Bahattin YILDIZ

,
1963 Mardin doğumlu. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını; Elazığ, Batman, Bursa, Kayseri illerinde geçirdi. 1987 yılında Đ.Ü.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca, "Büyüktür, Duyana; KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü; Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu roman, yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.

Bu romanda geçen;
kişi, kişilik, kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup, hayal ürünüdür. Okuyucunun, bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır...

Eserin adı Türü Eser Sahibi Kapak Tasarım

: Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ : Baran ADANIR Mahmut ADANIR : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri
Tepebağ mah. 13 sk. N.44 Tlf: 3519684 Adana

Dansöz Kıvırmaları

Düzelti

Đnternette Yayım Tarihi 1.Basım Baskı ISBN Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web

Roman

: 975-288-510-1 : Đnönü Parkı Yanı. Özel Sancak Apt. Kat 6 D. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3636352 - 0552.3767406 : starbah@hotmail.com : www.dansozkivirmalari.cjb.net

Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Elektronik ortam dışında ise; tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç, yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz, basılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Bahattin YILDIZ

Dansöz Kıvırmaları kehanet
1
"Uyarılan toprağın yarılmasıyla, bağrından fışkıran suyun, yansı kanalı ile denize doğru akarak, kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!..." Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. "Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diye düşündü. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; "Evi, Ad kentine taşıyacağız.... Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fiziksel görünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusal yoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. Bir süre sonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı... Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam, şimdi alırım. Ama, sen de biraz idareli kullansan!..." serzenişinde bulundu. Büro beşinci kattaydı. Bina asansörü bozuktu. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor,’ diye homurdandı. Otuz beş yaşlarında, çirkin denemeyecek kadar güzel, siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip, hafif şişman, esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle, gevezelikte hamarat;

Med’in kitabından.

işinde tembel, ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de, kızdı için için. Bula bula; bunumu bulmuştu... Yerli filmlerde geçen; genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan, çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken, iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Bıyık altından güldü. Görüntü öyle yoğunlaştı ki, ‘Keşke...’ diyesi geldi. Utandı... Yakıştıramamıştı kendisine... Beyninden sildi, attı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih; genelin arzuladığındandı. Ber, çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Ofise geri döndüğünde, sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi, merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Yel, yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla, kardeş! Bu büro çok kirli. Leş gibi bırakmışlar. Verdiğin paraya da değmez. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu,’ isminden uygunu bulunamazdı... Ama yinede Bayana hak verdi. Tek salon sayılabilecek; ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış, yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun, birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet, komşularla ortak kullanılmaktaydı. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere; belki mülkiyetini alarak geçerim, umuduyla kendisini rahatlattı. Ber, iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri; yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin," diyerek davet etti. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli; Ber’in iştahını daha da artırdı. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. Ailesel, bireysel her türlü sıkıntılarını, çalışmak zorunda kaldığını, evdeki çocuklara kendisinin baktığını, ayrıntılarıyla anlattı... Hayatı, onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Bana abone oluyorlar. Bu nedenle epey çevre yaptım,” Bu arada Ber’i süzüyordu. "Yeni başladığına

göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Çevreme reklamını yapabilirim." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok, kendisini ne sanıyor?..." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim," dedi mırıldanarak. Yel’in noktasız, virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel, samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!... Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Seni sevdim. Buranın yabancısısın. Harcanmanı istemem," dedi. Ber, başını eğerek, "Evliliği düşünmüyorum," dedi. Yel, yanıttan hoşnut kalmıştı. Ağzını, aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak, gülümsedi. "Beyimiz, evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?...” Ber, bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yağlardan, artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup, katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek," diye düşündü. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak, "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını... Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini," bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına, bir çırpıda anlattı. Bireyin psikolojik, biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini, anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. "Ellerin narin ve güzel... Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber, nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Sessiz duruşlardaydı.

Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Kocaman eller, bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle, "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur," dedi. Ber, hala bir karara varamamıştı. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda, olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle, gör!’ hallerindeydi. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Hayalindeki tiplemeyle, karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları, bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi; ‘Sadece şimdilik... Bir kezden bir şey çıkmaz... Neyi bekliyorsun?...’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Yel’in elini kavradı. "Lütfen!..." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Yapmacık olduğu açık, zorlamalı erotik bir sesle,"Bana nağme yapma!" dedi Yel. "Sen de istiyorsun... Titremelerini hissediyorum... Organın, pantolonu patlatacak kadar irileşti. Hala Kız gibi, nazlanıyorsun." Yel, önceki hareketleri yineledi. Ber, eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Kavradığı eli bıraktı. Yenilmişti... Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Bu arada Yel, Ber’in fermuarını açtı. Kemerini çözdü. Pantolon düğmesini kopardı... Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber, şimdi çırılçıplaktı. Yel,

onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Ber, konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.

***

Başlamak; bitirmektir. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş, üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur, genelde geçici başarılar elde ederdi. Fakat koşullar uygun olduğunda, aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Hatta yokluk, hiçlik, boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor; beyninin ağrıması, bacaklarının sertleşmesi, yutkunmada solumada, konuşmada güçlük ve halsizlik, gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma," isteği içini kapladı. Bu Đsteğe;"Saçmalama!” dedi içselinde. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... Sen de her türlü çok yoruldun," diyerek farklı bir yol denedi. "Nasıl istersen... Patron sensin!..." dedi Yel.

Ondan beklemediği, rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken, bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı... Yel, ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. "Arada yine ziyaretine gelirim,” dedi, göz kırparak. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı...

2
Ber, avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz, habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme, içme gereksinimleri, büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı... Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan, gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yengesinin, borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Mus, Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı."Baban... Büro sahibi... Mobilyacı... telefonla aradı. Bir de Yel abla geldi. Biraz oturdu, sen gelmeyince gitti. Aramanı bekliyor." Ber, listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının istemi hem yardım, hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Babası, kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına, düştüğü konuma hem kendi adına, hem de ailesi adına üzülüyordu. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti.

***

Mus,"Evden yemek getirmiştim, Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. "Sen bilirsin," dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Mus, kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber, Yel’i aradı. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Ber’in ‘alo,’sunun devamını beklemeden sözü aldı. "Avukat bey, nerelerdeydin? Sabah geldim, seni bulamadım..." Ber, sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Öksürüklerini engelleyemedi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. "Canım, hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından," diyebildi Ber. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Ama dinleyen kim?... "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın,’ diye not bırakmışsın..." Ber, bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye, kırbaçlanmaya, vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti... Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Yel, niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım, işler nasıl?..."diye sordu. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak..." dedi Yel. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım... Durumunu, güvenilir biri olduğunu anlattım ona... Senle görüşmek istiyor... Kim, biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel, konuşma hızını düşürdü, alçak bir sesle: "Kentimizin patronu, babası; ‘Maf’. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim... Beni sever, sayar. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım,’ dedi. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş.

Ber için bu çok güzel bir haberdi. Bir şeyler olacağına, önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel, sözünü ettiği ‘Maf,’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bu kıyağımı da unutma!... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde... Yakında görüşürüz. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Ber, müjdeli habere çok keyiflenmişti. Telefonu kapadıktan sonra; yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu; sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.. Zıtlıkları yaşamak, duyumsamak... Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım,’ diyordu sanki. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu... Yirmi yaşlarında, lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş, üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs, babasının halasının oğlunun oğluydu. Kısa boylu, yüzü çilli, hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi, ufak tefek harçlığını vermesi, arada ders çalıştırması, ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay, ufak temizlik işleri, telefonlara bakma, not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu... Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden, tütünden faydalanmaya başlamıştı. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim,” yinelemeleriyle alır olmuştu. Ber, “Bunlar; geçici durumlar, ileride açığı kapatırım,” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da; çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu.

Bu kentte doğup, büyüyen Mus’a; Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Mus; Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı... "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir." diyerek, "Yinede dikkatli olmasını; onun risk taşıyan biri olduğunu," ekleyerek sonlandırdı.

3
Ad kentinin, Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı, yıkılacak’ endişesi veren üç katlı, pencereleri; cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina... Çevre sakinleri, birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı... Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler, bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında, Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar, taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış, daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma, balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi, getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Yerel Düzenleyiciler, Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi.

***

Đz.01.Ber.3, Đz.01.Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor, iletisinde bulundu." Đz.01.Ber.2;"Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını, Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler," diyerek yanıtladı. Đz.01.Ber.4; "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?... Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı,’ işaretli olmasının mantığı var. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim," dedi. Đz.01.Ber.1 ; "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum," dedi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri, aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog, bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması, parçaların birleştirilmesi, kurgusu, sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı... Đzleyiciler, diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.

4
Ber, evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Biran önce evine varmak istiyordu. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak, ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. Öyle ki; "Beyefendi! Bu sana yaramaz!... Şunu al!... Yarın tazesi gelecek!..." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Reyonları gezerken yardımcı olma, ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında, bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız,’ isimli kızdı. Markız; enfes bir fiziğe, sempatik görüntüye, derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara, devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Ber, kısa sürse de onu görmekten, ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona... Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Marketçilikte yeni teknikler, çekici sergilemeler, reyon düzenlemelerin etkisiyle, müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar, çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ağırlığından, poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Sesin sahibi

***

yabancısı olmadığı biriydi. "Tanrım! Bu O!..." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ber, yanıtı heceleyerek, yutkunarak çıkarabildi."E... fen.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım," dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Ber’in ağzından "Ya sorun değil, alışkınım..." sözcükleri dökülecekken, içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?..." sözlerini tercih ederek, elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ber, belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme, yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Değerlendirmeliydi... Aksi halde; arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş..."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata; asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu... "Đmkanı yok!... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum... Rica ederim...Lütfen!... Hatta ısrar ediyorum," kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Markız, ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. "Marketten bir saatliğine izin almıştım... Đzin saatim bitti.... Belki başka zamana..." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak," şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Ber, Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla, maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek, bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış, gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Kahveleri Ber hazırladı. Markız, acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Ber, sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı

aydır çalışmakta olduğunu, lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini, belirtti. Markız, kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı..." dedi. "Falıma bakarsanız sevinirim... Ben çıkmak zorundayım. Sonra anlatırsınız bana, olur mu?..." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz," dedi göz kırparak. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Sonra vazgeçti. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu..." Çıplak haliyle kaldı. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni nefesleniyordu. Duş alma, tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu... Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

***

Dibi görünmeyen, derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Başı dolandı. Karanlık; kendisine çekiyordu... Đçinden kayan bir şeylerin... Benliğinin, ruhunun karanlığa düştüğünü, hissetti. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini... Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. .Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.

Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu... Bir türlü dibe varamıyordu. Đçinde, bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Karanlık; arada değişik görüntüler sunuyordu. Korkularıyla yüzleşiyordu. Ve korkuyordu... Ber, gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Kendisini geri çekti. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Terden sırılsıklam olmuştu. Uykusu kaçmıştı. Bir sigara yaktı. Sırtüstü uzandı. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar, hatırladıklarından daha çoktu... Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi, kaynağı çözülmeliydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. . "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi... Kendisini eleştirdi. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ölüm benim için, belki de herkes için bir israf, mirasyedi harcaması, olmaması gereken bir olgu. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Ölüm, başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin, emeklerin israfıydı... Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük," deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm, benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması, boşa atılması..." diye düşündü. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer." özdeyişi vardı. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.

Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi... Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır, bazen intihar ederdi. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini, hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü... Zil sesi duydu. Bakmaya niyeti yoktu. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ber, gözlerini açtı. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Işık parlaklığında iki göz. Đki mavi göz. Đrkildi, titredi. Tüyleri diken diken oldu. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gözlerini kırpıştırdı. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Görüntü kaybolmuştu. "Galiba halüsinasyon gördüm," diye düşündü. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Telefon hala çalıyordu. Usulca kalktı. Ahizeyi hışımla aldı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna; "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber, telefonu sinirle kapadı. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. "Lütfen kapatmayın... Sizinle konuşmam gerekiyor," dedi, önceki bayan sesi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!..." dedi Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen... Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım, sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için. "Bilinmeyen numaralar servisinden."

"Ama telefon benim adıma kayıtlı değil..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber, sözlerine devam etti. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor," dedi Ber. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." "Her ne ise... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz..." dedi yumuşak ses tonuyla. "Benim adım Med. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber, sinirli bir tonuyla, "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Kapatmak zorundayım. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti.. Aceleci, panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Ber!... Ber!... Lütfen telefonu kapama! Sen!... Sen!... Şu an çırılçıplaksın. Sol tarafında televizyon bulunuyor, Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!..." Ber, vücudunun ürperdiğini, saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Şaşkınlık, korku, şüphe, utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. Perdelere baktı. Hepsi çekiliydi. “Sen!... Sen!... Kimsin?... Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedi. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla, "Seni şaşırtmak istemezdim," dedi. "Ama, ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım..." Ber, soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Telefon ahizesi, bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin... Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.". Ber, bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için; "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk," teklifini getirdi. Kadın, kısa bir duraksamadan sonra, "Belki bir gün... O gün geldiğinde..." dedi. "Ancak..." dedikten sonra devamını getirmedi. "Evet! Ancak?...”

"Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber, için için güldü. "Tamam! Öyle olsun." dedi. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon numarasını ise vermeme gerek yok... Seni sürekli ben arayacağım. Neyse... Bugünlük bu kadar... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Bir tuhaf olmuştu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor, komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.

***

5
Restseyh restoranı, nihayet bulabilmişti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim, bugün servise kapalıyız!" Ber, bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu, çakır gözlü birinin, "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Orta alan boşluğu yaratılıp, dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf; elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. Ber, Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Uğultu kesilmişti. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. "Bu genç, sözünü ettiğim yeni avukatım!..." dedi, yüksek sesle. "Zehir gibidir... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra, bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu; ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi... Yerel Güvenlik 9.Müdürü G9Güv... Anti-Hafif 8.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı... Yerel Yönetim 3.Başkanı... Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi... Ses sanatçısı... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat,’ dan oluşuyordu. Maf, sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber, onlarla daha önceden tanışıyordu.

Ber; "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup," diye düşündü. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Bunlarla ilişkileri geliştirmek, sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Para, ün, güven, geleceğe emin bakma, meslekte ilerleme... ve daha birçok güzel şeyler. Hayali bile içini bir hoş etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... Evet!... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Bunu hissediyordu. "Đnanıyorum, okursun, ama adam olamazsın!" diyen babasına, "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum," diyen annesinin ruhuna, "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya, parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Bu akşam özeldi... Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı, tümünden. Ses düzeni önemliydi; boğazını hafiften öksürerek temizledi. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi; sırtını iyice sandalyeye yasladı, göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu... Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı... Rakı bardakları tazeleniyor, boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar, aşçılar, tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!...” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Ber, grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Maf, grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kısa süren sessizliği, kısa boylu, tıknaz, kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu; "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum," dedi. "Çok komik bir davaydı.

Ber bey, ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." Maf, dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Ne de olsa kendi avukatıydı, Ber. Yargı 2.Üyesi, biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma, alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... Yanlış hatırlamıyorsam; yedi aydır tutukluydu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık; suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Son duruşmaya Ber Bey, girmişti. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı, yönünde açıklamalarda bulundu. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı; cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Mendili, neredeyse kızın gözüne soktu.... Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki... Ber’in; ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum,> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince; kız çözüldü. Gerçekleri anlattı. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış, babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş, yalan ifade vermişti. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik," dedi. Birinin, "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı," demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Ber, kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla, "Evet!.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak, müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Ber, ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Maf, Güvenlik 9.Müdürüne, "Sizin kulağınız deliktir. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Sanırım Irak, bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Ayrıca bir başka cepheyi, özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir."

Maf, gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Hiç belli olmaz." dedi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla; Saddam, kuyruğu sıkıştığında kimyasal, biyolojik füzelerini damlarımıza atar." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı, gülümsemeler zorakiydi. XY Medya Temsilcisi, soğuyan havayı ısıtma amacıyla, "DevMalDen-Y.Dom isimli holding, ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." dedi, ağzından iştahlı sesler çıkararak. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi... Burunları bile kanamadı. Bir iki gün tutuklu kaldılar, şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?... Alan memnun satan memnun." dedi, Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi, avını görmüş avcı gibi atıldı; "Baba Maf, kaç kez söyledim; burada hayat yok, diye. Birkaç senet tahsilatıyla, birkaç firmadan, kişilerden alınan aidatlarla, ufak beyaz işleriyle, haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ," dedi. Nefeslendikten sonra devam etti. "Gel büyük kente, bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var, bir şeyler yapalım... Hep yanıtın olumsuz. DevMalDen-Y.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?..." Maf, üstte açılmış, yanlarında kırlaşmış saçlarını, sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. "Yaş geldi elli beşe. Yoruldum... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok... Olanla idare ediyoruz," dedi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?..." Maf, farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. Konular, konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Başlangıcı Maf yaptı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor, halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek- benim bu tür şeylerle bağlantım yok," dedi. Güvenlik 9. Müdürü, hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz... Biliriz... " dedi. Maf, anlatısına devam etti. "Bu nedenle, kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum..." Çevresini gözleriyle taradı. "Yarın güvenliğe teslim edilecek... Hak yerini

bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor... Mağdur durumdalar... Serbest kalsın artık," dedikten sonra tekrar 9. Müdüre döndü. Ses tonunu yumuşatıp, alçaltarak; "Sizden ricam; güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence, kötü davranış, baskı görmemesi... Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum, mahcup olmayayım." Güvenlik 9.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı; Ber olacak," derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. Üyeler, bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Yanıtlamakta gecikmediler. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin." dedi Yargı 2.Üyesi. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz, geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi, çoğunluğu elde etmiş oluruz. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir," dedi. Yargı 3.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın, yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum, haberiniz olsun," diyerek dile getirdi. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım, elleri kolları bağlanır," diyerek ortamı rahatlattı. Ber, sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim..." Devamını getiremedi. Maf, sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Ber, ısrar edemedi. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Ama, zamanı geriye döndüremezdi. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra, Güzel fiziğe, berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Geri kalan saatler ise havadan, sudan konuşmalar ve bol bol yemeler, içmelerle geçti. Saat 23.00 sularında ‘Artık yeterli...’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek...’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf, Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Ber; “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Maf, yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Ona göre “Böyle giderse, özel otosu da olacak, ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı...”

Ber, apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Son günlerde, her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri, parlak gözleri... O derin bakışları... Telefonda kendisiyle konuşan sesi; Med’i unutamamıştı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu... Ve korkuyordu. Med kimdi?... Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı; ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını, ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında, hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti... Hatta, demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Salonu inceledi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Tuvalet dahil, dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Tül perdeler yeterliydi. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Saat yarımdı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Üstündekileri çıkardı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Sadece şort giyindi. Yatağına uzandı.

Işıklar gözünü alıyordu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı..." Duş iyi gelmişti. Kurulanmadı. Tüm ışıkları söndürdü. Yatağına uzandı. Gözlerini yumdu. Uyku, en iyi alkoldü. Acıları geçici de olsa unutturan... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Ber, uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Đrdeleme yapmaz. Ve genel de uyurdu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!... Çıtçıtçıtçıt!..." "Rüyadayım!... Rüyadayım!... Rü-ya-da- yııııııımmmm!" Ber, yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım," kanısındaydı. Sesler serileşip, şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise, gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ber, gözlerini açtı... Gördükleri karşısında çığlık attı... Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Gözlerini ovuşturdu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Heyecanı biraz hafiflemişti. Titrek elleriyle, ışık düğmesini açtı. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak... Telefonun yanıt vermeyince; bu şekilde yazmak zorunda kaldım." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Ber, ışığı söndürdü. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "Lanet Olsun!... Lanet Olsun!..." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.

*** Sabahın 07.35’i... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Yorgunluğun, alkolün, uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sürekli çaldırıyordu. Ber, kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Ahizeyi kaldırdı. "Alo!..." "Ber bey?..." "Evet! Benim, buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Sabah saat 7.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber, ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım, ama yinede teşekkür ederim, makbule geçti." Ber, telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama,’ diye düşündü. Kanepeye uzandı. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Uyuyakaldı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Duvar saatine baktı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. "Alo!..." "Uyandırma servisinden arıyorum..." Ses, az önce arayan bayana aitti. "Az önce aramıştınız..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi." dedi. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ber, ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Onlarca soru akın etti, beynine...

"Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?..." diye sorabildi. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Kendisini tebrik etti. "Evet!" diye yanıtladı, karşı ses. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!..." diyecekti, düzeltti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?..." "Yanlış anlamayın, sadece merak ediyorum..." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın, ben sizi arıyayım..." "Benim için sorun değil," dedi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. benim adım Gecetel... Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Meşguldü. Beş denemeden sonra yanıt geldi. "Uyandırma servisi, buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Sizden özür diliyorum, kusura bakmayın..." "Rica ederim... Her zaman hizmetinize hazırız." Ses güzel, net ve temizdi. Böyle olması da gerekiyordu. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu.

6
Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Adres tarif etmek zorunda değildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Çünkü; Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Görevlinin konuşma tarzı, çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya, nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu, Ber’e... Ber, sabah girdiği duruşma sonrası, icar dairesine; iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış, "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek," onu motive etmiş, sonuçta almıştı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli, özel sürücüsü kanalıyla. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi; yada eşyaları haczedilip, Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres, Ad kentinin, ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Görevli, taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu, "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz," dedi. Đfade tarzı, "Bu işleri bilirim," içerikliydi. Çalınan zile yanıt; açılan kapıyla verildi. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın; endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Đki büyük, dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu, içeri girmeye namzet icra görevlisine, avukat Ber’e ve sürücüye. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen, kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu.

***

Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. "Hanımefendi!... Biz Devletin görevlileriyiz," dedi icra görevlisi. Yumuşak tonda, sert içerikte devam etti. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Bu sözler dahi, kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Ber, kadının görüntüsünün, bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti... Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Babası, genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış, müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Eli boş geldiği El kentinden; eli boş olarak köyüne dönecekti. Babasıyla aynı köyden olan annesi, gururuna yenik düşmüştü. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış, bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çenesinden, kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp, ıslatıyordu. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli, "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız," diye devam etti. Serileşen gözyaşları, kadının dilini çözmüştü."Kocamın işleri çok iyi idi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. Đçini çekerek devam etti. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca, ana bayilere ödeme yapamaz oldu." Konuştukça açılıyor, açıldıkça rahatlıyordu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı..

Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi... Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi, şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz, şimdi." Đçten gelen konuşma, anlatı, bulunanları etkilemişti. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor," dedi, Görevli. Görevliye teselli vermek istercesine, "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok," dedi kadın. "Siz de haklısınız, ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." Oluşan ortam nedeniyle görevli, arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Görevli, evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, vitrin, yemek masası takımı, elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Kadın, gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız," dedi, kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur..." Görevli,"Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu," belirtti. Kadın, bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Annelerinin bu durumu, iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Ber, neye karar vereceğinden emin değildi. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi, diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Ber, duygulanmıştı. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine, yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi, geçirmişti?... Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. Ber, suçluluk psikozuna girdi. Günah çıkarma, içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı... Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi.

Görevliye; "Ben dışarıda olacağım, siz gereğini yaparsınız..." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Kadının, "Çocuğum için!..." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Ne olmuştu kendisine. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken, kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Yine yalvarıyordu... Ber, daha fazla karşı koyamadı. Kadının etkisi altına girmişti. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?..." düşüncesi oluştu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Kadının peşi sıra gelen görevli, Ber’in tavırlarından, yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal, düşünsel karmaşasını fark etti. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız," dedi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu... Başıyla onayladı. Haciz bölgesinden uzaklaştı... Sokaklarda rast gele yürüyordu. Sokaklar birbirine benziyordu. Bir başka sokağa geçiş yaptığında, vücudunun aniden ürperdi... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Galiba güneşte çok yürüdüm." diye düşündü. Bu kez sokağın kenarından; gölgelikten yürümesine devam etti. Midesi bulanmaya, kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Az önceki olayın etkisidir," diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Bizi, fark etti!.." "Yok canım! Endişelenmeyin, öylesine yürüyor..." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu.

Çevrede kimse yoktu. "Komşu, kahve içmeye gel," diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. Parçalı beyaz bulutlar, yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. "Tanrım!... Bu gözler?..." Bu gözler dairesinde, telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin; rengi ve ışıltısındaydı. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden, fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. "Halüsinasyon görüyorum," dedi, kendi kendine. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış, garip sesler duymuştu. O dönemi anımsadı."Galiba kendimi çok yoruyorum..." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?... N’oldu size?..." Đcra görevlisi, sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. Đcra görevlisi, yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi, bulunanlara. "Yardım edin de arabaya bindirelim. Hesabı sonra yaparız." Ber’in taksiye bindirilmesiyle, hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı, ana caddeye çıkıldı. "Merkez Hastanesine gidelim," diyen icra görevlisini; "Derhal efendim," diyerek yanıtladı, sürücü. Ber, araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı... Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. "Ben iyiyim." Đcra görevlisi, bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek, sürücü ise dikiz aynasından, Ber’i inceledi. "Emin misiniz?.." diye, sordu icra görevlisi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... Bazen olur ve geçer..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım," ısrarlarını olumsuzladı, Ber. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... Ona

"Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok."Đşyeri benim eski eşimin adına. "Elleri boş. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. alaycı tavırlarına içerlemişti. Görevli. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı." dedi. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu." Borçlu.. "Aksi takdirde.. Mal beyanımda da belirtmiştim. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. "Param olduğunda ödeyeceğim. "Rica ederim. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. Ber’in aklına Maf geldi. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. "Valla. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Açıklardan yararlanıyor." diye karşılık verdi Ber. gerekli incelemeyi de yapmıştık." dedi. Araca biner binmez. Ber.." dedi icra görevlisi. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar." dedi borçlu. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor." dedi. burada kalıyorum.. kısaca. "diye yanıtladı. Onun bu sorunu çözebileceğini. beyefendiyi görünce anımsadım. Çevrede biraz dolaşmak. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor.. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası." Ber.. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. kahkahayı bastı." dedi. Borçlunun ukala. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını.. işe yaramayacağını biliyordu. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor... açılmak istiyordu. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu.. "Durum buysa. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. Ber.. şurada. çünkü eşimle boşandım.olumlu yanıt vermeliydi. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu. birazda gözüne sokarcasına uzattı. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. çaresiz tonlu sesle. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi. borç benim borcum." Görevli. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır.. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. Kim bilir kendilerinin ve ." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. Irak liderinin biyolojik.. Gerçi Sürücü de. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler. sanki...’ ödeyip.. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor.." Đcra görevlisi." "Otelde. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı." diyerek uyardı. Buna rağmen büyük çoğunluk.. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. borçluyu. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi.. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok.." dedi ." Ber. "Hangi hareketi?" diye sordu.. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım." dedi." Uslübünüzü düzeltmezseniz. Đşportacılar.. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi." Ber. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu.." dileyerek atölyeden ayrıldılar.

yapabileceği bir şey yoktu. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı." diye sesler çıkardı.” türünden motivasyonlardı. kulağı televizyondan çıkan sesteydi.. bu mümkün olmadığında. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu.. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği...." dedi Ber. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. suyla bolca yıkanılması gerektiği. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı.. halk arasında dolaşan söylentilerden. Ama hayat devam ediyordu.. onları buna yönlendiren. Ber. " Đmkanlara göre.. Ber.. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. Bazı taşıtlar. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi." Alaycı gülümsemeyle..... Genele uyma. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı.. kenti terk etmek dışında. cami.’ diyorlar.. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu.. Yanıtı içinde olan bir soru sordu... çay doldurmak için mutfağa yöneldi.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul. Toplu olarak kalınması gerektiği.. yoksa.. başını iki yana sallayıp. kent merkezi yönetimi başkanı.. ‘Maske takmak gerekir... arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. Ber’de medyanın verdiği haberlerden. ofisinin cam kenarlarına. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı.." "Füzelerden korkmuyorsun galiba.” özetle söz ediyordu. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması.. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. bina altlarında bulunan bodrum... panik yapılmaması. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine.. Gözlerini duvara sabitlemiş... spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. Televizyonda. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. *** . dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!.ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma... soruya yanıt verme yerine.. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme..

mekanik daktiloya.. Yargı üyelerinin ve . Duruşma hala neden başlamadı. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. neyi bekliyorsun?.. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan.. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi.. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı.. Ber. En son Artsa. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. bu duruşmada sanık avukatıydı.. Đlgili dosyasını masaya açtı.Ber. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. Duruşma salonu. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. Yazman kadın." Ber ayağa kalkarak bekledi. katıldı. "Karşı taraftan da epey adam birikti. Bu kez ‘Aferinliydi. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. -hele. Sağkol. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. Yargı başkanı. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. Duruşma salonunda bulunan Ber.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. ucundan Maf’la ilgiliyse. O." diye anlatıyordu. Görünüşü. "Anti-Hafif 8. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. Ber. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Kameralar sürekli açık gibiydi. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. durması gereken yeri seçebiliyordu. haberci. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. Ber’de. Ber. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı." Ber. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar.. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. Çünkü.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. görsel medya temsilcileri. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle.. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. Ber’e. Bazıları karartı görünümündeydi. "Ortalık alevlenebilir. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. gruptan ayrılarak yanına vardı. kendisini dışarıda bulabilirdi. artık. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada." demişti. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. kızgın ve küçümser bir tavırla." dedi. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın.. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine..

Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. Bir tarafta Medya temsilcileri. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. "Müşterim SahFail. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. Yargı Başkanının.. Đkinci adını hatırlayamadığı. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı. Gözlerinden güzellik okunuyordu. kravat takmış. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. adamı ben öldürdüm. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi. Ber. Temiz takım kıyafetli.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti.. Yanlış anlaşılacaktı. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı. gerçeği itiraf etmiş.. Ber. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu... bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği . kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu.. Suçsuz olduğunu.. Boğazı düğümlendi.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi. ‘Dale. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Ber.. Bunun yararı oluyordu." dedirten yükseklikteydi. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti.. Su istemek. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş.. Dikkatli. Ber. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu.. Öksürdü.. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı. Söz sırası kendisindeydi.. Bütün gözler de kendisindeydi." belirtti.." sorusunu yöneltti.. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. Yargı başkanı...devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu..’ Ber düşündü.. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı." ekledi.. Yargı başkanının. Boğazının kuruduğunu hissetti.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı..Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu...... hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. bir tarafta benliği. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi.. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y. SahFail ise. Bakışların ağırlığını duyumsadı. Yargı başkanının. Ve yuttu.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı.. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı. Maf’ın yeğeni.. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi... Ber.. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. nefes almakta zorlanıyordu. ‘. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan.’ havası içeriye yansımıyordu..

Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında.. Falıma bakarsın. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu." diyerek kısa kesti." Yargı grubu.... Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı.. Çay iyi gelmişti kendisine. shov’u göstermediğini. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Devletin avukatındaydı söz sırası. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu.. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. *** *** . Ber. Ber. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. "Yemeği dışarıda. çalan telefon zili sonrası Mus’un. Çünkü. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner.Öylece yarım saat kaldı. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. gerek yoktu. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. "Kahveyi senin evde içeriz. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. masaya koydu. Ber’in oturumda gerekli eforu. fazladan bir açıklama yapmasına. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. Ber. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. doğal olarak kabul etti. Ta ki. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a... Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Evet. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu.." Markız telefonda. Sigara yaktı. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. başkan dahil. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. Markız. Cezasını çekmeye hazırdır." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın." dair söz verdi.. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu.. fısıldaşma serbestisi vardı. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Bu kez kabul ediyordu. " deyişine kadar. Devlet avukatı. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı.. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak... salata ve ayranı. "Kanıtların yeterince toplanmadığından.. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı.. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. izleyici locasında oda vardı. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. Ber. SahFail’in ise.. Yorulmuştu. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı." diye çapkın bir kahkahada eklemişti. Kapatılan telefon sonrası... şimdiye kadar." demiş. suçun vasıf ve mahiyetine. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti.. Ber.. Olanları izlemiş olmalıydı. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz.. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı..

" "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Reddedilmeye tahammülü yoktu. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. Tüm çalışanlar.. Markız devamını beklerken. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. hafif gülümser yüz ifadesi.. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular.. küçücük burnu. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen.. Şef garson kendilerine nefes alma. boş vaktinde yaratmış. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Ber. Ber. içecek olarak kırmızı şarap istedi.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler.. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi.. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. uzun zarif elleri.. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri.” deyişini anımsadı.. Bu yönde bir yasa da yoktu. bir başka güzel görünüyordu bu akşam.. Đçseli. anlamlı ve masum bakışları.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti.." dedi. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu." Eliyle ağzını kapatarak güldü.. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. Gözlerini Ber’den kaçırarak. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. bireysel kuralları. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. fakat yeterliydi. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi... Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı.. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu... Ber. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. Her keşif. etrafı tanıma fırsatı vermedi. Markız. Ber. Ber’in. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. Đçsel gelişimi. Markız’ın güzelliğini.. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri." Klasikti. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi.. masanın mezelerle.. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını." dedi Markız. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. bir şeyler elde etme art niyeti. toplumsal baskılar. . onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. Markız. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı.. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti. karşı tarafa iletmek yeterliydi. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. kaprissel yapıları. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa.. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. senin pek yakışıklı olmasan da kibar. "Markız!." diye seslendi. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu."dedi .. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. gizemli. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin.

Markız yanan sigarasını söndürdü. yüzünü. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı...." diyordu. Elektrik kesilmişti... "Şimdi bayılmanın sırası değil!.. Bu ses. Evet! Evet!. "Kalk Hanım!." Küçük bir çocuk. Ber’de benzer korkular içindeydi. "Evet!.. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. restoran da hareketlilik başlamıştı. her şey çok güzeldi... gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. birbirlerine gülümseyerek baktılar.. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı." anonsları duyuluyordu. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu.. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. Kendisine yediremezdi..... Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış.. dolmuş. Kahve Ber’in evinde içilecekti. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu. Kesik kesik gelen siren sesleriyle. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. korna sesleri. Güzel!. bağırışlar. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. Boşları toplayan garson." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. "Söz. paniği pompalıyor. bir isteği olup olmadığını sordu. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar.. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. Onlarda genele uydular. Çocuklar merak eder!. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu.. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. "Đşletmemizin ikramı. .." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. ilgilenmeliydiler.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. minibüsler. Kapılar kilitliydiler... Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp." Markız ile Ber." diye yanıtladı. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı.... yere yığılmış yaşlı eşini. Taşıt sesleri. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri.. radyoda her çalınışında eşlik ederdi.. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!." "Yanlış anımsıyor... Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. Şimdi. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. Yaşlı bir adam. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber. Hatta annem bu parçayı çok severdi.." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. Burada içmenin bir anlamı yoktu.. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. "Teşekkür ediyorum.. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu.. "Bir emriniz var mı?" diye sordu. elinden çekiştirerek götüren babasına. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında.. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. burnunu kapatan da yoktu. dışarı çıktılar. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. ağzını.. Ad kentinde bu davranış sonucunda. Berde Markız’a. " diye yanıtladı Ber. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu.. olabilirim... "kesik kesik siren sesi.. Sakin olun!.. Sanki daha önceden. Gelen hesabı Ber ödedi. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Otobüsler.. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. "Baba!... "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson.

.. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi." atasözüne muhatap olmak istemiyordu. Atla!. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında.. dünden kalan ekmeği. Markız’ı unutmuştu. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. yakınlarda bulunan 2. Ber.. "Ber Bey!. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. banyodaki askılığa astı. "Kasap et derdinde. "Ölmezsek. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti. Ama.." "Efendim?. Başka kentlere kaçmak isteyenler. Savaş uçakları karanlıktaydı. bir şeyler içmeliydi. Evlerine varmak isteyenler. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu." diyordu kuruyemişçi." diyen sürücü konumundaki market sahibine: "Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. En azından birini açmalıydı.. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Bir arkadaşının dediğini anımsadı. Bedenini gerdi. ikiletmedi.. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.. sanki.. "Bir başka zaman.. evine varıncaya kadar "Körfez krizini.. "Atla!.. Dayanamadı. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar. Bu kez sadece gülümseyebildi...... Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi.. "Lanet olsun!." ortaya çıkaranlara lanet okudu.. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu." "Lanet olsun!... Aniden geri indi. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı.BD.. beddua etti." *** Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu. Uyanık ve ayık olmalıydı. Hemen ön koltuğa kuruldu. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu." diye fısıldadı Markız.."Kepenkleri de kapat oğlum!. içeceği alkolsüz olmalıydı. Böylece. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü.. bir şişe suyu rast gele koyup. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu.. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Boğazı kurumuştu. Telefonu kapadı. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi.. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı. Aynı sesin sahibi. Arka kapıyı açtı." diye bağırıyordu.. Kendisine sesleniliyordu... Hava sıcaklığı.... . Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı.. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı." Birleşik devletin. Ber. Tanrı’nın günü çok!" Ber. görünmüyordu. Ön kapıyı kapadı. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. koyun can derdinde.." "Lanet olsun!. Çevresine baktı. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi. "Tantanadan camları indirmesinler. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Yağma falan olabilir. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı.. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Kulak kabarttı. aşırı nem. "Gerinmek yarı boşalımdır.... Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı..." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi.. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. Ama ısrar yararsızdı... Hem. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi...Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor." dedi Ber. "Çok teşekkür ediyorum." diye bir ses duydu.

." dedi hayıflanarak. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. Med ve ekledi. "Nasılsın?. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde.. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı..... Ber. "Rahatsız ediyorsam... telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. Bir karara varamadı." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri.." dedi." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak." "Daktilo sesini unutuyorsun!... okuduğu bazı öyküleri anımsadı. Sessizlik girdabındaydı.. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. olanca yumuşaklığıyla.. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum.... Annesinin. "Ben... "Beni rahat bııraaakk!. Altında senin adın yazılıydı.’ yarar ve zararını düşündü.." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti.. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu.. Çocukluğunun geçtiği El kentinde.. Korkuttun. Bunlar. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı.." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü...... Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!." Ber apışıp kalmıştı.. Ber üzerinde korku. Senaryo böyle düzenlenmiş.. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını.. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak.. Med’in sesiydi.." "Olağandışı yeteneklerin var. Bu arada neler yaptın?" Ber." dedi. ev ortamı." dedi Med. "Sen!. Med!" Onun. . Olağanüstü yetenekte olan cinler. Ses. ‘Sırlarla dolu.. "Şeytanca işler yapan şeytan olur. hatta içtiği sigaranın cinsi. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı.. Mantık ağları dağılabilirdi. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine. "Ber.." "Sen bilirsin." Ber. kapatabilirim. " dedi. Sesini yükselterek.. Peki telefonun fişi?.. geceleri gördüğü kabuslarından." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi..’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti.. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti.. Lütfen!... gizem.. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta. "Ayrıca.. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. Ona anlatmadığı bir şeyi. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek... Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti.. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca." "Hiç sanmıyorum!... Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı."Çoğunlukla onlarda olsa bile. Annesinin amacı. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini.Bu saatte arayan kim di?. "Görüşmeyeli epey zaman geçti. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu." Med. Bana zarar verdin. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş." "O yazılarınla beni ürküttün. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Füzelerden korkmana gerek yok. Şey-tan-mı-sın?. Kendisini oda dışına göndermişler.. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim. Yoksa. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. "Bir sen eksiktin!... Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı. Daha fazlası olmalıydı. Bir süre hiç konuşmamıştı." dedi Med... ‘çok sıkıntı çekeceğini." "Bunu hak etmiştin. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var.

" dedi Med. "Okumuş adamsın!.. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir." dedi.... Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma.. Düzenleme grubu senaristleri." . "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. Hocanım. "Avukat olma.. Her neyse. zamanında atmış.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?.. yanıt vermemişti. Başka ülkelerde de. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu. Ber’in.. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki.. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti..’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor.. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi.. "Ad kentinde bulunmuyorsun. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü.. "Saddam’ın.. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu.. Sonuçta. yaşlılar. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi. kendinden emin ve güven vericiydi. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum.." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı.." Ber." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. " Saddam.." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi.. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar.." dedi Med. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden. " Med. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma.. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. "Rapor." diye yanıtladı..."...." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu.. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir." kehanetleri gerçekleşmişti. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi. galiba.. Saddam’ın.. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar... Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar..’. Zarar gören halklar ve bireyler oldu. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. küçük bir ülkenin. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı." Ber. tutmuş. Devam etti... içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. Ses tonunda alaycılık yoktu. ‘Hukuk Fakültesini bitirme. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken. rapor. Sesi hafif kızgındı. Sesi. soyut bir kavram... Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal.. Med. Bu kadar rahat olduğuna göre. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.." diyerek merakını giderdi." "Aynen öyle. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi... "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış. Bu kavram da. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. "Unutmayın ki. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti." Ber. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. Med’e...." Yanıt beklemiyordu... "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler.

" dedi.. "Olum!" dedi. "Ben *** ....." "Eeee!.... karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. . "Ama.. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. “Aç kalsaydık!. "Bir gün zengin olursam... Bes ve Kur isimli onüç. su işlevini görmüş. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi.Ber’den tepki bekledi. "Neyse bunlar uzun konular. peynir almasaydık!.... artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. yüksek oranda nemli havayla. sigara tüttüreceğim.".. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. bitap halleriyle.. Ekmek. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Sanki vücudun deri altı yağı. Ama izmarit değil ha!. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım." dedi Ber. Buna sen sebep oldun!. Kaşınan ayaklarını ovaladılar.." "Şaşırıyorum. 8 Sıcak gün. "Pes!.. terletiyor. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp... bu yorgun." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. Kaldırım taşlarına oturdular. ‘Oğlum’u’." Kur. bunu da bilirse pes diyecekti. ovaladıkları bölümdeki kirli renk.." diyen Med. insan vücudunu ıslak kavuruyor. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem.. Yağlı ve kaşıntı vericiydi. " dedi." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri.. Güneş.... kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu.. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum. Tümü.. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez. "Nedenini biliyor musun?." dedi Ber. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu.. " diye yanıtladı Ber.. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim." dedi.. Yağlı ter. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım... "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. ‘ğ’siz." "Pes doğrusu. Has.. Bu karma salgı.. Ber. Gelmeyince konuyu değiştirdi. ikiyüz elli gram beyaz peyniri." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. Has." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı.. Kızmıştı. "En azından benim için öyle. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti.. Hüs. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun.. Hüs. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek...

.." dedi.." diye sordu. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. hafif gülümseyerek... Has.." Bes. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür. Has’ın tokadı suratında patladı. Nefes nefese kalmışlardı. yanında biten Has’a "Ne var?. başını öne eğmekle yetindi. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı... " Ses titrekti. "Amca!. sallardık aşağıya doğru. Bilgiç tavırlar takınarak... "Yerde para buluruz belkim. "Olsaydı binerdik. ömrümde görmedim.. Has. Şimdi konuşması daha yararınaydı. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar.. "Hangi işe?" diye açılım istedi... Yol paramız yok abi!. Has. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak.. Bu fayda etmedi. Bes. "Kimse getirmiyordu beni buraya. Sokakta mı yatsak?. Bes. sessizleştiler."diyerek araya girdiler. Ben bu mahalleyi. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi.. "Yav! Ya.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi.. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. yutkunarak..." dedi. "Saddam’ın. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi. Cevap versene lo?." Sorunun muhatabı Kur...." Kur." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu. "Yok." Yanıt beklemeden devamını getirdi. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı.. Hiç yürüyecek halim kalmadı. olgun rolü kaptı ortamdan.. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı.. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti." dedi... Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler.. Niye yalınız Beylo?" "Olum!. . başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam..." sözlerini tamamlayamadı.’ dedin... "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik.. Sessizliğe boğuldular yeniden. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. "Amca! Niye vuruyorsun. Has.. Kur!.. "Söyle lan?. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. Adam.. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak. "Yav...." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a."Olan olmuş yeter.." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!. Ne yapsak?." dedi.. inatla Has...bittim..." Hüs. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!." diye seslendi." dedi. "Bisikletimiz bile yoh lo!... Konuş lan?. Kur. sorularını ünlemli yöneltti. zorunlu konuşacaktı. Değil mi Kur’o?. "Babam. Hüs. "Amca!" diyordu bu arada. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı. böyle bir şey söylememişti. "Biz burada kaldık!. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı.. Yalan söyledim size." dedi. Has. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. benim kafam yatmadı bu işe.. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti."dedi. Akşam olacak!" Bes. "Hadi dua edelim!.. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. Geç söylenmiş bir uyarıydı. bizi de acıktırdın. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı.. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. Amca!... Hüs. Kur." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan.." dedi.. "Sen sus! ‘Acıktım... adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi." Bes.. yav!. Sonra durgunlaştılar. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. renk vermemeye çalışıyordu.. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. Apartmanları gözleriyle tarayarak. Has." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. Kur ağlamaya başladı... Yakasından tutarak sarstı onu. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var.. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı. demişti. yarım saatte evlerimize varırdık. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. Ne istiyorsun?.

Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. isimli kişiye dönerek. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. "Burada neler oluyor?. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. hem de çok temiz.." diye yanıtladı Markız.. Etrafı toparlamış. bıyık tıraşı olmuş. Markız’ın. Lütfen.. "Hadi dolmuşa binin.. yıkanmış. Markız’ı her iki yanağından öperek. Ber.. Kapıcı.. Olumsuzlama anlamında başını salladı." dedi.. 9 Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. adını anmak ondan söz etmek istememişti. yazı Kalır. "Hoş geldin.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. Orada anlatırsınız.." dedi tatlı gülümsemesiyle.. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. çocuklar?" diye sordu. Beklenen zil geldi. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. Yel’in." dedi. bazı hatalı davranışlarından sonra. Ber. "Bir isteği olup olmadığını. Güvenlik görevlilerinden biri." Yalşik. Markız. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor.. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. Özel bir gündü. rahatına bak!” Ber. "Yine. "Ev senin. Bugün cumartesiydi. ağzından dökülen "Ev senin.. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. ‘Söz Uçar. "Sen mi temizliyorsun?. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. "Karakola gideceğiz.." diyerek önce kendisini tanıttı.." "Temizlikçi bir bayan var. Göz kırparak "Emrin olur. Markız’la baş başa evde kalabileceği. dişini fırçalamıştı. parfüm sürünmüş."dedi.. "Teşekkür ederim. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. uzun saatler onu bekliyordu. "Doğru mu. Her hafta sonu temizliğe geliyor." diyerek ekip otosunu işaret etti. "Ayakta durma.. sizde bizimle geliniz!" dedi." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. "Ben Yalşik!. Markız oturmadan bekliyordu. salonu incelemişti. çok klasikleşmişti. sakal." diyerek yanıtladı. Annesinden de bilirdi. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. *** . ‘Hoş bulduk.." sordu. Annesi tanık olmadığı halde." Adam. spor kıyafetlerini giyinmiş...’u kullanmadı. Eliyle. önce atıldı... Kapıcı.

" diye düşündü.. Ber. Markız. esprisel bir yaklaşımla." dedi. "Yoksa?. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı.." dedi.." "Ben... Markız." Ber." "Hamarattır sağ olsun.. sudan. Müzik setinden çıkan ses. Ortam yeniden ısınmıştı... Yoksa. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı.." Markız. Onu güldürmek hoşuna gitmişti. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu. Markız. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber. Markız. ortamdan etkilenmişti... Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek .. "Kızma canım şaka yaptım. Havadan. "Temizlikçi. "Tuzak bir soru." "Eee?.. "Hocam." diye geçirdi. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. Sözcük bulamadı.. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi.." "Yoksa. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu.. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. "Şimdilik erken. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem." sözcüğünü yineledi. "Yoksa. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor.." politik yanıtını verdi.."Seni ikramlara boğacağım bugün. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca. "Temizlik de.... tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti.. endişeyi yorumladılar. Ya Markız. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor." Markız. "Beni bağışlamanıza sevindim." diye de ekledi Ber." Ber. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu..." dedi. Ber'in gözlerine baktı. pembeleşen yüzüyle Ber. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü.‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. Buna inanmalısın." dedi. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi." Konuyu değiştirmek için. gülümsedi. Vazgeçti.." "Müzik sesinin de.. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. "Eeee!. yani. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. Pencereler açık olmasına rağmen.. perdeler tamamen örtüktü." diyerek de vurguladı. bunun nedenini soracaktı. Đşim iş. ... Belki sonra.. rahatlamıştı. Ber.." Markız.." dedi.. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. incinmiş nazlı kız rolüyle.. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı. kahkaha atmaya başladı. işlerden konuştular. iç çekerek.. Yanıtı bulmuştu. Ber’de ona katıldı. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye." Devamını getiremedi." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Harekete geçti. galiba ilk teklifim sana olacak. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu. "Ama. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde. "Yoksa rahat uyuyamam!." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak."Gerçi hobi olarak yapıyorum.. bu son sözlere gözleriyle. sevgi duyumsatan bakışlarla. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor." diye ekledi. Bir iddiam da yok. "Peki. içinden. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. "Sen özellerin özelisin. Ber. Ortam ısınmıştı. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim."Ben her isteyene rast gele parça okusam. Bu arada. "Bir ara bana bir parça okursun... Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı.

....." diyerek kapattı. Duşu birlikte aldılar. süren eylemlerine. Tüm benlikleriyle. "Çok ileri gitmeyelim. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar.. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak.. Bu evde.. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Ayrıca. Kendisini zor frenledi. Ber.. *** . Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı." Ber. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu. telefonun zil sesi duyuldu. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. Evet dudaklar devamını istiyordu... Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu. "Bugün bir başlangıçtı. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!. birbirlerini koklayarak. Sanki tek bedenleşme. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı.. Đki ayrı beden. Ev temizliği yapacak. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu.. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış... Bu onları tüketmişti.." "Ben de. Bu. gibiydi... heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. çıkışlı bölgeleri de dahil... Đnce ve kalın nefesler. Sen de yarın dinlen." "Merak etme. Temizlikçi teyze gelecek." dedi. Giyinmeden. saçlarını kuruttu ve taradı.. Giyinirlerken.. "Teşekkür ederim.. yanlış çevirmişsiniz. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. Ağızdan ağıza geçen salyalarla. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi... "Yarrııın.." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin. Sürekli olması dileğindeyim... Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan. Beklemeye gelmezdi. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti.. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. "O. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi.. Markız. Öyle ki.. işinin ehli. Zevkli anlar." diyerek yanıtladı Markız." dedi. ihmal etmeksizin yokluyorlardı. Hafiften kendisini çekiyor.. "Böyle biri yok! Sanırım.. Dudaklarına öpücük kondurdu. sert ve ürkütücüydü. Her kıvrımını.... Đnişli. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Senin yorulmanı istemem. Ruj ve allığını sürdü.. Telefondaki yankılı ses. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle.."Mutlu oldun mu?." "Teşekkür ediyorum." Ber. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. "Ne olur?.. Birbirlerinin bedenlerini." diyerek yanıtladı Ber.Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı.. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu." diyerek.. teklifi reddedecekti." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim." dedi.

Ber tavır koymuştu..." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?. altın bilezikleri dahil soyunmuş. Đstemiyorsan görüşmeyelim.. Aynı sıkı tavrı.. "Hayır!. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. Ber. Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu.. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. "Sen bilirsin. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum..... Bedenini para karşılığı. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu... bir eli belinde bekliyordu. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı... "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı. 'Evet!. Yel. Yoksa bana tav olan çoook!... Ayrıca. Ve bunun farkındaydı.. işlerinin yoğunlaşmasında... Üslup ukalacaydı." Ber. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu.. Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?.. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?.. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı. isteklerin törpülendiği günler. Her haftanın pazar günü gelen Yel. Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti. bir bira şişesi daha açtı. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. sevincini belli etmemeye çalışarak. Maddi durumundaki iyileşmede. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar.. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor... son birleşmemizi gerçekleştirelim. Ber.. Ne bileyim. Onla arayı bozmak. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı.. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu.. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.. Kendisine güvenemiyordu. Küçük düşürücü.. Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları.. sesi akortsuzdu.." Ber. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu. Yinelemeler. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu.. *** . "Neyse.. "Senle seks yapmak istemiyorum. " "Açık konuş! Kıvırma. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. Ne olacaksa olsundu. O anlamda değil de.. Tatminsizlik. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu.. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de. Güzel duyguların." diye sordu.. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı.. Açılan şişelerin sekizincisiydi. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında.. Korkularının üzerine gitti.. paralı çevre kazanımında. boşluk.' tüm cesaretini topladı. Đşkence günleri. pazar günü geliyordu. Soyunuk bir kadını... Son ilişkiyi. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma.. Şimdi!.. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim." dedi. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor.... her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği. Sarhoş olma limitini aşmıştı. O halde. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu..... Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu. çabucak soyundu.....10 Ber. Son bir kez dişini sıkmalıydı...

Hele karşısındaki. Nihayetinde onlarda kendi işlerini yapıyorlardı. Ama bunu her bireye yansıtması doğru değildi. orta parmağına sürtüp şaklatarak .. "Tabi ki sizce bir sakıncası yoksa . Bir dediğimizi iki etmezdi önceki grup.. Ber'i. yeğeni bırakılmadı.Yargının tüm dosyaları incelemeye tabi tutulacak.. "Sodgom ülkesinin kurtarıcısı sanıyor kendisini." "Olmaz mı?" diyerek onayladı.. "Morali bozuk olmalı.. " Ama Maf gurur meselesi yaptı." Giriş odasında bulunan Mus.. "Gerçi sen işini bilirsin.. ikinci el arabayı almakla geleceğini garantilediğini sanıp ta tembelleşme. "Bazı politikacı dostları kanalı ile merkezden Denetleme Grubu üyesi gönderilmesini temin edecek. Yerine de uygun olan birinin atanmasıyla sorun kökünden çözülmüş olacak. Eline aldığı çay bardağından yudum almadan altlığına tekrar koydu. Đçinde kalan soluğu salıverdi. Ayrıca yok etme çaresiz insanların işidir. bu tavırlara hep bozulurdu.." dedi... kahkahalı gülüşlere geçti.. "Yargı Görevlisi vurmak." Baş parmağını.. toplumda infial yaratır.. kabullenemezdi." Ber. öldürmektir!" Ber. 'Maf’ın yapmak istediği ne peki?. "Buna rağmen yine de ilişkilerini sıcak tut.. Đçindeydi.. Çaresiz kalındığında başvurulacak en son yol. "Kim istemez ki?. anlam akışına uyan cümle sarf etti.. daha demli çayı Solkol'a sunmak için salona girdi." diyerek bu sonuçtan kendisine pay çıkartılmaması gerektiğini ifade etti. bir virgül eksikliği her dosyada olur.. "Suçu SahFail'in işlediğine dair çıkartılan tanıkların da anlatımına rağmen bırakılmadı. nasıllar?" diyerek suyu çıkan konuyu değiştirmek istedi." Ber'in gözleri ışıl ışıldı... Ana yanıtın bir çırpıda söylenmemesi soluk alış veriş düzeneğini dahi bozuyordu. Yanında staj yaptığı Avukat ... Ber! Bunu sen benden daha iyi bilirsin. Üstüne üstüne gidiyordu.Anti-hafif Yargı Grubu." "8. Solkol. "Kişisel düşünce ve duygularını sunma. "Sen beni güldürdün!..." dedi.." "Bir nokta. anlatır mısınız?. Rest çekmiş." diyerek rahatlattı. atılan kahkahalar nedeniyle aklından geçen olasılığın düşünülmediği sonucuna vardı." "Ben elimden geleni yaptım ve yapacağım da. Yargı başkanı ile ona aşırı bağlı beş yargı üyesi yine olumsuz oy kullandı.... "Ne diyordum?" Üç parmağıyla saçlarının diplerini kaşıdı. Gereksiz bir söyleşi olduğunu kendisine itiraf etti.11 Solkol." Ber'in para kazanma dışında başka derdi olmadığını bilmesine rağmen son cümleyi söylemişti.. Ber'i. Geleceğin sana neler göstereceğini bilemezsin. Açık çayı alarak. "Ne tür bir girişimde bulunacak." "8.. Ber.. 8... Bu gücün değersiz de olsa bir ayağını kendisi oluşturuyordu." "Vay be!.. Gülüşün yüzünde oluşturduğu değişimden gözleri siyah bir çizgi gibi görünüyordu. irkildi. Ve bu gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşısındaydı." diye sordu. tertemiz çıkarsa?. onun sözünü tamamlamasına izin vermedi. "Her dönemde böyle Don Kişotlar çıkar. Sabit aylığın dışında girdiğin her davadan hatırı sayılır yüzde de alacaksın... Gerekeni yapacak!" Ber." "O halde dediğim gibi." diyerek ekledi. "Çayını neden içmiyorsun?" "Biraz açık olmuş. Artık sen de birkaç kelime daha konuşma zahmetine katlanırsın sanırım.' Solkol. Titrek bir sesle"Öldürtecek mi?. Gücü bir kez daha duyumsadı."El altından iyi para teklifi de yapıldı.. Ber... Ber'in meraklı bakışlarını zevkle seyretti. bu başkandan sonra çok değişti." "Seni bizden biri olarak kabul ediyoruz. "Tüm çabalarına rağmen üç duruşmadır.. "Gerçi bizim önerilerimizi emir olarak telakki ederler. Tahmin ettiği şeyse bu çok yanlıştı. sinyali almıştı..." diyerek sonlandırdı bu diyalogu Ber. "Allah' da seni güldürsün. Rahatlamıştı... Olumsuz rapor tutulacak ve dolayısıyla başka bir kente tayin edilmesi sağlanacak.." diye sordu... Derin soluma ve oluşan gururla göğsü kabardı... Beklenen yanıtı verdi. "Bazı yandaşlarımız da bizi yalnız bırakabilirler.Yargı grubunun tüm dosyalarının içeriği yasalara uygun." Ber'in ağzını sulandırdığının farkındaydı. "Sendika başkanı ile yardımcısını kafaya aldın mı. Baba Maf'ın ikinci adamı olursa. " Ber. Bölük pörçük duyduğu bazı dedikoduların gerçekliğiyle yüzleşiyordu. Đşin tamam. nabza göre şerbet vereceksin." dedi. "Đstemez misin?.." Demli çaydan yudumu höpürdeterek aldı.." Geri kalan kahkahalarını da boşalttıktan sonra.." dedi." Alaycı gülümsedi. "Baba Maf. Bu büroyu.

Üçü de aynı giyim tarzıyla. "Elimden geleni yaparım. güven kaybedersin. "Avukat tutacak paraları yok. her türlü ilişkiyi kullanarak sonuç alabilen gruplardan en az biriyle bağlantıda olup." Ber." hafiften gülümseyerek. dilencilik suç da olsa bunun için bir gün bile içerde tutmazlar." dedi. Đnsan etkileme sanatında yeri olan davranışlardan biriydi. Sendikacı olmasalardı onlara en uygun mesleğin sinema artistliği olacağı muhakkaktı." dedi. Solkol. Yeter ki.. "Ya! Zaten sürekli bize işi düşüyor. "Yoksa.. "Bu bir Politik Grup. Yarın geldiklerinde anlatırlar.. Adam. "Solkol! Bir şey sormak istiyorum ama lütfen yanlış anlamayın!" diyerek Solkol'un sunacaklarına dikkatini vermesini sağladıktan sonra. ülkede çok az kişide bulunan Leopar marka makam otomobilinin sürücüsü Badi." Ber. Badi. belirttiği gücü taşısın ve gerektiğinde Mafyamsı ilkeleri kullanabilsin!" Ber.. "Sakın ha!. herhangi bir adla kurulmuş bir Derneksel grup. "Ayrıca senin vereceğin üç beş kuruşa tenezzül etmeyecek kadar geliri elde ediyor. " Madem öyle. siyah ayakkabı. "Olayın daha farklı olması gerekiyor. Beklediğiniz misafirler geldi. konuyu ben açayım mı diyecektim." dedi. Sendika Başkanı Soys. Senin dürüstlüğünden şüphe etmeye başlar. Sarı kravat renginden dolayı ön plandaydı. yan gözleriyle Ber'i inceleyerek.. hukuku iyi bilip. Evet. dikkat çekiciydi. "Yalınız.. demesine fırsat kalmadı... onların avukatlığını yapan kişidir.Yardımcısı Bağ. Đçeri doluştular.. Solkol ve Ber'le tokalaştıktan sonra her üçü aynı anda siyah gözlüklerini çıkardılar. Belirli makamlara yükselmek." demişti. Ber'de bu anlayışla... kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyordu. "Para sorun değil. "Biraz da sizlerin sayesinde öğrenmiş olduk.'Sodgom ülkesinde iyi avukat. yorumlayan avukat demek değildir. Her üçü de kuaförden yeni çıkmış gibi parlak ve bakımlı yüze sahiptiler.. beyaz gömlek üzeri sarı kravat. Mus. özel sürücü konumundan çok özel koruma görüntüsü veriyordu. Küçük yaşlara sahip dört çocuk minibüs parası istedi diye silahlı gasp suçundan haklarında AntiHafif Yargı Grubunda dava açılmış. içeri girdi." "Parasız bir iş!" dedi.. bir meslek grubu veya herhangi bir görevli grup olabilirdi. böyle bir teklif de bulunmayacağım." diyerek hukuksal yorumda bulundu. Tümünün gözbebekleri. Siz olay hakkında bilgi verebilir misiniz?" "Ayrıntıları bilmiyorum. medya grubu. "Ber! Sendika başkanı gelmeden önce senden bir istirhamda bulunmak istiyorum. Lens olma olasılığı yüksekti. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Grubu Ad Kenti Đl Başkanı Soys ile 1. yapmacık kızgınlık sunumuyla Ber. "Bazı ilişkilerin nasıl yürüdüğünü. diye düşünüyorum. bir dini cemaat grubu." dedi. işten atılmış." dedi. 'Sodgom Ülkesinde iyi avukat. "Bildiğim kadarıyla. elde edeceğim paralardan bir miktar komisyon vereceğimi sendika başkanına teklif etsem mi.. siyah çorap. sanırım." dedi.. bunun baba Maf'la ilgisi yok! Benim amcamın gariban komşularının işi.. Siyah takım.. her insana nasip olmayacak mavimtrak sarı rengindeydi. " Solkol.Artsa'nın bir sözü aklına geldi." Solkol. konuların birbirini takip etmesiyle bulamadığı fırsatı yakalayarak. konuşurken özellikle bakımlı bembeyaz dişlerini ortaya çıkarmak için sözcükleri ağzında yuvarlıyordu." Bu esnada telsiz’ den yayıldığı anlaşılan gıcırtılı sesler duydular..' Gruplardan kastının ne olduğunu sorduğunda 'Đsimlerin çok önemli olmadığını. alnında biriken teri elinin sırtıyla silerek. işaret parmağını kaldırarak. parasal ortam sağlayan insanlara karşı ufak davalarda paradan fedakarlık yapmasını bilebilecek kadar meslekte deneyim edinmişti. "Belki sizden çekinir. Bu da bir özellikti.." belirtmişti. "Bunu gerçekleştirebilen grubun rengi ve sesi önemli değil. Sendikanın avukatlık işlerini almam iyice kesinleştikten sonra. Solkol." Ber." Ber." "Her ne ise. Hem Bizim avukattan haraç alabilir mi? Valla gözünü oyarız. Avukat Artsa'nın belirttiği gruplardan çoğuyla ilişki kurabilen güçle temastaydı ve kentte o gücü temsil eden liderin biricik avukatıydı. Amcama söyleyeyim suçluların babalarıyla gelsin. aynı mağazalardan alışveriş yaptıkları anlaşılıyordu.." dedi. sordu. patron veya çalışan grubu. Đçsellik ve beyin güzelliği bazen lazım .. ekmeğe muhtaçlar. görüşürsünüz. Yardımcı olup olmamakta serbestsin." "Lafımı olur!. "Gerekli masrafları da cebimden yaparım. yükseldikten sonra tutunabilmek için Sodgom ülkesinde görüntü çok önemliydi. "Sendika Başkanı geldi. gerekli incelemeyi yaparsın." demişti.

Risk taşımayan bir tarzdı. içselinde sürekli tartışırdı.." gibi baş sözcükler değişiklik arz etse de son sözcük '. Kanunsuz Grev yapalım denildi. Aslında kalbimiz çok temiz!. "Biraz da onlar bizi beklesin! Hatırlarsan. Önemli olan işveren ile işçi sendikaları arasında yapılacak toplu iş sözleşmeleri ön görüşmelerinde işçi lehine ne haklar elde edilebilinir. Ancak günah çıkarmak için sözü edilebilen olgulardı." dedi." şeklinde soyut üslup tekniğini kullandı. "Aynı fikirdeyiz. Soys'la ilk kez Maf'ın Restseyh'de vermiş olduğu yemekte tanışmışlardı. Makbuz kesmek zorundaydılar. gülümseyerek kaldığı yerden devam etti. kanunsuz grev yollarına sapmamız için grup oluşturup kendi çaplarında bizleri zorlamaya çalışıyorlar. Soys'un telsiz konuşmasının bitimiyle aynı ana rast gelmişti." dedikten sonra Ber’e tekrar dönerek.." Ber.Yurttaş!' veya çoğul anlamda 'Yurttaşlar!. bu durumda kamu hizmeti yapma amacı taşımadığını düşünerek. 'Koşullar öyle gerektiriyor... 'Müşteri' kavramını kullanmaya devam etmeyi kendisine önerdi. Bu haliyle ise. "Özellikle çağın değiştiğini. "Güzel konuştunuz." Soys'un açıklamaları soru içermese de konu açmakla Ber’in yapısını ve tepkilerini ölçmek istediğini fark ettiriyordu." atasözünü seslendirdi... Direniş.. 'Çok Uluslu Devlet' in koşullarını kabul etti. "Körfez kriziyle bunun üstüne gelen DevMalDen-Y. Soys sinirli bir sesle. Sevgili. "Tabi ki yeni dünya düzenini..sınıf Sermayedar sayılıyorlardı. Ofise gelenlere ne denilmesi gerektiği konusunda Ber.. Avukatlık Meslek Grubunda ömür yaş ortalaması. 'Yurttaş!' en iyi oturan kavramdı. "Bunların sayısı da ancak bir elin parmakları kadar. Bu kez karşılaşmaya resmiyet sürülmesi için Ber'in ofisinde diyalog kurmayı uygun bulmuşlardı.. Soys." Ber'e göre sol koltukta oturan Bağ’ın araya girmesiyle konuşması yarım kaldı. "Đnanın bazı geceler birkaç saat ancak uyuyabiliyorum. En uygunu galiba yine buydu. artık bunun batı’da olduğu gibi belli kuralları olduğunun farkında değiller. bu mesleği seçmeyecekti. Kamu hizmeti görmesi nedeniyle hizmet sunduklarına 'Vekil Eden... Ne de olsa avukatlar. birçok grupla muhatap olmak zorundaydı.. devekuşu örneği. Mantıklı olmak lazım. Düşünce bitimi. olmasına rağmen eski gelenekten geldiklerinden." Bir el kaldırışı hareketi yaparak..' olarak geliyordu..' idi ve yaygın olarak kullanılıyordu." Ber.. kanımca bunun mücadelesini yapmak gerekiyor.' Kendisini düşündü. globalleşme. Sizinle iyi anlaşacağız. et.olan kenar mahalle ürünüydü... Đkinci kez yüz yüze geliyordu.. Sodgom Ülkesinde Kamu Hizmeti Gören bazı kişilerin sivil halka veya sivil kişilere hitap ederken kullandığı 'Sayın.Dom Holding’in götürdüğü trilyonlardan oluşan ekonomik kriz nedenleriyle bazı iş kollarında işverenler işçilerimizin aylıklarını geciktirince kıyamet koptu." dedi... Yanlış bir şeyler ağzından kaçırarak bir tartışma zemini doğurmanın yararı yoktu. içinde yer almak istemiyorum.. geçimini temin etmek için elinde imkan olsaydı. kamu hizmeti değil. Her zaman yararını görmüştü. misafirlerimiz otele varmış olmalılar. Bu anlamıyla Ber'in ofisi Kamu Hizmeti gören bir yer oluyordu. bu sınıftan vergi ödemek zorundaydılar. ‘ben tanımıyorum." anlamadılar.... Ber'in içecek ikramında bulunma teklifini kibarca ret ettiler. "Doğu Bloğu ülkeleri dahi duvarlarını yıkmışken. Devlet alacaklarını tahsil mevzuatına göre ise vergi ödeme anlamında 1.. Şimdi geçmişte ödenmeyen aylıklarda ödeniyor. Ber. konuşma içeriğinden Başkanın boş olmadığını anlamıştı.. geçen toplantıya da onlar geç gelmişlerdi. yenileşme ve yeni dünya düzeni kavramlarını daha özümseyememiş bazı eski kafa dinozor işçilerle uğraşmaktan yöneticiler olarak bıktık...’ demek hayalciliktir. diğer meslek gruplarından oldukça düşüktü. Bu kadar çırpınmamıza rağmen bazı işçilere hala yaranamıyoruz.. Çevredekilerin yüzlerini yumuşatıcıydı. başı kuma sokmaktır. Bu mesleğin yorucu ve yıpratıcı olmasının kanıtıydı.. En çok ‘müşteri’ kavramını kullanırdı. 'Ülkenin fedakarlık beklediğini söyledik. Az önce Telsiz’le yaptığı görüşmeleri dayanak göstererek "Ne kadar yoğun olduğumuzu görüyorsunuz.. 'Evet'. Bu yönde somutlaşan cümlelerin en etkileyicisi. kendiside kamu hizmeti ifa eden bir görevli." "S. güzellemeliydi. Saddam.... 'Sodgom Yargı Vekilliği Yasası' ilgili maddesi uyarınca kamu hizmeti yapıyorlardı. halen eski fanatizmi devam ettirmek. Saygıdeğer. Ber. Evet!.. "dedi.. Bunun anlamı ise.. ama yorucuydu.. bazı safdilleri etkileyebiliyorlar. ticari iş yapıyorlardı. Bir fabrikatörle eşit muamele görüyorlardı. "Meyveli ağaç taşlanır. Değişimi yakalamak. "Başkanım! Az zamanımız kaldı. yeni taktikler geliştirmek için güncel yapıyı iyi takip etmek gerekiyor. Aslında 'Müşteri' sözcüğü en uygunuydu.. Muhabbete giriş. Etkileyici bir meslekti.' kavramının oturmadığını düşünüyordu.." dedi. .. Ticari iş de ise hizmet sunulana 'Müşteri' sıfatı veriliyordu. Đşte körfez krizi de sona erdi. Değerli.

" dedi çapkınsal mimikli göz kırpışıyla... "Yanlış anlamayın. Sendikanın bildik işleri oluyor.. Hadi bundan vazgeçtik telefon numaranı bile vermiyorsun!" Med. faturaları ödeyebilecek kadar param var.. Bize sizin gibi dürüst. Sözleşmeli Avukat statüsünde olacaksınız." "Beni kandıramazsın!" "Aylar oldu. Sigarasından bir yudum daha duman çekti."Sanal kişiliğim nasıllarmış bakalım?" diye sordu. Bağ. "Yüz yüze görüşme isteğimi reddediyorsun. onlarla ilgileneceksiniz. sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır. Solkol'da bakışlarıyla bu mesajı verdi. Ber. Sendika görevlileri ile Solkol. "Valla niye yalan söyleyeyim kanım çok ısındı kendisine. önceden hazırladığı soruları yöneltiyordu." Ber... "Bazı işçileri bize karşı kışkırtmaya başlamıştı. Kabul edecekti." "Senin parana ihtiyacım yok!" "Hayır! Hayır!. "Med! Arada telefonla beni arayıp masrafa giriyorsun. bıraktı." diyerek sözcüklerin devamını getirmesini istedi Med.. "Đçsel... asıl konuyu az sözcüklerle geçiştirdi. "Hala sana güven aşılayamadım. "Bir ara randevulaşalım..." Ber." "Seni korkutunca bu tür iletişimlerden vazgeçtim.. Biliyorsun... Ber.. Onunla çalışmaktan neden vazgeçtiniz? " Soru orada bulunanlarda buz etkisi yaratmıştı.." durakladı. Benim korkum. size söz etmiştir." "Sana güveniyorum!" "Sorun ne peki!" Ber... Bu konuda müsterih olabilirsiniz.. yapılacak bir şey yoksa iyidir. "Evet! Altın sarısı yazılarla mesaj göndermiştin..." "O halde. Telefon numaranı bana bildirirsen. Yemekli." dedi. "Meslektaş yanlış yapmış. Yanlış anladın." diyerek başlangıç yaptı.. "Ekonomik durumunu bilmiyorum. "Hem telefonu sorun yapma. Solkol’a gözlerini dikerek." dedi.. ortamı ısıtması gerektiğinin farkındaydı. Ber.... yemeksiz her toplantıya katılma ücretiniz ile telefonla da olsa danışma karşılığı ücretinizin takdirini bize bırakın. sorun yok. Artık." diyerek teklifi olumladı.. Soys yerine yardımcısı Bağ yanıtladı. senin hakkında fazla bir bilgi birikimine sahip olamayışım. "Neden olmasın. . heyecanlandı.. Yarın bir ara Sendika binamıza gelirseniz sevinirim. Teklife ne diyorsunuz?" Ber. "O konuya hiç girmeyelim isterseniz. Hazırda bulunan sözleşmeyi birlikte imzalayalım. Memnun kalacağınızdan eminim. ağzını ahizeden kısa bir an uzaklaştırarak derinlerden gelen soluğunu salıverdi.. 'Allah'tan belasını isteme dışında. sevinirim. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım.." dedi." Soys... toplantı saatini bir kez daha anımsattı. Başka ne isteyebilirdi. bozulduğunu yansıtmamaya çalışarak.Ber. seninle telefonsuz iletişim de bulunma yeteneğim de var. "Diyaloglarımızdan edindiğim izlenimlerin hayalimde oluşturduğu sanal kişiliğinle. "Sendikanızın işleri için Ad kenti avukatlarından bir meslektaşımın yakın zamana kadar ilgilendiğini biliyorum." dedi.' "Teşekkür ediyorum. bu. gerçek kişiliğin arasında fark olabileceği ihtimali!" Med.. arada ben de seni arayabilirim. "Hazırlıksız yakalanmıştım." dedi."diyerek yanıtladı Ber isteği. El çektirmek zorunda kaldık. *** Ber. O an geldiğinde isteğin gerçekleşecek. ayrıca her iş ve dosya başına değerinin yüzde onu tutarında para alacaksınız. Sabır. Đçselinde sonra tartışacağı bir konuydu." "Yarın sizdeyim. ne diyeceğini şaşırdı." dedi.. bu tür iletilerden ürkeceğimi sanmıyorum. Bizler de evli bekarlardanız. hep beraber yemeğe çıkalım."Her şeyin bir zamanı var. "Benim korkum. dışsal ve beyinsel mükemmellik!" diyerek özetledi. "Siz bekarsınız!.. Bugünden itibaren aylık bin dolar tarafınıza ödenecek. Gerçi Baba Maf'ın referansı bile tek başına bizim için yeterli." dedikten sonra Ber’e yeniden yönelerek. Ses tonu alaycı makamdaydı. Ber'in aklına Markız geldiyse de es geçti. kafasına takılan ve karanlıkta kalan bir noktanın aydınlatılmasını istedi. Size bir şey soracağım.. Güzel piliçlerle eğleniriz? " Bulunanlar gerçek sevinç kahkahaları attılar. çalışkan harbi bir insan lazım. Ber'le tokalaşarak ofisten ayrıldılar..." "Korktuğumu inkar edemem. lütfen!.. "Bizim görevimiz kışkırtma değil. Soys." dedi. ama ben de katkı sunmak istiyorum.. "Evet!. "Ya!. Daha önceden bu arkadaşla niye bağlantı kurmadık?" diyerek örtülü serzenişte bulundu. Karşı taraftan tahakkuk edebilecek avukatlık komisyon ücreti de size ait olacak. "Solkol Bey.

Emin ol bu konuda hiçbir yorumda bulunmayacağım." dedi.. Konuşma içeriği de bunu yansıtıyordu." benzeri nidalı sözcükler kullanacağına yüzde yüz emindi. Đnanmamakla birlikte. Sesi sertleşmişti. Seni dinliyorum?" Ber. yaşadıklarını biliyordu. Med. önceden.. Onun kendisine soru yönlendirmesi.. "Bana güveniyorsan dediğimi yapmalısın.. Ayrıca telepatik yetenekleri olduğunu belirtmişti.. "Özrün kabul edildi. Her akşam Med'in telefon edebileceği ihtimalini gözeterek. Aptal yerine konmuştu. Bu son olasılığı daha fazla irdelemek istemedi. Ya kendisini tanıyorsa?. Olamaz!.. Med. Ayrıca bu tür ayrıntılara kafayı takacak biri de değilim." Tepkisinin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen Ber.." dedikten sonra "Fırından sinyaller geliyor. En azından telefon numarasını bildirmesini sağlayarak. içselini okuyabiliyordu. yönlendirici sorulardı bunlar.... çalar saati kurmadığı gecenin sabahı uyandırma servisine uyandırılması gibi olaylarla bunu da kanıtlamıştı. Med' in sesi bu kez otorite kokuyordu. gözünü kırpıştırmadan.. bir akşam kapısının ziline basmayı düşlüyordu." "Bu konuda ayrıntıya girmek istemiyorum. Soğutucudan kendisine soğuk bir bira çıkardı.. Onun gizemini açığa çıkartabileceği. algılamalarını kısaca tüm benliğini biliyordu.. "Biraz önceki sorumun yanıtını vermediniz." diyerek özür diledi. Bazı çıkarımları anında elde edememe eksiği bireysel tarihinde yabana atılamayacak kadar çok yer kaplıyordu. ayıplanamaz!" Ber...... yenilgin bir savaşçı yorgunluğunu duyumsadı... .. "Đçselinizi okuyabiliyorum. Belki de şu anda ki düşündüklerini bile algılıyordu... Med. "Heyecanıma veriniz. zile basmadan önce temizlediği gözlük mercekleriyle. "Hey! Ne oluyoruz. açıklamalarını dinlemesinin ne anlamı vardı?... O!. Aynı veya farklı olsa da sanalın sana ait ve tepe tepe kullanmakta özgürsün. beyninde sorular hazırlıyordu.. düşüncelerini... Üçüncüsünde aynı başarıyı gösteremedi. "Boş bulundum. Beni nasıl buldun?... Ya o tanıdık biri veya tanıdık birinin yakını çıkarsa?." "Bir saniye kapatma!. Elinde ki şişeyi sehpanın üzerine bıraktı. "Bir gün beni gördüğünde ve tamamen tanıdığında benle sanalında oluşturduğun kişiliği karşılaştırırsın."Kimse mükemmel değildir!" "Sanalım da oluşturduklarım sorgulanamaz.. Dişleriyle açtı." dedi. Hoşuna gitmemişti.. Ber!.. Bu ihtimalde yine şaşıracaktı. Bakmak zorundayım. suçlanamaz." dedi. aslında önceden hayalinde oluşmuş dişi kişiliği hiç görmediği Med’de somutlaştırmıştı." "Evet! Beyim başka emriniz?. Ber.." "Sorun değil.... dediği gerçekse geleceğini de biliyordu. Đkinci çekişiyle bira yarılanmıştı.... Ber.. Hadi sana iyi akşamlar!" Ber'in "Đyi akşamlar!" karşılığını beklemeden telefonu kapadı. çözebileceği. çözülmesini sağlayabileceği ve hatta yüz yüze görüşme konusunda ikna edici etkilerde bulunabileceği. Ber'in bol virgüllü cümlesinin uzayıp gitmesini engelledi. "Sanalım eleştirilemez. Ufak bir yudum alabilmişti... iki avucunun arasına yanaklarını aldı.. Bu kez.. Kapak açacağını bulamadı. Çevresini.. Galiba bu olasılıkta kendisi de en az Med kadar şaşıracaktı.. Med’in kapının önünde endamını göstererek "Size nasıl yardımcı olabilirim?" sorusuna karşılık "Ben Ber!" yanıtını aldığında onun yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi zevkle izleyecekti. mahcup ses tonuyla.. Kadayıfın altı kızarmış olmalı. Ondan istediği sonuçları elde etmek için önceden oluşturduğu taktiklere soru şablonlarına da gerek yoktu. Đlk çekişte çeyreğini bitirmişti. Kusura kalma. telefonun kurulu olduğu adresin tespitini yaparak. O halde ona bir şeyler açıklamasının ne anlamı vardı?.. Koltuğa oturup öne doğru bükülerek... Neden bunu düşünememişti?. Đçselini gözetiyordu.. "Mer Kentinde bulunan arkadaşım avukat Artsa ile neden yakından ilgilenmem gerektiğini açıklamadınız. Size saygısızlık etme amacında değildim. Kızgınlığı bundan kaynaklanıyordu. Med." dedi." dedi." Ber"Yine özür dilemem gerekiyor. Duyumsamalarını. Bam teline basılan bir kişinin ani tepkisini sunuyordu. Bunu kendiside itiraf etmişti.. Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum.. "Hayır!. bir saniye!" diyerek. denetlenemez. Altın sarısı yazılarla.....

Düşüncelerinden zorlanan beyninin daha çok kan gereksinimi nedeniyle. ailesel ekonomik geleceğini sağlama alması anlamındaki amaçlarının gerçekleşmesinden sonra para kazanmak anlamını yitirmişti. Aylardır artık tüm işleri eşi ve yakın zamanda yanlarına aldıkları aylıklı ücretle çalışan bir meslektaşı devam ettirmekte. Sürekli değiştirdiği yenilediği. çoğunlukla başarısız kalıyordu. onlarca kez arşınlamıştı. Çıplak gözle. arabası. Özellikle ekonomik durumlarının olumsuz olduğu yıllarda bundan kaynaklı stres. Artık iyi bir evi. kendisi de iş enerjisinin oluştuğuna inandığı ender anlarda onlara yardımcı olmaktaydı. benliğinden uzaklaştığını hissetti. Para kazanıp borçlarını ödemesi. Tabi ki bu varlığında yine aynı meslekten olan ve birlikte çalıştığı eşi Katsa’nın da emeksel büyük yardımları olmuştu. geliştirdiği... baş ağrısı gibi bedensel rahatsızlıkları yaratmıştı kendisinde. bireysel savunma araçları.. içsel sıkışma gibi etkiler.. perdeleri örtük karanlık odada altı adımda bir duvarla yüzleştiği git-gelli mesafeyi. Güvenlik sistemlerinde uzman bir firmanın. Mesleğinde ki başarılı çalışmaları sonucu lüks sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştı. Olumlu ortamına bu kötü miraslar da taşınmıştı. Artık mücadelesi kendisiyleydi. ofisi ve artık çalışmasa da faiziyle geçinebileceği bankada mevcut sermayesi vardı.. Ber. en azından kendisini izleyen ve dinleyen bir göz kamerası ile verici bulabileceklerine adı gibi emindi. 12 Avukat Artsa. kalbinin tik takları ritmik vuruştan çıkmış.. yazlığı. zincirleme giden düşüncelerle kendinden. Soluk alışverişleri buna uyum sağlamaya çabalıyordu. Neler düşünüyordu? Bu düşüncelerde yoğunlaştıkça kendisine yabancılaşıyor gibiydi. Çok zorlandığını hissediyordu.. Üste çıkan düşünceleriyle. *** . Tükenmişliğin kaynağının salt ekonomik koşullarının iyi olmamasına bağladığı günler geçmiş de kalmıştı. asgari de olsa bireysel.Markız'la olan birleşmesi sonrası "Mutlu oldun mu?" sorusunu anımsadı. deneyimsiz aramalarında kendisi bir şey bulamamıştı. müşteri ve arkadaş çevresiyle olan ekonomik sosyal ilişkileri de olumsuz etkilenmişti. evinde arama yapmasını sağlayacaktı. bastırılmış duyguları yıkılan bir barajdan akan suyun akış hızında tüm benliğini kaplamıştı. normalin üstünde ve bazen de altında çalışmaya başlamıştı. Toparlanamamıştı. Bu sonucu elde etmesi karşılığında bazı bedellerde ödemişti. Bu hafta bu sorunu çözecekti. astım. Ama uzman tarayıcıların. Đçindeki olumsuz oluşum nedeniyle eşiyle. Sosyal konumunda dikey atlama sağlamıştı..

"Đçeri girmek için ne zamandan beri izin istemeye başladın?" Katsa. Hatta zararları daha çok olmuştu. kafasını meşgul etmeyen şeylerden konuşulduğu için pek rahatsızlık duymuyordu.. bu anlamda onu kapatıyor. Özel arkadaşı olan ve yıllardır bağlantıyı kopardığı Sevsar ile de arada görüşmeye başlamıştı.." "Yoksa!. verilen ilaçlar etkisi geçinceye kadar geçici rahatlatmalar sağlıyordu. Bu. "Bir ziyaretçin var!” "Kim?" "En çok sevdiğin stajyerin.. sonucu baştan belli basit filmleri seyretme...... Fakat bunlarda kendisini geçici bir süre oyalamıştı. Đçinde oluşan kaosun farkındaydı. aşırı umutsuzluğu sunmuştu. "Buyurun. onu görünce ayağa kalktı." "Ta kendisi!" Artsa. Aşırı doygunluk.." dedi.." dedi alaycı ses tonuyla.” türünden önerdiği formül mantıklı gelmişti kendisine." dedi aynı yumuşak ses tonuyla. mesleki faaliyetleri yürütmeseydi belki de kendisine iş verecek müşterisi de kalmayacaktı... aynı şeylerden zevk alma ve onların üzüldüğü şeylere üzülme yetilerini kazanma çabasıydı.. "Yetmiyorsa bir arkadaş daha alalım... Katsa’nın kapıyı tıklatarak yumuşak ve şefkatli "Girebilir miyim?" sesiyle yoğun düşüncelerinden sıyrıldı.” türünden yanıtları uzmanları da çaresiz bırakmıştı... Eşiyle gerçekleştiremediği fantezilerini Sevsar ile karşılayarak cinsel doygunluğa erişmesinin bilinçaltını açığa çıkmasını sağlayabileceğini ve bunun da ruhsal sağlığına iyi gelebileceğini düşünüyordu.. Ad Kentinde bulunan ve aynı meslek grubundan olan Sevsar’la haftada bir kez gerçekleştirdiği görüşmesinde Ber’e yakalanmamaya çalışıyordu. ‘Yapabileceğimiz fazla bir şey yok.. kapıda duran eşini omuzlarıyla sıyırarak salona yöneldi..” tercihi gibiydi bu.... Biliyorsun her avukat alımı büronun kasasından her ay beş yüz dolar ücret çıkması anlamına geliyor.. onlar gibi düşünme. belki de asıl kişiliği yerine farklı yapı oluşturma çabasıydı. Tıpkı “Karmaşık cinayet filmi izlerken oluşacak gerilimdense. "Yine başlama.” gibisinden şablon ve kendisine uymadığı onlarca da anlaşılan sorular ne de verilen yatıştırıcı ilaçlar işe yaramamıştı. Kapıyı açtı. Çocukluğumda beni sarsacak korkularım olmadı.. Hatta Uçurumun kenarında düşmek üzere olduğu bir anda bile birinin kendisini uyarması yerine düşmeyi tercih edecek kadar nefret etmişti telkinlerden ve öğütlerden.. "Arada şu odandan çıkıp bizlere yardımcı olsan..Sosyal ve mesleki ilişkilere vereceği enerji. Bu oldu mu?. En son gittiği bir psikolog. Katsa’nın parayı ne kadar çok sevdiğini bilerek onun bu hassas noktasına vuruş yaptı.” dedi. “Ortamını değiştirir.. . Muhabbetleri kendisini yormuyordu.’ demişlerdi psikologlar çaresiz.. Artsa. eğlenme. Noterlik için kabul edilmesine ve tayin yeri belli olmasına rağmen gitmekten vazgeçmişti... kendisiyle uğraşına gerekliydi.. Çocukluğumda bana baskı yapan olmadı. "Her neyse. Hatta mesleki değişiminin iyi olacağı kanısıyla önceden almış olduğu noterlik belgesinin sıraya alınması için ilgili kuruma dahi göndermişti... Artık önüne koyduğu ve ulaşmayı istediği hedefleri bir kez daha tüketmişti.. Eşi. Telkinlere doygundu ve rahatsız ediciydi. Yeni amaçlar edinir ve bunun için uğraşırsan hayata bağlanabilirsin." Katsa. tartışma niyetinde değildi... Ya!.. Aslında kendisine hitap etmeyen bu üç alkol arkadaşıyla sadece geyik muhabbeti yaptığı. Gözünde her şey yine yapaylaşmıştı.. ne gittiği uzman psikolog ve psikiyatriksilerin standart “çocukluğunda şu oldu mu?." .. ‘Evlisin. Mutlu bir ortamda geçti çocukluğum... Artsa’nın sevineceği haberi vermek onun gözlerinde oluşacak ışıltıyı görmek istiyordu. Standart yurdum insanı olma arzusuydu. halen işlerin yoğunluğundan şikayetçisin. Yanıtlar.. Akşam karanlığı çökmeden müşteri çevresinden olan üç arkadaşıyla şehir merkezine yakın deniz kenarındaki lokanta da dengesini kaybedinceye kadar gece yarılarına kadar içmek dışında kısmen de olsa kendisini rahatlatan hiç bir şey kalmamıştı.. ışıltılı gözlerle. örtüyordu. Eşi. At yarışı.. Ender zamanlarda gördüğü bir ışıltıydı bu. ‘Çocukluğumda tecavüze uğramadım. Ne gereği var?’ türünden telkinleriyle karşılaşmak istemiyordu. sayısal gibi şans oyunlarıyla oyalanmak için uğraşmaya başladı... " Ber mi?. Onu çok sevmesine rağmen iyi koku aldığını biliyordu. Artsa. Ne okuduğu kitaplardan elde ettiği spirütüal bilgiler. Bilgisayar da oyun oynamaya ve program dilleri öğrenmeye başlamıştı.... "Ofise bir avukat daha aldık. Ber.. uygulanacak şablon çözümlere kapı açmıyordu. Yetiştirmemiz gereken yığınla iş var. Katsa Hanım!" dedi.

Bu minvalde süren karşılıklı kısa konuşmaları bittikten sonra Artsa’nın bulunduğu odaya birlikte geri döndüler. derinden çıkan klasik müzik sesi de ortamı tamamlıyordu. "Sıkıntılarını bana anlatmanı istiyorum. "Sen gelmeseydin. Sarhoş olmuş gözler mi bunlar?" Rakıdan az yudum alarak. bunun zaman israfı olduğunu düşünerek oturumun asıl amacına yönelik soruyu aniden yöneltti." dedi. Sert çehresi yumuşamaya. Güneş."Ya! ne kiliseye ne camiye yaranabilmiş özgün müzik . gökyüzünü gösterir nitelikteydi. denizin en son görünen noktasından usulca "Đyi akşamlar. ben seni arayacaktım. avukatlık stajını tamamladığı. Eşit değerde gücü olan iki boksörün karşılaşmalarında önceden birbirlerini yoklamalarına benzer şekilde usulcü soru-cevaplarla başlangıç yaptılar. "Önceleri böyle değildin! N’oldu sana?. "Senin berbat durumunu konuştuk." Ber’in bardağına çın yapan Artsa. keyifle sordu... Gülümseyerek laf alma ve daha sonra sinirlenerek ağzına geleni söylemesine bir kaç kez tanık olmuştu.. bu kente ‘elveda’ demek zorunda kalmıştı. Ber.." dedi gülerek.. Uzun süredir görmediği. "Beni Mustafa’yla karıştırdın. abartıları. dinledikleri ezgiler. Sesi ağlamaklı ve yalvarmalı özellikler barındırıyordu. Ber’i görmekten mutlu olduğunu samimi sarılmalarla belirtti. Lokanta denize sıfırdı ve müşterilerin denizi tamamen görmeleri için boydan boya ince çerçeveli camlı bölmelerle çevriliydi. Ses emredici tondaydı. Her ikisi de birbirlerine karşı yapacakları konuşmanın içeriğini düşünmeye başladılar.. hayata bakışları. mantıksal kalıpları." diye sordu. Aile tartışmasını başlatan olmak istemiyordu. "Beni başkalarıyla karıştırmanı istemiyorum!" "Başkalarının sorgulama tekniğini kullandın!" "Sana telkin ve tavsiyelerde bulunmayacağım." "Gözlerime bak!. Müzik setinden. Ber. evi köyden Ad kentine taşıyacağı vaadi üzerine.. uzmanların dediğine göre intihar etme eğilimine kadar ulaştığını. denizi ve çevreyi izliyorlardı. Ber. "Kokusundan sarhoş mu oldun yoksa?. daha sonra tebessüme dönüştü.’ belirtti. Tavanı camla kaplı. "Bulunmamın da yararı olmayacağını bilecek kadar seni tanıyorum. Đyice sarhoş olmasını beklemeliydi.. Sıcak pide ekmekten bir parça kopardı.." Artsa şekil değiştirmişti sanki. Lokantanın açık pencerelerinden. özellikle denizinden dolayı çok seviyordu. Zemin ince toprakla kaplanmıştı. Bu şekildeki diyalog bir süre böyle devam etti..." dedi. Đstenen mezeler ve büyük rakı masaya gelmekte gecikmedi.."Đçmiyorsun.. doyamayacağını bile bile açık mavi renkli denizi iştahla seyrediyordu.Artsa. Git gide batıyorsun!" Artsa.. rakı dolu bardağını bir kez daha kaldırdı. tükmüklüyorsun. denize kıyısı bulunan Mer kentine zorunlu askerlik görevi dönüşü yerleşmeye karar vermişken babasının. ‘Arada ki sıkı dostluk nedeniyle bir şekilde sıkıntılarını kendisine daha rahat açabileceğini’ de ekleyerek kendisinden yardımcı olmasını istiyordu. Göz kırparak. En gözde yere oturtuldular. Akşamcı arkadaşlarınla muhabbetini bugünlük askıya al! Bu akşam dışarıda sadece ikimiz içeceğiz. iletişim yöntemleri. Okudukları kitaplar. Kısa bir hoş geldin-hoş bulduk muhabbetinden sonra Katsa’nın diğer odaya gelmesini işaret etmesi üzerine Ber onun peşinden gitti. Artsa’nın bazı tekniklerini iyi biliyordu. sorularını atiye bıraktı. konuşmaların içeriğini duymuş gibisinden bakıyordu. Artsa. Ber." *** Balık lokantasındaki sıcak ve yakın karşılamadan. eleştirisel bakışıyla "Sen de mi Brütüs?" diye sordu. O sarhoş olduğunda kendi kurallarından ve duruşundan tavizler verirdi. Gözlerindeki ak hafif kırmızıya dönüşmüştü. Çek Mustafa çek!. laf ve kavram oyunları benzerlik taşıyordu ve birbirlerini iyi tanıyorlardı.." demeye hazırlanıyordu." dedi sert şekilde. “Taktiklere ihtiyacım yok. "Ber! Taktik mi aldın?" diye sordu.." dedi."O halde bu tür konulara girme!" Ber. Uygun olmayan bir ortamda ona uygun olmayan soru ve açıklamaların anlamı yoktu. Ber’den. Bir dubleyi bitirinceye kadar aralarında pek bir konuşma geçmemişti. Katsa ilk kez bir istemde bulunuyordu.. "Hala aynı seviyede.. Artsa’nın buranın müdavimlerinden olduğu anlaşılıyordu. Ad kentine komşu bu kenti. ‘Artsa’nın olumsuz psikolojik durumunun. Katsa. Güzel bir gündü.

Artsa’da ve sonrada lokanta da bulunan diğer müşterilerin kulağında çınladı. Đdeallerin için bundan sonraki eforunu. ikna olmamıştı.." Artsa. Ber.. inatlaşmak istemedi. bu lafı kahkahalarla karşıladı.. "Bana yetiş!” diyerek uyardı." Ber’in bu istifalardan haberi olmamıştı.. Artsa. "Üçüncü kadehe kadar sen gelinceye bekleyeceğim. Makul çoğunluk... iltifata teşekkür etme gereği duymadı. ikinci kadehin kalan son yudumunu içti. "Aynı zamanda olan rakıyı bitirttirip. Benim de içinde bulunduğum partiye...yapan bir sanatçının parçasında geçen bir sözü söyledim." "Hafızana hayranım.. Engellememesi yeterliydi."Hatırladım onu.. onun üçüncü kadehini bitirmesini bekleyebilecek sabrı kendisinde bulamadı. Ber’in bardağını ve içişini izliyordu. " diyerek uyardı." dedi bir anda buruklaşan duruşuyla. lavaboya gitmesini fırsat bilerek dolu ikinci dublesinde bir yudum bırakıp gerisini yere boca etti. Artsa’nın lavabo dönüşü verdiği okkalı selamını. "Ama. Ber’in ‘ne oluyoruz?’ imajlı bakışları üzerine.. Bir dakika önce beraber oldukları birinin geri dönüşünde sanki yeni karşılaşmışlar gibi selam vermesine aynı filmin karesini yeniden izlenmesi gibi geliyordu.. "Sen sormadan ben söyleyeyim. "Sodgom Ülkesinin kirliliğinin az veya çok her yere yansıdığını bilebilecek kadar realisttim. Bağımsız Sodgom derneklerinden de istifa ettim. Ayrıca uslüpten kaybetmişti.. Sinirden kaynaklanan tepkisel davranışıydı bu." dedi saçlarını kaşıyarak. özdeyişlere de başlarsın.” "Neden?" "Diğer partilerden farkları yoktu!" dedi. Artsa’nın. Ber. Bilim Geliştirme." dedi..." Ber. dernek ve örgütlere azda olsa yansımış olabileceğini kabul edebilirdim. Yenileşme. "Ağzımdan dökülen bazı kelimelerin kuyruğuna takılarak muhabbeti sulandıracaksan devam etmeyeyim. Artsa. Beşinci kadehe geldiğinde zom olacağını biliyordu. Artsa’nın sıkıntılarını dinleme amacını gerçekleştiremediği gibi kendi sıkıntılarını anlatacaktı ona. Artsa. Ber alışkındı. uğraşını ‘Sivilizasyon Bağımsız Özgür Düşünce Derneği’ndeki‘ 2.. garipsemedi. laubali tarzda ve ayağa kalkarak aldı. Bir kaç saniye süren kahkahalar kendi kulağında." Ber. Dördüncü dublesini doldururken Ber’i. "Dört beş kez.Başkanlık görevinde yoğunlaştırırsın. Ber. Ben üçüncü kadehi devirdim. Üçüncü dubleyi Artsa’ya göstererek doldurdu. Ber. "Seni uyarmasam yetmiş sente muhtaç olduk. Sürekli yaparlardı. Sen ise onlarca kez kadeh tokuşturmana rağmen hala birinci dublenin yarısındasın." Balıktan ağzına aldığı lokmayı çiğnerken kılçıkları da ezmesi nedeniyle buna uyan çıtır sesler geliyordu.. sarhoş olduğunda sıkıntılarını süsleyerek anlatmayı çok severdi.. Garson gereğini yerine getirdi. "Seni iyi tanıyorum. Bu durumda oturumdan pek bir sonuç alamayacak. Ber’in özel gayretlerine gerek kalmamıştı.. neden? diye sormam gerekiyor. Ber." Artsa açılmıştı.” Bu kadar dikkatli gözlemci olanını da daha tanımamıştı. Yöresel bir geleneğin ‘Ti’ye alınmasıydı bu. Artsa." dedi Artsa. "Ben usulca içerim. "Ber! Sen beni tanırsın. ‘rakı vardı da biz mi içtik?’ diyenlerden de değilsin. Elindeki çatalla havada kavis çizdi. "HalkaYalSöyle Partisindeki uğraşın nasıl gidiyor?” diye sordu. Ber’in bozulduğu sanısıyla.” "Bu partinin diğer partilerden çok farklı olduğuna inanıyordum." "Boşveerrr! Üzme tatlı canını. Artsa. Geldiğinde üçüncü kadehe geçecekti." gereksiz cümlesini kullandı." dedi..." diyerek." "Politikada olağan şeyler.. "Yurttaşa ait olandan kendisi için bir şey isteyen namertlerden değilim. "Evet! Nerede kalmıştık?. yumuşak bir geçiş yaptı. espriye gülümsedi." dedi kaldığı yeri bilen emin tavırlarla." devamını getirme-den bir yudum daha çekip ‘Oh be!’ dedikten sonra "Sodgom’un kötü yanlarından . senin sayına yetişirim.. yeniden bir rakı istedi.. "Muhalefetteyken seçmene verdikleri sözleri iktidara geldiklerinde yerine getirmedikleri gibi tersine icraat yapmaya başladılar. "Đçiyormuş gibi yapıyorsun. "Đstifa ettim!. Sessiz çoğunluk...” Artsa. Söyledikleri gerçeğin ifadesi olsa da uygun zaman ve yer seçiminde hata yapmıştı.. beşinci dublesinden bir yudum daha aldıktan sonra. Peçeteyle ağzını sildi. "Kitlesel lince tabi tutulunca yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı. "Ber! Beni tezgaha getirmeye çalışıyorsun!” diye bağırdı. yollar. itiraz etti. "Emeklerime üzülüyorum... Artsa kadar içkiye dayanaklı değildi." Artsa. Bu davranışı her gördüklerinde komik gelirdi kendilerine. Bir çaresini bulacaktı." "Oradan da istifa ettim.

Belki bu tür şeylere inanan kişide olumlu etki yaratabilir. Bu kez gerçek bir içici gibi davrandı. "Üyeler görüşlerinin haini mi çıktı?" "Hayır!... Düşüncelerinin bu duruma uygun hareket etmemesi ise avantajıydı. Heyecanlandı...." Ber." diyerek duyumsattı. hangi anne babadan olacağım seçeneğine sahip olamadığım cenin döneminden başlamak üzere hiçbir zaman olmadı. kendime ait tercihlerim dediğim bir çok şeyin aslında bana bir şekilde dayatıldığını çevrenin. "Artık ölüm yok edilmedikçe hayatın anlamı olamaz. Başkalarının öngördüklerini seçmek zorunda kaldığımın farkına vardım. Seçme özgürlüğüm. Bir çoğunu tenzih ederim... Gözü. konuşmasına ilgisiz kalmadığını "Yoktan var etme gibi bir şey. "Evet!" diyerek homurdandı. Artsa’nın son söylediklerini daha bir dikkatle dinlediğini. artık Ber’in içtiği dubleleri saymıyordu. Oluşan kaos ortamı nedeniyle gerek toplumun çoğunluğu gerekse yasakoyucu halk temsilcileri büyük çoğunlukla böyle bir yasanın ortaya çıkması gerektiği inancına varıyor. benliğimi kazanacağımı sanıyordum. "Gizli el etki tepki kavramlarını çok iyi bilen ve kullanabilen bir soyut kavram. Herkes senin gibi düşünürse toplumda mutlu insan kalmaz." dedi. Bunu görmeyene yaşam doğal gelebilir. Düşünüyor ve algılayabiliyordu. " Ber’in gözleri kayıyordu. Bunun karşılığında bekledikleri tepki gösterme doğal sürecinde işi daha fazla alevlendiriyorlar." Artsa." diye sordu. Đstediklerini gerçekleştirmek için neleri yapmasını biliyor. Yanlış anlaşılmanın verdiği isyankar tepkili el kol hareketleriyle... Bazen sonuç alanları duyuyorum. " "Đstediğin ne senin?. "Sözünü ettiğin olumsuzlukları yok etme gücüne sahip olsan da mı?.. Kapanmaması için sürekli çaba harcıyordu.." dedi Artsa... avukatlık mesleğimi evliliğimi. Hayatın katili ölümü yok etmek de mümkün değil. Artsa çözülmüştü. geleceğimi tayin etme hakkımı verseler dahi. "Sıhhatine!" diyerek dördüncü dublesini doldurduğu bardağı.. olmayacak da. alkolün de tesiriyle düşünselindekileri tamamıyla yansıtacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu. Hatta. vazgeçti. garip şeyler duyuyordu.. Düzeneği bozmamalıydı.. Diyorum ki..... gizli el. Artsa’dan. Ber... Artsa." "Psikologlara gittiğini biliyorum. "Yoksa sen de bazıları gibi beni cin çarpmış mı sanıyorsun?" dedi.. Fakat ben farkındayım ve aksine hareket edememek beni çökertiyor. Umutsuzluğa kapılmıştı. Bir çekişte çeyrek rakıyı boca etti.. akarsuda bir su taneciği. Med’den söz etmemeliydi.. Toplumda bulunan bazı grupların hassas noktalarına vuruş yaparak etkilemelerde bulunuyorlar. bundan sonrası için elime tüm kaderimi.." Katsa’nın son zamanlarda pek konuşmuyor dediği kişi bu muydu diye şüpheye düştü. telkinin bana yararı olacağına inanmıyorum." Ber’in son sözleri Artsa’nın somurtkanlaşan yüzünü alaycı biçime dönüştürdü...... " dedi Ber. işte asıl konuya geliyor diye düşündü. "Bir ekonomistin sözünü ettiği ‘Gizli El’ kavramını fakülteden anımsıyorsundur. güvenlikle ilgili bir yasa değişikliği yapılmasını istiyor. Ama artık hiçbir bilgi. Eğer gerçekten söyledikleri iç yapısını yansıtıyorsa o tükenmişti ve onun için kendiside dahil kimsenin yapabileceği fazla bir şey yoktu. "Anlattıkların tüm insanlar için geçerli olandan. Hatta bayağı yakınım olan bir kavram diyecekti. Ölüm dışında bu mümkün değil.." diye devam etti. rüzgar önündeki bir yaprak gibi hissediyorum. önündeki tabakta bulunan balık kılçıklarına sabitlenmiş halde anlatımına devam ediyordu. Đstediği ortamı sağlayabiliyor.. Çocukluğumdan beri devamlı bir şeyler yapmak zorunda bırakılmış hatta hukuk dalında öğrenimimi.. biçimsel anlamda da göstermek için masada bulunan içki ve . "Đşte bu kavramın aslında her alanda geçerli olduğuna yaşadıklarımla tamamıyla ikna oldum..." Artsa. Diyelim ki. Belki de birikmelerini salıverebileceği ortamı bulmuştu...sorumlu gruplara karşı mücadele etme ve düzenin kötü yanlarını törpüleyerek yerine iyi ve gerçek demokrasinin yerleşmesi amacıyla kurulmuş olan örgütlenmelerin aslında bir şekilde yine ipleri ellerinde bulunduran bazı kötü gruplara hizmet ettiğini kavradım. Bu değişikliği normalde halk ve halkın temsilcileri olan yasa koyucular kabul etmeyecek.." Ber.. sabit düşüncesindeyim ben. sürüklenmekte olan bir nesne gibiyim sanki. hangi ülkede. Hep bir şeylere sürüklenmiş. ve daha bir çok öğenin bu yönde etkilemiş olduğunu. Kendiliğinden. bu yaşam biçimi benim tercih ettiğim yaşam biçimi değil. "Evet! Bu kavramın yabancısı değilim. "Kendimi sürüde güdülen bir koyun... Hayır!. arkadaşların... "Hocaya gitmeyeceğimi biliyorsun. Đnanmadığını bilmekle beraber bir hocaya filan gitsen.. "Bunlardan istifa ederek rahatlayacağımı.... "Beni diğer insanlar ilgilendirmiyor artık. "Artık öznel de kendim için de aynı düşünceleri taşıyorum ama benliğimden istifa edemiyorum. Artsa’nın altıncı dublesini taşıyan bardağına vurdu. oturum amacına yaklaşıyordu.." Ber..

"Gitsek.. benimde tercihlerim göz önüne alınarak yeniden doğuşum sağlanırsa.mezelerden almamaya başlamıştı.. diğeri Solkol’a aitti.. kalabalığın salonu boşaltması sonrası çıktı. Bağırmaya alışkın olan bir ses tonuydu bu. Belinden kavrayan iki kol. Belki. bu uyarılara olumlu tepki verecek konumda değildi. Arabayla geldim biliyorsun daha fazla içersem sanırım Ad kentine hiç varamayabilirim. Sonucun verdiği sevinçle coşmuş bireylerden oluşan kalabalığın birbiriyle de bu neşeyi paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan çok yoğun grup sevinciyle tümünün başları dumanlıydı.. kendisini havada bulması bir olmuştu. Artsa bu soruyu bekliyor gibiydi. izleyici locasında bulunan kalabalığın sevinçle dolu yüzlerini ve haykırışlarını zevkle gözlüyor ve dinliyordu.. kendisini yukarıya kaldırmış diğer kollardan kurtardı.. Tıpkı tarihi filmlerde izlediği Roma Gladyatör dövüşlerinin gerçekleştirildiği arenada bulunan kalabalık seyircilerin minimize edilmiş hali gibiydiler. Bulunan bireylerden ayrık. Ber’in başlara dokunarak." nidaları yükseliyordu. diyorum. *** ." Ber boşalan bardağının garson tarafından tazelenmesini engelledi.... "En büyük avukat bizim avukat!.. ama birbirlerinden etkili grup psikolojisi etkindi.’ nidalarını duymuyorlardı. "Neyse bunları boş ver... Đndirin!."dedi. Anti-Hafif 8. "Ancak... Onlar. Bazılarını tanımadığı kişilerden oluşan grup elleriyle kendisini havaya kaldırıp.Yargılama Grubu Duruşma salonundan. Ber. Bir an kendini hasta dinleyen doktor gibi hissetti." diye bağırmaya başlamışlardı. sessiz bir şekilde salonu boşaltmalarını bağırarak duyurdu. Çevrede bulunanlar bağırtılara alkışlarla destek veriyorlardı.. Neredeyse çekerek kendisini aşağı indirdi bu kollar.. düşeceği korkusunu hissediyordu... Bu tür davranış biçimlerini oldum olası sevmezdi.. Bu ortamda birey bir hiçti."Senin gibi hayattan daha bıkmadık!. "Senin aklına bir çözüm gelmiyor mu?" diyerek soru yöneltti.. bu etkiyle Ber’in ‘Yeter!. Başarının karşılığında gülümser bir yüz yeterliydi." Az sonra söylediğine pişman olacağı sözleri ekledi... Grup. Bir anda canlanır gibi oldu.. dikleşmiş kulaklarıyla. Helaaalllll!. Artsa’ya. Ber.. Birbirlerinden farklı konumlarda oldukları değişik kıyafetleri ve tiplerinden belli olan bu insanlar halkın her tür katmanınından Maf’ın temsilcileriydiler.. silkindi." Gözlerini kırpıştıran Artsa... Ber. Haberci. muazzam. Başka şeylerden söz edelim.. Artık bireyler kendi psikolojilerini bırakarak munzam. Salon kapısından koridora ayağını atmasıyla. Bu kollardan bir Sağkol’a. gülen gözleriyle. müşterek ve müteselsil grup psikolojisiyle hareket ediyorlardı. 13 "Yaşasııııııııınnn!... Ber’in başlarına hafiften dokunarak indirmesi yönündeki talepleri iplemiyorlardı. indirilmesi için uyarması boşunaydı.. "Pislik yapma!" dedi gülerek.

Hüs. halk arasında mahpushane olarak bilinen Tut-Bırakma Kursevi’nde herhangi bir hatası görülmediği takdirde dört yıl sekiz ay net yattıktan sonra salıverilecekti. Bu sürenin kendisi için keyifli geçeceğini biliyordu sonuca en çok sevinen SahFail. Bunun için bir kaç senenin lafı mı olurdu. karmaşıklaşan beyniyle adil karar verebileceği konusunda kuşkuluydu. Maf’ın yeğeni son duruşmada hem serbest bırakılmış. Parası olmayan için dışarısı da büyük bir Tut-Bırakma Kursevi’ydi..Yargılama salonunda alınan ilk dosyaydı." diye sordu Solkol. Beş yargı üyesi ile yeni tayin olan yargı başkanının bu yönde oy kullanmasıyla yarıdan bir fazla çoğunlukla gerçekleşmişti. Med’in Hüs dışındakilerin ceza alacağı yönündeki kehaneti nedeniyle midesini bulandırmıştı. yapılacak başka bir araştırma kalmamıştı. Bes.. "Hadi gidelim. Hiç olmazsa yatarak para kazanacaktı ve ailesinin geleceğini bu şekilde temin edecekti. Solkol çevreye göz gezdirerek. Maf’ın yeğeninin dosyası Anti-Hafif 8. "Sonra görüşürüz. tabiri caizse dilencilik türünden bir eylem olduğunu." Solkol..” ayrıntılarıyla belirtmiş ve “serbest bırakılmalarını” talep etmişti.." "Benim amcamın komşularıyla ilgili olan duruşma mı?.. akşam eşinin azarlayıcı bağırtılarını dinleyecekti.Önce Solkol. iş bulamayacak. saatine bakarak. Đlk duruşma Devlet avukatının suçlama belgesinin okunmasıyla başlamıştı.. Yargı Bakanlığının. Sağkol’da aynı yönde çağrıda bulundu. sanık çocukların babalarıyla konuşmuş olmasına rağmen kendi dosyasının alınacağı meçhul ana kadar olan zamanı bir türlü tüketememişti Ber. yargı sektöründe açılan davalardan aldığı harçlar ve bir takım vergilerle çok para kazanmasına rağmen halen az sayıda Yargıç’lar yetersiz görevli ve standartlara uymayan bina ve salonlarla iktifa etmesini. Zorunlu 7. seri halde ele alınsada. Bu verilenler karşısında dört yıl sekiz aylık ömür devede kulak bir bedeldi..Yargılama Grubu duruşma salonuna yöneldi. Bes ve Kur’un suçlu olarak yargılandıkları davanın.. Özel koğuş bile kurduracaktı... "Maf! Bu habere çok sevinecek!" dedi Sağkol. gerekli ilgiyi gösterecekti. Ber’e tebriklerini sunuyor. bekleyen kalabalığa dağılmalarını emretti. Sıra Ber’e geldiğinde “Müşterilerine yönelik Devlet avukatının suçlamalarını kabul etmediğini. Bir buçuk saati aşkın bir süre beklemesine rağmen sırası gelmemişti. öldürdüğü kişinin tahriklerinin olaya sebep olması gibi hususlar göz önüne alınarak yirmi dört yıllık cezası brüt on iki yıla indirilmiş. ömründe yemediği yiyeceklerle karnını doyuracaktı. ev almaları sağlanacaktı. Bu cezayı almasaydı. Suçlama “silahlı ve toplu halde gasp eylemini gerçekleştirmekti. .... sonra Sağkol sarıldı kendisine." dedi. Bir anlam veremezdi.. Televizyonda seyretmediği filmlerin video kasetlerini ve televizyonda ki maçları soğuk birasını yudumlarken izleyecek. sürekli düşünür... Ber. Ber. Maf..” Şikayetçi-mağdur gelmemişti...... Eksiklikler tamamlanmış. Yine sokaklarda aç sefil dolaşacak. nasıl bir karar çıkacağından pek emin değildi. "Benim başka duruşmalarımda var. Dışarıdaki ailesine de yüklü para verilecek. olayın sadece bir para yardımı isteme. Ber’e yönelerek." dedi Sağkol. Sırası gelen dosyalar. "Sonucu sonra senden alırım. bugün son duruşmasıydı." diyerek yanıtladı. Etraf kızışmadan gönüldaşlarımızı daha fazla adalet binasında bekletmeyelim. SahFail’in bu suçu işlediğine dair dinletilen son iki yalancı tanığında büyük yararı olmuştu." diye düşündü. buna karşılık şikayetçi Yalşik’in fiziki güç kullanması karşısında müşterilerinden Bes’in korkutma amacıyla çakısını salladığını bu esnada güvenlik ekibinin geldiğini. yargı binasının bahçesinde sigaralar içmiş. Bu kadar dosyayla uğraşmak. Kur isimli sanıkların "Gasp Suçu" na ilişkin dosyası Anti-Hafif 7. Tüm aile giderleri ölünceye kadar Maf tarafından karşılanacaktı. Hüs. Has." dedi.. birbirlerinin sevinçlerini paylaşıyorlardı. beklemeden onu da aldırmış olacaktı. daha yarısı bile bitirilememişti. Ber.Yargılama Grubu Salonundaydı. Ber. Bir günde yüzlerce dosyanın duruşmasını yapması halinde. Maf’ın yeğeninin bulunduğu salonda görüşülme durumu olsaydı. Sanıkların ifadeleri sırasıyla alınmış. içinden “Đyi ki yargıç olmamışım.. Has. hem de suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat ettirilmişti. Đki kez tuvalete gitmiş. ekonomik ikbali önceki yazgısına uygun sürecekti. "Yargının verdiği sonuçtan memnun olmayanlar olabilir."Evet! O da var... istenen ve beklenen sonuç. SahFail’e ise adam öldürmeden dolayı verilen cezadan samimi itirafları.

HasHüsBab." dedi. Güvenlik merkezinde verdiği ifadeyi aynen tekrarlayacaktı. Aksi halde on beş ile yirmi sene arasında ağır hapis cezası verilebilir. Ayrıntıya ne gerek var. Yalşik... esasa yönelik son savunmasında. Yalşik. dosya kapsamı. Bu anda güvenlik ekibinin yetiştiği. Arada duraklıyor.. "Ama suçsuzlar!. Kekeme insanı. Izdırap. Ber. şikayetçi Yalşik’in duruşmaya bir kez daha çağrılmasına ve yirmi sekiz gün sonraki bir gün yeniden duruşma yapılmasına” karar vermişti.. Devlet avukatı. Hatta bir miktar para vermek zorunda kaldığını. şair yapar.. Ber. isimli sanığın şikayetçi şahıstan yol parası istediği.. insanı ozan yapar.. Sıkıntılı hal. müştekinin ifadesi. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan istenmesine. "Đsimlerini sonradan öğrendiği.. sanık müşterilerinin babalarına... Karar verilmesine rağmen anormal bir davranış gösteren Ber. Şikayetçi olan şahsı ikna edememişlerdi.. Kur. Ressam yapar..... En son Hüs’ün ise hiçbir şekilde ve şikayetçi şahsında belirttiği üzere. Kur’un hep birlikte üzerine çullandıklarını. savunmasında bazen tökezlenmesine neden oluyordu.. Ber’in. Bu tür davranışa verilebilecek en yumuşak tepki gelmekte gecikmedi... Olaya bizzat veya yardımcı olarak iştirak etmeyen Hüs hakkında ise suçsuz bulunup beraatine ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir. ince kıvrımlar halinde akan gözyaşını silme gereği duymadan.. hüzünle karşıladı.. suçüstü hali ve sanıkların tevil yolu ile ikrarları nedeniyle müsnet suçtan Has..." doğrultusunda çoğu yalan içerikli ifadede bulunmuştu.. "Şikayetçi ile yakın temasta olmayan Hüs dışında diğer sanıkların silahlı gasp suçundan yirmi yıl hapsini istedi.. türküleri en iyi tarzda yorumlayan güzel sese dönüştürür... Bes’in her birine yirmi yıl ağır hapis cezası. şikayetten vazgeçsin.... Sıra Ber’in ilgili olduğu dosyaya gelmişti. Yargı başkanı. Şikayetçi Yalşik’le bir şekilde bağlantıya geçin.." gibi duyumsamaları dikkatini dağıtıyordu. Maf’ın yeğeniyle ilgili elde edilen sevindirici sonucun bu dosya ile gölgelenmesi hoşuna gitmeyecekti.." Ber... Ayrıca olayın seyri hakkında görgü tanıkları bulabilirseniz iyi olur. Yargı Başkanı ve üyelerinin oy birliğiyle aldıkları karar gereği düşünüldü başlığından sonra okunmaya başlandı." dedi ünlemli bir ses tonuyla. Özellikle. sadece Has. Önceki konuşmalarında doğal kekeme HasHüsBab’ın dili çözülmüştü. önümüzdeki duruşma günü yargı salonuna gelerek doğrusunu anlatsın. Yargı Başkanı ve üyeleri ile devlet avukatının üzerinde bıraktığı etkiyi algılamaya çalışıyordu..." büyük yekün tutan para istemişti. ikinci duruşmada gerçekleşti. Bes. Suçlu oldukları tiplerinden bile okunuyor. Nihayetinde onlar da izlemişti... yaşlarının küçük olması ve önceden hiçbir suç işlememiş olmaları göz önüne alınarak yasal indirimlerin yapılmasına sonuçta on altı yıl anti-hafif hapis cezasına mahkumiyetlerine. "Bu nasıl yasadır.. "Sanık avukatının serbest bırakılma isteminin reddine. Beklenen. Zorunlu saygısal kurala salonda bulunanlarda uydu.. Elinin titremesi. bazen düşünceleri tam karşılayan sözcükler üretir. kirpiklerinin atması tiki kısa bir süre devam etti.. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan yanıt gelmediğinden yeniden istenmesine.. "Bakın bu olay önemli. "Serbest bırakılma isteminin reddine. "Vahim durumdan menfaat elde etme amacıyla. Bes’in elindeki bıçakla kendisini tehdit ederek para istediğini.. "Daha geçen aylar devleti ve milleti soyanlara iki ay ceza verilmişken bir dolmuş parası için bu . Salon dışına çıktığında sanıkların yakınlarının yüz kırışıklığından olanları anlatmaya gereksinim duymadı Ber. Zor konuşturur......" Kararı sanıkların yakınları gözyaşlarıyla karşıladılar. “Ah! Şu avukatlar!. HasHüsBab. Bal gibi yapmışlar işte.. Bu durum Ber’in ses düzeneğinin sertleşmesine neden olmaktaydı. "Toplanan kanıtlar... Yalşik’le yakın temasta olmadığını ekledi.. gerekirse para teklif edin... Has ile Hüs isimli kardeş sanıkların babası." karar vermişti. "Sanıkların ‘silahlı gasp’ suçunu işleme niyetleri.... Has. Yargı grubu. Duymuşlardı kararı. kastları olmadığını."Kararı beğenmiyorsanız Yüksek Denetleme Yargısına gönderme şansınız var!" dedi azarlar şekilde... anlamıyorum." yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunuyordu. Karar açıklanırken saygı anlamında ayağa kalkılması yasada düzenlenmiş uyulması gereken kurallardandı... oturumun yirmi sekiz gün sonraki güne bırakılmasına." diye sıkı sıkı tembih de bulunmuştu. Algılamaları. gerekli uğraşı vereceğini belirtmesine rağmen ne bir tanık bulabilmiş ne de Yalşik isimli şikayetçi ile bağlantı kurmasına rağmen olumlu sonuç alabilmişti.Yargı Grubu. Karar açıklandı.. Sanıkların babalarının böyle büyük bir parayı ödeyemeyecek kadar gariban olduklarını bile bile... Ertelenen gün bugündü.

. "Yargı başkanı ve üyelerle ile ilgili bir olay değil.. bozulması için Yüksek Yargı Denetlemesine göndereceğim.. evlilik birlikteliğinizin bozulmasında kocanızın kusurlu olduğunu ifade edecek tanık dinlemeden boşanmanıza mümkün değil karar vermez. " dedi. "Tanık getirseydin şimdiye kadar çoktan biterdi. karşılık vermedi. "Arkadaşlarına da verirsin abi!" dedi. Bir arkadaş." Ber.. Haberci tanıdık çıkmasaydı.." Kendisinden söz edildiğini anlayan ceketinin astarı evde yıkanmakla küçüldüğü belli şahıs yanlarına yaklaştı. Ama olayı öyle yorumlayıp takdirlerini bu yönde kullandılar. "Ekonomik kriz nedeniyle işten atılmasaydık. "Ne kadar tanık istersen bulabilirim... "Dur!. BesBab’ da HasHüsBab’ın kanısını destekler içerikte. Rahatlamamıştı. dedi sulu anlatımla. Tokalaşıp. bu sacayak düşünce ve duygularını ifade etmesinden dolayı kendilerine zarar vermeyecekti. "Đddia-Savunma-Karar... Şahıs.... "Nerede kaldın Ber bey!" serzenişinde bulundu.. Bu nasıl adalet?. avukat olarak sacayaklardan birini temsil ediyordu.. hal hatır sordular. Çantasından onunla ilgili dosyayı çıkardı. duruşmaya sensiz mümkün değil tek giremezdim. "Đşte bu beyefendiyi buldum. beyimle aynı... Elimden geleni yaparım. Ber’e." diyerek yanıtladı. "Ben. Elim ayağım birbirine dolaşır.. "Nasıl tanıklık yapacaksınız?" "Avukat abime bak!. hukukçuydu ve siyasi polemiğe girmek istemiyordu."Kartvizitiniz var mı?" diye espri yaptı. Alnında biriken terleri elinin tersiyle silerek. Bir suç sabit olduğunda onun karşılığında bulunan maddede ne ceza yazıyorsa Yargı ona karar vermek zorundadır. eleştirilere karşı temsil ettiğin şeyi savunmak zorunda’ olma ilkesine uydu.". Kartta kahvenin telefonu da yazılı..." . çocuğumun aldığı cezadan dolayı bu duruma düşürenler de aynı cezayı almalılaaarrrr!. Bir dolmuş parası için çocuklarımızı bu hale getirenler ve soygunculara sessiz kalanlar utansın.. Davayı reddeder.. Ne gerekiyorsa anlatacağım. Boşsel Hanım bana gerekli bilgileri verdi." dedi.. "Gerçi silahlı gaspa sokulmayabilirlerdi. Yargı’dan tanıdığı bir görevlinin yardımıyla yirmi günde bitirmişti. Boşsel. birbirlerine... rahatlamadan da Ber’i bırakmak istemiyordu. Bes’in babası. şahsın tavır ve davranışları komik gelmişti.. "Yargı başkanı. Boşsel.. "Korkarım. Ama yarım kalmasına razı olmadı." dedi yüzünde yapmacık bir korku ifadesi oluşturarak.. Komşumuz avukat tutmadan. " "Çevrem. Ayrıca... Yazık değil mi?.. Gömlek cebinden çıkardığı kartlardan üç tanesini uzattı. "Ben. Abim!."Dosyamızın eksikleri daha bitmemişti." dan oluşan üç sacayağından biri olan "Savunma" sacayağını temsil ediyordu. Sinirlenme!." diyerek iki adım geride bulunan orta yaşlı bir adamı işaret etti. Dur!. "Geçmiş olsun!" dilekleriyle ayrıldı. "Üç duruşmadır bitmedi. yeni yapmıyorum tanıklık. "Eee! Yine mi tanık yok?.. Buna da şükür. Söylemiştim ya! Kimse tanıklık yapmak istemiyor." Ber. bozulursa ne ala. "Tüm bunlara neden olanlar.. Ben olmasam da not bırak.. Eleştiri kendisini de kapsıyordu.. Ber’in beklemediği karşılığı verdi. dedi Ber kısık sesle... Ha! başka tanıklık işleri olursa beni Tan kahvesinden bulabilirsin.. Bir umut." dedi. "Az kaldı dosyamı düşürüyorlardı. Bu dava çok uzamadı mı?." Ber. Ağlaması cümlesini yarım bıraktı." Ber.. Ber. efendim!" dedi yapmacık saygı duruşuyla." Olumsuz Düşüncelerin......." Ses ve söylem bu tanıklık işlerinde kaşarlanmışım ezgiliydi. her ne olursa olsun. "Siz tarafları tanımıyormuşsunuz!. Ama. Ber’e korkmadan anlatabilirdi.kadar ceza verilir mi? Bu nasıl yargı?. anlatılanlara karşı söyleyebileceği bir şey de yoktu. ‘Bir şeyi temsil ediyorsan. Ber. olumsuz duygularla benzeşmesinden olması gereken gerçekleşti... "Avukat Bey!... avukat olarak yargının."diye sinirli tavır takınarak sordu.. Aile Mahkemesindeki duruşma salonuna seri adımlarla vardığında Müşterisi bayan Boşsel’in kendisini beklediğini gördü.... Bir başka dosyasının duruşması vardı ve zaman öğlen tatiline yaklaşıyordu." Ber.. yargı binasının köşesindeki kahvede beş yeşil paraya tanıklık yapanlar varmış deyince.... "Emredin.. Silahlı gaspla ilgili cezanın asgarisini verdiler. ceza almalılar... davasını. garibanlaşan insanların işlemiş olduğu suçların her birinden. Ulaşırım size.. Sorumluluğun ona ait olduğunu ifade etti..." Boşsel..." diyerek rahatlattı onu. "Sen buradaydın! Ben yetişemeseydim sen girerdin.. "Çocuklarımızın cebinde dolmuş parası olacaktı. dosya düşecekti.

telefonla arayarak. kendi adını anons ediyordu. Müdürün araması gecikmedi. bu iş iyi... Duvara bakarak konsantrasyon sağlamaya çalıştı. Ama yine de ben bir araştırayım... Ber. Tamam!. Ber’i iyice inceleyerek. Telefondaki ses.. Baba Maf’ın avukatı olduğunu biliyorum!. buna rağmen anne babanın iddialarında ısrarlı olduklarını belirtti. müdürün şu an meşgul olduğunu. Hüs’ü de zaten çıkarmak zorundalar.’ deyince anladık. elleri de açıktır. Telefonu hemen ona veriyorum. Mus’tan Tut-Bırakma Kursevi müdürünü bağlamasını istedi.. Ber iddiayı özetleyince.. "Peki... Sırtını aynaya döndü." Ber. Olmadı.. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermekte gecikmedi. dikkatini dağıtıyordu. Devlet avukatı konuyu araştıracağını belirtti. Yaklaşık yarım saat sonra telefonla arayan kişi. "Desenize sizde tanık sektörü kurmuşsunuz?" "Evet! Avukat abim!." Đnanmamış gibi tepki gösterse de ürkmüş ve paniklemiş bir ses tonuyla karşılık vermişti Tut-Bırakma Kursevi müdürüne. siz nasıl öğrendiniz ?."Tamam!. ‘Beni merak etmeyin... "Ne yaparsın abi." dedi Müdür Bey. Lütfen yanıma kadar gelebilir misiniz?. Ber’in beklediği yanıttı... "Mümkün değil!. belirtiyordu... titrek sese dönüşmüştü.. tanık çağrıldı. Bir sorun yoktu. Ama ilk kez "Tanık Mafya Grubu. Her şeyi devletten beklememek lazım... araya girdi.." kavramıyla yüzleşiyordu." Ber. Serbest bırakılma kayıtlarında Has değil Hüs görünüyordu.."Đş olduğunda arayacağım. TutBırakma Kursevinden salıverilmişti.. Acındırmalı kanala geçti.." dedi. "Bizim burada dört noktada kontrol yapılır. "Abi!. *** . Onların çok işleri olur... Beklenen telefondan alınan bilgi. Buna rağmen Has ve Hüs’ün anne ve babası iddialarında ısrarlıydılar. Suçsuz bulunan ve bugün serbest bırakılması gereken “Hüs. *** Has ile Hüs’ün babasının söylediklerine inanamıyordu. Az önce konuştukları şahıs salona girerek. dilekçesini tekrar edip tanık’ın ismini ve hazır olduğunu belirtmesi üzerine. Ber. Çıktım.. davacı müşterisi ile davalı kocası arasındaki geçinememe nedenlerini yakın akrabalarıymış gibi ayrıntılarıyla ve layıkıyla ifade etti. "Bir saniye avukat bey!" dedi." Ber. Aynadaki görüntüsü. değişen bir şey olmayınca odasına geri döndü. Büyüklerimiz de öyle söylüyor.. söz!" Bu arada duruşma habercisi."diye sordu Ber....." Ber. devlet avukatı’ydı... Siz telefonunuzu bırakın.. " dedi. "Sen de baktın. “Gerçek görgü tanıkları dahi bu şekilde ifade veremez.." dedi... bir terslik olduğunu hissetti.... son noktayı koymak için bu kez Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatını telefonla aradı.. Ber. ve kendisinin yardımcı olabileceğini. Bende bu işe ilk kez bir komşunun davasında gerçek görgü tanığı olarak başladım. rahatsız edilmeden.” iken nasıl oluyorda cezası kesilen Has. Çocuklara da ufak tefek kıyafetler aldılar.. Bağlantı kuruldu sinyali üzerine telefonu kaldırdı.." "Aynen öyle abim!. Đlk işi yapan iyi kazanır.. . "Müdür bey müsait oldu. "Has."Avukat bey!. Hüs’ün anne ve babası ile birlikte yargı binasına hareket ettiler. kendiyle baş başa kalabildiği yegane yerlerden biriydi.. onun anlattıklarını mümkün görmüyordu...Ber..” diye düşündü. Ber. Müdür olduğunu belirten görevliye Has. Ber.. telefondaki otorite kokan ses." Telefondaki ses ile müdür olma olasılığı yüksek bir ses arasında geçen fısıldaşmaları bir süre dinledi Ber. her alanda küçüklü büyüklü mafya grubu olduğunu biliyordu. kısa kesmesi için. Hüs olayını yeniledi. En rahat düşünme ortamı. Hatta bu konuda Tut-Bırakma Kursevi Müdürünün yanıtını. izin isteyerek lavaboya yöneldi.. Bunun üzerine duruşma salonuna giren Ber durması gereken yerde boy gösterdi. Has...... Sağolsunlar yolumu da buldurdular. birazdan size döneceğim.

Sesini duyan yoktu. Telefona yanıt veren olmadı... Birden.. Yargı binasından çıktıktan sonra netleşen durumun yasal pozisyonu konusunda hukuksal anlatımda bulundu.. üst kapağını çıkarmıştı. kursevinden firar etmişti. Çıkardığı sesler.. Endişelenmişti. devlet avukatına "iyi günler!" dileyerek makam odasını terk ettiler.. onun bağırırcasına ağzını açıp kapatmasına rağmen sesini duyumsayamıyordu. Belki de uyuyorlardı... Serbest kalan Hüs yerine Has’tı. Sonra kafatasının üst kapakçığını. Artsa.. Artsa’nın ölümünü görmüştü düşünde. Geniş bir ovada ucu bucağı görünmeyen yüksek bir tepeden kalabalığa seslenmeye çalışıyordu..... insan kalabalığını aşıp dolayı bir türlü onun yanına yaklaşamıyordu.. Bu kez. Gözlerinden süzülen yaşlarla izliyordu. Has’ında saklandığı delikten bulunup çıkarılması için Güvenliğe talimat vereceğim ve bu sonucun oluşmasında ihmali olan kursevi sorumluları hakkında da soruşturma açacağım. Sağ ve sol eliyle kemik yapısı görünen kafatasını zorlayıp. elinde sallamaya başlamıştı.... Yine Ber dışında izleyeni yoktu. "Merak etmeyin!.. garip bir şey oldu. "Hüs’ün ‘Bu kez firara yardımcı olmaktan." "Ne mi yapacağım?. Artsa’nın evini aramaya karar verdi. Belinden çıkardığı ateşli silahı. Ber dışında kimse bunun farkında değildi. Hüs ise hala Kursevinde bulunuyordu. *** . Đnsan kalabalığı tel örgüler görevini yürütüyordu sanki.. Hep birlikte. en çok iki ay sonra serbest bırakılacaktır. Bir eliyle beynini parçalamadan çıkardı..’ dolayı ceza alsa dahi...... Öylece Artsa’yı izlemeye devam etti. rüyasında Artsa’yı görmüştü." dedi kızgınlıkla... Ber..."diyerek Has ve Hüs’ün annesiyle babasını rahatlattı. Hüs’ü serbest bırakmanız gerekmiyor mu?.. Onun elleriyle yüzünü tırnakladığını korku ve endişeyle izliyordu. Ber." Söylenecek söz kalmamıştı... "Gerçek anlaşıldığına göre... Önce kafatası derisini kalabalığa attı. Ber. Saat gecenin 23:50’sini gösteriyordu... Çaresizdi......... Ber. Ber. Kalabalığı yarıp yanına yaklaşamayacağı umutsuzluğuna kapılmıştı. Topluluğa gösterdi. "Efendim! Şimdi ne yapacaksınız?" diye sordu kursevinden sorumlu devlet avukatına... elinde tuttuğu beynine doğrulttu.. Ber... Hüs’ün kimlik belgesini kullanıp kendisini Hüs olarak tanıtması sonucu görevlileri atlatmış. kendi kafa derisini bir peruk çıkarma kolaycılığıyla alıp... Hüs. Uykusu kaçmıştı. 14 Gördüğü kabustan kan ter içinde uyanmıştı.. Artsa’nın her iki elleriyle kendi başını sımsıkı kavradığını gördü.... yorgundu. sanki geriye gidişiydi kendisinin... Aralarındaki bir yaş farkı ve benzerliklerinden yararlanarak Has’ın.’ dolayı tutuklanmasını sağlayacağım.Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatı hiddetlenmekte haklıydı... Đlerleyemiyordu... Her ilerleyişi. ‘Firara yardımcı olma suçundan. Đnsanların ilgisini çekemiyordu.. Bakanı da yoktu. kalabalığın çıkardığı uğultularda boğuluyordu.

... "Sizleri öpmek istiyorum. En önemlisi ilahi dinlerde belirtilen ‘Öteki Dünya’ nın olup olmadığını da öğrenme şansını elde edecekti.. Bu. Ayık iken birkaç kez deneyip başaramadığı bu işi... Med’in diyeceklerini duyacak. Adet gereği selam verip sandalyesine oturdu.. Bu kez gülmedi. Pink Floyd’un “Duvar” isimli parçası duyuluyordu.. Emniyet kilidini açtı. Ber. Şarjörü çıkarıp tekrar taktı. Hazırlıklı olmalıydı. diğer masadakilerin ve lokanta çalışanlarının meraklı gözlerle kendisine bakışlarını. *** Đyice sarhoş olmak istiyordu. Silahından çıkan ses ise kalabalıkta bulunan bireylerin kulaklarında çınlıyordu. Rahatlayacaktı. bu parçanın gerçekleştireceği eyleme uygun bir müzik olduğunu düşündü.... Kendisi sesini kalabalığa duyuramamıştı." dedi.... Hiçbir düşünce amacının gerçekleştirmesini engellememeliydi.. duyumsayacak durumda değildi.Ber.... Düşüş!. Bu işlerin bir an meselesi olduğunu okumuştu. "Yapma!....."En az senin kadar üzüldüğümü bilmeni istedim.. "Başın sağolsun... Beşinci kadehi olmasına rağmen... Tuvalet kapısının iyice kilitlendiğinden emin olduktan sonra belindeki silahını çıkardı. Haykırış!. Uyuyor oldukları veya ev dışında bir yerlerde olabilecekleri olasılıklarından birinin gerçekleşmesi dileğinde bulunuyordu.. içi artık hiçbir şeyi algılayamayacaktı. Bir dakika önce ayrıldığı masaya geri dönüşünde yeniden selam vermişti.. Aynı kelimeyi bir çok kez yineleyerek.. Şu an en çok gereksinim duyduğu şey ağlamaktı. Devam etmesinin bir anlamı yoktu... zevkle izledi. telefonu kapatması gerektiğini biliyordu.. Ama bir türlü Artsa’ya duyuramıyordu sesini. Tabancısının demir sıcaklığını hissedince gülümsedi.." diyordu.... tüm benliği ve duyularıyla ağlamaya başlamıştı. Zamanı gelmişti. Ölümü dışında herhangi bir olasılığın olmasına dua ediyordu. bu çınlamayla uyanmıştı uykusundan. Hiçbir şeyi bu kadar merak etmemişti. Elini beline götürdü. . Ber’le ‘ti’ye aldıkları bir davranışı sergilemişti. Telefonunla aramasına yanıt verilmemesini olumlu mu yorumlamalıydı?. daha önce görme şansını elde edemediğiniz bir şeyi ilk ve son kez yaşatacağım." Med.. Ölü bedende kalan açık gözler mutluydu.. Masaya geri döndü. Kendisini. Eliyle silahın kabzasını tekrar okşadıktan sonra beline taktı.. telefon ziliydi." diye bağırıyordu. içsel telkinleriyle koşullandırmıştı... halen diriydi. Belindeki silahı çıkarıp şakağına dayadı.. Ber... direngendi.. Müzik setinin kolonlarından. bugün bitirmeliydi. Ahizeyi kaldırdığında. Artsa’nın silahından çıkan kurşun elinde tuttuğu beynini parçalamıştı. Gülmek kendisini gevşetebilirdi. Beyni düşünmeyi durduracak. Üç arkadaşını tek tek inceledi. Đnsan istediği şeyi gerçekleştirebilecek cesareti bazen derhal bulamıyordu.. Silahtan çıkan ve yankılanan sesle kalabalıkta bulunan tüm bireyler Artsa’nın yere düşmekte olan cesedini kare kare hafızalarına almaya başlamışlardı... asildi. Med’in sesini aldı. "Sizlere....... Hiçbir güç onu yönlendiremeyecekti.. Yerine oturmadı. Ayağa kalkarak tek tek sarıldı arkadaşlarına..” dedi.. Masada bulunan üç arkadaşından izin isteyerek tuvalete çıktı. Parçalar kalabalığa savruldu.. Altıncı kadehini de devirdi. Mermiyi ağzına sürdü. Artsa. Artsa üç arkadaşının. Đzleyiciler putlaşmışlardı... Bir el silah sesi!.. Birkaç adım geriye çekilerek. Gece sessizliğini yırtan bir ses gelince irkildi. Önündeki duvarı yıkacaktı. Bir hayatın sonunu gösteren işaretlerdi.

. Bu. "Mesleki.. Sonra görüşürüz. Psikolojisi bozulmuştu. Ber. Đzleyici grubuna.. Unuttuğu şeyin ne olduğunu anımsayamayınca.. Kendisine hediye edilmesini istemişse de Ber..."Beni artık yönlendiremeyeceksiniz!.... Ayakkabısını giyindi. ancak bir kopyasını yaptırıp vereceğine söz vermişti. Ama ölü bedenleri cezalandırma yöntemi artık çağdaş cezalardan değildi. sürekli yanında bulundurduğu cüzdanı. "Yine de telefon açtığın için teşekkür ederim. Bir şey unutmuş hissi vardı içinde. Annesinden yadigar kalan ve Mar Kenti yöresinden derlenmiş ezgileri. Çünkü. Đşte neyi unuttuğunu anımsamıştı.. Bunu yapacak güçleri vardı. Bu kaseti bir kez Markız’a dinletmişti." denerek üzeri örtülmeli ve bu şekilde yayınlanmalıydı tüm iletişim araçlarında. Mer kentinde üç gün kalmış. Artsa’yı çok seviyordu ve bir cenazenin ardından ilk kez bu şekilsel değere uyuyordu. Denetleme grubuna tepkisel mesaj sertti. geleneksel değerlerde yas tutma anlamına geliyordu. telefonu kapadı.. "Neden?." "Đleride sana bu söylediklerini yedireceğim.." mesajını veriyordu sanki. Randevu saati yaklaşıyordu... Đşine geldiği ve içinden geldiği zamanlar geleneksel değerlere uyardı. "Markız’ı kıskanıyorsun!"dedi. tüm güçlerin bileşkesinin beyni kendileriydi. Cezalandırılması gereken içerikteydi.. 15 Artsa’nın kendi hayatını sonlandırmasından on gün geçmişti. Bugün cumartesiydi." "Bu konuda daha fazla açıklama yapmamam gerekiyor.. saatine baktı. "Senin yedireceklerine gereksinimim yok!." "Evet!" "Kaseti verdiğin için pişmanlık duyacaksın!" "Markız’la ilgili olan her şey seni rahatsız ediyor. düşünmekten vazgeçti.... Yularımı elinizden aldım!.. Duyduğu telefon zili üzerine açtığı kapıyı kapamak zorunda kaldı. güzel sesi ve yorumuyla doldurmuş bir ozanın çıkarttığı kasetten kopyalanmış kaseti aldı. sakal ve bıyığını tıraş etmemişti.." "Ben karnımı bir şekilde doyuruyorum. "Gitmemen gerektiğini düşünüyorum!" dedi." dedi alaycı tonda Ber. anahtarlığı ve tespihi cebindeydi. Med’in bugün ikinci aramasıydı. Ceplerini kontrol etti." Ber. Genel ve yerel Düzenleme grubuna. ortak tanıdıklarıyla onun geçmişini yorumlayarak anmışlardı. Ber. hadi bye" Ber.. Markız’la bu kez evde değil bulvarın sonunda bulunan bir kafe de buluşacaklardı. Artsa’nın ölü bedeniyle vedalaşmış... Skolastik çağı canlandırmanın şimdilik bir yararı yoktu... Bana unuttuğum şeyi hatırlattın!" "Kaset mi?. ekonomik ve ailesel sorunları vardı... *** . On gündür. Uygulama grubuna.

teşekkürlerini sunarak kaseti çantasına koydu. Kafe kulübe küçüklüğünde olmasına rağmen ön bahçesinde yirmiye yakın dört kişilik masa grupları vardı ve çoğu doluydu. yanağının öpüleceği sanısıyla sağ yüzünü uzattı. Artsa’nın ölümünün Ber’i ne kadar sarstığının bilinciyle. ne yumuşak ne de sert olmayan orta yolu tercih etti. Heyecanlıydı.Ber. Ber. gidelim! N’olur.. Oturanların çoğu. Yeniden çakmağınızı almam gerekiyor." "Öyleyse al ve bana ver kibar erkeğim!" Ber. Güvenlik sisteminde uzman bir şirkete evini ayrıntılı olarak arattırmış. "Derhal kalkalım Ber!" Markız’ın etkisinde kalmadan mantıklı düşünmeye çalışıyordu. Bir zamanlar uzak doğu sporlarıyla ilgilenmiş . Evinin içine bu tür elektronik cihazların yerleştirildiğine dair şüpheleri yok olmuş onun yerini Med’in sezgi ve algılamalarının güçlü olduğu kanısı iyiden iyiye yerleşmişti. Kıllı kol.. Markız hala gelmemişti. "Hoş geldin!" diyerek sarıldı Markız’a. Bu düşürüş. Onun şimdiye kadar geleceğe yönelik kehanetlerini zaman bir şekilde doğruluyordu. Ber.. arka masada oturanlardan biri olduğunu anlamıştı. Markız’a da negatif enerji salmanın bir yararı olmayacaktı. Almak için eğilirken arka masayı kısa bir an gözledi. Bu bayanın karşısında ondan yaşça büyük ve daha eğitimsiz olduğu anlaşılan biri oturuyordu. diye sözünü ettiğim patronumun oğlu burada. "Biraz daha iyiceyim.. sigarasını yaktıktan sonra çakmağı masaya fırlatarak attı. buyurun!" demekte gecikmedi Ber. Ber. Ayağa kalktı. Masaya çarpan çakmak zıplayarak yere düştü. "Hiç sanmıyorum!. elindeki kaseti Markız’a uzattı. Bu arada yan gözlerle şahsın hareketlerini izliyor. Bu. Bakışlar. Gözleri korku doluydu. kısa bir an düşündükten sonra cebinden çıkarmış olduğu çakmağıyla sigarasını yakacakmış gibi davranarak yere düşürdü. fısıltılı bir sesle. ses çıkarmadı. yeniden başlarına dikilmişti. ‘Tek misin? Neden senle birlikte oturmuyorum?’ der gibiydi. aniden Ber’e yakınlaşmasını işaret etti.. Birkaç dakika sonra Kıllı kol. Kıllı kol sahibi. kolun sahibinin yüzüne baktığında az önce yere düşen çakmağı alma bahanesiyle eğilirken dikizlediği. mavi gözlü kızın yüzü allaşmıştı. yumuşatılmayı çabuklaştırırdı.. yarım saattir bekliyordu. Gözünü kaçırdı ondan..." Çıngar çıkaracak bir insana yumuşak davranmak. Arka masada.. "Çakmağınızı kullanabilir miyim?" diye sordu. aslında diğer masada bulunanları çaktırmadan daha da çok izliyorlardı. Ber. alçak bir sesle. "Neden olmasın.. "Kalkmamız onlara çekindiğimizi belirtmemiz demektir. kanının beynine sıçramasına neden olmuştu Ber’in."dedi. devamını getiremedi. Kolları kalın ve kıllı biri tarafından sigara paketinin üzerindeki çakmağının alınmakta olduğunu fark etti. ya da hayıflanıyordu. arka masada bulunan iki kişiyi de hesaplayarak sessiz kalmayı daha uygun buldu. "Sigaramız nedense söndü.." Ber. "Kendini nasıl hissediyorsun?" diyerek sordu." diyerek kendi gerçeğinin aksine bir yanıt verdi. Artsa dirilmeyecekti." Ber. Bizi izliyorlar. Ber. Markız. "Hemen bakma!"diyerek uyardı önce. Fakat. ne bir gizli kameraya ne de ses alıcı bir cihaza rastlanmamıştı. Markız’dan bir öpücük daha kazanmıştı.” yalvarmalarına Ber oturmakta direnerek karşılık veriyordu. Üç kişi oturuyordu ve üçünün de bakışları dostane değildi. Markız.. yüzünde zorlamalı bir neşe oluşturmaya çalışarak. bayanın ısrarlı bakışları karşısında tekrar bakıştılar.. Markız’ın "Selam!" sesiyle irkildi. "Tesadüfen burada oturuyor olabilirler. Ad kentinin toplumsal özelliklerinden biri de buydu. Yakın masada oturan sarı saçlı." Markız.." dedi. dışarıda bulunan boş masalardan birine ilişmiş. "Çakmak attığınız yerde alınmayı bekliyor!. Ber. Her ikisinin de istediği dondurmalar servis edilir edilmez kaşıklamaya başlayacaklarken Markız. Markız. tetikte duruyordu. Genelde kimse arkadaşlık yaptığı kişi veya kişileri yeterli görmüyordu." dedi soğuk tonlu bir sesle.. "Sana bir ara bana teklif etti. sarı saçlı mavi gözlü bir bayanla göz göze geldi. çakmağı aldıktan sonra Ber’e yöneltilmiş bir istekti ve ses dokusu rica içermiyordu. Med’in Markız hakkında söylediklerini düşünüyordu. birbirleriyle ilgileniyor izlenimi yaratsalar da. Başkalarıyla kıyaslayıp ya rahatlamaya çalışıyordu. Ber. Kıllı kol’un masasına geri dönmesinden sonra Markız’ın “Lütfen.. "Endişelenmen yersiz. "Biraz oyalandıktan sonra kalksak daha iyi olur.

. gözlerinin kapanmakta olduğunu... Ber.. Usulca yere yıkıldı.. Darbe alanın alnından kanlar akıyordu. Kıllı kol’dan acı dolu haykırışı duyulmakta gecikmedi. Beklemek korkunçtu. Diğer iki kişi bulundukları masadan küfürler savurarak kendisine doğru geliyorlardı. "Buyurun!... kendisine gelmeliydi... Siren sesleri ömrü boyunca hiç bu kadar kulağına hoş gelmemişti...hatta Budokan Karate dalında turuncu kuşağa kadar ulaşmıştı.. Siren sesleri... Baş edemiyoruz. Adam öldürüyorlar!. negatif!." "Donmuş vaziyette. Markız’ın "Yardım edin!. Ber.. Avuçlarıyla yumurtalıklarını tutan Kıllı kol." "Lanet olsun! Yine O!. şimdi de. çakmağı elinden çeker gibi aldıktan sonra diğer elinin baş ve işaret parmağıyla Ber’in yanağından makas aldı. Gözleri iyice kararıyordu.. Bu kez sonuç alamamış hatta son şahsı kımıldatamamıştı bile.. mahsur kalmıştı. Vuracakmış gibi duran kollar biraz önceki duruşundan farklı değildi.. seslerin sanki gittikçe kendinden uzaklaşmaya başladığını hissetti. Đçten içe kendine telkinde bulundu. Ne Bekliyorsun!" diye haykırmak istiyordu. Saniyeler çok uzun geldi.. saldırganlardan birinin "Güvenlik geliyor!. Ber." feryatları kulağında çınlıyordu. "Vur!.. *** . "Sizde kalsın.. Son saldırgan. Başını salladı. koltuğunu arkaya usulca itekleyip.. Görüşü bulanıktı.. son kalan kişinin şaşkınlığından yararlanarak sağ tekmeyi vuracakmış gibi gösterip. Kaçın!" derin acılı bağırtısı ile birbirine karıştı. Biri engelliyor.. Ber. sonra kelime kelime anlaşılmaya başlamıştı. Oturduğu koltuktan fırlayarak sağ bacak dirseğini karnına doğru çekip şahsın yumurtalıklarına ayağının topuğuyla sertçe vurdu. ama diğer ikisini de hesaplayarak tümüyle baş edemeyeceğini de bilebilecek kadar da gerçekçiydi... O meçhul içsel sesler yine kulaklarında çınlamaya." Güvenlik ekip arabasından çıkan tanıdık siren seslerini duyuyordu. ters dönüş aldı ve olanca hızıyla sol tekmesini onun midesine indirdi. Ber’in son duydukları kendisine ninni gibi geliyordu.. Döner bıçağını onun elinde ve havaya kaldırmış durumda gördü.." dedi.. Sesi çıkmadı. Amacı kendisine daha rahat hareket edebileceği bir alan yaratmaktı. sandalyelerden birini iki eliyle başının üzerine kadar kaldırarak yanına ilk varan kişinin kafasına tüm gücüyle indirdi. "Neden indirmiyor?. tam doğrulmadan oturduğu yerden eğilerek aldığı çakmağı Kıllı kol’a uzatarak. Ber.. O an ölümünün anahtarı olacaktı. Her an ölümü bir çok kez yaşamak gibiydi.. ondan erken hareket etmişti. Trafik kazası sonucu ayaklarının kırılması nedeniyle karate eğitimi yarım kalmasına rağmen şahsı gözü kesiyordu. Son bir gayretle ona doğru yöneldi. yerde kıvranıyordu.. Son şahıs.. korumakta zorlandığı soğukkanlılığını tamamen kaybetti. Ber... Et döner yapılan bölümün korkuluğuna dayanmış. Hediyem olsun!" Kıllı kol.. Markız’ın da geri çekilmesinden yararlanarak masayı ileriye doğru itekleyerek devirdi.... Ber.. Döner bıçağının keskin tarafının bedeniyle teması anını gözleri kapalı bekliyordu. Bir zorlamayla kendisini geriye attı. Gözü sağ tarafına düşen dönercinin uzun ve keskin bıçağına ilişti. bildiği duaları içinden okuyordu. inen darbelerden sersemlemişti.. diye düşündü... yerdeki kırılmış sandalyeden kopan bir parçayı alıp Ber’e vurmaya başladı. Buraya kadarmış. Çevredeki görüntülerin buğulandığını. Ahşap sandalye kırılmıştı.." "Med’i engelleyin!" "Yanıt..

"Geçmiş olsun." Maf. "Buyurun. "Patronumun oğlu Maroğlu. "Teşekkür ederim. söyledi." dedi.. nasıl?" diye sordu. gereğini yerine getirirdi." dedi buğulu bir tonuyla. Olayı büyütmesek." diyerek izin istedi. Đzin . gülerek. Bir kaç saniye oluşan ara sessizliği sonlandırmak için "Bir şey içer misiniz?" diye sordu. Gelen bayanı yerinden doğrulmadan ve gözlerini gazeteden ayırmadan buyur etti. Maf. "Basındaki dostlarımıza da söyle avukatımıza yapılan saldırının bizimle ilgisi varmış gibi çıkan haberleri yalanlasınlar." Ad kentinin en etkin insanı tarafından davet edilmiş ve onun karşısında konuşuyordu. beni sevdiği ve kıskandığı için Ber’e arkadaşlarıyla birlikte saldırdı." diye ekledi." diye başlangıç yaptı. Maf. çekinme.. sonra da kaçtıklarını belirtmeni rica etmek içindi." diyerek soruyu yanıtladı." dedi. Daha sıcak ve daha rahat konuşabiliyordu. Gerektiğinde kibar olmayı da biliyordu. Temsili kleopatra güzelliği.. Yıllardır ilk kez yaşlı yüreği bir kız karşısında bu kadar heyecanlanıyordu. "Her hangi bir şeye gereksinimin olursa mutlaka yanıma gel! Seni her zaman bekleyeceğim. Bunun için ölüme bile gidilir. "Olur efendim!" dedi.. güzel kızın üzülmesini istemiyordu.." "Đşte!. "Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa. Maf. kalkışla." diye geçirdi. Maf. "Beklediğiniz misafir geldi!"dedi."Anlaştık o halde!. "Biliyorsun! Artık bu bizim işimiz. Güleç bir yüzle. Sekreteri.. Markız. "Evet görüştüm efendim.. Onları ikna etmek için ne gerekiyorsa takdim edin. Markız.. merak etmeyin!" dedi... ayrıntısını ve bazı gazetelere yansıdığı gibi olmadığını. ayrıca soruşturmaya da gerek kalmadığını." diye ekledi. biraz nefeslendikten sonra "O da. güzel. "Ona kavganın boyutu. camdan dışarıyı seyrederken." Sağkol." "O işi de çözdük. Gazete sayfalarından başını kaldırmadan "Girin!" dedi Maf. oturun!" Gelen bayan. ‘fazla sansasyonel olayların çıkmamasını. Çağrılacağını biliyormuşçasına. aksi halde kendisinin yardımcı olmakta zorlanacağını’ belirtti.. Markız. olayla bizzat bizim ilgileneceğimizi söyledim. sekreterinden Sağkol’un çağrılmasını istedi. "Bir eleman Markız’ı evine kadar bıraksın!" Markız’ın sıcak elini her iki elinin arasına aldı.. Adının geçtiği bir olaydan dolayı bir çok insan zarar görebilecekti. Onu rahatlatmalıydı. işin peşinin bırakılmayacağından endişe duymaya başladı. O kendisiyle ilgileniyordu. iç gıdıklayıcı sesin sahibine başını kaldırarak baktı. Markız. "Lütfen bana bildir!" Markız’ın ilk andaki çekingenliği yok olmuştu." Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerini Markız’ın endişe okunan gözlerine dikerek..Müdürüyle görüştün mü?" diye sordu Maf. "Đlginize de teşekkür ediyorum.. "Güvenliğin 9. söylemeden gereğini gerçekleştirmen hoşuma gidiyor. şimdi. Kapı çaldı.16 Maf. içselinden." Sağkol. Gereğini yapacaklar. teşekkür edip salondan çıktıktan sonra Maf. telefon ahizesinden dahili çağrı sinyali aldı.. kalkışa.. gerekse yargıda vereceğin ifadelerde kesinlikle ayrıntıya girmemeni. "Onların sadece kulakları çekilecek." Cümleleri toparlamaya çalıştı. hatta saldırganları tanımadığını. içselinde ‘Avukat ağzının tadını biliyor. "Tanrım. "Ber’de onlara gereken yanıtı verdi sanırım." dedi. gözlerini anlamlı bir şekilde Markız’a dikerek.... "Nasılsınız efendim?" diyerek misafir koltuğuna oturdu. Yanına gönderilmesini emretti." dedi ve "Ber. üç kattan oluşan ofisinin üst katında gazete başlıklarını incelerken. "Görüşme bittiyse. "Gerek güvenlikte. Sonra iyi bir başlangıç olmadığını düşünerek "Đzin verirseniz gidebilir miyim?" dedi. "Doktoru bir haftaya kalmaz taburcu edebileceklerini." Maf. Her genç kıza sahip olamayacak bir ortamdaydı. ‘Hoş bulduk’la karşılık verdi. telefonla sekreterine talimat verdi.. "Güzel!."Đyidir efendim." diye geçirdi. Onun nelerden hoşlandığını ve isteyebileceklerini önceden bilir.."diyerek soruya olumlu yanıt verdi. Ayağa kalkarak "Hoş geldiniz! Markız Hanım!" dedi. Maf. bu ne güzellik. Ben seni bu huyundan dolayı çok seviyorum. "Seni buraya kadar yormamızın nedenine gelince. sadece üç kişinin nedensiz yere Ber’e saldırdık-larını.. Maf’ın övgüsünü almak için gereken her şeyi yapmaktan zevk alırdı.." dedi. kısa bir an sonra yanında hazır olan Sağkola.

Tar. yorgunluk akan bir sesle "Hiç. Tar.isteğine Maf’ın tepkisiz kalması üzerine salondan çıkmak üzere kapıya doğru yöneldi. dürüstlük.. Bunlarda kent yaşamında pek bulunmayan değerlerdi. çok yönlü ve derinliği olan biriydi. Ad kenti Rüşve hastanesine kaldırılmıştı.. akşamları ise Mus yanında refakatçi olarak kalıyordu. buğday tenli. yeşil gözlü... Đflas nedeniyle. sıyrıklar ile başının alnına yakın sağ kısmında on iki dikişlik yarası vaki çatışmanın acı faturasının ayrıntılarıydı. cümleleri kitabi çıkarsa da doğu aksanını hala atamadığı anlaşılıyordu şivesinden... Maf’ın "Olayı çıkaran kabadayılardan haber var mı?" diye sorması üzerine geri dönmek zorunda kaldı. "Karşıt grup." Yerinden doğrulmadan gazeteyi alması için Ber’e uzatarak. Baba kenti hakkında çok da bilgi sahibi değildi.." dedi. Markız’ın Maf tarafından çağrılmasına bir anlam verememişti. siyah saçlı. liseyi bitirinceye kadar orada kalmış. "Bakmak ister misin?" diye sordu. Tar. Öyle dalmışım işte!. köyünü akrabalarını yakından tanıma. çevreyle ve benliğiyle barışık bir duruşu vardı. Sol kolunun kırılması yüzündeki morluklar.. karşı yatakta yatan ve trafik kazasında ayağı kırılmış Ad kentinin Er lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapmakta olan ‘Tar’ isimli kişiyle diyalogu epeyce ilerletmişti. karşısındakine güven veren. aynı zamanda Maf’ın elemanı Solkol’un yakın arkadaşlarındandı.. kendisine. sosyolojik.. "Allah kahretsin! Bu haberlerin . gündüzleri vaki olay nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan Markız. yöreyi iyi bilen biriydi. "Olumlu haberlerini bekliyorum!" *** Kafe’de ki çatışma sonrası Ber. Mar kentinin tarihsel yerlerini gezme." "Güzel!" dedi.. psikolojik bakış açıları. Hastanede canı pek sıkılmıyordu. bu kadarına da şükrediyordu... Tar.. "Đz üstündeyiz. Ber’in babasının doğum yeri olan “Mar” kentinde doğmuş. Odada bulunan diğer üç hastanın sağlık problemi yine kırıklarla ilgiliydi. Kitaplardan. öksürerek Ber’in dikkatini kendi üzerine çekmeyi başardı. anlatılardan köylüler hakkında edindiği bilgi. Ayrıca aynı koğuşu paylaştığı üç kişiden biri olan muhabbet de konu sıkıntısı çekmeyen ‘Tar’ isimli bir adam da vardı. kültür mayasını fark edebilme anlamında kısa süreli de olsa yeniden gitmek istiyordu. ayağa usulca kalkarak. bir Edebiyat-sanat dergisinde yazıları yayımlanan. Ber bakışlarını tavana dikilmiş her iki kolunu başının altına destek vererek uzandığı yerden rast gele düşünüyordu. Biri haricinde diğer ikisi trafik kazası mağduruydular. filmlerden... Ber. Tar’ın yanına kadar gidip gazeteyi aldı. Kolundaki kırık çok önemli olmamasına rağmen bir haftadan önce taburcu olamayacağı söylenmişti. Hastanede en az yataklı dört kişilik bir odaya yatırmışlardı kendisini. Ber. elimize düşerler. elinde tuttuğu gazeteyi göstererek "Kent-Bas gazetesi senin olayın hakkında yine büyük başlık atmış.. Maf’ın avukatına saldırarak cevap verdi. hukuksal. "Güvenliğin yakalayabileceği korkusuyla gizlendiklerini öğrendik. bir hafta kadar kalmıştı Mar kentinde." dedi. ekonomik. kurgu ve yorumları garip gelse de hoşuna gidiyordu.. art niyetsiz yaklaşım. uzun boylu ve sempatik bir tipti. Ber. "Hayırdır? Yine ne düşünüyorsun?" diye sordu hafif gülümseyişle Tar.. babasının evi El kentinden Mar kentinde bulunan köyüne taşıdığında Ber hukuk fakültesini kazanmış bu nedenle orada kalma şansı veya şansızlığını elde edememişti. Kelimeleri. Đkisi de hastanede başlayan arkadaşlıklarını taburcu olduktan sonra da devam ettirme niyet ve temennilerini taşıyor ve bunu her fırsatta birbirlerine vurguluyorlardı. doğallık gibi güzel şeylerdi.. samimiyet. ise küçüklüğünde iki kez.” hayıflanmalarını sürekli yineliyordu kendisine.. "Neden daha önceleri tanışmak kısmet olmadı?. Ama önce işleri tamamen rayına koymalıydı. Merak etmeyin birkaç güne kalmaz. bağlılık. Ber. Ucuz kurtarmıştı. Ber. Konuşurken bile gülüyor görüntüsü veriyordu karşısındakine. Tar’ın kent ve ülke olaylarına siyasi. Sistemini tam oturtmalıydı. Kültür düzeyi yüksek olan Tar’la güzel ve verimli saatler geçiriyordu. en son avukatlık ofisini açmadan önce gitmiş.. Yeni kurulmuş olan "LegalXYZ-Partisi”nde faaliyet gösteren. Babasına ve kardeşlerine olan özlemini giderme. Kendisine güvenen. Hızlı bir şekilde haberin ayrıntılarına göz attığında oluşan siniri yanağındaki allanmadan da anlaşılıyordu. Bazen kentten uzaklaşıp bir köylü gibi köy hayatı yaşamayı içinden geçiriyordu.. Markız’la yaptığı son telefon konuşmasıyla içeriğini öğreninceye kadar.. Tar." dedi..

anlatılarına karşı lehte veya aleyhte bir açıklama da ve yorumda bulunması halinde kendisinin ona dakikalarca dinleyici olarak kulak kabartmak zorunda kalacaktı. Ber. Tar’a hak veremeden edemedi. Elinde ki el yazısıyla dolu parşömeni Ber’e uzatarak. Markız’ın iş konusunda biraz tembel olduğunu ve bunun hem işleri hem de aralarındaki ilişkiyi olumsuz . Bu nedenle. dayanakları olmadan bu şekilde haber uydurmayı hangi cesaretle yapıyorlar. etkisini iyiden iyiye hissettirmek için.. Tar’ın her konuyu farklı bakış açılarıyla... Mantığa uygun bir açıklamaydı. anlamıyorum.. bürodaki işleri konusunda bunun kadar iyi ve güvenilir birini de bulabileceği konusunda şüpheliydi. bu tür şeyleri takma kafana. XY Ulusal Medya Kuruluşu Adana temsilcisi. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Başkanı ve yöneticileri. Başını gazete sayfasından ayırarak. Aksini iddia etmek için bir dayanağı yoktu. "Ber. "Tez elden bir eleman bulman gerekiyor!" hatırlatmasında bulundu.tümü yalan!" diyerek Tar’ında beklediği tepkiyi gösterdi. Biliyordu ki." "Bu onlara kafadan senaryo üretme hakkını vermez... Seninle ilgili basında çıkan bu haberin ileride belge olarak kullanılacak olduğunu varsayalım. Anlayamadım!. bu düşüncelerle "Đşler nasıl gidiyor?. "Basında çıkan bazı haberlerin gerçekliği ile özelde ülkemizin geçmişindeki tarih yazıtları arasında bazı benzerlikler yakaladım. savaşlar. Bana saldıranları karşı grubun adamları gibi göstermişler. babacan bir tavırla. Tar. "Haklısın Tar bey!" dedi. Mus.." dedi.Yargı Grubu Başkanı ve beş üyesi. Bunlara tarih alanında uzmanlığım olmasına rağmen şüpheyle bakmaktayım.. Şimdiye kadar iyi ve kötü günlerinde yanında gördüğü bu yeğeninden ayrılmak zorunda kalması bir yana. duruşmada bulunamayacağına dair dilekçelere doktor raporu fotokopilerini de ekleyerek gerekli mahkemelere sundum.. "dedi Tar.. Ber. Yalnız kalmak istiyordu..." "Tarih gibi. Ber.. Gazetede çıkan haber nedeniyle kendi kendisine tahliller yapmalıydı.." diye telkinde bulundu. "Nasıl ?. Ber’in tahmini doğru çıkıyordu." diye ekledi.. iktidar değişimleri. Yerel Yönetim Başkan.. Kapitalist Grup Başkanı.. özellikle uzman olduğu tarihsel bakış açısıyla birkaç kez daha yorumlamasına tanık olmuştu. Üzerinden uzun zamanda geçmedi ki. Başını sallayarak onayladığını belirtti. Mus. Güvenlik 9. uzatılan listeyi aldı. Tar.Müdürü.. Halk Vekillerinden iki tanesi... "Đmzaladığın. " Tar. söyleneni anlamamıştı."diye sordu. Tar’ın daha çok ayrıntıya girmesini engellemek için. Anti-Hafif 8... Sıkıntılar üst üste geliyordu. Üniversite sınavını kazanamaması nedeniyle erteleme hakkı da sona ermişti. kendi hafızamdan şüpheleneyim. belgeler genelde o dönemlerde yaşamış insanlara ait. bir kaç günlük birlikteliklerinden edindiği izlenimle bu girişten onun uzun uzun konuşacağını tahmin etti. bu teklifi düşündü..." diyerek giriş yaptı. Tarihi yazanlar çoğunlukla egemen gücün emri altında ve onların verdiği ücretle geçinenlerden oluşuyor." dedi. bu durumda gelecekteki insanlara olay yanlış aktarılmış olacaktır. görevlilerce uyarılmış ve bugün sayılmazsa en geç altı gün sonra askerdi." dedi. Bunlar sınırı aştıklarında kellelerinin havada sallanacağı veya ekmeklerinden olacakları tehdidini sürekli taşıyan insanlardı... Kimbilir belki de." Ber. devamla "Bilimsel tarihin dayanağı kayıtlar. Ber. bir konu bulmanın verdiği zevkle dudağını diliyle yalayıp ıslattı. Maf’ın avukatı olman nedeniyle senin etrafında gelişen olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri senden ve Markız’dan nede bir başkasından elde edemeyince böyle bir mantık yürütmüş olabilirler. "Đlgisiz şeyler yazmışlar. "Đçinde olmadığım bir olay olsaydı bu habere inanacaktım. incelemeye başladı. Biraz çekinerek "Markız çalışmaz mı?. *** Mus’un verdiği habere üzülmüştü. bazı müşterileri ve daha niceleri.. Zamanımızda bir kısım medyanın daha dumanı tüten haberleri bu kadar çarpıtması karşısında. Ber.. Seni hastanede ziyaret etmek isteyenleri de arzu ettiğin şekilde engelliyorum. Belgeleri. Askerlik Yoklama kaçağı olması nedeniyle.. zorba hareketler gibi bir çok olgunun bulunduğu geçmişten gelen ve iletişim araçlarının azlığı ve kopukluğu gibi birçok eksisi olan yer ve zamanlarda geçen tarihi daha fazla kuşkuyla karşılarım. "Ayrıca arayanlar geçmiş olsun dileklerini sunanları not aldım.. "Bazı basın organlarının kendilerine özgü garip garip gazetecilik anlayışları vardır.." Ber..

seni tercih etseydi benle çıkmazdı. kısasa-kısasın geçmişte kalan bir ceza yöntemi olduğunu ve bu kadar acımasız olmaması gerektiğini hatırlattı." diye ekledi. kırılan koluma karşılık... Tümü. Ber. özrü kabul veya ret anlamında bir sözcük hala dökülmemişti.. birkaç gün içinde bir eleman bul!" dedi.. seçenekleri arasında gidip geliyordu.. en son kendisine.... Sükunet Solkol’uda rahatsız etmişti.. elini öpmek için yanaştıklarında. Yüz ifadesi de herhangi bir renk vermiyordu. Ber. Yoksa farklı bir ceza şeklimi düşünsem?." Ber’in konuşması tümünü rahatlatmıştı." dedikten sonra Mus’un gözlerine bakarak "Senin tercihine güveniyorum..... Cezalarını kesin derseniz yine gereği yapılacak... Üçü de Ber’in ofisinde ve karşısındaydılar. En azından ders vermesi ve sözleriyle hırpalaması gerektiği inancıyla hareket ediyordu Ber. "Markız. "Nasıl?.. "Özrü kabul edip etmeme sizin inisiyatifinizde." diyerek bilineni bildirdi. Gerçi onlara olay esnasında gerekli tepki ve savunmayı göstermişti.. Kalan günlerin içinde eğit. saldırganları inlerinden çıkarmış. ." "Gerekirse gazeteye ilan ver! Başvuranlardan koşullara uygun birini seç.etkileyebileceği sonucuna vararak "Mus. sizden özür dilemeleri için gönderdi bunları. elindeki döner bıçağını başına indirseydi?.‘ işareti yaparak engelledi. sözünü tutmuş ve nihayet kendisine saldırıda bulunanları karşısına dizdirtmişti. özürlerini defalarca sunmuş olmasına rağmen Ber’in ağzından... *** . kime saldırdıkları gerektiği şekilde anlatılmıştı.. 17 Hastaneden taburcu olduktan beş gün sonra Maf.. Akabinde saldırgan ve diğer saldırganların azmettiricisi konumundaki Maroğlu’nu gözleriyle hedefleyerek.. Aksi halde bu kadar iyi davranmayacağımı bilmiş ol!.. Markız’la hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmayacaksın. "Bakın zorla güzellik olmaz!" dedi. Bu durum yüzlerindeki darp sonrası oluşan kırmızılık ile eğik başları ve mahcubiyetle karışık korku dolu gözlerinden dahi anlaşılıyordu.. Özürlerini kabul etsem mi?... Saldırganlar..." diye ekleyerek Ber’in niyetini ısrarla ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldu. Maroğlu. Đsteğinize göre hareket etmemiz konusunda emir aldık. kollarını mı kırdırsam?. "Baba Maf. onların bu yaklaşımını Ber... Ya Güvenlik siren sesleri duyulmasaydı?. eliyle ‘Defolun!. Maf’ın elemanları... Bundan sonra Markız’ı ve beni hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceksin! Đkimizden birini tek bile görsen yolunu değiştireceksin.

Đz. Hadi hayırlısı.01. yaşamını rapor düzeneğindeki sapma öncesi noktaya yeniden getirebilmeniz için az bir zamanınız var. Sorunun çözümünü uygulayıcılara havale edeceğiz.Saldırganlar ile Maf’ın elemanlarının ofisten ayrılmasından sonra Ber..01. Đz.Tar. Ona.Tar. mahalle halkı çok büyük bir kalabalığın kendi içinde sözlü bir kavga içinde olduğu sanısına kapılabilirlerdi." dedi.... Ne yapalım?" iletisini..2’ye gönderdi. Đletişim içeriği duyulacak seslere dönüşse.. telefonla teşekkürlerini sunacaktı. Bu yirmi beş günlük boşluk sapmasından iyidir.2’ye kapatarak hazırda bekleyen uygulayıcı gruplarından birine ileti gönderdi." diyerek yanıtladı. "Güzel olmuş.01.." Çok kısa bir an sonra..01."iletisini yolladı. "Tar’ın davranışları düzenleme raporuna büyük aykırılık gösteriyor..01. 18 Ad kentinin eski mahallesindeki üç katlı ahşap konağın sessiz sakinleri izlenim ve telepatik iletişim yoğunluğu içindeydiler.3. Đz... Uyg. Mar-Kentinde yirmi beş gün kalma amacında.." dedikten sonra ayrıntılı düzenleme ve izleme rapor içeriğini en aşağı katta bulunan Uygulayıcı Merkezine iletti.Tar.Tar. Bu durum kökten sapma sayılır kanımca. Đz. özümsedi. görevlendirilen uygulayıcı alt grup temsilcisi raporun hazır olduğunu Uyg. "Tar... Mar-kentine doğru yola çıkıyor.. "Bu son yarım yüzyılda ne kadar çok görev almaya başladık...5..2. Gereği için Beyinsel Etkileşim Merkezinden birini görevlendirin. Evet! sorunu çözülmüş bilin. Dört günlük azami boşlukla düzenleme raporuna uydurulabilinir. Raporu onaylıyorum.01.. "Tar’la ilgili düzenleme raporundaki sapmayı engellemeniz. Beyinsel vericileriyle.5’e bildirdi. Sadece dört günlük kadar boşluk meydana getirebilirsiniz. Ad kenti sınırlarını terk etmek üzere.. yeni elemanı Secret’den Maf’ı bağlamasını istedi. *** *** . Sapıcı Tar. Raporu bir fotoğraf çekimi hızıyla beynine aldı.Tar. Rapordaki süreler içinde Ad-kentin de bulunması gerekirken. "Đz grubunun gönderdiği Tar isimli insana ait raporları inceleyin! Kısa sürede bana teklif raporu sunun.Tar.

. Gençlerden uzun boylu olanı beyninde birden garip bir uyuşma. anarya yapıp geri gitmek istediğinde yanındaki kişi. Okula ve öğrencilerine olan hasretini gidermek için bu süreyi beklemek zorundaydı. Kendi aralarındaki sessizlik sıkmıştı Tar’ı." dedi. Diğer görevliye de onunla birlikte gitmesi için direktif verdi. Ortamdan uzaklaşmasının kendisine yararlı olabileceğini düşündü. "Anaryadan ceza alabilirsin! "diyerek uyardı. "Đzin verirsen ben güvenlik kontrolünde bulunacağım." diyen uzun boylu arkadaşını işaret ederek." Bilinen deyime adapte edilmiş bu tekerleme üzerine Mıha ile sözü söyleyen Tar. Aklına mantıklı bir neden gelmeyince. Çok bilmiş görüntüsü veren mimikle." "Sıkma canını!. hem de kuruluş tarihi üzerinden uzunca bir süre geçmemiş olan Legal-XYZ partisinin.." Tar içini çekti. arkadaşı ve hemşehrisi Mıha’nın aşırı ısrarlarına dayanamamıştı. Dikkatli olalım." dedi Mıha. gözlerini yoldan ayırmadan "Yakınlarda arkadaşın biri gidip gelmişti. ancak baston yardımıyla yürüyebiliyordu." diyerek seslendi. "Đçimde garip bir sıkıntı var. geçmişte yaşadığı etkileyici olayları abartılı anlatıyordu. hormonsuz yiyeceklerden tadabilecek. "Valla ben de anlamadım!." dedi.’tır. Kırmızı araba güvenlikçinin işaretinin gecikmesi nedeniyle ancak on beş metre ileride durabilmişti. yüzleri kırışıncaya.. Evde dinlenerek geçirmek istemişti. "Herhangi bir sorun olmamış." diye hitap ederek. Mıha’nın sahibi olduğu otomobille yine onun yönetiminde Mar yönüne doğru seyir halinde Ad kenti sınırlarını aşmak üzereydiler.. Oto teybinin sesini düşürerek "Bu tür sıkıntı hissettiğimde başıma mutlaka kötü bir şeyler gelir... ilk zamanlar ben de böyleydim. bu süreyi." demek zorunda kaldı.. Bu arada tellendirdikleri sigaranın dumanını arada içlerine çekerek ilerledikçe uzayan.. en iyi savunma ‘yayansan tabana kuvvet kaçmak. yaklaşmakta olan kırmızı renkte bir arabaya durması yönünde işaret verdi... onunla birlikte Mar kentine seyahat etmeyi kabul etmişti... Temiz havayı ciğerleri soluyacak. Şüpheli bir durum mu var?" Kısa boylu görevli.... Yol kenarındaki bir ağacın altında aperatif bir şeyler atıştırırlarken kendi aralarındaki muhabbetlerini tüm sıcaklığıyla devam ettiriyorlardı. " Gruptan ayrılan iki görevli yolun kenarına geldiklerinde midesinde bulantı hisseden görevli. "Yengem den ayrıldığından olabilir.’ diye tersleşirler. "Bunlar trafikçi değil. "Geçen ay yolda durdurulup öldürülen üç partilinin failleri bile bulunamadı.. "Geri gitmesem. beklesem bu kez ‘niye bizi yordun. Başını ona doğru çevirerek hafif alaycı bir ses tonuyla. arada yan gözlerle yoldan geçen arabaları izleyerek konudan konuya geçiyordu. Şimdi. Üst görevli."dedi. "Mıha!. Bu bahaneyle akraba ve arkadaşlarını görebilecekti. Sonunda. Sen merak etme!" Kırmızı otoyu durdurma olayını gören Üst görevli. "Sayın üstüm... Fakat."Bu günlerde yollar nasıl? Güvenli mi?" Mıha.. Tar. Ekipte kıdemli olan üst görevli. bitmeyecekmiş gibi görünen yolu gözlemekteydiler. propagandasını yapabilecekti. Uzun boylu görevli. midesinde bulantı hissetti. isteği başıyla olumladı. "Neden durdurduğumu ben de bilmiyorum!" dedi... Meraklı bakışlarla "N’oluyor.. "Ah şu gençler!" dedi.. Anlamlı bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Hastane doktoru ona otuz günlük ek rapor daha vermişti. bir şey olmaz. hataya ortak olmak istemedi.. "Ama içimden bir ses arabada bulunanların şüpheli olduğunu söylüyordu." diye ekledi. *** Altı kişiden oluşan Ad kenti güvenliğinden bir ekip kentin çıkış noktasındaki görev yerlerinde mesai saatlerini eritmeye çabalıyorlardı. Sürücü."dedi. eliyle alnını ovuşturdu.. Üst görevlinin konuşmasını yarıda bırakmasını sağladı.. arabadaysan gaza basarak kaçmak. genç polislerin yanına vardı. "Telsizden arabayla ilgili bir ihbar almadık. gözleri kapanıncaya kadar ve arada birbirlerine bakarak katıla katıla güldüler." dedi. Gençlerin motive etmek için gözlerini heyecanla açmaları ve arada “vay be!” nidaları onun anlatım isteğini kabartıyor. "Görev aşkı ne kadar da önemli oluyor. "Kırmızı arabayı durduralım.Hastaneden taburcu olmasından itibaren iki aylık kadar bir süre geçmiş olmasına rağmen ayağındaki arıza tam olarak iyileşmemişti. Her ikisinin de kulakları sevdikleri ozanın son kasetinden çıkan müziği zevkle dinlemekteydi. . neden durdurdunuz bu arabayı?" diye sordu.

"Sayın görevli!" diye hitap etti. Üst görevli.. gerisin geriye yanlarına varan kırmızı arabada bulunan iki şahsın inmesini kibarca istedi.. arkadaş ise Legal-XYZ Partisinin kurucu üyesidir.. "Buna rağmen ısrarla görüşmek istediğimi belirttim. üzerlerini kontrol ettikten sonra... renkli elbiseli...... sevgi. olanların seyircisiydi.." diyerek sesli düşündü... Hem Mar kentli olmak suç mu?. Hatta az kaldı. "O filmlerin geçtiği yerler.. kasetle yetinmek istemiyordu. Üst görevli. Đl Güvenlik binasının dış kapısının önünde.!.. Üst Görevli.... Bulduğu bir müzik kasetinin dış kabıydı. başını sağa sola azarlar özellikte salladı. ‘Tar’ın misafirleri olduğunu. Bununla birlikte hatalar grup içinde kalmalıydı.... dilinin döndüğünce açıklama yapıyordu." Görevliler." dedi. arka bagajı. kardeşlik..." "Onlar yabancı filmlerde oluyor. "Ben tarih öğretmeniyim. kelimeleri farklı bir cümleydi. görevliye karşı koymaktan beni de gözaltına alacaklardı..’ belirtti. iyi olduğunu. Fakat ikna edemiyordu.. ona göre davranalım. *** Ber. iki gün sonra yargıya çıkaracaklarını. gözleri ağlamaktan kızarmış.. Mıha. şahısların illegal-ABCD örgütünün büyük çoğunluğunun memleketi olan Mar kentinden olmaları bu kanıtlara bir başka destek sağlıyordu. makyajsız olmasına rağmen güzel görünümlü."Giydiğin gömlek illegal bir örgüt bayrağının renklerini taşıyor!" Üst görevli. "Ama televizyonda izlediğim filmlerde avukatlar istediği zaman müşterileriyle görüşebiliyor." dedi." diyerek Üst görevlinin kendisini dinlemesini sağladı. Tar. ülkenin yasaları bu tür olaylarda gözaltına alınmış olan kişiyle görüşme konusunda bir düzenleme getirmemiş.. Buna rağmen ümitsiz bir girişimde bulundu. Dışarıya yansıtmanın bir yararı yoktu. Tebrikler! Bunu siciline işlettireceğim." gibi aklına gelen sözsel tepkileri üst üste sundu.. Bunun yasa dışılıkla ne ilgisi var?" Üst Görevli. "Efendim. "Maf’ın da avukatı olduğumu bilen bir görevli ise.. "Hangi renklerin yasak olduğu yasayla belirlensin. Ülke sınırları içinde değil mi?. Önceki söyledikleriyle anlamı aynı. At yarışlarında çoğu zaman ikili tutturuyor.... Tar. Kasetteki sözler “Dowko” dilinde olsa bile yöresel folklorik öğeler.... "Efendim!" dedi.. "Bu arkadaşın altıncı hissi çok güçlü. Mar kenti doğumluların genel özelliğini yansıtıyordu. "Bu konuda onlarla bağlantıya geçmemden hoşlanmazlar. Biraz daha ayrıntıya girmesi gerektiğini düşündü. Sonunda isteğine uyan bir şey bulmuştu. "Hey!.Üst görevli. bunları gelip teslim alsınlar!" Tar."Derdinizi merkezde anlatırsınız... biraz önce hataya ortak olmamak için kenara çekildiğini unutturmak istermişçesine." dedi... Mıha’ya yönelerek. Tar’ı yanıtlamadı. bu yasak dilde yapılmış bir kaset!." diyerek yanıtladı... aşk. Astlarına emir yağdırdı. arabanın içini. konuşma düzeneğini kaybetmişti. altını üstüne getirircesine aradılar. Sanki.. Ekipte iyi bir organizasyonun ve uyumluluğun baş ölçütü buydu. "Yenge... " diyerek üst görevliyi uyardı. onların aleyhine yeteri kadar kanıt bulmuştu." Tar’ın eşi Tareş... bu konuşmaların sonunda kendileri için iyi şeyler olmayacağını tahmin edebiliyordu. Tar’ın eşine. Bunu uzun boylu görevliyi alnından öpüp kutlayarak da gösterdi. " " .. "Beyefendi!... "Bir sorun mu var?." "Maf’ın tanıdığı görevlilerle görüştün mü?" Ber. "Hemde Mar kenttenler. Olacakları ise için için korkuyla endişeyle karışık duyumsuyordu... Uzun boylu görevli mahcup duruma düşmemek için bu çabasını bir türlü sona erdirmiyordu... "Nasıl aldığını bilmiyorum ama. barışla ilgili sözler içeriyor.." diyerek Tar’ın daha fazla kendisini yormamasını sağladı. beyaz tülbendli. Suça konu olabilecek hiç bir şey bulamamışlardı. Sodgom Ülkesi yönetimince benimsenmeyen bir dille söylenen müzik kaseti olduğunu anladığında gözleri ışıldadı ve teybi çalıştırdı.. bu. "Yasadışı Örgütlerle Mücadele Merkezine anons edin.... bıktırıcı bir inatlaşma içindeydi.. Bu “Dowko” diliyle söylenen müzik parçaları içeriyordu. "Đner misiniz beyler! Güvenlik kontrol! Đhbar var!" Arabadan inenler Tar ile Mıha idi.." dedi.. Tar ile Mıha’nın kimliklerini inceleyip. Uzun boylu görevliyi mahcup etmemeliydi." Kısa boylu görevli.." diye bağırdı... "Đyi koku alıyorsun. demokrasi konusunda .. Bizi suçlayacak ne buldunuz anlayamıyorum.

. "Bu davranışlar size hiç yakışmıyor. Önündeki belgelerle ilgileniyor görüntüsü vermesine rağmen kulağının kendilerinde olduğu açıktı.” ile başlayan birçok nasihat dinlemişti ondan."diyebildi.." Bu arada gözlüğünü tutacaklarından katlayarak gömleğinin cebine koydu. bu tür ilişkiler hakkında Tar’ın eşine uzun uzadıya açıklama yapmanın anlamsızlığını düşünerek vazgeçti. "Đyi günler!" dileklerinde bulundu."Yine de bu durumlarda Ad kenti’nde de görüşenler oluyormuş." Üst Görevli. taksinin hareket etmesinden sonra. uzatılan kartı alıp masasının üzerine sert bir şekilde fırlattı. . Ber. Ber.. "Giriş Kontrol Üst Görevlisi sizinle görüşmek istiyor. Ama topluma örnek olmanız gerekirken kendiniz hata yapıyorsunuz!" Kabadayısal ve bir üst görevliye yakışmayacak bu söylemden rahatsızlık duyduğunu ses tonuna da kodlayarak. görevli memura yaklaşarak. Görevlilerde yeni çıkan işkence suçu yasalarından korkuyorlar. yan saçları beyazlamış şişman görevlinin." Mandalından gömlek cebine tutturmuş olduğu ziyaretçi kartını çıkardı. Ber." dedi. Bir süre suskun kaldı. "Bana bir kez daha hafif de olsa dokunarak konuşursanız. Olumlu sonuç elde edememiş hatta “Bu tür işlere bulaşma. Müdürüne Tar’la görüşmesini sağlamasını istemişti. ast görevlinin üstünden çekinmesi düzeneğinden dolayı kendi aleyhine tanıklık yapacağından yüzde yüz emindi. Bakar mısınız?" seslenmesiyle vazgeçti." Tareş. çıkık göbeği Ber’in göğüs hizasında ve hafif temas halindeydi. Elli yaşlarında. oturduğu sandalyeden ayağa usulca kalktı. "Avukat Bey!.. Üst görevli. "Merak etme! Tar’ı yargıya götürdüklerinde. "Dalgınlık. diye duydum. "Buyurun. "Artık fiziksel baskılar. bu hareketin kızıştırma. Bu gözdağı öncekilerden farklıydı. "Sizi uyarıyorum!" dedi.. Üst görevli olduğu anlaşılan orta yaşlı bey ile genç görevliye selam verdi. buradan sorunsuz ayrılayım!" "Sorun çıkarsa ne olur?" Ber işaret parmağını sallayarak. avukatlık kimliğimi iade edin. Üst görevliye uzattı. "Sizin hakkınızda bana saldırıya yeltenmenizden dolayı tutanak düzenleyeceğim. gömleğinin sol üst cebinde asılı ziyaretçi kartına. tahrik amaçlı olduğunu anlamıştı. "Avukat bey! Sen cahil bir adama benzemiyorsun. Tareş’in arka koltuğa oturmasını sağladı... Üst görevli. Onunda durumdan hoşnutsuz olduğu belliydi. birazda kendisine telkinde bulunurcasına sesli düşünerek. nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu. şiddetle karşılık vereceğim!.. Üst görevli eliyle hafifçe itekledi.." Tareş’in gözlerinden akan yaşların da etkisiyle son bir teselli cümlesini kullandı. bakarak." yanıtını aldı." diyerek bir yeşil parayı taksi sürücüsüne uzattı ve Tareş’e.." Beklemenin bir anlamı olmadığı düşüncesiyle yoldan geçmekte olan bir ticari taksiye durması için işaret etti. "Ziyaretçi kartını neden iade etmedin?" Ber. "Bir sorun mu var?" diye sordu. "Sayın Görevli!" diyerek hitap etti Ber. "Üstü kalsın. Artık Ber ile üst görevli yek diğerini. Ben de Avukatlık Kimlik kartımı iade alayım. Üst görevlinin kendisinin hazırladığı ortamı yumuşatmaya hiç niyeti yoktu. Yasayı yasaya aykırı şekilde kullanma tehdidi içerikliydi... "Özür dilerim. Maf kanalı ile tanışmış olduğu Güvenlik 9. "Bir sorun mu var?" diye sordu Ber." cümlesini yineledi. Onun makam odasında bulunuyordu ve tek tanık onun tarafındaydı." diyerek sert giriş yaptı. Onu haklı kılacak bir davranıştan çekinmekle birlikte bir tepki vermesi gerekiyordu. Ber. Ber ise şeytanı hiç sevmezdi. Ber. Ber. "Olanları ayrıntısıyla gerçeğe uygun tutanağa geçireceksen imzalarım. orada hazır olacağım. Üst görevlinin elle sarsmalarında gittikçe sıklık ve ağır yoğunlaşmalar hissediyordu. negatif enerji yayan iki hırçın göz gibi görüyordu. Tareş’in daha fazla burada beklemesini istemiyordu. "Lan! Ben sana şimdi gösteririm. selamını karşılamadı. "Korkmana gerek yok!" dedi.. Ber. Ön koltuğa kurulacağı esnada güvenlik girişinde bulunan bir görevlinin. Yan gözlerle odada bulunan genç görevliye baktı. Aksine.. Kontrol odasının kapısını tıklatıp girdi. Oluşan ortam ve tanıktan oluşan kanıt üst görevli lehineydi." dedi.. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktı. "Seni sevdim. üstü dökük. işkenceler geçmişte kaldı.bayağı ilerlemiş ülkeler. Ber’in karşısına dikildi.." diyerek aniden üstündeki resmi kıyafetin düğmelerini iç atleti tamamen görününceye kadar koparan üst görevlinin davranışları karşısında cümlesinin devamını getiremedi.

Hemen tutanak hazırla!. sanki kulak zarlarını patlatacak şiddette . kuralları belli olan ve bazen de uygulanan sokak kurallarıydı.ilgim yok!. Olayı resmiyete intikal ettirdiğinde bir sonuç alamayacağını biliyordu. astına dönerek.." Ber. diye... Yapılacak bir şey kalmamıştı.. masada bulunan Avukatlık kimliğini Ber'e uzatarak. Bu yüzden tanınmamalıydılar...insani duygularını depreştiriyordu.tanımıyorrruum!” “... Aydınlık yüzlü görevli. "Onun adına özür diliyorum.. Aydınlık yüzlü görevlinin yüz rengi.” ve benzeri yanıtlar onların istedikleri uygun açıklamalar değildi.. Bu kez çok fazla efor ve mesai sarf etmelerine rağmen şüphelileri bir türlü kendi iradelerine uyduramamışlardı... gelenin üst görevlinin üstü olduğunu tahmin etti. En büyük korkuları. sokaklar yurttaşlarındı. Doğal reflekslerini ve meşru savunma haklarını kullanmalarını engellemek için ellerini de bağlamışlardı şüphelilerin. Tar ile Miha’nin acı feryatları.... fiziksel etkilerin şiddetiyle bağırmaktan kocamanlaşmış ağızlarının içindeki şişmiş dillerinden çıkan.. Ber.. Bu negatif yansımalar normal hayatlarını da etkiliyordu. Üst görevlinin onu görmesiyle toparlanması bir oldu.Üst görevli. Đşkence seanslarının bitmesi için kendi irade ve istemlerine uygun ifade vermeleri gerekiyordu. akademisyen güvenlik görevlisi arkadaşlarda bunlardan muzdarip!... giriş kontrol üst görevlisine iyice yaklaşarak "Sana kaç kez söyledim?." Uyarının muhatabı sessiz kalmayı daha yararlı görüyordu. Bazen içsel çatışmalar oluşturuyordu kendilerinde. Aydınlık yüzlü görevli. bu temenniye tüm içtenliğiyle aynen katıldığını belirtti. Güvenlik binası kendilerinin.. ‘Đşkence yapılmıştır... kapalı hücrenin taş duvarlarına çarpıp. “.. Kendileriyle sürekli işbirliğinde bulunan bir avukatın dediğine göre suça konu olabilecek işlerden dolayı dava açmak. Ağızlarından çıkaramadıkları sözcükleri. işkence yaptığı kanıtlanırsa bir yıl hapis alır. teşekkür ederek ayrıldı. tekrar kendi kulaklarına. Ama ne yazık ki bu iş için fazla mesai ücreti verilmiyordu. Gözleri kapatanların korkusu 'işkence yapan görevlinin.... Buradaki kurallar oralarda her zaman uygulanamazdı. Çünkü. onlarla uğraşma. Tar ile Miha'nın." Dış kapının açılma sesi üzerine her üçü de gözlerini kapıdan giren kişiye dikti. gözbağlarıyla kapatmışlardı. aydın yüzlü genç bir beydi."Neler dönüyor burada?. kendisini tanıtarak yanıtladı.... Đçeri giren sivil giyimli zayıf ve uzun boylu. kızgınlıktan doğan kırmızılığa dönüşmüştü.” “..' yasa maddesinden kaynaklı değildi.. Bu tür eğitimsiz toplama güvenlik görevlilerinden ne zaman kurtulacağız?.." diye azarladı.. "Đşte sen de gördün!" diye bağırdı. saldırdı..ben yapmadım!. görevden belki uzaklaştırılır. Yargı makamlarında fazla mesai ücreti için dava açma hakları da yoktu. Ber.. Bu çok rahatsız ediciydi.. Đfadeler onların iradesini yansıtsa da bu önemli değildi. *** Düzgün yontulmamış ve nemli taş duvarlarla kaplı karanlık bir hücrede. Kimliğiniz!. Aydın yüzlü beyin. "Üzgünüm!. eylemi resmileştirmek ve suçu kabullenmek olacaktı. Resmen olmasa da üstlerinin yüklediği göreve uymak zorunluydu. arada içtikleri kalın sarma sigaraların ateşinden çıkan aydınlıkla yüzlerinin teşhis edileceği korkusuyla Tar ile Mıha’nın gözlerini.’ raporunu vermeyeceklerini güvenlik elemanı olduklarından emin oldukları kadar emindiler. konuşmuyordu. kendisine işkence yapıldığı iddiasında bulunanların yetkili makamlarca sevk edileceği Hukuki Tıp Akademisi baş doktoru SağSat’ın işkence yapanları zora sokacak olan... Bir an bir yerde işkence yaptıkları kişi tarafından tanınma ve infaz edilme korkusuydu bu.. Buyurun. "Görev esnasında bana müdahalede bulundu. bilmiyorrrrrrrruuuum!." sorusunu Ber.. "Avukatlarda kendi alanlarında yasal görevlerini yapıyorlar. özür diledi. Altlara ittikleri -azda olsa. Bu risk olmasa dahi yine gözleri bağlanmalıydı onların. ise süt dökmüş kedi gibi sahte mahcup görüntüsü sunuyordu. Đşkence yaptıkları kişi ve kişilerin bakışları ürkütücü oluyordu. Yurttaşlar da." dedi... Olanlar hakkında özet verdi. bir çok anlam içeren bakışlarıyla yansıtıyorlardı. Üst görevli.” “..

Değerlerinden ve benliklerinden nefret etme.. elde tutabilmedeydi... Artık sadece yalvarmamak. onunla buraya kadarmış. Daha yumuşak cümleler kullanmalıydı.. Şimdi kendilerinden nefret etme aşamasındaydılar. kanısındayım. *** Maf. Maf. ya sen ya da onlar ikileminde." diyenler grubunun fiili üyesi olmuşlardı böylece. "Hala anlamıyorsun beni.. Direnmek yaşamaktır!” şeklinde kendilerine telkinde bulunuyorlardı.." dedikten sonra. Bu aşamanın aleyhlerine bitmesi yenilgi ve yıkımdı. Tar'ın arkadaşı olduğunu anlatacakken vazgeçti. olanak bulunduğunda intihar ettiren bir aşamaydı. Ber’in yanıtını beklemeden.. "Efendim!. Tanrı yardımcın olsun. "Ben de gerekli saygıyı size karşı sunduğum ve yanlış bir şey yapmadığım." hitabıyla başladı. Bu. Aleyhine dava açılmadı ve Tut-Bırakma Kursevi'ne gönderilmeden serbest bırakıldı... 'Ülkemizde bir suçtan dolayı tutuklu kaldığı günlerde fiziksel ve ruhsal işkence yapıldığını iddia eden ĐşkYapYabcı isimli yabancının yalan. Son aşamadaydılar. "Bunların farkındayım!" dedi. Đş bunları değerlendirmede. Hatırımda. Yüzünde acı bir hüzün oluştu. Bunlardan bazılarını sende biliyorsun. büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesindeydi. Onunla ilgilenmen nedeniyle seni ve kendimi savunmak durumunda kaldım. savunmasıydı.. Ber." diyerek devam etti. Ber’in devam eden konuşmasını." dedi.. "Konu. "Ama küçük yaşlarda tek paketler halinde kaçak sigara satarak geçimimi temin ettiğim günlerden bugüne kadar bayağı mesafe aldım. Ber. Tar ile Mıha. "Sonu en çok ölüm olur ve biz buna hazırız. Çok iyi bir insan ve gerçekten suçsuzdu.... Maf sayesinde hatırı sayılır bir müşteri kitlesi iş potansiyeli olmuştu. Tüm fiziksel acılara. Sürekli yenilenen bu akisler korkularını ve acılarını daha da artırıyordu onların.' Ber. "Ber! Bilirsin seni severim. korkutmalara karşı. Benim kanalımla aldığın işlere ise karışmıyorum. Direk şahsımla ilgili olan tüm davalardan çekilmeni istiyorum. Onlara bu son zevki tattırmayacaklardı. Gözü bir habere takıldı... tehditlere. gerekli korkuyu vermem nedeniyle ödeştiğimizi sanıyorum. komşu ülke düşmanca niyetlerle tekrardan gösterime. 'Kader." Sorun Tar'la güvenlik merkezinde görüşmek için görevlilere ısrarı ve Tar ile yine Tar'ın ısrarıyla Mıha'yı yargı ön duruşmasında avukat olarak temsil etmesi... bunda bir beis görmediğini.. Bağlantıyı koparmak istemiyordu. telefonu kapattı. Ha! Bir de son iki dosyamdan dolayı sana avukatlık ücreti ödememiştim. O şahıslara Kent Güvenlik Merkezinin sıcak bakmadığı bir partiyle bağlantıları olması ve o partinin iyi bir propagandacısı olmaları.. Sonuçta o iş için masrafımız ve adamlarımın da bayağı emeği oldu. "Onu tanısanız. Đnsanlardan ve insanlıktan nefret etme süreci onlara çoktan yaşatılmıştı... yumuşak bir sesle. Neredeyse bir paket peçetenin yarısını akan terlerini kurulamakta kullanmıştı.. "Direnmeliyiz.geri geliyordu. Hava sıcaklığının yüksek olmasından ziyade.. "Edindiğim tecrübelerim."sözleriyle konuşmasına devam etti. onları tercih etmemin daha uygun olacağını söylüyor. iyi günler diliyorum." Maf..." dedi. Takdire değer derin ve sağlam ilişkiler kurdum. Sineye çekmek zorundaydı. Sonuç cümlesinin çabucak gelmesi için sabırsızlanıyordu.. psikolojik yapılarının tamamen yok olmasını engellemeye çalışıyorlardı. suçsuz olması veya olmaması değil... Kopacaksa bağlantıyı koparan kendisi olmamalıydı. ... Buna direniyorlardı." Ber. Ber. kendisini dinlemiyordu. benliklerini korumak için direniyorlardı.. onun iyi olması. Maf’la yapmakta olduğu telefon görüşmesinin bunda büyük payı vardı. ‘Boş ver. Bu yönde savunma araçları oluşturup. "Tar ile Miha isimli adamların davasıyla ilgilenmemeliydin. Sidik torbasının baskısını hissederek tuvalete gitme gereği duydu.. devamını okumadı.... kişilik çözülme aşamasıydı ve son aşamaydı. Markız olayında saldırganları dizginlemem. mesleğini hatırlatarak yaptıklarının yasal olduğunu.’ dercesine düşünsel stresini bir yana itip yarım bıraktığı gazete sayfasını kaldığı yerden okumaya devam etti. hiç bu kadar terlediğini anımsamıyordu. iftira dolu anlatımına dayanılarak oluşturulmuş senaryo içeren ‘Yönü Belirsiz Ekspres’ isimli filmi. biraz önce Solkol'la yapmış olduğu telefon görüşmesinden biliyordu. Ama yapabileceği bir şey yoktu ve kendisine hiçbir seçenek bırakılmamıştı. kısa bir suskunluk ve boğaz temizliğinden sonra. sonunda kendisi için olumsuz cümleler sarf edileceğini. Yine de bilmiyormuş gibi davranıyordu. araya girerek kesti..' diye düşündü.

Ber!.. Bir ses duydu.." "Hemen kızma." "Biliyorum ve seviniyorum... Ben başka bir anlamda söylemiştim. Onun aydınlatmasını isteyeceği bir çok konu vardı dağarcığında. Geçmişini düşün..." "Seni korkutmak istemiyorum ama bazı gerçekleri anlatmam gerekiyor... Aldığı alkolün de etkisiyle iyiden iyiye uykusu gelmişti. Uyku ile uyanıklık arasında git gellerdeydi." ses tanıdıktı ve Med'e aitti. Bazen dinlediğimde.. Adalet değerleri. ve bir çok değerleri anımsa. Bu kez diyalogdaki ipleri ona bırakmayacaktı. Artsa'yı düşün.." "Sana bazı açıklamalarda bulunmam gerekiyor galiba... sabırsız bekleyişlerdeydi." "Neden?...... Saldırı olayını bildirseydin şimdi kolum platinli olmayacaktı. Markız'la buluştuğum kafe'de saldırıya uğrayacağımı biliyordun. Bu değerler istediklerini elde etseydin dahi seni rahatsız etmeye devam edecekti.." "Maf'tan kurtuluş günün bugün... Med'in telefonunu bekliyordu..." "Ad kentin de işim bitti benim." "Biliyorsan yorma beni........... Unutma!. kapalı gözleriyle baktığı karanlıkta.." "Neden diye sormayacağım. galiba. Bazı şeyler olmadan önce neden uyarmıyorsun?." "O günler geride kaldı. gerginliğini dizginlemek ve biraz da vakit geçirmek amacıyla bir elinde bira şişesi. bunlardan ibaret değil.... Madem Artsa'nın kendi yaşamını sonlandıracağını biliyordun." "O halde bundan sonrakileri de yaşayacağım.." "Kendini inkar ediyorsun... Ondan bu akşam için söz almamasına rağmen arayacağına adı gibi emindi.." "Galiba'sı fazla." "Dinliyorum!" . Yaşadıklarım hakkında yorum yapmana gerek yok. acaba içselini algılamada hata mı yapıyorum?. Salondaki kanepenin üzerine uzandı.19 Ber.. Bireysel etik değerlerini.. Bazı olayları olmadan öncede sana bildirdiğimi unutuyorsun. "Ber!. diye kendi kendime soruyorum.. Kazançlı sensin!" "Bunlar benim karnımı doyurmayan değerler.... Sen de sevinmelisin. Geçmişi geri getiremeyiz ve ayrıca yaşadıklarımı bende biliyorum. yaşam biçimiyle içsel biçim arasındaki kaos ve çelişkiyi birlikte yürütmek kolay değildir.. Gözleri ağırlaşıyordu... Mesleki ve ahlaki değerleri. onları bilinçaltında tutamayacaktın... Bir görüntü oluştu.. Beni çok şaşırtıyorsun. Bu kadar beni düşünüyorsan.. Bastırılmış olsalar dahi seninle birlikte yaşamaya devam edeceklerdi.." "Yararı olmadı.." "Bu sorumun yanıtı değildi.. "Med! Sen misin?" "Nasılsın?." "Sonuçta karnın doyuyor. Bunaldığı.. Bir an gelecekti o an. " "Beni en çok tek yumurta ve bir ekmekle karın doyurma seçeneği korkutuyor." "Hiç iyi değilim.." "Bunlar senin ana hamurun ve içinden atamazsın.. tıkandığı anlarda her nasılsa o bunu hisseder ve arardı... Evet! uyuyordu ve rüya görüyordu.." "Hiç de bile. Tar'ın işiyle ilgilenmezdim ve Maf'la ve dolayısıyla onun etkin olduğu tüm gruplarla diyalogum aynı şekilde devam edebilirdi..... Ama.... Sabırsız bekleyişlerle gece yarısını getirmişti ve hala telefondan tık yoktu.. Hukuk Fakültesine girmeden önceki yapını." "Gerçekten bunları biliyorduysan neden beni olay gerçekleşmeden önce uyarmadın?. sosyal.." "Bazı şeyleri yaşaman gerekiyordu. Kendini topla. Tar'ın olayı ile ilgilenmem nedeniyle Maf'ın benle ilişkisini koparacağını biliyordun. Ekonomik." "Evet!.." "Ne gibi?" "Ne gibi mi?. mesleki geri dönüş ve iniş yaşayacağımı sanıyorum.. değerlerini anımsa.. Bu da benim hiç hoşuma gitmiyor... diğer eliyle arada yediği çerez ve çektiği sigara dumanlarıyla." "Đşin yeni başlıyor!." "Her ne ise." "Seni. Örneğin.." "Hayat. Yanan sigarasını söndürdü.

"Eğer öyleyse sana bir can borçluyum... buna karşılık. değil mi?. Bunlar. düzenledikleri rapora uygun davranmalarını sağlamak. Peki neden bir kez daha istedikleri ölümümü bir şekilde gerçekleştirmediler?.. normalde çözemeyeceği sorunlarını bir şekilde çözdüğüne. Mar kentine gitmeye karar vermesi. Aşırı sapmalar meydana gelmesin diye olasılık içeren raporları da düzenlemek zorundalar.." diye sordu Ber. Bunu üzerine ikinci olasılık gerçekleştirilecekti ki.. ancak gerçekleştiriyorlar. O anlarda içselinde duyumsadığı diyaloglarda Med." "Bu kadar güçlü olan bir grup neden düzenlemelere aykırı saydıkları sapmaları önleyemiyor ve raporlarında olasılık belirliyorlar kesinlik sağlayamıyorlar?..... "Med!. tanık olmadın mı?. uygulayıcı.. Kaldı ki. Sözünü ettiğin raporların içeriğini bilmeden sapmalarda bulunabilme olasılığını gerçekleştirmem de mantık dışı." . Birde şimdi bunlardan söz etmenin anlamı ne?. sözünü ettiğim güç. farklı bir hastane ambulansının yetişmesi.’ 'DÜĞME BASICILARI' kavramları bunun yansımasıdır." "Yanıtlarınız tatmin edici değil. Faili meçhul cinayetler de aşırı artışın dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi nedeniyle gizemlerinin ortaya çıkabileceği kuşkusuyla bu tür düzenlemeler yapmamaya gayret etmeye başladılar." "Evet!.." "Normal hayatımı yaşıyorum.. Med'in anlatımıyla denk düşen noktalar vardı aldığı duyumlarda.. Med'in onları engellediğini birbirlerine belirtiyorlardı." "Her gücün bir sınırı vardır. denetleyici gruplarından söz etmiştim. Yapabilirlerse doğal olaylı doğal ölümler." "Bu konuyu senle şimdilik konuşmak istemiyorum.." "Enderde olsa farkında olmadan sapma olgusu oluşabiliyor. yeterli yeteneklere sahip olmamasına rağmen. Bazılarının kullandığı ‘GĐZLĐ EL’ ‘DERĐN DEVLET’ ‘GĐZLĐ YÜZ’ ‘BÜYÜK PATRON. Kendilerine uygun görülen rolleri oynuyorlar devamlı. Öldürme fiilini ise en son çare olarak başvurulacak bir yol olduğu görüşündeler. Sersemleme nedeniyle bu tür hayali duyumlar aldığı kanısıyla üzerinde durmamıştı.. Şu an hayatta olduğuna göre bu amaçlarını gerçekleştiremediler." "Son yıllarda aldıkları bir ilke var.. Dünya Đnsanlarının büyük çoğunluğu. Anlatımım dogmatik. Israr etme.." Ber. bir diğeri ise. Bu nedenle Ad kenti yerel düzenleyici grubuna senin hakkında uyarılı raporlar gönderiliyor. bir başkasının olmayacak işlerinin olması. Kurallara göre oynayıp oynamadıkları da izleniyor. bu tür düzenlemeleri bilmeden yaşamlarını sürdürmekteler." "Bir yerlere gelmek istiyorum. Genel Düzenleyici Merkezinin senin hakkında düzenlemiş olduğu raporlarda kırmızı işaretli risk taşıyıcısı olarak görünüyorsun... Onun yerine başka bir soru yönlendireceğim. fizikötesi gerçeklik gibi sana yansısa da aslında şu veya bu şekilde bilim adamları da kısmen de olsa buna benzer algılamalar edinmişlerdir. devamlı kapanması. böyle bir sapmaya meydan verdiğimin de farkında değilim. ismi de geçiyordu... Seninle ilgili Düzenlenmiş Rapor içeriğine uygun yaşamama ve içerikten sapma kabiliyeti yüksek anlamına geliyor..."Sana bir ara düzenleyici. Bu son duruma güncel kelimeyle ‘kısmet’ deyip geçiştiriyorlar.. Güvenlik ekibinin çağıracağı ambulans Tar'ın tedavi gördüğü hastaneye aitti. dolaylı veya doğrudan. Bunun anlamı ise..." "Đnatçı olduğunu biliyorum. izleyici.. açtığın kapıların... bir şeyler oldu." "Desene şimdilik ölüm görünmüyor!" "Dalga geçme!" "Bazı şeyleri yapmam için senden izin almak zorunda değilim." "Dinliyorum. olacak işlerin olmaması. Kurtarıcım sen olmayasın?. Bilerek veya bilmeyerek düzenleme raporuna aykırı hareket edenleri.. En önemlilerinden biri... Onlar bazı canlı insanların üzerlerine öldürmeden de ölü toprağı serpebilirler. istirahat süresince Ad kentinde kalması düzenlenmişken. Pek inandırıcı bulmuyorum.. orada döner bıçağı ile ölümünün gerçekleştirilmesi...." "Sapıcılar ise düzenleyicilerin hiç hoşuna gitmiyor. sana pek inandırıcı gelmiyor.." "Yani?. sapmaları düzeltmek için akla hayale gelmeyen değişik yollar deniyor..." "Ölümü o kadar ucuz atlattığını sanma!.. Kendilerine göre sürekli değişen ilkeleri var.. Hiç senin hayatında devamlı ters gitmeler. üzerinde çok durmadığı karanlıkta sersemlediği anı ve Maroğlu'nun döner bıçağını havaya kaldırdığı anı anımsadı..." "Eeee!.... Tar'ın.. Senin Kafe'de saldırıya uğraman üzerine Tar'la hastanede tanışmanı önlemek amacıyla düzenleme raporuna göre birçok olasılık vardı...

. değil mi?" "Elbette. çıkarcı. Onlar gibi yaşamak zorunda da değildir. Konuları dağıtsan da hep başa döneceğim artık.... olay. Dışarıdan "Bozaaaaa!. Gözlerini açtı." "Zor olan yol. Kafam davul gibi oldu. Ama ikinci yolu tercih edenler mutlaka onlardan biri olmak zorunda değildir.... fedakarlık ve cesaret gerektiren bir yoldur. bukelamun gibi renk değiştirme. Boza!. iç ısıtan gülüşüyle bir güzellik abidesiydi. dayanışma.... gelecekle ilgili algılamalarından bana fayda yok.." ". uyumlu bir tip olma.... Toplumsal değerlerle dahi çelişki doğduğunda kitle psikolojisinden sıyrılarak bireysel aydın psikolojisini ortaya koyabilme..." "Somutlaştırmadan bir genelleme yapabilirim... bunu başkalarıyla paylaşabilme.. karanlıkta konuşan karartının usulca aydınlandığını gördü. Yollar nasıl..... kınanma." "Falcı deyişi gibi oldu." "Bugünlük bu kadar yeter!" "Evet!. Birinci yol.. Kaçışın yok. Bunu da algılamak için yeterli zamanın olamayabilir........." "Azizlerin ve azizelerin yolu. ..... Bozaaaa!. onun yanaklarından öpmek için davrandı." "Tabi ki sana göre uygun seçim ikincisi olmalı. ortam sağlayarak...." "Đkincisi?.." "Postayla mı göndereceksin?...... Ber. ince ve uyumlu uzuvlar taşıyan bedeniyle.. Ber... desene. Üzerinde şeffaf giysileriyle..." "Olamaz!.. Karmaşıklaştım. Bu aşırı haz duygusuydu... Bu yolda ekonomik zorluklar.." "Hayır! Şimdi sunacağım..... Đçinde ve bedeninde oluşan elektrik onu titretiyordu..." "Yine aynı soruya geleceğim... Bu." "Sık olmasa da bazılarından yararlandıracağım... Gelecekte önünde birbirinden farklı iki yol var." "Tar'a ve Mıha'ya yardımcı olman da bir sapmaydı. "Sanalında oluşturduğun Med'e benziyor muyum?" Sanalında oluşturduğu Med'le yakından uzaktan ilgisi yoktu.." "Üçüncü bir yol var mı?" "Đki rengin karmasından değişik renkler elde edile bilinir. Ayrıca bazı olumsuzlukları önlemek için yaşayacağını yaşamamak için aşırı sapmalar meydana getirmen halinde düzenleme raporunda aşırı boşluklar oluşacak. Yaşayacaklarını tamamen bilmen yaşamı anlamsız kılacaktır." "Bu gerçeğin kendisi ama.... Ber titriyordu. Bu kez sana kendimi göstereceğim. Dünya zevklerine sırt dönmek zorunda da değildirler. dansöz gibi kıvırma. o ana kadar geçecek sürede olumsuzluğu bir çok kez yaşamak durumunda kalacaksın. Budistlerin yolu olmalı bu.... Đçsel yaşamınla dışsal yaşamın uyumluluğu.... Maf'ın senle ilişkisini koparmasıyla çekiyorsun... "Böyle bir güzelliği sanalımda oluşturabilecek yeteneğim hiç olmadı. toplumdan soyutlanma." dedi. Med. Hatta hazcılar dahi içlerindeki aydınlığı ortaya çıkararak." Yaşamı boyunca gördüğü en güzel bayanlardan biriydi." "Kısaca.. olması gereken tercih saf olarak ikinci yol olmalı....... hazcılıklarını gerçek anlamıyla gerçekleştirebilmek için bu tür bir yolu tercih etmeliler... geniş gözlerindeki yeşile çalan gözbebekleriyle.. Sodgom ülkesi genel yapısına uymak. dışlanma gibi olasılıklar şimdilik yüksekse de bu yapıyla çoğalan bireylerin sayısı arttıkça bu riskler de ortadan kalkacaktır.. Bu değerleri koruma anlamında her riski göze alabilme." "Şimdiden başlasak. Boozaaaaa!. "Benim dışsalımı merak ediyordun.. Bu sapmanın cezasını senin mantığınla söylersek.... sabır.???" Ber... yerel tasavvufçuların... yanına yaklaşarak yanağından öptü.. Đki yoldan da karmalar yapılabilinir." "Seni teselli etmek amacıyla bir hediyem olacak. "Boza!....."Bireyi ve toplumu etkileyen ve dikkatlerini toplamalarını önleyen olgu." "Bana bu formül pek uymayacak gibi görünüyor ..." "... Bu sonuçtan memnun olmaman.... Salonda bulunan kanepe üzerinde uzanmış halde buldu kendisini.. Bana gelecekten söz eder misin?" "Gelecek olumsuzsa onu bilmen... formülün pek de sana uymadığı iddianı çürütmüyor mu?" "Düşünmem lazım. geliştirme..." "Onların tercihi ikinci yol olmuştu..... Đçindeki aydınlığı ve iyi cevherlerini üste çıkarma. Bireysel çıkarının gerektiği her şeyi yapabilme hatta varolan etik ve estetik değerlere sahiplenme......" sesleri duyuluyordu.. bu boşlukların ise onlar tarafından daha olumsuz olaylarla doldurulması riski yüksek olacaktır." sesleri kulaklarında çınlıyordu.. Ama.

..... Đşi bittiğinde lavaboda elini yıkadı. Sanki Med'in gerçek beden ve kişiliği ile rüya da muhatap olmuştu.Yöneticilerin bazıları da bu soyguna çanak tutuyorlar. fedakarlık.. ne götürür içsel tartışmasını yaşıyordu içinde. hitabet ve seyir biçimi olarak bir kalabalığa verilen parti propagandası benzeriydi.. Koşmak istiyordu. Konuşma. Silmeye kıyamadı. Parti çalışmaları. Yüzünde ruj lekesine benzer bir leke vardı. Bu bilinci taşımalıdır. Sorunlar doğruydu ve birilerinin bu sorunları çözmesi gerekiyordu. Yurttaşlar.. Öpücüğün içsel ve dışsal bedeninde etkisi sürüyordu. gerçekti... Ber. Rüya da olsa gerçekti. Bağırmak istiyordu. hiç bir şey olmamış gibi davranmaları. Değişik kültürlere sahip grupların kültürel gelişiminin önü tıkalı. siyasal. Ana başlıklar taşıyordu ve her biri Sodgom Ülkesi içinde yaşayan halkın sıkıntılarını taşıyordu. Ber gördüğü rüyayı gerçekte yaşamış gibi anımsıyordu.. Senin gibi demokrat geçinenlerin kenarda seyirci kalmaları. Tar'ın yorulduğu ve kesildiği anlarda konuşmayı onla birlikte gelen ve aynı partinin temsilcileri olan Mıha ile Niha devam ettiriyorlardı. Üst düzeylere çıkanlar ise bozulmadan nasiplerini alıyorlar. içerik. Her uyandığında olduğu gibi tuvaletin yolunu tuttu. Bu ve bir çok olumsuzluklara dur diyecek insanların buluştuğu Legal-XYZ Partisi’nde senin de mücadele etmeni istiyoruz. Her şey mafyalaşmış ve güçlü olmak için mafyalaşmış lobilere.. demokratik düşünceleriyle çelişmiyor mu?. anlatılara hak veremeden edemedi... bireylerin nüfustaki isimlerine bile karışılmakta.. Oynamak istiyordu. kendisini gerçekten öpmüştü. En azından sabaha kadar kalmalıydı. uğraş. Med'in sesi kulaklarındaydı ve telefondaki tınıyla aynıydı. faizlerle paralarına para katıyorlar. Çağdaş hukuk kuralları hala yasalarımızda tam olarak yerini almadı.. Buna karşı çıkmayı her yurttaş görev olarak kabul etmelidir. Hatta bazen de ekonomik fedakarlıkta bulunmak gereki- *** . ." Birey ve toplum kendi geleceğini kültürel.. kendi kaderlerini tayinde ancak belirli bir düzeye geldiklerinde ve kısmen fırsat kazanıyorlar. geleceklerinin planlanmasında. Aynayla yüzleşti. teklifi halen kabul edip etmeme tereddütlerindeydi... Đdealist yaklaşımlardan uzaklaşalı çok seneler geçmişti ve şimdi o enerjiyi içinde tam olarak duyumsayamıyordu nedense. efor isteyen bir işti... Bu bir dudak iziydi. Tar’ın açıklamaları ise uzadıkça uzuyordu. Gerçek yaşama izlerini taşıtan rüyalar.. Belki de Med.. Đşkence yasak olmasına rağmen işkenceciler hala faaliyetlerine güvenle devam ediyorlar.. Ne getirir. 20 Ber. sermaye sahipleri fakirin sırtından elde ettikleri rantlarla. ekonomik. Kirli ilişkiler diz boyu ve fırsat eşitliği yok. "Yoksulluk diz boyu..Gece yarısı bozacısı satıştaydı. sosyal anlamda tayin etme hakkına sahip değil... gruplara girme zorunluluğu neredeyse geçerli kural haline gelmiş ülkemizde.. Med. telefonla iletişim yerine bu yolla kendisiyle iletişime geçmişti. Emek verenler emeğinin karşılığını alamazken.

.." dedi Ber. "Sus payı parasıyla yine kendi tanımıyla vaftiz edecekmiş kendisini. resmen ve fiilen bulunacağı politik arenaya ilk girişini.. Kaybetmeyi sevmeyenlerdendi. bize güven!" Ber. Kendi özgürlük alanlarını korudukları gibi başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz etmemeleri." Tar.. Kendisi tek değnekti ve çok değneklerle birleşmeli. "Maf'dan ayrıldığında. Bunlarda kendi mesleğinde kullanması gereken olgulardandı.. Bu kabule en çok sevinen Tar olmuştu. Zaman ayırmak gerekiyordu. yezidilik gibi dinlere..... Değişik kesimlerin kendi varlıklarından.. Maf ve bağlantılı gruplardan dışlanmıştı." diye yanıtladı.yordu.." türünden ön bir sözleşme yapılması amacını taşıyordu. kuşkularının daha bitmediğini "Bir de." Tümü bu söze gülerek tepki verdiler.. Demokratik kuralları tüm yönleriyle savunan bir partiydi ve kendiside demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak kabul etmekteydi. Hatta süryanilik. Seni de açılış kokteyline davet edecek. muhafazakarlar. layık olmaya çalışacağım." Tar." kelimesiyle belirttikten sonra devamla. yani yasadışılığa izin verilecek mi?. "Delegelerin çoğunluğu bizim grubu destekliyor. bu soruya bozulduğunu değişen yüz rengiyle gösterdi." dedi. özgürlük temelinde refah düzeyi yüksek ufak topluluklardan oluşan büyük bir toplum ve yönetim biçiminin ülkede oluşmasını sağlamayı amaç edinmek yeterli." ... eşitlik. Ber. Ber'de onlara katıldı.. alevilik gibi mezheplere sahip insanlarımız dahi var... "Đyi yolda kullanmak istiyor. konuyu değiştirmek için Solkol'u sordu. dowko ırkına sahip olanlar ve dindar insanlarımız da var. "Yapılacak Đl Teşkilatı Kongresinde listenizin kazanacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?. "Şimdi çayını içebiliriz. sosyalistler. Tavırları. Ber’e bakıyorlardı. güç oluşturmalıydı.. "Ber. "Evet! Onla arada görüşüyoruz. "Ülke yasalarına uygun olarak kurulmuş ve onanmış bir parti için bu tür yaklaşımın bir hukukçudan gelmesi çok garip... gerekli kırtasiye belgelerini liste halinde yazarak Ber’e verdi. hatta tecavüz edenleri engelle-meleri. bildiği şeylerin kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde Tar ve grubu tarafından yine de onaylanmasıydı."dedi. bu soruya bozuldum işte.. Bunların Tar. değerlerinden taviz vermeden demokratik kurallar çerçevesinde bir arada büyüyerek. ikna edilmesi gerekiyordu.. "Yılların politikacısıyız ve iyi koku alırız. Kalıp cümleyi bulamamıştı. yüklü bir para verilmiş kendisine. marksistler. Buna rağmen hala bazı kuşkuları vardı. Gururu.." dedi. merkeze temsilci gönderebilmesi düzeyine ulaşması halinde toplumun ve bireyin çıkarları olabilecekti. Bireysel gücün değeri yoktu Tek değneğin kolaylıkla kırıldığı halde birçok değnekten oluşan demetin kırılamadığı örneği anımsıyordu. kabul etmeseler de saygı göstermeleri." dedikten sonra devamında tereddüt etti. Tar ve beraberindekiler "Artık ne diyeceksen de!" türünden oluşan düşüncelerini kendi gözlerine yansıtmış. Legal-XYZ Partisi’nin il teşkilatı kongresinde onların listesinde il yönetim kurulu üye adayı olarak geçecekti.. aslında evlenmeyi düşünen. ama nazlanan gelin adayının hareketlerini sergiliyordu sanki... XYZ Partisi de belirli bir halk potansiyeli olan trendi yükselebilecek görüntüsü veren bir partiydi. "Bu belgeleri birkaç gün içinde hazır edersen seviniriz. "Sizler beni bu göreve uygun görüyorsanız.. Önemli olan insanların kendileri dışındaki görüş ve düşünceleri. inançları. Ama anlatıldığı gibi partinin ilerlemesi. Bir güçtü ve iyi bir gruptu. Tar. Eliyle çay bardağında kaşık çeviriyormuşçasına bir hareket yaptı... tarafından yok edilmesi. "Đçimizde ateistler. O bu paraya ‘sus payı’ diyor!. "Ber! Teşekkürler. Güven veren bir bakış fırlattı. "Yanıtımda olumsuz olmayacak.." "Nasıl yani?." diyerek açıklama istedi Tar. Bu oluşum kaybetmekte olduğu çevrenin yerini alabilirdi.. Bilgisayar satış mağazası açıyor. "Eylem ve düşüncenin ifade biçimi ülke yasalarına bir aykırılık oluşturacak mı.." Temsilcilerin yüzleri aydınlandı.. Đlerde oluşabilecek sorunlarda "Biz bunu konuşmuştuk.. Đçselindeki baskın ses 'Teklifi kabullenmelisin" doğrultusunda oluştu. Ona yakın bir cümle kurgusu sundu. "Bu sizin partiye ve üyelerine problem yaşatabilir mi?" Tar.. sorulacak soruya önceden hazırlanmış bir öğrenci gibiydi..... Ayrıca Maf''dan kopuşu nedeniyle onun çevresi de yavaş yavaş kendisinden uzaklaşıyordu." Ber. "Tar! Biliyorsun benim kendime özgü düşüncelerim var.." Ber. Görüşleri içselindeki doğrularla çatışmıyordu.. anın önemine uygun şekilde konuşarak gerçekleştirdi. yeniden güvence istedi. Bazı yanlışların düzeltilmesine vasıta olunabilecekti." dedi. onlara yalakalık yaparak tekrar içlerine girmesine engeldi. Đnsan hakları konusunda duyarlı olmaları... hoşgörülü olmaları ve asgari müştereklerde birleşebilmeleri." Bu soruyu Mıha yanıtladı.

Gözleri hafiften nemlenmişti. işçileri Başkanlarına karşı olumsuz yönlendirme anlamına gelecekti. Mar kentinden geliyor. "Sen de öylesin. "Onun Maf’tan ayrılmasında benimde payım oldu." Ber... O. Yol yordam *** . son aylarda tüm uğraşını mesleğine ve partideki görevine veriyordu. sıkılgan tavırlar gösteriyordu. sorununda yardımcı olmam için bana gönderdi. yargı binasındaki duruşmalarını bitirip ofisine vardığında." diyerek sözü işaret ettiği genç adama bıraktı. Ben de. "Solkol seni çok sever. "Bu arkadaş. öğle üzeriydi. Đyi bir dostluk oluşmuştu aralarında. Selamlaştıktan sonra kendilerine biraz daha beklemelerini rica ederek lavaboya gitti.. Bir işyerinden topluca çıkartılmış seksene yakın işçinin haklarını elde etmek için bir aydır dava masrafı bekliyordu. sendikaya üye işçilerin aylıklarından kesilen ve yine onlar için harcanması gereken aidatlardı. Daire sahibi olmak için yazıldığı kooperatife de her ay ödemesi gereken yüklü aidat borçları vardı. Genç adamı işaret ederek. sekreteri Secret'e sendika başkanı Soys'u bir kez daha aramasını rica etti. sözleşmede belirtilen aylık ücreti gününden önce ödeniyordu. ülkenin resmi dilini çat pat konuşabiliyordu. Ber. Tar. Hatta bir keresinde birlikte gittikleri bir otelde Soys kendisine nataşa ikramında dahi bulunmuştu." dedi.. önceki avukatın akıbetine benzeşmesini sağlayacaktı. Yaşlı erkek ve kadını işaret ederek. Günlerdir not bırakılmasına rağmen kendisini bir türlü aramayan Soys'a çok kızgındı. parti bağlantısı nedeniyle oluşan yeni çevresine ait insanların büroya gelip gitmesinden dolayı başını pek kaldıramıyordu. Bu onun da hoşuna gidiyordu. 21 Ber. Salona geri döndüğünde yaşlı adamın sessizce ağladığını fark etti. Yerinde yine yoktu. Đşçilerden bazıları yanına gelmiş.. Arabasını yenileyip büro satın aldıktan sonra elinde pek nakit para kalmamıştı. Beni avukatlıktan azletmesi nedeniyle Maf'la bayağı tartışmıştı. Ber. Olanları kendisi anlatsa daha iyi olur. Oluşan yönetim kurulu ilk toplantısında il sekreteri yani ikinci başkan seçilmişti. Genç adam. yüzünü yıkadı ve kuruladı. Bir çok kez yemeğe çıkmışlardı. Ofiste Tar ile biri yaşlı iki erkek ve bir kadının kendisini beklemekte olduğunu gördü. Sonradan bu harcamaların işçi sendikasının başkaca yasal harcama kalemlerinin bulunduğu faturaya eklendiğini öğrenince daha fazla tahammül edememiş. Ber'in tazelensin teklifini kibarca ret eden ziyaretçiler Ber’in ofisinden sevinçle ayrıldılar. Nedenini sordu. Belki de bu durum dikkatinin dağılmasını sağlıyor ve kendisiyle daha az beraber olabiliyordu.. senin bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüştüm. halen dava açmadığını öğrenince kendisine sinirlenmişlerdi. Bu da kendi akıbetinin. Legal-XYZ Partisinin Ad kenti ilçe teşkilatı kongresinde kendi adının da içinde bulunduğu liste büyük çoğunlukla delegeler tarafından kabul görmüş ve on bir kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olmuştu."diyerek pekiştirdi Tar'ın anlatımını. O benim yüzümden Ad kenti ikinci etkin insanı olmaktan ayrıldı. yemek ve eğlence davetlerini geri çevirmeye başlamıştı. Đki elinin avuçlarını yüzünü yıkıyormuşçasına alnının üzerinden çenesine kadar indirdi." Bu arada gelen çaylar içilmişti."dedi.. Hatta son üç ay hariç.. iki gün önce bunların bir olayı nedeniyle Ad Kentine gelmek zorunda kaldım. Bu anlatım. "Bir yıl öncesine kadar Mar kentinde aynı evde birlikte kalıyorduk. "Mar kentinde bulunan samimi bir arkadaşım. Para kaynaklarından birini de kurutmanın anlamı yoktu. Azda olsa kalan eski müşterileri dışında. Ber’in de onun dilini tam olarak konuşabildiği söylenemezdi. sen de Maf'ın avukatlığından oldun."Gerçek bir dost. Bunu bilen Tar devreye girdi. Buraya göç etmek zorunda kaldılar. Yüzü daha fazla allaşmıştı. "Bunlar abim ve yengem!" dedi.. Rahatlamak için elini. Onlara Soys'un bu konuda pasif kaldığını iletmek istememişti.. Sonuçta harcanan para. Daha sonra yönetimin bazı baskılarına benim kadar dayanıklı çıkamadılar.

yaşlılık... "Maf’ın. mahcup. Maf'ın tepkisi sert oldu. Maf’ı çaresiz arayacaktı ve Secret'e bu yönde direktif verdi. "Peki problem nedir?" diye sordu.. "Her şeye burnunu sokma!.." Karşı tepkiyi beklemeden telefonu Ber’in yüzüne kapattı. diye düşündü. "Sizi daha fazla rahatsız etmeyelim... Maf'la arasındaki bağlantının koptuğunu bilmesine rağmen böyle bir teklifte bulunulması için onlara rehberlik etmesine bir anlam verememişti. geliş amaçlarını şimdi daha iyi anlıyordu. O." Bulunanların hepsi en az genç adam kadar ısrarcı olduklarını bakışlarıyla gösterdiler.." Ber." ifadeleriyle özür diledi. böyle şeylerle uğraşmadığını biliyorum.. Ortama uyan hüzün dolu bir sesle sordu..." Genç adamın sesi ağlamaklı bir hal almıştı.. Bunlar çete mi oluyorlar nedir. Kusurumuza bakmayın. kendisini nispeten toparlamıştı. Abimin tuttuğu avukatın gerekli başvuruyu yapması üzerine kızla. Kızı kaçıran şahsı tanıyorsa bu konuda gerekli uyarıyı yapması konusunda ricada bulundu. Ber'in yüzünde oluşan mor rengin sorumlusunun kendileri olduğu bilinciyle."dedi genç adam." "Yine de onu aramanız da bir mahzur yoksa. Sizi zor durumda bırakmak istemezdik. Onla geçmişte iyi bir bağlantı kurduğunuzu öğrendik. "Avukatınız zaten var. Maf’ın fuhuş özel sektörüyle ilgilendiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu söyledi.. kalabalık gelmişler. heyecanlı ve sinirli bir üslup sunuyordu.. Benden nasıl bir yardımda bulunmamı istiyorsunuz?." Ber. Bunun sonucunda iki gün önce Ad kentinin bir ilçesinde randevu evine yeğenim satılacakken ele geçirmişler ve bugün güvenlik.. "Bu abim ve yengemden olma On üç yaşındaki yeğenim." Genç adam. Binadan çıkışta yeğenimi tekrar kaçırmışlar." dedi. yeniden yargıya çıkaracak." Genç adam öksürdü. diyerek ısrar ettiler. Ama seçtiği meslek iyi haber azınlıklı alandaydı. Ber'in gözlerine dikerek devam etti. Çok garip. Tar....." dedikten sonra ayağa kalktı genç adam.. Genç adam." dedikten sonra oluşacak tepkiyi gözlemleme amacıyla gözlerini. Ayrıca Maf’ın bu tür utanç verici olaylarla uğraşmadığını biliyordu. Đsteği yalvarmaya dönüşmüştü. "Konuya gelseniz. Yeniden aynı avukat aracılığıyla şikayet edilmiş... kendi kendine. komşu çocukları olan otuz dört yaşındaki biri tarafından kandırılarak geçen ay kaçırılmıştı. Ona göre. kaçıran adam Kent güvenliği tarafından yakalanıp yargıya sevk edilmişti." Üzücü anlatılar ruhsal kişiliğini olumsuz etkilerdi. dil problemleri. On üç yaşında kızı kaçırmanın cezası en az on yıl iken devlet avukatının tutuklama istemiyle nöbetçi sorgulama yargıcına göndermeden derhal salıverilmesi olayını karşılaştırdı. "Ona bir zarar vermişler mi?. . Hatta bu tür olaylarda devreye bile gireceğini sanmıyordu.. Hem benim onla eskisi gibi aram sıcak değil. sabırsız bekleyişlerdeydi.bilmemeleri.. Devlet avukatı. Sanki Ber'in beyninin içinden geçenleri okuyordu.. "Senin Maf'la bağlantıya geçip. Đlgilenen avukatları olduğuna göre kendisinden istenen neydi?. cahillik nedeniyle başlarındaki sıkıntıyı hala atamadılar.. Taş çatlasa en fazla bir ay ceza alacağı ilgili yasa maddesinde yazılı ‘sözle sarkıntılık’ suçundan iki aydır tutuklu müşterisini anımsadı. masa üzerindeki Sodgom Ceza Yasası kitabına bakışlarını sabit-leyerek sordu. "Sınırı aşıyorsun avukat!.. yer altı işleriyle uğraşan biri varmış... Salondakiler Ber’in mosmor olan yüzünden konuşmanın olumlu olmadığı. ricada bulunmayacağını kendilerine belirttim... Olay gerçekten iğrençti ve bu tür durumlarda pasif kalmak nedeniyle oluşacak vicdani sıkıntıyı kaldırabilecek gücü de yoktu Ber’in. Bağlanan telefonda Maf'la resmi ağızdan karşılıklı selamlaşmalarından sonra olayı ona kısaca özetledi. "Bizim avukatın dediğine göre kızlık zarının yırtıldığına dair doktor raporu önceki dosyasında bile varmış. "Vay be!" dedi." Genç adama dönerek.. yeğenimi kaçıranın tutuklanmasına engel olmuş.. "Sizler yanlış bilgi almış olmalısınız. Yeğenim babasına bina içinde teslim edildi. Benim bu konuda yapabileceğim ne olabilir?." Ber. Tar'da bu yönde beni bilgilendirmişti.. "Bu kaçıran adamın ve grubunun dayandığı. Tar'da bunu size belirtmiş. "Buna rağmen bir konuşalım." "Evet!. hatta sert geçtiği anlamını çıkarmışlardı bile.. Yanlış anlaşılmayı önlemeliydi. "Maf isimli adam devreye girmiş. adamı tutuklattıracağına serbest bıraktı. Ber. benim en iyi adamlarımdan biridir... Bu yüzden kötü haberlerden uzak kalmaya özel gayret gösterirdi. kaçıran kişi bayağı etkin olmalı galiba. Maalesef. Tar'a içselinde serzenişte bulundu." dedi bağırarak. "Namus meselesi olmasaydı bu kadar ısrarcı olmazdık.." dedi. "Ber bey!. Vakit geliyor. güvendiği Maf isimli. Đzninizle. Kızlığını almışlar mı?. biz de kendimize göre hazırlık yapacağız..

Tekrarı engellemek için olayı."dedi. Ama yanlış bir şey yapmayalım diyerek bir hukukçunun kalabalığa önderlik etmesi isteğimiz vardı. Tar’ın partiden getirtmiş olduğu kalabalık ufak gruplar halinde binanın belirgin köşelerinde açıkta mevzilenmişcesine etrafı gözetliyorlar ve kendi aralarında konuşuyorlardı. . Bunu sana açma-yacaktım. Bilinmezlik onları rahatsız ediyordu.. 16. "Canını sıkma!. Ber'in yorulmasına fırsat vermedi."O kısmı ben ve arkadaşlarım halledecek. Ber.." dedi. "Hiç merak etmeyin!. Ber.." dedikten sonra yargı binası ana giriş kapısına yöneldi. Buz gibi bir sesle. "Đş başa düştü. Onun ne diyeceğini tahmin etti.." dedi. Hava nemli ve yüksek sıcaklıkta. Ber. Sürekli kötü haberi seslendiren kendisi olmamalıydı. ‘üzerine düşebilecek ne varsa yapmaya hazır olduğunu." dedi. o esnada odada bulunan üç kişinin yüz renklerinin açılmasına yardımcı olmuştu." dedi.. Avukat psikolojisinde mesleki sorumluluk yerine getirilse de sonuçsuz kalması rahatsızlık vericiydi. havadan sudan konuşmalardan sonra olaydan söz etti Ber.. "Yasal olarak gerekeni ben yaptım ve yapacağım. Secret'e aramasını." dedi.. kızı kaçıran adam ile kaçırılan kızı yargı binasına getirmesine çok az bir zaman kalmıştı.. Siz kendiliğinizden karar verdiniz. "Galiba. AvMah'ı rahatlatmak istiyordu. onlar bizden kalabalık gelmişler!. Tar. kızın babasının tutmuş olduğu sivil avukatın ismini sordu." dedi Tar’a.." Ber. Giriş selamlaşmaları. diğerlerine de kalkmaları için işaret ederek Ber’le selamlaşıp ayrıldılar. Ber. Başına bir şey gelmesinden korkuluyordu. AvMah. Kursevinden çıkış günü yaptıkları telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alamayan anne ve babası merak içindeydiler. Teşekkür ediyorum.’ bildirdi. Yargı binasının önü. "Kanımca yirmi beş bilemedin otuz kişi civarında olması yeterli. "Buraya gelmeden önce partideki arkadaşlara durumu açtık. "Orada buluşuruz. yargı binasının önünde bekleşiyorlardı. Sanık devlet avukatının odasına alınmış olabilir.. "Arkadaşlar büyük çoğunlukla orada olacaklar. HasHüsBab en az iki günde bir arıyordu.Ber.. En azından Kursevin'de kaldığı sürece başına bir şey gelse de bundan haberdar olabileceklerdi. Tar. "Đçeri girelim. kız babasına teslim edildikten sonra tekrar kaçırılma olasılığı yüksek. yargı binasında avukat olarak bulunmayacaktı." Tar. kendisine bağlamadan hala yeni bir bilgi alamadığını belirtmesini rica etti. başını kaldırdı. telefon açacak ve aynı olumsuz yanıtı verecekti.. Secret'e telefon bağlantısı yapmasını rica etti.. Anne babası güvenlik tarafından yakalanmasından dahi memnunluk duyacaklardı. halihazır yanında bulunanlardan ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti. Bu kez. Gözlerini genç adama dikti. Faili meçhul bir cinayete maruz kalma olasılığını güçleniyordu kendilerinde. "Bir saat sonra yargı binasının önünde olacağız. Kızın babasına dönerek. Ber ve kaçırılan kızın amcası ve babası ile avukatı AvMah. Kargaşa çıkarıp kaçırdılar geçen defa. Biz de orada olacağız ve bu kez kızı kaçıramayacaklar!" Bu sözler. Yine Tut-Bırakma Kursevinden firar eden Has'ı soracaktı. Avukatları AvMah'tı.. Tanıdığıydı.. Yer. daha kalabalık gelmelerini engelleyen Ber’e bakarak.." Lütfen oturun!" dedi.. Az sayıda bireylerden oluşan çok sayıda gruplar tanımadıkları kişi ve gruplarla karşılıklı ters bakışlarda. beklenen duruşu gerçekleştirmenin verdiği gururla derinden soluk alıp verdi.... Ber.00 civarı. Güvenlik Merkezi’nin. Bu anlatım bir başka avukata gereksinim olmadığı anlamını taşıyordu. "Ama yine adam serbest bırakılıp. Arayan HasHüsBab'dı. avukatla olan telefon görüşmesini bitirdikten sonra Tar’a yöneldi. Tar. AvMah'ın ve kızın babasının kendisini takip ettiğinden emindi. yirmi beş-otuzdan fazla sayıda kişi getirilmemesi yönündeki isteminden pişmanlık duyduğunu belli etmemeye çalışarak." Ber. Neye mal olursa olsun gereğini yapacağız. Hava gergin. Secret'e az önce telefonu çaldıranın kim olduğunu sordu. Güvenlik Merkezi'de peşinde olmasına rağmen hala onun izine rastlayamamışlardı. *** Saat. Bir gün olumlu yanıt vererek onların sevinç çığlıklarını duymayı çok isterdi. "Fazla kalabalık güvenliğin dikkatini çekebilir. Güneş kara bulutların arkasında gizlenerek varlığını hissettiriyordu." AvMah’ın alanı dışında kalan ve kendi üzerine düşen kısmı artık biliyordu. saatine baktı. Maf'ın devre dışı kalmaya-cağını da tahmin etmiştik. Organizasyon kendisindeydi ve gereğini söylemeliydi." Tar.

Bir filozofun söylediğinin aksine. çevresindeki kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu. Bir an Tar’ın yanında olduğunu. kullanıma hazır vaziyette koydu.. Suçlu yine serbest bırakılmıştı. kızı kaçıran. Nöbetçi devlet avukatı KızKaçSal’ın oda kapısına yakın solundaki bankta. zamanı yoktu. her ihtimale karşı yargı güvenliğinden olan tanıdık bir görevliye "Durumun nazik olduğunu.. Bu sıkışta. Đkinci kata çıkıldı. Salladı. Yargı binasının içi mesai bitimi olması nedeniyle sessizdi. çizdi. anlaşılır ve ikna edici bir yanıt bulmalıydı.. parçalanmalardan dolayı bedeninin açık yerleri. "Kızınızın kolunu bırakmayın!" Kız ile onu kolundan sıkıca kavramış babası.. ‘akan nehirde ikinci kez yıkanılıyordu. Ana kapıdan dışarı çıktıklarında bir anda çevreyi inleten bağırmalar duyuldu. başını Ber'e doğru çevirerek sakin bir sesle.. Uzun uzadıya kim olduklarını anlatacak zaman yoktu. başına gelen ilk yumruk darbesiyle sendeledi. Ber. Görevli "Akşam mesaisinde üç kişi olduklarını. kız tarafından dişlenmesi sonlandırdı.." uygun bir üslupla anlattı." diye sordu... etrafının kendi yandaşlarıyla çevrildiğini gördüğünde bayağı rahatlamıştı. bize güven!" diye bağırdı Ber. gözlüğünü yere attı.. "Babandan korkma!. Tetikte kalmaları gerektiğini. Ber." diyordu nefes nefese.. kızın elini bırakmak zorunda kalmamıştı. Kız yine babaya teslim edilmişti... kolundan sıkıca kavramayı başardı... elinden almaya çalışan ilk kolu. Suçlunun içeri alınmasıyla çıkışı bir oldu." diye tekrarlı bağırmalarla kızın kendisine gelmesini sağlamaya çabalıyordu. Ber. Gözden kaybolması anına kadar arabayı izlediler." diye bağırıyordu. Yargı binasının önünde önceden hazır edilen arabaya bindirdiler. Yere kapaklanmasına ramak kalmıştı. öz." Kız sakinleşmişti. "Bize güven!." belirtti. bu kez omuzlarından yakaladı ve sıktı. Kızı kaçıran kişiyi geçen defa serbest bırakan devlet avukatı... Arada yediği darbeler bedensel acı hissettirmiyordu ona.Ber. kıza bir kaç tokat attı. bırakamıyordu. Senaryo aynıydı. Ama bir şekilde güven vermeliydi. çekiştirilme ve yırtılma sonucu birbirine karışmış. tüm gücüyle koşarak kızı yakalamayı. Kız. Đki grup arasında gerçekleşen kavgalar yer yer devam ediyordu... Biz varız!... AvMah ve Ber olmak üzere hep birlikte merdivenlerden inmeye başladılar.. bugünde nöbetçiydi. tecavüz eden. bize bırak! Tamam!. Bu düşüncesini elinin... Onu. ama. en azından seni kaçıranlardan daha iyiyiz. Ber. Olaylar olabileceğini. Salladı.. bu tepkiyi beklemiyordu. Bıraktığında kızın tekrar kaçırılacağı koşullanmışlığı içindeydi. Yere düşürmeyecek yoğunlukta bir tokat attı. "Siz kimsiniz?. elindeki bıçağı rast gele havada sallayarak. tekrar kaçıran ve daha sonra satmaya çalışırken güvenlik görevlilerince yakalanan KızSat ve onun yanında kaçırılan çelimsiz kız ile iki güvenlik görevlisi vardı. Boşta kalan eliyle iç cebinde açık durumda bulunan bıçağını çıkarıp kıza elini uzatan.. Ber. Yaralanan şahıs can havliyle acılı bağırtıyla. Gevşeyen elinden kurtulup bir ceylan gibi sekerek kaçan kızın peşinden yıldırım hızıyla atak yaptı.. dişlenen kolunun verdiği acının da payı büyüktü. Gözlerinden dökülen yaşlar bunun işaretleriydi. .. "Sakin ol!. yer uygun değildi...... Aniden baba ile kız arasında da bir didişme yaşandı. Ber. Ağrıtmayan. tipinden ne olduğu konusunda net izlenim veren... ama yargı koridorunda yankı bulacak yükseklikte ses çıkartan bir tokattı.. Kısa. O seni cezalandırmayacak!. Bu akşamki nöbetçi devlet avukat’ının ismini. makam odasının kapısındaki görevliden sordu. Tar. az önceki uyarısını kızın babasına yineledi. Tar ve arkadaşları kızı.. sürekli üzerinde taşıdığı açma-kapamalı bıçağını gizlice açıp ceketinin iç üst cebine. Ber’den zorla aldılar. kapalı yerlerinden daha çok alana sahip olmuştu. Ber. Çelimsiz olmasına rağmen onu zaptetmekte zorlanıyordu. Onun yüzünü kendisine doğru çevirdi.. sorun çıkarsa merkeze haber verip destek isteyebileceklerini. "Tamam!. Güvenlik taşıtlarının gittikçe yaklaştığı kulağa gelen siren seslerinden anlaşılıyordu. Ber.’ Ber. Kızı. Tamam!. Kendini toparladı. Dirseklerinden koparacakmışçasına çektiği kızın kolunu bırakmamıştı. Daha sonra kız ve babası makam odasına alındı. Elinde duyduğu acı beynini ağrıtmıştı.. Baba. bırakmıyor. "Bizler... arada gözleriyle çevreyi tarıyordu. Babasının ellerinden kurtulan kız kaçmaya başladı. Ceket ve gömleği.

Tar. Kızın amcası. Ad kentinde bırakmayacağım..." teklifini Tar olumsuzladı. sordu. Ama partililerden oluşan kalabalığın yeterli olacağını söyleyip vazgeçirdim. kızın amcası." diyerek merakının giderilmesini istedi. dağılabilir. Bedenin biraz soluklansın. hızlı adımlarla birahaneyi terk etti. Aksine düşüncenin genelleşmesi halinde bu durumun kaosa yol açacağını sunmalıydı. kapıya yakın oturan bir kişiye elle işaret ederek yanına gelmesini sağladı. Tar ve Ber'e sarılarak vedalaştı.. kızgınlığını belli ederek. Solkol'a olayı ben anlattım.. anlatımda gördüğü eksiği. "Haydi arkadaşlar dağılalım! Güvenlik ekipleri geliyor! "diye bağırdı. Hatayı. Solkol.. Olaylardan senin haberin nasıl oldu?." diye sordu.. Bunları söylemekten caydı.. Solkol. "Maf." diyerek yanıtladı. bakışları. "Kim?. "Solkol!.. Gelen kişinin kulağına bir şeyler fısıldadı. "Hava sıcak!." diyerek yanıtladı. "Đlahi adalet gerçekleşecek. "Bu halimle mi?" diye sordu. En köşedeki masaya kuruldular." Her ikisi de birahaneye adım atıncaya kadar bu söze dakikalarca güldüler. kendi yanıma alacağım.. Solkol'un. Olay büyüseydi." "Bu kez iş farklıydı." dedi.." Solkol'a ters bakarak.. " Bu sırada Yargı binasından iyice uzaklaşmışlardı. olay yerine adamlarını gönderseydi.. Solkol'da biraz önce burada gördüğün adamlarıyla ona ininde baskın yapacaktı. geleneksel cezalandırılma yöntemlerinin gemişte kaldığından.. Tar ile Ber yalnız kalmışlardı. dayım gile götürdüler. Kulağına fısıldanan." diye.." belirtmeliydi. Oturanlar. Ber bir hukukçu olarak yürürlükteki yasalardan söz etmesi gerektiğini düşündü. Ber. Yoksa hala sözümün eriyim. Daha farklı bir anlatımda bulundu. üzerindeki yırtılmış giysilerini göstererek. Karşılığında alacağı yanıtı ve o yanıtın altında kalacağını tahmin edebiliyordu. Hep birlikte güldüler. Kızın amcasını bir şekilde kararından vazgeçirmeliydi. Onu. "Merak etmeyin. Sodgom ülkesinin yasalarının. "Yargı Binasının önüne kendisi de adam yığacaktı. "Tar. "Đlahi adalet elbet bir gün tecelli edecek!" dedi. Tar ve kızın amcası olmak üzere üçü birlikte hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşırlarken." Solkol. Üstüne vazifede değildi." Gelen biradan bir yudum çekerek devam etti. Tar ile Ber’e saygı anlamında ayağa kalktılar. Ber. gerilmiş yüzü söylediğini yapacak bir duruş sunuyordu. Bu sözlere gülünmesi gerekiyordu. "Kim olacak. yargı görevlileri tarafından gerektiği şekilde uygulanacağını ve adaletin tecelli edeceğini. söyledi. Ber. "Buraya beyler!. karşı grup taranacaktı. Solkol. karşı çıkacaktım. "Benim bunlardan neden haberim olmadı?." .... "Bizi Sak Birahanesinde bekleyen var.. "Hani. bizim yasalarımıza göre cezası çok yakında kesilecek." "Burada bulunanlar senin adamların mıydı?" Tar. araya girerek:"Evet!... Ber. "Yeğenimi. Ber. Tar. Hiç merak etmeyin." diye ekledi. Ama.." dedi.." diyerek tamamladı. Ses tonu. bir şekilde yargıdan kurtuldu." dedi.. hatasız gösterme cambazlığına gerek yoktu. Ber'in "Büroma gidelim. "Đlahi adalet gereği için beni görevlendirdi. "Arkadaşlar!.siniz!" seslenişi üzerine birahane nerdeyse tamamen boşaldı. Solkol Maf'la gerektiği şekilde konuşmuştu. "Solkol senin bilmeni istemedi. Aydınlanan birahanede ayakta bile yer bulunamayacak kadar büyük bir kalabalıkla karşılaştılar. bu işleri aylardır bırakmıştın. Tar.. Ber'in sarkan gömlek kolunu çekerek koparırken.. "Gömlekleri nedense eskisi gibi sağlam yapamıyorlar.. "Yargı binasının yakınlarında da sizler için adam bekletiyordum. kendi yandaşlarına. "Evet! Bilseydim. Tar ile Ber'i sarılarak kutladı. Bilgisayar satış mağazaları zinciri oluşturma dışında bir uğraşın olmayacaktı." "Peki!.. Yasada eylem suç olmasına rağmen devlet avukatı onun yeğenini kaçıranı Sorgu Đlk Yargıcına tutuklama istemiyle göndermeden ve doğru dürüst ifadesini dahi almadan serbest bırakmıştı." diye mırıldanıyordu." Birkaç saniye sonra ışıklar yandı. Teşekkür ederim. Sabitleşen gözlerle "Kızsat. Kızın amcası." dedi. Bu adamlar?." dedi.. Birahanede bulunanları daha net görmek için gözlerini hafif karanlığa alıştırmaya çalışırlarken Solkol'un sesini duydular. "Şahsi intikam almanın.

Ber. bir şekilde etkisiz hale getirilir.. Böyle dışarı çıkamazsın!" diyen Solkol. Tar.. artık " Ber. "Halk temsilcisi olmak istesem de olamayacağımı biliyorum. bunları anımsayarak.. bir gömlek ve bir iç çamaşır takımı vardı." Ber." "Kızın amcası." Tar'ın anlatımındaki özü duyumsayan Ber'in içini korku kapladı. Olsam bile temsil ettiğim seçmenlere yararım olacağına da inanmıyorum.... tepki vermediği takdirde bu yinelemelerin bozuk kaset gibi süreklilik kazanacağını biliyordu. "Yakın geçmişte bana söylediklerini anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?" dedi. Bu asıl güçlerin ise. O kadar paralı hokkabazların arasından sıyrılmam imkansız." Biraz önce Solkol’un kulağına fısıldadığı adam birahanenin kapısında göründü. "Seni Ad kenti halkının merkezdeki temsilcisi olarak görmek istiyoruz. teşekkür ederek üzerini değiştirmek için tezgahın arkasına doğru yöneldi.. "Onların bazıları Maf'ın yanından ayırdığım ve artık yasal işlerle uğraşan insanlar. Đllegal-ABCD Parti’sinin Mar kenti üst düzey görevlilerinden.. el kol hareketleri Balık restoranında karşılıklı konuştuğu gecedeki Artsa figürüne çok yakındı. konularda aynı akıbete uğruyordu. Çantada bir pantolon.." diyerek gülümsedi.. "Gücü var. "Şimdiki söyleminle tamamen çelişmiyor mu?" "Tümü hafızamda. "Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum.. Tar. kendi güçlerine zarar vermeyecek kadar demokratik kurallar içeren yasaların politikacılar tarafından çıkartılmasına izin verdiklerini. sivil avukatlarının bir şekilde engellendiği ve yönlendirildiği. özlenen doğal hukuk kurallarının uygulanabilmesi için sadece hukuk alanında uğraş vermenin yararsız olduğunu o belirtmişti kendisine.. hukukçuların tayin. "Buyur. hangi görüşten olursa olsun halk temsilcisi olarak seçilen onların figüranlığını yapmak zorundadır. Ber." dedi. bir şeyler anımsamaya çalışıyormuş duygusu vererek kaşıdı. bir kısmı ise akrabalarım... masaya yenilenmiş kıyafetlerle geri döndüğünde Solkol ile Tar ıslık çalarak karşıladılar. devlet avukatlarının.Solkol. Olayı duyunca yardıma gelmişlerdi. Aksi halde dışlanır. Konuşmaları yarım kalmıştı. canlanmış karşısında duruyor gibiydi. Đyi niyetli hukukçuların çoğunlukta bulunmasına rağmen Yargı görevlilerinin. Artsa'yla uzun muhabbetleri olmuş ve sonu hüsranla sonuçlanmıştı." "Böyle bir gücü vardıysa bizden neden yardım istedi?" "Hazırlıksız gelmişti ve zaman kısıtlıydı. hatta onların uymak zorunda oldukları yasaların politikacılar tarafından hazırlandığını. Hakkını vererek üçü birlikte midelerine ithal ettiler. Tar’ın yüz ifadesi. "Legal partilere güvenim kalmadı. "Sanırım. olumlu etkileme konusunda kendisine pek güvenemiyordu.. Olması gereken. iyice afallamıştı. Aynı istek içerikli cümlenin kelimelerini değiştirerek ve biraz daha sesini yükselterek yineledi. Yaklaşarak masanın üzerine plastik bir çanta koydu. "Ber! Bunlar sana ait. oralı bile olmamıştı. Tar sanki Artsa'laşmıştı.." Saçını.. Artsa. Yaşamına son veren Artsa'nın açıklamalarıyla aşırı benzerlikler taşıyordu. Kızsat'ı gerçekten cezalandıracak mı?" "Eminim dediğini yapacak."Ses seviyesini alçaltarak. Tar ile Ber'e sorulmadan masaya getirilen piliç tava nefis kokuyordu. azil." Sürekli içilen ve tüketilen bira bardakları sürekli dolularıyla değiştiriliyordu.. Kim ve ne olursa olsun o gücün kurallarına bir şekilde uymak zorunda kalıyor.. sağ olsunlar. Bu nedenle gerçek hukukçunun politikayla da yakın temasta ilgilenmesi gerektiğini Tar. Resmiyette gücü elinde bulunduranlar dahi onları onaylayan makamlardan öteye gidemiyorlar.. aksine davranılması halinde halkın desteğini de bir şekilde elde ederek o iktidarı devirdiklerini... Ber'in şaşkın bakışları altında.. nakil gibi pozisyonlarında iplerin yine onlarda olduğunu ve gerektiğinde politikacıların bu olguları tehdit aracı olarak kullandıklarını. Kıyafetler üzerine uymuştu ve yakışmıştı.. Ber. çantayı Ber'in önüne hafifçe itti...." "Ülkenin görünmeyen güç merkezini duyumsuyorum. yanıtı boşuna bekledi. En son Sodgom Ülkesinde yakında gerçekleştirilecek Erken Genel Seçim konusuna gelinmişti. Tüketilen sadece bira değildi. Hangi partiden. birazda güvenli bulmadı.. "Onlar mı?. Ber... diksiyonu. kendisine ayrıntılarıyla anlatmıştı.. partide görev almasını sağlayan kişi şimdi farklı kanalda konuşuyordu.. En .. kendini yorma!" "O Halde?. Tar'a. Bu ve benzeri konuları bir çok kez ve değişik yönleriyle tartışmışlardı aralarında. Tartışma da galip çıkan hep o olmuştu.." dedi. Ber. Kendisine politikayı sevdiren.. Politik gücün arkasındaki asıl gücün ise sermaye ve bürokrat gibi güçler olduğunu.

." dedi. Solkol." "Kırsala çıkacağım.. "Çok şaşıracaksınız?." "Doğaya mı?.. "Ber!. "Tar gerçekten ne yapmayı düşünüyorsun?." dedi. Artsa ile ilgili Solkol'un merakını.. Aldıklarını masanın üzerine dizdi... başını Solkol’dan yana çevirerek." "O halde hep birlikte gideceğiz. konuşması gerektiğini duyumsamıştı." Ber. bırak beni!" "Bırakmayacaaaağııım!!!" Solkol'da ayağa kalkarak Ber'in tavrını eleştirdi. eski görevinde olsaydı. "Ber! Saçmalama. "Üzerini ara.. gergin bekleyiş sonrası boşaldı." Ber. "Neyi?" diye sordu.. Bu davranışın en az Artsa'yı sevdiğin kadar beni de sevdiğini gösteriyor.. En iyisi dediğini yapmaktı... "Ama güvenilir arkadaşlarımsınız.." Solkol." Tar'ın gözlerinde garip ışıltılar oluştu." "Aynen öyle!" "Sadece tuvalete gitmek için ayağa kalkmıştım. Partinden istifa mı edeceksin?" "Sadece partiden mi?.. "Ber! Seni anladım. "Ne demek istiyorsun?. Tarak.. Ber hareketi yanlış algılamıştı...." dedi.. masa arkadaşlarını şaşırtmaktan mutluluk duyuyor ve bu ortamı çabuk sonlandırmak istemiyordu sanki.. Ad kentini terk edeceğim!. Ber.." dedi.. Kendisini sıkıntıya sokanları uyarır... değil mi?... "Sana yakıştıramadım. bu ışıltılara hoş değildi. "Silah da yok.. silahını al!. Bakışlarıyla ondan yardım dileniyordu.. Solkol.. Pisuarda ihtiyacını gideren Tar’ın işi bitinceye kadar. olayı özetleyerek giderdi.. "Kendini James Bond mu sandın?... acı gülümsemelerdeydi.sevdiği bir arkadaşını daha kaybetmeye yüreği dayanamazdı. Partiden istifa edeceğim!. Açıklama isteyebileceği bir an da değildi.. "Arkadaşın Artsa'nın son eylemini benim de gerçekleştireceğimi sandın. adamı çatlatma!. Yan masaya az önce oturan iki müşteri yerlerinden kalkarak birahaneyi terk ettiler." Ber." Ber'in bir bildiği vardı. "Konuşmayı bırak." dedi. Artsa'nın intiharının seni ne kadar etkilediğini bana anlatmıştın. Đllegal-ABCD Örgütüne katılacağım. sözlerin bitmesine fırsat tanımadan yıldırım hızıyla yerinden fırlayarak yanında dikilen.. uyarıya uygun davranmayanlara karşı tepkisini fiziksel olarak yansıtırdı. "Ber! Kendini dağıtıyorsun. Hoşuma gitti. "Her şeyden istifa edeceğim!" Şaşırma sırası Solkol'daydı. Tar'dan ve Solkol'dan daha sonra ise birahane sahibinden özür dileyecekti. Ber." "Yanlış anladın beni. "Tar! O halde ne yapmayı düşünüyorsun?." diye bağırdı. cüzdan. "Aslında hiç kimseye anlatmamam gerekiyor. Ailemi de babamın yanına.. yumuşak bir sesle. Yaşamayı seviyorum... köye göndereceğim. Size anlatmamda bir sakınca görmüyorum.. Ber onu kaçamak bakışlarla izledi. Çıkan ses.... Tar'a arkasından sıkıca sarılarak." Tar.." "Ya sen?. Pantolonunu. kalem. Solkol.... Kahkahalar atıyordu. Tar." Tar." Tar önde.. "Özür dilemene gerek yok!" "Yine de böyle davranmamalıydım.. Bırak beni altımı ıslatacağım ya!. bardağın un ufak olduğunu bakmayanlara da kanıtlıyordu..." "Neden. burada kalıp mücadele etmiyorsun?. Tar'ın üzerini ayrıntılı şekilde ve Ber'e de gösterircesine aradı. Ber'in kollarını hafiften çekiştirdi. Ses kaydedici cihazda yok.. Ber! Tar'ı bırak da muhabbetin içine daha fazla etme!. "Tarih öğretmenliğinden istifa edeceğim!.. "Buna izin vermeyeceğim!" diyerek bağırdı.. Solkol arkalarında olmak üzere hep birlikte tuvalete yöneldiler.." . kemerinden tutarak düzeltti... Tar. "Evet! Bekliyoruz. başını olabildiğince geriye çevirmeye çalışarak. bu bakışların anlamını tam olarak kavrayamamakla beraber." Tar.. Benden ummadığınız. ayağa kalktı.. not defteri ve anahtarlık dışında bir şey çıkmamıştı. Bağırtının şiddetinden etkilenen garson çocuk servis için eline aldığı dolu bira bardağı beton zemine düşürdü.. Ber yanında.." "Sorun yapma!.. Şimdiye kadar hiç böyle davrandığını görmemişti. Tar'ı çoktan yumruklamıştı... Bu tür gerginlikleri sevmezdi." diye sordu. Endişe dolu gözlerle suskun duran Solkol'a baktı.

kömürleşmiş cesediyle toprak altına gitmeyecekti. Arada birbirlerine hüzünlü yüz ve gözlerle bakarak. yüzlerce düşünceler arasında boğulduğunu hissetti. Ber.. ".madığımızı bilmeni isterim. bazı öğretmenler ve öğrenci velileri de bana karşı tavır aldılar." "Gününü tam bilmiyorum. Satana isimli annesinin yüreği evlat acısından dolayı dağlanmayacaktı.." Solkol. Ber ile Tar'ın diyaloguna araya girerek katıldı. Orada kuralları örgüt merkezi oluşturuyor. gece yarısına kadar kalan bakiye saatlerde içip muhabbet ettiler.." "Sonuçta orada da bir merkez ve merkezin koyduğu kurallar var. uykudayken yanarak ölen otuz beş yaşlarındaki KIZSAT isimli oğlunun kömürleşmiş cesedini görünce sinir krizleri geçirdi. Müdürle..Ad kenti Karmaşa Mahallesindeki bir ev dün akşam geç saatlerde kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce kundaklandı.... onla tanışamayacak. Bir gün bir şekilde diskalifiye edileceğimi sanıyorum.. "Ama gitmeni onayla. "Ne zaman gidiyorsun?.. kaç bakalım!" Solkol.. Ortam bozuk." dedi." Haber. dolayısıyla belkide kırsala çıkma düşüncesi bu kadar erken oluşmayacaktı... geleneksel duygularına öfkelendi... uzandığı kanepeden doğruldu.. Kundaklama olayında.. Ber?" Ber. kaldıracak gücüm de kalmadı. Bu ağırlığı.. kundaklama olayı gerçekleşmeyecek. ." "Bir kaçış yolu bulmuşsun. Đzlediği haber."Seni özleyeceğiz. O cehennem gününden beri izlendiğimi hissediyorum. Kaçırılan kızın amcası bu konuda aracılık yapacak. Kundaklama olayına bir hukukçu ve bir insan olarak üzülürken.. Okulda. Yürürlükte olan Sodgom Ceza Yasası ve Sodgom Ceza Usul Yasası Kızsat için de ilk yakalanmasında uygulanıp. tutuklanması sağlanıp TutBırakma Kursevin’e gönderilmiş olsaydı.... geçenlerde meslek dışı ilgilendiği ve yeniden kaçırılmasını partili arkadaşlarıyla engellemeyi başardığı kızın amcası parmağının olma olasılığı yüksekti. Solkol’u onayladı. Hukuk mantığı.. her zaman için hazır bulunmamı istediler. Soğuk bir bira açtı. Soğutucuya yöneldi. Öyle değil mi... Kızsat'ın. *** *** TV+X Ulusal Televizyon kanalının ana haber bülteninde sunduğu haberi tüm duyularıyla izliyordu. dizginleyemediği geleneksel duyguları haz alıyordu sanki. Kızsat."Burada kuralları belirli merkezler koyuyor. ve kim götürecek seni?. Kızın amcası Mar kentinden gelmeyecek Tar... Đşkencenin izlerini hala bedenimde ve ruhumda taşıyorum." "Her neyse. Ber. başını sallayarak. Aslında neden sadece bu değil. yabancısı olmadığı bir kişiden söz ediyordu. Çıkan yangından kaçarak kurtulan Satana. kendisinde karmaşık duyumsamalar oluşturdu.

Çünkü o güç isteseydi saniyesinde iki tarafa da silah bıraktırabilecekti. "Neyse devam etmeme izin verin.... Kader tayininde iyi niyetli olsun. edebiyata. konuşmalarını sürdürüyorlardı. bu durgunluğa uyumlu notada ötüşlerde. "Diplere indiğimde biraz önce anlattığım her yerde hazır ve nazır.. Onlarca kez yinelemişti bu uyarısını.. müzik piyasasına.. üniversitelere..22 Durgun bir göl." Rutbin. Özellikle bunu önceden fark edip oyunlarında figüran olmak istemeyen veya figü-ranlıktan istifa etmek isteyen grup ve bireyleri. bireylerin.. tam olarak merkezini." uyarısını yeniledi. Bu Sodgom ülkesi vatandaşlarının birbirlerine daha sıkı bağlanmasını da doğuracaktı. farkında olmayan uygun insanları bile.. dedi. Gelişen her olay onların eseri.. Bu organizasyon geleceği tayinde zorlanmamak için bilinçli yandaşları dışında... Kıyısında. Bununla ilgili tüm ayrıntılar sana vereceğim . Arada bildik kuş sesleri....” adlı adam." "Bana organizasyonun ismini. Ormanın kuytuluk bir yerinde derme çatma kalaslardan yapılmış ve cam yerine tahtalarla pencereleri örtük bir kulübe kendi içinde iki erkeği barındırıyordu. dini ve milli cemaat ve örgütlenmelere. bir şekilde yok ettiriyor.. diktatörlüğü veya çok demokratik bir yönetimi dahi destekleyebilecek karmaşık bir yapısı var. tehdit gibi yollarla şahsi menfaatleri için hareket edenlerin olduğu istihbaratınızca da bilinen bir gerçek. Esinti yokluğu mevsim koşullarından kaynaklı. öldürme.. lütfen!.. fakat bir şekilde kendisini maskeleyen organizasyon hakkında bazı ipuçları elde ettim.. kendisine göre aydınlatıcı açıklamalarına kaldığı yerden devam etti. Rutbin’in otomobilinden getirdiği biradan bir yudum daha alıp devam etti." "Bilinen komplo teorilerinden biri... destek veriyor veya yenilerini oluşturuyor. kimlik. Diğerine göre daha sakin görünen. künyesini bildir?. bu kaosun devamına onay vermesi anlamına geliyordu. kötü niyetli olsun istediği her kişiyi ve her nesneyi kullana- biliyor. Bu sürekli tekrarlandı. Hala en üst merkez birime ulaşabilmiş değilim. kıpırdamadan duran. söze girerek. şantaj. diğer sanat ve kültür alanlarına. istediği kişi. Saatlerdir büyük bir dikkat ve özenle dinlemişti onu ve kör noktalar çoktu." "’Buldum’ dedikçe daha üst bir organizasyonun varlığını keşfediyor-dum.. Özelde Birleşik Devlette konuşlanmış büyük gücün bunu gerçekleştirmemesi. bilim alanına. Işıldağın verdiği aydınlığa alışmış gözlerle birbirlerini süzerek." Đyiyön... Gerektiğinde ve işine geldiğinde dinci bir yönetimi. gerektiğinde ülke yönetiminde gerektiğinde o ülkenin içerisindeki kuruluşlara derneklere. silah kaçakçılığı. Yeteri kadar kullandığı grup ve bireylerle işi bittiğinde ise bozuk para gibi harcıyor.. gelenek ve hiç bir değer önemli değil. kişilik ve kurumu bir şekilde etkileyerek kendi yandaşı ve figüranı yapabiliyor. Bu organizasyon. bizlerde kullanıldık. sosyalist bir yönetimi... ırk. iri yapraklı ağaçları barındıran bir orman. Aradaki sorunları her iki tarafı da hoşnut edecek siyasi ve kültürel anlamda birlik ve beraberlik bozuma uğratılmadan çözebilirdi."Şimdiki bilgilerim olmasaydı ve biri bunları bana anlatsaydı bende aynı şekilde karşılık verirdim...Bu karanlık.. Fakat bu değerleri iyi bilen ve kullanabilen bir yapı sunuyorlar. Bu organizasyon için din.. ellerindeki kutularda bulunan ılık biralarını arada yudumlayarak. ". devletlerin hatta dünyanın kaderini tayin ediyor.... bir çok kan döküldü." dedi. toplumların. medyaya. Rutbin isimli şahsa. adam kaçırma.. legal ya da illegal örgütlere. özel sektörlere.. "Asıl konuya gelsen. Savaştığımız illegal örgüt de. "Bu ilişkiler o kadar gelişti ve yayıldı ki kendi çevremde bile bu işe bulaşanlar oldu. bürokrasiye. Ondan bunu istemeye hakkı vardı. politikaya... ülkeler içinde yumuşak karınları kullanıyor. istihbarat merkezine girdirmiş veya oralarda olanları bir şekilde etkilemiş hatta daha ilginci batının en önemli bir ülkesinde geçinen yandaşı bir grubu sosyal demokrat sahte kimliğiyle devletin başına getirtmiş bir organizasyon. Daha önce farkına varamadığım bazı önemli bağlantıları keşfedebilmem bu süreçten sonra başladı. anlatımındaki karanlık noktaları aydınlatmasını istemişti.." "Đşte bütün sıkıntımda bu. puslu ortamda her iki taraftan da uyuşturucu. Güneşin sıcaklığı ağaç altında etkisini nispeten hissettirmiyordu.. Öyle bir organizasyon ki. Rutbin. “Đyiyön." "Hayali bir şeyden söz ediyor ve benim inanmamı bekliyorsun.

. Bunun için gerekli demokratik açılımları sağlayacaktı.. bireylerin kendi ana dillerinde eğitim yapabilme olanağı da dahil büyük güçten ayrık yerel düzenleme raporları hazırlamaya başlamıştı. Artık hiçbir şeye inancım ve güvencim kalmadı. "Örneğin." diye buz gibi bir sesle sordu. propagandaları boşa çıkaracak uygulama ve yasa değişiklikleri için çalışmalar başlattı.. " Đyiyön’ü hava sıcaklığı ve anlatılanlar terletmişti......" "Bu laf!. Susmamayı tercih edenler ise bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor veya öldürülüyorlar.. Bu yerel düzenlemelerle illegal örgütlerin doğuş ve varlık nedenleri sonlandırılacaktı. geleceğe yönelik senaryolarının bir kısmına karşı çıkmıştı..’ diyerek ortamdan salt kendileri için çıkar edinmeye devam ediyorlar. Hatta hiçbir şey yapmayanlar da sanki onların arzusuna uygun davranıyormuş gibi geliyor bana ve bu durum yaşamı ve kendi yaşamımı gözümde anlamsız kılıyor. helikopterle sınırdaki bir ülkeye giderken uyarıldı. aldığımız nefesle...... Yıllardır yaptığım mücadeleler nedeniyle deneyimlerim var. Yeni duruma ve kendi yararlarına uygun bir ortam ve yönetim daha oluşturacaklar. değişik tavır.. "Bazı teşebbüsler oldu. Sadece o değil." "Kimden söz ettiğini biliyorum. iftira atılma korkusuyla içine gömerek yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Đdealist olanlardan bir kısmı." Dibinde kalan son damlaları zorlukla ağzına döken Đyiyön.. Ülke halklarının birlikteliğini gerçekleştirmekti. SEN NĐYE ÖLÜ DEĞĐLSĐN?. bu senaryoların farkına varan yazar ve gazetecilerden bazıları da sonsuza kadar susturuldular. kendisi görünmeyen fakat etkisini hissettiren bir merkez.. oyunu bozmaktı.. Birleşik Devletin Ortadoğu da girişim ve müdahalelerde bulunması sağlanacak.. Her şey ve herkes. Önce sonuç alabilecekleri basit yolları deniyorlar.. Đstediklerini politik yönden elde edemediklerinde ülkemizin de kendi yanlarında taraf olması konusunda önceden oluşturdukları koşullar... Allah’ım bunları düşündükçe bazen çıldıracak gibi oluyorum. Böylece kamuoyunun doğal tepkisel enerjisi bir şekilde tüketilecek.. haksız görünse de sanki bu organizasyonun isteğiyle bundan haberli veya habersiz davrandıklarını son zamanlarda iyiden iyiye duyumsuyorum." "Đşte önceki liderin.le. özellikle yerel işbirlikçilerinden soyguncular mesleğine sahip elit kişilerce en son gerçekleştirecekleri ekonomik kriz nedenleriyle zorlamalar meydana getirecekler. Bu oyunu bozmak isteyen Dış Güvenlikten bir üst düzey görevlisi... farklı düşünce ve amaç taşısa da.. Oluşturacakları onlara uygun zeminde özellikle.. sezgi ve mantığınla düşünürsek. eylem de bulunsa da haklı.." "Seninki temelsiz bir iddia!" "Belgelerde dayanağı var... sıkıntılarla kamuoyunda duyarsızlık. Ayrıca Devlet ve halk içinde kargaşadan yararlananların daha fazla palazlanması önlenmiş de olacaktı.. uyarılarına olumsuz yanıt alınca zehirleyerek onun hayatını sonlandırdı. yaprak kıpırtısıyla fark etmemiz gibi." "Kalp krizinden vefat etmişti." "Bana somut bir şeyler söyle.. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip tahta masaya koydu."Senin bilgi.belgelerde ve rapor-larım da yazılı. bira kutusunu masaya sertçe indirerek. terör mücadelesi bahanesiyle pasifize edilecek. Örnekler çok. Sonradan ortaya çıkarılacak bazı krizler." dedi.. Korunmayı ve gizlenmeyi de iyi biliyorum.. Hatta el altından gazeteciler kanalı ile örgüt lideri ile bağlantı sağladı. toprağı bol olsun... Öldürmek onlar için son çare. Uyarıya olumlu yanıt alan organizasyon onun yaşamını sonlandırmadı. Cinayeti maskeleme.. Bazı ülkelerde bulunan ve genelde önceleri kendilerinden destekli fanatik gruplar.. Onların düzenlemelerini bozmak için yurttaşlık bilinciyle Đllegal-ABCD örgütünün ve yandaşlarının halkı etkilemede kullandıkları söylemleri..... Tıpkı havanın esintisini derimiz. Yine üst düzey bir dış güvenlik görevlisi tatbikat esnasında kepine atış yapılarak uyarıldı. görevi bırakıp bildiklerini öldürülme. "senin dışında bunun farkında olanlar var mı?" "Çok sayıda olmasa da var. "SodGom Ülkesine geçmiş yıllarda başkanlık yapan lider. kendi düzenlemelerine uygun davranmaktan vazgeçip." Masa üzerinde olan içi kağıtlarla dolu klasörleri işaret ederek. Đyiyön." Yanan . farklı bir yapılanmaya gittiğini tespit eden organizasyon.. tepki. Alnında ki teri elinin tersiyle sildikten sonra. Bunlardan idealist olmayanları ‘bana ne.... Organizasyonun uyarısına. "Kabul edelim ki anlattığın özelliklere sahip böyle bir organizasyon var. yakın gelecek için ne tür planları olduğundan söz edebilir misin?" "Dedim ya! Ayrıntılar belgelerimde. uymaması üzerine helikopteri düşürüldü ve kaza süsü verildi. Halkların kendi kültürlerini geliştirme ve yaşatması.. belirsizlik. korku dalgalarının yayılması sağlanacak. onlar tarafından destekli ve onların düzenlemelerine genelde bilerek bazen de bilmeyerek uyarken...... Amaç. Tam tespit edilmemişse de bu organizasyonun yoğun-luklu gücü Birleşik Devlet’te barınıyor." dedi.

Neden bir başkasını değil de beni çağırdın bu sıcak ormana?.... Yaprak hışırtısına benzeyen bir sesti bu. "Kendimi yaşayan bir ölü olarak vasıflandırıyorum ve ölümden korkmuyorum.. çevreyi gözleriyle taradıktan sonra koşar adım kulübeden uzaklaşarak sık ağaçların arasında gözden kayboldu.. Benden haber bekle!." "Sana birşey daha soracağım sakın alınma. Uzun zamandır onlardan haber alamıyordu.. "Benden istediğin başka bir şey var mı?" diye sordu. Düşünceler.. Gözleri kendiliğinden zorlamasız kapanmalardaydı. kuru yaprakları barındıran bir dalın üzerine basıldığında çıkabilecek seslerdendi. Rutbin. yaprak dalları arasından Rutbin’in burnunun ucunu gösterebilecek kadar aydınlatıcı ışık huzmeleri indiriyordu......" Đyiyön.... Bazı arkadaşların elde edip bana ulaştıracağı belgeleri üst raporunu hazırladıktan sonra sana sunacağım. Eşini ve çocuklarını düşündü.... Đyiyön’ün tepkisini beklemeden kapıyı yarısına kadar araladı... *** Rutbin...." dedi........ "...ışıldağa.. Ağırlaşan çuvalı zorlukla kaldırdı.." Đyiyön.. ayağa kalkarak içi belgelerle dolu beş klasörü. Ufak alan boşluğuna serdi.. Ama siz gerçek güvercinleri artık seviyorum galiba.. Sadece yöntemleriniz bana çok saçma geliyordu. Evet. Geçmişte aramızda bayağı sorunlar yaşanmıştı... beynini uyuşturmuştu. Adresi belli hedef olurum. Uykunun ilk kısmı olan tilki uykusu aşamasındaydı. Beş dakika sonra da sen çıkarsın!... Bu ufacık kanatlılarla sabaha kadar mücadele etmem gerekecekti.. Böcek sesleri.. Yanı başında bulunan silahının emniyetini açtı. Kurallara bağlı olmadan çalışmalar yaptığından dolayı sen ve grubunla düşman gibiydik. Önce ben çıkacağım... Gözlerini ve kulaklarını açtı. Senin gerçek anlamda kendi çıkarlarını göz ardı ederek insanlık için katıksız mücadele veren biri olduğunu önceden de biliyordum. "Gereğini yapacağına inanıyorum. Sakın benle bağlantını koparma!... Yine uykuyu yakalayamamıştı.... Olaylar duruluncaya.." "Yanıtını bildiğin bu soruyu sormakla kendini tatmin etmek istiyorsun. yüzükoyun döndü. Üzerine... kulağının az ötesinden gelen sinek sesleri ona ezgisel geliyordu.. Peki şehirde yaşayıp neden koruma istemiyorsun?" "Güldürme beni. sadece önlem. başını olur anlamında salladı.. Đlgi çekici ikinci ses. Özellikle sana ve senin gibi arkadaşları ikna etmeye. diye düşündü. vücuda sürülen sinek kovucu ilaçlardan almışım.. Rutbin’inde yardımıyla çuvalın içine koydu. Civarda bulunan hayvanlar gece gezmelerinde galiba.. gözlerini kırpıştırmadan dikti. Bir sesle irkildi.?!" "Yanlış anlama.. "Đyi ki.." "Teşekkür ediyorum! Güvenine layık olacağım.. sık çalılıkların altına saklamış olduğu yeşil ve kahverengi benekli kampetini aldı. Dolunay ışığı. şimdi... Gözleriyle dal ve yaprakların arasından etrafı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı.. Uyumaya çalışacaktı. .. Boşta kalan elini samimi bir şekilde Rutbin’e uzatarak..... güvenli ortam sağlanıncaya kadar kendisine karşı şantaj aracı olarak kullanılabilecek kişileri bulunamayacakları bir eve gizlenmelerini söylemişti. Yıllarca illegal örgüt ve elemanlarıyla yaptığı geceli gündüzlü silahlı mücadele sürecinde bu tür yaşam biçimiyle barışık hale gelmişti. Tek başıma mücadele edemeyeceğimi biliyorum. Sadece toplumu bu yönde uyarmak için zamana gereksinimim var!. Gövdesi kulübe içinde başı dışarıda duruşuyla. Aslında yabancısı olmadığı bir yaşamdı.. Uzandı.... günlerdir yıkanmamaktan kokan örtüyü çekti." diye düşünerek kendisini tebrik etti.. Kapıya doğru yöneldiğinde Rutbin’in sert elini kolunda hissetti. Bu düşünce kendisini tatmin etmedi. galiba senin ve birkaç arkadaşın dışında pek kimseye güvenmiyorum...

duyumsamadığı bir duyguyu algılıyordu. tüylerini diken diken eden. Peki ya Đyiyön! Bilgi sızdırmış olabilir miydi?. kendisine. Mermilerle birlikte kendisi de tükenmişti. bedeni titriyordu. Korkuyordu. Tüm şarjörlerini ve yelek ceplerinde bulunan mermilerini tüketmişti....yarım saati aşmıştı. Yüzü ateş sıcaklığındaydı. çevreden açılan yaylım ateşleri arasında cesaretle onlara karşılık vermişti. ormanda bulunan serserilere ait olabilirdi... Çıtırtılar baş ağrıtıcı. Düşünceleri engellendi. kendisini ele geçiren etkiyi içselindeki telkinler yok edemiyordu.. Mermi dolu şarjörünü tabancasındaki boşuyla değiştirdi. içini ürperten.. Mevzisinden doğrulmadan. on beş metre öteden bir karartının yavaşça kendi bulunduğu yöne doğru ilerlediğini gördü....... Kendisiyle her yüzleşen karartı. Çıt. Şimdi daha farklı şeyler düşünebiliyordu. Ormanın... Bir çalılığın altında gizlenerek dinlenmeye çalışırken. yapraklarının. Ormanın barındırdığı canlı cansız varlıkların tümünün bileşik çığlıklarıydı sanki.. içinden geçerek kayboluyordu. Ne kadar bastırmak istese de. Yerini nasıl tespit etmişlerdi.... Karartı ile yüzleşti.. Rutbin yerde sürünerek yakınındaki kocaman bir ağacın arkasına geçti. Karartının yanına ulaşmasına beş adımlık mesafe kalmıştı. elinde uzun namlulu silahla birinin yaklaştığını görüyordu... çalılarının. Durmamış ve düşmemişti. içinden geçip kayboldu. Tehlikeye şartlanmışlık nedeniyle nasılda bunları düşünmemişti?... Bu kez bekleyecekti. Şimdi.. Galiba halüsünasyon görüyorum... Şarki mücadelesinde. . “Sonu en çok ölüm! Đlerisi yok! Neden korkuyorsun?.. Kah koşarak. Karartılar üzerinde yine bir etkisi olmamıştı. kuşlarının.. korkunun üzerine gitme düşüncesi kendisini daha çok korkutuyordu. Beynine bir kurşun sıkmak. Çıt!. Yüzleşmek istiyordu. Arkadaşlarının her ikisine güveniyordu. elinde hazır olan tabancayla üst üste ateş açtı. Karartıdan ses çıkmamıştı..” öğretisini anımsadı. damarlarındaki kanı daha kısa aralıklarla beynine pompalayan bir duyguydu.” telkininde bulundu. Terden vıcık vıcık olmuştu. Karartılara doğru rasgele ateşledi.... tüm ağaçlarının.. böceklerinin. normal düzeneğini kaybediyordu. Orman genişti ve önceki alandan bayağı uzaklaşmışken aynı sesleri duyması. kah yürüyerek.. Yeniden karartılar ve sonra daha yenileri. Uzman üstlerinin sürekli tekrarladıkları. Yüz yüze bedensel mücadelelerde gerekli performansı göstermiş ve sağ çıkmıştı.. tüm hücrelerine yayılmıştı.... Karartılar üzerine geliyordu. Karartı.. ses vermediği gibi ilerlemesini de durdurmadı.. diye düşündü.. Bu. Alıp verdiği oksijene doyamıyordu. kalp atışlarını hızlandıran. Karartının yanına. Galiba tehlikeyi ıskalamıştı. Karanlıktaki karartı.. Bu duyguyu engelleyemiyordu. kaçmanın çare olmadığı sonucuna ulaştırmıştı kendisini.” Biraz önce duyduğu seslerin tekrarıydı. Bedenine ve ruhuna usulca sahiplenen. Yaklaşık. Başkaca iş çevirmeye gelen kişiler de olabilirdi. Beyni karıncalanıyor. işin kolaycılığıydı.... Yakın iki arkadaşı ile dün gelen Ajan Đyiyön dışında kimse bu ormanda gizlendiğini bilmiyordu. sıklıkla alıp verdiği soluğu ormanda yankılanıyor gibi geliyordu kendisine. Soluk alıp verme ritmi. Gördüğü siluetler... gözlerini... “Çıt!.. Fakat şimdi.. Birkaç saniye sonra yerden bitercesine bir çok karartının kendi üzerine geldiğini görür gibi oldu.... Kırpıştırdı. Đlk kez dolunaydan bu kadar nefret ediyordu. Đlk kez ve şimdiye kadar tatmadığı. soluğunu tuttu..Elli-altmış adım uzaklıkta bir karartının çevreyi incelediğini fark edince. Ağaçların gövdelerini kullanarak uzaklaşmaya başladı. vahşi hayvanlarının. Balık avlamaktan bıkıp ormanda avlanmaya çıkan balıkçılarda olabilirdi. saçlarının dipleri kaşınıyor. kulak tırmalayıcı seslere dönüştü.. Hiçbir şekilde dışarıdan görünmesi mümkün olmayan bir yerdeydi ve bu kendisine güven veriyordu. bütün çıplaklığıyla KORKU duyumsamalarıydı. "Olduğun yerde dur!. Gözleri fal taşı gibi açıldı. kah etrafı inceleyerek geçirilen süre . Arkasını döndüğünde karartının kendisinden uzaklaşmakta olduğunu fark etti. Rutbin.. korkuyu kaçırır ve tüketir. Ellerinin titremesini önlemeye çalıştı. Korku. Kimsin?" diyerek bağırtılı uyarılarda bulundu. Bu kez çıtırtılar dört bir yandan geliyordu. Bu. “korkunun üzerine gitmek...

Ona bu izni vermemeliydi.. seri hareketinin devamını engelledi. . Sesin geldiği yöne baktı. Olacak yeni felaketlerin habercisiydi bu kırpışlar.. ‘kan ve gözyaşı akıtın!’ emriydi. Ya öl!’ tekerlemesiydi. silahından çıkan iki mermi ile yere serilmişti.. Beklemek. Sağ ayak bileklerinin üzerinde bulunan komando bıçağını kınından ani bir hareketle aldı. uzun boylu.. Her göz kırpışı.. Rutbin için ise umudun ve güvenin. "Đkiyüz!. Emre aykırı hareket edenler. Olanlar kendi ürettiğim korkulardan kaynaklı. Görüşme... ölüm. Bu yargı kendisini rahatlatmıştı. su kaynaklı dalgaları aynen hissederdi."Bana bir diyeceğin yoksa. oluşan dalgalar uzak diyarlardaki denizlere. ölmekti. diye düşündü. tanıdık birine aitti. binlerce benzerine kıyasla en son arıza yapacak nitelikte.... Sanki orada kendisi de bulunmuştu. Zihnini toparlayarak yeniden uykuya daldı. "Burada ne işin var?. derelere... Đkiyüz'ün kahkahaları ormanda çınladı.. siyaha. "Đyiyön anlattığın saçmalıklardan birine söz ederken gizli kulakla dinledim. Çünkü kara ve su birbirinden ayrılması mümkün olmayan ikiliydiler. sabahın işaretiydi. Ber. Beklememeliydi. Cezan... "Ne duruyorsun?. nehirlere..Mermilerinin bitmesinin akabinde karartılar da kaybolmuştu. Ruhsal tedaviye gereksinimim var. Komşu ülke içinde bir görüşme yapacaklar. Bu Đkiyüz’ dü. Yeşile."dedi Đkiyüz.. bitişiğindeki okyanusta dalgalar oluşturuyor. bu kez akıllı psikopat ‘tik’lemelerindeydi. maviye. mavi gözlü. köylerdeki pınarlardan akan suyun yol bulduğu incecik kanallara kadar ulaşıyordu. birden ciddileşti. "Atış taliminde mermilerin tümünü harcadığını unutmana senin adına üzüldüm.. Hatta. Med ve cezir olayları bunun bir örneğiydi.. Bakımdan yeni çıkmış helikopter.. tadını çıkarayım. boyun eğecek biri değildi. devinen. "Bugün yargı ve infaz günün. Sanki rüya değildi.. *** Deniz ufkundan bakan bir çift göz. Elleriyle bedenini yokladı. Đkiyüzün. emrin içeriğindeki sona uğratılırdı. "O kadar kolay değil!" diye bağırdı.. etkileyici ve ürküntü veren gözler. Gözleri kanlandı.. Değişen. Kavuşturmuş olduğu kollarını birbirinden ayırdı. elindeki silahı aniden ona doğrulttu. Şafağın kızıllığı... Tetiğine bastı. Fırlatacağı anda Đkiyüz’ün silahından üst üste çıkan iki kurşunla.. Uzatmana gerek yok... ‘Ya öldür.." dedi. "Atış talimin bitti mi?" Bu ses oluşan yargısını tamamıyla silmişti. Đnfazda kullanılacak sarf malzemesi standartlara uygun olduğu üzerindeki damga ile müseccel iki kurşun. iyi sabahlar dileyerek birbirimizden ayrılalım. Đkiyüz'ün geliş amacını çabucak öğrenme amaçlı bir girişimdi bu.. Sağ elinde tuttuğu silahın namlusunu Rutbin’e doğru yöneltti. bozuk psikozlu bu gençle bir ara aynı bölgede birlikte çalışmalarına rağmen birbirlerine hiç ısınamamışlardı. vur beni!" Dişlerini gıcırdatarak. Gözlerindeki korku.. Ses ve sahibi." Rutbin.. Rutbin.. Hava aydınlık. Bu.. kahverengiye dönüşen. Suçlusun. Sarı saçlı.. "Đzin ver de.." Rutbin. Görüş mesafesi alabildiğince geniş ve rahat. yerini mutluluk hissiyle dolu ölü bakışlara terk etmişti. Her göz kırpış. belki de antlaşma ile sonuçlanacak. gördüğü rüyadan ve uykusundan kan ter içinde uyanmıştı. Kara. Yargılanman tamamlandı." "Sabah gezmesine çıkmıştım!" "Gevezeliği keser misin!" Rutbin. Tüm özellikleri içinde barındıran gözler... yargı ve infazı tanıyacak. Đkiyüz. " dedi. Arkasından gelen bir ses onu irkti. Bakışlar dostane değildi. SodGom Ülkesinde bazı hatırı sayılır makamda bulunanları taşıyor.." diyerek seslendi. elaya. Haklı haksız tüm saldırılarda savunma hakkı kullanabileceği bir eğitimden geçmişti.

Dile geldi. Hem. Kendilerine deli denmesi hoşlarına gitmeyecekti.... Uçak ve helikopterler çeviksel çabuklukla kolileri atarken. Ama bir şeyde birleşiyorlardı. C4 ler. Karşı koydu. Çünkü insani dili yoktu. Yapılan uyarı Üst düzey görevliyi etkilememişti. standart altı sesleri dahi duyabilme yeteneğine sahip olanlarca duydu. Bu kaostan zarar gören. Bazen uyduğu Düzenleme Grubu Raporlarının bu kez yenilir yutulur tarafı yoktu. Bunun da bir mahzuru yoktu. Farenin yok edilmesine gerek yoktu. Onların elinde. Ber.... Olsun. bir mum gibi eritecek beden ‘canının’ ilk harfinden sonra 4 rakamını alan C4 ler vardı. Resmi giyimli olmayanların. Bu kez uymayacaktı. Çünkü her iki tarafta ortak dostlarını düşman olarak görmüyordu.. "Sizle beraberiz. Bu duygularını daha önceki günlerde uyarı ateşiyle sunmuştu. "Düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dosttur. Kemirmeye çalıştığı belgeleri sadece yiyecek olarak görmüştü. Üst düzey görevli olarak görevine. rapora karşı sapma meydana getirecekti. Rutbin'in elde ettiklerine benzer bulguları içeren belgeleri incelemişti.. Pilotun sesi duyuldu. Üst düzey görevliye. yel değirmenleri değil.. Resmi giyimlilerinde anılan dostları gibi helikopter ve uçakları vardı. Gökyüzünden süzülerek inen yiyecek. ölümün kokusunu hissediyordu. en azından ölü ruhlarını saklayan bedenlerini topraklaştıracak.. Konuşmak için gürültülü sese gerek yoktu. helikopterin üzerine düşmekte olduğunu fark etti... Đki ateş ortasındaydı. Onların köklerini kazıyın!" diye anons ediyorlardı. Talimat geldi. her iki tarafın dostuydu." Yetenekli kulaklar duyduklarını başkalarıyla paylaşmak istemediler. Ölümle sonuçlanacak düşüşü hafıza makinesiyle kare kare çekti. Gerekli davranışı gösterdi.. beyni çalışmazdı... "Düşüyoruz!. Senaryo. Uyulması gerekliydi. Biyolojik güç demekti. Şimdi. Yemek önemliydi.... Ortamlarını bozmamalıydılar. Gerçi teknolojide buna izin vermezdi. Resmi grubun karşı cephesinden gelmeyen bir mermi resmi ve üst düzeyde bir görevlinin başına isabet etti. Ayrık düşüncelerdeydiler.. Uzak durulmalıydı. Ayrıca kendi ülkelerindeki hayvan severler derneğiyle uğraşmaya da değmezdi.. Sağ kurtulan. Havada giden bu nesnelerden atılan içi yazı dolu parşömenlerden birini yere düşmeden kaparak okudu Ber. Sodgom ülkesi’nin de aleyhineydi. bu pilotun ünlemli uyarısını doğrulamıştı. kilitlediler. ortadaydı. Resmi giyimli olanlara megafonla. Her iki taraf birbirinin düşmanıydı. Zorlanacağız!. resmi giyimli olmayanların karşılıklı silah atışları arasında bir o yana bir bu yana bakarken. hoşnutsuz ve küskün.. Hafızanın hatıra defterine bir daha açılmamak üzere yazdılar. karşıda ki düşman.. içecek dolu koliler onları sevindirdi." atasözü oluyordu. Havadaki seyir bu amacı taşıyordu.Düzenleme Grubu. insanlara karşı sorumlulukları vardı. Okuma yazması yoktu. Cervantes’in Don Kişot’u deliydi. bir başka tehlikeli alandaydı. Kaçışı seriydi. topluma... tartışmak onların görevi değildi. Resmi giyimlilerle. bir mumcu dükkanının yüzlerce mumunu eritecek kadar güçlüydü. Uçakta ve helikopterde bulunanlardan her iki tarafta ayrı ayrı memnundu.. Düzenleme Grubunun kısmi senaryoları hakkında geniş bilgiler edinmişti. çabuktu.. Ortada bulunan ise en kolay hedefti." bağırtıları devam ettirilmedi. belge valizinde bulunan fareydi. koşması lazımdı. Đyi kötü geçinip gidiyorlardı. "Ortak dostunuz.. "Zahiremiz bitti. Taraf değildi. aslında her ikinizin de düşmanlarıdır.. dostlarının aynı olmasıydı. ruhunu kaybetmek üzereydi. Düşünüp.. Bağırtılarını sonlandırdı. Kaçması. insanları atomlarına ayıracak derecede güçlü düşmanlardı..." Emir dayanağı düşünce bilinmiyordu. içinde bulunanlar. Kulağı. Atasözü. Tap etmesine gerek yoktu. Korktu. Onlar.. bu. . Atasözü konuşuyordu. Sessiz sesle bağırdı. "Çekilin!. Ortak çıkarlarımız soyut kavramına da hiç bir şekilde sokulamazdı.. Kendisini çok uzaklarda ve düşürülen helikopterin yanışını seyrederken buldu." Helikopterin düşüşü.

Suni sakallılar ise doğal parlaklıklarına dönüştü. Kökü kendisindeydi. Onlar. Dinimizde her ne olursa olsun amire itaat farzdır. Hatta ateşli silaha da gerek yoktu. Kendilerinin hedefi kendileri olmuştu. onlardan akan gözyaşlarını sonradan oluşturacakları ortak bir havuza boşaltmak için geçici olarak gözyaşı poşetine gizlediklerini gördü Ber. Enteresan bir durumdu. Dönüşen bu silahlar oyuncak değildi artık.. renksiz ortamımızı bozmaktadır. Bir sakal. Ayrılmayın! Saflarınızı sıklaştırın.. üst düzey başkanının elini yalayarak geçen kurşun. Atılan kağıtlardan bunların yapımı kolaydı.. yeşil kurdele bağlanarak temsilcilik yapılması yasağı getirildi.. "Çağdaş Halk Temsilcileri Meclisinde." sesiyle birlikte yerle yüzleşmişti. onlarda zaten yapmayı başarabiliyorlardı. "Đrticaya geçit yok. dininize ve amirinize isyan etmişlerdir. . sarı gibi bir renktir.. Bir kaçının elinde bulunan ateşli silahtan çıkan mermiler hedefe varamadan kendilerine geri döndü. En iyi renk. yerini tıraşlı yüzlere bırakmıştı. Havada sallanan. Havada salladıkları satırların gücünden doğal sakalları kesildi. kulaklarını ve tüm duyularını o ekrana sabitledi. meclisten ve görevden atıldı. malınızın." "Yeşil de. yeşil kurdele takanların tümünü samimiyetsiz olarak kabul etmekten ve giymelerini yasaklamaktan geçer. Suni sakallılar... ten renklerinden doğal sakallılar oldukları anlaşılan insanlar. doğal sakallıları iyi tanıyorlardı. Çünkü sarf malzeme listesi ekonomikti. haslarını ayak seslerinden dahi tanıyabilirlerdi.. Renklerin serbestliği. satırlara dönüştürdüler. "Saçlarına yeşil kurdele bağlayan bir genç kız daha Ad kenti üniversitesinin kapısından geri çevrildi.. Parmak yaralayan yakalanmıştı. delici silahlar yeterliydi. Daha sonra bir çok el silah sesleri duydu. Sodgom ülkesi.. Birkaç tel saçın önemi yoktu. Yeşil kurdeleli temsilci. ağlayarak dert yandı. Rektör.. Dert edinmedi. savrulan satır ve kılıçlardan uzuvlarının eksilmemesi için kendisini geri çekti.. Ber. Başı dolanmaya başlamıştı. sürekli izlem. Farklı kanallardan farklı haberler sunuluyordu. Ortaçağ savaşımlarında kullanılan kılıç..... biçimlerinden.. Onları sakalsız dahi olsalar tanıyacak kadar samimileşmişlerdi. Varolan potansiyel dini duygular. Bir haber dikkatini çekince seyrine ara verdi. Bir el. pala gibi kesici. parlak yanaklılardan olup da sonradan sakal uzatan insanların yönlendirmesiyle havadan atılan bu kağıtları katlayarak ve bükerek. namusunuzun ve dininizin düşmanlarına kanmayın. kırmızı gibi. Hepsi açıktı. Renklerin tümü yasaklanmalıdır. Özellikle.. Onları oynatmalarının anlamı kalmamıştı. Satır ve kılıçların sallanmasıyla oluşan hava dalgalarından saçları savruldu. Ber aniden beyaz eşya satan bir mağazanın içinde buldu kendisini.. renksiz renktir. Dininizin ipine sımsıkı sarılın. Bir kaç ucuz ateşli silah." Yanından gelen homurdanmalarla irkildi." "Yeşil kurdeleyi.... Hatta ses renkleri de renksizleştirilmelidir.. Kendisiyle birlikte aynı ekranı izleyen kalabalık grubun farkına vardı.. Aldanmışlığın ve aldatılmışlığın yoğunluklu olduğu serzenişler ağlamalarla sürdü bir süre. Siyah sakallı yüzleri.. kılıçlara."Canınızın. gözlem ve duyuşları kafasını karıştırdı. Ekranlara sırasıyla göz gezdirmeye başladı. Sonradan sakal uzatanlar ekonomik anlamda da durumdan memnundular.. Kız çocuğu. Bunun için parasına bahse girebilecek kadar iddialıydılar.." başlıklı bir konuşma yaptı. Doğal sakallılara tanınan oyun süresi bitmişti." Đnancım gereği taktığım yeşil kurdeleyi çıkarmam mümkün değil!" dedi.. Onların. Gözlerini.." Oluşan kalabalıkta bulunan bazı siyah sakallılar. Sakalsız olsalar da. suni sakallılara serzenişlerde bulunuyorlardı. Doğal sakallılar oyundan hoşlanmışlardı. duvara isabet ettikten sonra "tınnnkkk!. Đşin kolaycılığı. Bir bıyık. samimi olarak takanlarla takmayanlar arasında ayırım yapma olanağımız yoktur. Yüzlerce televizyon teşhirdeydi. kağıttan yapılma tabancalardan atılan kurşunlardan eğilerek kendisini sıyırdı. Ber'in açık ekranlardan birinden diğerine kayan. Bırakmak evlerine dönmek istemiyorlardı.

Başkalarına da örnek olmalıydı. Yalınız. Zehirlenme sonucu önceki uyarılara kulak asmayan. Đki derinliği ve iki gizliliği.. Đki elin parmakları kadar olmalıydı.... Đlaçlar güçlüydü.... Düzenleme Grubu’nun. Günahkarlar... Aksi halde. Bunlarda senaryoya uyan şekilde sonuçlandırıldı. Kapanmayan Ber’in gören gözleri ve duyumsamalarıydı.. ‘Yeterliydi.... Maske.. alttaki gerçek günahkarlar gizlenmeliydi.... senaryoları duyumsayarak sapma meydana getiren ve bir zamanlar kendi yandaşları olduğu bilinen üst düzey görevliye gerekli yanıt verilmişti..Onun anlatımları saldırı amacını açıklamıyordu.. Bilenler.. yumuşak bir rapordu.. ‘Örtü için kullanılacak günahkarlar bulunamadığı takdirde. ‘istenmeden .... Raporun içeriği. Atılan bir kurşun yanından geçti ve bir diğer üst düzey görevlinin yanak tüylerini cımbızladı. Binlerce günahı ve o günahları işleyen günahkarların masumiyetini göstermek için on bir kişi yeterlimiydi?.. Rapor.. Öldüremeyen elin yerini. "Ben konuşursam Sodgom ülkesi deprem görmüş gibi sallanır!. üçgenin içine düşecekken kendisini yana atarak kurtardı. Belki de üçgenin ucunda kendisi olacaktı. suda gizlenmeliydi. Darağacında idam edilmeyi canı çekmemişti. Çekildiği yanın. raporlarına uygun hareket ettiğinin farkında değildi. aynı noktaya götürürdü.. Đstenen maskeli balo ortamı kendiliğinden oluşursa değerlendirilmeli. günahkarda gizlenmeliydi bu kez. Alt uygulayıcılar.. Yanıt geldi. günahkarlar affedilmeliydi... bildiklerini bazen kendilerine bile saklamamalıydı.. Üst uçta Rutbin vardı. toprakta. Cezası büyüktü. Yavaş öldüren cinsintendi.. Kitle psikolojisinin negatif enerji ateşi böyle söndürüle bilinirdi. Dikkat çekmeyen. Üzeri kapatılmalıydı. Bunlar unutulmalıydı. Đrili.... Hadi cömertlik bizde kalsın bir tanede yedek olsun!.’ Sodgom ülkesinde günahkar çoktu. Günahlar ve günahkarlar sayısızdı. onun hedefe ateş etmesi gerektiği dışında bir amacı veya bilgisi yoktu. Ber. günahsızlar günahkar gösterilmeliydi. Üstte bir kaç günahkarı gösterip.. Sap Gölü çevresindeki ormanda şablon üçgenini oluşturdu ve her ucuna bir darağacı dikti. Đştahı kapalıydı. bir sabah onaylandı. Günah ve günahkarlar bu kez nicelik ve nitelik olarak sevaplar maskesiyle gizlenemeyecek kadar çok göze çarpıyordu.. Toprak.. öldüren ilaçlar almıştı. Sonuçta bu iki ihtimal. Çünki. numuneler yok edilmeliydi. Ayrıntı gelecek tarihçilere de bırakılmamalıydı. sonucu aldırmışlardı... Su. halkın görünen maskeyle oyalanması sağlanıp. sapıcı olmak istediler. Büyük Şeytan kendi üçgenini oluştururdu. Rapora uygun sonucu ortaya koyamamıştı.. Adam öldürme. kasıtla ilgiliydi. Geçmişlerine uygun davranmalıydı. Alınan kan örnekleri. Durum hassastı.... günahta. Ber. kuvvetliydi ve acı vermiyordu. bir eğitim ve uygulama alanı olduğunu fark etti. yeniden düzenlendi. ateşte. Sapma olmamıştı.... Trafik kazası sonucu adam öldürmenin hukuk literatüründeki karşılığı. Gerçek. ateş. Đzler ve kanıtlar silinmeliydi.. oluşmazsa oluşturulmalıydı.. yüzü saklamak için icat edilmişti. Şimdilik buna gerek yoktu. Aksi davranışta. zehirlenerek ölümü gerçekleştirilen bedensel ağırlığın altında kalmamak için yana çekildi... Amaca uygun maske bulundu. bu.." diyeceklerin sayısı çok az olmalıydı..’ Ziyade adam maskenin delinmesini sağlayabilirdi. Bu kez bir orman ve bir göl görüyordu.... ayrıntılarda gizliydi ve yok edilmeliydi. Bilenlerden bir kaçı bildiklerini saklamayı kabul etmediler. Uyarı gerçekleşmişti. Şeytan. Günahlar. Günahlar gizlenmeli. ufaklı günahlar ve günahkarlar çoktu. oluşmuş üçgen içinde yeni bir üçgen daha oluşacaktı.

.... Onların gözleri hipnotizma etme gücüne sahipti. Bu güzelliği duyduğu ses bozmuştu. Çevresine bakındı. Birden kare alanların önünde uzun ve geniş bedeniyle bir dansöz belirdi. "Gördüklerin yanılsamaydı. Onla birlikte kıvırmaya başladı.. Onlarında kendisine benzemesi gerekiyordu. Arada. Hiçbirinin içinde değildi. müziğin ritmine uygun bedensel kıvırmalar ve kıvrımlar dışında anlık yaşamda hiçbir şey kalmamıştı. Onun söylediği şarkıları tekrarlıyordu. Diline sahip olmalıydı. Dansözün sesi tipi ve bakışları gibi etkileyici ve ikna ediciydi. duyduklarına.. Ama bu kadar gerçek rüyalar görmemişti. Benliğini Dansöz esir almıştı. diye düşündü. sesli düşüncelerinde yoğunlaşmasını devam ettirmesini engelledi biran.. Ber. Toplumda infial meydana getirmeyecek türdendi. bakışlarıyla avını donduran bir yılanın gözleriydi.. -hatta kimsenin bulunmadığı bir yerde bile olsa. Đyi günah işlemek zevkliydi ve iyi kişiliği rahatsız edici değildi. gittikçe dansözün şekline bürünmekte olduğunu duyumsuyordu Bir süre sonra kendisi de gördüğü dansöz gibi bir dansözdü. Ber. Dansöz güzeldi. Onların gözleri. Rüya görüyorum galiba. Toplumun bütünlükçü estetik yapısını bozuyordu... Ülkede kamyon ve otomobil kazaları çok olurdu. Đyi günahlarda yüzmeye başladı. çekiciydi. Unut gördüklerini!... duyumsadıklarına inanamıyordu. açıktı. Bakışlardan verilen sinyal buydu. bu akis sahibine –bazen. Batı ve doğu müziği karışımı oyun havalarıyla hafiften kıvırıyordu. izleyenlere fark ettirmeden elinde oluşan boş kadehe kustu kıvırtmasına ara vermeden onlara ikram etti. Dansözün giydiği kıyafetler. şimdi düşüncelerine devam etmeliydi.. Düşüncen seninle ölüme kadar gidecekse "sorun yok!" diyordu. Üzerinde onun giysisinin aynısının oluştuğunu gördü. çalınan müzik.. Sessiz düşünmeliydi... Az önce kendisine ikram edilip midesine aktardığı sıvıyı.yasaktı. erkekli insanları gördü. Ya biri duyarsa?. Kader böyle imiş dedirtecek çeşittendi. Ufukta kendisini başlangıcından beri izleyen içinde binlerce gözler barındıran bir çift göz düşünceye serbestlik tanımıştı.’ deyişini onlar herkesten daha çok biliyorlardı. Bunlardan birinin daha olması normaldi.. ‘Yerin kulağı vardır. Her şey çok güzel gidiyordu.. Paylaşılmayan düşünce yok hükmündeydi. etrafı bulandıran sapıcılardır. Minyatür alanları kuşbakışı izleyebiliyordu. iyi günahkarlıktı... Şimdi hayat çok daha güzel görünüyordu. Ama. ikramını engelledi. müziğe uygun sözler ağzından çıkıyordu." diyordu.. Bedenini kıvır kıvır döndürürken elinde bulunan içi değişik bir sıvıyla dolu kadehi Ber'e ikram etti. Kötü yasaklara karşı duruş. Sesli düşünme akis yapar. Đçsel yorumlamalara girdi. Ber’in tamamıyla dikkatini çekerek. Dikkat çekiciydi... Kendisi gibi dansöz olmayan az sayıda kızlı. Onlara bakmamalıydı.farklılaşmış haliyle geri dönerdi. .." Daha bir çok sözler sarf ediyordu. Ber. Uygundu. kadehi aldı. Ber etkilenmişti. "Komplo teorilerinin üreticileri..’ Cezası düşüktü... Ber. Ayrık gözlerin kendisinde odaklanmasını sağlayarak kıvırmaya başladı.. Deniz ufkunda bulunan bir çift gözün ve içinde barındırdığı binlerce gözlerin bakışları hiddet doluydu... Şimdiye kadar algılamış olduğu yerler kare kare önünde belirdi. sesli düşünmeye karar verdi. Düşünmek suç değildi... Bunlar ayrık insanlardı..ölüm meydana getirmekti. gördüklerine. Bu gidiş ve gelişler yeni düşüncelerin oluşmasını sağlardı. Sıvıyı bir dikişte bitirdi. Düşünceni seslendirmen. Bir ses. enfesti. Onlardan etkilenmemeliydi..

. bu söze daha fazla dayanamadı... Meslekleri ellerinden alınarak. "Bana birçok kez bağlanmayan telefon ‘ĐsteAl’ takma ismini veren sekreterime bağlandı. Đçinden çıkardığı sayısız çoklukta kablolardan dansözlerin üzerine savurdu. gördüğü rüyaların sersemliği içindeydi.. daktilo tuşuna benzer düğmelere basıyordu. kendisini başkanın kız arkadaşı ĐsteAl olduğunu belirten Secret. Belirli bir süre sonra dansözlerden eser kalmamıştı.Bu Med'in sesiydi ve ilk kez onun sesini duymaktan nefret ediyordu.. Tümü kaybolmuştu. Ber." Sendika başkanı yanıtlamadı. Çivi çiviyi sökmüştü. Ber. Med. bağırarak yere düşmesine. diğer uçlarıyla." "O halde. sonra kül olmasına neden oluyordu. buna rağmen nasıl görüşemediğini de sormuştu. Resmi mesleği Dansöz olarak tescil edilmemiş suni dansözlere karşı dikkatli ol!" Med. Dansöz görüntüsünden önceki kişiliğini kazanmıştı. Med. zamanla yerini alan ‘Sibirya soğuğu’ telefon diyaloglarından da anlaşılabiliyordu. Eliyle yerel imalatlı kahve sundu.. kendisinden söz etmeden farklı bir isim uydurarak Soys’la telefon bağlantısı gerçekleştirmesi talimatını verdi. şaraplarından içme!... Neden?. Ben sendikanın avukatı değil miyim?. Yoksa.. "Dansözlere dikkatini çok verme.. Saatin zili. kulaklarını aç ve dinle." "Sorunun ne olduğunu. aylardır duymaya hasret kaldığı sesi duyabiliyordu. Kaybolmayan deniz ufkunda bakan bir çift gözdü." diyordu. dansöz olduğunu açıkça belirtmeden bu kıyafeti giymemeli ve kıvırmamalıydı.. Sendika işçilerinden bir temsilci şu an yanımda bulunuyor ve konuştuklarımıza tanıklık yapacak. Büyük Dansöz’ ün bağrından binlerce dansöz türedi. 23 Hava işçi sendika üyesi işçinin kendisini tahrik edici sözlerine yanıt vermedi. "Sorun ne?. Kablolar sanki doğuruyordu.. Dansözler mağdur edilmemeliydi. Bazıları ise doğallıklarında olmadığı halde yek diğerinin cinsel kimliğini taklit ediyordu.. bir kısmı bayan bir kısmı da üçüncü cinse aitti. rüyasından.. Ber. "Kadın ise.." diye uyardı. Ana kaynağı. Ber." "Senden duymak istiyorum!" "Benden duyacağın bir şey kalmadı. Ber’in üzerine okyanustan getirttiği soğuk suyu döktü. Tuvalete gitmeliydi. Çünkü. benden iyi biliyorsun!. Artık ne olacaksa olsun hallerindeydi. Soys ile Ber arasında ilk aylarda oluşan sıcaklığın. Bu kez Ber'in üzerinde etkinlik sağlayan Med olmuştu. Aslında verebileceği uygun bir yanıtta bulamamıştı. Bunların bir kısmı erkek. Ama suskun kalmakta..." diyerek telefonlarına çıkmamasının hesabını soruyordu. koltuğun altında barındırdığı küçük bir çantayı açtı. daha sonra uykusundan ayrılmasına neden oldu Ber’in. ayılmıştı. "Neden kaçıyorsun?. Her basışı bir dansözün ve bazen yüzlercesinin inleyerek.. Gözden kaybolan Büyük Dansöz aniden ortaya çıktı. uygun olmayan zamanlarda çıkardı. Med. Bazı sesler.. onun kendisi hakkında söylediklerini kabullenmek demekti. küçük çantada bulunan binlerce kablo... rahatsız oldun?.. Duş almalıydı. işçilerin aylıklarından kesilen aidatların *** .. Sekreteri Secret'e sendikayı aramasını. Senin işverenlerle birlikte hareket ederek sendika işçilerini sattığına dair duyduğum dedikoduları seni uyarmak için anlamında sana anlatmamdan mı. Ad kenti Hava Enerjisi Đşçi Sendikası telefonuna çıkan kadın sekretere.. Soys'un sesini duyar duymaz Ber'e aktardı.. dansözlerin her birini ayrı ayrı tutmaya başladı. Gelen işçi başkanları Soys'un genelde sendikada olduğunu. bu dansözlerin özel kıyafetiydi ve kıvırmak sadece onlarda estetikti.. "Erkeğe dansöz kıyafeti yakışmaz. Nereye baksa onlardan birini görüyordu.

. "Senle hiçbir bağlantım kalmadı artık. Televizyon kanalı görevlileriyle Rutbin’in eşi arasında gerçekleştirilmiş bulunan telefon görüşmesi de yayınlanmıştı. sahte faturalarla gider gelir denkleştirmesi yaptığını söylememden mi rahatsız oldun?." diyerek telefonu kapadı. cinayetin teröristler tarafından işlenmiş olabileceğini belirtiyordu. Lavaboya giderek elini.. Đkiyüz. kendisine. Seni duymak ve görmek istemiyorum!.. Ulusal Televizyon kanalı flaş haber sunuyordu.. "Bilirkişi olduğunu belirten Birbilen isimli bir bey arıyor. Onlar araştırılsın... Ber’in kendisini aydınlatmasından dolayı teşekkürlerini sundu.." diyerek arayan hakkında ön bilgi verdi.. yap! Elinden geleni ardına koma!" diyerek telefonu kapattı. Solkol'un mağazasından aldığı bilgisayarda yarım kalan yazısına devam edecek enerjisi kalmamıştı Ber’in. kapattı bilgisayarı. Bazı duyumları olmasına rağmen bu kadarını tahmin etmediğini belirten işçi temsilcisi... Birikmelerini salma zamanıydı. sinirlenmişti.." demişti özetle. "Ne yaparsan. ayırt etmek için parmağını kanatmıştı. Peki şu an rüya görüyor olabilir miydi?. Bana ödenen aylıklardan yarısını benden avanta olarak koparma isteğini ret etmemden mi rahatsız oldun?. Ber. "kocamın ve arkadaşlarımın ölümünü gerçekleştirenler önceden bulunduğu gruptaki bir kaç kişidir. En uygun kararı. Secret'den rica etti. aradığı yeri doğruluyordu. Küçük televizyonu açtı. inanıyorum.. Belki de Rutbin'in akıbetine uğrardı. Rutbin’in eşinin beyanlarına karşı açıklama isteniyordu. kendi isminin tanıdık olmayan biri tarafından sesli okunmasından memnunluk duymayabilirdi. Rutbin'in eşi.... Sıcak bir çay kendisine iyi gelecekti. kendisinin aydınlatacağını belirterek Ber'in ofisinden ayrıldı. sağduyulu işçiler yakında seni ve yönetimini azledecektir. Parmağının ucundan akan kanı çekmeceden çıkardığı peçeteye sildi. bir damla kanın oluşması için gereken gıdaları ve beden içinde oluşan uğraşları. Deli bir avukatın avukatlık ruhsatı da iptal edilirdi. Bir kitapta okumuştu. Yıllarca kırsalda Đllegal-ABCD örgütü militanlarına karşı mücadele eden ve sonra bu mücadelenin yanlış olduğunu belirterek görevinden istifa eden Rutbin ve iki arkadaşına ait olan cesetlerin kimler tarafından ve niçin öldürüldükleri araştırılmaktaydı.. Secret'i bu işe karıştırmamalıydı. Đkiyüz isimli arkadaşı tarafından iki mermiyle öldürüldüğünü ihbar edecekti. Sap gölü çevresinde bulunan ormanda silahla öldürülmüş halde ayrı yerlerde bulunan üç cesetten söz ediyordu. Diğer işçileri de. yanında bulunan işçi temsilcisine. Aldığı numaraları tuşladı. .birçoğunu şahsi harcamalarında kullanıp. Rüya ile gerçek birbirinin içine girmişti. telefonda süregelen sesine yansıtmamaya çalışan Ber. onun rüya gördüğü geceye denk düşüyordu. Bir damla kanı gözünde büyüdü.. Artık sendikanın avukatı değilsin!.." Soys." diyerek kendisini sorguladı. Cinayet gecesi. Çalan telefonu bağlayan Secret. "Ben ne yapıyorum?.. Yüksek ateşini düşürmeliydi. Deli bir avukata kim iş verirdi... Bir çok sorular yönlendirilecekti kendisine.. Çay. telefonu kapatmakla yerine getirmişti.. Rüyamda gördüm demesi onun Ruh ve Beyin Tedavi Merkezine gönderilmesi sonucunu doğuracaktı. belge istenecekti. Telefonun ahizesini kaptı. zaman ve kişiler yabancısı değildi. Televizyonun verdiği haber içeriğinde geçen yer. sabahtan kalmaydı ve sık sık ısıtılmaktan bulanık bir renk almıştı.. Şah damarına basılmıştı.. "Beyefendi! Numaraları yanlış tuşlamışım. Bir damla kan da aslında çok önemliydi." Soys. "Yanımda olan işçi temsilcisine gerekli anlatımlarda bulunacağım. Farklı şeylerle ilgilenmek iyi bir dinlence sağlıyordu. Parmağına toplu iğne batırdı. telefondaki konuşmalardan aldığı negatif enerjinin de etkisiyle tüm ayrıntılarıyla Soys'un bazı kirli çamaşırlarını ortaya döktü.. tanık istenecek.. Bilinmeyen numaralardan Büyük Kent Güvenlik Merkez Biriminin telefon numarasını aldı. Yetkili ağız. olumsuz da olsa kesin yanıt almıştı." Yüzüne de yansıyan sinirden kaynaklı kırmızılığı.. Daha sonra devam etmek üzere yazıyı kaydedip. Telefondaki yanıt. Ber'in düşüncelerinin hızlı deviniminden dolayı beyni ısınmış ve bu sıcaklığı tüm bedenine vermişti. Geçen gece gördüğü rüya içeriğinde bulunanlardan bir kaçıydı. Birden kendine geldi. iddianın hayali olduğu. Güvenlik Merkez Birimini bizzat arayacak ve Rutbin'in. özür dilerim. Çünkü özellikle bazı arkadaşlarından korkuyordu.. Bu doğrultuda yetkili bir ağıza mikrofon uzatılmış. Lanet olsun!. yüzünü ve saçlarını ıslattı. Yurttaşlık bilinci bunu gerektiriyordu.

. kendisinin gözleri önünde bizzat borçlunun imza attığını yeminle belirtmişti bana.!?.. Bu suskunluk bir süre devam etti.. gerekeni yapacağını. Karşılık....... alacağı için senet alamadığından sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını belirtmişti. kıyaslamaya örnek teşkil edecek duruşma’da alınan imza örnekleri. Gerçekten. Borçlunun..... "Buyurun sizi dinliyorum. "Ya!... Ber. yanlış mıyım?. önceden başkasına imzalattırıp sana vermiş olabilir.. "Borçlu.. diye kuşkuya düştüm. ev alanlara hatta iyi bir sonuç alanlara karşı kullanılan ve yemeğe. ‘Yazı ve Đnceleme Gruba"na gönderirdi.. Bu kez. BirBilen Bey!.. Duyuyorum.." dedi Ber..." Ber. "Alo!. Ber." dedi. bir hafta . Birbilen anlatımına devam ediyordu. "Aslında senetteki imza borçlunun imzasına bazı yönleriyle benziyor gibi.. imzalar kuyruk eğriliği dışında sanki benzerlik gösteriyor. içmeye bizi götür arzusunu içeren bir deyimdi.. bizler Sodgom ülkesinin imza incelemesi konusunda en yetkin uzmanları olarak buna rağmen sizle görüşmeyi borçlu tarafla görüşmeye tercih ettik.. Maf'ın avukatlığını yaptığı dönemde onun kanalıyla gelen bir kişinin alacağının tahsili için icra takibi yaptığında dosya borçlusunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığı. Bunların verdiği rapor aynı yönde karara yansırdı. Đtirazı müşterisi olan alacaklıya bildirdiğinde bu itirazın doğru olduğunu ama alacağının gerçek olduğunu.... Birbilen olarak kendisini tanıtan kişiyle "Nasılsınız?. nasıl olur?.. bizlerinde gereğini önceden yapmamız gerektiği yönünde rica da bulundu. "Alo!... olasılıklarını hatırlattım..." diyerek hayretini belli etti. Hatta borçlunun imza itirazı üzerine müşterime imzayı senin yanında mı atmıştı.... için yargı başkanı... Dediğim gibi.... Bu kez kuyruk eğriliğini düzeltmeden olumlu rapor veremez misiniz?.... "Borçlunun senette bulunan imzalarıyla. Dolayısıyla.. yargı başkanı. sıkılgan ve yılgınlığını duyumsatan hitapta bulundu..... bunu halledecek.. Bir şeyler anlatmak istiyordu.. avukatlık mesleğinde yeni değilsiniz?.... Şansına. sizin müşterinizin hem alacağından olacağı hem de AntiHafif Mahkemede sahte imzalı senedi düzenleyip... Niye sordunuz?.. Bir an.." sözcükleri bu olasılığı saf dışı bırakmıştı... imzanın kuyruğunu bilinçli veya bilinçsiz eğri atmış olamaz mı?..... "Ber bey... "Maf. farklı biriyle mi konuşuyorum. Ber'de bu tür itirazlar üzerine alacaklı müşterilerini Maf'a göndererek yararlı raporlar alınmasını bir kaç kez sağlamıştı.. Böyle bir sahteciliği yapabilecek nitelikte biri değil. senet ve çeklerin içeriğindeki yazı ve imzaların ilgilileri tarafından yargı gruplarında itiraz edilmesi halinde.. "Müşterim SağMüş çok sağlam bir insan." "Doğrudur.. "Ama.. Bir zamanlar Maf'ın avukatlığını da yapmıştınız.. O da. Bunu biliyorsun!....... Maf.. "Geçen bizleri...!?.. Ama. onun yarım kalan sözlerinin devamını bekledi. En son telefon bağlantısının kopmuş olabileceğini düşünerek." Ber. Müşterimin maddi durumu bu alacağını alamamakla bayağı kötüleşti." " . aradı. benimde içinde bulunduğum Đnceleme grubuna geldi. Ber. sen rahatına bak!" demişti müşterisi." ". telefonu açan ana konuya giriş yaptı.. "Kuyruğu eğri duruyor. Genelde yeni bir araba.-dolar değerindeki senede borçlunun imza itirazı üzerine." "Ama." gibi hal hatır sorma seanslarından sonra. Kesilen gülme sonrası kendi cep telefon numarasını da verip.... birbirini tutmuyor... kime ve kimlere ait olduğunun incelemesi." Ber’in bu sözleri karşısında Birbilen katıla katıla güldü. yazı ve imzaların incelenmesi için bize göndermişti. kuşku dolu bir sesle... Đçselinde. Ad kentinde kullanılan bir deyimdi.. "Yazı ve Đmza Đnceleme Grubunu" sonradan iş sahibinden fazlasıyla tahsil edeceği parayla satın alarak imza ve yazıların borçluya ait olduğuna dair rapor aldırtmıştı." "Siz. alaycı bir üslupla. "Bilmem... Birkaç gün içinde inceleyip karar vereceğiz. içsel tahlildeyken... diğer örnek imzalarına göre kuyruğu biraz eğri duruyor gibi." dedi.Belge. sahte olduğu yönünde dava açmıştı.... borçlunun tanıdığı ve önceki dönem Halkın Temsilcileri Grubunda görev yapan ve şimdi Absürd Yerel Televizyon sahibi olarak faaliyette bulunan KomĐmza bey." kavramını düşündü." Birbilen. Alo!." diye seslendi... sizin alacaklı vekili olarak bulunduğunuz dosya dayanağı 50.. vekili aracılığıyla icraya koymaktan dolayı üç yıl ceza alacağını anlatmama bilmiyorum gerek var mı?..." Birbilen'in ifadeleri tutarsızdı..." dedikten sonra suskunluk sürecine girdi. Şimdiki teknikle bu bile tespit edilebilir diye biliyorum.. bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hem alacağı alamayacağını hem de Anti-Hafif Yargı Grubunda sahte belge düzenlemekten üç yıl ceza alabileceğini belirttiğinde.000.

hukuki bilgisi yeterli olsun olmasın en güçlüyü temsil eden avukatlar her nasılsa başarı sağlayabiliyorlardı. Hatta üstüne üstlük Üç yılda Tut-Bırakma Kursevinde yatacaktı müşterisi. çat kapı içeri girmişti. Mıha ile tanışık olduğunu onla sarılarak somutlaştırdı.. Düşüncesi bile korkunçtu. onların telefonla randevu alan kişiler olduğunu anlamıştı. Sabahtan beri yaşadıkları kafasını ağrıtmıştı. Bıyıkları dudaklarına sarkık olanın ismi. BirBilen’in ancak bir oy kullanma hakkı vardı. Parmaklarıyla şakaklarını ovaladı. Đmza ve Yazı Đnceleme Grubu.. diğer iki kişiyi tanıttı. Hukuk Bilgisi yetersizliğine sahip olanlar bu eksikliklerini. Büyük para alacaktı ve son aylarda oluşan parasal sıkıntılarından geçicide olsa kurtulacak en azından altı aylık geçimini sağlayabilecekti. üzeri örtülü ve soyut konularda ise kısa cümlelerle geçiştirmişlerdi kitaplarında. Mesleğine ilk başladığında girmiş olduğu kirli ilişkilerden uzak duracağına kendi kendisine söz vermişti. içseli dışsalında yansı-ma buluyordu.. Ruhsal. . Bekleyecekti. LeftKol'du.. duygusal zekalarının iyi olmasıyla mı tamamlıyordu?. Đsimlerini duyan Ber. gelenin öncelikle sekreterden izin almasıydı. Çok sayıda bireyden oluşan Đmza ve Yazı Đnceleme Grubunda bulunanların tümü BirBilen gibi düşünmüyor olabilirdi... Haklı olduğunu biliyordu. "Taksit yapalım.. Dava ve takip dosyalarının sonucu ne olacak kaygısı." deyişini anımsadı.. Aksi halde. gelenin kim olduğunu kendisine bildirir.. Pazarlamacılar ise genelde olumsuz yanıta karşı derhal büroyu terk eden özellikte olmuyordu.. Gerçek bir hukukçu gibi davranmak istiyordu. Büyük davalarda taraflardan biri veya her ikisi güçlü ise. Nefeslenen ziyaretçilerden Mıha. beyaz gömlekli bu şahsı ilk kez görüyordu.. Bu. “Kuyruk eğriliği” kavramını iyice düşünüp kendisini arayabileceğini. Borçlu gözlerinin önünde senedi doldurmuş ve imzalamıştı.. Bu nedenle kendisine hukuk kitapları pazarlamaya gelen satıcılara "Hukuk kitabı almak istemiyorum. endişe içindeydi... Büroda avukatla görüşme usulü. bir zamanlar Tar kanalı ile birlikte ön soruşturma geçirmiş bulunan Mıha idi. Belki de bilgi yeterli olmuyordu. Gelenler koltuklara kuruldular. Uzatılan eli boş çevirmek olmazdı. Gerçi. Yargıyla. Đmza incelemesi raporu borçlunun yararına düzenlenirse büyük bir gelirden olacaktı." esprisiyle reddediyordu. "Hoş geldiniz!" dedi.. Müşterisi de alacağından olacaktı. icrayla. ???!!!. kazanacağına kesin gözüyle baktıklarından bazılarının olumlu sonuçlanmaması. Gece gördüğü rüyaların ağırlığı da bunda hatırı sayılır etkinlikteydi. Ber.. kabulü olduğunda içeri alınırdı. Müşteriyle. BirBilen'in deyimiyle kuyruğun eğriliğini düzeltmeme nedeniyle ve borçlunun bu tür işlerde komisyon alarak aracılık yapan KomĐmza kanalı ile kuyruk eğriliğini kendi yararına düzelttirirse?. Bunda hukuksal konularda bilimsel görüşler sunmuş uzmanların da payı vardı. Sekreter.. Diğerinin ise LeftSağKol'du." tekliflerini ise. Tanımadığı birileri. Düşüncelerini bir selam bozdu. belirterek telefonu kapadı. Başka çaresi yoktu. "Hukukun taksiti olmaz. çam yarması. "Selamlar!" Gözlerini selam verene dikti. Olan hukuk bilgileri ancak normal şartlar altında para ediyordu. tokalaşmak için elini uzatan uzun boylu. Aldığı özel konulu davalarla ilgili yaptığı araştırmaları sonucunda bulduğu hukuksal dayanaklardan dolayı. Belki de. pazarlamacı olamazlardı.." diyordu. Bu dosyadan elde edeceği Avukatlık komisyonunu düşündü. cam parlaklığında gözlere sahip takım kıyafetli.. Kurala uymayan kişiler genelde samimi olduğu insanlardı Samimi tanıdıklarının bu kuralı çiğnemeye belki hakları vardı.. borçluyla BirBilen gibilerle. Ama gelen kişiler bu kategoriye girmiyorlardı. bıyıkları dudaklarına sarkık. kalemlerdeki görevlilerle muhatap olmanın verdiği stres. tamamlıyorlardı. Hatta. Kendisine iyi geliyordu.. düşünsel gerginliği esnasında bedeninin de buna uyumlu davranışları nedeniyle. "Avukatların ömrü kısa olur.bekleyebileceğini bu süre içinde. Yasa maddesinden anlaşılan anlamı yüzlerce sayfalara yayarak açıklayan yasa yorumcuları. Onun arkasında tokalaşma sırasını bekleyen iki kişiden biri tanıdığı çıkmıştı. müşterisinin de onlara ödeyebilecek çoklukta parası yoktu ve o da hukuka uygun davranılması taraftarıydı.

Ber." diyerek. LeftKol'u partinin hiçbir çalışmasında ne görmüş. kendisine daha fazla acı çektirmedi.. ülkenin durumunu okumuş biri olarak sizde görüyorsunuz. Eksiğimiz var çoğunluk elde edebilmem için sizinde desteğinize ihtiyacım var. ne de adını duymuştu. sadece LeftKol. LeftKol. kendisinden ne tür bir istekte bulunacağını merakla bekliyordu. LeftKol. Lekeyi. "herhalde. Belki de söyledikleriyle benzeşen kişiliği vardı. resmi kurumların alım satım işlerinde yapılan fatura yolsuzlukları. Bu eylem. 'hamili kart yakinimdir. "Umarım. önemli bir hususta görüşmek için randevu talebinde bulunmuştu. sen beni tanırsın... Cam gözlerini daha da parlatarak. yapacağı konuşmanın uzun ve soluksuz geçeceği izlenimi uyandırdı Ber'de." LeftKol'un. Đhracat. kendisiyle telefonda konuşmuş. Aradaki uçurum akıl almaz boyutta.. Bu soygun bazen. Paraya .. kendisine güvenen otuz delegeyi etkilemesi karşısında menfaat teklif ettiğini anlamıştı. Tar'a ve bana nasıl güveniyorsan ona da güvenebilirsin. olumlu olsun. zorlamalı öksürükle boğazını temizledi. Politikayla da uğraşıyordu. önümde daha epey uzun bir yol var. samimi bir ortamı derhal oluşturma çabasındaydı. Ber.. yalvarışlı konuma sokarak devam etti.. Onlar zevk ve sefa içinde iken. halktan toplanıp Devletin kasasında biriken paraları üç dört çapulcu hırsızlamakta. bazen de bazı medya gruplarının şantajlarıyla veya politik destek sunmaları karşılığında gerçekleşmekte. Ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan biridir. LeftKol." dedi. çocuğuna mama alamayan. "Teşekkür ediyorum. onla birlikte hareket etmezdim." Ber'in bu gelişmeden haberi olmamıştı. Geliş amaçlarının ne olduğu konusuna bir türlü gelmiyordu. LeftKol. Mıha'nın konuşması gerektiğini işaret ediyordu. "Arkadaşlarla bu konuyu değerlendireceğiz. Zaman kazanmak istiyordu. ana konuların açılımını sağlayan iksirdi. "Sizi kıramayacak yaklaşık yirmibeş-otuz delege olduğunu biliyoruz. biraz önce kahve içtiğinin kanıtını üzerinde taşıyordu. Ancak Mıha'nın geleceğinden haberdar değildi. Aşırı tepki ilkellikti. Olumlu veya olumsuz bir tepki rengini alamadı. Seçildiğim takdirde. Ber’in düşüncelerini algılamış gibiydi.. Belki de haberiniz olmuştur. "Parti delegelerinden bazılarıyla dolaylı veya doğrudan görüşme sağladık. Güncel esprilerle bu sıcaklığı sağlamaya çalışıyordu. Sözlerine kaldığı yerden devam ederek. Bunun her nasılsa farkına varan LeftKol bıyığında kalan kahveyi diliyle yalayarak sildi. Ses tonunu.. Halkın Temsilcileri bunları gerektiği şekilde ifade etmiyor. Binlerce soygun yollarını burada açıklamaya ne zamanımız var. çağdaş hukuk ilkelerinin yerleşmesi.." dedi. durumdan ve durumlarından memnun. politik söylem kullanmalıydı." dedi. tüm yanlışlarla mücadele için Legal XYZ Partisinden Halk Temsilcisi aday adayı oldum..LeftKol. "Hayırlı olsun!" diyerek. "Çok fazla bir zamanımız kalmadı. Bence birey bir oluşumda önceden yerini almalıdır. "Ber. "LeftKol'a güvenmeseydim." diyerek başlangıç yaptı." Ber'i süzerek söylemlerinin onun üzerinde bıraktığı etkiyi yakalamaya çalıştı.. gerekli nezaketi gösterdi.. Kahve teklifini.. geliş amacımızı merak ediyorsunuzdur?." dedi. ziyaretçilerin tümü oy birliğiyle kabul etti. LeftKol hakkında gerekli araştırmayı yapmalıydı. izleyen bakışlardan huylanarak fark etmiş olabilirdi.. olumsuz olsun sonucu bana birkaç gün içinde bildirebilir misiniz?. "Biliyorsunuz ben delege değilim.." demek istemedi. Bir düşman daha kazanmanın kendisine yararı olmayacaktı. LeftKol. "Fakat. Çağdaş demokrasi anlayışının." dedi. Halk yoksulluk içinde.." Ber." "Neden olmasın!" Ortam. Ortam karışıktı. "Halkın. ihale. insan haklarını teminat altına alacak yasa maddelerinin çıkarılması. karşılık verdi.. yalnızlaşır. bu tür durumlarda kahve ikramının iyi olacağı tecrübesini edinmişti. işsizlik had safhada. Kahve içimi sonlandığında. ön seçimler yaklaşıyor. "Dediğim gibi sizin de Đl yönetimine üye olarak bulunduğunuz Legal-XYZ Partisinden aday adayıyım. Bunlar bilinen gerçekler. Ber'e göz kırparak.. sessiz kaldı.. Đlk sıralardan Halk Temsilcisi adayı olarak seçime girebilmem için ön seçimde delegelerin desteğine gereksinimim var.. Arada birbirlerini kaçamak bakışlarla izliyorlardı. Demokrat bir insanın seçilmesinin ülkeye yararı olurdu. Kahve.. "Đstirham etsem. ne de gerek var. Aksi halde treni kaçırmış olur. Hatta bazıları çarkın içinde. teşvikli yatırım." "Sizin arzularınız benim ve arkadaşlarım için emirdir." yazılı kartvizitlerinizi her zaman bekliyor olacağım.." "Onların tercihlerini etkilemek istemem!. evine ekmek götüremeyen insanları düşünün.

. Ber. kahkahalarıyla yansıttılar ziyaretçiler. Her iki koldanda meclis içinde bir çift göze bir çift kulağa sahip olacaktı... sol kolu LeftKol’u ise solcu kimliğindeki Legal XYZ Partisi’nden Halk temsilcisi seçtirerek alanını genişletebilecek. Solkol'dan sürpriz bir yanıt aldı. Legal Y Partisinin ve diğer küçük partilerin barajı aşıp aşamayacağı dahi şüpheliydi.. O aşamada. * ** . "Hoşuna gitmeyen. oyuncuların oyunculuğunu beğenmemişti. Zaten bende bu hafta içinde duymuştum. Çünkü. "LeftKol. Đkisinden biri iktidar olacaktı. "Kırsal alanlara telefon ağları daha kurulmadı." hayıflanmasında bulundu. Onu çok özledim.. Legal-XYZ partisinden. "Mıha!... "Senin haberin olduğunu sanıyordum." Maf. Azda olsa yumuşayan ortamı gerginleştiriciydi. dolayısıyla kendisine karşı duruştu. Bir kaç olasılık tartışılıyordu." adlı tiyatro oyununu izlemişti.. bu yönüyle de geleceği merak ediyordu. onlara katılmadı. bir çok kez Mıha ile karşılaşmıştı. kulağı en geniş deliklilerden biri olduğunu bildiği Solkol'u. benden boşalan makama geçti." Yanıt sertti.. RightKolu ise. Lavaboya yöneldi. benimsemediği hiçbir olguya ayıp olmasın düşüncesi ile katılmayacaktı... Yakın zamanda almış olduğu kararı uygulamıştı. sağ ve sol çevrede etkinliğini hissettirebilecekti. Bu mümkün olmadığında her iki partinin ortak iktidarı söz konusu olacaktı. kendisine yabancılaşmanın aksine." Bireysellik buradan başlıyordu. "Neden bu konuda daha önce bana gerekli bilgiyi vermedin.. Maf..doymuş biri.. Ber. Ber. Seçmenler bu kadar umarsız. güç katacaktı.." isimli balık restoranında buluşacaklardı.Gücüne. Đlk kez Tar'ı kendisine soruyordu. Ber.. Baba Maf'ın sol kolu şimdi o!. Tar'dan haber alabiliyor musun?.." diye seslendi. oyunu. Sağdan veya soldan iktidar olunması kendisi için önemli olmayacaktı. Legal XYZ partisi ile Legal X Partisinin şansı eşitti. kendisini tanımaya. Legal-X Partisinden Halk Temsilcisi olması için destekliyor. en önde ve sanatçılarla göz göze olmasına rağmen ayağa kalkmadığı gibi ellerini birbirine vurur gibi de yapmamıştı. LeftKol’u sordu. Delegeleri satın almaya niyetliler. " Geçmişte bir an oluşup kaybolan samimiyeti tazeleme anlamında. Bu sesleniş bile söyleniş biçimiyle gerekli yanıtı veriyordu. Her iki şahısta politikayla fiilen uğraşmamış olmalarına ve ne oldukları belli olmalarına rağmen sağduyulu halk tarafından seçilecek miydi?. "Allı gelin tırtırlı gelin.." Ber. telefonla arayarak. Maf. yorumlamaya benliğini kazanmaya çalışıyordu. elini yüzünü yıkadı ve saçını düzeltti. Oyun bitiminde. sağ kolu RightKolu sağcı kimliğindeki Legal X Partisi’nden. Yerini daha bir sağlamlaştıracaktı. Ortamın gerginleşmesini engellemek için espri olarak algıladıklarını... kendi yerini daha sağlama almak için LeftKol'u. Ortama uymak için içselden kaynaklanmayan tepkilerde bulunmak bireyin kendisine yabancılaşmasıydı. Onların çıkmasından sonra Ad kentinde. Akıllıcaydı. Başkaları gibi çıkar amacı yok!. Geçen haftanın bir akşamında kültür sitesinin salonunda sahneye konulan. Duyduğuma göre her iki partinin yapacağı Halk Temsilciliği adaylık ön seçiminde bunların adaylığının ilk sırada gerçek- leştirilmesi için bayağı para dökecekmiş." diyerek Tar'ı sordu. Đki taraftan da korunabilecekti. Bireysel kimliğini sosyal psikoloji havuzunda eritmeyecekti. Her iki durumda da bağlantı kurabilecekti. Uygun yanıtı verdi. Ziyaretçiler yanaklarını kırk yıllık ahbaplarmış gibi Ber’inkiyle karşılıklı dokundurdular. Erken seçimin sonucu şimdiden belli gibiydi. Az sonra Markız'la yeni açılan "Burada Hesap Pahalıdır. tıpkı emekçinin emeğine yabancılaşması gibi bir şeydi bu. herkes oyuncuları ayakta alkışlamış. Beğenmediği bir oyunu ve oyuncularını alkışlaması ise bu yargısına.. Đdealist amaçla hareket etmektedir. "Ha! sahi. Zoraki tebessümlerle ayrıldılar. duyarsız ve benliksiz olabilir miydi?. Hatta tüm duyuları mecliste olacaktı..

"Sadece bu değil. eylemler. "Halkımızın ve halkların kültürlerinin. Oy sayımı bir kaç kere yinelenmiş... Yaklaşık bir saat sürmüştü. 'Nüfus Sayımını Protesto etme Olayı. arasında partimizden –O. farketmez. devamla. Bulunanların dikkatini çektiği kanısına vardıktan sonra. Tartışmanın bu yönüyle alevlenmesini engelleme amaçlı ani çıkışıyla.. Aday seçilmeyenlerinde adaylığı belki de başka bahara kalmıştı.. Sonuçta. Aksi halde beyni ağrıyacaktı. ayda bir tekrarlanan yönetim kurulu toplantısı. Bir kısmı ise. LeftKol'la görüşmesinden sonra. "Ber bey. Partinin tanıtımı. Hiç kimse olumsuz konuşmuyordu. bu anlamda ne gerekiyorsa yapalım.." demişlerdi." anlamına geliyordu. eylem geliştirelim. hiç konuşmadı. halkın sokakta." "Bu bir hataydı. Ber.." Diğeri.. Delegelerin. tüm konuşulanlar güzeldi ve güzel konuşanlar. açık alanda yaptığı düğünlere dahi sahiplenelim. yolların çamurlu bakımsız olmasını protesto amacıyla Yerel Yönetim Binasına yürüyen. Aslında vardı. Buna rağmen bir şeyler kusmak istiyordu. konferanslar. Ber. her eylemi gerçekleştirelim hatta. onla yüz yüze görüştüklerini ve anlatımının kendilerine güven verdiğini belirtmiş- lerdi. "Halkın sıkıntılarına ortak ve sözcü olalım. Bunun karşısında çıkarabileceği karşı yanıtı yoktu. Örneğin." görüşünü iletmişti. basın toplantıları düzenleyelim. Kanıtlayamazdı. inkar eden.24 Legal XYZ Partisinin il binasında. sokakların. arkadaş da özür dilemişti. Gelen ‘konuş’ teklifine.. Rahatlamak istiyordu. geçen hafta." dedi. bunun verdiği rahatsızlıkla toplantıya gelmişti. eylemlerini yanlış da olsa.bir arkada-şında eyleme katılması sonucu basına ‘Legal XYZ Parti üyeleri Belediye Binasını taşladı!’ diye intikal etmişti.. Çünkü üç kişiden çok daha fazlası bu sözü vermişti. Đktidar partisiyle ve diğer muhalif partilerin söylemlerini. "Burada alınmış bir karar olmaksızın partiye mal olabilecek davranış ve söylemlerden uzak durmak gerektiği kanısındayım. Ön seçim gerçekleşmiş ve Genel seçimlerde gösterilecek aday listesine Legal XYZ Partisinden LeftSol birinci sırada yerleştirilmişti. Ama ifade edemezdi. Üzgündü.. doğru da olsa eleştirelim.. dillerinin gelişiminin ve uluslararası hukukta da yer alan kendi geleceğini tayin etme hakkını engelleyen. Alınmış bir karar yokken böyle bir eylem başlatılmış ve ben sayıldığım halde yinede partinin suçlanması nedeniyle diğer yöneticiler gibi bende devletin avukatına ifade vermek zorunda . Üç delege dışında oy birliği mevcuttu.. Biri. sayımda hatanın olmadığı anlaşılmıştı. devamla. bırakılsalar günlerce uzayacak kadar konuşma açlığındaydılar. Sonuçta dişe dokunur.. müziğinin. Ber'in sağduyusuna güvendiklerini ifade ederek ona oy vermeyeceklerine dair namusları ve şerefleri üzerine söz vermişlerdi. köstekleyen. bir karara varamamışlardı. Sonunda üyelerden biri.. hatta taşlayan mahalle halkı." dedi. gerekli reaksiyonlar. bir kısmı "Dıpsu pekmez. Beyninin içindeki yoğunluğu az da olsa hafifletmeliydi.. "Sürekli seminerler. tanıdığı delegelerle bizzat veya telefonla görüşmüş ve "LeftKol'un ön seçimlerde listeye alınmaması. baskılara karşı tepki göstermek için her fırsatı değerlendirelim. her oturumda olduğu gibi yine tartışmalı. Hukukçumuzu da dinleyelim. herhangi biri diğerine fark atmıyordu. Başkan. Başkan dahil toplam on bir kişilik kurulda birkaçı hariç. Bu yapıda kendisi de kısır döngü araçlarından biriydi. Bu söz "Pekmez pekmez fark etmez. şablon öneri ve açıklamalarla ve her kafadan çıkan seslerle bu şekilde bir süre devam etti.. kendini bilir. asimilasyona uğratan sisteme." Bir diğeri. "Evet! Benim de bazı diyeceklerim olacak... Karalama kampanyası başlatalım. güzelliklerin aksine davranıyorlardı. Kabul oyu veren delegelerin içinde namus sözü veren kişilerin de olduğu kesindi. Çoğunluk ise. etkinlikler tartışılıyordu. Ber. üye sayısının artırımı için yapılması gereken uğraşlar.. kendimizi her alanda gösterelim. Verilecek yanıtı tahmin edebiliyordu." dedi Ber. O veya diğeri aynıydı. Parti üyelerinin resmi olarak seçmiş oldukları delegeler Parti Tüzük ve Yönetmeliğine uygun olarak serbest iradeleriyle oy kullanmış başka aday adaylarla birlikte LeftKol’un da adaylığı kesinleştirilmişti.. Toplantı.' da bir başka örnek.. çekişmeli geçiyordu. Bu yöndeki düşüncelerini ifade etmenin yararsız olduğunu düşündü." diyorlardı. onun da mutlaka değerli görüşleri vardır. Ber’i işaret ederek. düşüncelerini. bu nedenle nazlanmadı.

Bu da bir yönlendirici daha kazanılması anlamına geliyordu. hükümlünün vereceği talimatları almak ve yaymak için görüşmesi isteniyordu. Kısaca. seni etki altına almaya çalışıyorum. Şahsen ben tartışmadığım veya görüşümü sunma imkanı bulamadığım bir ortamda alınan karara uyma zorunluluğu da duymam. "Onun siyasi bilgilerinden yararlanma imkanın olur. "Lafını bilde konuş.. Ama lütfen kısa olsun.’ anlamında düşünme!. insanlığın iyiliği-ne alınmalı. ‘Kay’ hakkında soru yöneltti Ber.... Protestonun kaynağının.. Başkan." Yönetim kurulu üyelerinden biri. Yani." "Bu görüştürme isteğim davası için değil.. Bunu ‘minnet yapıyor. kemikleşmiş kurallardan koparmıyorsun.. görüşler alınmıştır. bu kötü bir şey değil. yoksa yeni doğmuş çabuk büyümüş partimizin çöküşü yakındır demektir. yapılacak bir takım etkinlikler için güvenlik biriminden izin alınması yönünde çoğunlukça alınan kararı deftere geçirttirdi ve son aylık toplantıda böylece bitmiş oldu. Arada bize de iletmek istediği mesajlar olabilir. Program ve tüzüğümüz var... Benim görüşmeme ender izin veriyorlar. Neden kendini bazı yönlerden geliştirmiyorsun. siyasi davaları sana yönlendirmeye başladık zaten.. Ber’de diğerleri gibi toplantı salonundan ayrılacakken Başkan’ın kendisiyle özel konuşma isteği üzerine kalktığı koltuğa. yetki ve sorumluluk ancak kararın çıkmasında payı olana ait olmalı." diyerek tartışmayı bitirin sinyalini verdi. Herkese saygım var ve her kuruluş kendi alanında faaliyet göstermeli. Bu.. "Hangi suçtan tutuklu?" "O siyasi hükümlü! Davası sonuçlanmış. genel merkezimizin veya Đl yönetimi olarak bizlerin aldığı kararlara -ben çekince koysam bileuymak zorundayım.. sayımın bilimsel yapılmadığı dil. Önceki konuşmacı yine aynı pişkinlikle.." "Bu onun için. Eylemler yapmayalım anlamında değildi. Bu partinin geleceğinin baltalanması ve sistem anlamında da meşruluğunu yitirmesi. "Tartışmayı kapatalım da oylamaya geçelim artık. Bir de senin Bey ilçesi Tut-Bırakma Açık Kursevinde bulunan “Kay” la görüşmeni rica ediyorum.. Dikkat çekmez.. Başkan. "Ber... bunu biliyorum.Bırakma Kursevlerinde yatmış bir insanım. sözün sahibine yöneldi. Üyelerin bir kısmı Ber’in bu söylemine bir ara karşı çıkacakmış gibi atıldılarsa da tepkilerinin bir anlamda demokrasi kurallarının tartışılacağı alanı hedef alacağı ihtimali karşısında vazgeçtiler. programımızda yazılanlar ile genel hukuk kuralları göz önüne alınarak bu çerçevede faaliyet gösterilmesi kanısın-dayım." Başkan açık konuşmuyordu." dedi.kaldım. "Ben sözlerimi daha bağlamamıştım!" diyerek karşı çıktı.. Nüfus sayımında sayıldığım halde sizleri yalnız bırakmamak. Tartışılmayan. işkence görmüş. "O halde buyurun!. "Avukat Beyler korkuyorlar galiba. son cümlelerden olayı algılamıştı.. o da tanışmak istiyor. Siyasi bir geçmişim var. içselindeki birikmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da bir şekilde bazı tepkilerini sunarak rahatlamak istiyordu.. Ber. Hemen ret tepkisini . yanlış anlaşılmamak için suçlamayı kabul ettim." dedi." dedi.. Diğer konuları bir yana bırakarak.. karara bağlanmayan konularda bir şekilde parti adına davranış sergilenmesi yanlış değil mi?." dedi sırıtarak. Ber. benimsediğimiz Demokrasiyi partimiz içinde öncelikle biz uygulamalıyız. konuşmasını sonlandırdı. "Korksaydım senin gibi devletin avukatının önünde kıvırmazdım.. Çünkü konu en azından tartışılmış.. "diyerek. Ber. gibi sosyal konuların da sorulması gerektiği hususlarını ifademde belirtmiştim. avukat olarak yapabileceğim bir şey kalmamış anlamına gelmiyor mu? Yargılama da bitmişse. Kararlar özgür iradeyle ve çıkar gözetilmeksizin.. Ber.. Bak! Sana ne diyeceğim. senin gibi yoktan bu partiye de gelmiş değilim. Ber.. Yanlış anlaşılmasın!." dedi Başkan.. din. halk tabanın-da endişe doğuracağından partimizin genelleşmesi ve gelişmesinin de önünü tıkamış oluruz. Son üyenin de odayı terk etmesinin akabinde Başkan.. Ama bunun dışındaki inisiyatif ve eylemlerin parti üyeleri tarafından yapılması veya fiilen dayatılması.. Başkan sert iradeye boyun eğdi.. benim otoritemi olumsuz etkiliyor. Cezasını çekiyor." dedi kızgın bir üslupla. Tut. Başkan tekrar araya girdi.. "Benim demek istediğim. Başkanın direktifine.. bu konuda da bilgini ilerlet!... Başkanı anlamakta zorlanıyordu. Senin bazı davranış biçimlerinden dolayı bana pay çıkaranlar oluyor. Seninle. ben yıllarca düşüncemden dolayı Güvenlikte sorgulanmış. önündeki paketten bir sigara da Ber’e uzatarak yaktıktan sonra. biliyorsun Tar’ın referansıyla seninle tanışmış ve yönetim kurulu üyesi olman için de genel merkeze ve delegelere baskıda bulunmuştum. yeniden oturdu. Avukat olarak görüşebilirsin. başkaca yerlerden gelebilecek talimatlarla hareket edilmesi yanlış diyorum.

Belki de uyuya kalmıştı. ofisine gitmek üzere partiden ayrıldı. Temiz kalan son gömleği ve pantolonunu giydikten sonra dışarı attı kendisini. bankın ortasında oturduğunu fark ederek. Ber. "Alır mısınız?. "Hayır!. cumartesi erkencisiydi. Başkalarının da oturmaya hakkı vardı. Ber'in.. Duşunu aldı. Normal satıcılara benzemiyordu. Markız.. Ber. Etraf... yer açtı. bulanıktı. Bu kez sözleşmişler.. bulvarda bulunan parkta buluşacaklardı. "Bir ara uygun olduğumda gidebilirim. "Küçük değişiklikler büyük mutluluklardı. kimin kim olduğu belli değildi. Burası kendi özel mülkü değildi.. Temiz havayı soludu. onla muhabbet etmeye başladı. temiz görünümlü genç elinde tuttuğu dergiyi göstererek..... Ağaçlar ile çiçeklerin görüntüsü ve küçük havuzdaki fıskiyeden akan suyun sesi biraz da olsa rahatlatmıştı kendisini." dedi. *** . saç biçimi ile öznellik sağlamak isteyenler ise gören gözlerde sırıtıyordu. bir şeyler atıştırıp seks yapmaları standartlar hanesine yazılmıştı. Yeni bir düşman kazanmanın yararı yoktu....." seslenişi bozdu. ince kesilmiş salamı dizdi ve portakal suyu ile birlikte midesine indirdi.." teklifinde bulundu. Banklarda oturan insanları gözleriyle taradı.. Düşünsel gidişatını. Teşekkür ederim. Aynı tepkiyi yanındaki orta yaşlardaki adam vermedi. Park girişinde bulunan boş bir banka oturdu. Sandviç ekmeğinin içine kaşar peyniri. "Oturabilir miyim?.. 25 Ber. Đnsanlar aynı insanlardı.. yolu hızlı adımlarla katetti." olumsuzlamasına karşın yine de tanıtımda bulunmak istiyordu.." Markız'la her cumartesi evde buluşmaları. ister istemez kulak misafiriydi. Başkan'dan Đzin isteyerek.vermek istemedi. Veya annesi yeniden rahatsızlanmıştı. Kıyafet.. Öznellik gösteren yoktu. orta yaşlar da bir adamın.. Ber. tanıtımın dahi alıcısı olmadığını kaş hareketleriyle ifade etti. Orta yaşlı adamın oturmasından kısa bir an sonra genç bir erkek yanlarına yaklaştı. sol yana yaklaşıp. Ber. Yanakları al. genci ve dergiyi üstünkörü inceledikten sonra. hala görünürlerde yoktu. Bakışlar aynıydı.. Sesi inandırıcı değildi.

Yanlış anlama!. Orta yaşlı adam. Bu kurumun temsilcileri....Orta yaşlı adam." Orta yaşlı adamın karşılığı alaycı oldu.” kaidesince kendilerinin karşı çıktıkları her türlü davranışı sergilemeye başlamışlardı. kendimi o kadar rahatlamış hissediyorum." Orta yaşlı adam. Orta yaşlı adam sözlerine kaldığı yerden devam etti. Genç adam. ' DM-Grileştirme’ gazetesini bulundurmak. Sen bana gençliğimi hatırlattın.. Dergiyi tutan eller titriyordu. DM-Grileştirme dışında gazete bulunduranlar onlardan biri geldiğinde. Devleştiler. Senin elinde sattığın dergiyi de kendilerini maskelemek... benim amacım kazanç elde etmek değil. "Halen eskisi gibiyiz.. " şeklinde serzenişte bulundu.. ‘aslında aynı kimliği koruyoruz. görüntüsüyle benzeşti. söylemlerine sürekli ihanet etmeye başlamışlardı.. genç adam üzerinde oluşturduğu etkiyi duyumsamak için başını ona çevirdiğinde.. gözleri irileşmiş. Samimi olduklarına inanmıyorum artık." dedi..... Müşteri potansiyeli hazırdı ve ne sunarlarsa alıcısı bulunuyordu. Yerleşik sanat değerlerine göre kenar mahalle barlarında şarkı söyleyebilecek kadar sanatçı kimliği taşıyabilecek kişilerin kalın bacaklarını. Dininizi. "Oğlum. yeni aboneler dahi bulurdu. "Ne kadar satarsan o kadar sevap var.. 'Yayın Ağımızı güçlendireceğiz. muhafazakar halkın dolaylı veya doğrudan sevap anlamında yapmış oldukları yardımların. Ses..... "Oğlum! Bu derginin satışından kârın oluyor mu?" diye soru yönlendirdi. Sevabına yapıyorum. değerlerinizi daha iyi öğrenin.. "Amca! Sen bize hakaret ediyorsun!. Dergi.. etki dozu oranında tepki vermeden. Genç adam üsteletmedi. Ülkemizdeki milliyetçi.. Soru şekli bu soruyla yetinmeyeceği izlenimi veriyordu. Matbaa kuracağız. Tüm mukaddesatçılar ‘böyle hareket etmiştir’ anlamında söylemiyorum.. Dergiyi ne kadar çok insana ulaştırabilirsem. o sıralar ekmeği zor buluyorlardı. manevi destek sağlayan. Sadece dini ve milli kelimelerinin baş harflerinin kısaltılarak oluşturulan DM-Grileştirme isminde bir gazete çıkarıyorlardı... esnafla bayağı iyi iletişim kurmuşlardı... 'Boyalı basından uzak durun! Eve götürüp... DM-Grileştirme medyanın her alanında boy göstermeye başlamıştı. uyuşturucudan. biliyorum." dedi.... kumardan." Genç adam.... geçmişlerine. dinsizlikten uzak tutmak için mücadele eden grubumuz hakkında söylediklerin düpedüz iftira! Dergiyi almayacaksan alma!.' gibisinden propaganda yapıyorlardı.. Sesi nostaljik duyumsamalar salgılıyordu.. Babam da dahil.’ dediler. DM-Grileştirme sahipleri işi ilerlettiler zamanla. arkasından ev aletleri de satmaya başladılar. tarihinizi.’ yargısını toplumun beyninde sürdürmek için sattırmaya devam ediyorlar. Dolayısıyla kendilerini var eden insanlara.. hicap duyar. büyük dekolte göğüslerini kendi televizyonlarında cömertçe sergilettiler.. konuşmasının bitiminde. alışverişlerle sundukları paraların bir kısmını çoğunlukla onlara akıttılar. "Đleride belki.. gençleri... "Satıştan elde edilen paraların nerelere gittiğini biliyor musun?" "Elbette... yanında ki genç adama bakmadan." dedi. "Ama. mukaddesatçı hizmetlere gidiyor?" "Oğlum. öyle mi?. Okul sonrası manifaturacı olan babamın işyerine giderek ona yardımcı olurdum. "Ortaokula gittiğim çağlardaydı.. "Ne demek istiyorsun. ben de milliyetçi-mukaddesatçıyım. hiddet dolu bir yüzle karşılaştı... Ne yazık ki “Paranın dini imanı olmaz...' diyerek karşılıksız hatırı sayılır para yardımı almışlardı. Daha sonra.. sen de bunları tanıyacaksın! Beni anlayabileceksin."diyen orta yaşlı adam. ‘ucuz yolla sevap kazandıklarına." anlatısını bir hatip gibi sundu.. Topladıkları mevduatlara ödedikleri belirli orandaki faiz bedeline ‘kar payı. gözleri ağaçlara takılı halde.. Bu gazete. esnaflara ve her gördüklerine. Et teşhircilerini meşhur etmekle kalmayıp. Ülkeyi ayakta tutan. ortaya çekilip genç adam için oturma boşluğu yarattı.... Ama bu derginin bağlı olduğu holdingin öyle bir amaca hizmet ettiği konusunda. "Ufak harçlık veriyorlar. özellikle son zamanlarda ciddi şüphelerim oluştu. sözsel alaycılığını sezinlemiş olmalı ki. kitap.. Oturdu. Oğlum! Beni dinlersen kendini yorma!.’ inanıyorlardı. Alıcılar. Yanıma otur sana bazı tecrübelerimi aktarayım. Satmaya çalıştığın derginin bağlı olduğu holdingin sahipleri. iyice kırmızılaşan.. farklı sorular bekliyor sıkılganlığındaydı. ailenize kalp huzuruyla okutabileceğiniz milliyetçi-mukaddesatçı bu gazeteyi alın! Aile terbiyenizi koruyun. her türlü maddi desteği sağlar.. Çok sonrada finans sektörüne kadar uzandılar.. onlara inananlarda dahil tüm izleyicilerine. orta yaşlı adamın mimiksel. Babam günde üç DM-Grileştirme gazetesi alır. amca?." . fuhuştan.. siyah beyaz ve birkaç sayfadan ibaretti. ‘Muhafazakarlığın ispat aracı' sayılmaya başlamıştı neredeyse. saklarlardı.

Demokratik kurallara göre yapılan seçim sonucunda seçmenlerin oyuyla seçilmişler ve seçmenlerin temsilcileri olarak Merkez kente gönderilmişler. Đçtiği sigaralar büyük küllüğü doldurmuştu. Ama beni yanlış anladı. Çünkü. Günaha ortak olmak istememişti." dedi. yine uyku anını biraz daha geciktirmekten başka işe yaramayacaktı.. konuşmasına devam edecekti. "Genç... Odada dolaşan sivrisineğin çıkardığı sesler Birleşik Devletlerin Ad kentine yakın üsse sürekli inip çıkan savaş uçaklarının çıkardığı seslerle eşitti sanki. Sonunda uyuyacak ve korkunç rüyalarda yaşayacaktı.. orada Halkın Temsilcisi olarak bulunmayacakları ise kesindi. " dilemesiyle arzusunu gerçekleştiremedi. "Birilerine hamallık yapmasın! Duyguları birileri tarafından paraya çevrilmesin amacındaydım. Yurt genelinde Halkın Temsilcileri Genel Seçimi olmuş ve kendi partisinden altı kişi Ad kentinden halk temsilcisi olarak seçilmiş. Kendisini Fredy'nin kabusları filmindeki kurbanlar yerine koyuyordu. Onla paylaşmayı istediği bir çok olay yaşamıştı.. Yaklaşık yarım saat daha ağaçları. Saat gecenin yarımını gösteriyordu... aykırı düşünce etkili olmaz. Yakın geçmiş de yaşadığı olumsuzluklar yansıyordu rüyasına. yoksa. kulak misafiri olduğunu tescil etmek ister gibi. Bunun sancısını ise ayrıca çekiyordu. Size iyi günler." Ber... Son günlerde uyumak. "Kusura bakmayın. Randevu saatini bir saat geçmiş. Markız gelmemişti.. orta yaşlı adama aynı sertlikte bakış fırlattı ve uzaklaştı. Birkaç adım attıktan sonra yarım dönüş alarak.. Bulunduğu salona. Đçindeki sıkıntılar patlama noktasındaydı. özellikle LeftKol. camiye gitmeliyim. Belki de iyi olmuştu... Ber. çiçekleri seyretti boş bakan gözlerle. Ber. Evine dönüp yarım kalan uykusuna devam etmek üzere parktan ayrıldı. orta yaşlı adama. göz görmez. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu. merkez kente gönderilmişti. Bunların hiç biride o makama layık olabilecek yapıda insanlar değildi. Bunlar gerçekte ‘Halkın Temsilcileri mi.. görünürde onları seçen Ad kentinde bulunan halkın seçmen çoğunluğu olsa da gerçek seçici Ad kenti üst düzey mafya grubunun lideri Baba Maf’tı.. Özellikle ülkedeki güncel politikayla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak istiyordu. orta yaşlı adamın. Duyulan ezan sesi üzerine.. önceki kabuslarından daha şiddetlileriyle yüzleşmesi anlamına geliyordu. hınçla banktan kalktı. 26 Uykusu gelmesine rağmen uyumak istemiyordu. Uyumaya direnmek. Çünkü beyin kapalıdır.. Maf'ın temsilcileri mi?’ olduğunu tartışma gereği bile duymuyordu Ber. Diyaloglar. *** .. Ber’in dikkatini dağıtmıştı. size çok bozuldu....Genç adam. sessizlik hakimdi. Gördüğü rüyalar gününü mutsuz kılıyordu. Aylardır Med kendisiyle iletişime geçmemişti. kulak işitmez. Maf'ın sol kolu olan LeftKol dışında Legal XY parti’sinden sağ kolu Sağkol'da Halkın temsilcisi olarak seçilmişti." "Đyice koşullanmış birine.. Soluk alış verişini dahi duyuyordu.... Hatta fizyolojine yansıyacak kadar yoğunlaşmıştı. Legal XYZ Partisinin Đl Yönetim Kurulu Üyesi olmasına rağmen oy sandığında oy pusulasını geçersiz kılarak kullanmıştı.

Gözlerini kırpıştırdı. Azrail'i kaçırır. Ayak sesleri aniden kesildi. Ayak sesleri salonun içinden geliyordu şimdi. Her iki kulağını... Yıllar önce birkaç kez gördüğü cam parlaklığında ki korkunç gözleri anımsamıştı her nedense. Ses seviyesi değişmemişti.. Salonun ampulü yanıktı. sanki beyninin içinden geliyordu.." özdeyişine uygun davranarak bu duygularından kurtulabileceğini düşündü. Beyni eziliyor gibiydi. Bu gece evinde birinin daha bulunması ne iyi olurdu. Bu Med'in sesiydi ve hala bağırıyordu. Karşıdaki sesi almadan "Med! Teşekkür ederim. Med'in uyarısını duymasaydı.. Sesler yine salonun içindeydi. Kısa bir an sonra sıcak bir ürpertinin ensesinden ayaklarının ucuna kadar indiğini hissetti.. Kalp çarpıntıları hızlanmış. Kısa bir sessizlik sonrası bu kez çınlayan. bir kaç kezde. Göremedi. mesleğinin ilk haciz işlemini gerçekleştirirken. Kollarını açmış kendisini çağırıyordu. Salona geri döndü. onu bir kez daha ölümden korumuştu.. Med. Bir türlü sonlanmıyordu. Kendisine bakıyordu tüm nefretiyle... Ampulü patlayabilirdi. Beyin içi ağrıları yine nüksetmeye başladı. cam donukluğunda genelde değişken özelde yeşil renkli gözlere dönüştü.." dedi. Yorulan parmaklarını serbest bıraktı. Đzleyen gözler yoktu ve her şey normaldi. Soluk alış verişleri sıklaştı. şekillendi. Bir yılanın bakışları karşısında esir olmuş av gibiydi. Korkularıyla yüzleşmeliydi. Işıldak dahil. Büyüdü. Kulağı dikildi... Mümkün olamazdı. Gözlerini. Oğlum!. Bir kaç kez de karmaşık rüyalarında kendisini izleyen o gözleri görmüştü.. Telefondan çıkan zil sesi sürpriz değildi. Bunlar son zamanlarda olmayan bir durumdu. Çevresine dikkatlice baktı.. Göz teması derin ve etkindi. Başını her iki yana sırasıyla çevirdi. Salonun ortasında mum ışığı kadar hafif bir ışık belirdi. Evet!. Elektrik kesilmesi ihtimalini göz önüne alarak ışıldağı da yaktı. Işık. Annesi yok olmuştu. Gerçekten annesinin gittiği aleme gidecekti... Koridor lambasını da yaktı.. Bu ses?. Sarı saçları. Bu yeterli değildi. Đzleyen iki gözden. Gözlerin bakışları içine kadar işliyordu. Ayak sesleri duyuyordu. Balkon korkuluğuna bedenini dayadığını fark etti.. Ses. Korkunun şiddetinin halüsinasyon görmesini sağladığına inanıyordu. mavi gözleriyle annesi karşısında duruyordu..Derisinin kabardığını... bedeninin ürperdiğini hissetti. Yüzünde serinlik hissediyordu. Heyecanla kaldırdı." Bir ses!. Acaba. Annesine sarılmaya.. Beklememeliydi.... özellikle yılgınlık hissettiği anlarda ortaya çıkması rastlantı olamazdı. Med. Kendine geeelllll!" bağırtısıyla irkildi.. Özgüvenini kaybetmesi korkularını ortaya çıkarıyordu. "Ecelin üzerine gitmek... Beyni karıncalanmaya başlamıştı. gözlerini zorlukla kaçırarak sesin geldiği yöne baktı. her iki işaret parmağıyla bir süre kapadı. Kanepeye oturarak karanlığı gözle-di... karanlıkta görünmüştü...... Korkma yanıma gel!.... Gündüz olmasına rağmen bulutlar çevreyi karartmış ve yine karanlıkta görmüştü.... Ber'in duyumsaması doğru çıkmıştı.... çıldırmak üzereydi... . Önceki kaskatılığından eser kalma-mıştı. annesinin kollarına bir an önce atılmak için koştu.. Olasılıklardan biri ve tercih ettiği olasılık buydu.. Tekrar annesine döndü. Yıllardır özlediği güvenli kollara çağırıyordu... bağlantıya mı geçecekti?.. tüm ışıkları kapadı.. En güvenilir kişi oydu. avurtlarıyla gözlerini ovuşturdu. Evet bu ses!. yutkunmada güçlük çekmeye başlamıştı. Işıkları yaktı. yakınlaşıp uzaklaşan ayak sesleriydi bu..... Annesinin karşısında olması mümkün değildi.. Saç telleri dikleşti. O gözler.. Kendisine geldi.. Kollara ulaşmasına bir solukluk kadar mesafe kalmıştı... Bu ses yıllarca önce vefat eden annesinin sesiydi... "Oğlum!... kulak tırmalayan kadın erkek karşımı kahkaha sesleri işitmeye başlamıştı. o gözlerden alamadı. Ve Ber. Salonun içinde onlarca varlığın rasgele yürüdüğünü duyumsuyordu. "Beeeeeeeerrrrrrrr!. dizinde uyumaya o kadar çok ihtiyacı vardı. Đşte hiçbir şey olmuyordu. Korkularının. Çünkü karşısı boşluktu. Kıpırdayamadan öylece kala kalmıştı. Yoksa!.... Kaskatı kesilmişti. Işık düğmelerine dokunacak kadar bile gücü kalmamıştı. Oturduğu kanepeden kalkarak. insanların bazıları yalnız kalma korkusunu yenmek için mi evleniyorlardı?. Đki metre ötedeki ışık düğmeleri kilometrelerce uzaklarda gibi geliyordu kendisine. Güçlenmişti..

." "Tamam!." "Bilmiyorum. Blöf değil... o halde!" "Ben kendi gerçeklerimi sunuyorum.. " "Kendi kendime söz verdim. hala aynı inatçı tavırlardasın. ikna et. Aklın yolu birdir. Hafta sonu işinin çıktığını söylersin..." "Gülmem gerekiyor mu?. Bunu istemek hakkım.. "Üzerime gelmekten zevk alıyorsun!" "Aynen öyle. Söz mü?" "Söz!." dedi.... neden?" "Yüzlerce nedeni var." "Beni yanılt. Ber'i hırpalamak için iyi bir fırsat çıkmıştı. Ama uygunsan önümüzdeki değil sonraki hafta sonu buluşalım diyecektim. Sonra ısrar yok. Telefon açtım. Yaşadığın olaylar benim görüşlerimi doğruluyorsa ve sen aynı kanıya varıyorsan bu senin de doğrundur.. yanılmaz mısın?" "Yanılmak insanlara özgüdür ve ben de insanım... Ama." "Bir tehdit?. duyumsamalarını açan herkes bu yetenekleri kazanabilir.... Sana telefon numarasını yazdırayım.?" "Beni etkin altına aldığına inanıyorum. Anne ve annede somutlaşan ölüm dışında güven duyabileceğin bir seçeneğin kalmamış. Her konuda uzmansın.. Yoksa sözünü ettiğin düzenleyicilerden biri de sen misin?. zaman bulamıyordum.." "Evet!." "O halde tatmin oluncaya kadar al ve rahatla!" "Şimdilik yeterli..." "Sana çok ihtiyacım vardı....... geleceği biliyorsun. Ayrıca. Kısa bir duraklamadan sonra .. Misafirleri gelecekmiş... "Saçmalıyorsun?. Tamam!.." ." "Markız' dan dolayı mı?." "Bir kaç dakika ayıramayacak kadar önemli ne işin olabilir?" "Bunu yanıtlamak zorunda mıyım?. "Az daha gecikseydim apartmanın altında parçaların toplanıyor olacaktı. Argümanları birden tüketmek istemiyorum... Öyle sanıyorum artık.. ölümüne neden olacaktı....." "Tehdide boyun eğdiğimi sanma... tüm koşullandırılmalardan uzaklaşıp beynini..Med.. bu isteğim gerçekleşmediği takdirde seninle iletişimi de koparmak istiyorum.." "Bazı güçler beni öldürmeye çalışıyor." "Yıllardır beklediğim an gerçekleşecek.... sığınma isteğini doğurdu." Med bu soruya hemen cevap vermemişti.. "Kısaca." "Evet!..." "Duyumsuyorum..." "Med! Bir kez olsun.. korkuyla yüzleşmen koca bir fiyasko ile sonuçlandı. Hala senin normal biri olduğundan bile şüpheliyim. Karşı çıktığım her tezini görüşünü sonradan kabul etmek zorunda kalıyorum." "Sevgiliden de öte en yakınım sen olmana rağmen yıllardır. Beni cin mi sandın?. Uzun zamandır benle görüşmüyordun." "ve.." "Ben senin insan olduğundan bile şüpheliyim.." Med'in eline..." "Đçsel korkuların yansımalarıydı onlar. değerlendirecekti." "Olağanüstü yeteneklerine ne demeli?.. benim gibi etten kemikten olduğuna inanmalıyım." "Benim içinde... özür diledi." "Đkinci Hafta sonu bir bayan arkadaşta olacağım." "Evimi biliyor musun?.... Dediğin gibi olsun. Ama ilk ve son kez yüzleşeceğiz..." "Đşlerim vardı..." "O halde?. Peki pazar günü olmaz mı?.. Seninle yüz yüze geldiğimde ancak bu yargım değişebilir." "Yıllar seni eskitmemiş.. gerçek anlamda yüzünü görmüş değilim. Bu yüzden gelememiş..." "Bu parlak sözlerle beni ikna edemezsin. O gün hazır olduğun saatte beni ararsın..." "Bugün seni ektiğini ne çabuk unuttun!" "Ekme olayı yok.." "Đçindeki cevheri ortaya çıkarıp.. Korkun.." dedi. Senin yörüngende hareket ediyor gibiyim..... içselimi biliyorsun ve." "Önemli olan buluşmamız.. Sana dokunmalıyım. Telefon açtığında tarif edersin.." "Hiçbir şeyi yanıtlamak zorunda değilsin?" "Çok gerginsin. Bana fırsat tanımadın. "Uyurgezerlik... bu sana bir hak verir.." "En önemlisi?.." "Öyle olsun..

Her hangi bir nedenle seni bu vekillik görevinden alma. Açar mısın?" "Ayrıntılarının geliştirilmesi ve tartışılması gereken bir kavram." "Müvekkili... senin yanlışını gördüklerinde. yabancısı olmadığın olgular olmalı..." "Evet?." "Önceki kavramla?.." "Programı ve söylemleri birey ve toplum yararına olan partimizden gösterilen ve seçilen halkın temsilcilerinin bir kısmının bu söylemlerin aleyhine geçmişleri olması ve kendileriyle birlikte bazılarının çıkarlarına hizmet etme amaçlarının olması. demokratik olsun olmasın tüm ülkeler için geçerli olabilecek vasıflandırma. Devlet Avukatına özellikle ihbarda bulunmazlar. " "Ülkemizde uygulanan Demokratik sistemi..."Bu konuyu çözdüğümüze göre seni sıkan en önemli şeye gelelim. Örnekleri çoğaltabiliriz. halkı kandır. Đstifa edeceğim. işleriyle layıkıyla ilgilenmediğini fark ettiklerinde. Bu kadar mafyalaşmış gruplar.... uygulama alanı bulursa halkın kendi kendisini yönetmesi diğer anlamıyla Demokratik yönetim gerçekleşebilir.. Bunlar Gizli El Yönetimi tarafından not alınır." "Med!.. zaten öylesin...." "Hayır." "Çok uzatıyorsun. ‘nabza göre şerbet ver..." "Sodgom Ülkesinin işportacılıktan tut." "Yeni seçimde seçtiklerinde yine hatalı oy kullandıklarını anladıklarında onları da azletmek için yine diyelim beş yıl beklemek zorunda kalacaklar." "Doğru.Bir örnekleme yapalım." "Yasa böyle.... "Ülkemizde seçim esnasında yerleşik olan politik düşünce. eleştirsel bakışı getirir. " "Nefretin kaynağı?." "Ben biliyorum." "Aynı durum bireylerin oyları ile yetki alan Halkın temsilcileri için söz konusu mu?. kişiliği veya kişileri." "Demokrasiden. Onların haklı söylemleri duyulmaz olur. yargı da.." "Az da olsa seçilen oluyor.." "Biliyorsun.. Đş işten geçtikten sonra. göz geçirmeyi.... davayı gerektiği şekilde yürütmediğine. yani beni vekil tayin eden kişi...." "Bunu herkes söylüyor" "Ben söylemiyorum.. Geçmişteki açıklarını ortaya koyuyorlar." "Bunu sen diyorsun." "Ancak yeni seçim dönemini beklemeleri gerekecek. Gizemli sunuşlarda bulunmana gerek yok." "Başa döndük...." "Bu kavramı ilk kez duyuyorum.." "Seni vekil tayin edenler.." "Demokrasinet sistemi.. öyle değil mi?..... işlerini başkalarının yararına sattığını belirlediklerinde. azletme yetkilerine koşulsuz sahiptirler. Etkilenmeyenleri de harcıyorlar. ya delegeler ve seçmenler hata yaptıklarını ne zaman anlayacaklar?. Duymadığım bir sistemden mi söz edeceksin?." dedi çaresiz ses tonuyla Ber." "Sadece ülkemizde değil.. her yolu deneyerek halkın oylarını bir . düzenleme raporlarına aykırı hareket etmeye başladıklarında günahlarını su yüzüne çıkarıp silikleştirilirler. sistemin en üst yönetim birimlerine kadar tamamen irili ufaklı mafyalaşmaların olduğu ikimizin de malumu. Politikaya!!!" "Politikadan iyice nefret etmeye başladım. Hatta bu teorim uygulanabilirse sadece politikada değil. Gizli El Yönetimi olarak vasıflandırabiliriz." "Bireyin ve bireylerden kurulu toplumun gerçekten yönetime ortak olabileceği ve kendilerinin ve insanlığın yararına olabilecek daha iyi bir yönetim biçimi hala bulunamadı... Onlar istedikleri an temsil yetkimi düşürebilirler." "Bunlar..." "Senden duymak istiyorum...... ama" "Onları da bir şekilde etkiliyorlar.. Fakat uygulamanın ana amaca hizmet edebileceği geliştirilmiş bir sistemden. bireyin ve toplumun geleceğini etkileyen tüm karar ve işlevlere de uygulanabilir.. üst düzey bürokratik atamalar da. sen mesleğinde yapmakta olduğun bir işte kimi temsil ediyorsun?" "Müşterimi." "Esasa gelir misin?" "Zorlama beni. Yine kehanetin gerçekleşecek.. kendileri aleyhine çalışacak kişileri yasa koyucu sıfatını alarak halkın temsilcileri merkezine seçtirir mi?.. Her insanın geçmiş-te işlemiş oldukları hataları vardır.. duyduğun bir sistemden." "Başa dönmek.. O kişi veya kişiler kendi aleyhlerine yani... En çok güvendiğim delegelerin kendilerini inkar ederek ön seçimde onları seçmiş olmaları. Adım adım yaklaşıyorum.

Vekil tayin edebilir. azledebilir.. Yeni seçim döneminde bir şekilde başka oyunlarla yeniden oyları elde etme şansını dene. yararlanamayacağı kitlesel tepkiler.. bilgi ve deneyimlerini ortaya koyan web sayfaları düzenleyerek.." "Ancak Gizli El'in istediği kadar bu olanaklar oluşabiliyor. "Çözüm.. Aday.." "Yani?.. Birey kendi yapısını. Hatta wap lı cep telefonlarıda bu amaca hizmet edebilir.. sözlerine aykırı davran. Birkaç gün dediğin yeni aday seçimi birkaç aydan önce gerçekleşemez. Seçmenlerin iradesini yansıtmayan şekilde temsilcinin oy kullanması halinde.. Genelde bunda başarılı ol! Bu bir kısır döngü. ileri sürdüğün görüşlere ve seni seçenlere ihanet et!. Đçsel gelişimini köreltmiş olur..." diye sordu Ber... Belki. seçmenler direk müdahale edebilmeli hatta o temsilciyi merkezden çekebilmeli.. Bireyciliğini koruyanlar da bir şekilde dışlanır. Kendi yararlarına çıkarımlar elde edebileceklerse sessiz kalırlar..." "Bunun için tüm seçmenlerin evinde bilgisayar olması gerekmez mi?" "Teknoloji ilerliyor..... aday adaylarının propagandalarıyla etkilenebileceği nedeniyle sonucun değişeceğine inanıyor musun?" "Asıl sorun işte burada! Çözümü bireysel aydınlanmada yatıyor....." "Neden.. her an seçim olabileceği psikolojisiyle toplum ve sistem çöker. benimsemediği. hatta yardım etmeli..." "Solkol'dan aldığın bilgisayarın yanında internet erişim paketi de hediye olarak verilmişti." "Yine internet sayesinde. Birey ve toplumun her haklı tepkisi.. seçildikten sonra ona oy veren seçmenlere karşı taahhütlerinden doğrudan sorumlu olmalı. Güvenli bir alanda seçmenin saniyesinde oyunu kullanma olanağına sahip kılınması mümkündür.. Aradan delege sistemi kaldırılarak üyenin istediği aday adayının seçimde aday olması yönünde oyunu kullanabilmesi sağlanabilmeli. e-mail haber gruplarına . bazen de desteklerler.... Kendi programına. kimliğini kaybeder.. Buna karar verecek seçmenler ise sadece ona oy veren seçmenlerin salt çoğun- luğu olmalı. bir insan ömrü kadar sürecek bir kısır döngü... coplarla dağıtılır.." "Ama seçmenlerin yeni seçim dönemine kadar elleri kolları bağlı değil ki.." "Bireyler gruplaşmadan bunu nasıl sağlayabilirler. Gizli El'in istemediği. kendi içindeki cevheri çıkarma uğraşı vermeli... diğer adıyla Evrensel ve Yerel Düzenleme Gruplarının raporlarıyla akim bırakılır. Bir çok kişi görev alıyor. Đnternet bağlantısı olmayanlara ise neredeyse her sokakta açılan internet kafeleri kullandırılabilinir veya özel merkezler kurulabilinir. gerekli uyarılarda bulunabilir. Birey. silahlar sıkılarak. Kısaca azil yetkisine hatta onun tasarrufunun iptaline dahi karar verebilmeli." "Çözüm?. Bir şekilde özellikle sivil toplum örgütleri kanalı ile tepkilerini dile getirme olanağına sahipler..." "Mantıklı gibi.. Bu müşterinin avukatını azletmesine benzemez. Peki seçmen iradesinin Gizli el denetimli çıkar çevrelerinin ve medya araçlarının.. Birey." "Bireyler sürekli karşılıklı bağlantıda olarak sözünü ettiğin risklere düşmeden güç oluşturabilirler." "Evet!" "Đnternet bağlantısını chat yapma dışında da kullanmanı tavsiye ediyorum." "Her seçim trilyonlarca Sodgom parasına mal oluyor.. müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiyi olabildiğince seçmenler ile seçilenler arasında uygulayabilmekte. Aday adayları amaç ve düşüncelerini somut maddeler halinde kamuoyuna duyurmalı. Đhanetin karşılığında sana vekalet veren birey beş yıl suskun kalsın...... Aksine durumlarda bu tepkilerde bulunanların elebaşıları tasfiye edilir. Bir gruba girmek ise grupta önceden oluşturulmuş veya oluşacak kemikleşmiş koşullandırmalara uygun davranmayı gerektirir ve bu da Gizli el'in denetim ve yönlendirmesini kolaylaştırır." "Bazı parti genel merkezlerinin ön seçimsiz aday belirlemesi tamamen ortadan kaldırılmalı. aydınlanmasını diğer bireylerle karşılıklı paylaşmalı. başka bireylerin de bu uğraşa yönelmesi yönünde etkilemeli. yönlendirilir veya satın alınır.. Parti düşüncesini kendi düşüncesine uygun gördüğü için oy verenleri yanılt. internet bağlantısı için illa bilgisayar da gerekmeyecek... böyle düşünüyorsun?.. Gizli El'in. kan akıtılarak engellenir.." "Hayali ve gerçekleşme olasılığı olmayan teoriler.. Seçildikten sonra halkın temsilcileri merkezine gir.. Aynı seçmen grubu azlettikleri vekilleri yerine sıradaki diğer adayı gönderebilmeli." "Nasıl?...şekilde elde et. Yasa tasarılarındaki oylamalarda. Seçmen öncelikle tercih ettiği bir partinin üyesi olmalı.’ gibi temellere dayanıyor.. kitle haber araçlarıyla yapacağı açıklamalarda bu taahhütlerini ve buna uygun düşüncelere oy vermiş seçmenlerin duygu ve düşüncelerini esas alarak görevini yapmalı.. Coplardan sonuç alınamazsa.

üye olarak, yeni haber grupları oluşturarak, sık sık bilgi, görüş ve duygu alışverişlerinde bulunarak bunu sağlayabilir, sağlatabilir..." "Aynı yöntemi, diğerleri de kullanabilir." "Onlar her şeyi kullanırlar ve kullanacaklardır. Önemli olan onların oluşturduğu senaryoları önceden duyumsayan bireylerin bunları deşifre etmesi. Kendi raporlarına uygun davranılması için kitlede ve özelde bireyde oluşturdukları etkin psikolojik yöntemlere karşı; aydınlanmış bireyin kendi psikolojik yapısını ortaya koyarak direnebilmesi ve bu enerjinin diğer bireylerde de oluşmasını sağlaması. En önemli taktikleri olan, kitlenin hassas duygularına, düşüncelerine hitap eden ortamlar oluşturarak veya bu anlamda oluşan ortamı değerlendirerek, birey ve toplumu sürü misali kullanan, istediği yöne sevk eden gücün; vasıta olarak kullandıkları en büyük olgu olan 'kitle psikolojisi ile yönetme" yolları tıkanmış olacaktır. "Kulağa hoş gelen düşünceler..." "Đleri de gerçekleşeceğine inandığım düşünceler." "Büyük güç grupları karşısında birkaç e-maille, birkaç chatleşmeyle bunların sağlanabileceğine nasıl inanıyorsun anlamıyorum?..." "Önceleri söylediklerime de tepkilerin böyle olmuştu. Anlaman için zamana gereksinimin olacak.... Dansözlü rüyanı anımsıyor musun?" "Evet!... Bunun yorumunu yapmıştın. Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden Dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı. Danslarının yeterli etkiyi sağlamadığı düşüncesiyle iksir dahi sunmuşlardı... Tabi ki bu senin yorumundu..." "Onları yok edişim nasıl gerçekleşmişti?" "Bir çantadan çıkardığın kablolarla... Ama bunun yorumunu sonra yaparım, demiştin." "Sonraki an; şimdiki an... Çanta, laptop bilgisayardı. Kablolar internet bağlantısı örneklemesiydi. Bireyi gerçeklerden uzaklaştıran, yanlış yönlendiren, söylemlerin, etkilerin, somutlaştığı kıvırmaların sahibi dansöz kıyafetlileri yok eden benim klavye tuşlarıyla yazmış olduğum düşünce, duyumsama ve algılarımın netteki sunumlarıydı... " "Dansözlerden bayan olanları çok güzeldi... Hala gözlerimin önündeler..." "Güzellik bir yanılsamadır... Gördüğün dansözlerde cinsiyet ayırımı da yapmamalısın. Đlk gördüğün Büyük dansöz cinsiyetsizdi. Bu dansöz

bir kısım kötü politikacıları, varoluş görevlerine aykırı hareket eden güvenlik görevlilerini, çıkarlarını gözeterek hareket eden bürokratları, alanında yeterli olmayan sanatçıları, topluma dayatılan ve temeli olmayan edebiyatçıları, muhabirleri ve gazetecileri, salt dışsal güzelliğiyle uygun olmayan yerlere getirilmiş kişileri, teknoloji olanaklarıyla sesleri düzeltilen karga sesli müzik yorumcularını, batıdan ve doğudan apardığı besteleri ufak değişikliklerle kendisine aitmiş gibi sunan sahte söz ve müzik düzenlemecilerini, normal konumundan daha fazla toplumda yer edinen futbol sevgisini, toplumun değer yargılarını, yine toplumun aleyhine kullanılmasını, mafyalaşan her şeyi, soyguncuları, işçi aleyhine çalışan işçi sendikası yöneticilerini, emeği değer olarak kabul etmeyen sermaye patronlarını, tefecileri, adalet aleyhine çalışan hukukçuları, Uyuşturucu ve silah tüccarlarını, savaş yanlılarını, başkasının görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, onları yok etmeye çalışan fanatik grupları ve eli silahlı grupları. Kısaca; tüm kötülükleri kıvırmaları içinde barındıran ve gizleyen bir dansözdü. Ondan çıkan ve onun danslarına uygun hareket eden dansözler ise anlattığım ve anlatmadığım benzeri irili ufaklı kötü birey ve gruplardır. Büyük dansöz, etkisine girmeyen birey ve grubu, kendisinin var ettiği dansözlerden en azından biri kanalıyla etkileme amacındaydı. Bu dansözler, kendilerini maskelemek için kat kat güzel kıyafetler giyinirler, güzel kokular sürünürler. Güzel seslidirler, güzel konuşur, güzel şarkı söylerler. Büyük dansöz'ün çaldırdığı oyun havalarına uygun kıvırırlar. Birey ve toplum onların oluşturduğu ortamda kendisini Hasan Sabbah cennetinde sanır. Gerektiğinde onlar için ölüme bile gider... " "Ama yinede kadın dansözlerin enfes olduğunu inkar edemezsin! Hele o şeffaf kıyafetleri altında görünen vücut hatları... Görsellikleri senin anlatılara uymuyor." " Şeffaflık görüntüsü verse de aslında görünen şeffaflıkta bir kıyafetti. Şeffaf kıyafet de bir maskedir. O çıkarıldığında kandan, irinden oluşan korkunç bedenleri görünür. Cüzzamlı bir hasta görüntüsü onların asıl görüntüsüdür. "Rüya tabirleri konulu bir kitap yazsan yok satardı..." "Burada ciddi konulardan söz ediyorum, bulandırma!..." "Saatler oldu telefonla konuşmamız." "Ber!.. Sıkıldın mı, yoksa?..." "Hayır!... Hayır!... Sabaha kadar konuşabilirim." "Sorun ne o halde?..."

"O kadar zengin olmadığını biliyorum. Yetim aylığı ile kabarık telefon faturanı ödeyemeyeceğinden korkuyorum." "Teşekkür ederim, ama bu benim sorunum." "Benim de sorunum." "Neden?" "Telefon faturanı ödeyemezsen telefonun kapatılır... Benle görüşme sağlayamazsın." "Çok komiksin." "Buna bir çözüm bulmalıyız. Sen ve ben evlerimize bir bilgisayar alsak diyorum. Đnternet bağlantısı sağlayıp, yazışsak... Telefon faturan bayağı düşük gelir. Gerçi, kadife sesinden mahrum kalırım, ama arada yine ararsan sorun olmaz." "Evimde internet bağlantılı bilgisayarım var, senin alman gerekiyor." "Neden daha önce söylemedin... Đşyerimde boş vakitlerimde chatleşirdik." "Chatleşmediğimizi kim söyledi?" "Neee!!!!!...." "Kibar ol!... Neee! denilmez. (............)'ın Mar'lısı!. "Özür... Gerçekten senle hiç chatleştik mi?..." "Bir çok kez." "Kullandığın takma ismin; nick'in?..." "Onu da sen bul." "Biliyordum... Birkaç kez sana soracaktım. Senin görüşlerine ve üslubuna çok benzeyen biriyle arada chatleşiyordum. Sen, Medayih takma adını mı kullanıyordun?..." "Đyi bildin, saf çocuk." "Med! Beni sürekli şaşırtıyorsun. Chatleşirken verdiğin özgeçmişin doğru muydu?..." "Evet, ufak yalanlar dışında doğru." "Bir şey daha soracağım... Cinsellik konusundaki görüşlerin?..." "Onları, tamamen içimden geldiği gibi yazmıştım." "Bak senle benzeşen görüşlerimiz de varmış." "Benimki kaba cinsellik değil. Seninkinden çok farklı." "Her neyse yine eskisi gibi çatır çatır chatleşmeye devam edeceğiz, değil mi?" "Çatır çatır’ı cümlenden eksiltirsen... evet." "Seni seviyorum."

"Sen Markız'ı seviyorsun." "Onu da seviyorum." "Başka kimler var sevdiklerinden?..." "Gönlüm geniş, herkese yer var." "Özel yer verilmeyen gönülde işim ne?..." "Gönlüm sayısız bölümler ve özel odalar barındırıyor." "Tamam kes!... Saçmalamaya başladın... Uyku saatin geldi. Hadi sana iyi geceler, bye." "Buluşacağımız Hafta sonunu sabırsızlıkla bekleyeceğim... Bye bye." "Zaman çabuk geçer!..."

***

27
Legal XYZ Partisinin Ad kenti Đl Teşkilatının yönetim, denetim, disiplin grubu üyelerinin yeniden seçimine yönelik kongrenin yapılacağı, büyük alana sahip KongYap isimli düğün salonu hıncahınç insan kalabalığı ve onların çıkardığı gürültüyle doluydu. Hoperlorden çıkan, kulak tırmalayıcı “sesssssssssss” şeklinde duyulan ses ayarları, az sonra kongrenin başlayacağını işaret ediyordu. Kısa bir açılış konuşmasından sonra oylamayla divan kurulu oluşturuldu. Đki ayrı grubun, iki ayrı listesi vardı. Her gruptan üçer konuşmacı; iyi temennilerle başlayan, parlak demokrasi nutuklarıyla devam eden konuşmaları dışında destekledikleri aday listesinde adı geçen adayların genel kalitesini övücü konuşmaları kısmi alkış ve kısmi yuhalamalar arasında gerçekleştirdiler... "Gündem dışı söz almak isteyen var mı?" duyurusu üzerine Ber, söz alıp almama konusunda önce tereddüt geçirdi. Konuşmak için hazırlıklı değildi. Buna rağmen bu kongrede içini dökmediği takdirde ileride bunun rahatsızlığını duyacağını düşünerek, söz hakkı istedi. Đzin verilmesi üzerine mikrofonun olduğu yere tedirgin adımlarla vardı. Mikrofonu boyuna göre ayarladı... Halen bir giriş cümlesi bile bulamamıştı. Zaman kazanmak için öksürdü. "Herkese selam!..." dedikten sonra salonda bulunanlara saatlerdir olmayan bir şeyi; ‘sessizliği’ kısa bir anda olsa yaşattı. Bir yerlerden başlangıç yapmalıydı. Başlangıç, devamı ve bitişi de beraberinde getirecekti.. Politikayla ilk tanışmasından başlamayı uygun bulmuştu. "El-Kenti Đlk öğretim 3. sınıfında okuduğum zamanlardı. Babam; zengin ve politikayla ilgili biriydi. Bir gün, AX Partisi Genel Başkanının ilimize geleceği haberini alan babam; otuz otomobil kiralayarak Đl sınırı girişinde onu karşılamaya gittiğinde, beni de yanına almıştı. Babamın bu kadar önem verdiği birinin neye benzediğini merak ediyordum. Taşıtlar uzun bir konvoy oluşturmuştu.

Yolun sağ tarafında park eden otomobilin içinde bana uzun gelen bekleyişler yaşamıştım. Bir süre sonra, dışarıdaki canlanma ve heyecan dalgası ve üzerine babamın, "Dışarı çıkın!... Geliyor!...” sesleriyle otomobillerde bulunan diğerleri gibi ben de dışarı çıkıp onlarla saf tutmuştum. Lüks bir arabanın arka koltuğunda camları inik penceresinden, elindeki fötr şapkasının içini göstererek, kocaman kafasıyla, etrafa gülücükler dağıtan yüzün sahibinin AX Partisinin Genel Başkanı olduğu söylendiğinde, babamın etkisiyle hayalimde oluşmuş babacan görüntü darmadağın olmuş; onun yerini olumsuz duygular veren bir varlık silueti almıştı. Bu olumsuzluklarla dolu içsel algılamalarımın doğruluğunu; ileri zamanlarda bu şahsın iktidarı veya muhalefeti döneminde ülkede oluşan kötü gidişin, sefaletin, karışıklığın, her alandaki ataletin, tıkanmışlığın, tükenmişliğin çirkin yüzleriyle yüzleştiğimde, anlamıştım... Saf çocuk sezgileri doğru çıkmıştı..." Ağzından dökülen son kelimeler kulak tırmalayıcı bozukluktaydı. Nefes alışveriş ritmini düzeltmek için konuşmasına ara verdi. Önündeki bardaktan bir yudum su aldı.Kongrede bulunanları, gözleriyle taradı. Olumlu veya olumsuz bir tepki elde edemedi. Ne bir alkış, ne de bir yuhalama vardı. Yüzler anlamsızdı. Kaldığı yerden konuşmasına devam etti; "Sizlerin beni alkışlaması için nelerden söz etmem, nasıl ve ne şekilde konuşmam gerektiğini, iyi biliyorum... Fakat böyle bir amaç güderek konuşmamı sunmam benim yanlışım olur. Çünkü; nabza göre şerbet verenlerden değilim. Đzninizle kaldığım yerden devam edeceğim.... Parti liderinin, konuşma yapacağı alana vardığımızda, babam kolumdan çekerek en önlere kadar götürdü. Arada yapılan alkışlara, babam da iştirak ediyordu. Benim alkışlamadığımı görünce kızdı. ‘Nedenini’ sordu. ‘Canımın istemediğini’ söylediğimde, o sıralar hatırı sayılır değerde para teklif etti bana... Bir eliyle beni karnımdan sarmalayıp, yukarı kaldırıp, diğer eliyle de Lideri gösterip, “Oğlum! Bu bizim ufkumuz, geleceğimiz,” demesine ve parayı sevmeme rağmen kabul etmemiş ve alkışlamamıştım... O günden beri politika denilince o günkü ortamı anımsarım... Legal XYZ Partisinin program ve düşüncelerinin demokratik temelde olması nedeniyle sıcak bakmış, görev teklifini kabul etmiştim... Bugün yapılacak il teşkilatı organlarının üyelerinin seçiminde; her iki listede adı geçenlerin tespiti Ad kentindeki parti üyelerimizin görüş ve

onayları alınmadan bu yönde hiçbir inisiyatif tanınmadan il başkanı ile genel başkan yardımcısı Lis ve yandaşları, tarafından saptanmıştır. Düşünce olarak ‘demokratım!’ diyen bir partinin uygulamada aksine hareketi bende; “Bu partinin iktidar olması halinde bile demokrasi kurallarını uygulamayacağı” gibisinden bir takım kuşkular oluşturdu. Demokrasi benliğine sahip olunup olunmadığı bu tür yansımalarla anlaşılır, kanımca. Bu benliği kazanan birey ailesinde, partide ve her yerde demokratik duruşta, bulunur.. Dolayısıyla bu davranış biçimini eleştiriyor bu ve başkaca yazılı olarak bildireceğim gerekçelerle partiden istifa irademi sunuyorum..." Sözlerini sessizce dinleyen kalabalık; Ber’in toplantı salonunu terk edişine kadar bu duruşlarını korudular... Ber, salonu terk ettiğinde, bir anda oluşan ağır uğultuyu duyabiliyordu. Ber, kendisini kuş gibi hafif hissediyordu. Hafifliği daha çok duyumsamak için yürüdü, yürüdü... Otoparka bırakmış olduğu arabasını almadı. Çarşıda biraz dolaşacaktı. Eve hemen gitmek istemiyordu. Bekleyeni yoktu... Yine kendisiyle baş başa kalacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı... Seyyar tablada satılan fındıktan bir oturumda yiyebileceği gram kadar satın aldı. Çay içmek istiyordu. Küçük bir çay ocağını gözüne kestirdi. Dışarıya ufak tabure ve masalar diziliydi. Bir tabureye ilişti. Başına dikilen garsondan çay rica etmesine gerek kalmamıştı. Garson, dumanı tüten çay dolu bir bardağı kendiliğinden önündeki sehpaya koymuştu bile. Fındık ile Çay birlikte iyi giderdi. Gazete kağıdıyla yapılmış külahı yırtmadan açtı. Fındık sertti. Dişleriyle kırmaktan vazgeçti. Đki tanesini alarak avucunun içine sıkıştırdı, yumruk şeklinde kapadıktan sonra diğer elinin ayasıyla baskı yaptı. Biri kırılmıştı. Đçinden çıkardığı fındık tanesini iştahla yedi. Çaydan bir yudum aldı. Fındık tazeydi. Bir tane daha aldı... Fındığın altında bulunan eski tarihli bir gazete parçasındaki haber dikkatini çekti. Fındıkları yanlara itekleyerek inceledi. Küçük bir resim vardı. Bir erkeğe dansöz kıyafeti giydirilmişti. Altındaki haberi okudu. ‘Đzmler kentinin, Namuskar mahallesinde, aslen Mar kentli olan NamusLive isimli şahıs, ailesinin namusuna göz diken, sataşan TecNam isimli şahsı, akrabalarıyla birlik olup işyerinden kaçırdı... Zorla dansöz

kıyafeti giydirilerek, Đzm kenti sokaklarında gezdirildi. Onuru kırılan TecNam isimli şahıs şikayetçi dahi olmadı. NamusLive ve akrabalarının verdiği bu ceza, Sodgom Ülkesini şok ederken Mar kentli bir yurttaş, 'Mar Kentinin bazı köylerinde ailenin kırılan onuruna, karşı tarafın onuru kırılarak yanıt verilir,' dedi. Sokaklarda dansöz kıyafetiyle gezdirilen TecNam ortadan kaybolurken, Đzm Kentinde bulunan yurttaşlardan hiç biri olaya tanıklık etmek istemedi ve 'Biz bir şey görmedik,' dediler. Namuskar mahallesi muhtarı NamMuh ise, 'Ben gösteri yapan palyaço ve çengiler sanmıştım. Gerçeği sonradan duydum,' iddiasında bulundu... ‘. Haber; Ber' e ilginç gelmişti. Fındıkları masanın üzerine aktardı. Gazete parçasının buruşukluğunu elden geldiğince düzelttikten sonra ikiye katlayıp, gömleğinin cebine koydu. Haberi, Med'e okumak istiyordu.

***

28
"...Kardeş!... Önceleri rica minnetle bize iş yaptıranların şimdi burunları kalktı. Đç ve dış güvenlik üçümüzü de kırmızı bültenle arıyormuş. Bu kez ciddiler... Görmezlikten gelemeyeceklermiş. Gördükleri yerde sorgusuz sualsiz içeri atacaklarmış... Tabi ki; sağ yakalamak isterlerse..." "Her kuşun eti öyle kolay yenmez... Rutbin ve iki arkadaşımı sandılar bizi?... Bagajdaki mermileri bitirmeden zor..." "Ya!.. Bizde diğer arkadaşlar gibi ‘ağamız sizsiniz!’ diye, güvence verseydik... Bırakın aranmayı, işlediğimiz ve işleyeceğimiz suçları bile bir şekilde örterlerdi... Hatta işgüzar bir Yargı Grubunun verdiği cezaları infaz ettirmezler, bizim hatırımıza genel af bile çıkarırlardı." "Uyandık, uyanmasına ama geç kaldık... Keşke, uluslar arası planlardan önceden haberdar olsaydık da Đllegal örgütlerle yaptığımız mücadeleye verdiğimiz uğraşın yarısını kendimize harcasaydık. Şimdi, daha fazla malvarlığımız olurdu..." "Vatan, Millet dedik, başımıza illet aldık. Daha önce canım cicim diyenler bizim kellemizi istiyorlar, geçmişte müştereken ve müteselsilen oluşan ortamı maskelemek için bizi kullanmaya çalışıyorlar... Onların günah keçileri olacağız...." "Biraz güçlenmemizin de bunda payı var. Bu bazılarını korkutmaya başlamıştı... Tarihin tekrarı... " "Maşçet!... Hep senin hatan!... Konuşursak SodGom Ülkesi geçmişinde yaşadığı depremin daha şiddetlisini yaşar, şantajını sürekli kullanarak çıkar elde etmenden bıktılar... Onlar ; yataklarında rahat uyumak istiyorlar..."

acıktığını hissediyordu. “Of! Of! Patronun cebinden yiyorum diyemi bu kadar acıkıyorum?" diye düşündü. "Cebimden çıksaydı bu kadar çok yemek yer miydim?..." Niyeti bozdu, içinde restorantı olan petrol tesisine girdi. Lavobaya girmeden önce siparişini verdi. Elini, yüzünü yıkadı. Dışarı çıkıp temiz havayı ciğerlerine çekti... Aniden tokluk hissetti. Önceki açlığından eser kalmamıştı. "Keşke siparişleri vermeseydim... Çaktırmadan kamyona atlayıp kaçmalı," diye düşündü. Düşündüğünü de yaptı... Motor daha soğumamıştı. Kontağı ilk çevirişinde kamyon çalıştı. Vitese attı, gaza bastı. Petrol istasyonu geniş bir alanı kapsıyordu. Ana yola gireceği esnada; gecenin karanlığında yayılan selektör ışıklarında hızla kendi gidiş istikametine doğru yanyana seyretmekte olan iki taşıtı fark etmesiyle frene hafifçe dokundu. Fren, istenen sonucu doğurmamıştı. Bu kez sonuna kadar bastı. Otobana çıkmak üzereydi ve kamyonu durduramıyordu. Çaresi yoktu, direksiyonu sağa kıvırarak yolun iyice sağından seyretmeye başladı. Sol aynadaki görüntüden, hızını düşürmeden arkasından yaklaşmakta olan iki aracı korna çalarak uyarmaya çalıştı...

***

***

Daha bir saat önce yemek molası vermişti. Çift kişilik kebap, bir şişe ayran, tabak dolusu salatayı iki pide ekmekle mideye indirmişken yine

Sessizliği sürücü bozdu:" Arkamızdaki taşıt bizi takip ediyor!" "Bu kanıya nasıl vardın?" "Hızı bazen kesmeme rağmen beni sollamadı. Süratlendiğim zaman arada ki mesafeyi koruyor." Bu söz üzerine sürücünün yanındaki koltukta kurulu olan kişi, arkada bulunan ve uyku ile uyanıklık alanlarına gidiş gelişleri yaşadıkları mayışmış suratlarından anlaşılan kişilere seslendi... Sürücü dışındaki dört kişi başlarını arka cama çevirdiler... Silahlarını çekip, emniyeti açtılar ve ağzına mermi sürdüler. Sürücü, sağa çekmesi gerektiğini anladı... Arkada bulunan araç da biraz uzakta sağa çekti. Öndeki aracın sürücüsü, bu kez, lastikleri yakarcasına süratli kalkış ve seyre başladı.

Uçak hızına varma telaşındaydı sürücü... Arkadaki taşıt buna uyum sağlamakta, gecikmedi. Geniş yolda aradaki mesafeyi azalttı. Takip eden otomobil, tanıtılan grubun bulunduğu taşıtın tamponuna vuracak kadar yaklaşmıştı. Arkadaki araç sollamaya geçtiğinde, hızını azalttı. Şimdi, Đki araç paralel konumda ve aynı hız seviyesinde seyir halindeydiler. Takip edilen aracın arka sol koltuğunda oturan şahıs pencerenin otomatik camını indirerek yanda bulunan taşıtın içinde bulunanları elindeki silahı hazır vaziyette tutarak incelemeye başladı... Aniden haykırdı, "Bunlar!.." Sesi korku doluydu. Ön Koltukta Oturan kişi, "Solla!... Sollllaaa! Kamyoonnn!..." Lüks araba sürücüsü, takip eden sol paralelinde ki taşıtın, ancak son anda kenara kaçması nedeniyle denileni yapamamış, önüne aniden çıkan kamyondan kaçıramamıştı güzelim arabayı... Bilanço; takip edilen aracın ön koltuğunda oturan TerKazMaf isimli politikacının, Medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın, arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet, Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümü...

29
Aralıksız birçok eylem gerçekleştirmişti; evi toplamış, kahvaltısını yapmış, kuaförde ense traşı olmuş,yorucu bir banyo seansı sonrası Med’in önceden bıraktığı evin telefonunu aramış, arzuladığı; "Geliyorum,’ yanıtını aldığında ev adresini ayrıntılı tanımlamış ve kendisini kanepeye uzatıp, müzik setinden çıkan kızılderili kökenli ezgileri dinlemeye başlamıştı. Ezgi, mistik özellikteydi... Alıp götürüyordu içselini; vadilere, dağlara, gök ve yeryüzü geniş alanlarına... Beklediği zil sesi geldi. Yıllardır aynı mekanda olma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir elin dokunuşuyla çalan bu zil sesi sanki zafer marşı gibi gelmişti kendisine... Heyecanla açılan kapının önünde sanal seanslarda gördüğü görüntünün aynısıyla Med karşısındaydı. Yüzü aynı tebessümlü ifadeler gösteriyordu. Elinde ekmek dağıtma sepeti ile Kap bey ve karşı komşunun meraklı gözlerle inceleyen bakışları; ilk karşılaşma anının egzotik yapısını yok eden figürlerdi. Ber, onları görmezlikten gelerek, Med’in alelacele içeri girmesini sağladı. Đkisinin de gözleri ışıl ışıldı. Ber'in gözbebeklerinin rengi Med'leşmişti. Yeşil renge dönüşmüştü. Bakışmalar, sarılmayı emrediyordu... Emre serbest iradeleriyle uydular. Ber'in sesi; heyecanlı çocuk sesine dönüşmüştü. "Med!... Med!..." diye bağırıyordu. "Seni görebildiğime inanamıyorum. Gerçek misin sen?..." 'Elle tutulabilen, gözle görülebilen nesnelere madde...' deniyordu. Orta ve lise dengi okullarda verilen eğitim kendi alanında yerini bulamıyordu. Ama olsun... Başka alanlarda bazen anlam ifade edebiliyordu. Maddenin ne olduğunu öğreneli yıllar olmuş ve unutmamıştı.

***

Med'i daha önceleri de bu şekliyle görmüştü. Ama, önceden gördüğü Med; sanal gerçeklikti. Şimdi ki ise fiziksel gerçekliğiyle karşısındaydı. Ber, ellerini onun yüzünde ve saçlarında gezdirdi. Elle tutabiliyordu. ‘Sudan bile daha maddesel gerçeklikteydi. Su, elle zapt edilemezdi. Med ise ellerinden akmıyordu. Elini gezdirdiği bölgeleri, avurtlarını dolduruyordu ve ne eksiliyor ne de fazlalaşıyordu. Med, Ber'in bedeninde dolaşan ellerini hafifçe itekleyerek, "Gerçekmişim değil mi?..." diye sordu muzip bir tavırla. Ber "Gerçeksin!..." dedi. "ve gerçeklerin en güzelisin..." Med, bir anne şefkatiyle yaklaştı ve "Ber! Fiziksel görünümüme o kadar alışma!... Dün konuşmuştuk..." uyarısında bulundu. "Beyinsel duyumsal bağlantıyı koparmayacağım. Ama; ilk ve son kez yüz yüze görüşmüş olacağız. Bu konuda beni ikincisi için hiçbir zaman zorlamayacaksın! Söz vermiştin." Ber, onaylamadığı takdirde sıkıntı doğacağını duyumsadı. "Tamam, dediğin gibi olsun!" "Đkincisi; gerek bu şekilde gerekse beyinsel ve ruhsal diyaloglarımızı başka birine anlatır veya ima edersen tüm bağlantıları tamamen koparacağım... Bunu da bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyorum." "Bunu yüzüncü kez duydum gibime geliyor... Ne içersin?" "Sen ne içeceksen ondan olsun. Biracı olduğunu biliyorum..." "Bu kez günün anlam ve önemine uygun olan içecekten aldım." "Kırmızı şarap mı?" "Aynen öyle." "O halde ne bekliyoruz?... Beraber hazırlayalım." Ber ile Med birlikte mutfağa girdiler. Kendilerine sunacakları servisi hazırlamayla uğraşırlarken Ber, dilini de çalıştırıyordu: "Med, senle olan önceki diyaloglarımdaki rahatlığın aynısını yüz yüze olmamıza rağmen aynen ve eksiksiz duyuyorum," dedi. "Neden?" Ber, yüzünü ona çevirerek, göz kırptı. "Yanıtını biliyorsundur," dedi. "ama sesli konuşmayı kesmemek için yanıtlayacağım... Aksi halde yine beyinsel seanslara geçtiğimi sanacağım... Nedeni; içimden geçenleri biliyorsun ve ben bu durumu kabullendim. Bu nedenle sana içselimdeki düşünce ve duygularımı perdelemek için farklı davransam bile bunun

farkına varacağını bildiğimden doğal davranıyorum ve bu beni rahatlatıyor." Şarap kadehlere dolduruldu ve salona geri döndüler. Med, okşayıcı cümlelerin altında kalmak istemedi. "Senle beyinsel, duygusal, düşünsel çok benzerliklerimiz var," dedi. "Zevklerimizde hemen hemen aynı... Örneğin, ben girdiğimden beri çalan şu kızılderili müziğine tapıyorum... Kızılderililer, eskiden iyi ruhları çağırmak, kötü ruhları kovmak için müziği çok kullanmışlar. Müzik eşliğinde, yanan ateşin etrafında dans ederlermiş. " "Senin gibi ruhu güzel kendi güzel olanları mı, çağırırlardı?..." "Dalga geçme, bozulurum..." Ber'in de bu konuda tarihsel bilgileri vardı. "Kızılderililerin algılama yetisi çok iyiymiş," diye başladı. "Yabancıların kendi sonlarını getireceğini fark ettiklerinden olsa gerek bu tür kötü ruh kovma amaçlı törenleri daha sık yapmaya başlamışlar... Bu tür törenlerle sonuç alamadıkları da soykırıma uğramalarından belli..." Boşalan şarap kadehlerini ikinci kez doldurma uğraşı nedeniyle oluşan kısa bir suskunluk sonrası, "SodGom Ülkesindeki yurttaşların da bu tür törenlere benzer etkinlikler yapmasının aynı şekilde yeterli olmadığını belirteyim...." Ber'den karşı yanıt gelmeyeceğini duyumsadı. Onun düşüncelerini okuduğunu, "Giriş uzatmalarını ben de sevmiyorum Ber!..." diyerek bir kez daha belirtti. Anlaşmışçasına ikisi de aynı anda ayağa kalkarak çırılçıplak kalıncaya kadar soyundular. Med, Ber’in yanaklarını öptü; şefkatli bir öpücüktü bu ve yanıtını aldı. Gözleriyle, Ber'in gözlerinin içine yakıcı ışınlarını salarak, "Yaşamında yaşamadığın ve yaşayamayacağın bir olayı yaşayacaksın şimdi... Sakın korkma ve panik yapma! Aceleye getirme!" dedi Med, kısık ürperti ve çoğunluk erotik duyumsamalar veren ses tonunda. "Her anını doya doya hissetmeye, yaşamaya bak." Ber, yaklaşımı garipsediyse de bozuntuya vermedi. "Göreceğiz," dedi sadece. Yıllardır arzuladıkları sahnenin gerçekleşmekte olduğunun verdiği motivasyonla hareket eden bu iki kişi; birbirlerini yutacakmışçasına davranışlar sergileyerek yerdeki halının üzerine birlikte uzandılar. Yatak

odasına gitmek zaman kaybıydı onlar için... Ber, elektriğe tutulmuş gibi hissediyordu kendisini... Bedenindeki tüm gücü kollarına vererek Med’i sarmalamasıyla aniden derin kuyuya düşüyor sandı kendisini... Geçici durum, diye düşünürken, halen düşmekte olduğunu fark etti. Esintiden kımıldayan kavak yapraklarının çıkardığı sesler geldi kulaklarına... Ani geçişler yaşıyordu... Okyanusu gördü; kocaman dalgalarıyla kıyısında bulunan kentin binalarına saldırıyordu... Dalgalar, ikiz uçaklar şekline dönüştü; Büyük ülkenin, büyük kentinin en büyük ikiz binasının ortasından geçerek, her iki binayı zeminle, toprakla bütünleştirdi. Kilometrelerce yükseklikteki bina şimdi sıfır santimdeydi. Duruma uygun isim bulunmalıydı, bulundu. ‘Sıfır noktası’ dendi. Bina enkazı içinde bulunan su, yerüstüne sızmaya başlamıştı. Bu; ikiz kulelerin ve ikiz kulelerle birlikte gömülen canlı cansız tüm varlıkların tümünün gözyaşlarıydı. Gözyaşları dillenmeye başladı. Sanki biriyle, birileriyle karşılıklı konuşuyordu. "Diğer ülkelerin yurttaşlarına nefretin o kadar büyümüş ki; doygunluğa erişemediğinden kendi insanlarına da yönelmeye başladın... Biz kardeş değil miyiz?..." Gözyaşlarının, muhataplarından biri katil Okyanus’du. Katil Okyanus, onun sözlerine devam etmesini engelledi. Saldığı dalgalarla gözyaşlarını içine çekti, susturdu... Günahkar Okyanus; mazlum gözyaşlarını içseline alarak izole etmişti. Gökyüzü; güneşi kapatan siyah yoğunluklu bulutlarıyla en kara gününü yaşıyordu... Katil Okyanus’un nefretsel motifli üç ana görevi vardı. şimdi. Biri; dışardan ithal ettiği dalgalarla gerçekleştirdiği eylemin toplum önünde günah sayıldığını biliyordu. Bu günahı gizlemeliydi. Kuleleri yıkan dalgaların, kendisi dışında ve yabancı denizin dalgalarından kaynak-lı olduğuna kıyısında bulunanları ve bulunmayanları ikna etmeliydi... Diğeri; kendi nefretine kardeş nefretler doğmalıydı, kıyısında sakin bireylerde. Kendi nefretini onların nefretiyle örtmeliydi. Nefret günahsa; bu günah toplumun olmalıydı. Üçüncüsü; kanlı günahlar çağını başlatmanın başlangıcıydı, olmalıydı bu yıkım. Geçmişte kalan kavramlar kullanılmalı, kullandırıl-

malıydı... Uygun bir kavram bulunmuştu; ‘Kan davası...’ Dünyanın geçmişte kalan töresine göre kan davası günah da değildi. Geçmişte güzel günlerin geçtiği dişe diş; kana, kan dönemini yeniden başlatmanın sarhoşluğuyla; ‘Okyanus’, dalgalarını uzakta bulunan uzak namlı Irak ülkesine ve Irak’ın komşu ülkelerine yönlendirdi. Yıkım başlamıştı. Ber, yıkımın tanıklığını yapıyordu. Geniş ve düz bir ovada yer sarsıntısıyla toprak ikiye bölünüp kendisini içine çekti... Yer altında milyonlarca insandan koro halinde çıkan feryadı duyumsadı. Feryadın sahiplerinden çıkan kanlar dereleşmişti. Derenin büyüğüne nehir, nehirin büyüğüne akarsu denirdi. Ortaokul döneminde kulağı çekile çekile öğretilmişti bu bilgi. Kulağı yerindeydi, acısı kaybolmamıştı. Acılı anılar bilinçaltına atılsalar da bir gün depreşirdi. Bu bilgiyi unutmamıştı. Bilgi, acıyla karışıktı. Kandan dereler; nehirlere sonra akarsulara dönüştüler. Akarsulaşan kanlar, yol buldular. Kendilerinin akıtılmasına neden olan Okyanus’a ayrı ayrı kanallardan döküldüler. Üzeri mavi renkle maskeli masmavi Okyanus hafif pembeleşti, kızarma belirtisiydi bu. Akıtılan kanlar, intikam istiyordu. Ayrı kanallardan akan kanlar Okyanus’da birbirleriyle birleştiler. Birbirine uygun olmayan kan gruplarını barındıran kanlar, bulundukları bedenlerden akıtıldıktan, ‘dost Okyanus’un’ aslında düşman olduğunu anladıktan sonra birleşebilmişlerdi. ‘Düşman ortaktı. Önceki dönemlerde kendi aralarında varolan düşmanlığı dahi var eden bir düşmandı.’ Ortak düşmanları Okyanus’un üzerinde kendilerine yol buldular, hızları ışık hızıydı. Seyir esnasında kendilerine ayrı bir güç daha iştirak etti. Geçmişten kalan ve Okyanus’un dibinde uyandırılmayı bekleyen mağdur, mazlum değişik kan gruplarına ve renklerine sahip kanlar... Onlarda canlanmıştı. Bu kanlarda, Okyanusun yüzeyine çıkarak kendilerine katılmışlardı. Okyanus, maviliğini kaybediyordu. Gerçek rengini ortaya çıkaran ise bileşik kanlardı. Artık Okyanus’a hakim renk; şiddetin, zulmün rengi olan kırmızıydı. Okyanusun. kan davası konulu eylemlerine, yüzeyinde akan bileşik kanlar gerekli tepkiyi veriyorlardı. Okyanus; saldırgan konumunda, bileşik kanlar ise, meşru savunman konumundaydılar. Meşru savunma doğal bir haktı. Yasaldı, hukuka uygundu. Saldırgan konum ise hukuka aykırı ve şeytaniydi. Đşin ilginç yanı, şeytana karşı Tanrı’nın yanında yer

aldığını iddia edenlerden bazı kişi ve gruplar yeşil renkleriyle Okyanus’un üzerindeki kızıllığın net rengini nötrleştirip, değiştirmeye onların gerçek yüzünü maskelemeye çabalıyorlardı. Bunlardan bazılarının dini vecibelerini yerine getirirken şeytana attıkları taşlar, geri dönerek onların kafalarına isabet ediyordu. Bu taşları onlara geri atanlar ise; gerçek dindarlardı. Gerçek dindarlar; dini vecibelerini yerine getiriyor görünenlerin, Şeytanın uşağı olmaları halinde Şeytanlaştıklarını biliyorlardı. Onlarda Şeytan taşlama dini vecibeleri elekten geçiriyorlardı. Elekten geçirenler; Düzenleme, Đzleme, Uygulama ve Denetlemeleriyle Şeytan’a yardımcı olanların, gerçek yerlerinin Şeytan safları olduğunu bilebilecek ermiş beyinler ve ruhlardı. Sembolik olarak Şeytan’a atacakları taşların bir kısmını, zamanında lazım olur diye, saklamışlardı. Şimdi hem onlara hemde biat ettikleri Şeytan’a atıyorlardı. Ermişler, ebabil kuşları görüntüsü arada sunuyorlardı. Fil süresindeki olayı canlandırıyorlardı. Bilerek veya bilmeyerek kendilerini maskeleyenlere uygulamalı öğretide bulunuyorlardı. Onlar öğrenmekte geç kalmışlardı... Ebabil kuşlarına dönüşen ermişlerin, attıkları her ufacık taş diğerleriyle birlikte onlarında kafalarını parçalıyordu. Üzerlerine bindikleri mekanik, teknolojik, bilişik bazen uçan, bazen karada yürüyen, bazen yüzen fillerin üzerlerine düştükçe tarihe geçecek sahneler tüm boyutlarıyla izleyicilerine heyecanlı dakikalar yaşatıyordu. Geçmiş tarih canlanıyor, yeniden yazılıyor ve geleceğe anın tarihi olarak miras kalıyordu. Geçmişte yaşamış tüm semavi dinlerin, ekollerin, öğretilerin iyi ruhları da canlanmış reel hayata geri dönmüştü. Bunlar kendi öğretilerini kullanarak, yanlış yorumlayarak, haksız çıkar elde edenleri cezalandırmak için geri dönmüşlerdi. Onların maskelerini düşürmek ve öğretilerini yanlış yorumlamalardan temizlemek için geri dönmüşlerdi. Đyi ruhlar; yaşayan iyi ruhlar yanında, gizli alemden gelen kötü sanal ruhlara ve reel kötü ruhlara karşı kendi teknikleriyle mücadele etmeye başlamışlardı. Değişik sesler, renkler, tarihsel motifler... Kısaca, insanlığa mal olan tüm insani değer ve değer koyucular canlanmışlardı sanki. Dünya, şimdi mahşeri yaşıyordu. Hesaplaşma başlamıştı. Kan davası, duygusallıktı, yanıtı da duygusal içerikliydi... Mantık saf dışıydı. Kan; kanla beslenmek istiyordu. Çünkü kendisi akıtılmıştı.

Kendisini yuvasından akıtanlar da bulunan kan da akmalıydı. Yoksa benliğini, rengini kaybederdi. Kan, ölümsüzleşmek istiyordu. Mücadeleleri, kendi istek ve arzularıyla kan akıtıp, kan davası güden güçlere ve işbirlikçilerine karşıydı. Kan davası, duygusallıkta taşıyordu. Yani tehlikeliydi. Yanıtıda duygusal içerikli olabilirdi. Mantık safdışı bırakılmıştı. Akıtılan kanda, kanla beslenmek istiyordu. Akıtılmıştı ve yeniden canlanmak için kana gereksinim hissediyordu. Kendisini yuvasından akıtanların kanıyla beslenmeliydi. Kısasa kısas hükmü canlanmıştı. Akan kan; akıtılacak kanla ölümsüzlüğü yakalamak istiyordu. Okyanusun dalga çıkaran, ithal eden, ihraç eden noktasına kadar ulaşan bileşik kan; hareket merkezini zorladı... Kesilen başlardan akan kanlar, uzuvları kopan insanların gözyaşları Ber’in yüzüne aktı. Birbirinden beslenen kanlar, başını döndürdü. Nefreti iyice duyumsuyordu... Nefret; açlığını doyurmak için başkasının kanını çağırıyordu. Günaha girmek istemedi... Nefretini boşaltacak günahsız bir alan aradı. Bulamadı. Kendisine yöneldi. Kendisine yönelen nefreti, kendi kanını bedeninden dışarı akıttı. Kansızlık, midesini bulandırdı, başı döndü... Düştü... Anlık nefreti boşalmıştı, akan kanı bedenindeki damarlarına geri döndü. Sayısız ve her telden müzik parçaları çalan radyo, televizyon sesleri, bazı politikacıların esmer yüzleriyle bağırarak konuşmaları kulaklarında çınladı... Arada atılan alkol dolu kahkahalarla, “Bu artık üçüncü dünya savaşıdır, resmen ilan ediyorum. alanı Güneşin doğduğu yerin ortası olan ortadoğu, Asya ülkeleri ve Sodgom ülkesidir! " diye bağıran kötü ruhları gördü. Onlara secde eden bazı dünya ülkeleri temsilcilerini izledi... Puslu ve toz duman alanda, ciğeri nefes almakta zorlanıyordu. Öksürdü Ber; ağzından çıkan balgam, kanlıydı... "Sen Öldün!.." diyerek elindeki ağır silahı kendisine doğrultan şahıstan korktu. Korku şiddetiyle kalbi yerinden çıktı. Kalpsizdi, şimdi... Damarlarına, beynine kısaca hiçbir uzvuna kan pompalanamayacaktı. Kan gitmeyen beyin hücreleri öldüğünde, düşünemeyecekti. Meşru müdafaa zemini doğmuştu. Karşılık verdi. Saldırgan etkisiz kılınmıştı. Başkaları da ortaya çıktı... Med’in sesini duydu, "Sakin ol!" diyordu. "Az sonrayı bekle..."

Bu seslenme sihirliydi... Sesler, görüntüler kayboldu... Şimdi ne nesne, ne ses hiçbir şey yoktu... Sadece sükunet vardı ve bu rahatlatıcıydı... Sükunet kısalığıyla kaldı. Üzerinde kesimi yeni yapılmış çimenlerden başka bir şey bulundurmayan toprak üzerindeydi. Hayır!.. Hayır!... Toprakla bütünleşmiş gibiydi... Sanki kendisi toprak olmuştu. Bütünleştiği topraktan bir sopa genişliğinde delik açıldı. Đçinden su fışkırmaya başladı. Kaynak suyu görünümünde berrak ve temizdi. Kaynak suyu, toprağın yarılmasıyla oluşan bir kanaldan akmaya başlamıştı.. Kaynak suyu kesintisiz akıyordu. Çoğaldı ve dere oldu. Kanal yatağından büyük bir hızla aşağıya doğru akıyordu. Bu kez; kendisini akan su üzerinde aynı hızda seyir halinde gördü Ber. Đlk kez doyumsuzluğunun doygunlaştığını duyumsuyordu. Hayatında hiç bu kadar mutlu hissetmemişti, kendisini... Tarif edemeyeceği bir devinim içindeydi. Tüm benliği karşılanıyordu sanki... Geçen zamanı kavrayamıyordu. Biraz ileride arada kabarıp çekilen deniz dalgalarını gördüğünde hazsal duyumsamaları çılgınlık derecesine ulaşmıştı. Kanaldan akan suyun, denizle birleşmesine ramak kalmıştı. Deniz kabardı. Metrelerce yukarıya doğru yükseltti. Aynı anda; kanaldan akan kaynak suyu da denize döküleceği noktada Ber’ide beraberinde alarak metrelerce yukarıya doğru yükseldi. Yükselen kaynak suyu ile deniz suyu yarım ay şeklinde birbirlerine doğru yönelerek yakınlaştılar. Her iki su hava boşluğunda birbirlerine dolandılar. Kanaldan gelen kaynak suyu ile deniz suyu sarmaladılar birbirlerini... Her çıkışın bir inişi vardı ve iniş de gerçekleşti. Kanal suyu olduğu gibi deniz'in kabaran suyuyla özdeşleşerek denizle birleşmişti. Yine kavak yapraklarının hışırtı dolu seslerini duydu Ber... Bu kez bu hışırtılar melodikti. Kulağa hoş geliyordu. Geniş bir ovada tek başına durduğunu izledi. Çırılçıplaktı... Hava sıcak veya soğuk değildi. Hafif bir meltem rahatsız etmeden bedenini yalıyordu. Mutluluk hissediyordu tüm hücrelerinde, duygularında. Bedeninde olagelen romatizma ağrılar da gitmişti, rahattı... Arada ağaçların selam verircesine dallarını aşağıya doğru sallayıp doğrulduklarını görüyordu. Kuşların, böceklerin, geyiklerin, aslanların

çıkardığı sesler, rahatsız edici değildi, hatta bir orkestra şefi tarafından yönetiliyor gibi ritmikti, senfonikti... Alıp verdiği soluklar vücudunu doyuruyor, kanının damarlarında daha rahat dolaşmasını sağlıyordu. Gündüz aydınlığında gökyüzünde beliren yıldızların "Artık özgürsünüz!" yazısını oluşturacak şekilde dizildiklerini gördü... Alan, aniden insanlarla doldu... Birbirleriyle tokalaşan, sevişen, değişik dil ve seslerle zafer şarkıları söyleyen, parlak yüzleriyle, başları üzerinde saçtıkları beyaz ışıklarla, renkli gözleri ışıl ışıl parlayan bireylerden oluşan büyük bir insan topluluğuydu bu.... Topluluğun neşesinden kendisine düşeni aldı... Beden ve dillerinden çıkardıkları sesler; iyi bestelenmiş çok sesli bir müzik parçası kadar uyumluydu. Sesler bütündü ve çatlak ses yoktu. Ber, topluluğun çevresinde halka oluşturduklarını ve çevresinde dönmeye başladıklarını gülümseyerek izledi. Çevresinde hızlı dönüşlere geçtiler. Ber’de bulunduğu noktada kendi etrafında topaç gibi dönmeye başlamıştı. Kendi ve çevresindeki bireylerin dönüş hızı nedeniyle kimseleri göremiyordu. Sadece ince bir çizgi hali vardı. Hızın şiddeti; halkanın döndüğünü dahi fark ettirmiyordu. Sabitlenmiş gibiydi. Halkanın kendisine doğru git gide daralarak yaklaştığını ancak, duyumsayabiliyordu. Halka gözlerine bir parmak kadar yakın mesafede durmaya başladı. Bu kısa sürdü. Bir mermi hızıyla iki kaşının ortasına temas etti. Ber, sendeledi. Sendelemesi psikolojikti. Farkına vardı... Halka; mermi vuruş etkisi yaratmamıştı. Hoş duygular alnının ortasından tüm bedenine yayıldı. Bu hazza doyamıyordu. Sanki!... Sanki!... Bedenine giren halka ayrışmış, tüm hücrelerinin içine ayrı ayrı girmiş, hücrelerinin plazmalarında tatlı dalgalar yaratmıştı. Yerinde duramıyordu. Yüklenen aşırı enerji tüketilmek dileğindeydi. Bacakları gerildi. Yay gibi fırladı, yerden... Yükseklik bir kaç metrelik değildi... Bulutla kucaklaştı. Bulut, kendini kopyaladı. Kopya minimize olup, Ber’in bedenine girdi. Dağlarla yüzleşti, sönmemiş volkanlarla, okyanuslarla, ormanlarla, bitkilerle, hayvanlarla... Her yüzleştikleri, kendilerini kopyalayarak, kopyalarını minimize ederek, Ber’in bedenine giriyorlardı.

Mistik bir ezgi sürekli çalıyordu bu arada. Ber’in ve yüzleştiği varlıkların tavırları müziğe uygun ritimlerdeydi. Đçinde oluşan minimize varlıkların tümü yoğunlaştı, yoğunlaşma da kendisini kopyalayıp, kopyasını dışarıya verdi. Ber’in karşısında gördüğü kopya şekil değiştirdi ve Med biçimini aldı. Ber, içindekilerinin verdiği enerji ve tazyikle, Med’leşen yapıya tensel, duygusal, düşünsel yakınlaşma sağladı. Normal yaşamdan soyutlanmıştı sanki... Kendisini çok güçlü hissediyordu. Tüm doğallığıyla Med’le birleşme sağlıyordu. Doğanın barındırdığı tüm varlıkların değişik sesleri, aşırı hazlanan isterik kadın çığlıkları düzeyine ulaşmıştı. Ber, çığlık sesinden hiç hoşlanmazdı. Bu çığlıkların ise sonsuza kadar kulaklarında çınlaması için her zorluğa katlanırdı. Bu arada Ber’inde altta kalır yanı yoktu. Med ve Ber ikilisi; erotik sesli bir düet sunuyorlardı birbirlerine... Son bir eylemle zevkten kısılmış gözlerini açtı. Med karşısındaydı. Cinselliğe ilk kez tamamıyla ve tüm atomlarıyla doyuyordu. Bazı insanların neden doyumsuz olduklarını, değişik birliktelikler yaşamalarına rağmen gözlerinin dışarıda olmasını daha iyi anlıyordu. Çünkü onlar az önce gerçekleşen birleşme benzerini arıyor ve elde edemiyorlardı. Med’in yüzünden yükselen sıcaklık içini hoş etmişti. Med ile cinsel birleşiminin, boşalımla sonuçlanmış olduğunu organında kalan eserden anlamıştı... Kavrayan kolların sahibine daha sıkıca sarıldı. Sımsıkı tuttu. Duygu boşalımı kendisinde Med’in akan gözyaşları gibi salgılandı. Her ikisinden yek diğerinin yüzüne akan gözyaşları boşa akmıyordu. Yararı olacaktı. Yüzlerindeki sıcaklıktan buharlaşan gözyaşları, gökyüzünde bulutlaşacak, yağmur olarak geri dönecek, içen insanların gözyaşı kaynağını oluşturacaktı. Gözyaşları, gözyaşlarını doğuracaktı. Ağlamak; su israfı değildi... Hafiften ve kesik kesik alınıp verilen soluklar ritimli ve estetikti. Sağ eliyle Med’ in beline kadar varan uzun saçlarından gidiş gelişli seyirde okşamalarda bulundu. Bu okşamalar karşılıklıydı. Birbiri içine geçen gölge vücutlar gibiydiler. Şeffaf, incitmeyen dokunuşlar... Kendisine özel bedensel kokular... Alınan ve verilen nefesler; ıslak ağaçlar arasında bulunan birinin aldığı nefesler kadar tazeydi...

Yüzlerinde hafif bir gülümseme mimiği oluştu, her ikisinin. Göz göze geldiklerinde, Med’ in sanki sonsuz derinlik görüntüsü veren yeşil gözlerinin parlak ışıltılar saçtığını zevkle izledi. Ber’in dişlerinin arasına giren Med’in bir saç teli hala yerinde duruyordu. Yemeğinde; kıl gördüğünde yemek masasından kalkan Ber; Med'in saç telini iştahla yuttu. Med’i içine almak, çiğnemek, yutmak gibi içgüdüsel istekler oluştu Ber’de. Sevgilisine olan aşırı duygusallığından onu yiyen çekik gözlüler ülkesi yurttaşıyla ilgili gazetede okuduğu bir haberi anımsadı. O çekik gözlü insanın ruh halini şimdi anlayabiliyordu. Ber, bir tüy kadar hafif hissediyordu kendisini ve üzerine uzanmış olan Med’i... Dünyayı kucaklamak geliyordu içinden. Damar ve kas atımları, organının titrekliği doyum sonrası göstergelerdi. Ber ile Med normalleşinceye kadar hareketsiz kaldılar. Med, Ber'e kendi ev telefonunu verdi. Bu ‘sana güveniyorum’ demekti. Ber, telefon fihristine verilen telefonu büyük rakamlarla yazdıktan sonra, Med'in yanına uzandı. Sola yarım dönerek sağ bacak ve sağ kolunu Med’ in bedenine bıraktı. Tam konuşacaktı ki; Med, işaret parmağını hastane duvarlarında asılı hemşire fotoğrafında olduğu gibi tutarak susmasını işaret etti. Ber’in konuşması ortamın sihrini bozacaktı sanki...

***

30
"Biranız tazelensin mi?..." Teklifi sunan garsona, "Bu soruyu bu akşam bir kez daha duymak istemiyorum," dedi Ber. "Boş gördükçe yenile! Tabağa biraz da çerez ekle..." "Derhal, Efendim!" Görünümü salaş olmasına karşın servis ve müşteriye olan saygı yönünden yıldızlı pekiyi alabilecek bu birahaneye arada takılmayı seviyordu. Bazı akşamlar evde kalmak, Tut-Bırakma KursEvinde kalmak gibi geliyordu kendisine... Yalnızlık, hiçlik, boşluk, geçmişteki hatalar, gelecek endişesi ve gözyaşları akıtma anına kadar varan ve kaynağını tespit edemediği duygusal yoğunlukların etkisi altına giriyordu. Geçmişten kalan az sayıda ki arkadaşlarına olan özlem ve daha bir çok içsel saldırılar kendisini bitiriyordu. Artsa’yı, bir daha görmemek üzere kaybetmişti. Yeğeni Mus, zorunlu askerlik görevindeyken Đllegal ABCD örgütü militanlarıyla kurulan sıcak temasta öldürülmüştü. Tar, ise Ad Kenti kırsalında dış güvenlik güçlerince ele geçirilmiş ve şimdi 'Đllegal-ABCD örgütü üyesi olma, yasa dışı silahlı mücadelede bulunma' suçundan yargılanıyordu. Ad Kenti Tut-Bırakma KursEvin'de tutukluydu. Arada ziyaretine gidiyordu. Yargı duruşmalarında avukatlığını da üstlenmek istemişse de örgütlerinin özel avukatları olduğunu, avukat seçme inisiyatifinin kendi elinde olmadığını belirterek kabul etmemişti, Tar. Solkol, bilgisayar ve cep telefonları mağaza zincirini dörtlemiş, işlerinin yoğunluğundan çok az görüşür olmuşlardı. Akrabalarıyla, akrabalıktan kaynaklanan zorunlu seyrek ilişkiler standardını aşmamıştı. Markız, Solkol'un mağazalarından birinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştı ve son zamanlarda neredeyse kendisiyle görüşmemek için sudan bahaneler uyduruyordu. Seyrek günlerde yaşadıkları cinsel birleşme dışında ondan kaynaklanan nedeni belirsiz bir soğukluk başlamıştı.

Med'le iletişimsel bağı devam etmesine karşın, yüz yüze ilk ve son kez görüşmüşlerdi. Aksi yönde ısrar etmemeye söz vermişti. Sözünü tutmaması onun yanıtını değiştirmeyecekti. Ber, dost ve arkadaş bulmakta küçüklüğünden beri çok zorlanırdı... Bazen kendisini gereği gibi karşısındakine ifade edemez, bazen de işine gelmediğinden öyle davranır, bazen de yorum ve düşünceleri, standart altı veya üstü olması nedeniyle garipsenirdi. Kendisini algılayanlar, bulunduğu grup ortamlarında birkaç kişiyi geçmezdi. Arkadaş kazanmak, bir sanatçının ürün ortaya koyması kadar zor gelirdi kendisine... Bu yapıyı birkaç kez bozmuştu. Bu şekilde kurduğu arkadaşlıklar devam etmemişti. Sağlam temeller üzerine oturmayan dostlukklar çabuk bitmişti. Kalabalığı ve gürültüyü genelde sevmezdi. Bazı günler ise sevmediği kalabalığa ve gürültüye aşırı açlık hissederdi. Bu da bir gereksinim galiba, diye düşündü. Birahanede bulunan insanların seslerinden oluşan uğultu ile buna eklenen az önce açılmış televizyonun akşam haberleri sunucusunun çıkardığı bağlantısız bir gürültü kaosu oluşmuştu. Ağzına kadar doluydu. Duygularını, düşüncelerini, gözlemlerini anlatabileceği birilerine ölesiye ihtiyacı vardı. Masasına bira gönderip, sonra muhabbet için masasına oturan şahısla karşılıklı bir şeyler paylaşmak istediyse de ayrı dünyaların insanları olduklarını beş-on dakikalık konuşmalarıyla her ikisi de farkına varmakta gecikmemişlerdi. Bira ikramı dışında ikinci kez centilmenlik gösteriminde bulunan şahıs; masadan izin isteyerek kalkmasıyla rahat bir nefes almıştı Ber... Canını sıkan nedenlerden en büyüğü de düştüğü bireysel ekonomik krizdi. Özelde ‘MilMalDen-Ydom’ isimli bir holding ile bazı şirketlerin devlete ait iki bankadan aldıkları usulsüz kredileri geri ödemeyip, hileli iflasla iç etmesi nedeniyle oluşan bir ekonomik kriz nedeniyle ortam yeniden sarsılmıştı... Kriz, yurttaşı ve özelde Ber'i çok kötü vurmuştu. Az sayıda kalan müşterilerinden durumu iyi olanların avukatlık komisyonu ödemelerinde tembel davranmaları, borçluların mallarını haciz edip kaldırmasına rağmen ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle ödeyememeleri, satılan mallardan elde edilen gelirin ise giderleri ve devlete ödenen harçları ancak karşılaması... Ve daha bir çok nedenlerden vergi, sigorta ve diğer büro giderleri ile özel zorunlu giderlerini karşılamada güçlük çekmeye başlamıştı.

Telefon, elektrik, su faturalarını, bina aidatlarını, sekreter aylık ücretini, devlete olan aylık vergi ve sigorta borçlarını ödemek için son aylarda banka kredi kartlarıyla nakit para çekmek zorunda kalmıştı. TefeciBank'ın bu ay ki ekstresin de geçen asgari ödeme limitini, başka bir bankaya ait kredi kartını kullanarak çekmiş olduğu nakitle ödemişti. Faizli parayı, faizli parayla ödemeye çalışmaktı bu. Umut; fakirin azığıydı. Geleceğe umutla bakıyordu. Birahanedeki uğultunun bir anda kesilmesi, televizyon sesinin üste çıkması Ber’in dikkatini çekti. Tüm gözler ve kulaklar televizyondaydı... Ulusal televizyon kanallarından birinde sunucunun sunduğu haber ilgi çekmişti. Televizyon; bazı sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, partilerin katılımıyla oluşan büyük bir protesto yürüyüşünü gösteriyordu. Topluluk da bulunanlar ellerinde taşıdıkları afiş ve yazılara uygun sloganlar, atıyorlardı. Megafonda birkaç örgüt başkanının konuşmaları ayrıntılarıyla, yorumlu olarak veriliyordu televizyon kanalından. Yan masadan bir ses geldi. "Yine sun’i gündem!..." Ber, sesin sahibine baktı. Bakışmalar, şahsın baş eğme yenilgisiyle sona erdi. Ber, kullanılan cümlenin yorumunu isteyecekti. Belki, kendisinin de söylemek istedikleri olacaktı. Ses sahibinin baş eğmesi, bunun yolunu tıkayan bir davranıştı. Ber, nedenini iyi biliyordu; dışsal görünümü kendisini tanımayanlar da güvenlik görevlisi olduğu izlenimi oluşturuyordu. "Birey haklı... Bu ortamda her isteyen, istediğini, konuşabilmesi için, bazı zorlukları ve riskleri göze almalı, diye düşündü. Bazen, güvenlik görevlisi olmayanlardan dahi "Durumdan vazife çıkaranlar." oluyordu az da olsa... Sloganlar, birahanenin içinde atılıyormuşçasına yüksek perdeden geliyordu. Ses ayarı ile oynanmamasına rağmen bu şekilde sesin yükselmesinde televizyon yöneticisinin toplum bireylerinden kulakları paslı olanlara kıyaklık yapma amacı var gibiydi... Aylar önce bir lüks arabanın bir kamyona vurması sonucu içindekilerin ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının ortaya çıkardığı kirli ilişkiler ve olaylara halkın kendiliğinden tepki vermesiydi. Ülkede bir şeyler değişiyordu... Sabahleyin iyice temizlediği kulaklarıyla topluluğun attığı sloganları dinlerken Ber, heyecanlanmıştı. "Kahrolsun Halkın dini!..."

"Kahrolsun Gericilik!..." "Kahrolsun Halkın Kültürü!..." "Yaşasın Çağdaşlık!..." "Yaşasın Demokrasi!..." "Yaşasın özgür Düşünce!..." "Gericiliğin ayak seslerini keseceğiz!..." "Mafya, Politika, Güvenlik işbirliğine son!..." "Hukuk Ülkesiyiz; Güvenlik ülkesi olmayacağız!..." "Susma!... Sustukça sıra sana gelecek!..." "Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın!..." "Vur!... Vur!... Đnlesin!... Merkez Baba dinlesin!" "Kahrolsun Emperyalizm!... Yaşasın Bağımsızlık!..." "Kahrolsun B.D. ve onun yerli işbirlikçileri!" "....................................................................................!" Bir şeyleri yaşatmak için bir şeyleri kahretmek gerektiğinin mesajlarıydı... Ber, gösterinin katılımcı gruplarından biri olan ve yaklaşık bir yıldır üyesi olduğu “Yenilikçi Hukukçular Grubu" Genel başkanının, titrek ve ancak 1789 Büyük Fransız Đhtilalini gerçekleştirenlerden birinde oluşabilecek duygu yoğunluğunu duyumsatan sesiyle, karşısındaki topluluğa ve medya aracılığıyla tüm SodGom Ülkesi insanlarına ulaştığı bilinciyle hitap ediyordu. Cinsiyeti bayan olan genel başkanın ses düzeni erkeksi özellikteydi... Demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, içerikli anlatılar için kadın sesi uygun değil miydi?... Yoksa, sert söylem için kadın sesi yetersiz mi kalıyordu?... Haber sunucusu bir başka habere geçiş yaptı. Haftalardır gündemde olan bir toplumda infial uyandırılan olayla ilgili yeni gelişmelerden söz ediliyordu. Hemen hemen her mahallede ve köyde gerçekleşen adiyattan bir olay, her nedense gündemin ikinci maddesiydi. Etkileşimli ve etkilenmeli ve etkileyici medya ufak bir olayı dahi isterse ülkenin birinci önemli sorunu haline getirebiliyordu. Onlar yüce güçle yarışmaya çalışan önemli güçlerdendi. Onlara yakın duran güvende olur... Onlardan uzak duran, çelme takmaya çalışan ise en müthiş suçlamalarla cezalandırılır, infazı için bildik Tut-Bırakma KursEvine sahip olmasa da daha büyük

KursEvleri vardı onların. Hedeftekilere Dünyayı, zindana dönüştürebilirlerdi. Ufak bir kısmı haricinde onlar hem iddiacı, hem yargılayıcı, hem savunucu hem infazcı... Her şeydiler onlar. Yargının, ‘sav-savunma-yargı’ olarak özetlenen üç sacayağından daha çoğuna sahiptiler. Onların sacayakları sayısızdı. Onların bir kısmı, her şeydi. Gerektiği zaman bir bakkal olabilir, yurttaşa deterjan dağıtabilirlerdi. Gerektiği zaman telefoncu olurlar, cep telefonu dağıtırlardı. Oyuncakçı... Kasap... Kitapçı... Ressam... Politikacı... Çöpçatan... Güvenlikçi... gibi tüm meslekleri yerine getirebilecek kadar kabiliyetliydiler. Bu nedenle SodGom ülkesinde herkes gibi en küçük kentin en küçük köyünün en küçük mezrasındaki bakkal dahi onlardan korkardı. Onlarla dalaşan mezra bakkalı kendi hayatını da riske etmiş olurdu. Çünkü onlar; bulunduğu mezradaki insanlara gazeteyle birlikte bakkalında bulunan tüm malzemeleri hediye edebilecek ve kendisini iflas ettirebilecek kadar güçlüydüler. Onların ise iflası, ‘na’ veya başka bir dille ‘no’ mümkün-dü. Çünkü onlar vatandaşın cebinden aldıklarının bir kısmını onlara geri veriyorlardı. Tüm vatandaşların iflası ise mümkün değildi. Çokta önemli değildi. SodGom ülkesinin hazinesi sağolsundu... Bakkal ise kendi kesesi dışında bir kese taşımıyordu. O da mezrasında bulunanlara birer sakız dahi hediye ettiğinde iflasını onaylamış olacaktı... Kurban veya kurban edilmesi gereken cinsten birileri aranıyordu. Senaryo bunu emrediyordu. Ömürlerinin süresi senaryolara uyumlu davranmayla özdeşti. Yoksa başkaları kendi yerlerine geçirilebilinirdi. Başkaları da arıyordu. Kendileri veya başkası bulmuş fark etmeyecekti. Uygun kurban bulunmazsa yaratılacaktı. Gerek kalmadı. Bulunmuştu. Bir film çekimi için bile bu aksesuarları, bu tipleri en ünlü yönetmen ve takımı dahi oluşturmazdı. Mutlaka bir eksiklikleri olurdu. Modacıları dahi etkileyecek şıklıkta nostaljik biçim ve giyimde küçük bir tarikat grubunun lideri ile yeşil kurdele dışında tarikatın hiç bir değerini yansıtmayan güzel bir kız arasında cereyan etmiş öykü sunulurken Ber’in aklına gelenlerdi bunlar. Öykü sıradandı. Olağanüstü değildi.

Güzel kız KurguGirl ile tarikat lideri, dini nikah sonrası insel ilişkiye girmişlerdi. Tecavüz yoktu. Karşılıklı rıza vardı. SodGomYasası bu ilişkiyi suç olarak görmüyordu. Dini yasalar yönünden ise bırakın suç veya günah olması sevabıda vardı. Hatta toplam dörde kadar da eş alma yolu vardı. Hatta, ahlaki anlamda da bir sorun yoktu. Cinsellik güzel bir şeydi. Layıkıyla gerçekleştirilirse tarafların varolan negatif enerjilerini pozitife eden özellikteydi. Uluların fazla eşliliklerinin bir nedeni de bu olabilirdi... Belki de olmayabilirdi. Bu uzmanların konusuydu. Pozitif duygular; meleki... Negatif duygular ise şeytani duygulardı. Meleki duygular ise insanın beynini ve kalbini açan, aydınlatan etkiler sağlardı. Đki kişinin birlikte gerçekleştirdikleri birleşmeyle ortaya çıkardıkları pozitif enerji neden bazılarını rahatsız etmişti?... Rahatsız etmemişti... Ama bu olgu başka amaçlar için negatif düşünceler oluşturmaya uygundu. Değerlendirilecekti. Engel olandan küsülecekti. Televizyonun kadrolu sunucusu iştahla sorular yönlendiriyordu KurguGirl isimli kadına... Ben ilişkiden negatif duygular aldım, diyordu. KurguGirl, inkara yöneldi. Ben negatif duygular aldım, dedi. Soruyu yönlendiren neden bir çok sorular arasında ana soruyu geçiştiriyordu. ‘Madem negatifti. uzaklaşsaydın. Devam ettirmeseydin!...’ Sorsa da KurguGirl önceden yanıta kurgulanacaktı. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktu. Başı yeşil kurdelayla kaplı olanlarda bir insandı ve onlarında cinsel duyguları vardı. Kurallara uygun gerçekleşen işlem kınanıyordu. Toplumun hassas damarlarına vuruşlar yapılıyordu. Dindar insanlara karşı negatif enerji oluşması sağlanmaya çabalanıyordu. Çünkü şu an hedefte onlar vardı. Bu hedef önceleri ve bir çok kez başka hedeflere karşı kullanılmıştı. Başarıda sağlanmıştı. Ama şimdi çıkarları onların hedef olmasını istiyordu. Çıkarlarla senaryolar uyumluydu.

Televizyonda izlemekte olduğu KurguGirl’in sanki kendisiyle konuştuğu sanısına kapıldı Ber. Hayır duyduğu sesler ondan gelen içsel seslerdi. Sanki onun içine girmişti. Duyumsamalarına kulak kabarttı. "Ödemeyi çekle mi yoksa nakit mi yapacaklar?... Beni bir dizi de oynatırlarsa meşhur olurum valla... Sümüklü Mahtike beni izliyor mudur?... Peki benle kimse evlenir mi artık?... Aman para bin ayıbı örter, boşver... Peki bu yeşil kurdelayı ne zaman saçlarımdan atıp kurtulacağım. Güzelim saçlarımı görmelerini de istiyorum..." Ber, garsonun masada bitmesi nedeniyle kendine geldi. Boş bardağını alan garsona, "Bu kez doldurmanı istemiyorum..." dedi. "Bu kadar yeterli. Hesabı alayım!" Ber, hesap ve bahşiş ödedikten sonra hafif yalpalayarak, birahaneden, "gece caddesine," çıktı. Otosunu park ettiği yer çok uzakta değildi. Otoparkın girişinde bulunan görevlinin, ovuşturduğu eline verdiği bozuk para karşılığında; "Teşekkür ederim, iyi geceler!" dileği aldı.

31
Ber, Ad kenti Tut-Bırakma KursEvine doğru yola çıktı. Đki haftaya yakın süredir görememenin verdiği özlemi ve hasreti Tar’la giderecekti. Tut-Bırakma KursEvinin kapı girişinde tutuklu ve hükümlü tanıdıklarını ziyaret etme amacıyla bekleşen uzunca kuyruk can sıkıcı bir görüntüdeydi; estetik değildi... Kuyruğu aralayarak ulaştığı müracaat bölümüne avukatlık kimliğini, “Đyi günler!” dileyerek uzattı. Selamın muhatapları; dış güvenlik temsilcisi ile yargı bakanlığı temsilcisi idi. Onlardan bazılarının, selamı yanıtsız bırakmak gibi bir gelenekleri vardı. Öksürdü kibarca... Duyulmadı. Öksürdü kabaca... Bu kez duyuldu. Dikkatlerini çekebilmişti. "Buyurunuz beyefendi!" diye karşılık geldi. "Size nasıl yardımcı olabiliriz?" "Tutuklu Tar’la görüşmek istiyorum." "Adı, soyadı ve bulunduğu hücre numarası?" "Adı; Tar. Soyadı; TutukluKaldım. Hücre numarası; Tehlikeli Hücre 11..." Dış güvenlik görevlisi avukatlık kimliğini aldı. Onun yerine tutturucusu bozuk ‘Avukatlara Mahsus Ziyaretçi Kartı. Sol yakaya takınız!” yazılı kartı verdi. Ber, ‘Bunu yakama nasıl takacağım?” soru cümlesini kullanma gereksinimi duyduysa da onlardan gelecek yanıtın hoşuna gitmeyebileceği endişesiyle vazgeçti. Önüne konan kalın ciltli ziyaret defterindeki “Üzerimde cep telefonu, silah ve başkaca eşya olmadığını onaylarım,” yazılı beyanın ad soyad kısmına ‘Ber TERSYORUMDOĞ’ yazarak imzaladı. Đkinci giriş kapısına doğru ilerlemeye hak kazanmıştı. Đkinci giriş kapısının önünde dış güvenlikten iki kişi ile siması yabancı gelmeyen bir bayan avukatın tartışmasına tanık oldu. Kadın avukatın, "Kardeşim üzerimde metal bir şey yok, diyorum neden anlamak istemiyorsunuz?" şeklindeki tekrarlı anlatımı olumlu tepki almasını sağlamıyordu.

***

Geçici dış güvenlik görevlilerinden daha genç olanı, "Abla! Bize verilen emir böyle..."diyordu. "Emir kuluyuz... Güvenlik stantından altından geçtiğinizde sinyal vermemesi gerekiyor. Bayan yargı görevlisinin üzerinizi aramasına izin vermezseniz, biz de tutuklu müşterinizle görüşmenize izin vermeyeceğiz!" Koşulları açık ve net olarak ifade etmişti. Bir şeyi elde etmek için, bir şey vermek gerekiyordu. Bu genel yasa; dünyanın en bağlayıcı doğal yasalarından biriydi. Üzerinin aranmasına izin vermek, görüşme izninin alınmasının anahtarıydı. Görüşme isteminde bulunan avukattı. Bu yasayı da bildiği kabul edilmekteydi. Bu yüzden ona yasanın ayrıntılarıyla anlatılmasına gerek yoktu. Sorun; doğal yasaya uygun hareket etmeyle çözüldü. Açılan kapıdan kolaylıkla giren bayan avukattan sonra kapanan kapının tekrar açılması dileğiyle bu kez Ber bekliyordu. Ber, güvenlik stantının altından geçtiğinde “bip!” sinyali duyuldu. Genel arzu üzerine geri çıktı... Üzerindeki anahtarlığı, metal paraları kenarda bulunan masaya koydu. Tekrar denedi... Yine aynı ses duyuldu. Üzerindeki tüm metalleri çıkarmış olmasına rağmen, "Bu ses duyulduğu sürece giremezsin!" uyarısını duyumsatan 'Bip!' sesi kulaklarının tırmalayıcısıydı. Ber, "Aygıtınız bozuk olmalı," diyerek sesli düşündü. Biraz önceki bayan avukata sunulan seçenekler vardı önünde. Bedeninin, ellenmesi, dokunulması yoluyla aranmasına izin verecek veya Tar'ı görmeden geri dönecekti. Bu 'Bip' sesli makine yeni kurulmuştu. Avukatların üzerinin aranması gerektiği yazılı Düzenleyici yasa yeni çıkmıştı. Đlk uygulama bugündü ve uygulamayla ilk yüzleşenlerden biri de kendisi oluyordu. Bedenine oldum olası dişi cins dışındaki cinslerin dokunmasından rahatsızlık duyan Ber, ikilem içindeydi. Üstünü arattıracak veya geliş amacını elde edemeden geri dönecekti. Geçmişte Markız'la birlikte oturduğu kafe de Maroğlu ve arkadaşlarının saldırısı sonucu kırılan koluna platin takılı olduğunu anımsadı. Platin; metaldi ve çırılçıplak soyunsa da, kendisini ellettirse de 'Bip!' sesinin yine duyulacağını düşündü.

Ber, sol kolunun bir olayda aldığı darbe nedeniyle kırılması nedeniyle platin takılı olduğunu belirtti. Bu kez; bunu kanıtlayacak doktor raporu istenmişti. Konuyu dallandırarak ısrarcı olma, diretme; “Görevli memura, görevi esnasında karşı koyma,” suçunu oluşturacaktı... Đkinci kapının önünden ayrıldı. Birinci kapının müracaat kısmından avukatlık kimliğini aldı, ziyaretçi kartını iade etti. Otosuna bindi. Ad kenti merkezinden yarım saat süren yolu, Tar’la görüşemeden yeniden alacaktı... KursEvinin, sınırlarını açtıktan sonra cep telefonunu açtı. Acil arayanlar olabilirdi. Açmasıyla, çalınması bir oldu. Arayan; Tar’ın eşi, Tareş idi. Tar'ı ziyaret edeceğinden dün onla gerçekleşen telefon görüşmesinde söz etmişti. Ber, görüşemeyişinin olumsuz afaki nedenlerini anlattı ve ekledi; "Tar’la yakın zamanda dışarıda görüşme olanağı bulacağımıza inanıyorum. Merak etmeyin..." Tareş, moral gereksinimindeydi. "Siyasi af konusunda toplum üzerinde alt yapı hazırlığı var. Sanırım, siyasi olmayan cezalara yönelik af çıkarımı bunun ön hazırlığıydı " Ber, hala aynı noktadan soru yönlendiren Tareş'e KursEvine girememe nedeni olarak kolunda saklı platini bir kaç kez anlatmaktan yorulmuştu. Tareş'in açıklamalara karşı tepkisel sorusu, yıllar sonra bile değişmemişti. "Siz Avukat değil misiniz?... Filmlerde avukatlar dilediği an tutuklu ve hükümlülerle görüşebilir," şeklindeydi. Ber, trafikte olduğunu hatırlatıp, özür diledi. "Yenge! Bir gereksinimiz olursa ben yanınızdayım," cümlesiyle diyalogu sonlandırıp telefonu kapattı. Bir sigara yaktı. Radyo kanallarını karıştırdı. Kulağa hoş gelen bir parçada durdurdu. Bir ozan; "Mevlam, gör diye iki göz vermiş, bilmem ağlasam mı?... Ağlamasam mı?... Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı?... Çağlamasam mı?..." ezgisini yorumluyordu. Efkarlandıran, efsunkar bir ezgiydi. Ruhsal acıyla karışık haz duygu-su veriyordu genelde Ber'e... Bu duygu; bir şairin aşktan sadece verdiği acı nedeniyle zevk almasına benzer duygulardı, kederden, sıkıntıdan zevk alma duygusu... Duygu ve düşüncelerde yoğunlaşmak, zamanı yok eden, kısaltan ve geleceğe önceden yolculuk yapmak gibi bir olguydu.

Ber, Ad kenti merkezine vardığını fark etti. Dönüşü bir kaç saniyede gerçekleşmiş gibi gelmişti kendisine. Kentin ana caddesi üzerindeydi. Hızını biraz daha düşürerek trafikte seyretmeye başladı. Yaya geçidinde, trafik ışıkları sürücülere kırmızı renkte yanınca otosunu durdu... Sarı renk fazla beklemedi, yeşil renk yandı. Işıklar; tek renkte sabitlenseydi, anlamsız olacaktı. Bu durumda; trafik araçları ve yayalar bayağı zorlanacaktı. SodGom Ülkesinde, değişik renkler ancak bu gibi durumlarda serbestti. Kendisine yanan yeşil ışık ve arkasında bulunan araçların "Hadi, Sürsene Lan!" ünlemli duyumsamalar veren korna seslerinin yarattığı panik havasıyla gazladı. Ani kalkış ve ani hız trafik kurallarına aykırıydı. Bu kural insanların yararına düzenlenmiş bir kuraldı ve uyulması gerekiyordu. Ber, bu kez uymamıştı. Otomobilinin yanlarında ve arkalarında bulunan araçların motor homurtularının, korna seslerinin, dikiz aynasından gördüğü el kol hareketlerinin yarattığı negatif enerjili psikolojik baskının etkisi altına girmişti. Negatif etki; negatif tepkiyi doğurmuştu. Yolun solundan karşıya geçmek üzere olan bir yayaya çarpma olasılığı yüksekti. Korna, kar etmedi. Yaya, ilerlemesini durdurmamıştı. Fren mesafesi kısalmıştı. Hafiften frene dokundu. Sonra debriyaja basarak vitesi düşürdü. Motor, baskıya dayanamamıştı, homurdandı. Yayayla temasına bir iki metre kalmıştı. Tüm gücüyle, sonuna kadar fren pedalına yüklendi. Direksiyonu hafif sağa kıvırdı. Otomobil sola kıç attı. Otomobilin sol kaportası, doğal refleksle iki elinin ayasını uzatan yayayla tokalaştı. Yaya yıkılmıştı. Ber, zor bela durdurmuş olduğu otomobilden derhal indi. Yaya, ayağa kalkmış, ağlıyordu. Şaşkındı, korkmuştu. Gözleri kızarıktı. Ama anlık ağlamadan olamayacak derece de kızarıktı. Göz göze temasa geçtiler. Ber, üzgün olduğunu her haliyle karşısındakine gösteriyordu. "Bir yerinize bir şey oldu mu?..." diye sordu. "Yok!... Bir şeyim yok!..." Bu tür durumlarda kırılma, yaralanma olsa dahi olayın sıcaklığıyla kişi bazen bunu hemen hissedemeyebiliyordu. Ber, elleriyle yayayı yokladı. Görünürde yaralanma belirtisi yoktu.

Yaya, gözyaşı dolu gözlerini kırpmadan, başını eğmeden Ber'in gözlerine dikmiş, bakıyordu. Bu dikkatli gözlerle izlenmekten rahatsızlık duydu. "Hastaneye götürmemi ister misiniz?" diye teklifte bulundu, Ber. Yanıt alamadı. Trafiği aksatmanın anlamı yoktu. Yaya da kazayı ucuz atlatmıştı. Başlarına daha fazla insan doluşmadan, trafik görevlisi gelmeden olay yerinden ayrılmak en akıllıca davranış olacaktı. Ber, kartvizitini uzatarak, "Bir sorun olursa beklerim," dedi. Yaya, eline tutuşturulan kartvizite baktı. Ağlayan gözlerde ışıltı oluştu. Ber'in elini yakalayarak öpmek için eğildi. Ber, izin vermedi. Yaya, "Abi!... Seni biraz önce de tanır gibi olmuştum." dedi. "Tahminimde yanılmamışım. Sen!.. Avukat Ber TERSYORUMDOĞ'sun!..." Ber, dikkatli gözlerle bir kez daha yayayı incelemiş, anımsayamamıştı. "Sizi, anımsayamadım!" "Avukat abi! Tabi hatırlamazsın. Dokuz on yıl oldu..." "Adın ne senin?" "Hüs!..." "Hangi Hüs?..." "HasHüsBab'ın oğlu Hüs!... Kerbe mahallesindeki bir olaydan dolayı gasptan beraat etmiştim. Abim Has ile komşularımız Kur, Bes ceza almışlardı... " Ber'in çok iyi anımsadığı bir dosyadan söz ediyordu. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor, diye düşündü. Hüs'ün biraz önceki donukluğundan eser kalmamıştı. Aksi davranışlar göstermeye başladı. "Abi! Yalvarıyorum, beni de arabana al!... Uzaklaşalım buradan!" Ber, ikiletmedi. Hüs'ünde binmesini işaret ederek direksiyon başına geçti. Motoru çalışır vaziyette duran otosunu hareket ettirdi.

***

"Hüs! Olum sen şu ileride gözcülük edeceksin!... Anormal bir şey gördüğünde ıslık çalacaksın!... Tamam mı?" "KursEviEğitmen abi, elli sefer söyledin, anladım!... Anladım!..." "KursEviEğitmen abime ukalalık etme lan!... Saygılı ol!"

KursEviEğitmen isimli şahıs, Bes'in, Hüs'ü uyarmasından hoşnut kalmıştı. Gevrek gevrek güldü. Ağırlığını bir kez daha hissettirmek için, "Bakın! Tut-Bırakma KursEvin'de yaptığımız provaları hatırlayın!" dedi. "Panik yapmayın! Tereyağından kıl çeker gibi soygunu gerçekleştireceğiz. Acil bir durum olmazsa silahlar kullanılmayacak. Güvenlik görevlisi ile ben ilgileneceğim. Girişte orada bulunanları ben gözleyeceğim. Bes, veznede bulunanla ilgilenecek, parayı o alacak. Kur, orada bulunacak insanları bankanın ortasına toplayıp, yüzü koyun yere uzatacak. Hüs'de banka karşısında, araba bozukmuş gibi motor kaputunu açarak çevreyi gözleyecek. Yakalanan kimseyi ele vermeyecek. Sonrasını biliyorsunuz. Para beşe bölünecek iki hisse benim."

***

‘ĐstersemSoyulurum’ isimli bankanın girişinde bulunan küçük masanın arkasındaki sandalyeye kurulmuş, uzun boylu, otuz yaşlarında, yüzü parlak, üzerinde güvenliğe özel ütülü ve temiz giyimi olan genç adam, önünde bulunan gazeteye arada bakış atarken, banka ziyaretçilerini rahatsızlık vermemeye özel çaba harcayarak inceliyordu. Burada çalışmaya başladığı günden iki yılı aşkın bir süre geçmişti. Göreve ilk başladığında, izlemiş olduğu filmlerin vermiş olduğu etkilerle, bankaya her giren müşterinin soyguncu olabileceği şüphesini taşıyordu. Bakışları da çevreye bunu olduğunca yansıtıyordu. Banka müdürü tarafından bir çok kez uyarılmış, paylanmıştı. Gelenler soyguncu bile olsa bu şekilde incelememeliydi. Çünkü bankaya her türden ve her kesimden soyguncu insan da gelebilirdi. Yeter ki, bankanın izni dışında soygun gerçekleşmesindi. Aksi halde bankanın ‘ĐstersemSoyulurum’ ünvanı ayaklar altına alınmış olacaktı. Hareket kabiliyeti ve sınırları tam olarak belirlenmişti. Bunu kavraması için ayların geçmesi gerekiyordu. O aylarda geçmiş ve kısa sayılmayacak bir süredir istenilen yapıyı sunan bir görev-liydi. Kendiliğinden durumdan vazife çıkarmamalıydı. Vazife alanı, Ban-ka Düzenleme Grubu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmişti ve kendisi-de onların emri altında çalışan dar bir alanlı görevde, izlemek ve kuralları uygulamak gibi iki başlı görevi bulunan bir kişiydi. Aksine hareket, işinden olması sonucunu doğuracaktı. Gerçi aldığı aylık maaş hala asgari ücretti. Yükseltilmemişti. Kendisinin ve ailesinin

sağlık sigortası yapılmış, evdeki çocuğuyla eşine ekmek götürebiliyordu. En ucuz filtreli sigaradan içebiliyordu. Öğlen iki çeşitten oluşan tabldot yemekten yararlanabiliyordu. Đşsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede işsiz bir insana serzenişte bulunduğunda "Belanı mı istiyorsun?... Bundan iyisi can sağlığı," dedirtecek konumdaydı. Yine de bankada çalışmak asgari ücretle çalışanı yıpratıcı nitelikteydi. Binlerce adet yeşil paraların ne iş yaptığı belli olmayan insanlar tarafından siyah poşetlerle bankaya getirilmesi, bazen daha fazlasının götürülmesi karşısında eline ayda bir tutuşturulan onbir adet yeşil para kendisinde garip duygular oluşturuyordu. Bu içsel duyumsamaları Banka Düzenleme Grubu tarafından bilinmesi halinde herhalde, en azından uyarılırdı. Artık kendiside bu gurubun talimatlarıyla hareket ettiğine göre, onlar gibi düşünmeli, onlar gibi tavırlarda bulunmalıydı... Bu duyguları her duyumsadığında kendisine, "kendine gel!" diyerek uyarıda bulunuyordu. Bu uyarı oluşan veya oluşturulan vicdanını rahatlatıyordu. Midesi acıkma sinyalleri veriyordu. Öğle yemeğine az bir vakit kalmıştı. Biraz daha sabır, dedi içinden. Yirmi beş yaşlarında yüzü kırmızılaşmış birinin, "Vezne nerede?.." sorusunu yanıtladı. Soruyu soran kişiyi ilk kez görüyordu. Gördüğü yüzleri hiç unutmazdı. Fotoğraf hafızası güçlüydü. Bu kişinin, panik hali dikkatini çekmişti. Kötü birine benzemiyordu, Bildik soyguncu tipi sunmuyordu. Yinede tavırları hoşuna gitmemişti. "Aman sen de!" dedi kendi kendisine içselinde. "Yine şüphecilik hastalığın nüksetti." "Eller yukarı!" "Ne?" "Ellerini yukarıya kaldır! Yoksa mideni mermi manyağı yaparım!" Güvenlik görevlisi, elinde silah bulunduran kendi yaşıtının emrini isteksizce yerine getirdi. Bir başkasının, bankada bulunanları bir yere toplayarak yüzükoyun yere yatırdığını, elinde siyah poşet bulunan gencin veznedarı ölümle tehdit ederek, boş poşeti dolu olarak iade etmesini emrettiğini izledi. Đzleme görevini yerine getirebiliyordu. Ama; bu yeterli değildi. Banka Düzenleme Grubu, bu tür izinsiz soygunlarda silahını kullanması gerektiğini düzenlemişti. Bu kuralı uygulamaya yetkili ve görevli olan tek insan şu anda kendisiydi. Bir şeyler yapmalıydı. Sessiz kalmak, soyguna onay vermek olarak algılanabilirdi. Bu olasılıkta, eve götürdüğü ekmekten kendisi ve ailesi; içtiği sigaradan sadece kendisi olacaktı. Dört yaşındaki

YetKız isimli çocuğunun sağlık sorunları vardı. Bankanın sağlık sigortasının devam etmesi zorunluluğu vardı. Bir şeyler yapmalıydı. Zaman hızlı geçiyordu. Bir an sonra soyguncular, bankayı terk edecekti. Bir süre sonra işinden olabilirdi. En azından direk Güvenlik Merkezine bağlı masaüstünün hemen altında bulunan kırmızı renkli tehlike düğmesine basmalıydı. Sağ elini hafifçe indirdi. Karşısında bulunan soyguncunun bakışları kendisinde değildi. Düğmeye bastı. Bu yetmeyecekti. Güvenlik gelinceye kadar onları oyalamalıydı... Hatta teslim almalıydı. Bu davranışı maaşının zamlanmasını doğurabilirdi. Biraz cesaret, biraz daha para olarak kendisine geri dönecekti. Meşhur olacaktı. Filmlerdeki artistler gibi, basına ayrıntı demeçler verecekti. Belki de bankanın Ad Kenti Merkez binasına güvenlikçi olarak atanacaktı. Oranın imkanları daha iyiydi. Silah kabzasının çıtçıtını açtı. Silahını kılıfından çıkardı. Bacaklarını dirseklerinden hafif kırarak, ata biner pozisyonda, silahın kabzasını her iki eliyle tutarak, "Kıpırdama!" diye bağırdı. Bağırtı, yüksekti. Karşısında bulunan, başı vezneye dönük KursEviEğitmen tarafından duyuldu. Bağırtı yüksekti, duyulmaması imkansızdı. Veznede bulunan Bes, yere yüzü koyun yatmış olan insanlar, onları göz hapsinde tutan Kur ve Banka görevlileri tarafından da duyuldu. Ses, soyguncularda şaşkınlık ve hüzün, diğerlerinde umut duyguları oluşturmuştu. Bankanın kapı ve pencereleri kapalıydı. Hüs, bankanın karşısında motor kaputu açık arabayla uğraşıyor görüntülerindeydi. Hüs, "Kıpırdama!" bağırtısını duymamıştı. Duysa onda da hüzün oluşacaktı. Ayrıca aşırı korku ka-de-ve si olacaktı. KursEviEğitmen'in on bir yıl önce yine bir banka soygunu teşebbüsü olmuş ve yakalanmıştı. Yargı Grubunun vermiş olduğu on beş yıllık cezasını tamamıyla çekmeden, aftan yararlanarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilmişti. Tekrar yakalanıp, içeri tıkılmak istemiyordu. Televizyonda izlediği magazin programlarındaki yaşamın içine girmek istiyordu. Buradan kendisine düşecek parayla, Kont kentine gidecekti. Kırmızı şarap içerken, kırmızı tenli piliçlerle birlikte olacaktı. Yanıp sönen ışıklar altında onlar gibi kıvıracaktı. Dansözlerin sutyenlerine yeşil para tıkıştırırken, onların göğüsleriyle ellerinin temas etmesini sağlayacaktı. Bu görüntüleri kursevindeki televizyonda yayımlanan magazin programlarında bol bol seyretmişti.

Soygun konusunda tecrübesi vardı. Bu yönde bilgi ve birikimlerini Tut-Bırakma KursEvi'nde bulunan başkaca birbilen bireylerle de paylaşarak ilerletmişti. Ayrıca; Bes ile Kur'un eğitmenliğini üstlenmişti. Şimdi hareketsiz kalmak racona tersti ve eğitmenlik etiketini karalayacaktı. Bu konularda BirBilenSoy olarak çevrede nam salmıştı. Namını yürütmeliydi. On beş yaşlarındaki yeğeninin kendisini her gördüğünde gıpta ile bakarak, "Büyüdüğümde bende senin gibi olmak istiyorum," deyişini anımsadı. Yeğenini mahcup etmemeliydi. Onun kendisinden söz ederek hava attığı arkadaşlarına karşı başını eğdirmemeliydi. Onun kendisinden, deneyim ve bilgilerinden yararlanma hakkı vardı. Onu çok seviyordu. Çok zekiydi, cesurdu, ataktı, gözü pekti... Rahat yaşamın kaynağının para olduğunun farkındaydı. Parayı çok seviyordu. Onu öyle bir yetiştirecek ve öyle bir ortam sunacaktı ki; banka şubeleri yerine tüm şubelerin paralarının toplandığı banka genel merkezlerinde soygun yaptıracaktı. Bunlara tek engel karşısında duran, titrek elleriyle silahı kendisine yöneltmiş Güvenlik görevlisiydi. Engel aşılmalıydı. Engel yok edilmeliydi. KursEviEğitmen'i, elindeki silahı ateşledi. Bir yetmeyebilirdi, ikinci kez de ateşledi. Engel aşılmıştı. Acı bağırtı sesleriyle güvenlik görevlisi sırtı camlara temas edinceye kadar gerisin geriye gitmiş ve yıkılmıştı. Kurşunların ve sonra camın bedeniyle temasından kendisine zimmetli tabancası da elinden yere düşmüştü. Beyni, kendisindeydi. "Tabancayı düşürmemden dolayı uyarı cezası verirler mi?... Belkide bir maaş ödememe cezasıyla geçiştirir*lerdi..." diye düşünüyordu. Uyarıyı kendisine, öncelikle kendisi yapmalıydı. Öğreti ve düzenleme bunu gerektiriyordu. Düzenlemenin oluşturduğu benlik, "Sakarsın!... Sakarsın!... Sakarsın!... " diye içinden üç kez bağırdı. Soyguna kan karışmıştı. Siyah poşetin tam olarak dolmasını beklemeye zaman yoktu. Bes, Kur ve KursEviEğitmen bankadan koşar adım çıktılar. Hüs, silah seslerini duyduktan sonra bedensel titremelerini önlemeye çabalıyordu. Motorun kaputunu kapatmış, kontak anahtarını çevirmeye çalışıyordu. Ama marş bir türlü basmıyordu. Yolun yarısına kadar gelen arkadaşlarının çevresinin tümüyle güvenlik ekip arabalarıyla çevrildiğini gördü.

Yakalanabilirdi. düşünce. "Ne düşünüyorsun?. Güvenlik görevlilerinin tabancalarından çıkan kurşunlarla Bes. kişiliği içine alır ve eritirdi. Hedefi belirsiz bir koşuydu. Hüs'ün saklanmak için gitmek istediği yere kadar götürecekti. kişilikle birleşikti. Şu ana kadar bu suç maddesini kalem kalem işlemişti. Yakalanmak istemiyordu.. yemek vermek. görev şehidi mezarı olarak adlandıracaktı. "Kızımın tedavisini sürdürün!" Dilek. Silah sesleri yankılanıyordu hala kulaklarında Bes. Kur ve KursEviEğitmen'inin teslim olmaya niyetleri yoktu.. emir içerikliydi.. suçluyu ihbar etmek.. çarpışma istenen sertlikte gerçekleşmemişti. Gömülü olacağı yer.. kamu hizmeti yapıyordu. Televizyonlarda ise. kulak paralayıcı silah sesleri arasında gerçekleşen ölüm ve yaralanma bilançosu ertesi günkü gazetelerde yer alacaktı. KursEvin'de yıllarca önce üç ay civarında kalmıştı. "Öleceğimi hissediyorum. çalıştıramadığı arabadan çıkarak soygun mahallini hızlı adımlarla terk etmiş.. ölmeyi tercih ederdi. Kur ve KursEviEğitmen'inin kanlar içinde düşüşünün görüntüleri gözlerinin önünde sürekli yineleniyordu. Hüs'ü teslim ederek süregelen suç işlemelerini sonlandıracak. ya da duygularına yenilerek. gözlerini araladı. Biçim ve üslup idama giden bir hükümlüye son soruyu yönlendiren bir cellat’ı çağrıştırıyordu. Kaçması bunları yok etmiyordu. sigara ikram etmek suçtu. Kendisine uygun bir yer değildi. Değişik sesli. Ad kenti merkezinden uzakta göle nazır bir tepede otomobil içinde bulunan Ber ve Hüs birbirlerine sonraki diyeceklerini kurgulamaya çalışıyorlardı.Bes. vicdani muhasebe sağlayacak mekanizma kalmamıştı. Bu kadar ayrıntı içeren meslek kimliğine çok büyük bir suç işleyerek aykırı davranmak. Başkan. Güvenliğin uyarı atışlarına hedef gözeterek karşılık verdiler.. Yerel düzenleme raporlarında sapma meydana gelmişti. Ruh. bir yerden bir yere götürmek. Denk getirmeliydi. kişilik bozumunu da beraberinde getirebilirdi.. yürek paralayıcıydı. Đkilemde kalmıştı.. Beden. ona yardımcı olmak. Normal yaşamı. *** *** Hüs'ün ayrıntılı anlatımlarını soluğunu tutarak dinlemişti. olumsuz anlamda bozan kim olursa .. "Son bir arzun var mı?" diye sordu. mesleğin gerektirdiği şekilde olmalıydı. güvenlik görevlisinin başında donuk izlemelerdeydi. adımlarını taşıtın hızına göre ayarlamalıydı..... Kabri. Kamu Görevlisi sayılırdı. Bedende." dedi." diyerek.. Beden ölüydü ve gelen ambulans otopsi için onu hastaneye kaldıracaktı. Banka üst düzey görevliyle ilk ve son kez bu ünlemde konuşuyordu. Sağ tarafında bulunan güzergahtan bulunduğu yöne hızla yaklaşmakta olan arabayı gördü. çarpışma noktasını iyi ayarlamıştı. Meslek.. düşünsel yoğunluğunu bozan Hüs'e kızgınlıkla baktı. Eşi DulKadın sevgi boşluğuyla ne kadar süre yokluğuna dayanabilecekti. Onu ağlatan. ĐstersemSoyulurum bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanı. Yasaya göre. hiçbirini ve hiçbir şeyi duyumsamayacaktı. Kur ve KursEviEğitmen'i hayalleriyle birlikte öldürülmüştü. teslim edilmesini sağlamaktı. Ruh özgürdü ve yaşıyordu. sonra koşmaya başlamıştı. Bu görevin sorumluluklarından biri de. duygusaldı. geride bırakacağı sağlık sorunları olan ve sürekli tedaviye gereksinimi olan YetKız ile ilk birlikteliklerinin sıcaklığını birbirlerine karşı hala korudukları eşi DulKadın'dı. Hüs. Bu soygun. Yakalanmaktansa. Ama. Ses yumuşaktı. Evet.... Suçluyu gizlemek. Mesleğin gerektirdiği kıyafeti giyinmek. duyumsama. bedenini için Tut-Bırakma KursEvi olacaktı. Đkinci olasılığı gerçekleştirdiğinde kendi mesleğiyle çelişecekti. Otopsi sonrası üzerine ölü toprağı serilecekti. mesleğin gerektirdiği şekilde konuşmak ve hatta bakışlarda. Ülke de meslek. Güvenlik görevlisi. Acı ağlatmıyordu onu. KursEviEğitmen'inin tabancasından çıkan kurşunlarla iki güvenlik görevlisi ağır yaralanmıştı.. bedeni terk etti. birkaç saat sonra. hesapta olmayan bir soygundu.

kesmek ise ülkede en kolay ameliyatlardan biriydi. sesleri kısılmıştı. Bes ve Kur kamu vicdanından alacaklı konumundaydı. Alınan eğitim. içeriği doldurulmamıştı. iki ağır yaralı vardı. ses çıkaramazdı. Birkaç KursEvi ziyaretlerinde onlarla yapmış olduğu görüşmelerde haksız yere aldıkları cezanın verdiği kin ve nefreti taşıdıklarını kendisine hissettirmişlerdi.. Birinden dolayı. yerine getirmek için istekte bulunanın isteğinin ne olduğunu öğrenmek gerekiyordu. "Abi! Çıktığımızda ses getireceğiz. Đkinci ceza. Islah olan çok az insan çıkabiliyordu.. Ama bir ölü. En azından gasp eyleminden yirmi sene ceza alabilirdi. Bilimsel sorumlulukları nüksedebilir. Kamu vicdanı kavramını algılamaya çalıştı. Bunun yararı ne olacaktı?. Đşlemedikleri gasp suçundan hüküm giyen Bes ve Kur. Kaldı ki. Öldürmeselerdi... Hüs. Alacaklının ölümü halinde alacak mirasçılara geçerdi. Cezalandırmanın amaçlarından biri olan. Doğal yasa bunu böyle düzenlemişti.. yan kolları olan bazı görev-lilerce bu iletişim araçlarıyla yansıtılıyordu. bu kez gerçekten gasp eylemini gerçekleştirmişlerdi. toplumsal barışı sağlama. Ya Bes'in. Güvenliğin bunda günahı yoktu. Karşılaştırmalar yapmalıydı. Bir isteği. SodGom yurttaşının en büyük korkusu.. önceki ise gerçekte yürürlükteki yasaya göre suç teşkil edecek eylemlerden değildi.." Net bir yargı oluşturmadı. Ses getiremeden. Kur'un psikolojileri. ıslah etme ve topluma kazandırma. Bu korkuyu yenenlerde birkaç elin parmakları kadardı.olsun. suçu cezalandırmanın bir çok amacı vardı. Ber'de bu anlamda bakmıştı kendisine. Bilim adamlarına bazen güven olmazdı. Eylem gerçekleşmeden önce güvenliksel ve hukuksal sezgilerle onların cezaları kesilmişti. daha ileri düzeyde suç işleme eğitimiydi. Cezalarının bitmesine çok az kala siyasi olmayan aftan yararlanarak bırakılmışlardı. suçlu insan özelliklerini tamamıyla edinmişlerdi. Çağdaş Ceza hukuku ilkelerinde. Hukuk eğitimiyle ve mesleğini sürdürürken elde ettiği ceza hukuku genel prensiplerini irdeliyordu şimdi.. SodGom ülkesinin tarihinde garipliklerden biri daha gerçekleşmişti sanki. son suç ölümle cezalandırılmıştı. Kuvvetle muhtemel olan mirasçıların bu mirası reddetme iradesinde bulunacaklarıydı. Parmak koparmak. Son eylemlerinin cezasını. Soyut bir kavramdı.. Bes ve Kur. bireyin nabzı tutulabiliyor. suçsuz yere aldıkları gasp cezasıyla önceden KursEvi'nde kalarak çekmişlerdi. kamu vicdanının sesi olan medya araçları vardı. Soygun. içselini rahatsız edecekti. indirim nedeni sayılabilecek. aralarında. suç işleyen kişileri veya suç işleyebilecek kişileri bu anlamda korkutarak suç işlemeden caydırma. deneyim ve yetilerini birbirleriyle paylaşarak daha keskinleşiyorlardı. Onların da oradaki etkilerden kaynaklanan psikolojik bozuklukları söz konusu oluyordu." dedi. cezalarını çektikleri Tut-Bırakma KursEvlerinde terbiye etme. Kendiyle bu tartışması üst düzey tartışmalara kendisini yönlendiriyordu. koşulsuz serbest bıraktı. Çünkü duyurulan ses genelin sesi olarak lanse ediliyordu bir kısmı medya tarafından. Cezasını Tut-Bırakma KursEvin'de geçirecekti. KursEvlerine giren ıslah olacağına. korkunun gözlerini taşımıyorlardı. Anımsadığı kadarıyla bunlar. Engellemek. Düşünselini. Şu anda ölü olan üç ortağı da KursEvi'nde uzun yıllar kalmışlardı. diğerleriyle organize bir şekilde soygun eylemine karışmış. intikam ve kini önleme. Ber.. Daha fazlası lazımdı. toplumdan soyutlanmak. "Düşünüyorum. toplumla zıtlaşmak. Ayrıntılara girmeliydi. kendileri aynı akıbete uğrayacaktı.." diyorlardı. izleyici olarak görev almıştı. gerçekte işlemedikleri bir suçtan aldıkları ceza nedeniyle kaldıkları KursEvi'nde bu kez gerçekten suç işleme eğitimini almış. öfke oklarını kendisine çekerdi. toplumun.. Toplumun çok az bölümünü teşkil eden gece magazin grubuyla . birkaç kişi ile yapılan görüşmeler-den kendilerinin de hoşlarına gidecek olanlar. suç işleme konusunda bilgi. yalnız kalmaktı.. öldürülmeleriydi. kamu vicdanını rahat ettirme. SodGom Ülkesi Düzenleme Grupları bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kamunun yani devlet ile birey ve bireylerden oluşan toplumun asgaride birleşen isteklerinin ne olduğu konusunda psikologları. Çelişkileri resmileştirmek en hoşlanmadıkları sonuçlardan biriydi.. ‘teşebbüs aşamasında’ kalmıştı. Cezalarından biri fazlaydı. "Hiç konuşma!... Sus!. Toplum ve birey kendi içse-linde bu sesi benimsemese de. Yattıkları süre de ıslah olmamışlardı. Mirasçıların da mirası ret etme hakları vardı. sosyologları ve diğer ilgili bilim adamlarını görevlendirmemişti... sapma meydana getirebilirlerdi. anket formlarıyla. Çoğunlukla ellerinde bulundurdukları bu güç sayesinde kamunun... Onların bulgularıyla kendi raporları arasında çelişki doğabilirdi.

bulundukları tepeden karşı tepenin ufkuna gözlerini dikti.. Başkaları yapıyor. Yanlış yapıyorsun!" Ber. Temiz havayı içine daha iyi çekebilecekti. Ekmek parası için çalışan bir güvenlik görevlisi öldürülmüştü. Bu sorusunu olumlayabilecek veriler elinde yoktu Ber'in. Đkinciler için en fazla 31 gün ile 62 gün arasında cezalandırın diyen yasa maddesi. Hüs. Haddime mi düşmüş. Belki de ceza hukukunun genel cezalandırma amacına yönelik yararları onda gerçekten uygulama alanı bulabilirdi.. bürokrat. "Hüs!" diye seslendi... "Ber. yargı grubu üyeleri. param yok.. kimseyi öldürmüyorlar.. Hüs'ün yüzüne sıçramıştı.. x görevliler. din. Bunda Hüs'ün kabahatinin olmadığı anlaşılıyordu. mezhep... Bir taraftan da Hüs'ü dinliyordu." Hüs. Hüs'ün avukatlığını da üstlenirdi. LeftKol.. Bes'in. delici veya ateşli olmayan silahlarla aynı sonucu alabiliyorlardı.. Onlar." Bu da bir tehditti ve tüm tehdit seçeneklerinden en güçlüsüydü.. "Başkalarına tabi birşey olmaz çünkü onlar soygunda silah kullanmıyorlar. isteği yerine getirdi. Görevini yapmaya çalışan iki güvenlik görevlisi yaralanmıştı. "Hayır abi!..bütünleşemeden. Birliktelikleri süresince arada akan gözyaşı damlasının sonuncusu Ber’in boynuna akmıştı.. Engellenen Hüs. birşey olmuyor. sadece varolan ve düzenlenmiş yasalara göre karar vermekle yükümlüydüler. RigtKol gibiler bu aykırılıkları giderebilecekler miydi?. meslek. bu düşüncesini belli ederek onu daha fazla cesaretlendirmemeliydi.. birileri. Irk dil. Birilerinin. Yanıtladı onu. Bu da. *** . sanki. kızılderililer. Abi! Bana yirmi yıldan az vermezler!. Eliyle yüzünü silen Hüs. cümleler yetersiz ve yıkıkken.. Çağdaş Ceza Hukuku genel prensiplerine aykırılık teşkil ediyordu... Başını. Acılar.... "Dışarı çıkalım!" dedi. Bu ekonomik alanda suç işleme eşitsizliğini de beraberinde getiriyordu. Kur. SağKol. bir eylemdi..’ sağlanabilirdi.. Olayda ölüm de vardı. yeğenler. Kelimeler. kursevine sigara getirenim bile olmaz. sermayedar. sivil kıyafetliler. dansözler. ellerinde tuttukları güçle somutlaşan ve kesici. yerliler. Kaldı ki Hüs'ün silik ve korkak kişiliği bu suçu işlemeye de müsait değildi.." diye sordu.. az önce ve senelerce önce tanıdığı Hüs değildi.. kendilerini onlara kazandıramadan. "Abi! Benim çevrem. her kim olursa olsun her ne şekilde olursa olsun suç işleyenlere karşı. adalet kavramını gerçek kamuoyu vicdanında tartışılır hale getirmişti... devlet avukatları. Hüs'e çevirerek.... işsiz. Ber.." Hüs.. Suç ve cezada. Ber. Soygun. Yargı grubuna. "Kendimi öldürürüm!.. irdelemediği daha bir çok SodGom Ülkesi ceza hukuku genel prensipleri olduğunu bilmeden anımsatmıştı kendisine. Kur'un geçmişini acaba Hüs yaşar mıydı?. konuşan Hüs mü?. yabancılar. bilinen demir silahlarla işlemesi yanında. dercesine başını ona yönlendirdi. gelişen olaylar insanları bir şekilde eğitiyordu. Olayı parçalar ve sadece 'gaspa eksik teşebbüsten ceza alması. bu kez zorla sarıldı Ber'e. Bes ve diğer şahıs onlar gibi soygun yapabilme imkanı elde etmiş olsaydı bu yolu tercih etmeyeceklerdi. Aksi halde. Bağırtısından ağzından çıkan birkaç tükrük damlası. kişiden kişiye değişen ayırımlı eşitsizlik. Beni kim kurtaracak?. Oturmaktan yorulan bedenini açacaktı.. "Teslim olmayacağım!. anlamı dimdikti. resmi kıyafetliler. Gerinecekti. Sert bir sesle. "Beni tehdit mi ediyorsun?. "Seni adalete teslim edeceğim. ajan. diye buyuruyordu bazen. Ülke de suç işleme anlamında fırsat eşitliği de yoktu." özet cümlelerdi bunlar. birinciler için ölüm cezasından daha yüksek ceza verin. "Fikrimi değiştirmeden. buz gibi bir ses tonuyla aldığı yanıttan korkmuştu. Konuşan Hüs'tü. gruptan gruba. politikacı." dedi. Hüs. Bakalım. gözümün önünden kaybol!" Talimatı alan Hüs. Ber. adalet kavramını duyunca ağlamaya başladı. on beş yaşında yüzleştiği. medya temsilcisi. Suça konu olan özellikler taşıyan bir eylemdi... yasaların eşit uygulanması yönünde cezalar yeniden düzenlenmeli ve ceza Yasasında yerini almalıydı. Sivil ve gayrı sivil mafya üyeleri. bunda yargı grubu üyelerinin yapabileceği hiçbir şey yoktu. bir daha geri gelmemek üzere soyutlanmışlardı. onlara kendilerini... elini öpmeye yeltendi. emekçi..

Toplumu kendi istek ve arzusuna göre yönlendirenlere büyük bir irade gösterimi vardı.. Ber. SodGom Ülkesinde aniden oluşan sivil ve kamusal özellikli örgütlerin bir çoğunun toplumsal tepkili eylemlerini sundukları bir döneme rast gelerek bu eylemlere yeni bir enerji ve kan vermişti. Toplumun. bilmediği ve tanımadığı yerlerde bulunan yüzbinlerce kişininde aynı duyguları taşıdıklarının bilinciyle almıştı. Rapor pratik hazırlanmıştı. arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet. Bu nedenle yapılan eyleme "Beş dakika karanlık ve ikibuçuk saniye aydınlık. düzenbazlıklar.. yanlışa. Ortam. Ber’di. sevgiyle ve güven duyarak takip ediyordu..’ davranışı nedeniyle annesinden çok bağırtı işitmişti. alt uçlarının birinde politikacı. etkin ve risksiz bir darbeyi gerçekleştiriyorlardı.. bu. Diğerlerinin birlikteliği ise toplumda infial yaratmıştı. Şeffaflaşma süreci başlamalıydı. Simgesel eylem. toplumun ve bireyin gücünü ortaya çıkaran bir arenaya dönüşmüştü. Kirlenmeler temizlenmeliydi. Ne yaptın bu arada. Ülkede süregelen yanlışlara karşılık toplumun anlamda tepkilerini bir şekilde göstermesi için otuz üç gün boyunca sürecekti. Arada birbirine muhalif haber ve yorumlarda bulunan medya araçlarının tümü bu kez tek seslilikteydi. sivil toplum örgütlerinin. Sodgom Ülkesinin tüm kentlerinde olduğu gibi Ad-Kentinde de bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenen bu eylemi gerçekleştiren bireylerden biri de. tekrar bildirmiş olurum. insanın ve insanlığın geleceğini isteklerine göre tayin edenlere ve tüm kötülüklere karşı oluşmuş negatifsel enerji boşalımı sağlıyordu. Medya üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyordu. yerindeydi." .. Karanlık çağa geri dönüş olasılığı tamamıyla ortadan kalkmalıydı.. Demokrasi.. medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın. söndür olayını gerçekleştirmekten hoşlanırdı. Sanırım. mafya destekçisi damgasını yiyecekti... Yumuşak ve okşayıcıydı. insanca yaşam ve özgürlük istiyorlardı. yönlendirmeye. medya araçlarının. Katılım yüksekti. Her düğme indirip kaldırma olayı nerdeyse bu enerjinin boşalımı nedeniyle açığa çıkan orgazmı yaşatıyordu kendisinde. El kaldırılmadan anında çizilebilirdi. Trafik kazası.. bilineni. diğer ucunda ise güvenlik bulunuyordu.... insan hakları. ĐçDışGüv. Yolsuzluklar. "Merhaba Ber!" "Merhaba Med!" "Kaç gündür görüşemedik.32 TerKazMaf isimli politikacının.Bu bir sivil darbeydi ve SodGom ülkesi bu Açıklama [p1]: bir ilki yaşıyordu. ilk kez medya'yı bu kadar iştahla. Bu süre içinde. kurumların bir çoğu.. SilUyMar isimli şahısların görevleri belliydi.. Üçgenin üst ucunda mafya. Yaşamsal kader. ağlarını özenle örüyordu. uzandığı kanepede bunu gram gram özümsüyordu. her akşam saat 20.. söndür yak. soygunlar ve talanlar sona erdirilmeliydi." "Aynı tarzda ukalaca konuşmalar. bireylerin." adı verilmişti. Maşçet. Beyninde hafif elektriklenmeler hissetti. Bu nedenle bir odanın düğmesi yalama dahi olmuştu. Rapor bunun yanıtını önceden vermişti.. temiz ve mafyasız toplum istiyordu. Eylem on birinci akşamındaydı.. Med'in kendisiyle bağlantıya geçeceğinin ön sinyalleriydi. partililerin. Üçgen oluşturuldu. despotizme. Bireyler. gökyüzü çöplüğüne göndermenin verdiği rehavet içindeydiler." "Bunları anlatırsam. MedMaf haberciydi. Tüm medya araçlarında aylardır sunulan ilk haber buydu. Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümüyle sonuçlanan Trafik kazası SodGom Ülkesinde üstsel. Bu eylem. Ber.. kusura kalma. Aykırı davranan. Bir mafyanın. ‘Yak söndür. içsel öfkelerini dışavurumla. partilerin. bir politikacıyla bir güvenlikçiyle işi ne olabilirdi?. dolandırıcılığa.. Bu akşam on birinci hazzı. küp çiziminden daha kolaydı. Bu davranış.00 de ev ve işyeri ışıklarının beş dakika kapalı tutulması." "Bu senin yorumun. Üçgenin çizimi. daha sonra altsal tepkiler doğurmuştu. uygun zemindeydi. sivil bir örgütün geliştirdiği bir eylem olması nedeniyle sivil damgalıydı. Onlara karşı simgesel. Toplumun potansiyel enerjisi buna karar vermişti. Negatif boşalım enerjisinin yeryüzünü terk ederek gökyüzüne yükseldiğini bir kez daha duyumsamıştı. Ber’in yabancısı olmadığı bir eylem türüydü. Toplumsal tepki güzeldi. Her kesimden insanla oturup kalkması normaldi.. Çocukluğunda lamba düğmesini yak.. beş saniye boyunca ise ışıkların yakıp-söndürülmesi şeklinde gerçekleşiyordu.

"Zaten Med beni hep küçümsüyor. Sözü Deson aldı..." "Bunun anlamı. çıkışlı evrimini bireylerde ve bireylerden oluşan topluluklarda sürekli geliştirerek. büyür ve ölür... Bu konuda hiç ters duyumsamalar yaşamadın mı?" "Güzel ve rahatlatıcı duyumsamalardayım. Med’le buluştu." "Yalnız bir koşulum var. yeniden dünya’ ya gelen cevheri. lütfen onların yanında saygısız hareketlerde bulunma!" "Okeydir. Ber. Her ölüm. "Onaylıyorum Bayan Neson ve bence tanışma faslını kapatıp. Ruh cevheri” inişli. önemli bir anın heyecan dolu gerginliğindeydi şimdi. Med. takip etmesini işaret ediyordu. memnun olurum.. Seninle ilk ve son kez bu şekilde diyalog kurmuş olacaklar. etkisel yoğunluk kötü olan grupta. bu tür seanslarda nasıl davranması gerektiğini bir yemek yeme kadar iyi öğrenmişti. Merak doluydu. Birey ve toplum bu eylemi. Ber. "Ziyaretçilerin fazla zamanları yok.. edindiği yeni izlenimler.." "Bu da ne demek oluyor?.. "Bizler. şeklinde yenilenen gelgit döngülerinde sayısını bizim de bilmediğimiz yenilemelerle önceki iyi veya kötü cevher özelliğini kaybetmeden ve aksine daha da ilerleterek . Biz bu tür ruhlara. Kötü ruh veya iyi ruh cevheri taşıyıcısı öldüğünde.. Bu durum. Tabi ki kabul edersen. toplumsal tepki arzuladığı anlarda bireyleri etkilemede kullandığı bir slogan. Gözlerini yumdu. Ben ‘Ruhsal. Birçok kez değişik kabuklarla. düşünsel... gözlerinin loş ışıklı karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi. Đz Bırakanlar grubunda... gerektiği anlarda kullandırılmayan. Beni yanılttın." "Memnun oldum.." dedi.. duyular içerikli. "Teveccühünüz. Loş ışıklı bir odaya girdi. içselini açtı.. diğeri bay iki kişiyi oturdukları koltuklarından kendisini izlerken gördü.. yeni bir doğuşa başlangıçtır. Đyi ruh cevheri kötü ruh cevherine. kötü veya iyi izler bırakarak halen yaşıyormuşçasına etkilerini devam ettirmektedirler. Değil mi Bay Deson?" dedi Bayan Neson.. Azınlıkta olanlar ise. oturanları. ortamlarla önceki yapısının tersi değişim gösterebiliyor.. Đnsanlığın tarihi. Đnsanların varoluş amacı ‘evrim’dir. yetişme tarzı. figüran rolünü oynadığını fark edemeden kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini sanır.. Önemli konulara geçilecek. Karşılarında bulunan koltuğa... Birkaç dakikada transa geçebilmişti. "Bayan Neson ile Bay Deson.. değişimlere uğratarak bazen de törpülettirerek yenilemektedir. duyumsal evrimden söz ediyorum."diyecekti ki.'‘Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek!' " "Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek! sloganı güzel ve benim de benimsediğim bir slogan olmasına rağmen. "Med’in de yardımlarıyla ne kadar yol aldığınızı biliyoruz. Saniyelerin bile boşa harcanmamasını tavsiye ediyorum." diyerek selamladı." diyerek Ber’e tanıttı. konuya derhal girelim. Hep geleceğe bıraktı." Ber.. nedense hazır olmadığın düşüncesiyle bazı önemli iletileri sana sunmamıştı. Rapor gerektiğinde susmayı.." Ber." Ber. Med. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor. kötü ruh cevheri. Med... Ben ve Neson ise aynı kanıda değiliz.. değişik cinsiyetlerle. Med’in peşisıra. Bayan Neson..." "Neden olmasın. benim çevrem-den ve benim yetilerimden fazlasını taşıyan iki kişi ile tanıştıracağım.. tekrarı çok olanlardan."Yak söndür. bu yapınla seni ikna etmekte zorlanacağım galiba.’ Ölüm hiçlik ve yokluk değildir. Đyi ruh cevherine dönüşebiliyor. sizi gıyabınızda tanımamıza rağmen Med’in anlatımlarından dolayı size karşı pozitif duygular beslemekteyiz." "Sana gündem de olan ve benim de benimsediğim bir sloganla karşılık vereceğim. gerektiğinde konuşmayı ve tepki göstermeyi düzenler. Seni.. Teşekkür ederim. Kötü ve iyi ruh cevheri doğum-ölüm-doğuş." "Bazı eylemlerin kaynağını keşfedecek kadar yeti kazandığını sanıyordum... Orta yaşlarda oldukları anlaşılan biri bayan. onların buyur etmesiyle oturdu... Bu kavram bazı bilim adamlarının belirttiği biyolojik anlamdaki ‘evrim’ kuramını çağrıştırmasın sende. Bunlardan birçoğunun tarihsel izleri kalmamıştır...... ama Düzenleme grubu.. Sana bir müjdem var. Med’in ‘saygısızlık yapma!" uyarısını anımsayınca vazgeçti. bireylerin bu sürecine milyonlarca kez tanıklık yapmıştır ve yapmaktadır. "Đnsanlar doğar. eyleminde de bulunuyorsun... söndür yak. ‘Evrimini Tamamlayamamış Ruhlar” diyoruz. beyinsel.... konumlarla farklı ortamlarda yeniden var edilen “beyin. Neyse bu konuyu kapatalım.. düşünce. bayan Deson!.

daha aşırı kötü düzen-leme raporlarının insanlık aleyhine hazırlanmasını sağlayabilir. Deson bu uyarıyı mimiksel hareketlerle olumlayarak." dedi. en azından düzenlerini bozacak yani ‘Sapmalar’ meydana getirerek. Neson engelledi "Deson!. yansımasını Düzenleme raporların da gösterecektir." "Kötü Ruh egemenliğinde... buyurun!" "Sizler bu varsayımlarınızı ispatlayıcı hiç bir kanıt sunamıyorsunuz.... karayı ak gösterecek kadar kıvrak zekalı. Ayrıca aşırı sapma boşluğu. elde ettiklerini kendi aralarında iletisel yolla paylaşımlarıyla aydınlanma evresini tamamlayarak . Neson. "Ben bu aşırı sapma sonucu oluşacak kaos ortamının iyi ruhlara yararlı olabileceğine tamamen katılmıyorum. Bireysel ve toplumsal psikoloji nabzını elinde tutan ve bu konuda her türlü ikna gücünü ellerinde bulun-duran... Denetleyici. onlara karşı mücadeleyi kıyasıya savaş haline getirdiler. Bu. söze girdi. boşlukların doldurulması için acilen hazırlanacak raporların birbiriyle çelişkili olacakları nedeniyle Uygulama. sezgilerini. önce yanlış bilgi bombardımanlarından kurtulmaları... Đlk kez bu kadar suskun kalan Med. "Rica ederim. Bu asırda fizik ötesi dünyanın iyi ruhları ile Fiziksel dünyanın iyi ruhları elele vererek. Kanımızca bunun sonucunda iyi ruhların fazla efor sarf etmesine gerek kalmadan kötü yapı kendi kendisini bozacak. anlatıları özümsemekte zorluk çekebilir. Aşırı kaos. Denetleme ile Đzleyici Grupları kendi içlerinde ve birbirlerine karşı.. iç düşmanlıkları nedeniyle bazılarının desteği de sağlanarak olan boşluğu. genelde kötü ruhlar grubu olmuştur şimdiye kadar..... "Bunlar güzel tartışmalar. doğru bilgiler edinebilmeleri.?. akı." dedi Ber. teklifi reddetmediğini. algılama yetilerini geliştirmeleri sağlanmalıdır.." Deson.. "Med’in bir ara sana sözünü ettiği Düzenleyici. bu asır da dizginleri ellerine alabileceklerine inanıyorlar. Bunu bir kenara bırakarak ve anlatılarınızı bir an gerçek kabul ederek sormak istiyorum. Dünyanın geçmişi ve günümüzde yaşananlar da bu kötülerin zaferini kanıtlamaktadır." "Sözünüzü kesmek istemezdim. "Đstersen sen devam et. kaos yaşamaya başlayacaklardır. yeniden düzenleme uğraşına girecekler ve bu sapmalar dolayısıyla boşluklar sürekli yinelendiğinde iyi ruhların bu boşlukları doldurma ve yararlanma şansı olabilecektir."” dedi. kara.. Bunun sonucunda Düzenleme raporlarını yeniden gözden geçirme. Ama takıldığım noktalar çözülmeden devam edilirse korkarım anlatılarınızı kavramakta bayağı zorluk çekeceğim. Sürekli düzenleme raporlarının değiştirilmesi. Đzleyici. birbirlerinden ayrık yeni görüşler sunmalarını ve sonuç olarak bütünlüklerinin bozulması sağlayacaktır. bazen melek bazen şeytan görünebilecek derecede bukalemun özelliğinde olan kötülerin çöze-medikleri sorunları.. Bu sapmaların sürekli tekrarlanması halinde kötü Ruh Grup üyeleri birbiriyle çelişkiye düşecek. etkileşimleri olmaktadır.belirli bir aşamaya gelmiş ruhlara da ‘Evrimini Tamamlamış Ruhlar” diyoruz. insanlığa zararlı olan öğelerde bu düzenlemeleri boşa çıkarmak. bu dünyada güçsüz iyi insanların-dan diğer deyimle. Kanımca.. Bu gelişimleri az çok sağlayan bireylerin.."diye Neson’a teklif getirdi.. o alemde de egemenlik hala kötü ruh grubunda. fiziksel dünyanın iyi ruhların da bazılarının bozumunu sağlayabilir. Kanımca konuyu çok dallandırıyorsun. Fiziksel dünya’da olduğu gibi Fizik ötesi dünyada da bu savaşımda kazanım elde eden.. Đyi Ruhların yapabileceği çok şey var aslında. burada araya girerek yeniden sözü aldı. Sanırım.. ama biraz gerçekçi olalım. Uygulayıcı grupları ile bunların üst merkezini benzerlerinin tümü fizik ötesi dünyada da mevcuttur. beni bağışlayın.. Bu niteliğe ulaşmış evrimini tamamlamış iyi ruhlar ve kötü ruhlar edindikleri tüm yetilerini bu kez bulundukları fizik ötesi dünyada insanları kendi yandaşları olmaları yönünde etkilemeye çalışarak ezeli mücadelelerini devam ettirmektedirler. kargaşa." Deson'un anlatısının devamını getirmesini.. Kötü gücün egemen olduğu. En azından Kötü Ruhlara ait Düzenleme Raporlarını önceden sezerek. Zaten. engelleyemedikleri sapmaları gerektiğinde aşırı şiddet de kullanarak bir şekilde yararlarına kullanmaları sürekli kullandıkları bir döngüdür.. her iki aleminde birbirine direk veya dolaylı yansımaları. iyi ruhların grupları dolduracak.. Tabi ki bu benim varsayımım. anlatılarınıza inanıp inanmadığımı sizler de Med gibi algılıyorsunuzdur. Fiziksel dünyanın iyi ruhlarından çok fazla bir şey beklemek hayal değil mi?. konuşmaya başlamakla ifade etti. Söyler misiniz tarihin akışı içinde çok az süren dönemler hariç fizik ve fizik ötesi alemlerde egemenliğini sürdüren kötü ruh grubu nasıl ve ne şekilde alt edilebilinir. Fiziksel dünyada olduğu gibi. Ber.

." "Đnternet sayesinde. gözlerini yumdu.. Sanal seks yapalım muhabbetleriyle mi?.. Soluk sesleri de gelmiyordu. dururdun. Muhabbeti sulandırmaya çalışıyordu. "Yıllardır bana yönelttiğin bir soru vardı. Bir yere davetliyiz. "Bu asırda fizik ötesi dünyada bulunan ‘Evrimini Tamamlamış Đyi Ruhlar’ en çok netsel iletişime güveniyorlar." Ber.açığa çıkaracakları pozitif enerji ile kötü ruhların yaydığı negatif enerji akımlarına karşı koymaları sağlanabilecektir.. Vücudunu hissetmiyordu. "Yaşın kaç?. insanları beyinsel ve ruhsal etkilemesi için salgıladıkları pozitif enerjileri daha hedefine ulaştıramadan. Yani genel düzenleme raporu hazırlamada ilgili olan kişi. Başkalarına zarar verici.." "Bunun yanıtını biraz sonra alacaksın.. Ber. "Çok az zamanımız kaldı Ber!" "Takdir sizin efendim!" diyerek centilmence karşılık verdi. Bunun için zamanımız kısıtlı. Uykuyla uyanıklık arasındaydı.. Ekonomik. kolundaki saate baktı. Yeter ki panik yapma! Daha önceki seanslarla ilgili uyarılarımı anımsa.. Bu nedenle ilk etapta kullanılabilecek uygun aracın internet ortamı olması sizce de mantıklı değil mi?. Ayrıca iyi ruhların." Med'in korktuğu başına gelmişti. iradesi yok etmiş sayılmayacak mı?" Sorunun muhatabı Deson iken. "diye sordu. kötü ruhlar negatif enerjileriyle yok etmekte.. Hatta bazen bu enerjiyi kendi enerjilerine dönüştürerek güçlerine güç katmaktadırlar. Olmuşlardan. "Sözünü ettiğiniz fiziksel dünya ve ötesi dünyada bulunan iyi ruhların egemenliği elde ettiğini düşünelim.. Derin sessizlik ve karanlık.... Savaş. tek bir bireyin geleceğini düzenlemede bile o şahsın görüş ve düşüncesi önemli olacak.. bir müdahalede daha bulundu." "Bu merakım hala sıcaklığını koruyor. bu kaleleri ele geçirmek şimdilik neredeyse olanaksız." Ber.. Evli misin?. Ama şu kadarını söyleyeyim. tebessüm eden güzel yüzüyle. yaşadığı anın toplamıydı.. Onların ise kullanması buna engel değil.. Dışarıdan çocukların bağırtıları.. heyecan dolu bir ses tonuyla. yaşanmakta olanlardan ve olacaklardan verdiğim haberleri nasıl edindiğimi sürekli merak eder.. hukuki. Kahvaltı hazırlarken yaralanan parmağının acısı da yoktu. "Bu nasıl gerçekleşecek peki?. " Ber. motor gürültüleri duyuluyordu. Fiziksel dünyada bilerek veya bilmeyerek onlara alet olan iyi ruhları da katarsak." Deson." dedi..." Deson..... saygısızca saçmalıyordu. "Med haklı.. siyasi.. soru yönlendirmekten kendisini alamadı.. Bu durumda bile bireyin ve toplumun kendi geleceğini tayin etme ve belirleme özgürlüğü. "Ne gibi?. gülme isteğini zorlukla frenleyerek.." dedi.. Netsel iletişimde kullanılan kablolar ve uydusal bağlantılar da bu risk çok fazla gerçekleşmeyecektir. derin nefes alıp vermeye başladı. Beynine gelen gündelik düşünceleri savdı. "Ayrıntılı yanıt vermek gerekiyor. Fazla zamanları kalmamıştı. internette devam edecek ve zafer iyilerin olacak... Diğer araçları pek kullanamayan iyi ruh grup ve bireyleri en azından interneti kullanabilme olanağına sahip. iradesini yok edici olmadıkça geniş özgürlük alanı sağlanacak her yönden ve her anlamda. Kapalı tuttuğu gözleri karanlığı görüyordu. interneti sözünü ettiğiniz gruplar da kendi yararlarına kullanabilir. Bir süre sonra.. "Ayrıca. .. Savaş biraz daha eşit koşullarda internette devam edecek.. Ber. Ama farklı anlamda kullanmaya başlayanlar da var.. karşılıklı tartışmaya başlayacaklarını sezinlemişti. kulakları sadece soluma seslerinden başka bir şey duyamaz olmuştu. topluluk ve insanla ortak hareket edecek." "Ben hazırım!" *** Ber. Aykırı hareket etme!.. Bekar mısın?. Neson yanıtladı. e-mail haber grubu üyeliklerini iptal etmeye-ceklerdir." diye yanıtladı Med. "Birlikteliğimizi sonlandırmadan çoğunluğun ulaşamayacağı bazı duyumsamalar yaşatacağız sana.. kurum.. korna sesleri... Med. Med ile Ber'in konuyu kişiselleştirerek... Hiçbir şey düşünmeden karanlığa bakıyordu. "Her iki alemde hemen hemen tüm iletişim ağlarının çoğu Kötü Ruhların elinde.." Ber'in kuşku dolu bakışlarını görünce açıklama gereği duydu." "Nasıl?.. "Đnterneti sen o amaçla kullanıyor olabilirsin. Tatlı birlikte hazırlanacak ve birlikte yenecektir." "Bu gece belirttiğin sıcaklık birazda olsa soğutulacak. Fiziksel dünya insanları. fizik ötesi alemden gelen mesajlar olduklarını bilemeyeceklerinden korkup net bağlantılarını koparmayacak. psikolojik ve bir çok yönden yetersizlik söz konusu.

engeli aştı. Nesneler.... Bunların aralarına seri geçişler yapmaya başladı." "." Bir güç hissetti...... Birçok görüntüler. Birçok ses.. Ber gözlerini açmadan........ insanlar minyatürdü...raporsuz çıkış yapın. Rengini kaybetmeden alevsel dalgalı görünümler aldı kızıllık. usulca doğmakta olan güneşin...... vakit yok... beyninde çınladı sanki. kendi bedeninin alevlerin arasında etkilenmeden süratli bir şekilde aşağıya. sonra vazgeçti. kendisini ileriye yönlendirdi.Yaklaşıyor..." ". Bir an elini uzattı. ne de kadın kalmıştı.... Süzülürcesine ve gittikçe artan hızla ilerliyordu oluşan yarı aydınlık tünellerden. Pasif konuma geçin. Şimdi. Doğru yolda ilerlediği kanısı oluştu kendisinde.. Tüm duyuları esnedikçe esnedi..düzenleyicilere bilgi verin.. "Evet! Şimdi. Neyse bunları irdelemek için uygun zaman değildi. hiçbir şey duymuyor ve görmüyordu. nereden geldiğini bilmediği bu fısıltıya yoğunlaştırdı. Yoksa.. Bir nehrin akış yönünün tersine kulaç atan biri gibiydi şimdi. belgeseller.lanet olsun . yanlara. Evet. Yeniden fısıltılar duyuyordu. birden yanı başında hayalinde bile resmedemeyeceği güzellikte çıplak bir dansözün ellerindeki yabancı paralarla birlikte dans figürleri yapmakta olduğunu ve kendisine yaklaşması için işaret ettiğini gördü... Toparlandı. Đçeriği belirsiz fısıltıları daha rahat duyumsamaya başlamıştı. Bu aralığa girmeye çalıştı... Bu arada onların üzerinde belirli bir rotada geniş daireler oluşturacak şekilde usulca dönüp duruyordu. yerini seri dönüşlere bıraktı. gökyüzünü aydınlatmaya başladığı kızıl bir renge büründü. Bir süre sonra usulca gidiş dönüşler. reklamlar. müzik parçaları... belli bir yol çizmezse bu seyrin bu şekilde sonsuza kadar devam edeceği bilinciyle.uygulayıcılar.. Tünel çıkışı geniş bir vadiye açılıyordu." ". Bu fısıltılar......... Tüm dikkatini..uygulayıcı merkezi. Seyir hızı.duyumsal iletişimlerinizi yeni bir emre kadar askıya alın.. Karanlık. Dikkatini tekrar toparladığında ne müzik sesi.. duyduklarına inanamıyordu....manyetik kalkanları sağlamlaştırın. Karanlık alanlarda sütunlar belirdi.. Fısıltılar anlaşılır seslere dönüştü: ". haberler.. Bir Hortumun çekim alanındaki eşya gibiydi şimdi." ".." ". onu biraz daha canlandırdı.Virüsleri hazır tutun. Gerekli enerjiyi sana vereceğiz.. En üstte bulunan ve dönen halkalardan birinin arasından geliyordu sanki bu fısıltılar. yakınlaşma bazı kelimeleri daha anlaşılır kılıyordu... sağlı sollu doğru gidip geldiğini görüyordu." "... Sözcüklerin bazıları Med’in anlatımında geçen bazı kavramları anımsatıyordu. Büyük bir iştahla hızını arttırdı.... yavaş yürüyen bir insan hızına düştü. yukarıya.gedikleri kapatın." "." "." "... Hızlanma nedeniyle midesi bulandı.rapor. Ber. net ve anlamlıydı... bedenini hareket ettirmeden öylece bekliyordu." ".. Tüm enerjisini odaklaştırdı.. Yeryüzünü bir baştan bir başa dolaşıyormuş gibi bir his doğdu içinde.. Yaydan çıkan ok gibi gerisin geriye savruldu aniden. Savrulmadan önce bulunduğu noktaya süratle vardı ve kendisini bir nevi o noktaya yapıştırdı. Arada kesik kesik duyulan bu fısıltıların kaynağına ulaşmaya çalıştı.dayanmalısın..." "..başarısızlık. ... Tünel şeklini aldı... Bir şeyler engelliyordu ken-disini......" Bu ses çok yakınındaydı. binlerce radyo ve televizyondan çıkan değişik sesler. Beyninin içinde karıncalanmaya benzer tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştı...Karanlıkta süzüldüğünü duyumsuyordu." ". Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen helezonik kıvrımlar bir yay gibi uzuyordu....... "Đlerle.. Ber bunun rüya olmadığını.. Bu fısıltılar hayali duyumlar mıydı? Bu kadar yolculuktan sonra bir şey elde edemeden gerçek yaşama dönmek istemiyordu." Ber. Yoğunlaştırdı.. Fısıltılı diyaloglar bu kez kesintisiz." ".. Med’in sesini duydu. Güzel bir müzik parçası duymaya başladı..telepatik.tüm iletişimleri koparın.” telkinlerini duyumsadı.Rapor okuma alanlarını karartın...engeller koyun... Mide bulantısını önemsemiyordu artık." ". korkma. Med’in “.. Kulağında değil sanki beynindeydi bu sesler. Sütunlar birbiriyle birleşti. Fısıltıya benzer bir ses duydu sanki. Kuşbakışı izledi onları.

Kurumlar. farenin sol düğmesini tıkladı. Dönen yüzler. Uzun ve oval bir masanın her iki tarafında onlarca insanlar. Hangi yüzyıl sorusunu yirminci ve yirmibirinci yüzyıl yazarak yanıtladı.. Görüntü değişmişti. Güvenlikçiler.filmler. Ber!” ünlemesiyle irkildi... karanlığı delercesine. Sırtları kendisine dönük bu kurtarıcıların.. tank paletlerinin çıkardığı mekanik sesler. Ber.. Tuşlar. ellerinde bulunan belgelere bakarak karşılarındaki kişilerle sürekli konuşuyorlardı. Üzerinde duracak zamanı yoktu. Bu masaya yöneldi. incelemeye koyuldu. Sivil Toplum Örgütleri. Lobiler. "Sorun çözülmedi!. Birçoğunun önünde “Düzenleme Grubu” yazılıydı. uçsuz bucaksız bir alanda binlerce görüntülü ekranların bir yol kenarına dizilmiş ağaçlar gibi sağlı sollu sıralı olduklarını gördü. Diyalog-lar tam anlaşılmıyordu. Ber. imlecin gelmesini sağlayarak. ellerindeki dosyaları birbirine sunmaları sıklıkla beliren görüntülerdi. Üniversiteler. Kapalı halkayı açtı. Deson ve Neson olduklarını gösteriyordu. Đllegal Örgütler. Đzleme Grupları. Bir kolun mesafesi kadar yakınında görüş alanını tamamen kapatan.. Yer altı Örgütleri. Fihrist bölümünün 'Politika. Her şey sabitlenmiş.' anlamına gelen tuşa bastı. Komut düğmeleri izlenimi uyandırıyordu.. Konuşurken. Geçmiş. Felç olmuş gibi hareketsiz kalakaldı.kendine gel. Med. Ber. Sinema ekranı büyüklüğünde ki bir ekranın kapalı olması dikkatini çekti.... Bildiği yabancı bir dilde soru yazılıydı. iki bayanla yanlarında bir erkek ve bebek denecek yaşta çocuktan oluşan bir grup onlarla kendisi arasında perde oluşturdu. Medya grupları. Görüntüler sürekli değişiyordu... Med’in “. Bilgisayar fare imlecine benzer büyük ve renkli bir ok işaretini ekranda görmesiyle düğme setinin yanında bulunan fareyi kavradı. On bir metre ötesinde. Diğer tarafta oturanların önünde ise meslekleri ve tabi oldukları ülkelerin adı yazılıydı. gazete sayfalarını gördü. .. uzaktan kendisine süratli bir şekilde yaklaştığını gördü.. Bu merakını gidermesi için çok beklemesine gerek kalmamıştı. Ellerinde değişik silahlarla binlere varan insansı figürlerin. Müzik sanatçıları. uzakta gördüğü nokta büyüklüğünde ki ışığa doğru.. "Düzenleme Grupları. silah sesleri. "SodGom" yazdı." yüksek fısıltısını duyumsadı. Özellikli Bireyler. Yandaşlar. Politikacılar. Küçük çocuğun kim olduğunu bilmiyordu. Dini Gruplar. Toplumlar. Grubun kendisiyle sıcak temasına on adımlık mesafe kalmıştı ki. gazete parçasına yapışıp donmuş gibiydi. Düğmeleri barındıran setin yan tarafında harf ve rakamlardan oluşan bölümü kullanarak. Derin bir korku ve yalnızlık hissetti. Duyumsama olduğunu bilmesine rağmen gerçek yaşamdaymış gibi etkilendi. Işığın bulunduğu yere vardığında. Ressamlar. Değişik tipte insanların birçoğunun hangi ülke uyruğuna tabi olduğu anlaşılabiliyordu. devam et. 'Ülkeler' yazılı tuşa bastı. Her şey bir anda sunuluyor gibiydi. Đtici gücün. Saldırganlar onlara çarptıkça küçük taneciklere bölünüyorlardı. Bu güzergahta seyrederken ekranların sunduğu görüntüleri rastgele izliyordu. bir parça vardı. Ülkeler. su gibi akıyordu.." iletisini algıladı. Denetleme Grupları. yargı salonunda bulunan tanık kürsüsüne benzer fakat neredeyse onun beş katı büyüklüğünde yüksek bir masanın üzerinde bilgisayar klavyesine benzer üzerinde birçok düğme barındıran. Uygulama Grupları. Yine yabancı dilde 'Onay.. Ekranda bir görüntü oluştu.... Şairler. diziler. Yaklaştıkça ışık da kendisine yaklaşıyor gibiydi.... Gittikçe yaklaşan gruptan kaçacak gücü kendisinde bulamadı. Kamusal Örgütler.. Şimdiki an ve gelecek. "Hangi Ülke?" Đnternetteki arama motorlarına benzer bir yazı yazma boşluğu oluşmuştu. Birçok büyük tuşlar bulunuyordu. Risk Taşıyıcıları. SodGom Ülkesinin bildiği harita görüntüsüyle ve sol yanında ana başlıklar taşıyan bir bölüm ortaya çıktı. Đçsel gözlerini biraz daha açtı. zorlaması kalmamıştı.. kalabalıklardan duyulan sloganlar.. Bir ekrandaki görüntü dikkatini çekti. ağlama sesleri. Đçinden geçti. Partiler. Savrulmadan önce bulunmuş olduğu noktayı yeniden yokladı. kimler olduğunu merak etti. Yazarlar. Her taraf zifiri karanlıktı. Med’in "Yolu açtık Ber.. uçak sesleri. Üzerindeki yazıları okumaya başladı. Sermaye Grupları....' ana başlığı üzerine.

Ama yine de öncekilerin referanslarını yeni görevli belirlemelerinde göz önüne alıyoruz. Medyanın. ... Ama her iki topluluğun milliyetçi duyguları çok hassas ve acıları halen dinmemiş. Şimdilik adi mahkumlar için af çıkarılmasını sağladık... toplumsal kaos yaratabildi. Düzenleme rapor kayıtları alanındaydı. Bu konuda şüpheniz olmasın. Çünkü şu an tüm zamanları yaşayabiliyordu. Sapmada bulunanların da başlarına neler geldiği malum.." "Dinliyorum. ‘Yandaş’ yazılı bölümde oturan kişi karşılıklı konuşuyorlardı.. Çünkü olacağı kesin olan şey olmuş gibidir. elimizde bulunan güçlerimiz karşı atağa geçti.. Yeni Adım Partisinin lideri kendince bize karşı sapma hareketine geçti.. .. hatta aralarından hangisini sağcı. Çağdaş programımız buna göre düzenlendi. derneklerin. dinci." . gerektiğinde ise programa uygun olarak atağa geçirttirebildi. Katılığı yok etme...... Neden?" "Merakını yenmek zorunda değilim ama yine de izah edeyim.. milliyetçi alanda simgeleştirdiğiniz lider. Bundan da iyi sonuçlar aldık. solcu. Yeni yüzlerle öncekilere karşı vefasız davranmış olmaz mıyız?. belki de çok az insana nasip olacak özel bir toplantıyı izlediğinin olgunluğuyla kısa zamanda neler alabilirim. "Efendim! Teslimden önce sizlerle varmış olduğumuz mutabakata halen sadığız.. Ki yeniler bunu baştan taşıyorlar. yapıyı yakın zamanlara kadar korudular. Olmadı bir şekilde önceki lidere yaptığımız gibi alaşağı ettiririz.... alt gruplarının bağlı olduğu tarikat ve cemaat gruplarını hırpalanmasına sessiz kalmakla. Bu önümüzde duran örneklerden biri.. taşıdıkları misyona inanan tabanı dizginleyebildi. milliyetçi. artık yeni bir düzen kurmaktayız. Sonra yeni programlarınızı uygulamaları nedeniyle taşıdıkları misyona aykırı hareket etmek zorunda kaldılar.. Hatta zararlarını da görmeye başladık. bazılarında yazılar. bazılarında ise ilgili yerin yaşanmış veya yaşanmakta olunan görüntüleri vardı. belirgin değildi. kuruluşların. Geçmişi. iktidarda emperyalist söylemlerde bulunmaya.. geleceği sanki aynı anda yaşıyordu.. misyonlarına aykırı hareket edilmesi konusunda direktif içeren programlarımızı uygulatmakla seçmen tabanlarını dolayısıyla etkileme olanağımız olacaktı. Böylece partilerin lider ve yöneticileri.. yenilenmekteydi. sermayenin. Bunun alt yapısını hep merak etmişimdir. beyin takımının bir çoğu programlarınıza harfiyen uyuyorlar. gerçekleşmiş sayılırdı." "Yakın geçmişte tayin ettirdiğiniz liderler. Tayin ettirdiğimiz önceki liderlere olan güvenlerini kaybettiler. önlerinde bulunan kağıtlara da arada bakarak konuşuyorlardı. Geçmişte olanlar ise sürekli tekrarlanmaktaydı... Bölümlerin bazılarında çoklu gruplar.. Birinin yabancı dili doğal iken karşısındakinin kırıktı.... taşıdıkları sağcı.. Geçmiş ve gelecek özelliğini yitirmişti. Grup Başkanı yazılı bölümde oturanla.. teröre artık gereksinimimiz kalmadı. düzen sapmasında bulunmuyorlar. "Sodgom ülkesi insanları artık eskisi gibi değil." Ber. Önemli olan şu andı. genel affa ve idamın kaldırılmasına kadar götüreceğiz işi. Bu nedenlerle toplumun bir kesimi artık görüş ve düşüncelere..... Adım adım sonuca gidiyoruz... muhafazakar. örnekleri çoğaltabilirim... partilerin. insan haklarına karşı harekete geçmeye başlamayla. Benim de naçizane size bir sualim olacak.. Sizler daha iyi biliyorsunuz. Tepki düşsün. Gerekirse fiziksel güç dahi kullanırız. hümanist görünen lider... diye düşünerek fareyi rast gele tıklayarak bir bölümden diğer bölüme geçiyordu. dini kisveyle simgeleşen lider. diğer bir milliyetçiliği kullanan liderin yasal affında vasıta olmakla. Bazı dünya ülkelerinde olduğu gibi sizin ülkenizde de eskiden pompaladığımız ve o zamanlar gerekli olan ülke içi fanatizme..... Yüzleri karanlıktı.." "Bu işlerde duygusallığa yer olmadığı. Yeni yüzlere ve sloganlara gereksinimimiz var.. Hızlı geçişlerdeydi.Oval bir masada karşılıklı oturan iki kişi.. misyonlara da inancını yitirdi veya yitirmek üzere... tekrarlanmasına gerek duymadığımız bir gerçek.... onu toplumdan izole edeceğiz.. hangisinin solcu yapalım diye tereddüde dahi düştük.." "Efendim! Merak etmeyin. şimdiki anı. komünist vb.. iktidar partisi olduğunda tabanının giyim kuşamına karşı hareket etmeyle.. Gelecek önceden tespit edilmiş olduğundan. misyonlarına uygun görünümü. Sözünü ettiğin sorunlar bunlarda yaşanmayacak. Diğer bir partiye ticari şirketlerimiz kanalı ile istedikleri mali desteği paralel şirketlerine aktardığımız halde düzenlemelerimizin bazılarına uymamaya başladı... en azından inceltmek için belirttiğin misyonları taşıyan liderlere. sosyalist.. Çünkü tümü birbirinin benzerleri." "Kanımca bu sizlerin hüsnü kuruntunuz. kaosa.

Bunların. Yine. güçlerini bitirdik..." . Bildirdiğimiz özel sırlarımızı açıklayabilir."Gereken yapılıyor. Bu alanda Đkinci düzenleme raporumuzdaki.. merak etmeyin. "Ülkenizde ki bireylerin yandaşlarımıza karşı yönelttiği negatif bazda beyinsel enerji yükünde KitleTepkiselEnerji Ölçer cihazımız artış kaydetmekte.. Bazen belirli taktiklerle gerektiğinde kullanabilmek için tepki yönlerini yeterli düzeye kadar çıkarın. Bu kez paramızın devalüe edilmesinde bir sorun çıkmayacağından resmi anlamda güvenlik müdahalesine gerek yok. Ha! Unutmadan. Aksi halde raporları düzenlerken öngörülen tepki olaylarında sapmalar meydana gelir ve raporun geri kalan kısmının uygulanabilme olasılığı düşer...... dinsel liderlerden Nemlihoca.... Belki bunun için erken.... tek kültür anlayışı veya en azından birleşik düşünceler oluşturabilecektik.. güneşin doğduğu yönün ortasında bulunan bölgesine gerekli müdahaleyi yapması için zemin hazırlıyoruz. Öncelikle.. onlarda oluşmuş negatifsel tepkileri ortaya çıkarıp bastırdık. Bu olay nedeniyle diğer ülkeler de pasifize edilecek. lider kadrosunun tümü yandaşımız Birleşik Devlet'in elinin altında olmasından dolayı dünyayı yönetebilmek çok daha kolay olacaktı." . Onu bir şekilde sıkıştırın. Gruplarımız-da ağırlığını hissettiren yandaşlarımızın ırkdaş ve dindaşları olan Nili Geçenler namlı Đsrail Devleti'ne de rahat nefes alabileceği alan ve ortam sağlanacak. üzerlerine çok gidilmesinden tepki düzeneklerini de kaybetmişler.. kültürel reform çabaları da pek belirgin etki sağlamadı. Ayaklarını denk alırlar.. canlandırın. Aksi halde bizlerin ve yandaşlarımız grupların çıkarları büyük risk altında. "Bizim farkımıza varan ve programda sapma yapan bazı kişiler bizlere ve sizlere zararlı olabilir. Örgütlerden ses pek çıkmıyor." . hiçbir ülke müdahale etmelerine karşı koyamayacak. "Yo... aksine desteklemek veya sessiz kalmak zorunda olacaklar.. Nasıl olsa orada onu kontrol etme imkanı bulunur..... Neyse şirketlerimiz kanalıyla destekte sağlayıp. Yeşil Rengi Seven Gruplara üye olanları.." ......... eski yandaş grupları desteklemeye devam etmek zorunda kalacağız. sanırım... Ülkenizden kaçarak yandaşımız Birleşik Devlete sığınmak zorunda kalsın. Diğerlerine de örnek olur. izole ettik. inancı gereği yeşil kurdelası çıkarmak istemeyen kızların okula girmelerini yasaklayarak. Amar'ın babasının başkanlık yaptığı Filistin’le. tarikatlar sorumlu bulunduğunuz ülkenin yurttaşlarınca nedense pek benimsenmedi. mezhepler." ... bizleri deşifre etme uğraşına girdiklerini duyduk. Raporlarımıza karşı ileride bazı sapmalar meydana getirmeye namzet.. sarı..... Ayrıca bağlı güçlerimizden ayrılıp.. Böylece tek din.. Bunlar dışında temel renkler olan kırmızı. Buda yeni dünya düzenimiz için önemli bir aşama olacaktı... ülkenizdeki dinsel.. Bunların sessizce yok edilmesi gerekiyor... mavi renklerin de yasaklanmasını sağladık... Bu gerçekleşseydi. korkutun. Bu bahaneyle gerekli korkuyu içlerinde duyumsamalarını sağladık. "Bazı gruplar kanalı ile çıkan ve çıkarttığımız tarafımızca da desteklenen ilahi olmayan yeni dinler.. dışında kendi başlarına buyruk güçler oluşturma peşinde olanlar var.... yandaşımız Birleşik Devletle iyi ilişkiler kurarken saman altından da su yürütüyor.. Öyle bir olay olacak ki. En hassas konularda gerekli yasaklamalara yavaş yavaş gidilmekte..." ... "En yakın yandaşımız Birleşik Devletin.. bileyin. Sanırım. Evrensel Futbol Turnuvasında ülkenizin belli bir seviyeye getirtilmesi ve bu anlamda bu beyinsel negatif enerjinin pozitive dönüşmesini sağlayacağız. Bunları bir şekilde çözün.... doğrudan yöneldiklerimiz dışında yandaşlarından tık yok. Böylece değişik gruplar standardın dışında tablolar hazırlayamayacaklar. dağıtın. Verdiğimiz süre içinde bunu çözemediniz. Irak’la ve militan halka sahip ülkeyle ilgili sorunlarımız da bu kargaşada çözülecek. bir şekilde ayarlamalar yapacağız...

yine de dikkat edin!. etkileme kolaylığı sağlayın. Ama bunun devamını şimdilik önledik..Ayrıca Sayın Başkan bir sorunumuz var. Örgütlülüğü yükseltin....... Şöyle ki: Yeşil kurdele olayında beklenen fiziksel tepkiyi.... Đnsanlarımızın beyinlerini. Đnternetteki bilgi alışverişini Đzleme grubu dahi izlemekte zorlanıyor... "Evet. Umutları sizin yandaşlarınıza ve finans kurumlarınıza bağladık. Düzenlemelerimize zararlı yayıncıları. halkın ekonomik yönden zayıflaması sağlanarak dikkat dağılımı noktasına getirdik. sapmalara yol açabilir.. Oradan istedikleri gibi bir karar alırlarsa.... "Efendim! Erken seçimle ilgili raporlarınızda özümseyemediğimiz bazı noktalar var.... "Uyanan bilinçli bireyselleşmeyi yavaşlatmak için gereğini yapın. ona göre." "Ama efendim! Çağdaş devletlerde bu konuda özgürlük var........." "Örneğin?...... Denetimde sorun çıkıyor. Đzleme grubu bundan şikayetçi.." ......" ..." .... yazarları yalnızlaştıracağız. zorlaştırılması için elinizden geleni yapın.... Harekat alanları.... ‘Fizik Ötesi Dünyadaki Đyi Ruhlar Grubu’ yeniden teşkilatlanma ve harekete geçme planları yapıyor. Onları ödüllendirerek. Bilerek veya bilmeyerek düzenlemelerimize yararlı hizmetler sunan kişi ve gruplara yardımcı olmaya devam edeceğiz. Sizde bu tür bir özgürlük. yücelterek yapılarını devam ettirmelerini teşvik edeceğiz ve başka sanatçılara." .. işlerini ellerinden alın.. Đnternet kullanımının kısıtlanması.... yazarlara o doğrultuda hareket etmeleri yönünde imrendirme sağlatacağız. midelerine indirdik.. Şimdilik hasada girmeyin.. Sorun çıkaracak. Đnsanlar yine de programa uyuyor bir şekilde. büyük yoğunlukla internet alanında olacak." "Size göre daha çağdaş olan Devletlerde var edilen özgürlüğün düzenlemelerimize yararı var. Düzenleme raporundan az da olsa alıntılar elde edenler eskisine göre çoğaldı... "Uzun yıllardır tarihin karanlıklarına gömdüğümüz etkileri büyük ölçüde izole edilmiş. dikkatlerini başka yönlere çekin. "Sanat. sağladık. tamamen ezilmemek için göstermeyen yeşil grup.. bunu da not al." .. Artık biliyorsunuz Yeni dünya düzeni felsefemiz var... Yazman. düzenleme yapın...... Dikkat çekmez mi? Ayrıca bilişim özgürlüğünü engellemek için teknik alt yapımız da yok... Gerekli yerlere gerektiği şekilde hareket edilmesi için rapor gönderilecektir.. ".. Kendi örgütlenmelerini gerçekleştirmeye. Kanalize etme." "Hiç merak etme.. Aç bırakın... korkutucu kurallar ortaya koyun.. Belirli alanlarda kitle psikolojisi oluşturarak yönetmemizde daha bir kolaylık... Tek tek bireylerle uğraşmak istemiyoruz. Engellemeniz gerekiyor.. pasif duruma getiririn. Gerekli reklam pompalaması yapılacaktır. Kontrol edebildiğimiz gruplar dışında bireysel kalan yazar ve çizerleri izlemekte zorlanıyoruz...." "Korkmanıza gerek yok. edebiyat konusunda tekelleşme yıkılmak üzere.... Toplumdaki algılamalar gittikçe gelişiyor.. Ülke için çok önemli miktarda para birkaç kişiye peşkeş çekilip...... yardımda bulunarak..... kurdele giyiminin demokratik hak olduğundan bahisle kulis çalışması yapmakta ve Uluslararası Çağdaş Đnsan Mahkemesine bu yönde başvuru hazırlığında..." . Bunlarla ilişkiye giren fiziksel dünya insanlarını bir şekilde dikkat çekmeden etkisiz. Düzenlemeyi de çok sert yapmayın! O alanda bizler de olacağız. Zorlaştırın. onları sindirmede kullandığımız en iyi bahanelerimizden birinin elimizden alınacağı korkusunu yaşıyoruz.." "Beyinsel ve ruhsal enerjileri kanalize ettiğimiz alandan farklı yönlere çeken sanatçılara. Kontrol olanakları kısıtlanıyor. size katılıyorum. Fiziksel Dünyadan yandaş insanlar bulmaya çalışıyorlar. Sizin bekletmekte olduğunuz yeni liderlere alan açtık.... Zaten ülkede yeteri kadar faili meçhul cinayet var... Pasif moda geçirdik çoğunu...

.. tepkileri zayıflayacaktır. size güvence vererek iktidara gelen ve sonra üst üste sürekli raporlara karşı direk sapmalar meydana getiren dini motifli bir partiye karşı bazı süreçler ile toplum psikolojisini kanalize ederek bin bir güçlükle kurtulmuşken. en azından bizimle bağlantısını. Bir iki küçük dernek dışında ses çıkaran oldu mu?. Senin konuna geliyordum. sınırınızda bulunan Uzak Devletinin güneyindeki bölümde o örgütü yararımıza kullanabiliriz. etkileşimini koparmayacak bir partiye yönelmeleri bizim lehimizedir." "Çok iyi algıladım. Tek başına iktidar yapmamaya çalışacağız. SodGom ırksal milliyetçi grupların aleyhine olan bazı kararları. Önceki silahlı mücadelelerinden gerekli çıkarları elde ettik. SodGom Ülkesi etnik kimliği dışında bulunan ve bir ara tasfiye ettiğimiz Đllegal-ABCD Partisinin legal uzantısı Legal-Dowko Partisinin gelişimini önlememizi neden engellediniz?. başarılı da olmuştu. olacak uygulamalara muhalif kalması önlenmiş olacaktır... özelde ortadoğuya karşı yandaşlarımız Birleşik Devlet ile Güneşin Üzerinde Doğmadığı Ülkenin yapacağı ortak harekatta en büyük korkumuz özelde SodGom Ülkesi toplumun da dini ve muhafazakar değerlere önem veren grup ve bireylerin tepkisel eylemde bulunmalarıdır. ... O. Güneşin Doğduğu Yönün Ortasında Bulunan ortadoğu ülkelerine gruplarımızın ekonomik. Partisinin gelişimini önleme istemeyişimiz nedenlerine benziyor. Şöyle ki. ondan doğan bir partiye yol açmak. Ki programımızdan en ufak sapmalarında dahi önüne çıkarılacak her tür engellemelerin içeriği de düzenlendi. Olan ekonomik. Her işe Tanrısının adıyla başlayan lider ve tabanının bizi ilah olarak kabul etmesine.." "Aslında ona gereksinimimiz olmasının en büyük nedeni şudur: Ülkenizle asya ülkelerine. Arkadaşlar merak ediyorlar. olacak uygulamalara ‘Derin Dünya devletinin adı ile. Ancak ülkenizin raporlara karşı sapma meydana getirme olasılıklarında onların yeniden silaha başvurmaları sağlanacaktır.. ılık psikolojik savaş ortamında. Onlara kendi Tanrılarından daha yüce olduğumuzu uygulamalı öğreteceğiz. sosyal. Hangi renk ve seste parti ve grup olursa olsun önemli olan...... .daha bir çok hayırlı sonuçları olacaktır. Biliyorsunuz. yeterli. Kendi liderlerine. bizlerin parti ayırımı gözetmediğimizi biliyorsun..... Sözünü ettiğim MiMuhDi. düzenleme raporlarına dolayısıyla çıkarlarımıza hizmet sunulmasıdır.. "Efendim! Bunları bizlerde biliyoruz.. Bu iyiliğimizi unutmasınlar. onların oy kaybına uğramasına neden olacak iki üç partinin önünün kısmen açılması düzenlemenizi anlayabilmiş değiliz. siyasal. Đllegal-ABCD partisinin kısmen siyasallaşmasını istiyoruz. Raporlarımıza uygun hareket etmediği takdirde iktidardan atılacağı bilinciyle uygulamalara göz yumacaktır. yandaşımız Nili Geçenler Kavim Devlet'in ajanlarını kullanarak size teslim ederek sonlandırdık... gelişim ve değişimlerden etkilenen bireylerin sapma meydana getirerek bağlı oldukları gruplardan başkaca gruplara yöneldikleri bir ortamda.. çıkar sağladıkları partilerine karşı çıkamadılar.. sosyal çıkarı için yaptıracağımız soğuk. Umutlarını bağladıkları yerlerde önceden hakimiyet sağlamak da önemlidir.. Ayrıca ona gereksinimimiz var. efendim. oyların diğer partilere kayması yolunu da tercih edebilirdiniz." "Çok sabırsız olmak. liderin kendi uygulama- ları sayılacağından. Buna benzer düzenleme ve uygulamaları.. On bir yaramaz kardeş çocukla baş etmeye çaba harcamak yerine bir tane olan babalarını etkileyip çocuklarının üzerinde otoritesini. Ülkenizle o partinin silahlı mücadelesinin bizim için yararı kalmadı." "Efendim! Daha önceden dışladığımız gibi dışlayarak. Bu işin zevkli yan ürünleri var. önceki liderine olanlar nedeniyle terbiye edilmiş sayılır... O örgütte bizim ve programlarımızın farkımıza varıp sapma yapmaya başlayan liderini de. Hele." "Tarihsel etkimiz en iyi eğitmendir. Gerçekten demokratik kuralların tamamen işletilmesine yönelik bir düzenleme olarak mı algılamalıyız?."Kurulan ve bir şekilde değişik elbiseler giydirilen makyajları tazelendirilen ve sizlere bağlı yerel düzenleme gruplarıyla ilişkili bazı partiler de yetkin. Onla koalisyonu ise. siyasal.... Bunlar.. etkisini hissettirmesini sağlamak en kısa ve kolay bir yoldur.... Kendi değerlerine yakın birini iktidarda gören halktaki taban ve sempatizanları da sessiz kalacaklar. bundan önce denemiştik. Ayrıca... yandaşlarımızın etkin olduğu grup veya gruplar oluşturacaktır.’ diyerek başlamaları ve besmelelerinin değişmesi sağlanacaktır." "Onlardan birkaç tanesinin Merkez Halk Temsilciliğine seçilmesinin yararları olacaktır. onların desteklediği partiyi başa getirerek elde etmiştik. sıcak. sadık. SodGom Ülkesi yurttaşlarının genel özelliği.. değerli görevliler yerleştirilmiş olmasına rağmen. Sizi yoracağız ama...

. iyi ruhluluğu bilinç altından nüksedebiliyor. Telefon sesleri..... Ayrıca. Telefon ile kapı zili aynı anda çalıyordu...." . Artık." diyerek yanıtladı. göz bebeklerin ela yerine gök mavisi rengine dönüşmüş olduğunu gördü.... hatta bazen karşılıklı mücadelelere girdikleri konusunda duyumlar alıyorum?. Bir yerde çıkar varsa insanoğlu ortak çıkarları unutup bazen aşırı bencilleşebiliyor... Güney Yönetimini tasfiye etmesi sağlanacak... bu kez SodGom Ülkesi Gücünün. önceki yaşamında iyi ruh konumunda olanların. Dowko Etnik Devletini kurma amacında olan Güney Bölümü Yönetimi isteklerimize uygun hareket etmediği takdirde. "Kap Bey!" diye bağırdı. Şayet... Sabaha kadar izlediklerinin bedensel yansımasıydı... SodGom Ülkesinin gücü geri çektirilecek yada etkinliği azaltılarak bizim adımıza orada maaşlı nöbet tutturulacaktır..... sesler kayboldu birden... "Özür dilerim..’ diyerek kendisine telkinde bulundu... Đllegal-ABCD Militanlarını da kendi lehine kullanması ayarlanarak.. yüzünün kirecimsi beyaz.. Sadece zil sesleri kulaklarında sürekli çınlıyordu... SodGom Ülkesinin Dowko ırkına sahip yurttaşlarını sessizleştirmede. Güney Bölümü Yönetimleri isteklerimize uyduğu sürece bu yönetim desteklenecek ve SodGom Gücünün etkinliği azaltılarak oradan çıkması sağlanacak." Ber.... Kulaklarının sesten ağrıdığını hissetti. Ber. saçlarının neredeyse dikleşmiş olduğunu. Bu durumlar çok yinelenirse iyi ruhların yarar elde edecekleri anlatılıyor....... yanlış çevirdim galiba.. Sodgom ülkesi programımıza karşı sapma meydana getirme riskine karşı sürekli illegal ABCD örgütü ve güney bölgesi tehditi sıcak tutulacaktır." "Sadece Fiziksel Dünyada gerçekleşen ve tarihsel kötü ruh kimliğini unutan inkarcılardan kaynaklanan ayrık sapmalar.." sözünü bitiremedi...... kapı zili benzeri sesler duymaya başlamıştı. Bu durumda.... Yargı Grubunda bir duruşması vardı. bir elin ayası kadar alanının kıpkırmızı. Lavabo aynasına yöneldi. tüm enerjisiyle algılamalardayken. "Sana ne olmuş Ber bey?" dedi...... kapı zili sesleri beyninde uğuldadı. Đşte bu son olasılıkta.. Çok önemli değil. Ber’in yüzüne daha dikkatli bir şekilde bakarak. ".. . açtığında kapıcıyla yüz yüze geldi. Her taraf karanlıktı ve ne bir görüntü ne de bir fısıltı vardı.. "Hayırdır?. Ortak çıkarların.. ‘geçici bir durum.. Yaradan'ın günü çoktu.... tarafımızca oluşturularak.. Kapıcının endişeyle yüzüne bakması şüphelendirmişti. "Sap’ın evi mi?" "Değil. Normaldi." Kapıya yöneldi.... Alnının. "Çok önemli bir kişi var. bireysel çıkarları da beraberinde sunduğunu duyumsamayan hainler bazen çıkıyor. Đleriki günlerde kaldığı yerden devam edebileceği inancını taşıyordu. bol ekranlı alanda olmadığını fark etti. Legal-Dowko Partisinin büyük yararları olacaktır. Gözlerini açtığında kanepenin üzerinde terlemiş bir halde buldu kendini.. Bu düşüncesine için için güldü. Senin sormana gerek yok!" dedikten sonra kapıyı çarptı. Ber." . Bir de ruhsal deviniminde. Buda bir düzenleme olabilir miydi?.... Gerekli uyarılarda bulunuyoruz.. "Bir şeye gereksinimim olduğunda sana haber veririm. Şaşkın birinin çaldırdığı telefon ile kapıcı Kap'ın kapı zilini çaldırması raporların devamını izlemesini engellemişti. Görüntüler. "Efendim! Kötü ruhların Fiziksel dünya ve ötesi dünyada bazı parçalanmalara. Önce telefonun ahizesini kaldırdı.. bunla.." Ber. Devam ettiği takdirde bunların izolasyonu temin edilecek..SodGom Ülkesi yönetimi ile Uzak Devletin Güney Bölümündeki yönetim de bazı çatlak sesler var. bizlerin programlarına aykırı hareket etmeyecek yönetim..." dedi titrek ve sinirli bir sesle.. "Bir ihtiyacın.. Acele etmeliydi....?!" "Yüzün.. Ber’i. Đlegal-ABCD Örgütü Üst düzey yöneticilerini ikna etmede araç olarak kullanılacaktır. Bugün....

. anımsıyordu. Makamlar değişmiş. Maf'ın. iş adamlarının. Bazıları. elde edilen kara para sahibi babalar hakkında sürdürdüğümüz soruşturma sonuçlandı. Kara Para ve Fuhuşla mücadele ile ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. "Yavuz hırsız.. dikine kademe atlamışlardı.. soldan sağa görevleri ve isimleri belirtilmekteydi. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu SağKol.Mafya babaları hakkında gerekli araştırmayı yapmayan. Toplum ve toplumun sesi kabul edilen Medya. ". Đşçi ve Đşveren sendika ile konfederasyonların. kademe atlama için bu yapıyı tüm içeriğiyle özümsemek zorundaydı." Kara Para ve fuhuşla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal.. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. isimleri yakinen tanıdıklarıydı.. onların eylemlerine göz yuman. özel bildirisinde.. Ber." şeklinde süren bildirisini acı bir gülümsemeyle okumuştu. Ayrıca istihbarat görevlilerinin içinde bulunduğu 11 şüpheli açığa alınmıştır. Bu haberi ilk Solkol vermişti kendisine.. SilUyMar. ev sahibini bastırır. rüşvetten. Bu rüyasında gördüğü Rutbin’in katili .." Diğerleri de kendi alanlarında Temiz toplum ve Mafya ile mücadele anlamında özel bildiriler sunmuşlardı. Günlerdir. Buda sosyoloji ve psikoloji biliminde sosyal ve bireysel konumda dikey atlama kavramının uygulama örneğiydi. Suçlu babam da olsa görevinden alınacaktır.33 Solkol'un telefonla bildirdiklerine inanası gelmemiş... Gazetelerin bir çoğu "Toplum ve Devlet'de Tam Temizlik Kampanyası başlatmıştı. bu konular irdeleniyordu. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu yeni Başkanı Soys... "Grubum adına söz veriyorum. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. uyuşturucu ve silah ticareti işine karışmış. MaşÇet isimli şahısların ölümüyle sonuçlanan trafik kazası gününü. Beyaz ve siyah kadın ticaretinden. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101." Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. Secret'e tüm ulusal gazetelerden birer tane almasını rica etmişti. rumi.. Olayla örtüşüyordu. Çağdaş medeniyet düzeyine bu düzenekle varılacağına inanılıyordu.. Çekmeceden çıkardığı büyüteçle küçük başı büyüttü. ĐçDışGüv. Güvenlik soruşturması devam etmektedir. Mafya'ya karşı olan topyekün mücadelemizde zafer bizlerin olacaktır. Halk adına ilgili yargı grubunda bir kaç gün içinde dava açacağım. uyuşturucudan. ĐkiYüz'dü.. SodGom ülkesinde ki bilimsel uygulama örnekleri ancak bu tür yapıda olan insanlar için geçerliydi. Đhracat yapıyormuş gibi hareket ederek devletten haksız alınmış vergi iadelerinden.. 'Faili belli-belirsiz ölümleri soruşturmadan' sorumlu Güvenlik Đstihbarat şefi ise kendisine hiç yabancı gelmiyordu. ortak bildiri dışında özel bildirilerde sunmuştu. "Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf. . bu kazayla ortaya çıkan Mafya-Güvenlik-Politika işbirliğine karşı tepkilerini ifade etmek için temiz toplum çağının miladi. çıkar amacıyla adam öldürme filini işleyen bu 11 fail adalete hesap vermektedirler. Bu isimler zamanında Ad kentinde görev yapmış ve daha sonra kendi alanlarında üst düzeylere yükselmişlerdi. yargı kararlarını denetleme ve inceleme grubunun. politikacıların. haraçlardan. Đsimler aynıydı.. Daire Grubundan MafYegTah. sahte faturalardan. TerKazMaf . ĐkiYüz. ". ". Toplum ve birey ilerlemek.." özdeyişini anımsadı. Diğer fotoğraflar ve isimleri yüz yüze olmasa da medya kanalı ile tanıyordu. Çıkar örgütleriyle bağlantıda olan bir başka 11 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır. kamuoyunu aydınlatmak amacıyla sunduğu özel bildirisinde. hicri takvim başlangıcı yapmışlardı. sivil toplum örgütlerinin ve daha bir çok sivil ve kamusal grubun kampanyaya destek verdiğini belirtmekteydi. Gazeteler. yetki ve görev sınırlarını aşmış güvenlik görevlilerinden 11 kişi açığa alınmıştır. Ortak bildiriyle kampanyaya destek verenlerin toplu fotoğrafı çekilmiş. ulusal dış ve iç güvenlik merkezinin.. Göreve geldiğim günden beri faili meçhul cinayetlerden 11 tanesini aydınlattım. tanıdıkları olmasıydı... Kendisine ilginç gelen bu kampanyaya dün yapılan ortak basın toplantısıyla kan verenlerden bir çoğunun. Evet. yardımcı olan.

hava. kültürüne saygı göstermeyi de barındırıyor..... birilerinin üflemesiyle oyuncu olarak rol almanız nedeniyle grubunuzdaki üyeliğimden istifa ettiğimi.. Geriye. Vurulmayacak kuşlar ise liste halinde düzenlenmişti.... her eve gitmesinde anımsadığı. Yenilikçi Hukukçular Grubu Merkez Başkanı ve bazı yönetici üyeleriydi. onlardan daha ziyade memnundular. yanlışlara karşı biriktirdiği negatif enerji boşalımının verdiği rahatlık ve pozitif enerji kazanımı aşamasındaydılar.. hava da gizleniyor ve temizleniyordu" Toplumu hipnozlama özelliğini sürekli içinde barındıran bir futbol takımının içerisinde bulunan 11 oyuncu sayısı kadar sayı içeren günahkarla.. hatta üst seviyelere vuruyordu. binlerce günahkarları. ateş de. yeşil kurdeleye özgürlük verilmesi taraftarı olanların yoğun olduğu bir partinin iktidarında daha yoğun ve sert bir şekilde uygulanıyordu..laiklik.. Toplum ve birey.. Dini. üye olduğu grupları düşündü. kendi grubu içinde maskeleme efsanesini gerçekleştiriyordu. Demokrasi inancı. Kim bilir o gözler doymazsa. Önce. üst başlığı yazdı. Birahanede televizyon haberlerinden izlemişti." ibareleriyle sonlandırdı.. Can alıcı sözcüklerin altını çizerek. Đlk ateşin yakıldığı. Örtünerek uyum sağlamışlardı. Yenilikçi Hukukçular Grubu kalıyordu. toprak da. Yenilikçi Hukukçular Grubu Genel Merkezine posta kanalı ile. Ber.. "Su.. binlerce günahları barındıran çok sayıda grup.. Başarılıydılar. Evimin içi pislikten geçilmiyor. Mar kentlilerin taşrada dayanışma ve yardımlaşmasıyla ilgili derneğin politik bir yapısı yoktu." "Buyurun... O bir olguyu yakmıştı. Biri. Bir taşla artık işe yaramayan onbir yedek kuş vurulacaktı. Gecikmemeliydi. suda. Buradan istifa etmek. sizlerin aksi yöndeki ve dayanağı olmayan ‘demokrasi anlayışınızla (!)’ çatışması çelişmesi. Bir örneğinin. kendilerine yönelebilirdi. Bu yasak.. Đstifa edemezdi.. geleneksel veya her hangi bir amaçla –bazılarının iddia ettiği siyasi amaç da dahil.bir bayanın... Güzel ve verimli bir ortamdı. yönlendirilmeye tüm şartları ile hazır bir öğe olduğu kanısı iyice kesinleşiyor. Avukatlığını sürdürmek için zorunlu üye olduğu Avukat Odasıydı.Efsane gerçekleşiyordu. toprak.. Örtünenler.. serbestti ve hatta gerekliydi. Đstifa etmesinin anlamı yok gibiydi. çıktılar aldı.. Bilgisayarın başına geçti. (başkalarının özgür alanına müdahale etmedikleri sürece) bırakın ket vurmayı. Tek eylemle tek sonucu ataları Neron’da almıştı... Kendileri ise bir ateşle bir çok olguyu yakabilmişlerdi. Ber bey!" "Tanıdığın bir temizlikçi bayan var mı?. Önemli olan tek eylemle birçok sonuç alabilmekti. Avlanacak kuşların kendilerine yararları kalmamıştı. aksine desteklemeyi de demokrasi anlayışımın bir gereği olarak gören şahsımın bu anlayışıyla.. 11 tane günahla. Bun-dan istifa edip etmeme kararını atiye bıraktı.. avukatlık mesleğinden istifa etmesi anlamına gelecekti. yeşil kurdele ile fiziksel bedeninin az bir kısmını da olsa örtmesi ise hala yasaklıydı. Bazıları ise ötüp kulaklarını çınlatıyorlardı.. Onlara örtünmek serbestti.. Son zamanlarda grup kavramı. Çağın çok gerisinde kalan Neron’la özdeşlemek yakışık almazdı. Vurulmayacaklar listesinde ise binlerce kuş vardı ve bu kuşlar kendi asıl kuşlarıydı. Bazıları ise toplumun kan isteyen gözlerini doyurmak için öldürülmeliydi.. ". Oluşan ve oluşturulan kaos ortamına bilerek veya bilmeyerek kan verenlerden biri de. Bazıları zarar vermeye bile başlamıştı. Đstifasını yazmalıydı. ofise geldiğinde unuttuğu bir gereksiniminden söz etti. çağdaşlık. diğer örneğinin ise Ad kenti Yenilikçi Hukukçular Grubu Şube Başkanlığına elden verilmek üzere elemanı Secret'e teslim etti.. Bu gruptan istifa etmesi kendi elindeydi... ateş... Uzun uzadıya yazdığı istifa dilekçesinin son paragrafını. Đyi bir temizliğe ihtiyacı var. Daha dün gibi anımsıyordu. ilk suyun akıtıldığı." . Medeniyet üst seviyedeydi. Hatta bireylerin bu yöndeki özgürlüklerine. halkın dini duygularına. "Secret Hanım!. Farkında olduğunuz veya olmanız gereken hazırlanmış oyuna.. demokrasi benimde kabul ettiğim ve özümsediğim kavramlardır. Çoğunluğu memnundular. onların.. Sistemlerini tepki görmeden devam ettirebileceklerdi. onu ve onları. ilk toprağın havaya savrulduğu akşamı. kalın ve italik düzenleyerek. Secret'le yüzleşince.

"Teşekkür ederim. "Sonra cayarsan yine haberim olsun. Ber. kulağından az uzaklaştırdı. "Ben avukat Ber!. "Tık Tıksız olsun." Secret. Ne verirsen. "Ama. Nasıl istersen.. "Ber!.." "Bilmiyorum. ben de öyle yaptım." "Temizlik dışında ne yapıyordum?. Ağanın eli tutulmaz... Đnsanlar yükselmek için çalışmalılar. tahmininde isabet kaydetmişti..." "Çok iyi temizlik yapıyordun." "Tam temizliği anladık da." tercihinde bulundu. " dedi." "Tam temizlik istiyorum. ‘Tık Tıklı Temizliğin’ anlamını kavramıştı.." "Evimi biliyorsun.." "Olsun." "Tık tıklı nasıl oluyor?. Temizliğe artık ben gitmiyorum.. "Đşte bu!" dedi... isim yabancı değildi. "Alo! Tık Tıklı Tam Temizlik Firması mı?" "Evet! Buyurun." sözleri peş peşe sıralandı." dedi. "Tık Tıklı Temizliğin ne olduğunu bilmiyor musun?. "Sen dışarıdaki işleri hallet!" Firmanın ismini garipsemişti.....Secret. tanıdığı Yel'i çağrıştırıyordu. Pazar günü için eleman ayarlayabilir misin?." Ber. ben firma müdürü Yel. Ya yabancı mısın?." Kısa süren son konuşmalarından sonra telefonu karşılıklı kapadılar.. O gerçekten Yel ise. "Tanıdığım yok.. Ahizeyi. Görüşmeyeli nasılsın?. "Yel işi büyütmüşsün!" "Eeeee!. gazetelerde sürekli çıkan bir ilan dikkatimi çekmişti.’ yazılı ilanda belirtilen numarayı aradı.." Yel'in kahkahaları Ber'in ahizeye yapışmış kulağının hoşuna gitmemişti. Ben ararım. Evi bok götürüyor." "Fiyatı da önceden öğreneyim. Memnundum.. Canım... Sayfalarını karıştırdı. kendisini tanıyacaktı. Adres vermeme gerek yok.. *** ." "Uygundur. Eleman gönderiyorum. Ses ile isim. tık tıklı mı olsun? Yoksa.. Size nasıl yardımcı olabilirim?" Ses tanıdık gelmişti.." "Tarife duruma göre değişir. sen yine de söyle. Ber'in önünde bulunan gazetelerden birini seçti. Evimin temizliğe ihtiyacı vardı.. Bu firmayı kurdum." "Para sorun değil." "Benim yaptığım temizlik nasıldı?. parmağıyla bir ilanın üzerine basarak. Yanılıyor olabilirdi. ‘Evlere temizliğe gidilir." Ber.

Ber. Sana göre..” diye seslendi. Med’le olan ilişkisi esnasındaki hissedişlerine çok benziyordu. Sorusunun yanıtsız kalmasının verdiği telaşla. Aşırı heyecanı.... Böyle güzel bir kızı elde etmek için çevresinde dolanan bir çok kişi olabilirdi....... Demek paranı hep Med’e yediyordun... Ne fark eder?. "Benle birlikteyken bile onun adını sayıkladığına göre seni bayağı etkilemiş olmalı." . "Sen Med’i tanıyor musun?. Beyimizin... iğnelenmeler hissetti. "Sizlere katılma arzumu engelleyemedim. Ber. kendisiydi. “Müthişsin!. Arada yeni teknikler.. Ta.."Derin soluklar alıp veriyor. Markız’ın sert tokadıydı. "Ber! Kusura bakma kendime hakim olamadım. Med’i algıladı. Sevdiğim iki kişi ile aynı anda..." "Yüz yüze görüşmeyi tekrarlamayacağımı söylemiştim. Seni bağlayan ne var ki?. omuzlarında hala acısını duyduğu dişlenmeden kaynaklı ağrıdan.." "Sende az değilsin.. Bir süre sonra bu ağrı yerini hoş duygulara bıraktı. Bu hissi ve varsa onda oluşmuş soğukluğu yok etme amacıyla elinden gelen tüm çabayı fazlasıyla gösteriyordu Ber. yüzünde fiziksel bir acı hissetti. Ber!." "Onun ismi MedKız değil miydi? "Biz ismini kısaltır.. Alnının iki kaşına yakın kısmından başlayan. Hayır!." Ber’in bilinç altında Markız’ın cinsel gereksinimlerini sağlayarak.. "Dalga mı geçiyorsun?.... daha sonra omuzlarına ve sırasıyla ayak parmaklarına kadar yavaş yavaş ilerleyen ürperişler hissetmeye başladı... Az önce hissettiklerinden Markız’ın bilgi sahibi olamayacağı kanısıyla.... Nedeni." "Med!. üzerinde pek durmamaya gayret gösteriyordu. Muhatap suskundu.." diye sordu." Ber..." iletisini Med’e sundu. şu anda gerçekleştirdiğin olayı da gerçekleştirmemen gerekiyordu. "Nasıl tanımam. "Sen!.. Ne zaman tanıştırmıştın?" diye sordu... kendi sırtında hissettiği tırnak baskılarından... " Ber.. Sert tokat acısı ve duyduğu ağlama sesi ile irkildi. Karşılıklı uğraş devam ediyordu. taktikler geliştirmeye çalışıyorlardı.. sanki bedeninden gelmiyordu..." dedi yalvarışlı ses tonuyla. ne diyeceğine karar veremiyordu.." dedi hıçkırarak.. onun elinden alınmasından korkuyordu.. tüm birikmişlerini ve enerjilerini sarf ediyorlardı.. Ber. arada yanlara kayan yeşil renge dönüşmüş gözbebeklerinden... ona Med derdik.. "Beni Med’le aldattığını tahmin etmeliydim.. "Dilersen senle başka bir zaman teke tek görüşe-biliriz. Dur-Al Marketinde birlikte çalıştığım arkadaşımla ben tanıştırmamış mıydım?. duyduğu sıklıklı soluklarından. kısa bir aradan sonra son haftalarda sürekli kılınmaya başlanmıştı.. vücut yakıcı sıcaklığından. "Konuşur musun?.. ekonomik sıkıntısının kaynağını da böylece öğrenmiş olduk. Med’in. Bu olasılığa duyduğu öfke nedeniyle. onun kendisi dışında başkalarına yönelme olasılığını yok etme amacı yatıyordu."diye safça sordu.. Kendi cinsel güdülerini bir yana bırakarak..." dedi kıskançlık kokuları veren bir sesle.. Ber ile Markız arasında standart cumartesi günleri. Nasıl ve neden geliştiğini bilmiyordu.... Ama Markız’ın kendisine karşı soğukluğunu hissediyordu... "Markız!. "Konuşacak ne kaldı?. Hıçkırıkları devam ediyordu. soluk alış verişlerinden de fark ediliyordu... benim sayemde tanışmamış mıydın?..." iletisini duyumsadı. beyninde aniden elektriksel akım özelliğine benzer ağrı verici çarpmalar. göğüslerinin aşırı sertleşmesinden...34 Cinsel açlıklarını doyurmak." "Med! Bu bana biraz ağır gelecek.. Bunda da başarılı olduğunu. Markız.... Markız’ın çömelmiş vaziyette ağladığını görüyordu. Kalbi durduracak yoğunlukta hazsal duyumsamalardı. Med’i nasıl ve nere-den tanıyordu?. onu mutlu etmeye çabalıyordu. kalp çarpıntılarından ve duyumsadığı doğal vücut kokusundan anlayabiliyordu. Aşırı zevk duyumsuyordu ve bu.. Bir şekilde ikna kabiliyeti olan birinin onu elde etmesinden. hatta önlerindeki hafta sonuna kadar idare edecek seviyede doyurmak için. şaşkın bakışlarla.. o’nun belirli bölgelerinden akan salgılarından. "Neden ağlıyorsun Markız?. başına.

Med. Đki seçenekte. Doğrusunu söyle kızmayacağım. Sinirden elleri ve dudakları titriyordu. Med’den söz ederse Med’i. bundan sonra olamayacağını yeminle destekleyerek Markız’ı teskin edebilir miydi?. "Med’in kim olduğunu ve ilişkinizin boyutunu söylemezsen... bırakmaz. birbirlerine resmen sahiplenmeleri sonucunu doğuracaktı. chat yaptığım bir bayan. senin bulunmadığın bir ortamda kesinlikle özel görüşmemiz dahi olmadı. Đmza.kene gibi yapışır. Düşünsel.. anlam itibarıyla Med ile Markız arasında bir tercih yapması gerektiği teklifiyle karşı karşıyaydı.." "Gelmez!" "Telefon aç o halde sesini duyayım!" Ber. En azından ufak tartışmalarda. Suskun kalmak en iyi seçenekti. Versene!. Kesin bir yargıya varamadan. Bu ilişkiyi sürekli kılmak ve sağlamlaştırmak için evlendirme görevlisinin önünde imza atmasının gerekliliğine inanıyordu. Đkisinden birini tercih etmek istemiyordu... Bu arada Markız. Bazı akşamlar.. Markız’a yalan söylemediğini ispatlayacaktı. Ortak idealleri için ortak mücadele iradesinde bulunmuşlardı. Med’le ilk ve son kez birliktelik yaşadığını.. "MedKız’la.. Versene!.. baskıdan bunalmıştı. Beyanını desteklemek amacıyla. Zor. bazen beyinsel. "Kırk katır mı? Kırk Satır mı?" özdeyişiyle özetlenebilecek kendisi için ölümcül tercihlerdi. Birinin koparılması dahi yaşamını olumsuz etkileyecekti. Bu isteğini bugün ona açacaktı." Markız’ın sorusu yanıtsız bırakıldı.. Ber. Markız ısrarlıydı. birlikte olduğu insana. Yoksa çözümü zor olan binlerce olasılıklar içeren düşünceler oluşacaktı beyninde. "Yanıt versene!. bazen telefonla. "Benim internette sörf esnasında tanıştığım. Dikkatsizce söyleyeceği her kelime aleyhine kullanılabilirdi. Med’in az önceki eylemi.. "Benden herhangi bir kişiye söz edersen tüm bağlantılarımı koparırım!" uyarısını anımsadı.... "Yemin ederim!" diyerek ekledi. Ber." "Sözünü ettiğin Med’in benim arkadaşım olmadığını kanıtla!" "Nasıl?" "Karşılaştır. sinirli tavırlarla evden çıkma hazırlığındaydı. onun bazen ilkelerinden taviz verebileceğini akla getiriyordu. çıkardıklarını giyinmiş. söylem hatırına gelmiyordu.. her nedense bir takım kişilerle telefonla olan diyaloglarında sessiz moda giriyormuş. Hem Med’le olan tüm ilişkilerini ayrıntılı anlatmak zorunda da değildi. "Mantıklı bir soru. Markız’ı şimdi engellemezse bir daha göremeyeceği kanısı oluştu. Markız’la evlenmeyi düşünüyordu. Seçenekleri tekrar gözden geçirdi. birbirlerine aşırı bağımlı iki insan olmuşlardı.. Markız. Varolan durumu kurtarmak için kıvırabileceği hiç bir kelime... Yaşama bağlayan iki önemli bağdı bunlar. ikisi de kendisi için önemliydi. Đlk ve son kez birlikteliğimiz olmuşsa da ikimiz de bunun devamını getirmeme sözünü vermiştik birbirimize. oyunu bozardı. kıskançlıklarda anında ayrılma olasılıklarını yok edecekti bu sahiplenme... Onun yıllardır. duyumsal benzerlikleri zamanla çoğalmış. Hassas bir ortamdı.Ber.. "O halde sayıkladığın Med kim?. lüks bir araba işyerinden onu alıyormuş. Çünkü. Söz etmezse Markız’ kaybedecekti. Markız’ın fiziksel güç kullanmasına ise aynı şiddette karşılık vererek galip çıktı... Yanıtlamadı Markız’ı.." Markız’ın ünlemli ve yinelemeli sorusu beyninde yankılanıyordu." "Seni inandırmam için ne yapmam gerekiyor?.. Ber." Ber." "Arkadaşım Med olmadığından nasıl emin olabilirim?" "Kesinlikle senin arkadaşın Med değil!.. Markız’ı kolundan tuttu. Her ikisini de çok seviyordu. -hele bu senin gibi biriyse.. Gelişmeler ise buna fırsat tanımamıştı." "Hem bu ilişkinin bittiğine inanmamı nasıl beklersin?. çelişkili düşüncelerdeydi. Zorla kanepeye oturttu." dedi..." diye düşündü. yine aynı ağlama sahnelerini tekrarladı.... Med’in. Med’den söz etmemeliydi. "Beni burada kaç saat tutabilirsin ki?" diye soruyordu.. Yalan üzerine kurulu . Solkol’un el altından verdiği bilgilere göre. rahatlamıştı bu yanıta.. bir daha senle asla görüşmeyeceğim ve konuşmayacağım!.. bazen duyumsal yollarla süregelen bağlantılarını koparacağına da inanmıyordu...

" "Ailem hem milliyetçi hem de mezhepçidir. Ben de seninle bu konuda konuşmak istiyordum. Telefon numaralarında bir hata yapma-mıştı.. az önceki sese sahip kadındı." "Đhanetin yanında sıkılmadan nasıl bu kadar ısrarcı oluyorsun. Telefona sarıldı..Yanlış çevirmiş olmalısınız... "Önce sen söylesen?.. "Bir kez daha aramayacağım.. Onunla güzel günleri olmuştu. önceden verdiği bir kararı açıklamasının şık olmayacağını düşündü. Ber’i kırmak da istemiyordu. Karşılık veren. tanıdık olmayan orta yaşlı bir kadın sesiydi.. oluşan tiklerini. Birlikteliğimizin sonu yok. Ayrıca.... derler. inatlı ve tekrarlı ısrarlarını yineleyerek.. Ber." "Ben Ber! Med hanımla görüşebilir miyim?" "Med." "Kalp kalbe karşıdır... "Kardeşim! Lütfen dikkatli çevirin.. Markız. kendisinin sunacağı teklifi. "Senelerdir bu numarayı kullanıyorum. Son kez söylüyorum." diye anlatımına başladı. Burada Med isimli kimse bulunmuyor!" Telefon fihristini kontrol etti. Kısaca.. Uzun süredir böyle bir teklifi almamıştı Ber’den. bu kez özür dilemeden olanca hıncıyla telefonu kapadı." diye sordu.. ilişkimiz hakkında senin söylemek istediklerin?. Mar’lısın. Doğduğum yere. mesleği gereği ilgilendiği boşanma davalarına kaynaklık eden olaylar öğretmişti kendisine.." . "Neden!. ona çok yüklendiğini düşünerek.. teklifinin karşılığını heyecanla bekliyordu. Sonuç alabilmişti. "Bu kararı vermende seni ne etkiledi?" diye sordu Ber. Fiili birlikteliğini sonlandıracağı bir anda böyle bir teklif geliyordu." Ber. bu numarayı Telefon merkezinden ne zaman aldınız?. böyle bir teklif karşısında bocaladı. anlamıyorum." Markız. özür dileyerek telefonu kapadı. "Yoksa. Sorun değil... ailemin mezhebine ben karar vermiyorum. Sen kırsal kenttensin..." "Aylardır." "Sana evlenelim teklifinde bulundum. Ber. diye biri yok!. kabul edersen seninle evlenmek istiyorum. "Birlikteliğimizi sonlandırmak istediğimi belirtecektim. "Peki. " dedi." "Başka biri yok.. Ber. "Ber. "Ben de seninle bugünlerde ilişkimiz hakkında zaten konuşmak istiyordum. "Şimdilik yanıtlamak istemiyorum.." ." "Buyur. Gözleri korku doluydu Sorularının olumlu yanıtlanmasını istemiyordu. ailen benle çıkmana neden izin verdi?.. Ne diyeceğini şaşırdı. el titremelerini. yine rahatsız ederseniz sizi şikayet etmek zorunda kalacağım. "Dinle. Bu kez tuşlara tek tek kontrollü bastı.." Markız’ı daha fazla kızdırmanın anlamı yoktu. gerçekleşen cinsel ilişki günü Med’in kendisine vermiş olduğu ve ondan sonra bir çok kez aramakla ezberine aldığı numaraları tuşladı.. Markız." Ber. hiç bu kadar kötü hissetmemişti kendisini. son aramasında. yapmacık olduğu anlaşılan şefkatli bir ses tonuyla. Ber’in kırmızıya dönüşen yüzünü." Ber. Markız’dan duyacağı hevesiyle.. o halde. sana söylemeye çalışıyordum. Başından kaynar sular dökülüyordu sanki. "Neden?!. "Đleride vereceğim yanıt bunu da karşılayacak.. Kendilerinden olmayanları istemezler." yaklaşımında bulundu.. Madem bu farklar vardı. o halde. Oluşan ortam buna uygun değildi.." dedi gözlerini Ber’den kaçırarak. Hem de farklı mezheptensin!.. başka biri mi var?.. Yanıtlayan. kendini yorma.ilişkinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu. alnından akan ter taneciklerini gözlemleyen Markız." diye bağırdı.." "Neden?.. Ama bu hafta bunu söylemeye kesin niyetliydim. Bu teklifin arkasından. Nedeni bu. bunun üzerine.." Ber. "Buyurun!." "Ben kabul etsem de ailem kabul etmez. "Đlişkimizi resmileştirmek istiyorum." diye sordu.. ailen ve sen mezhebinize uygun olarak neler yaptınız şimdiye kadar?. iyice sinirlenen sese dönüşen telefonun ucundaki kadına. Sağa sola baktı. Göz kapakçıkları tik atışlarındaydı.. Elleri titriyordu.. bacaklarını salladı. Sadece sormak istiyorum.. Ber. inanın ki. Dilim varmıyordu." "Şimdiye kadar Mar milliyetçiliği veya mezhepçilik yaptığımı anımsamıyorum.

.. "Kendime ve sana ve yıllardır süren birlikteliğimize güvene-rek. Arabanı.. içine dahi geçemediğin büronu satmana rağmen hala bankaya." "Gerçekle yüzleşmek bazen üzücü olabiliyor. onun daha başka sorular yönlendirmesini doğuracaktı.. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz. içini çekerek... "Markız!. sözlerinin ilişkide çıkarlarını gözeten bir bayana ait olduğunu düşünecekti.. Bırak bir demet çiçeği. Yalan söylüyorsun.. Anlamıyorum. Dışarıda.. Her şeyimizi paylaştık. daha fazla kalmasının ve konuşmasının gereksiz olduğunu düşünerek kapıya yönelirken. bu karşılamayı beklemiyordu. *** . Yanıtlayabileceği sorular değildi bunlar. sorular karşısında terlemişti." Markız. gözlerinden akan iki damla yaşla uğurladı onu. Ber.." "Dinle o halde.. oturup bir şeyler yiyemeyeli haftalar oldu!." "Bunların yeterli olmadığını biliyorsun.." "Bu senin gerçeğin ve dediğin gibi üzücü. Çelişkileri giderebilecek gücü de kendinde bulamayacaktı. Bunu kafana sok. anlık bakmaların." "Gerçeği seni daha çok incitebilir. bir dürüm kebap ikramında dahi bulunamayacak ekonomik bir seviyeye düştüğün halde hala bu ilişkiyi sürdürebileceğine nasıl inanabiliyorsun?. Senin böyle şeyler söylemeni anlamıyorum.. ses tonu." "Söylediklerini anlıyorum.. hangi parayla benle ilişkini sürdüreceksin?." "Senden ayrılmak acısı yanında gerçeği bilmemek de çok acı verecektir.. Anlamıyorum.. küçücük mimiklerin ne anlamlara geldiğini dahi bilebilecek aşamayı dahi geçtik. Ber.. Eskisi gibi para da kazanamıyorsun. "Neyine güvenerek benle birlikteliğini devam ettirme hatta evlenme isteğinde bulunmaya cesaret edebiliyorsun?." Ber." "Evet?.. Köşeye sıkıştırılacaktı... Her yanıtı. Ber’i iyi tanırdı.Markız. Öfkeliydi. tefecilere olan borçların bitmedi. Markız ne demek istiyordu? Onu tanımasaydı.." "Sen!." "Gerçeği mi istiyorsun?" "Kesinlikle.." "Eksik olan ne var?. Açıkladı. Ayrılma isteğinin gerçek nedenini söylemeden seni bırakmayacağım." Ber. Birbirimizin.. kooperatifte sana düşen daireni.. Lütfen! Sen de beni anla.. gerçeği istemişti.

.’ belirttiği günden başlayan bir süreydi bu. içecek siparişlerinde üstü kalsınlarla verdiği bedeller birçok kez tekrarlanıyordu. uyarıları neredeyse tamamen doğru çıkmıştı ve çıkmaktaydı... Med’in gerçek olup olmadığına yönelik her türlü olasılığı irdelemişti.. yutma. Sık sık aralarında geçen diyalog içerikleri. Kendisini hayata bağlayan iki varlıktı bunlar. zaman kavramını yitirmek için duvar saatini masanın üzerine yüzükoyun yatırmış ve kol saatini de çekmeceye kapatmıştı. bugün. Gerçeğe ulaşmak için bayağı güç sarf etmişti.. yaşamına son vermesine ramak kalmıştı.. geçmişindeki karanlık noktalar ile geleceğini merak etme arzusu. Bu başka dairelerde oturanlardan daha çok kendisiyle ilgilenmesinde.. onda kendisine karşı oluşmuş hoş duyguları yok etmek istemiyordu. Yıllarca çıktığı kızı tanıyamamıştı. Markız ve Med’den aynı anda olmuştu. ağırlık kazanıyordu. Değişen bir şey olmuyordu. soranlara işi nedeniyle memleketi Mar kentine gittiğini geliş tarihinin belli olmadığını.. Geçen Pazar Yel’in "Tık Tıklı Tam Temizlik" firmasından gelen temizlikçi bayana da kapıyı açmamıştı. Birkaç dakikalık . duruşması olacak dosyalar ve acil durumlar için ise meslektaşı ve arkadaşı Avyard’la bağlantıya geçmesini. yok etme. Elemanı Secret’e. "Yine Kap Bey!. gibi güdüsel motivasyonlarının da etkisiyle. tanımadığı Med’le olan ilişkisinin nefretini farklı kanalla kusmuştu. Ondan Markız’a söz etmesi nedeniyle önceden uyarısında belirttiğini gerçekleştirmiş bağlantıyı koparmıştı veya içselinin yarattığı sanal bir kişilikti. Mağara örneğindeki kişilerden biri gibi yaşıyordu sanki. bu kadar sanal gerçeklik karşısında.. yaşanan gerçekliğinde sanal olduğu söyleminde bulunmuş bir yunanlı filozofu anımsadı.." diye düşündü. geleceğe yönelik sunduğu sezgileri. Ama bunu söyleyip.. Đkinci olasılıkta kendisini ikna edemiyordu. tümden halüsinasyonlar görmüştü. Tahmininde yanılmıştı.. Genelde soyunuk dolaşıyordu evde. Bu inançla Med’le daha önceden bir çok kez konuştuğu telefon numarasını yeniden arıyordu. Med’le ilgili olan kısımlarda en ince ayrıntılara kadar girerek geçmişin muhasebesini yapmıştı. Kapı gözetleme deliğinden baktı... ‘Belirsiz süreye kadar ofise gelmeyeceğini. Evin içi batakhane ortamını yansıtıyordu ve kendisiyle barışıktı. O halde yaşadıklarım ve yaşayacaklarım da sanaldı ve ben bunun farkında değilim. televizyonu sürekli kapalıyken. Kapı zili!.. Zil üst üste çalmaya devam ediyordu. Yine sanal seanslar olacakmış gibi bir çok kez kanepeye uzanıp gözlerini kapatmasına karşın duyumsama sağlayamamıştı. Evin içinde kah dolaşarak. Hazır getirttiği şiş piliç. "Efendi!" kelimesi. Ber’in evden çıkmaması en çok kapıcı Kap Bey ile çevre esnafına yaramıştı. Ses çıkarmamaya çalışarak salona geri döndü. Harcanan paraların kaynağı ise... Zor durumunda kendisini terk etmişti. dudak ve çevresinin temizliğini ise diliyle yapmaktaydı. oyalanma. Kişisel bakımını önemsemiyordu.. Bu alt olasılık beynini bayağı karıştırdı. Markız’dan olmamak için Med’den olmuştu. Markız’ın kendisini terk etmesinden ziyade en çok buna kızıyordu. aşağılayıcı ve bunu resmileştiren etiket gibiydi. Buna karşın. dışarı çıkmaksızın evinde geçirdiği dokuzuncu günüydü. içsel tartışmalarından elde ettiği tüm veriler Med’in sanal olmadığında yoğunlaşıyor. kısık sesle çalmakta olan müzik setini tamamen kapadı.. müzik seti uyuma seansları dışında kısık ayarda açıktı. Geçmişte Med’le yaşadıkları sanal ise. Markız’ın yanında telefon açtığında ilk kez duyduğu kadının daha sertleşmiş ve tehdit dolu sesi dışında bir değişiklik olmuyordu. hormonsal salgılarını ikna etme. Bir ara Artsa’yı ve intiharını anımsamış. Đzlediği yerli dizi ve filmlerde bile duymaktan nefret ettiği bir hitap şekliydi. Gün ışığını görmemek için kalın perdeleri çekmiş. bahşişler dışında diğerlerinin kullandığı ve hoşa gitmeyen "Kap efendi. bu kararının üzerine çıkmıştı. Gerekli gereksiz kapı çalmalarından bıkmıştı onun.35 Ber’in. Çiğneme.. kebap gibi yağlı yiyeceklerden sonra el temizliğini çıplak vücudu.. Ayırımcı.. Bir süre sonra intihar düşüncesini beyninden tamamıyla silmişti. eritme. Kap Beye her türden gıda...." yerine "Kap Bey!" demesinin de etkisi var mı?" diye düşünürdü. Markız ise..... Bu kısa süre içinde Ad kentine gelmesinden itibaren başından geçen olayları tekrardan yaşamış gibiydi. Duş almaması bir yana el yıkamalarının sayısı bile normalin çok altındaydı. kah uzanarak içsel irdelemeleri nedeniyle harcadığı beyin ve bedensel enerji açığını kapamak. Alkollü içecek tüketimi normal sınırlarının üzerindeydi. Ama. evini kendisi için Tut-Bırakma Kursevine dönüştürmeden önce bir tefeciden almış olduğu faizli paraydı. Dışarıda Solkol ve yanında ilk kez gördüğü bir bayan vardı...

"Kaç gündür ev ve cep telefonlarını arattırıyorum!" dedi.. "Hoş Bulduk!" yanıtını yalancı konumuna düşmemek için sözleşmişçesine vermediler.." Ber... Solkol." diye bağırdı. Duş al!. şefkatli bir baba sıcaklığıyla. Teklifinin kabul edilmemesi üzerine kendisine içecek bir şeyler almak için mutfağa yöneldiğinde Solkol’un engellemesiyle karşılandı. Đnatçı misafirlerine kapı arkasından seslenmek zorunda kaldı "Şimdilik müsait değilim... Geçmişe dayalı dostluğumuz vardır kendisiyle.. Biraz bekler misiniz?. Beğenmiyorsan çeker gidersin. Bazı ayrıntılar dışında sizi bana anlattı.... giderler. Apartmandaki sakinlerin başlarına doluşacağı endişesiyle. Solkol’u yanıtlamak yerine suskun kalmayı tercih etti. içmeyi boşver Cupsi hanımın fazla zamanı yok. Solkol." Ber. Ber. Duşunu alan Ber. Önce kadın ziyaretçi girdi. Ziyaretçiler onu yanılttı. Bana başınızdan geçen ilginç olaylardan söz edebilir misiniz?." dedi.. Ziyaretçiler.. önüne baka baka banyonun yolunu tutarken Solkol vakit kaybetmeksizin etrafı toparlamak için harekete geçti. Üzerine temiz bir şeyler giyin. haberin olsun!.. Zil sesleri kapı vuruşlarıyla beraber sürdü bu kez. Ayrıca.. Seni ben çağırmadım. değilim!" diyecekti ki Cupsi’nin konuşmasıyla söz." Solkol’un konuşma edası emredici nitelikteydi.. "Ber Bey!. sağ eliyle içeriyi işaret etti. telefon makinasını alarak sehpanın üzerine bıraktı.. "Buyurun!" mimiğinde bulundu. Anlatılarınızın ne anlama geldiğini bilecek kadar psikoloji kitapları karıştırdım. tişört şort giyimi sonrası kapıyı ardına kadar açtı.. Kapıda bekleyenlerden gözlerini kaçırarak. "Bu bayan Cupsi hanım. Ses vermeden..... "Al! Ara!... "Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde. psikolog olarak çalışmaktadır. Buna boyun eğmesi.... Benim evde olmadığımı sanıp. Yel’in gönderdiği temizlikçi bayanı da içeriye almamışsın. Ardından Ber’i sıyırarak içeri dalan Solkol. bu kez sakal ve bıyığını kesmesi için banyoya yeniden gönderilmişti. tepkisini ters bakışlarıyla verdi.. "Ben. Kendisi de bunun farkındaydı ve bu görüntüyü vermekten rahatsızlık duyuyordu." Solkol’un dediğini yapacak kadar deli olduğunu biliyordu. ısrar mağduru statüsünü kabullenip. Bekliyorum!. "Geçmişteki kişiliğimi takınırım. Sesin devamı... "Bir şeyler içer misiniz?” teklifinde bulundu. "Hiçbir şey yapmak zorunda değilim...... Süt dökmüş kedi görüntüsü Ber’e hiç yakışmamıştı.." Solkol.aradan sonra tekrar çalmaya başladı..... Ad kenti Üniversitesi Psikoloji bölümünün derslerine dışarıdan eğitmen olarak girmektedir. gözlerini Cupsi’ye dikerek. Ber. burnunun ucunu iki parmağıyla sıkar gibi yaparak.. Sizi bir yükten kurtara-yım. Dediğimi şöyle veya böyle yapacaksın!" Solkol. Mesleğinizin bayağı stresli uğraşlar içerdiğini tahmin edebiliyor ve sizi anlayabiliyorum." dedi. çocukluğum çok güzel geçti." diye tanıttı. Ne yapmaya çalışıyorsun?. Birçok zorluklarla tek başınıza mücadele etmeniz kolay değil tabi ki." Ber. Birkaç dakika konuşalım. aileden veya çevreden hiçbir kötü muamele . tehdit içerikliydi.." dedi bağırarak. "Bir dakika içinde hazırlanıp kapıyı açmazsan. "Neden yanıt vermiyorsun?. diye düşünüyordu Ber. Konuşacaklarımız var. Daha sonra görüşelim!. Markız. Ber’in son sözleriyle cep telefonunu uzatarak.. birlikte geldiği kadını işaret ederek. odaları tek tek dolaştıktan sonra salona girdi... Beklemediği ve istemediği her iki ziyaretçiyi gözleyerek..." Ber. onlara "Hoş geldiniz!" dedi. "Ahıra çevirmişsin burayı. "Bana emir veremezsin. deli.. "Ber!.. "Beni yalnız bırakmanı istiyorum. Đç çamaşırla. kırıp gireceğim!. dilinin ucunda takılı kaldı. "Sen duş alırken ben etrafı toparlayacağım.. Solkol ve onla birlikte gelen bayana." dedi... başkaca talimatların da arkasından gelebileceği kanısını uyandırdı kendisinde. Ben böyle laflara pabuç bırakmam!. Cupsi’nin ruhani sesi onu frenlemişti. "Leş gibi de kokuyorsun. Senle konuşacak." "Bu laflarla geri döneceğimizi mi sanıyorsun!" diyen Solkol’un sesi duyuldu.. Sağ olsun bir güzellik yaptı. "Güvenliği arattırma bana!" Solkol. Yine de memnun oldum. beni kırmadı ve geldi. "Tamam! Açacağım." Solkol. bağırtılı konuşmasını sürdürdü. "Sizinle bu koşullarda tanışmamız hoş değil. Kirden arınmış ve tıraşlı yüzle geri dönen Ber.. Solkol.

. Ayrıca...... Med isimli bayanla olan ilişkimi duyması üzerine sinirlenmişti.. Solkol.. Ama yanlış anla-şılmaktan korkuyordum." "Haber alabiliyor musun?.." Solkol.. O.. Maf’la çıktığı konusunda kanıtın var mı?." "Küçük çaplı bir araştırma yaptım. bana Med isimli bir arkadaşınız olduğundan söz etmişti.. "Neden?. başını eğerek.. soru kendisine yönlendirilmemiş lakaytlığıyla. sağ koluyla kavis çizer gibi sinirli bir hareket gösteriminde bulundu... "Sizi bu kadar etkileyen eve hapis olunmanızı sağlayan. Ayrıca..görmedim." "Hiç heveslenme derim. "Ajnükgülavnezdem Bar’da solist olarak çıkıyor." dedi." "Bunu da duymak hoşuna gitmeyecek!" "Son günlerde duyduğum hiç bir şey hoşuma gitmedi.. çoğaltmamı ister misin?." "Zaman ve ortam gerçek kişilikleri ortaya çıkaran öğelerdir.." "Markız’ın gözleri yükseklerde. onun annesinin sürekli ‘daha gelmedi’ yanıtı verdiğini anımsadı." Solkol. aylardır. Markız isimli bayan. Örnekleri. O.." dedi." "Bilineni bildiriyorsun?. Solkol sayesinde tanıştığım." "Markız... Akşamları lüks bir arabanın onu aldığından. Bunu sana daha önceleri de söylemek istiyordum. Ailesinin evinden ayrıldı.. "Ama nasıl?...... Kanıt doyurucu gelmemişti. Bir gün bana dönecektir..." "Buna gülerim işte!.. Bunu sadece ben söylemiyorum." " ?!. birine yükselmesi için herhangi bir alanda bel verdiği zaman onun yetenekli veya yeteneksiz olmasının bir önemi kalmamaktadır. kendisini terk etmesinden sonra bir çok kez hatta akşamları da Markız’ın evini aradığını." dedi.. derin nefes alarak vurucu soruyu yönlendirdi." Solkol. "Sodgom Ülkesinde. Đçselimde bastırdığım hiçbir anım da yok." "Kanıtlayabilir misin?. bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan kişileri kitle iletişim araç-ları ve medya kanalı ile çıkarabilir." Ber. gözlerini bir eğitmen edasıyla. "O halde bunu geçelim." diye sordu." Ber soğuk gülüşlerdeydi." "Haber alabiliyor musun?" "Ber." Ber.. belirttiğin yapıda olamaz. bir temizlik firmasından geçen pazar evinizi temizlemeye gelen Yeleleman isimli bayan da bu ismi sürekli mırıldanarak. "SodGom ülkesindeki önemli bir gerçeği unutmuş gibisin... garip davranışlar sergilediğinizi en son gelişinde ise içeri almadığınızı belirtmişti. "Kanıtı kolay ama riskli olabilir.. "Markız’dan sana umut yok artık. pislikle barışık yaşamanıza yol açan.. arkasından kederlenmeye değmeyecek biri." "Evet!. "Markız. Araba. "Hani bir ara sana sözünü etmiştim. "Markız ile Maf birbirleriyle nasıl tanışmışlardı?. Cupsi Hanım size bir soru yöneltti!." Cupsi. "Senle bozuştuktan sonra benim işyerinden çıkışını aldı..... Lütfen!. "Markız müzik kulağına ve sesine sahip değil.. her alanda etkin boy gösteren Mafya. Onun emellerini gerçekleştirebilecek seviyede olmadığından seni terk etti....." Solkol." "Bilmediğim bir şeyi mi biliyorsun?..." . Bir fazlasını daha kaldırabilirim. Kanıt desteksizdi." "Markız.. inatlaşmanın ortamın esas amacına gölge düşürmesini engellemek için çok sonra söylemesi gerektiğine inandığı bilgiyi verdi. Yerel yönetim konservatuarındaki eğitmenin söylediğini kendisinden duymuştum Müzikle egosunu tatmin etmek için uğraşırdı. Sadece okuma yazmayı bileni bile çok yetenekli yazar ve gazetecilerden oluşan bir grubun üzerinde yazı işleri Müdürü yapabilir. Maf’ın satın aldığı ve döşediği bir dairede kalıyor.. Beni kızdırmak için bireysel ekonomik sorunlarımı öne sürdü." dedi." "Markız’ın Maf’la ne ilgisi olabilir?. Müzik eğitimi almış veya bu eğitimi almamış olmakla birlikte doğal yetenekleri nedeniyle sesi ve yorumu çok güzel sanatçıların üzerine.. Med kim?.. "Solkol! Markız nasıl?. ara soruyu bertaraf etmek için derhal yanıtladı..... bu döneme gelelim. Ber’e dikerek." Ber’in gerçekleri bilmesinin yararı olacağına inanıyordu....... Maf’ın yeni adamlarından birine aitmiş.. Maf’la çıkıyormuş!" "Yalan söylüyorsun!" "Maf’tan ayrıldığımdan beri hiç yalan söylemedim. Solkol’un haber kaynaklarının sağlam olduğunu isteksizce kendisine itiraf etti. Bilinçaltım tertemiz.. Hadi dediğin gibi barda sahne almış olduğunu kabul edeyim. onun gibiler senin gibileri ancak basamak olarak kullanır..

" "Benim mi?" "Evet! Senin sayende. bana benden daha yakın biriydi. Şarap şişesini Solkol açtı.. kendi alanına giren bir konuyu uzman olmayana bırakma niyetinde değildi. "Solkol.. Bu kez. Solkol’a bakarak endişesini ortaya koydu. aniden ayağa kalkarak."dedi. Kesik kesik süzülen damlalar. iyi görünmüyorsun.." "Biraz açar mısın?. "Bir tane de Cupsi hanıma getir!" dedi Solkol... telefonuna başkası çıkıyor. Solkol." Cupsi. Ber’in verdiği yanıttan dolayı yüzünü buruşturdu. Maf." "Đkinci sevgilin miydi?. Duygusal hıçkırıkları duyulmuyordu ama.. Hasta muamelesi yapmayacağım. "Senin deli olmadığını ben de biliyorum.." dedi.. Cupsi’ye baktı. Kapağı açılmamış şarap şişesi ve üç kadehle geri dönen Ber’in gözlerinden yaşlar akıyordu. Her biri dolu kadehini normal içim süresinden önce boşalttı... Zamanıydı. "Elbette. Solkol..." "Ondan da öte bir şeydi. bir taraftan da böyle bir kuruluşa gitmesini gerektirecek rahatsızlığı olmadığını düşünüyordu." "Adres veya telefonu?.." "Hiçlik. yokluk.. Sen ne diyorsun?" "Benim ruhum ve aklım yerinde.. Beyninizin içindeki düşüncelerinizi... Maroğlu ve adamlarının saldırısından sonrasını hatırla. Solkol’un elleri. karşılıklı terapilerde bulunacağız." dedi. Med’le görüşememekten dolayı içselinde yaşadığın duygu ve düşünceler?.. onun içmesini gerektiriyordu. gözyaşları sessiz bağırmalardaydı." Ber. Çiçek falan gönderirdi. Đçsel rahatlamalar sağlatıyordu Ber’e. Üç kadeh tekrar dolu moduna getirildi. Cupsi’nin son cümlesini tutmuştu."Senin sayende?. içecek bir şeyler almamı engelleme?. "Aynısından bende alayım." Ber." Cupsi. uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunmaya gereksinimi vardı. *** .." "Şimdiye kadar nasıl haberim olmamış?. gerekli damlalardı.. senin hasta olmadığını ben de kanaat getirdim.. evine. "Böyle gidersen daha fazla kötüleşeceksin. Tedaviye ihtiyacın var. Solkol bu uyarıya aykırı hareket etmesinin yararsız olduğunu anlamıştı." diyerek. Ancak. O zamandan beri arada telefonla hatırını sorardı. Şu anda yaşayıp yaşamadığımı dahi sorgular oldum. sonuçta şöyle veya böyle ikna edilemediği takdirde Solkol’un kendisini rahat bırakmayacağını tahmin ediyor. Hasta muamelesi yapılmayacağı sözünü de almıştı. Ortam. "Markız’ın senin üzerindeki etkilerini duyumsayabili-yorum. Med konusunda bilgi edinemedik. Ber’in ellerine göre daha az titrekti.. sesli düşünmeye. "Ama. Sert bir tepki göstermek zorunda bırakma beni. Cupsi... Ber’in terapiyi kabulü anlamına geliyordu. yayıldığı koltuktan doğrularak... Senin ekonomik bozul-ma sürecine girmenden itibaren ilerleme kaydetmiş.. Cupsi’nin gözetiminde Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde bir süre kalman yararlı olacak.." "Med benim her şeyimdi. Đçmesi için gerekli koşullara da sahipti. duygularınızı sesli ifade etmenizin yararlı olacağını bilmeni isterim. Solkol’a gözle işaret attı. Solkol’un sözünü kesti. başını sallayarak yanıt verdi. Ama iyi bir terapiye gereksinimin var.." "Onunla görüşme imkanı sağlayabilir misin?" "Onunla son günlerde bende görüşemiyorum. "Bizler sana yardımcı olmak istiyoruz. Solkol ve Cupsi bunu sezinliyorlardı." "Önceleri bağlantıları bu kadar sıkı değilmiş. Bu arada." "Adresi yok.." dedi Cupsi sevinçle. anlam olarak." "O. Cupsi bu bakışa..." "Yani?. Markız’ı resmi mercilerde nasıl ifade vermesi konusunda yönlendirmek için ofisine çağırmıştı. Onun hakkında bizi aydınlatabilir misin?.. bir arkadaş gibi belirli saatlerde görüşeceğiz." Solkol’un yüzünde acı dolu bir gülümseme oluştu. "Ber.. "Đstediğim zaman sözünü ettiğiniz terapileri sona erdirip hastaneden çıkma imkanım olacak mı?" Bu.

doğal yapısına aykırı yaşam biçimi ile mesleğinin kendisinde kimlik bunalımına neden olmaması için çift kişilik oluşturduğuydu. kendisini özümseyebilecek. algılayabilecek. Yani. Cupsi ve diğer uzmanlara göre her üç olasılıkta az veya çok.. birlikte veya ayrı ayrı gerçekleşmiş olabilirdi. Kendi özünü.. arzular. Üçüncü olasılık... bir sanal kişilik yaratıp onunla özdeşleştirerek narsist eğilimlere sapmaktan sıyrılmıştı. bunların yok olmasına izin vermeyecekti. Đçsel boşluğunu bir şekilde dolduramayınca böyle bir sanal kişilik ve alem yaratması kendi mantığına da uygun gelmişti. saatler süren terapiler sonucunda Ber’de oluşan ve resmi rapora da yansıyan sonuç birbirinin aynısıydı... fakat kabullenip kabullenmeme çelişkisinde beyninin zorlanacağı patlama noktasına geleceği korkusuyla bir kısmını o sanal kişilikte somutlaştırmıştı. "Ruhsal bunalım nedeniyle yarattığı Med isimli bir bayanın telefon numarası sanarak defalarca aradığını. Sanal dünyasının yıkımı nedeniyle oluşacak boşluğu hissettirmemek için Solkol ve Cupsi ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı. en azından yüzlerce olasılıktan.36 Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde geçirilen on beş günlük süre. Đstemediği bir sonuçta olsa kesinlik güzeldi. Olumsuz etkiler karşısında savunma mekanizması geliştirerek Med ve bağlantılı kişi ve olayları hayal aleminde yaratmış. Bu nedenle kendisi aleyhi-ne. Telkinleri kulak arkası etmemesine rağmen Med sanal kişiliğinin yerini alabilecek gerçek kişiyi bulabileceğinden o kadar umutlu değildi. Đçselinde duyumsadığı. insanüstü kişilik kompleksini. Bayanı rahatsız etme suç kastının olmadığını.. gerçek aramalara dönüştürmüştü.... "Kişisel transa geçerek kendisini hipnoz ediyordu. Kötü damgalı davranış ve düşüncelerini bir kişilikte somutlaşmış. iyi kişiliğiyle yok etmeye çalışıyordu. kamu vicdanı adına dava açılmamıştı. düşünceler." savunmasında belirtmişti. Buna rağmen.. Gelen ziyaretçileri ve müşterilerine eşlik etme amacıyla sayısını hatırlayamadığı kadar çay içmişti. anlayabilecek. Ber’in bazen yoğunlaşan altıncı his ve algılama yeteneklerinin kendisinde oluşturacağı. gerçek sanarak yaşadığı sanallıklardan pişman değildi. . Sabahtan beri pek azını bitirebilmişti. Ber’de uzmanların bu gerçeğini kabul etmişti. Bundan bizar olan kadının devlet avukatına şikayette bulunmuştu. duygularını karşılayabilecek. şüphe ve irdelemelerden kurtulmuştu.. Med isimli sanal kişilik ile elde ettiği o kadar düşünce ve duygu birikimi vardı ki.. Sonuçta. Markız’ın zorlamasıyla sürekli Med’le görüştüğünü sandığı telefon numarasının bir başkasına ait olduğunu ve görüşmelerinin aslında gerçekleşmediğini anlamasının verdiği şokla bilinçaltı duygu ve düşünceler aydınlanmaya başlamıştı. Bu birinci olasılıktı. onları varederek kısmen rahatlamıştı. Med ve Med’le bağlantılı olayların tümü hayal ürünüydü ve yalandı. Bir şekilde bunları başkalarıyla paylaşmak istiyordu.. doğal ve iyi değerlerini ise Med ismiyle sanal diğer bir kişilikte oluşmuş. yalnızlık fobisinden kurtulmuştu. Dışarıdan gelen bir etki gerçek sandığı bu sanal dünyayı yıkmıştı. Cupsi ve diğer üç uzmanın hazırladığı rapor örneğini devlet avukatına göstererek... Arzuladığı ve aradığı her şeyi Med’de somutlaştırarak uzunca seneler geçirmişti. Günahla dolu kişiliğini. Đkinci olasılık ise. Aynı yapının ve ortamın tekrardan oluşmaması için kendisine hitap edebilecek. yarattığı sanal kişilikle tanımıştı. Birçok kez görüştüğünü ve Med’e ait olduğunu sandığı telefon numarasına bir başka bayanın çıkmasından sonra. Evde ve hastanede geçirdiği yirmi dört günlük süre içerisinde her ne kadar meslektaşı Avyard. anlayabilecek kişilerle sürekli görüşmesi gerektiği telkin edilmişti. her iki kişilik birbiriyle savaşıyorlardı. acil durumlarda devreye girerek gerekli yardımları yapmışsa da bizzat kendisinin ilgilenmesi gereken işler yığılmıştı ofisinde. Kötü yanlarını törpülemişti.. olumsuz tepki verebilecek istediği gibi bir arkadaş bulamamanın verdiği sıkıntıyla.. bazı yönlerini kendinden sıyırarak sanal arkadaş var etmiş. tüm istek." Daha bir çok alt çıkarımlar sonuç raporunu süslüyordu.

kırtasiye giderlerine. Dosya içeriği. Belirli kişilerle bazı ilişkileri yürüterek istenen sonuçları alan bazı avukatlar nedeniyle tercih edilen avukat.. Mesleğiniz?. Ayrıca gelen müşteri adaylarıyla. gitti. avukat tutulmadan bazı görevlilerle bağlantı kuran kişiler veya bir şekilde bu ilişkileri yakalayan kişiler bir avukatın hukuk kuralları çerçevesinde elde edemeyeceği kadar olumlu sonuçlar elde etmeye başlamışlardı.. Bu anlamda hukukçuların genelinin düşüncesini taşıyordu." demesi de pek etkili olamıyordu. değil.. "Bu tür ilişkilere girmiyorum. dikkatini dağıttı. sorunun yinelenmesi üzerine. Sıkıntılı yaşam içinde bürolarına git-gellerdeydiler. Bireysel etik değerleri bazen nüksetse de paraya olan gereksinimleri sessiz kalmasına neden olmuştu. Đnternete girmeye karar verdi.. karşılıklı duygu düşünce alışverişinde bulunmak... hukuksal bilgilerle kendisini güncellemek zorunluluğunu hisseden avukatların. sekreterin birikmiş haftalıklarına. Sıradan sorular ve yanıtlar karşılıklı geldi... Yarın bakarım.. ofis ve ev giderlerini tam olarak karşılamakdan uzaktı.. Ama en azından onurlu duruyordu ve kendisiyle çelişki yaşamıyordu." diyerek olumladı isteği. hukuk kurallarını. bu yapının bozulması gerektiği inancıyla o yapıda artık bir tuğla olmak istemeyeli epey bir zaman geçmiş-ti. "Adınız?. Birçok kez "Bazı meslektaşları gibi neden hareket etmediğini" söyleyip dururdu kendisine.. Bundan sonra almak istediği işlerde öncelikle alacağı ücreti garantiye almalıydı.. yıllarca eğitim almış. Bunun. Hatta. Bağlantıyı kurdu. Bu hatırı sayılır çoğunlukta gerçekleşmişti. ve aylık mağaza borçlarıyla. büro kirasını dahi ödeyememe sonucunu doğuruyordu. elektrik. Bulunduğunuz yer?. duruşma aşamaları ile hukuk kuralları dışında hiçbir şey onları etki altına alamaz. Kaldı ki cebi şişkin olan müşterilerin çoğunluğu bu yaklaşımdaydı.. Bu ilişkileri kendiside bir zamanlar Maf’la yürütmüş ve tanık olmuştu. Konuşmak istiyordu... Legal XYZ partisiyle arayı bozmasaydı. çay getirip götürmekten bitap düştüğünü. Bu durum. Masasında bekleyen dosyaları inceleme güç ve enerjisi kalmamıştı. ‘Daha yumuşak bir söylem kullanmalıyım. kendi oluşturduğu bireysel etik değerlerine göre yürütme ihtiyacındaydı. Đşçi Sendikasıyla. Ber. Yargı Başkanı ve devletin avukatı bu tür tekliflere sıcak bakmayanlardan oluşuyor.. Doğruluğu resmen kanıtlanmamış ama toplumda yaygın bazı söylentiler vardı oysa. bu dosyanın görüşüleceği Yargı üyelerinin geneli.. yasaları iyi bilen ve yorumlayan. rast gele seçtiği isimlere "Merhaba!" dedi. su. devletin aldığı değişik isimlerdeki vergi ve harçlara. bunları bağıra bağıra bu yapıyı sunmasını isteyenlerin yüzüne haykırmak istiyordu. Bu ‘ne acı bir durum. toplum nazarında ikinci plana itilmesine neden olmaktaydı. "Đyi olur. Đçini açmak. zorunlu aylık sigorta primine.’ diye geçirdi içinden Ber.. Kasadaki nakit paralar ev ve işyeriyle ilgili iş ve cep telefonlarına. Yaklaşık dokuz kişiye selam vermesine rağmen sadece bir kişi buna yanıt vermişti.... Bu duyguları... vergilerini. hangi yolu kullanırsa kullansın ‘iş bitirici avukat’ niteliğini taşıyan kişilerden olmaya başlamıştı. Son aylarda gelen işlerden elde edilen paralar.." . Yenileyeyim mi?" diyen Secret. Verilen avanslar o işten alacağının yarısı bile etmiyordu. aldıran. Maf’la. yakınlarına danıştıkları işler konusunda bazı meslektaşları gibi kesin olumlu karar alacağı doğrultusunda garanti vermiş olsaydı ve bazı gerçekleri.. işleri bitiminde de bakiyeyi alamıyordu.’ diye düşünerek. Kaldı ki.. Haksız rekabeti doğuran ve gerçek hukukçuların alt planda kalmasına neden olan bir durumdu bu. bu yönüyle müşterisi yararına çıkarımda bulunup sonuç alan. Bu genel meslek ve etik kurallara da benzerlik arz ediyordu.. Hobileriniz?.... Bunlara müthiş bir arzu duyuyordu. maddi sorunlarını çözmese de ruhsal doyum sağlıyordu kendisinde.. Solkol. olumsuz olasılıkları hatırlatmasaydı bir çok işten olmayacaktı.. Artık mesleğini.. Müşteriler. bir sözle ifade etmemişti. Yaşınız?. "Çayınızı soğutmuşsunuz. mesleğin ve bireysel ve toplumsal etik değerlerin etkisinde kalan çoğunluk avukatın bu şekilde çalışmaması. mesleki yaşamı süresince sürekli inceleme. Bunun muhasebesini birçok kez kendi kendisine yapmıştı. nakit dışı alışverişlerde kullandığı kredi kartı ödemelerine yetişmemişti.Eleman Secret. Ber. Ber’in para kazanması için uğraşıyordu. araştırma yapmak. işlerini bitirinceye kadar oyalıyor. bina aidatına. diye düşünerek yanıbaşındaki etajerin üzerine koydu. müşteri kaybına neden olacağı ve sonuçta büro kira parası dahi ödeyemeyecek konumdaki avukatlardan olacağı korkusu tartışmasını engelledi. Boşluğunu doldurmak. Gözlerini Secret’in gözlerine anlamsız şekilde diken Ber.. Aynı şekilde hareket edemeyen. Aynada kendi yüzüne ve gözlerine rahatlıkla bakabiliyordu.. Bu durumlarda istediği muhatabı bulabilmek kolay değildi.

borçlunun imza itirazı üzerine Büyük Kent’deki Đmza Đnceleme Grubunun verdiği.. Yoktan da var edemem. karşılıksız krediler ile her çeşitten yolsuzlukların oluşturduğu açıklara gidiyor.. Bu muhabbetler güzel de.. "Borçlunun örnek imzalarıyla.dolar değerinde olan dosyasında." dedi. Bugünde gidiyorum. kolaycılık olur.." şeklinde vermiş olduğu rapor nedeniyle dosyanın iptal olması. Đcra takibi dosyalarından birçoğunun borçlusunun adresini değiştirmiş olması.." dedikten sonra ayrıldı salondan. neredeyse her bireyin yıllık gelirinin yarısından fazlasını sövüşlemesi nedeniyle oluşan ekonomik kriz nedeniyle çok az sayıda kalan müşterilerinin ödeme yapamamaları.. bonoda bulunan borçlu imzaları arasında benzerlik bulunmadığından ve kuyruk eğiriliğinden imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu isteğini gerçekleştirmek için ofisten ayrıldı..000. ya ödeme yapacaksın..." "Ödeyecek param yok. Son günlerde birkaç firmanın usulsüz kredi kullanımıyla hazinede doğan boşluğu doldurma görevi biz bireylere verildi.. hadi hayırlısı. yada ofisindeki malzemeleri haczedip... "Avukat bey!" diyerek başlangıç yaptı. acındırma seanslarına girmeyi kendisine yediremedi.. Posta memuru önce geldi. gide gele kendiliğinden oluşan samimiyetle. parasal durumu iyi olanların ise bu bahaneye sığınarak ödememesi. Yalnız büroda bulunan mallar üzerinde sizin hacziniz dışında devlet sigortasının var. ondan alma bundan alma n’olucak bu devletin hali?. adresi bilinen borçluların mallarının değer ifade etmemesi. Her yönüyle aleyhine işleyen süreci barındıran on bir ay. yakında tekrar gelmek istemiyorum. boyun bükme." dedi... Bundan menfaatdar olanların elini kolunu sallayarak dolaşıyor olması da canımı sıkıyor. diye düşünüyorum bazen. "Buyursunlar!" dedi. Ödeme yapacak mısınız?.. Devlet Alacağını Tahsil Eden Görevli sizle görüşmek istiyorlar!" Ber. Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezinde kısa süren tedavisinin üzerinden on bir ay geçmişti. "Artık bu kez son." "Savaş konusunu sizle tartışmak istemiyorum.." dedi Ber buz gibi bir sesle. Secret’in içeriği sert olan yumuşak sesi duyuldu. birkaç iyi para kazandıran müşterilerinin kendi onurunu zedeleyici davranış biçimi sergilemeleri nedeniyle işlerine bakmaktan vazgeçmesi.. sözlerini yerine getiremeyince size mahcup oldum... . Şef beni çok sıkıştırıyor. Ber’ce bilinen konuşmasına başlamadan..." dedi tahsilatçı... çözülen dosyaların da ufak değerde komisyon bırakması. depoya kaldırmak zorunda kalacağım. "Ber Bey! Posta memuruyla.. Yinede bir şeyler yapın. sizlerden alınan vergilerle ancak ayakta kalabilir. Ödenen vergilerin ufak kırıntıları ancak topluma yansıyor. üstüne üstlük borçlunun Anti-Hafif Mahkeme’ye ‘sahte imza kullanılmıştır’ vaki şikayeti üzerine suçsuz SağMüş’ün.... "Bana ödemede bulunacaklar.. Her gelişinde sürekli tercih ettiği koltuğa kuruldu.. posta görevlisi çıkışı akabinde boy gösterdi. Ödenecek vergilerle yurt savunmasına da katkıda bulunacaksın.. parasal değerde görülüp haczedilen ve depoya kaldırılan eşyaların satışının o ana kadar yapılan ve çoğunluğu devletin kasasına giren masrafları dahi karşılamaması. "Takdir senin.Eve gidip uyuma isteği duydu." "Avukat bey!. birkaçının da borçlu ile elele vererek kendisini devreden çıkarması.. Devlet adına tahsilat yapan görevli. Savaş hali var. Özelde BireyMalDen-YemDomMedy Holdingin ve irili ufaklı birçok şirketin. Ayrıca dört bankanın haczi var." dedi. Malum ekonomik kriz bir avuç azınlık dışında toplumun her kesimini oldukça olumsuz etkiledi." "Tamam lütfen sayma!.. ikisinin vefatı ve mirasçılarıyla anlaşamama nedeniyle el çektirilmesi ve daha birçok nedenle özellikle 50. Büyük kısmı bankalar ile genelde boşa verilen kötüye kullanılan teşviklere.. "Anlıyorum ama devletimiz. "Üç tebligat var. Faize para aldığım tefeci sivil kişinin haczi var. Aslında galiba bizler vergimizi devlete vermek yerine. 37 Ber’in... Ber. Ezberledim gide gele.. direk bu şahısların hesaplarına yatırsak da hiç olmazsa ara masraflar olmasa. "Son zamanlarda avukatlara götürdüğüm tebligatların çoğunluğu mesleğiyle ilgili değil. alacağından olduğu gibi iki yıl da hapis cezası almıştı.. Manevi yönleri de var.

Gerekirse olay çıkartsınlar.. hipnozun sonlanmaması en büyük dileğimiz. hamile kaldığını öğrendiğinde kürtaj yaptırmak için doktora başvurmuş. Dava. Zarfı açarak. Samimi ilişkileri olmayan Avyansı’ya. On bir kişinin dışsal görünümü. *** Gündüzün yorgunluğundan kurtulmak. iddiasında çok ısrarlı olunca böyle bir dava açmak zorunda kaldım... Diğer tebligata bir anlam veremedi. bunların yalan iddialarla dolu bir dilekçe olduğunu ve davasına baktığı kadını tanımadığını belirtti. "Varol" isimli yeni doğan çocuğunun babasının Ber olduğunun karar altına alınması istemli bir davaydı.. Dayanmalıydı. davalı olarak gösteriliyordu. Tebligat zarfının üzerinde avukat veya borçlu olarak değil. Işıklı tabelada. Posta görevlisinin bırakmış olduğu belgeleri incelemeye başladı.. Etkin araçlarımız. davadan söz ederek... Takımlar oynarken. Aksi halde derin uyku sayılmazdı. "Teklifinizi kendisine ileteceğime emin olun.. Bu kural Ber içinde geçerliydi. Kendisini milyonlarca seyirciyi barındıran bir futbol stadyumunda buldu.." Sezgiler güçlüydü.Đkram edilmiş olan çaydan son yudumunu aldıktan sonra "Hayırlı işler!" diyerek ofisten ayrıldı. Sıkıntılar. Toplar ve oyuncular onların içinden geçiyordu.. "Gerekli kararları almak ve uygulamak için zamanımız kısalıyor. belge alışverişlerinde bulunuyorlardı. Üst üste gelen sıkıntılar gerçekliklerini daha ağır hissettiriyordu. ruhsal ve zihinsel dinginliğini geçicide olsa sağlamak için uykuya dalan Ber." diyerek.. "Özür dilerim ama Yansı hanım benim uzaktan akrabam olur ve dürüst bir bayandır. bir kaç tane olduğunda değer ifade etmiyordu. Đki tebligat yine banka borçlarıyla ilgiliydi.. dava dilekçesinin açıklama bölümünü okuyunca yüzü kızardı." "Seyirci yurttaşların çoğunluğu." "Amigolardan yandaş olanlarımızı uyarın... Đki futbol takımının çetin karşılaşması vardı. konuştuklarımızı duymaya çalışıyorlar. Bu tür durumlarda uyku.. ne de onlar futbol oyunlarını. Buna karşılık Avyansı. Yoksa. nesnelerin değişik görünümlerle yansıdığı rüyalar alemine irade dışı dalmıştı. giyimleri değişik grupların temsilcileri olduklarını fark ettiriyordu. kestirip attı Avyansı. futbol maçını izlemekten vazgeçtiler. dava dilekçesinde davacı Yansı’nın vekili olduğu anlaşılan Avukat Avyansı’nın telefonunu aramasını. "Birkaç kişi bizi fark etti. yumuşatmaya gayret ettiği ses tonuyla.. Ad kentinde kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir avukat yoktu. Eve gitmeli ve uyumalıydı. kişilerin. "Peki bu bayanla karşılaştırma olanağınız var mı? Belki de beni başkasıyla karıştırıyor. yakın olacaklar daha erken hissediliyor ve ağızdan dökülüyordu. Direk bizi gözetleyip... Sahanın ortasında kurulu yuvarlak masada on bir kişi kendi aralarında karşılıklı bilgi.. her uyuyan gibi.. Galiba isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla kendisine gönderilmişti. Arjbool Ülkesinin stadyumu olduğu yazılıydı. Ne onların toplantıları engelleniyor.. Ber." "Yararsız gibi görünüyor.. doktorun kürtaj olduğu takdirde hayati tehlike riskinin ölümle sonuçlanacak kadar yüksek olduğunu belirtmesi üzerine doğurmak zorunda kalmış olduğunu. Yansı isimli tanıdığı bir bayan hiç olmamıştı. Fakat. Yuvarlak masada bulunanların en kıdemlisi. bedensel. Yeni hipnoz yöntemlerini harekete geçirinceye kadar. seyirciler oyuncuları izlerken masadakiler. Derin uykular. Güya "Kendisini bir konu görüşmek üzere evine davet etmiş ve bir şekilde ikna ederek iradesi dışında cinsel ilişkiye girmiş. Ber. Avukat Ber’den. Yansı isimli bir bayan tarafından kendisi aleyhine açılmıştı.. Zihinleri. yani kendisinden söz ediyordu. Seyirciler ve oyuncuların hatta hakemlerin gözleri ise onları görmede özür sahibiydiler. şaşkınlığını sesli kahkahalarla boşaltmaya çalıştı. dikkatleri dağıtsınlar!." dedi. Secret’den rica etti. masada bulunmayanlara görünmeyen gölgelerdiler... Kabul ederse sizi arayacağım. Fark edenlerin sayısı çoğalıyor. gerçek alemdeki olayların. tavırları. Telefon bağlantısı kurulmuştu. Futbolla zihinsel kontrol hipnozumuzun Arjbool yurttaşları üzerinde etkisi git gide zayıflamakta olduğunu beyan ederim.." . Birşeyler yapsınlar. içindeki dilekçeyi okumaya başladı. dayanacaktı." dedi." "Duyumsamaları artıyor.. Ber.. rüyasız olmazdı. üyelerimiz onların zihinlerini artık kontrol edemiyorlar.. en iyi ilaçtı. Lafı yarım kalan kişinin korktuğu gerçekleşiyordu." özetle belirtiyordu. yüz yüze geldiğimizde kendiside yanıldığını anlayacaktır sanırım.

... önceden duyumsayamadıkları açlıkları kısmen açığa çıktı. Önceki rüyasında gördükleri kısmen yineleniyordu... ‘Amir yanlış yapsa da ona itaat farzdı... Onlar kutsaldı ve ne kendileri nede arada ayaklarında bulunan top onlara değmemeliydi.." "Son kararınızdan olumlu sonuçlar alınıyor efendim. rüyasında Arjbool Ülkesi yurttaşlarının canlı ineklerden kopardıkları parçalardan birini kendisi de kapmak için uzandı."Bizi duyumsuyorlar. hakemlere." "Ülkede dansöz kalmadı efendim.." "Bireylerde bizlere karşı oluşan bireysel negatif enerjinin kitlesel enerjiye dönüşmesi engellenemiyor... bir şeyler yapsınlar işte. Kıvırsınlar. efendim. Çünkü. kamusal. onları duymak ve duyumsamak yerine futbol oyununu izlemeyi tercih ediyorlardı. Takımlara." Ber..." bastırmak istiyorlar...... yuvarlak masada bulunanları izlemek. görmek... efendim!" "Evet!." "Yandaş olan hırsızlarımıza gerekli uyarıyı gönderin. SodGom Ülkesinde toplumun Lidere itaat etmesi geleneklerinde vardı. midesel açlıklarını daha etkin hissettirin... Onlar Arjbool kaplanıydı.. Daha önceden halk tarafından telef edilmişlerdi. Oyuncular. Sempatizanlarımızdan fiziği düzgün olanlarına dansöz kıyafetleri giydirin... Kendisi ise SodGom ülkesi kedisiydi. Hayvan sayısı az olduğundan birbirlerine düştüler.." "Dansöz striptizcileri çıkarın. Seyircilerin büyük çoğunluğu...." "Sizi dinliyoruz efendim!" "Futbol hipnozun bozulması sonucu.." "Yalnız.... alışverişindeydi. Onlar kadar yırtıcı olamamıştı." "Son durum?. partisel örgütlere üye veya sempatizandı.. Kıvırtmalar onları bir süre oyalar. Bu arada her olasılığa karşı güvenlik tedbirleri artırıldı. Aksine hareket fasıklıktı.. Đnekleri canlı canlı parçalayıp yemeye çalışıyorlar. Konuşulan dili. Đçlerinde ekmek alabilecek kadar zenginleri hala var.... Birden kendisini başka bir futbol sahasında buldu. seyirciler. Eline bir şey geçmemişti. oyunculara..... !Ferman . burası kendi ülkesi olan SodGom'un en büyük futbol stadyumuydu. seyircilere ve saha ortasında bulunan yuvarlak masada bulunanlara aşina gibiydi.. seyircilerin küfürlerini kelimesi kelimesine anlayabiliyordu. Zihinlerindeki kin ve öfke gözlerinden okunabiliyor..... Đstihbarat kaynaklarımız bu yönde rapor sunuyor. Efendim!.. hakemler yuvarlak masayı görebiliyorlar ve duyabiliyorlardı.. cinsel güdülerini ise bizleri ". Bireylerin ceplerindeki paraları tek kuruşuna kadar çalsınlar!" "Emriniz uygulandı efendim.. asilikti." "Son bir çare kaldı." "Evet efendim!" "O halde futbol sahasına bizlerin sayısı kadar inek salın.. Hipnoz çok güçlüydü... Beyinsel etkileşim sağlayarak cinsel. Oyuncular. Bu futbol sahasını daha önceden görmüş gibiydi.. belirli sivil.." "Bize karşı saldırıya geçecekler.. onların olduğu bölüme geldiklerinde çevrelerinden dolaşıyorlardı. Yönetsel uygulamalarımızın çoğunu kendilerine yönelik işlenmiş suçlar olarak düşünmeye başladılar. Ferman padişahtan çıktıktan sonra sodgomlaşırdı. Seyircilerin büyük çoğunluğu." "Midesel açlıklarını bizleri yiyerek.. Bireyselleşme yoktu.. duymak bu gücü eksiltmi-yordu." "Son durum da iç açıcı değil." "Bireyler arası telepatik ilişki kurmalarını engelleyin.." "Gerekli talimatlar verildi. Yuvarlak masada bulunanlar bilgi ve belge.. Ne yapmamız gerektiğini sorun!. Ama cinsel güdüleri hala tatminsiz." "Demokraside çareler tükenmez. Evet.. Birbirleriyle enerji alışverişlerini negatif kılın.. Rüya devam ediyordu. bizler de başka hipnoz tekniklerini etkin kılma açısından zaman kazanmış oluruz. Seyircilerin tabi olduğu grupların yönetici ve başkanlarının emirleri yeterliydi.." "Büyük şefle bağlantıya geçin.. Önceki stadyumdan farklı yönleri vardı. Mideleri dışında bir şey düşünemesinler." "Đstedikleri et ve . Onlarla uğraşırlarken..

bu kez hem kendisinin hem de başkalarının ölüm habercisi olarak anılacaktı. tepkisel söylemini sunmakta gecikmedi. Başının üzerinde SodGom Ülkesinin Büyük Başkanı yazılı ‘resmiyetteki büyük başkanı’ gözleri inatçı parlaklığında. gören kişilerin yakınlarından birinin veya birilerinin veya kendisinin öleceğinin sinyaliydi. Azınlık iyilerin iyi duyguları her nasılsa bugün olabildiğince özgürdü. Bu bakışlar. Baykuş’un yanıtı ve gözleri saldırı pozisyonundaydı. Bir kitap eline geçti. Toplumda yaygın olan söylenti.. Başarılı olamadı. Maskeyi zorlamak altındaki yüz maskesinin de çıkmasını sağlayacaktı. Baykuş tiplemeli görevli.. Görüntüsüyle uyum sağlayan seste çıkarıyordu. Bu kitap ilk kez bu kadar etkin oluyordu. Bu görünüm. Suskun kabullerdeydi. Büyük başkan yanıt vermeliydi. dağlar bizimdir!’ deyişi içki masalarında kullanılan nostaljik bir mezeydi. Onun gerçek yüzünün ortaya çıkması kendisinin de gerçek yüzü hakkında gören bazı gözlere ipucu verebilirdi.. Diğerlerinin olmayan zincirlerini kırmaya çalışıyordu. tavizsiz bakışlarla bir cins kuş görünümlü yüze sahip "Kendine Bakanlar Grubu" Üyesi görevliye. Görevli. onun can çekişmekte olduğunu duyumsatıyordu.. Liderliği. Zincirlerini kırardı. toplumda ölüm habercisiydi. dışsal bir grubun logosuna uygun bir görünümdü. Baykuş. Baykuş tiplemeli görevlinin görünürde lideri. Koltuğundan kanatlarını çırparak yükseldi. bir çoğunun cebinden çıkan paraların hesabı bugün soruluyordu. Konuşmana dikkat et. Bunun olması da doğru değildi..’ Böylece Arjbool ülkesindeki sıkıntıları yuvarlak masa çekmiyordu. .. Bir cins kuş görünümlü şahıs yanıt vermedi. bağırarak söyleniyordu. onun nefes almasını ve görmesini sağlamak zorundaydı. En son soygunu gerçekleştiren BireyMalDen-YemDomMedy holdingin ve birçok firmanın neden olduğu ekonomik krizin Devlet. fakat estetik bir şekilde fırlattı kitabı.. "Resmiyette Büyük başkan görünsen de benimle bu şekilde konuşamazsın. ben yanıtlayacağım ortalığı velveleye vereceğim. Aksi halde. saha ortasındaki masada. Baykuş yere düşmüş. Havada saldırı uçuşu yapmakta olan baykuşlaşmış görevliye sert.. Sodgom ülkesinin üst düzey saygın yöneticilerinin bulunduğu yuvarlak masa toplantısı önemliydi ve seyretmeyen seyircileri de ilgilendiriyordu.. Kutsal kitabın fiziksel gücünü kullanmalıydı... Etkilenmeyecekti.. baykuş görünümü aldı. Đyi duygular. can havliyle bağırıyordu. Baykuş’un yüzüne yapışık kutsal kitabı çıkarmaya çalıştı. Ek yanıt sundu. Bu saldırının sonuç elde etmesi kendisi dışında tüm Sodgom ülkesi bireylerine daha fazla zarar verebilecek boyutlardaydı. SodGom ülkesi ileri gelenlerince düzenlenmiş kutsallık atfedilen bir kitap eline geçmişti. Baykuş. başını çevirmeden gözbebeklerini kaydırarak kendi liderine baktı. Baykuş'u görmek veya ötüşünü duymak. Buna tahammül edebilecek genişlikte değildi. ruhsal evrimine uygun baykuş görüntüsü almıştı. Başkan saldırıyı karşılamak zorundaydı...." ifadesini yansıtıyordu. Çünkü. "Sayın Büyük Başkan!. Her şey aslına dönerdi. Onun daha güçlü kutsal kitaplar okuyarak kendisinde her türlü okuma ve üflemelere karşı bir zırh oluşturduğunu anımsadı. Kutsal kitap. Lider. Baykuş tiplemeli görevli. Đçindekileri okuyup ona üflediğinde bir sonuç alıp alamayacağı tereddüdü duyumsadı.. yapışkan maske gibiydi. Öyle de yaptı. Ama ortam bu duygularını bastırmaları gerektiğini tüm görkemiyle sunuyordu. Baykuş bakışlı adam üyesi bulunduğu grubun liderinin tepkisel söylemi gölgesi altında rahatlamıştı. Hırıltılı sesler.. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. "Devleti ve milleti soyup soğana çeviren holdingi isteseydin engelleyebilirdin. onu yerinden kaldırmaya çalıştı. Lütfen konuşmanızı düzeltin. Meşru müdafaa zemini oluşmuştu. Soluk alamıyorum!" diyerek haykırması üzerine lideri.. Toplum ve birey üzerinde ki etkileri tartışılıyordu. Saldırıyı bertaraf etmek için yanında cisim aradı el yordamıyla. onun yaşamasına bağlıydı. "Göremiyorum!." diye bağırdı.. Resmiyetteki büyük başkanın üzerine saldırı amacıyla inişe geçti. Beni suçlayamazsın. Aksi halde topluma ve bireylere zarar verenlerin son operasyonlarını onaylamak anlamına gelecekti.. Ses tırmalayıcıydı. "Sen yanıtlamazsan. Atılan kitap hedefin yüzüne yapıştı. kişilik bozumuna uğranılmadığı takdirde zaptı zordu. Yoksa.."diye.. Đçlerinde iyi ruhun az çok etkisi altında kalan azınlıkta kişilerde vardı. "Terbiyesizlik yapma!" diye bağırdı.padişahın.. Baykuş'un. kendinize gelin!" dedi..

... mavi. gözlerinin görmesi ve soluk alabilmesi için üç delik açmalıydı. "Açım!" diyen belirli bir gruba sahipse yasalara göre cezalandırmak kolaydı. O sadece ‘açım!’ demişti.. Rapor işgali emrediyordu. Bundan sonraki raporların uygulama alanı bulması gerekiyordu. anlayışında düzenleme grubunun bazı bölgeler için istediği şekilde düzenlediği raporların uygulama alanı bulabilmesi için istedikleri an geri alabilecekleri demokratik kurallardan bazılarının da yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Gözbağı olarak bağlanan kırmızı.Kutsal kitap yüzünden çıkmıyorsa. Sonuç pek olumlu değildi. organizesiz bireylerin tek başlarına aynı içerikte sözcükleri kullanması ve "açım!" demesi düzen için risk taşıyıcıydı. Halkın aşırı tokluğu kadar aşırı açlığı da. Son ekonomik kriz darbesi yurttaşların midesine balyoz gibi indirilmişti. yandaş olmayanlara da ekonomik korku salınarak geri çektirilmişti. bu duygularda yoğunlaşan bireylerin her biri birbirinden bağımsız. Yeşil kurdele. Bu duyguları taşıyabilirdi. Alt düzenleyiciler sessiz kalarak. Delik açanlar cezalandırılmadığına göre korkacak bir şey yok. daha önceden de bir çok kez bir çok delikler açılmıştı. Şimdi ne yapılacaktı?. . Organize suçların cezası ağırdı. kötüydü.." sözünü masada bulunanların tümü özümsemişlerdi. Futbol stadyumunda bulunan seyircilerin bazılarından bireysel çatlak sesler çıkmaya başlıyordu.. Dönüşüm yeniden başladı. Kitap kutsaldı ve üç delik kutsallığa hakaretti. Öncesinde yerli işbirlikçilere ortam sağlanarak hazinenin boşaltılması sağlanmış. ana düzenlemenin işlerlik kazanmasını sağlamışlardı. Bireylerin cebinden çıkan paraların bir şekilde onları yerden kaldıracak kadarıyla yerine konabilmesi için büyük meblağlı borçlar vermeleri kendi ekonomik.. Güvensiz bir ortama.... Düzenlemelerde sapma meydana getirebilirdi. düzensizlikten iyidir. Bütünleştiriciydi. siyaseten bağlantısız. Yanıt. tek başına patlamaya hazır bir bomba olabilirdi. Koşulların bazıları. Önce ürktü. Üst grup çatışması yurttaşlara yansıyabilirdi. Aç yurttaşların bağlı olduğu grupların liderleri dahi üyelerini bir aşamadan sonra hipnoz edememe riski taşıyorlardı. ağız hizasında bir delik açarak.. Ama... Gözleri hizasında iki delik. birbirlerine düşürerek oyalanmalarını sağlamada dahi başarılı olamayabilirlerdi. Doyurucu değildi.. Sapma yoktu. Đşgal için elverişli ortamlardan birini de SodGom ülkesi bireylerinin açlığı sağlayacaktı.. Bir ceza yerine bir lokma ekmek verseydiniz" sorularını sorabilir. sosyal ve siyasi amaçlarıyla çelişecekti. Toplum. Hemen organize suça girdirilebilinirdi.. renkli kurdeleler renk değişimine uğrayabilir. Yeni Dünya Düzeni.. SodGom ülkesine girmiş yabancı sermaye. Bireylerin açlığı kendi açlıkları değildi. Yine önceki haline. Demokratik bazı kuralların tam uygulanması içerikliydi.. kırmızı kurdele ile onların gözlerini ve zihinlerini bağlamakta. yeşil.. diye düşünerek rahatladı. Yasa dışı örgüt üyesi suçlamasında bulunamazlardı. Raporlardan sapmayı getirebilirdi. Aradaki boşluklar bir şekilde başka şeylerle doldurulmalıydı. Başkaca bireylerin ve grupların desteğini almakta zorlanırlardı.... Hatta. Kurdeleler arkasında kalan gözleri. çıplak gözleri kadar çevreyi gözlemleme yetisine sahip olurlardı.. Ama. Fiiller ve failler sayısızdı. Akıllarını ekmek ve domuzla mı yemişlerdi?. Ama.. Uluslararası Düzenleme Genel Merkezinin alt kollarından resmi ismi "Uluslararası Tefecilik Merkezi" gerçek ismi "Her şeyinizi parayla satın alırım" olan finans kurumuyla bağlantıya geçildi. Ortam arzu ettikleri ve düzenledikleri gibi gerçekleşmişti. siyah. Finansın bağlı olduğu grubun raporlarına uyum sağlanamayacaktı. SodGom Ülkesi yurttaşlarının lehine idi.. "Açım... Düzenleme grubu böyle buyurmuştu.. Olan olmuştu. Onlardan izole edemeyebilirlerdi. Bu kez bazı ayarlar farklı tekniklerle gerçekleşiyordu. Fakat bir taraf için iyi olan bazen diğer taraf için de iyi oluyordu... diyeni neden cezalandırdınız?. ticaret hukukunda tanımı yapılan basiretli iş adamları girmezlerdi. midesinin bir kenarında ‘yedek olarak bulunsun n’olur n’olmaz’ diyerek hala hazmedilmemiş halde bekletilen yiyecekler dahi kusturulmuştu. Aç insanın açlığı süreklilik kazandığında birkaç aşamadan sonra gözleri şahin gözleri işlevi gibi keskin ve derin görmeye başlardı. Ülkenin en ücra yerleşim biriminde bulunan birey dahi. Var olan düzeni az yara ile sürdürücüydü. aşırı açlık tehlikeliydi. yani baykuş tiplemeli insan haline dönüşmüştü. görmesini ve soluk alıp vermesini sağladı yandaşının.. sarı. Bazıları korkudan sesli ifade etmese de bir an gelir. Aç mideler uyarıcı oluyordu.. O an. Bu sayı git gide artıyordu. ağır koşullar içeriyordu. ‘Kitapda bir kez delik açmaktan bir şey olmaz’ sözü literatüre girmişti. Aşırı doygunluk da tehlikeliydi. "En kötü düzen. Birlikte karar alımı önemliydi.

... SodGom Ülkesi hazırdı buna. politika kirlenmişliği on bir kişi ile gizlenmiş. Yeni dünya düzenine göre ülke yöneticileri bir ilin valisi gibi olmalıydı.. grup üyelerinin tehlikeli tepkileri ile liderlerinin asıl yüzlerini görmeleri engellenebilirdi.. Nefes alışverişini dahi kontrol etmeliydiler. Açlık onları kısmen hazırlamıştı. azizeler bu gözlere sahip olmak kendilerine açlık yaşatmışlardı. sosyal. başka bahanelerle düşürülmüştü.. "NoEkonomi YesPolitika" isimli finans uzmanı görevli bunun için biçilmiş kaftandı. Diğer gruplar da gerekeni yapacaktı. Bu doğrudan ve kolay yönetimi birlikte getirecekti.. Kişisel dosyalar araştırıldı ve bulundu. uykuda hoşa gitmeyen sayıklamalarını dahi kendilerine bildirecek bir eş olmalıydı. Çünkü. politik değerler araştırılır ve bunlardan her yapının uyabileceği şekilde değerler gözardı edilmeden düzenleme yapılırdı. güvenlik. Herşey ve herkes bilgisayarda kayıtlıydı. Birkaç küçük sahte tepki ile gözler boyanarak. Kendilerinin fark edilebileceği bir çok alan.. kılıfı önceden hazırlamalıdır. Son elli yıllık senaryolarının meyvelerini toplamak üzereydiler. azizler. Ortam buna uygundu. verdiği sözün aksine sapma meydana getiren iktidar ise sivil inisiyatif olarak gösterilen beş dakika karanlık otuz saniye aydınlık eylemi başlangıç yapılarak.tümü beyaz renk halini alabilir ve beyaz sayfa açmaya geldik. Kendilerinin bulundukları yere bağlı bir vali.. Çoklu tekellik. SodGom Ülkesine gönderecekleri faizli parayı onun eli ile sunmaları halinde herkesi ve her kesimi ona biat etmeleri konusunda zorlayabileceklerdi. Daha öğrenememişlerdi. Dinsel kuralları farklı yorumlatabilirdi. Onlar gerekli bilgi pompalamalarıyla bireylerin ve toplumun zihinlerini kontrol edebilirler. . geleneklerinde var olan kurtarıcıyı diğer adıyla Mehdi’yi bekliyorlardı. Rastgele birileri olmamalıydı. Rutbin ve arkadaşları öldürülerek. Dolaylı yönetim yerine.birini temin etmeliydiler. diyenlerin açtıkları sayfaların siyah renkte olduğunu algılayabilirlerdi. bir şekilde ufak çaplı olgular ve bir kısım medyanın da yardımıyla örtülmüştü.. Bazı grup liderleri. Daha fazla aç bırakılmadan harekete geçilmeliydi.. ekonomik... Đlla kendi yandaşları olmaları gerekmiyordu. Ekonomik kariyeri vardı. En önemli ve büyük güç ise yandaş bir kısım medya idi. yeni dünya düzenine uygun bir anlayıştı. Kendileri için sapma meydana getirmeden çalışacak ve –ve şimdiye kadar çalışarak rüştünü kanıtlamış. onlara özenenlere korku salınmış. bazı politik kaygılarla risk gösterimi olabilirdi." . Grup liderlerinin değerlerini biliniyordu. Bu. "Emir veren. Sapma olduğunda. Ekonomi bilimine ait kuralların soygun ortamında hiçbir işe yaramayacağını seyirciler bilmiyorlardı. Ama insanlar çiğ süt emmişlerdi.. Diledikleri kadar faiz oranını yükselterek ödeme olasılığı olan kişilerden tahsilat yaparak farkı kapatabilirlerdi. hatta rahatlıkla tarikatını söyleyerek propaganda yapanlar pasifize edilmiş. Onlar. hırsızda. Onların bir kısmı farkında olmadan programlarına göre hareket ediyorlardı. Bu yüzyılda. tekli tekelliğe dönüşmeliydi. tasavvuf ehilleri. talimatları direk alıp aynen uygulardı. "Dışsal egemen ve Dışsal egemenlik etkisindeki Đçsel Düzenleme Grubu gereğini yapmalıydı. toplumu isyan noktasına getiren mafya.. Düzenleme raporları hazırlanırken. En klasik taktik uygulanmalıydı. Uygun ortam onlara da sağlanmalıydı. doğrudan yönetim sağlanmalıydı. Hasadı gerçekleştirecek bir çok ellerinde orak taşıyan görevliler bulunmaktaydı. toplum rahatlatılmış.. Mehdi'nin onların ırkından veya dininden olmaması halinde inandırıcı olmayacaktı.. yönlendirebilirlerdi... "Minareyi çalan. dini milli sivriliklere karşı bir dini tarikatın liderinin. Hatta Şam yöresinden olmalıydı. trafik kazası sonucu. Bu nedenledir ki bir kısım budistler.." demeliydi. genelde politik liderlerde. Bulmak kolaydı. soyguncu da olsa emrine uygun hareket edilmeliydi. Tarih boyunca her yüzyıl için iki genel düzenleme üst senaryosu hazırlanırdı.. psikolojik.. Faizli kredi alan bireylerden paralarının geri dönemeyeceği korkusunu taşıyorlardı.. Aksi hareket edenler hasada uğratılacaktı..." Bu genel kural SodGom'da da uygulanan kutsal kurallardan biriydi. emir verene tartışmasız uymak dini kuraldır. Bankaların hoşnutsuzluğu da giderilmeliydi. Nemgöz Hocanın etkinliği büyüktü. Toplum ve bireyde hazır olmalıydı. Risklerle ufakta olsa uğraşmak efor kaybıydı. güzel bir bayanla ilişkisi gündeme getirilerek değerler konusunda soğutma sağlanmış. Başkaca ülkelerdeki bazı liderlere uyguladıkları gibi yatak odasında dahi bulunabilecek kendi yandaşlarından biriyle evlendirmeliydiler onu. Son düzenlemelerde önemli olaylardan hatırda kalanlar.. SodGom Ülkesini bu anlamda dışardan idare etmek çok kolaydı. Grup liderlerine gerekli talimatlar zihinsel iletişim yoluyla verildi.

Toplantı olumlu geçmişti. "Bir kedim bile yok!.. "Evlendiğim güne lanet olsun!" sözlerini duyar gibiydiler.. Bu durum güzeldi. mercek altına aldı. kendilerini destekleseler de desteklemeseler de sonuçta olan olguyu tüm SodGom bireylerine duyurmada aracılık yapacaklardı Futbol sahası ortasındaki masada bunlar cereyan ederken.. yöneticisi olduğu "Đyi Ruhlar" isimli web sitesindeki "Rüya" bölümünde yayınlamalıydı. içselinde. Sorulan sorulara kendi yararına uygun şekilde kurallar uyduracaktı. diyecekti. Bu kezde. Bu maç dakikalarının heyecanlı anlarını ve sonrada devam edecek yorumları kaçırmamak gerekiyordu.. Bazıları yolun daha fazla uzun olması temennileriydi. Baykuş Tiplemeli Görevli'nin yüzüne yapışık kutsal kitap git gide yüzünün rengini almaya başlamıştı. Ber. inanmayanlar. Maç sonucunun ne olduğunu Ber öğrenmemişti. çocuklarının ve eşinin verdiği siparişleri alamayacaklardı. Hatta gördüklerini Đyi ruhlar e-mail haber grubundaki üyelere de iletmeliydi.Bunlar düzenlenirken ve olurken baykuş tiplemeli görevli ile lideri toplantıyı birlikte terk etmişlerdi." dedi. Zorunlu olarak dolmuştan indiler. Đçtenlikle ortamını yansıtan bir şairin. Tekrar gelen uykusuna kaldığı yerden devam etti. Şüpheliydi. Bu maçdan alınacak sonuç önemliydi.. Bir zamanlar ‘seyirciler sahaya!. Bu onun üçüncü maske sahibi olmasını sağlamıştı. Oyuncular şort ve tişörtlerine aşırı sayıda yeşil parayı sığdıramadıklarından. Seyirciler ise bindikleri toplu taşıma araçlarından inmek zorunda kalmışlardı. Onlar.. Maç bitmişti.. bu doğrultuda gerekli beyanatı hüzün dolu ses tonuyla medya görevlilerine sundu. O dağılan seyircileri ve oyuncuları izlemekle meşguldü. "Bu rüyayı sadece ben mi böyle gördüm?" diye kendi kendisine söylendi. Bir piyangoydu. Kutsal kitabın Başkan tarafından yüzüme fırlatıldığını belirterek siyasi kriz oluşturalım. uymayanlar lanetlenecektir. Lider.. çoğaltmak ve daha fazla zenginleşmekte kullanmak üzere yüzlerce kediyi talanla edindiğini sormayacağını sanıyordu. Bu kitap yüzünün altına gömülmeden hafızlayanda olmamıştı. *** . "Bu bizim için iyi bir bahane oldu. kendisinin sessiz kalarak çevresindeki insanların masum güvercinleri avlamak. Bazı ilgili üniversite hocaları ise dün ne yediklerini ve ne söylediklerini dahi unutacak kadar hafıza zafiyeti içindeydiler. Sonuç Evrensel Futbol Turnuvasında ilklere girme yolunu açacak veya açmayacaktı. Birilerinin. Aynı rüyayı bu şekliyle gören insanlarla düşünsel alışverişte bulunmak aşırı arzusu duydu. bu kutsal kitapta yazan bir kuraldır. Böylece ekonomik krizin tüm suçu Büyük Başkan’a yükletilmiş olur. "Maçtan siz ne anlarsınız olum!" diyebilecek miydi.’ çığırtkanlığını bu kez mırıldanmak bile istemeyecekti. derhal kurulan gezici banka şubesine yatırmak zorunda kalmışlardı. Ters bakanlara. Sonunda kutsal kitap yüzünün altına geçerek kayboldu. Aksi halde toplumun yaygın kanı olarak taşıdığı dürüstlüğü yara alacaktı.. Bunun sonucunun ekonomik kriz olacağı gün gibi aşikar." dediğinde bir başka kanıtı daha vardı." deyişine uygun bir yaşam sürmüştü ve sürecekti. Yarın. Dolmuş parasını vermek içinde ellerini ceplerine attıklarında korkunç gerçeği geçte olsa öğrenmişlerdi. eşinin. Artık... Sodgom milli takımı ile Ad-Semud milli takımı arasında cereyan ediyordu. kan ter içinde uyandı. Eve kadar aşacakları yol uzundu. Onlarda gereğini yapacak değişik renk ve sesle de olsa. Çünkü kutsal kitap tekti ve kendisinde saklıydı. " Ben Kutsal kitabı!. Ber. Ara holde "Şimdi ne yapacağız?" sorusunu soran liderine.. Kutsal kitabın kurallarının neler olduğu kendisine sorulacaktı. Bu doğrultuda dışarıda bulunan medyaya açıklamada bulunalım. Bu bir milli meseleydi.. Sahanın ortasında cereyan eden olaylara bakıpta kafa bulandırmaya gerek yoktu. Seyirciler bu milli şuurla ceplerinde bulunan son paralarının tek tek en azıdan ‘yankesicilik suretiyle hırsızlık’ fiiliyle hırsızlandığını fark edemiyorlardı.. Baykuş tiplemeli şahsın resmiyetteki liderine de bu düşünce uygun geldi. Maçın son dakikaları oynanıyordu. Bir ay sonra ortaya kendiliğinden çıkacak ekonomik krizi bugünden başlatabiliriz. futbol karşılaşması ile seyircilerinin durumunu ihmal etmemek gerekirdi.

"Dilerseniz hemen konuya geçelim. Ama.. rahatsız mısınız?" diye sordu. Anımsıyorum. gözlerinin karardığını hissetti. Ezik görüntü. Kadını yeniden gözlemlemeye başladı. yargılama oturumları başlamadan dosyanın düşürülmesini sağlatıp... Bu düşüncelerle Avukat Avyansı’nın ofisine varmıştı... Sonuçta her ikisi de kendisine ait ayaklardı ve bunları irdeleyecek ortamda değildi. Belki de. Kimdi bu Yansı?. Avukatım Avyansı bey çok ısrar edince kıramadım.38 Avukat Avyansı. "Med!. düğmesine basılan bir müzik seti gibi ara vermeksizin ön konuşmasına devam ediyordu.. saç rengi ve yaklaştıkça daha iyi algıladığı ten kokusu yabancı gelmemişti. "Çözmem gereken işlerim var...." diyerek seslendi. Bu durumdan sıyrılmak için silkindi....." Ber. düşüncelerini sesliye dönüştüremiyordu. Đçsel devinimi. beyninin uyuştuğunu. Ürpertisi geçmemiş." Ber.. Yüzündeki ıslaklığı kurulamadan aynadaki görüntüsüne baktı. hangi ayak üzerine atıldığı önemli değildi." Sevinç şaşkınlığı içinde olan Ber. konuşabileceklerdi." Yoktan kanıt bulmuş bir güvenlik görevlisi gibi gözleri parlayan Yansı. Biraz geçte olsa Yansı isimli müşterisiyle Ber’in görüşme zamanı ve mekanı ayarlamıştı. böyle bir olayın olmadığı doğrultusunda telefonla belirttiği anlatımını kelimelerin yerlerini değiştirerek yeniden sunuyordu. Bir gayretle ayağa kalktı.... Hangi ayağın. Yansı.." yalanına sığındı.. Çünkü parası olmadığı gibi borç içinde yüzüyordu.. Hafif bir sarılık dışında sabah evinin banyo aynasında gördüğü yüze sahipti. Ben çıldırıyor muyum?. Avyansı.. Avukat Avyansı tedirgin bir sesle.. Yansı isimli kadının karşısındaki koltuğa kuruldu. Ses ve görüntüsüyle titrek ve isterik duruş sunuyordu. Ber. "Yansı hanım geldi!" duyurusu üzerine kesildi. kalpsel çarpıntılar içindeydi. bu yolla para sızdırmak mıydı?. "Bu isimden daha önce bana söz etmiştiniz. Bu ortamı iyi değerlendirmeliydi.. Sırları çözümleme fırsatı doğmuştu. karşısında bulunanda suçlu olduğu yönünde bir kanaat verebilirdi. Ayak ayak üstüne attı. kendisini kısmen toparlayabildi.. . bedenindeki dikleşen tüyler başını eğmemişti. avucunu yalayacaktı." dedi. Yansı'yı başıyla onaylayarak. Aslında sizinle karşılaşmak istemiyordum. "Bir sorunmu var?.. Amacı şantaj yaparak.. "Ber Bey. "Avyansı bey!. Avyansı’nın ofisinde ikram edilen çayı yudumlarken.. Salona geri dönmeliydi. Uzun gelen dakikalar sonunda kendisi için binlerce anlam ifade eden kelimeyi ağzından güç bela çıkarabildi. Sakin olmalıydı... yanlışlığı düzeltme şansı elde ettiğini düşünüyordu.... Birkaç dakika öylece kaldı. Kısada olsa anlık bekleyişler sabırsızlığını duyumsayan Ber.. Kendisiyle uğraşan birilerinin yönlendirmesi mi?. O günde bana bu isimle hitap etmişti... Neden böyle dayanaksız ve yalan bir dava açma gereğini duymuştu?.... "Yoksa!. Sekreterden tarifini aldığı lavaboya girdi.” Kendisini toparlamalıydı. Rahat ve kendinden emin bir görüntü sağlamalıydı. kapının açılışı sonrası görünen ve selam veren silueti incelemeye başladı.. dışsal görünümüne çok da yansımamıştı. Ber. Felç geçirmiş gibiydi. Davanın ilk duruşmasından önce birbirlerini görüp.." dedi. "Davayı kabul ediyorum. Randevu anına çok az bir zaman kalmıştı. Duvarlardan destek alarak salondan çıktı. etrafa reklam olmaktan kurtulabilecekti. Dışsal görünümü. ‘Kötü bir şaka mı?. Birkaç kez yargı binasında birbirlerine tesadüf etmişlerdi.. Salona geri döndü. Avyansı’ya dönerek. Ber'in ricasını kırmamıştı. Ber. Avukat Avyansı tanıdık bir simaydı.’ Yuvalarından fırlayacak derecede genişleyen gözleriyle.." dedi. "Hava sıcaklığından galiba. Eliyle saçlarını kaşıyarak. Amacı buysa.... Avyansı’nın sekreterinin. "Evet!. "Đşte!. Benle görüşmek istemişsiniz. Bu çerçevede süren konuşmalar. Ellerini ve yüzünü yıkadı. bakışları.

"Benim adım Yansı..." iletisinde bulundu.. Yansı. Buradan çıkalım. Hukuk kitapları ve yasalar. Bana bu acil durumun ne olduğu konusunda açıklama getirmeni istediysem de.. "Dalga mı geçiyor?." Yansı.... Mutlaka suskunluğunun sonunda. Gizlemek. boşuna bekledi.. Onların karşılıklı diyaloglarından çıkarımlar elde etmesi gerekiyordu.. Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumdu. Karşısındaki bayanla telepatik iletişimde bulunmaya çalışıyordu. Seni gördüğüme ne kadar çok sevindim! Bir bilsen?.. durumu açtım. "Avyansı Bey!. kimsin?. boğazını hafiften öksürerek temizledi.. yarım bıraktığı cümlesinde. Davayı da kabul ederim.. Anlatmama da gerek yok! Nasıl olsa içimden geçenleri aynen duyumsuyor ve algılayabiliyorsun. duyumsayamıyordu. Soluk alışverişlerini düzenledi.. Şimdilik susmak en iyisiydi. Komşum ve güvendi-ğim Boşsel isimli arkadaşıma. Esrarlı bir diyalogdu ve pandoranın kutusunu açacak yetiye ve bilgiye sahip değildi...benim telefon numaramı arayarak. "Bu olanlara inanmamı mı bekliyorsun?.." Ber. nasıl bir tepki vermesi gerektiğine karar veremiyordu. Kendini bu kadar gizlemene ne gerek var. Onunda zihinsel düşüncelerini dahi algılayamıyor. Hatta bir çoğunu inandırıcı olmaz düşüncesiyle dava dilekçesine dahi yazmadı.. Evinde olanları anlatmaktan utanç duyuyorum.. uzaklaştırılma sonrası koltuğuna yığılırcasına oturdu.. Yansı’ya yaklaşıp sarılma teşebbüsünde bulundu.' demişti. ona güvenebilirsin. "telefonda olmaz!" yanıtını vermiştin.. saklamak istiyorsan sorun yok. öğretiler bu tür bir durum karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmemişti. "Çok önemli. Med'e sadece dışsal görünüm olarak ." dedi umutsuz ezgili söyleyişle. Ber.. "Gerçi.. Uzun bir anlatıya gireceğinin sinyalleriydi bunlar." diyen Ber........ Bu nedenle.. "Yansı isimli biriyle hiç tanışmadım. Ne iletiye yanıt vardı. Bunun üzerine senin dairene gelmiştim." Yansı. ne de karşısındaki kadında düşüncesini okumuş bir tavır. 'Med' isimli arkadaşıma o kadar çok benziyorsunuz ki... Eliyle hafiften itekleyerek Ber'i kendinden uzaklaştırdı. Yansı." diyecekti.. Bunun için buradayım. Yansı. avucunu alnına vurur gibi hafiften dokundurarak." Önünde bulunan bardaktan bir yudum su aldı." diye sordu..." Avyansı.Varol’un benim çocuğum olduğunu onaylıyorum. yerinden kalkarak...... Senin adını duyunca.... kızarık yüzünü aşağı indirdi.. "Doğruları. Ölüm aylığı ve beyimden kalan ikinci dairenin kirasıyla geçiniyorum...... "Kendini gizleme ne olur Med!..." dedi... Kocamın ölümüyle ilgili bir konu olabileceği saplantısına girmiştim.. kekeleyerek "Şey." dedi. Bana dünyaları bağışladınız.... geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat etmişti. Siz!. Size meslektaşınız hakkında verdiğim bilgilerin tümüyle doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur umarım. Akan gözyaşlarını onun yüzüne bulaştırarak... konuşma sırası kendisine gelecekti veya ortam oluştuğunda 'Durumdan vazife çıkararak. Köşeye sıkıştırabileceği kanısıyla. yaşananları anlat Avyansı beye." Uyarı bağırtılıydı. " 'Med' değilsen. "Ama lütfen." Ber.. Ber.. Hatta bu kabulümü yazarsanız altına yüzlerce kez imza atmaya da hazırım. Buna rağmen Avukat da olsa tanıdık olmayan bir kişinin evine gitmek istemiyordum.." dedi.. Yansı'nın belirttiği dönemde Markız ve Med dışında hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamıştı. Benim hakkımda yanlış şeyler düşünmesini istemiyorum... yargı oturumunda bulunan bir insanın ruh halini yansıtıyordu sanki. "Olanları anlattığım avukatım Avyansı Bey bile bana inanmadı... "Lüt-fen!. " diye geçirdi içinden. Her ikimizde aramızda geçenleri tamamıyla biliyoruz. olay biter.." belirterek ev adresinizi tarif ettiniz. "Yaklaşık bir yıl önce bir cumartesi günü -nasıl bulduğunuzu bilemiyorum. kocam. Ber. Ber bey. bana bir kez daha Med ismiyle hitap etme!. "Med!. Ne de bir erkekle özel arkadaşlığım oldu. kendinizi iyi hissetmiyorsanız toplantımızı bir başka güne erteleyebiliriz. Đkibuçuk yıl önce. Yansııııı!!!. 'Bu benim boşanma davama bakan avukat! Mutlaka önemli bir şey vardır. Yirmi sekiz yaşında olmama rağmen onun anısına hala büyük saygı duyarım.. Ana konuya temiz bir sesle girmeliydi.. içsel transa geçti.. Benim adım Yansı!." tavrını ortaya koyacaktı. şimdiye kadar ne kimsenin evlilik tekli-fini kabul ettim." Ber’in önceki sözlerinin tersine ani ve keskin dönüşüne kuşkuyla baktı Avyansı. Yerinize oturur musunuz?. Eline bir fırsat daha geçmişti.. hayati bir konu olduğunu ve mutlaka benimle derhal görüşmen gerektiğini... "Siz!. "Anlatacağım!.." dedi. Avukat Avyansı. Önceki anlatımlarına inanmakta güçlük çeken aynı zamanda akrabası olan avukatı Avyansı'ya... devam etti... Anlıyor musunuz?. Med!. ‘sana söylemiştim’ mimikli bedensel dille birlikte.

.. Ne bileyim?. Yansı'nın engellenmesine karşı çıktı.. beyinsel düzeneğinin darmadağın olduğunu fark etti. "Hayır!.. Yansı'nın konuşmasını sonlandırmasıyla soluğunu salıverdi. Bu yüzden sizi çokta suçlayamam. "Aylardır." Yansı.. Đşin bittiğinde beni uğurladın.... aslında merak ettiğim.." Ber.aşırı benzerlik arz ediyordu... Neye inanacağını bilemiyordu. Çünkü nasıl olduğunu benim de anlayamadığım şeyler oldu.." "Korku taşıyorduysan davayı nasıl açtın?. Đsteklerinize karşı çıkamıyordum....." diye soru yönlendirdi.. Ne soracağımı da artık bilemiyorum.. topraktan. yanıtını bildiğim kadarıyla karşılıksız bırakmayacağım.. Kavaklardan... SodGom Ülkesinin düzeneğindeki kaosun aynısını içselinde yaşıyordu. Her ne kadar Avyansı Bey’in ısrarı ile senle görüşmeyi kabul etmişsem de. Sanki dilim ve bedenim tutulmuş gibiydi.. konuşulacak bir şeyler kalmadığını fark etti... ölüm riskinin yüzde yüze varan oranda olduğunu belirtiklerinde... Yansı ile bu şekilde diyalogu geliştirmenin sonucunda Avyansı’da olumsuz etki bırakabilir..." Yansı. içimi kemiren şüpheli noktaları ortaya çıkarmama yardımcı olabileceğini. Çözüm bekleyen soruları şu an bir kenara bırakmalı.... Kesik kesik konuşmaya başladı... Çok garipti..." "Psikolojik terapi gördüm ve korkumu yenmemi sağladılar...... Hayatım boyunca ağzıma alkol almamış olmama rağmen. Ber." Avukat Avyansı." kelimeleriyle belirtti.. Avyansı.. beni ondan sonra hiç aramadınız?.. Neden kürtaj olmadınız?. sevişme anında bedenim sana olumlu tepki veriyor. bu rahatlatma karşısında daha bir heyecanla anlatımına devam etti. ikram ettiğiniz şarabı içmiştim. rüyada gibiydin." diyerek yanıtladı. "Evime davet edip size zorlamı sahip oldum yani?.. Yansı. Hayır!. aydınlatılması gereken o kadar çok karanlık nokta var ki.. "Ber Bey! Ne diyorsunuz bu anlatımlara?." dedi.. hatta "Deli." "Korkudan. Lütfen!. sanıyorum.. Beni oraya bağlayan bir şey vardı.. sarılmıştınız..." Ber. kürtaj olursam bunun hayatıma mal olacağını. sorularınızı.. Đstemediğin halde hamile kalmışsan neden kürtaj yapmadınız?. sanki. "Yansı Hanım!.... Dilsiz olmuştum sanki. afallamaktan aptal görünümlü bir insan yüzüne sahip olmuştu.. Đrademe hakim değildim. Niye. denizlerden. "Avyansı Bey! Saçmaladığımı sanacak ama bunları sana özellikle anlatmak istiyorum. Evinize girdiğim andan itibaren tek kelime ağzımdan çıkaramamıştım. bunlara bir açıklama getirebileceğini. taktik değiştirdi ve anlatımına devam eden Yansı’nın sözlerini sorusuyla bloke etti........ Kendisi hakkında hastanede düzenlenen raporda belirtilen kişisel trans hali ve hipnoz yeteneğini kullanarak farkında olmadan bu kadını etkileyip yanına gelmesini sağlayarak. Yansı ile birbirlerini bir süre süzdüler..... anımsayamadığım bir çok şeyden söz ediyordun.. Sanki. hiç istemediğim halde yerine getirme zorunluluğu hissediyordum. Fakat konuşamıyordum. bu sorudan rahatsız olduğunu. eğer." dedi.... Ber. aldığı yanıtın verdiği rahatlıkla. nefesini tutarak dinlemişti... Soluk alış verişi hızlanmıştı." dedi. ‘Med’ sanal kişiliğiyle onun dışsalını örtüştürmüş olabilir miydi?.. uyum sağlıyordu. "Gerekli inceleme ve tahliller yapıl-dıktan sonra. vazgeçtim.. "O gün bana büyü mü yapmıştınız ?. O ezgi hala kulaklarımda sanki. Bırakın anlatsın." diye sordu merak dolu gözlerle. "Siz Büyücü müsünüz?... Her isteğinizi.. Med'le olan birlikteliğinde yaşadıklarıyla aşırı benzeşme gösteriyordu. Ne diyeceğini bilemiyordu.. "Diyelim ki.. bu soruya hazırlıklıydı." "Samimi olarak söylüyorum. O güne kadar hiç dinlemediğim bir müzik parçası çalınıyordu." dedi... Kürtaj olmak için doktora başvurmuştum. Sevişirken garip hareketler ve sesler çıkarıyordun. Konuşmak istiyor. "Dairenize girdiğimde bana Med diye hitap edip... Đstemediğim halde.. açıklamalarda bulunuyordunuz. Bu arada çok garip şeylerden söz ediyor-dunuz... Bana bir kötülük yapacağınızdan korktum.. Buna karşın sanki ben size bir şeyler söylüyor-muşum gibi yanıtlar veriyor. Kendi evime varıncaya kadar da benden ses çıkmadığını fark ettim... Gözlerinizi kapatmış garip konuşmalar ve fiziksel davranışlar sergiliyor-dun.." "Kimden?" "Sizden?" "Neden?" "Sizin büyücü olduğunuza inanmıştım. "Ne demek istiyorsunuz?." Yansı." "Diğer soruma yanıt alamadım. benim de bazı bilgilere gereksinimim var. Anlatımı. "Kafam karıştı.. Peki bu konuda hukukun kabul edebileceği kanıtlarınız var mı?" . anlattığın her şey gerçek olsun. "Ben halen Yansı hanımla bu tür bir ilişki yaşamadığımı yeminle söylüyorum.. Ber. anı kurtarmalıydı... "Dilekçede de yazılıydı.. Ber." etiketi almasını sağlayabilirdi.

En iyisi kendisini iyi hissedinceye kadar bugün olanları içselinde irdelememe kararı almaktı. Cinsellik..' isimli linkti."Yansı hanımın evinize girdiğine dair görgü tanıklarımız var.. Web sitesinde yayınlayacağı yazı daha önemliydi. sistem oturmuştu. Ayrıca.. onun uğraşını bizzat izleyerek bir çok deneyim edinmişti. "Beni kırmayarak bu gerçekleştirdiğinizden dolayı her ikinize teşekkür ederim. Beyninde oluşan yüzlerce sorularla Avyansı'nın ofisinden ayrılıyordu.. Tarih. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"na olan borcundan dolayı banka avukatının icra kanalı ile kendisine tebliğ ettirdiği ödeme emrine karşı bazı itirazlarını içeren dilekçeyi hazırlayacaktı. Bunun için gerekli koşullar devlet tarafından sağlanmalıydı. duyumsama yönleriyle kendisiyle benzeşen on kişiyle web sitesi düzenlemelerinde yardımlaşıyorlardı. duyumsamalardan başka bireylerin de yararlanması amacını gerçekleştirmeyi bir görev edinmişti. Özellikle Demokrasinet görüşü ziyaretçilerin dikkatini çekmekte ve genel kabul görmekteydi.. duygu. Müzik...." dedi.. Yöneticisi olduğu. toplantıyı sonlandırmak istedi.. Mafya. Buna göre.." Avyansı. Yine kabul etmemede ısrar ederseniz. yine internetten tanıştığı ve düşünce. Med'in sanal olduğunun farkına vardığından kısa bir süre sonra kolları sıvayarak web sitesi hazırlamaya koyulmuştu... Kehanetler. Güvenlik. Ayrıca. Hukuk. "Ben de kalkmak üzereydim zaten. Đnsanlar bazı şeyleri yapmak için kendisini zorunlu sayardı.. aynı anda binlerce bireye ulaşıyordu. "Seçimlerin maliyeti nedeniyle tüm oylamalar." Ber." ". hatırı sayılır yardımları olmuş.. tartışmamız mahkemede devam edecek.. Web tasarım. Bu linki sadece Ber hazırlıyordu. sürekli okunmaya hazır tutuluyordu.. bir çok alt link bulunmaktaydı. Ziyaretçi sayacına göre.. Artık. Anti-Denetleyiciler. Medyumluk ve daha birçok alt başlıklı linkler bulunmaktaydı. Ayrıca.." "Đleride sunacağız... yayınlama gibi alanlardaki acemiliği nedeniyle Solkol'un yanında çalışan ve bu konuların uzmanı olan PcBilir isimli yurttaşın. Demokrasinet.. Đnternet üzerinden gerçekleştirilmeliydi. Davayı kesin kaybedeceğinizden adım gibi eminim. Duygusal zeka. Her birey öncelikle oy verip vermeme konusundaki iradesini net kanalı ile tescil ettirmeliydi. Dinsel öğretiler.. ayağa kalktı. Đnsanlar gerçeği. Hiçbir e-mail kesinlikle engellenmiyor." diye ekledi. Delegelik sistemi ile Parti Genel Merkezinin Halk Temsilciliği için aday adayı belirleme hakları kaldırılarak direk parti üyelerinin kendi ... Đyi ruhlar web sitesinde.. Artık kendi başına da olağan düzenlemelerde bulunabiliyordu. günlük planladığı işleri yapabileceği konusunda tereddüt içindeydi. sezgilerden. Kişilik bölünmesi sonucu. Sanat. adı soyadı dışında sadece kendisine ait bir şifreye sahip olmalıydı. E-mail haber gruplarında özellikli bilgi içeren yazılar ilgili konu başlığı altına da kaydedilip." "Görenler kimler?. kendisiyle birlikte on bir kişilik bir kadro ile sitenin yaşamı güncellemelerle devam ediyordu. Yansı ve Avukat Avyansı ile sırasıyla tokalaştı.. Ber'de böyle bir zorunluluk hissetmişti.!!???.. özellikle kendi gerçeklerini arıyorlardı. Avukat Avyansı'nın ofisinden bürosuna döndüğünde karmaşıklaşan zihniyle. sitenin en fazla tıklanan 'Med'den Alıntılar. Sanal Yargı. tartışmanın hukuksal alana kayması nedeniyle. Ber. Anti-Düzenleyiciler. Zihinsel zeka. Geçmişte sanalında oluşturmuş olduğu Med'le olan düşünce ve duyumsamalarından kaynaklı toparlanmış bilgiler sunuyordu. DNA testi talep etmek zorunda kalacağım. Konuşacak bir şey kalmadıysa izin isteyecektim.. Anti-Uygulayıcılar. "Benim bir arkadaşla randevum vardı... Duyumsamalar. Ondan başlamalıydı. Tartışmaların seviyesi gitgide nitelikleşiyordu. Edebiyat. Asıl yönetici kendisi gibi görünse de. kişiliklerin içsel tartışmalarından elde ettiği bilgilerden. Bilinmeyenler... uygulama. Rüyalar ve Yorumlar. Politika. Anti-Đzleyiciler. "Kusura bakmayın!" dedi. Birey. *** Ber. Đyi Ruhlar web sitesiyle bağlantılı 'Đyi Ruhlar e-mail haber grubu' na üye olanlar zamanla çoğalmış ve en son on bir bin kişiye ulaşmıştı. "Đyi Ruhlar" isimli web sitesine bazı yazılarını ekleyecekti.

1000 seçmenli seçim bölgesine düşen temsilci kontenjanı 20 olsun. Taahhütlerinin aksine Halk Temsilciliğinde oy kullanması. Bu aşamaya kadar seçime katılacak Halk temsilcileri adayları belirlenmiş olacaktı. Seçime az bir zaman kala.. seçmen bireylerin yine uygun programlı netsel oy kullanımı sonucunda oy çokluğuyla yapılan uyarılara ve bu uyarıların üç kez yinelenmesine rağmen kendisine çeki düzen vermediği takdirde azledilmiş sayılacağı ve onun yerine.. bir şekilde yargıya yardımcı olmayanlarda suça ortak olarak kabul edilmeli. Suçlu cezasını yasalara göre çekmelidir.. Üniversite yönetimi. bunların bilinmesini istemeyenler gizli elin en kibar deyimiy-le gizli kuklaları olarak kabul edilecektir. Her isteyen aday adayı olma şansına sahip olabilmeliydi... kültürel.. Genel seçimde. ondan sonra gelen sırada bulunan kişinin temsilci olacağı. Hiçbir gerekçe özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ dahil günahları ve günahkarları örtmemeli. Bu şekilde bireylerin kullandığı oylarla salt çoğunluk oyunu alan kişinin katılacağı seçimde birey.. Seçilecek Halk temsilcileri toplamının genel nüfus toplamına bölünmesiyle elde edilecek sayı esas alınarak seçim bölgeleri oluşturulmuş olmalı ve her seçim bölgesine ayrılan kontenjan sayısıyla bölünerek elde edilecek sayı nazara alınıp halkın temsilcileri seçilmeliydi. Yerel Güvenlik. Yüksek Đnceleme ve Denetleme Yargısının Daire başkanlarıyla.. Yerel Đdare. bu durumda 50 oy bir temsilciye eşitlenmeli 200 oy alan partiden 4 temsilci. öğrenci ve çalışanları tarafından aynı sistem örnek alınıp adapte edilerek seçilmeli. Merkezi Yargı Erkinin tüm ileri gelen başkanlarının... bu yönüyle iki taraflı bir sözleşmenin yapılmış olduğu temel kural kabul edilerek bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır.. onun kullandığı oyu geçersiz saymalıydı. seçmen bireylerin direk kabul veya ret yönündeki oylarına göre hareket etme zorunluluğu olması. Başkanlarının ise. malvarlıklarını.. diğer anlamıyla uygulamayla yetkili ve görevli olan "Kendine Bakanlar Grubunun" isminin "Bireye Bakanlar Grubu..adaylarını belirleme hakları tanınmalıydı. 300 oy alan partiden 6 temsilci. Örneğin.." olarak değiştirilmesi.. Temel Yasaları Đnceleme Başkan ve üyelerinin de belirli koşullara sahip olan adaylar arasından seçimi de Demokrasinet sistemiyle bireyler tarafından belirlenmeli.. Açıklanamaz" soyut kavramıyla engellenmemeli.. taahhütlerine bağlı kalmalı.. Aday adayları. nette açacakları web sitesinde yaşam biçimlerini. aksine davranış halinde birey üç kez uyarılmalı ve üçüncü hata yinelemesinde ise sistem. seçildiklerinde gerçekleştirmek istediklerini açıkça ve ayrıntılı şekilde belirtecek bu onların taahhütnamesi sayılacaktır... devlet avukatlarının. adaylarını belirlediği parti dışında bir partiye oy verme hakkını askıya almış sayılmalıydı. seçmen iradesini yansıtmayan davranış ve hallerde bulunması hallerde. Yasalara uygun olarak yürütme. 400 oy alan partiden 8 temsilci seçilmiş olmalı. Bu tür günahları ve günahkarların cezalandırılmasını sağlayacak bilgileri saklayanlar. onu seçen bireyler ise vekil eden hukuki ilişkisine girmiş sayılmalı.. Yerel mahkemeler de belirli koşulları taşıyan adaylar arasından aynı sistemle seçilmeli ve aynı sistemle azledilebilmelidir. çalışanları tarafından. birey hangi partiye oy vereceği iradesini göstermeli ve o partiden sınırsız sayıda aday adaylarından önceden belirtilmiş sayı kadarını sıralayarak belirleyebilmelidir. Engelleyenler. genel seçimde en çok oy alan partinin genel başkanı olması. Halk temsilcisi sıfatı kazanan kişi vekil edilen.. Devlete ait iletişim araçlarının üst düzey yöneticileri de aynı sistemle belirlenmeli. ve ‘özel olaylar’ dahi bireylerin seçtiği komisyon tarafından tartışılmalıdır. . aday adayı listesinde. siyasi. Temel Yasalarda ise.. Temsilcinin. ekonomik. Bu tür veriler bir bilgi merkezinde otomatik olarak kaydedilmeli. görüşlerini. halk temsilci merkezinde aksine oy kullanımında bulunmamalıdır. amaçlarını. Bir takım günahların ve günahkarların soruşturulması "Ulusal Güvenliğe Aittir.. Birey dışında bir güç kabul edilmemelidir. Bu ve benzeri uygulamalarla bireyin doğrudan yasa düzenleyici iradesini yansıtmasıyla kendi kendini yönetme tanımını içeren demokratik yönetime kavuşulabileceği.. Hastanelerdeki yöneticiler. Dış ve Đç Güvenlik konusunda kendi grubu içerisinde içsel yeteneğini kanıtlamış ve belirli düzeye gelmiş görevliler arasından seçimi ve azli de aynı sistemle gerçekleştirilmelidir. Temel yasalarda kullanacağı oylardan önce seçmeninin e-mail yoluyla veya anket formlarıyla sunduğu iradesini kesinlikle gözönüne almalıdır.. Halk Temsilcisi. Bu grup üyelerinin de halk temsilcilerinin oy çokluğuyla seçilmesi. tercih de bulunduğu partinin adaylarından önceki sıralamayı dahi değiştirerek oy kullanma hakkına sahip olmalıdır.

Aynı yazı iki dile daha çevrilmiş oldu. azlide aynı yolla gerçekleştirilmelidir.. sürekli kullanılmış Uzak ülkenin maşa lideri Paslanmış DemirAdamı yok etmek ve Birleşik devlet Lideriyle ortaklı petrol şirketi olan yerel ve illegal Örgüt liderini de ek bahaneler olarak kullanarak. Dünya insanlarının tümünün bunlardan yararlandırılması amaçlıydı.. Dünya küreselleşmişti. Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme Grubu üyeleri neden bu ret kararlarını onaylıyorlar. Faturayı fazla şişirmemeliydi. diğer tarafın lehine bir durum ortaya çıktığında. tıpkı sitede bulunan diğer yazılar gibi. iki taraflı sözleşmelerde.. bireylerin sesleri olarak daha gür çıkacaktır.. enerji yatırımcıları. sözleşme koşulları dahi buna göre . Web sayfası.. "Sizler de cehennem ateşinde yanan veya yakan bir odun olmak ister misiniz?" sorusuna birey olarak "Hayır!" yanıtını vereceğinize adım gibi eminim. bulundukları kitle örgütlerinden de bağımsız içsel oluşumlarını tamamlayıp bu konuda diğer bireylerle internet kanalı ile bağlantı kurup yasal tepkilerini göstermeleri gerektiği kanısındayım.. başkaları karar veriyor ve verdikleri kararlarda genelde aleyhimize oluyor. Kendilerine alet ve yardımcı olmayanlara karşı çok önceden oluşturmuş oldukları ve gündemde tuttukları olgularla tehdit ve şantajlarda bulunmaktadırlar. milyonlarca insanın kanını akıtmak için. Đtirazını yazacak ve ilgili yargı grubuna verecekti. uyuşturucu ve silah tüccarları etkin.yabancı maşalar kullanılarak düzenledikleri senaryo gereği iki gökdeleni -kendi insanlarının ölümünü de göze alarak. Birey sesi. Tıkanıklıkların bireylerin iradesiyle aşılması sağlanmalıdır.." Bu şekilde devam eden yazıyı web sayfasına kaydettikten sonra ikinci yazıya geçti. Bir çiçekle bahar gelmezdi.. zihinleri kontrol altına almayı başaran. Bunu boşa çıkarmanın en akla gelen yolu Demokrasinin gerçekten uygulana alanı bulabileceği Demokrasinet yapısının tamamıyla ve yasal düzenlemelerle yerleşmesini sağlamaktır. Ortadoğu’nun normal ateşini. " . özel tarikat niteliğindeki Genel Düzenleme Grubu. Dünya’nın tüm yöreleri çiçeklenmeliydi... e-haber mesajları tümüyle bu program sayesinde üç dilde yayımlanıyordu.. bireysel iradenin yansımasını kolaylaştırıcı ve önünü açıcı olmalıdır. bunu anlamakta güçlük çekiyordu.. toplumun ve bireyin geleceğini tayin edecek her grup. Etkin gruplarca eskimiş yüzlere makyaj yapılmakta. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"nın alacağına yönelik itiraz dilekçesini de hazırlamak için sayfa açtı. bireyler olarak kullanmak zorundayız. çıkarları gerektirdiğinde insan haklarını ihlal eden grup ve devletlere destek verdikleri yakın ve güncel olaylarla apaçık ortadadır.. bunu düzenleme hakkı da bizlerin olmalıdır. Geleceği yaşayacak bizleriz. Genel hukuk kurallarına göre. Önemli olan ana düşünceydi.. cehennem ateşine dönüştürecekler. Bu yapı sağlanmadan hiçbir partiye oy vermeme silahını. Bu görüşün açılımı ve oluşabilecek sorunları bireylerin katılımı ve ortaya koyacakları mantıklı çoğunluk iradesiyle gerçekleştirmeliydiler. Kendi inisiyatiflerinde yeni oluşumlar sağlama amaçlı ve doğal kaynaklardan beslenen grupların istila hareketine karşı her bireyin kendi alanında ve yasal çerçevede karşı duruş göstermesi gerekiyor." Bu yazıyı da web sitesine verdikten sonra.. Ülkenin. SodgGom dili dışında yabancı iki dile de çevrilmesi için çevirici programını uyardı. Telefon faturasını ödemekte zorluk çekiyordu. Yürürlükteki kurallara göre kazanılması gereken dava neden reddediliyordu. Amaçlarının demokrasi ve insan hakları olduğunu iddia eden güçlerin. bireysel irade çoğunluğuyla. yeniler ise yeni söylemli sunuşlarla takdim edilmektedir. Bileşik Devlet kanalı ile. desteklemek amacıyla büyük harekat başlatma niyet ve arzusundadır. değişen ortam ve başkaca nedenlerle taraflardan birinin aleyhine. dünya fiili egemen ırk olan ‘Nil’i Geçenler Irkının’ nokta ülkesini de. Devletin görevi. Bu durumda hafifte olsa esintisel köstek olunmaması amacıyla ülkemiz Sodgom’da yeni oluşumlar sağlanmaktadır. Ama bu itiraz davasının kabul olmayacağına adı gibi emindi.. iki gökdelen karşılığında binlerce binaların.bombalatan güçlerin oluşturduğu kaos ortamından. kendisi aleyhine çıkan veya çıkacak çatlak sesleri sessizleştiren petrol şirketleri. yurttaşın itirazını kabul eden bazı yerel mahkeme kararlarını ise banka yararına bozuyordu. Birkaç kez müşterilerinin ısrarıyla aynı doğrultuda itiraz dilekçesi yazmış ve kabul görmemişti! Ber. tartışmayı bekliyordu.... Konu ve ayrıntı açılmayı.Kısaca. Buna alet olanlar veya sessiz kalarak onay verenlerin bu cehennem ateşinde odun olma ihtimaline karşı.. istediği kitle psikolojisini oluşturan.. Bireyler. Đnternet bağlantısını kapadı. Geleceğimize.

Doğal yapı buydu. Đşte bu kabul edilemezdi. ne zaman sahaya inerek kendilerine sürekli gol atanlara. eski faiz oranının kat be kat üstü isteniyordu. Nedenini biliyordu Ber. genel yönetimin ve özelde banka yönetimlerinin yanlış uygulamaları ve yapılan ve yaptırılan soygunlar sonucu oluşan ve faturası bireye çıkarılan ekonomik krizden dolayı. Karşı binada bulunan kafeden geliyordu sesler.. Alacaklarımı tahsil etmekte zorluk çekmeye ve borçlarımı ödemede temerrüde düşmeye başlamıştım. Eğer. Ve neden bir hukukçu.. Oluşan bozulmadan tüm piyasalar nasibini aldığı gibi...." Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme grubu üyeleri. Bırakın katlanmayı. Med’le olan sanal seanslarına uzandı. Her zaman görücüye çıkmamalıydı. pencereye koştu." Dışarıdan gelen yüksek oktavlı uğultu üzerine merakını yenemeyerek. bir ceza maddesinin ihlali şeklinde yorumlayabilirdi. sonra siyaset ve sonra gerektiğinde bu yapılara uygun hukuk gelirdi. Siyaseti elinde bulunduran ‘gerçek el’ komutanı ‘gizli el’ aynı zamanda ekonomiyi elinde bulundurandı. Son paragrafları sildi. Đçsel tepki. Ekranda gördüğü temsili Düzenleme Grubu raporlarında yarı finale ulaşacaklarını duymuştu Ber. Kahvelerdeki söylence aklına geldi.. ekonomist gibi hareket eder di?. yüzlerini ise toprağa benzetip psikolojik rahatlamaya geçebilirdi ziraat mühendisi.. Futbol maçını seyredenlerden kendisini daha güçlü buldu. Hukukçunun görev alanını belirleme. Bankanın faiz oranını tek taraflı ve kredi kartı kullanıcısı olan benim aleyhime istediği oranda yükseltebilmesi karşısında zaten ödeme güçlüğü içinde olan durumumu bayağı zora sokmuştur.. ‘Bana bir kelime söyleyin. Kadınların tüylerini çimene. çektikçe uzar. Bir bankanın iflası ise riskliydi. Riskliydi.. Bozanlar. Hayır. bankaların dilediğince faiz artırımına gidebilmesini anlayamıyordu.... Ber.... Sodgom Ülkesinin genel yapısında ekonomi. benimde işlerim bozuldu... Yazmak rahatlatıcıydı.Goooollllllll!" naralarını zevkle duyacak ve duyuracaktı. "Kanun lastik gibidir! Đstediğin yere çek. ".. Hayır.. Gerçi ziraat mühendisi bu işle kendi asli işi arasında bağlantı kurabilirdi. üstüne üstlük eski koşullar daha fazla ağırlaştırılmış. Đleride yeni düzenlemelerle birey ve toplumun gönlü alınabilirdi. Sonucu önceden biliyordu..." diyen şahıs ne de güzel söylemişti. Yolsuzluklara dayalı ekonomik kurallar ile hukuk kuralları arasındaki çelişme ve çekişmede neden ekonomistlerin kuralları geçerli oluyor du?. Ekonomik iflas ise... Hukuk karın doyurmazdı. belki de daha yüksek sesle ve diğer kendisine benzer bireylerin sesleriyle karışacak "Goooo-l!. Bilenler öyle söylüyordu. Bu hayali gerçekleştiğinde kendisi de aşağıdaki insanlar gibi neşelenecek.. asıl sahiplerin etkilediği siyasetçilerin elindeydi. bazen neden ekonomist olma gereği duyarlardı?." diye bağırıyorlardı. ilgilileri tarafından gerektiği şekilde uyarılırdı. . bunda bankanın sorumluluğu olmadığı düşünülse dahi her birey ve banka aynı olumsuz ortamda soluklanmaya başladığından ekonomik krizin sonuçlarına her iki tarafında eşit şekilde katlanması gerekmez miydi?. Hukukun iflası önemli değildi.. Kabul görmese de bir tepkiydi. bugün Evrensel Futbol Turnuvası maçının olduğunu anımsadı. Hukuk bazen evin eşiğinde kalmalıydı. Bu arada elimden geldiği kadar alacaklı bankaya ödemelerde bulunmuşsam da sanki ödediğim paralar (faizden olsa gerek) bir türlü bitmemiştir. Tıpkı. ziraat mühendisliği diplomasıyla iş bulamayan bireyin.yeniden yargı grubunca uyarlanıp düzenlenirken.. bilinçli bilgiyle ölçülmeliydi. Yazdıkça yazıyordu ve sonlardaydı. üstünlüktü. Kulak verdi. Bilmek. Birinin dikkatini çekip... "Gooooollllll!. Kendisine öğretilen hukuk ile uygulama farklıydı. karşılık gol atacaktı?. Dilekçe standardına uymuyordu..sanki ekonominin kötü gidişatından ve krizden kredi kartı kullanıcıları değil de sadece bankalar zarar görmekte gibi bir anlayış ortaya konmaktadır.. Hiç istemediğimiz halde düşülen ekonomik olumsuz kaos ortamına ben vatandaş olarak sebep olmadığım gibi şimdiye kadar olan ekonomik gelişim ve uygulamaların çoğuna kalben de olsa onay vermediğim için bunun sorumluluğunu paylaşmak gibi bir zorunluluğum söz konusu olmamalıdır.. Ber ise sağlığına önem verenlerdendi.. bazen bir hukukçu gibi değil.. ekonomiden yararlanan üst grupların aç kalması demekti. sizi idama götüreyim. Üstün insan.. Futbolla ilgili ikiz rüyasını anımsadı. Sodgom Ülkesi Milli takımının yarı finale yükselebilmesi için bugünkü maçı kazanması gerekiyordu. Üstün bireyler. kendi alanıyla ilgisi olmayan bayan kuaförü işiyle uğraşması gibi. içte kaldıkça rahatsızlık verici ve karın ağrıtıcıydı....... Sorumlular kimlerse onlar bu zararı paylaşsın. bozulmamalıydı... Milyonlarca bireyin iflası önemli değildi. bir çok yerden yükselen seslerdi bunlar.

Bilgisayarı kapatacakken birden bugünkü e-maillerine bakmadığını anımsadı. Bekliyorum... Şimdi sıra sizde?... Bir ara tanışmıştık.. Ondan sonra.. Eve gidip uzanmalı ve Yansı’nın söylediklerini irdelemeliydi.. mesajı açtığında hayretini "vay be!"” diye sesli olarak ifade etti. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıy-la birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun." "Öncelikle. Ber.. iletiye gülmekten kendisini alamadı.." yazılmıştı." diyerek iletide bulundu Ber.. benim Korpsi. kavramlarınız. Med. E-mailiniz bayağı dikkat çekiciydi. Gelen olursa şu an yok de!" diyerek odasını kapısını kapadı.." mesajıyla karşılık verdi.. soğuk terleme." "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. *** . Bir sorun mu var?." yazılı iletisini gönderdi. Ber..." Karşısındaki sert söylemdeydi. Yoksa anlam yüklü müydü?. galiba.." "Peki!. Sözler saçma mıydı?. Bana yanlış bilgi vermiş olabilir?. el ve bacak titremeleri. Kızdırmamalıydı. "Med isimli şahıs benim yabancım değil." "Babası..." "Benim yanıt vermeme gerek kalmadı Çünkü aynı kişiden söz etmiyoruz. bilgisayar başındaydı ve chat yapmaya hazır olduğunu belirtiyordu. Mesaj programını açtı.. muhatabı internet bağlantısını koparmıştı...Bu düşüncelerle tekrar bilgisayarının başına oturdu... "Merhaba ben Ber. küfürlü yergilerde vardı.." "Onlar hakkında pek konuşmamıştık. "Ana Para" ya yine ve ayrıca ek olarak işletilmiş ve işletilmeye devam edilecek olan yüzde beşyüzlere varan faiz oranına ilişkin itiraz dilekçesinin çıktılarını aldı. Nete tekrar girdi.. "Đyi Ruhlar" isimli web sayfasıyla ilgili olan övgü dolu e-mailler yanında. bu ucube. onun bu haline bir anlam veremedi... Lütfen bu mesajı okuduktan sonra sileceğinize kendi kendinize söz verin. kalp tik taklarının artırımı etkisi yarattı Ber’de." diye sordu. Birkaç dakika sonra Korpsi nikini gören Ber. Anlamsız geldi kendisine.. "Bu cümleler sizce bir anlam ifade ettiği zaman görüşelim.. "Şu an oradaysanız karşılıklı mesaj bölümüne giriniz. Birkaç arkadaşından gelenleri okudu. "Ne demek istiyorsun?.. lütfen! Direk yazışmak istiyorum sizle.." "Evet!... Çünkü. Đnternet bağlantısını kopardı. Đlk zamanlar tesadüfi izdüşümler diye. Birçok e-mailler gelmişti. Chat servisindeki özel nikini de sunmuştu. Aşırı benzerlik taşıyan cümleleriniz.. Söz verdiğinize inanıyor ve devam ediyorum.. Reklam içerikli olanları hemen sildi.. Mutfak lavabosunda elini yüzünü yıkadı." Ber.. chat servisine girmekte gecikmedi... Mesaj programını tam kapatacağı esnada yeni gelen bir mesaj dikkatini çekmişti. Size ileti gönderen şahısım. "Ne iş yapardı?.. siz?. Bu sorular size anlamsız geliyorsa lütfen yanıtlamayın!. Konu karşılığına. "çok gizli. "Ber Bey! Đyi Ruhlar sitesinin ve özelde Med’den alıntılar sayfasının uzun süredir okuyucusu bulunmaktayım.. Ama uzunca bir süre önce trafik kazası sonucu vefat ettiklerini söylemişti. Altına kalın ve okkalı imza attı." "Belki de aynı kişidir.." Bir dost imzalı bu yazı gözlerinin açılması." Ber. Tanımıyorsanız. Bir kısmına karşılık verdi. "Bir şey anladıysam kötü ruh olayım.. "Yo bir sorun yok. siz e-maildeki sorularımı yanıtlayın.. Korpsi’nin yanıt iletisi gelmekte gecikmedi. annesi?.. Sek.” mesajını iletti. Ama sonra birbirimizi kaybettik. bağrından fışkıran suyun. anlatılarınız var... Selamlar... Bir delinin kuyuya taş atması örneğini anımsatan sözlerdi ve kendisi de bu karmaşada kırk akıllıdan biri olup yorulmak istemiyordu.. Kendisinden istenen ana paraya faiz ekleyerek bankanın belirlediği ve buna rağmen yine ana para saydığı. düşünmüşken zamanla bu yargımdan sıyrılmak zorunda kaldım... O halde Size Med’in kitabından bir alıntı sunacağım.. "Kendinizi tanıtır mısınız?.. Mesajın yanıtı gelmekte gecikmedi." "Ad Kenti Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuydu. önceki iletiyi gönderen Korpsi nikli şahsa. "Ber bey." yazılı iletisini gönderdiyse de yanıt alamadı. Birey.. diye tanıdığınız biri var mı?.. Alıntılarınız gerçekten Med isimli bir bayandan mı?. onu tanıyanlardan biriyle bağlantınız oldu mu? Veya onun kayıp eserinden sizde var mı?." "Evet....

Amcamın olmuyo muş! Amca zorlarsan olicek olicek. Ki. sağa kıvır..Bütünlüğümüzü bozmadan Tekdüze sessimizin içine etmeden Kıvırarak söyleyelim şarkımızı.. Kivir. Hahhahhah!!!. başarmak için... Bütün eller havaya Hadi be amca! Sende kaldır. Bir şeyler!. kivirt Kıvır. bu söyleyen kim?" diye iştahla soruyordu.. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!.." "Ya abi. Öne kıvır. kivir.. kiv. Bu kez. Sana fedadır canım benim. elleri.. Kıvır da kıvırt Kıvır da kıvır. parçalamak için kıvırmak gerek!. Ki. kıvırt. Kıvırmak gerek! Dikine dikine yükselmek için. Sen olmasan ne yapardım?. SodGom canım yurdum benim. hav hav hav Yükselmek.. Kıvır da kıvırt. kıvır. ilerlemek. Olmuyo mu?. Vav vav vav... O oooo ooo Olmuyo arkadaşlar.. Uyarmadı demeyin." "Emrin olur abem!" Yeniden çalınan parçayı Ber’de daha bir dikkatli dinlemeye başlamıştı.. Kıv. "WWWaaaavvvvvv!!!... Elleri görmüyorum... Hahhahhah!. Đlk kasetiymiş. Şoför abim. Kıvırt da kıvır. arkaya kıvır Önden arkaya.. Markız’mış!. WWWoooovvvvvvv!!!.. kiv.. "Ya!.. ve bir ağızdan. Kıvır da kıvırt. Kıvırt da kıvır.. Kıvırmak gerek! Paralanmak. Olmadı tekrar baştan!. Kivirtta. Cennet vatanım benim Özgür kivirtmalar ülkem benim. sol göğsü kıvırt Kıvır da kıvırt. hov hov hov Hev hev hev. Bende bugün aldım.. 39 Ber’inde yolcu olarak bulunduğu dolmuşun sürücüsünün arka koltuğunda oturan bir şahıs. Ay’nanmıyorum. kivir. bu parçayı yeniden çalamaz mısın?... arkadan öne Kıvır da kıvırt.. paralamak. Kıvırt da kıvırt. kıv. kı... Kıvırtta kıvır. kı.. Ama güzel şeyler almak için. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!.. Sağ göğsü kıvırt.... Karı ne güzel söyli. Göğüsler hareketsiz kalmasın.. Sola kıvır.. Sağa kıvır. . "Adı.. Hadi! Hep birden.. sola kıvır..

. genişliğini yakinen tanırdı.. Sodgom ülkesinde gerçekleşen herşeyi normal karşılamalıydı. Çalınan parçanın ezgisi ile Markız’ın klibinden duyulan ezgi öz olarak aynıydı. birşey katılması veya çıkarılmasıyla hırsızlık yaptıklarını gizleme olanaklarına sahiplerdi.. annesinden yadigar kalan kaseti çıkardı.. Çevresinde bulunan diğer dansözler de ona uygun destekleyici kıvırtmalarda bulunuyorlar nakaratlarda eşlik ediyorlardı. Markız’dan ayrılalı uzun bir süre geçmemişti.. Mar kentine bağlı annesinin doğduğu köyde bulunan bir ozana ait köyün ana dilinde söylenen bu parça ulusal müzik kültürüne nasıl da kazandırılmıştı?. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!." Ber. Herkes gizli bir sözleşmenin tarafları gibi sessizlik kuralına uyuyorlardı. Ezgide ne kadar çok benziyordu. dünya insanlarının ortak malıydı. Geçen sürede bu kadar büyümesi olağandışıydı. Secret. şarkısına klip dahi çektirmişti. ona bel vermişti. diğerini teşhiri.. Kasette çıkarmış. sözler Sodgom gerçekliğinden. Fakat bu kadar çabuk beklemiyordu. Acaba yanlış mı algılıyordu. Markız’da bu kopya kasetten. Markız’a kendi elleriyle. kuşkuya düştü. Çünkü eser denetleme grupları onlardan oluşuyordu ve onlarda aynısını yapıyorlardı. Bunda sürücüyü kafaya alan yolcunun büyük payı olmuştu. Maf." "Neye?" "Markız. Evrensel kültür. Söz ve Müziğin Markız’a ait olduğu yazıyordu.. yüksekliğini. benzettiği parçaya getirdi. bir başka güzel görünüyordu. Ezgi annesinin köyünden. olasılıkları aklına geldi. yada bir takım eşyalarla şişirilmiş olabilir.. Ofisten içeri adımını atmasıyla. Neden bu kadar şaşırmıştı. yukarıya." sesleri asıl parçanın başında yer alıyorken. Sesin kötülüğü enstrümanlarla kapatılmaya çalışılmışsa da pek başarılı olunamamıştı. Şişmanlamakdan olamazdı. diğerinin teşhir edeni teşhir etmesini doğururdu. Her toplum ve birey karınca kararınca bu evrenselliğe katkıda bulunurken. Markız’a ait olabilecek sözlerin ise düzenleyicilere hizmet sunan bir üyenin futbol yanında yeni bir hipnoz özelliği taşıyan maskelenmiş kodlar olma olasılığı yüksekti. Müzik setine yerleştirdi. Televizyondaki kanalların çoğu onun klibini bugün onlarca kez yayınladı.." dediği anda bulunduğu kanala sabitlendi. Haksız ve insafsızca grupsal bir lince tabi tutulan bir ses ve beste sanatçısının şarkısında geçen "Sanat Hırsızlığı" bu olmalıydı. sola kıvır dediğinde sola kıvırıyordu.’ naralarını kullan-mıştı. kopyaladığı parçanın sözlerini değiştirerek kendisine mal etmiş. Birinin. Kaldı ki. popo ise.. Đnanmayacaksın?. Solkol’un söylediklerini anımsadı. "Đşte!.. katkı yerine sanat hırsızlığını tercih ediyordu. Klibini merak etmişti. söz ve ses estetik değildi..."Ber Bey!.. kendisine ve diğer yolculara. Ofisine yakın durağa varıncaya kadar beş kez dinletildi. Secret’in heyecanlı sesiyle karşılandı. geçmişi anımsadı. Poposunun kıvrımlarını. Popo görüntüsünde ya figüran kullanılıyordu.. hafiflik sağlama farklılığı dışında tamamen birbirinin aynısıydı. aşağıya döndürdüğünde Ber. Tüm ülke ondan söz ediyor. Sardırarak. Birkaç enstrüman eklentisi ve hız. Poposunu sağa sola. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. Birkaç kez de bu şekilde aynı şarkıyı dinledi hafıza kaydından. Bir başka kanala daha geçti. annesinden yadigar kalan kasetin kopyasını hediye etmişti.. dansöz şarkıcı olmuş!" "Hangi Markız?" "Senin arkadaşın olan Markız! Televizyonda klibini izledim. Markız’ın klipinin başlayacağı anonsu üzerine sabitlendi. Parçada geçen sözlere uygun davranışlar sergiliyordu Markız. Sodgom ülkesinin yükseltilen birçok şahsiyeti.Kıvırt da kıvır. Çünkü bedeninin diğer aksamı önceki markız bedeniydi ve şişman değildi. Çalınan eserlerin üzerlerinin hafif boyanması. Markız onun yerine. Az önce dolmuşta bir çok kez dinletilen parçaydı. böyle bir sonuca ulaşılmasını. Yöresel motifli ezgilerin bulunduğu annesinden kendisine yadigar kalan kasetteki bir parçaya ne kadar da çok benziyordu.." Sözleri ilk kez duyuyor olmasına rağmen. ‘WWWaaaavvvvvv!!!. ezgi yabancı gelmiyordu. dolmuştan indiğinde bile kulaklarında çınlıyordu.. halk . Markız’ın müzik kültürünü yakinen bilen Ber. poposu ve sanatçılığı beğenilen yabancı bir sanatçıdan. Ezgi güzel.. mekanlar ise yabancı bir klipten aşırılmıştı. Rasgele kanalları gezdi.. Markız. Çekmecesine gizlediği. Sağa kıvır dediğinde sağa. Şarkı. Klip bütün olarak kopyaydı. Yörede şenliklerde el parmaklarının ağıza dokundurulup çekilmesi esnasında çıkarılan ‘Lili lili lili.

. Med’in olmadığı varsayımı. hatta medyum. ret olduğunu 'geçmiş olsunlar’la. Benzetiliyordu.... izlediği görüntüler gibi geliyordu.. Markız’ın çevresindeki dansözler ve sözler sanki daha önceden seyrettiği... Halkın Temsilcileri Genel Merkezinde tartışılan "Siyasi suçluları da kapsayan Genel Af"ın. kendisine. Kaseti ona hediye etmemesi gerektiğini ifade etmişti. stilistlerin.." "Takdir sizin. Ayrıca. bir şey yok.. Geleceğim ne olacak?. Secret kendisine.. " "SodGom ülkesini anlayamıyorum... Yeter ki içinde havalı birşeyler olsundu... Markız hakkında deşifrizasyon süreci başlatmalıydı.. Bir haftadır.. kahin olduğu sonuçlarına götürüyordu. Karar dün elimize ulaştı... Bu şarkı.. Med’in sanal olduğu gerçeğini yalanlıyordu sanki. hayır!." "Ben de onların inadına yeşil kurdeleye serbestlik getirecek partiye üye olup canla başla çalışmaz mıyım?. davayı neden reddetmişler?.. Yeşil kurdelesiz kalmaktansa okumamayı tercih ederim.. bu olay bir parça kurdele olayını aşıyor... Telefonda uzun ismi ‘Yeşil Başlıklı Kız’ olan YeşKız'ın olduğunu iletti. Davanızın sonucu hakkında bilgi vermek istiyorum. Markız’ın sanat hırsızı olduğunu ve kendisine ait olmayan parçayı." olarak değiştirilmesi de yasalaşmıştı. klip hatta dansöz kıyafeti.. yazarların." .." "Ben de teşekkür ederim. Ad kentine ilk kez gelen bir senfoni orkestrasının verdiği bir konserde..nasıl olsa verileni hemen benimsiyordu. Bu şekilde siyasi propaganda yapıyormuşsunuz. Benim hiçbir siyasi partiyle uzaktan yakından ilgim olmadığını sende biliyorsun.. " "Ha! Evet.. Flash haber. bunları içselinde zaten tartışıyordu. birileri durumdan vazife çıkarıp." "Bunu da temyiz dilekçesinde belirtmiştim.. Bu habere çok sevinmişti. Mimikler dahi benzemeliydi.. ya siz?. "Allah’ım çıldıracağım!. Ber." "Đnançlarıma uygun yaşamak ve eğitimden yararlanmak için yeşil kurdelenin özgür bırakıldığı yaban el'lere mi gitmeliyim?.. Gelişen her olay. Ülkede en güzel buluşlar genelde isim ve takıştırmalarda olurdu. siyasileri de kapsıyordu ve yasa yürürlüğe girdiğinde Tar'da salıverilecekti. Secret’e..... köşe yazarlarının.. Med’in Markız hakkında söylediklerini anımsadı. tiyatro oyunları ile oyuncularının bazıları aynı kurala tabi fertlerdi. günlerdir. batı klasiklerinden hızlı tempolu parçaları bu yüzden severlerdi... açıklaması gereki-yordu. Hangi parti gelirse gelsin devlet politikasına uymak zorunda. Ülkede her renk ve her davranış bir şekilde siyasi propaganda simgesi şeklinde algılanabilir. Siyasi mesaj içeriyormuş. "Tut-Bırakma KursEvi"nin adının "TutBırak KursEvi. Genel Af." dedi Ber. oy çoğunluğuyla kabul edildiğine ilişkindi.. Aksi halde bir yerlerde. Toplumun bazı kesimi.. Ona davasının olumsuz sonlandığı.. Kopyacılık ve aşırma sadece müzik piyasasında mı oluyordu?. Oynama ve kıvırmaya sevk edici sesler barındırsın dı. Bu bir SodGom Devlet politikası. Mozart’ın bir parçası çalınırken seyircilerin bir çoğunun halaya kalktığını daha dün gibi hatırlıyordu.. film ve dizi senarist ile düzenleyicilerinin. Çünkü.." "Đdari Denetleme ve Đnceleme Yüksek Mahkemesi açtığımız davayı kabul etmedi...." "Takdir sizin ama bununda çözüm olmadığını göreceksiniz.. Aramam için not bırakmışsınız?.. gerekeni yapar. Üniversite hocalarının. kendisine aitmiş gibi gösterdiğini kanıtlayarak. heykeltıraşların... Öğleden önce YeşKız'ı telefonla aratıp not bırakmıştı.. Hatta her el ve parmak hareketleri de.. Bildirmek istedim... "Ber Bey! Nasılsınız?" "Teşekkür ederim." "Efendim?" "Yok.." "Evet!. Đyi Ruhlar web sitesinde yöresel parçayı da sunarak. ressamların." "Olamaz!. onu deşifre etmeliydi." "Peki... Yansı’nında ifade ettiği üzere kendisinin büyücü...." "Ya saçınıza yeşil kurdele bağlayarak üniversiteye devam edemeyeceksiniz veya bazıları gibi yeşil kurdelenizi belirsiz bir güne kadar sandığınıza saklayarak onsuz okuyacaksınız!" "Đnancım gereği takmak zorundayım." "Davanız ret olundu. Klipten sonra flash haber duyurusu üzerine televizyonu kapamaktan vazgeçti." "Şimdi ben ne yapacağım?..." "Bilinen nedenler.

" "Geçenlerde bir gazetede okumuştum.... Çenesini avuçladı... Bir gün yeşil kurdela mağdurlarına genel af gelebilecek miydi?. "Politikanın.. Sitenin diğer düzenleyicileri ile birlikte bu konuyu çok tartıştık. savaşa taraf olmayan birey YeşKız evrensel yasalardan olan eğitim hakkından yoksun bırakılmıştı.... özgürlüğün en büyük düşmanıdır.. Bazen alt insanlardan çok azı şans eseri suyunun suyu misali bunlardan sebeplenmektedir. yeşil kurdele giyinmekte önceden yasaklı olan komünizm gibi. faiz oranlarıyla ilgili olsun. Yazışmalar karşılıklı ve tüm hızıyla sürmeye başladı. "Örneğin?.." "Teşekkür ederim. Fakat her nasılsa o mahkemede bu talebi reddetmiş.. takma adlı biri kendisine 'selam' mesajını göndermişti bile. geçmiş olsun dileklerimle. üniversite okumaktan vazgeçiyordu. Ayrıca. Ama. Böyle bir yolu deneyebilir miyiz?." "Özgürlük kazanımımı ülkede uygulanan demokratik sistemle elde etmek çok zor olduğuna göre...."Bunda da yorum yapamıyorum. yasal dil dışında bırakılmış Dowko dili gibi serbest kalacağına inanıyorum." EkoPol :"Biraz açar mısınız?. EkoPol." yazdı. Đkilem içindeydi. EkoPol ile arada yazıştıklarından birbirleri hakkında bilgi sahibiydiler.. ana görüşlerle." "Đnternette arkadaşlarla birlikte hazırladığımız bir site var. ĐyiRuhlar adresiyle geçiyor. Ek olarak hal ve hatırını da sordu.. mesaj kutusuna 'Selam." MedBer: "Özellikle sayfa ayırmadık." "Özgürlüklerin isteminde yanlı talep. Ama. Bu sayfanın olmamasının daha iyi bir mesaj taşıyacağı sonucuna vardık. Okuma isteğiyle. Ekonominin . Đnsan hakları ve inanç özgürlüğüne aykırı kararlar için Güneşin Battığı Ülkelerde bulunan Uluslararası Çağdaş Mahkemeye müracaat edildiğini duymuştum.." "Ber Bey!. Son günlerde çok sıkıldığı anlarda yaptığı eylemi gerçekleştirdi. olay yeşil kurdele olayı değil. daha alt konularda sayfalarınız varken ekonomi konusunda özel sayfanız yok. O her ikisini birden elde edemeyeceğini anlayarak. döviz piyasasında olsun. Đyi bir konsantrasyon sağladığında bu konuda da duyumsama sağlayabileceğine inanıyordu. Elinizden gelen ilgiyi gösterdiğinize inanıyorum. Politik savaşta.. uygulamalı inancı karşı karşıya getirilmişti.." MedBer." MedBer: "Ekonominin evrensel kurallarının ülkede uygulanmadığı bilinmektedir... Bunun için ya savaşın bitmesi beklenecek veya başka alanlarda özgürlük isteyenlerle birlikte bu özgürlüğünde kazanımı için demokratik anlamda mücadele etmek gerekecek" "Bana bu özgürlüğün verilmesi yeterli.. EkoPol.. Ekonominin her alanının ipleri örtülü veya açık genelde dışsal bağlantılı yerel azınlık gruplarının ellerinde olduğu tartışma götürmez bir gerçek.. YeşKız'ı anlıyordu. Başka yönleriyle SodGom Ülkesi benim için özgürlükler ülkesi. ekonomiyle de ayrılmaz ikili olduğu konusunda görüşleriniz olmasına karşın. nbr?.. Borsa'da olsun. bazı görüşleriniz arasında sanki çelişki varmış gibi geliyor bana. Öylece bekledi. Nete bağlandı..." Telefonu kapadıktan sonra kederli zamanlarında yaptığı hareketi yaptı.. "Sitenizde eksik gördüğüm bazı konular var.. Bu siteyi ziyaret ettiğinizde Demokrasinet ile ilgili bilgi alabilirsiniz. topluma ve halka yararlı ekonomi yerine bu çıkarcı grupların yararına kurallar çıkarılmakta ve uygulanmaktadır. ĐyiRuhlar Sitesinde bulunan sohbet-chat odasına MedBer takma adıyla giriş yaptı. Ekonomi alanında oyunlar kurallarına göre oynanmıyor. Tahmini gerçekleşmekte gecikmedi. Yüzlerce insanın isimleri vardı. sabırlar diliyorum.." EkoPol........" "Bir ara bakacağım." "Kanımca en iyi yönetim sistemi olarak görünen demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için ‘demokrasinet' işlerliğinin kazanılması gerekir..... kafası o kadar karışıktı ki bu transı şimdilik gerçekleştirebileceğinden pek emin değildi." "Neden söz ettiğinizi anlayamadım?..Mağduriyetleri telafi edilebilecek miydi?.. Sağlıcakla kalın. Ancak Ortadoğu ve diğer ülkelerdeki kişisel sorununu Birleşik Devletler kendi yararına çözdüğü takdirde. Ber. Kendisini takma adıyla tanıyan birilerin kendisiyle yazışacağını tahmin ediyordu. avukatı kanalı ile müracaat etmiş. Genel Düzenleme ile yerel Düzenleme Raporlarında bu konuda yazılı olan bilgileri o kadar çok merak ediyordu ki?. Üniversiteye Yeşil kurdele ile girmek için açtığı davayı kaybeden bir bayan yurttaş..

.. milliyetim bana seçenekler halinde sunulmadı.. yolsuzluklar önlenmeden ekonomik kuralları tartışmanın. dinini özgürce yaşaması." MedBer: "Nerede doğmak istediğim." MedBer: "Yanlış anlaşılmaktan çok korkarım.. Bunları okudukça ülkemizin.. Hatta ülkede çoğu zaman var gibi görünen demokratik sürecin arada kesintilere uğramasında onların parmak izleri bulunmuştur. en azından kötünün iyisi olarak düşünülebilir." EkoPol : "Delik açmalarını önlemek için onları deliğe tıkarak. Đçlerinde bulunan bireylerden iyi ruhlu olanların sayısı gittikçe artıyor. Siteyle ilgili bir çelişkiden söz etmiştin?" EkoPol: "Düzenleme Gruplarından ve bunların geleceğimizi raporlarla yönlendirdiklerine dair düşünceler içeren bir çok yazılarınız var. Yanlış anlaşılmasın her birey ve toplumun kendi kültürünü. Sözlerinizin hangilerini düzelteyim. anne ve babam..." MedBer : "Beni yormuyorsun.. Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine SodGom Ülkesinin katılması yönündeki düşüncelerimizin de bu anlamda değerlendirilmesi gerekir. SodGom ırkına sahip aydınlanmamış bireye tercih ederim... Devletten haksız yere vergi iadesi alınması amacıyla çoğunlukla hayali olarak gerçekleştirilmektedir... dünya'da bulunan değişik toplum ve bireylerin kendi geleceklerini tayin hakkını kazanması." EkoPol : "Keyfine göre hareket et.... Birleşik Devlet dışındaki Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine katılması gerektiği yönünde yazılarınız var?. Buna rağmen... SodGom Ülkesi dışında başka bir ülkede doğmuş da olabilirdim. ülkemizin. uygulamaya kalkmanın anlamsızlığından söz ediyorsun. Bu anlamda Güneşin Battığı Yön Birliğine katılım ve onlarla birlik. Yeni dünya düzeni kavramına karşı. bu su deposunun altının birkaç yabani hayvan tarafından delindiğini düşünelim. Ne bileyim.doğal gelişimi dahi bunlar sayesinde engellenmektedir. geliştirmesi özgürlüğünü destekliyor ve önündeki engellerin. Đhracat. kitle iletişim araçlarıyla oluşturdukları veya oluşan kitle psikolojisi ve zihin kontrol yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde zararlı olanlarının iyi yönlü sapmalarla engellenmesi.. demokrasi anlamında göstermelik davranışları dışında bir yararı olmamıştır. Zamanı geldiğinde güneşin battığı yönde bulunan uluslar birliğine ayrılınmasa bile özellikle birlik içindeki bireylerin kendi özgür geleceklerini düzenlemede daha etkin rol alabileceği kanısındayım.. enflasyon oranları ile büyüme hızı verileri ise gerçekleri yansıtmamaktadır. Normalde orda bulunan insanların bir aylık gereksinimlerine yeterli.... bilmiyorum. içme. ithalat. Tabi ki buda yine bireyler arası ... çamaşır yıkama gibi tüm su gereksinimlerini ayda bir gelen tankerlerin doldurduğu sabit depodan karşılansın. Benim yazımdaki ana öğe. Bu ve benzeri önlemleri almayarak hala suyun nasıl idareli kullanılacağını tartışmak. dilini." MedBer: "Aynen öyle.. Ben. Bireyin hak ve özgürlüklerini daha çok artırabileceği bu birliğe girmek." Medber: "Kapatılan deliğin. Genelde Etkin Düzenleme Grupları Birleşik Devlet de otak kurmuş durumdalar. Oradaki Düzenleyici Gruplar... evrensel iyi toplum ve birey kavramını koymak gerekiyor. Bu korkumun gerçekleşmesine üzüldüm. geleneklerini." EkoPol: "Anlıyorum. başkalarının özgürlük alanı engellenmediği sürece açılmasını da isteyenlerdenim. Soygunlar..." EkoPol : "Deliği kapatmak gerekir... ülke hala embriyo döneminde ve bu dönemi atlatıncaya kadar göbek bağıyla bir yerlere sürekli bağlanmak zorunda. -onlara rağmen ve onlarsız-. Đhracat. özgürlük." EkoPol: "Yabani hayvanların delmesini önleyici önlemlerin de alınması gerekir... Ayrıca.. çiftlikte bulunan insanlara gökyüzündeki yıldızları pay etmek kadar abesle iştigal değil mi?. Başkalarının kendi yararlarına bir takım raporlarını.. son elli yıldır Birleşik Devlet Düzenleyici Grubunun yerel yandaşlarının ve işbirlikçilerinin tasfiyesinde kolaylık sağlayacağına inanıyorum. dış ülkelerin sömürgesinden kurtulması gerçek bağımsızlığa ulaşılması söyleminde bulunduğunuz izlenimi doğuyor bende." MedBer: "Örneğin?... Onların içmesiyle ve boşa akmasıyla eksilen suyu idareli kullanmanın formülünü bana söyler misin?.. Çünkü. Bileşik Devlet'in bizlere insan hakları. evrenselliği yakalamış ve başka milliyete tabi aydın bireyi . Ülkemize attıkları ağlardan kurtuluş için batı birliğine girmenin daha yararlı olabileceği kanısındayım. Örneğin. Sonuçta bir Düzenleme Grubu yerine başka bir Düzenleme Grubunu tercih etmiş olmuyor musunuz?.... aynı yabani hayvanlarla tekrar delindiğini düşünelim. bu kadar etkin ve yetkin değiller.. Su deposuna yaklaştırmayarak." EkoPol: "Yine de kanımca bu söyledikleriniz ekonomi sayfası hazırlamamak için geçerli nedenler değil... Çiftlikte bulunan insanların yıkanma.. Bir çiftlik olsun.." MedBer: "Beni kızdırdın :-)) Bir örnek vereceğim.

Daha sonra görüşmek dileğiyle. nasıl oldu da dış güvenlik görevlilerine yakalandın?" diye soru yöneltti....... Katıksız... Bir gün sıcak çatışmada cephanemizin bitmesinden sonra karşı gücün Üstbin görevlisinin alnından vurularak öldürülmesi. kafası iyi çalışan Dowko milliyetçisi bazı arkadaşların düşüncelerini üstlerine açmaları ve tartışmaları nedeniyle hain ilan edilip öldürül-meleri. ev kiralayıp.." 40 "Ber bayağı zenginleşmiş... Tar’ın köye bıraktığı eşi ve altı yaşındaki çocuğunu tekrar Ad kentine getirebilmesi. badanajlı özgünlükte anlatıma geçti. konuştukça açıldı.. Ber. beni tanımaz diye düşünürken. Đki tarafın kendi kurallarına aykırı olmasına rağmen içlerinden bazılarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aracı olmalarına *** . Bye.. "Belki de başka seçeneğim kalmamıştı.. Birleşik Devlet’in bir kısım ajanlarının Đllegal ABCD Partisi-ne yardım ederlerken. Tar’ın geçmişte yaşadıklarına sıra geldiğinde önce anlatmaya pek istekli görünmüyordu... " "Neden?. Solkol.." Tar." MedBer : "Aynı dileklerle. yaşadıklarının tüm etki ve duyumsamalarını dinleyicilerine yansıtarak. gördüklerimden. Dili çözülen kekeçler gibi... edindiğim izlenimlerden. "Sen bildiğim kadarıyla cin gibisin. seni bıraktığımdan daha kötü durumda buluyorum. "... kaldığı yerden devam etti. kuşatmayı yarmamız için sanki pasif duruma geçmeleri.. Tar.. iletişimi. Birkaç kez bizi bir tepede kıstırıp olmalarına yakalama veya öldürme imkanları varken.... Renkten renge girerek.... etkileşimi sağlayabilecek internet kanalı ile olabi-lecek. taşınabilmesi paraya bağlıydı..!!??. "Yönetenler sağolsun... "Gerçi yakalanmakta o kadar da isteksiz değildim. Güncel konulardan. bye." diye gülümseyerek yanıtladı...... "Çok garip ve açıklaması zor olaylarla yüzleştim.. diğer taraftan Sodgom ülkesi ile çıkar birliktelikleri yaşamalarıyla arada çelişkiyi anlayamıyordum.." dedi... Tar’ın beklediği zengin durumda olmayı şimdi daha fazla istiyordu. Ber. Bunun karşılığında güven-liği kıstırdığımız alandan geri çekilmemizi isteyen üstümüzün davranışı. Solkol' un evinde karşılıklı yemeklerini yerlerken bunları düşünüyordu...... Ber’in ve Solkol'un ısrarlarıyla." dedi genel aftan yararlandırılarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilen Tar." Tar..enformasyonu... " EkoPol : "Benim netten çıkmam gerekiyor.." dedikten sonra Solkol ile Solkol'un eşini ve sonra Ber'i inceledi. "Yaşadıklarımdan. bilinçli.

"Bir trafik kazası nedeniyle oluşturulan toplumsal tepkiyle bunların çoğunun üzerine sünger çekildi.. bu konuda bir şey söyleme gereği duymadı. Göbek bağın bağlıysa birilerine. çok şeyleri değiştiriyordu. "Has isimli müşterini anımsıyor musun.. Tar'ı anlamakta güçlük çekiyordu. engellenmemiş ve sessiz kalınmışsa. ağır mahcubiyetler içindeydi. Gözleri nemlenmişti. onun gözlerinde ilk kez korku ışıltıları görüyordu. galiba. ifade biçimi pasifize edilmiş bir insan görüntüsü sunuyordu. Ber. Bilgisayar mağazalarımın bir tanesi sadece elimde kalabildi. Bu soruyu birkaç kez sorduran Tar'ın doğasında yatan sürekli devinimi ve değişimiydi. Evini yeniden yapılandırıncaya kadar evimde kalmanı istiyorum. Mıha'nın Legal XYZ Partisi’nde gerçekleştirdiği SodGom Ülkesinin genel yapısına uygun çıkar amaçlı politik çabalarından dolayı nasıl zengin olduğunu.. Yeni anımsadığı bir ismi de sordu.. düşüncelerinin çokta orijinal olmadığını ifade etti... darallar geldi bana.. "Sözünü ettiğin konulardan bazıları yüzeysel olarak toplumda tartışılmıştı. Tar'a ekonomik durumunun bozukluğunu." dedi. düşüncelerimi bağımsız. baskıya zulme boyun eğmeme.. sana yardımcı olmak isterdim.... Gözünü budaktan sakınmayan nam salmış tehlikeli biriydi. Senin isteğin ancak onunkiyle çelişmez ve çekişmezse gerçekleşebilir. konunun kapanmasının önüne geçmek. Tar.... Kendisini çabuk toparladı. O da benim gibi görüşlerinde samimi olmakla beraber iki tarafında büyük güçler tarafından bazı ekopolitik amaçlara alet etmek için kullanıldıklarını sezmişti. Sonuçta emeğimi ortaya koyup kendisinden iş isteyeceğim. Oda bitirilmek üzere. "Tar.. Ama birileri tarafından kullanılarak bu düşüncelerin gerçekleştirilemeyeceğini anladım. "Đnsanların hak ve özgürlüklerinin." Bu soruyu. Ber?..... Anlatımları. her kesimin birbirini kullanma çabasında olduğu kullanılanında kullananı kullandığını ifade ederek bunun taraflar için yanlış bir şey olmadığı düşüncesi oluşmuştu. son ekonomik kriz beni de sarstı.. Yüzlercesini sıralayabilirim. Ölümle kendi ortamında yüzleşti. "Ekmeğimi kazanmayı.. bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu. Đşkence sonrası Ad kenti güvenliğinden çıktığı durumdan daha bezginceydi. Ber." diyerek. mahkeme kurmaya gerek kalmadan öldürülmesi gereken şahıs olarak emir gelmişti. oluşmuş şüphelerde üç-dört kişide somutlaştırılarak büyümesi önlendi. kendisine. kahveye dahi üye olmadan bireysel yaşamımdan kalanını yaşamak istiyorum. bunun anlamı o birilerinin isteminin yine gerçekleşmiş olmasıdır. Yine de iş bulmana yardımcı olmaya çalışacağız. Ama. Yalanda olsa.üstlerinin sessiz kalmaları.. "Peki. galiba. Mıha'nın kendisini çok özlediğini belirtti Tar'a. görüşlerinde değişme mi oldu?. Tar. Đşçilerin parasını dahi ödemekten aciz duruma düştüm. Ber.. Rutbin isimli görevli de bazı belgelerini kitaplaştırıp topluma sunacakken öldürüldü... Đstersen bu konuyu şimdilik kapatalım. konuşulanlardan sıkılmıştı.. kesinlikle yakalandığında konuşturmaya." dedi. Süreç. Tar'da sürekli değişmeyen hazır cevaplığıydı. Yoksa sabıkalı... ama anlatmak bile bana zor geliyor. Sürekli senden söz ederdik. Karanlık noktalar çok. " "Bu görünen düzenek." diyerek.. Yoksa benle birlikte çalışmanı teklif edecektim.. Solkol'un küçük çocuğunu kucağına alarak okşamaya başladı. Ber. hele siyasi sabıkalı birine kim iş verir.. Bir olguyu gerçekleştirmen. "Fakat. " dedi. Karşı tarafımızda olsa da hakkını teslim etmek lazım.... daha birçok neden. Kısaca.. ama üzeri örtüldü sonra. O da bir kapıydı. Mıha'yı sordu. Solkol.."dedi." Solkol... birey ve toplumun kendi geleceğiyle ilgili alınacak kararlarda etkin rol oynaması.." "Anımsıyorum. Artık hiç bir gruba. "Mıha'ya avuç açmayacağım. "Benim düşünce yapım özünde yine aynı.. Đllegal ABCD örgütüne katılmak üzere kırsala çıkacağını kendisine belirttiği günlerde de sormuş olduğunu anımsadı. "Bu anlatılarının bir kısmı basında çıkmıştı." "Rutbin mi?. Görevinden ayrılacağı döneme denk düşüyordu.. Kader.. " Ber. hatta sadece yemek verilen bir lokantaya. Yıllardır kendisinden haber alamamıştık" "O kırsal da benim mangamdaydı.." . Belki zamanla. Ber'e yönelerek. iş konusunda bir yardımı olabilir belki. Ama eski arkadaşım. başından geçenleri daha önceden özetlemişti.. "Tar!" diye seslendi. insanca yaşam. tekstil fabrikası kurduğunu anlattı. Konunun değişmesini sağlamak için.." Ber. Bunu deşifre edecekken hiç konuşmamak üzere susturdular. oda bilinen güç. Bizlere. Bu bir piyonluktur. "Seni tam anlayamadım. Has'ında yanına uğrarım. Genel af çıkınca kırsaldan kente indiğini duydum.. Aslında sadece bir taraf kullanıyor. Tar'ın derinlere inmesini sağlamak amacıyla. o birilerinin dediği olur... kültürlerinin kazanımı... başını öne eğerek. Tar. koşullandırılmamış bir alanda ifade edebilmeyi. Öldürüldüğünü bizde duyduk...

... Solkol.." "Neden?.. Tar.. maliyeti düşürmek için işçi çıkarmak zorunda olduğunu. istediği kadar yanımızda kalabilir.. istihbaratın kendisini izlediğini. sorusunu yineledi. Ber'i... Ber.. sahi Has.. soruyu soran Ber’e." dedi Tar. Has'ın kardeşi Hüs'ünde bulunduğu silahlı banka soygunu ile ilgili olayı ayrıntılarıyla anlattı." "Tar!." "O da olumsuz yanıt verdi. Tar'ı bırakma niyetinde değildi.. Kendini özletiyorsun." diyerek. uyuşturucu trafiğinin geçiş ana yollarında görev yapıyordu.. artık.... kendine bakmaktan acizsin." diyerek şaşkınlığını belirtti.. Akıl alacak iş değil. Bunların en önemlisi de ucuz kahramanlığa gerek olmadığı." "Fabrika resmiyette kendi adına kayıtlı ise de aslında değişik alanlarda görev yapan bazı üst düzey resmi yöneticilerinde fiili ortakları olduğunu ve onlara da danışması gerektiğini belirtti." "Has ile Mıha’nın zorlamalı ağırlamalarını reddedemedim. Tar'ada kalkması için sinyal vererek Solkol'dan izin istedi. "Sen gerçekleri söylemekten çekinmez ve korkmazdın!. "Đş ayarlayabildin mi?" Tar. uğurladı. "Sen bekar adamsın. bu kadar market açacak parayı nereden temin etmiş?.Ber. Misafir kalma süresinin bitiminde Ber. beni ‘Đllegaldan Legala ParaTransı Markette’ işe başlattığı takdirde." "Mıha’dan iş isteseydin bari." "Bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum. Belki de onlarla arasını bozmak istemiyor." "Ekonomik Krizin en çok tekstil piyasasını etkilediğini. illegal yapılanmanın olduğu sanısıyla üzerine gelecekleri kuşkusunu taşıyor... "Has.. Sana iyi geceler." "Ya.. başını öne eğdi." "Evet?.." "Kirlilik. kırmızılaşan yüzüyle. illegal örgütlere kadar bulaşmış desenize. 41 "Kaç gündür nerelerdeydin?." "Yaşadıklarım bana bazı gerçekleri öğretti." "Đllegal-ABCD Örgütünde iken. Zamanında SodGom ülkesi büyük gücünden dahi korkmayan sen örgütten bu kadar nasıl çekinebiliyorsun?. örgütün bölge saymanlığını da yüklenmişti.... Ayrıca. ‘Yerin kulağı vardır’ sözüne tüm kalbimle inanıyorum. Bir de.." *** .. Ber. ancak tekrar işe alım olayı gerçekleşirse önceliği bana vereceğini belirtti.

" diyerek. Đstemiyor musunuz?. "Şekerimiz kalmadı.Ber. Onun duruşmasına bugün katıldım. Örneğin." işareti yaptı." "Olumluları da var. Merak etme. başıyla... Sabahtan kaldığı renginden de anlaşılan Secret’in getirdiği çaylardan her ikisi de ilk yudumlarını yüzlerini buruşturarak çektiler. Demokrasinet ilkeleri yürürlükte olmadan oy kullanmak istiyor musunuz?." diyerek yanıtladı Ber.. Bakalım gelecek neleri gösterecek. Birleşik devletle birlikte SodGom Ülkesinin savaşa girmesini istiyor musunuz? Đstemiyor musunuz? anketine son kayıtlara göre katılanların yüzde doksan ikisi istemiyoruz." "Sonuç?.. "Deneyeyim. Đşin bir başka güzel yanı. "Borç kabardı. "Hayırdır. olabilir kanısındayım.. Çayları bitirinceye kadar. "Yapılması gerekeni yapıyorsun ve başarını da ister istemez duyurmak zorunda kalıyorlar." "Sözünü ettiğin bir dava vardı ya.. makam odasına vardığında. yanıtını verdi. bu isteği.. "Keşke maddi olanaklarım yeterli olsaydı. geleceği açısından çok olumlu bir gelişme. Buna rağmen elimden geleni her zaman yapmaya hazırım." "Bu Ülkenin. Bazı günlerde bu tür sıkıntılara düşebiliyordu.. Ber... "Bir şey yok. Ber de ona katıldı.." "Maddi zorunluluklar. ensesini kaşıyarak.." Ber.." "Gelişmeler çok iyi. bazı istemlerin önüne geçiyor. "Đş bulma derdinden seni kurtarıp. Đnsanlar aydınlanma sürecine giriyorlar. Secret’in yanına giderek. anketinden de hemen hemen aynı sonucu aldık... bir şeyi yeni anımsayan standart hareketleri sunarak...." "Tanıklar senin tanıdıkların. Kafanı yorma.." diyerek noktaladı. " diyerek Ber’i yanına çağırdı.. Yemek yer misin?" "Teşekkür ederim.. Ayrıca. Tar’da aynı kanıda olduğunu konu harici bir soruyla ortaya koydu..." Tar. müzik alanında bulunan mafyalaşmaya katılmadan sitemiz kanalı ile ürünlerini sergileyerek yetenekleriyle nasıl şöhrete kavuştukla-rını belirtiyor.." "Komşu bürolardan bir tas şeker borca alabilirsin. Secret’e bildirmekte gecikmedi. Nasıl yalan tanıklık yapabiliyorlar. Geçiştirmek olmazdı. anlamıyorum. Tar’ın "Bir sorun mu var?" sorusuyla karşı karşıya kaldı. Her göz gezdirişi. Basında sitemizle çıkan haberleri okudun mu?... sanat." direktifinde bulundu. "Boşver!." dedi Ber..." "DNA testi için bilirkişiye gönderilecek. dalgın bakışlarla boş bardağa bakan Tar’ın dikkatinin kendisine yönelmesini sağladı.. Secret." "Belki de para. "Đyi Ruhlar nasıl gidiyor?. sessizliği yaşadılar ve birbirlerine yaşattılar... uzatılan gazete ve dergileri alarak ilgili haberlere göz gezdirdi." dedi.." Ber. "Lafa daldım. En çok hoşuna gidebilecek bir soruyla muhatap olmuştu. Đnanıyorum ki... iç geçirerek. Okuması bittikten sonra... "Bir dakika gelebilir misiniz.. iş olacağına varır." dedi." "Ha!. "Büfeden borca al." Bu da bir çözümdü ve Secret. Aç değilim. Ber. sitemiz daha çok güzelleşirdi. Artık vermiyorlar.. "Seni tebrik ediyorum Ber!" dedi. ". edebiyat. Bu söz üzerine önce Tar güldü.. Duruşması sanırım bugündü. Evet. "Ber! Bugün seni çok stresli gördüm." "Hangi dava?. değerli düşüncelerinden yararlanmak için birlikte çalışabilseydik." diyerek savuşturdu." Ber. Tar’ın ve kendisinin canını sıkmak istemedi.. Bir gazete SodGom Ülkesinde. "Olumsuz yorumlar mı?.." "Nasıl geçti?" "Kadının daireme geldiğine dair apartmanın kapıcısı ile komşu kadın yalan tanıklık yaptı. masa üzerinde bulunan gazete ve dergileri Tar’a uzattı." "Babalık davası mı?. soruyu." Ber. Ayrıntılara girme gereği duydu. parlayan gözlerle.. "Tar! Özür dilerim. konuyu fazla irdeleyerek.. Davadan mı kaynaklı?. Bu düşünce tüm Dünya insanlarında kabul gördüğünde insanlar geleceklerinin birkaç grup tarafından yönetilmesinden kurtulmuş. bu oylamaya katılanların yüzde otuzunun SodGom Ülkesi dışındaki insanlardan olması. onları perdeliyor. ama bir çayını içerim. Halkın Temsilcileri ile Yerel Đdare seçimlerinde. gözlerinin daha çok parlamasına neden oluyordu." diyerek koltuğundan kalktı. daha fazla tanıdık gelmiştir onlara. sormayı unuttum." "Evet!.... . Bu meslek bazıları için ekonomik anlamda da değişken günler sunuyordu. Ber. boğazını temizlerken çıkardığı seslerle..

sıkıntılar devam ediyor... "Belki bir anlamı vardır. Üzerinde çalışmam gerekecek. "Sürüyü güden kurtların.. Bilmiyorum. Tar." "Evet!" *** ." "Belki doğru.." "Ber. anlatıda bulunup bulunmama tereddüdü yaşıyordu... toprağa. bağrından fışkıran suyun. Muhabbetleri güzel geçmişti. Notunu görünce derhal aradım. banka sahiplerinin. Ber’in sözlerinin devamını bekledi.. "Tar!. Evet!" Tar. Belki bir müjde..... turap yerine ‘Ber’ dedi. Ama bir anlam yükledim.. bireylerden alacakları bir şey kalmayınca kendi aralarında başlattıkları çıkar kavgaları hakkında yorumlarda bulundular." dedi. hatırlarsan. belki yanlış.. Kararını netleştirmediği halde ağzından dökülmesini engelleyemedi.Ber." Ber." "Bizim yörenin ana dilinde konuşan teyzemin.. Ber’i heyecanlandırmak nedense çok hoşuna gidiyordu." Ber. Aslında çok da karışık bir şey değilmiş.... Ber. Yazıcıdan bir çıktısını alarak. yazıyı dudak bükerek okuduktan sonra dörde katladı. gerçekte bireyi soyan bazı holdinglerin. "Bu sözlere pek bir anlam veremedim. Sana çok önemli bir haberim var.. chat ortamında Korpsi isimli şahısla aralarında geçen diyalogdan söz ederek.. Çünkü bu durumu çok seyrek görme şansını yakalamıştı." "Teşekkürler. Tar’a verdi. Pek kullanmadığımız bir kelimeydi. Ber." "Ber!. "Önce cümleyi tekrarlayalım.. toprağı isimlendirirken kullandığı bir kelime ile bilincim açıldı.. Heyecanını gizleyemedi." dair hikayesi Ber’in çok hoşuna gitmişti. "Evet!.. " "Evet?.. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun... Tar’ın diller konusunda bilgi ve deneyimi vardı." "Cümleyi bana yazarak verir misin?. Topraktan söz ederken. merhaba!" "Nasılsın?. sana bir cümlenin anlamını soracaktım. Ber’in isteği üzerine Mar kentinde bulunan Tar’ın ev telefonunu bağladı.. Tar." Ber’in kendisine yazıp verdiği paragrafı okudu..... "Evet!. anlatımı uzatmaktan memnun gibiydi." Ber.. Yoksa anlamını çözdün mü?. Özellikle Tar’ın......" "Seni dinliyorum... "Tar." "Senin bana çözmem için verdiğin uzun bir cümle vardı. bilgisayarı açarak mesajı kaydettiği dosyayı açtı.. medya patronlarının." "Ya sen?. 42 Secret.." "Olumlu bir değişim yok.. koyunları yiyerek bitirdikten sonra açlıklarını bastırmak için birbirlerine saldırdığına. hala bir anlam veremiyordu.. "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. aylar önce vermiş olduğu cümleyi ezbere biliyordu.. Oradan yazıda geçen toprak kelimesinin yerine ‘Ber’i koydum.. okunan cümleye bir anlam veremedi.. Ceketinin iç cebine koydu." Tar. Geçmişten kalan bazı hikayeler bugünü de aydınlatıyordu... onun gönderdiği bir paragraflık cümlenin ne anlama gelebileceğini sordu. belki de kara haber. kredisi olan bir lokantada Tar ile birlikte akşam yemeğine çıkacakları ana kadar geçen zamanda resmiyette devleti.

Med’in aksi olan Yansı ile cinsel birleşmesinden doğacak erkek çocuğa selam olsun. " Ber. ülkemizde olduğu gibi. kendi dillerinde de yayınlanan Đyi Ruhlar sitesinin ‘Savaşa Hayır’ konulu bildirisini onayladılar. Başkan.. görüşmek dileğiyle. internet bağlantısını kopardı. ‘Ber.. Toprağa. Başından geçenleri..." "DNA testi sonucu da aleyhime geldi." "Sodgom ülkesinin son Halk Temsilcileri Genel Merkezine üye genel seçiminde seçmenlerin yüzde kırkının oylamada bulunmamasını... "Gelişmelerden mutlaka beni haberdar et.." "Sonuç?. ayna.. Katılımcılar. borçlu yurttaşlar kanalıyla kapatmak için faizli alacaklarına ayrıca yüksek gecikme faizi ve tazminatı eklemelerini protesto için kampanya başlatan ‘iyi ruhlara’ katılım günbegün artıyor. Belki de zihnini karıştırmak isteyen biri tarafından sana gönderilmiş bir e-maildir.’ diyelim. "." "Babalık davası sonuçlandı mı?." Ber. .. sahte bir öksürükten sonra.. Đyi Ruhlar Sitesinde yayınlanan demokrasinet görüşünün seçmenlerde ağırlıklı olarak benimsendiği görüşünde. Ber. değişik bakış açılarıyla yorumlarını sürekli alma olanağı bulabilecekti..” Ber. telefonu kapadıktan sonra sırtını koltuğa yaslayıp. Dava aleyhime sonuçlandı.. "Ne durumda olduğumu bilebilecek durumda değilim.. ‘Yansı’ ise yeni dilde yansıma. Ellerini göbeğinde birleştirdi.. ‘Ber’in.. dünya ülkelerinde de geniş akisler buluyor.’ Başka bir deyişle. "Ber!. şimdilik basın alıntılarının bu kadarının yeterli olduğu kanısıyla. ‘Med’ deniyor.." "Sodgom Ülkesinin ünlü dansöz ve ses sanatçısı Markız’ı şöhrete ulaştıran müzik parçasının bir başkasına ait olduğunu duyuran iyi ruhlar web sitesi bu kezde ‘Dişimle Tırnağımla Yükselişim. sanal Med’de dahil ayrıntılarıyla Tar’a anlatmıştı.Đyi Ruhlar Sitesinde belirtilen Demokrasinet görüşü.." Ber. Tar’a iş bulabilseydi şimdi yanında olacaktı. Bu davayı ve senin durumunu bilen birinin gönderdiği bir e-mail de olabilir." adlı best-seller olan kitaplaşmış otobiyografisinin içeriğinin yalanlarla dolu olduğu kanıtladı. akis anlamları taşıyor. normal faiz ve alacak miktarına düşülünceye kadar ödememe kararını almış bulunmaktadırlar. Đnternete girerek." "Kesinlikle..’ diyebiliriz. Ve eve gitmek üzere ofisi terk etti. Tar’ın yorumunu tekrardan irdeleyerek kafasını karıştırmanın anlamsız olduğunu düşündü. Geçen hafta sonuçlandı... Verdiğin yorum için teşekkür ediyorum.. Đyi misin. Gözleri kararıyordu. senin için çok anlamlı bir cümle çıkıyor. bankaların kendi açıklarını. Tar’dan aldığı yorumu ve cep telefonu da dahil tüm telefonlarını yazarak görüşme isteğini belirtip sert bir tıklamayla gönderdi. Korpsi’nin kendisinde kayıtlı e-mailine.. Yansı kanalıyla Med’le birleşmesinden olacak erkek çocuğa selam olsun. Đnternete girmişken iyi ruhlar sitesinin ‘basından akisler’ bölümüne.. bu yazıyı kendisine e-mail yoluyla gönderen Korpsi ile bağlantıya geçerek çözebileceği inancındaydı..." "Yolsuzluklar sonucu oluşan ekonomik kriz ortamında. Tüm sırrı. Korpsi isimli şahsa gönderdiği paragrafı çözdüğümü belirterek tepkisini almaya çalışacağım.’ kelimesi ise bildiğimiz son anlamı dışında. Tar. " ‘Ber’den fışkıran suyun. masanın üzerine koydu.." Ber’in söylediklerini hazmetmesi için kısa bir süre suskun kaldı. basında çıkan bazı yazıları da eklemeyi unutmadı." "Yeni seçilen Halkın Temsilcileri Genel Merkezinin seçmen bireylerinin toplamının yüzde kırkını temsil etmediği nedeniyle yetkisi tartışılır hale geldi.?" diye sordu. "Paragrafa bu aynı anlama gelen karşılık kelimeleri öncekilerle değiştirip birazda cümleyi düzelterek kullanırsak. Deniz suyunun gelgit olgusundaki kabarma evresine." "Evet!. konuyu görüşmek üzere Halkın temsilcilerini olağanüstü toplantıya çağırdı. Şimdi hiç yoktan Yansı’dan olma Varol isimli bir erkek çocuk babasıyım." "Birleşik Devlet yurttaşlarının hatırı sayılır kısmı. Đş bulamayınca Mar kentine ailesinin yanına gitmişti ve orda bile hala işsizdi. bazı dillerde bulunan ve kavramları karşılayan bazı kelimeleri yerleştirelim. ayaklarını kaldırıp. Telefonun ucundaki Tar.. başıboş şekilde beyninde dolaşmaya başlamıştı. Akrabalarının yardımıyla geçimini temin edebiliyordu. Sayısız düşünceler..." "Bunu araştıracağım. Hatta yüz yüze görüşme isteminde bulunacağım. donmuş gibiydi. bazı çevreler.... ‘Son."Şimdi. Bu durumda onun geniş hayal gücü." "Bu yorum seni çokta etkilemesin.... batı dilinde erkek çocuk anlamına geliyor. nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu...

" Ber...." dedi. Siz misiniz?.. bekleme esnasında kendi kendine bu yönde telkinde bulun-muştu. büyük bir dikkat-le izledi. *** ." Ber. Korpsi. dostça sarıldılar. Ber. kısık sesle "Merhaba! Korpsi. zamanımız az." "Buyurun!" "Ben.. Cep telefonunu çıkarak tuşladı ve kulağına götürdü.. Korpsi’yi tanımıyordu." "Hangi masada?. Ber’e bir şeyler içmek isteyip istemediğini sorduğunda "Hayır.. dolmuşun güzergahı üzerinde olan bir yer değildi. ekmek parasını karşılayacak kadar kısıtlı para vardı.. Arkasına son kez baktıktan sonra Ber’in paralelindeki masada bulunan sandalyeye iğreti şekilde oturdu. nerede görüşelim?" "Sırlar Kafesini biliyor musunuz?... -uzun adıyla Medayih." "Yarım saat sonra orada olabilir misiniz?" "Orada olacağım. Korpsi’nin karşısındaki sandalyeye kuruldu." Birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına.. Ben Ber!...*** Ber... "Uygun bir yerde inecek var!" dedi.." "Evet. Ber. Paralelinde oturan garip kılıklı kişinin konuştuğunu anlayarak telefonu kapattı." Sırlar Kafesi. Đdareli kullanmalıydı. Yeterli bilgi elde edemediği takdirde. Yürüyerek. Gelen garsondan soğuk meyve suyu isteyen Korpsi." "Evet!. "Teşekkür ederim. Bye. Gönderdiğiniz e-maili aldım. Durağa geldiğinde bineceği dolmuşun kısa bir sürede geldiği anlar çok enderdi.... Hatta onun soluklarını dahi duyumsa-malıydı." "Bye. Onun. "Buluşma konumuza girelim. Sigarasının ucunu koparıp geri kalanı evde içmek üzere pakete geri bıraktı. Dolmuş bekleyeli yirmi dakikadan ziyade bir süre geçmişti." "Görüşmek üzere. elde ettikleriyle kendi içse-linde yorumlarda bulunabilmesi için bu malzemeler önemliydi. "Alo!" "Alo. sesini dolmuş sürücüsünün duyabileceği kadar yükselterek." "Ber!.. Havadan sudan konuşma çok kısa sürdü. "Alo!" "Ber bey!..birinci sınıftaydı. Fakülte bitimi sonrası aynı fakültenin Kitle Psikolojisi Kürsüsünde asistan oldum. kendisini tanıyıp tanımadığı konusunda ise bir fikri yoktu. kulağını telefondan ayırarak dinledi. yarım saat de kafeye varabilecekti. ürkek bakış ve adımlarla etrafı kolaçan ediyordu. Sizle derhal görüşmem gerekiyor.... Gelen kişi. Koltuğa kurulmasıyla cep telefonunun çalması aynı anda gerçekleşti." yanıtını aldı.." diyerek esas konuya girme isteğini belirten Korpsi’nin bulundukları mekanın serin olmasına rağmen alnından dökülen terleri ve alnında oluşan stresten kaynaklı kırışıklığı Ber. Ayağa kalkarak ona yöneldi..." "Kafede misiniz?. "Ben Ad Üniversitesi Psikoloji Fakültesinin son sınıfındayken Med. Önünde duran dolmuşa ilk binen o oldu. Hiçbir şeyi kaçırmamalıydı. Gerçi bu durum süregelen bir şansızlığıydı.. heyecanını diğer yolculardan gizlemeye çalışarak. "Korpsi?. Yorumunuz bazı nüanslar dışında tamamıyla doğru. çalan cep telefonuna baktı. Üç kez gelen garsona bir şey istemediğini belirtmekten gına gelmişti kendisine. Cep telefonunda kontör bulunsaydı arayanlar listesinde bulunan Korpsi’nin telefonunu arayacaktı.." "Pekala. Cebinde ancak üç günlük gidiş geliş yol parasıyla... Bir vesile ile tanışmıştık. Ber. nasılsınız?. kafenin giriş kısmına oturarak içeri giren herkesi çaktırmadan izlemeye koyuldu. Đlk dumanını çekip salıverdiğinde beklediği dolmuşun durağa yaklaştığını gördü. Ber. Can sıkıntısından bir sigara daha yaktı. Garip giyimli birinin kapıdan içeri girmesiyle onda yoğunlaştı..

bir şekilde soruşturmaya uğrayarak ceza alması hatta öldürülmesi halinde bunun bile bir kanıt olacağını belirtmişti.. "Sevilen. cisimleri beyinsel enerjisiyle hareket ettirebilme." "Ne gibi?. Med’le dostluğumuz devam ediyordu. Buyurun.. Çünkü internet yeni yaygınlaşmaya başlamıştı ve bizler internet konusunda o kadar bilgi sahibi de değildik..." "Neden?..." "Hiç bir zaman. Okulu bitirdikten sonra Med de benim kürsüde yüksek lisans eğitimi almaya başladı...." "Rica ederim. Bu konuyla ilgili sürekli araştırma yapıyordu.. Ki diyaloglarımız genelde bilimsel araştırmalar temelindeydi." "Öldürülme nedeni ve cinayet faili hakkında bir bilginiz var mı?." "Şimdi anlıyorum. Arkadaşlık düzeyinde devam etti ilişkimiz. imla hatalarını öngörüm için bana sunmuştu." dedi.. "Böyle yetenekleri olduğuna siz inanır mıydınız?. Bu anlamda kendilerini Yüce Yaratıcı yerine koymaya çalışıyorlar. toplumu.. düzeltmeler yapıldıktan sonra bastırılacaktı.. "Kendisine teklifte bulunmuştum.. "O bir ölü. O sıralar ben doçentlik tezimi hazırlıyordum.’ yönünde tehditler alıyordu. Bir ara garip tipli bir takım kişilerde çok özel sorular sordular." "Öldürülmesine yakın günlerde aşırı huysuzdu.. Đlk örnek nüshası çıkarılmıştı. " "Matbaada kitabı hiç mi basılmamıştı?" "Hayır dediğim gibi. Med’in yayınlamak üzere olduğu kitabının örneğini sordular.. Aslında ondan birazda çekinirlerdi.." "Özel arkadaşlığınız oldu mu?" diye araya girerek sordu Ber... Bu güçler.. o yıllarca önce faili meçhul bir cinayete kurban gitti.. bireyin ve toplumun maksimum düzeyde kendi geleceğini tayin hakkını gerçekleş-tirebileceğini savunuyordu. telepatik iletişimde bulunabilme gibi.. Kendilerini özel görevli olarak tanıtan bazı kişiler telefonla ‘Hazırlamakta olduğu kitabının Ulusal Güvenlik konularıyla ilgisi bulunduğunu.. Sonra tamamladığı kitabını bastırmak için bir matbaayla anlaştı. "Çünkü. Bu arada ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Gizli güçleri olduğuna inanırlardı.. Bu güçlere karşı -o zamanlar yeni olan." "Med isimli arkadaşınla ne zaman tanışmam nasip olacak?......" "Sözünü ettiğin Med’in anlatımına yakın bilgileri web sitesinde yayınlamış olmama rağmen bana bir şey olmadığına göre.. Korpsi.. "Đyi Ruhlar Web sitesinde geçen bazı yazılar da buna benzer ifadeleri okuyunca benim Med’i tanıyıp tanımadığımı sormuştun.. Đletişim araçlarıyla ve oluşturdukları beyinsel negatif enerjilerle kitle etkileme psikolojisi oluşturmalarından." dedi..ve ülkemizde yaygın kullanıcısı olmayan internet sayesinde karşı durulabileceğini. devam ettiği ve yayınladığı takdirde başının belaya gireceği.. dünya ülkelerinde bulunan açık veya gizli gerçek yöneticilerin... Benden bir şeyler elde edemeyince yakamı bıraktılar..... Zaten aynı günün gecesi de meçhul cinayete annesi ve babasıyla birlikte kurban gitti. zihinleri kontrol etmelerinden ve daha bir çok araçlardan söz ediyor... Birkaç kez görevliler cinayet olayını araştırırken benle de görüştüler. "Peki sizden başka arkadaşı var mı?" diye sordu. bu ve benzeri tekniklerle insanların geleceğini tayin ederek." "Duyu ötesi algılama.. Ama kabul etmedi. Aynen öyle..." Korpsi. sözlerini bölerek.’ isimli bir kitap hazırlıyordu." "Kurban matbaası. "Ne diyordum?. Zihnini toparlamaya çalıştığını ifade eden beden diliyle sunuşlarda bulunduktan sonra devam etti. Çıkan ilk örneğini de bazı kelime." "Hangi matbaa?.Bu arada yüksek lisansımı yapıyordum. sayılan biriydi ama benim dışımdakiler sıradan diyaloglar dışında onunla pek görüşmez." "Evet...... Ayrıca kendiside bu kitapta sözünü ettiği olguların ve düzenleyici güçlerin varlığına inanmayacaklar için.." "Buna yanıt vermek istemiyorum... bireyi yönetmede kullandığı tekniklerden. Neyse. kitabının yasaklanması.. Öldürülme nedenini aynı düşünceleri taşıyan kitabına neden bağlıyorsun?. Olacakları sezmişti sanki. Özellikle kitle psikolojisi ve demokrasi alanındaydı. bıyık altından gülerek." dedi." "Med’in kitabı." Korpsi’nin." "Senin yazıların onun kitabına göre denizde bir damla.. konuşmazlardı.." "Adresini verebilir misiniz?" . kıskanç ve meraklı bir tarzda.. Sanki geleceği yazmıştı.. Ber. Đzin verirsen kaldığım yerden devam etmek istiyorum. yollardan söz ediyordu. kendi yararlarına ve amaçlarına uygun sürekli bir gelecek oluşturuyorlar.. ülkelerini veya ülkeleri... Bize o zamanlar çok garip gelmişti..

. Abime yakışmış. "Hayır!. "Senin cesaret edemediğini ben gerçekleştireceğim.." Ber.. Kitabını matbaada bastırarak veya internette yayınlayarak insanlara sunmamı sürekli istiyordu... " Çevre masalarda olan insanlar kendilerine bakıyorlardı. "Med’i bildiğine göre Düzenleyici. Đyi Ruhlar sitesindeki yazıları okuyuncaya kadar.. cinayet gecesi kundaklanmıştı. anlamını artık biliyorum. Korpsi.. gözlerini. Korkak’ın Kor’u. biliyorum.. Uygulayıcı. Đki zor seçenek altında sıkışıp kalıyordum.. Yetmez mi?. Biliyordum.." "Evet.. Hatta... Đnanamıyordu.. Korpsi’ye öfkeyle bakarak. Med’in ve anne babasıyla öldürüldükleri evin adresini biliyor musun?.. uyarıya uyarak sandalyesine oturdu.. Đsmini şu an anımsamıyorum. Matbaa sahibi de ertesi gün hiç kimseye adres bırakmadan Ad kentini. O hala bir KorkakPsikologdu.. Ters tepki doğurtmadan daha çok bilgi elde etmeliydi. "Ben. Senin çözümlemenle aynı olmasına rağmen.. Korpsi’nin belirttiği adres yıllardır. Yıllardır. Denetleyici.." Ber. Med ile geçen diyalogları Korpsi’ye özetledi..... yönlendirme yeteneklerine de sahiplerken.." "Med’in kitabını bu gruplardan şimdiye kadar nasıl gizleyebildin?. Bir taraftan Med’in kitabımı yayınlayarak içsel huzura erme düşüncesi. Ber’in açıklama yapmasını bekledi."Matbaanın yerinde şimdi yeller esiyor. Öncelikle senin Med’le ilgili bilgilerini bana sunmanı istiyorum.. ailesiyle birlikte terk etmişti.. Sarsıla sarsıla ağlıyordu." Korpsi başını eğmişti. Biliyorum... Bu kadar benzerlik olamazdı.." "Buna şu an yanıt vermeyeceğim. Onların her yerde gözleri. onla tek yumurta ikizi gibiydiler.." Ber.. Korpsi’nin gözlerine dikerek.." "Tam olarak ikna olmalıyım." "E-mail yoluyla gönderdiğin paragrafta geçen Ber benim.. ise aydınlanmamış bazı noktaları vurgulama gereği duydu. ismini değiştiremezdi." Ber... Hem.. matbaayı neden soruyorsun?.." Korpsi panikledi. Korpsi.. "Med’in kitabını yayınlamamakla cinayeti işleyenleri mükafatlandırdığını bilmiyor musun?. Bu yazılarla tekrar Med’i duyumsamaya başladım.... Ber. onu tebrik etmek gerekiyor." dedi." diyerek uyardı Ber.. diğeri ise onun ve anne babasının başına gelenin benimde başıma geleceği korkusu. "Bu yazının dilimizdeki karşılığını Med’den öğrenmiş fakat anlam verememiştim. içinde sakladığı kimseyle paylaşmadığı konuları anlatmaya susamıştı. sandalyesinden kalkarak Ber’e sarıldı. "Doğduğunda senin kişiliğine uygun ismi kim koymuşsa. "Med’in akrabalarından tanıdıklarınız var mı?.." "O halde kitap hala sende mi?.." "Belki de kitabın nüshalarından matbaa sahibinde kalmış olabilir diye düşündüm.... Hayır!.. Bu kez isteği çok yoğundu... Đzleyici gruplarının neyi ifade ettiğini de biliyor olmalısın?.. Psikolojinin ise Psi’si birleştirilerek Korpsi adı konmuş. "Kendine gel.." ." dedi." "Kitabın sadece bir nüshası çıkarılmıştı ve o da bana verilmişti... anlatımına devam etti. Ta ki... Garson’dan bir bardak su istedi. Bu yüzden uzunca bir süre psikolojik tedavi gördüm. hatta daire numarasına varıncaya kadar aynıydı.." "Evet. kontrol etme. Onun ismi hala ‘Korpsi’ idi... Korpsi.. Heyecan boğazını kurutmuştu.. Tabi ki ruhsal sağlığıma uzun bir tedavi sonrası kavuşmuştum.." Ber. soruları yinelemenin. Bir teyzesinin kızıyla tanıştırmıştı.. kulakları var.. Korpsi’nin korku dolu gözlerinde bu kez cesaret ışıltıları oluşmuştu. "Biliyordum." "Birkaç akrabası olduğundan söz etmişti. Evet. anlamını hala kavrayabilmiş değilim. Aklına gelen her soruyu belirli bir sistematiğe tabi olmadan birçok soru soruyordu." "Bana söylemende bir sakınca varmı?. Bundan çok korkuyordum. Korpsi’nin belirttiği adresi duyunca zorlamalı soğukkanlı duruşunu bozdu.. Ayrıca zihin okuma.... oturduğu adresle." "Sözünü ettiğin Med’in teyzesinin kızıyla beni görüştürebilir misin?" "Nerede olduğunu bilmiyorum. Korpsi. Yapılan terapilerle içselimde çift kimlik oluşturduğum yargısına varılmıştı." "Peki..... korku dolu gözlerle karşısında duran Korpsi’yi daha çok ürkütebileceğini hatta kaçırabileceği kanısıyla ısrar etmedi.. "Med’in öldürülmesinden sonra uykudayken bazen de uyanıkken onun benle görüştüğü hissi içimde oluşuyordu. Ama geçmişini silemezdi.

Med’in fiziksel benzeri teyze kızıydı.... Belki de karşısında bulunan şahıs..." "Her ikisi de bilgisayar programcılığında uzman olarak tanınırlardı. Med gerçekti." diyerek lanetliyordu. Ayrıca her gözlemelerinde onlar için çok önemli sayılmayacak küçük sapmalar meydana getirerek dikkatlerini dağıtabiliyordum. "Benim ne kadar çok çocuk istediğimi biliyordu. ilk sayfasında çözümlemede bulundukları kehanetin yazılı olduğunu gördü. Kişiliği oluşturan ruh cevheri Ber ile Med’in ruhsal birleşmeleri sonucuydu. bir kanalla kendisini ve Yansı’yı etkileyerek cinsel birleşimi gerçekleştirmiş ve Varol isimli çocuk olmuştu.... olayları seri halde zihninden geçiriyordu. O. sorduğu soru üzerine irkildi. "Med’in anne ve babasının meslekleri hakkında bilgin var mı?. Korpsi. tüm benliğini kapladı. Avyansı’nın ofisinde gerçekleşen karşılaşma sonrası dava dilekçesinde bulunan adresten hareketle bazı duyumsamalar sağlayabileceği ihtimaliyle Yansı’nın evinin etrafında birkaç kez dolaşmıştı.. " dedi. O. Ayağa kalktı. Kitabı bulamamalarının nedeni bu... Öngörüsü değişik şekilde gerçekleşse de onun vasiyetine uyarak doğan çocuğuma ‘Varol’ ismini koydum. Yarım kalan işlerini bitirmeye gelmişti. Allah onları kahretsin. Bana güven. "Korkmana gerek yok. Hatta erkek çocuğum olursa ismini ‘Varol’ koymamı istemişti." Her şeyin yerli yerine oturması Ber’i mutlu ediyordu. . aşındırmadığım hastane kapısı kalmamasına karşın.. başıyla olumladı. kitabı internette yayınlatmaya başlayacağım. Bu durumda hem kitabı elde edecekler. Yansı.. o grupların yetkili görevlisi de olabilirdi. Med. Yarından tezi yok. Ber’in korkusunu sezmişti." Ber. Öldürülmüştü. biraz daha rahatlamıştı.Ber. "Yanında taksi tutacak kadar paran var mı?" Korpsi.. Kırmızı kurdela ile süslenmiş paketi açan Ber. Korpsi. Ber..." Bu yüzden Yansı’nın adresini bulmak zor olmamıştı. yanında bulunan baklava kutusu görüntüsü veren paketi Ber’e uzattı. artık beyinsel gücümün de etkisini yitirdiğini seziyorum. Yansı ise Med’in arkadaşı olduğunu duyduktan sonra anımsamıştı Korpsi’yi.. Bu durumda Varol isimli çocuğun biyolojik annesi Yansı’ydı." "Soru sorma. bunun için gerekli tüm düzenlemeleri yapıyor.. Bir gün bir boşluk bulup zihnime gireceklerinden o kadar çok korkuyorum ki. Ama o geri dönmüştü. Merak etme. Ama. Neden şimdiye kadar düşünememişti. Kitabı yayınladığımız takdirde öldürmeleri için bir neden kalmayacaktır. kötü ruhların düşmanı iyi bir ruhtu. Ondan önce oluşan birleşmede ruhsal bedeniyle Med’di ve sanal seksten bile öte birleşme sağlamışlardı. Ber. Korpsi ile Yansı. Kısırlığımın tedavisi için gitmediğim doktor. Korku.. izliyor.." "Korkunun ecele faydası yok. Đkram edilen kahveler yudumlanırken. "Hesabı öde! Seninle birinin evine ziyarete gideceğiz. yine de ‘ümidini kesme bir gün çocuğun olacak." "Kime?.. Karşısında Ber’i gören Yansı kapıyı suratına çarpacakken.. Ama. Korpsi’nin kendisini tanıtmasıyla eylemi eksik teşebbüs aşamasında kaldı. fiziksel olarak Yansı ile birleşme sağlamışsa da gerçekte Med’in ruhuyla gerçek cinselliği yaşadığını duyumsadı... gerektiği yerde müdahale ediyordu. geçmişte olanlardan ve Med’den söz ettiler.... uyguluyor.. cinayetin belirlibelirsiz fail veya faillerini.. "Onlara uzanan ellere lanet olsun.. ruhsal ve doğal annesi ise Med’di.’ derdi. * ** Ber... geçmişte yaşadığı Med’le bağlantılı tüm olguları. Cinayet haberini aldığı gün olduğu gibi bardaktan boşanırcasına yaşlar akıyordu Yansı’nın gözlerinden. Med’in yıllarca önce yazdığı kitabın ilk sayfasında bulunan kehanet gerçekleşmişti. Yansı’ya ve Korpsi’ye bu içsel yorumlarını aktardığında hiç bir itirazla karşılaşmadı. "Med’den elde ettiğim zihin koruma." Korpsi. hem de benim canımı alacaklar. Korpsi... zihin etkilemelere karşı durma tekniklerinden yararlanarak bugüne geldim.. Yansı’yı görür görmez tanımıştı. "Kitap nerede?" diye sordu..

Anda ve dolayısıyla gelecekte ise düzenleme yapabilmek. Bu yüz-den hamile olduğumu öğrenince hiç düşünmeden doğurmaya karar ver-dim. Ama doğal yapısı istemediği halde buna neden olmuştu. yeniden düzenlemek olasılığı yoktu. Arayan. Diğerlerinin yerlerinden alıntı yapmayı oda istemezdi. irade gösterebilmek olasılıkları mevcuttu. işler nasıl şeklindeki genel konuşmalardan sonra çağrılış nedenini öğrenme şerefine nail olmuştu. çocuğu görmek için teklifsiz her an gelebileceğine dair Yansı’nın. derin ve mırıltılı bir ses tonu ile konuşuyordu. Sabahtan beri sizi arattırıyorum.. Yansı’dan özür diledi. Çıkmak üzerelerken." Yansı. Kocam ölmeden önce... Ad kenti Yargı Binasında görevli Devlet Avukatı EmKul idi. şeklindeki beyanımın aslı yoktu. Ber’den beklediği kızgınlık tepkisini alamamıştı. "Derhal geliyorum efendim!.. pek çok doktora gitmemize rağmen çocuğumuzun olmadığını anlatmıştım. Yanlardan preslenmek dışında. Açtıkları kapıyı dışarıdan örtecekleri anda. "Đsabetli bir karar vermişsin.. "Kürtaj yaptırdığım takdirde ölüm riski alacağım.’ isimli parçası da bu sıkıntıya eklenerek Ber’i terletiyordu. Düşünceleri kesik kesikti... Çocuğun babası olduğumu derhal kabul ederdim. Cep telefonunun çalmasıyla uykulu gözleri iyice açıldı.. Belirli bir olasılık aklına gelmemişti. Dört kişiden biri yatay ve dikey genişlik yönünden normalin çok üzerindeydi. kalkmaları gerektiğini işaret etti..Ber.. Devlet Avukatı Emkul’un makam odasının önünde bulunan görevliye.. durakladılar...." "Yargı Başkanlığı.. Korpsi." *** . Ber ise artık geçmişinde boğulmak istemiyordu...." Ber." dedi. "Đçimde kalması beni rahatsız ediyor. diğer üç kişi gibi preslenmiş vaziyette.... Ber ise Varol isimli çocuğunu görmek için Yansı’ya ricada bulundu." diyerek devamını istedi. ne seni ne de avukatını yormazdım. Normalde soğukkanlı bir ses tonuna sahip olan Emkul. "Yani. bu kez bir sırrı olduğunu ve bunu anlatmak istediğini söylediğinde.." dedi. Geçmişi silmek.. dolmuşun müzik setinden çıkan Markız’ın ‘kıvırt ve kıvırttır. Lütfen yanıma kadar gelir misiniz?.. Devlet Avukatının telefonda açıklama yapmayacak kadar önemli bir konu için kendisini aradığını duyumsayarak. Bu ses ve bu parça aynı zamanda geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyordu. görüşme isteğini belirtince derhal içeriye buyur edildi. geçmişten ve gelecekten önemliydi. "Sizin hakkınızda bir soruşturma başlatmamız istendi Ber Bey!" "Şikayetçi kim?.. "Bunların daha önceleri farkında olsaydım. 43 Dolmuşun en arka koltuğunda oturan dört kişiden biri olan Ber. Şu an.." yanıtını aldı. "Ber Bey!... sözlerini duyan Ber. minnetli teşekkürle karşılık verdi.." Ber.. inecekleri durağa varma anının biran önce gelmesini bekliyorlardı. Aksine. Çok önemli.. Soluğu yargı binasında almıştı. Varol’u öpüp okşadıktan sonra annesine geri verdi. Hoş geldiniz.. kesik.. Yargı binasına yakın durakta ininceye kadar Devlet Avukatının bu kadar acil aramasının ihtimali nedenlerini boşuna düşündü. Yansı’nın.

.. dün akşam üzeri faks geçti. Sadece hukukçularda oluşabilecek bir renkti. suçlama konusunu. "Ben bırakın DeşifMan için bir başkası için dahi noterde avukatlık vekaletnamesi için bulunmadım şimdiye kadar. Her gün tam mesai yaparak ancak bir haftada bitirebileceğine inanıyordu. O Ad kenti adresini bende sordum.." "Ulusal güvenliğin arkasına sığınanlar DeşifMan’ın deşifrezisyonundan rahatsızlık duymuşlar galiba.. Çokta önemli bir durum değil kanımca." dedi.’ ibaresiyle düzenlenen tutanağın altını.. "Suçlama onun avukatlığını neden yaptığınız yönünde değil. Ber’e karşılık vermek yerine." "Sorulara yanıt vermeme hakkınız var.’ sitesinde yayınlamaya başlamalıydı..." diye sordu. Yasa böyle buyuruyor.. bu kırmızılığı tecrübeleriyle biliyordu. olan hızlılığı ve heyecanı garipseyerek.. yazmanı çağırmasını emretti. ‘Đyi Ruhlar. Devlet avukatının suskunluğunu bozmaması üzerine. O da suçlamanın dayanaksız olduğunun bilincindeydi ve hukuksal utancı temsil eden bir renge bürünmüştü. adres olarak Ad kentinde bulunan bir adresi belirtmesi için onu yönlendirmiş olmanız. Đsmi?. gerçekle ilgisi olmayan. ... Bugün tüm mesaisini bu işe harcayacaktı. Başka sıkıntılar olmadan Korpsi’den almış olduğu Med’in kitabını tarayıcıdan bilgisayara verip. Hani. Bu nedenle görevinizi kötüye kullandığınız yönünde rapor düzenlenmiş..’ sitesine kaydetme uğraşındaydı.Yargı Başkanlığının ilgi alanına girebilecek bir eylemi.. Avukat temsil ettiği kişinin sadece savunma sacayağını temsil eder..." "Dava açılması gerektiği konusunda görüş bildirildiğine göre işi bayağı ciddiye alıyorlar. Devlet Avukatının yüzünün rengi kırmızıya yakın bir ton aldı.. "Gerçekten ifademi alacak mısınız?. afaki suçlamaya karşı yanıt vererek. Katili savunan avukat. Sanığın işlediği iddia edilen suçun sacayaklarından biri değildir. Đşinin bitmesi üzerine makam odasından ayrılan Ber. masa kenarında bulunan çağrı ziline bastı.. bilgisayara kaydını yaptırabilmişti... Ber’ dönerek. Dava açımı konusundaki görüş raporumla birlikte gönderilmesini talep etti." "DeşifMan isimli yabancı uyruklu biri.. Bunun suç olmadığını Yargı Başkanlığı da biliyor. ‘Kanunsuz suç olmazdı?. Bu hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçirmemi istiyor musunuz?" "Evet!" diye yanıtladı Ber.. Zamanı daralıyordu.. "Buna mecburum. Vekaletname tek taraflı bir işlem ve hiç bir avukatın noterde bulunmasına gerek yok.." "Her neyse. "Şikayet konusunu öğrenebilir miyim?" "Bundan yedi yıl önce Ulusal Güvenlik alanına giren bir konuyla ilgilenmek için bir şahıstan vekalet almışsınız. *** Akşama kadar arada Secret’inde yardımlarıyla süren çalışması sonucu Med’in kitabından şimdilik.. Bu kez bilgisayara yüklediği yüz yirmi sayfayı ‘Đyi Ruhlar.. ofisine çabucak varmak için adımlarını hızlandırdı.. Noterde vekaletname düzenlenirken şahsın yanında bulunarak. Yerel bir gazetede yayınlattığı "Birleşik Derin Devleti ile Sodgom Ülkesi Derin Devleti arasında imzalanmış gizli protokoller" konulu yazısından dolayı kamu vicdanı adına açılan davada onu avukat olarak duruşmalarda savunmuşsunuz. uyruğu da belli.... Ber. Gelen odacıya. taraflar imzaladı. Vekaletnamede kimlik tesbiti yapılmış." ‘Sanık ifade vermeme hakkını kullandı. yasal olmayan suçlamalarını ciddiye almış olurum. sadece yüz yirmi sayfayı tarayıcıya okutarak. katil değildir. Đfadelerinde bağlı olduğu ülkedeki ikametgah adresini zaten belirtmiş." dedi. Ad kentinde bulunan bir akrabasına ait olduğunu belirtmişti." "Almış olabilirim. " "Bunda yasaya aykırı bir durum yok ki." Devlet Avukatı. Yargı başkanlığı yirmi dört saat içinde soruşturmanın tamamlanması. "Yargı Bakanlığı birine ceza verme amacı taşıyorsa ifade verip vermemenin de önemi yok. Böyle dayanaksız. soruşturma sonucunun kendilerine gönderilmesi içerikli talimatnameyi.. SodGom Devleti organları kendi yasalarını bile askıya almış görünüyor. Yargı başkanlığının suçlamasını dinlediniz. olduğunu anımsamıyordu." Ber. Bu yönüyle ifadenizi almak durumundayım. "Evet!. Đnternet bağlantısından sonra sitenin adresini yazarak okeyledi. biliyorsunuz.. Buna karşı yanıtınız nedir?. Secret’in bürodan ayrılmasından sonra bir şeyler atıştırarak çalışmasına devam etti..

Telefon hatları çok dolu galiba. Kısıtlı bilgisiyle kendisinin özelde yapabileceği artı bir şey yoktu. Şekil değişmeye. Beş dakikayı aşkın süreye rağmen bir türlü ana sayfa görünmemişti.. Sesler ve renkli görüntüler korkutucuydu. Üst yazılar görünür hale gelmişti. ‘Bir daha denemelisinAntivirüs Deson&Neson’ yazıyordu. Birden hata mesajıyla karşılaştı. renkler göz kamaştırıcı. Şimdi şekil ağır çekimlerde. web sitesinin teknik sorumlusu ‘TekSor’dan geliyordu. ‘ilerle!’ diyordu. Bilgisayarı yeniden başlatmak zorunda kaldı. bekle-gör modundaydı. Sayfayı kapadı. Dansöz kıyafetli kadın figürü daha önce görmediği güzellik ve işvedeydi.’ yazılı mesajın direktifine uygun hareket etti. Web sitesine neden giremediğini şimdi anlıyordu. Sanki hedef ile imleç arasında manyetik bir alan oluşmuştu. arka fonunda arada görünen yazıları. Mesajda. Bilgisayarın komut merkezi ayarlarından. garip figürler oluşmaya başladı. Yinelemeler önceki sonucu değiştirmiyordu. her nasıl yapılmışsa siteye ulaşmasını engelleyici kalkan oluşturmuştu. yukarıdan aşağıya doğru bir pompa gibi çalışmaya. diye düşündü. bu animasyonal sessiz hareketleri bir süre izledi. imleci hedefe yaklaştırdığı anda geri püskürtüldüğünü gördü. Bu esnada masa üzerindeki cep telefonu mesaj uyarısında bulundu. ses ise badanajlı homurdanmalar düzeyindeydi. ‘Đyi Ruhlar’ sitesine girme teşebbüsünde bulundu. gitgide insan figürüne dönüşmeye başlamıştı. güzel bir dansöz görüntüsü alıncaya değin sürdü. Dondur. Ber. "Web sitemize virüs saldırısı oldu. Şekil... Mesaj. dondur komutunu iptal etti. Teknik sorumlu bu sorunu çözemediğini belirtmişti. yavaş hareket butonuna basarak. Müziğe uyumlu hareketlerde bulunarak gitgide ritmini yükselten dansözün seri kıvırmaları nedeniyle bir süre sonra arka fonu tamamıyla kapatmıştı.Web sayfasına giriş için ilk kez bu kadar süre bekliyordu. Netleşen figür usulca kıvırmalardaydı. Bu sırada helezonik yaya benzer bir şekil ekranı kaplamaya başlamıştı. Siteye bulaşan virüs programının bir oyunu olabilir.. ekranın ortasında oluşan bir mesaj kutusu gördü. sanki bir şeyleri harekete geçirmişti. Mesajda. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla karşılaştı. Deson&Neson lisanslı anti-virüs yazılımı bilgisayarında kayıtlı değildi ve ilk kez bu isimde bir yazılımı görüyordu. Đçindeki ses.. Yaylanma hareketlerinin serileşmesi nedeniyle bir türlü en üstteki yayın arasını tıklayamıyordu. denileni yaptı. Ber. Tekrar helezonik yaya dönüşen şeklin üst aralığını tıklamak için harekete geçtiğinde. Yeniden açılan programda bu kez donma yoktu. . şeklin üzerinde bir mesaj kutusu oluştu. seri devinimlerde bulunan görüntünün ve sesin yavaşlamasını sağladı.. ‘Helezonik biçimin en üstteki yay aralığını tıklat. Mesaj kutusunu kapattı.Anti virüsDeson&Neson. Bu arada bilgisayarın hoparlöründen ürkütücü mekanik çığlıklar duyuluyordu. Ekran yeniden donmak üzereydi. Değişen pek bir şey olmadı. Ber.. sesler kulak okşayıcıydı. gelen mesajı garipsedi. En güncel anti-virüs programlarını çalıştırdığım halde. görüntüleri sallanan kıyafetleri ile yaptığı hareketlerle kapatıyordu. bilgisayarı yeniden başlatmak için düğmeye basacağı bir anda. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla yeniden karşılaştı. ‘Durdur’ bütonuna basarak yenile komutu verdi. Değişik şekiller.. meyvesini verecek gibiydi. Yeniden internet bağlantısı yaparak. Dansöz. Bir kez daha sitenin ana sayfasına girmeyi denedi. Đnternet bağlantısını koparacağı esnada. Sayfaya tekrar girmeye çabaladı.. bir taraftan dansözü ve kıvırmalarını izlerken diğer taraftan arka fonda bir görünüp kaybolan yazıları okumaya. Đmleci alanın ortasına getirdikten sonra. başlamıştı. Đlk tıklama sonuçsuz kalmıştı. Hedef üzerinde imleci sabitleyerek tıklayacağı anda şekil yeniden değişikliğe uğradı. Virüs. Bu şekil. Çaba. karma renkler almaya. Ber de normal bir insan olarak korkuyu duyumsadı. komutuyla alanı dondurdu. ekranı tamamen kapladığında.. temizleyemedim. Değişim. Ama. Gri renkli helezonik şeklin yayları. arka fondaki figürleri izlemeye çabalıyordu. Ekran dondu. Haberin olsun" yazılıydı. kuşkusu duyumsamasına rağmen. Ber.

bunun karşısında onların yok edilmesine benzer bir olayı rüyasında yaşamamış mıydı?. bir kısmı da kendiliğinden kaybolmuştu.. daha kıvrak danslarımı sunduğum web siteme bekliyorum. alt ve üst de bulunanlar birbirlerine karşı simgele savaşımı başlamıştı. gerçeklik ise sanalla karışmıştı. Simgesi yok olanın figürü de yok oluyordu. Bir duyuruda bulunmak istiyordu. Bu mesajların bazılarında. Olabilir miydi?. Midesi bulanıyor.. atılan simgelerin kendilerine deymesini önleyici. Sanal yaşam ile gerçek yaşam neredeyse birbirinin içine girmiş. iradesi dışında hayrına yardıma koşmuş olabilirdi diye düşündü. Ezginin sözleri.. Şimdi. Benim giydiğim. Deson&Neson" yazıyordu. alttaki boş alanda bir takım figürler belirdi.. arada açılan. "Deson ve Neson. Bazılarının erkek. harfsel değişik simgelere benzeyen mermiler atıyordu. Alt ve üst grupları ayıran yatay çizgi silindi. imleci kadehe doğru getirerek tıklayacağı esnada. ‘program bul’ komutuna "Deson&Neson" yazarak arattırdı. bir sola. Bu uyarıdan sonra monitörün ekranındaki görüntü yatay olarak ikiye bölündü." Ber. yüklenmediğini bir kez daha anlamıştı. Belki de. kusmak üzereydi. . kulaklarını ezgiden alamıyordu.’ linkini tıkladı." isimli parçasındaki sözlerine aşırı benzerlik taşıyordu.. Ekran normal görüntüsüne dönüşmeye başladı. Dönmenin hızlanmasıyla figürler bir kasırganın ancak Arizona çölünde oluşabilecek hortuma benzer görüntüler sunmaya başlanmıştı. kıvırttır." isimlerini sanki daha önceden duymuş gibiydi. Attıkları. Đyi Ruhlar web sitesine yapılan virüs saldırısı nedeniyle oluşan figürlerin davranışları." "Đlerlemek. Zihninden ihtimalli düşünceler geçti. Bu uyarı irkilmesine neden oldu. hızlı bir şekilde karşı alanda bulunan figürlere ulaşıyordu. Ber. Kumarhanemize bekliyoruz. bir gri ve karma renklere dönüşen kıyafetleri giymelisiniz ve ayrıca ortama uygun sesler çıkarmalısınız.. ana dansözün etrafında belirli bir yörüngeyi takip eden uydular gibi dönerek. bir arkaya bir öne kıvırmalısınız. Markız’ın "Kıvır. Üstte kalan dansöz figürü doğum sancıları çekiyor gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı. Deson ve Neson ismine sahip kişilerle Med sayesinde sanal alemde tanışmıştı. homojenleşmişti. sanalında tanıştığı ve yüzlerini gördüğü bu insanların aynı kişiler olduklarını Yansı’nın evinde bulunan aile albümündeki fotoğraflardan öğrenmişti.. açılan web sitesinin ana sayfasına girerek. bir kırmızı. Her bir figürün küçük parmakları rakamsal. Gözlerini dansözden. Onları izleyen Ber’in beyni dolanmaya. sayesinde gerçekleşen sanal görüşmelerinin birinde ilk ve son kez görüdüğü Deson ve Neson’un. Sanal. Bu arada. gecenin karanlığına kalmak istemiyordu. Đsimler de yabancı gelmemişti...... hipnoz olmuş gibiydi. Yazı karakterini büyük ve altı çizgili olacak şekilde ayarlayarak. Ber. Med’in anne ve babasının isimlerinin Neson ve Deson olduğunu. "Tüm virüsler silinmiştir. Đçinden bir çok dansöz kıyafetli figür çıktı. Belki de yaşatılmıştı. çoğaldıkça çoğaldı. gerçeklikle.. iyi ruhların mücadeleyi başlattıklarını ve alan olarak interneti tercih ettikleri anlamındaki sözlerini anımsıyordu. Med. Kıvıranlar kıvırmalarını bırakarak. Bunları daha sonra irdelemesi gerektiğini düşünerek. Neden olmasın dı?.Ber. Şimdiye kadar şüpheyle baktığı sanal olayların bir çoğu gerçek alemde karşılığını bulmuştu. Karınca büyüklüğündeki figürler.. bilgisayardan "Sakın yapma!" bağırtısını algıladı. yok edici simgeler oluşturdular. Normal sayfanın ortasında beliren mesajda. Eşit bölünen ekranın üstünde dansöz figürü. Đşlemlerinize devam edebilirsiniz. "Zengin olmak istiyorsanız bu mesajı tıklayınız!." "Elimdeki şarap kadehinin üzerini tıklayarak. yeni bir programdı ve yazılım şirketi.. Hafızasını yokladı. Bilgisayarın hafıza kayıtlarında böyle bir yazılım programının yüklü olmadığını. arada kapanan. Yirmi dakika boyunca süren bu karşılıklı simgesel savaşım sonunda üstte bulunan figürlerin tümü yok olmuş. ‘Med’den alıntılar. bazılarının da üçüncü cins olduğu arada görünen cinsel organlarından anlaşılan bu figürler. bir yeşil.. Dansöz’ün şeffaf ve kat kat elbiselerinin altından sırasıyla bir çok yazılar çıkmaya başladı. altında kalan ekran ise görüntüsüz ve boştu. bazılarının bayan. Oturduğu koltuktan ayağa fırladı. yükselmek istiyorsanız benim gibi bir sağa. kıvırmaya başladılar. karışmaya başlamıştı. Aniden anımsayan insanın davranışını sergiledi.

etkili... ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. "Ölüm Sessizliği Mahallesi. katline ferman verenlere ve yandaşlarına yararlı olabilecek şekilde sözlerini kısmen değiştirerek. dehşetli ve korkunç hortumsal soygunla iş bulma olasılığının neredeyse sıfırlanması karşısında düşük ücretlide olsa bulabildiğim ‘Đstersem Soyulurum’ isimli bankadaki güvenlik görevimde." Birileri kendisiyle kafa buluyordu.. ocağımızı söndüren. No. Mesajda. dolmuş parası dilendirecek aşamaya getiren büyük soyguncuları. iradem dışı düzenlemelerle. Tut-Bırakma KursEvinde soygun eğitimi almamıza neden olanlardan. Netten ayrılacağı esnada..Mar Kenti Yerel Ozanı. Kullanıcı modunda kontrol ettiğinde kaydın hatasız gerçekleştiğini görerek.. Ber. Mesajı açtı. Mesajlar üst üste geliyordu. bu dileğimi kulak arkası ederek." Ber. Mesaj. Ad kenti Mahalli Düzenleme Grubunun ve yan kollarının barındığı adresi bildiriyorum. bu mesajı da açtı. Sağlıksız çocuğumla eşimin geleceği için görevimden alınmamak ve hatta bir kaç kuruş daha fazla para kazanabilme ihtimaliyle KursEviEğitmen’inin elindeki silahına bedenimi hedef göstermeme neden olanlardan.’ yazarak link oluşturduktan sonra anılan yeni sayfaya. insani değerleri satanları ve alanları." "Düzenleme Grubunun raporlarına karşı insani değerler anlamında sürekli sapma oluşturması nedeniyle. kullandırarak kanların dökülmesine neden olanları. faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasıyla gerçekleşecektir. Yerel Düzenleme Grubunun sorgulanmasıyla. bu acıyla kalp krizi geçirerek fiziksel yaşamdan ve çocuklarıma doyamadan erken ayrılmama neden olan sorumluları sorgulamaya geldim. asıl adı Medayih olan Med isimli Psikologun. Uzi sokağı.. ‘mesaj geldi’ uyarısını yeniden aldı. mezarı başında edindiğim duygularla çıkardığım ezgiyi." "Amaç ve çıkarları için kullanıp. hortumcuları cezasız bırakan çelişkili. kendisine mal eden sanat hırsızı Markız’dan. okuduğu mesajları silmeden minimize ediyordu. "Borcunu ödemekte hindi.’ hesap sormaya geldim. onunla oynayarak. alt uygulayıcılar tarafından hunharca yargısız infaz edilmiş olan değerli arkadaşım Sapcanedost’un."Faili meçhul bir cinayete kurban giden ve sitemizde yayınladığımız birçok yazının esin kaynağı. Ad kenti..’ isimli kayıp kitabı bulunmuştur.. web sitesinden çıktı. senaryolarını fark eden ve bunu açıklamak isteyenleri anında yok eden düzenleme grubunu ve yandaşlarını deşifre etmeye geldim. adaletten uzak yasaları ve düzenleyicilerini sıgaya çekmeye geldik. onun gibilerden ve onu oynatarak.Avukat Artsa.. eşitsiz. Mesajda. yapıştırıp." . beynimi etkileyerek beni çıldırtan ve intihar etmeme neden olan fiziksel ve ötesi dünyanın kötü ruh gruplarını çıldırtmaya geldim." "Kasırga kadar büyük.. bireysel çıkarları için halkları kandırmak amacıyla hareket edenlere bir kaç ezgim olacak. aldığımız eğitime göre yaptığımız soygun uygulamasında ölümle anında infazımız yapılırken. yurt dışında bulunan Genel Düzenleme Merkezine de ulaşılmış olacaktır. Yerel Düzenleme Grubunun deşifresi. Bes ve Kur’un bu soygunu gerçekleştirmesine ortam hazırlayanlardan. gerçeği gizleyenleri. beni görmeyen gözlerin görmesini sağlamaya. kaydet komutunu kullandı." ana başlığından sonra altına ‘Đlk yüz yirmi sayfa-sı. Sitemizde bölümler halinde yayınlanacaktır. DüzĐzUygDen-Dom Holding co.Đstersem Soyulurum Bankası Geçmiş Güvenlik Görevlisi. alacağında şahin olan. Özelde. Şti. Bir mesaj daha geldi.. gruplarında tartışmaya dahi açmayan ‘Đstersem Soyulurum Bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanından.Annen..’ yapan düzenleyicilerden. kendisinde kayıtlı olmayan bir e-posta adresinden geliyordu.. "Đşlemediğimiz bir suçtan cezalandırılıp. ölüm anımda son arzum olarak kızıma bakılmasını dilediğim halde.Kur&Bes. Çalışmaya devam edebilecek enerjisi kalmamıştı. bilgisayarda kayıtlı dosyasından kopyalayarak. – Rutbin.. beynimi belirli kurallar ve korkularla yıkayarak beni ‘Kraldan kralcı.9mm. "Sesimi duymayan kulakları açmaya. uygulayıcılardan.

beyin yıkamalarla hizmet sunan bir kısım meslektaş- .. tavsiyelerimin aksine hareket eden ve etmelerini sağlayanlara. görüş ayırımı gözetmeksizin herkese ve herkesime yapmış olduğum insani temelde kardeşlik çağrı özünü saklayanlara. semazen ve raksına indirgeyerek salt turizmden gelir sağlamaya çalışanlara ve onlara uyanlara.Bir Kuran Yorumlayıcısı" "Đnsan sevgisi dolu değerlerimizi bir kaç folklorik ögeye. belirli çıkar yapılarını oluşturan bazı aydınların. Siz ve yardakçılarınız benim adımı kullanarak oluşturduğunuz tarikat veya başkaca adlarla.. ‘Zalimler için ve zalimlerle işbirliği yapanlar için yaşasın cehennem!’ ... göğüs boşluğuna şiş ve bıçak sokmayı kanıt olarak kabul etmiyorum. birkaç ilahiye... iç ve dış sermaye gruplarına kendi bireysel çıkarları için boyun eğmesine. Beni bazı safdil müritleriniz mi sandınız.. anlayışıyla hareket eden siyasilerden ve siyasetten uzak durulmasını defalarca tavsiye etmiş ve bu anlayıştan Allah’a sığınılmasını beyan etmişken. bırakın bu kademeye gelmeyi. Onlar. Bağırtım kulaklarınızı ve ceplerinizi delecektir. onların Dünya’yı kendi cennetlerine çevirmelerine basamak olan bazı ‘abi’ lakaplılarına sözlerimi anlamlandırmaya geldim. din. kola."Emeğin.’ O halde kanıtlayın.. Kendi partisinden olan şeytanı ise melek gören ve gösteren. Kötü temelde kin. ilişkide bulundukları veya bulunmak istedikleri çıkar gruplarıyla ortak çıkar hesabına girenlere.." "Irk. kardeşlik felsefemin manevi atmosferini tamamıyla yok etmek üzereler. dilini Hızır paşaların hizmetine sunan bir kısım sahte canların ve onların peşinden giden bazı safdil canların kulaklarına yeni ezgilerimi üflemeye geldim." "Kendi partisinden olmayan meleği. belini. mazlum kölelere korunmaları için gladyatör arenasında kullandığım kalkanımı hediye etmeye geldim. dil. ülke insanlarını birbiriyle ve kendi yararlarına vurdurtan. torunlarımızın zararına. bir kaç ezgiye hapseden.. – Bir Gladyatör" "Sömürgeci ülkenin askerine karşı canımı ortaya atarak attığım ilk kurşun anının üzerinden. çatlayıncaya kadar yemenizden şişen göbek derilerinizde def çalmaya geldim. elini. onları köleleştiren tüccarlara karşı. bir kısmını değiştiren.. bozgunculuk. artı değer olduğu ve sermaye tarafından sömürüldüğüne yönelik tespitlerimi içeren felsefemi kullanarak. ‘Bir nehirde iki kez yıkanılmaz.. bir kısmını hasıraltı eden. emekçilerin seslerini pasifize etmelerine daha fazla sessiz kalamadım. Biraz önce yemiş olduğunuz ve şu anda önünüzde olan tavuk parçalarına "Kum Biiznillah! (Allah’ın izniyle kalk!)" deyin. haramı kendisine ilke edinmiş fakirlerin sofrasından çalan hırsızlarla ortak hareket ederek ve aynı masayı paylaşarak patlayıncaya. Ama boğaza. kendi bireysel çıkarları için bazı iç ve dış sömürgecilerin lehine zihin kontrol yöntemleri. Tasavvuf felsefemi. Bakalım tavuk parçacıkları birleşip canlanabilecek mi? – Bir Tarikat Lideri " "Aynı makus tarihi bilerek ve isteyerek defalarca yaşatanlara.’ öğretimi bu yönüyle de açıklamaya geldim.. ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganımla... Kurân tefsiri dergilerimi çıkar amacıyla kullanan. Zalimlerden olanları dergahımdan ve çevresinden kovmak için geldim!.. safdil inanmış gönüllerin farklı yorumlamalarını sağlayarak.. ülkeyle kendi insanını. örgütlerin. yaşamasına neden olanlara karşı duruş göstermeyenlere. uzun yıllar geçmeden. –Bir Halk Ozanı" "Kıssalara girmiş olan ‘Bir müridin nefsini tüm kötülüklerden temizleyinceye kadar bir lokma bir hırka düsturuyla hareket etmesi gerektiğiyle ilgili tavuk öykümü bazılarının kafasına vura vura anımsatmaya geldim. zulüm yapma amacından vazgeçmeyenler için ise umutsuzluk dergahıdır. kırdırtan. nefret. ilk kademeyi dahi atlayamadan helal olmayan rızklardan..– Bir Filozof" "Ülkeleri ülkelerle.. bazı işçi sendikası yönetici ve üyelerinin.Bir Materyalist felsefeci.. şeytan. ‘Biz o kademedeyiz mi diyorsunuz?. ‘Zalimler için bir anlamda Dünya’da onların Cehennemi sayılır.’ içerikli yorumlarıma karşın zalimlere kan ve destek veren ayrıca bu anlayıştaki politik kişileri överek onların alt tabakayı sömürmesinde. -Bir Tasavvuf Grubu Lideri.. benim dergilerimi okuyarak aydınlanan öğrenci ve öğrenci adaylarıma liderlik yaparak çıkarları için. bir kısmını eksilten. mezhep. Dergahım. ıslah olma niyetinde olanlar için umut dergahıdır.

Yanlış mı duyuyorum?. Başka çıkar yol gerçekten yok muydu?." . Yanıtını bildiğim soruyu. bazen namlunun ucunda. – Bir Filozof. belki de binlerce kez daha bu şiirimi okumaya geldim. Vebayı yeniden yorumlamaya ve vebadan korunmanız için dünyanıza şifalı bitkiler ekmeye geldim... Bu benim en büyük uygulamam olacak..!’ – Bir şair ve yazar" "Irk. Đyi maske takarak örttükleri beyinlerinin bilinçaltlarına gireceğim. – 11 Eylül Saldırısının Maktulleri....... Değer miydi?. –Bir Psikanalizt. Babam hala bunalımda. Kimin içindi?.... Bazen bir müzik notasında. – Bir Yazar" "Oynanan oyunlara karşı demokratik tavır koyup. bazen bir reklamda.. Bu bir Habil-Kabil savaşı olacaktır." "Đşgalci devlet askerinin kızımın yaşmağına el uzatması üzerine kentte başını çektiğim direnişle kurtulan bölgemizdeki üniversiteye emanet ettiğimiz insanların bazıları. – Halk kahramanı bir eşkiya. Bir kez daha.. Annem acıma dayanamayarak öldü. insanları bu koşullandırılmalara karşı korunma metotları öğretmeye geldim.. Ne elde edildi?. Akan masum insanların kanı sizin kanlarınızın renklerine yakın renkler değil miydi?... bazen darağacında. din ayrımı gözetmeksizin ülke ülke yaptığım Kelle koltukta mücadelemi. Gözü yaşlı nişanlım bir başkasıyla evlendi.. baskıdan ve şiddetten medet uman şahinlerin yanlış politikaları yüzünden. bazen bir oy pusulasında. – Bir Gerilla.. bazen bir seste. mitimi boşaltanlara karşı kendimi yeniden tanıtmaya geldim. Bazı kitle iletişim araçlarını da kullanarak belirli koşullandırmalarla toplumun ve bireyin iradelerini ve zihinlerini etkileyerek. duvarda oynattıkları kuklalarla oyalayan kötü güce nispet. bazen bir filmde. bazen bir ufak yazıda." "Halkı soyan derebeyden alıp soyulan halka dağıttığım efsaneleşmiş hikayemi tersine çeviren eşkiyalara ‘yuh’ demeye geldim. Dereceli gözlük ve kulaklık almaya geldim!. Legal ve illegal şahin gruplarına soruyorum Merak ediyor ve soruyorum.. bazen bir kitapta." "Veba her yerde. – Yeğenin Mus. torunumun yaşmağını çıkarmadan giremeyeceğini mi emrediyor ?. – Halk kahramanı Bir Milis. Birkaç terapi seansları sonucu açığa çıkacak bilinçaltlarını hep birlikte izlemeye davet ediyorum. Veba her yerde. Đzlemek ücretsizdir.. yarar temin edenlere. demokrasinin ve demokratik uygulamaların önündeki tüm engelleri kaldırmak ve oyunları boşa çıkarmak yerine... durmaları ve farklı düzgün bir yol izlemelerini içeren şiirimle başkaca şiir ve yazılarımı okuyup benimseyenlerin. bu deneyimden yararlanmalarını yasaklamaya. bu yolun çıkmaz sokak olduğunu. koşullanmayla ilgili köpek deneyimi." "Dünyayı mağaraya çevirerek insanların dışarıyı görmesini engelleyen. dil. onları mağara dışına çıkararak yaşamın gerçekliğine bakmalarını sağlamak için geldim.. Tarih yeniden yazılacaktır.." "Psikoloji bilimi araştırmalarıma kaynaklık yapan.... – Bir Gazeteci.. Doğrumu bu?. silahı tek çözüm yolu olarak gören oluşmuş veya oluşması sağlanmış illegal örgütün üyeleriyle zorunlu askerlik görevim esnasında yakın ve sıcak temasta yüzleşmem sonucu öldürülmüş bulunmaktayım..larıma kanlı gömleğimi utanç duymaları için hediye etmeye geldim. onların kötü olduğunu kanıtlamaya geldim. zamanla eleştirdiğim özellikteki kalabalıklara karışmış olduklarını görüyorum.. Bütün bunlar ne içindi?. diyerek taptığımız ülkemizin derin devleti yöneticilerinin savaş bahanesi elde etmek için azmettirmesi ve yardımıyla gerçekleştirilen saldırıdan sorumlu olanlarla zihniyet mücadelesi yapmaya geldik.. Önümde yok edilmiş bir ömür. Çocuk getirilmesi rica olunur. amacı dışında ve kendi çıkarlarına kullananlara.. insanların gördüklerinin yanılsama olduğunu öğretmeye. ‘Durun kalabalıklar!. kötü olduğuna inanmayanlara. bazen bilgisayarda." "Kalabalıklara. beni bir tişört logosuna indirgeyerek tüketim toplumuna sunan.. bazen bir tiyatro oyununda... Yanlış mı görüyorum?. –Bir Psikoloji Bilimcisi" "Kötülerin." "Baba...

sözcülerini tartışmaya geldim. Sanal Đyi ruhlar.. Göndericilerin isim ve tabiiyetleri mesajın içeriği konusunda duyumsamalar da veriyordu. Anlamları algılayabiliyordu. yakın tarihte yaşamış bir şekilde ölmüş veya öldürülmüş insanlardan. Güney Afrikalılar. dıştaki büyük güçle işbirliği yaparak içteki egemenliklerini sürdürüp halkın seçtiklerinin hareket alanını ve halkın isteklerini yok edici daraltmalara neden olanların. olanlarında yeteri kadar kendisini temsil edememesi nedeniyle.. Cep telefonuyla. Yüzlerce mesajları bu akşam okuyabilecek gücü kendisinde bulamadı. sağır. siyahderililer. Tarih. Nagazaki mağdurları. kişilerini. Yalan geçmiş üzerine bina edilen yapının. bizzat gerçek tarih barındırdığı gerçekliğini. Neden o da kendisine mesaj göndermemişti. Kızılderililer. Đnsanlık yararına olacak diyalektik. Tanımadığı isimlerden de mesajlar geliyordu. canavarlaşmaya doğru değil. Gerçek tarih kendi gerçekliğini yazmaya başlamıştı. ‘Uluslardan Sesleniş’ başlığıyla yanıtlar vereceğiz. onlarda ise derin yönetim ve o yönetimden arta kalanlarla beslenenler olacaktır. determinizm ancak bu bilinçle gerçekleşecekti.. Dünya Derin Yönetimine bizlerinde diyecekleri olacaktır. Sanki. Hiroşima. Böylece insanlık evrimi." "Ülke içinde karınca kararınca olan demokratik yapıyı türlü bahanelerle sekteye uğratan. ve daha niceleri. farklı din ve görüşten uluslar."Dinler arasındaki ayırımları kullanarak el altından medeniyetler savaşı söylemini yayıp sonra inkar eden güç ve çıkar çevrelerinin oluşturduğu.. Sanki Ölü Tarih hortlamıştı. Göndericilerinin bir çoğu kendisine yabancı gelmiyordu... Teksor’a bu yönde mesaj yazıp gönderdi. Kolombiyalılar Liberyalılar. kendisini katleden yalancı tarihten intikam almaya onu yok etmeye gelmişti. Onların ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmalarına.. ertesi gün alma kararı verdi. gruplardan mesajlar geliyordu ve çoğu anlamlıydı. Med neredeydi?. Tarihin gerçekliği. sitenin virüs saldırısından kurtulduğuna dair bilgi vermesi gerektiğini anımsadı. kötülerle savaşıdır. Zulme uğramış tüm dünya ulusları ve bireylerinden geliyordu mesajlar. ‘geleceği’ de yalanlarla dolu olacaktı. Filistinliler.. Lübnanlılar. yalan söyleyen tarihi yargılamaya.. Đyi Ruhlar sitesinin teknik sorumlusuna. kör. Türkiyeliler. Đranlılar. insanlaşmaya doğru dev adımlarla ilerleyebilecekti. Somaliler. Gelmekte olanları ise engelleyerek. Bizim tarafta. Med ile anne ve babası olan Neson ve Deson’un sözünü ettiği savaş başlamıştı. – Bir vatansever politikacı" Mesajlar sayılamayacak kadar çok ve seri halde geliyordu. Gelen ve kaydedilen mesajlardaki gönderici listesini gözleriyle tekrar taradı. Kuveytliler. kulağı olduklarını söyleyen bir kısım yalan söyleyen tarihçileri ve onları motive eden güçleri bertaraf edecek gerçek tarihçilerin yeteri kadar olmayışı. *** . anın ve geleceğin gerçekliğini de şeffaflaştıracaktı. – Dünya Đnsanlarının Fiili Temsilcileri. Iraklılar. otomatik kayıt yapılmasını sağladı. Afganlılar.. Kıbrıslılar.. Şimdiye kadar dilsiz. duygusuz olarak tanımlanan ve onun dili. Birden. Dünya uluslarının ve bireylerinin kardeşliği kabul ettiğimiz üst felsefe olmuştur. Evet. Yugoslavyalılar. ilk kez bu kadar yalın gerçeklik sunuyordu.. Koreliler. Peki. Açmaya bile yetişemiyordu. savaş medeniyetler savaşıdır. Halepçe’liler. vatan millet. Zihinsel hipnozun ortadan kalkmasına neden olabilirdi. ‘anı’da.. Bu bireyin iyiliğineydi. Bu savaş.. beyazderililer. iyilerin. Rodezyalılar. egemen kötü ruhlara karşı bayrak açmıştı. Đçeriğini okumak yerine gönderici isimlerini okumaya başladı.. Kamboçyalılar. olaylarını canlandırarak dirilişe geçmişti. en sonunda seçilmişlerin bu şekilde ki felsefeye reaksiyon göstererek ve onların egemenliklerini sonlandırmak için aynı dış güçden referans almak zorunda kalmasına neden olanlara. gözü. Gelen mesajları kayıt klasörüne yönlendirerek. Tarih. Vietnamlılar. sarıderililer. Ölüm sonrası üzerlerine ölü toprağı serilmesi ve onların ‘gerçek’ gerçekliğini devam ettirecek dirilerin kalmaması üzerine ölü toprağı serilmiş yaşayanları uyandırmaya gelmişlerdi.

Yatağa uzandı. yol vermelerini sağlıyordu. hiç bu kadar ağır uykusu gelmemişti şimdiye kadar. ondan geldiği sanısına kapılacaktı. Đyiyön ise derin bir uykuya dalmıştı. Yarın çok işimiz olacak.. Altında. ani fren nedeniyle birkaç kez kendi yörüngesinde döndü ve durdu. Sırtını yastığa yaslayıp e-maillerini kontrol etme amacıyla internet’e girdi. Korpsi’nin ad soyad ve adresi yazılı pusulayı kendilerine uzatarak. Hız. Taşıt kullanırken. Sonuç alamadı. e-mail yoluyla kendisine bildirilen adresi bulmakta güçlük çekiyordu. Đyiyön. Az önce çıkarmış olduğu kıyafetleri çabucak giyindi. Rutbin’in cinayete kurban gittiğini bilmeseydi.. kehanetler. Mesajın üst başlığında kendisine hitaben yazılmış kırmızı renkli ‘UYARI’ yazısı vardı. okudu. Kapıyı kilitledi. Her olasılığa karşı derhal adrese gidip bu şahsı alın. Kendisi ve koruma görevi yapan iki meslektaşıyla birlikte SodGom Merkez kentinden.. Otomobil. odasının kapısından çıkarak. ayrıntı istemek için uygun bir ortam olmadığını çabuk kavramışlardı. Müstear veya yabancı isim olabilirdi. Ve şimdi. Kilidini kontrol etti. Rutbin ismiyle belirtiliyordu.. Đhbar doğruysa. sil komutuna bastı. Đsimleriyle hitap ettiği görevliler kapıyı açmakta gecikmediler. Önündeki araçlara sürekli korna çalarak. Açıp okumadı. ‘Ber’ ismini iyi biliyordu. adresleri de belirtilerek Ber ve Korpsi isimli şahıslara bu gece suikast düzenleneceği. Gözlerinin kapanmasını engelleyemiyordu.. aniden beyninde ağır bir uyuşukluk hissetmeye başladı. SodGom Ülkesi Nüfus Müdürlüğünce kabul edilebilecek bir isme sahip değildi. Birçoğunun gönderici ismine baktı. * ** Ad kentine pek yabancı olmamasına rağmen. "Derhal efendim!" demelerine kalmadan Đyiyön. Motor stop etmişti. Kilitlendiğinden iyice emin olduktan sonra üzerinde sadece atlet ile külotunu bırakarak günlük kıyafetlerini çıkardı. Gönderici. " Bu şahsa bu gece suikast düzenleneceğine dair güvenilir olmayan bir kaynaktan bilgi aldım.. zamanla ters orantılıydı. "Siz de odanıza çekilin!. " dedi. Uykusu geliyordu. ne kadar sürat yaparsa ölüm anını o kadar geciktirmiş olacaktı. Mesajın içeriğini açtı. Ben bir başka şahsın adresine gideceğim. otelin lüks asansör kapısına varmıştı bile.. Ber’e suikast düzenleneceğine dair e-mail alıyordu. Mesaj kutusu bayağı doluydu. Đyiyön. Đki meslektaşının bulunduğu yan odanın kapısını yumrukladı. Ellerinin direksiyondan ayrıldığını hissetmesiyle frene bastı. Kalan mesajı silmek için bir kaç kez eylemini yineledi. Đşte sözü edilen Dur-Al Market sağdaydı. Rutbin’in öldürülmeden bir gün önce kendisine vermiş olduğu belge ve raporlarla benzerlikler taşıması nedeniyle Ber’i sorguya alarak bazı bilgilerinin gerçek kaynağını elde etmeye çalışacaklardı. Đyiyön. Bir mesaj dışında onlarca mesajın tümü silinmişti. Đyi Ruhlar internet sitesinin asıl sahibi ve yazarı olduğunu biliyor ve hemen hemen her gün web sayfasındaki güncellemeleri ve yazıları takip ediyordu.. eşinden ve üniversitede okuyan kızından geldiği anlaşılan mesajları açıp. Tüm mesajlarının silinmesi için.44 Đyiyön. Nihayet belirtilen caddeye varmıştı. adresin ayrıntılı tarifini aldı. . masa üzerinde şarjda bıraktığı dizüstü bilgisayarını aldı. Zamanında varmakla ölümü önleyebilecekti. Tarife göre Ber’in bulunduğu apartmana az bir mesafe kalmış olmalıydı." Görevliler. Bir taksi durağında durarak. beyninin sürekli döndüğünü duyumsuyordu. Birkaç arkadaşından. Otomobilin beyniyle birlikte döndüğünü. koridorda bekleyen görevliler. Ad kentine bu amaçla gelmişlerdi. mesajı bir kaç kez okudu. Đyi Ruhlar sitesinde yayınlanan bazı yazılarda geçen olaylar. Bir süre dinlendikten sonra.

" terennümlerini duyamaz olmuştu. Uyaaannnnn!!!!..... "Uyu!. Bu normal bir gece koşusuna benzemiyordu.. Sesin sahibini göremedi. Rüyasında kendisini uyaran kadife ses.. Med’in sesine ne kadar da çok benziyordu..... tüm bedeninde. "Aradığımız şahıs bu!.. Başını terden sırılsıklam yastığa tekrar koyduğunda. özelde titrek ellerinde varlığını sürdürüyordu. Sesin rengi ‘Ben Med’im’ diyordu. Gözlerini yumdu.. "Kaçmalısın Ber!. Onlara yaklaştığında. Üzerine doğrultulmuş silahları. Rüya mıydı. Đleride beş altı kişinin ellerindeki silahlarla süratli bir şekilde koştuklarını gördü. "Çıt!. Kanter içinde uyandı Ber. Üçüncü denemede bile silahlarından çıkan sesler değişmemişti. Annesinin küçüklüğünde kendisini uyut-mak için söylediği "Uyu!... yükselme ve siyah maskeye atılan sert bir yumruk ve iniş sonrası yere basan ayaklar. Verilen emir ile kendi istemi ayniyet taşıyordu. Ninni!.. Çıkış kapısından çıktığında omuzu onun göbeği hizasına denk düşen diğer bir maskeliyle karşılaştı. Ezberindeki en kısa duaları okumaya başladı. "Uyaaannnnn!.. Silahların şarjörleri yine değiştirilmişti. silahların namluları kendisine hedeflenmişti. Ninni!. Otosunu hareket ettirebilmişti. yerle teması iki metre ötede gerçekleşti. Saldırganlar." çağırmaları bastırdı. Hafızasını zorladı. Ninni!. Kaçmaya yeltendiğinde vuracaklardı kendisini. Şu an duyabileceği en güzel emir buydu.. Öldürecekler seni!.. Çıt!. Otomobilinin içinde bu saatte ne işi vardı. Çevresine baktı.. Kulağa hoş gelen. görmemek için gözlerini kapattığı gibi kapatamamıştı kulaklarını.." diyen maskelinin emri başı üstüneydi. Rüyanın verdiği etki....." "Çıt!.. KorAv... onlardan biraz uzakta üzerinde eşofman olan bir kişinin.. Donmuş gibiydi. "Ben.. Bahçe kapısından çıktığı anda.. Yastığı kendisinden akan terden sırılsıklam olmuştu.. yaylanıp koşmaya başladı. Künyeni oku!" diye bağırdı... Gaz pedalına." sesleri geldi. " diye yanıtladı.. Zıplama. ayağına takılan çelme sonrası. Lütfen!. Bir kaç kez deneyerek motoru çalıştırmayı başardı." kulağa hoş gelen kadife dokunuşlu bir bayan sesiyle uyandı." "Derhal çıkmazsan öldürüleceksin!... "Çıt!....Çıt!.. Filmlerde dahi izlemediği türden ellerinde silahlar bulunan siyah maskeli kişileri. Ber.. Uyku mahmurluğu içindeydi.." iletisini tüm hücrelerinde duyumsadı.. Saldırganları incelemeye koyuldu.." "Lütfen Ber!. Med’in kitabını yanına aldı.. Çıt!.. Bir otel odasında yatıyor olmalıydı.. Cadde kenarındaki lambalardan kısmen yayılan ışığın aydınlattığı... Hızı yükseltti..... birbirleriyle bakışarak şarjörü değiştirdiler.... Uyan!.... gerçek miydi?... Ber. Çıt!. Uzunları yaktı. Dikkat!... . gördüğünde ürperdi. bu kez gözlerini açarak onları izlemeye başladı.. Ber.." "Daireden derhal çık!. Ber!. Yatak odasına tekrar geri dönüp.. Ber öldürülmek üzere. Ses. Çocuğumuza acı!. korkunun da motive etmesiyle hızlanan düşünce karar mekanizmasıyla. Berrrrrrrrrr!. Maskelilerden biri silahını kendisine doğrultarak.. Zihnini toparlamaya çalıştı. Uyumak istiyordu..Derinden sesler geliyordu.. Siyah maskelerden açılmış iki delikte dolaşan iki geniş göz bebeği kendisini tanımıştı. Asansörün zemin kata hafif dokunuşuyla Ber’in kapıyı açması arasında ancak saniye farkı vardı." *** “Ber!. Uyan!." seslerini. Üzerini değiştirmeden kapıya yöneldi. Yolun sağında biçimsiz durmuş otomobilinin içinde yalnızdı.. "Uyan. Ayağa kalktı.. "Kaybol!.. "Eller yukarı!... arada arkasına bakarak can havliyle koşmakta olduğunu gördü.. sonuna kadar yüklendi." diye bağırdı.. daireyi derhal terk etmesi konusunda uyarıyordu. Apartmanın çıkış kapısına yöneldi. bu kez ciddiye almıştı uyarıyı. Apartmanın çevre düzenlemeli alanını geçti. Yavaş yavaş kendisine geliyordu. Ninni!..

..... zikzak çizerek koşmasına devam ediyordu.." "Tamam. "Benim görev tamam... Çalışır vaziyette olan otomobil ani kalkışla malum sesleri çıkardı..." Ber." "Sizler kimsiniz?." "Nasıl?.. Sürekli şişen ve inen göğsünün aldığı görüntüleri görebiliyordu. Acı fren sesi çıkararak... Otomobile bin!. Sürücü.. Merak etme. Diğer maskeliler de peşindeydiler...... Az sonra... Tıkandığı takdirde.. "Şimdi nereye gidiyoruz?.. tabana kuvvet bulvarda koşmaya başlamıştı." Ber.. Otomobil lastiklerinden yanık kokusu geldi." ".. Beceremedi.... Kapının koluyla oynadı. " ilkesini anımsadı. eylemleri tam teşebbüs aşamasındaydı.. Senin tanımınla bizler iyi gruptanız." dedi Đyiyön... kulaklarını yalayacak yakınlıkta geçti." "Otele gitmeyin!. Ama kısaca.. Yanına vardığı taşıtın sağ ön kapısını açarak koltuğa oturdu. Sürücü kapısı açıldı.. biraz ilerisinde durmuştu taşıt. Tekrar ediyorum." seslerini dahi duymaya vakit bulamadan ölebilirdi. "Çıt!. "Düşmanın Düşmanı benim dostumdur. "Şimdilik bilmiyoruz.. Çağrıda bulunan ses tanıdık değildi... kurşunlar tıkanacağına adı gibi emindi... Gece karanlığının sessizliğini yararak atılan mermiler...... senin de web sitende sözünü ettiğin kötüler grubu diyelim...Đki maskelinin birbirlerine başlarını çevirerek. Ber. Oluşan bu boşluktan yararlanan Đyiyön. Senden taraf olduğumu bil ve rahatla .. Sonuç pozitif. Arkadan gelenlerin kendisini öldürme niyeti açıkça ortadaydı." Đyiyön. Sürücünün hafif ışık altında görünen yüzünde kulaklıklı......... saldırganların hızlarını düşürmüş ve sonra saklanmalarına neden olmuştu.." "Korpsi infaz mı edilmiş?... olağanüstü durumu. Hatta hukuksal tanımla. Tüm uzuvları otomobili yönlendirirken....." mesajlarını bakışlarıyla ilettikleri anda. Elindeki silahı otomobilinin üst kaportasında sabitleyerek. Tıkanmamalıydı.. geçici şaşkınlık sürecini sonlandıran Ber..... faili meçhul cinayet dosyası rumuzuyla rafa kaldırılacak. Konakta buluşalım. "Neler oluyor?. Ber’i takip eden saldırganlara doğru üst üste ateşleyen şahıs... Dikiz aynasına bakarak. "Birçok gruplardan biri olabilir. Arkasından gelmekte olan taşıtın.. Anlaşıldı.. Çıt!. saldırganlara ait olma olasılığı yüksekti. Hızlı koşmak için gerekli oksijeni sıcak ve nemli havadan alamıyordu.. konuşma içeriğinden tanıdığı bir ismin infaz edildiğini duyunca ürktü." "Güvenli bir yere.." "... "Beerrrrr!......" ". Uzun farlarını yakmış bir otomobilin ışıkları önünü aydınlatmaya başladı..." dedi. Tıkanmamalıydı. seri bir hareketle sürücü koltuğuna oturdu. Kimler tarafından infaz edildi?... bir kulak ve ağız başka yerlerdeydi." diye bağırıyordu. biraz önce gerçekleşen..... bir yandan da.. yüzünü ekşiterek. Oluşan manzaraya göre iki seçeneği vardı... Belki bu da bazı cinayetler gibi." "Evet!. bunları konuşacak durumda değiliz. bedeninin bazı bölgelerine." *** .. Sürücü dışında kimse yoktu ve onun yüzü maskesizdi.. küçük mikrofon dikkat çekiciydi..." "Korpsi infaz mı edildi?. Daha çok hızlanmalıydı.. Açıp kendisini dışarı atacaktı... kurtarıcısının kendisi hakkında belirli bir düzeyde bilgi sahibi olduğunu anlamıştı.. Daha fazla irdeleme yapabileceği uygun zaman ve mekana sahip değildi." "Onu tanıyor musun?. " "Görüyorsun. gözlerini yoldan ayırmadan "Kapılar otomatik kilitli Ber!" dedi... Çıt!. "Bana Đyiyön ismiyle hitap edebilirsin.." "... "Sana yardıma geldim. Sürücünün mermileri.... Diğer kişi ise onlara karşılık veriyordu. Otele gitmeyin.

" Ber.. en genç adam ona öncülük etmek için ayağa kalktı. "Elindeki kitabı lavaboya götürmek zorunda değilsin!"diyen Đyiyön’e." Đyiyön’ün hafif tehdit içerikli sözleri ve saldırganların tekrar harekete geçeceği yönündeki uyarısı meyvesini vermişti. Ber ise karmaşık kafasını toparlamakta güçlük çekiyordu.. binlerce kirli adamı birkaç kirli adamı yakalayarak gizleyip. sanırım bazı sırların anahtarı sizde?. Đyiyön’ün sözlerinin devamını suskun durarak bekledi. "Ber. "Dilersen gidebilirsin.. Onlara yarım kalan işlerini bitirtme fırsatı vermiş olacaksın. az önce kalktığı koltuğa yığılırcasına çöktü. Bizlerle paylaşmak ister misin?. "Hala sana güven duygusu aşılayamadım. lavabodan döndüğünde salondakiler süregelen konuşmalarını yarıda kestiler. Kısa bir süre sonra ikram edilen çaylar içilirken. Đyiyön’ün. Geniş bir salona giren Đyiyön’ü. istihbarat üst görevlisi olarak normal bir yurttaşa anlatılmayacak kadar gizli bilgileri sunuyordu.... "Ben ve benim gibi birçok arkadaşım. Ber. Ber. Sakin bir sesle.. ard arda konuşmaya başladı. Nette okumuşsunuzdur.. Ayrıca benim saldırıya uğrayacağımı nasıl öğrendiniz?. Ber. izin verirseniz ben gitmek istiyorum. Bazı gruplar seni ve aynı saatte Korpsi isimli bir psikologu öldürmek için harekete geçmişse mutlaka siz de onları rahatsız eden bir şeyler olmalı. iç tarafında kısa aralıklarla kavak ağaçları bulunan geniş alan ortasına kurulu dört katlı binaya girdiklerinde. Ülkedeki kirliliğinin istihbarat servisimize de bulaşması nedeniyle. kaçarken bile yanına alacak kadar önem verdiğin kitabı zorla elinden alma olanağımızın varolduğunu tahmin edebilirsin. Ber takip etti. saldırganlara yarayacak. Đstihbarat elemanlarına da güvenmeme duygusunu seyrettiği filmlerden. GGG veya 3G olarak anılırız. "Bizler. Ama." dedi hayıflanarak. Ber dışındakiler. Bizler bir anlamda temizleyicileriz. okuduğu kitaplardan edinmişti. kirliliği ama her alandaki kirliliği evrensel hukuka aykırı yöntemler kullanmadan temizlemek..." yanıtını veren Ber. resmiyette sadece GĐS elemanı olarak görünüyoruz.." "Bazı bilgileri paylaşabileceğim insanların buna uygun olup olmadığını değerlendirmeliyim. Oturmak için özellikle Đyiyön’ün koltuğa oturmasını beklediler.. biraz sonra konuşacakları konu üzerine içlerinden hazırlanıyorlardı. "Kusura bakmayın ama.. "Bu grubu ilk kez duyuyorum. dilersen kalabilirsin. ikisi bayan beş kişi hep birlikte ayağa kalkarak. ufak kirliliğe indirgeyerek. kuşkuları yok etmeden Ber’in bildiği gerçekleri elde edemeyeceğini anlamıştı. "Gitmen. elinde tuttuğu kitabı biraz daha sıkıca kavradı. Etkinin yok olmaması için Đyiyön. Đyiyön. Sizleri tanımıyorum. Đyiyön. Đyi Ruhlar isimli web sitesindeki yayınlarınızdan dolayı seni ve yapını az çok bilmekteyiz. Rutbin’le aralarında geçen diyalogları. hala bazı kuşkularım var. Bir hatırlatma yapmama izin verir misin?" Ber. Ayağa kalkarak. Đyiyön’le tokalaştılar." Đyiyön. Ber’i kısa tanıtımı üzerine aynı şekilde onla da tokalaştılar. Bu senin elinde.. Đyiyön." Đyiyön. SodGom Ülkesinin GĐS olarak da bilinen Gizli Đstihbarat Servisi grubunun en önemli ve içinde olmakla birlikte bağımsız hareket eden Gizli Güvenlik Grubu bölümünün üst görevlileriyiz. Salon kapısına vardığında Đyiyön’ün "Ber!" seslenişi üzerine geri döndü. Büyük kirliliği ve kirletenleri temizleme amacıyla hareket etmişlerdi.." Bu şüpheyi yok etme amacıyla hareket eden Đyiyön. "Aynı fikirde değilim. birbirine güvenen iyi istihbarat görev-lilerinin oluşturdukları bu grubun amacı. ‘Tam Temizlik Kampanyası’ başlatmışlardı. "Size bir can borçluyum." Ber’i engelleme amacıyla ayağa kalkan görevlilerin. ondan aldığı belge ve raporların bazılarının Đyi Ruhlar sitesinde yayımlanmış bazı açıklama ve öngörülerle benzerlik taşıdığı ve aynı sitede üstü kapalı şekilde belirtilen katilin evsafına uyan Đkiyüz’ü başka bir hatasını bularak el altından medyaya verip daha pasif bir göreve atanmasını yakın zamanda nasıl sağladıklarını uzun uzadıya anlattı. Ayrıca. 3G’nin ise resmiyeti yok. .Dışı yüksek duvarla çevrili. bu tanıtımı duyunca irkildi." "Bazı gruplar da yakın geçmişte binlerce kirliliği. Bu davranışı oradakilerin alaycı bakışlarına ve sonra topluca gülmelerine neden oldu. lavaboya gitmek için harekete geçtiğinde.... birkaç kez derin nefes alıp verdi. yerlerine oturmalarını Đyiyön göz işaretiyle sağladı. Ev ve büro özelliğini birlikte sunan salonda bulunan üçü bay.

sanırım öldürme teşebbüsünde bulunmazlardı. Đkiyüz’ le ilgili olarak duyumsamalarını isim vermeden nette yayınladıktan kısa bir zaman sonra onun önceki görevinden alındığını basından okumuştu.. niçin bekletildikleri anlatılmadan hazır tutulduğu bilgisi kısmen de olsa rahatlamasını sağlamıştı. Ama." türü imgesel bakışlardı bunlar. kahkahasını engelleyemedi. Onların beden dilleri ve suskunlukları. yan gözlerle Đyiyön’e olumsuzlama anlamında suskun yanıtlar verdi. hareket halindeki taşıtın içerisinde bulunanlar. "Taşıtta uyuklarken sana seslenen ses. Ber. Bunda Rutbin’den olağanüstü konuları dudak bükerek dinlemesinden sonra gerçekleşen olayların onu ve kendisine sunduğu belgelerin içeriğinin zamanla gerçekleşmesini görmesinin büyük payı vardı. şaşkınlığını gizleyemedi. hatta bazıları duyumsamalardan kaynaklı olsa da. başını olumlama biçiminde salladı. Onlara güven hissetmeye başlamıştı. Diğer görevlilerde aynı tavrı sergilediler. daha önceden de Ad kentinde bulunan 3G görevlileri izlemeye almışlardı. konuşmasını sonlandırarak. başını iki yana salladı.. geçen gece verdiği sözü unutmamıştı." dedi. "Endişen olmasın! Bu konağı ve içinde bulunanları Düzenleyicilerin ve Đzleyicilerin etkileme şansı sıfır." dedi. "Sözünüzü hatırlatmama gerek var mı?. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip çıtlatarak.."diyerek aynı üslupta yanıt verdi." Ber. "Tekrarlıyorum. Fakat her anlatının bir sonu vardı. Ber’e bir kez daha dönerek. onların ilgilenebileceği kısımlarıyla sınırlı kalarak. Bulunanlardan en genci. Đyiyön. Artık. "Ber’in neden söz ettiğini sanırım biliyorum. değişik bir ilke edinmişti. araya girerek. Đyiyön. "Zihnim kontrol edilebilseydi. Dışarıda yeteri derecede ajanımız nöbet tutuyor. Ad kentine gelip mesleğe başladıktan sonra başından geçenleri." diye tahmin yürüttü. Rutbin takma adıyla gönderilmiş e-mail içeriğinde belirtilen adresi alma karşılığında operasyona Ber’in izleyici olarak katılmasına izin vermişti. bir taraftan telsizle emirler yağdırırken bir taraftan da önündeki parşömene notlar alıyordu. Ama şimdiye kadar gözle görülür. Ber. Đyiyön. bulunanların tümünü gözleriyle tarayarak. Đyiyön. "Ad kentinin en güvenli konağında bulunuyorsunuz. Bir delinin dahi kendisine ileteceği. Gece arattığı arkadaşlarının belirlenen noktalarda mevzi aldıklarını. her nasılsa inanmak zorunluluğu duyuyordu.." dedi..." Şimdiye kadar dinleyici konumunu hep korumuş olan güzel görünümlü kadın görevli. konuşma sırasının kendisine geldiğini söylüyordu.. Ayrıca. *** 45 Sabah aydınlığının başlangıç saatlerinde kaportası mavi. içi yinede rahat değildi. gözlerini Ber’e dikti.. "Benim güvenlikten kastım bu değil. ayrıntılarıyla anlattı.. "Elinde tuttuğun kitap Med’in kitabı olmalı?. Đyiyön. Aslında belirtilen adresi. Ayrıca. Ber alaylı konuşmaya. Ad kenti Güvenlik Ekibinden yeterli sayıda görevlilerin belirli bir yerde. "Bir insan teknolojiden yararlanmadan gökyüzüne yükselip . Ber. 3G grubunun hiçbir görevlisini zihinsel yönden de etkileyemezler. Đyiyön. Ber. "Sen bunu nasıl bilebilirsin?. "Merak etmeyin!.. " dedi. Onlara güvenmeliydi. elle tutulur bir kanıt bulamamışlardı." Ber. laptopuna gelen bir e-mailde Ber ve Korpsi’ye suikast düzenleneceği iletisini aldığını ve daha sonraki aşamaları anlattı. bazı anlatıların gerçekliği kuvvetle muhtemeldi. "Senin zihnin için aynı şeyleri söyleyemeyiz. hareketli uğraşlar içindeydi.. kadife sesli bir kadına mı aitti?" diye sordu." Ber. Đnadından vazgeç! Seni konağa geri göndereyim. Ber’in verdiği tüm bilgilere. saatlerce devam etseydi onlar yine dinleyici rollerine devam edeceklerdi.Đyiyön. "Buranın güvenli bir ortam olduğundan emin misiniz?" diye sordu. duyulan güvene ancak güven duymakla karşılık verebileceğini düşündü. Ad kentine kendisiyle görüşmek için geldiğini. soruyu yanıtsız bıraktı. Ve bu son gerçekleşmişti. Biraz sonra neler olabileceğini tahmin edemiyoruz. camları ise içeriyi göstermeyecek derecede siyah renkli. Ber.

Bu ülkenin yasalarına uygun hareket ederek ‘iş’ yapan -Evrensel Hukuk Yasalarına göre ancak yaptıkları ‘iş’in soygun olduğu vasıflandırılabilecek. hala bazı insanlar için –önceden olduğu gibiKursEvi. Zorunlu gereksinimleri dışında aşırı bir harcaması olmamıştı.." "Güvenlik görevlisi sizle bizzat konuşmak istiyor." gibi saçma görünen haberi dahi yabana atmayacak.. Ülkenin Ekonomi yasalarına uymamasının sonuçlarından biriydi bu. "Sistem gerektiğinde iyi çalışıyor. Para sıkıntınıda çözeceğim. Arayan. haciz ile cezalandırılmayacaktı..." "Şimdilik gelemeyeceğimi söyle. Secret. onlara mani olma.." diyerek devam etti." "Soruşturmayı bir şekilde kapattıracağım. eğlence merkezlerinde yememişti.. ben EmKulGüv!" "Memnun oldum. "Eksilenin yerini işle ilgisi olmayan yurttaş tamamlamalıdır. Ber... ofisinin telefon numarasını gördü." "Đşim bittiği zaman geleceğim. yurtdışına kaçma ihtimaliniz düşünülerek nöbetçi mahkeme tutuklanmanıza karar vermiş. Evrensel Hukuk Kuralları kendisinin ruhunu oluşturuyordu. Bu kurallara göre soygun sayılabilecek işlere girmek istememişti. teşekkürle karşılık verdi.. artık Tut-Bırakma KursEvi’nin adı." "Nasıl?. Ne diyorsunuz?. devletin kamu kurum ve kuruluşlarından ve daha bir çok alanlardan dolaylı veya doğrudan paralar hortumlaması nedeniyle.. Buyurun?. Bu bir tercihti ve kendisi Evrensel Hukuk Kurallarına uymayı tercih etmişti. telefonu kapatacağı anda.. Uzun süredir de öyle yapıyordu. Bu operasyondan sonra sana her türlü yardımı yapacağım.. "Bir başka sorun daha var.." "Olabilir. "Yalnız... merak etme!... Elde ettiği paraları kumarda.. Pişmanlık duymuyordu." Ber. Tut-Bırakma KursEvi işlevi görüyor." "Evet!. Secret’in... artık eskisi gibi insanlar KursEvinde uzun süreli bırakılmıyorlar.... "Ber. Şimdiki yaptırım ise haciz idi. Kendisinin hatası yoktu. Ülkedeki yasaya aykırı hareket ederek haciz cezasına razı olmayı yeğlemişti.." "Yani şunu demek istiyorum.. Yoksa sizi gıyaben tanırım." "Yargı Bakanlığının şikayetiyle ilgili dava açılmış. Gelseniz teslim olsanız. Çoğu bilgileri nete kaydetmiştim. Bir yurttaş olarak gözünü açıp ülkede varolan yasalara uygun hareket etseydi. bu haczin kaynağını iyi biliyordu. Biliyorum. elemanı Secret’di. çalmakta olan cep telefonu ekranında.. Yanında bulunan Ber’in çalan cep telefonu üzerine düşüncelerinden sıyrıldı. Yasalara uymamanın yaptırımları vardı. iyi günler diliyorum... "Bir saniye!" uyarısını duydu. güvenlik görevlisinin bu duygularına. Ama isim değişikliğine gelince. "Secret. biz de yorulmasak siz de. Ber." Ber.. haberin gerçekliğini ve anlamını irdeleyecekti. Israr etme... " dedi." dedi Ber. vakitleri varsa..... bilgisayarda bulunan tüm belgelerimin birer örneğini harici bir sidiye kaydet..ağzıyla kuş tutuyor..... yüzünde oluşan kederli gülümsemeyle başını hafiften sallayarak. Đyiyön.." . Güvenlik görevlisi sizi almak için bekliyor... Görüşmek dileğiyle.. Sonra da bilgisayarı formatla. Azimle çabalamıştı.. aylık faizleri ödeyememesi nedeniyle yıldırım icra yoluyla ofisine geldiğini haber veriyordu..!?" Ber.... Secret’in okeylemesi üzerine. şu anda ilgili yasaya göre kamu hizmeti yaptığı makamında bulunan eşyaları işçiler kanalıyla toplamaya başlamışlardı. Kabul edilmedi. "Biliyorsunuz." "Evet?. ülke yasasına uygun hareket eden yurttaş TefÇetto ile haciz görevlisi. Onlar görevlerini yapıyorlar. "Neyse. Büronuza gelmemek için yıllık iznimi dahi kullanmak istedim. görevlilere bu dileği sunduğunda olumsuz yanıt aldığını Ber duydu.. " ". Sözlerinin sonlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu... önemli değil. genel aftan sonra "Tut-Bırak KursEvi olarak değiştirildi..kişilerin ve kişiliklerin özel ve resmi bankalardan. Cezayı infaz edecek olan. Merak etmeyin. Örtülü ödenekten sana ödenek çıkarttıracağım." "Biliyorsunuz verilen talimatları yerine getirmek zorundayız. telefonu kapadığında Đyiyön’le göz göze geldi. Umursamamalıydı." "Beyefendi.. Bankalara olan borçlarının bir kısmını kapatmak için daha düşük faizle borç para aldığı kara para aklayıcısı TefÇetto’ya." yasa hükmü uyarınca hareket edilmiş ve bir yurttaş olan kendisine de bu yasa uygulanmıştı.

Şti." "Đz." .. TefÇetto’nun karakterini iyi biliyordu. borçluya ve ailesine acıdığını beş kuruşlarını dahi istemediğini belirterek." Bu açıklama üzerine tepkisel karşı çıkışına devam etmedi. gözlerinin yanından yanağına.. Hazırlıklı olsunlar.." "Avukat Ber’i öldüremeyen alt uygulama grubu üyelerini de cezalandırın... Kısa bir an sonra. "Hedefe yaklaştık. Geçmekte oldukları sokak." "Ad kenti Güvenlik Grubu görevlilerinin zihinlerinin yönetimini tamamen Uygulama Grubu üyeleri alsınlar. Soluma seslerini kesik kesik duyuyordu." "DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. Aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bu kadar fiziksel değişim olamazdı. Haksız bir alacak için iflas etmiş borçlunun evindeki eşyaları depoya kaldırtmıştı. Omurilik bölgesinden ürperti kaynaklı üşüme hissediyordu. Fısıltılar. TefÇetto’ya ne kadar da çok benziyordu.. duygu sömürüsü yapmış ve borçluyla aralarında bir anlaşma yapmışlardı. 3G grubu yönetimi. yandaş tüm grupların zihinlerine ileti gönderilsin.. En azından. Bir süre sonra soğuk vücut ısınmaya başlamıştı. karıncalanma hafif şokta elektriksel etkiye dönüştü. Isınmaya çalışıyordu. Fısıltılar duyumsamaya başladı. Bu arada. evin kapısından çıkmakta olan bir şahsı ve onu uğurlayan bir kadını gördü. borçlu eşinin yalvarışlarını.5.... 3G görevlilerine karşı kullansınlar. Onun bu jestine karşılık kendisi de avukatlık komisyonunu almayarak malların iade edilmesini sağlamıştı. belgeleri yok etsinler. Derinden gelen ve içini korkuyla etkileyen ses tonuna sahipti bu fısıltılar. Alnından dökülen terler. Bu bizim de amaçlarımızla uyuşuyor.. yetkililerinin beyinlerini uyarın. uzaktan gelen mekanik sesler gibiydi. konsantrasyonunu sağladı.. toplumun ve devletin aydınlanmasını da arkasından getirir. Bana izin ver. ana hedefe intikal ettirebilirsiniz. vicdanının sesini duyan insanlardan değildi.. kitlenin psikolojisi etkilenerek Đyiyön ve arkadaşlarına karşı negatif enerji oluşturulması sağlansın. haciz esnasında kendisine yalvaran kadına benzemiyordu. Uğurlayan bayan.. Tüm raporları." "Kendi grubumuzu tenzih ederek söylüyorum. Bireylerin aydınlanması. Sonuç elde edemezlerse yerel güvenliğin zihinlerini etkileyip. Eski Ad kentinde bulunan ‘Ölüm Sessizliği Mahallesi’ne ulaşmışlardı.. Đki kolunu birbirine sarmalayarak sıktı. TefÇetto..4. Şahıs. anlaşılmıyordu. Hata istemiyorum. bu saldırıdan dolayı çıkarlarının zedeleneceği konusunda etkileşimde bulunulsun. gözlerini onlardan ayırmasınlar. evi alacağına karşılık üzerine geçirerek mi anlaşmıştı?. ekmek peşinde koşma kaygılarını yok ederek.. Borçlunun evinin önünden geçerlerken. Ber. Örtülü ödenek şimdiye kadar genelde bireysel çıkarlarda kullanılıyor." Ber. Her şeyin ilkleri hafıza kayıtlarının uçlarında kalır. Hesap da sorulamıyor. Hem senin bu paraları bireysel çıkarın için kullanmayacağını sanıyorum. şimdi Ölüm Sessizliği Mahallesinin dar sokaklarında usulca seyir halindeydi. oradan çenesinin altına süzülüyordu. üyelerine emirlerinizin uygulanmasıyla ilgili gerekli talimatlar verildi. Bu bir olasılıktı ve gördüğü sahnede eklenince gerçeğe yakın bir olasılıktı.. "Sapmalar diz boyu. Yoksa. O. tüm çıkar gruplarına. kendisinden depoya kaldırılmış malların onlara iadesini.. Bizim grup.. Đşe yarasın. Tüm hücreleri.. Denemede yarar var. Belki de. bu saldırının hukuka aykırı olduğu konusunda kamuoyu oluşturulsun.2.. avukatlık mesleğindeki ilk haczini bu mahallenin bir sokağında gerçekleştirdiğini hala unutamamıştı.. beyninde karıncalanma hissetti. Bedeninde bulunan tüyler ve saçları dikleşti. yandaş politikacıların. çocuklarıyla koro halinde ağlamasını."Bu da soygunun bir çeşidi olmaz mı?..3." "Kalkanları sağlamlaştırın. Ortamdan bunalması nedeniyle uzaklaşmasını dün gibi anımsıyordu. Kendisinin... istemişti. Şimdi gördüğü bayan esmerdi.." "3G grubu üyelerinden zihinsel yönden etkileyebileceklerimiz olabilir. fısıltılara odaklanmıştı. Zihinsel etkileme yönünden en güçlü Uygulama Grubu üyelerimizin uğraşı bu olsun. Fısıltıları git-gide daha net algılayabiliyordu. unutulmazdı. kendisine para ödememek için. Đyi Ruhlar Sitesinde insanlara daha yararlı hizmetler sunarsın. Đyiyön.6. Ber. anımsadığı borçlunun evinin bulunduğu sokaktı. Ad kenti Güvenlik Güçlerini. Đyiyön’ün ve sürücü dahil iki görevlinin bulunduğu araba. Hatta. Sonra tefeci müşterisi her nasıl etkilenmişse. saldırı gerçekleştirecek." "Her olasılığa karşı virüsleri de hazır edin.." "Bir kısım yandaş medya gruplarının. Terliyordu.. bu esnada telsizle emirler yağdırıyordu.

." "Evet!. talimatlarımızı yerine getirmiyorlar..... Bu oluşan tehlikeli durum karşısında durumdan çıkaracağı vazife ne olabilirdi.. Bir şeyler yapmak istiyordu." "Hiç bir şey yapmayın. Daha farklı tonda fısıltılar algıladı. "Kontrol elimize geçti.." "Ne isterseniz yapmaya hazırım. Đçseline alma.. 3G üyelerimizle operasyonu gerçekleştireceğiz... onu tekrar durdurmak için fiziksel güç kullandılar. Şimdi Ber ortalarında olmak üzere her üçü birlikte ilerliyorlardı.. taşıtın önünü. Bunda da başarısız oldular.. Sesimi duyabiliyor musun?" Ber. geliyorum!" "Anlaşıldı. Bu davranış karşısında. Tüm hücreleri bu sıcaklığı ve hoşluğu duyumsuyordu. sokak girişinin tersine çevirerek beklemeye başladı.. gözler . Sokaktaki hedef adrese yavaş adımlarla ilerlemeye başladı." "Tek noktaya bak. Arka koltukta bulunan Ber. Đyiyön’ü aldıktan sonra olay yerini terk edecekti. Neredeyse üzerimize silah doğrultacaklar.. Geçici olarak bedenine." Ber.. Bu davranış karşısında taşıtta bulunan sürücü ile ön koltukta oturan diğer görevli taşıttan inerek Ber’in tekrar arabaya binmesini söylediler.. Duyabiliyorum. Đyiyön’ü ve güvenlik üyeleri ile.." "Onu da denedik.." "Uygulamaya hazırım. zihnine. içine sıcak bir akışın seyrini hissetti... Bu direktifimizi de uygulamıyorlar. ruhuna girmemize izin vermelisin.. Ortam çok gergin. Direktifleri gerçekleştirmede zorluk çekmeyeceğini biliyordu. "Evet!.." "O halde onları hedeften uzaklaştırın. Evet!. Ber. Kendini rahatlat. " diyerek yanıtladı." "Ad Kenti Güvenlik Grubu Üyeleri garip bir davranış içine girdiler. Bizim dışımızdan gelecek duyumsamaları filtre et.... Korkularını yen.. "Ber. telsiz’i ön koltukta bulunan görevliye teslim etti. Oluşacak tehlikeli durumda gerisin geriye gidecek. 3G grubuna ait diğer taşıtlarda aynı şekilde sokağın daha içerlerinde beklemekteydi... Sürücü. Sokağın ucunda beklemekte olan araçtan silahını kontrol ettikten sonra indi.. Bunun altından kalkacağız.. Đyiyön ve diğer 3G görevlilerine ellerindeki silahları doğrulttu. Varol’un dedesi Deson!. Tartışma kısa sürmüştü.. Beni iyi dinle. Orada bulunan Ad kenti güvenlik güçlerinin tümü.. koltuğun arkasında başını çevirerek.. Konsantrasyonunu içseline verdi.. Ber. Đyiyön’ü karşılayan sivil giyimli şahısla aralarında geçen ve duyulmayan konuşmadan sonra Güvenlik Grubu Üst Görevlisi olduğu anlaşılan biriyle el kol hareketi yaparak tartıştıklarını gözledi. isteklere uygun hareket ediyordu. Zihnini temizle. Taşıtın kapısını açarak indi. bir kenara bırak... sesi duyabiliyordu.... Bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi vardı. Yine fısıltılar algılıyordu." "O halde diyeceklerimin tümünü harfi harfine uygula. efendim. "Ber! Ben Med’in babası." Ber.. Đyiyön ve arkadaşları da aynı tavrı sergilediler.. Ber.. Bireysel enerjinin ve gücünün ortaya çıkması için gayret et!.". Hafif rüzgar. Onun alnında bulunan terleri eliyle silerek. fısıltıları daha çok ve daha iyi algılamak için iyice derinlere indi. Tamamdır. Sürücü görevliye her an harekete hazır olmasını tembih ettikten sonra Ber’e döndü. Ben ve diğer iyi ruhlardan arkadaşlar sizlere yardımcı olmaya geldik." "Onların üstlerine bu durumu bildirdiniz mi?" "Üstleri de aynı tavrı gösteriyor. Bunun üzerine her ikisi görevli silahlarını ellerine alarak onunla birlikte yürümeye başladılar. "O halde duyma düzeneğini bozma... sivil giyimleriyle 3G gurubu üyeleri olduğu anlaşılan görevlileri izlemeye koyulmuştu." "Sayın Đyiyön!. saçlarını ve yanaklarını yalıyordu. Đki görevli." dedi. bu manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı. onların ellerini kendisinden uzaklaştırarak hedefe doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladı... merak etme. Göğüsler dik." Đyiyön....

Ber. "Ber. Bir tarafta Đyiyön ve arkadaşları. Kendisini toparlamakta gecikmedi." Deson.. Sevinci. Ber!.. Deson’a aitti." "Bir şartla. Deson’un yeniden verdiği talimatlara uygun şekilde hareket ederek içselinden onların çıkmasını sağladı. "Dikkat!. Küçük grup adımlarını sıklaştırarak kısa bir an sonra Đyiyön’ün yanına varmışlardı. Ber. belirli süre bittiğinde tekrar diyaloga geçebileceğiydi. "Cezası ne zaman noktalanacak?. "Ad kentinde görevli sanal kötü ruhların ana kumanda merkezi diskalifiye edildi. Emirlere neden aykırı hareket ediyorsunuz!" diye bağırdı. neden benle bağlantıya geçmiyor?. Güvenlik görevlilerinin anlam ifade etmeyen yüzleri aydınlanmaya başlamıştı. Bu bilgiyi verirseniz." diyerek emir verdi. "Bir saniye izin verin. Ber. Ses... Bu durum bir süre böylece devam etti." "Evet?." dedi. onları görünce. Nişan al!. yumuşak bir ses geldi. uykudan uyanır gibiydi. Ber." "Toparlanın. iki kaşının ortasından beynine girmeye ve zihnini ele geçirmeye çalışıyordu. DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. iki kolunu ileri uzatıp her iki elinin ayalarını onlara doğru tuttu. gereği yapıldı. yürekliliğin marşını çalıyor gibiydi. ahşap binaya doğru ilerledi.. Đyiyön." "Med’in senle olan diyaloglarında kurallarımız dışına çıkarak. "Đyi şeyler oluyor. aralarındaki boşlukta duruyordu.. Đyiyön. buna çok sevinmişti. "Virüs gönderin. Ahşap binadan ince. Orada bulunanlar..cesur bakışlardaydı. Ahşap binadan gönderilen koyu renkte ışınlar ise sürekli iki kaşının ortasına ağır baskılar yapıyordu." Parmaklarının ucundan çıkan ışınlar kesintiye uğradı. Güvenlik Görevlilerinin kolları ve ellerindeki silahlar da buna uygun hareket etmeye başlamıştı. Sesin dehşetinden sokakta bulunanlar kulaklarını elleriyle kapatıyorlardı...." Đyiyön. Ber. Acıyı." "Med. Şti binasına yönelik operasyona başlanması emrini verdi.. Bir fısıltı duydu. ahşap binadan yayılan sesleri yeniden algılamaya başladı. mesajı algılamıştı. Şti. belirli bir süre demişti. "Ber!." "Bu enerjiyi toparlayabilmemiz için uzunca bir süreye ihtiyacımız olacak.. Ber’in kolları yanlarına düştüğünde." diye nakaratlı bağırtılarını duydu..nin bulunduğu on katlı binanın bitişiğindeki üç katlı... "Ne işiniz var." "Pek yakında. Tümü sanki uykudan yeni uyanmış gibi elleriyle boş gözlerini ovuşturduktan sonra birbirlerine şaşkın bakışlarla bakmaya başladılar. DüzĐzUyg Den-Dom Holding Co. Đyiyön’e yönelerek "Ne zaman operasyona başlayacağız?" sorusunu sordu.. Neyse şimdi izin vermeni istiyoruz. . korkuyu hissediyordu..... Artık. Sessiz ve tempolu yürüyüş." Ber. Đyiyön ve arkadaşları bu manzara karşısında küçük dillerini yutacak kadar şaşkınlık yaşıyorlardı. tiz çığlıklar gelmeye başladı.. "Lanetliyoruuuuuuuuuuuumm!" Ber’in bu kez bedeninin tüm noktasından çıkan ışın huzmeleri hızla yol alarak ahşap binaya ulaştı." Ber’in kulağına ruhani.. terden sırılsıklam olmuştu. Đyiyön’ün kollarını sallayarak. Ber." diyerek yanıtladı. tüm güvenlik görevlilerinde kolları.. Üst Güvenlik Görevlisi. Ber’in garip davranışlar sergilemesi dışında bir ayrıntı yakalayamamışlardı. Güvenlik Grubu Üst Görevlisi.. Kollarını bu vaziyeti bozmadan yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladığında. dışsalına yansıdı. pencereleri cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap binaya doğru kollarını göğüs hizasına kadar kaldırıp parmaklarını hafif aralayarak uzattı. Ad kentinin yerel fiziksel kötü ruhlarını etkisizleştirmek de size kaldı. Gönderilen ışınlar." "Ne tür bir ceza?" "Belirli bir süre senle olan diyalogunu dondurduk. Ber... Neler oluyor?.. ellerindeki silahlarla birlikte yanlarına düşmüştü. Bunun anlamı. Ağzı yırtılacak genişlikte açıldı. Ad kentini geçici bir süre terk edeceğiz. "Negatif enerjimizin tümünü yok etti. Tüm görevlilere. Đyiyön’e yaklaşarak. senden çıkmamız için izin istiyoruz. Ber. Ellerinin parmaklarından çıkan açık renkte ışınlar. diğer tarafta ise Ad kenti Güvenlik Görevlileri bulunuyorlardı... duygusal bir yaklaşımda bulunması nedeniyle cezalandırıldı. izin isteğinin kabul görmesini beklemeden bu kez. yapacağımız o kadar iş var ki...

faili meçhul cinayetler dışında topluma ve bireye yönelik bir çok suçlar işledikleri.. Bize güvenin... "Bu işte tek değildik. resmi amirleriniz dışında başka yerlerden emir ve talimat aldığınız konusunda duyumlar var. televizyonun sesini kısarak kucağındaki çocuğunu bir süre daha sevdi. Onlar açıklamadan biz bulacağız ve Yüce adaletin önüne çıkaracağız.. SodGom ülkesinin yasal soygunlarla fakirleşmesine ve uluslararası tefeci merkezine avuç açmasına neden olanların. kurum. "Serbest kalacağınıza nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" sorusuna ise. Şirkette ele geçirilen belgelerle yakın süre içerisinde gerçekleştirilmiş faili meçhul cinayetlerden 1111’i aydınlanarak failleri belirlendi.. Şimdiye kadar. Bizi aldıkları gibi bırakmak zorundalar. tarihinde yaşadığı depremlerden en şiddetlisini yaşar.. Bize karşı çıkanlar terörizme ve teröristlere yardımcı olanlardır.. gerekirse başını bu yolda feda edecek insanlarız. Đsminin açıklanmasını istemeyen Üst Düzey Bir Görevli." söyleminde bulundu. AntiHafif 8.Yargılama Grubunun iki üyesi.. Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf... Konuşursak. "Bunların hepsi yalan. Daire Grubundan MafYegTah.. Ve SodGom Ülkesi. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu Başkanı Soys. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. Şimdiye kadar kendimiz için bir şey istediysek namerdiz.Başkanı. Yerel Yönetim 3. Beş Sivil Dernek Başkanı.. Sıra diğer kentlerde. Ad Kentinin yasadışı örgütlenmesi çökertildi.. XY Ulusal Medya Kuruluşunun. Kara Parayla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet BaşAvukatı KızKaçSal. . Birileri bizim dışarı çıkmamızı sağlamazsa onları da yakarız. Demokrasi düşmanlarına kendi yasalarımızı uyguladık o kadar. Ülkemizi ve milletimizi bozmak. Evet! Med’in ve daha birçok cinayetin failleri yakalandı. Birçok şirket... bir amacının da Birleşik Devlet ve şürekasının ülkemizi ve komşu ülkeleri işgal etmesi ortamını sağlaması amacı güttüklerine dair planlar ve belgeler de ele geçirildi. "Beyler! Biz ne yaptıysak Vatan ve Millet için yaptık." Ber. Şirket üyelerinden olan resmi bir görevliye televizyon muhabirimizin. Bütün çabamız ülkemizin refahı ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması içindi. ülkemiz dışında da geniş yankı bulan ve yeni bir siyasi öğreti içeren ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Soruşturmanın derinleştirilmesiyse daha birçok ismin ortaya çıkarılabileceği görevlilerce belirtildi." yanıtını verdiler. Beş ses sanatçısı.. "Ülkedeki varolan demokratik hukuk kurallarına aykırı hareket ederek." sorusuna karşılık. Gözaltına alınan sanıklardan bazılarıyla konuşma fırsatı yakalayan muhabirimizin sorusuna. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu Görevli SağKol. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. " yanıtını verdiler... bazı kişi ve gruplarla birlikte hareket ettikleri ortaya çıkartıldı. parçalamak isteyen kızıl ve yeşil renkli birey ve grupların bir oyunu bu. Şti binasına yönelik ‘Med’ kod adlı operasyonla şirket yöneticileri ve ortakları göz altına alındı. Kendimiz için bir şey istediysek namert olalım. Neson isimli baba ve annesinin cinayeti de aydınlandı. Onları tanıyoruz. dernek ve holdingi yöneten her türlü kirliliğe bulaşmış olan bu şirketin. Sonradan bulunan ve Đyi Ruhlar web sitesinde yayınlanan.’ isimli kitabın yazarı Psikolog Medayih ile Deson. gibi görünüyor.. Bu operasyon bir çok gelişmelere gebe. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. herkes hak ettiğini bulacak. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. isimler verirsek yer yerinden oynar.. Konuşsalar da konuşmasalar da ima ettikleri kişileri deşifre etmeye başladık..*** 46 "Ad kentinde bulunan DüzĐzUygDen-Dom Holding Co." dediler.. “Bir konuşursam ülke karışır şantajı artık yerini bulmayacak. Bizler vatanı ve milleti için çalışan. ve birkaç bürokrat.

Huşuyla dinliyordu.. yere düşmemek için kendisini zor tuttu... Ona daha fazla rahatsızlık vermemeliydi.Yansı’nın ikramı kahveyi bitirmişti.. kulaklarını Varol’un ağzına iyice yaklaştırarak mırıltılarını duymaya çalıştı. içini okumuş. Varol’a tekrar sarıldı. fil büyük. "Baba!. Ber. içindeki soruyu anlamıştı sanki. hava görünmez ve toprak cansız mı?. Đzin istedi. istedi. Yansı." sözcüklerini yineliyordu sürekli. Yanağını öptü... Boynuna sarıldı.. Annem sevgileriyle ve pek yakında senle görüşeceğine dair mesajını. ". Ber. "Sen!.. Ber.. kollarını bir türlü çözmüyordu.." sözlerini duyduğunda... nefes almakta güçlük çekiyordu. Konuşamayacak kadar küçük olan çocuğunun tepkileri zekiceydi. Varol.... Varol. Varol..!!!???" Kulağında çok sevdiği bir ezgi çalmaya başladı. Đçinde oluşan soruyu heyecanını engelleyip soramıyordu. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu. ise bu eve istediği her saatte izin almaksızın gelebileceğini ve istediği zaman da ayrılabileceğini bir kez daha yineledi. çimen yeşil. Varol.. iletmemi.." SON . "Ateş yakıcı.. su akıcı.. Ben yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak gönderildim!" dedi. aynı tepkiyi verdi.. Sımsıkı kavramıştı. Sen!... "Baba!. Fısıltı düzeyinde bir sesle.

1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca. 1987 yılında Đ.Ü. yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını. hayal ürünüdür. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır.. Okuyucunun. Bursa. kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup. KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü.Bahattin YILDIZ. Kayseri illerinde geçirdi. kişilik.. "Büyüktür. Duyana. bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır. 1963 Mardin doğumlu. Batman. Bu romanda geçen. kişi.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Elazığ. Bu roman. 2 .

3636352 . Özel Sancak Apt. basılamaz.net Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir.0552. yayımlanamaz. N.Basım Baskı : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri Roman Tepebağ mah. çoğaltılamaz. tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç. Elektronik ortam dışında ise.44 Tlf: 3519684 Adana ISBN : 975-288-510-1 Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web : Đnönü Parkı Yanı.dansozkivirmalari.com : www. yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir.cjb. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322. Bahattin YILDIZ 3 4 . Kat 6 D. 13 sk.3767406 : starbah@hotmail.Eserin adı Türü Eser Sahibi : Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ Dansöz Kıvırmaları Kapak Tasarım : Baran ADANIR Mahmut ADANIR Düzelti : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU Đnternette Yayım Tarihi 1.

’ diye homurdandı. Bir süre sonra. Mer Kentinde avukatlık stajı. Otuz beş yaşlarında.. çirkin denemeyecek kadar güzel. Orada mesleğine başlamanı istiyorum.. Umutla doluydu. sen de biraz idareli kullansan!." serzenişinde bulundu. bağrından fışkıran suyun. ela gözlü. siyah düz saçlı. hafif şişman. Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Ama.. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi. babasının. şimdi alırım.” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip. yenilerini giyecekti. beyaz tenli olan Ber.." Med’in kitabından. gevezelikte hamarat. fiziksel görünümüyle. esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam. Ber.. lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp. askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası."diye düşündü. "Evi. "Eeee. filtresiz sigara içmeyecek. pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. 5 6 .. duygusal yoğunluklu ses tonuyla. Bir yetmiş boylarında. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor. Büro beşinci kattaydı. kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. çorbaya. Bugün önemli bir gündü. Bina asansörü bozuktu. kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!.Dansöz Kıvırmaları 1 kehanet "Uyarılan toprağın yarılmasıyla.. Ad kentine taşıyacağız. Büro kurmak kolay değil. sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak.. sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek.. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı. yansı kanalı ile denize doğru akarak... derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu.

Ama bastırmaya çalıştığı tercih." diye düşündü.. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!. Harcanmanı istemem.’ isminden uygunu bulunamazdı.. "Ellerin narin ve güzel. çalışmak zorunda kaldığını. Çevreme reklamını yapabilirim. Leş gibi bırakmışlar.. yanıttan hoşnut kalmıştı. 7 8 .” Bu arada Ber’i süzüyordu.işinde tembel.. "Yeni başladığına göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Bu nedenle epey çevre yaptım. Yel’in noktasız." dedi. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet. Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri. Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini." bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına." dedi. onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim. Bana abone oluyorlar.. birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan. Yel.. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek. Yağlardan. ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de. yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla. Utandı. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış. Sessiz duruşlardaydı. "Beyimiz. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. ayrıntılarıyla anlattı. yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin. Ber... kızdı için için.. gülümsedi... Bireyin psikolojik. bir çırpıda anlattı. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak. kardeş! Bu büro çok kirli.. bireysel her türlü sıkıntılarını. biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini. Görüntü öyle yoğunlaştı ki. Yel. Verdiğin paraya da değmez. Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını. "Evliliği düşünmüyorum. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Yerli filmlerde geçen. Ağzını. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ber’in iştahını daha da artırdı. Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. başını eğerek.. çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı.. Ber.. Buranın yabancısısın. Beyninden sildi. evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?..." diyerek davet etti. merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. belki mülkiyetini alarak geçerim. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi. "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Yel. Ber. katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel... attı. Ama yinede Bayana hak verdi. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. genelin arzuladığındandı. Bıyık altından güldü...’ diyesi geldi. yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun. komşularla ortak kullanılmaktaydı." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok. Ofise geri döndüğünde. bu soruyu yanıtsız bırakmıştı.." dedi mırıldanarak.. Okşamaya başladı. Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber. artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup. sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Ailesel..” Ber. Hayatı. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. evdeki çocuklara kendisinin baktığını. Tek salon sayılabilecek. umuduyla kendisini rahatlattı. Seni sevdim.. çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken. "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını. kendisini ne sanıyor?.. aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Yakıştıramamıştı kendisine. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu. bunumu bulmuştu. ‘Keşke. Bula bula.

Hatta yokluk. olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Yapmacık olduğu açık... bitirmektir.. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi.. Ber’in fermuarını açtı. boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu.. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Yel’in elini kavradı. Ber. beyninin ağrıması. Hala Kız gibi. aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu. Ber. Bu Đsteğe. üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular.."Bana nağme yapma!" dedi Yel. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur. konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı. hala bir karara varamamıştı. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için . Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. genelde geçici başarılar elde ederdi.. zorlamalı erotik bir sesle. bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda... ‘Sadece şimdilik. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Fakat koşullar uygun olduğunda. yutkunmada solumada."Saçmalama!” dedi içselinde. "Sen de istiyorsun. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle. karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Kavradığı eli bıraktı. bacaklarının sertleşmesi. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. pantolonu patlatacak kadar irileşti." dedi.. Pantolon düğmesini kopardı. bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Yenilmişti. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu.. Neyi bekliyorsun?." isteği içini kapladı.. Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Bir kezden bir şey çıkmaz.... "Nasıl istersen. nazlanıyorsun. gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. önceki hareketleri yineledi.’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu.. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Kocaman eller. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı.. Titremelerini hissediyorum. Patron sensin!. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma. hiçlik... Kemerini çözdü." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu.. konuşmada güçlük ve halsizlik. Ber.." Yel. Buna rağmen biyolojik salgıları. "Lütfen!. *** Başlamak.. şimdi çırılçıplaktı. gör!’ hallerindeydi. eli organından ayırmak için tekrar kavradı.. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. 9 10 ." dedi Yel. Yel. "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur.. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş. Organın. Hayalindeki tiplemeyle. Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı." diyerek farklı bir yol denedi.. Bu arada Yel. Ber.onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Sen de her türlü çok yoruldun. Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı.

hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?.. düştüğü konuma hem kendi adına. göz kırparak. Aramanı bekliyor. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu.. içme gereksinimleri. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti. sen gelmeyince gitti. telefonla aradı... Mus.. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı. listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... 11 12 . "Arada yine ziyaretine gelirim. 2 *** Ber. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz.. Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan. Yengesinin.Ondan beklemediği. Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına. hem de ailesi adına üzülüyordu...” dedi.. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi.. büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı."Baban. Babası. kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı.. Biraz oturdu. Mobilyacı. Babasının istemi hem yardım. Bir de Yel abla geldi. borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki." Ber. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı. Yel.. habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme. bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı. ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Büro sahibi... Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken.

. Buna karşılık büroda yapılması gereken çay..." Ber.. Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde.. konuşma hızını düşürdü... Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. yüzü çilli.. sözünü ettiği ‘Maf. Ber için bu çok güzel bir haberdi. Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu." Ber. bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu.. önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı..” yinelemeleriyle alır olmuştu.. Yel. "Bu kıyağımı da unutma!. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu. ufak temizlik işleri. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı.. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu. güvenilir biri olduğunu anlattım ona. Zıtlıkları yaşamak. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı.. işler nasıl?." dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Kim. Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti." dedi Yel. Bir şeyler olacağına. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. 13 14 . "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın.. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak. Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. "Sen bilirsin. "Canım... seni bulamadım. ufak tefek harçlığını vermesi. Ber. telefonlara bakma.. geçici durumlar. Ber’in ‘alo.” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da. Mus.’ diyordu sanki.’ diye not bırakmışsın. vücudunun lime lime doğranmasına razıydı.. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım. Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu. “Bunlar. Telefonu kapadıktan sonra. Senle görüşmek istiyor. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş. Yel. babası.. müjdeli habere çok keyiflenmişti. ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu. babasının halasının oğlunun oğluydu. kırbaçlanmaya.. arada ders çalıştırması.’ dedi.. Yirmi yaşlarında." diyebildi Ber. hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. duyumsamak. sayar. nerelerdeydin? Sabah geldim. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu.. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi. Ber. lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş. not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı. Ama dinleyen kim?.. hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından. alçak bir sesle: "Kentimizin patronu.. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım.. Öksürüklerini engelleyemedi.. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım.. "Avukat bey.. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye.. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim.."diye sordu. Durumunu. biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı.Mus. kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber.. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. ileride açığı kapatırım.. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim. yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı."Evden yemek getirmiştim... Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. Beni sever. ‘Maf’. Yel’i aradı.’sunun devamını beklemeden sözü aldı. Kaybedeceği bir şey yoktu. tütünden faydalanmaya başlamıştı. niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım. üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs. Yakında görüşürüz.. Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden. Kısa boylu.

taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış. "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir. balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi. birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı. büyüyen Mus’a. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi... onun risk taşıyan biri olduğunu." ekleyerek sonlandırdı. Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar. Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi. "Yinede dikkatli olmasını.. Mus. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu.. pencereleri. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı. Yerel Düzenleyiciler. Çevre sakinleri. Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı. Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu.Bu kentte doğup. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. 15 16 . 3 *** Ad kentinin. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler. Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi.. yıkılacak’ endişesi veren üç katlı. Güvenlik araştırmalarında." diyerek. daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma.. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina.

. enfes bir fiziğe.Ber." diyerek yanıtladı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak.Ber. bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu.. kısa sürse de onu görmekten. Đzleyiciler. Öyle ki. Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Sesin sahibi 17 18 ." Đz. ‘Çok önemli olmadığını. 4 *** Ber.01. ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu.3. iletisinde bulundu.4."Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum..01. "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?. devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı.. ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti.2. çekici sergilemeler. Marketçilikte yeni teknikler.Ber. çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. sempatik görüntüye.01. Đz. bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız. aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı.1 . Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler. Ber. evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Reyon düzenleme işi yapıyordu.." dedi.. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara. kurgusu. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu.. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog. parçaların birleştirilmesi.Ber. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim.Ber. Đz. diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.Đz. Markız. "Beyefendi! Bu sana yaramaz!.." dedi. Şunu al!. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı..’ işaretli olmasının mantığı var. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Đz. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması..01.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor. müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar. Ağırlığından. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında. sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı.’ isimli kızdı. Yarın tazesi gelecek!.01.. poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Biran önce evine varmak istiyordu. Reyonları gezerken yardımcı olma. reyon düzenlemelerin etkisiyle. Đzleyiciler Grubu Üyeleri. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı..

kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi.." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Ber." şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Markız." kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu." Çıplak haliyle kaldı. "Tanrım! Bu O!. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz.. Ben çıkmak zorundayım. "Marketten bir saatliğine izin almıştım." dedi sesin sahibi kadın.. 19 20 . Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar. alışkınım. elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı.." sözlerini tercih ederek... Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi.aydır çalışmakta olduğunu. Đçinden kayan bir şeylerin... Market kızıyla bir bağlantı kurabilme. Duş alma. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Hatta ısrar ediyorum. Belki başka zamana..... acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu.. Sonra vazgeçti. arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu. Markız. Kendisini daha doğal buluyordu... Aksi halde.. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım.. yanıtı heceleyerek. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi.. *** yabancısı olmadığı biriydi. Değerlendirmeliydi. "Falıma bakarsanız sevinirim.."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. .. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Sonra anlatırsınız bana. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek.. ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. belirtti. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini. olur mu?." dedi. "Đmkanı yok!. Ber. Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla. içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata.. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. ruhunun karanlığa düştüğünü.Sürekli aşağı düşüyorlardı. Benliğinin.."E. Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. Ber. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu.... sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu... belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Hafiften gülümsedi. tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu. yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu..Lütfen!." Ber’in ağzından "Ya sorun değil. Kahveleri Ber hazırladı. gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti." sözcükleri dökülecekken. Rica ederim. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. hissetti. lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini. kendisine çekiyordu. Ber. derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu.. Karanlık.. yutkunarak çıkarabildi.." dedi göz kırparak. Başı dolandı... Bedeni nefesleniyordu.. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı Dibi görünmeyen... bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum. Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı.. maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini. fen. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Đzin saatim bitti.. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı.." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı.... Markız. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi..

Usulca kalktı... Ölüm. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi... Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. . başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin..... Uykusu kaçmıştı." dedi Ber. önceki bayan sesi.. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen. Kendisini geri çekti. Đki mavi göz." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber.. Đrkildi. "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin.. "Galiba halüsinasyon gördüm." deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Sizinle konuşmam gerekiyor. Ber. Görüntü kaybolmuştu. kaynağı çözülmeliydi. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Sırtüstü uzandı. Bir türlü dibe varamıyordu. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi. Karanlık. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ber. Bakışlar içine kadar inmişti sanki. Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi.. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Sakinleşmek için bir sigara yaktı.. Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum. Bu hoşuna gitmişti. bazen intihar ederdi. Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Tüyleri diken diken oldu. Uyku rehaveti çöktü.. Ve korkuyordu." Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı. gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Telefon hala çalıyordu. Ölüm benim için. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna. titredi. Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük. Ahizeyi hışımla aldı." diye düşündü. Đnadına ısrarla çalıyordu. emeklerin israfıydı. sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi.. Gözlerini kırpıştırdı.." diye düşündü. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi. "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!." özdeyişi vardı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. mirasyedi harcaması. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için.. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini.. bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. "Bilinmeyen numaralar servisinden. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu... gözlerini açtı. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Terden sırılsıklam olmuştu.. "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti... Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Korkularıyla yüzleşiyordu... arada değişik görüntüler sunuyordu. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. Işık parlaklığında iki göz. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm. olmaması gereken bir olgu.Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu.. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. belki de herkes için bir israf. Bakmaya niyeti yoktu.. benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması. hatta onu yanında hayal etmeye başladı.. Zil sesi duydu. 21 22 . Kendisini eleştirdi. Bir sigara yaktı. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi. telefonu sinirle kapadı. boşa atılması. Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım. "Lütfen kapatmayın.. Đçinde." dedi. hatırladıklarından daha çoktu. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum.

Sen!..." teklifini getirdi. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi.. sinirli bir tonuyla.".. Senin hayranınım. "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor. Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin. Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. vücudunun ürperdiğini.. Şaşkınlık.. utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Ber!. "Evet! Ancak?. "Ama. Şu an çırılçıplaksın. Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı.. saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti... kısa bir duraksamadan sonra... Telefon ahizesi. soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Kimsin?. Bugünlük bu kadar. panik ve titrek sese dönüşmüştü. Ber. Bir tuhaf olmuştu. Hepsi çekiliydi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk. için için güldü... Sen!. bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım. "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor. Lütfen telefonu kapama! Sen!. Aceleci. sözlerine devam etti.. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti." Ber. “Sen!. Perdelere baktı... "Ber!." dedi Ber. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Seni sürekli ben arayacağım.. "Belki bir gün..” *** 23 24 ." dedi yumuşak ses tonuyla.." dedi. Sol tarafında televizyon bulunuyor.. Bu yeterli değil mi?" Ber. Evime kamera mı yerleştirdin?. komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. "Kapatmak zorundayım..."Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber. Sağ eliyle cinsel organını kapattı.. O gün geldiğinde.. "Ama telefon benim adıma kayıtlı değil. korku.. "Ancak. "Tamam! Öyle olsun.. Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz. "Seni şaşırtmak istemezdim. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Neyse." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber..." dedi.... "Benim adım Med. Telefon numarasını ise vermeme gerek yok...." dedi..." "Bana Med diyebilirsin!.." "Her ne ise." dedi.. şüphe... Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!.. bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için.. Kadın." Ber.. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." dedikten sonra devamını getirmedi...

Anti-Hafif 8. yüksek sesle. geleceğe emin bakma.." diyen annesinin ruhuna. "Bu genç. Ortama sessizlik hakim olmuştu... Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. güven." dedi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu. Maf. Çünkü Ber. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı.. 25 26 .. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar.. bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. "Đnanıyorum. belki de. Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Evet!. kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2. boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Rakı bardakları tazeleniyor... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı. Gösterilen sandalyeye ilişti. "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Maf. Bu akşam özeldi... ün. Maf. "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum. Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi. Yerel Güvenlik 9. ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi. Bunlarla ilişkileri geliştirmek. Kısa süren sessizliği. ama adam olamazsın!" diyen babasına. grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi.. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti.. tümünden.5 Ber.. Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı..." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!." diye düşündü. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim.’ dan oluşuyordu. göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu. aşçılar... ve daha birçok güzel şeyler. "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya. Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı..Yargılama Grubunun iki Üyesi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi.. meslekte ilerleme.... Bunu hissediyordu.. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti. bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı.Müdürü G9Güv. elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı." dedi. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti. sözünü ettiğim yeni avukatım!.. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı. Yerel Yönetim 3. Ber. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. çakır gözlü birinin.. sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Ses düzeni önemliydi. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu.. boğazını hafiften öksürerek temizledi. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı.. "Zehir gibidir. "Beyefendi! Özür dilerim.. Orta alan boşluğu yaratılıp. dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu. tıknaz... Ber. okursun. Para. bugün servise kapalıyız!" Ber. tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı.Başkanı. sırtını iyice sandalyeye yasladı.Üyesi bozdu. Ağzı da iyi laf yapar.. nihayet bulabilmişti.. onlarla daha önceden tanışıyordu.” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Hayali bile içini bir hoş etti. Restseyh restoranı.. kısa boylu. Ses sanatçısı. "Çok komik bir davaydı. sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum. Uğultu kesilmişti. "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup. Mimikler birbirine benziyordu.... grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti.

Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?. bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. birkaç firmadan. ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum. alıkoyma ve tecavüz etme suçundan.benim bu tür şeylerle bağlantım yok. Biliriz. " dedi. kaç kez söyledim.. "Gel büyük kente.. bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış. Birkaç senet tahsilatıyla. "Sizin kulağınız deliktir..." dedi. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla. neredeyse kızın gözüne soktu.." Maf. Hep yanıtın olumsuz. Hiç belli olmaz.Ber bey. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik. Ber.Üyesi. "Evet!. burada hayat yok. gülerek "Adam benim gibi delinin teki.. anlatısına devam etti.Müdürüne. özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir. biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince.. yönünde açıklamalarda bulundu. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık.. Burunları bile kanamadı.. ağzından iştahlı sesler çıkararak. dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti." Maf. Güvenlik 9. sonrada kırışık yüzünü işaret ederek.." demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu.. ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Ber. Saddam. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Başlangıcı Maf yaptı. Hak yerini 27 28 . Müdürü.. Ber. halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek... Olanla idare ediyoruz. TW Partisinin Halk Temsilcisi. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı. "Sanırım Irak.. kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak. kuyruğu sıkıştığında kimyasal. üstte açılmış. Yoruldum. "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı. babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş. "Yarın güvenliğe teslim edilecek. yedi aydır tutukluydu. yalan ifade vermişti." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?." dedi. "Baba Maf. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor. müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Bir iki gün tutuklu kaldılar." Çevresini gözleriyle taradı. Yargı 2. kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum.. cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti." dedi.. Mendili.. soğuyan havayı ısıtma amacıyla... haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ..." dedi. avını görmüş avcı gibi atıldı." dedi. Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok. kişilerden alınan aidatlarla. Gerçekleri anlattı.. Maf. girmişti. ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı.> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı. kız çözüldü.. şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar.Dom isimli holding. Yanlış hatırlamıyorsam. "Bu nedenle. "DevMalDen-Y.. Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki. XY Medya Temsilcisi. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık. Maf." Maf. suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar." dedi. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. diye. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı. gülümsemeler zorakiydi. Ne de olsa kendi avukatıydı. konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi." Maf. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?. Ayrıca bir başka cepheyi.. Konular.. ufak beyaz işleriyle. DevMalDen-Y. Ber’in. Son duruşmaya Ber Bey. Alan memnun satan memnun.. biyolojik füzelerini damlarımıza atar. Birinin. Nefeslendikten sonra devam etti." dedi. Maf. hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma. bir şeyler yapalım. farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti.. "Yaş geldi elli beşe. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi.. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur... Güvenlik 9. yanlarında kırlaşmış saçlarını.

Mağdur durumdalar. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu. ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı.. O derin bakışları. Tuvalet dahil.... Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında. Hatta söylediğine pişman olmuştu.. Üstündekileri çıkardı. Hatta... Ayrıntılarda konuşulduktan sonra.. ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. "Sizden ricam. içmelerle geçti. Med kimdi?. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Bu kez daha derinden hissediyordu. zamanı geriye döndüremezdi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim. Güzel fiziğe. Saat yarımdı.’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek. baskı görmemesi... Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı.. Ber. Güvenlik 9.. Yanıtlamakta gecikmediler. Ama.. Sadece şort giyindi. ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı." diyerek ortamı rahatlattı. güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence.. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Müdüre döndü.. berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Ona göre “Böyle giderse. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir..Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım.’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar.. Serbest kalsın artık. mahcup olmayayım. Son günlerde. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu.. Telefonun fişini çekti. çoğunluğu elde etmiş oluruz. apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Sırasıyla tüm odaları gezdi.. “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf." Devamını getiremedi. Ber. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti." dedikten sonra tekrar 9. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım. Telefonda kendisiyle konuşan sesi. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını. Saat 23. hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Ve korkuyordu. Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum." Güvenlik 9. Geri kalan saatler ise havadan. sudan konuşmalar ve bol bol yemeler.. Maf. yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti.. Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum. bakışın anlamını iyi biliyorlardı. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz. ısrar edemedi. Ber olacak. özel otosu da olacak. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Ber. geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer.. parlak gözleri.." dedi. Üyeler. Med’i unutamamıştı.." derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. kötü davranış. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu.00 sularında ‘Artık yeterli.” Ber. Yargı 3. alçaltarak. elleri kolları bağlanır. sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular.. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı. demir kapıyı da açık bırakmalıydı. haberiniz olsun.. dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Yatağına uzandı. Ses tonunu yumuşatıp." dedi Yargı 2.Üyesi. 29 30 . her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Tül perdeler yeterliydi. Maf. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi." diyerek dile getirdi.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın.bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor. Salonu inceledi.

. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu... Ber. On dakika daha dinlenip kalkacaktı.. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak. "Alo!. Çıt!. Acıları geçici de olsa unutturan. "Çıt!. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz. alkolün.. Ber. Ahizeyi kaldırdı. Gözlerini yumdu.. Sürekli çaldırıyordu.. Çıtçıtçıtçıt!.... şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu... ama yinede teşekkür ederim." Ber..35’i.. buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum.. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. Lanet Olsun!." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi. "Az önce aramıştınız.. Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama.. Sesler serileşip. ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Yorgunluğun.." "Uyandırma servisinden arıyorum. ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı.." kanısındaydı.. "Yorgunluk ve alkolün tesiri." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise. "Lanet Olsun!. Ber. Onlarca soru akın etti. Yatağından fırladı.." "Çıt!.. az önce arayan bayana aitti.." dedi... Çıtçıtçıtçıt!.. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Sabah saat 7.... Tüm ışıkları söndürdü...... Ayağa kalktı. Titrek elleriyle. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Ber. uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Tekrar telefon ziliyle uyandı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Duvar saatine baktı. Kurulanmadı.... Yazılar yine ortaya çıkmıştı.. "Ben öyle bir not bırakmamıştım.... Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Çıtçıtçıtçıt!.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber. Çıt! Çıt!. Gördükleri karşısında çığlık attı. "Alo!.... Çıt! Çıt!.... Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi.." "Çıt!. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi.. Yatağına uzandı." Duş iyi gelmişti... Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı.. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü.Işıklar gözünü alıyordu. Uyuyakaldı.. Çıtçıtçıtçıt!.. yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ve genel de uyurdu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı.. Đrdeleme yapmaz.’ diye düşündü. Telefonun yanıt vermeyince. Rü-ya-da. *** Sabahın 07. en iyi alkoldü.." Ses... Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi... kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım.... Gözlerini ovuşturdu. Çıt!. Işıkları söndürmeden uzandı. uyumak için düşüncelerini rahat bırakır." "Evet! Benim. bu şekilde yazmak zorunda kaldım. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi.." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi. Uyku.yııııııımmmm!" Ber.. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu.. ışık düğmesini açtı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü.. Rüyadayım!. Çıt! Çıt!." Ber." "Ber bey?. Ama bir de kabuslar olmasaydı. Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Heyecanı biraz hafiflemişti. 31 32 .. beynine. gözlerini açtı. makbule geçti.." "Rüyadayım!. Çıt!. Kanepeye uzandı.. telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı..." "Rüyadayım!. ışığı söndürdü." "Rüyadayım!. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "En iyisi soğuk bir duş almaktı.

..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın. Görevli. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi." diye sorabildi.. ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın..."Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?." dedi. Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli.. "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. "Evet!" diye yanıtladı. özel sürücüsü kanalıyla. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı." onu motive etmiş.. Ber. sonuçta almıştı. sadece merak ediyorum. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres.. nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu. Okey?" "Az sonra görüşmek üzere. Ad kentinin. "Sizden özür diliyorum. Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız.. "Uyandırma servisi. çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya. kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Çalınan zile yanıt. icar dairesine. sabah girdiği duruşma sonrası.." Ses güzel.. karşı ses. içeri girmeye namzet icra görevlisine. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen. "Bu işleri bilirim. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım. açılan kapıyla verildi. yada eşyaları haczedilip.. ben sizi arıyayım." "Benim için sorun değil. Adres tarif etmek zorunda değildi." diyecekti." "Yanlış anlamayın. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Çünkü.. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti... dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Görevlinin konuşma tarzı. Ber’e." içerikliydi.. Her zaman hizmetinize hazırız. avukat Ber’e ve sürücüye.. benim adım Gecetel. buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu.. Đfade tarzı." dedi. düzeltti. taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın. 6 *** Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Đki büyük. kusura bakmayın.. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu. Kendisini tebrik etti. endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz.. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Beş denemeden sonra yanıt geldi. Meşguldü.. 33 34 . net ve temizdi. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu. Böyle olması da gerekiyordu. Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı." "Rica ederim. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış.

şimdi.. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli. kadının görüntüsünün. gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız." dedi. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı.. neye karar vereceğinden emin değildi. "Hanımefendi!. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. eli boş olarak köyüne dönecekti. Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu."Kocamın işleri çok iyi idi. suçluluk psikozuna girdi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Günah çıkarma.. Biz Devletin görevlileriyiz. yemek masası takımı. Televizyon. Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi."Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu." Konuştukça açılıyor. geçirmişti?. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo. anlatı. Çocuğuna yönelik sevgisiydi." dedi icra görevlisi. arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi. sert içerikte devam etti. Babasıyla aynı köyden olan annesi. ıslatıyordu. Babası. duygulanmıştı. Kadın. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu.. kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi.. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Eli boş geldiği El kentinden. Görevli. vitrin. buzdolabı. bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu." Görevli. ana bayilere ödeme yapamaz oldu. Serileşen gözyaşları. elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Ber. Annelerinin bu durumu. kadının dilini çözmüştü. genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış." belirtti." Đçten gelen konuşma. "Siz de haklısınız. Yumuşak tonda.." dedi. kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp. müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. çamaşır makinesi. "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız. bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti." dedi kadın. "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok. Ber." diye devam etti. gururuna yenik düşmüştü.. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Görevliye teselli vermek istercesine. iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. açıldıkça rahatlıyordu. ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz. Ber.. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı. Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu.. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine. bulunanları etkilemişti. bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı... 35 36 . Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Kadın." Bu sözler dahi. evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. "Maması bozulur. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım. Görevli. Đçini çekerek devam etti.. Çenesinden. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti.. Ber. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz.Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu.. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca. kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak." Oluşan ortam nedeniyle görevli. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi." dedi..

"Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Ber. Bir başka sokağa geçiş yaptığında. Bazen olur ve geçer. "Derhal efendim..."Galiba kendimi çok yoruyorum. Ber’in tavırlarından. kendi kendine. "Ben iyiyim. Kadının." Đcra görevlisi. kahve içmeye gel. "Tanrım!." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal. Çevrede kimse yoktu. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden. "Bizi.." dedi.. Kadının etkisi altına girmişti. Gözleri bulanık görüordu. fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. garip sesler duymuştu. sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı.. Ne olmuştu kendisine." ısrarlarını olumsuzladı. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış. Duygularını işine karıştırmamalıydı.Görevliye. fark etti!.. gölgelikten yürümesine devam etti. Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Merkez Hastanesine gidelim. Kaldırım taşına çömeldi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. Hesabı sonra yaparız. Bu gözler?.." diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu." diye düşündü.. Haciz bölgesinden uzaklaştı.. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. vücudunun aniden ürperdi." Bu gözler dairesinde. sürücü. "Çocuğum için!. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu." "Yok canım! Endişelenmeyin. Ber.. kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu." dedi.. yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken.... kulağı çınlamaya başladı. "Komşu. Yine yalvarıyordu. bulunanlara. O dönemi anımsadı. Đcra görevlisi." diyen icra görevlisini. Midesi bulanmaya.. "Galiba güneşte çok yürüdüm." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz. Ber’i inceledi. sordu icra görevlisi." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı.. telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin. Gözlerinde hava kararıyordu. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?... Sokaklar birbirine benziyordu.. Bu kez sokağın kenarından. öylesine yürüyor.... Başıyla onayladı. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi.." diyerek çözümledi rahatsızlanmasını." düşüncesi oluştu. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. rengi ve ışıltısındaydı.. Yürümekte zorlanıyordu." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?. daha fazla karşı koyamadı. "Emin misiniz?.. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı.." diye.. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi. siz gereğini yaparsınız. ana caddeye çıkıldı." diyerek yanıtladı.... Ber. Ona 37 38 .." Đcra görevlisi. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. Sokaklarda rast gele yürüyordu. "Ben dışarıda olacağım. Kadının peşi sıra gelen görevli.. Parçalı beyaz bulutlar. Dilerseniz sizi büronuza bırakalım. hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Halüsinasyon görüyorum. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız.. N’oldu size?." Ber’in taksiye bindirilmesiyle... "Az önceki olayın etkisidir. düşünsel karmaşasını fark etti.. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. sürücü ise dikiz aynasından. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... "Yardım edin de arabaya bindirelim. Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. Duvara yaslanmak zorunda kaldı.

açılmak istiyordu. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi." diyerek uyardı. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Ber’in aklına Maf geldi. "Durum buysa." dedi . Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu. Ber." Ber. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler.... Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok.. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan. Gerçi Sürücü de. işe yaramayacağını biliyordu. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. Açıklardan yararlanıyor. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi." dedi. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. "Aksi takdirde. borçluyu. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. çünkü eşimle boşandım. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım.. "diye yanıtladı. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. Borçlunun ukala. Kim bilir kendilerinin ve "Otelde.. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum."Đşyeri benim eski eşimin adına. borç benim borcum." diye karşılık verdi Ber. Đşportacılar. şurada." dedi. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla.. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli." Uslübünüzü düzeltmezseniz. gerekli incelemeyi de yapmıştık. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. Görevli." dedi. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. kahkahayı bastı. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. kısaca.. beyefendiyi görünce anımsadım. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım.. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. "Param olduğunda ödeyeceğim. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi." Đcra görevlisi.." Ber. "Rica ederim." dedi.. çaresiz tonlu sesle.’ ödeyip.." Borçlu. Buna rağmen büyük çoğunluk." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. Araca biner binmez."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı." Ber." dileyerek atölyeden ayrıldılar. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi." Ber.... birazda gözüne sokarcasına uzattı. burada kalıyorum. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı." dedi borçlu..." dedi. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu.. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. 39 40 .. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası.. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. "Elleri boş. Çevrede biraz dolaşmak.. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. Mal beyanımda da belirtmiştim. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. "Hangi hareketi?" diye sordu. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi.. Irak liderinin biyolojik. sanki." dedi icra görevlisi. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince. "Valla. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu.. alaycı tavırlarına içerlemişti. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. Onun bu sorunu çözebileceğini." Görevli.olumlu yanıt vermeliydi.

uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus. Ber. bina altlarında bulunan bodrum.takmak gerekir. kent merkezi yönetimi başkanı. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması.. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Toplu olarak kalınması gerektiği." Alaycı gülümsemeyle. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış..... yoksa.. halk arasında dolaşan söylentilerden. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine.. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!.. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü... Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından." dedi Ber. onları buna yönlendiren. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden.. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin..” türünden motivasyonlardı. panik yapılmaması. Ama hayat devam ediyordu. ofisinin cam kenarlarına. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi.. cami.” özetle söz ediyordu. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. Ber’de medyanın verdiği haberlerden. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu. Televizyonda.’ diyorlar.... Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. Gözlerini duvara sabitlemiş. soruya yanıt verme yerine.. Bazı taşıtlar. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. Ber. başını iki yana sallayıp.. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı. bu mümkün olmadığında...." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. " Đmkanlara göre. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. ‘Maske *** 41 42 ..... tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme... Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı." diye sesler çıkardı. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği.. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması.... ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip... suyla bolca yıkanılması gerektiği. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü. kenti terk etmek dışında. Genele uyma. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. çay doldurmak için mutfağa yöneldi.. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi. yapabileceği bir şey yoktu..

. "Karşı taraftan da epey adam birikti." Ber ayağa kalkarak bekledi. Bu kez ‘Aferinliydi. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. Ber. haberci. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti.. Görünüşü. -hele. görsel medya temsilcileri. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Ber. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. "Ortalık alevlenebilir. Ber’e. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol. Yazman kadın. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek.. neyi bekliyorsun?. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. En son Artsa." diye anlatıyordu. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber.. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. katıldı. Duruşma salonu. bu duruşmada sanık avukatıydı.. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. Yargı başkanı. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine... Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Kameralar sürekli açık gibiydi. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. gruptan ayrılarak yanına vardı. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle.. Đlgili dosyasını masaya açtı.Ber. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı.. Çünkü. artık. Ber. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi.. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. kızgın ve küçümser bir tavırla. ucundan Maf’la ilgiliyse. Duruşma salonunda bulunan Ber.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. durması gereken yeri seçebiliyordu. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. "Anti-Hafif 8. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. O. Duruşma hala neden başlamadı. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. mekanik daktiloya. Sağkol.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra." dedi.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu." demişti. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. kendisini dışarıda bulabilirdi. Ber’de. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. Bazıları karartı görünümündeydi. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. Yargı üyelerinin ve 43 44 . hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı." Ber. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi.

suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Yanlış anlaşılacaktı. Ber." sorusunu yöneltti. gerçeği itiraf etmiş. Temiz takım kıyafetli. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı." ekledi. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu..Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!.. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği 45 46 .. Maf’ın yeğeni..’ havası içeriye yansımıyordu. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.. Söz sırası kendisindeydi. Sesi mahzun ve etkileyiciydi.. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti..’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı. Dikkatli. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa.. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı. Yargı başkanı. Suçsuz olduğunu.." dedirten yükseklikteydi.. Öksürdü. Yargı başkanının.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. ‘. ‘Dale. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu... Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu.. kravat takmış..Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi.. Boğazının kuruduğunu hissetti. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. Ve yuttu." belirtti. SahFail ise. Bakışların ağırlığını duyumsadı.. adamı ben öldürdüm.. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı.. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu.. Bütün gözler de kendisindeydi. diğeri ise ‘Suçu ben işledim. Boğazı düğümlendi.. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi. Yargı başkanının. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı.. "Müşterim SahFail. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi.. Ber.. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu. Yargı Başkanının. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. Gözlerinden güzellik okunuyordu... nefes almakta zorlanıyordu... yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı.. Ber. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. bir tarafta benliği. Ber.. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti.. Su istemek... öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y... Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu.. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. Bunun yararı oluyordu. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.’ Ber düşündü. Đkinci adını hatırlayamadığı. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Ber. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş. Bir tarafta Medya temsilcileri. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan.. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi.

" deyişine kadar. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. shov’u göstermediğini. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca.." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın.. "Kahveyi senin evde içeriz.. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi.. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. Devlet avukatı. izleyici locasında oda vardı.." dair söz verdi.. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. Çünkü. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti.. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. SahFail’in ise. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. çalan telefon zili sonrası Mus’un. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti... suçun vasıf ve mahiyetine. Ta ki. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar..." demiş. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. Ber. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner." diyerek kısa kesti. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. Cezasını çekmeye hazırdır. Markız. Ber. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. Falıma bakarsın. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti.. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında.Öylece yarım saat kaldı.. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Olanları izlemiş olmalıydı. fısıldaşma serbestisi vardı. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı. fazladan bir açıklama yapmasına. doğal olarak kabul etti. Bu kez kabul ediyordu. şimdiye kadar. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi.. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Yorulmuştu. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. Devletin avukatındaydı söz sırası. Ber. Ber’in oturumda gerekli eforu. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti.. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler.. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Ber.... Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. salata ve ayranı..vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a." Yargı grubu. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. gerek yoktu. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. Evet. Çay iyi gelmişti kendisine. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu.. Kapatılan telefon sonrası." diye çapkın bir kahkahada eklemişti. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu. masaya koydu.. Ber. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Sigara yaktı.. *** *** 47 48 . "Kanıtların yeterince toplanmadığından. başkan dahil." Markız telefonda. "Yemeği dışarıda.

anlamlı ve masum bakışları.. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. Markız.. Markız’ın güzelliğini. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. Markız. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti. Tüm çalışanlar. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi. Đçseli." dedi Markız.. Ber’in. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. Ber. Bu yönde bir yasa da yoktu.. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. Şef garson kendilerine nefes alma. masanın mezelerle. Đçsel gelişimi. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. kaprissel yapıları. 49 50 . Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. Ber..." diye seslendi.. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun. Gözlerini Ber’den kaçırarak. Reddedilmeye tahammülü yoktu. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için... Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. uzun zarif elleri. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Ber. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri. "Markız!."dedi . içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını.. hafif gülümser yüz ifadesi. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı.." dedi.. senin pek yakışıklı olmasan da kibar.." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. karşı tarafa iletmek yeterliydi. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber..Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti. Her keşif. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu. toplumsal baskılar. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. bireysel kuralları... muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. etrafı tanıma fırsatı vermedi. boş vaktinde yaratmış. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu.." Klasikti.” deyişini anımsadı. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen.. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı.. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. Ber. içecek olarak kırmızı şarap istedi. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. Markız devamını beklerken. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu.. gizemli. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. bir şeyler elde etme art niyeti. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri.. küçücük burnu. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. fakat yeterliydi. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları.. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu.

Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı.. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. korna sesleri. Otobüsler. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu. Çocuklar merak eder!.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Gelen hesabı Ber ödedi. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla.. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı.. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu.. olabilirim.. dolmuş. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. minibüsler. Boşları toplayan garson. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu. dışarı çıktılar.. restoran da hareketlilik başlamıştı. "Bir emriniz var mı?" diye sordu. Burada içmenin bir anlamı yoktu. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında...." anonsları duyuluyordu. radyoda her çalınışında eşlik ederdi.. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber.. Kahve Ber’in evinde içilecekti. Kendisine yediremezdi. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki. Onlarda genele uydular.. 51 52 . "Evet!." "Yanlış anımsıyor. Sanki daha önceden. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar... eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü.. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. Kapılar kilitliydiler. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi.. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. elinden çekiştirerek götüren babasına. Taşıt sesleri. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. burnunu kapatan da yoktu. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor.. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. ağzını. Şimdi." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu.. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu.. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. Ad kentinde bu davranış sonucunda." Markız ile Ber.. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler.. Sakin olun!. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs... paniği pompalıyor.. "Baba!. Elektrik kesilmişti. "Đşletmemizin ikramı. yere yığılmış yaşlı eşini." diye yanıtladı. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!.. "kesik kesik siren sesi. Bu ses. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu. Ber’de benzer korkular içindeydi.. bağırışlar. "Söz. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. Hatta annem bu parçayı çok severdi. "Kalk Hanım!. Güzel!." Küçük bir çocuk.. ilgilenmeliydiler.." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber... Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. Yaşlı bir adam.. Berde Markız’a..... Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. yüzünü." diyordu. Evet! Evet!.. birbirlerine gülümseyerek baktılar.. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. Markız yanan sigarasını söndürdü. " diye yanıtladı Ber." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. her şey çok güzeldi. Kesik kesik gelen siren sesleriyle... "Teşekkür ediyorum. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu..." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. bir isteği olup olmadığını sordu..

"Ber Bey!.. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı.. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı.." diye fısıldadı Markız.." atasözüne muhatap olmak istemiyordu.BD. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. Aniden geri indi. ikiletmedi.. Kendisine sesleniliyordu." diyen sürücü konumundaki market sahibine: Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu." diyordu kuruyemişçi." diye bağırıyordu. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri. Hava sıcaklığı. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. "Ölmezsek. "Bir başka zaman. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti. Kulak kabarttı.. Bir arkadaşının dediğini anımsadı...... koyun can derdinde..Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Uyanık ve ayık olmalıydı. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına." dedi Ber.. En azından birini açmalıydı. Evlerine varmak isteyenler. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba.." *** "Kepenkleri de kapat oğlum!. bir şişe suyu rast gele koyup.. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri." "Lanet olsun!.. Hemen ön koltuğa kuruldu. "Lanet olsun!..."Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. Başka kentlere kaçmak isteyenler. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar." "Efendim?.. Dayanamadı. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi. Ber. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu. 53 54 . dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu.. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi. Telefonu kapadı. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı... "Gerinmek yarı boşalımdır... beddua etti." ortaya çıkaranlara lanet okudu. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. Markız’ı unutmuştu. içeceği alkolsüz olmalıydı." Birleşik devletin. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. Tanrı’nın günü çok!" Ber. Böylece.... Savaş uçakları karanlıktaydı. Aynı sesin sahibi.. "Atla!. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. evine varıncaya kadar "Körfez krizini. "Çok teşekkür ediyorum.. Bedenini gerdi. banyodaki askılığa astı. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi.. Ama. Arka kapıyı açtı. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı.. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. "Kasap et derdinde.. Yağma falan olabilir.. Ber.. görünmüyordu.. bir şeyler içmeliydi.. yakınlarda bulunan 2.. sanki. "Tantanadan camları indirmesinler. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu." diye bir ses duydu... Hem. Çevresine baktı. Ön kapıyı kapadı. dünden kalan ekmeği. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi.." "Lanet olsun!.... Ama ısrar yararsızdı. Atla!. aşırı nem. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. Bu kez sadece gülümseyebildi.. Boğazı kurumuştu.

"Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim..Bu saatte arayan kim di?. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı.. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta." Ber. Füzelerden korkmana gerek yok.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti.." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak.. Yoksa. Bir karara varamadı. Mantık ağları dağılabilirdi. Altında senin adın yazılıydı.. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı... Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi.. Ber üzerinde korku.... Med!" Onun.’ yarar ve zararını düşündü.. Çocukluğunun geçtiği El kentinde. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti.. ‘çok sıkıntı çekeceğini. Ona anlatmadığı bir şeyi. olanca yumuşaklığıyla. Senaryo böyle düzenlenmiş. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı. Med’in sesiydi... Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım.. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. kapatabilirim..... bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. "Bir sen eksiktin!. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. "Nasılsın?. "Bazı karşılıklarım espriseldi.. geceleri gördüğü kabuslarından.. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek..." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok.. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. Bana zarar verdin. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. " dedi." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın.. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı.. "Şeytanca işler yapan şeytan olur. "Sen!. Annesinin amacı. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu.." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum.. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu. Sessizlik girdabındaydı. Bunlar.. Olağanüstü yetenekte olan cinler.. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?." dedi hayıflanarak.. ‘Sırlarla dolu. gizem..." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri. hatta içtiği sigaranın cinsi.." dedi.. "Görüşmeyeli epey zaman geçti." "Bunu hak etmiştin." Ber apışıp kalmıştı." dedi Med." "O yazılarınla beni ürküttün.. Bu arada neler yaptın?" Ber. Şey-tan-mı-sın?. Daha fazlası olmalıydı." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü... Lütfen!. Korkuttun. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti.... "Ayrıca. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi.." "Sen bilirsin.. Ses. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak."Çoğunlukla onlarda olsa bile." Med. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini.. 55 56 . Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. "Ber...." dedi Med. Kendisini oda dışına göndermişler. "Rahatsız ediyorsam. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. Annesinin. Ber. "Beni rahat bııraaakk!.." dedi. Bir süre hiç konuşmamıştı. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var.. Peki telefonun fişi?.. Sesini yükselterek." "Hiç sanmıyorum!. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu.. "Ben. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını. Med ve ekledi. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı..." "Daktilo sesini unutuyorsun!." "Olağandışı yeteneklerin var.. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. ev ortamı. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca.

" dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı. "Saddam’ın. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış.." "Aynen öyle.. rapor. Med’e...’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. " Saddam. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu.. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu..". Hocanım." dedi Med... " Med. ‘Hukuk Fakültesini bitirme.. Ber’in.. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine.. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma.. Devam etti.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?.." dedi Med. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi.... oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor." dedi.. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.... kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal." Ber.. "Avukat olma.. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı." Ber. küçük bir ülkenin.. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber. galiba. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum.. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum.." 57 58 . Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı.. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü.. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler. Med. yaşlılar. soyut bir kavram.. "Rapor.." Ber. Bu kadar rahat olduğuna göre. "Unutmayın ki. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi... Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. tutmuş." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. zamanında atmış. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo. Zarar gören halklar ve bireyler oldu.. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir.." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette." diyerek merakını giderdi. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.." kehanetleri gerçekleşmişti. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme.. kendinden emin ve güven vericiydi.. "Okumuş adamsın!. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden... Ses tonunda alaycılık yoktu. yanıt vermemişti. Saddam’ın." Yanıt beklemiyordu. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum." diye yanıtladı. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın.. Düzenleme grubu senaristleri.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti...." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi. Bu kavram da.... Sesi. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir.’. Her neyse. "Ad kentinde bulunmuyorsun. Sonuçta.. Başka ülkelerde de. Sesi hafif kızgındı. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu.

Güneş. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı. "Olum!" dedi.... sigara tüttüreceğim. "Nedenini biliyor musun?.. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti.. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun. "Ama. Ama izmarit değil ha!. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım. "Ben 59 60 . Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan. bunu da bilirse pes diyecekti. ikiyüz elli gram beyaz peyniri. Ber.. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum. "Pes!." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. Kaldırım taşlarına oturdular..... Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. yüksek oranda nemli havayla. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. Tümü. Hüs... Ekmek. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu. ‘ğ’siz.." diyen Med. “Aç kalsaydık!. " diye yanıtladı Ber.. terletiyor. Bes ve Kur isimli onüç. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu.." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim.. "Bir gün zengin olursam.. Hüs." "Pes doğrusu. su işlevini görmüş. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber..Ber’den tepki bekledi. bu yorgun. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım... ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular..” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. ovaladıkları bölümdeki kirli renk.." dedi. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu."." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. " dedi.." dedi. peynir almasaydık!. Has." "Eeee!. Gelmeyince konuyu değiştirdi.. "En azından benim için öyle. Bu karma salgı.. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. Kızmıştı.. Sanki vücudun deri altı yağı. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. Has. Yağlı ve kaşıntı vericiydi..." dedi Ber....." Kur." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem." dedi Ber... Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. insan vücudunu ıslak kavuruyor. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı.. Yağlı ter. bitap halleriyle.. 8 *** Sıcak gün.. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. .. ‘Oğlum’u’. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek.." "Şaşırıyorum. "Neyse bunlar uzun konular.. Buna sen sebep oldun!.

"Amca!" diyordu bu arada. "Yerde para buluruz belkim. Ne istiyorsun?..." dedi." Hüs. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı."dedi.. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak... "Hadi dua edelim!.. inatla Has. Hiç yürüyecek halim kalmadı. sallardık aşağıya doğru. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam." dedi. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. Has. yarım saatte evlerimize varırdık. Kur. "Yok." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!.. Bes.. Niye yalınız Beylo?" "Olum!. "Amca! Niye vuruyorsun.. Has.. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?.." dedi.." dedi. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi. böyle bir şey söylememişti.. Değil mi Kur’o?." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?.. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi."Olan olmuş yeter." Bes. "Yav! Ya. ömrümde görmedim. Has’ın tokadı suratında patladı. Sonra durgunlaştılar. "Saddam’ın. Adam.. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. "Sen sus! ‘Acıktım. Nefes nefese kalmışlardı. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı.. Akşam olacak!" Bes." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan. Yakasından tutarak sarstı onu. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı." dedi. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı.. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. hafif gülümseyerek. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. Bilgiç tavırlar takınarak.." diye seslendi. "Söyle lan?. "Hangi işe?" diye açılım istedi. Apartmanları gözleriyle tarayarak. Hüs. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti.. Şimdi konuşması daha yararınaydı. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı.. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı.... "Babam.... Has. Yalan söyledim size." Kur... Sokakta mı yatsak?." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu. Kur." diye sordu. olgun rolü kaptı ortamdan... Bes. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı.." Bes. " Ses titrekti. "Kimse getirmiyordu beni buraya... bizi de acıktırdın.. "Amca!. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti.... "Olsaydı binerdik.. Has. benim kafam yatmadı bu işe.. Hüs. zorunlu konuşacaktı." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a. Yol paramız yok abi!.. Sessizliğe boğuldular yeniden.... Bu fayda etmedi. Konuş lan?. yutkunarak." dedi.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi.. "Bisikletimiz bile yoh lo!.. Has. yav!. sorularını ünlemli yöneltti. Has. Cevap versene lo?."diyerek araya girdiler. "Biz burada kaldık!. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. Ben bu mahalleyi." Yanıt beklemeden devamını getirdi. sessizleştiler... başını öne eğmekle yetindi." dedi. "Yav. Amca!... demişti. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar. Ne yapsak?... Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa.. Geç söylenmiş bir uyarıydı. yanında biten Has’a "Ne var?." Sorunun muhatabı Kur..bittim..’ dedin. 61 62 . Kur ağlamaya başladı. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik..." sözlerini tamamlayamadı.. Kur!... güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür.. renk vermemeye çalışıyordu. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi.. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var.. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak.

" "Temizlikçi bir bayan var. Olumsuzlama anlamında başını salladı.." sordu. ‘Söz Uçar. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. sizde bizimle geliniz!" dedi. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü.. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. bazı hatalı davranışlarından sonra."dedi. "Karakola gideceğiz. "Ayakta durma. Markız’ı her iki yanağından öperek. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. spor kıyafetlerini giyinmiş. Kapıcı. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. "Yine.. ‘Hoş bulduk. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. "Hadi dolmuşa binin. Markız’la baş başa evde kalabileceği. Göz kırparak "Emrin olur. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı." dedi. Etrafı toparlamış. "Ben Yalşik!. Yel’in. Her hafta sonu temizliğe geliyor. 63 64 . "Sen mi temizliyorsun?." diyerek yanıtladı. Ber.. 9 *** Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. "Teşekkür ederim. "Burada neler oluyor?. Orada anlatırsınız.." dedi.. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu." Adam. "Doğru mu.. salonu incelemişti. Güvenlik görevlilerinden biri. dişini fırçalamıştı. ağzından dökülen "Ev senin. sakal. isimli kişiye dönerek.." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. Beklenen zil geldi. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti.’u kullanmadı. Eliyle. önce atıldı.." diye yanıtladı Markız.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti." Yalşik." dedi tatlı gülümsemesiyle. "Ev senin. Özel bir gündü. hem de çok temiz. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. Lütfen. çocuklar?" diye sordu. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin.... Kapıcı.. Markız oturmadan bekliyordu. yazı Kalır. adını anmak ondan söz etmek istememişti.. yıkanmış. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. Ber.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. çok klasikleşmişti. uzun saatler onu bekliyordu. parfüm sürünmüş.. Annesinden de bilirdi." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. "Bir isteği olup olmadığını.. Bugün cumartesiydi. "Hoş geldin. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu.. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. Markız’ın.. Annesi tanık olmadığı halde. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı.. rahatına bak!” Ber.. Markız. bıyık tıraşı olmuş." diyerek ekip otosunu işaret etti." diyerek önce kendisini tanıttı.

Ber. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde. Pencereler açık olmasına rağmen. "Yoksa.. "Hocam.." dedi.... Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı.. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. Yanıtı bulmuştu. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi. "Ama." dedi... Markız. Ortam ısınmıştı." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. esprisel bir yaklaşımla." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum." Ber. Vazgeçti. Onu güldürmek hoşuna gitmişti..." dedi.. Markız. rahatlamıştı. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek . Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı. "Tuzak bir soru. "Yoksa?. sudan. Müzik setinden çıkan ses. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. Bu arada." diye ekledi.. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu."Ben her isteyene rast gele parça okusam. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. perdeler tamamen örtüktü." sözcüğünü yineledi. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı. Havadan.. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. "Kızma canım şaka yaptım. ortamdan etkilenmişti." Ber. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu." dedi. Belki sonra.." diye de ekledi Ber. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor." diye geçirdi. Markız. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. galiba ilk teklifim sana olacak.. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu... işlerden konuştular. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?." Markız. kahkaha atmaya başladı. Bir iddiam da yok... Ber..." diye düşündü." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti. Đşim iş.." politik yanıtını verdi."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Beni bağışlamanıza sevindim. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber." Konuyu değiştirmek için. Yoksa.. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu.. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. "Şimdilik erken. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor." Devamını getiremedi. yani. "Peki. "Eeee!.." "Eee?. sevgi duyumsatan bakışlarla. incinmiş nazlı kız rolüyle. iç çekerek. "Yoksa rahat uyuyamam!... pembeleşen yüzüyle Ber. Ber'in gözlerine baktı. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü.. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye."Seni ikramlara boğacağım bugün. Ber." Markız." "Yoksa.. içinden. Ortam yeniden ısınmıştı. Sözcük bulamadı." "Ben. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu." "Hamarattır sağ olsun.. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. Harekete geçti. "Bir ara bana bir parça okursun. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi.. bu son sözlere gözleriyle.. 65 66 . "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor. Markız. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim. gülümsedi. Buna inanmalısın. endişeyi yorumladılar." "Müzik sesinin de. "Sen özellerin özelisin.. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. Ya Markız.. bunun nedenini soracaktı." Markız." dedi.." diyerek de vurguladı. Ber’de ona katıldı.. "Temizlik de. "Temizlikçi. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca...‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?.

. Beklemeye gelmezdi. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!." Ber... Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı..." "Teşekkür ediyorum. Ber. işinin ehli." dedi. Öyle ki." "Ben de. ihmal etmeksizin yokluyorlardı. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. Ağızdan ağıza geçen salyalarla.." dedi. Đnişli. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Bu onları tüketmişti.. Evet dudaklar devamını istiyordu. Duşu birlikte aldılar. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle.. "Teşekkür ederim.. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı."Mutlu oldun mu?.. teklifi reddedecekti. Senin yorulmanı istemem.. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu.... süren eylemlerine. Ruj ve allığını sürdü." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı.. telefonun zil sesi duyuldu. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi... "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı.." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu.. "Yarrııın. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde." diyerek yanıtladı Markız." dedi. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu. Giyinmeden.Ber." diyerek yanıtladı Ber.. birbirlerini koklayarak.. gibiydi. "Çok ileri gitmeyelim. Giyinirlerken. Ev temizliği yapacak. "Ne olur?. Sanki tek bedenleşme.. sert ve ürkütücüydü.. çıkışlı bölgeleri de dahil. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı." *** 67 68 ... sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu. Telefondaki yankılı ses.. Sen de yarın dinlen. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. Birbirlerinin bedenlerini. Her kıvrımını. saçlarını kuruttu ve taradı. Markız. "Böyle biri yok! Sanırım. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı... Kendisini zor frenledi. Dudaklarına öpücük kondurdu. Bu.. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu." "Merak etme. Tüm benlikleriyle.. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını.. Hafiften kendisini çekiyor. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi... "Bugün bir başlangıçtı. "O. Bu evde. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. yanlış çevirmişsiniz. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi.. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. Ayrıca. Zevkli anlar..... Temizlik