P. 1
Geylani - Sırrul Esrar'dan Alıntılar

Geylani - Sırrul Esrar'dan Alıntılar

|Views: 303|Likes:
Yayınlayan: infosonuc

More info:

Published by: infosonuc on May 02, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

06/18/2014

pdf

text

original

İnsanın Aslî Vatana Dönüşü

İnsan, iki yönden mütalaa edilir: Cismani. ruhanî.. Cismani, yani dış görünüşteki maddi hali demektir. - Bu babda herkes eşittir. Ve umumi bir hüküm alır. Ruhani duruma, bu kalıbın ötesinde saklı duruma gelince orada özel bir hal başlar. Umumi hükümde mütalaa edilen insan; bazı derecelerle asli vatanına dönebilir. O dereceleri almak için, dinimizin zahirdeki emirlerini birer sebep olarak ele alır ve ilerler.. Ve sırası ile, manevi yola; marifet âlemine geçer. Hele marifet çok yücedir. Peygamber S.A. efendimiz onu överken, şöyle buyurur; - «Her şeyi özünde toplayan bir hikmet var ki o, hak marifetidir.» Kulun bunlara erebilmesi için; görsünler, işitsinler diye, iş tutmaması gerekir. Yapılacak işler için dereceleri üç bölüme ayıracağız. ki bunlara cennet tabir edilir: BÎR: Mülk âlemindeki cennet.. Buna MEVA denir. ÎKÎ: Melekut âlemindeki cennet.. Buna NAİM cenneti tabir edilir. ÜÇ : Ceberut âlemindeki cennet.. Buna da FİRDEVS cenneti denir. Bu anlatılanlar, cismani, - bu maddi varlığın tadacağı - nimetlerdir ki bunlara ancak, üç çeşit ilmi benlikte toplamakla erilir: Şeriat, tarikat, marifet... Yeri gelmişken yukarıya yarısı beyan edilen Hadis-i Şerifin tümünü zikredelim. - «Bütün hayırları, hikmeti derleyen şey: Hakka karşı irfan sahibi olmak ve onunla âmil olup, sonra, batılın da ne olduğunu bilmek ve terktir.» Sırası gelmişken Peygamber S.A. efendimizin yaptığı bir duayı da anlatalım: - «Allah’ım, bize hakkı göster ve ona uymayı nasip et; batılı bildir ve ondan kaçmayı kolay eyle.» Keza, Peygamber S.A. efendimizin bu hususta bir Hadis-i Şerifini yine zikredelim: - «Herkim nefsini bilir, onun uygunsuz arzularına muhalif kalırsa, gerçekten Rabbini bilmiş ve ona uymuş olur.» Buraya kadar anlatılan şeyler, umuma şamil olan işlerdir. Bir de üstün istidada sahip insanların hali var ki, onları da aşağıda anlatacağız... Bunlara, HAS İNSAN tabirini kullanıyoruz. Bu insanın vusulü, Hakka tam yakınlıktır. Oluşu sebebine gelince, tek şeyle olur, o da hakikat ilmi ki buna, lahutî olan yakınlık âleminde: TEVHÎD tabir edilir. Bu hal adet olduğu üzere dünya hayatında olur. Bu hale ermek için, uykuda olmakla, ayıklık arasında bir fark yoktur. Belki de esas uykuya dalınca, kalb bir aralık fırsat bulur ve asıl vatana gider. Bu gidiş külli de olur, cüz'i de... Nasıl ki Allah-ü Teala bir ayette şöyle ferman eyler: - «Allah-ü Teala, nefisleri ölüm zamanı gelince öldürür. Bazılarını da uykularında... Hakkında ölüm hükmü olanı tutar. Kalanları, muayyen bir zaman için geri salar.» (Zümer, 42) Buna işaret olarak Peygamber S.A. efendimizin bir Hadis-i Şerifini zikredelim: - «Âlimin uykusu, cahilin ettiği ibadetten hayırlıdır.» Burada kastedilen âlim, tevhid nuru ile içini nur eden; sonra da, harfsiz, sessiz, sır dili ile TEVHÎD ESMASINA devam eden zattır. Asıl insan budur. Bunu anlatan birkaç

tane hadis-i kudsî zikredelim. - «İnsan, sırrımdır; ben de onun...» - «Batın ilmi sırlarımdan bir sırdır; onu, kullarımın kalbine koyarım, benden gayrı o hali bilen olmaz.» - «Kulumun zannına göreyim. Beni aradığı an, onunlayım. İçinden anarsa, zatımda anarım. Bir topluluk içinde anarsa, daha hayırlı bir cemaat içinde anarım...» Bu anlatılanlardan arzu edilen tek şeydir. O da: İnsan varlığında cüzî bir yer işgal eden, TEFEKKÜR İLMÎ... en önemlisi bu... Bu tefekküre dair Peygamber S.A. efendimizin buyurduğu birkaç Hadis-i Şerifi anlatalım: - «Bir anlık Tefekkür, bir yıllık ibadetten hayırlıdır.» - «Bir anlık Tefekkür, yetmiş yıl ibadetten hayırlıdır.» - «Bir anlık tefekkür, bin yıl ibadetten hayırlıdır.» Her işte başarı, Hakkın zatında saklıdır. Tefekküre dair zikri geçen Hadis-i Şerifler, biraz tefsir ister. Çünkü aynı mevzu üç şekilde anlatılıyor. - Herkim, bazı hikmet taşıyan işleri düşünür. Onun bir parçasından birçok parçalar olduğunu, onlardan dahi nice şeyler husule geldiğini düşünürse ki buna tefekkür denir, yaptığı bu tefekkür bir yıllık ibadete bedel olur. - Herkim, yaptığı ibadeti düşünür ve onların hikmetine karşı irfan duygusu taşırsa, bu tefekkürü yetmiş yıllık ibadete bedel olur. - Herkim, ilahî marifeti düşünür; Allah-ü Teala’ya karşı tam irfan duygusuna sahip olmayı dilerse, bunun yaptığı tefekkür de bin yıllık ibadete bedel olur. Asıl irfan ilmi budur, îrfan ilmi demekle TEVHÎD halini kasd ediyorum. Arif kişi iştiyakını duyduğu zata, mahbubuna bununla erer. Bu halin neticesi ise, ruhânî bir halle; tam yakınlık âlemine uçup gitmek olur.. Abidler, cennete yürür giderler.. Arifler ise, yakınlık âlemine uçar giderler. Aşıkların, kalbine has gözleri var; Onlar görür, bakamaz başka nazırlar. Kanatları bir başka, ne hacet damara; Uçarlar, melekûta, âlemlerin Rabbına.

Bu uçuş, irfan sahibinin iç âleminde olur. Bu hale erene hakikî insan, adı verilir. Allah'ın sevgilisi, mahremi, gelini tabir edilir. Bayezid-i Bistami Hz. şöyle buyurur: - İrfan sahipleri, Allah'ü Teala’nın gelinleridir.

Diğer rivayette ise, şöyle anlatılır: - Evliya zümresi. Allah'ın gelinleridir. Gelinleri ise, ancak sahipleri bilir. Îrfan sahibi olan veli kullar, bu görünen kalıp perdesine bürünmüştür. Allah-ü Teâla bir kudsî hadiste şöyle buyuruyor: -«Velîlerim, kubbelerim altındadır. Benden gayrı onları tanıyan olmaz.» İnsanlar, duvaklı süslü geline bakarken ne görebilir ki?.. Ancak, dıştaki süsünden başka.. Yahya b. Maaz-ı Razı Der ki: -Velî yeryüzünde, Allah-ü Teâla'nın reyhânıdır, onları sıddık zümresi koklayabilir. O kokuyu alır, Rablarına iştiyak duyarlar. Değişik huylarına göre, ibadetleri artar. Bu da varlıklarından soyundukları fena haline göredir. Hakkın zati varlığına yakınlık, maddî varlıktan soyunup, fenâ âlemine geçiş kadardır. Fenâ hali ne kadar artarsa. Hakka yakınlık o kadar artar. Asıl velî, halinde tam yokluğa varan ve Hakkın varlığını müşahedeye dalandır. Onun nefsinde, bir seçme kudreti yoktur. Ve onun benliğinde Hakla beraber ikinci bir varlık, karar kılamaz. O, birçok kerametle teyid edilmiş olmasına rağmen, hepsinden beridir. Hiç biri ile ilgisi yoktur. Orada, hiçbir halin ifşası görülmez. Çünkü RÜBUBÎYET sırrının ifşâsı küfürdür. MÎRSAD adlı eserde şöyle denir: - Keramet sahiplerinin hepsi, hallerinden perdelidir. Keramet gösteren için; keramet hayız hali sayılır. Böyle olmakla beraber bir velînin en az bin makamı vardır; ilki kerametler kapısıdır. Ondan geçen öbürlerine nail olur. Aksi halde hiç birine...

Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Sırrül Esrar

İnsanın Esfel-i Sâfiline Reddi Allah-ü Teâla; lahut âleminde kudsî ruhu, tam kıvamında yarattıktan sonra, onu aşağılara göndermeyi diledi ve gönderdi. Bundan kasdı; güçlü padişahın katındaki doğruluk otağında, yakınlık bulmak ve ünsiyetin artmasıydı. Ki orası, evliya ve enbiyânın makamıdır. Allah-ü Teâla o kudsi ruhu önce, ceberut âlemine gönderdi. Beraberinde TEVHÎD tohumu bulunuyordu. Uğradığı âlemde onun benliğine nuraniyet hali emânet edildi. Ve orada bir kisve giydi. Oradan mülk âlemine geçti. Orada kendi benliğine has, Hakkın yarattığı kisveyi giydi. O kisvenin giydirilmesindeki murad; bu mülk âleminin yanmamasını temindi... işte bu yoğun ceseddir. Bu kudsi ruha, giydiği ceberut kisvesi dolayısıyla, sultanî ruh, tabir edilir. Melekût âleminden aldığı kisve icabı, ona seyranî ve revani ruh, tabir edilir. Mülk âlemine nisbeti ile ona cismani ruh, tabir edilir. Bu esfel âleme gelmeden maksud, kalb ve kalıp vasıtası ile, yakınlık ve derece kazanmaktır. Bu âleme gelecek, kalb arzına TEVHÎD tohumunu ekecek ve orada

TEVHÎD ağacını bitirecek... "O ağacın aslı, olduğu yerde durur" ve dalları sürür boşluğunu doldurur. Ve orada Allah rızası için, TEVHÎD meyveleri .verir. Ve sonra, kalb arzına, şeriat tohumu ekti. Orada şeriat ağacını büyütmeyi istedi. Ve derecelere ait meyvelerin hâsıl olmasını istiyordu. Allah-ü Teâla ruhlara cesetlere gitmeyi emredince, her birine has yer ayrıldı. Cismanî ruhun yeri etle kan arası oldu. Kudsi ruhun yeri sırda yapıldı. Bu iki ruhtan, her birinin ayrı ayrı yerleri ve bu vücud ülkesinde metaı, kârı ve ticareti vardır. O ticaretler bol ve bereketlidir. Allah-ü Teâla onları anlatırken şöyle buyurdu: - "Gizli ve aşikare bol ve bereketli kâr ümit ederler.." (Fatır, 29) Her insana lâyık olan odur ki, bu vücud âleminde yapacağı işi bile.. anlaya.. Çünkü bu âlemde, boynuna hangi hüküm asılmış ise, o hâsıl olmaktadır. Ama bir Ayet-i Kerimede zikredilen, o hırs ve dünya düşkünü insan için şöyle buyurulur: - "Kabirlerin açılacağı, ve sinelerde olanların ayılıp ortaya atılacağı zamanı düşünmez mi?" (Adiyat, 9-10) - "Biz, insanların yapacağı işin özetini boynuna taktık" (Îsra, 13) Kaynak: Sırrül Esrar Gavsul Azam Şeyh Abdülkadir Geylani

İlimlere Dair

Zahirdeki ilimler, sayı olarak on iki bölüme ayrılır. Kezâ bâtın ilmi de on ikiye bölünmüştür. Bunlar; âvam ve has kullar arasında, herkesin kabiliyetine göre taksim edilmiştir. Biz. burada ilimleri dört bölüme ayırıp anlatmaya çalışacağız. BÎRÎNCÎSİ: Şeriatın; zahirdeki emri, yasağı ve koymuş olduğu diğer hükümler. ÎKÎNCÎSÎ: O ahkâmın iç hükümleri ki, ona bâtın ilmi ve tarikat ilmi, ismini verdim. ÜÇÜNCÜSÜ: Bâtının bizzat kendisi.. buna mârifet ilmi ismini veriyorum. DÖRDÜNCÜSÜ : Bâtından daha bâtın. Buna da hakikat ilmi, adını veriyorum. Bu saydıklarımızı tümden öğrenmek, bilmek ve onlara varan yolları bulmak lazımdır. Peygamber S.A. efendimizin bir Hadis-i Şerifi vardır; onu da yeri gelmişken zikredelim: - "Şeriat bir ağaçtır. Tarikat onun dalları. marifet yaprakları, hakikat ise meyvesidir. Kur'ana gelince, gerek tevil, gerekse tefsir bakımından hepsini câmidir." Mecmâ adlı eserin sahibi der ki: - Tefsir âvam için, tevil ise, havas kullara hastır. Çünkü havas kullar, mânevi ilimde rasihdir. Rasih burada ilim cihetinden sebatlı, kararlı, hüküm çıkarmaya yetki sahibi kimseler, mânasına gelmektedir. Onlar, tıpkı hurma ağacı gibidir. Kökü yerle sabit; dallarına gelince, semaya doğru baş salmıştır.

." Çünkü. Allah'tan gayrı her şey orada yanar. daha başka şeyleri emreder. Onunla. Orada ancak ilahi sıfatların nuru tecelli eder. Diğer peygamberler de ona sonsuz vuslatla müjde verirler. ancak cennete götürebilir. haremime dahil olmak dilersen. Bir Ayet-i Kerimede Allah-ü Teâla şöyle buyurur: . şeytanın yolu uğramaz. ihlâs sahibi olmayınca hakikata eremez. Tarikat dairesinde ise.) Bu ilmi benliğinde bulamayan kimse. Bu da tahsille elde edilmez."Onların arkadaşlığı ne iyi oldu. Çünkü beşeri sıfatlar."( Furkan. Kul bu halinde nefis ve şeytan hasmından âzad olur. Oraya nefsin. orası başkadır. Allah'ın katında böyledir. kudsî bir hadiste şöyle buyuruyor: . yanarım. Allah-ü Teâla vasıtasız öğretir. Rübubiyet davasına yeltenir." Dedi. Velayet ve nübüvvet davalarını karıştırır.S. ancak zatî tecelli ile sona erer. Gizli şirke düşer. olup-bitenleri baştan sona konuşur. Cibril. onlar. Demek istiyorum ki. ihlâsa bürünür. melekût ârifin şeytanı. o bir uçuş âlemindedir. Sonra kulun haline gelince.A. Ayetteki VERASİHUNE cümlesi. Bu. uyma emrini verir. batın âleminin kapıları tümden açılırdı. Allah-ü Teâla şeytanın sözünü hikaye ederek. mülke. melekûta. Çünkü esas arzu edilecek şeyi istemediler. Allah-ü Teala. hepsini azdıracağım." (Şad. Onların tek kanadı vardır. İLLALLAH kelimesine atfolunmaktadır. kalbin özüne. Tıpkı Hızır nebiye olduğu gibi. yersiz iddia peşinde koşmaya sevk eyler. Uçmak için iki kanada ihtiyaç vardır. yakınlık istiyordu. ceberut ise. o âleme bu halleri ile eremezler."Kulum. zahiri bilgi ile kudsî hareme giremez.Burada anlatılan rüsuh. mülk âlimin şeytanı."Bir karınca adımı ileri geçsem. kudsî ruhları müşahede eder. Alim."Îzzetine yemin olsun ki. yine de âlim olamaz. bu âyetin tefsirinde der ki: . yakınlık âlemine de eremez.. Allah-ü Teâla onları anlatırken şöyle buyurdu: . Bu âleme eren."Boş arzularını ilah tutanı gördün mü?. Müridi. ihlâs sahibi kulların hariç. Kul odur ki. Cehaletin ortadan kalkması. Zat-ı İlahî'ye yakınlık hakkını kaybetmiştir. bu hali peygamber S. gerçeğe vakıf olanın şeytanıdır.A. milyon ciltlik kitap okusa. o da verdiği o duygu ile arif olur ve ihsânla da ibadet eder. Marifet dairesinde ise.Eğer bu ayetteki kapı açılaydı. zâhir ve bâtın bilgisi ile çalışır ve anlattığımız âleme kavuşur. görür. ileride anlatacağımız dört daire içinde nefse muhalif hareketle mükelleftir.Muhammed'i . Zahirdeki ilimlerle elde edilen mükâfat. Halbûki. ceberûta bakma. o emir veya yasakları yerine getirmeye memurdur. Çünkü. Dereceleri durur. Hatta melekler de giremez. Her kim onların biriyle razı olsa. 43) Hakikat dairesine gelince. 82) Kul. Şeriat dairesinde nefis. Allah-ü Teâlanın zatına karşı irfan sahibi olmakla olur. Peygamberi . Kendi katından ilim verir. Tefsir-i Kebir sahibi. bir kavle göre tefsir edilmiştir. şöyle buyurdu: . kalbe yerleşir. dergâhtan tard olunmuştur. muhalefet için vesvese verir. efendimize anlatırken: ." (Nisa.

Manalar çocuğu .. ömrünü boşa sarf etmeyen kimseye Allah rahmet eylesin. Hz. haddini aşmayan. melekût âlemine geçmesi için.TIFL-I MAANİ . diline sahip olan.Hak yakınlığına erenler için öyle nimetler vardır ki..s.. Şartları tam olduğu takdirde sevâbı hâsıl olur. Onun varlığı ve ilgileri şeriat ve hakikat ilminin birleşmesinden doğar.. ki kuşlar da iki defa doğar. Însana layık olan odur ki kadrini bile. emir derinliğine inmek kolay olur. Hiç. O. harfsiz. onu tecrübe ederiz." İlim sahibine gereken. 196) . beşer kalbi adlarını duymadı. Kaynak: Sırrül Esrar Gavsul Azam Abdülkadir Geylani Hz Şeriatta ve Tarikatta Hac Şeriattaki hac. ruhanî âleme ere.orada uçar. Ali der ki: . bir sahradır. Orası sonsuz. iki suyun bir araya gelmesinden hâsıl olur." Bu kelâmdan murad. Orada bir başka diyar da yoktur. İşte bunlar anlaşıldıktan sonradır ki."Kadrini bilen.TIFL-I MAANÎ . Onun şartlarından biri eksik kalırsa." (Însan.» (Bakara. Ama. ruh âlemine göre. nefsin nesi kalabilir ki?.adı verilen..."İnsanın. Âlemlerin tümü. mâna âleminin doğmasıdır. iki defa doğması lazım. sevâbı bâtıl olur. Çünkü yavru.. Ki o."Biz insanı karışık sudan halk ettik. sessiz kâinata dağılır. Güneşten gözü kamaşan da kendini göremez. Allah-ü Teâlanın cemal tecellisi önünde. bir katredir. O da insanın sırrıdır.. Cismanî âlemden geçip. Çünkü Allah-ü Teâlâ onun tamamen edâ edilmesini emreder: « Haccı ve Umreyi Allah için itmam ediniz. onları hiçbir göz görmedi. şartlarını yerine getirerek BEYT'i ziyarettir. Orası sır âlemidir. TEVHÎD esmâsına devamla. Orada hûri. 2) Bu mâna hâsıl olduktan sonra. ruhanî ve ledünnî ilimlerin feyzi ve nuru.. yakınlık cennetidir. Hakkı olmayan şeyi nefsi için iddia etmeye. Allah-ü Teâlanın zatından gayrı orada yoktur. kulak işitmedi. Orası kendi varlıklarından fenâ bulan. onu terbiye ede.. halk denizinden geçip. ruhanî olan. Acaip ve garip şeyler görür. kendine has fani vücudu kalmaz. mânalar çocuğu . Vahdet gözü ile bu böyledir. köşk olmaz. Îsa Peygamber a. insanlığın hakikatini anlaya. tevhid ehlinin makâmıdır. der ki: . insanın gerçek kabiliyetinden gelir. Allah-ü Teâla bunu anlatmak için şu âyetini inzâl eyledi: . onlardan haber vermek mümkün olmaz. Allah-ü Teâlanın cemâlini görmekle.

» (Hac 26) Zahirdeki kâbenin. 70) Sonra. burada onuncu isme devam edilir. bu tasfiye işi. Sonra manasını. ne bir göz gördü. Allah'ın Hac esnasında haram kıldığı şeyler helâl olur. Bu durumu Peygamber S.. haremine girilir. beşeri sıfatlardân tırâş edilir. Bundan sonra kalbte dirilik hasıl olur. Bu şarabı: « Rabları onlara pak temiz olarak içirdi. Mina'da kurban kesmek Hareme gelmek. onun yol hazırlığı ye yolda lâzım gelecek eşyaları vardır.» Allah-ü Teala'nın kelâmı harf ve ses vasıtası ile olmaz. nefsâni hareketlerden azâd hâsıl olur.) şu Ayetle emir verildi: « Beytimi ziyaretçiler için temizleyiniz. Orada üçüncü isim olan HU ile duruş yapılır. Batın kâbesinin de Hâkkın nazarı için temiz tutulması icab eder. Burada sekizinci isim okunur. sır kâbesinin görünmesi için. İlk hazırlık. Bundan sonra AKİF arsasına gidilir. O hac işi esnasında haram olanlar. şöyle buyurdu : « Kim oraya girerse kurtulur. içten. Müzdelifede gecelemek. Bundan sonra SAMED sıfatının tecellisi. 97) Sayılan hareketlerden sonra. Ve Allah-ü Teala. cümlesidir. Daha sonra tavaf başlar. Daha sonrâ beşinci isim olan HAY. Bundan sonra. oranın yakınlık. Ve onun hitabıdır.A. bize ve size nasib eylesin. altıncı isim olan KAYYUM arasını birleştirip FÜAD . sıfat esmasına devam gerekir.» (Alî-İmran. Arafatta duruş. bir tavaf daha yapılır ve vatana dönülür.müzdelifesine gidilir.» Bundan sonra. efendimizin şu Hadis-i Şerifi çok iyi anlatır: «İman ve küfür.. Beşer kalbinin inceliğine eremediği zevk. şekilsiz benzersiz görülür. burada dokuzuncu isim okunur. Cehennem'den azad olmak. İbrahim a. yedi defa yapılır. daha sonra ikinci isim olan ALLAH kelâmına devamla kudüm tavâfı yapılır. Bundan sonra baki yüzden perdeler kalkar.. münâcaat yeri olan kalb arafâtına gidilir. Tarikattaki hacca gelince. cemal sıfatının nurları ile. Kûdsi ruhun başı. Bundan sonra iki harem arasında olan SIR minâsına gidilir. 21) Ayet-i Kerimesi bize anlatır. bir telkin sahibine meyildir. İnsan için bu temizlik ne kadar lâyık ve yapılması ne kadar yerinde olur.. ünsiyet sergisinde itikâfa girilir. kötü işler iyiliğe döner. Altı teferruat ismi ile.Bundan sonra. Mekke'ye giriş. Sonra. Bundan sonra. Allah-ü Tealayı görme anındaki zevktir. makamında iki rikât namaz kılmak.. TEVHİD esmâsının tekrarı ile olur. işte Allah onların kötülüklerini iyiliğe çevirir.s. Bu sâfiyetten sonra..» (İnsan. giriş tavafı.kalb .. SIR. diğer temizliğe nisbetle ne kadar iyi. kudsi ruhun nuru ile ihrama girmek gelir. helâl olur: Bu işler. Allah-ü Teâla şöyle buyurur: « İman edip. Sonra kalb kâbesine girilir. LA İLAHE İLLALLAH. orada duruş yapılır ve yedinci isim olan KAHHÂR okunarak mutmeinne nefis kurban edilir.. Allah-ü Teala. Burada kadeh on ikinci isimdir. Dördüncü isim olan HAK da aynı şekilde devâm edilmesi icab eden isimdir. Bu şekilde yapılan haccın mükâfatı. Ve bunlar kulla Rabbi arasında perde sayılırlar Biri siyah öbürü de beyazdır. Korku hüzün kalmaz. arşın ötesinde birer makama sahiptirler. O âlemin şekli benzeri yoktur « O âlemi. yarar iş yapan zümre var ya.. Sonra. Onun nuru ile ona nazar kılınır. ne de bir beşer kalbi hatırlâmıştır.. on birinci isme burada devam edilir. düşünerek dille zikir.. ne bir kulak işitti. anılmaya başlanır. Allah. İbrahim ve İsmail peygambere (a. tekrar yedi defa Kâbeyi tavaf etmek.Haccın şartlarını şöylece sıralayabiliriz: İhram.. . Tâ iç âlem sâfiyetini buluncaya kadar. Ve ondan bir şeyler almak. Burada zikirden kasdımız.s. Bundan sonra. KAHHÂR ismi yokluk kapısını açar ve küfür perdelerini kaldırır. gerekir. Bundan sonra yakınlık ile şarab içilir. zemzem suyu içmek. ziyarete gelecek kullar için temiz edilmesi.» (Fürkan.

efendimiz şöyle buyurur: « Öyle ilimler vardır ki. rükua varmak.» (Taha. bilhassa orta namaza. İrfan sahibi derinden alır. Bunların hepsi namaza ait hareketlerdir. bedenin tam ortasındadır. Bundan öte işlerden haber vermek mümkün olmaz.» (Taha. on ikinci ismin tekrarı ile olur. zihin ve anlayış. nebiler ve velilerdir. Bu hikmete işaret olarak Peygamber S. Sağ.. Bu teviller dilin ve aklın döndüğü miktardır. « Onun dilediği miktar dışında.» O ilimden bahsedildiği zaman.Namazlara devam ediniz. bütün ilâhi isimlerin tekrarı ile tamamlanır.» (Bakara.. O asli vatan.. bu hali ifade eder. sonsuz huzurda kalmasını temindir. İrfan sahibinin bilgisi. Yukarıda zikri geçen Ayet-i Kerimedeki. sol. Sırrül Esrar Şeriatta ve Tarikatta Namaz Şeriattaki namaz: «. ötesini idrâk edemez. izzet sahibi kimseler inkâr etmezler.. 238) Ayet-i Kerimenin ahkâmına göre malum olmaktadır. 7) Yine buyurur: « Allah'tan başka ilah yok. kalb namazıdır. ayakta durmak. secde etmek.A.. orta namaz anlatmak istediğimizin ta kendisidir. Bundan sonra son tavaf başlar. 62) meâlindeki Ayet-i Kerime. onlar gizli hazine gibi dururlar. Allah. ilahi ilimlere vakıf olanlardan gayrısı bilemez. sesle lafızları tekrar etmek gibi. Allah'ın veli kullarına korku.«Namazlara devam ediniz. alt.. çünkü o. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Kur'an okumak.. ilim hazinesinden bir şey alamazlar. Namazın tarikat âlemindeki manası: Kalbin. keremi. Ve bu sebepledir ki. saadet ve şekavet arasında bulunur. kuds ve ahsen-i tâkvim âlemindedir. 255) Alanlar ise. 255) Yine buyurur: « Güzel isimler ona hastır. fazlı. Ve asli vatana dönüş başlar. Dinimizin emrine göre kılınan namazdan murad.. Bu hareketlerin hepsinden bir namaz meydana gelmektedir. Allah-ü Tealâ'nın sırrıdır. Çünkü kalb. üst..» (Yunus. Bunların . ilim sahibi yüzden.» Buyurulur . YAKİN âlemi ile ilgili. zâhirdeki duyguların cismani hareketlerle eda ettiği rükünler.« Ayık olunuz. onun bildiğini O'ndan gayrısı bilmez.» (Bakara. cem edatı ile: . 8) En iyi bilen ALLAH'dır. Bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur. Bu iş. hüzün yoktur.» (Bakara. cömertliği ile bu halleri cümlemize nasib eylesin. Çünkü havsalâ. Yine buyurur: « Allah en gizliyi ve sırrı bilir.

Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. O subhandır.» Çünkü namaz kılan yaratanı iIe münacaat eder. iç âlemin dili ile TEVHİD isimlerini okumaya devam eden batıni kuvvetlerdir: İmamı ise. kabirlerinde de namaz kılarlar. Allah-ü Teâlâ'ya münacaat ederler. Kalb ne ölür. zahirde abid lâkabını alır.» (Fatiha. kılınan namazın manevi değeri ölür. Orada ne ses. ancak kalb huzuru ile olur. Zahirdeki duyguların da namazdan alacakları huzur kaybolur. geri kalan ona tâbi olur. geçer. Ecri sadece derece getirir. tarikat namazı birleşmediği takdirde. Her iki namaz birleşirse. Asıl hakiki kalb. Sırrül Esrar . Peygamberi S. bu namazı kılabilendir. Münacaatın insan varlığındaki yerine gelince.A.Ademoğlunun cesedinde bir et parçası bulunur.. HAZRET-İ EHADİYET'tir. Bir gün ve gece içinde beş vakit olarak kılınır. Bu fesad meydana gelince bütün duyguların namaz huzuru bozulur. öbür namazı da fesad olur. kalbdir. Peygamber S. noksan olur. Sünnet olan bu nâmazı gösterişe kapılmadan mescitte cemaatle kılmaktır.Ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım isteriz. en önemli iş. Ruhani hali ile yakınlık âleminde yaşar. kalbde bulunan şevktir.. bütün varlık iyiliğini yitirir. Uykuda ve ayıkta o böylece vazifesine devam eder. Ayık olunuz. Şeriat namazı ile.. önder bilerek.» Şeriat namazı vakitlere bağlıdır. ne oturmak var. O büyük kalb. efendimizin buyurduğu: «Peygamberler ve veliler hayatlarında evlerinde olduğu gibi. o et parçası kalbdir.» Yani. ne de uyur. Çünkü kalb asıldır. Bu şekilde bir namaz kılan. salâha erer. böylece namazı eda etmeli. O kötü olunca. Böyle olan kalb ve ruh namazla meşguldür. bu ayeti tefsir ederken şöyle der: «. ne kıyam. «. kalb hayatları ile. O. Kalb namazı onun hayatı ile olur. Tarikat namazının zamanı sonsuzdur.A. Bu sözümüzü şu Hadis-i Şerif teyid eder: «-Namaz. Ve samedaniyet cemâlidir. Ömür boyu devam eder. hâli varlık âleminde yakınlık bulamaz. Cemaatıına gelince. Gayb halinden EHADİYET âlemine .Bunda irfan sahibinin haline işaret vardır. efendimiz şöyle buyurdu: «-Ademoğullarının kalbleri. 5) Âyet-i Kerimesi ile Allah-ü Teâlâ ile konuşur. kıbleye dönıneli. Rahman'ın iki parmağı arasındadır. o iyilik bulunca. Bunu da şu Hadis-i Şeriften anlamaktayız: «. duysunlârı terk etmeli. batında ise ârif ismini. Kazi Hz. kalb namazıdır. tam olur ve ecri de büyük olur. bütün ceset. Peygamber S.» Bir tanesi de. Kalb gafil olunca. cismani durumu ile de derecesini bulur. birçok kudsi hitaba mazhardır. yücedir. Kıblesi.. kalbini asıl namazdan gafil kılarsa. Bir kimse namazda. Îmama uymalı. O istediği yana çevirir» Yukarıda bahsi geçen âyet ve bu hadisten anlaşılacağı gibi. Onun mescidi kalbdir.hepsinde o kalb bir vasat durum arz eder.A.

Görüşten murad ise. duygularını kötülüğe kaymaktan korur.Şeriatta . içmekten beri durmak ve meşru münasebeti terktir.. ömür boyunca devam eder. Allah'ın zatından gayrına tapmaktan almaktır.) fazlı.İftar'dan maksat. o bize haber verir: « İnsan benim sırrım. Tekrar onun sevgisine dünya ve âhirette ermeyi ve kavuşmayı arzulamaya dönmek icâb eder. Çünkü insan.. Allah-ü Teâla'nın: « Oruç benim içindir. mükâfatını ben veririm. gece gündüz. Yani. Kalbe. bayram hilâlinin görünmesidir. Şeriat orucu muvakkattir.. Çünkü Peygamber S. cennetteki nimetleri yemek için oraya girmektir.Tarikatta Oruç Şeriatın orucu. bize bu orucu ve bu sevinci ihsan eylesin. gün battığı zaman. Bunu. ben de onun sırrıyım. Bu oruçlardan başka bir de hakikat orucu vardır. Sır âleminde onun sevgisinden gayrını müşahede etmemektir. » Dolayısı ile birçok oruçlular. rağbet edilecek kimse ve matlup bu âlemde olamaz. yalnız açlığı ve susuzluğu yanına kalır. hakikat orucu bozulur.İftardan murad.A. Asıl oruç budur. efendimiz de şöyle buyurur: « Oruçlunun iki sevinci vardır. biri iftar anında.» Allah (c. onun için yaratılmıştır. de oruçlu durur.. diliyle eza etmez. akla uymayan şeyleri zahirde olduğu gibi batında da terktir. Allah sevgisinden başkası girince. cümlemize nasib eylesin.. Allah. Tarikat ehli der ki : .c. âhirette de olamaz.A.. gündüz olunca.. ondan gayrına meyli sevmez. Anlattığımız hareketlerin biri yapıldığı takdirde oruç batıl olur. tarikat orucu ebedidir. Amin!. öbürü de görüş anında.» Diye tarif ettiği oruç budur. yemeğe başlanmasıdır. Tarikatın orucu. efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur : « Birçok oruç tutanlar vardır ki. keremi ile. Bu yüce orucu tutanlar için Peygamber S. Allah-ü Teâla buyurdu: « Oruç benim içindir. Onun için Allah'tan başka sevgili. sır gözü ile açıktan Allah-ü Teâla'ya nazardır. Görüşten murad ise. bu görüşü bize ve size fazlı ve keremi ile ihsan eylesin. iftar eder ve birçok iftar edenler. Şeriat ehli bu Hadis-i Şerifi tefsir ederken der ki: . ecrini ben veririm. Sırrül Esrar .» Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. İnsanlara eliyle. o da kalbi. Onu yeniden kaza etmek gerekir.. Allah. bütün duyguları cümle haramdan korumaktır. Kötü. Fakat.. tuttuğu orucun. Çünkü. yemekten.» Sır Allah-ü Teâla'dan bir nurdur.

. . Ey Hak yolcusu! Hesaba arz olunmayı.. ikiliği bırak. İyilik edene iyilik edilir. ve onları günah ve gâflet denizinden ancak iyi yüzmesini becerenler kurtarabilir. Güzel edep. kalbin fisk-u fücur çevirir... şirk de evin içinde bulunursa. Bunun aksini düşünecek olursan akıllı sayılmazsın!. Dostluk ve düşmanlığın nefsinle..S) Hazretleri'nden Tüm Müslümanlara Îkazlar Genç kardeşim. Aklını iyice kullan! Allah'ın kendi mülkünde yaptığı tasarrufta sana söz hakkı yoktur. hizmet olunur. Kötü edep ise O'na karşı bir çeşit isyandır. 2 . çünkü eşyayı yaradan O'dur. Dikkat et ki ömründen ıslah edilmeye muhtaç birkaç günün kalmıştır. Edep ve terbiyesini güzelleştiren yakınlık görür. ahiret gelmeden önce şu dünyada nefis muhasebesi yapmakta acele et. tevhid... Evet. Dilin takva şakırır.» Genç kardeşim. Allah'ın hazinesinde neler yoktur. Bunu gerçek manasıyla kavrayamadınsa. güzel edep seni Hakk'a yaklaştırır. Allah'ı bilmeyen bedbahtlar bu ulvi işe nasıl delâlet edebilir?.. Her şey orada mevcuttur. Hicr suresi 21. evin kapısında.Abdulkadir-i Geylâni (K. Dilin şükreder. Bunun dışında mü'min kula sâir ahvalde üç şey gerekir : 1 . Gönülden hizmet edene.. Artık sen Hakk ile olan bu tarz şirki.. Nerede. Bu halinle kendini bırakıp başkasına nasıl rehberlik yapabilirsin? Çünkü insanlara ancak kalb gözü (bâsiret) açık olanlar (hakkı hak olarak bilip ona uyan bahtiyârlar) rehberlik edip yol gösterebilir.. dilin laklakasıyla değil. ayetle buna işaret edilerek buyuruluyor ki : «Hazinesi bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz. Bu da ancak kalb ile olur... küstahlıktır. Hakikaten sen O'nun kulu olmuş olsaydın.İlahi emirlere kayıtsız ve şartsız uymak. nefsine bırakmak suretiyle geciktirme. Yakınlık peyda etmeye çalışana yakınlık hâsıl olur.» Yazıklar ve yine yazıklar olsun sana! Allah'a kul olduğunu iddia edersin. Unutma ki. Senin ise şer ve kötülüğün bana yükselir. önce kendi nefsinle ilgilen. iç âlemini anlayamıyor isen başkasını kurtaramayacağını bilmelisin. Zira senin her şeyin O'nundur ve her şey.. Buna işaretle Cenab-ı Allah (c. Kendi nefsin pürüzleriyle meşgul olmaya bak. Tevazû eden yükselir. İtaat edene itaat olunur. Kendini bilemiyor. kötü edep ise O'ndan uzaklaştırır.. Diğer bir tabirle.. adet senin için aşılır hale getirilir. kalbin ondan yüz döndürür.. başkası için değil. halbuki başkasına boyun eğersin. ona öğüt ver. dünyalığınla ve nihayet menfaatinle ilgilidir.O'nun yasakladığı her şeyden kaçınmak 3 . evet sadece birkaç gün.. onu bırakıp da başkasına geçme!. bu nifakın (Müslüman görünüp de kafir olmanın) ta kendisidir.c) bir kudsi hadiste buyuruyor ki : «Ey Ademoğlu! Benim hayr-u bereketim sana iner.. Adeti yırtıp attığın vakit. sebep ağını koparıp yırttığın zaman müsebbibe (sebepleri yaradana) ulaşabilirsin. sadece O'nun için düşmanlık yapar ve O'nun için dostluk kurardın. insanları Allah'a ancak Allah'ı bilen kimseler çevirebilir.. yazıklar olsun sana!. aziz ve celil olan Hakkı bir bil..Kadere rıza göstermek. Allah'a karşı ibadet ve itaattir. O'nun mükemmel tasarrufunu tam bir idrak içinde sevip yalnız ve yalnız O'nun için amel edeceksin.... sonra başkasına.

. Sonra Hakk'ın düşmanlarına karşı hamleye geç. elinde tevhid kılıcı ve kuburluğunda duanın kabul okları bulunmadıkça sakın bunların karşısına çıkma.. îman ve irfana galip gelmiş. komşun. Çünkü iç âlemin sarsıntı geçiriyor. şirke düşmeyin.. salihlerden yana bir haber bulunmaz.. Ve işte o zaman sana altı yönden ilahi nusret (yardım) gelir. Fakat takva zırhını giyinmedikçe. Dikkat et. Umulur ki merhamet olunur. böyle yapmayı asla ihmal etmeyin. Netice olarak. en basit ok seni öldürür de kıyametin kopabilir. bid'atlere sapmayın. hurilerle ve çeşitli güzel kokularla. şehitler ve sâlihlerle beraber yüce makamlara yükselirsiniz. onun kalb gözünün üstündeki keşif perdeleri kalkar.. batınsız bir zahir. birbirinize düşman olmayın. aziz ve celil olan Hakk'ın kapısına çevirebilirsin. savletsiz bir cevletsin. şikayetçi olmayın.. dinledikleriyle âmel etmeyen sağırlarla beraber olmayın. Sabit kadem olun. sızlanıp sabırsızlık etmeyin. O'nun yüce kapısından ayrılmayın.. İşte kim bu makama ulaşırsa. dininizin elden gitmesi dört şeyden dolayıdır.. saplamayı. Hakkı tasdik edin.. Allah'a kavuşur. akraba ve taallukatına. Bundan önce çok dikkatli ol. cesaretin yoktur..Evet. bir mü'minin yaşayış ve davranışları bu üç halden boş kalmaz.. Tevbe edin. kalbsiz bir dilsin.. senden bir şey (günah ve isyan) sadır olmasın!. Birbirinizi sevin. O halde onun bu hava içinde himmetini kalbine gerekli kılması ve bunu nefsine anlatması. altı yönden hangisine bakacak olursa o yöndeki hicapları delip geçer... bıkkınlık göstermeyin. çoluk-çocuğun. kalbi baş kaldırınca Arşı ve gökleri görebilir.. inad etmeyin. Bu lutfa mazhar olduğunda artık halkı şeytanın elinden kurtarıp alabilir. Ve bu yolda yürürken seni artık. bu vebalin ağırlığı öylesine zor gelir ki ne kadar dayanmak istersen iste yine de çökersin ve ne kadar rif'at (yücelik ve üstün rütbe) elde etmeye çalışırsan çalış hep yitirirsin. Bu halde artık sende.. Gözü kulağı açık. Sen sadece kuru laflar eden bir laklakasın.... Evet. Kardeş olun. hakîki îman ve Hakk'a olan mârifettir ve aynı zamanda bu ikisinin hikmetini bilmektir. O'na yönelin. gelen darbelerden korunmayı iyice öğren. saadete erişirsiniz... Gözetleyin (Hakkın lütuf ve inayetini bekleyin). Mutluluk yolunda ebediyyen yürümek isteyen mü'minler! Vaaz ettiğimde öğüt almayan.. ümitsizliğe düşmeyin. Gece ve gündüz durmadan kusurlarınızı dile getirip.. en güzel vasıtalara biner.. Ben. Sabredin. Darüsselam (selamet yurdu) da üstün nimetlere. bakiye hurilere nail olursunuz. günah ve isyan bataklığına düşüp kirlenmeyin. Taat üzerine toplanın. nefsinle ve onun bataklık ve pürüzleriyle ciddi bir şekilde meşgul ol!.... Çünkü beni konuşturan O'dur. Bu vaziyette onlara cennet ehlinin amelini emreder. meşâyihin törpüleyici sözleriyle. okun kibrittir.. Korkaksın.. şehirlin ve iklimin meşgul etmesin. savaşa girme ve atılma yollarını.. Unutmayın ki. vurmayı. durumdadır.. kalbin üstüne iman tolgasını koymadıkça. dağılmayın ve ayrılmayın.. sıddıklar. Çünkü Hakk'ın kapısında bulunmadığın takdirde halkı buraya davet edecek olursan bu sadece bir vebâl olur. cehennemden kurtulup cennete yol bulursunuz... Hakk'a daima uyun. gönül alan nağmelerle mest ve hayran olursunuz. doğru bir söz zâhir olursa sen onun Allah tarafından olduğunu bil ve kemal-i hürmetle al!..İtaat edin. . çekinmeyin... nefsinize yazık etmeyin.. sırt çevirmeyin. cehennem ehlinin işlerinden sakındırırsın. Sen bu makama ulaştığının zaman halkı Hakk'ın kapısına bırak!. Bu saydıklarımızın tek sebebi. Önce bunu düzeltmen lâzımdır. akraban.. kalbi uyanık kimselerle beraber olmaya çalışın.. buğzetmeyin:. Günahlardan temizlenin.... İsteyin. gurbet ve fakirliğin sert havasıyla terbiye gördüm: Bu bakımdan benden sana. Çünkü sen artık cennet ve cehennemin ne demek olduğunu ve bu ikisinin ehlini idrak edebiliyorsun... Îmanın sağlamlaşınca artık sen çoluk-çocuğuna. halvetsiz bir celvetsin. bu vaziyette tevfik atına bin. aramızda bir düşmanlık yoktur ve seni Allah'ın dininde de yanlış bir yola sevk etmiyorum. Allah'ı bir bilin. yere eğince de yer tabakalarını ve ondaki cinlerin meskenlerini rnüşahede edebilir. içinde yaşadığın cemiyete yönel. nefis ile şehvet. sâir ahvalinde de âzasını bu ölçü içinde kullanması en uygun yoldur Genç kardeşim! İmanın zayıflamaya yüz tuttuğu an. Ve bu hal üzere ebediyen kalır. Rabbinize dosdoğru kulluk ederek kendinizi süsleyin. Yaradanınıza onları arz edin. Kılıcın tahta. peygamberler..

4. Haram yemek kalbi öldürür. Kerameti muhafaza etmek. Yenilen lokmaya dikkat etmek. 9. 7. Çünkü. bilgisiz kalıyorsunuz. Kaynak: Sırrül Esrar Gavsul Azam Abdülkadir Geylani Hz Abdülkadir Geylân-i (K. İlmin kapısını kapamak. 3. Dünya denizinde tetik üzere bulun.) 4 . Kaynak: Gönül İncileri Abdülkadir Geylani Hz. İbadet için zaman ayırmak.Halkı da bilmediğiniz şeyleri öğrenmekten alıkoyuyorsunuz (Âdeta engel oluyorsunuz. (Halbuki beşikten mezara kadar ilim tahsil etmekle emrolundunuz. 5. 3. Ya Rabbi! Bizim gönül evimize hiç çekinmeden gir. 8. 10. Bizden evvelkilerin güneşleri battı. İnanmayan bir gönül. içinde kuş bulunmayan bir kafese benzer.S. son derece hassas ol. Oğlu Abdurrezzak'a Vasiyyeti . haram yemek boğucu bir karanlıktır. Bir günah işlediğin zaman Allah'ın (c.Bilmediğinizle amel ediyorsunuz. çirkin bir cinâyettir). Bütün azm-u gayretin yeme. Abdülkaadir Geylâni (K. o kapıdan girmek isteyenlere mâni olmak. (İlimsiz amel fayda vermez).S) Hazretleri'nden Birkaç Özdeyiş 1. 4. Dilinde olanı kalbin desteklemedikçe hakka doğru bir adım atamazsın. Çünkü o denizde birçok kimseler boğulup kaybolmuştur. Hiçbir amel ile aldanıp mağrur olma.1 . Bizim güneşimiz ebedi olarak gök yüzünün en yüce yerlerinde kalacak.Bildiğinizle amel etmiyorsunuz: 2 . Helal lokma ise gönlü diriltir.Bilmediklerinizi öğrenmeğe çalışmıyorsunuz. Çünkü bunlar gaye değil gayeye ulaşmak için vasıtadır. Çünkü ameller Hatimesiyle (son durumuyla) ölçülür.c) rahmetinden ümidini kesme. içme. 2. giyme ve evlenme gibi basit şeyler olmasın. İnsanı Allah'tan (c. batmayacaktır. Üzerine sürülmüş olan günah kirini tevbe suyu ile yıka. 3 . onun içinde senin derdinden başka kimsecikler yoktur.c) alıkoyan şeyleri terk etmek. 2. 6. Helal yemek bir nur ise.) Hazretleri'nin. Dört şey kalbinin düzelmesine medâr olur: 1.

küçük-büyük herkese hayırhah olmanı.c) güven ve çalış). 2. Gönül berraklığı. Fakirlerle de alçak gönüllülük ile kaynaş. kendi denk ve benzerine muhtaç olmaman. . Allah'tan başkasına iltifat etmemekteki sırra riâyet etmektir. şefaatçimiz. Bilirsin ki bu bizim tarikatımız Kitap ve Sünnet üzere ve bir de gönül selâmeti. hakiki fakir.Oğlum! Allah (c. Yahya Peygamberin. sevgi ve sadakat bulunan kimselere güvenerek. (Daima Allah'a (c. SABIR. şefkat ve yumuşak davranmak ise ona daha dost görünür. İhlâstan hiç ayrılma. izzet ve şerefini koruyarak arkadaşlık ve dostluk et. gelecek olan eziyete katlanmak ve Müslüman kardeşimizin bize karşı vukû bulan bir takım sürçmelerini ve kusurlarını bağışlamak vardır. Ayrıca bu binânın temelinde ezâ ve cefâ etmemek. Unutma ki ihlâs. Tevâzu 2. kiyl-ü kâl değildir. yine sana denk ve benzer olan kimselerden müstağni [doymuş] kalmandır. GURBET. İŞARET. Fakirlerle toplanıp birleştiğin zaman birbirinize sabır tavsiye edin. din kardeşlerinle iyi geçinmeni. TASAVVUF sekiz güzel haslet üzerine kurulmuştur: 1. O'na layık-i vechile ibadet etmeni ve Şer'i sınırları korumanı tavsiye ederim. SIYAHAT. Allah'ın (c. Nefsini öldür ki yaşayasın. sâir hususlarda kimseye karşı hasmâne davranmamanı. Sıyahat (oruçlu bir vaziyette gezip dolaşmak). bilhassa Allah'ın (c. KABA YÜN HIRKA. İslam büyükleri ile ilim adamlarına saygılı olmanı. 6. yaradan Allah'ın (c. şefkat ve yumuşak huylulukla yararlı olmaya çalış. Oğlum. Sebepler konusunda Allah'ı (c. Aramızda hısımlık. en geniş ve müsamahalı olanıdır. Çünkü ilim ona yabancı gelir. Oğlum! Zenginlerle. zenginliğin de gerçek manası.) ın.S)'ın özeliğindendir. CÖMERTLİK. Güzel ahlak.c) bizi de. 8. Sabır. Zaten TASAVVUF bir mana ve haldır. Bilirsin ki. Önce Allah'tan. Kaba yün hırka giyinmek. Amellerin en üstünü.c) Nebi ve Resulü Muhammed (A. göreceğini unutmak. -Allah dostlarına saygı. 7.Yine bilirsin ki. sevgilimiz. Fakirlere şu üç şey ile hizmette bulun: 1. 5. sizi de ve bütün Müslümanları da hayra ve iyiliğe muvaffak kılsın. el cömertliği ve kalb ayıklığı üzerine kurulmuştur. Fakirlik. Gurbet. İsa Peygamberin.c) devamlı gördüğünü hatırdan çıkarmamaktır. Bütün ahvalde Allah'a sığın ve ancak O'nunla karar kıl. O halde bir fakir gördüğün zaman evvela ona ilimle faydalı olmayı değil de. Zekeriyya Peygamberin (*). hakkı tavsiye edin. 4. ihtiyaçlarını yüzüstü bırakma. çekişme ve nizâ'ı bırakmanı tavsiye ederim.S. Cömertlik. 3. Yusuf Peygamberin. Rıza (hoşnutluk). RIZA. 3. İshak Peygamberin.c) Peygamberi İbrahim (A. halkın gördüğünü.c) en yakın olan ahlâk. Eyyüb Peygamberin. Dünyadan sana iki şey yeter: -Fakir ile sohbet. bilirsin ki fakirliğin hakikati. Allah'a (c. bilerek korkmanı. dinine dil uzatanlar müstesna. Allah'tan başka hiç bir şey ile zengin olmaz. efendimiz. İşaret. FAKİRLİK.c) zan altında tutma.

Fakirlikle tasavvuf ikisi de çok ciddi şeylerdir.) hürmetine. ölmezler. Bu hâli Peygamber S.hiç bir şey onu tatmin etmez. Allah (c.c) seni ve bizi. seni ve bizi ancak Allah (c.» (Duhan. Benim bu anlatıp açıkladığım şeyleri anlatmaya ve anlamaya.c) muvaffak kılar. beka âlemine geçerler.«Nebiler ve velîler."» Meâlindeki ayet bu işareti beyan eder. diri kalbi ile Hakka daima münacaat ettiği için bulur. ancak bu fâni âlemden.S. Allah tarafından gelir. efendimiz bizlere şöyle anlatmıştır: . evlerinde namaz kıldıkları gibi.. Yaptığı zikrin cümlelerini söylerken kuvvetle söylemesi icâb eder.«Müminler. Sesini yüksek çıkarmalı. yalnız münacaattır. Zikrin Şartları Zikre başlayan kimsenin tam abdest üzere olması gerek. İşte bu benim sana ve müridlerden duyabilenlere olan tavsiyelerimdir. efendimiz de Hakkı zikredenleri ve iman sahiplerini şöyle anlatır: . Peygamberimiz. Ve yine bilirsin ki. Bu münacaat ise. kulluk vasıflarından bir tanedir. Hamd de Âlemlerin Rabbine olsun. kalbleri o nurlarla hayata kavuşur.A. 56) Peygamber S. selef-i salihinin yolunda yürüyenlerden kılsın. kendinden aşağı olanların üzerine atılmak zayıflıktır. Hakkın mahremi olur. îrfan sahibi o hali bulduktan sonra. Bu şekilde yapılan zikrin nurları zakirlerin kalbine yer eder. "Alâmetin. sucûtlu namaz değildir. (Al-i İmran 41) Kaynak: Gönül İncileri Abdülkadir Geylani Hz. Bunları ciddi olmayan şeylere sakın karıştırma. demektir. dünyada kılınan rukûlu. hiçbir ölüm tadmazlar. Efendimiz. Mârifet.A. Uhrevî ve sonsuz hayat kazanırlar.» Yine buyurur: . Bu Hadis-i Şerifte beyan edilen namaz. üç gün işaretten başka şekilde insanlarla konuşmamandır. Allah-ü Teâla onların hayat kazancını anlatırken şöyle buyurdu: . (*) Zekeriyya: «Ya Rabbi! Bana bir alamet ver» dedi. Kendinden üstün kimselerin üzerine atılmak gurur ve küstahlıktır. Bu hâli.» Bunun manası: Rablarına münacaat ederler. şefaatçimiz Muhammed (A. kabirlerinde de kılarlar. Çokça salât ve selâm ta kıyamete kadar O'na ve O'na dosdoğru uyanlara ve ashabına olsun.«Onlar ilk ölümden sonra.

