırakmamıştı.. kızı kaçıran. Arada yediği darbeler bedensel acı hissettirmiyordu ona.. sorun çıkarsa merkeze haber verip destek isteyebileceklerini... Ber... Baba. Kız. en azından seni kaçıranlardan daha iyiyiz. tecavüz eden. "Bize güven!.. Kızı. Onu. elinden almaya çalışan ilk kolu." diye bağırıyordu. kızın elini bırakmak zorunda kalmamıştı. ‘akan nehirde ikinci kez yıkanılıyordu.. Yere kapaklanmasına ramak kalmıştı.. Ber. Daha sonra kız ve babası makam odasına alındı. Boşta kalan eliyle iç cebinde açık durumda bulunan bıçağını çıkarıp kıza elini uzatan.. Gözden kaybolması anına kadar arabayı izlediler... Kısa. yer uygun değildi. Ber. Suçlunun içeri alınmasıyla çıkışı bir oldu. Gözlerinden dökülen yaşlar bunun işaretleriydi. ama yargı koridorunda yankı bulacak yükseklikte ses çıkartan bir tokattı.Ber. AvMah ve Ber olmak üzere hep birlikte merdivenlerden inmeye başladılar... Tar.. anlaşılır ve ikna edici bir yanıt bulmalıydı." diye sordu. Olaylar olabileceğini. tipinden ne olduğu konusunda net izlenim veren. parçalanmalardan dolayı bedeninin açık yerleri. arada gözleriyle çevreyi tarıyordu. bırakmıyor.’ Ber. gözlüğünü yere attı. Đki grup arasında gerçekleşen kavgalar yer yer devam ediyordu. Aniden baba ile kız arasında da bir didişme yaşandı. kullanıma hazır vaziyette koydu. . Çelimsiz olmasına rağmen onu zaptetmekte zorlanıyordu.Bir filozofun söylediğinin aksine. "Sakin ol!. Salladı. Ber. bize güven!" diye bağırdı Ber. Yere düşürmeyecek yoğunlukta bir tokat attı. Bu sıkışta.. etrafının kendi yandaşlarıyla çevrildiğini gördüğünde bayağı rahatlamıştı.. Ağrıtmayan. Nöbetçi devlet avukatı KızKaçSal’ın oda kapısına yakın solundaki bankta. ama. az önceki uyarısını kızın babasına yineledi. "Tamam!. Tetikte kalmaları gerektiğini.. çevresindeki kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu. Đkinci kata çıkıldı. Elinde duyduğu acı beynini ağrıtmıştı. Ber. Görevli "Akşam mesaisinde üç kişi olduklarını. Bu düşüncesini elinin.. "Babandan korkma!. bu kez omuzlarından yakaladı ve sıktı. her ihtimale karşı yargı güvenliğinden olan tanıdık bir görevliye "Durumun nazik olduğunu.. bu tepkiyi beklemiyordu.. sürekli üzerinde taşıdığı açma-kapamalı bıçağını gizlice açıp ceketinin iç üst cebine. Ama bir şekilde güven vermeliydi. Suçlu yine serbest bırakılmıştı...." Kız sakinleşmişti. dişlenen kolunun verdiği acının da payı büyüktü.. Biz varız!. Uzun uzadıya kim olduklarını anlatacak zaman yoktu. tüm gücüyle koşarak kızı yakalamayı. bırakamıyordu. Salladı. "Kızınızın kolunu bırakmayın!" Kız ile onu kolundan sıkıca kavramış babası. Ana kapıdan dışarı çıktıklarında bir anda çevreyi inleten bağırmalar duyuldu. Babasının ellerinden kurtulan kız kaçmaya başladı." diye tekrarlı bağırmalarla kızın kendisine gelmesini sağlamaya çabalıyordu.. Kızı kaçıran kişiyi geçen defa serbest bırakan devlet avukatı. Ceket ve gömleği. kapalı yerlerinden daha çok alana sahip olmuştu. Güvenlik taşıtlarının gittikçe yaklaştığı kulağa gelen siren seslerinden anlaşılıyordu... Kendini toparladı. bize bırak! Tamam!.. kız tarafından dişlenmesi sonlandırdı.. Ber. elindeki bıçağı rast gele havada sallayarak. öz. başına gelen ilk yumruk darbesiyle sendeledi. zamanı yoktu. Ber. Senaryo aynıydı. Gevşeyen elinden kurtulup bir ceylan gibi sekerek kaçan kızın peşinden yıldırım hızıyla atak yaptı. başını Ber'e doğru çevirerek sakin bir sesle. Onun yüzünü kendisine doğru çevirdi." uygun bir üslupla anlattı.. Ber. Tamam!." belirtti. O seni cezalandırmayacak!. bugünde nöbetçiydi. makam odasının kapısındaki görevliden sordu.." diyordu nefes nefese.... kıza bir kaç tokat attı. Bıraktığında kızın tekrar kaçırılacağı koşullanmışlığı içindeydi. tekrar kaçıran ve daha sonra satmaya çalışırken güvenlik görevlilerince yakalanan KızSat ve onun yanında kaçırılan çelimsiz kız ile iki güvenlik görevlisi vardı. çizdi. Ber’den zorla aldılar.... kolundan sıkıca kavramayı başardı. "Bizler. çekiştirilme ve yırtılma sonucu birbirine karışmış.

" teklifini Tar olumsuzladı. "Đlahi adalet gerçekleşecek.. Bilgisayar satış mağazaları zinciri oluşturma dışında bir uğraşın olmayacaktı." diye ekledi. bakışları... Hiç merak etmeyin. bir şekilde yargıdan kurtuldu. "Gömlekleri nedense eskisi gibi sağlam yapamıyorlar. Solkol'da biraz önce burada gördüğün adamlarıyla ona ininde baskın yapacaktı. "Bizi Sak Birahanesinde bekleyen var. kızgınlığını belli ederek. "Hani. kendi yanıma alacağım. Tar." Birkaç saniye sonra ışıklar yandı. Ses tonu. Ber. söyledi. üzerindeki yırtılmış giysilerini göstererek. Solkol'a olayı ben anlattım. "Kim olacak." "Bu kez iş farklıydı." Solkol. "Buraya beyler!." dedi. Tar ve Ber'e sarılarak vedalaştı.. "Yeğenimi. "Yargı binasının yakınlarında da sizler için adam bekletiyordum." diyerek yanıtladı.. "Benim bunlardan neden haberim olmadı?.. Solkol'un. Hatayı.. Tar ve kızın amcası olmak üzere üçü birlikte hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşırlarken. Ber. Oturanlar." belirtmeliydi. "Merak etmeyin. "Yargı Binasının önüne kendisi de adam yığacaktı. Ber'in sarkan gömlek kolunu çekerek koparırken. "Đlahi adalet gereği için beni görevlendirdi. Kızın amcasını bir şekilde kararından vazgeçirmeliydi. Ber..." diyerek tamamladı." diye." Gelen biradan bir yudum çekerek devam etti. anlatımda gördüğü eksiği.. Gelen kişinin kulağına bir şeyler fısıldadı. karşı grup taranacaktı. dağılabilir. Tar. Kulağına fısıldanan. Tar ile Ber’e saygı anlamında ayağa kalktılar.Tar. "Şahsi intikam almanın. "Maf. Sabitleşen gözlerle "Kızsat. Bunları söylemekten caydı." . Hep birlikte güldüler." "Burada bulunanlar senin adamların mıydı?" Tar. araya girerek:"Evet!. Olay büyüseydi." diye mırıldanıyordu." Solkol'a ters bakarak.. "Bu halimle mi?" diye sordu... Yoksa hala sözümün eriyim. Teşekkür ederim. Ama partililerden oluşan kalabalığın yeterli olacağını söyleyip vazgeçirdim. kendi yandaşlarına. Ber bir hukukçu olarak yürürlükteki yasalardan söz etmesi gerektiğini düşündü. Ber. hızlı adımlarla birahaneyi terk etti. Daha farklı bir anlatımda bulundu." Her ikisi de birahaneye adım atıncaya kadar bu söze dakikalarca güldüler. Aydınlanan birahanede ayakta bile yer bulunamayacak kadar büyük bir kalabalıkla karşılaştılar. "Solkol senin bilmeni istemedi." diye sordu. Tar ile Ber'i sarılarak kutladı." dedi. Bu sözlere gülünmesi gerekiyordu. Aksine düşüncenin genelleşmesi halinde bu durumun kaosa yol açacağını sunmalıydı. yargı görevlileri tarafından gerektiği şekilde uygulanacağını ve adaletin tecelli edeceğini. Bedenin biraz soluklansın.. Kızın amcası. "Tar." dedi. Üstüne vazifede değildi. olay yerine adamlarını gönderseydi. En köşedeki masaya kuruldular.. gerilmiş yüzü söylediğini yapacak bir duruş sunuyordu. Solkol. "Hava sıcak!. Onu. "Evet! Bilseydim. "Solkol!. hatasız gösterme cambazlığına gerek yoktu.. Kızın amcası. Ber'in "Büroma gidelim. kızın amcası... bu işleri aylardır bırakmıştın. " Bu sırada Yargı binasından iyice uzaklaşmışlardı." diyerek yanıtladı...." diyerek merakının giderilmesini istedi. "Arkadaşlar!. Ber. Ama. Bu adamlar?. Solkol Maf'la gerektiği şekilde konuşmuştu. "Đlahi adalet elbet bir gün tecelli edecek!" dedi.. karşı çıkacaktım.. sordu. Yasada eylem suç olmasına rağmen devlet avukatı onun yeğenini kaçıranı Sorgu Đlk Yargıcına tutuklama istemiyle göndermeden ve doğru dürüst ifadesini dahi almadan serbest bırakmıştı.. Birahanede bulunanları daha net görmek için gözlerini hafif karanlığa alıştırmaya çalışırlarken Solkol'un sesini duydular.. Olaylardan senin haberin nasıl oldu?. Tar ile Ber yalnız kalmışlardı. Solkol.. Ad kentinde bırakmayacağım.. Solkol." "Peki!. geleneksel cezalandırılma yöntemlerinin gemişte kaldığından." dedi. "Haydi arkadaşlar dağılalım! Güvenlik ekipleri geliyor! "diye bağırdı. dayım gile götürdüler." dedi.. bizim yasalarımıza göre cezası çok yakında kesilecek.siniz!" seslenişi üzerine birahane nerdeyse tamamen boşaldı. kapıya yakın oturan bir kişiye elle işaret ederek yanına gelmesini sağladı. Karşılığında alacağı yanıtı ve o yanıtın altında kalacağını tahmin edebiliyordu. "Kim?. Sodgom ülkesinin yasalarının.

Ber. bir kısmı ise akrabalarım. "Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum. nakil gibi pozisyonlarında iplerin yine onlarda olduğunu ve gerektiğinde politikacıların bu olguları tehdit aracı olarak kullandıklarını... Politik gücün arkasındaki asıl gücün ise sermaye ve bürokrat gibi güçler olduğunu." Tar'ın anlatımındaki özü duyumsayan Ber'in içini korku kapladı. tepki vermediği takdirde bu yinelemelerin bozuk kaset gibi süreklilik kazanacağını biliyordu." "Böyle bir gücü vardıysa bizden neden yardım istedi?" "Hazırlıksız gelmişti ve zaman kısıtlıydı.Solkol." diyerek gülümsedi. O kadar paralı hokkabazların arasından sıyrılmam imkansız." Ber.. "Seni Ad kenti halkının merkezdeki temsilcisi olarak görmek istiyoruz.. Aksi halde dışlanır.. konularda aynı akıbete uğruyordu. kendisine ayrıntılarıyla anlatmıştı. artık " Ber. özlenen doğal hukuk kurallarının uygulanabilmesi için sadece hukuk alanında uğraş vermenin yararsız olduğunu o belirtmişti kendisine. kendi güçlerine zarar vermeyecek kadar demokratik kurallar içeren yasaların politikacılar tarafından çıkartılmasına izin verdiklerini.... Bu asıl güçlerin ise. Tar. Bu nedenle gerçek hukukçunun politikayla da yakın temasta ilgilenmesi gerektiğini Tar.. iyice afallamıştı.. Tar.. "Legal partilere güvenim kalmadı. teşekkür ederek üzerini değiştirmek için tezgahın arkasına doğru yöneldi. Kızsat'ı gerçekten cezalandıracak mı?" "Eminim dediğini yapacak. hatta onların uymak zorunda oldukları yasaların politikacılar tarafından hazırlandığını.. partide görev almasını sağlayan kişi şimdi farklı kanalda konuşuyordu. yanıtı boşuna bekledi. Olsam bile temsil ettiğim seçmenlere yararım olacağına da inanmıyorum. Tar ile Ber'e sorulmadan masaya getirilen piliç tava nefis kokuyordu.."Ses seviyesini alçaltarak. En son Sodgom Ülkesinde yakında gerçekleştirilecek Erken Genel Seçim konusuna gelinmişti.. Tar’ın yüz ifadesi. Konuşmaları yarım kalmıştı. masaya yenilenmiş kıyafetlerle geri döndüğünde Solkol ile Tar ıslık çalarak karşıladılar. "Gücü var.. Đllegal-ABCD Parti’sinin Mar kenti üst düzey görevlilerinden. birazda güvenli bulmadı. Tartışma da galip çıkan hep o olmuştu. Tar'a.. Ber.. canlanmış karşısında duruyor gibiydi.. azil. el kol hareketleri Balık restoranında karşılıklı konuştuğu gecedeki Artsa figürüne çok yakındı. Artsa. Kıyafetler üzerine uymuştu ve yakışmıştı. oralı bile olmamıştı. "Onların bazıları Maf'ın yanından ayırdığım ve artık yasal işlerle uğraşan insanlar. "Buyur. Ber. Bu ve benzeri konuları bir çok kez ve değişik yönleriyle tartışmışlardı aralarında. Ber. "Ber! Bunlar sana ait. Olayı duyunca yardıma gelmişlerdi.." Biraz önce Solkol’un kulağına fısıldadığı adam birahanenin kapısında göründü. Olması gereken. Artsa'yla uzun muhabbetleri olmuş ve sonu hüsranla sonuçlanmıştı.. "Yakın geçmişte bana söylediklerini anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?" dedi.. Ber.. olumlu etkileme konusunda kendisine pek güvenemiyordu.... Hangi partiden. bir şeyler anımsamaya çalışıyormuş duygusu vererek kaşıdı. Aynı istek içerikli cümlenin kelimelerini değiştirerek ve biraz daha sesini yükselterek yineledi. sağ olsunlar. "Şimdiki söyleminle tamamen çelişmiyor mu?" "Tümü hafızamda. Tar sanki Artsa'laşmıştı.. Đyi niyetli hukukçuların çoğunlukta bulunmasına rağmen Yargı görevlilerinin.. Kendisine politikayı sevdiren. devlet avukatlarının." "Ülkenin görünmeyen güç merkezini duyumsuyorum. Çantada bir pantolon... bir şekilde etkisiz hale getirilir.." "Kızın amcası. bunları anımsayarak. En . hukukçuların tayin. Ber'in şaşkın bakışları altında. aksine davranılması halinde halkın desteğini de bir şekilde elde ederek o iktidarı devirdiklerini. bir gömlek ve bir iç çamaşır takımı vardı." Sürekli içilen ve tüketilen bira bardakları sürekli dolularıyla değiştiriliyordu. Yaşamına son veren Artsa'nın açıklamalarıyla aşırı benzerlikler taşıyordu.. çantayı Ber'in önüne hafifçe itti... diksiyonu. "Halk temsilcisi olmak istesem de olamayacağımı biliyorum. Hakkını vererek üçü birlikte midelerine ithal ettiler. "Onlar mı?... hangi görüşten olursa olsun halk temsilcisi olarak seçilen onların figüranlığını yapmak zorundadır. "Sanırım. kendini yorma!" "O Halde?. Tüketilen sadece bira değildi. Yaklaşarak masanın üzerine plastik bir çanta koydu. Böyle dışarı çıkamazsın!" diyen Solkol." Saçını." dedi. Resmiyette gücü elinde bulunduranlar dahi onları onaylayan makamlardan öteye gidemiyorlar." dedi. Kim ve ne olursa olsun o gücün kurallarına bir şekilde uymak zorunda kalıyor. sivil avukatlarının bir şekilde engellendiği ve yönlendirildiği.

Partiden istifa edeceğim!. Tar'a arkasından sıkıca sarılarak. gergin bekleyiş sonrası boşaldı. "Üzerini ara. değil mi?." "Neden. Bırak beni altımı ıslatacağım ya!. Yan masaya az önce oturan iki müşteri yerlerinden kalkarak birahaneyi terk ettiler. uyarıya uygun davranmayanlara karşı tepkisini fiziksel olarak yansıtırdı. Solkol arkalarında olmak üzere hep birlikte tuvalete yöneldiler. "Arkadaşın Artsa'nın son eylemini benim de gerçekleştireceğimi sandın. Size anlatmamda bir sakınca görmüyorum.. "Kendini James Bond mu sandın?. Solkol." dedi." Tar.. "Tar! O halde ne yapmayı düşünüyorsun?..." Solkol.." Tar. "Ber! Saçmalama.. Çıkan ses. Tar'ın üzerini ayrıntılı şekilde ve Ber'e de gösterircesine aradı.. "Çok şaşıracaksınız?. Şimdiye kadar hiç böyle davrandığını görmemişti.. "Ber! Kendini dağıtıyorsun. Bakışlarıyla ondan yardım dileniyordu. "Ama güvenilir arkadaşlarımsınız.. Artsa'nın intiharının seni ne kadar etkilediğini bana anlatmıştın. Pantolonunu.. olayı özetleyerek giderdi.." "Sorun yapma!. başını olabildiğince geriye çevirmeye çalışarak." "Ya sen?... Ber! Tar'ı bırak da muhabbetin içine daha fazla etme!.." Tar. kalem. yumuşak bir sesle.... kemerinden tutarak düzeltti... Açıklama isteyebileceği bir an da değildi.." Tar önde..." Tar'ın gözlerinde garip ışıltılar oluştu. silahını al!..... bu ışıltılara hoş değildi. "Ber! Seni anladım. Tarak. "Evet! Bekliyoruz. eski görevinde olsaydı. Yaşamayı seviyorum. Partinden istifa mı edeceksin?" "Sadece partiden mi?. "Özür dilemene gerek yok!" "Yine de böyle davranmamalıydım. adamı çatlatma!. Ber'in kollarını hafiften çekiştirdi." dedi..." diye bağırdı. Hoşuma gitti. Bu tür gerginlikleri sevmezdi." dedi. En iyisi dediğini yapmaktı. cüzdan." ...." dedi... "Tar gerçekten ne yapmayı düşünüyorsun?. Solkol... "Buna izin vermeyeceğim!" diyerek bağırdı.... Artsa ile ilgili Solkol'un merakını. Kahkahalar atıyordu. Pisuarda ihtiyacını gideren Tar’ın işi bitinceye kadar." diye sordu. Tar'ı çoktan yumruklamıştı.. Bu davranışın en az Artsa'yı sevdiğin kadar beni de sevdiğini gösteriyor.." "O halde hep birlikte gideceğiz. bu bakışların anlamını tam olarak kavrayamamakla beraber." "Yanlış anladın beni. acı gülümsemelerdeydi. "Ne demek istiyorsun?. Aldıklarını masanın üzerine dizdi. konuşması gerektiğini duyumsamıştı." dedi.... Tar. burada kalıp mücadele etmiyorsun?. Kendisini sıkıntıya sokanları uyarır.sevdiği bir arkadaşını daha kaybetmeye yüreği dayanamazdı.. Ber onu kaçamak bakışlarla izledi." Ber. bardağın un ufak olduğunu bakmayanlara da kanıtlıyordu. not defteri ve anahtarlık dışında bir şey çıkmamıştı. Ailemi de babamın yanına. başını Solkol’dan yana çevirerek." Ber..." "Kırsala çıkacağım.. masa arkadaşlarını şaşırtmaktan mutluluk duyuyor ve bu ortamı çabuk sonlandırmak istemiyordu sanki... Ber hareketi yanlış algılamıştı. sözlerin bitmesine fırsat tanımadan yıldırım hızıyla yerinden fırlayarak yanında dikilen." Ber.. Bağırtının şiddetinden etkilenen garson çocuk servis için eline aldığı dolu bira bardağı beton zemine düşürdü. Tar'dan ve Solkol'dan daha sonra ise birahane sahibinden özür dileyecekti. "Konuşmayı bırak. Ad kentini terk edeceğim!... ayağa kalktı. "Silah da yok.." "Aynen öyle!" "Sadece tuvalete gitmek için ayağa kalkmıştım. "Her şeyden istifa edeceğim!" Şaşırma sırası Solkol'daydı. köye göndereceğim... "Tarih öğretmenliğinden istifa edeceğim!... Ber. Ber. Tar. Ses kaydedici cihazda yok. Endişe dolu gözlerle suskun duran Solkol'a baktı. "Ber!. "Aslında hiç kimseye anlatmamam gerekiyor." "Doğaya mı?. Benden ummadığınız. Ber yanında.." Ber'in bir bildiği vardı. bırak beni!" "Bırakmayacaaaağııım!!!" Solkol'da ayağa kalkarak Ber'in tavrını eleştirdi.. "Neyi?" diye sordu. Solkol.. "Sana yakıştıramadım.. Đllegal-ABCD Örgütüne katılacağım.

"." Solkol. Hukuk mantığı. gece yarısına kadar kalan bakiye saatlerde içip muhabbet ettiler. tutuklanması sağlanıp TutBırakma Kursevin’e gönderilmiş olsaydı. kaç bakalım!" Solkol. Çıkan yangından kaçarak kurtulan Satana.. uykudayken yanarak ölen otuz beş yaşlarındaki KIZSAT isimli oğlunun kömürleşmiş cesedini görünce sinir krizleri geçirdi... Bu ağırlığı.. . Đzlediği haber. Müdürle. Soğuk bir bira açtı. O cehennem gününden beri izlendiğimi hissediyorum. Okulda. bazı öğretmenler ve öğrenci velileri de bana karşı tavır aldılar. Kızsat..... Soğutucuya yöneldi. başını sallayarak. Solkol’u onayladı. dolayısıyla belkide kırsala çıkma düşüncesi bu kadar erken oluşmayacaktı. uzandığı kanepeden doğruldu... ve kim götürecek seni?.."Burada kuralları belirli merkezler koyuyor. Arada birbirlerine hüzünlü yüz ve gözlerle bakarak. kömürleşmiş cesediyle toprak altına gitmeyecekti. Kundaklama olayında. Yürürlükte olan Sodgom Ceza Yasası ve Sodgom Ceza Usul Yasası Kızsat için de ilk yakalanmasında uygulanıp. Satana isimli annesinin yüreği evlat acısından dolayı dağlanmayacaktı.Ad kenti Karmaşa Mahallesindeki bir ev dün akşam geç saatlerde kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce kundaklandı. Ortam bozuk. Ber.. "Ama gitmeni onayla. yüzlerce düşünceler arasında boğulduğunu hissetti.. *** *** TV+X Ulusal Televizyon kanalının ana haber bülteninde sunduğu haberi tüm duyularıyla izliyordu. yabancısı olmadığı bir kişiden söz ediyordu. Ber ile Tar'ın diyaloguna araya girerek katıldı. Ber. kendisinde karmaşık duyumsamalar oluşturdu. Kızsat'ın. geçenlerde meslek dışı ilgilendiği ve yeniden kaçırılmasını partili arkadaşlarıyla engellemeyi başardığı kızın amcası parmağının olma olasılığı yüksekti." "Her neyse. "Ne zaman gidiyorsun?.... Orada kuralları örgüt merkezi oluşturuyor. dizginleyemediği geleneksel duyguları haz alıyordu sanki." "Bir kaçış yolu bulmuşsun....madığımızı bilmeni isterim.." "Sonuçta orada da bir merkez ve merkezin koyduğu kurallar var." Haber." "Gününü tam bilmiyorum.. kundaklama olayı gerçekleşmeyecek. Aslında neden sadece bu değil.. Öyle değil mi... her zaman için hazır bulunmamı istediler. Kaçırılan kızın amcası bu konuda aracılık yapacak. geleneksel duygularına öfkelendi. Kundaklama olayına bir hukukçu ve bir insan olarak üzülürken. kaldıracak gücüm de kalmadı. Kızın amcası Mar kentinden gelmeyecek Tar. Ber?" Ber." dedi.. onla tanışamayacak. Bir gün bir şekilde diskalifiye edileceğimi sanıyorum."Seni özleyeceğiz. Đşkencenin izlerini hala bedenimde ve ruhumda taşıyorum..

" Rutbin. şantaj. kıpırdamadan duran. kötü niyetli olsun istediği her kişiyi ve her nesneyi kullana- biliyor. tehdit gibi yollarla şahsi menfaatleri için hareket edenlerin olduğu istihbaratınızca da bilinen bir gerçek. medyaya. Rutbin." dedi." uyarısını yeniledi.. Ormanın kuytuluk bir yerinde derme çatma kalaslardan yapılmış ve cam yerine tahtalarla pencereleri örtük bir kulübe kendi içinde iki erkeği barındırıyordu... Bu organizasyon.. bireylerin.. bir şekilde yok ettiriyor.. Özelde Birleşik Devlette konuşlanmış büyük gücün bunu gerçekleştirmemesi. diktatörlüğü veya çok demokratik bir yönetimi dahi destekleyebilecek karmaşık bir yapısı var.. "Bu ilişkiler o kadar gelişti ve yayıldı ki kendi çevremde bile bu işe bulaşanlar oldu." "Bana organizasyonun ismini.. Yeteri kadar kullandığı grup ve bireylerle işi bittiğinde ise bozuk para gibi harcıyor.22 Durgun bir göl. diğer sanat ve kültür alanlarına.. iri yapraklı ağaçları barındıran bir orman. kişilik ve kurumu bir şekilde etkileyerek kendi yandaşı ve figüranı yapabiliyor... Bu organizasyon için din. müzik piyasasına.. konuşmalarını sürdürüyorlardı. bürokrasiye. Özellikle bunu önceden fark edip oyunlarında figüran olmak istemeyen veya figü-ranlıktan istifa etmek isteyen grup ve bireyleri.” adlı adam. Bu organizasyon geleceği tayinde zorlanmamak için bilinçli yandaşları dışında.. anlatımındaki karanlık noktaları aydınlatmasını istemişti. sosyalist bir yönetimi. üniversitelere. Güneşin sıcaklığı ağaç altında etkisini nispeten hissettirmiyordu.. ülkeler içinde yumuşak karınları kullanıyor. Savaştığımız illegal örgüt de. söze girerek.. bir çok kan döküldü. bu kaosun devamına onay vermesi anlamına geliyordu.. legal ya da illegal örgütlere..." "Bilinen komplo teorilerinden biri. Kıyısında.Bu karanlık. Çünkü o güç isteseydi saniyesinde iki tarafa da silah bıraktırabilecekti.... gelenek ve hiç bir değer önemli değil. öldürme. istihbarat merkezine girdirmiş veya oralarda olanları bir şekilde etkilemiş hatta daha ilginci batının en önemli bir ülkesinde geçinen yandaşı bir grubu sosyal demokrat sahte kimliğiyle devletin başına getirtmiş bir organizasyon. özel sektörlere. Bununla ilgili tüm ayrıntılar sana vereceğim . bu durgunluğa uyumlu notada ötüşlerde.." "Đşte bütün sıkıntımda bu."Şimdiki bilgilerim olmasaydı ve biri bunları bana anlatsaydı bende aynı şekilde karşılık verirdim.. Hala en üst merkez birime ulaşabilmiş değilim. Öyle bir organizasyon ki. Bu Sodgom ülkesi vatandaşlarının birbirlerine daha sıkı bağlanmasını da doğuracaktı. Saatlerdir büyük bir dikkat ve özenle dinlemişti onu ve kör noktalar çoktu. politikaya. destek veriyor veya yenilerini oluşturuyor.. Gelişen her olay onların eseri. tam olarak merkezini. istediği kişi. Kader tayininde iyi niyetli olsun. ırk.. bizlerde kullanıldık. puslu ortamda her iki taraftan da uyuşturucu.. kimlik. Diğerine göre daha sakin görünen." "Hayali bir şeyden söz ediyor ve benim inanmamı bekliyorsun. künyesini bildir?... Bu sürekli tekrarlandı. fakat bir şekilde kendisini maskeleyen organizasyon hakkında bazı ipuçları elde ettim. devletlerin hatta dünyanın kaderini tayin ediyor. "Asıl konuya gelsen.. adam kaçırma. Gerektiğinde ve işine geldiğinde dinci bir yönetimi. edebiyata.. Aradaki sorunları her iki tarafı da hoşnut edecek siyasi ve kültürel anlamda birlik ve beraberlik bozuma uğratılmadan çözebilirdi. Onlarca kez yinelemişti bu uyarısını. Fakat bu değerleri iyi bilen ve kullanabilen bir yapı sunuyorlar. ellerindeki kutularda bulunan ılık biralarını arada yudumlayarak. lütfen!.... Rutbin’in otomobilinden getirdiği biradan bir yudum daha alıp devam etti.. Daha önce farkına varamadığım bazı önemli bağlantıları keşfedebilmem bu süreçten sonra başladı. Esinti yokluğu mevsim koşullarından kaynaklı. bilim alanına. dini ve milli cemaat ve örgütlenmelere. gerektiğinde ülke yönetiminde gerektiğinde o ülkenin içerisindeki kuruluşlara derneklere. toplumların.. "Diplere indiğimde biraz önce anlattığım her yerde hazır ve nazır. farkında olmayan uygun insanları bile. silah kaçakçılığı. Işıldağın verdiği aydınlığa alışmış gözlerle birbirlerini süzerek. “Đyiyön. Arada bildik kuş sesleri." Đyiyön.." "’Buldum’ dedikçe daha üst bir organizasyonun varlığını keşfediyor-dum. Ondan bunu istemeye hakkı vardı.. Rutbin isimli şahsa. ". kendisine göre aydınlatıcı açıklamalarına kaldığı yerden devam etti. "Neyse devam etmeme izin verin. dedi....

Örnekler çok... Sonradan ortaya çıkarılacak bazı krizler. Birleşik Devletin Ortadoğu da girişim ve müdahalelerde bulunması sağlanacak. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip tahta masaya koydu. kendi düzenlemelerine uygun davranmaktan vazgeçip. belirsizlik.. sezgi ve mantığınla düşünürsek. "senin dışında bunun farkında olanlar var mı?" "Çok sayıda olmasa da var. Korunmayı ve gizlenmeyi de iyi biliyorum.. toprağı bol olsun. " Đyiyön’ü hava sıcaklığı ve anlatılanlar terletmişti. Uyarıya olumlu yanıt alan organizasyon onun yaşamını sonlandırmadı. Allah’ım bunları düşündükçe bazen çıldıracak gibi oluyorum.... "Kabul edelim ki anlattığın özelliklere sahip böyle bir organizasyon var. haksız görünse de sanki bu organizasyonun isteğiyle bundan haberli veya habersiz davrandıklarını son zamanlarda iyiden iyiye duyumsuyorum." Dibinde kalan son damlaları zorlukla ağzına döken Đyiyön.. Susmamayı tercih edenler ise bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor veya öldürülüyorlar. Ayrıca Devlet ve halk içinde kargaşadan yararlananların daha fazla palazlanması önlenmiş de olacaktı.... Öldürmek onlar için son çare..." "Kimden söz ettiğini biliyorum." dedi... özellikle yerel işbirlikçilerinden soyguncular mesleğine sahip elit kişilerce en son gerçekleştirecekleri ekonomik kriz nedenleriyle zorlamalar meydana getirecekler. Yeni duruma ve kendi yararlarına uygun bir ortam ve yönetim daha oluşturacaklar.. farklı bir yapılanmaya gittiğini tespit eden organizasyon.. kendisi görünmeyen fakat etkisini hissettiren bir merkez. Bu yerel düzenlemelerle illegal örgütlerin doğuş ve varlık nedenleri sonlandırılacaktı... değişik tavır.. SEN NĐYE ÖLÜ DEĞĐLSĐN?.. Önce sonuç alabilecekleri basit yolları deniyorlar. Ülke halklarının birlikteliğini gerçekleştirmekti. Böylece kamuoyunun doğal tepkisel enerjisi bir şekilde tüketilecek... Artık hiçbir şeye inancım ve güvencim kalmadı. farklı düşünce ve amaç taşısa da. geleceğe yönelik senaryolarının bir kısmına karşı çıkmıştı." "Bana somut bir şeyler söyle.. bira kutusunu masaya sertçe indirerek. Her şey ve herkes.....belgelerde ve rapor-larım da yazılı. Tam tespit edilmemişse de bu organizasyonun yoğun-luklu gücü Birleşik Devlet’te barınıyor." "Đşte önceki liderin. Tıpkı havanın esintisini derimiz. aldığımız nefesle. onlar tarafından destekli ve onların düzenlemelerine genelde bilerek bazen de bilmeyerek uyarken.. Bunlardan idealist olmayanları ‘bana ne. uymaması üzerine helikopteri düşürüldü ve kaza süsü verildi. helikopterle sınırdaki bir ülkeye giderken uyarıldı." "Seninki temelsiz bir iddia!" "Belgelerde dayanağı var. Onların düzenlemelerini bozmak için yurttaşlık bilinciyle Đllegal-ABCD örgütünün ve yandaşlarının halkı etkilemede kullandıkları söylemleri. Hatta el altından gazeteciler kanalı ile örgüt lideri ile bağlantı sağladı. Sadece o değil. sıkıntılarla kamuoyunda duyarsızlık. "Örneğin. yaprak kıpırtısıyla fark etmemiz gibi... terör mücadelesi bahanesiyle pasifize edilecek. Đstediklerini politik yönden elde edemediklerinde ülkemizin de kendi yanlarında taraf olması konusunda önceden oluşturdukları koşullar... bireylerin kendi ana dillerinde eğitim yapabilme olanağı da dahil büyük güçten ayrık yerel düzenleme raporları hazırlamaya başlamıştı. Hatta hiçbir şey yapmayanlar da sanki onların arzusuna uygun davranıyormuş gibi geliyor bana ve bu durum yaşamı ve kendi yaşamımı gözümde anlamsız kılıyor.. Cinayeti maskeleme. Bazı ülkelerde bulunan ve genelde önceleri kendilerinden destekli fanatik gruplar. Yine üst düzey bir dış güvenlik görevlisi tatbikat esnasında kepine atış yapılarak uyarıldı... oyunu bozmaktı.. görevi bırakıp bildiklerini öldürülme. propagandaları boşa çıkaracak uygulama ve yasa değişiklikleri için çalışmalar başlattı...."Senin bilgi. tepki. Đyiyön..... "Bazı teşebbüsler oldu.. bu senaryoların farkına varan yazar ve gazetecilerden bazıları da sonsuza kadar susturuldular.." diye buz gibi bir sesle sordu. "SodGom Ülkesine geçmiş yıllarda başkanlık yapan lider.. korku dalgalarının yayılması sağlanacak. uyarılarına olumsuz yanıt alınca zehirleyerek onun hayatını sonlandırdı. Alnında ki teri elinin tersiyle sildikten sonra. Bunun için gerekli demokratik açılımları sağlayacaktı. Oluşturacakları onlara uygun zeminde özellikle. Amaç.." Masa üzerinde olan içi kağıtlarla dolu klasörleri işaret ederek." Yanan .le... Bu oyunu bozmak isteyen Dış Güvenlikten bir üst düzey görevlisi. Yıllardır yaptığım mücadeleler nedeniyle deneyimlerim var..’ diyerek ortamdan salt kendileri için çıkar edinmeye devam ediyorlar. Đdealist olanlardan bir kısmı. Halkların kendi kültürlerini geliştirme ve yaşatması.. eylem de bulunsa da haklı." dedi. iftira atılma korkusuyla içine gömerek yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar." "Kalp krizinden vefat etmişti. yakın gelecek için ne tür planları olduğundan söz edebilir misin?" "Dedim ya! Ayrıntılar belgelerimde.." "Bu laf!. Organizasyonun uyarısına.

Sakın benle bağlantını koparma!. Benden haber bekle!..... Tek başıma mücadele edemeyeceğimi biliyorum. Gözleriyle dal ve yaprakların arasından etrafı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı. Rutbin’inde yardımıyla çuvalın içine koydu.." "Yanıtını bildiğin bu soruyu sormakla kendini tatmin etmek istiyorsun." Đyiyön.. kuru yaprakları barındıran bir dalın üzerine basıldığında çıkabilecek seslerdendi. Evet.. Yanı başında bulunan silahının emniyetini açtı.... Kapıya doğru yöneldiğinde Rutbin’in sert elini kolunda hissetti. Böcek sesleri. yaprak dalları arasından Rutbin’in burnunun ucunu gösterebilecek kadar aydınlatıcı ışık huzmeleri indiriyordu.. gözlerini kırpıştırmadan dikti.. diye düşündü..ışıldağa. Aslında yabancısı olmadığı bir yaşamdı. *** Rutbin... Neden bir başkasını değil de beni çağırdın bu sıcak ormana?. "Đyi ki..... Kurallara bağlı olmadan çalışmalar yaptığından dolayı sen ve grubunla düşman gibiydik. kulağının az ötesinden gelen sinek sesleri ona ezgisel geliyordu..." Đyiyön... Đyiyön’ün tepkisini beklemeden kapıyı yarısına kadar araladı... Boşta kalan elini samimi bir şekilde Rutbin’e uzatarak. "... Sadece toplumu bu yönde uyarmak için zamana gereksinimim var!.. Senin gerçek anlamda kendi çıkarlarını göz ardı ederek insanlık için katıksız mücadele veren biri olduğunu önceden de biliyordum.. Civarda bulunan hayvanlar gece gezmelerinde galiba. yüzükoyun döndü. beynini uyuşturmuştu..... galiba senin ve birkaç arkadaşın dışında pek kimseye güvenmiyorum... .. Dolunay ışığı. Gözlerini ve kulaklarını açtı. Beş dakika sonra da sen çıkarsın!. güvenli ortam sağlanıncaya kadar kendisine karşı şantaj aracı olarak kullanılabilecek kişileri bulunamayacakları bir eve gizlenmelerini söylemişti." diye düşünerek kendisini tebrik etti. vücuda sürülen sinek kovucu ilaçlardan almışım... Bu ufacık kanatlılarla sabaha kadar mücadele etmem gerekecekti. Olaylar duruluncaya. sadece önlem. Ağırlaşan çuvalı zorlukla kaldırdı. Adresi belli hedef olurum..... Ama siz gerçek güvercinleri artık seviyorum galiba... "Benden istediğin başka bir şey var mı?" diye sordu... Uyumaya çalışacaktı. Düşünceler.. Yaprak hışırtısına benzeyen bir sesti bu. günlerdir yıkanmamaktan kokan örtüyü çekti... ayağa kalkarak içi belgelerle dolu beş klasörü.. Uykunun ilk kısmı olan tilki uykusu aşamasındaydı. "Gereğini yapacağına inanıyorum.. Peki şehirde yaşayıp neden koruma istemiyorsun?" "Güldürme beni. Rutbin...... Uzandı. Geçmişte aramızda bayağı sorunlar yaşanmıştı. başını olur anlamında salladı. Bu düşünce kendisini tatmin etmedi... Bazı arkadaşların elde edip bana ulaştıracağı belgeleri üst raporunu hazırladıktan sonra sana sunacağım. Yine uykuyu yakalayamamıştı. Eşini ve çocuklarını düşündü. Sadece yöntemleriniz bana çok saçma geliyordu.. Yıllarca illegal örgüt ve elemanlarıyla yaptığı geceli gündüzlü silahlı mücadele sürecinde bu tür yaşam biçimiyle barışık hale gelmişti. Bir sesle irkildi. sık çalılıkların altına saklamış olduğu yeşil ve kahverengi benekli kampetini aldı.....?!" "Yanlış anlama. Üzerine. Önce ben çıkacağım.. Đlgi çekici ikinci ses." "Sana birşey daha soracağım sakın alınma... şimdi. Gözleri kendiliğinden zorlamasız kapanmalardaydı. "Kendimi yaşayan bir ölü olarak vasıflandırıyorum ve ölümden korkmuyorum.." "Teşekkür ediyorum! Güvenine layık olacağım.. Gövdesi kulübe içinde başı dışarıda duruşuyla. çevreyi gözleriyle taradıktan sonra koşar adım kulübeden uzaklaşarak sık ağaçların arasında gözden kayboldu." dedi. Uzun zamandır onlardan haber alamıyordu.... Ufak alan boşluğuna serdi. Özellikle sana ve senin gibi arkadaşları ikna etmeye.....

.. ormanda bulunan serserilere ait olabilirdi. Tehlikeye şartlanmışlık nedeniyle nasılda bunları düşünmemişti?.. Galiba halüsünasyon görüyorum. Kırpıştırdı. tüm ağaçlarının. çalılarının. Durmamış ve düşmemişti.. işin kolaycılığıydı. Bu kez bekleyecekti.. Ağaçların gövdelerini kullanarak uzaklaşmaya başladı. Çıtırtılar baş ağrıtıcı. Rutbin. Kah koşarak.Elli-altmış adım uzaklıkta bir karartının çevreyi incelediğini fark edince. Karartılar üzerine geliyordu. Peki ya Đyiyön! Bilgi sızdırmış olabilir miydi?... Karanlıktaki karartı. “Sonu en çok ölüm! Đlerisi yok! Neden korkuyorsun?.... Karartı.. Tüm şarjörlerini ve yelek ceplerinde bulunan mermilerini tüketmişti.... duyumsamadığı bir duyguyu algılıyordu. Soluk alıp verme ritmi.. Alıp verdiği oksijene doyamıyordu.. Galiba tehlikeyi ıskalamıştı. Terden vıcık vıcık olmuştu.. Beyni karıncalanıyor. Korku. Mermilerle birlikte kendisi de tükenmişti... Gözleri fal taşı gibi açıldı. Uzman üstlerinin sürekli tekrarladıkları.. Fakat şimdi... Balık avlamaktan bıkıp ormanda avlanmaya çıkan balıkçılarda olabilirdi.. Bu duyguyu engelleyemiyordu. içini ürperten... “Çıt!. elinde hazır olan tabancayla üst üste ateş açtı.. Bu kez çıtırtılar dört bir yandan geliyordu.. Karartı ile yüzleşti. kendisine.. saçlarının dipleri kaşınıyor. kalp atışlarını hızlandıran. Đlk kez dolunaydan bu kadar nefret ediyordu.. içinden geçip kayboldu. ses vermediği gibi ilerlemesini de durdurmadı. Mevzisinden doğrulmadan. Ormanın. diye düşündü. Yerini nasıl tespit etmişlerdi. sıklıkla alıp verdiği soluğu ormanda yankılanıyor gibi geliyordu kendisine. korkuyu kaçırır ve tüketir. damarlarındaki kanı daha kısa aralıklarla beynine pompalayan bir duyguydu. Beynine bir kurşun sıkmak.... on beş metre öteden bir karartının yavaşça kendi bulunduğu yöne doğru ilerlediğini gördü. Düşünceleri engellendi. Karartılar üzerinde yine bir etkisi olmamıştı. bedeni titriyordu. Yüzü ateş sıcaklığındaydı. Başkaca iş çevirmeye gelen kişiler de olabilirdi.. kah etrafı inceleyerek geçirilen süre . Yüzleşmek istiyordu. Bu.. bütün çıplaklığıyla KORKU duyumsamalarıydı. Yaklaşık.. elinde uzun namlulu silahla birinin yaklaştığını görüyordu.. Bu.. Karartının yanına ulaşmasına beş adımlık mesafe kalmıştı.. kulak tırmalayıcı seslere dönüştü. kuşlarının.. Đlk kez ve şimdiye kadar tatmadığı.. Çıt!. tüylerini diken diken eden. Ne kadar bastırmak istese de. "Olduğun yerde dur!. Gördüğü siluetler..” Biraz önce duyduğu seslerin tekrarıydı.. yapraklarının. Rutbin yerde sürünerek yakınındaki kocaman bir ağacın arkasına geçti... Orman genişti ve önceki alandan bayağı uzaklaşmışken aynı sesleri duyması..yarım saati aşmıştı.. içinden geçerek kayboluyordu. normal düzeneğini kaybediyordu.. . korkunun üzerine gitme düşüncesi kendisini daha çok korkutuyordu.” telkininde bulundu. Birkaç saniye sonra yerden bitercesine bir çok karartının kendi üzerine geldiğini görür gibi oldu. kendisini ele geçiren etkiyi içselindeki telkinler yok edemiyordu. Şimdi daha farklı şeyler düşünebiliyordu.. Yakın iki arkadaşı ile dün gelen Ajan Đyiyön dışında kimse bu ormanda gizlendiğini bilmiyordu. Korkuyordu.” öğretisini anımsadı. Yüz yüze bedensel mücadelelerde gerekli performansı göstermiş ve sağ çıkmıştı. Arkasını döndüğünde karartının kendisinden uzaklaşmakta olduğunu fark etti. vahşi hayvanlarının. Bir çalılığın altında gizlenerek dinlenmeye çalışırken. Kendisiyle her yüzleşen karartı. gözlerini.. kaçmanın çare olmadığı sonucuna ulaştırmıştı kendisini. Arkadaşlarının her ikisine güveniyordu. “korkunun üzerine gitmek. Karartının yanına.. Kimsin?" diyerek bağırtılı uyarılarda bulundu... Şarki mücadelesinde.. böceklerinin.. kah yürüyerek. Karartıdan ses çıkmamıştı. Bedenine ve ruhuna usulca sahiplenen. Mermi dolu şarjörünü tabancasındaki boşuyla değiştirdi.. Ormanın barındırdığı canlı cansız varlıkların tümünün bileşik çığlıklarıydı sanki. Şimdi.. tüm hücrelerine yayılmıştı. Yeniden karartılar ve sonra daha yenileri.. Ellerinin titremesini önlemeye çalıştı. soluğunu tuttu. Çıt... Hiçbir şekilde dışarıdan görünmesi mümkün olmayan bir yerdeydi ve bu kendisine güven veriyordu. çevreden açılan yaylım ateşleri arasında cesaretle onlara karşılık vermişti. Karartılara doğru rasgele ateşledi..

yargı ve infazı tanıyacak. "O kadar kolay değil!" diye bağırdı. Her göz kırpışı. Đkiyüz. Sağ ayak bileklerinin üzerinde bulunan komando bıçağını kınından ani bir hareketle aldı. bitişiğindeki okyanusta dalgalar oluşturuyor. Hava aydınlık... Sanki rüya değildi. elaya. Gözleri kanlandı.. su kaynaklı dalgaları aynen hissederdi. Görüş mesafesi alabildiğince geniş ve rahat. Bu Đkiyüz’ dü. Bu. tadını çıkarayım.. Sağ elinde tuttuğu silahın namlusunu Rutbin’e doğru yöneltti.. "Bugün yargı ve infaz günün.. "Burada ne işin var?. ‘kan ve gözyaşı akıtın!’ emriydi... elindeki silahı aniden ona doğrulttu.. birden ciddileşti. Bu yargı kendisini rahatlatmıştı. sabahın işaretiydi.Mermilerinin bitmesinin akabinde karartılar da kaybolmuştu. maviye. Görüşme. derelere.. Olacak yeni felaketlerin habercisiydi bu kırpışlar. Beklememeliydi.. oluşan dalgalar uzak diyarlardaki denizlere. emrin içeriğindeki sona uğratılırdı. tanıdık birine aitti. bu kez akıllı psikopat ‘tik’lemelerindeydi. Ona bu izni vermemeliydi. Đnfazda kullanılacak sarf malzemesi standartlara uygun olduğu üzerindeki damga ile müseccel iki kurşun. Yargılanman tamamlandı. Kavuşturmuş olduğu kollarını birbirinden ayırdı. seri hareketinin devamını engelledi.. Her göz kırpış.... nehirlere. *** Deniz ufkundan bakan bir çift göz. belki de antlaşma ile sonuçlanacak. SodGom Ülkesinde bazı hatırı sayılır makamda bulunanları taşıyor.. Ya öl!’ tekerlemesiydi. Rutbin. Đkiyüz'ün kahkahaları ormanda çınladı.. uzun boylu. Elleriyle bedenini yokladı. Sesin geldiği yöne baktı. Ses ve sahibi. boyun eğecek biri değildi.. " dedi.. silahından çıkan iki mermi ile yere serilmişti. iyi sabahlar dileyerek birbirimizden ayrılalım. "Đzin ver de. Ber. Bakımdan yeni çıkmış helikopter.." diyerek seslendi.. devinen. Haklı haksız tüm saldırılarda savunma hakkı kullanabileceği bir eğitimden geçmişti.. Bakışlar dostane değildi. köylerdeki pınarlardan akan suyun yol bulduğu incecik kanallara kadar ulaşıyordu.. Fırlatacağı anda Đkiyüz’ün silahından üst üste çıkan iki kurşunla.. mavi gözlü.. Kara. Beklemek. "Atış taliminde mermilerin tümünü harcadığını unutmana senin adına üzüldüm. "Atış talimin bitti mi?" Bu ses oluşan yargısını tamamıyla silmişti.. diye düşündü...... yerini mutluluk hissiyle dolu ölü bakışlara terk etmişti. Cezan. "Đyiyön anlattığın saçmalıklardan birine söz ederken gizli kulakla dinledim. vur beni!" Dişlerini gıcırdatarak.. Rutbin için ise umudun ve güvenin. Gözlerindeki korku. ölüm. Ruhsal tedaviye gereksinimim var. etkileyici ve ürküntü veren gözler. Olanlar kendi ürettiğim korkulardan kaynaklı.. Uzatmana gerek yok. "Ne duruyorsun?. Yeşile. Tüm özellikleri içinde barındıran gözler.. bozuk psikozlu bu gençle bir ara aynı bölgede birlikte çalışmalarına rağmen birbirlerine hiç ısınamamışlardı.. gördüğü rüyadan ve uykusundan kan ter içinde uyanmıştı. .. kahverengiye dönüşen. Çünkü kara ve su birbirinden ayrılması mümkün olmayan ikiliydiler."Bana bir diyeceğin yoksa.."dedi Đkiyüz. Suçlusun. ölmekti." dedi. Med ve cezir olayları bunun bir örneğiydi. Komşu ülke içinde bir görüşme yapacaklar. Emre aykırı hareket edenler. Değişen. Arkasından gelen bir ses onu irkti. Sanki orada kendisi de bulunmuştu. siyaha." Rutbin. Hatta. ‘Ya öldür. Tetiğine bastı." "Sabah gezmesine çıkmıştım!" "Gevezeliği keser misin!" Rutbin.. Şafağın kızıllığı. "Đkiyüz!. Đkiyüzün.. Đkiyüz'ün geliş amacını çabucak öğrenme amaçlı bir girişimdi bu. Zihnini toparlayarak yeniden uykuya daldı." Rutbin. Sarı saçlı. binlerce benzerine kıyasla en son arıza yapacak nitelikte.

Olsun.." Yetenekli kulaklar duyduklarını başkalarıyla paylaşmak istemediler. topluma. Bunun da bir mahzuru yoktu. Ayrık düşüncelerdeydiler. Kaçışı seriydi. Yapılan uyarı Üst düzey görevliyi etkilememişti.. her iki tarafın dostuydu.. Bu kaostan zarar gören. C4 ler.. Çünkü her iki tarafta ortak dostlarını düşman olarak görmüyordu. helikopterin üzerine düşmekte olduğunu fark etti.... Üst düzey görevliye. Tap etmesine gerek yoktu. Korktu.. Ortamlarını bozmamalıydılar. Uçakta ve helikopterde bulunanlardan her iki tarafta ayrı ayrı memnundu." Helikopterin düşüşü. aslında her ikinizin de düşmanlarıdır. standart altı sesleri dahi duyabilme yeteneğine sahip olanlarca duydu. en azından ölü ruhlarını saklayan bedenlerini topraklaştıracak. "Zahiremiz bitti. Gerekli davranışı gösterdi. yel değirmenleri değil. Resmi grubun karşı cephesinden gelmeyen bir mermi resmi ve üst düzeyde bir görevlinin başına isabet etti. Uyulması gerekliydi. Şimdi.." Emir dayanağı düşünce bilinmiyordu. Kemirmeye çalıştığı belgeleri sadece yiyecek olarak görmüştü. insanlara karşı sorumlulukları vardı. Okuma yazması yoktu. Sağ kurtulan... Kendilerine deli denmesi hoşlarına gitmeyecekti. Bağırtılarını sonlandırdı. Bu kez uymayacaktı. tartışmak onların görevi değildi. insanları atomlarına ayıracak derecede güçlü düşmanlardı. "Ortak dostunuz... Biyolojik güç demekti. Kendisini çok uzaklarda ve düşürülen helikopterin yanışını seyrederken buldu. Talimat geldi. belge valizinde bulunan fareydi. dostlarının aynı olmasıydı.. içecek dolu koliler onları sevindirdi. kilitlediler. Atasözü konuşuyordu. "Çekilin!. Đyi kötü geçinip gidiyorlardı. "Düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dosttur. Hem. Üst düzey görevli olarak görevine.. Resmi giyimli olanlara megafonla. Bazen uyduğu Düzenleme Grubu Raporlarının bu kez yenilir yutulur tarafı yoktu. ruhunu kaybetmek üzereydi. Düşünüp. Ama bir şeyde birleşiyorlardı. resmi giyimli olmayanların karşılıklı silah atışları arasında bir o yana bir bu yana bakarken. Gökyüzünden süzülerek inen yiyecek. Düzenleme Grubunun kısmi senaryoları hakkında geniş bilgiler edinmişti. Dile geldi.. Bu duygularını daha önceki günlerde uyarı ateşiyle sunmuştu. "Düşüyoruz!.. Ortak çıkarlarımız soyut kavramına da hiç bir şekilde sokulamazdı." bağırtıları devam ettirilmedi... Ortada bulunan ise en kolay hedefti. Kaçması.. Çünkü insani dili yoktu.. Havadaki seyir bu amacı taşıyordu. Farenin yok edilmesine gerek yoktu. Đki ateş ortasındaydı. Gerçi teknolojide buna izin vermezdi. Onlar. Pilotun sesi duyuldu. Zorlanacağız!.. Resmi giyimlilerle. Cervantes’in Don Kişot’u deliydi. beyni çalışmazdı. Ayrıca kendi ülkelerindeki hayvan severler derneğiyle uğraşmaya da değmezdi." atasözü oluyordu. ölümün kokusunu hissediyordu. Ber. Onların elinde. Ölümle sonuçlanacak düşüşü hafıza makinesiyle kare kare çekti. içinde bulunanlar. . rapora karşı sapma meydana getirecekti. Atasözü. bu pilotun ünlemli uyarısını doğrulamıştı.Düzenleme Grubu. Taraf değildi. karşıda ki düşman. Hafızanın hatıra defterine bir daha açılmamak üzere yazdılar. Sessiz sesle bağırdı. Kulağı. bir mumcu dükkanının yüzlerce mumunu eritecek kadar güçlüydü. Konuşmak için gürültülü sese gerek yoktu.. "Sizle beraberiz. Resmi giyimli olmayanların. Yemek önemliydi. çabuktu.. Resmi giyimlilerinde anılan dostları gibi helikopter ve uçakları vardı. hoşnutsuz ve küskün.. ortadaydı.... Rutbin'in elde ettiklerine benzer bulguları içeren belgeleri incelemişti.. Uzak durulmalıydı. bir başka tehlikeli alandaydı. Uçak ve helikopterler çeviksel çabuklukla kolileri atarken.. Havada giden bu nesnelerden atılan içi yazı dolu parşömenlerden birini yere düşmeden kaparak okudu Ber. koşması lazımdı. Onların köklerini kazıyın!" diye anons ediyorlardı. Her iki taraf birbirinin düşmanıydı. Senaryo. bir mum gibi eritecek beden ‘canının’ ilk harfinden sonra 4 rakamını alan C4 ler vardı... Sodgom ülkesi’nin de aleyhineydi. bu.. Karşı koydu.

.. Hatta ses renkleri de renksizleştirilmelidir. En iyi renk.. Sodgom ülkesi. Yeşil kurdeleli temsilci. Bırakmak evlerine dönmek istemiyorlardı. Ortaçağ savaşımlarında kullanılan kılıç. kılıçlara. Bunun için parasına bahse girebilecek kadar iddialıydılar. meclisten ve görevden atıldı. yerini tıraşlı yüzlere bırakmıştı. malınızın. Aldanmışlığın ve aldatılmışlığın yoğunluklu olduğu serzenişler ağlamalarla sürdü bir süre.. "Saçlarına yeşil kurdele bağlayan bir genç kız daha Ad kenti üniversitesinin kapısından geri çevrildi. Dininizin ipine sımsıkı sarılın. Dönüşen bu silahlar oyuncak değildi artık.. suni sakallılara serzenişlerde bulunuyorlardı." "Yeşil kurdeleyi.."Canınızın. ağlayarak dert yandı. Gözlerini.. samimi olarak takanlarla takmayanlar arasında ayırım yapma olanağımız yoktur.. Bir sakal. Farklı kanallardan farklı haberler sunuluyordu. kırmızı gibi. yeşil kurdele takanların tümünü samimiyetsiz olarak kabul etmekten ve giymelerini yasaklamaktan geçer. Birkaç tel saçın önemi yoktu." Yanından gelen homurdanmalarla irkildi. Çünkü sarf malzeme listesi ekonomikti. Bir kaç ucuz ateşli silah. Bir haber dikkatini çekince seyrine ara verdi. Doğal sakallılar oyundan hoşlanmışlardı. yeşil kurdele bağlanarak temsilcilik yapılması yasağı getirildi." Đnancım gereği taktığım yeşil kurdeleyi çıkarmam mümkün değil!" dedi... duvara isabet ettikten sonra "tınnnkkk!. Doğal sakallılara tanınan oyun süresi bitmişti.. Đşin kolaycılığı. sürekli izlem. onlarda zaten yapmayı başarabiliyorlardı.. Havada salladıkları satırların gücünden doğal sakalları kesildi. "Đrticaya geçit yok. Ber aniden beyaz eşya satan bir mağazanın içinde buldu kendisini. pala gibi kesici." sesiyle birlikte yerle yüzleşmişti. Kız çocuğu.. kulaklarını ve tüm duyularını o ekrana sabitledi... ten renklerinden doğal sakallılar oldukları anlaşılan insanlar. parlak yanaklılardan olup da sonradan sakal uzatan insanların yönlendirmesiyle havadan atılan bu kağıtları katlayarak ve bükerek. doğal sakallıları iyi tanıyorlardı. "Çağdaş Halk Temsilcileri Meclisinde.. savrulan satır ve kılıçlardan uzuvlarının eksilmemesi için kendisini geri çekti. Rektör." başlıklı bir konuşma yaptı. Kendisiyle birlikte aynı ekranı izleyen kalabalık grubun farkına vardı. Satır ve kılıçların sallanmasıyla oluşan hava dalgalarından saçları savruldu.. onlardan akan gözyaşlarını sonradan oluşturacakları ortak bir havuza boşaltmak için geçici olarak gözyaşı poşetine gizlediklerini gördü Ber. Ber'in açık ekranlardan birinden diğerine kayan. Kendilerinin hedefi kendileri olmuştu.. Sonradan sakal uzatanlar ekonomik anlamda da durumdan memnundular. Bir el.. haslarını ayak seslerinden dahi tanıyabilirlerdi. Yüzlerce televizyon teşhirdeydi. Özellikle. Havada sallanan.. Ayrılmayın! Saflarınızı sıklaştırın. Ber. renksiz renktir. Suni sakallılar. Bir bıyık. . Siyah sakallı yüzleri. Hepsi açıktı. Onları sakalsız dahi olsalar tanıyacak kadar samimileşmişlerdi.. gözlem ve duyuşları kafasını karıştırdı. biçimlerinden. namusunuzun ve dininizin düşmanlarına kanmayın. Onların.. Hatta ateşli silaha da gerek yoktu. Suni sakallılar ise doğal parlaklıklarına dönüştü.. Daha sonra bir çok el silah sesleri duydu." Oluşan kalabalıkta bulunan bazı siyah sakallılar." "Yeşil de. Kökü kendisindeydi. Parmak yaralayan yakalanmıştı.. Dinimizde her ne olursa olsun amire itaat farzdır. Başı dolanmaya başlamıştı. delici silahlar yeterliydi.. kağıttan yapılma tabancalardan atılan kurşunlardan eğilerek kendisini sıyırdı. Dert edinmedi.. Onlar. Bir kaçının elinde bulunan ateşli silahtan çıkan mermiler hedefe varamadan kendilerine geri döndü. sarı gibi bir renktir. Renklerin serbestliği. Onları oynatmalarının anlamı kalmamıştı. Varolan potansiyel dini duygular. Sakalsız olsalar da.. renksiz ortamımızı bozmaktadır.. dininize ve amirinize isyan etmişlerdir.. Renklerin tümü yasaklanmalıdır. Enteresan bir durumdu. Ekranlara sırasıyla göz gezdirmeye başladı. Atılan kağıtlardan bunların yapımı kolaydı. satırlara dönüştürdüler. üst düzey başkanının elini yalayarak geçen kurşun.

’ Sodgom ülkesinde günahkar çoktu. Günahlar gizlenmeli. raporlarına uygun hareket ettiğinin farkında değildi.. öldüren ilaçlar almıştı. Hadi cömertlik bizde kalsın bir tanede yedek olsun!. Alt uygulayıcılar... Bunlar unutulmalıydı. ateş. Đzler ve kanıtlar silinmeliydi.. Günahkarlar. Binlerce günahı ve o günahları işleyen günahkarların masumiyetini göstermek için on bir kişi yeterlimiydi?. Düzenleme Grubu’nun...... oluşmuş üçgen içinde yeni bir üçgen daha oluşacaktı." diyeceklerin sayısı çok az olmalıydı. aynı noktaya götürürdü...... Kapanmayan Ber’in gören gözleri ve duyumsamalarıydı. Günah ve günahkarlar bu kez nicelik ve nitelik olarak sevaplar maskesiyle gizlenemeyecek kadar çok göze çarpıyordu.. Gerçek. bir eğitim ve uygulama alanı olduğunu fark etti.. Adam öldürme.... Đrili. bu. Bu kez bir orman ve bir göl görüyordu... senaryoları duyumsayarak sapma meydana getiren ve bir zamanlar kendi yandaşları olduğu bilinen üst düzey görevliye gerekli yanıt verilmişti. Ber.’ Ziyade adam maskenin delinmesini sağlayabilirdi. Büyük Şeytan kendi üçgenini oluştururdu.... Aksi davranışta. Günahlar ve günahkarlar sayısızdı. Rapor. Şimdilik buna gerek yoktu.. sonucu aldırmışlardı. Bilenler. Zehirlenme sonucu önceki uyarılara kulak asmayan. Đstenen maskeli balo ortamı kendiliğinden oluşursa değerlendirilmeli. Raporun içeriği.. Alınan kan örnekleri. bir sabah onaylandı.. Kitle psikolojisinin negatif enerji ateşi böyle söndürüle bilinirdi. kasıtla ilgiliydi. Su. Amaca uygun maske bulundu.. Atılan bir kurşun yanından geçti ve bir diğer üst düzey görevlinin yanak tüylerini cımbızladı. Đlaçlar güçlüydü... yüzü saklamak için icat edilmişti... numuneler yok edilmeliydi... Belki de üçgenin ucunda kendisi olacaktı.. Maske.. Ayrıntı gelecek tarihçilere de bırakılmamalıydı. Geçmişlerine uygun davranmalıydı.. oluşmazsa oluşturulmalıydı. Rapora uygun sonucu ortaya koyamamıştı. ‘Örtü için kullanılacak günahkarlar bulunamadığı takdirde. toprakta. Toprak.. Başkalarına da örnek olmalıydı... alttaki gerçek günahkarlar gizlenmeliydi. ayrıntılarda gizliydi ve yok edilmeliydi. Günahlar. Ber. Şeytan.Onun anlatımları saldırı amacını açıklamıyordu... Yanıt geldi.. Đştahı kapalıydı. Trafik kazası sonucu adam öldürmenin hukuk literatüründeki karşılığı. Uyarı gerçekleşmişti. Aksi halde. Đki derinliği ve iki gizliliği.. Yavaş öldüren cinsintendi. Sapma olmamıştı. bildiklerini bazen kendilerine bile saklamamalıydı. "Ben konuşursam Sodgom ülkesi deprem görmüş gibi sallanır!. günahkarlar affedilmeliydi. Đki elin parmakları kadar olmalıydı.. üçgenin içine düşecekken kendisini yana atarak kurtardı.. günahta.. Durum hassastı. zehirlenerek ölümü gerçekleştirilen bedensel ağırlığın altında kalmamak için yana çekildi. kuvvetliydi ve acı vermiyordu. Üzeri kapatılmalıydı. onun hedefe ateş etmesi gerektiği dışında bir amacı veya bilgisi yoktu. Cezası büyüktü... sapıcı olmak istediler. Sap Gölü çevresindeki ormanda şablon üçgenini oluşturdu ve her ucuna bir darağacı dikti... halkın görünen maskeyle oyalanması sağlanıp. Dikkat çekmeyen.. ‘Yeterliydi. suda gizlenmeliydi.. Darağacında idam edilmeyi canı çekmemişti. ufaklı günahlar ve günahkarlar çoktu. Bunlarda senaryoya uyan şekilde sonuçlandırıldı.. yumuşak bir rapordu. ‘istenmeden .. ateşte. Öldüremeyen elin yerini. Bilenlerden bir kaçı bildiklerini saklamayı kabul etmediler. Üst uçta Rutbin vardı. Yalınız. Çünki. günahsızlar günahkar gösterilmeliydi. günahkarda gizlenmeliydi bu kez. Üstte bir kaç günahkarı gösterip. Sonuçta bu iki ihtimal. Çekildiği yanın.. yeniden düzenlendi.

çekiciydi. Çevresine bakındı... Toplumun bütünlükçü estetik yapısını bozuyordu. müziğe uygun sözler ağzından çıkıyordu.’ Cezası düşüktü... Rüya görüyorum galiba.. etrafı bulandıran sapıcılardır.. şimdi düşüncelerine devam etmeliydi. Onlardan etkilenmemeliydi. ikramını engelledi. Kendisi gibi dansöz olmayan az sayıda kızlı. Uygundu. Şimdi hayat çok daha güzel görünüyordu. enfesti.. Dikkat çekiciydi... Dansözün giydiği kıyafetler. Kötü yasaklara karşı duruş.. Sesli düşünme akis yapar. izleyenlere fark ettirmeden elinde oluşan boş kadehe kustu kıvırtmasına ara vermeden onlara ikram etti... Bunlardan birinin daha olması normaldi. Bu gidiş ve gelişler yeni düşüncelerin oluşmasını sağlardı. bu akis sahibine –bazen.. diye düşündü.. Ya biri duyarsa?. . Bunlar ayrık insanlardı.. Ber... sesli düşünmeye karar verdi. ‘Yerin kulağı vardır. Ama bu kadar gerçek rüyalar görmemişti. bakışlarıyla avını donduran bir yılanın gözleriydi. Bu güzelliği duyduğu ses bozmuştu. Ülkede kamyon ve otomobil kazaları çok olurdu. Ama. "Gördüklerin yanılsamaydı.. çalınan müzik. kadehi aldı.yasaktı.. Ufukta kendisini başlangıcından beri izleyen içinde binlerce gözler barındıran bir çift göz düşünceye serbestlik tanımıştı. Düşünceni seslendirmen. Bir ses.....farklılaşmış haliyle geri dönerdi. Unut gördüklerini!. Onun söylediği şarkıları tekrarlıyordu. Đyi günahlarda yüzmeye başladı." Daha bir çok sözler sarf ediyordu. Onlara bakmamalıydı. Sıvıyı bir dikişte bitirdi. Şimdiye kadar algılamış olduğu yerler kare kare önünde belirdi." diyordu. Arada.. Kader böyle imiş dedirtecek çeşittendi. Bedenini kıvır kıvır döndürürken elinde bulunan içi değişik bir sıvıyla dolu kadehi Ber'e ikram etti.. gittikçe dansözün şekline bürünmekte olduğunu duyumsuyordu Bir süre sonra kendisi de gördüğü dansöz gibi bir dansözdü. açıktı. gördüklerine. Sessiz düşünmeliydi. duyduklarına. Onların gözleri hipnotizma etme gücüne sahipti. Düşüncen seninle ölüme kadar gidecekse "sorun yok!" diyordu. Benliğini Dansöz esir almıştı. Üzerinde onun giysisinin aynısının oluştuğunu gördü. Ber’in tamamıyla dikkatini çekerek. Düşünmek suç değildi. Diline sahip olmalıydı. Her şey çok güzel gidiyordu. erkekli insanları gördü.. Az önce kendisine ikram edilip midesine aktardığı sıvıyı. Batı ve doğu müziği karışımı oyun havalarıyla hafiften kıvırıyordu. Toplumda infial meydana getirmeyecek türdendi. Đyi günah işlemek zevkliydi ve iyi kişiliği rahatsız edici değildi. Đçsel yorumlamalara girdi. Hiçbirinin içinde değildi. Dansöz güzeldi.. Onların gözleri. Bakışlardan verilen sinyal buydu. sesli düşüncelerinde yoğunlaşmasını devam ettirmesini engelledi biran.. Ber. Onla birlikte kıvırmaya başladı... Deniz ufkunda bulunan bir çift gözün ve içinde barındırdığı binlerce gözlerin bakışları hiddet doluydu. Ber.ölüm meydana getirmekti.. Dansözün sesi tipi ve bakışları gibi etkileyici ve ikna ediciydi. Onlarında kendisine benzemesi gerekiyordu.. Birden kare alanların önünde uzun ve geniş bedeniyle bir dansöz belirdi. müziğin ritmine uygun bedensel kıvırmalar ve kıvrımlar dışında anlık yaşamda hiçbir şey kalmamıştı.. Ber etkilenmişti. iyi günahkarlıktı.. duyumsadıklarına inanamıyordu. Paylaşılmayan düşünce yok hükmündeydi. -hatta kimsenin bulunmadığı bir yerde bile olsa. Ayrık gözlerin kendisinde odaklanmasını sağlayarak kıvırmaya başladı. Ber. Minyatür alanları kuşbakışı izleyebiliyordu.’ deyişini onlar herkesten daha çok biliyorlardı. "Komplo teorilerinin üreticileri.

... Gözden kaybolan Büyük Dansöz aniden ortaya çıktı. "Bana birçok kez bağlanmayan telefon ‘ĐsteAl’ takma ismini veren sekreterime bağlandı." "O halde.. ayılmıştı." diye uyardı. Çünkü.. "Dansözlere dikkatini çok verme.. benden iyi biliyorsun!. koltuğun altında barındırdığı küçük bir çantayı açtı. Soys'un sesini duyar duymaz Ber'e aktardı. Ben sendikanın avukatı değil miyim?.. Ber. Tuvalete gitmeliydi. bu söze daha fazla dayanamadı.. Dansözler mağdur edilmemeliydi. Sekreteri Secret'e sendikayı aramasını." diyerek telefonlarına çıkmamasının hesabını soruyordu. sonra kül olmasına neden oluyordu. Aslında verebileceği uygun bir yanıtta bulamamıştı. Ama suskun kalmakta.. "Erkeğe dansöz kıyafeti yakışmaz. Yoksa. Artık ne olacaksa olsun hallerindeydi.. daktilo tuşuna benzer düğmelere basıyordu. Ana kaynağı. Ad kenti Hava Enerjisi Đşçi Sendikası telefonuna çıkan kadın sekretere.. Neden?. Belirli bir süre sonra dansözlerden eser kalmamıştı. dansöz olduğunu açıkça belirtmeden bu kıyafeti giymemeli ve kıvırmamalıydı. "Kadın ise. Senin işverenlerle birlikte hareket ederek sendika işçilerini sattığına dair duyduğum dedikoduları seni uyarmak için anlamında sana anlatmamdan mı. rüyasından. Bazıları ise doğallıklarında olmadığı halde yek diğerinin cinsel kimliğini taklit ediyordu. Bunların bir kısmı erkek. Ber. Med.. Saatin zili. uygun olmayan zamanlarda çıkardı. Med.. dansözlerin her birini ayrı ayrı tutmaya başladı. Ber. 23 Hava işçi sendika üyesi işçinin kendisini tahrik edici sözlerine yanıt vermedi... rahatsız oldun?. buna rağmen nasıl görüşemediğini de sormuştu. şaraplarından içme!. Bazı sesler. Med. kulaklarını aç ve dinle. kendisini başkanın kız arkadaşı ĐsteAl olduğunu belirten Secret.. aylardır duymaya hasret kaldığı sesi duyabiliyordu. Çivi çiviyi sökmüştü.. Kaybolmayan deniz ufkunda bakan bir çift gözdü. Bu kez Ber'in üzerinde etkinlik sağlayan Med olmuştu... Gelen işçi başkanları Soys'un genelde sendikada olduğunu... onun kendisi hakkında söylediklerini kabullenmek demekti. işçilerin aylıklarından kesilen aidatların *** .. Tümü kaybolmuştu. Büyük Dansöz’ ün bağrından binlerce dansöz türedi. gördüğü rüyaların sersemliği içindeydi. Resmi mesleği Dansöz olarak tescil edilmemiş suni dansözlere karşı dikkatli ol!" Med.. Meslekleri ellerinden alınarak. Đçinden çıkardığı sayısız çoklukta kablolardan dansözlerin üzerine savurdu." diyordu. Her basışı bir dansözün ve bazen yüzlercesinin inleyerek.. bağırarak yere düşmesine." "Sorunun ne olduğunu. Ber’in üzerine okyanustan getirttiği soğuk suyu döktü. bu dansözlerin özel kıyafetiydi ve kıvırmak sadece onlarda estetikti. "Sorun ne?. Soys ile Ber arasında ilk aylarda oluşan sıcaklığın. Kablolar sanki doğuruyordu. Nereye baksa onlardan birini görüyordu. Ber. bir kısmı bayan bir kısmı da üçüncü cinse aitti. daha sonra uykusundan ayrılmasına neden oldu Ber’in. Eliyle yerel imalatlı kahve sundu.Bu Med'in sesiydi ve ilk kez onun sesini duymaktan nefret ediyordu. küçük çantada bulunan binlerce kablo. kendisinden söz etmeden farklı bir isim uydurarak Soys’la telefon bağlantısı gerçekleştirmesi talimatını verdi. Sendika işçilerinden bir temsilci şu an yanımda bulunuyor ve konuştuklarımıza tanıklık yapacak... Dansöz görüntüsünden önceki kişiliğini kazanmıştı. Duş almalıydı. "Neden kaçıyorsun?." Sendika başkanı yanıtlamadı." "Senden duymak istiyorum!" "Benden duyacağın bir şey kalmadı. diğer uçlarıyla. zamanla yerini alan ‘Sibirya soğuğu’ telefon diyaloglarından da anlaşılabiliyordu.

" diyerek arayan hakkında ön bilgi verdi.... Bir kitapta okumuştu... iddianın hayali olduğu. "Senle hiçbir bağlantım kalmadı artık. Ber’in kendisini aydınlatmasından dolayı teşekkürlerini sundu. Parmağının ucundan akan kanı çekmeceden çıkardığı peçeteye sildi. aradığı yeri doğruluyordu. Çalan telefonu bağlayan Secret. Yurttaşlık bilinci bunu gerektiriyordu. Belki de Rutbin'in akıbetine uğrardı. Daha sonra devam etmek üzere yazıyı kaydedip." Soys. "Yanımda olan işçi temsilcisine gerekli anlatımlarda bulunacağım. Yetkili ağız. "kocamın ve arkadaşlarımın ölümünü gerçekleştirenler önceden bulunduğu gruptaki bir kaç kişidir.birçoğunu şahsi harcamalarında kullanıp. "Bilirkişi olduğunu belirten Birbilen isimli bir bey arıyor. Birden kendine geldi. "Ne yaparsan.. Yıllarca kırsalda Đllegal-ABCD örgütü militanlarına karşı mücadele eden ve sonra bu mücadelenin yanlış olduğunu belirterek görevinden istifa eden Rutbin ve iki arkadaşına ait olan cesetlerin kimler tarafından ve niçin öldürüldükleri araştırılmaktaydı. Bir damla kan da aslında çok önemliydi. Televizyonun verdiği haber içeriğinde geçen yer.. Ber. onun rüya gördüğü geceye denk düşüyordu. Telefondaki yanıt.. Bir damla kanı gözünde büyüdü. sağduyulu işçiler yakında seni ve yönetimini azledecektir.. Đkiyüz isimli arkadaşı tarafından iki mermiyle öldürüldüğünü ihbar edecekti. Sıcak bir çay kendisine iyi gelecekti.. Peki şu an rüya görüyor olabilir miydi?. olumsuz da olsa kesin yanıt almıştı. "Beyefendi! Numaraları yanlış tuşlamışım. Bu doğrultuda yetkili bir ağıza mikrofon uzatılmış. yüzünü ve saçlarını ıslattı. En uygun kararı." Yüzüne de yansıyan sinirden kaynaklı kırmızılığı." demişti özetle. Küçük televizyonu açtı. telefonda süregelen sesine yansıtmamaya çalışan Ber. Rutbin'in eşi. ayırt etmek için parmağını kanatmıştı. Deli bir avukata kim iş verirdi. Lanet olsun!. Aldığı numaraları tuşladı. . Solkol'un mağazasından aldığı bilgisayarda yarım kalan yazısına devam edecek enerjisi kalmamıştı Ber’in. kapattı bilgisayarı.. Güvenlik Merkez Birimini bizzat arayacak ve Rutbin'in. sahte faturalarla gider gelir denkleştirmesi yaptığını söylememden mi rahatsız oldun?. Seni duymak ve görmek istemiyorum!. cinayetin teröristler tarafından işlenmiş olabileceğini belirtiyordu. Onlar araştırılsın. Farklı şeylerle ilgilenmek iyi bir dinlence sağlıyordu. inanıyorum. Rutbin’in eşinin beyanlarına karşı açıklama isteniyordu. Geçen gece gördüğü rüya içeriğinde bulunanlardan bir kaçıydı. Bir çok sorular yönlendirilecekti kendisine. Bazı duyumları olmasına rağmen bu kadarını tahmin etmediğini belirten işçi temsilcisi. Sap gölü çevresinde bulunan ormanda silahla öldürülmüş halde ayrı yerlerde bulunan üç cesetten söz ediyordu. Cinayet gecesi. yanında bulunan işçi temsilcisine. kendi isminin tanıdık olmayan biri tarafından sesli okunmasından memnunluk duymayabilirdi.. telefonu kapatmakla yerine getirmişti.. Yüksek ateşini düşürmeliydi. Secret'i bu işe karıştırmamalıydı." diyerek kendisini sorguladı... yap! Elinden geleni ardına koma!" diyerek telefonu kapattı. Bilinmeyen numaralardan Büyük Kent Güvenlik Merkez Biriminin telefon numarasını aldı.. özür dilerim. Artık sendikanın avukatı değilsin!. Şah damarına basılmıştı." Soys. Televizyon kanalı görevlileriyle Rutbin’in eşi arasında gerçekleştirilmiş bulunan telefon görüşmesi de yayınlanmıştı. Rüya ile gerçek birbirinin içine girmişti. belge istenecekti. Đkiyüz..... Birikmelerini salma zamanıydı. bir damla kanın oluşması için gereken gıdaları ve beden içinde oluşan uğraşları.. Ulusal Televizyon kanalı flaş haber sunuyordu.. Telefonun ahizesini kaptı. tanık istenecek. kendisinin aydınlatacağını belirterek Ber'in ofisinden ayrıldı. Çünkü özellikle bazı arkadaşlarından korkuyordu.. Deli bir avukatın avukatlık ruhsatı da iptal edilirdi. "Ben ne yapıyorum?. telefondaki konuşmalardan aldığı negatif enerjinin de etkisiyle tüm ayrıntılarıyla Soys'un bazı kirli çamaşırlarını ortaya döktü. kendisine.. zaman ve kişiler yabancısı değildi. Çay.. Lavaboya giderek elini.. Ber'in düşüncelerinin hızlı deviniminden dolayı beyni ısınmış ve bu sıcaklığı tüm bedenine vermişti. Secret'den rica etti. Parmağına toplu iğne batırdı..." diyerek telefonu kapadı. Rüyamda gördüm demesi onun Ruh ve Beyin Tedavi Merkezine gönderilmesi sonucunu doğuracaktı.. sinirlenmişti. Bana ödenen aylıklardan yarısını benden avanta olarak koparma isteğini ret etmemden mi rahatsız oldun?. sabahtan kalmaydı ve sık sık ısıtılmaktan bulanık bir renk almıştı. Diğer işçileri de.

Bir şeyler anlatmak istiyordu.. Ama. için yargı başkanı.. Đçselinde... Gerçekten.... birbirini tutmuyor.. "Ama... sıkılgan ve yılgınlığını duyumsatan hitapta bulundu...." Birbilen'in ifadeleri tutarsızdı.. önceden başkasına imzalattırıp sana vermiş olabilir.." kavramını düşündü. Bunların verdiği rapor aynı yönde karara yansırdı.!?...." ". En son telefon bağlantısının kopmuş olabileceğini düşünerek. Şimdiki teknikle bu bile tespit edilebilir diye biliyorum. O da.." dedi.. Alo!. kıyaslamaya örnek teşkil edecek duruşma’da alınan imza örnekleri.... aradı... avukatlık mesleğinde yeni değilsiniz?. ‘Yazı ve Đnceleme Gruba"na gönderirdi. Niye sordunuz?. Bu suskunluk bir süre devam etti. Ber.. vekili aracılığıyla icraya koymaktan dolayı üç yıl ceza alacağını anlatmama bilmiyorum gerek var mı?.. Ber.. Karşılık.... Birbilen olarak kendisini tanıtan kişiyle "Nasılsınız?. sen rahatına bak!" demişti müşterisi.. yargı başkanı. Bir zamanlar Maf'ın avukatlığını da yapmıştınız.Belge. "Maf. "Kuyruğu eğri duruyor. alaycı bir üslupla. Kesilen gülme sonrası kendi cep telefon numarasını da verip.. Böyle bir sahteciliği yapabilecek nitelikte biri değil." diye seslendi... Müşterimin maddi durumu bu alacağını alamamakla bayağı kötüleşti. "Yazı ve Đmza Đnceleme Grubunu" sonradan iş sahibinden fazlasıyla tahsil edeceği parayla satın alarak imza ve yazıların borçluya ait olduğuna dair rapor aldırtmıştı.." "Doğrudur. "Buyurun sizi dinliyorum.. imzanın kuyruğunu bilinçli veya bilinçsiz eğri atmış olamaz mı?.. olasılıklarını hatırlattım... Birbilen anlatımına devam ediyordu." diyerek hayretini belli etti.. bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hem alacağı alamayacağını hem de Anti-Hafif Yargı Grubunda sahte belge düzenlemekten üç yıl ceza alabileceğini belirttiğinde. yazı ve imzaların incelenmesi için bize göndermişti. "Müşterim SağMüş çok sağlam bir insan. alacağı için senet alamadığından sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını belirtmişti." Ber. farklı biriyle mi konuşuyorum. Bir an...!?... "Bilmem. Đtirazı müşterisi olan alacaklıya bildirdiğinde bu itirazın doğru olduğunu ama alacağının gerçek olduğunu. "Borçlu.... imzalar kuyruk eğriliği dışında sanki benzerlik gösteriyor...000. Hatta borçlunun imza itirazı üzerine müşterime imzayı senin yanında mı atmıştı... senet ve çeklerin içeriğindeki yazı ve imzaların ilgilileri tarafından yargı gruplarında itiraz edilmesi halinde. "Ya!.. sahte olduğu yönünde dava açmıştı.. onun yarım kalan sözlerinin devamını bekledi... sizin müşterinizin hem alacağından olacağı hem de AntiHafif Mahkemede sahte imzalı senedi düzenleyip." "Siz. içmeye bizi götür arzusunu içeren bir deyimdi.. telefonu açan ana konuya giriş yaptı.-dolar değerindeki senede borçlunun imza itirazı üzerine. Maf.. "Ber bey. "Aslında senetteki imza borçlunun imzasına bazı yönleriyle benziyor gibi. "Alo!......" dedikten sonra suskunluk sürecine girdi.. diğer örnek imzalarına göre kuyruğu biraz eğri duruyor gibi...... diye kuşkuya düştüm. Dolayısıyla. bunu halledecek... Şansına. BirBilen Bey!...." Ber.. ev alanlara hatta iyi bir sonuç alanlara karşı kullanılan ve yemeğe. sizin alacaklı vekili olarak bulunduğunuz dosya dayanağı 50. gerekeni yapacağını..." " .. kuşku dolu bir sesle..... Ber'de bu tür itirazlar üzerine alacaklı müşterilerini Maf'a göndererek yararlı raporlar alınmasını bir kaç kez sağlamıştı... Bu kez. Birkaç gün içinde inceleyip karar vereceğiz. Bu kez kuyruk eğriliğini düzeltmeden olumlu rapor veremez misiniz?.." dedi.. "Alo!... benimde içinde bulunduğum Đnceleme grubuna geldi.. bizler Sodgom ülkesinin imza incelemesi konusunda en yetkin uzmanları olarak buna rağmen sizle görüşmeyi borçlu tarafla görüşmeye tercih ettik. kime ve kimlere ait olduğunun incelemesi. Ber. borçlunun tanıdığı ve önceki dönem Halkın Temsilcileri Grubunda görev yapan ve şimdi Absürd Yerel Televizyon sahibi olarak faaliyette bulunan KomĐmza bey. bizlerinde gereğini önceden yapmamız gerektiği yönünde rica da bulundu.... kendisinin gözleri önünde bizzat borçlunun imza attığını yeminle belirtmişti bana... bir hafta ." gibi hal hatır sorma seanslarından sonra. Duyuyorum..." dedi Ber." Ber’in bu sözleri karşısında Birbilen katıla katıla güldü. nasıl olur?." "Ama. yanlış mıyım?. "Borçlunun senette bulunan imzalarıyla." Birbilen.. Ad kentinde kullanılan bir deyimdi.... Dediğim gibi..... Bunu biliyorsun!.. Genelde yeni bir araba. Borçlunun. "Geçen bizleri. içsel tahlildeyken." sözcükleri bu olasılığı saf dışı bırakmıştı. Maf'ın avukatlığını yaptığı dönemde onun kanalıyla gelen bir kişinin alacağının tahsili için icra takibi yaptığında dosya borçlusunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığı.

