Bahattin YILDIZ

,
1963 Mardin doğumlu. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını; Elazığ, Batman, Bursa, Kayseri illerinde geçirdi. 1987 yılında Đ.Ü.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. Yazarın ayrıca, "Büyüktür, Duyana; KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü; Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır. Bu roman, yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.

Bu romanda geçen;
kişi, kişilik, kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup, hayal ürünüdür. Okuyucunun, bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır...

Eserin adı Türü Eser Sahibi Kapak Tasarım

: Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ : Baran ADANIR Mahmut ADANIR : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri
Tepebağ mah. 13 sk. N.44 Tlf: 3519684 Adana

Dansöz Kıvırmaları

Düzelti

Đnternette Yayım Tarihi 1.Basım Baskı ISBN Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web

Roman

: 975-288-510-1 : Đnönü Parkı Yanı. Özel Sancak Apt. Kat 6 D. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.3636352 - 0552.3767406 : starbah@hotmail.com : www.dansozkivirmalari.cjb.net

Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir. Elektronik ortam dışında ise; tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç, yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz, basılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Bahattin YILDIZ

Dansöz Kıvırmaları kehanet
1
"Uyarılan toprağın yarılmasıyla, bağrından fışkıran suyun, yansı kanalı ile denize doğru akarak, kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!..." Ber, kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu. Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. "Eeee... Büro kurmak kolay değil,"diye düşündü. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi, Mer Kentinde avukatlık stajı, askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası, babasının; "Evi, Ad kentine taşıyacağız.... Orada mesleğine başlamanı istiyorum,” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber. Bir yetmiş boylarında, siyah düz saçlı, ela gözlü, beyaz tenli olan Ber; fiziksel görünümüyle, pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla, duygusal yoğunluklu ses tonuyla, derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Bugün önemli bir gündü. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Umutla doluydu. Bir süre sonra; filtresiz sigara içmeyecek, sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak, çorbaya; sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek, lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp, yenilerini giyecekti. Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı... Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam, şimdi alırım. Ama, sen de biraz idareli kullansan!..." serzenişinde bulundu. Büro beşinci kattaydı. Bina asansörü bozuktu. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor,’ diye homurdandı. Otuz beş yaşlarında, çirkin denemeyecek kadar güzel, siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip, hafif şişman, esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle, gevezelikte hamarat;

Med’in kitabından.

işinde tembel, ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de, kızdı için için. Bula bula; bunumu bulmuştu... Yerli filmlerde geçen; genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan, çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken, iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Bıyık altından güldü. Görüntü öyle yoğunlaştı ki, ‘Keşke...’ diyesi geldi. Utandı... Yakıştıramamıştı kendisine... Beyninden sildi, attı. Ama bastırmaya çalıştığı tercih; genelin arzuladığındandı. Ber, çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. Ofise geri döndüğünde, sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi, merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. Yel, yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla, kardeş! Bu büro çok kirli. Leş gibi bırakmışlar. Verdiğin paraya da değmez. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu,’ isminden uygunu bulunamazdı... Ama yinede Bayana hak verdi. Tek salon sayılabilecek; ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış, yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun, birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet, komşularla ortak kullanılmaktaydı. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere; belki mülkiyetini alarak geçerim, umuduyla kendisini rahatlattı. Ber, iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri; yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin," diyerek davet etti. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli; Ber’in iştahını daha da artırdı. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. Ailesel, bireysel her türlü sıkıntılarını, çalışmak zorunda kaldığını, evdeki çocuklara kendisinin baktığını, ayrıntılarıyla anlattı... Hayatı, onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu... "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. Bana abone oluyorlar. Bu nedenle epey çevre yaptım,” Bu arada Ber’i süzüyordu. "Yeni başladığına

göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır. Çevreme reklamını yapabilirim." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok, kendisini ne sanıyor?..." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim," dedi mırıldanarak. Yel’in noktasız, virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. Yel, samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!... Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Seni sevdim. Buranın yabancısısın. Harcanmanı istemem," dedi. Ber, başını eğerek, "Evliliği düşünmüyorum," dedi. Yel, yanıttan hoşnut kalmıştı. Ağzını, aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak, gülümsedi. "Beyimiz, evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?...” Ber, bu soruyu yanıtsız bırakmıştı. Yanıtını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti... Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yağlardan, artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup, katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek," diye düşündü. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak, "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını... Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini," bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına, bir çırpıda anlattı. Bireyin psikolojik, biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini, anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Okşamaya başladı. "Ellerin narin ve güzel... Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber, nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Sessiz duruşlardaydı.

Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Kocaman eller, bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle, "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur," dedi. Ber, hala bir karara varamamıştı. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda, olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle, gör!’ hallerindeydi. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. Hayalindeki tiplemeyle, karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Buna rağmen biyolojik salgıları, bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi; ‘Sadece şimdilik... Bir kezden bir şey çıkmaz... Neyi bekliyorsun?...’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Yel’in elini kavradı. "Lütfen!..." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı. Yapmacık olduğu açık, zorlamalı erotik bir sesle,"Bana nağme yapma!" dedi Yel. "Sen de istiyorsun... Titremelerini hissediyorum... Organın, pantolonu patlatacak kadar irileşti. Hala Kız gibi, nazlanıyorsun." Yel, önceki hareketleri yineledi. Ber, eli organından ayırmak için tekrar kavradı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı. Kavradığı eli bıraktı. Yenilmişti... Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Benliğini sıcak arzular esir almıştı. Bu arada Yel, Ber’in fermuarını açtı. Kemerini çözdü. Pantolon düğmesini kopardı... Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. Ber, şimdi çırılçıplaktı. Yel,

onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Ber, konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı.

***

Başlamak; bitirmektir. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş, üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur, genelde geçici başarılar elde ederdi. Fakat koşullar uygun olduğunda, aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu.. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Hatta yokluk, hiçlik, boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor; beyninin ağrıması, bacaklarının sertleşmesi, yutkunmada solumada, konuşmada güçlük ve halsizlik, gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma," isteği içini kapladı. Bu Đsteğe;"Saçmalama!” dedi içselinde. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli... Sen de her türlü çok yoruldun," diyerek farklı bir yol denedi. "Nasıl istersen... Patron sensin!..." dedi Yel.

Ondan beklemediği, rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken, bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı... Yel, ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu. "Arada yine ziyaretine gelirim,” dedi, göz kırparak. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı...

2
Ber, avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz, habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme, içme gereksinimleri, büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı... Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan, gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?... Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. Yengesinin, borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Mus, Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı."Baban... Büro sahibi... Mobilyacı... telefonla aradı. Bir de Yel abla geldi. Biraz oturdu, sen gelmeyince gitti. Aramanı bekliyor." Ber, listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri... Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Babasının istemi hem yardım, hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Babası, kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına, düştüğü konuma hem kendi adına, hem de ailesi adına üzülüyordu. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti.

***

Mus,"Evden yemek getirmiştim, Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. "Sen bilirsin," dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. Mus, kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber, Yel’i aradı. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Ber’in ‘alo,’sunun devamını beklemeden sözü aldı. "Avukat bey, nerelerdeydin? Sabah geldim, seni bulamadım..." Ber, sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. Öksürüklerini engelleyemedi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı. "Canım, hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından," diyebildi Ber. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. Ama dinleyen kim?... "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın,’ diye not bırakmışsın..." Ber, bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye, kırbaçlanmaya, vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti... Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. Yel, niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım, işler nasıl?..."diye sordu. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak..." dedi Yel. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım... Durumunu, güvenilir biri olduğunu anlattım ona... Senle görüşmek istiyor... Kim, biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel, konuşma hızını düşürdü, alçak bir sesle: "Kentimizin patronu, babası; ‘Maf’. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim... Beni sever, sayar. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım,’ dedi. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş.

Ber için bu çok güzel bir haberdi. Bir şeyler olacağına, önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı. Yel, sözünü ettiği ‘Maf,’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. "Bu kıyağımı da unutma!... Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde... Yakında görüşürüz. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi. Ber, müjdeli habere çok keyiflenmişti. Telefonu kapadıktan sonra; yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu; sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak.. Zıtlıkları yaşamak, duyumsamak... Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı. Kaybedeceği bir şey yoktu. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım,’ diyordu sanki. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu... Yirmi yaşlarında, lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş, üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs, babasının halasının oğlunun oğluydu. Kısa boylu, yüzü çilli, hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi, ufak tefek harçlığını vermesi, arada ders çalıştırması, ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu... Buna karşılık büroda yapılması gereken çay, ufak temizlik işleri, telefonlara bakma, not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı... Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu... Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden, tütünden faydalanmaya başlamıştı. Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim,” yinelemeleriyle alır olmuştu. Ber, “Bunlar; geçici durumlar, ileride açığı kapatırım,” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da; çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu.

Bu kentte doğup, büyüyen Mus’a; Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Mus; Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı... "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir." diyerek, "Yinede dikkatli olmasını; onun risk taşıyan biri olduğunu," ekleyerek sonlandırdı.

3
Ad kentinin, Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı, yıkılacak’ endişesi veren üç katlı, pencereleri; cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina... Çevre sakinleri, birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı... Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler, bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Güvenlik araştırmalarında, Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar, taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış, daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Đşçiler saatlerce kazma, balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi, getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. Yerel Düzenleyiciler, Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi.

***

Đz.01.Ber.3, Đz.01.Ber.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor, iletisinde bulundu." Đz.01.Ber.2;"Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum. ‘Çok önemli olmadığını, Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler," diyerek yanıtladı. Đz.01.Ber.4; "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?... Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı,’ işaretli olmasının mantığı var. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim," dedi. Đz.01.Ber.1 ; "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum," dedi. Đzleyiciler Grubu Üyeleri, aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog, bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması, parçaların birleştirilmesi, kurgusu, sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı... Đzleyiciler, diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.

4
Ber, evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi. Biran önce evine varmak istiyordu. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak, ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. En verimli dinlenme şekli buydu onun için. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı. Öyle ki; "Beyefendi! Bu sana yaramaz!... Şunu al!... Yarın tazesi gelecek!..." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Reyonları gezerken yardımcı olma, ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında, bir başka nedeni daha vardı. O da market çalışanlarından ‘Markız,’ isimli kızdı. Markız; enfes bir fiziğe, sempatik görüntüye, derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara, devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Ber, kısa sürse de onu görmekten, ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona... Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı. Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi. Marketçilikte yeni teknikler, çekici sergilemeler, reyon düzenlemelerin etkisiyle, müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar, çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. Ağırlığından, poşetleri taşımakta zorlanıyordu. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi. Sesin sahibi

***

yabancısı olmadığı biriydi. "Tanrım! Bu O!..." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Ber, yanıtı heceleyerek, yutkunarak çıkarabildi."E... fen.. dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım," dedi sesin sahibi kadın. Hafiften gülümsedi. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor." Ber’in ağzından "Ya sorun değil, alışkınım..." sözcükleri dökülecekken, içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?..." sözlerini tercih ederek, elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Havadan sudan konuşarak eve vardılar. Ber, belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu. Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme, yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu. Değerlendirmeliydi... Aksi halde; arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş..."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata; asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu... "Đmkanı yok!... Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum... Rica ederim...Lütfen!... Hatta ısrar ediyorum," kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. Markız, ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. "Marketten bir saatliğine izin almıştım... Đzin saatim bitti.... Belki başka zamana..." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak," şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu. Ber, Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla, maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek, bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış, gerekli standart ev eşyalarını da almıştı. Kahveleri Ber hazırladı. Markız, acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Ber, sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı. Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı

aydır çalışmakta olduğunu, lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini, belirtti. Markız, kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı..." dedi. "Falıma bakarsanız sevinirim... Ben çıkmak zorundayım. Sonra anlatırsınız bana, olur mu?..." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz," dedi göz kırparak. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi. Markız’ı asansöre kadar uğurladı. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı. Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Sonra vazgeçti. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu..." Çıplak haliyle kaldı. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni nefesleniyordu. Duş alma, tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu... Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı. Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi.

***

Dibi görünmeyen, derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini. Başı dolandı. Karanlık; kendisine çekiyordu... Đçinden kayan bir şeylerin... Benliğinin, ruhunun karanlığa düştüğünü, hissetti. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini... Ruh ve beden yarış halindeydi sanki. .Sürekli aşağı düşüyorlardı. Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar.

Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu... Bir türlü dibe varamıyordu. Đçinde, bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu. Karanlık; arada değişik görüntüler sunuyordu. Korkularıyla yüzleşiyordu. Ve korkuyordu... Ber, gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Kendisini geri çekti. Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini. Terden sırılsıklam olmuştu. Uykusu kaçmıştı. Bir sigara yaktı. Sırtüstü uzandı. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar, hatırladıklarından daha çoktu... Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi, kaynağı çözülmeliydi. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu. . "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi... Kendisini eleştirdi. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi... "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. Ölüm benim için, belki de herkes için bir israf, mirasyedi harcaması, olmaması gereken bir olgu. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi. Ölüm, başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin, emeklerin israfıydı... Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük," deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm, benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması, boşa atılması..." diye düşündü. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer." özdeyişi vardı. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti.

Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi... Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır, bazen intihar ederdi. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini, hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. Bu hoşuna gitmişti. Uyku rehaveti çöktü... Zil sesi duydu. Bakmaya niyeti yoktu. Đnadına ısrarla çalıyordu. Ber, gözlerini açtı. Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Işık parlaklığında iki göz. Đki mavi göz. Đrkildi, titredi. Tüyleri diken diken oldu. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı. Gözlerini kırpıştırdı. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. Görüntü kaybolmuştu. "Galiba halüsinasyon gördüm," diye düşündü. Fakat o kadar gerçek gibiydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. Telefon hala çalıyordu. Usulca kalktı. Ahizeyi hışımla aldı. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna; "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber, telefonu sinirle kapadı. Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. "Lütfen kapatmayın... Sizinle konuşmam gerekiyor," dedi, önceki bayan sesi. "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!..." dedi Ber. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen... Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım, sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için. "Bilinmeyen numaralar servisinden."

"Ama telefon benim adıma kayıtlı değil..." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber, sözlerine devam etti. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor," dedi Ber. Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım." "Her ne ise... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz..." dedi yumuşak ses tonuyla. "Benim adım Med. Senin hayranınım. Bu yeterli değil mi?" Ber, sinirli bir tonuyla, "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Kapatmak zorundayım. Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti.. Aceleci, panik ve titrek sese dönüşmüştü. "Ber!... Ber!... Lütfen telefonu kapama! Sen!... Sen!... Şu an çırılçıplaksın. Sol tarafında televizyon bulunuyor, Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!..." Ber, vücudunun ürperdiğini, saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti. Şaşkınlık, korku, şüphe, utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu. Sağ eliyle cinsel organını kapattı. Perdelere baktı. Hepsi çekiliydi. “Sen!... Sen!... Kimsin?... Evime kamera mı yerleştirdin?..." dedi. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla, "Seni şaşırtmak istemezdim," dedi. "Ama, ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım..." Ber, soğukkanlı olmaya çalışıyordu. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. Telefon ahizesi, bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin... Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.". Ber, bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için; "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk," teklifini getirdi. Kadın, kısa bir duraksamadan sonra, "Belki bir gün... O gün geldiğinde..." dedi. "Ancak..." dedikten sonra devamını getirmedi. "Evet! Ancak?...”

"Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber, için için güldü. "Tamam! Öyle olsun." dedi. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim." "Bana Med diyebilirsin!... Telefon numarasını ise vermeme gerek yok... Seni sürekli ben arayacağım. Neyse... Bugünlük bu kadar... Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Bir tuhaf olmuştu. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor, komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi.

***

5
Restseyh restoranı, nihayet bulabilmişti.. Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. "Beyefendi! Özür dilerim, bugün servise kapalıyız!" Ber, bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı. Yanlarına yaklaşan uzun boylu, çakır gözlü birinin, "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. Orta alan boşluğu yaratılıp, dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Maf; elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. Ber, Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Uğultu kesilmişti. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. "Bu genç, sözünü ettiğim yeni avukatım!..." dedi, yüksek sesle. "Zehir gibidir... Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Ağzı da iyi laf yapar. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra, bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. Mimikler birbirine benziyordu. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu; ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi... Yerel Güvenlik 9.Müdürü G9Güv... Anti-Hafif 8.Yargılama Grubunun iki Üyesi... Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı... Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı... Yerel Yönetim 3.Başkanı... Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi... Ses sanatçısı... Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat,’ dan oluşuyordu. Maf, sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı. Çünkü Ber, onlarla daha önceden tanışıyordu.

Ber; "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup," diye düşündü. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. Bunlarla ilişkileri geliştirmek, sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu. Para, ün, güven, geleceğe emin bakma, meslekte ilerleme... ve daha birçok güzel şeyler. Hayali bile içini bir hoş etti. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti... Evet!... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. Bunu hissediyordu. "Đnanıyorum, okursun, ama adam olamazsın!" diyen babasına, "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum," diyen annesinin ruhuna, "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya, parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı... Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. Bu akşam özeldi... Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı, tümünden. Ses düzeni önemliydi; boğazını hafiften öksürerek temizledi. Dik ve güven veren duruş göstermeliydi; sırtını iyice sandalyeye yasladı, göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu... Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı... Rakı bardakları tazeleniyor, boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar, aşçılar, tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!...” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi. Ber, grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Vereceği ilk görüntü önemliydi. Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Maf, grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti. Kısa süren sessizliği, kısa boylu, tıknaz, kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2.Üyesi bozdu; "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum," dedi. "Çok komik bir davaydı.

Ber bey, ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." Maf, dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti. Ne de olsa kendi avukatıydı, Ber. Yargı 2.Üyesi, biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma, alıkoyma ve tecavüz etme suçundan... Yanlış hatırlamıyorsam; yedi aydır tutukluydu. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık; suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Son duruşmaya Ber Bey, girmişti. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı, yönünde açıklamalarda bulundu. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı; cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı. Mendili, neredeyse kızın gözüne soktu.... Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki... Ber’in; ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum,> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı... Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince; kız çözüldü. Gerçekleri anlattı. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış, babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş, yalan ifade vermişti. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik," dedi. Birinin, "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı," demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. Ber, kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla, "Evet!.. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak, müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi. Ber, ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. Maf, Güvenlik 9.Müdürüne, "Sizin kulağınız deliktir. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu. "Sanırım Irak, bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. Ayrıca bir başka cepheyi, özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir."

Maf, gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Hiç belli olmaz." dedi. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla; Saddam, kuyruğu sıkıştığında kimyasal, biyolojik füzelerini damlarımıza atar." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı, gülümsemeler zorakiydi. XY Medya Temsilcisi, soğuyan havayı ısıtma amacıyla, "DevMalDen-Y.Dom isimli holding, ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti." dedi, ağzından iştahlı sesler çıkararak. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi... Burunları bile kanamadı. Bir iki gün tutuklu kaldılar, şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?... Alan memnun satan memnun." dedi, Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi, avını görmüş avcı gibi atıldı; "Baba Maf, kaç kez söyledim; burada hayat yok, diye. Birkaç senet tahsilatıyla, birkaç firmadan, kişilerden alınan aidatlarla, ufak beyaz işleriyle, haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez ," dedi. Nefeslendikten sonra devam etti. "Gel büyük kente, bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var, bir şeyler yapalım... Hep yanıtın olumsuz. DevMalDen-Y.Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?..." Maf, üstte açılmış, yanlarında kırlaşmış saçlarını, sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. "Yaş geldi elli beşe. Yoruldum... Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok... Olanla idare ediyoruz," dedi. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?..." Maf, farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti. Konular, konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Başlangıcı Maf yaptı. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor, halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek- benim bu tür şeylerle bağlantım yok," dedi. Güvenlik 9. Müdürü, hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz... Biliriz... " dedi. Maf, anlatısına devam etti. "Bu nedenle, kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum..." Çevresini gözleriyle taradı. "Yarın güvenliğe teslim edilecek... Hak yerini

bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor... Mağdur durumdalar... Serbest kalsın artık," dedikten sonra tekrar 9. Müdüre döndü. Ses tonunu yumuşatıp, alçaltarak; "Sizden ricam; güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence, kötü davranış, baskı görmemesi... Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum, mahcup olmayayım." Güvenlik 9.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı; Ber olacak," derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. Üyeler, bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Yanıtlamakta gecikmediler. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin." dedi Yargı 2.Üyesi. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz, geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi, çoğunluğu elde etmiş oluruz. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir," dedi. Yargı 3.üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın, yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum, haberiniz olsun," diyerek dile getirdi. Güvenlik 9.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım, elleri kolları bağlanır," diyerek ortamı rahatlattı. Ber, sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim..." Devamını getiremedi. Maf, sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Ber, ısrar edemedi. Hatta söylediğine pişman olmuştu. Ama, zamanı geriye döndüremezdi. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra, Güzel fiziğe, berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. Geri kalan saatler ise havadan, sudan konuşmalar ve bol bol yemeler, içmelerle geçti. Saat 23.00 sularında ‘Artık yeterli...’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek...’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Maf, Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Ber; “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. Maf, yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti. Ona göre “Böyle giderse, özel otosu da olacak, ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı...”

Ber, apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Son günlerde, her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı. Bu kez daha derinden hissediyordu. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri, parlak gözleri... O derin bakışları... Telefonda kendisiyle konuşan sesi; Med’i unutamamıştı. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu... Ve korkuyordu. Med kimdi?... Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı; ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını, ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. Geri dönerek kapıyı kapadı. Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında, hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti... Hatta, demir kapıyı da açık bırakmalıydı. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Salonu inceledi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı. Tuvalet dahil, dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. Tül perdeler yeterliydi. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. Saat yarımdı. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı. Üstündekileri çıkardı. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Sadece şort giyindi. Yatağına uzandı.

Işıklar gözünü alıyordu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. "En iyisi soğuk bir duş almaktı..." Duş iyi gelmişti. Kurulanmadı. Tüm ışıkları söndürdü. Yatağına uzandı. Gözlerini yumdu. Uyku, en iyi alkoldü. Acıları geçici de olsa unutturan... Ama bir de kabuslar olmasaydı... Ber, uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Đrdeleme yapmaz. Ve genel de uyurdu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!...." "Rüyadayım!..." "Çıt!... Çıt!... Çıt! Çıt!... Çıtçıtçıtçıt!... Çıtçıtçıtçıt!..." "Rüyadayım!... Rüyadayım!... Rü-ya-da- yııııııımmmm!" Ber, yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu. Ama inanmıyordu. "Galiba rüyadayım," kanısındaydı. Sesler serileşip, şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise, gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Ber, gözlerini açtı... Gördükleri karşısında çığlık attı... Yatağından fırladı. Ayağa kalktı. Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. Gözlerini ovuşturdu. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı. Heyecanı biraz hafiflemişti. Titrek elleriyle, ışık düğmesini açtı. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak... Telefonun yanıt vermeyince; bu şekilde yazmak zorunda kaldım." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu. Ber, ışığı söndürdü. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti. "Lanet Olsun!... Lanet Olsun!..." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Işıkları söndürmeden uzandı. "Yorgunluk ve alkolün tesiri..." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi.

*** Sabahın 07.35’i... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı. Yorgunluğun, alkolün, uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sürekli çaldırıyordu. Ber, kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. Ahizeyi kaldırdı. "Alo!..." "Ber bey?..." "Evet! Benim, buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum. Sabah saat 7.30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber, ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı. "Ben öyle bir not bırakmamıştım, ama yinede teşekkür ederim, makbule geçti." Ber, telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?... Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama,’ diye düşündü. Kanepeye uzandı. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. Uyuyakaldı. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Duvar saatine baktı. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu. "Alo!..." "Uyandırma servisinden arıyorum..." Ses, az önce arayan bayana aitti. "Az önce aramıştınız..." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi." dedi. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz..." Ber, ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Onlarca soru akın etti, beynine...

"Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?..." diye sorabildi. Mantıklı ve en gerekli soruydu. Kendisini tebrik etti. "Evet!" diye yanıtladı, karşı ses. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!..." diyecekti, düzeltti. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım... Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?..." "Yanlış anlamayın, sadece merak ediyorum..." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın..." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın, ben sizi arıyayım..." "Benim için sorun değil," dedi. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. benim adım Gecetel... Okey?" "Az sonra görüşmek üzere." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. Meşguldü. Beş denemeden sonra yanıt geldi. "Uyandırma servisi, buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu. Neşeli içerikliydi ses tonu. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Sizden özür diliyorum, kusura bakmayın..." "Rica ederim... Her zaman hizmetinize hazırız." Ses güzel, net ve temizdi. Böyle olması da gerekiyordu. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu.

6
Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Adres tarif etmek zorunda değildi. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. Çünkü; Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Görevlinin konuşma tarzı, çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya, nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu, Ber’e... Ber, sabah girdiği duruşma sonrası, icar dairesine; iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış, "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek," onu motive etmiş, sonuçta almıştı. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli, özel sürücüsü kanalıyla. Đki dosya için işlem yapılacaktı. Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi; yada eşyaları haczedilip, Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres, Ad kentinin, ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Görevli, taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu, "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz," dedi. Đfade tarzı, "Bu işleri bilirim," içerikliydi. Çalınan zile yanıt; açılan kapıyla verildi. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın; endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. Đki büyük, dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu, içeri girmeye namzet icra görevlisine, avukat Ber’e ve sürücüye. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen, kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu.

***

Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. "Hanımefendi!... Biz Devletin görevlileriyiz," dedi icra görevlisi. Yumuşak tonda, sert içerikte devam etti. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım." Bu sözler dahi, kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. Ber, kadının görüntüsünün, bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti... Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Babası, genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış, müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Eli boş geldiği El kentinden; eli boş olarak köyüne dönecekti. Babasıyla aynı köyden olan annesi, gururuna yenik düşmüştü. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış, bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu. Çenesinden, kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp, ıslatıyordu. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli, "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız," diye devam etti. Serileşen gözyaşları, kadının dilini çözmüştü."Kocamın işleri çok iyi idi. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. Đçini çekerek devam etti. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca, ana bayilere ödeme yapamaz oldu." Konuştukça açılıyor, açıldıkça rahatlıyordu. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı..

Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi... Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi, şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz, şimdi." Đçten gelen konuşma, anlatı, bulunanları etkilemişti. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor," dedi, Görevli. Görevliye teselli vermek istercesine, "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok," dedi kadın. "Siz de haklısınız, ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz." Oluşan ortam nedeniyle görevli, arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. Görevli, evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, vitrin, yemek masası takımı, elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı. Kadın, gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız," dedi, kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. "Maması bozulur..." Görevli,"Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu," belirtti. Kadın, bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. Annelerinin bu durumu, iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. Ber, neye karar vereceğinden emin değildi. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi, diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo... Ber, duygulanmıştı. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine, yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi, geçirmişti?... Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu. Ber, suçluluk psikozuna girdi. Günah çıkarma, içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı... Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi.

Görevliye; "Ben dışarıda olacağım, siz gereğini yaparsınız..." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. Kadının, "Çocuğum için!..." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı. Ne olmuştu kendisine. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken, kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. Yine yalvarıyordu... Ber, daha fazla karşı koyamadı. Kadının etkisi altına girmişti. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?..." düşüncesi oluştu. Bu düşünce gittikçe güçlendi. Kadının peşi sıra gelen görevli, Ber’in tavırlarından, yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal, düşünsel karmaşasını fark etti. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız," dedi. Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu... Başıyla onayladı. Haciz bölgesinden uzaklaştı... Sokaklarda rast gele yürüyordu. Sokaklar birbirine benziyordu. Bir başka sokağa geçiş yaptığında, vücudunun aniden ürperdi... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. "Galiba güneşte çok yürüdüm." diye düşündü. Bu kez sokağın kenarından; gölgelikten yürümesine devam etti. Midesi bulanmaya, kulağı çınlamaya başladı. Gözleri bulanık görüordu. "Az önceki olayın etkisidir," diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu. Duvara yaslanmak zorunda kaldı. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. "Bizi, fark etti!.." "Yok canım! Endişelenmeyin, öylesine yürüyor..." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu. Kaldırım taşına çömeldi. Gözlerinde hava kararıyordu.

Çevrede kimse yoktu. "Komşu, kahve içmeye gel," diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu. Parçalı beyaz bulutlar, yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. "Tanrım!... Bu gözler?..." Bu gözler dairesinde, telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin; rengi ve ışıltısındaydı. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden, fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. "Halüsinasyon görüyorum," dedi, kendi kendine. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış, garip sesler duymuştu. O dönemi anımsadı."Galiba kendimi çok yoruyorum..." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?... N’oldu size?..." Đcra görevlisi, sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı. Đcra görevlisi, yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi, bulunanlara. "Yardım edin de arabaya bindirelim. Hesabı sonra yaparız." Ber’in taksiye bindirilmesiyle, hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı, ana caddeye çıkıldı. "Merkez Hastanesine gidelim," diyen icra görevlisini; "Derhal efendim," diyerek yanıtladı, sürücü. Ber, araba ilerledikçe rahatlıyordu. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı... Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu. Gözlerini açtı. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi. "Ben iyiyim." Đcra görevlisi, bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek, sürücü ise dikiz aynasından, Ber’i inceledi. "Emin misiniz?.." diye, sordu icra görevlisi. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı... Bazen olur ve geçer..." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz... Dilerseniz sizi büronuza bırakalım," ısrarlarını olumsuzladı, Ber. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu... Ona

Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler." Uslübünüzü düzeltmezseniz. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi. Buna rağmen büyük çoğunluk. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. Kim bilir kendilerinin ve .. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. Ber. Görevli. "diye yanıtladı. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne. Đşportacılar.... "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. Borçlunun ukala.. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli." dedi icra görevlisi." dedi." dedi.olumlu yanıt vermeliydi. Mal beyanımda da belirtmiştim... burada kalıyorum.. Irak liderinin biyolojik. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var. işe yaramayacağını biliyordu." Ber.." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor." dileyerek atölyeden ayrıldılar. "Rica ederim. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım. kısaca." dedi.. açılmak istiyordu." Borçlu.. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası." dedi borçlu."Đşyeri benim eski eşimin adına." dedi. borç benim borcum. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı.. "Aksi takdirde." Ber. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok." diye karşılık verdi Ber. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. çünkü eşimle boşandım. Gerçi Sürücü de. "Elleri boş. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. sanki.. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi. çaresiz tonlu sesle. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım." Ber. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi.. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. birazda gözüne sokarcasına uzattı." Görevli. "Durum buysa.. Ber." dedi . Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu.. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. Çevrede biraz dolaşmak." dedi. alaycı tavırlarına içerlemişti.. Araca biner binmez. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok. "Valla.... "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. şurada. borçluyu.. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi." "Otelde. Onun bu sorunu çözebileceğini. beyefendiyi görünce anımsadım. "Hangi hareketi?" diye sordu.. Ber’in aklına Maf geldi." diyerek uyardı. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. "Param olduğunda ödeyeceğim.’ ödeyip. Açıklardan yararlanıyor." Đcra görevlisi. kahkahayı bastı. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik. gerekli incelemeyi de yapmıştık. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu..

... bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin.. onları buna yönlendiren. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. ‘Maske takmak gerekir.. Ber’de medyanın verdiği haberlerden... Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi. Ber. bu mümkün olmadığında. suyla bolca yıkanılması gerektiği. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü.. herkes birbirinin ölümünü seyredip. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu.’ diyorlar. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu.. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden. *** ... Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. Ber. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması.. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması. Koltuğa bir çuval gibi yığıldı..." diye sesler çıkardı. Gözlerini duvara sabitlemiş..ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma. kenti terk etmek dışında..” türünden motivasyonlardı. yapabileceği bir şey yoktu. çay doldurmak için mutfağa yöneldi. Bazı taşıtlar.. yoksa. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı." dedi Ber.. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul... Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması.. Televizyonda.." Alaycı gülümsemeyle. halk arasında dolaşan söylentilerden..” özetle söz ediyordu. ofisinin cam kenarlarına. Ama hayat devam ediyordu. kısmen veya tamamen hasar görmüştü. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği.. cami. Yanıtı içinde olan bir soru sordu. başını iki yana sallayıp. panik yapılmaması. arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti.. Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus.. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı.. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu. Genele uyma.. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından... gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı.. soruya yanıt verme yerine. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip.. " Đmkanlara göre. kent merkezi yönetimi başkanı. kulağı televizyondan çıkan sesteydi... bina altlarında bulunan bodrum. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması." "Füzelerden korkmuyorsun galiba.. Toplu olarak kalınması gerektiği.

salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu." diye anlatıyordu.. Bu kez ‘Aferinliydi. mekanik daktiloya. Duruşma salonunda bulunan Ber. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. Kameralar sürekli açık gibiydi. Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. artık." Ber.. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. Ber.. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. Çünkü. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. bu duruşmada sanık avukatıydı. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. Görünüşü. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. durması gereken yeri seçebiliyordu. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. gruptan ayrılarak yanına vardı. Yazman kadın. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Ber. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu." demişti. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu.. kendisini dışarıda bulabilirdi. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. -hele. Ber’de.. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. görsel medya temsilcileri. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al." Ber ayağa kalkarak bekledi. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı.Ber. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. Yargı üyelerinin ve .. "Karşı taraftan da epey adam birikti. Yargı başkanı. O.’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi. kızgın ve küçümser bir tavırla. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu.. Bazıları karartı görünümündeydi. Duruşma salonu. Ber. haberci. Đlgili dosyasını masaya açtı. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. En son Artsa. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. "Ortalık alevlenebilir. Sağkol. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. "Anti-Hafif 8. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. Duruşma hala neden başlamadı. Ber’e. neyi bekliyorsun?.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. katıldı. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi.. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir.. ucundan Maf’la ilgiliyse.. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol." dedi.

Boğazı düğümlendi. Maf’ın yeğeni. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı.’ havası içeriye yansımıyordu. Dikkatli.. Đkinci adını hatırlayamadığı. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı... Bakışların ağırlığını duyumsadı. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti..... kravat takmış. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri.. Su istemek. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu.. Yargı başkanı. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. Temiz takım kıyafetli. diğeri ise ‘Suçu ben işledim.. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. Ber. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu.." sorusunu yöneltti. Ber.. Bunun yararı oluyordu... Gözlerinden güzellik okunuyordu. Yargı başkanının. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. ‘Dale. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu. Sesi mahzun ve etkileyiciydi.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi.. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı. Ber. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. Söz sırası kendisindeydi. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi. Yargı Başkanının. Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı.. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı..’ Ber düşündü.. Ve yuttu. nefes almakta zorlanıyordu.. Bir tarafta Medya temsilcileri. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı... suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu. gerçeği itiraf etmiş. ‘... ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş.Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı... Suçsuz olduğunu. Yanlış anlaşılacaktı. SahFail ise. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi." ekledi..devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar." belirtti.... bir tarafta benliği.. "Müşterim SahFail. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı. Öksürdü. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. Ber. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. adamı ben öldürdüm.. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği .. Boğazının kuruduğunu hissetti.." dedirten yükseklikteydi. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. Yargı başkanının. Ber.. Bütün gözler de kendisindeydi..

kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. SahFail’in ise.. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti.. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı.. izleyici locasında oda vardı. " deyişine kadar.. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. gerek yoktu. Yorulmuştu.. fazladan bir açıklama yapmasına. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi.. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. Yapabileceği bir şey kalmamıştı.. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. Kapatılan telefon sonrası. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur." demiş." diye çapkın bir kahkahada eklemişti. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu." Markız telefonda. Ber. Çay iyi gelmişti kendisine.. Devlet avukatı... başkan dahil.Öylece yarım saat kaldı.. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. Ber’in oturumda gerekli eforu. çalan telefon zili sonrası Mus’un.. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar.. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler... "Kanıtların yeterince toplanmadığından.. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. Cezasını çekmeye hazırdır. Ber. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı." dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi. doğal olarak kabul etti. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra." Yargı grubu. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. Ber. Ta ki. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. şimdiye kadar. suçun vasıf ve mahiyetine. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. "Kahveyi senin evde içeriz. Markız.. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. Olanları izlemiş olmalıydı. masaya koydu. Çünkü. Ber. shov’u göstermediğini. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. *** *** . gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti. Devletin avukatındaydı söz sırası. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. Ber.. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu. Falıma bakarsın. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu... Sigara yaktı. fısıldaşma serbestisi vardı.... Evet." dair söz verdi." diyerek kısa kesti. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. "Yemeği dışarıda. Bu kez kabul ediyordu. salata ve ayranı.

toplumsal baskılar... Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı. Ber. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. Şef garson kendilerine nefes alma. . Gözlerini Ber’den kaçırarak. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını.. "Markız!.. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. Ber. Ber. Đçsel gelişimi. Bu yönde bir yasa da yoktu. kaprissel yapıları. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu.. içecek olarak kırmızı şarap istedi. Her keşif. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum." dedi. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti... Markız’ın güzelliğini. Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. karşı tarafa iletmek yeterliydi. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti..." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi."dedi .. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi. bir başka güzel görünüyordu bu akşam." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız." Klasikti.. senin pek yakışıklı olmasan da kibar. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. bireysel kuralları. Ber. Đçseli. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun.. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı. Tüm çalışanlar. Markız. fakat yeterliydi. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri.. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu.. küçücük burnu. Reddedilmeye tahammülü yoktu. bir şeyler elde etme art niyeti. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. uzun zarif elleri. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı. gizemli." diye seslendi. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti.. masanın mezelerle. boş vaktinde yaratmış. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı.. Ber’in. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı.. Markız devamını beklerken. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi. anlamlı ve masum bakışları. Markız. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız. etrafı tanıma fırsatı vermedi... Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi." dedi Markız. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi.. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri..” deyişini anımsadı. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti.. hafif gülümser yüz ifadesi.

ağzını.. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. "Baba!. Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu.." diyordu.. yüzünü. Şimdi. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum. Kapılar kilitliydiler. "Teşekkür ediyorum. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. Taşıt sesleri." diye yanıtladı. Burada içmenin bir anlamı yoktu. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu. Otobüsler. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı... Boşları toplayan garson. dolmuş." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu." Markız ile Ber... "Söz.. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı. Yaşlı bir adam.. "Evet!. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla. Bu ses.. minibüsler.. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!. burnunu kapatan da yoktu. elinden çekiştirerek götüren babasına. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu.. "kesik kesik siren sesi.. Kendisine yediremezdi.. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış... kalp çarpıntılarını yükseltiyordu. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. Güzel!.. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor.. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü.. Hatta annem bu parçayı çok severdi. "Bir emriniz var mı?" diye sordu.. Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. . Ad kentinde bu davranış sonucunda." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. Gelen hesabı Ber ödedi. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. Onlarda genele uydular. Kesik kesik gelen siren sesleriyle. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. olabilirim. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. korna sesleri. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi." Küçük bir çocuk... Kahve Ber’in evinde içilecekti. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı. dışarı çıktılar. "Kalk Hanım!. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu.. Çocuklar merak eder!. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. paniği pompalıyor. restoran da hareketlilik başlamıştı... Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında.. Markız yanan sigarasını söndürdü. radyoda her çalınışında eşlik ederdi. Sakin olun!... Evet! Evet!.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. Elektrik kesilmişti." "Yanlış anımsıyor." anonsları duyuluyordu. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı.. " diye yanıtladı Ber... Ber’de benzer korkular içindeydi... Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. ilgilenmeliydiler... Sanki daha önceden. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu. Berde Markız’a." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber. "Đşletmemizin ikramı.. her şey çok güzeldi. bir isteği olup olmadığını sordu. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp. birbirlerine gülümseyerek baktılar. yere yığılmış yaşlı eşini. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu. bağırışlar. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar.... Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu.." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber...

." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi.. banyodaki askılığa astı... Ber...... dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. Boğazı kurumuştu. Çevresine baktı." *** Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu.... evine varıncaya kadar "Körfez krizini. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. "Bir başka zaman.Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor." diyen sürücü konumundaki market sahibine: "Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık.." diye fısıldadı Markız. yakınlarda bulunan 2..." dedi Ber.. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar.. Ber. bir şişe suyu rast gele koyup.. Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu. . Hava sıcaklığı. koyun can derdinde." "Lanet olsun!.. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti.BD. "Tantanadan camları indirmesinler. "Gerinmek yarı boşalımdır. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Başka kentlere kaçmak isteyenler. Uyanık ve ayık olmalıydı. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi... Dayanamadı. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. içeceği alkolsüz olmalıydı.. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi.. Arka kapıyı açtı. Tanrı’nın günü çok!" Ber.. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı. Aynı sesin sahibi.. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi. Kulak kabarttı.. Kendisine sesleniliyordu. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. Ama.. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı. Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. Ön kapıyı kapadı." "Efendim?. füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. Aniden geri indi." diyordu kuruyemişçi.. Evlerine varmak isteyenler. "Kasap et derdinde. Bu kez sadece gülümseyebildi. Markız’ı unutmuştu..... Atla!. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında.. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu... Bir arkadaşının dediğini anımsadı. görünmüyordu. En azından birini açmalıydı. Ama ısrar yararsızdı. "Atla!..."Kepenkleri de kapat oğlum!.. sanki. bir şeyler içmeliydi.. ikiletmedi. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti.." ortaya çıkaranlara lanet okudu. aşırı nem. Böylece. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu." atasözüne muhatap olmak istemiyordu. Savaş uçakları karanlıktaydı." Birleşik devletin.. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı. "Ölmezsek. Yağma falan olabilir. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı. Hem.. "Ber Bey!. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı.. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı. Hemen ön koltuğa kuruldu. "Çok teşekkür ediyorum. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Telefonu kapadı. dünden kalan ekmeği. beddua etti.. Bedenini gerdi. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri.. Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu." diye bağırıyordu. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi." diye bir ses duydu. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu." "Lanet olsun!. "Lanet olsun!.

.. geceleri gördüğü kabuslarından. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım." dedi... Med’in sesiydi. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Ber üzerinde korku. Bir karara varamadı.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti.... "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim." "Sen bilirsin. Olağanüstü yetenekte olan cinler." "Bunu hak etmiştin. Sesini yükselterek. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti. "Bazı karşılıklarım espriseldi." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak.. "Ben. "Görüşmeyeli epey zaman geçti.." "O yazılarınla beni ürküttün. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı. Şey-tan-mı-sın?.. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini.. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. Bunlar. Sessizlik girdabındaydı. Annesinin. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu. kapatabilirim... Ber.. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı. Med ve ekledi. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını.. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı.Bu saatte arayan kim di?.. "Ber... "Rahatsız ediyorsam.." dedi." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum." Ber apışıp kalmıştı.. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı." dedi Med.. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde." "Daktilo sesini unutuyorsun!.. Çocukluğunun geçtiği El kentinde." "Hiç sanmıyorum!. gizem.... Bana zarar verdin.. hatta içtiği sigaranın cinsi.. "Şeytanca işler yapan şeytan olur. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. Füzelerden korkmana gerek yok." dedi Med.. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi. Med!" Onun... Ona anlatmadığı bir şeyi. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu. Yoksa." dedi hayıflanarak." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı. "Bir sen eksiktin!....’ yarar ve zararını düşündü. Ses." "Olağandışı yeteneklerin var. Altında senin adın yazılıydı. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı.. ‘Sırlarla dolu. Kendisini oda dışına göndermişler. Annesinin amacı.. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı. Daha fazlası olmalıydı. . " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta. Mantık ağları dağılabilirdi. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine.. Bir süre hiç konuşmamıştı.. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı... "Ayrıca..... ‘çok sıkıntı çekeceğini. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti."Çoğunlukla onlarda olsa bile. Peki telefonun fişi?." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim.. "Beni rahat bııraaakk!. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti. ev ortamı.." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok." Ber. Senaryo böyle düzenlenmiş. "Sen!. Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek. Korkuttun. Bu arada neler yaptın?" Ber... olanca yumuşaklığıyla. " dedi.. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!..." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri.." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti." Med. Lütfen!.. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var... "Nasılsın?..

"Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti. görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi..." Ber.. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar.. Ber’in.. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü." diyerek merakını giderdi." Ber.. Med. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo. "Okumuş adamsın!.. Sonuçta......" sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi. Ses tonunda alaycılık yoktu. Bu kadar rahat olduğuna göre.. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. yanıt vermemişti." Yanıt beklemiyordu. yaşlılar...... senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar." kehanetleri gerçekleşmişti. Sesi hafif kızgındı.. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış." dedi. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir.. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu.’. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu... ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine. ‘Hukuk Fakültesini bitirme. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu.. zamanında atmış. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. " Saddam." dedi Med.. "Ad kentinde bulunmuyorsun.. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider..’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?. galiba.... Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi. rapor. o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı.. "Avukat olma. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi. Saddam’ın. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu. Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu.. tutmuş.. Hocanım. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı." "Aynen öyle. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo.. soyut bir kavram. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor." . Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu." dedi Med... biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım... " Med." diye yanıtladı.. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum. Med’e. Devam etti. küçük bir ülkenin. "Unutmayın ki. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar... Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. kendinden emin ve güven vericiydi. "Saddam’ın. Bu kavram da." Ber. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu.". Zarar gören halklar ve bireyler oldu. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?. Her neyse. Sesi. Düzenleme grubu senaristleri. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi....." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber. "Rapor.." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. Başka ülkelerde de. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın.. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi.

peynir almasaydık!.. " diye yanıtladı Ber. su işlevini görmüş.. bu yorgun. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım.. terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. "Bir gün zengin olursam." "Pes doğrusu.... "Pes!." dedi.. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu.. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum." dedi. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım. yüksek oranda nemli havayla. Gelmeyince konuyu değiştirdi. Hüs.. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı.Ber’den tepki bekledi." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın... bunu da bilirse pes diyecekti." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem. ‘Oğlum’u’.. insan vücudunu ıslak kavuruyor. bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. “Aç kalsaydık!. sigara tüttüreceğim. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim.. Has.. "Olum!" dedi. bitap halleriyle. "Neyse bunlar uzun konular.". Yağlı ter.. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek. Kaldırım taşlarına oturdular. Bes ve Kur isimli onüç.. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu.. . terletiyor... Kızmıştı." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. Ama izmarit değil ha!. "Nedenini biliyor musun?." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma.. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp...." "Şaşırıyorum. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi... Buna sen sebep oldun!.. ikiyüz elli gram beyaz peyniri. " dedi. Ekmek..." dedi Ber... 8 Sıcak gün. ‘ğ’siz." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri..." dedi Ber. "Ama. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. Bu karma salgı... "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez.." "Eeee!." Kur. "Ben *** . "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek. Tümü.." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı.... artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu. Ber. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu. Güneş. Yağlı ve kaşıntı vericiydi. Sanki vücudun deri altı yağı." diyen Med. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı. Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan. Hüs. "En azından benim için öyle. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu. Has. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun.. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular.

Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar.." dedi. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi.’ dedin. Sonra durgunlaştılar." diye sordu. Apartmanları gözleriyle tarayarak. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi... Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti." Bes. Yakasından tutarak sarstı onu. Has. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı. Bes.... Has.. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?. böyle bir şey söylememişti. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı..." Kur.. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. Adam." dedi. "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik. Has. demişti.. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı..." dedi.." Sorunun muhatabı Kur." dedi.. yanında biten Has’a "Ne var?. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Kur ağlamaya başladı. "Hadi dua edelim!. Cevap versene lo?. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür.. Kur. "Hangi işe?" diye açılım istedi."dedi. Has’ın tokadı suratında patladı. Sokakta mı yatsak?." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a.. "Yok.. "Sen sus! ‘Acıktım... ömrümde görmedim.. Geç söylenmiş bir uyarıydı........ Akşam olacak!" Bes. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı.. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak.." dedi. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı.... bizi de acıktırdın." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!.. "Yav. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi...." diye seslendi.." dedi.. Kur.. Has. "Amca!. " Ses titrekti.. benim kafam yatmadı bu işe. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı.. sessizleştiler." Yanıt beklemeden devamını getirdi. "Biz burada kaldık!.. Has. sallardık aşağıya doğru... "Saddam’ın. Değil mi Kur’o?. "Söyle lan?... Ne yapsak?. renk vermemeye çalışıyordu. "Yav! Ya. "Babam.. Nefes nefese kalmışlardı. "Bisikletimiz bile yoh lo!. Yol paramız yok abi!."Olan olmuş yeter. Sessizliğe boğuldular yeniden.. adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi.. "Amca! Niye vuruyorsun. "Olsaydı binerdik. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi. Ben bu mahalleyi. Hiç yürüyecek halim kalmadı. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti. inatla Has.. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. Yalan söyledim size.. yarım saatte evlerimize varırdık. Amca!.."diyerek araya girdiler. "Amca!" diyordu bu arada..." Bes.." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu.. Has. Konuş lan?. yav!.. Niye yalınız Beylo?" "Olum!.bittim. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi. "Kimse getirmiyordu beni buraya. Kur!. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler..." sözlerini tamamlayamadı. Hüs. "Yerde para buluruz belkim." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. Şimdi konuşması daha yararınaydı. sorularını ünlemli yöneltti. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. olgun rolü kaptı ortamdan." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan. Bilgiç tavırlar takınarak.." Hüs. .. Hüs.. yutkunarak. Bes. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı. Bu fayda etmedi." dedi. Ne istiyorsun?. zorunlu konuşacaktı. hafif gülümseyerek. başını öne eğmekle yetindi.

" dedi. ağzından dökülen "Ev senin.. Markız’ın." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. 9 Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. hem de çok temiz. parfüm sürünmüş." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. Onlara karşı koymak zorunda kaldım.. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü. sizde bizimle geliniz!" dedi. bazı hatalı davranışlarından sonra." diyerek yanıtladı.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu. Özel bir gündü. "Ben Yalşik!. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu.." Adam. Ber.. Kapıcı. Güvenlik görevlilerinden biri.." sordu.. Her hafta sonu temizliğe geliyor. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü. "Yine.. "Teşekkür ederim. *** .." diyerek önce kendisini tanıttı.. Kapıcı. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. "Burada neler oluyor?. Markız’ı her iki yanağından öperek. adını anmak ondan söz etmek istememişti." diyerek ekip otosunu işaret etti. "Ev senin.... "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. Orada anlatırsınız. çok klasikleşmişti. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. isimli kişiye dönerek... Olumsuzlama anlamında başını salladı... Beklenen zil geldi. yıkanmış. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu." dedi. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. "Ayakta durma. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. Markız. Yel’in. rahatına bak!” Ber. Etrafı toparlamış. ‘Söz Uçar. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak. sakal. Göz kırparak "Emrin olur. Annesi tanık olmadığı halde. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. Eliyle. "Hadi dolmuşa binin. "Bir isteği olup olmadığını. uzun saatler onu bekliyordu. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. dişini fırçalamıştı. "Doğru mu. "Hoş geldin. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. Kulağı kapı zilinde bekliyordu. salonu incelemişti."dedi." dedi tatlı gülümsemesiyle... bıyık tıraşı olmuş. önce atıldı. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. yazı Kalır. "Sen mi temizliyorsun?. spor kıyafetlerini giyinmiş. Ber.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti. Markız oturmadan bekliyordu. Markız’la baş başa evde kalabileceği. "Karakola gideceğiz.’u kullanmadı.. Lütfen.. Bugün cumartesiydi. Annesinden de bilirdi. çocuklar?" diye sordu." Yalşik. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. ‘Hoş bulduk." diye yanıtladı Markız. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı." "Temizlikçi bir bayan var.

bu son sözlere gözleriyle..." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu... "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber. Đşim iş.. Bir iddiam da yok. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti." diye ekledi.. Belki sonra. "Tuzak bir soru. "Hocam." Konuyu değiştirmek için... Vazgeçti. galiba ilk teklifim sana olacak." dedi.. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor... "Sen özellerin özelisin. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde." "Yoksa. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı. Harekete geçti. Ber.." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti." dedi." dedi." diye geçirdi. perdeler tamamen örtüktü. . müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. incinmiş nazlı kız rolüyle. içinden. Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu. Bu arada.. "Beni bağışlamanıza sevindim." diye de ekledi Ber..‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?. Markız. gülümsedi. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi. Markız. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı. Markız. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu. Ya Markız." Markız. rahatlamıştı.. "Temizlik de. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü.." Markız. sudan.. bunun nedenini soracaktı. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. Ber’de ona katıldı. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek ... Markız." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak.." politik yanıtını verdi.." sözcüğünü yineledi. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu. pembeleşen yüzüyle Ber.. "Bir ara bana bir parça okursun. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı." Ber.. "Temizlikçi. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim." "Eee?.. esprisel bir yaklaşımla. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü." "Müzik sesinin de. kahkaha atmaya başladı. Ber'in gözlerine baktı." Devamını getiremedi.. "Ama. Pencereler açık olmasına rağmen." diye düşündü. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık."Ben her isteyene rast gele parça okusam. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. "Eeee!. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca." Ber. iç çekerek. Ber. Buna inanmalısın. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. "Yoksa?.."Gerçi hobi olarak yapıyorum. "Yoksa rahat uyuyamam!.. işlerden konuştular.." diyerek de vurguladı.. Havadan. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. Onu güldürmek hoşuna gitmişti." dedi.. Yoksa. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu. Müzik setinden çıkan ses. sevgi duyumsatan bakışlarla. Yanıtı bulmuştu.. "Peki.. Ortam yeniden ısınmıştı. "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim. "Şimdilik erken.. ortamdan etkilenmişti. Ber. "Yoksa." Markız... "Kızma canım şaka yaptım.. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem.." "Hamarattır sağ olsun. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. Ortam ısınmıştı. yani. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. Sözcük bulamadı." "Ben. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu. endişeyi yorumladılar."Seni ikramlara boğacağım bugün." dedi.. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye.

bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra.. Giyinirlerken. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu.. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak. Ruj ve allığını sürdü.."Mutlu oldun mu?. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. Đnişli. çıkışlı bölgeleri de dahil. ihmal etmeksizin yokluyorlardı. Markız. Sanki tek bedenleşme.... her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. "O. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı... Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi.. Bu onları tüketmişti." diyerek yanıtladı Markız. bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti.." "Ben de. Temizlikçi teyze gelecek. Beklemeye gelmezdi. Ayrıca.. birbirlerini koklayarak. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!..." dedi." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı. Telefondaki yankılı ses." Ber.. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi." "Teşekkür ediyorum.. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan.. Ağızdan ağıza geçen salyalarla.. Birbirlerinin bedenlerini.. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı.. Sürekli olması dileğindeyim. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı.. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı.. teklifi reddedecekti. Bu evde. Sen de yarın dinlen. kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar. sert ve ürkütücüydü.. "Bugün bir başlangıçtı." "Merak etme. Zevkli anlar... yanlış çevirmişsiniz.. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle.. süren eylemlerine. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. Đki ayrı beden. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Bu.. Giyinmeden.. Dudaklarına öpücük kondurdu.. "Teşekkür ederim. "Çok ileri gitmeyelim. Ber. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla.. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu... Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu... O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu." dedi. saçlarını kuruttu ve taradı.. Đnce ve kalın nefesler. *** . "Ne olur?. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. işinin ehli." diyerek. Evet dudaklar devamını istiyordu. gibiydi." dedi. Her kıvrımını." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin.. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı. Ev temizliği yapacak. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. Duşu birlikte aldılar.Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı. Kendisini zor frenledi. Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti.." Ber.. "Yarrııın. telefonun zil sesi duyuldu. Senin yorulmanı istemem. Hafiften kendisini çekiyor.." diyerek kapattı. Tüm benlikleriyle..." diyerek yanıtladı Ber. "Böyle biri yok! Sanırım. Öyle ki.

" olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?. soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı. Ber. işlerinin yoğunlaşmasında." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?.." Ber. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu.. *** .. boşluk. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu.. Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu. Bedenini para karşılığı.. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında.." Ber.. Güzel duyguların.." diye sordu.... sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün.. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı.. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. paralı çevre kazanımında...." dedi.. Maddi durumundaki iyileşmede.. Đşkence günleri....... altın bilezikleri dahil soyunmuş. Onla arayı bozmak. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de. " "Açık konuş! Kıvırma.. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı.. Son ilişkiyi. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi.. Yinelemeler.. Ne bileyim. Şimdi!. Soyunuk bir kadını. isteklerin törpülendiği günler. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim. Korkularının üzerine gitti. sevincini belli etmemeye çalışarak. Sarhoş olma limitini aşmıştı. 'Evet!. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu. O anlamda değil de. Tatminsizlik.. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu... Ayrıca. O halde. Ber tavır koymuştu. Son bir kez dişini sıkmalıydı.... Üslup ukalacaydı. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu. bir bira şişesi daha açtı. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma. Küçük düşürücü.. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. "Sen bilirsin. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum. Ve bunun farkındaydı.. çabucak soyundu. Yel.. bir eli belinde bekliyordu. "Senle seks yapmak istemiyorum. aşırı kirletilmemiş olması nedeniyle çarçabuk bitirdiği ev temizliğinden sonra Ber'i neredeyse zorla banyoya sokarak iyice yıkıyordu.. Her haftanın pazar günü gelen Yel.' tüm cesaretini topladı.. Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu... Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu.. "Neyse... "Hayır!. Aynı sıkı tavrı.. Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı.10 Ber. Ama bugün yıkamayı başaramamıştı. Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı... Ber. son birleşmemizi gerçekleştirelim.. Yoksa bana tav olan çoook!..... Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?. Açılan şişelerin sekizincisiydi. Kendisine güvenemiyordu. sesi akortsuzdu. pazar günü geliyordu. Ne olacaksa olsundu.. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı... Đstemiyorsan görüşmeyelim.. Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor.

" Demli çaydan yudumu höpürdeterek aldı... "Sodgom ülkesinin kurtarıcısı sanıyor kendisini.. Ber..." Ber.. "Tüm çabalarına rağmen üç duruşmadır." "O halde dediğim gibi.. Sabit aylığın dışında girdiğin her davadan hatırı sayılır yüzde de alacaksın." "8... Üstüne üstüne gidiyordu. Ber'in meraklı bakışlarını zevkle seyretti. Đçinde kalan soluğu salıverdi.. tertemiz çıkarsa?.. Artık sen de birkaç kelime daha konuşma zahmetine katlanırsın sanırım. kahkahalı gülüşlere geçti." Baş parmağını." diyerek rahatlattı. Gereksiz bir söyleşi olduğunu kendisine itiraf etti.. irkildi. bu tavırlara hep bozulurdu. Rest çekmiş.... Nihayetinde onlarda kendi işlerini yapıyorlardı.. Ber'i.. sinyali almıştı. Ber! Bunu sen benden daha iyi bilirsin. Ber.. Solkol. Açık çayı alarak. "Gerçi bizim önerilerimizi emir olarak telakki ederler..Anti-hafif Yargı Grubu... Beklenen yanıtı verdi. yeğeni bırakılmadı. " Ama Maf gurur meselesi yaptı.. Tahmin ettiği şeyse bu çok yanlıştı." diye sordu." diyerek ekledi." "8." dedi. Eline aldığı çay bardağından yudum almadan altlığına tekrar koydu.. Đşin tamam.. toplumda infial yaratır... anlam akışına uyan cümle sarf etti. Ve bu gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşısındaydı. nabza göre şerbet vereceksin.. "Bazı politikacı dostları kanalı ile merkezden Denetleme Grubu üyesi gönderilmesini temin edecek... 'Maf’ın yapmak istediği ne peki?.. Titrek bir sesle"Öldürtecek mi?. Geleceğin sana neler göstereceğini bilemezsin." "Olmaz mı?" diyerek onayladı.. "Allah' da seni güldürsün. Đçindeydi. Olumsuz rapor tutulacak ve dolayısıyla başka bir kente tayin edilmesi sağlanacak. kabullenemezdi. Derin soluma ve oluşan gururla göğsü kabardı. "Morali bozuk olmalı. bu başkandan sonra çok değişti.Yargı grubunun tüm dosyalarının içeriği yasalara uygun..Yargının tüm dosyaları incelemeye tabi tutulacak." "Ben elimden geleni yaptım ve yapacağım da. "Gerçi sen işini bilirsin. Gücü bir kez daha duyumsadı. "Kişisel düşünce ve duygularını sunma.. 8. "Baba Maf. "Sen beni güldürdün!. Bu büroyu. "Yargı Görevlisi vurmak.... "Đstemez misin?. Gülüşün yüzünde oluşturduğu değişimden gözleri siyah bir çizgi gibi görünüyordu. "Kim istemez ki?."El altından iyi para teklifi de yapıldı.. Ayrıca yok etme çaresiz insanların işidir.. Rahatlamıştı.. "Suçu SahFail'in işlediğine dair çıkartılan tanıkların da anlatımına rağmen bırakılmadı." Alaycı gülümsedi." Ber'in para kazanma dışında başka derdi olmadığını bilmesine rağmen son cümleyi söylemişti. "Ne tür bir girişimde bulunacak. öldürmektir!" Ber. Ama bunu her bireye yansıtması doğru değildi.. atılan kahkahalar nedeniyle aklından geçen olasılığın düşünülmediği sonucuna vardı. "Buna rağmen yine de ilişkilerini sıcak tut... " Ber. Yerine de uygun olan birinin atanmasıyla sorun kökünden çözülmüş olacak..." diyerek sonlandırdı bu diyalogu Ber. "Bazı yandaşlarımız da bizi yalnız bırakabilirler.. Baba Maf'ın ikinci adamı olursa. Hele karşısındaki.. nasıllar?" diyerek suyu çıkan konuyu değiştirmek istedi. Bu gücün değersiz de olsa bir ayağını kendisi oluşturuyordu." dedi. Gerekeni yapacak!" Ber. Yanında staj yaptığı Avukat ." diye sordu." diyerek bu sonuçtan kendisine pay çıkartılmaması gerektiğini ifade etti. Ana yanıtın bir çırpıda söylenmemesi soluk alış veriş düzeneğini dahi bozuyordu. "Ne diyordum?" Üç parmağıyla saçlarının diplerini kaşıdı.11 Solkol. daha demli çayı Solkol'a sunmak için salona girdi. "Tabi ki sizce bir sakıncası yoksa . orta parmağına sürtüp şaklatarak .. Ber'i. bir virgül eksikliği her dosyada olur. Bir dediğimizi iki etmezdi önceki grup. "Çayını neden içmiyorsun?" "Biraz açık olmuş. anlatır mısınız?. Yargı başkanı ile ona aşırı bağlı beş yargı üyesi yine olumsuz oy kullandı. ikinci el arabayı almakla geleceğini garantilediğini sanıp ta tembelleşme." Geri kalan kahkahalarını da boşalttıktan sonra." Giriş odasında bulunan Mus." dedi. "Her dönemde böyle Don Kişotlar çıkar." Ber'in gözleri ışıl ışıldı.." dedi. "Sendika başkanı ile yardımcısını kafaya aldın mı. Bölük pörçük duyduğu bazı dedikoduların gerçekliğiyle yüzleşiyordu." "Bir nokta." "Seni bizden biri olarak kabul ediyoruz.' Solkol." Ber'in ağzını sulandırdığının farkındaydı.." "Vay be!.. onun sözünü tamamlamasına izin vermedi.. Çaresiz kalındığında başvurulacak en son yol.

" dedi. işten atılmış. Yeter ki. Sarı kravat renginden dolayı ön plandaydı. Đçeri doluştular. özel sürücü konumundan çok özel koruma görüntüsü veriyordu. gerekli incelemeyi yaparsın. Solkol ve Ber'le tokalaştıktan sonra her üçü aynı anda siyah gözlüklerini çıkardılar." Ber. konuşurken özellikle bakımlı bembeyaz dişlerini ortaya çıkarmak için sözcükleri ağzında yuvarlıyordu. bir meslek grubu veya herhangi bir görevli grup olabilirdi. "Ya! Zaten sürekli bize işi düşüyor.. " Madem öyle. Belirli makamlara yükselmek." dedi. "Ayrıca senin vereceğin üç beş kuruşa tenezzül etmeyecek kadar geliri elde ediyor. Ber'de bu anlayışla. Solkol.. bir dini cemaat grubu. "Bildiğim kadarıyla. Tümünün gözbebekleri. içeri girdi." belirtmişti. her insana nasip olmayacak mavimtrak sarı rengindeydi. işaret parmağını kaldırarak. Avukat Artsa'nın belirttiği gruplardan çoğuyla ilişki kurabilen güçle temastaydı ve kentte o gücü temsil eden liderin biricik avukatıydı. Sendika Başkanı Soys. " Solkol. böyle bir teklif de bulunmayacağım. "Avukat tutacak paraları yok... medya grubu." hafiften gülümseyerek.." "Lafımı olur!. beyaz gömlek üzeri sarı kravat. Hem Bizim avukattan haraç alabilir mi? Valla gözünü oyarız.Artsa'nın bir sözü aklına geldi. onların avukatlığını yapan kişidir. Beklediğiniz misafirler geldi." dedi.. "Olayın daha farklı olması gerekiyor.. Solkol." demişti." dedi. konuların birbirini takip etmesiyle bulamadığı fırsatı yakalayarak. görüşürsünüz. yükseldikten sonra tutunabilmek için Sodgom ülkesinde görüntü çok önemliydi." dedi. Küçük yaşlara sahip dört çocuk minibüs parası istedi diye silahlı gasp suçundan haklarında AntiHafif Yargı Grubunda dava açılmış. siyah çorap. Siz olay hakkında bilgi verebilir misiniz?" "Ayrıntıları bilmiyorum. güven kaybedersin." dedi.. Adam. sordu. Sendikanın avukatlık işlerini almam iyice kesinleştikten sonra. belirttiği gücü taşısın ve gerektiğinde Mafyamsı ilkeleri kullanabilsin!" Ber. "Bazı ilişkilerin nasıl yürüdüğünü. "Sakın ha!. Siyah takım.. "Elimden geleni yaparım. "Gerekli masrafları da cebimden yaparım.. alnında biriken teri elinin sırtıyla silerek. "Sendika Başkanı geldi. parasal ortam sağlayan insanlara karşı ufak davalarda paradan fedakarlık yapmasını bilebilecek kadar meslekte deneyim edinmişti. "Para sorun değil. Mus. "Yalınız.." demişti." "Her ne ise." dedi. Đnsan etkileme sanatında yeri olan davranışlardan biriydi. Yardımcı olup olmamakta serbestsin.. dikkat çekiciydi. konuyu ben açayım mı diyecektim.'Sodgom ülkesinde iyi avukat. yan gözleriyle Ber'i inceleyerek.." Solkol. elde edeceğim paralardan bir miktar komisyon vereceğimi sendika başkanına teklif etsem mi. patron veya çalışan grubu.. Amcama söyleyeyim suçluların babalarıyla gelsin. Evet. ekmeğe muhtaçlar. sanırım. 'Sodgom Ülkesinde iyi avukat.. hukuku iyi bilip. "Bunu gerçekleştirebilen grubun rengi ve sesi önemli değil." Ber. yapmacık kızgınlık sunumuyla Ber. siyah ayakkabı." "Parasız bir iş!" dedi. Đçsellik ve beyin güzelliği bazen lazım . Üçü de aynı giyim tarzıyla." Bu esnada telsiz’ den yayıldığı anlaşılan gıcırtılı sesler duydular. "Biraz da sizlerin sayesinde öğrenmiş olduk. Yarın geldiklerinde anlatırlar.. "Bu bir Politik Grup.Yardımcısı Bağ.. "Yoksa.. herhangi bir adla kurulmuş bir Derneksel grup.. ülkede çok az kişide bulunan Leopar marka makam otomobilinin sürücüsü Badi. demesine fırsat kalmadı.' Gruplardan kastının ne olduğunu sorduğunda 'Đsimlerin çok önemli olmadığını. her türlü ilişkiyi kullanarak sonuç alabilen gruplardan en az biriyle bağlantıda olup." Ber. "Ber! Sendika başkanı gelmeden önce senden bir istirhamda bulunmak istiyorum. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyordu.. aynı mağazalardan alışveriş yaptıkları anlaşılıyordu. "Solkol! Bir şey sormak istiyorum ama lütfen yanlış anlamayın!" diyerek Solkol'un sunacaklarına dikkatini vermesini sağladıktan sonra. "Belki sizden çekinir. Badi. Her üçü de kuaförden yeni çıkmış gibi parlak ve bakımlı yüze sahiptiler. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Grubu Ad Kenti Đl Başkanı Soys ile 1. yorumlayan avukat demek değildir. bunun baba Maf'la ilgisi yok! Benim amcamın gariban komşularının işi.. Senin dürüstlüğünden şüphe etmeye başlar." Ber. dilencilik suç da olsa bunun için bir gün bile içerde tutmazlar." diyerek hukuksal yorumda bulundu. diye düşünüyorum. Sendikacı olmasalardı onlara en uygun mesleğin sinema artistliği olacağı muhakkaktı. Lens olma olasılığı yüksekti. Bu da bir özellikti.

.. geçimini temin etmek için elinde imkan olsaydı. içselinde sürekli tartışırdı. ama yorucuydu. Soys sinirli bir sesle.. En çok ‘müşteri’ kavramını kullanırdı." şeklinde soyut üslup tekniğini kullandı.. Mantıklı olmak lazım. Direniş." dedikten sonra Ber’e tekrar dönerek. "Başkanım! Az zamanımız kaldı. Bu mesleğin yorucu ve yıpratıcı olmasının kanıtıydı. Ancak günah çıkarmak için sözü edilebilen olgulardı..olan kenar mahalle ürünüydü. "Đnanın bazı geceler birkaç saat ancak uyuyabiliyorum. Sodgom Ülkesinde Kamu Hizmeti Gören bazı kişilerin sivil halka veya sivil kişilere hitap ederken kullandığı 'Sayın. Şimdi geçmişte ödenmeyen aylıklarda ödeniyor. devekuşu örneği. halen eski fanatizmi devam ettirmek... Sizinle iyi anlaşacağız. bazı safdilleri etkileyebiliyorlar. bu durumda kamu hizmeti yapma amacı taşımadığını düşünerek. Saddam.. et. "Güzel konuştunuz. Bu anlamıyla Ber'in ofisi Kamu Hizmeti gören bir yer oluyordu. geçen toplantıya da onlar geç gelmişlerdi. Ber. Bu kadar çırpınmamıza rağmen bazı işçilere hala yaranamıyoruz.." anlamadılar. Đkinci kez yüz yüze geliyordu. bu mesleği seçmeyecekti." Soys'un açıklamaları soru içermese de konu açmakla Ber’in yapısını ve tepkilerini ölçmek istediğini fark ettiriyordu. En uygunu galiba yine buydu. kendiside kamu hizmeti ifa eden bir görevli. Önemli olan işveren ile işçi sendikaları arasında yapılacak toplu iş sözleşmeleri ön görüşmelerinde işçi lehine ne haklar elde edilebilinir. Yanlış bir şeyler ağzından kaçırarak bir tartışma zemini doğurmanın yararı yoktu.. olmasına rağmen eski gelenekten geldiklerinden. Ber'in içecek ikramında bulunma teklifini kibarca ret ettiler. Soys.." atasözünü seslendirdi. Saygıdeğer. "Doğu Bloğu ülkeleri dahi duvarlarını yıkmışken. 'Çok Uluslu Devlet' in koşullarını kabul etti. ticari iş yapıyorlardı. "Körfez kriziyle bunun üstüne gelen DevMalDen-Y.. Makbuz kesmek zorundaydılar. başı kuma sokmaktır. Evet!. "Özellikle çağın değiştiğini.....' kavramının oturmadığını düşünüyordu. Değerli.’ demek hayalciliktir. Değişimi yakalamak. . Devlet alacaklarını tahsil mevzuatına göre ise vergi ödeme anlamında 1.. 'Müşteri' kavramını kullanmaya devam etmeyi kendisine önerdi.' Kendisini düşündü. Düşünce bitimi. Risk taşımayan bir tarzdı.' idi ve yaygın olarak kullanılıyordu. globalleşme. birçok grupla muhatap olmak zorundaydı. Kanunsuz Grev yapalım denildi.sınıf Sermayedar sayılıyorlardı. Đşte körfez krizi de sona erdi. Her zaman yararını görmüştü.. Bu yönde somutlaşan cümlelerin en etkileyicisi.. Soys'un telsiz konuşmasının bitimiyle aynı ana rast gelmişti.. Ticari iş de ise hizmet sunulana 'Müşteri' sıfatı veriliyordu. Ne de olsa avukatlar... Avukatlık Meslek Grubunda ömür yaş ortalaması. Az önce Telsiz’le yaptığı görüşmeleri dayanak göstererek "Ne kadar yoğun olduğumuzu görüyorsunuz. 'Ülkenin fedakarlık beklediğini söyledik.Yurttaş!' veya çoğul anlamda 'Yurttaşlar!.. diğer meslek gruplarından oldukça düşüktü. Çevredekilerin yüzlerini yumuşatıcıydı.. Soys'la ilk kez Maf'ın Restseyh'de vermiş olduğu yemekte tanışmışlardı. Aslında kalbimiz çok temiz!.. yenileşme ve yeni dünya düzeni kavramlarını daha özümseyememiş bazı eski kafa dinozor işçilerle uğraşmaktan yöneticiler olarak bıktık. Bunun anlamı ise... "dedi. Muhabbete giriş." Ber'e göre sol koltukta oturan Bağ’ın araya girmesiyle konuşması yarım kaldı." gibi baş sözcükler değişiklik arz etse de son sözcük '. "Aynı fikirdeyiz.. 'Yurttaş!' en iyi oturan kavramdı..Dom Holding’in götürdüğü trilyonlardan oluşan ekonomik kriz nedenleriyle bazı iş kollarında işverenler işçilerimizin aylıklarını geciktirince kıyamet koptu." Ber. kanunsuz grev yollarına sapmamız için grup oluşturup kendi çaplarında bizleri zorlamaya çalışıyorlar. Bir fabrikatörle eşit muamele görüyorlardı. konuşma içeriğinden Başkanın boş olmadığını anlamıştı. güzellemeliydi. bu sınıftan vergi ödemek zorundaydılar. "Bunların sayısı da ancak bir elin parmakları kadar.. "Tabi ki yeni dünya düzenini. artık bunun batı’da olduğu gibi belli kuralları olduğunun farkında değiller. Bu kez karşılaşmaya resmiyet sürülmesi için Ber'in ofisinde diyalog kurmayı uygun bulmuşlardı..' olarak geliyordu. yeni taktikler geliştirmek için güncel yapıyı iyi takip etmek gerekiyor.. ‘ben tanımıyorum. Sevgili. Ofise gelenlere ne denilmesi gerektiği konusunda Ber.." "S." Ber.. Etkileyici bir meslekti." dedi..." dedi.. Bu haliyle ise. gülümseyerek kaldığı yerden devam etti." Bir el kaldırışı hareketi yaparak." dedi. Ber. misafirlerimiz otele varmış olmalılar. içinde yer almak istemiyorum.. "Meyveli ağaç taşlanır. "Biraz da onlar bizi beklesin! Hatırlarsan... Aslında 'Müşteri' sözcüğü en uygunuydu.. kamu hizmeti değil. 'Koşullar öyle gerektiriyor. kanımca bunun mücadelesini yapmak gerekiyor.. 'Sodgom Yargı Vekilliği Yasası' ilgili maddesi uyarınca kamu hizmeti yapıyorlardı. Kamu hizmeti görmesi nedeniyle hizmet sunduklarına 'Vekil Eden. 'Evet'.

." dedi. Sigarasından bir yudum daha duman çekti. Sendika görevlileri ile Solkol. ağzını ahizeden kısa bir an uzaklaştırarak derinlerden gelen soluğunu salıverdi. ne diyeceğini şaşırdı..... bu.. "Yüz yüze görüşme isteğimi reddediyorsun." "Korktuğumu inkar edemem. "Hem telefonu sorun yapma. sevinirim. asıl konuyu az sözcüklerle geçiştirdi.' "Teşekkür ediyorum.. Bağ. onlarla ilgileneceksiniz. "Ekonomik durumunu bilmiyorum. "Bizim görevimiz kışkırtma değil. faturaları ödeyebilecek kadar param var. Güzel piliçlerle eğleniriz? " Bulunanlar gerçek sevinç kahkahaları attılar. Telefon numaranı bana bildirirsen. *** Ber. "Evet!." dedi. Sözleşmeli Avukat statüsünde olacaksınız.. Đçselinde sonra tartışacağı bir konuydu. sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır." dedikten sonra Ber’e yeniden yönelerek.. Ses tonu alaycı makamdaydı. Yanlış anladın. Soys.." durakladı.. "Diyaloglarımızdan edindiğim izlenimlerin hayalimde oluşturduğu sanal kişiliğinle. "Hala sana güven aşılayamadım. Ber'le tokalaşarak ofisten ayrıldılar. ." dedi. Artık. bu tür iletilerden ürkeceğimi sanmıyorum.. dışsal ve beyinsel mükemmellik!" diyerek özetledi. "Solkol Bey. Başka ne isteyebilirdi. Soys yerine yardımcısı Bağ yanıtladı."Sanal kişiliğim nasıllarmış bakalım?" diye sordu." Ber..." dedi. bıraktı.... Size bir şey soracağım." diyerek teklifi olumladı. Teveccühünüze layık olmaya çalışacağım. heyecanlandı. Hadi bundan vazgeçtik telefon numaranı bile vermiyorsun!" Med. gerçek kişiliğin arasında fark olabileceği ihtimali!" Med. seninle telefonsuz iletişim de bulunma yeteneğim de var. Bizler de evli bekarlardanız.Ber. "Đçsel. Yemekli. "Neden olmasın.." dedi çapkınsal mimikli göz kırpışıyla. kafasına takılan ve karanlıkta kalan bir noktanın aydınlatılmasını istedi.. "Bazı işçileri bize karşı kışkırtmaya başlamıştı. Ber. Sabır. bozulduğunu yansıtmamaya çalışarak." "Sana güveniyorum!" "Sorun ne peki!" Ber. Hazırda bulunan sözleşmeyi birlikte imzalayalım. Yarın bir ara Sendika binamıza gelirseniz sevinirim. Solkol'da bakışlarıyla bu mesajı verdi." dedi. Bu konuda müsterih olabilirsiniz. yemeksiz her toplantıya katılma ücretiniz ile telefonla da olsa danışma karşılığı ücretinizin takdirini bize bırakın. Kabul edecekti. önceden hazırladığı soruları yöneltiyordu. size söz etmiştir. ortamı ısıtması gerektiğinin farkındaydı.." Ber... Solkol’a gözlerini dikerek. Bize sizin gibi dürüst. "O konuya hiç girmeyelim isterseniz. Ber'in aklına Markız geldiyse de es geçti." diyerek başlangıç yaptı.. sorun yok. Teklife ne diyorsunuz?" Ber.. çalışkan harbi bir insan lazım. "Bir ara randevulaşalım. "Yanlış anlamayın. "Siz bekarsınız!. Ber." "Beni kandıramazsın!" "Aylar oldu." diyerek sözcüklerin devamını getirmesini istedi Med.. 'Allah'tan belasını isteme dışında.. ama ben de katkı sunmak istiyorum.. O an geldiğinde isteğin gerçekleşecek.. senin hakkında fazla bir bilgi birikimine sahip olamayışım... Karşı taraftan tahakkuk edebilecek avukatlık komisyon ücreti de size ait olacak. Sendikanın bildik işleri oluyor. toplantı saatini bir kez daha anımsattı. arada ben de seni arayabilirim."diyerek yanıtladı Ber isteği. Onunla çalışmaktan neden vazgeçtiniz? " Soru orada bulunanlarda buz etkisi yaratmıştı." "Seni korkutunca bu tür iletişimlerden vazgeçtim." Soys. "Med! Arada telefonla beni arayıp masrafa giriyorsun. hep beraber yemeğe çıkalım. lütfen!. Biliyorsun. yapılacak bir şey yoksa iyidir. "Evet! Altın sarısı yazılarla mesaj göndermiştin..." "Senin parana ihtiyacım yok!" "Hayır! Hayır!.. Daha önceden bu arkadaşla niye bağlantı kurmadık?" diyerek örtülü serzenişte bulundu." "Yarın sizdeyim.. "Benim korkum.." dedi. "Ya!. "Sendikanızın işleri için Ad kenti avukatlarından bir meslektaşımın yakın zamana kadar ilgilendiğini biliyorum.. "Meslektaş yanlış yapmış." dedi.. El çektirmek zorunda kaldık.. "Hazırlıksız yakalanmıştım."Her şeyin bir zamanı var. Bugünden itibaren aylık bin dolar tarafınıza ödenecek. Gerçi Baba Maf'ın referansı bile tek başına bizim için yeterli. Memnun kalacağınızdan eminim." "O halde.. ayrıca her iş ve dosya başına değerinin yüzde onu tutarında para alacaksınız.. Benim korkum. Ber. "Valla niye yalan söyleyeyim kanım çok ısındı kendisine.

.." dedi.. Med. Đkinci çekişiyle bira yarılanmıştı. Emin ol bu konuda hiçbir yorumda bulunmayacağım.. Konuşma içeriği de bunu yansıtıyordu... Đnanmamakla birlikte...... Çevresini... ayıplanamaz!" Ber." diyerek özür diledi. Hoşuna gitmemişti. Neden bunu düşünememişti?.. Đçselini gözetiyordu. açıklamalarını dinlemesinin ne anlamı vardı?. "Özrün kabul edildi. Koltuğa oturup öne doğru bükülerek.. Kadayıfın altı kızarmış olmalı. Ayrıca telepatik yetenekleri olduğunu belirtmişti..... Hadi sana iyi akşamlar!" Ber'in "Đyi akşamlar!" karşılığını beklemeden telefonu kapadı.. Bu son olasılığı daha fazla irdelemek istemedi. "Mer Kentinde bulunan arkadaşım avukat Artsa ile neden yakından ilgilenmem gerektiğini açıklamadınız. yenilgin bir savaşçı yorgunluğunu duyumsadı.. Đlk çekişte çeyreğini bitirmişti.... Ufak bir yudum alabilmişti." "Sorun değil. Dişleriyle açtı.. suçlanamaz. Galiba bu olasılıkta kendisi de en az Med kadar şaşıracaktı.. O!. Ber. çözülmesini sağlayabileceği ve hatta yüz yüze görüşme konusunda ikna edici etkilerde bulunabileceği. Her akşam Med'in telefon edebileceği ihtimalini gözeterek. "Hey! Ne oluyoruz.. yönlendirici sorulardı bunlar. Belki de şu anda ki düşündüklerini bile algılıyordu.... Aynı veya farklı olsa da sanalın sana ait ve tepe tepe kullanmakta özgürsün. "Hayır!. .. çözebileceği. Elinde ki şişeyi sehpanın üzerine bıraktı. Sesi sertleşmişti. O halde ona bir şeyler açıklamasının ne anlamı vardı?... aslında önceden hayalinde oluşmuş dişi kişiliği hiç görmediği Med’de somutlaştırmıştı. "Bir gün beni gördüğünde ve tamamen tanıdığında benle sanalında oluşturduğun kişiliği karşılaştırırsın." dedikten sonra "Fırından sinyaller geliyor.. Ber.. Soğutucudan kendisine soğuk bir bira çıkardı. "Sanalım eleştirilemez. Kapak açacağını bulamadı." Ber"Yine özür dilemem gerekiyor. "Heyecanıma veriniz. Med. bir saniye!" diyerek. "Đçselinizi okuyabiliyorum.. "Bana güveniyorsan dediğimi yapmalısın. düşüncelerini. Bam teline basılan bir kişinin ani tepkisini sunuyordu. yaşadıklarını biliyordu. Bakmak zorundayım. beyninde sorular hazırlıyordu. Bu kez. iki avucunun arasına yanaklarını aldı.. Ber'in bol virgüllü cümlesinin uzayıp gitmesini engelledi..." dedi. algılamalarını kısaca tüm benliğini biliyordu. Aptal yerine konmuştu. gözünü kırpıştırmadan.. Bunu kendiside itiraf etmişti." benzeri nidalı sözcükler kullanacağına yüzde yüz emindi. Kusura kalma.. Altın sarısı yazılarla. Üçüncüsünde aynı başarıyı gösteremedi.. "Biraz önceki sorumun yanıtını vermediniz. "Boş bulundum. Ondan istediği sonuçları elde etmek için önceden oluşturduğu taktiklere soru şablonlarına da gerek yoktu. dediği gerçekse geleceğini de biliyordu.. Beni nasıl buldun?. Med’in kapının önünde endamını göstererek "Size nasıl yardımcı olabilirim?" sorusuna karşılık "Ben Ber!" yanıtını aldığında onun yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi zevkle izleyecekti.. denetlenemez." dedi. Ber!. zile basmadan önce temizlediği gözlük mercekleriyle. Onun gizemini açığa çıkartabileceği."Kimse mükemmel değildir!" "Sanalım da oluşturduklarım sorgulanamaz... Med." dedi.. Med.. Size saygısızlık etme amacında değildim. bir akşam kapısının ziline basmayı düşlüyordu.. Kızgınlığı bundan kaynaklanıyordu." "Evet! Beyim başka emriniz?. En azından telefon numarasını bildirmesini sağlayarak. Bu ihtimalde yine şaşıracaktı.. Med' in sesi bu kez otorite kokuyordu." "Bir saniye kapatma!... önceden. telefonun kurulu olduğu adresin tespitini yaparak." "Bu konuda ayrıntıya girmek istemiyorum. Seni dinliyorum?" Ber. Ayrıca bu tür ayrıntılara kafayı takacak biri de değilim. Bazı çıkarımları anında elde edememe eksiği bireysel tarihinde yabana atılamayacak kadar çok yer kaplıyordu. Ya kendisini tanıyorsa?. Duyumsamalarını.." Tepkisinin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen Ber. çalar saati kurmadığı gecenin sabahı uyandırma servisine uyandırılması gibi olaylarla bunu da kanıtlamıştı.... Olamaz!.. Onun kendisine soru yönlendirmesi. mahcup ses tonuyla. Ya o tanıdık biri veya tanıdık birinin yakını çıkarsa?. içselini okuyabiliyordu.. Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum." dedi.

Aylardır artık tüm işleri eşi ve yakın zamanda yanlarına aldıkları aylıklı ücretle çalışan bir meslektaşı devam ettirmekte. ailesel ekonomik geleceğini sağlama alması anlamındaki amaçlarının gerçekleşmesinden sonra para kazanmak anlamını yitirmişti. Artık mücadelesi kendisiyleydi.. kendisi de iş enerjisinin oluştuğuna inandığı ender anlarda onlara yardımcı olmaktaydı. *** . deneyimsiz aramalarında kendisi bir şey bulamamıştı. Sürekli değiştirdiği yenilediği. Artık iyi bir evi. Mesleğinde ki başarılı çalışmaları sonucu lüks sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştı. Güvenlik sistemlerinde uzman bir firmanın... bireysel savunma araçları. normalin üstünde ve bazen de altında çalışmaya başlamıştı. Bu sonucu elde etmesi karşılığında bazı bedellerde ödemişti. evinde arama yapmasını sağlayacaktı. Soluk alışverişleri buna uyum sağlamaya çabalıyordu.. Ama uzman tarayıcıların. Bu hafta bu sorunu çözecekti. kalbinin tik takları ritmik vuruştan çıkmış. Özellikle ekonomik durumlarının olumsuz olduğu yıllarda bundan kaynaklı stres. Para kazanıp borçlarını ödemesi. ofisi ve artık çalışmasa da faiziyle geçinebileceği bankada mevcut sermayesi vardı. Olumlu ortamına bu kötü miraslar da taşınmıştı. benliğinden uzaklaştığını hissetti. Tükenmişliğin kaynağının salt ekonomik koşullarının iyi olmamasına bağladığı günler geçmiş de kalmıştı. arabası. baş ağrısı gibi bedensel rahatsızlıkları yaratmıştı kendisinde. Đçindeki olumsuz oluşum nedeniyle eşiyle. Tabi ki bu varlığında yine aynı meslekten olan ve birlikte çalıştığı eşi Katsa’nın da emeksel büyük yardımları olmuştu. Düşüncelerinden zorlanan beyninin daha çok kan gereksinimi nedeniyle. Çıplak gözle. geliştirdiği. astım. müşteri ve arkadaş çevresiyle olan ekonomik sosyal ilişkileri de olumsuz etkilenmişti. yazlığı. 12 Avukat Artsa. içsel sıkışma gibi etkiler. Sosyal konumunda dikey atlama sağlamıştı. bastırılmış duyguları yıkılan bir barajdan akan suyun akış hızında tüm benliğini kaplamıştı. en azından kendisini izleyen ve dinleyen bir göz kamerası ile verici bulabileceklerine adı gibi emindi.Markız'la olan birleşmesi sonrası "Mutlu oldun mu?" sorusunu anımsadı. Neler düşünüyordu? Bu düşüncelerde yoğunlaştıkça kendisine yabancılaşıyor gibiydi. Üste çıkan düşünceleriyle. zincirleme giden düşüncelerle kendinden. Toparlanamamıştı. Ber.. Çok zorlandığını hissediyordu.... perdeleri örtük karanlık odada altı adımda bir duvarla yüzleştiği git-gelli mesafeyi. çoğunlukla başarısız kalıyordu. asgari de olsa bireysel. onlarca kez arşınlamıştı.

kafasını meşgul etmeyen şeylerden konuşulduğu için pek rahatsızlık duymuyordu. "Her neyse... ışıltılı gözlerle. Ber... bu anlamda onu kapatıyor. Kapıyı açtı. "Yetmiyorsa bir arkadaş daha alalım. Ne okuduğu kitaplardan elde ettiği spirütüal bilgiler." dedi alaycı ses tonuyla. Ender zamanlarda gördüğü bir ışıltıydı bu. "Arada şu odandan çıkıp bizlere yardımcı olsan. Akşam karanlığı çökmeden müşteri çevresinden olan üç arkadaşıyla şehir merkezine yakın deniz kenarındaki lokanta da dengesini kaybedinceye kadar gece yarılarına kadar içmek dışında kısmen de olsa kendisini rahatlatan hiç bir şey kalmamıştı." "Yoksa!.. Artsa... “Ortamını değiştirir. Ne gereği var?’ türünden telkinleriyle karşılaşmak istemiyordu.. Artık önüne koyduğu ve ulaşmayı istediği hedefleri bir kez daha tüketmişti... Bilgisayar da oyun oynamaya ve program dilleri öğrenmeye başlamıştı. tartışma niyetinde değildi.. Biliyorsun her avukat alımı büronun kasasından her ay beş yüz dolar ücret çıkması anlamına geliyor. ‘Çocukluğumda tecavüze uğramadım. Yetiştirmemiz gereken yığınla iş var.... " Ber mi?. ‘Evlisin. Katsa’nın parayı ne kadar çok sevdiğini bilerek onun bu hassas noktasına vuruş yaptı..." "Ta kendisi!" Artsa.. Onu çok sevmesine rağmen iyi koku aldığını biliyordu. En son gittiği bir psikolog. Telkinlere doygundu ve rahatsız ediciydi. Tıpkı “Karmaşık cinayet filmi izlerken oluşacak gerilimdense. kendisiyle uğraşına gerekliydi. Eşi..” gibisinden şablon ve kendisine uymadığı onlarca da anlaşılan sorular ne de verilen yatıştırıcı ilaçlar işe yaramamıştı. Hatta mesleki değişiminin iyi olacağı kanısıyla önceden almış olduğu noterlik belgesinin sıraya alınması için ilgili kuruma dahi göndermişti... At yarışı..." dedi. Aslında kendisine hitap etmeyen bu üç alkol arkadaşıyla sadece geyik muhabbeti yaptığı. Bu oldu mu?. ... sonucu baştan belli basit filmleri seyretme. Yeni amaçlar edinir ve bunun için uğraşırsan hayata bağlanabilirsin... ‘Yapabileceğimiz fazla bir şey yok. aşırı umutsuzluğu sunmuştu. Katsa Hanım!" dedi.. Çocukluğumda bana baskı yapan olmadı.... onu görünce ayağa kalktı. kapıda duran eşini omuzlarıyla sıyırarak salona yöneldi... onlar gibi düşünme.. Gözünde her şey yine yapaylaşmıştı.. aynı şeylerden zevk alma ve onların üzüldüğü şeylere üzülme yetilerini kazanma çabasıydı.... uygulanacak şablon çözümlere kapı açmıyordu. mesleki faaliyetleri yürütmeseydi belki de kendisine iş verecek müşterisi de kalmayacaktı. Bu.. örtüyordu." dedi aynı yumuşak ses tonuyla. Özel arkadaşı olan ve yıllardır bağlantıyı kopardığı Sevsar ile de arada görüşmeye başlamıştı. Artsa’nın sevineceği haberi vermek onun gözlerinde oluşacak ışıltıyı görmek istiyordu.. eğlenme.. Ya!. Noterlik için kabul edilmesine ve tayin yeri belli olmasına rağmen gitmekten vazgeçmişti.. halen işlerin yoğunluğundan şikayetçisin. ne gittiği uzman psikolog ve psikiyatriksilerin standart “çocukluğunda şu oldu mu?.. Hatta zararları daha çok olmuştu. "Yine başlama.” türünden önerdiği formül mantıklı gelmişti kendisine.” dedi. Đçinde oluşan kaosun farkındaydı.Sosyal ve mesleki ilişkilere vereceği enerji. "Bir ziyaretçin var!” "Kim?" "En çok sevdiğin stajyerin. Artsa. Eşiyle gerçekleştiremediği fantezilerini Sevsar ile karşılayarak cinsel doygunluğa erişmesinin bilinçaltını açığa çıkmasını sağlayabileceğini ve bunun da ruhsal sağlığına iyi gelebileceğini düşünüyordu.. Ad Kentinde bulunan ve aynı meslek grubundan olan Sevsar’la haftada bir kez gerçekleştirdiği görüşmesinde Ber’e yakalanmamaya çalışıyordu. Muhabbetleri kendisini yormuyordu." Katsa... "Buyurun.. Çocukluğumda beni sarsacak korkularım olmadı. "Ofise bir avukat daha aldık. Fakat bunlarda kendisini geçici bir süre oyalamıştı. Katsa’nın kapıyı tıklatarak yumuşak ve şefkatli "Girebilir miyim?" sesiyle yoğun düşüncelerinden sıyrıldı...” tercihi gibiydi bu.” türünden yanıtları uzmanları da çaresiz bırakmıştı. belki de asıl kişiliği yerine farklı yapı oluşturma çabasıydı. Aşırı doygunluk. Yanıtlar.. verilen ilaçlar etkisi geçinceye kadar geçici rahatlatmalar sağlıyordu..’ demişlerdi psikologlar çaresiz.." . Standart yurdum insanı olma arzusuydu. Mutlu bir ortamda geçti çocukluğum. "Đçeri girmek için ne zamandan beri izin istemeye başladın?" Katsa. sayısal gibi şans oyunlarıyla oyalanmak için uğraşmaya başladı. Hatta Uçurumun kenarında düşmek üzere olduğu bir anda bile birinin kendisini uyarması yerine düşmeyi tercih edecek kadar nefret etmişti telkinlerden ve öğütlerden. Eşi.

Sarhoş olmuş gözler mi bunlar?" Rakıdan az yudum alarak. “Taktiklere ihtiyacım yok." "Gözlerime bak!. "Sıkıntılarını bana anlatmanı istiyorum. Lokanta denize sıfırdı ve müşterilerin denizi tamamen görmeleri için boydan boya ince çerçeveli camlı bölmelerle çevriliydi. Ber. Tavanı camla kaplı. Uzun süredir görmediği.. derinden çıkan klasik müzik sesi de ortamı tamamlıyordu.. Eşit değerde gücü olan iki boksörün karşılaşmalarında önceden birbirlerini yoklamalarına benzer şekilde usulcü soru-cevaplarla başlangıç yaptılar. Bu şekildeki diyalog bir süre böyle devam etti. "Önceleri böyle değildin! N’oldu sana?. "Hala aynı seviyede. Đstenen mezeler ve büyük rakı masaya gelmekte gecikmedi." *** Balık lokantasındaki sıcak ve yakın karşılamadan. abartıları. mantıksal kalıpları. Ber’den. iletişim yöntemleri.. keyifle sordu. "Bulunmamın da yararı olmayacağını bilecek kadar seni tanıyorum. doyamayacağını bile bile açık mavi renkli denizi iştahla seyrediyordu."Ya! ne kiliseye ne camiye yaranabilmiş özgün müzik ."O halde bu tür konulara girme!" Ber. Git gide batıyorsun!" Artsa.. Ber’i görmekten mutlu olduğunu samimi sarılmalarla belirtti.. Akşamcı arkadaşlarınla muhabbetini bugünlük askıya al! Bu akşam dışarıda sadece ikimiz içeceğiz. eleştirisel bakışıyla "Sen de mi Brütüs?" diye sordu. özellikle denizinden dolayı çok seviyordu. Çek Mustafa çek!. denizi ve çevreyi izliyorlardı. Ad kentine komşu bu kenti."Đçmiyorsun. dinledikleri ezgiler. Đyice sarhoş olmasını beklemeliydi." dedi. Ses emredici tondaydı.." Ber’in bardağına çın yapan Artsa. Bir dubleyi bitirinceye kadar aralarında pek bir konuşma geçmemişti. konuşmaların içeriğini duymuş gibisinden bakıyordu... bu kente ‘elveda’ demek zorunda kalmıştı." demeye hazırlanıyordu. avukatlık stajını tamamladığı. "Ber! Taktik mi aldın?" diye sordu. bunun zaman israfı olduğunu düşünerek oturumun asıl amacına yönelik soruyu aniden yöneltti. En gözde yere oturtuldular. Her ikisi de birbirlerine karşı yapacakları konuşmanın içeriğini düşünmeye başladılar.." dedi sert şekilde. Gözlerindeki ak hafif kırmızıya dönüşmüştü. Artsa’nın buranın müdavimlerinden olduğu anlaşılıyordu. ‘Arada ki sıkı dostluk nedeniyle bir şekilde sıkıntılarını kendisine daha rahat açabileceğini’ de ekleyerek kendisinden yardımcı olmasını istiyordu. "Beni başkalarıyla karıştırmanı istemiyorum!" "Başkalarının sorgulama tekniğini kullandın!" "Sana telkin ve tavsiyelerde bulunmayacağım. evi köyden Ad kentine taşıyacağı vaadi üzerine. Sesi ağlamaklı ve yalvarmalı özellikler barındırıyordu. O sarhoş olduğunda kendi kurallarından ve duruşundan tavizler verirdi. Uygun olmayan bir ortamda ona uygun olmayan soru ve açıklamaların anlamı yoktu.. Sert çehresi yumuşamaya. daha sonra tebessüme dönüştü." dedi. Okudukları kitaplar. ben seni arayacaktım. ‘Artsa’nın olumsuz psikolojik durumunun. hayata bakışları. Ber. Zemin ince toprakla kaplanmıştı. Ber. rakı dolu bardağını bir kez daha kaldırdı. Katsa ilk kez bir istemde bulunuyordu." dedi. "Senin berbat durumunu konuştuk. Lokantanın açık pencerelerinden.Artsa. laf ve kavram oyunları benzerlik taşıyordu ve birbirlerini iyi tanıyorlardı. denizin en son görünen noktasından usulca "Đyi akşamlar. Artsa.. Güzel bir gündü. uzmanların dediğine göre intihar etme eğilimine kadar ulaştığını. Göz kırparak. tükmüklüyorsun. Katsa.. Gülümseyerek laf alma ve daha sonra sinirlenerek ağzına geleni söylemesine bir kaç kez tanık olmuştu.’ belirtti. denize kıyısı bulunan Mer kentine zorunlu askerlik görevi dönüşü yerleşmeye karar vermişken babasının. "Beni Mustafa’yla karıştırdın. Bu minvalde süren karşılıklı kısa konuşmaları bittikten sonra Artsa’nın bulunduğu odaya birlikte geri döndüler. Güneş.. Sıcak pide ekmekten bir parça kopardı.. Müzik setinden." dedi gülerek. gökyüzünü gösterir nitelikteydi." Artsa şekil değiştirmişti sanki. "Kokusundan sarhoş mu oldun yoksa?. Artsa’nın bazı tekniklerini iyi biliyordu.... Ber. Kısa bir hoş geldin-hoş bulduk muhabbetinden sonra Katsa’nın diğer odaya gelmesini işaret etmesi üzerine Ber onun peşinden gitti. Aile tartışmasını başlatan olmak istemiyordu.." diye sordu. sorularını atiye bıraktı. "Sen gelmeseydin.

" "Oradan da istifa ettim. Artsa.. "Seni iyi tanıyorum. ikinci kadehin kalan son yudumunu içti.. Artsa’da ve sonrada lokanta da bulunan diğer müşterilerin kulağında çınladı. "Đstifa ettim!. Artsa’nın lavabo dönüşü verdiği okkalı selamını.." dedi kaldığı yeri bilen emin tavırlarla. "Emeklerime üzülüyorum. "Üçüncü kadehe kadar sen gelinceye bekleyeceğim. yollar." dedi. Yöresel bir geleneğin ‘Ti’ye alınmasıydı bu. "Ben usulca içerim. Benim de içinde bulunduğum partiye.” Artsa. laubali tarzda ve ayağa kalkarak aldı. "Dört beş kez.. "Sodgom Ülkesinin kirliliğinin az veya çok her yere yansıdığını bilebilecek kadar realisttim.. Yenileşme." dedi saçlarını kaşıyarak. Sen ise onlarca kez kadeh tokuşturmana rağmen hala birinci dublenin yarısındasın. "Ama. garipsemedi." "Politikada olağan şeyler. Garson gereğini yerine getirdi. Makul çoğunluk. itiraz etti. sarhoş olduğunda sıkıntılarını süsleyerek anlatmayı çok severdi.. Ber. "Evet! Nerede kalmıştık?. Ber’in ‘ne oluyoruz?’ imajlı bakışları üzerine.” Bu kadar dikkatli gözlemci olanını da daha tanımamıştı. senin sayına yetişirim. Artsa’nın sıkıntılarını dinleme amacını gerçekleştiremediği gibi kendi sıkıntılarını anlatacaktı ona. Sessiz çoğunluk. "Sen sormadan ben söyleyeyim. iltifata teşekkür etme gereği duymadı. Bilim Geliştirme.. bu lafı kahkahalarla karşıladı... Artsa.. Artsa kadar içkiye dayanaklı değildi." dedi Artsa. Artsa." Artsa açılmıştı.. Ber alışkındı. beşinci dublesinden bir yudum daha aldıktan sonra. Sinirden kaynaklanan tepkisel davranışıydı bu. lavaboya gitmesini fırsat bilerek dolu ikinci dublesinde bir yudum bırakıp gerisini yere boca etti. Geldiğinde üçüncü kadehe geçecekti.. dernek ve örgütlere azda olsa yansımış olabileceğini kabul edebilirdim. ‘rakı vardı da biz mi içtik?’ diyenlerden de değilsin. Engellememesi yeterliydi. Ber. uğraşını ‘Sivilizasyon Bağımsız Özgür Düşünce Derneği’ndeki‘ 2." gereksiz cümlesini kullandı.. Artsa. "Đçiyormuş gibi yapıyorsun.." "Hafızana hayranım." devamını getirme-den bir yudum daha çekip ‘Oh be!’ dedikten sonra "Sodgom’un kötü yanlarından . "Ağzımdan dökülen bazı kelimelerin kuyruğuna takılarak muhabbeti sulandıracaksan devam etmeyeyim. Ber’in özel gayretlerine gerek kalmamıştı. Elindeki çatalla havada kavis çizdi. yumuşak bir geçiş yaptı.” "Neden?" "Diğer partilerden farkları yoktu!" dedi." Artsa.. özdeyişlere de başlarsın. "Kitlesel lince tabi tutulunca yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı." Balıktan ağzına aldığı lokmayı çiğnerken kılçıkları da ezmesi nedeniyle buna uyan çıtır sesler geliyordu." dedi... Bağımsız Sodgom derneklerinden de istifa ettim. Ber’in bozulduğu sanısıyla. espriye gülümsedi. Ber. onun üçüncü kadehini bitirmesini bekleyebilecek sabrı kendisinde bulamadı.. neden? diye sormam gerekiyor.. "Muhalefetteyken seçmene verdikleri sözleri iktidara geldiklerinde yerine getirmedikleri gibi tersine icraat yapmaya başladılar. ikna olmamıştı.. "Bana yetiş!” diyerek uyardı.. Đdeallerin için bundan sonraki eforunu. Bu davranışı her gördüklerinde komik gelirdi kendilerine.. " diyerek uyardı. yeniden bir rakı istedi." Ber’in bu istifalardan haberi olmamıştı. Üçüncü dubleyi Artsa’ya göstererek doldurdu." Artsa. Beşinci kadehe geldiğinde zom olacağını biliyordu. Söyledikleri gerçeğin ifadesi olsa da uygun zaman ve yer seçiminde hata yapmıştı. "Aynı zamanda olan rakıyı bitirttirip. Bu durumda oturumdan pek bir sonuç alamayacak." "Boşveerrr! Üzme tatlı canını. Ben üçüncü kadehi devirdim. Ayrıca uslüpten kaybetmişti. Ber’in bardağını ve içişini izliyordu." dedi bir anda buruklaşan duruşuyla." Ber. Ber... Dördüncü dublesini doldururken Ber’i. Artsa.yapan bir sanatçının parçasında geçen bir sözü söyledim. "Ber! Sen beni tanırsın. Bir kaç saniye süren kahkahalar kendi kulağında. "HalkaYalSöyle Partisindeki uğraşın nasıl gidiyor?” diye sordu. Sürekli yaparlardı.. "Yurttaşa ait olandan kendisi için bir şey isteyen namertlerden değilim. "Ber! Beni tezgaha getirmeye çalışıyorsun!” diye bağırdı. Ber."Hatırladım onu." Ber. Bir çaresini bulacaktı. Artsa’nın.Başkanlık görevinde yoğunlaştırırsın... inatlaşmak istemedi.” "Bu partinin diğer partilerden çok farklı olduğuna inanıyordum. "Seni uyarmasam yetmiş sente muhtaç olduk.. Peçeteyle ağzını sildi." diyerek.. Bir dakika önce beraber oldukları birinin geri dönüşünde sanki yeni karşılaşmışlar gibi selam vermesine aynı filmin karesini yeniden izlenmesi gibi geliyordu.

" dedi Ber. Gözü. Artsa.. Hayır!.... Eğer gerçekten söyledikleri iç yapısını yansıtıyorsa o tükenmişti ve onun için kendiside dahil kimsenin yapabileceği fazla bir şey yoktu.. akarsuda bir su taneciği. Bunu görmeyene yaşam doğal gelebilir. Oluşan kaos ortamı nedeniyle gerek toplumun çoğunluğu gerekse yasakoyucu halk temsilcileri büyük çoğunlukla böyle bir yasanın ortaya çıkması gerektiği inancına varıyor. alkolün de tesiriyle düşünselindekileri tamamıyla yansıtacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu..." Ber...." Ber... Artsa’nın altıncı dublesini taşıyan bardağına vurdu. "Evet!" diyerek homurdandı. Seçme özgürlüğüm. bundan sonrası için elime tüm kaderimi. Çocukluğumdan beri devamlı bir şeyler yapmak zorunda bırakılmış hatta hukuk dalında öğrenimimi.. "Bunlardan istifa ederek rahatlayacağımı.. "Sıhhatine!" diyerek dördüncü dublesini doldurduğu bardağı.. biçimsel anlamda da göstermek için masada bulunan içki ve . Fakat ben farkındayım ve aksine hareket edememek beni çökertiyor. Đstediği ortamı sağlayabiliyor. konuşmasına ilgisiz kalmadığını "Yoktan var etme gibi bir şey. Ber. "Üyeler görüşlerinin haini mi çıktı?" "Hayır!. Hatta.. Diyorum ki. olmayacak da." diyerek duyumsattı. garip şeyler duyuyordu. Bu değişikliği normalde halk ve halkın temsilcileri olan yasa koyucular kabul etmeyecek.. Artsa’dan.." dedi. sürüklenmekte olan bir nesne gibiyim sanki. Düzeneği bozmamalıydı.... Belki de birikmelerini salıverebileceği ortamı bulmuştu. vazgeçti. " "Đstediğin ne senin?.. Đnanmadığını bilmekle beraber bir hocaya filan gitsen.. Hayatın katili ölümü yok etmek de mümkün değil. "Yoksa sen de bazıları gibi beni cin çarpmış mı sanıyorsun?" dedi." Katsa’nın son zamanlarda pek konuşmuyor dediği kişi bu muydu diye şüpheye düştü. Hatta bayağı yakınım olan bir kavram diyecekti. avukatlık mesleğimi evliliğimi." dedi Artsa. Artsa’nın son söylediklerini daha bir dikkatle dinlediğini. "Gizli el etki tepki kavramlarını çok iyi bilen ve kullanabilen bir soyut kavram." Ber. Kendiliğinden. oturum amacına yaklaşıyordu. "Sözünü ettiğin olumsuzlukları yok etme gücüne sahip olsan da mı?.. arkadaşların. Bu kez gerçek bir içici gibi davrandı. Başkalarının öngördüklerini seçmek zorunda kaldığımın farkına vardım.... Düşüncelerinin bu duruma uygun hareket etmemesi ise avantajıydı.... hangi ülkede. Düşünüyor ve algılayabiliyordu. Bunun karşılığında bekledikleri tepki gösterme doğal sürecinde işi daha fazla alevlendiriyorlar. "Anlattıkların tüm insanlar için geçerli olandan. " Ber’in gözleri kayıyordu. Herkes senin gibi düşünürse toplumda mutlu insan kalmaz. Heyecanlandı. "Hocaya gitmeyeceğimi biliyorsun." diye sordu." "Psikologlara gittiğini biliyorum.. "Đşte bu kavramın aslında her alanda geçerli olduğuna yaşadıklarımla tamamıyla ikna oldum. Belki bu tür şeylere inanan kişide olumlu etki yaratabilir. Ölüm dışında bu mümkün değil.. Toplumda bulunan bazı grupların hassas noktalarına vuruş yaparak etkilemelerde bulunuyorlar. "Artık ölüm yok edilmedikçe hayatın anlamı olamaz.. hangi anne babadan olacağım seçeneğine sahip olamadığım cenin döneminden başlamak üzere hiçbir zaman olmadı.. "Kendimi sürüde güdülen bir koyun." diye devam etti. artık Ber’in içtiği dubleleri saymıyordu. kendime ait tercihlerim dediğim bir çok şeyin aslında bana bir şekilde dayatıldığını çevrenin... ve daha bir çok öğenin bu yönde etkilemiş olduğunu... "Beni diğer insanlar ilgilendirmiyor artık. Hep bir şeylere sürüklenmiş. bu yaşam biçimi benim tercih ettiğim yaşam biçimi değil... Đstediklerini gerçekleştirmek için neleri yapmasını biliyor.sorumlu gruplara karşı mücadele etme ve düzenin kötü yanlarını törpüleyerek yerine iyi ve gerçek demokrasinin yerleşmesi amacıyla kurulmuş olan örgütlenmelerin aslında bir şekilde yine ipleri ellerinde bulunduran bazı kötü gruplara hizmet ettiğini kavradım. Diyelim ki.. rüzgar önündeki bir yaprak gibi hissediyorum. işte asıl konuya geliyor diye düşündü.. Med’den söz etmemeliydi... Bir çoğunu tenzih ederim. telkinin bana yararı olacağına inanmıyorum." Artsa. Yanlış anlaşılmanın verdiği isyankar tepkili el kol hareketleriyle. güvenlikle ilgili bir yasa değişikliği yapılmasını istiyor. "Bir ekonomistin sözünü ettiği ‘Gizli El’ kavramını fakülteden anımsıyorsundur." Artsa.. Kapanmaması için sürekli çaba harcıyordu.. Bazen sonuç alanları duyuyorum.... Umutsuzluğa kapılmıştı. sabit düşüncesindeyim ben. "Artık öznel de kendim için de aynı düşünceleri taşıyorum ama benliğimden istifa edemiyorum. "Evet! Bu kavramın yabancısı değilim. gizli el. geleceğimi tayin etme hakkımı verseler dahi. Bir çekişte çeyrek rakıyı boca etti. Artsa çözülmüştü." Ber’in son sözleri Artsa’nın somurtkanlaşan yüzünü alaycı biçime dönüştürdü.. önündeki tabakta bulunan balık kılçıklarına sabitlenmiş halde anlatımına devam ediyordu. benliğimi kazanacağımı sanıyordum. Ama artık hiçbir bilgi.

Bulunan bireylerden ayrık. Haberci. Başarının karşılığında gülümser bir yüz yeterliydi.. Arabayla geldim biliyorsun daha fazla içersem sanırım Ad kentine hiç varamayabilirim.. Bazılarını tanımadığı kişilerden oluşan grup elleriyle kendisini havaya kaldırıp." Az sonra söylediğine pişman olacağı sözleri ekledi.. Đndirin!..’ nidalarını duymuyorlardı. Bu tür davranış biçimlerini oldum olası sevmezdi. Sonucun verdiği sevinçle coşmuş bireylerden oluşan kalabalığın birbiriyle de bu neşeyi paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan çok yoğun grup sevinciyle tümünün başları dumanlıydı. indirilmesi için uyarması boşunaydı." Gözlerini kırpıştıran Artsa. Ber’in başlara dokunarak." nidaları yükseliyordu. "Neyse bunları boş ver.. "Gitsek."Senin gibi hayattan daha bıkmadık!. Başka şeylerden söz edelim. Ber. kalabalığın salonu boşaltması sonrası çıktı. Grup. muazzam. Helaaalllll!. düşeceği korkusunu hissediyordu... Ber’in başlarına hafiften dokunarak indirmesi yönündeki talepleri iplemiyorlardı. *** ... benimde tercihlerim göz önüne alınarak yeniden doğuşum sağlanırsa. dikleşmiş kulaklarıyla.. Artsa bu soruyu bekliyor gibiydi.... Onlar. Artsa’ya. ama birbirlerinden etkili grup psikolojisi etkindi... Neredeyse çekerek kendisini aşağı indirdi bu kollar. Birbirlerinden farklı konumlarda oldukları değişik kıyafetleri ve tiplerinden belli olan bu insanlar halkın her tür katmanınından Maf’ın temsilcileriydiler. Anti-Hafif 8. Bir an kendini hasta dinleyen doktor gibi hissetti."dedi. Çevrede bulunanlar bağırtılara alkışlarla destek veriyorlardı.Yargılama Grubu Duruşma salonundan.. kendisini havada bulması bir olmuştu. Ber. gülen gözleriyle... Artık bireyler kendi psikolojilerini bırakarak munzam... Belinden kavrayan iki kol.... Ber. Salon kapısından koridora ayağını atmasıyla. diyorum. 13 "Yaşasııııııııınnn!. diğeri Solkol’a aitti. Bağırmaya alışkın olan bir ses tonuydu bu... "Ancak.. "Senin aklına bir çözüm gelmiyor mu?" diyerek soru yöneltti.." Ber boşalan bardağının garson tarafından tazelenmesini engelledi. silkindi... Bir anda canlanır gibi oldu. sessiz bir şekilde salonu boşaltmalarını bağırarak duyurdu. Tıpkı tarihi filmlerde izlediği Roma Gladyatör dövüşlerinin gerçekleştirildiği arenada bulunan kalabalık seyircilerin minimize edilmiş hali gibiydiler. Bu kollardan bir Sağkol’a.. bu uyarılara olumlu tepki verecek konumda değildi. kendisini yukarıya kaldırmış diğer kollardan kurtardı.. izleyici locasında bulunan kalabalığın sevinçle dolu yüzlerini ve haykırışlarını zevkle gözlüyor ve dinliyordu. müşterek ve müteselsil grup psikolojisiyle hareket ediyorlardı. Bu ortamda birey bir hiçti. bu etkiyle Ber’in ‘Yeter!. Belki. "En büyük avukat bizim avukat!.mezelerden almamaya başlamıştı. "Pislik yapma!" dedi gülerek." diye bağırmaya başlamışlardı.

. Sağkol’da aynı yönde çağrıda bulundu. Yargı Bakanlığının.. Ber. ev almaları sağlanacaktı.. Bir buçuk saati aşkın bir süre beklemesine rağmen sırası gelmemişti. Bes. ömründe yemediği yiyeceklerle karnını doyuracaktı. Özel koğuş bile kurduracaktı..."Evet! O da var. Maf. olayın sadece bir para yardımı isteme. sonra Sağkol sarıldı kendisine. "Hadi gidelim..Yargılama Grubu Salonundaydı.." diyerek yanıtladı. içinden “Đyi ki yargıç olmamışım. hem de suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat ettirilmişti. Ber’e tebriklerini sunuyor. "Benim başka duruşmalarımda var.. buna karşılık şikayetçi Yalşik’in fiziki güç kullanması karşısında müşterilerinden Bes’in korkutma amacıyla çakısını salladığını bu esnada güvenlik ekibinin geldiğini. yargı sektöründe açılan davalardan aldığı harçlar ve bir takım vergilerle çok para kazanmasına rağmen halen az sayıda Yargıç’lar yetersiz görevli ve standartlara uymayan bina ve salonlarla iktifa etmesini. saatine bakarak. Yine sokaklarda aç sefil dolaşacak. Bu kadar dosyayla uğraşmak.. Hiç olmazsa yatarak para kazanacaktı ve ailesinin geleceğini bu şekilde temin edecekti. Bu sürenin kendisi için keyifli geçeceğini biliyordu sonuca en çok sevinen SahFail.Önce Solkol." dedi Sağkol. sürekli düşünür." diye düşündü. Med’in Hüs dışındakilerin ceza alacağı yönündeki kehaneti nedeniyle midesini bulandırmıştı. Ber. ekonomik ikbali önceki yazgısına uygun sürecekti. yapılacak başka bir araştırma kalmamıştı.. Dışarıdaki ailesine de yüklü para verilecek. sanık çocukların babalarıyla konuşmuş olmasına rağmen kendi dosyasının alınacağı meçhul ana kadar olan zamanı bir türlü tüketememişti Ber. SahFail’e ise adam öldürmeden dolayı verilen cezadan samimi itirafları. Tüm aile giderleri ölünceye kadar Maf tarafından karşılanacaktı. Đlk duruşma Devlet avukatının suçlama belgesinin okunmasıyla başlamıştı. SahFail’in bu suçu işlediğine dair dinletilen son iki yalancı tanığında büyük yararı olmuştu.. .Yargılama salonunda alınan ilk dosyaydı.. Solkol çevreye göz gezdirerek.. Bir anlam veremezdi. Televizyonda seyretmediği filmlerin video kasetlerini ve televizyonda ki maçları soğuk birasını yudumlarken izleyecek. Bir günde yüzlerce dosyanın duruşmasını yapması halinde. Sıra Ber’e geldiğinde “Müşterilerine yönelik Devlet avukatının suçlamalarını kabul etmediğini. Hüs.Yargılama Grubu duruşma salonuna yöneldi. birbirlerinin sevinçlerini paylaşıyorlardı.. gerekli ilgiyi gösterecekti. Bu verilenler karşısında dört yıl sekiz aylık ömür devede kulak bir bedeldi.. istenen ve beklenen sonuç. Has. Đki kez tuvalete gitmiş. Hüs. yargı binasının bahçesinde sigaralar içmiş.." "Benim amcamın komşularıyla ilgili olan duruşma mı?.. Maf’ın yeğeni son duruşmada hem serbest bırakılmış.” Şikayetçi-mağdur gelmemişti. Kur isimli sanıkların "Gasp Suçu" na ilişkin dosyası Anti-Hafif 7. iş bulamayacak. beklemeden onu da aldırmış olacaktı." diye sordu Solkol." Solkol. daha yarısı bile bitirilememişti. Parası olmayan için dışarısı da büyük bir Tut-Bırakma Kursevi’ydi. Sanıkların ifadeleri sırasıyla alınmış.." dedi.” ayrıntılarıyla belirtmiş ve “serbest bırakılmalarını” talep etmişti. akşam eşinin azarlayıcı bağırtılarını dinleyecekti.. Bes ve Kur’un suçlu olarak yargılandıkları davanın.. Beş yargı üyesi ile yeni tayin olan yargı başkanının bu yönde oy kullanmasıyla yarıdan bir fazla çoğunlukla gerçekleşmişti.. "Sonra görüşürüz. Eksiklikler tamamlanmış. Ber’e yönelerek. Sırası gelen dosyalar. "Yargının verdiği sonuçtan memnun olmayanlar olabilir. Bunun için bir kaç senenin lafı mı olurdu. Maf’ın yeğeninin dosyası Anti-Hafif 8. "Sonucu sonra senden alırım. bugün son duruşmasıydı. karmaşıklaşan beyniyle adil karar verebileceği konusunda kuşkuluydu. Has. Suçlama “silahlı ve toplu halde gasp eylemini gerçekleştirmekti. seri halde ele alınsada. bekleyen kalabalığa dağılmalarını emretti. "Maf! Bu habere çok sevinecek!" dedi Sağkol.. Ber. halk arasında mahpushane olarak bilinen Tut-Bırakma Kursevi’nde herhangi bir hatası görülmediği takdirde dört yıl sekiz ay net yattıktan sonra salıverilecekti... Zorunlu 7." dedi. nasıl bir karar çıkacağından pek emin değildi. Bu cezayı almasaydı. Ber.. Maf’ın yeğeninin bulunduğu salonda görüşülme durumu olsaydı. öldürdüğü kişinin tahriklerinin olaya sebep olması gibi hususlar göz önüne alınarak yirmi dört yıllık cezası brüt on iki yıla indirilmiş.. Etraf kızışmadan gönüldaşlarımızı daha fazla adalet binasında bekletmeyelim. tabiri caizse dilencilik türünden bir eylem olduğunu.

Özellikle. yaşlarının küçük olması ve önceden hiçbir suç işlememiş olmaları göz önüne alınarak yasal indirimlerin yapılmasına sonuçta on altı yıl anti-hafif hapis cezasına mahkumiyetlerine. “Ah! Şu avukatlar!. "Toplanan kanıtlar......" dedi.... ince kıvrımlar halinde akan gözyaşını silme gereği duymadan. dosya kapsamı. esasa yönelik son savunmasında.." Ber... kirpiklerinin atması tiki kısa bir süre devam etti..Yargı Grubu. kastları olmadığını." karar vermişti. "Şikayetçi ile yakın temasta olmayan Hüs dışında diğer sanıkların silahlı gasp suçundan yirmi yıl hapsini istedi... gerekirse para teklif edin." gibi duyumsamaları dikkatini dağıtıyordu. En son Hüs’ün ise hiçbir şekilde ve şikayetçi şahsında belirttiği üzere.. Ayrıca olayın seyri hakkında görgü tanıkları bulabilirseniz iyi olur. anlamıyorum.... Salon dışına çıktığında sanıkların yakınlarının yüz kırışıklığından olanları anlatmaya gereksinim duymadı Ber. Karar açıklanırken saygı anlamında ayağa kalkılması yasada düzenlenmiş uyulması gereken kurallardandı. suçüstü hali ve sanıkların tevil yolu ile ikrarları nedeniyle müsnet suçtan Has. "Bu nasıl yasadır. Ayrıntıya ne gerek var. HasHüsBab. Bes’in her birine yirmi yıl ağır hapis cezası.. Kur. Bes’in elindeki bıçakla kendisini tehdit ederek para istediğini. savunmasında bazen tökezlenmesine neden oluyordu. Şikayetçi Yalşik’le bir şekilde bağlantıya geçin. "Sanık avukatının serbest bırakılma isteminin reddine." dedi ünlemli bir ses tonuyla. şikayetten vazgeçsin. Yargı grubu. Ber. Izdırap.... Aksi halde on beş ile yirmi sene arasında ağır hapis cezası verilebilir. Kekeme insanı.. Elinin titremesi.. Bu durum Ber’in ses düzeneğinin sertleşmesine neden olmaktaydı.. Kur’un hep birlikte üzerine çullandıklarını. Zor konuşturur.. Has ile Hüs isimli kardeş sanıkların babası. Yalşik... "Daha geçen aylar devleti ve milleti soyanlara iki ay ceza verilmişken bir dolmuş parası için bu . "Bakın bu olay önemli." büyük yekün tutan para istemişti. isimli sanığın şikayetçi şahıstan yol parası istediği..... Ressam yapar. "Sanıkların ‘silahlı gasp’ suçunu işleme niyetleri. "Đsimlerini sonradan öğrendiği.. şair yapar. oturumun yirmi sekiz gün sonraki güne bırakılmasına.. sadece Has. "Vahim durumdan menfaat elde etme amacıyla.. Ertelenen gün bugündü. Zorunlu saygısal kurala salonda bulunanlarda uydu. Yalşik’le yakın temasta olmadığını ekledi." Kararı sanıkların yakınları gözyaşlarıyla karşıladılar. Maf’ın yeğeniyle ilgili elde edilen sevindirici sonucun bu dosya ile gölgelenmesi hoşuna gitmeyecekti.. Suçlu oldukları tiplerinden bile okunuyor... Şikayetçi olan şahsı ikna edememişlerdi. Önceki konuşmalarında doğal kekeme HasHüsBab’ın dili çözülmüştü. Nihayetinde onlar da izlemişti.. Sıkıntılı hal.. Karar açıklandı.. "Ama suçsuzlar!. sanık müşterilerinin babalarına.. Algılamaları. gerekli uğraşı vereceğini belirtmesine rağmen ne bir tanık bulabilmiş ne de Yalşik isimli şikayetçi ile bağlantı kurmasına rağmen olumlu sonuç alabilmişti.. Ber’in. Sıra Ber’in ilgili olduğu dosyaya gelmişti.. Sanıkların babalarının böyle büyük bir parayı ödeyemeyecek kadar gariban olduklarını bile bile... Bu anda güvenlik ekibinin yetiştiği. müştekinin ifadesi.... Bal gibi yapmışlar işte. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan yanıt gelmediğinden yeniden istenmesine." yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunuyordu.. Güvenlik merkezinde verdiği ifadeyi aynen tekrarlayacaktı. Yargı Başkanı ve üyelerinin oy birliğiyle aldıkları karar gereği düşünüldü başlığından sonra okunmaya başlandı.. ikinci duruşmada gerçekleşti. Olaya bizzat veya yardımcı olarak iştirak etmeyen Hüs hakkında ise suçsuz bulunup beraatine ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir.. şikayetçi Yalşik’in duruşmaya bir kez daha çağrılmasına ve yirmi sekiz gün sonraki bir gün yeniden duruşma yapılmasına” karar vermişti.... Duymuşlardı kararı. HasHüsBab. Has. Karar verilmesine rağmen anormal bir davranış gösteren Ber. "Serbest bırakılma isteminin reddine. sanıkların nüfus ve sabıka bilgilerinin gerekli kurumlardan istenmesine.. önümüzdeki duruşma günü yargı salonuna gelerek doğrusunu anlatsın. hüzünle karşıladı. Arada duraklıyor. Yargı Başkanı ve üyeleri ile devlet avukatının üzerinde bıraktığı etkiyi algılamaya çalışıyordu. Hatta bir miktar para vermek zorunda kaldığını. Beklenen. Yargı başkanı. türküleri en iyi tarzda yorumlayan güzel sese dönüştürür. bazen düşünceleri tam karşılayan sözcükler üretir.. Devlet avukatı." doğrultusunda çoğu yalan içerikli ifadede bulunmuştu.. Yalşik..."Kararı beğenmiyorsanız Yüksek Denetleme Yargısına gönderme şansınız var!" dedi azarlar şekilde. insanı ozan yapar.... Bu tür davranışa verilebilecek en yumuşak tepki gelmekte gecikmedi. Bes." diye sıkı sıkı tembih de bulunmuştu. Ber.