» (Ahkâf.» Mârifet üzerine şu Hadis-i Şerifi anlatmak da yerinde olur: . Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. 20) Gerekli olan. âlim. afaki ve enfüsî (dışımızdaki ve içimizdeki) varlık olarak anlatılabilir. iyi bir şey üzerine yapılması iyi olur. Dünyayı isteyene de veririz. fasık ve müflis olarak kalkar. Birçok kimseler de. dünyada iken yapmalıdır.A. Çünkü dünya âhiretin ekim yeridir.«Îlim tahsili içinde ölen kimseye.. ölürken cahil ölür.A. amelin binâsıdır. telkin ehlini bulup. Çünkü melek.«İyi işin. Fasıkın niyeti amelinden şerlidir. arif olarak kalkar. fakat ahirette iyilikten yana nasibleri olmaz. uhrevî hayatı kazandıracak kalbi ondan almaktır. Bunu. ama bu gün alçaltıcı azapla ceza alacaksınız.» (Şura. Peygamber S. Sırrül Esrar Fukara Zümresi . Bu hususta bir Hadis-i Şerif yine zikredelim: . niyete bağlıdır. Burada ekim yerinden murad. Burada ekim yapamayan. efendimizin ruhaniyeti ile velâyet nurâniyetidir.«Dünya hayatınızda birçok şeylere zevkle yürüdünüz ve onunla bu âlemde de fayda alacağınızı sandınız.» Niyet. Müminin niyeti amelinden hayırlıdır. ama kabirden âlim ve arif olarak kalkar. vakit kaybetmeden. efendimiz şöyle anlatır: . kıyamet gününe kadar mârifet ilmini öğretirler. öbür âlemde bir şey toplayamaz. âlim olarak ölür. 20) Peygamber S. efendimiz yukarıdaki mânayı bir Hadis-i Şerifi ile şöyle anlatır: ..» Yeri gelmişken bir Ayet-i Kerime daha anlatalım: . ama kalbim uyumaz. Bunu da peygamber S. kabirden câhil.«Ameller.» Burada iki melekten maksat. kabrinden kalkerken. O kimse.«Birçok kimseler.A. Kötü şeyin kötü şey üzerine yapılması fesad olur.» Bu durumu.«Ahiret hayatını isteyene veririz ve bu hususta çalışmasındaki bereketi de artırırız. şu Ayet-i Kerime bize daha iyi anlatır: . ama. mârifet âlemine giremez. kabrinde Allah iki melek memur eder. onlar taa.«Gözlerim uyur.

Lahût âlemi ki bu. birinci cennette demektir. Marifet ilmi. Keza.. Kudsî ruh. hakikat âlemidir... Sultanî ruh. Bu kısımda ondan bahsedeceğiz. Bunlar. tecelliler de dört bölümde görülür: Eserlerdeki tecelli. eşyanın gerçek yüzünü görmekten mahrum .. Meâd aklı -öteleri düşünecek akıl-. adı verildi?... Ki onun adı ME'VA cennetidir. Nuranî ruh.. kalblerini dünya sıkıntısından aldılar da ondan. akıllar da dört bölümde anlatılır: Maaş -dünyalık. ruh. Tarikat ilmi. tecelli ve akıl bölümlerinin ilk bölümüne bağlıdır. Anlatılan dört bölümün.Onlar kıyamet günü yakınlık âleminin ilk safında dururlar da ondan. İnsanların bir kısmı: Îlim. Hakikat ilmi. Yahut. Bazıları der ki: Onlar yün elbise giyer de ondan. kalblerini Allahın Zatı'ndan gayri her sıfattan temiz ettiler de ondan.. Fiillerdeki tecelli. ruhlar da dört bölümdedir: Cismanî ruh... Sıfatlara ait tecelli ve ZAT tecellisi. tecelli ve akla ait bölümlerin mukabili vardır. yani: Îlim.. Keza. Keza.Bu zümreye neden SOFÎYE. Gerçekte âlem dörttür? Mülk âlemi. Bazıları diyorlar ki: . Hikmeti ne ola?. Ruhânî akıl ve Külli akıl.aklı. ilim de dörttür: Şeriat ilmi. Melekût âlemi.. İkinci derecede anlatılan kısma bağlı olanlar NAÎM cennetinde sayılır. Üçüncü derecede anlatılan kısma bağlı olanlar da üçüncü cennet sayılan FÎRDEVS'de sayılır. ruh.. Keza. Yahut. Ceberut âlemi. Sayılan nimetlere bağlanıp kalanlar.

ahiret günü onlarla olur. Hak ehli. Bu sevgili kulları seven. Bunu Allah-u Teâla şu kudsî hadis'te ne kadar güzel ifade eder: . dünyalık yoksulu olan. dünyadan bir talepte bulunmaktan ve onun fani varlığına sevgi duymaktan mahrum kılmışlardır. Bu anlatılan halden murat. nefsi için hiçbir şey olmaya. biz de yaratıldık..kaldılar. Şöyle ki: Nefsinde. Ama. onların haram olduğu manasını taşımaz.» Peygamber S. muhtaçtan nasıl bir talepte bulunur?. Asıl mânası Allah-u Teâla'nın zatından gayrı her şeyi terk edip.«Dünya ve ahiret. efendimizin de şu Hadis-i Şerifi önemlidir: . ama mümin kulumun kalbine sığarım. Bayezid-i Bistamî'nin şu kelâmı zikri geçen kudsî hadisin derin manasını daha iyi açıklar: . Allah'ı arayana haramdır. Muhtaç. Fukara zümresi hakkında.» Sonra peygamber S. irfan sahibi ve gerçek fakr halini tadanlar hepsinden kaçtı.«Ben. Bu durumda yaratılmışa gerekir ki. Onları sevmenin alameti. arzıma sığamam. şu kudsi hadis önemlidir: . Dünya ve ahirete ait bütün nimetleri terk etmektir. nefislerini.. varlığını sığdırır. Allah-ü Teâla'ya içten iştiyaktır. yakınlığı buldular ve Allah-ü Teâla'nın zatından gayrı hiçbir şeyle meşgul olmadılar. Hakikat âlemine erdiler. bir ağırlık duymaz.zümresinin bana şevki arttı. O büyükler der ki: . ben onunla övünürüm.«Allah'a kaçınız. kalbini cümle beşeri sıfatlardan temizleyen ve ağyarı oradan atandır. Allah-u Teâla'ya ihtiyaçlarını arz etmektir..«Ebrar -iyiler. Ayrıca Peygamber S. yaratanı araya.» Burada anlatılan fakirlik hali.varlıksız olmak . varlığım onların sevgisidir. Allahın Zatı'nı arzu edenler.Arş ve çevresinde olanlar. semama. Anlatılan Hadis-i Şerifin asıl manası budur. malum kimseler mânasına gelmez. ben de onlara çok iştiyak duymaktayım. efendimizin buyurdu: .» Emrine uydular.. Ve ondan başkası kalbinde yer almaya. Bir kudsî hadiste şöyle buyurulur: .. efendimizin haram kılması. Allah-ü Teâla'nın: .» . onlarla sohbettir. sahibe muhtacız.«Fakirlik . irfan sahibinin kalbindeki köşelerden birine konsa.A.A. Allah-u Teâla'nın zatında yok olmayı gösterir.Dünya bir yaratıktır. Böyle olunca Hak o kalbi genişletir. İkimiz de bir yaratıcıya.A..» Burada müminden kasd.övüncemdir.«Sevgim. salihler.

Peygamber S. Bu durumda insana gerekir ki. Artık onlar. şiddet ve zulmetle ömür sürer. Bunlar.» Bu zulmet. gece de. musibetlerin en büyüğüdür. Çünkü uhrevî menfaatlerini kaybediyor. Vuslat ve yakınlık hali elden gidiyor. bu yolun yolcularına uygundur Bu libas ve sarık. iyi ile kötü karışımıdır. Orta derecede olanın ise. şiddet diyarında karalı libas giymek gerek. 10-11) Aklın ve ilmin özünü bulanlar için bunda bir işaret var.. Onun nuru renge belenmediği gibi. Sonra. bu zatların halini anlatır: . bazan yeşil. kederle tükenir. insanın benliğine bir güzellik verir. Bunun manası: Kendi rengi dışındaki renkleri kabul etmez. Bunlar.. Ta ki. efendimiz.«Fakirlik iki cihanda yüz karasıdır.. şevki.. İlk girenin işi. Bu yolda son haddini bulan kimsenin. fenâ. oradaki artık tek şey olur: ALLAH. Sevgi ile başkasına bakamazlar. efendimizin buyurduğu gibi. yaratılışındaki hikmeti seze ve onun derinliğindeki manayı bulmaya çalışa. Aynı şekilde. Ahiret âleminin faydasını yitirene bu yas sonsuz olmalı. Peygamber S.. Zatına vâsıl ola diye halk etti.A.«Dünya müminin zindanıdır. Bu dünyaya ait bir iştir. Bu SÜVAD -siyahlık. Kendini bilsin diye yarattı.. Hak yakınlığına eren kimseler. iki şekilde mütalaa edilir. Bu yola ilk giren ve orta derecede olan.«Îhlas sahipleri büyük tehlikenin ucundadırlar.A. zindan hayatı yaşar. ilk ve orta dereceli yolcunun halini tariftir.» Bu zatların haline ne kadar güzel uyar. yalnız Onun varlığı bulunur. Belki hiçbir rengi kabul etmeyen SÜVAD -siyah. Onların sevgilisi.A. iyilikle doludur. yalnız. Birçok kabiliyetini yitiren kimsenin karalar giymesi gerek.. Bazan beyaz. Peygamber S. Hakkın cemal tecellisine nazar ettikten sonra. Bu anlatılanlar. Her iki âlem için yapacağı vazifeleri bile. efendimizin buyurdu: . Her iki cihanda onların hali budur.. ömrü gam. efendimiz. rengi.. kendine has olan müşahedeyi ve Hakkı görmeyi yitirdiği gibi.. Bu tam bir fenâ âlemine ermenin alametidir..onların irfan nuruna perdedir. şekli olmaz.. Siyah giymek ve siyah sarık sarmak. Peygamber S.. Güneşin tek rengi vardır. bela önce peygamberlere. gündüzü maişet için kıldık. ebedî hayatını da bir nevi öldürüyor. Kocası ölen bir kadının dört ay on gün yas tutması icab ediyor. yüzdeki siyah benek.. ömrünü . Bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur: . Bu belalara uğrayan kimseye ömrü boyunca tâziyet elbisesi giymek düşer.. Giydikleri elbise de çeşitlidir. Aşkı. gözleri onun gayrını artık kabul eylemez. Onların yaptığı işe gelince. güzelin güzelliğini artırır. kudsî ruhtan ayrılıyor.» Buyurur. ki bunu üçüncü bölümde anlattık. sonra velî kullara daha sonra sırası ile. O güneş ışığı gibidir.dır.A. bazan kırmızı karışımı.. Onların gayelerinde.. Hak yakınları bu âlemde. Mihnet.O büyük zatların üç çeşit elbisesi vardır. insanı da Allah-ü Teâla. İnsan bu âlemde. şu Hadis-i Şerifiyle.» (Neb'e. ilahî vechin nurunu kabul eder demektir. . Bu fakirlik büyüktür. güneşin perdesidir. sönüyor.. Gariplik çeker. âlemine geçip varlığını yitiren fukara zümresinin vasfıdır.. giydiğinde de renk kabul etmez. insan olmuştur.«Geceyi libas eyledik. belâ elbisesidir.

irade vardır. Bu cins vecd tamamen boştur.» (Zümer.«Onlar. Bu durumda cismin bir kuvveti kalmaz. Görsünler. yahut bir zikir esnasında hasıl olur.. Rablarından korkarlar. işitsinler diye yapılan işler bu vecdin mahsulüdür. der ki: .. Bu hal çok kere. o Rabbı tarafından verilen bir nur üzerine yürür.«Bir kimsenin sinesini Allah açarsa.. Kalbleri Allah'ı anmaya karşı katılaşan kimselere yazıklar olsun. nefisten gelir. seçme duygusu geçmemiştir. Ayrıca birçok büyük velîler de. iç âlemde.. iki cihanın işine bedeldir.«Sözü işitip onun güzelliğine uyan kullarımı müjdele.» -«Bir vecde sahip olmayanın hayatı yoktur..Vecd.boş şeylere harcamaya. kalbleri ile Allah'ı anlamaya koyulurlar. Sırrül Esrar Vecd ve Safa Bu babda.» (Zümer.. o bir başka hal arz eder.. veya bir şiirin okunuşundan. Ruhanî vecde gelince. tüyleri ürperir.. Çünkü. 22) Hadis-i Şerifler..» Cüneyd Hz. Ve ölümden sonra pişmanlık duymaya. sonra bedenleri yumuşar. Cismanî vecd. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Allah-ü Teala buna işaret ederek şöyle buyurdu: . ya sevinç içindedir. Vecd iki kısımdır: Cismanî ve ruhanî. -«Hak tarafından gelen bir cezbe. Ruhî bir haz vermez. ya da hüzün. Buna uymak iyidir. Maddî duyguların tesiri ile olur. Bu vecd tamamen ruhanîdir. güzel sesle okunan Kur'andan.» (Zümer. 18) . 23) . Sonsuz hasrete boğulmaya. Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif vardır. Ruhanî kuvvetin taşmasından meydana gelir. ilahî tecelli ile karşılaştığında sahibi. Ömrünü boş yere tükettiği için nedamet etmeye. îrade ve seçme kabiliyeti erir. Ayet-i Kerimeler: . bu hususta güzel kelam etmiştir. Bu gibi hallere uymak caiz değildir.

Mesela sıtma ateşinin verdiği hararet gibi. Bir kısmı. kötülere. efendimiz. Zulmet zulmete layıktır. Rahmani nur âlemine onun sözü geçmez.A. Aynı şekilde LA HAVLE VELA KUVVETE ÎLLA BÎLLAHÎL .» Gerek olan. Bu ve benzeri vecd için.AZÎM . Yani. gider.. Bir kısmı da gizlidir. Küfür ve şaşkınlık olur.«Kötüler. nuru nura kavuşturmaktır.. bir cemaat için sünnet. ud ve onun titreyen sesinden kim zevk almıyorsa mizacı bozuktur.ALÎYYÎL . Kalbin.yüce ve azim olan Allah'tan başkasında güç ve kuvvet yoktur. kendi kendine yapamaz. Biri insanın kendi arzusuna bağlıdır.«Vecdi olmayanın. kuşların tatlı sesi. ve onda okunan şiirlerden. Vecd ve semağ aşıkların ve irfan sahiplerinin kalbini tahrik eden iki alettir. gizliden Allah-ü Teâla'yı anması ve Kur'anı Kerimi .» (Nur.«Semağ.«Semağ. Allah-ü Teâla bu manada şöyle buyurdu: . Bu vecd halinin önemini şu Hadis-i Şerif beyan eder: . ruhani kuvvetin galip gelmesi sonunda olursa. insanın bedeninde ağrı. . Peygamber S. Çünkü onların hemen hepsi. suda eriyen tuz gibi erir. bir cemaat. Meşru olan içten gelen iztirarî harekettir. hikmetli aşk ve sevgi şiirleri. dış duygulara galiptir. Öbürü de irade ve seçme hali ötesindedir.«İyiler iyileredir. onun güzel sesini işitmek isterlerdi. İhtiyarî tabir edilen arzu ile hareket. okuduğu zaman. diğer Hadis-i Şerifinde ise şöyle buyurur: .. dıştan görünmez. dinî zevki yoktur. Kuşlardan. Ruhî sayılan bu vecd hareketi.s. güzel nağmelerden zevk alır..İztirarî hareket. Vecd halinden doğan hareketler ikiye ayrılır. bahar ve onun çiçeğinden..cümlesi okununca.» Peygamber S. hatta merkepten bile aşağıdır. Vecd hali.» Bu Hadis-i Şerifte anlatılan hastanın ilacı yoktur. Orada ruh için bir kuvvet yoktur. nefse ve şeytana pay çıkmaz.. eseri dış hareketlerde görülür. ruhî kuvvetin tesiri ile olur. hep ruhî kuvveti harekete getiren sebepler arasında sayılır. yani nefse. açıktadır. Davud a. orada nur olmaz. . ki bu meşru sayılmaz.«Okunan Ayetler. hüzün dolu sesler ruha nuranî kuvvet verir. şeytan.Aşıkların inlemesi. yine o şeytan eriyip. nefsin karanlık işlerinde tasarruf eder. ruhu o nura erdirmektir.A. Aynı zamanda sevenlerin gıdası ve Hakkı arayanların güç kaynağıdır.» (Nur. bütün hayvanlardan. O ateş basınca insanın tahammülü kolay olmaz. kuşlar başında saf olurdu. Rahmani âlemde. sızı ve hastalık olmadan bir vecde tutulmuş gibi hareket etmesidir. Şeytan. O anda olan hareketler irade haricidir.» Vecd hali on çeşittir. için farz. 26) Ayet-i açıklar. Bunu: . Bu hali insan. hakiki ve ruhanî sayılır. Bir Hadis-i Şerifte şöyle anlatılır: . efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur: . şeytandan ve nefisten gelirse. 26) Duyulan bir vecd. bir cemaat için de bid'attır.

koğuculuğu. Abdesti yenilemek üzerine.«İşte bu. Allah onun iman nurunu parlatır.» Buyurur. O. korkmak. burada anlatılacak temizlik iki çeşittir. kendini beğenmiş olmayı. tevbesini yukarıda sayılan afetlerin istilasına uğramaktan esirgemesi gerekir. Manevî abdestin bozulduğu da olur. ona iştiyak duymak.» Zahirde alınan abdest bozulunca. tazelenir.«Bu gözler zina eder. kulağın. temizlik manasına gelir. batın âleminin abdesti ise. Peygamber S. yeniler. Buradaki ömürden murad. büyük bir zattan alınacak telkin ve iç temizliği ile olur. buna bir misal olarak verilebilir. Ağlamak. İrfan sahibinin. Ayrıca gözün. bundan hasıl olan hastalık ve keder gibi haller vecd sayılır. namazı tam olması için. Bu abdestin yenilenmesi. Öbürüne gelince. tevbe. insandan çıkan bir necis sonunda abdest bozulur. Allah'a talib olmak.» . Allah-ü Teâla buyurdu: . istiğfar eylemek ve bütün bu kötü huylardan sıyrılmakla hasıl olur. gıybeti. tevbe edip. nur üstüne nurdur. tevbesini tutanlara. Pişman olmak. Güne. Ayrıca manevî yola girmek de icab eder. boş günleri için esef ve hayret etmek. elin. geceye bağlıdır.«Abdest üzerine abdest. Sırrül Esrar Taharet Beyan Olunur Taharet. suyla hasıl olur. Şeriatın emrine göre. Manevî abdesti bozanlar arasında. Allah-ü Teâla anıldığı an. yani.» (Kaf. içten ve dıştan gelen bazı hallerle rengin değişmesi.A. vücudu hararet sarması. dünya ve ahiret ömrüdür. yeniden abdest almak gerekir. elem duymak. efendimiz: . bühtan atmayı.okuması.A. Îç âlemin. ömür boyuncadır. müfsit hataların hepsini bırakmakla hasıl olur.. hüzünlü olmak. yalanı saymak kabildir. dış temizliği ki. ayağın yaptığı hatalar da bu meyanda sayılabilir. kötü işler ve düşük huylarla bozulur. Çünkü: Peygamber S. Biri.«Herkim abdestini tazelerse. Zaten. 4) Zahirde alınan abdestin zamanı muayyendir. büyüklük satmayı. halis tevbe ile olur. bu dinin zahirî emrindeki temizliktir.. dolayısı ile sonsuzdur. . Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. vaad olunmuştur. bu hayatın ötesindeki ömrün sonu yoktur. Bu. efendimizin buyurduğu şu Hadis-i Şerifler manalıdır: .