.. Gerçek bir hukukçu gibi davranmak istiyordu. içseli dışsalında yansı-ma buluyordu." deyişini anımsadı. bir zamanlar Tar kanalı ile birlikte ön soruşturma geçirmiş bulunan Mıha idi.. Çok sayıda bireyden oluşan Đmza ve Yazı Đnceleme Grubunda bulunanların tümü BirBilen gibi düşünmüyor olabilirdi. beyaz gömlekli bu şahsı ilk kez görüyordu. "Hoş geldiniz!" dedi. bıyıkları dudaklarına sarkık. hukuki bilgisi yeterli olsun olmasın en güçlüyü temsil eden avukatlar her nasılsa başarı sağlayabiliyorlardı. LeftKol'du. Parmaklarıyla şakaklarını ovaladı. tamamlıyorlardı. Kendisine iyi geliyordu. Mıha ile tanışık olduğunu onla sarılarak somutlaştırdı. üzeri örtülü ve soyut konularda ise kısa cümlelerle geçiştirmişlerdi kitaplarında.. Uzatılan eli boş çevirmek olmazdı. çam yarması... Bu dosyadan elde edeceği Avukatlık komisyonunu düşündü. . gelenin kim olduğunu kendisine bildirir.. "Avukatların ömrü kısa olur. onların telefonla randevu alan kişiler olduğunu anlamıştı. Mesleğine ilk başladığında girmiş olduğu kirli ilişkilerden uzak duracağına kendi kendisine söz vermişti. düşünsel gerginliği esnasında bedeninin de buna uyumlu davranışları nedeniyle.. icrayla. kabulü olduğunda içeri alınırdı. "Hukukun taksiti olmaz. Sabahtan beri yaşadıkları kafasını ağrıtmıştı. borçluyla BirBilen gibilerle. Onun arkasında tokalaşma sırasını bekleyen iki kişiden biri tanıdığı çıkmıştı. Gelenler koltuklara kuruldular. Bıyıkları dudaklarına sarkık olanın ismi. “Kuyruk eğriliği” kavramını iyice düşünüp kendisini arayabileceğini. Ama gelen kişiler bu kategoriye girmiyorlardı. kazanacağına kesin gözüyle baktıklarından bazılarının olumlu sonuçlanmaması." tekliflerini ise. duygusal zekalarının iyi olmasıyla mı tamamlıyordu?. Pazarlamacılar ise genelde olumsuz yanıta karşı derhal büroyu terk eden özellikte olmuyordu. Yargıyla.. Ber.. Başka çaresi yoktu.. Büroda avukatla görüşme usulü." diyordu.. Aldığı özel konulu davalarla ilgili yaptığı araştırmaları sonucunda bulduğu hukuksal dayanaklardan dolayı.. Hukuk Bilgisi yetersizliğine sahip olanlar bu eksikliklerini. diğer iki kişiyi tanıttı. Haklı olduğunu biliyordu. "Taksit yapalım. Hatta.. pazarlamacı olamazlardı... Tanımadığı birileri. Müşterisi de alacağından olacaktı. Dava ve takip dosyalarının sonucu ne olacak kaygısı.. Düşüncesi bile korkunçtu. gelenin öncelikle sekreterden izin almasıydı.. Büyük davalarda taraflardan biri veya her ikisi güçlü ise. Yasa maddesinden anlaşılan anlamı yüzlerce sayfalara yayarak açıklayan yasa yorumcuları. Đsimlerini duyan Ber. ???!!!.. kalemlerdeki görevlilerle muhatap olmanın verdiği stres. belirterek telefonu kapadı. çat kapı içeri girmişti. Bu. Diğerinin ise LeftSağKol'du. Hatta üstüne üstlük Üç yılda Tut-Bırakma Kursevinde yatacaktı müşterisi. Müşteriyle. Sekreter. müşterisinin de onlara ödeyebilecek çoklukta parası yoktu ve o da hukuka uygun davranılması taraftarıydı.. Ruhsal. Kurala uymayan kişiler genelde samimi olduğu insanlardı Samimi tanıdıklarının bu kuralı çiğnemeye belki hakları vardı.. Gerçi. Büyük para alacaktı ve son aylarda oluşan parasal sıkıntılarından geçicide olsa kurtulacak en azından altı aylık geçimini sağlayabilecekti. endişe içindeydi." esprisiyle reddediyordu. Gece gördüğü rüyaların ağırlığı da bunda hatırı sayılır etkinlikteydi. Bunda hukuksal konularda bilimsel görüşler sunmuş uzmanların da payı vardı. "Selamlar!" Gözlerini selam verene dikti. Aksi halde. Borçlu gözlerinin önünde senedi doldurmuş ve imzalamıştı. BirBilen’in ancak bir oy kullanma hakkı vardı. Bu nedenle kendisine hukuk kitapları pazarlamaya gelen satıcılara "Hukuk kitabı almak istemiyorum. cam parlaklığında gözlere sahip takım kıyafetli. Bekleyecekti. Đmza ve Yazı Đnceleme Grubu. Đmza incelemesi raporu borçlunun yararına düzenlenirse büyük bir gelirden olacaktı. Düşüncelerini bir selam bozdu. Olan hukuk bilgileri ancak normal şartlar altında para ediyordu.bekleyebileceğini bu süre içinde. Belki de. Belki de bilgi yeterli olmuyordu. Nefeslenen ziyaretçilerden Mıha. BirBilen'in deyimiyle kuyruğun eğriliğini düzeltmeme nedeniyle ve borçlunun bu tür işlerde komisyon alarak aracılık yapan KomĐmza kanalı ile kuyruk eğriliğini kendi yararına düzelttirirse?. tokalaşmak için elini uzatan uzun boylu.

politik söylem kullanmalıydı." dedi. LeftKol'u partinin hiçbir çalışmasında ne görmüş." "Neden olmasın!" Ortam. Hatta bazıları çarkın içinde. olumlu olsun. ihale. Ortam karışıktı. karşılık verdi. sen beni tanırsın." Ber'i süzerek söylemlerinin onun üzerinde bıraktığı etkiyi yakalamaya çalıştı. izleyen bakışlardan huylanarak fark etmiş olabilirdi. LeftKol. Belki de haberiniz olmuştur. LeftKol. zorlamalı öksürükle boğazını temizledi. işsizlik had safhada. Eksiğimiz var çoğunluk elde edebilmem için sizinde desteğinize ihtiyacım var. Cam gözlerini daha da parlatarak. önemli bir hususta görüşmek için randevu talebinde bulunmuştu. "Dediğim gibi sizin de Đl yönetimine üye olarak bulunduğunuz Legal-XYZ Partisinden aday adayıyım." yazılı kartvizitlerinizi her zaman bekliyor olacağım." dedi. "Parti delegelerinden bazılarıyla dolaylı veya doğrudan görüşme sağladık." diyerek. Kahve içimi sonlandığında.. "Halkın. bazen de bazı medya gruplarının şantajlarıyla veya politik destek sunmaları karşılığında gerçekleşmekte. Arada birbirlerini kaçamak bakışlarla izliyorlardı. Ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan biridir. gerekli nezaketi gösterdi. Đhracat. Güncel esprilerle bu sıcaklığı sağlamaya çalışıyordu... "Umarım. Mıha'nın konuşması gerektiğini işaret ediyordu." dedi. Sözlerine kaldığı yerden devam ederek. ön seçimler yaklaşıyor. 'hamili kart yakinimdir. Politikayla da uğraşıyordu. Aşırı tepki ilkellikti. Tar'a ve bana nasıl güveniyorsan ona da güvenebilirsin. durumdan ve durumlarından memnun." Ber. ana konuların açılımını sağlayan iksirdi. çağdaş hukuk ilkelerinin yerleşmesi.. yalnızlaşır. onla birlikte hareket etmezdim. Bunun her nasılsa farkına varan LeftKol bıyığında kalan kahveyi diliyle yalayarak sildi. teşvikli yatırım. Demokrat bir insanın seçilmesinin ülkeye yararı olurdu. biraz önce kahve içtiğinin kanıtını üzerinde taşıyordu. ne de gerek var.... halktan toplanıp Devletin kasasında biriken paraları üç dört çapulcu hırsızlamakta.." dedi. insan haklarını teminat altına alacak yasa maddelerinin çıkarılması.. LeftKol. yapacağı konuşmanın uzun ve soluksuz geçeceği izlenimi uyandırdı Ber'de." diyerek başlangıç yaptı." demek istemedi. önümde daha epey uzun bir yol var. ziyaretçilerin tümü oy birliğiyle kabul etti.. kendisine daha fazla acı çektirmedi... Çağdaş demokrasi anlayışının." "Sizin arzularınız benim ve arkadaşlarım için emirdir. Ses tonunu. tüm yanlışlarla mücadele için Legal XYZ Partisinden Halk Temsilcisi aday adayı oldum. Olumlu veya olumsuz bir tepki rengini alamadı. sadece LeftKol. Seçildiğim takdirde.." LeftKol'un. Onlar zevk ve sefa içinde iken. Lekeyi... Belki de söyledikleriyle benzeşen kişiliği vardı. Ber." "Onların tercihlerini etkilemek istemem!. Zaman kazanmak istiyordu. LeftKol. kendisine güvenen otuz delegeyi etkilemesi karşısında menfaat teklif ettiğini anlamıştı. Bir düşman daha kazanmanın kendisine yararı olmayacaktı. Bunlar bilinen gerçekler. Bence birey bir oluşumda önceden yerini almalıdır. Ber'e göz kırparak.. Kahve teklifini.." dedi. "Çok fazla bir zamanımız kalmadı. Bu eylem.." Ber'in bu gelişmeden haberi olmamıştı. sessiz kaldı. "Hayırlı olsun!" diyerek. olumsuz olsun sonucu bana birkaç gün içinde bildirebilir misiniz?. "Đstirham etsem. yalvarışlı konuma sokarak devam etti. Halkın Temsilcileri bunları gerektiği şekilde ifade etmiyor. LeftKol. "Fakat. "herhalde. geliş amacımızı merak ediyorsunuzdur?. ne de adını duymuştu. Bu soygun bazen.. LeftKol hakkında gerekli araştırmayı yapmalıydı.. Ber. "Biliyorsunuz ben delege değilim. "LeftKol'a güvenmeseydim. "Teşekkür ediyorum. evine ekmek götüremeyen insanları düşünün. "Arkadaşlarla bu konuyu değerlendireceğiz.. Aradaki uçurum akıl almaz boyutta. resmi kurumların alım satım işlerinde yapılan fatura yolsuzlukları. Geliş amaçlarının ne olduğu konusuna bir türlü gelmiyordu. Paraya . Đlk sıralardan Halk Temsilcisi adayı olarak seçime girebilmem için ön seçimde delegelerin desteğine gereksinimim var. Ber’in düşüncelerini algılamış gibiydi. Kahve. ülkenin durumunu okumuş biri olarak sizde görüyorsunuz. Binlerce soygun yollarını burada açıklamaya ne zamanımız var. bu tür durumlarda kahve ikramının iyi olacağı tecrübesini edinmişti. samimi bir ortamı derhal oluşturma çabasındaydı.LeftKol. kendisinden ne tür bir istekte bulunacağını merakla bekliyordu. "Ber. çocuğuna mama alamayan. "Sizi kıramayacak yaklaşık yirmibeş-otuz delege olduğunu biliyoruz.. Halk yoksulluk içinde.. kendisiyle telefonda konuşmuş. Aksi halde treni kaçırmış olur. Ancak Mıha'nın geleceğinden haberdar değildi.

Her iki durumda da bağlantı kurabilecekti.. Maf." diyerek Tar'ı sordu. Ber. Solkol'dan sürpriz bir yanıt aldı." Yanıt sertti.. yorumlamaya benliğini kazanmaya çalışıyordu..Gücüne.. Erken seçimin sonucu şimdiden belli gibiydi. dolayısıyla kendisine karşı duruştu. Đki taraftan da korunabilecekti. Akıllıcaydı... Her iki koldanda meclis içinde bir çift göze bir çift kulağa sahip olacaktı. Ortamın gerginleşmesini engellemek için espri olarak algıladıklarını. "Allı gelin tırtırlı gelin. Seçmenler bu kadar umarsız. Geçen haftanın bir akşamında kültür sitesinin salonunda sahneye konulan. sol kolu LeftKol’u ise solcu kimliğindeki Legal XYZ Partisi’nden Halk temsilcisi seçtirerek alanını genişletebilecek.. "Senin haberin olduğunu sanıyordum. Đdealist amaçla hareket etmektedir. elini yüzünü yıkadı ve saçını düzeltti. bir çok kez Mıha ile karşılaşmıştı. kulağı en geniş deliklilerden biri olduğunu bildiği Solkol'u. Lavaboya yöneldi. Legal Y Partisinin ve diğer küçük partilerin barajı aşıp aşamayacağı dahi şüpheliydi. Ber.. Yakın zamanda almış olduğu kararı uygulamıştı.. Tar'dan haber alabiliyor musun?.." hayıflanmasında bulundu. "Ha! sahi. Legal-X Partisinden Halk Temsilcisi olması için destekliyor. Beğenmediği bir oyunu ve oyuncularını alkışlaması ise bu yargısına. Maf... "LeftKol. tıpkı emekçinin emeğine yabancılaşması gibi bir şeydi bu. kendisini tanımaya. sağ kolu RightKolu sağcı kimliğindeki Legal X Partisi’nden. onlara katılmadı. telefonla arayarak. kendisine yabancılaşmanın aksine. kahkahalarıyla yansıttılar ziyaretçiler. benden boşalan makama geçti. * ** . bu yönüyle de geleceği merak ediyordu.. sağ ve sol çevrede etkinliğini hissettirebilecekti. Đkisinden biri iktidar olacaktı." Maf.. en önde ve sanatçılarla göz göze olmasına rağmen ayağa kalkmadığı gibi ellerini birbirine vurur gibi de yapmamıştı. "Mıha!. Bu mümkün olmadığında her iki partinin ortak iktidarı söz konusu olacaktı. Yerini daha bir sağlamlaştıracaktı. " Geçmişte bir an oluşup kaybolan samimiyeti tazeleme anlamında. Zoraki tebessümlerle ayrıldılar. Bu sesleniş bile söyleniş biçimiyle gerekli yanıtı veriyordu. Ber. Zaten bende bu hafta içinde duymuştum. "Hoşuna gitmeyen.. "Kırsal alanlara telefon ağları daha kurulmadı." isimli balık restoranında buluşacaklardı. Đlk kez Tar'ı kendisine soruyordu." Ber. herkes oyuncuları ayakta alkışlamış.. Bireysel kimliğini sosyal psikoloji havuzunda eritmeyecekti. Az sonra Markız'la yeni açılan "Burada Hesap Pahalıdır. Başkaları gibi çıkar amacı yok!. Legal-XYZ partisinden." diye seslendi.. Baba Maf'ın sol kolu şimdi o!." Bireysellik buradan başlıyordu. Çünkü.. Delegeleri satın almaya niyetliler. kendi yerini daha sağlama almak için LeftKol'u. Ortama uymak için içselden kaynaklanmayan tepkilerde bulunmak bireyin kendisine yabancılaşmasıydı. Duyduğuma göre her iki partinin yapacağı Halk Temsilciliği adaylık ön seçiminde bunların adaylığının ilk sırada gerçek- leştirilmesi için bayağı para dökecekmiş. Sağdan veya soldan iktidar olunması kendisi için önemli olmayacaktı. benimsemediği hiçbir olguya ayıp olmasın düşüncesi ile katılmayacaktı. Onların çıkmasından sonra Ad kentinde. "Neden bu konuda daha önce bana gerekli bilgiyi vermedin. Legal XYZ partisi ile Legal X Partisinin şansı eşitti." adlı tiyatro oyununu izlemişti. güç katacaktı..doymuş biri. Bir kaç olasılık tartışılıyordu.. Her iki şahısta politikayla fiilen uğraşmamış olmalarına ve ne oldukları belli olmalarına rağmen sağduyulu halk tarafından seçilecek miydi?. O aşamada. oyunu.. Onu çok özledim. oyuncuların oyunculuğunu beğenmemişti. duyarsız ve benliksiz olabilir miydi?. Oyun bitiminde. Azda olsa yumuşayan ortamı gerginleştiriciydi. Hatta tüm duyuları mecliste olacaktı. Uygun yanıtı verdi. Ber. RightKolu ise. LeftKol’u sordu.. Ziyaretçiler yanaklarını kırk yıllık ahbaplarmış gibi Ber’inkiyle karşılıklı dokundurdular.

"Burada alınmış bir karar olmaksızın partiye mal olabilecek davranış ve söylemlerden uzak durmak gerektiği kanısındayım. Ber. Ber'in sağduyusuna güvendiklerini ifade ederek ona oy vermeyeceklerine dair namusları ve şerefleri üzerine söz vermişlerdi... devamla. Kabul oyu veren delegelerin içinde namus sözü veren kişilerin de olduğu kesindi. eylemlerini yanlış da olsa. Ber. "Halkımızın ve halkların kültürlerinin. bunun verdiği rahatsızlıkla toplantıya gelmişti. bu anlamda ne gerekiyorsa yapalım. Alınmış bir karar yokken böyle bir eylem başlatılmış ve ben sayıldığım halde yinede partinin suçlanması nedeniyle diğer yöneticiler gibi bende devletin avukatına ifade vermek zorunda . "Halkın sıkıntılarına ortak ve sözcü olalım. "Evet! Benim de bazı diyeceklerim olacak.. Bunun karşısında çıkarabileceği karşı yanıtı yoktu. bırakılsalar günlerce uzayacak kadar konuşma açlığındaydılar.. Başkan dahil toplam on bir kişilik kurulda birkaçı hariç. Ama ifade edemezdi.." dedi. Sonuçta. her oturumda olduğu gibi yine tartışmalı.. farketmez. herhangi biri diğerine fark atmıyordu. Đktidar partisiyle ve diğer muhalif partilerin söylemlerini. eylemler. konferanslar. Gelen ‘konuş’ teklifine.24 Legal XYZ Partisinin il binasında... onun da mutlaka değerli görüşleri vardır. tanıdığı delegelerle bizzat veya telefonla görüşmüş ve "LeftKol'un ön seçimlerde listeye alınmaması.. Ber. O veya diğeri aynıydı. Aksi halde beyni ağrıyacaktı." dedi Ber. Aslında vardı.. Toplantı. bir karara varamamışlardı.. arasında partimizden –O. Bulunanların dikkatini çektiği kanısına vardıktan sonra. kendini bilir.bir arkada-şında eyleme katılması sonucu basına ‘Legal XYZ Parti üyeleri Belediye Binasını taşladı!’ diye intikal etmişti. yolların çamurlu bakımsız olmasını protesto amacıyla Yerel Yönetim Binasına yürüyen. sokakların.. kendimizi her alanda gösterelim. Hukukçumuzu da dinleyelim. Yaklaşık bir saat sürmüştü. halkın sokakta. Bu yöndeki düşüncelerini ifade etmenin yararsız olduğunu düşündü." görüşünü iletmişti. Verilecek yanıtı tahmin edebiliyordu." demişlerdi.. doğru da olsa eleştirelim. hatta taşlayan mahalle halkı. üye sayısının artırımı için yapılması gereken uğraşlar. "Ber bey. Ber’i işaret ederek. Üç delege dışında oy birliği mevcuttu. Bu yapıda kendisi de kısır döngü araçlarından biriydi. her eylemi gerçekleştirelim hatta. Hiç kimse olumsuz konuşmuyordu.. geçen hafta." diyorlardı. "Sadece bu değil. şablon öneri ve açıklamalarla ve her kafadan çıkan seslerle bu şekilde bir süre devam etti. Oy sayımı bir kaç kere yinelenmiş. Çünkü üç kişiden çok daha fazlası bu sözü vermişti. Başkan. Kanıtlayamazdı. devamla. güzelliklerin aksine davranıyorlardı. açık alanda yaptığı düğünlere dahi sahiplenelim. Sonunda üyelerden biri. Delegelerin. "Sürekli seminerler. Parti üyelerinin resmi olarak seçmiş oldukları delegeler Parti Tüzük ve Yönetmeliğine uygun olarak serbest iradeleriyle oy kullanmış başka aday adaylarla birlikte LeftKol’un da adaylığı kesinleştirilmişti. asimilasyona uğratan sisteme. inkar eden. Aday seçilmeyenlerinde adaylığı belki de başka bahara kalmıştı.' da bir başka örnek. 'Nüfus Sayımını Protesto etme Olayı. düşüncelerini. dillerinin gelişiminin ve uluslararası hukukta da yer alan kendi geleceğini tayin etme hakkını engelleyen. Biri. hiç konuşmadı. Çoğunluk ise. Üzgündü.. köstekleyen.. Karalama kampanyası başlatalım. Buna rağmen bir şeyler kusmak istiyordu. bu nedenle nazlanmadı. Bir kısmı ise." anlamına geliyordu. etkinlikler tartışılıyordu..." dedi. baskılara karşı tepki göstermek için her fırsatı değerlendirelim. Bu söz "Pekmez pekmez fark etmez. ayda bir tekrarlanan yönetim kurulu toplantısı.. onla yüz yüze görüştüklerini ve anlatımının kendilerine güven verdiğini belirtmiş- lerdi. Ön seçim gerçekleşmiş ve Genel seçimlerde gösterilecek aday listesine Legal XYZ Partisinden LeftSol birinci sırada yerleştirilmişti. basın toplantıları düzenleyelim. sayımda hatanın olmadığı anlaşılmıştı. bir kısmı "Dıpsu pekmez." Bir diğeri. Rahatlamak istiyordu.. Sonuçta dişe dokunur. arkadaş da özür dilemişti." Diğeri. eylem geliştirelim." "Bu bir hataydı. tüm konuşulanlar güzeldi ve güzel konuşanlar. Beyninin içindeki yoğunluğu az da olsa hafifletmeliydi. Partinin tanıtımı. LeftKol'la görüşmesinden sonra. müziğinin. Tartışmanın bu yönüyle alevlenmesini engelleme amaçlı ani çıkışıyla. gerekli reaksiyonlar.. çekişmeli geçiyordu. Örneğin.

Cezasını çekiyor.. konuşmasını sonlandırdı. son cümlelerden olayı algılamıştı....." dedi. Üyelerin bir kısmı Ber’in bu söylemine bir ara karşı çıkacakmış gibi atıldılarsa da tepkilerinin bir anlamda demokrasi kurallarının tartışılacağı alanı hedef alacağı ihtimali karşısında vazgeçtiler. "Ben sözlerimi daha bağlamamıştım!" diyerek karşı çıktı. yoksa yeni doğmuş çabuk büyümüş partimizin çöküşü yakındır demektir. siyasi davaları sana yönlendirmeye başladık zaten. "Benim demek istediğim. Seninle.. o da tanışmak istiyor." "Bu onun için. Bir de senin Bey ilçesi Tut-Bırakma Açık Kursevinde bulunan “Kay” la görüşmeni rica ediyorum. "O halde buyurun!.. Ama lütfen kısa olsun. Kararlar özgür iradeyle ve çıkar gözetilmeksizin. senin gibi yoktan bu partiye de gelmiş değilim. biliyorsun Tar’ın referansıyla seninle tanışmış ve yönetim kurulu üyesi olman için de genel merkeze ve delegelere baskıda bulunmuştum." dedi kızgın bir üslupla. Şahsen ben tartışmadığım veya görüşümü sunma imkanı bulamadığım bir ortamda alınan karara uyma zorunluluğu da duymam. Herkese saygım var ve her kuruluş kendi alanında faaliyet göstermeli. yapılacak bir takım etkinlikler için güvenlik biriminden izin alınması yönünde çoğunlukça alınan kararı deftere geçirttirdi ve son aylık toplantıda böylece bitmiş oldu." "Bu görüştürme isteğim davası için değil. bu kötü bir şey değil." dedi Başkan. yetki ve sorumluluk ancak kararın çıkmasında payı olana ait olmalı. yanlış anlaşılmamak için suçlamayı kabul ettim. Bu da bir yönlendirici daha kazanılması anlamına geliyordu.’ anlamında düşünme!. Avukat olarak görüşebilirsin. Başkan sert iradeye boyun eğdi. halk tabanın-da endişe doğuracağından partimizin genelleşmesi ve gelişmesinin de önünü tıkamış oluruz. Başkan. Son üyenin de odayı terk etmesinin akabinde Başkan. karara bağlanmayan konularda bir şekilde parti adına davranış sergilenmesi yanlış değil mi?. "Hangi suçtan tutuklu?" "O siyasi hükümlü! Davası sonuçlanmış. Kısaca. bunu biliyorum. Dikkat çekmez. Bu. seni etki altına almaya çalışıyorum. başkaca yerlerden gelebilecek talimatlarla hareket edilmesi yanlış diyorum. Bak! Sana ne diyeceğim. Tut.. Siyasi bir geçmişim var." diyerek tartışmayı bitirin sinyalini verdi. işkence görmüş. avukat olarak yapabileceğim bir şey kalmamış anlamına gelmiyor mu? Yargılama da bitmişse. Senin bazı davranış biçimlerinden dolayı bana pay çıkaranlar oluyor...kaldım.. Ber.. Hemen ret tepkisini . yeniden oturdu. Ber... Ber.. Bunu ‘minnet yapıyor.. ben yıllarca düşüncemden dolayı Güvenlikte sorgulanmış. Bu partinin geleceğinin baltalanması ve sistem anlamında da meşruluğunu yitirmesi. Başkan tekrar araya girdi... Önceki konuşmacı yine aynı pişkinlikle. Yanlış anlaşılmasın!. Çünkü konu en azından tartışılmış. kemikleşmiş kurallardan koparmıyorsun. "diyerek. Ber." Başkan açık konuşmuyordu.... Arada bize de iletmek istediği mesajlar olabilir.. Ama bunun dışındaki inisiyatif ve eylemlerin parti üyeleri tarafından yapılması veya fiilen dayatılması... insanlığın iyiliği-ne alınmalı. Tartışılmayan. din. görüşler alınmıştır." Yönetim kurulu üyelerinden biri. ‘Kay’ hakkında soru yöneltti Ber." dedi. bu konuda da bilgini ilerlet!. benim otoritemi olumsuz etkiliyor. Program ve tüzüğümüz var. genel merkezimizin veya Đl yönetimi olarak bizlerin aldığı kararlara -ben çekince koysam bileuymak zorundayım." dedi sırıtarak. "Ber. Protestonun kaynağının.. Benim görüşmeme ender izin veriyorlar. "Lafını bilde konuş.. sözün sahibine yöneldi. önündeki paketten bir sigara da Ber’e uzatarak yaktıktan sonra. Başkanı anlamakta zorlanıyordu.. Yani.. "Korksaydım senin gibi devletin avukatının önünde kıvırmazdım... Ber. Nüfus sayımında sayıldığım halde sizleri yalnız bırakmamak.. hükümlünün vereceği talimatları almak ve yaymak için görüşmesi isteniyordu.." dedi. Eylemler yapmayalım anlamında değildi. Diğer konuları bir yana bırakarak. benimsediğimiz Demokrasiyi partimiz içinde öncelikle biz uygulamalıyız. programımızda yazılanlar ile genel hukuk kuralları göz önüne alınarak bu çerçevede faaliyet gösterilmesi kanısın-dayım.Bırakma Kursevlerinde yatmış bir insanım.. içselindeki birikmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da bir şekilde bazı tepkilerini sunarak rahatlamak istiyordu. sayımın bilimsel yapılmadığı dil. "Onun siyasi bilgilerinden yararlanma imkanın olur. "Tartışmayı kapatalım da oylamaya geçelim artık. "Avukat Beyler korkuyorlar galiba. Başkan. Başkanın direktifine... Ber’de diğerleri gibi toplantı salonundan ayrılacakken Başkan’ın kendisiyle özel konuşma isteği üzerine kalktığı koltuğa. gibi sosyal konuların da sorulması gerektiği hususlarını ifademde belirtmiştim. Neden kendini bazı yönlerden geliştirmiyorsun.

. sol yana yaklaşıp. orta yaşlar da bir adamın.. "Alır mısınız?. tanıtımın dahi alıcısı olmadığını kaş hareketleriyle ifade etti.. kimin kim olduğu belli değildi. Duşunu aldı. Teşekkür ederim. Etraf. bulanıktı. Temiz havayı soludu.. Sandviç ekmeğinin içine kaşar peyniri. Sesi inandırıcı değildi. hala görünürlerde yoktu. Normal satıcılara benzemiyordu. Bakışlar aynıydı.. "Bir ara uygun olduğumda gidebilirim... Markız.... Ber... "Hayır!. 25 Ber. Temiz kalan son gömleği ve pantolonunu giydikten sonra dışarı attı kendisini.vermek istemedi.. Başkalarının da oturmaya hakkı vardı. Park girişinde bulunan boş bir banka oturdu. ince kesilmiş salamı dizdi ve portakal suyu ile birlikte midesine indirdi. Ber. Burası kendi özel mülkü değildi." teklifinde bulundu. bir şeyler atıştırıp seks yapmaları standartlar hanesine yazılmıştı. Banklarda oturan insanları gözleriyle taradı. Ağaçlar ile çiçeklerin görüntüsü ve küçük havuzdaki fıskiyeden akan suyun sesi biraz da olsa rahatlatmıştı kendisini.. onla muhabbet etmeye başladı... saç biçimi ile öznellik sağlamak isteyenler ise gören gözlerde sırıtıyordu. Aynı tepkiyi yanındaki orta yaşlardaki adam vermedi. yer açtı. Ber. genci ve dergiyi üstünkörü inceledikten sonra." seslenişi bozdu. ofisine gitmek üzere partiden ayrıldı. Yanakları al. yolu hızlı adımlarla katetti. "Oturabilir miyim?.. bankın ortasında oturduğunu fark ederek." olumsuzlamasına karşın yine de tanıtımda bulunmak istiyordu. cumartesi erkencisiydi. Başkan'dan Đzin isteyerek. Düşünsel gidişatını." Markız'la her cumartesi evde buluşmaları.. Bu kez sözleşmişler. bulvarda bulunan parkta buluşacaklardı... Đnsanlar aynı insanlardı. Ber'in. *** . temiz görünümlü genç elinde tuttuğu dergiyi göstererek.. Veya annesi yeniden rahatsızlanmıştı. Kıyafet. ister istemez kulak misafiriydi. Ber. Yeni bir düşman kazanmanın yararı yoktu. Belki de uyuya kalmıştı." dedi. "Küçük değişiklikler büyük mutluluklardı. Öznellik gösteren yoktu. Orta yaşlı adamın oturmasından kısa bir an sonra genç bir erkek yanlarına yaklaştı..

muhafazakar halkın dolaylı veya doğrudan sevap anlamında yapmış oldukları yardımların. Devleştiler.. farklı sorular bekliyor sıkılganlığındaydı. Satmaya çalıştığın derginin bağlı olduğu holdingin sahipleri. gençleri. ailenize kalp huzuruyla okutabileceğiniz milliyetçi-mukaddesatçı bu gazeteyi alın! Aile terbiyenizi koruyun. Dolayısıyla kendilerini var eden insanlara. gözleri ağaçlara takılı halde. Samimi olduklarına inanmıyorum artık. Alıcılar. Oğlum! Beni dinlersen kendini yorma!.. söylemlerine sürekli ihanet etmeye başlamışlardı... amca?. iyice kırmızılaşan... Çok sonrada finans sektörüne kadar uzandılar. "Halen eskisi gibiyiz. Sen bana gençliğimi hatırlattın. Yanıma otur sana bazı tecrübelerimi aktarayım..... Dergiyi tutan eller titriyordu..’ dediler. alışverişlerle sundukları paraların bir kısmını çoğunlukla onlara akıttılar. ' DM-Grileştirme’ gazetesini bulundurmak.. Soru şekli bu soruyla yetinmeyeceği izlenimi veriyordu. Ne yazık ki “Paranın dini imanı olmaz... "Ne demek istiyorsun." Orta yaşlı adamın karşılığı alaycı oldu...... "Ortaokula gittiğim çağlardaydı.. Okul sonrası manifaturacı olan babamın işyerine giderek ona yardımcı olurdum. Babam günde üç DM-Grileştirme gazetesi alır. öyle mi?.. Orta yaşlı adam..... Tüm mukaddesatçılar ‘böyle hareket etmiştir’ anlamında söylemiyorum.. biliyorum.. Topladıkları mevduatlara ödedikleri belirli orandaki faiz bedeline ‘kar payı. "Oğlum! Bu derginin satışından kârın oluyor mu?" diye soru yönlendirdi.. Ülkeyi ayakta tutan. uyuşturucudan. o sıralar ekmeği zor buluyorlardı." anlatısını bir hatip gibi sundu.. " şeklinde serzenişte bulundu. Dergiyi ne kadar çok insana ulaştırabilirsem."diyen orta yaşlı adam. sen de bunları tanıyacaksın! Beni anlayabileceksin... gözleri irileşmiş. Yerleşik sanat değerlerine göre kenar mahalle barlarında şarkı söyleyebilecek kadar sanatçı kimliği taşıyabilecek kişilerin kalın bacaklarını. esnaflara ve her gördüklerine.. Sesi nostaljik duyumsamalar salgılıyordu..Orta yaşlı adam. kumardan. 'Yayın Ağımızı güçlendireceğiz.." Genç adam. fuhuştan. Müşteri potansiyeli hazırdı ve ne sunarlarsa alıcısı bulunuyordu. sözsel alaycılığını sezinlemiş olmalı ki.. genç adam üzerinde oluşturduğu etkiyi duyumsamak için başını ona çevirdiğinde. kitap. geçmişlerine... mukaddesatçı hizmetlere gidiyor?" "Oğlum.." dedi. "Ne kadar satarsan o kadar sevap var.. Sevabına yapıyorum... Bu gazete. hiddet dolu bir yüzle karşılaştı. Sadece dini ve milli kelimelerinin baş harflerinin kısaltılarak oluşturulan DM-Grileştirme isminde bir gazete çıkarıyorlardı. Ama bu derginin bağlı olduğu holdingin öyle bir amaca hizmet ettiği konusunda. değerlerinizi daha iyi öğrenin. arkasından ev aletleri de satmaya başladılar." Orta yaşlı adam.' gibisinden propaganda yapıyorlardı. kendimi o kadar rahatlamış hissediyorum.. DM-Grileştirme dışında gazete bulunduranlar onlardan biri geldiğinde. etki dozu oranında tepki vermeden. DM-Grileştirme medyanın her alanında boy göstermeye başlamıştı.' diyerek karşılıksız hatırı sayılır para yardımı almışlardı. Genç adam. manevi destek sağlayan... saklarlardı. orta yaşlı adamın mimiksel. konuşmasının bitiminde. hicap duyar. Dergi. ‘Muhafazakarlığın ispat aracı' sayılmaya başlamıştı neredeyse... benim amacım kazanç elde etmek değil. "Đleride belki. Ülkemizdeki milliyetçi. Babam da dahil. yanında ki genç adama bakmadan. büyük dekolte göğüslerini kendi televizyonlarında cömertçe sergilettiler. görüntüsüyle benzeşti.’ inanıyorlardı.. Genç adam üsteletmedi. onlara inananlarda dahil tüm izleyicilerine.." dedi. ben de milliyetçi-mukaddesatçıyım. esnafla bayağı iyi iletişim kurmuşlardı... Orta yaşlı adam sözlerine kaldığı yerden devam etti. özellikle son zamanlarda ciddi şüphelerim oluştu. DM-Grileştirme sahipleri işi ilerlettiler zamanla. Senin elinde sattığın dergiyi de kendilerini maskelemek.. "Ama. Yanlış anlama!.” kaidesince kendilerinin karşı çıktıkları her türlü davranışı sergilemeye başlamışlardı... "Oğlum.. ‘aslında aynı kimliği koruyoruz. ortaya çekilip genç adam için oturma boşluğu yarattı.. Et teşhircilerini meşhur etmekle kalmayıp. ‘ucuz yolla sevap kazandıklarına.. Daha sonra." . tarihinizi... yeni aboneler dahi bulurdu. "Amca! Sen bize hakaret ediyorsun!. Oturdu. dinsizlikten uzak tutmak için mücadele eden grubumuz hakkında söylediklerin düpedüz iftira! Dergiyi almayacaksan alma!." dedi. Ses. Dininizi.. "Ufak harçlık veriyorlar. 'Boyalı basından uzak durun! Eve götürüp.’ yargısını toplumun beyninde sürdürmek için sattırmaya devam ediyorlar. her türlü maddi desteği sağlar. siyah beyaz ve birkaç sayfadan ibaretti. Bu kurumun temsilcileri.. "Satıştan elde edilen paraların nerelere gittiğini biliyor musun?" "Elbette. Matbaa kuracağız.

. Belki de iyi olmuştu.. Bulunduğu salona. Çünkü beyin kapalıdır. Maf'ın sol kolu olan LeftKol dışında Legal XY parti’sinden sağ kolu Sağkol'da Halkın temsilcisi olarak seçilmişti. Legal XYZ Partisinin Đl Yönetim Kurulu Üyesi olmasına rağmen oy sandığında oy pusulasını geçersiz kılarak kullanmıştı. orta yaşlı adamın. kulak misafiri olduğunu tescil etmek ister gibi. Bunun sancısını ise ayrıca çekiyordu. çiçekleri seyretti boş bakan gözlerle. Son günlerde uyumak. Onla paylaşmayı istediği bir çok olay yaşamıştı. Sonunda uyuyacak ve korkunç rüyalarda yaşayacaktı... Günaha ortak olmak istememişti. Çünkü. 26 Uykusu gelmesine rağmen uyumak istemiyordu. *** . Birkaç adım attıktan sonra yarım dönüş alarak. orta yaşlı adama. Ber.. "Genç. Diyaloglar. "Kusura bakmayın." "Đyice koşullanmış birine. Ama beni yanlış anladı. sessizlik hakimdi. orta yaşlı adama aynı sertlikte bakış fırlattı ve uzaklaştı. hınçla banktan kalktı.. Gördüğü rüyalar gününü mutsuz kılıyordu." Ber. " dilemesiyle arzusunu gerçekleştiremedi. görünürde onları seçen Ad kentinde bulunan halkın seçmen çoğunluğu olsa da gerçek seçici Ad kenti üst düzey mafya grubunun lideri Baba Maf’tı. önceki kabuslarından daha şiddetlileriyle yüzleşmesi anlamına geliyordu. Size iyi günler.Genç adam. Markız gelmemişti. Evine dönüp yarım kalan uykusuna devam etmek üzere parktan ayrıldı.. Saat gecenin yarımını gösteriyordu.. Odada dolaşan sivrisineğin çıkardığı sesler Birleşik Devletlerin Ad kentine yakın üsse sürekli inip çıkan savaş uçaklarının çıkardığı seslerle eşitti sanki.. Bunlar gerçekte ‘Halkın Temsilcileri mi. Kendisini Fredy'nin kabusları filmindeki kurbanlar yerine koyuyordu. Hatta fizyolojine yansıyacak kadar yoğunlaşmıştı.. Yaklaşık yarım saat daha ağaçları. kulak işitmez.. Đçtiği sigaralar büyük küllüğü doldurmuştu. camiye gitmeliyim. Bunların hiç biride o makama layık olabilecek yapıda insanlar değildi.. Randevu saatini bir saat geçmiş.. size çok bozuldu. Yurt genelinde Halkın Temsilcileri Genel Seçimi olmuş ve kendi partisinden altı kişi Ad kentinden halk temsilcisi olarak seçilmiş. Yakın geçmiş de yaşadığı olumsuzluklar yansıyordu rüyasına.. Aylardır Med kendisiyle iletişime geçmemişti.." dedi. "Birilerine hamallık yapmasın! Duyguları birileri tarafından paraya çevrilmesin amacındaydım. aykırı düşünce etkili olmaz. Demokratik kurallara göre yapılan seçim sonucunda seçmenlerin oyuyla seçilmişler ve seçmenlerin temsilcileri olarak Merkez kente gönderilmişler. Uyumaya direnmek. Soluk alış verişini dahi duyuyordu. orada Halkın Temsilcisi olarak bulunmayacakları ise kesindi. göz görmez..... Özellikle ülkedeki güncel politikayla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak istiyordu. Ber. Đçindeki sıkıntılar patlama noktasındaydı.. özellikle LeftKol. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu.. konuşmasına devam edecekti. yine uyku anını biraz daha geciktirmekten başka işe yaramayacaktı. Ber’in dikkatini dağıtmıştı. merkez kente gönderilmişti... yoksa. Duyulan ezan sesi üzerine. Maf'ın temsilcileri mi?’ olduğunu tartışma gereği bile duymuyordu Ber...

" dedi. . cam donukluğunda genelde değişken özelde yeşil renkli gözlere dönüştü. Bu ses yıllarca önce vefat eden annesinin sesiydi.... O gözler. Bu yeterli değildi... Korkularıyla yüzleşmeliydi." Bir ses!. Bunlar son zamanlarda olmayan bir durumdu..... yakınlaşıp uzaklaşan ayak sesleriydi bu.. Olasılıklardan biri ve tercih ettiği olasılık buydu. Korkularının. şekillendi..Derisinin kabardığını. Heyecanla kaldırdı.... Gündüz olmasına rağmen bulutlar çevreyi karartmış ve yine karanlıkta görmüştü.. bir kaç kezde. Kalp çarpıntıları hızlanmış. Işıkları yaktı. Acaba.. Yıllardır özlediği güvenli kollara çağırıyordu. Annesine sarılmaya. Çevresine dikkatlice baktı. Med'in uyarısını duymasaydı.. Kaskatı kesilmişti. Yıllar önce birkaç kez gördüğü cam parlaklığında ki korkunç gözleri anımsamıştı her nedense. Bu ses?.. Göz teması derin ve etkindi. Salonun içinde onlarca varlığın rasgele yürüdüğünü duyumsuyordu.. Gözlerini kırpıştırdı. mesleğinin ilk haciz işlemini gerçekleştirirken. Med. her iki işaret parmağıyla bir süre kapadı. "Beeeeeeeerrrrrrrr!. bağlantıya mı geçecekti?. Oğlum!. Kısa bir an sonra sıcak bir ürpertinin ensesinden ayaklarının ucuna kadar indiğini hissetti. Beyni eziliyor gibiydi.... Evet!. bedeninin ürperdiğini hissetti.. sanki beyninin içinden geliyordu. Mümkün olamazdı. Ayak sesleri duyuyordu. Büyüdü. Kendine geeelllll!" bağırtısıyla irkildi.. Bir kaç kez de karmaşık rüyalarında kendisini izleyen o gözleri görmüştü. Salona geri döndü. Annesinin karşısında olması mümkün değildi. onu bir kez daha ölümden korumuştu.. Med.. özellikle yılgınlık hissettiği anlarda ortaya çıkması rastlantı olamazdı. tüm ışıkları kapadı. Gözlerini. Bu Med'in sesiydi ve hala bağırıyordu... Azrail'i kaçırır. Đki metre ötedeki ışık düğmeleri kilometrelerce uzaklarda gibi geliyordu kendisine.. yutkunmada güçlük çekmeye başlamıştı. Özgüvenini kaybetmesi korkularını ortaya çıkarıyordu. Kollara ulaşmasına bir solukluk kadar mesafe kalmıştı. Bir yılanın bakışları karşısında esir olmuş av gibiydi. Bu gece evinde birinin daha bulunması ne iyi olurdu. Koridor lambasını da yaktı. Kanepeye oturarak karanlığı gözle-di. Kendisine geldi. Ber'in duyumsaması doğru çıkmıştı. Salonun ortasında mum ışığı kadar hafif bir ışık belirdi..... Soluk alış verişleri sıklaştı. Korkunun şiddetinin halüsinasyon görmesini sağladığına inanıyordu. Göremedi. Saç telleri dikleşti. insanların bazıları yalnız kalma korkusunu yenmek için mi evleniyorlardı?.. Evet bu ses!... Başını her iki yana sırasıyla çevirdi.. Ayak sesleri salonun içinden geliyordu şimdi. Çünkü karşısı boşluktu.. Đzleyen gözler yoktu ve her şey normaldi. annesinin kollarına bir an önce atılmak için koştu. o gözlerden alamadı. Bir türlü sonlanmıyordu.. Ampulü patlayabilirdi.. Yüzünde serinlik hissediyordu. çıldırmak üzereydi...... Işık düğmelerine dokunacak kadar bile gücü kalmamıştı. Elektrik kesilmesi ihtimalini göz önüne alarak ışıldağı da yaktı. Kıpırdayamadan öylece kala kalmıştı." özdeyişine uygun davranarak bu duygularından kurtulabileceğini düşündü.. Oturduğu kanepeden kalkarak.. Işıldak dahil.. Beklememeliydi.. kulak tırmalayan kadın erkek karşımı kahkaha sesleri işitmeye başlamıştı.. Balkon korkuluğuna bedenini dayadığını fark etti. Telefondan çıkan zil sesi sürpriz değildi. Salonun ampulü yanıktı. Đşte hiçbir şey olmuyordu. Kısa bir sessizlik sonrası bu kez çınlayan.. Gerçekten annesinin gittiği aleme gidecekti. Ses. Işık... Yorulan parmaklarını serbest bıraktı. Annesi yok olmuştu.. Kulağı dikildi. Karşıdaki sesi almadan "Med! Teşekkür ederim. Her iki kulağını. Beyin içi ağrıları yine nüksetmeye başladı. Sarı saçları.. Gözlerin bakışları içine kadar işliyordu. Ses seviyesi değişmemişti... Đzleyen iki gözden. Kollarını açmış kendisini çağırıyordu. Beyni karıncalanmaya başlamıştı. Ayak sesleri aniden kesildi... karanlıkta görünmüştü. Tekrar annesine döndü. dizinde uyumaya o kadar çok ihtiyacı vardı. En güvenilir kişi oydu.. Kendisine bakıyordu tüm nefretiyle. "Ecelin üzerine gitmek. Korkma yanıma gel!... "Oğlum!. mavi gözleriyle annesi karşısında duruyordu.. Önceki kaskatılığından eser kalma-mıştı. Sesler yine salonun içindeydi... Yoksa!.. gözlerini zorlukla kaçırarak sesin geldiği yöne baktı... Güçlenmişti. Ve Ber.. avurtlarıyla gözlerini ovuşturdu.

" "Tamam!.. özür diledi.." .... Yaşadığın olaylar benim görüşlerimi doğruluyorsa ve sen aynı kanıya varıyorsan bu senin de doğrundur... neden?" "Yüzlerce nedeni var." "Med! Bir kez olsun." "Yıllar seni eskitmemiş.." "Sevgiliden de öte en yakınım sen olmana rağmen yıllardır.. " "Kendi kendime söz verdim. sığınma isteğini doğurdu." "Duyumsuyorum." "ve. benim gibi etten kemikten olduğuna inanmalıyım.. Söz mü?" "Söz!." "Yıllardır beklediğim an gerçekleşecek. "Saçmalıyorsun?. ikna et. Kısa bir duraklamadan sonra . "Üzerime gelmekten zevk alıyorsun!" "Aynen öyle." "Đçsel korkuların yansımalarıydı onlar.. gerçek anlamda yüzünü görmüş değilim. Senin yörüngende hareket ediyor gibiyim.... Ama ilk ve son kez yüzleşeceğiz. korkuyla yüzleşmen koca bir fiyasko ile sonuçlandı.." "Bu parlak sözlerle beni ikna edemezsin. Ama uygunsan önümüzdeki değil sonraki hafta sonu buluşalım diyecektim." "Benim içinde. Blöf değil. "Az daha gecikseydim apartmanın altında parçaların toplanıyor olacaktı.." "Đçindeki cevheri ortaya çıkarıp.." "Bazı güçler beni öldürmeye çalışıyor. Bu yüzden gelememiş." "Markız' dan dolayı mı?. Seninle yüz yüze geldiğimde ancak bu yargım değişebilir.. Sonra ısrar yok. yanılmaz mısın?" "Yanılmak insanlara özgüdür ve ben de insanım. Aklın yolu birdir.." "Bilmiyorum. içselimi biliyorsun ve..." "Đkinci Hafta sonu bir bayan arkadaşta olacağım...." "Öyle olsun. Tamam!. Dediğin gibi olsun..." "Ben senin insan olduğundan bile şüpheliyim. değerlendirecekti..." Med bu soruya hemen cevap vermemişti." dedi..... o halde!" "Ben kendi gerçeklerimi sunuyorum. bu isteğim gerçekleşmediği takdirde seninle iletişimi de koparmak istiyorum." "Olağanüstü yeteneklerine ne demeli?. Sana telefon numarasını yazdırayım.. Ama. Ayrıca... hala aynı inatçı tavırlardasın. Her konuda uzmansın.... bu sana bir hak verir.. Ber'i hırpalamak için iyi bir fırsat çıkmıştı.. Telefon açtım. O gün hazır olduğun saatte beni ararsın....." "Beni yanılt......" "O halde tatmin oluncaya kadar al ve rahatla!" "Şimdilik yeterli.." "Evet!. Argümanları birden tüketmek istemiyorum. "Kısaca.." dedi.Med. Karşı çıktığım her tezini görüşünü sonradan kabul etmek zorunda kalıyorum. geleceği biliyorsun. Bunu istemek hakkım..... Öyle sanıyorum artık.." "Hiçbir şeyi yanıtlamak zorunda değilsin?" "Çok gerginsin. Bana fırsat tanımadın.." "Bir tehdit?. Korkun." "Bugün seni ektiğini ne çabuk unuttun!" "Ekme olayı yok." "Gülmem gerekiyor mu?.. Hala senin normal biri olduğundan bile şüpheliyim.." "Tehdide boyun eğdiğimi sanma.. Uzun zamandır benle görüşmüyordun." "Evimi biliyor musun?. Beni cin mi sandın?... "Uyurgezerlik..." "Evet!.. Misafirleri gelecekmiş. Hafta sonu işinin çıktığını söylersin. Telefon açtığında tarif edersin. zaman bulamıyordum.." "Đşlerim vardı.. Sana dokunmalıyım..." "O halde?..?" "Beni etkin altına aldığına inanıyorum.. Yoksa sözünü ettiğin düzenleyicilerden biri de sen misin?. duyumsamalarını açan herkes bu yetenekleri kazanabilir." "Sana çok ihtiyacım vardı........." "En önemlisi?. Anne ve annede somutlaşan ölüm dışında güven duyabileceğin bir seçeneğin kalmamış. tüm koşullandırılmalardan uzaklaşıp beynini. ölümüne neden olacaktı. Peki pazar günü olmaz mı?." Med'in eline....." "Önemli olan buluşmamız..." "Bir kaç dakika ayıramayacak kadar önemli ne işin olabilir?" "Bunu yanıtlamak zorunda mıyım?.

.. " "Ülkemizde uygulanan Demokratik sistemi.." "Başa dönmek." "Ben biliyorum. demokratik olsun olmasın tüm ülkeler için geçerli olabilecek vasıflandırma." "Sadece ülkemizde değil. sistemin en üst yönetim birimlerine kadar tamamen irili ufaklı mafyalaşmaların olduğu ikimizin de malumu.. yani beni vekil tayin eden kişi." "Sodgom Ülkesinin işportacılıktan tut.. senin yanlışını gördüklerinde.. Đş işten geçtikten sonra. işleriyle layıkıyla ilgilenmediğini fark ettiklerinde." "Programı ve söylemleri birey ve toplum yararına olan partimizden gösterilen ve seçilen halkın temsilcilerinin bir kısmının bu söylemlerin aleyhine geçmişleri olması ve kendileriyle birlikte bazılarının çıkarlarına hizmet etme amaçlarının olması." "Seni vekil tayin edenler.... kişiliği veya kişileri.. azletme yetkilerine koşulsuz sahiptirler. Bunlar Gizli El Yönetimi tarafından not alınır. Örnekleri çoğaltabiliriz." "Bu kavramı ilk kez duyuyorum.. "Ülkemizde seçim esnasında yerleşik olan politik düşünce..... duyduğun bir sistemden.."Bu konuyu çözdüğümüze göre seni sıkan en önemli şeye gelelim." "Esasa gelir misin?" "Zorlama beni." "Önceki kavramla?... üst düzey bürokratik atamalar da. Açar mısın?" "Ayrıntılarının geliştirilmesi ve tartışılması gereken bir kavram.." "Yasa böyle. Etkilenmeyenleri de harcıyorlar." "Az da olsa seçilen oluyor.. düzenleme raporlarına aykırı hareket etmeye başladıklarında günahlarını su yüzüne çıkarıp silikleştirilirler. Gizemli sunuşlarda bulunmana gerek yok." "Biliyorsun. halkı kandır.. yargı da." "Yeni seçimde seçtiklerinde yine hatalı oy kullandıklarını anladıklarında onları da azletmek için yine diyelim beş yıl beklemek zorunda kalacaklar." "Hayır. yabancısı olmadığın olgular olmalı.. O kişi veya kişiler kendi aleyhlerine yani.. Onlar istedikleri an temsil yetkimi düşürebilirler....." "Bunlar. kendileri aleyhine çalışacak kişileri yasa koyucu sıfatını alarak halkın temsilcileri merkezine seçtirir mi?. öyle değil mi?." "Bireyin ve bireylerden kurulu toplumun gerçekten yönetime ortak olabileceği ve kendilerinin ve insanlığın yararına olabilecek daha iyi bir yönetim biçimi hala bulunamadı." "Demokrasinet sistemi... sen mesleğinde yapmakta olduğun bir işte kimi temsil ediyorsun?" "Müşterimi. ‘nabza göre şerbet ver.." "Bunu sen diyorsun..." "Aynı durum bireylerin oyları ile yetki alan Halkın temsilcileri için söz konusu mu?.. En çok güvendiğim delegelerin kendilerini inkar ederek ön seçimde onları seçmiş olmaları.. her yolu deneyerek halkın oylarını bir ." dedi çaresiz ses tonuyla Ber. uygulama alanı bulursa halkın kendi kendisini yönetmesi diğer anlamıyla Demokratik yönetim gerçekleşebilir.. Onların haklı söylemleri duyulmaz olur. Fakat uygulamanın ana amaca hizmet edebileceği geliştirilmiş bir sistemden..." "Başa döndük.. eleştirsel bakışı getirir. işlerini başkalarının yararına sattığını belirlediklerinde... zaten öylesin. Her hangi bir nedenle seni bu vekillik görevinden alma.." "Senden duymak istiyorum.." "Ancak yeni seçim dönemini beklemeleri gerekecek.." "Bunu herkes söylüyor" "Ben söylemiyorum." "Çok uzatıyorsun. ama" "Onları da bir şekilde etkiliyorlar. Adım adım yaklaşıyorum." "Müvekkili. bireyin ve toplumun geleceğini etkileyen tüm karar ve işlevlere de uygulanabilir.." "Evet?." "Med!. Duymadığım bir sistemden mi söz edeceksin?... göz geçirmeyi. Geçmişteki açıklarını ortaya koyuyorlar.Bir örnekleme yapalım... Hatta bu teorim uygulanabilirse sadece politikada değil. " "Nefretin kaynağı?. Her insanın geçmiş-te işlemiş oldukları hataları vardır... ya delegeler ve seçmenler hata yaptıklarını ne zaman anlayacaklar?. Devlet Avukatına özellikle ihbarda bulunmazlar... Đstifa edeceğim... Yine kehanetin gerçekleşecek.... davayı gerektiği şekilde yürütmediğine. Politikaya!!!" "Politikadan iyice nefret etmeye başladım. Bu kadar mafyalaşmış gruplar." "Demokrasiden.." "Doğru. Gizli El Yönetimi olarak vasıflandırabiliriz.

.. Seçmenlerin iradesini yansıtmayan şekilde temsilcinin oy kullanması halinde.. Belki.. Peki seçmen iradesinin Gizli el denetimli çıkar çevrelerinin ve medya araçlarının.şekilde elde et." "Nasıl?.. Kendi yararlarına çıkarımlar elde edebileceklerse sessiz kalırlar. "Çözüm. diğer adıyla Evrensel ve Yerel Düzenleme Gruplarının raporlarıyla akim bırakılır.." "Yani?. yararlanamayacağı kitlesel tepkiler.. Buna karar verecek seçmenler ise sadece ona oy veren seçmenlerin salt çoğun- luğu olmalı. Kısaca azil yetkisine hatta onun tasarrufunun iptaline dahi karar verebilmeli.... bazen de desteklerler.. aday adaylarının propagandalarıyla etkilenebileceği nedeniyle sonucun değişeceğine inanıyor musun?" "Asıl sorun işte burada! Çözümü bireysel aydınlanmada yatıyor." "Bireyler gruplaşmadan bunu nasıl sağlayabilirler." "Her seçim trilyonlarca Sodgom parasına mal oluyor... azledebilir. coplarla dağıtılır. Đhanetin karşılığında sana vekalet veren birey beş yıl suskun kalsın." "Mantıklı gibi. Birey. Birkaç gün dediğin yeni aday seçimi birkaç aydan önce gerçekleşemez. müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiyi olabildiğince seçmenler ile seçilenler arasında uygulayabilmekte." "Ancak Gizli El'in istediği kadar bu olanaklar oluşabiliyor. sözlerine aykırı davran.." "Çözüm?. bir insan ömrü kadar sürecek bir kısır döngü... Birey. Parti düşüncesini kendi düşüncesine uygun gördüğü için oy verenleri yanılt. Aynı seçmen grubu azlettikleri vekilleri yerine sıradaki diğer adayı gönderebilmeli.. benimsemediği. silahlar sıkılarak.. Yasa tasarılarındaki oylamalarda.. Bir şekilde özellikle sivil toplum örgütleri kanalı ile tepkilerini dile getirme olanağına sahipler.. seçmenler direk müdahale edebilmeli hatta o temsilciyi merkezden çekebilmeli. Seçildikten sonra halkın temsilcileri merkezine gir.... Güvenli bir alanda seçmenin saniyesinde oyunu kullanma olanağına sahip kılınması mümkündür.’ gibi temellere dayanıyor..." "Solkol'dan aldığın bilgisayarın yanında internet erişim paketi de hediye olarak verilmişti. seçildikten sonra ona oy veren seçmenlere karşı taahhütlerinden doğrudan sorumlu olmalı.. Coplardan sonuç alınamazsa.. aydınlanmasını diğer bireylerle karşılıklı paylaşmalı. kendi içindeki cevheri çıkarma uğraşı vermeli...... hatta yardım etmeli. Genelde bunda başarılı ol! Bu bir kısır döngü..... Birey ve toplumun her haklı tepkisi. internet bağlantısı için illa bilgisayar da gerekmeyecek.. kimliğini kaybeder.. Aday.. Bir çok kişi görev alıyor.. kitle haber araçlarıyla yapacağı açıklamalarda bu taahhütlerini ve buna uygun düşüncelere oy vermiş seçmenlerin duygu ve düşüncelerini esas alarak görevini yapmalı. Aksine durumlarda bu tepkilerde bulunanların elebaşıları tasfiye edilir.. Aradan delege sistemi kaldırılarak üyenin istediği aday adayının seçimde aday olması yönünde oyunu kullanabilmesi sağlanabilmeli." diye sordu Ber. gerekli uyarılarda bulunabilir.. Birey kendi yapısını. böyle düşünüyorsun?... bilgi ve deneyimlerini ortaya koyan web sayfaları düzenleyerek.. Đnternet bağlantısı olmayanlara ise neredeyse her sokakta açılan internet kafeleri kullandırılabilinir veya özel merkezler kurulabilinir. Kendi programına. Đçsel gelişimini köreltmiş olur. Bu müşterinin avukatını azletmesine benzemez. Hatta wap lı cep telefonlarıda bu amaca hizmet edebilir. Vekil tayin edebilir." "Neden.. Bir gruba girmek ise grupta önceden oluşturulmuş veya oluşacak kemikleşmiş koşullandırmalara uygun davranmayı gerektirir ve bu da Gizli el'in denetim ve yönlendirmesini kolaylaştırır. e-mail haber gruplarına . Bireyciliğini koruyanlar da bir şekilde dışlanır.. Seçmen öncelikle tercih ettiği bir partinin üyesi olmalı. her an seçim olabileceği psikolojisiyle toplum ve sistem çöker." "Evet!" "Đnternet bağlantısını chat yapma dışında da kullanmanı tavsiye ediyorum.. başka bireylerin de bu uğraşa yönelmesi yönünde etkilemeli.. Gizli El'in. ileri sürdüğün görüşlere ve seni seçenlere ihanet et!." "Bunun için tüm seçmenlerin evinde bilgisayar olması gerekmez mi?" "Teknoloji ilerliyor. Yeni seçim döneminde bir şekilde başka oyunlarla yeniden oyları elde etme şansını dene.." "Hayali ve gerçekleşme olasılığı olmayan teoriler." "Bazı parti genel merkezlerinin ön seçimsiz aday belirlemesi tamamen ortadan kaldırılmalı. kan akıtılarak engellenir.." "Bireyler sürekli karşılıklı bağlantıda olarak sözünü ettiğin risklere düşmeden güç oluşturabilirler.. Aday adayları amaç ve düşüncelerini somut maddeler halinde kamuoyuna duyurmalı... Gizli El'in istemediği......" "Yine internet sayesinde. yönlendirilir veya satın alınır." "Ama seçmenlerin yeni seçim dönemine kadar elleri kolları bağlı değil ki.

üye olarak, yeni haber grupları oluşturarak, sık sık bilgi, görüş ve duygu alışverişlerinde bulunarak bunu sağlayabilir, sağlatabilir..." "Aynı yöntemi, diğerleri de kullanabilir." "Onlar her şeyi kullanırlar ve kullanacaklardır. Önemli olan onların oluşturduğu senaryoları önceden duyumsayan bireylerin bunları deşifre etmesi. Kendi raporlarına uygun davranılması için kitlede ve özelde bireyde oluşturdukları etkin psikolojik yöntemlere karşı; aydınlanmış bireyin kendi psikolojik yapısını ortaya koyarak direnebilmesi ve bu enerjinin diğer bireylerde de oluşmasını sağlaması. En önemli taktikleri olan, kitlenin hassas duygularına, düşüncelerine hitap eden ortamlar oluşturarak veya bu anlamda oluşan ortamı değerlendirerek, birey ve toplumu sürü misali kullanan, istediği yöne sevk eden gücün; vasıta olarak kullandıkları en büyük olgu olan 'kitle psikolojisi ile yönetme" yolları tıkanmış olacaktır. "Kulağa hoş gelen düşünceler..." "Đleri de gerçekleşeceğine inandığım düşünceler." "Büyük güç grupları karşısında birkaç e-maille, birkaç chatleşmeyle bunların sağlanabileceğine nasıl inanıyorsun anlamıyorum?..." "Önceleri söylediklerime de tepkilerin böyle olmuştu. Anlaman için zamana gereksinimin olacak.... Dansözlü rüyanı anımsıyor musun?" "Evet!... Bunun yorumunu yapmıştın. Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden Dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı. Danslarının yeterli etkiyi sağlamadığı düşüncesiyle iksir dahi sunmuşlardı... Tabi ki bu senin yorumundu..." "Onları yok edişim nasıl gerçekleşmişti?" "Bir çantadan çıkardığın kablolarla... Ama bunun yorumunu sonra yaparım, demiştin." "Sonraki an; şimdiki an... Çanta, laptop bilgisayardı. Kablolar internet bağlantısı örneklemesiydi. Bireyi gerçeklerden uzaklaştıran, yanlış yönlendiren, söylemlerin, etkilerin, somutlaştığı kıvırmaların sahibi dansöz kıyafetlileri yok eden benim klavye tuşlarıyla yazmış olduğum düşünce, duyumsama ve algılarımın netteki sunumlarıydı... " "Dansözlerden bayan olanları çok güzeldi... Hala gözlerimin önündeler..." "Güzellik bir yanılsamadır... Gördüğün dansözlerde cinsiyet ayırımı da yapmamalısın. Đlk gördüğün Büyük dansöz cinsiyetsizdi. Bu dansöz

bir kısım kötü politikacıları, varoluş görevlerine aykırı hareket eden güvenlik görevlilerini, çıkarlarını gözeterek hareket eden bürokratları, alanında yeterli olmayan sanatçıları, topluma dayatılan ve temeli olmayan edebiyatçıları, muhabirleri ve gazetecileri, salt dışsal güzelliğiyle uygun olmayan yerlere getirilmiş kişileri, teknoloji olanaklarıyla sesleri düzeltilen karga sesli müzik yorumcularını, batıdan ve doğudan apardığı besteleri ufak değişikliklerle kendisine aitmiş gibi sunan sahte söz ve müzik düzenlemecilerini, normal konumundan daha fazla toplumda yer edinen futbol sevgisini, toplumun değer yargılarını, yine toplumun aleyhine kullanılmasını, mafyalaşan her şeyi, soyguncuları, işçi aleyhine çalışan işçi sendikası yöneticilerini, emeği değer olarak kabul etmeyen sermaye patronlarını, tefecileri, adalet aleyhine çalışan hukukçuları, Uyuşturucu ve silah tüccarlarını, savaş yanlılarını, başkasının görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, onları yok etmeye çalışan fanatik grupları ve eli silahlı grupları. Kısaca; tüm kötülükleri kıvırmaları içinde barındıran ve gizleyen bir dansözdü. Ondan çıkan ve onun danslarına uygun hareket eden dansözler ise anlattığım ve anlatmadığım benzeri irili ufaklı kötü birey ve gruplardır. Büyük dansöz, etkisine girmeyen birey ve grubu, kendisinin var ettiği dansözlerden en azından biri kanalıyla etkileme amacındaydı. Bu dansözler, kendilerini maskelemek için kat kat güzel kıyafetler giyinirler, güzel kokular sürünürler. Güzel seslidirler, güzel konuşur, güzel şarkı söylerler. Büyük dansöz'ün çaldırdığı oyun havalarına uygun kıvırırlar. Birey ve toplum onların oluşturduğu ortamda kendisini Hasan Sabbah cennetinde sanır. Gerektiğinde onlar için ölüme bile gider... " "Ama yinede kadın dansözlerin enfes olduğunu inkar edemezsin! Hele o şeffaf kıyafetleri altında görünen vücut hatları... Görsellikleri senin anlatılara uymuyor." " Şeffaflık görüntüsü verse de aslında görünen şeffaflıkta bir kıyafetti. Şeffaf kıyafet de bir maskedir. O çıkarıldığında kandan, irinden oluşan korkunç bedenleri görünür. Cüzzamlı bir hasta görüntüsü onların asıl görüntüsüdür. "Rüya tabirleri konulu bir kitap yazsan yok satardı..." "Burada ciddi konulardan söz ediyorum, bulandırma!..." "Saatler oldu telefonla konuşmamız." "Ber!.. Sıkıldın mı, yoksa?..." "Hayır!... Hayır!... Sabaha kadar konuşabilirim." "Sorun ne o halde?..."

"O kadar zengin olmadığını biliyorum. Yetim aylığı ile kabarık telefon faturanı ödeyemeyeceğinden korkuyorum." "Teşekkür ederim, ama bu benim sorunum." "Benim de sorunum." "Neden?" "Telefon faturanı ödeyemezsen telefonun kapatılır... Benle görüşme sağlayamazsın." "Çok komiksin." "Buna bir çözüm bulmalıyız. Sen ve ben evlerimize bir bilgisayar alsak diyorum. Đnternet bağlantısı sağlayıp, yazışsak... Telefon faturan bayağı düşük gelir. Gerçi, kadife sesinden mahrum kalırım, ama arada yine ararsan sorun olmaz." "Evimde internet bağlantılı bilgisayarım var, senin alman gerekiyor." "Neden daha önce söylemedin... Đşyerimde boş vakitlerimde chatleşirdik." "Chatleşmediğimizi kim söyledi?" "Neee!!!!!...." "Kibar ol!... Neee! denilmez. (............)'ın Mar'lısı!. "Özür... Gerçekten senle hiç chatleştik mi?..." "Bir çok kez." "Kullandığın takma ismin; nick'in?..." "Onu da sen bul." "Biliyordum... Birkaç kez sana soracaktım. Senin görüşlerine ve üslubuna çok benzeyen biriyle arada chatleşiyordum. Sen, Medayih takma adını mı kullanıyordun?..." "Đyi bildin, saf çocuk." "Med! Beni sürekli şaşırtıyorsun. Chatleşirken verdiğin özgeçmişin doğru muydu?..." "Evet, ufak yalanlar dışında doğru." "Bir şey daha soracağım... Cinsellik konusundaki görüşlerin?..." "Onları, tamamen içimden geldiği gibi yazmıştım." "Bak senle benzeşen görüşlerimiz de varmış." "Benimki kaba cinsellik değil. Seninkinden çok farklı." "Her neyse yine eskisi gibi çatır çatır chatleşmeye devam edeceğiz, değil mi?" "Çatır çatır’ı cümlenden eksiltirsen... evet." "Seni seviyorum."

"Sen Markız'ı seviyorsun." "Onu da seviyorum." "Başka kimler var sevdiklerinden?..." "Gönlüm geniş, herkese yer var." "Özel yer verilmeyen gönülde işim ne?..." "Gönlüm sayısız bölümler ve özel odalar barındırıyor." "Tamam kes!... Saçmalamaya başladın... Uyku saatin geldi. Hadi sana iyi geceler, bye." "Buluşacağımız Hafta sonunu sabırsızlıkla bekleyeceğim... Bye bye." "Zaman çabuk geçer!..."

***

27
Legal XYZ Partisinin Ad kenti Đl Teşkilatının yönetim, denetim, disiplin grubu üyelerinin yeniden seçimine yönelik kongrenin yapılacağı, büyük alana sahip KongYap isimli düğün salonu hıncahınç insan kalabalığı ve onların çıkardığı gürültüyle doluydu. Hoperlorden çıkan, kulak tırmalayıcı “sesssssssssss” şeklinde duyulan ses ayarları, az sonra kongrenin başlayacağını işaret ediyordu. Kısa bir açılış konuşmasından sonra oylamayla divan kurulu oluşturuldu. Đki ayrı grubun, iki ayrı listesi vardı. Her gruptan üçer konuşmacı; iyi temennilerle başlayan, parlak demokrasi nutuklarıyla devam eden konuşmaları dışında destekledikleri aday listesinde adı geçen adayların genel kalitesini övücü konuşmaları kısmi alkış ve kısmi yuhalamalar arasında gerçekleştirdiler... "Gündem dışı söz almak isteyen var mı?" duyurusu üzerine Ber, söz alıp almama konusunda önce tereddüt geçirdi. Konuşmak için hazırlıklı değildi. Buna rağmen bu kongrede içini dökmediği takdirde ileride bunun rahatsızlığını duyacağını düşünerek, söz hakkı istedi. Đzin verilmesi üzerine mikrofonun olduğu yere tedirgin adımlarla vardı. Mikrofonu boyuna göre ayarladı... Halen bir giriş cümlesi bile bulamamıştı. Zaman kazanmak için öksürdü. "Herkese selam!..." dedikten sonra salonda bulunanlara saatlerdir olmayan bir şeyi; ‘sessizliği’ kısa bir anda olsa yaşattı. Bir yerlerden başlangıç yapmalıydı. Başlangıç, devamı ve bitişi de beraberinde getirecekti.. Politikayla ilk tanışmasından başlamayı uygun bulmuştu. "El-Kenti Đlk öğretim 3. sınıfında okuduğum zamanlardı. Babam; zengin ve politikayla ilgili biriydi. Bir gün, AX Partisi Genel Başkanının ilimize geleceği haberini alan babam; otuz otomobil kiralayarak Đl sınırı girişinde onu karşılamaya gittiğinde, beni de yanına almıştı. Babamın bu kadar önem verdiği birinin neye benzediğini merak ediyordum. Taşıtlar uzun bir konvoy oluşturmuştu.

Yolun sağ tarafında park eden otomobilin içinde bana uzun gelen bekleyişler yaşamıştım. Bir süre sonra, dışarıdaki canlanma ve heyecan dalgası ve üzerine babamın, "Dışarı çıkın!... Geliyor!...” sesleriyle otomobillerde bulunan diğerleri gibi ben de dışarı çıkıp onlarla saf tutmuştum. Lüks bir arabanın arka koltuğunda camları inik penceresinden, elindeki fötr şapkasının içini göstererek, kocaman kafasıyla, etrafa gülücükler dağıtan yüzün sahibinin AX Partisinin Genel Başkanı olduğu söylendiğinde, babamın etkisiyle hayalimde oluşmuş babacan görüntü darmadağın olmuş; onun yerini olumsuz duygular veren bir varlık silueti almıştı. Bu olumsuzluklarla dolu içsel algılamalarımın doğruluğunu; ileri zamanlarda bu şahsın iktidarı veya muhalefeti döneminde ülkede oluşan kötü gidişin, sefaletin, karışıklığın, her alandaki ataletin, tıkanmışlığın, tükenmişliğin çirkin yüzleriyle yüzleştiğimde, anlamıştım... Saf çocuk sezgileri doğru çıkmıştı..." Ağzından dökülen son kelimeler kulak tırmalayıcı bozukluktaydı. Nefes alışveriş ritmini düzeltmek için konuşmasına ara verdi. Önündeki bardaktan bir yudum su aldı.Kongrede bulunanları, gözleriyle taradı. Olumlu veya olumsuz bir tepki elde edemedi. Ne bir alkış, ne de bir yuhalama vardı. Yüzler anlamsızdı. Kaldığı yerden konuşmasına devam etti; "Sizlerin beni alkışlaması için nelerden söz etmem, nasıl ve ne şekilde konuşmam gerektiğini, iyi biliyorum... Fakat böyle bir amaç güderek konuşmamı sunmam benim yanlışım olur. Çünkü; nabza göre şerbet verenlerden değilim. Đzninizle kaldığım yerden devam edeceğim.... Parti liderinin, konuşma yapacağı alana vardığımızda, babam kolumdan çekerek en önlere kadar götürdü. Arada yapılan alkışlara, babam da iştirak ediyordu. Benim alkışlamadığımı görünce kızdı. ‘Nedenini’ sordu. ‘Canımın istemediğini’ söylediğimde, o sıralar hatırı sayılır değerde para teklif etti bana... Bir eliyle beni karnımdan sarmalayıp, yukarı kaldırıp, diğer eliyle de Lideri gösterip, “Oğlum! Bu bizim ufkumuz, geleceğimiz,” demesine ve parayı sevmeme rağmen kabul etmemiş ve alkışlamamıştım... O günden beri politika denilince o günkü ortamı anımsarım... Legal XYZ Partisinin program ve düşüncelerinin demokratik temelde olması nedeniyle sıcak bakmış, görev teklifini kabul etmiştim... Bugün yapılacak il teşkilatı organlarının üyelerinin seçiminde; her iki listede adı geçenlerin tespiti Ad kentindeki parti üyelerimizin görüş ve

onayları alınmadan bu yönde hiçbir inisiyatif tanınmadan il başkanı ile genel başkan yardımcısı Lis ve yandaşları, tarafından saptanmıştır. Düşünce olarak ‘demokratım!’ diyen bir partinin uygulamada aksine hareketi bende; “Bu partinin iktidar olması halinde bile demokrasi kurallarını uygulamayacağı” gibisinden bir takım kuşkular oluşturdu. Demokrasi benliğine sahip olunup olunmadığı bu tür yansımalarla anlaşılır, kanımca. Bu benliği kazanan birey ailesinde, partide ve her yerde demokratik duruşta, bulunur.. Dolayısıyla bu davranış biçimini eleştiriyor bu ve başkaca yazılı olarak bildireceğim gerekçelerle partiden istifa irademi sunuyorum..." Sözlerini sessizce dinleyen kalabalık; Ber’in toplantı salonunu terk edişine kadar bu duruşlarını korudular... Ber, salonu terk ettiğinde, bir anda oluşan ağır uğultuyu duyabiliyordu. Ber, kendisini kuş gibi hafif hissediyordu. Hafifliği daha çok duyumsamak için yürüdü, yürüdü... Otoparka bırakmış olduğu arabasını almadı. Çarşıda biraz dolaşacaktı. Eve hemen gitmek istemiyordu. Bekleyeni yoktu... Yine kendisiyle baş başa kalacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı... Seyyar tablada satılan fındıktan bir oturumda yiyebileceği gram kadar satın aldı. Çay içmek istiyordu. Küçük bir çay ocağını gözüne kestirdi. Dışarıya ufak tabure ve masalar diziliydi. Bir tabureye ilişti. Başına dikilen garsondan çay rica etmesine gerek kalmamıştı. Garson, dumanı tüten çay dolu bir bardağı kendiliğinden önündeki sehpaya koymuştu bile. Fındık ile Çay birlikte iyi giderdi. Gazete kağıdıyla yapılmış külahı yırtmadan açtı. Fındık sertti. Dişleriyle kırmaktan vazgeçti. Đki tanesini alarak avucunun içine sıkıştırdı, yumruk şeklinde kapadıktan sonra diğer elinin ayasıyla baskı yaptı. Biri kırılmıştı. Đçinden çıkardığı fındık tanesini iştahla yedi. Çaydan bir yudum aldı. Fındık tazeydi. Bir tane daha aldı... Fındığın altında bulunan eski tarihli bir gazete parçasındaki haber dikkatini çekti. Fındıkları yanlara itekleyerek inceledi. Küçük bir resim vardı. Bir erkeğe dansöz kıyafeti giydirilmişti. Altındaki haberi okudu. ‘Đzmler kentinin, Namuskar mahallesinde, aslen Mar kentli olan NamusLive isimli şahıs, ailesinin namusuna göz diken, sataşan TecNam isimli şahsı, akrabalarıyla birlik olup işyerinden kaçırdı... Zorla dansöz

kıyafeti giydirilerek, Đzm kenti sokaklarında gezdirildi. Onuru kırılan TecNam isimli şahıs şikayetçi dahi olmadı. NamusLive ve akrabalarının verdiği bu ceza, Sodgom Ülkesini şok ederken Mar kentli bir yurttaş, 'Mar Kentinin bazı köylerinde ailenin kırılan onuruna, karşı tarafın onuru kırılarak yanıt verilir,' dedi. Sokaklarda dansöz kıyafetiyle gezdirilen TecNam ortadan kaybolurken, Đzm Kentinde bulunan yurttaşlardan hiç biri olaya tanıklık etmek istemedi ve 'Biz bir şey görmedik,' dediler. Namuskar mahallesi muhtarı NamMuh ise, 'Ben gösteri yapan palyaço ve çengiler sanmıştım. Gerçeği sonradan duydum,' iddiasında bulundu... ‘. Haber; Ber' e ilginç gelmişti. Fındıkları masanın üzerine aktardı. Gazete parçasının buruşukluğunu elden geldiğince düzelttikten sonra ikiye katlayıp, gömleğinin cebine koydu. Haberi, Med'e okumak istiyordu.

***

28
"...Kardeş!... Önceleri rica minnetle bize iş yaptıranların şimdi burunları kalktı. Đç ve dış güvenlik üçümüzü de kırmızı bültenle arıyormuş. Bu kez ciddiler... Görmezlikten gelemeyeceklermiş. Gördükleri yerde sorgusuz sualsiz içeri atacaklarmış... Tabi ki; sağ yakalamak isterlerse..." "Her kuşun eti öyle kolay yenmez... Rutbin ve iki arkadaşımı sandılar bizi?... Bagajdaki mermileri bitirmeden zor..." "Ya!.. Bizde diğer arkadaşlar gibi ‘ağamız sizsiniz!’ diye, güvence verseydik... Bırakın aranmayı, işlediğimiz ve işleyeceğimiz suçları bile bir şekilde örterlerdi... Hatta işgüzar bir Yargı Grubunun verdiği cezaları infaz ettirmezler, bizim hatırımıza genel af bile çıkarırlardı." "Uyandık, uyanmasına ama geç kaldık... Keşke, uluslar arası planlardan önceden haberdar olsaydık da Đllegal örgütlerle yaptığımız mücadeleye verdiğimiz uğraşın yarısını kendimize harcasaydık. Şimdi, daha fazla malvarlığımız olurdu..." "Vatan, Millet dedik, başımıza illet aldık. Daha önce canım cicim diyenler bizim kellemizi istiyorlar, geçmişte müştereken ve müteselsilen oluşan ortamı maskelemek için bizi kullanmaya çalışıyorlar... Onların günah keçileri olacağız...." "Biraz güçlenmemizin de bunda payı var. Bu bazılarını korkutmaya başlamıştı... Tarihin tekrarı... " "Maşçet!... Hep senin hatan!... Konuşursak SodGom Ülkesi geçmişinde yaşadığı depremin daha şiddetlisini yaşar, şantajını sürekli kullanarak çıkar elde etmenden bıktılar... Onlar ; yataklarında rahat uyumak istiyorlar..."

acıktığını hissediyordu. “Of! Of! Patronun cebinden yiyorum diyemi bu kadar acıkıyorum?" diye düşündü. "Cebimden çıksaydı bu kadar çok yemek yer miydim?..." Niyeti bozdu, içinde restorantı olan petrol tesisine girdi. Lavobaya girmeden önce siparişini verdi. Elini, yüzünü yıkadı. Dışarı çıkıp temiz havayı ciğerlerine çekti... Aniden tokluk hissetti. Önceki açlığından eser kalmamıştı. "Keşke siparişleri vermeseydim... Çaktırmadan kamyona atlayıp kaçmalı," diye düşündü. Düşündüğünü de yaptı... Motor daha soğumamıştı. Kontağı ilk çevirişinde kamyon çalıştı. Vitese attı, gaza bastı. Petrol istasyonu geniş bir alanı kapsıyordu. Ana yola gireceği esnada; gecenin karanlığında yayılan selektör ışıklarında hızla kendi gidiş istikametine doğru yanyana seyretmekte olan iki taşıtı fark etmesiyle frene hafifçe dokundu. Fren, istenen sonucu doğurmamıştı. Bu kez sonuna kadar bastı. Otobana çıkmak üzereydi ve kamyonu durduramıyordu. Çaresi yoktu, direksiyonu sağa kıvırarak yolun iyice sağından seyretmeye başladı. Sol aynadaki görüntüden, hızını düşürmeden arkasından yaklaşmakta olan iki aracı korna çalarak uyarmaya çalıştı...

***

***

Daha bir saat önce yemek molası vermişti. Çift kişilik kebap, bir şişe ayran, tabak dolusu salatayı iki pide ekmekle mideye indirmişken yine

Sessizliği sürücü bozdu:" Arkamızdaki taşıt bizi takip ediyor!" "Bu kanıya nasıl vardın?" "Hızı bazen kesmeme rağmen beni sollamadı. Süratlendiğim zaman arada ki mesafeyi koruyor." Bu söz üzerine sürücünün yanındaki koltukta kurulu olan kişi, arkada bulunan ve uyku ile uyanıklık alanlarına gidiş gelişleri yaşadıkları mayışmış suratlarından anlaşılan kişilere seslendi... Sürücü dışındaki dört kişi başlarını arka cama çevirdiler... Silahlarını çekip, emniyeti açtılar ve ağzına mermi sürdüler. Sürücü, sağa çekmesi gerektiğini anladı... Arkada bulunan araç da biraz uzakta sağa çekti. Öndeki aracın sürücüsü, bu kez, lastikleri yakarcasına süratli kalkış ve seyre başladı.

Uçak hızına varma telaşındaydı sürücü... Arkadaki taşıt buna uyum sağlamakta, gecikmedi. Geniş yolda aradaki mesafeyi azalttı. Takip eden otomobil, tanıtılan grubun bulunduğu taşıtın tamponuna vuracak kadar yaklaşmıştı. Arkadaki araç sollamaya geçtiğinde, hızını azalttı. Şimdi, Đki araç paralel konumda ve aynı hız seviyesinde seyir halindeydiler. Takip edilen aracın arka sol koltuğunda oturan şahıs pencerenin otomatik camını indirerek yanda bulunan taşıtın içinde bulunanları elindeki silahı hazır vaziyette tutarak incelemeye başladı... Aniden haykırdı, "Bunlar!.." Sesi korku doluydu. Ön Koltukta Oturan kişi, "Solla!... Sollllaaa! Kamyoonnn!..." Lüks araba sürücüsü, takip eden sol paralelinde ki taşıtın, ancak son anda kenara kaçması nedeniyle denileni yapamamış, önüne aniden çıkan kamyondan kaçıramamıştı güzelim arabayı... Bilanço; takip edilen aracın ön koltuğunda oturan TerKazMaf isimli politikacının, Medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın, arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet, Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümü...

29
Aralıksız birçok eylem gerçekleştirmişti; evi toplamış, kahvaltısını yapmış, kuaförde ense traşı olmuş,yorucu bir banyo seansı sonrası Med’in önceden bıraktığı evin telefonunu aramış, arzuladığı; "Geliyorum,’ yanıtını aldığında ev adresini ayrıntılı tanımlamış ve kendisini kanepeye uzatıp, müzik setinden çıkan kızılderili kökenli ezgileri dinlemeye başlamıştı. Ezgi, mistik özellikteydi... Alıp götürüyordu içselini; vadilere, dağlara, gök ve yeryüzü geniş alanlarına... Beklediği zil sesi geldi. Yıllardır aynı mekanda olma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir elin dokunuşuyla çalan bu zil sesi sanki zafer marşı gibi gelmişti kendisine... Heyecanla açılan kapının önünde sanal seanslarda gördüğü görüntünün aynısıyla Med karşısındaydı. Yüzü aynı tebessümlü ifadeler gösteriyordu. Elinde ekmek dağıtma sepeti ile Kap bey ve karşı komşunun meraklı gözlerle inceleyen bakışları; ilk karşılaşma anının egzotik yapısını yok eden figürlerdi. Ber, onları görmezlikten gelerek, Med’in alelacele içeri girmesini sağladı. Đkisinin de gözleri ışıl ışıldı. Ber'in gözbebeklerinin rengi Med'leşmişti. Yeşil renge dönüşmüştü. Bakışmalar, sarılmayı emrediyordu... Emre serbest iradeleriyle uydular. Ber'in sesi; heyecanlı çocuk sesine dönüşmüştü. "Med!... Med!..." diye bağırıyordu. "Seni görebildiğime inanamıyorum. Gerçek misin sen?..." 'Elle tutulabilen, gözle görülebilen nesnelere madde...' deniyordu. Orta ve lise dengi okullarda verilen eğitim kendi alanında yerini bulamıyordu. Ama olsun... Başka alanlarda bazen anlam ifade edebiliyordu. Maddenin ne olduğunu öğreneli yıllar olmuş ve unutmamıştı.

***

Med'i daha önceleri de bu şekliyle görmüştü. Ama, önceden gördüğü Med; sanal gerçeklikti. Şimdi ki ise fiziksel gerçekliğiyle karşısındaydı. Ber, ellerini onun yüzünde ve saçlarında gezdirdi. Elle tutabiliyordu. ‘Sudan bile daha maddesel gerçeklikteydi. Su, elle zapt edilemezdi. Med ise ellerinden akmıyordu. Elini gezdirdiği bölgeleri, avurtlarını dolduruyordu ve ne eksiliyor ne de fazlalaşıyordu. Med, Ber'in bedeninde dolaşan ellerini hafifçe itekleyerek, "Gerçekmişim değil mi?..." diye sordu muzip bir tavırla. Ber "Gerçeksin!..." dedi. "ve gerçeklerin en güzelisin..." Med, bir anne şefkatiyle yaklaştı ve "Ber! Fiziksel görünümüme o kadar alışma!... Dün konuşmuştuk..." uyarısında bulundu. "Beyinsel duyumsal bağlantıyı koparmayacağım. Ama; ilk ve son kez yüz yüze görüşmüş olacağız. Bu konuda beni ikincisi için hiçbir zaman zorlamayacaksın! Söz vermiştin." Ber, onaylamadığı takdirde sıkıntı doğacağını duyumsadı. "Tamam, dediğin gibi olsun!" "Đkincisi; gerek bu şekilde gerekse beyinsel ve ruhsal diyaloglarımızı başka birine anlatır veya ima edersen tüm bağlantıları tamamen koparacağım... Bunu da bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyorum." "Bunu yüzüncü kez duydum gibime geliyor... Ne içersin?" "Sen ne içeceksen ondan olsun. Biracı olduğunu biliyorum..." "Bu kez günün anlam ve önemine uygun olan içecekten aldım." "Kırmızı şarap mı?" "Aynen öyle." "O halde ne bekliyoruz?... Beraber hazırlayalım." Ber ile Med birlikte mutfağa girdiler. Kendilerine sunacakları servisi hazırlamayla uğraşırlarken Ber, dilini de çalıştırıyordu: "Med, senle olan önceki diyaloglarımdaki rahatlığın aynısını yüz yüze olmamıza rağmen aynen ve eksiksiz duyuyorum," dedi. "Neden?" Ber, yüzünü ona çevirerek, göz kırptı. "Yanıtını biliyorsundur," dedi. "ama sesli konuşmayı kesmemek için yanıtlayacağım... Aksi halde yine beyinsel seanslara geçtiğimi sanacağım... Nedeni; içimden geçenleri biliyorsun ve ben bu durumu kabullendim. Bu nedenle sana içselimdeki düşünce ve duygularımı perdelemek için farklı davransam bile bunun

farkına varacağını bildiğimden doğal davranıyorum ve bu beni rahatlatıyor." Şarap kadehlere dolduruldu ve salona geri döndüler. Med, okşayıcı cümlelerin altında kalmak istemedi. "Senle beyinsel, duygusal, düşünsel çok benzerliklerimiz var," dedi. "Zevklerimizde hemen hemen aynı... Örneğin, ben girdiğimden beri çalan şu kızılderili müziğine tapıyorum... Kızılderililer, eskiden iyi ruhları çağırmak, kötü ruhları kovmak için müziği çok kullanmışlar. Müzik eşliğinde, yanan ateşin etrafında dans ederlermiş. " "Senin gibi ruhu güzel kendi güzel olanları mı, çağırırlardı?..." "Dalga geçme, bozulurum..." Ber'in de bu konuda tarihsel bilgileri vardı. "Kızılderililerin algılama yetisi çok iyiymiş," diye başladı. "Yabancıların kendi sonlarını getireceğini fark ettiklerinden olsa gerek bu tür kötü ruh kovma amaçlı törenleri daha sık yapmaya başlamışlar... Bu tür törenlerle sonuç alamadıkları da soykırıma uğramalarından belli..." Boşalan şarap kadehlerini ikinci kez doldurma uğraşı nedeniyle oluşan kısa bir suskunluk sonrası, "SodGom Ülkesindeki yurttaşların da bu tür törenlere benzer etkinlikler yapmasının aynı şekilde yeterli olmadığını belirteyim...." Ber'den karşı yanıt gelmeyeceğini duyumsadı. Onun düşüncelerini okuduğunu, "Giriş uzatmalarını ben de sevmiyorum Ber!..." diyerek bir kez daha belirtti. Anlaşmışçasına ikisi de aynı anda ayağa kalkarak çırılçıplak kalıncaya kadar soyundular. Med, Ber’in yanaklarını öptü; şefkatli bir öpücüktü bu ve yanıtını aldı. Gözleriyle, Ber'in gözlerinin içine yakıcı ışınlarını salarak, "Yaşamında yaşamadığın ve yaşayamayacağın bir olayı yaşayacaksın şimdi... Sakın korkma ve panik yapma! Aceleye getirme!" dedi Med, kısık ürperti ve çoğunluk erotik duyumsamalar veren ses tonunda. "Her anını doya doya hissetmeye, yaşamaya bak." Ber, yaklaşımı garipsediyse de bozuntuya vermedi. "Göreceğiz," dedi sadece. Yıllardır arzuladıkları sahnenin gerçekleşmekte olduğunun verdiği motivasyonla hareket eden bu iki kişi; birbirlerini yutacakmışçasına davranışlar sergileyerek yerdeki halının üzerine birlikte uzandılar. Yatak

odasına gitmek zaman kaybıydı onlar için... Ber, elektriğe tutulmuş gibi hissediyordu kendisini... Bedenindeki tüm gücü kollarına vererek Med’i sarmalamasıyla aniden derin kuyuya düşüyor sandı kendisini... Geçici durum, diye düşünürken, halen düşmekte olduğunu fark etti. Esintiden kımıldayan kavak yapraklarının çıkardığı sesler geldi kulaklarına... Ani geçişler yaşıyordu... Okyanusu gördü; kocaman dalgalarıyla kıyısında bulunan kentin binalarına saldırıyordu... Dalgalar, ikiz uçaklar şekline dönüştü; Büyük ülkenin, büyük kentinin en büyük ikiz binasının ortasından geçerek, her iki binayı zeminle, toprakla bütünleştirdi. Kilometrelerce yükseklikteki bina şimdi sıfır santimdeydi. Duruma uygun isim bulunmalıydı, bulundu. ‘Sıfır noktası’ dendi. Bina enkazı içinde bulunan su, yerüstüne sızmaya başlamıştı. Bu; ikiz kulelerin ve ikiz kulelerle birlikte gömülen canlı cansız tüm varlıkların tümünün gözyaşlarıydı. Gözyaşları dillenmeye başladı. Sanki biriyle, birileriyle karşılıklı konuşuyordu. "Diğer ülkelerin yurttaşlarına nefretin o kadar büyümüş ki; doygunluğa erişemediğinden kendi insanlarına da yönelmeye başladın... Biz kardeş değil miyiz?..." Gözyaşlarının, muhataplarından biri katil Okyanus’du. Katil Okyanus, onun sözlerine devam etmesini engelledi. Saldığı dalgalarla gözyaşlarını içine çekti, susturdu... Günahkar Okyanus; mazlum gözyaşlarını içseline alarak izole etmişti. Gökyüzü; güneşi kapatan siyah yoğunluklu bulutlarıyla en kara gününü yaşıyordu... Katil Okyanus’un nefretsel motifli üç ana görevi vardı. şimdi. Biri; dışardan ithal ettiği dalgalarla gerçekleştirdiği eylemin toplum önünde günah sayıldığını biliyordu. Bu günahı gizlemeliydi. Kuleleri yıkan dalgaların, kendisi dışında ve yabancı denizin dalgalarından kaynak-lı olduğuna kıyısında bulunanları ve bulunmayanları ikna etmeliydi... Diğeri; kendi nefretine kardeş nefretler doğmalıydı, kıyısında sakin bireylerde. Kendi nefretini onların nefretiyle örtmeliydi. Nefret günahsa; bu günah toplumun olmalıydı. Üçüncüsü; kanlı günahlar çağını başlatmanın başlangıcıydı, olmalıydı bu yıkım. Geçmişte kalan kavramlar kullanılmalı, kullandırıl-

malıydı... Uygun bir kavram bulunmuştu; ‘Kan davası...’ Dünyanın geçmişte kalan töresine göre kan davası günah da değildi. Geçmişte güzel günlerin geçtiği dişe diş; kana, kan dönemini yeniden başlatmanın sarhoşluğuyla; ‘Okyanus’, dalgalarını uzakta bulunan uzak namlı Irak ülkesine ve Irak’ın komşu ülkelerine yönlendirdi. Yıkım başlamıştı. Ber, yıkımın tanıklığını yapıyordu. Geniş ve düz bir ovada yer sarsıntısıyla toprak ikiye bölünüp kendisini içine çekti... Yer altında milyonlarca insandan koro halinde çıkan feryadı duyumsadı. Feryadın sahiplerinden çıkan kanlar dereleşmişti. Derenin büyüğüne nehir, nehirin büyüğüne akarsu denirdi. Ortaokul döneminde kulağı çekile çekile öğretilmişti bu bilgi. Kulağı yerindeydi, acısı kaybolmamıştı. Acılı anılar bilinçaltına atılsalar da bir gün depreşirdi. Bu bilgiyi unutmamıştı. Bilgi, acıyla karışıktı. Kandan dereler; nehirlere sonra akarsulara dönüştüler. Akarsulaşan kanlar, yol buldular. Kendilerinin akıtılmasına neden olan Okyanus’a ayrı ayrı kanallardan döküldüler. Üzeri mavi renkle maskeli masmavi Okyanus hafif pembeleşti, kızarma belirtisiydi bu. Akıtılan kanlar, intikam istiyordu. Ayrı kanallardan akan kanlar Okyanus’da birbirleriyle birleştiler. Birbirine uygun olmayan kan gruplarını barındıran kanlar, bulundukları bedenlerden akıtıldıktan, ‘dost Okyanus’un’ aslında düşman olduğunu anladıktan sonra birleşebilmişlerdi. ‘Düşman ortaktı. Önceki dönemlerde kendi aralarında varolan düşmanlığı dahi var eden bir düşmandı.’ Ortak düşmanları Okyanus’un üzerinde kendilerine yol buldular, hızları ışık hızıydı. Seyir esnasında kendilerine ayrı bir güç daha iştirak etti. Geçmişten kalan ve Okyanus’un dibinde uyandırılmayı bekleyen mağdur, mazlum değişik kan gruplarına ve renklerine sahip kanlar... Onlarda canlanmıştı. Bu kanlarda, Okyanusun yüzeyine çıkarak kendilerine katılmışlardı. Okyanus, maviliğini kaybediyordu. Gerçek rengini ortaya çıkaran ise bileşik kanlardı. Artık Okyanus’a hakim renk; şiddetin, zulmün rengi olan kırmızıydı. Okyanusun. kan davası konulu eylemlerine, yüzeyinde akan bileşik kanlar gerekli tepkiyi veriyorlardı. Okyanus; saldırgan konumunda, bileşik kanlar ise, meşru savunman konumundaydılar. Meşru savunma doğal bir haktı. Yasaldı, hukuka uygundu. Saldırgan konum ise hukuka aykırı ve şeytaniydi. Đşin ilginç yanı, şeytana karşı Tanrı’nın yanında yer

aldığını iddia edenlerden bazı kişi ve gruplar yeşil renkleriyle Okyanus’un üzerindeki kızıllığın net rengini nötrleştirip, değiştirmeye onların gerçek yüzünü maskelemeye çabalıyorlardı. Bunlardan bazılarının dini vecibelerini yerine getirirken şeytana attıkları taşlar, geri dönerek onların kafalarına isabet ediyordu. Bu taşları onlara geri atanlar ise; gerçek dindarlardı. Gerçek dindarlar; dini vecibelerini yerine getiriyor görünenlerin, Şeytanın uşağı olmaları halinde Şeytanlaştıklarını biliyorlardı. Onlarda Şeytan taşlama dini vecibeleri elekten geçiriyorlardı. Elekten geçirenler; Düzenleme, Đzleme, Uygulama ve Denetlemeleriyle Şeytan’a yardımcı olanların, gerçek yerlerinin Şeytan safları olduğunu bilebilecek ermiş beyinler ve ruhlardı. Sembolik olarak Şeytan’a atacakları taşların bir kısmını, zamanında lazım olur diye, saklamışlardı. Şimdi hem onlara hemde biat ettikleri Şeytan’a atıyorlardı. Ermişler, ebabil kuşları görüntüsü arada sunuyorlardı. Fil süresindeki olayı canlandırıyorlardı. Bilerek veya bilmeyerek kendilerini maskeleyenlere uygulamalı öğretide bulunuyorlardı. Onlar öğrenmekte geç kalmışlardı... Ebabil kuşlarına dönüşen ermişlerin, attıkları her ufacık taş diğerleriyle birlikte onlarında kafalarını parçalıyordu. Üzerlerine bindikleri mekanik, teknolojik, bilişik bazen uçan, bazen karada yürüyen, bazen yüzen fillerin üzerlerine düştükçe tarihe geçecek sahneler tüm boyutlarıyla izleyicilerine heyecanlı dakikalar yaşatıyordu. Geçmiş tarih canlanıyor, yeniden yazılıyor ve geleceğe anın tarihi olarak miras kalıyordu. Geçmişte yaşamış tüm semavi dinlerin, ekollerin, öğretilerin iyi ruhları da canlanmış reel hayata geri dönmüştü. Bunlar kendi öğretilerini kullanarak, yanlış yorumlayarak, haksız çıkar elde edenleri cezalandırmak için geri dönmüşlerdi. Onların maskelerini düşürmek ve öğretilerini yanlış yorumlamalardan temizlemek için geri dönmüşlerdi. Đyi ruhlar; yaşayan iyi ruhlar yanında, gizli alemden gelen kötü sanal ruhlara ve reel kötü ruhlara karşı kendi teknikleriyle mücadele etmeye başlamışlardı. Değişik sesler, renkler, tarihsel motifler... Kısaca, insanlığa mal olan tüm insani değer ve değer koyucular canlanmışlardı sanki. Dünya, şimdi mahşeri yaşıyordu. Hesaplaşma başlamıştı. Kan davası, duygusallıktı, yanıtı da duygusal içerikliydi... Mantık saf dışıydı. Kan; kanla beslenmek istiyordu. Çünkü kendisi akıtılmıştı.

Kendisini yuvasından akıtanlar da bulunan kan da akmalıydı. Yoksa benliğini, rengini kaybederdi. Kan, ölümsüzleşmek istiyordu. Mücadeleleri, kendi istek ve arzularıyla kan akıtıp, kan davası güden güçlere ve işbirlikçilerine karşıydı. Kan davası, duygusallıkta taşıyordu. Yani tehlikeliydi. Yanıtıda duygusal içerikli olabilirdi. Mantık safdışı bırakılmıştı. Akıtılan kanda, kanla beslenmek istiyordu. Akıtılmıştı ve yeniden canlanmak için kana gereksinim hissediyordu. Kendisini yuvasından akıtanların kanıyla beslenmeliydi. Kısasa kısas hükmü canlanmıştı. Akan kan; akıtılacak kanla ölümsüzlüğü yakalamak istiyordu. Okyanusun dalga çıkaran, ithal eden, ihraç eden noktasına kadar ulaşan bileşik kan; hareket merkezini zorladı... Kesilen başlardan akan kanlar, uzuvları kopan insanların gözyaşları Ber’in yüzüne aktı. Birbirinden beslenen kanlar, başını döndürdü. Nefreti iyice duyumsuyordu... Nefret; açlığını doyurmak için başkasının kanını çağırıyordu. Günaha girmek istemedi... Nefretini boşaltacak günahsız bir alan aradı. Bulamadı. Kendisine yöneldi. Kendisine yönelen nefreti, kendi kanını bedeninden dışarı akıttı. Kansızlık, midesini bulandırdı, başı döndü... Düştü... Anlık nefreti boşalmıştı, akan kanı bedenindeki damarlarına geri döndü. Sayısız ve her telden müzik parçaları çalan radyo, televizyon sesleri, bazı politikacıların esmer yüzleriyle bağırarak konuşmaları kulaklarında çınladı... Arada atılan alkol dolu kahkahalarla, “Bu artık üçüncü dünya savaşıdır, resmen ilan ediyorum. alanı Güneşin doğduğu yerin ortası olan ortadoğu, Asya ülkeleri ve Sodgom ülkesidir! " diye bağıran kötü ruhları gördü. Onlara secde eden bazı dünya ülkeleri temsilcilerini izledi... Puslu ve toz duman alanda, ciğeri nefes almakta zorlanıyordu. Öksürdü Ber; ağzından çıkan balgam, kanlıydı... "Sen Öldün!.." diyerek elindeki ağır silahı kendisine doğrultan şahıstan korktu. Korku şiddetiyle kalbi yerinden çıktı. Kalpsizdi, şimdi... Damarlarına, beynine kısaca hiçbir uzvuna kan pompalanamayacaktı. Kan gitmeyen beyin hücreleri öldüğünde, düşünemeyecekti. Meşru müdafaa zemini doğmuştu. Karşılık verdi. Saldırgan etkisiz kılınmıştı. Başkaları da ortaya çıktı... Med’in sesini duydu, "Sakin ol!" diyordu. "Az sonrayı bekle..."

Bu seslenme sihirliydi... Sesler, görüntüler kayboldu... Şimdi ne nesne, ne ses hiçbir şey yoktu... Sadece sükunet vardı ve bu rahatlatıcıydı... Sükunet kısalığıyla kaldı. Üzerinde kesimi yeni yapılmış çimenlerden başka bir şey bulundurmayan toprak üzerindeydi. Hayır!.. Hayır!... Toprakla bütünleşmiş gibiydi... Sanki kendisi toprak olmuştu. Bütünleştiği topraktan bir sopa genişliğinde delik açıldı. Đçinden su fışkırmaya başladı. Kaynak suyu görünümünde berrak ve temizdi. Kaynak suyu, toprağın yarılmasıyla oluşan bir kanaldan akmaya başlamıştı.. Kaynak suyu kesintisiz akıyordu. Çoğaldı ve dere oldu. Kanal yatağından büyük bir hızla aşağıya doğru akıyordu. Bu kez; kendisini akan su üzerinde aynı hızda seyir halinde gördü Ber. Đlk kez doyumsuzluğunun doygunlaştığını duyumsuyordu. Hayatında hiç bu kadar mutlu hissetmemişti, kendisini... Tarif edemeyeceği bir devinim içindeydi. Tüm benliği karşılanıyordu sanki... Geçen zamanı kavrayamıyordu. Biraz ileride arada kabarıp çekilen deniz dalgalarını gördüğünde hazsal duyumsamaları çılgınlık derecesine ulaşmıştı. Kanaldan akan suyun, denizle birleşmesine ramak kalmıştı. Deniz kabardı. Metrelerce yukarıya doğru yükseltti. Aynı anda; kanaldan akan kaynak suyu da denize döküleceği noktada Ber’ide beraberinde alarak metrelerce yukarıya doğru yükseldi. Yükselen kaynak suyu ile deniz suyu yarım ay şeklinde birbirlerine doğru yönelerek yakınlaştılar. Her iki su hava boşluğunda birbirlerine dolandılar. Kanaldan gelen kaynak suyu ile deniz suyu sarmaladılar birbirlerini... Her çıkışın bir inişi vardı ve iniş de gerçekleşti. Kanal suyu olduğu gibi deniz'in kabaran suyuyla özdeşleşerek denizle birleşmişti. Yine kavak yapraklarının hışırtı dolu seslerini duydu Ber... Bu kez bu hışırtılar melodikti. Kulağa hoş geliyordu. Geniş bir ovada tek başına durduğunu izledi. Çırılçıplaktı... Hava sıcak veya soğuk değildi. Hafif bir meltem rahatsız etmeden bedenini yalıyordu. Mutluluk hissediyordu tüm hücrelerinde, duygularında. Bedeninde olagelen romatizma ağrılar da gitmişti, rahattı... Arada ağaçların selam verircesine dallarını aşağıya doğru sallayıp doğrulduklarını görüyordu. Kuşların, böceklerin, geyiklerin, aslanların

çıkardığı sesler, rahatsız edici değildi, hatta bir orkestra şefi tarafından yönetiliyor gibi ritmikti, senfonikti... Alıp verdiği soluklar vücudunu doyuruyor, kanının damarlarında daha rahat dolaşmasını sağlıyordu. Gündüz aydınlığında gökyüzünde beliren yıldızların "Artık özgürsünüz!" yazısını oluşturacak şekilde dizildiklerini gördü... Alan, aniden insanlarla doldu... Birbirleriyle tokalaşan, sevişen, değişik dil ve seslerle zafer şarkıları söyleyen, parlak yüzleriyle, başları üzerinde saçtıkları beyaz ışıklarla, renkli gözleri ışıl ışıl parlayan bireylerden oluşan büyük bir insan topluluğuydu bu.... Topluluğun neşesinden kendisine düşeni aldı... Beden ve dillerinden çıkardıkları sesler; iyi bestelenmiş çok sesli bir müzik parçası kadar uyumluydu. Sesler bütündü ve çatlak ses yoktu. Ber, topluluğun çevresinde halka oluşturduklarını ve çevresinde dönmeye başladıklarını gülümseyerek izledi. Çevresinde hızlı dönüşlere geçtiler. Ber’de bulunduğu noktada kendi etrafında topaç gibi dönmeye başlamıştı. Kendi ve çevresindeki bireylerin dönüş hızı nedeniyle kimseleri göremiyordu. Sadece ince bir çizgi hali vardı. Hızın şiddeti; halkanın döndüğünü dahi fark ettirmiyordu. Sabitlenmiş gibiydi. Halkanın kendisine doğru git gide daralarak yaklaştığını ancak, duyumsayabiliyordu. Halka gözlerine bir parmak kadar yakın mesafede durmaya başladı. Bu kısa sürdü. Bir mermi hızıyla iki kaşının ortasına temas etti. Ber, sendeledi. Sendelemesi psikolojikti. Farkına vardı... Halka; mermi vuruş etkisi yaratmamıştı. Hoş duygular alnının ortasından tüm bedenine yayıldı. Bu hazza doyamıyordu. Sanki!... Sanki!... Bedenine giren halka ayrışmış, tüm hücrelerinin içine ayrı ayrı girmiş, hücrelerinin plazmalarında tatlı dalgalar yaratmıştı. Yerinde duramıyordu. Yüklenen aşırı enerji tüketilmek dileğindeydi. Bacakları gerildi. Yay gibi fırladı, yerden... Yükseklik bir kaç metrelik değildi... Bulutla kucaklaştı. Bulut, kendini kopyaladı. Kopya minimize olup, Ber’in bedenine girdi. Dağlarla yüzleşti, sönmemiş volkanlarla, okyanuslarla, ormanlarla, bitkilerle, hayvanlarla... Her yüzleştikleri, kendilerini kopyalayarak, kopyalarını minimize ederek, Ber’in bedenine giriyorlardı.

Mistik bir ezgi sürekli çalıyordu bu arada. Ber’in ve yüzleştiği varlıkların tavırları müziğe uygun ritimlerdeydi. Đçinde oluşan minimize varlıkların tümü yoğunlaştı, yoğunlaşma da kendisini kopyalayıp, kopyasını dışarıya verdi. Ber’in karşısında gördüğü kopya şekil değiştirdi ve Med biçimini aldı. Ber, içindekilerinin verdiği enerji ve tazyikle, Med’leşen yapıya tensel, duygusal, düşünsel yakınlaşma sağladı. Normal yaşamdan soyutlanmıştı sanki... Kendisini çok güçlü hissediyordu. Tüm doğallığıyla Med’le birleşme sağlıyordu. Doğanın barındırdığı tüm varlıkların değişik sesleri, aşırı hazlanan isterik kadın çığlıkları düzeyine ulaşmıştı. Ber, çığlık sesinden hiç hoşlanmazdı. Bu çığlıkların ise sonsuza kadar kulaklarında çınlaması için her zorluğa katlanırdı. Bu arada Ber’inde altta kalır yanı yoktu. Med ve Ber ikilisi; erotik sesli bir düet sunuyorlardı birbirlerine... Son bir eylemle zevkten kısılmış gözlerini açtı. Med karşısındaydı. Cinselliğe ilk kez tamamıyla ve tüm atomlarıyla doyuyordu. Bazı insanların neden doyumsuz olduklarını, değişik birliktelikler yaşamalarına rağmen gözlerinin dışarıda olmasını daha iyi anlıyordu. Çünkü onlar az önce gerçekleşen birleşme benzerini arıyor ve elde edemiyorlardı. Med’in yüzünden yükselen sıcaklık içini hoş etmişti. Med ile cinsel birleşiminin, boşalımla sonuçlanmış olduğunu organında kalan eserden anlamıştı... Kavrayan kolların sahibine daha sıkıca sarıldı. Sımsıkı tuttu. Duygu boşalımı kendisinde Med’in akan gözyaşları gibi salgılandı. Her ikisinden yek diğerinin yüzüne akan gözyaşları boşa akmıyordu. Yararı olacaktı. Yüzlerindeki sıcaklıktan buharlaşan gözyaşları, gökyüzünde bulutlaşacak, yağmur olarak geri dönecek, içen insanların gözyaşı kaynağını oluşturacaktı. Gözyaşları, gözyaşlarını doğuracaktı. Ağlamak; su israfı değildi... Hafiften ve kesik kesik alınıp verilen soluklar ritimli ve estetikti. Sağ eliyle Med’ in beline kadar varan uzun saçlarından gidiş gelişli seyirde okşamalarda bulundu. Bu okşamalar karşılıklıydı. Birbiri içine geçen gölge vücutlar gibiydiler. Şeffaf, incitmeyen dokunuşlar... Kendisine özel bedensel kokular... Alınan ve verilen nefesler; ıslak ağaçlar arasında bulunan birinin aldığı nefesler kadar tazeydi...

Yüzlerinde hafif bir gülümseme mimiği oluştu, her ikisinin. Göz göze geldiklerinde, Med’ in sanki sonsuz derinlik görüntüsü veren yeşil gözlerinin parlak ışıltılar saçtığını zevkle izledi. Ber’in dişlerinin arasına giren Med’in bir saç teli hala yerinde duruyordu. Yemeğinde; kıl gördüğünde yemek masasından kalkan Ber; Med'in saç telini iştahla yuttu. Med’i içine almak, çiğnemek, yutmak gibi içgüdüsel istekler oluştu Ber’de. Sevgilisine olan aşırı duygusallığından onu yiyen çekik gözlüler ülkesi yurttaşıyla ilgili gazetede okuduğu bir haberi anımsadı. O çekik gözlü insanın ruh halini şimdi anlayabiliyordu. Ber, bir tüy kadar hafif hissediyordu kendisini ve üzerine uzanmış olan Med’i... Dünyayı kucaklamak geliyordu içinden. Damar ve kas atımları, organının titrekliği doyum sonrası göstergelerdi. Ber ile Med normalleşinceye kadar hareketsiz kaldılar. Med, Ber'e kendi ev telefonunu verdi. Bu ‘sana güveniyorum’ demekti. Ber, telefon fihristine verilen telefonu büyük rakamlarla yazdıktan sonra, Med'in yanına uzandı. Sola yarım dönerek sağ bacak ve sağ kolunu Med’ in bedenine bıraktı. Tam konuşacaktı ki; Med, işaret parmağını hastane duvarlarında asılı hemşire fotoğrafında olduğu gibi tutarak susmasını işaret etti. Ber’in konuşması ortamın sihrini bozacaktı sanki...

***

30
"Biranız tazelensin mi?..." Teklifi sunan garsona, "Bu soruyu bu akşam bir kez daha duymak istemiyorum," dedi Ber. "Boş gördükçe yenile! Tabağa biraz da çerez ekle..." "Derhal, Efendim!" Görünümü salaş olmasına karşın servis ve müşteriye olan saygı yönünden yıldızlı pekiyi alabilecek bu birahaneye arada takılmayı seviyordu. Bazı akşamlar evde kalmak, Tut-Bırakma KursEvinde kalmak gibi geliyordu kendisine... Yalnızlık, hiçlik, boşluk, geçmişteki hatalar, gelecek endişesi ve gözyaşları akıtma anına kadar varan ve kaynağını tespit edemediği duygusal yoğunlukların etkisi altına giriyordu. Geçmişten kalan az sayıda ki arkadaşlarına olan özlem ve daha bir çok içsel saldırılar kendisini bitiriyordu. Artsa’yı, bir daha görmemek üzere kaybetmişti. Yeğeni Mus, zorunlu askerlik görevindeyken Đllegal ABCD örgütü militanlarıyla kurulan sıcak temasta öldürülmüştü. Tar, ise Ad Kenti kırsalında dış güvenlik güçlerince ele geçirilmiş ve şimdi 'Đllegal-ABCD örgütü üyesi olma, yasa dışı silahlı mücadelede bulunma' suçundan yargılanıyordu. Ad Kenti Tut-Bırakma KursEvin'de tutukluydu. Arada ziyaretine gidiyordu. Yargı duruşmalarında avukatlığını da üstlenmek istemişse de örgütlerinin özel avukatları olduğunu, avukat seçme inisiyatifinin kendi elinde olmadığını belirterek kabul etmemişti, Tar. Solkol, bilgisayar ve cep telefonları mağaza zincirini dörtlemiş, işlerinin yoğunluğundan çok az görüşür olmuşlardı. Akrabalarıyla, akrabalıktan kaynaklanan zorunlu seyrek ilişkiler standardını aşmamıştı. Markız, Solkol'un mağazalarından birinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştı ve son zamanlarda neredeyse kendisiyle görüşmemek için sudan bahaneler uyduruyordu. Seyrek günlerde yaşadıkları cinsel birleşme dışında ondan kaynaklanan nedeni belirsiz bir soğukluk başlamıştı.

Med'le iletişimsel bağı devam etmesine karşın, yüz yüze ilk ve son kez görüşmüşlerdi. Aksi yönde ısrar etmemeye söz vermişti. Sözünü tutmaması onun yanıtını değiştirmeyecekti. Ber, dost ve arkadaş bulmakta küçüklüğünden beri çok zorlanırdı... Bazen kendisini gereği gibi karşısındakine ifade edemez, bazen de işine gelmediğinden öyle davranır, bazen de yorum ve düşünceleri, standart altı veya üstü olması nedeniyle garipsenirdi. Kendisini algılayanlar, bulunduğu grup ortamlarında birkaç kişiyi geçmezdi. Arkadaş kazanmak, bir sanatçının ürün ortaya koyması kadar zor gelirdi kendisine... Bu yapıyı birkaç kez bozmuştu. Bu şekilde kurduğu arkadaşlıklar devam etmemişti. Sağlam temeller üzerine oturmayan dostlukklar çabuk bitmişti. Kalabalığı ve gürültüyü genelde sevmezdi. Bazı günler ise sevmediği kalabalığa ve gürültüye aşırı açlık hissederdi. Bu da bir gereksinim galiba, diye düşündü. Birahanede bulunan insanların seslerinden oluşan uğultu ile buna eklenen az önce açılmış televizyonun akşam haberleri sunucusunun çıkardığı bağlantısız bir gürültü kaosu oluşmuştu. Ağzına kadar doluydu. Duygularını, düşüncelerini, gözlemlerini anlatabileceği birilerine ölesiye ihtiyacı vardı. Masasına bira gönderip, sonra muhabbet için masasına oturan şahısla karşılıklı bir şeyler paylaşmak istediyse de ayrı dünyaların insanları olduklarını beş-on dakikalık konuşmalarıyla her ikisi de farkına varmakta gecikmemişlerdi. Bira ikramı dışında ikinci kez centilmenlik gösteriminde bulunan şahıs; masadan izin isteyerek kalkmasıyla rahat bir nefes almıştı Ber... Canını sıkan nedenlerden en büyüğü de düştüğü bireysel ekonomik krizdi. Özelde ‘MilMalDen-Ydom’ isimli bir holding ile bazı şirketlerin devlete ait iki bankadan aldıkları usulsüz kredileri geri ödemeyip, hileli iflasla iç etmesi nedeniyle oluşan bir ekonomik kriz nedeniyle ortam yeniden sarsılmıştı... Kriz, yurttaşı ve özelde Ber'i çok kötü vurmuştu. Az sayıda kalan müşterilerinden durumu iyi olanların avukatlık komisyonu ödemelerinde tembel davranmaları, borçluların mallarını haciz edip kaldırmasına rağmen ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle ödeyememeleri, satılan mallardan elde edilen gelirin ise giderleri ve devlete ödenen harçları ancak karşılaması... Ve daha bir çok nedenlerden vergi, sigorta ve diğer büro giderleri ile özel zorunlu giderlerini karşılamada güçlük çekmeye başlamıştı.

Telefon, elektrik, su faturalarını, bina aidatlarını, sekreter aylık ücretini, devlete olan aylık vergi ve sigorta borçlarını ödemek için son aylarda banka kredi kartlarıyla nakit para çekmek zorunda kalmıştı. TefeciBank'ın bu ay ki ekstresin de geçen asgari ödeme limitini, başka bir bankaya ait kredi kartını kullanarak çekmiş olduğu nakitle ödemişti. Faizli parayı, faizli parayla ödemeye çalışmaktı bu. Umut; fakirin azığıydı. Geleceğe umutla bakıyordu. Birahanedeki uğultunun bir anda kesilmesi, televizyon sesinin üste çıkması Ber’in dikkatini çekti. Tüm gözler ve kulaklar televizyondaydı... Ulusal televizyon kanallarından birinde sunucunun sunduğu haber ilgi çekmişti. Televizyon; bazı sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, partilerin katılımıyla oluşan büyük bir protesto yürüyüşünü gösteriyordu. Topluluk da bulunanlar ellerinde taşıdıkları afiş ve yazılara uygun sloganlar, atıyorlardı. Megafonda birkaç örgüt başkanının konuşmaları ayrıntılarıyla, yorumlu olarak veriliyordu televizyon kanalından. Yan masadan bir ses geldi. "Yine sun’i gündem!..." Ber, sesin sahibine baktı. Bakışmalar, şahsın baş eğme yenilgisiyle sona erdi. Ber, kullanılan cümlenin yorumunu isteyecekti. Belki, kendisinin de söylemek istedikleri olacaktı. Ses sahibinin baş eğmesi, bunun yolunu tıkayan bir davranıştı. Ber, nedenini iyi biliyordu; dışsal görünümü kendisini tanımayanlar da güvenlik görevlisi olduğu izlenimi oluşturuyordu. "Birey haklı... Bu ortamda her isteyen, istediğini, konuşabilmesi için, bazı zorlukları ve riskleri göze almalı, diye düşündü. Bazen, güvenlik görevlisi olmayanlardan dahi "Durumdan vazife çıkaranlar." oluyordu az da olsa... Sloganlar, birahanenin içinde atılıyormuşçasına yüksek perdeden geliyordu. Ses ayarı ile oynanmamasına rağmen bu şekilde sesin yükselmesinde televizyon yöneticisinin toplum bireylerinden kulakları paslı olanlara kıyaklık yapma amacı var gibiydi... Aylar önce bir lüks arabanın bir kamyona vurması sonucu içindekilerin ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının ortaya çıkardığı kirli ilişkiler ve olaylara halkın kendiliğinden tepki vermesiydi. Ülkede bir şeyler değişiyordu... Sabahleyin iyice temizlediği kulaklarıyla topluluğun attığı sloganları dinlerken Ber, heyecanlanmıştı. "Kahrolsun Halkın dini!..."

"Kahrolsun Gericilik!..." "Kahrolsun Halkın Kültürü!..." "Yaşasın Çağdaşlık!..." "Yaşasın Demokrasi!..." "Yaşasın özgür Düşünce!..." "Gericiliğin ayak seslerini keseceğiz!..." "Mafya, Politika, Güvenlik işbirliğine son!..." "Hukuk Ülkesiyiz; Güvenlik ülkesi olmayacağız!..." "Susma!... Sustukça sıra sana gelecek!..." "Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın!..." "Vur!... Vur!... Đnlesin!... Merkez Baba dinlesin!" "Kahrolsun Emperyalizm!... Yaşasın Bağımsızlık!..." "Kahrolsun B.D. ve onun yerli işbirlikçileri!" "....................................................................................!" Bir şeyleri yaşatmak için bir şeyleri kahretmek gerektiğinin mesajlarıydı... Ber, gösterinin katılımcı gruplarından biri olan ve yaklaşık bir yıldır üyesi olduğu “Yenilikçi Hukukçular Grubu" Genel başkanının, titrek ve ancak 1789 Büyük Fransız Đhtilalini gerçekleştirenlerden birinde oluşabilecek duygu yoğunluğunu duyumsatan sesiyle, karşısındaki topluluğa ve medya aracılığıyla tüm SodGom Ülkesi insanlarına ulaştığı bilinciyle hitap ediyordu. Cinsiyeti bayan olan genel başkanın ses düzeni erkeksi özellikteydi... Demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, içerikli anlatılar için kadın sesi uygun değil miydi?... Yoksa, sert söylem için kadın sesi yetersiz mi kalıyordu?... Haber sunucusu bir başka habere geçiş yaptı. Haftalardır gündemde olan bir toplumda infial uyandırılan olayla ilgili yeni gelişmelerden söz ediliyordu. Hemen hemen her mahallede ve köyde gerçekleşen adiyattan bir olay, her nedense gündemin ikinci maddesiydi. Etkileşimli ve etkilenmeli ve etkileyici medya ufak bir olayı dahi isterse ülkenin birinci önemli sorunu haline getirebiliyordu. Onlar yüce güçle yarışmaya çalışan önemli güçlerdendi. Onlara yakın duran güvende olur... Onlardan uzak duran, çelme takmaya çalışan ise en müthiş suçlamalarla cezalandırılır, infazı için bildik Tut-Bırakma KursEvine sahip olmasa da daha büyük

KursEvleri vardı onların. Hedeftekilere Dünyayı, zindana dönüştürebilirlerdi. Ufak bir kısmı haricinde onlar hem iddiacı, hem yargılayıcı, hem savunucu hem infazcı... Her şeydiler onlar. Yargının, ‘sav-savunma-yargı’ olarak özetlenen üç sacayağından daha çoğuna sahiptiler. Onların sacayakları sayısızdı. Onların bir kısmı, her şeydi. Gerektiği zaman bir bakkal olabilir, yurttaşa deterjan dağıtabilirlerdi. Gerektiği zaman telefoncu olurlar, cep telefonu dağıtırlardı. Oyuncakçı... Kasap... Kitapçı... Ressam... Politikacı... Çöpçatan... Güvenlikçi... gibi tüm meslekleri yerine getirebilecek kadar kabiliyetliydiler. Bu nedenle SodGom ülkesinde herkes gibi en küçük kentin en küçük köyünün en küçük mezrasındaki bakkal dahi onlardan korkardı. Onlarla dalaşan mezra bakkalı kendi hayatını da riske etmiş olurdu. Çünkü onlar; bulunduğu mezradaki insanlara gazeteyle birlikte bakkalında bulunan tüm malzemeleri hediye edebilecek ve kendisini iflas ettirebilecek kadar güçlüydüler. Onların ise iflası, ‘na’ veya başka bir dille ‘no’ mümkün-dü. Çünkü onlar vatandaşın cebinden aldıklarının bir kısmını onlara geri veriyorlardı. Tüm vatandaşların iflası ise mümkün değildi. Çokta önemli değildi. SodGom ülkesinin hazinesi sağolsundu... Bakkal ise kendi kesesi dışında bir kese taşımıyordu. O da mezrasında bulunanlara birer sakız dahi hediye ettiğinde iflasını onaylamış olacaktı... Kurban veya kurban edilmesi gereken cinsten birileri aranıyordu. Senaryo bunu emrediyordu. Ömürlerinin süresi senaryolara uyumlu davranmayla özdeşti. Yoksa başkaları kendi yerlerine geçirilebilinirdi. Başkaları da arıyordu. Kendileri veya başkası bulmuş fark etmeyecekti. Uygun kurban bulunmazsa yaratılacaktı. Gerek kalmadı. Bulunmuştu. Bir film çekimi için bile bu aksesuarları, bu tipleri en ünlü yönetmen ve takımı dahi oluşturmazdı. Mutlaka bir eksiklikleri olurdu. Modacıları dahi etkileyecek şıklıkta nostaljik biçim ve giyimde küçük bir tarikat grubunun lideri ile yeşil kurdele dışında tarikatın hiç bir değerini yansıtmayan güzel bir kız arasında cereyan etmiş öykü sunulurken Ber’in aklına gelenlerdi bunlar. Öykü sıradandı. Olağanüstü değildi.

Güzel kız KurguGirl ile tarikat lideri, dini nikah sonrası insel ilişkiye girmişlerdi. Tecavüz yoktu. Karşılıklı rıza vardı. SodGomYasası bu ilişkiyi suç olarak görmüyordu. Dini yasalar yönünden ise bırakın suç veya günah olması sevabıda vardı. Hatta toplam dörde kadar da eş alma yolu vardı. Hatta, ahlaki anlamda da bir sorun yoktu. Cinsellik güzel bir şeydi. Layıkıyla gerçekleştirilirse tarafların varolan negatif enerjilerini pozitife eden özellikteydi. Uluların fazla eşliliklerinin bir nedeni de bu olabilirdi... Belki de olmayabilirdi. Bu uzmanların konusuydu. Pozitif duygular; meleki... Negatif duygular ise şeytani duygulardı. Meleki duygular ise insanın beynini ve kalbini açan, aydınlatan etkiler sağlardı. Đki kişinin birlikte gerçekleştirdikleri birleşmeyle ortaya çıkardıkları pozitif enerji neden bazılarını rahatsız etmişti?... Rahatsız etmemişti... Ama bu olgu başka amaçlar için negatif düşünceler oluşturmaya uygundu. Değerlendirilecekti. Engel olandan küsülecekti. Televizyonun kadrolu sunucusu iştahla sorular yönlendiriyordu KurguGirl isimli kadına... Ben ilişkiden negatif duygular aldım, diyordu. KurguGirl, inkara yöneldi. Ben negatif duygular aldım, dedi. Soruyu yönlendiren neden bir çok sorular arasında ana soruyu geçiştiriyordu. ‘Madem negatifti. uzaklaşsaydın. Devam ettirmeseydin!...’ Sorsa da KurguGirl önceden yanıta kurgulanacaktı. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktu. Başı yeşil kurdelayla kaplı olanlarda bir insandı ve onlarında cinsel duyguları vardı. Kurallara uygun gerçekleşen işlem kınanıyordu. Toplumun hassas damarlarına vuruşlar yapılıyordu. Dindar insanlara karşı negatif enerji oluşması sağlanmaya çabalanıyordu. Çünkü şu an hedefte onlar vardı. Bu hedef önceleri ve bir çok kez başka hedeflere karşı kullanılmıştı. Başarıda sağlanmıştı. Ama şimdi çıkarları onların hedef olmasını istiyordu. Çıkarlarla senaryolar uyumluydu.

Televizyonda izlemekte olduğu KurguGirl’in sanki kendisiyle konuştuğu sanısına kapıldı Ber. Hayır duyduğu sesler ondan gelen içsel seslerdi. Sanki onun içine girmişti. Duyumsamalarına kulak kabarttı. "Ödemeyi çekle mi yoksa nakit mi yapacaklar?... Beni bir dizi de oynatırlarsa meşhur olurum valla... Sümüklü Mahtike beni izliyor mudur?... Peki benle kimse evlenir mi artık?... Aman para bin ayıbı örter, boşver... Peki bu yeşil kurdelayı ne zaman saçlarımdan atıp kurtulacağım. Güzelim saçlarımı görmelerini de istiyorum..." Ber, garsonun masada bitmesi nedeniyle kendine geldi. Boş bardağını alan garsona, "Bu kez doldurmanı istemiyorum..." dedi. "Bu kadar yeterli. Hesabı alayım!" Ber, hesap ve bahşiş ödedikten sonra hafif yalpalayarak, birahaneden, "gece caddesine," çıktı. Otosunu park ettiği yer çok uzakta değildi. Otoparkın girişinde bulunan görevlinin, ovuşturduğu eline verdiği bozuk para karşılığında; "Teşekkür ederim, iyi geceler!" dileği aldı.

31
Ber, Ad kenti Tut-Bırakma KursEvine doğru yola çıktı. Đki haftaya yakın süredir görememenin verdiği özlemi ve hasreti Tar’la giderecekti. Tut-Bırakma KursEvinin kapı girişinde tutuklu ve hükümlü tanıdıklarını ziyaret etme amacıyla bekleşen uzunca kuyruk can sıkıcı bir görüntüdeydi; estetik değildi... Kuyruğu aralayarak ulaştığı müracaat bölümüne avukatlık kimliğini, “Đyi günler!” dileyerek uzattı. Selamın muhatapları; dış güvenlik temsilcisi ile yargı bakanlığı temsilcisi idi. Onlardan bazılarının, selamı yanıtsız bırakmak gibi bir gelenekleri vardı. Öksürdü kibarca... Duyulmadı. Öksürdü kabaca... Bu kez duyuldu. Dikkatlerini çekebilmişti. "Buyurunuz beyefendi!" diye karşılık geldi. "Size nasıl yardımcı olabiliriz?" "Tutuklu Tar’la görüşmek istiyorum." "Adı, soyadı ve bulunduğu hücre numarası?" "Adı; Tar. Soyadı; TutukluKaldım. Hücre numarası; Tehlikeli Hücre 11..." Dış güvenlik görevlisi avukatlık kimliğini aldı. Onun yerine tutturucusu bozuk ‘Avukatlara Mahsus Ziyaretçi Kartı. Sol yakaya takınız!” yazılı kartı verdi. Ber, ‘Bunu yakama nasıl takacağım?” soru cümlesini kullanma gereksinimi duyduysa da onlardan gelecek yanıtın hoşuna gitmeyebileceği endişesiyle vazgeçti. Önüne konan kalın ciltli ziyaret defterindeki “Üzerimde cep telefonu, silah ve başkaca eşya olmadığını onaylarım,” yazılı beyanın ad soyad kısmına ‘Ber TERSYORUMDOĞ’ yazarak imzaladı. Đkinci giriş kapısına doğru ilerlemeye hak kazanmıştı. Đkinci giriş kapısının önünde dış güvenlikten iki kişi ile siması yabancı gelmeyen bir bayan avukatın tartışmasına tanık oldu. Kadın avukatın, "Kardeşim üzerimde metal bir şey yok, diyorum neden anlamak istemiyorsunuz?" şeklindeki tekrarlı anlatımı olumlu tepki almasını sağlamıyordu.

***

Geçici dış güvenlik görevlilerinden daha genç olanı, "Abla! Bize verilen emir böyle..."diyordu. "Emir kuluyuz... Güvenlik stantından altından geçtiğinizde sinyal vermemesi gerekiyor. Bayan yargı görevlisinin üzerinizi aramasına izin vermezseniz, biz de tutuklu müşterinizle görüşmenize izin vermeyeceğiz!" Koşulları açık ve net olarak ifade etmişti. Bir şeyi elde etmek için, bir şey vermek gerekiyordu. Bu genel yasa; dünyanın en bağlayıcı doğal yasalarından biriydi. Üzerinin aranmasına izin vermek, görüşme izninin alınmasının anahtarıydı. Görüşme isteminde bulunan avukattı. Bu yasayı da bildiği kabul edilmekteydi. Bu yüzden ona yasanın ayrıntılarıyla anlatılmasına gerek yoktu. Sorun; doğal yasaya uygun hareket etmeyle çözüldü. Açılan kapıdan kolaylıkla giren bayan avukattan sonra kapanan kapının tekrar açılması dileğiyle bu kez Ber bekliyordu. Ber, güvenlik stantının altından geçtiğinde “bip!” sinyali duyuldu. Genel arzu üzerine geri çıktı... Üzerindeki anahtarlığı, metal paraları kenarda bulunan masaya koydu. Tekrar denedi... Yine aynı ses duyuldu. Üzerindeki tüm metalleri çıkarmış olmasına rağmen, "Bu ses duyulduğu sürece giremezsin!" uyarısını duyumsatan 'Bip!' sesi kulaklarının tırmalayıcısıydı. Ber, "Aygıtınız bozuk olmalı," diyerek sesli düşündü. Biraz önceki bayan avukata sunulan seçenekler vardı önünde. Bedeninin, ellenmesi, dokunulması yoluyla aranmasına izin verecek veya Tar'ı görmeden geri dönecekti. Bu 'Bip' sesli makine yeni kurulmuştu. Avukatların üzerinin aranması gerektiği yazılı Düzenleyici yasa yeni çıkmıştı. Đlk uygulama bugündü ve uygulamayla ilk yüzleşenlerden biri de kendisi oluyordu. Bedenine oldum olası dişi cins dışındaki cinslerin dokunmasından rahatsızlık duyan Ber, ikilem içindeydi. Üstünü arattıracak veya geliş amacını elde edemeden geri dönecekti. Geçmişte Markız'la birlikte oturduğu kafe de Maroğlu ve arkadaşlarının saldırısı sonucu kırılan koluna platin takılı olduğunu anımsadı. Platin; metaldi ve çırılçıplak soyunsa da, kendisini ellettirse de 'Bip!' sesinin yine duyulacağını düşündü.

Ber, sol kolunun bir olayda aldığı darbe nedeniyle kırılması nedeniyle platin takılı olduğunu belirtti. Bu kez; bunu kanıtlayacak doktor raporu istenmişti. Konuyu dallandırarak ısrarcı olma, diretme; “Görevli memura, görevi esnasında karşı koyma,” suçunu oluşturacaktı... Đkinci kapının önünden ayrıldı. Birinci kapının müracaat kısmından avukatlık kimliğini aldı, ziyaretçi kartını iade etti. Otosuna bindi. Ad kenti merkezinden yarım saat süren yolu, Tar’la görüşemeden yeniden alacaktı... KursEvinin, sınırlarını açtıktan sonra cep telefonunu açtı. Acil arayanlar olabilirdi. Açmasıyla, çalınması bir oldu. Arayan; Tar’ın eşi, Tareş idi. Tar'ı ziyaret edeceğinden dün onla gerçekleşen telefon görüşmesinde söz etmişti. Ber, görüşemeyişinin olumsuz afaki nedenlerini anlattı ve ekledi; "Tar’la yakın zamanda dışarıda görüşme olanağı bulacağımıza inanıyorum. Merak etmeyin..." Tareş, moral gereksinimindeydi. "Siyasi af konusunda toplum üzerinde alt yapı hazırlığı var. Sanırım, siyasi olmayan cezalara yönelik af çıkarımı bunun ön hazırlığıydı " Ber, hala aynı noktadan soru yönlendiren Tareş'e KursEvine girememe nedeni olarak kolunda saklı platini bir kaç kez anlatmaktan yorulmuştu. Tareş'in açıklamalara karşı tepkisel sorusu, yıllar sonra bile değişmemişti. "Siz Avukat değil misiniz?... Filmlerde avukatlar dilediği an tutuklu ve hükümlülerle görüşebilir," şeklindeydi. Ber, trafikte olduğunu hatırlatıp, özür diledi. "Yenge! Bir gereksinimiz olursa ben yanınızdayım," cümlesiyle diyalogu sonlandırıp telefonu kapattı. Bir sigara yaktı. Radyo kanallarını karıştırdı. Kulağa hoş gelen bir parçada durdurdu. Bir ozan; "Mevlam, gör diye iki göz vermiş, bilmem ağlasam mı?... Ağlamasam mı?... Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı?... Çağlamasam mı?..." ezgisini yorumluyordu. Efkarlandıran, efsunkar bir ezgiydi. Ruhsal acıyla karışık haz duygu-su veriyordu genelde Ber'e... Bu duygu; bir şairin aşktan sadece verdiği acı nedeniyle zevk almasına benzer duygulardı, kederden, sıkıntıdan zevk alma duygusu... Duygu ve düşüncelerde yoğunlaşmak, zamanı yok eden, kısaltan ve geleceğe önceden yolculuk yapmak gibi bir olguydu.

Ber, Ad kenti merkezine vardığını fark etti. Dönüşü bir kaç saniyede gerçekleşmiş gibi gelmişti kendisine. Kentin ana caddesi üzerindeydi. Hızını biraz daha düşürerek trafikte seyretmeye başladı. Yaya geçidinde, trafik ışıkları sürücülere kırmızı renkte yanınca otosunu durdu... Sarı renk fazla beklemedi, yeşil renk yandı. Işıklar; tek renkte sabitlenseydi, anlamsız olacaktı. Bu durumda; trafik araçları ve yayalar bayağı zorlanacaktı. SodGom Ülkesinde, değişik renkler ancak bu gibi durumlarda serbestti. Kendisine yanan yeşil ışık ve arkasında bulunan araçların "Hadi, Sürsene Lan!" ünlemli duyumsamalar veren korna seslerinin yarattığı panik havasıyla gazladı. Ani kalkış ve ani hız trafik kurallarına aykırıydı. Bu kural insanların yararına düzenlenmiş bir kuraldı ve uyulması gerekiyordu. Ber, bu kez uymamıştı. Otomobilinin yanlarında ve arkalarında bulunan araçların motor homurtularının, korna seslerinin, dikiz aynasından gördüğü el kol hareketlerinin yarattığı negatif enerjili psikolojik baskının etkisi altına girmişti. Negatif etki; negatif tepkiyi doğurmuştu. Yolun solundan karşıya geçmek üzere olan bir yayaya çarpma olasılığı yüksekti. Korna, kar etmedi. Yaya, ilerlemesini durdurmamıştı. Fren mesafesi kısalmıştı. Hafiften frene dokundu. Sonra debriyaja basarak vitesi düşürdü. Motor, baskıya dayanamamıştı, homurdandı. Yayayla temasına bir iki metre kalmıştı. Tüm gücüyle, sonuna kadar fren pedalına yüklendi. Direksiyonu hafif sağa kıvırdı. Otomobil sola kıç attı. Otomobilin sol kaportası, doğal refleksle iki elinin ayasını uzatan yayayla tokalaştı. Yaya yıkılmıştı. Ber, zor bela durdurmuş olduğu otomobilden derhal indi. Yaya, ayağa kalkmış, ağlıyordu. Şaşkındı, korkmuştu. Gözleri kızarıktı. Ama anlık ağlamadan olamayacak derece de kızarıktı. Göz göze temasa geçtiler. Ber, üzgün olduğunu her haliyle karşısındakine gösteriyordu. "Bir yerinize bir şey oldu mu?..." diye sordu. "Yok!... Bir şeyim yok!..." Bu tür durumlarda kırılma, yaralanma olsa dahi olayın sıcaklığıyla kişi bazen bunu hemen hissedemeyebiliyordu. Ber, elleriyle yayayı yokladı. Görünürde yaralanma belirtisi yoktu.

Yaya, gözyaşı dolu gözlerini kırpmadan, başını eğmeden Ber'in gözlerine dikmiş, bakıyordu. Bu dikkatli gözlerle izlenmekten rahatsızlık duydu. "Hastaneye götürmemi ister misiniz?" diye teklifte bulundu, Ber. Yanıt alamadı. Trafiği aksatmanın anlamı yoktu. Yaya da kazayı ucuz atlatmıştı. Başlarına daha fazla insan doluşmadan, trafik görevlisi gelmeden olay yerinden ayrılmak en akıllıca davranış olacaktı. Ber, kartvizitini uzatarak, "Bir sorun olursa beklerim," dedi. Yaya, eline tutuşturulan kartvizite baktı. Ağlayan gözlerde ışıltı oluştu. Ber'in elini yakalayarak öpmek için eğildi. Ber, izin vermedi. Yaya, "Abi!... Seni biraz önce de tanır gibi olmuştum." dedi. "Tahminimde yanılmamışım. Sen!.. Avukat Ber TERSYORUMDOĞ'sun!..." Ber, dikkatli gözlerle bir kez daha yayayı incelemiş, anımsayamamıştı. "Sizi, anımsayamadım!" "Avukat abi! Tabi hatırlamazsın. Dokuz on yıl oldu..." "Adın ne senin?" "Hüs!..." "Hangi Hüs?..." "HasHüsBab'ın oğlu Hüs!... Kerbe mahallesindeki bir olaydan dolayı gasptan beraat etmiştim. Abim Has ile komşularımız Kur, Bes ceza almışlardı... " Ber'in çok iyi anımsadığı bir dosyadan söz ediyordu. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor, diye düşündü. Hüs'ün biraz önceki donukluğundan eser kalmamıştı. Aksi davranışlar göstermeye başladı. "Abi! Yalvarıyorum, beni de arabana al!... Uzaklaşalım buradan!" Ber, ikiletmedi. Hüs'ünde binmesini işaret ederek direksiyon başına geçti. Motoru çalışır vaziyette duran otosunu hareket ettirdi.

***

"Hüs! Olum sen şu ileride gözcülük edeceksin!... Anormal bir şey gördüğünde ıslık çalacaksın!... Tamam mı?" "KursEviEğitmen abi, elli sefer söyledin, anladım!... Anladım!..." "KursEviEğitmen abime ukalalık etme lan!... Saygılı ol!"

KursEviEğitmen isimli şahıs, Bes'in, Hüs'ü uyarmasından hoşnut kalmıştı. Gevrek gevrek güldü. Ağırlığını bir kez daha hissettirmek için, "Bakın! Tut-Bırakma KursEvin'de yaptığımız provaları hatırlayın!" dedi. "Panik yapmayın! Tereyağından kıl çeker gibi soygunu gerçekleştireceğiz. Acil bir durum olmazsa silahlar kullanılmayacak. Güvenlik görevlisi ile ben ilgileneceğim. Girişte orada bulunanları ben gözleyeceğim. Bes, veznede bulunanla ilgilenecek, parayı o alacak. Kur, orada bulunacak insanları bankanın ortasına toplayıp, yüzü koyun yere uzatacak. Hüs'de banka karşısında, araba bozukmuş gibi motor kaputunu açarak çevreyi gözleyecek. Yakalanan kimseyi ele vermeyecek. Sonrasını biliyorsunuz. Para beşe bölünecek iki hisse benim."

***

‘ĐstersemSoyulurum’ isimli bankanın girişinde bulunan küçük masanın arkasındaki sandalyeye kurulmuş, uzun boylu, otuz yaşlarında, yüzü parlak, üzerinde güvenliğe özel ütülü ve temiz giyimi olan genç adam, önünde bulunan gazeteye arada bakış atarken, banka ziyaretçilerini rahatsızlık vermemeye özel çaba harcayarak inceliyordu. Burada çalışmaya başladığı günden iki yılı aşkın bir süre geçmişti. Göreve ilk başladığında, izlemiş olduğu filmlerin vermiş olduğu etkilerle, bankaya her giren müşterinin soyguncu olabileceği şüphesini taşıyordu. Bakışları da çevreye bunu olduğunca yansıtıyordu. Banka müdürü tarafından bir çok kez uyarılmış, paylanmıştı. Gelenler soyguncu bile olsa bu şekilde incelememeliydi. Çünkü bankaya her türden ve her kesimden soyguncu insan da gelebilirdi. Yeter ki, bankanın izni dışında soygun gerçekleşmesindi. Aksi halde bankanın ‘ĐstersemSoyulurum’ ünvanı ayaklar altına alınmış olacaktı. Hareket kabiliyeti ve sınırları tam olarak belirlenmişti. Bunu kavraması için ayların geçmesi gerekiyordu. O aylarda geçmiş ve kısa sayılmayacak bir süredir istenilen yapıyı sunan bir görev-liydi. Kendiliğinden durumdan vazife çıkarmamalıydı. Vazife alanı, Ban-ka Düzenleme Grubu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmişti ve kendisi-de onların emri altında çalışan dar bir alanlı görevde, izlemek ve kuralları uygulamak gibi iki başlı görevi bulunan bir kişiydi. Aksine hareket, işinden olması sonucunu doğuracaktı. Gerçi aldığı aylık maaş hala asgari ücretti. Yükseltilmemişti. Kendisinin ve ailesinin

sağlık sigortası yapılmış, evdeki çocuğuyla eşine ekmek götürebiliyordu. En ucuz filtreli sigaradan içebiliyordu. Öğlen iki çeşitten oluşan tabldot yemekten yararlanabiliyordu. Đşsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede işsiz bir insana serzenişte bulunduğunda "Belanı mı istiyorsun?... Bundan iyisi can sağlığı," dedirtecek konumdaydı. Yine de bankada çalışmak asgari ücretle çalışanı yıpratıcı nitelikteydi. Binlerce adet yeşil paraların ne iş yaptığı belli olmayan insanlar tarafından siyah poşetlerle bankaya getirilmesi, bazen daha fazlasının götürülmesi karşısında eline ayda bir tutuşturulan onbir adet yeşil para kendisinde garip duygular oluşturuyordu. Bu içsel duyumsamaları Banka Düzenleme Grubu tarafından bilinmesi halinde herhalde, en azından uyarılırdı. Artık kendiside bu gurubun talimatlarıyla hareket ettiğine göre, onlar gibi düşünmeli, onlar gibi tavırlarda bulunmalıydı... Bu duyguları her duyumsadığında kendisine, "kendine gel!" diyerek uyarıda bulunuyordu. Bu uyarı oluşan veya oluşturulan vicdanını rahatlatıyordu. Midesi acıkma sinyalleri veriyordu. Öğle yemeğine az bir vakit kalmıştı. Biraz daha sabır, dedi içinden. Yirmi beş yaşlarında yüzü kırmızılaşmış birinin, "Vezne nerede?.." sorusunu yanıtladı. Soruyu soran kişiyi ilk kez görüyordu. Gördüğü yüzleri hiç unutmazdı. Fotoğraf hafızası güçlüydü. Bu kişinin, panik hali dikkatini çekmişti. Kötü birine benzemiyordu, Bildik soyguncu tipi sunmuyordu. Yinede tavırları hoşuna gitmemişti. "Aman sen de!" dedi kendi kendisine içselinde. "Yine şüphecilik hastalığın nüksetti." "Eller yukarı!" "Ne?" "Ellerini yukarıya kaldır! Yoksa mideni mermi manyağı yaparım!" Güvenlik görevlisi, elinde silah bulunduran kendi yaşıtının emrini isteksizce yerine getirdi. Bir başkasının, bankada bulunanları bir yere toplayarak yüzükoyun yere yatırdığını, elinde siyah poşet bulunan gencin veznedarı ölümle tehdit ederek, boş poşeti dolu olarak iade etmesini emrettiğini izledi. Đzleme görevini yerine getirebiliyordu. Ama; bu yeterli değildi. Banka Düzenleme Grubu, bu tür izinsiz soygunlarda silahını kullanması gerektiğini düzenlemişti. Bu kuralı uygulamaya yetkili ve görevli olan tek insan şu anda kendisiydi. Bir şeyler yapmalıydı. Sessiz kalmak, soyguna onay vermek olarak algılanabilirdi. Bu olasılıkta, eve götürdüğü ekmekten kendisi ve ailesi; içtiği sigaradan sadece kendisi olacaktı. Dört yaşındaki

YetKız isimli çocuğunun sağlık sorunları vardı. Bankanın sağlık sigortasının devam etmesi zorunluluğu vardı. Bir şeyler yapmalıydı. Zaman hızlı geçiyordu. Bir an sonra soyguncular, bankayı terk edecekti. Bir süre sonra işinden olabilirdi. En azından direk Güvenlik Merkezine bağlı masaüstünün hemen altında bulunan kırmızı renkli tehlike düğmesine basmalıydı. Sağ elini hafifçe indirdi. Karşısında bulunan soyguncunun bakışları kendisinde değildi. Düğmeye bastı. Bu yetmeyecekti. Güvenlik gelinceye kadar onları oyalamalıydı... Hatta teslim almalıydı. Bu davranışı maaşının zamlanmasını doğurabilirdi. Biraz cesaret, biraz daha para olarak kendisine geri dönecekti. Meşhur olacaktı. Filmlerdeki artistler gibi, basına ayrıntı demeçler verecekti. Belki de bankanın Ad Kenti Merkez binasına güvenlikçi olarak atanacaktı. Oranın imkanları daha iyiydi. Silah kabzasının çıtçıtını açtı. Silahını kılıfından çıkardı. Bacaklarını dirseklerinden hafif kırarak, ata biner pozisyonda, silahın kabzasını her iki eliyle tutarak, "Kıpırdama!" diye bağırdı. Bağırtı, yüksekti. Karşısında bulunan, başı vezneye dönük KursEviEğitmen tarafından duyuldu. Bağırtı yüksekti, duyulmaması imkansızdı. Veznede bulunan Bes, yere yüzü koyun yatmış olan insanlar, onları göz hapsinde tutan Kur ve Banka görevlileri tarafından da duyuldu. Ses, soyguncularda şaşkınlık ve hüzün, diğerlerinde umut duyguları oluşturmuştu. Bankanın kapı ve pencereleri kapalıydı. Hüs, bankanın karşısında motor kaputu açık arabayla uğraşıyor görüntülerindeydi. Hüs, "Kıpırdama!" bağırtısını duymamıştı. Duysa onda da hüzün oluşacaktı. Ayrıca aşırı korku ka-de-ve si olacaktı. KursEviEğitmen'in on bir yıl önce yine bir banka soygunu teşebbüsü olmuş ve yakalanmıştı. Yargı Grubunun vermiş olduğu on beş yıllık cezasını tamamıyla çekmeden, aftan yararlanarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilmişti. Tekrar yakalanıp, içeri tıkılmak istemiyordu. Televizyonda izlediği magazin programlarındaki yaşamın içine girmek istiyordu. Buradan kendisine düşecek parayla, Kont kentine gidecekti. Kırmızı şarap içerken, kırmızı tenli piliçlerle birlikte olacaktı. Yanıp sönen ışıklar altında onlar gibi kıvıracaktı. Dansözlerin sutyenlerine yeşil para tıkıştırırken, onların göğüsleriyle ellerinin temas etmesini sağlayacaktı. Bu görüntüleri kursevindeki televizyonda yayımlanan magazin programlarında bol bol seyretmişti.

Soygun konusunda tecrübesi vardı. Bu yönde bilgi ve birikimlerini Tut-Bırakma KursEvi'nde bulunan başkaca birbilen bireylerle de paylaşarak ilerletmişti. Ayrıca; Bes ile Kur'un eğitmenliğini üstlenmişti. Şimdi hareketsiz kalmak racona tersti ve eğitmenlik etiketini karalayacaktı. Bu konularda BirBilenSoy olarak çevrede nam salmıştı. Namını yürütmeliydi. On beş yaşlarındaki yeğeninin kendisini her gördüğünde gıpta ile bakarak, "Büyüdüğümde bende senin gibi olmak istiyorum," deyişini anımsadı. Yeğenini mahcup etmemeliydi. Onun kendisinden söz ederek hava attığı arkadaşlarına karşı başını eğdirmemeliydi. Onun kendisinden, deneyim ve bilgilerinden yararlanma hakkı vardı. Onu çok seviyordu. Çok zekiydi, cesurdu, ataktı, gözü pekti... Rahat yaşamın kaynağının para olduğunun farkındaydı. Parayı çok seviyordu. Onu öyle bir yetiştirecek ve öyle bir ortam sunacaktı ki; banka şubeleri yerine tüm şubelerin paralarının toplandığı banka genel merkezlerinde soygun yaptıracaktı. Bunlara tek engel karşısında duran, titrek elleriyle silahı kendisine yöneltmiş Güvenlik görevlisiydi. Engel aşılmalıydı. Engel yok edilmeliydi. KursEviEğitmen'i, elindeki silahı ateşledi. Bir yetmeyebilirdi, ikinci kez de ateşledi. Engel aşılmıştı. Acı bağırtı sesleriyle güvenlik görevlisi sırtı camlara temas edinceye kadar gerisin geriye gitmiş ve yıkılmıştı. Kurşunların ve sonra camın bedeniyle temasından kendisine zimmetli tabancası da elinden yere düşmüştü. Beyni, kendisindeydi. "Tabancayı düşürmemden dolayı uyarı cezası verirler mi?... Belkide bir maaş ödememe cezasıyla geçiştirir*lerdi..." diye düşünüyordu. Uyarıyı kendisine, öncelikle kendisi yapmalıydı. Öğreti ve düzenleme bunu gerektiriyordu. Düzenlemenin oluşturduğu benlik, "Sakarsın!... Sakarsın!... Sakarsın!... " diye içinden üç kez bağırdı. Soyguna kan karışmıştı. Siyah poşetin tam olarak dolmasını beklemeye zaman yoktu. Bes, Kur ve KursEviEğitmen bankadan koşar adım çıktılar. Hüs, silah seslerini duyduktan sonra bedensel titremelerini önlemeye çabalıyordu. Motorun kaputunu kapatmış, kontak anahtarını çevirmeye çalışıyordu. Ama marş bir türlü basmıyordu. Yolun yarısına kadar gelen arkadaşlarının çevresinin tümüyle güvenlik ekip arabalarıyla çevrildiğini gördü.

duygusaldı. mesleğin gerektirdiği şekilde konuşmak ve hatta bakışlarda.." diyerek.. Đkilemde kalmıştı. "Ne düşünüyorsun?.. emir içerikliydi. kişiliği içine alır ve eritirdi. vicdani muhasebe sağlayacak mekanizma kalmamıştı. görev şehidi mezarı olarak adlandıracaktı. güvenlik görevlisinin başında donuk izlemelerdeydi.. birkaç saat sonra. Otopsi sonrası üzerine ölü toprağı serilecekti. Bu kadar ayrıntı içeren meslek kimliğine çok büyük bir suç işleyerek aykırı davranmak.. ya da duygularına yenilerek.. bedenini için Tut-Bırakma KursEvi olacaktı. çarpışma istenen sertlikte gerçekleşmemişti. Sağ tarafında bulunan güzergahtan bulunduğu yöne hızla yaklaşmakta olan arabayı gördü. Hüs'ü teslim ederek süregelen suç işlemelerini sonlandıracak. Banka üst düzey görevliyle ilk ve son kez bu ünlemde konuşuyordu. Yerel düzenleme raporlarında sapma meydana gelmişti. geride bırakacağı sağlık sorunları olan ve sürekli tedaviye gereksinimi olan YetKız ile ilk birlikteliklerinin sıcaklığını birbirlerine karşı hala korudukları eşi DulKadın'dı. *** *** Hüs'ün ayrıntılı anlatımlarını soluğunu tutarak dinlemişti. Beden. Yakalanmak istemiyordu. Güvenlik görevlilerinin tabancalarından çıkan kurşunlarla Bes. Şu ana kadar bu suç maddesini kalem kalem işlemişti. kamu hizmeti yapıyordu. Normal yaşamı. Bu görevin sorumluluklarından biri de. düşünce.. Güvenliğin uyarı atışlarına hedef gözeterek karşılık verdiler. çarpışma noktasını iyi ayarlamıştı. hesapta olmayan bir soygundu. düşünsel yoğunluğunu bozan Hüs'e kızgınlıkla baktı. duyumsama. ölmeyi tercih ederdi. olumsuz anlamda bozan kim olursa . Beden ölüydü ve gelen ambulans otopsi için onu hastaneye kaldıracaktı. Kendisine uygun bir yer değildi. Suçluyu gizlemek. Yasaya göre. Yakalanabilirdi. "Öleceğimi hissediyorum. Yakalanmaktansa. yürek paralayıcıydı... Ülke de meslek.... Televizyonlarda ise. mesleğin gerektirdiği şekilde olmalıydı.. "Son bir arzun var mı?" diye sordu. sonra koşmaya başlamıştı. Ruh. Kur ve KursEviEğitmen'inin teslim olmaya niyetleri yoktu. Mesleğin gerektirdiği kıyafeti giyinmek. Meslek. "Kızımın tedavisini sürdürün!" Dilek. çalıştıramadığı arabadan çıkarak soygun mahallini hızlı adımlarla terk etmiş.. ona yardımcı olmak. Ad kenti merkezinden uzakta göle nazır bir tepede otomobil içinde bulunan Ber ve Hüs birbirlerine sonraki diyeceklerini kurgulamaya çalışıyorlardı. Kabri. KursEviEğitmen'inin tabancasından çıkan kurşunlarla iki güvenlik görevlisi ağır yaralanmıştı. teslim edilmesini sağlamaktı. Bu soygun. Ses yumuşaktı. Ama. Denk getirmeliydi. Kamu Görevlisi sayılırdı. Kaçması bunları yok etmiyordu. Hüs'ün saklanmak için gitmek istediği yere kadar götürecekti.. kişilikle birleşikti. bedeni terk etti. Hedefi belirsiz bir koşuydu. Biçim ve üslup idama giden bir hükümlüye son soruyu yönlendiren bir cellat’ı çağrıştırıyordu. suçluyu ihbar etmek. hiçbirini ve hiçbir şeyi duyumsamayacaktı. Hüs. yemek vermek.Bes. Kur ve KursEviEğitmen'i hayalleriyle birlikte öldürülmüştü." dedi. Eşi DulKadın sevgi boşluğuyla ne kadar süre yokluğuna dayanabilecekti. kişilik bozumunu da beraberinde getirebilirdi. Kur ve KursEviEğitmen'inin kanlar içinde düşüşünün görüntüleri gözlerinin önünde sürekli yineleniyordu. KursEvin'de yıllarca önce üç ay civarında kalmıştı. kulak paralayıcı silah sesleri arasında gerçekleşen ölüm ve yaralanma bilançosu ertesi günkü gazetelerde yer alacaktı. gözlerini araladı. Başkan. adımlarını taşıtın hızına göre ayarlamalıydı. Evet. Onu ağlatan. Güvenlik görevlisi.. Đkinci olasılığı gerçekleştirdiğinde kendi mesleğiyle çelişecekti. sigara ikram etmek suçtu. ĐstersemSoyulurum bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanı.. bir yerden bir yere götürmek. Ruh özgürdü ve yaşıyordu.. Gömülü olacağı yer. Bedende. Acı ağlatmıyordu onu. Silah sesleri yankılanıyordu hala kulaklarında Bes.. Değişik sesli..

daha ileri düzeyde suç işleme eğitimiydi. Düşünselini. suçu cezalandırmanın bir çok amacı vardı.. yalnız kalmaktı. suç işleme konusunda bilgi. anket formlarıyla. ‘teşebbüs aşamasında’ kalmıştı. içselini rahatsız edecekti. Ya Bes'in. yan kolları olan bazı görev-lilerce bu iletişim araçlarıyla yansıtılıyordu. Kamu vicdanı kavramını algılamaya çalıştı.. içeriği doldurulmamıştı. Soygun. Engellemek. Parmak koparmak. Bes ve Kur kamu vicdanından alacaklı konumundaydı. kamu vicdanını rahat ettirme.. Bilim adamlarına bazen güven olmazdı. diğerleriyle organize bir şekilde soygun eylemine karışmış. Onların da oradaki etkilerden kaynaklanan psikolojik bozuklukları söz konusu oluyordu..." dedi." diyorlardı. ses çıkaramazdı. iki ağır yaralı vardı. Şu anda ölü olan üç ortağı da KursEvi'nde uzun yıllar kalmışlardı. indirim nedeni sayılabilecek.. Kaldı ki.. Son eylemlerinin cezasını. Đşlemedikleri gasp suçundan hüküm giyen Bes ve Kur. Ama bir ölü.. Hukuk eğitimiyle ve mesleğini sürdürürken elde ettiği ceza hukuku genel prensiplerini irdeliyordu şimdi. gerçekte işlemedikleri bir suçtan aldıkları ceza nedeniyle kaldıkları KursEvi'nde bu kez gerçekten suç işleme eğitimini almış. Kuvvetle muhtemel olan mirasçıların bu mirası reddetme iradesinde bulunacaklarıydı. Cezalandırmanın amaçlarından biri olan. SodGom yurttaşının en büyük korkusu. Çünkü duyurulan ses genelin sesi olarak lanse ediliyordu bir kısmı medya tarafından. Alınan eğitim.. Çoğunlukla ellerinde bulundurdukları bu güç sayesinde kamunun. Doğal yasa bunu böyle düzenlemişti. ıslah etme ve topluma kazandırma. kamu vicdanının sesi olan medya araçları vardı. suçlu insan özelliklerini tamamıyla edinmişlerdi. intikam ve kini önleme. koşulsuz serbest bıraktı. Bes ve Kur.. kesmek ise ülkede en kolay ameliyatlardan biriydi. Birkaç KursEvi ziyaretlerinde onlarla yapmış olduğu görüşmelerde haksız yere aldıkları cezanın verdiği kin ve nefreti taşıdıklarını kendisine hissettirmişlerdi. Bilimsel sorumlulukları nüksedebilir. Yattıkları süre de ıslah olmamışlardı. öldürülmeleriydi." Net bir yargı oluşturmadı. bu kez gerçekten gasp eylemini gerçekleştirmişlerdi. toplumsal barışı sağlama. Güvenliğin bunda günahı yoktu. Bir isteği. KursEvlerine giren ıslah olacağına.. Daha fazlası lazımdı. "Abi! Çıktığımızda ses getireceğiz. En azından gasp eyleminden yirmi sene ceza alabilirdi. izleyici olarak görev almıştı. Ses getiremeden. toplumdan soyutlanmak. "Düşünüyorum.. Eylem gerçekleşmeden önce güvenliksel ve hukuksal sezgilerle onların cezaları kesilmişti. Toplum ve birey kendi içse-linde bu sesi benimsemese de. SodGom Ülkesi Düzenleme Grupları bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kamunun yani devlet ile birey ve bireylerden oluşan toplumun asgaride birleşen isteklerinin ne olduğu konusunda psikologları. toplumla zıtlaşmak. aralarında. suç işleyen kişileri veya suç işleyebilecek kişileri bu anlamda korkutarak suç işlemeden caydırma. suçsuz yere aldıkları gasp cezasıyla önceden KursEvi'nde kalarak çekmişlerdi.. Birinden dolayı. Çağdaş Ceza hukuku ilkelerinde. Soyut bir kavramdı. Cezasını Tut-Bırakma KursEvin'de geçirecekti. Bu korkuyu yenenlerde birkaç elin parmakları kadardı. Hüs. Çelişkileri resmileştirmek en hoşlanmadıkları sonuçlardan biriydi. Onların bulgularıyla kendi raporları arasında çelişki doğabilirdi. sapma meydana getirebilirlerdi.. deneyim ve yetilerini birbirleriyle paylaşarak daha keskinleşiyorlardı. yerine getirmek için istekte bulunanın isteğinin ne olduğunu öğrenmek gerekiyordu. toplumun..... sesleri kısılmıştı. Karşılaştırmalar yapmalıydı. Islah olan çok az insan çıkabiliyordu. Anımsadığı kadarıyla bunlar.. kendileri aynı akıbete uğrayacaktı.. Alacaklının ölümü halinde alacak mirasçılara geçerdi.olsun. Kendiyle bu tartışması üst düzey tartışmalara kendisini yönlendiriyordu. Ayrıntılara girmeliydi. Cezalarının bitmesine çok az kala siyasi olmayan aftan yararlanarak bırakılmışlardı. sosyologları ve diğer ilgili bilim adamlarını görevlendirmemişti. korkunun gözlerini taşımıyorlardı. önceki ise gerçekte yürürlükteki yasaya göre suç teşkil edecek eylemlerden değildi. Kur'un psikolojileri. bireyin nabzı tutulabiliyor. cezalarını çektikleri Tut-Bırakma KursEvlerinde terbiye etme. Toplumun çok az bölümünü teşkil eden gece magazin grubuyla . SodGom ülkesinin tarihinde garipliklerden biri daha gerçekleşmişti sanki. Đkinci ceza. Cezalarından biri fazlaydı. Ber'de bu anlamda bakmıştı kendisine. Bunun yararı ne olacaktı?. Ber. Öldürmeselerdi. "Hiç konuşma!. öfke oklarını kendisine çekerdi. Mirasçıların da mirası ret etme hakları vardı. Sus!. birkaç kişi ile yapılan görüşmeler-den kendilerinin de hoşlarına gidecek olanlar. son suç ölümle cezalandırılmıştı.

Hüs'ün yüzüne sıçramıştı.. Görevini yapmaya çalışan iki güvenlik görevlisi yaralanmıştı.. Irk dil.. Bakalım. din. Suç ve cezada. Konuşan Hüs'tü. elini öpmeye yeltendi. Bu da. "Hüs!" diye seslendi. "Beni tehdit mi ediyorsun?. Hüs. *** . param yok." Hüs. Belki de ceza hukukunun genel cezalandırma amacına yönelik yararları onda gerçekten uygulama alanı bulabilirdi. Aksi halde. Bes'in.. LeftKol. yargı grubu üyeleri. gözümün önünden kaybol!" Talimatı alan Hüs. "Hayır abi!. Ber.. Olayda ölüm de vardı.. medya temsilcisi. Acılar. Haddime mi düşmüş. adalet kavramını duyunca ağlamaya başladı.. x görevliler. Bağırtısından ağzından çıkan birkaç tükrük damlası. yasaların eşit uygulanması yönünde cezalar yeniden düzenlenmeli ve ceza Yasasında yerini almalıydı. RigtKol gibiler bu aykırılıkları giderebilecekler miydi?. Bir taraftan da Hüs'ü dinliyordu. mezhep. kendilerini onlara kazandıramadan. Soygun. sermayedar.. isteği yerine getirdi.. kişiden kişiye değişen ayırımlı eşitsizlik.. Beni kim kurtaracak?.. Çağdaş Ceza Hukuku genel prensiplerine aykırılık teşkil ediyordu. bu kez zorla sarıldı Ber'e. Abi! Bana yirmi yıldan az vermezler!. SağKol. resmi kıyafetliler. sanki." dedi." Hüs." Bu da bir tehditti ve tüm tehdit seçeneklerinden en güçlüsüydü. ellerinde tuttukları güçle somutlaşan ve kesici. konuşan Hüs mü?...’ sağlanabilirdi. Yargı grubuna. adalet kavramını gerçek kamuoyu vicdanında tartışılır hale getirmişti. Kelimeler. ajan. Yanlış yapıyorsun!" Ber. "Abi! Benim çevrem.. gruptan gruba.. Eliyle yüzünü silen Hüs. kızılderililer. "Dışarı çıkalım!" dedi.. Gerinecekti. bilinen demir silahlarla işlemesi yanında. emekçi.. Birliktelikleri süresince arada akan gözyaşı damlasının sonuncusu Ber’in boynuna akmıştı. anlamı dimdikti. sadece varolan ve düzenlenmiş yasalara göre karar vermekle yükümlüydüler. politikacı. Kur. "Seni adalete teslim edeceğim. diye buyuruyordu bazen. gelişen olaylar insanları bir şekilde eğitiyordu. Ber. bürokrat. birşey olmuyor.. Hüs'e çevirerek.. bir daha geri gelmemek üzere soyutlanmışlardı. Yanıtladı onu. az önce ve senelerce önce tanıdığı Hüs değildi. Kur'un geçmişini acaba Hüs yaşar mıydı?. irdelemediği daha bir çok SodGom Ülkesi ceza hukuku genel prensipleri olduğunu bilmeden anımsatmıştı kendisine.. Bes ve diğer şahıs onlar gibi soygun yapabilme imkanı elde etmiş olsaydı bu yolu tercih etmeyeceklerdi." özet cümlelerdi bunlar. Đkinciler için en fazla 31 gün ile 62 gün arasında cezalandırın diyen yasa maddesi." diye sordu. "Kendimi öldürürüm!. dansözler. Sert bir sesle. Sivil ve gayrı sivil mafya üyeleri. bunda yargı grubu üyelerinin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Suça konu olan özellikler taşıyan bir eylemdi. dercesine başını ona yönlendirdi. bulundukları tepeden karşı tepenin ufkuna gözlerini dikti. "Ber. kimseyi öldürmüyorlar. "Fikrimi değiştirmeden. birinciler için ölüm cezasından daha yüksek ceza verin. bu düşüncesini belli ederek onu daha fazla cesaretlendirmemeliydi.. Oturmaktan yorulan bedenini açacaktı. birileri. "Başkalarına tabi birşey olmaz çünkü onlar soygunda silah kullanmıyorlar.. işsiz.... bir eylemdi. Ekmek parası için çalışan bir güvenlik görevlisi öldürülmüştü. yerliler.. Ber.. Onlar. Olayı parçalar ve sadece 'gaspa eksik teşebbüsten ceza alması. cümleler yetersiz ve yıkıkken. Bu ekonomik alanda suç işleme eşitsizliğini de beraberinde getiriyordu. kursevine sigara getirenim bile olmaz. Engellenen Hüs..bütünleşemeden. devlet avukatları. Birilerinin. meslek. yabancılar.. Başını..... on beş yaşında yüzleştiği.. "Teslim olmayacağım!.. Hüs'ün avukatlığını da üstlenirdi. yeğenler. Başkaları yapıyor.. Bu sorusunu olumlayabilecek veriler elinde yoktu Ber'in.. delici veya ateşli olmayan silahlarla aynı sonucu alabiliyorlardı. Hüs. sivil kıyafetliler. her kim olursa olsun her ne şekilde olursa olsun suç işleyenlere karşı. onlara kendilerini. Temiz havayı içine daha iyi çekebilecekti.. Bunda Hüs'ün kabahatinin olmadığı anlaşılıyordu.. Ülke de suç işleme anlamında fırsat eşitliği de yoktu.. buz gibi bir ses tonuyla aldığı yanıttan korkmuştu. Kaldı ki Hüs'ün silik ve korkak kişiliği bu suçu işlemeye de müsait değildi.

32 TerKazMaf isimli politikacının. Ortam. Tüm medya araçlarında aylardır sunulan ilk haber buydu." adı verilmişti. SodGom Ülkesinde aniden oluşan sivil ve kamusal özellikli örgütlerin bir çoğunun toplumsal tepkili eylemlerini sundukları bir döneme rast gelerek bu eylemlere yeni bir enerji ve kan vermişti. uygun zemindeydi.. Bu süre içinde. Bir mafyanın. dolandırıcılığa. Sodgom Ülkesinin tüm kentlerinde olduğu gibi Ad-Kentinde de bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenen bu eylemi gerçekleştiren bireylerden biri de. soygunlar ve talanlar sona erdirilmeliydi. uzandığı kanepede bunu gram gram özümsüyordu. Üçgenin çizimi. sivil bir örgütün geliştirdiği bir eylem olması nedeniyle sivil damgalıydı. Diğerlerinin birlikteliği ise toplumda infial yaratmıştı. bir politikacıyla bir güvenlikçiyle işi ne olabilirdi?. küp çiziminden daha kolaydı. Yaşamsal kader. Medya üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyordu. Bu eylem.. sivil toplum örgütlerinin. yerindeydi. arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet. her akşam saat 20. Toplumun. Maşçet. etkin ve risksiz bir darbeyi gerçekleştiriyorlardı. MedMaf haberciydi. yönlendirmeye. alt uçlarının birinde politikacı. medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın. Toplumu kendi istek ve arzusuna göre yönlendirenlere büyük bir irade gösterimi vardı. gökyüzü çöplüğüne göndermenin verdiği rehavet içindeydiler. Yumuşak ve okşayıcıydı. Toplumun potansiyel enerjisi buna karar vermişti. Rapor pratik hazırlanmıştı. Sanırım. Ne yaptın bu arada.. Ber. Çocukluğunda lamba düğmesini yak.. Katılım yüksekti. insanca yaşam ve özgürlük istiyorlardı. Her düğme indirip kaldırma olayı nerdeyse bu enerjinin boşalımı nedeniyle açığa çıkan orgazmı yaşatıyordu kendisinde.... içsel öfkelerini dışavurumla.. ĐçDışGüv. ilk kez medya'yı bu kadar iştahla. beş saniye boyunca ise ışıkların yakıp-söndürülmesi şeklinde gerçekleşiyordu. tekrar bildirmiş olurum. Ber’in yabancısı olmadığı bir eylem türüydü. ağlarını özenle örüyordu. sevgiyle ve güven duyarak takip ediyordu. "Merhaba Ber!" "Merhaba Med!" "Kaç gündür görüşemedik. Trafik kazası.. Rapor bunun yanıtını önceden vermişti. bilmediği ve tanımadığı yerlerde bulunan yüzbinlerce kişininde aynı duyguları taşıdıklarının bilinciyle almıştı. mafya destekçisi damgasını yiyecekti. söndür yak. ‘Yak söndür. Bu davranış. El kaldırılmadan anında çizilebilirdi... Aykırı davranan. söndür olayını gerçekleştirmekten hoşlanırdı. Karanlık çağa geri dönüş olasılığı tamamıyla ortadan kalkmalıydı. insanın ve insanlığın geleceğini isteklerine göre tayin edenlere ve tüm kötülüklere karşı oluşmuş negatifsel enerji boşalımı sağlıyordu. Onlara karşı simgesel. insan hakları. Ber’di. Negatif boşalım enerjisinin yeryüzünü terk ederek gökyüzüne yükseldiğini bir kez daha duyumsamıştı." "Bu senin yorumun.. SilUyMar isimli şahısların görevleri belliydi. Ber. temiz ve mafyasız toplum istiyordu. Yolsuzluklar. Med'in kendisiyle bağlantıya geçeceğinin ön sinyalleriydi. Üçgen oluşturuldu. Üçgenin üst ucunda mafya.. Her kesimden insanla oturup kalkması normaldi.." "Bunları anlatırsam. Bu nedenle yapılan eyleme "Beş dakika karanlık ve ikibuçuk saniye aydınlık..00 de ev ve işyeri ışıklarının beş dakika kapalı tutulması.... Eylem on birinci akşamındaydı. bu. kurumların bir çoğu.. Simgesel eylem. daha sonra altsal tepkiler doğurmuştu. Toplumsal tepki güzeldi." "Aynı tarzda ukalaca konuşmalar. partililerin. Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümüyle sonuçlanan Trafik kazası SodGom Ülkesinde üstsel..’ davranışı nedeniyle annesinden çok bağırtı işitmişti. bilineni. Ülkede süregelen yanlışlara karşılık toplumun anlamda tepkilerini bir şekilde göstermesi için otuz üç gün boyunca sürecekti. Bu akşam on birinci hazzı." . Şeffaflaşma süreci başlamalıydı. Arada birbirine muhalif haber ve yorumlarda bulunan medya araçlarının tümü bu kez tek seslilikteydi. bireylerin. düzenbazlıklar. toplumun ve bireyin gücünü ortaya çıkaran bir arenaya dönüşmüştü. despotizme. partilerin. kusura kalma. yanlışa. Bireyler. Demokrasi.. medya araçlarının. Kirlenmeler temizlenmeliydi. Bu nedenle bir odanın düğmesi yalama dahi olmuştu.Bu bir sivil darbeydi ve SodGom ülkesi bu Açıklama [p1]: bir ilki yaşıyordu. Beyninde hafif elektriklenmeler hissetti. diğer ucunda ise güvenlik bulunuyordu..

Med’in peşisıra." "Yalnız bir koşulum var.. Kötü ve iyi ruh cevheri doğum-ölüm-doğuş... Orta yaşlarda oldukları anlaşılan biri bayan. ‘Evrimini Tamamlayamamış Ruhlar” diyoruz.. Karşılarında bulunan koltuğa. Beni yanılttın. kötü veya iyi izler bırakarak halen yaşıyormuşçasına etkilerini devam ettirmektedirler.. Teşekkür ederim. değişimlere uğratarak bazen de törpülettirerek yenilemektedir.. konuya derhal girelim. içselini açtı.. Ben ve Neson ise aynı kanıda değiliz." Ber. "Ziyaretçilerin fazla zamanları yok. Med’le buluştu. Bu konuda hiç ters duyumsamalar yaşamadın mı?" "Güzel ve rahatlatıcı duyumsamalardayım.'‘Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek!' " "Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek! sloganı güzel ve benim de benimsediğim bir slogan olmasına rağmen. bayan Deson!.. önemli bir anın heyecan dolu gerginliğindeydi şimdi. Đyi ruh cevheri kötü ruh cevherine. sizi gıyabınızda tanımamıza rağmen Med’in anlatımlarından dolayı size karşı pozitif duygular beslemekteyiz.. Med. Bayan Neson." Ber." Ber. bireylerin bu sürecine milyonlarca kez tanıklık yapmıştır ve yapmaktadır. Ruh cevheri” inişli.... Seni. Sözü Deson aldı. "Teveccühünüz. "Bayan Neson ile Bay Deson.. Đnsanların varoluş amacı ‘evrim’dir. kötü ruh cevheri. bu yapınla seni ikna etmekte zorlanacağım galiba. Hep geleceğe bıraktı. düşünsel. Med.. nedense hazır olmadığın düşüncesiyle bazı önemli iletileri sana sunmamıştı. Med. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor. figüran rolünü oynadığını fark edemeden kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini sanır."diyecekti ki. Kötü ruh veya iyi ruh cevheri taşıyıcısı öldüğünde." dedi.. Ben ‘Ruhsal..." "Neden olmasın.. Đyi ruh cevherine dönüşebiliyor.. Ber. yeniden dünya’ ya gelen cevheri... Önemli konulara geçilecek.. Her ölüm. edindiği yeni izlenimler.. Med’in ‘saygısızlık yapma!" uyarısını anımsayınca vazgeçti. gözlerinin loş ışıklı karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi. Azınlıkta olanlar ise.. yetişme tarzı. tekrarı çok olanlardan.. bu tür seanslarda nasıl davranması gerektiğini bir yemek yeme kadar iyi öğrenmişti.’ Ölüm hiçlik ve yokluk değildir. oturanları. memnun olurum... toplumsal tepki arzuladığı anlarda bireyleri etkilemede kullandığı bir slogan..." "Bazı eylemlerin kaynağını keşfedecek kadar yeti kazandığını sanıyordum. düşünce.. Birçok kez değişik kabuklarla. Đz Bırakanlar grubunda."Yak söndür. "Zaten Med beni hep küçümsüyor.." "Sana gündem de olan ve benim de benimsediğim bir sloganla karşılık vereceğim. gerektiği anlarda kullandırılmayan. Neyse bu konuyu kapatalım. Đnsanlığın tarihi.. Bu kavram bazı bilim adamlarının belirttiği biyolojik anlamdaki ‘evrim’ kuramını çağrıştırmasın sende. "Onaylıyorum Bayan Neson ve bence tanışma faslını kapatıp. eyleminde de bulunuyorsun. Rapor gerektiğinde susmayı. "Bizler. büyür ve ölür." "Memnun oldum. Biz bu tür ruhlara. duyumsal evrimden söz ediyorum. Gözlerini yumdu. Bunlardan birçoğunun tarihsel izleri kalmamıştır. Merak doluydu. konumlarla farklı ortamlarda yeniden var edilen “beyin. beyinsel. "Đnsanlar doğar. Loş ışıklı bir odaya girdi.." diyerek Ber’e tanıttı.. Tabi ki kabul edersen. lütfen onların yanında saygısız hareketlerde bulunma!" "Okeydir. ama Düzenleme grubu. Bu durum. Seninle ilk ve son kez bu şekilde diyalog kurmuş olacaklar." "Bu da ne demek oluyor?. benim çevrem-den ve benim yetilerimden fazlasını taşıyan iki kişi ile tanıştıracağım.." diyerek selamladı. Değil mi Bay Deson?" dedi Bayan Neson.... Saniyelerin bile boşa harcanmamasını tavsiye ediyorum.. diğeri bay iki kişiyi oturdukları koltuklarından kendisini izlerken gördü. gerektiğinde konuşmayı ve tepki göstermeyi düzenler... Birey ve toplum bu eylemi....." "Bunun anlamı.. şeklinde yenilenen gelgit döngülerinde sayısını bizim de bilmediğimiz yenilemelerle önceki iyi veya kötü cevher özelliğini kaybetmeden ve aksine daha da ilerleterek . ortamlarla önceki yapısının tersi değişim gösterebiliyor. söndür yak. Ber. Birkaç dakikada transa geçebilmişti. Sana bir müjdem var.. etkisel yoğunluk kötü olan grupta. çıkışlı evrimini bireylerde ve bireylerden oluşan topluluklarda sürekli geliştirerek. takip etmesini işaret ediyordu. "Med’in de yardımlarıyla ne kadar yol aldığınızı biliyoruz. değişik cinsiyetlerle. yeni bir doğuşa başlangıçtır. duyular içerikli.. onların buyur etmesiyle oturdu.

ama biraz gerçekçi olalım. konuşmaya başlamakla ifade etti.belirli bir aşamaya gelmiş ruhlara da ‘Evrimini Tamamlamış Ruhlar” diyoruz.. her iki aleminde birbirine direk veya dolaylı yansımaları. Đyi Ruhların yapabileceği çok şey var aslında.. Đzleyici. etkileşimleri olmaktadır." dedi Ber. Tabi ki bu benim varsayımım.. Uygulayıcı grupları ile bunların üst merkezini benzerlerinin tümü fizik ötesi dünyada da mevcuttur.. yansımasını Düzenleme raporların da gösterecektir." "Kötü Ruh egemenliğinde. "Ben bu aşırı sapma sonucu oluşacak kaos ortamının iyi ruhlara yararlı olabileceğine tamamen katılmıyorum. bazen melek bazen şeytan görünebilecek derecede bukalemun özelliğinde olan kötülerin çöze-medikleri sorunları. sezgilerini. anlatılarınıza inanıp inanmadığımı sizler de Med gibi algılıyorsunuzdur.. Fiziksel dünya’da olduğu gibi Fizik ötesi dünyada da bu savaşımda kazanım elde eden.... genelde kötü ruhlar grubu olmuştur şimdiye kadar.. Bunu bir kenara bırakarak ve anlatılarınızı bir an gerçek kabul ederek sormak istiyorum." "Sözünüzü kesmek istemezdim.. Sanırım.. Bireysel ve toplumsal psikoloji nabzını elinde tutan ve bu konuda her türlü ikna gücünü ellerinde bulun-duran. Kötü gücün egemen olduğu. Kanımızca bunun sonucunda iyi ruhların fazla efor sarf etmesine gerek kalmadan kötü yapı kendi kendisini bozacak. "Rica ederim. söze girdi. yeniden düzenleme uğraşına girecekler ve bu sapmalar dolayısıyla boşluklar sürekli yinelendiğinde iyi ruhların bu boşlukları doldurma ve yararlanma şansı olabilecektir. "Med’in bir ara sana sözünü ettiği Düzenleyici. Bu asırda fizik ötesi dünyanın iyi ruhları ile Fiziksel dünyanın iyi ruhları elele vererek. engelleyemedikleri sapmaları gerektiğinde aşırı şiddet de kullanarak bir şekilde yararlarına kullanmaları sürekli kullandıkları bir döngüdür... karayı ak gösterecek kadar kıvrak zekalı. teklifi reddetmediğini.. "Đstersen sen devam et. Đlk kez bu kadar suskun kalan Med. insanlığa zararlı olan öğelerde bu düzenlemeleri boşa çıkarmak. algılama yetilerini geliştirmeleri sağlanmalıdır. boşlukların doldurulması için acilen hazırlanacak raporların birbiriyle çelişkili olacakları nedeniyle Uygulama.. onlara karşı mücadeleyi kıyasıya savaş haline getirdiler. elde ettiklerini kendi aralarında iletisel yolla paylaşımlarıyla aydınlanma evresini tamamlayarak . "Bunlar güzel tartışmalar. Bu gelişimleri az çok sağlayan bireylerin. kaos yaşamaya başlayacaklardır.?.. Ama takıldığım noktalar çözülmeden devam edilirse korkarım anlatılarınızı kavramakta bayağı zorluk çekeceğim. kargaşa. burada araya girerek yeniden sözü aldı. Ayrıca aşırı sapma boşluğu. o alemde de egemenlik hala kötü ruh grubunda. akı.. önce yanlış bilgi bombardımanlarından kurtulmaları. iyi ruhların grupları dolduracak..." dedi. Bunun sonucunda Düzenleme raporlarını yeniden gözden geçirme. Fiziksel dünyada olduğu gibi. Bu." Deson'un anlatısının devamını getirmesini. Aşırı kaos. Dünyanın geçmişi ve günümüzde yaşananlar da bu kötülerin zaferini kanıtlamaktadır.. Neson engelledi "Deson!.. Denetleyici. Ber. doğru bilgiler edinebilmeleri. bu dünyada güçsüz iyi insanların-dan diğer deyimle. Söyler misiniz tarihin akışı içinde çok az süren dönemler hariç fizik ve fizik ötesi alemlerde egemenliğini sürdüren kötü ruh grubu nasıl ve ne şekilde alt edilebilinir. Bu sapmaların sürekli tekrarlanması halinde kötü Ruh Grup üyeleri birbiriyle çelişkiye düşecek. bu asır da dizginleri ellerine alabileceklerine inanıyorlar. iç düşmanlıkları nedeniyle bazılarının desteği de sağlanarak olan boşluğu. fiziksel dünyanın iyi ruhların da bazılarının bozumunu sağlayabilir. Bu niteliğe ulaşmış evrimini tamamlamış iyi ruhlar ve kötü ruhlar edindikleri tüm yetilerini bu kez bulundukları fizik ötesi dünyada insanları kendi yandaşları olmaları yönünde etkilemeye çalışarak ezeli mücadelelerini devam ettirmektedirler. Zaten. birbirlerinden ayrık yeni görüşler sunmalarını ve sonuç olarak bütünlüklerinin bozulması sağlayacaktır. Kanımca konuyu çok dallandırıyorsun.. beni bağışlayın. Deson bu uyarıyı mimiksel hareketlerle olumlayarak."” dedi. Fiziksel dünyanın iyi ruhlarından çok fazla bir şey beklemek hayal değil mi?."diye Neson’a teklif getirdi. Denetleme ile Đzleyici Grupları kendi içlerinde ve birbirlerine karşı. Kanımca. kara... anlatıları özümsemekte zorluk çekebilir.. daha aşırı kötü düzen-leme raporlarının insanlık aleyhine hazırlanmasını sağlayabilir. Sürekli düzenleme raporlarının değiştirilmesi.. buyurun!" "Sizler bu varsayımlarınızı ispatlayıcı hiç bir kanıt sunamıyorsunuz.. En azından Kötü Ruhlara ait Düzenleme Raporlarını önceden sezerek. en azından düzenlerini bozacak yani ‘Sapmalar’ meydana getirerek." Deson. Neson.

. motor gürültüleri duyuluyordu. Ama farklı anlamda kullanmaya başlayanlar da var.. Tatlı birlikte hazırlanacak ve birlikte yenecektir.... hukuki.. saygısızca saçmalıyordu.." Ber." Ber. korna sesleri.. Diğer araçları pek kullanamayan iyi ruh grup ve bireyleri en azından interneti kullanabilme olanağına sahip. "Đnterneti sen o amaçla kullanıyor olabilirsin. Vücudunu hissetmiyordu. yaşadığı anın toplamıydı. internette devam edecek ve zafer iyilerin olacak. interneti sözünü ettiğiniz gruplar da kendi yararlarına kullanabilir. "Yaşın kaç?.. Onların ise kullanması buna engel değil. Uykuyla uyanıklık arasındaydı... "Yıllardır bana yönelttiğin bir soru vardı... Soluk sesleri de gelmiyordu. "Sözünü ettiğiniz fiziksel dünya ve ötesi dünyada bulunan iyi ruhların egemenliği elde ettiğini düşünelim. Ber. "Bu nasıl gerçekleşecek peki?. Bekar mısın?. Med ile Ber'in konuyu kişiselleştirerek. Derin sessizlik ve karanlık..açığa çıkaracakları pozitif enerji ile kötü ruhların yaydığı negatif enerji akımlarına karşı koymaları sağlanabilecektir. "Bu asırda fizik ötesi dünyada bulunan ‘Evrimini Tamamlamış Đyi Ruhlar’ en çok netsel iletişime güveniyorlar... Sanal seks yapalım muhabbetleriyle mi?. Bir yere davetliyiz. Bu nedenle ilk etapta kullanılabilecek uygun aracın internet ortamı olması sizce de mantıklı değil mi?.. iradesini yok edici olmadıkça geniş özgürlük alanı sağlanacak her yönden ve her anlamda." "Bu merakım hala sıcaklığını koruyor. Fiziksel dünyada bilerek veya bilmeyerek onlara alet olan iyi ruhları da katarsak. "Çok az zamanımız kaldı Ber!" "Takdir sizin efendim!" diyerek centilmence karşılık verdi. bir müdahalede daha bulundu. gözlerini yumdu. " Ber.." diye yanıtladı Med. Kapalı tuttuğu gözleri karanlığı görüyordu. soru yönlendirmekten kendisini alamadı." dedi. "Birlikteliğimizi sonlandırmadan çoğunluğun ulaşamayacağı bazı duyumsamalar yaşatacağız sana. Aykırı hareket etme!... fizik ötesi alemden gelen mesajlar olduklarını bilemeyeceklerinden korkup net bağlantılarını koparmayacak. derin nefes alıp vermeye başladı.. topluluk ve insanla ortak hareket edecek." dedi." "Ben hazırım!" *** Ber.... Evli misin?... Bu durumda bile bireyin ve toplumun kendi geleceğini tayin etme ve belirleme özgürlüğü. tek bir bireyin geleceğini düzenlemede bile o şahsın görüş ve düşüncesi önemli olacak. Fiziksel dünya insanları. Ama şu kadarını söyleyeyim.. Olmuşlardan. Savaş. Ber. Netsel iletişimde kullanılan kablolar ve uydusal bağlantılar da bu risk çok fazla gerçekleşmeyecektir." Med'in korktuğu başına gelmişti. tebessüm eden güzel yüzüyle... . Bunun için zamanımız kısıtlı.. kötü ruhlar negatif enerjileriyle yok etmekte. psikolojik ve bir çok yönden yetersizlik söz konusu. gülme isteğini zorlukla frenleyerek. Muhabbeti sulandırmaya çalışıyordu. Beynine gelen gündelik düşünceleri savdı.. Ayrıca iyi ruhların. Kahvaltı hazırlarken yaralanan parmağının acısı da yoktu. dururdun. Med. "Ne gibi?. e-mail haber grubu üyeliklerini iptal etmeye-ceklerdir.. Yeter ki panik yapma! Daha önceki seanslarla ilgili uyarılarımı anımsa.. "diye sordu. Fazla zamanları kalmamıştı. Hiçbir şey düşünmeden karanlığa bakıyordu. "Her iki alemde hemen hemen tüm iletişim ağlarının çoğu Kötü Ruhların elinde. "Ayrıntılı yanıt vermek gerekiyor. iradesi yok etmiş sayılmayacak mı?" Sorunun muhatabı Deson iken." Ber'in kuşku dolu bakışlarını görünce açıklama gereği duydu. Neson yanıtladı. "Ayrıca. heyecan dolu bir ses tonuyla.." "Nasıl?. Başkalarına zarar verici. Yani genel düzenleme raporu hazırlamada ilgili olan kişi. "Med haklı." "Bu gece belirttiğin sıcaklık birazda olsa soğutulacak." Deson... Bir süre sonra. kulakları sadece soluma seslerinden başka bir şey duyamaz olmuştu. insanları beyinsel ve ruhsal etkilemesi için salgıladıkları pozitif enerjileri daha hedefine ulaştıramadan. bu kaleleri ele geçirmek şimdilik neredeyse olanaksız. yaşanmakta olanlardan ve olacaklardan verdiğim haberleri nasıl edindiğimi sürekli merak eder.... karşılıklı tartışmaya başlayacaklarını sezinlemişti.. Ekonomik. siyasi. Hatta bazen bu enerjiyi kendi enerjilerine dönüştürerek güçlerine güç katmaktadırlar.. Savaş biraz daha eşit koşullarda internette devam edecek. Dışarıdan çocukların bağırtıları.." "Đnternet sayesinde." Deson.. kolundaki saate baktı..." "Bunun yanıtını biraz sonra alacaksın. kurum.

. .lanet olsun . Kuşbakışı izledi onları.. usulca doğmakta olan güneşin.." ". binlerce radyo ve televizyondan çıkan değişik sesler. yerini seri dönüşlere bıraktı.. Kulağında değil sanki beynindeydi bu sesler.. Nesneler. Pasif konuma geçin.... Đçeriği belirsiz fısıltıları daha rahat duyumsamaya başlamıştı. Gerekli enerjiyi sana vereceğiz.. gökyüzünü aydınlatmaya başladığı kızıl bir renge büründü.. Bu arada onların üzerinde belirli bir rotada geniş daireler oluşturacak şekilde usulca dönüp duruyordu.. Fısıltılar anlaşılır seslere dönüştü: "." ". Toparlandı.engeller koyun.. Hızlanma nedeniyle midesi bulandı. beyninde çınladı sanki. Doğru yolda ilerlediği kanısı oluştu kendisinde. Ber gözlerini açmadan. Tüm enerjisini odaklaştırdı.. Birçok görüntüler.. "Đlerle.. Fısıltılı diyaloglar bu kez kesintisiz.. Fısıltıya benzer bir ses duydu sanki. belgeseller. bedenini hareket ettirmeden öylece bekliyordu. yanlara. kendisini ileriye yönlendirdi. Neyse bunları irdelemek için uygun zaman değildi. duyduklarına inanamıyordu.... Büyük bir iştahla hızını arttırdı.. Beyninin içinde karıncalanmaya benzer tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştı. yakınlaşma bazı kelimeleri daha anlaşılır kılıyordu......" ".. Birçok ses. birden yanı başında hayalinde bile resmedemeyeceği güzellikte çıplak bir dansözün ellerindeki yabancı paralarla birlikte dans figürleri yapmakta olduğunu ve kendisine yaklaşması için işaret ettiğini gördü..... Evet.. Bu fısıltılar hayali duyumlar mıydı? Bu kadar yolculuktan sonra bir şey elde edemeden gerçek yaşama dönmek istemiyordu........manyetik kalkanları sağlamlaştırın.başarısızlık. Bir şeyler engelliyordu ken-disini.telepatik. Karanlık alanlarda sütunlar belirdi. onu biraz daha canlandırdı..." ". belli bir yol çizmezse bu seyrin bu şekilde sonsuza kadar devam edeceği bilinciyle. Süzülürcesine ve gittikçe artan hızla ilerliyordu oluşan yarı aydınlık tünellerden...... Ber bunun rüya olmadığını." ".Virüsleri hazır tutun.. Bu aralığa girmeye çalıştı... Savrulmadan önce bulunduğu noktaya süratle vardı ve kendisini bir nevi o noktaya yapıştırdı." ". Bu fısıltılar.. engeli aştı. Yoksa..dayanmalısın.... nereden geldiğini bilmediği bu fısıltıya yoğunlaştırdı.rapor. Bunların aralarına seri geçişler yapmaya başladı.... Tüm duyuları esnedikçe esnedi.Rapor okuma alanlarını karartın. Karanlık.. Med’in sesini duydu... vakit yok. Bir an elini uzattı... insanlar minyatürdü. müzik parçaları.Yaklaşıyor. sonra vazgeçti..." Ber. reklamlar. yavaş yürüyen bir insan hızına düştü. En üstte bulunan ve dönen halkalardan birinin arasından geliyordu sanki bu fısıltılar.raporsuz çıkış yapın. Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen helezonik kıvrımlar bir yay gibi uzuyordu. Rengini kaybetmeden alevsel dalgalı görünümler aldı kızıllık. Seyir hızı.uygulayıcı merkezi.. korkma. Güzel bir müzik parçası duymaya başladı.. hiçbir şey duymuyor ve görmüyordu.Karanlıkta süzüldüğünü duyumsuyordu.” telkinlerini duyumsadı.. Yeniden fısıltılar duyuyordu." "." Bir güç hissetti.. Sütunlar birbiriyle birleşti.. Bir süre sonra usulca gidiş dönüşler. Dikkatini tekrar toparladığında ne müzik sesi.. Sözcüklerin bazıları Med’in anlatımında geçen bazı kavramları anımsatıyordu. Bir Hortumun çekim alanındaki eşya gibiydi şimdi. Yaydan çıkan ok gibi gerisin geriye savruldu aniden." ". kendi bedeninin alevlerin arasında etkilenmeden süratli bir şekilde aşağıya.. Mide bulantısını önemsemiyordu artık. haberler. Tüm dikkatini.gedikleri kapatın.duyumsal iletişimlerinizi yeni bir emre kadar askıya alın... Arada kesik kesik duyulan bu fısıltıların kaynağına ulaşmaya çalıştı..." "......" ".. Ber. Yoğunlaştırdı. Tünel şeklini aldı. sağlı sollu doğru gidip geldiğini görüyordu. Bir nehrin akış yönünün tersine kulaç atan biri gibiydi şimdi.tüm iletişimleri koparın... yukarıya..uygulayıcılar." ".." ".. "Evet! Şimdi. Med’in “.. Tünel çıkışı geniş bir vadiye açılıyordu... Şimdi....... net ve anlamlıydı.." Bu ses çok yakınındaydı....düzenleyicilere bilgi verin." ". Yeryüzünü bir baştan bir başa dolaşıyormuş gibi bir his doğdu içinde...." ". ne de kadın kalmıştı...

Diğer tarafta oturanların önünde ise meslekleri ve tabi oldukları ülkelerin adı yazılıydı. Partiler. Komut düğmeleri izlenimi uyandırıyordu. Düğmeleri barındıran setin yan tarafında harf ve rakamlardan oluşan bölümü kullanarak.. Bilgisayar fare imlecine benzer büyük ve renkli bir ok işaretini ekranda görmesiyle düğme setinin yanında bulunan fareyi kavradı. Yer altı Örgütleri. silah sesleri.' ana başlığı üzerine. Her taraf zifiri karanlıktı.... ağlama sesleri.. uzakta gördüğü nokta büyüklüğünde ki ışığa doğru. Bu merakını gidermesi için çok beklemesine gerek kalmamıştı. gazete sayfalarını gördü. Hangi yüzyıl sorusunu yirminci ve yirmibirinci yüzyıl yazarak yanıtladı. Gittikçe yaklaşan gruptan kaçacak gücü kendisinde bulamadı. Dini Gruplar. Yazarlar. Geçmiş. imlecin gelmesini sağlayarak. Politikacılar. gazete parçasına yapışıp donmuş gibiydi. Özellikli Bireyler. Görüntü değişmişti." yüksek fısıltısını duyumsadı.. Medya grupları. Yandaşlar. karanlığı delercesine. Sermaye Grupları. Duyumsama olduğunu bilmesine rağmen gerçek yaşamdaymış gibi etkilendi. devam et. Toplumlar. Üzerindeki yazıları okumaya başladı. incelemeye koyuldu. Grubun kendisiyle sıcak temasına on adımlık mesafe kalmıştı ki. Đçinden geçti. Ber. uçsuz bucaksız bir alanda binlerce görüntülü ekranların bir yol kenarına dizilmiş ağaçlar gibi sağlı sollu sıralı olduklarını gördü. Ber. kalabalıklardan duyulan sloganlar.. Her şey sabitlenmiş. Med. Med’in “. "Hangi Ülke?" Đnternetteki arama motorlarına benzer bir yazı yazma boşluğu oluşmuştu.. Bir kolun mesafesi kadar yakınında görüş alanını tamamen kapatan. Küçük çocuğun kim olduğunu bilmiyordu.. Ekranda bir görüntü oluştu.. Ressamlar. Lobiler. Sırtları kendisine dönük bu kurtarıcıların. Üzerinde duracak zamanı yoktu. Felç olmuş gibi hareketsiz kalakaldı. Denetleme Grupları.kendine gel. "Düzenleme Grupları. Bu güzergahta seyrederken ekranların sunduğu görüntüleri rastgele izliyordu. Uygulama Grupları. Kurumlar.. uzaktan kendisine süratli bir şekilde yaklaştığını gördü. tank paletlerinin çıkardığı mekanik sesler.. Sinema ekranı büyüklüğünde ki bir ekranın kapalı olması dikkatini çekti. Değişik tipte insanların birçoğunun hangi ülke uyruğuna tabi olduğu anlaşılabiliyordu. iki bayanla yanlarında bir erkek ve bebek denecek yaşta çocuktan oluşan bir grup onlarla kendisi arasında perde oluşturdu. Yine yabancı dilde 'Onay. Sivil Toplum Örgütleri. Đçsel gözlerini biraz daha açtı. Her şey bir anda sunuluyor gibiydi. Đzleme Grupları. Birçoğunun önünde “Düzenleme Grubu” yazılıydı. Diyalog-lar tam anlaşılmıyordu.. Fihrist bölümünün 'Politika. ellerinde bulunan belgelere bakarak karşılarındaki kişilerle sürekli konuşuyorlardı. zorlaması kalmamıştı.. Şairler. Risk Taşıyıcıları... ellerindeki dosyaları birbirine sunmaları sıklıkla beliren görüntülerdi. Tuşlar. Derin bir korku ve yalnızlık hissetti.. Şimdiki an ve gelecek. Savrulmadan önce bulunmuş olduğu noktayı yeniden yokladı... Dönen yüzler.. 'Ülkeler' yazılı tuşa bastı. Ber. . Deson ve Neson olduklarını gösteriyordu... Saldırganlar onlara çarptıkça küçük taneciklere bölünüyorlardı.. "Sorun çözülmedi!. SodGom Ülkesinin bildiği harita görüntüsüyle ve sol yanında ana başlıklar taşıyan bir bölüm ortaya çıktı. farenin sol düğmesini tıkladı.... Uzun ve oval bir masanın her iki tarafında onlarca insanlar. Ber!” ünlemesiyle irkildi. su gibi akıyordu.. "SodGom" yazdı. Ülkeler. Yaklaştıkça ışık da kendisine yaklaşıyor gibiydi. Đllegal Örgütler. Kapalı halkayı açtı. Müzik sanatçıları. On bir metre ötesinde. Bir ekrandaki görüntü dikkatini çekti. Görüntüler sürekli değişiyordu. Med’in "Yolu açtık Ber. Işığın bulunduğu yere vardığında. Đtici gücün.." iletisini algıladı. Konuşurken. yargı salonunda bulunan tanık kürsüsüne benzer fakat neredeyse onun beş katı büyüklüğünde yüksek bir masanın üzerinde bilgisayar klavyesine benzer üzerinde birçok düğme barındıran. diziler. Bildiği yabancı bir dilde soru yazılıydı. bir parça vardı.. Bu masaya yöneldi. Üniversiteler. Güvenlikçiler. Kamusal Örgütler. Ellerinde değişik silahlarla binlere varan insansı figürlerin. Birçok büyük tuşlar bulunuyordu. kimler olduğunu merak etti.' anlamına gelen tuşa bastı.filmler.. uçak sesleri.

.. Ki yeniler bunu baştan taşıyorlar.... gerektiğinde ise programa uygun olarak atağa geçirttirebildi.. hatta aralarından hangisini sağcı. Tayin ettirdiğimiz önceki liderlere olan güvenlerini kaybettiler. Şimdilik adi mahkumlar için af çıkarılmasını sağladık. Bunun alt yapısını hep merak etmişimdir. geleceği sanki aynı anda yaşıyordu. Yeni yüzlerle öncekilere karşı vefasız davranmış olmaz mıyız?.. belirgin değildi. Yeni yüzlere ve sloganlara gereksinimimiz var. Tepki düşsün. Çünkü şu an tüm zamanları yaşayabiliyordu. iktidar partisi olduğunda tabanının giyim kuşamına karşı hareket etmeyle. şimdiki anı. Hatta zararlarını da görmeye başladık.." Ber. alt gruplarının bağlı olduğu tarikat ve cemaat gruplarını hırpalanmasına sessiz kalmakla. sosyalist. artık yeni bir düzen kurmaktayız." ... kaosa.. Diğer bir partiye ticari şirketlerimiz kanalı ile istedikleri mali desteği paralel şirketlerine aktardığımız halde düzenlemelerimizin bazılarına uymamaya başladı.Oval bir masada karşılıklı oturan iki kişi. tekrarlanmasına gerek duymadığımız bir gerçek. Bölümlerin bazılarında çoklu gruplar. "Efendim! Teslimden önce sizlerle varmış olduğumuz mutabakata halen sadığız. Hızlı geçişlerdeydi. milliyetçi alanda simgeleştirdiğiniz lider. Benim de naçizane size bir sualim olacak. "Sodgom ülkesi insanları artık eskisi gibi değil. teröre artık gereksinimimiz kalmadı.. Katılığı yok etme..... kuruluşların... solcu. yenilenmekteydi. ‘Yandaş’ yazılı bölümde oturan kişi karşılıklı konuşuyorlardı. Gerekirse fiziksel güç dahi kullanırız.. Geçmiş ve gelecek özelliğini yitirmişti. Bundan da iyi sonuçlar aldık.. Çağdaş programımız buna göre düzenlendi.. elimizde bulunan güçlerimiz karşı atağa geçti... Sizler daha iyi biliyorsunuz. gerçekleşmiş sayılırdı. onu toplumdan izole edeceğiz. sermayenin. Çünkü olacağı kesin olan şey olmuş gibidir.. partilerin.." "Kanımca bu sizlerin hüsnü kuruntunuz." "Bu işlerde duygusallığa yer olmadığı... milliyetçi. hangisinin solcu yapalım diye tereddüde dahi düştük. yapıyı yakın zamanlara kadar korudular.. insan haklarına karşı harekete geçmeye başlamayla. düzen sapmasında bulunmuyorlar. önlerinde bulunan kağıtlara da arada bakarak konuşuyorlardı." "Efendim! Merak etmeyin. en azından inceltmek için belirttiğin misyonları taşıyan liderlere." "Yakın geçmişte tayin ettirdiğiniz liderler.. komünist vb. genel affa ve idamın kaldırılmasına kadar götüreceğiz işi. Neden?" "Merakını yenmek zorunda değilim ama yine de izah edeyim.. Ama her iki topluluğun milliyetçi duyguları çok hassas ve acıları halen dinmemiş. bazılarında yazılar.... derneklerin. Medyanın. taşıdıkları sağcı. diğer bir milliyetçiliği kullanan liderin yasal affında vasıta olmakla. Adım adım sonuca gidiyoruz." "Dinliyorum. Bu önümüzde duran örneklerden biri. dini kisveyle simgeleşen lider.... Yeni Adım Partisinin lideri kendince bize karşı sapma hareketine geçti. Düzenleme rapor kayıtları alanındaydı. Böylece partilerin lider ve yöneticileri... Sonra yeni programlarınızı uygulamaları nedeniyle taşıdıkları misyona aykırı hareket etmek zorunda kaldılar. Önemli olan şu andı..... misyonlarına aykırı hareket edilmesi konusunda direktif içeren programlarımızı uygulatmakla seçmen tabanlarını dolayısıyla etkileme olanağımız olacaktı. Bu konuda şüpheniz olmasın. Sözünü ettiğin sorunlar bunlarda yaşanmayacak.. örnekleri çoğaltabilirim.... toplumsal kaos yaratabildi.. Olmadı bir şekilde önceki lidere yaptığımız gibi alaşağı ettiririz. diye düşünerek fareyi rast gele tıklayarak bir bölümden diğer bölüme geçiyordu.. . misyonlara da inancını yitirdi veya yitirmek üzere. Ama yine de öncekilerin referanslarını yeni görevli belirlemelerinde göz önüne alıyoruz. taşıdıkları misyona inanan tabanı dizginleyebildi... Geçmişte olanlar ise sürekli tekrarlanmaktaydı. bazılarında ise ilgili yerin yaşanmış veya yaşanmakta olunan görüntüleri vardı. Bazı dünya ülkelerinde olduğu gibi sizin ülkenizde de eskiden pompaladığımız ve o zamanlar gerekli olan ülke içi fanatizme.... Grup Başkanı yazılı bölümde oturanla. dinci. Yüzleri karanlıktı. misyonlarına uygun görünümü.. iktidarda emperyalist söylemlerde bulunmaya.. . Sapmada bulunanların da başlarına neler geldiği malum... Geçmişi. belki de çok az insana nasip olacak özel bir toplantıyı izlediğinin olgunluğuyla kısa zamanda neler alabilirim. beyin takımının bir çoğu programlarınıza harfiyen uyuyorlar... muhafazakar. hümanist görünen lider. Gelecek önceden tespit edilmiş olduğundan... Bu nedenlerle toplumun bir kesimi artık görüş ve düşüncelere.. Birinin yabancı dili doğal iken karşısındakinin kırıktı. Çünkü tümü birbirinin benzerleri.

yandaşımız Birleşik Devletle iyi ilişkiler kurarken saman altından da su yürütüyor.. Bu gerçekleşseydi.... Bunlar dışında temel renkler olan kırmızı.. mezhepler.." . Nasıl olsa orada onu kontrol etme imkanı bulunur.. "En yakın yandaşımız Birleşik Devletin. "Bizim farkımıza varan ve programda sapma yapan bazı kişiler bizlere ve sizlere zararlı olabilir. kültürel reform çabaları da pek belirgin etki sağlamadı. Bu olay nedeniyle diğer ülkeler de pasifize edilecek.. onlarda oluşmuş negatifsel tepkileri ortaya çıkarıp bastırdık.. Neyse şirketlerimiz kanalıyla destekte sağlayıp. Bunların sessizce yok edilmesi gerekiyor.. lider kadrosunun tümü yandaşımız Birleşik Devlet'in elinin altında olmasından dolayı dünyayı yönetebilmek çok daha kolay olacaktı. Buda yeni dünya düzenimiz için önemli bir aşama olacaktı... En hassas konularda gerekli yasaklamalara yavaş yavaş gidilmekte... Aksi halde bizlerin ve yandaşlarımız grupların çıkarları büyük risk altında. ülkenizdeki dinsel.. eski yandaş grupları desteklemeye devam etmek zorunda kalacağız. Bu bahaneyle gerekli korkuyu içlerinde duyumsamalarını sağladık.. Böylece tek din.. Aksi halde raporları düzenlerken öngörülen tepki olaylarında sapmalar meydana gelir ve raporun geri kalan kısmının uygulanabilme olasılığı düşer... Ayaklarını denk alırlar.. Bu alanda Đkinci düzenleme raporumuzdaki. korkutun.... dinsel liderlerden Nemlihoca. Raporlarımıza karşı ileride bazı sapmalar meydana getirmeye namzet. Ülkenizden kaçarak yandaşımız Birleşik Devlete sığınmak zorunda kalsın. Verdiğimiz süre içinde bunu çözemediniz.. hiçbir ülke müdahale etmelerine karşı koyamayacak... sanırım.. Öncelikle. Ha! Unutmadan." . Yine. Bunların......" . bileyin.." .. Bazen belirli taktiklerle gerektiğinde kullanabilmek için tepki yönlerini yeterli düzeye kadar çıkarın." . Irak’la ve militan halka sahip ülkeyle ilgili sorunlarımız da bu kargaşada çözülecek. bizleri deşifre etme uğraşına girdiklerini duyduk. dağıtın.. inancı gereği yeşil kurdelası çıkarmak istemeyen kızların okula girmelerini yasaklayarak. tarikatlar sorumlu bulunduğunuz ülkenin yurttaşlarınca nedense pek benimsenmedi... güneşin doğduğu yönün ortasında bulunan bölgesine gerekli müdahaleyi yapması için zemin hazırlıyoruz."Gereken yapılıyor. aksine desteklemek veya sessiz kalmak zorunda olacaklar... üzerlerine çok gidilmesinden tepki düzeneklerini de kaybetmişler. Onu bir şekilde sıkıştırın. canlandırın. Böylece değişik gruplar standardın dışında tablolar hazırlayamayacaklar.. Evrensel Futbol Turnuvasında ülkenizin belli bir seviyeye getirtilmesi ve bu anlamda bu beyinsel negatif enerjinin pozitive dönüşmesini sağlayacağız. Yeşil Rengi Seven Gruplara üye olanları. doğrudan yöneldiklerimiz dışında yandaşlarından tık yok... Öyle bir olay olacak ki.... Bildirdiğimiz özel sırlarımızı açıklayabilir. güçlerini bitirdik.. merak etmeyin. Diğerlerine de örnek olur. bir şekilde ayarlamalar yapacağız.. izole ettik. Belki bunun için erken. tek kültür anlayışı veya en azından birleşik düşünceler oluşturabilecektik... "Bazı gruplar kanalı ile çıkan ve çıkarttığımız tarafımızca da desteklenen ilahi olmayan yeni dinler.. Bunları bir şekilde çözün... Ayrıca bağlı güçlerimizden ayrılıp... sarı. Gruplarımız-da ağırlığını hissettiren yandaşlarımızın ırkdaş ve dindaşları olan Nili Geçenler namlı Đsrail Devleti'ne de rahat nefes alabileceği alan ve ortam sağlanacak.. "Yo. Sanırım. dışında kendi başlarına buyruk güçler oluşturma peşinde olanlar var." . mavi renklerin de yasaklanmasını sağladık. Bu kez paramızın devalüe edilmesinde bir sorun çıkmayacağından resmi anlamda güvenlik müdahalesine gerek yok... Amar'ın babasının başkanlık yaptığı Filistin’le......... Örgütlerden ses pek çıkmıyor... "Ülkenizde ki bireylerin yandaşlarımıza karşı yönelttiği negatif bazda beyinsel enerji yükünde KitleTepkiselEnerji Ölçer cihazımız artış kaydetmekte..

Yazman." . onları sindirmede kullandığımız en iyi bahanelerimizden birinin elimizden alınacağı korkusunu yaşıyoruz. Sizin bekletmekte olduğunuz yeni liderlere alan açtık.. Denetimde sorun çıkıyor." "Beyinsel ve ruhsal enerjileri kanalize ettiğimiz alandan farklı yönlere çeken sanatçılara.. Aç bırakın. ‘Fizik Ötesi Dünyadaki Đyi Ruhlar Grubu’ yeniden teşkilatlanma ve harekete geçme planları yapıyor.. Düzenleme raporundan az da olsa alıntılar elde edenler eskisine göre çoğaldı.." "Hiç merak etme." "Korkmanıza gerek yok. yazarlara o doğrultuda hareket etmeleri yönünde imrendirme sağlatacağız.. Oradan istedikleri gibi bir karar alırlarsa. "Uyanan bilinçli bireyselleşmeyi yavaşlatmak için gereğini yapın. bunu da not al. Đzleme grubu bundan şikayetçi.. dikkatlerini başka yönlere çekin. Đnternet kullanımının kısıtlanması.. Bunlarla ilişkiye giren fiziksel dünya insanlarını bir şekilde dikkat çekmeden etkisiz. Zorlaştırın... Onları ödüllendirerek.. Đnsanlarımızın beyinlerini... zorlaştırılması için elinizden geleni yapın... midelerine indirdik.... Gerekli reklam pompalaması yapılacaktır.. kurdele giyiminin demokratik hak olduğundan bahisle kulis çalışması yapmakta ve Uluslararası Çağdaş Đnsan Mahkemesine bu yönde başvuru hazırlığında.. Kanalize etme. yine de dikkat edin!.. etkileme kolaylığı sağlayın. size katılıyorum. büyük yoğunlukla internet alanında olacak.. Sizde bu tür bir özgürlük.. Tek tek bireylerle uğraşmak istemiyoruz.... "Efendim! Erken seçimle ilgili raporlarınızda özümseyemediğimiz bazı noktalar var.. Zaten ülkede yeteri kadar faili meçhul cinayet var... Sorun çıkaracak.. yazarları yalnızlaştıracağız... Đnternetteki bilgi alışverişini Đzleme grubu dahi izlemekte zorlanıyor......... Ülke için çok önemli miktarda para birkaç kişiye peşkeş çekilip. Artık biliyorsunuz Yeni dünya düzeni felsefemiz var. Kontrol edebildiğimiz gruplar dışında bireysel kalan yazar ve çizerleri izlemekte zorlanıyoruz.. Umutları sizin yandaşlarınıza ve finans kurumlarınıza bağladık. düzenleme yapın. korkutucu kurallar ortaya koyun." .... Fiziksel Dünyadan yandaş insanlar bulmaya çalışıyorlar.. Kendi örgütlenmelerini gerçekleştirmeye. "Evet. Pasif moda geçirdik çoğunu.." . tamamen ezilmemek için göstermeyen yeşil grup........." . pasif duruma getiririn.. işlerini ellerinden alın." ... ". yardımda bulunarak....... Gerekli yerlere gerektiği şekilde hareket edilmesi için rapor gönderilecektir.... Engellemeniz gerekiyor...... edebiyat konusunda tekelleşme yıkılmak üzere. Dikkat çekmez mi? Ayrıca bilişim özgürlüğünü engellemek için teknik alt yapımız da yok......." "Size göre daha çağdaş olan Devletlerde var edilen özgürlüğün düzenlemelerimize yararı var... "Uzun yıllardır tarihin karanlıklarına gömdüğümüz etkileri büyük ölçüde izole edilmiş. Belirli alanlarda kitle psikolojisi oluşturarak yönetmemizde daha bir kolaylık. "Sanat. Kontrol olanakları kısıtlanıyor.." "Örneğin?.. sağladık.. yücelterek yapılarını devam ettirmelerini teşvik edeceğiz ve başka sanatçılara.... Ama bunun devamını şimdilik önledik. sapmalara yol açabilir. ona göre. Düzenlemeyi de çok sert yapmayın! O alanda bizler de olacağız.......... Şöyle ki: Yeşil kurdele olayında beklenen fiziksel tepkiyi. Şimdilik hasada girmeyin.." "Ama efendim! Çağdaş devletlerde bu konuda özgürlük var... Bilerek veya bilmeyerek düzenlemelerimize yararlı hizmetler sunan kişi ve gruplara yardımcı olmaya devam edeceğiz. Örgütlülüğü yükseltin.." ... Toplumdaki algılamalar gittikçe gelişiyor.. Harekat alanları.. halkın ekonomik yönden zayıflaması sağlanarak dikkat dağılımı noktasına getirdik.. Düzenlemelerimize zararlı yayıncıları..Ayrıca Sayın Başkan bir sorunumuz var.. Đnsanlar yine de programa uyuyor bir şekilde.

olacak uygulamalara muhalif kalması önlenmiş olacaktır. başarılı da olmuştu. etkileşimini koparmayacak bir partiye yönelmeleri bizim lehimizedir... bundan önce denemiştik. olacak uygulamalara ‘Derin Dünya devletinin adı ile... Kendi değerlerine yakın birini iktidarda gören halktaki taban ve sempatizanları da sessiz kalacaklar..." "Aslında ona gereksinimimiz olmasının en büyük nedeni şudur: Ülkenizle asya ülkelerine. en azından bizimle bağlantısını. etkisini hissettirmesini sağlamak en kısa ve kolay bir yoldur. yandaşımız Nili Geçenler Kavim Devlet'in ajanlarını kullanarak size teslim ederek sonlandırdık. Đllegal-ABCD partisinin kısmen siyasallaşmasını istiyoruz. Raporlarımıza uygun hareket etmediği takdirde iktidardan atılacağı bilinciyle uygulamalara göz yumacaktır. Onla koalisyonu ise.. Hangi renk ve seste parti ve grup olursa olsun önemli olan.. Hele.. oyların diğer partilere kayması yolunu da tercih edebilirdiniz. Tek başına iktidar yapmamaya çalışacağız. çıkar sağladıkları partilerine karşı çıkamadılar.. siyasal.."Kurulan ve bir şekilde değişik elbiseler giydirilen makyajları tazelendirilen ve sizlere bağlı yerel düzenleme gruplarıyla ilişkili bazı partiler de yetkin. On bir yaramaz kardeş çocukla baş etmeye çaba harcamak yerine bir tane olan babalarını etkileyip çocuklarının üzerinde otoritesini. sosyal çıkarı için yaptıracağımız soğuk. Bunlar.. değerli görevliler yerleştirilmiş olmasına rağmen. Bu işin zevkli yan ürünleri var. ondan doğan bir partiye yol açmak. Ayrıca ona gereksinimimiz var. Biliyorsunuz. SodGom Ülkesi etnik kimliği dışında bulunan ve bir ara tasfiye ettiğimiz Đllegal-ABCD Partisinin legal uzantısı Legal-Dowko Partisinin gelişimini önlememizi neden engellediniz?.. Sizi yoracağız ama. gelişim ve değişimlerden etkilenen bireylerin sapma meydana getirerek bağlı oldukları gruplardan başkaca gruplara yöneldikleri bir ortamda.. özelde ortadoğuya karşı yandaşlarımız Birleşik Devlet ile Güneşin Üzerinde Doğmadığı Ülkenin yapacağı ortak harekatta en büyük korkumuz özelde SodGom Ülkesi toplumun da dini ve muhafazakar değerlere önem veren grup ve bireylerin tepkisel eylemde bulunmalarıdır.. Arkadaşlar merak ediyorlar..." "Efendim! Daha önceden dışladığımız gibi dışlayarak... Buna benzer düzenleme ve uygulamaları. Gerçekten demokratik kuralların tamamen işletilmesine yönelik bir düzenleme olarak mı algılamalıyız?.. onların desteklediği partiyi başa getirerek elde etmiştik. yandaşlarımızın etkin olduğu grup veya gruplar oluşturacaktır.. siyasal. Bu iyiliğimizi unutmasınlar. Onlara kendi Tanrılarından daha yüce olduğumuzu uygulamalı öğreteceğiz... Sözünü ettiğim MiMuhDi. önceki liderine olanlar nedeniyle terbiye edilmiş sayılır.. Ki programımızdan en ufak sapmalarında dahi önüne çıkarılacak her tür engellemelerin içeriği de düzenlendi.. Şöyle ki. efendim. Her işe Tanrısının adıyla başlayan lider ve tabanının bizi ilah olarak kabul etmesine.." "Çok sabırsız olmak. Güneşin Doğduğu Yönün Ortasında Bulunan ortadoğu ülkelerine gruplarımızın ekonomik.. sıcak. Ancak ülkenizin raporlara karşı sapma meydana getirme olasılıklarında onların yeniden silaha başvurmaları sağlanacaktır." "Çok iyi algıladım.’ diyerek başlamaları ve besmelelerinin değişmesi sağlanacaktır. size güvence vererek iktidara gelen ve sonra üst üste sürekli raporlara karşı direk sapmalar meydana getiren dini motifli bir partiye karşı bazı süreçler ile toplum psikolojisini kanalize ederek bin bir güçlükle kurtulmuşken. onların oy kaybına uğramasına neden olacak iki üç partinin önünün kısmen açılması düzenlemenizi anlayabilmiş değiliz.. Ayrıca. sadık.. sınırınızda bulunan Uzak Devletinin güneyindeki bölümde o örgütü yararımıza kullanabiliriz.daha bir çok hayırlı sonuçları olacaktır. Kendi liderlerine. Bir iki küçük dernek dışında ses çıkaran oldu mu?. liderin kendi uygulama- ları sayılacağından.. Umutlarını bağladıkları yerlerde önceden hakimiyet sağlamak da önemlidir. Partisinin gelişimini önleme istemeyişimiz nedenlerine benziyor. Olan ekonomik. sosyal... SodGom Ülkesi yurttaşlarının genel özelliği. SodGom ırksal milliyetçi grupların aleyhine olan bazı kararları.. Ülkenizle o partinin silahlı mücadelesinin bizim için yararı kalmadı. O." "Tarihsel etkimiz en iyi eğitmendir... bizlerin parti ayırımı gözetmediğimizi biliyorsun.. "Efendim! Bunları bizlerde biliyoruz. Önceki silahlı mücadelelerinden gerekli çıkarları elde ettik. . düzenleme raporlarına dolayısıyla çıkarlarımıza hizmet sunulmasıdır... Senin konuna geliyordum. ılık psikolojik savaş ortamında. O örgütte bizim ve programlarımızın farkımıza varıp sapma yapmaya başlayan liderini de. tepkileri zayıflayacaktır. yeterli.. ." "Onlardan birkaç tanesinin Merkez Halk Temsilciliğine seçilmesinin yararları olacaktır.

Kulaklarının sesten ağrıdığını hissetti.. Bu durumlar çok yinelenirse iyi ruhların yarar elde edecekleri anlatılıyor......." Ber... "Bir şeye gereksinimim olduğunda sana haber veririm. Ber’in yüzüne daha dikkatli bir şekilde bakarak. Sodgom ülkesi programımıza karşı sapma meydana getirme riskine karşı sürekli illegal ABCD örgütü ve güney bölgesi tehditi sıcak tutulacaktır." diyerek yanıtladı.... Yaradan'ın günü çoktu. "Hayırdır?.SodGom Ülkesi yönetimi ile Uzak Devletin Güney Bölümündeki yönetim de bazı çatlak sesler var. Buda bir düzenleme olabilir miydi?....... Kapıcının endişeyle yüzüne bakması şüphelendirmişti. Güney Bölümü Yönetimleri isteklerimize uyduğu sürece bu yönetim desteklenecek ve SodGom Gücünün etkinliği azaltılarak oradan çıkması sağlanacak.. "Çok önemli bir kişi var. Çok önemli değil. "Efendim! Kötü ruhların Fiziksel dünya ve ötesi dünyada bazı parçalanmalara... bu kez SodGom Ülkesi Gücünün.." sözünü bitiremedi. Devam ettiği takdirde bunların izolasyonu temin edilecek. Bir yerde çıkar varsa insanoğlu ortak çıkarları unutup bazen aşırı bencilleşebiliyor. tüm enerjisiyle algılamalardayken.... ." dedi titrek ve sinirli bir sesle. iyi ruhluluğu bilinç altından nüksedebiliyor. Gerekli uyarılarda bulunuyoruz. Artık." .. kapı zili benzeri sesler duymaya başlamıştı. "Bir ihtiyacın..?!" "Yüzün.. Sabaha kadar izlediklerinin bedensel yansımasıydı. Şaşkın birinin çaldırdığı telefon ile kapıcı Kap'ın kapı zilini çaldırması raporların devamını izlemesini engellemişti. Bugün.. sesler kayboldu birden.. Ber. bir elin ayası kadar alanının kıpkırmızı........ Acele etmeliydi..." Ber..... Đllegal-ABCD Militanlarını da kendi lehine kullanması ayarlanarak. ‘geçici bir durum. Dowko Etnik Devletini kurma amacında olan Güney Bölümü Yönetimi isteklerimize uygun hareket etmediği takdirde. Ber’i. Görüntüler. kapı zili sesleri beyninde uğuldadı... Bu durumda. açtığında kapıcıyla yüz yüze geldi.... Normaldi. Telefon sesleri." Kapıya yöneldi. ". "Sap’ın evi mi?" "Değil." "Sadece Fiziksel Dünyada gerçekleşen ve tarihsel kötü ruh kimliğini unutan inkarcılardan kaynaklanan ayrık sapmalar.. "Kap Bey!" diye bağırdı. Senin sormana gerek yok!" dedikten sonra kapıyı çarptı.. Önce telefonun ahizesini kaldırdı... Telefon ile kapı zili aynı anda çalıyordu... Đlegal-ABCD Örgütü Üst düzey yöneticilerini ikna etmede araç olarak kullanılacaktır.... önceki yaşamında iyi ruh konumunda olanların..... Ortak çıkarların.. saçlarının neredeyse dikleşmiş olduğunu." .. yüzünün kirecimsi beyaz. hatta bazen karşılıklı mücadelelere girdikleri konusunda duyumlar alıyorum?. "Sana ne olmuş Ber bey?" dedi... Şayet.. Bir de ruhsal deviniminde... göz bebeklerin ela yerine gök mavisi rengine dönüşmüş olduğunu gördü.. yanlış çevirdim galiba. Legal-Dowko Partisinin büyük yararları olacaktır.... Her taraf karanlıktı ve ne bir görüntü ne de bir fısıltı vardı. Güney Yönetimini tasfiye etmesi sağlanacak.. Alnının. Yargı Grubunda bir duruşması vardı.. bizlerin programlarına aykırı hareket etmeyecek yönetim........’ diyerek kendisine telkinde bulundu... Lavabo aynasına yöneldi. tarafımızca oluşturularak. Ayrıca. bunla. SodGom Ülkesinin Dowko ırkına sahip yurttaşlarını sessizleştirmede. bol ekranlı alanda olmadığını fark etti.. Đleriki günlerde kaldığı yerden devam edebileceği inancını taşıyordu. Bu düşüncesine için için güldü. bireysel çıkarları da beraberinde sunduğunu duyumsamayan hainler bazen çıkıyor. Gözlerini açtığında kanepenin üzerinde terlemiş bir halde buldu kendini. Đşte bu son olasılıkta. Sadece zil sesleri kulaklarında sürekli çınlıyordu. SodGom Ülkesinin gücü geri çektirilecek yada etkinliği azaltılarak bizim adımıza orada maaşlı nöbet tutturulacaktır... "Özür dilerim. Ber..

ulusal dış ve iç güvenlik merkezinin.Mafya babaları hakkında gerekli araştırmayı yapmayan.. . Maf'ın. Đhracat yapıyormuş gibi hareket ederek devletten haksız alınmış vergi iadelerinden. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. tanıdıkları olmasıydı. Kara Para ve Fuhuşla mücadele ile ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. Bu haberi ilk Solkol vermişti kendisine. onların eylemlerine göz yuman. ". "Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf. ĐçDışGüv. politikacıların. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. 'Faili belli-belirsiz ölümleri soruşturmadan' sorumlu Güvenlik Đstihbarat şefi ise kendisine hiç yabancı gelmiyordu. isimleri yakinen tanıdıklarıydı.." Diğerleri de kendi alanlarında Temiz toplum ve Mafya ile mücadele anlamında özel bildiriler sunmuşlardı.. yargı kararlarını denetleme ve inceleme grubunun. SilUyMar. "Yavuz hırsız... Ber. MaşÇet isimli şahısların ölümüyle sonuçlanan trafik kazası gününü. ". Halk adına ilgili yargı grubunda bir kaç gün içinde dava açacağım. dikine kademe atlamışlardı. Ayrıca istihbarat görevlilerinin içinde bulunduğu 11 şüpheli açığa alınmıştır. Mafya'ya karşı olan topyekün mücadelemizde zafer bizlerin olacaktır. rumi.. Çağdaş medeniyet düzeyine bu düzenekle varılacağına inanılıyordu. Güvenlik soruşturması devam etmektedir. bu kazayla ortaya çıkan Mafya-Güvenlik-Politika işbirliğine karşı tepkilerini ifade etmek için temiz toplum çağının miladi. ev sahibini bastırır. uyuşturucu ve silah ticareti işine karışmış.. sivil toplum örgütlerinin ve daha bir çok sivil ve kamusal grubun kampanyaya destek verdiğini belirtmekteydi. Đşçi ve Đşveren sendika ile konfederasyonların. hicri takvim başlangıcı yapmışlardı. Suçlu babam da olsa görevinden alınacaktır. ortak bildiri dışında özel bildirilerde sunmuştu. Gazeteler... Buda sosyoloji ve psikoloji biliminde sosyal ve bireysel konumda dikey atlama kavramının uygulama örneğiydi. özel bildirisinde." Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv.. Diğer fotoğraflar ve isimleri yüz yüze olmasa da medya kanalı ile tanıyordu. Ortak bildiriyle kampanyaya destek verenlerin toplu fotoğrafı çekilmiş.." şeklinde süren bildirisini acı bir gülümsemeyle okumuştu. ". Secret'e tüm ulusal gazetelerden birer tane almasını rica etmişti. Bazıları. uyuşturucudan. "Grubum adına söz veriyorum.. rüşvetten. Beyaz ve siyah kadın ticaretinden. soldan sağa görevleri ve isimleri belirtilmekteydi. bu konular irdeleniyordu. iş adamlarının. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu SağKol. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. sahte faturalardan.. Gazetelerin bir çoğu "Toplum ve Devlet'de Tam Temizlik Kampanyası başlatmıştı. elde edilen kara para sahibi babalar hakkında sürdürdüğümüz soruşturma sonuçlandı. ĐkiYüz'dü.. Toplum ve toplumun sesi kabul edilen Medya. Đsimler aynıydı. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu yeni Başkanı Soys. Çıkar örgütleriyle bağlantıda olan bir başka 11 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır.. Toplum ve birey ilerlemek... Bu rüyasında gördüğü Rutbin’in katili . Makamlar değişmiş.33 Solkol'un telefonla bildirdiklerine inanası gelmemiş. yetki ve görev sınırlarını aşmış güvenlik görevlilerinden 11 kişi açığa alınmıştır." Kara Para ve fuhuşla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. Kendisine ilginç gelen bu kampanyaya dün yapılan ortak basın toplantısıyla kan verenlerden bir çoğunun.. anımsıyordu. Bu isimler zamanında Ad kentinde görev yapmış ve daha sonra kendi alanlarında üst düzeylere yükselmişlerdi. kamuoyunu aydınlatmak amacıyla sunduğu özel bildirisinde. SodGom ülkesinde ki bilimsel uygulama örnekleri ancak bu tür yapıda olan insanlar için geçerliydi. Göreve geldiğim günden beri faili meçhul cinayetlerden 11 tanesini aydınlattım.. Daire Grubundan MafYegTah. Evet. çıkar amacıyla adam öldürme filini işleyen bu 11 fail adalete hesap vermektedirler. yardımcı olan. Günlerdir. ĐkiYüz. haraçlardan." özdeyişini anımsadı.. TerKazMaf . kademe atlama için bu yapıyı tüm içeriğiyle özümsemek zorundaydı.. Çekmeceden çıkardığı büyüteçle küçük başı büyüttü. Olayla örtüşüyordu.

Geriye.. yeşil kurdele ile fiziksel bedeninin az bir kısmını da olsa örtmesi ise hala yasaklıydı. Bazıları ise toplumun kan isteyen gözlerini doyurmak için öldürülmeliydi.. Đstifasını yazmalıydı. hatta üst seviyelere vuruyordu. Bir örneğinin. Ber.. ofise geldiğinde unuttuğu bir gereksiniminden söz etti. Birahanede televizyon haberlerinden izlemişti. ateş de. Yenilikçi Hukukçular Grubu kalıyordu.. kendi grubu içinde maskeleme efsanesini gerçekleştiriyordu.. Çağın çok gerisinde kalan Neron’la özdeşlemek yakışık almazdı. Avukatlığını sürdürmek için zorunlu üye olduğu Avukat Odasıydı. Başarılıydılar. binlerce günahkarları.bir bayanın... ".. çağdaşlık. suda.. ilk toprağın havaya savrulduğu akşamı... demokrasi benimde kabul ettiğim ve özümsediğim kavramlardır. Önemli olan tek eylemle birçok sonuç alabilmekti. 11 tane günahla.. aksine desteklemeyi de demokrasi anlayışımın bir gereği olarak gören şahsımın bu anlayışıyla. Oluşan ve oluşturulan kaos ortamına bilerek veya bilmeyerek kan verenlerden biri de. Gecikmemeliydi.. yanlışlara karşı biriktirdiği negatif enerji boşalımının verdiği rahatlık ve pozitif enerji kazanımı aşamasındaydılar. Daha dün gibi anımsıyordu. Yenilikçi Hukukçular Grubu Genel Merkezine posta kanalı ile. sizlerin aksi yöndeki ve dayanağı olmayan ‘demokrasi anlayışınızla (!)’ çatışması çelişmesi... Đlk ateşin yakıldığı. binlerce günahları barındıran çok sayıda grup. Hatta bireylerin bu yöndeki özgürlüklerine. Mar kentlilerin taşrada dayanışma ve yardımlaşmasıyla ilgili derneğin politik bir yapısı yoktu. Sistemlerini tepki görmeden devam ettirebileceklerdi. her eve gitmesinde anımsadığı. Bazıları zarar vermeye bile başlamıştı. Bilgisayarın başına geçti. Örtünerek uyum sağlamışlardı. Vurulmayacak kuşlar ise liste halinde düzenlenmişti.. Bu gruptan istifa etmesi kendi elindeydi... serbestti ve hatta gerekliydi.. hava. Son zamanlarda grup kavramı.. Bun-dan istifa edip etmeme kararını atiye bıraktı.laiklik. Bazıları ise ötüp kulaklarını çınlatıyorlardı.. Toplum ve birey. onlardan daha ziyade memnundular. ilk suyun akıtıldığı. Ber bey!" "Tanıdığın bir temizlikçi bayan var mı?. (başkalarının özgür alanına müdahale etmedikleri sürece) bırakın ket vurmayı. Can alıcı sözcüklerin altını çizerek. Kim bilir o gözler doymazsa. üst başlığı yazdı.. "Secret Hanım!. Onlara örtünmek serbestti. geleneksel veya her hangi bir amaçla –bazılarının iddia ettiği siyasi amaç da dahil. Örtünenler. Tek eylemle tek sonucu ataları Neron’da almıştı.. onu ve onları. Bu yasak. Kendileri ise bir ateşle bir çok olguyu yakabilmişlerdi. Đstifa etmesinin anlamı yok gibiydi..." ibareleriyle sonlandırdı. Buradan istifa etmek. Medeniyet üst seviyedeydi. birilerinin üflemesiyle oyuncu olarak rol almanız nedeniyle grubunuzdaki üyeliğimden istifa ettiğimi. Uzun uzadıya yazdığı istifa dilekçesinin son paragrafını. ateş. halkın dini duygularına. Evimin içi pislikten geçilmiyor.. Güzel ve verimli bir ortamdı. Demokrasi inancı.." "Buyurun." . üye olduğu grupları düşündü. toprak.. onların. diğer örneğinin ise Ad kenti Yenilikçi Hukukçular Grubu Şube Başkanlığına elden verilmek üzere elemanı Secret'e teslim etti. Çoğunluğu memnundular. O bir olguyu yakmıştı. Bir taşla artık işe yaramayan onbir yedek kuş vurulacaktı... "Su. Avlanacak kuşların kendilerine yararları kalmamıştı... toprak da.. Önce. Đstifa edemezdi.Efsane gerçekleşiyordu. kalın ve italik düzenleyerek. Vurulmayacaklar listesinde ise binlerce kuş vardı ve bu kuşlar kendi asıl kuşlarıydı. Đyi bir temizliğe ihtiyacı var. hava da gizleniyor ve temizleniyordu" Toplumu hipnozlama özelliğini sürekli içinde barındıran bir futbol takımının içerisinde bulunan 11 oyuncu sayısı kadar sayı içeren günahkarla.. avukatlık mesleğinden istifa etmesi anlamına gelecekti. Dini.. yeşil kurdeleye özgürlük verilmesi taraftarı olanların yoğun olduğu bir partinin iktidarında daha yoğun ve sert bir şekilde uygulanıyordu.. çıktılar aldı. yönlendirilmeye tüm şartları ile hazır bir öğe olduğu kanısı iyice kesinleşiyor.. kültürüne saygı göstermeyi de barındırıyor. Secret'le yüzleşince. Yenilikçi Hukukçular Grubu Merkez Başkanı ve bazı yönetici üyeleriydi. Farkında olduğunuz veya olmanız gereken hazırlanmış oyuna... kendilerine yönelebilirdi. Biri..

*** . tahmininde isabet kaydetmişti. sen yine de söyle. Bu firmayı kurdum." "Bilmiyorum. Evi bok götürüyor. "Sen dışarıdaki işleri hallet!" Firmanın ismini garipsemişti." "Tık tıklı nasıl oluyor?." "Evimi biliyorsun.. "Ben avukat Ber!." Secret.... "Teşekkür ederim.. "Đşte bu!" dedi.. kendisini tanıyacaktı. "Ama.. Pazar günü için eleman ayarlayabilir misin?. Görüşmeyeli nasılsın?." "Olsun..." "Fiyatı da önceden öğreneyim. "Tık Tıklı Temizliğin ne olduğunu bilmiyor musun?. "Sonra cayarsan yine haberim olsun. O gerçekten Yel ise.. Ya yabancı mısın?.." "Uygundur.. Yanılıyor olabilirdi... Evimin temizliğe ihtiyacı vardı." "Para sorun değil. Ben ararım." "Tam temizlik istiyorum.. Memnundum. "Alo! Tık Tıklı Tam Temizlik Firması mı?" "Evet! Buyurun. tanıdığı Yel'i çağrıştırıyordu. "Ber!. Ses ile isim." dedi. ‘Evlere temizliğe gidilir." tercihinde bulundu. parmağıyla bir ilanın üzerine basarak. Ber'in önünde bulunan gazetelerden birini seçti..Secret. Sayfalarını karıştırdı.’ yazılı ilanda belirtilen numarayı aradı. Ber. isim yabancı değildi. Temizliğe artık ben gitmiyorum." "Temizlik dışında ne yapıyordum?. Nasıl istersen. ben de öyle yaptım. " dedi." "Tam temizliği anladık da." Yel'in kahkahaları Ber'in ahizeye yapışmış kulağının hoşuna gitmemişti. "Yel işi büyütmüşsün!" "Eeeee!.." Ber. Size nasıl yardımcı olabilirim?" Ses tanıdık gelmişti. tık tıklı mı olsun? Yoksa." Ber." "Benim yaptığım temizlik nasıldı?.. Đnsanlar yükselmek için çalışmalılar. gazetelerde sürekli çıkan bir ilan dikkatimi çekmişti... Canım... Ne verirsen. kulağından az uzaklaştırdı. "Tanıdığım yok." "Tarife duruma göre değişir. Eleman gönderiyorum. Adres vermeme gerek yok.. ‘Tık Tıklı Temizliğin’ anlamını kavramıştı. "Tık Tıksız olsun. ben firma müdürü Yel..." sözleri peş peşe sıralandı. Ağanın eli tutulmaz. Ahizeyi." "Çok iyi temizlik yapıyordun." Kısa süren son konuşmalarından sonra telefonu karşılıklı kapadılar.

. Sert tokat acısı ve duyduğu ağlama sesi ile irkildi.... Ber ile Markız arasında standart cumartesi günleri. taktikler geliştirmeye çalışıyorlardı. Muhatap suskundu.. ona Med derdik.. benim sayemde tanışmamış mıydın?.." Ber’in bilinç altında Markız’ın cinsel gereksinimlerini sağlayarak... Ber. "Neden ağlıyorsun Markız?." dedi kıskançlık kokuları veren bir sesle. yüzünde fiziksel bir acı hissetti. "Benle birlikteyken bile onun adını sayıkladığına göre seni bayağı etkilemiş olmalı. "Sen!... Ber.. Sana göre." iletisini duyumsadı.... Ama Markız’ın kendisine karşı soğukluğunu hissediyordu.. Med’le olan ilişkisi esnasındaki hissedişlerine çok benziyordu. onun elinden alınmasından korkuyordu. başına. Bunda da başarılı olduğunu.... soluk alış verişlerinden de fark ediliyordu..." "Med! Bu bana biraz ağır gelecek. Arada yeni teknikler.. Nedeni.. Az önce hissettiklerinden Markız’ın bilgi sahibi olamayacağı kanısıyla. Markız. arada yanlara kayan yeşil renge dönüşmüş gözbebeklerinden.. Dur-Al Marketinde birlikte çalıştığım arkadaşımla ben tanıştırmamış mıydım?. kendi sırtında hissettiği tırnak baskılarından..... Demek paranı hep Med’e yediyordun." "Med!. Med’i nasıl ve nere-den tanıyordu?. Aşırı heyecanı. Ne fark eder?..” diye seslendi. hatta önlerindeki hafta sonuna kadar idare edecek seviyede doyurmak için.. o’nun belirli bölgelerinden akan salgılarından. "Konuşacak ne kaldı?." dedi yalvarışlı ses tonuyla.. onu mutlu etmeye çabalıyordu.. sanki bedeninden gelmiyordu. Bu hissi ve varsa onda oluşmuş soğukluğu yok etme amacıyla elinden gelen tüm çabayı fazlasıyla gösteriyordu Ber. Böyle güzel bir kızı elde etmek için çevresinde dolanan bir çok kişi olabilirdi.. Seni bağlayan ne var ki?. Ne zaman tanıştırmıştın?" diye sordu. Bir süre sonra bu ağrı yerini hoş duygulara bıraktı.. tüm birikmişlerini ve enerjilerini sarf ediyorlardı. Bu olasılığa duyduğu öfke nedeniyle." "Sende az değilsin. daha sonra omuzlarına ve sırasıyla ayak parmaklarına kadar yavaş yavaş ilerleyen ürperişler hissetmeye başladı..."diye safça sordu. Ta.. Hıçkırıkları devam ediyordu. Beyimizin. vücut yakıcı sıcaklığından. kendisiydi. göğüslerinin aşırı sertleşmesinden." "Onun ismi MedKız değil miydi? "Biz ismini kısaltır... "Sizlere katılma arzumu engelleyemedim... "Konuşur musun?. şu anda gerçekleştirdiğin olayı da gerçekleştirmemen gerekiyordu. Sorusunun yanıtsız kalmasının verdiği telaşla. Med’in... Aşırı zevk duyumsuyordu ve bu.. "Beni Med’le aldattığını tahmin etmeliydim. Nasıl ve neden geliştiğini bilmiyordu. "Dalga mı geçiyorsun?." Ber. Alnının iki kaşına yakın kısmından başlayan. kısa bir aradan sonra son haftalarda sürekli kılınmaya başlanmıştı. şaşkın bakışlarla.34 Cinsel açlıklarını doyurmak. Kendi cinsel güdülerini bir yana bırakarak. Ber!.. Kalbi durduracak yoğunlukta hazsal duyumsamalardı." iletisini Med’e sundu... "Ber! Kusura bakma kendime hakim olamadım... ekonomik sıkıntısının kaynağını da böylece öğrenmiş olduk. " Ber......" diye sordu. Bir şekilde ikna kabiliyeti olan birinin onu elde etmesinden. "Dilersen senle başka bir zaman teke tek görüşe-biliriz." "Yüz yüze görüşmeyi tekrarlamayacağımı söylemiştim. duyduğu sıklıklı soluklarından." ... onun kendisi dışında başkalarına yönelme olasılığını yok etme amacı yatıyordu... “Müthişsin!. Hayır!." dedi hıçkırarak........ Markız’ın çömelmiş vaziyette ağladığını görüyordu. "Sen Med’i tanıyor musun?. omuzlarında hala acısını duyduğu dişlenmeden kaynaklı ağrıdan. beyninde aniden elektriksel akım özelliğine benzer ağrı verici çarpmalar. üzerinde pek durmamaya gayret gösteriyordu. kalp çarpıntılarından ve duyumsadığı doğal vücut kokusundan anlayabiliyordu. "Nasıl tanımam."Derin soluklar alıp veriyor... ne diyeceğine karar veremiyordu.. Med’i algıladı.. "Markız!. iğnelenmeler hissetti. Markız’ın sert tokadıydı. Karşılıklı uğraş devam ediyordu... Ber.. Sevdiğim iki kişi ile aynı anda..

" Markız’ın ünlemli ve yinelemeli sorusu beyninde yankılanıyordu. bir daha senle asla görüşmeyeceğim ve konuşmayacağım!... Markız’ı kolundan tuttu. "O halde sayıkladığın Med kim?. "Kırk katır mı? Kırk Satır mı?" özdeyişiyle özetlenebilecek kendisi için ölümcül tercihlerdi... Suskun kalmak en iyi seçenekti. "Beni burada kaç saat tutabilirsin ki?" diye soruyordu. En azından ufak tartışmalarda." "Sözünü ettiğin Med’in benim arkadaşım olmadığını kanıtla!" "Nasıl?" "Karşılaştır." "Hem bu ilişkinin bittiğine inanmamı nasıl beklersin?. Markız’la evlenmeyi düşünüyordu. kıskançlıklarda anında ayrılma olasılıklarını yok edecekti bu sahiplenme. Ber. Dikkatsizce söyleyeceği her kelime aleyhine kullanılabilirdi. oyunu bozardı.. anlam itibarıyla Med ile Markız arasında bir tercih yapması gerektiği teklifiyle karşı karşıyaydı.. "Yemin ederim!" diyerek ekledi." "Gelmez!" "Telefon aç o halde sesini duyayım!" Ber. sinirli tavırlarla evden çıkma hazırlığındaydı.. Yoksa çözümü zor olan binlerce olasılıklar içeren düşünceler oluşacaktı beyninde.. Med. Zor.. Versene!. Đkisinden birini tercih etmek istemiyordu. "Med’in kim olduğunu ve ilişkinizin boyutunu söylemezsen. Med’in. Gelişmeler ise buna fırsat tanımamıştı." "Seni inandırmam için ne yapmam gerekiyor?... Đlk ve son kez birlikteliğimiz olmuşsa da ikimiz de bunun devamını getirmeme sözünü vermiştik birbirimize. Her ikisini de çok seviyordu. Bu arada Markız... bazen telefonla. "MedKız’la. Markız ısrarlıydı.. Markız’ı şimdi engellemezse bir daha göremeyeceği kanısı oluştu.." Markız’ın sorusu yanıtsız bırakıldı. Varolan durumu kurtarmak için kıvırabileceği hiç bir kelime.kene gibi yapışır. Markız... Đki seçenekte.. Markız’a yalan söylemediğini ispatlayacaktı... Yanıtlamadı Markız’ı. Bu ilişkiyi sürekli kılmak ve sağlamlaştırmak için evlendirme görevlisinin önünde imza atmasının gerekliliğine inanıyordu. lüks bir araba işyerinden onu alıyormuş. Seçenekleri tekrar gözden geçirdi. Çünkü. Kesin bir yargıya varamadan. Med’den söz ederse Med’i.. bundan sonra olamayacağını yeminle destekleyerek Markız’ı teskin edebilir miydi?. chat yaptığım bir bayan. Yaşama bağlayan iki önemli bağdı bunlar... rahatlamıştı bu yanıta. Ber. Đmza." diye düşündü. birlikte olduğu insana.. birbirlerine resmen sahiplenmeleri sonucunu doğuracaktı.. "Benim internette sörf esnasında tanıştığım." "Arkadaşım Med olmadığından nasıl emin olabilirim?" "Kesinlikle senin arkadaşın Med değil!. "Benden herhangi bir kişiye söz edersen tüm bağlantılarımı koparırım!" uyarısını anımsadı. bazen duyumsal yollarla süregelen bağlantılarını koparacağına da inanmıyordu. Söz etmezse Markız’ kaybedecekti.. Sinirden elleri ve dudakları titriyordu. baskıdan bunalmıştı.. "Mantıklı bir soru. -hele bu senin gibi biriyse. Markız’ın fiziksel güç kullanmasına ise aynı şiddette karşılık vererek galip çıktı.. onun bazen ilkelerinden taviz verebileceğini akla getiriyordu." dedi. çelişkili düşüncelerdeydi. Solkol’un el altından verdiği bilgilere göre. Versene!. Hassas bir ortamdı. Med’den söz etmemeliydi. Bu isteğini bugün ona açacaktı. Hem Med’le olan tüm ilişkilerini ayrıntılı anlatmak zorunda da değildi.... bazen beyinsel. duyumsal benzerlikleri zamanla çoğalmış. her nedense bir takım kişilerle telefonla olan diyaloglarında sessiz moda giriyormuş. Med’le ilk ve son kez birliktelik yaşadığını." Ber. Doğrusunu söyle kızmayacağım. Zorla kanepeye oturttu... Beyanını desteklemek amacıyla. Med’in az önceki eylemi. Bazı akşamlar. Ber. senin bulunmadığın bir ortamda kesinlikle özel görüşmemiz dahi olmadı. çıkardıklarını giyinmiş. Yalan üzerine kurulu .. birbirlerine aşırı bağımlı iki insan olmuşlardı. "Yanıt versene!.. Ortak idealleri için ortak mücadele iradesinde bulunmuşlardı. ikisi de kendisi için önemliydi. Düşünsel.. bırakmaz. Birinin koparılması dahi yaşamını olumsuz etkileyecekti..Ber.. Onun yıllardır. söylem hatırına gelmiyordu. yine aynı ağlama sahnelerini tekrarladı.

.Yanlış çevirmiş olmalısınız." diye anlatımına başladı." . sana söylemeye çalışıyordum. Mar’lısın.." "Sana evlenelim teklifinde bulundum." Markız’ı daha fazla kızdırmanın anlamı yoktu. ailen benle çıkmana neden izin verdi?. inatlı ve tekrarlı ısrarlarını yineleyerek... Telefona sarıldı.. ailemin mezhebine ben karar vermiyorum. Markız. diye biri yok!.." Ber. Fiili birlikteliğini sonlandıracağı bir anda böyle bir teklif geliyordu. "Birlikteliğimizi sonlandırmak istediğimi belirtecektim. o halde.. yapmacık olduğu anlaşılan şefkatli bir ses tonuyla. "Đleride vereceğim yanıt bunu da karşılayacak. teklifinin karşılığını heyecanla bekliyordu." "Ben Ber! Med hanımla görüşebilir miyim?" "Med.." diye sordu. Bu teklifin arkasından. Dilim varmıyordu. Sadece sormak istiyorum. Burada Med isimli kimse bulunmuyor!" Telefon fihristini kontrol etti. Ber’i kırmak da istemiyordu.. Hem de farklı mezheptensin!. "Yoksa. anlamıyorum. Sağa sola baktı. yine rahatsız ederseniz sizi şikayet etmek zorunda kalacağım. Ber. tanıdık olmayan orta yaşlı bir kadın sesiydi. böyle bir teklif karşısında bocaladı." Markız. "Neden!." "Ben kabul etsem de ailem kabul etmez. Elleri titriyordu. "Đlişkimizi resmileştirmek istiyorum. kendini yorma. "Buyurun!.. Kendilerinden olmayanları istemezler." "Şimdiye kadar Mar milliyetçiliği veya mezhepçilik yaptığımı anımsamıyorum.. "Bir kez daha aramayacağım." "Buyur. Kısaca. "Peki... son aramasında. önceden verdiği bir kararı açıklamasının şık olmayacağını düşündü. bacaklarını salladı. Karşılık veren. el titremelerini. Sen kırsal kenttensin." "Neden?. Ber.. Nedeni bu.. bu kez özür dilemeden olanca hıncıyla telefonu kapadı. "Dinle." Ber.." Ber. başka biri mi var?. az önceki sese sahip kadındı.. Gözleri korku doluydu Sorularının olumlu yanıtlanmasını istemiyordu.." yaklaşımında bulundu.. "Ben de seninle bugünlerde ilişkimiz hakkında zaten konuşmak istiyordum. derler. Ama bu hafta bunu söylemeye kesin niyetliydim. ilişkimiz hakkında senin söylemek istediklerin?. Sonuç alabilmişti. "Önce sen söylesen?. "Şimdilik yanıtlamak istemiyorum.... "Kardeşim! Lütfen dikkatli çevirin. Başından kaynar sular dökülüyordu sanki. gerçekleşen cinsel ilişki günü Med’in kendisine vermiş olduğu ve ondan sonra bir çok kez aramakla ezberine aldığı numaraları tuşladı. Madem bu farklar vardı. "Bu kararı vermende seni ne etkiledi?" diye sordu Ber. alnından akan ter taneciklerini gözlemleyen Markız.. Bu kez tuşlara tek tek kontrollü bastı.ilişkinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu.." "Ailem hem milliyetçi hem de mezhepçidir." "Aylardır.. Ayrıca. Ben de seninle bu konuda konuşmak istiyordum. Sorun değil. Uzun süredir böyle bir teklifi almamıştı Ber’den. Ber’in kırmızıya dönüşen yüzünü. o halde.. Ber. iyice sinirlenen sese dönüşen telefonun ucundaki kadına. mesleği gereği ilgilendiği boşanma davalarına kaynaklık eden olaylar öğretmişti kendisine. ailen ve sen mezhebinize uygun olarak neler yaptınız şimdiye kadar?. Ne diyeceğini şaşırdı.. Birlikteliğimizin sonu yok. Ber. oluşan tiklerini. " dedi. kabul edersen seninle evlenmek istiyorum. bunun üzerine... Onunla güzel günleri olmuştu. Doğduğum yere.. "Neden?!.." Ber. özür dileyerek telefonu kapadı.. Yanıtlayan. inanın ki." diye bağırdı. Göz kapakçıkları tik atışlarındaydı. ona çok yüklendiğini düşünerek. hiç bu kadar kötü hissetmemişti kendisini. Telefon numaralarında bir hata yapma-mıştı. Markız’dan duyacağı hevesiyle. kendisinin sunacağı teklifi. "Ber." dedi gözlerini Ber’den kaçırarak. bu numarayı Telefon merkezinden ne zaman aldınız?...." diye sordu... "Senelerdir bu numarayı kullanıyorum." "Đhanetin yanında sıkılmadan nasıl bu kadar ısrarcı oluyorsun.." . Son kez söylüyorum. Oluşan ortam buna uygun değildi." "Başka biri yok.. Markız.." "Kalp kalbe karşıdır.

. gözlerinden akan iki damla yaşla uğurladı onu.. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz. Anlamıyorum." "Söylediklerini anlıyorum." Ber. daha fazla kalmasının ve konuşmasının gereksiz olduğunu düşünerek kapıya yönelirken. sorular karşısında terlemişti." "Dinle o halde. Anlamıyorum. anlık bakmaların. Markız ne demek istiyordu? Onu tanımasaydı.... "Neyine güvenerek benle birlikteliğini devam ettirme hatta evlenme isteğinde bulunmaya cesaret edebiliyorsun?. ses tonu.. Her yanıtı. Ber’i iyi tanırdı. Öfkeliydi. bu karşılamayı beklemiyordu.Markız." Ber. onun daha başka sorular yönlendirmesini doğuracaktı." "Gerçeği seni daha çok incitebilir.. Ber. Yanıtlayabileceği sorular değildi bunlar.... Açıkladı. içini çekerek. kooperatifte sana düşen daireni.. Eskisi gibi para da kazanamıyorsun. Senin böyle şeyler söylemeni anlamıyorum." "Sen!... bir dürüm kebap ikramında dahi bulunamayacak ekonomik bir seviyeye düştüğün halde hala bu ilişkiyi sürdürebileceğine nasıl inanabiliyorsun?. Lütfen! Sen de beni anla. Dışarıda. Çelişkileri giderebilecek gücü de kendinde bulamayacaktı." "Evet?... Arabanı.. *** .. küçücük mimiklerin ne anlamlara geldiğini dahi bilebilecek aşamayı dahi geçtik." Markız. Bırak bir demet çiçeği. içine dahi geçemediğin büronu satmana rağmen hala bankaya. gerçeği istemişti. tefecilere olan borçların bitmedi." "Bu senin gerçeğin ve dediğin gibi üzücü." "Senden ayrılmak acısı yanında gerçeği bilmemek de çok acı verecektir. Bunu kafana sok.. Köşeye sıkıştırılacaktı.. Ayrılma isteğinin gerçek nedenini söylemeden seni bırakmayacağım. "Markız!." "Eksik olan ne var?. Ber. hangi parayla benle ilişkini sürdüreceksin?. oturup bir şeyler yiyemeyeli haftalar oldu!. "Kendime ve sana ve yıllardır süren birlikteliğimize güvene-rek. Yalan söylüyorsun." "Gerçeği mi istiyorsun?" "Kesinlikle.. Her şeyimizi paylaştık... sözlerinin ilişkide çıkarlarını gözeten bir bayana ait olduğunu düşünecekti." "Gerçekle yüzleşmek bazen üzücü olabiliyor... Birbirimizin." "Bunların yeterli olmadığını biliyorsun..

Değişen bir şey olmuyordu. hormonsal salgılarını ikna etme. "Efendi!" kelimesi. Evin içi batakhane ortamını yansıtıyordu ve kendisiyle barışıktı. geleceğe yönelik sunduğu sezgileri. Markız ise. geçmişindeki karanlık noktalar ile geleceğini merak etme arzusu. televizyonu sürekli kapalıyken. Ama. Genelde soyunuk dolaşıyordu evde. dudak ve çevresinin temizliğini ise diliyle yapmaktaydı. Bir ara Artsa’yı ve intiharını anımsamış. Kendisini hayata bağlayan iki varlıktı bunlar. bu kadar sanal gerçeklik karşısında. ağırlık kazanıyordu. Yıllarca çıktığı kızı tanıyamamıştı. Ber’in evden çıkmaması en çok kapıcı Kap Bey ile çevre esnafına yaramıştı. Zil üst üste çalmaya devam ediyordu. oyalanma. Gün ışığını görmemek için kalın perdeleri çekmiş. Mağara örneğindeki kişilerden biri gibi yaşıyordu sanki. Kapı gözetleme deliğinden baktı.. Markız’ın kendisini terk etmesinden ziyade en çok buna kızıyordu.. Tahmininde yanılmıştı. Çiğneme. yaşanan gerçekliğinde sanal olduğu söyleminde bulunmuş bir yunanlı filozofu anımsadı. dışarı çıkmaksızın evinde geçirdiği dokuzuncu günüydü. Med’le ilgili olan kısımlarda en ince ayrıntılara kadar girerek geçmişin muhasebesini yapmıştı. Markız’dan olmamak için Med’den olmuştu.. duruşması olacak dosyalar ve acil durumlar için ise meslektaşı ve arkadaşı Avyard’la bağlantıya geçmesini. Gerekli gereksiz kapı çalmalarından bıkmıştı onun. O halde yaşadıklarım ve yaşayacaklarım da sanaldı ve ben bunun farkında değilim. müzik seti uyuma seansları dışında kısık ayarda açıktı.35 Ber’in.. Evin içinde kah dolaşarak.. Đzlediği yerli dizi ve filmlerde bile duymaktan nefret ettiği bir hitap şekliydi. Sık sık aralarında geçen diyalog içerikleri. yaşamına son vermesine ramak kalmıştı. Gerçeğe ulaşmak için bayağı güç sarf etmişti. Bu alt olasılık beynini bayağı karıştırdı.. bahşişler dışında diğerlerinin kullandığı ve hoşa gitmeyen "Kap efendi... Alkollü içecek tüketimi normal sınırlarının üzerindeydi.. yutma. Med’in gerçek olup olmadığına yönelik her türlü olasılığı irdelemişti. Ama bunu söyleyip. Zor durumunda kendisini terk etmişti.. gibi güdüsel motivasyonlarının da etkisiyle... Ayırımcı. Buna karşın.. kah uzanarak içsel irdelemeleri nedeniyle harcadığı beyin ve bedensel enerji açığını kapamak. evini kendisi için Tut-Bırakma Kursevine dönüştürmeden önce bir tefeciden almış olduğu faizli paraydı... bu kararının üzerine çıkmıştı. Đkinci olasılıkta kendisini ikna edemiyordu. Kapı zili!." diye düşündü.. "Yine Kap Bey!. Birkaç dakikalık . Elemanı Secret’e. Bir süre sonra intihar düşüncesini beyninden tamamıyla silmişti. zaman kavramını yitirmek için duvar saatini masanın üzerine yüzükoyun yatırmış ve kol saatini de çekmeceye kapatmıştı. Kişisel bakımını önemsemiyordu. Kap Beye her türden gıda. Bu inançla Med’le daha önceden bir çok kez konuştuğu telefon numarasını yeniden arıyordu. tanımadığı Med’le olan ilişkisinin nefretini farklı kanalla kusmuştu. onda kendisine karşı oluşmuş hoş duyguları yok etmek istemiyordu. Geçen Pazar Yel’in "Tık Tıklı Tam Temizlik" firmasından gelen temizlikçi bayana da kapıyı açmamıştı. tümden halüsinasyonlar görmüştü." yerine "Kap Bey!" demesinin de etkisi var mı?" diye düşünürdü... aşağılayıcı ve bunu resmileştiren etiket gibiydi. Markız ve Med’den aynı anda olmuştu.. içsel tartışmalarından elde ettiği tüm veriler Med’in sanal olmadığında yoğunlaşıyor.. uyarıları neredeyse tamamen doğru çıkmıştı ve çıkmaktaydı.. Geçmişte Med’le yaşadıkları sanal ise. eritme. soranlara işi nedeniyle memleketi Mar kentine gittiğini geliş tarihinin belli olmadığını.. Hazır getirttiği şiş piliç.. Ondan Markız’a söz etmesi nedeniyle önceden uyarısında belirttiğini gerçekleştirmiş bağlantıyı koparmıştı veya içselinin yarattığı sanal bir kişilikti. Dışarıda Solkol ve yanında ilk kez gördüğü bir bayan vardı. bugün.. Markız’ın yanında telefon açtığında ilk kez duyduğu kadının daha sertleşmiş ve tehdit dolu sesi dışında bir değişiklik olmuyordu. ‘Belirsiz süreye kadar ofise gelmeyeceğini. yok etme.’ belirttiği günden başlayan bir süreydi bu.. kısık sesle çalmakta olan müzik setini tamamen kapadı. Harcanan paraların kaynağı ise. Duş almaması bir yana el yıkamalarının sayısı bile normalin çok altındaydı. kebap gibi yağlı yiyeceklerden sonra el temizliğini çıplak vücudu. içecek siparişlerinde üstü kalsınlarla verdiği bedeller birçok kez tekrarlanıyordu. Bu kısa süre içinde Ad kentine gelmesinden itibaren başından geçen olayları tekrardan yaşamış gibiydi. Ses çıkarmamaya çalışarak salona geri döndü.. Yine sanal seanslar olacakmış gibi bir çok kez kanepeye uzanıp gözlerini kapatmasına karşın duyumsama sağlayamamıştı.. Bu başka dairelerde oturanlardan daha çok kendisiyle ilgilenmesinde.....

"Güvenliği arattırma bana!" Solkol. "Bir şeyler içer misiniz?” teklifinde bulundu. Birkaç dakika konuşalım... tepkisini ters bakışlarıyla verdi." Ber." Ber." "Bu laflarla geri döneceğimizi mi sanıyorsun!" diyen Solkol’un sesi duyuldu..aradan sonra tekrar çalmaya başladı... "Hoş Bulduk!" yanıtını yalancı konumuna düşmemek için sözleşmişçesine vermediler. Buna boyun eğmesi.. Mesleğinizin bayağı stresli uğraşlar içerdiğini tahmin edebiliyor ve sizi anlayabiliyorum. Daha sonra görüşelim!. değilim!" diyecekti ki Cupsi’nin konuşmasıyla söz." dedi. beni kırmadı ve geldi. Ziyaretçiler onu yanılttı. birlikte geldiği kadını işaret ederek. giderler.. Đnatçı misafirlerine kapı arkasından seslenmek zorunda kaldı "Şimdilik müsait değilim... dilinin ucunda takılı kaldı. Geçmişe dayalı dostluğumuz vardır kendisiyle. "Ben. ısrar mağduru statüsünü kabullenip. deli. önüne baka baka banyonun yolunu tutarken Solkol vakit kaybetmeksizin etrafı toparlamak için harekete geçti... Beğenmiyorsan çeker gidersin.. Benim evde olmadığımı sanıp. Kapıda bekleyenlerden gözlerini kaçırarak. gözlerini Cupsi’ye dikerek. tehdit içerikliydi." Solkol’un konuşma edası emredici nitelikteydi. Solkol. Sizi bir yükten kurtara-yım. Anlatılarınızın ne anlama geldiğini bilecek kadar psikoloji kitapları karıştırdım. telefon makinasını alarak sehpanın üzerine bıraktı..." dedi. "Bu bayan Cupsi hanım. Sesin devamı. "Geçmişteki kişiliğimi takınırım." Solkol. Senle konuşacak. "Neden yanıt vermiyorsun?. haberin olsun!." Solkol... Duş al!... "Buyurun!" mimiğinde bulundu. Zil sesleri kapı vuruşlarıyla beraber sürdü bu kez.. "Kaç gündür ev ve cep telefonlarını arattırıyorum!" dedi.. Dediğimi şöyle veya böyle yapacaksın!" Solkol. Ber. Ziyaretçiler. Ne yapmaya çalışıyorsun?. Ben böyle laflara pabuç bırakmam!." dedi bağırarak. burnunun ucunu iki parmağıyla sıkar gibi yaparak.. Đç çamaşırla. Teklifinin kabul edilmemesi üzerine kendisine içecek bir şeyler almak için mutfağa yöneldiğinde Solkol’un engellemesiyle karşılandı. Ayrıca." diye tanıttı. Üzerine temiz bir şeyler giyin..... odaları tek tek dolaştıktan sonra salona girdi." dedi. Yel’in gönderdiği temizlikçi bayanı da içeriye almamışsın." Ber.. şefkatli bir baba sıcaklığıyla.. Markız. Kirden arınmış ve tıraşlı yüzle geri dönen Ber. Ardından Ber’i sıyırarak içeri dalan Solkol.... "Ber Bey!. Seni ben çağırmadım. Kendisi de bunun farkındaydı ve bu görüntüyü vermekten rahatsızlık duyuyordu. Solkol. çocukluğum çok güzel geçti. aileden veya çevreden hiçbir kötü muamele ... Solkol.. Beklemediği ve istemediği her iki ziyaretçiyi gözleyerek.. Konuşacaklarımız var.. "Bana emir veremezsin. Ber’in son sözleriyle cep telefonunu uzatarak." Ber. tişört şort giyimi sonrası kapıyı ardına kadar açtı. Bekliyorum!. Solkol ve onla birlikte gelen bayana. Sağ olsun bir güzellik yaptı." Solkol’un dediğini yapacak kadar deli olduğunu biliyordu.. Birçok zorluklarla tek başınıza mücadele etmeniz kolay değil tabi ki. "Ber!. "Bir dakika içinde hazırlanıp kapıyı açmazsan. onlara "Hoş geldiniz!" dedi.. "Ahıra çevirmişsin burayı.. bu kez sakal ve bıyığını kesmesi için banyoya yeniden gönderilmişti.. Yine de memnun oldum... Duşunu alan Ber. "Tamam! Açacağım. "Al! Ara!.. "Leş gibi de kokuyorsun. Ber. Süt dökmüş kedi görüntüsü Ber’e hiç yakışmamıştı... Bazı ayrıntılar dışında sizi bana anlattı... "Beni yalnız bırakmanı istiyorum. Biraz bekler misiniz?.. "Sizinle bu koşullarda tanışmamız hoş değil. Solkol’u yanıtlamak yerine suskun kalmayı tercih etti. sağ eliyle içeriyi işaret etti. Apartmandaki sakinlerin başlarına doluşacağı endişesiyle. Ses vermeden.. psikolog olarak çalışmaktadır. "Sen duş alırken ben etrafı toparlayacağım. içmeyi boşver Cupsi hanımın fazla zamanı yok. başkaca talimatların da arkasından gelebileceği kanısını uyandırdı kendisinde. Cupsi’nin ruhani sesi onu frenlemişti. Bana başınızdan geçen ilginç olaylardan söz edebilir misiniz?. Önce kadın ziyaretçi girdi." diye bağırdı. "Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde. bağırtılı konuşmasını sürdürdü. Ad kenti Üniversitesi Psikoloji bölümünün derslerine dışarıdan eğitmen olarak girmektedir. "Hiçbir şey yapmak zorunda değilim.. diye düşünüyordu Ber. kırıp gireceğim!.....

... pislikle barışık yaşamanıza yol açan.." dedi." "Kanıtlayabilir misin?.. Araba.. inatlaşmanın ortamın esas amacına gölge düşürmesini engellemek için çok sonra söylemesi gerektiğine inandığı bilgiyi verdi... Ber’e dikerek. Hadi dediğin gibi barda sahne almış olduğunu kabul edeyim." "Zaman ve ortam gerçek kişilikleri ortaya çıkaran öğelerdir... Bilinçaltım tertemiz. Sadece okuma yazmayı bileni bile çok yetenekli yazar ve gazetecilerden oluşan bir grubun üzerinde yazı işleri Müdürü yapabilir.. Med kim?. "Markız. onun annesinin sürekli ‘daha gelmedi’ yanıtı verdiğini anımsadı.. arkasından kederlenmeye değmeyecek biri.. Solkol’un haber kaynaklarının sağlam olduğunu isteksizce kendisine itiraf etti. Kanıt doyurucu gelmemişti.. O.. Akşamları lüks bir arabanın onu aldığından. "Senle bozuştuktan sonra benim işyerinden çıkışını aldı." "Hiç heveslenme derim." "Bilmediğim bir şeyi mi biliyorsun?.." "Markız’ın gözleri yükseklerde. "Sodgom Ülkesinde. Lütfen!.." dedi. Kanıt desteksizdi. "O halde bunu geçelim." " ?!. Örnekleri.. "Markız ile Maf birbirleriyle nasıl tanışmışlardı?. Đçselimde bastırdığım hiçbir anım da yok.." "Markız." Ber." diye sordu. Onun emellerini gerçekleştirebilecek seviyede olmadığından seni terk etti... "Solkol! Markız nasıl?.." Ber. Solkol. Cupsi Hanım size bir soru yöneltti!.. Ama yanlış anla-şılmaktan korkuyordum." Solkol.... bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan kişileri kitle iletişim araç-ları ve medya kanalı ile çıkarabilir." Ber’in gerçekleri bilmesinin yararı olacağına inanıyordu..görmedim. aylardır. O.. "Ajnükgülavnezdem Bar’da solist olarak çıkıyor.." "Haber alabiliyor musun?.. "Markız müzik kulağına ve sesine sahip değil.... "Kanıtı kolay ama riskli olabilir. Ayrıca.." .. her alanda etkin boy gösteren Mafya. Müzik eğitimi almış veya bu eğitimi almamış olmakla birlikte doğal yetenekleri nedeniyle sesi ve yorumu çok güzel sanatçıların üzerine." "Markız’ın Maf’la ne ilgisi olabilir?. "Markız’dan sana umut yok artık. onun gibiler senin gibileri ancak basamak olarak kullanır...." "Haber alabiliyor musun?" "Ber. Bunu sana daha önceleri de söylemek istiyordum... Med isimli bayanla olan ilişkimi duyması üzerine sinirlenmişti.. kendisini terk etmesinden sonra bir çok kez hatta akşamları da Markız’ın evini aradığını. çoğaltmamı ister misin?.. Beni kızdırmak için bireysel ekonomik sorunlarımı öne sürdü." Ber soğuk gülüşlerdeydi. soru kendisine yönlendirilmemiş lakaytlığıyla.." Solkol.. derin nefes alarak vurucu soruyu yönlendirdi.." "Markız.." "Buna gülerim işte!. Maf’ın satın aldığı ve döşediği bir dairede kalıyor. bir temizlik firmasından geçen pazar evinizi temizlemeye gelen Yeleleman isimli bayan da bu ismi sürekli mırıldanarak.. Solkol sayesinde tanıştığım.. Markız isimli bayan. birine yükselmesi için herhangi bir alanda bel verdiği zaman onun yetenekli veya yeteneksiz olmasının bir önemi kalmamaktadır.. gözlerini bir eğitmen edasıyla..." "Bunu da duymak hoşuna gitmeyecek!" "Son günlerde duyduğum hiç bir şey hoşuma gitmedi." dedi. bana Med isimli bir arkadaşınız olduğundan söz etmişti. "Sizi bu kadar etkileyen eve hapis olunmanızı sağlayan. Maf’ın yeni adamlarından birine aitmiş. Maf’la çıkıyormuş!" "Yalan söylüyorsun!" "Maf’tan ayrıldığımdan beri hiç yalan söylemedim." "Küçük çaplı bir araştırma yaptım." Solkol. sağ koluyla kavis çizer gibi sinirli bir hareket gösteriminde bulundu." "Bilineni bildiriyorsun?.. Bunu sadece ben söylemiyorum. Maf’la çıktığı konusunda kanıtın var mı?. "Hani bir ara sana sözünü etmiştim. Yerel yönetim konservatuarındaki eğitmenin söylediğini kendisinden duymuştum Müzikle egosunu tatmin etmek için uğraşırdı." "Evet!... ara soruyu bertaraf etmek için derhal yanıtladı. Ayrıca. "Neden?." dedi.. bu döneme gelelim.. "SodGom ülkesindeki önemli bir gerçeği unutmuş gibisin.." Solkol. Bir gün bana dönecektir... belirttiğin yapıda olamaz. Ailesinin evinden ayrıldı. Bir fazlasını daha kaldırabilirim... garip davranışlar sergilediğinizi en son gelişinde ise içeri almadığınızı belirtmişti. başını eğerek..." Cupsi.. "Ama nasıl?.

.." diyerek." "Biraz açar mısın?.. Markız’ı resmi mercilerde nasıl ifade vermesi konusunda yönlendirmek için ofisine çağırmıştı. Ama iyi bir terapiye gereksinimin var. duygularınızı sesli ifade etmenizin yararlı olacağını bilmeni isterim. "Bizler sana yardımcı olmak istiyoruz." "O.."dedi.. Kapağı açılmamış şarap şişesi ve üç kadehle geri dönen Ber’in gözlerinden yaşlar akıyordu.. Maroğlu ve adamlarının saldırısından sonrasını hatırla. Onun hakkında bizi aydınlatabilir misin?. "Markız’ın senin üzerindeki etkilerini duyumsayabili-yorum." "Benim mi?" "Evet! Senin sayende. gerekli damlalardı. Sert bir tepki göstermek zorunda bırakma beni. Solkol. Üç kadeh tekrar dolu moduna getirildi."Senin sayende?. Şarap şişesini Solkol açtı. Med’le görüşememekten dolayı içselinde yaşadığın duygu ve düşünceler?." Cupsi.. "Senin deli olmadığını ben de biliyorum. Maf.. sesli düşünmeye. Kesik kesik süzülen damlalar. "Aynısından bende alayım. Duygusal hıçkırıkları duyulmuyordu ama. Solkol ve Cupsi bunu sezinliyorlardı.. uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunmaya gereksinimi vardı. Bu arada. Her biri dolu kadehini normal içim süresinden önce boşalttı. Ortam. onun içmesini gerektiriyordu. Beyninizin içindeki düşüncelerinizi. Solkol’un sözünü kesti. başını sallayarak yanıt verdi. "Elbette.. Hasta muamelesi yapılmayacağı sözünü de almıştı. Ancak." Solkol’un yüzünde acı dolu bir gülümseme oluştu." "Önceleri bağlantıları bu kadar sıkı değilmiş." Ber. "Đstediğim zaman sözünü ettiğiniz terapileri sona erdirip hastaneden çıkma imkanım olacak mı?" Bu. bir taraftan da böyle bir kuruluşa gitmesini gerektirecek rahatsızlığı olmadığını düşünüyordu.... Solkol.. Cupsi’ye baktı. Bu kez. telefonuna başkası çıkıyor." "Adres veya telefonu?. "Böyle gidersen daha fazla kötüleşeceksin.." dedi Cupsi sevinçle. Solkol bu uyarıya aykırı hareket etmesinin yararsız olduğunu anlamıştı.. "Solkol.." "Onunla görüşme imkanı sağlayabilir misin?" "Onunla son günlerde bende görüşemiyorum." "Adresi yok." Ber. "Ber.. Solkol’a bakarak endişesini ortaya koydu. Đçmesi için gerekli koşullara da sahipti. Sen ne diyorsun?" "Benim ruhum ve aklım yerinde. Şu anda yaşayıp yaşamadığımı dahi sorgular oldum." dedi.. O zamandan beri arada telefonla hatırını sorardı.." dedi. bir arkadaş gibi belirli saatlerde görüşeceğiz. aniden ayağa kalkarak.. Med konusunda bilgi edinemedik. gözyaşları sessiz bağırmalardaydı." "Đkinci sevgilin miydi?. Cupsi’nin gözetiminde Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde bir süre kalman yararlı olacak.. Cupsi bu bakışa. Ber’in ellerine göre daha az titrekti. senin hasta olmadığını ben de kanaat getirdim.." Cupsi.. evine. Tedaviye ihtiyacın var. Zamanıydı. Hasta muamelesi yapmayacağım... Çiçek falan gönderirdi. Cupsi’nin son cümlesini tutmuştu." "Med benim her şeyimdi. Ber’in verdiği yanıttan dolayı yüzünü buruşturdu." "Şimdiye kadar nasıl haberim olmamış?... Solkol’a gözle işaret attı. yokluk.. karşılıklı terapilerde bulunacağız. sonuçta şöyle veya böyle ikna edilemediği takdirde Solkol’un kendisini rahat bırakmayacağını tahmin ediyor. içecek bir şeyler almamı engelleme?.. "Bir tane de Cupsi hanıma getir!" dedi Solkol. iyi görünmüyorsun. bana benden daha yakın biriydi.. *** .. Senin ekonomik bozul-ma sürecine girmenden itibaren ilerleme kaydetmiş." "Ondan da öte bir şeydi. Solkol’un elleri. Cupsi. yayıldığı koltuktan doğrularak. Đçsel rahatlamalar sağlatıyordu Ber’e." "Yani?." "Hiçlik.. kendi alanına giren bir konuyu uzman olmayana bırakma niyetinde değildi. anlam olarak. Ber’in terapiyi kabulü anlamına geliyordu. "Ama..

arzular. olumsuz tepki verebilecek istediği gibi bir arkadaş bulamamanın verdiği sıkıntıyla. Dışarıdan gelen bir etki gerçek sandığı bu sanal dünyayı yıkmıştı. doğal yapısına aykırı yaşam biçimi ile mesleğinin kendisinde kimlik bunalımına neden olmaması için çift kişilik oluşturduğuydu.. Kötü yanlarını törpülemişti. Đstemediği bir sonuçta olsa kesinlik güzeldi.. gerçek sanarak yaşadığı sanallıklardan pişman değildi. her iki kişilik birbiriyle savaşıyorlardı. Đkinci olasılık ise... bazı yönlerini kendinden sıyırarak sanal arkadaş var etmiş. onları varederek kısmen rahatlamıştı. bir sanal kişilik yaratıp onunla özdeşleştirerek narsist eğilimlere sapmaktan sıyrılmıştı.." Daha bir çok alt çıkarımlar sonuç raporunu süslüyordu.. Bayanı rahatsız etme suç kastının olmadığını... Cupsi ve diğer uzmanlara göre her üç olasılıkta az veya çok. Bu birinci olasılıktı.. Günahla dolu kişiliğini. "Kişisel transa geçerek kendisini hipnoz ediyordu. Markız’ın zorlamasıyla sürekli Med’le görüştüğünü sandığı telefon numarasının bir başkasına ait olduğunu ve görüşmelerinin aslında gerçekleşmediğini anlamasının verdiği şokla bilinçaltı duygu ve düşünceler aydınlanmaya başlamıştı..36 Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde geçirilen on beş günlük süre. . yarattığı sanal kişilikle tanımıştı... Bir şekilde bunları başkalarıyla paylaşmak istiyordu. Kötü damgalı davranış ve düşüncelerini bir kişilikte somutlaşmış. Bundan bizar olan kadının devlet avukatına şikayette bulunmuştu. tüm istek. doğal ve iyi değerlerini ise Med ismiyle sanal diğer bir kişilikte oluşmuş." savunmasında belirtmişti. Yani. Üçüncü olasılık. anlayabilecek kişilerle sürekli görüşmesi gerektiği telkin edilmişti. "Ruhsal bunalım nedeniyle yarattığı Med isimli bir bayanın telefon numarası sanarak defalarca aradığını.. Đçsel boşluğunu bir şekilde dolduramayınca böyle bir sanal kişilik ve alem yaratması kendi mantığına da uygun gelmişti. Sonuçta. acil durumlarda devreye girerek gerekli yardımları yapmışsa da bizzat kendisinin ilgilenmesi gereken işler yığılmıştı ofisinde. birlikte veya ayrı ayrı gerçekleşmiş olabilirdi. bunların yok olmasına izin vermeyecekti. algılayabilecek. Birçok kez görüştüğünü ve Med’e ait olduğunu sandığı telefon numarasına bir başka bayanın çıkmasından sonra. iyi kişiliğiyle yok etmeye çalışıyordu. düşünceler... Evde ve hastanede geçirdiği yirmi dört günlük süre içerisinde her ne kadar meslektaşı Avyard. yalnızlık fobisinden kurtulmuştu. Telkinleri kulak arkası etmemesine rağmen Med sanal kişiliğinin yerini alabilecek gerçek kişiyi bulabileceğinden o kadar umutlu değildi. kamu vicdanı adına dava açılmamıştı. Buna rağmen. Bu nedenle kendisi aleyhi-ne. saatler süren terapiler sonucunda Ber’de oluşan ve resmi rapora da yansıyan sonuç birbirinin aynısıydı.. Sabahtan beri pek azını bitirebilmişti. Kendi özünü. fakat kabullenip kabullenmeme çelişkisinde beyninin zorlanacağı patlama noktasına geleceği korkusuyla bir kısmını o sanal kişilikte somutlaştırmıştı. duygularını karşılayabilecek. Sanal dünyasının yıkımı nedeniyle oluşacak boşluğu hissettirmemek için Solkol ve Cupsi ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı. Gelen ziyaretçileri ve müşterilerine eşlik etme amacıyla sayısını hatırlayamadığı kadar çay içmişti. Olumsuz etkiler karşısında savunma mekanizması geliştirerek Med ve bağlantılı kişi ve olayları hayal aleminde yaratmış. insanüstü kişilik kompleksini. Med isimli sanal kişilik ile elde ettiği o kadar düşünce ve duygu birikimi vardı ki. Med ve Med’le bağlantılı olayların tümü hayal ürünüydü ve yalandı. Aynı yapının ve ortamın tekrardan oluşmaması için kendisine hitap edebilecek. Arzuladığı ve aradığı her şeyi Med’de somutlaştırarak uzunca seneler geçirmişti. Ber’de uzmanların bu gerçeğini kabul etmişti.. şüphe ve irdelemelerden kurtulmuştu. Cupsi ve diğer üç uzmanın hazırladığı rapor örneğini devlet avukatına göstererek. en azından yüzlerce olasılıktan. kendisini özümseyebilecek. Đçselinde duyumsadığı. gerçek aramalara dönüştürmüştü.. Ber’in bazen yoğunlaşan altıncı his ve algılama yeteneklerinin kendisinde oluşturacağı. anlayabilecek.

Legal XYZ partisiyle arayı bozmasaydı.. bina aidatına. Konuşmak istiyordu.. Ber’in para kazanması için uğraşıyordu.. Đçini açmak.. Bulunduğunuz yer?.. Gözlerini Secret’in gözlerine anlamsız şekilde diken Ber. Bunlara müthiş bir arzu duyuyordu. Mesleğiniz?...... işleri bitiminde de bakiyeyi alamıyordu.’ diye düşünerek." .’ diye geçirdi içinden Ber. Maf’la. Bu anlamda hukukçuların genelinin düşüncesini taşıyordu... Ber. "Đyi olur... çay getirip götürmekten bitap düştüğünü. yıllarca eğitim almış. ‘Daha yumuşak bir söylem kullanmalıyım.. Bağlantıyı kurdu. Ayrıca gelen müşteri adaylarıyla. yakınlarına danıştıkları işler konusunda bazı meslektaşları gibi kesin olumlu karar alacağı doğrultusunda garanti vermiş olsaydı ve bazı gerçekleri." demesi de pek etkili olamıyordu.. Hobileriniz?. hangi yolu kullanırsa kullansın ‘iş bitirici avukat’ niteliğini taşıyan kişilerden olmaya başlamıştı. aldıran. Ber. karşılıklı duygu düşünce alışverişinde bulunmak. diye düşünerek yanıbaşındaki etajerin üzerine koydu. Belirli kişilerle bazı ilişkileri yürüterek istenen sonuçları alan bazı avukatlar nedeniyle tercih edilen avukat. Haksız rekabeti doğuran ve gerçek hukukçuların alt planda kalmasına neden olan bir durumdu bu. bunları bağıra bağıra bu yapıyı sunmasını isteyenlerin yüzüne haykırmak istiyordu. sorunun yinelenmesi üzerine. Doğruluğu resmen kanıtlanmamış ama toplumda yaygın bazı söylentiler vardı oysa. Đnternete girmeye karar verdi. Kasadaki nakit paralar ev ve işyeriyle ilgili iş ve cep telefonlarına. Kaldı ki cebi şişkin olan müşterilerin çoğunluğu bu yaklaşımdaydı. Bu hatırı sayılır çoğunlukta gerçekleşmişti. gitti.. Kaldı ki. yasaları iyi bilen ve yorumlayan. müşteri kaybına neden olacağı ve sonuçta büro kira parası dahi ödeyemeyecek konumdaki avukatlardan olacağı korkusu tartışmasını engelledi. hukuk kurallarını. Yenileyeyim mi?" diyen Secret." diyerek olumladı isteği.... bu dosyanın görüşüleceği Yargı üyelerinin geneli. bu yapının bozulması gerektiği inancıyla o yapıda artık bir tuğla olmak istemeyeli epey bir zaman geçmiş-ti. Artık mesleğini. kırtasiye giderlerine.. Yarın bakarım. devletin aldığı değişik isimlerdeki vergi ve harçlara. su. rast gele seçtiği isimlere "Merhaba!" dedi. Birçok kez "Bazı meslektaşları gibi neden hareket etmediğini" söyleyip dururdu kendisine. Solkol. ve aylık mağaza borçlarıyla.. Yargı Başkanı ve devletin avukatı bu tür tekliflere sıcak bakmayanlardan oluşuyor. zorunlu aylık sigorta primine. Sıradan sorular ve yanıtlar karşılıklı geldi. Bu genel meslek ve etik kurallara da benzerlik arz ediyordu. toplum nazarında ikinci plana itilmesine neden olmaktaydı. avukat tutulmadan bazı görevlilerle bağlantı kuran kişiler veya bir şekilde bu ilişkileri yakalayan kişiler bir avukatın hukuk kuralları çerçevesinde elde edemeyeceği kadar olumlu sonuçlar elde etmeye başlamışlardı. Dosya içeriği. Bu ‘ne acı bir durum.. Bu ilişkileri kendiside bir zamanlar Maf’la yürütmüş ve tanık olmuştu. Bunun muhasebesini birçok kez kendi kendisine yapmıştı. "Çayınızı soğutmuşsunuz... mesleğin ve bireysel ve toplumsal etik değerlerin etkisinde kalan çoğunluk avukatın bu şekilde çalışmaması.Eleman Secret. Son aylarda gelen işlerden elde edilen paralar.. Bu duyguları. Ama en azından onurlu duruyordu ve kendisiyle çelişki yaşamıyordu. Sıkıntılı yaşam içinde bürolarına git-gellerdeydiler. Hatta. Đşçi Sendikasıyla. Boşluğunu doldurmak. vergilerini.. araştırma yapmak. olumsuz olasılıkları hatırlatmasaydı bir çok işten olmayacaktı... Bireysel etik değerleri bazen nüksetse de paraya olan gereksinimleri sessiz kalmasına neden olmuştu. işlerini bitirinceye kadar oyalıyor. "Adınız?. Bu durumlarda istediği muhatabı bulabilmek kolay değildi. nakit dışı alışverişlerde kullandığı kredi kartı ödemelerine yetişmemişti.. hukuksal bilgilerle kendisini güncellemek zorunluluğunu hisseden avukatların. Yaklaşık dokuz kişiye selam vermesine rağmen sadece bir kişi buna yanıt vermişti. Verilen avanslar o işten alacağının yarısı bile etmiyordu. bir sözle ifade etmemişti. sekreterin birikmiş haftalıklarına. Bunun. Aynada kendi yüzüne ve gözlerine rahatlıkla bakabiliyordu.... ofis ve ev giderlerini tam olarak karşılamakdan uzaktı. Aynı şekilde hareket edemeyen. Bundan sonra almak istediği işlerde öncelikle alacağı ücreti garantiye almalıydı. bu yönüyle müşterisi yararına çıkarımda bulunup sonuç alan. Yaşınız?.. değil.. elektrik. kendi oluşturduğu bireysel etik değerlerine göre yürütme ihtiyacındaydı. Masasında bekleyen dosyaları inceleme güç ve enerjisi kalmamıştı. Bu durum. duruşma aşamaları ile hukuk kuralları dışında hiçbir şey onları etki altına alamaz. dikkatini dağıttı. "Bu tür ilişkilere girmiyorum. mesleki yaşamı süresince sürekli inceleme. Müşteriler. maddi sorunlarını çözmese de ruhsal doyum sağlıyordu kendisinde. büro kirasını dahi ödeyememe sonucunu doğuruyordu.

.. çözülen dosyaların da ufak değerde komisyon bırakması. depoya kaldırmak zorunda kalacağım. Yinede bir şeyler yapın... "Takdir senin. yada ofisindeki malzemeleri haczedip.. hadi hayırlısı. Özelde BireyMalDen-YemDomMedy Holdingin ve irili ufaklı birçok şirketin.000. Aslında galiba bizler vergimizi devlete vermek yerine. sizlerden alınan vergilerle ancak ayakta kalabilir." dedi... üstüne üstlük borçlunun Anti-Hafif Mahkeme’ye ‘sahte imza kullanılmıştır’ vaki şikayeti üzerine suçsuz SağMüş’ün. Faize para aldığım tefeci sivil kişinin haczi var. Ödenecek vergilerle yurt savunmasına da katkıda bulunacaksın. Bundan menfaatdar olanların elini kolunu sallayarak dolaşıyor olması da canımı sıkıyor." dedi Ber buz gibi bir sesle.. Devlet Alacağını Tahsil Eden Görevli sizle görüşmek istiyorlar!" Ber. "Anlıyorum ama devletimiz." "Tamam lütfen sayma!. "Üç tebligat var. neredeyse her bireyin yıllık gelirinin yarısından fazlasını sövüşlemesi nedeniyle oluşan ekonomik kriz nedeniyle çok az sayıda kalan müşterilerinin ödeme yapamamaları. gide gele kendiliğinden oluşan samimiyetle. posta görevlisi çıkışı akabinde boy gösterdi." dedi. Posta memuru önce geldi.. Son günlerde birkaç firmanın usulsüz kredi kullanımıyla hazinede doğan boşluğu doldurma görevi biz bireylere verildi. "Borçlunun örnek imzalarıyla.dolar değerinde olan dosyasında.. Ber..... Her yönüyle aleyhine işleyen süreci barındıran on bir ay. acındırma seanslarına girmeyi kendisine yediremedi... "Artık bu kez son. boyun bükme. Devlet adına tahsilat yapan görevli.." şeklinde vermiş olduğu rapor nedeniyle dosyanın iptal olması. Bugünde gidiyorum. birkaç iyi para kazandıran müşterilerinin kendi onurunu zedeleyici davranış biçimi sergilemeleri nedeniyle işlerine bakmaktan vazgeçmesi... Şef beni çok sıkıştırıyor.. Ezberledim gide gele.." dedi. ya ödeme yapacaksın.. ikisinin vefatı ve mirasçılarıyla anlaşamama nedeniyle el çektirilmesi ve daha birçok nedenle özellikle 50... "Ber Bey! Posta memuruyla. bonoda bulunan borçlu imzaları arasında benzerlik bulunmadığından ve kuyruk eğiriliğinden imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmıştır. alacağından olduğu gibi iki yıl da hapis cezası almıştı. borçlunun imza itirazı üzerine Büyük Kent’deki Đmza Đnceleme Grubunun verdiği." "Savaş konusunu sizle tartışmak istemiyorum. "Son zamanlarda avukatlara götürdüğüm tebligatların çoğunluğu mesleğiyle ilgili değil.. ondan alma bundan alma n’olucak bu devletin hali?. Savaş hali var. sözlerini yerine getiremeyince size mahcup oldum. Manevi yönleri de var. Ödenen vergilerin ufak kırıntıları ancak topluma yansıyor. karşılıksız krediler ile her çeşitten yolsuzlukların oluşturduğu açıklara gidiyor... 37 Ber’in. diye düşünüyorum bazen. Büyük kısmı bankalar ile genelde boşa verilen kötüye kullanılan teşviklere. Bu isteğini gerçekleştirmek için ofisten ayrıldı. Ber’ce bilinen konuşmasına başlamadan. parasal durumu iyi olanların ise bu bahaneye sığınarak ödememesi.. Đcra takibi dosyalarından birçoğunun borçlusunun adresini değiştirmiş olması." "Avukat bey!." dedi tahsilatçı. direk bu şahısların hesaplarına yatırsak da hiç olmazsa ara masraflar olmasa." dedikten sonra ayrıldı salondan.. .Eve gidip uyuma isteği duydu. adresi bilinen borçluların mallarının değer ifade etmemesi.. Ödeme yapacak mısınız?. Malum ekonomik kriz bir avuç azınlık dışında toplumun her kesimini oldukça olumsuz etkiledi. "Buyursunlar!" dedi.. Her gelişinde sürekli tercih ettiği koltuğa kuruldu... yakında tekrar gelmek istemiyorum.. kolaycılık olur.." "Ödeyecek param yok.. "Bana ödemede bulunacaklar. Yoktan da var edemem. birkaçının da borçlu ile elele vererek kendisini devreden çıkarması. Secret’in içeriği sert olan yumuşak sesi duyuldu. parasal değerde görülüp haczedilen ve depoya kaldırılan eşyaların satışının o ana kadar yapılan ve çoğunluğu devletin kasasına giren masrafları dahi karşılamaması. "Avukat bey!" diyerek başlangıç yaptı. Ayrıca dört bankanın haczi var.. Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezinde kısa süren tedavisinin üzerinden on bir ay geçmişti.. Bu muhabbetler güzel de. Yalnız büroda bulunan mallar üzerinde sizin hacziniz dışında devlet sigortasının var.

Lafı yarım kalan kişinin korktuğu gerçekleşiyordu.. Yeni hipnoz yöntemlerini harekete geçirinceye kadar. üyelerimiz onların zihinlerini artık kontrol edemiyorlar.. Seyirciler ve oyuncuların hatta hakemlerin gözleri ise onları görmede özür sahibiydiler. "Gerekli kararları almak ve uygulamak için zamanımız kısalıyor. "Teklifinizi kendisine ileteceğime emin olun. Yansı isimli bir bayan tarafından kendisi aleyhine açılmıştı. Galiba isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla kendisine gönderilmişti.. dava dilekçesinde davacı Yansı’nın vekili olduğu anlaşılan Avukat Avyansı’nın telefonunu aramasını. ruhsal ve zihinsel dinginliğini geçicide olsa sağlamak için uykuya dalan Ber.. Arjbool Ülkesinin stadyumu olduğu yazılıydı.. kişilerin. masada bulunmayanlara görünmeyen gölgelerdiler.." "Yararsız gibi görünüyor.. dava dilekçesinin açıklama bölümünü okuyunca yüzü kızardı. Yansı isimli tanıdığı bir bayan hiç olmamıştı... Bu kural Ber içinde geçerliydi. *** Gündüzün yorgunluğundan kurtulmak. yakın olacaklar daha erken hissediliyor ve ağızdan dökülüyordu. Yoksa.." dedi. Ber. kestirip attı Avyansı. Zarfı açarak. Kabul ederse sizi arayacağım. doktorun kürtaj olduğu takdirde hayati tehlike riskinin ölümle sonuçlanacak kadar yüksek olduğunu belirtmesi üzerine doğurmak zorunda kalmış olduğunu. Dayanmalıydı. "Peki bu bayanla karşılaştırma olanağınız var mı? Belki de beni başkasıyla karıştırıyor. Etkin araçlarımız. rüyasız olmazdı. Ad kentinde kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir avukat yoktu.... Sıkıntılar. On bir kişinin dışsal görünümü.. en iyi ilaçtı.. Birşeyler yapsınlar. Secret’den rica etti. Đki futbol takımının çetin karşılaşması vardı. bunların yalan iddialarla dolu bir dilekçe olduğunu ve davasına baktığı kadını tanımadığını belirtti. Zihinleri.." dedi." "Amigolardan yandaş olanlarımızı uyarın.. "Varol" isimli yeni doğan çocuğunun babasının Ber olduğunun karar altına alınması istemli bir davaydı.. Yuvarlak masada bulunanların en kıdemlisi. "Birkaç kişi bizi fark etti. Đki tebligat yine banka borçlarıyla ilgiliydi. Dava. Fark edenlerin sayısı çoğalıyor. hipnozun sonlanmaması en büyük dileğimiz.Đkram edilmiş olan çaydan son yudumunu aldıktan sonra "Hayırlı işler!" diyerek ofisten ayrıldı. dikkatleri dağıtsınlar!. yumuşatmaya gayret ettiği ses tonuyla.. yani kendisinden söz ediyordu. Işıklı tabelada." özetle belirtiyordu. Ber. iddiasında çok ısrarlı olunca böyle bir dava açmak zorunda kaldım.. her uyuyan gibi.." ." diyerek. Telefon bağlantısı kurulmuştu. şaşkınlığını sesli kahkahalarla boşaltmaya çalıştı. bir kaç tane olduğunda değer ifade etmiyordu. "Özür dilerim ama Yansı hanım benim uzaktan akrabam olur ve dürüst bir bayandır. nesnelerin değişik görünümlerle yansıdığı rüyalar alemine irade dışı dalmıştı. Direk bizi gözetleyip. Derin uykular. Fakat.. Ne onların toplantıları engelleniyor.. Takımlar oynarken. Gerekirse olay çıkartsınlar.. Kendisini milyonlarca seyirciyi barındıran bir futbol stadyumunda buldu. Diğer tebligata bir anlam veremedi. Buna karşılık Avyansı. Ber. hamile kaldığını öğrendiğinde kürtaj yaptırmak için doktora başvurmuş. Üst üste gelen sıkıntılar gerçekliklerini daha ağır hissettiriyordu. Tebligat zarfının üzerinde avukat veya borçlu olarak değil. tavırları. davalı olarak gösteriliyordu. dayanacaktı. davadan söz ederek. yüz yüze geldiğimizde kendiside yanıldığını anlayacaktır sanırım... Bu tür durumlarda uyku. Sahanın ortasında kurulu yuvarlak masada on bir kişi kendi aralarında karşılıklı bilgi. giyimleri değişik grupların temsilcileri olduklarını fark ettiriyordu. konuştuklarımızı duymaya çalışıyorlar." "Seyirci yurttaşların çoğunluğu. Avukat Ber’den. Eve gitmeli ve uyumalıydı. Güya "Kendisini bir konu görüşmek üzere evine davet etmiş ve bir şekilde ikna ederek iradesi dışında cinsel ilişkiye girmiş. gerçek alemdeki olayların. Futbolla zihinsel kontrol hipnozumuzun Arjbool yurttaşları üzerinde etkisi git gide zayıflamakta olduğunu beyan ederim. futbol maçını izlemekten vazgeçtiler." "Duyumsamaları artıyor. Samimi ilişkileri olmayan Avyansı’ya.. içindeki dilekçeyi okumaya başladı. belge alışverişlerinde bulunuyorlardı.. bedensel.. Aksi halde derin uyku sayılmazdı. seyirciler oyuncuları izlerken masadakiler. Posta görevlisinin bırakmış olduğu belgeleri incelemeye başladı. ne de onlar futbol oyunlarını. Toplar ve oyuncular onların içinden geçiyordu." Sezgiler güçlüydü.

." "Bireyler arası telepatik ilişki kurmalarını engelleyin." "Demokraside çareler tükenmez. Bireylerin ceplerindeki paraları tek kuruşuna kadar çalsınlar!" "Emriniz uygulandı efendim... Önceki rüyasında gördükleri kısmen yineleniyordu." "Büyük şefle bağlantıya geçin. görmek. Hayvan sayısı az olduğundan birbirlerine düştüler.. Önceki stadyumdan farklı yönleri vardı." "Sizi dinliyoruz efendim!" "Futbol hipnozun bozulması sonucu."Bizi duyumsuyorlar." "Đstedikleri et ve .. Birbirleriyle enerji alışverişlerini negatif kılın..." "Son kararınızdan olumlu sonuçlar alınıyor efendim.. burası kendi ülkesi olan SodGom'un en büyük futbol stadyumuydu. Daha önceden halk tarafından telef edilmişlerdi.. Sempatizanlarımızdan fiziği düzgün olanlarına dansöz kıyafetleri giydirin. Oyuncular....... !Ferman . bir şeyler yapsınlar işte. yuvarlak masada bulunanları izlemek.. Hipnoz çok güçlüydü... Takımlara. alışverişindeydi. seyircilere ve saha ortasında bulunan yuvarlak masada bulunanlara aşina gibiydi.. kamusal. Seyircilerin tabi olduğu grupların yönetici ve başkanlarının emirleri yeterliydi.... Efendim!. hakemlere.. Đnekleri canlı canlı parçalayıp yemeye çalışıyorlar. hakemler yuvarlak masayı görebiliyorlar ve duyabiliyorlardı... Oyuncular. Eline bir şey geçmemişti." "Bize karşı saldırıya geçecekler. önceden duyumsayamadıkları açlıkları kısmen açığa çıktı.." Ber. duymak bu gücü eksiltmi-yordu. partisel örgütlere üye veya sempatizandı. Birden kendisini başka bir futbol sahasında buldu. midesel açlıklarını daha etkin hissettirin... Zihinlerindeki kin ve öfke gözlerinden okunabiliyor... SodGom Ülkesinde toplumun Lidere itaat etmesi geleneklerinde vardı. Kıvırsınlar.." "Yalnız." "Midesel açlıklarını bizleri yiyerek.. onların olduğu bölüme geldiklerinde çevrelerinden dolaşıyorlardı. Onlar kadar yırtıcı olamamıştı." "Yandaş olan hırsızlarımıza gerekli uyarıyı gönderin.. Đçlerinde ekmek alabilecek kadar zenginleri hala var. Onlar Arjbool kaplanıydı..... Aksine hareket fasıklıktı. Onlar kutsaldı ve ne kendileri nede arada ayaklarında bulunan top onlara değmemeliydi. onları duymak ve duyumsamak yerine futbol oyununu izlemeyi tercih ediyorlardı. belirli sivil.... Seyircilerin büyük çoğunluğu. Onlarla uğraşırlarken.. Seyircilerin büyük çoğunluğu.. Rüya devam ediyordu. Bu futbol sahasını daha önceden görmüş gibiydi. efendim... Kıvırtmalar onları bir süre oyalar.. Evet. Kendisi ise SodGom ülkesi kedisiydi. asilikti. oyunculara... Çünkü." "Gerekli talimatlar verildi... Konuşulan dili. Ama cinsel güdüleri hala tatminsiz." "Ülkede dansöz kalmadı efendim." bastırmak istiyorlar.. Yönetsel uygulamalarımızın çoğunu kendilerine yönelik işlenmiş suçlar olarak düşünmeye başladılar.. Mideleri dışında bir şey düşünemesinler. Beyinsel etkileşim sağlayarak cinsel..." "Bireylerde bizlere karşı oluşan bireysel negatif enerjinin kitlesel enerjiye dönüşmesi engellenemiyor.... Đstihbarat kaynaklarımız bu yönde rapor sunuyor." "Evet efendim!" "O halde futbol sahasına bizlerin sayısı kadar inek salın." "Son durum da iç açıcı değil." "Son durum?. Bu arada her olasılığa karşı güvenlik tedbirleri artırıldı... seyirciler. Ferman padişahtan çıktıktan sonra sodgomlaşırdı... Yuvarlak masada bulunanlar bilgi ve belge. cinsel güdülerini ise bizleri ".. Bireyselleşme yoktu. Ne yapmamız gerektiğini sorun!." "Son bir çare kaldı." "Dansöz striptizcileri çıkarın. seyircilerin küfürlerini kelimesi kelimesine anlayabiliyordu. bizler de başka hipnoz tekniklerini etkin kılma açısından zaman kazanmış oluruz. ‘Amir yanlış yapsa da ona itaat farzdı... rüyasında Arjbool Ülkesi yurttaşlarının canlı ineklerden kopardıkları parçalardan birini kendisi de kapmak için uzandı. efendim!" "Evet!...

Toplum ve birey üzerinde ki etkileri tartışılıyordu. Baykuş tiplemeli görevlinin görünürde lideri. Aksi halde. kişilik bozumuna uğranılmadığı takdirde zaptı zordu.. Maskeyi zorlamak altındaki yüz maskesinin de çıkmasını sağlayacaktı. Meşru müdafaa zemini oluşmuştu. dışsal bir grubun logosuna uygun bir görünümdü. Lütfen konuşmanızı düzeltin. bu kez hem kendisinin hem de başkalarının ölüm habercisi olarak anılacaktı. Lider. "Terbiyesizlik yapma!" diye bağırdı.padişahın. Baykuş. Kutsal kitabın fiziksel gücünü kullanmalıydı. Görüntüsüyle uyum sağlayan seste çıkarıyordu. onun nefes almasını ve görmesini sağlamak zorundaydı. Bu saldırının sonuç elde etmesi kendisi dışında tüm Sodgom ülkesi bireylerine daha fazla zarar verebilecek boyutlardaydı.’ Böylece Arjbool ülkesindeki sıkıntıları yuvarlak masa çekmiyordu. Đçlerinde iyi ruhun az çok etkisi altında kalan azınlıkta kişilerde vardı. onu yerinden kaldırmaya çalıştı.... Öyle de yaptı. Atılan kitap hedefin yüzüne yapıştı. Sodgom ülkesinin üst düzey saygın yöneticilerinin bulunduğu yuvarlak masa toplantısı önemliydi ve seyretmeyen seyircileri de ilgilendiriyordu.. toplumda ölüm habercisiydi. Soluk alamıyorum!" diyerek haykırması üzerine lideri. "Sen yanıtlamazsan.. Bu kitap ilk kez bu kadar etkin oluyordu. ben yanıtlayacağım ortalığı velveleye vereceğim. yapışkan maske gibiydi. tepkisel söylemini sunmakta gecikmedi. bir çoğunun cebinden çıkan paraların hesabı bugün soruluyordu. "Göremiyorum!. Yoksa. Diğerlerinin olmayan zincirlerini kırmaya çalışıyordu. Başarılı olamadı. Baykuş. Ek yanıt sundu.. can havliyle bağırıyordu.. Baykuş bakışlı adam üyesi bulunduğu grubun liderinin tepkisel söylemi gölgesi altında rahatlamıştı. onun yaşamasına bağlıydı. Onun gerçek yüzünün ortaya çıkması kendisinin de gerçek yüzü hakkında gören bazı gözlere ipucu verebilirdi. Başkan saldırıyı karşılamak zorundaydı.. Bu görünüm.. Liderliği.. Başının üzerinde SodGom Ülkesinin Büyük Başkanı yazılı ‘resmiyetteki büyük başkanı’ gözleri inatçı parlaklığında.. bağırarak söyleniyordu. saha ortasındaki masada. Bu bakışlar. tavizsiz bakışlarla bir cins kuş görünümlü yüze sahip "Kendine Bakanlar Grubu" Üyesi görevliye. Bunun olması da doğru değildi. Baykuş tiplemeli görevli.. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. "Sayın Büyük Başkan!. Resmiyetteki büyük başkanın üzerine saldırı amacıyla inişe geçti.. Aksi halde topluma ve bireylere zarar verenlerin son operasyonlarını onaylamak anlamına gelecekti.. En son soygunu gerçekleştiren BireyMalDen-YemDomMedy holdingin ve birçok firmanın neden olduğu ekonomik krizin Devlet. dağlar bizimdir!’ deyişi içki masalarında kullanılan nostaljik bir mezeydi. "Devleti ve milleti soyup soğana çeviren holdingi isteseydin engelleyebilirdin.. baykuş görünümü aldı. Havada saldırı uçuşu yapmakta olan baykuşlaşmış görevliye sert. "Resmiyette Büyük başkan görünsen de benimle bu şekilde konuşamazsın. Her şey aslına dönerdi. Đçindekileri okuyup ona üflediğinde bir sonuç alıp alamayacağı tereddüdü duyumsadı. Azınlık iyilerin iyi duyguları her nasılsa bugün olabildiğince özgürdü.. Onun daha güçlü kutsal kitaplar okuyarak kendisinde her türlü okuma ve üflemelere karşı bir zırh oluşturduğunu anımsadı. Baykuş'un. Koltuğundan kanatlarını çırparak yükseldi. Baykuş’un yanıtı ve gözleri saldırı pozisyonundaydı. Kutsal kitap. .. Konuşmana dikkat et... Görevli. Saldırıyı bertaraf etmek için yanında cisim aradı el yordamıyla. Baykuş tiplemeli görevli." diye bağırdı. Đyi duygular. Toplumda yaygın olan söylenti. Beni suçlayamazsın. Hırıltılı sesler. Suskun kabullerdeydi... Zincirlerini kırardı. Bir cins kuş görünümlü şahıs yanıt vermedi. Baykuş yere düşmüş. Ama ortam bu duygularını bastırmaları gerektiğini tüm görkemiyle sunuyordu.. gören kişilerin yakınlarından birinin veya birilerinin veya kendisinin öleceğinin sinyaliydi. Çünkü. Ses tırmalayıcıydı. Baykuş’un yüzüne yapışık kutsal kitabı çıkarmaya çalıştı. SodGom ülkesi ileri gelenlerince düzenlenmiş kutsallık atfedilen bir kitap eline geçmişti. Baykuş'u görmek veya ötüşünü duymak. Etkilenmeyecekti. kendinize gelin!" dedi. fakat estetik bir şekilde fırlattı kitabı."diye.. Büyük başkan yanıt vermeliydi. başını çevirmeden gözbebeklerini kaydırarak kendi liderine baktı." ifadesini yansıtıyordu. onun can çekişmekte olduğunu duyumsatıyordu. Bir kitap eline geçti. Buna tahammül edebilecek genişlikte değildi. ruhsal evrimine uygun baykuş görüntüsü almıştı.

. Halkın aşırı tokluğu kadar aşırı açlığı da.. Güvensiz bir ortama. Fakat bir taraf için iyi olan bazen diğer taraf için de iyi oluyordu. Dönüşüm yeniden başladı. aşırı açlık tehlikeliydi. Ortam arzu ettikleri ve düzenledikleri gibi gerçekleşmişti. Bu duyguları taşıyabilirdi. Toplum. düzensizlikten iyidir.. tek başına patlamaya hazır bir bomba olabilirdi. Aşırı doygunluk da tehlikeliydi. gözlerinin görmesi ve soluk alabilmesi için üç delik açmalıydı. ‘Kitapda bir kez delik açmaktan bir şey olmaz’ sözü literatüre girmişti. Bu sayı git gide artıyordu. Gözbağı olarak bağlanan kırmızı.. O sadece ‘açım!’ demişti.. Ama. Üst grup çatışması yurttaşlara yansıyabilirdi." sözünü masada bulunanların tümü özümsemişlerdi. ana düzenlemenin işlerlik kazanmasını sağlamışlardı. yandaş olmayanlara da ekonomik korku salınarak geri çektirilmişti.Kutsal kitap yüzünden çıkmıyorsa. O an. Yeni Dünya Düzeni. Uluslararası Düzenleme Genel Merkezinin alt kollarından resmi ismi "Uluslararası Tefecilik Merkezi" gerçek ismi "Her şeyinizi parayla satın alırım" olan finans kurumuyla bağlantıya geçildi. diyeni neden cezalandırdınız?.. kötüydü... Kurdeleler arkasında kalan gözleri. birbirlerine düşürerek oyalanmalarını sağlamada dahi başarılı olamayabilirlerdi. yeşil. Ama.. siyaseten bağlantısız.. sarı. "Açım!" diyen belirli bir gruba sahipse yasalara göre cezalandırmak kolaydı.. Koşulların bazıları.. SodGom ülkesine girmiş yabancı sermaye. Yine önceki haline. midesinin bir kenarında ‘yedek olarak bulunsun n’olur n’olmaz’ diyerek hala hazmedilmemiş halde bekletilen yiyecekler dahi kusturulmuştu. siyah.. Yasa dışı örgüt üyesi suçlamasında bulunamazlardı. Ülkenin en ücra yerleşim biriminde bulunan birey dahi. Önce ürktü. anlayışında düzenleme grubunun bazı bölgeler için istediği şekilde düzenlediği raporların uygulama alanı bulabilmesi için istedikleri an geri alabilecekleri demokratik kurallardan bazılarının da yürürlüğe girmesi gerekiyordu.. Gözleri hizasında iki delik. Son ekonomik kriz darbesi yurttaşların midesine balyoz gibi indirilmişti. Bundan sonraki raporların uygulama alanı bulması gerekiyordu.. Aradaki boşluklar bir şekilde başka şeylerle doldurulmalıydı.. Bireylerin cebinden çıkan paraların bir şekilde onları yerden kaldıracak kadarıyla yerine konabilmesi için büyük meblağlı borçlar vermeleri kendi ekonomik. daha önceden de bir çok kez bir çok delikler açılmıştı.. Bütünleştiriciydi. ağız hizasında bir delik açarak. Bazıları korkudan sesli ifade etmese de bir an gelir... Şimdi ne yapılacaktı?.. Aç mideler uyarıcı oluyordu. Delik açanlar cezalandırılmadığına göre korkacak bir şey yok. Onlardan izole edemeyebilirlerdi... Sapma yoktu. Organize suçların cezası ağırdı. Yanıt. Bir ceza yerine bir lokma ekmek verseydiniz" sorularını sorabilir. Aç insanın açlığı süreklilik kazandığında birkaç aşamadan sonra gözleri şahin gözleri işlevi gibi keskin ve derin görmeye başlardı. Raporlardan sapmayı getirebilirdi. mavi. sosyal ve siyasi amaçlarıyla çelişecekti.. yani baykuş tiplemeli insan haline dönüşmüştü. Demokratik bazı kuralların tam uygulanması içerikliydi. "Açım. Olan olmuştu. çıplak gözleri kadar çevreyi gözlemleme yetisine sahip olurlardı.. Finansın bağlı olduğu grubun raporlarına uyum sağlanamayacaktı. Bu kez bazı ayarlar farklı tekniklerle gerçekleşiyordu. Öncesinde yerli işbirlikçilere ortam sağlanarak hazinenin boşaltılması sağlanmış. bu duygularda yoğunlaşan bireylerin her biri birbirinden bağımsız. ağır koşullar içeriyordu. organizesiz bireylerin tek başlarına aynı içerikte sözcükleri kullanması ve "açım!" demesi düzen için risk taşıyıcıydı. kırmızı kurdele ile onların gözlerini ve zihinlerini bağlamakta. SodGom Ülkesi yurttaşlarının lehine idi. Fiiller ve failler sayısızdı. .... Akıllarını ekmek ve domuzla mı yemişlerdi?. Alt düzenleyiciler sessiz kalarak. Başkaca bireylerin ve grupların desteğini almakta zorlanırlardı. renkli kurdeleler renk değişimine uğrayabilir. Hatta. görmesini ve soluk alıp vermesini sağladı yandaşının. Düzenlemelerde sapma meydana getirebilirdi. Ama. Doyurucu değildi. Düzenleme grubu böyle buyurmuştu. ticaret hukukunda tanımı yapılan basiretli iş adamları girmezlerdi. Futbol stadyumunda bulunan seyircilerin bazılarından bireysel çatlak sesler çıkmaya başlıyordu. Rapor işgali emrediyordu.. Bireylerin açlığı kendi açlıkları değildi. Hemen organize suça girdirilebilinirdi.. Birlikte karar alımı önemliydi. "En kötü düzen. Sonuç pek olumlu değildi. Aç yurttaşların bağlı olduğu grupların liderleri dahi üyelerini bir aşamadan sonra hipnoz edememe riski taşıyorlardı. diye düşünerek rahatladı. Yeşil kurdele.... Var olan düzeni az yara ile sürdürücüydü. Đşgal için elverişli ortamlardan birini de SodGom ülkesi bireylerinin açlığı sağlayacaktı. Kitap kutsaldı ve üç delik kutsallığa hakaretti.

psikolojik. Rastgele birileri olmamalıydı. bazı politik kaygılarla risk gösterimi olabilirdi. SodGom Ülkesine gönderecekleri faizli parayı onun eli ile sunmaları halinde herkesi ve her kesimi ona biat etmeleri konusunda zorlayabileceklerdi.. diyenlerin açtıkları sayfaların siyah renkte olduğunu algılayabilirlerdi.. doğrudan yönetim sağlanmalıydı. Risklerle ufakta olsa uğraşmak efor kaybıydı. Rutbin ve arkadaşları öldürülerek. grup üyelerinin tehlikeli tepkileri ile liderlerinin asıl yüzlerini görmeleri engellenebilirdi. politika kirlenmişliği on bir kişi ile gizlenmiş.. Faizli kredi alan bireylerden paralarının geri dönemeyeceği korkusunu taşıyorlardı. toplum rahatlatılmış. Dolaylı yönetim yerine.. Nefes alışverişini dahi kontrol etmeliydiler. Diğer gruplar da gerekeni yapacaktı. tasavvuf ehilleri.. tekli tekelliğe dönüşmeliydi. yönlendirebilirlerdi. Çoklu tekellik... SodGom Ülkesi hazırdı buna.." demeliydi. Diledikleri kadar faiz oranını yükselterek ödeme olasılığı olan kişilerden tahsilat yaparak farkı kapatabilirlerdi. En önemli ve büyük güç ise yandaş bir kısım medya idi.. toplumu isyan noktasına getiren mafya..tümü beyaz renk halini alabilir ve beyaz sayfa açmaya geldik. Birkaç küçük sahte tepki ile gözler boyanarak. azizler.. Ama insanlar çiğ süt emmişlerdi. En klasik taktik uygulanmalıydı. Herşey ve herkes bilgisayarda kayıtlıydı. Başkaca ülkelerdeki bazı liderlere uyguladıkları gibi yatak odasında dahi bulunabilecek kendi yandaşlarından biriyle evlendirmeliydiler onu. talimatları direk alıp aynen uygulardı. verdiği sözün aksine sapma meydana getiren iktidar ise sivil inisiyatif olarak gösterilen beş dakika karanlık otuz saniye aydınlık eylemi başlangıç yapılarak... "NoEkonomi YesPolitika" isimli finans uzmanı görevli bunun için biçilmiş kaftandı. geleneklerinde var olan kurtarıcıyı diğer adıyla Mehdi’yi bekliyorlardı. başka bahanelerle düşürülmüştü. trafik kazası sonucu. Đlla kendi yandaşları olmaları gerekmiyordu. onlara özenenlere korku salınmış. Sapma olduğunda... Daha öğrenememişlerdi." . "Emir veren. Onlar gerekli bilgi pompalamalarıyla bireylerin ve toplumun zihinlerini kontrol edebilirler. Çünkü. Mehdi'nin onların ırkından veya dininden olmaması halinde inandırıcı olmayacaktı. Aksi hareket edenler hasada uğratılacaktı.." Bu genel kural SodGom'da da uygulanan kutsal kurallardan biriydi. Son elli yıllık senaryolarının meyvelerini toplamak üzereydiler. . Düzenleme raporları hazırlanırken. Kendilerinin bulundukları yere bağlı bir vali. uykuda hoşa gitmeyen sayıklamalarını dahi kendilerine bildirecek bir eş olmalıydı.birini temin etmeliydiler. Dinsel kuralları farklı yorumlatabilirdi. ekonomik. Yeni dünya düzenine göre ülke yöneticileri bir ilin valisi gibi olmalıydı. azizeler bu gözlere sahip olmak kendilerine açlık yaşatmışlardı.. Bu nedenledir ki bir kısım budistler. Kendilerinin fark edilebileceği bir çok alan. Bu yüzyılda. dini milli sivriliklere karşı bir dini tarikatın liderinin.. hatta rahatlıkla tarikatını söyleyerek propaganda yapanlar pasifize edilmiş.. genelde politik liderlerde. Bankaların hoşnutsuzluğu da giderilmeliydi. Onların bir kısmı farkında olmadan programlarına göre hareket ediyorlardı. Bazı grup liderleri. Onlar. güzel bir bayanla ilişkisi gündeme getirilerek değerler konusunda soğutma sağlanmış. kılıfı önceden hazırlamalıdır. emir verene tartışmasız uymak dini kuraldır. "Minareyi çalan. Son düzenlemelerde önemli olaylardan hatırda kalanlar. Uygun ortam onlara da sağlanmalıydı. Bu. yeni dünya düzenine uygun bir anlayıştı. Ortam buna uygundu. Hatta Şam yöresinden olmalıydı.. Toplum ve bireyde hazır olmalıydı. Bulmak kolaydı. Açlık onları kısmen hazırlamıştı. Nemgöz Hocanın etkinliği büyüktü. Kendileri için sapma meydana getirmeden çalışacak ve –ve şimdiye kadar çalışarak rüştünü kanıtlamış. hırsızda. Hasadı gerçekleştirecek bir çok ellerinde orak taşıyan görevliler bulunmaktaydı. "Dışsal egemen ve Dışsal egemenlik etkisindeki Đçsel Düzenleme Grubu gereğini yapmalıydı. Kişisel dosyalar araştırıldı ve bulundu. SodGom Ülkesini bu anlamda dışardan idare etmek çok kolaydı.. güvenlik.. politik değerler araştırılır ve bunlardan her yapının uyabileceği şekilde değerler gözardı edilmeden düzenleme yapılırdı.. Ekonomik kariyeri vardı.. bir şekilde ufak çaplı olgular ve bir kısım medyanın da yardımıyla örtülmüştü. Ekonomi bilimine ait kuralların soygun ortamında hiçbir işe yaramayacağını seyirciler bilmiyorlardı. soyguncu da olsa emrine uygun hareket edilmeliydi. Grup liderlerinin değerlerini biliniyordu.. Daha fazla aç bırakılmadan harekete geçilmeliydi. Tarih boyunca her yüzyıl için iki genel düzenleme üst senaryosu hazırlanırdı. sosyal.. Bu doğrudan ve kolay yönetimi birlikte getirecekti. Grup liderlerine gerekli talimatlar zihinsel iletişim yoluyla verildi.

Bu kitap yüzünün altına gömülmeden hafızlayanda olmamıştı. "Maçtan siz ne anlarsınız olum!" diyebilecek miydi.. Onlar.’ çığırtkanlığını bu kez mırıldanmak bile istemeyecekti. "Bu bizim için iyi bir bahane oldu. Böylece ekonomik krizin tüm suçu Büyük Başkan’a yükletilmiş olur. Dolmuş parasını vermek içinde ellerini ceplerine attıklarında korkunç gerçeği geçte olsa öğrenmişlerdi.. "Bir kedim bile yok!. Sodgom milli takımı ile Ad-Semud milli takımı arasında cereyan ediyordu.. bu doğrultuda gerekli beyanatı hüzün dolu ses tonuyla medya görevlilerine sundu. inanmayanlar.. Baykuş tiplemeli şahsın resmiyetteki liderine de bu düşünce uygun geldi. Birilerinin. eşinin. Ters bakanlara. Bu maçdan alınacak sonuç önemliydi.. Oyuncular şort ve tişörtlerine aşırı sayıda yeşil parayı sığdıramadıklarından. " Ben Kutsal kitabı!. Bu durum güzeldi. çoğaltmak ve daha fazla zenginleşmekte kullanmak üzere yüzlerce kediyi talanla edindiğini sormayacağını sanıyordu. derhal kurulan gezici banka şubesine yatırmak zorunda kalmışlardı.. Đçtenlikle ortamını yansıtan bir şairin. kan ter içinde uyandı. Maçın son dakikaları oynanıyordu." dediğinde bir başka kanıtı daha vardı.. Çünkü kutsal kitap tekti ve kendisinde saklıydı. kendilerini destekleseler de desteklemeseler de sonuçta olan olguyu tüm SodGom bireylerine duyurmada aracılık yapacaklardı Futbol sahası ortasındaki masada bunlar cereyan ederken.. Sonunda kutsal kitap yüzünün altına geçerek kayboldu. Baykuş Tiplemeli Görevli'nin yüzüne yapışık kutsal kitap git gide yüzünün rengini almaya başlamıştı. futbol karşılaşması ile seyircilerinin durumunu ihmal etmemek gerekirdi. Ara holde "Şimdi ne yapacağız?" sorusunu soran liderine. "Bu rüyayı sadece ben mi böyle gördüm?" diye kendi kendisine söylendi.. *** . O dağılan seyircileri ve oyuncuları izlemekle meşguldü. Bazıları yolun daha fazla uzun olması temennileriydi. Ber. Sorulan sorulara kendi yararına uygun şekilde kurallar uyduracaktı. Kutsal kitabın kurallarının neler olduğu kendisine sorulacaktı. Sahanın ortasında cereyan eden olaylara bakıpta kafa bulandırmaya gerek yoktu. Eve kadar aşacakları yol uzundu. Bazı ilgili üniversite hocaları ise dün ne yediklerini ve ne söylediklerini dahi unutacak kadar hafıza zafiyeti içindeydiler. Sonuç Evrensel Futbol Turnuvasında ilklere girme yolunu açacak veya açmayacaktı. Lider.. Bu kezde.. Tekrar gelen uykusuna kaldığı yerden devam etti. Maç bitmişti. Bu onun üçüncü maske sahibi olmasını sağlamıştı. Toplantı olumlu geçmişti. Aynı rüyayı bu şekliyle gören insanlarla düşünsel alışverişte bulunmak aşırı arzusu duydu. çocuklarının ve eşinin verdiği siparişleri alamayacaklardı. Bir piyangoydu. Bu doğrultuda dışarıda bulunan medyaya açıklamada bulunalım. Hatta gördüklerini Đyi ruhlar e-mail haber grubundaki üyelere de iletmeliydi. Seyirciler ise bindikleri toplu taşıma araçlarından inmek zorunda kalmışlardı. içselinde. Ber.. Zorunlu olarak dolmuştan indiler. bu kutsal kitapta yazan bir kuraldır. mercek altına aldı. Seyirciler bu milli şuurla ceplerinde bulunan son paralarının tek tek en azıdan ‘yankesicilik suretiyle hırsızlık’ fiiliyle hırsızlandığını fark edemiyorlardı.Bunlar düzenlenirken ve olurken baykuş tiplemeli görevli ile lideri toplantıyı birlikte terk etmişlerdi. Bunun sonucunun ekonomik kriz olacağı gün gibi aşikar. diyecekti. Şüpheliydi. "Evlendiğim güne lanet olsun!" sözlerini duyar gibiydiler. Onlarda gereğini yapacak değişik renk ve sesle de olsa. Yarın. Artık. Kutsal kitabın Başkan tarafından yüzüme fırlatıldığını belirterek siyasi kriz oluşturalım. yöneticisi olduğu "Đyi Ruhlar" isimli web sitesindeki "Rüya" bölümünde yayınlamalıydı. kendisinin sessiz kalarak çevresindeki insanların masum güvercinleri avlamak. Aksi halde toplumun yaygın kanı olarak taşıdığı dürüstlüğü yara alacaktı.. uymayanlar lanetlenecektir. Bir zamanlar ‘seyirciler sahaya!. Bu bir milli meseleydi." dedi.." deyişine uygun bir yaşam sürmüştü ve sürecekti. Bu maç dakikalarının heyecanlı anlarını ve sonrada devam edecek yorumları kaçırmamak gerekiyordu. Maç sonucunun ne olduğunu Ber öğrenmemişti. Bir ay sonra ortaya kendiliğinden çıkacak ekonomik krizi bugünden başlatabiliriz.

yanlışlığı düzeltme şansı elde ettiğini düşünüyordu. "Bu isimden daha önce bana söz etmiştiniz. böyle bir olayın olmadığı doğrultusunda telefonla belirttiği anlatımını kelimelerin yerlerini değiştirerek yeniden sunuyordu. yargılama oturumları başlamadan dosyanın düşürülmesini sağlatıp.. Ber. Amacı şantaj yaparak.. bedenindeki dikleşen tüyler başını eğmemişti. "Dilerseniz hemen konuya geçelim. Avyansı’nın sekreterinin. Ses ve görüntüsüyle titrek ve isterik duruş sunuyordu. kapının açılışı sonrası görünen ve selam veren silueti incelemeye başladı. düşüncelerini sesliye dönüştüremiyordu. Hangi ayağın. düğmesine basılan bir müzik seti gibi ara vermeksizin ön konuşmasına devam ediyordu... hangi ayak üzerine atıldığı önemli değildi. Đçsel devinimi.. dışsal görünümüne çok da yansımamıştı.. Çünkü parası olmadığı gibi borç içinde yüzüyordu. "Ber Bey.." Ber.. "Bir sorunmu var?..38 Avukat Avyansı... Sonuçta her ikisi de kendisine ait ayaklardı ve bunları irdeleyecek ortamda değildi. Amacı buysa. Avukat Avyansı tanıdık bir simaydı. Avukat Avyansı tedirgin bir sesle. "Çözmem gereken işlerim var. kalpsel çarpıntılar içindeydi. Avyansı. Avyansı’ya dönerek." yalanına sığındı. Biraz geçte olsa Yansı isimli müşterisiyle Ber’in görüşme zamanı ve mekanı ayarlamıştı. gözlerinin karardığını hissetti.. Bu düşüncelerle Avukat Avyansı’nın ofisine varmıştı." Ber.. kendisini kısmen toparlayabildi. O günde bana bu isimle hitap etmişti. "Yoksa!. Yansı isimli kadının karşısındaki koltuğa kuruldu." diyerek seslendi.. Ayak ayak üstüne attı. Birkaç dakika öylece kaldı. Dışsal görünümü.. "Davayı kabul ediyorum. Kimdi bu Yansı?. Yüzündeki ıslaklığı kurulamadan aynadaki görüntüsüne baktı. etrafa reklam olmaktan kurtulabilecekti. Kadını yeniden gözlemlemeye başladı. Felç geçirmiş gibiydi. Rahat ve kendinden emin bir görüntü sağlamalıydı.. Avyansı’nın ofisinde ikram edilen çayı yudumlarken. Bu durumdan sıyrılmak için silkindi. Ber. Avukatım Avyansı bey çok ısrar edince kıramadım. Randevu anına çok az bir zaman kalmıştı. Salona geri döndü. Aslında sizinle karşılaşmak istemiyordum. "Hava sıcaklığından galiba. "Med!.. Ben çıldırıyor muyum?.’ Yuvalarından fırlayacak derecede genişleyen gözleriyle. bakışları. Bu ortamı iyi değerlendirmeliydi. Bir gayretle ayağa kalktı.." dedi. "Yansı hanım geldi!" duyurusu üzerine kesildi. Yansı.. Hafif bir sarılık dışında sabah evinin banyo aynasında gördüğü yüze sahipti.. "Evet!. Sakin olmalıydı... Neden böyle dayanaksız ve yalan bir dava açma gereğini duymuştu?. Belki de. saç rengi ve yaklaştıkça daha iyi algıladığı ten kokusu yabancı gelmemişti.... Benle görüşmek istemişsiniz." dedi. Uzun gelen dakikalar sonunda kendisi için binlerce anlam ifade eden kelimeyi ağzından güç bela çıkarabildi.” Kendisini toparlamalıydı.... Davanın ilk duruşmasından önce birbirlerini görüp.. Anımsıyorum." dedi.. Sırları çözümleme fırsatı doğmuştu. bu yolla para sızdırmak mıydı?.. Kendisiyle uğraşan birilerinin yönlendirmesi mi?... Ellerini ve yüzünü yıkadı. "Đşte!.. Ezik görüntü. Ürpertisi geçmemiş... "Avyansı bey!.. konuşabileceklerdi. .... rahatsız mısınız?" diye sordu.. Ber'in ricasını kırmamıştı. Yansı'yı başıyla onaylayarak.. Bu çerçevede süren konuşmalar.." Sevinç şaşkınlığı içinde olan Ber. Ber.. beyninin uyuştuğunu. Kısada olsa anlık bekleyişler sabırsızlığını duyumsayan Ber.. karşısında bulunanda suçlu olduğu yönünde bir kanaat verebilirdi. Duvarlardan destek alarak salondan çıktı. Sekreterden tarifini aldığı lavaboya girdi. avucunu yalayacaktı. Birkaç kez yargı binasında birbirlerine tesadüf etmişlerdi. ‘Kötü bir şaka mı?." Yoktan kanıt bulmuş bir güvenlik görevlisi gibi gözleri parlayan Yansı. Eliyle saçlarını kaşıyarak. Ama. Salona geri dönmeliydi.

Ber. ne de karşısındaki kadında düşüncesini okumuş bir tavır. Şimdilik susmak en iyisiydi.. Ne de bir erkekle özel arkadaşlığım oldu. saklamak istiyorsan sorun yok. Bana dünyaları bağışladınız.. Benim hakkımda yanlış şeyler düşünmesini istemiyorum...benim telefon numaramı arayarak.. geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat etmişti. Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumdu." Yansı.. Ber. "telefonda olmaz!" yanıtını vermiştin." diyecekti. "Kendini gizleme ne olur Med!.... kimsin?. yaşananları anlat Avyansı beye. Yansııııı!!!... kendinizi iyi hissetmiyorsanız toplantımızı bir başka güne erteleyebiliriz. Evinde olanları anlatmaktan utanç duyuyorum." Uyarı bağırtılıydı.... Senin adını duyunca... Akan gözyaşlarını onun yüzüne bulaştırarak. konuşma sırası kendisine gelecekti veya ortam oluştuğunda 'Durumdan vazife çıkararak. "Benim adım Yansı. yarım bıraktığı cümlesinde." dedi.Varol’un benim çocuğum olduğunu onaylıyorum. Kendini bu kadar gizlemene ne gerek var.. yerinden kalkarak. "Anlatacağım!. "Yaklaşık bir yıl önce bir cumartesi günü -nasıl bulduğunuzu bilemiyorum. Yansı.. Buna rağmen Avukat da olsa tanıdık olmayan bir kişinin evine gitmek istemiyordum. Ne iletiye yanıt vardı.. Benim adım Yansı!. uzaklaştırılma sonrası koltuğuna yığılırcasına oturdu. Yansı'nın belirttiği dönemde Markız ve Med dışında hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamıştı. "Olanları anlattığım avukatım Avyansı Bey bile bana inanmadı.. "Doğruları. Köşeye sıkıştırabileceği kanısıyla. Đkibuçuk yıl önce.' demişti. kekeleyerek "Şey.. Onunda zihinsel düşüncelerini dahi algılayamıyor. Davayı da kabul ederim. 'Bu benim boşanma davama bakan avukat! Mutlaka önemli bir şey vardır.. Anlıyor musunuz?.. Buradan çıkalım.. Ana konuya temiz bir sesle girmeliydi." tavrını ortaya koyacaktı.. Yansı... Yerinize oturur musunuz?... Bunun üzerine senin dairene gelmiştim. ona güvenebilirsin.. Med!. Ölüm aylığı ve beyimden kalan ikinci dairenin kirasıyla geçiniyorum..." dedi. Yansı’ya yaklaşıp sarılma teşebbüsünde bulundu.. Bunun için buradayım." Ber. boğazını hafiften öksürerek temizledi." Ber’in önceki sözlerinin tersine ani ve keskin dönüşüne kuşkuyla baktı Avyansı. Hatta bu kabulümü yazarsanız altına yüzlerce kez imza atmaya da hazırım.. Her ikimizde aramızda geçenleri tamamıyla biliyoruz. Komşum ve güvendi-ğim Boşsel isimli arkadaşıma. olay biter. "Siz!. Ber bey.." Önünde bulunan bardaktan bir yudum su aldı.. nasıl bir tepki vermesi gerektiğine karar veremiyordu...." Ber. "Lüt-fen!. 'Med' isimli arkadaşıma o kadar çok benziyorsunuz ki. "Yansı isimli biriyle hiç tanışmadım... Siz!... Avukat Avyansı. Esrarlı bir diyalogdu ve pandoranın kutusunu açacak yetiye ve bilgiye sahip değildi. Gizlemek.. şimdiye kadar ne kimsenin evlilik tekli-fini kabul ettim... bana bir kez daha Med ismiyle hitap etme!. Hatta bir çoğunu inandırıcı olmaz düşüncesiyle dava dilekçesine dahi yazmadı..... Size meslektaşınız hakkında verdiğim bilgilerin tümüyle doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur umarım. yargı oturumunda bulunan bir insanın ruh halini yansıtıyordu sanki. Anlatmama da gerek yok! Nasıl olsa içimden geçenleri aynen duyumsuyor ve algılayabiliyorsun. " 'Med' değilsen... kızarık yüzünü aşağı indirdi.. Bu nedenle... "Gerçi... Seni gördüğüme ne kadar çok sevindim! Bir bilsen?. "Bu olanlara inanmamı mı bekliyorsun?. Karşısındaki bayanla telepatik iletişimde bulunmaya çalışıyordu.. avucunu alnına vurur gibi hafiften dokundurarak... "Ama lütfen. Med'e sadece dışsal görünüm olarak . içsel transa geçti.. Önceki anlatımlarına inanmakta güçlük çeken aynı zamanda akrabası olan avukatı Avyansı'ya. boşuna bekledi.. devam etti." Yansı. Mutlaka suskunluğunun sonunda. "Avyansı Bey!. Eliyle hafiften itekleyerek Ber'i kendinden uzaklaştırdı. Onların karşılıklı diyaloglarından çıkarımlar elde etmesi gerekiyordu.." Avyansı. Ber.. "Med!. " diye geçirdi içinden..." dedi umutsuz ezgili söyleyişle.. Uzun bir anlatıya gireceğinin sinyalleriydi bunlar... ‘sana söylemiştim’ mimikli bedensel dille birlikte." iletisinde bulundu." diye sordu.." dedi. Yirmi sekiz yaşında olmama rağmen onun anısına hala büyük saygı duyarım." belirterek ev adresinizi tarif ettiniz. Yansı. Kocamın ölümüyle ilgili bir konu olabileceği saplantısına girmiştim. hayati bir konu olduğunu ve mutlaka benimle derhal görüşmen gerektiğini. Hukuk kitapları ve yasalar. Bana bu acil durumun ne olduğu konusunda açıklama getirmeni istediysem de.. öğretiler bu tür bir durum karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmemişti. Eline bir fırsat daha geçmişti." dedi. "Çok önemli.." diyen Ber. duyumsayamıyordu... durumu açtım.. Soluk alışverişlerini düzenledi... "Dalga mı geçiyor?... kocam.

. Gözlerinizi kapatmış garip konuşmalar ve fiziksel davranışlar sergiliyor-dun.. Kendisi hakkında hastanede düzenlenen raporda belirtilen kişisel trans hali ve hipnoz yeteneğini kullanarak farkında olmadan bu kadını etkileyip yanına gelmesini sağlayarak... Buna karşın sanki ben size bir şeyler söylüyor-muşum gibi yanıtlar veriyor.. anımsayamadığım bir çok şeyden söz ediyordun. Kavaklardan.. "Aylardır. Kendi evime varıncaya kadar da benden ses çıkmadığını fark ettim. yanıtını bildiğim kadarıyla karşılıksız bırakmayacağım.. uyum sağlıyordu. sanıyorum. "Ne demek istiyorsunuz?. "Hayır!. O ezgi hala kulaklarımda sanki.. Ber... Çünkü nasıl olduğunu benim de anlayamadığım şeyler oldu. Fakat konuşamıyordum." "Psikolojik terapi gördüm ve korkumu yenmemi sağladılar. Bu arada çok garip şeylerden söz ediyor-dunuz. benim de bazı bilgilere gereksinimim var. beni ondan sonra hiç aramadınız?." Yansı.. Niye. nefesini tutarak dinlemişti... bu rahatlatma karşısında daha bir heyecanla anlatımına devam etti. Med'le olan birlikteliğinde yaşadıklarıyla aşırı benzeşme gösteriyordu. içimi kemiren şüpheli noktaları ortaya çıkarmama yardımcı olabileceğini... "Ben halen Yansı hanımla bu tür bir ilişki yaşamadığımı yeminle söylüyorum. beyinsel düzeneğinin darmadağın olduğunu fark etti.." dedi. Neye inanacağını bilemiyordu." Yansı. anı kurtarmalıydı. Yansı ile bu şekilde diyalogu geliştirmenin sonucunda Avyansı’da olumsuz etki bırakabilir.. eğer. vazgeçtim... Yansı." dedi." kelimeleriyle belirtti. Yansı ile birbirlerini bir süre süzdüler. afallamaktan aptal görünümlü bir insan yüzüne sahip olmuştu.....aşırı benzerlik arz ediyordu... aldığı yanıtın verdiği rahatlıkla... aslında merak ettiğim.... Đstemediğin halde hamile kalmışsan neden kürtaj yapmadınız?.. Bu yüzden sizi çokta suçlayamam.. hatta "Deli.." etiketi almasını sağlayabilirdi. topraktan. denizlerden. O güne kadar hiç dinlemediğim bir müzik parçası çalınıyordu.. anlattığın her şey gerçek olsun..." Avukat Avyansı. Sevişirken garip hareketler ve sesler çıkarıyordun... Sanki.. Đsteklerinize karşı çıkamıyordum. Ne bileyim?..... sanki. taktik değiştirdi ve anlatımına devam eden Yansı’nın sözlerini sorusuyla bloke etti." "Kimden?" "Sizden?" "Neden?" "Sizin büyücü olduğunuza inanmıştım.. Hayır!. Her ne kadar Avyansı Bey’in ısrarı ile senle görüşmeyi kabul etmişsem de. Her isteğinizi.. Avyansı.... "Gerekli inceleme ve tahliller yapıl-dıktan sonra. "Dilekçede de yazılıydı. Đstemediğim halde." Ber.. açıklamalarda bulunuyordunuz.." dedi.." Yansı. kürtaj olursam bunun hayatıma mal olacağını. "O gün bana büyü mü yapmıştınız ?. ikram ettiğiniz şarabı içmiştim. Ber. ‘Med’ sanal kişiliğiyle onun dışsalını örtüştürmüş olabilir miydi?." diyerek yanıtladı... hiç istemediğim halde yerine getirme zorunluluğu hissediyordum.... SodGom Ülkesinin düzeneğindeki kaosun aynısını içselinde yaşıyordu... rüyada gibiydin." Ber. Hayatım boyunca ağzıma alkol almamış olmama rağmen.... "Siz Büyücü müsünüz?. ölüm riskinin yüzde yüze varan oranda olduğunu belirtiklerinde. Evinize girdiğim andan itibaren tek kelime ağzımdan çıkaramamıştım. "Dairenize girdiğimde bana Med diye hitap edip. sevişme anında bedenim sana olumlu tepki veriyor. Kürtaj olmak için doktora başvurmuştum. sarılmıştınız.. "Kafam karıştı.." diye sordu merak dolu gözlerle. Ber. Yansı'nın konuşmasını sonlandırmasıyla soluğunu salıverdi. Dilsiz olmuştum sanki...... Çok garipti.. Đrademe hakim değildim..... "Ber Bey! Ne diyorsunuz bu anlatımlara?.." diye soru yönlendirdi. Yansı'nın engellenmesine karşı çıktı.. "Evime davet edip size zorlamı sahip oldum yani?. bu sorudan rahatsız olduğunu.. Lütfen!. "Yansı Hanım!. Peki bu konuda hukukun kabul edebileceği kanıtlarınız var mı?" . aydınlatılması gereken o kadar çok karanlık nokta var ki.. Kesik kesik konuşmaya başladı..." "Korkudan." dedi. Bırakın anlatsın..." "Samimi olarak söylüyorum.." "Diğer soruma yanıt alamadım." "Korku taşıyorduysan davayı nasıl açtın?. Soluk alış verişi hızlanmıştı. Sanki dilim ve bedenim tutulmuş gibiydi.. Çözüm bekleyen soruları şu an bir kenara bırakmalı. Bana bir kötülük yapacağınızdan korktum. "Diyelim ki. bunlara bir açıklama getirebileceğini...... Ne diyeceğini bilemiyordu. Ne soracağımı da artık bilemiyorum.. Neden kürtaj olmadınız?.... bu soruya hazırlıklıydı. konuşulacak bir şeyler kalmadığını fark etti. Konuşmak istiyor. Anlatımı.. "Avyansı Bey! Saçmaladığımı sanacak ama bunları sana özellikle anlatmak istiyorum.. sorularınızı.. Beni oraya bağlayan bir şey vardı. Đşin bittiğinde beni uğurladın. Ber.

Anti-Đzleyiciler. duyumsamalardan başka bireylerin de yararlanması amacını gerçekleştirmeyi bir görev edinmişti. toplantıyı sonlandırmak istedi... Dinsel öğretiler." ". Đyi ruhlar web sitesinde. Đnsanlar gerçeği. Cinsellik.. "Beni kırmayarak bu gerçekleştirdiğinizden dolayı her ikinize teşekkür ederim. Mafya.. Bu linki sadece Ber hazırlıyordu. Politika.... Ayrıca. Đnsanlar bazı şeyleri yapmak için kendisini zorunlu sayardı. Ayrıca..." diye ekledi. Kişilik bölünmesi sonucu. Ber. tartışmamız mahkemede devam edecek. Sanat. Artık. Özellikle Demokrasinet görüşü ziyaretçilerin dikkatini çekmekte ve genel kabul görmekteydi." Ber.!!???.. Her birey öncelikle oy verip vermeme konusundaki iradesini net kanalı ile tescil ettirmeliydi." Avyansı.." "Görenler kimler?.. Artık kendi başına da olağan düzenlemelerde bulunabiliyordu. Anti-Denetleyiciler."Yansı hanımın evinize girdiğine dair görgü tanıklarımız var.. günlük planladığı işleri yapabileceği konusunda tereddüt içindeydi. Web sitesinde yayınlayacağı yazı daha önemliydi.. Web tasarım. yine internetten tanıştığı ve düşünce. En iyisi kendisini iyi hissedinceye kadar bugün olanları içselinde irdelememe kararı almaktı. Ayrıca.. Đyi Ruhlar web sitesiyle bağlantılı 'Đyi Ruhlar e-mail haber grubu' na üye olanlar zamanla çoğalmış ve en son on bir bin kişiye ulaşmıştı. Anti-Düzenleyiciler. Rüyalar ve Yorumlar. Birey. E-mail haber gruplarında özellikli bilgi içeren yazılar ilgili konu başlığı altına da kaydedilip. Asıl yönetici kendisi gibi görünse de. onun uğraşını bizzat izleyerek bir çok deneyim edinmişti. Beyninde oluşan yüzlerce sorularla Avyansı'nın ofisinden ayrılıyordu. sürekli okunmaya hazır tutuluyordu.. "Đyi Ruhlar" isimli web sitesine bazı yazılarını ekleyecekti. Đnternet üzerinden gerçekleştirilmeliydi. Demokrasinet. duyumsama yönleriyle kendisiyle benzeşen on kişiyle web sitesi düzenlemelerinde yardımlaşıyorlardı.. Hukuk. "Ben de kalkmak üzereydim zaten. Ziyaretçi sayacına göre. aynı anda binlerce bireye ulaşıyordu...... duygu. Konuşacak bir şey kalmadıysa izin isteyecektim. Davayı kesin kaybedeceğinizden adım gibi eminim. özellikle kendi gerçeklerini arıyorlardı. yayınlama gibi alanlardaki acemiliği nedeniyle Solkol'un yanında çalışan ve bu konuların uzmanı olan PcBilir isimli yurttaşın. tartışmanın hukuksal alana kayması nedeniyle. Med'in sanal olduğunun farkına vardığından kısa bir süre sonra kolları sıvayarak web sitesi hazırlamaya koyulmuştu.. Avukat Avyansı'nın ofisinden bürosuna döndüğünde karmaşıklaşan zihniyle. kişiliklerin içsel tartışmalarından elde ettiği bilgilerden." "Đleride sunacağız. Ondan başlamalıydı. adı soyadı dışında sadece kendisine ait bir şifreye sahip olmalıydı. DNA testi talep etmek zorunda kalacağım. Duygusal zeka. Medyumluk ve daha birçok alt başlıklı linkler bulunmaktaydı. "Kusura bakmayın!" dedi. "Benim bir arkadaşla randevum vardı. sistem oturmuştu. Duyumsamalar.. hatırı sayılır yardımları olmuş. Bunun için gerekli koşullar devlet tarafından sağlanmalıydı. uygulama. Zihinsel zeka. Edebiyat. Delegelik sistemi ile Parti Genel Merkezinin Halk Temsilciliği için aday adayı belirleme hakları kaldırılarak direk parti üyelerinin kendi . ayağa kalktı. Yöneticisi olduğu. Yansı ve Avukat Avyansı ile sırasıyla tokalaştı.. Hiçbir e-mail kesinlikle engellenmiyor.... sezgilerden. *** Ber. Müzik. Yine kabul etmemede ısrar ederseniz. kendisiyle birlikte on bir kişilik bir kadro ile sitenin yaşamı güncellemelerle devam ediyordu. Buna göre.' isimli linkti... bir çok alt link bulunmaktaydı. "Seçimlerin maliyeti nedeniyle tüm oylamalar. Sanal Yargı." dedi. Ber'de böyle bir zorunluluk hissetmişti... Tartışmaların seviyesi gitgide nitelikleşiyordu.. Geçmişte sanalında oluşturmuş olduğu Med'le olan düşünce ve duyumsamalarından kaynaklı toparlanmış bilgiler sunuyordu. sitenin en fazla tıklanan 'Med'den Alıntılar. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"na olan borcundan dolayı banka avukatının icra kanalı ile kendisine tebliğ ettirdiği ödeme emrine karşı bazı itirazlarını içeren dilekçeyi hazırlayacaktı. Kehanetler. Bilinmeyenler. Tarih. Anti-Uygulayıcılar. Güvenlik.

.. Bu ve benzeri uygulamalarla bireyin doğrudan yasa düzenleyici iradesini yansıtmasıyla kendi kendini yönetme tanımını içeren demokratik yönetime kavuşulabileceği. Hiçbir gerekçe özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ dahil günahları ve günahkarları örtmemeli.... malvarlıklarını. Bu şekilde bireylerin kullandığı oylarla salt çoğunluk oyunu alan kişinin katılacağı seçimde birey. Engelleyenler. Yerel Güvenlik. genel seçimde en çok oy alan partinin genel başkanı olması. aksine davranış halinde birey üç kez uyarılmalı ve üçüncü hata yinelemesinde ise sistem.. Bu aşamaya kadar seçime katılacak Halk temsilcileri adayları belirlenmiş olacaktı.. bu durumda 50 oy bir temsilciye eşitlenmeli 200 oy alan partiden 4 temsilci. Birey dışında bir güç kabul edilmemelidir. onun kullandığı oyu geçersiz saymalıydı. ondan sonra gelen sırada bulunan kişinin temsilci olacağı.. amaçlarını. Başkanlarının ise. Dış ve Đç Güvenlik konusunda kendi grubu içerisinde içsel yeteneğini kanıtlamış ve belirli düzeye gelmiş görevliler arasından seçimi ve azli de aynı sistemle gerçekleştirilmelidir. 400 oy alan partiden 8 temsilci seçilmiş olmalı. Hastanelerdeki yöneticiler.... Halk Temsilcisi.. diğer anlamıyla uygulamayla yetkili ve görevli olan "Kendine Bakanlar Grubunun" isminin "Bireye Bakanlar Grubu. Aday adayları. .. bu yönüyle iki taraflı bir sözleşmenin yapılmış olduğu temel kural kabul edilerek bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır... ve ‘özel olaylar’ dahi bireylerin seçtiği komisyon tarafından tartışılmalıdır.. görüşlerini... aday adayı listesinde. nette açacakları web sitesinde yaşam biçimlerini... halk temsilci merkezinde aksine oy kullanımında bulunmamalıdır. Devlete ait iletişim araçlarının üst düzey yöneticileri de aynı sistemle belirlenmeli. Seçilecek Halk temsilcileri toplamının genel nüfus toplamına bölünmesiyle elde edilecek sayı esas alınarak seçim bölgeleri oluşturulmuş olmalı ve her seçim bölgesine ayrılan kontenjan sayısıyla bölünerek elde edilecek sayı nazara alınıp halkın temsilcileri seçilmeliydi. siyasi. Bu tür günahları ve günahkarların cezalandırılmasını sağlayacak bilgileri saklayanlar. çalışanları tarafından. bunların bilinmesini istemeyenler gizli elin en kibar deyimiy-le gizli kuklaları olarak kabul edilecektir. Seçime az bir zaman kala. Suçlu cezasını yasalara göre çekmelidir.." olarak değiştirilmesi. Yasalara uygun olarak yürütme. taahhütlerine bağlı kalmalı. Temel yasalarda kullanacağı oylardan önce seçmeninin e-mail yoluyla veya anket formlarıyla sunduğu iradesini kesinlikle gözönüne almalıdır. Taahhütlerinin aksine Halk Temsilciliğinde oy kullanması. seçmen bireylerin direk kabul veya ret yönündeki oylarına göre hareket etme zorunluluğu olması. Açıklanamaz" soyut kavramıyla engellenmemeli. birey hangi partiye oy vereceği iradesini göstermeli ve o partiden sınırsız sayıda aday adaylarından önceden belirtilmiş sayı kadarını sıralayarak belirleyebilmelidir. seçildiklerinde gerçekleştirmek istediklerini açıkça ve ayrıntılı şekilde belirtecek bu onların taahhütnamesi sayılacaktır.adaylarını belirleme hakları tanınmalıydı. ekonomik.. adaylarını belirlediği parti dışında bir partiye oy verme hakkını askıya almış sayılmalıydı. Bir takım günahların ve günahkarların soruşturulması "Ulusal Güvenliğe Aittir. 1000 seçmenli seçim bölgesine düşen temsilci kontenjanı 20 olsun. Halk temsilcisi sıfatı kazanan kişi vekil edilen. Temsilcinin. 300 oy alan partiden 6 temsilci.. Temel Yasaları Đnceleme Başkan ve üyelerinin de belirli koşullara sahip olan adaylar arasından seçimi de Demokrasinet sistemiyle bireyler tarafından belirlenmeli. Temel Yasalarda ise. Yerel mahkemeler de belirli koşulları taşıyan adaylar arasından aynı sistemle seçilmeli ve aynı sistemle azledilebilmelidir. Genel seçimde. Üniversite yönetimi. Merkezi Yargı Erkinin tüm ileri gelen başkanlarının.. onu seçen bireyler ise vekil eden hukuki ilişkisine girmiş sayılmalı. kültürel. seçmen bireylerin yine uygun programlı netsel oy kullanımı sonucunda oy çokluğuyla yapılan uyarılara ve bu uyarıların üç kez yinelenmesine rağmen kendisine çeki düzen vermediği takdirde azledilmiş sayılacağı ve onun yerine. Her isteyen aday adayı olma şansına sahip olabilmeliydi. Bu tür veriler bir bilgi merkezinde otomatik olarak kaydedilmeli.. tercih de bulunduğu partinin adaylarından önceki sıralamayı dahi değiştirerek oy kullanma hakkına sahip olmalıdır. Örneğin. Yerel Đdare. Bu grup üyelerinin de halk temsilcilerinin oy çokluğuyla seçilmesi. Yüksek Đnceleme ve Denetleme Yargısının Daire başkanlarıyla.. bir şekilde yargıya yardımcı olmayanlarda suça ortak olarak kabul edilmeli. devlet avukatlarının. öğrenci ve çalışanları tarafından aynı sistem örnek alınıp adapte edilerek seçilmeli. seçmen iradesini yansıtmayan davranış ve hallerde bulunması hallerde.

. tartışmayı bekliyordu. sürekli kullanılmış Uzak ülkenin maşa lideri Paslanmış DemirAdamı yok etmek ve Birleşik devlet Lideriyle ortaklı petrol şirketi olan yerel ve illegal Örgüt liderini de ek bahaneler olarak kullanarak. Ama bu itiraz davasının kabul olmayacağına adı gibi emindi. iki gökdelen karşılığında binlerce binaların. Devletin görevi. Dünya’nın tüm yöreleri çiçeklenmeliydi. bireylerin sesleri olarak daha gür çıkacaktır. Bunu boşa çıkarmanın en akla gelen yolu Demokrasinin gerçekten uygulana alanı bulabileceği Demokrasinet yapısının tamamıyla ve yasal düzenlemelerle yerleşmesini sağlamaktır. Bileşik Devlet kanalı ile. dünya fiili egemen ırk olan ‘Nil’i Geçenler Irkının’ nokta ülkesini de.. Önemli olan ana düşünceydi. özel tarikat niteliğindeki Genel Düzenleme Grubu. milyonlarca insanın kanını akıtmak için. yurttaşın itirazını kabul eden bazı yerel mahkeme kararlarını ise banka yararına bozuyordu... Genel hukuk kurallarına göre. zihinleri kontrol altına almayı başaran. uyuşturucu ve silah tüccarları etkin. Telefon faturasını ödemekte zorluk çekiyordu. bulundukları kitle örgütlerinden de bağımsız içsel oluşumlarını tamamlayıp bu konuda diğer bireylerle internet kanalı ile bağlantı kurup yasal tepkilerini göstermeleri gerektiği kanısındayım.. Geleceği yaşayacak bizleriz. Birey sesi. Dünya küreselleşmişti.. Amaçlarının demokrasi ve insan hakları olduğunu iddia eden güçlerin. Bireyler. Tıkanıklıkların bireylerin iradesiyle aşılması sağlanmalıdır. Kendilerine alet ve yardımcı olmayanlara karşı çok önceden oluşturmuş oldukları ve gündemde tuttukları olgularla tehdit ve şantajlarda bulunmaktadırlar. Faturayı fazla şişirmemeliydi. Dünya insanlarının tümünün bunlardan yararlandırılması amaçlıydı. Yürürlükteki kurallara göre kazanılması gereken dava neden reddediliyordu. Ülkenin. iki taraflı sözleşmelerde. istediği kitle psikolojisini oluşturan. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"nın alacağına yönelik itiraz dilekçesini de hazırlamak için sayfa açtı.Kısaca. azlide aynı yolla gerçekleştirilmelidir. bireyler olarak kullanmak zorundayız... "Sizler de cehennem ateşinde yanan veya yakan bir odun olmak ister misiniz?" sorusuna birey olarak "Hayır!" yanıtını vereceğinize adım gibi eminim. diğer tarafın lehine bir durum ortaya çıktığında.... yeniler ise yeni söylemli sunuşlarla takdim edilmektedir. başkaları karar veriyor ve verdikleri kararlarda genelde aleyhimize oluyor. bunu düzenleme hakkı da bizlerin olmalıdır..bombalatan güçlerin oluşturduğu kaos ortamından. Web sayfası... Kendi inisiyatiflerinde yeni oluşumlar sağlama amaçlı ve doğal kaynaklardan beslenen grupların istila hareketine karşı her bireyin kendi alanında ve yasal çerçevede karşı duruş göstermesi gerekiyor.. tıpkı sitede bulunan diğer yazılar gibi. kendisi aleyhine çıkan veya çıkacak çatlak sesleri sessizleştiren petrol şirketleri. bireysel irade çoğunluğuyla. e-haber mesajları tümüyle bu program sayesinde üç dilde yayımlanıyordu. bunu anlamakta güçlük çekiyordu. " . toplumun ve bireyin geleceğini tayin edecek her grup. Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme Grubu üyeleri neden bu ret kararlarını onaylıyorlar. Buna alet olanlar veya sessiz kalarak onay verenlerin bu cehennem ateşinde odun olma ihtimaline karşı. Bu yapı sağlanmadan hiçbir partiye oy vermeme silahını. Đtirazını yazacak ve ilgili yargı grubuna verecekti. enerji yatırımcıları.." Bu yazıyı da web sitesine verdikten sonra. Ortadoğu’nun normal ateşini. cehennem ateşine dönüştürecekler. Konu ve ayrıntı açılmayı.." Bu şekilde devam eden yazıyı web sayfasına kaydettikten sonra ikinci yazıya geçti. çıkarları gerektirdiğinde insan haklarını ihlal eden grup ve devletlere destek verdikleri yakın ve güncel olaylarla apaçık ortadadır. değişen ortam ve başkaca nedenlerle taraflardan birinin aleyhine. Aynı yazı iki dile daha çevrilmiş oldu. SodgGom dili dışında yabancı iki dile de çevrilmesi için çevirici programını uyardı. bireysel iradenin yansımasını kolaylaştırıcı ve önünü açıcı olmalıdır.... Geleceğimize. sözleşme koşulları dahi buna göre . Bu görüşün açılımı ve oluşabilecek sorunları bireylerin katılımı ve ortaya koyacakları mantıklı çoğunluk iradesiyle gerçekleştirmeliydiler.yabancı maşalar kullanılarak düzenledikleri senaryo gereği iki gökdeleni -kendi insanlarının ölümünü de göze alarak. Đnternet bağlantısını kapadı. Bu durumda hafifte olsa esintisel köstek olunmaması amacıyla ülkemiz Sodgom’da yeni oluşumlar sağlanmaktadır.. Birkaç kez müşterilerinin ısrarıyla aynı doğrultuda itiraz dilekçesi yazmış ve kabul görmemişti! Ber. Bir çiçekle bahar gelmezdi. Etkin gruplarca eskimiş yüzlere makyaj yapılmakta. desteklemek amacıyla büyük harekat başlatma niyet ve arzusundadır.

bankaların dilediğince faiz artırımına gidebilmesini anlayamıyordu. bilinçli bilgiyle ölçülmeliydi. ilgilileri tarafından gerektiği şekilde uyarılırdı." diye bağırıyorlardı.. Kahvelerdeki söylence aklına geldi. ne zaman sahaya inerek kendilerine sürekli gol atanlara.. eski faiz oranının kat be kat üstü isteniyordu. "Gooooollllll!.. Bankanın faiz oranını tek taraflı ve kredi kartı kullanıcısı olan benim aleyhime istediği oranda yükseltebilmesi karşısında zaten ödeme güçlüğü içinde olan durumumu bayağı zora sokmuştur.. Kadınların tüylerini çimene... Kabul görmese de bir tepkiydi... bazen bir hukukçu gibi değil. Med’le olan sanal seanslarına uzandı. Son paragrafları sildi. Bu hayali gerçekleştiğinde kendisi de aşağıdaki insanlar gibi neşelenecek.... Nedenini biliyordu Ber..." diyen şahıs ne de güzel söylemişti. ekonomist gibi hareket eder di?. "Kanun lastik gibidir! Đstediğin yere çek.. Sorumlular kimlerse onlar bu zararı paylaşsın." Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme grubu üyeleri.. Bir bankanın iflası ise riskliydi.. .. içte kaldıkça rahatsızlık verici ve karın ağrıtıcıydı. Kulak verdi.. Bilenler öyle söylüyordu. karşılık gol atacaktı?. Bilmek.. Hiç istemediğimiz halde düşülen ekonomik olumsuz kaos ortamına ben vatandaş olarak sebep olmadığım gibi şimdiye kadar olan ekonomik gelişim ve uygulamaların çoğuna kalben de olsa onay vermediğim için bunun sorumluluğunu paylaşmak gibi bir zorunluluğum söz konusu olmamalıdır. Üstün insan. Hukukun iflası önemli değildi. bugün Evrensel Futbol Turnuvası maçının olduğunu anımsadı. Siyaseti elinde bulunduran ‘gerçek el’ komutanı ‘gizli el’ aynı zamanda ekonomiyi elinde bulundurandı.. Ekranda gördüğü temsili Düzenleme Grubu raporlarında yarı finale ulaşacaklarını duymuştu Ber.. üstüne üstlük eski koşullar daha fazla ağırlaştırılmış. ‘Bana bir kelime söyleyin. Bozanlar.. Ekonomik iflas ise... Futbolla ilgili ikiz rüyasını anımsadı.. Alacaklarımı tahsil etmekte zorluk çekmeye ve borçlarımı ödemede temerrüde düşmeye başlamıştım. sonra siyaset ve sonra gerektiğinde bu yapılara uygun hukuk gelirdi. Đçsel tepki.. Tıpkı.. belki de daha yüksek sesle ve diğer kendisine benzer bireylerin sesleriyle karışacak "Goooo-l!. Ve neden bir hukukçu. Milyonlarca bireyin iflası önemli değildi. Hukuk bazen evin eşiğinde kalmalıydı. genel yönetimin ve özelde banka yönetimlerinin yanlış uygulamaları ve yapılan ve yaptırılan soygunlar sonucu oluşan ve faturası bireye çıkarılan ekonomik krizden dolayı. Sodgom Ülkesi Milli takımının yarı finale yükselebilmesi için bugünkü maçı kazanması gerekiyordu.. Karşı binada bulunan kafeden geliyordu sesler.. Yazmak rahatlatıcıydı. Oluşan bozulmadan tüm piyasalar nasibini aldığı gibi. bunda bankanın sorumluluğu olmadığı düşünülse dahi her birey ve banka aynı olumsuz ortamda soluklanmaya başladığından ekonomik krizin sonuçlarına her iki tarafında eşit şekilde katlanması gerekmez miydi?.. Yolsuzluklara dayalı ekonomik kurallar ile hukuk kuralları arasındaki çelişme ve çekişmede neden ekonomistlerin kuralları geçerli oluyor du?. benimde işlerim bozuldu. Hukuk karın doyurmazdı.. Ber ise sağlığına önem verenlerdendi. Her zaman görücüye çıkmamalıydı. Hayır.Goooollllllll!" naralarını zevkle duyacak ve duyuracaktı. Riskliydi. sizi idama götüreyim.yeniden yargı grubunca uyarlanıp düzenlenirken." Dışarıdan gelen yüksek oktavlı uğultu üzerine merakını yenemeyerek... ekonomiden yararlanan üst grupların aç kalması demekti. Hayır. bir ceza maddesinin ihlali şeklinde yorumlayabilirdi.. Đleride yeni düzenlemelerle birey ve toplumun gönlü alınabilirdi... çektikçe uzar. yüzlerini ise toprağa benzetip psikolojik rahatlamaya geçebilirdi ziraat mühendisi.. Dilekçe standardına uymuyordu.. ziraat mühendisliği diplomasıyla iş bulamayan bireyin. Üstün bireyler. Ber. Sonucu önceden biliyordu. ". asıl sahiplerin etkilediği siyasetçilerin elindeydi. Birinin dikkatini çekip. Futbol maçını seyredenlerden kendisini daha güçlü buldu. Eğer. Hukukçunun görev alanını belirleme. bazen neden ekonomist olma gereği duyarlardı?. Gerçi ziraat mühendisi bu işle kendi asli işi arasında bağlantı kurabilirdi. Bırakın katlanmayı.sanki ekonominin kötü gidişatından ve krizden kredi kartı kullanıcıları değil de sadece bankalar zarar görmekte gibi bir anlayış ortaya konmaktadır. Sodgom Ülkesinin genel yapısında ekonomi.. Đşte bu kabul edilemezdi. Bu arada elimden geldiği kadar alacaklı bankaya ödemelerde bulunmuşsam da sanki ödediğim paralar (faizden olsa gerek) bir türlü bitmemiştir. pencereye koştu. üstünlüktü. kendi alanıyla ilgisi olmayan bayan kuaförü işiyle uğraşması gibi. bir çok yerden yükselen seslerdi bunlar. bozulmamalıydı... Kendisine öğretilen hukuk ile uygulama farklıydı. Doğal yapı buydu. Yazdıkça yazıyordu ve sonlardaydı..

." diye sordu. Konu karşılığına. Mesaj programını açtı. diye tanıdığınız biri var mı?... el ve bacak titremeleri. "Ana Para" ya yine ve ayrıca ek olarak işletilmiş ve işletilmeye devam edilecek olan yüzde beşyüzlere varan faiz oranına ilişkin itiraz dilekçesinin çıktılarını aldı..... anlatılarınız var... küfürlü yergilerde vardı. Bir sorun mu var?.." yazılı iletisini gönderdi.. "Yo bir sorun yok." "Peki!. Bilgisayarı kapatacakken birden bugünkü e-maillerine bakmadığını anımsadı.... Söz verdiğinize inanıyor ve devam ediyorum. Kızdırmamalıydı. "Bu cümleler sizce bir anlam ifade ettiği zaman görüşelim. galiba... "çok gizli... muhatabı internet bağlantısını koparmıştı." Ber. Selamlar." "Ad Kenti Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuydu. siz?.Bu düşüncelerle tekrar bilgisayarının başına oturdu." "Öncelikle.. Đlk zamanlar tesadüfi izdüşümler diye. Ondan sonra.. bilgisayar başındaydı ve chat yapmaya hazır olduğunu belirtiyordu." yazılı iletisini gönderdiyse de yanıt alamadı. Size ileti gönderen şahısım... soğuk terleme. Kendisinden istenen ana paraya faiz ekleyerek bankanın belirlediği ve buna rağmen yine ana para saydığı.... "Bir şey anladıysam kötü ruh olayım. bu ucube. siz e-maildeki sorularımı yanıtlayın." "Benim yanıt vermeme gerek kalmadı Çünkü aynı kişiden söz etmiyoruz.. Tanımıyorsanız.. Lütfen bu mesajı okuduktan sonra sileceğinize kendi kendinize söz verin... Çünkü. E-mailiniz bayağı dikkat çekiciydi. Mutfak lavabosunda elini yüzünü yıkadı. "Ne iş yapardı?.. Aşırı benzerlik taşıyan cümleleriniz. "Merhaba ben Ber.. Reklam içerikli olanları hemen sildi. O halde Size Med’in kitabından bir alıntı sunacağım. Sek." diyerek iletide bulundu Ber. Bir delinin kuyuya taş atması örneğini anımsatan sözlerdi ve kendisi de bu karmaşada kırk akıllıdan biri olup yorulmak istemiyordu. Bekliyorum. Eve gidip uzanmalı ve Yansı’nın söylediklerini irdelemeliydi. Anlamsız geldi kendisine. "Đyi Ruhlar" isimli web sayfasıyla ilgili olan övgü dolu e-mailler yanında... Birkaç arkadaşından gelenleri okudu. Bu sorular size anlamsız geliyorsa lütfen yanıtlamayın!.. Bana yanlış bilgi vermiş olabilir?. Ber.. mesajı açtığında hayretini "vay be!"” diye sesli olarak ifade etti.... chat servisine girmekte gecikmedi. iletiye gülmekten kendisini alamadı... Chat servisindeki özel nikini de sunmuştu. "Kendinizi tanıtır mısınız?." "Evet." "Babası. Şimdi sıra sizde?. onun bu haline bir anlam veremedi." mesajıyla karşılık verdi." "Evet!... Altına kalın ve okkalı imza attı. "Ber bey. kalp tik taklarının artırımı etkisi yarattı Ber’de..” mesajını iletti.. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıy-la birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun." yazılmıştı." Karşısındaki sert söylemdeydi." "Onlar hakkında pek konuşmamıştık. önceki iletiyi gönderen Korpsi nikli şahsa. Gelen olursa şu an yok de!" diyerek odasını kapısını kapadı.. Ama uzunca bir süre önce trafik kazası sonucu vefat ettiklerini söylemişti. kavramlarınız.." Ber. bağrından fışkıran suyun.. Mesaj programını tam kapatacağı esnada yeni gelen bir mesaj dikkatini çekmişti.. Sözler saçma mıydı?. düşünmüşken zamanla bu yargımdan sıyrılmak zorunda kaldım. Birçok e-mailler gelmişti.." Bir dost imzalı bu yazı gözlerinin açılması.. Bir ara tanışmıştık. Ber.. Korpsi’nin yanıt iletisi gelmekte gecikmedi." "Uyarılan toprağın yarılmasıyla." "Belki de aynı kişidir.. Mesajın yanıtı gelmekte gecikmedi. "Şu an oradaysanız karşılıklı mesaj bölümüne giriniz. Med. "Ber Bey! Đyi Ruhlar sitesinin ve özelde Med’den alıntılar sayfasının uzun süredir okuyucusu bulunmaktayım. Đnternet bağlantısını kopardı. onu tanıyanlardan biriyle bağlantınız oldu mu? Veya onun kayıp eserinden sizde var mı?. Birkaç dakika sonra Korpsi nikini gören Ber. Bir kısmına karşılık verdi. *** . "Med isimli şahıs benim yabancım değil. lütfen! Direk yazışmak istiyorum sizle. Alıntılarınız gerçekten Med isimli bir bayandan mı?.. Birey.. "Ne demek istiyorsun?.... benim Korpsi.. Nete tekrar girdi. Yoksa anlam yüklü müydü?. annesi?. Ama sonra birbirimizi kaybettik.

Ay’nanmıyorum. sağa kıvır. Amcamın olmuyo muş! Amca zorlarsan olicek olicek.. Kivir.. Kıvırtta kıvır.. paralamak. "Ya!. Göğüsler hareketsiz kalmasın. ve bir ağızdan... Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!.. Öne kıvır.. Kıvırmak gerek! Dikine dikine yükselmek için. elleri... 39 Ber’inde yolcu olarak bulunduğu dolmuşun sürücüsünün arka koltuğunda oturan bir şahıs." "Ya abi.. kiv.. "WWWaaaavvvvvv!!!.. başarmak için. Cennet vatanım benim Özgür kivirtmalar ülkem benim. ilerlemek. bu parçayı yeniden çalamaz mısın?.. Kıv. SodGom canım yurdum benim. Hahhahhah!. hav hav hav Yükselmek.. Sana fedadır canım benim. kı.. Kivirtta..." "Emrin olur abem!" Yeniden çalınan parçayı Ber’de daha bir dikkatli dinlemeye başlamıştı. sola kıvır. Kıvırmak gerek! Paralanmak. Ki. Bütün eller havaya Hadi be amca! Sende kaldır..Bütünlüğümüzü bozmadan Tekdüze sessimizin içine etmeden Kıvırarak söyleyelim şarkımızı.. Bir şeyler!.. Sen olmasan ne yapardım?. kiv. Sağ göğsü kıvırt. Olmadı tekrar baştan!. Markız’mış!. Hadi! Hep birden... parçalamak için kıvırmak gerek!... WWWoooovvvvvvv!!!. Kıvır da kıvırt... Đlk kasetiymiş. Kıvırt da kıvırt. Vav vav vav.. Uyarmadı demeyin. kıvır. arkaya kıvır Önden arkaya.. kıvırt. O oooo ooo Olmuyo arkadaşlar. Hahhahhah!!!. Ki.. Sola kıvır. Olmuyo mu?. arkadan öne Kıvır da kıvırt. kivirt Kıvır. kivir.... Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. Şoför abim. sol göğsü kıvırt Kıvır da kıvırt.. Bu kez. . Kıvır da kıvırt. kivir.. Kıvırt da kıvır.. Kıvırt da kıvır. hov hov hov Hev hev hev. Elleri görmüyorum. "Adı. Karı ne güzel söyli.. Ama güzel şeyler almak için.. Bende bugün aldım. kı. Sağa kıvır.. Kıvır da kıvırt Kıvır da kıvır. bu söyleyen kim?" diye iştahla soruyordu. kıv.

ezgi yabancı gelmiyordu. yukarıya. Çekmecesine gizlediği. Klip bütün olarak kopyaydı. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!.. Çalınan eserlerin üzerlerinin hafif boyanması.. Popo görüntüsünde ya figüran kullanılıyordu.. Solkol’un söylediklerini anımsadı. Mar kentine bağlı annesinin doğduğu köyde bulunan bir ozana ait köyün ana dilinde söylenen bu parça ulusal müzik kültürüne nasıl da kazandırılmıştı?. diğerini teşhiri. Tüm ülke ondan söz ediyor. sola kıvır dediğinde sola kıvırıyordu. kuşkuya düştü. Sodgom ülkesinde gerçekleşen herşeyi normal karşılamalıydı. Markız’ın klipinin başlayacağı anonsu üzerine sabitlendi. genişliğini yakinen tanırdı. böyle bir sonuca ulaşılmasını. Çünkü eser denetleme grupları onlardan oluşuyordu ve onlarda aynısını yapıyorlardı.. Neden bu kadar şaşırmıştı."Ber Bey!. Çalınan parçanın ezgisi ile Markız’ın klibinden duyulan ezgi öz olarak aynıydı. Maf. kopyaladığı parçanın sözlerini değiştirerek kendisine mal etmiş.. Çünkü bedeninin diğer aksamı önceki markız bedeniydi ve şişman değildi. hafiflik sağlama farklılığı dışında tamamen birbirinin aynısıydı. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. sözler Sodgom gerçekliğinden.." Ber." sesleri asıl parçanın başında yer alıyorken. Markız’a ait olabilecek sözlerin ise düzenleyicilere hizmet sunan bir üyenin futbol yanında yeni bir hipnoz özelliği taşıyan maskelenmiş kodlar olma olasılığı yüksekti..’ naralarını kullan-mıştı. Ezgi annesinin köyünden. Acaba yanlış mı algılıyordu. birşey katılması veya çıkarılmasıyla hırsızlık yaptıklarını gizleme olanaklarına sahiplerdi. Klibini merak etmişti. katkı yerine sanat hırsızlığını tercih ediyordu. Secret.. popo ise.. Sardırarak. Markız’da bu kopya kasetten." Sözleri ilk kez duyuyor olmasına rağmen. annesinden yadigar kalan kaseti çıkardı. Geçen sürede bu kadar büyümesi olağandışıydı. poposu ve sanatçılığı beğenilen yabancı bir sanatçıdan. Sağa kıvır dediğinde sağa.. Evrensel kültür. Çevresinde bulunan diğer dansözler de ona uygun destekleyici kıvırtmalarda bulunuyorlar nakaratlarda eşlik ediyorlardı. Birkaç enstrüman eklentisi ve hız. yüksekliğini. söz ve ses estetik değildi. annesinden yadigar kalan kasetin kopyasını hediye etmişti. Sodgom ülkesinin yükseltilen birçok şahsiyeti.. Haksız ve insafsızca grupsal bir lince tabi tutulan bir ses ve beste sanatçısının şarkısında geçen "Sanat Hırsızlığı" bu olmalıydı. Ofisten içeri adımını atmasıyla. Televizyondaki kanalların çoğu onun klibini bugün onlarca kez yayınladı. dünya insanlarının ortak malıydı. Markız onun yerine.. Bunda sürücüyü kafaya alan yolcunun büyük payı olmuştu. şarkısına klip dahi çektirmişti. Söz ve Müziğin Markız’a ait olduğu yazıyordu. Müzik setine yerleştirdi. Ezgide ne kadar çok benziyordu.. Đnanmayacaksın?. bir başka güzel görünüyordu. halk . Ezgi güzel.. Rasgele kanalları gezdi. diğerinin teşhir edeni teşhir etmesini doğururdu. kendisine ve diğer yolculara. Kasette çıkarmış. Bir başka kanala daha geçti.. mekanlar ise yabancı bir klipten aşırılmıştı. dansöz şarkıcı olmuş!" "Hangi Markız?" "Senin arkadaşın olan Markız! Televizyonda klibini izledim. Birinin. geçmişi anımsadı.. "Đşte!. Markız’a kendi elleriyle.. Secret’in heyecanlı sesiyle karşılandı. aşağıya döndürdüğünde Ber." dediği anda bulunduğu kanala sabitlendi. yada bir takım eşyalarla şişirilmiş olabilir. Markız’ın müzik kültürünü yakinen bilen Ber.Kıvırt da kıvır. dolmuştan indiğinde bile kulaklarında çınlıyordu. Markız. Şişmanlamakdan olamazdı. Yörede şenliklerde el parmaklarının ağıza dokundurulup çekilmesi esnasında çıkarılan ‘Lili lili lili. Her toplum ve birey karınca kararınca bu evrenselliğe katkıda bulunurken." "Neye?" "Markız. Birkaç kez de bu şekilde aynı şarkıyı dinledi hafıza kaydından. Parçada geçen sözlere uygun davranışlar sergiliyordu Markız. olasılıkları aklına geldi. Şarkı. Yöresel motifli ezgilerin bulunduğu annesinden kendisine yadigar kalan kasetteki bir parçaya ne kadar da çok benziyordu.. ona bel vermişti. ‘WWWaaaavvvvvv!!!. benzettiği parçaya getirdi. Az önce dolmuşta bir çok kez dinletilen parçaydı.. Markız’dan ayrılalı uzun bir süre geçmemişti. Herkes gizli bir sözleşmenin tarafları gibi sessizlik kuralına uyuyorlardı. Ofisine yakın durağa varıncaya kadar beş kez dinletildi.. Fakat bu kadar çabuk beklemiyordu. Poposunun kıvrımlarını. Sesin kötülüğü enstrümanlarla kapatılmaya çalışılmışsa da pek başarılı olunamamıştı. Poposunu sağa sola. Kaldı ki.

Davanızın sonucu hakkında bilgi vermek istiyorum. Ülkede her renk ve her davranış bir şekilde siyasi propaganda simgesi şeklinde algılanabilir.. klip hatta dansöz kıyafeti. kendisine aitmiş gibi gösterdiğini kanıtlayarak." "Ben de onların inadına yeşil kurdeleye serbestlik getirecek partiye üye olup canla başla çalışmaz mıyım?.. Kaseti ona hediye etmemesi gerektiğini ifade etmişti.. Toplumun bazı kesimi. Bildirmek istedim.... kendisine. birileri durumdan vazife çıkarıp. Aramam için not bırakmışsınız?.." "Bilinen nedenler. Mimikler dahi benzemeliydi. heykeltıraşların. Mozart’ın bir parçası çalınırken seyircilerin bir çoğunun halaya kalktığını daha dün gibi hatırlıyordu..." "Takdir sizin. Benim hiçbir siyasi partiyle uzaktan yakından ilgim olmadığını sende biliyorsun. Med’in Markız hakkında söylediklerini anımsadı. Markız’ın sanat hırsızı olduğunu ve kendisine ait olmayan parçayı. hayır!. Benzetiliyordu. açıklaması gereki-yordu.." "Olamaz!. gerekeni yapar.. "Tut-Bırakma KursEvi"nin adının "TutBırak KursEvi. Đyi Ruhlar web sitesinde yöresel parçayı da sunarak.. "Allah’ım çıldıracağım!. Çünkü..." "Davanız ret olundu... Yeşil kurdelesiz kalmaktansa okumamayı tercih ederim. hatta medyum. yazarların.." "Efendim?" "Yok. stilistlerin. Telefonda uzun ismi ‘Yeşil Başlıklı Kız’ olan YeşKız'ın olduğunu iletti." "Evet!. kahin olduğu sonuçlarına götürüyordu. Markız hakkında deşifrizasyon süreci başlatmalıydı. Bu habere çok sevinmişti.... köşe yazarlarının. Ber..." "Ben de teşekkür ederim.. Öğleden önce YeşKız'ı telefonla aratıp not bırakmıştı.. "Ber Bey! Nasılsınız?" "Teşekkür ederim. onu deşifre etmeliydi. Kopyacılık ve aşırma sadece müzik piyasasında mı oluyordu?.. Hatta her el ve parmak hareketleri de. Karar dün elimize ulaştı. batı klasiklerinden hızlı tempolu parçaları bu yüzden severlerdi....... Markız’ın çevresindeki dansözler ve sözler sanki daha önceden seyrettiği. Bu şekilde siyasi propaganda yapıyormuşsunuz." "Peki." "Ya saçınıza yeşil kurdele bağlayarak üniversiteye devam edemeyeceksiniz veya bazıları gibi yeşil kurdelenizi belirsiz bir güne kadar sandığınıza saklayarak onsuz okuyacaksınız!" "Đnancım gereği takmak zorundayım. Secret kendisine." "Şimdi ben ne yapacağım?... Bir haftadır. oy çoğunluğuyla kabul edildiğine ilişkindi." . " "SodGom ülkesini anlayamıyorum. Secret’e.... Hangi parti gelirse gelsin devlet politikasına uymak zorunda.. bu olay bir parça kurdele olayını aşıyor.nasıl olsa verileni hemen benimsiyordu. ressamların." "Bunu da temyiz dilekçesinde belirtmiştim... Ad kentine ilk kez gelen bir senfoni orkestrasının verdiği bir konserde. Ona davasının olumsuz sonlandığı. ret olduğunu 'geçmiş olsunlar’la. bunları içselinde zaten tartışıyordu. siyasileri de kapsıyordu ve yasa yürürlüğe girdiğinde Tar'da salıverilecekti.. Yeter ki içinde havalı birşeyler olsundu." dedi Ber. Med’in sanal olduğu gerçeğini yalanlıyordu sanki. Med’in olmadığı varsayımı... Gelişen her olay... Yansı’nında ifade ettiği üzere kendisinin büyücü.. Klipten sonra flash haber duyurusu üzerine televizyonu kapamaktan vazgeçti. Geleceğim ne olacak?. davayı neden reddetmişler?." "Takdir sizin ama bununda çözüm olmadığını göreceksiniz.. Siyasi mesaj içeriyormuş.." olarak değiştirilmesi de yasalaşmıştı. Flash haber.... ya siz?. tiyatro oyunları ile oyuncularının bazıları aynı kurala tabi fertlerdi.. bir şey yok. Oynama ve kıvırmaya sevk edici sesler barındırsın dı. Bu bir SodGom Devlet politikası. izlediği görüntüler gibi geliyordu... Ayrıca. film ve dizi senarist ile düzenleyicilerinin." "Đnançlarıma uygun yaşamak ve eğitimden yararlanmak için yeşil kurdelenin özgür bırakıldığı yaban el'lere mi gitmeliyim?." "Đdari Denetleme ve Đnceleme Yüksek Mahkemesi açtığımız davayı kabul etmedi... Bu şarkı. " "Ha! Evet... Halkın Temsilcileri Genel Merkezinde tartışılan "Siyasi suçluları da kapsayan Genel Af"ın. Genel Af. Aksi halde bir yerlerde...... Üniversite hocalarının. Ülkede en güzel buluşlar genelde isim ve takıştırmalarda olurdu. günlerdir.

Ekonominin .. ĐyiRuhlar Sitesinde bulunan sohbet-chat odasına MedBer takma adıyla giriş yaptı.. geçmiş olsun dileklerimle. Nete bağlandı." "Özgürlük kazanımımı ülkede uygulanan demokratik sistemle elde etmek çok zor olduğuna göre.." "Ber Bey!." MedBer: "Ekonominin evrensel kurallarının ülkede uygulanmadığı bilinmektedir.. yeşil kurdele giyinmekte önceden yasaklı olan komünizm gibi." yazdı.. Çenesini avuçladı. döviz piyasasında olsun.. Ancak Ortadoğu ve diğer ülkelerdeki kişisel sorununu Birleşik Devletler kendi yararına çözdüğü takdirde. Okuma isteğiyle. topluma ve halka yararlı ekonomi yerine bu çıkarcı grupların yararına kurallar çıkarılmakta ve uygulanmaktadır. YeşKız'ı anlıyordu.. avukatı kanalı ile müracaat etmiş... "Sitenizde eksik gördüğüm bazı konular var.." "Teşekkür ederim." EkoPol :"Biraz açar mısınız?. Đnsan hakları ve inanç özgürlüğüne aykırı kararlar için Güneşin Battığı Ülkelerde bulunan Uluslararası Çağdaş Mahkemeye müracaat edildiğini duymuştum. "Politikanın.. uygulamalı inancı karşı karşıya getirilmişti." EkoPol." Telefonu kapadıktan sonra kederli zamanlarında yaptığı hareketi yaptı. Bu siteyi ziyaret ettiğinizde Demokrasinet ile ilgili bilgi alabilirsiniz. savaşa taraf olmayan birey YeşKız evrensel yasalardan olan eğitim hakkından yoksun bırakılmıştı.. Ekonomi alanında oyunlar kurallarına göre oynanmıyor. Kendisini takma adıyla tanıyan birilerin kendisiyle yazışacağını tahmin ediyordu.." "Neden söz ettiğinizi anlayamadım?. Đyi bir konsantrasyon sağladığında bu konuda da duyumsama sağlayabileceğine inanıyordu.. EkoPol..Mağduriyetleri telafi edilebilecek miydi?... Yüzlerce insanın isimleri vardı. ekonomiyle de ayrılmaz ikili olduğu konusunda görüşleriniz olmasına karşın."Bunda da yorum yapamıyorum. "Örneğin?." "Bir ara bakacağım. Ber. Son günlerde çok sıkıldığı anlarda yaptığı eylemi gerçekleştirdi.. Ayrıca. Đkilem içindeydi. Bazen alt insanlardan çok azı şans eseri suyunun suyu misali bunlardan sebeplenmektedir. Yazışmalar karşılıklı ve tüm hızıyla sürmeye başladı. kafası o kadar karışıktı ki bu transı şimdilik gerçekleştirebileceğinden pek emin değildi. mesaj kutusuna 'Selam. nbr?... Bu sayfanın olmamasının daha iyi bir mesaj taşıyacağı sonucuna vardık." "Geçenlerde bir gazetede okumuştum. Öylece bekledi. özgürlüğün en büyük düşmanıdır. Başka yönleriyle SodGom Ülkesi benim için özgürlükler ülkesi. EkoPol ile arada yazıştıklarından birbirleri hakkında bilgi sahibiydiler.. bazı görüşleriniz arasında sanki çelişki varmış gibi geliyor bana. Tahmini gerçekleşmekte gecikmedi.." MedBer." "Özgürlüklerin isteminde yanlı talep. sabırlar diliyorum.... Politik savaşta. olay yeşil kurdele olayı değil.. Bunun için ya savaşın bitmesi beklenecek veya başka alanlarda özgürlük isteyenlerle birlikte bu özgürlüğünde kazanımı için demokratik anlamda mücadele etmek gerekecek" "Bana bu özgürlüğün verilmesi yeterli.." "Kanımca en iyi yönetim sistemi olarak görünen demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için ‘demokrasinet' işlerliğinin kazanılması gerekir..... O her ikisini birden elde edemeyeceğini anlayarak. Ekonominin her alanının ipleri örtülü veya açık genelde dışsal bağlantılı yerel azınlık gruplarının ellerinde olduğu tartışma götürmez bir gerçek. Ama. faiz oranlarıyla ilgili olsun.... Böyle bir yolu deneyebilir miyiz?." "Đnternette arkadaşlarla birlikte hazırladığımız bir site var.. daha alt konularda sayfalarınız varken ekonomi konusunda özel sayfanız yok. Sağlıcakla kalın.. Elinizden gelen ilgiyi gösterdiğinize inanıyorum. ĐyiRuhlar adresiyle geçiyor. Borsa'da olsun.. EkoPol... Sitenin diğer düzenleyicileri ile birlikte bu konuyu çok tartıştık... Bir gün yeşil kurdela mağdurlarına genel af gelebilecek miydi?. Ek olarak hal ve hatırını da sordu. üniversite okumaktan vazgeçiyordu. Genel Düzenleme ile yerel Düzenleme Raporlarında bu konuda yazılı olan bilgileri o kadar çok merak ediyordu ki?. ana görüşlerle... yasal dil dışında bırakılmış Dowko dili gibi serbest kalacağına inanıyorum. Ama. Üniversiteye Yeşil kurdele ile girmek için açtığı davayı kaybeden bir bayan yurttaş. takma adlı biri kendisine 'selam' mesajını göndermişti bile.." MedBer: "Özellikle sayfa ayırmadık.. Fakat her nasılsa o mahkemede bu talebi reddetmiş.

en azından kötünün iyisi olarak düşünülebilir." MedBer: "Örneğin?.. Ülkemize attıkları ağlardan kurtuluş için batı birliğine girmenin daha yararlı olabileceği kanısındayım. Yeni dünya düzeni kavramına karşı. özgürlük.. dış ülkelerin sömürgesinden kurtulması gerçek bağımsızlığa ulaşılması söyleminde bulunduğunuz izlenimi doğuyor bende." EkoPol: "Yine de kanımca bu söyledikleriniz ekonomi sayfası hazırlamamak için geçerli nedenler değil. Soygunlar.." EkoPol: "Yabani hayvanların delmesini önleyici önlemlerin de alınması gerekir. Sözlerinizin hangilerini düzelteyim.... Bu anlamda Güneşin Battığı Yön Birliğine katılım ve onlarla birlik.." MedBer : "Beni yormuyorsun. ülke hala embriyo döneminde ve bu dönemi atlatıncaya kadar göbek bağıyla bir yerlere sürekli bağlanmak zorunda.. Bileşik Devlet'in bizlere insan hakları... Oradaki Düzenleyici Gruplar. bu kadar etkin ve yetkin değiller. anne ve babam. Normalde orda bulunan insanların bir aylık gereksinimlerine yeterli.. içme. enflasyon oranları ile büyüme hızı verileri ise gerçekleri yansıtmamaktadır.doğal gelişimi dahi bunlar sayesinde engellenmektedir... Onların içmesiyle ve boşa akmasıyla eksilen suyu idareli kullanmanın formülünü bana söyler misin?. Örneğin... çamaşır yıkama gibi tüm su gereksinimlerini ayda bir gelen tankerlerin doldurduğu sabit depodan karşılansın.. evrenselliği yakalamış ve başka milliyete tabi aydın bireyi . son elli yıldır Birleşik Devlet Düzenleyici Grubunun yerel yandaşlarının ve işbirlikçilerinin tasfiyesinde kolaylık sağlayacağına inanıyorum. dinini özgürce yaşaması. çiftlikte bulunan insanlara gökyüzündeki yıldızları pay etmek kadar abesle iştigal değil mi?. Hatta ülkede çoğu zaman var gibi görünen demokratik sürecin arada kesintilere uğramasında onların parmak izleri bulunmuştur.. Tabi ki buda yine bireyler arası ... ülkemizin. uygulamaya kalkmanın anlamsızlığından söz ediyorsun.... başkalarının özgürlük alanı engellenmediği sürece açılmasını da isteyenlerdenim. Çünkü.. Birleşik Devlet dışındaki Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine katılması gerektiği yönünde yazılarınız var?. Benim yazımdaki ana öğe.." EkoPol : "Keyfine göre hareket et. yolsuzluklar önlenmeden ekonomik kuralları tartışmanın. -onlara rağmen ve onlarsız-.. milliyetim bana seçenekler halinde sunulmadı... geleneklerini.. Bu korkumun gerçekleşmesine üzüldüm. Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine SodGom Ülkesinin katılması yönündeki düşüncelerimizin de bu anlamda değerlendirilmesi gerekir.. demokrasi anlamında göstermelik davranışları dışında bir yararı olmamıştır." MedBer: "Aynen öyle." EkoPol : "Deliği kapatmak gerekir... Su deposuna yaklaştırmayarak.. Bireyin hak ve özgürlüklerini daha çok artırabileceği bu birliğe girmek." EkoPol : "Delik açmalarını önlemek için onları deliğe tıkarak... dünya'da bulunan değişik toplum ve bireylerin kendi geleceklerini tayin hakkını kazanması... Sonuçta bir Düzenleme Grubu yerine başka bir Düzenleme Grubunu tercih etmiş olmuyor musunuz?. Ne bileyim. evrensel iyi toplum ve birey kavramını koymak gerekiyor.." MedBer: "Yanlış anlaşılmaktan çok korkarım." Medber: "Kapatılan deliğin. geliştirmesi özgürlüğünü destekliyor ve önündeki engellerin. Bu ve benzeri önlemleri almayarak hala suyun nasıl idareli kullanılacağını tartışmak. Đçlerinde bulunan bireylerden iyi ruhlu olanların sayısı gittikçe artıyor. ithalat.. SodGom ırkına sahip aydınlanmamış bireye tercih ederim. Đhracat. dilini. Bir çiftlik olsun.. Siteyle ilgili bir çelişkiden söz etmiştin?" EkoPol: "Düzenleme Gruplarından ve bunların geleceğimizi raporlarla yönlendirdiklerine dair düşünceler içeren bir çok yazılarınız var. Yanlış anlaşılmasın her birey ve toplumun kendi kültürünü." EkoPol: "Anlıyorum. Đhracat. kitle iletişim araçlarıyla oluşturdukları veya oluşan kitle psikolojisi ve zihin kontrol yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde zararlı olanlarının iyi yönlü sapmalarla engellenmesi. Devletten haksız yere vergi iadesi alınması amacıyla çoğunlukla hayali olarak gerçekleştirilmektedir.. Bunları okudukça ülkemizin. Buna rağmen.. SodGom Ülkesi dışında başka bir ülkede doğmuş da olabilirdim." MedBer: "Nerede doğmak istediğim. aynı yabani hayvanlarla tekrar delindiğini düşünelim. Zamanı geldiğinde güneşin battığı yönde bulunan uluslar birliğine ayrılınmasa bile özellikle birlik içindeki bireylerin kendi özgür geleceklerini düzenlemede daha etkin rol alabileceği kanısındayım.... Başkalarının kendi yararlarına bir takım raporlarını. Ayrıca. bu su deposunun altının birkaç yabani hayvan tarafından delindiğini düşünelim.. Genelde Etkin Düzenleme Grupları Birleşik Devlet de otak kurmuş durumdalar. bilmiyorum. Çiftlikte bulunan insanların yıkanma." MedBer: "Beni kızdırdın :-)) Bir örnek vereceğim.. Ben.

.. gördüklerimden. Bye..." Tar.... Solkol..." Tar.." diye gülümseyerek yanıtladı....... etkileşimi sağlayabilecek internet kanalı ile olabi-lecek." dedikten sonra Solkol ile Solkol'un eşini ve sonra Ber'i inceledi. Birkaç kez bizi bir tepede kıstırıp olmalarına yakalama veya öldürme imkanları varken.. kaldığı yerden devam etti... taşınabilmesi paraya bağlıydı.. kafası iyi çalışan Dowko milliyetçisi bazı arkadaşların düşüncelerini üstlerine açmaları ve tartışmaları nedeniyle hain ilan edilip öldürül-meleri. Ber. " EkoPol : "Benim netten çıkmam gerekiyor.. yaşadıklarının tüm etki ve duyumsamalarını dinleyicilerine yansıtarak. "Sen bildiğim kadarıyla cin gibisin. edindiğim izlenimlerden. konuştukça açıldı... Dili çözülen kekeçler gibi. Tar’ın köye bıraktığı eşi ve altı yaşındaki çocuğunu tekrar Ad kentine getirebilmesi... Katıksız. Renkten renge girerek... Birleşik Devlet’in bir kısım ajanlarının Đllegal ABCD Partisi-ne yardım ederlerken... kuşatmayı yarmamız için sanki pasif duruma geçmeleri.. Bunun karşılığında güven-liği kıstırdığımız alandan geri çekilmemizi isteyen üstümüzün davranışı." dedi." dedi genel aftan yararlandırılarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilen Tar. iletişimi. nasıl oldu da dış güvenlik görevlilerine yakalandın?" diye soru yöneltti. Tar. ". badanajlı özgünlükte anlatıma geçti... "Çok garip ve açıklaması zor olaylarla yüzleştim. Ber’in ve Solkol'un ısrarlarıyla.. beni tanımaz diye düşünürken. Tar’ın beklediği zengin durumda olmayı şimdi daha fazla istiyordu... Solkol' un evinde karşılıklı yemeklerini yerlerken bunları düşünüyordu... Bir gün sıcak çatışmada cephanemizin bitmesinden sonra karşı gücün Üstbin görevlisinin alnından vurularak öldürülmesi......" MedBer : "Aynı dileklerle. " "Neden?.enformasyonu.. "Yaşadıklarımdan. seni bıraktığımdan daha kötü durumda buluyorum.." 40 "Ber bayağı zenginleşmiş. Daha sonra görüşmek dileğiyle. "Gerçi yakalanmakta o kadar da isteksiz değildim. "Belki de başka seçeneğim kalmamıştı.... Tar’ın geçmişte yaşadıklarına sıra geldiğinde önce anlatmaya pek istekli görünmüyordu..!!??. "Yönetenler sağolsun.. bye. diğer taraftan Sodgom ülkesi ile çıkar birliktelikleri yaşamalarıyla arada çelişkiyi anlayamıyordum. Đki tarafın kendi kurallarına aykırı olmasına rağmen içlerinden bazılarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aracı olmalarına *** .. Ber. Güncel konulardan. ev kiralayıp. bilinçli.

. "Benim düşünce yapım özünde yine aynı." Bu soruyu. Gözünü budaktan sakınmayan nam salmış tehlikeli biriydi. Đşkence sonrası Ad kenti güvenliğinden çıktığı durumdan daha bezginceydi.. Ama.. Bunu deşifre edecekken hiç konuşmamak üzere susturdular. Mıha'nın kendisini çok özlediğini belirtti Tar'a. Ber. Yeni anımsadığı bir ismi de sordu." diyerek. Yüzlercesini sıralayabilirim.. Belki zamanla.. konunun kapanmasının önüne geçmek. oda bilinen güç. Ber." . Solkol'un küçük çocuğunu kucağına alarak okşamaya başladı... " Ber.. Ber'e yönelerek. O da bir kapıydı.. ağır mahcubiyetler içindeydi. engellenmemiş ve sessiz kalınmışsa. Artık hiç bir gruba. iş konusunda bir yardımı olabilir belki. kesinlikle yakalandığında konuşturmaya.. Ölümle kendi ortamında yüzleşti... Konunun değişmesini sağlamak için. bunun anlamı o birilerinin isteminin yine gerçekleşmiş olmasıdır. ama üzeri örtüldü sonra. Mıha'nın Legal XYZ Partisi’nde gerçekleştirdiği SodGom Ülkesinin genel yapısına uygun çıkar amaçlı politik çabalarından dolayı nasıl zengin olduğunu. her kesimin birbirini kullanma çabasında olduğu kullanılanında kullananı kullandığını ifade ederek bunun taraflar için yanlış bir şey olmadığı düşüncesi oluşmuştu. Tar'da sürekli değişmeyen hazır cevaplığıydı. son ekonomik kriz beni de sarstı. Bilgisayar mağazalarımın bir tanesi sadece elimde kalabildi. Oda bitirilmek üzere." "Anımsıyorum... Yine de iş bulmana yardımcı olmaya çalışacağız.. oluşmuş şüphelerde üç-dört kişide somutlaştırılarak büyümesi önlendi. görüşlerinde değişme mi oldu?. o birilerinin dediği olur. bu konuda bir şey söyleme gereği duymadı. Tar'ın derinlere inmesini sağlamak amacıyla.. kendisine. Sürekli senden söz ederdik. Tar'ı anlamakta güçlük çekiyordu. Kader. tekstil fabrikası kurduğunu anlattı. galiba. "Seni tam anlayamadım.. Bizlere. Rutbin isimli görevli de bazı belgelerini kitaplaştırıp topluma sunacakken öldürüldü. "Has isimli müşterini anımsıyor musun.. "Bir trafik kazası nedeniyle oluşturulan toplumsal tepkiyle bunların çoğunun üzerine sünger çekildi."dedi. onun gözlerinde ilk kez korku ışıltıları görüyordu. "Sözünü ettiğin konulardan bazıları yüzeysel olarak toplumda tartışılmıştı. Kendisini çabuk toparladı. Görevinden ayrılacağı döneme denk düşüyordu. baskıya zulme boyun eğmeme. çok şeyleri değiştiriyordu...üstlerinin sessiz kalmaları. O da benim gibi görüşlerinde samimi olmakla beraber iki tarafında büyük güçler tarafından bazı ekopolitik amaçlara alet etmek için kullanıldıklarını sezmişti." diyerek." Ber. bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu. Tar'a ekonomik durumunun bozukluğunu. "Fakat. daha birçok neden. Senin isteğin ancak onunkiyle çelişmez ve çekişmezse gerçekleşebilir.. Bir olguyu gerçekleştirmen. Đstersen bu konuyu şimdilik kapatalım. Yıllardır kendisinden haber alamamıştık" "O kırsal da benim mangamdaydı. Ama birileri tarafından kullanılarak bu düşüncelerin gerçekleştirilemeyeceğini anladım.. koşullandırılmamış bir alanda ifade edebilmeyi. "Tar!" diye seslendi.. Yalanda olsa. Süreç. Solkol... konuşulanlardan sıkılmıştı. "Bu anlatılarının bir kısmı basında çıkmıştı.... Kısaca.. " dedi. "Tar. "Đnsanların hak ve özgürlüklerinin.." "Rutbin mi?. hatta sadece yemek verilen bir lokantaya.. Göbek bağın bağlıysa birilerine." dedi.. düşüncelerimi bağımsız.. Bu bir piyonluktur. Karşı tarafımızda olsa da hakkını teslim etmek lazım. birey ve toplumun kendi geleceğiyle ilgili alınacak kararlarda etkin rol oynaması.. hele siyasi sabıkalı birine kim iş verir." Solkol. "Peki. " "Bu görünen düzenek. düşüncelerinin çokta orijinal olmadığını ifade etti. Has'ında yanına uğrarım.. Mıha'yı sordu. "Mıha'ya avuç açmayacağım.. Anlatımları. Öldürüldüğünü bizde duyduk.. başından geçenleri daha önceden özetlemişti. Karanlık noktalar çok. Ber?. "Ekmeğimi kazanmayı... darallar geldi bana. Tar.. Ber. başını öne eğerek.. galiba. Gözleri nemlenmişti. Bu soruyu birkaç kez sorduran Tar'ın doğasında yatan sürekli devinimi ve değişimiydi. Tar. sana yardımcı olmak isterdim.." dedi. ama anlatmak bile bana zor geliyor.... Yoksa benle birlikte çalışmanı teklif edecektim. Evini yeniden yapılandırıncaya kadar evimde kalmanı istiyorum. mahkeme kurmaya gerek kalmadan öldürülmesi gereken şahıs olarak emir gelmişti. Aslında sadece bir taraf kullanıyor. kültürlerinin kazanımı. ifade biçimi pasifize edilmiş bir insan görüntüsü sunuyordu. Đllegal ABCD örgütüne katılmak üzere kırsala çıkacağını kendisine belirttiği günlerde de sormuş olduğunu anımsadı. Yoksa sabıkalı. insanca yaşam.... Đşçilerin parasını dahi ödemekten aciz duruma düştüm. Genel af çıkınca kırsaldan kente indiğini duydum. Sonuçta emeğimi ortaya koyup kendisinden iş isteyeceğim.. kahveye dahi üye olmadan bireysel yaşamımdan kalanını yaşamak istiyorum... Tar. Ber. Ama eski arkadaşım..

Belki de onlarla arasını bozmak istemiyor... Misafir kalma süresinin bitiminde Ber. beni ‘Đllegaldan Legala ParaTransı Markette’ işe başlattığı takdirde. bu kadar market açacak parayı nereden temin etmiş?. "Sen gerçekleri söylemekten çekinmez ve korkmazdın!." "Đllegal-ABCD Örgütünde iken.. Solkol.." "Neden?. kendine bakmaktan acizsin. örgütün bölge saymanlığını da yüklenmişti. illegal yapılanmanın olduğu sanısıyla üzerine gelecekleri kuşkusunu taşıyor.. sorusunu yineledi. uğurladı." "Fabrika resmiyette kendi adına kayıtlı ise de aslında değişik alanlarda görev yapan bazı üst düzey resmi yöneticilerinde fiili ortakları olduğunu ve onlara da danışması gerektiğini belirtti.. Bunların en önemlisi de ucuz kahramanlığa gerek olmadığı. Tar.." "Kirlilik. Ber.." "Mıha’dan iş isteseydin bari. Akıl alacak iş değil." "Has ile Mıha’nın zorlamalı ağırlamalarını reddedemedim... Kendini özletiyorsun. Tar'ada kalkması için sinyal vererek Solkol'dan izin istedi. ‘Yerin kulağı vardır’ sözüne tüm kalbimle inanıyorum..." "Ekonomik Krizin en çok tekstil piyasasını etkilediğini." "Tar!. maliyeti düşürmek için işçi çıkarmak zorunda olduğunu. Sana iyi geceler." dedi Tar. Ber'i. "Has.... Ber. uyuşturucu trafiğinin geçiş ana yollarında görev yapıyordu." "Evet?.. başını öne eğdi. "Đş ayarlayabildin mi?" Tar.Ber.." *** .. istihbaratın kendisini izlediğini.. ancak tekrar işe alım olayı gerçekleşirse önceliği bana vereceğini belirtti." "Bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum. Bir de. sahi Has." "O da olumsuz yanıt verdi. artık.. Tar'ı bırakma niyetinde değildi. 41 "Kaç gündür nerelerdeydin?. soruyu soran Ber’e." diyerek. Ayrıca. Zamanında SodGom ülkesi büyük gücünden dahi korkmayan sen örgütten bu kadar nasıl çekinebiliyorsun?." "Yaşadıklarım bana bazı gerçekleri öğretti.. illegal örgütlere kadar bulaşmış desenize. kırmızılaşan yüzüyle...." "Ya. istediği kadar yanımızda kalabilir. Has'ın kardeşi Hüs'ünde bulunduğu silahlı banka soygunu ile ilgili olayı ayrıntılarıyla anlattı." diyerek şaşkınlığını belirtti.. "Sen bekar adamsın...

"Bir şey yok." "Bu Ülkenin. "Seni tebrik ediyorum Ber!" dedi." Ber." "Tanıklar senin tanıdıkların. Ber de ona katıldı." diyerek yanıtladı Ber." diyerek savuşturdu." Ber. sitemiz daha çok güzelleşirdi. Aç değilim.. Basında sitemizle çıkan haberleri okudun mu?. Kafanı yorma. "Đş bulma derdinden seni kurtarıp. Nasıl yalan tanıklık yapabiliyorlar. Đnanıyorum ki. edebiyat. Ber.." Bu da bir çözümdü ve Secret.. "Yapılması gerekeni yapıyorsun ve başarını da ister istemez duyurmak zorunda kalıyorlar. Bu söz üzerine önce Tar güldü." "Gelişmeler çok iyi. iş olacağına varır." diyerek.. Okuması bittikten sonra.." "Sonuç?. parlayan gözlerle." dedi Ber. Geçiştirmek olmazdı. Secret’e bildirmekte gecikmedi.. sanat.. "Borç kabardı." Ber." Tar.. bu oylamaya katılanların yüzde otuzunun SodGom Ülkesi dışındaki insanlardan olması. Bu meslek bazıları için ekonomik anlamda da değişken günler sunuyordu. ". yanıtını verdi. Çayları bitirinceye kadar. bir şeyi yeni anımsayan standart hareketleri sunarak. Đstemiyor musunuz?.... " diyerek Ber’i yanına çağırdı. "Boşver!. Ber. değerli düşüncelerinden yararlanmak için birlikte çalışabilseydik. bazı istemlerin önüne geçiyor." "Babalık davası mı?.. Bu düşünce tüm Dünya insanlarında kabul gördüğünde insanlar geleceklerinin birkaç grup tarafından yönetilmesinden kurtulmuş. Bakalım gelecek neleri gösterecek. Tar’ın ve kendisinin canını sıkmak istemedi. .." diyerek noktaladı. geleceği açısından çok olumlu bir gelişme." "Hangi dava?.. Bir gazete SodGom Ülkesinde. Ayrıntılara girme gereği duydu.. Birleşik devletle birlikte SodGom Ülkesinin savaşa girmesini istiyor musunuz? Đstemiyor musunuz? anketine son kayıtlara göre katılanların yüzde doksan ikisi istemiyoruz. Buna rağmen elimden geleni her zaman yapmaya hazırım. konuyu fazla irdeleyerek. iç geçirerek. Her göz gezdirişi. sessizliği yaşadılar ve birbirlerine yaşattılar.. Halkın Temsilcileri ile Yerel Đdare seçimlerinde." "Nasıl geçti?" "Kadının daireme geldiğine dair apartmanın kapıcısı ile komşu kadın yalan tanıklık yaptı.. başıyla. Davadan mı kaynaklı?.. makam odasına vardığında. Tar’da aynı kanıda olduğunu konu harici bir soruyla ortaya koydu. anlamıyorum. daha fazla tanıdık gelmiştir onlara. "Ber! Bugün seni çok stresli gördüm." dedi... masa üzerinde bulunan gazete ve dergileri Tar’a uzattı." Ber....Ber. Merak etme." direktifinde bulundu.... dalgın bakışlarla boş bardağa bakan Tar’ın dikkatinin kendisine yönelmesini sağladı." diyerek koltuğundan kalktı.. gözlerinin daha çok parlamasına neden oluyordu. "Lafa daldım." "Komşu bürolardan bir tas şeker borca alabilirsin. "Deneyeyim.. boğazını temizlerken çıkardığı seslerle... Tar’ın "Bir sorun mu var?" sorusuyla karşı karşıya kaldı. Ayrıca. Bazı günlerde bu tür sıkıntılara düşebiliyordu. Duruşması sanırım bugündü." "Olumluları da var. En çok hoşuna gidebilecek bir soruyla muhatap olmuştu. Ber. Onun duruşmasına bugün katıldım. Demokrasinet ilkeleri yürürlükte olmadan oy kullanmak istiyor musunuz?.." "DNA testi için bilirkişiye gönderilecek. "Büfeden borca al.. Sabahtan kaldığı renginden de anlaşılan Secret’in getirdiği çaylardan her ikisi de ilk yudumlarını yüzlerini buruşturarak çektiler. Yemek yer misin?" "Teşekkür ederim." "Sözünü ettiğin bir dava vardı ya. "Bir dakika gelebilir misiniz.. Secret." "Belki de para.. Đşin bir başka güzel yanı. "Tar! Özür dilerim. Evet.." "Ha!. olabilir kanısındayım." "Evet!.. müzik alanında bulunan mafyalaşmaya katılmadan sitemiz kanalı ile ürünlerini sergileyerek yetenekleriyle nasıl şöhrete kavuştukla-rını belirtiyor. onları perdeliyor... uzatılan gazete ve dergileri alarak ilgili haberlere göz gezdirdi. soruyu. sormayı unuttum. "Olumsuz yorumlar mı?. anketinden de hemen hemen aynı sonucu aldık.." dedi.. "Keşke maddi olanaklarım yeterli olsaydı. "Hayırdır.." "Maddi zorunluluklar. Artık vermiyorlar... Secret’in yanına giderek. bu isteği." işareti yaptı. "Şekerimiz kalmadı. ama bir çayını içerim. "Đyi Ruhlar nasıl gidiyor?. Örneğin... ensesini kaşıyarak.. Đnsanlar aydınlanma sürecine giriyorlar..

. onun gönderdiği bir paragraflık cümlenin ne anlama gelebileceğini sordu. banka sahiplerinin. anlatımı uzatmaktan memnun gibiydi. Notunu görünce derhal aradım.. bağrından fışkıran suyun." dair hikayesi Ber’in çok hoşuna gitmişti.. Tar. toprağı isimlendirirken kullandığı bir kelime ile bilincim açıldı...." Ber’in kendisine yazıp verdiği paragrafı okudu. belki de kara haber..." "Senin bana çözmem için verdiğin uzun bir cümle vardı. Evet!" Tar.. "Evet!.. Geçmişten kalan bazı hikayeler bugünü de aydınlatıyordu. "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. Tar... belki yanlış." "Ya sen?.. Yazıcıdan bir çıktısını alarak. Ceketinin iç cebine koydu. okunan cümleye bir anlam veremedi. Ber’in isteği üzerine Mar kentinde bulunan Tar’ın ev telefonunu bağladı. "Tar!. " "Evet?.. "Tar. Oradan yazıda geçen toprak kelimesinin yerine ‘Ber’i koydum. hala bir anlam veremiyordu. "Belki bir anlamı vardır. Çünkü bu durumu çok seyrek görme şansını yakalamıştı......" "Evet!" *** . Sana çok önemli bir haberim var." "Ber. Yoksa anlamını çözdün mü?. aylar önce vermiş olduğu cümleyi ezbere biliyordu.. Tar’ın diller konusunda bilgi ve deneyimi vardı.. 42 Secret. Ber.... Ama bir anlam yükledim." Tar... turap yerine ‘Ber’ dedi.. kredisi olan bir lokantada Tar ile birlikte akşam yemeğine çıkacakları ana kadar geçen zamanda resmiyette devleti. Tar’a verdi. Ber’i heyecanlandırmak nedense çok hoşuna gidiyordu.. Kararını netleştirmediği halde ağzından dökülmesini engelleyemedi. bireylerden alacakları bir şey kalmayınca kendi aralarında başlattıkları çıkar kavgaları hakkında yorumlarda bulundular.." "Teşekkürler. hatırlarsan.. Özellikle Tar’ın. "Evet!. Muhabbetleri güzel geçmişti.. sıkıntılar devam ediyor. Pek kullanmadığımız bir kelimeydi." "Cümleyi bana yazarak verir misin?. Belki bir müjde...." dedi. toprağa. Heyecanını gizleyemedi. Ber’in sözlerinin devamını bekledi.. yazıyı dudak bükerek okuduktan sonra dörde katladı. anlatıda bulunup bulunmama tereddüdü yaşıyordu.. "Önce cümleyi tekrarlayalım." Ber..." "Ber!.... yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun.Ber." "Bizim yörenin ana dilinde konuşan teyzemin. Bilmiyorum." Ber. Ber." "Olumlu bir değişim yok. "Bu sözlere pek bir anlam veremedim. "Sürüyü güden kurtların.. merhaba!" "Nasılsın?. koyunları yiyerek bitirdikten sonra açlıklarını bastırmak için birbirlerine saldırdığına. gerçekte bireyi soyan bazı holdinglerin. bilgisayarı açarak mesajı kaydettiği dosyayı açtı. Topraktan söz ederken." Ber. Üzerinde çalışmam gerekecek... medya patronlarının." "Seni dinliyorum. Aslında çok da karışık bir şey değilmiş.. sana bir cümlenin anlamını soracaktım." "Belki doğru... chat ortamında Korpsi isimli şahısla aralarında geçen diyalogdan söz ederek.

. bu yazıyı kendisine e-mail yoluyla gönderen Korpsi ile bağlantıya geçerek çözebileceği inancındaydı. kendi dillerinde de yayınlanan Đyi Ruhlar sitesinin ‘Savaşa Hayır’ konulu bildirisini onayladılar. .. akis anlamları taşıyor.. "Ber!.. ülkemizde olduğu gibi." "DNA testi sonucu da aleyhime geldi. "Gelişmelerden mutlaka beni haberdar et.." "Kesinlikle. Bu davayı ve senin durumunu bilen birinin gönderdiği bir e-mail de olabilir. Sayısız düşünceler." "Sodgom Ülkesinin ünlü dansöz ve ses sanatçısı Markız’ı şöhrete ulaştıran müzik parçasının bir başkasına ait olduğunu duyuran iyi ruhlar web sitesi bu kezde ‘Dişimle Tırnağımla Yükselişim. Telefonun ucundaki Tar." adlı best-seller olan kitaplaşmış otobiyografisinin içeriğinin yalanlarla dolu olduğu kanıtladı.. görüşmek dileğiyle. Şimdi hiç yoktan Yansı’dan olma Varol isimli bir erkek çocuk babasıyım. şimdilik basın alıntılarının bu kadarının yeterli olduğu kanısıyla. ‘Med’ deniyor. senin için çok anlamlı bir cümle çıkıyor. Dava aleyhime sonuçlandı. masanın üzerine koydu. Ellerini göbeğinde birleştirdi.. "." "Birleşik Devlet yurttaşlarının hatırı sayılır kısmı."Şimdi. konuyu görüşmek üzere Halkın temsilcilerini olağanüstü toplantıya çağırdı. Akrabalarının yardımıyla geçimini temin edebiliyordu.. ‘Son... değişik bakış açılarıyla yorumlarını sürekli alma olanağı bulabilecekti.’ diyelim.. Korpsi isimli şahsa gönderdiği paragrafı çözdüğümü belirterek tepkisini almaya çalışacağım.” Ber. Ve eve gitmek üzere ofisi terk etti.. Đnternete girmişken iyi ruhlar sitesinin ‘basından akisler’ bölümüne.. " Ber... Korpsi’nin kendisinde kayıtlı e-mailine. sahte bir öksürükten sonra." "Yolsuzluklar sonucu oluşan ekonomik kriz ortamında... sanal Med’de dahil ayrıntılarıyla Tar’a anlatmıştı. normal faiz ve alacak miktarına düşülünceye kadar ödememe kararını almış bulunmaktadırlar.." "Bu yorum seni çokta etkilemesin.." Ber.. Tar’dan aldığı yorumu ve cep telefonu da dahil tüm telefonlarını yazarak görüşme isteğini belirtip sert bir tıklamayla gönderdi.. telefonu kapadıktan sonra sırtını koltuğa yaslayıp." "Sonuç?. Med’in aksi olan Yansı ile cinsel birleşmesinden doğacak erkek çocuğa selam olsun.’ diyebiliriz. ayaklarını kaldırıp. ayna. Geçen hafta sonuçlandı.. basında çıkan bazı yazıları da eklemeyi unutmadı... başıboş şekilde beyninde dolaşmaya başlamıştı. Katılımcılar. Başından geçenleri..." "Evet!. Đyi misin." "Sodgom ülkesinin son Halk Temsilcileri Genel Merkezine üye genel seçiminde seçmenlerin yüzde kırkının oylamada bulunmamasını. Gözleri kararıyordu.. Tar’a iş bulabilseydi şimdi yanında olacaktı. nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu. "Ne durumda olduğumu bilebilecek durumda değilim. Đyi Ruhlar Sitesinde yayınlanan demokrasinet görüşünün seçmenlerde ağırlıklı olarak benimsendiği görüşünde. Tar. Verdiğin yorum için teşekkür ediyorum.’ Başka bir deyişle. ‘Ber’in. Hatta yüz yüze görüşme isteminde bulunacağım. Tar’ın yorumunu tekrardan irdeleyerek kafasını karıştırmanın anlamsız olduğunu düşündü. Đş bulamayınca Mar kentine ailesinin yanına gitmişti ve orda bile hala işsizdi. "Paragrafa bu aynı anlama gelen karşılık kelimeleri öncekilerle değiştirip birazda cümleyi düzelterek kullanırsak." Ber..... ‘Ber..." "Babalık davası sonuçlandı mı?. borçlu yurttaşlar kanalıyla kapatmak için faizli alacaklarına ayrıca yüksek gecikme faizi ve tazminatı eklemelerini protesto için kampanya başlatan ‘iyi ruhlara’ katılım günbegün artıyor. bazı dillerde bulunan ve kavramları karşılayan bazı kelimeleri yerleştirelim. Başkan. dünya ülkelerinde de geniş akisler buluyor.’ kelimesi ise bildiğimiz son anlamı dışında. " ‘Ber’den fışkıran suyun... internet bağlantısını kopardı. Toprağa.. batı dilinde erkek çocuk anlamına geliyor. bankaların kendi açıklarını. Ber. ‘Yansı’ ise yeni dilde yansıma.?" diye sordu. Deniz suyunun gelgit olgusundaki kabarma evresine." "Bunu araştıracağım.Đyi Ruhlar Sitesinde belirtilen Demokrasinet görüşü. Belki de zihnini karıştırmak isteyen biri tarafından sana gönderilmiş bir e-maildir.. donmuş gibiydi. Đnternete girerek." Ber’in söylediklerini hazmetmesi için kısa bir süre suskun kaldı. Bu durumda onun geniş hayal gücü." "Yeni seçilen Halkın Temsilcileri Genel Merkezinin seçmen bireylerinin toplamının yüzde kırkını temsil etmediği nedeniyle yetkisi tartışılır hale geldi. bazı çevreler. Tüm sırrı. Yansı kanalıyla Med’le birleşmesinden olacak erkek çocuğa selam olsun.

kafenin giriş kısmına oturarak içeri giren herkesi çaktırmadan izlemeye koyuldu.. Garip giyimli birinin kapıdan içeri girmesiyle onda yoğunlaştı. nasılsınız?..... Ber’e bir şeyler içmek isteyip istemediğini sorduğunda "Hayır.. Bir vesile ile tanışmıştık. Havadan sudan konuşma çok kısa sürdü. Siz misiniz?.*** Ber." dedi. Cep telefonunu çıkarak tuşladı ve kulağına götürdü.." "Pekala. bekleme esnasında kendi kendine bu yönde telkinde bulun-muştu. ürkek bakış ve adımlarla etrafı kolaçan ediyordu. Gerçi bu durum süregelen bir şansızlığıydı. Cep telefonunda kontör bulunsaydı arayanlar listesinde bulunan Korpsi’nin telefonunu arayacaktı. Korpsi’nin karşısındaki sandalyeye kuruldu. Yorumunuz bazı nüanslar dışında tamamıyla doğru. Önünde duran dolmuşa ilk binen o oldu. dostça sarıldılar. sesini dolmuş sürücüsünün duyabileceği kadar yükselterek. Gelen kişi.. elde ettikleriyle kendi içse-linde yorumlarda bulunabilmesi için bu malzemeler önemliydi.. "Uygun bir yerde inecek var!" dedi.." "Kafede misiniz?. Fakülte bitimi sonrası aynı fakültenin Kitle Psikolojisi Kürsüsünde asistan oldum." "Görüşmek üzere... Dolmuş bekleyeli yirmi dakikadan ziyade bir süre geçmişti.. "Alo!" "Ber bey!. Üç kez gelen garsona bir şey istemediğini belirtmekten gına gelmişti kendisine.. Yeterli bilgi elde edemediği takdirde. Paralelinde oturan garip kılıklı kişinin konuştuğunu anlayarak telefonu kapattı." Birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına. Ber.." Sırlar Kafesi. kendisini tanıyıp tanımadığı konusunda ise bir fikri yoktu. "Buluşma konumuza girelim. Gönderdiğiniz e-maili aldım. Đdareli kullanmalıydı. Yürüyerek... Đlk dumanını çekip salıverdiğinde beklediği dolmuşun durağa yaklaştığını gördü." Ber. Sigarasının ucunu koparıp geri kalanı evde içmek üzere pakete geri bıraktı. kulağını telefondan ayırarak dinledi. dolmuşun güzergahı üzerinde olan bir yer değildi." "Bye. "Teşekkür ederim. yarım saat de kafeye varabilecekti. Ayağa kalkarak ona yöneldi." yanıtını aldı." "Evet!. "Korpsi?." "Buyurun!" "Ben. Korpsi.." Ber. Gelen garsondan soğuk meyve suyu isteyen Korpsi... çalan cep telefonuna baktı. Ber. Hatta onun soluklarını dahi duyumsa-malıydı.. Ber. *** . Sizle derhal görüşmem gerekiyor...." "Ber!. zamanımız az. Durağa geldiğinde bineceği dolmuşun kısa bir sürede geldiği anlar çok enderdi. ekmek parasını karşılayacak kadar kısıtlı para vardı. nerede görüşelim?" "Sırlar Kafesini biliyor musunuz?." "Yarım saat sonra orada olabilir misiniz?" "Orada olacağım. kısık sesle "Merhaba! Korpsi.. Korpsi’yi tanımıyordu. Hiçbir şeyi kaçırmamalıydı. Bye. Cebinde ancak üç günlük gidiş geliş yol parasıyla. Ben Ber!. Arkasına son kez baktıktan sonra Ber’in paralelindeki masada bulunan sandalyeye iğreti şekilde oturdu." diyerek esas konuya girme isteğini belirten Korpsi’nin bulundukları mekanın serin olmasına rağmen alnından dökülen terleri ve alnında oluşan stresten kaynaklı kırışıklığı Ber. Ber. Onun. "Alo!" "Alo... heyecanını diğer yolculardan gizlemeye çalışarak.." "Evet. "Ben Ad Üniversitesi Psikoloji Fakültesinin son sınıfındayken Med. Can sıkıntısından bir sigara daha yaktı. Koltuğa kurulmasıyla cep telefonunun çalması aynı anda gerçekleşti.birinci sınıftaydı..... büyük bir dikkat-le izledi." "Hangi masada?. -uzun adıyla Medayih.

." "Med’in kitabı...." "Ne gibi?. Med’in yayınlamak üzere olduğu kitabının örneğini sordular. "Böyle yetenekleri olduğuna siz inanır mıydınız?..." "Evet." "Rica ederim....ve ülkemizde yaygın kullanıcısı olmayan internet sayesinde karşı durulabileceğini. zihinleri kontrol etmelerinden ve daha bir çok araçlardan söz ediyor... Zihnini toparlamaya çalıştığını ifade eden beden diliyle sunuşlarda bulunduktan sonra devam etti.... Ayrıca kendiside bu kitapta sözünü ettiği olguların ve düzenleyici güçlerin varlığına inanmayacaklar için....Bu arada yüksek lisansımı yapıyordum.. "Sevilen. bu ve benzeri tekniklerle insanların geleceğini tayin ederek... imla hatalarını öngörüm için bana sunmuştu... "Ne diyordum?.. Olacakları sezmişti sanki. telepatik iletişimde bulunabilme gibi. Zaten aynı günün gecesi de meçhul cinayete annesi ve babasıyla birlikte kurban gitti. "Çünkü." dedi.. O sıralar ben doçentlik tezimi hazırlıyordum.." Korpsi’nin.." "Hangi matbaa?.. Bize o zamanlar çok garip gelmişti. Okulu bitirdikten sonra Med de benim kürsüde yüksek lisans eğitimi almaya başladı. bireyin ve toplumun maksimum düzeyde kendi geleceğini tayin hakkını gerçekleş-tirebileceğini savunuyordu. Bu anlamda kendilerini Yüce Yaratıcı yerine koymaya çalışıyorlar.. Sanki geleceği yazmıştı." "Neden?." "Med isimli arkadaşınla ne zaman tanışmam nasip olacak?. Bu arada ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. "O bir ölü. Benden bir şeyler elde edemeyince yakamı bıraktılar... Bu güçler. Kendilerini özel görevli olarak tanıtan bazı kişiler telefonla ‘Hazırlamakta olduğu kitabının Ulusal Güvenlik konularıyla ilgisi bulunduğunu. ülkelerini veya ülkeleri. sayılan biriydi ama benim dışımdakiler sıradan diyaloglar dışında onunla pek görüşmez. "Đyi Ruhlar Web sitesinde geçen bazı yazılar da buna benzer ifadeleri okuyunca benim Med’i tanıyıp tanımadığımı sormuştun. düzeltmeler yapıldıktan sonra bastırılacaktı... o yıllarca önce faili meçhul bir cinayete kurban gitti. konuşmazlardı.. Arkadaşlık düzeyinde devam etti ilişkimiz. Korpsi.... bireyi yönetmede kullandığı tekniklerden." "Buna yanıt vermek istemiyorum. sözlerini bölerek.. Birkaç kez görevliler cinayet olayını araştırırken benle de görüştüler. Bu güçlere karşı -o zamanlar yeni olan. yollardan söz ediyordu." dedi. Ki diyaloglarımız genelde bilimsel araştırmalar temelindeydi. Neyse.." "Adresini verebilir misiniz?" . Aynen öyle.. kıskanç ve meraklı bir tarzda. Ber. Aslında ondan birazda çekinirlerdi. cisimleri beyinsel enerjisiyle hareket ettirebilme... bir şekilde soruşturmaya uğrayarak ceza alması hatta öldürülmesi halinde bunun bile bir kanıt olacağını belirtmişti." "Özel arkadaşlığınız oldu mu?" diye araya girerek sordu Ber.. Bir ara garip tipli bir takım kişilerde çok özel sorular sordular.’ isimli bir kitap hazırlıyordu. Đletişim araçlarıyla ve oluşturdukları beyinsel negatif enerjilerle kitle etkileme psikolojisi oluşturmalarından.." "Şimdi anlıyorum. "Peki sizden başka arkadaşı var mı?" diye sordu. bıyık altından gülerek.’ yönünde tehditler alıyordu. Med’le dostluğumuz devam ediyordu." "Öldürülmesine yakın günlerde aşırı huysuzdu.. "Kendisine teklifte bulunmuştum..." "Hiç bir zaman." dedi.. Đlk örnek nüshası çıkarılmıştı. Buyurun. Özellikle kitle psikolojisi ve demokrasi alanındaydı." Korpsi.. dünya ülkelerinde bulunan açık veya gizli gerçek yöneticilerin. toplumu. Çıkan ilk örneğini de bazı kelime. Gizli güçleri olduğuna inanırlardı.. devam ettiği ve yayınladığı takdirde başının belaya gireceği." "Senin yazıların onun kitabına göre denizde bir damla. Sonra tamamladığı kitabını bastırmak için bir matbaayla anlaştı." "Sözünü ettiğin Med’in anlatımına yakın bilgileri web sitesinde yayınlamış olmama rağmen bana bir şey olmadığına göre. " "Matbaada kitabı hiç mi basılmamıştı?" "Hayır dediğim gibi. Öldürülme nedenini aynı düşünceleri taşıyan kitabına neden bağlıyorsun?.." "Kurban matbaası...... kitabının yasaklanması.." "Duyu ötesi algılama. Đzin verirsen kaldığım yerden devam etmek istiyorum." "Öldürülme nedeni ve cinayet faili hakkında bir bilginiz var mı?. Ama kabul etmedi..... Bu konuyla ilgili sürekli araştırma yapıyordu.. Çünkü internet yeni yaygınlaşmaya başlamıştı ve bizler internet konusunda o kadar bilgi sahibi de değildik.. kendi yararlarına ve amaçlarına uygun sürekli bir gelecek oluşturuyorlar.

Biliyordum. Bir teyzesinin kızıyla tanıştırmıştı. ismini değiştiremezdi. Bu yüzden uzunca bir süre psikolojik tedavi gördüm. Hatta. cinayet gecesi kundaklanmıştı.... Onların her yerde gözleri." ." "Med’in kitabını bu gruplardan şimdiye kadar nasıl gizleyebildin?." Ber." "Buna şu an yanıt vermeyeceğim. onla tek yumurta ikizi gibiydiler. Korkak’ın Kor’u.... "Ben. Ta ki.. "Med’in öldürülmesinden sonra uykudayken bazen de uyanıkken onun benle görüştüğü hissi içimde oluşuyordu.... "Kendine gel. Bundan çok korkuyordum. Bir taraftan Med’in kitabımı yayınlayarak içsel huzura erme düşüncesi. ise aydınlanmamış bazı noktaları vurgulama gereği duydu.. Biliyorum.. Bu kez isteği çok yoğundu. Korpsi’nin korku dolu gözlerinde bu kez cesaret ışıltıları oluşmuştu... Bu yazılarla tekrar Med’i duyumsamaya başladım. Med ile geçen diyalogları Korpsi’ye özetledi... uyarıya uyarak sandalyesine oturdu..." "Evet." Korpsi panikledi.. hatta daire numarasına varıncaya kadar aynıydı. sandalyesinden kalkarak Ber’e sarıldı.. Kitabını matbaada bastırarak veya internette yayınlayarak insanlara sunmamı sürekli istiyordu. "Med’in kitabını yayınlamamakla cinayeti işleyenleri mükafatlandırdığını bilmiyor musun?." Ber. Korpsi.."Matbaanın yerinde şimdi yeller esiyor. Aklına gelen her soruyu belirli bir sistematiğe tabi olmadan birçok soru soruyordu." Korpsi başını eğmişti." "Peki. onu tebrik etmek gerekiyor.. kulakları var." "Belki de kitabın nüshalarından matbaa sahibinde kalmış olabilir diye düşündüm..." "Kitabın sadece bir nüshası çıkarılmıştı ve o da bana verilmişti.. Matbaa sahibi de ertesi gün hiç kimseye adres bırakmadan Ad kentini.. "Senin cesaret edemediğini ben gerçekleştireceğim... anlatımına devam etti. soruları yinelemenin. Yetmez mi?. anlamını hala kavrayabilmiş değilim. Korpsi... Korpsi’nin belirttiği adres yıllardır." Ber. "Med’i bildiğine göre Düzenleyici..... "Hayır!. Đnanamıyordu. "Doğduğunda senin kişiliğine uygun ismi kim koymuşsa. Sarsıla sarsıla ağlıyordu." "Birkaç akrabası olduğundan söz etmişti. anlamını artık biliyorum.. Đsmini şu an anımsamıyorum.... " Çevre masalarda olan insanlar kendilerine bakıyorlardı." Ber.. ailesiyle birlikte terk etmişti.... Đyi Ruhlar sitesindeki yazıları okuyuncaya kadar. Hayır!. Đki zor seçenek altında sıkışıp kalıyordum..." dedi.. kontrol etme." "Bana söylemende bir sakınca varmı?... Korpsi’nin gözlerine dikerek. Tabi ki ruhsal sağlığıma uzun bir tedavi sonrası kavuşmuştum... Ama geçmişini silemezdi... Đzleyici gruplarının neyi ifade ettiğini de biliyor olmalısın?. oturduğu adresle." diyerek uyardı Ber... Psikolojinin ise Psi’si birleştirilerek Korpsi adı konmuş. Evet." "E-mail yoluyla gönderdiğin paragrafta geçen Ber benim. Korpsi’nin belirttiği adresi duyunca zorlamalı soğukkanlı duruşunu bozdu. Ayrıca zihin okuma. Bu kadar benzerlik olamazdı. içinde sakladığı kimseyle paylaşmadığı konuları anlatmaya susamıştı.. Med’in ve anne babasıyla öldürüldükleri evin adresini biliyor musun?.. Korpsi..." "O halde kitap hala sende mi?. Yıllardır.. Ber.. "Biliyordum.." dedi. Yapılan terapilerle içselimde çift kimlik oluşturduğum yargısına varılmıştı. Denetleyici. "Med’in akrabalarından tanıdıklarınız var mı?." "Evet. Abime yakışmış. Uygulayıcı. Hem. diğeri ise onun ve anne babasının başına gelenin benimde başıma geleceği korkusu. Senin çözümlemenle aynı olmasına rağmen...." "Sözünü ettiğin Med’in teyzesinin kızıyla beni görüştürebilir misin?" "Nerede olduğunu bilmiyorum.." Ber.. Korpsi.... "Bu yazının dilimizdeki karşılığını Med’den öğrenmiş fakat anlam verememiştim. Onun ismi hala ‘Korpsi’ idi.. yönlendirme yeteneklerine de sahiplerken.. Ters tepki doğurtmadan daha çok bilgi elde etmeliydi.. gözlerini. O hala bir KorkakPsikologdu. Ber’in açıklama yapmasını bekledi. matbaayı neden soruyorsun?. korku dolu gözlerle karşısında duran Korpsi’yi daha çok ürkütebileceğini hatta kaçırabileceği kanısıyla ısrar etmedi. Korpsi’ye öfkeyle bakarak. biliyorum. Garson’dan bir bardak su istedi. Öncelikle senin Med’le ilgili bilgilerini bana sunmanı istiyorum." "Tam olarak ikna olmalıyım.. Heyecan boğazını kurutmuştu..

Yarım kalan işlerini bitirmeye gelmişti.. biraz daha rahatlamıştı. Avyansı’nın ofisinde gerçekleşen karşılaşma sonrası dava dilekçesinde bulunan adresten hareketle bazı duyumsamalar sağlayabileceği ihtimaliyle Yansı’nın evinin etrafında birkaç kez dolaşmıştı. bir kanalla kendisini ve Yansı’yı etkileyerek cinsel birleşimi gerçekleştirmiş ve Varol isimli çocuk olmuştu. Yansı. Med gerçekti. Korpsi’nin kendisini tanıtmasıyla eylemi eksik teşebbüs aşamasında kaldı. Med’in fiziksel benzeri teyze kızıydı. izliyor." "Kime?. Korku." Bu yüzden Yansı’nın adresini bulmak zor olmamıştı. Yansı’yı görür görmez tanımıştı. Ama.’ derdi.. cinayetin belirlibelirsiz fail veya faillerini. Med’in yıllarca önce yazdığı kitabın ilk sayfasında bulunan kehanet gerçekleşmişti.. ilk sayfasında çözümlemede bulundukları kehanetin yazılı olduğunu gördü. Allah onları kahretsin. Đkram edilen kahveler yudumlanırken. Korpsi.. Öngörüsü değişik şekilde gerçekleşse de onun vasiyetine uyarak doğan çocuğuma ‘Varol’ ismini koydum. ruhsal ve doğal annesi ise Med’di. Ber... "Onlara uzanan ellere lanet olsun.. Kitabı yayınladığımız takdirde öldürmeleri için bir neden kalmayacaktır.. başıyla olumladı. Yarından tezi yok.. "Med’in anne ve babasının meslekleri hakkında bilgin var mı?. Korpsi. * ** Ber." "Korkunun ecele faydası yok.. Öldürülmüştü.. Ayağa kalktı. kötü ruhların düşmanı iyi bir ruhtu.. " dedi. yanında bulunan baklava kutusu görüntüsü veren paketi Ber’e uzattı.." "Her ikisi de bilgisayar programcılığında uzman olarak tanınırlardı. Kişiliği oluşturan ruh cevheri Ber ile Med’in ruhsal birleşmeleri sonucuydu. O.. Belki de karşısında bulunan şahıs." Ber. o grupların yetkili görevlisi de olabilirdi.. uyguluyor. Neden şimdiye kadar düşünememişti.. hem de benim canımı alacaklar. gerektiği yerde müdahale ediyordu. Kitabı bulamamalarının nedeni bu.. bunun için gerekli tüm düzenlemeleri yapıyor." diyerek lanetliyordu.." "Soru sorma. "Kitap nerede?" diye sordu.. zihin etkilemelere karşı durma tekniklerinden yararlanarak bugüne geldim. Kırmızı kurdela ile süslenmiş paketi açan Ber. geçmişte yaşadığı Med’le bağlantılı tüm olguları. Bu durumda Varol isimli çocuğun biyolojik annesi Yansı’ydı. Merak etme. Ber. tüm benliğini kapladı.. sorduğu soru üzerine irkildi. . geçmişte olanlardan ve Med’den söz ettiler. Med. "Hesabı öde! Seninle birinin evine ziyarete gideceğiz... "Korkmana gerek yok. Bana güven.. Bu durumda hem kitabı elde edecekler.. Ondan önce oluşan birleşmede ruhsal bedeniyle Med’di ve sanal seksten bile öte birleşme sağlamışlardı. Bir gün bir boşluk bulup zihnime gireceklerinden o kadar çok korkuyorum ki.Ber. Korpsi. "Med’den elde ettiğim zihin koruma. O. Korpsi ile Yansı. olayları seri halde zihninden geçiriyordu. Ber’in korkusunu sezmişti. fiziksel olarak Yansı ile birleşme sağlamışsa da gerçekte Med’in ruhuyla gerçek cinselliği yaşadığını duyumsadı. Ayrıca her gözlemelerinde onlar için çok önemli sayılmayacak küçük sapmalar meydana getirerek dikkatlerini dağıtabiliyordum." Her şeyin yerli yerine oturması Ber’i mutlu ediyordu. artık beyinsel gücümün de etkisini yitirdiğini seziyorum... "Yanında taksi tutacak kadar paran var mı?" Korpsi.. kitabı internette yayınlatmaya başlayacağım. Ama. aşındırmadığım hastane kapısı kalmamasına karşın... Karşısında Ber’i gören Yansı kapıyı suratına çarpacakken. "Benim ne kadar çok çocuk istediğimi biliyordu. Ama o geri dönmüştü." Korpsi. Kısırlığımın tedavisi için gitmediğim doktor... Hatta erkek çocuğum olursa ismini ‘Varol’ koymamı istemişti..... Cinayet haberini aldığı gün olduğu gibi bardaktan boşanırcasına yaşlar akıyordu Yansı’nın gözlerinden.. Yansı ise Med’in arkadaşı olduğunu duyduktan sonra anımsamıştı Korpsi’yi. yine de ‘ümidini kesme bir gün çocuğun olacak. Yansı’ya ve Korpsi’ye bu içsel yorumlarını aktardığında hiç bir itirazla karşılaşmadı.

çocuğu görmek için teklifsiz her an gelebileceğine dair Yansı’nın.. Çok önemli.. Yansı’nın.. Korpsi.." dedi... Kocam ölmeden önce.. Şu an." "Yargı Başkanlığı.. dolmuşun müzik setinden çıkan Markız’ın ‘kıvırt ve kıvırttır... Ama doğal yapısı istemediği halde buna neden olmuştu. şeklindeki beyanımın aslı yoktu. diğer üç kişi gibi preslenmiş vaziyette. Açtıkları kapıyı dışarıdan örtecekleri anda. Ad kenti Yargı Binasında görevli Devlet Avukatı EmKul idi. Yargı binasına yakın durakta ininceye kadar Devlet Avukatının bu kadar acil aramasının ihtimali nedenlerini boşuna düşündü... Bu ses ve bu parça aynı zamanda geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyordu. Normalde soğukkanlı bir ses tonuna sahip olan Emkul. "Đsabetli bir karar vermişsin.Ber... Düşünceleri kesik kesikti. "Yani. durakladılar. "Kürtaj yaptırdığım takdirde ölüm riski alacağım. derin ve mırıltılı bir ses tonu ile konuşuyordu. kesik. 43 Dolmuşun en arka koltuğunda oturan dört kişiden biri olan Ber." Ber." diyerek devamını istedi. geçmişten ve gelecekten önemliydi. Hoş geldiniz. "Derhal geliyorum efendim!. "Bunların daha önceleri farkında olsaydım. "Ber Bey!. Devlet Avukatı Emkul’un makam odasının önünde bulunan görevliye.’ isimli parçası da bu sıkıntıya eklenerek Ber’i terletiyordu. görüşme isteğini belirtince derhal içeriye buyur edildi.." dedi. Varol’u öpüp okşadıktan sonra annesine geri verdi. Arayan. Belirli bir olasılık aklına gelmemişti. Bu yüz-den hamile olduğumu öğrenince hiç düşünmeden doğurmaya karar ver-dim. yeniden düzenlemek olasılığı yoktu. Yansı’dan özür diledi... Sabahtan beri sizi arattırıyorum." Yansı. Anda ve dolayısıyla gelecekte ise düzenleme yapabilmek. Devlet Avukatının telefonda açıklama yapmayacak kadar önemli bir konu için kendisini aradığını duyumsayarak. kalkmaları gerektiğini işaret etti.. Aksine. bu kez bir sırrı olduğunu ve bunu anlatmak istediğini söylediğinde. Lütfen yanıma kadar gelir misiniz?." *** .. Soluğu yargı binasında almıştı. Ber ise Varol isimli çocuğunu görmek için Yansı’ya ricada bulundu. Ber ise artık geçmişinde boğulmak istemiyordu. işler nasıl şeklindeki genel konuşmalardan sonra çağrılış nedenini öğrenme şerefine nail olmuştu..... irade gösterebilmek olasılıkları mevcuttu. Çocuğun babası olduğumu derhal kabul ederdim...." Ber. sözlerini duyan Ber. Diğerlerinin yerlerinden alıntı yapmayı oda istemezdi. "Đçimde kalması beni rahatsız ediyor. Ber’den beklediği kızgınlık tepkisini alamamıştı.. Geçmişi silmek. Yanlardan preslenmek dışında. Dört kişiden biri yatay ve dikey genişlik yönünden normalin çok üzerindeydi. Cep telefonunun çalmasıyla uykulu gözleri iyice açıldı." yanıtını aldı. inecekleri durağa varma anının biran önce gelmesini bekliyorlardı.. ne seni ne de avukatını yormazdım.. "Sizin hakkınızda bir soruşturma başlatmamız istendi Ber Bey!" "Şikayetçi kim?... Çıkmak üzerelerken. minnetli teşekkürle karşılık verdi... pek çok doktora gitmemize rağmen çocuğumuzun olmadığını anlatmıştım.

." Ber." "DeşifMan isimli yabancı uyruklu biri. Buna karşı yanıtınız nedir?. uyruğu da belli. Ber." "Ulusal güvenliğin arkasına sığınanlar DeşifMan’ın deşifrezisyonundan rahatsızlık duymuşlar galiba. olan hızlılığı ve heyecanı garipseyerek. Yasa böyle buyuruyor." "Sorulara yanıt vermeme hakkınız var.. ‘Đyi Ruhlar. Yargı başkanlığının suçlamasını dinlediniz. katil değildir. masa kenarında bulunan çağrı ziline bastı. biliyorsunuz." "Almış olabilirim. Secret’in bürodan ayrılmasından sonra bir şeyler atıştırarak çalışmasına devam etti.’ ibaresiyle düzenlenen tutanağın altını. Devlet avukatının suskunluğunu bozmaması üzerine. Bugün tüm mesaisini bu işe harcayacaktı. *** Akşama kadar arada Secret’inde yardımlarıyla süren çalışması sonucu Med’in kitabından şimdilik. Sanığın işlediği iddia edilen suçun sacayaklarından biri değildir. adres olarak Ad kentinde bulunan bir adresi belirtmesi için onu yönlendirmiş olmanız. "Yargı Bakanlığı birine ceza verme amacı taşıyorsa ifade verip vermemenin de önemi yok.. sadece yüz yirmi sayfayı tarayıcıya okutarak." diye sordu.. Sadece hukukçularda oluşabilecek bir renkti... Gelen odacıya. Devlet Avukatının yüzünün rengi kırmızıya yakın bir ton aldı. Çokta önemli bir durum değil kanımca. Vekaletnamede kimlik tesbiti yapılmış. " "Bunda yasaya aykırı bir durum yok ki... Đşinin bitmesi üzerine makam odasından ayrılan Ber. "Buna mecburum.. soruşturma sonucunun kendilerine gönderilmesi içerikli talimatnameyi. SodGom Devleti organları kendi yasalarını bile askıya almış görünüyor.. Noterde vekaletname düzenlenirken şahsın yanında bulunarak.. Dava açımı konusundaki görüş raporumla birlikte gönderilmesini talep etti. ." Devlet Avukatı.. taraflar imzaladı. Ad kentinde bulunan bir akrabasına ait olduğunu belirtmişti. olduğunu anımsamıyordu. "Ben bırakın DeşifMan için bir başkası için dahi noterde avukatlık vekaletnamesi için bulunmadım şimdiye kadar." "Her neyse... afaki suçlamaya karşı yanıt vererek. Vekaletname tek taraflı bir işlem ve hiç bir avukatın noterde bulunmasına gerek yok.. O Ad kenti adresini bende sordum.. Bu hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçirmemi istiyor musunuz?" "Evet!" diye yanıtladı Ber. "Gerçekten ifademi alacak mısınız?.’ sitesinde yayınlamaya başlamalıydı. Zamanı daralıyordu.’ sitesine kaydetme uğraşındaydı. Bu nedenle görevinizi kötüye kullandığınız yönünde rapor düzenlenmiş. yasal olmayan suçlamalarını ciddiye almış olurum..." dedi. Đsmi?. "Şikayet konusunu öğrenebilir miyim?" "Bundan yedi yıl önce Ulusal Güvenlik alanına giren bir konuyla ilgilenmek için bir şahıstan vekalet almışsınız. Böyle dayanaksız. Başka sıkıntılar olmadan Korpsi’den almış olduğu Med’in kitabını tarayıcıdan bilgisayara verip." dedi. gerçekle ilgisi olmayan.. yazmanı çağırmasını emretti... Ber’e karşılık vermek yerine.. Katili savunan avukat. "Suçlama onun avukatlığını neden yaptığınız yönünde değil. bilgisayara kaydını yaptırabilmişti. Bu yönüyle ifadenizi almak durumundayım. Hani. Bu kez bilgisayara yüklediği yüz yirmi sayfayı ‘Đyi Ruhlar. Yerel bir gazetede yayınlattığı "Birleşik Derin Devleti ile Sodgom Ülkesi Derin Devleti arasında imzalanmış gizli protokoller" konulu yazısından dolayı kamu vicdanı adına açılan davada onu avukat olarak duruşmalarda savunmuşsunuz. dün akşam üzeri faks geçti. Đfadelerinde bağlı olduğu ülkedeki ikametgah adresini zaten belirtmiş." "Dava açılması gerektiği konusunda görüş bildirildiğine göre işi bayağı ciddiye alıyorlar...... Yargı başkanlığı yirmi dört saat içinde soruşturmanın tamamlanması. "Evet!.Yargı Başkanlığının ilgi alanına girebilecek bir eylemi. Bunun suç olmadığını Yargı Başkanlığı da biliyor. O da suçlamanın dayanaksız olduğunun bilincindeydi ve hukuksal utancı temsil eden bir renge bürünmüştü. suçlama konusunu.. ‘Kanunsuz suç olmazdı?. Avukat temsil ettiği kişinin sadece savunma sacayağını temsil eder. Ber’ dönerek..." ‘Sanık ifade vermeme hakkını kullandı. Her gün tam mesai yaparak ancak bir haftada bitirebileceğine inanıyordu.. Đnternet bağlantısından sonra sitenin adresini yazarak okeyledi. bu kırmızılığı tecrübeleriyle biliyordu. ofisine çabucak varmak için adımlarını hızlandırdı..

Ber. gelen mesajı garipsedi. Sayfayı kapadı. arka fondaki figürleri izlemeye çabalıyordu. Ber. Ekran yeniden donmak üzereydi. meyvesini verecek gibiydi. Web sitesine neden giremediğini şimdi anlıyordu.. her nasıl yapılmışsa siteye ulaşmasını engelleyici kalkan oluşturmuştu. seri devinimlerde bulunan görüntünün ve sesin yavaşlamasını sağladı. bilgisayarı yeniden başlatmak için düğmeye basacağı bir anda. Dondur. Haberin olsun" yazılıydı. Mesajda. Birden hata mesajıyla karşılaştı. Ber. Ber. Ekran dondu. bir taraftan dansözü ve kıvırmalarını izlerken diğer taraftan arka fonda bir görünüp kaybolan yazıları okumaya. bekle-gör modundaydı. Değişim. Gri renkli helezonik şeklin yayları. Siteye bulaşan virüs programının bir oyunu olabilir. ‘Bir daha denemelisinAntivirüs Deson&Neson’ yazıyordu. Müziğe uyumlu hareketlerde bulunarak gitgide ritmini yükselten dansözün seri kıvırmaları nedeniyle bir süre sonra arka fonu tamamıyla kapatmıştı. kuşkusu duyumsamasına rağmen. şeklin üzerinde bir mesaj kutusu oluştu. Mesajda. Ber de normal bir insan olarak korkuyu duyumsadı. Telefon hatları çok dolu galiba.Anti virüsDeson&Neson. Çaba. dondur komutunu iptal etti. gitgide insan figürüne dönüşmeye başlamıştı.. görüntüleri sallanan kıyafetleri ile yaptığı hareketlerle kapatıyordu. Mesaj. temizleyemedim. Bilgisayarın komut merkezi ayarlarından. Değişik şekiller.’ yazılı mesajın direktifine uygun hareket etti. komutuyla alanı dondurdu. Sayfaya tekrar girmeye çabaladı. güzel bir dansöz görüntüsü alıncaya değin sürdü. garip figürler oluşmaya başladı. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla karşılaştı. yavaş hareket butonuna basarak. Yeniden açılan programda bu kez donma yoktu.. Deson&Neson lisanslı anti-virüs yazılımı bilgisayarında kayıtlı değildi ve ilk kez bu isimde bir yazılımı görüyordu. Hedef üzerinde imleci sabitleyerek tıklayacağı anda şekil yeniden değişikliğe uğradı. En güncel anti-virüs programlarını çalıştırdığım halde. Bu arada bilgisayarın hoparlöründen ürkütücü mekanik çığlıklar duyuluyordu.. bu animasyonal sessiz hareketleri bir süre izledi. Yeniden internet bağlantısı yaparak. Şekil değişmeye. Yaylanma hareketlerinin serileşmesi nedeniyle bir türlü en üstteki yayın arasını tıklayamıyordu.. arka fonunda arada görünen yazıları. sanki bir şeyleri harekete geçirmişti. ‘ilerle!’ diyordu. Virüs. ekranı tamamen kapladığında. yukarıdan aşağıya doğru bir pompa gibi çalışmaya. Bu sırada helezonik yaya benzer bir şekil ekranı kaplamaya başlamıştı. . karma renkler almaya. Bu esnada masa üzerindeki cep telefonu mesaj uyarısında bulundu. web sitesinin teknik sorumlusu ‘TekSor’dan geliyordu. ses ise badanajlı homurdanmalar düzeyindeydi.. Yinelemeler önceki sonucu değiştirmiyordu. Teknik sorumlu bu sorunu çözemediğini belirtmişti. Đçindeki ses. ekranın ortasında oluşan bir mesaj kutusu gördü. Dansöz kıyafetli kadın figürü daha önce görmediği güzellik ve işvedeydi. Bu şekil. ‘Đyi Ruhlar’ sitesine girme teşebbüsünde bulundu. Bir kez daha sitenin ana sayfasına girmeyi denedi. Değişen pek bir şey olmadı..Web sayfasına giriş için ilk kez bu kadar süre bekliyordu. Netleşen figür usulca kıvırmalardaydı. Sesler ve renkli görüntüler korkutucuydu. Tekrar helezonik yaya dönüşen şeklin üst aralığını tıklamak için harekete geçtiğinde.. Sanki hedef ile imleç arasında manyetik bir alan oluşmuştu. ‘Durdur’ bütonuna basarak yenile komutu verdi. Mesaj kutusunu kapattı. Şimdi şekil ağır çekimlerde. imleci hedefe yaklaştırdığı anda geri püskürtüldüğünü gördü. renkler göz kamaştırıcı. Đlk tıklama sonuçsuz kalmıştı. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla yeniden karşılaştı. "Web sitemize virüs saldırısı oldu. Şekil.. Đmleci alanın ortasına getirdikten sonra. Ama. denileni yaptı. diye düşündü. sesler kulak okşayıcıydı. Kısıtlı bilgisiyle kendisinin özelde yapabileceği artı bir şey yoktu.. ‘Helezonik biçimin en üstteki yay aralığını tıklat. Dansöz. Beş dakikayı aşkın süreye rağmen bir türlü ana sayfa görünmemişti. Bilgisayarı yeniden başlatmak zorunda kaldı. Đnternet bağlantısını koparacağı esnada. başlamıştı. Üst yazılar görünür hale gelmişti.

" "Đlerlemek. daha kıvrak danslarımı sunduğum web siteme bekliyorum. Đyi Ruhlar web sitesine yapılan virüs saldırısı nedeniyle oluşan figürlerin davranışları. Bu mesajların bazılarında. yükselmek istiyorsanız benim gibi bir sağa. bir arkaya bir öne kıvırmalısınız. Benim giydiğim.’ linkini tıkladı. Olabilir miydi?. iyi ruhların mücadeleyi başlattıklarını ve alan olarak interneti tercih ettikleri anlamındaki sözlerini anımsıyordu. Alt ve üst grupları ayıran yatay çizgi silindi. Bu uyarıdan sonra monitörün ekranındaki görüntü yatay olarak ikiye bölündü. harfsel değişik simgelere benzeyen mermiler atıyordu. Dansöz’ün şeffaf ve kat kat elbiselerinin altından sırasıyla bir çok yazılar çıkmaya başladı. Bilgisayarın hafıza kayıtlarında böyle bir yazılım programının yüklü olmadığını.. kıvırttır.. kusmak üzereydi. Sanal yaşam ile gerçek yaşam neredeyse birbirinin içine girmiş. arada kapanan. Normal sayfanın ortasında beliren mesajda. imleci kadehe doğru getirerek tıklayacağı esnada. Şimdiye kadar şüpheyle baktığı sanal olayların bir çoğu gerçek alemde karşılığını bulmuştu. Simgesi yok olanın figürü de yok oluyordu.. gerçeklikle.. iradesi dışında hayrına yardıma koşmuş olabilirdi diye düşündü. Bu uyarı irkilmesine neden oldu. Eşit bölünen ekranın üstünde dansöz figürü. Her bir figürün küçük parmakları rakamsal. Belki de. kulaklarını ezgiden alamıyordu. Gözlerini dansözden. kıvırmaya başladılar.. Attıkları. .. Dönmenin hızlanmasıyla figürler bir kasırganın ancak Arizona çölünde oluşabilecek hortuma benzer görüntüler sunmaya başlanmıştı. bazılarının da üçüncü cins olduğu arada görünen cinsel organlarından anlaşılan bu figürler.. sanalında tanıştığı ve yüzlerini gördüğü bu insanların aynı kişiler olduklarını Yansı’nın evinde bulunan aile albümündeki fotoğraflardan öğrenmişti. Karınca büyüklüğündeki figürler. Đçinden bir çok dansöz kıyafetli figür çıktı. gecenin karanlığına kalmak istemiyordu. Hafızasını yokladı. Yirmi dakika boyunca süren bu karşılıklı simgesel savaşım sonunda üstte bulunan figürlerin tümü yok olmuş. ‘program bul’ komutuna "Deson&Neson" yazarak arattırdı. Bunları daha sonra irdelemesi gerektiğini düşünerek. Bazılarının erkek. Oturduğu koltuktan ayağa fırladı. Đşlemlerinize devam edebilirsiniz. bir kırmızı. arada açılan.. Ezginin sözleri. bir sola. çoğaldıkça çoğaldı. altında kalan ekran ise görüntüsüz ve boştu." isimli parçasındaki sözlerine aşırı benzerlik taşıyordu. Midesi bulanıyor. bilgisayardan "Sakın yapma!" bağırtısını algıladı. hızlı bir şekilde karşı alanda bulunan figürlere ulaşıyordu." isimlerini sanki daha önceden duymuş gibiydi. Med’in anne ve babasının isimlerinin Neson ve Deson olduğunu. bir gri ve karma renklere dönüşen kıyafetleri giymelisiniz ve ayrıca ortama uygun sesler çıkarmalısınız. atılan simgelerin kendilerine deymesini önleyici. Ber. Neden olmasın dı?. yeni bir programdı ve yazılım şirketi. Đsimler de yabancı gelmemişti. ana dansözün etrafında belirli bir yörüngeyi takip eden uydular gibi dönerek.. Med. bunun karşısında onların yok edilmesine benzer bir olayı rüyasında yaşamamış mıydı?. alt ve üst de bulunanlar birbirlerine karşı simgele savaşımı başlamıştı.. açılan web sitesinin ana sayfasına girerek. Aniden anımsayan insanın davranışını sergiledi.. Markız’ın "Kıvır. "Zengin olmak istiyorsanız bu mesajı tıklayınız!. Sanal. sayesinde gerçekleşen sanal görüşmelerinin birinde ilk ve son kez görüdüğü Deson ve Neson’un. Deson ve Neson ismine sahip kişilerle Med sayesinde sanal alemde tanışmıştı. karışmaya başlamıştı. gerçeklik ise sanalla karışmıştı. bir yeşil. Deson&Neson" yazıyordu. Kıvıranlar kıvırmalarını bırakarak. Bir duyuruda bulunmak istiyordu.Ber. Ekran normal görüntüsüne dönüşmeye başladı. Zihninden ihtimalli düşünceler geçti. "Deson ve Neson.. Belki de yaşatılmıştı. Onları izleyen Ber’in beyni dolanmaya. Üstte kalan dansöz figürü doğum sancıları çekiyor gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı.. ‘Med’den alıntılar." "Elimdeki şarap kadehinin üzerini tıklayarak. bir kısmı da kendiliğinden kaybolmuştu. Kumarhanemize bekliyoruz. Yazı karakterini büyük ve altı çizgili olacak şekilde ayarlayarak.. "Tüm virüsler silinmiştir. hipnoz olmuş gibiydi. yok edici simgeler oluşturdular.. bazılarının bayan. homojenleşmişti." Ber. Şimdi. yüklenmediğini bir kez daha anlamıştı. alttaki boş alanda bir takım figürler belirdi. Bu arada.. Ber.

. alacağında şahin olan." "Amaç ve çıkarları için kullanıp. Ad kenti.9mm. Mesajlar üst üste geliyordu.. aldığımız eğitime göre yaptığımız soygun uygulamasında ölümle anında infazımız yapılırken. "Ölüm Sessizliği Mahallesi. DüzĐzUygDen-Dom Holding co.Kur&Bes. kaydet komutunu kullandı.. eşitsiz. Mesajı açtı. Yerel Düzenleme Grubunun deşifresi. etkili.. iradem dışı düzenlemelerle.Đstersem Soyulurum Bankası Geçmiş Güvenlik Görevlisi. ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. kullandırarak kanların dökülmesine neden olanları. Şti.." Birileri kendisiyle kafa buluyordu. Sitemizde bölümler halinde yayınlanacaktır. hortumcuları cezasız bırakan çelişkili.Avukat Artsa. gerçeği gizleyenleri. Bir mesaj daha geldi. beynimi etkileyerek beni çıldırtan ve intihar etmeme neden olan fiziksel ve ötesi dünyanın kötü ruh gruplarını çıldırtmaya geldim."Faili meçhul bir cinayete kurban giden ve sitemizde yayınladığımız birçok yazının esin kaynağı. yurt dışında bulunan Genel Düzenleme Merkezine de ulaşılmış olacaktır. faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasıyla gerçekleşecektir. onun gibilerden ve onu oynatarak. web sitesinden çıktı. onunla oynayarak. Mesajda.Mar Kenti Yerel Ozanı." ana başlığından sonra altına ‘Đlk yüz yirmi sayfa-sı. Tut-Bırakma KursEvinde soygun eğitimi almamıza neden olanlardan. Özelde. – Rutbin.. "Sesimi duymayan kulakları açmaya. bu acıyla kalp krizi geçirerek fiziksel yaşamdan ve çocuklarıma doyamadan erken ayrılmama neden olan sorumluları sorgulamaya geldim. katline ferman verenlere ve yandaşlarına yararlı olabilecek şekilde sözlerini kısmen değiştirerek.’ hesap sormaya geldim. ocağımızı söndüren." "Kasırga kadar büyük. Ad kenti Mahalli Düzenleme Grubunun ve yan kollarının barındığı adresi bildiriyorum. bireysel çıkarları için halkları kandırmak amacıyla hareket edenlere bir kaç ezgim olacak.. bu dileğimi kulak arkası ederek.’ isimli kayıp kitabı bulunmuştur. Sağlıksız çocuğumla eşimin geleceği için görevimden alınmamak ve hatta bir kaç kuruş daha fazla para kazanabilme ihtimaliyle KursEviEğitmen’inin elindeki silahına bedenimi hedef göstermeme neden olanlardan. beni görmeyen gözlerin görmesini sağlamaya.. insani değerleri satanları ve alanları." . alt uygulayıcılar tarafından hunharca yargısız infaz edilmiş olan değerli arkadaşım Sapcanedost’un.... "Borcunu ödemekte hindi. okuduğu mesajları silmeden minimize ediyordu. bu mesajı da açtı. Uzi sokağı. Ber. "Đşlemediğimiz bir suçtan cezalandırılıp. No.’ yazarak link oluşturduktan sonra anılan yeni sayfaya." Ber." "Düzenleme Grubunun raporlarına karşı insani değerler anlamında sürekli sapma oluşturması nedeniyle.’ yapan düzenleyicilerden. dehşetli ve korkunç hortumsal soygunla iş bulma olasılığının neredeyse sıfırlanması karşısında düşük ücretlide olsa bulabildiğim ‘Đstersem Soyulurum’ isimli bankadaki güvenlik görevimde. Çalışmaya devam edebilecek enerjisi kalmamıştı. bilgisayarda kayıtlı dosyasından kopyalayarak. asıl adı Medayih olan Med isimli Psikologun. Netten ayrılacağı esnada. ‘mesaj geldi’ uyarısını yeniden aldı. Mesajda. dolmuş parası dilendirecek aşamaya getiren büyük soyguncuları. gruplarında tartışmaya dahi açmayan ‘Đstersem Soyulurum Bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanından.. Bes ve Kur’un bu soygunu gerçekleştirmesine ortam hazırlayanlardan.. beynimi belirli kurallar ve korkularla yıkayarak beni ‘Kraldan kralcı. yapıştırıp.Annen. uygulayıcılardan.. adaletten uzak yasaları ve düzenleyicilerini sıgaya çekmeye geldik. Mesaj. mezarı başında edindiğim duygularla çıkardığım ezgiyi. kendisine mal eden sanat hırsızı Markız’dan. ölüm anımda son arzum olarak kızıma bakılmasını dilediğim halde. senaryolarını fark eden ve bunu açıklamak isteyenleri anında yok eden düzenleme grubunu ve yandaşlarını deşifre etmeye geldim. Yerel Düzenleme Grubunun sorgulanmasıyla. kendisinde kayıtlı olmayan bir e-posta adresinden geliyordu. Kullanıcı modunda kontrol ettiğinde kaydın hatasız gerçekleştiğini görerek.

Siz ve yardakçılarınız benim adımı kullanarak oluşturduğunuz tarikat veya başkaca adlarla. bir kısmını eksilten. safdil inanmış gönüllerin farklı yorumlamalarını sağlayarak. Tasavvuf felsefemi. kola. onların Dünya’yı kendi cennetlerine çevirmelerine basamak olan bazı ‘abi’ lakaplılarına sözlerimi anlamlandırmaya geldim. örgütlerin. mazlum kölelere korunmaları için gladyatör arenasında kullandığım kalkanımı hediye etmeye geldim. emekçilerin seslerini pasifize etmelerine daha fazla sessiz kalamadım..’ öğretimi bu yönüyle de açıklamaya geldim. göğüs boşluğuna şiş ve bıçak sokmayı kanıt olarak kabul etmiyorum. din. semazen ve raksına indirgeyerek salt turizmden gelir sağlamaya çalışanlara ve onlara uyanlara.... bırakın bu kademeye gelmeyi. Beni bazı safdil müritleriniz mi sandınız. Kötü temelde kin.." "Irk. haramı kendisine ilke edinmiş fakirlerin sofrasından çalan hırsızlarla ortak hareket ederek ve aynı masayı paylaşarak patlayıncaya. birkaç ilahiye.Bir Materyalist felsefeci.– Bir Filozof" "Ülkeleri ülkelerle. ‘Bir nehirde iki kez yıkanılmaz. Bakalım tavuk parçacıkları birleşip canlanabilecek mi? – Bir Tarikat Lideri " "Aynı makus tarihi bilerek ve isteyerek defalarca yaşatanlara. ‘Zalimler için bir anlamda Dünya’da onların Cehennemi sayılır. çatlayıncaya kadar yemenizden şişen göbek derilerinizde def çalmaya geldim. şeytan. artı değer olduğu ve sermaye tarafından sömürüldüğüne yönelik tespitlerimi içeren felsefemi kullanarak. ıslah olma niyetinde olanlar için umut dergahıdır. ülke insanlarını birbiriyle ve kendi yararlarına vurdurtan. bozgunculuk.. Onlar.. ülkeyle kendi insanını. torunlarımızın zararına. Zalimlerden olanları dergahımdan ve çevresinden kovmak için geldim!."Emeğin. ilişkide bulundukları veya bulunmak istedikleri çıkar gruplarıyla ortak çıkar hesabına girenlere. Ama boğaza. yaşamasına neden olanlara karşı duruş göstermeyenlere.’ O halde kanıtlayın. görüş ayırımı gözetmeksizin herkese ve herkesime yapmış olduğum insani temelde kardeşlik çağrı özünü saklayanlara. Kendi partisinden olan şeytanı ise melek gören ve gösteren.Bir Kuran Yorumlayıcısı" "Đnsan sevgisi dolu değerlerimizi bir kaç folklorik ögeye. dil.." "Kendi partisinden olmayan meleği. kırdırtan. Biraz önce yemiş olduğunuz ve şu anda önünüzde olan tavuk parçalarına "Kum Biiznillah! (Allah’ın izniyle kalk!)" deyin. Kurân tefsiri dergilerimi çıkar amacıyla kullanan. iç ve dış sermaye gruplarına kendi bireysel çıkarları için boyun eğmesine..’ içerikli yorumlarıma karşın zalimlere kan ve destek veren ayrıca bu anlayıştaki politik kişileri överek onların alt tabakayı sömürmesinde. benim dergilerimi okuyarak aydınlanan öğrenci ve öğrenci adaylarıma liderlik yaparak çıkarları için... uzun yıllar geçmeden.. bazı işçi sendikası yönetici ve üyelerinin. bir kısmını hasıraltı eden. ‘Zalimler için ve zalimlerle işbirliği yapanlar için yaşasın cehennem!’ ..... kendi bireysel çıkarları için bazı iç ve dış sömürgecilerin lehine zihin kontrol yöntemleri. onları köleleştiren tüccarlara karşı. beyin yıkamalarla hizmet sunan bir kısım meslektaş- . ‘Biz o kademedeyiz mi diyorsunuz?. tavsiyelerimin aksine hareket eden ve etmelerini sağlayanlara. belirli çıkar yapılarını oluşturan bazı aydınların. bir kısmını değiştiren. ilk kademeyi dahi atlayamadan helal olmayan rızklardan. –Bir Halk Ozanı" "Kıssalara girmiş olan ‘Bir müridin nefsini tüm kötülüklerden temizleyinceye kadar bir lokma bir hırka düsturuyla hareket etmesi gerektiğiyle ilgili tavuk öykümü bazılarının kafasına vura vura anımsatmaya geldim. anlayışıyla hareket eden siyasilerden ve siyasetten uzak durulmasını defalarca tavsiye etmiş ve bu anlayıştan Allah’a sığınılmasını beyan etmişken. belini. -Bir Tasavvuf Grubu Lideri. Dergahım.. dilini Hızır paşaların hizmetine sunan bir kısım sahte canların ve onların peşinden giden bazı safdil canların kulaklarına yeni ezgilerimi üflemeye geldim. Bağırtım kulaklarınızı ve ceplerinizi delecektir. nefret. kardeşlik felsefemin manevi atmosferini tamamıyla yok etmek üzereler. zulüm yapma amacından vazgeçmeyenler için ise umutsuzluk dergahıdır. – Bir Gladyatör" "Sömürgeci ülkenin askerine karşı canımı ortaya atarak attığım ilk kurşun anının üzerinden. mezhep... elini.. ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganımla.. bir kaç ezgiye hapseden.

. bazen bir kitapta. insanların gördüklerinin yanılsama olduğunu öğretmeye.. Tarih yeniden yazılacaktır. Veba her yerde. onları mağara dışına çıkararak yaşamın gerçekliğine bakmalarını sağlamak için geldim. – Bir Gazeteci. Ne elde edildi?. Annem acıma dayanamayarak öldü... Akan masum insanların kanı sizin kanlarınızın renklerine yakın renkler değil miydi?. Başka çıkar yol gerçekten yok muydu?.. – 11 Eylül Saldırısının Maktulleri. zamanla eleştirdiğim özellikteki kalabalıklara karışmış olduklarını görüyorum.. bu deneyimden yararlanmalarını yasaklamaya.. din ayrımı gözetmeksizin ülke ülke yaptığım Kelle koltukta mücadelemi. Doğrumu bu?.larıma kanlı gömleğimi utanç duymaları için hediye etmeye geldim.. bazen darağacında. – Bir Yazar" "Oynanan oyunlara karşı demokratik tavır koyup. bazen bir tiyatro oyununda. Bu bir Habil-Kabil savaşı olacaktır. ‘Durun kalabalıklar!. yarar temin edenlere... Kimin içindi?. Bütün bunlar ne içindi?.. duvarda oynattıkları kuklalarla oyalayan kötü güce nispet. Yanıtını bildiğim soruyu.. amacı dışında ve kendi çıkarlarına kullananlara. Yanlış mı görüyorum?.. demokrasinin ve demokratik uygulamaların önündeki tüm engelleri kaldırmak ve oyunları boşa çıkarmak yerine." "Veba her yerde. Bazı kitle iletişim araçlarını da kullanarak belirli koşullandırmalarla toplumun ve bireyin iradelerini ve zihinlerini etkileyerek... Yanlış mı duyuyorum?. Dereceli gözlük ve kulaklık almaya geldim!.... bazen bir reklamda.." "Halkı soyan derebeyden alıp soyulan halka dağıttığım efsaneleşmiş hikayemi tersine çeviren eşkiyalara ‘yuh’ demeye geldim." "Dünyayı mağaraya çevirerek insanların dışarıyı görmesini engelleyen. Önümde yok edilmiş bir ömür. silahı tek çözüm yolu olarak gören oluşmuş veya oluşması sağlanmış illegal örgütün üyeleriyle zorunlu askerlik görevim esnasında yakın ve sıcak temasta yüzleşmem sonucu öldürülmüş bulunmaktayım.. – Halk kahramanı Bir Milis.. kötü olduğuna inanmayanlara.. Bir kez daha.. Legal ve illegal şahin gruplarına soruyorum Merak ediyor ve soruyorum. Birkaç terapi seansları sonucu açığa çıkacak bilinçaltlarını hep birlikte izlemeye davet ediyorum... Babam hala bunalımda. Çocuk getirilmesi rica olunur. bu yolun çıkmaz sokak olduğunu. belki de binlerce kez daha bu şiirimi okumaya geldim.. Đzlemek ücretsizdir... bazen bir filmde. diyerek taptığımız ülkemizin derin devleti yöneticilerinin savaş bahanesi elde etmek için azmettirmesi ve yardımıyla gerçekleştirilen saldırıdan sorumlu olanlarla zihniyet mücadelesi yapmaya geldik. baskıdan ve şiddetten medet uman şahinlerin yanlış politikaları yüzünden. koşullanmayla ilgili köpek deneyimi. – Bir Filozof..." "Kalabalıklara.. bazen bir ufak yazıda. torunumun yaşmağını çıkarmadan giremeyeceğini mi emrediyor ?." "Đşgalci devlet askerinin kızımın yaşmağına el uzatması üzerine kentte başını çektiğim direnişle kurtulan bölgemizdeki üniversiteye emanet ettiğimiz insanların bazıları." "Baba. bazen bir oy pusulasında. durmaları ve farklı düzgün bir yol izlemelerini içeren şiirimle başkaca şiir ve yazılarımı okuyup benimseyenlerin." "Psikoloji bilimi araştırmalarıma kaynaklık yapan. – Halk kahramanı bir eşkiya. onların kötü olduğunu kanıtlamaya geldim.. mitimi boşaltanlara karşı kendimi yeniden tanıtmaya geldim. beni bir tişört logosuna indirgeyerek tüketim toplumuna sunan.. Bazen bir müzik notasında. dil." . Değer miydi?. – Bir Gerilla.. – Yeğenin Mus. bazen bilgisayarda.!’ – Bir şair ve yazar" "Irk. Vebayı yeniden yorumlamaya ve vebadan korunmanız için dünyanıza şifalı bitkiler ekmeye geldim. Gözü yaşlı nişanlım bir başkasıyla evlendi... Đyi maske takarak örttükleri beyinlerinin bilinçaltlarına gireceğim.. insanları bu koşullandırılmalara karşı korunma metotları öğretmeye geldim. bazen bir seste. –Bir Psikoloji Bilimcisi" "Kötülerin. Bu benim en büyük uygulamam olacak. –Bir Psikanalizt.. bazen namlunun ucunda.

. Somaliler.. ve daha niceleri. Nagazaki mağdurları. Açmaya bile yetişemiyordu. ‘anı’da. kişilerini. egemen kötü ruhlara karşı bayrak açmıştı. Ölüm sonrası üzerlerine ölü toprağı serilmesi ve onların ‘gerçek’ gerçekliğini devam ettirecek dirilerin kalmaması üzerine ölü toprağı serilmiş yaşayanları uyandırmaya gelmişlerdi. Đnsanlık yararına olacak diyalektik. Göndericilerin isim ve tabiiyetleri mesajın içeriği konusunda duyumsamalar da veriyordu. Đçeriğini okumak yerine gönderici isimlerini okumaya başladı. Med ile anne ve babası olan Neson ve Deson’un sözünü ettiği savaş başlamıştı. Teksor’a bu yönde mesaj yazıp gönderdi. savaş medeniyetler savaşıdır.. Kıbrıslılar. Zihinsel hipnozun ortadan kalkmasına neden olabilirdi. sağır. Halepçe’liler. Bu bireyin iyiliğineydi. Kuveytliler. Yalan geçmiş üzerine bina edilen yapının. Afganlılar. Vietnamlılar. kör. Gelmekte olanları ise engelleyerek. Dünya uluslarının ve bireylerinin kardeşliği kabul ettiğimiz üst felsefe olmuştur.. Neden o da kendisine mesaj göndermemişti. ertesi gün alma kararı verdi. Evet. Böylece insanlık evrimi. olaylarını canlandırarak dirilişe geçmişti. *** . canavarlaşmaya doğru değil. Bizim tarafta. Yüzlerce mesajları bu akşam okuyabilecek gücü kendisinde bulamadı... Gerçek tarih kendi gerçekliğini yazmaya başlamıştı. sözcülerini tartışmaya geldim. Kızılderililer. yalan söyleyen tarihi yargılamaya. Iraklılar. ‘Uluslardan Sesleniş’ başlığıyla yanıtlar vereceğiz. Sanki. Onların ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmalarına. otomatik kayıt yapılmasını sağladı.. Đyi Ruhlar sitesinin teknik sorumlusuna. farklı din ve görüşten uluslar. bizzat gerçek tarih barındırdığı gerçekliğini. Zulme uğramış tüm dünya ulusları ve bireylerinden geliyordu mesajlar. ‘geleceği’ de yalanlarla dolu olacaktı. Anlamları algılayabiliyordu. olanlarında yeteri kadar kendisini temsil edememesi nedeniyle. Gelen mesajları kayıt klasörüne yönlendirerek. kötülerle savaşıdır. Koreliler. Peki. siyahderililer. Gelen ve kaydedilen mesajlardaki gönderici listesini gözleriyle tekrar taradı.. Hiroşima.. Yugoslavyalılar. iyilerin. Tarih. Rodezyalılar. anın ve geleceğin gerçekliğini de şeffaflaştıracaktı. Kolombiyalılar Liberyalılar. kulağı olduklarını söyleyen bir kısım yalan söyleyen tarihçileri ve onları motive eden güçleri bertaraf edecek gerçek tarihçilerin yeteri kadar olmayışı. sarıderililer. Dünya Derin Yönetimine bizlerinde diyecekleri olacaktır. Tanımadığı isimlerden de mesajlar geliyordu. Filistinliler. – Dünya Đnsanlarının Fiili Temsilcileri. onlarda ise derin yönetim ve o yönetimden arta kalanlarla beslenenler olacaktır. en sonunda seçilmişlerin bu şekilde ki felsefeye reaksiyon göstererek ve onların egemenliklerini sonlandırmak için aynı dış güçden referans almak zorunda kalmasına neden olanlara. Kamboçyalılar. gözü. Türkiyeliler. duygusuz olarak tanımlanan ve onun dili. Sanki Ölü Tarih hortlamıştı.. Şimdiye kadar dilsiz. insanlaşmaya doğru dev adımlarla ilerleyebilecekti. Birden. vatan millet. Tarihin gerçekliği. Bu savaş. Göndericilerinin bir çoğu kendisine yabancı gelmiyordu..."Dinler arasındaki ayırımları kullanarak el altından medeniyetler savaşı söylemini yayıp sonra inkar eden güç ve çıkar çevrelerinin oluşturduğu. Med neredeydi?. sitenin virüs saldırısından kurtulduğuna dair bilgi vermesi gerektiğini anımsadı. dıştaki büyük güçle işbirliği yaparak içteki egemenliklerini sürdürüp halkın seçtiklerinin hareket alanını ve halkın isteklerini yok edici daraltmalara neden olanların.. Sanal Đyi ruhlar. Cep telefonuyla. Tarih. gruplardan mesajlar geliyordu ve çoğu anlamlıydı. beyazderililer." "Ülke içinde karınca kararınca olan demokratik yapıyı türlü bahanelerle sekteye uğratan.. yakın tarihte yaşamış bir şekilde ölmüş veya öldürülmüş insanlardan.. Lübnanlılar. kendisini katleden yalancı tarihten intikam almaya onu yok etmeye gelmişti. Güney Afrikalılar. ilk kez bu kadar yalın gerçeklik sunuyordu. determinizm ancak bu bilinçle gerçekleşecekti. Đranlılar. – Bir vatansever politikacı" Mesajlar sayılamayacak kadar çok ve seri halde geliyordu.

" Bu şahsa bu gece suikast düzenleneceğine dair güvenilir olmayan bir kaynaktan bilgi aldım. Ben bir başka şahsın adresine gideceğim. Önündeki araçlara sürekli korna çalarak. Đyi Ruhlar internet sitesinin asıl sahibi ve yazarı olduğunu biliyor ve hemen hemen her gün web sayfasındaki güncellemeleri ve yazıları takip ediyordu. Motor stop etmişti.. Yarın çok işimiz olacak. Đyiyön ise derin bir uykuya dalmıştı. Gönderici. SodGom Ülkesi Nüfus Müdürlüğünce kabul edilebilecek bir isme sahip değildi. eşinden ve üniversitede okuyan kızından geldiği anlaşılan mesajları açıp. Bir mesaj dışında onlarca mesajın tümü silinmişti. Bir taksi durağında durarak. Ellerinin direksiyondan ayrıldığını hissetmesiyle frene bastı. yol vermelerini sağlıyordu.. Mesajın içeriğini açtı. kehanetler. Açıp okumadı. Kapıyı kilitledi. odasının kapısından çıkarak. Đyiyön.44 Đyiyön. Đsimleriyle hitap ettiği görevliler kapıyı açmakta gecikmediler.. Zamanında varmakla ölümü önleyebilecekti. . Hız. masa üzerinde şarjda bıraktığı dizüstü bilgisayarını aldı. Bir süre dinlendikten sonra. zamanla ters orantılıydı. Đhbar doğruysa. Uykusu geliyordu. ani fren nedeniyle birkaç kez kendi yörüngesinde döndü ve durdu. adresleri de belirtilerek Ber ve Korpsi isimli şahıslara bu gece suikast düzenleneceği. hiç bu kadar ağır uykusu gelmemişti şimdiye kadar.. Az önce çıkarmış olduğu kıyafetleri çabucak giyindi. otelin lüks asansör kapısına varmıştı bile. Sırtını yastığa yaslayıp e-maillerini kontrol etme amacıyla internet’e girdi. koridorda bekleyen görevliler. Đki meslektaşının bulunduğu yan odanın kapısını yumrukladı. adresin ayrıntılı tarifini aldı.. Kendisi ve koruma görevi yapan iki meslektaşıyla birlikte SodGom Merkez kentinden. ‘Ber’ ismini iyi biliyordu. Yatağa uzandı. Her olasılığa karşı derhal adrese gidip bu şahsı alın. e-mail yoluyla kendisine bildirilen adresi bulmakta güçlük çekiyordu. Birçoğunun gönderici ismine baktı. * ** Ad kentine pek yabancı olmamasına rağmen. Đyi Ruhlar sitesinde yayınlanan bazı yazılarda geçen olaylar. Rutbin’in cinayete kurban gittiğini bilmeseydi. " dedi. Mesaj kutusu bayağı doluydu. okudu. Kalan mesajı silmek için bir kaç kez eylemini yineledi. Otomobilin beyniyle birlikte döndüğünü. Ber’e suikast düzenleneceğine dair e-mail alıyordu. beyninin sürekli döndüğünü duyumsuyordu. Đyiyön. Gözlerinin kapanmasını engelleyemiyordu. Rutbin ismiyle belirtiliyordu. "Siz de odanıza çekilin!. Korpsi’nin ad soyad ve adresi yazılı pusulayı kendilerine uzatarak. mesajı bir kaç kez okudu. Nihayet belirtilen caddeye varmıştı.. Mesajın üst başlığında kendisine hitaben yazılmış kırmızı renkli ‘UYARI’ yazısı vardı. Otomobil. Tarife göre Ber’in bulunduğu apartmana az bir mesafe kalmış olmalıydı. Ad kentine bu amaçla gelmişlerdi. ne kadar sürat yaparsa ölüm anını o kadar geciktirmiş olacaktı. Altında. sil komutuna bastı. aniden beyninde ağır bir uyuşukluk hissetmeye başladı. Sonuç alamadı. Kilitlendiğinden iyice emin olduktan sonra üzerinde sadece atlet ile külotunu bırakarak günlük kıyafetlerini çıkardı. Taşıt kullanırken. Kilidini kontrol etti. Đyiyön. Rutbin’in öldürülmeden bir gün önce kendisine vermiş olduğu belge ve raporlarla benzerlikler taşıması nedeniyle Ber’i sorguya alarak bazı bilgilerinin gerçek kaynağını elde etmeye çalışacaklardı.. Đşte sözü edilen Dur-Al Market sağdaydı. ondan geldiği sanısına kapılacaktı. Müstear veya yabancı isim olabilirdi. "Derhal efendim!" demelerine kalmadan Đyiyön." Görevliler. Tüm mesajlarının silinmesi için. Birkaç arkadaşından. Ve şimdi. ayrıntı istemek için uygun bir ortam olmadığını çabuk kavramışlardı..

. Saldırganları incelemeye koyuldu.. özelde titrek ellerinde varlığını sürdürüyordu. Ninni!. "Çıt!.. "Uyu!. Yavaş yavaş kendisine geliyordu. Filmlerde dahi izlemediği türden ellerinde silahlar bulunan siyah maskeli kişileri. Cadde kenarındaki lambalardan kısmen yayılan ışığın aydınlattığı.Çıt!. daireyi derhal terk etmesi konusunda uyarıyordu. Uyku mahmurluğu içindeydi. Üzerine doğrultulmuş silahları. Annesinin küçüklüğünde kendisini uyut-mak için söylediği "Uyu!. Şu an duyabileceği en güzel emir buydu. Hafızasını zorladı.. Siyah maskelerden açılmış iki delikte dolaşan iki geniş göz bebeği kendisini tanımıştı.." "Lütfen Ber!." "Derhal çıkmazsan öldürüleceksin!. Ber öldürülmek üzere.. Gaz pedalına. Yatak odasına tekrar geri dönüp... Başını terden sırılsıklam yastığa tekrar koyduğunda. Med’in kitabını yanına aldı. gördüğünde ürperdi. Lütfen!.. Ninni!. Uyaaannnnn!!!!. Kanter içinde uyandı Ber. "Çıt!. Bahçe kapısından çıktığı anda. Ninni!... Ayağa kalktı.... Verilen emir ile kendi istemi ayniyet taşıyordu..." diye bağırdı.. yükselme ve siyah maskeye atılan sert bir yumruk ve iniş sonrası yere basan ayaklar.. Zihnini toparlamaya çalıştı... Asansörün zemin kata hafif dokunuşuyla Ber’in kapıyı açması arasında ancak saniye farkı vardı.." iletisini tüm hücrelerinde duyumsadı.. Ber. .. "Ben.. "Kaçmalısın Ber!. Bu normal bir gece koşusuna benzemiyordu. Üçüncü denemede bile silahlarından çıkan sesler değişmemişti.." diyen maskelinin emri başı üstüneydi.. Zıplama. silahların namluları kendisine hedeflenmişti. Otosunu hareket ettirebilmişti. Ezberindeki en kısa duaları okumaya başladı. sonuna kadar yüklendi. Uyan!.. Ber.. Çıt!.. Yolun sağında biçimsiz durmuş otomobilinin içinde yalnızdı... Onlara yaklaştığında." "Çıt!.." çağırmaları bastırdı.. "Kaybol!. Çıkış kapısından çıktığında omuzu onun göbeği hizasına denk düşen diğer bir maskeliyle karşılaştı.... "Uyan.... Çocuğumuza acı!. "Eller yukarı!. Çıt!.. ayağına takılan çelme sonrası. "Aradığımız şahıs bu!. Apartmanın çevre düzenlemeli alanını geçti. yaylanıp koşmaya başladı. Ses. korkunun da motive etmesiyle hızlanan düşünce karar mekanizmasıyla.. Rüya mıydı... gerçek miydi?.. Saldırganlar. Maskelilerden biri silahını kendisine doğrultarak." sesleri geldi.. Otomobilinin içinde bu saatte ne işi vardı. bu kez ciddiye almıştı uyarıyı. Ber!...... Kaçmaya yeltendiğinde vuracaklardı kendisini. Ber. Đleride beş altı kişinin ellerindeki silahlarla süratli bir şekilde koştuklarını gördü. Uzunları yaktı. onlardan biraz uzakta üzerinde eşofman olan bir kişinin... Sesin rengi ‘Ben Med’im’ diyordu. Yastığı kendisinden akan terden sırılsıklam olmuştu. Kulağa hoş gelen..." kulağa hoş gelen kadife dokunuşlu bir bayan sesiyle uyandı......" "Daireden derhal çık!. Bir kaç kez deneyerek motoru çalıştırmayı başardı." seslerini..... birbirleriyle bakışarak şarjörü değiştirdiler. Dikkat!. Üzerini değiştirmeden kapıya yöneldi. Apartmanın çıkış kapısına yöneldi. Silahların şarjörleri yine değiştirilmişti... Sesin sahibini göremedi.. "Uyaaannnnn!. Donmuş gibiydi. Çevresine baktı.. KorAv. Rüyasında kendisini uyaran kadife ses. Uyumak istiyordu. Berrrrrrrrrr!. bu kez gözlerini açarak onları izlemeye başladı.. Öldürecekler seni!. görmemek için gözlerini kapattığı gibi kapatamamıştı kulaklarını. Ninni!. Bir otel odasında yatıyor olmalıydı.... arada arkasına bakarak can havliyle koşmakta olduğunu gördü." terennümlerini duyamaz olmuştu. Gözlerini yumdu. tüm bedeninde... " diye yanıtladı." *** “Ber!. Med’in sesine ne kadar da çok benziyordu. Uyan!. Çıt!. yerle teması iki metre ötede gerçekleşti..Derinden sesler geliyordu... Künyeni oku!" diye bağırdı. Hızı yükseltti. Rüyanın verdiği etki..

. Çıt!... Beceremedi. "Birçok gruplardan biri olabilir." "Korpsi infaz mı edildi?.." ". Gece karanlığının sessizliğini yararak atılan mermiler. gözlerini yoldan ayırmadan "Kapılar otomatik kilitli Ber!" dedi..." ".." "Sizler kimsiniz?.." Ber. Oluşan manzaraya göre iki seçeneği vardı.... Otele gitmeyin." Ber." "Güvenli bir yere. Çağrıda bulunan ses tanıdık değildi..Đki maskelinin birbirlerine başlarını çevirerek... küçük mikrofon dikkat çekiciydi... Çalışır vaziyette olan otomobil ani kalkışla malum sesleri çıkardı.. Sürücünün mermileri.... Diğer kişi ise onlara karşılık veriyordu." ". Çıt!.. biraz önce gerçekleşen.. "Beerrrrr!.. Dikiz aynasına bakarak. " "Görüyorsun.. Elindeki silahı otomobilinin üst kaportasında sabitleyerek.. Arkadan gelenlerin kendisini öldürme niyeti açıkça ortadaydı..." *** . Otomobil lastiklerinden yanık kokusu geldi...." Đyiyön. kurtarıcısının kendisi hakkında belirli bir düzeyde bilgi sahibi olduğunu anlamıştı... "Şimdi nereye gidiyoruz?...." "Nasıl?." dedi. Merak etme.." dedi Đyiyön. "Şimdilik bilmiyoruz... Senden taraf olduğumu bil ve rahatla . seri bir hareketle sürücü koltuğuna oturdu." "Otele gitmeyin!. "Düşmanın Düşmanı benim dostumdur. bedeninin bazı bölgelerine.... Ama kısaca... Kapının koluyla oynadı. olağanüstü durumu........ biraz ilerisinde durmuştu taşıt.. saldırganlara ait olma olasılığı yüksekti. Konakta buluşalım." "Korpsi infaz mı edilmiş?. Hatta hukuksal tanımla....... Arkasından gelmekte olan taşıtın... Acı fren sesi çıkararak.. Senin tanımınla bizler iyi gruptanız... Kimler tarafından infaz edildi?. Anlaşıldı.. geçici şaşkınlık sürecini sonlandıran Ber.... Oluşan bu boşluktan yararlanan Đyiyön. Sürücü.. bir kulak ve ağız başka yerlerdeydi." "Evet!... bir yandan da. "Benim görev tamam.. kulaklarını yalayacak yakınlıkta geçti.." "Tamam. Daha çok hızlanmalıydı.. "Sana yardıma geldim. Sürücü kapısı açıldı.. Tıkandığı takdirde. Otomobile bin!... Yanına vardığı taşıtın sağ ön kapısını açarak koltuğa oturdu." diye bağırıyordu. Sürücü dışında kimse yoktu ve onun yüzü maskesizdi.... yüzünü ekşiterek. " ilkesini anımsadı.. Tıkanmamalıydı.. Diğer maskeliler de peşindeydiler... Hızlı koşmak için gerekli oksijeni sıcak ve nemli havadan alamıyordu.. "Çıt!. eylemleri tam teşebbüs aşamasındaydı... senin de web sitende sözünü ettiğin kötüler grubu diyelim. Tüm uzuvları otomobili yönlendirirken. tabana kuvvet bulvarda koşmaya başlamıştı. faili meçhul cinayet dosyası rumuzuyla rafa kaldırılacak." mesajlarını bakışlarıyla ilettikleri anda.. "Neler oluyor?...... Daha fazla irdeleme yapabileceği uygun zaman ve mekana sahip değildi." seslerini dahi duymaya vakit bulamadan ölebilirdi. Sürücünün hafif ışık altında görünen yüzünde kulaklıklı. Belki bu da bazı cinayetler gibi. Tekrar ediyorum.. bunları konuşacak durumda değiliz. kurşunlar tıkanacağına adı gibi emindi.. Az sonra.. Uzun farlarını yakmış bir otomobilin ışıkları önünü aydınlatmaya başladı. Açıp kendisini dışarı atacaktı.. Tıkanmamalıydı.. Sonuç pozitif. zikzak çizerek koşmasına devam ediyordu... konuşma içeriğinden tanıdığı bir ismin infaz edildiğini duyunca ürktü... "Bana Đyiyön ismiyle hitap edebilirsin. Ber..." ".. saldırganların hızlarını düşürmüş ve sonra saklanmalarına neden olmuştu.. Sürekli şişen ve inen göğsünün aldığı görüntüleri görebiliyordu. Ber’i takip eden saldırganlara doğru üst üste ateşleyen şahıs.." "Onu tanıyor musun?..

. SodGom Ülkesinin GĐS olarak da bilinen Gizli Đstihbarat Servisi grubunun en önemli ve içinde olmakla birlikte bağımsız hareket eden Gizli Güvenlik Grubu bölümünün üst görevlileriyiz." Đyiyön. lavaboya gitmek için harekete geçtiğinde. Ülkedeki kirliliğinin istihbarat servisimize de bulaşması nedeniyle. Đyiyön’ün sözlerinin devamını suskun durarak bekledi. "Bu grubu ilk kez duyuyorum. sanırım bazı sırların anahtarı sizde?... GGG veya 3G olarak anılırız.Dışı yüksek duvarla çevrili. Bizler bir anlamda temizleyicileriz. en genç adam ona öncülük etmek için ayağa kalktı. "Hala sana güven duygusu aşılayamadım. Bizlerle paylaşmak ister misin?. 3G’nin ise resmiyeti yok. Đyi Ruhlar isimli web sitesindeki yayınlarınızdan dolayı seni ve yapını az çok bilmekteyiz. dilersen kalabilirsin. Ayrıca benim saldırıya uğrayacağımı nasıl öğrendiniz?. bu tanıtımı duyunca irkildi. Ber takip etti. "Size bir can borçluyum.. Đyiyön. "Dilersen gidebilirsin. "Kusura bakmayın ama.. Etkinin yok olmaması için Đyiyön. Bu davranışı oradakilerin alaycı bakışlarına ve sonra topluca gülmelerine neden oldu." yanıtını veren Ber." "Bazı bilgileri paylaşabileceğim insanların buna uygun olup olmadığını değerlendirmeliyim. Đyiyön’ün. ufak kirliliğe indirgeyerek... yerlerine oturmalarını Đyiyön göz işaretiyle sağladı. "Ben ve benim gibi birçok arkadaşım. Nette okumuşsunuzdur. Bu senin elinde. "Ber.. birbirine güvenen iyi istihbarat görev-lilerinin oluşturdukları bu grubun amacı. "Gitmen." Ber. izin verirseniz ben gitmek istiyorum. Ev ve büro özelliğini birlikte sunan salonda bulunan üçü bay. az önce kalktığı koltuğa yığılırcasına çöktü. binlerce kirli adamı birkaç kirli adamı yakalayarak gizleyip. Oturmak için özellikle Đyiyön’ün koltuğa oturmasını beklediler. kuşkuları yok etmeden Ber’in bildiği gerçekleri elde edemeyeceğini anlamıştı.. Büyük kirliliği ve kirletenleri temizleme amacıyla hareket etmişlerdi. Ber’i kısa tanıtımı üzerine aynı şekilde onla da tokalaştılar." Đyiyön. Salon kapısına vardığında Đyiyön’ün "Ber!" seslenişi üzerine geri döndü. Đyiyön’le tokalaştılar. Ber. Ber dışındakiler. "Elindeki kitabı lavaboya götürmek zorunda değilsin!"diyen Đyiyön’e." Đyiyön’ün hafif tehdit içerikli sözleri ve saldırganların tekrar harekete geçeceği yönündeki uyarısı meyvesini vermişti. Bazı gruplar seni ve aynı saatte Korpsi isimli bir psikologu öldürmek için harekete geçmişse mutlaka siz de onları rahatsız eden bir şeyler olmalı." Bu şüpheyi yok etme amacıyla hareket eden Đyiyön. Ber ise karmaşık kafasını toparlamakta güçlük çekiyordu. saldırganlara yarayacak. Ama. ‘Tam Temizlik Kampanyası’ başlatmışlardı." "Bazı gruplar da yakın geçmişte binlerce kirliliği.. ard arda konuşmaya başladı. "Aynı fikirde değilim. Ayrıca. birkaç kez derin nefes alıp verdi. lavabodan döndüğünde salondakiler süregelen konuşmalarını yarıda kestiler.. Kısa bir süre sonra ikram edilen çaylar içilirken. kaçarken bile yanına alacak kadar önem verdiğin kitabı zorla elinden alma olanağımızın varolduğunu tahmin edebilirsin. Sizleri tanımıyorum. Ber. Đyiyön. Onlara yarım kalan işlerini bitirtme fırsatı vermiş olacaksın." Ber’i engelleme amacıyla ayağa kalkan görevlilerin. biraz sonra konuşacakları konu üzerine içlerinden hazırlanıyorlardı.. ikisi bayan beş kişi hep birlikte ayağa kalkarak. "Bizler. Ber... kirliliği ama her alandaki kirliliği evrensel hukuka aykırı yöntemler kullanmadan temizlemek. hala bazı kuşkularım var. ondan aldığı belge ve raporların bazılarının Đyi Ruhlar sitesinde yayımlanmış bazı açıklama ve öngörülerle benzerlik taşıdığı ve aynı sitede üstü kapalı şekilde belirtilen katilin evsafına uyan Đkiyüz’ü başka bir hatasını bularak el altından medyaya verip daha pasif bir göreve atanmasını yakın zamanda nasıl sağladıklarını uzun uzadıya anlattı. Rutbin’le aralarında geçen diyalogları.. Geniş bir salona giren Đyiyön’ü. elinde tuttuğu kitabı biraz daha sıkıca kavradı.. Ayağa kalkarak. Bir hatırlatma yapmama izin verir misin?" Ber. Đstihbarat elemanlarına da güvenmeme duygusunu seyrettiği filmlerden." dedi hayıflanarak. okuduğu kitaplardan edinmişti. iç tarafında kısa aralıklarla kavak ağaçları bulunan geniş alan ortasına kurulu dört katlı binaya girdiklerinde. resmiyette sadece GĐS elemanı olarak görünüyoruz... Sakin bir sesle. istihbarat üst görevlisi olarak normal bir yurttaşa anlatılmayacak kadar gizli bilgileri sunuyordu. Đyiyön..

kahkahasını engelleyemedi." Ber.. 3G grubunun hiçbir görevlisini zihinsel yönden de etkileyemezler. başını olumlama biçiminde salladı. Fakat her anlatının bir sonu vardı. "Bir insan teknolojiden yararlanmadan gökyüzüne yükselip .. Biraz sonra neler olabileceğini tahmin edemiyoruz."diyerek aynı üslupta yanıt verdi." diye tahmin yürüttü. camları ise içeriyi göstermeyecek derecede siyah renkli." dedi. niçin bekletildikleri anlatılmadan hazır tutulduğu bilgisi kısmen de olsa rahatlamasını sağlamıştı. konuşma sırasının kendisine geldiğini söylüyordu. Gece arattığı arkadaşlarının belirlenen noktalarda mevzi aldıklarını. "Sözünüzü hatırlatmama gerek var mı?. "Ad kentinin en güvenli konağında bulunuyorsunuz. Ama. "Merak etmeyin!. Ber’in verdiği tüm bilgilere. Onların beden dilleri ve suskunlukları. araya girerek. " dedi. "Elinde tuttuğun kitap Med’in kitabı olmalı?. başını iki yana salladı. Ayrıca. her nasılsa inanmak zorunluluğu duyuyordu. geçen gece verdiği sözü unutmamıştı. daha önceden de Ad kentinde bulunan 3G görevlileri izlemeye almışlardı. şaşkınlığını gizleyemedi. Ad kentine kendisiyle görüşmek için geldiğini. Ber. Ber." dedi.. Onlara güven hissetmeye başlamıştı. hareketli uğraşlar içindeydi. Đyiyön. Đnadından vazgeç! Seni konağa geri göndereyim. Ber. soruyu yanıtsız bıraktı. Đyiyön. onların ilgilenebileceği kısımlarıyla sınırlı kalarak. sanırım öldürme teşebbüsünde bulunmazlardı. elle tutulur bir kanıt bulamamışlardı. Ayrıca." Şimdiye kadar dinleyici konumunu hep korumuş olan güzel görünümlü kadın görevli.Đyiyön. "Sen bunu nasıl bilebilirsin?." Ber. konuşmasını sonlandırarak. bulunanların tümünü gözleriyle tarayarak. gözlerini Ber’e dikti... Dışarıda yeteri derecede ajanımız nöbet tutuyor. Đyiyön. Aslında belirtilen adresi. Đyiyön.. Ber. "Buranın güvenli bir ortam olduğundan emin misiniz?" diye sordu. duyulan güvene ancak güven duymakla karşılık verebileceğini düşündü. ayrıntılarıyla anlattı. Bunda Rutbin’den olağanüstü konuları dudak bükerek dinlemesinden sonra gerçekleşen olayların onu ve kendisine sunduğu belgelerin içeriğinin zamanla gerçekleşmesini görmesinin büyük payı vardı. "Senin zihnin için aynı şeyleri söyleyemeyiz. Onlara güvenmeliydi. yan gözlerle Đyiyön’e olumsuzlama anlamında suskun yanıtlar verdi. Rutbin takma adıyla gönderilmiş e-mail içeriğinde belirtilen adresi alma karşılığında operasyona Ber’in izleyici olarak katılmasına izin vermişti. Diğer görevlilerde aynı tavrı sergilediler.. içi yinede rahat değildi. Đyiyön.. "Benim güvenlikten kastım bu değil." türü imgesel bakışlardı bunlar. saatlerce devam etseydi onlar yine dinleyici rollerine devam edeceklerdi. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip çıtlatarak. Ad kenti Güvenlik Ekibinden yeterli sayıda görevlilerin belirli bir yerde. Artık. hareket halindeki taşıtın içerisinde bulunanlar. bir taraftan telsizle emirler yağdırırken bir taraftan da önündeki parşömene notlar alıyordu.. Đyiyön." dedi. kadife sesli bir kadına mı aitti?" diye sordu." Ber. "Endişen olmasın! Bu konağı ve içinde bulunanları Düzenleyicilerin ve Đzleyicilerin etkileme şansı sıfır. "Zihnim kontrol edilebilseydi. Ber. Đkiyüz’ le ilgili olarak duyumsamalarını isim vermeden nette yayınladıktan kısa bir zaman sonra onun önceki görevinden alındığını basından okumuştu. Ber’e bir kez daha dönerek. hatta bazıları duyumsamalardan kaynaklı olsa da. Bir delinin dahi kendisine ileteceği. Bulunanlardan en genci. laptopuna gelen bir e-mailde Ber ve Korpsi’ye suikast düzenleneceği iletisini aldığını ve daha sonraki aşamaları anlattı.. "Tekrarlıyorum. Ber alaylı konuşmaya. Ad kentine gelip mesleğe başladıktan sonra başından geçenleri. değişik bir ilke edinmişti. "Ber’in neden söz ettiğini sanırım biliyorum. bazı anlatıların gerçekliği kuvvetle muhtemeldi.. Ama şimdiye kadar gözle görülür. "Taşıtta uyuklarken sana seslenen ses. Ve bu son gerçekleşmişti. *** 45 Sabah aydınlığının başlangıç saatlerinde kaportası mavi.

"Sistem gerektiğinde iyi çalışıyor. Sözlerinin sonlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu. yurtdışına kaçma ihtimaliniz düşünülerek nöbetçi mahkeme tutuklanmanıza karar vermiş. Para sıkıntınıda çözeceğim... " dedi.... onlara mani olma." diyerek devam etti. Uzun süredir de öyle yapıyordu. "Eksilenin yerini işle ilgisi olmayan yurttaş tamamlamalıdır.kişilerin ve kişiliklerin özel ve resmi bankalardan. biz de yorulmasak siz de. Secret.. aylık faizleri ödeyememesi nedeniyle yıldırım icra yoluyla ofisine geldiğini haber veriyordu.ağzıyla kuş tutuyor. Ber. Ülkedeki yasaya aykırı hareket ederek haciz cezasına razı olmayı yeğlemişti. genel aftan sonra "Tut-Bırak KursEvi olarak değiştirildi. Đyiyön. haciz ile cezalandırılmayacaktı. Azimle çabalamıştı... Bir yurttaş olarak gözünü açıp ülkede varolan yasalara uygun hareket etseydi. Tut-Bırakma KursEvi işlevi görüyor. hala bazı insanlar için –önceden olduğu gibiKursEvi... Elde ettiği paraları kumarda. Bankalara olan borçlarının bir kısmını kapatmak için daha düşük faizle borç para aldığı kara para aklayıcısı TefÇetto’ya. "Bir başka sorun daha var. Merak etmeyin. Arayan. Bu ülkenin yasalarına uygun hareket ederek ‘iş’ yapan -Evrensel Hukuk Yasalarına göre ancak yaptıkları ‘iş’in soygun olduğu vasıflandırılabilecek.. Umursamamalıydı.!?" Ber. Cezayı infaz edecek olan..." "Biliyorsunuz verilen talimatları yerine getirmek zorundayız. Çoğu bilgileri nete kaydetmiştim. Kabul edilmedi. Kendisinin hatası yoktu. artık eskisi gibi insanlar KursEvinde uzun süreli bırakılmıyorlar. Yoksa sizi gıyaben tanırım. Pişmanlık duymuyordu.." "Soruşturmayı bir şekilde kapattıracağım. telefonu kapatacağı anda. Evrensel Hukuk Kuralları kendisinin ruhunu oluşturuyordu." "Beyefendi.." "Yargı Bakanlığının şikayetiyle ilgili dava açılmış. çalmakta olan cep telefonu ekranında..." "Güvenlik görevlisi sizle bizzat konuşmak istiyor. bilgisayarda bulunan tüm belgelerimin birer örneğini harici bir sidiye kaydet. ben EmKulGüv!" "Memnun oldum. artık Tut-Bırakma KursEvi’nin adı.. Örtülü ödenekten sana ödenek çıkarttıracağım. "Secret.. Israr etme.. "Ber. Bu operasyondan sonra sana her türlü yardımı yapacağım. Görüşmek dileğiyle.. Biliyorum. şu anda ilgili yasaya göre kamu hizmeti yaptığı makamında bulunan eşyaları işçiler kanalıyla toplamaya başlamışlardı. Ama isim değişikliğine gelince." Ber.. vakitleri varsa. Onlar görevlerini yapıyorlar. Güvenlik görevlisi sizi almak için bekliyor. ofisinin telefon numarasını gördü... ülke yasasına uygun hareket eden yurttaş TefÇetto ile haciz görevlisi.. görevlilere bu dileği sunduğunda olumsuz yanıt aldığını Ber duydu.. Yanında bulunan Ber’in çalan cep telefonu üzerine düşüncelerinden sıyrıldı." "Nasıl?. Bu kurallara göre soygun sayılabilecek işlere girmek istememişti.. elemanı Secret’di. eğlence merkezlerinde yememişti..." "Şimdilik gelemeyeceğimi söyle... iyi günler diliyorum.... güvenlik görevlisinin bu duygularına.." Ber. "Neyse. "Yalnız. devletin kamu kurum ve kuruluşlarından ve daha bir çok alanlardan dolaylı veya doğrudan paralar hortumlaması nedeniyle... önemli değil. Secret’in." "Evet?." dedi Ber. Ber... haberin gerçekliğini ve anlamını irdeleyecekti.. Sonra da bilgisayarı formatla.. yüzünde oluşan kederli gülümsemeyle başını hafiften sallayarak.. Ülkenin Ekonomi yasalarına uymamasının sonuçlarından biriydi bu.." "Yani şunu demek istiyorum... merak etme!... Secret’in okeylemesi üzerine. Şimdiki yaptırım ise haciz idi. Bu bir tercihti ve kendisi Evrensel Hukuk Kurallarına uymayı tercih etmişti.. Zorunlu gereksinimleri dışında aşırı bir harcaması olmamıştı.. Ne diyorsunuz?. "Biliyorsunuz. telefonu kapadığında Đyiyön’le göz göze geldi... Buyurun?." yasa hükmü uyarınca hareket edilmiş ve bir yurttaş olan kendisine de bu yasa uygulanmıştı." . Yasalara uymamanın yaptırımları vardı. teşekkürle karşılık verdi." "Olabilir. "Bir saniye!" uyarısını duydu. " ". Gelseniz teslim olsanız." "Evet!. Büronuza gelmemek için yıllık iznimi dahi kullanmak istedim.. bu haczin kaynağını iyi biliyordu." "Đşim bittiği zaman geleceğim..." gibi saçma görünen haberi dahi yabana atmayacak.

. avukatlık mesleğindeki ilk haczini bu mahallenin bir sokağında gerçekleştirdiğini hala unutamamıştı.. Bedeninde bulunan tüyler ve saçları dikleşti. Fısıltılar duyumsamaya başladı." "Avukat Ber’i öldüremeyen alt uygulama grubu üyelerini de cezalandırın.. bu esnada telsizle emirler yağdırıyordu.." Ber. borçlu eşinin yalvarışlarını.. Şimdi gördüğü bayan esmerdi. Zihinsel etkileme yönünden en güçlü Uygulama Grubu üyelerimizin uğraşı bu olsun." "Kalkanları sağlamlaştırın... Denemede yarar var. anımsadığı borçlunun evinin bulunduğu sokaktı.. Isınmaya çalışıyordu. Örtülü ödenek şimdiye kadar genelde bireysel çıkarlarda kullanılıyor. Bana izin ver. ana hedefe intikal ettirebilirsiniz." "DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. toplumun ve devletin aydınlanmasını da arkasından getirir. yandaş tüm grupların zihinlerine ileti gönderilsin. Aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bu kadar fiziksel değişim olamazdı. Đyi Ruhlar Sitesinde insanlara daha yararlı hizmetler sunarsın. Đki kolunu birbirine sarmalayarak sıktı.. Hesap da sorulamıyor.6. Onun bu jestine karşılık kendisi de avukatlık komisyonunu almayarak malların iade edilmesini sağlamıştı. TefÇetto’nun karakterini iyi biliyordu. oradan çenesinin altına süzülüyordu. yandaş politikacıların. Hem senin bu paraları bireysel çıkarın için kullanmayacağını sanıyorum." ... Đyiyön’ün ve sürücü dahil iki görevlinin bulunduğu araba. En azından. Yoksa. Uğurlayan bayan.." "Ad kenti Güvenlik Grubu görevlilerinin zihinlerinin yönetimini tamamen Uygulama Grubu üyeleri alsınlar. Omurilik bölgesinden ürperti kaynaklı üşüme hissediyordu. Tüm hücreleri.4. "Sapmalar diz boyu. Kısa bir an sonra. yetkililerinin beyinlerini uyarın. Bireylerin aydınlanması. "Hedefe yaklaştık. Eski Ad kentinde bulunan ‘Ölüm Sessizliği Mahallesi’ne ulaşmışlardı. Hata istemiyorum.. Hazırlıklı olsunlar. O. anlaşılmıyordu. evin kapısından çıkmakta olan bir şahsı ve onu uğurlayan bir kadını gördü.. evi alacağına karşılık üzerine geçirerek mi anlaşmıştı?. Haksız bir alacak için iflas etmiş borçlunun evindeki eşyaları depoya kaldırtmıştı. ekmek peşinde koşma kaygılarını yok ederek. çocuklarıyla koro halinde ağlamasını. duygu sömürüsü yapmış ve borçluyla aralarında bir anlaşma yapmışlardı. Tüm raporları." "Her olasılığa karşı virüsleri de hazır edin. Sonra tefeci müşterisi her nasıl etkilenmişse. Bizim grup. borçluya ve ailesine acıdığını beş kuruşlarını dahi istemediğini belirterek.. Belki de... haciz esnasında kendisine yalvaran kadına benzemiyordu. TefÇetto’ya ne kadar da çok benziyordu. beyninde karıncalanma hissetti. 3G grubu yönetimi. kendisinden depoya kaldırılmış malların onlara iadesini. Đyiyön. bu saldırının hukuka aykırı olduğu konusunda kamuoyu oluşturulsun. fısıltılara odaklanmıştı. uzaktan gelen mekanik sesler gibiydi. tüm çıkar gruplarına. şimdi Ölüm Sessizliği Mahallesinin dar sokaklarında usulca seyir halindeydi." "Bir kısım yandaş medya gruplarının." "Kendi grubumuzu tenzih ederek söylüyorum. Hatta... Derinden gelen ve içini korkuyla etkileyen ses tonuna sahipti bu fısıltılar. Fısıltıları git-gide daha net algılayabiliyordu. Şahıs." "Đz. Ber. Bu bizim de amaçlarımızla uyuşuyor. Bir süre sonra soğuk vücut ısınmaya başlamıştı. Terliyordu.5. unutulmazdı..2... Geçmekte oldukları sokak.. Fısıltılar. Her şeyin ilkleri hafıza kayıtlarının uçlarında kalır. TefÇetto. istemişti.. Ad kenti Güvenlik Güçlerini. kitlenin psikolojisi etkilenerek Đyiyön ve arkadaşlarına karşı negatif enerji oluşturulması sağlansın."Bu da soygunun bir çeşidi olmaz mı?. Ortamdan bunalması nedeniyle uzaklaşmasını dün gibi anımsıyordu.. Alnından dökülen terler. bu saldırıdan dolayı çıkarlarının zedeleneceği konusunda etkileşimde bulunulsun. Borçlunun evinin önünden geçerlerken. Ber.3. 3G görevlilerine karşı kullansınlar. Kendisinin. Sonuç elde edemezlerse yerel güvenliğin zihinlerini etkileyip. Şti." Bu açıklama üzerine tepkisel karşı çıkışına devam etmedi." "3G grubu üyelerinden zihinsel yönden etkileyebileceklerimiz olabilir. Bu arada. Soluma seslerini kesik kesik duyuyordu.. gözlerinin yanından yanağına. gözlerini onlardan ayırmasınlar. vicdanının sesini duyan insanlardan değildi. kendisine para ödememek için.. Đşe yarasın.. üyelerine emirlerinizin uygulanmasıyla ilgili gerekli talimatlar verildi. konsantrasyonunu sağladı. belgeleri yok etsinler. karıncalanma hafif şokta elektriksel etkiye dönüştü. saldırı gerçekleştirecek. Bu bir olasılıktı ve gördüğü sahnede eklenince gerçeğe yakın bir olasılıktı..

Orada bulunan Ad kenti güvenlik güçlerinin tümü..." "Onların üstlerine bu durumu bildirdiniz mi?" "Üstleri de aynı tavrı gösteriyor.. zihnine.. Đyiyön’ü karşılayan sivil giyimli şahısla aralarında geçen ve duyulmayan konuşmadan sonra Güvenlik Grubu Üst Görevlisi olduğu anlaşılan biriyle el kol hareketi yaparak tartıştıklarını gözledi.. talimatlarımızı yerine getirmiyorlar." Ber." Đyiyön." "Onu da denedik. Ber. sesi duyabiliyordu. Đyiyön ve arkadaşları da aynı tavrı sergilediler. Geçici olarak bedenine. Yine fısıltılar algılıyordu. fısıltıları daha çok ve daha iyi algılamak için iyice derinlere indi. bir kenara bırak... geliyorum!" "Anlaşıldı... 3G grubuna ait diğer taşıtlarda aynı şekilde sokağın daha içerlerinde beklemekteydi.." "Tek noktaya bak. Evet!. Sürücü görevliye her an harekete hazır olmasını tembih ettikten sonra Ber’e döndü. Đki görevli. Đçseline alma... Bunun altından kalkacağız. Ber." "Evet!..." "O halde onları hedeften uzaklaştırın. Bu davranış karşısında........ Taşıtın kapısını açarak indi. Duyabiliyorum.".. Tüm hücreleri bu sıcaklığı ve hoşluğu duyumsuyordu. koltuğun arkasında başını çevirerek. Neredeyse üzerimize silah doğrultacaklar. Ber... taşıtın önünü. bu manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı.. Korkularını yen. onu tekrar durdurmak için fiziksel güç kullandılar... Hafif rüzgar." "Uygulamaya hazırım. " diyerek yanıtladı. Şimdi Ber ortalarında olmak üzere her üçü birlikte ilerliyorlardı." dedi.. Bu oluşan tehlikeli durum karşısında durumdan çıkaracağı vazife ne olabilirdi." "Ad Kenti Güvenlik Grubu Üyeleri garip bir davranış içine girdiler.. Bunun üzerine her ikisi görevli silahlarını ellerine alarak onunla birlikte yürümeye başladılar." Ber. Bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi vardı. Đyiyön’ü ve güvenlik üyeleri ile.." "Sayın Đyiyön!. "Ber. Đyiyön ve diğer 3G görevlilerine ellerindeki silahları doğrulttu.. Direktifleri gerçekleştirmede zorluk çekmeyeceğini biliyordu. Bireysel enerjinin ve gücünün ortaya çıkması için gayret et!. "Kontrol elimize geçti. Sürücü. merak etme. Zihnini temizle. saçlarını ve yanaklarını yalıyordu. sokak girişinin tersine çevirerek beklemeye başladı. Daha farklı tonda fısıltılar algıladı.. Đyiyön’ü aldıktan sonra olay yerini terk edecekti. 3G üyelerimizle operasyonu gerçekleştireceğiz.. sivil giyimleriyle 3G gurubu üyeleri olduğu anlaşılan görevlileri izlemeye koyulmuştu. Tamamdır. isteklere uygun hareket ediyordu." "O halde diyeceklerimin tümünü harfi harfine uygula. Bir şeyler yapmak istiyordu....." "Hiç bir şey yapmayın. içine sıcak bir akışın seyrini hissetti... Varol’un dedesi Deson!.. Ben ve diğer iyi ruhlardan arkadaşlar sizlere yardımcı olmaya geldik.. Bunda da başarısız oldular. efendim.. Oluşacak tehlikeli durumda gerisin geriye gidecek." "Ne isterseniz yapmaya hazırım. ruhuna girmemize izin vermelisin.. Kendini rahatlat. Konsantrasyonunu içseline verdi. onların ellerini kendisinden uzaklaştırarak hedefe doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladı. Arka koltukta bulunan Ber. telsiz’i ön koltukta bulunan görevliye teslim etti. Sesimi duyabiliyor musun?" Ber. gözler . Tartışma kısa sürmüştü. "Evet!. Sokaktaki hedef adrese yavaş adımlarla ilerlemeye başladı. Bu davranış karşısında taşıtta bulunan sürücü ile ön koltukta oturan diğer görevli taşıttan inerek Ber’in tekrar arabaya binmesini söylediler.. Beni iyi dinle. "O halde duyma düzeneğini bozma. Bizim dışımızdan gelecek duyumsamaları filtre et. Göğüsler dik..... Bu direktifimizi de uygulamıyorlar. "Ber! Ben Med’in babası.. Onun alnında bulunan terleri eliyle silerek. Sokağın ucunda beklemekte olan araçtan silahını kontrol ettikten sonra indi. Ortam çok gergin.

neden benle bağlantıya geçmiyor?.nin bulunduğu on katlı binanın bitişiğindeki üç katlı. "Đyi şeyler oluyor. aralarındaki boşlukta duruyordu. ahşap binadan yayılan sesleri yeniden algılamaya başladı." "Ne tür bir ceza?" "Belirli bir süre senle olan diyalogunu dondurduk... Đyiyön... Ağzı yırtılacak genişlikte açıldı. Tümü sanki uykudan yeni uyanmış gibi elleriyle boş gözlerini ovuşturduktan sonra birbirlerine şaşkın bakışlarla bakmaya başladılar. Đyiyön’ün kollarını sallayarak. Đyiyön. duygusal bir yaklaşımda bulunması nedeniyle cezalandırıldı. Üst Güvenlik Görevlisi.cesur bakışlardaydı. tiz çığlıklar gelmeye başladı." diye nakaratlı bağırtılarını duydu. "Ber. Bir tarafta Đyiyön ve arkadaşları. Ber. Sevinci. Neler oluyor?. Ber..." "Evet?." Parmaklarının ucundan çıkan ışınlar kesintiye uğradı.. Ber. Sessiz ve tempolu yürüyüş. Đyiyön’e yönelerek "Ne zaman operasyona başlayacağız?" sorusunu sordu." Ber. Orada bulunanlar. gereği yapıldı. Gönderilen ışınlar. "Bir saniye izin verin. izin isteğinin kabul görmesini beklemeden bu kez. Ellerinin parmaklarından çıkan açık renkte ışınlar. Ber. "Cezası ne zaman noktalanacak?. Ber’in garip davranışlar sergilemesi dışında bir ayrıntı yakalayamamışlardı. Đyiyön ve arkadaşları bu manzara karşısında küçük dillerini yutacak kadar şaşkınlık yaşıyorlardı. buna çok sevinmişti... Ber’in kolları yanlarına düştüğünde.." "Bu enerjiyi toparlayabilmemiz için uzunca bir süreye ihtiyacımız olacak. Bunun anlamı.. Şti binasına yönelik operasyona başlanması emrini verdi. Ahşap binadan gönderilen koyu renkte ışınlar ise sürekli iki kaşının ortasına ağır baskılar yapıyordu. Ses. senden çıkmamız için izin istiyoruz. "Ad kentinde görevli sanal kötü ruhların ana kumanda merkezi diskalifiye edildi. "Virüs gönderin. Kollarını bu vaziyeti bozmadan yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladığında. Acıyı." Deson. yapacağımız o kadar iş var ki.. Artık. Bu durum bir süre böylece devam etti... Neyse şimdi izin vermeni istiyoruz. Deson’a aitti. diğer tarafta ise Ad kenti Güvenlik Görevlileri bulunuyorlardı. Ber. dışsalına yansıdı. Kendisini toparlamakta gecikmedi. DüzĐzUyg Den-Dom Holding Co." Ber’in kulağına ruhani. Bir fısıltı duydu.. "Dikkat!.. ellerindeki silahlarla birlikte yanlarına düşmüştü. Ber. belirli bir süre demişti." "Med... Ber!.." diyerek yanıtladı. "Ber!. Güvenlik Grubu Üst Görevlisi. iki kolunu ileri uzatıp her iki elinin ayalarını onlara doğru tuttu." "Toparlanın. Nişan al!. mesajı algılamıştı. Emirlere neden aykırı hareket ediyorsunuz!" diye bağırdı. Şti... Tüm görevlilere." Đyiyön.." "Bir şartla. onları görünce. . Ad kentinin yerel fiziksel kötü ruhlarını etkisizleştirmek de size kaldı." diyerek emir verdi.. belirli süre bittiğinde tekrar diyaloga geçebileceğiydi." dedi. Deson’un yeniden verdiği talimatlara uygun şekilde hareket ederek içselinden onların çıkmasını sağladı. pencereleri cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap binaya doğru kollarını göğüs hizasına kadar kaldırıp parmaklarını hafif aralayarak uzattı. iki kaşının ortasından beynine girmeye ve zihnini ele geçirmeye çalışıyordu. Sesin dehşetinden sokakta bulunanlar kulaklarını elleriyle kapatıyorlardı.. Đyiyön’e yaklaşarak. Küçük grup adımlarını sıklaştırarak kısa bir an sonra Đyiyön’ün yanına varmışlardı. korkuyu hissediyordu.. Ber. "Lanetliyoruuuuuuuuuuuumm!" Ber’in bu kez bedeninin tüm noktasından çıkan ışın huzmeleri hızla yol alarak ahşap binaya ulaştı. Ad kentini geçici bir süre terk edeceğiz. DüzĐzUygDen-Dom Holding Co.. Güvenlik görevlilerinin anlam ifade etmeyen yüzleri aydınlanmaya başlamıştı.." "Pek yakında. "Negatif enerjimizin tümünü yok etti. "Ne işiniz var.. Ber. yumuşak bir ses geldi. terden sırılsıklam olmuştu. Ahşap binadan ince. yürekliliğin marşını çalıyor gibiydi. Bu bilgiyi verirseniz.. Güvenlik Görevlilerinin kolları ve ellerindeki silahlar da buna uygun hareket etmeye başlamıştı.. uykudan uyanır gibiydi.." "Med’in senle olan diyaloglarında kurallarımız dışına çıkarak. tüm güvenlik görevlilerinde kolları. ahşap binaya doğru ilerledi.

gerekirse başını bu yolda feda edecek insanlarız. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. Soruşturmanın derinleştirilmesiyse daha birçok ismin ortaya çıkarılabileceği görevlilerce belirtildi. Konuşursak. kurum. “Bir konuşursam ülke karışır şantajı artık yerini bulmayacak. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv." yanıtını verdiler. faili meçhul cinayetler dışında topluma ve bireye yönelik bir çok suçlar işledikleri.. AntiHafif 8.Yargılama Grubunun iki üyesi." sorusuna karşılık. "Bu işte tek değildik. bazı kişi ve gruplarla birlikte hareket ettikleri ortaya çıkartıldı.. Bize karşı çıkanlar terörizme ve teröristlere yardımcı olanlardır. Sıra diğer kentlerde. Bizi aldıkları gibi bırakmak zorundalar. gibi görünüyor. Demokrasi düşmanlarına kendi yasalarımızı uyguladık o kadar.. Onlar açıklamadan biz bulacağız ve Yüce adaletin önüne çıkaracağız..Başkanı... Birçok şirket. Ad Kentinin yasadışı örgütlenmesi çökertildi. Gözaltına alınan sanıklardan bazılarıyla konuşma fırsatı yakalayan muhabirimizin sorusuna. resmi amirleriniz dışında başka yerlerden emir ve talimat aldığınız konusunda duyumlar var. "Serbest kalacağınıza nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" sorusuna ise. XY Ulusal Medya Kuruluşunun.. Şimdiye kadar kendimiz için bir şey istediysek namerdiz.. Bizler vatanı ve milleti için çalışan. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu Başkanı Soys.. herkes hak ettiğini bulacak. Onları tanıyoruz.. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101." dediler. Şti binasına yönelik ‘Med’ kod adlı operasyonla şirket yöneticileri ve ortakları göz altına alındı. ve birkaç bürokrat. Neson isimli baba ve annesinin cinayeti de aydınlandı. .. parçalamak isteyen kızıl ve yeşil renkli birey ve grupların bir oyunu bu. SodGom ülkesinin yasal soygunlarla fakirleşmesine ve uluslararası tefeci merkezine avuç açmasına neden olanların. Yerel Yönetim 3. tarihinde yaşadığı depremlerden en şiddetlisini yaşar.. Sonradan bulunan ve Đyi Ruhlar web sitesinde yayınlanan. Şirkette ele geçirilen belgelerle yakın süre içerisinde gerçekleştirilmiş faili meçhul cinayetlerden 1111’i aydınlanarak failleri belirlendi. Beş Sivil Dernek Başkanı. "Bunların hepsi yalan.. Daire Grubundan MafYegTah.. Bu operasyon bir çok gelişmelere gebe. Ülkemizi ve milletimizi bozmak. "Ülkedeki varolan demokratik hukuk kurallarına aykırı hareket ederek.. " yanıtını verdiler. Kara Parayla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet BaşAvukatı KızKaçSal. Kendimiz için bir şey istediysek namert olalım. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. Đsminin açıklanmasını istemeyen Üst Düzey Bir Görevli. "Beyler! Biz ne yaptıysak Vatan ve Millet için yaptık." Ber. Şimdiye kadar.. Ve SodGom Ülkesi.’ isimli kitabın yazarı Psikolog Medayih ile Deson. Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf." söyleminde bulundu. Konuşsalar da konuşmasalar da ima ettikleri kişileri deşifre etmeye başladık.. bir amacının da Birleşik Devlet ve şürekasının ülkemizi ve komşu ülkeleri işgal etmesi ortamını sağlaması amacı güttüklerine dair planlar ve belgeler de ele geçirildi..*** 46 "Ad kentinde bulunan DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. Beş ses sanatçısı. Birileri bizim dışarı çıkmamızı sağlamazsa onları da yakarız. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu Görevli SağKol.... isimler verirsek yer yerinden oynar.. televizyonun sesini kısarak kucağındaki çocuğunu bir süre daha sevdi. Şirket üyelerinden olan resmi bir görevliye televizyon muhabirimizin. Evet! Med’in ve daha birçok cinayetin failleri yakalandı. ülkemiz dışında da geniş yankı bulan ve yeni bir siyasi öğreti içeren ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Bütün çabamız ülkemizin refahı ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması içindi. dernek ve holdingi yöneten her türlü kirliliğe bulaşmış olan bu şirketin. Bize güvenin.

Ona daha fazla rahatsızlık vermemeliydi. kulaklarını Varol’un ağzına iyice yaklaştırarak mırıltılarını duymaya çalıştı. hava görünmez ve toprak cansız mı?... Fısıltı düzeyinde bir sesle." SON .. ". Varol. Annem sevgileriyle ve pek yakında senle görüşeceğine dair mesajını. Varol.... kollarını bir türlü çözmüyordu.. fil büyük.. Varol. Varol. Yanağını öptü.. içini okumuş. Ben yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak gönderildim!" dedi. su akıcı. Đzin istedi.!!!???" Kulağında çok sevdiği bir ezgi çalmaya başladı.. "Baba!.. istedi.. Konuşamayacak kadar küçük olan çocuğunun tepkileri zekiceydi. Ber. Sımsıkı kavramıştı. Sen!. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu. içindeki soruyu anlamıştı sanki. ise bu eve istediği her saatte izin almaksızın gelebileceğini ve istediği zaman da ayrılabileceğini bir kez daha yineledi. aynı tepkiyi verdi.. Ber.. Ber. Huşuyla dinliyordu.... nefes almakta güçlük çekiyordu. "Sen!. "Baba!. Yansı." sözlerini duyduğunda. iletmemi. "Ateş yakıcı.Yansı’nın ikramı kahveyi bitirmişti." sözcüklerini yineliyordu sürekli. Varol’a tekrar sarıldı... yere düşmemek için kendisini zor tuttu. Boynuna sarıldı.... Đçinde oluşan soruyu heyecanını engelleyip soramıyordu. çimen yeşil..

1963 Mardin doğumlu.Ü. 2 . Yazarın ayrıca. bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır. Bursa. 1987 yılında Đ. yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır. Kayseri illerinde geçirdi. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Duyana. kişilik. KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü. hayal ürünüdür. Batman.Bahattin YILDIZ.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup. kişi. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. "Büyüktür. Bu romanda geçen. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını.. Okuyucunun. Elazığ.. Bu roman.

tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç.Eserin adı Türü Eser Sahibi : Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ Dansöz Kıvırmaları Kapak Tasarım : Baran ADANIR Mahmut ADANIR Düzelti : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU Đnternette Yayım Tarihi 1.cjb.3767406 : starbah@hotmail. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322. Kat 6 D.net Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. çoğaltılamaz. N.com : www. yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz.0552. basılamaz. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Bahattin YILDIZ 3 4 .3636352 . 13 sk.Basım Baskı : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri Roman Tepebağ mah.44 Tlf: 3519684 Adana ISBN : 975-288-510-1 Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web : Đnönü Parkı Yanı. Elektronik ortam dışında ise. Özel Sancak Apt. yayımlanamaz.dansozkivirmalari.

Büro beşinci kattaydı. Ad kentine taşıyacağız. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. çirkin denemeyecek kadar güzel. beyaz tenli olan Ber. Büro kurmak kolay değil. yansı kanalı ile denize doğru akarak. siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip.. babasının. sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak.. Mer Kentinde avukatlık stajı. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Ber. Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı.. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam.” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Umutla doluydu.. hafif şişman. esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle."diye düşündü.. askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası. "Eeee. Bir yetmiş boylarında. kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!. gevezelikte hamarat. Bina asansörü bozuktu." Med’in kitabından. Bugün önemli bir gündü.. siyah düz saçlı.. Otuz beş yaşlarında. bağrından fışkıran suyun. Orada mesleğine başlamanı istiyorum." serzenişinde bulundu. Bir süre sonra. sen de biraz idareli kullansan!... "Evi. filtresiz sigara içmeyecek. pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla. ela gözlü.’ diye homurdandı. kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu.Dansöz Kıvırmaları 1 kehanet "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. 5 6 . fiziksel görünümüyle.. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı. yenilerini giyecekti. şimdi alırım. Ama. sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek. çorbaya. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi.. duygusal yoğunluklu ses tonuyla. lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp.

aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak. Yerli filmlerde geçen. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin.. Evlenmek istersen tanıştırabilirim.." dedi. komşularla ortak kullanılmaktaydı." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim.. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Okşamaya başladı. bir çırpıda anlattı. artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de. biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini.. Harcanmanı istemem." dedi mırıldanarak. bireysel her türlü sıkıntılarını. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak.. Ber. Sessiz duruşlardaydı. kendisini ne sanıyor?.. Yel. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. umuduyla kendisini rahatlattı. Leş gibi bırakmışlar. Ber. Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını. genelin arzuladığındandı." diyerek davet etti. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Yakıştıramamıştı kendisine. yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun.. "Ellerin narin ve güzel. bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek. "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını. yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla.. Hayatı. belki mülkiyetini alarak geçerim. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli. Görüntü öyle yoğunlaştı ki... Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi.. "Yeni başladığına göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır." bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına.. 7 8 . Yağlardan. "Evliliği düşünmüyorum. Seni sevdim... Tek salon sayılabilecek. bunumu bulmuştu.. birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Ama bastırmaya çalıştığı tercih. evdeki çocuklara kendisinin baktığını. merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. ‘Keşke.. Bireyin psikolojik. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı." dedi.." diye düşündü. Buranın yabancısısın. Yel." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok. Yel. Beyninden sildi. gülümsedi. kardeş! Bu büro çok kirli. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... Ber. sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. ayrıntılarıyla anlattı.. Ber’in iştahını daha da artırdı. samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!. yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi.. attı. virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Bu nedenle epey çevre yaptım.işinde tembel.. "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. Ofise geri döndüğünde. "Beyimiz. Utandı. Bıyık altından güldü. yanıttan hoşnut kalmıştı. Bula bula. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti. iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere. iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri. Yel’in noktasız.. Ama yinede Bayana hak verdi. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu.” Ber. Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini. çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Verdiğin paraya da değmez. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış. çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken. anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Çevreme reklamını yapabilirim.” Bu arada Ber’i süzüyordu. kızdı için için. çalışmak zorunda kaldığını. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı.. nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber..’ diyesi geldi. evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?. genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet. Ağzını. Ailesel. başını eğerek. Bana abone oluyorlar..’ isminden uygunu bulunamazdı...

. yutkunmada solumada." diyerek farklı bir yol denedi. Ber’in fermuarını açtı. Yel’in elini kavradı.. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. "Nasıl istersen. pantolonu patlatacak kadar irileşti. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor. bitirmektir. zorlamalı erotik bir sesle. beyninin ağrıması.. aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu." dedi Yel. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için . Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Ber. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu.. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. Fakat koşullar uygun olduğunda. hiçlik. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı... Hala Kız gibi. Yenilmişti.onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. *** Başlamak. Yel. 9 10 . Kararsız kaldığı bu tür durumlarda. konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı. Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı.. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu."Saçmalama!” dedi içselinde. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi. boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Organın. Buna rağmen biyolojik salgıları."Bana nağme yapma!" dedi Yel. Neyi bekliyorsun?. bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. eli organından ayırmak için tekrar kavradı. önceki hareketleri yineledi." dedi. Yapmacık olduğu açık. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi.. ‘Sadece şimdilik. Hayalindeki tiplemeyle. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle.. Hatta yokluk... Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur. Pantolon düğmesini kopardı. "Sen de istiyorsun. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu... Benliğini sıcak arzular esir almıştı. üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular.. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Kemerini çözdü. olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Titremelerini hissediyorum.." isteği içini kapladı.. Bu arada Yel. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş. bacaklarının sertleşmesi. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle.’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. "Lütfen!... Sen de her türlü çok yoruldun. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Bir kezden bir şey çıkmaz. genelde geçici başarılar elde ederdi. Kavradığı eli bıraktı.. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur.. Patron sensin!. Kocaman eller. Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Ber. Bu Đsteğe. Ber. hala bir karara varamamıştı. gör!’ hallerindeydi." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. şimdi çırılçıplaktı. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma. konuşmada güçlük ve halsizlik. Ber..." Yel. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. nazlanıyorsun. Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı..

Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu.. Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı. hem de ailesi adına üzülüyordu. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti.. Büro sahibi. rahatlatıcı bir yanıt almıştı. hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Mus.. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı. içme gereksinimleri. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına."Baban. Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti.. Bir de Yel abla geldi. borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Yengesinin. Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Biraz oturdu. Babası. Mobilyacı... gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?.. listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti. habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme. Babasının istemi hem yardım. Yel." Ber. 11 12 . Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan.. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı.Ondan beklemediği. telefonla aradı.. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı.. büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Kapıyı yeğeni Mus açtı.” dedi. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. göz kırparak.. düştüğü konuma hem kendi adına. 2 *** Ber. Aramanı bekliyor. kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı... avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. sen gelmeyince gitti. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri.. "Arada yine ziyaretine gelirim... ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti.

"Bu kıyağımı da unutma!. "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın. yüzü çilli.. kırbaçlanmaya. Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu.’sunun devamını beklemeden sözü aldı. seni bulamadım."Evden yemek getirmiştim..Mus. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Ber’in ‘alo.’ dedi. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti.. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu.." dedi Yel. Yirmi yaşlarında.. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı.. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Ber. kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber. not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı. Beni sever.. yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim. Zıtlıkları yaşamak. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Bir şeyler olacağına..’ diye not bırakmışsın. Yel’i aradı." dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı.... Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye. Ama dinleyen kim?. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu."diye sordu. Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde.. babasının halasının oğlunun oğluydu.’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim.. hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. vücudunun lime lime doğranmasına razıydı... Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Telefonu kapadıktan sonra. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı." Ber. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu. ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu.’ diyordu sanki. "Canım... duyumsamak.. geçici durumlar. Yakında görüşürüz." Ber. güvenilir biri olduğunu anlattım ona. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak. 13 14 .... Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. ufak temizlik işleri. arada ders çalıştırması. biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel.. sayar. babası. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım. "Sen bilirsin..." diyebildi Ber. tütünden faydalanmaya başlamıştı. çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. müjdeli habere çok keyiflenmişti. Buna karşılık büroda yapılması gereken çay. alçak bir sesle: "Kentimizin patronu.. Mus. sözünü ettiği ‘Maf. işler nasıl?.. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi.. niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım... Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini.. Ber. telefonlara bakma. Kim.” yinelemeleriyle alır olmuştu. “Bunlar. Ber için bu çok güzel bir haberdi.” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da.. lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş. Öksürüklerini engelleyemedi. nerelerdeydin? Sabah geldim. ‘Maf’. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım. üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs. konuşma hızını düşürdü. Kaybedeceği bir şey yoktu. Yel... ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım. ileride açığı kapatırım. Durumunu. "Avukat bey. sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak. Kısa boylu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden.. ufak tefek harçlığını vermesi. hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından. Senle görüşmek istiyor. Yel.. Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı.

Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler.. birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı. daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. 3 *** Ad kentinin.. Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu.Bu kentte doğup. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. "Yinede dikkatli olmasını. Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı. büyüyen Mus’a. Đşçiler saatlerce kazma.. Mus. taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış. cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina." diyerek. Çevre sakinleri. balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi. 15 16 . Güvenlik araştırmalarında. onun risk taşıyan biri olduğunu. Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar." ekleyerek sonlandırdı.. Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. pencereleri. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Yerel Düzenleyiciler. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı.. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir. yıkılacak’ endişesi veren üç katlı. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti.. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi.

ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Marketçilikte yeni teknikler.. bir başka nedeni daha vardı. ‘Çok önemli olmadığını..4.. Ber.. Sesin sahibi 17 18 . Öyle ki.3. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü.’ isimli kızdı. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Markız. ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. kurgusu. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri.Ber. Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum. evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. O da market çalışanlarından ‘Markız. iletisinde bulundu. Reyonları gezerken yardımcı olma. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı.. Đzleyiciler Grubu Üyeleri. Đz. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona.1 .. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara. sempatik görüntüye. bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu.. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı.. Đzleyiciler. kısa sürse de onu görmekten. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması. sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı.Ber. Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı.Đz. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim." dedi. Biran önce evine varmak istiyordu. çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı.01.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi." diyerek yanıtladı..01.2. devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Şunu al!." dedi. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi.’ işaretli olmasının mantığı var.. Đz. diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar. çekici sergilemeler. Ağırlığından. En verimli dinlenme şekli buydu onun için.01." Đz..01. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog.Ber.. "Beyefendi! Bu sana yaramaz!. Yarın tazesi gelecek!. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu."Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum.01. "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?.Ber. Reyon düzenleme işi yapıyordu. ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Đz. parçaların birleştirilmesi. enfes bir fiziğe. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun.Ber. 4 *** Ber. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. reyon düzenlemelerin etkisiyle. poşetleri taşımakta zorlanıyordu. müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar.

lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini. Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum.. içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu." dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu... yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Bir süre sonra mutfağa yöneldi.... gerekli standart ev eşyalarını da almıştı... Ber.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım.. Đzin saatim bitti.. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi.. Kendisini daha doğal buluyordu. Ber. Başı dolandı." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata. maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini.. Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme.. kendisine çekiyordu.. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi.. Markız." Çıplak haliyle kaldı. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini.. yutkunarak çıkarabildi.. hissetti. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi." kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Karanlık. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek.... derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu." sözcükleri dökülecekken. Belki başka zamana.. Hatta ısrar ediyorum." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak.. ruhunun karanlığa düştüğünü. acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu.. "Đmkanı yok!.. Markız.. Ber. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Duş alma. *** yabancısı olmadığı biriydi. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi." dedi. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı... "Falıma bakarsanız sevinirim. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu.. belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. olur mu?. Đçinden kayan bir şeylerin. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor.." şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı... "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu.. Aksi halde." sözlerini tercih ederek. Rica ederim. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı.aydır çalışmakta olduğunu. Değerlendirmeliydi... Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar. yanıtı heceleyerek.. bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış. elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş.. fen. Kahveleri Ber hazırladı.. . Markız’ı asansöre kadar uğurladı. sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı..... belirtti. "Tanrım! Bu O!.. Bedeni nefesleniyordu. maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Sonra anlatırsınız bana. 19 20 . kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. alışkınım."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı.. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı Dibi görünmeyen.Lütfen!." dedi göz kırparak. Ben çıkmak zorundayım. Sonra vazgeçti.Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı.. Benliğinin.. Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. "Marketten bir saatliğine izin almıştım."E. Ber." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu." Ber’in ağzından "Ya sorun değil. Markız.

"Galiba halüsinasyon gördüm. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Tüyleri diken diken oldu. bazen intihar ederdi. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı... Đrkildi.." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Telefon hala çalıyordu... Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen. . Gözlerini kırpıştırdı. gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti." dedi. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini.. mirasyedi harcaması. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna. Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir.. Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır. Bakışlar içine kadar inmişti sanki. Sizinle konuşmam gerekiyor. "Lütfen kapatmayın. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü. kaynağı çözülmeliydi. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi. 21 22 . Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım. arada değişik görüntüler sunuyordu. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. gözlerini açtı... Ve korkuyordu. "Bilinmeyen numaralar servisinden... Bir sigara yaktı." dedi Ber. "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. Uykusu kaçmıştı. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm. Terden sırılsıklam olmuştu. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti. Karanlıkta bir çift göz görüyordu.. Usulca kalktı.. Ölüm benim için. belki de herkes için bir israf. Bir türlü dibe varamıyordu. Görüntü kaybolmuştu.. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu.. boşa atılması. hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı... Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. olmaması gereken bir olgu. "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi. Kendisini eleştirdi. sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. Kendisini geri çekti." deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi.. Ölüm.." diye düşündü.Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu.. bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. emeklerin israfıydı. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Sırtüstü uzandı. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. hatırladıklarından daha çoktu.. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için... Karanlık. Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Đnadına ısrarla çalıyordu. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!." özdeyişi vardı. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer. önceki bayan sesi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı. Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük. Ahizeyi hışımla aldı. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti.. Işık parlaklığında iki göz.. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Korkularıyla yüzleşiyordu.. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar. başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin. titredi. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması. Bakmaya niyeti yoktu. Đki mavi göz. Ber.." diye düşündü. "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Zil sesi duydu. Đçinde.. telefonu sinirle kapadı..

" "Her ne ise.." dedi Ber." dedi. şüphe." dedi." dedi.. "Belki bir gün. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!. Kimsin?.. bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için. "Ancak.” *** 23 24 . Sen!.. Perdelere baktı.. "Ama telefon benim adıma kayıtlı değil. "Ama. utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım. Evime kamera mı yerleştirdin?. sinirli bir tonuyla..... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı.. “Sen!.. kısa bir duraksamadan sonra...." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber.. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin. Neyse.. saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. korku.. Şaşkınlık. Bugünlük bu kadar.... Sağ eliyle cinsel organını kapattı. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim.. sözlerine devam etti.. komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu.. "Benim adım Med. vücudunun ürperdiğini."." dedi. Şu an çırılçıplaksın." "Bana Med diyebilirsin!.. Lütfen telefonu kapama! Sen!.. Sol tarafında televizyon bulunuyor. Ber!.." Ber.... soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Telefon ahizesi.. Bir tuhaf olmuştu. Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber." teklifini getirdi.. Seni sürekli ben arayacağım. Hepsi çekiliydi.. "Tamam! Öyle olsun.." dedikten sonra devamını getirmedi. "Kapatmak zorundayım.. Sen!.. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız. için için güldü.. O gün geldiğinde. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk.. Kadın. "Evet! Ancak?. "Ber!. Ber. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.. ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım. Alnından soğuk terler boşalıyordu. panik ve titrek sese dönüşmüştü." Ber." dedi yumuşak ses tonuyla.. "Seni şaşırtmak istemezdim. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor. Aceleci.."Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber.. Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Telefon numarasını ise vermeme gerek yok.. "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi....

bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı." dedi. "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum. sırtını iyice sandalyeye yasladı.. ama adam olamazsın!" diyen babasına.Üyesi bozdu. Evet!... Ses sanatçısı. sözünü ettiğim yeni avukatım!." diyen annesinin ruhuna. kısa boylu. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Maf.. Maf.. meslekte ilerleme. ve daha birçok güzel şeyler. "Zehir gibidir.. Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. boğazını hafiften öksürerek temizledi. Yanlarına yaklaşan uzun boylu. Para. ün. Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar.” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti.. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu. Ber.. tümünden. parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!. onlarla daha önceden tanışıyordu. ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi. Rakı bardakları tazeleniyor.. Yerel Yönetim 3. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. tıknaz. yüksek sesle. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim. sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu... Uğultu kesilmişti. "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya.. Restseyh restoranı.. Anti-Hafif 8." diye düşündü. bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra.Başkanı. Orta alan boşluğu yaratılıp. Bunlarla ilişkileri geliştirmek. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar. Ses düzeni önemliydi. çakır gözlü birinin. Ağzı da iyi laf yapar.. Bunu hissediyordu. güven. Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. "Bu genç.." dedi.. göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. bugün servise kapalıyız!" Ber. Maf.. okursun. "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi.. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Kısa süren sessizliği. Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı. Ber. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı. Bu akşam özeldi. nihayet bulabilmişti. Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu.. Ortama sessizlik hakim olmuştu.Müdürü G9Güv. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. Yerel Güvenlik 9. sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Çünkü Ber.. Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum. "Đnanıyorum..5 Ber. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2. dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı.. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu... Hayali bile içini bir hoş etti. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. belki de. Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat. aşçılar.. Mimikler birbirine benziyordu. Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı.’ dan oluşuyordu.. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi.. geleceğe emin bakma.... Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti.. 25 26 . Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi.. tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. "Çok komik bir davaydı. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu. Gösterilen sandalyeye ilişti.. "Beyefendi! Özür dilerim. "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı.

Meğer aslında kız erkeğe kaçmış.. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik. Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok. "Yaş geldi elli beşe." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı.Ber bey. gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Yoruldum. hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz." Maf.. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı. "Sizin kulağınız deliktir. Bir iki gün tutuklu kaldılar. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık. anlatısına devam etti." dedi.Dom isimli holding. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Güvenlik 9. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak. Hiç belli olmaz. konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. Burunları bile kanamadı. şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar. birkaç firmadan." Maf. yönünde açıklamalarda bulundu. ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum.." dedi." Çevresini gözleriyle taradı.. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar.. diye.. kuyruğu sıkıştığında kimyasal. kız çözüldü. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. Gerçekleri anlattı. Ne de olsa kendi avukatıydı. Başlangıcı Maf yaptı. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. "Sanırım Irak. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma. yanlarında kırlaşmış saçlarını. kişilerden alınan aidatlarla.. neredeyse kızın gözüne soktu. DevMalDen-Y... ağzından iştahlı sesler çıkararak. Hak yerini 27 28 . müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. Konular.. suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?. "Bu nedenle." dedi. ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti.. Yargı 2.. Alan memnun satan memnun. Saddam. avını görmüş avcı gibi atıldı.. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Maf. kaç kez söyledim. "Gel büyük kente. soğuyan havayı ısıtma amacıyla. Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki.. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor. yalan ifade vermişti. "Baba Maf.. "Evet!. Maf. Mendili. cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Ber." demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı." dedi.Üyesi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı. farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti.. Biliriz.. "Yarın güvenliğe teslim edilecek.. haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ... Ber. babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş.. bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var. bir şeyler yapalım. XY Medya Temsilcisi.. alıkoyma ve tecavüz etme suçundan.. ufak beyaz işleriyle... Birinin.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?. Ber’in. halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek.Müdürüne." dedi. üstte açılmış. gülümsemeler zorakiydi. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi. dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince. bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir. girmişti... Yanlış hatırlamıyorsam. biyolojik füzelerini damlarımıza atar. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." dedi..> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı. TW Partisinin Halk Temsilcisi.benim bu tür şeylerle bağlantım yok. burada hayat yok. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?.." Maf. Son duruşmaya Ber Bey.. Güvenlik 9.. kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla. "DevMalDen-Y. ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı.. Birkaç senet tahsilatıyla. yedi aydır tutukluydu." Maf. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı. Olanla idare ediyoruz. biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı." dedi. Ber. Ayrıca bir başka cepheyi. Nefeslendikten sonra devam etti. Hep yanıtın olumsuz. " dedi. ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti. kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum. Maf. Müdürü.

. hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti. güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence. Ama.’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Hatta. mahcup olmayayım. sudan konuşmalar ve bol bol yemeler.. Ber.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Sizden ricam. kötü davranış. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. elleri kolları bağlanır. Salonu inceledi. zamanı geriye döndüremezdi. alçaltarak.. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. özel otosu da olacak.bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor. dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin. Yatağına uzandı. Ona göre “Böyle giderse. çoğunluğu elde etmiş oluruz. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Telefonda kendisiyle konuşan sesi.. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. demir kapıyı da açık bırakmalıydı... "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz.. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim. her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı. Telefonun fişini çekti. Ber. Son günlerde." Güvenlik 9. sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti.. Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. 29 30 ." diyerek ortamı rahatlattı...” Ber. apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından.. Ve korkuyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. Yargı 3. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı." derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti..00 sularında ‘Artık yeterli. Yanıtlamakta gecikmediler. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. içmelerle geçti. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri. Mağdur durumdalar..Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım.’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek." Devamını getiremedi. Sadece şort giyindi... Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını. ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu.. Müdüre döndü. Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum.. Güzel fiziğe. Tül perdeler yeterliydi. ısrar edemedi. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi. Geri kalan saatler ise havadan. Maf. Ber olacak.." dedi Yargı 2..üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın.. Geri dönerek kapıyı kapadı. Saat 23. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir.. Tuvalet dahil. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı.." dedi. ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Maf. yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum. Bu kez daha derinden hissediyordu. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım.. baskı görmemesi. Ses tonunu yumuşatıp. Med kimdi?. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. parlak gözleri. geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Ber." diyerek dile getirdi. ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı.. Üstündekileri çıkardı. Maf.. Serbest kalsın artık. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu. Saat yarımdı. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Güvenlik 9. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında. bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Med’i unutamamıştı.Üyesi. haberiniz olsun. O derin bakışları." dedikten sonra tekrar 9. Üyeler.. berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler.

Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Alo!. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi...35’i. Tüm ışıkları söndürdü....... Çıtçıtçıtçıt!. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz. Yorgunluğun. Yatağına uzandı." Ber... ışığı söndürdü. Uyuyakaldı... en iyi alkoldü. Ber. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Gözlerini ovuşturdu.. Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama.. "Galiba rüyadayım... Yazılar yine ortaya çıkmıştı.. uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu.... Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. 31 32 . Ama bir de kabuslar olmasaydı. "Lanet Olsun!..... Uyku. Telefonun yanıt vermeyince. telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı.." "Evet! Benim... ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı.. Çıt!." dedi. Ahizeyi kaldırdı.... Sesler serileşip." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı. uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Acıları geçici de olsa unutturan.. Çıtçıtçıtçıt!. Ber.. gözlerini açtı. Kurulanmadı. Sabah saat 7. Heyecanı biraz hafiflemişti...." Duş iyi gelmişti.." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise.. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi. Çıt!. Ber.. Çıt! Çıt!. yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. alkolün.. beynine.." "Ber bey?. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı.. ama yinede teşekkür ederim. Gördükleri karşısında çığlık attı... Lanet Olsun!.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber.. buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum.. "Ben öyle bir not bırakmamıştım. Sürekli çaldırıyordu.. Đrdeleme yapmaz.. gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi..." "Çıt!." kanısındaydı." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Ve genel de uyurdu.." "Uyandırma servisinden arıyorum.yııııııımmmm!" Ber.. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. "Az önce aramıştınız." "Rüyadayım!.. Duvar saatine baktı.. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. bu şekilde yazmak zorunda kaldım. Gözlerini yumdu.. ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. ışık düğmesini açtı." Ses.Işıklar gözünü alıyordu. Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı.. On dakika daha dinlenip kalkacaktı." "Rüyadayım!. *** Sabahın 07. "Yorgunluk ve alkolün tesiri...." "Çıt!. Çıtçıtçıtçıt!. Rüyadayım!.. Işıkları söndürmeden uzandı." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi. Kanepeye uzandı. "Çıt!." Ber.. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?.. şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Ama inanmıyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı...’ diye düşündü...." "Rüyadayım!.. Onlarca soru akın etti. Rü-ya-da. Titrek elleriyle. Yatağından fırladı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi.. Çıt! Çıt!.. Çıt!. Çıt! Çıt!. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu.. Ayağa kalktı. Çıtçıtçıtçıt!. az önce arayan bayana aitti. "Alo!... Ber. makbule geçti..

Đfade tarzı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. 6 *** Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım. net ve temizdi.. yada eşyaları haczedilip.. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. Görevlinin konuşma tarzı." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın. sadece merak ediyorum. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. 33 34 . Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu. Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." diyecekti. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. "Sizden özür diliyorum. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!.. Her zaman hizmetinize hazırız. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi.. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu. ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen. ben sizi arıyayım. "Ama bir başka görevlide çıkabilir.... iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış.. içeri girmeye namzet icra görevlisine. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu. Böyle olması da gerekiyordu." diye sorabildi.. Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti." Ses güzel. Kendisini tebrik etti.." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın. "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek.. sonuçta almıştı.. "Bu işleri bilirim.." "Yanlış anlamayın. sabah girdiği duruşma sonrası. Çalınan zile yanıt." onu motive etmiş. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?. buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Đki dosya için işlem yapılacaktı. nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu. endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın. Đki büyük. Ber’e. benim adım Gecetel.. Meşguldü. özel sürücüsü kanalıyla. dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu..... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya." "Benim için sorun değil." dedi. "Evet!" diye yanıtladı. Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti... Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Adres tarif etmek zorunda değildi. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. kusura bakmayın." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. "Uyandırma servisi." "Rica ederim. Çünkü." dedi."Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?. Ad kentinin. icar dairesine. açılan kapıyla verildi.. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. düzeltti. karşı ses. "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz. Neşeli içerikliydi ses tonu.. Beş denemeden sonra yanıt geldi. Ber. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres. Görevli." içerikliydi. avukat Ber’e ve sürücüye.

. "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız.." belirtti. Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi. Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti.. buzdolabı. kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. "Hanımefendi!. suçluluk psikozuna girdi. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti." diye devam etti." dedi kadın..Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi. Eli boş geldiği El kentinden." Oluşan ortam nedeniyle görevli. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. açıldıkça rahatlıyordu.. Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok." Bu sözler dahi. arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. vitrin. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca. içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Yumuşak tonda. Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. gururuna yenik düşmüştü." dedi. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu.. 35 36 ." dedi icra görevlisi. bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti.. yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi. evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı.. Babasıyla aynı köyden olan annesi." Đçten gelen konuşma. Ber. bulunanları etkilemişti. ana bayilere ödeme yapamaz oldu. Ber. Kadın. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış. Ber. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. şimdi. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Đçini çekerek devam etti. şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. duygulanmıştı. bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Günah çıkarma.. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz.. kadının dilini çözmüştü. Kendisi askerdeyken vefat etmişti." dedi. geçirmişti?. kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Annelerinin bu durumu." dedi. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. ıslatıyordu." Görevli. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı. Görevli. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli.. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. "Siz de haklısınız. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi. diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz. genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Ber. gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız. Çenesinden.. müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. "Maması bozulur." Konuştukça açılıyor. iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Babası. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor. Görevliye teselli vermek istercesine."Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu. Kadın. eli boş olarak köyüne dönecekti. Görevli. kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp. anlatı.. çamaşır makinesi. Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Serileşen gözyaşları.. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. neye karar vereceğinden emin değildi.. Televizyon. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi. kadının görüntüsünün. Biz Devletin görevlileriyiz. yemek masası takımı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. sert içerikte devam etti."Kocamın işleri çok iyi idi.

" Đcra görevlisi. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?. "Ben iyiyim. Midesi bulanmaya. yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Haciz bölgesinden uzaklaştı. Kadının etkisi altına girmişti.. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. "Çocuğum için!. Ona 37 38 . rengi ve ışıltısındaydı. Sokaklar birbirine benziyordu. Gözlerini açtı. bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek." Bu gözler dairesinde.. fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu." diye. Yine yalvarıyordu.. Gözlerinde hava kararıyordu." ısrarlarını olumsuzladı. Yürümekte zorlanıyordu.. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu.. Bu düşünce gittikçe güçlendi." düşüncesi oluştu. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi." diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu.. Kadının." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?.. Bu kez sokağın kenarından. telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Ber’i inceledi. sürücü.... yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. sürücü ise dikiz aynasından." Đcra görevlisi.. ana caddeye çıkıldı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı... sordu icra görevlisi.. "Galiba güneşte çok yürüdüm.. Parçalı beyaz bulutlar.. bulunanlara.Görevliye. gölgelikten yürümesine devam etti. Hesabı sonra yaparız." diyerek yanıtladı.. hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı. O dönemi anımsadı. yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal.. araba ilerledikçe rahatlıyordu. Gözleri bulanık görüordu... Ber." dedi. Ne olmuştu kendisine. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı." Ber’in taksiye bindirilmesiyle. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti.. "Derhal efendim.. öylesine yürüyor." diyen icra görevlisini. "Merkez Hastanesine gidelim."Galiba kendimi çok yoruyorum." diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Ber’in tavırlarından. "Bizi. fark etti!.. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız. Sokaklarda rast gele yürüyordu.. siz gereğini yaparsınız. "Az önceki olayın etkisidir. sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı.. Bu gözler?." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu.. "Komşu. düşünsel karmaşasını fark etti. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... "Halüsinasyon görüyorum. Ber. kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. Bazen olur ve geçer. "Yardım edin de arabaya bindirelim." "Yok canım! Endişelenmeyin." dedi. kulağı çınlamaya başladı. "Emin misiniz?. Kadının peşi sıra gelen görevli." diye düşündü. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu. daha fazla karşı koyamadı. kahve içmeye gel. Başıyla onayladı. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. kendi kendine.. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. garip sesler duymuştu. Kaldırım taşına çömeldi. "Ben dışarıda olacağım. Ber. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. N’oldu size?. Dilerseniz sizi büronuza bırakalım.. "Tanrım!. vücudunun aniden ürperdi... "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi.. Çevrede kimse yoktu." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış. Đcra görevlisi. Bir başka sokağa geçiş yaptığında..

’ ödeyip.." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. açılmak istiyordu. "Aksi takdirde. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. birazda gözüne sokarcasına uzattı. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. sanki. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor." Uslübünüzü düzeltmezseniz.. gerekli incelemeyi de yapmıştık.olumlu yanıt vermeliydi. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan. Irak liderinin biyolojik. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. Đşportacılar. "Durum buysa.. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor." Ber." diye karşılık verdi Ber.. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. Borçlunun ukala." dedi .. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. "diye yanıtladı.. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu." diyerek uyardı. çaresiz tonlu sesle... Ber. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler. kahkahayı bastı. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti.. kısaca." Ber. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. burada kalıyorum. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı.. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. "Valla. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi. işe yaramayacağını biliyordu. "Rica ederim. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. borçluyu. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. "Param olduğunda ödeyeceğim. alaycı tavırlarına içerlemişti." dedi. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi." Görevli. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok.. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. borç benim borcum.. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi." dedi.. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. "Elleri boş. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. Araca biner binmez. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu." dedi. Onun bu sorunu çözebileceğini. Mal beyanımda da belirtmiştim.. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. çünkü eşimle boşandım." Borçlu. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. "Hangi hareketi?" diye sordu. Gerçi Sürücü de. Ber’in aklına Maf geldi." dedi borçlu.... Açıklardan yararlanıyor. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. Buna rağmen büyük çoğunluk.. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne." Ber."Đşyeri benim eski eşimin adına." Đcra görevlisi. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum.. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası. Kim bilir kendilerinin ve "Otelde. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. Çevrede biraz dolaşmak. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı.. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince." dedi...." dedi. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. 39 40 . şurada." Ber. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır." dileyerek atölyeden ayrıldılar. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. Görevli. beyefendiyi görünce anımsadım. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor." dedi icra görevlisi. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi.

. ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma.. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. kenti terk etmek dışında. Bazı taşıtlar.. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu.. çay doldurmak için mutfağa yöneldi. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip.. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine.” türünden motivasyonlardı.. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden..’ diyorlar.. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından. ‘Maske *** 41 42 .." dedi Ber. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü... kent merkezi yönetimi başkanı. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması.. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin... Ber’de medyanın verdiği haberlerden. soruya yanıt verme yerine. bina altlarında bulunan bodrum... Televizyonda. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus... Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu.” özetle söz ediyordu.. herkes birbirinin ölümünü seyredip. ofisinin cam kenarlarına. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu.. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi.. Ama hayat devam ediyordu. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması.. " Đmkanlara göre. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. yapabileceği bir şey yoktu. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. Gözlerini duvara sabitlemiş... kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. Ber. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması.takmak gerekir. başını iki yana sallayıp." "Füzelerden korkmuyorsun galiba.. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı. halk arasında dolaşan söylentilerden. Yanıtı içinde olan bir soru sordu... panik yapılmaması.. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. Ber. onları buna yönlendiren... Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. yoksa. bu mümkün olmadığında. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı.. Genele uyma. Toplu olarak kalınması gerektiği." diye sesler çıkardı. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti.. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul. suyla bolca yıkanılması gerektiği. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. cami. kısmen veya tamamen hasar görmüştü." Alaycı gülümsemeyle.. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi..

Ber. Çünkü. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. gruptan ayrılarak yanına vardı. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. görsel medya temsilcileri.Ber. Bu kez ‘Aferinliydi. durması gereken yeri seçebiliyordu. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. haberci. Bazıları karartı görünümündeydi. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. bu duruşmada sanık avukatıydı.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. Ber. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle... Yazman kadın. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. Ber’de. mekanik daktiloya." Ber ayağa kalkarak bekledi. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Kameralar sürekli açık gibiydi. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. neyi bekliyorsun?. ucundan Maf’la ilgiliyse. "Anti-Hafif 8. En son Artsa. kızgın ve küçümser bir tavırla." demişti.. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. Duruşma salonu. katıldı. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. Duruşma salonunda bulunan Ber. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı." dedi. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. O. Đlgili dosyasını masaya açtı.. artık. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek.. kendisini dışarıda bulabilirdi. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra.. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. Duruşma hala neden başlamadı. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi... Ber. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra.. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi.. Sağkol. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. Yargı üyelerinin ve 43 44 . Ber’e. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Görünüşü. Yargı başkanı. -hele. "Karşı taraftan da epey adam birikti. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu." Ber. "Ortalık alevlenebilir." diye anlatıyordu.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu.

Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu.. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Bütün gözler de kendisindeydi. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi. Ve yuttu. gerçeği itiraf etmiş. Dikkatli.. Su istemek. Maf’ın yeğeni.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı..üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı.. Yargı başkanının.. ‘. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği 45 46 . Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi... SahFail ise. Yargı başkanı. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa..’ Ber düşündü.’ havası içeriye yansımıyordu. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi.. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Bakışların ağırlığını duyumsadı. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu.. nefes almakta zorlanıyordu. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı.. kravat takmış. Temiz takım kıyafetli. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı.. Ber. adamı ben öldürdüm. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı. Yargı başkanının.." sorusunu yöneltti. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?.. Yargı Başkanının. Bunun yararı oluyordu. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini.. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri. Boğazı düğümlendi.. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan....." belirtti. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti.... "Müşterim SahFail.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. bir tarafta benliği... Ber. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi.. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. Suçsuz olduğunu... on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. Ber. Ber.. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı. Gözlerinden güzellik okunuyordu.. Yanlış anlaşılacaktı. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. Söz sırası kendisindeydi. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı.. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı.. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu." dedirten yükseklikteydi.Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Ber. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. Đkinci adını hatırlayamadığı. Boğazının kuruduğunu hissetti.. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti. ‘Dale. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. Öksürdü. Bir tarafta Medya temsilcileri." ekledi. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı.. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi.

suçun vasıf ve mahiyetine... Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. masaya koydu. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Sigara yaktı." demiş. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. gerek yoktu. Bu kez kabul ediyordu. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz.Öylece yarım saat kaldı. Yorulmuştu.. çalan telefon zili sonrası Mus’un. Olanları izlemiş olmalıydı. "Kanıtların yeterince toplanmadığından. Devlet avukatı.. Ber. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu." diyerek kısa kesti. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler.. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. Çay iyi gelmişti kendisine.." Yargı grubu. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti. doğal olarak kabul etti. Falıma bakarsın.... Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. Kapatılan telefon sonrası. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. "Kahveyi senin evde içeriz. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. " deyişine kadar. salata ve ayranı. Markız. Cezasını çekmeye hazırdır. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın.. SahFail’in ise. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. Ber. fısıldaşma serbestisi vardı. Çünkü. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti." Markız telefonda. Ber.. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler.." diye çapkın bir kahkahada eklemişti.. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum.. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. shov’u göstermediğini. Ber.. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu.. fazladan bir açıklama yapmasına. "Yemeği dışarıda." dair söz verdi. Devletin avukatındaydı söz sırası. izleyici locasında oda vardı. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. şimdiye kadar. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. başkan dahil. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti.. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. *** *** 47 48 . Yapabileceği bir şey kalmamıştı.. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. Ta ki.... Ber. Ber’in oturumda gerekli eforu. Evet. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti...

Đçseli. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. etrafı tanıma fırsatı vermedi. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu." Klasikti.. Şef garson kendilerine nefes alma. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. Bu yönde bir yasa da yoktu. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı.. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. masanın mezelerle.. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. Markız devamını beklerken. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. Gözlerini Ber’den kaçırarak. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri. uzun zarif elleri. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. Ber’in. 49 50 . Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi.. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. bireysel kuralları. Her keşif. içecek olarak kırmızı şarap istedi. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti.. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Ber. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. Reddedilmeye tahammülü yoktu. küçücük burnu.. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. Markız. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. fakat yeterliydi.” deyişini anımsadı. Tüm çalışanlar. toplumsal baskılar. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Markız’ın güzelliğini. Ber." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. karşı tarafa iletmek yeterliydi. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı."dedi . Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar.. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı........ "Markız!. gizemli. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu." dedi.. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. Ber. kaprissel yapıları.... Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. senin pek yakışıklı olmasan da kibar.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti." dedi Markız. anlamlı ve masum bakışları. hafif gülümser yüz ifadesi." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Đçsel gelişimi.. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı.. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. Ber. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu.. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. boş vaktinde yaratmış. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Markız. bir şeyler elde etme art niyeti.. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin." diye seslendi. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı.

Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. Şimdi. dolmuş. elinden çekiştirerek götüren babasına. Berde Markız’a. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. Elektrik kesilmişti. Markız yanan sigarasını söndürdü.. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. Sakin olun!. Sanki daha önceden. yüzünü.. Ad kentinde bu davranış sonucunda... "Şimdi bayılmanın sırası değil!. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. Kendisine yediremezdi. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. "Baba!. "Evet!. birbirlerine gülümseyerek baktılar.. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. bağırışlar. Taşıt sesleri.. 51 52 .. her şey çok güzeldi. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. radyoda her çalınışında eşlik ederdi... eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü.. Güzel!." "Yanlış anımsıyor." diyordu.. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu..." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi.. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar.. "Kalk Hanım!. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. Yaşlı bir adam.. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. "Bir emriniz var mı?" diye sordu. minibüsler... dışarı çıktılar. yere yığılmış yaşlı eşini. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. Gelen hesabı Ber ödedi. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu... ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı.. Onlarda genele uydular.. bir isteği olup olmadığını sordu.. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. Evet! Evet!... koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu... "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu." anonsları duyuluyordu. burnunu kapatan da yoktu. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Kahve Ber’in evinde içilecekti. Kapılar kilitliydiler.. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson.. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı.." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. Kesik kesik gelen siren sesleriyle." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. "Söz.." Küçük bir çocuk.. Çocuklar merak eder!." diye yanıtladı. " diye yanıtladı Ber.. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!.." Markız ile Ber. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. Boşları toplayan garson. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu.. korna sesleri. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu.. ağzını. "kesik kesik siren sesi. olabilirim. ilgilenmeliydiler.. "Teşekkür ediyorum. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki.. "Đşletmemizin ikramı." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. Bu ses.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. restoran da hareketlilik başlamıştı. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu. Otobüsler. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. paniği pompalıyor.. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. Hatta annem bu parçayı çok severdi. Ber’de benzer korkular içindeydi.. Burada içmenin bir anlamı yoktu. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu..

Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Dayanamadı. Kendisine sesleniliyordu. "Gerinmek yarı boşalımdır.. Evlerine varmak isteyenler. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. Aniden geri indi. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu.... Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü.. yakınlarda bulunan 2. Aynı sesin sahibi.. "Tantanadan camları indirmesinler. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Ber. sanki.. Ber.. Bir arkadaşının dediğini anımsadı.. Tanrı’nın günü çok!" Ber." diye bir ses duydu. Kulak kabarttı. Uyanık ve ayık olmalıydı. aşırı nem.... Başka kentlere kaçmak isteyenler. Savaş uçakları karanlıktaydı." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi... Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu.. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri.. "Bir başka zaman. Hava sıcaklığı. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. "Lanet olsun!. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına.. Hem.. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi." "Efendim?..." *** "Kepenkleri de kapat oğlum!. banyodaki askılığa astı. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Arka kapıyı açtı. koyun can derdinde. içeceği alkolsüz olmalıydı.. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. Atla!. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu... Markız’ı unutmuştu. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. "Kasap et derdinde.. Ama ısrar yararsızdı. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi." diye fısıldadı Markız.. Böylece. bir şişe suyu rast gele koyup. evine varıncaya kadar "Körfez krizini.. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti." diye bağırıyordu. "Ölmezsek." Birleşik devletin.. beddua etti. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı.. Yağma falan olabilir. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba." "Lanet olsun!. Bedenini gerdi. Çevresine baktı. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu.." "Lanet olsun!. bir şeyler içmeliydi." diyordu kuruyemişçi. Ama." dedi Ber. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı.. Hemen ön koltuğa kuruldu. Boğazı kurumuştu. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu... görünmüyordu." ortaya çıkaranlara lanet okudu. dünden kalan ekmeği... Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı.. Ön kapıyı kapadı. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu." diyen sürücü konumundaki market sahibine: Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu."Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık.. "Çok teşekkür ediyorum... Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti. En azından birini açmalıydı.. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. "Ber Bey!.. ikiletmedi.. 53 54 . Bu kez sadece gülümseyebildi. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi. Telefonu kapadı. "Atla!...BD..." atasözüne muhatap olmak istemiyordu.

" "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum. "Nasılsın?.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti. Çocukluğunun geçtiği El kentinde... Bir süre hiç konuşmamıştı.." "O yazılarınla beni ürküttün. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. geceleri gördüğü kabuslarından. Korkuttun.... Ber...... Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım.." dedi Med. "Görüşmeyeli epey zaman geçti. Senaryo böyle düzenlenmiş. Kendisini oda dışına göndermişler.. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı..." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak. "Sen!. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta. Annesinin amacı. Mantık ağları dağılabilirdi.." "Olağandışı yeteneklerin var..." "Bunu hak etmiştin. Med!" Onun." dedi Med... Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı."Çoğunlukla onlarda olsa bile. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. Füzelerden korkmana gerek yok. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. kapatabilirim. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı.. olanca yumuşaklığıyla. 55 56 .. "Bir sen eksiktin!. " dedi. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak. Peki telefonun fişi?. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. "Beni rahat bııraaakk!.’ yarar ve zararını düşündü...." dedi.." Ber apışıp kalmıştı. Bana zarar verdin. ‘Sırlarla dolu.. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş.." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. Med’in sesiydi. Şey-tan-mı-sın?. okuduğu bazı öyküleri anımsadı." "Sen bilirsin. Olağanüstü yetenekte olan cinler.... Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi." "Hiç sanmıyorum!. "Şeytanca işler yapan şeytan olur.... yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim.. "Ben. ev ortamı. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını.. hatta içtiği sigaranın cinsi...Bu saatte arayan kim di?. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini..." dedi hayıflanarak. "Rahatsız ediyorsam... "Ayrıca. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü.. Daha fazlası olmalıydı." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri.. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. Bu arada neler yaptın?" Ber. Ber üzerinde korku. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti. Yoksa. "Ber. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti.." "Daktilo sesini unutuyorsun!. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi." Ber.. Bunlar. Altında senin adın yazılıydı..." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın. Ona anlatmadığı bir şeyi. Bir karara varamadı. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı... Sessizlik girdabındaydı. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı." dedi. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?.. "Bazı karşılıklarım espriseldi. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu... Med ve ekledi. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde.. Sesini yükselterek. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. Ses. Annesinin.. Lütfen!. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. ‘çok sıkıntı çekeceğini. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok." Med. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini. gizem.

Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir.." 57 58 . Her neyse. galiba... " Saddam. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken.. rapor.. Bu kadar rahat olduğuna göre. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar..... Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış.. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler... Bu kavram da... kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. "Avukat olma. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum... Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi..’.. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor.. Hocanım.. Med’e." Ber. soyut bir kavram.. "Rapor.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım.. Saddam’ın.. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım.. Düzenleme grubu senaristleri. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu. tutmuş. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?." Yanıt beklemiyordu. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar."." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın." dedi.. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden." dedi Med. "Saddam’ın... Sesi.. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. Ses tonunda alaycılık yoktu. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir." "Aynen öyle." dedi Med. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. Sesi hafif kızgındı.. ‘Hukuk Fakültesini bitirme. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı.. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu. Başka ülkelerde de. "Ad kentinde bulunmuyorsun.. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu." diyerek merakını giderdi. " Med." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo." diye yanıtladı. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. Ber’in. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu." Ber. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir.. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette." Ber. zamanında atmış." kehanetleri gerçekleşmişti... yanıt vermemişti. kendinden emin ve güven vericiydi. "Unutmayın ki... Med. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü. Zarar gören halklar ve bireyler oldu. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. Devam etti." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber. yaşlılar... Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. "Okumuş adamsın!.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti.. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı.. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki. küçük bir ülkenin. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. Sonuçta.." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi.....

" Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. " dedi.". ‘Oğlum’u’. "Pes!. Hüs. "Bir gün zengin olursam. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. "Ama. "Ben 59 60 .. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti. Sanki vücudun deri altı yağı. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu... bunu da bilirse pes diyecekti.. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular...." dedi. Has. Buna sen sebep oldun!.. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. ‘ğ’siz. bu yorgun. “Aç kalsaydık!. Kızmıştı. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez." dedi Ber. Hüs. Güneş...." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım." dedi Ber. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan. sanırım!" "Evet! Ben oldum!.. Gelmeyince konuyu değiştirdi. Ama izmarit değil ha!. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı.. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip... terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu..." dedi.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. . Yağlı ve kaşıntı vericiydi.. terletiyor. Has. bitap halleriyle. peynir almasaydık!.Ber’den tepki bekledi. insan vücudunu ıslak kavuruyor. Ekmek... sigara tüttüreceğim. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma.. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. "Neyse bunlar uzun konular..." diyen Med... on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı. su işlevini görmüş... artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim.... 8 *** Sıcak gün. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. "Nedenini biliyor musun?.. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. Yağlı ter.. Bu karma salgı. Ber.." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın. ikiyüz elli gram beyaz peyniri. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu. Bes ve Kur isimli onüç.. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek." "Pes doğrusu." "Eeee!." "Şaşırıyorum... " diye yanıtladı Ber. "En azından benim için öyle." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok.." Kur. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi... "Olum!" dedi. Kaldırım taşlarına oturdular. yüksek oranda nemli havayla. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem.. Tümü. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu.

elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı. yarım saatte evlerimize varırdık. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi... Ben bu mahalleyi.. sessizleştiler. "Biz burada kaldık!. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!.." dedi... zorunlu konuşacaktı. Niye yalınız Beylo?" "Olum!.... bizi de acıktırdın. "Amca! Niye vuruyorsun... "Kimse getirmiyordu beni buraya. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. Kur." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. Bu fayda etmedi." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan."dedi. ömrümde görmedim. Kur!. Has.. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar.. inatla Has.. sorularını ünlemli yöneltti. hafif gülümseyerek.. Has’ın tokadı suratında patladı. "Yav.. yutkunarak... "Olsaydı binerdik.."diyerek araya girdiler. yav!.. Sessizliğe boğuldular yeniden. Yakasından tutarak sarstı onu. böyle bir şey söylememişti... Hüs." diye seslendi..."Olan olmuş yeter... Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. Sonra durgunlaştılar. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. sallardık aşağıya doğru. "Saddam’ın.. Has.." Bes.. Nefes nefese kalmışlardı. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. "Yok. "Hadi dua edelim!. Has. 61 62 . Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. " Ses titrekti. Has. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Cevap versene lo?. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti." Yanıt beklemeden devamını getirdi. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı." Bes. "Yav! Ya.. "Sen sus! ‘Acıktım. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi.." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. Yol paramız yok abi!. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. "Bisikletimiz bile yoh lo!. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür. "Yerde para buluruz belkim. Amca!." dedi. "Amca!... Has... "Hangi işe?" diye açılım istedi... "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak. Konuş lan?. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı..... renk vermemeye çalışıyordu.. Bes. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı." dedi.. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak.’ dedin. Has." dedi. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. Hiç yürüyecek halim kalmadı. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı.. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik. olgun rolü kaptı ortamdan." Sorunun muhatabı Kur." dedi. Değil mi Kur’o?. Kur ağlamaya başladı.. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa... Apartmanları gözleriyle tarayarak. "Amca!" diyordu bu arada. Akşam olacak!" Bes. Hüs." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu... Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi.. Bilgiç tavırlar takınarak. Adam. "Söyle lan?. benim kafam yatmadı bu işe. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı.. Kur." sözlerini tamamlayamadı. Yalan söyledim size....." diye sordu. Geç söylenmiş bir uyarıydı." Kur. Şimdi konuşması daha yararınaydı." Hüs. başını öne eğmekle yetindi. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi.. demişti. Ne istiyorsun?. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam." dedi. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı... Ne yapsak?. Bes." dedi. "Babam.... Sokakta mı yatsak?. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. yanında biten Has’a "Ne var?...bittim.

Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti." dedi tatlı gülümsemesiyle. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü.. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. ‘Hoş bulduk. Kapıcı. Annesi tanık olmadığı halde." "Temizlikçi bir bayan var. Olumsuzlama anlamında başını salladı."dedi.. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. sizde bizimle geliniz!" dedi. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. "Sen mi temizliyorsun?." dedi. uzun saatler onu bekliyordu. "Ayakta durma. rahatına bak!” Ber.." diyerek yanıtladı. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. Markız oturmadan bekliyordu. Beklenen zil geldi. 63 64 . Markız. "Karakola gideceğiz. sakal. çocuklar?" diye sordu." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü.. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü.’u kullanmadı. "Doğru mu. ‘Söz Uçar. "Teşekkür ederim.. Yel’in. Göz kırparak "Emrin olur. Markız’la baş başa evde kalabileceği.... Eliyle." diyerek önce kendisini tanıttı. adını anmak ondan söz etmek istememişti. "Yine.." sordu.. Özel bir gündü. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu.. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. 9 *** Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti.... "Ev senin. "Burada neler oluyor?. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. Orada anlatırsınız. Kapıcı. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. "Hadi dolmuşa binin. Ber. spor kıyafetlerini giyinmiş.. bıyık tıraşı olmuş. Güvenlik görevlilerinden biri. önce atıldı.. Kulağı kapı zilinde bekliyordu.. Markız’ı her iki yanağından öperek. "Hoş geldin. Lütfen. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak.. salonu incelemişti. "Bir isteği olup olmadığını.. dişini fırçalamıştı." diyerek ekip otosunu işaret etti. "Ben Yalşik!.. bazı hatalı davranışlarından sonra. hem de çok temiz. Her hafta sonu temizliğe geliyor. parfüm sürünmüş. isimli kişiye dönerek. ağzından dökülen "Ev senin. Markız’ın." Yalşik.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. Etrafı toparlamış. Ber. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu." dedi. yazı Kalır. çok klasikleşmişti." Adam." diye yanıtladı Markız. Annesinden de bilirdi. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. Bugün cumartesiydi.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. yıkanmış.

" diye geçirdi. Ber." Ber." "Müzik sesinin de.. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti." diye de ekledi Ber. Ortam ısınmıştı.." diye düşündü. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye.. "Yoksa rahat uyuyamam!. Vazgeçti. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu." diyerek de vurguladı... "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. "Sen özellerin özelisin." Markız. Ya Markız. Ber. Buna inanmalısın..." "Eee?. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. "Ama. Onu güldürmek hoşuna gitmişti.. "Eeee!. içinden. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti. "Beni bağışlamanıza sevindim." dedi." "Ben.. "Temizlikçi. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. "Yoksa?. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi." dedi. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. Ber’de ona katıldı. Markız. "Tuzak bir soru. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. yani." sözcüğünü yineledi.." dedi. kahkaha atmaya başladı.." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. "Peki.." Ber. perdeler tamamen örtüktü. rahatlamıştı. Ber. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim.. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu... Yoksa. galiba ilk teklifim sana olacak. gülümsedi.." Devamını getiremedi.. "Kızma canım şaka yaptım. iç çekerek. "Temizlik de.."Ben her isteyene rast gele parça okusam.‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor. Ber'in gözlerine baktı.." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. Harekete geçti.. Đşim iş. Pencereler açık olmasına rağmen.. "Şimdilik erken. bunun nedenini soracaktı... "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi."Seni ikramlara boğacağım bugün. Markız. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü. Ortam yeniden ısınmıştı. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı. Markız. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı. işlerden konuştular." dedi..." Konuyu değiştirmek için." Markız." Markız.... endişeyi yorumladılar. Markız." "Yoksa. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca... hamarat biri olmalı!" dedi Markız.." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. sevgi duyumsatan bakışlarla. "Yoksa. ortamdan etkilenmişti. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor.. Bir iddiam da yok. "Hocam.. Havadan.. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek . incinmiş nazlı kız rolüyle." diye ekledi. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. Bu arada." politik yanıtını verdi. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber.... Belki sonra. sudan. Müzik setinden çıkan ses. bu son sözlere gözleriyle. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı." "Hamarattır sağ olsun.. esprisel bir yaklaşımla. 65 66 ."Gerçi hobi olarak yapıyorum." dedi. Yanıtı bulmuştu. pembeleşen yüzüyle Ber. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. Sözcük bulamadı. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. "Bir ara bana bir parça okursun.

"Yarrııın. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Kendisini zor frenledi. "Bugün bir başlangıçtı. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla.. Bu." "Merak etme. Đki ayrı beden... Zevkli anlar..... Đnce ve kalın nefesler. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak.. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan." "Ben de. Beklemeye gelmezdi.. Markız. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu.. yanlış çevirmişsiniz.. ihmal etmeksizin yokluyorlardı." dedi... Telefondaki yankılı ses. Ev temizliği yapacak." "Teşekkür ediyorum.. Duşu birlikte aldılar. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle." Ber. çıkışlı bölgeleri de dahil. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı.. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı."Mutlu oldun mu?. "Çok ileri gitmeyelim.. Temizlikçi teyze gelecek. Öyle ki. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. Birbirlerinin bedenlerini. "Ne olur?. Sürekli olması dileğindeyim." diyerek yanıtladı Ber. Senin yorulmanı istemem. Tüm benlikleriyle. Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. Giyinirlerken.. Bu evde.... "Teşekkür ederim. Sen de yarın dinlen.. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı." diyerek kapattı. Evet dudaklar devamını istiyordu. "Böyle biri yok! Sanırım.. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. Bu onları tüketmişti...... işinin ehli. süren eylemlerine. Ber. Her kıvrımını. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu.. "O." dedi.. Dudaklarına öpücük kondurdu. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. gibiydi. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin." diyerek.... Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı.. Đnişli." diyerek yanıtladı Markız.Ber. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. birbirlerini koklayarak. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi." dedi.. telefonun zil sesi duyuldu. Ruj ve allığını sürdü. Sanki tek bedenleşme. sert ve ürkütücüydü. Ayrıca. teklifi reddedecekti... uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını." *** 6