U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

/sık Şihıılikalc.Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F.'//İ>»r~. 1987. Çizim 17 .-y/. Res 6ab) Çizim 18 . Belleten Sİ.'77?i.Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'.

.* ..

347. Dilkaya. Erken Demir Çağ. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 .Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı .Karagiindüz K Mezarı.VI7 1.Dromoslu taş sandık mezar.0________İM Çizim 19. Erken Demir Çağ ' Sevin V. R 96 .

Van Bölgesinde M. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir.30 metre arasında değişen mezarlar. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli. Mezar içinde. 9- . DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği. sekiz iskelet var dır. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir. 11-10. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır.50 metre civarında olması gerekmektedir. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. II.50 ile 2.50. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir. mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. Uzunlukları 3-30 ile 4. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M. Duvarların üzerinde.Ö. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir.Ö. genişlikleri 1. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür. Mezar yüksekliklerinin 2.Ö. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar.

Erken Demir Çağ sonu .Kamgündüz oda mezarı.Resim 45.

:K Manı'nda hır oda mezar F.rken Demir Çağ sonu n .

Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. Elazığ Kaleköy. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U .ar< alanına getirildiğini göstermektedir. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. Ancak . dro-r. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. miğfer. Olasılıklar. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. basit taş mezar. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. mezarlann hemen yanında 99 .ezarlık alanlarında. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Van Kalesi Höyük. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .Resim 48.Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.

. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. 1991. çapı 0.. ilmelerin içinden elde edilen mühür. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. Yakma gömülerin. Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. sıvı kurban (libasyon) merasimidir. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. 6j) 102 . Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21).50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır.E. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. Stellerin birinin örtünde. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında. Jerusalem. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir.C. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır.bulunmuştur. küpe. 227. ölüye armağan edildiği bilinmektedir. Mühür baskısı üzerinde Çizim 21. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. bir öneriye göre. ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir. I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. Res. yüzük. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. Kurban kanı. < Editör).tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde.

u 23 .Çizim 22 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler.Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .

mur alır.030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır. Van Bölgesindeki iklim kurudur. Bölgenin büyük bir kısmını 16. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır.612. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü. en çok 160-165 gündür.47 derece ölçülmüştür. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer.200 metre civarındadır. batısında volkanik Nemrut. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Zaman zaman sıcaklık . bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. Deliçay. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Oltu. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur. Ağrı Dağı ise 5. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Buzdağı 2. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır.288 metre) ve Akdağ (3. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır.15 derecenin altına düşer. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır.000-2. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Bendimahi.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür.100 metre). Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir.165 metreye kadar ulaşır. Mescit Dağ (3250 metre). Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. Yöre Fırat ve - . İklim çok kum ve çok soğuktur. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. Yörenin ortalama yüksekliği 2. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. İklim yine soğuktur. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir. Bölgenin diğer yanardağı 4. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır.600. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları. 1951 yılında Ağrı'da .449 metreye ulaşmaktadırlar.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye. Karasu. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası. Göle akan Zeylan. Munzur 3. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1. Allahuekber Ö126 metre). Kış ayları bir hayli soğuktur. Kargapazar (3.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır.188 ve Mercan Dağ 3. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi.

Yeşilaltç Resim 52 .Doğu Beyazıt haya mezarı 104 .Resim 51-Stelyuvalan.

. .A' IV **4 Y1-.I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I .

5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .

Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir. Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. II. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50). 106 .. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. Urartu'ya. Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti. Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. Ancak Al-tıntepe'de dört. Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. Teişeba ve Ş ui ni y i . stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. Karahan stellerinin birinin üzerinde. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur. M. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". Bu oyukların. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt. Özalp'in güneyinde. deniz seviyesinden 2.. diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte.546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır." emri yazılmıştır. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır.. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52).bir platform üzerine dikilmiş üç stel. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir. binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın.. yani Tanrı Haldi. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. Arkeolojik ve epigrafik veriler. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51).Ö.

Ö. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar. Urartu Krallığının M.yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın.Ö. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi.Tukulti-N'inurta (M. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır. bakır. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. Asur kralı I. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. Toprakkale. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin. hiç bir kayıt yoktur. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji. Il.Ö. Çavuştepe. zenginleştirilmesi. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder.9.Asurnasirpal 'M. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır. 2. 13.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. 12. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. Madenin ocaktan çıkartılması. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü.Ö. Hastam. Kayalıdere.Ö. bu beyliklerin M. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Daha sonraki yıllarda II.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür. Arkeolojik kazılar M. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. Krallık Döneminde bu değerini yi10" .TiglatPileser (M. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54). Hatta daha da ileri gidilerek.Ö. Genellikle demir. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir.890-884) ve Il. Armavir-Blur.Ö.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

Resim 57 .Tek kulplu testi.Demir mızrak uçları. 7. yüzyıl Resim 58 . Ayanıs Kalesi MÖ. tunç .

Tek kulplu. yonca ağızlı metal kap 111 .Çizim 24 .

Resim 59 .Tunç adak levhası. Van Müzesi 112 .

Mobilya Parçası Van Müzesi .Resim 60 .

Resint 61 .Keçi ayağı biçikli masa ayağı. Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Kesim 64 . Ayanıs Kalesi . Rusa yazıtlt yapı adak diskleri. Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 .//.Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları.

113 .

Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır. Aşağı ve Yukarı Anzaf. Hoşap kaynağından sağlanan su. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. ilerde de söz edeceğimiz gibi. küçük tarım alanlarının varlığıdır. Tarım alanları daha çok Mianduab. 1. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Kurubaş Geçidi. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. b . İklim. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. birbirini kesen dağ sıraları. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Gürpinar. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. Uşnuye. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). Bölge.

çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir.Ö.Ö. 5 miğfer. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. 13. mızrak ucu • 305. • 25. 3 kalkan. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10. 1997 yılına kadar. II. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. Çavuştepe. Bingöl. Daha önce de belirttiğimiz gibi. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. 1.412 tunç kılıç. Kral 11. Yukarı Anzaf. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. Elazığ. M.000 bakır kalkan ve 1.iki atı ile birlikle. Tunceli. silah • 1. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir. 745 yılı seferinde. M. 8. M. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli . Özellikle Erzurum. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. 2.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. 2 kazan. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa. kazılarda bulunan demir. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. 11+ . Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine.Ö. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan.212 tunç kalkan. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. Karmir-Blur.Ö.Ö. miğfer. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir.Sargon'un M. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>). binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. su testisi. 3 sadak. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. Erzincan.541 tunç mızrak. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında.

vazolar.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. bağışlanması karşılığında. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır."-inat yılında. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir. '-.1. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-. Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür.030 kilogram) ve 167 talent 2.aktaydı. 1991.o. ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır.o. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir.-ilmektedir. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y. Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. Res. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn.5 mina şü (y. Argişti'nin ikinci . 5 . bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur . Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir. Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir. 10) 115 . I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. kama ve kılıçlara. Gümüşhacıköy. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. Jerusalem.o. yaylar ve kazanlar. Aynı krallıktan I. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. 4. < Editör.o. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i . Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar. tanrıca Formundaki anahtarlara.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '.

7.U. Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır. Urartu Krallığfnın M. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur.Ö. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. 116 . 8. Çağdaş Asur. kalkanlar.Ö. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir. Demir özellikle M.Ö. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25). yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. Rusa'ya ait bir adak miğferi. sadaklar. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler.9. Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar. M. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir.Ö. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur. 9. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. bu kullanımın M.Resim 67. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. Asur kralı III. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. yüzyılın sonu ve 7. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. MİĞFERLER Tunç. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar.

Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının . Miğferler üzerinde. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. Özellikle Çavuştepe.Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. 11" . Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. Asur kralı III.duğu bilinmemektedir. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır. özellikle M. Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır.. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. 7. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. bilinmemektedir. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). sivri tepesinden alın kısmına doğru.1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler. Miğferin önünde. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. gerek form ve . yüzyıla ta-.Ö. Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir.

Tunç kalkan.Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu. Ayams Kalesi 118 .Resim 68 . II. Van Müzesi Resim 69 . Rusa dönemi.

Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur.12 mina) geldiğini yazmaktadır. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır.Ö. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti. üzerlerinde bezeme olmayanlardır. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. Kargamıs. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. M. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. Arin-Berd. Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. Çapları 60 cm. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir. Kayalıdere. diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. bazı örneklerde ise. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. 9. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir.bir yönden bakıldığında düz. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. olarak görülebilirler. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. arasında değişen adak kalkanları üzerinde. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir.70 metre uzunluğunda ve 0. deri ile kaplanmıştır. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. Karmir-Blur. Bazı durumlarda 119 . Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. Bu durum. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. Asur kralı İT. ile 100 cm. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil.

Resim 70 . yüzyıla ait tunç sadak. 7.Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. Ayan ıs Kalesi 120 .ö.

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. bir çelişki gibi görünse de. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. ovanın başlıca su kaynağıdır. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. " . Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir.

boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. Eklentili kazanların kökeni. Üçüncü veri topluluğu ise. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. Asur kralı II. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. Tl. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. Boğa. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . Bir diğer grup veri. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Karmir-Bluı'da bulunan l. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. "Payeli salonda' 4 \o. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır.lu payenin yanında bulunan. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. siren. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir.

Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. l ramı'ya haraç olarak 1. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. 714 yılına tarihlenmektedir. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). Yuvarlak gözler. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. Yunanistan'da Olimpiya.lentİSİ. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. Boğa basları boynuzludur. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Sirenler insan vücutlu. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. Delfi. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. katına kadar geri gitmekledir. Urartu. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. Bu buluntuların en önemlisi M. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının. Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar. S. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. Yağma listesindeki Tabal. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. Delos. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir. 2.Ö. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ.Ö. Ptoon. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Kirhi. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. kadın veya erkek başlı. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. Musasir.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir.

Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri.Ö.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Aslan eklentisinin önemli özelliği. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. Bu örnek aslında. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. 8. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. 126 . Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. Üzerinde Urartu kralı II. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur. üzerindeki yazıt ile M. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler.

.B. Res. ımuini.CM.Sirenler (PtotTOVSkü B.. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'. Res 83 -4) 12" ._ Kanath eklentiler .im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<.1a 8. 8.. 1967. 230. (Editör). Kes.Jerusarlem. 1991. Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B. (editör). 62ı Cızım 2H .Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'. 230. Jenısalem.2) Çizim -. Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. 1991.

bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. hayvan başlı iğneler. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. F. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. Altın. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Özellikle altından aslan başlı küpe. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. yüzyılın sonuna veya 8. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri. 12> . Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur.le geçen eserlerin yanında. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. 9. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. M. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar.Ö. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. Marlik Tepe'nin. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80).

Hayran haslı allın iğne.Resim 74. Van Müzesi Resim 5 .Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi .

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Sandal biçimli altın küpe.Resim 78.Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 . Van M: .

Resim 80 . Van I .Hayran haslı allın-demir bilezik.

Ayan ıs Kalesi 129 .Resim 81 .Allın rozetler.

Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .Resim 82 .Kaideli. Ayanıs Kalesi Resim 83 . çift kulplu kırmızı açkıh kap.

Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. ele geçmemiştir. Urartu çanak çömleği. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde.Ö. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. boyalı kap parçası bulunmamıştır. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Urartu sanatında M. 7. M. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. Bu geleneğin kökleri. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır. Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Son yıllarda Van Kalesinde. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. bir iki örneğin dışında. 7. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. 131 . Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada.Ö. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün.ÇANAK ÇÖMLEK U . bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Urartu. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. Ancak araştırmalar göstermiştir ki.

Van Müzesi Resim #5 . Yan Müzesi 152 .Alçak boyunlu küpçük.Ayaklı kadeh.Resim 84.

. bezemeli. Yan Müzesi 133 .Resim 86 .DevetÜyÛ renkli depolama kabı.Boğa başlı. siyah atkılı kap parçası.{yanış Kalesi Resim 8^ .

Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .* Resim 1 .

kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. tabaklar. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. kahverengi. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . İnce uzun. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. kum ve saman katkısı gözlenebilir. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. Genellikle devetüyü. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. ayaklı kadehler (Resim 85). Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. derin veya alçak kaseler. Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. kırmızı açkılı keramikler değildir. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda.

J .

kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84). benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M.75 metreye ulaşan bu küpler içinde. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. Bu nedenle. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir.5 metre. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. 2.ma küpelikleri vardır. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. kırmızı açkılı Urartu Keramiği. ağız çapları 0. Küplerin dayanıklıklarını artırmak. Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri.Ö. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür. Hatta kırmızı perdahlı kapların bile. Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir.Ö. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. Ayanıs. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. Karın çapları 1. 135 . Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). kalitesi düşük olsa da. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz.

Büyük boyutlu depolama küpü 136 .Çizim 29 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

Van Müzesi 139 .gs» -* -/> Resim 89 .Adikeıaz Kabartması.

Rusa döneminden (M. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada.Ö. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır.5 metreyi bulmaktadır. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir.Ö. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. Hu tanrı Haldi olmalıdır. Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. Tanrı sağ ayağını boğanın başına. sol ayağını sırtına basmaktadır. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri. Teişeba'nin başında. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). bugün \ . Teişeba sol elinde bir kase. Öyle görülmektedir ki. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. Bir elinde kase. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. Urartu sanatında II. Atlarda gem yoktur. 7. Sözü edilen anıtsal kabartmaların M. Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür.685-()45) olması gereklidir. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Ancak konturlar açıkça bellidir. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II.yapılmıştır. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır.

Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ . JM£ Resim 90.Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi.Çizim 32 .

Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir..Savaş arabası kabartması.Ö.Ö. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve . Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır. 8... 8. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır.. Kabartma bu özellikleri ile M. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak.. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir. ülkelerini ele geçirdi. Öncelikle M. Van Müzesi 1-12 . Resim 91 ."diye başlamaktadır. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir.

Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 . Ayanıs Kalesi. Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı.II. Resim 93 .Resim 92 .

ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. yüzyıl sonlarında. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında.Ö. bulabildiği ganimete el koymuştur. Urartu'nun güneyi. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. Tarlalar tekrar sürülmüş. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. M. ili. Ancak bu yolların 9. Sonuçta Asur. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır.Ö. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. 9. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. M. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. 9. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir.

Motiflerin kaynağı yabancı değildir. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. Kabın formu bir kasedir. Bazı kapların üzerinde üçgen. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. Ağız çapları 3. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. kaplar üzerine 144 . Kapların boyutları oldukça küçüktür. Bezemeler genelde geometrik. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. yarı değerli taş. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz.

olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. 145 . şimdilik II. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir. Hayvan şekilli bir başka örnek. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir.Ö. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. 7. Ayanıs dışındaki üç örneğin de II. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. yani M.plastik olarak işlenmiştir.

1*6 . Sargon. fildişi araba. saç modeli. fildişi kamalar. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. sebzelikler. Ayakta duran kadın. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. fildişi içki kapları. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. 139 fildişi asa. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. sebzelikler. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. Başın arkasında. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir.

Gözler badem biçimli. 1969. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. burun kırışıklıkları. Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi. alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir. Ankara. Çizim 33 . Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. öncekinden farklı bir pozda. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. Depo Binası iv Fildişi Eserter. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği.0 santimetre yüksekliğinde-dir. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. Altıntepe II Mezarlar. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. çeşitli heykelciklere ait parçalar.Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. Res 3(> 14- . Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. ^cık ağızdaki dişler.

Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. 8. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M. M.Çizim 34 . yüzyılın sonu ve 7. Res. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar. elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. 8. Altintepe (özgüç T. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. Mezarlar. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. 1. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz. Ankara. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir. Depo Binası ve Fildişi Eserler. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır. 1969.Ö. Altuıtepe II. Urartu krallarının M. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. 148 .. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe. 8.Fildişi aslan heykelciği. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir.Ö. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir.Ö. Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur. Açık ağız. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp.Ö. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır.

de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. sadak. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. Hunice dışında.. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. Sözü edilen bu yazıtların tümü. bölgedeki dağ. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. ana-kız araakınlık gibidir. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. . Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. sayıca bir hayli azdır. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. Olasıdır ki. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi.

ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır.ni. Hurriler ile akrabadır ancak. 2. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır.Ö. sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır.Ö. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. M. Bu fikrin karşısındaki her öneride. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar.Ö.Ö. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış.Ö. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. 3. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır.Ö. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız. Van Gölü Havzasfnın M. 9. binyıl sonlarında.Ö.Ö. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. binyıl ile bağlantılıdır. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. 3. Hunilerin. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz. belki de M. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Hurri halkları ile Urartu halkının M. 2. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur.Ö. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. 3. 2.Ö. 2. 9. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M. bölgede ancak M.Ö. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır. binyılda bölgeye. Bu inanışa göre Urar-tular. Bu inanışa göre M. 3. 3. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir. Uraıtuların M. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler.

Hieroglif işaretler arasında ağaç. dal. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. yaprak gibi bitki betimlemeleri. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. ay. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. Baştanı. Çizim 35 . Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. gibi gök cisimleri. insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. Çavuştepe. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. güneş. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. kap. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. bardak. yaba. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. Kayalıdeıv. çanak. yıldız.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır.

Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir. 152 . Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar.Ö. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. M. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır.Ö. Olasıdır ki. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu.Ö. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. Urartu hieroglif yazısının. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. Urartu'da M. 8. 8. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar.BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar.Ö. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

Kilibani 55. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. Ülkeler tanrısına 56. 50. Arubaini 65. Ardi 79. Huba 66. 43. Ara 75. 49. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. İphari 72. Bartşia 73. 42. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. Meherkapı yazıtı. Aia 69. 48. Silia 74.şpea 67. 44. 41. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Ainau 78. Sınırlar tanrısına 57. Sinuiardi 71. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. Sardi 70.39. 46. Ad i a 76. 45. Aui 68. bir ayda mı. Uia 77. Haldi'nin nirible'sine 62. bir haftada mı. Göller (denizler) tanrısına 58. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. Dağlara 64. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. İnuanau 40. İLANİ Gamruti 61. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Tu. Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. 47. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. Haldi'nin gücüne 52.

Van Müzesi 156 .Tunç aslan heykelciği.Resim 94 .Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .

Van Müzesi 15- .Tann Haldi iv Tanrıça Arubani. adak leıbası.Resim 96 .

Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .

Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de.hayvan sayılarının. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde.. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir.. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. Van ' ••-• . Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. "cümlesi vardır. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. Ancak İşpuini'nin. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Haldi'nin. Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır.

Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı.Resim 98. Yan '■ 160 .

Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. 2. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Kaldı ki. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Urartu panteonuna geldiği önerisinde. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir.Ö. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. Listenin 37. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. 161 . Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. Göller tanrısına. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. Olasılıkla Tann İrmuşini. Haldi'ni. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. Musasir'den. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. kent ve kutsal kapılar vardır. Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. dağ. ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. M. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. Haldi kapılarına. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. bir Hurri geleneği olarak. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. Kumenu kenti tanrısına. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Tanrı İrmuşini listede 19. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. Hurri kökenli bir tanrıdır. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. sınırlar tannsma. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır.

panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. Olasılıkla. 162 . Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. Ancak bu özgürlük. Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz.

Resim 99 .{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 . .sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi.

buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. Önce de belirttiğimiz gibi. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. Kale. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. Van'dan. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. 11 . Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. İT. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir.

513-521. Akurgal E. . Journal of the American Oriental Society 81. Ankara. 77-116. Ed. Barnett R.. Balkan K. 1963. 139-169. 1-19.D.. 1984. 69-77. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları. 100-104.. 164 Belli O. Barnett R.. 1985. Belli O. "Urartuların Kökeni ve Dilleri". Urartaische und altiranische Kunstzetren. İzmir. Balkan K. "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". Bittel v. 1994. Belleten 48. 31-35.. Anatolian Studies 13. Paris. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". "Urartian and Hurrians". 1950. Araştırma Sonuçları Toplantısı. 1968.. Akurgal E. 153-198... 1997. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu. Benediet W.. Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. Anadolu 4. 1959. 1964. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". 1960. near Van". Barnett R. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". 1995. Belli (). Benediet W. K.Öğün B. 1-43. 1946.C. Tel Aviv 21. Hatti ve Hitit Uygarlıkları.... 3. Journal of the American Oriental Society 80. "The Urartian Cemetry at tgdyr".KAYNAKLAR Adontz N... "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları". Ankara. İstanbul. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia". Türk Arkeoloji Dergisi 21. Iraq 12.C. Balkan K.d. 1974. Ankara. Historie d'Armenic. Atatürk Konferansları 1963.D. 1961. 359-385.D. İstanbul. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Belli O.D. 1974. Akurgal E. Iraq 21. 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale.. Bilgiç E. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin".. 365-378. 1959.. 5. "Urartu Medeniyeti". Barnett R. "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)". 1960. 99-158... 1997.

. 103-114. 1984. 211-218. ÜS .. 1991.-Ursula Seidl. H. İzmir. R.-D.C. 1957. İzmir. Çilingiroğlu A. Burney.David Lang. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin". French( Editör).A.H. 91-97. 1961.-Lawson G. Anatolian Studies 10.A.. 235-269. Calmeyer P.Malay). "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs".A. 177-196. Belleten 25.A.. Tel Aviv 21/1. 1995. Erol Atalay Memorial. 37-53. Çilingiroğlu A. Anadolu Araştırmaları IV-V. 1983.A.. 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi". "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. İzmir. Burney. Arkeoloji Dergisi Özel Sayı. C. 68-76. C. Anatolian Studies 34. (Ed. Çilingiroğlu A. "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri". 15-20. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35.. 179-186. Anatolian Studies 16. 115. Çilingiroğlu A. C. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus.. Burney. 1971. 45-49.. Londra. Anatolian Iron Ages 2.. 111-12 1 Çilingiroğlu A. Çilingiroğlu A. C. "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan".-M.Biscione. 55-111. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). Anatolian Iron Ages 3.. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. İstanbul. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22.. Burney. Çilingiroğlu A. 1994.. Çilingiroğlu A. 1958. Archaologische Mitteilungen aus Iran 13. 199-212. C. Anatolian Iron Ages 1. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". Çilingiroğlu A. 1976/7. Oxford.-D. 1960. . 1972. 1991. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". 1994. "Measured Plans of Urartian Fortreses . Salvini. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". Çilingiroğlu A. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. Anatolian Studies 8. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda).R. 1995. Urartu Tarihi. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler". 1994. Charlesvvorth M. Anatolian Studies 7... Anatolian Studies X">. Çilingiroğlu A. 1987 Çilingiroğlu A.A. "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik". Burney . French( Editör).. 1980. (Editör). Bornova. Boysal Y. Ankara. Burney.. 135. L966. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion"..

1984. Diakonov I. llauplıııann H. Erzen A. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. M.rsin Dinçol A. 20. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24. Hamilron R. 19-50. Ankara. Erzen A. Frenth (Ed.. 53-64. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". Dinçol A. Zeitschrift für Assyriologie 5. Anatolian Studies 8. Garbrecht G. 1976...1979-80. Urartu und Transkaukasien. 1976-77.. "Çavu.Çilingiroğlu A. Diakonov I. 369-380. 1994. 4962. 1965. M. 1950. Diakonov I. Belleten 38.) Anatolian Iron Ages3. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri. Anatolian Studies 15. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı".. 1961. The Ancient Kingdom of Urartu. 287-298. 1991. \\iesbaden. L83-195 (A. 1984. Gunter A. 166 . 1974. 1966. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". 1979. 1978. Güleç E. Götler. M. İstanbul. A.. 306-312. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı". llurrisch und Urartaisch.. A. Berlin. Ankara. 1981. 1967. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. 17-43. "Zur Kclischin-Stele". -Salmas M. Diakonov I. 1-59. 79-141. Çilingiroğlu-D. Erzen A. Kavaklı. han. Ilerrıııann Hulin R. Anadolu Araştırmaları 4-5. . 191-213. îstanbulcr Mitteilungen 26. 1978.. Anadolu Araştırmaları XIV.. Çavuştepe I.ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan".. Frankel D. 1973. 1978. 99-128.Ersin Eichler S.. Anatolian Stııdies 23.. M..World Archaeology 11. Anadolu Araştırmaları 6. "Giyimli (Hırkanis)". Goetze. Dinçol A. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu". Derin Z.Erzen Armağan Kitabı). 41-51. Erzen A. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları. 37-39.F. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums".. 1971. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni".. Geographical Names According to Urartian Te\ts.W. M. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". Berlin. H-W.. Kashkai. 103-112. Londra. 1982. Ankara. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)"... 1986.. ■ Urartian Stone in the Van Museunı". "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )". 1996. Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. Erzen A.. Kavaklı. "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt".. Münih.

Berlin. 265-271. Kellner.Hulin R. 1976. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". 1979. 1976. 'Van da Yapılan Hafriyat. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". 189-195.. 1963-64. Kellner.TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen. H-J. l^ö. "Bastam. Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. Korfmann M.. Topographische Karte von Urartu.. Kozbe G.. Münih. 1959. Kendall T. 1938". ıtr . 1977. Kleiss W. 1988.C. 1975. 1968. Beriytus 25. Istanbuler Mitteilungen 13-14. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". 299-304... 1987. Belleten 197. 1980. Kleiss W. Kleiss W. 413-445. Ankara. 173-200.. Kleiss W... Belleten 51.(Editör). 1915. Berlin. 53-77. Kleiss W. VII. Kleiss W. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'. "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror".. Işık R.(Editör). 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B. 19551957. Londra. "Darstellungen urartaischer Architektuı'. Bastam II. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. 1974-75. Anatolian Studies 9. Kroll S LakeK. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15. 1972. Kleiss W. 1976. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens. "Bastam and the East of Urartu". Boston Museum Bulletin 75.". "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik". 1986. 1977..W.W. King L. 533-554. Kleiss W. Işık C. Gürtelbleche aus Urartu. Archaeology 25. 1-44. Graz. Kleiss w... 1982.Araştırma Sonuçları Toplantısı. An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. Kleiss W. 1991. "ŞİTİnlikale.. 21-38. Bastam/Rusa-i-URU.. 1-14. Berlin. 179-191. Kroll. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II).. 395-402.. Keramik urartaischer Festungen in Iran. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst". Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena.. 26-55. Marsyas 17. "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'.". S. "Excavations at Bastam". Stuttgart. Istanbuler Mitteilungen 39. 1989. Berlin. 292-297..H. Hauptmann.(Editör). 1977. H-J.C. American Journal of Archaeology 84. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz". 1990. 1972-975. Konig F. Johnson E. Berlin. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen. Istanbuler Mitteilungen 18..

1970. 135-151. Jerusalem. Bulletin of Institute of Archaeology 2. van Loon. 1977. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . 13-33. Iraq 18. van Loon. M.Haupt C. American Journal of Archaeology 75. Maxwell-Hyslop K.. M. Ankara. 1977.Lehmann. Anatolica 10. Ankara. 168 Medvedskaya. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. "The Place of Urartu in the First Millennium B.. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah.. Naumann R. Irac| 39. I. Ogün B. Journal of Field Archaeology 13. "Urartian Chariot Reconsidered I. Iran 26.. Hesperia 31. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı. Istanbuler Mitteilungen 18. Berlin. "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments". "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign.. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. 263-266. 1975. 1991. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe".C. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed. 1968. 1962. ıVloskova. Malibu.. Levine ve T. 229-231. Muscarella O.C. 1959.Young. F.E. 217-236. "Who Destroyed Hasanlu IV?'. 1988. (Editör). Muscarella O. X. W. W. A. 141-154. 1965-66. C."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs". "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". Trade". 61-67.. Maxwell-Ilyslop K. 1966. N. "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln". Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B. "Sargon's Eighth Campaign". Representational Evidence. W.. Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112. 1-15. Mayer W. Öğün B. 1973. istanbul. 9th-7th Centuries B. Expedition 13. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". Melikishvili G. Iran"... Muscarella O. 1971.. 1982.. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos". L. 1960..C.R. C.. Erivan. 1978. 44-49. van Loon. Oganesjan K. Nylander C.R. Journal of Near Eastern Studies 34. Levine L. 1956. Londra. 150-167.Western Asiatic Jcwellery c. Klasik Arkeoloji Kongresi. Muscarella O.. N.. M. Özgen E. Maxwell-Hyslop K.. 201-207. 45-57.C". Öğün B. Orientalia Suecana 14-15. N.. Merhav R. 65-66. 1971.D. Erebooni. L. 1983. 714 B. N.R.3000-612 B. Palast und Ilütte.Eine militarhis torisehe Würdigung". D. 111-131. 1910-1931. 1980.. Armenien einst und jetzt I-II/2.. 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B.Chr. 1971. 1986. . 464-475.C". W.. Urartskie klinoobraznye nadpisi..

9th-7th Centuries B. Anatolian Studies 33. Archaologische Mitteilungun aus Iran. 1967. 1995. Mountains and Urmia Lake"..Anatolici 31.C. "Water-Mills in Urartu". Studi Mecinei ed Egeo . Pallottino M.E. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. 1982. Rigg H. 154. 155-159.. 1984. "Urartaische Bauskulpturen". Roma. Studi Micenei ed Egeo . "Torschüzende Genien in Urartu".Salvini. Tra lo Zagros e l'Urmia. F. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources".E. Salvini M..-M. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". E. 1966. 91. Journal of American Oriental Society 62. Roos P. Urartu: The Kingdom of Van and its Art. "Urartu Dini". East and West 38. Altıntepe II. Darmstadt. 171-201. Ankara. B. 1984. 243-250.. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat".. Persica 10. Greece and Etruria". "in frontino urarteo del regno di Menua". "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B.55~-56*. Seidl U. Roma. Piotrovskii B. Urartu. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe". Piotrovskii B. Das Reich am Ararat. Ankara. il regno di Van: Urartu. 543-548. Pecorelle P. Nimet Özgüç Armağan Kitabı... "Sargon's "Eighth Military Campaign". Sümer 42. 1993. Russell H. Anatolica 11. "Jewellery. 1986. 7. Salvini M.. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri..-M. 37-49. 33-37. Ankara. B... Mezarlar. Ankara. Pecorella P. 11-119. 1-35. "Urartu. Seidl L'. Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". 19-58. Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. "Urartian Chariot Reconsidered II. 1942. Ankara 1974. 1993. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". Depo Binası ve Fildişi Eserler... Altıntepe. Salvini M. 191-199. Londra. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie".Özgen E. 79-89. Salvini M. 1966. 1969. 11-32.. 29-52.. 1990.Archaeological Evidence. Orientalia 59.. Salvini M. A. 1969. Riemschneider M. 130-138. 847-856. 1983.. "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". Piotrovskii B. 6. Özgüç T. Özgüç N. East and West 9. B.. 1965. B. Anatolian Studies 34. Piotrovskii B.. Salvini M. 1980.. 1984. Özgüç T.. Mansel'e Armağan. 197**. 1989.". Özgüç T. Geneva.Salvini. Leipzig.. 143-148."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. 1993. 1988.Anatolici 22.C. 1966. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23.. 149 . Geschichte und Kultur der Urartâer.

279-282. 1987. Steiner G. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". Tarhan T. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II). "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26. Iran". "The Structure of of the Urartian State". "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler". 329-350. Tarhan T. 170 Tarhan T. 389-412.Çilingiroğlu (Ed. A.V. 278-288... Sevin V.Sevin.. Tel Aviv 21. Wartke R-B. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". . Sevin V. Anadolu Araştırmaları 10. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). Sevin V. Ussishkin D. Kavaklı.. Tel Aviv 21. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". 1993.. Ankara. 295-310. Sevin V.. 367-409.. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". Anadolu Araştırmaları 45. 369-428.. 1976-1977.. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı".Sevin V. 1976-1977.) Anadolu Demir Çağları. Mainz. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. A. Yıldırım R.. 348-366. Tarhan T. Thrureau. 1994. Belli. B.. 547-551... 1988. Toprakkale. Belleten 39. Antiquity 62. Taşyürek O. Tarhan T. İzmir. 35-55. Urartu İğneleri. 1993. Tarhan T. Stronach 1). Istanbuler Mitteilungcn 43. Berlin. 144-155. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". Tarhan T. Wartke R-B. "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Sevin V. 1992. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri. 1-50. Van".. 1983. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi".V. Paris. Anadolu Araştırmaları 8. Tel Aviv 21. 1993. 58-76. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. 1989. 22-57. 1994. Urartu: das Reich am Ararat. Sevin. Anadolu Araştırmaları 9. Anadolu Araştırmaları TVV.E. 151-166. 1975.V. Une relation de la huitieme campagne de Sargon. 1967. Ankara. Konut Mimarlığı. Sevin V. 1980.. 1912.inguistics 13. 565-567. 1988. 273-347. Zimansky P.. 1996. Sevin. 1990. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu"..O. Sevin V. 1994. Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz. İstanbul. Annual of Armenian I. Anadolu Araştırmaları IV-V. Ankara. 1986.. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples". 1975. "An Urartian Lion from Gevaş..Dangin F. 1976-77.

Chicago. 1990.Archaeology 32. Bulletin of the American School of Oriental Research 299. 1995. 1985. "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign". 1-21. "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". Biblical Archaeologist 58. 94-100. Journal of Near Eastern Studies 49. 1995. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. "An Urartian Ozymandias". 53-55. 103-115. 11 . 1979.

tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır.Ö.Ö. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. M. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. tabakasında ortaya çıkarılan. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. 832 yıllarıdır. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar.Ö. t. bütün krallardan haraç alan kral. Yazıtın bilinen tarihi M. bazı yayınlarda "Karaz keramiği". büyük kral. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. krallar kralı. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. dünyanın kralı. eşi olmayan kral. 5. balkın çobanı. tabakada bulunan çanak eöm leklerin. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır. M. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. bazı 12 .Ö.Ö. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19.Ö. III. bu yerleşme yerinin 11. MÖ. Asur dilinde kaleme alınmıştır.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. güçlü kral. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. savaştan korkmayan kral. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. bölgenin yerleşik tarihinin M. 9. Tabakanın M. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. Sairi ülkesinin kralı.3. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir. Tilki-tepe'nin en üstteki I. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. Van Gölünün doğu kıyısında. binyıla tarihlendiğini göstermiştir.

sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. tüm Doğu Anadolu'da. Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. Bu çanak çömleği üreten insanlar kare. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında. Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi.yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 .

...........14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi................................................................................................................................................................................................................................................................................................... 1 Friedrich F..................................................................................................................................I Sunuş......................................9 Bölgeler arası yollar..............................................18 Tumme ve Daiaeni.........................................23 ............................................................................................................................5 Yukarı Murat Havzası....................................................................................................................................16 Nairi ülkeleri........................................................................................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları............................................................................................................................................... I ................................................................................................................................................................................................................................................................................................. 12 Erken Tunç Çağ kültürü.......................................5 Urmiye Bölgesi......2 Altıntepe..............4 Van Bölgesi..................................................................................................................................................................................................................................................12 Bölgenin erken tarihi...........................................................................................................................................................................................................................6 Tarımsal alanlar...........................................................................................................16 Demir Çağların gelişi................................................................13 M.........................................İÇİNDEKİLER Önsöz.............................................................................................................9 L'rartu Tarihi....................................................................................................................................................................................3 L'rartu Coğrafyası........................................................................... İkinci binyıl kültürü...............................................................................III L'rartu Araştırmaları.....................................................................................18 Güçlü bir Asur kralı.......................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun................................................................................................................................................................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu..........................5 Erzurum ve Kars Havzası........................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri......4 Doğu Anadolu....................1 Toprakkale kazıları..............................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık.............................................................duard Schulz.......................................................................................................................................................................................Ö................................................................................................................................................................................................................................................................................20 L'rartu Krallığının kuruluşu.....................................................................

binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5). binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü. Kazılardan elde edilen veriler M. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M. 2.Ö. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir.Ö. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M. yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir. 3.Ö.Ö. Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni.Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir.Ö.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir.Resim 4 . Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. M. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. 3. binyılın başlarında.Ö. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. 2. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir. 2. M. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 . Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir.

Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. 1274 yılında olacaktır. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. 15 . Bunun aksi durumunda M. İran'a ilk İranlıları. 2. kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer.Resim 5 . Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır. M. bölümün başında da belirttiğimiz gibi.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir.Ö. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. M. Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme.Ö. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. Ancak ne Batı İran'da. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar.Ö. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı.Ö. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi.

gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. 2. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M. Ke-ramikteki. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. düşmanlık yarattı" tamım. 1274 yılındaki bu seferdir. mallarına haraç olarak el koydum. M lipahri. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. Halita.Ö. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. Bargun. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. M.Ö. Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. Hinime. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. Tllibir kentini ele geçirdim. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. M. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum.Ö. en azından bu cağda. îlki M.Ö. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. Salını.Ö. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur. 9. Uodkun. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim. Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. yüzyılın ortalarında. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. 13. Luha. Zingun ülkelerini. yaktım. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır.Ö. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 . Bu oluşumun önderliğini. Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların.Ö. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım.

Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. dünyanın dört bölgesinin kralı. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. ancak I. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir.olojik veri yoktur. 14. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. Asurlu kralları M. 13. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Asur kralı I. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. Bunun için de M. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. göç olayının rahatlıkla 14. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Asur kralı I. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. Onlarla savaştım. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. Asur'un kralı. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. 1" . Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre.Ö. Mursilis yerini III.. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır.Ö. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. olasılıkla MÖ. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. onları mağlup ettim. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi.. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir.

Friglerin Anadolu'ya batıdan. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış. kanımızca. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir.Ö. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır.. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. M. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir. Muşkilerin ise doğudan. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. M.Ö. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. 9. UrartU kralları tarafından. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. Van Bölgesinde M. Asur kralları. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir. gerçeğe daha yakındır.Ö. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı.Ö. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir. 13. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. 8. 111S yılında Asur tahtına geçen I. Bazı bilim adamları.Ö. Bazı bi li m adamlarına göre. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır. Friglerin M. çift d i l l i yazıtlar dışında. 12. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer. 13. Bugün Elazığ civarına.. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın.'' Asur kralının M. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 .Ö.Ö. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir.

. Uruadri beyliğinin etkisinin. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir.-oualtı yüce dağ. belki de doğru olarak. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir. 19 . Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri. Şerabeli. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir.. Bulanık-Malazgirt ovasına. Asur'un kralı. Adad'nı itttğt bir sel gibi. dünyanın dört bölgesinin kralı. Tirkahuli. en azından nem için.. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. Şeşe Dağlan aş-:ım. Yazıt şöyle devam eder: '. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır. Tarhuna.. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. Amadana. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır. Bu davranış Asur kralının. Mi/iadruni. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Elula. Kis-ra.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama. Şulianzi. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Ubera. Haştarae. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir..." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir. Elbiş. Nubanaşe. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " . Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. i kral. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser.. Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. kainatın kralı. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm. Tarhanabe. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım. Salmanasar . Şahişara. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. I.. tahrip ettim.

Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır. Bingöl Dağları. Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap. Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı. saltanatının (M. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. Bu alanlar günümüzde Tatvan. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler.. Asur kralı Asur-bel-kala.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır.Ö.Ö. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). II. Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır. II. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar.Ö.. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir. Bu kentler I. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. 1. Malazgirt." Bu tarihten 111. Salmanasar'ın saltanatından M.. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim .Ö. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M. II. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. Asur-nasir-pal (M.Ö. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). Tukulti-Ninurta'ya (M. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi.911-891) hüküm sürmekteydi. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume.Ö. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir.. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . Muş. Adad-Nirari (M. I.

Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır.. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır.Ö. 858 tarihinde Asur tahtına III. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. ateşle yaktım. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır.. Aızaskun dan ayrıldım. Nairi ülkesi içlerinde Asur. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M. Adduri Dağt'na kaçtı." Asur kralı III. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti.Ilııbıışkia'dan ayrıldım.Ö. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim.. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir. virane haline getirdim.Ö. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. Kentlerini tahrip ettim. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir.. Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. Onun peşinden dağa tırmandım. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim. Hu nedenle olmalıdır ki." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. viraneye çevirdim. M. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk.Ö. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır.. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde.düzenlenmiştir.. Bu tanım M. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları.. ateşle yaktım. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ".. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım. Daiaeui'den ayrıldım... kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Daiacni ülkesine' doğru indim." 21 .-nan yukarıdaki yazıtında.

Resim 6 .Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç . ..

Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir". Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir. yani M. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. Modern Bingöl ili. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. 9. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım. Bulanık civarında olduğudur. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller". Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. YENİ BİR KRAL. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir.Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m.Ö. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ". 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. 858 vılından. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür.Ö. Uruadri. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil. Erçek ve II.Ö. Çünkü Salmanasar'ın M. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir. yani M.Ö.. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? .. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür.Ö. BitZamani'ye do^ru ilerledi. S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında.Ö. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir. 832 yılında. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. bir başka anlatımla M." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. bir siyasi örgüt. Uraıtu'nun. "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında.

..........................................................................................33 Kral I.................................................................................................41 Asur'da güçlü bir kral: II..................................................................................................31 Kuzeye tekrar yöneliş..........................................................................................................................................................................................37 Atlı kavimler tehlikesi...............................................................................................56 Cephe mimarisi..42 I... Argişti............................. Tiglat ..................................................................................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi.....41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu..................................................................................................45 Ayanıs Kalesi ve II.............................................................................30 Urartu devlet dininin kurulusu.............................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon...................................................................................................................................................................................... Rusa ve krallığın yeniden doğuşu...........................59 Kale kapıları..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................30 Kuzey seferlerinin başlaması......................................................................................................................................................43 II.................................................................................................................46 Ve son...............................................37 Argişti oğlu Sardun............................ Köken sorunu............. Sargon...................................................................27 Kral İşpuini..................39 111...................................Pileser ve Tuşpanın muhasarası...........................................................39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu.................................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar........................................................................................................................................................... Argişti dönemi............................................................................................................................................................................................................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri............................................................................................................................................................................48 Yer seçimi..........................56 Kuleler.............Yeni basken! Tuşpa..........................59 Kerpiç beden..............................................................................................................................................................................................................................................36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler....................................................................................................................................................................................... Rusa'nın sonu ve yeni kral 11........................................................................................................................................50 Sur duvarları.................47 Kaleler ve Sur Duvarları............................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı..................................................................................................................32 H a l ı y a ilk askeri sefer................................................................................................................................................................................................................................................................................63 Tapınaklar................................................................................................................................... .....................................................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar.........38 Zirvede bir krallık........................................50 Kaleler ve su gereksinmesi.............................. Rusanın saltanat tarihleri...................................................................................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi..............

Resim 7 .Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .

Salmanasar'ın 27. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. Sarduri. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. güçlü kral.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. dünyanın kralı. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. büyük kral. altı kez tekrarlanmıştır. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Sarduri). başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. balkın çuhanı. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. :- . savaştan korkmayan kral. Sarduri'nin. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir. Sadece bir iktidar değişikliği değil. eşi olmayan kral. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi.Ö. Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. kral/ar kralı. Naili ıil-kesinin kralı. İT. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. Bu inanış. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır. bütün krallardan haraç alan kral. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır.

Resim W Van Kalesi..Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı .Resim 9 ..-•-' "■mZK2-i. Başkent Tıı&a 26 .

Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9). Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. Tşpuini.. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. yılında I M. Urartu egemenliği güneyde. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. olasılıkla da MÖ..Ö. 827/26) Asur ordusunu. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Salma-nasar M. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim.Ö. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. Sözü edilen Asur metinleri ITT. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır.. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım.Ö. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10). kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır. Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V. Salmanasar saltanatının 31. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. 825 24 tarihi İşpuini'nin. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı .'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir. 823-811 > ikinci yılı (M. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111. Samsi-Adad (M.Ö. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 . Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. I § pina. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir. Bu durumda M. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. III. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur.. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır. Salmanasaı in son yıllarında. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih.Ö.

çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. dünyanın kralı. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. Yazıt Türkiye. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir. 9. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. yüce kral.. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır. Aksim. 9.. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale.480 büyük keçt getirdi. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. Anlaşılmaktadır ki. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir.Ö. güçlü kral. Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui..Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". Yüksek yola bir stel diktiler. Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir.. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. İşpuini tapmağının önünde. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi.. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir.. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir. kuzu re 12. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir.Ö. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir. 28 . İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur.120 keçi. 9. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi).

Resim 11 .Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .

Büyük Kukıtru. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 . Yazıtta geçen Barşua ülkesi. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar.. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir.leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler. Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V. Meherkapı yazıtı.ordumda 106 savaş arabası. Anaşe. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın". Tanrı Haldi güçlüdür.704 pivade vardı. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. Barşua ülkesini zaptetti.. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir.... Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. literuki. binlerce atlı ve 15. Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua. İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir. Luşa.. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Hu vazıta göre tşpuini. l i e r u k i ..120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye.. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak. Savaşı devam ettiren Urartu kralları.174 süvari. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır.. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). bu ülkeden 65 deve ve 1. olasılıkla Asur'dan etkilenerek. doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir. Anaşe.. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt.. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. Katarza ülkelerine kadar fittiler. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer.. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir.. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. 9.URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde. 2." Bu bilgiler Urartu ordusunun. Bu yörelerde kazanılan başarılar. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur. Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti.. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür. Meis/a kentini ele geçirdi. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması.

Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur.Ö. yaklaşık olarak M.Ö. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği. Tu. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. 800 y ı lla rı nda . Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu. Mei. Kumenu. Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir. Taştepe yazıtında geçen Mei. Sargon'a ait Asur yazıtlarında.. belki de yeniden düzenlenmiştir. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 . kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır.. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I.. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda.önemli bir belgedir. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir.. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. Ardini kenti (Musasir). Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki.Ö. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır.Ö. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. Ancak genel inanış Menua'nın M. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Sargon'un M. Buraya bazı piyadeleri bıraktım." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Meherkapı y azıtı. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması.71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır.şta'nın II. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır. Menua'nın uzun süren ortak krallığı. bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır.. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir.. Asur Kralı II.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. M. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır.

koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Luhiuni'yi ele geçirdim. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. binlerce süvari ve 15." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları. Aznavurtepe. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir.. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: . daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Uiteruki.760 piyade görev almıştır. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. Ancak daha sonraki yıllarda. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir.... kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı.fon"bunu göstermektedir. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur. Yörede yaşayan Luhiuni. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır. Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. Luşa. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. II. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir.

Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. bazılarını öldürdüğü. Huzana kenti ülkesini. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Anlaşılmaktadir ki. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir.edilmesinin nedeni budur. Şebeteria kenti ülkesini. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır. Aynı görüş birliği.. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti.. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin.. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. kral adlarının dışında. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. Bir Urartu yazıtında." Yazıtta geçen Şebeteria. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa.. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. Meliteialhe ülkesinin. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta.NAM) unvanını almaktadır. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Menua'nın. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar. Malatya yöresine egemen olmak. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. İkinci önemli nokta.

......................................89 Taş oda mezarlar...............................................................................................................................................................................................................................................................................................................87 Küp mezarlar................S"7 Mezar türleri.......................................................................................................................................................................................................Saraylar............................................................................135 Heykel ve Kabartma Sanatı....................................................................................................137 Anıtsal hayvan heykelleri...........................................................................................................................116 Kalkanlar....134 Depolama küpleri...................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları.................................................................................................................131 Kırmızı Açkılı Keramik........................................................................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................115 Miğferler...............................79 Kent ve Konut Mimarlığı..........................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar...............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................93 Ya kına geleneği.............................................106 Maden İşçiliği.........................102 Libasyon stellerinin kökeni................................................................................................................................................................................99 Ölü yemeği.............................................................................................................................................................................................124 Mücevher Sanatı..................................................................................................................................................................................137 ..89 Kaya mezarları......................................102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi.........................................107 Bakır ve tunç...........................119 Kemerler.....................................................................................................................108 Gümüş ve altın........................................................................................................................................ 121 Kazanlar...........................................81 Mezar Mimarlığı........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................99 Yakma merasimi.............................................................................................................................................................................97 Ölü Gömme Gelenekleri...................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................107 Demir.......................................................................................................................................................................128 Çanak Çömlek.........................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar...................................................................................................................................................................................134 Günlük kullanım kapları......................................................................................................................................................................................................................................................

s.Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H . ıK \ d \ \ Resim 12 .

(muzaffer olmak için) yalvardım. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ".. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi.. 23. İşpuini ve oğlu Menua'nın.. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. Asurdan örnek almış olmalıdırlar." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir.19. Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral.675 kişiyi o yıl tutsak aldım. Tıısjuı kentinin yöneticisi.. daha önce de belirttiğimiz gibi. bu soruna son vermek niyetindedir: "..015 büyük boynuzlu ve 1. Öyle görülmektedir ki. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi. 1.255 erkek çocuk. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur. bunların yanında başarılı doğu. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret. 8. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi. Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım. 35 . L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise. krallar kralı.. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür.. Argişti'nin (M.140 canlı savaşçı. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi. Argişti der ki. güçlü kral büyük kral. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır.. En güzel örneğini I.280 kadın. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. büyük oranda Şupani. 10.785 de. KRAL I.Argişti föyieder." I. Biaini/i ülkesinin kralı.. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım..104 al ve 35.. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. Babası Menua'nın.. toplam 52. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti. M. gümüş.Ö. ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı. sulama kanalları. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır. MÖ.Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı.Ö. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır. Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda.. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır. Argişti 'babadan kalan yere". orduyu büyütmekdir. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar.

Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". saf altın... 20 kilogram saf altın. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur.000 mina hakir. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra.. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır.boğa. 9-7." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır. yaklaşık olarak 30 kilogramdır.. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. bağışlanması dikkat çekmektedir. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M. 37 mina gümüş. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki.600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır. 1.333 gram).. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. 10. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı.000 koyun re ayrıca.000 binek alı. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır. Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. Ultuza. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır. 10. I. 60 mina olan 1 talent. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2.698 canlı adam. 1..Ö.. Muzum ve İrkiııni vardır. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. 10. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye. 1. kralı. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden. Bu insanlardan 6. 41 mina saf altın. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi. J00 büyük boynuzlu sığır. Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla..Ö.. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler. 18. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür.539 çocuk.KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* .Ö. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. Argişti'nin. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. J00 binek atı. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle. Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir. 8.Ö. 100 sığır 500 koyun. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile.000 m ina bakır. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır. Kralın M. Uruani. diğer ganimetlerin yanında. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir.. M.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir.047 kadın olmak üzere toplam 29... yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8.28ı kişiyi tutsak almış. batıya götürecektir. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir.

Ö. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi. Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ".Ö.." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P . Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım.600 savaşçıya karşı. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6.. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î.600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. 4» zaman ayırmıştır. yukarıda da belirtildiği gibi. Bölgeyi. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M..781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir. Yöreye getirilen 6.. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir. ancak Asur krallarının yıllıklarında III.. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir. Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. Medleri de dikkate almak durumundadırlar. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır.. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir." Bu kente yerleştirilen insanlar için.

İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre.. Argişti oğlu Sarduri ilerledi. İstekte bulundum. 1. 111 akarki şarap.bi. Şivini'ye dua ettim. Wasini.Urartu tanrıları Teişeba'ya.Ö. 1. Sarduri şöyle der. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır. 12. Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. dünyanın kralı. 10.467 küçük boynuzlu hayvan. Aruşi. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş.408 at. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim.321 inek. Yaurahi. Altın. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II. I... Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır.. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı.. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. Baba Argişti. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti. Onu vergiye bağladım. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. güçlü kral.133 ölçek arpa.Fırat durgundu. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir. Taunlar beni dinlediler. Taşe. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir. 2. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır.022. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi.970 ok.079 mina bakır. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım. bana yol açtılar. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. 35. Merhamet gösterdim.357 büyük boynuzlu hayvan.. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil. 2. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler. 132 katır. Tumeişki. Hilaruda geldi. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek.. M. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur. krallar kralı.Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır. 336tutsak.. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. Biainili ülkesinin kralı. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. Tuş-pa kentinin bakimi.. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır.. MÖ. m . sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir.114 savaş silahı.. Melitea muhasara edilsin. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları. 9.332yay. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ".... yüce kral. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. 7. Maninui. toplam 21.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. Hazani. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda. 768'de. Argişti F. aul-burarrini.036 boğa. 47.

ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır.000 adet giysi.Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir. eğer abartılmamış ise. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir.. Bu başarılar II.. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı.735 erkek çocuk. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir. günü) Pul adlı bir köle III.3-500 çocuk.000 küçük boynuzlu sığır. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni. İki ordu M. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir. Sarduri M. II.. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır.746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir.535 bakır kase vardır. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir. Mana ve Babilu ülkelerine. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ".. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır. 2. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. 46. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış.525 büyük boynuzlu sığır.Ö. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu.. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır.Ö. Asur kralı III. Görülmektedir ki..000 kadın.. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. Ele geçen hayvan sayısı ise. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 . binlerce kadın. 4.8. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir. 800 mina gümüş. Sarduri listesini 12. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58." Bu kayıtlar.Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır.. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir.000 savaşçı.000 savaşçı. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. