U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

Çizim 17 .Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F.-y/. Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'. 1987.Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . /sık Şihıılikalc.'//İ>»r~. Res 6ab) Çizim 18 .'77?i. Belleten Sİ.

..* .

Erken Demir Çağ.VI7 1. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 .Karagiindüz K Mezarı. Dilkaya. R 96 .Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı .0________İM Çizim 19. Erken Demir Çağ ' Sevin V.347.Dromoslu taş sandık mezar.

Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. Mezar yüksekliklerinin 2. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir. genişlikleri 1. 11-10. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. Van Bölgesinde M. II. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. 9- . Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M.Ö. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir.Ö. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Mezar içinde. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir.50 ile 2. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli.30 metre arasında değişen mezarlar. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). Uzunlukları 3-30 ile 4. Duvarların üzerinde. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. sekiz iskelet var dır. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M.50. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları.50 metre civarında olması gerekmektedir.Ö. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin.

Resim 45.Kamgündüz oda mezarı. Erken Demir Çağ sonu .

rken Demir Çağ sonu n .:K Manı'nda hır oda mezar F.

ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler. Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır. mezarlann hemen yanında 99 . Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. Van Kalesi Höyük. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. Ancak . Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. dro-r. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. miğfer. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir.ezarlık alanlarında.ar< alanına getirildiğini göstermektedir. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. basit taş mezar. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. Olasılıklar. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. Elazığ Kaleköy.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .Resim 48.

Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. 6j) 102 . Kurban kanı. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. Yakma gömülerin. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. Res. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. çapı 0. Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır. küpe.C. Jerusalem. 227. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. Mühür baskısı üzerinde Çizim 21.tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. 1991. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür.E. ilmelerin içinden elde edilen mühür. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21).. sıvı kurban (libasyon) merasimidir.bulunmuştur. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir.. ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir. Stellerin birinin örtünde. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. < Editör). Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. bir öneriye göre. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. yüzük. ölüye armağan edildiği bilinmektedir.

Çizim 22 . u 23 .Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler.

030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1. Yöre Fırat ve - .165 metreye kadar ulaşır.200 metre civarındadır. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95. İklim çok kum ve çok soğuktur. Göle akan Zeylan. Buzdağı 2. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır.449 metreye ulaşmaktadırlar. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır.000-2. Van Bölgesindeki iklim kurudur. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi. Bölgenin diğer yanardağı 4. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir. Ağrı Dağı ise 5. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar.100 metre). Mescit Dağ (3250 metre). en çok 160-165 gündür. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir. Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar.47 derece ölçülmüştür. Oltu.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür. bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası.15 derecenin altına düşer. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2.288 metre) ve Akdağ (3. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. 1951 yılında Ağrı'da . Bendimahi. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir. Munzur 3. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir.188 ve Mercan Dağ 3. Yörenin ortalama yüksekliği 2. Bölgenin büyük bir kısmını 16. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır. Karasu.mur alır. Kış ayları bir hayli soğuktur. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. batısında volkanik Nemrut.600. Kargapazar (3. Allahuekber Ö126 metre). Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer. Deliçay. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Zaman zaman sıcaklık . İklim yine soğuktur. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır.612.

Doğu Beyazıt haya mezarı 104 . Yeşilaltç Resim 52 .Resim 51-Stelyuvalan.

.I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I .A' IV **4 Y1-..

Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .

dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur.. Arkeolojik ve epigrafik veriler.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır.. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Bu oyukların. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir." emri yazılmıştır. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. M. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. yani Tanrı Haldi. Teişeba ve Ş ui ni y i . Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50).. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. Karahan stellerinin birinin üzerinde. Özalp'in güneyinde. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. Urartu'ya. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur. 106 . Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır.. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. II. Ancak Al-tıntepe'de dört. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. deniz seviyesinden 2. üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır.546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ".Ö.

Madenin ocaktan çıkartılması. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin. bakır. Genellikle demir.Ö. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın. Toprakkale. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların.yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir.Ö.Ö. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur. Il. Çavuştepe. 2. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder. Hatta daha da ileri gidilerek.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji. Daha sonraki yıllarda II. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54). Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi.Ö. 12. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar. zenginleştirilmesi.9. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır.Tukulti-N'inurta (M. Arkeolojik kazılar M. Krallık Döneminde bu değerini yi10" . Asur kralı I. bu beyliklerin M. Hastam. Armavir-Blur. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait.TiglatPileser (M. Kayalıdere.Asurnasirpal 'M.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir.Ö. 13. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı.Ö. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir.890-884) ve Il. Urartu Krallığının M.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. hiç bir kayıt yoktur.Ö. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

Resim 57 .Tek kulplu testi.Demir mızrak uçları. yüzyıl Resim 58 . Ayanıs Kalesi MÖ. 7. tunç .

Çizim 24 .Tek kulplu. yonca ağızlı metal kap 111 .

Tunç adak levhası.Resim 59 . Van Müzesi 112 .

Mobilya Parçası Van Müzesi .Resim 60 .

Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .Resint 61 .Keçi ayağı biçikli masa ayağı.

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Kesim 64 .Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları. Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 . Ayanıs Kalesi . Rusa yazıtlt yapı adak diskleri.//.

113 .

Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. Tarım alanları daha çok Mianduab. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. küçük tarım alanlarının varlığıdır. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). Uşnuye. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. ilerde de söz edeceğimiz gibi. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Kurubaş Geçidi. Aşağı ve Yukarı Anzaf. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. Gürpinar. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Hoşap kaynağından sağlanan su. Bölge. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. b . Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. 1. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. birbirini kesen dağ sıraları. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. İklim. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir.

Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı. mızrak ucu • 305. 2 kazan. miğfer. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir. Karmir-Blur. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. silah • 1.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. Elazığ.000 bakır kalkan ve 1.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa.Ö. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden. 3 sadak. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. 2.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin. M. Tunceli. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>). 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli . 1. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa.Sargon'un M.Ö. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. 3 kalkan. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine. • 25. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan. Bingöl. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir. Yukarı Anzaf. 5 miğfer.212 tunç kalkan. 13.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı.iki atı ile birlikle.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. II.541 tunç mızrak. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. su testisi. Kral 11. M. 1997 yılına kadar. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir. 8. kazılarda bulunan demir. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır.412 tunç kılıç. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini.Ö. 11+ . Erzincan. 745 yılı seferinde. M. Daha önce de belirttiğimiz gibi.Ö. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir. Çavuştepe. Özellikle Erzurum. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II.Ö. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur.

aktaydı. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. vazolar. Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan.-ilmektedir. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. < Editör. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir. Aynı krallıktan I. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R. bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce. 10) 115 . önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. Res. kama ve kılıçlara. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi. bağışlanması karşılığında. 1991."-inat yılında.o. Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. tanrıca Formundaki anahtarlara. 4.5 mina şü (y. yaylar ve kazanlar. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-.o. Argişti'nin ikinci . Gümüşhacıköy. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır.1. 5 . Ağırlığı S talent 11 mina olan (y. '-. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay.o. Jerusalem.o. Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i . Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y.030 kilogram) ve 167 talent 2. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur . ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir.

yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur. M. sadaklar. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir.Ö.9. Urartu Krallığfnın M. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar.Resim 67.Ö. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25). Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. 116 . Rusa'ya ait bir adak miğferi. 8.Ö. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir. yüzyılın sonu ve 7. bu kullanımın M. Çağdaş Asur. MİĞFERLER Tunç. Asur kralı III. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler.Ö. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. kalkanlar. 7. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. Demir özellikle M. 9.U.

Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir. sivri tepesinden alın kısmına doğru. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir.1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir. yüzyıla ta-. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır.Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. bilinmemektedir. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri.Ö. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. 7. Miğferin önünde.. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa. Özellikle Çavuştepe. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). 11" . Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. Miğferler üzerinde. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının . Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan.duğu bilinmemektedir. Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. özellikle M. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Asur kralı III. ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır. gerek form ve .

Tunç kalkan. II. Van Müzesi Resim 69 .Resim 68 . Ayams Kalesi 118 . Rusa dönemi.Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu.

bazı örneklerde ise. Karmir-Blur. Çapları 60 cm. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. 9. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir.12 mina) geldiğini yazmaktadır. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Arin-Berd. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. üzerlerinde bezeme olmayanlardır. ile 100 cm. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir. Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0.Ö. Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. deri ile kaplanmıştır. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır. M. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. Kayalıdere. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. olarak görülebilirler. Asur kralı İT. Kargamıs. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. Bu durum. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur.70 metre uzunluğunda ve 0. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. arasında değişen adak kalkanları üzerinde. Bazı durumlarda 119 . Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti.bir yönden bakıldığında düz. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır.

Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M.Resim 70 . yüzyıla ait tunç sadak. 7.ö. Ayan ıs Kalesi 120 .

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır.Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. " . geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. ovanın başlıca su kaynağıdır. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. bir çelişki gibi görünse de. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır.

aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir. Asur kralı II. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın. Üçüncü veri topluluğu ise. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. "Payeli salonda' 4 \o. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları.lu payenin yanında bulunan. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. siren. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Karmir-Bluı'da bulunan l. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Boğa. Bir diğer grup veri. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Eklentili kazanların kökeni. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Tl.

Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. l ramı'ya haraç olarak 1.Ö. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. Yağma listesindeki Tabal. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. Bu buluntuların en önemlisi M. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. kadın veya erkek başlı. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. Ptoon. 714 yılına tarihlenmektedir. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Yuvarlak gözler. Delfi. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. Sirenler insan vücutlu. katına kadar geri gitmekledir. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Boğa basları boynuzludur. Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. Musasir. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir.lentİSİ. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. Yunanistan'da Olimpiya. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Delos.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. S. Kirhi. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir.Ö. Urartu. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. 2. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar.

Üzerinde Urartu kralı II. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. 8. Bu örnek aslında. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir. Aslan eklentisinin önemli özelliği. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur. 126 . üzerindeki yazıt ile M. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir.Ö. Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur.

Jenısalem._ Kanath eklentiler .. Res 83 -4) 12" ..Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'. 1991.2) Çizim -. 1967. 230. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'. 1991.B. (editör).im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<.CM. 8. Kes.1a 8.. ımuini. (Editör). Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. Res. 62ı Cızım 2H . Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B.Sirenler (PtotTOVSkü B. 230.Jerusarlem.

özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. Marlik Tepe'nin. Özellikle altından aslan başlı küpe. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. 9. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. hayvan başlı iğneler.le geçen eserlerin yanında. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. 12> .Ö. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. M.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi. F. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir. Altın. yüzyılın sonuna veya 8. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri.

Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi . Van Müzesi Resim 5 .Resim 74.Hayran haslı allın iğne.

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Van M: .Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 .Resim 78.Sandal biçimli altın küpe.

Van I .Hayran haslı allın-demir bilezik.Resim 80 .

Ayan ıs Kalesi 129 .Allın rozetler.Resim 81 .

Kaideli.Resim 82 . Ayanıs Kalesi Resim 83 . çift kulplu kırmızı açkıh kap.Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .

7. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır.Ö. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. Urartu sanatında M. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada.Ö. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır. M. bir iki örneğin dışında. boyalı kap parçası bulunmamıştır. 7. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda. ele geçmemiştir. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. Urartu. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. 131 . Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. Son yıllarda Van Kalesinde. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Urartu çanak çömleği. Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. Bu geleneğin kökleri. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır.ÇANAK ÇÖMLEK U . bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır.

Ayaklı kadeh.Alçak boyunlu küpçük.Resim 84. Yan Müzesi 152 . Van Müzesi Resim #5 .

Resim 86 . . siyah atkılı kap parçası. Yan Müzesi 133 .DevetÜyÛ renkli depolama kabı.{yanış Kalesi Resim 8^ . bezemeli.Boğa başlı.

Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .* Resim 1 .

'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. tabaklar. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. İnce uzun. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. kırmızı açkılı keramikler değildir. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. kum ve saman katkısı gözlenebilir. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. kahverengi. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). ayaklı kadehler (Resim 85). Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. derin veya alçak kaseler. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. Genellikle devetüyü. keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar.

J .

Ö. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. Küplerin dayanıklıklarını artırmak. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır.75 metreye ulaşan bu küpler içinde. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. kalitesi düşük olsa da. Bu nedenle. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. ağız çapları 0. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84).ma küpelikleri vardır. Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. 135 .15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. 2. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır. Ayanıs.Ö. kırmızı açkılı Urartu Keramiği.5 metre. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. Karın çapları 1. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. Hatta kırmızı perdahlı kapların bile.

Çizim 29 .Büyük boyutlu depolama küpü 136 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

gs» -* -/> Resim 89 .Adikeıaz Kabartması. Van Müzesi 139 .

Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. bugün \ . Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. Tanrı sağ ayağını boğanın başına. Teişeba sol elinde bir kase. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II. olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Sözü edilen anıtsal kabartmaların M.yapılmıştır. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). 7. Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları.Ö. Urartu sanatında II. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir.Ö. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). Ancak konturlar açıkça bellidir.685-()45) olması gereklidir. Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Rusa döneminden (M. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir.5 metreyi bulmaktadır. Öyle görülmektedir ki. Atlarda gem yoktur. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. Teişeba'nin başında. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır. Hu tanrı Haldi olmalıdır. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. Bir elinde kase. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. sol ayağını sırtına basmaktadır. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır. Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir.

Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi. JM£ Resim 90.Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .Çizim 32 .

yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve .. Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir.. Öncelikle M. 8. Resim 91 ."diye başlamaktadır.Ö. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir. 8. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır.Ö. ülkelerini ele geçirdi. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak.. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II. Kabartma bu özellikleri ile M.. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır. Van Müzesi 1-12 ..Savaş arabası kabartması. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır.

Resim 93 .II.Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 .Resim 92 . Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı. Ayanıs Kalesi.

Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . Urartu'nun güneyi. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. 9. M. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. Sonuçta Asur. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Tarlalar tekrar sürülmüş. ili.Ö. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı. Ancak bu yolların 9. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. yüzyıl sonlarında.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. M. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. bulabildiği ganimete el koymuştur. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. 9. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır.Ö.

Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz. Motiflerin kaynağı yabancı değildir. kaplar üzerine 144 . Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Bazı kapların üzerinde üçgen. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. Kabın formu bir kasedir. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. yarı değerli taş. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. Bezemeler genelde geometrik.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. Kapların boyutları oldukça küçüktür. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri. Ağız çapları 3.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır.

Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. 7. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir.plastik olarak işlenmiştir. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir. yani M. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir.Ö. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. 145 . Ayanıs dışındaki üç örneğin de II. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. şimdilik II. Hayvan şekilli bir başka örnek. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır.

saç modeli. 139 fildişi asa. Sargon. sebzelikler. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. sebzelikler. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. 1*6 . Ayakta duran kadın. fildişi kamalar. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. fildişi içki kapları. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. Başın arkasında. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. fildişi araba. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir.

Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir.0 santimetre yüksekliğinde-dir. Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. Ankara. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir. ^cık ağızdaki dişler. Altıntepe II Mezarlar.Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği. Çizim 33 . Gözler badem biçimli. Depo Binası iv Fildişi Eserter. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır. burun kırışıklıkları. öncekinden farklı bir pozda. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. 1969. çeşitli heykelciklere ait parçalar. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. Res 3(> 14- .

Açık ağız. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir. Altintepe (özgüç T.Ö. Ankara.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. Altuıtepe II.Ö. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz. Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. 1969. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi. 8. Res.Fildişi aslan heykelciği. yüzyılın sonu ve 7. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M.Ö. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M. Urartu krallarının M. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir.. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. 8. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. 1. M. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. Depo Binası ve Fildişi Eserler. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur. 148 . 8. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe.Çizim 34 . Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. Mezarlar.Ö.

Olasıdır ki. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. . Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır.. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. Sözü edilen bu yazıtların tümü. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. sadak. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. sayıca bir hayli azdır. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. bölgedeki dağ. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. Hunice dışında.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. ana-kız araakınlık gibidir. Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir.

Ö. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. Van Gölü Havzasfnın M. 3.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. 3. binyıl ile bağlantılıdır. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. 3. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. Hurri halkları ile Urartu halkının M.Ö. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır.Ö. belki de M. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın. Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. 9. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur.Ö. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. 2.Ö. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir.Ö. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır. 2. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M.Ö.Ö. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. Bu inanışa göre Urar-tular. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. bölgede ancak M. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir.Ö. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. 2.ni. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. Hurriler ile akrabadır ancak. Bu inanışa göre M. binyıl sonlarında. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır. 3. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile.Ö. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M. 2. Bu fikrin karşısındaki her öneride. 9. M.Ö. sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır. Hunilerin. binyılda bölgeye. 3. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız. Uraıtuların M. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir.

Çavuştepe. Çizim 35 . Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. Baştanı. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. yaba. gibi gök cisimleri.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . Kayalıdeıv. kap. insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. güneş. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. Hieroglif işaretler arasında ağaç. bardak. dal. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. ay.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. yaprak gibi bitki betimlemeleri. Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). çanak. yıldız. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar.

Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar. 8.BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça.Ö. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler.Ö. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M. Olasıdır ki. Urartu hieroglif yazısının. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi. Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir.Ö.Ö. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. 8. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. 152 . Urartu'da M. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. M. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

Ad i a 76. 48. 41. Ülkeler tanrısına 56. Sinuiardi 71. 44. Haldi'nin nirible'sine 62. Meherkapı yazıtı. Ainau 78. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Huba 66. Aia 69. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. bir ayda mı. 49. Haldi'nin gücüne 52. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. Arubaini 65. 43. Tu. Sınırlar tanrısına 57.şpea 67. İLANİ Gamruti 61. Sardi 70. Kilibani 55. Ardi 79. Bartşia 73. 45. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. 50. Ara 75. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. Silia 74. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. İphari 72. Dağlara 64. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. Aui 68. 42. bir haftada mı. Göller (denizler) tanrısına 58. 47. Uia 77. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. İnuanau 40.39. 46.

Resim 94 .Tunç aslan heykelciği.Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 . Van Müzesi 156 .

Van Müzesi 15- .Resim 96 .Tann Haldi iv Tanrıça Arubani. adak leıbası.

m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .

Van ' ••-• .Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı.. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. "cümlesi vardır. Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır. Haldi'nin. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Ancak İşpuini'nin. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir.. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir.hayvan sayılarının.

Resim 98.Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı. Yan '■ 160 .

Musasir'den. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. kent ve kutsal kapılar vardır. Haldi'ni. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Olasılıkla Tann İrmuşini. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. M. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Kaldı ki. Göller tanrısına. Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). Hurri kökenli bir tanrıdır. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). Tanrı İrmuşini listede 19. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır.Ö.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. 2. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. 161 . dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. dağ. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. bir Hurri geleneği olarak. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. sınırlar tannsma. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. Urartu panteonuna geldiği önerisinde. Listenin 37. ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. Haldi kapılarına. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Kumenu kenti tanrısına.

aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. Ancak bu özgürlük. 162 . Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. Olasılıkla. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik.

sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi. .Resim 99 .{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 .

Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. Kale. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. İT. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. 11 . Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. Önce de belirttiğimiz gibi. Van'dan.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir.

Iraq 21. Barnett R. Barnett R. . İstanbul. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". Balkan K. "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)".d. Paris. 3. Historie d'Armenic. Barnett R. 1946. 1974. 31-35. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları. Türk Arkeoloji Dergisi 21. Benediet W. 359-385..C. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu.. Benediet W.. 153-198. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması".KAYNAKLAR Adontz N. 100-104. Belleten 48.D. "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları".. 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia". 1994. Belli O.. Journal of the American Oriental Society 81.... Balkan K. 139-169. "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". 1961. 1963. Akurgal E.. Ankara.. Balkan K. 1997. near Van". 1959. Araştırma Sonuçları Toplantısı. 513-521.. 1960. Ankara.D. Akurgal E. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". K. 1964. Bilgiç E.. "Urartu Medeniyeti". Atatürk Konferansları 1963... "The Urartian Cemetry at tgdyr".D.. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin". Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. İzmir.. 1985. 77-116. Urartaische und altiranische Kunstzetren. 164 Belli O.D. Belli ().. Belli O. Anatolian Studies 13. Hatti ve Hitit Uygarlıkları. Barnett R. 1-19. 1960. 365-378. 1984. 69-77. İstanbul.C.. 1959. Akurgal E. 5. 99-158. 1-43. Ed. Iraq 12. 1974. 1950. 1968.. 1997. Tel Aviv 21. Ankara. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. "Urartian and Hurrians". Anadolu 4.Öğün B. Bittel v. "Urartuların Kökeni ve Dilleri". 1995. Journal of the American Oriental Society 80.

-Ursula Seidl. 1972.. 1958.. C. Oxford. Anatolian Iron Ages 3. 103-114. "Measured Plans of Urartian Fortreses . Çilingiroğlu A. Anadolu Araştırmaları IV-V. İzmir. 68-76. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler... French( Editör). 177-196. Burney... 1991. R. Çilingiroğlu A. Anatolian Studies 10. "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik". Tel Aviv 21/1.R. Anatolian Studies X">. Burney. 115. Çilingiroğlu A.-D. Erol Atalay Memorial.-Lawson G. 111-12 1 Çilingiroğlu A. 15-20.-D. H... Çilingiroğlu A. (Editör). 1984.David Lang. 1983. 1961.A. Anatolian Studies 34. Boysal Y. Archaologische Mitteilungen aus Iran 13.A. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin". "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri".Biscione.. İstanbul. C. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda). Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. . C. 199-212. L966. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus. 179-186.. 1991. French( Editör). "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion". 1976/7. Çilingiroğlu A. İzmir. Anatolian Studies 7.H. Anatolian Studies 8. Ankara. 1980. 1971. C. 1995. 91-97. (Ed. Bornova. Burney. C..-M. 55-111. 1994. Çilingiroğlu A..C. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). Arkeoloji Dergisi Özel Sayı.A. Çilingiroğlu A. ÜS . 45-49. 1957. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi". 135. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. Anatolian Studies 16.A. Urartu Tarihi. Londra. Calmeyer P.. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". Belleten 25. Salvini. 1987 Çilingiroğlu A.. İzmir.Malay).A. 1994. 37-53. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". 1994. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22. Charlesvvorth M. 1960..A.. "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan". Burney. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler". Çilingiroğlu A. Anatolian Iron Ages 1. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs". Çilingiroğlu A.. Anatolian Iron Ages 2. 235-269. Çilingiroğlu A. 1995. Burney. Burney . 211-218.

Çavuştepe I. The Ancient Kingdom of Urartu. Erzen A. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı". 20. 1991. Anatolian Stııdies 23. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. 1978.Ersin Eichler S. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı". 1986. 19-50. 1979. Erzen A.. 1978. 1965..) Anatolian Iron Ages3.. 103-112. Münih. M..Çilingiroğlu A. 53-64.. Çilingiroğlu-D. Berlin. Hamilron R. 306-312. "Çavu. llauplıııann H. Berlin. Belleten 38. 1-59.. 1976. L83-195 (A. 1982.. Gunter A... Anatolian Studies 8. Geographical Names According to Urartian Te\ts. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". 99-128. 1967.1979-80. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri.rsin Dinçol A. Urartu und Transkaukasien. İstanbul. 1966. 369-380. Ankara.. llurrisch und Urartaisch. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums". M. 1994.. Erzen A. Diakonov I. -Salmas M. Kavaklı. Garbrecht G. 1984. 17-43. 41-51... \\iesbaden. 1978. Anatolian Studies 15. Dinçol A. 166 .F. "Giyimli (Hırkanis)". 4962. 1973. Dinçol A. Götler. 1976-77. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". Kashkai. 1950. Londra. îstanbulcr Mitteilungen 26. Frenth (Ed. Anadolu Araştırmaları 6. Ankara. 1961. H-W. Diakonov I. 1981. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". han. Frankel D. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. A.Erzen Armağan Kitabı)... Erzen A. Derin Z. 1984. Erzen A. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24. Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları.. 1974. "Zur Kclischin-Stele". 191-213. Güleç E. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu". "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt". Diakonov I. Anadolu Araştırmaları XIV.. 1971. Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. Anadolu Araştırmaları 4-5. Ankara..World Archaeology 11. A.. . 79-141. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )".ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan". Ilerrıııann Hulin R. ■ Urartian Stone in the Van Museunı". Kavaklı..W. M. 37-39. 287-298. M. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)". M. Diakonov I. Zeitschrift für Assyriologie 5. 1996. Goetze..

. Kleiss W. 1976. Graz. American Journal of Archaeology 84. An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. 1915. "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik"... Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". 1989. Berlin... 1974-75. VII. 189-195. 1977. "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror". Belleten 197. 1986. Keramik urartaischer Festungen in Iran. 292-297."..C. Stuttgart.(Editör). 1990. 1977. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens.C. Johnson E.. 179-191. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'.(Editör). Berlin. Işık R. Belleten 51. Kendall T.TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen. Kellner... 533-554. Kleiss W. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. 1972-975. Kleiss w. 1988.".. Boston Museum Bulletin 75. Istanbuler Mitteilungen 39. Anatolian Studies 9. Topographische Karte von Urartu. Londra. Berlin. Korfmann M. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena. Bastam/Rusa-i-URU. Münih. "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'. 1982. 1-44. 173-200. 1968. Ankara. 1938". King L. 19551957. Istanbuler Mitteilungen 18. Kleiss W. 1980. Beriytus 25. Kroll. 1975. "Bastam and the East of Urartu". 1972. 1987. 53-77.W. 1977. "Darstellungen urartaischer Architektuı'. 1979. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II). 1-14..(Editör).Araştırma Sonuçları Toplantısı. S. Gürtelbleche aus Urartu..W. Işık C. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz". 299-304. "ŞİTİnlikale.. Kleiss W. Archaeology 25. 26-55. Kroll S LakeK. 1991. 1976. H-J. Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. l^ö. Istanbuler Mitteilungen 13-14.. "Excavations at Bastam". H-J. Kleiss W. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen. Berlin.. 1976. "Bastam. Marsyas 17. Konig F. Hauptmann. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15.. Bastam II. Kellner. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst".. 265-271. Kleiss W. Kozbe G. Kleiss W. 'Van da Yapılan Hafriyat. 395-402. 21-38. Kleiss W. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". 1963-64. Berlin. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan".H..Hulin R. 413-445. ıtr .. Kleiss W. 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B.. 1959.

. Urartskie klinoobraznye nadpisi.R. 1973. 1988. C. Jerusalem. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed. "Sargon's Eighth Campaign". "Who Destroyed Hasanlu IV?'. Irac| 39. Muscarella O. I. Hesperia 31. Iran 26. 1962.. Anatolica 10. van Loon. 1977. C. Ogün B. Muscarella O. 464-475. D. 1983. Maxwell-Hyslop K.Chr. Berlin. "Urartian Chariot Reconsidered I. 263-266. N. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe". N. Istanbuler Mitteilungen 18. Londra... W. Iraq 18. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". Levine ve T. Orientalia Suecana 14-15. 229-231. 44-49. Erebooni. 1959. 1980..R. . 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B. Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B.. W.C". 150-167.. N. Muscarella O. 111-131. Maxwell-Hyslop K. (Editör). Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı.. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah. 1970. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. Armenien einst und jetzt I-II/2.D.C. W. L. Trade". Merhav R. Representational Evidence. F.Young. Klasik Arkeoloji Kongresi. "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments". Naumann R.. Journal of Near Eastern Studies 34. 61-67. Mayer W.. M. 1978.. Expedition 13. L. 1986. N.C. 9th-7th Centuries B. 1971. 45-57. 135-151. 1-15. Melikishvili G. Ankara. 1971.. Nylander C. ıVloskova. Journal of Field Archaeology 13.Western Asiatic Jcwellery c. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran .."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs".Lehmann. Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112. W.. 217-236. 1982. Levine L. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos". Öğün B. 1991.Eine militarhis torisehe Würdigung".. Özgen E.. American Journal of Archaeology 75. 201-207. Ankara. van Loon. 1977. 13-33. M.C. Muscarella O. Palast und Ilütte. 1975. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". 714 B. Iran". 1960. Maxwell-Ilyslop K. 141-154. Erivan.. 1968. 65-66. X..R. "The Place of Urartu in the First Millennium B. Bulletin of Institute of Archaeology 2.Haupt C.3000-612 B.. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign. istanbul. 1956. Öğün B. M. Oganesjan K. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. 1971. 1965-66.E. A. 168 Medvedskaya. 1910-1931. Malibu. 1966. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. van Loon.... "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln".C".

B. Piotrovskii B. 6. Salvini M. Studi Mecinei ed Egeo .-M. Özgüç N. Ankara. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". A. E. Altıntepe. Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico.. Urartu. Ankara. 191-199. Geneva.E. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe"... 1967. Nimet Özgüç Armağan Kitabı.. 1966. "Torschüzende Genien in Urartu".. Persica 10. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat". Anatolian Studies 34. 847-856. Geschichte und Kultur der Urartâer. Studi Micenei ed Egeo . Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23.. Seidl L'. Urartu: The Kingdom of Van and its Art. Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". Mezarlar. Anatolian Studies 33.C. 171-201. 29-52. Salvini M. Roma. "in frontino urarteo del regno di Menua". 1989. 79-89.".. 1942. 1982. 155-159. 1993.. 7. 1983.. 1984. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources". Russell H. Ankara. 33-37."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. Riemschneider M. Mountains and Urmia Lake". Özgüç T. 1966. Depo Binası ve Fildişi Eserler..Salvini..Anatolici 31. Salvini M... 11-32. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie". Archaologische Mitteilungun aus Iran. B.. 1993. Altıntepe II. 543-548. Ankara. Greece and Etruria". "Sargon's "Eighth Military Campaign". 1986. Salvini M. 1966. Özgüç T. "Jewellery. 1995. Tra lo Zagros e l'Urmia. "Water-Mills in Urartu".Anatolici 22.. "Urartian Chariot Reconsidered II. il regno di Van: Urartu. Rigg H. 37-49. East and West 9.. 1969. 1990. F..-M. Darmstadt. Sümer 42. "Urartaische Bauskulpturen". Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. 1969. Roos P. 11-119. Pecorelle P. 1980. Salvini M. Özgüç T. Londra. Roma.. 243-250. 1988. B... "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B. 149 . Pallottino M. Orientalia 59. 197**. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Das Reich am Ararat. Seidl U. 9th-7th Centuries B.Salvini. "Urartu. Piotrovskii B.Özgen E.E. Pecorella P. Salvini M. 1965.C. 91.Archaeological Evidence.55~-56*. B. Mansel'e Armağan. 1984. "Urartu Dini". 143-148. 130-138.. East and West 38.. 1984. Ankara 1974.. Anatolica 11. 1993. 154. Journal of American Oriental Society 62. Piotrovskii B. "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". 1-35. Leipzig. 19-58. Piotrovskii B.

Konut Mimarlığı.. Wartke R-B... 1976-77. 547-551. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar".. Annual of Armenian I. 1986. 273-347.. Ankara. 348-366.. Stronach 1).. 144-155. 170 Tarhan T. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Tarhan T. Urartu: das Reich am Ararat. 1912.. 1988. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26. Belli. Tarhan T. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". 1994. 278-288. "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri. Sevin V.. . Anadolu Araştırmaları 8. "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler". 1990. Une relation de la huitieme campagne de Sargon. 1988. 1994. Yıldırım R. Wartke R-B. Kavaklı. Iran". "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). 1996. 58-76. İstanbul..V. 1994. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. Istanbuler Mitteilungcn 43.. Tarhan T.Sevin. Berlin. Ussishkin D. A. Steiner G. Sevin V. Urartu İğneleri. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". 1-50. 279-282.O. 367-409. Tel Aviv 21.inguistics 13. Tel Aviv 21. Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz. Tarhan T. "The Structure of of the Urartian State". Taşyürek O. 35-55. "An Urartian Lion from Gevaş. Ankara. Sevin. 329-350. 1975. Anadolu Araştırmaları IV-V. Sevin V.. 1993. Mainz. 1983. Antiquity 62.. Sevin V. 22-57. Paris. Anadolu Araştırmaları 10.Çilingiroğlu (Ed. 1993. 151-166. Sevin V. Ankara... "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II). 1976-1977. 1993. Anadolu Araştırmaları 9. 1987. Tarhan T.V. 1967.E. Anadolu Araştırmaları 45. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". A. 389-412. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". B. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples". 1980. Sevin V.) Anadolu Demir Çağları..V.Dangin F.Sevin V. Belleten 39.. 295-310.. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". Van". Sevin V. 369-428. Zimansky P. Toprakkale. Tarhan T. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu". Anadolu Araştırmaları TVV. 1975. 1989. 1976-1977. Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. 565-567. Tel Aviv 21. 1992. Thrureau.. İzmir. Sevin. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı".

1990. Biblical Archaeologist 58. Chicago. 1-21. "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". "An Urartian Ozymandias". 11 . 1995. 1995. Bulletin of the American School of Oriental Research 299. 1979. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. Journal of Near Eastern Studies 49. 1985. 103-115. 53-55.Archaeology 32. 94-100. "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign".

kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. 832 yıllarıdır.Ö. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. M.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. bazı 12 . balkın çobanı. Tilki-tepe'nin en üstteki I. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar.Ö. M. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. Sairi ülkesinin kralı.3. tabakada bulunan çanak eöm leklerin.Ö. MÖ. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir.Ö. dünyanın kralı. bazı yayınlarda "Karaz keramiği". Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında. Yazıtın bilinen tarihi M. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. Van Gölünün doğu kıyısında. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar. t. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. savaştan korkmayan kral. Tabakanın M. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19. binyıla tarihlendiğini göstermiştir. bu yerleşme yerinin 11. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. III. 9. tabakasında ortaya çıkarılan. Asur dilinde kaleme alınmıştır. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni.Ö. güçlü kral. bütün krallardan haraç alan kral. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. bölgenin yerleşik tarihinin M. eşi olmayan kral.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır.Ö. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. büyük kral. 5. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. krallar kralı.

Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları.yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. tüm Doğu Anadolu'da. Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi. Bu çanak çömleği üreten insanlar kare. sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında. Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler.

...........................................................................................................................................................................................................16 Demir Çağların gelişi...............................5 Urmiye Bölgesi....19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri..................................................................................................................................................................................................................................................20 L'rartu Krallığının kuruluşu.................................................................III L'rartu Araştırmaları.................................................................................................................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları.......................................................................................................................................................................................................................................................................................................... İkinci binyıl kültürü.............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................. I ....................................................................................................................................................................................................................................................................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık.......................................................................................................................4 Van Bölgesi....................12 Bölgenin erken tarihi..............................................................................9 L'rartu Tarihi..............................................................................18 Güçlü bir Asur kralı..................I Sunuş................................................................................................18 Tumme ve Daiaeni..........9 Bölgeler arası yollar..............................................................................................................................................................................Ö.................................................................................................................. 12 Erken Tunç Çağ kültürü.........................................duard Schulz...............................................3 L'rartu Coğrafyası....................4 Doğu Anadolu..........................................................................................................................................2 Altıntepe............................................................................................13 M....6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu....................................................................................................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun....................................................................................14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi...............................................................................................................................................................................23 ..... 1 Friedrich F..........................................................................İÇİNDEKİLER Önsöz............................................................................................6 Tarımsal alanlar....................................................................................16 Nairi ülkeleri...........5 Yukarı Murat Havzası.....5 Erzurum ve Kars Havzası................................................1 Toprakkale kazıları..............................................................................................................

Ö. 2. 2. Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü.Ö.Ö. M.Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 .Ö. 3. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M. ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir.Ö. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları. M. 3.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir. Kazılardan elde edilen veriler M. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir.Resim 4 . Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. 2.Ö. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir. binyılın başlarında. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5). yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir.

M. Ancak ne Batı İran'da. Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir. M. İran'a ilk İranlıları. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları. Bunun aksi durumunda M. Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. bölümün başında da belirttiğimiz gibi. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır.Resim 5 .Ö. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. 15 . yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. 2. Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır.Ö. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi. kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır.Ö. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır.Ö. 1274 yılında olacaktır. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır.

Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. 13. 1274 yılındaki bu seferdir. Hinime. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M.Ö. Uodkun. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. Halita.Ö. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. 9. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. M lipahri. 2. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. M. Zingun ülkelerini. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. yüzyılın ortalarında. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. îlki M.Ö. Ke-ramikteki. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 .Ö. Bu oluşumun önderliğini. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. yaktım. Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. mallarına haraç olarak el koydum. Luha. düşmanlık yarattı" tamım. Tllibir kentini ele geçirdim. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. en azından bu cağda. Salını. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim.Ö.Ö. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. M. Bargun.Ö.

Bunun için de M. Asurlu kralları M. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. 13. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. olasılıkla MÖ. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. 14. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır.olojik veri yoktur. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Asur kralı I. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. Asur'un kralı. dünyanın dört bölgesinin kralı. göç olayının rahatlıkla 14. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Mursilis yerini III. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. Onlarla savaştım. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Asur kralı I. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. 1" . Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında.Ö. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. onları mağlup ettim. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir.Ö. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir. ancak I. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır.. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir.. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir.

9. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. gerçeğe daha yakındır. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir.. Bazı bilim adamları.Ö. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. UrartU kralları tarafından. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. Van Bölgesinde M. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. M. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar. M. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer.Ö. Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . Asur kralları. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. Friglerin M. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. Bazı bi li m adamlarına göre. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir.Ö. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir.Ö. Friglerin Anadolu'ya batıdan. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir.'' Asur kralının M. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır.. 13. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. 8. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı. 13. çift d i l l i yazıtlar dışında. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim. 111S yılında Asur tahtına geçen I. Muşkilerin ise doğudan.Ö. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M.Ö.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması. kanımızca. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bugün Elazığ civarına. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın. 12.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır.Ö. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır.

Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. Şeşe Dağlan aş-:ım." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir..Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama. Yazıt şöyle devam eder: '. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim. Şulianzi. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder. Haştarae. en azından nem için.. Tarhuna. Bulanık-Malazgirt ovasına. 19 . Kis-ra.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir. Tirkahuli. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir.. kainatın kralı. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. Nubanaşe. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız. Ubera. Elbiş. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi.-oualtı yüce dağ. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım. I. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir.. i kral. dünyanın dört bölgesinin kralı.. Elula. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm. Amadana. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım.. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür.. Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır. Salmanasar . Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. Tarhanabe. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " . savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim. belki de doğru olarak. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. Mi/iadruni. Uruadri beyliğinin etkisinin. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Asur'un kralı." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. Şerabeli. Bu davranış Asur kralının. Şahişara. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir. Adad'nı itttğt bir sel gibi. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser.. tahrip ettim.

Malazgirt. Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. II. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer.. I. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı. Salmanasar'ın saltanatından M.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir.Ö. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. Bu kentler I. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir. kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler. Asur kralı Asur-bel-kala. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır.Ö. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır.Ö. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. Bu alanlar günümüzde Tatvan. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M.911-891) hüküm sürmekteydi. Adad-Nirari (M. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim . Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı. 1. Bingöl Dağları.. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir. Asur-nasir-pal (M. saltanatının (M. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . II.Ö. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap." Bu tarihten 111.Ö. Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. Tukulti-Ninurta'ya (M. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir..Ö. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır. Muş. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir.. II.

. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta.. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim. virane haline getirdim. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ". Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir.. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır.Ö. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır. Hu nedenle olmalıdır ki. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III.Ö.Ö. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. Bu tanım M. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. M. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır.Ilııbıışkia'dan ayrıldım. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış.. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim. ateşle yaktım. viraneye çevirdim. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. Kentlerini tahrip ettim. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1.. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları.düzenlenmiştir. Daiaeui'den ayrıldım. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. Onun peşinden dağa tırmandım. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. Aızaskun dan ayrıldım. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim.Ö. kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da.. Daiacni ülkesine' doğru indim.. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim.." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır. 858 tarihinde Asur tahtına III. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde. ateşle yaktım. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim.. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M." 21 ." Asur kralı III. Nairi ülkesi içlerinde Asur. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim. Adduri Dağt'na kaçtı.. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır.-nan yukarıdaki yazıtında. Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır.

Resim 6 .Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç .. .

"Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir"." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. bir siyasi örgüt.Ö.Ö. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Erçek ve II. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller".Ö. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. 832 yılında. bir başka anlatımla M.. BitZamani'ye do^ru ilerledi. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ". Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. yani M.Ö.Ö. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır.Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. Modern Bingöl ili. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. Uraıtu'nun. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi. 9. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. yani M. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. YENİ BİR KRAL. 858 vılından. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Uruadri. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . Çünkü Salmanasar'ın M. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım.Ö. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir.. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. Bulanık civarında olduğudur.

..................................................................................... Köken sorunu.................................................................................................................................................................31 Kuzeye tekrar yöneliş...................48 Yer seçimi... Rusa ve krallığın yeniden doğuşu......................................................................................................................46 Ve son..............................................................................................................37 Atlı kavimler tehlikesi.........................30 Kuzey seferlerinin başlaması.............................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri..................................................Yeni basken! Tuşpa................................................................................................41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu.......................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi.............................................................................................................................................................................................43 II........................................................................................................................................ Rusa'nın sonu ve yeni kral 11..........39 111...............................................................................................................................................................................................................................................................................................63 Tapınaklar........................................................................... Tiglat .....................................................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar..................................................................................................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı...........................................................................................................................................27 Kral İşpuini...................................................................................................56 Cephe mimarisi...........................................................38 Zirvede bir krallık.................................................41 Asur'da güçlü bir kral: II.........39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu.........................................................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi...................42 I..............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................59 Kerpiç beden........... Sargon...................................................Pileser ve Tuşpanın muhasarası.........................................................................56 Kuleler................................................................................................47 Kaleler ve Sur Duvarları.............................................................................................................................................................................................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon......................50 Sur duvarları.............................................33 Kral I...................................................................................................................................................59 Kale kapıları..................................................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar..32 H a l ı y a ilk askeri sefer.................50 Kaleler ve su gereksinmesi....................45 Ayanıs Kalesi ve II...................36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler.......................................................................................................... Argişti..................................................................................................37 Argişti oğlu Sardun........................................................................................................................................................................................................................................................................................................ Argişti dönemi................................................................................................ Rusanın saltanat tarihleri............................................................................................................................... ..............................................30 Urartu devlet dininin kurulusu......................................................................................................................................

ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Resim 7 .Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .

:- . günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. Bu inanış. büyük kral. güçlü kral.Ö. savaştan korkmayan kral. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. bütün krallardan haraç alan kral. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. eşi olmayan kral. Sarduri. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. altı kez tekrarlanmıştır. Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. Sarduri).Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. Naili ıil-kesinin kralı. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir. Sarduri'nin. Salmanasar'ın 27. dünyanın kralı. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması. İT. Sadece bir iktidar değişikliği değil. balkın çuhanı. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. kral/ar kralı.

Resim 9 .. Başkent Tıı&a 26 . Resim W Van Kalesi..-•-' "■mZK2-i.Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı .

'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir.. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. yılında I M. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10).Ö.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V. 823-811 > ikinci yılı (M. 825 24 tarihi İşpuini'nin. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9). Salma-nasar M..şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. Urartu egemenliği güneyde. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi.. Tşpuini. Bu durumda M. Sözü edilen Asur metinleri ITT.. 827/26) Asur ordusunu. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir.Ö. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı . Samsi-Adad (M. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir. Salmanasaı in son yıllarında. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar.Ö. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir. Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Salmanasar saltanatının 31. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 . KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. III.Ö. I § pina. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. olasılıkla da MÖ. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir.Ö. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır.

Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. kuzu re 12. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir.Ö. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. Anlaşılmaktadır ki. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. Aksim. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale. İşpuini tapmağının önünde. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir.. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. Yüksek yola bir stel diktiler.. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır.120 keçi. 9. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir.480 büyük keçt getirdi.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir.. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi). Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür.. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. 9. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui. yüce kral. Yazıt Türkiye. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. 28 . Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir.Ö. 9. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz. dünyanın kralı.. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir.Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. güçlü kral. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur.. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir.

Resim 11 .Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .

120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir.. Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler.. literuki. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. Barşua ülkesini zaptetti. Hu vazıta göre tşpuini. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. 9. Yazıtta geçen Barşua ülkesi. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 . Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın". Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua.. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur. Meis/a kentini ele geçirdi. Savaşı devam ettiren Urartu kralları. Katarza ülkelerine kadar fittiler.. bu ülkeden 65 deve ve 1. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi.ordumda 106 savaş arabası.leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar.. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. 2. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır.. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. l i e r u k i . Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası.. Büyük Kukıtru. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt.. İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir. Meherkapı yazıtı.174 süvari. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer. Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti.. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması.. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Luşa. Tanrı Haldi güçlüdür. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir.704 pivade vardı." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir.. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. olasılıkla Asur'dan etkilenerek. binlerce atlı ve 15.. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir. Anaşe.. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. Anaşe. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları." Bu bilgiler Urartu ordusunun. Bu yörelerde kazanılan başarılar. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir..URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V.

bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. Kumenu.Ö. Menua'nın uzun süren ortak krallığı. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda.. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Tu. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu.. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır.. Ardini kenti (Musasir). Sargon'un M.71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir. Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. belki de yeniden düzenlenmiştir. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Asur Kralı II. Mei. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 . Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki.şta'nın II. günümüz Solduz Ovası olmalıdır.Ö. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır. M. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar.. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır.. 800 y ı lla rı nda . Bu durumda Meherkapı y azıtı.Ö. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur. Taştepe yazıtında geçen Mei.önemli bir belgedir. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. Ancak genel inanış Menua'nın M. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir. yaklaşık olarak M.Ö. Sargon'a ait Asur yazıtlarında.. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği.

Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Aznavurtepe. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır... Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür.. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir. Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . Uiteruki. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. Luhiuni'yi ele geçirdim. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı.. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi. II. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar. Luşa. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları.760 piyade görev almıştır. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde. Yörede yaşayan Luhiuni.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B. Ancak daha sonraki yıllarda. Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır.fon"bunu göstermektedir. Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. binlerce süvari ve 15. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: .

Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür. Menua'nın. bazılarını öldürdüğü. Malatya yöresine egemen olmak.. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. Anlaşılmaktadir ki. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür.. kral adlarının dışında. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. Huzana kenti ülkesini. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar.. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın.edilmesinin nedeni budur. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra.NAM) unvanını almaktadır. Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir.. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. İkinci önemli nokta. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa." Yazıtta geçen Şebeteria. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır. Aynı görüş birliği. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır. Şebeteria kenti ülkesini. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. Bir Urartu yazıtında. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Meliteialhe ülkesinin. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır.

..................89 Kaya mezarları....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar.................................................................................115 Miğferler........................................................................S"7 Mezar türleri..................................131 Kırmızı Açkılı Keramik....................................................124 Mücevher Sanatı.............................................................................................102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi...............................................................................................................Saraylar........................................................................................................99 Yakma merasimi..............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................81 Mezar Mimarlığı................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları........................................................................................................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar...........................................................................................................................................................................................79 Kent ve Konut Mimarlığı......................................................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları.............................................................................................................................................................................................................................................106 Maden İşçiliği..............................................................102 Libasyon stellerinin kökeni.................................................................................................137 Anıtsal hayvan heykelleri....................................................................................................134 Depolama küpleri............99 Ölü yemeği.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................135 Heykel ve Kabartma Sanatı............................................................. 121 Kazanlar................................................116 Kalkanlar.................................................................119 Kemerler........107 Bakır ve tunç.....................................................................................................................................89 Taş oda mezarlar.........................................................................................................................................................................................................................................................108 Gümüş ve altın..............................................................................................97 Ölü Gömme Gelenekleri.......................................................................................87 Küp mezarlar....................................134 Günlük kullanım kapları..........................................................................................................................................................................93 Ya kına geleneği.................................................................................................107 Demir.............................................................................................................................................................................................................................................................................................................137 ..........128 Çanak Çömlek..................................................................................................................................................................................................................................

Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H .s. ıK \ d \ \ Resim 12 .

10. Argişti der ki.015 büyük boynuzlu ve 1. daha önce de belirttiğimiz gibi." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya.Ö. bunların yanında başarılı doğu. sulama kanalları.280 kadın. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti. gümüş. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş. Babası Menua'nın.. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti.. KRAL I. Tıısjuı kentinin yöneticisi. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi.785 de.104 al ve 35. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi. Asurdan örnek almış olmalıdırlar. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua." I. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir. 23. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye. bu soruna son vermek niyetindedir: ". Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar. Argişti'nin (M. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. M... Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur. 35 . Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda. İşpuini ve oğlu Menua'nın.255 erkek çocuk. Biaini/i ülkesinin kralı. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır. güçlü kral büyük kral. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir.19. En güzel örneğini I. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur. Öyle görülmektedir ki. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise. 1. 8. MÖ.(muzaffer olmak için) yalvardım..829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır.Ö.675 kişiyi o yıl tutsak aldım. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım.. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi.. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir.. orduyu büyütmekdir. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır. yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır.. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua.140 canlı savaşçı.Argişti föyieder.. toplam 52.. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi.Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı. Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. büyük oranda Şupani. ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ". Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir.. krallar kralı. Argişti 'babadan kalan yere".. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir.

Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti. diğer ganimetlerin yanında. kralı.047 kadın olmak üzere toplam 29.000 m ina bakır. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur. J00 binek atı. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. yaklaşık olarak 30 kilogramdır. 1. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle. 8. 18.28ı kişiyi tutsak almış... Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir.539 çocuk.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir. batıya götürecektir.000 binek alı.. 37 mina gümüş. 9-7. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır. 10. M.boğa. Kralın M. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır..782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir. Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler.333 gram). 1. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8. saf altın. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir. Argişti'nin. 41 mina saf altın. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi. bağışlanması dikkat çekmektedir.. Uruani. 10.. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla.000 koyun re ayrıca. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra. 10..600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında.. I.Ö. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir.000 mina hakir. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". J00 büyük boynuzlu sığır. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır.Ö. 60 mina olan 1 talent.. Muzum ve İrkiııni vardır.Ö. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. 20 kilogram saf altın." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir.. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye.698 canlı adam. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. 1. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2.. Bu insanlardan 6.Ö. Ultuza. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki. 100 sığır 500 koyun.KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* . Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde..

Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır.. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini.. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Bölgeyi.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür.. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. 4» zaman ayırmıştır. Yöreye getirilen 6. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır.Ö. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde.600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim.. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P .Ö.600 savaşçıya karşı." Bu kente yerleştirilen insanlar için. Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ". Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır. Medleri de dikkate almak durumundadırlar. yukarıda da belirtildiği gibi.. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir. Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM.. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım. ancak Asur krallarının yıllıklarında III.

Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları.022. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir.079 mina bakır.. aul-burarrini. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre. Argişti F. 1.. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. toplam 21.. Biainili ülkesinin kralı. Melitea muhasara edilsin.. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır. Tumeişki. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. Tuş-pa kentinin bakimi. Aruşi.408 at. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hilaruda geldi.. krallar kralı.467 küçük boynuzlu hayvan. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir..Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri.. Sarduri şöyle der. Baba Argişti. 35. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ". Taunlar beni dinlediler. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır..332yay. 7. M. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır. Onu vergiye bağladım. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur.Fırat durgundu. 9. İstekte bulundum. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi.114 savaş silahı. 1. m . yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır. Maninui. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır.357 büyük boynuzlu hayvan. bana yol açtılar.. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti.Ö. Altın. 336tutsak. 47. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler.. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. güçlü kral. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir.970 ok. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır. 132 katır. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş. yüce kral. I. 12. 2. Şivini'ye dua ettim. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim.036 boğa. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. Taşe. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır.133 ölçek arpa.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. 2. 111 akarki şarap. Argişti oğlu Sarduri ilerledi.. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım.321 inek. Wasini.. Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir. Yaurahi.. 768'de. dünyanın kralı. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir. Merhamet gösterdim. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır. MÖ.. 10." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir.Urartu tanrıları Teişeba'ya. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır.bi. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim. Hazani.

Ele geçen hayvan sayısı ise. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir.000 bakır kalkan ve 1. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir.000 küçük boynuzlu sığır. İki ordu M. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır....500 at. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın.Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim.. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır.000 savaşçı. Asur kralı III. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur.Ö.Ö.Urartu ordusunun Malatya ve civarında..000 kadın. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II. Bu kez II. binlerce kadın. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ". II. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M.. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: .Ö. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir.535 bakır kase vardır.000 adet giysi. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. 18.746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir. 800 mina gümüş.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır.000 savaşçı. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır. günü) Pul adlı bir köle III. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II.. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir..Ö. eğer abartılmamış ise. 4. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler." Bu kayıtlar. 2. 46. 12.. Bu başarılar II. Tiglat-Pileser." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır. Sarduri M. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir.. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir. M. Ancak savaşın galip tarafı Urartu. Sarduri listesini 12. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir.8. 3. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir.735 erkek çocuk. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. Görülmektedir ki. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. 2. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler. Mana ve Babilu ülkelerine. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak.525 büyük boynuzlu sığır. 745 yılında. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 .3-500 çocuk. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni. şaşırtacak kadar artar. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II.Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır.

Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır." M. Kumahalhi kralı Kuştaşpili. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler.. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında. Ancak M. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim. İki ordu arasındaki savaş. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Gurgum kralı Tartılılara. Rusa için gerçek bir kabustu. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı.Rusa). Sarduri'nin III.Ö. Tiglat-Pileser. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. 743'de... Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M. II. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner.Ö.. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir. Que kralı Urikki. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur. 40 .kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir.. Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli. Bu koalisyon. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır.. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan..735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır. Sargon. Ancak Asur kralı III. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in. II. Urartu kralı Sar-duri. (Arpad'h) Muti-ilu. 721 yılında gecen yetenekli kral II. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. IH. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ". Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti.Ö. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler.. M. ordusunu harekete geçiren kral.. Sarduri'ye kısmet olmuştur. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi./' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. Bütün bunların yanında Asur tahtına M.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi... Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi.Ö. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı. Kuzey Suriye'ye girer. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi... Kral.Ö..Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi. Asur ordularının eline geçmesini engeller. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu.. Rusa.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir.

Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır.. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez.. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir. 721 yılında V. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. bir kaç yıl sonra Batı İran'da. Hasara uğramış yazıtta. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. M. Ancak bir süre sonra Utlusunu. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I.Ö. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. Asur'un tarafında yer almakta. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. SARGON M. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza.. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. Bu olaylar çok değil. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır. 1. Sargon. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim.Ö. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. M.Ö. Sargon.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir. Olaya yine tepki gösteren Sargon. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür.Ö.. M. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş.

Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. Ancak Metatti. SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. Sekizinci seferin en önemli aşaması. Uauş Dağı'nda Sargon. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. M. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu. ordu büyük oranda tahrip edilmiş. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. bitki ve hayvan örtüsü. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1.. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. Sargon. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı . kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un ". sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar.. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. ayaklanmayı bastırmıştır.. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon. Urartu ordusu ve yandaşları." Sargon a göre: '.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir. Olasıdır ki. Aynı yazıtta Rusa için ". Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: . Anlaşılmaktadır ki.000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. yay. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları.Ö. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. Ancak bu kararın alınmasında. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler.hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti... Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır.. Sargon'un. Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler. Başkentte varan kral. Yöredeki Namri.. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir..(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir.. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir. başında II.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. Sargon." Urartu kralı Rusa '. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş. sulama ve tarımsal faaliyetleri. Amaç Sargon'dan af dilemektir. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır. Rusa.ova düşman kanları ile doldu.. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. isyancı komutanları. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ". ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır. .

Buau ülkelerini ele geçirdim. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti. Armarili. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak . 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1). Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta. Gituha(ni). 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir. Musasir bütünüyle tahrip edilir.Ö." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M.. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. II.Kummuhu ülkesinin kralı. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. günahkarHitilliMutallum. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir. II.. Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir. ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Musasir'den elde edilen ganimet. 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. Özellikle Uauş.Ö. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ". Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ". Urzana'nın kızları..110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir.Ö.ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Muna nehrine kadar ilerledim.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir. Uişe.. Bu kavimler M. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım. kralın bu bölgede çeşitli bağ. Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir. Kesin olan durum şudur ki... M. Kummuhu kralı Mutallum ile II. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II. Gir." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir. Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. 714 yılı I. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~.. Ulhu. karısı ve 6. oradan geri döndüm. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. Argişti M. Olasılıkla Erciş adı Argi. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II).mt. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir.Ö. ('sulu. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur.e girer. I. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır.. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Sargon'a ait olan bir yazıtta. II. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek.. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır.güvence içindeyur-ı döndü.. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya. çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. II..

...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................147 fildişi sanatının kökeni.........................................................................................................................................................................................................................................................150 Hieroglif yazı........................146 Toprakkale fildişi eserleri...............159 Tanrı Teişeba ve Şuini..........................................................152 Hieroglif yazının kökeni...................................................................152 Din.............................................................................150 Hurri-Urartu ilişkisi...........................................................................................................................................................................140 Savaş arabası kabartması..............................................................................................................I tö Altıntepe fildişi işçiliği......................................151 Budin levhası.................................164 IV .........................................................................................................................................................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu...................................................... 153 Tanrı Haldi.................................................................................................Adilcevaz kabartması........................................................................................................................................140 Taş Kaplar.............................................................................................................................144 Fildişi Sanatı. 1 ı() Urartu dilinin yapısı................................................................................................................................................................................................................1i<S Dil ve Yazı.......................149 Hurri ve Urartu dilleri...................................................................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı................................................................................161 Kaynaklar.......................................................................................................................................................................................................................

ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .II. Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .& * ( *•_ * ?•*& S*Ş .

Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim.. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar. Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. daha önce de belirtildiği gibi. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır. Haldi in gücü ile güçlü kral. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir. Yazıtla Rusa'nın. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki . olasılıkla M. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . 685 yılında tahta geçen II.şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. Bu durum. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir.. Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar..Ö.tumCni) kentini tıklım. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır. II. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. Asur 45 .. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. Bu durum II. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. evrenin kralı. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Rusa'dır. Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür." II. II. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır.. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler. Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. Muşki ülkesi. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini." yazılıdır. ızgara planlı "dış kentler" II. belki de. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?.. Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). II. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. Bu durumda II. RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine. iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır. Bu konudaki tek belge. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım..

Ö. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II.Ö.651 yılında tamamlandığını göstermiştir.. II.Ö. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. Ancak III. Bu durumda II.Ö. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu. M. büyük kral. kralı mı kutlarım. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. II. TT. Öyle görülmektedir ki. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . II. Rusa'nın 34. Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir. 655 yılında başladığını. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi.. Rusa. III. Bu durumda II. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. Eğer durum böyle ise II. olasılıkla da M. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi. Sarduri'ye aittir.Ö. Olasılıkla M. 654 yılında II.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. Rusa'dan sonra başa geçen III. Rusa'nın.. Rusa olabileceğini önermek mümkündür. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14).. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III." Benzer bir heyet II. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı. bana haberciler gönderdi. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir.. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. Bu durumda III. İT.. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. Ayanıs Kalesi'nin. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. AYANIS KALESİ ve II. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III.Ö. Ayanıs'tan elde edilen veriler. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır.Ö. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa.

Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. Bunlardan ilki. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer. Aynı kaynaklar M. Urartu. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. İskit ve Medlerin. 594. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.Ö. Ancak yine de IV. 4" . Krallığın M.Ö.Ö. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. VE SON M. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının.na da rastlanmaktadır. İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir. Babil üzerine saldırmasını ister. 7. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan.Ö. M. M.Ö. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. Yeremya (Jeremiah). 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. Med.Ö. Mannea. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır.Ö. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Medler tarafından vurulmuş olabilir.

bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir.Ö. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. Van'dan. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir.Rusa'nın (M. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir.Ö. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır. temelde askeri bir üs. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir.Sarduri'nin (M. Il. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir.8.9. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Batı İran'da H. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir.7. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında.Ö. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları.

Resim 15 Kral tşpuini'ye ait. Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'.Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 . » N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 .

I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır. Hatta Uranuların Van. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. 8. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler.. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Ancak çeşitli yönlere giden ticari. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir.Ö. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. sulama«. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Özellikle Kale Sarand. 9. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. Muradiye Ovası. Ancak MÖ. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak. . Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. önerilenin aksine tapınaktan çok. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. ne de bir yazılı kaynağı vardır. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu). Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir.

Resim 17 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale.Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 . Zulümtepe Resim 18 .

*-".'• ^ Resim 19 .Amik Kale gözetleme kulesi '-- .

Res 9) 53 . Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir.Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması. 160. Res. Özellikle 11. Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir.a elverişli nehirler de fazla değildir. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. mer- Çizim l .-teklerinde yer alan ovalar.Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O. l60. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır.7) Cızım 2 . Görkemli bir çok Urartu kalesinin . Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması..

Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim. bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma. Bunun başlıca nedeni. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik. tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti.. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. : Ekonomi böyle bir kitabın. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. Dr. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir.ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır. Urartu larihi ve sanatı. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır. Münir Ekonomiden geldi. Prof. aziz dostum Prof.Mna karşın.. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v .

► *.v ■ .■ .

m üFm .'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 . V .

fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .

U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri. 8. 9. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. II. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi.slamıslardır. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir. sulama tesisi.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe. yüzyılın ortalarında II. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur. MÖ. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. yüzyılın sonunda ve <S. $6 . yükseklikleri biraz da abartılarak. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar.Ö. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. CEPHE MİMARİSİ M. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir. Bazı durumlarda yükseklikleri 1. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır.

i \ Resim 23 .Körzüt Kale sur dururları 5" .

Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ .Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn. > 7*i İ Resim 25 .

Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3). Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. W . Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır. () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. I "ramı mimarları. konumu ve topografyası. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti. Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır.Ö.Resim 26 . yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. M. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). Arkeolojik veriler.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. 8. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir.Ö. Bu durum M.

4. temeli 60 . Ayams Kalesi fe / Resim 28 . Ayams tapmak. Resim 27 .Rustikall sur duran.Rustikah duvar..

■ A i "KTS Resim 29 .Yan Kalesi tçkale kuzev surian .—.

61 .

Van Müzesi 62 .Körpencere.Resim 30 .

kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler.Cızım . Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir. Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma. Aşağı Anzaf.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır.. Genellikle 2.0 ve 63 . Asur kralı II. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir. . SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur. Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın. Bu durumda ta.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur.

uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir. Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış. Koroneli Moses Van Gölü et-. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ.URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M.. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. yüzyıla kadar geriye gider. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti.. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir.. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş... bağlar ve bahçeler tesis etti.. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. ". Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. Schulz. Moses. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. rafındaki anıtsal yapıların. Kentin doğu .. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. Olasıdir ki. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km. sulama kanallarının. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. Moses. 5.. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur . kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir.S. Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala. 1 . Semiramis.

Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .Resim 31 .

Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. anıtsal kale kapısı hariç. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra. Kalınlığı her zaman 4. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir.0 metreyi bulmaktadır. Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp. mekanlar arasındaki ilişkiler. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. olasılıkla Menua ile birlikte. olasılıkla. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır. Elde edilen bu düz a l a n . Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında.0 metreyi bulan.0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. fe . alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33).1x1/1 durumlarda 7. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır. arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır.S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan.