. harf olmaz. nefse geçer. Gizlinin gizlisi. Ancak has kullarda bulunur. Peygamber S. sonra. Sonra. ben ve.«Allah. Bu... hafinin daha hafisine. kendi özünde celal ve cemal sıfatının tecellisini duymaktır. Yukarıda anlatılan zikirlerden sonra bir başka ruh hasıl olur. Sonra kalbden de ötede olan. TIFL-I MAANÎ adını da verirler. Bu ayet'in bir manası da: Kendi mertebenize göre zikrediniz. Oradan da Allah-ü Teâlanın zatına. Sonra bu. Sır âleminden yapılan zikir. kalben Allah'ın unutulmadığı belli olur. adı verilen zikre gelince. bu gizlinin gizlisi HAFİYYÜL AHFA.. Zikir ilk defa dilden olur. Şu iyi bilinmelidir ki. Ruhla yapılan zikrin neticesi. ses işitilmez.«Zikirlerin en değerlisi. tabir edilen hale Allah-ü Teâla'dan başkası muttali olamaz.. ya da hâfi.. ilahî sırların murakabesine götürür. doğruluk otağında olan. içten bir hareket ve duygu ile olur. EHADÎYET zatından parlayan nurları görmeye götürür. Daha sonra hafi.. yahut da kalbden.A. size nasıl hidayet ettiyse onu öyle anınız. Sırrül Esrar Zikirleri Beyân Eder Allah-ü Teâla: . yukarıda anlatılan tavırlara varmak için latif bir davetçidir. Bütün maksadların sonu da oraya varır. Dilden edilen zikir kalbden yapılana benzer. ya açık sesle. efendimizin buyurduğu: Bir Hadis-i Şerif'te .Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz.. bütün ruhlardan daha latiftir. yani içten yapılan zikirde. Zikir makamlarının her birine has ayrı mertebesi vardır." (Taha. Bunu şu Ayet-i Kerime bize anlatır: ..» Hadiş-i Şerifi de en iyi zikri anlatır. Bunu şu Ayet-i Kerime ifade eder: . Buna. Sonra kalbe gelir.."Sırrı ve en gizliyi muhakkak o bilir. bütün ilimleri içine alır. sır âleminden olur. Bu zikirler. Manası: Allahtan başka ilah yoktur. Sonra ruha geçer. benden önce gelen nebilerin yaptığı LA İLAHE ÎLLALLAH'dır.. o da: Hakk'el . Dilden zikir ediliyorsa. güçlü padişahın katında. Kalbin zikri. anlatılan. 198) Ayet-i Kerimesi ile onu anmak arzusunda olanlara yol gösteriyor. Bu ruhî hal herkeste bulunmaz. Allah'ın verdiği hidayete göre derecelenir. Allah-ü Teâla'nın celal ve cemal sıfatının nuranî tecellisine ermeyi nasib eder. O zikirler ya cehren yapılır.» (Bakara. Yani. Hafi zikir. Nefisten.yakîn makâmının hakîkatına ermeyi sağlar. 7) Bu hal..

saâdet tarafından üstün gelir. Hakikat âleminin de malıdır. . Gece gündüz. Allah-ü Teâla'nın zatını arzu edenlere haramdır. şekâvet tarafı. gizli aşikar. kudret âleminde durur. Allah-ü Teâla'nın zikrine devam icab eder. saâdete . Bir insanın ihlâsı ve iyilikleri galip gelirse. . Hak yolu arayanlara daima Allah-ı anmak farzdır.A. Bu âlemi anlatmak için. yan gelip istirahat ettikleri zaman anarlar.«Onlar. oturarak.«O ruhu. ahiret ehline haramdır. TIFL-I MAANÎ'dir. iş yukarıda anlattığımızın aksine dönerse.iyiliğe . Peygamber S.» Bu ruh. emri olarak kullarından dilediği kimsenin kalbine yerleştirir.kötülük . 103) Yine buyuruyor: .«Bir iyilik getiren on misli sevap alır. Sırrül Esrar Saadet ve Şekavet İnsanların iki kısım dışında olmadığını bilesin.çevrilir. Bunun gerekli olduğunu şu Ayet-i Kerime bize anlatmaktadır:."Dünya.. Ve bu kimse için mizân kurulur.» (En'am. o kimsenin şekâvet .«Allah'ı ayakta. nefsanî olan duygular ruhanî bir hal alırsa.» (Nisa. Müşahede âleminde yer tutar." Bu ruh.. bir şahıs iyi olmayan arzularına uyar. Ve yerin göğün yaratılışındaki hikmeti düşünürler. dünya ehline haramdır. iyiliğedir. Şeriat hükümlerinin muhafazası için.tarafı. daha fazla ihsanda bulunur. oturarak ve yan gelip istirahat ettiğiniz zaman anınız. efendimiz şöyle buyurur: ..» (Ali İmran. 160) Allah-ü Teâla dilerse. yani: Saâdet veya şekâvet. Ahiret. Dünya ve ahiret. Şayet. Allah'ı ayakta.. yani. Keza bu iki vasıf her insanda bulunur. cismi doğru yoldan yürütmek gerek. Bunu şu Ayet-i Kerime bize ifade eder: . Her iki taraf eşit olduğu takdirde son ümit. Allah-ü Teâla'ya vusul oradan olur. 191) Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Allah-ü Teâla'nın zatından gayrına iltifat etmez.

Bu hususta Adem a. ne zararım olur. iyi olur. İleri gidilirse. İnsan. keza kötülerden yazıldımsa. şu Ayet-i Kerime ile daha iyi îzah edilir: . nifak. saâdet bulur. bugün yapacağım iyiliğin faydası yoktur. Bu durum. Peygamber S. kimse için caiz olmaz.» Hal böyle olmasına rağmen.«Saîd olan. kovuldu." Bunun üzerine şu nidayı içinden duydu: . iyi işleri terk etmeye hakkı yoktur: . kötü olabilir. kaderi ele hüccet olarak alıp." Bundan sonra.C. bir kimsede hali ile kalmaz. nefsanî halleri ruhâniyete geçen için mîzâna lüzum kalmaz.» (Karia. Saâdet ve şekâvetten kasdımız. Bunlar.. şöyle buyurur: . iyiliğinden fazla olan da şekâvet bulur. nebi isyanı."Ey kulum. yeniden ne faydam. kötü olur. teşvişe düşer. Bu hallerde: . İblis işini kadere havale etti. bu dünya evinde. Adem a." Demek. takdir senin. kötü de iyi olabilir. iyiliğin de yararı olmaz. sevabından fazla olan kimse. Çünkü bu fasıl kader sırrına taalluk eder. Kötülükleri. Allah'ın C.misal getirilebilir. Şöyle bir hikaye anlatılır: .."Eski halim ne ise. kulluğun icabı değildir.Halbuki. Her Müslüman için gerekli olan odur ki: Kaderin inceliği üzerinde düşünmeye. rahmete erdi.. başkası bu işlere akıl erdiremez. bu dediğin TEVHÎD'in icabıdır. İyilikleri çok olan. kötülük de iyiliğe çevrilebilir.." Demek yakışmaz. kâfir oldu.. bu bahsi açmaya kimsenin hakkı yoktur. iyi. irade senin ve nefsimdeki marifeti de sen halk eyledin. muttali olamaz. efendimizin buyurduğu gibi.. 6-7) Hatası. kurtuldu. hem de kötülük. anasının karnında saiddir. sonra o ateşli azaptan kurtulur. Sonra. fısk ve benzeri işleri. kudretini izhar için yaptığını ve bildiği hikmete binaen olduğunu bilmeli. ettiği cinayet kadar azap görür. Her müslümanın. Mukadder olana gelince. o kul şöyle dedi: . efendimiz."Eğer. küfür.. Peygamber S.s. Tevbe edip iyi iş tutan kimsenin şekâvet hali saadete döner. imanı da varsa cennete girer.«İyilik yönünden tartıları ağır olan kimse. Her iki vasfa da sahiptir. iyilik ve kötülüktür. hiç kimsenin. hatayı özünde bildi. İnsanın. zındıklık getirir. bu âlemde oluşunu gördüğü işlerin her biri.s. hesapsız gelir ve cennete hesap vermeden girer. iyilik. ve şekâvet herkesin varlığında gizlidir. Bunların büyük sırrı var. Allah-ü Teâla kudretini izhar eder. yani saadet. şâki olan yine anasının karnında şâkidir. nebi ile iblis -şeytan. Böyle bir hale kapılan.İrfan sahiplerinden biri. hem iyilik. Allah-ü Teâla'nın.A.A. bir hoş geçim içindedir. zındıklık haline kaçması da ihtimal dahilinde olur. şüpheler içinde kalır."İlahî. o olur. bir hikmete mebni oluyor. O. yaratanına şöyle münacaat ediyordu: . Peygamberimiz MUSTAFA' dan S.. ezelde iyiler arasında yazıldımsa. HAKÎM olduğuna kani olması gerek. kötülüğe.A. Sonra.

nebiye secde etmediler.» Cümlesi tefsir ister. insan dışında kalan eşya tek yönlü yaratılmıştır. Kuddüs isimlerine mazhardır. İnsan. nübüvvet' ve risâleti uhdelerine aldıktan sonra. 135) Kul. günah işledim. hem de celal sıfatını göstermektedir. kalbde tevazu doğurur. Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki?. Bütün kâinatı. Kahır sıfatından iblis ve tayfası yaratıldı. hem de letafeti...» (Ali-İmran."Ben hata ettim. Sonra.. O dört unsurdan ikisi su ile topraktır.s. Evliya . insan..» (Ra'd. kurtulur. Kahır sıfatından iblis ve zürriyetini yarattı.. Allah'ı hatırlar ve günahlarına bağış talebinde bulunurlar. Bunlar da cebbar sıfatının zuhur yeridir. isimlerin zuhur yeridir. Bu zıdları bir cisimde birleştiren Sübhandır. beşerî kuvveti doğuran dört unsurdur. nefsime zulmettim. Böyle yaratılınca. 12) Bir gün Yahya b."Zıdların bir araya gelişinden. ilim getirir. Bunlar iman bitirir.«Allah'ın kulları onlardır ki. Su ile ateşi nasıl da bir arada tutuyor. kötülüğün menbâı olarak nefsini bilirse. Bir Ayet-i Kerime zikredelim: . Küçük hatalardan değil. Bundan ötürü. bir hata işledikleri zaman. Çünkü onu Allah-ü Teâla iki eli sayılan kahır ve lütufla halk etti. Adem a. ateşle havaya gelince. büyük günahlardan mâsumdur. efendimizin buyurduğu: . Hem kesafeti gösterir. ikinci defa yine bir ses geldi: . merhamet eyledim. onlar da su ile toprağın aksinedir. affettim. Hakkın aynası oluyor.. iki yönden de ayna olması gerek. gerek enbiya.."Ben de seni bağışladım. Şer iş ediyorsa. kâr eder." Her iman sahibine lazım olan odur ki. korku ve ümitle baktığınız şimşeği gösterir ve ağır yüklü bulutlar yapar. Onlar: Sübbüh. gerek evliya hatadan beri olamaz. kainatın ulvî ve süfli özelliklerini benliğinde topladığına göre.«Şâki ve said ana karnında iken bellidir. Muaz Hz.«O size. ismi Aziz olana isnad etmekten daha hayırlı olur. büyüklük sattılar. Lütuf sıfatından melekler yaratıldı. diğer eşya hilafına.. yaptığı iyiliği.." Bu itiraftan sonra. Allah-ü Teâla'nın şu Ayet-i Kerimede tavsif ettiği kullardan olur: . Nurla zulmeti bulutta nasıl da birleştiriyor." Bu zıd sıfatlar icabıdır ki. Burada anadan murad. hakikî yaratıcıdır. Ancak peygamberler. hayat verir... yaratılışında toplamıştır. İnsan. Ali'ye: . Yine bu hikmete mebni."Allah'ı nasıl anladın?" Diye sordular.A. insana: "Cem edici varlık ve büyük âlem" adı takılır. İkinci parçada mütalaa edilen. onu da nefsinin kötü arzusundan olduğunu anlaya. Çünkü o. Hakk'ın verdiği başarı ile bile. Bunlar yakar ve öldürür. bütün. ya da nefislerine zulüm ettikte.. Böyle etmek. şöyle anlattı: . Böyle yaparsa.. Peygamber S.

Peygamber s. büyük günahlardan mahfuzdur. Bilmezlerden kaç.«Kendine tevdi edilen emâneti edâ eder. amelsiz cennete girer. Kötülüğü üstün gelen ise aksine olur. Keza. dünyaya rağbet.» Sonra o şâki kişi.40) İyi bilesin ki: Saadet şekâvete.Saadete alamet beştir: Yumuşak kalb. az ümitli olmak ve haya sahibi olmak. tamamen kötüdür. "Affı al" emri üzerine bu FAKÎR şerh vermek ister. yalnız Peygamber s. Şu Ayet-i Kerime bize bu mevzuda yol gösterir: . kötülüğünden üstün gelirse. veya iyidir. mecusî. isterse emir. Sözünde doğru olur. Bundan ötürü şu. O isim ise.«Verilen emanete hıyanet eder. çok ağlamak. ümmetine şâmildir.. onu daima huy edin. saadete terbiye ile çevrilebilir. Sözüne yalan katar. dünyaya gönül vermeden zahid yaşamak. af sıfatı ile huylanırsa. demektir. efendimize değildir.. saadete erer. ümit çokluğu ve hayasızlık. şekâvet alameti de beştir: Kalbin katı olması.A. «Al» demek.» (A'raf. Bir sultan.A.. herkesin iyiliğe ve kötülüğe kabiliyeti vardır. Allah-ü Teâla'nın isimlerinden biri ile isim almış olur. efendimize affı emir buyurmuştur: . gözlerin yaşsız olması.. Bu emir. Verdiği ahdi yerine getirir.A.» Bu Hadis-i Şerif gösteriyor ki. şirk ve isyan ehline.. der ki: . Bu inanç. Şakikül-Belhî rh. ÎSLAM esaslarının hilâfınadır. saadet ehlinin alametini dört olarak anlatır: . Her kim. tam kemale erdikten sonra.. Derler ki: .«Bütün çocuklar doğarken ÎSLAM fıtratını taşır. iyilik için emir ver. Biri ile çekişme anında sövüp saymaz.«Affı al. emrini tebliğe memur bir vâlisine. Sonra.» Keza şekâvet alametini de dörde ayırır ve şöyle devam eder: .» (Şura. Peygamber S. «AFV» dır. arkadaşlarının hatasını affetmez..zümresi masum değildir.. Allah-ü Teâla. Bu demek değildir ki. insan.a. yalnız o zata olsun.«Affeden ve ıslâh olan kimsenin mükafatını bizzat Allah verir. şekâvet ise. umûmi bir mâna taşır. Ateşi ise küfür. Bu yolda söylenmesi doğru olan şudur: . Verdiği sözü tutmaz..Evliya zümresi. gibi bir hüküm verilemez. 199) "Affı al" emri. Bütün MUHAMMED S. ana babası onu yahudî. hatası olmadan da ateşe sokulur. Bu sözden başkasını diyen şaşmış sayılır. Çünkü Allah-ü Teâla cennetini iyilik ve iman ehli kullarına vaad etti. efendimiz.Eğer bu şahsın iyiliği. efendimizin buyurduğu şu Hadis-i Şeriften anlıyoruz: . Çünkü af. Bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur: . şu işi şöyle yap derse.. Biri ile çekişme sırasında söver sayar. dinî huyların en büyüğüdür. o vâlinin eli altında bulunan bütün ülkeler o şeyi yapmaya memurdur. Bunu Peygamber S.a. Sonra.. nasrani eder.

cimrilik." (Casiye. âma'dan. Kötülük ederse. ahirette de âma olur." (Necim.» (Îsra. daha nice kötülükler.«Kendiniz için Hakk'a takdim ettiğinizi onun katında bulacaksınız.. Bu cehaletin sebebine gelince. 46) Kalbin kör olmasına yegâne sebep. kendini beğenmek. kalb gözünün kör olmasıdır.. Gafletin başlıca sebebi ise.«Bugün herkes. Bu temizlik. kin. gıybet etmek. İnsanı. içten ve dıştan nefisle yapılan kuvvetli cihadla elde edilir.karanlık .. 19) Yine buyurur: .. 110) Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Sonra sıfat nurları da gözükür. ilim. yani. 72) Burada. aşağıların en aşağısına düşüren de bu kötü sıfatlardır. ve bunlar gibi. aleyhine. yine kendine.. yalan söylemek.. kendine. körlükten murad. Sırrül Esrar Nûr ve Zulmet Perdeleri Bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur: . 15) Yine buyurur.«Baş gözleri kör olmaz. TEVHÎD.. bugün zulüm yok. hakikî vatana dönmek ..«Bu âlemde âma olan. hased. Bu zulmânî sıfatların bir kaçını şöyle sıralayabiliriz: Kibir. söz gezdirmek. aslî vatan hatıra gelir. gaflete dalmak oluyor.» (Bakara.«Bir kimse iyilik ederse. ilahî emrin gerçek yüzünü bilmemektir. Taa TEVHÎD nuru ile kalb hayatı hasıl oluncaya kadar bu mücahede devam etmeli. yaptığı ile ceza görür. lehine. kalb aynasını temiz tutmak icab eder. teşkil ediyor.«İnsana yalnız yaptığı kadarı kalır.. Bundan sonradır ki. 17) Yine buyurur: . amel. Bu kötü hallerin izâlesi için. sinelerde olan kalb gözleri kör olur. zulmânî .sıfatların istilasına uğramak. Ve insan.» (Gafir. ... yaratanla olan ahdi unutmak. Bunu açıklayan bir Ayet-i Kerime zikredelim: .» (Hac.

küçük . karşılık veya cihet lafı olmaz. Buradaki vuslat. ilmin maluma bağlanmasına. Kalbin iki gözü vardır. nur kalır. Îlahî sıfat isimlerinin nurları ile nura gark olunur. Bilinmesi. Îşte ona sahib olanı bulup almak icab eder. nefsanî sayılan beşeri sıfatlardan arınması icab eder. biri suğra . uzaklık.öbürü ise.. Sonra. karşısına öbür âlemde ve bu âlemde çıkar. bir cismin diğerine ermesine. kurtulmuşlardan olur. önüne sırat köprüsü çıkar.. Bunu böylece bilesin. Bu oluşta yakınlık. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. yakınlık ilinde bulunan haller müşahede edilir. bilinmeyişinde saklı. Kabir âzabı gelir. bu nurların perdesi de aralanır. vehmin mevhuma kavuşmasına benzemez. Kulun bu âleme erme miktarı. Bu karanlık sıfatlar kalkınca. 26) O takva kelimesi La ilahe illallah. iyiliği kötülüğü inceden inceye tartılır. tevbe ile elde edilir. ilahi zatın nuru kalır.. Her kime dünyada iken anlatmak istediğimiz nura kavuşmak hâsıl olur da. zorluk. aklın mâkula ermesine. Gizlisi zuhurunda olur.büyük -. Allah-ü Teâla şöyle buyurdu: . Zaman gelir. ilahî sıfat ve isimlerin tecellileri müşahede edilir. sıkıntı. Daha bunların dışında kalan ahiretin nice güç işleri. Aksi halde. dereceler âlemine kadar uzar. Suğra ile. Mahşerde güç hesaba uğrar.. o TEVHÎD ve EHADÎYET nuru sayesinde lahut âleminde olan. cümlesidir. Ayrıca ehli olandan da. nefsini öbür âlemdeki hesaptan önce hizaya getirirse. ölmeden önce bu mertebelere erebilmesi için. o yolların telkinini almak gerekir. Tecellisi perdelenince açık olur..iştiyakını duyar. Tövbenin tam olması da şarttır. kübra . Kübra gözüne gelince.. nefsanî şeylerden uzaklaştığı kadar hâsıl olur. ayrılmak. Burada ermek işi. Subhandır o ilah.. RAHMAN'ın yardımı ile günü gelince vâsıl olur. Sırrül Esrar Tevbe ve Telkin Üzerine Buraya kadar bazı meratib izah edildi. onların hangisi olursa olsun... Ve ruh gözü ile gören olur.» (Fetih. Allah'ın zatından gayrı şeylerden soyunulan mikdar hâsıl olur.«Onları takva kelimesi ilzam etti. .. İnsanın. Bu görüş ve müşahede. birleşmek.

Bunların dışında kalan. . üç defa Peygamberimize S. lafza-i celalinden gayrı her şeyden pak ve temiz olması da icab eder. Ali r. manen diri bir kalbden TEVHÎD tohumunu alınca hayata kavuşur. Sonra Peygamber S. temizleri sever.a. çok uyumak. belletti. Birinde: «LA ÎLAHE İLLALLAH. . o kalb sahibi tarafından söylenen söz ayırd edilmeli. Geldi. Ve aynı mânayı anlatmak için bir gün. en değerli ve en kolay yolu belletmesini temenni etmişti. ZİKİR TELKİNİ: Bu yolu. efendimizden en yakın. saldırmak ve benzeri huyları da bırakmalıdır. 35) Bu ayet zahirî duruma işaret eder. öfkelenmek. şöyle buyurdu. efendimiz Cibril'in gelmesini bekledi. bâtın itibarı ile tamamen değişiktir. erkek müminlerin günahına bağış talebinde bulun!» (Muhammed. efendimiz aynı şekilde tekrar etti. Peygamber S.. ilk defa emmâre. vücud düşmanı ölmeyince ele gelmez. yukarıda zikri geçen TEVHÎD kelimesini telkin etti. temiz olmak icab eder. iki kaburga kemiğin arasındaki düşmandır. Bunlardan arınan kimse.A. esasta sayılan hatalardan arınmış olur.A. Bundan sonra Hz..» (Saffat. anlatmak istediğimizin esasına işaret eder. Ki bu. Ve o tohum tam olur. yani âvama dairdir.. Kur'an-ı Kerimin iki yerinde geçen: LA ÎLAHE İLLALLAH cümlesi. çok içmek. büyüklenmek. Kalb. Ali'ye r. sever. Vücudun. dövmek.«En büyük düşmanın.» Bunu söylerken nefisle edilen cengi murad ediyordu.A. boş şeylerle meşgul olmaktan. şöyle buyurulur: . hased etmek. çok yemek.«Şunu bil ki. sonra senin ve kadın. O zattan çıkacak kelamla. efendimizden ilk taleb eden Hz. Bilhassa avam halkın ağzından duyulan bütün sözlerle. Şeytanî huylardan sayılan. kendini beğenmek. Özellikle.A. havas kullar için buyurulur. kalbe ve bedene dair afetlerden de korunmak. olmuştur. Diğer yerde ise. O büyük Peygamber S. hayvani adetlerden de pak olmak icab eder. Kemâle ermeyen tohumdan bir bitki bitmez. bir gün ashaptan birine şöyle diyordu: . cümlesi onlara okunduğu zaman büyüklenirler. Ayrıca söylenenlerin. levvâme ve mülhime derecelerinde olan nefisten temizlenmesi lazımdır. Resulüllah S. Sonra. Bunun üzerine Peygamber S. Sonra. pâk. Zahirde aynı manayı taşısalar bile. Daha sonra ashaba geldi. Temiz.» (Bakara.A. pak. büyük cihada geliyoruz.. diğerleri aynı olamaz. 19) Bahsettiğimiz telkin bu âyetin delâleti ile olmaktadır. kızmak.Allahtan başka ilah yoktur. söyleniş tarzına da dikkat etmeli. A. aynı cümleyi onlara öğretti. 222) . yırtıcı hayvani huylardan sayılan.LA ÎLAHE İLLALLAH .a.«Allah. Bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur: . tövbekar kullardan sayılır.» İlahî sevgi. kin ve benzeri huyları da bırakmak icab eder. ALLAH.«Biz küçük cihaddan döndük. tövbekârları.Sonra o kelimenin alındığı yerin.

ruhanî lezzete ererler. bedenin rahatından geçip. Zikirle. Nasıl ki şöyle bir büyük kelâm vardır: -«Vücudun öyle bir günahtır ki. kazancı da ona göre. Bu lezzet. . varlığını silmeyi Allah'tan dile.. onda mevcut olan Hakkın zatından gayrı şeyleri keser atar. Bunu Allah-ü Teâla. kötülükten iyiliğe.«Tevbekâr olmamıştır.. bu yolda umulur.Zahirde mücerret günahlardan tevbe eden için gereken şudur ki. 19) . ÎNABE. Avam halkın tevbesi. . Bu aziz kulları Peygamber S. ciddî çalışma ile. nefsin güç işlere sokulması neticesinde varılır. onunla hiçbir günah kıyas edilemez.«Kim tevbe ve iman eder. ilahî yüze nazar eylemektir. iflahınız ve vuslatınız. Halbuki o maddî varlığın bizzat kendisi hatadır. Bundan çıkan mana şudur: Havas kullara has olan tevbe ile tevbe etmiyor. Dıştan tevbe edip.«Günahına bağış talebinde bulun.» (Furkan. kullarından tevbeyi kabul eder. Allah böyle bir zümrenin kötülüklerini iyiliğe çevirir. tevbenin aslına. bir alet sayılır. o ot ilk halde. Bu sökülme ameliyesi yapılırken. iyi görünen kimselerin iyi hallerinden daha ileride bir mârifet makamındadırlar. Avam halkın tevbesi.. Dereceler onlar için yok olur. Yukarıda bahsi geçen tadlar. efendimiz anlatırken. O.Yani. Şüphesiz. Bu hale. şöyle buyurur: .. Acı ağacı. 25) Yine buyuruyor: . bir de has kulların tevbesi. bir başka durum arz eder. tam yakınlığa varmışlardır. ÎNABE. aşağıya alınan cümlenin tehdidi altına girmeye. Has kulların tevbesine gelince.«Ey basiret sahipleri ibret alınız. olur.A.» (Şura.» Cümlesi biraz mübalağa ile zikrediliyor. kökünü kesmiyor. 21) Bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur: . kopardığı otu kökten keser.A.Yakınlık makamına varamayan iyilerin yaptığı iyi iş..«O öyle bir Allah'tır ki. Sonra.. Onlar.» (Haşr. öncesinden daha çok dal salacaktır. hatalardan geçer. o bir daha dallanmaz... Efendimize buyurmuştur: . Peygamber S. yalnız dışta görünen kısmını koparıyor. kökünden kesip geçmeyen kimse.. Îşte bundandır ki. Böylece isyandan taate..» (Muhammed. Allah-ü Teâla'nın zatından gayrı her şeyi bir yana atıp. geçilir ve. tevbeden daha çok. . Ve onun yakınlık evine girip.. Cismanî tadları bırakıp. ki onu kurutmak kolaydır.. onunla ünsiyet etmek ve ona yakîn gözü ile nazar eylemektir. yakınlık makamına varanlara nazaran. Allah'ın zatından gayrı her şeyden geçip ona dönmektir. tatlı ağaca eremez. efendimiz günde yüz defa istiğfar ederdi. 70) Tevbe iki kısımdır.. Bu hale göre.» Bazı büyükler Allah onlara rahmet eylesin şöyle derler: . hata sayılır. tevbekâr olmamıştır. iyi işi yaparsa. maddi varlığın kazancı sayılır. işin özüne geçmeyen kimse odur ki: Otu keserken. bize tâlim için Peygamber S. Yapılan telkin kime ise. tabir edilir.A. diğer bir büyük zattan gelen manevî telkin de. dallanması nadir olur. bilhassa kötü huyları tam bırakan kimse. Hataları.Her ne kadar tevbe ettiyse de. cehennemden cennete gidilir.

Rabbimin nuru ile gördü. ümmetinden ulema güruhunu ÎSRAÎL devri peygamberlerine benzetmiş olması başka mana taşır. bu hususta der ki: . Bu yüzden peygamberlerle tefrik edilirler." .A. Bâtın âlimlerine gelince onlar da öz sayılır. neseb itibarı ile ona yakın olanlardan da ileridir. Taze cevizin yeşil kabuğu misali. havas kullara gönderilmiştir. Marifet için bir temel yeri olan kalbi temizletirler. Velî. dünyada ilahî rüyetin olmayışındandır. kalbleri arş altında. Peygamber S.A. efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur: . hikmetle de ölü kalbleri ihyâ eder.A. Zahirî bilgi sahipleri ise. peygamberliğin bir cüzüdür. Ashab-ı suffe öyle bir hale ermişti ki. Velîler müstakil değildir. mi'rac hadisesini anlatmadan önce. onlar. Ve dinî nizâmı korurlar. Peygamber S. Kalb aynasında ilahî sıfatların tecellisi görülür.«Hikmet. Çünkü taşıdığı hal.«Kalbim. bu hale ereceği akla gelmesin. Rabbimi. Sonra bunlar.Kendi istiklalini îlan etmeye yeltenen bir velî. kendisini peygambere benzetmek ister ki. emânetindedir. Velî zatların kullara gönderilişi özel bir durum arz eder. Bu anlatılanları dinlerken: Zahiri ilme sahib olan herkesin.. Hakimlerin sözünü dinlemelisiniz. ki o manevî neseb itibarı ile en yakındır. velâyet haline de sahiptir. kendi işlerinde tam istiklale sahiptir.. bu nesebe göre sönük kalır.» Onların kalbi arş altında olması.. efendimiz. bu isteği onu küfre götürür. Çünkü peygamberler hem havas kullara hem de avama gönderilmiştir. onların bedeni dünyadadır. o âleme erdikten sonra. Allah'ın emri ile. Derler ki: .s. peygambere uymak zorundadırlar. yani peygamberler. aynı şeriatı takip edip gelmekte idi.A. Bu gelişte vasıta. efendimiz. Bu ümmetin uleması ise. Peygamber S. Peygambere tam varis olan.A. bu âleme gönderilmiş olmalıdır. Peygamberin S. haberler verirler..«Ulema meclisinde oturmalısınız. yeri yeşerttiği gibi. verdiği bilgiye göre. Bu zat.A. Bunun hasıl olması için: Ergin. mi'racın sırlarından bahsederdi. din temelindeki güzelliğe halkı devam ettirmeye bakarlar.. emri ve yasağı yeni bir şekilde sunarlar. efendimiz olmalıdır. bizzat Peygamber S. Bu anlatılan âlemin bir ismi de müşahededir. vuslat âlemini bulmuş. Bunlar. Bunlar kahhar sıfatının mazharıdır. Ömer R. Zahiri neseb. Bizim anlattığımız peygamber varisleri. amelleri talim eyler. Ki.» Yine buyurur: . bulduğu yerde alır. CEMAL sıfatının tecellisine bir aynadır. Allah-ü Teâla. bir oğul derecesindedir. ashab-ı suffe gibi. cevizin özünü saklayan sert kabuğuna benzer. yağmur suyu ile. Bunların dâveti umuma şâmil değildir. geçmiş zatlar tarafından makbul olan bir zatın telkini lazımdır. noksan kişilerin eksiğini tamamlamak için.. Musa a. peygamberden sonra gelen nebi onun kurduğu dini esas üzerine yürümekte idi.«Allah'ın birtakım kulları vardır ki.A.» Kalb. Peygamberin S. îç âlemi Peygamberin S. müminin yitiğidir.A. Hz. Açık bir şekilde. ama. Yeni bir şeriatla değil.

. her Müslüman kadın ve erkeğe farzdır..» Burada farz olan ilimden murad. Geri kalan bilgilerin. Sırrül Esrar Rûyetullah . 23) Bazı rivayetlere göre. Rabbimin nûru ile. 11) İlahi tecellilerin görünüşü üzerine. LEVH-Ü MAHFUZ'dan iner. Hakka vasıl erlerin dilinden akıp gelen cümleler en büyük makamdan coşar.» (Necm.A.. Derecelerin hiç birine iltifat etmeye. Biri.. Orası yakınlık ilidir. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. ben yaptığım işe sizden ücret istemiyorum.«Söyle. öbür âlemde vasıtasız olarak CEMAL sıfatının tecellisini görmek. Herkim bu âlemde sıfat tecellisine ererse. Bu sebeple kalbin dirilmesi için. efendimizin buyurduğu şu Hadis-i Şerif de önemlidir: ... Hz. Ömer R.Âvam halkın dilinde olan kelâm. Rabbimi gördü. arada vasıta yoktur. kalb aynası delâletiyle bu âlemde ilahî sıfatların tecellisine ermek.«Kalb. efendimizin şu Hadis-i Şerifi buna işaret eder: . ikincisinden ise.«İlim. Ancak yakınlıklara bağlılık. Hak yakınlığı bilgisini tâlimdir. birinci müminden murad.. zatını görür. .kalb gözüyle görülür. Öbürü de.Zatî Tecelliye Ermek ve Görmek Bu görüş iki çeşittir.. marifet ve Hak yakınlığı ilmidir. . sevgi. Allah-ü Teâla bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurur: .A. Allah'ın sevgili kulları tarafından teyid edilmiştir. Peygamber S. Bu farzdır.gördüğünü yalanlamadı. der ki.FÜAD ... bizzat Allah-ü Teâla murad edilmektedir. Farz ibadetlerinin edâsı için gereken fıkıh ilmi gibi. Peygamber S.Kalbim. buradaki yakınlıktan murad. müminin kalbi olup.İlahî . öbür âlemde. Cemal nurlarının tecellisi olarak. ancak lüzumu kadarı farzdır.FUAD .A. orası ceberut âlemidir. şekilsiz olarak. Her şey aslına dönecektir.«Mümin müminin aynasıdır. Derece itibarı ile hesaplanır. Arz edilen bu kelamlar.» (Şûrâ.» Burada anılan. .. ehl-i telkini arayıp bulmak gerek. Yakınlık âlemine vara. Bu görüşü Allah-ü Teâla şu Ayet-i Kerime ile bildirmektedir: . bu sıfatlar .

. yalan olmaz.» (Nur.» (Taha. der ki. kendi nurlarıdır. Tecellileridir. KUR'AN-I Azim'i Peygamber S. Ali R. Allah-ü Teâla'nın bir vasfı.kalbin . Belki o.A. Peygamberimize. mi'rac gecesi Cibril. pencereye düşen güneşin ışığını görse ve: .. o nurun kaynağı bir mübarek zeytin ağacından alınıp yakıldığı şeklinde anlatılışı. efendimiz Cibril Kur'ân'ı getirmeden. katî olarak bu kitabı. mübarek zeytin ağacından hâsıl olan şeyle inci gibi yanar ve parlar gibidir. orada aydınlık veren madde bulunur. Sonra.özündeki sır olduğu söylenir...A. Ki bu.«Vahyi tamam almadan acele ile Kur'ân-ı okumaya başlama. Bu anlatılanların cümlesi. bazı maslahat icabı idi. sidre-i müntehâyı geçemedi: . kudsiyet dilinden alınır. hâlis TEVHÎD halinin telkin ağacıdır. daha önce zikri geçen Ayet-i Kerimede. kalb yönünden perdelerin kalkması . ezeli.Bir adım daha geçersem yanarım. efendimiz dilden vasıtasız olarak almıştı. anlatacağımız şu Ayet-i Kerimeyi inzâl eyledi: . Bundandır ki şu Âyet-i Kerime nazil oldu: .«O'nun nuruna misal bir penceredir ki. ne de garba. Peygamber S. 35) Yukarıda arz edilen ayette bahsi geçen pencereden murad. O tam bir nurla kaplandığı için Hak Teala onu inciye benzetti. vahyi tebliğ ederken. O. beyan eyler: . Cibril'in sonradan getirmesi.Hz. imanlı kulun kalbidir.A. O aydınlık veren madde bir billur içinde durur.... Birinci olarak vasfedilen billurdan kasd ise.. efendimizi haline terk etti. sıfatları da öyle olmalı değil mi ya? Çünkü o sıfatlar. Cibril.» Peygamber S.«O ne şark'a aittir. O sır ise bizzat sultanî ruhtur. Oradaki lambadan murad ise. ezeli bir vasıftadır ve daimî kalır. Aslında. Yeniden doğması veya batması da akla gelmez. Dedi ve Peygamber S.«Sen. Kur'ân'ın vasıtasız verildiğini şu Ayet-i Kerime. bir vasfı da ebedî'dir. 114) Yine bu hikmet icabıdır ki. ilahi sıfatların müşahedesini anlatır. Sonra.» (Nur. Zatı ile kâim olan sıfatlarıdır.. vasıtasız olarak. Bu hikmete binaen. . Dese. Ona tam ibadet edilebilmesi için. Bilhassa kâfir ve münafıkların meydana çıkması. FÜAD'dır. Kur'ânı.A. Onun zatının yokluk yeri olmaz. FÜAD'ın . o ağacı Hak Teâla şöyle tavsif ediyor: .Güneşi gördüm. Bir kimse.. efendimiz daha önce kalbinde bulurdu.. ki. 35) Yani. HAKİM ve ALÎM zatın katından aldın. Allah-ü Teâla sıfat tecellileri itibarı ile bir misal olarak.Görmediğim Allah'a kulluk etmem. bunda umumî bir fayda vardır. Ve daha önce okurdu. Nasıl ki.A. ona bir had ve yokluk tanınmaz. alacağı yerden vahyini almıştı.

Ki bunlar sıfat âleminde olmaktadır. zatımı görme işine gelince. efendimizin şu Hadis-i Şerifi bize daha iyi anlatır: .» Burada bahsi geçen yüzden murad.. Anla. Teberrüken zikredelim: .gerekir. Bunu da şu kudsî hadis bize anlatır: . Bu mânayı şu Ayet-i Kerime teyit eder: . o ulvî pencereden Hakkın sıfatını müşahede ederler. mukaddes zattır. ben de onun sırrı. 107) .. güzel bir delikanlı şeklinde gördüm.. Halkı da beni bilsinler diye yarattım.» Demek oluyor ki. İnsanın hakikati işte bu nûrun mahremi sayılır.«O gün.. Suret.«Ben gizli bir hazine idim. o gizli hazinenin keşfidir.«Rahmetim. O zaman. efendimizin şu Hadis-i Şerifi de bu babda önemlidir: . bilinmek istedim. efendimizin şöyle bir Hadis-i Şerifi vardır: . ruhun aynası sayılır.. Hakkın nurudur. âlemlere rahmet olarak gönderdik» (Enbiya. O âlemde olanlar Allah-ü Teâla'nın zatından gayrını duyamazlar. orada bütün vasıtalar yanar ve mahvolur.» (Maide.demek olur. sır âleminin özleridir. Tecelli ile ona mazhar olan arasında bir vasıta olur. o..«Rabbimi. kalb o ilahî nurların feyzini alır.«Muhammedi.» Hazret-i Resul S. Rabbimle anladım. cismin özellikleri ile tavsif edilmekten münezzehtir. yüzler vardır.» Yeri gelmişken şu kudsî hadisi de zikredelim : .A. parlar. Rablerine bakarlar.. Zat âlemine gelince..A. bu âlemin yaratılışından kasd. Allah'tan.«Rabbımı.«Biz seni ancak. müminler de bendendir.«Ben... Ve yaratanın o surette tecellisidir. Hak Teâla nuru için aşağıdaki ayet ve kudsi hadisleri buyurdu. dünyada sıfatlarımı bilsinler.» Bu TIFL-I MAANİ . Orada vasıta olmayacak.A.» (Kıyamet. gâzabımı geçti. ne de gören. inşallah. Sûret bir aynadır.. ERHAM -en çok merhamet eden. Görünen ne aynadır. Yoksa.. Bunu anlatan kudsî hadisin zikri yukarıda geçti... Ruh aynasına öyle tecelli eyledi.«Size Allah'tan nur ve her şeyi beyan eden kitap geldi. Hak Teâla sûret ve yemek şekline görülmekten. Her ne olursa olsun. O. 22) Peygamber S. Bu hali. öbür âlemde olacak.«İnsan benim sırrımdır..sıfatını şu kudsî hadisle beyan eyler: . ruha gelince. 15) . Faydasına binâen bir daha anlatalım: . TIFL-I MAANÎ adı ile anılan sır gözü ile bakılacak.. ERHAM sıfatı ile tecelli eden. Çünkü o.A.. yüzüm nurundan yarattım. Peygamber S.» Peygamber S.» Yâni onun nuru ile.

«Sen olmasaydın. Yemek. Ona da: . İkinci bir sebep de. Sünneti takip etmek onlara gerekir. işte. uyarlık hali alınmalı.. iyiye geçmesi ile TA makamı tamam olur. ilk saftakiler. günahtan ve kötü işlerden beri alınıp taate sevk edile... gerekse giymek işlerinde kaba saba şeyler giymek yaraşır. bütün dış duygular.Kalbin tasfiyesi ve zahirî tevbeden bir başka olan. Denilebilir. kibar olmalı. iç âlemleri de aynıdır.. insanların uğrak ve durak yerleridir. dört harften ibarettir. Onlar birinci. Sırrül Esrar Tasavvuf Ehline Dair Onların.Zühd ehline.. Batınî tevbeye gelince. TA. TA: Tövbeyi ifade eder. ashab-ı suffe'ye intisapları ilk zamanlarında koyun postu giydikleri için de olabilir. Tasavvuf kelimesi. batıni tevbe. Zahiri tevbe odur ki: Sözde.. Baş kaldırma bırakılıp. içmek işlerinde de mertebe takib ederler. Orta halde olanlar koyun postundan elbise giyer. MECMA tefsiri sahibi der ki: . Çünkü onlar.. VAV. Dış halleri böyle olduğu gibi.. iyi giyinmeli. îlk bakanların yoldan şaşmaması için.» (Kudsî hadis) Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Mârifet ehli yumuşak ve nârin olmalı. yamalı libasa bürünür.. Bu da ikiye ayrılır: Zahiri tevbe. gerek yemek. felekleri yaratmazdım. Sonra onlar EHADÎYET makamındadır. iç âlemlerini TEVHÎD ve marifet nuru ile aydın kıldıkları içindir. FA. Kötü halin... TASAVVUF EHLÎ olarak ad almalarına yegâne sebep.. SAD. tam muvafakate geçmek. Tasavvufun son devresine gelenler de eski. .. ilk safta gözükür.

» (Yunus. dünyaya salan şeyler arasında: Çok kazanmak. ehlini ve evladını haddinden fazla sevmek gösterilebilir. Kalbin sâfiyeti zikrullah ile olur. Bunu Allah-ü Teâla şu kudsi hadisle bize bildirir: . Dünyalık işleri düşünmek onu yorar. SAD makamı da tamam olur. Kalbi yoran. Allahın velî kullarına.SAD: Safa halini ifade eder.» Bu halde.» (Yunus. çok içmek. Sonra. kalbini parlatır aya bakar. Bu da. teftiş eder. kalbin safiyeti. Benimle görür. Biri. TA harfi gibi iki yönden mütalaa edilir.«Bir kulu seversem. korku yoktur.» Allah-ü Teâla’nın zatından gayri şeylerden temiz olunuz. Benimle konuşur. beşeri sıfattan soyunup. dili.«Alim.A. Allah-ü Teâla velâyet halini bulanlar için şöyle buyurur : . Kalbin sâfası odur ki: Beşeri kederlerden beri ola. parlarsa. Allah-ü Teâla bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurur: .«Ayık olunuz. gaflet uykusundan uyanır. onlara denir ki: Allah anıldığı zaman. 64) Velâyet halinin neticesi ilahî huylarla bezenmiş olmaktır. bu içten yapılır. hafi zikre geçilir. Benimle tutar ve benimle yürür. cinsî ifrat. Bu zikir ilk zamanda cehren yapılmalı.«Müminler.» Sırrın temizliğine gelince. Sır dili ile. Onlar mahzun da olmazlar. iç âlemin sâfiyeti üzerine düzenlidir. kalbin ayık hali bulması ile başlar. eli ve ayağı olurum. çok uyumak ve çok konuşmak kalbi dünyaya çeker. VAV: Velâyet hali olarak anlatılır. arif ise. Mesela. Benimle işitir. öbürü de sırrın. Şu Ayet-i Kerime bu makamı daha iyi anlatır: ... 62) Yine buyurur: . kalpleri titrer. TEVHÎD esmâsına devamdır.«İlahî huyları. kulağı... o da Allah'ın zatından gayri işlerden beri durmaktır. Peygamber S. efendimiz bu mânada şöyle buyurdu: . Ve onun sevgisini kalbe yerleştirmektir. ilahî sıfata bürünmek vardır. Bu anlatılan şeyler bir kalbde olursa. çok yemek. temizlenir. huy edinin. Peygamber S. Haşyet. gayb âleminden hayır ve şerre dair işlerin sureti kalbine nakşedilir. saflık ve temizlik çağına eremez. Bu hal de tamam olursa. efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurdu: . O.» (Enfal. 2) Buradaki titremenin bir mânası da haşyet olur.«Onlara dünya ve ahirette müjdeler olsun. gözü.A. Bu hal.

bâki sırla varlığa kavuşur. velilerin makâmı olmuştur. Hak Teâla ne fena bulur. Allah için yapılmıyorsa. manalar çocuğu -TIFL-I MAANÎ . Allah-ü Teâla şöyle buyurur: .makamıdır.«Hak geldi.olarak adlandırılan hakikî insanlığın hayatını doğurur. orada ebedî kalırlar. Sonra. ona varır. Haddi zatında. 88) Ayet-i Kerimesi. iyi işler ona yükselir.yokluk .. ilahi sıfatlar arasında eriyip gitmektir. Sonradan olan bir varlık.«Cennete gidenler. VAV makamı hâsıl olur. Fani kalb. yerini EHADÎYET sıfatı alır.» (Fatır. batıl eridi.«Allah sabredenlerle biledir. beka tamam olur. Fenâ hali tamam olunca. bir râzı olan.» (Kamer. 81) Îşte bundan sonra. Onun varlığı için iyi işler görülür. Hak'la ebedî sâfiyet kalır. ne de zeval. Batıl mutlaka eriyip gitmeye mahkumdur. Bu arada. Beşeri sıfatlar gidince. Bu olanlar arasında kul. 66) Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz.» (İsra. Allah doğrularla beraberdir. baki yaratanla beka bulur.. rızâsı gözetilir ve zâtına varılır. güçlü padişahın katında.«Doğruluk otağında. Bu beka yakınlık âlemindedir.«Güzel kelâm. Îyi amel.. FA: Fena . İhtimal ki. Sahibini helâk eder. bu iddiamızın şahididir. bir de râzı olunan kalır. Onun rızasına varır.» (Kasas... 10) Hangi iş olursa olsun.. 42) Yine buyurur: . Fenâ hali hâsıl olunca. Sırrül Esrar . O âlemi Allah-ü Teâla şöyle anlatır: . onun varlığına rıza ile gidilir. Bu hali bulanların sonsuz lezzetini Allah-ü Teâla şöyle anlatır: .«Onun vechinden gayrı her şey helâk olur.» (Araf. ezeli var'la birleşince ona vücud düşünülemez. . nebilerin. 55) Orası lâhut âleminde olup. şirktir.» (Enfal.

Ahiret âleminde ise. ruhbanlara ait işler vardır.«O yaptığı ibadette Rabbına şirk koşmasın. Îlahî esmaya dair Peygamber S. Allah'ın emri olan farzlardır.. harf.A. birinci cennet olan meva cennetindedir. sevgide sabit kıldı. Dahası var.» (A'raf. Uzaktan söyleneni duymak ve iç âlemde gizli şeyleri haber vermek gibi şeylerdir. yapılan ibadetin.. On iki ilahı isim.A. isterse Rahman. Ameller gösterişsiz olmalı. Yaptığı iş.» Yani. Revâni ruhun yeri kalbdir. huri. zahirdeki ahkamı düzenlemiştir. Metaı. içkiler ve cennetin diğer nimetleri. köşkler. az zamanda çok yer kat etmek.. kalb işlerindeki her harfe bir isim verdi. Sonra. Çünkü Allah-ü Teâla onun için şöyle buyurdu: . konuşma olmaz. ibadetin. manevî yolculuğa dair olan ilimdir. Diğer on iki isimde olduğu gibi. . tekrarı bindir.«İster Allah deyiniz. cennete girer... Yani."Allah-ü Teâla'nın doksan dokuz ismi vardır.. O da iç âlemine dair olan bilgidir. Allah-ü Teâla bu hale işaret için şöyle buyurdu: . O ruh farzları eda ederken şirk ehli olmaz. Allah-ü Teâla. efendimizin bir Hadis-i Şerifi de şöyledir: . ama. 110) Yine buyurdu: -«Güzel isimler onundur.«Ders. hangisini çağırırsanız. Çünkü bu cümlenin Harfleri on ikidir. herkim onları ezbere sayarsa. bazı bu âleme has KEVNİ keramet tabir edilen. Bu ruhun meşgâlesi Hakkın zatına ait isimlerin ilk dördü iledir. Bunlar. Onun metaı şeriattır. bazı iyilikler bulabilir. bir harftir. çağırınız. 180) Bu âyetlerdeki işaret şudur ki. onlar da. Onlar da cennet.Ruhların Cesettekî Yerleri Cismanî ruhun cesetteki yeri. efendimizin şu Hadis-i Şerifi vardır: . 110) Allah birdir. ilahî isimlerdir. bir'i sever. güzel isimlerin hepsi onundur.» Anlatmak istediğimiz mevzuu açıklayan Peygamber S. zata has isim bir tane. duysunlar diye. suda yürümek hava boşluğunda uçmak. Yapılan ibadetten hasıl olacak velâyet hali. sevenlerin kalbini öylece. LA İLAHE İLLALLAH cümlesinin esasına dayanır.. Ayrıca her âlemin üç ismi vardır. Zahiri duygularla beraberdir. yalnız kendine has olmasını ister. onlarla çağırınız. sinedir.» (İsra. Allah-ü Teâla. yapılmamalı.. Bu bilgiden hâsıl olan mârifete gelince: TEVHÎD esmasının sonucu olduğunu söyleriz. uğraşılması gereken esaslı iş. bu dört isimde de ses.» (Kehf. keşif ve müşahede hali mülk âlemine aittir. Allah-ü Teâla o emirleri ile. Bu haller yer zemininden semâ yüksekliğine kadar böyledir. dünyada iken kârı gözetilmemelidir. onun huyuna bürünen sayısız. gılman. Sonra.

Biri. Faydalı olan da budur. ünsiyet zevkini ihsan eyledi. geçici yağmur suyuna benzer. ve içinde bulunan meleklerdir. 24) Revâni ruhun yeri. yerin yedinci zemininde sabit olup. İlahî isimlerin bâtın manasını düşünür.. Bu ruhun. Bunun metaı ise. taşa vurup açtığı on iki çeşmeye benzer. Bu durumu. marifettir.«Musa. efendimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde ise şöyle buyurur: . hayvâni nefsin kuvvetidir. Her bâtın mânanın bir sonrası daha faydalı ve daha kârlıdır. dildeki ilim. temeli olan bir hazinedir. Aslı. bir nevi Musa a. Allah-ü Teâla diğer Ayet-i Kerimede şöyle buyurur: .» Esas yararlı bilgi bu ilmin çerçevesi içindedir. Peygamber. Dedik.A. Bu habbe. kökü yerde. Oraya can verdik. ahiretteki yeri ise. Allah-ü Teâla şöyle haber verdi: . Müşahede ettiği şeylerin bir kısmı. o zaman on iki göze fışkırdı. Her cemaat.» Bahsettiğimiz. kalb dili ile vasıta kılınıp yalvarılan ilahî ilimlerin hepsidir. Melekût âlemini müşahede eder. S. habbe çıkardık.«Allah-ü Teâla Kur'an'ı on batında inzâl eyledi. kavmi için bizden su talebinde bulundu. belki daha aşağıda. zahir ilimden daha yararlıdır. sessiz ve harfsiz konuşur. semâ yüksekliğinden taa arşa kadar veya daha yukarı uzar. içeceği yeri bildi. Çünkü gerçeğe daha yakındır.s. İşine gelince. TEVHÎD ağacını onların kalbine yerleştirdi.Bu durumu. Onun da olduğu ve tasarruf ettiği bölge FÜAD'dır. nurları. Sonra konuşması iç âleme dair olur. ondan yemektedirler. Allah-ü Teâla bize şöyle haber verdi: . dallarına gelince.A. Peygamber.» (Yasin. 60) Zahirdeki ilim. dalı semâya uzar. Öbürü de kalblerdeki ilimdir. Ona: .«Îlim iki çeşittir.» (İbrahim 27) Ve onlara.. kalb hayatıdır. bir de iç mânası vardır.. nebinin.. Allah-ü Teâla. S. Bâtınî ilme gelince. cennetler ve onun ehli.«O bir pak ağaca benzer.» Yine buyurur: . bir misal olarak şöyle buyurur: .Taşa sopanla vur. Bir de .«Allah iman eden kimselerin kalbini dünyada ve ahirette sabit söz üzerine tesbit etti. ki bu. bu Allah'ın kullarına karşı bir tutanağıdır. NAÎM cennetidir. 33) Allah-ü Teâla bu afakta habbe yarattı. on iki ilahi isim.» (Bakara. efendimiz ilmi anlatırken şöyle buyurur: .«Ölü yer. onlara kudretimizi bildiren bir delil olmalıdır.«Kur'an'ın bir dış.» (İbrahim. Sultani ruha gelince.

«FÜAD gördüğünü yalanlamadı. mâna yavrusunun zuhurudur. o gizliyi bildiği gibi. Hem celal. Bütün rağbetlerini. Sırrül Esrar . efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur: . Bu ruhun hali. 23) Bu sultanî ruhun meskeni öbür âlemde. akıl inhisarı altına girer. ilim makamlarını anlamaya çalışalar.enfüsî âleme habbe halk etti..«O Mümin ve Müheymindir. Mümin'in aynasıdır.«Her kim kırk gününü ihlâs ile sabahlarsa. en hâfiyi de bilir. bu durum daha başka anlatılır: . Bu ruhun kârı. Anlattığımız bu haberler ilim sahiplerine ulaşınca. Daha ilerisi ledünnî ilme ereler. ben de insanın sırrıyım. gıdasıdır.«Mümin. Diller tutulur. CEMÂL sıfatının tecellisini seyre dalıp hayrân olmaktır.» (Necm 11) Bir Hadis-i Şerifte ise. TEVHÎD isimlerine devamdır. ruhânî ruhların kuvvetidir.. Çünkü Allah-ü Teâla görünen misallerden münezzehtir. Allah-ü Teâla'nın vechidir. Orada benzeme ve benzetilme yoktur. Öbürlerinde olduğu gibi. Müşahede ettiği ve gördüğü.«Însan benim sırrım. Peygamber S. Bunu Allah-ü Teâla şöyle haber verdi: . bu ilim aynı zamanda TEVHÎD ilmidir. Buradaki devam. gerçek yüzünü anlamaya bakalar. Yaptığı işlere gelince. Kalbler hayrete dalar. Kudsî ruhun tasarruf ve durak yerine gelince. gâyesini bulunca.«Sözü bağırarak demekte isen. burada da zahiri nutuk yoktur: . Teveccühlerini daha ötelere aşıralar. bu hallerden haber vermeye gücü yetmez. hikmet kaynakları kalbinden diline akar. O da. Allah-ü Teâla murad ediliyor. şu kudsî hadisle anlatılır: . O günde yüzler parlak olarak Rablarına bakarlar.» Bu sultanî ruhun kârına gelince. Allah-ü Teâla bir sıfatının Mümin olduğunu bize şu ayetiyle bildirdi: .» (Haşr.» Birinci müminden imanlı kulun kalbi. o da SIR'dır. onlara gerekir ki. hem de cemal sıfatlarına bakar. zatî olan ehâdiyet makamını bulmaya.» (Taha. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Bakışı sır gözü iledir. 7) Kudsî ruhun haline Allah-ü Teâla'dan başkası vakıf olamaz. Anlattığımız halleri inkâra sapmadan. Daha yükseklere varalar. müminden ise. sır lisanı ile olur. oraya yönelteler.» Bu ruhun metaı hakikat ilmidir. irfan sahibi olmaya bakalar. İnsan.A. üçüncü cennet sayılan FÎRDEVS cennetidir. O işitir ve görür. ikinci.

Her şeyin yanında hazır olmuş ve fakat bir şeyin yanında mekân tutmaktan çok yüce kalmıştır. Putperestleri reddederek deriz ki: Allah Bir'dir. Delil ve hücceti doruğuna yükselmiştir. hikmetine bir son ve sınır olmaz. dersen. O'nun hakkında "ne zaman?" dersen. kemiyyeti bilinmiş olurdu. önce şeyhinde yok olmak. içinde feyiz kaynakları artar ve böylece yakın bir zamanda arzusuna erişir. O'nu tenzih ederiz. hiçbir şey O'nun önüne geçemez. Eşlik ve çiftlikle vasıflanmaz ve ayıplanmaz. nicelik ve niteliği O nitelemiş ve kendisi nicelik ve nitelikten pak ve münezzeh kalmıştır. O'nun hakkında "niçin" tabirini kullanacak olursan. Böylece Kaderiyye Mezhebi mensuplarını reddediyoruz. izzet ve şerefle saltanatını kurmuştur. O'nu nitelik ve nicelikle talep etmiş olursun. Çünkü irşad makamında olan şeyh. "Allah nerede"dir. rahmet ve inâyetiyle) her şeyde mevcud olmuş ve fakat zarfiyetten münezzeh ve mukaddes kalmıştır. sonralığa ilhak edilemez. Allah daha iyisini bilir!. böylece Hüzeliye Mezhebi mensuplarını reddediyoruz. O'na benzerlik koşanları reddederiz. O'nun şanı yücedir. Gizli. Cisim olmuş olsaydı. bütün eşya O'na muhtaç bulunuyor. O'nun koymuş olduğu hukuk vacibdir. O halde müride gereken. Cisimlikle tanıtlanmaz. bir takım organlardan meydana gelmiş olurdu. Cenab-ı Hakk'a vâsıl olmakta müridi için bir vâsıtadır.) Hazretlerinin Akîdesi Hamd o Allah'a ki. "Allah nasıldır ve nicedir" dersen..Rabıta ve Faydası Rabıta ve onun keyfiyeti. O'nu var oluşluktan ta'tîl etmiş olursun. Rabıta zikirden üstündür. onu mekânla talep etmiş olursun. hiçbir şekil yakınlığıyla nitelenmez. bir şahıs olmuş olsaydı. Böyle olunca da rabıta. Zaman ve mekânı O yaratıp meydana getirmiş ve kendisi zaman ve mekân kaydından pak kalıp. denizde hayır olsun şer olsun hiç bir şey O'nun iradesi dışında hareket edemez. O'nu tenzih ederiz. (îlmiyle. hiç bir şeye muhtaç değildir. sonra da Allah-u Teâla'da fenâ bulmaya vâsıl olma imkânını elde etmektir. eğer O. kudretiyle. .. Bu bakımdan hiç kimse O'ndan bir hak iddia edemez. mürîd için zikirden daha faydalı. çünkü O SAMED'dir. O'nun dengi ve benzeri yoktur. Füyüzât-ı Rabbâniye Gâvs-ı Âzam (K.S. Zira rabıta. her şey O'nun yüksek iradesiyle hareket eder. Sonralık da O'na hastır. karada. Hiç kimsenin O'nun üzerinde bir hakkı yoktur. Bununla Nezzamiyye Mezhebi mensuplarını reddediyoruz. öncelik O'na hastır. açık. Mürid şeyhiyle gönül münasebeti kurup arttırdığı nisbette. düşünce şeridinden geçirmektir. melekûtiyyet konusunda O'nunla çatışmış olursun. daha münasibdir. Benzerlikle kıyas olunmaz. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. O'nun yüksek kudreti hiç bir şeye benzemez. O'nu zaman kavramıyla kayıtlamış olursun! O'nun hakkında "değil" tabirini kullanırsan. şeyhin suretini düşünüp.

övgü değer vuslatın hazzını almak için hicret etmişlerdi. Bununla da Ca'feriyye Mezhebini reddediyoruz. Allah katında yer almakla nasıl nîmetlenmiş olmazlar? Karanlık gecelerde uykusuz kalmış bir takım gözler. nasıl olur da kudsî bahçelerde gezip tozmazlar? Oranın yüce yerlerinde eğlenmezler? Oranın susuzluğu giderici sularından içmezler? O günü nasıl tasvîr edelim. sen O'ndan razı. Bununla Ka'biyye Mezhebini reddediyoruz. günahları bağışlar. nasıl olur da Rabbanî şerbetle sulanmazlar? Bir takım ruhlar ki. Kafirleri de sapıklıklarıyla baş başa bırakıp akl-ı selîm ve iradenin kapısını açık bırakmıştır. O gün Mevlâsının hitabına mazhar olan. o gün perde gerisinde kalmayacak. beden şehrinde hapsedilmişlerdir. tahiyyat ile söze başlayacak. hem de başkasını görüyor ve O her sesi duyuyor.Allah adil'dir. Bununla Hişamiyye Mezhebini reddediyoruz. Öncesi olmayan bir söz ile konuşucudur. Hesap günü insanları ve diğer. Va'dlerini mutlaka yerine getiricidir. hem kendini. dostlarına (rahmet ve mağfiretle) tecellî eder. her türlü adaletsizlikten mukaddestir. Ama bir takım kimseler Cennete girmek istemeyecek. Dostları da O'nu dolunayı görür gibi görürler. gir cennetime!" (Fecr. O. Bununla Dehriyye Mezhebini reddediyoruz. Onun sözünün başka hiç bir yaratıcısı yoktur. öyle şerbetler ki hem . haksızlık ve zulümden uzak. Sadık'dır. Onlar hayatın lezzetinden ancak. 28) Sen cennetlerden huri nîmetiyle hoşnud olacağını mı zannediyorsun? Cennet bahçelerinde sündüsten yapılmış bir giy-siye kanaat getireceğini mi sanıyorsun? Mecnun Leyla'sız nasıl ferah bulup huzura kavuşabilir? Amber kokusunu almadan onu sevenler nasıl eğlenip rahat edebilirler? Bir takım cesetler ki. Bu yüzden onlara ebedî rahatın kadehini sunucular şerbetler sunacak. Onları kabir çukurunun karanlığına birer fani olarak çevirmiş ve ilk yarattığı gibi onları tekrar diriltip hayata döndürecektir. Rabbimiz ayıpları gizler. Halkı (yaratıkları) en güzel fıtrat üzere yaratmıştır. hükümlerinde asla zulmetmez. O. nasıl olur da dostlarına görünmez. O. "Ey itmi'nane ermiş ruh. O. Kur'an'ı indirip en güzel konuşanları acze düşürmüş ve böylece Muradiyye Mezhebinin hüccetlerini çürüğe çıkarmıştır. bağışladığı şeyi geri döndürmekten münezzehtir. Hıristiyan ve Ateşperestlerden hayırlıdır. sevgi sütleriyle gıdalanmışlar. En gizli hal ve düşünceleri görüyor. haydi gir kullarımın içine. haber verdiği hiç bir şeyde döneklik yapmaz. Ve biz ikrar ediyoruz ki. O senden razı olarak. Mevlâsı da onu Cennet-i Adn'e buyur edecek. Yahudi. varlık âleminden hiç bir şeye razı olmayacaklar. Allah ile ünsiyet müşahedesine erişince nasıl lezzet almazlar? Bir takım gönüller ki. Bir kişi günahına dönecek olursa. bu ümmetin fâsıkları. tevbe edenlerin tevbesini kabul buyurur. geçmişteki günahları (eğer tevbe edip bağışlanmışsa) tekrar dönmez. hem onların arzuları aşağı nesneler de olmayacak. Rablerinden başkasına bakmayacaklarına and verecekler ve Ondan başkasına niyet bağlamayacaklar. Biz tasdîk ediyoruz ki. mü'minlerin kalblerini bir araya getirip uyumlu kılmıştır. Mu'tezile'den rü'yeti inkâr edenleri reddediyoruz. Allah. aşın derecede olan aşk ve şevki nasıl anlatalım? Aşıklar hakimi o gün arz-ı endam edecek. ubudiyyet tahkîkinde erimişlerdir. canlıları bir araya toplayacağı gün. dön Rabbine. Biz inanıyoruz ki. açıktan kendini gösterecek ve bu davayı O halledip hükme bağlayacaktır. perde gerisinde durup onları hesap alanında bekletir? Bu hususta O'nun kadim ve ezelî va'dleri vardır.

Rabbim ben Senin aşkından yana bir vasiyet üzere bulunuyorum. aydınlık verir. ona nîmet ve bağışlarımı bolca vereyim!" Uyanık olun ki. sabah akşam onları çepçevre kuşatınca. hem de yumuşak. manevî ufuklarda misk kokusu neşreder. yeni yeni esenliğe her sabah ve her akşam mazhar eyle!. Hiç şüphe yok ki. Şafiî. evet bu saydıklarımızın hepsi Allah'ın birliğini dile getirip ifade etmektedirler. Rabbim. güzel kafiyeler neredesiniz? Onların akidesi. yüksek mertebelerdeki vuslata hak kazanmışlardır. onların şadilik ve iştiyaklarını arttıracak. ardarda. Cenab-ı Hak beni de. o ruhların gözlerinden akan yaşların kokusu.katıksızdır. Benden bir bağış isteyen var mıdır. bir nice hallerde başına gelen dert ve musibetler eşit bir doğrultuda ona çok kolay gelir. Haberiniz olsun ey muhabbet ehli! Şüphesiz ki Cenab-ı Hak seher vakti tecellî ederek şöyle seslenir: "Tevbe eden kimse var mıdır? onun tevbesini kabul edeyim! Günahının bağışlanmasını arzu eden bir kimse var mıdır? onun bütün hatalarını bağışlayayım. dostlar tabakasında sened ve rivâyet kabul edilir. halkın en şereflisi Muhammed'e ve onun hanedan ve arkadaşlarına indir! Onları saygı ve ta'zîmin en şereflisine has kıl! Onları çokça ve ebediyen. Amin!. sizi de kendilerine cennette yüksek menziller verilen altlarında ve üstlerinde ilahî füyuzatın eserleri görülen kullarından eylesin! Allah'ım. Malikî ve Hanbelî mezheplerinin usulü üzere idi. kuşların ağaçlar üzerinde davudî nağmelerle ötmeleridir. Allah bizi ve sizi dinde ayrılık meydana getirip parçalanan. apaçık sabahlamıştır. Senin cemalini görmeyen bir göz herhalde şakiydir (bedbahttır). Ayrılığa düşenler. göz ve gönül doldurucu nurlarına doğru heveslerini çekecek. Ayrıca bağ bahçe aralarında kıvrıla kıvrıla akan suların çağlayan sesleri. üzerlerinde dinden hiç bir eser görünmemektedir. Onlar sualsiz uçup gittiler. okun hedefi delip geçtiği gibi dinden öylece gelip geçtiler. Amin!. Semavî işaretler. olanca güzelliğiyle ışık saçar. Ya ilahî! Senin atıfetlerin hatalarımızı silsin! Red nasıl olabilir kardeşlerim? Seher vakitlerinde rabbanî anlar ve dakikalar vardır. Kaynak: Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hz. Yine onların sözlerinin ve haberlerinin sıhhati. Sana olan gönül arzusu hakkı için senin emrin altında bulunanlara merhamet ve şefkat et! Öyle gönüller ki. Rabbim. Hanefî. kendi güzelliğinle Sen bütün aşıkları öldürdün.. Sana olan aşkları sebebiyle onlarda bir bakiyye kalmadı. Şüphesiz ki. melekler âleminden nefhalar vardır! Bu mesele ve önermenin doğruluğuna delîl. Artık onun için. Sana kavuştuğum gün asla umutsuzluktan endişe etmiyorum. rahmet ve afiyetini. şevk ve istekle Sana yönelip eriyorlar. açıktan açığa takdim edilince. dağılan kimselerden korusun. ihtiyaçları yerine getirilir. Çünkü bunların. Onlar (fena âleminde) bir takım ayrılıkların hasretine sabrettikleri için. esen rüzgarların dokunup raks ettirdiği ağaç dallarının sündüs giysilere bürünerek çıkardığı gönül çekici nağmeleri de buna delildir. Sırrül Esrar . Sevgi hediyesi. Buna hasret olanlar üzerinde çevrilip. Senin Hakk ismine and olsun ki.. ruhlar kir ve pastan arınıp safileşince.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->