P. 1
URARTU KRALLIĞI ve SANATI

URARTU KRALLIĞI ve SANATI

|Views: 1,165|Likes:
Yayınlayan: İÖğütle

More info:

Published by: İÖğütle on Apr 25, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

07/17/2015

pdf

text

original

U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

1987.-y/. /sık Şihıılikalc. Çizim 17 . Belleten Sİ. Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'.Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F.'77?i. Res 6ab) Çizim 18 .Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı .'//İ>»r~.

.* ..

Karagiindüz K Mezarı.VI7 1.Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı . Erken Demir Çağ ' Sevin V.Dromoslu taş sandık mezar. Dilkaya. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 . R 96 .347. Erken Demir Çağ.0________İM Çizim 19.

DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). Uzunlukları 3-30 ile 4. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır.Ö. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. Mezar yüksekliklerinin 2. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir.50 metre civarında olması gerekmektedir. genişlikleri 1. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. sekiz iskelet var dır. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır.30 metre arasında değişen mezarlar. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır. Duvarların üzerinde. II.Ö. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir. mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. Van Bölgesinde M. 9- . 11-10. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli. Mezar içinde. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı.Ö.50 ile 2.50.

Erken Demir Çağ sonu .Resim 45.Kamgündüz oda mezarı.

rken Demir Çağ sonu n .:K Manı'nda hır oda mezar F.

Elazığ Kaleköy. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. dro-r. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. Olasılıklar. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. mezarlann hemen yanında 99 . ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. Ancak . Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. miğfer. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. Van Kalesi Höyük. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. basit taş mezar. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar.ar< alanına getirildiğini göstermektedir.ezarlık alanlarında. Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .Resim 48.Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.

fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. sıvı kurban (libasyon) merasimidir. Yakma gömülerin. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. < Editör). yüzük.. Stellerin birinin örtünde. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. Res.bulunmuştur.E. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. 1991. bir öneriye göre. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. 227. Kurban kanı. ölüye armağan edildiği bilinmektedir. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir.tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır. ilmelerin içinden elde edilen mühür. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır.. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21). 6j) 102 . Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür. çapı 0. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. Mühür baskısı üzerinde Çizim 21.C. küpe. Jerusalem. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere.

Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler.Çizim 22 . u 23 .

en çok 160-165 gündür.030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Yörenin ortalama yüksekliği 2. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Yöre Fırat ve - . Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır.288 metre) ve Akdağ (3. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır. bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. 1951 yılında Ağrı'da . Göle akan Zeylan.000-2. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür. Ağrı Dağı ise 5.449 metreye ulaşmaktadırlar. Allahuekber Ö126 metre).200 metre civarındadır. Bölgenin diğer yanardağı 4. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. Bölgenin büyük bir kısmını 16. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası. Kış ayları bir hayli soğuktur. Bendimahi. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir. Buzdağı 2. Oltu. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. Deliçay. Van Bölgesindeki iklim kurudur. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud. Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır. Karasu. Munzur 3. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları.600. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır.15 derecenin altına düşer. Zaman zaman sıcaklık . madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır.188 ve Mercan Dağ 3.47 derece ölçülmüştür. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır.165 metreye kadar ulaşır. batısında volkanik Nemrut.mur alır. Mescit Dağ (3250 metre). Kargapazar (3. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1.612. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır. İklim çok kum ve çok soğuktur. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz.100 metre). İklim yine soğuktur. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir.

Yeşilaltç Resim 52 .Doğu Beyazıt haya mezarı 104 .Resim 51-Stelyuvalan.

..I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I .A' IV **4 Y1-.

5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .

Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. 106 . Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti.546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır. deniz seviyesinden 2. Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. Özalp'in güneyinde.. üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. Ancak Al-tıntepe'de dört.. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt. Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). II. M. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir.. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt.. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir." emri yazılmıştır. Urartu'ya. Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir. Bu oyukların. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur. Arkeolojik ve epigrafik veriler.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir. Karahan stellerinin birinin üzerinde. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. Teişeba ve Ş ui ni y i . Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50). binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde.Ö. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. yani Tanrı Haldi. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur.

işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. Kayalıdere.Ö. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı. hiç bir kayıt yoktur. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır. Hastam. Urartu Krallığının M.Ö. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi. 12. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. Hatta daha da ileri gidilerek. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M. bu beyliklerin M. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Genellikle demir. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder. Çavuştepe.9. Armavir-Blur. bakır. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın.Tukulti-N'inurta (M. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların. Krallık Döneminde bu değerini yi10" . Daha sonraki yıllarda II. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. Arkeolojik kazılar M.Ö. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54). Asur kralı I.Ö.yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir.Ö.TiglatPileser (M.Ö. 2. zenginleştirilmesi.890-884) ve Il. Toprakkale.Ö. Il. Madenin ocaktan çıkartılması. 13. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar.Asurnasirpal 'M. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

Resim 57 . Ayanıs Kalesi MÖ. 7. tunç .Tek kulplu testi.Demir mızrak uçları. yüzyıl Resim 58 .

Çizim 24 .Tek kulplu. yonca ağızlı metal kap 111 .

Resim 59 . Van Müzesi 112 .Tunç adak levhası.

Mobilya Parçası Van Müzesi .Resim 60 .

Resint 61 . Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .Keçi ayağı biçikli masa ayağı.

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Rusa yazıtlt yapı adak diskleri.Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları.Kesim 64 .//. Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 . Ayanıs Kalesi .

113 .

Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. birbirini kesen dağ sıraları. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Tarım alanları daha çok Mianduab. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Hoşap kaynağından sağlanan su. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. ilerde de söz edeceğimiz gibi. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat. küçük tarım alanlarının varlığıdır. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. İklim. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. Bölge. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Kurubaş Geçidi. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. 1. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. b . Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. Gürpinar. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. Aşağı ve Yukarı Anzaf. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Uşnuye. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar.

Ö. Çavuştepe. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il. 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli . çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Karmir-Blur. 2. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. Özellikle Erzurum. M. 745 yılı seferinde. 2 kazan. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. 3 sadak. Elazığ.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. 13. M. 1. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir. Tunceli.Sargon'un M. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan.412 tunç kılıç.Ö.000 bakır kalkan ve 1. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini. mızrak ucu • 305.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette.541 tunç mızrak. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10. 5 miğfer. • 25.212 tunç kalkan. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın.Ö. Bingöl. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. M. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa. miğfer. kazılarda bulunan demir. Yukarı Anzaf. Erzincan. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir.Ö.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>).Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin. su testisi. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. 3 kalkan.Ö. II. 11+ . Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir. Kral 11. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine.iki atı ile birlikle. 8. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. silah • 1. 1997 yılına kadar.

ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır."-inat yılında.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R.030 kilogram) ve 167 talent 2. önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir.o.o. Gümüşhacıköy. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir. '-.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir.aktaydı. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-.-ilmektedir. tanrıca Formundaki anahtarlara.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y.5 mina şü (y. Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır. 4. bağışlanması karşılığında. < Editör. 5 . bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce. 10) 115 . Aynı krallıktan I. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i . Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur . Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır. vazolar. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay. Argişti'nin ikinci . Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir. Res. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar. Jerusalem. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir. kama ve kılıçlara.o.1. 1991. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. yaylar ve kazanlar. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE.o.

Ö. Demir özellikle M. yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. Rusa'ya ait bir adak miğferi. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar.Resim 67. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. 7. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. 9. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. kalkanlar. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur.Ö.Ö. Asur kralı III. sadaklar.Ö. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur. MİĞFERLER Tunç.9. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. yüzyılın sonu ve 7. Çağdaş Asur. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir. Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır. Urartu Krallığfnın M.U. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. 8. bu kullanımın M. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. M. 116 . Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25).

Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur.. Miğferin önünde. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. Özellikle Çavuştepe. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır. bilinmemektedir. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler. yüzyıla ta-. özellikle M. gerek form ve .Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. 11" . Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. 7. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık.Ö. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır.1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. Asur kralı III. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. sivri tepesinden alın kısmına doğru.duğu bilinmemektedir. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının . Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır. ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. Miğferler üzerinde.

Van Müzesi Resim 69 .Tunç kalkan.Resim 68 . Ayams Kalesi 118 .Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu. Rusa dönemi. II.

Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. olarak görülebilirler. deri ile kaplanmıştır. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür. Bazı durumlarda 119 .bir yönden bakıldığında düz. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını.70 metre uzunluğunda ve 0. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. arasında değişen adak kalkanları üzerinde. Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur. Çapları 60 cm. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. M.Ö. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir. Bu durum. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir. üzerlerinde bezeme olmayanlardır. 9. diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis.12 mina) geldiğini yazmaktadır. Kargamıs. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir. Asur kralı İT. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir. Kayalıdere. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. bazı örneklerde ise. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. ile 100 cm. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. Karmir-Blur.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0. Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. Arin-Berd. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece.

yüzyıla ait tunç sadak. 7.Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. Ayan ıs Kalesi 120 .ö.Resim 70 .

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir.Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. bir çelişki gibi görünse de. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. " . Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. ovanın başlıca su kaynağıdır. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır.

Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. Karmir-Bluı'da bulunan l. Asur kralı II. Boğa.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir.lu payenin yanında bulunan. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. Eklentili kazanların kökeni. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Üçüncü veri topluluğu ise. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . "Payeli salonda' 4 \o. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. siren. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. Tl. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir. Bir diğer grup veri.

yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. Boğa basları boynuzludur. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. kadın veya erkek başlı. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Delfi. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı.lentİSİ. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. Musasir. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir.Ö. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. Kirhi.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. Bu buluntuların en önemlisi M. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir.Ö. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir. l ramı'ya haraç olarak 1. Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. Urartu. katına kadar geri gitmekledir. Yuvarlak gözler. Sirenler insan vücutlu. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. Yunanistan'da Olimpiya. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Ptoon. 2. S. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. Delos. Yağma listesindeki Tabal. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. 714 yılına tarihlenmektedir.

Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. 8. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. Üzerinde Urartu kralı II. Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. 126 . Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı.Ö. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. üzerindeki yazıt ile M. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. Aslan eklentisinin önemli özelliği. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri. Bu örnek aslında.

Res 83 -4) 12" ..Sirenler (PtotTOVSkü B. ımuini. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'.B. Kes. Res.. 8. Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B. (Editör).1a 8.CM.im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<.. 1967. 230.Jerusarlem. 1991. Jenısalem.2) Çizim -.Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'. 230. 62ı Cızım 2H ._ Kanath eklentiler . Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. 1991. (editör).

Marlik Tepe'nin. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. Altın. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir.le geçen eserlerin yanında. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. Özellikle altından aslan başlı küpe. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri. 12> . M. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. 9. hayvan başlı iğneler. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. F. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır.Ö. yüzyılın sonuna veya 8. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir.

Hayran haslı allın iğne. Van Müzesi Resim 5 .Resim 74.Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi .

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Van M: .Resim 78.Sandal biçimli altın küpe.Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 .

Van I .Resim 80 .Hayran haslı allın-demir bilezik.

Resim 81 .Allın rozetler. Ayan ıs Kalesi 129 .

Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 . çift kulplu kırmızı açkıh kap. Ayanıs Kalesi Resim 83 .Resim 82 .Kaideli.

Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. 131 . Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Son yıllarda Van Kalesinde.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. ele geçmemiştir. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. Bu geleneğin kökleri. Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. boyalı kap parçası bulunmamıştır. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir.ÇANAK ÇÖMLEK U . Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. M. 7. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir.Ö. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. Urartu. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır. 7. bir iki örneğin dışında. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme.Ö. Urartu sanatında M. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. Urartu çanak çömleği. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz.

Yan Müzesi 152 .Resim 84.Ayaklı kadeh. Van Müzesi Resim #5 .Alçak boyunlu küpçük.

.Resim 86 . bezemeli. siyah atkılı kap parçası. Yan Müzesi 133 .{yanış Kalesi Resim 8^ .Boğa başlı.DevetÜyÛ renkli depolama kabı.

Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .* Resim 1 .

birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. kum ve saman katkısı gözlenebilir.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. kahverengi. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. İnce uzun. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. ayaklı kadehler (Resim 85). Genellikle devetüyü. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. bu keramiği daha az kullanmışlardır. derin veya alçak kaseler. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. tabaklar. keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. kırmızı açkılı keramikler değildir.

J .

ma küpelikleri vardır. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. kırmızı açkılı Urartu Keramiği. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir. 135 . Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. Ayanıs. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır.75 metreye ulaşan bu küpler içinde. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır.Ö. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. Küplerin dayanıklıklarını artırmak. Bu nedenle. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. 2. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır.5 metre. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. kalitesi düşük olsa da. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. Karın çapları 1. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. ağız çapları 0. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur.Ö. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84). Hatta kırmızı perdahlı kapların bile.

Çizim 29 .Büyük boyutlu depolama küpü 136 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

Adikeıaz Kabartması.gs» -* -/> Resim 89 . Van Müzesi 139 .

Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Rusa döneminden (M. Atlarda gem yoktur. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II. Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir.5 metreyi bulmaktadır.Ö. Teişeba sol elinde bir kase. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Tanrı sağ ayağını boğanın başına. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. Teişeba'nin başında. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır.685-()45) olması gereklidir. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Urartu sanatında II. Hu tanrı Haldi olmalıdır.Ö. bugün \ . Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. Ancak konturlar açıkça bellidir. Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır.yapılmıştır. Öyle görülmektedir ki. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir. 7. Sözü edilen anıtsal kabartmaların M. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). sol ayağını sırtına basmaktadır. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir. Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. Bir elinde kase.

Çizim 32 .Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi. JM£ Resim 90.

Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir. 8..Savaş arabası kabartması. Van Müzesi 1-12 .. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve . Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır. Kabartma bu özellikleri ile M.Ö.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II. 8. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır... Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak. Öncelikle M. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir."diye başlamaktadır.Ö.. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir. Resim 91 . ülkelerini ele geçirdi.

Resim 93 . Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı.II.Resim 92 .Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 . Ayanıs Kalesi.

Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Tarlalar tekrar sürülmüş. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı. ili. yüzyıl sonlarında. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. Ancak bu yolların 9. M. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir.Ö. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. M. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Urartu'nun güneyi. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş.Ö.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. 9. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. Sonuçta Asur. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. bulabildiği ganimete el koymuştur. 9. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni.

0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. kaplar üzerine 144 . Motiflerin kaynağı yabancı değildir. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. Ağız çapları 3. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Bazı kapların üzerinde üçgen. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. yarı değerli taş. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Kabın formu bir kasedir. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. Kapların boyutları oldukça küçüktür. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. Bezemeler genelde geometrik. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır.

plastik olarak işlenmiştir. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. 145 . Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. yani M. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir.Ö. Ayanıs dışındaki üç örneğin de II. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir. Hayvan şekilli bir başka örnek. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. şimdilik II. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. 7.

Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. fildişi araba. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. Ayakta duran kadın. Sargon. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. fildişi kamalar. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. Başın arkasında. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. fildişi içki kapları. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. sebzelikler. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. 1*6 . Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. sebzelikler. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır. saç modeli. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. 139 fildişi asa.

Depo Binası iv Fildişi Eserter. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir. Ankara.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. burun kırışıklıkları. Res 3(> 14- . alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir.0 santimetre yüksekliğinde-dir. öncekinden farklı bir pozda. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi. çeşitli heykelciklere ait parçalar. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. Gözler badem biçimli. Çizim 33 . Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. Altıntepe II Mezarlar. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. 1969. Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. ^cık ağızdaki dişler.Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri.

Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. 1. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M. Mezarlar.Ö. Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. 148 . Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi. Altuıtepe II. Açık ağız. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur.Ö. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Altintepe (özgüç T. Urartu krallarının M. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır.Ö. 8. Res. M. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. 1969. 8. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz. yüzyılın sonu ve 7.Fildişi aslan heykelciği.Ö. 8.. Depo Binası ve Fildişi Eserler. elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir.Çizim 34 . dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir. Ankara. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir.

yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. ana-kız araakınlık gibidir. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. bölgedeki dağ. sadak. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . Sarduri) ait yazıt Asurcadır. Olasıdır ki. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. Sözü edilen bu yazıtların tümü. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte.. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. sayıca bir hayli azdır. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. . Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Hunice dışında.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir.

ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar. binyıl ile bağlantılıdır. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. 2. binyıl sonlarında. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler.Ö. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın. sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır. 3. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M.Ö. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce.Ö. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır. binyılda bölgeye.Ö. Uraıtuların M. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . 3. Hunilerin. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. 3. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. 2. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur.ni. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. M. 3. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir.Ö.Ö.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Bu inanışa göre M. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz.Ö. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur.Ö. Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. Van Gölü Havzasfnın M. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M.Ö.Ö. 2. 9. 2. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M. Bu inanışa göre Urar-tular. Hurri halkları ile Urartu halkının M. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. Hurriler ile akrabadır ancak. Bu fikrin karşısındaki her öneride. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. bölgede ancak M. 3. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız. 9.Ö. belki de M. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır.

Hieroglif işaretler arasında ağaç.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . yaba. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. Baştanı. güneş. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. gibi gök cisimleri. çanak. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. dal. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar. kap. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. Çizim 35 . yaprak gibi bitki betimlemeleri. Çavuştepe. yıldız. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). Kayalıdeıv. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. ay. Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. bardak.

Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. Urartu hieroglif yazısının. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. 8. 152 .BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. M. Olasıdır ki. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar.Ö.Ö. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir.Ö. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Urartu'da M. 8. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır.Ö.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

Kilibani 55. bir ayda mı. 42.39. Silia 74. 50. bir haftada mı. 46. Arubaini 65. 49. Meherkapı yazıtı. 43. Ülkeler tanrısına 56. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Tu. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. Sinuiardi 71.şpea 67. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. İLANİ Gamruti 61. 47. Uia 77. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. Haldi'nin nirible'sine 62. Ainau 78. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. 41. Aia 69. 45. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. Ara 75. Ad i a 76. Göller (denizler) tanrısına 58. Ardi 79. 44. Haldi'nin gücüne 52. 48. Huba 66. Sardi 70. Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. İphari 72. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. Dağlara 64. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Aui 68. Sınırlar tanrısına 57. Bartşia 73. İnuanau 40.

Tunç aslan heykelciği.Resim 94 . Van Müzesi 156 .Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .

adak leıbası. Van Müzesi 15- .Tann Haldi iv Tanrıça Arubani.Resim 96 .

m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .

Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). Haldi'nin. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. Van ' ••-• . Ancak İşpuini'nin. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de. "cümlesi vardır. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir.hayvan sayılarının. Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir.. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir.. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir.

Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı.Resim 98. Yan '■ 160 .

Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. sınırlar tannsma. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Haldi'ni. kent ve kutsal kapılar vardır. dağ. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. Kumenu kenti tanrısına. Kaldı ki. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına.Ö. Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. Haldi kapılarına. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). bir Hurri geleneği olarak. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. Listenin 37. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Urartu panteonuna geldiği önerisinde. Musasir'den. 161 . Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. 2. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. Hurri kökenli bir tanrıdır. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. Tanrı İrmuşini listede 19. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. Olasılıkla Tann İrmuşini. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. Göller tanrısına. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. M. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl.

Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. Ancak bu özgürlük. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. Olasılıkla. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. 162 . ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir.

Resim 99 .sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi.{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 . .

Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan. Önce de belirttiğimiz gibi. Kale. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Van'dan. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. 11 . Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. İT. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri.

. 77-116. 1-19. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu. 1995. "The Urartian Cemetry at tgdyr". "Urartian and Hurrians".Öğün B. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". 1960. Barnett R... 1997. Benediet W.D. "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". Akurgal E. 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları.. Belleten 48. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. Paris.. 1960. 513-521.KAYNAKLAR Adontz N. near Van". 1974. 1961. "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları"... Ankara. "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)"... 1994. 1963.C.. 1950. Anatolian Studies 13. 31-35. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. 69-77. Balkan K. Barnett R. Belli O.. Araştırma Sonuçları Toplantısı. Bilgiç E. İzmir. 99-158.C. Hatti ve Hitit Uygarlıkları. 1974. 359-385.. 1968.. 1997. Tel Aviv 21. Balkan K. Akurgal E. Bittel v. 1-43.. Türk Arkeoloji Dergisi 21. Ankara. İstanbul.d. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin".D. Iraq 21. Journal of the American Oriental Society 81. K. 365-378. Belli (). İstanbul. Barnett R. Anadolu 4. 164 Belli O. 1964. Ed. Barnett R.. 1959. 1984. Historie d'Armenic. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". 1946. 5. Iraq 12.D.. 1959. Belli O. Atatürk Konferansları 1963.D. Akurgal E. 153-198. Journal of the American Oriental Society 80. Benediet W. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia".. 1985. "Urartuların Kökeni ve Dilleri". Urartaische und altiranische Kunstzetren. Ankara... 3. . "Urartu Medeniyeti". 100-104. Balkan K. 139-169.

1995. 1980. Anatolian Studies 8. Urartu Tarihi.. Anatolian Iron Ages 2.. Boysal Y. 179-186. 68-76. Çilingiroğlu A. 45-49. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. Anadolu Araştırmaları IV-V. Arkeoloji Dergisi Özel Sayı.. Anatolian Studies 10.A. 1961. "Measured Plans of Urartian Fortreses . (Editör). Erol Atalay Memorial. "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan"..-D. . Ankara. 135. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler. Çilingiroğlu A. İzmir. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion". Çilingiroğlu A.. Oxford. 1971... 111-12 1 Çilingiroğlu A.. 1976/7. 1957. 115. Anatolian Studies 34.. Burney. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs". 177-196. 235-269. 1994. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. 37-53. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin". Salvini. 55-111. 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi"... 1984. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). Çilingiroğlu A.David Lang. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda). Londra. Çilingiroğlu A. 1995. Anatolian Studies 16. French( Editör). "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler".A.A. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". Çilingiroğlu A.-D. 211-218. 1958. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". (Ed.. Anatolian Iron Ages 3. ÜS . Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. Anatolian Iron Ages 1. C. 1960. Çilingiroğlu A. Burney. C.-M. 1994. L966. C. R..C.. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". C. Bornova. 199-212. 15-20.. H.A. Çilingiroğlu A.A. C.. İzmir.R. Çilingiroğlu A. 1987 Çilingiroğlu A.A.. Belleten 25. İstanbul. Çilingiroğlu A. Burney. İzmir. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35. Archaologische Mitteilungen aus Iran 13.H. 1994. Burney . 1991. 103-114. Calmeyer P. Tel Aviv 21/1. 1983. Burney. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus. Anatolian Studies 7. "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik".-Lawson G. 1991. French( Editör). "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22.-Ursula Seidl. 91-97. 1972. Charlesvvorth M. "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri".Biscione. Burney. Anatolian Studies X">.Malay).

M. Berlin. M. Derin Z. Hamilron R. M. Berlin.F. Münih. 1978. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu". Anatolian Stııdies 23. llauplıııann H. 191-213. Dinçol A. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". Anadolu Araştırmaları 6. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". Anadolu Araştırmaları 4-5. 1984. Erzen A.. 287-298. Güleç E. Gunter A. 1981. 1971.1979-80. 41-51. Garbrecht G. 1984.W.. 1991. Erzen A. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24. Urartu und Transkaukasien.. 1986. Kavaklı..) Anatolian Iron Ages3. Dinçol A. "Giyimli (Hırkanis)". Ankara. Anatolian Studies 15. Diakonov I. Çavuştepe I.. 1-59.. han. 1979. llurrisch und Urartaisch.. 1982. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums". 1996. Anadolu Araştırmaları XIV. M. Diakonov I. Londra. "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt".Ersin Eichler S. 1976. Anatolian Studies 8.rsin Dinçol A. 1950. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. Kavaklı. Belleten 38. Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları.. 166 . 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı". 17-43. Araştırma Sonuçları Toplantısı 4.. 20. 1961. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )". 1965. Erzen A. Erzen A. A. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı". Çilingiroğlu-D. 1994. The Ancient Kingdom of Urartu.. Goetze. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. Geographical Names According to Urartian Te\ts. 99-128. İstanbul.World Archaeology 11. -Salmas M.. 53-64. M. Kashkai. 1978.. . îstanbulcr Mitteilungen 26. "Zur Kclischin-Stele". Erzen A.. 1967. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. 1974. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)". 103-112.. Zeitschrift für Assyriologie 5.. Frankel D.Erzen Armağan Kitabı). A. H-W.Çilingiroğlu A. \\iesbaden. 79-141.. ■ Urartian Stone in the Van Museunı". Ilerrıııann Hulin R. Ankara. Götler. "Çavu. 1978. 4962. L83-195 (A. 1976-77. Ankara... Frenth (Ed. 369-380. 1973. 1966. 306-312. 37-39.... Diakonov I. 19-50. Diakonov I.ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan". "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri.

179-191.. 1982. Berlin. 1976. 173-200. 19551957. 1974-75. Londra. Kleiss w. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen. 1990.".H. Bastam II. Kleiss W. Berlin. Anatolian Studies 9. Kendall T. 1915. Keramik urartaischer Festungen in Iran. Topographische Karte von Urartu. Konig F. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". Münih.. An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B.(Editör). 533-554. Kleiss W. 1991.. 1989.. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz".. 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B.. Belleten 197. Berlin. Berlin. 1977. Kleiss W. "Darstellungen urartaischer Architektuı'. Korfmann M.. 189-195. 265-271. Kleiss W. "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik". Johnson E.(Editör). Hauptmann. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst".. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II).. Kleiss W. 26-55.C.". 1986. Berlin. S... Kroll S LakeK.TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen.Hulin R. 53-77. Stuttgart. Işık C.. 1975.. VII. King L. Bastam/Rusa-i-URU. Ankara.Araştırma Sonuçları Toplantısı. Istanbuler Mitteilungen 18. American Journal of Archaeology 84. Marsyas 17.C. Boston Museum Bulletin 75.W. "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'. "Bastam. Istanbuler Mitteilungen 13-14.. 1-14. Beriytus 25. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens. Kleiss W. Gürtelbleche aus Urartu. Kozbe G. H-J. "Bastam and the East of Urartu". 1976. Kleiss W. 1987. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". 1976. 'Van da Yapılan Hafriyat. 1988.. Graz. "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror". Kleiss W. 1938". Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. Kleiss W. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. Kellner. 413-445. 1980. "ŞİTİnlikale..W. 1-44. 395-402.(Editör). 292-297. 1977.. 1963-64. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'. ıtr . Belleten 51. 1972-975. 1959. 21-38. 1972. l^ö. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15. Işık R. Kellner. 1979. Kroll. "Excavations at Bastam". Istanbuler Mitteilungen 39. 299-304.. 1968. 1977. H-J.. Archaeology 25..

Merhav R. 1977. 150-167. 263-266. "Sargon's Eighth Campaign". and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". Oganesjan K. 714 B. 1968. Journal of Near Eastern Studies 34. Muscarella O. 44-49. 1977. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP.3000-612 B. Berlin. 1962.. 1982. Urartskie klinoobraznye nadpisi. Levine ve T.. Hesperia 31. Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112.. 13-33... 464-475.R.. 1910-1931. "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments"..Eine militarhis torisehe Würdigung". A. "Who Destroyed Hasanlu IV?'.. 1973. 65-66. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı.R. 141-154.. Jerusalem. Naumann R. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". 1983. (Editör).Western Asiatic Jcwellery c. 168 Medvedskaya. ıVloskova.. Expedition 13. N. "Urartian Chariot Reconsidered I. 201-207. Ankara.. 1991. 1-15.. . 9th-7th Centuries B.. Muscarella O. Representational Evidence.Chr.C. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe". van Loon.. American Journal of Archaeology 75. L. Levine L. W. Malibu. I. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign. F. 1971. Mayer W. Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B. Irac| 39. van Loon.Lehmann. D. 1966..E. 1965-66. 1956.. 1970. van Loon. Ogün B. W. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. 1975. Öğün B. 45-57. Palast und Ilütte. Iraq 18. 217-236. N.C. Öğün B. Journal of Field Archaeology 13. Maxwell-Hyslop K. 1959.D. W. X."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs".. Erivan. M. Iran". 111-131. M.C". Erebooni. Ankara. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed.C". 1986.. Orientalia Suecana 14-15. Anatolica 10. Klasik Arkeoloji Kongresi. 1971. 1971. 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B. "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln". Melikishvili G. Istanbuler Mitteilungen 18. Muscarella O.. W. 1960. Londra. Muscarella O. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah. istanbul. 1978. Iran 26.Haupt C. Maxwell-Hyslop K. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos". 229-231. Trade".C. 1988. C. "The Place of Urartu in the First Millennium B. 1980..R. Bulletin of Institute of Archaeology 2. 61-67.. Nylander C. 135-151.Young. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . C. N. Özgen E. N. L. Maxwell-Ilyslop K. M.. Armenien einst und jetzt I-II/2.

Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe".. 1965..-M. B. Roma. Darmstadt. Piotrovskii B. 543-548. 1989. Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. Roos P.Salvini. Urartu: The Kingdom of Van and its Art. Studi Micenei ed Egeo . 37-49. Das Reich am Ararat. 1980. Pecorella P. Mountains and Urmia Lake". Riemschneider M. 1990. 130-138. Salvini M. 7. Altıntepe II. Özgüç T. Seidl U. 19-58.Özgen E. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie".Archaeological Evidence.E. "in frontino urarteo del regno di Menua".C.". 1984. East and West 38. "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B. Piotrovskii B. Salvini M. "Sargon's "Eighth Military Campaign". 79-89. East and West 9. E. 154. F. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. 149 . 6. B. Altıntepe... 1966. A. "Urartaische Bauskulpturen". 1969. Geneva. Özgüç N. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". Londra. 1969. 1993. Greece and Etruria".E. Pallottino M. Piotrovskii B. Anatolian Studies 33. Anatolica 11. 1967. "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". 1966. 171-201..Anatolici 22. 29-52. Geschichte und Kultur der Urartâer. Salvini M.... Sümer 42.. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat".. Ankara 1974. Piotrovskii B. 243-250. B. 191-199. Russell H.-M. Leipzig.Anatolici 31. Mezarlar. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23. Salvini M. B. 1-35.."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". 91. 1993. Ankara. 155-159. 11-119. 11-32. 33-37. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe".. Ankara. 1984.. "Torschüzende Genien in Urartu". 1966.C. "Urartian Chariot Reconsidered II. Archaologische Mitteilungun aus Iran... 1942. 143-148. Ankara. Persica 10. 1983. Özgüç T. "Urartu Dini". Mansel'e Armağan. 9th-7th Centuries B. Tra lo Zagros e l'Urmia. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources".. il regno di Van: Urartu... Rigg H. 1984. 1995. 1993.. Orientalia 59. Studi Mecinei ed Egeo . Ankara. "Jewellery. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri.. Salvini M.. "Urartu. Seidl L'. Urartu. 197**. Anatolian Studies 34. "Water-Mills in Urartu". Salvini M. Roma. 847-856.55~-56*. Depo Binası ve Fildişi Eserler. 1986. 1982.. Journal of American Oriental Society 62.Salvini. Özgüç T. Pecorelle P.. 1988.

Thrureau. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26. Sevin V.) Anadolu Demir Çağları. Anadolu Araştırmaları 8. 1980. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". Antiquity 62. 1983. 1993. Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. 1976-1977. 1975. Wartke R-B. 279-282.. Kavaklı. Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz.. 1-50..Dangin F.. A. Tarhan T. 1967. 144-155. İstanbul.. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". 1988. . A. Tarhan T. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". "The Structure of of the Urartian State"..V. Sevin V. 1976-77. 565-567. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". Sevin. Tel Aviv 21. 367-409. Mainz.Sevin. 1994. 1912. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". 35-55. 151-166.V. 295-310. "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Anadolu Araştırmaları IV-V.. 1992. 547-551. Ankara. Sevin. 1996. Sevin V. Tarhan T. Urartu: das Reich am Ararat. Van".inguistics 13.E. Anadolu Araştırmaları TVV. Tarhan T. 278-288.Sevin V.V.. Berlin. Paris. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II). 1988.. Tarhan T. 1994.O.. Iran". '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages".. Istanbuler Mitteilungcn 43. Annual of Armenian I. Anadolu Araştırmaları 45.. Ussishkin D.Çilingiroğlu (Ed. Toprakkale. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu". Tel Aviv 21. Stronach 1). 369-428. Une relation de la huitieme campagne de Sargon. Belli. Urartu İğneleri. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". Anadolu Araştırmaları 9. Belleten 39. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples". 1987. 1993. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı". 329-350. Ankara. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). Anadolu Araştırmaları 10. 348-366. Zimansky P. Sevin V.. 1986. Wartke R-B. 58-76.. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". 1975. 389-412. Ankara. Taşyürek O. 22-57.. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. İzmir. Steiner G. B. 1990. 1994. Sevin V. Yıldırım R. Tel Aviv 21. 1993. "An Urartian Lion from Gevaş. Tarhan T. Konut Mimarlığı.. "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler". Sevin V.. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri. 170 Tarhan T. 1989.. 1976-1977. 273-347.. Sevin V.

Archaeology 32. "An Urartian Ozymandias". 1995. 94-100. Journal of Near Eastern Studies 49. "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". 1-21. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. 1985. 53-55. "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign". 11 . 1990. 103-115. Biblical Archaeologist 58. Bulletin of the American School of Oriental Research 299. 1979. Chicago. 1995.

binyıla tarihlendiğini göstermiştir.Ö. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır.3. III.Ö.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. Tabakanın M. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar. 5.Ö. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. krallar kralı.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. Tilki-tepe'nin en üstteki I. bölgenin yerleşik tarihinin M. tabakada bulunan çanak eöm leklerin.Ö. 832 yıllarıdır. MÖ.Ö. eşi olmayan kral. büyük kral. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. Yazıtın bilinen tarihi M. bazı yayınlarda "Karaz keramiği". Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır. t. M.Ö. 9. savaştan korkmayan kral. bazı 12 . Van Gölünün doğu kıyısında. Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler. bütün krallardan haraç alan kral. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. tabakasında ortaya çıkarılan. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. bu yerleşme yerinin 11. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. Sairi ülkesinin kralı. güçlü kral. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. M. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. dünyanın kralı. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında. bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. balkın çobanı. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. Asur dilinde kaleme alınmıştır. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık.

Bu çanak çömleği üreten insanlar kare.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 .yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. tüm Doğu Anadolu'da. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi. Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş.

..............................................5 Urmiye Bölgesi.........................................................................................................................................................................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri.................................................................I Sunuş.....................................16 Nairi ülkeleri.16 Demir Çağların gelişi.....................................................................5 Erzurum ve Kars Havzası.........................................................................9 Bölgeler arası yollar............................................................. 12 Erken Tunç Çağ kültürü..................İÇİNDEKİLER Önsöz.........................................................................................................................6 Tarımsal alanlar...............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................III L'rartu Araştırmaları................................................................................................................................4 Van Bölgesi......................................................................................12 Bölgenin erken tarihi..................................................................................................................................................................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık...........................................14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi.............9 L'rartu Tarihi....................................................................................13 M....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................23 .............................................duard Schulz..........................20 L'rartu Krallığının kuruluşu..............2 Altıntepe................5 Yukarı Murat Havzası..........................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu...... 1 Friedrich F.............................................................................................................................................................................................................................................. I ..................................................................Ö.........................................................................3 L'rartu Coğrafyası...........................................................................1 Toprakkale kazıları........................................................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun........................18 Güçlü bir Asur kralı............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................. İkinci binyıl kültürü..............................4 Doğu Anadolu........18 Tumme ve Daiaeni...................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları.................................................................................................................................................................................................................................................

Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde.Ö.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M.Resim 4 .Ö. Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. 2. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir. binyılın başlarında. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. 3.Ö. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M.Ö. M. 3. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5).Ö. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 . 2. Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni. ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir. yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları. M. 2.Ö. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. Kazılardan elde edilen veriler M.

Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir. Bunun aksi durumunda M. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir.Ö. 15 . Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır. Ancak ne Batı İran'da. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer.Ö. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır. kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır.Ö. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi. 1274 yılında olacaktır. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. 2. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. bölümün başında da belirttiğimiz gibi. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. M. İran'a ilk İranlıları. M.Ö. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir.Resim 5 . Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır.

üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. en azından bu cağda.Ö. Uodkun. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. Tllibir kentini ele geçirdim.Ö. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar. Daha önce de belirttiğimiz gibi.Ö. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . M. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı.Ö. îlki M. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 . "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. Hinime. M. düşmanlık yarattı" tamım. 13. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. Luha.Ö. 2. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. 9. Zingun ülkelerini. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. M lipahri.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. Bu oluşumun önderliğini. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. yüzyılın ortalarında. Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. yaktım.Ö. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün.Ö. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. Ke-ramikteki. 1274 yılındaki bu seferdir. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. mallarına haraç olarak el koydum. Bargun. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. Salını. Halita. Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim.

Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. Asur kralı I. Mursilis yerini III. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Asur'un kralı. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir. Onlarla savaştım. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. ancak I. 13. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. olasılıkla MÖ.Ö. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. dünyanın dört bölgesinin kralı.olojik veri yoktur. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. Asurlu kralları M. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir.. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. 1" . 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır. göç olayının rahatlıkla 14. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı.Ö. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. Asur kralı I. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi. 14. onları mağlup ettim. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Bunun için de M. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ..

Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması.Ö. M. 13. kanımızca. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. gerçeğe daha yakındır. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. Asur kralları. Friglerin M. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. Van Bölgesinde M.Ö. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir. 13. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin. 9. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması.Ö. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. M. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. Bugün Elazığ civarına. UrartU kralları tarafından. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni.Ö. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir. 111S yılında Asur tahtına geçen I. Muşkilerin ise doğudan. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir.. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim.'' Asur kralının M. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış..Ö. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır. Bazı bilim adamları. Bazı bi li m adamlarına göre. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M.Ö. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. çift d i l l i yazıtlar dışında. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. Friglerin Anadolu'ya batıdan. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır. 8. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı. 12. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir.Ö. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer.

Haştarae. Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. Şulianzi. belki de doğru olarak. Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim. 19 . Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. Elbiş. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir. Mi/iadruni.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim.. Nubanaşe. en azından nem için. Yazıt şöyle devam eder: '. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. Amadana.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir. Uruadri beyliğinin etkisinin. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. Şerabeli. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. Elula." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. Salmanasar . Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " ... kainatın kralı. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir. Kis-ra. Ubera. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir.. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür. Adad'nı itttğt bir sel gibi. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Tirkahuli. i kral. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı.. I. tahrip ettim. Asur'un kralı..-oualtı yüce dağ. Tarhanabe.. Bulanık-Malazgirt ovasına. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm. Şahişara. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. Tarhuna. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. Bu davranış Asur kralının. Şeşe Dağlan aş-:ım. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir. dünyanın dört bölgesinin kralı.. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız.

Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). Bu alanlar günümüzde Tatvan.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. Malazgirt. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M. Bingöl Dağları. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. II." Bu tarihten 111. Salmanasar'ın saltanatından M. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). Asur-nasir-pal (M. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı.. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U.. Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı. saltanatının (M. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar.Ö. 1. Adad-Nirari (M. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka.Ö.. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir.Ö. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır.Ö. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir. II. II. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır.911-891) hüküm sürmekteydi. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II.Ö.. I. Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. Muş.Ö. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. Asur kralı Asur-bel-kala. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim . kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi. Tukulti-Ninurta'ya (M. Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. Bu kentler I. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer.

Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1... Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. M. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır. Daiacni ülkesine' doğru indim. viraneye çevirdim. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir.. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. Aızaskun dan ayrıldım. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır. Daiaeui'den ayrıldım. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ". Hu nedenle olmalıdır ki. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder." Asur kralı III. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M.. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur.. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti. 858 tarihinde Asur tahtına III.Ö.düzenlenmiştir.Ö. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim.Ö." 21 . elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır.-nan yukarıdaki yazıtında. Nairi ülkesi içlerinde Asur. Kentlerini tahrip ettim. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış.. ateşle yaktım. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir. ateşle yaktım. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir.Ö.Ilııbıışkia'dan ayrıldım.. virane haline getirdim.. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Adduri Dağt'na kaçtı. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim. Onun peşinden dağa tırmandım. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim. Bu tanım M. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk.. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin.. kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da.

.Resim 6 ..Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç .

Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. 9. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi. YENİ BİR KRAL. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir". Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. yani M. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. Uraıtu'nun.Ö. 832 yılında.Ö. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. yani M. BitZamani'ye do^ru ilerledi. "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. bir siyasi örgüt. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir.Ö. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Uruadri. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. Çünkü Salmanasar'ın M. 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ".Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır.. bir başka anlatımla M. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir.Ö. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır.Ö. 858 vılından. Modern Bingöl ili. Erçek ve II.. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır.Ö. Bulanık civarında olduğudur. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller"." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim.

................................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................32 H a l ı y a ilk askeri sefer.....................................................................................................................37 Argişti oğlu Sardun.................................................................................39 111...................................................41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu.........................................................50 Sur duvarları............................................................................................................................. Rusa ve krallığın yeniden doğuşu.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar.................................................39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu.............................................................................30 Urartu devlet dininin kurulusu.................................................45 Ayanıs Kalesi ve II.........................................................................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi.................................59 Kerpiç beden......................................................................................................................................................................... Rusa'nın sonu ve yeni kral 11........30 Kuzey seferlerinin başlaması.................................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon............................................................................................. ...................................................................................................................................................................................................Pileser ve Tuşpanın muhasarası.................................................................................................................Yeni basken! Tuşpa..............................................................................50 Kaleler ve su gereksinmesi................................46 Ve son................................................................................................56 Cephe mimarisi............................................................................................. Argişti........42 I......................................................................................43 II............................................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı.............................................................................................................................................................................................................................................. Sargon.......................................................................................................................................48 Yer seçimi...........................................................59 Kale kapıları..............................................................................................................................................................33 Kral I..........................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar..................36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler.................63 Tapınaklar..............................................................................................................................................38 Zirvede bir krallık.. Tiglat .........................................................31 Kuzeye tekrar yöneliş.....................................................................................................56 Kuleler........................................................47 Kaleler ve Sur Duvarları....................................................... Argişti dönemi.........30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri.................................................................................................................................................37 Atlı kavimler tehlikesi......................................................................................................41 Asur'da güçlü bir kral: II...........27 Kral İşpuini.................................................................. Rusanın saltanat tarihleri.......................................................................................... Köken sorunu................

Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Resim 7 .

Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. Sarduri. Naili ıil-kesinin kralı. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. Sarduri'nin. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. Bu inanış. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Sadece bir iktidar değişikliği değil. eşi olmayan kral. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. Salmanasar'ın 27. Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). balkın çuhanı. bütün krallardan haraç alan kral. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6).Ö. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. kral/ar kralı. :- . Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. güçlü kral. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Sarduri). Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. dünyanın kralı. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. altı kez tekrarlanmıştır. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. İT. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. savaştan korkmayan kral. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır. Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. büyük kral. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir.

Resim W Van Kalesi.Resim 9 . Başkent Tıı&a 26 .Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı .-•-' "■mZK2-i...

Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır. Urartu egemenliği güneyde. Salma-nasar M. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir.Ö.. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". olasılıkla da MÖ. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. Sözü edilen Asur metinleri ITT. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9). Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. Bu durumda M. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı . 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih.Ö. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü.'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4.Ö. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10). Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Tşpuini.. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir.. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111. Salmanasar saltanatının 31. 827/26) Asur ordusunu.Ö. yılında I M. III. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 .. 823-811 > ikinci yılı (M. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. 825 24 tarihi İşpuini'nin. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim. Samsi-Adad (M. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır. Salmanasaı in son yıllarında. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. I § pina. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V.Ö. Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını.

Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi. dünyanın kralı. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz... Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi. yüce kral. Yazıt Türkiye. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir.Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ".. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. Yüksek yola bir stel diktiler. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir.120 keçi. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir. Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. 9. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. güçlü kral. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında.480 büyük keçt getirdi.. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür.Ö. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir. 9. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir.Ö. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. İşpuini tapmağının önünde. 28 . Anlaşılmaktadır ki. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. kuzu re 12. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi).Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. Aksim. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale.. 9..

Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .Resim 11 .

.. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur.. Anaşe.704 pivade vardı. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü. literuki. 9. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir.. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi. Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın". Luşa. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir. Meherkapı yazıtı. İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir... Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır... doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir. Barşua ülkesini zaptetti.. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür. Tanrı Haldi güçlüdür. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. Büyük Kukıtru..URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde.ordumda 106 savaş arabası. Yazıtta geçen Barşua ülkesi. l i e r u k i .. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak. Bu yörelerde kazanılan başarılar. Hu vazıta göre tşpuini.. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 .leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır." Bu bilgiler Urartu ordusunun.120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir. Anaşe. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. binlerce atlı ve 15.174 süvari. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir. Katarza ülkelerine kadar fittiler. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. olasılıkla Asur'dan etkilenerek. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası. Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua. Savaşı devam ettiren Urartu kralları... Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. bu ülkeden 65 deve ve 1. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması. 2. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua. Meis/a kentini ele geçirdi.

önemli bir belgedir.. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Menua'nın uzun süren ortak krallığı.. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş.şta'nın II.Ö.. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir.. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir. Kumenu. Tu. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ. Ancak genel inanış Menua'nın M. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir. bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Bu durumda Meherkapı y azıtı. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir. Ardini kenti (Musasir). Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır. Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki.. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I. Mei.Ö. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır.Ö. 800 y ı lla rı nda ." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir. Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır.. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar.71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır. yaklaşık olarak M. Sargon'a ait Asur yazıtlarında. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. Sargon'un M. M. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. belki de yeniden düzenlenmiştir. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği. Taştepe yazıtında geçen Mei. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir. Asur Kralı II. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. nehir ve kentler de belirtilmiştir. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 .Ö. Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu.

. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem. Aznavurtepe. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: . Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır.760 piyade görev almıştır. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası.. Ancak daha sonraki yıllarda. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti.. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir.fon"bunu göstermektedir. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları. II. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir. Luşa. Uiteruki. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. Yörede yaşayan Luhiuni. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı. binlerce süvari ve 15. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. Luhiuni'yi ele geçirdim.. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde.

Bir Urartu yazıtında. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın." Yazıtta geçen Şebeteria. bazılarını öldürdüğü. İkinci önemli nokta. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır.. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. Meliteialhe ülkesinin. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır.NAM) unvanını almaktadır. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. Menua'nın. Aynı görüş birliği. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. Malatya yöresine egemen olmak. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. Huzana kenti ülkesini. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Şebeteria kenti ülkesini. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır.. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı.edilmesinin nedeni budur. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. Anlaşılmaktadir ki. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır... kral adlarının dışında. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta.

.................................................................................................................137 Anıtsal hayvan heykelleri.........................................................81 Mezar Mimarlığı.......................................................................................................................................................99 Yakma merasimi.......................89 Taş oda mezarlar.............................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları...................................................................115 Miğferler.................................................................................................................................................134 Günlük kullanım kapları..........................................................................................................................119 Kemerler....................................................................................................................................................................................89 Kaya mezarları....................................................................................................................................................................................................... 121 Kazanlar...................................131 Kırmızı Açkılı Keramik............................................................................................................................93 Ya kına geleneği..................................................................................................................................................................................................................................124 Mücevher Sanatı..........................................................87 Küp mezarlar........................137 ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................S"7 Mezar türleri.116 Kalkanlar..........................................................................................................................................................................................................102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi...............................................................................................................108 Gümüş ve altın.............................107 Bakır ve tunç..........135 Heykel ve Kabartma Sanatı..............................Saraylar........................................................................................................................................................................107 Demir....................................................................................................................99 Ölü yemeği......................................................................97 Ölü Gömme Gelenekleri.........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................79 Kent ve Konut Mimarlığı.......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................102 Libasyon stellerinin kökeni............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları.........................................................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar.......................................................................................................................................................................................106 Maden İşçiliği....................................128 Çanak Çömlek........................................................................................................................................................................134 Depolama küpleri......................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar............................................................................................................................................................................................................

Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H . ıK \ d \ \ Resim 12 .s.

Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir. 10. büyük oranda Şupani. toplam 52.104 al ve 35. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I. daha önce de belirttiğimiz gibi.. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua..Ö. gümüş. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi. Argişti der ki. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır.785 de.. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım.Ö. 1. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. Öyle görülmektedir ki.Argişti föyieder. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret.255 erkek çocuk. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti.280 kadın. bu soruna son vermek niyetindedir: ". Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya.015 büyük boynuzlu ve 1. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur. yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır. Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. 35 . İşpuini ve oğlu Menua'nın.. 8. bunların yanında başarılı doğu.. Tıısjuı kentinin yöneticisi. MÖ. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm.140 canlı savaşçı. M.19. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti. Argişti 'babadan kalan yere". yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti... Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur.(muzaffer olmak için) yalvardım. Biaini/i ülkesinin kralı. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ".. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar..Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı.. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi.. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır. güçlü kral büyük kral. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır. 23. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye.675 kişiyi o yıl tutsak aldım. sulama kanalları. ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir. Babası Menua'nın.. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi.. Asurdan örnek almış olmalıdırlar. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. krallar kralı." I. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır. orduyu büyütmekdir. KRAL I. En güzel örneğini I. Argişti'nin (M.

783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* . 18. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye.Ö. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2.000 binek alı.. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir.600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. 10. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. 1.333 gram). M. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir. 37 mina gümüş. 1. yaklaşık olarak 30 kilogramdır." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla. Kralın M.000 koyun re ayrıca. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. kralı." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. 10...28ı kişiyi tutsak almış. J00 binek atı." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir. Uruani.. Bu insanlardan 6. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir. Argişti'nin. batıya götürecektir. J00 büyük boynuzlu sığır.Ö. 60 mina olan 1 talent. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. I. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani.000 m ina bakır. 9-7. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti.698 canlı adam. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir. diğer ganimetlerin yanında. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım.Ö. 1. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir.047 kadın olmak üzere toplam 29.000 mina hakir. Ultuza.boğa. 100 sığır 500 koyun. 41 mina saf altın.. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden. saf altın. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi..KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra.Ö. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır. 20 kilogram saf altın. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır.... Muzum ve İrkiııni vardır. 10. 8. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M... Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir. bağışlanması dikkat çekmektedir. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile. yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır.539 çocuk.. Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır.

kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır.Ö.600 savaşçıya karşı. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir.Ö." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın.600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi.. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır. ancak Asur krallarının yıllıklarında III. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde.. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. Yöreye getirilen 6. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir.. 4» zaman ayırmıştır. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. Medleri de dikkate almak durumundadırlar. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir.. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış.. Bölgeyi. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. yukarıda da belirtildiği gibi. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım..ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür." Bu kente yerleştirilen insanlar için. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ". Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P .

Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ". 336tutsak..bi.332yay. 35. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II. Tumeişki. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Argişti F. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi.357 büyük boynuzlu hayvan. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir. Taşe. Aruşi. 111 akarki şarap.036 boğa.Ö. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır. Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır.. Baba Argişti. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. 1." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır.. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır. Taunlar beni dinlediler. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler. İstekte bulundum.114 savaş silahı. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda.321 inek.. MÖ. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir. 2. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. 2. Hazani. 7. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. Altın. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış. Sarduri şöyle der.. m . Yaurahi.133 ölçek arpa. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır.... ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım.. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır.970 ok. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek. 1. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır.408 at. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. 10. yüce kral. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur. Melitea muhasara edilsin. 47. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır.. güçlü kral. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim. M. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır. krallar kralı. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır. 132 katır. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları.Fırat durgundu. Maninui. toplam 21. 9. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. dünyanın kralı. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri.467 küçük boynuzlu hayvan. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim. Tuş-pa kentinin bakimi. Hilaruda geldi.Urartu tanrıları Teişeba'ya.079 mina bakır.022. Argişti oğlu Sarduri ilerledi.. Biainili ülkesinin kralı. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre.. I. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. 12. Şivini'ye dua ettim. Onu vergiye bağladım. Merhamet gösterdim. Wasini. bana yol açtılar. 768'de. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş. aul-burarrini. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra.." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir..Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu.

uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir.735 erkek çocuk. 745 yılında. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M.000 küçük boynuzlu sığır. Sarduri M. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı. Bu kez II.8. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II. Sarduri listesini 12.Ö. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur.. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II. 46. 2.535 bakır kase vardır. Mana ve Babilu ülkelerine. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. 12.. 4. Ele geçen hayvan sayısı ise.746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir. M. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 . Tiglat-Pileser..3-500 çocuk. 2. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni.000 savaşçı. 18.Ö.000 adet giysi. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı.525 büyük boynuzlu sığır..Urartu ordusunun Malatya ve civarında. günü) Pul adlı bir köle III. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: . Sarduri'yi kuzeye yönlendirir. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır..Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır.. Asur kralı III. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir. Görülmektedir ki. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir.000 kadın. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir. Bu başarılar II. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır." Bu kayıtlar.000 bakır kalkan ve 1. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir.. binlerce kadın. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. 800 mina gümüş. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ". Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. II. eğer abartılmamış ise..Ö. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir.. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır.Ö.. Ancak savaşın galip tarafı Urartu. 3.Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. şaşırtacak kadar artar. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II.000 savaşçı.500 at. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. İki ordu M.

/' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ". Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. IH. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim. Rusa.. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner. Kumahalhi kralı Kuştaşpili. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında. Gurgum kralı Tartılılara. Rusa için gerçek bir kabustu. Ancak Asur kralı III. Ancak M.Ö.. Sargon. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir. İki ordu arasındaki savaş. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı.Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış.. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara.Ö. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır. Kral. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi.. Urartu kralı Sar-duri. Que kralı Urikki. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III. Bütün bunların yanında Asur tahtına M. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir.. Asur ordularının eline geçmesini engeller. (Arpad'h) Muti-ilu. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur.. 743'de. Bu koalisyon. 721 yılında gecen yetenekli kral II. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Kuzey Suriye'ye girer. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir.. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı." M. Tiglat-Pileser. M. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu.Ö..Ö. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır.. II.... Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. Sarduri'ye kısmet olmuştur.Rusa).. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. ordusunu harekete geçiren kral..Ö. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. 40 .. II. Sarduri'nin III.

. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması.. Sargon. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu.. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir. SARGON M. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür. M. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . Olaya yine tepki gösteren Sargon. Sargon. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür.Ö. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir.Ö. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi. Asur'un tarafında yer almakta. 1. M. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır.. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. M. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. bir kaç yıl sonra Batı İran'da. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. Hasara uğramış yazıtta. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez. Bu olaylar çok değil. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu.Ö. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. Ancak bir süre sonra Utlusunu.Ö. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. 721 yılında V. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır.

ayaklanmayı bastırmıştır. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un "..000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür. Sargon. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon. Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan. . Rusa. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir.hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı. Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. Sargon'un. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları. Sargon. Aynı yazıtta Rusa için ".. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı . Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler. Anlaşılmaktadır ki. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon. Başkentte varan kral. isyancı komutanları. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon.Ö. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir.. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır.. Amaç Sargon'dan af dilemektir. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır." Urartu kralı Rusa '. Ancak bu kararın alınmasında. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: ." Sargon a göre: '. Yöredeki Namri. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. bitki ve hayvan örtüsü. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. yay.ova düşman kanları ile doldu. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır.(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Urartu ordusu ve yandaşları. sulama ve tarımsal faaliyetleri.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir.. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon... kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1. ordu büyük oranda tahrip edilmiş. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler.. Ancak Metatti.. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu. SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir.. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. Sekizinci seferin en önemli aşaması. Uauş Dağı'nda Sargon. Olasıdır ki. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. başında II. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ". M.

Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1). çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir. 714 yılı I. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . Argişti M.. M. Gir. Özellikle Uauş.güvence içindeyur-ı döndü.. II.Ö. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir. kralın bu bölgede çeşitli bağ.110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir. II. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak . Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon "." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. Buau ülkelerini ele geçirdim.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~.. karısı ve 6. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Sargon'a ait olan bir yazıtta. Armarili. ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler.. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur.. II.Ö." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır. Ulhu. 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. Muna nehrine kadar ilerledim. ('sulu.Kummuhu ülkesinin kralı.ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II. Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ".. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. II. Bu kavimler M. Kesin olan durum şudur ki. Musasir bütünüyle tahrip edilir. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek.. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir...mt. Musasir'den elde edilen ganimet.Ö.. Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır.. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır. günahkarHitilliMutallum. Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Gituha(ni). Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. Uişe.Ö. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır. Kummuhu kralı Mutallum ile II. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir. oradan geri döndüm. Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır.e girer. Olasılıkla Erciş adı Argi. I. Urzana'nın kızları. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir.

....................................................................... 153 Tanrı Haldi.............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı........................................................................................................................................................Adilcevaz kabartması.....................................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu.......146 Toprakkale fildişi eserleri.................................1i<S Dil ve Yazı...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................161 Kaynaklar......................... 1 ı() Urartu dilinin yapısı......................................164 IV .............................................................................149 Hurri ve Urartu dilleri................................................................150 Hurri-Urartu ilişkisi................................................................................140 Savaş arabası kabartması.................................................................................................................140 Taş Kaplar................................................................................................................................................................................................................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini.............................................................................................................................151 Budin levhası....................................................................................................................................147 fildişi sanatının kökeni....................................I tö Altıntepe fildişi işçiliği......................................................144 Fildişi Sanatı.................................................................................................................152 Din........................................................................................................................................150 Hieroglif yazı...............................................................152 Hieroglif yazının kökeni........

II. Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .& * ( *•_ * ?•*& S*Ş . ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .

Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir.. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. Yazıtla Rusa'nın. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?. II. belki de.tumCni) kentini tıklım." yazılıdır. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Bu konudaki tek belge. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere. Bu durum. Asur 45 . Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu...Ö. RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine. iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır.. ızgara planlı "dış kentler" II. Muşki ülkesi. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir. daha önce de belirtildiği gibi. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. evrenin kralı. II. Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar." II. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir.şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür.. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. II. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. Bu durumda II. Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki . Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır. Bu durum II. 685 yılında tahta geçen II. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım.. olasılıkla M. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Rusa'dır. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). Haldi in gücü ile güçlü kral. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır..

Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II.Ö. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Eğer durum böyle ise II. Öyle görülmektedir ki. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır. olasılıkla da M. II. TT. AYANIS KALESİ ve II. Rusa... Bu durumda II. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır.Ö. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. İT.Ö. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M.Ö. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir. Ancak III. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. Rusa'nın 34. III.. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi. kralı mı kutlarım. Rusa'dan sonra başa geçen III. II. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu.Ö. Olasılıkla M.. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu. Ayanıs'tan elde edilen veriler. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın." Benzer bir heyet II. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . II. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. 654 yılında II. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu..651 yılında tamamlandığını göstermiştir. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. Bu durumda II. Bu durumda III. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. Rusa olabileceğini önermek mümkündür.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir. 655 yılında başladığını. Rusa'nın. Ayanıs Kalesi'nin. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa. M.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14).Ö. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi.Ö. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir.. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III. bana haberciler gönderdi. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. Sarduri'ye aittir. büyük kral.

kral Zedekiah'ın dördüncü yılında. 7. Aynı kaynaklar M. Babil üzerine saldırmasını ister.Ö. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır.na da rastlanmaktadır. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir.Ö. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. Krallığın M. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir.Ö. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. İskit ve Medlerin. M. 4" . Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır.Ö. Mannea.Ö. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Yeremya (Jeremiah). M. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır. Ancak yine de IV. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer. 594. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. Med. VE SON M. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M.Ö.Ö. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Bunlardan ilki. 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II. Urartu. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. Medler tarafından vurulmuş olabilir. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir.

bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir.8. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler. temelde askeri bir üs. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. Il. Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler.Ö. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır. Batı İran'da H. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir.9. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir.Rusa'nın (M. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın.Ö. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır.Sarduri'nin (M. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden.Ö. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın.7. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. Van'dan. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir.

» N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 .Resim 15 Kral tşpuini'ye ait. Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'.Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 .

Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler. 9. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. önerilenin aksine tapınaktan çok. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. Hatta Uranuların Van. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu). halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. . Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. Muradiye Ovası.Ö. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. 8. ne de bir yazılı kaynağı vardır. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır. sulama«. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. Ancak MÖ. Özellikle Kale Sarand. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. Ancak çeşitli yönlere giden ticari. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan.. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir.

Resim 17 .Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 . Zulümtepe Resim 18 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale.

'• ^ Resim 19 .Amik Kale gözetleme kulesi '-- .*-".

Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O. 160. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir.Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması.7) Cızım 2 .-teklerinde yer alan ovalar. 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. Görkemli bir çok Urartu kalesinin . Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. l60.a elverişli nehirler de fazla değildir. Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir. Res. mer- Çizim l . XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.Res 9) 53 . Özellikle 11. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır..

: Ekonomi böyle bir kitabın. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir. aziz dostum Prof. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik.ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi.Mna karşın. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v . bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim. Münir Ekonomiden geldi. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır. Urartu larihi ve sanatı. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma. Dr. tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti.. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır. Bunun başlıca nedeni.. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. Prof.

► *.■ .v ■ .

V .'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 .m üFm .

»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .

Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir. kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir. Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. yüzyılın sonunda ve <S. MÖ. II. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. 9. 8. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. $6 .kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. yüzyılın ortalarında II. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. CEPHE MİMARİSİ M. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur.Ö. U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir. sulama tesisi. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). Bazı durumlarda yükseklikleri 1. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir.slamıslardır. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. yükseklikleri biraz da abartılarak.

Körzüt Kale sur dururları 5" .i \ Resim 23 .

Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ . > 7*i İ Resim 25 .Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.

konumu ve topografyası.Ö. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır. Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3). Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. W . Bu durum M. Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir. Arkeolojik veriler. () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). M.Resim 26 . I "ramı mimarları. yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir. 8. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı.Ö. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır.

Ayams tapmak.Rustikah duvar. Ayams Kalesi fe / Resim 28 .Rustikall sur duran. Resim 27 ..4. temeli 60 .

■ A i "KTS Resim 29 .Yan Kalesi tçkale kuzev surian .—.

61 .

Van Müzesi 62 .Körpencere.Resim 30 .

Cızım . Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır. Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir. Asur kralı II.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15.0 ve 63 . . en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur. Aşağı Anzaf. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir.. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın. Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler. Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. Bu durumda ta. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. Genellikle 2. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır.

Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir.. Moses. Koroneli Moses Van Gölü et-. Semiramis. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti.. 1 .. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19. Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır.. Moses. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. ". kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. Kentin doğu . Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. Schulz. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. Olasıdir ki. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler.. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti. halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur . kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km.. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş.. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir.URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. bağlar ve bahçeler tesis etti. 5. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. rafındaki anıtsal yapıların. Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir.S.. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış. sulama kanallarının. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı. yüzyıla kadar geriye gider.