." dan oluşan üç sacayağından biri olan "Savunma" sacayağını temsil ediyordu.. "Emredin.".. "Arkadaşlarına da verirsin abi!" dedi. birbirlerine. Ama olayı öyle yorumlayıp takdirlerini bu yönde kullandılar. Gömlek cebinden çıkardığı kartlardan üç tanesini uzattı. Ne gerekiyorsa anlatacağım.... Elim ayağım birbirine dolaşır. Söylemiştim ya! Kimse tanıklık yapmak istemiyor. Ama." . Bir arkadaş. evlilik birlikteliğinizin bozulmasında kocanızın kusurlu olduğunu ifade edecek tanık dinlemeden boşanmanıza mümkün değil karar vermez." diyerek yanıtladı. "Siz tarafları tanımıyormuşsunuz!. eleştirilere karşı temsil ettiğin şeyi savunmak zorunda’ olma ilkesine uydu. Aile Mahkemesindeki duruşma salonuna seri adımlarla vardığında Müşterisi bayan Boşsel’in kendisini beklediğini gördü." Ses ve söylem bu tanıklık işlerinde kaşarlanmışım ezgiliydi.. " "Çevrem. "Az kaldı dosyamı düşürüyorlardı.. Boşsel. Davayı reddeder.. duruşmaya sensiz mümkün değil tek giremezdim. bozulursa ne ala. Ulaşırım size. avukat olarak yargının. "Çocuklarımızın cebinde dolmuş parası olacaktı.. Ber’e. karşılık vermedi. Bu dava çok uzamadı mı?. Şahıs."diye sinirli tavır takınarak sordu. "Geçmiş olsun!" dilekleriyle ayrıldı. Komşumuz avukat tutmadan. Çantasından onunla ilgili dosyayı çıkardı." Olumsuz Düşüncelerin. "Nasıl tanıklık yapacaksınız?" "Avukat abime bak!. "Avukat Bey!. Boşsel.kadar ceza verilir mi? Bu nasıl yargı?.. ‘Bir şeyi temsil ediyorsan. Elimden geleni yaparım.. Kartta kahvenin telefonu da yazılı. "Sen buradaydın! Ben yetişemeseydim sen girerdin. Sorumluluğun ona ait olduğunu ifade etti. "Gerçi silahlı gaspa sokulmayabilirlerdi.." Ber. Sinirlenme!. " dedi.."Kartvizitiniz var mı?" diye espri yaptı. ceza almalılar.. "Tanık getirseydin şimdiye kadar çoktan biterdi. Haberci tanıdık çıkmasaydı. Alnında biriken terleri elinin tersiyle silerek. Ber’in beklemediği karşılığı verdi. yeni yapmıyorum tanıklık. BesBab’ da HasHüsBab’ın kanısını destekler içerikte. Tokalaşıp.. "Ben...." diyerek iki adım geride bulunan orta yaşlı bir adamı işaret etti. efendim!" dedi yapmacık saygı duruşuyla.. Ben olmasam da not bırak. Ama yarım kalmasına razı olmadı. "Ne kadar tanık istersen bulabilirim.. "Nerede kaldın Ber bey!" serzenişinde bulundu. Ha! başka tanıklık işleri olursa beni Tan kahvesinden bulabilirsin... dedi Ber kısık sesle... Abim!. "Yargı başkanı ve üyelerle ile ilgili bir olay değil. bozulması için Yüksek Yargı Denetlemesine göndereceğim.. Yazık değil mi?. Dur!..." Ber. "Korkarım. Bir dolmuş parası için çocuklarımızı bu hale getirenler ve soygunculara sessiz kalanlar utansın. dosya düşecekti." dedi... avukat olarak sacayaklardan birini temsil ediyordu. rahatlamadan da Ber’i bırakmak istemiyordu... dedi sulu anlatımla.. Ayrıca....." Kendisinden söz edildiğini anlayan ceketinin astarı evde yıkanmakla küçüldüğü belli şahıs yanlarına yaklaştı. Ağlaması cümlesini yarım bıraktı. garibanlaşan insanların işlemiş olduğu suçların her birinden.. şahsın tavır ve davranışları komik gelmişti.. Bir umut. hukukçuydu ve siyasi polemiğe girmek istemiyordu. her ne olursa olsun.. hal hatır sordular." Ber..." Boşsel." Ber. Ber. "Ben." dedi.. "Đddia-Savunma-Karar.. Bir başka dosyasının duruşması vardı ve zaman öğlen tatiline yaklaşıyordu. yargı binasının köşesindeki kahvede beş yeşil paraya tanıklık yapanlar varmış deyince.." dedi yüzünde yapmacık bir korku ifadesi oluşturarak. Yargı’dan tanıdığı bir görevlinin yardımıyla yirmi günde bitirmişti." Ber.. Boşsel Hanım bana gerekli bilgileri verdi. "Đşte bu beyefendiyi buldum. anlatılanlara karşı söyleyebileceği bir şey de yoktu. Silahlı gaspla ilgili cezanın asgarisini verdiler. Buna da şükür..... Ber. Bes’in babası.... Bir suç sabit olduğunda onun karşılığında bulunan maddede ne ceza yazıyorsa Yargı ona karar vermek zorundadır.. Rahatlamamıştı.." diyerek rahatlattı onu.. çocuğumun aldığı cezadan dolayı bu duruma düşürenler de aynı cezayı almalılaaarrrr!. davasını... "Yargı başkanı. bu sacayak düşünce ve duygularını ifade etmesinden dolayı kendilerine zarar vermeyecekti.. Bu nasıl adalet?.. beyimle aynı... olumsuz duygularla benzeşmesinden olması gereken gerçekleşti. "Üç duruşmadır bitmedi... Ber’e korkmadan anlatabilirdi. "Dur!.. "Tüm bunlara neden olanlar."Dosyamızın eksikleri daha bitmemişti. Eleştiri kendisini de kapsıyordu. "Ekonomik kriz nedeniyle işten atılmasaydık. "Eee! Yine mi tanık yok?.

. Ber. Ber iddiayı özetleyince..." Ber... buna rağmen anne babanın iddialarında ısrarlı olduklarını belirtti." dedi Müdür Bey. rahatsız edilmeden. Büyüklerimiz de öyle söylüyor. ve kendisinin yardımcı olabileceğini.... Duvara bakarak konsantrasyon sağlamaya çalıştı......... "Peki. ‘Beni merak etmeyin. telefondaki otorite kokan ses."diye sordu Ber. Aynadaki görüntüsü. birazdan size döneceğim. Bunun üzerine duruşma salonuna giren Ber durması gereken yerde boy gösterdi. dilekçesini tekrar edip tanık’ın ismini ve hazır olduğunu belirtmesi üzerine. "Ne yaparsın abi." dedi. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermekte gecikmedi.. tanık çağrıldı.. Sırtını aynaya döndü." Ber. Ber. "Müdür bey müsait oldu. söz!" Bu arada duruşma habercisi. "Has. *** . "Abi!. her alanda küçüklü büyüklü mafya grubu olduğunu biliyordu. Suçsuz bulunan ve bugün serbest bırakılması gereken “Hüs. Telefonu hemen ona veriyorum... Çocuklara da ufak tefek kıyafetler aldılar. "Mümkün değil!." dedi. kendiyle baş başa kalabildiği yegane yerlerden biriydi. siz nasıl öğrendiniz ?. bir terslik olduğunu hissetti. "Sen de baktın. *** Has ile Hüs’ün babasının söylediklerine inanamıyordu. “Gerçek görgü tanıkları dahi bu şekilde ifade veremez. Her şeyi devletten beklememek lazım.. Ama ilk kez "Tanık Mafya Grubu.. izin isteyerek lavaboya yöneldi.. müdürün şu an meşgul olduğunu..” iken nasıl oluyorda cezası kesilen Has."Đş olduğunda arayacağım.. Müdürün araması gecikmedi.. Müdür olduğunu belirten görevliye Has.. Hatta bu konuda Tut-Bırakma Kursevi Müdürünün yanıtını." "Aynen öyle abim!. titrek sese dönüşmüştü. Devlet avukatı konuyu araştıracağını belirtti. Olmadı. davacı müşterisi ile davalı kocası arasındaki geçinememe nedenlerini yakın akrabalarıymış gibi ayrıntılarıyla ve layıkıyla ifade etti. Ber’i iyice inceleyerek. Hüs’ün anne ve babası ile birlikte yargı binasına hareket ettiler.. elleri de açıktır. Telefondaki ses. Ber. kendi adını anons ediyordu.... Ber’in beklediği yanıttı." Telefondaki ses ile müdür olma olasılığı yüksek bir ses arasında geçen fısıldaşmaları bir süre dinledi Ber.." Ber. Siz telefonunuzu bırakın... Ber. Mus’tan Tut-Bırakma Kursevi müdürünü bağlamasını istedi.” diye düşündü. "Bir saniye avukat bey!" dedi. Beklenen telefondan alınan bilgi. En rahat düşünme ortamı. Onların çok işleri olur....... Acındırmalı kanala geçti. Ber.’ deyince anladık. değişen bir şey olmayınca odasına geri döndü. Çıktım. ." Đnanmamış gibi tepki gösterse de ürkmüş ve paniklemiş bir ses tonuyla karşılık vermişti Tut-Bırakma Kursevi müdürüne. Ama yine de ben bir araştırayım.."Tamam!. "Bizim burada dört noktada kontrol yapılır. Bir sorun yoktu. Bende bu işe ilk kez bir komşunun davasında gerçek görgü tanığı olarak başladım. TutBırakma Kursevinden salıverilmişti." Ber.. "Desenize sizde tanık sektörü kurmuşsunuz?" "Evet! Avukat abim!. " dedi. son noktayı koymak için bu kez Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatını telefonla aradı. Tamam!.. kısa kesmesi için. belirtiyordu.. telefonla arayarak. araya girdi.. Yaklaşık yarım saat sonra telefonla arayan kişi... Has. Buna rağmen Has ve Hüs’ün anne ve babası iddialarında ısrarlıydılar. Az önce konuştukları şahıs salona girerek. onun anlattıklarını mümkün görmüyordu. Lütfen yanıma kadar gelebilir misiniz?. Serbest bırakılma kayıtlarında Has değil Hüs görünüyordu. Bağlantı kuruldu sinyali üzerine telefonu kaldırdı.. Sağolsunlar yolumu da buldurdular. Hüs olayını yeniledi." kavramıyla yüzleşiyordu... devlet avukatı’ydı. Đlk işi yapan iyi kazanır. Baba Maf’ın avukatı olduğunu biliyorum!. Hüs’ü de zaten çıkarmak zorundalar."Avukat bey!.... bu iş iyi. dikkatini dağıtıyordu.Ber...

.... Geniş bir ovada ucu bucağı görünmeyen yüksek bir tepeden kalabalığa seslenmeye çalışıyordu... devlet avukatına "iyi günler!" dileyerek makam odasını terk ettiler. Belki de uyuyorlardı. Sonra kafatasının üst kapakçığını.... Çaresizdi... Önce kafatası derisini kalabalığa attı. Artsa’nın ölümünü görmüştü düşünde. Hep birlikte." Söylenecek söz kalmamıştı. Bakanı da yoktu. Bu kez. Ber... kendi kafa derisini bir peruk çıkarma kolaycılığıyla alıp. kursevinden firar etmişti. Öylece Artsa’yı izlemeye devam etti....... Belinden çıkardığı ateşli silahı... Artsa’nın evini aramaya karar verdi. Đnsanların ilgisini çekemiyordu. Endişelenmişti. Ber. Ber dışında kimse bunun farkında değildi. elinde tuttuğu beynine doğrulttu.. Sesini duyan yoktu. Bir eliyle beynini parçalamadan çıkardı..... rüyasında Artsa’yı görmüştü.. Artsa’nın her iki elleriyle kendi başını sımsıkı kavradığını gördü. Birden." "Ne mi yapacağım?.. Hüs’ü serbest bırakmanız gerekmiyor mu?. kalabalığın çıkardığı uğultularda boğuluyordu." dedi kızgınlıkla.. ‘Firara yardımcı olma suçundan. elinde sallamaya başlamıştı. *** . Topluluğa gösterdi.. Ber.... Hüs ise hala Kursevinde bulunuyordu. Serbest kalan Hüs yerine Has’tı. "Efendim! Şimdi ne yapacaksınız?" diye sordu kursevinden sorumlu devlet avukatına.. Hüs. "Hüs’ün ‘Bu kez firara yardımcı olmaktan. sanki geriye gidişiydi kendisinin.. onun bağırırcasına ağzını açıp kapatmasına rağmen sesini duyumsayamıyordu... Artsa. Yine Ber dışında izleyeni yoktu. Aralarındaki bir yaş farkı ve benzerliklerinden yararlanarak Has’ın. Hüs’ün kimlik belgesini kullanıp kendisini Hüs olarak tanıtması sonucu görevlileri atlatmış... Saat gecenin 23:50’sini gösteriyordu. üst kapağını çıkarmıştı. Çıkardığı sesler. Đlerleyemiyordu......’ dolayı tutuklanmasını sağlayacağım. Her ilerleyişi."diyerek Has ve Hüs’ün annesiyle babasını rahatlattı.. Yargı binasından çıktıktan sonra netleşen durumun yasal pozisyonu konusunda hukuksal anlatımda bulundu..... Ber.’ dolayı ceza alsa dahi... Ber. Telefona yanıt veren olmadı. Gözlerinden süzülen yaşlarla izliyordu. "Merak etmeyin!... Kalabalığı yarıp yanına yaklaşamayacağı umutsuzluğuna kapılmıştı. Uykusu kaçmıştı.. Has’ında saklandığı delikten bulunup çıkarılması için Güvenliğe talimat vereceğim ve bu sonucun oluşmasında ihmali olan kursevi sorumluları hakkında da soruşturma açacağım... "Gerçek anlaşıldığına göre.. yorgundu. Đnsan kalabalığı tel örgüler görevini yürütüyordu sanki.. Onun elleriyle yüzünü tırnakladığını korku ve endişeyle izliyordu. Ber. insan kalabalığını aşıp dolayı bir türlü onun yanına yaklaşamıyordu. garip bir şey oldu.. en çok iki ay sonra serbest bırakılacaktır. 14 Gördüğü kabustan kan ter içinde uyanmıştı..Tut-Bırakma Kursevinden sorumlu devlet avukatı hiddetlenmekte haklıydı... Sağ ve sol eliyle kemik yapısı görünen kafatasını zorlayıp.

.... Bir hayatın sonunu gösteren işaretlerdi...... halen diriydi.. Ama bir türlü Artsa’ya duyuramıyordu sesini. Beşinci kadehi olmasına rağmen.. Rahatlayacaktı.. Artsa’nın silahından çıkan kurşun elinde tuttuğu beynini parçalamıştı.. Bu." diyordu.. Parçalar kalabalığa savruldu. içi artık hiçbir şeyi algılayamayacaktı.... "Yapma!... Silahından çıkan ses ise kalabalıkta bulunan bireylerin kulaklarında çınlıyordu. telefonu kapatması gerektiğini biliyordu. Altıncı kadehini de devirdi. Elini beline götürdü.. duyumsayacak durumda değildi... asildi. Bu kez gülmedi. "Başın sağolsun.... Masada bulunan üç arkadaşından izin isteyerek tuvalete çıktı.. Emniyet kilidini açtı... içsel telkinleriyle koşullandırmıştı. Yerine oturmadı.. Devam etmesinin bir anlamı yoktu. Ölü bedende kalan açık gözler mutluydu. bu çınlamayla uyanmıştı uykusundan. tüm benliği ve duyularıyla ağlamaya başlamıştı. Müzik setinin kolonlarından. Önündeki duvarı yıkacaktı. Tuvalet kapısının iyice kilitlendiğinden emin olduktan sonra belindeki silahını çıkardı... Üç arkadaşını tek tek inceledi. Hiçbir güç onu yönlendiremeyecekti. Pink Floyd’un “Duvar” isimli parçası duyuluyordu. Gülmek kendisini gevşetebilirdi... . Eliyle silahın kabzasını tekrar okşadıktan sonra beline taktı. Şu an en çok gereksinim duyduğu şey ağlamaktı. Mermiyi ağzına sürdü." dedi. Belindeki silahı çıkarıp şakağına dayadı.... Ayık iken birkaç kez deneyip başaramadığı bu işi.. Đnsan istediği şeyi gerçekleştirebilecek cesareti bazen derhal bulamıyordu. Đzleyiciler putlaşmışlardı. bugün bitirmeliydi. Bir dakika önce ayrıldığı masaya geri dönüşünde yeniden selam vermişti.. Bir el silah sesi!. Ber. Med’in diyeceklerini duyacak.. Hazırlıklı olmalıydı.... direngendi. Kendisini. telefon ziliydi. Şarjörü çıkarıp tekrar taktı. Birkaç adım geriye çekilerek. Artsa üç arkadaşının. Haykırış!.Ber. Kendisi sesini kalabalığa duyuramamıştı.. Tabancısının demir sıcaklığını hissedince gülümsedi... Aynı kelimeyi bir çok kez yineleyerek.. Silahtan çıkan ve yankılanan sesle kalabalıkta bulunan tüm bireyler Artsa’nın yere düşmekte olan cesedini kare kare hafızalarına almaya başlamışlardı. En önemlisi ilahi dinlerde belirtilen ‘Öteki Dünya’ nın olup olmadığını da öğrenme şansını elde edecekti. Med’in sesini aldı." Med. Ölümü dışında herhangi bir olasılığın olmasına dua ediyordu. Artsa.. Ahizeyi kaldırdığında. bu parçanın gerçekleştireceği eyleme uygun bir müzik olduğunu düşündü. daha önce görme şansını elde edemediğiniz bir şeyi ilk ve son kez yaşatacağım. "Sizleri öpmek istiyorum. Telefonunla aramasına yanıt verilmemesini olumlu mu yorumlamalıydı?. *** Đyice sarhoş olmak istiyordu. Masaya geri döndü...... Beyni düşünmeyi durduracak..."En az senin kadar üzüldüğümü bilmeni istedim... "Sizlere. Ber’le ‘ti’ye aldıkları bir davranışı sergilemişti. diğer masadakilerin ve lokanta çalışanlarının meraklı gözlerle kendisine bakışlarını.. Ber.... Hiçbir düşünce amacının gerçekleştirmesini engellememeliydi.. zevkle izledi." diye bağırıyordu. Zamanı gelmişti. Gece sessizliğini yırtan bir ses gelince irkildi.. Ayağa kalkarak tek tek sarıldı arkadaşlarına. Hiçbir şeyi bu kadar merak etmemişti. Uyuyor oldukları veya ev dışında bir yerlerde olabilecekleri olasılıklarından birinin gerçekleşmesi dileğinde bulunuyordu. Adet gereği selam verip sandalyesine oturdu. Düşüş!. Bu işlerin bir an meselesi olduğunu okumuştu.” dedi.

saatine baktı. Sonra görüşürüz. Uygulama grubuna." dedi alaycı tonda Ber. Bunu yapacak güçleri vardı. "Senin yedireceklerine gereksinimim yok!.. "Markız’ı kıskanıyorsun!"dedi. Ayakkabısını giyindi. Đzleyici grubuna. sürekli yanında bulundurduğu cüzdanı.... Ama ölü bedenleri cezalandırma yöntemi artık çağdaş cezalardan değildi. Med’in bugün ikinci aramasıydı. "Mesleki. Mer kentinde üç gün kalmış.. Skolastik çağı canlandırmanın şimdilik bir yararı yoktu. ekonomik ve ailesel sorunları vardı... hadi bye" Ber.. Artsa’nın ölü bedeniyle vedalaşmış. Psikolojisi bozulmuştu.. Đşine geldiği ve içinden geldiği zamanlar geleneksel değerlere uyardı.." "Ben karnımı bir şekilde doyuruyorum. anahtarlığı ve tespihi cebindeydi..." Ber. Đşte neyi unuttuğunu anımsamıştı.. Ber." "Đleride sana bu söylediklerini yedireceğim. Bana unuttuğum şeyi hatırlattın!" "Kaset mi?.." "Bu konuda daha fazla açıklama yapmamam gerekiyor. Bu. "Yine de telefon açtığın için teşekkür ederim. Annesinden yadigar kalan ve Mar Kenti yöresinden derlenmiş ezgileri... Bugün cumartesiydi. Yularımı elinizden aldım!. Markız’la bu kez evde değil bulvarın sonunda bulunan bir kafe de buluşacaklardı. tüm güçlerin bileşkesinin beyni kendileriydi. Ceplerini kontrol etti." denerek üzeri örtülmeli ve bu şekilde yayınlanmalıydı tüm iletişim araçlarında.. Unuttuğu şeyin ne olduğunu anımsayamayınca."Beni artık yönlendiremeyeceksiniz!.. *** . Duyduğu telefon zili üzerine açtığı kapıyı kapamak zorunda kaldı. geleneksel değerlerde yas tutma anlamına geliyordu. güzel sesi ve yorumuyla doldurmuş bir ozanın çıkarttığı kasetten kopyalanmış kaseti aldı. düşünmekten vazgeçti... Genel ve yerel Düzenleme grubuna. Cezalandırılması gereken içerikteydi.. Denetleme grubuna tepkisel mesaj sertti. sakal ve bıyığını tıraş etmemişti. Randevu saati yaklaşıyordu. Ber.." "Evet!" "Kaseti verdiğin için pişmanlık duyacaksın!" "Markız’la ilgili olan her şey seni rahatsız ediyor." mesajını veriyordu sanki... On gündür. Bir şey unutmuş hissi vardı içinde.. "Gitmemen gerektiğini düşünüyorum!" dedi.. Çünkü. Kendisine hediye edilmesini istemişse de Ber. ortak tanıdıklarıyla onun geçmişini yorumlayarak anmışlardı.. telefonu kapadı. Artsa’yı çok seviyordu ve bir cenazenin ardından ilk kez bu şekilsel değere uyuyordu. Bu kaseti bir kez Markız’a dinletmişti. ancak bir kopyasını yaptırıp vereceğine söz vermişti.. "Neden?. 15 Artsa’nın kendi hayatını sonlandırmasından on gün geçmişti.

Bu. Markız’dan bir öpücük daha kazanmıştı. ne bir gizli kameraya ne de ses alıcı bir cihaza rastlanmamıştı. birbirleriyle ilgileniyor izlenimi yaratsalar da. aslında diğer masada bulunanları çaktırmadan daha da çok izliyorlardı. Ber. ne yumuşak ne de sert olmayan orta yolu tercih etti... kanının beynine sıçramasına neden olmuştu Ber’in. Birkaç dakika sonra Kıllı kol. Ber.. Ber." Ber." "Öyleyse al ve bana ver kibar erkeğim!" Ber. Yakın masada oturan sarı saçlı. ya da hayıflanıyordu. teşekkürlerini sunarak kaseti çantasına koydu. Kıllı kol sahibi." Ber. Bir zamanlar uzak doğu sporlarıyla ilgilenmiş .. kolun sahibinin yüzüne baktığında az önce yere düşen çakmağı alma bahanesiyle eğilirken dikizlediği. ses çıkarmadı. Ber.. elindeki kaseti Markız’a uzattı.. "Çakmağınızı kullanabilir miyim?" diye sordu. Genelde kimse arkadaşlık yaptığı kişi veya kişileri yeterli görmüyordu. Markız. Bizi izliyorlar. arka masada bulunan iki kişiyi de hesaplayarak sessiz kalmayı daha uygun buldu.. "Endişelenmen yersiz." Markız. Bu bayanın karşısında ondan yaşça büyük ve daha eğitimsiz olduğu anlaşılan biri oturuyordu.Ber. yumuşatılmayı çabuklaştırırdı. buyurun!" demekte gecikmedi Ber." Çıngar çıkaracak bir insana yumuşak davranmak. Gözünü kaçırdı ondan. Kafe kulübe küçüklüğünde olmasına rağmen ön bahçesinde yirmiye yakın dört kişilik masa grupları vardı ve çoğu doluydu. Markız hala gelmemişti. Markız’a da negatif enerji salmanın bir yararı olmayacaktı.” yalvarmalarına Ber oturmakta direnerek karşılık veriyordu.. Markız. Gözleri korku doluydu. Ber. "Hoş geldin!" diyerek sarıldı Markız’a. Yeniden çakmağınızı almam gerekiyor. yarım saattir bekliyordu. "Tesadüfen burada oturuyor olabilirler. Onun şimdiye kadar geleceğe yönelik kehanetlerini zaman bir şekilde doğruluyordu. Ber. Heyecanlıydı. "Kalkmamız onlara çekindiğimizi belirtmemiz demektir. Fakat. diye sözünü ettiğim patronumun oğlu burada. Ayağa kalktı. ‘Tek misin? Neden senle birlikte oturmuyorum?’ der gibiydi. kısa bir an düşündükten sonra cebinden çıkarmış olduğu çakmağıyla sigarasını yakacakmış gibi davranarak yere düşürdü. Bu arada yan gözlerle şahsın hareketlerini izliyor. Artsa’nın ölümünün Ber’i ne kadar sarstığının bilinciyle. Almak için eğilirken arka masayı kısa bir an gözledi. Başkalarıyla kıyaslayıp ya rahatlamaya çalışıyordu. "Sana bir ara bana teklif etti. çakmağı aldıktan sonra Ber’e yöneltilmiş bir istekti ve ses dokusu rica içermiyordu." dedi soğuk tonlu bir sesle. yeniden başlarına dikilmişti.. "Derhal kalkalım Ber!" Markız’ın etkisinde kalmadan mantıklı düşünmeye çalışıyordu. yüzünde zorlamalı bir neşe oluşturmaya çalışarak. "Sigaramız nedense söndü. "Hiç sanmıyorum!. Kolları kalın ve kıllı biri tarafından sigara paketinin üzerindeki çakmağının alınmakta olduğunu fark etti. Kıllı kol’un masasına geri dönmesinden sonra Markız’ın “Lütfen. Kıllı kol. sarı saçlı mavi gözlü bir bayanla göz göze geldi. aniden Ber’e yakınlaşmasını işaret etti. tetikte duruyordu. mavi gözlü kızın yüzü allaşmıştı. Güvenlik sisteminde uzman bir şirkete evini ayrıntılı olarak arattırmış. fısıltılı bir sesle. "Kendini nasıl hissediyorsun?" diyerek sordu.. "Neden olmasın. Üç kişi oturuyordu ve üçünün de bakışları dostane değildi. Med’in Markız hakkında söylediklerini düşünüyordu. Arka masada.. devamını getiremedi. Her ikisinin de istediği dondurmalar servis edilir edilmez kaşıklamaya başlayacaklarken Markız. dışarıda bulunan boş masalardan birine ilişmiş. "Hemen bakma!"diyerek uyardı önce. Oturanların çoğu. Bu düşürüş. Markız. Ber. bayanın ısrarlı bakışları karşısında tekrar bakıştılar. sigarasını yaktıktan sonra çakmağı masaya fırlatarak attı. alçak bir sesle.. yanağının öpüleceği sanısıyla sağ yüzünü uzattı.. gidelim! N’olur. Bakışlar.. Markız’ın "Selam!" sesiyle irkildi." diyerek kendi gerçeğinin aksine bir yanıt verdi.." dedi. arka masada oturanlardan biri olduğunu anlamıştı. "Biraz oyalandıktan sonra kalksak daha iyi olur. "Çakmak attığınız yerde alınmayı bekliyor!.. "Biraz daha iyiceyim. Evinin içine bu tür elektronik cihazların yerleştirildiğine dair şüpheleri yok olmuş onun yerini Med’in sezgi ve algılamalarının güçlü olduğu kanısı iyiden iyiye yerleşmişti."dedi. Ad kentinin toplumsal özelliklerinden biri de buydu. Artsa dirilmeyecekti. Masaya çarpan çakmak zıplayarak yere düştü.

.. O an ölümünün anahtarı olacaktı. "Sizde kalsın. Son saldırgan. O meçhul içsel sesler yine kulaklarında çınlamaya. gözlerinin kapanmakta olduğunu. Diğer iki kişi bulundukları masadan küfürler savurarak kendisine doğru geliyorlardı......." "Med’i engelleyin!" "Yanıt. ters dönüş aldı ve olanca hızıyla sol tekmesini onun midesine indirdi.. inen darbelerden sersemlemişti. sonra kelime kelime anlaşılmaya başlamıştı. Usulca yere yıkıldı.. Adam öldürüyorlar!. Avuçlarıyla yumurtalıklarını tutan Kıllı kol... son kalan kişinin şaşkınlığından yararlanarak sağ tekmeyi vuracakmış gibi gösterip. Ber.. korumakta zorlandığı soğukkanlılığını tamamen kaybetti.. seslerin sanki gittikçe kendinden uzaklaşmaya başladığını hissetti." dedi. Gözü sağ tarafına düşen dönercinin uzun ve keskin bıçağına ilişti... Bu kez sonuç alamamış hatta son şahsı kımıldatamamıştı bile. Ber’in son duydukları kendisine ninni gibi geliyordu. Amacı kendisine daha rahat hareket edebileceği bir alan yaratmaktı.. negatif!. Biri engelliyor. Buraya kadarmış." "Donmuş vaziyette. Çevredeki görüntülerin buğulandığını. Beklemek korkunçtu. şimdi de. "Neden indirmiyor?. Her an ölümü bir çok kez yaşamak gibiydi. saldırganlardan birinin "Güvenlik geliyor!. Ber. bildiği duaları içinden okuyordu. yerdeki kırılmış sandalyeden kopan bir parçayı alıp Ber’e vurmaya başladı.. ondan erken hareket etmişti. Döner bıçağının keskin tarafının bedeniyle teması anını gözleri kapalı bekliyordu. Başını salladı... Gözleri iyice kararıyordu." Güvenlik ekip arabasından çıkan tanıdık siren seslerini duyuyordu... Son bir gayretle ona doğru yöneldi. Markız’ın "Yardım edin!. "Buyurun!.. koltuğunu arkaya usulca itekleyip. *** .. Et döner yapılan bölümün korkuluğuna dayanmış.... Vuracakmış gibi duran kollar biraz önceki duruşundan farklı değildi. Darbe alanın alnından kanlar akıyordu. yerde kıvranıyordu.. Markız’ın da geri çekilmesinden yararlanarak masayı ileriye doğru itekleyerek devirdi... Saniyeler çok uzun geldi. sandalyelerden birini iki eliyle başının üzerine kadar kaldırarak yanına ilk varan kişinin kafasına tüm gücüyle indirdi.. Kıllı kol’dan acı dolu haykırışı duyulmakta gecikmedi. ama diğer ikisini de hesaplayarak tümüyle baş edemeyeceğini de bilebilecek kadar da gerçekçiydi. Son şahıs.. Baş edemiyoruz.. çakmağı elinden çeker gibi aldıktan sonra diğer elinin baş ve işaret parmağıyla Ber’in yanağından makas aldı. Kaçın!" derin acılı bağırtısı ile birbirine karıştı. Ne Bekliyorsun!" diye haykırmak istiyordu..... mahsur kalmıştı. Ber. Sesi çıkmadı. Oturduğu koltuktan fırlayarak sağ bacak dirseğini karnına doğru çekip şahsın yumurtalıklarına ayağının topuğuyla sertçe vurdu..." feryatları kulağında çınlıyordu.. Görüşü bulanıktı. Bir zorlamayla kendisini geriye attı.hatta Budokan Karate dalında turuncu kuşağa kadar ulaşmıştı. Siren sesleri. Ahşap sandalye kırılmıştı.. Siren sesleri ömrü boyunca hiç bu kadar kulağına hoş gelmemişti. tam doğrulmadan oturduğu yerden eğilerek aldığı çakmağı Kıllı kol’a uzatarak. Đçten içe kendine telkinde bulundu. Döner bıçağını onun elinde ve havaya kaldırmış durumda gördü. Hediyem olsun!" Kıllı kol. Ber. "Vur!. Ber.. Trafik kazası sonucu ayaklarının kırılması nedeniyle karate eğitimi yarım kalmasına rağmen şahsı gözü kesiyordu.. Ber.. Ber." "Lanet olsun! Yine O!. kendisine gelmeliydi. diye düşündü..

Müdürüyle görüştün mü?" diye sordu Maf. söylemeden gereğini gerçekleştirmen hoşuma gidiyor. Güleç bir yüzle. teşekkür edip salondan çıktıktan sonra Maf. ‘fazla sansasyonel olayların çıkmamasını. bu ne güzellik. merak etmeyin!" dedi." diye başlangıç yaptı.. Olayı büyütmesek. "Güvenliğin 9." Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerini Markız’ın endişe okunan gözlerine dikerek. Her genç kıza sahip olamayacak bir ortamdaydı. ‘Hoş bulduk’la karşılık verdi. "Beklediğiniz misafir geldi!"dedi. Maf’ın övgüsünü almak için gereken her şeyi yapmaktan zevk alırdı." diyerek izin istedi." Sağkol. beni sevdiği ve kıskandığı için Ber’e arkadaşlarıyla birlikte saldırdı. telefonla sekreterine talimat verdi. hatta saldırganları tanımadığını. Bunun için ölüme bile gidilir. söyledi. "Teşekkür ederim." dedi ve "Ber.." diye geçirdi. ayrıca soruşturmaya da gerek kalmadığını. aksi halde kendisinin yardımcı olmakta zorlanacağını’ belirtti."Anlaştık o halde!... Daha sıcak ve daha rahat konuşabiliyordu. sekreterinden Sağkol’un çağrılmasını istedi. Kapı çaldı. Gelen bayanı yerinden doğrulmadan ve gözlerini gazeteden ayırmadan buyur etti." diye ekledi...16 Maf. Gerektiğinde kibar olmayı da biliyordu. "Tanrım. "Ber’de onlara gereken yanıtı verdi sanırım.. biraz nefeslendikten sonra "O da. "Gerek güvenlikte. ayrıntısını ve bazı gazetelere yansıdığı gibi olmadığını. Onun nelerden hoşlandığını ve isteyebileceklerini önceden bilir." dedi. "Basındaki dostlarımıza da söyle avukatımıza yapılan saldırının bizimle ilgisi varmış gibi çıkan haberleri yalanlasınlar. Đzin . sonra da kaçtıklarını belirtmeni rica etmek içindi." dedi buğulu bir tonuyla. "Görüşme bittiyse. Gazete sayfalarından başını kaldırmadan "Girin!" dedi Maf.." diyerek soruyu yanıtladı." diye geçirdi. "Lütfen bana bildir!" Markız’ın ilk andaki çekingenliği yok olmuştu. kalkışa. "Onların sadece kulakları çekilecek."diyerek soruya olumlu yanıt verdi. "Her hangi bir şeye gereksinimin olursa mutlaka yanıma gel! Seni her zaman bekleyeceğim. Bir kaç saniye oluşan ara sessizliği sonlandırmak için "Bir şey içer misiniz?" diye sordu. Gereğini yapacaklar." Ad kentinin en etkin insanı tarafından davet edilmiş ve onun karşısında konuşuyordu. içselinden." "Đşte!.." Maf. Onu rahatlatmalıydı. gereğini yerine getirirdi. Temsili kleopatra güzelliği. telefon ahizesinden dahili çağrı sinyali aldı. "Nasılsınız efendim?" diyerek misafir koltuğuna oturdu." Sağkol. gözlerini anlamlı bir şekilde Markız’a dikerek."Đyidir efendim. O kendisiyle ilgileniyordu." diye ekledi. "Buyurun. "Seni buraya kadar yormamızın nedenine gelince. Markız. nasıl?" diye sordu. olayla bizzat bizim ilgileneceğimizi söyledim." Maf. Maf.. oturun!" Gelen bayan.." Cümleleri toparlamaya çalıştı... "Ona kavganın boyutu.. sadece üç kişinin nedensiz yere Ber’e saldırdık-larını.." dedi. "Güzel!. şimdi. "Olur efendim!" dedi.. "Patronumun oğlu Maroğlu. Ben seni bu huyundan dolayı çok seviyorum. Yanına gönderilmesini emretti. "Bir eleman Markız’ı evine kadar bıraksın!" Markız’ın sıcak elini her iki elinin arasına aldı. Onları ikna etmek için ne gerekiyorsa takdim edin." dedi. Sekreteri. içselinde ‘Avukat ağzının tadını biliyor. Yıllardır ilk kez yaşlı yüreği bir kız karşısında bu kadar heyecanlanıyordu. "Evet görüştüm efendim.. Maf. Çağrılacağını biliyormuşçasına. kalkışla. camdan dışarıyı seyrederken. işin peşinin bırakılmayacağından endişe duymaya başladı. Ayağa kalkarak "Hoş geldiniz! Markız Hanım!" dedi. gülerek. kısa bir an sonra yanında hazır olan Sağkola. "Doktoru bir haftaya kalmaz taburcu edebileceklerini. gerekse yargıda vereceğin ifadelerde kesinlikle ayrıntıya girmemeni. Sonra iyi bir başlangıç olmadığını düşünerek "Đzin verirseniz gidebilir miyim?" dedi. Markız. Maf. iç gıdıklayıcı sesin sahibine başını kaldırarak baktı. Maf. "Đlginize de teşekkür ediyorum..." "O işi de çözdük.. Markız.. "Geçmiş olsun. güzel kızın üzülmesini istemiyordu. Maf. güzel.." dedi. "Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa. "Biliyorsun! Artık bu bizim işimiz.. çekinme. Markız. üç kattan oluşan ofisinin üst katında gazete başlıklarını incelerken. Adının geçtiği bir olaydan dolayı bir çok insan zarar görebilecekti.

kendisine. art niyetsiz yaklaşım.. Kolundaki kırık çok önemli olmamasına rağmen bir haftadan önce taburcu olamayacağı söylenmişti. Biri haricinde diğer ikisi trafik kazası mağduruydular. ayağa usulca kalkarak... Sistemini tam oturtmalıydı. Tar.. Bazen kentten uzaklaşıp bir köylü gibi köy hayatı yaşamayı içinden geçiriyordu. kültür mayasını fark edebilme anlamında kısa süreli de olsa yeniden gitmek istiyordu. akşamları ise Mus yanında refakatçi olarak kalıyordu. bağlılık. Sol kolunun kırılması yüzündeki morluklar.. çok yönlü ve derinliği olan biriydi. Ber. samimiyet.. gündüzleri vaki olay nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan Markız." dedi. Odada bulunan diğer üç hastanın sağlık problemi yine kırıklarla ilgiliydi. elimize düşerler." dedi. doğallık gibi güzel şeylerdi... Ucuz kurtarmıştı. siyah saçlı." dedi. bu kadarına da şükrediyordu. Tar. "Bakmak ister misin?" diye sordu. kurgu ve yorumları garip gelse de hoşuna gidiyordu. "Güvenliğin yakalayabileceği korkusuyla gizlendiklerini öğrendik.” hayıflanmalarını sürekli yineliyordu kendisine. Tar’ın yanına kadar gidip gazeteyi aldı. ise küçüklüğünde iki kez. hukuksal. babasının evi El kentinden Mar kentinde bulunan köyüne taşıdığında Ber hukuk fakültesini kazanmış bu nedenle orada kalma şansı veya şansızlığını elde edememişti. Maf’ın avukatına saldırarak cevap verdi. "Neden daha önceleri tanışmak kısmet olmadı?.isteğine Maf’ın tepkisiz kalması üzerine salondan çıkmak üzere kapıya doğru yöneldi. uzun boylu ve sempatik bir tipti.. bir hafta kadar kalmıştı Mar kentinde. yöreyi iyi bilen biriydi. Öyle dalmışım işte!. cümleleri kitabi çıkarsa da doğu aksanını hala atamadığı anlaşılıyordu şivesinden.. Ad kenti Rüşve hastanesine kaldırılmıştı. karşısındakine güven veren. Ber. "Allah kahretsin! Bu haberlerin . Hastanede en az yataklı dört kişilik bir odaya yatırmışlardı kendisini. Maf’ın "Olayı çıkaran kabadayılardan haber var mı?" diye sorması üzerine geri dönmek zorunda kaldı..." "Güzel!" dedi. Yeni kurulmuş olan "LegalXYZ-Partisi”nde faaliyet gösteren. buğday tenli. Hastanede canı pek sıkılmıyordu. Tar. Tar’ın kent ve ülke olaylarına siyasi. Ber. liseyi bitirinceye kadar orada kalmış. en son avukatlık ofisini açmadan önce gitmiş. sıyrıklar ile başının alnına yakın sağ kısmında on iki dikişlik yarası vaki çatışmanın acı faturasının ayrıntılarıydı. Hızlı bir şekilde haberin ayrıntılarına göz attığında oluşan siniri yanağındaki allanmadan da anlaşılıyordu.. Ayrıca aynı koğuşu paylaştığı üç kişiden biri olan muhabbet de konu sıkıntısı çekmeyen ‘Tar’ isimli bir adam da vardı. Markız’ın Maf tarafından çağrılmasına bir anlam verememişti. Kelimeleri.. Ber. elinde tuttuğu gazeteyi göstererek "Kent-Bas gazetesi senin olayın hakkında yine büyük başlık atmış.. yorgunluk akan bir sesle "Hiç. Đkisi de hastanede başlayan arkadaşlıklarını taburcu olduktan sonra da devam ettirme niyet ve temennilerini taşıyor ve bunu her fırsatta birbirlerine vurguluyorlardı. "Đz üstündeyiz. "Olumlu haberlerini bekliyorum!" *** Kafe’de ki çatışma sonrası Ber. Mar kentinin tarihsel yerlerini gezme. Konuşurken bile gülüyor görüntüsü veriyordu karşısındakine." Yerinden doğrulmadan gazeteyi alması için Ber’e uzatarak. Tar.. Bunlarda kent yaşamında pek bulunmayan değerlerdi. Ber’in babasının doğum yeri olan “Mar” kentinde doğmuş. Ber. sosyolojik. Ber bakışlarını tavana dikilmiş her iki kolunu başının altına destek vererek uzandığı yerden rast gele düşünüyordu. köyünü akrabalarını yakından tanıma. anlatılardan köylüler hakkında edindiği bilgi. Babasına ve kardeşlerine olan özlemini giderme.. karşı yatakta yatan ve trafik kazasında ayağı kırılmış Ad kentinin Er lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapmakta olan ‘Tar’ isimli kişiyle diyalogu epeyce ilerletmişti. öksürerek Ber’in dikkatini kendi üzerine çekmeyi başardı. psikolojik bakış açıları. Merak etmeyin birkaç güne kalmaz. Đflas nedeniyle. "Karşıt grup.. Kitaplardan. aynı zamanda Maf’ın elemanı Solkol’un yakın arkadaşlarındandı.. çevreyle ve benliğiyle barışık bir duruşu vardı. dürüstlük.. yeşil gözlü. Baba kenti hakkında çok da bilgi sahibi değildi. Ama önce işleri tamamen rayına koymalıydı. bir Edebiyat-sanat dergisinde yazıları yayımlanan. Kültür düzeyi yüksek olan Tar’la güzel ve verimli saatler geçiriyordu.. "Hayırdır? Yine ne düşünüyorsun?" diye sordu hafif gülümseyişle Tar. filmlerden... Markız’la yaptığı son telefon konuşmasıyla içeriğini öğreninceye kadar.. Kendisine güvenen. Tar.. ekonomik.

.. Anti-Hafif 8. "Ber."diye sordu.." dedi. babacan bir tavırla. devamla "Bilimsel tarihin dayanağı kayıtlar.. Şimdiye kadar iyi ve kötü günlerinde yanında gördüğü bu yeğeninden ayrılmak zorunda kalması bir yana. bu düşüncelerle "Đşler nasıl gidiyor?. Biraz çekinerek "Markız çalışmaz mı?. Maf’ın avukatı olman nedeniyle senin etrafında gelişen olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri senden ve Markız’dan nede bir başkasından elde edemeyince böyle bir mantık yürütmüş olabilirler.. Ber. Tar’ın daha çok ayrıntıya girmesini engellemek için. "Haklısın Tar bey!" dedi. Halk Vekillerinden iki tanesi." Ber. bu durumda gelecekteki insanlara olay yanlış aktarılmış olacaktır. bir konu bulmanın verdiği zevkle dudağını diliyle yalayıp ıslattı. Elinde ki el yazısıyla dolu parşömeni Ber’e uzatarak. iktidar değişimleri. Markız’ın iş konusunda biraz tembel olduğunu ve bunun hem işleri hem de aralarındaki ilişkiyi olumsuz . Aksini iddia etmek için bir dayanağı yoktu. Bunlara tarih alanında uzmanlığım olmasına rağmen şüpheyle bakmaktayım.. Ber’in tahmini doğru çıkıyordu.Müdürü. bu teklifi düşündü." diye ekledi. görevlilerce uyarılmış ve bugün sayılmazsa en geç altı gün sonra askerdi. Başını sallayarak onayladığını belirtti. "Đmzaladığın. "Ayrıca arayanlar geçmiş olsun dileklerini sunanları not aldım. Üniversite sınavını kazanamaması nedeniyle erteleme hakkı da sona ermişti. Zamanımızda bir kısım medyanın daha dumanı tüten haberleri bu kadar çarpıtması karşısında.. Ber. Tarihi yazanlar çoğunlukla egemen gücün emri altında ve onların verdiği ücretle geçinenlerden oluşuyor. "Nasıl ?.. *** Mus’un verdiği habere üzülmüştü. incelemeye başladı. Belgeleri. Askerlik Yoklama kaçağı olması nedeniyle. "Basında çıkan bazı haberlerin gerçekliği ile özelde ülkemizin geçmişindeki tarih yazıtları arasında bazı benzerlikler yakaladım... Tar. Kimbilir belki de." dedi.. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Başkanı ve yöneticileri.. Üzerinden uzun zamanda geçmedi ki. Mantığa uygun bir açıklamaydı..." diyerek giriş yaptı.. Seninle ilgili basında çıkan bu haberin ileride belge olarak kullanılacak olduğunu varsayalım. Gazetede çıkan haber nedeniyle kendi kendisine tahliller yapmalıydı. Bunlar sınırı aştıklarında kellelerinin havada sallanacağı veya ekmeklerinden olacakları tehdidini sürekli taşıyan insanlardı. dayanakları olmadan bu şekilde haber uydurmayı hangi cesaretle yapıyorlar. Ber.. Tar’a hak veremeden edemedi. "Bazı basın organlarının kendilerine özgü garip garip gazetecilik anlayışları vardır.. Bu nedenle... "Đlgisiz şeyler yazmışlar. Mus. XY Ulusal Medya Kuruluşu Adana temsilcisi. savaşlar. anlatılarına karşı lehte veya aleyhte bir açıklama da ve yorumda bulunması halinde kendisinin ona dakikalarca dinleyici olarak kulak kabartmak zorunda kalacaktı." "Bu onlara kafadan senaryo üretme hakkını vermez. Yalnız kalmak istiyordu... Bana saldıranları karşı grubun adamları gibi göstermişler. Kapitalist Grup Başkanı. anlamıyorum. bir kaç günlük birlikteliklerinden edindiği izlenimle bu girişten onun uzun uzun konuşacağını tahmin etti. belgeler genelde o dönemlerde yaşamış insanlara ait. Tar’ın her konuyu farklı bakış açılarıyla.Yargı Grubu Başkanı ve beş üyesi." "Tarih gibi.tümü yalan!" diyerek Tar’ında beklediği tepkiyi gösterdi. Güvenlik 9.. bu tür şeyleri takma kafana. bürodaki işleri konusunda bunun kadar iyi ve güvenilir birini de bulabileceği konusunda şüpheliydi. bazı müşterileri ve daha niceleri. "Tez elden bir eleman bulman gerekiyor!" hatırlatmasında bulundu. Mus.. "dedi Tar. Sıkıntılar üst üste geliyordu." diye telkinde bulundu... Ber. söyleneni anlamamıştı... zorba hareketler gibi bir çok olgunun bulunduğu geçmişten gelen ve iletişim araçlarının azlığı ve kopukluğu gibi birçok eksisi olan yer ve zamanlarda geçen tarihi daha fazla kuşkuyla karşılarım.." Ber.. Anlayamadım!. Tar. Biliyordu ki.. Ber. kendi hafızamdan şüpheleneyim. Seni hastanede ziyaret etmek isteyenleri de arzu ettiğin şekilde engelliyorum. etkisini iyiden iyiye hissettirmek için.. duruşmada bulunamayacağına dair dilekçelere doktor raporu fotokopilerini de ekleyerek gerekli mahkemelere sundum.. "Đçinde olmadığım bir olay olsaydı bu habere inanacaktım. " Tar. Yerel Yönetim Başkan. özellikle uzman olduğu tarihsel bakış açısıyla birkaç kez daha yorumlamasına tanık olmuştu. Başını gazete sayfasından ayırarak. uzatılan listeyi aldı." dedi.

Kalan günlerin içinde eğit. Aksi halde bu kadar iyi davranmayacağımı bilmiş ol!. Saldırganlar." "Gerekirse gazeteye ilan ver! Başvuranlardan koşullara uygun birini seç. Akabinde saldırgan ve diğer saldırganların azmettiricisi konumundaki Maroğlu’nu gözleriyle hedefleyerek..etkileyebileceği sonucuna vararak "Mus... özürlerini defalarca sunmuş olmasına rağmen Ber’in ağzından. Maf’ın elemanları.‘ işareti yaparak engelledi.." dedikten sonra Mus’un gözlerine bakarak "Senin tercihine güveniyorum. En azından ders vermesi ve sözleriyle hırpalaması gerektiği inancıyla hareket ediyordu Ber... Üçü de Ber’in ofisinde ve karşısındaydılar. Yoksa farklı bir ceza şeklimi düşünsem?.... "Özrü kabul edip etmeme sizin inisiyatifinizde.. "Nasıl?.. "Bakın zorla güzellik olmaz!" dedi.. en son kendisine... elini öpmek için yanaştıklarında.. Sükunet Solkol’uda rahatsız etmişti.. Cezalarını kesin derseniz yine gereği yapılacak. onların bu yaklaşımını Ber. Özürlerini kabul etsem mi?. Bundan sonra Markız’ı ve beni hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceksin! Đkimizden birini tek bile görsen yolunu değiştireceksin." diyerek bilineni bildirdi... *** ... Tümü.. Gerçi onlara olay esnasında gerekli tepki ve savunmayı göstermişti. sizden özür dilemeleri için gönderdi bunları.. kırılan koluma karşılık. sözünü tutmuş ve nihayet kendisine saldırıda bulunanları karşısına dizdirtmişti. eliyle ‘Defolun!. Ber. özrü kabul veya ret anlamında bir sözcük hala dökülmemişti." Ber’in konuşması tümünü rahatlatmıştı. Markız’la hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmayacaksın. Ber.. "Baba Maf. Ya Güvenlik siren sesleri duyulmasaydı?." diye ekleyerek Ber’in niyetini ısrarla ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldu. kime saldırdıkları gerektiği şekilde anlatılmıştı. Đsteğinize göre hareket etmemiz konusunda emir aldık... birkaç gün içinde bir eleman bul!" dedi. kollarını mı kırdırsam?. "Markız. Yüz ifadesi de herhangi bir renk vermiyordu. kısasa-kısasın geçmişte kalan bir ceza yöntemi olduğunu ve bu kadar acımasız olmaması gerektiğini hatırlattı. saldırganları inlerinden çıkarmış... . seçenekleri arasında gidip geliyordu. seni tercih etseydi benle çıkmazdı. elindeki döner bıçağını başına indirseydi?. Maroğlu..." diye ekledi. Bu durum yüzlerindeki darp sonrası oluşan kırmızılık ile eğik başları ve mahcubiyetle karışık korku dolu gözlerinden dahi anlaşılıyordu... 17 Hastaneden taburcu olduktan beş gün sonra Maf..

Sorunun çözümünü uygulayıcılara havale edeceğiz.. Ona. Đz. Raporu bir fotoğraf çekimi hızıyla beynine aldı. Mar-kentine doğru yola çıkıyor. "Tar’la ilgili düzenleme raporundaki sapmayı engellemeniz.2’ye kapatarak hazırda bekleyen uygulayıcı gruplarından birine ileti gönderdi..2’ye gönderdi. Evet! sorunu çözülmüş bilin.. Đletişim içeriği duyulacak seslere dönüşse. mahalle halkı çok büyük bir kalabalığın kendi içinde sözlü bir kavga içinde olduğu sanısına kapılabilirlerdi. Dört günlük azami boşlukla düzenleme raporuna uydurulabilinir.. Đz.. "Tar. Rapordaki süreler içinde Ad-kentin de bulunması gerekirken.01..01. Raporu onaylıyorum. Đz..Tar...5’e bildirdi.Tar. 18 Ad kentinin eski mahallesindeki üç katlı ahşap konağın sessiz sakinleri izlenim ve telepatik iletişim yoğunluğu içindeydiler... Sadece dört günlük kadar boşluk meydana getirebilirsiniz.Saldırganlar ile Maf’ın elemanlarının ofisten ayrılmasından sonra Ber.. yeni elemanı Secret’den Maf’ı bağlamasını istedi. özümsedi.01.."iletisini yolladı. Gereği için Beyinsel Etkileşim Merkezinden birini görevlendirin.01. Bu durum kökten sapma sayılır kanımca. Ad kenti sınırlarını terk etmek üzere.01. "Đz grubunun gönderdiği Tar isimli insana ait raporları inceleyin! Kısa sürede bana teklif raporu sunun. *** *** .Tar..." dedikten sonra ayrıntılı düzenleme ve izleme rapor içeriğini en aşağı katta bulunan Uygulayıcı Merkezine iletti." dedi.5." diyerek yanıtladı.Tar.. görevlendirilen uygulayıcı alt grup temsilcisi raporun hazır olduğunu Uyg. "Güzel olmuş..2. yaşamını rapor düzeneğindeki sapma öncesi noktaya yeniden getirebilmeniz için az bir zamanınız var.. "Tar’ın davranışları düzenleme raporuna büyük aykırılık gösteriyor. Ne yapalım?" iletisini. Beyinsel vericileriyle. Bu yirmi beş günlük boşluk sapmasından iyidir. Uyg..Tar.Tar. Sapıcı Tar.01." Çok kısa bir an sonra.. telefonla teşekkürlerini sunacaktı. Hadi hayırlısı. Mar-Kentinde yirmi beş gün kalma amacında. Đz.3. "Bu son yarım yüzyılda ne kadar çok görev almaya başladık.

"Valla ben de anlamadım!." dedi. Yol kenarındaki bir ağacın altında aperatif bir şeyler atıştırırlarken kendi aralarındaki muhabbetlerini tüm sıcaklığıyla devam ettiriyorlardı. eliyle alnını ovuşturdu. Gençlerden uzun boylu olanı beyninde birden garip bir uyuşma.. "Bunlar trafikçi değil. en iyi savunma ‘yayansan tabana kuvvet kaçmak." diye ekledi." diye hitap ederek." demek zorunda kaldı. neden durdurdunuz bu arabayı?" diye sordu. "Geri gitmesem." "Sıkma canını!. Kırmızı araba güvenlikçinin işaretinin gecikmesi nedeniyle ancak on beş metre ileride durabilmişti. " Gruptan ayrılan iki görevli yolun kenarına geldiklerinde midesinde bulantı hisseden görevli. gözlerini yoldan ayırmadan "Yakınlarda arkadaşın biri gidip gelmişti... propagandasını yapabilecekti." dedi Mıha." Tar içini çekti. "Telsizden arabayla ilgili bir ihbar almadık.. Evde dinlenerek geçirmek istemişti. bitmeyecekmiş gibi görünen yolu gözlemekteydiler.."Bu günlerde yollar nasıl? Güvenli mi?" Mıha.. bu süreyi. Her ikisinin de kulakları sevdikleri ozanın son kasetinden çıkan müziği zevkle dinlemekteydi. "Ah şu gençler!" dedi." Bilinen deyime adapte edilmiş bu tekerleme üzerine Mıha ile sözü söyleyen Tar.. "Geçen ay yolda durdurulup öldürülen üç partilinin failleri bile bulunamadı.."dedi. Dikkatli olalım. "Sayın üstüm. "Đzin verirsen ben güvenlik kontrolünde bulunacağım.. Hastane doktoru ona otuz günlük ek rapor daha vermişti. "Neden durdurduğumu ben de bilmiyorum!" dedi." dedi.’ diye tersleşirler.. bir şey olmaz. "Anaryadan ceza alabilirsin! "diyerek uyardı.. *** Altı kişiden oluşan Ad kenti güvenliğinden bir ekip kentin çıkış noktasındaki görev yerlerinde mesai saatlerini eritmeye çabalıyorlardı... arkadaşı ve hemşehrisi Mıha’nın aşırı ısrarlarına dayanamamıştı. genç polislerin yanına vardı. anarya yapıp geri gitmek istediğinde yanındaki kişi. yaklaşmakta olan kırmızı renkte bir arabaya durması yönünde işaret verdi. hormonsuz yiyeceklerden tadabilecek. Başını ona doğru çevirerek hafif alaycı bir ses tonuyla. Temiz havayı ciğerleri soluyacak. Meraklı bakışlarla "N’oluyor.. Şimdi. "Ama içimden bir ses arabada bulunanların şüpheli olduğunu söylüyordu." dedi. onunla birlikte Mar kentine seyahat etmeyi kabul etmişti. Ortamdan uzaklaşmasının kendisine yararlı olabileceğini düşündü."dedi. ilk zamanlar ben de böyleydim. Sürücü. Çok bilmiş görüntüsü veren mimikle. ancak baston yardımıyla yürüyebiliyordu. Uzun boylu görevli. arabadaysan gaza basarak kaçmak... Ekipte kıdemli olan üst görevli.Hastaneden taburcu olmasından itibaren iki aylık kadar bir süre geçmiş olmasına rağmen ayağındaki arıza tam olarak iyileşmemişti. arada yan gözlerle yoldan geçen arabaları izleyerek konudan konuya geçiyordu.. Şüpheli bir durum mu var?" Kısa boylu görevli.. "Kırmızı arabayı durduralım. "Yengem den ayrıldığından olabilir.’tır. Aklına mantıklı bir neden gelmeyince.. Sen merak etme!" Kırmızı otoyu durdurma olayını gören Üst görevli. Bu bahaneyle akraba ve arkadaşlarını görebilecekti. "Đçimde garip bir sıkıntı var. geçmişte yaşadığı etkileyici olayları abartılı anlatıyordu. "Görev aşkı ne kadar da önemli oluyor. Tar. Bu arada tellendirdikleri sigaranın dumanını arada içlerine çekerek ilerledikçe uzayan. Fakat.. Üst görevlinin konuşmasını yarıda bırakmasını sağladı.. Diğer görevliye de onunla birlikte gitmesi için direktif verdi. Gençlerin motive etmek için gözlerini heyecanla açmaları ve arada “vay be!” nidaları onun anlatım isteğini kabartıyor. Üst görevli. midesinde bulantı hissetti. Anlamlı bir şeyler söylemesi gerekiyordu.. Okula ve öğrencilerine olan hasretini gidermek için bu süreyi beklemek zorundaydı.. yüzleri kırışıncaya.. Oto teybinin sesini düşürerek "Bu tür sıkıntı hissettiğimde başıma mutlaka kötü bir şeyler gelir." diyerek seslendi. Mıha’nın sahibi olduğu otomobille yine onun yönetiminde Mar yönüne doğru seyir halinde Ad kenti sınırlarını aşmak üzereydiler. beklesem bu kez ‘niye bizi yordun. "Herhangi bir sorun olmamış. Kendi aralarındaki sessizlik sıkmıştı Tar’ı.. hem de kuruluş tarihi üzerinden uzunca bir süre geçmemiş olan Legal-XYZ partisinin. . hataya ortak olmak istemedi. gözleri kapanıncaya kadar ve arada birbirlerine bakarak katıla katıla güldüler." diyen uzun boylu arkadaşını işaret ederek. isteği başıyla olumladı.. "Mıha!. Sonunda.

Bununla birlikte hatalar grup içinde kalmalıydı. Bizi suçlayacak ne buldunuz anlayamıyorum. görevliye karşı koymaktan beni de gözaltına alacaklardı.. Buna rağmen ümitsiz bir girişimde bulundu.. Sodgom Ülkesi yönetimince benimsenmeyen bir dille söylenen müzik kaseti olduğunu anladığında gözleri ışıldadı ve teybi çalıştırdı.. Üst Görevli. Kasetteki sözler “Dowko” dilinde olsa bile yöresel folklorik öğeler.. "Buna rağmen ısrarla görüşmek istediğimi belirttim. kasetle yetinmek istemiyordu. "Bu arkadaşın altıncı hissi çok güçlü.. Mıha’ya yönelerek... şahısların illegal-ABCD örgütünün büyük çoğunluğunun memleketi olan Mar kentinden olmaları bu kanıtlara bir başka destek sağlıyordu. bunları gelip teslim alsınlar!" Tar.."Giydiğin gömlek illegal bir örgüt bayrağının renklerini taşıyor!" Üst görevli. "Efendim!" dedi. Bu “Dowko” diliyle söylenen müzik parçaları içeriyordu. Önceki söyledikleriyle anlamı aynı..’ belirtti. "Beyefendi!.. ülkenin yasaları bu tür olaylarda gözaltına alınmış olan kişiyle görüşme konusunda bir düzenleme getirmemiş. "Maf’ın da avukatı olduğumu bilen bir görevli ise. Tar ile Mıha’nın kimliklerini inceleyip... üzerlerini kontrol ettikten sonra. dilinin döndüğünce açıklama yapıyordu. "Đner misiniz beyler! Güvenlik kontrol! Đhbar var!" Arabadan inenler Tar ile Mıha idi. sevgi." "Onlar yabancı filmlerde oluyor. *** Ber.." Kısa boylu görevli.. arka bagajı... Suça konu olabilecek hiç bir şey bulamamışlardı. Tar.. "Bir sorun mu var?.. "Efendim." diyerek sesli düşündü..... Astlarına emir yağdırdı..." gibi aklına gelen sözsel tepkileri üst üste sundu. Mıha. At yarışlarında çoğu zaman ikili tutturuyor. bu yasak dilde yapılmış bir kaset!." dedi. konuşma düzeneğini kaybetmişti. olanların seyircisiydi.. Dışarıya yansıtmanın bir yararı yoktu... Tar’ın eşine. Uzun boylu görevliyi mahcup etmemeliydi. beyaz tülbendli...." dedi..... Mar kenti doğumluların genel özelliğini yansıtıyordu. "Ama televizyonda izlediğim filmlerde avukatlar istediği zaman müşterileriyle görüşebiliyor. gerisin geriye yanlarına varan kırmızı arabada bulunan iki şahsın inmesini kibarca istedi. "Đyi koku alıyorsun...." diyerek yanıtladı. Fakat ikna edemiyordu. renkli elbiseli. Hatta az kaldı. iyi olduğunu. Ülke sınırları içinde değil mi?. Tebrikler! Bunu siciline işlettireceğim...." Tar’ın eşi Tareş.... Bulduğu bir müzik kasetinin dış kabıydı. Bunun yasa dışılıkla ne ilgisi var?" Üst Görevli.." diyerek Tar’ın daha fazla kendisini yormamasını sağladı.. Uzun boylu görevli mahcup duruma düşmemek için bu çabasını bir türlü sona erdirmiyordu.. biraz önce hataya ortak olmamak için kenara çekildiğini unutturmak istermişçesine." "Maf’ın tanıdığı görevlilerle görüştün mü?" Ber. Olacakları ise için için korkuyla endişeyle karışık duyumsuyordu. "Yasadışı Örgütlerle Mücadele Merkezine anons edin... Đl Güvenlik binasının dış kapısının önünde. "Hey!. Hem Mar kentli olmak suç mu?. "Ben tarih öğretmeniyim. "Hangi renklerin yasak olduğu yasayla belirlensin. "O filmlerin geçtiği yerler.. arkadaş ise Legal-XYZ Partisinin kurucu üyesidir." diye bağırdı. altını üstüne getirircesine aradılar. başını sağa sola azarlar özellikte salladı. demokrasi konusunda ." Görevliler. aşk.. Sonunda isteğine uyan bir şey bulmuştu.!.. Üst görevli."Derdinizi merkezde anlatırsınız. bıktırıcı bir inatlaşma içindeydi.... Üst görevli." dedi. bu konuşmaların sonunda kendileri için iyi şeyler olmayacağını tahmin edebiliyordu.. Tar. onların aleyhine yeteri kadar kanıt bulmuştu. makyajsız olmasına rağmen güzel görünümlü." diyerek Üst görevlinin kendisini dinlemesini sağladı.. ona göre davranalım... "Yenge. gözleri ağlamaktan kızarmış. arabanın içini... Biraz daha ayrıntıya girmesi gerektiğini düşündü. "Bu konuda onlarla bağlantıya geçmemden hoşlanmazlar. "Nasıl aldığını bilmiyorum ama. "Hemde Mar kenttenler... iki gün sonra yargıya çıkaracaklarını. kardeşlik.. barışla ilgili sözler içeriyor. Sanki. Bunu uzun boylu görevliyi alnından öpüp kutlayarak da gösterdi. Tar’ı yanıtlamadı. " diyerek üst görevliyi uyardı.Üst görevli." dedi. "Sayın görevli!" diye hitap etti.. Ekipte iyi bir organizasyonun ve uyumluluğun baş ölçütü buydu. kelimeleri farklı bir cümleydi... " " . ‘Tar’ın misafirleri olduğunu. bu.

Üst görevli eliyle hafifçe itekledi. Ber. Bir süre suskun kaldı. görevli memura yaklaşarak. Oluşan ortam ve tanıktan oluşan kanıt üst görevli lehineydi.” ile başlayan birçok nasihat dinlemişti ondan. "Merak etme! Tar’ı yargıya götürdüklerinde. "Korkmana gerek yok!" dedi." diyerek bir yeşil parayı taksi sürücüsüne uzattı ve Tareş’e. Onu haklı kılacak bir davranıştan çekinmekle birlikte bir tepki vermesi gerekiyordu. "Đyi günler!" dileklerinde bulundu. Ber. Üst görevlinin elle sarsmalarında gittikçe sıklık ve ağır yoğunlaşmalar hissediyordu. birazda kendisine telkinde bulunurcasına sesli düşünerek." Beklemenin bir anlamı olmadığı düşüncesiyle yoldan geçmekte olan bir ticari taksiye durması için işaret etti. "Bana bir kez daha hafif de olsa dokunarak konuşursanız. bakarak. Ber.. işkenceler geçmişte kaldı.. Elli yaşlarında. Yasayı yasaya aykırı şekilde kullanma tehdidi içerikliydi.. Ber. Onun makam odasında bulunuyordu ve tek tanık onun tarafındaydı. "Bir sorun mu var?" diye sordu Ber. "Ziyaretçi kartını neden iade etmedin?" Ber." dedi."diyebildi. uzatılan kartı alıp masasının üzerine sert bir şekilde fırlattı. negatif enerji yayan iki hırçın göz gibi görüyordu... diye duydum. "Olanları ayrıntısıyla gerçeğe uygun tutanağa geçireceksen imzalarım.. Yan gözlerle odada bulunan genç görevliye baktı. "Bir sorun mu var?" diye sordu. Tareş’in arka koltuğa oturmasını sağladı. Bakar mısınız?" seslenmesiyle vazgeçti. Olumlu sonuç elde edememiş hatta “Bu tür işlere bulaşma. "Avukat Bey!.. Ama topluma örnek olmanız gerekirken kendiniz hata yapıyorsunuz!" Kabadayısal ve bir üst görevliye yakışmayacak bu söylemden rahatsızlık duyduğunu ses tonuna da kodlayarak.. tahrik amaçlı olduğunu anlamıştı. Önündeki belgelerle ilgileniyor görüntüsü vermesine rağmen kulağının kendilerinde olduğu açıktı." diyerek sert giriş yaptı. "Sizin hakkınızda bana saldırıya yeltenmenizden dolayı tutanak düzenleyeceğim. "Seni sevdim. Ber ise şeytanı hiç sevmezdi. "Buyurun.. Ön koltuğa kurulacağı esnada güvenlik girişinde bulunan bir görevlinin. Görevlilerde yeni çıkan işkence suçu yasalarından korkuyorlar. gömleğinin sol üst cebinde asılı ziyaretçi kartına. selamını karşılamadı. taksinin hareket etmesinden sonra." Mandalından gömlek cebine tutturmuş olduğu ziyaretçi kartını çıkardı. Üst görevlinin kendisinin hazırladığı ortamı yumuşatmaya hiç niyeti yoktu. oturduğu sandalyeden ayağa usulca kalktı. avukatlık kimliğimi iade edin. Müdürüne Tar’la görüşmesini sağlamasını istemişti. Üst görevli olduğu anlaşılan orta yaşlı bey ile genç görevliye selam verdi.." yanıtını aldı." Tareş’in gözlerinden akan yaşların da etkisiyle son bir teselli cümlesini kullandı. orada hazır olacağım." dedi.. . Tareş’in daha fazla burada beklemesini istemiyordu. Ben de Avukatlık Kimlik kartımı iade alayım. Üst görevli. "Sayın Görevli!" diyerek hitap etti Ber. bu tür ilişkiler hakkında Tar’ın eşine uzun uzadıya açıklama yapmanın anlamsızlığını düşünerek vazgeçti." Üst Görevli. "Avukat bey! Sen cahil bir adama benzemiyorsun. şiddetle karşılık vereceğim!. Onunda durumdan hoşnutsuz olduğu belliydi. üstü dökük. Ber’in karşısına dikildi. Maf kanalı ile tanışmış olduğu Güvenlik 9.. Ber."Yine de bu durumlarda Ad kenti’nde de görüşenler oluyormuş. "Artık fiziksel baskılar. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlıktı. Ber. Ber.. "Üstü kalsın. yan saçları beyazlamış şişman görevlinin. "Dalgınlık. "Bu davranışlar size hiç yakışmıyor. çıkık göbeği Ber’in göğüs hizasında ve hafif temas halindeydi. Bu gözdağı öncekilerden farklıydı. nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu. Üst görevli. buradan sorunsuz ayrılayım!" "Sorun çıkarsa ne olur?" Ber işaret parmağını sallayarak.." Bu arada gözlüğünü tutacaklarından katlayarak gömleğinin cebine koydu." Tareş. Aksine. "Lan! Ben sana şimdi gösteririm. "Özür dilerim. ast görevlinin üstünden çekinmesi düzeneğinden dolayı kendi aleyhine tanıklık yapacağından yüzde yüz emindi.bayağı ilerlemiş ülkeler. "Giriş Kontrol Üst Görevlisi sizinle görüşmek istiyor. "Sizi uyarıyorum!" dedi. Artık Ber ile üst görevli yek diğerini." diyerek aniden üstündeki resmi kıyafetin düğmelerini iç atleti tamamen görününceye kadar koparan üst görevlinin davranışları karşısında cümlesinin devamını getiremedi. Üst görevliye uzattı." cümlesini yineledi... Kontrol odasının kapısını tıklatıp girdi. bu hareketin kızıştırma.

Tar ile Miha’nin acı feryatları.” ve benzeri yanıtlar onların istedikleri uygun açıklamalar değildi.. Aydınlık yüzlü görevli.. “... Đşkence seanslarının bitmesi için kendi irade ve istemlerine uygun ifade vermeleri gerekiyordu. Yapılacak bir şey kalmamıştı." Uyarının muhatabı sessiz kalmayı daha yararlı görüyordu. tekrar kendi kulaklarına... görevden belki uzaklaştırılır. Ama ne yazık ki bu iş için fazla mesai ücreti verilmiyordu. arada içtikleri kalın sarma sigaraların ateşinden çıkan aydınlıkla yüzlerinin teşhis edileceği korkusuyla Tar ile Mıha’nın gözlerini. Tar ile Miha'nın. Ber.. Bazen içsel çatışmalar oluşturuyordu kendilerinde." dedi. Olanlar hakkında özet verdi. Đfadeler onların iradesini yansıtsa da bu önemli değildi.. Aydınlık yüzlü görevli. Ağızlarından çıkaramadıkları sözcükleri. "Üzgünüm!. Bu risk olmasa dahi yine gözleri bağlanmalıydı onların. Đşkence yaptıkları kişi ve kişilerin bakışları ürkütücü oluyordu...Üst görevli.... ise süt dökmüş kedi gibi sahte mahcup görüntüsü sunuyordu. Buyurun.” “. sanki kulak zarlarını patlatacak şiddette . Yargı makamlarında fazla mesai ücreti için dava açma hakları da yoktu. Kendileriyle sürekli işbirliğinde bulunan bir avukatın dediğine göre suça konu olabilecek işlerden dolayı dava açmak. Üst görevlinin onu görmesiyle toparlanması bir oldu. Çünkü. Bu çok rahatsız ediciydi.... sokaklar yurttaşlarındı. bu temenniye tüm içtenliğiyle aynen katıldığını belirtti.’ raporunu vermeyeceklerini güvenlik elemanı olduklarından emin oldukları kadar emindiler. Bir an bir yerde işkence yaptıkları kişi tarafından tanınma ve infaz edilme korkusuydu bu. En büyük korkuları. Buradaki kurallar oralarda her zaman uygulanamazdı.... "Görev esnasında bana müdahalede bulundu. Altlara ittikleri -azda olsa..tanımıyorrruum!” “. kendisine işkence yapıldığı iddiasında bulunanların yetkili makamlarca sevk edileceği Hukuki Tıp Akademisi baş doktoru SağSat’ın işkence yapanları zora sokacak olan.insani duygularını depreştiriyordu.. özür diledi. onlarla uğraşma. Gözleri kapatanların korkusu 'işkence yapan görevlinin. diye... giriş kontrol üst görevlisine iyice yaklaşarak "Sana kaç kez söyledim?. ‘Đşkence yapılmıştır. fiziksel etkilerin şiddetiyle bağırmaktan kocamanlaşmış ağızlarının içindeki şişmiş dillerinden çıkan.. bilmiyorrrrrrrruuuum!. gözbağlarıyla kapatmışlardı. Aydınlık yüzlü görevlinin yüz rengi.. kendisini tanıtarak yanıtladı." Ber. konuşmuyordu. Güvenlik binası kendilerinin." Dış kapının açılma sesi üzerine her üçü de gözlerini kapıdan giren kişiye dikti.' yasa maddesinden kaynaklı değildi. gelenin üst görevlinin üstü olduğunu tahmin etti.. Ber. Doğal reflekslerini ve meşru savunma haklarını kullanmalarını engellemek için ellerini de bağlamışlardı şüphelilerin.."Neler dönüyor burada?.. Bu tür eğitimsiz toplama güvenlik görevlilerinden ne zaman kurtulacağız?." diye azarladı.. Üst görevli. saldırdı.. Hemen tutanak hazırla!. "Onun adına özür diliyorum. Bu yüzden tanınmamalıydılar. kapalı hücrenin taş duvarlarına çarpıp.. Aydın yüzlü beyin. aydın yüzlü genç bir beydi.ben yapmadım!... Kimliğiniz!. akademisyen güvenlik görevlisi arkadaşlarda bunlardan muzdarip!... kuralları belli olan ve bazen de uygulanan sokak kurallarıydı. *** Düzgün yontulmamış ve nemli taş duvarlarla kaplı karanlık bir hücrede. Bu kez çok fazla efor ve mesai sarf etmelerine rağmen şüphelileri bir türlü kendi iradelerine uyduramamışlardı.” “." sorusunu Ber. Đçeri giren sivil giyimli zayıf ve uzun boylu.. bir çok anlam içeren bakışlarıyla yansıtıyorlardı. Resmen olmasa da üstlerinin yüklediği göreve uymak zorunluydu. Yurttaşlar da. masada bulunan Avukatlık kimliğini Ber'e uzatarak. "Đşte sen de gördün!" diye bağırdı. teşekkür ederek ayrıldı.. Bu negatif yansımalar normal hayatlarını da etkiliyordu. Olayı resmiyete intikal ettirdiğinde bir sonuç alamayacağını biliyordu... "Avukatlarda kendi alanlarında yasal görevlerini yapıyorlar. kızgınlıktan doğan kırmızılığa dönüşmüştü... işkence yaptığı kanıtlanırsa bir yıl hapis alır. astına dönerek.. eylemi resmileştirmek ve suçu kabullenmek olacaktı..ilgim yok!.

Sonuç cümlesinin çabucak gelmesi için sabırsızlanıyordu. Maf.. iyi günler diliyorum. Tar'ın arkadaşı olduğunu anlatacakken vazgeçti. mesleğini hatırlatarak yaptıklarının yasal olduğunu. Ama yapabileceği bir şey yoktu ve kendisine hiçbir seçenek bırakılmamıştı." diyerek devam etti." Sorun Tar'la güvenlik merkezinde görüşmek için görevlilere ısrarı ve Tar ile yine Tar'ın ısrarıyla Mıha'yı yargı ön duruşmasında avukat olarak temsil etmesi. "Bunların farkındayım!" dedi. araya girerek kesti. savunmasıydı.. komşu ülke düşmanca niyetlerle tekrardan gösterime.. Yine de bilmiyormuş gibi davranıyordu.. Son aşamadaydılar. Buna direniyorlardı. Tüm fiziksel acılara. "Onu tanısanız.. Takdire değer derin ve sağlam ilişkiler kurdum. tehditlere.. Sonuçta o iş için masrafımız ve adamlarımın da bayağı emeği oldu. "Ben de gerekli saygıyı size karşı sunduğum ve yanlış bir şey yapmadığım. devamını okumadı. Ber. Tanrı yardımcın olsun. Bu aşamanın aleyhlerine bitmesi yenilgi ve yıkımdı. ‘Boş ver."sözleriyle konuşmasına devam etti. iftira dolu anlatımına dayanılarak oluşturulmuş senaryo içeren ‘Yönü Belirsiz Ekspres’ isimli filmi. onunla buraya kadarmış. Đnsanlardan ve insanlıktan nefret etme süreci onlara çoktan yaşatılmıştı. Çok iyi bir insan ve gerçekten suçsuzdu..." hitabıyla başladı. "Direnmeliyiz. Neredeyse bir paket peçetenin yarısını akan terlerini kurulamakta kullanmıştı.' Ber." Ber.. ." dedi. Aleyhine dava açılmadı ve Tut-Bırakma Kursevi'ne gönderilmeden serbest bırakıldı.. Ber. Direnmek yaşamaktır!” şeklinde kendilerine telkinde bulunuyorlardı. sonunda kendisi için olumsuz cümleler sarf edileceğini.. büyük bir kayıp yaşadığı düşüncesindeydi. Benim kanalımla aldığın işlere ise karışmıyorum.... "Tar ile Miha isimli adamların davasıyla ilgilenmemeliydin. Sürekli yenilenen bu akisler korkularını ve acılarını daha da artırıyordu onların. korkutmalara karşı." Maf... bunda bir beis görmediğini.. kendisini dinlemiyordu. "Ama küçük yaşlarda tek paketler halinde kaçak sigara satarak geçimimi temin ettiğim günlerden bugüne kadar bayağı mesafe aldım. telefonu kapattı. Hatırımda." dedikten sonra. Sidik torbasının baskısını hissederek tuvalete gitme gereği duydu. Maf’la yapmakta olduğu telefon görüşmesinin bunda büyük payı vardı. ya sen ya da onlar ikileminde. 'Kader. Tar ile Mıha.. kanısındayım. Daha yumuşak cümleler kullanmalıydı. Onunla ilgilenmen nedeniyle seni ve kendimi savunmak durumunda kaldım. suçsuz olması veya olmaması değil. yumuşak bir sesle.' diye düşündü. Değerlerinden ve benliklerinden nefret etme. *** Maf. "Konu. Bunlardan bazılarını sende biliyorsun... Đş bunları değerlendirmede. Gözü bir habere takıldı. "Ber! Bilirsin seni severim. onun iyi olması. elde tutabilmedeydi. kişilik çözülme aşamasıydı ve son aşamaydı.. Şimdi kendilerinden nefret etme aşamasındaydılar. hiç bu kadar terlediğini anımsamıyordu. gerekli korkuyu vermem nedeniyle ödeştiğimizi sanıyorum.. Yüzünde acı bir hüzün oluştu. onları tercih etmemin daha uygun olacağını söylüyor.." dedi. Onlara bu son zevki tattırmayacaklardı. Artık sadece yalvarmamak.geri geliyordu.’ dercesine düşünsel stresini bir yana itip yarım bıraktığı gazete sayfasını kaldığı yerden okumaya devam etti. O şahıslara Kent Güvenlik Merkezinin sıcak bakmadığı bir partiyle bağlantıları olması ve o partinin iyi bir propagandacısı olmaları. "Edindiğim tecrübelerim. Ber. Ha! Bir de son iki dosyamdan dolayı sana avukatlık ücreti ödememiştim. 'Ülkemizde bir suçtan dolayı tutuklu kaldığı günlerde fiziksel ve ruhsal işkence yapıldığını iddia eden ĐşkYapYabcı isimli yabancının yalan. Ber’in yanıtını beklemeden... psikolojik yapılarının tamamen yok olmasını engellemeye çalışıyorlardı." diyenler grubunun fiili üyesi olmuşlardı böylece. olanak bulunduğunda intihar ettiren bir aşamaydı. "Hala anlamıyorsun beni. benliklerini korumak için direniyorlardı. Sineye çekmek zorundaydı.. Ber’in devam eden konuşmasını. Markız olayında saldırganları dizginlemem... Bu yönde savunma araçları oluşturup. Bağlantıyı koparmak istemiyordu.. kısa bir suskunluk ve boğaz temizliğinden sonra..... Bu. biraz önce Solkol'la yapmış olduğu telefon görüşmesinden biliyordu. Hava sıcaklığının yüksek olmasından ziyade. "Sonu en çok ölüm olur ve biz buna hazırız. Kopacaksa bağlantıyı koparan kendisi olmamalıydı.. Maf sayesinde hatırı sayılır bir müşteri kitlesi iş potansiyeli olmuştu... "Efendim!.. Direk şahsımla ilgili olan tüm davalardan çekilmeni istiyorum.

" "Beni en çok tek yumurta ve bir ekmekle karın doyurma seçeneği korkutuyor. Tar'ın olayı ile ilgilenmem nedeniyle Maf'ın benle ilişkisini koparacağını biliyordun. acaba içselini algılamada hata mı yapıyorum?.. Bu kadar beni düşünüyorsan. Sen de sevinmelisin." "Evet!.." "Seni.... Bireysel etik değerlerini. Yaşadıklarım hakkında yorum yapmana gerek yok.. Bu kez diyalogdaki ipleri ona bırakmayacaktı. Artsa'yı düşün.." "Hemen kızma. Kazançlı sensin!" "Bunlar benim karnımı doyurmayan değerler." "Hayat. Unutma!. Geçmişini düşün...... Bunaldığı. Onun aydınlatmasını isteyeceği bir çok konu vardı dağarcığında. Sabırsız bekleyişlerle gece yarısını getirmişti ve hala telefondan tık yoktu.. mesleki geri dönüş ve iniş yaşayacağımı sanıyorum." "Seni korkutmak istemiyorum ama bazı gerçekleri anlatmam gerekiyor.." "Bunlar senin ana hamurun ve içinden atamazsın." "Đşin yeni başlıyor!.. yaşam biçimiyle içsel biçim arasındaki kaos ve çelişkiyi birlikte yürütmek kolay değildir." "O halde bundan sonrakileri de yaşayacağım." "Hiç iyi değilim... değerlerini anımsa... Gözleri ağırlaşıyordu. Saldırı olayını bildirseydin şimdi kolum platinli olmayacaktı.. Bir görüntü oluştu." ses tanıdıktı ve Med'e aitti. Ber!. Uyku ile uyanıklık arasında git gellerdeydi.... Med'in telefonunu bekliyordu.. sosyal.. Tar'ın işiyle ilgilenmezdim ve Maf'la ve dolayısıyla onun etkin olduğu tüm gruplarla diyalogum aynı şekilde devam edebilirdi. Yanan sigarasını söndürdü... Evet! uyuyordu ve rüya görüyordu. Ekonomik." "Maf'tan kurtuluş günün bugün...." "Yararı olmadı. Adalet değerleri.. bunlardan ibaret değil." "Her ne ise.." "Hiç de bile." "Sana bazı açıklamalarda bulunmam gerekiyor galiba." "Biliyorsan yorma beni.. Ondan bu akşam için söz almamasına rağmen arayacağına adı gibi emindi." "Gerçekten bunları biliyorduysan neden beni olay gerçekleşmeden önce uyarmadın?..... "Med! Sen misin?" "Nasılsın?. Salondaki kanepenin üzerine uzandı. gerginliğini dizginlemek ve biraz da vakit geçirmek amacıyla bir elinde bira şişesi.. kapalı gözleriyle baktığı karanlıkta." "Ne gibi?" "Ne gibi mi?.." "Biliyorum ve seviniyorum.... diğer eliyle arada yediği çerez ve çektiği sigara dumanlarıyla. Kendini topla. Geçmişi geri getiremeyiz ve ayrıca yaşadıklarımı bende biliyorum." "Sonuçta karnın doyuyor. Beni çok şaşırtıyorsun... Bazı şeyler olmadan önce neden uyarmıyorsun?.. Madem Artsa'nın kendi yaşamını sonlandıracağını biliyordun... Bazı olayları olmadan öncede sana bildirdiğimi unutuyorsun.." "Bu sorumun yanıtı değildi. Örneğin." "Neden diye sormayacağım... "Ber!." "Neden?.. galiba." "Bazı şeyleri yaşaman gerekiyordu. Bastırılmış olsalar dahi seninle birlikte yaşamaya devam edeceklerdi.... Mesleki ve ahlaki değerleri.. Bazen dinlediğimde. Aldığı alkolün de etkisiyle iyiden iyiye uykusu gelmişti.." "Kendini inkar ediyorsun.19 Ber. Bu değerler istediklerini elde etseydin dahi seni rahatsız etmeye devam edecekti.. Bir an gelecekti o an. Bu da benim hiç hoşuma gitmiyor..." "Galiba'sı fazla......" "Ad kentin de işim bitti benim. Markız'la buluştuğum kafe'de saldırıya uğrayacağımı biliyordun.. Ama..." "O günler geride kaldı... ve bir çok değerleri anımsa..." "Dinliyorum!" .. sabırsız bekleyişlerdeydi. Ben başka bir anlamda söylemiştim.. diye kendi kendime soruyorum.. tıkandığı anlarda her nasılsa o bunu hisseder ve arardı. Bir ses duydu. Hukuk Fakültesine girmeden önceki yapını.. onları bilinçaltında tutamayacaktın...

Seninle ilgili Düzenlenmiş Rapor içeriğine uygun yaşamama ve içerikten sapma kabiliyeti yüksek anlamına geliyor.. tanık olmadın mı?. fizikötesi gerçeklik gibi sana yansısa da aslında şu veya bu şekilde bilim adamları da kısmen de olsa buna benzer algılamalar edinmişlerdir. değil mi?." "Her gücün bir sınırı vardır... uygulayıcı. Bilerek veya bilmeyerek düzenleme raporuna aykırı hareket edenleri." "Ölümü o kadar ucuz atlattığını sanma!. En önemlilerinden biri.." "Desene şimdilik ölüm görünmüyor!" "Dalga geçme!" "Bazı şeyleri yapmam için senden izin almak zorunda değilim. Onun yerine başka bir soru yönlendireceğim. bir şeyler oldu. Bunu üzerine ikinci olasılık gerçekleştirilecekti ki. yeterli yeteneklere sahip olmamasına rağmen. "Eğer öyleyse sana bir can borçluyum. buna karşılık... sözünü ettiğim güç.......... Peki neden bir kez daha istedikleri ölümümü bir şekilde gerçekleştirmediler?." "Normal hayatımı yaşıyorum. Kurallara göre oynayıp oynamadıkları da izleniyor. böyle bir sapmaya meydan verdiğimin de farkında değilim. Tar'ın. Senin Kafe'de saldırıya uğraman üzerine Tar'la hastanede tanışmanı önlemek amacıyla düzenleme raporuna göre birçok olasılık vardı. Kendilerine göre sürekli değişen ilkeleri var... dolaylı veya doğrudan.. Bunun anlamı ise..." diye sordu Ber.. Med'in onları engellediğini birbirlerine belirtiyorlardı. "Med!.. istirahat süresince Ad kentinde kalması düzenlenmişken.. Kurtarıcım sen olmayasın?..... orada döner bıçağı ile ölümünün gerçekleştirilmesi." "Dinliyorum.." "Yanıtlarınız tatmin edici değil. Bunlar.." "Eeee!. Dünya Đnsanlarının büyük çoğunluğu... Kaldı ki. Anlatımım dogmatik. Yapabilirlerse doğal olaylı doğal ölümler.. ancak gerçekleştiriyorlar. Bazılarının kullandığı ‘GĐZLĐ EL’ ‘DERĐN DEVLET’ ‘GĐZLĐ YÜZ’ ‘BÜYÜK PATRON. Bu son duruma güncel kelimeyle ‘kısmet’ deyip geçiştiriyorlar... olacak işlerin olmaması.." "Sapıcılar ise düzenleyicilerin hiç hoşuna gitmiyor.." "Đnatçı olduğunu biliyorum. Birde şimdi bunlardan söz etmenin anlamı ne?." "Son yıllarda aldıkları bir ilke var.." Ber.." "Yani?. Genel Düzenleyici Merkezinin senin hakkında düzenlemiş olduğu raporlarda kırmızı işaretli risk taşıyıcısı olarak görünüyorsun. Onlar bazı canlı insanların üzerlerine öldürmeden de ölü toprağı serpebilirler. açtığın kapıların. Sözünü ettiğin raporların içeriğini bilmeden sapmalarda bulunabilme olasılığını gerçekleştirmem de mantık dışı."Sana bir ara düzenleyici. denetleyici gruplarından söz etmiştim. Şu an hayatta olduğuna göre bu amaçlarını gerçekleştiremediler. bir başkasının olmayacak işlerinin olması. Faili meçhul cinayetler de aşırı artışın dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi nedeniyle gizemlerinin ortaya çıkabileceği kuşkusuyla bu tür düzenlemeler yapmamaya gayret etmeye başladılar.. Mar kentine gitmeye karar vermesi..." "Bu konuyu senle şimdilik konuşmak istemiyorum. bir diğeri ise." "Bu kadar güçlü olan bir grup neden düzenlemelere aykırı saydıkları sapmaları önleyemiyor ve raporlarında olasılık belirliyorlar kesinlik sağlayamıyorlar?. normalde çözemeyeceği sorunlarını bir şekilde çözdüğüne. sapmaları düzeltmek için akla hayale gelmeyen değişik yollar deniyor. ismi de geçiyordu. Öldürme fiilini ise en son çare olarak başvurulacak bir yol olduğu görüşündeler. Sersemleme nedeniyle bu tür hayali duyumlar aldığı kanısıyla üzerinde durmamıştı.. bu tür düzenlemeleri bilmeden yaşamlarını sürdürmekteler.. izleyici. O anlarda içselinde duyumsadığı diyaloglarda Med. Hiç senin hayatında devamlı ters gitmeler. Güvenlik ekibinin çağıracağı ambulans Tar'ın tedavi gördüğü hastaneye aitti.’ 'DÜĞME BASICILARI' kavramları bunun yansımasıdır. devamlı kapanması. Israr etme. farklı bir hastane ambulansının yetişmesi. sana pek inandırıcı gelmiyor." "Evet!... üzerinde çok durmadığı karanlıkta sersemlediği anı ve Maroğlu'nun döner bıçağını havaya kaldırdığı anı anımsadı. Med'in anlatımıyla denk düşen noktalar vardı aldığı duyumlarda.. Pek inandırıcı bulmuyorum. Aşırı sapmalar meydana gelmesin diye olasılık içeren raporları da düzenlemek zorundalar.." ." "Bir yerlere gelmek istiyorum. düzenledikleri rapora uygun davranmalarını sağlamak." "Enderde olsa farkında olmadan sapma olgusu oluşabiliyor. Bu nedenle Ad kenti yerel düzenleyici grubuna senin hakkında uyarılı raporlar gönderiliyor. Kendilerine uygun görülen rolleri oynuyorlar devamlı...

...???" Ber. fedakarlık ve cesaret gerektiren bir yoldur... değil mi?" "Elbette." ".. bukelamun gibi renk değiştirme. .. iç ısıtan gülüşüyle bir güzellik abidesiydi." "Bana bu formül pek uymayacak gibi görünüyor .." "Üçüncü bir yol var mı?" "Đki rengin karmasından değişik renkler elde edile bilinir." sesleri duyuluyordu...... Gelecekte önünde birbirinden farklı iki yol var.." "Bugünlük bu kadar yeter!" "Evet!. Gözlerini açtı." "Hayır! Şimdi sunacağım. Đçindeki aydınlığı ve iyi cevherlerini üste çıkarma. Bu aşırı haz duygusuydu... Ama.. geniş gözlerindeki yeşile çalan gözbebekleriyle." dedi.. Birinci yol.. çıkarcı.. "Sanalında oluşturduğun Med'e benziyor muyum?" Sanalında oluşturduğu Med'le yakından uzaktan ilgisi yoktu..... "Boza!. Yollar nasıl.. geliştirme.." "Azizlerin ve azizelerin yolu.. bunu başkalarıyla paylaşabilme. hazcılıklarını gerçek anlamıyla gerçekleştirebilmek için bu tür bir yolu tercih etmeliler. Maf'ın senle ilişkisini koparmasıyla çekiyorsun. desene... ortam sağlayarak... olması gereken tercih saf olarak ikinci yol olmalı.." "Yine aynı soruya geleceğim." "Seni teselli etmek amacıyla bir hediyem olacak." "Bu gerçeğin kendisi ama.. Bu sonuçtan memnun olmaman... Konuları dağıtsan da hep başa döneceğim artık. Karmaşıklaştım.. onun yanaklarından öpmek için davrandı..... Bana gelecekten söz eder misin?" "Gelecek olumsuzsa onu bilmen..." "Olamaz!." "Şimdiden başlasak." "Onların tercihi ikinci yol olmuştu. Ber titriyordu." Yaşamı boyunca gördüğü en güzel bayanlardan biriydi.. Budistlerin yolu olmalı bu... Hatta hazcılar dahi içlerindeki aydınlığı ortaya çıkararak..... dışlanma gibi olasılıklar şimdilik yüksekse de bu yapıyla çoğalan bireylerin sayısı arttıkça bu riskler de ortadan kalkacaktır. Salonda bulunan kanepe üzerinde uzanmış halde buldu kendisini.... karanlıkta konuşan karartının usulca aydınlandığını gördü. Đçsel yaşamınla dışsal yaşamın uyumluluğu.." "Somutlaştırmadan bir genelleme yapabilirim........ toplumdan soyutlanma... Bu yolda ekonomik zorluklar.. Boza!.." "Falcı deyişi gibi oldu.. bu boşlukların ise onlar tarafından daha olumsuz olaylarla doldurulması riski yüksek olacaktır... Ama ikinci yolu tercih edenler mutlaka onlardan biri olmak zorunda değildir.. dansöz gibi kıvırma.. Kaçışın yok.. uyumlu bir tip olma. Dışarıdan "Bozaaaaa!... formülün pek de sana uymadığı iddianı çürütmüyor mu?" "Düşünmem lazım.... "Böyle bir güzelliği sanalımda oluşturabilecek yeteneğim hiç olmadı..... Bu sapmanın cezasını senin mantığınla söylersek.. kınanma. Dünya zevklerine sırt dönmek zorunda da değildirler." "Sık olmasa da bazılarından yararlandıracağım.." sesleri kulaklarında çınlıyordu. Ber.." "Zor olan yol.... ince ve uyumlu uzuvlar taşıyan bedeniyle... gelecekle ilgili algılamalarından bana fayda yok. o ana kadar geçecek sürede olumsuzluğu bir çok kez yaşamak durumunda kalacaksın. Đçinde ve bedeninde oluşan elektrik onu titretiyordu." "Tar'a ve Mıha'ya yardımcı olman da bir sapmaydı... Bunu da algılamak için yeterli zamanın olamayabilir. Onlar gibi yaşamak zorunda da değildir. Đki yoldan da karmalar yapılabilinir.." "Tabi ki sana göre uygun seçim ikincisi olmalı.." "Postayla mı göndereceksin?. Kafam davul gibi oldu... sabır."Bireyi ve toplumu etkileyen ve dikkatlerini toplamalarını önleyen olgu. yerel tasavvufçuların.. "Benim dışsalımı merak ediyordun.. Bu değerleri koruma anlamında her riski göze alabilme.. Bu kez sana kendimi göstereceğim..... Bu.. Sodgom ülkesi genel yapısına uymak. Ayrıca bazı olumsuzlukları önlemek için yaşayacağını yaşamamak için aşırı sapmalar meydana getirmen halinde düzenleme raporunda aşırı boşluklar oluşacak.. Üzerinde şeffaf giysileriyle.. Bozaaaa!.. Med....... Ber... dayanışma.... olay. Boozaaaaa!. yanına yaklaşarak yanağından öptü....." "Kısaca." "Đkincisi?... Toplumsal değerlerle dahi çelişki doğduğunda kitle psikolojisinden sıyrılarak bireysel aydın psikolojisini ortaya koyabilme." ". Yaşayacaklarını tamamen bilmen yaşamı anlamsız kılacaktır. Bireysel çıkarının gerektiği her şeyi yapabilme hatta varolan etik ve estetik değerlere sahiplenme...

kendisini gerçekten öpmüştü.. sosyal anlamda tayin etme hakkına sahip değil. hitabet ve seyir biçimi olarak bir kalabalığa verilen parti propagandası benzeriydi. Emek verenler emeğinin karşılığını alamazken.. Senin gibi demokrat geçinenlerin kenarda seyirci kalmaları. Öpücüğün içsel ve dışsal bedeninde etkisi sürüyordu. Bu ve bir çok olumsuzluklara dur diyecek insanların buluştuğu Legal-XYZ Partisi’nde senin de mücadele etmeni istiyoruz. efor isteyen bir işti. Ana başlıklar taşıyordu ve her biri Sodgom Ülkesi içinde yaşayan halkın sıkıntılarını taşıyordu. gruplara girme zorunluluğu neredeyse geçerli kural haline gelmiş ülkemizde... faizlerle paralarına para katıyorlar." Birey ve toplum kendi geleceğini kültürel. sermaye sahipleri fakirin sırtından elde ettikleri rantlarla. Değişik kültürlere sahip grupların kültürel gelişiminin önü tıkalı. Kirli ilişkiler diz boyu ve fırsat eşitliği yok. uğraş. Ne getirir. siyasal.. Üst düzeylere çıkanlar ise bozulmadan nasiplerini alıyorlar.. fedakarlık. Hatta bazen de ekonomik fedakarlıkta bulunmak gereki- *** .. Gerçek yaşama izlerini taşıtan rüyalar.. . Ber gördüğü rüyayı gerçekte yaşamış gibi anımsıyordu. Sanki Med'in gerçek beden ve kişiliği ile rüya da muhatap olmuştu. ne götürür içsel tartışmasını yaşıyordu içinde..... içerik. Bu bilinci taşımalıdır. Med'in sesi kulaklarındaydı ve telefondaki tınıyla aynıydı. Aynayla yüzleşti. Yüzünde ruj lekesine benzer bir leke vardı. Ber. "Yoksulluk diz boyu. Sorunlar doğruydu ve birilerinin bu sorunları çözmesi gerekiyordu... telefonla iletişim yerine bu yolla kendisiyle iletişime geçmişti.Gece yarısı bozacısı satıştaydı. Konuşma. demokratik düşünceleriyle çelişmiyor mu?.. Koşmak istiyordu.. Đdealist yaklaşımlardan uzaklaşalı çok seneler geçmişti ve şimdi o enerjiyi içinde tam olarak duyumsayamıyordu nedense. Belki de Med.. Med. Silmeye kıyamadı.. Bu bir dudak iziydi.. Tar’ın açıklamaları ise uzadıkça uzuyordu. Yurttaşlar. anlatılara hak veremeden edemedi. Her uyandığında olduğu gibi tuvaletin yolunu tuttu. hiç bir şey olmamış gibi davranmaları. Her şey mafyalaşmış ve güçlü olmak için mafyalaşmış lobilere. En azından sabaha kadar kalmalıydı. ekonomik. gerçekti.. Oynamak istiyordu... Buna karşı çıkmayı her yurttaş görev olarak kabul etmelidir. Tar'ın yorulduğu ve kesildiği anlarda konuşmayı onla birlikte gelen ve aynı partinin temsilcileri olan Mıha ile Niha devam ettiriyorlardı. 20 Ber.. bireylerin nüfustaki isimlerine bile karışılmakta.. Đşkence yasak olmasına rağmen işkenceciler hala faaliyetlerine güvenle devam ediyorlar. Çağdaş hukuk kuralları hala yasalarımızda tam olarak yerini almadı. kendi kaderlerini tayinde ancak belirli bir düzeye geldiklerinde ve kısmen fırsat kazanıyorlar. Bağırmak istiyordu. Parti çalışmaları. geleceklerinin planlanmasında.Yöneticilerin bazıları da bu soyguna çanak tutuyorlar.. Đşi bittiğinde lavaboda elini yıkadı.. Rüya da olsa gerçekti... teklifi halen kabul edip etmeme tereddütlerindeydi.

" diye yanıtladı.." dedi Ber.. merkeze temsilci gönderebilmesi düzeyine ulaşması halinde toplumun ve bireyin çıkarları olabilecekti." Temsilcilerin yüzleri aydınlandı. layık olmaya çalışacağım. Kalıp cümleyi bulamamıştı.. "Sizler beni bu göreve uygun görüyorsanız.. Ama anlatıldığı gibi partinin ilerlemesi. Kendi özgürlük alanlarını korudukları gibi başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz etmemeleri. onlara yalakalık yaparak tekrar içlerine girmesine engeldi. Seni de açılış kokteyline davet edecek." Ber. O bu paraya ‘sus payı’ diyor!.... sorulacak soruya önceden hazırlanmış bir öğrenci gibiydi. Demokratik kuralları tüm yönleriyle savunan bir partiydi ve kendiside demokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak kabul etmekteydi. Đçselindeki baskın ses 'Teklifi kabullenmelisin" doğrultusunda oluştu.. bu soruya bozuldum işte.... konuyu değiştirmek için Solkol'u sordu. Görüşleri içselindeki doğrularla çatışmıyordu.. Legal-XYZ Partisi’nin il teşkilatı kongresinde onların listesinde il yönetim kurulu üye adayı olarak geçecekti. bize güven!" Ber. Tavırları." . yüklü bir para verilmiş kendisine. "Ülke yasalarına uygun olarak kurulmuş ve onanmış bir parti için bu tür yaklaşımın bir hukukçudan gelmesi çok garip. dowko ırkına sahip olanlar ve dindar insanlarımız da var." dedikten sonra devamında tereddüt etti. resmen ve fiilen bulunacağı politik arenaya ilk girişini.. değerlerinden taviz vermeden demokratik kurallar çerçevesinde bir arada büyüyerek. Bunlarda kendi mesleğinde kullanması gereken olgulardandı... bu soruya bozulduğunu değişen yüz rengiyle gösterdi." dedi." Ber. "Bu sizin partiye ve üyelerine problem yaşatabilir mi?" Tar. Đnsan hakları konusunda duyarlı olmaları. "Yanıtımda olumsuz olmayacak. "Delegelerin çoğunluğu bizim grubu destekliyor.. güç oluşturmalıydı.." türünden ön bir sözleşme yapılması amacını taşıyordu." kelimesiyle belirttikten sonra devamla. inançları. Güven veren bir bakış fırlattı. Ona yakın bir cümle kurgusu sundu.. Kaybetmeyi sevmeyenlerdendi. Gururu. "Yapılacak Đl Teşkilatı Kongresinde listenizin kazanacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?. marksistler. bildiği şeylerin kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde Tar ve grubu tarafından yine de onaylanmasıydı. Maf ve bağlantılı gruplardan dışlanmıştı... özgürlük temelinde refah düzeyi yüksek ufak topluluklardan oluşan büyük bir toplum ve yönetim biçiminin ülkede oluşmasını sağlamayı amaç edinmek yeterli...yordu. Bazı yanlışların düzeltilmesine vasıta olunabilecekti. aslında evlenmeyi düşünen. Buna rağmen hala bazı kuşkuları vardı." dedi.. alevilik gibi mezheplere sahip insanlarımız dahi var. muhafazakarlar. gerekli kırtasiye belgelerini liste halinde yazarak Ber’e verdi. Tar. Bir güçtü ve iyi bir gruptu.. "Tar! Biliyorsun benim kendime özgü düşüncelerim var.. sosyalistler. Ber'de onlara katıldı.. Ayrıca Maf''dan kopuşu nedeniyle onun çevresi de yavaş yavaş kendisinden uzaklaşıyordu.. XYZ Partisi de belirli bir halk potansiyeli olan trendi yükselebilecek görüntüsü veren bir partiydi." Bu soruyu Mıha yanıtladı.. "Sus payı parasıyla yine kendi tanımıyla vaftiz edecekmiş kendisini. "Şimdi çayını içebiliriz. Zaman ayırmak gerekiyordu." dedi. kabul etmeseler de saygı göstermeleri.. "Bu belgeleri birkaç gün içinde hazır edersen seviniriz. "Ber! Teşekkürler. Değişik kesimlerin kendi varlıklarından." "Nasıl yani?. yani yasadışılığa izin verilecek mi?. Eliyle çay bardağında kaşık çeviriyormuşçasına bir hareket yaptı. "Evet! Onla arada görüşüyoruz. Bunların Tar.. Ber. Kendisi tek değnekti ve çok değneklerle birleşmeli. hatta tecavüz edenleri engelle-meleri. "Đçimizde ateistler. Hatta süryanilik." Tar. ama nazlanan gelin adayının hareketlerini sergiliyordu sanki. "Yılların politikacısıyız ve iyi koku alırız. anın önemine uygun şekilde konuşarak gerçekleştirdi. hoşgörülü olmaları ve asgari müştereklerde birleşebilmeleri.... Bireysel gücün değeri yoktu Tek değneğin kolaylıkla kırıldığı halde birçok değnekten oluşan demetin kırılamadığı örneği anımsıyordu." Tümü bu söze gülerek tepki verdiler. yezidilik gibi dinlere. Bu oluşum kaybetmekte olduğu çevrenin yerini alabilirdi.... Bilgisayar satış mağazası açıyor.... "Đyi yolda kullanmak istiyor. Tar ve beraberindekiler "Artık ne diyeceksen de!" türünden oluşan düşüncelerini kendi gözlerine yansıtmış..."dedi. Önemli olan insanların kendileri dışındaki görüş ve düşünceleri. "Eylem ve düşüncenin ifade biçimi ülke yasalarına bir aykırılık oluşturacak mı." Tar. Ber’e bakıyorlardı.. eşitlik. yeniden güvence istedi. "Ber. kuşkularının daha bitmediğini "Bir de. tarafından yok edilmesi. Bu kabule en çok sevinen Tar olmuştu. Đlerde oluşabilecek sorunlarda "Biz bunu konuşmuştuk. ikna edilmesi gerekiyordu. "Maf'dan ayrıldığında." diyerek açıklama istedi Tar..

. Beni avukatlıktan azletmesi nedeniyle Maf'la bayağı tartışmıştı.. önceki avukatın akıbetine benzeşmesini sağlayacaktı. Ofiste Tar ile biri yaşlı iki erkek ve bir kadının kendisini beklemekte olduğunu gördü. Ber. Đyi bir dostluk oluşmuştu aralarında. son aylarda tüm uğraşını mesleğine ve partideki görevine veriyordu. Arabasını yenileyip büro satın aldıktan sonra elinde pek nakit para kalmamıştı.. Genç adam. "Bir yıl öncesine kadar Mar kentinde aynı evde birlikte kalıyorduk. Đşçilerden bazıları yanına gelmiş. "Solkol seni çok sever."diyerek pekiştirdi Tar'ın anlatımını.. "Onun Maf’tan ayrılmasında benimde payım oldu. Sonuçta harcanan para." diyerek sözü işaret ettiği genç adama bıraktı.. yemek ve eğlence davetlerini geri çevirmeye başlamıştı." Bu arada gelen çaylar içilmişti. "Bunlar abim ve yengem!" dedi. Olanları kendisi anlatsa daha iyi olur.. Onlara Soys'un bu konuda pasif kaldığını iletmek istememişti. O. "Sen de öylesin. Azda olsa kalan eski müşterileri dışında. Daha sonra yönetimin bazı baskılarına benim kadar dayanıklı çıkamadılar. Yaşlı erkek ve kadını işaret ederek. ülkenin resmi dilini çat pat konuşabiliyordu. sıkılgan tavırlar gösteriyordu. yargı binasındaki duruşmalarını bitirip ofisine vardığında. sendikaya üye işçilerin aylıklarından kesilen ve yine onlar için harcanması gereken aidatlardı. Rahatlamak için elini. sen de Maf'ın avukatlığından oldun. Para kaynaklarından birini de kurutmanın anlamı yoktu. Bu da kendi akıbetinin. sorununda yardımcı olmam için bana gönderdi. Hatta son üç ay hariç. Bu onun da hoşuna gidiyordu. Sonradan bu harcamaların işçi sendikasının başkaca yasal harcama kalemlerinin bulunduğu faturaya eklendiğini öğrenince daha fazla tahammül edememiş. Bir işyerinden topluca çıkartılmış seksene yakın işçinin haklarını elde etmek için bir aydır dava masrafı bekliyordu. işçileri Başkanlarına karşı olumsuz yönlendirme anlamına gelecekti. Gözleri hafiften nemlenmişti. Ber'in tazelensin teklifini kibarca ret eden ziyaretçiler Ber’in ofisinden sevinçle ayrıldılar. Bunu bilen Tar devreye girdi." Ber. Oluşan yönetim kurulu ilk toplantısında il sekreteri yani ikinci başkan seçilmişti." dedi. Günlerdir not bırakılmasına rağmen kendisini bir türlü aramayan Soys'a çok kızgındı. yüzünü yıkadı ve kuruladı. 21 Ber. Daire sahibi olmak için yazıldığı kooperatife de her ay ödemesi gereken yüklü aidat borçları vardı. öğle üzeriydi. sekreteri Secret'e sendika başkanı Soys'u bir kez daha aramasını rica etti. O benim yüzümden Ad kenti ikinci etkin insanı olmaktan ayrıldı. Genç adamı işaret ederek. Belki de bu durum dikkatinin dağılmasını sağlıyor ve kendisiyle daha az beraber olabiliyordu. Yüzü daha fazla allaşmıştı. Ber’in de onun dilini tam olarak konuşabildiği söylenemezdi. Mar kentinden geliyor."dedi. senin bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüştüm.. parti bağlantısı nedeniyle oluşan yeni çevresine ait insanların büroya gelip gitmesinden dolayı başını pek kaldıramıyordu. Ber. Ben de... Nedenini sordu. sözleşmede belirtilen aylık ücreti gününden önce ödeniyordu. Buraya göç etmek zorunda kaldılar.. "Bu arkadaş. Hatta bir keresinde birlikte gittikleri bir otelde Soys kendisine nataşa ikramında dahi bulunmuştu. Yol yordam *** . Bu anlatım. Đki elinin avuçlarını yüzünü yıkıyormuşçasına alnının üzerinden çenesine kadar indirdi. Bir çok kez yemeğe çıkmışlardı."Gerçek bir dost. Legal-XYZ Partisinin Ad kenti ilçe teşkilatı kongresinde kendi adının da içinde bulunduğu liste büyük çoğunlukla delegeler tarafından kabul görmüş ve on bir kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olmuştu. Tar. halen dava açmadığını öğrenince kendisine sinirlenmişlerdi. "Mar kentinde bulunan samimi bir arkadaşım. Selamlaştıktan sonra kendilerine biraz daha beklemelerini rica ederek lavaboya gitti. Salona geri döndüğünde yaşlı adamın sessizce ağladığını fark etti. iki gün önce bunların bir olayı nedeniyle Ad Kentine gelmek zorunda kaldım. Yerinde yine yoktu.

. sabırsız bekleyişlerdeydi. Onla geçmişte iyi bir bağlantı kurduğunuzu öğrendik. "Maf’ın. Ber'in yüzünde oluşan mor rengin sorumlusunun kendileri olduğu bilinciyle. Abimin tuttuğu avukatın gerekli başvuruyu yapması üzerine kızla." Ber. "Senin Maf'la bağlantıya geçip. Bunlar çete mi oluyorlar nedir. Ortama uyan hüzün dolu bir sesle sordu. Bunun sonucunda iki gün önce Ad kentinin bir ilçesinde randevu evine yeğenim satılacakken ele geçirmişler ve bugün güvenlik.. Yeğenim babasına bina içinde teslim edildi... Maf’ı çaresiz arayacaktı ve Secret'e bu yönde direktif verdi. yer altı işleriyle uğraşan biri varmış. Çok garip. masa üzerindeki Sodgom Ceza Yasası kitabına bakışlarını sabit-leyerek sordu..." dedi. kendisini nispeten toparlamıştı. Binadan çıkışta yeğenimi tekrar kaçırmışlar.. Taş çatlasa en fazla bir ay ceza alacağı ilgili yasa maddesinde yazılı ‘sözle sarkıntılık’ suçundan iki aydır tutuklu müşterisini anımsadı. Đsteği yalvarmaya dönüşmüştü.. "Peki problem nedir?" diye sordu."dedi genç adam. Benden nasıl bir yardımda bulunmamı istiyorsunuz?.bilmemeleri. Yanlış anlaşılmayı önlemeliydi. On üç yaşında kızı kaçırmanın cezası en az on yıl iken devlet avukatının tutuklama istemiyle nöbetçi sorgulama yargıcına göndermeden derhal salıverilmesi olayını karşılaştırdı. Đlgilenen avukatları olduğuna göre kendisinden istenen neydi?.... Maf’ın fuhuş özel sektörüyle ilgilendiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu söyledi... ricada bulunmayacağını kendilerine belirttim. kaçıran adam Kent güvenliği tarafından yakalanıp yargıya sevk edilmişti. "Sizi daha fazla rahatsız etmeyelim. "Sizler yanlış bilgi almış olmalısınız... "Ona bir zarar vermişler mi?.. Tar'da bu yönde beni bilgilendirmişti..." Ber. böyle şeylerle uğraşmadığını biliyorum.. cahillik nedeniyle başlarındaki sıkıntıyı hala atamadılar." dedikten sonra oluşacak tepkiyi gözlemleme amacıyla gözlerini. Maf'ın tepkisi sert oldu." dedi bağırarak.. "Bizim avukatın dediğine göre kızlık zarının yırtıldığına dair doktor raporu önceki dosyasında bile varmış.... yeniden yargıya çıkaracak. Bağlanan telefonda Maf'la resmi ağızdan karşılıklı selamlaşmalarından sonra olayı ona kısaca özetledi.. "Sınırı aşıyorsun avukat!. "Avukatınız zaten var. Tar'a içselinde serzenişte bulundu.. Maf'la arasındaki bağlantının koptuğunu bilmesine rağmen böyle bir teklifte bulunulması için onlara rehberlik etmesine bir anlam verememişti. yeğenimi kaçıranın tutuklanmasına engel olmuş. Benim bu konuda yapabileceğim ne olabilir?. Ona göre. Ber'in gözlerine dikerek devam etti. kalabalık gelmişler. Tar'da bunu size belirtmiş." Genç adam. Ber... diye düşündü." Genç adama dönerek. Hatta bu tür olaylarda devreye bile gireceğini sanmıyordu. Yeniden aynı avukat aracılığıyla şikayet edilmiş." "Evet!. kaçıran kişi bayağı etkin olmalı galiba. güvendiği Maf isimli. geliş amaçlarını şimdi daha iyi anlıyordu." ifadeleriyle özür diledi." Üzücü anlatılar ruhsal kişiliğini olumsuz etkilerdi.... "Vay be!" dedi. Sizi zor durumda bırakmak istemezdik. Ayrıca Maf’ın bu tür utanç verici olaylarla uğraşmadığını biliyordu. Kızı kaçıran şahsı tanıyorsa bu konuda gerekli uyarıyı yapması konusunda ricada bulundu. dil problemleri. Hem benim onla eskisi gibi aram sıcak değil. ." Genç adam öksürdü. hatta sert geçtiği anlamını çıkarmışlardı bile.. "Her şeye burnunu sokma!.. biz de kendimize göre hazırlık yapacağız." Bulunanların hepsi en az genç adam kadar ısrarcı olduklarını bakışlarıyla gösterdiler. Kızlığını almışlar mı?.. diyerek ısrar ettiler." dedikten sonra ayağa kalktı genç adam. Đzninizle. Devlet avukatı.. Maalesef." Genç adamın sesi ağlamaklı bir hal almıştı. "Bu abim ve yengemden olma On üç yaşındaki yeğenim. Kusurumuza bakmayın.. Salondakiler Ber’in mosmor olan yüzünden konuşmanın olumlu olmadığı." "Yine de onu aramanız da bir mahzur yoksa. Olay gerçekten iğrençti ve bu tür durumlarda pasif kalmak nedeniyle oluşacak vicdani sıkıntıyı kaldırabilecek gücü de yoktu Ber’in... Sanki Ber'in beyninin içinden geçenleri okuyordu. Bu yüzden kötü haberlerden uzak kalmaya özel gayret gösterirdi. "Buna rağmen bir konuşalım. Tar. benim en iyi adamlarımdan biridir." Karşı tepkiyi beklemeden telefonu Ber’in yüzüne kapattı." Ber. Genç adam. Ama seçtiği meslek iyi haber azınlıklı alandaydı. O. Vakit geliyor. yaşlılık. adamı tutuklattıracağına serbest bıraktı. "Konuya gelseniz. "Ber bey!. heyecanlı ve sinirli bir üslup sunuyordu. "Namus meselesi olmasaydı bu kadar ısrarcı olmazdık. mahcup. "Maf isimli adam devreye girmiş." dedi.. kendi kendine. komşu çocukları olan otuz dört yaşındaki biri tarafından kandırılarak geçen ay kaçırılmıştı. "Bu kaçıran adamın ve grubunun dayandığı.

Anne babası güvenlik tarafından yakalanmasından dahi memnunluk duyacaklardı.. Kargaşa çıkarıp kaçırdılar geçen defa. Tar. ‘üzerine düşebilecek ne varsa yapmaya hazır olduğunu.." Tar. Ber. Güvenlik Merkezi’nin. Arayan HasHüsBab'dı.. diğerlerine de kalkmaları için işaret ederek Ber’le selamlaşıp ayrıldılar. *** Saat. Bir gün olumlu yanıt vererek onların sevinç çığlıklarını duymayı çok isterdi. havadan sudan konuşmalardan sonra olaydan söz etti Ber.... Bu kez. Tar. "Đş başa düştü.. Ber.. Siz kendiliğinizden karar verdiniz. Kursevinden çıkış günü yaptıkları telefon görüşmesinden sonra kendisinden haber alamayan anne ve babası merak içindeydiler. Sürekli kötü haberi seslendiren kendisi olmamalıydı." dedi. En azından Kursevin'de kaldığı sürece başına bir şey gelse de bundan haberdar olabileceklerdi. Giriş selamlaşmaları. Avukatları AvMah'tı. Bu anlatım bir başka avukata gereksinim olmadığı anlamını taşıyordu. yirmi beş-otuzdan fazla sayıda kişi getirilmemesi yönündeki isteminden pişmanlık duyduğunu belli etmemeye çalışarak. kendisine bağlamadan hala yeni bir bilgi alamadığını belirtmesini rica etti. "Kanımca yirmi beş bilemedin otuz kişi civarında olması yeterli. Gözlerini genç adama dikti. "Yasal olarak gerekeni ben yaptım ve yapacağım. Biz de orada olacağız ve bu kez kızı kaçıramayacaklar!" Bu sözler. Onun ne diyeceğini tahmin etti.. Secret'e az önce telefonu çaldıranın kim olduğunu sordu. avukatla olan telefon görüşmesini bitirdikten sonra Tar’a yöneldi.. "Hiç merak etmeyin!."dedi. saatine baktı. "Canını sıkma!. onlar bizden kalabalık gelmişler!.. Güneş kara bulutların arkasında gizlenerek varlığını hissettiriyordu. Ber. başını kaldırdı. Bunu sana açma-yacaktım. halihazır yanında bulunanlardan ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti." AvMah’ın alanı dışında kalan ve kendi üzerine düşen kısmı artık biliyordu.. "Ama yine adam serbest bırakılıp. Tekrarı engellemek için olayı.’ bildirdi." dedi. yargı binasının önünde bekleşiyorlardı. Az sayıda bireylerden oluşan çok sayıda gruplar tanımadıkları kişi ve gruplarla karşılıklı ters bakışlarda. Organizasyon kendisindeydi ve gereğini söylemeliydi. Kızın babasına dönerek. Yargı binasının önü. "Arkadaşlar büyük çoğunlukla orada olacaklar. AvMah. AvMah'ı rahatlatmak istiyordu. daha kalabalık gelmelerini engelleyen Ber’e bakarak.Ber." Ber.00 civarı. Yer. Faili meçhul bir cinayete maruz kalma olasılığını güçleniyordu kendilerinde. Ber." Lütfen oturun!" dedi. HasHüsBab en az iki günde bir arıyordu. "Buraya gelmeden önce partideki arkadaşlara durumu açtık.." dedi. Güvenlik Merkezi'de peşinde olmasına rağmen hala onun izine rastlayamamışlardı. "Fazla kalabalık güvenliğin dikkatini çekebilir. Hava nemli ve yüksek sıcaklıkta. Başına bir şey gelmesinden korkuluyordu. Ber.. Tar. "Đçeri girelim. Ama yanlış bir şey yapmayalım diyerek bir hukukçunun kalabalığa önderlik etmesi isteğimiz vardı. telefon açacak ve aynı olumsuz yanıtı verecekti. o esnada odada bulunan üç kişinin yüz renklerinin açılmasına yardımcı olmuştu. Secret'e aramasını. Yine Tut-Bırakma Kursevinden firar eden Has'ı soracaktı."O kısmı ben ve arkadaşlarım halledecek.. ." dedikten sonra yargı binası ana giriş kapısına yöneldi. AvMah'ın ve kızın babasının kendisini takip ettiğinden emindi. Bilinmezlik onları rahatsız ediyordu. Maf'ın devre dışı kalmaya-cağını da tahmin etmiştik. "Bir saat sonra yargı binasının önünde olacağız. beklenen duruşu gerçekleştirmenin verdiği gururla derinden soluk alıp verdi. Neye mal olursa olsun gereğini yapacağız.. 16... Sanık devlet avukatının odasına alınmış olabilir.." Tar. Secret'e telefon bağlantısı yapmasını rica etti." Ber. yargı binasında avukat olarak bulunmayacaktı. kızı kaçıran adam ile kaçırılan kızı yargı binasına getirmesine çok az bir zaman kalmıştı. Tar’ın partiden getirtmiş olduğu kalabalık ufak gruplar halinde binanın belirgin köşelerinde açıkta mevzilenmişcesine etrafı gözetliyorlar ve kendi aralarında konuşuyorlardı. "Orada buluşuruz." dedi. Teşekkür ediyorum. kız babasına teslim edildikten sonra tekrar kaçırılma olasılığı yüksek.. "Galiba. kızın babasının tutmuş olduğu sivil avukatın ismini sordu. Buz gibi bir sesle." dedi. Avukat psikolojisinde mesleki sorumluluk yerine getirilse de sonuçsuz kalması rahatsızlık vericiydi. Ber'in yorulmasına fırsat vermedi." dedi Tar’a. Hava gergin. Ber ve kaçırılan kızın amcası ve babası ile avukatı AvMah. Tanıdığıydı.

. Ber’den zorla aldılar. Babasının ellerinden kurtulan kız kaçmaya başladı. Ağrıtmayan.. Onun yüzünü kendisine doğru çevirdi. tipinden ne olduğu konusunda net izlenim veren. Onu. bize güven!" diye bağırdı Ber. Tetikte kalmaları gerektiğini.. çizdi.. Ama bir şekilde güven vermeliydi. kız tarafından dişlenmesi sonlandırdı. elindeki bıçağı rast gele havada sallayarak... Elinde duyduğu acı beynini ağrıtmıştı. başını Ber'e doğru çevirerek sakin bir sesle. Suçlunun içeri alınmasıyla çıkışı bir oldu. Bu düşüncesini elinin. Nöbetçi devlet avukatı KızKaçSal’ın oda kapısına yakın solundaki bankta.. başına gelen ilk yumruk darbesiyle sendeledi.. Ceket ve gömleği. çevresindeki kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu." belirtti... her ihtimale karşı yargı güvenliğinden olan tanıdık bir görevliye "Durumun nazik olduğunu. sorun çıkarsa merkeze haber verip destek isteyebileceklerini. Kendini toparladı.. "Bize güven!. Dirseklerinden koparacakmışçasına çektiği kızın kolunu bırakmamıştı. Arada yediği darbeler bedensel acı hissettirmiyordu ona.. öz. Ber. çekiştirilme ve yırtılma sonucu birbirine karışmış." Kız sakinleşmişti. en azından seni kaçıranlardan daha iyiyiz.. Ber... arada gözleriyle çevreyi tarıyordu. "Bizler.. parçalanmalardan dolayı bedeninin açık yerleri.. "Siz kimsiniz?. Çelimsiz olmasına rağmen onu zaptetmekte zorlanıyordu. Aniden baba ile kız arasında da bir didişme yaşandı. "Babandan korkma!. sürekli üzerinde taşıdığı açma-kapamalı bıçağını gizlice açıp ceketinin iç üst cebine. Uzun uzadıya kim olduklarını anlatacak zaman yoktu. Gözden kaybolması anına kadar arabayı izlediler.’ Ber.. kızın elini bırakmak zorunda kalmamıştı. kullanıma hazır vaziyette koydu. "Kızınızın kolunu bırakmayın!" Kız ile onu kolundan sıkıca kavramış babası.. gözlüğünü yere attı.. Yargı binasının içi mesai bitimi olması nedeniyle sessizdi.Ber. ama yargı koridorunda yankı bulacak yükseklikte ses çıkartan bir tokattı. Boşta kalan eliyle iç cebinde açık durumda bulunan bıçağını çıkarıp kıza elini uzatan. tüm gücüyle koşarak kızı yakalamayı. bugünde nöbetçiydi.. Đkinci kata çıkıldı.Bir filozofun söylediğinin aksine. Ber. Salladı. Kız yine babaya teslim edilmişti. kolundan sıkıca kavramayı başardı. Ber... Olaylar olabileceğini. bize bırak! Tamam!. Bıraktığında kızın tekrar kaçırılacağı koşullanmışlığı içindeydi. Ber. tekrar kaçıran ve daha sonra satmaya çalışırken güvenlik görevlilerince yakalanan KızSat ve onun yanında kaçırılan çelimsiz kız ile iki güvenlik görevlisi vardı. Görevli "Akşam mesaisinde üç kişi olduklarını. anlaşılır ve ikna edici bir yanıt bulmalıydı. Ber. Tar. Salladı. Yaralanan şahıs can havliyle acılı bağırtıyla. Baba. tecavüz eden... Yere kapaklanmasına ramak kalmıştı. bırakmıyor. bu kez omuzlarından yakaladı ve sıktı.. "Sakin ol!. kapalı yerlerinden daha çok alana sahip olmuştu. Kısa. O seni cezalandırmayacak!. Bu akşamki nöbetçi devlet avukat’ının ismini. bu tepkiyi beklemiyordu. Đki grup arasında gerçekleşen kavgalar yer yer devam ediyordu... Bu sıkışta.. ‘akan nehirde ikinci kez yıkanılıyordu..." diye tekrarlı bağırmalarla kızın kendisine gelmesini sağlamaya çabalıyordu. Daha sonra kız ve babası makam odasına alındı. Ber. kıza bir kaç tokat attı. az önceki uyarısını kızın babasına yineledi. Bir an Tar’ın yanında olduğunu. Tamam!.." diyordu nefes nefese. ama. elinden almaya çalışan ilk kolu. kızı kaçıran.. . Biz varız!. Gözlerinden dökülen yaşlar bunun işaretleriydi... Suçlu yine serbest bırakılmıştı. makam odasının kapısındaki görevliden sordu. Ana kapıdan dışarı çıktıklarında bir anda çevreyi inleten bağırmalar duyuldu. dişlenen kolunun verdiği acının da payı büyüktü.. AvMah ve Ber olmak üzere hep birlikte merdivenlerden inmeye başladılar... bırakamıyordu." diye bağırıyordu." diye sordu. yer uygun değildi. Kızı. Kız. Tar ve arkadaşları kızı. Kızı kaçıran kişiyi geçen defa serbest bırakan devlet avukatı. Ber. Yargı binasının önünde önceden hazır edilen arabaya bindirdiler." uygun bir üslupla anlattı. "Tamam!. etrafının kendi yandaşlarıyla çevrildiğini gördüğünde bayağı rahatlamıştı.. Yere düşürmeyecek yoğunlukta bir tokat attı.. zamanı yoktu. Gevşeyen elinden kurtulup bir ceylan gibi sekerek kaçan kızın peşinden yıldırım hızıyla atak yaptı. Senaryo aynıydı. Güvenlik taşıtlarının gittikçe yaklaştığı kulağa gelen siren seslerinden anlaşılıyordu.

" diyerek merakının giderilmesini istedi." "Peki!." dedi. Solkol'un. Solkol. "Đlahi adalet elbet bir gün tecelli edecek!" dedi. Ber." Solkol. "Yargı Binasının önüne kendisi de adam yığacaktı. hatasız gösterme cambazlığına gerek yoktu. Hep birlikte güldüler. En köşedeki masaya kuruldular. sordu. Ber bir hukukçu olarak yürürlükteki yasalardan söz etmesi gerektiğini düşündü." diye." diyerek yanıtladı. karşı grup taranacaktı. Ses tonu. Kızın amcası. karşı çıkacaktım. "Bu halimle mi?" diye sordu. "Hava sıcak!.. Oturanlar.. Birahanede bulunanları daha net görmek için gözlerini hafif karanlığa alıştırmaya çalışırlarken Solkol'un sesini duydular.. Olay büyüseydi. Tar ve Ber'e sarılarak vedalaştı. Solkol'da biraz önce burada gördüğün adamlarıyla ona ininde baskın yapacaktı. Sodgom ülkesinin yasalarının." dedi. Bedenin biraz soluklansın.. "Kim?. Karşılığında alacağı yanıtı ve o yanıtın altında kalacağını tahmin edebiliyordu. bu işleri aylardır bırakmıştın. Ber'in sarkan gömlek kolunu çekerek koparırken." Her ikisi de birahaneye adım atıncaya kadar bu söze dakikalarca güldüler. "Buraya beyler!.. Bunları söylemekten caydı. Solkol." Gelen biradan bir yudum çekerek devam etti.." dedi.. bir şekilde yargıdan kurtuldu. Tar ve kızın amcası olmak üzere üçü birlikte hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşırlarken." dedi. Ber.. "Đlahi adalet gereği için beni görevlendirdi. "Evet! Bilseydim. "Maf. "Benim bunlardan neden haberim olmadı?." . " Bu sırada Yargı binasından iyice uzaklaşmışlardı. Onu. kızgınlığını belli ederek. Solkol Maf'la gerektiği şekilde konuşmuştu. "Şahsi intikam almanın.. Ama." diyerek yanıtladı.. Ber." Birkaç saniye sonra ışıklar yandı.. Bilgisayar satış mağazaları zinciri oluşturma dışında bir uğraşın olmayacaktı.... Kulağına fısıldanan. Solkol'a olayı ben anlattım. kendi yanıma alacağım. bakışları. gerilmiş yüzü söylediğini yapacak bir duruş sunuyordu. kendi yandaşlarına." "Burada bulunanlar senin adamların mıydı?" Tar." teklifini Tar olumsuzladı. Üstüne vazifede değildi. kızın amcası. dağılabilir. Ber.. Ber. hızlı adımlarla birahaneyi terk etti.. "Yargı binasının yakınlarında da sizler için adam bekletiyordum. Kızın amcasını bir şekilde kararından vazgeçirmeliydi. Gelen kişinin kulağına bir şeyler fısıldadı. Solkol. Teşekkür ederim.." "Bu kez iş farklıydı.. Ad kentinde bırakmayacağım... "Kim olacak. "Tar.siniz!" seslenişi üzerine birahane nerdeyse tamamen boşaldı. olay yerine adamlarını gönderseydi. Tar. Hiç merak etmeyin. araya girerek:"Evet!. Sabitleşen gözlerle "Kızsat." diye ekledi. anlatımda gördüğü eksiği.Tar. dayım gile götürdüler. "Arkadaşlar!. "Yeğenimi. Aydınlanan birahanede ayakta bile yer bulunamayacak kadar büyük bir kalabalıkla karşılaştılar.. "Solkol!. Bu adamlar?. Ber'in "Büroma gidelim." diyerek tamamladı." Solkol'a ters bakarak. "Bizi Sak Birahanesinde bekleyen var. bizim yasalarımıza göre cezası çok yakında kesilecek. Tar ile Ber'i sarılarak kutladı. söyledi... yargı görevlileri tarafından gerektiği şekilde uygulanacağını ve adaletin tecelli edeceğini." belirtmeliydi. geleneksel cezalandırılma yöntemlerinin gemişte kaldığından. Tar ile Ber yalnız kalmışlardı. Yoksa hala sözümün eriyim. "Merak etmeyin. Tar. Aksine düşüncenin genelleşmesi halinde bu durumun kaosa yol açacağını sunmalıydı. Ama partililerden oluşan kalabalığın yeterli olacağını söyleyip vazgeçirdim." diye sordu. Hatayı. "Đlahi adalet gerçekleşecek.." dedi.. Kızın amcası. Yasada eylem suç olmasına rağmen devlet avukatı onun yeğenini kaçıranı Sorgu Đlk Yargıcına tutuklama istemiyle göndermeden ve doğru dürüst ifadesini dahi almadan serbest bırakmıştı.. "Haydi arkadaşlar dağılalım! Güvenlik ekipleri geliyor! "diye bağırdı. Olaylardan senin haberin nasıl oldu?. kapıya yakın oturan bir kişiye elle işaret ederek yanına gelmesini sağladı. üzerindeki yırtılmış giysilerini göstererek. "Hani. "Solkol senin bilmeni istemedi. Daha farklı bir anlatımda bulundu.. Tar ile Ber’e saygı anlamında ayağa kalktılar.." diye mırıldanıyordu. Bu sözlere gülünmesi gerekiyordu. "Gömlekleri nedense eskisi gibi sağlam yapamıyorlar.

Tar. Hangi partiden. "Legal partilere güvenim kalmadı. kendi güçlerine zarar vermeyecek kadar demokratik kurallar içeren yasaların politikacılar tarafından çıkartılmasına izin verdiklerini. Tüketilen sadece bira değildi. iyice afallamıştı. Böyle dışarı çıkamazsın!" diyen Solkol."Ses seviyesini alçaltarak." dedi. Çantada bir pantolon. bir şekilde etkisiz hale getirilir. Aksi halde dışlanır. Bu asıl güçlerin ise. Ber.. Olayı duyunca yardıma gelmişlerdi. Artsa'yla uzun muhabbetleri olmuş ve sonu hüsranla sonuçlanmıştı." Saçını. Politik gücün arkasındaki asıl gücün ise sermaye ve bürokrat gibi güçler olduğunu. "Sanırım. Ber. sağ olsunlar. "Onlar mı?. Kızsat'ı gerçekten cezalandıracak mı?" "Eminim dediğini yapacak. Tar’ın yüz ifadesi. O kadar paralı hokkabazların arasından sıyrılmam imkansız." Tar'ın anlatımındaki özü duyumsayan Ber'in içini korku kapladı.. aksine davranılması halinde halkın desteğini de bir şekilde elde ederek o iktidarı devirdiklerini. bir gömlek ve bir iç çamaşır takımı vardı. artık " Ber.. olumlu etkileme konusunda kendisine pek güvenemiyordu. Yaşamına son veren Artsa'nın açıklamalarıyla aşırı benzerlikler taşıyordu... Tartışma da galip çıkan hep o olmuştu.. "Halk temsilcisi olmak istesem de olamayacağımı biliyorum. masaya yenilenmiş kıyafetlerle geri döndüğünde Solkol ile Tar ıslık çalarak karşıladılar. teşekkür ederek üzerini değiştirmek için tezgahın arkasına doğru yöneldi." "Böyle bir gücü vardıysa bizden neden yardım istedi?" "Hazırlıksız gelmişti ve zaman kısıtlıydı. "Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum.." "Kızın amcası. Đyi niyetli hukukçuların çoğunlukta bulunmasına rağmen Yargı görevlilerinin. Tar.. Kim ve ne olursa olsun o gücün kurallarına bir şekilde uymak zorunda kalıyor. kendisine ayrıntılarıyla anlatmıştı.. kendini yorma!" "O Halde?. partide görev almasını sağlayan kişi şimdi farklı kanalda konuşuyordu. Olsam bile temsil ettiğim seçmenlere yararım olacağına da inanmıyorum... "Onların bazıları Maf'ın yanından ayırdığım ve artık yasal işlerle uğraşan insanlar.. Aynı istek içerikli cümlenin kelimelerini değiştirerek ve biraz daha sesini yükselterek yineledi.. Kıyafetler üzerine uymuştu ve yakışmıştı. Ber'in şaşkın bakışları altında. "Gücü var.. bunları anımsayarak. konularda aynı akıbete uğruyordu.. bir şeyler anımsamaya çalışıyormuş duygusu vererek kaşıdı. birazda güvenli bulmadı. Olması gereken. devlet avukatlarının. Kendisine politikayı sevdiren. Bu ve benzeri konuları bir çok kez ve değişik yönleriyle tartışmışlardı aralarında. bir kısmı ise akrabalarım.. Konuşmaları yarım kalmıştı. çantayı Ber'in önüne hafifçe itti. oralı bile olmamıştı.. Artsa.. hatta onların uymak zorunda oldukları yasaların politikacılar tarafından hazırlandığını." diyerek gülümsedi." dedi... Tar ile Ber'e sorulmadan masaya getirilen piliç tava nefis kokuyordu.. Đllegal-ABCD Parti’sinin Mar kenti üst düzey görevlilerinden. diksiyonu.. En . Tar sanki Artsa'laşmıştı." "Ülkenin görünmeyen güç merkezini duyumsuyorum..... "Seni Ad kenti halkının merkezdeki temsilcisi olarak görmek istiyoruz. Ber.. nakil gibi pozisyonlarında iplerin yine onlarda olduğunu ve gerektiğinde politikacıların bu olguları tehdit aracı olarak kullandıklarını.. Yaklaşarak masanın üzerine plastik bir çanta koydu. Hakkını vererek üçü birlikte midelerine ithal ettiler. yanıtı boşuna bekledi." Biraz önce Solkol’un kulağına fısıldadığı adam birahanenin kapısında göründü. En son Sodgom Ülkesinde yakında gerçekleştirilecek Erken Genel Seçim konusuna gelinmişti.. Bu nedenle gerçek hukukçunun politikayla da yakın temasta ilgilenmesi gerektiğini Tar.Solkol. sivil avukatlarının bir şekilde engellendiği ve yönlendirildiği. Ber. tepki vermediği takdirde bu yinelemelerin bozuk kaset gibi süreklilik kazanacağını biliyordu. "Şimdiki söyleminle tamamen çelişmiyor mu?" "Tümü hafızamda. Tar'a... Resmiyette gücü elinde bulunduranlar dahi onları onaylayan makamlardan öteye gidemiyorlar.. canlanmış karşısında duruyor gibiydi. hukukçuların tayin." Ber. el kol hareketleri Balık restoranında karşılıklı konuştuğu gecedeki Artsa figürüne çok yakındı. "Buyur. azil." Sürekli içilen ve tüketilen bira bardakları sürekli dolularıyla değiştiriliyordu. özlenen doğal hukuk kurallarının uygulanabilmesi için sadece hukuk alanında uğraş vermenin yararsız olduğunu o belirtmişti kendisine. "Yakın geçmişte bana söylediklerini anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?" dedi. "Ber! Bunlar sana ait... Ber. hangi görüşten olursa olsun halk temsilcisi olarak seçilen onların figüranlığını yapmak zorundadır..

Bu tür gerginlikleri sevmezdi.." Tar önde. "Ber! Saçmalama. Bağırtının şiddetinden etkilenen garson çocuk servis için eline aldığı dolu bira bardağı beton zemine düşürdü. Solkol. bırak beni!" "Bırakmayacaaaağııım!!!" Solkol'da ayağa kalkarak Ber'in tavrını eleştirdi." . Kahkahalar atıyordu.... eski görevinde olsaydı. "Tar! O halde ne yapmayı düşünüyorsun?... ayağa kalktı." "Sorun yapma!. Ber! Tar'ı bırak da muhabbetin içine daha fazla etme!. değil mi?.. "Kendini James Bond mu sandın?. Ses kaydedici cihazda yok.. "Özür dilemene gerek yok!" "Yine de böyle davranmamalıydım. Ad kentini terk edeceğim!. Benden ummadığınız.. köye göndereceğim.... Tar. bu bakışların anlamını tam olarak kavrayamamakla beraber. Bu davranışın en az Artsa'yı sevdiğin kadar beni de sevdiğini gösteriyor. başını olabildiğince geriye çevirmeye çalışarak....." Tar..... Aldıklarını masanın üzerine dizdi. adamı çatlatma!.. Solkol. "Her şeyden istifa edeceğim!" Şaşırma sırası Solkol'daydı. Partiden istifa edeceğim!. Ber yanında. Solkol.." dedi. "Tarih öğretmenliğinden istifa edeceğim!. Đllegal-ABCD Örgütüne katılacağım. "Ne demek istiyorsun?... "Aslında hiç kimseye anlatmamam gerekiyor. uyarıya uygun davranmayanlara karşı tepkisini fiziksel olarak yansıtırdı.. Ber'in kollarını hafiften çekiştirdi. acı gülümsemelerdeydi.. olayı özetleyerek giderdi. "Arkadaşın Artsa'nın son eylemini benim de gerçekleştireceğimi sandın. Pantolonunu. Endişe dolu gözlerle suskun duran Solkol'a baktı.. "Silah da yok. "Tar gerçekten ne yapmayı düşünüyorsun?. sözlerin bitmesine fırsat tanımadan yıldırım hızıyla yerinden fırlayarak yanında dikilen. Tar'ı çoktan yumruklamıştı. Yaşamayı seviyorum. "Konuşmayı bırak. "Buna izin vermeyeceğim!" diyerek bağırdı." "Ya sen?... Tar." "Aynen öyle!" "Sadece tuvalete gitmek için ayağa kalkmıştım." dedi... "Çok şaşıracaksınız?. kalem.. bardağın un ufak olduğunu bakmayanlara da kanıtlıyordu. Ber. "Sana yakıştıramadım.." Ber. kemerinden tutarak düzeltti." diye sordu. Partinden istifa mı edeceksin?" "Sadece partiden mi?. Kendisini sıkıntıya sokanları uyarır." Solkol. cüzdan." "Doğaya mı?. "Ama güvenilir arkadaşlarımsınız.. gergin bekleyiş sonrası boşaldı... Bakışlarıyla ondan yardım dileniyordu." "Yanlış anladın beni... Size anlatmamda bir sakınca görmüyorum.... Tar'dan ve Solkol'dan daha sonra ise birahane sahibinden özür dileyecekti. "Üzerini ara. masa arkadaşlarını şaşırtmaktan mutluluk duyuyor ve bu ortamı çabuk sonlandırmak istemiyordu sanki. En iyisi dediğini yapmaktı. Çıkan ses..." "Neden. Artsa ile ilgili Solkol'un merakını.. Hoşuma gitti.. Pisuarda ihtiyacını gideren Tar’ın işi bitinceye kadar.. başını Solkol’dan yana çevirerek. Açıklama isteyebileceği bir an da değildi. Yan masaya az önce oturan iki müşteri yerlerinden kalkarak birahaneyi terk ettiler..." dedi. Bırak beni altımı ıslatacağım ya!. not defteri ve anahtarlık dışında bir şey çıkmamıştı." "O halde hep birlikte gideceğiz. silahını al!. "Ber! Kendini dağıtıyorsun." Ber. "Evet! Bekliyoruz." Tar'ın gözlerinde garip ışıltılar oluştu." Ber. Tar'a arkasından sıkıca sarılarak. Solkol arkalarında olmak üzere hep birlikte tuvalete yöneldiler.. Ber hareketi yanlış algılamıştı.. "Ber! Seni anladım.. Şimdiye kadar hiç böyle davrandığını görmemişti." dedi." Ber'in bir bildiği vardı. bu ışıltılara hoş değildi.sevdiği bir arkadaşını daha kaybetmeye yüreği dayanamazdı.. Tarak. Ailemi de babamın yanına.. yumuşak bir sesle. Artsa'nın intiharının seni ne kadar etkilediğini bana anlatmıştın. Tar'ın üzerini ayrıntılı şekilde ve Ber'e de gösterircesine aradı." "Kırsala çıkacağım...." Tar. Ber.. Ber onu kaçamak bakışlarla izledi.... konuşması gerektiğini duyumsamıştı." diye bağırdı." Tar. burada kalıp mücadele etmiyorsun?. "Ber!.. "Neyi?" diye sordu." dedi.

Bir gün bir şekilde diskalifiye edileceğimi sanıyorum.." dedi.. Orada kuralları örgüt merkezi oluşturuyor. Arada birbirlerine hüzünlü yüz ve gözlerle bakarak.madığımızı bilmeni isterim.. Kundaklama olayına bir hukukçu ve bir insan olarak üzülürken.. Yürürlükte olan Sodgom Ceza Yasası ve Sodgom Ceza Usul Yasası Kızsat için de ilk yakalanmasında uygulanıp.. geleneksel duygularına öfkelendi. Kızın amcası Mar kentinden gelmeyecek Tar.Ad kenti Karmaşa Mahallesindeki bir ev dün akşam geç saatlerde kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce kundaklandı. dolayısıyla belkide kırsala çıkma düşüncesi bu kadar erken oluşmayacaktı."Seni özleyeceğiz. Müdürle. Đzlediği haber." "Gününü tam bilmiyorum. uzandığı kanepeden doğruldu... kundaklama olayı gerçekleşmeyecek. Ber.. "Ne zaman gidiyorsun?. bazı öğretmenler ve öğrenci velileri de bana karşı tavır aldılar.. Çıkan yangından kaçarak kurtulan Satana."Burada kuralları belirli merkezler koyuyor. *** *** TV+X Ulusal Televizyon kanalının ana haber bülteninde sunduğu haberi tüm duyularıyla izliyordu. Solkol’u onayladı.. ". Kızsat. Đşkencenin izlerini hala bedenimde ve ruhumda taşıyorum." Solkol." "Sonuçta orada da bir merkez ve merkezin koyduğu kurallar var. Satana isimli annesinin yüreği evlat acısından dolayı dağlanmayacaktı. uykudayken yanarak ölen otuz beş yaşlarındaki KIZSAT isimli oğlunun kömürleşmiş cesedini görünce sinir krizleri geçirdi. Öyle değil mi. Bu ağırlığı. Ber?" Ber. tutuklanması sağlanıp TutBırakma Kursevin’e gönderilmiş olsaydı.. Ber ile Tar'ın diyaloguna araya girerek katıldı. ve kim götürecek seni?." "Bir kaçış yolu bulmuşsun. Kaçırılan kızın amcası bu konuda aracılık yapacak. gece yarısına kadar kalan bakiye saatlerde içip muhabbet ettiler. kaç bakalım!" Solkol. Soğutucuya yöneldi. onla tanışamayacak. Kundaklama olayında.. yabancısı olmadığı bir kişiden söz ediyordu.. "Ama gitmeni onayla. kaldıracak gücüm de kalmadı...." "Her neyse..... Ber.. Kızsat'ın. . her zaman için hazır bulunmamı istediler.. O cehennem gününden beri izlendiğimi hissediyorum. Aslında neden sadece bu değil.. Okulda. Soğuk bir bira açtı. kendisinde karmaşık duyumsamalar oluşturdu. yüzlerce düşünceler arasında boğulduğunu hissetti." Haber. Hukuk mantığı.. kömürleşmiş cesediyle toprak altına gitmeyecekti. dizginleyemediği geleneksel duyguları haz alıyordu sanki.. geçenlerde meslek dışı ilgilendiği ve yeniden kaçırılmasını partili arkadaşlarıyla engellemeyi başardığı kızın amcası parmağının olma olasılığı yüksekti. başını sallayarak. Ortam bozuk..

. üniversitelere.. Özelde Birleşik Devlette konuşlanmış büyük gücün bunu gerçekleştirmemesi. bir şekilde yok ettiriyor. ellerindeki kutularda bulunan ılık biralarını arada yudumlayarak.. kişilik ve kurumu bir şekilde etkileyerek kendi yandaşı ve figüranı yapabiliyor." "Bana organizasyonun ismini. "Diplere indiğimde biraz önce anlattığım her yerde hazır ve nazır.. “Đyiyön. "Bu ilişkiler o kadar gelişti ve yayıldı ki kendi çevremde bile bu işe bulaşanlar oldu. kıpırdamadan duran. Kader tayininde iyi niyetli olsun. Yeteri kadar kullandığı grup ve bireylerle işi bittiğinde ise bozuk para gibi harcıyor. kötü niyetli olsun istediği her kişiyi ve her nesneyi kullana- biliyor. adam kaçırma. Kıyısında. edebiyata. kendisine göre aydınlatıcı açıklamalarına kaldığı yerden devam etti. legal ya da illegal örgütlere." Đyiyön. "Neyse devam etmeme izin verin. Fakat bu değerleri iyi bilen ve kullanabilen bir yapı sunuyorlar. Hala en üst merkez birime ulaşabilmiş değilim. fakat bir şekilde kendisini maskeleyen organizasyon hakkında bazı ipuçları elde ettim. toplumların. gelenek ve hiç bir değer önemli değil. bizlerde kullanıldık." "Đşte bütün sıkıntımda bu. tehdit gibi yollarla şahsi menfaatleri için hareket edenlerin olduğu istihbaratınızca da bilinen bir gerçek." Rutbin.. anlatımındaki karanlık noktaları aydınlatmasını istemişti.Bu karanlık."Şimdiki bilgilerim olmasaydı ve biri bunları bana anlatsaydı bende aynı şekilde karşılık verirdim. Bununla ilgili tüm ayrıntılar sana vereceğim . dini ve milli cemaat ve örgütlenmelere... Gelişen her olay onların eseri. bu durgunluğa uyumlu notada ötüşlerde... bir çok kan döküldü. bu kaosun devamına onay vermesi anlamına geliyordu. bireylerin. Bu organizasyon. "Asıl konuya gelsen. söze girerek. istihbarat merkezine girdirmiş veya oralarda olanları bir şekilde etkilemiş hatta daha ilginci batının en önemli bir ülkesinde geçinen yandaşı bir grubu sosyal demokrat sahte kimliğiyle devletin başına getirtmiş bir organizasyon. puslu ortamda her iki taraftan da uyuşturucu. tam olarak merkezini...” adlı adam.." "Hayali bir şeyden söz ediyor ve benim inanmamı bekliyorsun. Esinti yokluğu mevsim koşullarından kaynaklı. diğer sanat ve kültür alanlarına. dedi. devletlerin hatta dünyanın kaderini tayin ediyor. Bu organizasyon geleceği tayinde zorlanmamak için bilinçli yandaşları dışında. diktatörlüğü veya çok demokratik bir yönetimi dahi destekleyebilecek karmaşık bir yapısı var.... Güneşin sıcaklığı ağaç altında etkisini nispeten hissettirmiyordu. Rutbin’in otomobilinden getirdiği biradan bir yudum daha alıp devam etti... ülkeler içinde yumuşak karınları kullanıyor.. lütfen!.. Gerektiğinde ve işine geldiğinde dinci bir yönetimi. Onlarca kez yinelemişti bu uyarısını. künyesini bildir?. Diğerine göre daha sakin görünen. Rutbin...... ırk. Özellikle bunu önceden fark edip oyunlarında figüran olmak istemeyen veya figü-ranlıktan istifa etmek isteyen grup ve bireyleri. özel sektörlere. şantaj. Arada bildik kuş sesleri. Çünkü o güç isteseydi saniyesinde iki tarafa da silah bıraktırabilecekti. Rutbin isimli şahsa... Ondan bunu istemeye hakkı vardı. istediği kişi.." "Bilinen komplo teorilerinden biri. destek veriyor veya yenilerini oluşturuyor.. bürokrasiye. silah kaçakçılığı. müzik piyasasına.. kimlik.. gerektiğinde ülke yönetiminde gerektiğinde o ülkenin içerisindeki kuruluşlara derneklere.22 Durgun bir göl.. Saatlerdir büyük bir dikkat ve özenle dinlemişti onu ve kör noktalar çoktu." uyarısını yeniledi.." dedi. öldürme. Daha önce farkına varamadığım bazı önemli bağlantıları keşfedebilmem bu süreçten sonra başladı. politikaya.. Öyle bir organizasyon ki. iri yapraklı ağaçları barındıran bir orman. Işıldağın verdiği aydınlığa alışmış gözlerle birbirlerini süzerek.. Ormanın kuytuluk bir yerinde derme çatma kalaslardan yapılmış ve cam yerine tahtalarla pencereleri örtük bir kulübe kendi içinde iki erkeği barındırıyordu.. Bu Sodgom ülkesi vatandaşlarının birbirlerine daha sıkı bağlanmasını da doğuracaktı. ". Bu organizasyon için din. konuşmalarını sürdürüyorlardı. bilim alanına.. sosyalist bir yönetimi. Bu sürekli tekrarlandı.... Savaştığımız illegal örgüt de. Aradaki sorunları her iki tarafı da hoşnut edecek siyasi ve kültürel anlamda birlik ve beraberlik bozuma uğratılmadan çözebilirdi.. farkında olmayan uygun insanları bile." "’Buldum’ dedikçe daha üst bir organizasyonun varlığını keşfediyor-dum. medyaya.

Örnekler çok.. Bunlardan idealist olmayanları ‘bana ne. "SodGom Ülkesine geçmiş yıllarda başkanlık yapan lider.. Önce sonuç alabilecekleri basit yolları deniyorlar... Artık hiçbir şeye inancım ve güvencim kalmadı.. sezgi ve mantığınla düşünürsek.. Hatta hiçbir şey yapmayanlar da sanki onların arzusuna uygun davranıyormuş gibi geliyor bana ve bu durum yaşamı ve kendi yaşamımı gözümde anlamsız kılıyor.." Masa üzerinde olan içi kağıtlarla dolu klasörleri işaret ederek." dedi." dedi. Öldürmek onlar için son çare.. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip tahta masaya koydu.. haksız görünse de sanki bu organizasyonun isteğiyle bundan haberli veya habersiz davrandıklarını son zamanlarda iyiden iyiye duyumsuyorum. Susmamayı tercih edenler ise bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor veya öldürülüyorlar. Allah’ım bunları düşündükçe bazen çıldıracak gibi oluyorum. Sonradan ortaya çıkarılacak bazı krizler.le.belgelerde ve rapor-larım da yazılı." "Seninki temelsiz bir iddia!" "Belgelerde dayanağı var. terör mücadelesi bahanesiyle pasifize edilecek." "Bu laf!. Organizasyonun uyarısına. Bunun için gerekli demokratik açılımları sağlayacaktı. belirsizlik. helikopterle sınırdaki bir ülkeye giderken uyarıldı. görevi bırakıp bildiklerini öldürülme.. Đstediklerini politik yönden elde edemediklerinde ülkemizin de kendi yanlarında taraf olması konusunda önceden oluşturdukları koşullar.. Đdealist olanlardan bir kısmı. Hatta el altından gazeteciler kanalı ile örgüt lideri ile bağlantı sağladı.." "Kalp krizinden vefat etmişti. tepki.. aldığımız nefesle. "senin dışında bunun farkında olanlar var mı?" "Çok sayıda olmasa da var. Yine üst düzey bir dış güvenlik görevlisi tatbikat esnasında kepine atış yapılarak uyarıldı. özellikle yerel işbirlikçilerinden soyguncular mesleğine sahip elit kişilerce en son gerçekleştirecekleri ekonomik kriz nedenleriyle zorlamalar meydana getirecekler. eylem de bulunsa da haklı. Birleşik Devletin Ortadoğu da girişim ve müdahalelerde bulunması sağlanacak."Senin bilgi. SEN NĐYE ÖLÜ DEĞĐLSĐN?. uymaması üzerine helikopteri düşürüldü ve kaza süsü verildi. Ülke halklarının birlikteliğini gerçekleştirmekti. Yeni duruma ve kendi yararlarına uygun bir ortam ve yönetim daha oluşturacaklar.. Sadece o değil. sıkıntılarla kamuoyunda duyarsızlık.. Bu yerel düzenlemelerle illegal örgütlerin doğuş ve varlık nedenleri sonlandırılacaktı. Ayrıca Devlet ve halk içinde kargaşadan yararlananların daha fazla palazlanması önlenmiş de olacaktı.. Alnında ki teri elinin tersiyle sildikten sonra. Her şey ve herkes. Böylece kamuoyunun doğal tepkisel enerjisi bir şekilde tüketilecek.. Oluşturacakları onlara uygun zeminde özellikle." diye buz gibi bir sesle sordu.. Tıpkı havanın esintisini derimiz... Bu oyunu bozmak isteyen Dış Güvenlikten bir üst düzey görevlisi. onlar tarafından destekli ve onların düzenlemelerine genelde bilerek bazen de bilmeyerek uyarken." "Bana somut bir şeyler söyle.. geleceğe yönelik senaryolarının bir kısmına karşı çıkmıştı.. farklı bir yapılanmaya gittiğini tespit eden organizasyon. "Örneğin." "Kimden söz ettiğini biliyorum. Tam tespit edilmemişse de bu organizasyonun yoğun-luklu gücü Birleşik Devlet’te barınıyor.. iftira atılma korkusuyla içine gömerek yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. propagandaları boşa çıkaracak uygulama ve yasa değişiklikleri için çalışmalar başlattı..... kendisi görünmeyen fakat etkisini hissettiren bir merkez.. bu senaryoların farkına varan yazar ve gazetecilerden bazıları da sonsuza kadar susturuldular... oyunu bozmaktı.." "Đşte önceki liderin..... toprağı bol olsun. Amaç.. uyarılarına olumsuz yanıt alınca zehirleyerek onun hayatını sonlandırdı." Dibinde kalan son damlaları zorlukla ağzına döken Đyiyön. değişik tavır..." Yanan . Korunmayı ve gizlenmeyi de iyi biliyorum.. yaprak kıpırtısıyla fark etmemiz gibi.’ diyerek ortamdan salt kendileri için çıkar edinmeye devam ediyorlar. bira kutusunu masaya sertçe indirerek. bireylerin kendi ana dillerinde eğitim yapabilme olanağı da dahil büyük güçten ayrık yerel düzenleme raporları hazırlamaya başlamıştı.. Yıllardır yaptığım mücadeleler nedeniyle deneyimlerim var. Uyarıya olumlu yanıt alan organizasyon onun yaşamını sonlandırmadı..... Cinayeti maskeleme. Halkların kendi kültürlerini geliştirme ve yaşatması... "Bazı teşebbüsler oldu. yakın gelecek için ne tür planları olduğundan söz edebilir misin?" "Dedim ya! Ayrıntılar belgelerimde... Onların düzenlemelerini bozmak için yurttaşlık bilinciyle Đllegal-ABCD örgütünün ve yandaşlarının halkı etkilemede kullandıkları söylemleri.. "Kabul edelim ki anlattığın özelliklere sahip böyle bir organizasyon var.. Bazı ülkelerde bulunan ve genelde önceleri kendilerinden destekli fanatik gruplar.... farklı düşünce ve amaç taşısa da. " Đyiyön’ü hava sıcaklığı ve anlatılanlar terletmişti. Đyiyön. korku dalgalarının yayılması sağlanacak. kendi düzenlemelerine uygun davranmaktan vazgeçip.

Neden bir başkasını değil de beni çağırdın bu sıcak ormana?.. Bazı arkadaşların elde edip bana ulaştıracağı belgeleri üst raporunu hazırladıktan sonra sana sunacağım. "Đyi ki.... Benden haber bekle!. Yıllarca illegal örgüt ve elemanlarıyla yaptığı geceli gündüzlü silahlı mücadele sürecinde bu tür yaşam biçimiyle barışık hale gelmişti. Uykunun ilk kısmı olan tilki uykusu aşamasındaydı. Gözleri kendiliğinden zorlamasız kapanmalardaydı. güvenli ortam sağlanıncaya kadar kendisine karşı şantaj aracı olarak kullanılabilecek kişileri bulunamayacakları bir eve gizlenmelerini söylemişti. kulağının az ötesinden gelen sinek sesleri ona ezgisel geliyordu. şimdi.ışıldağa. "Kendimi yaşayan bir ölü olarak vasıflandırıyorum ve ölümden korkmuyorum. Böcek sesleri... Yine uykuyu yakalayamamıştı........ Yanı başında bulunan silahının emniyetini açtı.. Sadece yöntemleriniz bana çok saçma geliyordu..... Gövdesi kulübe içinde başı dışarıda duruşuyla.... Ama siz gerçek güvercinleri artık seviyorum galiba.. Sakın benle bağlantını koparma!. vücuda sürülen sinek kovucu ilaçlardan almışım.... sadece önlem. "Benden istediğin başka bir şey var mı?" diye sordu." Đyiyön... Boşta kalan elini samimi bir şekilde Rutbin’e uzatarak. *** Rutbin. Civarda bulunan hayvanlar gece gezmelerinde galiba. ..." "Yanıtını bildiğin bu soruyu sormakla kendini tatmin etmek istiyorsun.. Geçmişte aramızda bayağı sorunlar yaşanmıştı.. galiba senin ve birkaç arkadaşın dışında pek kimseye güvenmiyorum. yüzükoyun döndü. Dolunay ışığı. Kurallara bağlı olmadan çalışmalar yaptığından dolayı sen ve grubunla düşman gibiydik. Rutbin...." "Teşekkür ediyorum! Güvenine layık olacağım. Tek başıma mücadele edemeyeceğimi biliyorum... Uyumaya çalışacaktı.. Gözleriyle dal ve yaprakların arasından etrafı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı. Ağırlaşan çuvalı zorlukla kaldırdı. Üzerine.. Đyiyön’ün tepkisini beklemeden kapıyı yarısına kadar araladı.. Bu düşünce kendisini tatmin etmedi. kuru yaprakları barındıran bir dalın üzerine basıldığında çıkabilecek seslerdendi... Eşini ve çocuklarını düşündü. Rutbin’inde yardımıyla çuvalın içine koydu. Özellikle sana ve senin gibi arkadaşları ikna etmeye.. yaprak dalları arasından Rutbin’in burnunun ucunu gösterebilecek kadar aydınlatıcı ışık huzmeleri indiriyordu..." "Sana birşey daha soracağım sakın alınma. Kapıya doğru yöneldiğinde Rutbin’in sert elini kolunda hissetti...... günlerdir yıkanmamaktan kokan örtüyü çekti. Bu ufacık kanatlılarla sabaha kadar mücadele etmem gerekecekti." Đyiyön. başını olur anlamında salladı. Sadece toplumu bu yönde uyarmak için zamana gereksinimim var!. Đlgi çekici ikinci ses. Ufak alan boşluğuna serdi. ". Uzun zamandır onlardan haber alamıyordu. Aslında yabancısı olmadığı bir yaşamdı.?!" "Yanlış anlama. gözlerini kırpıştırmadan dikti... ayağa kalkarak içi belgelerle dolu beş klasörü. çevreyi gözleriyle taradıktan sonra koşar adım kulübeden uzaklaşarak sık ağaçların arasında gözden kayboldu. "Gereğini yapacağına inanıyorum... Senin gerçek anlamda kendi çıkarlarını göz ardı ederek insanlık için katıksız mücadele veren biri olduğunu önceden de biliyordum.. Evet.. Önce ben çıkacağım. Gözlerini ve kulaklarını açtı. Bir sesle irkildi.... Olaylar duruluncaya.. Peki şehirde yaşayıp neden koruma istemiyorsun?" "Güldürme beni. Düşünceler. beynini uyuşturmuştu.." diye düşünerek kendisini tebrik etti.. diye düşündü.. Uzandı.. sık çalılıkların altına saklamış olduğu yeşil ve kahverengi benekli kampetini aldı. Adresi belli hedef olurum........ Beş dakika sonra da sen çıkarsın!.... Yaprak hışırtısına benzeyen bir sesti bu..." dedi.

Kendisiyle her yüzleşen karartı. Alıp verdiği oksijene doyamıyordu.....yarım saati aşmıştı. Arkadaşlarının her ikisine güveniyordu.. Ormanın barındırdığı canlı cansız varlıkların tümünün bileşik çığlıklarıydı sanki. Beynine bir kurşun sıkmak.. Çıt!.. Yakın iki arkadaşı ile dün gelen Ajan Đyiyön dışında kimse bu ormanda gizlendiğini bilmiyordu. Şimdi.. bedeni titriyordu. Karartılar üzerinde yine bir etkisi olmamıştı. Beyni karıncalanıyor. kalp atışlarını hızlandıran.. Ağaçların gövdelerini kullanarak uzaklaşmaya başladı. Bedenine ve ruhuna usulca sahiplenen. Kırpıştırdı. kuşlarının... Mevzisinden doğrulmadan. içini ürperten. Tehlikeye şartlanmışlık nedeniyle nasılda bunları düşünmemişti?. içinden geçerek kayboluyordu. Bu. Kimsin?" diyerek bağırtılı uyarılarda bulundu.. Uzman üstlerinin sürekli tekrarladıkları. Başkaca iş çevirmeye gelen kişiler de olabilirdi.. korkuyu kaçırır ve tüketir... normal düzeneğini kaybediyordu.. sıklıkla alıp verdiği soluğu ormanda yankılanıyor gibi geliyordu kendisine. “Sonu en çok ölüm! Đlerisi yok! Neden korkuyorsun?. elinde hazır olan tabancayla üst üste ateş açtı. Çıtırtılar baş ağrıtıcı. Yaklaşık... Mermi dolu şarjörünü tabancasındaki boşuyla değiştirdi. Karartıdan ses çıkmamıştı. Korkuyordu. Yerini nasıl tespit etmişlerdi. Soluk alıp verme ritmi. on beş metre öteden bir karartının yavaşça kendi bulunduğu yöne doğru ilerlediğini gördü. Karartılar üzerine geliyordu. Karartı ile yüzleşti..” Biraz önce duyduğu seslerin tekrarıydı. Bu kez bekleyecekti.. . Arkasını döndüğünde karartının kendisinden uzaklaşmakta olduğunu fark etti. kah yürüyerek. yapraklarının..... Rutbin.. soluğunu tuttu. Peki ya Đyiyön! Bilgi sızdırmış olabilir miydi?. tüylerini diken diken eden. Balık avlamaktan bıkıp ormanda avlanmaya çıkan balıkçılarda olabilirdi.. kulak tırmalayıcı seslere dönüştü. ses vermediği gibi ilerlemesini de durdurmadı... Birkaç saniye sonra yerden bitercesine bir çok karartının kendi üzerine geldiğini görür gibi oldu.” telkininde bulundu.. ormanda bulunan serserilere ait olabilirdi. Yüzleşmek istiyordu. Galiba halüsünasyon görüyorum. Bu duyguyu engelleyemiyordu. Ormanın. Çıt... bütün çıplaklığıyla KORKU duyumsamalarıydı.. “Çıt!.. Galiba tehlikeyi ıskalamıştı.. Bu kez çıtırtılar dört bir yandan geliyordu.. saçlarının dipleri kaşınıyor.. Tüm şarjörlerini ve yelek ceplerinde bulunan mermilerini tüketmişti. Hiçbir şekilde dışarıdan görünmesi mümkün olmayan bir yerdeydi ve bu kendisine güven veriyordu. Gözleri fal taşı gibi açıldı.. korkunun üzerine gitme düşüncesi kendisini daha çok korkutuyordu.. Karanlıktaki karartı. Ne kadar bastırmak istese de. gözlerini. diye düşündü.. Mermilerle birlikte kendisi de tükenmişti. “korkunun üzerine gitmek.. Düşünceleri engellendi.. Terden vıcık vıcık olmuştu. "Olduğun yerde dur!... Đlk kez dolunaydan bu kadar nefret ediyordu. böceklerinin. Karartılara doğru rasgele ateşledi. kah etrafı inceleyerek geçirilen süre . damarlarındaki kanı daha kısa aralıklarla beynine pompalayan bir duyguydu. Şimdi daha farklı şeyler düşünebiliyordu..” öğretisini anımsadı. vahşi hayvanlarının. Bir çalılığın altında gizlenerek dinlenmeye çalışırken. Yüzü ateş sıcaklığındaydı.. Karartının yanına.. Şarki mücadelesinde.. Karartının yanına ulaşmasına beş adımlık mesafe kalmıştı. Durmamış ve düşmemişti. işin kolaycılığıydı.Elli-altmış adım uzaklıkta bir karartının çevreyi incelediğini fark edince. Gördüğü siluetler... kendisine. Yeniden karartılar ve sonra daha yenileri.. Fakat şimdi. çalılarının. kaçmanın çare olmadığı sonucuna ulaştırmıştı kendisini.. Đlk kez ve şimdiye kadar tatmadığı. tüm ağaçlarının.. Orman genişti ve önceki alandan bayağı uzaklaşmışken aynı sesleri duyması. duyumsamadığı bir duyguyu algılıyordu. Kah koşarak. elinde uzun namlulu silahla birinin yaklaştığını görüyordu. çevreden açılan yaylım ateşleri arasında cesaretle onlara karşılık vermişti.. içinden geçip kayboldu.. kendisini ele geçiren etkiyi içselindeki telkinler yok edemiyordu. Bu. tüm hücrelerine yayılmıştı. Ellerinin titremesini önlemeye çalıştı.. Yüz yüze bedensel mücadelelerde gerekli performansı göstermiş ve sağ çıkmıştı.. Karartı..... Rutbin yerde sürünerek yakınındaki kocaman bir ağacın arkasına geçti. Korku.

mavi gözlü. elaya. Olacak yeni felaketlerin habercisiydi bu kırpışlar. Sanki orada kendisi de bulunmuştu. uzun boylu. bozuk psikozlu bu gençle bir ara aynı bölgede birlikte çalışmalarına rağmen birbirlerine hiç ısınamamışlardı... "Ne duruyorsun?. Sağ elinde tuttuğu silahın namlusunu Rutbin’e doğru yöneltti. ‘Ya öldür. su kaynaklı dalgaları aynen hissederdi.. maviye. . Zihnini toparlayarak yeniden uykuya daldı. bu kez akıllı psikopat ‘tik’lemelerindeydi.. Gözlerindeki korku. etkileyici ve ürküntü veren gözler. Hava aydınlık." "Sabah gezmesine çıkmıştım!" "Gevezeliği keser misin!" Rutbin. Yargılanman tamamlandı. Görüşme. " dedi. binlerce benzerine kıyasla en son arıza yapacak nitelikte. Bakımdan yeni çıkmış helikopter. derelere. boyun eğecek biri değildi.. siyaha. Đkiyüzün. "O kadar kolay değil!" diye bağırdı. *** Deniz ufkundan bakan bir çift göz.." dedi. Beklemek. Beklememeliydi.. Bu.. Med ve cezir olayları bunun bir örneğiydi.."dedi Đkiyüz.... bitişiğindeki okyanusta dalgalar oluşturuyor. Arkasından gelen bir ses onu irkti.. Kara. ölüm. belki de antlaşma ile sonuçlanacak. elindeki silahı aniden ona doğrulttu.. Ber. "Đkiyüz!." Rutbin. emrin içeriğindeki sona uğratılırdı. köylerdeki pınarlardan akan suyun yol bulduğu incecik kanallara kadar ulaşıyordu. gördüğü rüyadan ve uykusundan kan ter içinde uyanmıştı... "Atış talimin bitti mi?" Bu ses oluşan yargısını tamamıyla silmişti. yargı ve infazı tanıyacak... Sarı saçlı.Mermilerinin bitmesinin akabinde karartılar da kaybolmuştu. Cezan. birden ciddileşti. Suçlusun. Đkiyüz'ün geliş amacını çabucak öğrenme amaçlı bir girişimdi bu. kahverengiye dönüşen." diyerek seslendi. Görüş mesafesi alabildiğince geniş ve rahat.. Bu yargı kendisini rahatlatmıştı. Tüm özellikleri içinde barındıran gözler. "Burada ne işin var?. ölmekti.. Ona bu izni vermemeliydi. tadını çıkarayım. Tetiğine bastı. Gözleri kanlandı... Ruhsal tedaviye gereksinimim var. nehirlere. Sesin geldiği yöne baktı. tanıdık birine aitti.. Đkiyüz'ün kahkahaları ormanda çınladı.. sabahın işaretiydi. Komşu ülke içinde bir görüşme yapacaklar... Yeşile. "Đyiyön anlattığın saçmalıklardan birine söz ederken gizli kulakla dinledim.. silahından çıkan iki mermi ile yere serilmişti. Haklı haksız tüm saldırılarda savunma hakkı kullanabileceği bir eğitimden geçmişti.. oluşan dalgalar uzak diyarlardaki denizlere. Ya öl!’ tekerlemesiydi. "Đzin ver de. Olanlar kendi ürettiğim korkulardan kaynaklı. ‘kan ve gözyaşı akıtın!’ emriydi.." Rutbin.. Rutbin. SodGom Ülkesinde bazı hatırı sayılır makamda bulunanları taşıyor. Uzatmana gerek yok. Elleriyle bedenini yokladı... yerini mutluluk hissiyle dolu ölü bakışlara terk etmişti. Bu Đkiyüz’ dü. Đnfazda kullanılacak sarf malzemesi standartlara uygun olduğu üzerindeki damga ile müseccel iki kurşun."Bana bir diyeceğin yoksa.. "Atış taliminde mermilerin tümünü harcadığını unutmana senin adına üzüldüm. Her göz kırpış. Đkiyüz. Emre aykırı hareket edenler. diye düşündü. vur beni!" Dişlerini gıcırdatarak.. Her göz kırpışı.. Bakışlar dostane değildi.. Şafağın kızıllığı. Fırlatacağı anda Đkiyüz’ün silahından üst üste çıkan iki kurşunla. Rutbin için ise umudun ve güvenin.. Hatta... Ses ve sahibi. Değişen. "Bugün yargı ve infaz günün. devinen. Sanki rüya değildi. Kavuşturmuş olduğu kollarını birbirinden ayırdı. Sağ ayak bileklerinin üzerinde bulunan komando bıçağını kınından ani bir hareketle aldı. iyi sabahlar dileyerek birbirimizden ayrılalım. seri hareketinin devamını engelledi. Çünkü kara ve su birbirinden ayrılması mümkün olmayan ikiliydiler.

Bu duygularını daha önceki günlerde uyarı ateşiyle sunmuştu.Düzenleme Grubu. Pilotun sesi duyuldu. Kemirmeye çalıştığı belgeleri sadece yiyecek olarak görmüştü..... Uçakta ve helikopterde bulunanlardan her iki tarafta ayrı ayrı memnundu.. Olsun. Kaçışı seriydi. Ortamlarını bozmamalıydılar. . Havadaki seyir bu amacı taşıyordu. Ortak çıkarlarımız soyut kavramına da hiç bir şekilde sokulamazdı." Emir dayanağı düşünce bilinmiyordu. koşması lazımdı. Taraf değildi. topluma. Talimat geldi. Resmi grubun karşı cephesinden gelmeyen bir mermi resmi ve üst düzeyde bir görevlinin başına isabet etti. tartışmak onların görevi değildi.. Düşünüp. Onlar. her iki tarafın dostuydu. Đki ateş ortasındaydı. Sessiz sesle bağırdı.. Dile geldi... Sağ kurtulan. Okuma yazması yoktu. içinde bulunanlar. Atasözü konuşuyordu.. Farenin yok edilmesine gerek yoktu. beyni çalışmazdı... Yemek önemliydi. hoşnutsuz ve küskün. çabuktu. rapora karşı sapma meydana getirecekti." atasözü oluyordu. yel değirmenleri değil. "Zahiremiz bitti." Helikopterin düşüşü. "Düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dosttur.. Kulağı. "Sizle beraberiz. Üst düzey görevli olarak görevine. kilitlediler.. Gerekli davranışı gösterdi. Yapılan uyarı Üst düzey görevliyi etkilememişti. Bazen uyduğu Düzenleme Grubu Raporlarının bu kez yenilir yutulur tarafı yoktu. Resmi giyimli olmayanların. Çünkü insani dili yoktu. Hem.. Düzenleme Grubunun kısmi senaryoları hakkında geniş bilgiler edinmişti. "Çekilin!. ortadaydı. bu pilotun ünlemli uyarısını doğrulamıştı.. Üst düzey görevliye.. Bunun da bir mahzuru yoktu. Cervantes’in Don Kişot’u deliydi... en azından ölü ruhlarını saklayan bedenlerini topraklaştıracak. Uyulması gerekliydi. Şimdi. Gökyüzünden süzülerek inen yiyecek. belge valizinde bulunan fareydi.. Đyi kötü geçinip gidiyorlardı.. Biyolojik güç demekti. Karşı koydu. bir mumcu dükkanının yüzlerce mumunu eritecek kadar güçlüydü.. Resmi giyimlilerle. Bağırtılarını sonlandırdı. Tap etmesine gerek yoktu.. standart altı sesleri dahi duyabilme yeteneğine sahip olanlarca duydu. Konuşmak için gürültülü sese gerek yoktu. Kaçması. ruhunu kaybetmek üzereydi. Rutbin'in elde ettiklerine benzer bulguları içeren belgeleri incelemişti. resmi giyimli olmayanların karşılıklı silah atışları arasında bir o yana bir bu yana bakarken. Gerçi teknolojide buna izin vermezdi.. Resmi giyimli olanlara megafonla. Onların elinde. karşıda ki düşman. Zorlanacağız!. Ber. Hafızanın hatıra defterine bir daha açılmamak üzere yazdılar. Uzak durulmalıydı.." Yetenekli kulaklar duyduklarını başkalarıyla paylaşmak istemediler. aslında her ikinizin de düşmanlarıdır. dostlarının aynı olmasıydı. Onların köklerini kazıyın!" diye anons ediyorlardı. C4 ler. bir başka tehlikeli alandaydı. Bu kez uymayacaktı. "Ortak dostunuz. bu. Atasözü. Havada giden bu nesnelerden atılan içi yazı dolu parşömenlerden birini yere düşmeden kaparak okudu Ber. Korktu.. insanlara karşı sorumlulukları vardı.. insanları atomlarına ayıracak derecede güçlü düşmanlardı. helikopterin üzerine düşmekte olduğunu fark etti. Ölümle sonuçlanacak düşüşü hafıza makinesiyle kare kare çekti...." bağırtıları devam ettirilmedi. Senaryo.. "Düşüyoruz!. Ortada bulunan ise en kolay hedefti. içecek dolu koliler onları sevindirdi. Ama bir şeyde birleşiyorlardı. Ayrık düşüncelerdeydiler. Her iki taraf birbirinin düşmanıydı. Resmi giyimlilerinde anılan dostları gibi helikopter ve uçakları vardı. ölümün kokusunu hissediyordu. Kendilerine deli denmesi hoşlarına gitmeyecekti. Ayrıca kendi ülkelerindeki hayvan severler derneğiyle uğraşmaya da değmezdi. Bu kaostan zarar gören. Çünkü her iki tarafta ortak dostlarını düşman olarak görmüyordu. bir mum gibi eritecek beden ‘canının’ ilk harfinden sonra 4 rakamını alan C4 ler vardı.. Uçak ve helikopterler çeviksel çabuklukla kolileri atarken. Kendisini çok uzaklarda ve düşürülen helikopterin yanışını seyrederken buldu. Sodgom ülkesi’nin de aleyhineydi..

Dinimizde her ne olursa olsun amire itaat farzdır. suni sakallılara serzenişlerde bulunuyorlardı. Aldanmışlığın ve aldatılmışlığın yoğunluklu olduğu serzenişler ağlamalarla sürdü bir süre.. Renklerin serbestliği. renksiz ortamımızı bozmaktadır.. "Đrticaya geçit yok.. Havada salladıkları satırların gücünden doğal sakalları kesildi. Ekranlara sırasıyla göz gezdirmeye başladı. Farklı kanallardan farklı haberler sunuluyordu. Bir el.. Birkaç tel saçın önemi yoktu. Renklerin tümü yasaklanmalıdır.." "Yeşil kurdeleyi. kılıçlara. gözlem ve duyuşları kafasını karıştırdı. Onların. Dönüşen bu silahlar oyuncak değildi artık. Kendisiyle birlikte aynı ekranı izleyen kalabalık grubun farkına vardı.. parlak yanaklılardan olup da sonradan sakal uzatan insanların yönlendirmesiyle havadan atılan bu kağıtları katlayarak ve bükerek." Yanından gelen homurdanmalarla irkildi." sesiyle birlikte yerle yüzleşmişti. Onlar. En iyi renk. Yüzlerce televizyon teşhirdeydi. Kökü kendisindeydi. yerini tıraşlı yüzlere bırakmıştı. Bir kaçının elinde bulunan ateşli silahtan çıkan mermiler hedefe varamadan kendilerine geri döndü.. meclisten ve görevden atıldı. Bir haber dikkatini çekince seyrine ara verdi. Hatta ateşli silaha da gerek yoktu. "Saçlarına yeşil kurdele bağlayan bir genç kız daha Ad kenti üniversitesinin kapısından geri çevrildi. kulaklarını ve tüm duyularını o ekrana sabitledi. Varolan potansiyel dini duygular. Suni sakallılar ise doğal parlaklıklarına dönüştü.. Gözlerini. Bırakmak evlerine dönmek istemiyorlardı. Ayrılmayın! Saflarınızı sıklaştırın.. Ber. Siyah sakallı yüzleri. Özellikle. üst düzey başkanının elini yalayarak geçen kurşun.. samimi olarak takanlarla takmayanlar arasında ayırım yapma olanağımız yoktur.. Onları sakalsız dahi olsalar tanıyacak kadar samimileşmişlerdi. Sonradan sakal uzatanlar ekonomik anlamda da durumdan memnundular. Sodgom ülkesi. Bunun için parasına bahse girebilecek kadar iddialıydılar.. renksiz renktir. onlarda zaten yapmayı başarabiliyorlardı. kağıttan yapılma tabancalardan atılan kurşunlardan eğilerek kendisini sıyırdı. satırlara dönüştürdüler. Parmak yaralayan yakalanmıştı. Bir kaç ucuz ateşli silah. Sakalsız olsalar da. Başı dolanmaya başlamıştı.. sarı gibi bir renktir. biçimlerinden. delici silahlar yeterliydi.. Hatta ses renkleri de renksizleştirilmelidir.. Atılan kağıtlardan bunların yapımı kolaydı. haslarını ayak seslerinden dahi tanıyabilirlerdi.. dininize ve amirinize isyan etmişlerdir. pala gibi kesici. yeşil kurdele bağlanarak temsilcilik yapılması yasağı getirildi.. Çünkü sarf malzeme listesi ekonomikti. Doğal sakallılar oyundan hoşlanmışlardı. Onları oynatmalarının anlamı kalmamıştı."Canınızın.. Satır ve kılıçların sallanmasıyla oluşan hava dalgalarından saçları savruldu. sürekli izlem. kırmızı gibi." "Yeşil de.. Hepsi açıktı. Dert edinmedi. Kendilerinin hedefi kendileri olmuştu. yeşil kurdele takanların tümünü samimiyetsiz olarak kabul etmekten ve giymelerini yasaklamaktan geçer.. . onlardan akan gözyaşlarını sonradan oluşturacakları ortak bir havuza boşaltmak için geçici olarak gözyaşı poşetine gizlediklerini gördü Ber." Đnancım gereği taktığım yeşil kurdeleyi çıkarmam mümkün değil!" dedi. duvara isabet ettikten sonra "tınnnkkk!. savrulan satır ve kılıçlardan uzuvlarının eksilmemesi için kendisini geri çekti. namusunuzun ve dininizin düşmanlarına kanmayın. malınızın. Doğal sakallılara tanınan oyun süresi bitmişti. Bir bıyık. Suni sakallılar. ağlayarak dert yandı." başlıklı bir konuşma yaptı.. Ber'in açık ekranlardan birinden diğerine kayan. Yeşil kurdeleli temsilci. Dininizin ipine sımsıkı sarılın. Đşin kolaycılığı. "Çağdaş Halk Temsilcileri Meclisinde. Ber aniden beyaz eşya satan bir mağazanın içinde buldu kendisini.. ten renklerinden doğal sakallılar oldukları anlaşılan insanlar.. Daha sonra bir çok el silah sesleri duydu... Bir sakal. Ortaçağ savaşımlarında kullanılan kılıç. Rektör... Enteresan bir durumdu.." Oluşan kalabalıkta bulunan bazı siyah sakallılar. Havada sallanan.. Kız çocuğu. doğal sakallıları iyi tanıyorlardı.

. Büyük Şeytan kendi üçgenini oluştururdu. Geçmişlerine uygun davranmalıydı.. ‘Örtü için kullanılacak günahkarlar bulunamadığı takdirde. yeniden düzenlendi. Sap Gölü çevresindeki ormanda şablon üçgenini oluşturdu ve her ucuna bir darağacı dikti... Raporun içeriği. Hadi cömertlik bizde kalsın bir tanede yedek olsun!.. günahsızlar günahkar gösterilmeliydi. Bunlar unutulmalıydı." diyeceklerin sayısı çok az olmalıydı. Adam öldürme. ‘istenmeden . Bilenler. Durum hassastı. Đstenen maskeli balo ortamı kendiliğinden oluşursa değerlendirilmeli. sonucu aldırmışlardı... Trafik kazası sonucu adam öldürmenin hukuk literatüründeki karşılığı.. Yavaş öldüren cinsintendi. Kapanmayan Ber’in gören gözleri ve duyumsamalarıydı.. Ber... alttaki gerçek günahkarlar gizlenmeliydi.. kasıtla ilgiliydi. onun hedefe ateş etmesi gerektiği dışında bir amacı veya bilgisi yoktu.Onun anlatımları saldırı amacını açıklamıyordu.... yumuşak bir rapordu. numuneler yok edilmeliydi. Đlaçlar güçlüydü.. günahta. ateşte... Bunlarda senaryoya uyan şekilde sonuçlandırıldı... Günahkarlar. bir eğitim ve uygulama alanı olduğunu fark etti. Şimdilik buna gerek yoktu. Binlerce günahı ve o günahları işleyen günahkarların masumiyetini göstermek için on bir kişi yeterlimiydi?.. ‘Yeterliydi.’ Sodgom ülkesinde günahkar çoktu. Çekildiği yanın. üçgenin içine düşecekken kendisini yana atarak kurtardı.. oluşmazsa oluşturulmalıydı.. Alınan kan örnekleri. Rapor. Gerçek. zehirlenerek ölümü gerçekleştirilen bedensel ağırlığın altında kalmamak için yana çekildi. Şeytan.. öldüren ilaçlar almıştı.. Su... Darağacında idam edilmeyi canı çekmemişti. bu. halkın görünen maskeyle oyalanması sağlanıp. Günah ve günahkarlar bu kez nicelik ve nitelik olarak sevaplar maskesiyle gizlenemeyecek kadar çok göze çarpıyordu.... Đki elin parmakları kadar olmalıydı. Üzeri kapatılmalıydı.. Ayrıntı gelecek tarihçilere de bırakılmamalıydı.. Uyarı gerçekleşmişti. Çünki.. Toprak.. Atılan bir kurşun yanından geçti ve bir diğer üst düzey görevlinin yanak tüylerini cımbızladı. Ber.... Rapora uygun sonucu ortaya koyamamıştı. Günahlar. Alt uygulayıcılar.. Aksi halde... Cezası büyüktü. Sapma olmamıştı.. sapıcı olmak istediler. Đştahı kapalıydı. Üstte bir kaç günahkarı gösterip. Bilenlerden bir kaçı bildiklerini saklamayı kabul etmediler.. Başkalarına da örnek olmalıydı... Zehirlenme sonucu önceki uyarılara kulak asmayan.. Bu kez bir orman ve bir göl görüyordu. "Ben konuşursam Sodgom ülkesi deprem görmüş gibi sallanır!. Yanıt geldi. Öldüremeyen elin yerini. Üst uçta Rutbin vardı. günahkarlar affedilmeliydi. bir sabah onaylandı... kuvvetliydi ve acı vermiyordu. aynı noktaya götürürdü.. Günahlar gizlenmeli.. günahkarda gizlenmeliydi bu kez. senaryoları duyumsayarak sapma meydana getiren ve bir zamanlar kendi yandaşları olduğu bilinen üst düzey görevliye gerekli yanıt verilmişti. Dikkat çekmeyen. Kitle psikolojisinin negatif enerji ateşi böyle söndürüle bilinirdi.. Belki de üçgenin ucunda kendisi olacaktı. Maske.. Günahlar ve günahkarlar sayısızdı.. ayrıntılarda gizliydi ve yok edilmeliydi. Sonuçta bu iki ihtimal.’ Ziyade adam maskenin delinmesini sağlayabilirdi. bildiklerini bazen kendilerine bile saklamamalıydı. Đzler ve kanıtlar silinmeliydi. Đki derinliği ve iki gizliliği.. Yalınız. suda gizlenmeliydi. ateş. yüzü saklamak için icat edilmişti. ufaklı günahlar ve günahkarlar çoktu. Amaca uygun maske bulundu. Đrili.. oluşmuş üçgen içinde yeni bir üçgen daha oluşacaktı. Aksi davranışta. toprakta... raporlarına uygun hareket ettiğinin farkında değildi. Düzenleme Grubu’nun.

Bakışlardan verilen sinyal buydu.. Uygundu.. Her şey çok güzel gidiyordu. Đyi günah işlemek zevkliydi ve iyi kişiliği rahatsız edici değildi. bakışlarıyla avını donduran bir yılanın gözleriydi.. Benliğini Dansöz esir almıştı. müziğin ritmine uygun bedensel kıvırmalar ve kıvrımlar dışında anlık yaşamda hiçbir şey kalmamıştı. Ber’in tamamıyla dikkatini çekerek..farklılaşmış haliyle geri dönerdi. çekiciydi.. duyduklarına.. enfesti. Bir ses.. sesli düşüncelerinde yoğunlaşmasını devam ettirmesini engelledi biran... Toplumun bütünlükçü estetik yapısını bozuyordu. Dikkat çekiciydi. Ufukta kendisini başlangıcından beri izleyen içinde binlerce gözler barındıran bir çift göz düşünceye serbestlik tanımıştı. Hiçbirinin içinde değildi. Ülkede kamyon ve otomobil kazaları çok olurdu. Düşünmek suç değildi. Dansöz güzeldi.’ Cezası düşüktü. Ber.. Bedenini kıvır kıvır döndürürken elinde bulunan içi değişik bir sıvıyla dolu kadehi Ber'e ikram etti. Ama bu kadar gerçek rüyalar görmemişti. sesli düşünmeye karar verdi. ‘Yerin kulağı vardır. izleyenlere fark ettirmeden elinde oluşan boş kadehe kustu kıvırtmasına ara vermeden onlara ikram etti. açıktı.. Şimdiye kadar algılamış olduğu yerler kare kare önünde belirdi.ölüm meydana getirmekti.. Unut gördüklerini!. "Gördüklerin yanılsamaydı..yasaktı. Şimdi hayat çok daha güzel görünüyordu. Az önce kendisine ikram edilip midesine aktardığı sıvıyı.. Onlardan etkilenmemeliydi. bu akis sahibine –bazen.. Bunlar ayrık insanlardı. duyumsadıklarına inanamıyordu. Çevresine bakındı. erkekli insanları gördü. Rüya görüyorum galiba.. diye düşündü. ikramını engelledi. Dansözün giydiği kıyafetler.. Ber. Ber. Đyi günahlarda yüzmeye başladı. Üzerinde onun giysisinin aynısının oluştuğunu gördü.. Sesli düşünme akis yapar. Ya biri duyarsa?... Deniz ufkunda bulunan bir çift gözün ve içinde barındırdığı binlerce gözlerin bakışları hiddet doluydu. Minyatür alanları kuşbakışı izleyebiliyordu. Batı ve doğu müziği karışımı oyun havalarıyla hafiften kıvırıyordu.. Düşünceni seslendirmen. Đçsel yorumlamalara girdi.. Kader böyle imiş dedirtecek çeşittendi. . Paylaşılmayan düşünce yok hükmündeydi. gördüklerine.." Daha bir çok sözler sarf ediyordu. gittikçe dansözün şekline bürünmekte olduğunu duyumsuyordu Bir süre sonra kendisi de gördüğü dansöz gibi bir dansözdü. Sıvıyı bir dikişte bitirdi. kadehi aldı. Ayrık gözlerin kendisinde odaklanmasını sağlayarak kıvırmaya başladı. Sessiz düşünmeliydi.. -hatta kimsenin bulunmadığı bir yerde bile olsa. Arada... şimdi düşüncelerine devam etmeliydi. Onlarında kendisine benzemesi gerekiyordu. Ber etkilenmişti. müziğe uygun sözler ağzından çıkıyordu. Kendisi gibi dansöz olmayan az sayıda kızlı. Düşüncen seninle ölüme kadar gidecekse "sorun yok!" diyordu. Onla birlikte kıvırmaya başladı. Onlara bakmamalıydı. Ber. Toplumda infial meydana getirmeyecek türdendi. Bu güzelliği duyduğu ses bozmuştu. Onun söylediği şarkıları tekrarlıyordu." diyordu. Ama. Birden kare alanların önünde uzun ve geniş bedeniyle bir dansöz belirdi. "Komplo teorilerinin üreticileri. Bunlardan birinin daha olması normaldi.... Bu gidiş ve gelişler yeni düşüncelerin oluşmasını sağlardı.. etrafı bulandıran sapıcılardır. iyi günahkarlıktı.. çalınan müzik. Kötü yasaklara karşı duruş. Onların gözleri hipnotizma etme gücüne sahipti. Dansözün sesi tipi ve bakışları gibi etkileyici ve ikna ediciydi.. Diline sahip olmalıydı.. Onların gözleri.’ deyişini onlar herkesten daha çok biliyorlardı..

Kaybolmayan deniz ufkunda bakan bir çift gözdü." "Sorunun ne olduğunu.Bu Med'in sesiydi ve ilk kez onun sesini duymaktan nefret ediyordu. Neden?. Bu kez Ber'in üzerinde etkinlik sağlayan Med olmuştu. Ber. benden iyi biliyorsun!. Med. Bazıları ise doğallıklarında olmadığı halde yek diğerinin cinsel kimliğini taklit ediyordu. bu dansözlerin özel kıyafetiydi ve kıvırmak sadece onlarda estetikti. Resmi mesleği Dansöz olarak tescil edilmemiş suni dansözlere karşı dikkatli ol!" Med. kulaklarını aç ve dinle. "Neden kaçıyorsun?. "Dansözlere dikkatini çok verme.. "Erkeğe dansöz kıyafeti yakışmaz. Meslekleri ellerinden alınarak. rüyasından. Tümü kaybolmuştu. Çivi çiviyi sökmüştü. bu söze daha fazla dayanamadı. Nereye baksa onlardan birini görüyordu.. bir kısmı bayan bir kısmı da üçüncü cinse aitti. Ber. Sekreteri Secret'e sendikayı aramasını.. Ana kaynağı. "Sorun ne?.. daktilo tuşuna benzer düğmelere basıyordu.. Saatin zili. Dansözler mağdur edilmemeliydi." Sendika başkanı yanıtlamadı. Dansöz görüntüsünden önceki kişiliğini kazanmıştı. sonra kül olmasına neden oluyordu. Ber... kendisinden söz etmeden farklı bir isim uydurarak Soys’la telefon bağlantısı gerçekleştirmesi talimatını verdi. diğer uçlarıyla. Sendika işçilerinden bir temsilci şu an yanımda bulunuyor ve konuştuklarımıza tanıklık yapacak.. buna rağmen nasıl görüşemediğini de sormuştu. "Kadın ise." diye uyardı. Bunların bir kısmı erkek..." "Senden duymak istiyorum!" "Benden duyacağın bir şey kalmadı. koltuğun altında barındırdığı küçük bir çantayı açtı. Artık ne olacaksa olsun hallerindeydi. Çünkü. Aslında verebileceği uygun bir yanıtta bulamamıştı." "O halde.. Senin işverenlerle birlikte hareket ederek sendika işçilerini sattığına dair duyduğum dedikoduları seni uyarmak için anlamında sana anlatmamdan mı.. Ben sendikanın avukatı değil miyim?. rahatsız oldun?. Gelen işçi başkanları Soys'un genelde sendikada olduğunu. Yoksa. Med. Belirli bir süre sonra dansözlerden eser kalmamıştı. Kablolar sanki doğuruyordu. Soys'un sesini duyar duymaz Ber'e aktardı. "Bana birçok kez bağlanmayan telefon ‘ĐsteAl’ takma ismini veren sekreterime bağlandı.. 23 Hava işçi sendika üyesi işçinin kendisini tahrik edici sözlerine yanıt vermedi.. küçük çantada bulunan binlerce kablo. bağırarak yere düşmesine. Soys ile Ber arasında ilk aylarda oluşan sıcaklığın... işçilerin aylıklarından kesilen aidatların *** . onun kendisi hakkında söylediklerini kabullenmek demekti. Ber. Đçinden çıkardığı sayısız çoklukta kablolardan dansözlerin üzerine savurdu." diyerek telefonlarına çıkmamasının hesabını soruyordu.. gördüğü rüyaların sersemliği içindeydi... Ama suskun kalmakta. daha sonra uykusundan ayrılmasına neden oldu Ber’in.. Med." diyordu. uygun olmayan zamanlarda çıkardı. dansözlerin her birini ayrı ayrı tutmaya başladı.. Eliyle yerel imalatlı kahve sundu.. Ber’in üzerine okyanustan getirttiği soğuk suyu döktü. zamanla yerini alan ‘Sibirya soğuğu’ telefon diyaloglarından da anlaşılabiliyordu. kendisini başkanın kız arkadaşı ĐsteAl olduğunu belirten Secret. şaraplarından içme!. ayılmıştı.. Duş almalıydı. Her basışı bir dansözün ve bazen yüzlercesinin inleyerek. Gözden kaybolan Büyük Dansöz aniden ortaya çıktı. Ad kenti Hava Enerjisi Đşçi Sendikası telefonuna çıkan kadın sekretere. Bazı sesler.. Tuvalete gitmeliydi.. dansöz olduğunu açıkça belirtmeden bu kıyafeti giymemeli ve kıvırmamalıydı. Büyük Dansöz’ ün bağrından binlerce dansöz türedi.. aylardır duymaya hasret kaldığı sesi duyabiliyordu.

Lanet olsun!.. Rüya ile gerçek birbirinin içine girmişti... Bir çok sorular yönlendirilecekti kendisine. Çünkü özellikle bazı arkadaşlarından korkuyordu. Rutbin'in eşi. tanık istenecek.. Aldığı numaraları tuşladı. Sap gölü çevresinde bulunan ormanda silahla öldürülmüş halde ayrı yerlerde bulunan üç cesetten söz ediyordu. Rüyamda gördüm demesi onun Ruh ve Beyin Tedavi Merkezine gönderilmesi sonucunu doğuracaktı.. Televizyonun verdiği haber içeriğinde geçen yer. Cinayet gecesi. Đkiyüz isimli arkadaşı tarafından iki mermiyle öldürüldüğünü ihbar edecekti." diyerek kendisini sorguladı. Bazı duyumları olmasına rağmen bu kadarını tahmin etmediğini belirten işçi temsilcisi. sabahtan kalmaydı ve sık sık ısıtılmaktan bulanık bir renk almıştı. Şah damarına basılmıştı. telefondaki konuşmalardan aldığı negatif enerjinin de etkisiyle tüm ayrıntılarıyla Soys'un bazı kirli çamaşırlarını ortaya döktü. inanıyorum. kendisine. cinayetin teröristler tarafından işlenmiş olabileceğini belirtiyordu. Farklı şeylerle ilgilenmek iyi bir dinlence sağlıyordu. yap! Elinden geleni ardına koma!" diyerek telefonu kapattı." Soys. bir damla kanın oluşması için gereken gıdaları ve beden içinde oluşan uğraşları. Peki şu an rüya görüyor olabilir miydi?. "Ben ne yapıyorum?.birçoğunu şahsi harcamalarında kullanıp. Sıcak bir çay kendisine iyi gelecekti.. olumsuz da olsa kesin yanıt almıştı. Küçük televizyonu açtı. telefonu kapatmakla yerine getirmişti. kendi isminin tanıdık olmayan biri tarafından sesli okunmasından memnunluk duymayabilirdi. .. "Senle hiçbir bağlantım kalmadı artık. Bana ödenen aylıklardan yarısını benden avanta olarak koparma isteğini ret etmemden mi rahatsız oldun?. "kocamın ve arkadaşlarımın ölümünü gerçekleştirenler önceden bulunduğu gruptaki bir kaç kişidir... yüzünü ve saçlarını ıslattı." demişti özetle.. Ulusal Televizyon kanalı flaş haber sunuyordu.. Bir kitapta okumuştu. Ber... Güvenlik Merkez Birimini bizzat arayacak ve Rutbin'in. Geçen gece gördüğü rüya içeriğinde bulunanlardan bir kaçıydı. aradığı yeri doğruluyordu." diyerek arayan hakkında ön bilgi verdi. En uygun kararı.. Belki de Rutbin'in akıbetine uğrardı. telefonda süregelen sesine yansıtmamaya çalışan Ber. Televizyon kanalı görevlileriyle Rutbin’in eşi arasında gerçekleştirilmiş bulunan telefon görüşmesi de yayınlanmıştı." diyerek telefonu kapadı. Artık sendikanın avukatı değilsin!. ayırt etmek için parmağını kanatmıştı. Ber’in kendisini aydınlatmasından dolayı teşekkürlerini sundu. Rutbin’in eşinin beyanlarına karşı açıklama isteniyordu... Çay. Diğer işçileri de." Soys. özür dilerim. Yurttaşlık bilinci bunu gerektiriyordu.. Ber'in düşüncelerinin hızlı deviniminden dolayı beyni ısınmış ve bu sıcaklığı tüm bedenine vermişti. onun rüya gördüğü geceye denk düşüyordu. Bir damla kan da aslında çok önemliydi. Secret'i bu işe karıştırmamalıydı.. Telefonun ahizesini kaptı. Çalan telefonu bağlayan Secret. Secret'den rica etti.. iddianın hayali olduğu.. Daha sonra devam etmek üzere yazıyı kaydedip.. Birikmelerini salma zamanıydı. Bir damla kanı gözünde büyüdü. Yüksek ateşini düşürmeliydi. Birden kendine geldi. Bilinmeyen numaralardan Büyük Kent Güvenlik Merkez Biriminin telefon numarasını aldı. "Bilirkişi olduğunu belirten Birbilen isimli bir bey arıyor. Deli bir avukata kim iş verirdi.. Lavaboya giderek elini.. "Ne yaparsan. Parmağına toplu iğne batırdı. Đkiyüz. sinirlenmişti. Onlar araştırılsın. sahte faturalarla gider gelir denkleştirmesi yaptığını söylememden mi rahatsız oldun?.. yanında bulunan işçi temsilcisine. Solkol'un mağazasından aldığı bilgisayarda yarım kalan yazısına devam edecek enerjisi kalmamıştı Ber’in. Telefondaki yanıt.. "Yanımda olan işçi temsilcisine gerekli anlatımlarda bulunacağım. Seni duymak ve görmek istemiyorum!.. "Beyefendi! Numaraları yanlış tuşlamışım.. Deli bir avukatın avukatlık ruhsatı da iptal edilirdi... zaman ve kişiler yabancısı değildi. kendisinin aydınlatacağını belirterek Ber'in ofisinden ayrıldı." Yüzüne de yansıyan sinirden kaynaklı kırmızılığı. Yıllarca kırsalda Đllegal-ABCD örgütü militanlarına karşı mücadele eden ve sonra bu mücadelenin yanlış olduğunu belirterek görevinden istifa eden Rutbin ve iki arkadaşına ait olan cesetlerin kimler tarafından ve niçin öldürüldükleri araştırılmaktaydı. sağduyulu işçiler yakında seni ve yönetimini azledecektir. belge istenecekti. kapattı bilgisayarı. Parmağının ucundan akan kanı çekmeceden çıkardığı peçeteye sildi. Bu doğrultuda yetkili bir ağıza mikrofon uzatılmış. Yetkili ağız.

içsel tahlildeyken. "Ber bey. En son telefon bağlantısının kopmuş olabileceğini düşünerek.. Alo!..... Müşterimin maddi durumu bu alacağını alamamakla bayağı kötüleşti. gerekeni yapacağını.. yargı başkanı.. Đtirazı müşterisi olan alacaklıya bildirdiğinde bu itirazın doğru olduğunu ama alacağının gerçek olduğunu. "Buyurun sizi dinliyorum." gibi hal hatır sorma seanslarından sonra." kavramını düşündü.-dolar değerindeki senede borçlunun imza itirazı üzerine... Dolayısıyla. Kesilen gülme sonrası kendi cep telefon numarasını da verip.. BirBilen Bey!..... "Bilmem. Bunu biliyorsun!.. diğer örnek imzalarına göre kuyruğu biraz eğri duruyor gibi. sizin müşterinizin hem alacağından olacağı hem de AntiHafif Mahkemede sahte imzalı senedi düzenleyip.... vekili aracılığıyla icraya koymaktan dolayı üç yıl ceza alacağını anlatmama bilmiyorum gerek var mı?... ev alanlara hatta iyi bir sonuç alanlara karşı kullanılan ve yemeğe.. "Borçlu." dedikten sonra suskunluk sürecine girdi. Bu kez kuyruk eğriliğini düzeltmeden olumlu rapor veremez misiniz?.. Bir şeyler anlatmak istiyordu.. farklı biriyle mi konuşuyorum.. aradı... Karşılık. sizin alacaklı vekili olarak bulunduğunuz dosya dayanağı 50." dedi. onun yarım kalan sözlerinin devamını bekledi. yanlış mıyım?... Ber.. "Kuyruğu eğri duruyor.000.. bir hafta ... imzalar kuyruk eğriliği dışında sanki benzerlik gösteriyor. bizlerinde gereğini önceden yapmamız gerektiği yönünde rica da bulundu.... "Aslında senetteki imza borçlunun imzasına bazı yönleriyle benziyor gibi." " . diye kuşkuya düştüm. kuşku dolu bir sesle.. Şansına. Birbilen anlatımına devam ediyordu." "Doğrudur." Ber’in bu sözleri karşısında Birbilen katıla katıla güldü..." Birbilen'in ifadeleri tutarsızdı. Borçlunun. Ber. "Borçlunun senette bulunan imzalarıyla." diyerek hayretini belli etti. Böyle bir sahteciliği yapabilecek nitelikte biri değil.... Ber'de bu tür itirazlar üzerine alacaklı müşterilerini Maf'a göndererek yararlı raporlar alınmasını bir kaç kez sağlamıştı..!?...." dedi. sıkılgan ve yılgınlığını duyumsatan hitapta bulundu... borçlunun tanıdığı ve önceki dönem Halkın Temsilcileri Grubunda görev yapan ve şimdi Absürd Yerel Televizyon sahibi olarak faaliyette bulunan KomĐmza bey. Ber... sen rahatına bak!" demişti müşterisi.Belge..." "Siz.. avukatlık mesleğinde yeni değilsiniz?. kendisinin gözleri önünde bizzat borçlunun imza attığını yeminle belirtmişti bana.. "Geçen bizleri.... "Müşterim SağMüş çok sağlam bir insan. benimde içinde bulunduğum Đnceleme grubuna geldi... Hatta borçlunun imza itirazı üzerine müşterime imzayı senin yanında mı atmıştı..." Birbilen. Niye sordunuz?. Bir an." ". Şimdiki teknikle bu bile tespit edilebilir diye biliyorum.. içmeye bizi götür arzusunu içeren bir deyimdi.." Ber. olasılıklarını hatırlattım. "Ama.... Birkaç gün içinde inceleyip karar vereceğiz." Ber. kime ve kimlere ait olduğunun incelemesi. Ad kentinde kullanılan bir deyimdi.. için yargı başkanı. "Alo!." sözcükleri bu olasılığı saf dışı bırakmıştı. sahte olduğu yönünde dava açmıştı. O da. Ama... Duyuyorum... Maf'ın avukatlığını yaptığı dönemde onun kanalıyla gelen bir kişinin alacağının tahsili için icra takibi yaptığında dosya borçlusunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığı. ‘Yazı ve Đnceleme Gruba"na gönderirdi. senet ve çeklerin içeriğindeki yazı ve imzaların ilgilileri tarafından yargı gruplarında itiraz edilmesi halinde.. alacağı için senet alamadığından sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını belirtmişti." dedi Ber. kıyaslamaya örnek teşkil edecek duruşma’da alınan imza örnekleri. önceden başkasına imzalattırıp sana vermiş olabilir.. yazı ve imzaların incelenmesi için bize göndermişti.. "Maf. "Yazı ve Đmza Đnceleme Grubunu" sonradan iş sahibinden fazlasıyla tahsil edeceği parayla satın alarak imza ve yazıların borçluya ait olduğuna dair rapor aldırtmıştı. nasıl olur?. bunu halledecek. Dediğim gibi. imzanın kuyruğunu bilinçli veya bilinçsiz eğri atmış olamaz mı?.... Genelde yeni bir araba." "Ama. Đçselinde......... "Alo!. bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hem alacağı alamayacağını hem de Anti-Hafif Yargı Grubunda sahte belge düzenlemekten üç yıl ceza alabileceğini belirttiğinde..!?........ Bir zamanlar Maf'ın avukatlığını da yapmıştınız. Bunların verdiği rapor aynı yönde karara yansırdı. birbirini tutmuyor." diye seslendi. bizler Sodgom ülkesinin imza incelemesi konusunda en yetkin uzmanları olarak buna rağmen sizle görüşmeyi borçlu tarafla görüşmeye tercih ettik.. Maf. Birbilen olarak kendisini tanıtan kişiyle "Nasılsınız?. "Ya!.. Gerçekten. telefonu açan ana konuya giriş yaptı..... Bu suskunluk bir süre devam etti. Bu kez. alaycı bir üslupla........

. "Hoş geldiniz!" dedi. çat kapı içeri girmişti. Ber.. Düşüncelerini bir selam bozdu. Müşterisi de alacağından olacaktı. Hatta üstüne üstlük Üç yılda Tut-Bırakma Kursevinde yatacaktı müşterisi. ???!!!. onların telefonla randevu alan kişiler olduğunu anlamıştı. Đmza incelemesi raporu borçlunun yararına düzenlenirse büyük bir gelirden olacaktı. kalemlerdeki görevlilerle muhatap olmanın verdiği stres. LeftKol'du." tekliflerini ise. müşterisinin de onlara ödeyebilecek çoklukta parası yoktu ve o da hukuka uygun davranılması taraftarıydı. Başka çaresi yoktu. Bunda hukuksal konularda bilimsel görüşler sunmuş uzmanların da payı vardı. borçluyla BirBilen gibilerle.... Gelenler koltuklara kuruldular. Müşteriyle. cam parlaklığında gözlere sahip takım kıyafetli. "Hukukun taksiti olmaz. kazanacağına kesin gözüyle baktıklarından bazılarının olumlu sonuçlanmaması.. belirterek telefonu kapadı. Bıyıkları dudaklarına sarkık olanın ismi.bekleyebileceğini bu süre içinde. Sabahtan beri yaşadıkları kafasını ağrıtmıştı. beyaz gömlekli bu şahsı ilk kez görüyordu. Düşüncesi bile korkunçtu. Gerçi. Kurala uymayan kişiler genelde samimi olduğu insanlardı Samimi tanıdıklarının bu kuralı çiğnemeye belki hakları vardı. tokalaşmak için elini uzatan uzun boylu. Büyük davalarda taraflardan biri veya her ikisi güçlü ise. düşünsel gerginliği esnasında bedeninin de buna uyumlu davranışları nedeniyle. Gece gördüğü rüyaların ağırlığı da bunda hatırı sayılır etkinlikteydi. kabulü olduğunda içeri alınırdı. gelenin kim olduğunu kendisine bildirir. Pazarlamacılar ise genelde olumsuz yanıta karşı derhal büroyu terk eden özellikte olmuyordu.... diğer iki kişiyi tanıttı. Belki de bilgi yeterli olmuyordu... Belki de. Bu.. Hatta. "Selamlar!" Gözlerini selam verene dikti. duygusal zekalarının iyi olmasıyla mı tamamlıyordu?. Parmaklarıyla şakaklarını ovaladı. içseli dışsalında yansı-ma buluyordu." deyişini anımsadı. Tanımadığı birileri. Diğerinin ise LeftSağKol'du. "Avukatların ömrü kısa olur." diyordu. Ama gelen kişiler bu kategoriye girmiyorlardı. Ruhsal. üzeri örtülü ve soyut konularda ise kısa cümlelerle geçiştirmişlerdi kitaplarında.. bıyıkları dudaklarına sarkık. pazarlamacı olamazlardı. endişe içindeydi.. hukuki bilgisi yeterli olsun olmasın en güçlüyü temsil eden avukatlar her nasılsa başarı sağlayabiliyorlardı. Bekleyecekti. Haklı olduğunu biliyordu. Aksi halde.. icrayla.. Yargıyla. Bu nedenle kendisine hukuk kitapları pazarlamaya gelen satıcılara "Hukuk kitabı almak istemiyorum. Aldığı özel konulu davalarla ilgili yaptığı araştırmaları sonucunda bulduğu hukuksal dayanaklardan dolayı.. bir zamanlar Tar kanalı ile birlikte ön soruşturma geçirmiş bulunan Mıha idi. Hukuk Bilgisi yetersizliğine sahip olanlar bu eksikliklerini. BirBilen’in ancak bir oy kullanma hakkı vardı.. Mesleğine ilk başladığında girmiş olduğu kirli ilişkilerden uzak duracağına kendi kendisine söz vermişti.. Gerçek bir hukukçu gibi davranmak istiyordu." esprisiyle reddediyordu. Đmza ve Yazı Đnceleme Grubu. Kendisine iyi geliyordu. “Kuyruk eğriliği” kavramını iyice düşünüp kendisini arayabileceğini. Onun arkasında tokalaşma sırasını bekleyen iki kişiden biri tanıdığı çıkmıştı. Borçlu gözlerinin önünde senedi doldurmuş ve imzalamıştı.. "Taksit yapalım. Dava ve takip dosyalarının sonucu ne olacak kaygısı. gelenin öncelikle sekreterden izin almasıydı. Đsimlerini duyan Ber.. tamamlıyorlardı. çam yarması. Mıha ile tanışık olduğunu onla sarılarak somutlaştırdı. Sekreter. Uzatılan eli boş çevirmek olmazdı. Bu dosyadan elde edeceği Avukatlık komisyonunu düşündü. Büroda avukatla görüşme usulü. Çok sayıda bireyden oluşan Đmza ve Yazı Đnceleme Grubunda bulunanların tümü BirBilen gibi düşünmüyor olabilirdi. Yasa maddesinden anlaşılan anlamı yüzlerce sayfalara yayarak açıklayan yasa yorumcuları. Olan hukuk bilgileri ancak normal şartlar altında para ediyordu. . BirBilen'in deyimiyle kuyruğun eğriliğini düzeltmeme nedeniyle ve borçlunun bu tür işlerde komisyon alarak aracılık yapan KomĐmza kanalı ile kuyruk eğriliğini kendi yararına düzelttirirse?. Büyük para alacaktı ve son aylarda oluşan parasal sıkıntılarından geçicide olsa kurtulacak en azından altı aylık geçimini sağlayabilecekti. Nefeslenen ziyaretçilerden Mıha.

onla birlikte hareket etmezdim." dedi. Çağdaş demokrasi anlayışının. LeftKol.. sadece LeftKol. ihale.. gerekli nezaketi gösterdi.. LeftKol. "Sizi kıramayacak yaklaşık yirmibeş-otuz delege olduğunu biliyoruz." LeftKol'un. Đlk sıralardan Halk Temsilcisi adayı olarak seçime girebilmem için ön seçimde delegelerin desteğine gereksinimim var. "Hayırlı olsun!" diyerek. Hatta bazıları çarkın içinde. Aşırı tepki ilkellikti. yapacağı konuşmanın uzun ve soluksuz geçeceği izlenimi uyandırdı Ber'de.. zorlamalı öksürükle boğazını temizledi.. Binlerce soygun yollarını burada açıklamaya ne zamanımız var." dedi... "herhalde. Politikayla da uğraşıyordu. 'hamili kart yakinimdir. Eksiğimiz var çoğunluk elde edebilmem için sizinde desteğinize ihtiyacım var. ne de adını duymuştu. teşvikli yatırım. Cam gözlerini daha da parlatarak. halktan toplanıp Devletin kasasında biriken paraları üç dört çapulcu hırsızlamakta. ülkenin durumunu okumuş biri olarak sizde görüyorsunuz. "Çok fazla bir zamanımız kalmadı. Bence birey bir oluşumda önceden yerini almalıdır. evine ekmek götüremeyen insanları düşünün. izleyen bakışlardan huylanarak fark etmiş olabilirdi. Tar'a ve bana nasıl güveniyorsan ona da güvenebilirsin. Ancak Mıha'nın geleceğinden haberdar değildi. LeftKol. samimi bir ortamı derhal oluşturma çabasındaydı. LeftKol'u partinin hiçbir çalışmasında ne görmüş. geliş amacımızı merak ediyorsunuzdur?. Aksi halde treni kaçırmış olur. Sözlerine kaldığı yerden devam ederek. sen beni tanırsın. "Fakat.. Kahve teklifini." diyerek.. sessiz kaldı." demek istemedi. "Đstirham etsem. "Teşekkür ediyorum. "Dediğim gibi sizin de Đl yönetimine üye olarak bulunduğunuz Legal-XYZ Partisinden aday adayıyım. ön seçimler yaklaşıyor. "Biliyorsunuz ben delege değilim. Ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan biridir... Ber. Olumlu veya olumsuz bir tepki rengini alamadı. Ber'e göz kırparak. olumsuz olsun sonucu bana birkaç gün içinde bildirebilir misiniz?. bu tür durumlarda kahve ikramının iyi olacağı tecrübesini edinmişti. Arada birbirlerini kaçamak bakışlarla izliyorlardı. Paraya . Zaman kazanmak istiyordu. Ber’in düşüncelerini algılamış gibiydi. Belki de haberiniz olmuştur. kendisinden ne tür bir istekte bulunacağını merakla bekliyordu. önümde daha epey uzun bir yol var. insan haklarını teminat altına alacak yasa maddelerinin çıkarılması." "Onların tercihlerini etkilemek istemem!. işsizlik had safhada. Onlar zevk ve sefa içinde iken. Bu eylem.. "Umarım." Ber. Halkın Temsilcileri bunları gerektiği şekilde ifade etmiyor. kendisiyle telefonda konuşmuş. Belki de söyledikleriyle benzeşen kişiliği vardı. Aradaki uçurum akıl almaz boyutta. politik söylem kullanmalıydı.. resmi kurumların alım satım işlerinde yapılan fatura yolsuzlukları. "Arkadaşlarla bu konuyu değerlendireceğiz." "Sizin arzularınız benim ve arkadaşlarım için emirdir. Bu soygun bazen. LeftKol.. çağdaş hukuk ilkelerinin yerleşmesi. tüm yanlışlarla mücadele için Legal XYZ Partisinden Halk Temsilcisi aday adayı oldum. Ses tonunu.. Halk yoksulluk içinde." dedi. Seçildiğim takdirde. biraz önce kahve içtiğinin kanıtını üzerinde taşıyordu... "Ber. Bunlar bilinen gerçekler.. çocuğuna mama alamayan. LeftKol. Ber. Geliş amaçlarının ne olduğu konusuna bir türlü gelmiyordu. Lekeyi.." Ber'i süzerek söylemlerinin onun üzerinde bıraktığı etkiyi yakalamaya çalıştı. karşılık verdi. Güncel esprilerle bu sıcaklığı sağlamaya çalışıyordu." Ber'in bu gelişmeden haberi olmamıştı. önemli bir hususta görüşmek için randevu talebinde bulunmuştu. "Halkın. bazen de bazı medya gruplarının şantajlarıyla veya politik destek sunmaları karşılığında gerçekleşmekte. Ortam karışıktı. Bunun her nasılsa farkına varan LeftKol bıyığında kalan kahveyi diliyle yalayarak sildi.LeftKol. kendisine daha fazla acı çektirmedi." yazılı kartvizitlerinizi her zaman bekliyor olacağım. Bir düşman daha kazanmanın kendisine yararı olmayacaktı. ne de gerek var. LeftKol hakkında gerekli araştırmayı yapmalıydı. Đhracat. durumdan ve durumlarından memnun. kendisine güvenen otuz delegeyi etkilemesi karşısında menfaat teklif ettiğini anlamıştı. "Parti delegelerinden bazılarıyla dolaylı veya doğrudan görüşme sağladık. yalnızlaşır...." dedi.. Kahve içimi sonlandığında. ziyaretçilerin tümü oy birliğiyle kabul etti. Kahve. Demokrat bir insanın seçilmesinin ülkeye yararı olurdu." dedi." "Neden olmasın!" Ortam. ana konuların açılımını sağlayan iksirdi. Mıha'nın konuşması gerektiğini işaret ediyordu. yalvarışlı konuma sokarak devam etti. "LeftKol'a güvenmeseydim. olumlu olsun." diyerek başlangıç yaptı.

Beğenmediği bir oyunu ve oyuncularını alkışlaması ise bu yargısına. Ziyaretçiler yanaklarını kırk yıllık ahbaplarmış gibi Ber’inkiyle karşılıklı dokundurdular.. Akıllıcaydı.. LeftKol’u sordu. kendi yerini daha sağlama almak için LeftKol'u. Bir kaç olasılık tartışılıyordu. yorumlamaya benliğini kazanmaya çalışıyordu.. Zaten bende bu hafta içinde duymuştum. "Hoşuna gitmeyen. sağ ve sol çevrede etkinliğini hissettirebilecekti. Legal-X Partisinden Halk Temsilcisi olması için destekliyor. Onların çıkmasından sonra Ad kentinde.. Yakın zamanda almış olduğu kararı uygulamıştı. dolayısıyla kendisine karşı duruştu. Ortamın gerginleşmesini engellemek için espri olarak algıladıklarını... benimsemediği hiçbir olguya ayıp olmasın düşüncesi ile katılmayacaktı. Başkaları gibi çıkar amacı yok!. RightKolu ise." adlı tiyatro oyununu izlemişti.." hayıflanmasında bulundu. Çünkü. " Geçmişte bir an oluşup kaybolan samimiyeti tazeleme anlamında.Gücüne." isimli balık restoranında buluşacaklardı. onlara katılmadı. Seçmenler bu kadar umarsız. sağ kolu RightKolu sağcı kimliğindeki Legal X Partisi’nden. kendisini tanımaya.. bir çok kez Mıha ile karşılaşmıştı. tıpkı emekçinin emeğine yabancılaşması gibi bir şeydi bu. Her iki koldanda meclis içinde bir çift göze bir çift kulağa sahip olacaktı. Maf. kulağı en geniş deliklilerden biri olduğunu bildiği Solkol'u. Bireysel kimliğini sosyal psikoloji havuzunda eritmeyecekti. "Neden bu konuda daha önce bana gerekli bilgiyi vermedin." Bireysellik buradan başlıyordu... Ber.. Her iki durumda da bağlantı kurabilecekti. Tar'dan haber alabiliyor musun?." diyerek Tar'ı sordu. Bu mümkün olmadığında her iki partinin ortak iktidarı söz konusu olacaktı. "Allı gelin tırtırlı gelin. kendisine yabancılaşmanın aksine. duyarsız ve benliksiz olabilir miydi?. bu yönüyle de geleceği merak ediyordu. "Mıha!.. Oyun bitiminde. Đdealist amaçla hareket etmektedir." diye seslendi." Yanıt sertti. Zoraki tebessümlerle ayrıldılar.. "Ha! sahi. Baba Maf'ın sol kolu şimdi o!. Onu çok özledim. güç katacaktı. Hatta tüm duyuları mecliste olacaktı.. oyunu. Legal-XYZ partisinden. Duyduğuma göre her iki partinin yapacağı Halk Temsilciliği adaylık ön seçiminde bunların adaylığının ilk sırada gerçek- leştirilmesi için bayağı para dökecekmiş. benden boşalan makama geçti." Maf. Ber. Uygun yanıtı verdi. "Senin haberin olduğunu sanıyordum. Legal XYZ partisi ile Legal X Partisinin şansı eşitti. telefonla arayarak. en önde ve sanatçılarla göz göze olmasına rağmen ayağa kalkmadığı gibi ellerini birbirine vurur gibi de yapmamıştı. Azda olsa yumuşayan ortamı gerginleştiriciydi. Ber. sol kolu LeftKol’u ise solcu kimliğindeki Legal XYZ Partisi’nden Halk temsilcisi seçtirerek alanını genişletebilecek. kahkahalarıyla yansıttılar ziyaretçiler. Maf. Az sonra Markız'la yeni açılan "Burada Hesap Pahalıdır. Geçen haftanın bir akşamında kültür sitesinin salonunda sahneye konulan." Ber. Bu sesleniş bile söyleniş biçimiyle gerekli yanıtı veriyordu.. * ** . Đki taraftan da korunabilecekti. elini yüzünü yıkadı ve saçını düzeltti. Solkol'dan sürpriz bir yanıt aldı. Erken seçimin sonucu şimdiden belli gibiydi. O aşamada... Đlk kez Tar'ı kendisine soruyordu.... Legal Y Partisinin ve diğer küçük partilerin barajı aşıp aşamayacağı dahi şüpheliydi.. Yerini daha bir sağlamlaştıracaktı. Đkisinden biri iktidar olacaktı. herkes oyuncuları ayakta alkışlamış. Ortama uymak için içselden kaynaklanmayan tepkilerde bulunmak bireyin kendisine yabancılaşmasıydı. "LeftKol. Ber. Lavaboya yöneldi. Her iki şahısta politikayla fiilen uğraşmamış olmalarına ve ne oldukları belli olmalarına rağmen sağduyulu halk tarafından seçilecek miydi?.. Sağdan veya soldan iktidar olunması kendisi için önemli olmayacaktı. Delegeleri satın almaya niyetliler. "Kırsal alanlara telefon ağları daha kurulmadı. oyuncuların oyunculuğunu beğenmemişti.doymuş biri.

Beyninin içindeki yoğunluğu az da olsa hafifletmeliydi. Gelen ‘konuş’ teklifine. çekişmeli geçiyordu." "Bu bir hataydı. sayımda hatanın olmadığı anlaşılmıştı. herhangi biri diğerine fark atmıyordu." Diğeri. asimilasyona uğratan sisteme. Biri. Hiç kimse olumsuz konuşmuyordu. basın toplantıları düzenleyelim.' da bir başka örnek. bu anlamda ne gerekiyorsa yapalım." anlamına geliyordu. Ber'in sağduyusuna güvendiklerini ifade ederek ona oy vermeyeceklerine dair namusları ve şerefleri üzerine söz vermişlerdi. Rahatlamak istiyordu. Verilecek yanıtı tahmin edebiliyordu. Bulunanların dikkatini çektiği kanısına vardıktan sonra. Başkan." Bir diğeri. gerekli reaksiyonlar. Ber. Aksi halde beyni ağrıyacaktı.. Yaklaşık bir saat sürmüştü. Tartışmanın bu yönüyle alevlenmesini engelleme amaçlı ani çıkışıyla.. hatta taşlayan mahalle halkı.. Ber. Başkan dahil toplam on bir kişilik kurulda birkaçı hariç. devamla. "Halkın sıkıntılarına ortak ve sözcü olalım. Kabul oyu veren delegelerin içinde namus sözü veren kişilerin de olduğu kesindi. bu nedenle nazlanmadı. Sonuçta.. arkadaş da özür dilemişti... her eylemi gerçekleştirelim hatta. Partinin tanıtımı. "Halkımızın ve halkların kültürlerinin.. kendimizi her alanda gösterelim. sokakların. Oy sayımı bir kaç kere yinelenmiş. Buna rağmen bir şeyler kusmak istiyordu. Ama ifade edemezdi. Çoğunluk ise. Bu yöndeki düşüncelerini ifade etmenin yararsız olduğunu düşündü.. Đktidar partisiyle ve diğer muhalif partilerin söylemlerini. Bu yapıda kendisi de kısır döngü araçlarından biriydi.24 Legal XYZ Partisinin il binasında." diyorlardı. tüm konuşulanlar güzeldi ve güzel konuşanlar... LeftKol'la görüşmesinden sonra.. Üzgündü. "Evet! Benim de bazı diyeceklerim olacak. Ber’i işaret ederek. O veya diğeri aynıydı. köstekleyen. açık alanda yaptığı düğünlere dahi sahiplenelim. Bu söz "Pekmez pekmez fark etmez. bunun verdiği rahatsızlıkla toplantıya gelmişti. doğru da olsa eleştirelim. 'Nüfus Sayımını Protesto etme Olayı. etkinlikler tartışılıyordu. "Sürekli seminerler.. baskılara karşı tepki göstermek için her fırsatı değerlendirelim. "Ber bey. farketmez.. Bir kısmı ise. eylem geliştirelim. Karalama kampanyası başlatalım. devamla.. Aday seçilmeyenlerinde adaylığı belki de başka bahara kalmıştı. müziğinin. Sonuçta dişe dokunur. Kanıtlayamazdı.... onla yüz yüze görüştüklerini ve anlatımının kendilerine güven verdiğini belirtmiş- lerdi. geçen hafta. bir kısmı "Dıpsu pekmez. üye sayısının artırımı için yapılması gereken uğraşlar.. Üç delege dışında oy birliği mevcuttu. bir karara varamamışlardı." demişlerdi. yolların çamurlu bakımsız olmasını protesto amacıyla Yerel Yönetim Binasına yürüyen. Ön seçim gerçekleşmiş ve Genel seçimlerde gösterilecek aday listesine Legal XYZ Partisinden LeftSol birinci sırada yerleştirilmişti. onun da mutlaka değerli görüşleri vardır... tanıdığı delegelerle bizzat veya telefonla görüşmüş ve "LeftKol'un ön seçimlerde listeye alınmaması.bir arkada-şında eyleme katılması sonucu basına ‘Legal XYZ Parti üyeleri Belediye Binasını taşladı!’ diye intikal etmişti. arasında partimizden –O. eylemler. güzelliklerin aksine davranıyorlardı. Parti üyelerinin resmi olarak seçmiş oldukları delegeler Parti Tüzük ve Yönetmeliğine uygun olarak serbest iradeleriyle oy kullanmış başka aday adaylarla birlikte LeftKol’un da adaylığı kesinleştirilmişti.. Alınmış bir karar yokken böyle bir eylem başlatılmış ve ben sayıldığım halde yinede partinin suçlanması nedeniyle diğer yöneticiler gibi bende devletin avukatına ifade vermek zorunda . "Sadece bu değil." dedi Ber. hiç konuşmadı. halkın sokakta. Delegelerin. Aslında vardı. konferanslar. Toplantı. eylemlerini yanlış da olsa. Bunun karşısında çıkarabileceği karşı yanıtı yoktu. her oturumda olduğu gibi yine tartışmalı. Sonunda üyelerden biri. düşüncelerini." dedi. Örneğin. ayda bir tekrarlanan yönetim kurulu toplantısı." görüşünü iletmişti. bırakılsalar günlerce uzayacak kadar konuşma açlığındaydılar. "Burada alınmış bir karar olmaksızın partiye mal olabilecek davranış ve söylemlerden uzak durmak gerektiği kanısındayım. dillerinin gelişiminin ve uluslararası hukukta da yer alan kendi geleceğini tayin etme hakkını engelleyen. şablon öneri ve açıklamalarla ve her kafadan çıkan seslerle bu şekilde bir süre devam etti. Çünkü üç kişiden çok daha fazlası bu sözü vermişti. kendini bilir. Hukukçumuzu da dinleyelim. Ber." dedi. inkar eden.

Başkan sert iradeye boyun eğdi. Nüfus sayımında sayıldığım halde sizleri yalnız bırakmamak.. "Ber.. Ama lütfen kısa olsun. Dikkat çekmez. Ber. benim otoritemi olumsuz etkiliyor. genel merkezimizin veya Đl yönetimi olarak bizlerin aldığı kararlara -ben çekince koysam bileuymak zorundayım. Senin bazı davranış biçimlerinden dolayı bana pay çıkaranlar oluyor. Son üyenin de odayı terk etmesinin akabinde Başkan. bu kötü bir şey değil. sözün sahibine yöneldi. Bu partinin geleceğinin baltalanması ve sistem anlamında da meşruluğunu yitirmesi. avukat olarak yapabileceğim bir şey kalmamış anlamına gelmiyor mu? Yargılama da bitmişse." diyerek tartışmayı bitirin sinyalini verdi. Avukat olarak görüşebilirsin. ‘Kay’ hakkında soru yöneltti Ber..... Ber. Cezasını çekiyor." dedi kızgın bir üslupla. son cümlelerden olayı algılamıştı. işkence görmüş. sayımın bilimsel yapılmadığı dil.. Bu. yanlış anlaşılmamak için suçlamayı kabul ettim. içselindeki birikmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da bir şekilde bazı tepkilerini sunarak rahatlamak istiyordu.. din. Şahsen ben tartışmadığım veya görüşümü sunma imkanı bulamadığım bir ortamda alınan karara uyma zorunluluğu da duymam." Yönetim kurulu üyelerinden biri.. hükümlünün vereceği talimatları almak ve yaymak için görüşmesi isteniyordu. Başkanın direktifine. halk tabanın-da endişe doğuracağından partimizin genelleşmesi ve gelişmesinin de önünü tıkamış oluruz. Tartışılmayan. Çünkü konu en azından tartışılmış. yetki ve sorumluluk ancak kararın çıkmasında payı olana ait olmalı. karara bağlanmayan konularda bir şekilde parti adına davranış sergilenmesi yanlış değil mi?. ben yıllarca düşüncemden dolayı Güvenlikte sorgulanmış. yapılacak bir takım etkinlikler için güvenlik biriminden izin alınması yönünde çoğunlukça alınan kararı deftere geçirttirdi ve son aylık toplantıda böylece bitmiş oldu..... Benim görüşmeme ender izin veriyorlar. Bunu ‘minnet yapıyor. "Onun siyasi bilgilerinden yararlanma imkanın olur. Başkan. "Tartışmayı kapatalım da oylamaya geçelim artık. bunu biliyorum.’ anlamında düşünme!... önündeki paketten bir sigara da Ber’e uzatarak yaktıktan sonra.." dedi Başkan.. Bir de senin Bey ilçesi Tut-Bırakma Açık Kursevinde bulunan “Kay” la görüşmeni rica ediyorum.. Hemen ret tepkisini . Herkese saygım var ve her kuruluş kendi alanında faaliyet göstermeli.. Ber’de diğerleri gibi toplantı salonundan ayrılacakken Başkan’ın kendisiyle özel konuşma isteği üzerine kalktığı koltuğa. Neden kendini bazı yönlerden geliştirmiyorsun. Başkan tekrar araya girdi. Kısaca..." "Bu görüştürme isteğim davası için değil. Ber. başkaca yerlerden gelebilecek talimatlarla hareket edilmesi yanlış diyorum.. Ber. biliyorsun Tar’ın referansıyla seninle tanışmış ve yönetim kurulu üyesi olman için de genel merkeze ve delegelere baskıda bulunmuştum. yeniden oturdu. Yanlış anlaşılmasın!. "diyerek.. "Avukat Beyler korkuyorlar galiba. Üyelerin bir kısmı Ber’in bu söylemine bir ara karşı çıkacakmış gibi atıldılarsa da tepkilerinin bir anlamda demokrasi kurallarının tartışılacağı alanı hedef alacağı ihtimali karşısında vazgeçtiler... yoksa yeni doğmuş çabuk büyümüş partimizin çöküşü yakındır demektir... Eylemler yapmayalım anlamında değildi. bu konuda da bilgini ilerlet!." dedi. Bak! Sana ne diyeceğim. Protestonun kaynağının. "Ben sözlerimi daha bağlamamıştım!" diyerek karşı çıktı. "Benim demek istediğim.kaldım. "Korksaydım senin gibi devletin avukatının önünde kıvırmazdım. Kararlar özgür iradeyle ve çıkar gözetilmeksizin. "O halde buyurun!.. insanlığın iyiliği-ne alınmalı. Seninle. görüşler alınmıştır. Arada bize de iletmek istediği mesajlar olabilir. programımızda yazılanlar ile genel hukuk kuralları göz önüne alınarak bu çerçevede faaliyet gösterilmesi kanısın-dayım. Önceki konuşmacı yine aynı pişkinlikle." dedi.. Başkan. "Lafını bilde konuş." "Bu onun için. Yani. gibi sosyal konuların da sorulması gerektiği hususlarını ifademde belirtmiştim. Ama bunun dışındaki inisiyatif ve eylemlerin parti üyeleri tarafından yapılması veya fiilen dayatılması. Siyasi bir geçmişim var. Program ve tüzüğümüz var. seni etki altına almaya çalışıyorum.." dedi sırıtarak. Tut. o da tanışmak istiyor.. Başkanı anlamakta zorlanıyordu. Diğer konuları bir yana bırakarak.. senin gibi yoktan bu partiye de gelmiş değilim. siyasi davaları sana yönlendirmeye başladık zaten...Bırakma Kursevlerinde yatmış bir insanım. Bu da bir yönlendirici daha kazanılması anlamına geliyordu." Başkan açık konuşmuyordu. benimsediğimiz Demokrasiyi partimiz içinde öncelikle biz uygulamalıyız. kemikleşmiş kurallardan koparmıyorsun.. "Hangi suçtan tutuklu?" "O siyasi hükümlü! Davası sonuçlanmış. Ber." dedi. konuşmasını sonlandırdı.

Đnsanlar aynı insanlardı. Veya annesi yeniden rahatsızlanmıştı.. yolu hızlı adımlarla katetti. temiz görünümlü genç elinde tuttuğu dergiyi göstererek. Kıyafet. tanıtımın dahi alıcısı olmadığını kaş hareketleriyle ifade etti. yer açtı. hala görünürlerde yoktu. Belki de uyuya kalmıştı..." Markız'la her cumartesi evde buluşmaları. Ber'in. Temiz havayı soludu. Sesi inandırıcı değildi. "Hayır!. *** . Bakışlar aynıydı.. Bu kez sözleşmişler. ofisine gitmek üzere partiden ayrıldı. "Küçük değişiklikler büyük mutluluklardı. Ber. Teşekkür ederim.. ince kesilmiş salamı dizdi ve portakal suyu ile birlikte midesine indirdi. Etraf... bankın ortasında oturduğunu fark ederek. Öznellik gösteren yoktu. Ber. Aynı tepkiyi yanındaki orta yaşlardaki adam vermedi. Banklarda oturan insanları gözleriyle taradı..vermek istemedi. Duşunu aldı. sol yana yaklaşıp. "Oturabilir miyim?." teklifinde bulundu. kimin kim olduğu belli değildi. Başkalarının da oturmaya hakkı vardı.. onla muhabbet etmeye başladı.. saç biçimi ile öznellik sağlamak isteyenler ise gören gözlerde sırıtıyordu.. Burası kendi özel mülkü değildi.... Ağaçlar ile çiçeklerin görüntüsü ve küçük havuzdaki fıskiyeden akan suyun sesi biraz da olsa rahatlatmıştı kendisini. bir şeyler atıştırıp seks yapmaları standartlar hanesine yazılmıştı. Yeni bir düşman kazanmanın yararı yoktu. "Alır mısınız?. genci ve dergiyi üstünkörü inceledikten sonra." dedi... Markız. ister istemez kulak misafiriydi. 25 Ber.. Sandviç ekmeğinin içine kaşar peyniri... Ber.. bulanıktı. cumartesi erkencisiydi. Yanakları al. Ber. Park girişinde bulunan boş bir banka oturdu.. orta yaşlar da bir adamın. Başkan'dan Đzin isteyerek. bulvarda bulunan parkta buluşacaklardı. Normal satıcılara benzemiyordu.. Orta yaşlı adamın oturmasından kısa bir an sonra genç bir erkek yanlarına yaklaştı. Temiz kalan son gömleği ve pantolonunu giydikten sonra dışarı attı kendisini. "Bir ara uygun olduğumda gidebilirim." olumsuzlamasına karşın yine de tanıtımda bulunmak istiyordu." seslenişi bozdu. Düşünsel gidişatını.

. Dergiyi tutan eller titriyordu.... Okul sonrası manifaturacı olan babamın işyerine giderek ona yardımcı olurdum.. tarihinizi.. saklarlardı. yeni aboneler dahi bulurdu. ‘ucuz yolla sevap kazandıklarına. esnafla bayağı iyi iletişim kurmuşlardı. Oturdu. Yanlış anlama!. Daha sonra. değerlerinizi daha iyi öğrenin. farklı sorular bekliyor sıkılganlığındaydı. kitap." Orta yaşlı adamın karşılığı alaycı oldu... sen de bunları tanıyacaksın! Beni anlayabileceksin.’ dediler. Babam da dahil. arkasından ev aletleri de satmaya başladılar. Müşteri potansiyeli hazırdı ve ne sunarlarsa alıcısı bulunuyordu.. Dergiyi ne kadar çok insana ulaştırabilirsem. amca?. "Ne demek istiyorsun... orta yaşlı adamın mimiksel.” kaidesince kendilerinin karşı çıktıkları her türlü davranışı sergilemeye başlamışlardı. Tüm mukaddesatçılar ‘böyle hareket etmiştir’ anlamında söylemiyorum... DM-Grileştirme dışında gazete bulunduranlar onlardan biri geldiğinde..." dedi." anlatısını bir hatip gibi sundu. genç adam üzerinde oluşturduğu etkiyi duyumsamak için başını ona çevirdiğinde.. Matbaa kuracağız." . dinsizlikten uzak tutmak için mücadele eden grubumuz hakkında söylediklerin düpedüz iftira! Dergiyi almayacaksan alma!. DM-Grileştirme sahipleri işi ilerlettiler zamanla.. fuhuştan..... Dolayısıyla kendilerini var eden insanlara." dedi. benim amacım kazanç elde etmek değil. "Ama. Sadece dini ve milli kelimelerinin baş harflerinin kısaltılarak oluşturulan DM-Grileştirme isminde bir gazete çıkarıyorlardı.. kumardan. gençleri. muhafazakar halkın dolaylı veya doğrudan sevap anlamında yapmış oldukları yardımların.. her türlü maddi desteği sağlar.. Oğlum! Beni dinlersen kendini yorma!. "Halen eskisi gibiyiz. Sen bana gençliğimi hatırlattın. biliyorum. Yanıma otur sana bazı tecrübelerimi aktarayım.. "Amca! Sen bize hakaret ediyorsun!... 'Boyalı basından uzak durun! Eve götürüp.. Sevabına yapıyorum.. özellikle son zamanlarda ciddi şüphelerim oluştu. Babam günde üç DM-Grileştirme gazetesi alır... ailenize kalp huzuruyla okutabileceğiniz milliyetçi-mukaddesatçı bu gazeteyi alın! Aile terbiyenizi koruyun. sözsel alaycılığını sezinlemiş olmalı ki.. manevi destek sağlayan.. Ülkeyi ayakta tutan.’ yargısını toplumun beyninde sürdürmek için sattırmaya devam ediyorlar. geçmişlerine.. Çok sonrada finans sektörüne kadar uzandılar... Sesi nostaljik duyumsamalar salgılıyordu. büyük dekolte göğüslerini kendi televizyonlarında cömertçe sergilettiler..’ inanıyorlardı. Topladıkları mevduatlara ödedikleri belirli orandaki faiz bedeline ‘kar payı...' diyerek karşılıksız hatırı sayılır para yardımı almışlardı. Bu kurumun temsilcileri. DM-Grileştirme medyanın her alanında boy göstermeye başlamıştı. esnaflara ve her gördüklerine." dedi.Orta yaşlı adam. Devleştiler. "Ufak harçlık veriyorlar.. "Satıştan elde edilen paraların nerelere gittiğini biliyor musun?" "Elbette.. onlara inananlarda dahil tüm izleyicilerine. o sıralar ekmeği zor buluyorlardı. "Oğlum. öyle mi?. ‘Muhafazakarlığın ispat aracı' sayılmaya başlamıştı neredeyse.... Alıcılar. Ses. ortaya çekilip genç adam için oturma boşluğu yarattı. söylemlerine sürekli ihanet etmeye başlamışlardı. Senin elinde sattığın dergiyi de kendilerini maskelemek. uyuşturucudan. ‘aslında aynı kimliği koruyoruz.. ' DM-Grileştirme’ gazetesini bulundurmak. "Đleride belki.. alışverişlerle sundukları paraların bir kısmını çoğunlukla onlara akıttılar. etki dozu oranında tepki vermeden.."diyen orta yaşlı adam. Ülkemizdeki milliyetçi. "Ortaokula gittiğim çağlardaydı. görüntüsüyle benzeşti.. ben de milliyetçi-mukaddesatçıyım. Orta yaşlı adam. Genç adam üsteletmedi. mukaddesatçı hizmetlere gidiyor?" "Oğlum. Dininizi.. 'Yayın Ağımızı güçlendireceğiz. Bu gazete. Soru şekli bu soruyla yetinmeyeceği izlenimi veriyordu. Dergi. Yerleşik sanat değerlerine göre kenar mahalle barlarında şarkı söyleyebilecek kadar sanatçı kimliği taşıyabilecek kişilerin kalın bacaklarını. siyah beyaz ve birkaç sayfadan ibaretti. konuşmasının bitiminde. hiddet dolu bir yüzle karşılaştı. gözleri ağaçlara takılı halde.. Samimi olduklarına inanmıyorum artık... Satmaya çalıştığın derginin bağlı olduğu holdingin sahipleri.. gözleri irileşmiş." Genç adam.. "Oğlum! Bu derginin satışından kârın oluyor mu?" diye soru yönlendirdi. " şeklinde serzenişte bulundu. Et teşhircilerini meşhur etmekle kalmayıp. Ne yazık ki “Paranın dini imanı olmaz. yanında ki genç adama bakmadan. hicap duyar. kendimi o kadar rahatlamış hissediyorum. Ama bu derginin bağlı olduğu holdingin öyle bir amaca hizmet ettiği konusunda.... "Ne kadar satarsan o kadar sevap var. Genç adam...' gibisinden propaganda yapıyorlardı.." Orta yaşlı adam. Orta yaşlı adam sözlerine kaldığı yerden devam etti. iyice kırmızılaşan.

. Yaklaşık yarım saat daha ağaçları. *** . Yakın geçmiş de yaşadığı olumsuzluklar yansıyordu rüyasına. orta yaşlı adama. kulak işitmez. "Genç. özellikle LeftKol. Diyaloglar. Çünkü... Markız gelmemişti. Belki de iyi olmuştu.. konuşmasına devam edecekti. "Kusura bakmayın. Günaha ortak olmak istememişti. Bunlar gerçekte ‘Halkın Temsilcileri mi. Evine dönüp yarım kalan uykusuna devam etmek üzere parktan ayrıldı.. Đçindeki sıkıntılar patlama noktasındaydı. Bunların hiç biride o makama layık olabilecek yapıda insanlar değildi.. Ama beni yanlış anladı. Bulunduğu salona. Son günlerde uyumak... Duyulan ezan sesi üzerine.. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu. Yurt genelinde Halkın Temsilcileri Genel Seçimi olmuş ve kendi partisinden altı kişi Ad kentinden halk temsilcisi olarak seçilmiş. Maf'ın sol kolu olan LeftKol dışında Legal XY parti’sinden sağ kolu Sağkol'da Halkın temsilcisi olarak seçilmişti.. Ber.. Ber. Size iyi günler. Kendisini Fredy'nin kabusları filmindeki kurbanlar yerine koyuyordu.. Demokratik kurallara göre yapılan seçim sonucunda seçmenlerin oyuyla seçilmişler ve seçmenlerin temsilcileri olarak Merkez kente gönderilmişler.Genç adam. Legal XYZ Partisinin Đl Yönetim Kurulu Üyesi olmasına rağmen oy sandığında oy pusulasını geçersiz kılarak kullanmıştı. yoksa. göz görmez. Birkaç adım attıktan sonra yarım dönüş alarak. 26 Uykusu gelmesine rağmen uyumak istemiyordu. Soluk alış verişini dahi duyuyordu. size çok bozuldu... aykırı düşünce etkili olmaz. görünürde onları seçen Ad kentinde bulunan halkın seçmen çoğunluğu olsa da gerçek seçici Ad kenti üst düzey mafya grubunun lideri Baba Maf’tı.." dedi. Özellikle ülkedeki güncel politikayla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak istiyordu. Bunun sancısını ise ayrıca çekiyordu." "Đyice koşullanmış birine. Gördüğü rüyalar gününü mutsuz kılıyordu.. Aylardır Med kendisiyle iletişime geçmemişti. yine uyku anını biraz daha geciktirmekten başka işe yaramayacaktı.. Onla paylaşmayı istediği bir çok olay yaşamıştı. Sonunda uyuyacak ve korkunç rüyalarda yaşayacaktı... kulak misafiri olduğunu tescil etmek ister gibi. orada Halkın Temsilcisi olarak bulunmayacakları ise kesindi. " dilemesiyle arzusunu gerçekleştiremedi.. merkez kente gönderilmişti." Ber. sessizlik hakimdi. "Birilerine hamallık yapmasın! Duyguları birileri tarafından paraya çevrilmesin amacındaydım. orta yaşlı adama aynı sertlikte bakış fırlattı ve uzaklaştı. Ber’in dikkatini dağıtmıştı. Maf'ın temsilcileri mi?’ olduğunu tartışma gereği bile duymuyordu Ber. camiye gitmeliyim. Randevu saatini bir saat geçmiş. hınçla banktan kalktı. Uyumaya direnmek. önceki kabuslarından daha şiddetlileriyle yüzleşmesi anlamına geliyordu.. Hatta fizyolojine yansıyacak kadar yoğunlaşmıştı.. Đçtiği sigaralar büyük küllüğü doldurmuştu. Çünkü beyin kapalıdır. Saat gecenin yarımını gösteriyordu... Odada dolaşan sivrisineğin çıkardığı sesler Birleşik Devletlerin Ad kentine yakın üsse sürekli inip çıkan savaş uçaklarının çıkardığı seslerle eşitti sanki.. orta yaşlı adamın. çiçekleri seyretti boş bakan gözlerle.

Beyni eziliyor gibiydi.. "Ecelin üzerine gitmek.. Kısa bir an sonra sıcak bir ürpertinin ensesinden ayaklarının ucuna kadar indiğini hissetti. sanki beyninin içinden geliyordu.. Kollarını açmış kendisini çağırıyordu. Evet bu ses!.. Gerçekten annesinin gittiği aleme gidecekti. Bunlar son zamanlarda olmayan bir durumdu.. Saç telleri dikleşti. Işıldak dahil.. Ber'in duyumsaması doğru çıkmıştı. yakınlaşıp uzaklaşan ayak sesleriydi bu. Salonun ampulü yanıktı... Yüzünde serinlik hissediyordu.. Heyecanla kaldırdı.. Bu yeterli değildi. Bir türlü sonlanmıyordu. . Đzleyen gözler yoktu ve her şey normaldi. Đşte hiçbir şey olmuyordu. avurtlarıyla gözlerini ovuşturdu.. Bir yılanın bakışları karşısında esir olmuş av gibiydi. Kendisine geldi.. Beyni karıncalanmaya başlamıştı.. Yoksa!. Olasılıklardan biri ve tercih ettiği olasılık buydu. Özgüvenini kaybetmesi korkularını ortaya çıkarıyordu.. Bu Med'in sesiydi ve hala bağırıyordu. Mümkün olamazdı. Oturduğu kanepeden kalkarak.. Balkon korkuluğuna bedenini dayadığını fark etti.. Işıkları yaktı.Derisinin kabardığını." özdeyişine uygun davranarak bu duygularından kurtulabileceğini düşündü. Annesi yok olmuştu. Göz teması derin ve etkindi. mavi gözleriyle annesi karşısında duruyordu. Yıllardır özlediği güvenli kollara çağırıyordu. Bir kaç kez de karmaşık rüyalarında kendisini izleyen o gözleri görmüştü. Kendine geeelllll!" bağırtısıyla irkildi. Kısa bir sessizlik sonrası bu kez çınlayan. onu bir kez daha ölümden korumuştu. Ses seviyesi değişmemişti. Beklememeliydi.. Beyin içi ağrıları yine nüksetmeye başladı..... Korkularının... Bu ses yıllarca önce vefat eden annesinin sesiydi.. Çevresine dikkatlice baktı.... kulak tırmalayan kadın erkek karşımı kahkaha sesleri işitmeye başlamıştı... Salona geri döndü.... Gözlerini. Med'in uyarısını duymasaydı. Korkunun şiddetinin halüsinasyon görmesini sağladığına inanıyordu. o gözlerden alamadı. dizinde uyumaya o kadar çok ihtiyacı vardı. Med. yutkunmada güçlük çekmeye başlamıştı.." Bir ses!. Kanepeye oturarak karanlığı gözle-di. Azrail'i kaçırır. özellikle yılgınlık hissettiği anlarda ortaya çıkması rastlantı olamazdı. Bu gece evinde birinin daha bulunması ne iyi olurdu." dedi. Salonun ortasında mum ışığı kadar hafif bir ışık belirdi. Kalp çarpıntıları hızlanmış.. Đzleyen iki gözden. Sarı saçları.. bağlantıya mı geçecekti?. tüm ışıkları kapadı... Çünkü karşısı boşluktu. Göremedi. Kıpırdayamadan öylece kala kalmıştı.. Salonun içinde onlarca varlığın rasgele yürüdüğünü duyumsuyordu... En güvenilir kişi oydu. gözlerini zorlukla kaçırarak sesin geldiği yöne baktı. Büyüdü. Koridor lambasını da yaktı. Başını her iki yana sırasıyla çevirdi. O gözler. Ayak sesleri duyuyordu.. Telefondan çıkan zil sesi sürpriz değildi. karanlıkta görünmüştü... "Beeeeeeeerrrrrrrr!.... şekillendi.. Evet!. Ampulü patlayabilirdi. Bu ses?... Gözlerin bakışları içine kadar işliyordu.. mesleğinin ilk haciz işlemini gerçekleştirirken. Sesler yine salonun içindeydi. Soluk alış verişleri sıklaştı. Oğlum!. bedeninin ürperdiğini hissetti... Kollara ulaşmasına bir solukluk kadar mesafe kalmıştı.. Her iki kulağını. Önceki kaskatılığından eser kalma-mıştı.. Karşıdaki sesi almadan "Med! Teşekkür ederim. Elektrik kesilmesi ihtimalini göz önüne alarak ışıldağı da yaktı. Ayak sesleri aniden kesildi. Korkularıyla yüzleşmeliydi.... Acaba.. bir kaç kezde. Ses. Annesinin karşısında olması mümkün değildi. Gündüz olmasına rağmen bulutlar çevreyi karartmış ve yine karanlıkta görmüştü. "Oğlum!. Işık düğmelerine dokunacak kadar bile gücü kalmamıştı. çıldırmak üzereydi.. cam donukluğunda genelde değişken özelde yeşil renkli gözlere dönüştü.. Korkma yanıma gel!. Ayak sesleri salonun içinden geliyordu şimdi. insanların bazıları yalnız kalma korkusunu yenmek için mi evleniyorlardı?.. annesinin kollarına bir an önce atılmak için koştu. Annesine sarılmaya... Kaskatı kesilmişti. Gözlerini kırpıştırdı. her iki işaret parmağıyla bir süre kapadı. Işık. Med. Ve Ber. Kendisine bakıyordu tüm nefretiyle. Tekrar annesine döndü.. Yıllar önce birkaç kez gördüğü cam parlaklığında ki korkunç gözleri anımsamıştı her nedense.... Kulağı dikildi... Đki metre ötedeki ışık düğmeleri kilometrelerce uzaklarda gibi geliyordu kendisine. Yorulan parmaklarını serbest bıraktı. Güçlenmişti.

.. ikna et..." "Benim içinde... gerçek anlamda yüzünü görmüş değilim. ölümüne neden olacaktı.. Kısa bir duraklamadan sonra .." "Öyle olsun." "ve. neden?" "Yüzlerce nedeni var.." dedi." "En önemlisi?." "Đkinci Hafta sonu bir bayan arkadaşta olacağım.. bu isteğim gerçekleşmediği takdirde seninle iletişimi de koparmak istiyorum.. Tamam!... Ayrıca... Dediğin gibi olsun... Seninle yüz yüze geldiğimde ancak bu yargım değişebilir. bu sana bir hak verir. Sana dokunmalıyım...... Hafta sonu işinin çıktığını söylersin. Ber'i hırpalamak için iyi bir fırsat çıkmıştı.. sığınma isteğini doğurdu." "Bu parlak sözlerle beni ikna edemezsin. Bu yüzden gelememiş.. Peki pazar günü olmaz mı?." "Önemli olan buluşmamız." "Duyumsuyorum.. "Az daha gecikseydim apartmanın altında parçaların toplanıyor olacaktı. Bunu istemek hakkım. Telefon açtığında tarif edersin. yanılmaz mısın?" "Yanılmak insanlara özgüdür ve ben de insanım. "Saçmalıyorsun?." "Đçindeki cevheri ortaya çıkarıp. Öyle sanıyorum artık." "Evet!." "O halde tatmin oluncaya kadar al ve rahatla!" "Şimdilik yeterli.." "Hiçbir şeyi yanıtlamak zorunda değilsin?" "Çok gerginsin." "Tamam!....." dedi." "Bir kaç dakika ayıramayacak kadar önemli ne işin olabilir?" "Bunu yanıtlamak zorunda mıyım?...." Med'in eline." "Olağanüstü yeteneklerine ne demeli?." "Evet!.... Sana telefon numarasını yazdırayım." "Sevgiliden de öte en yakınım sen olmana rağmen yıllardır. Bana fırsat tanımadın.. Beni cin mi sandın?... Senin yörüngende hareket ediyor gibiyim. değerlendirecekti..." Med bu soruya hemen cevap vermemişti. O gün hazır olduğun saatte beni ararsın.. Blöf değil.... Sonra ısrar yok... Misafirleri gelecekmiş. Ama uygunsan önümüzdeki değil sonraki hafta sonu buluşalım diyecektim." "Beni yanılt. geleceği biliyorsun. Söz mü?" "Söz!. özür diledi." "Markız' dan dolayı mı?." "Gülmem gerekiyor mu?." "Med! Bir kez olsun... korkuyla yüzleşmen koca bir fiyasko ile sonuçlandı. Telefon açtım." "Bugün seni ektiğini ne çabuk unuttun!" "Ekme olayı yok..... "Kısaca." "Bilmiyorum.." "Yıllar seni eskitmemiş. "Üzerime gelmekten zevk alıyorsun!" "Aynen öyle. zaman bulamıyordum.. Ama... Yoksa sözünü ettiğin düzenleyicilerden biri de sen misin?. duyumsamalarını açan herkes bu yetenekleri kazanabilir.. Anne ve annede somutlaşan ölüm dışında güven duyabileceğin bir seçeneğin kalmamış.Med... tüm koşullandırılmalardan uzaklaşıp beynini. benim gibi etten kemikten olduğuna inanmalıyım..." "Bir tehdit?.?" "Beni etkin altına aldığına inanıyorum. Argümanları birden tüketmek istemiyorum." "Bazı güçler beni öldürmeye çalışıyor. Ama ilk ve son kez yüzleşeceğiz.. hala aynı inatçı tavırlardasın. Karşı çıktığım her tezini görüşünü sonradan kabul etmek zorunda kalıyorum.. Yaşadığın olaylar benim görüşlerimi doğruluyorsa ve sen aynı kanıya varıyorsan bu senin de doğrundur." "Đçsel korkuların yansımalarıydı onlar...." "Evimi biliyor musun?..." ." "Yıllardır beklediğim an gerçekleşecek.." "O halde?.. Her konuda uzmansın. Korkun. içselimi biliyorsun ve....." "Đşlerim vardı... o halde!" "Ben kendi gerçeklerimi sunuyorum. Hala senin normal biri olduğundan bile şüpheliyim. Uzun zamandır benle görüşmüyordun. " "Kendi kendime söz verdim..." "Sana çok ihtiyacım vardı... Aklın yolu birdir.." "Tehdide boyun eğdiğimi sanma. "Uyurgezerlik." "Ben senin insan olduğundan bile şüpheliyim....

.. halkı kandır. Geçmişteki açıklarını ortaya koyuyorlar." "Biliyorsun..Bir örnekleme yapalım..." "Evet?." "Az da olsa seçilen oluyor. duyduğun bir sistemden.." "Esasa gelir misin?" "Zorlama beni." "Doğru.. demokratik olsun olmasın tüm ülkeler için geçerli olabilecek vasıflandırma. Yine kehanetin gerçekleşecek.. "Ülkemizde seçim esnasında yerleşik olan politik düşünce... yargı da. azletme yetkilerine koşulsuz sahiptirler." "Ancak yeni seçim dönemini beklemeleri gerekecek.." "Yasa böyle.. Onlar istedikleri an temsil yetkimi düşürebilirler. Bu kadar mafyalaşmış gruplar.." "Bireyin ve bireylerden kurulu toplumun gerçekten yönetime ortak olabileceği ve kendilerinin ve insanlığın yararına olabilecek daha iyi bir yönetim biçimi hala bulunamadı." "Sodgom Ülkesinin işportacılıktan tut.. Adım adım yaklaşıyorum. Đstifa edeceğim. " "Ülkemizde uygulanan Demokratik sistemi. ya delegeler ve seçmenler hata yaptıklarını ne zaman anlayacaklar?.. sen mesleğinde yapmakta olduğun bir işte kimi temsil ediyorsun?" "Müşterimi. davayı gerektiği şekilde yürütmediğine." "Bunu herkes söylüyor" "Ben söylemiyorum.. " "Nefretin kaynağı?. yani beni vekil tayin eden kişi. Politikaya!!!" "Politikadan iyice nefret etmeye başladım. Gizemli sunuşlarda bulunmana gerek yok. düzenleme raporlarına aykırı hareket etmeye başladıklarında günahlarını su yüzüne çıkarıp silikleştirilirler.. Onların haklı söylemleri duyulmaz olur.. kendileri aleyhine çalışacak kişileri yasa koyucu sıfatını alarak halkın temsilcileri merkezine seçtirir mi?.." "Demokrasinet sistemi." "Önceki kavramla?.. O kişi veya kişiler kendi aleyhlerine yani. sistemin en üst yönetim birimlerine kadar tamamen irili ufaklı mafyalaşmaların olduğu ikimizin de malumu. bireyin ve toplumun geleceğini etkileyen tüm karar ve işlevlere de uygulanabilir....." "Bunu sen diyorsun. Devlet Avukatına özellikle ihbarda bulunmazlar. işlerini başkalarının yararına sattığını belirlediklerinde. kişiliği veya kişileri.." "Başa dönmek..." "Senden duymak istiyorum. Her hangi bir nedenle seni bu vekillik görevinden alma. Duymadığım bir sistemden mi söz edeceksin?." "Bu kavramı ilk kez duyuyorum. her yolu deneyerek halkın oylarını bir ." "Çok uzatıyorsun. Her insanın geçmiş-te işlemiş oldukları hataları vardır.." "Hayır... ‘nabza göre şerbet ver. uygulama alanı bulursa halkın kendi kendisini yönetmesi diğer anlamıyla Demokratik yönetim gerçekleşebilir. üst düzey bürokratik atamalar da..." "Med!.. zaten öylesin. Gizli El Yönetimi olarak vasıflandırabiliriz.. göz geçirmeyi. eleştirsel bakışı getirir. Fakat uygulamanın ana amaca hizmet edebileceği geliştirilmiş bir sistemden." "Bunlar." "Başa döndük." "Seni vekil tayin edenler. işleriyle layıkıyla ilgilenmediğini fark ettiklerinde...." "Programı ve söylemleri birey ve toplum yararına olan partimizden gösterilen ve seçilen halkın temsilcilerinin bir kısmının bu söylemlerin aleyhine geçmişleri olması ve kendileriyle birlikte bazılarının çıkarlarına hizmet etme amaçlarının olması." "Ben biliyorum... Örnekleri çoğaltabiliriz.." "Yeni seçimde seçtiklerinde yine hatalı oy kullandıklarını anladıklarında onları da azletmek için yine diyelim beş yıl beklemek zorunda kalacaklar. öyle değil mi?.." "Aynı durum bireylerin oyları ile yetki alan Halkın temsilcileri için söz konusu mu?.." "Sadece ülkemizde değil.. Hatta bu teorim uygulanabilirse sadece politikada değil. ama" "Onları da bir şekilde etkiliyorlar.... senin yanlışını gördüklerinde...... Bunlar Gizli El Yönetimi tarafından not alınır.... yabancısı olmadığın olgular olmalı..." "Demokrasiden. Etkilenmeyenleri de harcıyorlar. Açar mısın?" "Ayrıntılarının geliştirilmesi ve tartışılması gereken bir kavram. En çok güvendiğim delegelerin kendilerini inkar ederek ön seçimde onları seçmiş olmaları." dedi çaresiz ses tonuyla Ber." "Müvekkili. Đş işten geçtikten sonra."Bu konuyu çözdüğümüze göre seni sıkan en önemli şeye gelelim...

. Birey ve toplumun her haklı tepkisi.. Gizli El'in istemediği... bazen de desteklerler.. Birey..." "Bazı parti genel merkezlerinin ön seçimsiz aday belirlemesi tamamen ortadan kaldırılmalı.. Parti düşüncesini kendi düşüncesine uygun gördüğü için oy verenleri yanılt.. yararlanamayacağı kitlesel tepkiler. sözlerine aykırı davran... başka bireylerin de bu uğraşa yönelmesi yönünde etkilemeli." "Hayali ve gerçekleşme olasılığı olmayan teoriler. Seçmen öncelikle tercih ettiği bir partinin üyesi olmalı. seçildikten sonra ona oy veren seçmenlere karşı taahhütlerinden doğrudan sorumlu olmalı." diye sordu Ber. aydınlanmasını diğer bireylerle karşılıklı paylaşmalı.... Bu müşterinin avukatını azletmesine benzemez." "Mantıklı gibi. coplarla dağıtılır." "Bireyler sürekli karşılıklı bağlantıda olarak sözünü ettiğin risklere düşmeden güç oluşturabilirler. Genelde bunda başarılı ol! Bu bir kısır döngü. Belki.. kimliğini kaybeder." "Nasıl?." "Ancak Gizli El'in istediği kadar bu olanaklar oluşabiliyor. Kısaca azil yetkisine hatta onun tasarrufunun iptaline dahi karar verebilmeli.. Kendi yararlarına çıkarımlar elde edebileceklerse sessiz kalırlar. Peki seçmen iradesinin Gizli el denetimli çıkar çevrelerinin ve medya araçlarının..." "Yine internet sayesinde.. Bir gruba girmek ise grupta önceden oluşturulmuş veya oluşacak kemikleşmiş koşullandırmalara uygun davranmayı gerektirir ve bu da Gizli el'in denetim ve yönlendirmesini kolaylaştırır. Hatta wap lı cep telefonlarıda bu amaca hizmet edebilir.... bir insan ömrü kadar sürecek bir kısır döngü. diğer adıyla Evrensel ve Yerel Düzenleme Gruplarının raporlarıyla akim bırakılır..." "Bireyler gruplaşmadan bunu nasıl sağlayabilirler.. Güvenli bir alanda seçmenin saniyesinde oyunu kullanma olanağına sahip kılınması mümkündür.. Yeni seçim döneminde bir şekilde başka oyunlarla yeniden oyları elde etme şansını dene. bilgi ve deneyimlerini ortaya koyan web sayfaları düzenleyerek. azledebilir. Aksine durumlarda bu tepkilerde bulunanların elebaşıları tasfiye edilir... kitle haber araçlarıyla yapacağı açıklamalarda bu taahhütlerini ve buna uygun düşüncelere oy vermiş seçmenlerin duygu ve düşüncelerini esas alarak görevini yapmalı.. Birkaç gün dediğin yeni aday seçimi birkaç aydan önce gerçekleşemez." "Ama seçmenlerin yeni seçim dönemine kadar elleri kolları bağlı değil ki." "Çözüm?.. hatta yardım etmeli. silahlar sıkılarak. ileri sürdüğün görüşlere ve seni seçenlere ihanet et!... Bir çok kişi görev alıyor. Aradan delege sistemi kaldırılarak üyenin istediği aday adayının seçimde aday olması yönünde oyunu kullanabilmesi sağlanabilmeli." "Evet!" "Đnternet bağlantısını chat yapma dışında da kullanmanı tavsiye ediyorum.... Coplardan sonuç alınamazsa. Yasa tasarılarındaki oylamalarda. benimsemediği. e-mail haber gruplarına . Đçsel gelişimini köreltmiş olur. Aynı seçmen grubu azlettikleri vekilleri yerine sıradaki diğer adayı gönderebilmeli. yönlendirilir veya satın alınır." "Her seçim trilyonlarca Sodgom parasına mal oluyor." "Solkol'dan aldığın bilgisayarın yanında internet erişim paketi de hediye olarak verilmişti." "Neden. kan akıtılarak engellenir. Bireyciliğini koruyanlar da bir şekilde dışlanır. Seçildikten sonra halkın temsilcileri merkezine gir. Kendi programına. Aday adayları amaç ve düşüncelerini somut maddeler halinde kamuoyuna duyurmalı.. seçmenler direk müdahale edebilmeli hatta o temsilciyi merkezden çekebilmeli...’ gibi temellere dayanıyor. Vekil tayin edebilir." "Bunun için tüm seçmenlerin evinde bilgisayar olması gerekmez mi?" "Teknoloji ilerliyor." "Yani?.... "Çözüm. gerekli uyarılarda bulunabilir.. her an seçim olabileceği psikolojisiyle toplum ve sistem çöker. Bir şekilde özellikle sivil toplum örgütleri kanalı ile tepkilerini dile getirme olanağına sahipler. müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiyi olabildiğince seçmenler ile seçilenler arasında uygulayabilmekte. Buna karar verecek seçmenler ise sadece ona oy veren seçmenlerin salt çoğun- luğu olmalı.. Seçmenlerin iradesini yansıtmayan şekilde temsilcinin oy kullanması halinde. Gizli El'in.. Đnternet bağlantısı olmayanlara ise neredeyse her sokakta açılan internet kafeleri kullandırılabilinir veya özel merkezler kurulabilinir. Aday. kendi içindeki cevheri çıkarma uğraşı vermeli... böyle düşünüyorsun?... Birey kendi yapısını...... Đhanetin karşılığında sana vekalet veren birey beş yıl suskun kalsın....şekilde elde et. Birey... internet bağlantısı için illa bilgisayar da gerekmeyecek.. aday adaylarının propagandalarıyla etkilenebileceği nedeniyle sonucun değişeceğine inanıyor musun?" "Asıl sorun işte burada! Çözümü bireysel aydınlanmada yatıyor.

üye olarak, yeni haber grupları oluşturarak, sık sık bilgi, görüş ve duygu alışverişlerinde bulunarak bunu sağlayabilir, sağlatabilir..." "Aynı yöntemi, diğerleri de kullanabilir." "Onlar her şeyi kullanırlar ve kullanacaklardır. Önemli olan onların oluşturduğu senaryoları önceden duyumsayan bireylerin bunları deşifre etmesi. Kendi raporlarına uygun davranılması için kitlede ve özelde bireyde oluşturdukları etkin psikolojik yöntemlere karşı; aydınlanmış bireyin kendi psikolojik yapısını ortaya koyarak direnebilmesi ve bu enerjinin diğer bireylerde de oluşmasını sağlaması. En önemli taktikleri olan, kitlenin hassas duygularına, düşüncelerine hitap eden ortamlar oluşturarak veya bu anlamda oluşan ortamı değerlendirerek, birey ve toplumu sürü misali kullanan, istediği yöne sevk eden gücün; vasıta olarak kullandıkları en büyük olgu olan 'kitle psikolojisi ile yönetme" yolları tıkanmış olacaktır. "Kulağa hoş gelen düşünceler..." "Đleri de gerçekleşeceğine inandığım düşünceler." "Büyük güç grupları karşısında birkaç e-maille, birkaç chatleşmeyle bunların sağlanabileceğine nasıl inanıyorsun anlamıyorum?..." "Önceleri söylediklerime de tepkilerin böyle olmuştu. Anlaman için zamana gereksinimin olacak.... Dansözlü rüyanı anımsıyor musun?" "Evet!... Bunun yorumunu yapmıştın. Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden Dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı. Danslarının yeterli etkiyi sağlamadığı düşüncesiyle iksir dahi sunmuşlardı... Tabi ki bu senin yorumundu..." "Onları yok edişim nasıl gerçekleşmişti?" "Bir çantadan çıkardığın kablolarla... Ama bunun yorumunu sonra yaparım, demiştin." "Sonraki an; şimdiki an... Çanta, laptop bilgisayardı. Kablolar internet bağlantısı örneklemesiydi. Bireyi gerçeklerden uzaklaştıran, yanlış yönlendiren, söylemlerin, etkilerin, somutlaştığı kıvırmaların sahibi dansöz kıyafetlileri yok eden benim klavye tuşlarıyla yazmış olduğum düşünce, duyumsama ve algılarımın netteki sunumlarıydı... " "Dansözlerden bayan olanları çok güzeldi... Hala gözlerimin önündeler..." "Güzellik bir yanılsamadır... Gördüğün dansözlerde cinsiyet ayırımı da yapmamalısın. Đlk gördüğün Büyük dansöz cinsiyetsizdi. Bu dansöz

bir kısım kötü politikacıları, varoluş görevlerine aykırı hareket eden güvenlik görevlilerini, çıkarlarını gözeterek hareket eden bürokratları, alanında yeterli olmayan sanatçıları, topluma dayatılan ve temeli olmayan edebiyatçıları, muhabirleri ve gazetecileri, salt dışsal güzelliğiyle uygun olmayan yerlere getirilmiş kişileri, teknoloji olanaklarıyla sesleri düzeltilen karga sesli müzik yorumcularını, batıdan ve doğudan apardığı besteleri ufak değişikliklerle kendisine aitmiş gibi sunan sahte söz ve müzik düzenlemecilerini, normal konumundan daha fazla toplumda yer edinen futbol sevgisini, toplumun değer yargılarını, yine toplumun aleyhine kullanılmasını, mafyalaşan her şeyi, soyguncuları, işçi aleyhine çalışan işçi sendikası yöneticilerini, emeği değer olarak kabul etmeyen sermaye patronlarını, tefecileri, adalet aleyhine çalışan hukukçuları, Uyuşturucu ve silah tüccarlarını, savaş yanlılarını, başkasının görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, onları yok etmeye çalışan fanatik grupları ve eli silahlı grupları. Kısaca; tüm kötülükleri kıvırmaları içinde barındıran ve gizleyen bir dansözdü. Ondan çıkan ve onun danslarına uygun hareket eden dansözler ise anlattığım ve anlatmadığım benzeri irili ufaklı kötü birey ve gruplardır. Büyük dansöz, etkisine girmeyen birey ve grubu, kendisinin var ettiği dansözlerden en azından biri kanalıyla etkileme amacındaydı. Bu dansözler, kendilerini maskelemek için kat kat güzel kıyafetler giyinirler, güzel kokular sürünürler. Güzel seslidirler, güzel konuşur, güzel şarkı söylerler. Büyük dansöz'ün çaldırdığı oyun havalarına uygun kıvırırlar. Birey ve toplum onların oluşturduğu ortamda kendisini Hasan Sabbah cennetinde sanır. Gerektiğinde onlar için ölüme bile gider... " "Ama yinede kadın dansözlerin enfes olduğunu inkar edemezsin! Hele o şeffaf kıyafetleri altında görünen vücut hatları... Görsellikleri senin anlatılara uymuyor." " Şeffaflık görüntüsü verse de aslında görünen şeffaflıkta bir kıyafetti. Şeffaf kıyafet de bir maskedir. O çıkarıldığında kandan, irinden oluşan korkunç bedenleri görünür. Cüzzamlı bir hasta görüntüsü onların asıl görüntüsüdür. "Rüya tabirleri konulu bir kitap yazsan yok satardı..." "Burada ciddi konulardan söz ediyorum, bulandırma!..." "Saatler oldu telefonla konuşmamız." "Ber!.. Sıkıldın mı, yoksa?..." "Hayır!... Hayır!... Sabaha kadar konuşabilirim." "Sorun ne o halde?..."

"O kadar zengin olmadığını biliyorum. Yetim aylığı ile kabarık telefon faturanı ödeyemeyeceğinden korkuyorum." "Teşekkür ederim, ama bu benim sorunum." "Benim de sorunum." "Neden?" "Telefon faturanı ödeyemezsen telefonun kapatılır... Benle görüşme sağlayamazsın." "Çok komiksin." "Buna bir çözüm bulmalıyız. Sen ve ben evlerimize bir bilgisayar alsak diyorum. Đnternet bağlantısı sağlayıp, yazışsak... Telefon faturan bayağı düşük gelir. Gerçi, kadife sesinden mahrum kalırım, ama arada yine ararsan sorun olmaz." "Evimde internet bağlantılı bilgisayarım var, senin alman gerekiyor." "Neden daha önce söylemedin... Đşyerimde boş vakitlerimde chatleşirdik." "Chatleşmediğimizi kim söyledi?" "Neee!!!!!...." "Kibar ol!... Neee! denilmez. (............)'ın Mar'lısı!. "Özür... Gerçekten senle hiç chatleştik mi?..." "Bir çok kez." "Kullandığın takma ismin; nick'in?..." "Onu da sen bul." "Biliyordum... Birkaç kez sana soracaktım. Senin görüşlerine ve üslubuna çok benzeyen biriyle arada chatleşiyordum. Sen, Medayih takma adını mı kullanıyordun?..." "Đyi bildin, saf çocuk." "Med! Beni sürekli şaşırtıyorsun. Chatleşirken verdiğin özgeçmişin doğru muydu?..." "Evet, ufak yalanlar dışında doğru." "Bir şey daha soracağım... Cinsellik konusundaki görüşlerin?..." "Onları, tamamen içimden geldiği gibi yazmıştım." "Bak senle benzeşen görüşlerimiz de varmış." "Benimki kaba cinsellik değil. Seninkinden çok farklı." "Her neyse yine eskisi gibi çatır çatır chatleşmeye devam edeceğiz, değil mi?" "Çatır çatır’ı cümlenden eksiltirsen... evet." "Seni seviyorum."

"Sen Markız'ı seviyorsun." "Onu da seviyorum." "Başka kimler var sevdiklerinden?..." "Gönlüm geniş, herkese yer var." "Özel yer verilmeyen gönülde işim ne?..." "Gönlüm sayısız bölümler ve özel odalar barındırıyor." "Tamam kes!... Saçmalamaya başladın... Uyku saatin geldi. Hadi sana iyi geceler, bye." "Buluşacağımız Hafta sonunu sabırsızlıkla bekleyeceğim... Bye bye." "Zaman çabuk geçer!..."

***

27
Legal XYZ Partisinin Ad kenti Đl Teşkilatının yönetim, denetim, disiplin grubu üyelerinin yeniden seçimine yönelik kongrenin yapılacağı, büyük alana sahip KongYap isimli düğün salonu hıncahınç insan kalabalığı ve onların çıkardığı gürültüyle doluydu. Hoperlorden çıkan, kulak tırmalayıcı “sesssssssssss” şeklinde duyulan ses ayarları, az sonra kongrenin başlayacağını işaret ediyordu. Kısa bir açılış konuşmasından sonra oylamayla divan kurulu oluşturuldu. Đki ayrı grubun, iki ayrı listesi vardı. Her gruptan üçer konuşmacı; iyi temennilerle başlayan, parlak demokrasi nutuklarıyla devam eden konuşmaları dışında destekledikleri aday listesinde adı geçen adayların genel kalitesini övücü konuşmaları kısmi alkış ve kısmi yuhalamalar arasında gerçekleştirdiler... "Gündem dışı söz almak isteyen var mı?" duyurusu üzerine Ber, söz alıp almama konusunda önce tereddüt geçirdi. Konuşmak için hazırlıklı değildi. Buna rağmen bu kongrede içini dökmediği takdirde ileride bunun rahatsızlığını duyacağını düşünerek, söz hakkı istedi. Đzin verilmesi üzerine mikrofonun olduğu yere tedirgin adımlarla vardı. Mikrofonu boyuna göre ayarladı... Halen bir giriş cümlesi bile bulamamıştı. Zaman kazanmak için öksürdü. "Herkese selam!..." dedikten sonra salonda bulunanlara saatlerdir olmayan bir şeyi; ‘sessizliği’ kısa bir anda olsa yaşattı. Bir yerlerden başlangıç yapmalıydı. Başlangıç, devamı ve bitişi de beraberinde getirecekti.. Politikayla ilk tanışmasından başlamayı uygun bulmuştu. "El-Kenti Đlk öğretim 3. sınıfında okuduğum zamanlardı. Babam; zengin ve politikayla ilgili biriydi. Bir gün, AX Partisi Genel Başkanının ilimize geleceği haberini alan babam; otuz otomobil kiralayarak Đl sınırı girişinde onu karşılamaya gittiğinde, beni de yanına almıştı. Babamın bu kadar önem verdiği birinin neye benzediğini merak ediyordum. Taşıtlar uzun bir konvoy oluşturmuştu.

Yolun sağ tarafında park eden otomobilin içinde bana uzun gelen bekleyişler yaşamıştım. Bir süre sonra, dışarıdaki canlanma ve heyecan dalgası ve üzerine babamın, "Dışarı çıkın!... Geliyor!...” sesleriyle otomobillerde bulunan diğerleri gibi ben de dışarı çıkıp onlarla saf tutmuştum. Lüks bir arabanın arka koltuğunda camları inik penceresinden, elindeki fötr şapkasının içini göstererek, kocaman kafasıyla, etrafa gülücükler dağıtan yüzün sahibinin AX Partisinin Genel Başkanı olduğu söylendiğinde, babamın etkisiyle hayalimde oluşmuş babacan görüntü darmadağın olmuş; onun yerini olumsuz duygular veren bir varlık silueti almıştı. Bu olumsuzluklarla dolu içsel algılamalarımın doğruluğunu; ileri zamanlarda bu şahsın iktidarı veya muhalefeti döneminde ülkede oluşan kötü gidişin, sefaletin, karışıklığın, her alandaki ataletin, tıkanmışlığın, tükenmişliğin çirkin yüzleriyle yüzleştiğimde, anlamıştım... Saf çocuk sezgileri doğru çıkmıştı..." Ağzından dökülen son kelimeler kulak tırmalayıcı bozukluktaydı. Nefes alışveriş ritmini düzeltmek için konuşmasına ara verdi. Önündeki bardaktan bir yudum su aldı.Kongrede bulunanları, gözleriyle taradı. Olumlu veya olumsuz bir tepki elde edemedi. Ne bir alkış, ne de bir yuhalama vardı. Yüzler anlamsızdı. Kaldığı yerden konuşmasına devam etti; "Sizlerin beni alkışlaması için nelerden söz etmem, nasıl ve ne şekilde konuşmam gerektiğini, iyi biliyorum... Fakat böyle bir amaç güderek konuşmamı sunmam benim yanlışım olur. Çünkü; nabza göre şerbet verenlerden değilim. Đzninizle kaldığım yerden devam edeceğim.... Parti liderinin, konuşma yapacağı alana vardığımızda, babam kolumdan çekerek en önlere kadar götürdü. Arada yapılan alkışlara, babam da iştirak ediyordu. Benim alkışlamadığımı görünce kızdı. ‘Nedenini’ sordu. ‘Canımın istemediğini’ söylediğimde, o sıralar hatırı sayılır değerde para teklif etti bana... Bir eliyle beni karnımdan sarmalayıp, yukarı kaldırıp, diğer eliyle de Lideri gösterip, “Oğlum! Bu bizim ufkumuz, geleceğimiz,” demesine ve parayı sevmeme rağmen kabul etmemiş ve alkışlamamıştım... O günden beri politika denilince o günkü ortamı anımsarım... Legal XYZ Partisinin program ve düşüncelerinin demokratik temelde olması nedeniyle sıcak bakmış, görev teklifini kabul etmiştim... Bugün yapılacak il teşkilatı organlarının üyelerinin seçiminde; her iki listede adı geçenlerin tespiti Ad kentindeki parti üyelerimizin görüş ve

onayları alınmadan bu yönde hiçbir inisiyatif tanınmadan il başkanı ile genel başkan yardımcısı Lis ve yandaşları, tarafından saptanmıştır. Düşünce olarak ‘demokratım!’ diyen bir partinin uygulamada aksine hareketi bende; “Bu partinin iktidar olması halinde bile demokrasi kurallarını uygulamayacağı” gibisinden bir takım kuşkular oluşturdu. Demokrasi benliğine sahip olunup olunmadığı bu tür yansımalarla anlaşılır, kanımca. Bu benliği kazanan birey ailesinde, partide ve her yerde demokratik duruşta, bulunur.. Dolayısıyla bu davranış biçimini eleştiriyor bu ve başkaca yazılı olarak bildireceğim gerekçelerle partiden istifa irademi sunuyorum..." Sözlerini sessizce dinleyen kalabalık; Ber’in toplantı salonunu terk edişine kadar bu duruşlarını korudular... Ber, salonu terk ettiğinde, bir anda oluşan ağır uğultuyu duyabiliyordu. Ber, kendisini kuş gibi hafif hissediyordu. Hafifliği daha çok duyumsamak için yürüdü, yürüdü... Otoparka bırakmış olduğu arabasını almadı. Çarşıda biraz dolaşacaktı. Eve hemen gitmek istemiyordu. Bekleyeni yoktu... Yine kendisiyle baş başa kalacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı... Seyyar tablada satılan fındıktan bir oturumda yiyebileceği gram kadar satın aldı. Çay içmek istiyordu. Küçük bir çay ocağını gözüne kestirdi. Dışarıya ufak tabure ve masalar diziliydi. Bir tabureye ilişti. Başına dikilen garsondan çay rica etmesine gerek kalmamıştı. Garson, dumanı tüten çay dolu bir bardağı kendiliğinden önündeki sehpaya koymuştu bile. Fındık ile Çay birlikte iyi giderdi. Gazete kağıdıyla yapılmış külahı yırtmadan açtı. Fındık sertti. Dişleriyle kırmaktan vazgeçti. Đki tanesini alarak avucunun içine sıkıştırdı, yumruk şeklinde kapadıktan sonra diğer elinin ayasıyla baskı yaptı. Biri kırılmıştı. Đçinden çıkardığı fındık tanesini iştahla yedi. Çaydan bir yudum aldı. Fındık tazeydi. Bir tane daha aldı... Fındığın altında bulunan eski tarihli bir gazete parçasındaki haber dikkatini çekti. Fındıkları yanlara itekleyerek inceledi. Küçük bir resim vardı. Bir erkeğe dansöz kıyafeti giydirilmişti. Altındaki haberi okudu. ‘Đzmler kentinin, Namuskar mahallesinde, aslen Mar kentli olan NamusLive isimli şahıs, ailesinin namusuna göz diken, sataşan TecNam isimli şahsı, akrabalarıyla birlik olup işyerinden kaçırdı... Zorla dansöz

kıyafeti giydirilerek, Đzm kenti sokaklarında gezdirildi. Onuru kırılan TecNam isimli şahıs şikayetçi dahi olmadı. NamusLive ve akrabalarının verdiği bu ceza, Sodgom Ülkesini şok ederken Mar kentli bir yurttaş, 'Mar Kentinin bazı köylerinde ailenin kırılan onuruna, karşı tarafın onuru kırılarak yanıt verilir,' dedi. Sokaklarda dansöz kıyafetiyle gezdirilen TecNam ortadan kaybolurken, Đzm Kentinde bulunan yurttaşlardan hiç biri olaya tanıklık etmek istemedi ve 'Biz bir şey görmedik,' dediler. Namuskar mahallesi muhtarı NamMuh ise, 'Ben gösteri yapan palyaço ve çengiler sanmıştım. Gerçeği sonradan duydum,' iddiasında bulundu... ‘. Haber; Ber' e ilginç gelmişti. Fındıkları masanın üzerine aktardı. Gazete parçasının buruşukluğunu elden geldiğince düzelttikten sonra ikiye katlayıp, gömleğinin cebine koydu. Haberi, Med'e okumak istiyordu.

***

28
"...Kardeş!... Önceleri rica minnetle bize iş yaptıranların şimdi burunları kalktı. Đç ve dış güvenlik üçümüzü de kırmızı bültenle arıyormuş. Bu kez ciddiler... Görmezlikten gelemeyeceklermiş. Gördükleri yerde sorgusuz sualsiz içeri atacaklarmış... Tabi ki; sağ yakalamak isterlerse..." "Her kuşun eti öyle kolay yenmez... Rutbin ve iki arkadaşımı sandılar bizi?... Bagajdaki mermileri bitirmeden zor..." "Ya!.. Bizde diğer arkadaşlar gibi ‘ağamız sizsiniz!’ diye, güvence verseydik... Bırakın aranmayı, işlediğimiz ve işleyeceğimiz suçları bile bir şekilde örterlerdi... Hatta işgüzar bir Yargı Grubunun verdiği cezaları infaz ettirmezler, bizim hatırımıza genel af bile çıkarırlardı." "Uyandık, uyanmasına ama geç kaldık... Keşke, uluslar arası planlardan önceden haberdar olsaydık da Đllegal örgütlerle yaptığımız mücadeleye verdiğimiz uğraşın yarısını kendimize harcasaydık. Şimdi, daha fazla malvarlığımız olurdu..." "Vatan, Millet dedik, başımıza illet aldık. Daha önce canım cicim diyenler bizim kellemizi istiyorlar, geçmişte müştereken ve müteselsilen oluşan ortamı maskelemek için bizi kullanmaya çalışıyorlar... Onların günah keçileri olacağız...." "Biraz güçlenmemizin de bunda payı var. Bu bazılarını korkutmaya başlamıştı... Tarihin tekrarı... " "Maşçet!... Hep senin hatan!... Konuşursak SodGom Ülkesi geçmişinde yaşadığı depremin daha şiddetlisini yaşar, şantajını sürekli kullanarak çıkar elde etmenden bıktılar... Onlar ; yataklarında rahat uyumak istiyorlar..."

acıktığını hissediyordu. “Of! Of! Patronun cebinden yiyorum diyemi bu kadar acıkıyorum?" diye düşündü. "Cebimden çıksaydı bu kadar çok yemek yer miydim?..." Niyeti bozdu, içinde restorantı olan petrol tesisine girdi. Lavobaya girmeden önce siparişini verdi. Elini, yüzünü yıkadı. Dışarı çıkıp temiz havayı ciğerlerine çekti... Aniden tokluk hissetti. Önceki açlığından eser kalmamıştı. "Keşke siparişleri vermeseydim... Çaktırmadan kamyona atlayıp kaçmalı," diye düşündü. Düşündüğünü de yaptı... Motor daha soğumamıştı. Kontağı ilk çevirişinde kamyon çalıştı. Vitese attı, gaza bastı. Petrol istasyonu geniş bir alanı kapsıyordu. Ana yola gireceği esnada; gecenin karanlığında yayılan selektör ışıklarında hızla kendi gidiş istikametine doğru yanyana seyretmekte olan iki taşıtı fark etmesiyle frene hafifçe dokundu. Fren, istenen sonucu doğurmamıştı. Bu kez sonuna kadar bastı. Otobana çıkmak üzereydi ve kamyonu durduramıyordu. Çaresi yoktu, direksiyonu sağa kıvırarak yolun iyice sağından seyretmeye başladı. Sol aynadaki görüntüden, hızını düşürmeden arkasından yaklaşmakta olan iki aracı korna çalarak uyarmaya çalıştı...

***

***

Daha bir saat önce yemek molası vermişti. Çift kişilik kebap, bir şişe ayran, tabak dolusu salatayı iki pide ekmekle mideye indirmişken yine

Sessizliği sürücü bozdu:" Arkamızdaki taşıt bizi takip ediyor!" "Bu kanıya nasıl vardın?" "Hızı bazen kesmeme rağmen beni sollamadı. Süratlendiğim zaman arada ki mesafeyi koruyor." Bu söz üzerine sürücünün yanındaki koltukta kurulu olan kişi, arkada bulunan ve uyku ile uyanıklık alanlarına gidiş gelişleri yaşadıkları mayışmış suratlarından anlaşılan kişilere seslendi... Sürücü dışındaki dört kişi başlarını arka cama çevirdiler... Silahlarını çekip, emniyeti açtılar ve ağzına mermi sürdüler. Sürücü, sağa çekmesi gerektiğini anladı... Arkada bulunan araç da biraz uzakta sağa çekti. Öndeki aracın sürücüsü, bu kez, lastikleri yakarcasına süratli kalkış ve seyre başladı.

Uçak hızına varma telaşındaydı sürücü... Arkadaki taşıt buna uyum sağlamakta, gecikmedi. Geniş yolda aradaki mesafeyi azalttı. Takip eden otomobil, tanıtılan grubun bulunduğu taşıtın tamponuna vuracak kadar yaklaşmıştı. Arkadaki araç sollamaya geçtiğinde, hızını azalttı. Şimdi, Đki araç paralel konumda ve aynı hız seviyesinde seyir halindeydiler. Takip edilen aracın arka sol koltuğunda oturan şahıs pencerenin otomatik camını indirerek yanda bulunan taşıtın içinde bulunanları elindeki silahı hazır vaziyette tutarak incelemeye başladı... Aniden haykırdı, "Bunlar!.." Sesi korku doluydu. Ön Koltukta Oturan kişi, "Solla!... Sollllaaa! Kamyoonnn!..." Lüks araba sürücüsü, takip eden sol paralelinde ki taşıtın, ancak son anda kenara kaçması nedeniyle denileni yapamamış, önüne aniden çıkan kamyondan kaçıramamıştı güzelim arabayı... Bilanço; takip edilen aracın ön koltuğunda oturan TerKazMaf isimli politikacının, Medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın, arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet, Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümü...

29
Aralıksız birçok eylem gerçekleştirmişti; evi toplamış, kahvaltısını yapmış, kuaförde ense traşı olmuş,yorucu bir banyo seansı sonrası Med’in önceden bıraktığı evin telefonunu aramış, arzuladığı; "Geliyorum,’ yanıtını aldığında ev adresini ayrıntılı tanımlamış ve kendisini kanepeye uzatıp, müzik setinden çıkan kızılderili kökenli ezgileri dinlemeye başlamıştı. Ezgi, mistik özellikteydi... Alıp götürüyordu içselini; vadilere, dağlara, gök ve yeryüzü geniş alanlarına... Beklediği zil sesi geldi. Yıllardır aynı mekanda olma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir elin dokunuşuyla çalan bu zil sesi sanki zafer marşı gibi gelmişti kendisine... Heyecanla açılan kapının önünde sanal seanslarda gördüğü görüntünün aynısıyla Med karşısındaydı. Yüzü aynı tebessümlü ifadeler gösteriyordu. Elinde ekmek dağıtma sepeti ile Kap bey ve karşı komşunun meraklı gözlerle inceleyen bakışları; ilk karşılaşma anının egzotik yapısını yok eden figürlerdi. Ber, onları görmezlikten gelerek, Med’in alelacele içeri girmesini sağladı. Đkisinin de gözleri ışıl ışıldı. Ber'in gözbebeklerinin rengi Med'leşmişti. Yeşil renge dönüşmüştü. Bakışmalar, sarılmayı emrediyordu... Emre serbest iradeleriyle uydular. Ber'in sesi; heyecanlı çocuk sesine dönüşmüştü. "Med!... Med!..." diye bağırıyordu. "Seni görebildiğime inanamıyorum. Gerçek misin sen?..." 'Elle tutulabilen, gözle görülebilen nesnelere madde...' deniyordu. Orta ve lise dengi okullarda verilen eğitim kendi alanında yerini bulamıyordu. Ama olsun... Başka alanlarda bazen anlam ifade edebiliyordu. Maddenin ne olduğunu öğreneli yıllar olmuş ve unutmamıştı.

***

Med'i daha önceleri de bu şekliyle görmüştü. Ama, önceden gördüğü Med; sanal gerçeklikti. Şimdi ki ise fiziksel gerçekliğiyle karşısındaydı. Ber, ellerini onun yüzünde ve saçlarında gezdirdi. Elle tutabiliyordu. ‘Sudan bile daha maddesel gerçeklikteydi. Su, elle zapt edilemezdi. Med ise ellerinden akmıyordu. Elini gezdirdiği bölgeleri, avurtlarını dolduruyordu ve ne eksiliyor ne de fazlalaşıyordu. Med, Ber'in bedeninde dolaşan ellerini hafifçe itekleyerek, "Gerçekmişim değil mi?..." diye sordu muzip bir tavırla. Ber "Gerçeksin!..." dedi. "ve gerçeklerin en güzelisin..." Med, bir anne şefkatiyle yaklaştı ve "Ber! Fiziksel görünümüme o kadar alışma!... Dün konuşmuştuk..." uyarısında bulundu. "Beyinsel duyumsal bağlantıyı koparmayacağım. Ama; ilk ve son kez yüz yüze görüşmüş olacağız. Bu konuda beni ikincisi için hiçbir zaman zorlamayacaksın! Söz vermiştin." Ber, onaylamadığı takdirde sıkıntı doğacağını duyumsadı. "Tamam, dediğin gibi olsun!" "Đkincisi; gerek bu şekilde gerekse beyinsel ve ruhsal diyaloglarımızı başka birine anlatır veya ima edersen tüm bağlantıları tamamen koparacağım... Bunu da bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyorum." "Bunu yüzüncü kez duydum gibime geliyor... Ne içersin?" "Sen ne içeceksen ondan olsun. Biracı olduğunu biliyorum..." "Bu kez günün anlam ve önemine uygun olan içecekten aldım." "Kırmızı şarap mı?" "Aynen öyle." "O halde ne bekliyoruz?... Beraber hazırlayalım." Ber ile Med birlikte mutfağa girdiler. Kendilerine sunacakları servisi hazırlamayla uğraşırlarken Ber, dilini de çalıştırıyordu: "Med, senle olan önceki diyaloglarımdaki rahatlığın aynısını yüz yüze olmamıza rağmen aynen ve eksiksiz duyuyorum," dedi. "Neden?" Ber, yüzünü ona çevirerek, göz kırptı. "Yanıtını biliyorsundur," dedi. "ama sesli konuşmayı kesmemek için yanıtlayacağım... Aksi halde yine beyinsel seanslara geçtiğimi sanacağım... Nedeni; içimden geçenleri biliyorsun ve ben bu durumu kabullendim. Bu nedenle sana içselimdeki düşünce ve duygularımı perdelemek için farklı davransam bile bunun

farkına varacağını bildiğimden doğal davranıyorum ve bu beni rahatlatıyor." Şarap kadehlere dolduruldu ve salona geri döndüler. Med, okşayıcı cümlelerin altında kalmak istemedi. "Senle beyinsel, duygusal, düşünsel çok benzerliklerimiz var," dedi. "Zevklerimizde hemen hemen aynı... Örneğin, ben girdiğimden beri çalan şu kızılderili müziğine tapıyorum... Kızılderililer, eskiden iyi ruhları çağırmak, kötü ruhları kovmak için müziği çok kullanmışlar. Müzik eşliğinde, yanan ateşin etrafında dans ederlermiş. " "Senin gibi ruhu güzel kendi güzel olanları mı, çağırırlardı?..." "Dalga geçme, bozulurum..." Ber'in de bu konuda tarihsel bilgileri vardı. "Kızılderililerin algılama yetisi çok iyiymiş," diye başladı. "Yabancıların kendi sonlarını getireceğini fark ettiklerinden olsa gerek bu tür kötü ruh kovma amaçlı törenleri daha sık yapmaya başlamışlar... Bu tür törenlerle sonuç alamadıkları da soykırıma uğramalarından belli..." Boşalan şarap kadehlerini ikinci kez doldurma uğraşı nedeniyle oluşan kısa bir suskunluk sonrası, "SodGom Ülkesindeki yurttaşların da bu tür törenlere benzer etkinlikler yapmasının aynı şekilde yeterli olmadığını belirteyim...." Ber'den karşı yanıt gelmeyeceğini duyumsadı. Onun düşüncelerini okuduğunu, "Giriş uzatmalarını ben de sevmiyorum Ber!..." diyerek bir kez daha belirtti. Anlaşmışçasına ikisi de aynı anda ayağa kalkarak çırılçıplak kalıncaya kadar soyundular. Med, Ber’in yanaklarını öptü; şefkatli bir öpücüktü bu ve yanıtını aldı. Gözleriyle, Ber'in gözlerinin içine yakıcı ışınlarını salarak, "Yaşamında yaşamadığın ve yaşayamayacağın bir olayı yaşayacaksın şimdi... Sakın korkma ve panik yapma! Aceleye getirme!" dedi Med, kısık ürperti ve çoğunluk erotik duyumsamalar veren ses tonunda. "Her anını doya doya hissetmeye, yaşamaya bak." Ber, yaklaşımı garipsediyse de bozuntuya vermedi. "Göreceğiz," dedi sadece. Yıllardır arzuladıkları sahnenin gerçekleşmekte olduğunun verdiği motivasyonla hareket eden bu iki kişi; birbirlerini yutacakmışçasına davranışlar sergileyerek yerdeki halının üzerine birlikte uzandılar. Yatak

odasına gitmek zaman kaybıydı onlar için... Ber, elektriğe tutulmuş gibi hissediyordu kendisini... Bedenindeki tüm gücü kollarına vererek Med’i sarmalamasıyla aniden derin kuyuya düşüyor sandı kendisini... Geçici durum, diye düşünürken, halen düşmekte olduğunu fark etti. Esintiden kımıldayan kavak yapraklarının çıkardığı sesler geldi kulaklarına... Ani geçişler yaşıyordu... Okyanusu gördü; kocaman dalgalarıyla kıyısında bulunan kentin binalarına saldırıyordu... Dalgalar, ikiz uçaklar şekline dönüştü; Büyük ülkenin, büyük kentinin en büyük ikiz binasının ortasından geçerek, her iki binayı zeminle, toprakla bütünleştirdi. Kilometrelerce yükseklikteki bina şimdi sıfır santimdeydi. Duruma uygun isim bulunmalıydı, bulundu. ‘Sıfır noktası’ dendi. Bina enkazı içinde bulunan su, yerüstüne sızmaya başlamıştı. Bu; ikiz kulelerin ve ikiz kulelerle birlikte gömülen canlı cansız tüm varlıkların tümünün gözyaşlarıydı. Gözyaşları dillenmeye başladı. Sanki biriyle, birileriyle karşılıklı konuşuyordu. "Diğer ülkelerin yurttaşlarına nefretin o kadar büyümüş ki; doygunluğa erişemediğinden kendi insanlarına da yönelmeye başladın... Biz kardeş değil miyiz?..." Gözyaşlarının, muhataplarından biri katil Okyanus’du. Katil Okyanus, onun sözlerine devam etmesini engelledi. Saldığı dalgalarla gözyaşlarını içine çekti, susturdu... Günahkar Okyanus; mazlum gözyaşlarını içseline alarak izole etmişti. Gökyüzü; güneşi kapatan siyah yoğunluklu bulutlarıyla en kara gününü yaşıyordu... Katil Okyanus’un nefretsel motifli üç ana görevi vardı. şimdi. Biri; dışardan ithal ettiği dalgalarla gerçekleştirdiği eylemin toplum önünde günah sayıldığını biliyordu. Bu günahı gizlemeliydi. Kuleleri yıkan dalgaların, kendisi dışında ve yabancı denizin dalgalarından kaynak-lı olduğuna kıyısında bulunanları ve bulunmayanları ikna etmeliydi... Diğeri; kendi nefretine kardeş nefretler doğmalıydı, kıyısında sakin bireylerde. Kendi nefretini onların nefretiyle örtmeliydi. Nefret günahsa; bu günah toplumun olmalıydı. Üçüncüsü; kanlı günahlar çağını başlatmanın başlangıcıydı, olmalıydı bu yıkım. Geçmişte kalan kavramlar kullanılmalı, kullandırıl-

malıydı... Uygun bir kavram bulunmuştu; ‘Kan davası...’ Dünyanın geçmişte kalan töresine göre kan davası günah da değildi. Geçmişte güzel günlerin geçtiği dişe diş; kana, kan dönemini yeniden başlatmanın sarhoşluğuyla; ‘Okyanus’, dalgalarını uzakta bulunan uzak namlı Irak ülkesine ve Irak’ın komşu ülkelerine yönlendirdi. Yıkım başlamıştı. Ber, yıkımın tanıklığını yapıyordu. Geniş ve düz bir ovada yer sarsıntısıyla toprak ikiye bölünüp kendisini içine çekti... Yer altında milyonlarca insandan koro halinde çıkan feryadı duyumsadı. Feryadın sahiplerinden çıkan kanlar dereleşmişti. Derenin büyüğüne nehir, nehirin büyüğüne akarsu denirdi. Ortaokul döneminde kulağı çekile çekile öğretilmişti bu bilgi. Kulağı yerindeydi, acısı kaybolmamıştı. Acılı anılar bilinçaltına atılsalar da bir gün depreşirdi. Bu bilgiyi unutmamıştı. Bilgi, acıyla karışıktı. Kandan dereler; nehirlere sonra akarsulara dönüştüler. Akarsulaşan kanlar, yol buldular. Kendilerinin akıtılmasına neden olan Okyanus’a ayrı ayrı kanallardan döküldüler. Üzeri mavi renkle maskeli masmavi Okyanus hafif pembeleşti, kızarma belirtisiydi bu. Akıtılan kanlar, intikam istiyordu. Ayrı kanallardan akan kanlar Okyanus’da birbirleriyle birleştiler. Birbirine uygun olmayan kan gruplarını barındıran kanlar, bulundukları bedenlerden akıtıldıktan, ‘dost Okyanus’un’ aslında düşman olduğunu anladıktan sonra birleşebilmişlerdi. ‘Düşman ortaktı. Önceki dönemlerde kendi aralarında varolan düşmanlığı dahi var eden bir düşmandı.’ Ortak düşmanları Okyanus’un üzerinde kendilerine yol buldular, hızları ışık hızıydı. Seyir esnasında kendilerine ayrı bir güç daha iştirak etti. Geçmişten kalan ve Okyanus’un dibinde uyandırılmayı bekleyen mağdur, mazlum değişik kan gruplarına ve renklerine sahip kanlar... Onlarda canlanmıştı. Bu kanlarda, Okyanusun yüzeyine çıkarak kendilerine katılmışlardı. Okyanus, maviliğini kaybediyordu. Gerçek rengini ortaya çıkaran ise bileşik kanlardı. Artık Okyanus’a hakim renk; şiddetin, zulmün rengi olan kırmızıydı. Okyanusun. kan davası konulu eylemlerine, yüzeyinde akan bileşik kanlar gerekli tepkiyi veriyorlardı. Okyanus; saldırgan konumunda, bileşik kanlar ise, meşru savunman konumundaydılar. Meşru savunma doğal bir haktı. Yasaldı, hukuka uygundu. Saldırgan konum ise hukuka aykırı ve şeytaniydi. Đşin ilginç yanı, şeytana karşı Tanrı’nın yanında yer

aldığını iddia edenlerden bazı kişi ve gruplar yeşil renkleriyle Okyanus’un üzerindeki kızıllığın net rengini nötrleştirip, değiştirmeye onların gerçek yüzünü maskelemeye çabalıyorlardı. Bunlardan bazılarının dini vecibelerini yerine getirirken şeytana attıkları taşlar, geri dönerek onların kafalarına isabet ediyordu. Bu taşları onlara geri atanlar ise; gerçek dindarlardı. Gerçek dindarlar; dini vecibelerini yerine getiriyor görünenlerin, Şeytanın uşağı olmaları halinde Şeytanlaştıklarını biliyorlardı. Onlarda Şeytan taşlama dini vecibeleri elekten geçiriyorlardı. Elekten geçirenler; Düzenleme, Đzleme, Uygulama ve Denetlemeleriyle Şeytan’a yardımcı olanların, gerçek yerlerinin Şeytan safları olduğunu bilebilecek ermiş beyinler ve ruhlardı. Sembolik olarak Şeytan’a atacakları taşların bir kısmını, zamanında lazım olur diye, saklamışlardı. Şimdi hem onlara hemde biat ettikleri Şeytan’a atıyorlardı. Ermişler, ebabil kuşları görüntüsü arada sunuyorlardı. Fil süresindeki olayı canlandırıyorlardı. Bilerek veya bilmeyerek kendilerini maskeleyenlere uygulamalı öğretide bulunuyorlardı. Onlar öğrenmekte geç kalmışlardı... Ebabil kuşlarına dönüşen ermişlerin, attıkları her ufacık taş diğerleriyle birlikte onlarında kafalarını parçalıyordu. Üzerlerine bindikleri mekanik, teknolojik, bilişik bazen uçan, bazen karada yürüyen, bazen yüzen fillerin üzerlerine düştükçe tarihe geçecek sahneler tüm boyutlarıyla izleyicilerine heyecanlı dakikalar yaşatıyordu. Geçmiş tarih canlanıyor, yeniden yazılıyor ve geleceğe anın tarihi olarak miras kalıyordu. Geçmişte yaşamış tüm semavi dinlerin, ekollerin, öğretilerin iyi ruhları da canlanmış reel hayata geri dönmüştü. Bunlar kendi öğretilerini kullanarak, yanlış yorumlayarak, haksız çıkar elde edenleri cezalandırmak için geri dönmüşlerdi. Onların maskelerini düşürmek ve öğretilerini yanlış yorumlamalardan temizlemek için geri dönmüşlerdi. Đyi ruhlar; yaşayan iyi ruhlar yanında, gizli alemden gelen kötü sanal ruhlara ve reel kötü ruhlara karşı kendi teknikleriyle mücadele etmeye başlamışlardı. Değişik sesler, renkler, tarihsel motifler... Kısaca, insanlığa mal olan tüm insani değer ve değer koyucular canlanmışlardı sanki. Dünya, şimdi mahşeri yaşıyordu. Hesaplaşma başlamıştı. Kan davası, duygusallıktı, yanıtı da duygusal içerikliydi... Mantık saf dışıydı. Kan; kanla beslenmek istiyordu. Çünkü kendisi akıtılmıştı.

Kendisini yuvasından akıtanlar da bulunan kan da akmalıydı. Yoksa benliğini, rengini kaybederdi. Kan, ölümsüzleşmek istiyordu. Mücadeleleri, kendi istek ve arzularıyla kan akıtıp, kan davası güden güçlere ve işbirlikçilerine karşıydı. Kan davası, duygusallıkta taşıyordu. Yani tehlikeliydi. Yanıtıda duygusal içerikli olabilirdi. Mantık safdışı bırakılmıştı. Akıtılan kanda, kanla beslenmek istiyordu. Akıtılmıştı ve yeniden canlanmak için kana gereksinim hissediyordu. Kendisini yuvasından akıtanların kanıyla beslenmeliydi. Kısasa kısas hükmü canlanmıştı. Akan kan; akıtılacak kanla ölümsüzlüğü yakalamak istiyordu. Okyanusun dalga çıkaran, ithal eden, ihraç eden noktasına kadar ulaşan bileşik kan; hareket merkezini zorladı... Kesilen başlardan akan kanlar, uzuvları kopan insanların gözyaşları Ber’in yüzüne aktı. Birbirinden beslenen kanlar, başını döndürdü. Nefreti iyice duyumsuyordu... Nefret; açlığını doyurmak için başkasının kanını çağırıyordu. Günaha girmek istemedi... Nefretini boşaltacak günahsız bir alan aradı. Bulamadı. Kendisine yöneldi. Kendisine yönelen nefreti, kendi kanını bedeninden dışarı akıttı. Kansızlık, midesini bulandırdı, başı döndü... Düştü... Anlık nefreti boşalmıştı, akan kanı bedenindeki damarlarına geri döndü. Sayısız ve her telden müzik parçaları çalan radyo, televizyon sesleri, bazı politikacıların esmer yüzleriyle bağırarak konuşmaları kulaklarında çınladı... Arada atılan alkol dolu kahkahalarla, “Bu artık üçüncü dünya savaşıdır, resmen ilan ediyorum. alanı Güneşin doğduğu yerin ortası olan ortadoğu, Asya ülkeleri ve Sodgom ülkesidir! " diye bağıran kötü ruhları gördü. Onlara secde eden bazı dünya ülkeleri temsilcilerini izledi... Puslu ve toz duman alanda, ciğeri nefes almakta zorlanıyordu. Öksürdü Ber; ağzından çıkan balgam, kanlıydı... "Sen Öldün!.." diyerek elindeki ağır silahı kendisine doğrultan şahıstan korktu. Korku şiddetiyle kalbi yerinden çıktı. Kalpsizdi, şimdi... Damarlarına, beynine kısaca hiçbir uzvuna kan pompalanamayacaktı. Kan gitmeyen beyin hücreleri öldüğünde, düşünemeyecekti. Meşru müdafaa zemini doğmuştu. Karşılık verdi. Saldırgan etkisiz kılınmıştı. Başkaları da ortaya çıktı... Med’in sesini duydu, "Sakin ol!" diyordu. "Az sonrayı bekle..."

Bu seslenme sihirliydi... Sesler, görüntüler kayboldu... Şimdi ne nesne, ne ses hiçbir şey yoktu... Sadece sükunet vardı ve bu rahatlatıcıydı... Sükunet kısalığıyla kaldı. Üzerinde kesimi yeni yapılmış çimenlerden başka bir şey bulundurmayan toprak üzerindeydi. Hayır!.. Hayır!... Toprakla bütünleşmiş gibiydi... Sanki kendisi toprak olmuştu. Bütünleştiği topraktan bir sopa genişliğinde delik açıldı. Đçinden su fışkırmaya başladı. Kaynak suyu görünümünde berrak ve temizdi. Kaynak suyu, toprağın yarılmasıyla oluşan bir kanaldan akmaya başlamıştı.. Kaynak suyu kesintisiz akıyordu. Çoğaldı ve dere oldu. Kanal yatağından büyük bir hızla aşağıya doğru akıyordu. Bu kez; kendisini akan su üzerinde aynı hızda seyir halinde gördü Ber. Đlk kez doyumsuzluğunun doygunlaştığını duyumsuyordu. Hayatında hiç bu kadar mutlu hissetmemişti, kendisini... Tarif edemeyeceği bir devinim içindeydi. Tüm benliği karşılanıyordu sanki... Geçen zamanı kavrayamıyordu. Biraz ileride arada kabarıp çekilen deniz dalgalarını gördüğünde hazsal duyumsamaları çılgınlık derecesine ulaşmıştı. Kanaldan akan suyun, denizle birleşmesine ramak kalmıştı. Deniz kabardı. Metrelerce yukarıya doğru yükseltti. Aynı anda; kanaldan akan kaynak suyu da denize döküleceği noktada Ber’ide beraberinde alarak metrelerce yukarıya doğru yükseldi. Yükselen kaynak suyu ile deniz suyu yarım ay şeklinde birbirlerine doğru yönelerek yakınlaştılar. Her iki su hava boşluğunda birbirlerine dolandılar. Kanaldan gelen kaynak suyu ile deniz suyu sarmaladılar birbirlerini... Her çıkışın bir inişi vardı ve iniş de gerçekleşti. Kanal suyu olduğu gibi deniz'in kabaran suyuyla özdeşleşerek denizle birleşmişti. Yine kavak yapraklarının hışırtı dolu seslerini duydu Ber... Bu kez bu hışırtılar melodikti. Kulağa hoş geliyordu. Geniş bir ovada tek başına durduğunu izledi. Çırılçıplaktı... Hava sıcak veya soğuk değildi. Hafif bir meltem rahatsız etmeden bedenini yalıyordu. Mutluluk hissediyordu tüm hücrelerinde, duygularında. Bedeninde olagelen romatizma ağrılar da gitmişti, rahattı... Arada ağaçların selam verircesine dallarını aşağıya doğru sallayıp doğrulduklarını görüyordu. Kuşların, böceklerin, geyiklerin, aslanların

çıkardığı sesler, rahatsız edici değildi, hatta bir orkestra şefi tarafından yönetiliyor gibi ritmikti, senfonikti... Alıp verdiği soluklar vücudunu doyuruyor, kanının damarlarında daha rahat dolaşmasını sağlıyordu. Gündüz aydınlığında gökyüzünde beliren yıldızların "Artık özgürsünüz!" yazısını oluşturacak şekilde dizildiklerini gördü... Alan, aniden insanlarla doldu... Birbirleriyle tokalaşan, sevişen, değişik dil ve seslerle zafer şarkıları söyleyen, parlak yüzleriyle, başları üzerinde saçtıkları beyaz ışıklarla, renkli gözleri ışıl ışıl parlayan bireylerden oluşan büyük bir insan topluluğuydu bu.... Topluluğun neşesinden kendisine düşeni aldı... Beden ve dillerinden çıkardıkları sesler; iyi bestelenmiş çok sesli bir müzik parçası kadar uyumluydu. Sesler bütündü ve çatlak ses yoktu. Ber, topluluğun çevresinde halka oluşturduklarını ve çevresinde dönmeye başladıklarını gülümseyerek izledi. Çevresinde hızlı dönüşlere geçtiler. Ber’de bulunduğu noktada kendi etrafında topaç gibi dönmeye başlamıştı. Kendi ve çevresindeki bireylerin dönüş hızı nedeniyle kimseleri göremiyordu. Sadece ince bir çizgi hali vardı. Hızın şiddeti; halkanın döndüğünü dahi fark ettirmiyordu. Sabitlenmiş gibiydi. Halkanın kendisine doğru git gide daralarak yaklaştığını ancak, duyumsayabiliyordu. Halka gözlerine bir parmak kadar yakın mesafede durmaya başladı. Bu kısa sürdü. Bir mermi hızıyla iki kaşının ortasına temas etti. Ber, sendeledi. Sendelemesi psikolojikti. Farkına vardı... Halka; mermi vuruş etkisi yaratmamıştı. Hoş duygular alnının ortasından tüm bedenine yayıldı. Bu hazza doyamıyordu. Sanki!... Sanki!... Bedenine giren halka ayrışmış, tüm hücrelerinin içine ayrı ayrı girmiş, hücrelerinin plazmalarında tatlı dalgalar yaratmıştı. Yerinde duramıyordu. Yüklenen aşırı enerji tüketilmek dileğindeydi. Bacakları gerildi. Yay gibi fırladı, yerden... Yükseklik bir kaç metrelik değildi... Bulutla kucaklaştı. Bulut, kendini kopyaladı. Kopya minimize olup, Ber’in bedenine girdi. Dağlarla yüzleşti, sönmemiş volkanlarla, okyanuslarla, ormanlarla, bitkilerle, hayvanlarla... Her yüzleştikleri, kendilerini kopyalayarak, kopyalarını minimize ederek, Ber’in bedenine giriyorlardı.

Mistik bir ezgi sürekli çalıyordu bu arada. Ber’in ve yüzleştiği varlıkların tavırları müziğe uygun ritimlerdeydi. Đçinde oluşan minimize varlıkların tümü yoğunlaştı, yoğunlaşma da kendisini kopyalayıp, kopyasını dışarıya verdi. Ber’in karşısında gördüğü kopya şekil değiştirdi ve Med biçimini aldı. Ber, içindekilerinin verdiği enerji ve tazyikle, Med’leşen yapıya tensel, duygusal, düşünsel yakınlaşma sağladı. Normal yaşamdan soyutlanmıştı sanki... Kendisini çok güçlü hissediyordu. Tüm doğallığıyla Med’le birleşme sağlıyordu. Doğanın barındırdığı tüm varlıkların değişik sesleri, aşırı hazlanan isterik kadın çığlıkları düzeyine ulaşmıştı. Ber, çığlık sesinden hiç hoşlanmazdı. Bu çığlıkların ise sonsuza kadar kulaklarında çınlaması için her zorluğa katlanırdı. Bu arada Ber’inde altta kalır yanı yoktu. Med ve Ber ikilisi; erotik sesli bir düet sunuyorlardı birbirlerine... Son bir eylemle zevkten kısılmış gözlerini açtı. Med karşısındaydı. Cinselliğe ilk kez tamamıyla ve tüm atomlarıyla doyuyordu. Bazı insanların neden doyumsuz olduklarını, değişik birliktelikler yaşamalarına rağmen gözlerinin dışarıda olmasını daha iyi anlıyordu. Çünkü onlar az önce gerçekleşen birleşme benzerini arıyor ve elde edemiyorlardı. Med’in yüzünden yükselen sıcaklık içini hoş etmişti. Med ile cinsel birleşiminin, boşalımla sonuçlanmış olduğunu organında kalan eserden anlamıştı... Kavrayan kolların sahibine daha sıkıca sarıldı. Sımsıkı tuttu. Duygu boşalımı kendisinde Med’in akan gözyaşları gibi salgılandı. Her ikisinden yek diğerinin yüzüne akan gözyaşları boşa akmıyordu. Yararı olacaktı. Yüzlerindeki sıcaklıktan buharlaşan gözyaşları, gökyüzünde bulutlaşacak, yağmur olarak geri dönecek, içen insanların gözyaşı kaynağını oluşturacaktı. Gözyaşları, gözyaşlarını doğuracaktı. Ağlamak; su israfı değildi... Hafiften ve kesik kesik alınıp verilen soluklar ritimli ve estetikti. Sağ eliyle Med’ in beline kadar varan uzun saçlarından gidiş gelişli seyirde okşamalarda bulundu. Bu okşamalar karşılıklıydı. Birbiri içine geçen gölge vücutlar gibiydiler. Şeffaf, incitmeyen dokunuşlar... Kendisine özel bedensel kokular... Alınan ve verilen nefesler; ıslak ağaçlar arasında bulunan birinin aldığı nefesler kadar tazeydi...

Yüzlerinde hafif bir gülümseme mimiği oluştu, her ikisinin. Göz göze geldiklerinde, Med’ in sanki sonsuz derinlik görüntüsü veren yeşil gözlerinin parlak ışıltılar saçtığını zevkle izledi. Ber’in dişlerinin arasına giren Med’in bir saç teli hala yerinde duruyordu. Yemeğinde; kıl gördüğünde yemek masasından kalkan Ber; Med'in saç telini iştahla yuttu. Med’i içine almak, çiğnemek, yutmak gibi içgüdüsel istekler oluştu Ber’de. Sevgilisine olan aşırı duygusallığından onu yiyen çekik gözlüler ülkesi yurttaşıyla ilgili gazetede okuduğu bir haberi anımsadı. O çekik gözlü insanın ruh halini şimdi anlayabiliyordu. Ber, bir tüy kadar hafif hissediyordu kendisini ve üzerine uzanmış olan Med’i... Dünyayı kucaklamak geliyordu içinden. Damar ve kas atımları, organının titrekliği doyum sonrası göstergelerdi. Ber ile Med normalleşinceye kadar hareketsiz kaldılar. Med, Ber'e kendi ev telefonunu verdi. Bu ‘sana güveniyorum’ demekti. Ber, telefon fihristine verilen telefonu büyük rakamlarla yazdıktan sonra, Med'in yanına uzandı. Sola yarım dönerek sağ bacak ve sağ kolunu Med’ in bedenine bıraktı. Tam konuşacaktı ki; Med, işaret parmağını hastane duvarlarında asılı hemşire fotoğrafında olduğu gibi tutarak susmasını işaret etti. Ber’in konuşması ortamın sihrini bozacaktı sanki...

***

30
"Biranız tazelensin mi?..." Teklifi sunan garsona, "Bu soruyu bu akşam bir kez daha duymak istemiyorum," dedi Ber. "Boş gördükçe yenile! Tabağa biraz da çerez ekle..." "Derhal, Efendim!" Görünümü salaş olmasına karşın servis ve müşteriye olan saygı yönünden yıldızlı pekiyi alabilecek bu birahaneye arada takılmayı seviyordu. Bazı akşamlar evde kalmak, Tut-Bırakma KursEvinde kalmak gibi geliyordu kendisine... Yalnızlık, hiçlik, boşluk, geçmişteki hatalar, gelecek endişesi ve gözyaşları akıtma anına kadar varan ve kaynağını tespit edemediği duygusal yoğunlukların etkisi altına giriyordu. Geçmişten kalan az sayıda ki arkadaşlarına olan özlem ve daha bir çok içsel saldırılar kendisini bitiriyordu. Artsa’yı, bir daha görmemek üzere kaybetmişti. Yeğeni Mus, zorunlu askerlik görevindeyken Đllegal ABCD örgütü militanlarıyla kurulan sıcak temasta öldürülmüştü. Tar, ise Ad Kenti kırsalında dış güvenlik güçlerince ele geçirilmiş ve şimdi 'Đllegal-ABCD örgütü üyesi olma, yasa dışı silahlı mücadelede bulunma' suçundan yargılanıyordu. Ad Kenti Tut-Bırakma KursEvin'de tutukluydu. Arada ziyaretine gidiyordu. Yargı duruşmalarında avukatlığını da üstlenmek istemişse de örgütlerinin özel avukatları olduğunu, avukat seçme inisiyatifinin kendi elinde olmadığını belirterek kabul etmemişti, Tar. Solkol, bilgisayar ve cep telefonları mağaza zincirini dörtlemiş, işlerinin yoğunluğundan çok az görüşür olmuşlardı. Akrabalarıyla, akrabalıktan kaynaklanan zorunlu seyrek ilişkiler standardını aşmamıştı. Markız, Solkol'un mağazalarından birinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştı ve son zamanlarda neredeyse kendisiyle görüşmemek için sudan bahaneler uyduruyordu. Seyrek günlerde yaşadıkları cinsel birleşme dışında ondan kaynaklanan nedeni belirsiz bir soğukluk başlamıştı.

Med'le iletişimsel bağı devam etmesine karşın, yüz yüze ilk ve son kez görüşmüşlerdi. Aksi yönde ısrar etmemeye söz vermişti. Sözünü tutmaması onun yanıtını değiştirmeyecekti. Ber, dost ve arkadaş bulmakta küçüklüğünden beri çok zorlanırdı... Bazen kendisini gereği gibi karşısındakine ifade edemez, bazen de işine gelmediğinden öyle davranır, bazen de yorum ve düşünceleri, standart altı veya üstü olması nedeniyle garipsenirdi. Kendisini algılayanlar, bulunduğu grup ortamlarında birkaç kişiyi geçmezdi. Arkadaş kazanmak, bir sanatçının ürün ortaya koyması kadar zor gelirdi kendisine... Bu yapıyı birkaç kez bozmuştu. Bu şekilde kurduğu arkadaşlıklar devam etmemişti. Sağlam temeller üzerine oturmayan dostlukklar çabuk bitmişti. Kalabalığı ve gürültüyü genelde sevmezdi. Bazı günler ise sevmediği kalabalığa ve gürültüye aşırı açlık hissederdi. Bu da bir gereksinim galiba, diye düşündü. Birahanede bulunan insanların seslerinden oluşan uğultu ile buna eklenen az önce açılmış televizyonun akşam haberleri sunucusunun çıkardığı bağlantısız bir gürültü kaosu oluşmuştu. Ağzına kadar doluydu. Duygularını, düşüncelerini, gözlemlerini anlatabileceği birilerine ölesiye ihtiyacı vardı. Masasına bira gönderip, sonra muhabbet için masasına oturan şahısla karşılıklı bir şeyler paylaşmak istediyse de ayrı dünyaların insanları olduklarını beş-on dakikalık konuşmalarıyla her ikisi de farkına varmakta gecikmemişlerdi. Bira ikramı dışında ikinci kez centilmenlik gösteriminde bulunan şahıs; masadan izin isteyerek kalkmasıyla rahat bir nefes almıştı Ber... Canını sıkan nedenlerden en büyüğü de düştüğü bireysel ekonomik krizdi. Özelde ‘MilMalDen-Ydom’ isimli bir holding ile bazı şirketlerin devlete ait iki bankadan aldıkları usulsüz kredileri geri ödemeyip, hileli iflasla iç etmesi nedeniyle oluşan bir ekonomik kriz nedeniyle ortam yeniden sarsılmıştı... Kriz, yurttaşı ve özelde Ber'i çok kötü vurmuştu. Az sayıda kalan müşterilerinden durumu iyi olanların avukatlık komisyonu ödemelerinde tembel davranmaları, borçluların mallarını haciz edip kaldırmasına rağmen ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle ödeyememeleri, satılan mallardan elde edilen gelirin ise giderleri ve devlete ödenen harçları ancak karşılaması... Ve daha bir çok nedenlerden vergi, sigorta ve diğer büro giderleri ile özel zorunlu giderlerini karşılamada güçlük çekmeye başlamıştı.

Telefon, elektrik, su faturalarını, bina aidatlarını, sekreter aylık ücretini, devlete olan aylık vergi ve sigorta borçlarını ödemek için son aylarda banka kredi kartlarıyla nakit para çekmek zorunda kalmıştı. TefeciBank'ın bu ay ki ekstresin de geçen asgari ödeme limitini, başka bir bankaya ait kredi kartını kullanarak çekmiş olduğu nakitle ödemişti. Faizli parayı, faizli parayla ödemeye çalışmaktı bu. Umut; fakirin azığıydı. Geleceğe umutla bakıyordu. Birahanedeki uğultunun bir anda kesilmesi, televizyon sesinin üste çıkması Ber’in dikkatini çekti. Tüm gözler ve kulaklar televizyondaydı... Ulusal televizyon kanallarından birinde sunucunun sunduğu haber ilgi çekmişti. Televizyon; bazı sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, partilerin katılımıyla oluşan büyük bir protesto yürüyüşünü gösteriyordu. Topluluk da bulunanlar ellerinde taşıdıkları afiş ve yazılara uygun sloganlar, atıyorlardı. Megafonda birkaç örgüt başkanının konuşmaları ayrıntılarıyla, yorumlu olarak veriliyordu televizyon kanalından. Yan masadan bir ses geldi. "Yine sun’i gündem!..." Ber, sesin sahibine baktı. Bakışmalar, şahsın baş eğme yenilgisiyle sona erdi. Ber, kullanılan cümlenin yorumunu isteyecekti. Belki, kendisinin de söylemek istedikleri olacaktı. Ses sahibinin baş eğmesi, bunun yolunu tıkayan bir davranıştı. Ber, nedenini iyi biliyordu; dışsal görünümü kendisini tanımayanlar da güvenlik görevlisi olduğu izlenimi oluşturuyordu. "Birey haklı... Bu ortamda her isteyen, istediğini, konuşabilmesi için, bazı zorlukları ve riskleri göze almalı, diye düşündü. Bazen, güvenlik görevlisi olmayanlardan dahi "Durumdan vazife çıkaranlar." oluyordu az da olsa... Sloganlar, birahanenin içinde atılıyormuşçasına yüksek perdeden geliyordu. Ses ayarı ile oynanmamasına rağmen bu şekilde sesin yükselmesinde televizyon yöneticisinin toplum bireylerinden kulakları paslı olanlara kıyaklık yapma amacı var gibiydi... Aylar önce bir lüks arabanın bir kamyona vurması sonucu içindekilerin ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının ortaya çıkardığı kirli ilişkiler ve olaylara halkın kendiliğinden tepki vermesiydi. Ülkede bir şeyler değişiyordu... Sabahleyin iyice temizlediği kulaklarıyla topluluğun attığı sloganları dinlerken Ber, heyecanlanmıştı. "Kahrolsun Halkın dini!..."

"Kahrolsun Gericilik!..." "Kahrolsun Halkın Kültürü!..." "Yaşasın Çağdaşlık!..." "Yaşasın Demokrasi!..." "Yaşasın özgür Düşünce!..." "Gericiliğin ayak seslerini keseceğiz!..." "Mafya, Politika, Güvenlik işbirliğine son!..." "Hukuk Ülkesiyiz; Güvenlik ülkesi olmayacağız!..." "Susma!... Sustukça sıra sana gelecek!..." "Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın!..." "Vur!... Vur!... Đnlesin!... Merkez Baba dinlesin!" "Kahrolsun Emperyalizm!... Yaşasın Bağımsızlık!..." "Kahrolsun B.D. ve onun yerli işbirlikçileri!" "....................................................................................!" Bir şeyleri yaşatmak için bir şeyleri kahretmek gerektiğinin mesajlarıydı... Ber, gösterinin katılımcı gruplarından biri olan ve yaklaşık bir yıldır üyesi olduğu “Yenilikçi Hukukçular Grubu" Genel başkanının, titrek ve ancak 1789 Büyük Fransız Đhtilalini gerçekleştirenlerden birinde oluşabilecek duygu yoğunluğunu duyumsatan sesiyle, karşısındaki topluluğa ve medya aracılığıyla tüm SodGom Ülkesi insanlarına ulaştığı bilinciyle hitap ediyordu. Cinsiyeti bayan olan genel başkanın ses düzeni erkeksi özellikteydi... Demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, içerikli anlatılar için kadın sesi uygun değil miydi?... Yoksa, sert söylem için kadın sesi yetersiz mi kalıyordu?... Haber sunucusu bir başka habere geçiş yaptı. Haftalardır gündemde olan bir toplumda infial uyandırılan olayla ilgili yeni gelişmelerden söz ediliyordu. Hemen hemen her mahallede ve köyde gerçekleşen adiyattan bir olay, her nedense gündemin ikinci maddesiydi. Etkileşimli ve etkilenmeli ve etkileyici medya ufak bir olayı dahi isterse ülkenin birinci önemli sorunu haline getirebiliyordu. Onlar yüce güçle yarışmaya çalışan önemli güçlerdendi. Onlara yakın duran güvende olur... Onlardan uzak duran, çelme takmaya çalışan ise en müthiş suçlamalarla cezalandırılır, infazı için bildik Tut-Bırakma KursEvine sahip olmasa da daha büyük

KursEvleri vardı onların. Hedeftekilere Dünyayı, zindana dönüştürebilirlerdi. Ufak bir kısmı haricinde onlar hem iddiacı, hem yargılayıcı, hem savunucu hem infazcı... Her şeydiler onlar. Yargının, ‘sav-savunma-yargı’ olarak özetlenen üç sacayağından daha çoğuna sahiptiler. Onların sacayakları sayısızdı. Onların bir kısmı, her şeydi. Gerektiği zaman bir bakkal olabilir, yurttaşa deterjan dağıtabilirlerdi. Gerektiği zaman telefoncu olurlar, cep telefonu dağıtırlardı. Oyuncakçı... Kasap... Kitapçı... Ressam... Politikacı... Çöpçatan... Güvenlikçi... gibi tüm meslekleri yerine getirebilecek kadar kabiliyetliydiler. Bu nedenle SodGom ülkesinde herkes gibi en küçük kentin en küçük köyünün en küçük mezrasındaki bakkal dahi onlardan korkardı. Onlarla dalaşan mezra bakkalı kendi hayatını da riske etmiş olurdu. Çünkü onlar; bulunduğu mezradaki insanlara gazeteyle birlikte bakkalında bulunan tüm malzemeleri hediye edebilecek ve kendisini iflas ettirebilecek kadar güçlüydüler. Onların ise iflası, ‘na’ veya başka bir dille ‘no’ mümkün-dü. Çünkü onlar vatandaşın cebinden aldıklarının bir kısmını onlara geri veriyorlardı. Tüm vatandaşların iflası ise mümkün değildi. Çokta önemli değildi. SodGom ülkesinin hazinesi sağolsundu... Bakkal ise kendi kesesi dışında bir kese taşımıyordu. O da mezrasında bulunanlara birer sakız dahi hediye ettiğinde iflasını onaylamış olacaktı... Kurban veya kurban edilmesi gereken cinsten birileri aranıyordu. Senaryo bunu emrediyordu. Ömürlerinin süresi senaryolara uyumlu davranmayla özdeşti. Yoksa başkaları kendi yerlerine geçirilebilinirdi. Başkaları da arıyordu. Kendileri veya başkası bulmuş fark etmeyecekti. Uygun kurban bulunmazsa yaratılacaktı. Gerek kalmadı. Bulunmuştu. Bir film çekimi için bile bu aksesuarları, bu tipleri en ünlü yönetmen ve takımı dahi oluşturmazdı. Mutlaka bir eksiklikleri olurdu. Modacıları dahi etkileyecek şıklıkta nostaljik biçim ve giyimde küçük bir tarikat grubunun lideri ile yeşil kurdele dışında tarikatın hiç bir değerini yansıtmayan güzel bir kız arasında cereyan etmiş öykü sunulurken Ber’in aklına gelenlerdi bunlar. Öykü sıradandı. Olağanüstü değildi.

Güzel kız KurguGirl ile tarikat lideri, dini nikah sonrası insel ilişkiye girmişlerdi. Tecavüz yoktu. Karşılıklı rıza vardı. SodGomYasası bu ilişkiyi suç olarak görmüyordu. Dini yasalar yönünden ise bırakın suç veya günah olması sevabıda vardı. Hatta toplam dörde kadar da eş alma yolu vardı. Hatta, ahlaki anlamda da bir sorun yoktu. Cinsellik güzel bir şeydi. Layıkıyla gerçekleştirilirse tarafların varolan negatif enerjilerini pozitife eden özellikteydi. Uluların fazla eşliliklerinin bir nedeni de bu olabilirdi... Belki de olmayabilirdi. Bu uzmanların konusuydu. Pozitif duygular; meleki... Negatif duygular ise şeytani duygulardı. Meleki duygular ise insanın beynini ve kalbini açan, aydınlatan etkiler sağlardı. Đki kişinin birlikte gerçekleştirdikleri birleşmeyle ortaya çıkardıkları pozitif enerji neden bazılarını rahatsız etmişti?... Rahatsız etmemişti... Ama bu olgu başka amaçlar için negatif düşünceler oluşturmaya uygundu. Değerlendirilecekti. Engel olandan küsülecekti. Televizyonun kadrolu sunucusu iştahla sorular yönlendiriyordu KurguGirl isimli kadına... Ben ilişkiden negatif duygular aldım, diyordu. KurguGirl, inkara yöneldi. Ben negatif duygular aldım, dedi. Soruyu yönlendiren neden bir çok sorular arasında ana soruyu geçiştiriyordu. ‘Madem negatifti. uzaklaşsaydın. Devam ettirmeseydin!...’ Sorsa da KurguGirl önceden yanıta kurgulanacaktı. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktu. Başı yeşil kurdelayla kaplı olanlarda bir insandı ve onlarında cinsel duyguları vardı. Kurallara uygun gerçekleşen işlem kınanıyordu. Toplumun hassas damarlarına vuruşlar yapılıyordu. Dindar insanlara karşı negatif enerji oluşması sağlanmaya çabalanıyordu. Çünkü şu an hedefte onlar vardı. Bu hedef önceleri ve bir çok kez başka hedeflere karşı kullanılmıştı. Başarıda sağlanmıştı. Ama şimdi çıkarları onların hedef olmasını istiyordu. Çıkarlarla senaryolar uyumluydu.

Televizyonda izlemekte olduğu KurguGirl’in sanki kendisiyle konuştuğu sanısına kapıldı Ber. Hayır duyduğu sesler ondan gelen içsel seslerdi. Sanki onun içine girmişti. Duyumsamalarına kulak kabarttı. "Ödemeyi çekle mi yoksa nakit mi yapacaklar?... Beni bir dizi de oynatırlarsa meşhur olurum valla... Sümüklü Mahtike beni izliyor mudur?... Peki benle kimse evlenir mi artık?... Aman para bin ayıbı örter, boşver... Peki bu yeşil kurdelayı ne zaman saçlarımdan atıp kurtulacağım. Güzelim saçlarımı görmelerini de istiyorum..." Ber, garsonun masada bitmesi nedeniyle kendine geldi. Boş bardağını alan garsona, "Bu kez doldurmanı istemiyorum..." dedi. "Bu kadar yeterli. Hesabı alayım!" Ber, hesap ve bahşiş ödedikten sonra hafif yalpalayarak, birahaneden, "gece caddesine," çıktı. Otosunu park ettiği yer çok uzakta değildi. Otoparkın girişinde bulunan görevlinin, ovuşturduğu eline verdiği bozuk para karşılığında; "Teşekkür ederim, iyi geceler!" dileği aldı.

31
Ber, Ad kenti Tut-Bırakma KursEvine doğru yola çıktı. Đki haftaya yakın süredir görememenin verdiği özlemi ve hasreti Tar’la giderecekti. Tut-Bırakma KursEvinin kapı girişinde tutuklu ve hükümlü tanıdıklarını ziyaret etme amacıyla bekleşen uzunca kuyruk can sıkıcı bir görüntüdeydi; estetik değildi... Kuyruğu aralayarak ulaştığı müracaat bölümüne avukatlık kimliğini, “Đyi günler!” dileyerek uzattı. Selamın muhatapları; dış güvenlik temsilcisi ile yargı bakanlığı temsilcisi idi. Onlardan bazılarının, selamı yanıtsız bırakmak gibi bir gelenekleri vardı. Öksürdü kibarca... Duyulmadı. Öksürdü kabaca... Bu kez duyuldu. Dikkatlerini çekebilmişti. "Buyurunuz beyefendi!" diye karşılık geldi. "Size nasıl yardımcı olabiliriz?" "Tutuklu Tar’la görüşmek istiyorum." "Adı, soyadı ve bulunduğu hücre numarası?" "Adı; Tar. Soyadı; TutukluKaldım. Hücre numarası; Tehlikeli Hücre 11..." Dış güvenlik görevlisi avukatlık kimliğini aldı. Onun yerine tutturucusu bozuk ‘Avukatlara Mahsus Ziyaretçi Kartı. Sol yakaya takınız!” yazılı kartı verdi. Ber, ‘Bunu yakama nasıl takacağım?” soru cümlesini kullanma gereksinimi duyduysa da onlardan gelecek yanıtın hoşuna gitmeyebileceği endişesiyle vazgeçti. Önüne konan kalın ciltli ziyaret defterindeki “Üzerimde cep telefonu, silah ve başkaca eşya olmadığını onaylarım,” yazılı beyanın ad soyad kısmına ‘Ber TERSYORUMDOĞ’ yazarak imzaladı. Đkinci giriş kapısına doğru ilerlemeye hak kazanmıştı. Đkinci giriş kapısının önünde dış güvenlikten iki kişi ile siması yabancı gelmeyen bir bayan avukatın tartışmasına tanık oldu. Kadın avukatın, "Kardeşim üzerimde metal bir şey yok, diyorum neden anlamak istemiyorsunuz?" şeklindeki tekrarlı anlatımı olumlu tepki almasını sağlamıyordu.

***

Geçici dış güvenlik görevlilerinden daha genç olanı, "Abla! Bize verilen emir böyle..."diyordu. "Emir kuluyuz... Güvenlik stantından altından geçtiğinizde sinyal vermemesi gerekiyor. Bayan yargı görevlisinin üzerinizi aramasına izin vermezseniz, biz de tutuklu müşterinizle görüşmenize izin vermeyeceğiz!" Koşulları açık ve net olarak ifade etmişti. Bir şeyi elde etmek için, bir şey vermek gerekiyordu. Bu genel yasa; dünyanın en bağlayıcı doğal yasalarından biriydi. Üzerinin aranmasına izin vermek, görüşme izninin alınmasının anahtarıydı. Görüşme isteminde bulunan avukattı. Bu yasayı da bildiği kabul edilmekteydi. Bu yüzden ona yasanın ayrıntılarıyla anlatılmasına gerek yoktu. Sorun; doğal yasaya uygun hareket etmeyle çözüldü. Açılan kapıdan kolaylıkla giren bayan avukattan sonra kapanan kapının tekrar açılması dileğiyle bu kez Ber bekliyordu. Ber, güvenlik stantının altından geçtiğinde “bip!” sinyali duyuldu. Genel arzu üzerine geri çıktı... Üzerindeki anahtarlığı, metal paraları kenarda bulunan masaya koydu. Tekrar denedi... Yine aynı ses duyuldu. Üzerindeki tüm metalleri çıkarmış olmasına rağmen, "Bu ses duyulduğu sürece giremezsin!" uyarısını duyumsatan 'Bip!' sesi kulaklarının tırmalayıcısıydı. Ber, "Aygıtınız bozuk olmalı," diyerek sesli düşündü. Biraz önceki bayan avukata sunulan seçenekler vardı önünde. Bedeninin, ellenmesi, dokunulması yoluyla aranmasına izin verecek veya Tar'ı görmeden geri dönecekti. Bu 'Bip' sesli makine yeni kurulmuştu. Avukatların üzerinin aranması gerektiği yazılı Düzenleyici yasa yeni çıkmıştı. Đlk uygulama bugündü ve uygulamayla ilk yüzleşenlerden biri de kendisi oluyordu. Bedenine oldum olası dişi cins dışındaki cinslerin dokunmasından rahatsızlık duyan Ber, ikilem içindeydi. Üstünü arattıracak veya geliş amacını elde edemeden geri dönecekti. Geçmişte Markız'la birlikte oturduğu kafe de Maroğlu ve arkadaşlarının saldırısı sonucu kırılan koluna platin takılı olduğunu anımsadı. Platin; metaldi ve çırılçıplak soyunsa da, kendisini ellettirse de 'Bip!' sesinin yine duyulacağını düşündü.

Ber, sol kolunun bir olayda aldığı darbe nedeniyle kırılması nedeniyle platin takılı olduğunu belirtti. Bu kez; bunu kanıtlayacak doktor raporu istenmişti. Konuyu dallandırarak ısrarcı olma, diretme; “Görevli memura, görevi esnasında karşı koyma,” suçunu oluşturacaktı... Đkinci kapının önünden ayrıldı. Birinci kapının müracaat kısmından avukatlık kimliğini aldı, ziyaretçi kartını iade etti. Otosuna bindi. Ad kenti merkezinden yarım saat süren yolu, Tar’la görüşemeden yeniden alacaktı... KursEvinin, sınırlarını açtıktan sonra cep telefonunu açtı. Acil arayanlar olabilirdi. Açmasıyla, çalınması bir oldu. Arayan; Tar’ın eşi, Tareş idi. Tar'ı ziyaret edeceğinden dün onla gerçekleşen telefon görüşmesinde söz etmişti. Ber, görüşemeyişinin olumsuz afaki nedenlerini anlattı ve ekledi; "Tar’la yakın zamanda dışarıda görüşme olanağı bulacağımıza inanıyorum. Merak etmeyin..." Tareş, moral gereksinimindeydi. "Siyasi af konusunda toplum üzerinde alt yapı hazırlığı var. Sanırım, siyasi olmayan cezalara yönelik af çıkarımı bunun ön hazırlığıydı " Ber, hala aynı noktadan soru yönlendiren Tareş'e KursEvine girememe nedeni olarak kolunda saklı platini bir kaç kez anlatmaktan yorulmuştu. Tareş'in açıklamalara karşı tepkisel sorusu, yıllar sonra bile değişmemişti. "Siz Avukat değil misiniz?... Filmlerde avukatlar dilediği an tutuklu ve hükümlülerle görüşebilir," şeklindeydi. Ber, trafikte olduğunu hatırlatıp, özür diledi. "Yenge! Bir gereksinimiz olursa ben yanınızdayım," cümlesiyle diyalogu sonlandırıp telefonu kapattı. Bir sigara yaktı. Radyo kanallarını karıştırdı. Kulağa hoş gelen bir parçada durdurdu. Bir ozan; "Mevlam, gör diye iki göz vermiş, bilmem ağlasam mı?... Ağlamasam mı?... Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı?... Çağlamasam mı?..." ezgisini yorumluyordu. Efkarlandıran, efsunkar bir ezgiydi. Ruhsal acıyla karışık haz duygu-su veriyordu genelde Ber'e... Bu duygu; bir şairin aşktan sadece verdiği acı nedeniyle zevk almasına benzer duygulardı, kederden, sıkıntıdan zevk alma duygusu... Duygu ve düşüncelerde yoğunlaşmak, zamanı yok eden, kısaltan ve geleceğe önceden yolculuk yapmak gibi bir olguydu.

Ber, Ad kenti merkezine vardığını fark etti. Dönüşü bir kaç saniyede gerçekleşmiş gibi gelmişti kendisine. Kentin ana caddesi üzerindeydi. Hızını biraz daha düşürerek trafikte seyretmeye başladı. Yaya geçidinde, trafik ışıkları sürücülere kırmızı renkte yanınca otosunu durdu... Sarı renk fazla beklemedi, yeşil renk yandı. Işıklar; tek renkte sabitlenseydi, anlamsız olacaktı. Bu durumda; trafik araçları ve yayalar bayağı zorlanacaktı. SodGom Ülkesinde, değişik renkler ancak bu gibi durumlarda serbestti. Kendisine yanan yeşil ışık ve arkasında bulunan araçların "Hadi, Sürsene Lan!" ünlemli duyumsamalar veren korna seslerinin yarattığı panik havasıyla gazladı. Ani kalkış ve ani hız trafik kurallarına aykırıydı. Bu kural insanların yararına düzenlenmiş bir kuraldı ve uyulması gerekiyordu. Ber, bu kez uymamıştı. Otomobilinin yanlarında ve arkalarında bulunan araçların motor homurtularının, korna seslerinin, dikiz aynasından gördüğü el kol hareketlerinin yarattığı negatif enerjili psikolojik baskının etkisi altına girmişti. Negatif etki; negatif tepkiyi doğurmuştu. Yolun solundan karşıya geçmek üzere olan bir yayaya çarpma olasılığı yüksekti. Korna, kar etmedi. Yaya, ilerlemesini durdurmamıştı. Fren mesafesi kısalmıştı. Hafiften frene dokundu. Sonra debriyaja basarak vitesi düşürdü. Motor, baskıya dayanamamıştı, homurdandı. Yayayla temasına bir iki metre kalmıştı. Tüm gücüyle, sonuna kadar fren pedalına yüklendi. Direksiyonu hafif sağa kıvırdı. Otomobil sola kıç attı. Otomobilin sol kaportası, doğal refleksle iki elinin ayasını uzatan yayayla tokalaştı. Yaya yıkılmıştı. Ber, zor bela durdurmuş olduğu otomobilden derhal indi. Yaya, ayağa kalkmış, ağlıyordu. Şaşkındı, korkmuştu. Gözleri kızarıktı. Ama anlık ağlamadan olamayacak derece de kızarıktı. Göz göze temasa geçtiler. Ber, üzgün olduğunu her haliyle karşısındakine gösteriyordu. "Bir yerinize bir şey oldu mu?..." diye sordu. "Yok!... Bir şeyim yok!..." Bu tür durumlarda kırılma, yaralanma olsa dahi olayın sıcaklığıyla kişi bazen bunu hemen hissedemeyebiliyordu. Ber, elleriyle yayayı yokladı. Görünürde yaralanma belirtisi yoktu.

Yaya, gözyaşı dolu gözlerini kırpmadan, başını eğmeden Ber'in gözlerine dikmiş, bakıyordu. Bu dikkatli gözlerle izlenmekten rahatsızlık duydu. "Hastaneye götürmemi ister misiniz?" diye teklifte bulundu, Ber. Yanıt alamadı. Trafiği aksatmanın anlamı yoktu. Yaya da kazayı ucuz atlatmıştı. Başlarına daha fazla insan doluşmadan, trafik görevlisi gelmeden olay yerinden ayrılmak en akıllıca davranış olacaktı. Ber, kartvizitini uzatarak, "Bir sorun olursa beklerim," dedi. Yaya, eline tutuşturulan kartvizite baktı. Ağlayan gözlerde ışıltı oluştu. Ber'in elini yakalayarak öpmek için eğildi. Ber, izin vermedi. Yaya, "Abi!... Seni biraz önce de tanır gibi olmuştum." dedi. "Tahminimde yanılmamışım. Sen!.. Avukat Ber TERSYORUMDOĞ'sun!..." Ber, dikkatli gözlerle bir kez daha yayayı incelemiş, anımsayamamıştı. "Sizi, anımsayamadım!" "Avukat abi! Tabi hatırlamazsın. Dokuz on yıl oldu..." "Adın ne senin?" "Hüs!..." "Hangi Hüs?..." "HasHüsBab'ın oğlu Hüs!... Kerbe mahallesindeki bir olaydan dolayı gasptan beraat etmiştim. Abim Has ile komşularımız Kur, Bes ceza almışlardı... " Ber'in çok iyi anımsadığı bir dosyadan söz ediyordu. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor, diye düşündü. Hüs'ün biraz önceki donukluğundan eser kalmamıştı. Aksi davranışlar göstermeye başladı. "Abi! Yalvarıyorum, beni de arabana al!... Uzaklaşalım buradan!" Ber, ikiletmedi. Hüs'ünde binmesini işaret ederek direksiyon başına geçti. Motoru çalışır vaziyette duran otosunu hareket ettirdi.

***

"Hüs! Olum sen şu ileride gözcülük edeceksin!... Anormal bir şey gördüğünde ıslık çalacaksın!... Tamam mı?" "KursEviEğitmen abi, elli sefer söyledin, anladım!... Anladım!..." "KursEviEğitmen abime ukalalık etme lan!... Saygılı ol!"

KursEviEğitmen isimli şahıs, Bes'in, Hüs'ü uyarmasından hoşnut kalmıştı. Gevrek gevrek güldü. Ağırlığını bir kez daha hissettirmek için, "Bakın! Tut-Bırakma KursEvin'de yaptığımız provaları hatırlayın!" dedi. "Panik yapmayın! Tereyağından kıl çeker gibi soygunu gerçekleştireceğiz. Acil bir durum olmazsa silahlar kullanılmayacak. Güvenlik görevlisi ile ben ilgileneceğim. Girişte orada bulunanları ben gözleyeceğim. Bes, veznede bulunanla ilgilenecek, parayı o alacak. Kur, orada bulunacak insanları bankanın ortasına toplayıp, yüzü koyun yere uzatacak. Hüs'de banka karşısında, araba bozukmuş gibi motor kaputunu açarak çevreyi gözleyecek. Yakalanan kimseyi ele vermeyecek. Sonrasını biliyorsunuz. Para beşe bölünecek iki hisse benim."

***

‘ĐstersemSoyulurum’ isimli bankanın girişinde bulunan küçük masanın arkasındaki sandalyeye kurulmuş, uzun boylu, otuz yaşlarında, yüzü parlak, üzerinde güvenliğe özel ütülü ve temiz giyimi olan genç adam, önünde bulunan gazeteye arada bakış atarken, banka ziyaretçilerini rahatsızlık vermemeye özel çaba harcayarak inceliyordu. Burada çalışmaya başladığı günden iki yılı aşkın bir süre geçmişti. Göreve ilk başladığında, izlemiş olduğu filmlerin vermiş olduğu etkilerle, bankaya her giren müşterinin soyguncu olabileceği şüphesini taşıyordu. Bakışları da çevreye bunu olduğunca yansıtıyordu. Banka müdürü tarafından bir çok kez uyarılmış, paylanmıştı. Gelenler soyguncu bile olsa bu şekilde incelememeliydi. Çünkü bankaya her türden ve her kesimden soyguncu insan da gelebilirdi. Yeter ki, bankanın izni dışında soygun gerçekleşmesindi. Aksi halde bankanın ‘ĐstersemSoyulurum’ ünvanı ayaklar altına alınmış olacaktı. Hareket kabiliyeti ve sınırları tam olarak belirlenmişti. Bunu kavraması için ayların geçmesi gerekiyordu. O aylarda geçmiş ve kısa sayılmayacak bir süredir istenilen yapıyı sunan bir görev-liydi. Kendiliğinden durumdan vazife çıkarmamalıydı. Vazife alanı, Ban-ka Düzenleme Grubu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmişti ve kendisi-de onların emri altında çalışan dar bir alanlı görevde, izlemek ve kuralları uygulamak gibi iki başlı görevi bulunan bir kişiydi. Aksine hareket, işinden olması sonucunu doğuracaktı. Gerçi aldığı aylık maaş hala asgari ücretti. Yükseltilmemişti. Kendisinin ve ailesinin

sağlık sigortası yapılmış, evdeki çocuğuyla eşine ekmek götürebiliyordu. En ucuz filtreli sigaradan içebiliyordu. Öğlen iki çeşitten oluşan tabldot yemekten yararlanabiliyordu. Đşsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede işsiz bir insana serzenişte bulunduğunda "Belanı mı istiyorsun?... Bundan iyisi can sağlığı," dedirtecek konumdaydı. Yine de bankada çalışmak asgari ücretle çalışanı yıpratıcı nitelikteydi. Binlerce adet yeşil paraların ne iş yaptığı belli olmayan insanlar tarafından siyah poşetlerle bankaya getirilmesi, bazen daha fazlasının götürülmesi karşısında eline ayda bir tutuşturulan onbir adet yeşil para kendisinde garip duygular oluşturuyordu. Bu içsel duyumsamaları Banka Düzenleme Grubu tarafından bilinmesi halinde herhalde, en azından uyarılırdı. Artık kendiside bu gurubun talimatlarıyla hareket ettiğine göre, onlar gibi düşünmeli, onlar gibi tavırlarda bulunmalıydı... Bu duyguları her duyumsadığında kendisine, "kendine gel!" diyerek uyarıda bulunuyordu. Bu uyarı oluşan veya oluşturulan vicdanını rahatlatıyordu. Midesi acıkma sinyalleri veriyordu. Öğle yemeğine az bir vakit kalmıştı. Biraz daha sabır, dedi içinden. Yirmi beş yaşlarında yüzü kırmızılaşmış birinin, "Vezne nerede?.." sorusunu yanıtladı. Soruyu soran kişiyi ilk kez görüyordu. Gördüğü yüzleri hiç unutmazdı. Fotoğraf hafızası güçlüydü. Bu kişinin, panik hali dikkatini çekmişti. Kötü birine benzemiyordu, Bildik soyguncu tipi sunmuyordu. Yinede tavırları hoşuna gitmemişti. "Aman sen de!" dedi kendi kendisine içselinde. "Yine şüphecilik hastalığın nüksetti." "Eller yukarı!" "Ne?" "Ellerini yukarıya kaldır! Yoksa mideni mermi manyağı yaparım!" Güvenlik görevlisi, elinde silah bulunduran kendi yaşıtının emrini isteksizce yerine getirdi. Bir başkasının, bankada bulunanları bir yere toplayarak yüzükoyun yere yatırdığını, elinde siyah poşet bulunan gencin veznedarı ölümle tehdit ederek, boş poşeti dolu olarak iade etmesini emrettiğini izledi. Đzleme görevini yerine getirebiliyordu. Ama; bu yeterli değildi. Banka Düzenleme Grubu, bu tür izinsiz soygunlarda silahını kullanması gerektiğini düzenlemişti. Bu kuralı uygulamaya yetkili ve görevli olan tek insan şu anda kendisiydi. Bir şeyler yapmalıydı. Sessiz kalmak, soyguna onay vermek olarak algılanabilirdi. Bu olasılıkta, eve götürdüğü ekmekten kendisi ve ailesi; içtiği sigaradan sadece kendisi olacaktı. Dört yaşındaki

YetKız isimli çocuğunun sağlık sorunları vardı. Bankanın sağlık sigortasının devam etmesi zorunluluğu vardı. Bir şeyler yapmalıydı. Zaman hızlı geçiyordu. Bir an sonra soyguncular, bankayı terk edecekti. Bir süre sonra işinden olabilirdi. En azından direk Güvenlik Merkezine bağlı masaüstünün hemen altında bulunan kırmızı renkli tehlike düğmesine basmalıydı. Sağ elini hafifçe indirdi. Karşısında bulunan soyguncunun bakışları kendisinde değildi. Düğmeye bastı. Bu yetmeyecekti. Güvenlik gelinceye kadar onları oyalamalıydı... Hatta teslim almalıydı. Bu davranışı maaşının zamlanmasını doğurabilirdi. Biraz cesaret, biraz daha para olarak kendisine geri dönecekti. Meşhur olacaktı. Filmlerdeki artistler gibi, basına ayrıntı demeçler verecekti. Belki de bankanın Ad Kenti Merkez binasına güvenlikçi olarak atanacaktı. Oranın imkanları daha iyiydi. Silah kabzasının çıtçıtını açtı. Silahını kılıfından çıkardı. Bacaklarını dirseklerinden hafif kırarak, ata biner pozisyonda, silahın kabzasını her iki eliyle tutarak, "Kıpırdama!" diye bağırdı. Bağırtı, yüksekti. Karşısında bulunan, başı vezneye dönük KursEviEğitmen tarafından duyuldu. Bağırtı yüksekti, duyulmaması imkansızdı. Veznede bulunan Bes, yere yüzü koyun yatmış olan insanlar, onları göz hapsinde tutan Kur ve Banka görevlileri tarafından da duyuldu. Ses, soyguncularda şaşkınlık ve hüzün, diğerlerinde umut duyguları oluşturmuştu. Bankanın kapı ve pencereleri kapalıydı. Hüs, bankanın karşısında motor kaputu açık arabayla uğraşıyor görüntülerindeydi. Hüs, "Kıpırdama!" bağırtısını duymamıştı. Duysa onda da hüzün oluşacaktı. Ayrıca aşırı korku ka-de-ve si olacaktı. KursEviEğitmen'in on bir yıl önce yine bir banka soygunu teşebbüsü olmuş ve yakalanmıştı. Yargı Grubunun vermiş olduğu on beş yıllık cezasını tamamıyla çekmeden, aftan yararlanarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilmişti. Tekrar yakalanıp, içeri tıkılmak istemiyordu. Televizyonda izlediği magazin programlarındaki yaşamın içine girmek istiyordu. Buradan kendisine düşecek parayla, Kont kentine gidecekti. Kırmızı şarap içerken, kırmızı tenli piliçlerle birlikte olacaktı. Yanıp sönen ışıklar altında onlar gibi kıvıracaktı. Dansözlerin sutyenlerine yeşil para tıkıştırırken, onların göğüsleriyle ellerinin temas etmesini sağlayacaktı. Bu görüntüleri kursevindeki televizyonda yayımlanan magazin programlarında bol bol seyretmişti.

Soygun konusunda tecrübesi vardı. Bu yönde bilgi ve birikimlerini Tut-Bırakma KursEvi'nde bulunan başkaca birbilen bireylerle de paylaşarak ilerletmişti. Ayrıca; Bes ile Kur'un eğitmenliğini üstlenmişti. Şimdi hareketsiz kalmak racona tersti ve eğitmenlik etiketini karalayacaktı. Bu konularda BirBilenSoy olarak çevrede nam salmıştı. Namını yürütmeliydi. On beş yaşlarındaki yeğeninin kendisini her gördüğünde gıpta ile bakarak, "Büyüdüğümde bende senin gibi olmak istiyorum," deyişini anımsadı. Yeğenini mahcup etmemeliydi. Onun kendisinden söz ederek hava attığı arkadaşlarına karşı başını eğdirmemeliydi. Onun kendisinden, deneyim ve bilgilerinden yararlanma hakkı vardı. Onu çok seviyordu. Çok zekiydi, cesurdu, ataktı, gözü pekti... Rahat yaşamın kaynağının para olduğunun farkındaydı. Parayı çok seviyordu. Onu öyle bir yetiştirecek ve öyle bir ortam sunacaktı ki; banka şubeleri yerine tüm şubelerin paralarının toplandığı banka genel merkezlerinde soygun yaptıracaktı. Bunlara tek engel karşısında duran, titrek elleriyle silahı kendisine yöneltmiş Güvenlik görevlisiydi. Engel aşılmalıydı. Engel yok edilmeliydi. KursEviEğitmen'i, elindeki silahı ateşledi. Bir yetmeyebilirdi, ikinci kez de ateşledi. Engel aşılmıştı. Acı bağırtı sesleriyle güvenlik görevlisi sırtı camlara temas edinceye kadar gerisin geriye gitmiş ve yıkılmıştı. Kurşunların ve sonra camın bedeniyle temasından kendisine zimmetli tabancası da elinden yere düşmüştü. Beyni, kendisindeydi. "Tabancayı düşürmemden dolayı uyarı cezası verirler mi?... Belkide bir maaş ödememe cezasıyla geçiştirir*lerdi..." diye düşünüyordu. Uyarıyı kendisine, öncelikle kendisi yapmalıydı. Öğreti ve düzenleme bunu gerektiriyordu. Düzenlemenin oluşturduğu benlik, "Sakarsın!... Sakarsın!... Sakarsın!... " diye içinden üç kez bağırdı. Soyguna kan karışmıştı. Siyah poşetin tam olarak dolmasını beklemeye zaman yoktu. Bes, Kur ve KursEviEğitmen bankadan koşar adım çıktılar. Hüs, silah seslerini duyduktan sonra bedensel titremelerini önlemeye çabalıyordu. Motorun kaputunu kapatmış, kontak anahtarını çevirmeye çalışıyordu. Ama marş bir türlü basmıyordu. Yolun yarısına kadar gelen arkadaşlarının çevresinin tümüyle güvenlik ekip arabalarıyla çevrildiğini gördü.

Hüs'ü teslim ederek süregelen suç işlemelerini sonlandıracak... adımlarını taşıtın hızına göre ayarlamalıydı. bedeni terk etti. kamu hizmeti yapıyordu. "Son bir arzun var mı?" diye sordu. Yakalanabilirdi. Suçluyu gizlemek. Normal yaşamı. yemek vermek. gözlerini araladı.. Kur ve KursEviEğitmen'inin teslim olmaya niyetleri yoktu... hesapta olmayan bir soygundu. yürek paralayıcıydı. Kur ve KursEviEğitmen'i hayalleriyle birlikte öldürülmüştü. Biçim ve üslup idama giden bir hükümlüye son soruyu yönlendiren bir cellat’ı çağrıştırıyordu. Đkilemde kalmıştı. sonra koşmaya başlamıştı.. olumsuz anlamda bozan kim olursa . Ülke de meslek. "Öleceğimi hissediyorum. Yasaya göre. Ruh. düşünce. geride bırakacağı sağlık sorunları olan ve sürekli tedaviye gereksinimi olan YetKız ile ilk birlikteliklerinin sıcaklığını birbirlerine karşı hala korudukları eşi DulKadın'dı. Evet. Ses yumuşaktı. kişilik bozumunu da beraberinde getirebilirdi. "Kızımın tedavisini sürdürün!" Dilek. Otopsi sonrası üzerine ölü toprağı serilecekti. Kur ve KursEviEğitmen'inin kanlar içinde düşüşünün görüntüleri gözlerinin önünde sürekli yineleniyordu. "Ne düşünüyorsun?. Güvenlik görevlilerinin tabancalarından çıkan kurşunlarla Bes. duygusaldı. güvenlik görevlisinin başında donuk izlemelerdeydi. Eşi DulKadın sevgi boşluğuyla ne kadar süre yokluğuna dayanabilecekti. Hüs'ün saklanmak için gitmek istediği yere kadar götürecekti.. Denk getirmeliydi. sigara ikram etmek suçtu. çarpışma istenen sertlikte gerçekleşmemişti. Hedefi belirsiz bir koşuydu. görev şehidi mezarı olarak adlandıracaktı. Kendisine uygun bir yer değildi. Güvenlik görevlisi." dedi. çarpışma noktasını iyi ayarlamıştı. Yakalanmak istemiyordu. Gömülü olacağı yer.. *** *** Hüs'ün ayrıntılı anlatımlarını soluğunu tutarak dinlemişti. suçluyu ihbar etmek.. duyumsama. Silah sesleri yankılanıyordu hala kulaklarında Bes. Bu kadar ayrıntı içeren meslek kimliğine çok büyük bir suç işleyerek aykırı davranmak. Kaçması bunları yok etmiyordu. hiçbirini ve hiçbir şeyi duyumsamayacaktı. teslim edilmesini sağlamaktı. ya da duygularına yenilerek. vicdani muhasebe sağlayacak mekanizma kalmamıştı. çalıştıramadığı arabadan çıkarak soygun mahallini hızlı adımlarla terk etmiş. Beden.. ölmeyi tercih ederdi." diyerek. Mesleğin gerektirdiği kıyafeti giyinmek. Ruh özgürdü ve yaşıyordu. düşünsel yoğunluğunu bozan Hüs'e kızgınlıkla baktı. ona yardımcı olmak. Kabri. KursEviEğitmen'inin tabancasından çıkan kurşunlarla iki güvenlik görevlisi ağır yaralanmıştı. bir yerden bir yere götürmek. kişiliği içine alır ve eritirdi. mesleğin gerektirdiği şekilde konuşmak ve hatta bakışlarda.Bes. Güvenliğin uyarı atışlarına hedef gözeterek karşılık verdiler. Bu soygun... bedenini için Tut-Bırakma KursEvi olacaktı. Meslek. birkaç saat sonra. kişilikle birleşikti. Bedende. Şu ana kadar bu suç maddesini kalem kalem işlemişti. Ama. Değişik sesli. Hüs.. Beden ölüydü ve gelen ambulans otopsi için onu hastaneye kaldıracaktı.. mesleğin gerektirdiği şekilde olmalıydı. kulak paralayıcı silah sesleri arasında gerçekleşen ölüm ve yaralanma bilançosu ertesi günkü gazetelerde yer alacaktı. KursEvin'de yıllarca önce üç ay civarında kalmıştı. Acı ağlatmıyordu onu. Bu görevin sorumluluklarından biri de. Sağ tarafında bulunan güzergahtan bulunduğu yöne hızla yaklaşmakta olan arabayı gördü.... emir içerikliydi. Banka üst düzey görevliyle ilk ve son kez bu ünlemde konuşuyordu. Onu ağlatan. Yakalanmaktansa. ĐstersemSoyulurum bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanı... Ad kenti merkezinden uzakta göle nazır bir tepede otomobil içinde bulunan Ber ve Hüs birbirlerine sonraki diyeceklerini kurgulamaya çalışıyorlardı.. Đkinci olasılığı gerçekleştirdiğinde kendi mesleğiyle çelişecekti. Kamu Görevlisi sayılırdı. Yerel düzenleme raporlarında sapma meydana gelmişti. Başkan. Televizyonlarda ise.

aralarında. ıslah etme ve topluma kazandırma. Bes ve Kur kamu vicdanından alacaklı konumundaydı. Karşılaştırmalar yapmalıydı.. toplumdan soyutlanmak. yan kolları olan bazı görev-lilerce bu iletişim araçlarıyla yansıtılıyordu. kendileri aynı akıbete uğrayacaktı. Cezalarının bitmesine çok az kala siyasi olmayan aftan yararlanarak bırakılmışlardı.. yalnız kalmaktı.. SodGom yurttaşının en büyük korkusu. Bes ve Kur. iki ağır yaralı vardı. bu kez gerçekten gasp eylemini gerçekleştirmişlerdi. Toplum ve birey kendi içse-linde bu sesi benimsemese de. SodGom ülkesinin tarihinde garipliklerden biri daha gerçekleşmişti sanki. Yattıkları süre de ıslah olmamışlardı. suçsuz yere aldıkları gasp cezasıyla önceden KursEvi'nde kalarak çekmişlerdi. Parmak koparmak. diğerleriyle organize bir şekilde soygun eylemine karışmış. daha ileri düzeyde suç işleme eğitimiydi. Cezalandırmanın amaçlarından biri olan. deneyim ve yetilerini birbirleriyle paylaşarak daha keskinleşiyorlardı. Soyut bir kavramdı.. SodGom Ülkesi Düzenleme Grupları bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kamunun yani devlet ile birey ve bireylerden oluşan toplumun asgaride birleşen isteklerinin ne olduğu konusunda psikologları... Đkinci ceza. indirim nedeni sayılabilecek. anket formlarıyla. Toplumun çok az bölümünü teşkil eden gece magazin grubuyla . Öldürmeselerdi.. Bir isteği." diyorlardı. Anımsadığı kadarıyla bunlar.. birkaç kişi ile yapılan görüşmeler-den kendilerinin de hoşlarına gidecek olanlar. Hukuk eğitimiyle ve mesleğini sürdürürken elde ettiği ceza hukuku genel prensiplerini irdeliyordu şimdi. Çağdaş Ceza hukuku ilkelerinde. Ber'de bu anlamda bakmıştı kendisine. önceki ise gerçekte yürürlükteki yasaya göre suç teşkil edecek eylemlerden değildi. Soygun. Kamu vicdanı kavramını algılamaya çalıştı.olsun. Mirasçıların da mirası ret etme hakları vardı. Hüs. Alacaklının ölümü halinde alacak mirasçılara geçerdi. intikam ve kini önleme. Onların da oradaki etkilerden kaynaklanan psikolojik bozuklukları söz konusu oluyordu. yerine getirmek için istekte bulunanın isteğinin ne olduğunu öğrenmek gerekiyordu. Bilim adamlarına bazen güven olmazdı. Engellemek. KursEvlerine giren ıslah olacağına. Bilimsel sorumlulukları nüksedebilir. suç işleyen kişileri veya suç işleyebilecek kişileri bu anlamda korkutarak suç işlemeden caydırma. Birkaç KursEvi ziyaretlerinde onlarla yapmış olduğu görüşmelerde haksız yere aldıkları cezanın verdiği kin ve nefreti taşıdıklarını kendisine hissettirmişlerdi. Ya Bes'in. ses çıkaramazdı.. Eylem gerçekleşmeden önce güvenliksel ve hukuksal sezgilerle onların cezaları kesilmişti. Son eylemlerinin cezasını. cezalarını çektikleri Tut-Bırakma KursEvlerinde terbiye etme. Çünkü duyurulan ses genelin sesi olarak lanse ediliyordu bir kısmı medya tarafından. Alınan eğitim. Düşünselini. öfke oklarını kendisine çekerdi. "Hiç konuşma!. Şu anda ölü olan üç ortağı da KursEvi'nde uzun yıllar kalmışlardı. Çoğunlukla ellerinde bulundurdukları bu güç sayesinde kamunun. içselini rahatsız edecekti. gerçekte işlemedikleri bir suçtan aldıkları ceza nedeniyle kaldıkları KursEvi'nde bu kez gerçekten suç işleme eğitimini almış. sosyologları ve diğer ilgili bilim adamlarını görevlendirmemişti. "Düşünüyorum. Cezalarından biri fazlaydı... bireyin nabzı tutulabiliyor.. Kaldı ki. Ses getiremeden. Kendiyle bu tartışması üst düzey tartışmalara kendisini yönlendiriyordu. Daha fazlası lazımdı. sesleri kısılmıştı." Net bir yargı oluşturmadı. Ayrıntılara girmeliydi. Cezasını Tut-Bırakma KursEvin'de geçirecekti. korkunun gözlerini taşımıyorlardı.. kamu vicdanını rahat ettirme.. Islah olan çok az insan çıkabiliyordu. sapma meydana getirebilirlerdi. toplumun. toplumla zıtlaşmak. Sus!. Bunun yararı ne olacaktı?. suç işleme konusunda bilgi. suçlu insan özelliklerini tamamıyla edinmişlerdi. Güvenliğin bunda günahı yoktu. toplumsal barışı sağlama. koşulsuz serbest bıraktı. son suç ölümle cezalandırılmıştı.." dedi.. Çelişkileri resmileştirmek en hoşlanmadıkları sonuçlardan biriydi. kesmek ise ülkede en kolay ameliyatlardan biriydi. izleyici olarak görev almıştı. Ama bir ölü. Bu korkuyu yenenlerde birkaç elin parmakları kadardı.. En azından gasp eyleminden yirmi sene ceza alabilirdi.. Birinden dolayı. Kuvvetle muhtemel olan mirasçıların bu mirası reddetme iradesinde bulunacaklarıydı. suçu cezalandırmanın bir çok amacı vardı. öldürülmeleriydi. ‘teşebbüs aşamasında’ kalmıştı. Onların bulgularıyla kendi raporları arasında çelişki doğabilirdi. "Abi! Çıktığımızda ses getireceğiz. Đşlemedikleri gasp suçundan hüküm giyen Bes ve Kur. kamu vicdanının sesi olan medya araçları vardı.. Kur'un psikolojileri. Doğal yasa bunu böyle düzenlemişti.. Ber. içeriği doldurulmamıştı.

yabancılar. Bu sorusunu olumlayabilecek veriler elinde yoktu Ber'in.. "Teslim olmayacağım!. emekçi." Hüs. x görevliler. Konuşan Hüs'tü. Bunda Hüs'ün kabahatinin olmadığı anlaşılıyordu. devlet avukatları. Temiz havayı içine daha iyi çekebilecekti. dercesine başını ona yönlendirdi. yargı grubu üyeleri. Yanlış yapıyorsun!" Ber. Ber. bilinen demir silahlarla işlemesi yanında.. Ber. Belki de ceza hukukunun genel cezalandırma amacına yönelik yararları onda gerçekten uygulama alanı bulabilirdi. her kim olursa olsun her ne şekilde olursa olsun suç işleyenlere karşı. isteği yerine getirdi.. buz gibi bir ses tonuyla aldığı yanıttan korkmuştu. Hüs'ün avukatlığını da üstlenirdi." Hüs.. Olayda ölüm de vardı.... Eliyle yüzünü silen Hüs. Bağırtısından ağzından çıkan birkaç tükrük damlası. Ülke de suç işleme anlamında fırsat eşitliği de yoktu.. resmi kıyafetliler. "Beni tehdit mi ediyorsun?. gözümün önünden kaybol!" Talimatı alan Hüs. yeğenler. Görevini yapmaya çalışan iki güvenlik görevlisi yaralanmıştı. "Başkalarına tabi birşey olmaz çünkü onlar soygunda silah kullanmıyorlar.. birinciler için ölüm cezasından daha yüksek ceza verin.. Engellenen Hüs. birileri. Bes ve diğer şahıs onlar gibi soygun yapabilme imkanı elde etmiş olsaydı bu yolu tercih etmeyeceklerdi.. irdelemediği daha bir çok SodGom Ülkesi ceza hukuku genel prensipleri olduğunu bilmeden anımsatmıştı kendisine. "Seni adalete teslim edeceğim. Sivil ve gayrı sivil mafya üyeleri. delici veya ateşli olmayan silahlarla aynı sonucu alabiliyorlardı. adalet kavramını duyunca ağlamaya başladı. bir daha geri gelmemek üzere soyutlanmışlardı. elini öpmeye yeltendi. Yanıtladı onu. kendilerini onlara kazandıramadan. Suç ve cezada..bütünleşemeden. bürokrat.. anlamı dimdikti. onlara kendilerini. RigtKol gibiler bu aykırılıkları giderebilecekler miydi?.. "Dışarı çıkalım!" dedi. "Kendimi öldürürüm!. Başını. adalet kavramını gerçek kamuoyu vicdanında tartışılır hale getirmişti. Kaldı ki Hüs'ün silik ve korkak kişiliği bu suçu işlemeye de müsait değildi. Hüs. "Abi! Benim çevrem. bu kez zorla sarıldı Ber'e. Yargı grubuna. "Hüs!" diye seslendi. *** . Acılar. kızılderililer. Soygun.... yasaların eşit uygulanması yönünde cezalar yeniden düzenlenmeli ve ceza Yasasında yerini almalıydı.. "Hayır abi!. Bu ekonomik alanda suç işleme eşitsizliğini de beraberinde getiriyordu. kişiden kişiye değişen ayırımlı eşitsizlik. LeftKol. cümleler yetersiz ve yıkıkken. politikacı.. Oturmaktan yorulan bedenini açacaktı.. Kur'un geçmişini acaba Hüs yaşar mıydı?. sivil kıyafetliler. Beni kim kurtaracak?." Bu da bir tehditti ve tüm tehdit seçeneklerinden en güçlüsüydü. Çağdaş Ceza Hukuku genel prensiplerine aykırılık teşkil ediyordu. Onlar. Irk dil." diye sordu. işsiz. bulundukları tepeden karşı tepenin ufkuna gözlerini dikti. Sert bir sesle.. kursevine sigara getirenim bile olmaz. birşey olmuyor.. ajan... sanki. Aksi halde.. Abi! Bana yirmi yıldan az vermezler!.." dedi. Birilerinin. "Fikrimi değiştirmeden. yerliler. Hüs'e çevirerek. gelişen olaylar insanları bir şekilde eğitiyordu. Haddime mi düşmüş. bir eylemdi. konuşan Hüs mü?. Đkinciler için en fazla 31 gün ile 62 gün arasında cezalandırın diyen yasa maddesi. Birliktelikleri süresince arada akan gözyaşı damlasının sonuncusu Ber’in boynuna akmıştı. Bakalım." özet cümlelerdi bunlar. bu düşüncesini belli ederek onu daha fazla cesaretlendirmemeliydi. diye buyuruyordu bazen. Ber... Başkaları yapıyor. ellerinde tuttukları güçle somutlaşan ve kesici.. param yok. Hüs. SağKol.. on beş yaşında yüzleştiği.. din.. az önce ve senelerce önce tanıdığı Hüs değildi. medya temsilcisi. "Ber.. sermayedar. Bes'in. bunda yargı grubu üyelerinin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Bir taraftan da Hüs'ü dinliyordu. Olayı parçalar ve sadece 'gaspa eksik teşebbüsten ceza alması.. kimseyi öldürmüyorlar... Kur.. meslek. sadece varolan ve düzenlenmiş yasalara göre karar vermekle yükümlüydüler. Hüs'ün yüzüne sıçramıştı. Gerinecekti.. dansözler. Suça konu olan özellikler taşıyan bir eylemdi. Kelimeler. mezhep. gruptan gruba. Bu da. Ekmek parası için çalışan bir güvenlik görevlisi öldürülmüştü.’ sağlanabilirdi...

Güvenlik emeklisi ĐçDışGüv ve Silah ve Uyuşturucu Marketler zinciri olan iş adamı SilUyMar isimli kişilerin ölümüyle sonuçlanan Trafik kazası SodGom Ülkesinde üstsel. Her kesimden insanla oturup kalkması normaldi. Ber’in yabancısı olmadığı bir eylem türüydü. gökyüzü çöplüğüne göndermenin verdiği rehavet içindeydiler.. içsel öfkelerini dışavurumla. Aykırı davranan.. Diğerlerinin birlikteliği ise toplumda infial yaratmıştı. medya'dan emekli taşıt sürücüsü MedMaf'ın. bu. Katılım yüksekti. Ülkede süregelen yanlışlara karşılık toplumun anlamda tepkilerini bir şekilde göstermesi için otuz üç gün boyunca sürecekti. temiz ve mafyasız toplum istiyordu.. Bu nedenle yapılan eyleme "Beş dakika karanlık ve ikibuçuk saniye aydınlık..Bu bir sivil darbeydi ve SodGom ülkesi bu Açıklama [p1]: bir ilki yaşıyordu." .. Çocukluğunda lamba düğmesini yak. partililerin. Bu davranış.. Trafik kazası. arka koltukta bulunan Kamusal Mafyalıktan emekli olduktan sonra özel Mafya'lık yapan MaşÇet. Yumuşak ve okşayıcıydı. Kirlenmeler temizlenmeliydi. Ne yaptın bu arada. yerindeydi. Üçgen oluşturuldu. tekrar bildirmiş olurum. bireylerin. Tüm medya araçlarında aylardır sunulan ilk haber buydu. ağlarını özenle örüyordu. mafya destekçisi damgasını yiyecekti.00 de ev ve işyeri ışıklarının beş dakika kapalı tutulması.. Bu eylem. "Merhaba Ber!" "Merhaba Med!" "Kaç gündür görüşemedik.. kusura kalma. El kaldırılmadan anında çizilebilirdi. insanın ve insanlığın geleceğini isteklerine göre tayin edenlere ve tüm kötülüklere karşı oluşmuş negatifsel enerji boşalımı sağlıyordu. dolandırıcılığa. Karanlık çağa geri dönüş olasılığı tamamıyla ortadan kalkmalıydı.. Yolsuzluklar. Maşçet. yanlışa. etkin ve risksiz bir darbeyi gerçekleştiriyorlardı. Onlara karşı simgesel. Bu süre içinde. insan hakları. Medya üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyordu." "Bu senin yorumun.. ĐçDışGüv.. ‘Yak söndür. Ber’di. soygunlar ve talanlar sona erdirilmeliydi. yönlendirmeye. bilineni." adı verilmişti. Eylem on birinci akşamındaydı.. Şeffaflaşma süreci başlamalıydı. alt uçlarının birinde politikacı. ilk kez medya'yı bu kadar iştahla. Her düğme indirip kaldırma olayı nerdeyse bu enerjinin boşalımı nedeniyle açığa çıkan orgazmı yaşatıyordu kendisinde. uzandığı kanepede bunu gram gram özümsüyordu. Simgesel eylem. Bireyler. toplumun ve bireyin gücünü ortaya çıkaran bir arenaya dönüşmüştü.32 TerKazMaf isimli politikacının." "Bunları anlatırsam. bir politikacıyla bir güvenlikçiyle işi ne olabilirdi?. Bu nedenle bir odanın düğmesi yalama dahi olmuştu. Arada birbirine muhalif haber ve yorumlarda bulunan medya araçlarının tümü bu kez tek seslilikteydi.. SodGom Ülkesinde aniden oluşan sivil ve kamusal özellikli örgütlerin bir çoğunun toplumsal tepkili eylemlerini sundukları bir döneme rast gelerek bu eylemlere yeni bir enerji ve kan vermişti.. Sodgom Ülkesinin tüm kentlerinde olduğu gibi Ad-Kentinde de bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenen bu eylemi gerçekleştiren bireylerden biri de. Toplumun potansiyel enerjisi buna karar vermişti.. Rapor bunun yanıtını önceden vermişti.. diğer ucunda ise güvenlik bulunuyordu. Üçgenin üst ucunda mafya. uygun zemindeydi. küp çiziminden daha kolaydı. Bir mafyanın. söndür yak.. medya araçlarının. Beyninde hafif elektriklenmeler hissetti.. Toplumun. beş saniye boyunca ise ışıkların yakıp-söndürülmesi şeklinde gerçekleşiyordu. Demokrasi.. Toplumu kendi istek ve arzusuna göre yönlendirenlere büyük bir irade gösterimi vardı. söndür olayını gerçekleştirmekten hoşlanırdı. Yaşamsal kader. sivil toplum örgütlerinin. Toplumsal tepki güzeldi. insanca yaşam ve özgürlük istiyorlardı. Üçgenin çizimi. her akşam saat 20.. despotizme. partilerin. sevgiyle ve güven duyarak takip ediyordu. Ber. Rapor pratik hazırlanmıştı. düzenbazlıklar. MedMaf haberciydi. Ber.. SilUyMar isimli şahısların görevleri belliydi. Sanırım. kurumların bir çoğu." "Aynı tarzda ukalaca konuşmalar. Negatif boşalım enerjisinin yeryüzünü terk ederek gökyüzüne yükseldiğini bir kez daha duyumsamıştı.’ davranışı nedeniyle annesinden çok bağırtı işitmişti. Ortam. sivil bir örgütün geliştirdiği bir eylem olması nedeniyle sivil damgalıydı. bilmediği ve tanımadığı yerlerde bulunan yüzbinlerce kişininde aynı duyguları taşıdıklarının bilinciyle almıştı. daha sonra altsal tepkiler doğurmuştu.. Med'in kendisiyle bağlantıya geçeceğinin ön sinyalleriydi. Bu akşam on birinci hazzı.

"Teveccühünüz. beyinsel. Merak doluydu. kötü ruh cevheri. Med.."Yak söndür.. Ber. benim çevrem-den ve benim yetilerimden fazlasını taşıyan iki kişi ile tanıştıracağım. lütfen onların yanında saygısız hareketlerde bulunma!" "Okeydir.. "Bayan Neson ile Bay Deson.. söndür yak. ortamlarla önceki yapısının tersi değişim gösterebiliyor. Birçok kez değişik kabuklarla.." "Yalnız bir koşulum var.... Med’in ‘saygısızlık yapma!" uyarısını anımsayınca vazgeçti. Đnsanların varoluş amacı ‘evrim’dir.. şeklinde yenilenen gelgit döngülerinde sayısını bizim de bilmediğimiz yenilemelerle önceki iyi veya kötü cevher özelliğini kaybetmeden ve aksine daha da ilerleterek ."diyecekti ki. kötü veya iyi izler bırakarak halen yaşıyormuşçasına etkilerini devam ettirmektedirler. Kötü ruh veya iyi ruh cevheri taşıyıcısı öldüğünde. bu tür seanslarda nasıl davranması gerektiğini bir yemek yeme kadar iyi öğrenmişti." "Sana gündem de olan ve benim de benimsediğim bir sloganla karşılık vereceğim.. Đyi ruh cevheri kötü ruh cevherine. duyumsal evrimden söz ediyorum. Med’le buluştu..’ Ölüm hiçlik ve yokluk değildir.. bayan Deson!. yeniden dünya’ ya gelen cevheri. Beni yanılttın. Med.. Med. ama Düzenleme grubu.. Đyi ruh cevherine dönüşebiliyor. "Zaten Med beni hep küçümsüyor. gerektiğinde konuşmayı ve tepki göstermeyi düzenler." "Neden olmasın. Teşekkür ederim.. konuya derhal girelim. Tabi ki kabul edersen. Ben ‘Ruhsal.." diyerek selamladı. etkisel yoğunluk kötü olan grupta. Saniyelerin bile boşa harcanmamasını tavsiye ediyorum. Sana bir müjdem var." Ber. Kendini daha da geliştirmen gerekiyor. "Med’in de yardımlarıyla ne kadar yol aldığınızı biliyoruz. Önemli konulara geçilecek.. nedense hazır olmadığın düşüncesiyle bazı önemli iletileri sana sunmamıştı.. Gözlerini yumdu.. edindiği yeni izlenimler. eyleminde de bulunuyorsun." "Memnun oldum.. Ben ve Neson ise aynı kanıda değiliz.." "Bunun anlamı.. gözlerinin loş ışıklı karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi. gerektiği anlarda kullandırılmayan.. onların buyur etmesiyle oturdu. "Onaylıyorum Bayan Neson ve bence tanışma faslını kapatıp. değişik cinsiyetlerle." diyerek Ber’e tanıttı." "Bazı eylemlerin kaynağını keşfedecek kadar yeti kazandığını sanıyordum... ‘Evrimini Tamamlayamamış Ruhlar” diyoruz. değişimlere uğratarak bazen de törpülettirerek yenilemektedir. düşünsel." dedi.. düşünce." Ber. Birey ve toplum bu eylemi. "Bizler.. Seninle ilk ve son kez bu şekilde diyalog kurmuş olacaklar. Đnsanlığın tarihi. toplumsal tepki arzuladığı anlarda bireyleri etkilemede kullandığı bir slogan.. Bunlardan birçoğunun tarihsel izleri kalmamıştır. "Ziyaretçilerin fazla zamanları yok. önemli bir anın heyecan dolu gerginliğindeydi şimdi. Đz Bırakanlar grubunda.. diğeri bay iki kişiyi oturdukları koltuklarından kendisini izlerken gördü. duyular içerikli. oturanları.. Seni.... yetişme tarzı.. memnun olurum.. Hep geleceğe bıraktı. Biz bu tür ruhlara.. Neyse bu konuyu kapatalım. Bu konuda hiç ters duyumsamalar yaşamadın mı?" "Güzel ve rahatlatıcı duyumsamalardayım. figüran rolünü oynadığını fark edemeden kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini sanır. Med’in peşisıra..'‘Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek!' " "Konuş! Konuşmadıkça sıra sana gelecek! sloganı güzel ve benim de benimsediğim bir slogan olmasına rağmen. Bayan Neson. Loş ışıklı bir odaya girdi.. Rapor gerektiğinde susmayı." "Bu da ne demek oluyor?. Birkaç dakikada transa geçebilmişti.. "Đnsanlar doğar. bireylerin bu sürecine milyonlarca kez tanıklık yapmıştır ve yapmaktadır. bu yapınla seni ikna etmekte zorlanacağım galiba. çıkışlı evrimini bireylerde ve bireylerden oluşan topluluklarda sürekli geliştirerek. Değil mi Bay Deson?" dedi Bayan Neson. Karşılarında bulunan koltuğa.. büyür ve ölür. Bu kavram bazı bilim adamlarının belirttiği biyolojik anlamdaki ‘evrim’ kuramını çağrıştırmasın sende. Bu durum. içselini açtı... konumlarla farklı ortamlarda yeniden var edilen “beyin. Orta yaşlarda oldukları anlaşılan biri bayan. Sözü Deson aldı.. Ruh cevheri” inişli.. Kötü ve iyi ruh cevheri doğum-ölüm-doğuş. tekrarı çok olanlardan.. yeni bir doğuşa başlangıçtır. takip etmesini işaret ediyordu. Her ölüm. Ber.." Ber. sizi gıyabınızda tanımamıza rağmen Med’in anlatımlarından dolayı size karşı pozitif duygular beslemekteyiz. Azınlıkta olanlar ise...

boşlukların doldurulması için acilen hazırlanacak raporların birbiriyle çelişkili olacakları nedeniyle Uygulama. Denetleme ile Đzleyici Grupları kendi içlerinde ve birbirlerine karşı. Bu asırda fizik ötesi dünyanın iyi ruhları ile Fiziksel dünyanın iyi ruhları elele vererek.. söze girdi." "Kötü Ruh egemenliğinde. buyurun!" "Sizler bu varsayımlarınızı ispatlayıcı hiç bir kanıt sunamıyorsunuz. "Ben bu aşırı sapma sonucu oluşacak kaos ortamının iyi ruhlara yararlı olabileceğine tamamen katılmıyorum. En azından Kötü Ruhlara ait Düzenleme Raporlarını önceden sezerek.... elde ettiklerini kendi aralarında iletisel yolla paylaşımlarıyla aydınlanma evresini tamamlayarak . Söyler misiniz tarihin akışı içinde çok az süren dönemler hariç fizik ve fizik ötesi alemlerde egemenliğini sürdüren kötü ruh grubu nasıl ve ne şekilde alt edilebilinir.. "Bunlar güzel tartışmalar.. Ama takıldığım noktalar çözülmeden devam edilirse korkarım anlatılarınızı kavramakta bayağı zorluk çekeceğim. insanlığa zararlı olan öğelerde bu düzenlemeleri boşa çıkarmak. bu asır da dizginleri ellerine alabileceklerine inanıyorlar.." dedi Ber."” dedi. Dünyanın geçmişi ve günümüzde yaşananlar da bu kötülerin zaferini kanıtlamaktadır.." "Sözünüzü kesmek istemezdim. kaos yaşamaya başlayacaklardır.?.. Bunun sonucunda Düzenleme raporlarını yeniden gözden geçirme. bazen melek bazen şeytan görünebilecek derecede bukalemun özelliğinde olan kötülerin çöze-medikleri sorunları. "Đstersen sen devam et. daha aşırı kötü düzen-leme raporlarının insanlık aleyhine hazırlanmasını sağlayabilir.... onlara karşı mücadeleyi kıyasıya savaş haline getirdiler. Denetleyici.. Sürekli düzenleme raporlarının değiştirilmesi..... beni bağışlayın.. karayı ak gösterecek kadar kıvrak zekalı. yeniden düzenleme uğraşına girecekler ve bu sapmalar dolayısıyla boşluklar sürekli yinelendiğinde iyi ruhların bu boşlukları doldurma ve yararlanma şansı olabilecektir. kargaşa. Ayrıca aşırı sapma boşluğu. Bireysel ve toplumsal psikoloji nabzını elinde tutan ve bu konuda her türlü ikna gücünü ellerinde bulun-duran. Zaten. Neson. Kanımca konuyu çok dallandırıyorsun.. ama biraz gerçekçi olalım. engelleyemedikleri sapmaları gerektiğinde aşırı şiddet de kullanarak bir şekilde yararlarına kullanmaları sürekli kullandıkları bir döngüdür. burada araya girerek yeniden sözü aldı. teklifi reddetmediğini. Bunu bir kenara bırakarak ve anlatılarınızı bir an gerçek kabul ederek sormak istiyorum.. Kanımızca bunun sonucunda iyi ruhların fazla efor sarf etmesine gerek kalmadan kötü yapı kendi kendisini bozacak. Đzleyici." Deson. Bu. Sanırım. Fiziksel dünyanın iyi ruhlarından çok fazla bir şey beklemek hayal değil mi?. Fiziksel dünya’da olduğu gibi Fizik ötesi dünyada da bu savaşımda kazanım elde eden. Bu niteliğe ulaşmış evrimini tamamlamış iyi ruhlar ve kötü ruhlar edindikleri tüm yetilerini bu kez bulundukları fizik ötesi dünyada insanları kendi yandaşları olmaları yönünde etkilemeye çalışarak ezeli mücadelelerini devam ettirmektedirler. Neson engelledi "Deson!."diye Neson’a teklif getirdi. anlatıları özümsemekte zorluk çekebilir. her iki aleminde birbirine direk veya dolaylı yansımaları." dedi. fiziksel dünyanın iyi ruhların da bazılarının bozumunu sağlayabilir.. birbirlerinden ayrık yeni görüşler sunmalarını ve sonuç olarak bütünlüklerinin bozulması sağlayacaktır. Bu sapmaların sürekli tekrarlanması halinde kötü Ruh Grup üyeleri birbiriyle çelişkiye düşecek. Aşırı kaos. anlatılarınıza inanıp inanmadığımı sizler de Med gibi algılıyorsunuzdur. doğru bilgiler edinebilmeleri...belirli bir aşamaya gelmiş ruhlara da ‘Evrimini Tamamlamış Ruhlar” diyoruz. iyi ruhların grupları dolduracak. etkileşimleri olmaktadır. algılama yetilerini geliştirmeleri sağlanmalıdır. genelde kötü ruhlar grubu olmuştur şimdiye kadar. "Rica ederim.. kara.. sezgilerini. en azından düzenlerini bozacak yani ‘Sapmalar’ meydana getirerek.. Fiziksel dünyada olduğu gibi. Tabi ki bu benim varsayımım.. Ber. akı. konuşmaya başlamakla ifade etti. Deson bu uyarıyı mimiksel hareketlerle olumlayarak. önce yanlış bilgi bombardımanlarından kurtulmaları. Kanımca. Kötü gücün egemen olduğu. Đyi Ruhların yapabileceği çok şey var aslında." Deson'un anlatısının devamını getirmesini. yansımasını Düzenleme raporların da gösterecektir. Bu gelişimleri az çok sağlayan bireylerin. "Med’in bir ara sana sözünü ettiği Düzenleyici. Uygulayıcı grupları ile bunların üst merkezini benzerlerinin tümü fizik ötesi dünyada da mevcuttur. iç düşmanlıkları nedeniyle bazılarının desteği de sağlanarak olan boşluğu. bu dünyada güçsüz iyi insanların-dan diğer deyimle. Đlk kez bu kadar suskun kalan Med. o alemde de egemenlik hala kötü ruh grubunda.

soru yönlendirmekten kendisini alamadı.. "Ne gibi?. Onların ise kullanması buna engel değil.. Aykırı hareket etme!. "Bu nasıl gerçekleşecek peki?. tebessüm eden güzel yüzüyle. Bu nedenle ilk etapta kullanılabilecek uygun aracın internet ortamı olması sizce de mantıklı değil mi?.. e-mail haber grubu üyeliklerini iptal etmeye-ceklerdir. Ekonomik. Muhabbeti sulandırmaya çalışıyordu. derin nefes alıp vermeye başladı.." diye yanıtladı Med..... "Đnterneti sen o amaçla kullanıyor olabilirsin." "Bu gece belirttiğin sıcaklık birazda olsa soğutulacak. Diğer araçları pek kullanamayan iyi ruh grup ve bireyleri en azından interneti kullanabilme olanağına sahip. Fiziksel dünya insanları. dururdun. "Med haklı." "Bunun yanıtını biraz sonra alacaksın. Bir süre sonra. kolundaki saate baktı. Ama şu kadarını söyleyeyim. "Sözünü ettiğiniz fiziksel dünya ve ötesi dünyada bulunan iyi ruhların egemenliği elde ettiğini düşünelim. "diye sordu." "Đnternet sayesinde.. Fiziksel dünyada bilerek veya bilmeyerek onlara alet olan iyi ruhları da katarsak.." Deson. Beynine gelen gündelik düşünceleri savdı. Sanal seks yapalım muhabbetleriyle mi?. Bir yere davetliyiz... Med ile Ber'in konuyu kişiselleştirerek. kulakları sadece soluma seslerinden başka bir şey duyamaz olmuştu... Derin sessizlik ve karanlık. Bekar mısın?.. Olmuşlardan... karşılıklı tartışmaya başlayacaklarını sezinlemişti. " Ber." dedi. psikolojik ve bir çok yönden yetersizlik söz konusu." Med'in korktuğu başına gelmişti. bu kaleleri ele geçirmek şimdilik neredeyse olanaksız. Yeter ki panik yapma! Daha önceki seanslarla ilgili uyarılarımı anımsa.. Ber. tek bir bireyin geleceğini düzenlemede bile o şahsın görüş ve düşüncesi önemli olacak. Med. Dışarıdan çocukların bağırtıları." "Nasıl?. Uykuyla uyanıklık arasındaydı.. "Çok az zamanımız kaldı Ber!" "Takdir sizin efendim!" diyerek centilmence karşılık verdi.. Fazla zamanları kalmamıştı.. "Birlikteliğimizi sonlandırmadan çoğunluğun ulaşamayacağı bazı duyumsamalar yaşatacağız sana. Kahvaltı hazırlarken yaralanan parmağının acısı da yoktu..." Deson. fizik ötesi alemden gelen mesajlar olduklarını bilemeyeceklerinden korkup net bağlantılarını koparmayacak. kötü ruhlar negatif enerjileriyle yok etmekte. topluluk ve insanla ortak hareket edecek... bir müdahalede daha bulundu. saygısızca saçmalıyordu. gözlerini yumdu.açığa çıkaracakları pozitif enerji ile kötü ruhların yaydığı negatif enerji akımlarına karşı koymaları sağlanabilecektir. Ayrıca iyi ruhların.. Başkalarına zarar verici.. Yani genel düzenleme raporu hazırlamada ilgili olan kişi. Ber." "Ben hazırım!" *** Ber. "Bu asırda fizik ötesi dünyada bulunan ‘Evrimini Tamamlamış Đyi Ruhlar’ en çok netsel iletişime güveniyorlar.. internette devam edecek ve zafer iyilerin olacak. Tatlı birlikte hazırlanacak ve birlikte yenecektir.. kurum.. yaşadığı anın toplamıydı. Neson yanıtladı. yaşanmakta olanlardan ve olacaklardan verdiğim haberleri nasıl edindiğimi sürekli merak eder... korna sesleri. Savaş." Ber. iradesini yok edici olmadıkça geniş özgürlük alanı sağlanacak her yönden ve her anlamda. Ama farklı anlamda kullanmaya başlayanlar da var.." Ber'in kuşku dolu bakışlarını görünce açıklama gereği duydu.. Bu durumda bile bireyin ve toplumun kendi geleceğini tayin etme ve belirleme özgürlüğü. "Ayrıntılı yanıt vermek gerekiyor.." "Bu merakım hala sıcaklığını koruyor. Savaş biraz daha eşit koşullarda internette devam edecek. "Yıllardır bana yönelttiğin bir soru vardı.. motor gürültüleri duyuluyordu.. Evli misin?. Vücudunu hissetmiyordu. "Her iki alemde hemen hemen tüm iletişim ağlarının çoğu Kötü Ruhların elinde. heyecan dolu bir ses tonuyla. Bunun için zamanımız kısıtlı. iradesi yok etmiş sayılmayacak mı?" Sorunun muhatabı Deson iken. "Yaşın kaç?. Soluk sesleri de gelmiyordu. hukuki.. interneti sözünü ettiğiniz gruplar da kendi yararlarına kullanabilir." dedi.. ... Hatta bazen bu enerjiyi kendi enerjilerine dönüştürerek güçlerine güç katmaktadırlar. Netsel iletişimde kullanılan kablolar ve uydusal bağlantılar da bu risk çok fazla gerçekleşmeyecektir. siyasi. "Ayrıca." Ber.. gülme isteğini zorlukla frenleyerek. insanları beyinsel ve ruhsal etkilemesi için salgıladıkları pozitif enerjileri daha hedefine ulaştıramadan.. Kapalı tuttuğu gözleri karanlığı görüyordu. Hiçbir şey düşünmeden karanlığa bakıyordu...

Tünel şeklini aldı." ". Bir süre sonra usulca gidiş dönüşler... Tünel çıkışı geniş bir vadiye açılıyordu......raporsuz çıkış yapın. Toparlandı... ." Ber.uygulayıcı merkezi.tüm iletişimleri koparın.. Ber gözlerini açmadan... Tüm enerjisini odaklaştırdı.... Tüm duyuları esnedikçe esnedi. onu biraz daha canlandırdı.... Güzel bir müzik parçası duymaya başladı. Yeniden fısıltılar duyuyordu. Med’in sesini duydu. duyduklarına inanamıyordu..Yaklaşıyor.. Yoksa. vakit yok. Fısıltıya benzer bir ses duydu sanki." Bir güç hissetti.. belgeseller. kendi bedeninin alevlerin arasında etkilenmeden süratli bir şekilde aşağıya. gökyüzünü aydınlatmaya başladığı kızıl bir renge büründü....." ". Sütunlar birbiriyle birleşti... Kulağında değil sanki beynindeydi bu sesler... Neyse bunları irdelemek için uygun zaman değildi. Karanlık. Bir nehrin akış yönünün tersine kulaç atan biri gibiydi şimdi. yavaş yürüyen bir insan hızına düştü...manyetik kalkanları sağlamlaştırın.." ".... Ber. Mide bulantısını önemsemiyordu artık..." ".. insanlar minyatürdü..dayanmalısın...uygulayıcılar.." ". engeli aştı. Fısıltılı diyaloglar bu kez kesintisiz..." ". Ber bunun rüya olmadığını. reklamlar.. Hızlanma nedeniyle midesi bulandı. müzik parçaları..." ". Dikkatini tekrar toparladığında ne müzik sesi...düzenleyicilere bilgi verin..telepatik.. Bu fısıltılar. beyninde çınladı sanki. birden yanı başında hayalinde bile resmedemeyeceği güzellikte çıplak bir dansözün ellerindeki yabancı paralarla birlikte dans figürleri yapmakta olduğunu ve kendisine yaklaşması için işaret ettiğini gördü..... Rengini kaybetmeden alevsel dalgalı görünümler aldı kızıllık. Bu fısıltılar hayali duyumlar mıydı? Bu kadar yolculuktan sonra bir şey elde edemeden gerçek yaşama dönmek istemiyordu. korkma... Bu aralığa girmeye çalıştı. sağlı sollu doğru gidip geldiğini görüyordu. belli bir yol çizmezse bu seyrin bu şekilde sonsuza kadar devam edeceği bilinciyle.... Sözcüklerin bazıları Med’in anlatımında geçen bazı kavramları anımsatıyordu... nereden geldiğini bilmediği bu fısıltıya yoğunlaştırdı. bedenini hareket ettirmeden öylece bekliyordu.." ". Kuşbakışı izledi onları.... Doğru yolda ilerlediği kanısı oluştu kendisinde. Birçok ses. Evet. En üstte bulunan ve dönen halkalardan birinin arasından geliyordu sanki bu fısıltılar.. Bunların aralarına seri geçişler yapmaya başladı. kendisini ileriye yönlendirdi. Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen helezonik kıvrımlar bir yay gibi uzuyordu." ". yanlara." ". Karanlık alanlarda sütunlar belirdi.." ". Bir Hortumun çekim alanındaki eşya gibiydi şimdi. hiçbir şey duymuyor ve görmüyordu.Virüsleri hazır tutun.Rapor okuma alanlarını karartın.. Bu arada onların üzerinde belirli bir rotada geniş daireler oluşturacak şekilde usulca dönüp duruyordu..." ".lanet olsun .. "Đlerle...engeller koyun. Seyir hızı. Savrulmadan önce bulunduğu noktaya süratle vardı ve kendisini bir nevi o noktaya yapıştırdı... Nesneler.Karanlıkta süzüldüğünü duyumsuyordu. Yoğunlaştırdı.başarısızlık. Tüm dikkatini. Büyük bir iştahla hızını arttırdı.” telkinlerini duyumsadı. Đçeriği belirsiz fısıltıları daha rahat duyumsamaya başlamıştı.... Med’in “.. Beyninin içinde karıncalanmaya benzer tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştı... Arada kesik kesik duyulan bu fısıltıların kaynağına ulaşmaya çalıştı. yukarıya.. sonra vazgeçti.rapor.... Yaydan çıkan ok gibi gerisin geriye savruldu aniden." Bu ses çok yakınındaydı. Şimdi. Yeryüzünü bir baştan bir başa dolaşıyormuş gibi bir his doğdu içinde. haberler." "...gedikleri kapatın... Bir şeyler engelliyordu ken-disini. Pasif konuma geçin.. binlerce radyo ve televizyondan çıkan değişik sesler... Bir an elini uzattı. yerini seri dönüşlere bıraktı.... Gerekli enerjiyi sana vereceğiz. "Evet! Şimdi.... usulca doğmakta olan güneşin. Birçok görüntüler. ne de kadın kalmıştı. Süzülürcesine ve gittikçe artan hızla ilerliyordu oluşan yarı aydınlık tünellerden. net ve anlamlıydı. yakınlaşma bazı kelimeleri daha anlaşılır kılıyordu.. Fısıltılar anlaşılır seslere dönüştü: ".." "..duyumsal iletişimlerinizi yeni bir emre kadar askıya alın..

Ber... Lobiler. gazete sayfalarını gördü. Ber!” ünlemesiyle irkildi. uzaktan kendisine süratli bir şekilde yaklaştığını gördü. Ülkeler. yargı salonunda bulunan tanık kürsüsüne benzer fakat neredeyse onun beş katı büyüklüğünde yüksek bir masanın üzerinde bilgisayar klavyesine benzer üzerinde birçok düğme barındıran. silah sesleri.. Birçoğunun önünde “Düzenleme Grubu” yazılıydı. "Hangi Ülke?" Đnternetteki arama motorlarına benzer bir yazı yazma boşluğu oluşmuştu. Kapalı halkayı açtı.. ellerinde bulunan belgelere bakarak karşılarındaki kişilerle sürekli konuşuyorlardı. Grubun kendisiyle sıcak temasına on adımlık mesafe kalmıştı ki. Her şey bir anda sunuluyor gibiydi.filmler." yüksek fısıltısını duyumsadı. Üzerindeki yazıları okumaya başladı. farenin sol düğmesini tıkladı. Sermaye Grupları. Duyumsama olduğunu bilmesine rağmen gerçek yaşamdaymış gibi etkilendi. Müzik sanatçıları. Ekranda bir görüntü oluştu.. "SodGom" yazdı. Deson ve Neson olduklarını gösteriyordu.kendine gel... Ber.. Politikacılar. Đçsel gözlerini biraz daha açtı. Đtici gücün. Tuşlar.. Saldırganlar onlara çarptıkça küçük taneciklere bölünüyorlardı. Bir ekrandaki görüntü dikkatini çekti. uçsuz bucaksız bir alanda binlerce görüntülü ekranların bir yol kenarına dizilmiş ağaçlar gibi sağlı sollu sıralı olduklarını gördü. Değişik tipte insanların birçoğunun hangi ülke uyruğuna tabi olduğu anlaşılabiliyordu. Risk Taşıyıcıları... Yine yabancı dilde 'Onay... Partiler. 'Ülkeler' yazılı tuşa bastı. Ber.. iki bayanla yanlarında bir erkek ve bebek denecek yaşta çocuktan oluşan bir grup onlarla kendisi arasında perde oluşturdu.. Đçinden geçti. Sivil Toplum Örgütleri.. Fihrist bölümünün 'Politika. Yer altı Örgütleri. zorlaması kalmamıştı. incelemeye koyuldu. Med. Gittikçe yaklaşan gruptan kaçacak gücü kendisinde bulamadı. Görüntüler sürekli değişiyordu. imlecin gelmesini sağlayarak. Her şey sabitlenmiş. uçak sesleri. tank paletlerinin çıkardığı mekanik sesler. Denetleme Grupları. Yandaşlar. Geçmiş. su gibi akıyordu.. Sinema ekranı büyüklüğünde ki bir ekranın kapalı olması dikkatini çekti. Ressamlar. Hangi yüzyıl sorusunu yirminci ve yirmibirinci yüzyıl yazarak yanıtladı. Konuşurken. On bir metre ötesinde. Ellerinde değişik silahlarla binlere varan insansı figürlerin. Küçük çocuğun kim olduğunu bilmiyordu. Görüntü değişmişti. Üniversiteler. Bir kolun mesafesi kadar yakınında görüş alanını tamamen kapatan. Kurumlar. Bildiği yabancı bir dilde soru yazılıydı.. Đzleme Grupları. Uzun ve oval bir masanın her iki tarafında onlarca insanlar.. Düğmeleri barındıran setin yan tarafında harf ve rakamlardan oluşan bölümü kullanarak. "Sorun çözülmedi!. Kamusal Örgütler... Bu masaya yöneldi. uzakta gördüğü nokta büyüklüğünde ki ışığa doğru. Işığın bulunduğu yere vardığında. Şairler. Güvenlikçiler. gazete parçasına yapışıp donmuş gibiydi. Med’in "Yolu açtık Ber. Med’in “. diziler..' anlamına gelen tuşa bastı. bir parça vardı.. Medya grupları. devam et. Uygulama Grupları. Toplumlar. Felç olmuş gibi hareketsiz kalakaldı. ellerindeki dosyaları birbirine sunmaları sıklıkla beliren görüntülerdi.. Her taraf zifiri karanlıktı. Birçok büyük tuşlar bulunuyordu. SodGom Ülkesinin bildiği harita görüntüsüyle ve sol yanında ana başlıklar taşıyan bir bölüm ortaya çıktı. Yazarlar. kalabalıklardan duyulan sloganlar. Sırtları kendisine dönük bu kurtarıcıların. Đllegal Örgütler. Bilgisayar fare imlecine benzer büyük ve renkli bir ok işaretini ekranda görmesiyle düğme setinin yanında bulunan fareyi kavradı. "Düzenleme Grupları. Diğer tarafta oturanların önünde ise meslekleri ve tabi oldukları ülkelerin adı yazılıydı. Üzerinde duracak zamanı yoktu. Bu güzergahta seyrederken ekranların sunduğu görüntüleri rastgele izliyordu.... kimler olduğunu merak etti. ağlama sesleri. Bu merakını gidermesi için çok beklemesine gerek kalmamıştı.' ana başlığı üzerine. karanlığı delercesine. Derin bir korku ve yalnızlık hissetti. Diyalog-lar tam anlaşılmıyordu. Dönen yüzler.." iletisini algıladı. . Savrulmadan önce bulunmuş olduğu noktayı yeniden yokladı. Özellikli Bireyler.. Şimdiki an ve gelecek.. Yaklaştıkça ışık da kendisine yaklaşıyor gibiydi. Dini Gruplar. Komut düğmeleri izlenimi uyandırıyordu.

Bölümlerin bazılarında çoklu gruplar.. "Sodgom ülkesi insanları artık eskisi gibi değil. onu toplumdan izole edeceğiz. diye düşünerek fareyi rast gele tıklayarak bir bölümden diğer bölüme geçiyordu..... Çünkü olacağı kesin olan şey olmuş gibidir.. milliyetçi. Geçmiş ve gelecek özelliğini yitirmişti. şimdiki anı." "Kanımca bu sizlerin hüsnü kuruntunuz. . Yeni yüzlerle öncekilere karşı vefasız davranmış olmaz mıyız?. Yeni Adım Partisinin lideri kendince bize karşı sapma hareketine geçti. Birinin yabancı dili doğal iken karşısındakinin kırıktı... diğer bir milliyetçiliği kullanan liderin yasal affında vasıta olmakla." "Dinliyorum.. düzen sapmasında bulunmuyorlar.. Sizler daha iyi biliyorsunuz. gerektiğinde ise programa uygun olarak atağa geçirttirebildi. Yeni yüzlere ve sloganlara gereksinimimiz var.. toplumsal kaos yaratabildi. muhafazakar.... Sonra yeni programlarınızı uygulamaları nedeniyle taşıdıkları misyona aykırı hareket etmek zorunda kaldılar. yenilenmekteydi. Benim de naçizane size bir sualim olacak. iktidarda emperyalist söylemlerde bulunmaya." "Yakın geçmişte tayin ettirdiğiniz liderler. sermayenin. ‘Yandaş’ yazılı bölümde oturan kişi karşılıklı konuşuyorlardı.. dini kisveyle simgeleşen lider.. Neden?" "Merakını yenmek zorunda değilim ama yine de izah edeyim. elimizde bulunan güçlerimiz karşı atağa geçti. Ama her iki topluluğun milliyetçi duyguları çok hassas ve acıları halen dinmemiş. kaosa. Grup Başkanı yazılı bölümde oturanla. kuruluşların." . Geçmişi.... teröre artık gereksinimimiz kalmadı.. geleceği sanki aynı anda yaşıyordu. milliyetçi alanda simgeleştirdiğiniz lider. Böylece partilerin lider ve yöneticileri. Bazı dünya ülkelerinde olduğu gibi sizin ülkenizde de eskiden pompaladığımız ve o zamanlar gerekli olan ülke içi fanatizme.... Bundan da iyi sonuçlar aldık. Olmadı bir şekilde önceki lidere yaptığımız gibi alaşağı ettiririz... iktidar partisi olduğunda tabanının giyim kuşamına karşı hareket etmeyle.. hatta aralarından hangisini sağcı.. Yüzleri karanlıktı. bazılarında yazılar. belirgin değildi. Diğer bir partiye ticari şirketlerimiz kanalı ile istedikleri mali desteği paralel şirketlerine aktardığımız halde düzenlemelerimizin bazılarına uymamaya başladı. misyonlarına uygun görünümü... komünist vb... Hatta zararlarını da görmeye başladık.. Ki yeniler bunu baştan taşıyorlar.. Ama yine de öncekilerin referanslarını yeni görevli belirlemelerinde göz önüne alıyoruz. Çağdaş programımız buna göre düzenlendi. en azından inceltmek için belirttiğin misyonları taşıyan liderlere. Sözünü ettiğin sorunlar bunlarda yaşanmayacak.... önlerinde bulunan kağıtlara da arada bakarak konuşuyorlardı. Önemli olan şu andı.. gerçekleşmiş sayılırdı. örnekleri çoğaltabilirim.... Çünkü şu an tüm zamanları yaşayabiliyordu. misyonlarına aykırı hareket edilmesi konusunda direktif içeren programlarımızı uygulatmakla seçmen tabanlarını dolayısıyla etkileme olanağımız olacaktı. Adım adım sonuca gidiyoruz. taşıdıkları misyona inanan tabanı dizginleyebildi... Geçmişte olanlar ise sürekli tekrarlanmaktaydı. Gelecek önceden tespit edilmiş olduğundan.. derneklerin. Bu konuda şüpheniz olmasın. yapıyı yakın zamanlara kadar korudular... Şimdilik adi mahkumlar için af çıkarılmasını sağladık.. bazılarında ise ilgili yerin yaşanmış veya yaşanmakta olunan görüntüleri vardı. Bu nedenlerle toplumun bir kesimi artık görüş ve düşüncelere. misyonlara da inancını yitirdi veya yitirmek üzere. Gerekirse fiziksel güç dahi kullanırız... Hızlı geçişlerdeydi... tekrarlanmasına gerek duymadığımız bir gerçek." "Efendim! Merak etmeyin. hümanist görünen lider. . alt gruplarının bağlı olduğu tarikat ve cemaat gruplarını hırpalanmasına sessiz kalmakla." "Bu işlerde duygusallığa yer olmadığı. taşıdıkları sağcı.. insan haklarına karşı harekete geçmeye başlamayla. hangisinin solcu yapalım diye tereddüde dahi düştük. Bu önümüzde duran örneklerden biri. "Efendim! Teslimden önce sizlerle varmış olduğumuz mutabakata halen sadığız. Medyanın... solcu. beyin takımının bir çoğu programlarınıza harfiyen uyuyorlar. genel affa ve idamın kaldırılmasına kadar götüreceğiz işi.. Bunun alt yapısını hep merak etmişimdir... dinci." Ber.. Düzenleme rapor kayıtları alanındaydı. Tayin ettirdiğimiz önceki liderlere olan güvenlerini kaybettiler. Sapmada bulunanların da başlarına neler geldiği malum.Oval bir masada karşılıklı oturan iki kişi. Tepki düşsün.. Katılığı yok etme.. Çünkü tümü birbirinin benzerleri... belki de çok az insana nasip olacak özel bir toplantıyı izlediğinin olgunluğuyla kısa zamanda neler alabilirim. partilerin. artık yeni bir düzen kurmaktayız. sosyalist..

." .. Öncelikle. Diğerlerine de örnek olur. bileyin..... Sanırım. "Yo..." . ülkenizdeki dinsel. bir şekilde ayarlamalar yapacağız..... eski yandaş grupları desteklemeye devam etmek zorunda kalacağız. Bunlar dışında temel renkler olan kırmızı..... yandaşımız Birleşik Devletle iyi ilişkiler kurarken saman altından da su yürütüyor. doğrudan yöneldiklerimiz dışında yandaşlarından tık yok.. Evrensel Futbol Turnuvasında ülkenizin belli bir seviyeye getirtilmesi ve bu anlamda bu beyinsel negatif enerjinin pozitive dönüşmesini sağlayacağız... Yeşil Rengi Seven Gruplara üye olanları... Aksi halde bizlerin ve yandaşlarımız grupların çıkarları büyük risk altında. dinsel liderlerden Nemlihoca. hiçbir ülke müdahale etmelerine karşı koyamayacak. Bu bahaneyle gerekli korkuyu içlerinde duyumsamalarını sağladık. aksine desteklemek veya sessiz kalmak zorunda olacaklar." ..." . En hassas konularda gerekli yasaklamalara yavaş yavaş gidilmekte.. Böylece değişik gruplar standardın dışında tablolar hazırlayamayacaklar." ... "En yakın yandaşımız Birleşik Devletin.. mezhepler. "Bazı gruplar kanalı ile çıkan ve çıkarttığımız tarafımızca da desteklenen ilahi olmayan yeni dinler. Bu alanda Đkinci düzenleme raporumuzdaki. "Bizim farkımıza varan ve programda sapma yapan bazı kişiler bizlere ve sizlere zararlı olabilir. güneşin doğduğu yönün ortasında bulunan bölgesine gerekli müdahaleyi yapması için zemin hazırlıyoruz... Örgütlerden ses pek çıkmıyor. Ha! Unutmadan. onlarda oluşmuş negatifsel tepkileri ortaya çıkarıp bastırdık.. tek kültür anlayışı veya en azından birleşik düşünceler oluşturabilecektik.. Neyse şirketlerimiz kanalıyla destekte sağlayıp. Ayaklarını denk alırlar. Bunları bir şekilde çözün. üzerlerine çok gidilmesinden tepki düzeneklerini de kaybetmişler.. Yine.... korkutun. mavi renklerin de yasaklanmasını sağladık.. Bunların sessizce yok edilmesi gerekiyor. dışında kendi başlarına buyruk güçler oluşturma peşinde olanlar var.. Irak’la ve militan halka sahip ülkeyle ilgili sorunlarımız da bu kargaşada çözülecek. Verdiğimiz süre içinde bunu çözemediniz.. Ülkenizden kaçarak yandaşımız Birleşik Devlete sığınmak zorunda kalsın. Bu kez paramızın devalüe edilmesinde bir sorun çıkmayacağından resmi anlamda güvenlik müdahalesine gerek yok. Bu olay nedeniyle diğer ülkeler de pasifize edilecek.."Gereken yapılıyor. Bu gerçekleşseydi. Bunların. kültürel reform çabaları da pek belirgin etki sağlamadı.... izole ettik.. bizleri deşifre etme uğraşına girdiklerini duyduk. Ayrıca bağlı güçlerimizden ayrılıp. Nasıl olsa orada onu kontrol etme imkanı bulunur. Bildirdiğimiz özel sırlarımızı açıklayabilir.. Raporlarımıza karşı ileride bazı sapmalar meydana getirmeye namzet...... canlandırın.. dağıtın. Böylece tek din. Belki bunun için erken... güçlerini bitirdik.. Aksi halde raporları düzenlerken öngörülen tepki olaylarında sapmalar meydana gelir ve raporun geri kalan kısmının uygulanabilme olasılığı düşer.. merak etmeyin. sarı. inancı gereği yeşil kurdelası çıkarmak istemeyen kızların okula girmelerini yasaklayarak... Onu bir şekilde sıkıştırın.. tarikatlar sorumlu bulunduğunuz ülkenin yurttaşlarınca nedense pek benimsenmedi.... Gruplarımız-da ağırlığını hissettiren yandaşlarımızın ırkdaş ve dindaşları olan Nili Geçenler namlı Đsrail Devleti'ne de rahat nefes alabileceği alan ve ortam sağlanacak... Amar'ın babasının başkanlık yaptığı Filistin’le.. Bazen belirli taktiklerle gerektiğinde kullanabilmek için tepki yönlerini yeterli düzeye kadar çıkarın. lider kadrosunun tümü yandaşımız Birleşik Devlet'in elinin altında olmasından dolayı dünyayı yönetebilmek çok daha kolay olacaktı.. Öyle bir olay olacak ki... "Ülkenizde ki bireylerin yandaşlarımıza karşı yönelttiği negatif bazda beyinsel enerji yükünde KitleTepkiselEnerji Ölçer cihazımız artış kaydetmekte." .. Buda yeni dünya düzenimiz için önemli bir aşama olacaktı. sanırım..

... kurdele giyiminin demokratik hak olduğundan bahisle kulis çalışması yapmakta ve Uluslararası Çağdaş Đnsan Mahkemesine bu yönde başvuru hazırlığında. Toplumdaki algılamalar gittikçe gelişiyor..... Kendi örgütlenmelerini gerçekleştirmeye. Fiziksel Dünyadan yandaş insanlar bulmaya çalışıyorlar.. ona göre. midelerine indirdik. "Evet.. Đnsanlar yine de programa uyuyor bir şekilde.. halkın ekonomik yönden zayıflaması sağlanarak dikkat dağılımı noktasına getirdik." "Ama efendim! Çağdaş devletlerde bu konuda özgürlük var." . Aç bırakın. düzenleme yapın. Ama bunun devamını şimdilik önledik... Yazman." "Örneğin?. yardımda bulunarak. "Uzun yıllardır tarihin karanlıklarına gömdüğümüz etkileri büyük ölçüde izole edilmiş.... sapmalara yol açabilir.." ...." "Beyinsel ve ruhsal enerjileri kanalize ettiğimiz alandan farklı yönlere çeken sanatçılara... Sorun çıkaracak..... etkileme kolaylığı sağlayın..... Düzenlemelerimize zararlı yayıncıları. Harekat alanları. pasif duruma getiririn. Pasif moda geçirdik çoğunu... yazarları yalnızlaştıracağız. yücelterek yapılarını devam ettirmelerini teşvik edeceğiz ve başka sanatçılara. dikkatlerini başka yönlere çekin... Kontrol olanakları kısıtlanıyor....... Tek tek bireylerle uğraşmak istemiyoruz.... onları sindirmede kullandığımız en iyi bahanelerimizden birinin elimizden alınacağı korkusunu yaşıyoruz....Ayrıca Sayın Başkan bir sorunumuz var.. Kanalize etme. Ülke için çok önemli miktarda para birkaç kişiye peşkeş çekilip... korkutucu kurallar ortaya koyun. Düzenleme raporundan az da olsa alıntılar elde edenler eskisine göre çoğaldı..." "Size göre daha çağdaş olan Devletlerde var edilen özgürlüğün düzenlemelerimize yararı var. Gerekli reklam pompalaması yapılacaktır..." "Hiç merak etme. tamamen ezilmemek için göstermeyen yeşil grup. Đzleme grubu bundan şikayetçi..... Đnsanlarımızın beyinlerini.. sağladık..." . Şimdilik hasada girmeyin... Oradan istedikleri gibi bir karar alırlarsa... Engellemeniz gerekiyor..... Đnternetteki bilgi alışverişini Đzleme grubu dahi izlemekte zorlanıyor.. Denetimde sorun çıkıyor.. Belirli alanlarda kitle psikolojisi oluşturarak yönetmemizde daha bir kolaylık. Bilerek veya bilmeyerek düzenlemelerimize yararlı hizmetler sunan kişi ve gruplara yardımcı olmaya devam edeceğiz. edebiyat konusunda tekelleşme yıkılmak üzere. zorlaştırılması için elinizden geleni yapın.. "Uyanan bilinçli bireyselleşmeyi yavaşlatmak için gereğini yapın." ......" . Gerekli yerlere gerektiği şekilde hareket edilmesi için rapor gönderilecektir.... Bunlarla ilişkiye giren fiziksel dünya insanlarını bir şekilde dikkat çekmeden etkisiz. büyük yoğunlukla internet alanında olacak. Umutları sizin yandaşlarınıza ve finans kurumlarınıza bağladık. "Sanat.." "Korkmanıza gerek yok....... ‘Fizik Ötesi Dünyadaki Đyi Ruhlar Grubu’ yeniden teşkilatlanma ve harekete geçme planları yapıyor." . Dikkat çekmez mi? Ayrıca bilişim özgürlüğünü engellemek için teknik alt yapımız da yok. Sizde bu tür bir özgürlük. Düzenlemeyi de çok sert yapmayın! O alanda bizler de olacağız. Zaten ülkede yeteri kadar faili meçhul cinayet var... "Efendim! Erken seçimle ilgili raporlarınızda özümseyemediğimiz bazı noktalar var. Örgütlülüğü yükseltin.... size katılıyorum. "..... işlerini ellerinden alın. Şöyle ki: Yeşil kurdele olayında beklenen fiziksel tepkiyi. Zorlaştırın. yazarlara o doğrultuda hareket etmeleri yönünde imrendirme sağlatacağız... yine de dikkat edin!.. Sizin bekletmekte olduğunuz yeni liderlere alan açtık.. Kontrol edebildiğimiz gruplar dışında bireysel kalan yazar ve çizerleri izlemekte zorlanıyoruz... Đnternet kullanımının kısıtlanması.. Artık biliyorsunuz Yeni dünya düzeni felsefemiz var. Onları ödüllendirerek.. bunu da not al...

SodGom Ülkesi etnik kimliği dışında bulunan ve bir ara tasfiye ettiğimiz Đllegal-ABCD Partisinin legal uzantısı Legal-Dowko Partisinin gelişimini önlememizi neden engellediniz?..daha bir çok hayırlı sonuçları olacaktır. Bir iki küçük dernek dışında ses çıkaran oldu mu?. ondan doğan bir partiye yol açmak. Đllegal-ABCD partisinin kısmen siyasallaşmasını istiyoruz. Bunlar. düzenleme raporlarına dolayısıyla çıkarlarımıza hizmet sunulmasıdır. çıkar sağladıkları partilerine karşı çıkamadılar. sosyal. Arkadaşlar merak ediyorlar. siyasal. olacak uygulamalara muhalif kalması önlenmiş olacaktır..’ diyerek başlamaları ve besmelelerinin değişmesi sağlanacaktır." "Efendim! Daha önceden dışladığımız gibi dışlayarak. liderin kendi uygulama- ları sayılacağından. etkileşimini koparmayacak bir partiye yönelmeleri bizim lehimizedir. efendim. size güvence vererek iktidara gelen ve sonra üst üste sürekli raporlara karşı direk sapmalar meydana getiren dini motifli bir partiye karşı bazı süreçler ile toplum psikolojisini kanalize ederek bin bir güçlükle kurtulmuşken. Şöyle ki.. On bir yaramaz kardeş çocukla baş etmeye çaba harcamak yerine bir tane olan babalarını etkileyip çocuklarının üzerinde otoritesini. etkisini hissettirmesini sağlamak en kısa ve kolay bir yoldur. Sizi yoracağız ama. Sözünü ettiğim MiMuhDi. Bu iyiliğimizi unutmasınlar.." "Aslında ona gereksinimimiz olmasının en büyük nedeni şudur: Ülkenizle asya ülkelerine. özelde ortadoğuya karşı yandaşlarımız Birleşik Devlet ile Güneşin Üzerinde Doğmadığı Ülkenin yapacağı ortak harekatta en büyük korkumuz özelde SodGom Ülkesi toplumun da dini ve muhafazakar değerlere önem veren grup ve bireylerin tepkisel eylemde bulunmalarıdır. Buna benzer düzenleme ve uygulamaları.. SodGom Ülkesi yurttaşlarının genel özelliği. Partisinin gelişimini önleme istemeyişimiz nedenlerine benziyor. sosyal çıkarı için yaptıracağımız soğuk. sıcak. Kendi değerlerine yakın birini iktidarda gören halktaki taban ve sempatizanları da sessiz kalacaklar. Olan ekonomik.. Ancak ülkenizin raporlara karşı sapma meydana getirme olasılıklarında onların yeniden silaha başvurmaları sağlanacaktır... yeterli. önceki liderine olanlar nedeniyle terbiye edilmiş sayılır. Hangi renk ve seste parti ve grup olursa olsun önemli olan."Kurulan ve bir şekilde değişik elbiseler giydirilen makyajları tazelendirilen ve sizlere bağlı yerel düzenleme gruplarıyla ilişkili bazı partiler de yetkin. Ülkenizle o partinin silahlı mücadelesinin bizim için yararı kalmadı.. O. değerli görevliler yerleştirilmiş olmasına rağmen... Raporlarımıza uygun hareket etmediği takdirde iktidardan atılacağı bilinciyle uygulamalara göz yumacaktır. başarılı da olmuştu. tepkileri zayıflayacaktır.." "Onlardan birkaç tanesinin Merkez Halk Temsilciliğine seçilmesinin yararları olacaktır. "Efendim! Bunları bizlerde biliyoruz. . Biliyorsunuz. Umutlarını bağladıkları yerlerde önceden hakimiyet sağlamak da önemlidir... Ayrıca. Ayrıca ona gereksinimimiz var. sınırınızda bulunan Uzak Devletinin güneyindeki bölümde o örgütü yararımıza kullanabiliriz.. yandaşlarımızın etkin olduğu grup veya gruplar oluşturacaktır.. gelişim ve değişimlerden etkilenen bireylerin sapma meydana getirerek bağlı oldukları gruplardan başkaca gruplara yöneldikleri bir ortamda. olacak uygulamalara ‘Derin Dünya devletinin adı ile. SodGom ırksal milliyetçi grupların aleyhine olan bazı kararları. bizlerin parti ayırımı gözetmediğimizi biliyorsun.. en azından bizimle bağlantısını... O örgütte bizim ve programlarımızın farkımıza varıp sapma yapmaya başlayan liderini de. yandaşımız Nili Geçenler Kavim Devlet'in ajanlarını kullanarak size teslim ederek sonlandırdık.... Hele.. ılık psikolojik savaş ortamında.." "Tarihsel etkimiz en iyi eğitmendir.. oyların diğer partilere kayması yolunu da tercih edebilirdiniz.. onların desteklediği partiyi başa getirerek elde etmiştik.. siyasal. Onla koalisyonu ise. onların oy kaybına uğramasına neden olacak iki üç partinin önünün kısmen açılması düzenlemenizi anlayabilmiş değiliz." "Çok sabırsız olmak. Onlara kendi Tanrılarından daha yüce olduğumuzu uygulamalı öğreteceğiz. Bu işin zevkli yan ürünleri var." "Çok iyi algıladım. Senin konuna geliyordum.. Önceki silahlı mücadelelerinden gerekli çıkarları elde ettik..... bundan önce denemiştik... . Kendi liderlerine. Her işe Tanrısının adıyla başlayan lider ve tabanının bizi ilah olarak kabul etmesine.. Gerçekten demokratik kuralların tamamen işletilmesine yönelik bir düzenleme olarak mı algılamalıyız?. Ki programımızdan en ufak sapmalarında dahi önüne çıkarılacak her tür engellemelerin içeriği de düzenlendi. sadık.. Tek başına iktidar yapmamaya çalışacağız. Güneşin Doğduğu Yönün Ortasında Bulunan ortadoğu ülkelerine gruplarımızın ekonomik....

" sözünü bitiremedi... Sabaha kadar izlediklerinin bedensel yansımasıydı. kapı zili sesleri beyninde uğuldadı....." Ber.. "Sana ne olmuş Ber bey?" dedi. Acele etmeliydi. Bir yerde çıkar varsa insanoğlu ortak çıkarları unutup bazen aşırı bencilleşebiliyor. tarafımızca oluşturularak. "Çok önemli bir kişi var. Artık. "Kap Bey!" diye bağırdı.....SodGom Ülkesi yönetimi ile Uzak Devletin Güney Bölümündeki yönetim de bazı çatlak sesler var... Ayrıca..." Ber... Çok önemli değil. Devam ettiği takdirde bunların izolasyonu temin edilecek. Ber’in yüzüne daha dikkatli bir şekilde bakarak.." .. Kapıcının endişeyle yüzüne bakması şüphelendirmişti... sesler kayboldu birden.. ‘geçici bir durum..... önceki yaşamında iyi ruh konumunda olanların." diyerek yanıtladı... Kulaklarının sesten ağrıdığını hissetti. bireysel çıkarları da beraberinde sunduğunu duyumsamayan hainler bazen çıkıyor. Senin sormana gerek yok!" dedikten sonra kapıyı çarptı.. "Bir ihtiyacın." "Sadece Fiziksel Dünyada gerçekleşen ve tarihsel kötü ruh kimliğini unutan inkarcılardan kaynaklanan ayrık sapmalar.. bunla. "Bir şeye gereksinimim olduğunda sana haber veririm. saçlarının neredeyse dikleşmiş olduğunu. Ber..... Bu durumda. Dowko Etnik Devletini kurma amacında olan Güney Bölümü Yönetimi isteklerimize uygun hareket etmediği takdirde..... Bir de ruhsal deviniminde... tüm enerjisiyle algılamalardayken.. iyi ruhluluğu bilinç altından nüksedebiliyor.. Önce telefonun ahizesini kaldırdı.. "Özür dilerim... . Yargı Grubunda bir duruşması vardı." .... göz bebeklerin ela yerine gök mavisi rengine dönüşmüş olduğunu gördü. hatta bazen karşılıklı mücadelelere girdikleri konusunda duyumlar alıyorum?.... SodGom Ülkesinin gücü geri çektirilecek yada etkinliği azaltılarak bizim adımıza orada maaşlı nöbet tutturulacaktır." dedi titrek ve sinirli bir sesle... Güney Bölümü Yönetimleri isteklerimize uyduğu sürece bu yönetim desteklenecek ve SodGom Gücünün etkinliği azaltılarak oradan çıkması sağlanacak.. Yaradan'ın günü çoktu... açtığında kapıcıyla yüz yüze geldi.... Đşte bu son olasılıkta. bu kez SodGom Ülkesi Gücünün. Đleriki günlerde kaldığı yerden devam edebileceği inancını taşıyordu. Đllegal-ABCD Militanlarını da kendi lehine kullanması ayarlanarak.. Ber’i. Bu düşüncesine için için güldü. "Hayırdır?...?!" "Yüzün. SodGom Ülkesinin Dowko ırkına sahip yurttaşlarını sessizleştirmede... Sodgom ülkesi programımıza karşı sapma meydana getirme riskine karşı sürekli illegal ABCD örgütü ve güney bölgesi tehditi sıcak tutulacaktır.’ diyerek kendisine telkinde bulundu... yanlış çevirdim galiba.. Normaldi... Ber... Bu durumlar çok yinelenirse iyi ruhların yarar elde edecekleri anlatılıyor. Buda bir düzenleme olabilir miydi?.. Güney Yönetimini tasfiye etmesi sağlanacak." Kapıya yöneldi... bol ekranlı alanda olmadığını fark etti... Lavabo aynasına yöneldi. "Efendim! Kötü ruhların Fiziksel dünya ve ötesi dünyada bazı parçalanmalara. Gerekli uyarılarda bulunuyoruz. Şayet. bir elin ayası kadar alanının kıpkırmızı... Görüntüler. Gözlerini açtığında kanepenin üzerinde terlemiş bir halde buldu kendini. "Sap’ın evi mi?" "Değil... kapı zili benzeri sesler duymaya başlamıştı. Ortak çıkarların.. Telefon ile kapı zili aynı anda çalıyordu. Legal-Dowko Partisinin büyük yararları olacaktır... Sadece zil sesleri kulaklarında sürekli çınlıyordu. Her taraf karanlıktı ve ne bir görüntü ne de bir fısıltı vardı. Alnının.. Đlegal-ABCD Örgütü Üst düzey yöneticilerini ikna etmede araç olarak kullanılacaktır. Bugün.. bizlerin programlarına aykırı hareket etmeyecek yönetim. Telefon sesleri... ". yüzünün kirecimsi beyaz. Şaşkın birinin çaldırdığı telefon ile kapıcı Kap'ın kapı zilini çaldırması raporların devamını izlemesini engellemişti.

Bazıları. uyuşturucudan. Gazeteler. Bu isimler zamanında Ad kentinde görev yapmış ve daha sonra kendi alanlarında üst düzeylere yükselmişlerdi... Secret'e tüm ulusal gazetelerden birer tane almasını rica etmişti. onların eylemlerine göz yuman. tanıdıkları olmasıydı. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu SağKol. "Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf." Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. SodGom ülkesinde ki bilimsel uygulama örnekleri ancak bu tür yapıda olan insanlar için geçerliydi.. "." özdeyişini anımsadı. Gazetelerin bir çoğu "Toplum ve Devlet'de Tam Temizlik Kampanyası başlatmıştı.Mafya babaları hakkında gerekli araştırmayı yapmayan. TerKazMaf . Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101. . kademe atlama için bu yapıyı tüm içeriğiyle özümsemek zorundaydı.. Bu haberi ilk Solkol vermişti kendisine. Makamlar değişmiş. Buda sosyoloji ve psikoloji biliminde sosyal ve bireysel konumda dikey atlama kavramının uygulama örneğiydi. ĐkiYüz. ev sahibini bastırır... Daire Grubundan MafYegTah. dikine kademe atlamışlardı. Çekmeceden çıkardığı büyüteçle küçük başı büyüttü. isimleri yakinen tanıdıklarıydı. uyuşturucu ve silah ticareti işine karışmış. ". haraçlardan.. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol. Günlerdir.. rumi. elde edilen kara para sahibi babalar hakkında sürdürdüğümüz soruşturma sonuçlandı. Mafya'ya karşı olan topyekün mücadelemizde zafer bizlerin olacaktır. yargı kararlarını denetleme ve inceleme grubunun. Ber. Göreve geldiğim günden beri faili meçhul cinayetlerden 11 tanesini aydınlattım. ". Đsimler aynıydı. kamuoyunu aydınlatmak amacıyla sunduğu özel bildirisinde.. Suçlu babam da olsa görevinden alınacaktır. Ayrıca istihbarat görevlilerinin içinde bulunduğu 11 şüpheli açığa alınmıştır. Beyaz ve siyah kadın ticaretinden. Halk adına ilgili yargı grubunda bir kaç gün içinde dava açacağım. Olayla örtüşüyordu. bu kazayla ortaya çıkan Mafya-Güvenlik-Politika işbirliğine karşı tepkilerini ifade etmek için temiz toplum çağının miladi... SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu yeni Başkanı Soys... ĐkiYüz'dü. sivil toplum örgütlerinin ve daha bir çok sivil ve kamusal grubun kampanyaya destek verdiğini belirtmekteydi. anımsıyordu. Bu rüyasında gördüğü Rutbin’in katili . ortak bildiri dışında özel bildirilerde sunmuştu. bu konular irdeleniyordu.. çıkar amacıyla adam öldürme filini işleyen bu 11 fail adalete hesap vermektedirler. "Yavuz hırsız. Kara Para ve Fuhuşla mücadele ile ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. yetki ve görev sınırlarını aşmış güvenlik görevlilerinden 11 kişi açığa alınmıştır." Kara Para ve fuhuşla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet Merkez BaşAvukatı KızKaçSal. özel bildirisinde.. Ortak bildiriyle kampanyaya destek verenlerin toplu fotoğrafı çekilmiş. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv. sahte faturalardan. Güvenlik soruşturması devam etmektedir.33 Solkol'un telefonla bildirdiklerine inanası gelmemiş. Đşçi ve Đşveren sendika ile konfederasyonların. Toplum ve toplumun sesi kabul edilen Medya." şeklinde süren bildirisini acı bir gülümsemeyle okumuştu. Çıkar örgütleriyle bağlantıda olan bir başka 11 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır. ulusal dış ve iç güvenlik merkezinin. Maf'ın. 'Faili belli-belirsiz ölümleri soruşturmadan' sorumlu Güvenlik Đstihbarat şefi ise kendisine hiç yabancı gelmiyordu.." Diğerleri de kendi alanlarında Temiz toplum ve Mafya ile mücadele anlamında özel bildiriler sunmuşlardı. yardımcı olan. iş adamlarının. Toplum ve birey ilerlemek. SilUyMar. MaşÇet isimli şahısların ölümüyle sonuçlanan trafik kazası gününü. Kendisine ilginç gelen bu kampanyaya dün yapılan ortak basın toplantısıyla kan verenlerden bir çoğunun... "Grubum adına söz veriyorum.. politikacıların. Evet. ĐçDışGüv. hicri takvim başlangıcı yapmışlardı. Çağdaş medeniyet düzeyine bu düzenekle varılacağına inanılıyordu.. Diğer fotoğraflar ve isimleri yüz yüze olmasa da medya kanalı ile tanıyordu. rüşvetten. Đhracat yapıyormuş gibi hareket ederek devletten haksız alınmış vergi iadelerinden.. soldan sağa görevleri ve isimleri belirtilmekteydi.

diğer örneğinin ise Ad kenti Yenilikçi Hukukçular Grubu Şube Başkanlığına elden verilmek üzere elemanı Secret'e teslim etti. Secret'le yüzleşince. ofise geldiğinde unuttuğu bir gereksiniminden söz etti... Tek eylemle tek sonucu ataları Neron’da almıştı. Önce. kültürüne saygı göstermeyi de barındırıyor. "Secret Hanım!. Bilgisayarın başına geçti. ilk toprağın havaya savrulduğu akşamı. Çoğunluğu memnundular.. Biri. hava da gizleniyor ve temizleniyordu" Toplumu hipnozlama özelliğini sürekli içinde barındıran bir futbol takımının içerisinde bulunan 11 oyuncu sayısı kadar sayı içeren günahkarla. Bir örneğinin. üye olduğu grupları düşündü.laiklik.. Buradan istifa etmek. Bazıları ise toplumun kan isteyen gözlerini doyurmak için öldürülmeliydi. kendilerine yönelebilirdi. Avukatlığını sürdürmek için zorunlu üye olduğu Avukat Odasıydı. Bazıları zarar vermeye bile başlamıştı.... hava.. suda. kendi grubu içinde maskeleme efsanesini gerçekleştiriyordu." ibareleriyle sonlandırdı. demokrasi benimde kabul ettiğim ve özümsediğim kavramlardır. (başkalarının özgür alanına müdahale etmedikleri sürece) bırakın ket vurmayı.. Đstifa edemezdi. binlerce günahkarları. Yenilikçi Hukukçular Grubu kalıyordu.. yeşil kurdeleye özgürlük verilmesi taraftarı olanların yoğun olduğu bir partinin iktidarında daha yoğun ve sert bir şekilde uygulanıyordu. Bu gruptan istifa etmesi kendi elindeydi... aksine desteklemeyi de demokrasi anlayışımın bir gereği olarak gören şahsımın bu anlayışıyla. serbestti ve hatta gerekliydi... Vurulmayacaklar listesinde ise binlerce kuş vardı ve bu kuşlar kendi asıl kuşlarıydı. Oluşan ve oluşturulan kaos ortamına bilerek veya bilmeyerek kan verenlerden biri de. ". "Su.. yanlışlara karşı biriktirdiği negatif enerji boşalımının verdiği rahatlık ve pozitif enerji kazanımı aşamasındaydılar. Bazıları ise ötüp kulaklarını çınlatıyorlardı.. Gecikmemeliydi.. Kendileri ise bir ateşle bir çok olguyu yakabilmişlerdi. sizlerin aksi yöndeki ve dayanağı olmayan ‘demokrasi anlayışınızla (!)’ çatışması çelişmesi.. Mar kentlilerin taşrada dayanışma ve yardımlaşmasıyla ilgili derneğin politik bir yapısı yoktu. halkın dini duygularına.bir bayanın.. Hatta bireylerin bu yöndeki özgürlüklerine. ateş. birilerinin üflemesiyle oyuncu olarak rol almanız nedeniyle grubunuzdaki üyeliğimden istifa ettiğimi..Efsane gerçekleşiyordu. ateş de.. Daha dün gibi anımsıyordu. Đyi bir temizliğe ihtiyacı var. onu ve onları. Başarılıydılar.. kalın ve italik düzenleyerek. Bu yasak. toprak.. Yenilikçi Hukukçular Grubu Merkez Başkanı ve bazı yönetici üyeleriydi.. her eve gitmesinde anımsadığı. çağdaşlık... onlardan daha ziyade memnundular. Ber... 11 tane günahla. Vurulmayacak kuşlar ise liste halinde düzenlenmişti. onların. Güzel ve verimli bir ortamdı.. Yenilikçi Hukukçular Grubu Genel Merkezine posta kanalı ile. O bir olguyu yakmıştı. Onlara örtünmek serbestti. Çağın çok gerisinde kalan Neron’la özdeşlemek yakışık almazdı. üst başlığı yazdı. Đlk ateşin yakıldığı. Can alıcı sözcüklerin altını çizerek. hatta üst seviyelere vuruyordu.. Ber bey!" "Tanıdığın bir temizlikçi bayan var mı?.. ilk suyun akıtıldığı. Demokrasi inancı. Uzun uzadıya yazdığı istifa dilekçesinin son paragrafını. Evimin içi pislikten geçilmiyor. Farkında olduğunuz veya olmanız gereken hazırlanmış oyuna. Geriye. Đstifasını yazmalıydı. Örtünerek uyum sağlamışlardı. Dini.. Birahanede televizyon haberlerinden izlemişti. Medeniyet üst seviyedeydi. Avlanacak kuşların kendilerine yararları kalmamıştı. Toplum ve birey.. Kim bilir o gözler doymazsa.. yönlendirilmeye tüm şartları ile hazır bir öğe olduğu kanısı iyice kesinleşiyor. avukatlık mesleğinden istifa etmesi anlamına gelecekti. Son zamanlarda grup kavramı.. Önemli olan tek eylemle birçok sonuç alabilmekti." "Buyurun.. Đstifa etmesinin anlamı yok gibiydi.. çıktılar aldı. geleneksel veya her hangi bir amaçla –bazılarının iddia ettiği siyasi amaç da dahil.. binlerce günahları barındıran çok sayıda grup. Sistemlerini tepki görmeden devam ettirebileceklerdi. Bun-dan istifa edip etmeme kararını atiye bıraktı. Bir taşla artık işe yaramayan onbir yedek kuş vurulacaktı." .. Örtünenler. yeşil kurdele ile fiziksel bedeninin az bir kısmını da olsa örtmesi ise hala yasaklıydı. toprak da..

Ne verirsen. Memnundum. Size nasıl yardımcı olabilirim?" Ses tanıdık gelmişti. "Ben avukat Ber!. "Tanıdığım yok. "Alo! Tık Tıklı Tam Temizlik Firması mı?" "Evet! Buyurun." "Tarife duruma göre değişir.’ yazılı ilanda belirtilen numarayı aradı.Secret. "Sen dışarıdaki işleri hallet!" Firmanın ismini garipsemişti." "Para sorun değil.. Evimin temizliğe ihtiyacı vardı..." "Tam temizliği anladık da.. "Teşekkür ederim." "Tık tıklı nasıl oluyor?. " dedi. ben firma müdürü Yel. tanıdığı Yel'i çağrıştırıyordu. "Yel işi büyütmüşsün!" "Eeeee!. Ağanın eli tutulmaz. Ben ararım." tercihinde bulundu.... ‘Evlere temizliğe gidilir. Ahizeyi. tık tıklı mı olsun? Yoksa. "Đşte bu!" dedi.." "Evimi biliyorsun.." sözleri peş peşe sıralandı. "Ber!. O gerçekten Yel ise.." Ber. gazetelerde sürekli çıkan bir ilan dikkatimi çekmişti. "Ama. Canım.." Ber.." "Çok iyi temizlik yapıyordun. Görüşmeyeli nasılsın?." "Bilmiyorum.." Yel'in kahkahaları Ber'in ahizeye yapışmış kulağının hoşuna gitmemişti... "Tık Tıksız olsun.. Nasıl istersen.. Ya yabancı mısın?.. ‘Tık Tıklı Temizliğin’ anlamını kavramıştı.. Temizliğe artık ben gitmiyorum." "Uygundur." "Olsun. parmağıyla bir ilanın üzerine basarak.." "Benim yaptığım temizlik nasıldı?. "Tık Tıklı Temizliğin ne olduğunu bilmiyor musun?.." "Tam temizlik istiyorum. Evi bok götürüyor. kendisini tanıyacaktı." dedi. Adres vermeme gerek yok. Pazar günü için eleman ayarlayabilir misin?.. Ses ile isim. Bu firmayı kurdum. Eleman gönderiyorum. tahmininde isabet kaydetmişti." Secret. isim yabancı değildi. Đnsanlar yükselmek için çalışmalılar.." "Temizlik dışında ne yapıyordum?." "Fiyatı da önceden öğreneyim. ben de öyle yaptım. Ber'in önünde bulunan gazetelerden birini seçti. sen yine de söyle. Yanılıyor olabilirdi." Kısa süren son konuşmalarından sonra telefonu karşılıklı kapadılar. *** . "Sonra cayarsan yine haberim olsun. Sayfalarını karıştırdı. Ber... kulağından az uzaklaştırdı.

Ta..... Ber. Aşırı heyecanı.." "Yüz yüze görüşmeyi tekrarlamayacağımı söylemiştim.. Med’i nasıl ve nere-den tanıyordu?. “Müthişsin!. ne diyeceğine karar veremiyordu. Markız’ın sert tokadıydı. başına..... " Ber. Hıçkırıkları devam ediyordu.. Arada yeni teknikler. Karşılıklı uğraş devam ediyordu.... Bu hissi ve varsa onda oluşmuş soğukluğu yok etme amacıyla elinden gelen tüm çabayı fazlasıyla gösteriyordu Ber.. kalp çarpıntılarından ve duyumsadığı doğal vücut kokusundan anlayabiliyordu. tüm birikmişlerini ve enerjilerini sarf ediyorlardı.. onun kendisi dışında başkalarına yönelme olasılığını yok etme amacı yatıyordu." dedi kıskançlık kokuları veren bir sesle. Muhatap suskundu.. "Benle birlikteyken bile onun adını sayıkladığına göre seni bayağı etkilemiş olmalı. Ber.... "Sen!.. Nasıl ve neden geliştiğini bilmiyordu. ekonomik sıkıntısının kaynağını da böylece öğrenmiş olduk." dedi hıçkırarak. Ber!.. Markız’ın çömelmiş vaziyette ağladığını görüyordu.. Kendi cinsel güdülerini bir yana bırakarak." "Onun ismi MedKız değil miydi? "Biz ismini kısaltır.. şaşkın bakışlarla.. Alnının iki kaşına yakın kısmından başlayan.... iğnelenmeler hissetti.. "Neden ağlıyorsun Markız?.. Sert tokat acısı ve duyduğu ağlama sesi ile irkildi."Derin soluklar alıp veriyor. "Markız!. "Sizlere katılma arzumu engelleyemedim.. Seni bağlayan ne var ki?... üzerinde pek durmamaya gayret gösteriyordu. "Konuşacak ne kaldı?... kısa bir aradan sonra son haftalarda sürekli kılınmaya başlanmıştı.... Med’in. o’nun belirli bölgelerinden akan salgılarından.. "Nasıl tanımam.” diye seslendi.." iletisini duyumsadı....... Bir süre sonra bu ağrı yerini hoş duygulara bıraktı..." diye sordu. Ne fark eder?... Hayır!. Markız. Bu olasılığa duyduğu öfke nedeniyle." .. Med’i algıladı.. arada yanlara kayan yeşil renge dönüşmüş gözbebeklerinden. Kalbi durduracak yoğunlukta hazsal duyumsamalardı. soluk alış verişlerinden de fark ediliyordu. daha sonra omuzlarına ve sırasıyla ayak parmaklarına kadar yavaş yavaş ilerleyen ürperişler hissetmeye başladı.. onun elinden alınmasından korkuyordu. Beyimizin... Az önce hissettiklerinden Markız’ın bilgi sahibi olamayacağı kanısıyla....... Med’le olan ilişkisi esnasındaki hissedişlerine çok benziyordu. Böyle güzel bir kızı elde etmek için çevresinde dolanan bir çok kişi olabilirdi.34 Cinsel açlıklarını doyurmak." Ber. "Ber! Kusura bakma kendime hakim olamadım." dedi yalvarışlı ses tonuyla. Ber. duyduğu sıklıklı soluklarından. hatta önlerindeki hafta sonuna kadar idare edecek seviyede doyurmak için. "Dilersen senle başka bir zaman teke tek görüşe-biliriz." "Med!." Ber’in bilinç altında Markız’ın cinsel gereksinimlerini sağlayarak. kendi sırtında hissettiği tırnak baskılarından.. "Beni Med’le aldattığını tahmin etmeliydim... Dur-Al Marketinde birlikte çalıştığım arkadaşımla ben tanıştırmamış mıydım?. "Sen Med’i tanıyor musun?. taktikler geliştirmeye çalışıyorlardı.." "Med! Bu bana biraz ağır gelecek. onu mutlu etmeye çabalıyordu. kendisiydi. yüzünde fiziksel bir acı hissetti... beyninde aniden elektriksel akım özelliğine benzer ağrı verici çarpmalar... Sevdiğim iki kişi ile aynı anda. Bunda da başarılı olduğunu. vücut yakıcı sıcaklığından. Ne zaman tanıştırmıştın?" diye sordu. Aşırı zevk duyumsuyordu ve bu. Ama Markız’ın kendisine karşı soğukluğunu hissediyordu. sanki bedeninden gelmiyordu.. Sorusunun yanıtsız kalmasının verdiği telaşla.. şu anda gerçekleştirdiğin olayı da gerçekleştirmemen gerekiyordu. Bir şekilde ikna kabiliyeti olan birinin onu elde etmesinden."diye safça sordu. Sana göre." "Sende az değilsin. Ber ile Markız arasında standart cumartesi günleri.. Demek paranı hep Med’e yediyordun. "Konuşur musun?. göğüslerinin aşırı sertleşmesinden. benim sayemde tanışmamış mıydın?. "Dalga mı geçiyorsun?." iletisini Med’e sundu. ona Med derdik. Nedeni. omuzlarında hala acısını duyduğu dişlenmeden kaynaklı ağrıdan..

. "O halde sayıkladığın Med kim?.. Đmza. Versene!. Bu arada Markız... Bu ilişkiyi sürekli kılmak ve sağlamlaştırmak için evlendirme görevlisinin önünde imza atmasının gerekliliğine inanıyordu. Ber. baskıdan bunalmıştı. Yanıtlamadı Markız’ı. onun bazen ilkelerinden taviz verebileceğini akla getiriyordu.. Đkisinden birini tercih etmek istemiyordu. her nedense bir takım kişilerle telefonla olan diyaloglarında sessiz moda giriyormuş. kıskançlıklarda anında ayrılma olasılıklarını yok edecekti bu sahiplenme.... Suskun kalmak en iyi seçenekti. chat yaptığım bir bayan. Versene!. Markız’a yalan söylemediğini ispatlayacaktı." dedi. Hassas bir ortamdı. bazen beyinsel. rahatlamıştı bu yanıta.. bazen telefonla. Gelişmeler ise buna fırsat tanımamıştı. yine aynı ağlama sahnelerini tekrarladı. Markız’ı kolundan tuttu.. Dikkatsizce söyleyeceği her kelime aleyhine kullanılabilirdi. Med’in..." diye düşündü." "Seni inandırmam için ne yapmam gerekiyor?.. Birinin koparılması dahi yaşamını olumsuz etkileyecekti." "Sözünü ettiğin Med’in benim arkadaşım olmadığını kanıtla!" "Nasıl?" "Karşılaştır. Yalan üzerine kurulu . "Yanıt versene!. birbirlerine aşırı bağımlı iki insan olmuşlardı.. çelişkili düşüncelerdeydi.. Beyanını desteklemek amacıyla. bırakmaz.. Markız’ın fiziksel güç kullanmasına ise aynı şiddette karşılık vererek galip çıktı. Hem Med’le olan tüm ilişkilerini ayrıntılı anlatmak zorunda da değildi. "Benden herhangi bir kişiye söz edersen tüm bağlantılarımı koparırım!" uyarısını anımsadı.. Yaşama bağlayan iki önemli bağdı bunlar.. lüks bir araba işyerinden onu alıyormuş. anlam itibarıyla Med ile Markız arasında bir tercih yapması gerektiği teklifiyle karşı karşıyaydı. Düşünsel. Markız." Markız’ın ünlemli ve yinelemeli sorusu beyninde yankılanıyordu. birlikte olduğu insana.." "Hem bu ilişkinin bittiğine inanmamı nasıl beklersin?. ikisi de kendisi için önemliydi." Ber. söylem hatırına gelmiyordu." "Gelmez!" "Telefon aç o halde sesini duyayım!" Ber. Ortak idealleri için ortak mücadele iradesinde bulunmuşlardı. Kesin bir yargıya varamadan. Markız’la evlenmeyi düşünüyordu.. Seçenekleri tekrar gözden geçirdi.. oyunu bozardı. "Kırk katır mı? Kırk Satır mı?" özdeyişiyle özetlenebilecek kendisi için ölümcül tercihlerdi. "Mantıklı bir soru. Bu isteğini bugün ona açacaktı. sinirli tavırlarla evden çıkma hazırlığındaydı. Sinirden elleri ve dudakları titriyordu.. bazen duyumsal yollarla süregelen bağlantılarını koparacağına da inanmıyordu. Ber.. "MedKız’la. Đki seçenekte. Bazı akşamlar. Markız ısrarlıydı.." "Arkadaşım Med olmadığından nasıl emin olabilirim?" "Kesinlikle senin arkadaşın Med değil!. Markız’ı şimdi engellemezse bir daha göremeyeceği kanısı oluştu. Onun yıllardır.Ber. Ber. Đlk ve son kez birlikteliğimiz olmuşsa da ikimiz de bunun devamını getirmeme sözünü vermiştik birbirimize... Söz etmezse Markız’ kaybedecekti. birbirlerine resmen sahiplenmeleri sonucunu doğuracaktı. "Benim internette sörf esnasında tanıştığım. "Med’in kim olduğunu ve ilişkinizin boyutunu söylemezsen.. Her ikisini de çok seviyordu... bundan sonra olamayacağını yeminle destekleyerek Markız’ı teskin edebilir miydi?..kene gibi yapışır. Yoksa çözümü zor olan binlerce olasılıklar içeren düşünceler oluşacaktı beyninde... duyumsal benzerlikleri zamanla çoğalmış. Med’le ilk ve son kez birliktelik yaşadığını. Med." Markız’ın sorusu yanıtsız bırakıldı. -hele bu senin gibi biriyse. "Yemin ederim!" diyerek ekledi. senin bulunmadığın bir ortamda kesinlikle özel görüşmemiz dahi olmadı. Med’in az önceki eylemi. çıkardıklarını giyinmiş. Solkol’un el altından verdiği bilgilere göre. bir daha senle asla görüşmeyeceğim ve konuşmayacağım!. En azından ufak tartışmalarda... Med’den söz etmemeliydi.. Varolan durumu kurtarmak için kıvırabileceği hiç bir kelime. "Beni burada kaç saat tutabilirsin ki?" diye soruyordu.. Med’den söz ederse Med’i. Çünkü. Zorla kanepeye oturttu. Zor.. Doğrusunu söyle kızmayacağım..

. "Ben de seninle bugünlerde ilişkimiz hakkında zaten konuşmak istiyordum. alnından akan ter taneciklerini gözlemleyen Markız. derler. "Bu kararı vermende seni ne etkiledi?" diye sordu Ber.. Oluşan ortam buna uygun değildi.. "Dinle. Bu kez tuşlara tek tek kontrollü bastı." Ber. "Birlikteliğimizi sonlandırmak istediğimi belirtecektim... ilişkimiz hakkında senin söylemek istediklerin?. "Yoksa. Gözleri korku doluydu Sorularının olumlu yanıtlanmasını istemiyordu. o halde. kendini yorma. Ber. Birlikteliğimizin sonu yok.. Madem bu farklar vardı. Ber’i kırmak da istemiyordu. Ber.Yanlış çevirmiş olmalısınız. Hem de farklı mezheptensin!.. başka biri mi var?... Ne diyeceğini şaşırdı." "Buyur." dedi gözlerini Ber’den kaçırarak." diye bağırdı. Ayrıca. Sen kırsal kenttensin. "Neden?!. bu kez özür dilemeden olanca hıncıyla telefonu kapadı." "Aylardır. ailen ve sen mezhebinize uygun olarak neler yaptınız şimdiye kadar?.. sana söylemeye çalışıyordum. Markız. Markız’dan duyacağı hevesiyle. Markız.." yaklaşımında bulundu.. oluşan tiklerini. inanın ki." Markız." Ber. "Bir kez daha aramayacağım. bu numarayı Telefon merkezinden ne zaman aldınız?.. özür dileyerek telefonu kapadı. Doğduğum yere. o halde." "Neden?..... bacaklarını salladı." "Şimdiye kadar Mar milliyetçiliği veya mezhepçilik yaptığımı anımsamıyorum. Karşılık veren. son aramasında. "Neden!. Kendilerinden olmayanları istemezler.. Mar’lısın.. "Kardeşim! Lütfen dikkatli çevirin. "Şimdilik yanıtlamak istemiyorum. Sadece sormak istiyorum.. gerçekleşen cinsel ilişki günü Med’in kendisine vermiş olduğu ve ondan sonra bir çok kez aramakla ezberine aldığı numaraları tuşladı." "Ben kabul etsem de ailem kabul etmez. Kısaca. "Önce sen söylesen?. ailemin mezhebine ben karar vermiyorum.... bunun üzerine. Ama bu hafta bunu söylemeye kesin niyetliydim." "Başka biri yok. Ber’in kırmızıya dönüşen yüzünü." ." diye sordu.. Uzun süredir böyle bir teklifi almamıştı Ber’den. inatlı ve tekrarlı ısrarlarını yineleyerek.. Bu teklifin arkasından. Telefona sarıldı. Sağa sola baktı.. yine rahatsız ederseniz sizi şikayet etmek zorunda kalacağım. ona çok yüklendiğini düşünerek.. "Senelerdir bu numarayı kullanıyorum. tanıdık olmayan orta yaşlı bir kadın sesiydi." "Đhanetin yanında sıkılmadan nasıl bu kadar ısrarcı oluyorsun... Elleri titriyordu. anlamıyorum." "Kalp kalbe karşıdır." Ber. Son kez söylüyorum. "Ber. Ben de seninle bu konuda konuşmak istiyordum. önceden verdiği bir kararı açıklamasının şık olmayacağını düşündü.ilişkinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu. iyice sinirlenen sese dönüşen telefonun ucundaki kadına.... yapmacık olduğu anlaşılan şefkatli bir ses tonuyla. Başından kaynar sular dökülüyordu sanki. "Đlişkimizi resmileştirmek istiyorum. "Buyurun!. el titremelerini. ailen benle çıkmana neden izin verdi?." "Ben Ber! Med hanımla görüşebilir miyim?" "Med... Fiili birlikteliğini sonlandıracağı bir anda böyle bir teklif geliyordu. Dilim varmıyordu. Ber. Nedeni bu. "Đleride vereceğim yanıt bunu da karşılayacak.. Göz kapakçıkları tik atışlarındaydı..." diye sordu." Markız’ı daha fazla kızdırmanın anlamı yoktu. Burada Med isimli kimse bulunmuyor!" Telefon fihristini kontrol etti." . teklifinin karşılığını heyecanla bekliyordu. diye biri yok!. kendisinin sunacağı teklifi." Ber." diye anlatımına başladı... " dedi." "Ailem hem milliyetçi hem de mezhepçidir. Telefon numaralarında bir hata yapma-mıştı.. az önceki sese sahip kadındı. Yanıtlayan. mesleği gereği ilgilendiği boşanma davalarına kaynaklık eden olaylar öğretmişti kendisine. Sorun değil." "Sana evlenelim teklifinde bulundum. Ber. kabul edersen seninle evlenmek istiyorum. böyle bir teklif karşısında bocaladı. "Peki. Sonuç alabilmişti. Onunla güzel günleri olmuştu. hiç bu kadar kötü hissetmemişti kendisini.

. Her yanıtı.." "Gerçeği seni daha çok incitebilir. Öfkeliydi. daha fazla kalmasının ve konuşmasının gereksiz olduğunu düşünerek kapıya yönelirken. küçücük mimiklerin ne anlamlara geldiğini dahi bilebilecek aşamayı dahi geçtik." "Söylediklerini anlıyorum. Her şeyimizi paylaştık.." Ber. Ber. Yanıtlayabileceği sorular değildi bunlar.. Dışarıda." "Senden ayrılmak acısı yanında gerçeği bilmemek de çok acı verecektir. Yalan söylüyorsun. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz." "Dinle o halde.. içine dahi geçemediğin büronu satmana rağmen hala bankaya." "Gerçeği mi istiyorsun?" "Kesinlikle." "Evet?. Ber’i iyi tanırdı.. "Markız!. kooperatifte sana düşen daireni. Senin böyle şeyler söylemeni anlamıyorum.. ses tonu.. Markız ne demek istiyordu? Onu tanımasaydı. sorular karşısında terlemişti." "Sen!. gözlerinden akan iki damla yaşla uğurladı onu." Markız." "Bunların yeterli olmadığını biliyorsun. Eskisi gibi para da kazanamıyorsun...." "Gerçekle yüzleşmek bazen üzücü olabiliyor. Anlamıyorum.... Çelişkileri giderebilecek gücü de kendinde bulamayacaktı. tefecilere olan borçların bitmedi. "Neyine güvenerek benle birlikteliğini devam ettirme hatta evlenme isteğinde bulunmaya cesaret edebiliyorsun?." "Bu senin gerçeğin ve dediğin gibi üzücü.. bu karşılamayı beklemiyordu. gerçeği istemişti. anlık bakmaların. *** .... Birbirimizin..Markız. bir dürüm kebap ikramında dahi bulunamayacak ekonomik bir seviyeye düştüğün halde hala bu ilişkiyi sürdürebileceğine nasıl inanabiliyorsun?. Arabanı.." Ber. "Kendime ve sana ve yıllardır süren birlikteliğimize güvene-rek.. Açıkladı. Bırak bir demet çiçeği. içini çekerek. onun daha başka sorular yönlendirmesini doğuracaktı. hangi parayla benle ilişkini sürdüreceksin?. sözlerinin ilişkide çıkarlarını gözeten bir bayana ait olduğunu düşünecekti... Bunu kafana sok. Anlamıyorum. Köşeye sıkıştırılacaktı. oturup bir şeyler yiyemeyeli haftalar oldu!.. Ber." "Eksik olan ne var?. Ayrılma isteğinin gerçek nedenini söylemeden seni bırakmayacağım.. Lütfen! Sen de beni anla.

oyalanma. duruşması olacak dosyalar ve acil durumlar için ise meslektaşı ve arkadaşı Avyard’la bağlantıya geçmesini. kah uzanarak içsel irdelemeleri nedeniyle harcadığı beyin ve bedensel enerji açığını kapamak. Markız ve Med’den aynı anda olmuştu.’ belirttiği günden başlayan bir süreydi bu... Sık sık aralarında geçen diyalog içerikleri. aşağılayıcı ve bunu resmileştiren etiket gibiydi. Markız’ın yanında telefon açtığında ilk kez duyduğu kadının daha sertleşmiş ve tehdit dolu sesi dışında bir değişiklik olmuyordu. Evin içinde kah dolaşarak. Ama bunu söyleyip. Kap Beye her türden gıda. Bu başka dairelerde oturanlardan daha çok kendisiyle ilgilenmesinde.. Bu inançla Med’le daha önceden bir çok kez konuştuğu telefon numarasını yeniden arıyordu." diye düşündü. Kapı zili!. Birkaç dakikalık . Bir ara Artsa’yı ve intiharını anımsamış. tanımadığı Med’le olan ilişkisinin nefretini farklı kanalla kusmuştu. Ayırımcı. Markız’ın kendisini terk etmesinden ziyade en çok buna kızıyordu. yaşanan gerçekliğinde sanal olduğu söyleminde bulunmuş bir yunanlı filozofu anımsadı.. zaman kavramını yitirmek için duvar saatini masanın üzerine yüzükoyun yatırmış ve kol saatini de çekmeceye kapatmıştı. Đkinci olasılıkta kendisini ikna edemiyordu. Dışarıda Solkol ve yanında ilk kez gördüğü bir bayan vardı.. eritme. televizyonu sürekli kapalıyken. bahşişler dışında diğerlerinin kullandığı ve hoşa gitmeyen "Kap efendi. Harcanan paraların kaynağı ise. Kapı gözetleme deliğinden baktı.. bu kadar sanal gerçeklik karşısında. onda kendisine karşı oluşmuş hoş duyguları yok etmek istemiyordu.. Kişisel bakımını önemsemiyordu.35 Ber’in. tümden halüsinasyonlar görmüştü. Markız’dan olmamak için Med’den olmuştu. Bir süre sonra intihar düşüncesini beyninden tamamıyla silmişti.. Bu kısa süre içinde Ad kentine gelmesinden itibaren başından geçen olayları tekrardan yaşamış gibiydi..... Ama. soranlara işi nedeniyle memleketi Mar kentine gittiğini geliş tarihinin belli olmadığını. Çiğneme. Geçmişte Med’le yaşadıkları sanal ise.. bugün. bu kararının üzerine çıkmıştı. yok etme. O halde yaşadıklarım ve yaşayacaklarım da sanaldı ve ben bunun farkında değilim. yutma. Genelde soyunuk dolaşıyordu evde. uyarıları neredeyse tamamen doğru çıkmıştı ve çıkmaktaydı. Evin içi batakhane ortamını yansıtıyordu ve kendisiyle barışıktı. ‘Belirsiz süreye kadar ofise gelmeyeceğini. kısık sesle çalmakta olan müzik setini tamamen kapadı. gibi güdüsel motivasyonlarının da etkisiyle. evini kendisi için Tut-Bırakma Kursevine dönüştürmeden önce bir tefeciden almış olduğu faizli paraydı... "Yine Kap Bey!. kebap gibi yağlı yiyeceklerden sonra el temizliğini çıplak vücudu. Buna karşın. hormonsal salgılarını ikna etme. Gerçeğe ulaşmak için bayağı güç sarf etmişti... Duş almaması bir yana el yıkamalarının sayısı bile normalin çok altındaydı. Yıllarca çıktığı kızı tanıyamamıştı. içecek siparişlerinde üstü kalsınlarla verdiği bedeller birçok kez tekrarlanıyordu... içsel tartışmalarından elde ettiği tüm veriler Med’in sanal olmadığında yoğunlaşıyor. Değişen bir şey olmuyordu.. Alkollü içecek tüketimi normal sınırlarının üzerindeydi. dışarı çıkmaksızın evinde geçirdiği dokuzuncu günüydü.. Tahmininde yanılmıştı.. Kendisini hayata bağlayan iki varlıktı bunlar. Đzlediği yerli dizi ve filmlerde bile duymaktan nefret ettiği bir hitap şekliydi. Ses çıkarmamaya çalışarak salona geri döndü.. dudak ve çevresinin temizliğini ise diliyle yapmaktaydı. geçmişindeki karanlık noktalar ile geleceğini merak etme arzusu. müzik seti uyuma seansları dışında kısık ayarda açıktı.. Gerekli gereksiz kapı çalmalarından bıkmıştı onun... Zor durumunda kendisini terk etmişti.. Markız ise.. Gün ışığını görmemek için kalın perdeleri çekmiş. yaşamına son vermesine ramak kalmıştı. Med’le ilgili olan kısımlarda en ince ayrıntılara kadar girerek geçmişin muhasebesini yapmıştı. Geçen Pazar Yel’in "Tık Tıklı Tam Temizlik" firmasından gelen temizlikçi bayana da kapıyı açmamıştı. ağırlık kazanıyordu." yerine "Kap Bey!" demesinin de etkisi var mı?" diye düşünürdü. Elemanı Secret’e. geleceğe yönelik sunduğu sezgileri. Bu alt olasılık beynini bayağı karıştırdı. "Efendi!" kelimesi. Yine sanal seanslar olacakmış gibi bir çok kez kanepeye uzanıp gözlerini kapatmasına karşın duyumsama sağlayamamıştı. Ber’in evden çıkmaması en çok kapıcı Kap Bey ile çevre esnafına yaramıştı. Mağara örneğindeki kişilerden biri gibi yaşıyordu sanki.. Zil üst üste çalmaya devam ediyordu. Ondan Markız’a söz etmesi nedeniyle önceden uyarısında belirttiğini gerçekleştirmiş bağlantıyı koparmıştı veya içselinin yarattığı sanal bir kişilikti. Med’in gerçek olup olmadığına yönelik her türlü olasılığı irdelemişti... Hazır getirttiği şiş piliç.

" Solkol’un dediğini yapacak kadar deli olduğunu biliyordu. "Ahıra çevirmişsin burayı. Kapıda bekleyenlerden gözlerini kaçırarak... Duş al!... Ber. Anlatılarınızın ne anlama geldiğini bilecek kadar psikoloji kitapları karıştırdım. değilim!" diyecekti ki Cupsi’nin konuşmasıyla söz. psikolog olarak çalışmaktadır. Geçmişe dayalı dostluğumuz vardır kendisiyle. deli. Konuşacaklarımız var. Dediğimi şöyle veya böyle yapacaksın!" Solkol.." Ber." Ber. Üzerine temiz bir şeyler giyin... bu kez sakal ve bıyığını kesmesi için banyoya yeniden gönderilmişti. Cupsi’nin ruhani sesi onu frenlemişti. "Bir şeyler içer misiniz?” teklifinde bulundu. Solkol. Mesleğinizin bayağı stresli uğraşlar içerdiğini tahmin edebiliyor ve sizi anlayabiliyorum.. "Geçmişteki kişiliğimi takınırım. şefkatli bir baba sıcaklığıyla." dedi. Sizi bir yükten kurtara-yım. Zil sesleri kapı vuruşlarıyla beraber sürdü bu kez.. Markız.. "Sizinle bu koşullarda tanışmamız hoş değil. "Sen duş alırken ben etrafı toparlayacağım. "Güvenliği arattırma bana!" Solkol. içmeyi boşver Cupsi hanımın fazla zamanı yok. Duşunu alan Ber. Teklifinin kabul edilmemesi üzerine kendisine içecek bir şeyler almak için mutfağa yöneldiğinde Solkol’un engellemesiyle karşılandı.. beni kırmadı ve geldi.. odaları tek tek dolaştıktan sonra salona girdi. tehdit içerikliydi." Ber... Bazı ayrıntılar dışında sizi bana anlattı. "Leş gibi de kokuyorsun. çocukluğum çok güzel geçti.... Sesin devamı. başkaca talimatların da arkasından gelebileceği kanısını uyandırdı kendisinde." Solkol’un konuşma edası emredici nitelikteydi.. Birkaç dakika konuşalım... "Al! Ara!.. Yel’in gönderdiği temizlikçi bayanı da içeriye almamışsın." "Bu laflarla geri döneceğimizi mi sanıyorsun!" diyen Solkol’un sesi duyuldu. dilinin ucunda takılı kaldı.. Bekliyorum!. Apartmandaki sakinlerin başlarına doluşacağı endişesiyle.." diye bağırdı.. Daha sonra görüşelim!. Benim evde olmadığımı sanıp. Ne yapmaya çalışıyorsun?. gözlerini Cupsi’ye dikerek.. "Tamam! Açacağım... onlara "Hoş geldiniz!" dedi. tepkisini ters bakışlarıyla verdi. Ad kenti Üniversitesi Psikoloji bölümünün derslerine dışarıdan eğitmen olarak girmektedir.. "Hiçbir şey yapmak zorunda değilim. sağ eliyle içeriyi işaret etti. Yine de memnun oldum." Ber.aradan sonra tekrar çalmaya başladı.... Đç çamaşırla.... diye düşünüyordu Ber." dedi. Ses vermeden.. Kendisi de bunun farkındaydı ve bu görüntüyü vermekten rahatsızlık duyuyordu. Birçok zorluklarla tek başınıza mücadele etmeniz kolay değil tabi ki. Solkol’u yanıtlamak yerine suskun kalmayı tercih etti. Ziyaretçiler. "Bana emir veremezsin.. Ben böyle laflara pabuç bırakmam!... Beğenmiyorsan çeker gidersin. "Hoş Bulduk!" yanıtını yalancı konumuna düşmemek için sözleşmişçesine vermediler.. telefon makinasını alarak sehpanın üzerine bıraktı. "Bu bayan Cupsi hanım." Solkol. kırıp gireceğim!. Ber.. Önce kadın ziyaretçi girdi. önüne baka baka banyonun yolunu tutarken Solkol vakit kaybetmeksizin etrafı toparlamak için harekete geçti.. Solkol ve onla birlikte gelen bayana... Seni ben çağırmadım.. Ber’in son sözleriyle cep telefonunu uzatarak. aileden veya çevreden hiçbir kötü muamele .." Solkol... Solkol." diye tanıttı. tişört şort giyimi sonrası kapıyı ardına kadar açtı. Bana başınızdan geçen ilginç olaylardan söz edebilir misiniz?.. Ziyaretçiler onu yanılttı.. Beklemediği ve istemediği her iki ziyaretçiyi gözleyerek.. "Beni yalnız bırakmanı istiyorum.. ısrar mağduru statüsünü kabullenip. burnunun ucunu iki parmağıyla sıkar gibi yaparak." dedi bağırarak.. Ardından Ber’i sıyırarak içeri dalan Solkol." dedi. "Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde. giderler. Senle konuşacak. "Ber!. Đnatçı misafirlerine kapı arkasından seslenmek zorunda kaldı "Şimdilik müsait değilim. Ayrıca. Kirden arınmış ve tıraşlı yüzle geri dönen Ber. Solkol. birlikte geldiği kadını işaret ederek. "Kaç gündür ev ve cep telefonlarını arattırıyorum!" dedi. "Ben. "Buyurun!" mimiğinde bulundu. bağırtılı konuşmasını sürdürdü. Buna boyun eğmesi. "Neden yanıt vermiyorsun?. Biraz bekler misiniz?. "Bir dakika içinde hazırlanıp kapıyı açmazsan. "Ber Bey!. Süt dökmüş kedi görüntüsü Ber’e hiç yakışmamıştı. Sağ olsun bir güzellik yaptı.. haberin olsun!.

Bilinçaltım tertemiz." dedi. O.... belirttiğin yapıda olamaz. Maf’ın satın aldığı ve döşediği bir dairede kalıyor. "Sizi bu kadar etkileyen eve hapis olunmanızı sağlayan..." "Bilineni bildiriyorsun?. kendisini terk etmesinden sonra bir çok kez hatta akşamları da Markız’ın evini aradığını. başını eğerek. çoğaltmamı ister misin?...." dedi. inatlaşmanın ortamın esas amacına gölge düşürmesini engellemek için çok sonra söylemesi gerektiğine inandığı bilgiyi verdi.. "Hani bir ara sana sözünü etmiştim. birine yükselmesi için herhangi bir alanda bel verdiği zaman onun yetenekli veya yeteneksiz olmasının bir önemi kalmamaktadır..." "Bilmediğim bir şeyi mi biliyorsun?. Ber’e dikerek. "Markız ile Maf birbirleriyle nasıl tanışmışlardı?. "Markız müzik kulağına ve sesine sahip değil.. soru kendisine yönlendirilmemiş lakaytlığıyla.. "Ama nasıl?." "Evet!.. Yerel yönetim konservatuarındaki eğitmenin söylediğini kendisinden duymuştum Müzikle egosunu tatmin etmek için uğraşırdı." "Kanıtlayabilir misin?. Onun emellerini gerçekleştirebilecek seviyede olmadığından seni terk etti. Cupsi Hanım size bir soru yöneltti!.." Cupsi... O. onun annesinin sürekli ‘daha gelmedi’ yanıtı verdiğini anımsadı.. her alanda etkin boy gösteren Mafya. Kanıt doyurucu gelmemişti. Maf’la çıkıyormuş!" "Yalan söylüyorsun!" "Maf’tan ayrıldığımdan beri hiç yalan söylemedim. Araba. Örnekleri.. "Solkol! Markız nasıl?. Lütfen!. garip davranışlar sergilediğinizi en son gelişinde ise içeri almadığınızı belirtmişti.. Solkol sayesinde tanıştığım." Ber." "Hiç heveslenme derim.. "Markız’dan sana umut yok artık. Ailesinin evinden ayrıldı." dedi.. "Senle bozuştuktan sonra benim işyerinden çıkışını aldı. "Markız.. bu döneme gelelim. Bir fazlasını daha kaldırabilirim......" "Markız’ın gözleri yükseklerde. Ayrıca." "Buna gülerim işte!." "Markız. gözlerini bir eğitmen edasıyla.. Akşamları lüks bir arabanın onu aldığından. Hadi dediğin gibi barda sahne almış olduğunu kabul edeyim... ara soruyu bertaraf etmek için derhal yanıtladı." " ?!.... Đçselimde bastırdığım hiçbir anım da yok." Solkol. pislikle barışık yaşamanıza yol açan. Bunu sadece ben söylemiyorum.." dedi." "Markız. Solkol." Solkol.." "Markız’ın Maf’la ne ilgisi olabilir?." Ber soğuk gülüşlerdeydi." Ber’in gerçekleri bilmesinin yararı olacağına inanıyordu. bir temizlik firmasından geçen pazar evinizi temizlemeye gelen Yeleleman isimli bayan da bu ismi sürekli mırıldanarak. Bir gün bana dönecektir. bu özelliklerin hiç birine sahip olmayan kişileri kitle iletişim araç-ları ve medya kanalı ile çıkarabilir...." "Haber alabiliyor musun?.. "Kanıtı kolay ama riskli olabilir." "Bunu da duymak hoşuna gitmeyecek!" "Son günlerde duyduğum hiç bir şey hoşuma gitmedi. Markız isimli bayan. aylardır. "Sodgom Ülkesinde. "SodGom ülkesindeki önemli bir gerçeği unutmuş gibisin..." Solkol. onun gibiler senin gibileri ancak basamak olarak kullanır. Solkol’un haber kaynaklarının sağlam olduğunu isteksizce kendisine itiraf etti..." Ber. "Neden?.görmedim. Maf’la çıktığı konusunda kanıtın var mı?. Müzik eğitimi almış veya bu eğitimi almamış olmakla birlikte doğal yetenekleri nedeniyle sesi ve yorumu çok güzel sanatçıların üzerine... arkasından kederlenmeye değmeyecek biri...." "Küçük çaplı bir araştırma yaptım.. Med kim?.. Kanıt desteksizdi. Bunu sana daha önceleri de söylemek istiyordum.. "Ajnükgülavnezdem Bar’da solist olarak çıkıyor.... Med isimli bayanla olan ilişkimi duyması üzerine sinirlenmişti." "Haber alabiliyor musun?" "Ber. derin nefes alarak vurucu soruyu yönlendirdi.. Ayrıca. Beni kızdırmak için bireysel ekonomik sorunlarımı öne sürdü.." Solkol... sağ koluyla kavis çizer gibi sinirli bir hareket gösteriminde bulundu.. Maf’ın yeni adamlarından birine aitmiş.. "O halde bunu geçelim.." diye sordu.." . Ama yanlış anla-şılmaktan korkuyordum. bana Med isimli bir arkadaşınız olduğundan söz etmişti." "Zaman ve ortam gerçek kişilikleri ortaya çıkaran öğelerdir.. Sadece okuma yazmayı bileni bile çok yetenekli yazar ve gazetecilerden oluşan bir grubun üzerinde yazı işleri Müdürü yapabilir.

Solkol. Med’le görüşememekten dolayı içselinde yaşadığın duygu ve düşünceler?.." "Adres veya telefonu?. Hasta muamelesi yapılmayacağı sözünü de almıştı.. "Ber. Hasta muamelesi yapmayacağım. Maf. Duygusal hıçkırıkları duyulmuyordu ama. yokluk."Senin sayende?.. bir taraftan da böyle bir kuruluşa gitmesini gerektirecek rahatsızlığı olmadığını düşünüyordu.... içecek bir şeyler almamı engelleme?.." diyerek." "Benim mi?" "Evet! Senin sayende. anlam olarak. Cupsi’nin son cümlesini tutmuştu. Onun hakkında bizi aydınlatabilir misin?. duygularınızı sesli ifade etmenizin yararlı olacağını bilmeni isterim. Zamanıydı. "Bizler sana yardımcı olmak istiyoruz. Cupsi bu bakışa." "Onunla görüşme imkanı sağlayabilir misin?" "Onunla son günlerde bende görüşemiyorum..... "Senin deli olmadığını ben de biliyorum. Cupsi’ye baktı. onun içmesini gerektiriyordu.." "Hiçlik." Ber. Ber’in verdiği yanıttan dolayı yüzünü buruşturdu. Đçmesi için gerekli koşullara da sahipti." "O. Solkol.. "Ama.. Senin ekonomik bozul-ma sürecine girmenden itibaren ilerleme kaydetmiş.. O zamandan beri arada telefonla hatırını sorardı." Cupsi." Cupsi. Markız’ı resmi mercilerde nasıl ifade vermesi konusunda yönlendirmek için ofisine çağırmıştı. Ortam. "Bir tane de Cupsi hanıma getir!" dedi Solkol." "Đkinci sevgilin miydi?." "Yani?. Ber’in terapiyi kabulü anlamına geliyordu..." Ber." dedi. Kapağı açılmamış şarap şişesi ve üç kadehle geri dönen Ber’in gözlerinden yaşlar akıyordu." "Ondan da öte bir şeydi.." "Med benim her şeyimdi. Solkol’a bakarak endişesini ortaya koydu. Kesik kesik süzülen damlalar. Bu kez." "Adresi yok." Solkol’un yüzünde acı dolu bir gülümseme oluştu. Med konusunda bilgi edinemedik. bana benden daha yakın biriydi. Beyninizin içindeki düşüncelerinizi. Sen ne diyorsun?" "Benim ruhum ve aklım yerinde. Ama iyi bir terapiye gereksinimin var.. Ancak.. "Markız’ın senin üzerindeki etkilerini duyumsayabili-yorum. Solkol’un sözünü kesti. Her biri dolu kadehini normal içim süresinden önce boşalttı. "Elbette.. Solkol’un elleri. Solkol bu uyarıya aykırı hareket etmesinin yararsız olduğunu anlamıştı.. telefonuna başkası çıkıyor.. "Aynısından bende alayım. Şarap şişesini Solkol açtı.. Sert bir tepki göstermek zorunda bırakma beni."dedi...." "Şimdiye kadar nasıl haberim olmamış?. gözyaşları sessiz bağırmalardaydı.. bir arkadaş gibi belirli saatlerde görüşeceğiz. Đçsel rahatlamalar sağlatıyordu Ber’e. kendi alanına giren bir konuyu uzman olmayana bırakma niyetinde değildi. Cupsi.. Üç kadeh tekrar dolu moduna getirildi.. "Solkol.. Solkol’a gözle işaret attı. yayıldığı koltuktan doğrularak. "Böyle gidersen daha fazla kötüleşeceksin. başını sallayarak yanıt verdi. sonuçta şöyle veya böyle ikna edilemediği takdirde Solkol’un kendisini rahat bırakmayacağını tahmin ediyor. Ber’in ellerine göre daha az titrekti." dedi." dedi Cupsi sevinçle. senin hasta olmadığını ben de kanaat getirdim. Çiçek falan gönderirdi. Tedaviye ihtiyacın var. gerekli damlalardı." "Önceleri bağlantıları bu kadar sıkı değilmiş. Bu arada. evine. Solkol ve Cupsi bunu sezinliyorlardı. iyi görünmüyorsun.." "Biraz açar mısın?.. uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunmaya gereksinimi vardı. Maroğlu ve adamlarının saldırısından sonrasını hatırla. Şu anda yaşayıp yaşamadığımı dahi sorgular oldum. karşılıklı terapilerde bulunacağız. sesli düşünmeye.. Cupsi’nin gözetiminde Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde bir süre kalman yararlı olacak. aniden ayağa kalkarak. "Đstediğim zaman sözünü ettiğiniz terapileri sona erdirip hastaneden çıkma imkanım olacak mı?" Bu. *** .

Evde ve hastanede geçirdiği yirmi dört günlük süre içerisinde her ne kadar meslektaşı Avyard. Günahla dolu kişiliğini. Đçsel boşluğunu bir şekilde dolduramayınca böyle bir sanal kişilik ve alem yaratması kendi mantığına da uygun gelmişti. Arzuladığı ve aradığı her şeyi Med’de somutlaştırarak uzunca seneler geçirmişti... Ber’in bazen yoğunlaşan altıncı his ve algılama yeteneklerinin kendisinde oluşturacağı. olumsuz tepki verebilecek istediği gibi bir arkadaş bulamamanın verdiği sıkıntıyla. Bir şekilde bunları başkalarıyla paylaşmak istiyordu. Bu birinci olasılıktı. Olumsuz etkiler karşısında savunma mekanizması geliştirerek Med ve bağlantılı kişi ve olayları hayal aleminde yaratmış. Telkinleri kulak arkası etmemesine rağmen Med sanal kişiliğinin yerini alabilecek gerçek kişiyi bulabileceğinden o kadar umutlu değildi. fakat kabullenip kabullenmeme çelişkisinde beyninin zorlanacağı patlama noktasına geleceği korkusuyla bir kısmını o sanal kişilikte somutlaştırmıştı. gerçek aramalara dönüştürmüştü... Aynı yapının ve ortamın tekrardan oluşmaması için kendisine hitap edebilecek. yalnızlık fobisinden kurtulmuştu. Cupsi ve diğer üç uzmanın hazırladığı rapor örneğini devlet avukatına göstererek. "Ruhsal bunalım nedeniyle yarattığı Med isimli bir bayanın telefon numarası sanarak defalarca aradığını. doğal ve iyi değerlerini ise Med ismiyle sanal diğer bir kişilikte oluşmuş. kamu vicdanı adına dava açılmamıştı. Bu nedenle kendisi aleyhi-ne.... kendisini özümseyebilecek. gerçek sanarak yaşadığı sanallıklardan pişman değildi. . bazı yönlerini kendinden sıyırarak sanal arkadaş var etmiş. algılayabilecek. anlayabilecek. Buna rağmen. Med ve Med’le bağlantılı olayların tümü hayal ürünüydü ve yalandı. Dışarıdan gelen bir etki gerçek sandığı bu sanal dünyayı yıkmıştı. Đstemediği bir sonuçta olsa kesinlik güzeldi. bir sanal kişilik yaratıp onunla özdeşleştirerek narsist eğilimlere sapmaktan sıyrılmıştı. Sabahtan beri pek azını bitirebilmişti. saatler süren terapiler sonucunda Ber’de oluşan ve resmi rapora da yansıyan sonuç birbirinin aynısıydı." savunmasında belirtmişti. tüm istek. doğal yapısına aykırı yaşam biçimi ile mesleğinin kendisinde kimlik bunalımına neden olmaması için çift kişilik oluşturduğuydu.. Sanal dünyasının yıkımı nedeniyle oluşacak boşluğu hissettirmemek için Solkol ve Cupsi ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı... düşünceler. acil durumlarda devreye girerek gerekli yardımları yapmışsa da bizzat kendisinin ilgilenmesi gereken işler yığılmıştı ofisinde... Kendi özünü. Đçselinde duyumsadığı.. "Kişisel transa geçerek kendisini hipnoz ediyordu. bunların yok olmasına izin vermeyecekti. Markız’ın zorlamasıyla sürekli Med’le görüştüğünü sandığı telefon numarasının bir başkasına ait olduğunu ve görüşmelerinin aslında gerçekleşmediğini anlamasının verdiği şokla bilinçaltı duygu ve düşünceler aydınlanmaya başlamıştı. arzular. Birçok kez görüştüğünü ve Med’e ait olduğunu sandığı telefon numarasına bir başka bayanın çıkmasından sonra. Ber’de uzmanların bu gerçeğini kabul etmişti. Sonuçta.. onları varederek kısmen rahatlamıştı. iyi kişiliğiyle yok etmeye çalışıyordu. anlayabilecek kişilerle sürekli görüşmesi gerektiği telkin edilmişti. Cupsi ve diğer uzmanlara göre her üç olasılıkta az veya çok. Üçüncü olasılık. Bayanı rahatsız etme suç kastının olmadığını. en azından yüzlerce olasılıktan. Med isimli sanal kişilik ile elde ettiği o kadar düşünce ve duygu birikimi vardı ki. yarattığı sanal kişilikle tanımıştı. Kötü yanlarını törpülemişti. Bundan bizar olan kadının devlet avukatına şikayette bulunmuştu. Kötü damgalı davranış ve düşüncelerini bir kişilikte somutlaşmış. şüphe ve irdelemelerden kurtulmuştu. duygularını karşılayabilecek. insanüstü kişilik kompleksini. Gelen ziyaretçileri ve müşterilerine eşlik etme amacıyla sayısını hatırlayamadığı kadar çay içmişti.. Yani." Daha bir çok alt çıkarımlar sonuç raporunu süslüyordu. her iki kişilik birbiriyle savaşıyorlardı..36 Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezi Hastanesinde geçirilen on beş günlük süre.. Đkinci olasılık ise.. birlikte veya ayrı ayrı gerçekleşmiş olabilirdi.

yakınlarına danıştıkları işler konusunda bazı meslektaşları gibi kesin olumlu karar alacağı doğrultusunda garanti vermiş olsaydı ve bazı gerçekleri.. Müşteriler.... sekreterin birikmiş haftalıklarına.. yasaları iyi bilen ve yorumlayan. Kaldı ki. maddi sorunlarını çözmese de ruhsal doyum sağlıyordu kendisinde. bina aidatına..Eleman Secret." . olumsuz olasılıkları hatırlatmasaydı bir çok işten olmayacaktı. büro kirasını dahi ödeyememe sonucunu doğuruyordu. su.. sorunun yinelenmesi üzerine.. Bunun muhasebesini birçok kez kendi kendisine yapmıştı. Bu genel meslek ve etik kurallara da benzerlik arz ediyordu. işlerini bitirinceye kadar oyalıyor.. işleri bitiminde de bakiyeyi alamıyordu. "Adınız?. hangi yolu kullanırsa kullansın ‘iş bitirici avukat’ niteliğini taşıyan kişilerden olmaya başlamıştı. dikkatini dağıttı. Birçok kez "Bazı meslektaşları gibi neden hareket etmediğini" söyleyip dururdu kendisine. Bu ilişkileri kendiside bir zamanlar Maf’la yürütmüş ve tanık olmuştu. yıllarca eğitim almış.. nakit dışı alışverişlerde kullandığı kredi kartı ödemelerine yetişmemişti.. hukuksal bilgilerle kendisini güncellemek zorunluluğunu hisseden avukatların. Bağlantıyı kurdu. Đnternete girmeye karar verdi. Bu ‘ne acı bir durum. Bu durum.. Yenileyeyim mi?" diyen Secret. Yarın bakarım. Yaklaşık dokuz kişiye selam vermesine rağmen sadece bir kişi buna yanıt vermişti... Verilen avanslar o işten alacağının yarısı bile etmiyordu. Ber’in para kazanması için uğraşıyordu. kırtasiye giderlerine. Haksız rekabeti doğuran ve gerçek hukukçuların alt planda kalmasına neden olan bir durumdu bu. zorunlu aylık sigorta primine... çay getirip götürmekten bitap düştüğünü. bu dosyanın görüşüleceği Yargı üyelerinin geneli. duruşma aşamaları ile hukuk kuralları dışında hiçbir şey onları etki altına alamaz. karşılıklı duygu düşünce alışverişinde bulunmak. Bu anlamda hukukçuların genelinin düşüncesini taşıyordu. Bunlara müthiş bir arzu duyuyordu. Bunun. avukat tutulmadan bazı görevlilerle bağlantı kuran kişiler veya bir şekilde bu ilişkileri yakalayan kişiler bir avukatın hukuk kuralları çerçevesinde elde edemeyeceği kadar olumlu sonuçlar elde etmeye başlamışlardı.... bunları bağıra bağıra bu yapıyı sunmasını isteyenlerin yüzüne haykırmak istiyordu. Konuşmak istiyordu. Sıkıntılı yaşam içinde bürolarına git-gellerdeydiler. Yargı Başkanı ve devletin avukatı bu tür tekliflere sıcak bakmayanlardan oluşuyor.. Ama en azından onurlu duruyordu ve kendisiyle çelişki yaşamıyordu. Bu duyguları. Đçini açmak. elektrik. rast gele seçtiği isimlere "Merhaba!" dedi. "Bu tür ilişkilere girmiyorum. Aynada kendi yüzüne ve gözlerine rahatlıkla bakabiliyordu.. Kaldı ki cebi şişkin olan müşterilerin çoğunluğu bu yaklaşımdaydı. Boşluğunu doldurmak.. kendi oluşturduğu bireysel etik değerlerine göre yürütme ihtiyacındaydı. toplum nazarında ikinci plana itilmesine neden olmaktaydı. hukuk kurallarını. Doğruluğu resmen kanıtlanmamış ama toplumda yaygın bazı söylentiler vardı oysa.’ diye geçirdi içinden Ber. Bu hatırı sayılır çoğunlukta gerçekleşmişti. mesleki yaşamı süresince sürekli inceleme.. müşteri kaybına neden olacağı ve sonuçta büro kira parası dahi ödeyemeyecek konumdaki avukatlardan olacağı korkusu tartışmasını engelledi.. Legal XYZ partisiyle arayı bozmasaydı..’ diye düşünerek.. Maf’la.. bu yönüyle müşterisi yararına çıkarımda bulunup sonuç alan.. Belirli kişilerle bazı ilişkileri yürüterek istenen sonuçları alan bazı avukatlar nedeniyle tercih edilen avukat. Kasadaki nakit paralar ev ve işyeriyle ilgili iş ve cep telefonlarına. Bulunduğunuz yer?. devletin aldığı değişik isimlerdeki vergi ve harçlara. ofis ve ev giderlerini tam olarak karşılamakdan uzaktı. Solkol. diye düşünerek yanıbaşındaki etajerin üzerine koydu.. Dosya içeriği. bu yapının bozulması gerektiği inancıyla o yapıda artık bir tuğla olmak istemeyeli epey bir zaman geçmiş-ti.. "Đyi olur. Yaşınız?.. araştırma yapmak. aldıran. Hatta. Son aylarda gelen işlerden elde edilen paralar. Masasında bekleyen dosyaları inceleme güç ve enerjisi kalmamıştı. Artık mesleğini. Sıradan sorular ve yanıtlar karşılıklı geldi. Mesleğiniz?. mesleğin ve bireysel ve toplumsal etik değerlerin etkisinde kalan çoğunluk avukatın bu şekilde çalışmaması.. ‘Daha yumuşak bir söylem kullanmalıyım. Bu durumlarda istediği muhatabı bulabilmek kolay değildi." diyerek olumladı isteği. "Çayınızı soğutmuşsunuz.. Ber. Bireysel etik değerleri bazen nüksetse de paraya olan gereksinimleri sessiz kalmasına neden olmuştu. vergilerini.. Hobileriniz?. bir sözle ifade etmemişti. Aynı şekilde hareket edemeyen. Ayrıca gelen müşteri adaylarıyla.. Gözlerini Secret’in gözlerine anlamsız şekilde diken Ber. Đşçi Sendikasıyla. Bundan sonra almak istediği işlerde öncelikle alacağı ücreti garantiye almalıydı. Ber. gitti. ve aylık mağaza borçlarıyla." demesi de pek etkili olamıyordu. değil.

Her yönüyle aleyhine işleyen süreci barındıran on bir ay.. Faize para aldığım tefeci sivil kişinin haczi var. "Ber Bey! Posta memuruyla. parasal durumu iyi olanların ise bu bahaneye sığınarak ödememesi.. Özelde BireyMalDen-YemDomMedy Holdingin ve irili ufaklı birçok şirketin. parasal değerde görülüp haczedilen ve depoya kaldırılan eşyaların satışının o ana kadar yapılan ve çoğunluğu devletin kasasına giren masrafları dahi karşılamaması. 37 Ber’in.. Her gelişinde sürekli tercih ettiği koltuğa kuruldu." dedi... Şef beni çok sıkıştırıyor." "Ödeyecek param yok.. Ber’ce bilinen konuşmasına başlamadan. acındırma seanslarına girmeyi kendisine yediremedi. ya ödeme yapacaksın. "Artık bu kez son. Secret’in içeriği sert olan yumuşak sesi duyuldu. Savaş hali var. Ödenen vergilerin ufak kırıntıları ancak topluma yansıyor. Bugünde gidiyorum. Bu muhabbetler güzel de. posta görevlisi çıkışı akabinde boy gösterdi. ondan alma bundan alma n’olucak bu devletin hali?. "Son zamanlarda avukatlara götürdüğüm tebligatların çoğunluğu mesleğiyle ilgili değil.. Ayrıca dört bankanın haczi var. Bundan menfaatdar olanların elini kolunu sallayarak dolaşıyor olması da canımı sıkıyor... "Buyursunlar!" dedi.... borçlunun imza itirazı üzerine Büyük Kent’deki Đmza Đnceleme Grubunun verdiği..... Aslında galiba bizler vergimizi devlete vermek yerine. yada ofisindeki malzemeleri haczedip.dolar değerinde olan dosyasında. Devlet adına tahsilat yapan görevli. alacağından olduğu gibi iki yıl da hapis cezası almıştı... neredeyse her bireyin yıllık gelirinin yarısından fazlasını sövüşlemesi nedeniyle oluşan ekonomik kriz nedeniyle çok az sayıda kalan müşterilerinin ödeme yapamamaları. hadi hayırlısı. "Üç tebligat var." dedi tahsilatçı. "Avukat bey!" diyerek başlangıç yaptı.. "Borçlunun örnek imzalarıyla. Ödenecek vergilerle yurt savunmasına da katkıda bulunacaksın.Eve gidip uyuma isteği duydu. depoya kaldırmak zorunda kalacağım. üstüne üstlük borçlunun Anti-Hafif Mahkeme’ye ‘sahte imza kullanılmıştır’ vaki şikayeti üzerine suçsuz SağMüş’ün.. Ruh ve Ters Algılama Tedavi Merkezinde kısa süren tedavisinin üzerinden on bir ay geçmişti." "Savaş konusunu sizle tartışmak istemiyorum. bonoda bulunan borçlu imzaları arasında benzerlik bulunmadığından ve kuyruk eğiriliğinden imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmıştır. direk bu şahısların hesaplarına yatırsak da hiç olmazsa ara masraflar olmasa. "Bana ödemede bulunacaklar.. sözlerini yerine getiremeyince size mahcup oldum. Büyük kısmı bankalar ile genelde boşa verilen kötüye kullanılan teşviklere..." şeklinde vermiş olduğu rapor nedeniyle dosyanın iptal olması.000. Son günlerde birkaç firmanın usulsüz kredi kullanımıyla hazinede doğan boşluğu doldurma görevi biz bireylere verildi. Posta memuru önce geldi." dedi.. adresi bilinen borçluların mallarının değer ifade etmemesi." "Avukat bey!.. Manevi yönleri de var.. Yalnız büroda bulunan mallar üzerinde sizin hacziniz dışında devlet sigortasının var. Đcra takibi dosyalarından birçoğunun borçlusunun adresini değiştirmiş olması. kolaycılık olur. Yinede bir şeyler yapın." dedi Ber buz gibi bir sesle. . Devlet Alacağını Tahsil Eden Görevli sizle görüşmek istiyorlar!" Ber..... ikisinin vefatı ve mirasçılarıyla anlaşamama nedeniyle el çektirilmesi ve daha birçok nedenle özellikle 50. sizlerden alınan vergilerle ancak ayakta kalabilir. Malum ekonomik kriz bir avuç azınlık dışında toplumun her kesimini oldukça olumsuz etkiledi..." dedikten sonra ayrıldı salondan.. Bu isteğini gerçekleştirmek için ofisten ayrıldı.. karşılıksız krediler ile her çeşitten yolsuzlukların oluşturduğu açıklara gidiyor. gide gele kendiliğinden oluşan samimiyetle. "Takdir senin. Yoktan da var edemem. Ber... yakında tekrar gelmek istemiyorum." dedi. Ödeme yapacak mısınız?.. Ezberledim gide gele. çözülen dosyaların da ufak değerde komisyon bırakması.. diye düşünüyorum bazen. boyun bükme. birkaç iyi para kazandıran müşterilerinin kendi onurunu zedeleyici davranış biçimi sergilemeleri nedeniyle işlerine bakmaktan vazgeçmesi." "Tamam lütfen sayma!. birkaçının da borçlu ile elele vererek kendisini devreden çıkarması. "Anlıyorum ama devletimiz.

tavırları... *** Gündüzün yorgunluğundan kurtulmak. Zihinleri. dava dilekçesinde davacı Yansı’nın vekili olduğu anlaşılan Avukat Avyansı’nın telefonunu aramasını. Derin uykular. Fakat." "Amigolardan yandaş olanlarımızı uyarın. Arjbool Ülkesinin stadyumu olduğu yazılıydı. bir kaç tane olduğunda değer ifade etmiyordu. Birşeyler yapsınlar... Işıklı tabelada. masada bulunmayanlara görünmeyen gölgelerdiler. Gerekirse olay çıkartsınlar. On bir kişinin dışsal görünümü... konuştuklarımızı duymaya çalışıyorlar. giyimleri değişik grupların temsilcileri olduklarını fark ettiriyordu. yani kendisinden söz ediyordu.. doktorun kürtaj olduğu takdirde hayati tehlike riskinin ölümle sonuçlanacak kadar yüksek olduğunu belirtmesi üzerine doğurmak zorunda kalmış olduğunu. dikkatleri dağıtsınlar!." Sezgiler güçlüydü. ruhsal ve zihinsel dinginliğini geçicide olsa sağlamak için uykuya dalan Ber. hipnozun sonlanmaması en büyük dileğimiz.. kişilerin. "Birkaç kişi bizi fark etti.. nesnelerin değişik görünümlerle yansıdığı rüyalar alemine irade dışı dalmıştı. "Özür dilerim ama Yansı hanım benim uzaktan akrabam olur ve dürüst bir bayandır. Yeni hipnoz yöntemlerini harekete geçirinceye kadar. yakın olacaklar daha erken hissediliyor ve ağızdan dökülüyordu.. Yuvarlak masada bulunanların en kıdemlisi. futbol maçını izlemekten vazgeçtiler. Seyirciler ve oyuncuların hatta hakemlerin gözleri ise onları görmede özür sahibiydiler. seyirciler oyuncuları izlerken masadakiler. Yoksa.. Bu tür durumlarda uyku... Bu kural Ber içinde geçerliydi. Buna karşılık Avyansı. Ber. Aksi halde derin uyku sayılmazdı.. üyelerimiz onların zihinlerini artık kontrol edemiyorlar. bunların yalan iddialarla dolu bir dilekçe olduğunu ve davasına baktığı kadını tanımadığını belirtti.. Dayanmalıydı.. Direk bizi gözetleyip. "Gerekli kararları almak ve uygulamak için zamanımız kısalıyor. içindeki dilekçeyi okumaya başladı. Tebligat zarfının üzerinde avukat veya borçlu olarak değil. Sıkıntılar.." diyerek. Yansı isimli bir bayan tarafından kendisi aleyhine açılmıştı.. Đki futbol takımının çetin karşılaşması vardı." özetle belirtiyordu. davadan söz ederek. Posta görevlisinin bırakmış olduğu belgeleri incelemeye başladı.. iddiasında çok ısrarlı olunca böyle bir dava açmak zorunda kaldım. rüyasız olmazdı." dedi.. Fark edenlerin sayısı çoğalıyor. Futbolla zihinsel kontrol hipnozumuzun Arjbool yurttaşları üzerinde etkisi git gide zayıflamakta olduğunu beyan ederim.. Avukat Ber’den. Yansı isimli tanıdığı bir bayan hiç olmamıştı. belge alışverişlerinde bulunuyorlardı.. Kendisini milyonlarca seyirciyi barındıran bir futbol stadyumunda buldu. Ber. her uyuyan gibi. Galiba isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla kendisine gönderilmişti. Ne onların toplantıları engelleniyor. Eve gitmeli ve uyumalıydı. bedensel. Ad kentinde kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir avukat yoktu. kestirip attı Avyansı. "Varol" isimli yeni doğan çocuğunun babasının Ber olduğunun karar altına alınması istemli bir davaydı. Sahanın ortasında kurulu yuvarlak masada on bir kişi kendi aralarında karşılıklı bilgi." "Duyumsamaları artıyor. gerçek alemdeki olayların. Telefon bağlantısı kurulmuştu. Diğer tebligata bir anlam veremedi. Üst üste gelen sıkıntılar gerçekliklerini daha ağır hissettiriyordu. Lafı yarım kalan kişinin korktuğu gerçekleşiyordu. dava dilekçesinin açıklama bölümünü okuyunca yüzü kızardı." "Yararsız gibi görünüyor." dedi. Zarfı açarak.. Güya "Kendisini bir konu görüşmek üzere evine davet etmiş ve bir şekilde ikna ederek iradesi dışında cinsel ilişkiye girmiş. Etkin araçlarımız. davalı olarak gösteriliyordu." "Seyirci yurttaşların çoğunluğu. Dava.. hamile kaldığını öğrendiğinde kürtaj yaptırmak için doktora başvurmuş.. yüz yüze geldiğimizde kendiside yanıldığını anlayacaktır sanırım. dayanacaktı. Secret’den rica etti. "Peki bu bayanla karşılaştırma olanağınız var mı? Belki de beni başkasıyla karıştırıyor. Đki tebligat yine banka borçlarıyla ilgiliydi. Kabul ederse sizi arayacağım. Toplar ve oyuncular onların içinden geçiyordu. "Teklifinizi kendisine ileteceğime emin olun. şaşkınlığını sesli kahkahalarla boşaltmaya çalıştı.Đkram edilmiş olan çaydan son yudumunu aldıktan sonra "Hayırlı işler!" diyerek ofisten ayrıldı. Samimi ilişkileri olmayan Avyansı’ya..." ... Takımlar oynarken. Ber. ne de onlar futbol oyunlarını. en iyi ilaçtı. yumuşatmaya gayret ettiği ses tonuyla.

Đnekleri canlı canlı parçalayıp yemeye çalışıyorlar..... onların olduğu bölüme geldiklerinde çevrelerinden dolaşıyorlardı. Seyircilerin büyük çoğunluğu.... Ne yapmamız gerektiğini sorun!.." "Bize karşı saldırıya geçecekler.. Birden kendisini başka bir futbol sahasında buldu..... seyircilerin küfürlerini kelimesi kelimesine anlayabiliyordu."Bizi duyumsuyorlar. efendim!" "Evet!.. Onlar Arjbool kaplanıydı. onları duymak ve duyumsamak yerine futbol oyununu izlemeyi tercih ediyorlardı. Oyuncular. Yönetsel uygulamalarımızın çoğunu kendilerine yönelik işlenmiş suçlar olarak düşünmeye başladılar. bir şeyler yapsınlar işte. burası kendi ülkesi olan SodGom'un en büyük futbol stadyumuydu. midesel açlıklarını daha etkin hissettirin.. kamusal..." "Bireyler arası telepatik ilişki kurmalarını engelleyin.. Birbirleriyle enerji alışverişlerini negatif kılın.. Eline bir şey geçmemişti... Bu futbol sahasını daha önceden görmüş gibiydi. Daha önceden halk tarafından telef edilmişlerdi. SodGom Ülkesinde toplumun Lidere itaat etmesi geleneklerinde vardı. Evet." "Son kararınızdan olumlu sonuçlar alınıyor efendim... Zihinlerindeki kin ve öfke gözlerinden okunabiliyor.. Efendim!." "Büyük şefle bağlantıya geçin.." "Son durum da iç açıcı değil.... Önceki rüyasında gördükleri kısmen yineleniyordu... Seyircilerin büyük çoğunluğu. Onlar kutsaldı ve ne kendileri nede arada ayaklarında bulunan top onlara değmemeliydi. Onlar kadar yırtıcı olamamıştı. ‘Amir yanlış yapsa da ona itaat farzdı.. Kıvırsınlar." "Gerekli talimatlar verildi. Çünkü. bizler de başka hipnoz tekniklerini etkin kılma açısından zaman kazanmış oluruz. duymak bu gücü eksiltmi-yordu.. Ama cinsel güdüleri hala tatminsiz.... Aksine hareket fasıklıktı. asilikti." bastırmak istiyorlar." Ber. Önceki stadyumdan farklı yönleri vardı. Rüya devam ediyordu... görmek. efendim. Sempatizanlarımızdan fiziği düzgün olanlarına dansöz kıyafetleri giydirin. Bireyselleşme yoktu. yuvarlak masada bulunanları izlemek. Beyinsel etkileşim sağlayarak cinsel. cinsel güdülerini ise bizleri ". Đstihbarat kaynaklarımız bu yönde rapor sunuyor.... Mideleri dışında bir şey düşünemesinler.. Yuvarlak masada bulunanlar bilgi ve belge.. partisel örgütlere üye veya sempatizandı. Onlarla uğraşırlarken. Bireylerin ceplerindeki paraları tek kuruşuna kadar çalsınlar!" "Emriniz uygulandı efendim. alışverişindeydi. Takımlara.... belirli sivil." "Yalnız.... oyunculara." "Midesel açlıklarını bizleri yiyerek..." "Evet efendim!" "O halde futbol sahasına bizlerin sayısı kadar inek salın. rüyasında Arjbool Ülkesi yurttaşlarının canlı ineklerden kopardıkları parçalardan birini kendisi de kapmak için uzandı. Hipnoz çok güçlüydü." "Ülkede dansöz kalmadı efendim. Bu arada her olasılığa karşı güvenlik tedbirleri artırıldı. önceden duyumsayamadıkları açlıkları kısmen açığa çıktı." "Dansöz striptizcileri çıkarın. hakemler yuvarlak masayı görebiliyorlar ve duyabiliyorlardı." "Demokraside çareler tükenmez." "Đstedikleri et ve .. !Ferman . seyirciler. Oyuncular. hakemlere.." "Sizi dinliyoruz efendim!" "Futbol hipnozun bozulması sonucu.. Hayvan sayısı az olduğundan birbirlerine düştüler. Kıvırtmalar onları bir süre oyalar... Ferman padişahtan çıktıktan sonra sodgomlaşırdı. Đçlerinde ekmek alabilecek kadar zenginleri hala var." "Son bir çare kaldı.." "Son durum?.. Kendisi ise SodGom ülkesi kedisiydi. seyircilere ve saha ortasında bulunan yuvarlak masada bulunanlara aşina gibiydi.. Konuşulan dili......" "Bireylerde bizlere karşı oluşan bireysel negatif enerjinin kitlesel enerjiye dönüşmesi engellenemiyor.." "Yandaş olan hırsızlarımıza gerekli uyarıyı gönderin. Seyircilerin tabi olduğu grupların yönetici ve başkanlarının emirleri yeterliydi..

. Sodgom ülkesinin üst düzey saygın yöneticilerinin bulunduğu yuvarlak masa toplantısı önemliydi ve seyretmeyen seyircileri de ilgilendiriyordu. Bir cins kuş görünümlü şahıs yanıt vermedi.. Saldırıyı bertaraf etmek için yanında cisim aradı el yordamıyla.. Öyle de yaptı. fakat estetik bir şekilde fırlattı kitabı. toplumda ölüm habercisiydi.. onun can çekişmekte olduğunu duyumsatıyordu. Bunun olması da doğru değildi. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. başını çevirmeden gözbebeklerini kaydırarak kendi liderine baktı. bir çoğunun cebinden çıkan paraların hesabı bugün soruluyordu.. Soluk alamıyorum!" diyerek haykırması üzerine lideri. "Sen yanıtlamazsan. Diğerlerinin olmayan zincirlerini kırmaya çalışıyordu... Azınlık iyilerin iyi duyguları her nasılsa bugün olabildiğince özgürdü. Onun daha güçlü kutsal kitaplar okuyarak kendisinde her türlü okuma ve üflemelere karşı bir zırh oluşturduğunu anımsadı. "Sayın Büyük Başkan!. Bu görünüm. Lütfen konuşmanızı düzeltin. Atılan kitap hedefin yüzüne yapıştı.’ Böylece Arjbool ülkesindeki sıkıntıları yuvarlak masa çekmiyordu."diye.. dağlar bizimdir!’ deyişi içki masalarında kullanılan nostaljik bir mezeydi. Konuşmana dikkat et. Aksi halde... Havada saldırı uçuşu yapmakta olan baykuşlaşmış görevliye sert. Bir kitap eline geçti. yapışkan maske gibiydi. ben yanıtlayacağım ortalığı velveleye vereceğim. Çünkü. Baykuş tiplemeli görevli. Suskun kabullerdeydi. Görevli. Baykuş bakışlı adam üyesi bulunduğu grubun liderinin tepkisel söylemi gölgesi altında rahatlamıştı. Bu kitap ilk kez bu kadar etkin oluyordu.. onu yerinden kaldırmaya çalıştı. gören kişilerin yakınlarından birinin veya birilerinin veya kendisinin öleceğinin sinyaliydi. Resmiyetteki büyük başkanın üzerine saldırı amacıyla inişe geçti. Đçindekileri okuyup ona üflediğinde bir sonuç alıp alamayacağı tereddüdü duyumsadı. Ek yanıt sundu. "Resmiyette Büyük başkan görünsen de benimle bu şekilde konuşamazsın. Baykuş’un yanıtı ve gözleri saldırı pozisyonundaydı. Bu saldırının sonuç elde etmesi kendisi dışında tüm Sodgom ülkesi bireylerine daha fazla zarar verebilecek boyutlardaydı. "Devleti ve milleti soyup soğana çeviren holdingi isteseydin engelleyebilirdin... Etkilenmeyecekti.. Baykuş'un. Ses tırmalayıcıydı. Büyük başkan yanıt vermeliydi." diye bağırdı. Bu bakışlar.. Maskeyi zorlamak altındaki yüz maskesinin de çıkmasını sağlayacaktı. Toplumda yaygın olan söylenti. Koltuğundan kanatlarını çırparak yükseldi. Ama ortam bu duygularını bastırmaları gerektiğini tüm görkemiyle sunuyordu. onun nefes almasını ve görmesini sağlamak zorundaydı. Baykuş yere düşmüş. kendinize gelin!" dedi. Başkan saldırıyı karşılamak zorundaydı. Baykuş. Görüntüsüyle uyum sağlayan seste çıkarıyordu. onun yaşamasına bağlıydı. Baykuş tiplemeli görevlinin görünürde lideri. bu kez hem kendisinin hem de başkalarının ölüm habercisi olarak anılacaktı. Toplum ve birey üzerinde ki etkileri tartışılıyordu. .. baykuş görünümü aldı. Zincirlerini kırardı. Baykuş’un yüzüne yapışık kutsal kitabı çıkarmaya çalıştı.. Đçlerinde iyi ruhun az çok etkisi altında kalan azınlıkta kişilerde vardı.. Her şey aslına dönerdi. Aksi halde topluma ve bireylere zarar verenlerin son operasyonlarını onaylamak anlamına gelecekti... saha ortasındaki masada. Yoksa. En son soygunu gerçekleştiren BireyMalDen-YemDomMedy holdingin ve birçok firmanın neden olduğu ekonomik krizin Devlet. kişilik bozumuna uğranılmadığı takdirde zaptı zordu..padişahın. Başarılı olamadı. Baykuş tiplemeli görevli.. dışsal bir grubun logosuna uygun bir görünümdü. tavizsiz bakışlarla bir cins kuş görünümlü yüze sahip "Kendine Bakanlar Grubu" Üyesi görevliye. Liderliği.. Meşru müdafaa zemini oluşmuştu. bağırarak söyleniyordu. Buna tahammül edebilecek genişlikte değildi. Hırıltılı sesler. "Terbiyesizlik yapma!" diye bağırdı. can havliyle bağırıyordu. SodGom ülkesi ileri gelenlerince düzenlenmiş kutsallık atfedilen bir kitap eline geçmişti. Đyi duygular. Baykuş. Onun gerçek yüzünün ortaya çıkması kendisinin de gerçek yüzü hakkında gören bazı gözlere ipucu verebilirdi. Başının üzerinde SodGom Ülkesinin Büyük Başkanı yazılı ‘resmiyetteki büyük başkanı’ gözleri inatçı parlaklığında. Baykuş'u görmek veya ötüşünü duymak.. Kutsal kitabın fiziksel gücünü kullanmalıydı. Lider." ifadesini yansıtıyordu. tepkisel söylemini sunmakta gecikmedi. Kutsal kitap. Beni suçlayamazsın. "Göremiyorum!. ruhsal evrimine uygun baykuş görüntüsü almıştı.

... Fakat bir taraf için iyi olan bazen diğer taraf için de iyi oluyordu. "En kötü düzen. Bundan sonraki raporların uygulama alanı bulması gerekiyordu... Var olan düzeni az yara ile sürdürücüydü. tek başına patlamaya hazır bir bomba olabilirdi. "Açım!" diyen belirli bir gruba sahipse yasalara göre cezalandırmak kolaydı. Yeşil kurdele.. Aç insanın açlığı süreklilik kazandığında birkaç aşamadan sonra gözleri şahin gözleri işlevi gibi keskin ve derin görmeye başlardı. sarı. aşırı açlık tehlikeliydi. Aç mideler uyarıcı oluyordu.. Aç yurttaşların bağlı olduğu grupların liderleri dahi üyelerini bir aşamadan sonra hipnoz edememe riski taşıyorlardı. Uluslararası Düzenleme Genel Merkezinin alt kollarından resmi ismi "Uluslararası Tefecilik Merkezi" gerçek ismi "Her şeyinizi parayla satın alırım" olan finans kurumuyla bağlantıya geçildi. Raporlardan sapmayı getirebilirdi. siyah... Rapor işgali emrediyordu. Düzenlemelerde sapma meydana getirebilirdi. diye düşünerek rahatladı. yeşil. Birlikte karar alımı önemliydi. . Aradaki boşluklar bir şekilde başka şeylerle doldurulmalıydı.. Demokratik bazı kuralların tam uygulanması içerikliydi. Son ekonomik kriz darbesi yurttaşların midesine balyoz gibi indirilmişti. Bu sayı git gide artıyordu.. Doyurucu değildi. Organize suçların cezası ağırdı. Ama. Halkın aşırı tokluğu kadar aşırı açlığı da.... ağız hizasında bir delik açarak. Ama. Finansın bağlı olduğu grubun raporlarına uyum sağlanamayacaktı.. sosyal ve siyasi amaçlarıyla çelişecekti. Delik açanlar cezalandırılmadığına göre korkacak bir şey yok.. kötüydü.. Đşgal için elverişli ortamlardan birini de SodGom ülkesi bireylerinin açlığı sağlayacaktı... Bireylerin açlığı kendi açlıkları değildi.. Ama. Başkaca bireylerin ve grupların desteğini almakta zorlanırlardı. Hemen organize suça girdirilebilinirdi. birbirlerine düşürerek oyalanmalarını sağlamada dahi başarılı olamayabilirlerdi.. Bu kez bazı ayarlar farklı tekniklerle gerçekleşiyordu. Yasa dışı örgüt üyesi suçlamasında bulunamazlardı. daha önceden de bir çok kez bir çok delikler açılmıştı.. Şimdi ne yapılacaktı?.. Bu duyguları taşıyabilirdi. O sadece ‘açım!’ demişti. ana düzenlemenin işlerlik kazanmasını sağlamışlardı. siyaseten bağlantısız. renkli kurdeleler renk değişimine uğrayabilir.. Sapma yoktu. kırmızı kurdele ile onların gözlerini ve zihinlerini bağlamakta. Kurdeleler arkasında kalan gözleri.. O an. midesinin bir kenarında ‘yedek olarak bulunsun n’olur n’olmaz’ diyerek hala hazmedilmemiş halde bekletilen yiyecekler dahi kusturulmuştu. yani baykuş tiplemeli insan haline dönüşmüştü.. organizesiz bireylerin tek başlarına aynı içerikte sözcükleri kullanması ve "açım!" demesi düzen için risk taşıyıcıydı. ağır koşullar içeriyordu. Öncesinde yerli işbirlikçilere ortam sağlanarak hazinenin boşaltılması sağlanmış.. Yeni Dünya Düzeni. Olan olmuştu. SodGom ülkesine girmiş yabancı sermaye. Önce ürktü." sözünü masada bulunanların tümü özümsemişlerdi. Bazıları korkudan sesli ifade etmese de bir an gelir. diyeni neden cezalandırdınız?. anlayışında düzenleme grubunun bazı bölgeler için istediği şekilde düzenlediği raporların uygulama alanı bulabilmesi için istedikleri an geri alabilecekleri demokratik kurallardan bazılarının da yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Gözleri hizasında iki delik. Ortam arzu ettikleri ve düzenledikleri gibi gerçekleşmişti. Dönüşüm yeniden başladı. SodGom Ülkesi yurttaşlarının lehine idi. Düzenleme grubu böyle buyurmuştu. mavi. Yanıt.. Bireylerin cebinden çıkan paraların bir şekilde onları yerden kaldıracak kadarıyla yerine konabilmesi için büyük meblağlı borçlar vermeleri kendi ekonomik. ‘Kitapda bir kez delik açmaktan bir şey olmaz’ sözü literatüre girmişti.. Aşırı doygunluk da tehlikeliydi. Alt düzenleyiciler sessiz kalarak. Kitap kutsaldı ve üç delik kutsallığa hakaretti. bu duygularda yoğunlaşan bireylerin her biri birbirinden bağımsız. Koşulların bazıları. Onlardan izole edemeyebilirlerdi. Futbol stadyumunda bulunan seyircilerin bazılarından bireysel çatlak sesler çıkmaya başlıyordu. Fiiller ve failler sayısızdı. çıplak gözleri kadar çevreyi gözlemleme yetisine sahip olurlardı. ticaret hukukunda tanımı yapılan basiretli iş adamları girmezlerdi. düzensizlikten iyidir.. gözlerinin görmesi ve soluk alabilmesi için üç delik açmalıydı. yandaş olmayanlara da ekonomik korku salınarak geri çektirilmişti. Güvensiz bir ortama. Gözbağı olarak bağlanan kırmızı. Bütünleştiriciydi.. Ülkenin en ücra yerleşim biriminde bulunan birey dahi. Yine önceki haline.. Hatta. Sonuç pek olumlu değildi. Bir ceza yerine bir lokma ekmek verseydiniz" sorularını sorabilir. Akıllarını ekmek ve domuzla mı yemişlerdi?. Toplum. Üst grup çatışması yurttaşlara yansıyabilirdi. "Açım.Kutsal kitap yüzünden çıkmıyorsa. görmesini ve soluk alıp vermesini sağladı yandaşının.

Daha öğrenememişlerdi. Düzenleme raporları hazırlanırken." . dini milli sivriliklere karşı bir dini tarikatın liderinin. soyguncu da olsa emrine uygun hareket edilmeliydi. Bu nedenledir ki bir kısım budistler. Onlar gerekli bilgi pompalamalarıyla bireylerin ve toplumun zihinlerini kontrol edebilirler. "Minareyi çalan. Rastgele birileri olmamalıydı. Faizli kredi alan bireylerden paralarının geri dönemeyeceği korkusunu taşıyorlardı.. Hatta Şam yöresinden olmalıydı. Bu yüzyılda. talimatları direk alıp aynen uygulardı.. Grup liderlerinin değerlerini biliniyordu. genelde politik liderlerde. Son düzenlemelerde önemli olaylardan hatırda kalanlar.. Risklerle ufakta olsa uğraşmak efor kaybıydı. Kendilerinin bulundukları yere bağlı bir vali. Son elli yıllık senaryolarının meyvelerini toplamak üzereydiler. "NoEkonomi YesPolitika" isimli finans uzmanı görevli bunun için biçilmiş kaftandı. Onlar.. . SodGom Ülkesini bu anlamda dışardan idare etmek çok kolaydı. Uygun ortam onlara da sağlanmalıydı. psikolojik." demeliydi. Diğer gruplar da gerekeni yapacaktı. Sapma olduğunda. politika kirlenmişliği on bir kişi ile gizlenmiş... ekonomik... emir verene tartışmasız uymak dini kuraldır.tümü beyaz renk halini alabilir ve beyaz sayfa açmaya geldik." Bu genel kural SodGom'da da uygulanan kutsal kurallardan biriydi.. hırsızda.. Ama insanlar çiğ süt emmişlerdi. doğrudan yönetim sağlanmalıydı. Bulmak kolaydı. uykuda hoşa gitmeyen sayıklamalarını dahi kendilerine bildirecek bir eş olmalıydı. Rutbin ve arkadaşları öldürülerek. Kendileri için sapma meydana getirmeden çalışacak ve –ve şimdiye kadar çalışarak rüştünü kanıtlamış. Bu doğrudan ve kolay yönetimi birlikte getirecekti. güvenlik. toplumu isyan noktasına getiren mafya. onlara özenenlere korku salınmış. Herşey ve herkes bilgisayarda kayıtlıydı.. Toplum ve bireyde hazır olmalıydı.. En önemli ve büyük güç ise yandaş bir kısım medya idi. kılıfı önceden hazırlamalıdır. Açlık onları kısmen hazırlamıştı.. Birkaç küçük sahte tepki ile gözler boyanarak. Kişisel dosyalar araştırıldı ve bulundu. politik değerler araştırılır ve bunlardan her yapının uyabileceği şekilde değerler gözardı edilmeden düzenleme yapılırdı. Aksi hareket edenler hasada uğratılacaktı. SodGom Ülkesine gönderecekleri faizli parayı onun eli ile sunmaları halinde herkesi ve her kesimi ona biat etmeleri konusunda zorlayabileceklerdi. Nemgöz Hocanın etkinliği büyüktü. azizler. Dinsel kuralları farklı yorumlatabilirdi.birini temin etmeliydiler. Ekonomik kariyeri vardı. başka bahanelerle düşürülmüştü. geleneklerinde var olan kurtarıcıyı diğer adıyla Mehdi’yi bekliyorlardı. Ortam buna uygundu. Çoklu tekellik. SodGom Ülkesi hazırdı buna. Bu. verdiği sözün aksine sapma meydana getiren iktidar ise sivil inisiyatif olarak gösterilen beş dakika karanlık otuz saniye aydınlık eylemi başlangıç yapılarak. sosyal.. Bankaların hoşnutsuzluğu da giderilmeliydi.. Ekonomi bilimine ait kuralların soygun ortamında hiçbir işe yaramayacağını seyirciler bilmiyorlardı. Kendilerinin fark edilebileceği bir çok alan. Hasadı gerçekleştirecek bir çok ellerinde orak taşıyan görevliler bulunmaktaydı. bir şekilde ufak çaplı olgular ve bir kısım medyanın da yardımıyla örtülmüştü. "Dışsal egemen ve Dışsal egemenlik etkisindeki Đçsel Düzenleme Grubu gereğini yapmalıydı. tekli tekelliğe dönüşmeliydi... Mehdi'nin onların ırkından veya dininden olmaması halinde inandırıcı olmayacaktı. trafik kazası sonucu. Başkaca ülkelerdeki bazı liderlere uyguladıkları gibi yatak odasında dahi bulunabilecek kendi yandaşlarından biriyle evlendirmeliydiler onu.. Daha fazla aç bırakılmadan harekete geçilmeliydi. Bazı grup liderleri. Diledikleri kadar faiz oranını yükselterek ödeme olasılığı olan kişilerden tahsilat yaparak farkı kapatabilirlerdi. bazı politik kaygılarla risk gösterimi olabilirdi. tasavvuf ehilleri. yönlendirebilirlerdi. "Emir veren. Tarih boyunca her yüzyıl için iki genel düzenleme üst senaryosu hazırlanırdı. diyenlerin açtıkları sayfaların siyah renkte olduğunu algılayabilirlerdi... Onların bir kısmı farkında olmadan programlarına göre hareket ediyorlardı. toplum rahatlatılmış. Yeni dünya düzenine göre ülke yöneticileri bir ilin valisi gibi olmalıydı.. Çünkü. Đlla kendi yandaşları olmaları gerekmiyordu. En klasik taktik uygulanmalıydı. hatta rahatlıkla tarikatını söyleyerek propaganda yapanlar pasifize edilmiş. Dolaylı yönetim yerine. yeni dünya düzenine uygun bir anlayıştı... güzel bir bayanla ilişkisi gündeme getirilerek değerler konusunda soğutma sağlanmış. grup üyelerinin tehlikeli tepkileri ile liderlerinin asıl yüzlerini görmeleri engellenebilirdi... Nefes alışverişini dahi kontrol etmeliydiler. Grup liderlerine gerekli talimatlar zihinsel iletişim yoluyla verildi.. azizeler bu gözlere sahip olmak kendilerine açlık yaşatmışlardı.

Aynı rüyayı bu şekliyle gören insanlarla düşünsel alışverişte bulunmak aşırı arzusu duydu. Sonunda kutsal kitap yüzünün altına geçerek kayboldu. kendisinin sessiz kalarak çevresindeki insanların masum güvercinleri avlamak." dediğinde bir başka kanıtı daha vardı. Böylece ekonomik krizin tüm suçu Büyük Başkan’a yükletilmiş olur. Kutsal kitabın kurallarının neler olduğu kendisine sorulacaktı. Maç sonucunun ne olduğunu Ber öğrenmemişti. Bu kitap yüzünün altına gömülmeden hafızlayanda olmamıştı. mercek altına aldı. bu doğrultuda gerekli beyanatı hüzün dolu ses tonuyla medya görevlilerine sundu. Oyuncular şort ve tişörtlerine aşırı sayıda yeşil parayı sığdıramadıklarından. Şüpheliydi. içselinde.’ çığırtkanlığını bu kez mırıldanmak bile istemeyecekti. Bu bir milli meseleydi. Sahanın ortasında cereyan eden olaylara bakıpta kafa bulandırmaya gerek yoktu. Sodgom milli takımı ile Ad-Semud milli takımı arasında cereyan ediyordu. Bir ay sonra ortaya kendiliğinden çıkacak ekonomik krizi bugünden başlatabiliriz. uymayanlar lanetlenecektir. Seyirciler ise bindikleri toplu taşıma araçlarından inmek zorunda kalmışlardı. Bu kezde.. Đçtenlikle ortamını yansıtan bir şairin.. inanmayanlar.. "Bu bizim için iyi bir bahane oldu. Baykuş Tiplemeli Görevli'nin yüzüne yapışık kutsal kitap git gide yüzünün rengini almaya başlamıştı. Bazıları yolun daha fazla uzun olması temennileriydi. yöneticisi olduğu "Đyi Ruhlar" isimli web sitesindeki "Rüya" bölümünde yayınlamalıydı.. çocuklarının ve eşinin verdiği siparişleri alamayacaklardı... Bu onun üçüncü maske sahibi olmasını sağlamıştı." deyişine uygun bir yaşam sürmüştü ve sürecekti. Ber. Artık.Bunlar düzenlenirken ve olurken baykuş tiplemeli görevli ile lideri toplantıyı birlikte terk etmişlerdi. Baykuş tiplemeli şahsın resmiyetteki liderine de bu düşünce uygun geldi. Toplantı olumlu geçmişti. kan ter içinde uyandı.. Bazı ilgili üniversite hocaları ise dün ne yediklerini ve ne söylediklerini dahi unutacak kadar hafıza zafiyeti içindeydiler. derhal kurulan gezici banka şubesine yatırmak zorunda kalmışlardı. futbol karşılaşması ile seyircilerinin durumunu ihmal etmemek gerekirdi. bu kutsal kitapta yazan bir kuraldır.. Zorunlu olarak dolmuştan indiler. çoğaltmak ve daha fazla zenginleşmekte kullanmak üzere yüzlerce kediyi talanla edindiğini sormayacağını sanıyordu. Kutsal kitabın Başkan tarafından yüzüme fırlatıldığını belirterek siyasi kriz oluşturalım. Bu maç dakikalarının heyecanlı anlarını ve sonrada devam edecek yorumları kaçırmamak gerekiyordu. Sorulan sorulara kendi yararına uygun şekilde kurallar uyduracaktı. Çünkü kutsal kitap tekti ve kendisinde saklıydı. Seyirciler bu milli şuurla ceplerinde bulunan son paralarının tek tek en azıdan ‘yankesicilik suretiyle hırsızlık’ fiiliyle hırsızlandığını fark edemiyorlardı. Ters bakanlara.. Yarın. "Maçtan siz ne anlarsınız olum!" diyebilecek miydi. Bu maçdan alınacak sonuç önemliydi. "Evlendiğim güne lanet olsun!" sözlerini duyar gibiydiler. Bu doğrultuda dışarıda bulunan medyaya açıklamada bulunalım. Sonuç Evrensel Futbol Turnuvasında ilklere girme yolunu açacak veya açmayacaktı. eşinin. kendilerini destekleseler de desteklemeseler de sonuçta olan olguyu tüm SodGom bireylerine duyurmada aracılık yapacaklardı Futbol sahası ortasındaki masada bunlar cereyan ederken. Onlar.. "Bir kedim bile yok!.. Maçın son dakikaları oynanıyordu. Birilerinin." dedi. Ara holde "Şimdi ne yapacağız?" sorusunu soran liderine. Onlarda gereğini yapacak değişik renk ve sesle de olsa. Ber. Bu durum güzeldi.. Eve kadar aşacakları yol uzundu.. Bunun sonucunun ekonomik kriz olacağı gün gibi aşikar. Dolmuş parasını vermek içinde ellerini ceplerine attıklarında korkunç gerçeği geçte olsa öğrenmişlerdi.. Lider. " Ben Kutsal kitabı!. Maç bitmişti. Bir zamanlar ‘seyirciler sahaya!. Aksi halde toplumun yaygın kanı olarak taşıdığı dürüstlüğü yara alacaktı. Hatta gördüklerini Đyi ruhlar e-mail haber grubundaki üyelere de iletmeliydi. diyecekti. Tekrar gelen uykusuna kaldığı yerden devam etti. O dağılan seyircileri ve oyuncuları izlemekle meşguldü. Bir piyangoydu. "Bu rüyayı sadece ben mi böyle gördüm?" diye kendi kendisine söylendi. *** .

’ Yuvalarından fırlayacak derecede genişleyen gözleriyle.38 Avukat Avyansı... saç rengi ve yaklaştıkça daha iyi algıladığı ten kokusu yabancı gelmemişti.. O günde bana bu isimle hitap etmişti. Felç geçirmiş gibiydi. Çünkü parası olmadığı gibi borç içinde yüzüyordu. Ellerini ve yüzünü yıkadı. bedenindeki dikleşen tüyler başını eğmemişti. Kısada olsa anlık bekleyişler sabırsızlığını duyumsayan Ber. Aslında sizinle karşılaşmak istemiyordum.. kapının açılışı sonrası görünen ve selam veren silueti incelemeye başladı. etrafa reklam olmaktan kurtulabilecekti.. Ayak ayak üstüne attı." Ber. Sakin olmalıydı.. Bir gayretle ayağa kalktı. Ber.. Sırları çözümleme fırsatı doğmuştu... Eliyle saçlarını kaşıyarak.. Yansı.. Avyansı’nın ofisinde ikram edilen çayı yudumlarken. "Bir sorunmu var?. yargılama oturumları başlamadan dosyanın düşürülmesini sağlatıp. konuşabileceklerdi. "Çözmem gereken işlerim var.." Ber.” Kendisini toparlamalıydı.. Ses ve görüntüsüyle titrek ve isterik duruş sunuyordu. Avyansı’ya dönerek.." dedi. Davanın ilk duruşmasından önce birbirlerini görüp. "Bu isimden daha önce bana söz etmiştiniz. Hangi ayağın.. Ber'in ricasını kırmamıştı. Avyansı. Avukat Avyansı tanıdık bir simaydı.. "Med!. "Ber Bey... Randevu anına çok az bir zaman kalmıştı.. Yansı isimli kadının karşısındaki koltuğa kuruldu... Avukatım Avyansı bey çok ısrar edince kıramadım.." Yoktan kanıt bulmuş bir güvenlik görevlisi gibi gözleri parlayan Yansı. ‘Kötü bir şaka mı?. Bu düşüncelerle Avukat Avyansı’nın ofisine varmıştı. kendisini kısmen toparlayabildi. yanlışlığı düzeltme şansı elde ettiğini düşünüyordu. Avukat Avyansı tedirgin bir sesle... beyninin uyuştuğunu." diyerek seslendi. Ama. Amacı şantaj yaparak. Uzun gelen dakikalar sonunda kendisi için binlerce anlam ifade eden kelimeyi ağzından güç bela çıkarabildi. Kadını yeniden gözlemlemeye başladı. Kimdi bu Yansı?. "Dilerseniz hemen konuya geçelim. avucunu yalayacaktı. "Yansı hanım geldi!" duyurusu üzerine kesildi. Bu durumdan sıyrılmak için silkindi... "Avyansı bey!. Benle görüşmek istemişsiniz. Sekreterden tarifini aldığı lavaboya girdi. "Hava sıcaklığından galiba." yalanına sığındı. kalpsel çarpıntılar içindeydi. Avyansı’nın sekreterinin. Ben çıldırıyor muyum?. Salona geri döndü. Kendisiyle uğraşan birilerinin yönlendirmesi mi?... karşısında bulunanda suçlu olduğu yönünde bir kanaat verebilirdi. Ürpertisi geçmemiş. Sonuçta her ikisi de kendisine ait ayaklardı ve bunları irdeleyecek ortamda değildi. Ezik görüntü... Ber.." dedi. böyle bir olayın olmadığı doğrultusunda telefonla belirttiği anlatımını kelimelerin yerlerini değiştirerek yeniden sunuyordu. "Đşte!. Bu çerçevede süren konuşmalar..." Sevinç şaşkınlığı içinde olan Ber. Neden böyle dayanaksız ve yalan bir dava açma gereğini duymuştu?.. Birkaç kez yargı binasında birbirlerine tesadüf etmişlerdi. . Duvarlardan destek alarak salondan çıktı. Bu ortamı iyi değerlendirmeliydi.." dedi.. hangi ayak üzerine atıldığı önemli değildi.. düğmesine basılan bir müzik seti gibi ara vermeksizin ön konuşmasına devam ediyordu. Dışsal görünümü.. "Davayı kabul ediyorum. Đçsel devinimi.. Hafif bir sarılık dışında sabah evinin banyo aynasında gördüğü yüze sahipti. "Evet!. Biraz geçte olsa Yansı isimli müşterisiyle Ber’in görüşme zamanı ve mekanı ayarlamıştı.. Anımsıyorum.. Ber.. düşüncelerini sesliye dönüştüremiyordu. Salona geri dönmeliydi. bakışları. rahatsız mısınız?" diye sordu. bu yolla para sızdırmak mıydı?. "Yoksa!. Amacı buysa. gözlerinin karardığını hissetti. Yüzündeki ıslaklığı kurulamadan aynadaki görüntüsüne baktı. Belki de... Rahat ve kendinden emin bir görüntü sağlamalıydı.. Yansı'yı başıyla onaylayarak. Birkaç dakika öylece kaldı. dışsal görünümüne çok da yansımamıştı.

" diye geçirdi içinden... Seni gördüğüme ne kadar çok sevindim! Bir bilsen?. boşuna bekledi... şimdiye kadar ne kimsenin evlilik tekli-fini kabul ettim. yargı oturumunda bulunan bir insanın ruh halini yansıtıyordu sanki. kekeleyerek "Şey. "Med!... içsel transa geçti." dedi umutsuz ezgili söyleyişle.. Esrarlı bir diyalogdu ve pandoranın kutusunu açacak yetiye ve bilgiye sahip değildi. Buradan çıkalım. Karşısındaki bayanla telepatik iletişimde bulunmaya çalışıyordu. Hukuk kitapları ve yasalar. Bunun üzerine senin dairene gelmiştim." diye sordu.... ‘sana söylemiştim’ mimikli bedensel dille birlikte.. Yansııııı!!!." dedi. Senin adını duyunca. Ber.. Önceki anlatımlarına inanmakta güçlük çeken aynı zamanda akrabası olan avukatı Avyansı'ya. "Gerçi... Benim adım Yansı!.. Bana dünyaları bağışladınız. yerinden kalkarak.. Anlıyor musunuz?. Ölüm aylığı ve beyimden kalan ikinci dairenin kirasıyla geçiniyorum. "Siz!.. Hatta bir çoğunu inandırıcı olmaz düşüncesiyle dava dilekçesine dahi yazmadı. Med!. "telefonda olmaz!" yanıtını vermiştin. Anlatmama da gerek yok! Nasıl olsa içimden geçenleri aynen duyumsuyor ve algılayabiliyorsun.." Uyarı bağırtılıydı.benim telefon numaramı arayarak. geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat etmişti. saklamak istiyorsan sorun yok.." dedi. nasıl bir tepki vermesi gerektiğine karar veremiyordu..." Avyansı..' demişti. "Avyansı Bey!. " 'Med' değilsen.. ne de karşısındaki kadında düşüncesini okumuş bir tavır." dedi...." belirterek ev adresinizi tarif ettiniz. Şimdilik susmak en iyisiydi... "Ama lütfen.. Davayı da kabul ederim. Akan gözyaşlarını onun yüzüne bulaştırarak. Kendini bu kadar gizlemene ne gerek var. Köşeye sıkıştırabileceği kanısıyla.." Ber’in önceki sözlerinin tersine ani ve keskin dönüşüne kuşkuyla baktı Avyansı....." Önünde bulunan bardaktan bir yudum su aldı.." tavrını ortaya koyacaktı.. Bana bu acil durumun ne olduğu konusunda açıklama getirmeni istediysem de. "Benim adım Yansı. Soluk alışverişlerini düzenledi.." diyen Ber.. Uzun bir anlatıya gireceğinin sinyalleriydi bunlar.. Size meslektaşınız hakkında verdiğim bilgilerin tümüyle doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur umarım. Yansı’ya yaklaşıp sarılma teşebbüsünde bulundu..... Đkibuçuk yıl önce. kendinizi iyi hissetmiyorsanız toplantımızı bir başka güne erteleyebiliriz.. "Doğruları. "Yaklaşık bir yıl önce bir cumartesi günü -nasıl bulduğunuzu bilemiyorum.. avucunu alnına vurur gibi hafiften dokundurarak. devam etti. "Anlatacağım!. "Lüt-fen!. kimsin?. Mutlaka suskunluğunun sonunda. "Olanları anlattığım avukatım Avyansı Bey bile bana inanmadı." diyecekti. hayati bir konu olduğunu ve mutlaka benimle derhal görüşmen gerektiğini. kızarık yüzünü aşağı indirdi.." dedi.." iletisinde bulundu. "Yansı isimli biriyle hiç tanışmadım. öğretiler bu tür bir durum karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmemişti. Eline bir fırsat daha geçmişti. 'Med' isimli arkadaşıma o kadar çok benziyorsunuz ki. Yansı'nın belirttiği dönemde Markız ve Med dışında hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamıştı....... Ber bey. Ne iletiye yanıt vardı. Evinde olanları anlatmaktan utanç duyuyorum.. bana bir kez daha Med ismiyle hitap etme!. Gizlemek. Kocamın ölümüyle ilgili bir konu olabileceği saplantısına girmiştim. Ana konuya temiz bir sesle girmeliydi.. ona güvenebilirsin. "Bu olanlara inanmamı mı bekliyorsun?. Ber.Varol’un benim çocuğum olduğunu onaylıyorum. Yansı.. boğazını hafiften öksürerek temizledi. "Dalga mı geçiyor?." Ber. Hatta bu kabulümü yazarsanız altına yüzlerce kez imza atmaya da hazırım. kocam... Bunun için buradayım.... Yansı. konuşma sırası kendisine gelecekti veya ortam oluştuğunda 'Durumdan vazife çıkararak. Yerinize oturur musunuz?. Ne de bir erkekle özel arkadaşlığım oldu. olay biter... "Çok önemli. 'Bu benim boşanma davama bakan avukat! Mutlaka önemli bir şey vardır. Eliyle hafiften itekleyerek Ber'i kendinden uzaklaştırdı.. Onunda zihinsel düşüncelerini dahi algılayamıyor..." Yansı..." Yansı... Buna rağmen Avukat da olsa tanıdık olmayan bir kişinin evine gitmek istemiyordum. uzaklaştırılma sonrası koltuğuna yığılırcasına oturdu.... Avukat Avyansı." Ber. Onların karşılıklı diyaloglarından çıkarımlar elde etmesi gerekiyordu.. Bu nedenle. Siz!. duyumsayamıyordu.. Benim hakkımda yanlış şeyler düşünmesini istemiyorum. Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumdu. durumu açtım. yaşananları anlat Avyansı beye... Yansı. Komşum ve güvendi-ğim Boşsel isimli arkadaşıma. Med'e sadece dışsal görünüm olarak . yarım bıraktığı cümlesinde... "Kendini gizleme ne olur Med!. Yirmi sekiz yaşında olmama rağmen onun anısına hala büyük saygı duyarım. Ber. Her ikimizde aramızda geçenleri tamamıyla biliyoruz.

." kelimeleriyle belirtti. "Avyansı Bey! Saçmaladığımı sanacak ama bunları sana özellikle anlatmak istiyorum. "Kafam karıştı. Sanki dilim ve bedenim tutulmuş gibiydi. Bırakın anlatsın.. bu sorudan rahatsız olduğunu.. eğer..... Ne soracağımı da artık bilemiyorum. O ezgi hala kulaklarımda sanki..." dedi.." dedi. Ber... O güne kadar hiç dinlemediğim bir müzik parçası çalınıyordu.." "Samimi olarak söylüyorum.. aldığı yanıtın verdiği rahatlıkla.... Bu arada çok garip şeylerden söz ediyor-dunuz." diyerek yanıtladı. Đstemediğim halde. "Siz Büyücü müsünüz?.. bunlara bir açıklama getirebileceğini.aşırı benzerlik arz ediyordu. Hayır!... Yansı.. Çünkü nasıl olduğunu benim de anlayamadığım şeyler oldu. "Hayır!.. sanıyorum. topraktan. Soluk alış verişi hızlanmıştı... Sevişirken garip hareketler ve sesler çıkarıyordun.. Her isteğinizi... Ber. "Dilekçede de yazılıydı. Lütfen!. sarılmıştınız. Yansı ile bu şekilde diyalogu geliştirmenin sonucunda Avyansı’da olumsuz etki bırakabilir...." diye soru yönlendirdi. Kendi evime varıncaya kadar da benden ses çıkmadığını fark ettim. denizlerden. bu rahatlatma karşısında daha bir heyecanla anlatımına devam etti. beyinsel düzeneğinin darmadağın olduğunu fark etti......" Ber. hatta "Deli. Fakat konuşamıyordum.. Anlatımı. Kesik kesik konuşmaya başladı. benim de bazı bilgilere gereksinimim var. Gözlerinizi kapatmış garip konuşmalar ve fiziksel davranışlar sergiliyor-dun. afallamaktan aptal görünümlü bir insan yüzüne sahip olmuştu.. Yansı'nın engellenmesine karşı çıktı. anlattığın her şey gerçek olsun. aydınlatılması gereken o kadar çok karanlık nokta var ki.. ‘Med’ sanal kişiliğiyle onun dışsalını örtüştürmüş olabilir miydi?.. Evinize girdiğim andan itibaren tek kelime ağzımdan çıkaramamıştım. Beni oraya bağlayan bir şey vardı... "Dairenize girdiğimde bana Med diye hitap edip. Ber. rüyada gibiydin... Yansı ile birbirlerini bir süre süzdüler.. Dilsiz olmuştum sanki. "Gerekli inceleme ve tahliller yapıl-dıktan sonra. Hayatım boyunca ağzıma alkol almamış olmama rağmen.. Neye inanacağını bilemiyordu... Med'le olan birlikteliğinde yaşadıklarıyla aşırı benzeşme gösteriyordu. Ber. Buna karşın sanki ben size bir şeyler söylüyor-muşum gibi yanıtlar veriyor.. yanıtını bildiğim kadarıyla karşılıksız bırakmayacağım." "Diğer soruma yanıt alamadım. Sanki. Her ne kadar Avyansı Bey’in ısrarı ile senle görüşmeyi kabul etmişsem de.. "Ne demek istiyorsunuz?. Çok garipti.." Yansı..." dedi. "Evime davet edip size zorlamı sahip oldum yani?." "Korku taşıyorduysan davayı nasıl açtın?. Kavaklardan.. ölüm riskinin yüzde yüze varan oranda olduğunu belirtiklerinde.. vazgeçtim." dedi. "Aylardır.... "Diyelim ki....." Yansı.. taktik değiştirdi ve anlatımına devam eden Yansı’nın sözlerini sorusuyla bloke etti." "Kimden?" "Sizden?" "Neden?" "Sizin büyücü olduğunuza inanmıştım..... Kürtaj olmak için doktora başvurmuştum. Ne diyeceğini bilemiyordu." diye sordu merak dolu gözlerle. kürtaj olursam bunun hayatıma mal olacağını. nefesini tutarak dinlemişti. açıklamalarda bulunuyordunuz.. sorularınızı. ikram ettiğiniz şarabı içmiştim.. "Ber Bey! Ne diyorsunuz bu anlatımlara?.. içimi kemiren şüpheli noktaları ortaya çıkarmama yardımcı olabileceğini.. sanki. Đrademe hakim değildim... "Ben halen Yansı hanımla bu tür bir ilişki yaşamadığımı yeminle söylüyorum. Đsteklerinize karşı çıkamıyordum.. Yansı'nın konuşmasını sonlandırmasıyla soluğunu salıverdi... Niye.. Konuşmak istiyor." "Korkudan...... uyum sağlıyordu..." etiketi almasını sağlayabilirdi. SodGom Ülkesinin düzeneğindeki kaosun aynısını içselinde yaşıyordu.. Kendisi hakkında hastanede düzenlenen raporda belirtilen kişisel trans hali ve hipnoz yeteneğini kullanarak farkında olmadan bu kadını etkileyip yanına gelmesini sağlayarak.. Bu yüzden sizi çokta suçlayamam.." Yansı. "O gün bana büyü mü yapmıştınız ?. hiç istemediğim halde yerine getirme zorunluluğu hissediyordum. Bana bir kötülük yapacağınızdan korktum. Neden kürtaj olmadınız?. anı kurtarmalıydı. Çözüm bekleyen soruları şu an bir kenara bırakmalı. Peki bu konuda hukukun kabul edebileceği kanıtlarınız var mı?" .. Avyansı.... Đstemediğin halde hamile kalmışsan neden kürtaj yapmadınız?. konuşulacak bir şeyler kalmadığını fark etti.. bu soruya hazırlıklıydı." "Psikolojik terapi gördüm ve korkumu yenmemi sağladılar.. Đşin bittiğinde beni uğurladın. aslında merak ettiğim.." Avukat Avyansı.. beni ondan sonra hiç aramadınız?. "Yansı Hanım!. Ne bileyim?." Ber. anımsayamadığım bir çok şeyden söz ediyordun.. sevişme anında bedenim sana olumlu tepki veriyor.

Anti-Uygulayıcılar. ayağa kalktı. Đnternet üzerinden gerçekleştirilmeliydi. Kehanetler. yine internetten tanıştığı ve düşünce. Yine kabul etmemede ısrar ederseniz. Delegelik sistemi ile Parti Genel Merkezinin Halk Temsilciliği için aday adayı belirleme hakları kaldırılarak direk parti üyelerinin kendi . duyumsama yönleriyle kendisiyle benzeşen on kişiyle web sitesi düzenlemelerinde yardımlaşıyorlardı. Ayrıca.. "Đyi Ruhlar" isimli web sitesine bazı yazılarını ekleyecekti." "Đleride sunacağız. "Ben de kalkmak üzereydim zaten.. tartışmamız mahkemede devam edecek.. Artık.' isimli linkti."Yansı hanımın evinize girdiğine dair görgü tanıklarımız var. Rüyalar ve Yorumlar." "Görenler kimler?.. bir çok alt link bulunmaktaydı. Güvenlik. Ayrıca. uygulama.. Medyumluk ve daha birçok alt başlıklı linkler bulunmaktaydı.. hatırı sayılır yardımları olmuş. Politika. sistem oturmuştu. sürekli okunmaya hazır tutuluyordu. Hiçbir e-mail kesinlikle engellenmiyor. *** Ber. En iyisi kendisini iyi hissedinceye kadar bugün olanları içselinde irdelememe kararı almaktı. E-mail haber gruplarında özellikli bilgi içeren yazılar ilgili konu başlığı altına da kaydedilip.. Müzik. adı soyadı dışında sadece kendisine ait bir şifreye sahip olmalıydı. Đnsanlar gerçeği. Ber'de böyle bir zorunluluk hissetmişti. DNA testi talep etmek zorunda kalacağım.." diye ekledi.. Ayrıca.. yayınlama gibi alanlardaki acemiliği nedeniyle Solkol'un yanında çalışan ve bu konuların uzmanı olan PcBilir isimli yurttaşın. duygu. Anti-Denetleyiciler... Beyninde oluşan yüzlerce sorularla Avyansı'nın ofisinden ayrılıyordu.. Ondan başlamalıydı. Web tasarım. Kişilik bölünmesi sonucu... Med'in sanal olduğunun farkına vardığından kısa bir süre sonra kolları sıvayarak web sitesi hazırlamaya koyulmuştu. Her birey öncelikle oy verip vermeme konusundaki iradesini net kanalı ile tescil ettirmeliydi. Duygusal zeka. Đnsanlar bazı şeyleri yapmak için kendisini zorunlu sayardı. "Benim bir arkadaşla randevum vardı." dedi." Ber. Asıl yönetici kendisi gibi görünse de. Bu linki sadece Ber hazırlıyordu.. Tarih. kişiliklerin içsel tartışmalarından elde ettiği bilgilerden. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"na olan borcundan dolayı banka avukatının icra kanalı ile kendisine tebliğ ettirdiği ödeme emrine karşı bazı itirazlarını içeren dilekçeyi hazırlayacaktı. Duyumsamalar. Tartışmaların seviyesi gitgide nitelikleşiyordu. Buna göre. Bilinmeyenler. Ber. Artık kendi başına da olağan düzenlemelerde bulunabiliyordu. Mafya. tartışmanın hukuksal alana kayması nedeniyle. Geçmişte sanalında oluşturmuş olduğu Med'le olan düşünce ve duyumsamalarından kaynaklı toparlanmış bilgiler sunuyordu.... Ziyaretçi sayacına göre.. Dinsel öğretiler. Cinsellik. Đyi Ruhlar web sitesiyle bağlantılı 'Đyi Ruhlar e-mail haber grubu' na üye olanlar zamanla çoğalmış ve en son on bir bin kişiye ulaşmıştı...... Anti-Düzenleyiciler. Avukat Avyansı'nın ofisinden bürosuna döndüğünde karmaşıklaşan zihniyle. Sanat.. Konuşacak bir şey kalmadıysa izin isteyecektim. Davayı kesin kaybedeceğinizden adım gibi eminim. "Seçimlerin maliyeti nedeniyle tüm oylamalar.. Edebiyat.. Özellikle Demokrasinet görüşü ziyaretçilerin dikkatini çekmekte ve genel kabul görmekteydi.. onun uğraşını bizzat izleyerek bir çok deneyim edinmişti. aynı anda binlerce bireye ulaşıyordu. Anti-Đzleyiciler. Demokrasinet. Hukuk.!!???. Zihinsel zeka. Birey." ". "Kusura bakmayın!" dedi.. özellikle kendi gerçeklerini arıyorlardı. Đyi ruhlar web sitesinde. Web sitesinde yayınlayacağı yazı daha önemliydi. Yansı ve Avukat Avyansı ile sırasıyla tokalaştı. Sanal Yargı. Bunun için gerekli koşullar devlet tarafından sağlanmalıydı. günlük planladığı işleri yapabileceği konusunda tereddüt içindeydi. duyumsamalardan başka bireylerin de yararlanması amacını gerçekleştirmeyi bir görev edinmişti. toplantıyı sonlandırmak istedi." Avyansı.. "Beni kırmayarak bu gerçekleştirdiğinizden dolayı her ikinize teşekkür ederim. sitenin en fazla tıklanan 'Med'den Alıntılar.. kendisiyle birlikte on bir kişilik bir kadro ile sitenin yaşamı güncellemelerle devam ediyordu. sezgilerden.. Yöneticisi olduğu.

çalışanları tarafından. Hastanelerdeki yöneticiler. Yasalara uygun olarak yürütme. Üniversite yönetimi. Her isteyen aday adayı olma şansına sahip olabilmeliydi. Engelleyenler.. . Temel Yasaları Đnceleme Başkan ve üyelerinin de belirli koşullara sahip olan adaylar arasından seçimi de Demokrasinet sistemiyle bireyler tarafından belirlenmeli.. diğer anlamıyla uygulamayla yetkili ve görevli olan "Kendine Bakanlar Grubunun" isminin "Bireye Bakanlar Grubu. Genel seçimde. Hiçbir gerekçe özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ dahil günahları ve günahkarları örtmemeli. ondan sonra gelen sırada bulunan kişinin temsilci olacağı.. Bu tür günahları ve günahkarların cezalandırılmasını sağlayacak bilgileri saklayanlar. tercih de bulunduğu partinin adaylarından önceki sıralamayı dahi değiştirerek oy kullanma hakkına sahip olmalıdır... Seçime az bir zaman kala. adaylarını belirlediği parti dışında bir partiye oy verme hakkını askıya almış sayılmalıydı.. bu yönüyle iki taraflı bir sözleşmenin yapılmış olduğu temel kural kabul edilerek bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır. genel seçimde en çok oy alan partinin genel başkanı olması. devlet avukatlarının. bunların bilinmesini istemeyenler gizli elin en kibar deyimiy-le gizli kuklaları olarak kabul edilecektir. Halk Temsilcisi. siyasi. seçildiklerinde gerçekleştirmek istediklerini açıkça ve ayrıntılı şekilde belirtecek bu onların taahhütnamesi sayılacaktır. malvarlıklarını. Temel Yasalarda ise... Temel yasalarda kullanacağı oylardan önce seçmeninin e-mail yoluyla veya anket formlarıyla sunduğu iradesini kesinlikle gözönüne almalıdır.. Aday adayları.. Birey dışında bir güç kabul edilmemelidir. Suçlu cezasını yasalara göre çekmelidir. Merkezi Yargı Erkinin tüm ileri gelen başkanlarının. öğrenci ve çalışanları tarafından aynı sistem örnek alınıp adapte edilerek seçilmeli.. Yerel mahkemeler de belirli koşulları taşıyan adaylar arasından aynı sistemle seçilmeli ve aynı sistemle azledilebilmelidir. Temsilcinin. Açıklanamaz" soyut kavramıyla engellenmemeli.. ekonomik. Halk temsilcisi sıfatı kazanan kişi vekil edilen. aksine davranış halinde birey üç kez uyarılmalı ve üçüncü hata yinelemesinde ise sistem. kültürel. taahhütlerine bağlı kalmalı.. seçmen bireylerin direk kabul veya ret yönündeki oylarına göre hareket etme zorunluluğu olması. aday adayı listesinde. bir şekilde yargıya yardımcı olmayanlarda suça ortak olarak kabul edilmeli.. Yerel Đdare. 300 oy alan partiden 6 temsilci. Bu şekilde bireylerin kullandığı oylarla salt çoğunluk oyunu alan kişinin katılacağı seçimde birey.. Devlete ait iletişim araçlarının üst düzey yöneticileri de aynı sistemle belirlenmeli. Taahhütlerinin aksine Halk Temsilciliğinde oy kullanması. seçmen iradesini yansıtmayan davranış ve hallerde bulunması hallerde.. bu durumda 50 oy bir temsilciye eşitlenmeli 200 oy alan partiden 4 temsilci. Bu tür veriler bir bilgi merkezinde otomatik olarak kaydedilmeli. Bir takım günahların ve günahkarların soruşturulması "Ulusal Güvenliğe Aittir. onu seçen bireyler ise vekil eden hukuki ilişkisine girmiş sayılmalı.. Yerel Güvenlik.. 1000 seçmenli seçim bölgesine düşen temsilci kontenjanı 20 olsun.. 400 oy alan partiden 8 temsilci seçilmiş olmalı. Yüksek Đnceleme ve Denetleme Yargısının Daire başkanlarıyla." olarak değiştirilmesi. Dış ve Đç Güvenlik konusunda kendi grubu içerisinde içsel yeteneğini kanıtlamış ve belirli düzeye gelmiş görevliler arasından seçimi ve azli de aynı sistemle gerçekleştirilmelidir.. Bu grup üyelerinin de halk temsilcilerinin oy çokluğuyla seçilmesi. Bu aşamaya kadar seçime katılacak Halk temsilcileri adayları belirlenmiş olacaktı. seçmen bireylerin yine uygun programlı netsel oy kullanımı sonucunda oy çokluğuyla yapılan uyarılara ve bu uyarıların üç kez yinelenmesine rağmen kendisine çeki düzen vermediği takdirde azledilmiş sayılacağı ve onun yerine.. halk temsilci merkezinde aksine oy kullanımında bulunmamalıdır. Bu ve benzeri uygulamalarla bireyin doğrudan yasa düzenleyici iradesini yansıtmasıyla kendi kendini yönetme tanımını içeren demokratik yönetime kavuşulabileceği. Başkanlarının ise... onun kullandığı oyu geçersiz saymalıydı. Örneğin.. Seçilecek Halk temsilcileri toplamının genel nüfus toplamına bölünmesiyle elde edilecek sayı esas alınarak seçim bölgeleri oluşturulmuş olmalı ve her seçim bölgesine ayrılan kontenjan sayısıyla bölünerek elde edilecek sayı nazara alınıp halkın temsilcileri seçilmeliydi.. birey hangi partiye oy vereceği iradesini göstermeli ve o partiden sınırsız sayıda aday adaylarından önceden belirtilmiş sayı kadarını sıralayarak belirleyebilmelidir.adaylarını belirleme hakları tanınmalıydı. ve ‘özel olaylar’ dahi bireylerin seçtiği komisyon tarafından tartışılmalıdır. nette açacakları web sitesinde yaşam biçimlerini. amaçlarını.. görüşlerini.

bireysel irade çoğunluğuyla. çıkarları gerektirdiğinde insan haklarını ihlal eden grup ve devletlere destek verdikleri yakın ve güncel olaylarla apaçık ortadadır. Buna alet olanlar veya sessiz kalarak onay verenlerin bu cehennem ateşinde odun olma ihtimaline karşı.. "Faiz Oranını Keyfimiz Belirler Bankası"nın alacağına yönelik itiraz dilekçesini de hazırlamak için sayfa açtı. Yürürlükteki kurallara göre kazanılması gereken dava neden reddediliyordu.. azlide aynı yolla gerçekleştirilmelidir. Aynı yazı iki dile daha çevrilmiş oldu. Geleceği yaşayacak bizleriz. Bir çiçekle bahar gelmezdi. Bu yapı sağlanmadan hiçbir partiye oy vermeme silahını... Đtirazını yazacak ve ilgili yargı grubuna verecekti. Ülkenin. bunu düzenleme hakkı da bizlerin olmalıdır. bireyler olarak kullanmak zorundayız. Web sayfası. iki taraflı sözleşmelerde. Bu durumda hafifte olsa esintisel köstek olunmaması amacıyla ülkemiz Sodgom’da yeni oluşumlar sağlanmaktadır. başkaları karar veriyor ve verdikleri kararlarda genelde aleyhimize oluyor.. Önemli olan ana düşünceydi.. değişen ortam ve başkaca nedenlerle taraflardan birinin aleyhine. tartışmayı bekliyordu... Bu görüşün açılımı ve oluşabilecek sorunları bireylerin katılımı ve ortaya koyacakları mantıklı çoğunluk iradesiyle gerçekleştirmeliydiler. sürekli kullanılmış Uzak ülkenin maşa lideri Paslanmış DemirAdamı yok etmek ve Birleşik devlet Lideriyle ortaklı petrol şirketi olan yerel ve illegal Örgüt liderini de ek bahaneler olarak kullanarak. Bunu boşa çıkarmanın en akla gelen yolu Demokrasinin gerçekten uygulana alanı bulabileceği Demokrasinet yapısının tamamıyla ve yasal düzenlemelerle yerleşmesini sağlamaktır. bunu anlamakta güçlük çekiyordu. Faturayı fazla şişirmemeliydi... Amaçlarının demokrasi ve insan hakları olduğunu iddia eden güçlerin." Bu şekilde devam eden yazıyı web sayfasına kaydettikten sonra ikinci yazıya geçti. desteklemek amacıyla büyük harekat başlatma niyet ve arzusundadır. Devletin görevi. Birey sesi.bombalatan güçlerin oluşturduğu kaos ortamından..Kısaca. özel tarikat niteliğindeki Genel Düzenleme Grubu. Telefon faturasını ödemekte zorluk çekiyordu. bulundukları kitle örgütlerinden de bağımsız içsel oluşumlarını tamamlayıp bu konuda diğer bireylerle internet kanalı ile bağlantı kurup yasal tepkilerini göstermeleri gerektiği kanısındayım... zihinleri kontrol altına almayı başaran. toplumun ve bireyin geleceğini tayin edecek her grup. Bireyler.. yurttaşın itirazını kabul eden bazı yerel mahkeme kararlarını ise banka yararına bozuyordu. Genel hukuk kurallarına göre. e-haber mesajları tümüyle bu program sayesinde üç dilde yayımlanıyordu. Dünya’nın tüm yöreleri çiçeklenmeliydi. sözleşme koşulları dahi buna göre . Bileşik Devlet kanalı ile. diğer tarafın lehine bir durum ortaya çıktığında. bireysel iradenin yansımasını kolaylaştırıcı ve önünü açıcı olmalıdır. Dünya küreselleşmişti. Đnternet bağlantısını kapadı. iki gökdelen karşılığında binlerce binaların. dünya fiili egemen ırk olan ‘Nil’i Geçenler Irkının’ nokta ülkesini de. istediği kitle psikolojisini oluşturan. Ortadoğu’nun normal ateşini. Birkaç kez müşterilerinin ısrarıyla aynı doğrultuda itiraz dilekçesi yazmış ve kabul görmemişti! Ber. tıpkı sitede bulunan diğer yazılar gibi. Ama bu itiraz davasının kabul olmayacağına adı gibi emindi.. yeniler ise yeni söylemli sunuşlarla takdim edilmektedir. Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme Grubu üyeleri neden bu ret kararlarını onaylıyorlar.. Geleceğimize. "Sizler de cehennem ateşinde yanan veya yakan bir odun olmak ister misiniz?" sorusuna birey olarak "Hayır!" yanıtını vereceğinize adım gibi eminim.." Bu yazıyı da web sitesine verdikten sonra. Konu ve ayrıntı açılmayı.yabancı maşalar kullanılarak düzenledikleri senaryo gereği iki gökdeleni -kendi insanlarının ölümünü de göze alarak.. bireylerin sesleri olarak daha gür çıkacaktır.. Kendilerine alet ve yardımcı olmayanlara karşı çok önceden oluşturmuş oldukları ve gündemde tuttukları olgularla tehdit ve şantajlarda bulunmaktadırlar. uyuşturucu ve silah tüccarları etkin... Dünya insanlarının tümünün bunlardan yararlandırılması amaçlıydı. " . milyonlarca insanın kanını akıtmak için. Etkin gruplarca eskimiş yüzlere makyaj yapılmakta. cehennem ateşine dönüştürecekler. Kendi inisiyatiflerinde yeni oluşumlar sağlama amaçlı ve doğal kaynaklardan beslenen grupların istila hareketine karşı her bireyin kendi alanında ve yasal çerçevede karşı duruş göstermesi gerekiyor. Tıkanıklıkların bireylerin iradesiyle aşılması sağlanmalıdır. kendisi aleyhine çıkan veya çıkacak çatlak sesleri sessizleştiren petrol şirketleri. SodgGom dili dışında yabancı iki dile de çevrilmesi için çevirici programını uyardı. enerji yatırımcıları.

Her zaman görücüye çıkmamalıydı. ekonomiden yararlanan üst grupların aç kalması demekti. Son paragrafları sildi. yüzlerini ise toprağa benzetip psikolojik rahatlamaya geçebilirdi ziraat mühendisi. Hukukçunun görev alanını belirleme.. bazen bir hukukçu gibi değil. Kahvelerdeki söylence aklına geldi. Birinin dikkatini çekip. Hiç istemediğimiz halde düşülen ekonomik olumsuz kaos ortamına ben vatandaş olarak sebep olmadığım gibi şimdiye kadar olan ekonomik gelişim ve uygulamaların çoğuna kalben de olsa onay vermediğim için bunun sorumluluğunu paylaşmak gibi bir zorunluluğum söz konusu olmamalıdır. ziraat mühendisliği diplomasıyla iş bulamayan bireyin." diyen şahıs ne de güzel söylemişti. Kadınların tüylerini çimene.. bir çok yerden yükselen seslerdi bunlar. Ve neden bir hukukçu. Hukukun iflası önemli değildi. benimde işlerim bozuldu.. Kabul görmese de bir tepkiydi..." Yüksek Yargı Đnceleme ve Denetleme grubu üyeleri. Riskliydi.. Sonucu önceden biliyordu.. Sodgom Ülkesinin genel yapısında ekonomi... Alacaklarımı tahsil etmekte zorluk çekmeye ve borçlarımı ödemede temerrüde düşmeye başlamıştım. bunda bankanın sorumluluğu olmadığı düşünülse dahi her birey ve banka aynı olumsuz ortamda soluklanmaya başladığından ekonomik krizin sonuçlarına her iki tarafında eşit şekilde katlanması gerekmez miydi?.. Bankanın faiz oranını tek taraflı ve kredi kartı kullanıcısı olan benim aleyhime istediği oranda yükseltebilmesi karşısında zaten ödeme güçlüğü içinde olan durumumu bayağı zora sokmuştur.. Nedenini biliyordu Ber. Hayır. Kendisine öğretilen hukuk ile uygulama farklıydı. Bilmek. "Gooooollllll!. bugün Evrensel Futbol Turnuvası maçının olduğunu anımsadı. pencereye koştu. ilgilileri tarafından gerektiği şekilde uyarılırdı. Sorumlular kimlerse onlar bu zararı paylaşsın... üstüne üstlük eski koşullar daha fazla ağırlaştırılmış. . Ekonomik iflas ise. belki de daha yüksek sesle ve diğer kendisine benzer bireylerin sesleriyle karışacak "Goooo-l!. ". Ekranda gördüğü temsili Düzenleme Grubu raporlarında yarı finale ulaşacaklarını duymuştu Ber. Bozanlar. kendi alanıyla ilgisi olmayan bayan kuaförü işiyle uğraşması gibi. Yolsuzluklara dayalı ekonomik kurallar ile hukuk kuralları arasındaki çelişme ve çekişmede neden ekonomistlerin kuralları geçerli oluyor du?. sonra siyaset ve sonra gerektiğinde bu yapılara uygun hukuk gelirdi. Eğer... Ber ise sağlığına önem verenlerdendi... bankaların dilediğince faiz artırımına gidebilmesini anlayamıyordu. genel yönetimin ve özelde banka yönetimlerinin yanlış uygulamaları ve yapılan ve yaptırılan soygunlar sonucu oluşan ve faturası bireye çıkarılan ekonomik krizden dolayı. Bırakın katlanmayı.. Doğal yapı buydu.... üstünlüktü... Tıpkı.. ekonomist gibi hareket eder di?. bazen neden ekonomist olma gereği duyarlardı?. Bu arada elimden geldiği kadar alacaklı bankaya ödemelerde bulunmuşsam da sanki ödediğim paralar (faizden olsa gerek) bir türlü bitmemiştir.. çektikçe uzar. karşılık gol atacaktı?. Hukuk karın doyurmazdı. Dilekçe standardına uymuyordu.... Bir bankanın iflası ise riskliydi. Bilenler öyle söylüyordu. ‘Bana bir kelime söyleyin. Sodgom Ülkesi Milli takımının yarı finale yükselebilmesi için bugünkü maçı kazanması gerekiyordu... Kulak verdi.. Med’le olan sanal seanslarına uzandı... Đleride yeni düzenlemelerle birey ve toplumun gönlü alınabilirdi." Dışarıdan gelen yüksek oktavlı uğultu üzerine merakını yenemeyerek. içte kaldıkça rahatsızlık verici ve karın ağrıtıcıydı. sizi idama götüreyim.yeniden yargı grubunca uyarlanıp düzenlenirken. Milyonlarca bireyin iflası önemli değildi. Futbolla ilgili ikiz rüyasını anımsadı.. Ber. Siyaseti elinde bulunduran ‘gerçek el’ komutanı ‘gizli el’ aynı zamanda ekonomiyi elinde bulundurandı.sanki ekonominin kötü gidişatından ve krizden kredi kartı kullanıcıları değil de sadece bankalar zarar görmekte gibi bir anlayış ortaya konmaktadır.. Futbol maçını seyredenlerden kendisini daha güçlü buldu. bilinçli bilgiyle ölçülmeliydi. Hukuk bazen evin eşiğinde kalmalıydı. Oluşan bozulmadan tüm piyasalar nasibini aldığı gibi.Goooollllllll!" naralarını zevkle duyacak ve duyuracaktı. Đşte bu kabul edilemezdi... asıl sahiplerin etkilediği siyasetçilerin elindeydi. Hayır. ne zaman sahaya inerek kendilerine sürekli gol atanlara. Bu hayali gerçekleştiğinde kendisi de aşağıdaki insanlar gibi neşelenecek. Üstün insan. Đçsel tepki. Üstün bireyler. Gerçi ziraat mühendisi bu işle kendi asli işi arasında bağlantı kurabilirdi. Karşı binada bulunan kafeden geliyordu sesler.. Yazmak rahatlatıcıydı.... bir ceza maddesinin ihlali şeklinde yorumlayabilirdi. bozulmamalıydı.. Yazdıkça yazıyordu ve sonlardaydı. eski faiz oranının kat be kat üstü isteniyordu." diye bağırıyorlardı. "Kanun lastik gibidir! Đstediğin yere çek.

. Bekliyorum.." yazılı iletisini gönderdi. Sek... Selamlar. Yoksa anlam yüklü müydü?. Mesajın yanıtı gelmekte gecikmedi. el ve bacak titremeleri. "Ana Para" ya yine ve ayrıca ek olarak işletilmiş ve işletilmeye devam edilecek olan yüzde beşyüzlere varan faiz oranına ilişkin itiraz dilekçesinin çıktılarını aldı.. benim Korpsi.. kavramlarınız. chat servisine girmekte gecikmedi. Eve gidip uzanmalı ve Yansı’nın söylediklerini irdelemeliydi. Sözler saçma mıydı?.. Bana yanlış bilgi vermiş olabilir?. Korpsi’nin yanıt iletisi gelmekte gecikmedi... siz?." "Benim yanıt vermeme gerek kalmadı Çünkü aynı kişiden söz etmiyoruz... Size ileti gönderen şahısım.. Ber. "Đyi Ruhlar" isimli web sayfasıyla ilgili olan övgü dolu e-mailler yanında. Bu sorular size anlamsız geliyorsa lütfen yanıtlamayın!.." Ber.. "Ber Bey! Đyi Ruhlar sitesinin ve özelde Med’den alıntılar sayfasının uzun süredir okuyucusu bulunmaktayım. annesi?. düşünmüşken zamanla bu yargımdan sıyrılmak zorunda kaldım. Kendisinden istenen ana paraya faiz ekleyerek bankanın belirlediği ve buna rağmen yine ana para saydığı.. kalp tik taklarının artırımı etkisi yarattı Ber’de." "Uyarılan toprağın yarılmasıyla." diyerek iletide bulundu Ber.... "Şu an oradaysanız karşılıklı mesaj bölümüne giriniz... "Ne demek istiyorsun?. Bir kısmına karşılık verdi. "Yo bir sorun yok." yazılı iletisini gönderdiyse de yanıt alamadı. soğuk terleme.. Mesaj programını açtı. Şimdi sıra sizde?. bu ucube. Bir delinin kuyuya taş atması örneğini anımsatan sözlerdi ve kendisi de bu karmaşada kırk akıllıdan biri olup yorulmak istemiyordu. Birkaç arkadaşından gelenleri okudu. Gelen olursa şu an yok de!" diyerek odasını kapısını kapadı.. Birey. bilgisayar başındaydı ve chat yapmaya hazır olduğunu belirtiyordu. anlatılarınız var..” mesajını iletti. "Med isimli şahıs benim yabancım değil. "Ber bey. "Bir şey anladıysam kötü ruh olayım. mesajı açtığında hayretini "vay be!"” diye sesli olarak ifade etti. bağrından fışkıran suyun.. onun bu haline bir anlam veremedi. onu tanıyanlardan biriyle bağlantınız oldu mu? Veya onun kayıp eserinden sizde var mı?." "Öncelikle.. *** . Nete tekrar girdi.." Bir dost imzalı bu yazı gözlerinin açılması. Bilgisayarı kapatacakken birden bugünkü e-maillerine bakmadığını anımsadı. Đnternet bağlantısını kopardı." "Babası. Aşırı benzerlik taşıyan cümleleriniz." Ber... Đlk zamanlar tesadüfi izdüşümler diye.. Anlamsız geldi kendisine." "Evet!. Ondan sonra. Birkaç dakika sonra Korpsi nikini gören Ber. muhatabı internet bağlantısını koparmıştı. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıy-la birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun...Bu düşüncelerle tekrar bilgisayarının başına oturdu.." mesajıyla karşılık verdi..... siz e-maildeki sorularımı yanıtlayın. lütfen! Direk yazışmak istiyorum sizle. Mesaj programını tam kapatacağı esnada yeni gelen bir mesaj dikkatini çekmişti.." "Evet." diye sordu." Karşısındaki sert söylemdeydi. Çünkü. Konu karşılığına.. "Ne iş yapardı?." "Ad Kenti Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuydu. Ber. "Kendinizi tanıtır mısınız?. Bir ara tanışmıştık.. Söz verdiğinize inanıyor ve devam ediyorum.. Ama uzunca bir süre önce trafik kazası sonucu vefat ettiklerini söylemişti. "çok gizli... Med..... önceki iletiyi gönderen Korpsi nikli şahsa. Alıntılarınız gerçekten Med isimli bir bayandan mı?. Birçok e-mailler gelmişti.." "Onlar hakkında pek konuşmamıştık. Mutfak lavabosunda elini yüzünü yıkadı. küfürlü yergilerde vardı.." "Peki!. Ama sonra birbirimizi kaybettik. Kızdırmamalıydı.. iletiye gülmekten kendisini alamadı. O halde Size Med’in kitabından bir alıntı sunacağım. "Merhaba ben Ber. Bir sorun mu var?... Tanımıyorsanız.. Chat servisindeki özel nikini de sunmuştu... Altına kalın ve okkalı imza attı. Reklam içerikli olanları hemen sildi. E-mailiniz bayağı dikkat çekiciydi... "Bu cümleler sizce bir anlam ifade ettiği zaman görüşelim.. diye tanıdığınız biri var mı?.. Lütfen bu mesajı okuduktan sonra sileceğinize kendi kendinize söz verin." yazılmıştı." "Belki de aynı kişidir. galiba.

O oooo ooo Olmuyo arkadaşlar..Bütünlüğümüzü bozmadan Tekdüze sessimizin içine etmeden Kıvırarak söyleyelim şarkımızı. Bu kez. kivir.. Elleri görmüyorum.. kivirt Kıvır. Cennet vatanım benim Özgür kivirtmalar ülkem benim... paralamak. kıvır. "WWWaaaavvvvvv!!!.. Kıvırt da kıvır.. kıvırt. Göğüsler hareketsiz kalmasın. kı... Ki. Sağ göğsü kıvırt. Hadi! Hep birden. Markız’mış!. Kıvır da kıvırt. bu parçayı yeniden çalamaz mısın?... Sana fedadır canım benim.... ilerlemek. Kıv.. Olmadı tekrar baştan!.... bu söyleyen kim?" diye iştahla soruyordu. hov hov hov Hev hev hev. sol göğsü kıvırt Kıvır da kıvırt. Hahhahhah!. Kıvırtta kıvır. Kıvırmak gerek! Paralanmak. Hahhahhah!!!. Vav vav vav. Bir şeyler!. Kıvır da kıvırt... kiv. kivir. elleri.. kı.. ve bir ağızdan. Đlk kasetiymiş. Kivir. Sola kıvır.. Şoför abim.. Kıvırt da kıvırt. Kıvırt da kıvır. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!.. "Ya!.. Olmuyo mu?. sola kıvır. Bütün eller havaya Hadi be amca! Sende kaldır.. arkadan öne Kıvır da kıvırt. WWWoooovvvvvvv!!!. sağa kıvır.. Ki. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!." "Ya abi. Amcamın olmuyo muş! Amca zorlarsan olicek olicek. arkaya kıvır Önden arkaya. Kıvır da kıvırt Kıvır da kıvır.. hav hav hav Yükselmek. Sağa kıvır. Bende bugün aldım. Uyarmadı demeyin. Kıvırmak gerek! Dikine dikine yükselmek için. Karı ne güzel söyli. "Adı. Ay’nanmıyorum. ." "Emrin olur abem!" Yeniden çalınan parçayı Ber’de daha bir dikkatli dinlemeye başlamıştı. 39 Ber’inde yolcu olarak bulunduğu dolmuşun sürücüsünün arka koltuğunda oturan bir şahıs.. kiv. Öne kıvır.. kıv.. başarmak için.. parçalamak için kıvırmak gerek!. Sen olmasan ne yapardım?. Kivirtta.... SodGom canım yurdum benim. Ama güzel şeyler almak için...

Markız. diğerini teşhiri. sola kıvır dediğinde sola kıvırıyordu. Fakat bu kadar çabuk beklemiyordu. Şişmanlamakdan olamazdı. genişliğini yakinen tanırdı. "Đşte!. kopyaladığı parçanın sözlerini değiştirerek kendisine mal etmiş. Sağa kıvır dediğinde sağa. Poposunun kıvrımlarını. Poposunu sağa sola. Kiiiiiiiviiiiiirrrrrrrrrr!!!. Kaldı ki. Söz ve Müziğin Markız’a ait olduğu yazıyordu.. annesinden yadigar kalan kasetin kopyasını hediye etmişti.. söz ve ses estetik değildi. Đnanmayacaksın?. yüksekliğini. Markız’ın klipinin başlayacağı anonsu üzerine sabitlendi. Çekmecesine gizlediği. ezgi yabancı gelmiyordu.." Sözleri ilk kez duyuyor olmasına rağmen. geçmişi anımsadı." dediği anda bulunduğu kanala sabitlendi.. Mar kentine bağlı annesinin doğduğu köyde bulunan bir ozana ait köyün ana dilinde söylenen bu parça ulusal müzik kültürüne nasıl da kazandırılmıştı?. Şarkı. Kiiiviiirttttttttttttttttttttt!. Az önce dolmuşta bir çok kez dinletilen parçaydı. Yöresel motifli ezgilerin bulunduğu annesinden kendisine yadigar kalan kasetteki bir parçaya ne kadar da çok benziyordu. dolmuştan indiğinde bile kulaklarında çınlıyordu. Televizyondaki kanalların çoğu onun klibini bugün onlarca kez yayınladı. Popo görüntüsünde ya figüran kullanılıyordu. ‘WWWaaaavvvvvv!!!. olasılıkları aklına geldi."Ber Bey!. birşey katılması veya çıkarılmasıyla hırsızlık yaptıklarını gizleme olanaklarına sahiplerdi. Bunda sürücüyü kafaya alan yolcunun büyük payı olmuştu.. dünya insanlarının ortak malıydı. Kasette çıkarmış. Ezgi güzel. poposu ve sanatçılığı beğenilen yabancı bir sanatçıdan. yada bir takım eşyalarla şişirilmiş olabilir. şarkısına klip dahi çektirmişti." "Neye?" "Markız. diğerinin teşhir edeni teşhir etmesini doğururdu. Çünkü bedeninin diğer aksamı önceki markız bedeniydi ve şişman değildi.Kıvırt da kıvır. Sodgom ülkesinde gerçekleşen herşeyi normal karşılamalıydı.. Markız’a kendi elleriyle. Neden bu kadar şaşırmıştı. Klibini merak etmişti. dansöz şarkıcı olmuş!" "Hangi Markız?" "Senin arkadaşın olan Markız! Televizyonda klibini izledim.. Tüm ülke ondan söz ediyor.. Markız’dan ayrılalı uzun bir süre geçmemişti. Müzik setine yerleştirdi." Ber.. kuşkuya düştü.’ naralarını kullan-mıştı.. Acaba yanlış mı algılıyordu. Sardırarak.. Markız’ın müzik kültürünü yakinen bilen Ber." sesleri asıl parçanın başında yer alıyorken. Rasgele kanalları gezdi. mekanlar ise yabancı bir klipten aşırılmıştı. aşağıya döndürdüğünde Ber. Çevresinde bulunan diğer dansözler de ona uygun destekleyici kıvırtmalarda bulunuyorlar nakaratlarda eşlik ediyorlardı. Solkol’un söylediklerini anımsadı.. Secret. kendisine ve diğer yolculara.. Çalınan eserlerin üzerlerinin hafif boyanması. bir başka güzel görünüyordu. Çünkü eser denetleme grupları onlardan oluşuyordu ve onlarda aynısını yapıyorlardı.. Secret’in heyecanlı sesiyle karşılandı. Yörede şenliklerde el parmaklarının ağıza dokundurulup çekilmesi esnasında çıkarılan ‘Lili lili lili. Ezgide ne kadar çok benziyordu. Markız’a ait olabilecek sözlerin ise düzenleyicilere hizmet sunan bir üyenin futbol yanında yeni bir hipnoz özelliği taşıyan maskelenmiş kodlar olma olasılığı yüksekti. halk . Haksız ve insafsızca grupsal bir lince tabi tutulan bir ses ve beste sanatçısının şarkısında geçen "Sanat Hırsızlığı" bu olmalıydı. Birkaç enstrüman eklentisi ve hız. yukarıya. annesinden yadigar kalan kaseti çıkardı. Çalınan parçanın ezgisi ile Markız’ın klibinden duyulan ezgi öz olarak aynıydı.. Parçada geçen sözlere uygun davranışlar sergiliyordu Markız. hafiflik sağlama farklılığı dışında tamamen birbirinin aynısıydı. Herkes gizli bir sözleşmenin tarafları gibi sessizlik kuralına uyuyorlardı. Sesin kötülüğü enstrümanlarla kapatılmaya çalışılmışsa da pek başarılı olunamamıştı. Birkaç kez de bu şekilde aynı şarkıyı dinledi hafıza kaydından. Geçen sürede bu kadar büyümesi olağandışıydı. Maf. böyle bir sonuca ulaşılmasını. popo ise. katkı yerine sanat hırsızlığını tercih ediyordu. Evrensel kültür.. benzettiği parçaya getirdi.. Her toplum ve birey karınca kararınca bu evrenselliğe katkıda bulunurken.. Ezgi annesinin köyünden. Sodgom ülkesinin yükseltilen birçok şahsiyeti. Birinin. Ofisine yakın durağa varıncaya kadar beş kez dinletildi. ona bel vermişti. Markız onun yerine.. Klip bütün olarak kopyaydı. Ofisten içeri adımını atmasıyla. Markız’da bu kopya kasetten. Bir başka kanala daha geçti. sözler Sodgom gerçekliğinden..

Davanızın sonucu hakkında bilgi vermek istiyorum...... Flash haber... bir şey yok.. hatta medyum. Aksi halde bir yerlerde. Markız’ın sanat hırsızı olduğunu ve kendisine ait olmayan parçayı. Hatta her el ve parmak hareketleri de.. Benzetiliyordu.... Med’in olmadığı varsayımı. hayır!. Bu şarkı." "Ya saçınıza yeşil kurdele bağlayarak üniversiteye devam edemeyeceksiniz veya bazıları gibi yeşil kurdelenizi belirsiz bir güne kadar sandığınıza saklayarak onsuz okuyacaksınız!" "Đnancım gereği takmak zorundayım. Bir haftadır. " "Ha! Evet. Ülkede en güzel buluşlar genelde isim ve takıştırmalarda olurdu..... Hangi parti gelirse gelsin devlet politikasına uymak zorunda." "Takdir sizin ama bununda çözüm olmadığını göreceksiniz." "Evet!." "Peki. Kopyacılık ve aşırma sadece müzik piyasasında mı oluyordu?... ressamların." "Đnançlarıma uygun yaşamak ve eğitimden yararlanmak için yeşil kurdelenin özgür bırakıldığı yaban el'lere mi gitmeliyim?. Mimikler dahi benzemeliydi. açıklaması gereki-yordu... tiyatro oyunları ile oyuncularının bazıları aynı kurala tabi fertlerdi. stilistlerin. Đyi Ruhlar web sitesinde yöresel parçayı da sunarak.. Toplumun bazı kesimi.... birileri durumdan vazife çıkarıp. heykeltıraşların. davayı neden reddetmişler?.. günlerdir.. Med’in sanal olduğu gerçeğini yalanlıyordu sanki.. Yeşil kurdelesiz kalmaktansa okumamayı tercih ederim.. Bu habere çok sevinmişti. ret olduğunu 'geçmiş olsunlar’la... Aramam için not bırakmışsınız?... Secret’e.... "Allah’ım çıldıracağım!.. Siyasi mesaj içeriyormuş." "Davanız ret olundu.... Öğleden önce YeşKız'ı telefonla aratıp not bırakmıştı. film ve dizi senarist ile düzenleyicilerinin. Benim hiçbir siyasi partiyle uzaktan yakından ilgim olmadığını sende biliyorsun. Markız’ın çevresindeki dansözler ve sözler sanki daha önceden seyrettiği. siyasileri de kapsıyordu ve yasa yürürlüğe girdiğinde Tar'da salıverilecekti." "Olamaz!. Halkın Temsilcileri Genel Merkezinde tartışılan "Siyasi suçluları da kapsayan Genel Af"ın." "Şimdi ben ne yapacağım?.." "Takdir sizin. batı klasiklerinden hızlı tempolu parçaları bu yüzden severlerdi. Bildirmek istedim.. Markız hakkında deşifrizasyon süreci başlatmalıydı.. köşe yazarlarının. Ad kentine ilk kez gelen bir senfoni orkestrasının verdiği bir konserde... Mozart’ın bir parçası çalınırken seyircilerin bir çoğunun halaya kalktığını daha dün gibi hatırlıyordu. Bu şekilde siyasi propaganda yapıyormuşsunuz. Ber. "Ber Bey! Nasılsınız?" "Teşekkür ederim. "Tut-Bırakma KursEvi"nin adının "TutBırak KursEvi." "Đdari Denetleme ve Đnceleme Yüksek Mahkemesi açtığımız davayı kabul etmedi..... onu deşifre etmeliydi.. Telefonda uzun ismi ‘Yeşil Başlıklı Kız’ olan YeşKız'ın olduğunu iletti." "Bilinen nedenler. Karar dün elimize ulaştı. kendisine. Gelişen her olay.nasıl olsa verileni hemen benimsiyordu.. Kaseti ona hediye etmemesi gerektiğini ifade etmişti. ya siz?. gerekeni yapar. Çünkü." olarak değiştirilmesi de yasalaşmıştı. Bu bir SodGom Devlet politikası. Secret kendisine. Klipten sonra flash haber duyurusu üzerine televizyonu kapamaktan vazgeçti." "Bunu da temyiz dilekçesinde belirtmiştim... Oynama ve kıvırmaya sevk edici sesler barındırsın dı." . Med’in Markız hakkında söylediklerini anımsadı. Yansı’nında ifade ettiği üzere kendisinin büyücü. kahin olduğu sonuçlarına götürüyordu. Üniversite hocalarının." "Ben de teşekkür ederim... Ayrıca.. kendisine aitmiş gibi gösterdiğini kanıtlayarak. klip hatta dansöz kıyafeti.." dedi Ber... yazarların. Ona davasının olumsuz sonlandığı. Geleceğim ne olacak?. bu olay bir parça kurdele olayını aşıyor." "Ben de onların inadına yeşil kurdeleye serbestlik getirecek partiye üye olup canla başla çalışmaz mıyım?. bunları içselinde zaten tartışıyordu... Yeter ki içinde havalı birşeyler olsundu. Ülkede her renk ve her davranış bir şekilde siyasi propaganda simgesi şeklinde algılanabilir.. " "SodGom ülkesini anlayamıyorum. Genel Af. izlediği görüntüler gibi geliyordu." "Efendim?" "Yok.. oy çoğunluğuyla kabul edildiğine ilişkindi.

Fakat her nasılsa o mahkemede bu talebi reddetmiş.. Öylece bekledi.. Sitenin diğer düzenleyicileri ile birlikte bu konuyu çok tartıştık. Bu siteyi ziyaret ettiğinizde Demokrasinet ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Bu sayfanın olmamasının daha iyi bir mesaj taşıyacağı sonucuna vardık. Bir gün yeşil kurdela mağdurlarına genel af gelebilecek miydi?. Borsa'da olsun. yasal dil dışında bırakılmış Dowko dili gibi serbest kalacağına inanıyorum.. Ber..." "Özgürlük kazanımımı ülkede uygulanan demokratik sistemle elde etmek çok zor olduğuna göre. Elinizden gelen ilgiyi gösterdiğinize inanıyorum.. Son günlerde çok sıkıldığı anlarda yaptığı eylemi gerçekleştirdi. uygulamalı inancı karşı karşıya getirilmişti. ĐyiRuhlar Sitesinde bulunan sohbet-chat odasına MedBer takma adıyla giriş yaptı. daha alt konularda sayfalarınız varken ekonomi konusunda özel sayfanız yok." "Đnternette arkadaşlarla birlikte hazırladığımız bir site var. "Politikanın. Üniversiteye Yeşil kurdele ile girmek için açtığı davayı kaybeden bir bayan yurttaş." yazdı.. Ama.. Genel Düzenleme ile yerel Düzenleme Raporlarında bu konuda yazılı olan bilgileri o kadar çok merak ediyordu ki?. döviz piyasasında olsun.." MedBer: "Özellikle sayfa ayırmadık.." "Neden söz ettiğinizi anlayamadım?. özgürlüğün en büyük düşmanıdır.. sabırlar diliyorum.. Bunun için ya savaşın bitmesi beklenecek veya başka alanlarda özgürlük isteyenlerle birlikte bu özgürlüğünde kazanımı için demokratik anlamda mücadele etmek gerekecek" "Bana bu özgürlüğün verilmesi yeterli.....Mağduriyetleri telafi edilebilecek miydi?.. ana görüşlerle. EkoPol. yeşil kurdele giyinmekte önceden yasaklı olan komünizm gibi. ekonomiyle de ayrılmaz ikili olduğu konusunda görüşleriniz olmasına karşın... Yüzlerce insanın isimleri vardı." "Teşekkür ederim. Tahmini gerçekleşmekte gecikmedi. Ekonomi alanında oyunlar kurallarına göre oynanmıyor. "Sitenizde eksik gördüğüm bazı konular var. Ekonominin . Kendisini takma adıyla tanıyan birilerin kendisiyle yazışacağını tahmin ediyordu." "Geçenlerde bir gazetede okumuştum. geçmiş olsun dileklerimle.." "Kanımca en iyi yönetim sistemi olarak görünen demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için ‘demokrasinet' işlerliğinin kazanılması gerekir.. O her ikisini birden elde edemeyeceğini anlayarak.. Ancak Ortadoğu ve diğer ülkelerdeki kişisel sorununu Birleşik Devletler kendi yararına çözdüğü takdirde. Yazışmalar karşılıklı ve tüm hızıyla sürmeye başladı.. Ayrıca.. topluma ve halka yararlı ekonomi yerine bu çıkarcı grupların yararına kurallar çıkarılmakta ve uygulanmaktadır... faiz oranlarıyla ilgili olsun.. mesaj kutusuna 'Selam.." Telefonu kapadıktan sonra kederli zamanlarında yaptığı hareketi yaptı. Politik savaşta. Sağlıcakla kalın. bazı görüşleriniz arasında sanki çelişki varmış gibi geliyor bana. Başka yönleriyle SodGom Ülkesi benim için özgürlükler ülkesi.." "Bir ara bakacağım. YeşKız'ı anlıyordu.. ĐyiRuhlar adresiyle geçiyor." MedBer. Đkilem içindeydi. Çenesini avuçladı." EkoPol :"Biraz açar mısınız?. EkoPol ile arada yazıştıklarından birbirleri hakkında bilgi sahibiydiler. olay yeşil kurdele olayı değil. EkoPol.. nbr?." "Ber Bey!.. takma adlı biri kendisine 'selam' mesajını göndermişti bile. Bazen alt insanlardan çok azı şans eseri suyunun suyu misali bunlardan sebeplenmektedir. Böyle bir yolu deneyebilir miyiz?... Đyi bir konsantrasyon sağladığında bu konuda da duyumsama sağlayabileceğine inanıyordu... Ama. savaşa taraf olmayan birey YeşKız evrensel yasalardan olan eğitim hakkından yoksun bırakılmıştı."Bunda da yorum yapamıyorum...." MedBer: "Ekonominin evrensel kurallarının ülkede uygulanmadığı bilinmektedir." "Özgürlüklerin isteminde yanlı talep.. Ek olarak hal ve hatırını da sordu." EkoPol.. Đnsan hakları ve inanç özgürlüğüne aykırı kararlar için Güneşin Battığı Ülkelerde bulunan Uluslararası Çağdaş Mahkemeye müracaat edildiğini duymuştum. Nete bağlandı. üniversite okumaktan vazgeçiyordu... Okuma isteğiyle.. Ekonominin her alanının ipleri örtülü veya açık genelde dışsal bağlantılı yerel azınlık gruplarının ellerinde olduğu tartışma götürmez bir gerçek.. avukatı kanalı ile müracaat etmiş. "Örneğin?. kafası o kadar karışıktı ki bu transı şimdilik gerçekleştirebileceğinden pek emin değildi.

Bireyin hak ve özgürlüklerini daha çok artırabileceği bu birliğe girmek. bu kadar etkin ve yetkin değiller. Genelde Etkin Düzenleme Grupları Birleşik Devlet de otak kurmuş durumdalar." Medber: "Kapatılan deliğin. Ayrıca.. Sonuçta bir Düzenleme Grubu yerine başka bir Düzenleme Grubunu tercih etmiş olmuyor musunuz?. Yanlış anlaşılmasın her birey ve toplumun kendi kültürünü. Çünkü. SodGom ırkına sahip aydınlanmamış bireye tercih ederim.. aynı yabani hayvanlarla tekrar delindiğini düşünelim. Bileşik Devlet'in bizlere insan hakları. Yeni dünya düzeni kavramına karşı... Đhracat. Bu korkumun gerçekleşmesine üzüldüm. başkalarının özgürlük alanı engellenmediği sürece açılmasını da isteyenlerdenim. -onlara rağmen ve onlarsız-. ülkemizin.. dünya'da bulunan değişik toplum ve bireylerin kendi geleceklerini tayin hakkını kazanması. Bir çiftlik olsun.. anne ve babam. dilini." EkoPol : "Deliği kapatmak gerekir. Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine SodGom Ülkesinin katılması yönündeki düşüncelerimizin de bu anlamda değerlendirilmesi gerekir. özgürlük. SodGom Ülkesi dışında başka bir ülkede doğmuş da olabilirdim.. çiftlikte bulunan insanlara gökyüzündeki yıldızları pay etmek kadar abesle iştigal değil mi?. Hatta ülkede çoğu zaman var gibi görünen demokratik sürecin arada kesintilere uğramasında onların parmak izleri bulunmuştur.. yolsuzluklar önlenmeden ekonomik kuralları tartışmanın.. Đçlerinde bulunan bireylerden iyi ruhlu olanların sayısı gittikçe artıyor. Bu anlamda Güneşin Battığı Yön Birliğine katılım ve onlarla birlik." MedBer: "Örneğin?..... ithalat. Bu ve benzeri önlemleri almayarak hala suyun nasıl idareli kullanılacağını tartışmak.. Sözlerinizin hangilerini düzelteyim. Normalde orda bulunan insanların bir aylık gereksinimlerine yeterli." MedBer : "Beni yormuyorsun. Su deposuna yaklaştırmayarak. ülke hala embriyo döneminde ve bu dönemi atlatıncaya kadar göbek bağıyla bir yerlere sürekli bağlanmak zorunda. dış ülkelerin sömürgesinden kurtulması gerçek bağımsızlığa ulaşılması söyleminde bulunduğunuz izlenimi doğuyor bende. uygulamaya kalkmanın anlamsızlığından söz ediyorsun....doğal gelişimi dahi bunlar sayesinde engellenmektedir... en azından kötünün iyisi olarak düşünülebilir." EkoPol: "Yabani hayvanların delmesini önleyici önlemlerin de alınması gerekir. Tabi ki buda yine bireyler arası .. enflasyon oranları ile büyüme hızı verileri ise gerçekleri yansıtmamaktadır.." EkoPol : "Keyfine göre hareket et. evrenselliği yakalamış ve başka milliyete tabi aydın bireyi .. Ben..." MedBer: "Nerede doğmak istediğim.. dinini özgürce yaşaması.. Zamanı geldiğinde güneşin battığı yönde bulunan uluslar birliğine ayrılınmasa bile özellikle birlik içindeki bireylerin kendi özgür geleceklerini düzenlemede daha etkin rol alabileceği kanısındayım... Ne bileyim. kitle iletişim araçlarıyla oluşturdukları veya oluşan kitle psikolojisi ve zihin kontrol yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde zararlı olanlarının iyi yönlü sapmalarla engellenmesi.. çamaşır yıkama gibi tüm su gereksinimlerini ayda bir gelen tankerlerin doldurduğu sabit depodan karşılansın. Devletten haksız yere vergi iadesi alınması amacıyla çoğunlukla hayali olarak gerçekleştirilmektedir. Örneğin.. geleneklerini. Başkalarının kendi yararlarına bir takım raporlarını. Çiftlikte bulunan insanların yıkanma. milliyetim bana seçenekler halinde sunulmadı. bu su deposunun altının birkaç yabani hayvan tarafından delindiğini düşünelim. içme.. Onların içmesiyle ve boşa akmasıyla eksilen suyu idareli kullanmanın formülünü bana söyler misin?." EkoPol : "Delik açmalarını önlemek için onları deliğe tıkarak... son elli yıldır Birleşik Devlet Düzenleyici Grubunun yerel yandaşlarının ve işbirlikçilerinin tasfiyesinde kolaylık sağlayacağına inanıyorum. Birleşik Devlet dışındaki Güneşin Battığı Yönde Bulunan Uluslar Birliğine katılması gerektiği yönünde yazılarınız var?. Buna rağmen.." MedBer: "Aynen öyle. demokrasi anlamında göstermelik davranışları dışında bir yararı olmamıştır... Soygunlar....." MedBer: "Beni kızdırdın :-)) Bir örnek vereceğim. geliştirmesi özgürlüğünü destekliyor ve önündeki engellerin. Đhracat." EkoPol: "Anlıyorum.. Benim yazımdaki ana öğe. bilmiyorum.. Bunları okudukça ülkemizin... Oradaki Düzenleyici Gruplar. Siteyle ilgili bir çelişkiden söz etmiştin?" EkoPol: "Düzenleme Gruplarından ve bunların geleceğimizi raporlarla yönlendirdiklerine dair düşünceler içeren bir çok yazılarınız var." EkoPol: "Yine de kanımca bu söyledikleriniz ekonomi sayfası hazırlamamak için geçerli nedenler değil. evrensel iyi toplum ve birey kavramını koymak gerekiyor. Ülkemize attıkları ağlardan kurtuluş için batı birliğine girmenin daha yararlı olabileceği kanısındayım.." MedBer: "Yanlış anlaşılmaktan çok korkarım..

.. nasıl oldu da dış güvenlik görevlilerine yakalandın?" diye soru yöneltti." MedBer : "Aynı dileklerle.. ".. seni bıraktığımdan daha kötü durumda buluyorum. kuşatmayı yarmamız için sanki pasif duruma geçmeleri. Tar’ın beklediği zengin durumda olmayı şimdi daha fazla istiyordu.. badanajlı özgünlükte anlatıma geçti. " "Neden?... iletişimi..... edindiğim izlenimlerden... Birkaç kez bizi bir tepede kıstırıp olmalarına yakalama veya öldürme imkanları varken." Tar... Đki tarafın kendi kurallarına aykırı olmasına rağmen içlerinden bazılarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aracı olmalarına *** ......" dedikten sonra Solkol ile Solkol'un eşini ve sonra Ber'i inceledi.." dedi... "Yönetenler sağolsun. konuştukça açıldı. Bye.!!??.. Bir gün sıcak çatışmada cephanemizin bitmesinden sonra karşı gücün Üstbin görevlisinin alnından vurularak öldürülmesi. Ber... Dili çözülen kekeçler gibi. "Belki de başka seçeneğim kalmamıştı.. "Çok garip ve açıklaması zor olaylarla yüzleştim... Ber’in ve Solkol'un ısrarlarıyla.enformasyonu. Renkten renge girerek." diye gülümseyerek yanıtladı.... yaşadıklarının tüm etki ve duyumsamalarını dinleyicilerine yansıtarak... Güncel konulardan.. Birleşik Devlet’in bir kısım ajanlarının Đllegal ABCD Partisi-ne yardım ederlerken. gördüklerimden.... " EkoPol : "Benim netten çıkmam gerekiyor." 40 "Ber bayağı zenginleşmiş. kaldığı yerden devam etti. ev kiralayıp. "Sen bildiğim kadarıyla cin gibisin. Solkol.. Solkol' un evinde karşılıklı yemeklerini yerlerken bunları düşünüyordu.. diğer taraftan Sodgom ülkesi ile çıkar birliktelikleri yaşamalarıyla arada çelişkiyi anlayamıyordum... Bunun karşılığında güven-liği kıstırdığımız alandan geri çekilmemizi isteyen üstümüzün davranışı. Tar’ın köye bıraktığı eşi ve altı yaşındaki çocuğunu tekrar Ad kentine getirebilmesi.." Tar. etkileşimi sağlayabilecek internet kanalı ile olabi-lecek. taşınabilmesi paraya bağlıydı.. bilinçli. Tar’ın geçmişte yaşadıklarına sıra geldiğinde önce anlatmaya pek istekli görünmüyordu. bye. "Yaşadıklarımdan. Katıksız. Tar.. Daha sonra görüşmek dileğiyle.. Ber.. kafası iyi çalışan Dowko milliyetçisi bazı arkadaşların düşüncelerini üstlerine açmaları ve tartışmaları nedeniyle hain ilan edilip öldürül-meleri.." dedi genel aftan yararlandırılarak Tut-Bırakma KursEvin' den salıverilen Tar. "Gerçi yakalanmakta o kadar da isteksiz değildim... beni tanımaz diye düşünürken.

Sonuçta emeğimi ortaya koyup kendisinden iş isteyeceğim. "Mıha'ya avuç açmayacağım. "Has isimli müşterini anımsıyor musun.. O da bir kapıydı. Đşkence sonrası Ad kenti güvenliğinden çıktığı durumdan daha bezginceydi. Ber. bunun anlamı o birilerinin isteminin yine gerçekleşmiş olmasıdır. daha birçok neden. O da benim gibi görüşlerinde samimi olmakla beraber iki tarafında büyük güçler tarafından bazı ekopolitik amaçlara alet etmek için kullanıldıklarını sezmişti. bu konuda bir şey söyleme gereği duymadı.. düşüncelerimi bağımsız... Solkol'un küçük çocuğunu kucağına alarak okşamaya başladı. Bunu deşifre edecekken hiç konuşmamak üzere susturdular... Artık hiç bir gruba. başından geçenleri daha önceden özetlemişti.. Ber.. Bir olguyu gerçekleştirmen. bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu.. Evini yeniden yapılandırıncaya kadar evimde kalmanı istiyorum. Görevinden ayrılacağı döneme denk düşüyordu." Solkol. galiba. Gözünü budaktan sakınmayan nam salmış tehlikeli biriydi. tekstil fabrikası kurduğunu anlattı... Ber?. Gözleri nemlenmişti.. görüşlerinde değişme mi oldu?.." dedi. Tar.. engellenmemiş ve sessiz kalınmışsa.. Kendisini çabuk toparladı.. Belki zamanla. Rutbin isimli görevli de bazı belgelerini kitaplaştırıp topluma sunacakken öldürüldü. Konunun değişmesini sağlamak için. Yoksa benle birlikte çalışmanı teklif edecektim. ama üzeri örtüldü sonra. "Bir trafik kazası nedeniyle oluşturulan toplumsal tepkiyle bunların çoğunun üzerine sünger çekildi. Kısaca. ağır mahcubiyetler içindeydi. oda bilinen güç.... oluşmuş şüphelerde üç-dört kişide somutlaştırılarak büyümesi önlendi. "Bu anlatılarının bir kısmı basında çıkmıştı." diyerek.. Oda bitirilmek üzere. Solkol. "Đnsanların hak ve özgürlüklerinin. galiba.. koşullandırılmamış bir alanda ifade edebilmeyi. Tar... Yine de iş bulmana yardımcı olmaya çalışacağız. Bu bir piyonluktur... darallar geldi bana.. Kader. Ber. ama anlatmak bile bana zor geliyor. o birilerinin dediği olur. Senin isteğin ancak onunkiyle çelişmez ve çekişmezse gerçekleşebilir.. "Sözünü ettiğin konulardan bazıları yüzeysel olarak toplumda tartışılmıştı." "Rutbin mi?.." Bu soruyu. Tar'a ekonomik durumunun bozukluğunu.. Ber'e yönelerek. Đstersen bu konuyu şimdilik kapatalım.. Öldürüldüğünü bizde duyduk. " "Bu görünen düzenek. "Seni tam anlayamadım. Bu soruyu birkaç kez sorduran Tar'ın doğasında yatan sürekli devinimi ve değişimiydi.. iş konusunda bir yardımı olabilir belki.... Genel af çıkınca kırsaldan kente indiğini duydum. Yıllardır kendisinden haber alamamıştık" "O kırsal da benim mangamdaydı. Yeni anımsadığı bir ismi de sordu. Bizlere. her kesimin birbirini kullanma çabasında olduğu kullanılanında kullananı kullandığını ifade ederek bunun taraflar için yanlış bir şey olmadığı düşüncesi oluşmuştu. kahveye dahi üye olmadan bireysel yaşamımdan kalanını yaşamak istiyorum. "Fakat. Mıha'yı sordu. birey ve toplumun kendi geleceğiyle ilgili alınacak kararlarda etkin rol oynaması."dedi. " dedi. hele siyasi sabıkalı birine kim iş verir. Tar'ı anlamakta güçlük çekiyordu. Ama birileri tarafından kullanılarak bu düşüncelerin gerçekleştirilemeyeceğini anladım. "Ekmeğimi kazanmayı. Ama eski arkadaşım. kendisine.. mahkeme kurmaya gerek kalmadan öldürülmesi gereken şahıs olarak emir gelmişti." dedi. düşüncelerinin çokta orijinal olmadığını ifade etti... Tar. hatta sadece yemek verilen bir lokantaya. "Peki.üstlerinin sessiz kalmaları. "Tar.. sana yardımcı olmak isterdim. Yüzlercesini sıralayabilirim. Ber." .. başını öne eğerek.. Tar'da sürekli değişmeyen hazır cevaplığıydı. "Benim düşünce yapım özünde yine aynı. Ölümle kendi ortamında yüzleşti. Göbek bağın bağlıysa birilerine. konunun kapanmasının önüne geçmek. Yoksa sabıkalı.. Mıha'nın kendisini çok özlediğini belirtti Tar'a." Ber." "Anımsıyorum... onun gözlerinde ilk kez korku ışıltıları görüyordu.. Tar'ın derinlere inmesini sağlamak amacıyla. Aslında sadece bir taraf kullanıyor. çok şeyleri değiştiriyordu. kültürlerinin kazanımı. Karşı tarafımızda olsa da hakkını teslim etmek lazım." diyerek. kesinlikle yakalandığında konuşturmaya. baskıya zulme boyun eğmeme. Ama. Đşçilerin parasını dahi ödemekten aciz duruma düştüm. " Ber.. Anlatımları.. Süreç.. konuşulanlardan sıkılmıştı. Mıha'nın Legal XYZ Partisi’nde gerçekleştirdiği SodGom Ülkesinin genel yapısına uygun çıkar amaçlı politik çabalarından dolayı nasıl zengin olduğunu. ifade biçimi pasifize edilmiş bir insan görüntüsü sunuyordu. Has'ında yanına uğrarım. Đllegal ABCD örgütüne katılmak üzere kırsala çıkacağını kendisine belirttiği günlerde de sormuş olduğunu anımsadı. "Tar!" diye seslendi.. son ekonomik kriz beni de sarstı. Bilgisayar mağazalarımın bir tanesi sadece elimde kalabildi. Sürekli senden söz ederdik.. insanca yaşam.. Karanlık noktalar çok.. Yalanda olsa..

" diyerek şaşkınlığını belirtti... Tar'ada kalkması için sinyal vererek Solkol'dan izin istedi. 41 "Kaç gündür nerelerdeydin?." *** . Tar... beni ‘Đllegaldan Legala ParaTransı Markette’ işe başlattığı takdirde. kırmızılaşan yüzüyle.. "Sen gerçekleri söylemekten çekinmez ve korkmazdın!." "Ekonomik Krizin en çok tekstil piyasasını etkilediğini. istediği kadar yanımızda kalabilir. Zamanında SodGom ülkesi büyük gücünden dahi korkmayan sen örgütten bu kadar nasıl çekinebiliyorsun?..... Ber'i.Ber. bu kadar market açacak parayı nereden temin etmiş?. sorusunu yineledi." "Has ile Mıha’nın zorlamalı ağırlamalarını reddedemedim... Ber. Akıl alacak iş değil. sahi Has. Ayrıca." "Ya. "Đş ayarlayabildin mi?" Tar. başını öne eğdi.." "Kirlilik.. Bunların en önemlisi de ucuz kahramanlığa gerek olmadığı. Kendini özletiyorsun. istihbaratın kendisini izlediğini.." "O da olumsuz yanıt verdi." "Đllegal-ABCD Örgütünde iken. uğurladı. Has'ın kardeşi Hüs'ünde bulunduğu silahlı banka soygunu ile ilgili olayı ayrıntılarıyla anlattı.." "Bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum. maliyeti düşürmek için işçi çıkarmak zorunda olduğunu. Belki de onlarla arasını bozmak istemiyor.. ancak tekrar işe alım olayı gerçekleşirse önceliği bana vereceğini belirtti. illegal yapılanmanın olduğu sanısıyla üzerine gelecekleri kuşkusunu taşıyor... uyuşturucu trafiğinin geçiş ana yollarında görev yapıyordu. Tar'ı bırakma niyetinde değildi." "Evet?.. illegal örgütlere kadar bulaşmış desenize. "Sen bekar adamsın." "Yaşadıklarım bana bazı gerçekleri öğretti." dedi Tar.." "Fabrika resmiyette kendi adına kayıtlı ise de aslında değişik alanlarda görev yapan bazı üst düzey resmi yöneticilerinde fiili ortakları olduğunu ve onlara da danışması gerektiğini belirtti. kendine bakmaktan acizsin. ‘Yerin kulağı vardır’ sözüne tüm kalbimle inanıyorum. örgütün bölge saymanlığını da yüklenmişti." "Mıha’dan iş isteseydin bari. Bir de." diyerek.... Solkol. "Has.." "Tar!." "Neden?. Ber. soruyu soran Ber’e.. Misafir kalma süresinin bitiminde Ber... Sana iyi geceler. artık.

. soruyu.." "Belki de para... onları perdeliyor. edebiyat. Bu düşünce tüm Dünya insanlarında kabul gördüğünde insanlar geleceklerinin birkaç grup tarafından yönetilmesinden kurtulmuş. Aç değilim. Ber de ona katıldı. Secret’e bildirmekte gecikmedi. Okuması bittikten sonra. Merak etme." diyerek yanıtladı Ber.." "Gelişmeler çok iyi. "Olumsuz yorumlar mı?.. masa üzerinde bulunan gazete ve dergileri Tar’a uzattı. ". Bu meslek bazıları için ekonomik anlamda da değişken günler sunuyordu." "Sözünü ettiğin bir dava vardı ya. bu oylamaya katılanların yüzde otuzunun SodGom Ülkesi dışındaki insanlardan olması. Bazı günlerde bu tür sıkıntılara düşebiliyordu. sormayı unuttum. Çayları bitirinceye kadar." "Ha!. boğazını temizlerken çıkardığı seslerle. Demokrasinet ilkeleri yürürlükte olmadan oy kullanmak istiyor musunuz?. sanat." Ber.." "Evet!." "Komşu bürolardan bir tas şeker borca alabilirsin." işareti yaptı. Halkın Temsilcileri ile Yerel Đdare seçimlerinde.." Ber. "Keşke maddi olanaklarım yeterli olsaydı. Geçiştirmek olmazdı. Ber. dalgın bakışlarla boş bardağa bakan Tar’ın dikkatinin kendisine yönelmesini sağladı." "Babalık davası mı?. Tar’ın ve kendisinin canını sıkmak istemedi.. "Tar! Özür dilerim.. Örneğin. Kafanı yorma. "Đş bulma derdinden seni kurtarıp." dedi.. geleceği açısından çok olumlu bir gelişme. Buna rağmen elimden geleni her zaman yapmaya hazırım. Tar’da aynı kanıda olduğunu konu harici bir soruyla ortaya koydu." diyerek noktaladı. "Bir dakika gelebilir misiniz. Secret. Birleşik devletle birlikte SodGom Ülkesinin savaşa girmesini istiyor musunuz? Đstemiyor musunuz? anketine son kayıtlara göre katılanların yüzde doksan ikisi istemiyoruz. bu isteği. Onun duruşmasına bugün katıldım." diyerek. Đnanıyorum ki. Yemek yer misin?" "Teşekkür ederim. "Yapılması gerekeni yapıyorsun ve başarını da ister istemez duyurmak zorunda kalıyorlar. Bakalım gelecek neleri gösterecek.." diyerek savuşturdu. "Borç kabardı. "Bir şey yok.. "Boşver!. "Ber! Bugün seni çok stresli gördüm. başıyla. Artık vermiyorlar. sitemiz daha çok güzelleşirdi.." Tar. Secret’in yanına giderek. Evet. Ayrıntılara girme gereği duydu. Đşin bir başka güzel yanı. Bir gazete SodGom Ülkesinde." "Bu Ülkenin. Ayrıca. değerli düşüncelerinden yararlanmak için birlikte çalışabilseydik. Đnsanlar aydınlanma sürecine giriyorlar.Ber. Basında sitemizle çıkan haberleri okudun mu?." "Sonuç?.. Duruşması sanırım bugündü.. Đstemiyor musunuz?. "Hayırdır. uzatılan gazete ve dergileri alarak ilgili haberlere göz gezdirdi." "DNA testi için bilirkişiye gönderilecek.... "Seni tebrik ediyorum Ber!" dedi. iç geçirerek.. anlamıyorum. ." Bu da bir çözümdü ve Secret. müzik alanında bulunan mafyalaşmaya katılmadan sitemiz kanalı ile ürünlerini sergileyerek yetenekleriyle nasıl şöhrete kavuştukla-rını belirtiyor. makam odasına vardığında. iş olacağına varır. "Lafa daldım. konuyu fazla irdeleyerek." direktifinde bulundu. "Büfeden borca al. Ber...." dedi.. sessizliği yaşadılar ve birbirlerine yaşattılar. olabilir kanısındayım..." "Maddi zorunluluklar. bazı istemlerin önüne geçiyor.." "Tanıklar senin tanıdıkların.." "Nasıl geçti?" "Kadının daireme geldiğine dair apartmanın kapıcısı ile komşu kadın yalan tanıklık yaptı.." diyerek koltuğundan kalktı. Nasıl yalan tanıklık yapabiliyorlar." Ber.. daha fazla tanıdık gelmiştir onlara. Sabahtan kaldığı renginden de anlaşılan Secret’in getirdiği çaylardan her ikisi de ilk yudumlarını yüzlerini buruşturarak çektiler..." "Olumluları da var.. ensesini kaşıyarak." "Hangi dava?. " diyerek Ber’i yanına çağırdı... "Đyi Ruhlar nasıl gidiyor?... parlayan gözlerle.. ama bir çayını içerim. Bu söz üzerine önce Tar güldü.. Davadan mı kaynaklı?. Tar’ın "Bir sorun mu var?" sorusuyla karşı karşıya kaldı." dedi Ber. "Deneyeyim.." Ber. Ber.... anketinden de hemen hemen aynı sonucu aldık. yanıtını verdi. bir şeyi yeni anımsayan standart hareketleri sunarak. Her göz gezdirişi... "Şekerimiz kalmadı... gözlerinin daha çok parlamasına neden oluyordu. En çok hoşuna gidebilecek bir soruyla muhatap olmuştu.

" "Bizim yörenin ana dilinde konuşan teyzemin... anlatımı uzatmaktan memnun gibiydi. okunan cümleye bir anlam veremedi. toprağı isimlendirirken kullandığı bir kelime ile bilincim açıldı." dair hikayesi Ber’in çok hoşuna gitmişti." "Seni dinliyorum. Aslında çok da karışık bir şey değilmiş." "Ber. Özellikle Tar’ın. Ber.. Çünkü bu durumu çok seyrek görme şansını yakalamıştı. hala bir anlam veremiyordu.. medya patronlarının..." "Ber!. sana bir cümlenin anlamını soracaktım.. yazıyı dudak bükerek okuduktan sonra dörde katladı.." "Cümleyi bana yazarak verir misin?." Ber. chat ortamında Korpsi isimli şahısla aralarında geçen diyalogdan söz ederek.. "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. " "Evet?.. Belki bir müjde. "Tar. Notunu görünce derhal aradım..." "Teşekkürler. bireylerden alacakları bir şey kalmayınca kendi aralarında başlattıkları çıkar kavgaları hakkında yorumlarda bulundular." Ber. Oradan yazıda geçen toprak kelimesinin yerine ‘Ber’i koydum.. 42 Secret. Evet!" Tar. Ber’i heyecanlandırmak nedense çok hoşuna gidiyordu. koyunları yiyerek bitirdikten sonra açlıklarını bastırmak için birbirlerine saldırdığına. bilgisayarı açarak mesajı kaydettiği dosyayı açtı. belki de kara haber. onun gönderdiği bir paragraflık cümlenin ne anlama gelebileceğini sordu. "Sürüyü güden kurtların.... banka sahiplerinin.. aylar önce vermiş olduğu cümleyi ezbere biliyordu. Topraktan söz ederken. "Evet!. Üzerinde çalışmam gerekecek.." Ber’in kendisine yazıp verdiği paragrafı okudu. Bilmiyorum... Tar. "Bu sözlere pek bir anlam veremedim.. kredisi olan bir lokantada Tar ile birlikte akşam yemeğine çıkacakları ana kadar geçen zamanda resmiyette devleti.. yansı kanalı ile denize doğru akarak kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun.... Heyecanını gizleyemedi. sıkıntılar devam ediyor. Sana çok önemli bir haberim var... Ber’in isteği üzerine Mar kentinde bulunan Tar’ın ev telefonunu bağladı. merhaba!" "Nasılsın?.. Ber." "Ya sen?. Tar. "Önce cümleyi tekrarlayalım. "Evet!.. "Belki bir anlamı vardır. belki yanlış. Tar’a verdi.." "Senin bana çözmem için verdiğin uzun bir cümle vardı... Tar’ın diller konusunda bilgi ve deneyimi vardı." Tar.. Ama bir anlam yükledim. Muhabbetleri güzel geçmişti... Kararını netleştirmediği halde ağzından dökülmesini engelleyemedi... bağrından fışkıran suyun. gerçekte bireyi soyan bazı holdinglerin." Ber.. Pek kullanmadığımız bir kelimeydi.. turap yerine ‘Ber’ dedi. Ceketinin iç cebine koydu... hatırlarsan." "Evet!" *** . Geçmişten kalan bazı hikayeler bugünü de aydınlatıyordu. Yazıcıdan bir çıktısını alarak. Ber’in sözlerinin devamını bekledi. anlatıda bulunup bulunmama tereddüdü yaşıyordu. toprağa." dedi..." "Olumlu bir değişim yok.. Yoksa anlamını çözdün mü?." "Belki doğru..Ber.. "Tar!..

bazı dillerde bulunan ve kavramları karşılayan bazı kelimeleri yerleştirelim......’ diyebiliriz.. batı dilinde erkek çocuk anlamına geliyor. "Ne durumda olduğumu bilebilecek durumda değilim. Şimdi hiç yoktan Yansı’dan olma Varol isimli bir erkek çocuk babasıyım. Telefonun ucundaki Tar. Sayısız düşünceler." "Sodgom Ülkesinin ünlü dansöz ve ses sanatçısı Markız’ı şöhrete ulaştıran müzik parçasının bir başkasına ait olduğunu duyuran iyi ruhlar web sitesi bu kezde ‘Dişimle Tırnağımla Yükselişim.. basında çıkan bazı yazıları da eklemeyi unutmadı... konuyu görüşmek üzere Halkın temsilcilerini olağanüstü toplantıya çağırdı. Đş bulamayınca Mar kentine ailesinin yanına gitmişti ve orda bile hala işsizdi.. Yansı kanalıyla Med’le birleşmesinden olacak erkek çocuğa selam olsun." "Birleşik Devlet yurttaşlarının hatırı sayılır kısmı. "Ber!. Ber. telefonu kapadıktan sonra sırtını koltuğa yaslayıp. dünya ülkelerinde de geniş akisler buluyor." "Kesinlikle. Đyi Ruhlar Sitesinde yayınlanan demokrasinet görüşünün seçmenlerde ağırlıklı olarak benimsendiği görüşünde. "Gelişmelerden mutlaka beni haberdar et. Deniz suyunun gelgit olgusundaki kabarma evresine. görüşmek dileğiyle.." Ber.." "Sonuç?. bankaların kendi açıklarını. Med’in aksi olan Yansı ile cinsel birleşmesinden doğacak erkek çocuğa selam olsun. değişik bakış açılarıyla yorumlarını sürekli alma olanağı bulabilecekti. ülkemizde olduğu gibi. Tar’a iş bulabilseydi şimdi yanında olacaktı. bu yazıyı kendisine e-mail yoluyla gönderen Korpsi ile bağlantıya geçerek çözebileceği inancındaydı. donmuş gibiydi.. Đnternete girerek. ‘Ber.?" diye sordu.’ diyelim. ‘Son.." "Yolsuzluklar sonucu oluşan ekonomik kriz ortamında. Ellerini göbeğinde birleştirdi. Bu durumda onun geniş hayal gücü.." "Bu yorum seni çokta etkilemesin. Toprağa. . Bu davayı ve senin durumunu bilen birinin gönderdiği bir e-mail de olabilir.." "Babalık davası sonuçlandı mı?. internet bağlantısını kopardı."Şimdi. nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu.. Tüm sırrı.." adlı best-seller olan kitaplaşmış otobiyografisinin içeriğinin yalanlarla dolu olduğu kanıtladı. masanın üzerine koydu. senin için çok anlamlı bir cümle çıkıyor.. "Paragrafa bu aynı anlama gelen karşılık kelimeleri öncekilerle değiştirip birazda cümleyi düzelterek kullanırsak. ayaklarını kaldırıp.." Ber." Ber’in söylediklerini hazmetmesi için kısa bir süre suskun kaldı. Tar’dan aldığı yorumu ve cep telefonu da dahil tüm telefonlarını yazarak görüşme isteğini belirtip sert bir tıklamayla gönderdi. Başından geçenleri." "Yeni seçilen Halkın Temsilcileri Genel Merkezinin seçmen bireylerinin toplamının yüzde kırkını temsil etmediği nedeniyle yetkisi tartışılır hale geldi.’ Başka bir deyişle. Korpsi’nin kendisinde kayıtlı e-mailine.. ‘Ber’in. başıboş şekilde beyninde dolaşmaya başlamıştı. " Ber.’ kelimesi ise bildiğimiz son anlamı dışında.." "DNA testi sonucu da aleyhime geldi.. ".. Ve eve gitmek üzere ofisi terk etti.. Katılımcılar.” Ber.. ‘Yansı’ ise yeni dilde yansıma. Başkan. Đyi misin." "Sodgom ülkesinin son Halk Temsilcileri Genel Merkezine üye genel seçiminde seçmenlerin yüzde kırkının oylamada bulunmamasını.. şimdilik basın alıntılarının bu kadarının yeterli olduğu kanısıyla..Đyi Ruhlar Sitesinde belirtilen Demokrasinet görüşü.. Verdiğin yorum için teşekkür ediyorum...... Tar. Belki de zihnini karıştırmak isteyen biri tarafından sana gönderilmiş bir e-maildir. " ‘Ber’den fışkıran suyun. Dava aleyhime sonuçlandı. sahte bir öksürükten sonra. normal faiz ve alacak miktarına düşülünceye kadar ödememe kararını almış bulunmaktadırlar. Akrabalarının yardımıyla geçimini temin edebiliyordu. Geçen hafta sonuçlandı. ayna. Đnternete girmişken iyi ruhlar sitesinin ‘basından akisler’ bölümüne. Gözleri kararıyordu. akis anlamları taşıyor. Tar’ın yorumunu tekrardan irdeleyerek kafasını karıştırmanın anlamsız olduğunu düşündü. sanal Med’de dahil ayrıntılarıyla Tar’a anlatmıştı... kendi dillerinde de yayınlanan Đyi Ruhlar sitesinin ‘Savaşa Hayır’ konulu bildirisini onayladılar." "Evet!. Korpsi isimli şahsa gönderdiği paragrafı çözdüğümü belirterek tepkisini almaya çalışacağım. bazı çevreler. borçlu yurttaşlar kanalıyla kapatmak için faizli alacaklarına ayrıca yüksek gecikme faizi ve tazminatı eklemelerini protesto için kampanya başlatan ‘iyi ruhlara’ katılım günbegün artıyor. Hatta yüz yüze görüşme isteminde bulunacağım.. ‘Med’ deniyor." "Bunu araştıracağım.

yarım saat de kafeye varabilecekti. Hatta onun soluklarını dahi duyumsa-malıydı. Hiçbir şeyi kaçırmamalıydı. Đlk dumanını çekip salıverdiğinde beklediği dolmuşun durağa yaklaştığını gördü. Paralelinde oturan garip kılıklı kişinin konuştuğunu anlayarak telefonu kapattı. Ber. Cebinde ancak üç günlük gidiş geliş yol parasıyla." "Ber!. "Ben Ad Üniversitesi Psikoloji Fakültesinin son sınıfındayken Med.." Ber.. "Alo!" "Alo. zamanımız az. Ber.. Havadan sudan konuşma çok kısa sürdü." "Hangi masada?. Bir vesile ile tanışmıştık. Durağa geldiğinde bineceği dolmuşun kısa bir sürede geldiği anlar çok enderdi. Arkasına son kez baktıktan sonra Ber’in paralelindeki masada bulunan sandalyeye iğreti şekilde oturdu..." Sırlar Kafesi. Bye. Cep telefonunu çıkarak tuşladı ve kulağına götürdü. Koltuğa kurulmasıyla cep telefonunun çalması aynı anda gerçekleşti. Yeterli bilgi elde edemediği takdirde.*** Ber. Korpsi’yi tanımıyordu." dedi. Gelen kişi. ekmek parasını karşılayacak kadar kısıtlı para vardı. "Uygun bir yerde inecek var!" dedi. Üç kez gelen garsona bir şey istemediğini belirtmekten gına gelmişti kendisine." "Evet. Ber. bekleme esnasında kendi kendine bu yönde telkinde bulun-muştu. Önünde duran dolmuşa ilk binen o oldu. "Buluşma konumuza girelim. kulağını telefondan ayırarak dinledi." "Pekala. Fakülte bitimi sonrası aynı fakültenin Kitle Psikolojisi Kürsüsünde asistan oldum... Garip giyimli birinin kapıdan içeri girmesiyle onda yoğunlaştı. kafenin giriş kısmına oturarak içeri giren herkesi çaktırmadan izlemeye koyuldu.. Korpsi’nin karşısındaki sandalyeye kuruldu. Korpsi. Onun. büyük bir dikkat-le izledi.." "Evet!." "Görüşmek üzere....." diyerek esas konuya girme isteğini belirten Korpsi’nin bulundukları mekanın serin olmasına rağmen alnından dökülen terleri ve alnında oluşan stresten kaynaklı kırışıklığı Ber. Ayağa kalkarak ona yöneldi." "Buyurun!" "Ben.. Đdareli kullanmalıydı.. Dolmuş bekleyeli yirmi dakikadan ziyade bir süre geçmişti. "Alo!" "Ber bey!. nerede görüşelim?" "Sırlar Kafesini biliyor musunuz?." "Yarım saat sonra orada olabilir misiniz?" "Orada olacağım.birinci sınıftaydı. "Teşekkür ederim. sesini dolmuş sürücüsünün duyabileceği kadar yükselterek. Siz misiniz?. Ben Ber!. nasılsınız?. Yürüyerek... Gönderdiğiniz e-maili aldım." "Bye. Ber. -uzun adıyla Medayih.. Ber’e bir şeyler içmek isteyip istemediğini sorduğunda "Hayır." "Kafede misiniz?.... Gelen garsondan soğuk meyve suyu isteyen Korpsi... dostça sarıldılar.." yanıtını aldı." Ber.. kendisini tanıyıp tanımadığı konusunda ise bir fikri yoktu. Yorumunuz bazı nüanslar dışında tamamıyla doğru. "Korpsi?. ürkek bakış ve adımlarla etrafı kolaçan ediyordu.. Sigarasının ucunu koparıp geri kalanı evde içmek üzere pakete geri bıraktı. *** ." Birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına.. Gerçi bu durum süregelen bir şansızlığıydı. çalan cep telefonuna baktı. Cep telefonunda kontör bulunsaydı arayanlar listesinde bulunan Korpsi’nin telefonunu arayacaktı.. elde ettikleriyle kendi içse-linde yorumlarda bulunabilmesi için bu malzemeler önemliydi... Sizle derhal görüşmem gerekiyor. heyecanını diğer yolculardan gizlemeye çalışarak. dolmuşun güzergahı üzerinde olan bir yer değildi. Can sıkıntısından bir sigara daha yaktı. kısık sesle "Merhaba! Korpsi...

." "Ne gibi?. Ayrıca kendiside bu kitapta sözünü ettiği olguların ve düzenleyici güçlerin varlığına inanmayacaklar için. Bir ara garip tipli bir takım kişilerde çok özel sorular sordular." "Hangi matbaa?... bıyık altından gülerek. toplumu.’ yönünde tehditler alıyordu. Bu konuyla ilgili sürekli araştırma yapıyordu. O sıralar ben doçentlik tezimi hazırlıyordum.. Okulu bitirdikten sonra Med de benim kürsüde yüksek lisans eğitimi almaya başladı." Korpsi’nin." "Sözünü ettiğin Med’in anlatımına yakın bilgileri web sitesinde yayınlamış olmama rağmen bana bir şey olmadığına göre. "Peki sizden başka arkadaşı var mı?" diye sordu.. Đlk örnek nüshası çıkarılmıştı.... "Kendisine teklifte bulunmuştum. Olacakları sezmişti sanki. " "Matbaada kitabı hiç mi basılmamıştı?" "Hayır dediğim gibi." "Adresini verebilir misiniz?" ..." "Med’in kitabı..." "Buna yanıt vermek istemiyorum.. cisimleri beyinsel enerjisiyle hareket ettirebilme. "Böyle yetenekleri olduğuna siz inanır mıydınız?." "Öldürülme nedeni ve cinayet faili hakkında bir bilginiz var mı?. Buyurun. Birkaç kez görevliler cinayet olayını araştırırken benle de görüştüler. Med’le dostluğumuz devam ediyordu...’ isimli bir kitap hazırlıyordu.. konuşmazlardı." "Rica ederim. bir şekilde soruşturmaya uğrayarak ceza alması hatta öldürülmesi halinde bunun bile bir kanıt olacağını belirtmişti.. Bize o zamanlar çok garip gelmişti..." "Kurban matbaası.. "Đyi Ruhlar Web sitesinde geçen bazı yazılar da buna benzer ifadeleri okuyunca benim Med’i tanıyıp tanımadığımı sormuştun. Zihnini toparlamaya çalıştığını ifade eden beden diliyle sunuşlarda bulunduktan sonra devam etti.. Aynen öyle. sözlerini bölerek. Bu anlamda kendilerini Yüce Yaratıcı yerine koymaya çalışıyorlar. Sanki geleceği yazmıştı. Zaten aynı günün gecesi de meçhul cinayete annesi ve babasıyla birlikte kurban gitti. Korpsi." "Duyu ötesi algılama. yollardan söz ediyordu. Öldürülme nedenini aynı düşünceleri taşıyan kitabına neden bağlıyorsun?. Gizli güçleri olduğuna inanırlardı.." "Özel arkadaşlığınız oldu mu?" diye araya girerek sordu Ber...ve ülkemizde yaygın kullanıcısı olmayan internet sayesinde karşı durulabileceğini..." "Şimdi anlıyorum. Neyse. bireyin ve toplumun maksimum düzeyde kendi geleceğini tayin hakkını gerçekleş-tirebileceğini savunuyordu.. imla hatalarını öngörüm için bana sunmuştu." "Neden?..." dedi.. düzeltmeler yapıldıktan sonra bastırılacaktı... bu ve benzeri tekniklerle insanların geleceğini tayin ederek..." "Hiç bir zaman.. o yıllarca önce faili meçhul bir cinayete kurban gitti... Đletişim araçlarıyla ve oluşturdukları beyinsel negatif enerjilerle kitle etkileme psikolojisi oluşturmalarından. devam ettiği ve yayınladığı takdirde başının belaya gireceği. "O bir ölü....... Med’in yayınlamak üzere olduğu kitabının örneğini sordular.. Kendilerini özel görevli olarak tanıtan bazı kişiler telefonla ‘Hazırlamakta olduğu kitabının Ulusal Güvenlik konularıyla ilgisi bulunduğunu. Bu arada ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. dünya ülkelerinde bulunan açık veya gizli gerçek yöneticilerin.. zihinleri kontrol etmelerinden ve daha bir çok araçlardan söz ediyor. "Çünkü." "Öldürülmesine yakın günlerde aşırı huysuzdu. Ama kabul etmedi.Bu arada yüksek lisansımı yapıyordum. Aslında ondan birazda çekinirlerdi. Benden bir şeyler elde edemeyince yakamı bıraktılar. Çünkü internet yeni yaygınlaşmaya başlamıştı ve bizler internet konusunda o kadar bilgi sahibi de değildik.. Đzin verirsen kaldığım yerden devam etmek istiyorum. ülkelerini veya ülkeleri." dedi. Özellikle kitle psikolojisi ve demokrasi alanındaydı." "Senin yazıların onun kitabına göre denizde bir damla.. kitabının yasaklanması.. Çıkan ilk örneğini de bazı kelime.. Arkadaşlık düzeyinde devam etti ilişkimiz..." "Evet.. "Sevilen.. Bu güçler. Ki diyaloglarımız genelde bilimsel araştırmalar temelindeydi... Sonra tamamladığı kitabını bastırmak için bir matbaayla anlaştı.. kendi yararlarına ve amaçlarına uygun sürekli bir gelecek oluşturuyorlar... Bu güçlere karşı -o zamanlar yeni olan." Korpsi." dedi. bireyi yönetmede kullandığı tekniklerden.." "Med isimli arkadaşınla ne zaman tanışmam nasip olacak?. kıskanç ve meraklı bir tarzda. Ber. sayılan biriydi ama benim dışımdakiler sıradan diyaloglar dışında onunla pek görüşmez. telepatik iletişimde bulunabilme gibi.. "Ne diyordum?...

" "Sözünü ettiğin Med’in teyzesinin kızıyla beni görüştürebilir misin?" "Nerede olduğunu bilmiyorum. Hatta. "Med’in kitabını yayınlamamakla cinayeti işleyenleri mükafatlandırdığını bilmiyor musun?. uyarıya uyarak sandalyesine oturdu. ailesiyle birlikte terk etmişti.. cinayet gecesi kundaklanmıştı.. "Med’i bildiğine göre Düzenleyici... biliyorum.." "Peki. onu tebrik etmek gerekiyor." "Evet. "Kendine gel. "Doğduğunda senin kişiliğine uygun ismi kim koymuşsa.. matbaayı neden soruyorsun?.. Ayrıca zihin okuma. sandalyesinden kalkarak Ber’e sarıldı... anlamını hala kavrayabilmiş değilim.. Ber.. Yapılan terapilerle içselimde çift kimlik oluşturduğum yargısına varılmıştı. Korkak’ın Kor’u..." "Bana söylemende bir sakınca varmı?. Garson’dan bir bardak su istedi.. onla tek yumurta ikizi gibiydiler..." Ber.. Ters tepki doğurtmadan daha çok bilgi elde etmeliydi. Sarsıla sarsıla ağlıyordu.. Ta ki.. Korpsi. Evet. Yetmez mi?." "Buna şu an yanıt vermeyeceğim." "O halde kitap hala sende mi?.. "Hayır!. Biliyordum. "Med’in akrabalarından tanıdıklarınız var mı?..." Ber. Korpsi’nin gözlerine dikerek. Psikolojinin ise Psi’si birleştirilerek Korpsi adı konmuş. Heyecan boğazını kurutmuştu."Matbaanın yerinde şimdi yeller esiyor..... içinde sakladığı kimseyle paylaşmadığı konuları anlatmaya susamıştı.. Korpsi’nin belirttiği adres yıllardır." .. diğeri ise onun ve anne babasının başına gelenin benimde başıma geleceği korkusu. Ama geçmişini silemezdi." dedi. Ber’in açıklama yapmasını bekledi." "Med’in kitabını bu gruplardan şimdiye kadar nasıl gizleyebildin?..." Korpsi panikledi. gözlerini. kontrol etme... Biliyorum... Korpsi. kulakları var. Bu yüzden uzunca bir süre psikolojik tedavi gördüm.. Med’in ve anne babasıyla öldürüldükleri evin adresini biliyor musun?." dedi. Öncelikle senin Med’le ilgili bilgilerini bana sunmanı istiyorum. Bu kadar benzerlik olamazdı. yönlendirme yeteneklerine de sahiplerken. Đki zor seçenek altında sıkışıp kalıyordum... Matbaa sahibi de ertesi gün hiç kimseye adres bırakmadan Ad kentini." "Kitabın sadece bir nüshası çıkarılmıştı ve o da bana verilmişti..... Senin çözümlemenle aynı olmasına rağmen.. Bundan çok korkuyordum. Med ile geçen diyalogları Korpsi’ye özetledi. anlamını artık biliyorum. Tabi ki ruhsal sağlığıma uzun bir tedavi sonrası kavuşmuştum. Đsmini şu an anımsamıyorum. Đnanamıyordu. O hala bir KorkakPsikologdu. Bu kez isteği çok yoğundu. korku dolu gözlerle karşısında duran Korpsi’yi daha çok ürkütebileceğini hatta kaçırabileceği kanısıyla ısrar etmedi.... Korpsi’nin korku dolu gözlerinde bu kez cesaret ışıltıları oluşmuştu.." "Evet. Korpsi’ye öfkeyle bakarak..." Ber.. Aklına gelen her soruyu belirli bir sistematiğe tabi olmadan birçok soru soruyordu..." Ber.. Korpsi’nin belirttiği adresi duyunca zorlamalı soğukkanlı duruşunu bozdu. Bir teyzesinin kızıyla tanıştırmıştı. Đyi Ruhlar sitesindeki yazıları okuyuncaya kadar..." "Belki de kitabın nüshalarından matbaa sahibinde kalmış olabilir diye düşündüm..... Bu yazılarla tekrar Med’i duyumsamaya başladım. Hem. "Biliyordum." "Tam olarak ikna olmalıyım.. Đzleyici gruplarının neyi ifade ettiğini de biliyor olmalısın?. Denetleyici." diyerek uyardı Ber." Korpsi başını eğmişti.. ise aydınlanmamış bazı noktaları vurgulama gereği duydu. soruları yinelemenin. hatta daire numarasına varıncaya kadar aynıydı.." "Birkaç akrabası olduğundan söz etmişti..." "E-mail yoluyla gönderdiğin paragrafta geçen Ber benim." Ber... Uygulayıcı. Abime yakışmış. ismini değiştiremezdi. "Med’in öldürülmesinden sonra uykudayken bazen de uyanıkken onun benle görüştüğü hissi içimde oluşuyordu..... anlatımına devam etti.. Kitabını matbaada bastırarak veya internette yayınlayarak insanlara sunmamı sürekli istiyordu. Onun ismi hala ‘Korpsi’ idi. oturduğu adresle. Hayır!. Yıllardır. Onların her yerde gözleri.. " Çevre masalarda olan insanlar kendilerine bakıyorlardı. "Ben. "Senin cesaret edemediğini ben gerçekleştireceğim. "Bu yazının dilimizdeki karşılığını Med’den öğrenmiş fakat anlam verememiştim. Korpsi.. Korpsi. Bir taraftan Med’in kitabımı yayınlayarak içsel huzura erme düşüncesi..

başıyla olumladı. Allah onları kahretsin..." "Kime?. Öngörüsü değişik şekilde gerçekleşse de onun vasiyetine uyarak doğan çocuğuma ‘Varol’ ismini koydum.. cinayetin belirlibelirsiz fail veya faillerini..." "Soru sorma... Korpsi ile Yansı. Yansı ise Med’in arkadaşı olduğunu duyduktan sonra anımsamıştı Korpsi’yi." Ber. "Onlara uzanan ellere lanet olsun. Yarım kalan işlerini bitirmeye gelmişti.. bunun için gerekli tüm düzenlemeleri yapıyor. artık beyinsel gücümün de etkisini yitirdiğini seziyorum. sorduğu soru üzerine irkildi. Korpsi. Korku. Cinayet haberini aldığı gün olduğu gibi bardaktan boşanırcasına yaşlar akıyordu Yansı’nın gözlerinden. Ayağa kalktı. ruhsal ve doğal annesi ise Med’di. Ber. * ** Ber. uyguluyor. "Korkmana gerek yok. Kişiliği oluşturan ruh cevheri Ber ile Med’in ruhsal birleşmeleri sonucuydu.. Yarından tezi yok.. Ber. .. fiziksel olarak Yansı ile birleşme sağlamışsa da gerçekte Med’in ruhuyla gerçek cinselliği yaşadığını duyumsadı. biraz daha rahatlamıştı." Bu yüzden Yansı’nın adresini bulmak zor olmamıştı. olayları seri halde zihninden geçiriyordu. "Med’in anne ve babasının meslekleri hakkında bilgin var mı?. hem de benim canımı alacaklar. geçmişte yaşadığı Med’le bağlantılı tüm olguları. Öldürülmüştü... Avyansı’nın ofisinde gerçekleşen karşılaşma sonrası dava dilekçesinde bulunan adresten hareketle bazı duyumsamalar sağlayabileceği ihtimaliyle Yansı’nın evinin etrafında birkaç kez dolaşmıştı.Ber. Med gerçekti. Karşısında Ber’i gören Yansı kapıyı suratına çarpacakken. Bir gün bir boşluk bulup zihnime gireceklerinden o kadar çok korkuyorum ki. Korpsi’nin kendisini tanıtmasıyla eylemi eksik teşebbüs aşamasında kaldı.. Med’in yıllarca önce yazdığı kitabın ilk sayfasında bulunan kehanet gerçekleşmişti.. izliyor. geçmişte olanlardan ve Med’den söz ettiler.. ilk sayfasında çözümlemede bulundukları kehanetin yazılı olduğunu gördü. O... Belki de karşısında bulunan şahıs. Hatta erkek çocuğum olursa ismini ‘Varol’ koymamı istemişti." Her şeyin yerli yerine oturması Ber’i mutlu ediyordu. Yansı’yı görür görmez tanımıştı...’ derdi. kitabı internette yayınlatmaya başlayacağım." diyerek lanetliyordu.. Ama.. Bana güven. Med’in fiziksel benzeri teyze kızıydı.. Ama o geri dönmüştü.. yanında bulunan baklava kutusu görüntüsü veren paketi Ber’e uzattı.. Yansı’ya ve Korpsi’ye bu içsel yorumlarını aktardığında hiç bir itirazla karşılaşmadı. bir kanalla kendisini ve Yansı’yı etkileyerek cinsel birleşimi gerçekleştirmiş ve Varol isimli çocuk olmuştu. "Med’den elde ettiğim zihin koruma. Kitabı bulamamalarının nedeni bu." "Her ikisi de bilgisayar programcılığında uzman olarak tanınırlardı. Korpsi. tüm benliğini kapladı. Đkram edilen kahveler yudumlanırken. "Hesabı öde! Seninle birinin evine ziyarete gideceğiz. Yansı. gerektiği yerde müdahale ediyordu. Kısırlığımın tedavisi için gitmediğim doktor. Ama.. o grupların yetkili görevlisi de olabilirdi... Neden şimdiye kadar düşünememişti. "Yanında taksi tutacak kadar paran var mı?" Korpsi. aşındırmadığım hastane kapısı kalmamasına karşın. kötü ruhların düşmanı iyi bir ruhtu. Ber’in korkusunu sezmişti. O... zihin etkilemelere karşı durma tekniklerinden yararlanarak bugüne geldim. Med. Bu durumda hem kitabı elde edecekler. Bu durumda Varol isimli çocuğun biyolojik annesi Yansı’ydı... " dedi. yine de ‘ümidini kesme bir gün çocuğun olacak..." "Korkunun ecele faydası yok.. Kitabı yayınladığımız takdirde öldürmeleri için bir neden kalmayacaktır.. "Kitap nerede?" diye sordu. Ondan önce oluşan birleşmede ruhsal bedeniyle Med’di ve sanal seksten bile öte birleşme sağlamışlardı. Kırmızı kurdela ile süslenmiş paketi açan Ber. "Benim ne kadar çok çocuk istediğimi biliyordu." Korpsi. Korpsi. Merak etme. Ayrıca her gözlemelerinde onlar için çok önemli sayılmayacak küçük sapmalar meydana getirerek dikkatlerini dağıtabiliyordum.

Çıkmak üzerelerken. Bu ses ve bu parça aynı zamanda geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyordu.. kesik. Devlet Avukatının telefonda açıklama yapmayacak kadar önemli bir konu için kendisini aradığını duyumsayarak.... Belirli bir olasılık aklına gelmemişti... Ad kenti Yargı Binasında görevli Devlet Avukatı EmKul idi. sözlerini duyan Ber... Yansı’nın. durakladılar. Bu yüz-den hamile olduğumu öğrenince hiç düşünmeden doğurmaya karar ver-dim." Ber. "Bunların daha önceleri farkında olsaydım. Yargı binasına yakın durakta ininceye kadar Devlet Avukatının bu kadar acil aramasının ihtimali nedenlerini boşuna düşündü. Kocam ölmeden önce. "Derhal geliyorum efendim!. Şu an.’ isimli parçası da bu sıkıntıya eklenerek Ber’i terletiyordu. Düşünceleri kesik kesikti. irade gösterebilmek olasılıkları mevcuttu. geçmişten ve gelecekten önemliydi." *** . bu kez bir sırrı olduğunu ve bunu anlatmak istediğini söylediğinde.. diğer üç kişi gibi preslenmiş vaziyette. "Sizin hakkınızda bir soruşturma başlatmamız istendi Ber Bey!" "Şikayetçi kim?.Ber. "Ber Bey!..." Ber. çocuğu görmek için teklifsiz her an gelebileceğine dair Yansı’nın.. Sabahtan beri sizi arattırıyorum.. "Kürtaj yaptırdığım takdirde ölüm riski alacağım. derin ve mırıltılı bir ses tonu ile konuşuyordu. "Yani.. inecekleri durağa varma anının biran önce gelmesini bekliyorlardı. işler nasıl şeklindeki genel konuşmalardan sonra çağrılış nedenini öğrenme şerefine nail olmuştu. şeklindeki beyanımın aslı yoktu. minnetli teşekkürle karşılık verdi. Açtıkları kapıyı dışarıdan örtecekleri anda. Dört kişiden biri yatay ve dikey genişlik yönünden normalin çok üzerindeydi.." dedi. Varol’u öpüp okşadıktan sonra annesine geri verdi.. Hoş geldiniz. Yanlardan preslenmek dışında... Çok önemli. Ber’den beklediği kızgınlık tepkisini alamamıştı. kalkmaları gerektiğini işaret etti.. Ber ise artık geçmişinde boğulmak istemiyordu. Ama doğal yapısı istemediği halde buna neden olmuştu. Normalde soğukkanlı bir ses tonuna sahip olan Emkul." Yansı.. Korpsi. Arayan. Geçmişi silmek. 43 Dolmuşun en arka koltuğunda oturan dört kişiden biri olan Ber.. görüşme isteğini belirtince derhal içeriye buyur edildi... Aksine." "Yargı Başkanlığı. pek çok doktora gitmemize rağmen çocuğumuzun olmadığını anlatmıştım. "Đsabetli bir karar vermişsin." yanıtını aldı. yeniden düzenlemek olasılığı yoktu. Cep telefonunun çalmasıyla uykulu gözleri iyice açıldı. Soluğu yargı binasında almıştı. Çocuğun babası olduğumu derhal kabul ederdim. Yansı’dan özür diledi.. "Đçimde kalması beni rahatsız ediyor... Devlet Avukatı Emkul’un makam odasının önünde bulunan görevliye.. ne seni ne de avukatını yormazdım." diyerek devamını istedi. Ber ise Varol isimli çocuğunu görmek için Yansı’ya ricada bulundu.." dedi... Diğerlerinin yerlerinden alıntı yapmayı oda istemezdi.. Lütfen yanıma kadar gelir misiniz?. dolmuşun müzik setinden çıkan Markız’ın ‘kıvırt ve kıvırttır... Anda ve dolayısıyla gelecekte ise düzenleme yapabilmek.

" dedi... Çokta önemli bir durum değil kanımca. Ad kentinde bulunan bir akrabasına ait olduğunu belirtmişti... suçlama konusunu. Ber’e karşılık vermek yerine." "Dava açılması gerektiği konusunda görüş bildirildiğine göre işi bayağı ciddiye alıyorlar.. yasal olmayan suçlamalarını ciddiye almış olurum. Bu yönüyle ifadenizi almak durumundayım. olduğunu anımsamıyordu. Hani. sadece yüz yirmi sayfayı tarayıcıya okutarak. katil değildir." "Almış olabilirim. Zamanı daralıyordu. Yerel bir gazetede yayınlattığı "Birleşik Derin Devleti ile Sodgom Ülkesi Derin Devleti arasında imzalanmış gizli protokoller" konulu yazısından dolayı kamu vicdanı adına açılan davada onu avukat olarak duruşmalarda savunmuşsunuz.. taraflar imzaladı.. Avukat temsil ettiği kişinin sadece savunma sacayağını temsil eder. Devlet avukatının suskunluğunu bozmaması üzerine. Buna karşı yanıtınız nedir?. bilgisayara kaydını yaptırabilmişti... SodGom Devleti organları kendi yasalarını bile askıya almış görünüyor. gerçekle ilgisi olmayan.’ sitesine kaydetme uğraşındaydı. " "Bunda yasaya aykırı bir durum yok ki.. Yargı başkanlığının suçlamasını dinlediniz.. Bunun suç olmadığını Yargı Başkanlığı da biliyor. ofisine çabucak varmak için adımlarını hızlandırdı. Katili savunan avukat.. O Ad kenti adresini bende sordum. Her gün tam mesai yaparak ancak bir haftada bitirebileceğine inanıyordu." "Ulusal güvenliğin arkasına sığınanlar DeşifMan’ın deşifrezisyonundan rahatsızlık duymuşlar galiba. uyruğu da belli. Đşinin bitmesi üzerine makam odasından ayrılan Ber. afaki suçlamaya karşı yanıt vererek. Devlet Avukatının yüzünün rengi kırmızıya yakın bir ton aldı. . yazmanı çağırmasını emretti. Yargı başkanlığı yirmi dört saat içinde soruşturmanın tamamlanması.. Yasa böyle buyuruyor. Sanığın işlediği iddia edilen suçun sacayaklarından biri değildir. adres olarak Ad kentinde bulunan bir adresi belirtmesi için onu yönlendirmiş olmanız. "Gerçekten ifademi alacak mısınız?... Dava açımı konusundaki görüş raporumla birlikte gönderilmesini talep etti.. Bu hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçirmemi istiyor musunuz?" "Evet!" diye yanıtladı Ber. Đfadelerinde bağlı olduğu ülkedeki ikametgah adresini zaten belirtmiş.." "Sorulara yanıt vermeme hakkınız var." Devlet Avukatı. ‘Đyi Ruhlar." diye sordu. olan hızlılığı ve heyecanı garipseyerek." dedi.. masa kenarında bulunan çağrı ziline bastı. "Ben bırakın DeşifMan için bir başkası için dahi noterde avukatlık vekaletnamesi için bulunmadım şimdiye kadar. bu kırmızılığı tecrübeleriyle biliyordu.Yargı Başkanlığının ilgi alanına girebilecek bir eylemi." "DeşifMan isimli yabancı uyruklu biri. Bu nedenle görevinizi kötüye kullandığınız yönünde rapor düzenlenmiş.." Ber. O da suçlamanın dayanaksız olduğunun bilincindeydi ve hukuksal utancı temsil eden bir renge bürünmüştü.’ sitesinde yayınlamaya başlamalıydı. "Buna mecburum. Ber.. "Yargı Bakanlığı birine ceza verme amacı taşıyorsa ifade verip vermemenin de önemi yok. ‘Kanunsuz suç olmazdı?. *** Akşama kadar arada Secret’inde yardımlarıyla süren çalışması sonucu Med’in kitabından şimdilik. biliyorsunuz. Gelen odacıya. Secret’in bürodan ayrılmasından sonra bir şeyler atıştırarak çalışmasına devam etti. "Şikayet konusunu öğrenebilir miyim?" "Bundan yedi yıl önce Ulusal Güvenlik alanına giren bir konuyla ilgilenmek için bir şahıstan vekalet almışsınız.. "Suçlama onun avukatlığını neden yaptığınız yönünde değil. Başka sıkıntılar olmadan Korpsi’den almış olduğu Med’in kitabını tarayıcıdan bilgisayara verip.." "Her neyse.. Böyle dayanaksız. Sadece hukukçularda oluşabilecek bir renkti. dün akşam üzeri faks geçti.. Đsmi?.. Vekaletnamede kimlik tesbiti yapılmış.’ ibaresiyle düzenlenen tutanağın altını. Bugün tüm mesaisini bu işe harcayacaktı. soruşturma sonucunun kendilerine gönderilmesi içerikli talimatnameyi." ‘Sanık ifade vermeme hakkını kullandı. "Evet!.... Ber’ dönerek... Noterde vekaletname düzenlenirken şahsın yanında bulunarak.. Bu kez bilgisayara yüklediği yüz yirmi sayfayı ‘Đyi Ruhlar. Vekaletname tek taraflı bir işlem ve hiç bir avukatın noterde bulunmasına gerek yok. Đnternet bağlantısından sonra sitenin adresini yazarak okeyledi..

Bu şekil. bekle-gör modundaydı. Çaba. arka fonunda arada görünen yazıları. denileni yaptı.Anti virüsDeson&Neson. Đlk tıklama sonuçsuz kalmıştı. Mesajda. seri devinimlerde bulunan görüntünün ve sesin yavaşlamasını sağladı. Şimdi şekil ağır çekimlerde. . komutuyla alanı dondurdu. bu animasyonal sessiz hareketleri bir süre izledi. Mesaj kutusunu kapattı. yavaş hareket butonuna basarak. Sesler ve renkli görüntüler korkutucuydu. görüntüleri sallanan kıyafetleri ile yaptığı hareketlerle kapatıyordu. Gri renkli helezonik şeklin yayları. Web sitesine neden giremediğini şimdi anlıyordu. Ber. Yinelemeler önceki sonucu değiştirmiyordu. En güncel anti-virüs programlarını çalıştırdığım halde. Telefon hatları çok dolu galiba. Đçindeki ses. imleci hedefe yaklaştırdığı anda geri püskürtüldüğünü gördü. Değişen pek bir şey olmadı. Yeniden açılan programda bu kez donma yoktu. Đmleci alanın ortasına getirdikten sonra. gitgide insan figürüne dönüşmeye başlamıştı. garip figürler oluşmaya başladı. başlamıştı. Netleşen figür usulca kıvırmalardaydı. Ber de normal bir insan olarak korkuyu duyumsadı. renkler göz kamaştırıcı. web sitesinin teknik sorumlusu ‘TekSor’dan geliyordu. güzel bir dansöz görüntüsü alıncaya değin sürdü. Şekil değişmeye. her nasıl yapılmışsa siteye ulaşmasını engelleyici kalkan oluşturmuştu. Bu sırada helezonik yaya benzer bir şekil ekranı kaplamaya başlamıştı. Bu arada bilgisayarın hoparlöründen ürkütücü mekanik çığlıklar duyuluyordu.’ yazılı mesajın direktifine uygun hareket etti. ekranın ortasında oluşan bir mesaj kutusu gördü.. Dansöz. Kısıtlı bilgisiyle kendisinin özelde yapabileceği artı bir şey yoktu. Hedef üzerinde imleci sabitleyerek tıklayacağı anda şekil yeniden değişikliğe uğradı.. yukarıdan aşağıya doğru bir pompa gibi çalışmaya.. Müziğe uyumlu hareketlerde bulunarak gitgide ritmini yükselten dansözün seri kıvırmaları nedeniyle bir süre sonra arka fonu tamamıyla kapatmıştı. ekranı tamamen kapladığında. Birden hata mesajıyla karşılaştı. "Web sitemize virüs saldırısı oldu. Haberin olsun" yazılıydı. Ama.. Ekran yeniden donmak üzereydi. Üst yazılar görünür hale gelmişti. Dondur. şeklin üzerinde bir mesaj kutusu oluştu. sesler kulak okşayıcıydı. Tekrar helezonik yaya dönüşen şeklin üst aralığını tıklamak için harekete geçtiğinde. diye düşündü. Yaylanma hareketlerinin serileşmesi nedeniyle bir türlü en üstteki yayın arasını tıklayamıyordu. dondur komutunu iptal etti. meyvesini verecek gibiydi.. Dansöz kıyafetli kadın figürü daha önce görmediği güzellik ve işvedeydi. ‘Helezonik biçimin en üstteki yay aralığını tıklat. karma renkler almaya. Bu esnada masa üzerindeki cep telefonu mesaj uyarısında bulundu. sanki bir şeyleri harekete geçirmişti. Beş dakikayı aşkın süreye rağmen bir türlü ana sayfa görünmemişti. Teknik sorumlu bu sorunu çözemediğini belirtmişti. Virüs. Mesajda. ses ise badanajlı homurdanmalar düzeyindeydi. bilgisayarı yeniden başlatmak için düğmeye basacağı bir anda. Sanki hedef ile imleç arasında manyetik bir alan oluşmuştu. Ber. Ber. ‘Durdur’ bütonuna basarak yenile komutu verdi. Ber. kuşkusu duyumsamasına rağmen. arka fondaki figürleri izlemeye çabalıyordu. ‘ilerle!’ diyordu. Sayfaya tekrar girmeye çabaladı. Değişik şekiller. ‘Đyi Ruhlar’ sitesine girme teşebbüsünde bulundu. Ekran dondu. Mesaj. ‘Bir daha denemelisinAntivirüs Deson&Neson’ yazıyordu. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla karşılaştı. ‘Sayfa görüntülenemedi’ mesajıyla yeniden karşılaştı... Yeniden internet bağlantısı yaparak. bir taraftan dansözü ve kıvırmalarını izlerken diğer taraftan arka fonda bir görünüp kaybolan yazıları okumaya. temizleyemedim. Bilgisayarın komut merkezi ayarlarından. Sayfayı kapadı. Deson&Neson lisanslı anti-virüs yazılımı bilgisayarında kayıtlı değildi ve ilk kez bu isimde bir yazılımı görüyordu.. Bir kez daha sitenin ana sayfasına girmeyi denedi. Bilgisayarı yeniden başlatmak zorunda kaldı. Değişim.. Şekil.Web sayfasına giriş için ilk kez bu kadar süre bekliyordu. Siteye bulaşan virüs programının bir oyunu olabilir.. gelen mesajı garipsedi. Đnternet bağlantısını koparacağı esnada.

Kumarhanemize bekliyoruz. Yazı karakterini büyük ve altı çizgili olacak şekilde ayarlayarak. bir kırmızı. Đşlemlerinize devam edebilirsiniz. kıvırttır." "Elimdeki şarap kadehinin üzerini tıklayarak. Eşit bölünen ekranın üstünde dansöz figürü. Üstte kalan dansöz figürü doğum sancıları çekiyor gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı. Ber. Yirmi dakika boyunca süren bu karşılıklı simgesel savaşım sonunda üstte bulunan figürlerin tümü yok olmuş.. Dönmenin hızlanmasıyla figürler bir kasırganın ancak Arizona çölünde oluşabilecek hortuma benzer görüntüler sunmaya başlanmıştı. Bu uyarıdan sonra monitörün ekranındaki görüntü yatay olarak ikiye bölündü. homojenleşmişti. bir kısmı da kendiliğinden kaybolmuştu. Aniden anımsayan insanın davranışını sergiledi. Bu uyarı irkilmesine neden oldu. Oturduğu koltuktan ayağa fırladı. Bu arada. Benim giydiğim. bazılarının da üçüncü cins olduğu arada görünen cinsel organlarından anlaşılan bu figürler. altında kalan ekran ise görüntüsüz ve boştu... alt ve üst de bulunanlar birbirlerine karşı simgele savaşımı başlamıştı. arada açılan. daha kıvrak danslarımı sunduğum web siteme bekliyorum. kusmak üzereydi. Onları izleyen Ber’in beyni dolanmaya. Bilgisayarın hafıza kayıtlarında böyle bir yazılım programının yüklü olmadığını. Normal sayfanın ortasında beliren mesajda. çoğaldıkça çoğaldı." isimlerini sanki daha önceden duymuş gibiydi.. bazılarının bayan. iradesi dışında hayrına yardıma koşmuş olabilirdi diye düşündü. Gözlerini dansözden. Şimdi. Đsimler de yabancı gelmemişti.. Ber. harfsel değişik simgelere benzeyen mermiler atıyordu. Her bir figürün küçük parmakları rakamsal. Bir duyuruda bulunmak istiyordu. Med. . Đçinden bir çok dansöz kıyafetli figür çıktı. Şimdiye kadar şüpheyle baktığı sanal olayların bir çoğu gerçek alemde karşılığını bulmuştu. alttaki boş alanda bir takım figürler belirdi. kıvırmaya başladılar.. Kıvıranlar kıvırmalarını bırakarak. yüklenmediğini bir kez daha anlamıştı. Belki de. Alt ve üst grupları ayıran yatay çizgi silindi. ana dansözün etrafında belirli bir yörüngeyi takip eden uydular gibi dönerek. Olabilir miydi?.. hipnoz olmuş gibiydi. yok edici simgeler oluşturdular.. Simgesi yok olanın figürü de yok oluyordu. Attıkları. Ezginin sözleri. Bazılarının erkek. Neden olmasın dı?. imleci kadehe doğru getirerek tıklayacağı esnada." isimli parçasındaki sözlerine aşırı benzerlik taşıyordu. karışmaya başlamıştı. Ekran normal görüntüsüne dönüşmeye başladı... Zihninden ihtimalli düşünceler geçti... yeni bir programdı ve yazılım şirketi. hızlı bir şekilde karşı alanda bulunan figürlere ulaşıyordu. "Deson ve Neson. Markız’ın "Kıvır." "Đlerlemek. ‘program bul’ komutuna "Deson&Neson" yazarak arattırdı. Bu mesajların bazılarında. bilgisayardan "Sakın yapma!" bağırtısını algıladı. "Zengin olmak istiyorsanız bu mesajı tıklayınız!. Đyi Ruhlar web sitesine yapılan virüs saldırısı nedeniyle oluşan figürlerin davranışları. gerçeklikle. gecenin karanlığına kalmak istemiyordu. sayesinde gerçekleşen sanal görüşmelerinin birinde ilk ve son kez görüdüğü Deson ve Neson’un. ‘Med’den alıntılar. yükselmek istiyorsanız benim gibi bir sağa.. Med’in anne ve babasının isimlerinin Neson ve Deson olduğunu. sanalında tanıştığı ve yüzlerini gördüğü bu insanların aynı kişiler olduklarını Yansı’nın evinde bulunan aile albümündeki fotoğraflardan öğrenmişti. "Tüm virüsler silinmiştir. atılan simgelerin kendilerine deymesini önleyici. kulaklarını ezgiden alamıyordu. Dansöz’ün şeffaf ve kat kat elbiselerinin altından sırasıyla bir çok yazılar çıkmaya başladı. arada kapanan.. Karınca büyüklüğündeki figürler. bir gri ve karma renklere dönüşen kıyafetleri giymelisiniz ve ayrıca ortama uygun sesler çıkarmalısınız. Hafızasını yokladı. Midesi bulanıyor. iyi ruhların mücadeleyi başlattıklarını ve alan olarak interneti tercih ettikleri anlamındaki sözlerini anımsıyordu. bir sola.Ber.’ linkini tıkladı." Ber. Sanal yaşam ile gerçek yaşam neredeyse birbirinin içine girmiş. Bunları daha sonra irdelemesi gerektiğini düşünerek. Sanal. gerçeklik ise sanalla karışmıştı. bir arkaya bir öne kıvırmalısınız. açılan web sitesinin ana sayfasına girerek. bunun karşısında onların yok edilmesine benzer bir olayı rüyasında yaşamamış mıydı?. Deson&Neson" yazıyordu.. Deson ve Neson ismine sahip kişilerle Med sayesinde sanal alemde tanışmıştı.. Belki de yaşatılmıştı. bir yeşil.

bilgisayarda kayıtlı dosyasından kopyalayarak. bu mesajı da açtı. yurt dışında bulunan Genel Düzenleme Merkezine de ulaşılmış olacaktır. eşitsiz. Mesaj." ana başlığından sonra altına ‘Đlk yüz yirmi sayfa-sı. bu dileğimi kulak arkası ederek. Mesajda. okuduğu mesajları silmeden minimize ediyordu. adaletten uzak yasaları ve düzenleyicilerini sıgaya çekmeye geldik. Bes ve Kur’un bu soygunu gerçekleştirmesine ortam hazırlayanlardan. "Borcunu ödemekte hindi. dolmuş parası dilendirecek aşamaya getiren büyük soyguncuları. gruplarında tartışmaya dahi açmayan ‘Đstersem Soyulurum Bankasının Şube Düzenleme Grubu Başkanından.. Özelde. gerçeği gizleyenleri. No.Mar Kenti Yerel Ozanı. yapıştırıp.9mm. Çalışmaya devam edebilecek enerjisi kalmamıştı. beni görmeyen gözlerin görmesini sağlamaya. Tut-Bırakma KursEvinde soygun eğitimi almamıza neden olanlardan.... senaryolarını fark eden ve bunu açıklamak isteyenleri anında yok eden düzenleme grubunu ve yandaşlarını deşifre etmeye geldim.. onun gibilerden ve onu oynatarak. Sağlıksız çocuğumla eşimin geleceği için görevimden alınmamak ve hatta bir kaç kuruş daha fazla para kazanabilme ihtimaliyle KursEviEğitmen’inin elindeki silahına bedenimi hedef göstermeme neden olanlardan. etkili."Faili meçhul bir cinayete kurban giden ve sitemizde yayınladığımız birçok yazının esin kaynağı. asıl adı Medayih olan Med isimli Psikologun. bireysel çıkarları için halkları kandırmak amacıyla hareket edenlere bir kaç ezgim olacak. Ber. Şti. aldığımız eğitime göre yaptığımız soygun uygulamasında ölümle anında infazımız yapılırken. Mesajlar üst üste geliyordu. katline ferman verenlere ve yandaşlarına yararlı olabilecek şekilde sözlerini kısmen değiştirerek.. "Ölüm Sessizliği Mahallesi. uygulayıcılardan. kullandırarak kanların dökülmesine neden olanları. kendisine mal eden sanat hırsızı Markız’dan. Netten ayrılacağı esnada.Kur&Bes. Uzi sokağı. faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasıyla gerçekleşecektir. iradem dışı düzenlemelerle. "Đşlemediğimiz bir suçtan cezalandırılıp. onunla oynayarak. Ad kenti." "Kasırga kadar büyük. dehşetli ve korkunç hortumsal soygunla iş bulma olasılığının neredeyse sıfırlanması karşısında düşük ücretlide olsa bulabildiğim ‘Đstersem Soyulurum’ isimli bankadaki güvenlik görevimde. beynimi etkileyerek beni çıldırtan ve intihar etmeme neden olan fiziksel ve ötesi dünyanın kötü ruh gruplarını çıldırtmaya geldim.." Ber." .’ hesap sormaya geldim. DüzĐzUygDen-Dom Holding co. bu acıyla kalp krizi geçirerek fiziksel yaşamdan ve çocuklarıma doyamadan erken ayrılmama neden olan sorumluları sorgulamaya geldim. Bir mesaj daha geldi. alacağında şahin olan. hortumcuları cezasız bırakan çelişkili. Mesajı açtı.’ yazarak link oluşturduktan sonra anılan yeni sayfaya.’ isimli kayıp kitabı bulunmuştur. web sitesinden çıktı. ocağımızı söndüren. mezarı başında edindiğim duygularla çıkardığım ezgiyi..." "Düzenleme Grubunun raporlarına karşı insani değerler anlamında sürekli sapma oluşturması nedeniyle. Kullanıcı modunda kontrol ettiğinde kaydın hatasız gerçekleştiğini görerek.. – Rutbin. Ad kenti Mahalli Düzenleme Grubunun ve yan kollarının barındığı adresi bildiriyorum. Sitemizde bölümler halinde yayınlanacaktır. kendisinde kayıtlı olmayan bir e-posta adresinden geliyordu.." "Amaç ve çıkarları için kullanıp.Avukat Artsa. Mesajda.. kaydet komutunu kullandı.. Yerel Düzenleme Grubunun sorgulanmasıyla. ölüm anımda son arzum olarak kızıma bakılmasını dilediğim halde.Annen.. Yerel Düzenleme Grubunun deşifresi. insani değerleri satanları ve alanları.’ yapan düzenleyicilerden. ‘mesaj geldi’ uyarısını yeniden aldı. beynimi belirli kurallar ve korkularla yıkayarak beni ‘Kraldan kralcı. alt uygulayıcılar tarafından hunharca yargısız infaz edilmiş olan değerli arkadaşım Sapcanedost’un. ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet.Đstersem Soyulurum Bankası Geçmiş Güvenlik Görevlisi. "Sesimi duymayan kulakları açmaya." Birileri kendisiyle kafa buluyordu.

. bir kısmını hasıraltı eden.Bir Kuran Yorumlayıcısı" "Đnsan sevgisi dolu değerlerimizi bir kaç folklorik ögeye. emekçilerin seslerini pasifize etmelerine daha fazla sessiz kalamadım.’ içerikli yorumlarıma karşın zalimlere kan ve destek veren ayrıca bu anlayıştaki politik kişileri överek onların alt tabakayı sömürmesinde.– Bir Filozof" "Ülkeleri ülkelerle.. ülkeyle kendi insanını. kola. ‘Bir nehirde iki kez yıkanılmaz. bir kısmını değiştiren. Tasavvuf felsefemi. Bakalım tavuk parçacıkları birleşip canlanabilecek mi? – Bir Tarikat Lideri " "Aynı makus tarihi bilerek ve isteyerek defalarca yaşatanlara. uzun yıllar geçmeden. şeytan. ıslah olma niyetinde olanlar için umut dergahıdır. ‘Zalimler için ve zalimlerle işbirliği yapanlar için yaşasın cehennem!’ . görüş ayırımı gözetmeksizin herkese ve herkesime yapmış olduğum insani temelde kardeşlik çağrı özünü saklayanlara. benim dergilerimi okuyarak aydınlanan öğrenci ve öğrenci adaylarıma liderlik yaparak çıkarları için. ülke insanlarını birbiriyle ve kendi yararlarına vurdurtan... onların Dünya’yı kendi cennetlerine çevirmelerine basamak olan bazı ‘abi’ lakaplılarına sözlerimi anlamlandırmaya geldim."Emeğin. torunlarımızın zararına. Onlar. mezhep.. Biraz önce yemiş olduğunuz ve şu anda önünüzde olan tavuk parçalarına "Kum Biiznillah! (Allah’ın izniyle kalk!)" deyin.. göğüs boşluğuna şiş ve bıçak sokmayı kanıt olarak kabul etmiyorum." "Kendi partisinden olmayan meleği. kendi bireysel çıkarları için bazı iç ve dış sömürgecilerin lehine zihin kontrol yöntemleri.. -Bir Tasavvuf Grubu Lideri. – Bir Gladyatör" "Sömürgeci ülkenin askerine karşı canımı ortaya atarak attığım ilk kurşun anının üzerinden.. ‘Biz o kademedeyiz mi diyorsunuz?. beyin yıkamalarla hizmet sunan bir kısım meslektaş- . bir kaç ezgiye hapseden. Kendi partisinden olan şeytanı ise melek gören ve gösteren. –Bir Halk Ozanı" "Kıssalara girmiş olan ‘Bir müridin nefsini tüm kötülüklerden temizleyinceye kadar bir lokma bir hırka düsturuyla hareket etmesi gerektiğiyle ilgili tavuk öykümü bazılarının kafasına vura vura anımsatmaya geldim. bir kısmını eksilten. birkaç ilahiye. Kötü temelde kin. dil. nefret. Beni bazı safdil müritleriniz mi sandınız. belini. kırdırtan.’ O halde kanıtlayın. Siz ve yardakçılarınız benim adımı kullanarak oluşturduğunuz tarikat veya başkaca adlarla. tavsiyelerimin aksine hareket eden ve etmelerini sağlayanlara. bozgunculuk. anlayışıyla hareket eden siyasilerden ve siyasetten uzak durulmasını defalarca tavsiye etmiş ve bu anlayıştan Allah’a sığınılmasını beyan etmişken. ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganımla.Bir Materyalist felsefeci.. belirli çıkar yapılarını oluşturan bazı aydınların. onları köleleştiren tüccarlara karşı.. Zalimlerden olanları dergahımdan ve çevresinden kovmak için geldim!. kardeşlik felsefemin manevi atmosferini tamamıyla yok etmek üzereler. Bağırtım kulaklarınızı ve ceplerinizi delecektir.... ilişkide bulundukları veya bulunmak istedikleri çıkar gruplarıyla ortak çıkar hesabına girenlere. bırakın bu kademeye gelmeyi. iç ve dış sermaye gruplarına kendi bireysel çıkarları için boyun eğmesine. zulüm yapma amacından vazgeçmeyenler için ise umutsuzluk dergahıdır. çatlayıncaya kadar yemenizden şişen göbek derilerinizde def çalmaya geldim.. dilini Hızır paşaların hizmetine sunan bir kısım sahte canların ve onların peşinden giden bazı safdil canların kulaklarına yeni ezgilerimi üflemeye geldim. safdil inanmış gönüllerin farklı yorumlamalarını sağlayarak. bazı işçi sendikası yönetici ve üyelerinin.. Kurân tefsiri dergilerimi çıkar amacıyla kullanan.. semazen ve raksına indirgeyerek salt turizmden gelir sağlamaya çalışanlara ve onlara uyanlara.. elini." "Irk.’ öğretimi bu yönüyle de açıklamaya geldim. artı değer olduğu ve sermaye tarafından sömürüldüğüne yönelik tespitlerimi içeren felsefemi kullanarak.. haramı kendisine ilke edinmiş fakirlerin sofrasından çalan hırsızlarla ortak hareket ederek ve aynı masayı paylaşarak patlayıncaya. mazlum kölelere korunmaları için gladyatör arenasında kullandığım kalkanımı hediye etmeye geldim.. ‘Zalimler için bir anlamda Dünya’da onların Cehennemi sayılır. yaşamasına neden olanlara karşı duruş göstermeyenlere. Ama boğaza. örgütlerin.. ilk kademeyi dahi atlayamadan helal olmayan rızklardan. din.. Dergahım.

duvarda oynattıkları kuklalarla oyalayan kötü güce nispet. – Bir Gerilla.. Kimin içindi?... mitimi boşaltanlara karşı kendimi yeniden tanıtmaya geldim. Tarih yeniden yazılacaktır. bazen bir filmde.. Önümde yok edilmiş bir ömür. bazen bir kitapta.. Yanıtını bildiğim soruyu. Değer miydi?. torunumun yaşmağını çıkarmadan giremeyeceğini mi emrediyor ?.. Vebayı yeniden yorumlamaya ve vebadan korunmanız için dünyanıza şifalı bitkiler ekmeye geldim. –Bir Psikoloji Bilimcisi" "Kötülerin.. kötü olduğuna inanmayanlara.." "Kalabalıklara. – 11 Eylül Saldırısının Maktulleri.. insanları bu koşullandırılmalara karşı korunma metotları öğretmeye geldim. yarar temin edenlere.. Babam hala bunalımda.. baskıdan ve şiddetten medet uman şahinlerin yanlış politikaları yüzünden. bazen namlunun ucunda." . bazen darağacında..!’ – Bir şair ve yazar" "Irk. – Bir Gazeteci. bu deneyimden yararlanmalarını yasaklamaya." "Halkı soyan derebeyden alıp soyulan halka dağıttığım efsaneleşmiş hikayemi tersine çeviren eşkiyalara ‘yuh’ demeye geldim. dil. bazen bir reklamda.. bu yolun çıkmaz sokak olduğunu. zamanla eleştirdiğim özellikteki kalabalıklara karışmış olduklarını görüyorum.larıma kanlı gömleğimi utanç duymaları için hediye etmeye geldim... Đzlemek ücretsizdir. bazen bir tiyatro oyununda.. Đyi maske takarak örttükleri beyinlerinin bilinçaltlarına gireceğim.. silahı tek çözüm yolu olarak gören oluşmuş veya oluşması sağlanmış illegal örgütün üyeleriyle zorunlu askerlik görevim esnasında yakın ve sıcak temasta yüzleşmem sonucu öldürülmüş bulunmaktayım. Veba her yerde. Birkaç terapi seansları sonucu açığa çıkacak bilinçaltlarını hep birlikte izlemeye davet ediyorum.. Bazı kitle iletişim araçlarını da kullanarak belirli koşullandırmalarla toplumun ve bireyin iradelerini ve zihinlerini etkileyerek. koşullanmayla ilgili köpek deneyimi. Çocuk getirilmesi rica olunur. Doğrumu bu?.. demokrasinin ve demokratik uygulamaların önündeki tüm engelleri kaldırmak ve oyunları boşa çıkarmak yerine. amacı dışında ve kendi çıkarlarına kullananlara. Bu bir Habil-Kabil savaşı olacaktır. Akan masum insanların kanı sizin kanlarınızın renklerine yakın renkler değil miydi?." "Veba her yerde. Gözü yaşlı nişanlım bir başkasıyla evlendi. din ayrımı gözetmeksizin ülke ülke yaptığım Kelle koltukta mücadelemi. – Yeğenin Mus. Dereceli gözlük ve kulaklık almaya geldim!... – Halk kahramanı bir eşkiya..." "Baba. Bu benim en büyük uygulamam olacak.. diyerek taptığımız ülkemizin derin devleti yöneticilerinin savaş bahanesi elde etmek için azmettirmesi ve yardımıyla gerçekleştirilen saldırıdan sorumlu olanlarla zihniyet mücadelesi yapmaya geldik. Ne elde edildi?. –Bir Psikanalizt. onların kötü olduğunu kanıtlamaya geldim." "Psikoloji bilimi araştırmalarıma kaynaklık yapan.. Bir kez daha. onları mağara dışına çıkararak yaşamın gerçekliğine bakmalarını sağlamak için geldim.. bazen bir seste.. – Halk kahramanı Bir Milis. Yanlış mı duyuyorum?.. Başka çıkar yol gerçekten yok muydu?.. bazen bir oy pusulasında... – Bir Yazar" "Oynanan oyunlara karşı demokratik tavır koyup. insanların gördüklerinin yanılsama olduğunu öğretmeye." "Dünyayı mağaraya çevirerek insanların dışarıyı görmesini engelleyen. belki de binlerce kez daha bu şiirimi okumaya geldim.. ‘Durun kalabalıklar!.. Bütün bunlar ne içindi?. Bazen bir müzik notasında. bazen bir ufak yazıda.. Yanlış mı görüyorum?. Annem acıma dayanamayarak öldü. beni bir tişört logosuna indirgeyerek tüketim toplumuna sunan. bazen bilgisayarda.." "Đşgalci devlet askerinin kızımın yaşmağına el uzatması üzerine kentte başını çektiğim direnişle kurtulan bölgemizdeki üniversiteye emanet ettiğimiz insanların bazıları. – Bir Filozof. durmaları ve farklı düzgün bir yol izlemelerini içeren şiirimle başkaca şiir ve yazılarımı okuyup benimseyenlerin... Legal ve illegal şahin gruplarına soruyorum Merak ediyor ve soruyorum..

Đnsanlık yararına olacak diyalektik. Tanımadığı isimlerden de mesajlar geliyordu. Gelen ve kaydedilen mesajlardaki gönderici listesini gözleriyle tekrar taradı. Đçeriğini okumak yerine gönderici isimlerini okumaya başladı. Đyi Ruhlar sitesinin teknik sorumlusuna. iyilerin. Kıbrıslılar. Nagazaki mağdurları. Sanki. sağır. gruplardan mesajlar geliyordu ve çoğu anlamlıydı.. Gerçek tarih kendi gerçekliğini yazmaya başlamıştı. ‘anı’da. Iraklılar. Gelen mesajları kayıt klasörüne yönlendirerek. Göndericilerin isim ve tabiiyetleri mesajın içeriği konusunda duyumsamalar da veriyordu. Cep telefonuyla. Tarihin gerçekliği.."Dinler arasındaki ayırımları kullanarak el altından medeniyetler savaşı söylemini yayıp sonra inkar eden güç ve çıkar çevrelerinin oluşturduğu. Yugoslavyalılar. ‘Uluslardan Sesleniş’ başlığıyla yanıtlar vereceğiz. Evet. Bizim tarafta. yakın tarihte yaşamış bir şekilde ölmüş veya öldürülmüş insanlardan. Gelmekte olanları ise engelleyerek.. beyazderililer. anın ve geleceğin gerçekliğini de şeffaflaştıracaktı... kulağı olduklarını söyleyen bir kısım yalan söyleyen tarihçileri ve onları motive eden güçleri bertaraf edecek gerçek tarihçilerin yeteri kadar olmayışı. Şimdiye kadar dilsiz. Anlamları algılayabiliyordu. onlarda ise derin yönetim ve o yönetimden arta kalanlarla beslenenler olacaktır. kötülerle savaşıdır. Bu savaş. bizzat gerçek tarih barındırdığı gerçekliğini. kör. Dünya uluslarının ve bireylerinin kardeşliği kabul ettiğimiz üst felsefe olmuştur. *** . Bu bireyin iyiliğineydi. siyahderililer. kişilerini. Göndericilerinin bir çoğu kendisine yabancı gelmiyordu. en sonunda seçilmişlerin bu şekilde ki felsefeye reaksiyon göstererek ve onların egemenliklerini sonlandırmak için aynı dış güçden referans almak zorunda kalmasına neden olanlara. Sanal Đyi ruhlar. olanlarında yeteri kadar kendisini temsil edememesi nedeniyle. Yalan geçmiş üzerine bina edilen yapının. Med ile anne ve babası olan Neson ve Deson’un sözünü ettiği savaş başlamıştı.. sözcülerini tartışmaya geldim.. yalan söyleyen tarihi yargılamaya. Tarih. Güney Afrikalılar. Kolombiyalılar Liberyalılar. Koreliler.. Kızılderililer... sitenin virüs saldırısından kurtulduğuna dair bilgi vermesi gerektiğini anımsadı. Açmaya bile yetişemiyordu. ertesi gün alma kararı verdi. Đranlılar. Neden o da kendisine mesaj göndermemişti. vatan millet. Zulme uğramış tüm dünya ulusları ve bireylerinden geliyordu mesajlar.. Böylece insanlık evrimi. Birden. – Bir vatansever politikacı" Mesajlar sayılamayacak kadar çok ve seri halde geliyordu. – Dünya Đnsanlarının Fiili Temsilcileri. Kuveytliler. Somaliler.." "Ülke içinde karınca kararınca olan demokratik yapıyı türlü bahanelerle sekteye uğratan. farklı din ve görüşten uluslar. ve daha niceleri. ‘geleceği’ de yalanlarla dolu olacaktı. otomatik kayıt yapılmasını sağladı. Tarih. duygusuz olarak tanımlanan ve onun dili. Dünya Derin Yönetimine bizlerinde diyecekleri olacaktır.. Zihinsel hipnozun ortadan kalkmasına neden olabilirdi. Lübnanlılar. olaylarını canlandırarak dirilişe geçmişti. savaş medeniyetler savaşıdır. Rodezyalılar. Ölüm sonrası üzerlerine ölü toprağı serilmesi ve onların ‘gerçek’ gerçekliğini devam ettirecek dirilerin kalmaması üzerine ölü toprağı serilmiş yaşayanları uyandırmaya gelmişlerdi. insanlaşmaya doğru dev adımlarla ilerleyebilecekti. Teksor’a bu yönde mesaj yazıp gönderdi. Vietnamlılar. Yüzlerce mesajları bu akşam okuyabilecek gücü kendisinde bulamadı. sarıderililer. Onların ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmalarına. Sanki Ölü Tarih hortlamıştı. Hiroşima. gözü. Peki. Kamboçyalılar. egemen kötü ruhlara karşı bayrak açmıştı. canavarlaşmaya doğru değil. Halepçe’liler. Filistinliler. Türkiyeliler. dıştaki büyük güçle işbirliği yaparak içteki egemenliklerini sürdürüp halkın seçtiklerinin hareket alanını ve halkın isteklerini yok edici daraltmalara neden olanların. kendisini katleden yalancı tarihten intikam almaya onu yok etmeye gelmişti. ilk kez bu kadar yalın gerçeklik sunuyordu.. determinizm ancak bu bilinçle gerçekleşecekti.. Med neredeydi?. Afganlılar.

Birçoğunun gönderici ismine baktı. sil komutuna bastı. Rutbin’in öldürülmeden bir gün önce kendisine vermiş olduğu belge ve raporlarla benzerlikler taşıması nedeniyle Ber’i sorguya alarak bazı bilgilerinin gerçek kaynağını elde etmeye çalışacaklardı. zamanla ters orantılıydı. yol vermelerini sağlıyordu. Müstear veya yabancı isim olabilirdi. Mesajın içeriğini açtı. Korpsi’nin ad soyad ve adresi yazılı pusulayı kendilerine uzatarak.44 Đyiyön. Rutbin ismiyle belirtiliyordu." Görevliler. eşinden ve üniversitede okuyan kızından geldiği anlaşılan mesajları açıp.. Önündeki araçlara sürekli korna çalarak. Đyiyön. Otomobilin beyniyle birlikte döndüğünü. Taşıt kullanırken. Kendisi ve koruma görevi yapan iki meslektaşıyla birlikte SodGom Merkez kentinden. ayrıntı istemek için uygun bir ortam olmadığını çabuk kavramışlardı. Ber’e suikast düzenleneceğine dair e-mail alıyordu. Motor stop etmişti. "Siz de odanıza çekilin!. ani fren nedeniyle birkaç kez kendi yörüngesinde döndü ve durdu. Nihayet belirtilen caddeye varmıştı. Đsimleriyle hitap ettiği görevliler kapıyı açmakta gecikmediler. Đyiyön. Ben bir başka şahsın adresine gideceğim. Yatağa uzandı.. Az önce çıkarmış olduğu kıyafetleri çabucak giyindi. otelin lüks asansör kapısına varmıştı bile. Tüm mesajlarının silinmesi için.. "Derhal efendim!" demelerine kalmadan Đyiyön. .. Đyi Ruhlar internet sitesinin asıl sahibi ve yazarı olduğunu biliyor ve hemen hemen her gün web sayfasındaki güncellemeleri ve yazıları takip ediyordu. Kilidini kontrol etti. ondan geldiği sanısına kapılacaktı. kehanetler. Birkaç arkadaşından. Otomobil. ne kadar sürat yaparsa ölüm anını o kadar geciktirmiş olacaktı. Ellerinin direksiyondan ayrıldığını hissetmesiyle frene bastı. Tarife göre Ber’in bulunduğu apartmana az bir mesafe kalmış olmalıydı.. Altında. Sonuç alamadı.. Zamanında varmakla ölümü önleyebilecekti. ‘Ber’ ismini iyi biliyordu. SodGom Ülkesi Nüfus Müdürlüğünce kabul edilebilecek bir isme sahip değildi. hiç bu kadar ağır uykusu gelmemişti şimdiye kadar. Đyiyön.. Mesajın üst başlığında kendisine hitaben yazılmış kırmızı renkli ‘UYARI’ yazısı vardı. Đyi Ruhlar sitesinde yayınlanan bazı yazılarda geçen olaylar. Bir süre dinlendikten sonra. Gözlerinin kapanmasını engelleyemiyordu. beyninin sürekli döndüğünü duyumsuyordu. Bir mesaj dışında onlarca mesajın tümü silinmişti. masa üzerinde şarjda bıraktığı dizüstü bilgisayarını aldı. odasının kapısından çıkarak. Her olasılığa karşı derhal adrese gidip bu şahsı alın. Uykusu geliyordu. Đhbar doğruysa. koridorda bekleyen görevliler. Ad kentine bu amaçla gelmişlerdi. Hız. " dedi. Ve şimdi. aniden beyninde ağır bir uyuşukluk hissetmeye başladı. Đyiyön ise derin bir uykuya dalmıştı. adresleri de belirtilerek Ber ve Korpsi isimli şahıslara bu gece suikast düzenleneceği. Kilitlendiğinden iyice emin olduktan sonra üzerinde sadece atlet ile külotunu bırakarak günlük kıyafetlerini çıkardı. Sırtını yastığa yaslayıp e-maillerini kontrol etme amacıyla internet’e girdi. * ** Ad kentine pek yabancı olmamasına rağmen. Đşte sözü edilen Dur-Al Market sağdaydı. okudu. Açıp okumadı. Mesaj kutusu bayağı doluydu. Kapıyı kilitledi. adresin ayrıntılı tarifini aldı. Kalan mesajı silmek için bir kaç kez eylemini yineledi. Gönderici. " Bu şahsa bu gece suikast düzenleneceğine dair güvenilir olmayan bir kaynaktan bilgi aldım. mesajı bir kaç kez okudu. Bir taksi durağında durarak.. Đki meslektaşının bulunduğu yan odanın kapısını yumrukladı. Rutbin’in cinayete kurban gittiğini bilmeseydi. Yarın çok işimiz olacak. e-mail yoluyla kendisine bildirilen adresi bulmakta güçlük çekiyordu.

. Çıt!. gördüğünde ürperdi. Künyeni oku!" diye bağırdı.. Kulağa hoş gelen. Gaz pedalına.. daireyi derhal terk etmesi konusunda uyarıyordu. Üzerine doğrultulmuş silahları... "Çıt!.. Uyku mahmurluğu içindeydi.. "Uyu!.." "Daireden derhal çık!.." seslerini.. Şu an duyabileceği en güzel emir buydu.Derinden sesler geliyordu..... Öldürecekler seni!. Otosunu hareket ettirebilmişti. Verilen emir ile kendi istemi ayniyet taşıyordu. korkunun da motive etmesiyle hızlanan düşünce karar mekanizmasıyla. Ber!." "Çıt!.." kulağa hoş gelen kadife dokunuşlu bir bayan sesiyle uyandı. Apartmanın çevre düzenlemeli alanını geçti. Đleride beş altı kişinin ellerindeki silahlarla süratli bir şekilde koştuklarını gördü... " diye yanıtladı. Yolun sağında biçimsiz durmuş otomobilinin içinde yalnızdı.. Ses.. Gözlerini yumdu.. Ber.. Bahçe kapısından çıktığı anda." çağırmaları bastırdı.. Üçüncü denemede bile silahlarından çıkan sesler değişmemişti. Rüyanın verdiği etki.. Çocuğumuza acı!..." "Lütfen Ber!." sesleri geldi. "Çıt!. Ber öldürülmek üzere.. Saldırganlar. Otomobilinin içinde bu saatte ne işi vardı. Uyumak istiyordu.... Çıt!. Dikkat!." iletisini tüm hücrelerinde duyumsadı. Apartmanın çıkış kapısına yöneldi.. Zihnini toparlamaya çalıştı.. "Uyan.. Kaçmaya yeltendiğinde vuracaklardı kendisini.... KorAv.. Donmuş gibiydi.." terennümlerini duyamaz olmuştu.. Sesin sahibini göremedi. Uyan!." "Derhal çıkmazsan öldürüleceksin!. yerle teması iki metre ötede gerçekleşti. Med’in kitabını yanına aldı. Med’in sesine ne kadar da çok benziyordu..... Zıplama. bu kez gözlerini açarak onları izlemeye başladı. Ninni!.. .. "Kaçmalısın Ber!. Maskelilerden biri silahını kendisine doğrultarak. ayağına takılan çelme sonrası.. Saldırganları incelemeye koyuldu. Ber. Yatak odasına tekrar geri dönüp. Yavaş yavaş kendisine geliyordu.. yükselme ve siyah maskeye atılan sert bir yumruk ve iniş sonrası yere basan ayaklar. Uzunları yaktı.. "Eller yukarı!..." diyen maskelinin emri başı üstüneydi.Çıt!. "Uyaaannnnn!. yaylanıp koşmaya başladı. Yastığı kendisinden akan terden sırılsıklam olmuştu. Hafızasını zorladı. Bu normal bir gece koşusuna benzemiyordu. Çevresine baktı. sonuna kadar yüklendi. Ninni!. Ezberindeki en kısa duaları okumaya başladı.. Siyah maskelerden açılmış iki delikte dolaşan iki geniş göz bebeği kendisini tanımıştı. Rüya mıydı.. Hızı yükseltti.. Rüyasında kendisini uyaran kadife ses... Filmlerde dahi izlemediği türden ellerinde silahlar bulunan siyah maskeli kişileri.. Çıt!. Ber. Bir otel odasında yatıyor olmalıydı... Lütfen!. Berrrrrrrrrr!. gerçek miydi?. Sesin rengi ‘Ben Med’im’ diyordu. arada arkasına bakarak can havliyle koşmakta olduğunu gördü.. Çıkış kapısından çıktığında omuzu onun göbeği hizasına denk düşen diğer bir maskeliyle karşılaştı. özelde titrek ellerinde varlığını sürdürüyordu.. "Ben... Üzerini değiştirmeden kapıya yöneldi.. "Kaybol!.. Ayağa kalktı. görmemek için gözlerini kapattığı gibi kapatamamıştı kulaklarını." *** “Ber!. birbirleriyle bakışarak şarjörü değiştirdiler.. Uyaaannnnn!!!!.... Onlara yaklaştığında. tüm bedeninde. Annesinin küçüklüğünde kendisini uyut-mak için söylediği "Uyu!." diye bağırdı. Başını terden sırılsıklam yastığa tekrar koyduğunda... bu kez ciddiye almıştı uyarıyı. Cadde kenarındaki lambalardan kısmen yayılan ışığın aydınlattığı.. Uyan!. Ninni!. silahların namluları kendisine hedeflenmişti. "Aradığımız şahıs bu!. Ninni!. Kanter içinde uyandı Ber. Bir kaç kez deneyerek motoru çalıştırmayı başardı..... Silahların şarjörleri yine değiştirilmişti. Asansörün zemin kata hafif dokunuşuyla Ber’in kapıyı açması arasında ancak saniye farkı vardı.... onlardan biraz uzakta üzerinde eşofman olan bir kişinin.

" Đyiyön.." ". Çıt!.... yüzünü ekşiterek.. "Şimdi nereye gidiyoruz?. geçici şaşkınlık sürecini sonlandıran Ber.... Elindeki silahı otomobilinin üst kaportasında sabitleyerek. Ber’i takip eden saldırganlara doğru üst üste ateşleyen şahıs.. Az sonra... Hatta hukuksal tanımla.." "Sizler kimsiniz?. seri bir hareketle sürücü koltuğuna oturdu. " "Görüyorsun. Tıkandığı takdirde. Sürücünün hafif ışık altında görünen yüzünde kulaklıklı........." Ber.." diye bağırıyordu." Ber. Çıt!... Sürücü kapısı açıldı.. zikzak çizerek koşmasına devam ediyordu. "Birçok gruplardan biri olabilir. senin de web sitende sözünü ettiğin kötüler grubu diyelim..." mesajlarını bakışlarıyla ilettikleri anda.. Hızlı koşmak için gerekli oksijeni sıcak ve nemli havadan alamıyordu. Açıp kendisini dışarı atacaktı. "Çıt!....Đki maskelinin birbirlerine başlarını çevirerek. bedeninin bazı bölgelerine... "Düşmanın Düşmanı benim dostumdur. Ama kısaca. saldırganların hızlarını düşürmüş ve sonra saklanmalarına neden olmuştu. biraz ilerisinde durmuştu taşıt. Kimler tarafından infaz edildi?.. Çağrıda bulunan ses tanıdık değildi.. kulaklarını yalayacak yakınlıkta geçti.. " ilkesini anımsadı... Ber.. Anlaşıldı. Daha fazla irdeleme yapabileceği uygun zaman ve mekana sahip değildi.. kurtarıcısının kendisi hakkında belirli bir düzeyde bilgi sahibi olduğunu anlamıştı. Dikiz aynasına bakarak.. Belki bu da bazı cinayetler gibi." "Korpsi infaz mı edildi?. "Beerrrrr!.. Uzun farlarını yakmış bir otomobilin ışıkları önünü aydınlatmaya başladı... Diğer maskeliler de peşindeydiler. bir yandan da..." ". Tıkanmamalıydı. Daha çok hızlanmalıydı... Konakta buluşalım.. Diğer kişi ise onlara karşılık veriyordu....... Otele gitmeyin.. Acı fren sesi çıkararak. küçük mikrofon dikkat çekiciydi.. "Neler oluyor?. biraz önce gerçekleşen. Tekrar ediyorum.." "Evet!..." seslerini dahi duymaya vakit bulamadan ölebilirdi..... kurşunlar tıkanacağına adı gibi emindi." dedi Đyiyön..... Kapının koluyla oynadı." "Korpsi infaz mı edilmiş?. Tüm uzuvları otomobili yönlendirirken. Yanına vardığı taşıtın sağ ön kapısını açarak koltuğa oturdu....." *** . Otomobil lastiklerinden yanık kokusu geldi.. Oluşan manzaraya göre iki seçeneği vardı.. bir kulak ve ağız başka yerlerdeydi. Oluşan bu boşluktan yararlanan Đyiyön.. Sürücünün mermileri.. Arkadan gelenlerin kendisini öldürme niyeti açıkça ortadaydı.. Senin tanımınla bizler iyi gruptanız. "Şimdilik bilmiyoruz... "Sana yardıma geldim." dedi. Merak etme. konuşma içeriğinden tanıdığı bir ismin infaz edildiğini duyunca ürktü. bunları konuşacak durumda değiliz... Çalışır vaziyette olan otomobil ani kalkışla malum sesleri çıkardı. "Bana Đyiyön ismiyle hitap edebilirsin. Sürekli şişen ve inen göğsünün aldığı görüntüleri görebiliyordu.... Tıkanmamalıydı. Gece karanlığının sessizliğini yararak atılan mermiler. Sonuç pozitif. Beceremedi... Sürücü dışında kimse yoktu ve onun yüzü maskesizdi....." "Otele gitmeyin!." "Tamam.." ".." "Güvenli bir yere.. Otomobile bin!.. olağanüstü durumu...... faili meçhul cinayet dosyası rumuzuyla rafa kaldırılacak... tabana kuvvet bulvarda koşmaya başlamıştı. saldırganlara ait olma olasılığı yüksekti. eylemleri tam teşebbüs aşamasındaydı. "Benim görev tamam. Senden taraf olduğumu bil ve rahatla ..." "." "Nasıl?. Sürücü.. gözlerini yoldan ayırmadan "Kapılar otomatik kilitli Ber!" dedi." "Onu tanıyor musun?. Arkasından gelmekte olan taşıtın....

iç tarafında kısa aralıklarla kavak ağaçları bulunan geniş alan ortasına kurulu dört katlı binaya girdiklerinde.. "Aynı fikirde değilim. lavaboya gitmek için harekete geçtiğinde... Ev ve büro özelliğini birlikte sunan salonda bulunan üçü bay." Đyiyön.. Đyi Ruhlar isimli web sitesindeki yayınlarınızdan dolayı seni ve yapını az çok bilmekteyiz. "Gitmen.Dışı yüksek duvarla çevrili. Ülkedeki kirliliğinin istihbarat servisimize de bulaşması nedeniyle. Đyiyön’ün sözlerinin devamını suskun durarak bekledi. Đyiyön. "Bu grubu ilk kez duyuyorum." Đyiyön’ün hafif tehdit içerikli sözleri ve saldırganların tekrar harekete geçeceği yönündeki uyarısı meyvesini vermişti. Đyiyön." yanıtını veren Ber.. Đyiyön’le tokalaştılar.. ondan aldığı belge ve raporların bazılarının Đyi Ruhlar sitesinde yayımlanmış bazı açıklama ve öngörülerle benzerlik taşıdığı ve aynı sitede üstü kapalı şekilde belirtilen katilin evsafına uyan Đkiyüz’ü başka bir hatasını bularak el altından medyaya verip daha pasif bir göreve atanmasını yakın zamanda nasıl sağladıklarını uzun uzadıya anlattı." "Bazı gruplar da yakın geçmişte binlerce kirliliği. "Dilersen gidebilirsin. hala bazı kuşkularım var.. bu tanıtımı duyunca irkildi. ufak kirliliğe indirgeyerek. Ber.. biraz sonra konuşacakları konu üzerine içlerinden hazırlanıyorlardı. Ama. Bir hatırlatma yapmama izin verir misin?" Ber.. "Ber.. birkaç kez derin nefes alıp verdi. Geniş bir salona giren Đyiyön’ü. Kısa bir süre sonra ikram edilen çaylar içilirken. izin verirseniz ben gitmek istiyorum. istihbarat üst görevlisi olarak normal bir yurttaşa anlatılmayacak kadar gizli bilgileri sunuyordu. Ber’i kısa tanıtımı üzerine aynı şekilde onla da tokalaştılar. birbirine güvenen iyi istihbarat görev-lilerinin oluşturdukları bu grubun amacı.. Bu senin elinde. binlerce kirli adamı birkaç kirli adamı yakalayarak gizleyip. Đyiyön’ün." "Bazı bilgileri paylaşabileceğim insanların buna uygun olup olmadığını değerlendirmeliyim. resmiyette sadece GĐS elemanı olarak görünüyoruz. "Ben ve benim gibi birçok arkadaşım. Sakin bir sesle. ikisi bayan beş kişi hep birlikte ayağa kalkarak. Ber. "Bizler. Onlara yarım kalan işlerini bitirtme fırsatı vermiş olacaksın. lavabodan döndüğünde salondakiler süregelen konuşmalarını yarıda kestiler... Ayrıca benim saldırıya uğrayacağımı nasıl öğrendiniz?." Bu şüpheyi yok etme amacıyla hareket eden Đyiyön.. "Kusura bakmayın ama. dilersen kalabilirsin. Salon kapısına vardığında Đyiyön’ün "Ber!" seslenişi üzerine geri döndü. Sizleri tanımıyorum.." Đyiyön. Ayrıca. yerlerine oturmalarını Đyiyön göz işaretiyle sağladı. "Size bir can borçluyum. kirliliği ama her alandaki kirliliği evrensel hukuka aykırı yöntemler kullanmadan temizlemek. Bizler bir anlamda temizleyicileriz. . saldırganlara yarayacak." dedi hayıflanarak. "Elindeki kitabı lavaboya götürmek zorunda değilsin!"diyen Đyiyön’e." Ber. Rutbin’le aralarında geçen diyalogları. Ber takip etti... Ber ise karmaşık kafasını toparlamakta güçlük çekiyordu. Büyük kirliliği ve kirletenleri temizleme amacıyla hareket etmişlerdi.. SodGom Ülkesinin GĐS olarak da bilinen Gizli Đstihbarat Servisi grubunun en önemli ve içinde olmakla birlikte bağımsız hareket eden Gizli Güvenlik Grubu bölümünün üst görevlileriyiz. Ayağa kalkarak. Nette okumuşsunuzdur. Đstihbarat elemanlarına da güvenmeme duygusunu seyrettiği filmlerden. GGG veya 3G olarak anılırız. Ber. kaçarken bile yanına alacak kadar önem verdiğin kitabı zorla elinden alma olanağımızın varolduğunu tahmin edebilirsin. en genç adam ona öncülük etmek için ayağa kalktı. okuduğu kitaplardan edinmişti. elinde tuttuğu kitabı biraz daha sıkıca kavradı. Ber dışındakiler. ‘Tam Temizlik Kampanyası’ başlatmışlardı. Oturmak için özellikle Đyiyön’ün koltuğa oturmasını beklediler. Đyiyön. ard arda konuşmaya başladı. 3G’nin ise resmiyeti yok. Bu davranışı oradakilerin alaycı bakışlarına ve sonra topluca gülmelerine neden oldu. kuşkuları yok etmeden Ber’in bildiği gerçekleri elde edemeyeceğini anlamıştı. sanırım bazı sırların anahtarı sizde?. "Hala sana güven duygusu aşılayamadım. Etkinin yok olmaması için Đyiyön. az önce kalktığı koltuğa yığılırcasına çöktü. Bazı gruplar seni ve aynı saatte Korpsi isimli bir psikologu öldürmek için harekete geçmişse mutlaka siz de onları rahatsız eden bir şeyler olmalı. Bizlerle paylaşmak ister misin?." Ber’i engelleme amacıyla ayağa kalkan görevlilerin.

Ama. "Endişen olmasın! Bu konağı ve içinde bulunanları Düzenleyicilerin ve Đzleyicilerin etkileme şansı sıfır. camları ise içeriyi göstermeyecek derecede siyah renkli. Diğer görevlilerde aynı tavrı sergilediler. Đyiyön.... "Senin zihnin için aynı şeyleri söyleyemeyiz. her nasılsa inanmak zorunluluğu duyuyordu. yan gözlerle Đyiyön’e olumsuzlama anlamında suskun yanıtlar verdi. "Sözünüzü hatırlatmama gerek var mı?. araya girerek. bir taraftan telsizle emirler yağdırırken bir taraftan da önündeki parşömene notlar alıyordu." Ber. geçen gece verdiği sözü unutmamıştı. bulunanların tümünü gözleriyle tarayarak. onların ilgilenebileceği kısımlarıyla sınırlı kalarak. "Merak etmeyin!. Đnadından vazgeç! Seni konağa geri göndereyim. "Buranın güvenli bir ortam olduğundan emin misiniz?" diye sordu. 3G grubunun hiçbir görevlisini zihinsel yönden de etkileyemezler. bazı anlatıların gerçekliği kuvvetle muhtemeldi. Ber. Ama şimdiye kadar gözle görülür. Đyiyön. Đyiyön. Rutbin takma adıyla gönderilmiş e-mail içeriğinde belirtilen adresi alma karşılığında operasyona Ber’in izleyici olarak katılmasına izin vermişti. Ber.. Ber’e bir kez daha dönerek. Ber. Bulunanlardan en genci. sanırım öldürme teşebbüsünde bulunmazlardı. kahkahasını engelleyemedi.. laptopuna gelen bir e-mailde Ber ve Korpsi’ye suikast düzenleneceği iletisini aldığını ve daha sonraki aşamaları anlattı.. "Tekrarlıyorum." Şimdiye kadar dinleyici konumunu hep korumuş olan güzel görünümlü kadın görevli. Ber alaylı konuşmaya. "Elinde tuttuğun kitap Med’in kitabı olmalı?. Ad kenti Güvenlik Ekibinden yeterli sayıda görevlilerin belirli bir yerde." Ber. Artık. başını iki yana salladı. "Ber’in neden söz ettiğini sanırım biliyorum. Bunda Rutbin’den olağanüstü konuları dudak bükerek dinlemesinden sonra gerçekleşen olayların onu ve kendisine sunduğu belgelerin içeriğinin zamanla gerçekleşmesini görmesinin büyük payı vardı. duyulan güvene ancak güven duymakla karşılık verebileceğini düşündü." diye tahmin yürüttü. iki elinin parmaklarını birbirine geçirip çıtlatarak. saatlerce devam etseydi onlar yine dinleyici rollerine devam edeceklerdi." dedi. kadife sesli bir kadına mı aitti?" diye sordu."diyerek aynı üslupta yanıt verdi. *** 45 Sabah aydınlığının başlangıç saatlerinde kaportası mavi. Ad kentine gelip mesleğe başladıktan sonra başından geçenleri. Ad kentine kendisiyle görüşmek için geldiğini. Onlara güven hissetmeye başlamıştı. hareket halindeki taşıtın içerisinde bulunanlar. konuşma sırasının kendisine geldiğini söylüyordu. Ayrıca. "Bir insan teknolojiden yararlanmadan gökyüzüne yükselip . Bir delinin dahi kendisine ileteceği. "Ad kentinin en güvenli konağında bulunuyorsunuz. şaşkınlığını gizleyemedi. Aslında belirtilen adresi. elle tutulur bir kanıt bulamamışlardı. değişik bir ilke edinmişti. "Zihnim kontrol edilebilseydi. Đyiyön." dedi. Đkiyüz’ le ilgili olarak duyumsamalarını isim vermeden nette yayınladıktan kısa bir zaman sonra onun önceki görevinden alındığını basından okumuştu.. içi yinede rahat değildi. Ve bu son gerçekleşmişti. Onlara güvenmeliydi. ayrıntılarıyla anlattı.. konuşmasını sonlandırarak. " dedi. Fakat her anlatının bir sonu vardı. "Sen bunu nasıl bilebilirsin?. Onların beden dilleri ve suskunlukları. hatta bazıları duyumsamalardan kaynaklı olsa da.. Ber.." dedi. Ber.Đyiyön.. "Taşıtta uyuklarken sana seslenen ses. hareketli uğraşlar içindeydi. Ayrıca. başını olumlama biçiminde salladı. Đyiyön. Biraz sonra neler olabileceğini tahmin edemiyoruz. "Benim güvenlikten kastım bu değil. niçin bekletildikleri anlatılmadan hazır tutulduğu bilgisi kısmen de olsa rahatlamasını sağlamıştı. daha önceden de Ad kentinde bulunan 3G görevlileri izlemeye almışlardı. Dışarıda yeteri derecede ajanımız nöbet tutuyor." türü imgesel bakışlardı bunlar. soruyu yanıtsız bıraktı. gözlerini Ber’e dikti. Ber’in verdiği tüm bilgilere." Ber. Gece arattığı arkadaşlarının belirlenen noktalarda mevzi aldıklarını. Đyiyön.

Secret. "Yalnız. Ne diyorsunuz?.. devletin kamu kurum ve kuruluşlarından ve daha bir çok alanlardan dolaylı veya doğrudan paralar hortumlaması nedeniyle.... bilgisayarda bulunan tüm belgelerimin birer örneğini harici bir sidiye kaydet..." "Yani şunu demek istiyorum.. genel aftan sonra "Tut-Bırak KursEvi olarak değiştirildi.. Ama isim değişikliğine gelince. aylık faizleri ödeyememesi nedeniyle yıldırım icra yoluyla ofisine geldiğini haber veriyordu.." "Đşim bittiği zaman geleceğim." "Şimdilik gelemeyeceğimi söyle...!?" Ber.. "Neyse.." yasa hükmü uyarınca hareket edilmiş ve bir yurttaş olan kendisine de bu yasa uygulanmıştı.. telefonu kapadığında Đyiyön’le göz göze geldi." "Evet!.. artık eskisi gibi insanlar KursEvinde uzun süreli bırakılmıyorlar. Çoğu bilgileri nete kaydetmiştim. görevlilere bu dileği sunduğunda olumsuz yanıt aldığını Ber duydu.. hala bazı insanlar için –önceden olduğu gibiKursEvi... önemli değil. Merak etmeyin.." Ber... elemanı Secret’di.. Onlar görevlerini yapıyorlar. Gelseniz teslim olsanız.. Ülkedeki yasaya aykırı hareket ederek haciz cezasına razı olmayı yeğlemişti. Arayan." .. "Ber. şu anda ilgili yasaya göre kamu hizmeti yaptığı makamında bulunan eşyaları işçiler kanalıyla toplamaya başlamışlardı.. Sonra da bilgisayarı formatla. ülke yasasına uygun hareket eden yurttaş TefÇetto ile haciz görevlisi. eğlence merkezlerinde yememişti." "Yargı Bakanlığının şikayetiyle ilgili dava açılmış.. Azimle çabalamıştı. Elde ettiği paraları kumarda. haciz ile cezalandırılmayacaktı. Bu operasyondan sonra sana her türlü yardımı yapacağım. " ". artık Tut-Bırakma KursEvi’nin adı. Ber. teşekkürle karşılık verdi... iyi günler diliyorum." diyerek devam etti... Cezayı infaz edecek olan." "Olabilir. yurtdışına kaçma ihtimaliniz düşünülerek nöbetçi mahkeme tutuklanmanıza karar vermiş... yüzünde oluşan kederli gülümsemeyle başını hafiften sallayarak. merak etme!. Yasalara uymamanın yaptırımları vardı. Örtülü ödenekten sana ödenek çıkarttıracağım.. vakitleri varsa.. Büronuza gelmemek için yıllık iznimi dahi kullanmak istedim.. Biliyorum.kişilerin ve kişiliklerin özel ve resmi bankalardan. Đyiyön.. "Bir saniye!" uyarısını duydu.. biz de yorulmasak siz de. "Biliyorsunuz. Ülkenin Ekonomi yasalarına uymamasının sonuçlarından biriydi bu. ofisinin telefon numarasını gördü. Pişmanlık duymuyordu... Secret’in." gibi saçma görünen haberi dahi yabana atmayacak. Zorunlu gereksinimleri dışında aşırı bir harcaması olmamıştı." "Nasıl?." "Evet?. Evrensel Hukuk Kuralları kendisinin ruhunu oluşturuyordu.. Buyurun?. Bu kurallara göre soygun sayılabilecek işlere girmek istememişti. Kendisinin hatası yoktu. Tut-Bırakma KursEvi işlevi görüyor. "Secret. onlara mani olma.. Yoksa sizi gıyaben tanırım. Bir yurttaş olarak gözünü açıp ülkede varolan yasalara uygun hareket etseydi. " dedi. Ber. Uzun süredir de öyle yapıyordu. Görüşmek dileğiyle. Umursamamalıydı.. Yanında bulunan Ber’in çalan cep telefonu üzerine düşüncelerinden sıyrıldı. haberin gerçekliğini ve anlamını irdeleyecekti. Bankalara olan borçlarının bir kısmını kapatmak için daha düşük faizle borç para aldığı kara para aklayıcısı TefÇetto’ya.. Güvenlik görevlisi sizi almak için bekliyor. güvenlik görevlisinin bu duygularına.ağzıyla kuş tutuyor.. "Bir başka sorun daha var.. Kabul edilmedi." "Soruşturmayı bir şekilde kapattıracağım.." "Beyefendi... Secret’in okeylemesi üzerine.. Sözlerinin sonlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu." dedi Ber.." "Biliyorsunuz verilen talimatları yerine getirmek zorundayız. bu haczin kaynağını iyi biliyordu. Israr etme. "Sistem gerektiğinde iyi çalışıyor. telefonu kapatacağı anda.." Ber. Bu bir tercihti ve kendisi Evrensel Hukuk Kurallarına uymayı tercih etmişti." "Güvenlik görevlisi sizle bizzat konuşmak istiyor. çalmakta olan cep telefonu ekranında.. Bu ülkenin yasalarına uygun hareket ederek ‘iş’ yapan -Evrensel Hukuk Yasalarına göre ancak yaptıkları ‘iş’in soygun olduğu vasıflandırılabilecek. Para sıkıntınıda çözeceğim. Şimdiki yaptırım ise haciz idi. "Eksilenin yerini işle ilgisi olmayan yurttaş tamamlamalıdır.. ben EmKulGüv!" "Memnun oldum..

. O." "Đz. beyninde karıncalanma hissetti. Sonuç elde edemezlerse yerel güvenliğin zihinlerini etkileyip.. Bedeninde bulunan tüyler ve saçları dikleşti. Tüm hücreleri. gözlerinin yanından yanağına..4.." "Kendi grubumuzu tenzih ederek söylüyorum. Sonra tefeci müşterisi her nasıl etkilenmişse. Đki kolunu birbirine sarmalayarak sıktı. Eski Ad kentinde bulunan ‘Ölüm Sessizliği Mahallesi’ne ulaşmışlardı. unutulmazdı. ana hedefe intikal ettirebilirsiniz. Örtülü ödenek şimdiye kadar genelde bireysel çıkarlarda kullanılıyor. yandaş politikacıların. Đşe yarasın... Omurilik bölgesinden ürperti kaynaklı üşüme hissediyordu. TefÇetto’ya ne kadar da çok benziyordu... Fısıltıları git-gide daha net algılayabiliyordu." Bu açıklama üzerine tepkisel karşı çıkışına devam etmedi... avukatlık mesleğindeki ilk haczini bu mahallenin bir sokağında gerçekleştirdiğini hala unutamamıştı. konsantrasyonunu sağladı." "3G grubu üyelerinden zihinsel yönden etkileyebileceklerimiz olabilir. Đyi Ruhlar Sitesinde insanlara daha yararlı hizmetler sunarsın. evi alacağına karşılık üzerine geçirerek mi anlaşmıştı?. Kendisinin. Uğurlayan bayan. Hatta. Đyiyön. oradan çenesinin altına süzülüyordu.. kendisine para ödememek için.. Şti." "Ad kenti Güvenlik Grubu görevlilerinin zihinlerinin yönetimini tamamen Uygulama Grubu üyeleri alsınlar. tüm çıkar gruplarına.3. Ad kenti Güvenlik Güçlerini. kendisinden depoya kaldırılmış malların onlara iadesini.6. bu esnada telsizle emirler yağdırıyordu.. Bizim grup. En azından. Bir süre sonra soğuk vücut ısınmaya başlamıştı. karıncalanma hafif şokta elektriksel etkiye dönüştü.. yandaş tüm grupların zihinlerine ileti gönderilsin. bu saldırıdan dolayı çıkarlarının zedeleneceği konusunda etkileşimde bulunulsun. gözlerini onlardan ayırmasınlar. Alnından dökülen terler." "Avukat Ber’i öldüremeyen alt uygulama grubu üyelerini de cezalandırın.. saldırı gerçekleştirecek. istemişti.. fısıltılara odaklanmıştı. Yoksa. Kısa bir an sonra..... Şahıs. anımsadığı borçlunun evinin bulunduğu sokaktı. borçlu eşinin yalvarışlarını. "Sapmalar diz boyu. çocuklarıyla koro halinde ağlamasını. borçluya ve ailesine acıdığını beş kuruşlarını dahi istemediğini belirterek." "DüzĐzUygDen-Dom Holding Co. "Hedefe yaklaştık. Ortamdan bunalması nedeniyle uzaklaşmasını dün gibi anımsıyordu. Hazırlıklı olsunlar.. Şimdi gördüğü bayan esmerdi. Bu bir olasılıktı ve gördüğü sahnede eklenince gerçeğe yakın bir olasılıktı. Soluma seslerini kesik kesik duyuyordu.. anlaşılmıyordu. Her şeyin ilkleri hafıza kayıtlarının uçlarında kalır." "Bir kısım yandaş medya gruplarının. haciz esnasında kendisine yalvaran kadına benzemiyordu. Ber. Đyiyön’ün ve sürücü dahil iki görevlinin bulunduğu araba. bu saldırının hukuka aykırı olduğu konusunda kamuoyu oluşturulsun. kitlenin psikolojisi etkilenerek Đyiyön ve arkadaşlarına karşı negatif enerji oluşturulması sağlansın. yetkililerinin beyinlerini uyarın. TefÇetto’nun karakterini iyi biliyordu. Hesap da sorulamıyor. Zihinsel etkileme yönünden en güçlü Uygulama Grubu üyelerimizin uğraşı bu olsun. ekmek peşinde koşma kaygılarını yok ederek. Terliyordu. Derinden gelen ve içini korkuyla etkileyen ses tonuna sahipti bu fısıltılar. Fısıltılar duyumsamaya başladı. Tüm raporları. evin kapısından çıkmakta olan bir şahsı ve onu uğurlayan bir kadını gördü. Bu bizim de amaçlarımızla uyuşuyor. uzaktan gelen mekanik sesler gibiydi... vicdanının sesini duyan insanlardan değildi. Denemede yarar var. Geçmekte oldukları sokak. Onun bu jestine karşılık kendisi de avukatlık komisyonunu almayarak malların iade edilmesini sağlamıştı..." "Kalkanları sağlamlaştırın." . Borçlunun evinin önünden geçerlerken. üyelerine emirlerinizin uygulanmasıyla ilgili gerekli talimatlar verildi.2. 3G grubu yönetimi. Fısıltılar. belgeleri yok etsinler.." "Her olasılığa karşı virüsleri de hazır edin. Isınmaya çalışıyordu. şimdi Ölüm Sessizliği Mahallesinin dar sokaklarında usulca seyir halindeydi.. 3G görevlilerine karşı kullansınlar. Haksız bir alacak için iflas etmiş borçlunun evindeki eşyaları depoya kaldırtmıştı. Hem senin bu paraları bireysel çıkarın için kullanmayacağını sanıyorum. Belki de. Bu arada. duygu sömürüsü yapmış ve borçluyla aralarında bir anlaşma yapmışlardı. Aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bu kadar fiziksel değişim olamazdı. TefÇetto.5."Bu da soygunun bir çeşidi olmaz mı?. toplumun ve devletin aydınlanmasını da arkasından getirir. Bana izin ver. Bireylerin aydınlanması. Ber. Hata istemiyorum.." Ber.

Bu davranış karşısında. Đyiyön ve diğer 3G görevlilerine ellerindeki silahları doğrulttu. Ortam çok gergin... Taşıtın kapısını açarak indi. Ber. Evet!. Đki görevli.. Geçici olarak bedenine...". Bunun altından kalkacağız. Bunun üzerine her ikisi görevli silahlarını ellerine alarak onunla birlikte yürümeye başladılar. koltuğun arkasında başını çevirerek.. Bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi vardı. gözler . Tüm hücreleri bu sıcaklığı ve hoşluğu duyumsuyordu. Sürücü görevliye her an harekete hazır olmasını tembih ettikten sonra Ber’e döndü. Konsantrasyonunu içseline verdi.. Onun alnında bulunan terleri eliyle silerek.. Bir şeyler yapmak istiyordu. onu tekrar durdurmak için fiziksel güç kullandılar." "Evet!. Arka koltukta bulunan Ber." Ber. ruhuna girmemize izin vermelisin. Ber. 3G üyelerimizle operasyonu gerçekleştireceğiz. 3G grubuna ait diğer taşıtlarda aynı şekilde sokağın daha içerlerinde beklemekteydi.. Sokağın ucunda beklemekte olan araçtan silahını kontrol ettikten sonra indi. zihnine. Đyiyön’ü ve güvenlik üyeleri ile.." "O halde diyeceklerimin tümünü harfi harfine uygula.. talimatlarımızı yerine getirmiyorlar.." "Ne isterseniz yapmaya hazırım... içine sıcak bir akışın seyrini hissetti. Đyiyön’ü aldıktan sonra olay yerini terk edecekti....." "Tek noktaya bak. Ben ve diğer iyi ruhlardan arkadaşlar sizlere yardımcı olmaya geldik.. sokak girişinin tersine çevirerek beklemeye başladı... Bunda da başarısız oldular. Beni iyi dinle. Direktifleri gerçekleştirmede zorluk çekmeyeceğini biliyordu. onların ellerini kendisinden uzaklaştırarak hedefe doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladı.. Zihnini temizle.. Sesimi duyabiliyor musun?" Ber. Göğüsler dik. Orada bulunan Ad kenti güvenlik güçlerinin tümü.. Sürücü. sivil giyimleriyle 3G gurubu üyeleri olduğu anlaşılan görevlileri izlemeye koyulmuştu... Bu davranış karşısında taşıtta bulunan sürücü ile ön koltukta oturan diğer görevli taşıttan inerek Ber’in tekrar arabaya binmesini söylediler. Daha farklı tonda fısıltılar algıladı. Oluşacak tehlikeli durumda gerisin geriye gidecek... "Ber." Đyiyön. Bu oluşan tehlikeli durum karşısında durumdan çıkaracağı vazife ne olabilirdi.." dedi." "Hiç bir şey yapmayın." "Onu da denedik." "O halde onları hedeften uzaklaştırın. "O halde duyma düzeneğini bozma." "Ad Kenti Güvenlik Grubu Üyeleri garip bir davranış içine girdiler... " diyerek yanıtladı. telsiz’i ön koltukta bulunan görevliye teslim etti... Duyabiliyorum. Şimdi Ber ortalarında olmak üzere her üçü birlikte ilerliyorlardı. Neredeyse üzerimize silah doğrultacaklar.. Sokaktaki hedef adrese yavaş adımlarla ilerlemeye başladı.. Korkularını yen." "Onların üstlerine bu durumu bildirdiniz mi?" "Üstleri de aynı tavrı gösteriyor. Hafif rüzgar.. geliyorum!" "Anlaşıldı." Ber. Kendini rahatlat." "Uygulamaya hazırım. Yine fısıltılar algılıyordu.. sesi duyabiliyordu. "Ber! Ben Med’in babası. Varol’un dedesi Deson!. Bireysel enerjinin ve gücünün ortaya çıkması için gayret et!. saçlarını ve yanaklarını yalıyordu.." "Sayın Đyiyön!. fısıltıları daha çok ve daha iyi algılamak için iyice derinlere indi... "Kontrol elimize geçti. "Evet!.... bu manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı. taşıtın önünü.. Đçseline alma. Đyiyön’ü karşılayan sivil giyimli şahısla aralarında geçen ve duyulmayan konuşmadan sonra Güvenlik Grubu Üst Görevlisi olduğu anlaşılan biriyle el kol hareketi yaparak tartıştıklarını gözledi.. efendim. merak etme. Tartışma kısa sürmüştü.. Đyiyön ve arkadaşları da aynı tavrı sergilediler.. Bizim dışımızdan gelecek duyumsamaları filtre et. isteklere uygun hareket ediyordu.. bir kenara bırak. Ber. Tamamdır. Bu direktifimizi de uygulamıyorlar..

iki kolunu ileri uzatıp her iki elinin ayalarını onlara doğru tuttu." "Bir şartla. Güvenlik Grubu Üst Görevlisi. neden benle bağlantıya geçmiyor?. Đyiyön. Ber!. Bunun anlamı. aralarındaki boşlukta duruyordu. Ber’in garip davranışlar sergilemesi dışında bir ayrıntı yakalayamamışlardı. Ber. Sesin dehşetinden sokakta bulunanlar kulaklarını elleriyle kapatıyorlardı." diyerek yanıtladı. buna çok sevinmişti. tiz çığlıklar gelmeye başladı. "Ber. Şti... Tüm görevlilere." "Evet?.cesur bakışlardaydı... Đyiyön’e yaklaşarak.. Acıyı. "Ad kentinde görevli sanal kötü ruhların ana kumanda merkezi diskalifiye edildi. Ber.. "Dikkat!. Ad kentini geçici bir süre terk edeceğiz. DüzĐzUygDen-Dom Holding Co.. gereği yapıldı." "Bu enerjiyi toparlayabilmemiz için uzunca bir süreye ihtiyacımız olacak.. "Lanetliyoruuuuuuuuuuuumm!" Ber’in bu kez bedeninin tüm noktasından çıkan ışın huzmeleri hızla yol alarak ahşap binaya ulaştı. senden çıkmamız için izin istiyoruz. onları görünce. "Đyi şeyler oluyor. Deson’un yeniden verdiği talimatlara uygun şekilde hareket ederek içselinden onların çıkmasını sağladı. ahşap binaya doğru ilerledi. Deson’a aitti.." dedi. izin isteğinin kabul görmesini beklemeden bu kez. Tümü sanki uykudan yeni uyanmış gibi elleriyle boş gözlerini ovuşturduktan sonra birbirlerine şaşkın bakışlarla bakmaya başladılar.. Ber.... yürekliliğin marşını çalıyor gibiydi. DüzĐzUyg Den-Dom Holding Co.." Ber. Güvenlik görevlilerinin anlam ifade etmeyen yüzleri aydınlanmaya başlamıştı...nin bulunduğu on katlı binanın bitişiğindeki üç katlı. Ağzı yırtılacak genişlikte açıldı. dışsalına yansıdı. Kendisini toparlamakta gecikmedi. Đyiyön’e yönelerek "Ne zaman operasyona başlayacağız?" sorusunu sordu.... Bu bilgiyi verirseniz." "Med. Ellerinin parmaklarından çıkan açık renkte ışınlar." Parmaklarının ucundan çıkan ışınlar kesintiye uğradı. Đyiyön. uykudan uyanır gibiydi. . Neyse şimdi izin vermeni istiyoruz. Şti binasına yönelik operasyona başlanması emrini verdi. Sevinci. Ahşap binadan ince. iki kaşının ortasından beynine girmeye ve zihnini ele geçirmeye çalışıyordu. Ber.... yumuşak bir ses geldi. Bu durum bir süre böylece devam etti. korkuyu hissediyordu. ellerindeki silahlarla birlikte yanlarına düşmüştü. tüm güvenlik görevlilerinde kolları.. Gönderilen ışınlar. belirli bir süre demişti. diğer tarafta ise Ad kenti Güvenlik Görevlileri bulunuyorlardı. Ber. Đyiyön’ün kollarını sallayarak. Bir fısıltı duydu..." "Toparlanın. belirli süre bittiğinde tekrar diyaloga geçebileceğiydi. pencereleri cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap binaya doğru kollarını göğüs hizasına kadar kaldırıp parmaklarını hafif aralayarak uzattı." "Ne tür bir ceza?" "Belirli bir süre senle olan diyalogunu dondurduk. Kollarını bu vaziyeti bozmadan yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladığında.. Emirlere neden aykırı hareket ediyorsunuz!" diye bağırdı." diye nakaratlı bağırtılarını duydu. Küçük grup adımlarını sıklaştırarak kısa bir an sonra Đyiyön’ün yanına varmışlardı. Artık. Üst Güvenlik Görevlisi. Orada bulunanlar. terden sırılsıklam olmuştu. mesajı algılamıştı. Đyiyön ve arkadaşları bu manzara karşısında küçük dillerini yutacak kadar şaşkınlık yaşıyorlardı. Ses." Ber’in kulağına ruhani. "Ne işiniz var. Bir tarafta Đyiyön ve arkadaşları. "Virüs gönderin. "Ber!. ahşap binadan yayılan sesleri yeniden algılamaya başladı." Deson. Güvenlik Görevlilerinin kolları ve ellerindeki silahlar da buna uygun hareket etmeye başlamıştı.. Sessiz ve tempolu yürüyüş." "Pek yakında... yapacağımız o kadar iş var ki." Đyiyön." "Med’in senle olan diyaloglarında kurallarımız dışına çıkarak. Neler oluyor?.. Ahşap binadan gönderilen koyu renkte ışınlar ise sürekli iki kaşının ortasına ağır baskılar yapıyordu. Ad kentinin yerel fiziksel kötü ruhlarını etkisizleştirmek de size kaldı. Ber. "Bir saniye izin verin. "Negatif enerjimizin tümünü yok etti.. Nişan al!. Ber." diyerek emir verdi. duygusal bir yaklaşımda bulunması nedeniyle cezalandırıldı. Ber. "Cezası ne zaman noktalanacak?. Ber’in kolları yanlarına düştüğünde.

Demokrasi düşmanlarına kendi yasalarımızı uyguladık o kadar. Konuşsalar da konuşmasalar da ima ettikleri kişileri deşifre etmeye başladık. Bizi aldıkları gibi bırakmak zorundalar. parçalamak isteyen kızıl ve yeşil renkli birey ve grupların bir oyunu bu. Sonradan bulunan ve Đyi Ruhlar web sitesinde yayınlanan.. .’ isimli kitabın yazarı Psikolog Medayih ile Deson." söyleminde bulundu. AntiHafif 8. Kara Parayla ilgili soruşturmalardan sorumlu Devlet BaşAvukatı KızKaçSal. bir amacının da Birleşik Devlet ve şürekasının ülkemizi ve komşu ülkeleri işgal etmesi ortamını sağlaması amacı güttüklerine dair planlar ve belgeler de ele geçirildi. XY Ulusal Medya Kuruluşunun.. "Beyler! Biz ne yaptıysak Vatan ve Millet için yaptık. resmi amirleriniz dışında başka yerlerden emir ve talimat aldığınız konusunda duyumlar var.. bazı kişi ve gruplarla birlikte hareket ettikleri ortaya çıkartıldı. Bütün çabamız ülkemizin refahı ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması içindi. tarihinde yaşadığı depremlerden en şiddetlisini yaşar. dernek ve holdingi yöneten her türlü kirliliğe bulaşmış olan bu şirketin.. Ad Kenti'nin ünlü iş adamlarından ve Đşveren-Sermaye Grubu Başkanlarından Maf. Şti binasına yönelik ‘Med’ kod adlı operasyonla şirket yöneticileri ve ortakları göz altına alındı.. Şimdiye kadar. Ad Kentinin yasadışı örgütlenmesi çökertildi. Konuşursak. Bizler vatanı ve milleti için çalışan. "Bunların hepsi yalan. Beş ses sanatçısı. Ve SodGom Ülkesi..." sorusuna karşılık. Soruşturmanın derinleştirilmesiyse daha birçok ismin ortaya çıkarılabileceği görevlilerce belirtildi. Kendimiz için bir şey istediysek namert olalım.. gerekirse başını bu yolda feda edecek insanlarız." Ber.... Birileri bizim dışarı çıkmamızı sağlamazsa onları da yakarız. Şirket üyelerinden olan resmi bir görevliye televizyon muhabirimizin. 'Kendine Bakanlar Grubundan' Mafya ile Hesaplaşmadan sorumlu Görevli SağKol.. Beş Sivil Dernek Başkanı.. Halk Temsilcileri Merkezinden Leftsol.. Birçok şirket." dediler.. Bize karşı çıkanlar terörizme ve teröristlere yardımcı olanlardır. Şimdiye kadar kendimiz için bir şey istediysek namerdiz. faili meçhul cinayetler dışında topluma ve bireye yönelik bir çok suçlar işledikleri. Ülkemizi ve milletimizi bozmak. SodGom Hava Enerjisi Đşçi Konfederasyonu Başkanı Soys. isimler verirsek yer yerinden oynar.. Onlar açıklamadan biz bulacağız ve Yüce adaletin önüne çıkaracağız. "Bu işte tek değildik. Şirkette ele geçirilen belgelerle yakın süre içerisinde gerçekleştirilmiş faili meçhul cinayetlerden 1111’i aydınlanarak failleri belirlendi. gibi görünüyor. Onları tanıyoruz. herkes hak ettiğini bulacak. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. Yerel Yönetim 3.. Gözaltına alınan sanıklardan bazılarıyla konuşma fırsatı yakalayan muhabirimizin sorusuna. ve birkaç bürokrat.. SodGom ülkesinin yasal soygunlarla fakirleşmesine ve uluslararası tefeci merkezine avuç açmasına neden olanların. Sıra diğer kentlerde. kurum. Đsminin açıklanmasını istemeyen Üst Düzey Bir Görevli.." yanıtını verdiler. Neson isimli baba ve annesinin cinayeti de aydınlandı. Daire Grubundan MafYegTah.Başkanı. " yanıtını verdiler. "Serbest kalacağınıza nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" sorusuna ise. ülkemiz dışında da geniş yankı bulan ve yeni bir siyasi öğreti içeren ‘Kitle Psikolojisi ve Zihin Kontrol Mekanizması ile Yönetim karşısında Demokrasinet. Bize güvenin. Güvenlik Genel Merkezi Baş Denetmeni G9Güv.Yargılama Grubunun iki üyesi. “Bir konuşursam ülke karışır şantajı artık yerini bulmayacak.. televizyonun sesini kısarak kucağındaki çocuğunu bir süre daha sevdi.. Evet! Med’in ve daha birçok cinayetin failleri yakalandı. "Ülkedeki varolan demokratik hukuk kurallarına aykırı hareket ederek. Bu operasyon bir çok gelişmelere gebe.*** 46 "Ad kentinde bulunan DüzĐzUygDen-Dom Holding Co.. Yargı Kararlarını Denetleme ve Đnceleme Grubunun 101.

yere düşmemek için kendisini zor tuttu. Ber. Huşuyla dinliyordu.Yansı’nın ikramı kahveyi bitirmişti. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu.. Đzin istedi.. Yansı. kulaklarını Varol’un ağzına iyice yaklaştırarak mırıltılarını duymaya çalıştı.... Konuşamayacak kadar küçük olan çocuğunun tepkileri zekiceydi... Sımsıkı kavramıştı. aynı tepkiyi verdi.. Varol. fil büyük. Yanağını öptü. Ber.. Varol’a tekrar sarıldı. Ona daha fazla rahatsızlık vermemeliydi. ". iletmemi. hava görünmez ve toprak cansız mı?.... ise bu eve istediği her saatte izin almaksızın gelebileceğini ve istediği zaman da ayrılabileceğini bir kez daha yineledi. Fısıltı düzeyinde bir sesle.. "Sen!. "Baba!. kollarını bir türlü çözmüyordu. Varol.!!!???" Kulağında çok sevdiği bir ezgi çalmaya başladı.. Annem sevgileriyle ve pek yakında senle görüşeceğine dair mesajını. Đçinde oluşan soruyu heyecanını engelleyip soramıyordu..." sözlerini duyduğunda.. Ber.. "Ateş yakıcı. "Baba!. içindeki soruyu anlamıştı sanki... Ben yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak gönderildim!" dedi. Varol. su akıcı. Boynuna sarıldı. içini okumuş. çimen yeşil." SON ... istedi. Varol. Sen!. nefes almakta güçlük çekiyordu.." sözcüklerini yineliyordu sürekli.

kurum ve olaylar ile yer ve zamanlar gerçek yaşamdan alınmamış olup. KÜÇÜK SES!" adlı öyküsü. Đlk ve ortaöğrenim yaşamını. Bu romanda geçen. Okuyucunun. hayal ürünüdür. Batman. kişi. 2 . yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır. Bu roman. kişilik. Bursa. Kayseri illerinde geçirdi.Ü. 1963 Mardin doğumlu. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nca seçilen her biri değişik yazarlara ait on üç öykü ile birlikte "Bakkal Öyküleri" isimli kitapta yayımlanmıştır..Bahattin YILDIZ.Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1987 yılında Đ. "Büyüktür. Elazığ. Duyana.. 1990 yılından beri serbest avukatlık mesleğini Adana Barosu üyesi olarak sürdürmektedir. bazı içerikleri gerçek yaşamla bağ kurarak algılama ve yorumlaması yazarın gaye ve iradesi dışında gerçekleşmiş sayılacaktır. Yazarın ayrıca.

Özel Sancak Apt. basılamaz. Kat 6 D.dansozkivirmalari. 23 01060 Seyhan/Adana : 0322.com : www.3636352 . çoğaltılamaz. yazarın yazılı izni olmadan hiç bir şekilde alıntı yapılamaz.Eserin adı Türü Eser Sahibi : Dansöz Kıvırmaları : Roman : Bahattin YILDIZ Dansöz Kıvırmaları Kapak Tasarım : Baran ADANIR Mahmut ADANIR Düzelti : Durmuş Ali ÖZKALE Bahattin AVCU Đnternette Yayım Tarihi 1.44 Tlf: 3519684 Adana ISBN : 975-288-510-1 Đletişim Adresleri Telefon E-posta Web : Đnönü Parkı Yanı. Bahattin YILDIZ 3 4 .Basım Baskı : Temmuz 2002 : Ağustos 2003 : Furkan Ajans Reklam ve Matbaacılık Hizmetleri Roman Tepebağ mah.0552. Elektronik ortamda kaynak gösterilerek yayımı ve okunması serbest ve ücretsizdir.3767406 : starbah@hotmail.cjb.net Anımsatma : Bu kitabın Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre yayımlamada dahil tüm hakları yazarına aittir. 13 sk. N. Elektronik ortam dışında ise. tanıtım ve eleştiri gayesine uygun alıntılar hariç. yayımlanamaz.

pek yakışıklı sayılmasa da sempatik görüntü ve tavırlarıyla.Dansöz Kıvırmaları 1 kehanet "Uyarılan toprağın yarılmasıyla. Bir süre sonra. siyah renkte kabarık permalı saçlara sahip. gevezelikte hamarat. askerlik görevinin bitimi ve iki aylık dinlenme sonrası. Orada mesleğine başlamanı istiyorum.. Büro kurmak kolay değil. bağrından fışkıran suyun.. sahandaki tek yumurtayı bir buçuk somun ekmekle yemek zorunda kalmayacak. derin ve sevecen bakışlarıyla aradaki farkı kapatıyordu. Kadına yüzünü dönmeden "Tamam. hafif şişman. Bir yetmiş boylarında. çirkin denemeyecek kadar güzel. yansı kanalı ile denize doğru akarak. siyah düz saçlı."diye düşündü.. fiziksel görünümüyle. sen de biraz idareli kullansan!. Otuz beş yaşlarında. Bina asansörü bozuktu. Bugün önemli bir gündü. Umutla doluydu.. Bugün dik ve dar merdivenlerden birçok kez inip çıkmak zorunda kalmıştı. şimdi alırım. Geçmişinde yaşadığı ekonomik sıkıntılarının acısını kat kat çıkaracağı yaşam dönemine ilk adımı bugün atıyordu. Ama. filtresiz sigara içmeyecek. "Eeee... Aslında buna neden olabilecek çok fazla iş de yapmamıştı. ‘Kadın bilek gücünden çok deterjanla büroyu temizlemeye çalışıyor. Ber. Büro beşinci kattaydı. "Evi. Büyük Kentte Hukuk Fakültesi eğitimi.” direktifi üzerine Ad kentinde büro kurmayı uygun bulmuştu Ber.. Mer Kentinde avukatlık stajı. yenilerini giyecekti.. Ad kentine taşıyacağız. lastiği gevşemiş külotları bekletmeksizin çöpe atıp. ela gözlü. kendisinde ağır uyuşukluk ve yorgunluk hissediyordu." Med’in kitabından.’ diye homurdandı. sadece ızgara öncesi ‘merhaba’ diyecek. beyaz tenli olan Ber... Gözlük çerçevesi bir şekilde kırıldığında tamir ettirme gereği duymayacaktı. babasının. Temizlikçi kadınının "Çamaşır suyu yine bitti kardeş!" demesi üzerine düşüncelerinin devamını getiremedi Ber. kabarma evresindeki denizin dalga kollarıyla birleşmesinden olacak kurtarıcı ‘Son’ a selam olsun!.. esmer tenli ve işin niteliğine aykırı kot pantolon blucinden oluşan kıyafetiyle." serzenişinde bulundu. 5 6 . çorbaya. duygusal yoğunluklu ses tonuyla.

Yanıtını kendisi de bilmiyordu. evleninceye kadar diğer açlığını nasıl giderecek?. çapkın ev sakini erkeğin ilgisini çeken. Ofise geri döndüğünde. Bu arada kendisine iyice yakınlaşarak. iştahını kabartan çalışkan temizlikçi bayan görüntüsü gözlerinin önüne geldi. Evlilikte yaşın çok önemli olmadığını. Her ikisinin önünde yiyecekten eser kalmamıştı. Yel’i "Yemekten sonra devam edersin. yapmakta olduğu temizliğe ara vererek: "Valla. aralarında yemek artıkları olan dişlerini gösterecek kadar yayarak... Okşamaya başladı. bunumu bulmuştu. "Beyimiz. Yel. birde ufak mutfağı dışında başka bölümü yoktu.. Sessiz duruşlardaydı.. Yel’in noktasız. Daha güzel bir yer bulamadın mı?" diye sordu... nasıl bir tepki göstermesi gerektiğine karar veremedi. Ber. yer yer duvarlarda sıvası dökülmüş büronun. merdivenlerin biçimsiz olması ve günün heyecanı onu bunaltmıştı. çamaşır suyu dışında yiyecek bir şeyler de almıştı. belki mülkiyetini alarak geçerim." dedi. samimi bir atmosfer yaratma isteğiyle "Çevremde tanıdığım bekar kız çok!. çalışmak zorunda kaldığını. ayrıntılarıyla anlattı. "Yeni başladığına göre hem işe hem de paraya ihtiyacın vardır." diyerek davet etti. Ani ve beklenmedik bir hareketle Ber’in sağ elini avuçlarına aldı. Kısmetse bir sene sonra daha güzel bir yere." dedi. Yel. "Müşterilerim işimden çok memnun kalıyorlar. anlam kazanabileceğini Ber biliyor ama bu gereksinimleri için de mutlaka evlenmesi gerektiği koşulunu kabul etmiyordu.. ‘Yel’ isimli bu bayanı tavsiye eden kişiye de.’ diyesi geldi.’ isminden uygunu bulunamazdı. Katın koridorunda bulunan tek tuvalet. ortasından mobilya perdesiyle ayrılarak bir sekreter girişi ve makam odası suni olarak yaratılmış. artıklardan kirlenmiş gazete parçalarını birbiri içine koyup." dedi mırıldanarak. kızdı için için.. Verdiğin paraya da değmez. genelde varlıklı evlerde temizlik yaparken bacakları ve göğüsleri her nedense açılan. bireysel her türlü sıkıntılarını. gülümsedi. genelin arzuladığındandı... kendisini ne sanıyor?.” Ber. Çevreme reklamını yapabilirim. Görüntü öyle yoğunlaştı ki. Yel’in gözlerindeki iştahlı bakışları görebiliyordu. iki ayrı pakette bulunan kıyma kebap ve yeşillikten oluşan yiyecekleri.. Utandı. Leş gibi bırakmışlar. Bana abone oluyorlar. Havanın yüksek sıcaklığı ve nemi.. Bula bula.. Okumuş erkeklerin elleri nedense hep ilgimi çekmiştir" Ber. Ama yinede Bayana hak verdi. evdeki çocuklara kendisinin baktığını." "Yel’in “ukalalığının sınırı yok. Kaldı ki önündeki yiyecekleri silip süpürmüştü. "Kadın galiba bir tanıdığını önerecek. virgülsüz sorularını birkaç kelimelik yanıtlarla karşıladı. "Yaşamış uluların kendilerinden yaşça geçkin veya küçük kadınlarla evlenmiş olduklarını... 7 8 . Oluşan sessizliği bozma amacıyla soru yönlendirecekken Yel buna fırsat tanımadı. sert betondan oluşan yere yığılırcasına oturdu. Seni sevdim.. Yel’in iki elini kullanarak kavga edercesine yeme şekli. Ama bastırmaya çalıştığı tercih. Hayatı. Ailesel... Ber’in iştahını daha da artırdı. Yağlardan. Yel. bir çırpıda anlattı.. kardeş! Bu büro çok kirli." diye düşünmesine rağmen "Teşekkür ederim. Ağzını.. attı. Bıyık altından güldü. Kendisinin dul olmasına rağmen çocukları nedeniyle birçok evlilik teklifini reddettiğini.. komşularla ortak kullanılmaktaydı. Ne büron ne iş hanı beş kuruş etmez. Yedikçe açlığını daha çok fark ediyordu. Karnı aç birinin iştahlı bakışlarına benzemiyordu. onun meslektaşlarının çoğunluğuyla örtüşüyordu. Harcanmanı istemem.. Yakıştıramamıştı kendisine. ‘Keşke. Yel’in yapısına uygun bir isim konulması gerekseydi ‘moral bozucu. katlayarak siyah poşetin içine koydu Yel. Buranın yabancısısın. başını eğerek. "Ellerin narin ve güzel. Ber. yere serdiği gazete parçalarının üzerine dizdi.. yanıttan hoşnut kalmıştı. Evlenmek istersen tanıştırabilirim. Yerli filmlerde geçen." diye düşündü." bağlantısız geçişlerle ve hiçbir alçakgönüllülük gösterisinde bulunmadan nice reklamcılara taş çıkartırcasına. Tek salon sayılabilecek.. Ber.” Bu arada Ber’i süzüyordu. biyolojik ve birçok eksik yönlerinin ancak karşı cinsle tamamlanabileceğini. "Evliliği düşünmüyorum. umuduyla kendisini rahatlattı. Ama mutlaka bir arkadaş edinecekti.işinde tembel. Dört ay taksitle kira ödemesini kabul ettirebileceği daha ucuz başka bir yer bulamamıştı. Bu nedenle epey çevre yaptım.. bu soruyu yanıtsız bırakmıştı... Beyninden sildi.. Bireyin psikolojik.

bacaklarının sertleşmesi.." dedi Yel. Elini pantolondaki tozları usulca alırmışçasına bir kaç kez götürüp getirdi. Ber. şimdi çırılçıplaktı. önceki hareketleri yineledi. Đçsel birikim genelde süratli bir şekilde fizyolojisine atlama yapıyor. "Yel! Bürodaki temizlik yeterli. Benliğini sıcak arzular esir almıştı.. genelde geçici başarılar elde ederdi. "Nasıl istersen. Yel.’ gibi dayatmalarla benliğini baskı altına almaya çabalıyordu. Bu Đsteğe. "Lütfen!. Hatta olumlu tepki verme gibi bir aktivitede bulunmadan ‘Bekle... olayı akışına bırakma gibi bir kolaycılığı vardı." Yel. Kocaman eller.. Ama bu kez suçluluk psikozlu olumsuz duyguların benliğini sardığını hissetti. Bu tür duyumsamalarla her yüzleşmesinde kaynağını oluşturan eylemlerinin ‘hatalı’ olmadığı yönünde kendisine telkinlerde bulunur. boşluk gibi soyutlamalardan daha üst kavramlar kullanması gerekiyordu. gör!’ hallerindeydi.. gibi fiziksel yansımalar ortaya çıkarıyordu. Fakat koşullar uygun olduğunda.. beyninin ağrıması. Bu duyguyu tam olarak kavrayamıyordu." diyerek organında dolaşan eli kendisinden uzaklaştırdı.. Bu arada Yel. Hayalindeki tiplemeyle. bu kez cinsel organına okşamalı baskılarda bulunmaya başladı. Ber. "Yel’den uzaklaşmak için bürodan hemen kaçma. Ber’in fermuarını açtı. bunları dinleyecek gibi görünmüyordu. Yaklaşık on aydır ilk kez bir kadınla bu kadar yakın temastaydı." diyerek farklı bir yol denedi.. yutkunmada solumada. "Askerden geleli kısa bir süre olduğuna göre bayağı dolusundur. Belki bu da tipik bir karar ve davranış biçimiydi onun için ... hiçlik. Ber. Çözümlemek için tanımlanması gerekiyordu ve Ber yıllardır tanımlama safhasını atlayamamıştı. Bu duruşu Yel’e cesaret vermiş olmalı ki bu kez elini Ber’in bacaklarının üzerine koydu. Üstünde verilen bedensel uğraşlar neticesinde küçük parçalara bölünmüş ve bir kısmı ilişki sonrası organ temizliğinde kullanılmaktan yamyaş olmuş. Zorunlu askerlik görevi sürecinde özelde cinsel açlıktan kaynaklanan sıkıntı ve bunalımlarından kurtulmak için tüm yönleriyle mükemmel olan hayali bir kadın yaratmıştı beyni. pantolonu patlatacak kadar irileşti. Ber. Yüzünde oluşturduğu halden anlarım mimiğiyle.. Bir süre sonra işledikleri suçun kanıtlarını yok etme telaş ve stresiyle hareket eden iki kişi gibi kıyafetlerini çabucak giyindiler." dedi."Saçmalama!” dedi içselinde. 9 10 . Titremelerini hissediyorum. Bu yenilgi Yel’e değil arzularınaydı. Biraz pişmanlık duygusuna benziyordu. Hatta yokluk. konsantrasyonunu Yel’in ellerini dolaştırdığı bedenindeki kısımların sinir uçlarına bıraktı. hala bir karara varamamıştı.. eli organından ayırmak için tekrar kavradı...."Bana nağme yapma!" dedi Yel. Yapmacık olduğu açık. Ber’in yabancısı olmadığı duyumsamalardı.. Son davranışı Ber’in ürpermesine neden olmuştu. Neyi bekliyorsun?.. Oturma pozisyonunda hareketsiz kalakalmıştı. Ama bu kez eli kendinden uzaklaştıramadı.. "Sen de istiyorsun. üzerinde büyük puntolarla “Ekonomi Düze Çıkıyor!” yazılı gazete parçalarını çöp kutusuna atmak üzere siyah poşete koydular. Organın. Onla birliktelik askerlik süresince boş anlarında düşlediği hayali dişiye ihanet etmek anlamına geliyordu. Hala Kız gibi. Ayrıca senaryo düzenlemesine ve uygulamasına da gerek yoktu.." isteği içini kapladı. konuşmada güçlük ve halsizlik.. Sen de her türlü çok yoruldun. Pantolon düğmesini kopardı. nazlanıyorsun. Kemerini çözdü. zorlamalı erotik bir sesle. karşısındaki kadın arasında aşırı aykırılık olduğunu düşündü.onu çıplaklıkta yalnız bırakmadı... Kavradığı eli bıraktı... Yel’in elini kavradı. Hormonsal motivasyonlu düşüncesi. Kararsız kaldığı bu tür durumlarda. ‘Sadece şimdilik. Terleyen eli özgür bırakıldığında rahat nefes aldı. Cinsel arzuları benliğini serbest bırakmıştı. Buna rağmen biyolojik salgıları. Bu ve benzeri olumsuz duyguları ortaya çıktığında yok edilmesi zorunluydu. Oluşan bu olumsuz duygusal yoğunluğu ‘pişmanlık’ kavramıyla açıklamak da yeterli değildi. Sırasıyla üzerindeki her şeyi aldı. *** Başlamak. aynı duygular tekrar karşısına çıkıyordu. Zemine serili gazeteler üzerine uzattığı Ber’in çıplak vücuduna kocaman bedeniyle abandı. Patron sensin!. bitirmektir. Bir kezden bir şey çıkmaz. Yenilmişti.

habersiz bankadaki hesabından çekmiş olduğu az miktarda para bu süre içinde yeme. borca yaptığı alışverişlerle düzdüğü akşam sofrasından aldığı her lokma boğazında düğümleniyordu sanki... ayrılmadan önce Ber’in yanaklarına tükmüklü bir öpücük kondurdu.. Yakın akrabalarıyla ve onların gönderdiği sadece danışıp bir daha dönmeyen birkaç kişi dışında pek ziyaretçisi de olmamıştı. listede geçen isimlerin kendisini neden aradıklarını gayet iyi biliyordu. Ber’in koltuğa kurulmasından sonra saygıyla karışık alaycı bir ses tonu ile arayanları sıraladı. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Kapıyı yeğeni Mus açtı. Babası. Aramanı bekliyor.." Ber... Geri kalan temizlik işleri için kolları sıvadı. içme gereksinimleri.. düştüğü konuma hem kendi adına. Biraz oturdu. Yengesinin.Ondan beklemediği.” dedi. avukatlık mesleğine başlangıç yaptığı günden itibaren yaklaşık dört aylık bir süre geçmesine rağmen doğru dürüst bir iş alamamıştı... 2 *** Ber. telefonla aradı. Yel.. Neden olarak ekonomik yetersizliğini belirtmişti. kendisine vermiş olduğu sözü tutmamış evi Ad kentine taşımamıştı. Üstelik bir haftadır her gün dolmuş parasını da onlardan almaktaydı.. El kentinde müteahhitlik yaparken bölgenin en zengini olan babasının iflas etmesi nedeniyle köyüne taşınmak zorunda kalmasına. "Arada yine ziyaretine gelirim."Baban.. Büro sahibi. Her gün olumlu bir sürprizle karşılaşacağı umuduyla vardığı bürodan yine parasız eve dönmek onu kahrediyordu.. sen gelmeyince gitti. Mobilyacı ile büro sahibi iki aya yakındır sürekli ertelettiği taksitleri. Babası ise durumu düzeltmişse para göndermesini anımsatacaktı. Bu düşüncelerde yoğunlaşarak büroya vardığında vakit öğlendi. rahatlatıcı bir yanıt almıştı. Onlara yük olmanın derin sancılarını sürekli içinde taşıyordu. bir an içinden geçen-leri Yel’in anladığı utancına kapıldı. Mus.. hem de bankadan almış olduğu paranın iadesi içerikliydi. Ber şimdi ve bir haftadır peş parasızdı. 11 12 . göz kırparak. Babasının istemi hem yardım. Babasının çok önceden bir başka iş için vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ondan izinsiz.. gündelik işlerde çalışan amcasının evinde daha ne kadar süre kalabilecekti?. Mobilyacı.. Bir de Yel abla geldi. Yel’in bürodan çıkarken çarptığı kapının tam olarak kapanıp kapanmadığını kontrol etti. büro kirası ile büro mobilyalarının iki taksiti ile erimişti. hem de ailesi adına üzülüyordu. Şayet kendisine iyi bir iş bulabilirse ancak gelebileceğini de eklemişti. Temizlik konusunda anlaştıkları bedelin üzerinde Yel’e ödeme yaparken. Kendi parasal sorunlarını dahi çözememişti. Ekonomik yönden güç şartlarda yaşayan.

biliyor musun?" Yanıtsız kalacağını bile bile bekleyen Yel.. Ayrıca Avukatlarından pek memnun değillermiş. "Bu kıyağımı da unutma!. Bu durumundan daha kötüsü olamazdı... Hatta bazen geri dönüş dolmuş parasını dahi “Sonra fazlasıyla öderim.’sunun devamını beklemeden sözü aldı. konuşma hızını düşürdü. Atıştırırken bir taraftan da Mus’u düşünüyordu. Mus. sevinçli durumlarda bile sıkıntı ve kederi birlikte algılamak. babasının halasının oğlunun oğluydu. kırbaçlanmaya. Telefonun karşısındaki ses Yel’e aitti. Onun dişleyerek kanattığı yerler yine kabuk bağlamıştı. not alma gibi işleri yapması konusunda aralarında sanki gizli bir sözleşme yapılmıştı.. Kendisinin de çevresinin de birçok işi olan biriyle tanıştıracağım. Đşlerden elde ettiğin paralardan bana da bişeyler ayırırsın herhalde.. Sehpanın kenarındaki ufak tabureye ilişti. Telefonu kapadıktan sonra. Ber. Yemeğin kokusu ve rengi ‘Özenilerek yapıldım.. Yel’i aradı. Mus‘un yemek çağrısı üzerine sigarasını büyük küllükte söndürüp doğruldu. Senle görüşmek istiyor.." dedi mahcup ve istekli duruşla Ber. "Bombok!" "Artık o dediğinden olmayacak."Evden yemek getirmiştim. Onla birliktelik bir kabusu yaşamak gibiydi. Mus’un babası yanına daktilo öğretmesi. vücudunun lime lime doğranmasına razıydı. "Sana kaç kez sigarayı bırak! Ciğerlerine yazık! demiştim. duyumsamak. Yel.. Đki yıldır her hafta sonu Ofisinin genel temizliğine giderim. Servis yapayım mı?" diye seslendiğinde düşüncelerinden sıyrıldı.. Yemeğin kokusu ve görüntüsünden kalitesini anlamak Ber’in yıllarca ailesinden uzakta yaşayıp yiyeceğini bizzat kendisinin yapmasından kaynaklanan yetiydi. Töre gereği kendisine ‘dayı’ diye hitap etmekteydi. Tekliflerine hayır demesine rağmen bir şekilde yine etkiliyordu kendisini.’ diyordu sanki. yeniliğini ve bildik kokusunu halen kaybetmemiş koltuğa sırtını iyice yasladı. "Sen bilirsin.. sarma tütün sigarasından çekmiş olduğu bolca dumanı dışarı salıvermeden konuşmak isteyince tıkandı. geçici durumlar. Bir şeyler olacağına." dedi Yel. yüzü çilli. 13 14 . Yel." diyebildi Ber. nerelerdeydin? Sabah geldim. ufak tefek harçlığını vermesi. Ber.. babası. Mus fazlasıyla ve istekli çalışıyor olmasına rağmen Ber kendi üzerine düşen bazı sorumlulukları ekonomik yetersizliği nedeniyle yerine getirememenin içsel baskısını yaşıyordu. "Avukat bey. bir taraftan da Yel’in cinsel birleşme için randevu istemesi halinde bu kez ne tür bahaneler uydurabileceğini düşünüyordu. Zıtlıkları yaşamak. Birkaç kez yinelenen sert ve zamansız ilişkiler sonrası çektiği psikolojik ve bedensel acıları yine anımsadı..."diye sordu. Aniden içinin bir kıyısında nedensiz bir kuşku dalgasını algıladı. Öksürüklerini engelleyemedi. Harçlık veremediği gibi Mus’un evinden getirdiği yemeklerden. hasta mısın?" Bir taraftan kesik kesik öksürürken "Sigara dumanından. Bu kez bahane istemiyorum!" diye ekledi.. "Hayırdır? bir problem mi var? ‘Beni acilen arasın.. çok geçmeden telkinlerin etkisiz kalacağını biliyordu. Sonuçta bu durum Ber’e de uygundu. Yirmi yaşlarında. Ber için bu çok güzel bir haberdi..” yinelemeleriyle alır olmuştu. Kaybedeceği bir şey yoktu.’ diye not bırakmışsın. güvenilir biri olduğunu anlattım ona.. Haberi iyice duyumsamalı ve özümsemeliydi.." Ber.. arada ders çalıştırması. Ber’in ‘alo. tütünden faydalanmaya başlamıştı. Ama dinleyen kim?... işler nasıl?.. sayar. ortam görüp gözünün açılması için gönderiyordu.’dan randevu alabilmesi için telefon numarası verdi. Bu öksürük sesleri Yel için şefkat ve ilgi gösterisinde bulunabilme bahanesi yaratmıştı.. lise öğrenimini iki yıldır bitirmiş. niçin arandığına dair Ber’in sorusuna yanıt vermek yerine "Canım.... "Canım... ufak temizlik işleri.’ dedi. telefonlara bakma... Durumunu. Onla olmaktansa güvenlikte işkence çekmeye. hoş ve tatlı bir çehreye sahipti. ileride açığı kapatırım. Hiç istemediği halde çoğu zaman içinde yaşadığı olgulardan biri de buydu. müjdeli habere çok keyiflenmişti. alçak bir sesle: "Kentimizin patronu. üniversite sınavında şansını son kez deneyecek olan bu şahıs. Sürekli yinelenen bu duruma çokta takıntılı değildi. kuru fasulye ve bulgur pilavından oluşan yemeği hazırlamaya giderken Ber..” diye kendisini ve Mus’u teselli edip telkinde bulunsa da. ‘senin güvendiğine ben de güven duyarım.Mus. sözünü ettiği ‘Maf. Kim. Beni sever. “Bunlar.. önünün açılacağına dair sönmek üzere olan umutları yeniden canlandı... seni bulamadım. Buna karşılık büroda yapılması gereken çay. Kalın solumaları kulaklarından hala silinmemişti.. Yakında görüşürüz." Ber. Son birlikteliklerinden sonra bu kez onla ilişkiye girmemeye tüm sevdikleri adına yemin etmişti. ‘Maf’. Kısa boylu.

pencereleri. Eski Ad da bulunan çoğu eski binalar. Mahalle sakinlerinin duyumsamaları gerçekten uzak değildi. yıkılacak’ endişesi veren üç katlı. Bu binada oturmak veya buna sahiplenmek isteyenler. Mus. Yerel Düzenleyiciler. Yel’in sözünü ettiği Maf’ı sordu. Normalin çok üzerinde açık olan gözlerinden ve kulaklarından akmış olan kanlar ve yeşile dönüşmüş ten rengiyle bu iki cesedin korkunç görüntüsü yıllarca kentte konuşulmuştu. Belki de aynı sona uğramayı kabul etmemişti. Çünkü sessizlik ve gizlilik onların temel ilkeleriydi. büyüyen Mus’a. "Yinede dikkatli olmasını.. Eski Ad kenti olarak da nitelendirilen "Ölüm sessizliği mahallesinde" ki daracık çıkmaz sokağın sonunda bulunan ‘Eski Eserleri Koruma Yönetimince’ koruma kapsamına alınmış olan ve görenlere ‘yıkıldı. taşınmaz mafyasınca bir şekilde geceleyin sessizce yıktırılmış." diyerek. 15 16 . 3 *** Ad kentinin. birilerinin oturduğunu yıllardır görmemiş olmalarına rağmen sanki birilerinin bu binayı kullandığı konusunda yaygın bir kanı taşıyorlardı. Olayın cinayet olup olmadığı netleşmediğinden şüpheli de aranmamıştı. Fakat aralarında sessiz iletişim sağlayan varlıkları fark edememeleri normaldi." ekleyerek sonlandırdı. Bu bina ise aynı kaderi paylaşmamıştı. Bu ilgi çekici anlatılardan biri de iki tinerci genci konu alıyordu. Gece soğuktan ve yağmurdan korunma amacıyla olsa gerek eve giren bu iki gencin cesetleri sabahleyin binanın önünde bulunmuştu. onun risk taşıyan biri olduğunu. "Onun el attığı insan her yönüyle yükselir.Bu kentte doğup.. bir şekilde amaçlarını gerçekleştirememişlerdi. Güvenlik araştırmalarında... getirttirilen birkaç değişik iş makineleri ise amacı gerçekleştiremeden sürekli arıza yapmışlardı. balyoz sallamalarına rağmen on santimlik kadar bile yıkıntı oluşturamadıkları gibi.. Bu binayla ilgili birçok efsaneler üretilmişti. Maf hakkında tahmininden fazla duyum ve bilgi sahibiydi. Đşçiler saatlerce kazma.. Çevre sakinleri. Yargı denetiminde yapılan doktor otopsisinde ölüm nedeni tespit edilememişti. Arada yutkunarak ve geniş gözlerini daha açarak heyecan dolu bir sesle anlattı. Đzleyiciler ve Uygulayıcılar Grubundan bir kısmının barındığı bu binada yaşanan iletimsel diyaloglar yine tüm hızıyla ve sessizce sürmekteydi. cam yerine tahtalarla kapatılmış ahşap bina. daha sonra yeniden aslına uygun yapacağız vaadiyle Kent Yerel Đdaresinden (bir takım ilişkilerle) izin alınarak kullanım amaçlarına uygun şekilde yapılmıştı.

" Đz..Đz. Ağırlığından.01. bir başka nedeni daha vardı.Ber. Đzleyiciler Grubu Üyeleri. çıktıklarında ise genelde büyü bozulur ve pişmanlık duyarlardı." dedi."Biraz önce Düzenleyici Grubuna bunu sordum.1 . Bu marketten alışveriş yapmasının oturduğu yere yakın olması dışında. Astlık üstlük sıralamasında aşırı fark göstermeyen Đzleyiciler arasındaki diyalog. Ilık suyla alacağı duştan sonra yumuşak kanepesine uzanacak. Yolun karşısına geçmek üzereydi ki "Beyefendi!" seslenişini duydu.2’ye "Bu son olay Düzenleme Raporuna uymuyor. Şunu al!.. kurgusu. Aksi halde boşa beklemek dikkat çekici olacaktı. sempatik görüntüye." şeklindeki diyaloglara kadar varmıştı samimiyetleri. Ber. Fakat Ber’in gereksiz ürün almasının en önemli nedeni Markız’ı görme umuduyla zaman geçirmesinden kaynaklıydı. çekici sergilemeler.4. Reyon düzenleme işi yapıyordu. Diğer elemanlara sormasının uygun olmayacağını düşündü. 4 *** Ber. iletisinde bulundu. reyon düzenlemelerin etkisiyle. Bu arada bir çok gerekli olmayan ürünlerde almıştı.01. Düzenleyici Raporlarında çok ender görülen ayrık sapmalardan biri olabileceğini’ ilettiler.’ işaretli olmasının mantığı var.3. Ani bir refleksle sesin geldiği yöne doğru başını çevirdi.. En verimli dinlenme şekli buydu onun için.... Đz. sentezi gibi bir şeydi aralarındaki iletişimin yararı. ona yakın olmaktan sanki enerji alıyordu. Son iki aydır haftada en az üç kez alışveriş yaptığı Dur-Al isimli markete girdi. diyalogu bırakıp yeni gelen raporlar ile almakta oldukları izlenimleri karşılaştırmaya kaldıkları yerden devam ettirmeye başladılar.. Öyle ki. ‘Çok önemli olmadığını. Ama bu çocuğun halen ne türden bir risk taşıdığını algılayabilmiş değilim. devamlı gülümseyen harika bir yüze sahipti. enfes bir fiziğe..01. Reyonları gezerken yardımcı olma. poşetleri taşımakta zorlanıyordu." dedi.01. Tıpkı bir insanın hafızasında yer alan bir bilginin ortaya çıkması.Ber. O da market çalışanlarından ‘Markız. bilineni karşısındakine bildirimden öteye geçmese de anımsatıcı oluyordu. parçaların birleştirilmesi...Ber. kısa sürse de onu görmekten.. evinin yakınında bulunan durakta dolmuştan indi.01. müşteriler gerekli gereksiz şeyleri alırlar. Birden marketten alışveriş yapması gerektiğini anımsadı. Ama yine de büyük marketlerde yapılan alışverişler kadar rahat değildi. Đz. Biran önce evine varmak istiyordu. "Düzenleyiciler bu basit insana neden bu kadar değer veriyorlar?. "Beyefendi! Bu sana yaramaz!. ayaklarını yukarı kaldırıp televizyon seyredecekti. Sesin sahibi 17 18 . Market çıkışında bundan dolayı kendisine sinirlendi.’ isimli kızdı. aralarındaki iletişimlerde bazen kendi kendilerine düşündükleri kanısına kapılırlardı.. Đz. Sürekli alışverişlerinden dolayı Market elemanları kendisini tanıyorlardı." diyerek yanıtladı. derinlik ve huzur veren iç gıdıklayıcı bakışlara. Đzleyiciler.Ber. ilgi gösterme anlamında yanında gölge gibi dolaşılması Ber’in pek hoşuna gitmiyordu. Yarın tazesi gelecek!. Bugün çok çalışmış ve çok yorulmuştu. Kent de bulunan insanlar için düzenlenmiş rapor kitapçıklarında bazılarının ‘Risk Taşıyıcısı.Ber. Onunla göz temasını uzatmak için her alışverişte ürünlerle ilgili gereksiz birçok soru yönlendiriyordu ona. Markız. Marketçilikte yeni teknikler. Gelecek raporlarda bunun nedenlerini anlayabileceğimizi sanıyorum. "Gelmiş raporlara ve izlenimlere göre bu yargıya varıyorsun. Bu kez uzun süren alışverişine rağmen markette görememişti onu.2.

Üzerine rahat bir şeyler giymeliydi. Ber. . yutkunarak çıkarabildi. Hatta ısrar ediyorum... içinden "aptallaşma!" diyerek kendisini frenledi ve "Size zahmet olmasın?.. Rica ederim." şeklindeki tekrarlı ısrarlarına en sonunda dayanamayarak davete uydu." dedi sesin sahibi kadın. yanıtı heceleyerek. yakınlaşabilme anlamında bundan iyi bir fırsat daha yakalayabileceğine ihtimal veremiyordu.." Ses sahibi yanına iyice yaklaşmıştı. Sigarasını yaktıktan sonra kanepeye uzanıp Markız’ı düşünmeye başladı.... Düşüş bir süre sürdü Yavaşlayan ruh hızlanan beden bir noktada birbirlerini sarmalayıp yoğunlaştılar." Ber’in "Sadece on dakika kaybınız olacak. kendisine çekiyordu. Hafiften gülümsedi. tuvalete gitme gibi durumlarda avantajları dahi oluyordu.. barbunya pilaki içeren konserveyi açtı. Ber. sayılı dakikalar içinde kısaca kendisini anlattı.. Sonra anlatırsınız bana. Sonra vazgeçti. *** yabancısı olmadığı biriydi. Size en azından bir kahve ikram ederek teşekkür etmek istiyorum." Markız’ın bu sözleri üzerine "Tekrar görüşebilir miyiz?" teklifinden vazgeçti. Bedeni nefesleniyordu.. Markız. arada mırıldandığı "Kaçan fırsat elden uçmuş. Markız. Anahtarını çıkarırken bir taraftan da elinde bulundurduğu poşeti bırakıp hemen geri dönmemesi için Markız’ı lafa tutuyordu.. Kaliteli sigara paketlerinden birini açtı. gerekli standart ev eşyalarını da almıştı.. Aksi halde. Đçinden kayan bir şeylerin. Karanlık... Aniden bedeni de takip etmeye başladı kendisini. Bir süre sonra mutfağa yöneldi. Đzin saatim bitti. Elleriyle sımsıkı taşlara tutunmuştu...... dim!” "Gideceğiniz yere kadar yardımcı olayım. Aylardır evlerinde kaldığı amcasını ve ailesini daha fazla rahatsız etmemek. "Marketten bir saatliğine izin almıştım.aydır çalışmakta olduğunu. Kapıyı kapadıktan sonra günlük kıyafetlerini çıkardı.. Kısa süren muhabbet olumlu ve umut vericiydi.. Market kızıyla bir bağlantı kurabilme. Değerlendirmeliydi. "Falınızı öğrenmek için bu numaraları arayabilirsiniz. "Tanrım! Bu O!.. Bu arada oturduğu apartman dairesinin bulunduğu üçüncü kata... Bacaklarının titremesini engelleyemiyordu. Yel kanalı ile tanışmış olduğu Maf’ın ve onun referansıyla çevresinden bazılarının verdiği işler karşılığı elde ettiği avukatlık komisyonlarıyla... Markız ise ayrıntıya girmeden kendi evlerine yakın olan markette altı Dibi görünmeyen. "Hava çok sıcaktı ve evde kimse yoktu. fen... maddi durumunu kısmen de olsa düzeltebilmişti... lise öğrenimini iki yıl önce bitirdiğini.." sözlerini tercih ederek. Markız’ı asansöre kadar uğurladı." Çıplak haliyle kaldı. bunun yanında kendisini daha özgür hissedebilmek için lüks denebilecek bu daireyi iki ayı aşkın süre önce kiralamış. Tek başına kaldığı anlarda çıplak kalmayı tercih ederdi. Ber. Ruh ve beden yarış halindeydi sanki.. elindeki poşetlerden birini Markız’ın alması için uzattı. Kahveleri Ber hazırladı. belki de ilk kez bir mesafenin bu kadar çabuk sonlanmasına içerliyordu." kısa ve kesik cümleleri serisel akışlarla sunuyordu. belirtti."şarkısını daha bir anlamlı söylemek zorunda kalacaktı. "Kahve yapmayı iyi becerebildiğinize göre kahve falıyla da aranız iyi olmalı. "Falıma bakarsanız sevinirim. Duş alma.." dedi göz kırparak. Markız. acele çıkması gerektiğini her haliyle anlatıyordu. Buna rağmen düşme korkusu esir almıştı sanki kendisini.." dedi.. Havadan sudan konuşarak eve vardılar.. Vakumlu yoğurtla birlikte iştahla yedi. asansörde birbirlerini süzerek varmışlardı." sözcükleri dökülecekken." Ber’in ağzından "Ya sorun değil.. Benliğinin.. Ber. maddi imkansızlıklar nedeniyle kazandığı Büyük Kent Üniversitesi Hukuk bölümüne okumak için gidemediğini.. "Đmkanı yok!. Belki başka zamana.. Ben çıkmak zorundayım. 19 20 . alışkınım.Lütfen!. olur mu?. ısrarlı davete kibar bir üslupla ret yanıtlarında bulunuyordu. ruhunun karanlığa düştüğünü. kahvesinde kalan son yudumu içtikten sonra fincanı ters çevirdi.. Ev ve Büro telefonlarının yazılı olduğu pusulayı Markız’a verdi.. Kendisini daha doğal buluyordu. Bedeni hala kuyunun ağzından dip karanlığı gözlüyordu. "Poşetler sizi bayağı yormuşa benziyor.. hissetti... Düşü bile heyecanlandırıyordu Ber’i. derin ve karanlık bir kuyunun geniş ağzından bakıyordu. Gözlerini Ber’in gözlerine dikerek gülümsedi. Başı dolandı."E..Sürekli aşağı düşüyorlardı.

Terden sırılsıklam olmuştu. Ölüm benim için. "Ölüm" düşüncesi kendisini irkti. 21 22 . Karanlıkta bir çift göz görüyordu. Zil sesi duydu.. telefonu sinirle kapadı. Hatırladıkları rüyaların içeriği de genelde pek iç açıcı değildi. Çabuk noktalanmayan uzatmalı sevişme sahnelerini kafasında canlandırdı. emeklerin israfıydı. Işık parlaklığında iki göz. Hayata aşırı sevgi taşıyan birey yaşamdan istediğini bulamadığında ölümünü çağırır. Bu özdeyişi ise kendisine hala özümsetememişti. Ve korkuyordu. boşa atılması.. gözlerini açtı.. Tıpkı güzel bir binayı özene bezene inşa edip yıkma gibi.. Gördüğü rüyanın içeriğinin olumlu olup olmaması günsel psikolojisini o doğrultuda etkiliyordu Ber’in. Đçinde. Ölüm. Bir sigara yaktı." diye düşündü. "Yoksa telefonla erkek tavlama turlarında mısın?" "Lütfen. Markız’ı düşünmek en güzel şeydi. Bakışlar içine kadar inmişti sanki.. Tüyleri diken diken oldu... Kısa bir an sonra telefon yeniden çaldı. Bu hoşuna gitmişti. kaynağı çözülmeliydi. Kendisini eleştirdi.. Bu yönüyle kendi gelişimiyle ilgili birçok projelerden vazgeçmişti. önceki bayan sesi... Sakinleşmek için bir sigara yaktı. "Telefon numaramı nasıl buldunuz?" diye sordu merakını gidermek için.. Bakmaya niyeti yoktu... "Kendisini tanıtmayan biriyle görüşmek istemiyorum!. Telefon hala çalıyordu." özdeyişi vardı. gözünü açtığında yataktan yere doğru düşmek üzere olduğunu fark etti. Bir türlü dibe varamıyordu. hatta onu yanında hayal etmeye başladı. Ber! Bu ağızlar sana hiç yakışmıyor!" "Ortama yakışan sözler kullandım.. Gece yarısı düşünecek başka bir konu yokmuş gibi." "Buyurun benim! Siz kiminiz?" "Size kendimi bir anda anlatamam!" Ber. Fakat o kadar gerçek gibiydi. "Galiba halüsinasyon gördüm. Korkularıyla yüzleşiyordu. Đrkildi. "Kiminle görüşüyorum?" sorusuna. Gözlerini kırpıştırdı. Kendisini geri çekti. Rüyalar hakkında yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamış olması bilim adına utanç vericiydi. olmaması gereken bir olgu. titredi. . Görüntü kaybolmuştu. Uykusu kaçmıştı.... Bu rüyayı küçüklüğünden beri sürekli görüyordu.. Kendisine anne ve babası başta olmak üzere pek kimsenin emek vermediğini anımsayarak "Kendi ölümüm. Telefonda ki bayan sesi tanıdık gelmedi. bir taşıtın tümsekten inişe geçişi anında bir yolcu kalbinin hoş olması türünden duygular oluşuyordu." diye düşündü. Buna rağmen düşüncelerinin devamını engelleyemedi. Ber. Ölen kişinin anne babasının "Ne emeklerle büyütmüştük. Sizinle konuşmam gerekiyor. Uyku rehaveti çöktü. "Siz kiminle görüşmek istiyorsunuz?" yanıtını verdi. başka olumsuzluklar dışında en önemlisi emeğin.. Đki eliyle iki gözünü ovuşturdu. benim emeğimin öncelikle ve çoğunlukla harcanması.. Vücudunu kabarık ürpertiler sardı.. Đçeriğini hatırlamadığı rüyalar. Ama bir yönüyle "Hayatı anlamlı kılmak ölümü öldürmekten geçer.. Ölüm korkusu nedeniyle bu düşünce bende oluşmuş olabilir. "Mutlaka düşünmem gerekiyorsa başkaca güzel şeyler düşünmeliyim" diyerek silkindi Ber. Buna rağmen ilk kezmişçesine korkutuyordu kendisini.. belki de herkes için bir israf. "Ölüm" olayının benim içinde gerçekleşeceği kesin. Karanlık. Markız’la ilişkiyi geliştirdiğini. bazen intihar ederdi. Ber. Ahizeyi hışımla aldı.. Sırtüstü uzandı." dedi. Đçine çektiği dumanı kesik kesik tavana doğru üfledi. Đki mavi göz... Tıpkı bir suçlunun her an yakalanabileceği endişesiyle sonunda dayanamayıp güvenlik güçlerine teslim olması gibi. "Bilinmeyen numaralar servisinden." Ölümden aşırı korku ölümü çağırmaktı. "Avukat Ber beyle görüşmek istiyorum.. Đnadına ısrarla çalıyordu.. Elde edilecek bulguların yaşam ile ölümün sırrını anlamaya yararı olabileceğine inanıyordu.. arada değişik görüntüler sunuyordu.Ber’in beden ve ruhtan oluşan varlığı düşme esnasında tutunacak bir şeyler bulabilme amacıyla her iki elini açıp kapatıyordu. mirasyedi harcaması. sanıyorum!" Telefondaki kadın sesi bir an kesildi. hatırladıklarından daha çoktu. Ölüme benzeyen uyuma ile dirilişe benzeyen uyanış arasında oluşan rüyaların şifresi. Usulca kalktı." dedi Ber. Buna rağmen ölebileceğime inanamıyorum. "Lütfen kapatmayın." deyişi bunun toplumda da yerleşik bir kanı olduğunun örneğiydi.

..." Ber. Senin hayranınım. Kadın merak çekerek diyalogdaki hakimiyeti eline almanın vermiş olduğu rahatlıkla. "Çok yakın tanıdıklarım dışında hiç kimse bu numaranın bana ait olduğunu bilmiyor. Ber. Bu yeterli değil mi?" Ber..... "Belki bir gün. Buna rağmen endişe ve heyecandan kaynaklı sıklıkla soluk alıp vermelerini gizleyemiyordu. "Yüz yüze konuşur tanışmış olurduk. sözlerine devam etti. Şu an çırılçıplaksın.. “Sen!.. Bir tuhaf olmuştu. "Ancak... "Tanımadığım insanlarla gevezelik yapmaya ayıracak zamanım yok! " dedi. "Seni şaşırtmak istemezdim. Kendisine iyi gelebileceği kanısıyla duş almak için banyoya girdi. sinirli bir tonuyla... Lütfen telefonu kapama! Sen!." dedi.. "Evet! Ancak?.. Evime kamera mı yerleştirdin?.." teklifini getirdi. Bugünlük bu kadar... Sen!.. ilgini bir şekilde çekmek zorundaydım." dedi. "Ama... Sol tarafında televizyon bulunuyor. Hepsi çekiliydi. "Tamam! Öyle olsun. Şaşkınlık. korku... Gerçek olan şu an konuşmakta olduğumuz.. Sen!." "Bana Med diyebilirsin!. "Benim adım Med. Telefon numarasını ise vermeme gerek yok.. "Beni aramanızın nedenini söyler misin?" Alnında biriken teri sildi. Bu akşam bir bayanla karşılıklı kahve içtiniz!." dedi yumuşak ses tonuyla. Seni sürekli ben arayacağım. Neyse. "Amacın benim ve dairenin görünümünü bana aktarmak değildi sanırım?" "Đyi bildin. Aceleci. Kimsin?. utanç ve merak duygularının karması içselinde oluştu.. için için güldü. "O halde yarın ofisime buyurun!" dedi. Sağ eliyle cinsel organını kapattı."Benden ima yoluyla da olsa bir başkasına söz edersen bir daha sizi aramayacağımı da bilmiş olun!" Ber.." dedi.. Perdelere baktı. bu soluk alışverişlerini karşıdaki kadının kulaklarına ulaştırıyordu olanca netliğiyle. vücudunun ürperdiğini." dedi.". komediyi ve gerilimi birlikte harmanlıyordu.. bu gizemli kadınla ilgili oluşan merakını giderme fırsatı da yakalamak için. Alnından soğuk terler boşalıyordu. Ber!.. "Ama telefon benim adıma kayıtlı değil. Kadın. soğukkanlı olmaya çalışıyordu... Đyi akşamlar!" Kadının sesi önceki az önceki soğukkanlılığını kaybetmişti. Ama bu sorunuzu bir çırpıda yanıtlamam olanaksız.. Vücudu hala titriyor ve beyni zonkluyor. Telefon ahizesi. O gün geldiğinde." Karşıdan yanıt gelmeyince Ber." "Her ne ise.... Sesini yükselterek "Gerçeği söylemezsen telefonu kapatmak zorunda kalacağım.." dedi Ber. "Kapatmak zorundayım.. şüphe.. panik ve titrek sese dönüşmüştü.. " Hiç olmazsa adınızı ve telefon numaranızı rica edeyim. kısa bir duraksamadan sonra.” *** 23 24 ." dedikten sonra devamını getirmedi.. "Ber!. Tekrar görüşmek üzere!" Ber’in "dur kapatma!" ısrarına rağmen telefonu kapattı. Sig marka sigaran sehpa üzerindeki mavi küllük içinde yanar vaziyette duruyor..... saç ve beden kıllarının dikleştiğini hissetti." Ber.

Đlerideki ilişkilere ölçü teşkil edecekti. Bunu hissediyordu. Maf. Kentimizin istikbal vaat eden kişilerinden biri diyebilirim. Vereceği ilk görüntü önemliydi. boğazını hafiften öksürerek temizledi. Ağzı da iyi laf yapar.. Bu akşam restoran sahibi başta olmak üzere garsonlar.. Ses düzeni önemliydi. Kendisi için dünya cennetine açılan kapının anahtarlarıydı burada bulunanlar. tüm yeteneklerini aşırı yalakalık çeşnisiyle birlikte sergilemeye çalışıyorlardı. Ber..5 Ber.. belki de." diyen annesinin ruhuna. Anti-Hafif 8... yüksek sesle... Đçeri adımını atmak üzereyken kapıda bulunan görevli kendisini engelledi. elemanın kulağına eğilerek Ber’in geldiğini fısıldamasıyla ayağa kalktı.. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Girdiği davalarda bizi sürekli mutlu kıldı. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti. Grup bireylerinin kendi aralarındaki koyu muhabbeti uğultu düzeyindeydi. Masadaki yiyeceklerden ne çekingen ne de saldırgan tavırlar sergilemeden almalıydı. geleceğe emin bakma. dikdörtgen şekli oluşturacak şekilde dizilmiş masalarda yirmiden ziyade kişi yer almaktaydı.. Hayali bile içini bir hoş etti. Ortaçağ şövalyelerinin silahlarını kullandıkları hünerde bıçak ve çatal kullanmalıydı. ve daha birçok güzel şeyler. Çünkü Ber. nihayet bulabilmişti. Yanlarına yaklaşan uzun boylu... "Hoş geldiniz Avukat Bey!" diyerek içeri buyur etmesiyle görevliye dil dökmesine gerek kalmadı.Yargılama Grubunun iki Üyesi. Maf.... Geçmişin acısını almaya ramak kalmıştı. sözünü ettiğim yeni avukatım!. boşalan tabaklar yerlerini daha değişik mezelerle dolu sunumlara bırakıyordu. ama adam olamazsın!" diyen babasına. Evet!. Bu akşam özeldi. Giyim ve tavırlarından Maf’ın özel elemanı olduğu anlaşılan şahsı takip etti. "Bu genç. bu kez sırasıyla masada bulunanların isim ve mesleklerini sıraladı. Bu grupta her kesimden üst düzey insan mevcuttu. Maf’la tokalaştıktan sonra oturanları selamladı.. parasızlığına dayanamayıp kendisini terk eden Mer Kentindeki sevgilisi Iş’a en güzel yanıtı yakın gelecekte büyük bir zevkle sunacaktı.Müdürü G9Güv. Bu sessizlik Maf’ın sesiyle bozuluncaya kadar sürdü. ün. "Çeşitlilik yönünden zenginlik barındıran bir grup. Değişik Partilere üye olan ve Halkı Merkezde Temsil eden üç kişi. grupla tanışması ve ayrıca kendi yeğeniyle ilgili yakın günlü yargı duruşmasına ön hazırlık da bulunulması için bu geceyi düzenlemişti.. Maf. Rakı bardakları tazeleniyor. Restseyh restoranı. Bireysel geleceğinde olduğu gibi yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti.. "Senin deli olduğundan şüpheleniyorum.. "Ber bey’i geçen hafta vekil olarak bulunduğu bir duruşmadan anımsıyorum. "Bu kafayla sen zengin olamazsın!" diyen Mer Kentinde bulunan avukat Artsa’ya. Ber’e solundaki boş sandalyeyi işaret ederek yanına çağırdı. "Beyefendi! Özür dilerim. onlarla daha önceden tanışıyordu.. Yerel Güvenlik 9. sıcak tutmak karşılığında elde edebileceği sonuçları sezebiliyordu.. Hava Enerjisi Đşçi Sendikası Đl Başkanı. Uğultu kesilmişti...." dedi." Ber’i kısa ve övgülü tanıtımından sonra.Başkanı.. Sürekli iyi puanlar almalıydı ayrı ayrı. okursun.. Ber." diye düşündü. göğsünü ve omuzlarını dikleştirdi. kısa boylu.. tümünden. ’XY Ulusal Medya Kuruluşunun Yerel Temsilcisi. Para. Yerel Yönetim 3. grubun tek yabancısının kendisi olduğunu Maf’la daha önceki konuşmalarından biliyordu. Oluştabilecek kötü izlenimi sonradan yok etmek çok zordu. Birkaç Sivil Dernek Başkanı ile birkaç Bürokrat. tıknaz. Ses sanatçısı. "Zehir gibidir. Đstekleri yerine getirmek için hareket eden garsonların sırtlarına hafifçe vurarak “Hadi oğlum!. bu akşamki yemeğe kendisinin de davetli olduğunu belirtmeden önce diliyle dudağını ısladı.Üyesi bozdu. çakır gözlü birinin. Bakışlarının yumuşak ve pırıltılı olması gerekiyordu.. aşçılar.. sağ kolu ile sol kolunu tanıtma gereği duymadı.’ dan oluşuyordu. Mimikler birbirine benziyordu. "Çok komik bir davaydı.” sözleriyle onlara hız kazandırmaya çalışan şef garson başrol oyuncusu gibiydi... "Đnanıyorum. sırtını iyice sandalyeye yasladı. Gösterilen sandalyeye ilişti. Đsmini belirttiği kişi hafiften başını sallayarak kendisi olduğunu ima ediyordu. meslekte ilerleme... Orta alan boşluğu yaratılıp.. Bu grupda bulunanlar dışında restoranın başka müşterisi yoktu. Ad kentinin Đşveren-Sermaye Grup Başkanı. Kısa süren sessizliği.. Bunlarla ilişkileri geliştirmek... Dik ve güven veren duruş göstermeliydi. Yerel Güç temsilcileriydi bunlar. güven. bugün servise kapalıyız!" Ber." dedi. kalın ve siyah kaşlı Yargılama Grubu 2. 25 26 .

yanlarında kırlaşmış saçlarını. DevMalDen-Y. ülke tarihinde görülmemiş bir beceriyle milyarlarca parayı iç etti.. Konu gündem de olan ‘Körfez Krizine’ gelmişti. birkaç firmadan.... avını görmüş avcı gibi atıldı. soğuyan havayı ısıtma amacıyla.Ber bey. Gerçekleri anlattı.. "On altı yaşındaki kızı zorla kaçırma. Güvenlik 9. "Bu nedenle. kuyruğu sıkıştığında kimyasal. bazı Bankaların Yönetim Gruplarına mensup tanıdık arkadaşlar var. biraz da gruba hakim olma istek ve edasıyla kendi alanına giren bir olayı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. konuyu açtı ve en son asıl konuya gelindi. Bu krizde bizde savaşa girecek miyiz?" diye sordu.. Güvenlik 9.. Yargı 2.Dom isimli holding. girmişti. Sorunun muhatabı da halkın bildiğinden fazlasını bilmiyordu.. yönünde açıklamalarda bulundu. gülerek "Adam benim gibi delinin teki. Yine hoşuna gitmeyen muhabbette kendisine yararlı bir şeyler bulmuş ve söylemişti.. "Baba Maf. TW Partisinin Halk Temsilcisi. ilginç bir şov sergilemiş ve iyi bir sonuç almıştı." dedi. halbuki sizlerde bilirsiniz ki -burada hafiften gülerek. Birinin. Şikayetçi olan kız ve babası ise önceden olduğu gibi iddialarında ısrarlıydılar... suçluya yasada yazılı en yüksek cezayı verecektik. Ber. farkında olmadan söylediği son sözlerden dolayı kendisini içinden tebrik etti." dedi. cebinden bir zarf ve zarfın içinden bir bez mendil çıkardı." Çevresini gözleriyle taradı.." Maf. bizim ülkeye saldırmaya cesaret edemez.. Yanlış hatırlamıyorsam...Dom isimli holding den ne eksiğimiz var?. Maf.benim bu tür şeylerle bağlantım yok. kaç kez söyledim. kişilerden alınan aidatlarla. Bizlerde cevap vermesi konusunda ısrar edince. Hiç belli olmaz. "Yarın güvenliğe teslim edilecek. Saddam. Mendilden yayılan ağır parfüm kokusu hala burnum da tütüyor sanki. Hak yerini 27 28 ... Bir kısım basında da bu yönde haberler çıkıyor.." Maf. ‘Bu mendil ve üzerindeki <seni çok seviyorum. Olanla idare ediyoruz. Birkaç senet tahsilatıyla. O mendil olmasaydı gerçek anlaşılmayacak.. Başka kentlerde her şeye sıfırdan başlayacak gücüm yok. Bizde bunun üzerine şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdik." Maf’ın bu esprisi grupta buz etkisi yaratmıştı. ağzından iştahlı sesler çıkararak. " dedi. alıkoyma ve tecavüz etme suçundan. Çevresini eliyle tarayarak işaret etti.Üyesi. şimdi dışarıda keyiflerini sürüyorlar. "Desenize tutukluyu bir sümüklü mendil kurtardı.. ufak beyaz işleriyle. En son kahramanımız bize ve bulunanlara iyi bir sürpriz yaptı.. Konular.> yazısı sana mı ait?’ sorusu üzerine kız bayağı bocaladı.. Müdürü. Başlangıcı Maf yaptı. biyolojik füzelerini damlarımıza atar. sonrada kırışık yüzünü işaret ederek. Meğer aslında kız erkeğe kaçmış. Mendili. "Bakarsın benden sonra tufan anlayışıyla. "DevMalDen-Y." demesi üzerine tümü katıla katıla gülmeye başladı. "Yaş geldi elli beşe. Kızın isteyerek sanıkmüşterisine geldiği ve zorla kaçırma olmadığı. babasının korkusu ve dayatması sonucu şikayetçi olmuş. "Bu kadar dostumu da öksüz bırakmak vefasızlık olmaz mı?.... yalan ifade vermişti.. bir şeyler yapalım. Ber. Son duruşmaya Ber Bey. Ayrıca bir başka cepheyi. Yoruldum. XY Medya Temsilcisi. Hep yanıtın olumsuz. özellikle komşusu olan bir ülkeye karşı açması akıllıca değildir. "Gel büyük kente. burada hayat yok." dedi.." dedi. kız çözüldü. kendimi ve yeğenimi aklamak için suçu işleyen kişiyi bireysel uğraşımla buldurdum. hafif alaycı ses tonuyla "Biliriz. yedi aydır tutukluydu. Tutuklu sanık müşterisini oy birliği ile serbest bırakmak zorunda kalmıştık." dedi. Ber.. "Valla helal olsun! Tereyağından kıl çeker gibi." Maf. Maf. diye.. Bir iki gün tutuklu kaldılar." dedi." Đç çekerek "Götürene helal olsun! Ne diyelim?.. Yargı üyeleri olarak aramızda anlaşmıştık.Müdürüne. Maf. Birleşik Devletin tepkisinin daha sert olacağını öngörüyordur. dudaklarını yalayarak bu övgüden kendisine de pay çıkartmak istercesine ayrıntılara girilmesini rica etti.. "Son olay nedeniyle bazı çevreler öldürmeye azmettirdiğim yönünde dedikodular üretmeye başladılar. "Evet!. Alan memnun satan memnun. "Sizin kulağınız deliktir. üstte açılmış. neredeyse kızın gözüne soktu. kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiği inancıyla. gülümsemeler zorakiydi. ortamın bu kadar samimi ve sıcak olabileceğini tahmin etmemişti." Maf. "Sanırım Irak. Burunları bile kanamadı. Biliriz. Nefeslendikten sonra devam etti. Ber’in. Ne de olsa kendi avukatıydı.. anlatısına devam etti. müşterim haksız yere bayağı ceza alacaktı!" dedi." dedi. haraçlarla veya kesilen ufak değerde sahte karşılıksız faturalarla bahar gelmez .

Yargı 3.. her daireye girişinde oluşan korkuyu yeniden duyumsadı." derken hazırda buluna iki yargı üyesine bakışlarını dikti. “Hayır!” demenin uygun olmayacağını bilecek durumdaydı. Mağdur durumdalar.Müdürünün başını sallayarak olumlu yanıt verdi.00 sularında ‘Artık yeterli. Yanıtlamakta gecikmediler. Ber... apartmanın önünde indi Maf’ın arabasından... Sırasını beklediği esnada dinlemek zorunda kaldığı yargılama duruşmalarında. Başına bir şey geldiğinde dışardan gelecek yardımseverlerin tahta kapıyı omuzlayarak açması kolay olacaktı." diyerek ortamı rahatlattı.. Tuvalet dahil." diyerek dile getirdi. Ses tonunu yumuşatıp. Dört gün önce gece uyandığında gördüğü iri. Telefonda kendisiyle konuşan sesi. Sırasıyla tüm odaları gezdi. Med kimdi?. Çünkü tanıdıklarının tümünün kendisi hakkında bildiklerinden fazlasını biliyordu. sahte sanığın vekili olarak davaya katılmayı içine sindiremedi. Özellikle eve dönüşlerinde daha yoğun anımsıyordu.’de anlaşmışçasına ‘Bir daha görüşmek. yargıdan birkaç üye arkadaşla bağlantı kurmaya çalıştığını duydum.. güvenliğe teslim edeceğimiz şahsın işkence." dedi Yargı 2. içmelerle geçti. Üyeler..’ dilekleriyle topluluk bireyleri Restoranı terk etmeye başladılar. Şimdiye kadar kimseyle paylaşamadığı. "Yeğeninizin adına savunman olarak girseydim. Tanıdık bir sese ait olmadığı kesindi. sudan konuşmalar ve bol bol yemeler. Elinin titremesinden dolayı zor bela açtığı kapıdan içeri usulca adımını attı..bulsun! Yeğenimin ailesi de beni çok arıyor. Ona göre “Böyle giderse. Dairenim tüm bölümlerinin ışıklarını yaktı... Maf. "Başkan hariç Kurulun iki üyesi biziz.. Ayrıntılarda konuşulduktan sonra. Sabahtan kapalı unuttuğu kalın perdeleri çekti. haberiniz olsun. parlak gözleri. zamanı geriye döndüremezdi. ‘Saçmalama!’ diyerek kendisine kızdı. Evini ve ev telefonunu bilen bir kaç kişinin yönlendirdiğine ihtimal vermiyordu. Ber olacak. Bu kez daha derinden hissediyordu.. Med’i unutamamıştı.. 29 30 .. geriye kalan sekiz kişiden üçüne de nazımız her türlü geçer. Yatağına uzandı. Güzel fiziğe.. Devlet avukatından bir hafta daha gözetim süresi koparırım. dairenin tüm bölümleri ışıl ışıldı şimdi. Telefonun fişini çekti. "Sizden ricam. "Başkanın olumsuz oy kullanacağı kesin. Ber. sert ve acımasız bakışlarını gözlerine dikti. Nasıl olsa içeride özel biriyle birlikte değildi ve çırılçıplak olmaya da niyeti yoktu. hırsız sanıkların anlatımlarının etkisiyle kapıyı anahtarla kilitlemesi gerektiğini düşündüyse de uygulamaktan vazgeçti." dedikten sonra tekrar 9. "Ayrıca teslim edilecek şahsın avukatı. Maf. ama paylaşma gereksinimi duyduğu bir olaydı. En yakınlarına dahi anlattığında kendisine hangi gözle bakacaklarını.” Ber. bakışın anlamını iyi biliyorlardı. Serbest kalsın artık. mahcup olmayayım. özel otosu da olacak. ne tür bir konuşma sunacaklarını tahmin ediyordu. Ama. Sadece şort giyindi. O derin bakışları. Müdüre döndü... kötü davranış. Bunun anlamı da yeğenin hemen dışarıda olacak demektir. Bu durum ise ürkütücüydü ve doğmak üzereyken ölmekti bir anlamda Ad kentinde.Müdürü: "Bi bok yiyemezler! O grubun birçok üyesini içeri aldırdım..üyesi başını sallayarak onaylamakla birlikte kuşkusunu "Karşı tarafın. Ber. Üstündekileri çıkardı. Hatta. Saat 23." dedi. berbat sese sahip SeksSan adlı bayanın okuduğu üç müzik parçasını dinlediler. demir kapıyı da açık bırakmalıydı. ev ve büro kirasından da kurtulacak ve yeşil paralarla oynayacaktı. elleri kolları bağlanır. Ve korkuyordu. Kötü muamele olmayacağına dair kefil oldum.. baskı görmemesi. ısrar edemedi. Tül perdeler yeterliydi..." Güvenlik 9. çoğunluğu elde etmiş oluruz.Üyesi. Ber’in otomobilinin olmadığını bildiğinden evine kadar bırakabileceklerini teklif etti. Maf ile Ber arka koltuğa oturdular. alçaltarak.. Hatta söylediğine pişman olmuştu.. Güvenlik 9. Koridorun ışık düğmesine beklemeksizin bastı. yolda Ber’in yüreğine su serpen birçok sözler sarf etti." Devamını getiremedi. Geri dönerek kapıyı kapadı. Saat yarımdı.. Bir kişiyi daha ikna edebildik mi. Yarın erken saatte boşanma konulu yargı duruşması vardı.. Son günlerde. Geri kalan saatler ise havadan. Đç çamaşır ve atletiyle kaldı. Maf. Salonu inceledi.

Kurulanmadı.. Dişlerinin çıkardığı takırtıları engelleyemiyordu... Ahizeyi kaldırdı. "Rüyadaydı ve duyduğu sesler gerçek değildi. Çıt! Çıt!.. Ber. Çıtçıtçıtçıt!... telefonu kapadıktan sonra telefonun fişini gece çekmiş olduğunu anımsadı. beynine. Rüyadayım!.." Ses. *** Sabahın 07.. Çıtçıtçıtçıt!... yazma esnasında elektronik daktilodan çıkan seslere benzer duyumlar alıyordu.. Çıt!. ışığı söndürdü." Duş iyi gelmişti. Uyku ile uyanklık arasında yarımsal git-geller yaşıyordu. Şimdi de uykuya dalmak üzereydi. Ber. Yatağından fırladı.. Lanet Olsun!... Beş dakikadır sürekli çalan telefonun çıkardığı bet zil sesine rağmen Ber hala uyanmamıştı.." dedi. Acıları geçici de olsa unutturan." "Rüyadayım!. "Lanet Olsun!. Çıt!.. Ama inanmıyordu. "Çıt!.. en iyi alkoldü." "Evet! Benim. Biraz önce okuduğu: "Üç gün sonraki duruşmada Müşterin Maf’ın yeğeni serbest bırakılmayacak. Işıkları söndürmeden uzandı.. uyumak için düşüncelerini rahat bırakır. Gördükleri karşısında çığlık attı.. 31 32 . Yorgunluğun. Tekrar telefon ziliyle uyandı. Gözlerini yumdu.. Ber. "Ben öyle bir not bırakmamıştım." sayıklamalarıyla uyumakta fazla gecikmedi. Çıt! Çıt!. Fişi çekili telefon nasıl çalmıştı?.. Yazılar yine ortaya çıkmıştı. uyku ilacının ve geç saatte uyumanın birlikte yoğunlaşmasının sonucuydu bu. Aldığı alkolün etkisini yeni yeni hissediyordu. ömrü boyunca Telefonla Uyandırma servisine not bırakmamıştı.." içerikli altın sarısı rengindeki yazılar kaybolmuştu..... Telefonun yanıt vermeyince.. Çıt! Çıt!.. Sesler serileşip. gözlerini açmaktan neden korkuyorsun?" sıkıştırma sorusunu yönlendirdi. Kanepeye uzandı. Ve genel de uyurdu. Normal günlerde uykuda olsa bile hassas kulaklara sahipti." "Uyandırma servisinden arıyorum. "Tekrar uyuyacak gibiydiniz. Đrdeleme yapmaz." Ber... Ayağa kalktı. Uyuyakaldı. "Galiba rüyadayım.. Telefonun olduğu salona duvarlara tutunarak ilerledi. gözlerini açtı...’ diye düşündü.." Telefondaki bayan sesi: "Sesiniz uyku mahmurluğu içindeydi.. Titrek elleriyle." Ber. kulaklarında uğuldayan sesleri ara ara duyuyor ama bir türlü gözlerini açamıyordu. Rü-ya-da. buyurun!" "Telefonla uyandırma Servisinden arıyorum... Çıtçıtçıtçıt!. Sürekli çaldırıyordu. Yatağına uzandı.. "Alo!.. Tüm ışıkları söndürdü.." "Ber bey?. "Yorgunluk ve alkolün tesiri. Telefonla arayan sonuç alma konusunda inatçıydı. Sabah saat 7... Çıt!... ama yinede teşekkür ederim. Duvar saatine baktı. Çıtçıtçıtçıt!. Saat sabahın sekizini birkaç dakika geçiyordu..." Đçinden gelen bir diğer ses: "Bu rüya ise. bu şekilde yazmak zorunda kaldım. Başını çevirerek aynı duvara bir kez daha baktı.35’i.." "Rüyadayım!. Ber. şiddetini yükselttikçe kendi kendisine telkinde bulunuyordu. Geçen gece hariç çalar saatini sabah uyanmak istediği saate sürekli kurardı.Işıklar gözünü alıyordu..yııııııımmmm!" Ber." kanısındaydı..... Onlarca soru akın etti.. Yanan ışığın aydınlığında az önce baktığı duvara bir kez daha baktı... Aynı duvara bir kez daha baktı ve yeniden sırtını döndü. "Az önce aramıştınız. ışık düğmesini açtı.... Gözlerini ovuşturdu..." "Rüyadayım!.. "En iyisi soğuk bir duş almaktı. Uyku hapını iki bardak soğuk su ile birlikte götürdü. Telefon fişinin takılı olduğunu görünce ‘Yanlış anımsama. On dakika daha dinlenip kalkacaktı. ne diyeceğini ve ne düşüneceğini bilemiyordu. Yak-söndür ile yaklaşık bir dakika geçmişti." "Çıt!.. alkolün. Uyku..30’da uyandırmamız konusunda not bırakmışsınız?" Ber..... "Alo!... Bir süre sonra gözlerini zorlamayla açtı...." "Çıt!.. Ama bir de kabuslar olmasaydı. Heyecanı biraz hafiflemişti." diyerek mutfağa doğru hızlı adımlarla yöneldi. makbule geçti.. az önce arayan bayana aitti.

Böyle mi teşekkür ediyorsunuz?. sadece merak ediyorum. "Bu tür yerlerde borçlunun ne parası ne de eşyaları pek olmaz." diye sorabildi. Bu oyunu ortaya çıkaracaktı.. ‘Ölüm Sessizliği’ mahallesinde adresi kolaylıkla buldular. Adres tarif etmek zorunda değildi. Birinci dosya borçlusuna işlem yapılacak adres. Dosyanın birinden alacak miktarı epey yüksekti." "Benim için sorun değil.." Sesine yalvarışlı motifler de katarak: "Lütfen! Bana bir iyilik daha yapın. Ber’e.. Görevli.. "Evet!" diye yanıtladı. sonuçta almıştı. yada eşyaları haczedilip.." diyecekti. Bu kendisinin avukatlık komisyon ücretini daha fazla alacağı anlamına geliyordu. Med’in bu işte parmağının olma ihtimali yüksekti. Đçeri girmeleri gerektiğini söylemesine rağmen. taşıttan ineceği an da bir kehanette bulundu. Öğleden sonra telefon açarak haciz dosya sırasının kendisinde olduğunu belirtmişti görevli.. düzeltti. Okey?" "Az sonra görüşmek üzere.." dedi. kadın hiç bir olumlu tepkide bulunmuyordu. açılan kapıyla verildi. Her zaman hizmetinize hazırız. Kendisi ve çocuklarıyla kapatmış olduğu kapı girişinde öylece bekliyordu." içerikliydi. karşı ses. Güvenilir El Deposuna kaldırılacaktı. Beş denemeden sonra yanıt geldi. Meşguldü.. Đki büyük. icar dairesine. Đki dosya için işlem yapılacaktı." "Rica ederim. dört tane küçük gözlerin bakışları sanki asırların yükünü yansıtıyordu. özel sürücüsü kanalıyla. Kucağında üç yaşlarında kız ile eteğine sımsıkı sarılmış beş yaşlarında erkek çocukla beliren kadın. Standart işlerden farklı bir muhabbet konusu bulma sevinci taşıyordu. "Uyandırma servisi.. Ad Kentinin mahalle ve sokaklarını hala tam olarak öğrenememişti. Kendisini tebrik etti." "Yanlış anlamayın.. net ve temizdi. avukat Ber’e ve sürücüye.. "Sizden özür diliyorum. Neşeli içerikliydi ses tonu." Ses güzel. Telefon şirketi işe uygun eleman buluyordu. Ber."Gerçekten Telefonla Uyandırma Servisinden mi arıyorsunuz?. içeri girmeye namzet icra görevlisine.. nabza göre şerbet vermeye aday bir tipi algılattırıyordu. Görevli kendisini tanıttıktan sonra geliş nedenlerini belirtti. 33 34 . Aynı sesti: "Đnandınız mı?" diye soruyordu.. 6 *** Đcra Görevlisi ile taksi sürücüsü bu tür işlere gide gele neredeyse Ad kentinin tüm mahalle ve sokaklarını ezbere biliyorlardı. Đfade tarzı. Çalınan zile yanıt. Böyle olması da gerekiyordu.. "Ama bir başka görevlide çıkabilir. Ad kentinin... Borçlular ya para borçlarını nakit olarak ödeyeceklerdi." Ber’in sesi bu kez alaycı tondaydı. Görevlinin konuşma tarzı.. ben sizi arıyayım. iki gündür hacze çıkmak için beklediği icra görevlisinin yanına uğramış. "Bu işleri bilirim. Düz ayak evin kapısı açılmıştı. sabah girdiği duruşma sonrası... ‘Ölüm sessizliği’ adlı eski mahallesi idi. çabucak tanışıp kişi tespiti yapmaya. Mantıklı ve en gerekli soruydu." "Elimden gelecek bir şeyse neden olmasın" "Telefonu kapatın. endişe dolu gözlerle kendilerine bakıyordu. "Borçluların kaçma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek. Aksi durumda kendisi zorlanacaktı. "Đnanmıyorum!" "Yeniden uyumuş olabilirsiniz düşüncesiyle ikinci kez çaldırdım. buyurun!" Gecetel isimli bayanla görüşme isteği gerçekleşmişti. Gece servisinize böyle bir not bırakmışsınız. benim adım Gecetel. kusura bakmayın..." dedi.." onu motive etmiş. Çünkü. Üç haneli ‘Telefonla Uyandırma Servisi’ rakamlarını büyük bir özenle çevirdi. "Bir sorun mu var?" "Ay’nanmıyorum!.

Görevli." dedi. Đzin kağıdı geç verildiğinden cenazesine yetişememişti.. Ber. içselini rahatlatmak umuduyla küçüklerin eline kağıt paralar sıkıştırmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Bu eşyalar alacağı karşılayacak değerde değildi. Serileşen gözyaşları." dedi. Televizyon. geçirmişti?." Konuştukça açılıyor. kadının dilini çözmüştü. Görevli. arkasından Ber ve sürücü içeri girmeyi başardı. "Beyiniz nerede?" sorusuna yanıt alamayan görevli. Babasının iflasından sonra evlerine gelen Devlet alacaklarını tahsili ile ilgili görevlilerine karşı annesi de bu vakur duruşu göstermişti.. Babasının yapabileceği bir şey kalmamıştı. Fakat bir hafta sonra evde bulunmadıkları bir esnada eşyaların tümü Devletin ilgili görevlilerince güvenilir el deposuna taşınmıştı. Kadın." dedi icra görevlisi. Biz Devletin görevlileriyiz. iki küçük çocuğun daha bir yüksek sesle ağlamasına neden olmuştu. bu kez Ber’e yönelerek yalvarışlarda bulundu. "Evinizde işlem yapma yetki ve görevimiz yasayla bize tanınmıştır. Konu komşunun yardımıyla geçiniyoruz. şimdi ruh hastanesinde sinir tedavisi görüyor. yerli filmlerde seyrettiği ve hiç hoş karşılamadığı bir davranışı bizzat gerçekleştirmek için mi. Çocuğuna yönelik sevgisiydi. "Siz de haklısınız. Vicdansız herif yüzünden beyim bunalıma girdi. Bu durum yüzünü iyice pembeleştirdi. elektrik süpürgesi ve oturma grubu yazıldı. bulunanları etkilemişti.. Yumuşak tonda. Kadın... Engellemeye devam ederseniz Güvenlik görevlisi çağırmak zorunda kalacağım. Fakat başkaca değer ifade edebilecek yazmadık mal kalmamıştı.." dedi kadın." Oluşan ortam nedeniyle görevli. eli boş olarak köyüne dönecekti. gözyaşları içinde "Hiç olmazsa Buzdolabını bıraksanız. Körfez krizi ve devleti soyanlar yüzünden oluşan ekonomik kriz bizi de vurdu." dedi. ana bayilere ödeme yapamaz oldu. Komşulardan üst düzey bir görevlinin devreye girmesiyle eşyaların haczedilmesi o gün için engellenebilmişti. Kendisi askerdeyken vefat etmişti. ıslatıyordu. müteahhit mesleğiyle bölgenin en zengin kişisi olmuştu." belirtti. Ama olan olmuş ve mesleği bunu gerektiriyordu." Bu sözler dahi. Ber. anlatı. Đçini çekerek devam etti. Bir almışsa şimdiye kadar yüz ödedi.. 35 36 . buzdolabı. suçluluk psikozuna girdi. neye karar vereceğinden emin değildi. kucağındaki küçük çocuğunun başına düşüp. "Mal sattığı esnaflardan paralarının büyük kısmını toparlayamayınca. Çenesinden. duygulanmıştı. Görevliye teselli vermek istercesine. "Ödeme yapmazsanız eşyalarınızı depoya kaldırmak zorunda kalacağız." diye devam etti. Eşyaları tamamıyla depoya kaldırtmadığı takdirde müşterisiyle yaşayacağı problemi. açıldıkça rahatlıyordu. "Hanımefendi!.Dar kapıdan içeri girebilmek için kadını ikna etme veya zor kullanma dışında seçenekleri yoktu. Bozulan durum ve sıkıntılar sonucu oluşan son kalp krizini atlatamamış. şimdi.. Eli boş geldiği El kentinden."Bu konuda Avukat bey’in isteğinin önemli olduğunu. gururuna yenik düşmüştü. Gururu yok eden ise analık duygusuydu. Ödeyemediği haftalar ise fazlasıyla ek faiz senetleri vermek zorunda kalıyordu. çamaşır makinesi. diğer taraftan hazırda yaşanan trajik tablo. Ber.. "Sizi buraya gönderen tefeciden faizli borç para aldı. ekmeğinizi bu işlerden kazanıyorsunuz.."Kocamın işleri çok iyi idi. Titrek sesle "Herkes görevini yapıyor. Đhalesini aldığı son işinde tahakkuk eden alacaklarını devletin ödememesi nedeniyle müflis müteahhitler kervanına katılmıştı. bu durum ölümle sonuçlanmıştı. Kadının gözlerinden yaşlar geliyor ve yanaklarından çenesine süzülüyordu.. bakışlarının annesine ne kadar çok benzediğini fark etti. Babası. evde bulunan eşyaların cinslerini ve adetlerini tahmini değerleriyle birlikte tutanağa geçirmeye başladı... Annelerinin bu durumu. sert içerikte devam etti. "Beyefendi! Sizlere bir diyeceğim yok. "Maması bozulur." Đçten gelen konuşma. kadının görüntüsünün. Babasıyla aynı köyden olan annesi. Ber. Kocam her hafta elde ettiği gelirleri tefeciye veriyordu. kadın ile çocukların pozisyonlarını değiştirmemişti. yemek masası takımı. Beyimin ödediği senetleri tefeci iade etmedi.. kucağındaki çocuğa bakarak ve baktırarak. Günah çıkarma." Görevli. vitrin. genç yaşta taşındığı El kentinde olmayacağı başarmış.. Toptan gıda maddeleri pazarlıyordu. Çok sıkıntılı geçen eğitim sürecine. Önceki gururlu duruşundan eser kalmamıştı.

Ber’i hzaır sıkıntılarından kurtarıcı bir teklifti bu.. Başıyla onayladı.Görevliye. yüzünde oluşan kırmızılıktan ruhsal. sordu icra görevlisi. rengi ve ışıltısındaydı... Beyninde uyuşukluk hissetmeye başladı. Bütün bunlar her adımda daha yoğunlaşıyordu. sürücü.. "Yardım edin de arabaya bindirelim. "Az önceki olayın etkisidir. Gözlerini açtı." "Đkinci dosyayı sonra yapabiliriz.. ana caddeye çıkıldı.. Bu kez sokağın kenarından. "Evet! Sadece geçici bir baş ağrısı. "Merkez Hastanesine gidelim. Bazen olur ve geçer.. Đlköğrenim dönemlerinde uzunca bir süre geçirdiği ateşli hastalık esnasında bazı görüntüler algılamış. Sigarasından aldığı dumanları ciğerlerinin dibine kadar çekip bırakırken.. "Hastaneye götürmenize gerek yok!" dedi.." sözlerini duymamak için kulağına mil çekilmesine neredeyse razıydı." demesiyle kendisini kapıdan dışarıya atması bir oldu. yağmur yağacakmış gibi birleşmiş ve kararmıştı. "Komşu. "Emin misiniz?. Bu gözler?. kadının sesi hala kulaklarında çınlıyordu. "Çocuğum için!. öylesine yürüyor. Çevrede kimse yoktu. Kara bulutlar arasından her biri güneş iriliğinde iki gözün kendisine baktığını gördü. kendi kendine." Derinden gelen bu sesler sanki beyninin içinde uğulduyordu." diyerek yanıtladı.. Kaldırım taşına çömeldi. araba ilerledikçe rahatlıyordu. hızlı kalkış ve sürüşle sokaklar aşıldı. Gözleri bulanık görüordu."Galiba kendimi çok yoruyorum.. "Halüsinasyon görüyorum." dedi." düşüncesi oluştu. "Ben dışarıda olacağım. O dönemi anımsadı." diyen icra görevlisini.. Mesleğini yürütürken duygusallığa yer olmamalıydı. Sonunda vücudunun temposu normal değerlerini bulmaya başlamıştı. Hesabı sonra yaparız." diyen bir kadının uzaktan gelen tiz sesini duydu... "Kendine Gel!" diye bağırdı içinden.. Yine yalvarıyordu.. Parçalı beyaz bulutlar.. "Galiba güneşte çok yürüdüm. kulağı çınlamaya başladı.. Duygularını işine karıştırmamalıydı. Ona 37 38 . sürücü ve depo görevlileri seslenerek başında bekleşiyorlardı.." "Ber bey!" "Ber bey! Neyiniz var?. Sokaklarda rast gele yürüyordu. Đşimiz bittiğinde sokağın çıkışında sizi alırız. daha fazla karşı koyamadı." Đcra görevlisi." Ber’in taksiye bindirilmesiyle. bulunduğu ön koltuktan hafifçe geriye dönerek. Ber. Ber’i inceledi. Aksi halde bu durum mesleğinin dolayısıyla kendisinin sonu olurdu. Gözlerinde hava kararıyordu. vücudunun aniden ürperdi. Aksi halde sokak kaldırımlarına düşecekti. garip sesler duymuştu. "Derhal efendim. N’oldu size?. Đcra görevlisi.. telefon ziline uyandığında karanlıkta gördüğü gözlerin..... Duvara yaslanmak zorunda kaldı.." ısrarlarını olumsuzladı.. Ber. Dilerseniz sizi büronuza bırakalım. Ne olmuştu kendisine. Bir başka sokağa geçiş yaptığında. Kadının... Yürümekte zorlanıyordu. fark etti!.. Ber. "Bizi. Kalbi daha hızlı tempoyla çarpmaya başlamıştı. Kadının peşi sıra gelen görevli. Bu düşünce gittikçe güçlendi. yüksek sesle "Beyler!" diye seslendi. gölgelikten yürümesine devam etti." diye. Kadının etkisi altına girmişti. "Tanrım!. siz gereğini yaparsınız. "Avukat bey! Đsterseniz siz biraz dolaşın!" dedi. "Depocu ekibiyle gelmek üzere.. Beynindeki acıdan kaynaklı bir eylemdi bu. Midesi bulanmaya. Başka şeyler düşünüp rahatlamaya çalışırken kadını tekrar karşısında görmesi bunu engelledi. fakat kendisinden çıkmayan sesler olarak algılıyordu. Đcra görevlisi ile sürücü arasında geçen diyalogları duydu.. Ber’in tavırlarından.. "Ben iyiyim. "Đletisel bağlantılarınızı şimdilik durdurun!" Aldığı duyumların içinden.. bulunanlara.. Birden kaldırım taşlarını eliyle sıkmaya başlamıştı." Bu gözler dairesinde. Sokaklar birbirine benziyordu." diyerek çözümledi rahatsızlanmasını. Bir an "Buzdolabının kaldırılmasından vazgeçsem mi?." Đcra görevlisi. Đkinci dosyanın alacaklısı olan müşterisi birkaç gündür hacze neden hala gitmediğini sormuştu.." "Yok canım! Endişelenmeyin." dedi. kahve içmeye gel... sürücü ise dikiz aynasından. düşünsel karmaşasını fark etti." diye düşündü. Haciz bölgesinden uzaklaştı..

." Ber." dileyerek atölyeden ayrıldılar. birazda gözüne sokarcasına uzattı. "Yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor. Borçlunun ukala." dedi.. taşıttan indikten sonra hemen büroya çıkmak istemedi. "diye yanıtladı.. burada kalıyorum.. "Elleri boş. Đşçilerden birine patronlarını sorduklarında ‘Müdüriyet’ yazılı atölyenin iç köşesinde bulunan bölmeyi gösterdi. Neredeyse Ad kentinin tümüne yakını. silah zoruyla bundan söke söke aldığını duydum." Ber.. Tahta bölme halinde iç alandan ayrılmış bir odalık büro niteliğinde olan yere sırasıyla girdiler. "Bu şahsın uçan kuşa bile borcu var.. Đcra görevlisi ile borçlu birbirlerini tanımışlardı. Onun kendisine verdiği ilk işiydi ve ilk intiba önemliydi. "Rica ederim. bu tür tedbirlerin yetersiz olduğu. işe yaramayacağını biliyordu." dedi .. "Đcra Yasasına göre sizin burada olmanız haciz yapmamız için yeterli.. sanki. "Bunların birer fotokopisini daha önce yine bu görevli arkadaşın geldiği başka bir dosyaya da sunmuştum!" dedi. Bu yüzden işleri başka mobilyacılara göre bayağı iyi. aldığı paranın üstünü iade edecek görüntüsü vermemişti. Irak liderinin biyolojik. Görevli." Uslübünüzü düzeltmezseniz. açılmak istiyordu. "Onlarda sizin biraz sonra yapacağınız hareketi yaptılar. Đkinci borçlunun adresi Ad kentinin en güzel yerlerinden biri olan Kene Mahallesindeydi."Yasadışı bir mafya biriminin büyük değerde alacağı." Görevli. Ber:" Peki! Siz nerede kalıyorsunuz?" diye sordu. Yasal yoldan tahsilin olanaksız olduğunu açıklayarak müşterisine Maf’tan söz edecekti. "Valla... Ber’i ofisinin yakınına kadar bıraktılar. "Şimdiye kadar çoktan ödeme yapmanız gerekiyordu. Açıklardan yararlanıyor. "Kimseye ödeme yapmadığı gibi. Ber." dedi icra görevlisi. gerekli incelemeyi de yapmıştık. Kendisiyle ilgili yasaları avukatı çok iyi anlatmış ona. 39 40 ." Ber. Araca biner binmez.. Onun bu sorunu çözebileceğini.. egzoz gürültüleri birbirlerine baskın olma savaşımındaydılar. alacağı tahsil ettirebileceğini adının Ber olduğundan emin olduğu kadar emindi. "Bu işyerinde sigortalı işçi olarak çalışmaktayım.. görevli ve sürücüye “Đyi günler!” dileyerek otomobilden indi. kahkahayı bastı. sizin hakkınızda suç tutanağı tutmak zorunda kalacağım" diyerek Ber’in sert tepki göstermesini engelledi." dedi borçlu. özellikle pencere ve kapı boşluklarını kapatmada kullanılan bantlardan epey satış yapıyorlardı. yaklaşık yirmi işçinin çalıştığı bir işyeriydi. kısaca. Borç ödemediğinden ürettiği mobilyaları da ucuza satabiliyor. kimyasal silah kullanması tehlikesine karşı bir ön tedbir olarak bu bantlardan alma zorunluluğu duyuyordu... Yasaya göre işlem yapma imkanımız yok.." Ber ve Görevli yapabilecekleri bir işlem kalmadığı konusunda anlaşmışlar gibi "Đyi günler. haciz yapabileceğiniz hiçbir eşyam yok." dedi. evine gitmekten başka çaremiz kalmadı.. Ber’e dönerek: "Buraya daha önce başka bir alacak dosyasından gelmiştik.." Borçlu. borçluyu." dedi. alaycı tavırlarına içerlemişti." diyerek uyardı. çaresiz tonlu sesle. Borçlu aynı laubali tepkiyi vererek bu kez boşanma kararını içeren bir belge sundu:"Eve kadar zahmet etmeyin. "Hangi hareketi?" diye sordu. Buna rağmen büyük çoğunluk. alacaklılar da ona yasal açıdan hiç bir şey yapamıyor.. "Durum buysa.. Boşandığım eşim sizin bildiğiniz ev adresinde kalıyor. "Đkametgah ettiğiniz bir yer mutlaka vardır.. enselerini göstererek atölyeden çıkmışlardı. "Aksi takdirde. alacağı karşılayacak kadarıyla işyerindeki eşyaları depoya kaldırtmak ve sattırmak zorunda kalacağım." dedi. Đşte evraklarım!" diyerek bir tomar kağıdı Ber’in önüne."Đşyeri benim eski eşimin adına. "Üstelik bu yasa hepimizin yasası. beyefendiyi görünce anımsadım. borç benim borcum.." dedi. Çevrede biraz dolaşmak. "Param olduğunda ödeyeceğim. Ber’in aklına Maf geldi. Đnsanlar rutin akşam telaşındaydılar Đşportacıların sesi ile taşıtların motor. Gerçi Sürücü de.. Đşportacılar." diye karşılık verdi Ber. Mal beyanımda da belirtmiştim. şurada. ek masrafları da ‘Üstü kalsınlarla. çünkü eşimle boşandım. Kim bilir kendilerinin ve "Otelde." Đcra görevlisi." Ber.olumlu yanıt vermeliydi. Bakınız beğenmediğiniz yasa sizi nasıl da korudu. Dosya alacaklısı ve borç miktarı bildirilince.’ ödeyip. Kabul ederse Maf ile tanıştıracaktı. Đşlem yapılacak olan yer mobilya imalatı yapan.

. panik yapılmaması. Geçen hafta kent yöneticilerinin almış oldukları yanlış bir istihbarat sonucu tehlike sireni çaldırmaları üzerine. kulağı televizyondan çıkan sesteydi. almaları gereken tedbirlerden söz ediyordu.. Kendisinin içeri girdiğinin farkına bile varmamıştı. herkes birbirinin ölümünü seyredip.. bulunulan kapalı yerin en kapalı bölümü. hayatını çok seven ve taşıtı olan insanların geneli kenti hızlı bir şekilde terk etmeye çalışmışlardı..” türünden motivasyonlardı. uygulamamız iyi olmaz mı?" Mus.. spor salonu ve benzeri yerlere sığınılması.. Bir ara gözlerini Ber’in bulunduğu yöne doğru kaçıran ve onun geldiğini fark eden Mus. bina altlarında bulunan bodrum. halk arasında dolaşan söylentilerden. Ber’de diğer kent sakinleri gibi Kimyasal ve Biyolojik başlıklı füze’de somutlaşan ölümü sürekli ensesinde hissediyordu. " Đmkanlara göre.. suyla bolca yıkanılması gerektiği.. Genele uyma. çay doldurmak için mutfağa yöneldi.. ailelerinin “Panik durumunu yumuşatma.’ diyorlar.. bu mümkün olmadığında. Ber...takmak gerekir... kısmen veya tamamen hasar görmüştü.... arada verilen siren seslerinden dolayı ister istemez oluşan ve oluşturulan kitle psikolojisinden etkilenmişti.. gaz maskesi için satış noktaları varmış gibi. Birleşik devletin Sodgom ülkesi sınırlarında üslerinin bulunduğu yerlerden biri olan Ad kentinin de Irak liderince tehdit edilmesi sonucu.” özetle söz ediyordu. "Ölünecekse yalnızlık çekilmesin. Toplu olarak kalınması gerektiği. onları buna yönlendiren." diye sesler çıkardı. Sinyal çeşitlerinden ve anlamlarından. yapabileceği bir şey yoktu... Koltuğa bir çuval gibi yığıldı. Televizyonun sesini kıstıktan sonra "Ayrıca ne demek tehlike sinyalinde kentin çeşitli büyük binalarında toplanılması gerektiği. belirtilen yerlere önceden en az üç gün yetecek kadar su ve gıda maddelerinin az da olsa bırakılması. Her bireyin koruyucu gaz maskesi alması gerektiği.. soruya yanıt verme yerine. başını iki yana sallayıp. cami. ofisinin cam kenarlarına.. kent merkezi yönetimi başkanı. Alınabildiği kadarıyla tedbirleri öğrenip... Ama hayat devam ediyordu.." "Füzelerden korkmuyorsun galiba. tehlike sinyali halinde en yakın ve önceden belirlenmiş okul." Alaycı gülümsemeyle. Ber. Olsa da kentlilerin tümünün almaya ekonomik gücü mü var sanki?" dedi. ‘Maske *** 41 42 . Bir nevi sorumluluğu yerine getirme. dilini üst damağına sıkıştırarak ‘Çık! çık!. Pencere ve kapı kenarları ve diğer boşluklardan gelebilecek gaz sızıntısını önlemek için bantlamak gerektiğini. bu da yoksa banyo gibi yerlerde kalınması. Gaz Maskesi yoksa ıslak havlu ile tehlike geçinceye kadar ağız ve burnun kapatılması. kenti terk etmek dışında. Gözlerini duvara sabitlemiş. Bu olasılık yeni başlayan bir atılımın sonlandırılması. kentin sakinleri bireysel ve kitlesel psikolojik panik devinimi dışında her alanda bir durgunluk yaşıyordu. Televizyonda.." dedi Ber.. Yanıtı içinde olan bir soru sordu.. ofise girdiğinde Mus’un ayakta televizyonu dikkatli bir şekilde izlemekte olduğunu gördü.. kapı boşluklarına bu türden bantlar yapıştırmadığı için gelenler tarafından da eleştirildiğini anımsadı. kendisini unutsun ve moral bulsun diye verilen bir mesaj gibi. başka yerde sıfırdan sıkıntılara başlamak olacaktı. "Kent de halka korunma maskeleri dağıtılmış. Ad kenti halkına kimyasal ve biyolojik başlıklı füze atılması halinde neler yapılması gerektiğinden... Ber’de medyanın verdiği haberlerden. Bu karışıklık ve trafik karmaşası nedeniyle hatırı sayılır sayıda ölü ve yaralı bilançosu çıkmıştı... yoksa.. Bazı taşıtlar..

"Anti-Hafif 8. ‘Ne yapabilirim?’ şeklinde iki yana açtı kollarını.. Ber’in dosyasında bulunan tutuklu sanıkların getirilmesini istedi. Ber. O. Yargı üyelerinin ve 43 44 . mekanik daktiloya.Ber. sanık avukatı olduğunda ise solkola düşen sırada duracaksın. Duruşma salonunda bulunan Ber. Duruşma salonu. Duruşma hala neden başlamadı.izleyicilerinde artış gözlenir ve medyanın aşırı ilgi göstermesine neden olurdu. "Karşı taraftan da epey adam birikti.." Bu güzel bir formüldü ve girer girmez yargı başkanının sağ ve solkolunu hesaplayarak." Ber ayağa kalkarak bekledi. kesici ve delici aletler bulunması üzerine görevlilerce daha ayrıntılı üst arama ve kontroller yapılmaya başlanmış olması nedeniyle kuyruk uzadıkça uzuyordu. yer seviyesinden iki metre yüksekteydi.. Bu esnada Maf’ın gözde elemanı Sağkol.. durması gereken yeri seçebiliyordu." Ber. Yargı başkanının solkoluna düşen sıraya geçti. diğer yargı salonlarına göre nispeten daha genişti. yargı grubunun çok fazla dikkatini çekmemeye özen göstererek.. Çünkü. haberci. Bazıları karartı görünümündeydi. "Galiba izin verilmeden oturmama bozulmuş olabilir. iki metrelik mesafeye kadar yaklaşmıştı. bir "Hata mı yaptım?" şüphesini oluşturdu.7 Yargı binasının giriş kapısı önünde binaya girmek isteyenlerin oluşturduğu uzun kuyruk göze çarpıyordu. salonun düzenini sağlayan tek başkandı ve onun ağzından dökülecek tek kelimeyle duruşma sonlanmadan. elinin tersiyle alnındaki birikmiş teri sildikten sonra. Kameralar sürekli açık gibiydi. Yazman kadın... katıldı. Đlköğretim sınıfındaki sıralara benzeyenlerden iki tanesi karşı karşıya konulmuştu. aynı amaçla dışarı da bulunan avukatların ayak üstü muhabbetine. Sağ elini salon kapısına doğru uzatarak "Buyurun!" dedi. Sağkol. Ber. hangi sırada durulması gerektiğini staj esnasında iken ezberlemekte bayağı zorlanmıştı. üst tutanağın altına karbon koyarak kendisi içinde bir nüsha fazla parşömen ekledi. artık. Başkanın bakışları önceki bakışlar değildi. neyi bekliyorsun?. Ber. Ber’e. görsel medya temsilcileri. Yargı başkanı. aldığı bilgiye göre görevlilerin kursevinden gelmesinin geciktiğini belirterek. içeri girerken Maf’ın etkisinin ne kadar geniş kapsamda olduğunun bir kez daha farkına varmanın verdiği gururu taşıyordu. ucundan Maf’la ilgiliyse. Konu Yargı habercisinin dosya sıralamasıyla ilgiliydi. Locanın yanında bulunan sandalyelerde oturan yazılı. Bu tür cinayet dosyalarının görüşüldüğü duruşmalar. Bu kez ‘Aferinliydi. Oksijeni iyice azalmış duruşma salonundan hava almak için koridora çıkan Ber. Đlgili dosyasını masaya açtı. önemli bir duruşmanın stresini önceden taşıyordu. gruptan ayrılarak yanına vardı. En son Artsa. Yargı başkanının kendisini yan gözlerle arada süzmesi." diye anlatıyordu.Yargılama Grubu" ismine uygun ağırlığı yansıtıyordu. Yakın günlerde teslim olmuş SahFail’in savunmanı olarak bulunacaktı. Biri eliyle parayı sembolize eden mimik hareketleri yaparak "Bunu verenin dosyası sihirbaz eli değmiş gibi öne alınır. kendisini dışarıda bulabilirdi. Maf’ın yeğenin tutuklu olduğu cinayet dosyasının duruşmasına girmek için sırasını bekliyordu. dosya içeriğine yeni gelen belgeleri sırasıyla okuyarak kadın yazman’ın yazmasını sağlıyordu. -hele. "Yargı başkanının sağkolu ile solkolunu esas al. "Ortalık alevlenebilir. Ber’de." dedi. yargı üyelerinin yüzlerini seçmekte zorlanıyordu. Arkalarında bulunan pencerelerden gelen günışıkları nedeniyle. "Sizin dosyanız daha sonra alınacak!" dedi haberci. Biraz önce sıranın kendisine geldiğini belirttiği avukata. Đzleyici locasında oturacak yer kalmamıştı. arada sandalyelerinden iki büklüm kalkarak sanıkların değişik mimik ve hareketlerini yakalayıp fotoğraflarını çekiyorlardı. kızgın ve küçümser bir tavırla. Görünüşü. Kısa bir süre sonra Tut-Bırakma Kursevi görevlilerinden birinin görünmesiyle... Saatlerce stresli beklemelerden kurtulur. " Şikayetçi avukatı olduğunda yargı başkanının sağkol tarafına düşen sırada. Birkaç kişinin üzerinde ruhsatsız silah. Biri sanık avukatı diğeri şikayetçi avukat içindi..’ Yargı başkanı ile on üyenin ve devlet avukatının kurulu olduğu yarım ay şeklinde uzanan sıra." demişti. Ber’e yanına gelmesi için işaret etti. bu duruşmada sanık avukatıydı.

" belirtti. bulunan oksijeni ‘Lüp’ etmişlerdi. Yargı başkanı. Bütün gözler de kendisindeydi. ‘Dale. bu nedenle dayanamadığını ve pişman olmadığını cezası ne ise razı olduğunu ekleyerek belirtti. Başkandan çıkan ses Budist törenindeki rahiplerin çıkardığı mırıltılar gibiydi. Yargı Başkanının önünde bulunan su dolu sürahiye yutkunarak baktı.. Bir tarafta Medya temsilcileri. cümleleri daktilo sesleriyle karışıp anlaşılmaz bir hal alıyordu... diğeri ise ‘Suçu ben işledim. gerçeği itiraf etmiş. Sanıkların ifadesi alınmaya başlanmıştı.. Ber. Suçsuz olduğunu. Geçmiş akşamların birinde Maf’ın Restseyh’de vermiş olduğu yemekte tanışmış olduğu Yargı 2. öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini ölen kişinin kendisine ve ailesine küfür ettiğini. devlet avukatının suçlamasını içeren iddia belgesini okuyup.’ isimli yazarın kitabındaki taktiği hatırladı. ikna edici ve soğukkanlı olmalıydı. Maf’ın anlattığı gibi kötü birine benzemiyordu. hangisinin müşterisi SahFail olduğunu ifadeleri alınırken öğrendi.. Yanlış anlaşılacaktı. on parmağını maharetle kullanarak bazen söylenmeyeni tahmin ederek önceden yazıyordu.. SahFail ise. Maf’ın yeğeni "Suçlamanın kendisini çekemeyen kişiler tarafından atılmış iftiralar olduğunu. Boğazı düğümlendi.devlet avukatının bulunduğu yarım ay şeklindeki kürsünün düşeyinde bulunan kadın yazman. Salonda bulunan kalabalık DevMalDen-Y..... Maf’ın avukatlığına layık olduğunu kanıtlamalıydı. Bunun yararı oluyordu. Savunmasına duygusal bir boyutta ekledi "Uzun zamandır tutuklu kalmakla hem kendisinin hem de evinde ekmek bekleyen çocukları ve eşinin mağdur edildiğini. Öksürdü... Ber. Yargı Başkanının... kravat takmış. bir tarafta yargı grubu üyeleri ile devletin avukatı.. Gözlerinden güzellik okunuyordu.." sorusunu yöneltti." ekledi. duruşmanın disiplinin yara almasına neden olacaktı.Karşındaki dinleyicileri patates çuvalı olarak düşün!. Ad Kentinin pek iyi olmasa da içeriye nispeten ‘Kötünün iyisi. Suçsuz olduğunu bildiği SahFail’in suçlu olduğunu belirtmesi ne kadar uygundu. bir başkasının kendi işlemiş olduğu fiilden ceza alabileceğine dair çektiği 45 46 . Ber. Etrafı demir kısa çubuklarla örülü suçlu bölümünde bulunanlardan biri. bir tarafta benliği.üyesi ile aniden göz göze geldiklerinde ikisi de gözlerini birbirlerinden kaçırmaları gerektiğinin farkına vardılar. Dikkatli. yeni ve fazlasıyla traşlı olduğu yüzünden ve ensesinin cilalı olmasından belli olan değil hırpani giyimli ve hafif sakallı olan şahıstı. nefes almakta zorlanıyordu.’ diyen ve Ber’in müşterisi olan kişiydi. Ve yuttu. Maf’ın yeğeninin avukatı olarak duruşmaya katılsaydı savunmada pek zorluk çekmeyecekti. Söz sırasının kendisine gelmesine saniyeler kalmıştı. Karşısındakileri patates çuvalları biçimine indirgeyemedi. Maf’ın yeğeni.. Bir nevi stres ve gerginlik giderici bilezik gibiydi. Yargı başkanının. iyi-kötü kavramlarının kişiden kişiye değişen kaypak kavramlar olduğunu düşünerek içsel çekişmesini sonlandırdı....’ Ber düşündü. Su istemek. Çalışan eski tip klima serinletmeyi yeterince sağlamaktan uzaktı.. Bakışların ağırlığını duyumsadı. Şimdi ise bir korkuluk konumunda olduğunu kendisine itiraf etmek zorunda kalıyordu.. Çıkardığı gürültü "Keşke çalışmasa. Ber. Kendisini yatıştırmak için derinden ve usulca nefes alıp vermeye başladı... Temiz takım kıyafetli...." dedirten yükseklikteydi.. Söz sırası kendisindeydi. Boğazının kuruduğunu hissetti. adamı ben öldürdüm. bir tarafta Maf’ın elemanlarından oluşan dinleyici grubu.. Sesi mahzun ve etkileyiciydi.. Yargı başkanının cümlesi noktalanmadan arada ellerini tıklatmasından bu durum belliydi.. ölüm olayının bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça ve ayrıntılı olarak belirtmiş. Yargı başkanının..... Ber. suçun işleniş şekline yönelik ayrıntı içeren sorularına gayet makul ve ezberi iyi olan bir öğrenci gibi yanıtlar veriyordu. Sonuçta suçsuz olduğunu belirtecekti. Klimanın çalışması pencerelerin kapanması sonucunu da beraberinde doğurduğundan. "Müşterim SahFail. heyecan dalgasını içinde yoğun olarak hissetmeye başladı. Đkinci adını hatırlayamadığı.’ havası içeriye yansımıyordu. kalabalık bulunanlar dışında oksijen eksikliğinin bir kaynağı da buydu. "Evet! Haraç istediğin ve şu anda ölü olan kişinin olumsuz yanıt vermesi ve işyerinden kovması üzerine onu öldürdüğün suçlamasına ne diyorsun?. ‘. Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü ve ortamın estetiğine uygun davranış yutmaktı.Dom holdinginin Sodgom Devletinin hazinesini hiç etmesi gibi.. yazdırılanları daha iyi duyabilmek için serçe parmağıyla her iki kulağının deliklerini sırasıyla kaşıdı.

" dedi bir çırpıda ve nefes almaksızın. Ber. Kapanan telefonun zili gecikmeksizin çaldı. Bu kez kabul ediyordu. Mer kentinde bulunan ve yanında staj yaptığı avukat Artsa’nın notu nedeniyle onu arayarak muhabbet ettiler. suçun vasıf ve mahiyetine. çalan telefon zili sonrası Mus’un.. Bir oy farkıyla Maf’ın yeğeninin serbest bırakılması gerçekleşmemişti. Yapabileceği bir şey kalmamıştı.. şimdiye kadar.. Bir eli kanda olsa bile böyle bir teklifi ret etmeyecekti. "Kahveyi senin evde içeriz. oturduğu yerden ayaklarını yukarıya kaldırarak. fısıldaşma serbestisi vardı. Yorgunluğun üzerinden uçup gittiğini hissetti. Teklif içerikli yemek davetlerini Markız hep geri çevirmişti. yargı habercisi tarafından kendisine verilen ve çok kullanılmaktan işlevini yitirmiş karbon kağıdının altındaki çoğu silik çıkmış yazılar içeren duruşma tutanağını alarak kös kös duruşma salonunu terk etti. Ofis de kendisini bekleyen birkaç müşteriyle görüşüp onları uğurladıktan sonra. "Yine de bundan sonra daha fazla efor sarf edeceğine. fazladan bir açıklama yapmasına.. Ber. Çünkü." Markız telefonda. Mus ile karşılıklı iştahla bitirdiler. Sabıka belgelerinin gelmemiş olması nedeniyle yirmi dokuz gün sonraya duruşma bırakılmıştı. Cezasını çekmeye hazırdır.. Birbirleriyle uzun zamandır konuşmamışlardı. Falıma bakarsın. Çay iyi gelmişti kendisine.. salata ve ayranı. Ber.." Yargı grubu.. Ama o devleti temsil ederken kendisi bireyi temsil ediyordu. kendisinin de avukat olduğunu düşünerek içselinde karşılaştırma yaptı. Evet.vicdan azabı sonucu bizzat kendi özgür iradesiyle kentimizin güvenliğine teslim olmuştur. Son duruşmada söylenmesi gerekenlerdi.. "Ben savunmayı gereğince yaptığımı sanıyorum. "Kanıtların yeterince toplanmadığından.Öylece yarım saat kaldı. Devletin avukatındaydı söz sırası. başkan dahil. kendisini de katarak bağıra bağıra söyledi. doğal olarak kabul etti. Yorulmuştu... küfür ve hakaret nedeniyle oluşan tahrik sonucu bu eylemi gerçekleştirmesi de göz önüne alınarak verilecek cezadan indirim yapılmasını talep etmekteyiz. Güç anlamında aşırı fark vardı ve yukarda durması duruma uygundu. gerekli bağlantıların yapılmış olmasına rağmen bu olumsuz sonucun kendisi için acı bir sürpriz olduğunu belirtti.. oy çokluğuyla devletin avukatının isteğine göre karar verdi. Onla tokalaştıktan sonra tek başına ofisinin yolunu tuttu.. Yanındaki yargı üyesi ile bir şeyler fısıldaştılar. Kapatılan telefon sonrası. yakınlarındaki lokantadan istetmiş oldukları birerden iki porsiyon pilavlı döner. Ta ki.. Olanları izlemiş olmalıydı.. Devlet avukatı. Markette anlık yüz yüze bazense çeyrek dakika sınırlı izinlerle market bitişiğinde olan pastanede muhabbet edebilmişlerdi.." dair söz verdi. Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğun seviniyordu. Bu eksikliklerini azda olsa telefonla karşıladılar. Bu akşam için müsait olduğunu belirtiyordu.. SahFail’in ise.. *** *** 47 48 . Ber. Markız. Önceden aleyhine olan kanıtları yok etmiş olmasına rağmen kendiliğinden teslim olması ve örtülü kanıtları ortaya sermesi ve ayrıca. dosya kapsamına göre tutuklunun tutukluluk halinin devamına. Mus’un getirdiği sıcak çaydan üst üste yudumlar aldı. Evde kahve içişlerinden sonra geçen süre içinde telefonla birbirleriyle konuşmaları olmuştu. yargıyı aldatmaya yönelik beyanları nedeniyle bu suçtan ayrıca tutuklanmasını talep etti. gerek yoktu. " deyişine kadar. Ber.." demiş. Ber’in oturumda gerekli eforu.. Đlişkinin olumsuzlanmaması anlamında. Maf‘ın telefonda olduğunu Mus’un bildirmesi üzerine ahizeyi kaldırdı. Dışarıda kendisini bekleyen Sağkol’a. Sigara yaktı. "Yemeği dışarıda. masaya koydu. Fakat Maf’ın yeğeninin bu oturumda serbest bırakılmasında yararı olur düşüncesiyle bu duruşmada sunmuştu." diye çapkın bir kahkahada eklemişti." diyerek kısa kesti. telefondaki Markız’dı ve sesi umut vericiydi. Hala teklifinin geçerli olup olmadığını soruyordu.. shov’u göstermediğini. Ber’in beklentisinin aksine bir karardı. Med’in altın sarısı yazılarında belirttiği tahminler doğrulanmıştı.. Maf’ın organizasyonu başarısız olmuştu. izleyici locasında oda vardı. Oturumun sonunda yeğeninin bırakılmamasına neden olanlara duyduğu öfkeyi. Üç metre yüksekte olan devletin avukatı kendisinden konum olarak da yüksekti..

fakat yeterliydi.. Đçecek olarak da "Markız’ın istediğinden olsun." Klasikti. Hafif bir esinti de neredeyse telleri birbirinden ayrılıp sayılabilecek kadar ince ve ayrık düz ve uzun siyah saçları. nasıl bir cümle kurması gerektiğini düşünüyordu. bir başka güzel görünüyordu bu akşam. boşalan şarap bardağını eliyle havada tutup garsonun görmesini sağladı.. "Dur-Al Marketindeki alışverişlerinin asıl amacının özellikle kendisini görmek için.. etrafı tanıma fırsatı vermedi. Kendisinin ona karşı beslediği duyguların benzerini Markız’ın da taşıdığını duyumsuyordu. keşfi gereken başka bilinmeyenlere açılan bir kapıydı.. kaprissel yapıları." dedi. hafif gülümser yüz ifadesi. Ber.. Ber. Siyah renkli uzun elbisesi güzelliğini daha fazla ön plana çıkarıyordu. Gittikleri restoran kentin orta halli insanlarına hitap eden bir yerdi.. Her keşif... Kısa süren konuşmalardan sonra birlikte kararlaştırdıkları restorana doğru yola çıktılar. Bu yönde bir yasa da yoktu. uzun zarif elleri." dedi Markız.. Tüm çalışanlar. Bu kadar güzel ve hoş bir kızla ilk kez yemeğe çıkmıştı.. Şef garson nereye oturursanız oturun tarzında eliyle boş masaların bulunduğu yerleri işaret etti. Markız’ın güzelliğini.. Mönü listesi uzatmadan hazırda olanları çabucak ezbere sıraladı. Markız’ın uygun bulduğu en köşedeki masaya oturdular. küçücük burnu. "Markız!. Nihayet gelen akşamın hafif karanlığı içini ve ofisini aydınlattı. Markız. Duygu ifadesinin mutlaka süslü olması gerektiği yönünde oluşmuş geleneksel katı bir kuralı yoktu. Haberin olsun!" Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına karşı sıkılgan tepkide olmasına rağmen. Yiyecek siparişlerini ise Ber’in zevkine havale etti.. bireysel kuralları.. Geçmişinde kabul edileceğine kesin gözüyle baktığı bazı istemlerinin. Đçseli. Doldurulan şaraptan bir yudum aldı. "Galiba ben de sana karşı boş değilim. Bu tür durumlarda algılamalarında hata yaptığına inanmıştı. Markız. Ad kentinde öğrendiği ve bu tür güzellikleri anlatmak için kullanılan “Tanrı. yanlış anlaşılma kuşkusu gibi bir çok faktörlerde etkiliyordu. Markız devamını beklerken. Ber. muhataplarınca olumlu yanıtlanmaması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini çekinceli bir yapıya dönüştürmüştü. Buna rağmen her birey ayrı bir dünyaydı ve sürekli bilinmeyeni barındırırdı. Reddedileceğini bildiği durumlarda teklif etmeme alışkanlığı vardı. Bu deyiş Markız’la örtüşüyordu.” deyişini anımsadı. başarmıştı ve karşı tepkiyi bekliyordu." diye seslendi. Evet Markız söz verdiği vakitte ofisine gelmişti. içsel yapı zıddına dışsal tepkide bulunma davranışını. Markız’ın söylediklerinden pek hoşlanmıştı. Böyle tatlı biriyle gelecek yaşamında bir kez daha karşılaşamayabilirdi.." "Ayrıca bana karşı bakışların ürünler konusunda bana çok soru sormandan anlam çıkarmaya çalışıyorlar.. anlamlı ve masum bakışları. bunun her zaman doğru olmadığını kavramıştı. Şimdiye kadar gelişen ilişkiler bunun olmaması gerektiğini söylüyordu. "Đlk gördüğümden beri senden çok hoşlandığımı bilmeni istiyorum. sorulara verdiği doğal cilveli mimiksel tepkileri.” olduğunu belirtmesi Markız’ın hoşuna gitmişti. Đçsel gelişimi. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik atmosferi. Ber. Belki de cümlenin içeriğinde Markız’ın kendisiyle ilgili düşünceleri konusunda olumlu ipuçları vermesi ve bunların da hoşa gidecek nitelikte olmasındandı.. Genelde her insana iyi kısmet hayatında bir kez gelirdi.. boş vaktinde yaratmış. onu rahatsız etmemeye çabalayarak seyrediyordu Ber... 49 50 . Reddedilmeye tahammülü yoktu. masanın mezelerle. Şef garson kendilerine nefes alma. içecek olarak kırmızı şarap istedi. Gözlerini Ber’den kaçırarak. "Özellikli olanların ise boş vakitlerde dedikodusunu aramızda yaparız.. sempatik hoşa giden bir insan olduğunda hem fikirler. gizemli. bir şeyler elde etme art niyeti. karşı tarafa iletmek yeterliydi. senin pek yakışıklı olmasan da kibar.Akşamın olmasına sayılı az saatler olmasına rağmen Ber’e günler kadar uzun gelmişti." Eliyle ağzını kapatarak güldü. Ber’in. daha sonra karışık ızgaralarla donatılmasını istedi. Ya o da bazıları gibi bir şekilde içselini kendisine yansıtmazsa. Brezilya’lı kadınlardan biraz daha açık ten rengi. dışardan sırıtmayan tipine uygun ölçüde olduğu dışardan da anlaşılan göğüsleri."dedi ... toplumsal baskılar. "Markete gelen müşterilerin çoğunu tanırız.

Burada içmenin bir anlamı yoktu. Kendisine yediremezdi. Markız yanan sigarasını söndürdü. bağırışlar. Ber’de benzer korkular içindeydi. incitmeyecek yumuşak bir ses tonuyla.. Ad kentinde bu davranış sonucunda. Bir kat daha korkuyu ve endişeyi artırıyor. Aralarındaki suskunluğu Markız bozdu.. Güzel!.. "Đşletmemizin ikramı. Bazı kişiler taşıtların kendilerini almaları için neredeyse tekerleklerinin altına atılacak hareketler yaparak sürücüleri etkilemeye çabalıyorlardı.. paniği pompalıyor... Çocuklar merak eder!.. Aniden dışarıdan gelen siren sesleri duyuldu.. "Şimdi bayılmanın sırası değil!. Bu ses.. her şey çok güzeldi. Şimdi. Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye sordu.. Ama dışsalına yansıtmamaya çabalıyordu. dolmuş. Küçüklüğümde radyodan sürekli dinlediğim bir parçaya çok benziyor.. Diğer bir kaç masada bulunanlar da çabucak toparlanıp.. Onlarda genele uydular. Bu sürede çalınmakta olan dönemin hit parçasına da kulak verdiler. restoran da hareketlilik başlamıştı. Otobüsler. elinden çekiştirerek götüren babasına.. Markız’ın titrek ellerini tutarak yakın mesafeli minibüs. Sessizliğin uzaması sıcaklığı azaltmamalıydı.. "Baba!... Kahve Ber’in evinde içilecekti... Elektrik kesilmişti... yüzünü." diyerek tartışmayı sonlandırdı Ber.. burnunu kapatan da yoktu. "Ne harika bir parça yapmışlar değil mi?" diye sordu. Aksi halde Markız’ın panik durumunu artıracağını tahmin edebiliyordu.. ağzını. taksi duraklarında gidiş gelişleri yaşıyor ve yaşatıyordu.Kısa fakat mutlu bir sessizlik yaşadılar. Hatta annem bu parçayı çok severdi. gerilim filmlerinde ki arka fon müziği gibiydi. yere yığılmış yaşlı eşini. eylemde bulunan ile eyleme muhatap olanlardan biri mutlaka bir zarar görürdü. Yaşlı bir adam. "Kahve içer misiniz?" teklifini bu kez getirdi garson. haykırışlar karanlığa hakim olan seslerdi. "Evet!... Sanki daha önceden...." "Yanlış anımsıyor.. olabilirim. "Herkes önceden duyurulan tedbirleri alsın!. Đşletmenin tek telefonunu kullanmak için bir kaç kişi sıraya dizildi. "Teşekkür ediyorum.. Şaşkın ve korku dolu gözlerle Ber’e bakıyordu. "Söz. minibüsler. " diye yanıtladı Ber. video klipinin altındaki yazıdan okumuştum.. Güvenlik Ekip arabalarının hoparlöründen "Panik yapmayın!." anonsları duyuluyordu.. Đnsanların ve taşıtların çıkardığı seslerle karışan siren sesleri. Taşıt sesleri." diye yanıtladı. kalp çarpıntılarını yükseltiyordu.. "Bir emriniz var mı?" diye sordu.. Varmak istedikleri yerde kendilerini bekleyenleri vardı. Kesik kesik gelen siren sesleriyle." Markız ile Ber.. 51 52 . Bir de gelenekselleşen ve yansımasını filmlerde sürekli bulan bayan yanındaki koruyucu.. " Fakat bu ezgi bana hiç yabancı gelmiyor. radyoda her çalınışında eşlik ederdi. Kapılar kilitliydiler. Evet! Evet!. birbirlerine gülümseyerek baktılar. ilgilenmeliydiler." tanımlı tehlike sinyali işaretiydi bu. Đnsanlar birbirlerini neredeyse ezerek ilerliyorlardı. Kesik siren sesleri hala duyuluyor ve kulaklarda yankılanıyordu. soğukkanlı bay tipini oynamalıydı. ticari taksiler yolcu almadan uzaklaşıyorlardı.. Birinin panik hareketlerinden kaynaklı dirsek vuruşu nedeniyle burnu kanayan bir yurttaşın burnuna dayadığı mendil dışında. Berde Markız’a. beste sahibinin SahSan’a ait olduğunu. "Kalk Hanım!. sıra dışı görüntüyü daha çok gerginleştiriyordu.. bir isteği olup olmadığını sordu." "Yanlış hatırlıyor olabilirsin!" dedi.. Gelen hesabı Ber ödedi. Sakin olun!. Normal günlerde bu davranışı mümkün değil yapmazdı. Çoğunluğu ise en güvenli yerin evleri olduğu düşüncesiyle hareket ediyordu." diyordu. Boşları toplayan garson." Civarda başında gaz maskesi takmış bir Allah’ın kulu yoktu. koltuk altlarından tutmuş ayağa kaldırmaya çalışıyordu... Markız’ın yaktığı sigaranın bitmesi bekleniyordu. "kesik kesik siren sesi.. çıkış kapısına yakın konumlandırılmış masada bulunan kasiyere ayaküstü hesap ödeyip hızla dışarı fırladılar. Sonuçsuz kalması nedeniyle yola çıkarak diğer yayalar gibi geçmekte olan her taşıta el sallamaya başladılar. korna sesleri.. Normal günlerde bu davranışa muhatap olan taşıtın sürücüsü bu kadar sessiz kalmazdı. dışarı çıktılar. Aniden caddenin lambaları sırasıyla söndü sanki." Küçük bir çocuk. Son günlerde yazılı ve görsel basında anlatılan ve bazı resmi dairelerin duvarlarına yapıştırılmış. Zincirleme giden araçların trafik sıkışıklığı nedeniyle durmasından yararlanarak birkaçının kapılarını açmaya çalıştı Ber.

füze korkusu kendisini aşırı terleten öğelerdendi.. banyodaki askılığa astı. Başka kentlere kaçmak isteyenler.. "Kasap et derdinde.."Siz olmasaydınız bu akşam bayağı problem yaşayacaktık. Aniden geri indi. "Ber Bey!. bir şişe suyu rast gele koyup...." atasözüne muhatap olmak istemiyordu." *** "Kepenkleri de kapat oğlum!. Uyanık ve ayık olmalıydı. Her yorumun karşısında zıddı yorum yapacak birileri bulunurdu.. kulak tırmalayıcı gürültüsü duyuluyordu. Tehlike sinyali tekrar aldığında bir pencereyi kapatmak kolay olacaktı. Duruma uygun gerginliği onlarda yaşıyordu.. Ber." diyordu kuruyemişçi.... Ber ile Markız’ın evlerine giden yolların kesiştiği çatalda "Beni eve bırakır mısınız?" ricasında bulundu Markız. dükkanını kilitlemeye çalışan çırağına. Üzerine cila çekip kendinden geçmesinin bir alemi yoktu. "Lanet olsun!. Hem.. Boğazı kurumuştu. Aynı sesin sahibi. Kulak kabarttı. Önceden evlerinde kaldığı amcası ve birkaç akrabasını telefonla arayarak durumlarını sordu. Yolda çarpışma nedeniyle trafiği aksatan araçlar." Her gerindiğinde bu sözü anımsamak zorunda mıydı? Bu sözü arkadaşının komik yüzüyle beraber hatırlar gülerdi. Duştan sonra büyük bir poşetin içine yiyecek maddeleri. "Gerinmek yarı boşalımdır.. Markız’ın binmesini sağladıktan sonra yanına kuruldu. Saddam’ın kimyasal veya biyolojik başlıklı füzelerinin kente düşmesi halinde sızıntıyı azaltıcı bir önlem olarak hareket etmişti. "Tantanadan camları indirmesinler." Birleşik devletin. dünden kalan ekmeği. Trafik sıkışıklığı nedeniyle yirmi dakikalık yolu ancak bir buçuk saatte alabilmişlerdi. Duşunu almak için banyoya doğru yöneldi." "Efendim?. beddua etti.. beden kirlenmesi daha geç gerçekleşecekti.. evine varıncaya kadar "Körfez krizini. "Çok teşekkür ediyorum. Ama ısrar yararsızdı. Araç trafiği önündeki engeller sürücülerin ve yolcuların bedensel gücüyle aşılıyordu. Atla!... Yağma falan olabilir. Dayanamadı.. Ber’in hoşnut olmadığı bir ricaydı. Önünde duran aracın ön kapısını yarıya kadar açarak uzanan başı tanımıştı. "Atla!. Ama. Arka kapıyı açtı. Gelecek dakikaların neyi tecelli ettireceği belirsizdi. Duşunu tam bir keselenmeli yıkanmaya dönüştürdü. "Ölmezsek.. aşırı nem. Dairede sığınak olarak kullanabileceği en uygun yerin banyo olduğunu televizyonda boy gösteren uzmanlardan dinlemişti.. Hava sıcaklığı." diye fısıldadı Markız.. Önceleri ölü sessizliğinin hakim olduğu apartman sakinleri... Bu yapı uğultuların daha çok artmasına neden oluyordu. Çevresine baktı. "Bir başka zaman.. Markız’ı unutmuştu. Kendisine sesleniliyordu." ortaya çıkaranlara lanet okudu. ikiletmedi. Yıkanmak için su bulamama riski de gerçekleşebilirdi... Telefon zili ikinci kez çaldığında ancak ahizeye ulaşabildi." diyen sürücü konumundaki market sahibine: Đlk kez bu kadar gürültülü konuşmaları dairesinin bulunduğu katta duyuyordu. Hemen ön koltuğa kuruldu. Bu apartmanları altında bulunan küçük marketin sahibiydi. Şimdi özür dilemek için uygun zaman değildi..." dedi Ber. koyun can derdinde.. bir şeyler içmeliydi. dairesine girer girmez açıkta olan tüm pencereleri ve kapıları sıkıca kapadı. Bedenini gerdi. Olan kitlesel panikten Ber’de payına düşeni almıştı.. sanki... Ön kapıyı kapadı. Böylece.. Ber...... Bir arkadaşının dediğini anımsadı... Telefonu kapadı." "Lanet olsun!.. 53 54 . yakınlarda bulunan 2. Tanrı’nın günü çok!" Ber. Yolda kalmış taşıtlar yolun kenarına savrularak atılıyordu.. Kanepeye uzanarak bir sigara yaktı. füze telaşıyla televizyonda izlediklerini birbirlerine yorumluyorlardı galiba. Bu kez sadece gülümseyebildi. Markız’la birlikte içtiği üç kadeh şaraptan tam sarhoş olmamıştı." "Lanet olsun!.BD.. Markız’ın evinin önünde birbirlerine vedalaşmak için sarıldıklarında. görünmüyordu. Evlerine varmak isteyenler. içeceği alkolsüz olmalıydı." diye bağırıyordu..Ad Kenti üssünden havalanmış jetlerinin gökyüzü karanlığında ufak ön ışıkları görünüyor.. Savaş uçakları karanlıktaydı." diye bir ses duydu. En azından birini açmalıydı.

."Çoğunlukla onlarda olsa bile.." dedi hayıflanarak. kapatabilirim. buna rağmen Hukuk fakültesini bitirip Avukat olacağını. Ayrıca ilk telefon görüşmelerinde üzerinde bir şey olmadığı." dedi... Bir karara varamadı. gizem... Mantık ağları dağılabilirdi. Ber. onlardan yararlandıkları ve kullandıkları içerikliydi genelde. Annesinin amacı. Korkuttun. on üç yıl bu mesleği sürdüreceğini." Ber apışıp kalmıştı. Peki telefonun fişi?.." Med." "O yazılarınla beni ürküttün.." dedi Med. "Ben." dedi Med... Olağanüstü yetenekte olan cinler. " Sana karşı şeytanca bir eylemim olmadı ve olmayacakta....... ‘çok sıkıntı çekeceğini. "Bu kez Sodgom ülkesine özelde Ad Kentine bir saldırı olmayacak. hatta içtiği sigaranın cinsi. Yoksa.’ yarar ve zararını düşündü.Bu saatte arayan kim di?. Çocukluğunun geçtiği El kentinde. çevrede büyücülüğü ve kahinliğiyle nam salmış Hocanım isimli kadını anımsadı. Bir süre hiç konuşmamıştı." "Bazı özgürlüklerinden bana karşı fedakarlıkta bulunmalısın. okuduğu bazı öyküleri anımsadı. "Esirin olmaya-cağım!" diye bağırdı. Sesini yükselterek.. heyecan uyandırıcı bir etkisi olmuştu.. "Rahatsız ediyorsam. Med’in doğal yumuşak sesinde bu kez sert bir ton hissediliyordu.’ Hocanım’ın anlattığını söylemesi Ber’i tatmin etmemişti. bu yaklaşıma karşı önceki sertliğinden dolayı kendisine kızdı....." "Bu tür yeteneklerin sadece Şeytanlarda olabileceğine dair bir kural yok.. Ber üzerinde korku. Ona anlatmadığı bir şeyi. şeytanlar gibi bazı varlıkların insanları kendilerine esir ederek.. Halüsinasyon görmeme neden oluyorsun!. Altında senin adın yazılıydı. "Ayrıca. hıçkıra hıçkıra ağlamıştı.. Uyandırma servisine not bırakanında kendisi olduğunu belirtmişti. Kulağını kapıya dayamışsa da bir şey anlayamamıştı." Med’in kendisine ait olduğunu belirttiği altın sarısı yazılarda Maf’ın yeğeninin duruşma günü ile serbest bırakılmayacağı belirtilmişti. "Ber. Başının üzerinde tutulan alüminyum tabağın içine dökülen kurşun sonrası ufak bir tasın içine koyduğu suyu incelemişti Hocanım. "Bir sen eksiktin!. ev ortamı." Ber." dedi.. olağanüstü yetenekleri olan biriyle bağlantıyı koparmak?." "Neden?" "Telefonun fişini çekmeyecektin!" "Đstediğimle konuşma veya konuşmama özgürlüğüne sahibim. 55 56 ." Sesinde duygusal bir ton değişimi sağlayarak... Bunun için kendisini oda dışına çıkarmaları gereksizdi. Gözlerinden dökülen birkaç gözyaşı su dolu tasın içine damlamıştı." "Sen bilirsin. Med’in sesiydi. geleceği konusunda kehanette bulunmasını istemekti. "Görüşmeyeli epey zaman geçti. Annesinin. Daha fazlası olmalıydı. Şey-tan-mı-sın?." "Daktilo sesini unutuyorsun!.. "Şeytanca işler yapan şeytan olur. yanık olduğu ve bulunduğu küllüğün rengi gibi birçok ayrıntıyı görür gibi anlatmıştı kendisine. Yoksa senin bireysel özgürlüğüne saygım var. Ben de farklı yollar deneme özgürlüğümü kullanacağım. "Madem istemiyorsun seni artık hiç rahatsız etmeyeceğim...." "Hiç sanmıyorum!.. Yolda birlikte giderlerken annesine ne fısıldaştıklarını anlatması için çok zorlamıştı. "Bazı karşılıklarım espriseldi. Sessizlik girdabındaydı. sesin daktilo tuşlarının çıkardığı sesler olduğunu belirtmesi karşısında duraksadı.." "Bunu hak etmiştin. Sonra Ber’e sarılarak öpmüş. olanca yumuşaklığıyla. Görüşme kendi isteğine bırakılmıştı. Med ve ekledi.. Bu arada neler yaptın?" Ber.. Bunlar. telefonu kapatmadığı gibi bir yanıtta vermiyordu. Med!" Onun.. "Sen!.... "Nasılsın?.. Bana zarar verdin. Bir kez annesi onun yanına götürmüştü kendisini.. annesiyle hocanım kendi aralarında fısıldaşarak konuşmuşlardı. "Beni rahat bııraaakk!.." sorusu iradesi dışında ağzından döküldü." Küçüklüğünde büyüklerin anlattığı efsaneleri. Lütfen!.. Senaryo böyle düzenlenmiş.. Ses.." "Olağandışı yeteneklerin var... Füzelerden korkmana gerek yok. Bağırtısı kendisini cesaretlendirmişti.. " dedi. korkularından kurtulması için kurşun döktürmek ve ayrıca. Bu konuda daha fazla yoğunlaşmak istemedi. geceleri gördüğü kabuslarından.. ‘Sırlarla dolu. Bu iddialı yazıda geçen tahminler doğru çıkmıştı." "Geçen gecelerin birinde yatak odamın duvarında bir yazı görür gibi olmuştum.. Bu kez ne diyeceğini bilemiyordu... Kendisini oda dışına göndermişler. "Füzeler kadar korkutmuyorum en azından!" dedi alaycı bir yaklaşımla Med...

" diye yanıtladı.. Annesi sadece nemli gözlerle gözlerine bakmış.." "Aynen öyle. senaryolarını genelde gerçekleştirdikleri için rapor kavramını kullanıyorlar. Tabi ki aynı grup bu kez Saddam’ın aleyhine çalışıyor görüntüsü verdi..’.‘Sonra ne dedi?’ diye sorusunu yenilemişti. ileride gerçekleşmesi istenen her şeyin önceden senaryo halinde düzenlenmesi ve adım adım uygulanması anlamında düşünebilirsin.. Hocanım ile annesinin kendisini aydınlatmadığı fakat nemli gözlerle suskun kaldıkları kısmı merak ediyordu. Devam etti.. Ses tonunda alaycılık yoktu. "Rapor. "Tüm dünya ülkelerinde gelecek düzenleme raporlarıyla önceden düzenlenir. "Okumuş adamsın!. oluşmuş olan şeyler üzerinde yapılan incelemeyi kapsıyor. Ani kıvırışlardan hoşlanmıyordu.. "Sen de bir kısım insanlar gibi komplo teorileriyle mi uğraşıyorsun?" "Bunların yanıtını ileride bir şekilde alacaksın. ısrarının yararsız olduğu kanısına vardıktan sonra bir daha sormamıştı annesine..".. rapor kavramının benzeş kullanılmasına itiraz etti. "Unutmayın ki." dedi. hayret dolu bir sesle "Senden daha değişik çıkarımlar bekliyordum." dedi Med. Sonuçta. "Peki senin sözünü ettiğin Düzenleme grubu hakkında bilgi verebilir misin?. onun kabullerine uygun olarak konuşmaya devam etmesinin daha uygun olacağını düşündü. 'Onun altıncı hissinin çok güçlü olduğu. "Saddam’ın.. ‘Hukuk Fakültesini bitirme.. Kuveyt’i işgal etmesi dolayısıyla uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmış olması nedeniyle ‘Çok Uluslu Devlet Gücü" hukuk kurallarının uygulanması anlamında fiziki tepkide bulundu." "Yoğunlukla etkili üyeleri Birleşik Devlette." Derin bir soluk alıp verdikten sonra devam etti Ber." Ber. her nasılsa Düzenleyici Grubunun verdiği güvence ile Kuveyt’i işgal etmişti.. Ber’in... Mutlaka kendisinin duymaması gereken özel bir şey olduğu...." Ber. kendinden emin ve güven vericiydi. Bu kadar rahat olduğuna göre.. buna rağmen bölük pörçük de olsa Med’inde gelecek konusunda duyumsamaları olabileceğine inanmaktan kendisini alamıyordu." kehanetleri gerçekleşmişti." dedi Med. hukukçu mantığına aykırı gelen senaryo. sallanmakta olan yerini daha da sağlamlaştırma konumuna girdi.." "Bende Ad kentinde ikamet ediyorum. "Duyu ötesi algılamalarımla edindiğim bilgilerden sana sunuşlarda bulunuyorum.. senaryo da olmamışla ilgili değil mi?" "Kültürüne hayranım. "Düzenleme raporu sana yabancı gelebilir. Med.. Örgütlenmeleri o kadar ayrıntılı ki.. galiba. bu bilgilerin gerçekliğinden bu kadar emin olmanı da garipsiyorum. içteki düşmanlıkları unutma’ gibi duyguları sömüren lider.. Hocanım’dan nakleden annesinin belirttiği ‘Sıkıntı çekme. yaşlılar." dedikten sonra kısa bir sessizlik yaşandı. Sesi. Zarar gören halklar ve bireyler oldu." "Bu kadar bilgiye nasıl sahip olabiliyorsun? Artı. Düzenleme grubu senaristleri. gerektiğinde askıya alırlar veya geri alırlar. " Med... soyut bir kavram. Med’e... Bu kavram da. "Ad kentinde bulunmuyorsun. Sen!" "Ben ajan filan değilim Ber!" diyerek araya girdi.. Doğunun geleneksel yapısında bulunan ‘Dışarıdaki düşmana karşı yek vücut olma... yanıt vermemişti.. Gelecek ancak yaşandıkça öğrenilir. Toplumda kullanılan 'Gizli El' 'Derin Devlet' 'Egemen Güçler' 'Fiili Baskın Güçler' gibi kavramlara yakın bir anlam taşıyor fakat daha çok kapsayıcı... görüşmeyi devam ettirme doğrultusundaki olumlu yanıtı doğrudan vermek istemedi.. Sesi hafif kızgındı.. "Füze atılmayacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu.’ özdeyişini hatırlatmam gerekiyor. Bunlar genelde çıkar gruplarının en üst düzey bireylerinden oluşma. Her neyse. Kendi kendisine "Saçmalama!" dedi içinden." diyerek merakını giderdi. küçük bir köyünde bulunan bireyin geleceğini bile bir şekilde düzenleyebiliyorlar... tutmuş. biyolojik gazlarla öldürmesi dehşeti karşısında ancak korku filmi izleyicisi kadar etkilenip çenelerini kaşıyanların uluslararası hukuka bağlılıklarından şüphe etmek gerekiyor sanırım. Kuveyt’i işgalinden önce Halepçe’de çocuklar. Başka ülkelerde de." sonucunu kabullenerek içsel tartışmasını sona erdirdi." Yanıt beklemiyordu.. "Üst düzey ajanlar bile bu kadar kesin konuşmazken.. "Avukat olma.. Saddam’ın.’ olduğunu anımsatmama bilmiyorum gerek var mı?." "Sizin önceki anlatımınıza göre Körfez krizi’de bir senaryo." Ber.. kadınlar dahil binlerce insanın kimyasal." 57 58 . rapor. "Ama ‘kesin olacak şey olmuş gibidir. zamanında atmış. Birden hatırına gelen soruyu da ekledi.. Kural ve değerleri yararlarına kullanmak için var ederler. Hocanım.... o ülkenin yurttaşlarından kurulu alt düzenleme grupları var.. Ondan sonraki günlerde ısrarlı sorusuna yine yanıt alamamıştı. Uluslararası Hukuk Uygulayıcısı olarak sözünü ettiğin birliğin asıl adının da “Tek Ulus Etkin Çok Uluslu Devlet. küçük bir ülkenin.. " Saddam.

bu kadar bilgi sahibi olmanız garip. ovaladıkları bölümdeki kirli renk. Sanki vücudun deri altı yağı. su işlevini görmüş.. Has. "Bazı tahminlerinin tutması tüm olacakları kesin bilebileceğin anlamına da gelmez." dedi... terle ve havadan etkili nemle yoğunlaşarak akıyordu. "Kıskanıyor musun yoksa?" dedi gülerek Saldırı ve kışkırtıcı yoğunlukta bir soruydu. Bes ve Kur isimli onüç. on altı yaşlarında gösteren dört kişi ikamet ettikleri Beylo adlı gecekondu mahallesinden uzaklarda Ad kentinin en seçkin mahallesi Kerbe’nin gözde bulvarında yorulan bacaklarıyla yıkılmadan yürümeye çabalıyorlardı.... Duygusal hisler beslediği Markız’ın karalanmasına tahammül edemeyecekti.. Yağlı ter. Kuru iklime sahip bölgelerden gelenler için bu kentin insanlarından duyumsadıkları garip kokuya bir kaç haftalık sürede alışmaları ve aynı akıbete uğramaları nedeniyle bu algı yok oluyordu.. " dedi. Ayağımı balkondan aşağı sallayıp. Hüs.... " diye yanıtladı Ber. ayaklarını özgürlüğe kavuşturdular. ‘Oğlum’u’. Ber.. ." dedi." Kur. sanırım!" "Evet! Ben oldum!. "Ama.." "Ortaya bir şey attığında açıklamasını da sun!" dedi Ber. Kaldırım taşlarına oturdular. ‘ğ’siz." diyen Med. terletiyor. "Ya bırakın bu hayalleri eve nasıl döneceğiz? " Lastik ayakkabıdan yer yer zedelenmiş ve şişmiş ayaklarını göstererek. Hala senin çok yakınlarımdan birinden bilgi aldığını düşünüyorum." " Markız yüzünden birkaç sorun yaşayacaksın." "Markız’la çıkmana da ben şaşırıyorum!" "Dünya tatlısı biri. yüksek oranda nemli havayla.. Ber’in geleceği kesin olan tepkisini beklemeden telefonu kapadı.. Gelmeyince konuyu değiştirdi. Kızmıştı. geri dönüş dolmuş parasını nasıl ödeyeceklerini düşünmeden boş kursaklarına indirmişlerdi. Hüs. bunu da bilirse pes diyecekti. kapanan telefonun ardından ağzına gelen bildiği tüm kırmızı noktalı küfürleri savurdu. Bu karma salgı.. Kaşınan ayaklarını ovaladılar. sigara tüttüreceğim. Buna sen sebep oldun!.. "Bu akşam körfez krizine en çok sinirlenenlerden biri sen oldun..." "Eeee!. Ama izmarit değil ha!. "En azından benim için öyle. "Markız’la kahve içmeler ve sonrası malum olan şeylerden mahrum kalma. "Bir gün zengin olursam. "Şu karşıdaki binaya benzer bir apartmanın en üst katında oturacağım.Ber’den tepki bekledi. bu yorgun.. 8 *** Sıcak gün." Nedenini bilip bilmediğini merak ediyordu. "Olum!" dedi. “Aç kalsaydık!.. Aslında bedenlerden çıkan bildik saf ter değildi. insan vücudunu ıslak kavuruyor...." "Onda kıskanabileceğim hiç bir özellik yok. ikiyüz elli gram beyaz peyniri.” karşılıklı suçlamaları bile birbirlerine yapmışlardı. karşılarındaki binayı parmağıyla işaret ederek.. "Neyse bunlar uzun konular. Sadece bir uyarıda bulunmak istedim.. Ekmek.. bitap halleriyle.. ayaklarının nispeten beyaz bölümlerinin de kararmasına neden olmuştu." "Şaşırıyorum. Kentin yaz mevsiminin özelliğiydi bu.." dedi Ber. "Nedenini biliyor musun?. Has....." "Pes doğrusu.. Tümü. Ceplerindeki son parayla almış oldukları dört ekmek. peynir almasaydık!.. "Pes!. Her sökükten sonra dikilmekten dikiş tutmayacak konuma gelmiş ayakkabılardan.. Ad kenti insanının giysisiyle bedenini tutkal gibi birbirine yapıştırıyordu.. Yağlı ve kaşıntı vericiydi. Güneş.".. artık evlerine kadar yürüyemeyeceklerinin kesin kanısındaydılar. "Ben 59 60 .." dedi Ber.. "Ben senin yerinde olsam soğuk su dolu leğene ayaklarımı koyardım." "Ne gibi?" "Ayrıntıya giremem.

" dedi.. Konuş lan?. "Babam. Hüs.. Ne istiyorsun?.." diye sordu. Has’ın tokadı suratında patladı. Halepçe’ye attığı füzelerden Ad kentinde bulunan kürtlere de atacak denmişti." "Beni dövmeyeceğinize söz verin!" "Eeeeee!. zorunlu konuşacaktı.. Yakasından tutarak sarstı onu. "Bisikletimiz bile yoh lo!. adımlarını sıklaştırarak tek başına yürümekte olan otuz yaşlarında atletik yapılı kişinin yanına varmıştı.. sorularını ünlemli yöneltti... ömrümde görmedim.. "Hangi işe?" diye açılım istedi." dedi. Bes bu görüntü karşısında koşar adım olay yerine vardılar. Kur ağlamaya başladı.. bizi de acıktırdın.." Bes.. Yalan söyledim size. yarım saatte evlerimize varırdık. adamla kendisi arasında bulunan boşluğa rast gele sallamaya başladı. Sonra durgunlaştılar. Ancak tokatlardan kendileri de nasiplenmişlerdi. başını öne eğmekle yetindi. Arkasından ikincisini yolladı diğer yanağa. "Ekip görmese mahallede oturanlar telefonla bizi ihbar eder inan ki!. yanında biten Has’a "Ne var?. Nefes nefese kalmışlardı. Fakat korkunun verdiği etkiyle oluşmuş cesaret içerikliydi. benim kafam yatmadı bu işe." dedi diğer üç çocuk hep bir ağızdan.. "Hadi kaçalım! "diye bağırdı.... Akşam olacak!" Bes.. Ne yapsak?. Bu fayda etmedi. Has. aniden yerinden kalktı canlanmış gibiydi. Hüs. Koşar adımlarla karşı kaldırıma geçti. hafif gülümseyerek.. Amca!. yav!..." Hüs. Apartmanları gözleriyle tarayarak.. paşa paşa evde oturuyorduk şimdi." Bes..." diye seslendi.. Has. "Saddam’ın. Üçünün de gözleri korku doluydu ve sonuna kadar açılmıştı. "Beylo mahallesi dışında bizim dili konuşanların yaşadığı başka mahallelerde var. Bes. "Hadi dua edelim!. "Kur’un babası bugün ikindiye kadar Beylo mahallesine atacak. Has. 61 62 . " Ses titrekti... yutkunarak. yoksa dolmuş parası cebimizde olacaktı." Bu söz diğerlerinin acı acı gülmesine neden oldu. Yürüyüş hızını düşürmeden ilerleyen adam. Yol paramız yok abi!.." Yanıt beklemeden devamını getirdi.. Cebindeki çakı bıçağını çıkararak korkutma amacıyla. Bu duruş ve hareket adamın geri çekilmesini sağlamıştı.bittim. inatla Has. başı önüne eğik vaziyette istifini bozmamaya. Has. sessizleştiler." Adam cümle sonunu beklemeden bir tokat attı Has’a.." dedi.’ dedin. Bilgiç tavırlar takınarak. "Yok. "Amca!" diyordu bu arada. "Olsaydı binerdik... "Lan! Bize doğrusunu söyleseydin seni getirmeyecek miydik.. "Yav! Ya.. Kur.. Kur.. "Söyle lan?.. Ben bu mahalleyi. yerinden kalkarak Kur’un karşısına çömeldi.. Değil mi Kur’o?. Niye yalınız Beylo?" "Olum!. "Valla seni bıçaklarım! Vurma bize!. Geç söylenmiş bir uyarıydı. saçlarını kaşıyarak "Yav! Burada yatsak. Kendilerinin öğrenmesi halinde daha çok sinirlenebilirlerdi... demişti.... "Yerde para buluruz belkim."diyerek araya girdiler.. Sessizliğe boğuldular yeniden.. olgun rolü kaptı ortamdan." dedi." dedi. "Amca!. Sokakta mı yatsak?.... Has. Has. renk vermemeye çalışıyordu. Saddam akşam bizim mahalleye füze atarsa?... Bes.. güvenlik ekibi bizi hırsız diye karakola götürür...." dedi.. Cevap versene lo?... adamın gücü ve görüntüsü karşısında gerekli ve yeterli yanıtı veremeyeceklerini anlamakta gecikmedi.." Sorunun muhatabı Kur. "Yav.. "Kimse getirmiyordu beni buraya.. Güvenlik ekip otosunun yanlarında acı bir fren yaparak durduğunu fark ettiler. Arkasından gelen "Nereye!" bağırtılarına kulak tıkadı. sallardık aşağıya doğru.. "Amca! Niye vuruyorsun." dedi. Hiç yürüyecek halim kalmadı.. elini en nazik tabirle "Çekil git!" gibisinden salladı." "Neden?" "Neden?" "Neden?" "Neden mi?. Adam.. Şimdi konuşması daha yararınaydı. Bulvardan geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlemeye başladılar. Kur!. "Biz burada kaldık!." Kur.. Has "Abi! Sana bir şey söyleyebilir miyim?" dedi. parmağını öğretmeninden söz hakkı isteyen bir öğrenci gibi kaldırarak." sözlerini tamamlayamadı."Olan olmuş yeter."dedi. böyle bir şey söylememişti. "Sen sus! ‘Acıktım..

’u kullanmadı. "Teşekkür ederim. spor kıyafetlerini giyinmiş." diye yanıtladı Markız. Markız. Kapıyı açtığında umduğu kişi yerine kapıcı Kap bey’i gördü. " diyen tiple özdeşleştirdi kendisini. uzun saatler onu bekliyordu. sakal. parfüm sürünmüş.. Yel’in.. çocuklar?" diye sordu. Annesi tanık olmadığı halde. Ber... Lütfen. Kapıcı. hem de çok temiz. çok klasikleşmişti. Kapıyı kapatacağı anda asansör kapısının açıldığını ve Markız’ın çıktığını gördü." dedikten sonra asansör beklemeden merdivenlere yöneldi. "Burada neler oluyor?. "Hoş geldin. Onlara karşı koymak zorunda kaldım. bazı hatalı davranışlarından sonra. Đzin isteyerek dairenin tüm bölümlerini de dolaştı. Yel ile olan ilişkisini sanki sezebileceği kuşkusunu hissetmişti. 9 *** Ber’in heyecanla beklediği gün gelmişti. salonu incelemişti. Çocukların yanıtını beklemelerine gerek yoktu. yazı Kalır. bunun sus payı olduğunu anlayacak kadar gün görmüştü.. Orada anlatırsınız." sordu. Beklenen zil geldi. yıkanmış. Kapıcının inceleyici bakışları arasında Markız’ı içeri aldı. Girişi hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti. 63 64 . Göz kırparak "Emrin olur. Annesinden de bilirdi. Markız oturmadan bekliyordu.. "Beyefendi sizinde ifadenizi almamız gerekiyor." Adam. ağzından dökülen "Ev senin." dedi tatlı gülümsemesiyle.. Bayanların altıncı hislerinin bazen ne kadar güçlü olduğunu okumuştu.’ Sözlü ifadelerin bir yararı yoktu.... Ber. Bugün cumartesiydi. "Karakola gideceğiz. adını anmak ondan söz etmek istememişti. "Doğru mu. "Bu çocuklar benden zorla para almaya çalışıyorlardı. yanlış bir şey mi yaptın?" diye sorardı. "Ben Yalşik!.. rahatına bak!" sözlerini çok banal buldu. Olumsuzlama anlamında başını salladı. Güvenlik görevlilerinden biri. Eliyle... ‘Söz Uçar. isimli kişiye dönerek." diyerek önce kendisini tanıttı. "Ev senin." dedi.. bıyık tıraşı olmuş. "Ber! bir bekar evi için hem lüks. Markız’ın. Markız’la baş başa evde kalabileceği." "Temizlikçi bir bayan var.Otodan inen görevlilerden biri sorması gereken soruyu yöneltti."dedi." Yalşik. "Sen mi temizliyorsun?. Kapıcı. boşlukta yarım dairelik bir çizim yaparak. "Yetişmeseydiniz beni bıçaklayacaklardı. önce atıldı. rahatına bak!” Ber. Kulağı kapı zilinde bekliyordu.." diyerek ekip otosunu işaret etti.. Özel bir gündü. Đş verir tarzı mimiksel hareketlerle dükkanındaki eşyaları gösterip "Abla! Dükkan senin. dişini fırçalamıştı. "Yine. "Hadi dolmuşa binin." diyerek yanıtladı. bir tüm parayı "Çocuklarına bir şeyler alırsın" diyerek kapıcıya uzattı. "Ayakta durma. Olması gereken davranışı sergilemeleri gerekiyordu. Etrafı toparlamış." Has’ın burnundan akan kanı seyrederek. ‘Hoş bulduk... "Bir isteği olup olmadığını..." dedi. Markız’ı her iki yanağından öperek. sizde bizimle geliniz!" dedi. Her hafta sonu temizliğe geliyor.

Ber. Đçecek bir şeyler ikram etmeyecek misin?" "Đkram etmemek ne demek!" Bakışlarını Markız’ın gözlerinin içlerine kadar ilerleterek . bu son sözlere gözleriyle. Ber. Bu nedenle gün ortası olmasına rağmen salon hafif karanlıkta kalmıştı. sonra tüm yüz hatlarıyla gülmeye. sudan." dedi. Vazgeçti. Soğutulmadan değerlendirilmesi gerekliydi. "Hocam.. "Bayağı titizmiş Süpürgelikler bile parlıyor. "Peki..... Sözcük bulamadı." diye düşündü. incinmiş nazlı kız rolüyle. evlilikle sonlanma olasılığı olmayan birlikteliğe karşı ise?. bunun nedenini soracaktı... Ber’in tavırları güven verici ve doğaldı. "Temizlikçi." Bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Bununla birlikte soruyu olumsuz yanıtlamanın da ortamı soğutacağını düşündü." Ber. Evliliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. "Sen özellerin özelisin. Müzik setinden çıkan ses. "Tuzak bir soru.. "Temizlik de.. içkilerini yudumlayıp birbirlerini kaçamak bakışlarla süzüyorlardı... Ortam ısınmıştı. içinden. rahatlamıştı.. yani.. 65 66 .. "Ama şarkı söylerken aynı hoşluk devam ediyor mu? Bilemem. Ya Markız." diyerek de vurguladı." diye geçirdi. hamarat biri olmalı!" dedi Markız. Markız. "Şimdilik erken. Bu arada.. Yanıtı bulmuştu." "Yoksa. Sevgi yayan bakışlar karşılıklı on saniye sürdü yaklaşık. "Tanıdığının arabasına binip beni unutman o an çok kızdırmıştı beni!" dedi. "Yoksa rahat uyuyamam!. Birlikte oturdukları son akşam yemeğinde yaşadıkları korkuyu.." Ber. "Eeee!. "Konuşma sesin çok hoş!" diyerek iltifat etti. Buna inanmalısın. "Yoksa." diye de ekledi Ber.." dedi." diye ekledi." "Müzik sesinin de. Ber." Eliyle gözlerinin üzerine düşen perçemini yana alarak. Đşim iş. "Yoksa?....."Seni ikramlara boğacağım bugün. "Ama buna rağmen müziğe aşırı ilgi göstermemi takdir ediyor." "Eee?." Markız." dedi. Pencereler açık olmasına rağmen.." Markız. gülümsedi. ortamdan etkilenmişti." "Ben. konuşma sesin kadar güzel olup olmadığına karar veririm.‘Yel’in haftada bir kez ev dışında kendisini de banyoda yıkayarak temizlediğini ve onla yatmak zorunda kaldığını bilseydi tepkisi ne olurdu?.. "Ama." Konuyu değiştirmek için. Markız’ın sevdiğini bildiği her şeyi. "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" Ber. galiba ilk teklifim sana olacak." "Neden?" "Seni seviyorum ve senin yanında özel bir yerim olmasını arzuluyorum. sevgi duyumsatan bakışlarla. Onu güldürmek hoşuna gitmişti." politik yanıtını verdi.." Markız.. esprisel bir yaklaşımla. "Özel Konservatuar kursu nasıl gidiyor?" diye sordu.. Ber'in gözlerine baktı. 'her isteyen' sınıfına mı giriyorum?" serzenişinde bulundu. Markız’ın sorusu sessizliği bozdu. "Bir ara bana bir parça okursun. Bir iddiam da yok. "Kızma canım şaka yaptım. Bu açıklamayı yaptığından dolayı kendisini kutladı. tercih ettiği marka şarap da dahil hazır etmişti. perdeler tamamen örtüktü.. kahkaha atmaya başladı. "Beni bağışlamanıza sevindim.. Markız’ın karşısındaki koltuğa kuruldu.."Gerçi hobi olarak yapıyorum. Havadan. Markız. pembeleşen yüzüyle Ber. arabadan inerek beni buyur etmen kızgınlığımı yok etmişti. Ber’in bozulduğunu duyumsayınca.. Gülmesinde bundan kaynaklı neşenin payı büyüktü. iç çekerek. müziğe uygun sese ve kulağa sahip olmadığımı söyleyip duruyor. işlerden konuştular. endişeyi yorumladılar." "Hamarattır sağ olsun." sözcüğünü yineledi. "Evet! Heyecandan da olsa bu bir hataydı." Devamını getiremedi. Pozitif elektriksel mesajları bu saniyelerde dozajını artırarak birbirlerine sundular.. hoşuna giden sanatçının kasetinden çalınan parçalardı. Markız. "Evliliğe kendimi hazır hissettiğimde.. sen hep böyle bekar mı kalacaksın?" diye sordu. Ber’de ona katıldı." dedi. "Bu söylediklerini iltifat olarak mı kabul etmeliyim?" diye sordu. Ortam yeniden ısınmıştı. Hemen de surat asma!" "Bunu duyduğuma sevindim.. Belki sonra." dedi.. Yoksa. Markız... "Senin yanında özel bir yer hala edinememişim."Ben her isteyene rast gele parça okusam. Harekete geçti...

" dedi. Markız.." "Yine de gereksinim duyarsan beni arayabilirsin.. panik atak refleksiyle "Hayır! Hayır!." Ber.. yabancısı olmadığı bir sıcaklıktı.. "Teşekkür ederim." "Ben de.. işinin ehli. Ayrıca. Evet dudaklar devamını istiyordu.." diyerek yanıtladı Markız.." diyerek yanıtladı Ber. Đnişli. her ikisi için yaşanmakta olan rüya gibiydi. Đki ayrı beden. Kendisini zor frenledi. tıpkı çalışmakta olan bir aracın kontağını arada kapatırmışçasına geçici iptalleri oynuyordu. Sen de yarın dinlen." "Merak etme. "Bugün bir başlangıçtı. birbirleriyle konuşacak kadar bile enerjileri kalmamış.. Ağızdan ağıza geçen salyalarla. fon müziği oluşturuyor ve ritim sağlıyordu. O an geldiğinde pasif duruma geçiyordu. Ilık bir sıcaklığı kendi içinde. bugünkü son sigarasını yaktıktan sonra.. sert ve ürkütücüydü... Ber." "Dilersen bende gelip yardımcı olabilirim. telefonun zil sesi duyuldu.." *** 67 68 . kısa süreli dinlencelerle yaklaşık dört saatlik bir beraberlik yaşadılar.. Senin yorulmanı istemem.. gibiydi. Davet ve kabulün birbirini onayladığının sessiz diliydi bu.. Giyinirlerken. "Yanlış numara çevirmiş şaşkının biri?" diyerek yanıtladı. Bu evde. Markız’ın yanına oturarak sol kolunu onun ince boynuna yarım ay şeklinde doladı.. "O.. Her ikisi de söylediklerinde samimi değillerdi. çıkışlı bölgeleri de dahil. "Yarrııın. "Ber! Kimdi o?" diye soran Markız'ı.. uzman kırıkçıkıkçılar gibi hiçbir noktasını. "Yarın mı?" diyerek kendisine sorulan soruyu yineledi.. Duşu birlikte aldılar. yeme içme tuvalet gibi doğal ihtiyaçlarını arada karşılayarak. Bu onları tüketmişti. teklifi reddedecekti... bedeninde ve Markız’ın yanaklarında hissetti. Beklemeye gelmezdi. "Çok ileri gitmeyelim.. Zevkli anlar. Başını eğmeden ve gözlerini kırpıştırmadan. Her ikisi de bu işin sınır tanımayacağını biliyorlardı.... Markız'ın sesi ayarsız nefes alış verişleriyle değişmişti.. Sanki tek bedenleşme. Belki de bu amaç için birbirleri içine geçişler yapmaya çabalıyorlardı.. Ruj ve allığını sürdü.."Mutlu oldun mu?.. Tüm benlikleriyle. heyecanın çabucak noktalanmaması için gayret sarf ediyordu. yalayarak da tanımaya çalışıyorlardı. Tek ruhlaşma amacı taşıyarak." dedi. süren eylemlerine.." "Teşekkür ediyorum. "Ber! Yarın ne yapıyorsun?" diye sordu. Dudaklarına öpücük kondurdu. Temizlikçi teyze gelecek. Ev temizliği yapacak... "Ne olur?.. yanlış çevirmişsiniz.. Her kıvrımını." dedi. Bu.. Giyinmeden. Telefondaki yankılı ses. Öyle ki..Ber. Markız’ın başını eliyle hafif destek yaparak kendisine doğru çevrilmesini sağladı. Ama bu yorgunluktan her ikisi de şikayetçi değillerdi. Ber bu isteğe büyük bir arzuyla uydu... Đnce ve kalın nefesler. ihmal etmeksizin yokluyorlardı. sürekli artan ritimde kalp çarpıntılarıyla. Birbirlerinin bedenlerini. Sürekli olması dileğindeyim. Đçten gelmeyen yalvarır bir sesle. saçlarını kuruttu ve taradı. "Böyle biri yok! Sanırım.. Hafiften kendisini çekiyor.." diyerek. telefondaki kişinin Med olduğunu anladı. birbirlerini koklayarak." diyerek kapattı..

Kendisince aldığı 'Ret kararını' sürekli bir sonraki seansa erteleyerek bugüne gelmişti.." diye sordu... Yoksa bana tav olan çoook!.. Bir haftada yok edilemeyecek ağırlıkta suçluluk duygusu. Maf'la olan iyi ilişkilerinin de hasara uğrayacağı kuşkusunu duyumsatıyordu.. Yel kanalı ile Maf'la tanışmıştı.. Bir de muhabbetin hoşuma gidiyor. Ber. Sadece tanışmalarında aracılık yapmış ve bedelini aldığı işlerden belirli komisyonları ona ödüyordu.. "Sen bilirsin.... Doydun mu?" benzeri lafları da duymak istemiyordu. *** 69 70 . Ama bugün yıkamayı başaramamıştı. Ber tavır koymuştu. Yel. Đşkence günleri.. Son bir kez dişini sıkmalıydı.... Küçük düşürücü.. Ber.. Ber. Bedenini para karşılığı.. her birleşme öncesi bir türlü söyleyemediği. Biyolojik devinim ve patlama gerçekleşse de bir çok şeyin eksikliğini duyumsuyordu.. Aynı sıkı tavrı..... O anlamda değil de. Bu kararın uygulanması cesaret işiydi. Đstemiyorsan görüşmeyelim. çabucak soyundu. sona uygun olacak davranışlarla çarçabuk bitirip derin nefes alacaktı.. altın bilezikleri dahil soyunmuş. Ayrıca. Ve bunun farkındaydı. bu ilişkiyi cinsellikten farklı. Bu bedel artık kendisine çok ağır geliyordu.. işlerinin yoğunlaşmasında. ezici ve yanıtsız bırakacağı cümlelerdi bunlar. Tatminsizlik... bir bira şişesi daha açtı. Yel ile Maf’ı neredeyse özdeşleştirmişti kafasında... Hiçbir ön adım atılmadan iki tarafta soyunuyor. bir eli belinde bekliyordu. sınırsız pişmanlık duyguları benliğini kaplıyor. Kendisine güvenemiyordu. Kıvıran erkeklerden nefret ederim!" hitabı bağırtılı. sevincini belli etmemeye çalışarak. Bir türlü oluşturamadığı yürekliliği var etmek için devirdiği biraları cesaret şurubu işlevini gösterebilecek miydi kendisinde?." dedi. isteklerin törpülendiği günler." "N’oldu? Bıktın mı yoksa?. Onla arayı bozmak. paralı çevre kazanımında. "Yel! Bu işi her hafta sonu için kurallaştırmasak diyecektim. O halde. pazar günü geliyordu. Soyunuk bir kadını. " "Açık konuş! Kıvırma. kendisinde ayaklar altında sürünüyordu. sesi akortsuzdu. Son ilişkiyi..... Bir şeyler almak bir şeyler vermeyi gerektiriyordu. "Hayır!.. her pazar gerçekleşen cinsel birlikteliğin tamamen sonlanması yönünde gösterebileceğine inanmıyordu. Maddi durumundaki iyileşmede.....10 Đnsanın doğasında varolan ve hatırı sayılır oranda yer tutan asil cinsellik duyguları. Đstemediği bir yemeğin zorla yedirilmesi veya yemek zorunda bırakılmasıydı bu. 'Evet!. Ne bileyim. Üslup ukalacaydı. Her haftanın pazar günü gelen Yel. Ama işlerden elde ettiğin paralardan komisyonumu almaya gelirim yine de. boşluk.... Açılan şişelerin sekizincisiydi. "Neyse." olumsuz isteği karşılığında "Daha önce böyle söylemiyordun?..." Ber. hatta zorunlu bir görev olarak nitelendirmeye başlayalı epey zaman olmuştu.. birleşmeyi gerçekleştiriyorlardı. istemediği erkeklere pazarlayan hayat kadınlarını Yel'le tanışmasından sonra daha iyi algılamaya başlamıştı. hatta yabana atılamayacak belirli bir sosyal konumu elde etmesinde başlangıç noktası olmuştu bu tanıştırma. Yine de Yel’de kendisini korkutan bir şeyler algılıyordu. Güzel duyguların..." Ber. Korkularının üzerine gitti. Ne olacaksa olsundu.' tüm cesaretini topladı.. "Daha hazır değil misin?" istek içeren sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı. Aslında bunun hiçbir mantığı olmadığını kendisi de biliyordu. Yinelemeler..... "Senle seks yapmak istemiyorum.. Sarhoş olma limitini aşmıştı.. bu duygular yok olmak üzereyken yine istenmeyen gün. son birleşmemizi gerçekleştirelim... soyunma amacını gerçekleştirmeden giyindirmek delikanlılığa sığmazdı.. "Ben sana iyilik olsun diye yatıyorum. Şimdi!.. a