U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

Belleten Sİ.'77?i.Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F. Res 6ab) Çizim 18 . Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'.'//İ>»r~.-y/. Çizim 17 . /sık Şihıılikalc.Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . 1987.

..* .

VI7 1. Erken Demir Çağ. Dilkaya.Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı . R 96 .347.Dromoslu taş sandık mezar.Karagiindüz K Mezarı. Erken Demir Çağ ' Sevin V.0________İM Çizim 19. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 .

9- . Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli.50 ile 2. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. 11-10. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar. Van Bölgesinde M.Ö. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. genişlikleri 1. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M. Mezar yüksekliklerinin 2. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir.50 metre civarında olması gerekmektedir.Ö. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. II. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır. Mezar içinde. mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). Uzunlukları 3-30 ile 4. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. sekiz iskelet var dır.50. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir. Duvarların üzerinde. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir.30 metre arasında değişen mezarlar.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir.Ö. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler.

Kamgündüz oda mezarı.Resim 45. Erken Demir Çağ sonu .

:K Manı'nda hır oda mezar F.rken Demir Çağ sonu n .

Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir.ezarlık alanlarında. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. Ancak . Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . Elazığ Kaleköy. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. miğfer. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. basit taş mezar. Van Kalesi Höyük. dro-r. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. mezarlann hemen yanında 99 .ar< alanına getirildiğini göstermektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. Olasılıklar.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Resim 48.Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .

Mühür baskısı üzerinde Çizim 21. küpe. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. yüzük. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir. ilmelerin içinden elde edilen mühür. Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür. ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir. 227. Kurban kanı. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. 6j) 102 .E.bulunmuştur. Res. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. Jerusalem.C.. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır.tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K.. sıvı kurban (libasyon) merasimidir. Yakma gömülerin. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. ölüye armağan edildiği bilinmektedir. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. 1991. çapı 0. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. Stellerin birinin örtünde. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. bir öneriye göre. < Editör). Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır. Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21). I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B.

Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .Çizim 22 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler. u 23 .

Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. Munzur 3. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Mescit Dağ (3250 metre). 1951 yılında Ağrı'da . Bendimahi. Buzdağı 2. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2.188 ve Mercan Dağ 3. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. İklim çok kum ve çok soğuktur. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud. Kış ayları bir hayli soğuktur.288 metre) ve Akdağ (3. Allahuekber Ö126 metre). Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar. Yörenin ortalama yüksekliği 2.030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır. Bölgenin diğer yanardağı 4.600. batısında volkanik Nemrut. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü.15 derecenin altına düşer. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. en çok 160-165 gündür.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır. Kargapazar (3.200 metre civarındadır.47 derece ölçülmüştür. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası. Yöre Fırat ve - .000-2.100 metre). Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. Bölgenin büyük bir kısmını 16. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz. Zaman zaman sıcaklık . bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır.449 metreye ulaşmaktadırlar. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır. Van Bölgesindeki iklim kurudur. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer. Oltu.165 metreye kadar ulaşır. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir. Deliçay. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir.612. Karasu. İklim yine soğuktur.mur alır. Ağrı Dağı ise 5. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Göle akan Zeylan.

Yeşilaltç Resim 52 .Resim 51-Stelyuvalan.Doğu Beyazıt haya mezarı 104 .

I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I . .A' IV **4 Y1-..

5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .

Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur. II. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir. Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. Ancak Al-tıntepe'de dört. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Arkeolojik ve epigrafik veriler. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin.546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur. M.. diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir. Teişeba ve Ş ui ni y i . Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. Urartu'ya.. yani Tanrı Haldi.Ö.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır. Karahan stellerinin birinin üzerinde. Bu oyukların. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. 106 . Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir... binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın. Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır. Özalp'in güneyinde. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50). Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam." emri yazılmıştır. deniz seviyesinden 2. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt.

olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin.Asurnasirpal 'M. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Hatta daha da ileri gidilerek.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında.Ö. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir. Çavuştepe. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın. Genellikle demir.890-884) ve Il. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır.TiglatPileser (M. Arkeolojik kazılar M. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji.Tukulti-N'inurta (M. Armavir-Blur. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır.Ö. hiç bir kayıt yoktur.Ö. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı. 12. Asur kralı I. Toprakkale. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü. Hastam.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54).Ö. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir. Krallık Döneminde bu değerini yi10" . bu beyliklerin M. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur.Ö.9.Ö.yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir.Ö. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi. zenginleştirilmesi. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. Kayalıdere. 13. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği. Madenin ocaktan çıkartılması. Urartu Krallığının M. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. 2. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların. Il. bakır. Daha sonraki yıllarda II. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

tunç .Resim 57 . yüzyıl Resim 58 . 7. Ayanıs Kalesi MÖ.Demir mızrak uçları.Tek kulplu testi.

yonca ağızlı metal kap 111 .Tek kulplu.Çizim 24 .

Tunç adak levhası.Resim 59 . Van Müzesi 112 .

Mobilya Parçası Van Müzesi .Resim 60 .

Resint 61 . Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .Keçi ayağı biçikli masa ayağı.

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Ayanıs Kalesi . Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 .//.Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları. Rusa yazıtlt yapı adak diskleri.Kesim 64 .

113 .

Kurubaş Geçidi. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Tarım alanları daha çok Mianduab. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. Hoşap kaynağından sağlanan su. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. Aşağı ve Yukarı Anzaf. Gürpinar. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. ilerde de söz edeceğimiz gibi. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. küçük tarım alanlarının varlığıdır. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. b . 1. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Uşnuye. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. birbirini kesen dağ sıraları. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. İklim. Bölge. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre).650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır.

Ö. silah • 1. 2. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan. 1997 yılına kadar.Sargon'un M. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir. II. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir.Ö.412 tunç kılıç. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. 13. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il. Karmir-Blur.Ö. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>).Ö. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. 11+ . M. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M. 2 kazan. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı.541 tunç mızrak. Özellikle Erzurum. Tunceli. M.Ö. mızrak ucu • 305. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. 1. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa.212 tunç kalkan. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. 3 sadak.000 bakır kalkan ve 1. su testisi. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli . Bingöl. M. • 25. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden. 745 yılı seferinde. Yukarı Anzaf. Daha önce de belirttiğimiz gibi. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. 8. kazılarda bulunan demir. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. 5 miğfer. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. Kral 11. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir. Erzincan. Çavuştepe. miğfer. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini.iki atı ile birlikle. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. Elazığ. 3 kalkan.

-ilmektedir.5 mina şü (y. Argişti'nin ikinci . 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir. '-. önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. bağışlanması karşılığında. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. kama ve kılıçlara. Gümüşhacıköy. 4.o. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. Res.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn. 5 .030 kilogram) ve 167 talent 2. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır. 10) 115 . Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. Aynı krallıktan I. ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. < Editör. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir."-inat yılında.o. Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür. Jerusalem. 1991.1. yaylar ve kazanlar. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir. vazolar. tanrıca Formundaki anahtarlara. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y.o.aktaydı. bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i .o. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur .GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir.

Rusa'ya ait bir adak miğferi. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. sadaklar. Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. Urartu Krallığfnın M. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. bu kullanımın M. 8.Ö.Ö. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur. Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır.Ö. 7. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. 9. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir. kalkanlar. M. Çağdaş Asur. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir.U. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. yüzyılın sonu ve 7. Demir özellikle M.Resim 67.Ö. MİĞFERLER Tunç. Asur kralı III. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25).9. 116 .

Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının . Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. yüzyıla ta-. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). bilinmemektedir. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. sivri tepesinden alın kısmına doğru. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir. 11" . KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir.1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. Miğferin önünde. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir.duğu bilinmemektedir. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. gerek form ve . gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır. Asur kralı III. Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa.. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. Özellikle Çavuştepe. Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir. özellikle M. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır.Ö. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. 7. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır. Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. Miğferler üzerinde. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur".Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır.

Ayams Kalesi 118 . Rusa dönemi. Van Müzesi Resim 69 .Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu.Tunç kalkan.Resim 68 . II.

bir yönden bakıldığında düz. 9. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. arasında değişen adak kalkanları üzerinde.Ö. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür. Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır. Çapları 60 cm. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. bazı örneklerde ise. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir. ile 100 cm. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. olarak görülebilirler. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. deri ile kaplanmıştır.12 mina) geldiğini yazmaktadır. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. üzerlerinde bezeme olmayanlardır.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. Kargamıs. Arin-Berd. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. M. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0.70 metre uzunluğunda ve 0. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. Bu durum. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. Karmir-Blur. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür. Kayalıdere. Asur kralı İT. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. Bazı durumlarda 119 . Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması.

7. yüzyıla ait tunç sadak.Resim 70 .Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. Ayan ıs Kalesi 120 .ö.

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. bir çelişki gibi görünse de. " . Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. ovanın başlıca su kaynağıdır. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış.Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler.

Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. "Payeli salonda' 4 \o. Bir diğer grup veri. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. Karmir-Bluı'da bulunan l. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Asur kralı II. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır.lu payenin yanında bulunan. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir. siren. Boğa. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir. Tl. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. Üçüncü veri topluluğu ise. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. Eklentili kazanların kökeni. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli.

kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. 2. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. Musasir. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir. S. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. Delfi. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Ptoon. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir.Ö. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. Yuvarlak gözler. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının. katına kadar geri gitmekledir. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. Delos. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Kirhi. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. Boğa basları boynuzludur. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. Yağma listesindeki Tabal. Sirenler insan vücutlu.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. kadın veya erkek başlı. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. Yunanistan'da Olimpiya. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar.lentİSİ. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. 714 yılına tarihlenmektedir. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu.Ö. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28).535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Bu buluntuların en önemlisi M. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. l ramı'ya haraç olarak 1. Urartu.

Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir. 8.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. 126 . Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Üzerinde Urartu kralı II. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. üzerindeki yazıt ile M. Aslan eklentisinin önemli özelliği.Ö. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. Bu örnek aslında. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı.

CM.B. Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. Res 83 -4) 12" ... 62ı Cızım 2H . Res.2) Çizim -.. 8.Jerusarlem. Jenısalem. (editör). (Editör). ımuini.Sirenler (PtotTOVSkü B. 230.1a 8. 1967. 1991. 230. Kes. Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B. 1991._ Kanath eklentiler .Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'.im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'.

Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. Marlik Tepe'nin. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. Altın. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. Özellikle altından aslan başlı küpe. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. M. hayvan başlı iğneler. yüzyılın sonuna veya 8. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır. kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi.le geçen eserlerin yanında. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. 12> .Ö. 9. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri. F. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir.

Resim 74.Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi .Hayran haslı allın iğne. Van Müzesi Resim 5 .

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 . Van M: .Sandal biçimli altın küpe.Resim 78.

Van I .Resim 80 .Hayran haslı allın-demir bilezik.

Allın rozetler. Ayan ıs Kalesi 129 .Resim 81 .

Kaideli. çift kulplu kırmızı açkıh kap.Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .Resim 82 . Ayanıs Kalesi Resim 83 .

bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir. Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. Urartu çanak çömleği. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. 131 . boyalı kap parçası bulunmamıştır. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. ele geçmemiştir. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. bir iki örneğin dışında. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz. 7. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. Urartu sanatında M. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında.Ö. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. 7. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. M. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır. Urartu. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. Son yıllarda Van Kalesinde. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Bu geleneğin kökleri. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada. bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır.ÇANAK ÇÖMLEK U . bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok.Ö.

Alçak boyunlu küpçük. Yan Müzesi 152 .Resim 84. Van Müzesi Resim #5 .Ayaklı kadeh.

. siyah atkılı kap parçası.DevetÜyÛ renkli depolama kabı. Yan Müzesi 133 .{yanış Kalesi Resim 8^ .Resim 86 . bezemeli.Boğa başlı.

* Resim 1 .Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .

kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. kahverengi. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. derin veya alçak kaseler. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. kırmızı açkılı keramikler değildir. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . ayaklı kadehler (Resim 85). Genellikle devetüyü. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. kum ve saman katkısı gözlenebilir. keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. İnce uzun. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). tabaklar. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı.

J .

Karın çapları 1. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir. Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. Hatta kırmızı perdahlı kapların bile. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84).5 metre. ağız çapları 0. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. Bu nedenle. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. 135 . halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M. Ayanıs. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. 2. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır. kırmızı açkılı Urartu Keramiği. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. Küplerin dayanıklıklarını artırmak.Ö. Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır.Ö. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır.75 metreye ulaşan bu küpler içinde. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. kalitesi düşük olsa da.ma küpelikleri vardır. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir.

Büyük boyutlu depolama küpü 136 .Çizim 29 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

Van Müzesi 139 .gs» -* -/> Resim 89 .Adikeıaz Kabartması.

Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir. bugün \ . Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır. Atlarda gem yoktur. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır.Ö. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Urartu sanatında II. Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Ancak konturlar açıkça bellidir. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. Bir elinde kase. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Teişeba sol elinde bir kase. Sözü edilen anıtsal kabartmaların M.Ö.yapılmıştır.5 metreyi bulmaktadır. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. Tanrı sağ ayağını boğanın başına. olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir. Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi. sol ayağını sırtına basmaktadır. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. 7. Öyle görülmektedir ki. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. Hu tanrı Haldi olmalıdır. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. Rusa döneminden (M. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir.685-()45) olması gereklidir. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır. Teişeba'nin başında.

JM£ Resim 90.Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .Çizim 32 .Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi.

Kabartma bu özellikleri ile M. Resim 91 .... Van Müzesi 1-12 .. Öncelikle M.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir.Ö. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve .. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak. 8.Savaş arabası kabartması. Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir."diye başlamaktadır.Ö. ülkelerini ele geçirdi. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır. 8.

II. Resim 93 . Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı.Resim 92 .Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 . Ayanıs Kalesi.

yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Sonuçta Asur.Ö. M. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Ancak bu yolların 9. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. yüzyıl sonlarında. bulabildiği ganimete el koymuştur. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. ili. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. M. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. 9. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . Tarlalar tekrar sürülmüş.Ö. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. Urartu'nun güneyi. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. 9. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim.

AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Motiflerin kaynağı yabancı değildir. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. kaplar üzerine 144 . belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. yarı değerli taş.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. Kabın formu bir kasedir. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. Kapların boyutları oldukça küçüktür. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. Ağız çapları 3. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. Bezemeler genelde geometrik. Bazı kapların üzerinde üçgen.

plastik olarak işlenmiştir. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. 7. 145 . Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. Ayanıs dışındaki üç örneğin de II. yani M. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. şimdilik II.Ö. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. Hayvan şekilli bir başka örnek. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır.

FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. Başın arkasında. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. fildişi içki kapları. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. Ayakta duran kadın. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. 1*6 . Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. fildişi kamalar. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. saç modeli. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. sebzelikler. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir. 139 fildişi asa. sebzelikler. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. Sargon. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır. fildişi araba. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar.

burun kırışıklıkları. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. ^cık ağızdaki dişler. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. çeşitli heykelciklere ait parçalar. Ankara. Altıntepe II Mezarlar. alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi. Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir. Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. Depo Binası iv Fildişi Eserter. Çizim 33 . Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır.0 santimetre yüksekliğinde-dir. öncekinden farklı bir pozda. 1969. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri. Res 3(> 14- .Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Gözler badem biçimli. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir.

Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. Res. 148 . 1969. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur.Ö. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. Urartu krallarının M.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. Açık ağız.Ö. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. Depo Binası ve Fildişi Eserler. 8. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır.Ö. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. 1. Altintepe (özgüç T. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M.Çizim 34 .. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe.Fildişi aslan heykelciği. elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. Mezarlar. yüzyılın sonu ve 7.Ö. 8. 8. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır. Ankara. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi. Altuıtepe II. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir. M. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz.

Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. sayıca bir hayli azdır. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. ana-kız araakınlık gibidir. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. bölgedeki dağ. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. Sözü edilen bu yazıtların tümü. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir.. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. . diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. Olasıdır ki. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. Hunice dışında. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. sadak.

Ö. binyıl sonlarında. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir. 3. 2. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M.ni. Uraıtuların M. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır. Hurri halkları ile Urartu halkının M. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. Bu inanışa göre Urar-tular. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. 2. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. Van Gölü Havzasfnın M. M. bölgede ancak M. 3. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler.Ö.Ö. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. 9. 3. Hurriler ile akrabadır ancak. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M. sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. Hunilerin. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. 9. 2. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir.Ö. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir.Ö. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir.Ö. binyıl ile bağlantılıdır. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın.Ö. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır.Ö. Bu inanışa göre M.Ö. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. binyılda bölgeye. 2.Ö. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. belki de M. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . Bu fikrin karşısındaki her öneride.Ö. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır. 3. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. 3.

üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar. hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. Çizim 35 . ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. ay. bardak. yıldız. çanak. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. Baştanı. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. Kayalıdeıv. güneş. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . yaprak gibi bitki betimlemeleri. Çavuştepe. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. gibi gök cisimleri. kap. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. Hieroglif işaretler arasında ağaç. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. yaba. dal.

Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. Urartu hieroglif yazısının. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. 152 . Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur.Ö. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir.Ö. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. 8. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi.BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur.Ö. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir.Ö. 8. Olasıdır ki. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. M. Urartu'da M. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

Sardi 70. 49. bir ayda mı. Sınırlar tanrısına 57. 41. 44. Meherkapı yazıtı.şpea 67. İnuanau 40. Bartşia 73. Haldi'nin nirible'sine 62. Ülkeler tanrısına 56. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. 43. Uia 77. 50. Silia 74. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. 42. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. Sinuiardi 71. Ainau 78.39. Göller (denizler) tanrısına 58. Aui 68. Kilibani 55. Haldi'nin gücüne 52. İphari 72. Ad i a 76. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. Tu. Aia 69. İLANİ Gamruti 61. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. 48. Ardi 79. bir haftada mı. 46. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. Arubaini 65. 47. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. 45. Huba 66. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Ara 75. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. Dağlara 64.

Tunç aslan heykelciği. Van Müzesi 156 .Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .Resim 94 .

Van Müzesi 15- . adak leıbası.Resim 96 .Tann Haldi iv Tanrıça Arubani.

m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .

Haldi'nin. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. Van ' ••-• . Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. Ancak İşpuini'nin. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir..hayvan sayılarının. Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır.. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. "cümlesi vardır. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de.

Resim 98.Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı. Yan '■ 160 .

Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. 161 . Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. Haldi'ni. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Kaldı ki. Hurri kökenli bir tanrıdır. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. dağ. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). sınırlar tannsma. Listenin 37. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir. M. Tanrı İrmuşini listede 19. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. Kumenu kenti tanrısına. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir.Ö. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. bir Hurri geleneği olarak. Haldi kapılarına. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Musasir'den. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. kent ve kutsal kapılar vardır. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. Olasılıkla Tann İrmuşini. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. 2. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Urartu panteonuna geldiği önerisinde. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. Göller tanrısına. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin.

162 . Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Olasılıkla. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. Ancak bu özgürlük. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları.

Resim 99 .{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 .sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi. .

Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. Kale. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). Van'dan. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. İT. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. 11 . Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. Önce de belirttiğimiz gibi. Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir.

Benediet W..C... Hatti ve Hitit Uygarlıkları. "The Urartian Cemetry at tgdyr".. Balkan K. near Van". Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. Ankara. Atatürk Konferansları 1963. Balkan K. . Ankara. 1974. 1995. Historie d'Armenic. 1950. Iraq 21. Paris. "Urartu Medeniyeti". 5. Akurgal E. 153-198.Öğün B.. Barnett R. 69-77. Belli O. 1997.C.. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları.. "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". Journal of the American Oriental Society 80. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia". 100-104. Tel Aviv 21. Ankara. Bilgiç E. 164 Belli O. 1959. "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)". 1946. 1-43.D. 1997. "Urartian and Hurrians". Akurgal E. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". Balkan K. 139-169. Barnett R. Anatolian Studies 13. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin". Belli (). 1964. 99-158.. Belleten 48. "Urartuların Kökeni ve Dilleri". 1960. İzmir.. 1968. Araştırma Sonuçları Toplantısı. K.. Barnett R.. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". 1-19. "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları".D. Benediet W. Barnett R. Akurgal E. Journal of the American Oriental Society 81. İstanbul. Belli O. Urartaische und altiranische Kunstzetren.D. 3. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu. 1959.. 1961. 359-385.. Iraq 12. 1960.. 31-35. 365-378.. 1974. İstanbul. 77-116.. 1985. Türk Arkeoloji Dergisi 21.KAYNAKLAR Adontz N. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". 513-521. 1984. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale.D. 1963. 1994.. Anadolu 4. Ed. Bittel v..d..

Londra.. 1984. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35. 135. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. Anatolian Iron Ages 1. 55-111. 1960. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda). İzmir.-D. 177-196.. Belleten 25. 15-20. Çilingiroğlu A. R. Burney.H. Çilingiroğlu A.. 1991. Erol Atalay Memorial. (Editör). Anatolian Studies 10. 1994. C.. 1987 Çilingiroğlu A. Çilingiroğlu A. Burney. Burney. 1994. . "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik". Archaologische Mitteilungen aus Iran 13. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin". 1961.-Ursula Seidl. 91-97. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler.-D.A.A. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". Charlesvvorth M.. C. 37-53. C.. 235-269. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). Burney... Çilingiroğlu A. French( Editör). 1957. 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi". C. 103-114. Oxford.. Ankara.C.. Burney . Urartu Tarihi. Anatolian Studies 34. 1995. İstanbul. Anatolian Studies X">.. L966. Çilingiroğlu A. 1980.A.A. ÜS . 45-49. Burney.A. Çilingiroğlu A..-M.R. Calmeyer P.David Lang. Tel Aviv 21/1.. 1991. 1995. Boysal Y. 179-186. Çilingiroğlu A. "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri". İzmir. Anatolian Iron Ages 3.A.. Çilingiroğlu A.Biscione. Salvini. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey".. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri".. (Ed. 111-12 1 Çilingiroğlu A. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion".-Lawson G. 115. Bornova.. "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan". 211-218. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs". Anadolu Araştırmaları IV-V. Çilingiroğlu A. Çilingiroğlu A. 1971. İzmir. 1976/7. 1958. 199-212. C. 1983. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler". H. "Measured Plans of Urartian Fortreses . Anatolian Studies 7. 68-76. 1972.Malay). Anatolian Studies 16. Anatolian Iron Ages 2. 1994. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. Arkeoloji Dergisi Özel Sayı. Anatolian Studies 8. French( Editör).

han. 166 .. Zeitschrift für Assyriologie 5. Berlin. Berlin. M. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı". 1984. Dinçol A. 1982. Anadolu Araştırmaları 6.. Ankara. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. 1978. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". 1967.Erzen Armağan Kitabı). 1976. ■ Urartian Stone in the Van Museunı".F. M...rsin Dinçol A. 1973..Çilingiroğlu A. "Çavu. M. 41-51. Ankara. 1996. 20. Erzen A. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. 1991. 306-312. 1971. "Giyimli (Hırkanis)".. M. H-W. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri. Diakonov I. 53-64. 99-128. \\iesbaden. Urartu und Transkaukasien. A. 1981. 19-50. Çilingiroğlu-D. 1-59. Gunter A. Anatolian Studies 8. 191-213. 79-141.Ersin Eichler S.. Anadolu Araştırmaları XIV. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı".W. îstanbulcr Mitteilungen 26. 37-39. Garbrecht G. 1984.. 1978. A. 1978. 1966. Goetze. Güleç E. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu". "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)". Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları. Anadolu Araştırmaları 4-5. 103-112. Frenth (Ed... 1965. Diakonov I. Diakonov I. 1961. llurrisch und Urartaisch.. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". Ilerrıııann Hulin R. Münih. 1994. Dinçol A. 1976-77. 17-43.. "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt". 1979. 1974. Götler. Kavaklı... M. "Zur Kclischin-Stele".. Erzen A. Anatolian Stııdies 23. Kavaklı. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". Hamilron R. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums". 1986. Anatolian Studies 15. Erzen A. Geographical Names According to Urartian Te\ts. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )". Ankara.1979-80. Frankel D. 4962.. Erzen A. -Salmas M. 369-380. Çavuştepe I. The Ancient Kingdom of Urartu. Kashkai. Erzen A. .ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan".. İstanbul. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24.. 287-298.World Archaeology 11. 1950. llauplıııann H... L83-195 (A. Derin Z. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst.) Anatolian Iron Ages3.. Londra. Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. Belleten 38. Diakonov I.

.H.C. 1991.. Johnson E. Berlin. 1975. 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B. 1987. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'.C. Işık R.Araştırma Sonuçları Toplantısı. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II). 1-44.. 1976. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz". Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. 395-402. Istanbuler Mitteilungen 39. 1976. Hauptmann. Kroll. Anatolian Studies 9.TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen.. "Bastam and the East of Urartu". "Darstellungen urartaischer Architektuı'. H-J.. 1915. Archaeology 25. Kellner.(Editör). American Journal of Archaeology 84. 173-200. 1963-64. 292-297. Istanbuler Mitteilungen 18.. 1990. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens. 1989.. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'. Konig F. Keramik urartaischer Festungen in Iran. 1968. Gürtelbleche aus Urartu. 1976. Beriytus 25..".. 1972. 19551957.. 1977. 21-38. Belleten 197. 53-77. H-J.". Kleiss W. Ankara.W. Kleiss W. Kleiss W. 179-191. Kroll S LakeK.. "ŞİTİnlikale. Kendall T.. 413-445. 265-271. 1979. "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik". Marsyas 17. Istanbuler Mitteilungen 13-14. Graz. Kleiss W. 1938". Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15. 1977. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". 1988. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4... 1972-975. 1974-75.W. Kellner. S. Berlin. Işık C. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror". Kleiss W.(Editör). Berlin. "Bastam. Belleten 51... Kozbe G. 1977. "Excavations at Bastam". An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. 1982. Kleiss W. 1-14. Kleiss W. Kleiss w. 'Van da Yapılan Hafriyat. Topographische Karte von Urartu.. Bastam/Rusa-i-URU.Hulin R. King L.(Editör). Londra. 1980. 1959. 299-304. Kleiss W... ıtr . 1986. Berlin. Münih. 533-554. Bastam II. 26-55. l^ö. Stuttgart. Berlin. Kleiss W. Boston Museum Bulletin 75. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen. VII.. Korfmann M. 189-195. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst".

1968.. 1988. van Loon.3000-612 B. American Journal of Archaeology 75. Jerusalem.. Berlin.D. 9th-7th Centuries B. 714 B. Özgen E. 1971.Young. L.. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112... "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln". C. 111-131. 1982. istanbul. N. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos".C. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign. ıVloskova. 61-67. M. M. (Editör)...C". N. Melikishvili G. . Levine L. Nylander C... Anatolica 10. Muscarella O. Maxwell-Hyslop K.. Erebooni.E. I. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". Muscarella O. 1977. Iran". 1959. 1956. A. 150-167. Erivan.. Palast und Ilütte. Oganesjan K. X. 1986. Ankara. Trade". "Urartian Chariot Reconsidered I. Journal of Field Archaeology 13. 464-475. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. 1960.. Ankara. L. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed. Iran 26. 135-151. Expedition 13.Haupt C. W. 1978. 229-231. Muscarella O. 263-266.. "Who Destroyed Hasanlu IV?'. 1-15. Maxwell-Hyslop K. Hesperia 31. "The Place of Urartu in the First Millennium B. Merhav R. 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B. Malibu. C. Öğün B. Journal of Near Eastern Studies 34. Levine ve T..C".. 1910-1931. 141-154.. Bulletin of Institute of Archaeology 2.Eine militarhis torisehe Würdigung". Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B.. D. Irac| 39. 168 Medvedskaya. W. Orientalia Suecana 14-15.Lehmann. Naumann R. N. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer".. 1966. Muscarella O.Western Asiatic Jcwellery c. Representational Evidence.R. 1975. 1970. F. Mayer W.C. Londra. Maxwell-Ilyslop K. 217-236. 1980. Iraq 18. W.. 44-49. Urartskie klinoobraznye nadpisi. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı. N. van Loon.C. W. 65-66.R. 1962. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. van Loon. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. 45-57. 1973. Öğün B.Chr. 1971. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah. 1965-66. 1971. 1983.. Armenien einst und jetzt I-II/2. M. "Sargon's Eighth Campaign". "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments".. Ogün B..R. Istanbuler Mitteilungen 18. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe". 13-33. 1977. 1991."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs". 201-207. Klasik Arkeoloji Kongresi.

543-548. 1993. 9th-7th Centuries B. East and West 9.Salvini. Özgüç N. "Sargon's "Eighth Military Campaign". Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. 1986. Ankara. 19-58. Mansel'e Armağan.. 1969.-M. "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B.. 1969. Pecorelle P. 1980. Studi Mecinei ed Egeo . "Water-Mills in Urartu"... 130-138. Studi Micenei ed Egeo . 1942.Özgen E. "Torschüzende Genien in Urartu". East and West 38. 1983. Piotrovskii B. 1982.55~-56*. Anatolian Studies 33. E.. Geneva. Salvini M. Urartu. Archaologische Mitteilungun aus Iran. Roos P.". Persica 10. Riemschneider M. Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". 33-37. 1-35. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History".. Sümer 42. 1966. Salvini M. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources".. 1993. A. 1993. 29-52. Orientalia 59. Salvini M.C. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Özgüç T. Altıntepe. B. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat". 11-119. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie". 154. B.. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. 79-89. Darmstadt.. "Urartu Dini". Piotrovskii B.Anatolici 22. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe". 1990. Ankara 1974.. "Urartian Chariot Reconsidered II.. Pecorella P. Özgüç T. 1984.."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23.. Londra. Anatolica 11. 11-32. Salvini M.E. Ankara. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". 1966. 847-856.. Journal of American Oriental Society 62. B.. 197**. 191-199. 6..C. "in frontino urarteo del regno di Menua". Piotrovskii B. Seidl U. Mezarlar. 7.. 1989.. 37-49. 1995.Anatolici 31. Roma.. 243-250. Mountains and Urmia Lake". 1984. Greece and Etruria". Nimet Özgüç Armağan Kitabı.. Pallottino M. 1988. Das Reich am Ararat. Russell H. Seidl L'. 91. F. Piotrovskii B. Salvini M. Geschichte und Kultur der Urartâer. Salvini M. "Urartaische Bauskulpturen". B. "Jewellery. 149 . 155-159.E. "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". Özgüç T.-M. Tra lo Zagros e l'Urmia... 1984.. Anatolian Studies 34. Leipzig. 171-201. 143-148. 1965. Ankara.Salvini. Urartu: The Kingdom of Van and its Art. Altıntepe II. Rigg H.Archaeological Evidence. "Urartu. 1966. il regno di Van: Urartu. 1967. Roma. Depo Binası ve Fildişi Eserler. Ankara.

. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Kavaklı. Sevin V.. Sevin V. Wartke R-B. 22-57. Anadolu Araştırmaları IV-V. A.O. 273-347. 367-409. 1994.. "An Urartian Lion from Gevaş. 58-76.V. Tarhan T. Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz. 1992.Dangin F. 1990.. Thrureau.inguistics 13. 1993. Urartu İğneleri. Berlin. 35-55. 1976-1977. Zimansky P. Van".. Anadolu Araştırmaları 9.. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı".. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". "The Structure of of the Urartian State". 547-551. Anadolu Araştırmaları 10. İzmir. Wartke R-B. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". Tel Aviv 21. Ankara. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples". Paris. 1994. Taşyürek O. 151-166. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". 1987. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1)... 389-412.. 1975. Sevin. Ussishkin D. Urartu: das Reich am Ararat. Sevin. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu". Tarhan T.V.. "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler". A. Tarhan T. Iran". Belleten 39. Mainz. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". 1-50. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II).. 144-155. 1988. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26.. Anadolu Araştırmaları 8. 1986. 1993. 1993. 348-366. 279-282.E. 278-288. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri. Tarhan T.V. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". Belli.Çilingiroğlu (Ed. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". Sevin V. 1976-1977. Tarhan T. İstanbul. 369-428. 1989. 1912. 1994. Anadolu Araştırmaları TVV. Tel Aviv 21. Annual of Armenian I.. 1996.. Sevin V. Tarhan T.) Anadolu Demir Çağları.. Yıldırım R. 565-567. Konut Mimarlığı. Ankara. Antiquity 62. 329-350.Sevin V. Toprakkale. 1983. 1976-77. Steiner G. 295-310... Une relation de la huitieme campagne de Sargon. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Stronach 1)..Sevin. Istanbuler Mitteilungcn 43. Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. . 1975. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. 1988. B. Sevin V. Sevin V. 1967. Anadolu Araştırmaları 45. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". 1980. Sevin V. Tel Aviv 21. Ankara. 170 Tarhan T.

Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. Bulletin of the American School of Oriental Research 299.Archaeology 32. Chicago. 1995. 1995. Biblical Archaeologist 58. 1-21. "An Urartian Ozymandias". 1985. 1979. 94-100. 11 . "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign". 1990. 103-115. "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". Journal of Near Eastern Studies 49. 53-55.

krallar kralı. Sairi ülkesinin kralı. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında.Ö. bütün krallardan haraç alan kral. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. 9. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir.Ö.Ö. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. M. bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. MÖ. Tabakanın M.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. bazı yayınlarda "Karaz keramiği". Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. t. bölgenin yerleşik tarihinin M. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır. Asur dilinde kaleme alınmıştır. III.Ö. Van Gölünün doğu kıyısında. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. tabakada bulunan çanak eöm leklerin. bu yerleşme yerinin 11. Tilki-tepe'nin en üstteki I. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir.Ö. 832 yıllarıdır. eşi olmayan kral. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. M. güçlü kral. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır. Yazıtın bilinen tarihi M. bazı 12 .Ö.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. dünyanın kralı. tabakasında ortaya çıkarılan. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. binyıla tarihlendiğini göstermiştir. büyük kral. balkın çobanı. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler. 5.3. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. savaştan korkmayan kral. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda.

Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan.yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. tüm Doğu Anadolu'da. Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları. Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Bu çanak çömleği üreten insanlar kare.

..........................................................................................................................................................................................................................................................................1 Toprakkale kazıları...............................................................................................duard Schulz.....................................................................................................................................................................................................................6 Tarımsal alanlar.......4 Van Bölgesi.......2 Altıntepe...........................................9 L'rartu Tarihi...........................................................18 Tumme ve Daiaeni.................................................................................................................................................................................................................................................................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri...............20 L'rartu Krallığının kuruluşu......................Ö...............................................................................................................................İÇİNDEKİLER Önsöz........................................................................................................................................................................................... I ..............................5 Urmiye Bölgesi......13 M.................... 12 Erken Tunç Çağ kültürü.........................................................................................................................................................................................23 ................................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık...........................................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun.........................................................................................................16 Nairi ülkeleri........................................................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu.........................................................................................................................................................................................................5 Yukarı Murat Havzası.............................................................................................................................................................................................4 Doğu Anadolu.......................... İkinci binyıl kültürü....................................................................................................................................9 Bölgeler arası yollar...............................................................................................................I Sunuş.................16 Demir Çağların gelişi..............................................................................................................................................................................................................................14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi...........................12 Bölgenin erken tarihi.......................................................................................................................................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları............................3 L'rartu Coğrafyası................................................... 1 Friedrich F..........................................................5 Erzurum ve Kars Havzası...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................18 Güçlü bir Asur kralı......................................................................................................................................III L'rartu Araştırmaları..............

ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 . özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. 2. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir.Ö.Ö. binyılın başlarında. Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni.Resim 4 .Ö. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür.Ö. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir. yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir. 3. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. 2. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. 3. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir.Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5). Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. 2. M.Ö.Ö. M. Kazılardan elde edilen veriler M. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü.

kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır.Ö. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. 15 . Bunun aksi durumunda M. İran'a ilk İranlıları. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. Ancak ne Batı İran'da. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır. M. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer. M.Ö. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi. 1274 yılında olacaktır.Ö. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi.Ö.Resim 5 . Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. bölümün başında da belirttiğimiz gibi.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları. 2. Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir.

Salını. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur.Ö. 9. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır.Ö. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum.Ö. Uodkun.Ö. M. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. Bu oluşumun önderliğini. 1274 yılındaki bu seferdir. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün.Ö. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 . Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. Ke-ramikteki. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Hinime. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. Zingun ülkelerini. yüzyılın ortalarında. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar.Ö. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. 13. M. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. mallarına haraç olarak el koydum. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. Bargun. M lipahri. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. 2. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. Halita. Luha. îlki M. Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. Tllibir kentini ele geçirdim.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. yaktım. düşmanlık yarattı" tamım.Ö. en azından bu cağda.

Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir.. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. 13. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması.Ö. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. dünyanın dört bölgesinin kralı. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. Asur kralı I. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler.Ö. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. olasılıkla MÖ. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. Bunun için de M. 1" .. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir. Onlarla savaştım. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. 14. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir. ancak I. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim.olojik veri yoktur. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. onları mağlup ettim. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir. Mursilis yerini III. Asur'un kralı. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Asur kralı I. göç olayının rahatlıkla 14. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. Asurlu kralları M. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi.

Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. 13.Ö.Ö.Ö. Asur kralları. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri.. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır.'' Asur kralının M. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman.Ö. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir.Ö. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. 13.Ö. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir. M. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. Van Bölgesinde M. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. 8. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. Bugün Elazığ civarına. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. UrartU kralları tarafından. kanımızca. gerçeğe daha yakındır. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim.. Bazı bi li m adamlarına göre. 12. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. Friglerin M. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir. Muşkilerin ise doğudan. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. 111S yılında Asur tahtına geçen I. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. M. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması. Bazı bilim adamları. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı. 9. çift d i l l i yazıtlar dışında. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır.Ö. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı. Friglerin Anadolu'ya batıdan. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması.

Asur'un kralı.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama..-oualtı yüce dağ. Şeşe Dağlan aş-:ım. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür. Şerabeli. Yazıt şöyle devam eder: '.. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder.. Elula. 19 . Bulanık-Malazgirt ovasına. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım. Bu davranış Asur kralının. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. Tarhuna. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi. Uruadri beyliğinin etkisinin. Tirkahuli. kainatın kralı. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır.. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. tahrip ettim. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir. Şulianzi. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını.. Elbiş. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri.. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " . en azından nem için.. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. I. Kis-ra. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Şahişara. Mi/iadruni. Nubanaşe. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. Ubera. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. Salmanasar . Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. Adad'nı itttğt bir sel gibi. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. i kral. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. Haştarae. Tarhanabe. Amadana. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. belki de doğru olarak. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır. dünyanın dört bölgesinin kralı..oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser. Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir.

BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. I. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer. II. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. Asur kralı Asur-bel-kala. Adad-Nirari (M.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I." Bu tarihten 111. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir. Bu alanlar günümüzde Tatvan. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. Salmanasar'ın saltanatından M.. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir.Ö. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. II.Ö. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim ..911-891) hüküm sürmekteydi.. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir. Bu kentler I. Asur-nasir-pal (M. saltanatının (M. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim.Ö. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. Bingöl Dağları.. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. 1. Malazgirt. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır.Ö. II. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı).Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. Muş. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler. Tukulti-Ninurta'ya (M. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden.Ö. kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi.Ö. Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür.

dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim. ateşle yaktım..-nan yukarıdaki yazıtında. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır.Ö. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim.. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı." Asur kralı III. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır. virane haline getirdim. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir. Daiaeui'den ayrıldım. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır.. Onun peşinden dağa tırmandım. ateşle yaktım. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir. 858 tarihinde Asur tahtına III. Kentlerini tahrip ettim. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim..Ilııbıışkia'dan ayrıldım." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Aızaskun dan ayrıldım..Ö. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır. Hu nedenle olmalıdır ki. Daiacni ülkesine' doğru indim. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim.. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk. Bu tanım M." 21 . Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III. Adduri Dağt'na kaçtı. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ". Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir.düzenlenmiştir. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar. M. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim.. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Nairi ülkesi içlerinde Asur. viraneye çevirdim. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder.. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir.. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da..Ö.Ö. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim.

. .Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç .Resim 6 .

Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. Çünkü Salmanasar'ın M. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. bir siyasi örgüt. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. 832 yılında. Modern Bingöl ili. Bulanık civarında olduğudur. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ". Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir.Ö.Ö. Uruadri. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi.Ö.Ö. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir". Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. Uraıtu'nun. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte.. BitZamani'ye do^ru ilerledi. YENİ BİR KRAL." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir.Ö. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller". Erçek ve II. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir..Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. 9. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir. 858 vılından. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. yani M. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. yani M. bir başka anlatımla M. 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır.Ö. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında. Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur.

28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı....................................................................................................................... Köken sorunu.................................... Argişti dönemi....27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi.....................................................45 Ayanıs Kalesi ve II...............................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar..........................................................................................30 Kuzey seferlerinin başlaması.................................................................... Sargon.........................27 Kral İşpuini..................................................................................................... Rusa ve krallığın yeniden doğuşu.................................................................................................................................................................56 Kuleler..........................................................................................................................................................................................................................................................................................59 Kerpiç beden...37 Argişti oğlu Sardun........................................................41 Asur'da güçlü bir kral: II....................................................................................................50 Kaleler ve su gereksinmesi......................................................................................... Tiglat ........32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi...........................................................................................................................................................................46 Ve son......................................................................................................33 Kral I........................................63 Tapınaklar.........................................................................................59 Kale kapıları.....................41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu............................................................... Rusa'nın sonu ve yeni kral 11........................................................................30 Urartu devlet dininin kurulusu...................39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu.................................................................................................................................................................................................................................... Rusanın saltanat tarihleri.............................................................................................................. ..........................................................................42 I.............................................................................................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri...............................32 H a l ı y a ilk askeri sefer..............................50 Sur duvarları...........................................................31 Kuzeye tekrar yöneliş........................................................................................................................... Argişti.........................56 Cephe mimarisi......................................................................................................................................................................................43 II.................Pileser ve Tuşpanın muhasarası................48 Yer seçimi.....................................................................................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar............Yeni basken! Tuşpa..........................................................................................................................................................................................................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon.......39 111...................................................................................................................................................................................................................................36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler............................................................................................................................................................................................................................................................................................47 Kaleler ve Sur Duvarları.......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................37 Atlı kavimler tehlikesi................................................................38 Zirvede bir krallık..........................

ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Resim 7 .Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .

Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. kral/ar kralı.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. eşi olmayan kral. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. savaştan korkmayan kral. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır. Sarduri'nin. Salmanasar'ın 27. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. Sarduri. balkın çuhanı. güçlü kral. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez.Ö. Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir. Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. Bu inanış. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. bütün krallardan haraç alan kral. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. Naili ıil-kesinin kralı. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. dünyanın kralı.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. altı kez tekrarlanmıştır. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. İT. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. Sadece bir iktidar değişikliği değil. Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. büyük kral. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. Sarduri). başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. :- . Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması.

Resim W Van Kalesi..-•-' "■mZK2-i. Başkent Tıı&a 26 ..Resim 9 .Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı .

Salmanasar saltanatının 31. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Sözü edilen Asur metinleri ITT. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih.Ö. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Tşpuini. yılında I M.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. olasılıkla da MÖ. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı .'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir.. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Urartu egemenliği güneyde. Salma-nasar M. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. Salmanasaı in son yıllarında. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir.. I § pina. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir. Bu durumda M. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan.Ö. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. 825 24 tarihi İşpuini'nin. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir.Ö. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ".Ö. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10).0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9). Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111. 823-811 > ikinci yılı (M. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir..Ö. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. 827/26) Asur ordusunu. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Samsi-Adad (M. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 . Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır.. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir. Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V. III. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır.

. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. 28 . Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. dünyanın kralı. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. 9. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz.. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir.. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır. Anlaşılmaktadır ki. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. Aksim. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi). Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir.Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". güçlü kral. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir.480 büyük keçt getirdi.Ö. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. Yazıt Türkiye. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır.." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir.Ö.. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. yüce kral.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui.. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir. Yüksek yola bir stel diktiler. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. 9. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. kuzu re 12. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. 9. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan. Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. İşpuini tapmağının önünde.120 keçi.

Resim 11 .Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .

ordumda 106 savaş arabası. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır. olasılıkla Asur'dan etkilenerek. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur. Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır.. İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer..." Bu bilgiler Urartu ordusunun. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 ..704 pivade vardı. Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua. Büyük Kukıtru.. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir.. Yazıtta geçen Barşua ülkesi. binlerce atlı ve 15. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir. Tanrı Haldi güçlüdür. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir... Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir.120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir. Luşa. Bu yörelerde kazanılan başarılar.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Katarza ülkelerine kadar fittiler. Savaşı devam ettiren Urartu kralları.URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde.. Barşua ülkesini zaptetti. Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. 2.174 süvari. l i e r u k i .. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. Anaşe. 9.. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür. bu ülkeden 65 deve ve 1. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Meis/a kentini ele geçirdi. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir. literuki.leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Meherkapı yazıtı. Anaşe... Hu vazıta göre tşpuini. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın"..

. Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki.Ö. M.Ö.şta'nın II.Ö." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır.. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması.71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır. Asur Kralı II. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 .. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır. Mei. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır. Menua'nın uzun süren ortak krallığı. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. belki de yeniden düzenlenmiştir. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Sargon'a ait Asur yazıtlarında. Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır. Kumenu. Taştepe yazıtında geçen Mei.önemli bir belgedir. Tu. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir.. 800 y ı lla rı nda . Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir. Sargon'un M. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir.. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir. Bu durumda Meherkapı y azıtı. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır.Ö. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. Ardini kenti (Musasir). Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu.. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş. Ancak genel inanış Menua'nın M. yaklaşık olarak M.

Aznavurtepe. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B.760 piyade görev almıştır. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı. Ancak daha sonraki yıllarda. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı. Uiteruki. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı. Yörede yaşayan Luhiuni. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar. Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. Luşa.. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir.. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: .fon"bunu göstermektedir. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta.. Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. II. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur. binlerce süvari ve 15.. Luhiuni'yi ele geçirdim. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde.

Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür.. İkinci önemli nokta. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda.. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler.edilmesinin nedeni budur. bazılarını öldürdüğü. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır." Yazıtta geçen Şebeteria. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir.. Malatya yöresine egemen olmak. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. Meliteialhe ülkesinin. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar. Menua'nın. Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. Aynı görüş birliği. Şebeteria kenti ülkesini. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. Bir Urartu yazıtında. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır.NAM) unvanını almaktadır. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. kral adlarının dışında.. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Anlaşılmaktadir ki. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Huzana kenti ülkesini. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir.

............................................................................................115 Miğferler....................................................................................................................................................................107 Bakır ve tunç....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................106 Maden İşçiliği.............................................................................................119 Kemerler..............................................................................................................................................................................................................................99 Yakma merasimi................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar.............................................................................................................................................................................................................................................................................81 Mezar Mimarlığı.................................................................................................................................................................................................89 Kaya mezarları..........................................................................................................124 Mücevher Sanatı...........................................................................................128 Çanak Çömlek..........................................................................................................137 ..............................................................................................102 Libasyon stellerinin kökeni.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................116 Kalkanlar.............................................................79 Kent ve Konut Mimarlığı.............................................................................................99 Ölü yemeği................................................................................................................................................................................................................................134 Depolama küpleri..............................................................................................................................................135 Heykel ve Kabartma Sanatı..........................................................................................................................................................................................Saraylar.137 Anıtsal hayvan heykelleri..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................131 Kırmızı Açkılı Keramik...............................................................................................................................................................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar...............................97 Ölü Gömme Gelenekleri................................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları.....................................................................108 Gümüş ve altın.....................................................................................................107 Demir.......................................................134 Günlük kullanım kapları....................................................................................................................................93 Ya kına geleneği............102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi....................................................................................S"7 Mezar türleri................................................................................................................................................................................................................ 121 Kazanlar...............................................................................................................................................................89 Taş oda mezarlar...........................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları........................................................................87 Küp mezarlar.........................................................

Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H .s. ıK \ d \ \ Resim 12 .

bu soruna son vermek niyetindedir: ". 1. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise.. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım. sulama kanalları.. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur.(muzaffer olmak için) yalvardım... MÖ. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi. Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. İşpuini ve oğlu Menua'nın. ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir. krallar kralı. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye.. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir. 23. Tıısjuı kentinin yöneticisi. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır.Ö. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş. güçlü kral büyük kral. Babası Menua'nın. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. 10. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti.. toplam 52. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ". yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır.19. büyük oranda Şupani. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret. Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir. 8.. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir. KRAL I. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi.280 kadın.. Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda..104 al ve 35. Asurdan örnek almış olmalıdırlar. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. bunların yanında başarılı doğu.. En güzel örneğini I. Öyle görülmektedir ki.. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi.Ö.255 erkek çocuk. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır. Argişti'nin (M..140 canlı savaşçı.. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I.675 kişiyi o yıl tutsak aldım." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya. M. gümüş.Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı. Argişti der ki.785 de. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar. Biaini/i ülkesinin kralı." I. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır.015 büyük boynuzlu ve 1. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm. 35 .Argişti föyieder. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir. Argişti 'babadan kalan yere". orduyu büyütmekdir. daha önce de belirttiğimiz gibi.

. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi.boğa.. 10. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile.. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. 9-7. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı. Bu insanlardan 6.Ö. 100 sığır 500 koyun. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır. 60 mina olan 1 talent.. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti.. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz. 1.698 canlı adam.000 binek alı. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi.600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür.000 mina hakir. 18. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. diğer ganimetlerin yanında. kralı. 37 mina gümüş.. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* .. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2. 10.KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8. Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. Uruani." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla. 1. Argişti'nin. Muzum ve İrkiııni vardır. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". Saltanatının hemen üçüncü yılında (M.. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. yaklaşık olarak 30 kilogramdır. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır.." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. 41 mina saf altın. 8. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir. saf altın. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır.Ö. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur.000 koyun re ayrıca. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. J00 binek atı. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler. batıya götürecektir." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır.. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. 10. 1. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır. Ultuza. Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki.Ö.000 m ina bakır. M.. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle.. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir. bağışlanması dikkat çekmektedir.539 çocuk.047 kadın olmak üzere toplam 29. Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir.28ı kişiyi tutsak almış. 20 kilogram saf altın. J00 büyük boynuzlu sığır.Ö.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir. I. Kralın M.333 gram). bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden.

iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır... Yöreye getirilen 6. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M. Medleri de dikkate almak durumundadırlar. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir." Bu kente yerleştirilen insanlar için. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir..600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. 4» zaman ayırmıştır.. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi.. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ". bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış.Ö. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Bölgeyi. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır.Ö.. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası.600 savaşçıya karşı. ancak Asur krallarının yıllıklarında III. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM. yukarıda da belirtildiği gibi." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P . Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır.

Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. 336tutsak. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş.114 savaş silahı. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra. krallar kralı. Hilaruda geldi. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. İstekte bulundum. Şivini'ye dua ettim. 47.357 büyük boynuzlu hayvan.. 1. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. güçlü kral. Melitea muhasara edilsin.467 küçük boynuzlu hayvan. 1. 10. Maninui. Sarduri şöyle der. M. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. toplam 21. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. 2. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi.. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. 2. 768'de. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır. Yaurahi. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir.036 boğa. Hazani. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır. 7. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır..022. Baba Argişti. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler.bi. Biainili ülkesinin kralı.Urartu tanrıları Teişeba'ya...Ö.. 111 akarki şarap. 12. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir.. Aruşi.. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir. 132 katır. Argişti oğlu Sarduri ilerledi. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ". I.970 ok. aul-burarrini.133 ölçek arpa. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. m . Onu vergiye bağladım. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur.. 9. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre.. dünyanın kralı. bana yol açtılar. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. Tumeişki. MÖ.408 at.Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu.. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek.Fırat durgundu. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış. yüce kral. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim..079 mina bakır. Tuş-pa kentinin bakimi. Merhamet gösterdim. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi. Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır. Taunlar beni dinlediler.321 inek.. Argişti F..332yay. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. 35. Altın. Wasini. Taşe. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır.

İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir.Ö.3-500 çocuk. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur.000 küçük boynuzlu sığır. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır. İki ordu M. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır.. günü) Pul adlı bir köle III. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. Sarduri M. 745 yılında. Bu kez II. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir. 18.. Tiglat-Pileser. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır... Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II. 46. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. 2. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ".735 erkek çocuk. şaşırtacak kadar artar. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: . Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir.000 savaşçı. Ancak savaşın galip tarafı Urartu.. 12. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir.000 bakır kalkan ve 1.000 kadın.Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58. Mana ve Babilu ülkelerine.Ö. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir. Sarduri listesini 12. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni.Ö. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. 4. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır. 2..525 büyük boynuzlu sığır. 3. eğer abartılmamış ise. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur.535 bakır kase vardır. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı.000 savaşçı. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 . Asur kralı III.000 adet giysi. Bu başarılar II.8." Bu kayıtlar. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II..Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim..746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir. M.. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M. binlerce kadın. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış.. Ele geçen hayvan sayısı ise.Urartu ordusunun Malatya ve civarında. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir. 800 mina gümüş. II. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır. Görülmektedir ki. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir.Ö.500 at. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler.

" M. Tiglat-Pileser. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. IH.Ö. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir.Ö. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil. (Arpad'h) Muti-ilu. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '.Ö.. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı.Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. Urartu kralı Sar-duri. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. 721 yılında gecen yetenekli kral II. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu. Gurgum kralı Tartılılara. Sarduri'nin III. Bütün bunların yanında Asur tahtına M. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in.. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi../' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim. ordusunu harekete geçiren kral. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. Sargon. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. Ancak Asur kralı III. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. Bu koalisyon.. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir. M. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner.. Que kralı Urikki.Ö. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Kral.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim. Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli.. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi. Kumahalhi kralı Kuştaşpili. Kuzey Suriye'ye girer.. Asur ordularının eline geçmesini engeller.. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında.. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum. 743'de. Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi.Ö.. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır. II. Ancak M.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: "... Sarduri'ye kısmet olmuştur. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler.. Rusa için gerçek bir kabustu. Rusa. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M... İki ordu arasındaki savaş.Rusa). Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. 40 . Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. II. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir.

M. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi.. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez.. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. M. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. SARGON M. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür.. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu. 1. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. 721 yılında V. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. Hasara uğramış yazıtta. M. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. Olaya yine tepki gösteren Sargon.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir. Sargon. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir.. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Asur'un tarafında yer almakta. Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. bir kaç yıl sonra Batı İran'da. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir. Sargon. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II.Ö. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. Ancak bir süre sonra Utlusunu. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. Bu olaylar çok değil. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I.Ö.Ö.Ö. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yöredeki Namri.. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: . Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan.. başında II. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1. ." Urartu kralı Rusa '. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. Rusa. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir. Ancak Metatti. Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup.. Başkentte varan kral. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı . SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. sulama ve tarımsal faaliyetleri. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar. M.Ö.. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. Sargon. Uauş Dağı'nda Sargon. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. ayaklanmayı bastırmıştır. Sargon'un. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler.(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler.. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir. Sekizinci seferin en önemli aşaması. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un ".. Ancak bu kararın alınmasında. Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır..000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Olasıdır ki. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar." Sargon a göre: '.hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir.. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. Sargon. Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. Anlaşılmaktadır ki. isyancı komutanları. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir.. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon.ova düşman kanları ile doldu. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. Amaç Sargon'dan af dilemektir. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu. ordu büyük oranda tahrip edilmiş. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. bitki ve hayvan örtüsü..Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. Urartu ordusu ve yandaşları. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ". Aynı yazıtta Rusa için ". yay. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon. Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir.

Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Gituha(ni).Ö. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır. Musasir'den elde edilen ganimet. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. Gir. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 .ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. Uişe. günahkarHitilliMutallum. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır. kralın bu bölgede çeşitli bağ. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur. ('sulu. II.güvence içindeyur-ı döndü. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır.. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir. Ulhu. Argişti M. Armarili. Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ". II.. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M. Kesin olan durum şudur ki. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1). krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir.Ö. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~.Ö. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak .Ö.. oradan geri döndüm. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek. Olasılıkla Erciş adı Argi. Sargon'a ait olan bir yazıtta. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin.. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır.. karısı ve 6..e girer. Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir.." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. Muna nehrine kadar ilerledim. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ". Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. II.Kummuhu ülkesinin kralı. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. I. Kummuhu kralı Mutallum ile II. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Musasir bütünüyle tahrip edilir. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. 714 yılı I. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II.mt. Özellikle Uauş. Buau ülkelerini ele geçirdim. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler.110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir.. II. 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. M.. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya.. Urzana'nın kızları. ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. Bu kavimler M.. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur.

.....................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu........................................140 Taş Kaplar...............................................................................................................150 Hurri-Urartu ilişkisi..............................Adilcevaz kabartması.................................................................................................................................................................I tö Altıntepe fildişi işçiliği...........................147 fildişi sanatının kökeni.....................................................................................................................................................................................................................................149 Hurri ve Urartu dilleri.....152 Hieroglif yazının kökeni.........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................1i<S Dil ve Yazı...................................................140 Savaş arabası kabartması.................................................................................................146 Toprakkale fildişi eserleri..................................................................................................................................................................................................................................164 IV ...................................................................................................................152 Din......................................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı..................................................................................................................................................................................................................................151 Budin levhası.......................................150 Hieroglif yazı.....................................................................................................................................................................................................................................................................................161 Kaynaklar........................................................................................................................................................... 1 ı() Urartu dilinin yapısı.......................................................144 Fildişi Sanatı..................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini................................................... 153 Tanrı Haldi...............................

ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .II.& * ( *•_ * ?•*& S*Ş . Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .

evrenin kralı. Haldi in gücü ile güçlü kral. II. Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu.tumCni) kentini tıklım.. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım. iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir. Asur 45 .." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. daha önce de belirtildiği gibi. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı. II.. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". 685 yılında tahta geçen II. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir. II. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. belki de. Yazıtla Rusa'nın. Muşki ülkesi. Bu durumda II..şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. Bu durum.. Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür. Bu durum II. Bu konudaki tek belge." yazılıdır. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır." II. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki . Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir.Ö. ızgara planlı "dış kentler" II. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). Rusa'dır. Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar.. RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine.. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır. Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere. olasılıkla M. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir. Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir.

Rusa'dan sonra başa geçen III. TT. II. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Bu durumda II. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır.. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. Sarduri'ye aittir. Rusa'nın. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı. Ayanıs'tan elde edilen veriler. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. II. Rusa olabileceğini önermek mümkündür. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. Öyle görülmektedir ki. Eğer durum böyle ise II. III. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. 655 yılında başladığını.Ö. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın. olasılıkla da M. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi.Ö.651 yılında tamamlandığını göstermiştir. kralı mı kutlarım. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. Bu durumda III. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu. bana haberciler gönderdi. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 .645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14). Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır.Ö. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. II. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir. 654 yılında II. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M. Olasılıkla M. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M." Benzer bir heyet II. İT.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. büyük kral.. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II.. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır. Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır. M. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır.. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. Rusa. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır.. Rusa'nın 34. Ayanıs Kalesi'nin.Ö. AYANIS KALESİ ve II.Ö. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. Ancak III. Bu durumda II." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral..Ö. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır.Ö. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu.

608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. VE SON M.Ö. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında.Ö. M.Ö. Bunlardan ilki. Med.Ö. Urartu. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır.Ö. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II. 4" . İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. Yeremya (Jeremiah). Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Aynı kaynaklar M. Krallığın M. Babil üzerine saldırmasını ister. 7. Medler tarafından vurulmuş olabilir.Ö. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında. Ancak yine de IV. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır.na da rastlanmaktadır. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer. 594. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M. İskit ve Medlerin. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. M. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır.Ö. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. Mannea.

Sarduri'nin (M. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları.Rusa'nın (M.Ö. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar.8. bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın.9. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. temelde askeri bir üs. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın. bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında. plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır. Il.Ö. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır.Ö. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler. Batı İran'da H. Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler.7. Van'dan. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir.

Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'.Resim 15 Kral tşpuini'ye ait. » N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 .Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 .

Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu). Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. . 9. önerilenin aksine tapınaktan çok. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. Hatta Uranuların Van. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. sulama«. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler.. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır.Ö. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. Ancak MÖ. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. ne de bir yazılı kaynağı vardır. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. Özellikle Kale Sarand. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. Ancak çeşitli yönlere giden ticari. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Muradiye Ovası. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. 8. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir.

Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 . Zulümtepe Resim 18 .Resim 17 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale.

*-".Amik Kale gözetleme kulesi '-- .'• ^ Resim 19 .

XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.. Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir. 160. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir. 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması. Görkemli bir çok Urartu kalesinin . Res.-teklerinde yer alan ovalar.Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O.7) Cızım 2 . XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Özellikle 11. l60.Res 9) 53 . Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı.Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması. mer- Çizim l . yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır.a elverişli nehirler de fazla değildir.

Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim. Urartu larihi ve sanatı. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v . Dr. Bunun başlıca nedeni.ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz... bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . : Ekonomi böyle bir kitabın. aziz dostum Prof. Prof. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır.Mna karşın. Münir Ekonomiden geldi. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma.

v ■ .► *.■ .

'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 . V .m üFm .

fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .

II. 9. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. yüzyılın ortalarında II. MÖ. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur. Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. yüzyılın sonunda ve <S. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. CEPHE MİMARİSİ M. 8. Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri.Ö.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri. $6 .slamıslardır.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. yükseklikleri biraz da abartılarak. Bazı durumlarda yükseklikleri 1. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. sulama tesisi. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir.

i \ Resim 23 .Körzüt Kale sur dururları 5" .

Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ . > 7*i İ Resim 25 .

Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3).Ö. M. Bu durum M. Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. I "ramı mimarları. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır. 8. () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111.Ö. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır.Resim 26 . yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. W . Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. konumu ve topografyası. Arkeolojik veriler. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir.

4. temeli 60 . Ayams tapmak. Ayams Kalesi fe / Resim 28 .Rustikall sur duran. Resim 27 ..Rustikah duvar.

—.Yan Kalesi tçkale kuzev surian .■ A i "KTS Resim 29 .

61 .

Körpencere.Resim 30 . Van Müzesi 62 .

Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma. Genellikle 2.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. . şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın. SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir. Bu durumda ta. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir.0 ve 63 .Cızım . Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir. Aşağı Anzaf. Asur kralı II. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir.. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15.

kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km. sulama kanallarının.S. Semiramis.URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. Olasıdir ki. bağlar ve bahçeler tesis etti. 1 . Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. 5. FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19.. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş.. Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala. ". bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. yüzyıla kadar geriye gider. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. Koroneli Moses Van Gölü et-. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış.. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti.. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler. Moses. halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur .. Schulz. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir.. Moses. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı.. Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. rafındaki anıtsal yapıların. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. Kentin doğu ..

Resim 31 .Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .

S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir. birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33). olasılıkla Menua ile birlikte. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. olasılıkla. Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. Kalınlığı her zaman 4. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. mekanlar arasındaki ilişkiler. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır.0 metreyi bulan. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. Elde edilen bu düz a l a n . anıtsal kale kapısı hariç. alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir.0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. fe . arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1.0 metreyi bulmaktadır. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede.1x1/1 durumlarda 7.

ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi.Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 . Resim 33 . doğudan görünümü.

Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye. Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. M. yani MÖ. olmasına karşın bu öneriler. cellanın boyutları ise 5. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. yüzyılın ikinci yarısına. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı. II.50 metre arasında değişmektedir.00 metre. platform.Ö. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır. 9. 7. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe. Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır. olasılıkla II. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır.80 ile 10. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. Kral II. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir.30 ile 4. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. 8. . 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i). Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" . Sargon tarafından M. II.Ö. yüzyılın sonlarına ai tti r. Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur.O.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13. Bu öneriler genelde Asur kralı II. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. H. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. Çeşitli örneklerde. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz.

İstanbul. 1966. h 68 . I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations. Lev. Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. 1966.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. MS./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. özgûç.4) Çizim 5. Ankara.

trmuşini tapmağı. Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .Resim 34 .Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .

Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti.Resim -)'6 . An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . bir başka deyişle. mimari dışında Urartu öğeleridir. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır. Aksine tapınak. Aksine tapınak akak bir yapıdır. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. Platform üzerinde.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir. Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi.

1 fr ta^H . -v İ'V v ı fi Resim 37-. lyants Susi tapınağı...-..-S*o-.

Resim 64) "I .Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi.Qâm 6 .Kingdom of l cm and its AH. Londra. 1967. I rartıı İhı.

Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M.80 metredir.Ö. Argişti'nin saltanatının 5. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ. sitadelin ortasında inşa edilmiştir.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir.8. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. 9.Ö.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı. Tapınağın ölçüleri 13. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> . Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir.Ö.0 X 11. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır.Ö. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir. Urartu kralı I. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M. Doğu l.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir.Ö. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. M. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır. 9. bir l. 8. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir. yılında (M. Kargamış tapınağı M. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur. Aznavurtepe. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir.Ö.diği kesin değildir. 1. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir.Ö. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. Urartu Beylikler döneminden M. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır.

50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır.30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır.75 metre genişliğinde ve 11.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. Argişti oğlu TT. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir. 73 . Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder. I. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar. II. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. 7. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır.

Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır.N. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. merhum Dr. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar. K. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. Raynolds.D. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. Boris Piotrovs-kii. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır.Y. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. A. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. Özellikle W. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. Lehmann-Haupt ve W. : . Charles A.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Burney'ın çok büyük katkısı vardır. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. Afif Erzen Çavuştepe. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. Orbeli. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. K. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler.D. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir.F. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. Barnett. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği.

Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F. Saray. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. I. Kuzeyde yeralan bir koridor. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. bu bölümde olasılıkla kral 1. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . Bu durum. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı.repuni) saray. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. İvarsa tapınağının etrafında. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. 24 x 7.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır. "4 . farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür. erken 8. avlulardan meydana gelmiştir. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır.

ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .Resim & .Cantştepe Kalesi tuh.

serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. yüzyılın ilk yarısında kral 11. Gürpınar Ovasında M. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). Eski Teişebani (Piotrovskii B. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. Altıntepe'de. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. 1.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art. 8.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur.B. Çizim 7 .Ö. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar.. Tepenin düzle. Tepenin kayalık bir kütle oluşu. /(X>" /<•« -6 . Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir. Londra. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray. fonksiyonları benzer olsa da. <S. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. Ancak tapınak. Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir. olasılıkla M. kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının. Arin-Berd.Ö. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır.ş-lerdir. arazi planları değişiktir.

Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın. kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır. Yapım yöntemi. yükseklikleri çok zaman 2. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı. yüzyılın ilk yarısında II.YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39).7. kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. M. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. 7. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır.Ö. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır. . Sarayların inşasından önce.Ö. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir. Karmir-Blur (Çizim 7). dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. Ancak M. Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. yüzyıldaki vergilendirme. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. 7.Ö. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır.

• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? .fv* . Resim 39 .Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 ./" -"•.

yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir. 7. Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır. Yapı içten -H. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 . Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil. Altıntepe'nin II. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır. Argişti tarafından M. 8. kral I.Ö.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni. yapı katında inşa edilmiş olan apadana. yapının M. Arkeolojik veriler. Resim 40 .0X25. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır. Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır.Ö.

Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. yapı katında. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae. Urartu Krallığının M. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü.Ö. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. 80 . birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. 6. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur.Ö. niteleyici özelliklerdir.Ö. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir. Yapının planı. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. Aynı tür yapıların M. 9. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. 9. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır.Ö.Ö. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez.Ö.

Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. olasılıkla M.Ö. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. Kent içindeki evleri oluşturan 1. Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır.

Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir.0 X 22. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır. iç duvarları 1.50 metreye kadar koruna-bilmiştir. Evlerin dış duvarları 1. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir. birbirini dik kesen 7. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır.0 metrelik caddeler ve 5. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır.0 metreye yaklaşmaktadır. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. II. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir. Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir. Evler kare bir oda. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir.0 metre kalınlığındadır. Karmir-Blur'da-ki kazılar. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında.50 metre. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41). Yapım yazıtı ile II. Kalenin doğu. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır. Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. alanı ikiye ayırır. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur.995 metre yüksektedir. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. deniz seviyesinden 1.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Çok geniş bir alana yayılan kent. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. Yazıtlar ile II.

Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir.arından söz edilmektedir. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde. Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. arazi kullanımında. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir. olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Kaldi ki. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-.:~.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. Özellikle II.J acılamadığını iddia etmişlerdir. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur. 83 . ele düşünülmüştür. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. genel siyasetinde ve ıskan politikasında.Resim ıl.

Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. 3 . Zafer Derin. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. 1984 yılında Taner Tarhan. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Gülriz Kozbe. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Kemalettin Köroğlu. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Haluk Sağlamtimur. Toprakkale ve Çavuştepe. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. Veli Sevin.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Oktay Belli.

Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı".Çizim . Res.S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ . Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977.Sevgin. 2) .

60 inciredir. Duvar kalınlıkları 2. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler.0 metreyi aşmaktadır.50 metreyi bulmakladır. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür.Ö. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir.()X 15. Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. genişliği ise 10. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II. Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler. ^> . Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10). Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. binyılın başında. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. 2. Ev. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9). Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır. Evin boyutları 25. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. ön avlulu evler Anadolu'da M. Kusa dönemine tarihlenmektedir.0 metreyi.0 metreyi bulmaktadır. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. 7. Ancak erken dönem evleri ile MÖ.

o .

Ipm Çizim y . Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un .Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T.-V. Anadolu Araştırmaları I \ ' \.4) tf . 1976. Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. Serin. 1976 . Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V.19 I Res.1977.Gövelekeui {Tartan T. Konut Mimarlığı ".-V. Res. M ÇİZİm I" .

Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının.80 metre arasındadır. temelde birkaç önemli nedeni vardır. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. 0. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır.80 metre ile 1. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni. 8~ . Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. Çavuştepe ve Giyimlide. Van Kalesi Höyük'te. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar.50 metre ile 0. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır.

'.. o'o 16. Özellikle Van Kalesi Höyük. Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler. ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. Van Kalesi Höyük'teki örnekte. Anato/ian Stııdies ^v.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey.ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere". gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel . üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir. (. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar.

KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. Argişti mezarı. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. Kaya mezarlan içinde. Anıtsal kaya mezarlarına. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir. I. Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır. gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Argişti. - . gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. bir kapı ile girilir. Mezarlar. IIV. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Kayalıkların görülür yerlerine. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. Ölü armağanlarının yerleştirilme. düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. Doğu Odaları veya 1.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. Palu'da 1 No. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri.Ö. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin. Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). genellikle mezarın ekseninde yer alan.

ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler . 1987. Argiştİ baya mezarı (Serin V. Çilingiroğlu (Ed.) Anadolu Demir Oluları İzmir.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı . A.Çizim 13 Van Kalesi'ndel. Çizim 14 ..

90 .

/v.£' P~mL İ. i v.-.Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 . V • n \ •.:.\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj .

Van Kulesi ./.> . Horhor Mağarası.Resim /. Argisti nin kaya mezan.Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 ."* rBWB***W Resim 44 .

Gökbelen. odalar aynı eksen üzerinde değildir. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. Tek odalı mezara uzunluğu 2. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16). ova seviyesinden 40. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. taş blokları içine nişler yapılmıştır. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar.80 metre arasında olmalıdır. Altıntepe III No.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır.lu mezar. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür. at heykelcikleri ve at koşum takımları. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. Altıntepe'deki III No. 93 .0 metre uzunluğunda ve 4.90 metre olan bir dromos ile girilir. 2.0 metreden 5. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır.40 metre enişliği 0. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli.lu mezarı 9. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir. Mezar duvarları içine çok sayıda .Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir.50-1. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. Altıntepe I No.50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır. Arazi yapısının uygun olmadığı. Ölü armağanları arasında tunç kemer. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir.0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır.sapılmıştır.0 ile 4.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın.0 metre arasında değişmektedir.