Resim 31 .Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .

alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir. Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp. birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. Kalınlığı her zaman 4. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir. olasılıkla Menua ile birlikte. Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır.0 metreyi bulmaktadır. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. fe .0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. Elde edilen bu düz a l a n . bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır. olasılıkla. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33).S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. mekanlar arasındaki ilişkiler.0 metreyi bulan. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. anıtsal kale kapısı hariç. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır.1x1/1 durumlarda 7. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra.

ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi. doğudan görünümü.Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 . Resim 33 .

II.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır. platform. Çeşitli örneklerde. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır.Ö. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır. cellanın boyutları ise 5. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). olmasına karşın bu öneriler.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II.00 metre. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir.30 ile 4. Sargon tarafından M. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir. . Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. H. olasılıkla II.O. Kral II. yüzyılın ikinci yarısına.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" . II. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. 9. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. yüzyılın sonlarına ai tti r. 7. yani MÖ. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i). Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Bu öneriler genelde Asur kralı II. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M. 8. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe.50 metre arasında değişmektedir. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19.80 ile 10. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. M. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır.Ö. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir.

1966. Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. h 68 . I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations. 1966. Ankara./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. özgûç.4) Çizim 5. İstanbul. Lev. MS.

Resim 34 .Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 . Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .trmuşini tapmağı.

Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. Platform üzerinde. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. bir başka deyişle.Resim -)'6 . kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. mimari dışında Urartu öğeleridir. Aksine tapınak. Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Aksine tapınak akak bir yapıdır. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r.

lyants Susi tapınağı..-S*o-. 1 fr ta^H . -v İ'V v ı fi Resim 37-.-...

1967. Londra. Resim 64) "I . I rartıı İhı.Qâm 6 .Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi.Kingdom of l cm and its AH.

yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir.Ö. bir l. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının. Urartu Beylikler döneminden M.8. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin. Kargamış tapınağı M. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. M.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. Aznavurtepe. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur. sitadelin ortasında inşa edilmiştir. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. Argişti'nin saltanatının 5. Tapınağın ölçüleri 13. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir.Ö. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. 9. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir.Ö. Urartu kralı I.Ö.0 X 11. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının.Ö. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. 8. 9. yılında (M. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> . yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir.80 metredir.Ö. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. 1.Ö. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. Doğu l.diği kesin değildir. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı.

Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. Argişti oğlu TT. I. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır.50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur.75 metre genişliğinde ve 11. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder. 7. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir.30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. 73 . II. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır.

Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. K.D.N. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Boris Piotrovs-kii. Burney'ın çok büyük katkısı vardır.Y. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir. Charles A. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. Orbeli. Lehmann-Haupt ve W. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın.D. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. K. A. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır. Barnett. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. : .F. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. Raynolds. Afif Erzen Çavuştepe. merhum Dr. Özellikle W. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar.

I. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. erken 8. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F. yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. İvarsa tapınağının etrafında. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. "4 . Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır. bu bölümde olasılıkla kral 1.repuni) saray. Kuzeyde yeralan bir koridor. 24 x 7. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. Saray. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. Bu durum. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. avlulardan meydana gelmiştir.

Cantştepe Kalesi tuh.Resim & .ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .

Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir.. Londra. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. <S. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray. Arin-Berd.ş-lerdir. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art. arazi planları değişiktir. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır.Ö.Ö. İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar. fonksiyonları benzer olsa da. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. Ancak tapınak. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. Tepenin düzle. Altıntepe'de. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. Çizim 7 . Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir. olasılıkla M. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar. Eski Teişebani (Piotrovskii B. İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. /(X>" /<•« -6 . 1.B.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır. Gürpınar Ovasında M. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. Tepenin kayalık bir kütle oluşu. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. 8.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. yüzyılın ilk yarısında kral 11. kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır.

dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. .YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M. yüzyılın ilk yarısında II. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır. Karmir-Blur (Çizim 7). 7. 7. Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. M. vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur.Ö. Sarayların inşasından önce.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı.Ö. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır.7. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir. yüzyıldaki vergilendirme. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur. yükseklikleri çok zaman 2. Ancak M.Ö. Yapım yöntemi.

Resim 39 .fv* .• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? ./" -"•.Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 .

olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır.0X25.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. 8. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde.Ö. yapı katında inşa edilmiş olan apadana. yapının M. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni.Ö. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 . Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1. Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. Argişti tarafından M.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın. kral I. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir. 7. Arkeolojik veriler. yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir. Yapı içten -H. Altıntepe'nin II. Resim 40 .

Urartu Krallığının M. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür.Ö.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. Yapının planı. 6. yapı katında. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V.Ö. 80 . Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır.Ö. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir. niteleyici özelliklerdir. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. Aynı tür yapıların M. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur.Ö. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. 9. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden.Ö. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır.Ö. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde. 9. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir.

Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. Kent içindeki evleri oluşturan 1. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın.Ö. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. olasılıkla M. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir.

Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41). Evler kare bir oda. Yazıtlar ile II. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir.0 metreye yaklaşmaktadır. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir. alanı ikiye ayırır. II. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere.0 metrelik caddeler ve 5. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. deniz seviyesinden 1. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir. Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. Çok geniş bir alana yayılan kent. Evlerin dış duvarları 1. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır. Karmir-Blur'da-ki kazılar. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır.0 metre kalınlığındadır. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Kalenin doğu. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir.0 X 22. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. Yapım yazıtı ile II. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır.0 metre olarak ölçülebilmektedir.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir.50 metreye kadar koruna-bilmiştir. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır. birbirini dik kesen 7. iç duvarları 1. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır.50 metre.995 metre yüksektedir. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10.

Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. ele düşünülmüştür. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde. olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir. Özellikle II. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Kaldi ki. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. 83 . Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir. genel siyasetinde ve ıskan politikasında. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II.J acılamadığını iddia etmişlerdir.Resim ıl. arazi kullanımında. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur.arından söz edilmektedir.:~. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-.

Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. Zafer Derin. Veli Sevin. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Kemalettin Köroğlu. Haluk Sağlamtimur. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur. Oktay Belli. 1984 yılında Taner Tarhan. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Gülriz Kozbe. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Toprakkale ve Çavuştepe. 3 . sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da.

Sevgin. 2) . Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977. Res.S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ .Çizim . Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı".

50 metreyi bulmakladır. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II. Kusa dönemine tarihlenmektedir. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9). Ancak erken dönem evleri ile MÖ.60 inciredir. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. Ev.()X 15.0 metreyi. binyılın başında. Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler. Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur.Ö. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. 2. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır.0 metreyi aşmaktadır. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır. genişliği ise 10. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. ^> . bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10). Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir.0 metreyi bulmaktadır. Evin boyutları 25. 7. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. Duvar kalınlıkları 2. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. ön avlulu evler Anadolu'da M. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir.

o .

Anadolu Araştırmaları I \ ' \.-V.Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T. Serin.Gövelekeui {Tartan T. 1976. Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V. 1976 .Ipm Çizim y .1977.19 I Res.-V. Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un . Res. M ÇİZİm I" .4) tf . Konut Mimarlığı ".

Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar.80 metre arasındadır. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar.50 metre ile 0. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır. 8~ . daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir. 0. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. temelde birkaç önemli nedeni vardır. Çavuştepe ve Giyimlide.80 metre ile 1. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. Van Kalesi Höyük'te. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni.

Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey.'. Özellikle Van Kalesi Höyük.ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere". Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler. üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir. (. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel . o'o 16.. Anato/ian Stııdies ^v. ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. Van Kalesi Höyük'teki örnekte.

- .lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları. Ölü armağanlarının yerleştirilme. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. genellikle mezarın ekseninde yer alan. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. IIV. bir kapı ile girilir. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır. Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin. Kayalıkların görülür yerlerine. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). Anıtsal kaya mezarlarına. Argişti. düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Kaya mezarlan içinde. Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. Doğu Odaları veya 1. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. Argişti mezarı. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Mezarlar.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır.Ö. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Palu'da 1 No. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. I. Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır.

Argiştİ baya mezarı (Serin V. Çilingiroğlu (Ed.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı .. Çizim 14 . ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler .Çizim 13 Van Kalesi'ndel.) Anadolu Demir Oluları İzmir. 1987. A.

90 .

Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 .£' P~mL İ. /v.\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj . i v.:. V • n \ •.-.

Van Kulesi .> .Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 . Argisti nin kaya mezan. Horhor Mağarası."* rBWB***W Resim 44 ./.Resim /.

80 metre arasında olmalıdır. Altıntepe III No.90 metre olan bir dromos ile girilir. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır.sapılmıştır. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16).lu mezarı 9. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır.40 metre enişliği 0.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır. Ölü armağanları arasında tunç kemer.0 metre uzunluğunda ve 4. Tek odalı mezara uzunluğu 2. at heykelcikleri ve at koşum takımları. Mezar duvarları içine çok sayıda . Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir.0 metre arasında değişmektedir. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. Altıntepe I No. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. taş blokları içine nişler yapılmıştır.0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1.50-1.lu mezar. ova seviyesinden 40. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır. Gökbelen.0 metreden 5. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. odalar aynı eksen üzerinde değildir.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın.50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. 2. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. Arazi yapısının uygun olmadığı. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir. Altıntepe'deki III No.0 ile 4. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir. 93 .

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->