Resim 33 . doğudan görünümü.ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi.Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 .

Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. olmasına karşın bu öneriler. Çeşitli örneklerde. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i). Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür.50 metre arasında değişmektedir. 8. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır. II. II. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II.30 ile 4.80 ile 10. olasılıkla II. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. 7. . diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir. Kral II. Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır.Ö. yüzyılın ikinci yarısına. M. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır.00 metre. Bu öneriler genelde Asur kralı II. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir. cellanın boyutları ise 5. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M. H. Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir. platform. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. yani MÖ. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. Sargon tarafından M.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" .O. 9. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada.Ö. yüzyılın sonlarına ai tti r.

1966. Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. MS. h 68 . İstanbul. 1966.4) Çizim 5.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. Ankara. I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. özgûç. Lev.

Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .trmuşini tapmağı.Resim 34 . Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .

bir başka deyişle. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. Platform üzerinde. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır.Resim -)'6 . Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. mimari dışında Urartu öğeleridir. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir. kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. Aksine tapınak. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r. Aksine tapınak akak bir yapıdır. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir.

lyants Susi tapınağı.. 1 fr ta^H ..-..-S*o-. -v İ'V v ı fi Resim 37-.

1967.Kingdom of l cm and its AH. Resim 64) "I .Qâm 6 . Londra. I rartıı İhı.Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi.

Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir. Tapınağın ölçüleri 13. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. M. Urartu kralı I. Aznavurtepe.80 metredir. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> . Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur.Ö. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. 9. Kargamış tapınağı M.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden.0 X 11.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. sitadelin ortasında inşa edilmiştir.8. 9. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz.diği kesin değildir. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir.Ö. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı.Ö. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir. 8. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde.Ö.Ö.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir.Ö. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır. Doğu l. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur.Ö. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin. Argişti'nin saltanatının 5. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. bir l. 1. yılında (M. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. Urartu Beylikler döneminden M. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır.

En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. Argişti oğlu TT. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır.75 metre genişliğinde ve 11. II. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar.50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. 7. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir. I. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu.30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. 73 . Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları.

Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. merhum Dr. Barnett. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır. A. Orbeli. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C.F. K. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. Charles A. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Raynolds. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. K. : .Y. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi.D. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir.N. Özellikle W. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. Burney'ın çok büyük katkısı vardır.D. Lehmann-Haupt ve W. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. Afif Erzen Çavuştepe. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. Boris Piotrovs-kii.

yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. Bu durum. erken 8. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. I. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. avlulardan meydana gelmiştir. İvarsa tapınağının etrafında. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. Saray. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. "4 . Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F.repuni) saray. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. 24 x 7. Kuzeyde yeralan bir koridor. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. bu bölümde olasılıkla kral 1. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı.

Cantştepe Kalesi tuh.ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .Resim & .

Ö. İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır.ş-lerdir. <S. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır.B. 8. Eski Teişebani (Piotrovskii B. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar. Çizim 7 . kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar. fonksiyonları benzer olsa da. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. Altıntepe'de. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray. Londra. Tepenin düzle. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. yüzyılın ilk yarısında kral 11. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar. /(X>" /<•« -6 . yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. Tepenin kayalık bir kütle oluşu.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. 1. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. arazi planları değişiktir. Gürpınar Ovasında M. Ancak tapınak. Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir. Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar.Ö.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. Arin-Berd. olasılıkla M. İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı..ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde.

yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı.YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır. Yapım yöntemi. Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir. yüzyılın ilk yarısında II.Ö. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. yükseklikleri çok zaman 2. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır.Ö. dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. .7. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır. kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). M. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın. vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. yüzyıldaki vergilendirme. 7.Ö. Ancak M. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur. Sarayların inşasından önce. Karmir-Blur (Çizim 7). 7.

Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 . Resim 39 .fv* .• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? ./" -"•.

Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni. yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir.Ö. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 .Ö. 7. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın. yapı katında inşa edilmiş olan apadana. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır.0X25. Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. 8. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. Argişti tarafından M. Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır. Arkeolojik veriler. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır. Yapı içten -H. Altıntepe'nin II. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir. yapının M. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır. kral I. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. Resim 40 .

yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de.Ö. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da.Ö. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır. birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. 80 .Ö. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu. 9. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae. Urartu Krallığının M. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir. yapı katında. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. 9. Aynı tür yapıların M. niteleyici özelliklerdir.Ö. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez.Ö. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir. 6. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. Yapının planı. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü.Ö. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar.

Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. Kent içindeki evleri oluşturan 1. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın. olasılıkla M. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için.Ö. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir.

Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır. iç duvarları 1.0 X 22. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Evler kare bir oda.50 metreye kadar koruna-bilmiştir. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır. Kalenin doğu. birbirini dik kesen 7. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır. Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. II. alanı ikiye ayırır. Çok geniş bir alana yayılan kent. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Yapım yazıtı ile II.50 metre. Evlerin dış duvarları 1. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir. deniz seviyesinden 1.0 metre kalınlığındadır.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur. Yazıtlar ile II.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir.0 metreye yaklaşmaktadır. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. Karmir-Blur'da-ki kazılar. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde.0 metrelik caddeler ve 5. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0.995 metre yüksektedir. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41).

arazi kullanımında.:~. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür.Resim ıl.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Özellikle II. 83 . genel siyasetinde ve ıskan politikasında. ele düşünülmüştür. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. Kaldi ki. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde.arından söz edilmektedir. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir.J acılamadığını iddia etmişlerdir. olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir.

Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur. 1984 yılında Taner Tarhan. Oktay Belli. Haluk Sağlamtimur. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. Toprakkale ve Çavuştepe. Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Zafer Derin. Gülriz Kozbe. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. 3 . Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Veli Sevin.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. Kemalettin Köroğlu. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır.

Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı".Çizim .Sevgin. Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977. 2) .S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ . Res.

2. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır. Evin boyutları 25. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II.Ö. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. Kusa dönemine tarihlenmektedir. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler. Duvar kalınlıkları 2. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20.0 metreyi aşmaktadır. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir.60 inciredir. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür. Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. Ev. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir.()X 15. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9). Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir.50 metreyi bulmakladır. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır. binyılın başında. ön avlulu evler Anadolu'da M. Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır.0 metreyi. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır. 7. Ancak erken dönem evleri ile MÖ. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10). isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir.0 metreyi bulmaktadır. ^> . genişliği ise 10.

o .

1976 .1977. Anadolu Araştırmaları I \ ' \.-V.4) tf . Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un . Res. M ÇİZİm I" .19 I Res.-V. 1976.Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T.Ipm Çizim y . Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. Serin. Konut Mimarlığı ".Gövelekeui {Tartan T. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V.

yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. temelde birkaç önemli nedeni vardır. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır.80 metre ile 1. 0. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür. Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. Van Kalesi Höyük'te. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. Çavuştepe ve Giyimlide. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). 8~ . Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir.50 metre ile 0. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur.80 metre arasındadır. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0.

Van Kalesi Höyük'teki örnekte. üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir.ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12.'.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey. Özellikle Van Kalesi Höyük. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere". Anato/ian Stııdies ^v.. ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar. o'o 16. (. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel .

Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Argişti mezarı. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. Argişti.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. genellikle mezarın ekseninde yer alan. bir kapı ile girilir. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır.Ö. Palu'da 1 No.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri. Mezarlar. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Kayalıkların görülür yerlerine. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin. düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır. gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. Anıtsal kaya mezarlarına. - . Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. I. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Ölü armağanlarının yerleştirilme. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. Kaya mezarlan içinde. IIV.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır. Doğu Odaları veya 1. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir.

A.Çizim 13 Van Kalesi'ndel. 1987.) Anadolu Demir Oluları İzmir.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı . ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler . Çizim 14 .. Argiştİ baya mezarı (Serin V. Çilingiroğlu (Ed.

90 .

i v.:.-. V • n \ •. /v.\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj .Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 .£' P~mL İ.

"* rBWB***W Resim 44 . Horhor Mağarası.Resim /.Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 . Argisti nin kaya mezan. Van Kulesi ./.> .

50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir. Arazi yapısının uygun olmadığı. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. Altıntepe'deki III No.40 metre enişliği 0.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir.0 metreden 5. 2. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen.80 metre arasında olmalıdır. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır.sapılmıştır. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır.0 metre arasında değişmektedir.90 metre olan bir dromos ile girilir. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli. taş blokları içine nişler yapılmıştır. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür.0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. Ölü armağanları arasında tunç kemer. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir.50-1.lu mezar. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16). Tek odalı mezara uzunluğu 2. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. ova seviyesinden 40. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır. odalar aynı eksen üzerinde değildir. at heykelcikleri ve at koşum takımları.0 metre uzunluğunda ve 4. Gökbelen. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir. Mezar duvarları içine çok sayıda .lu mezarı 9. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar.0 ile 4. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. Altıntepe III No. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. 93 . Altıntepe I No.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful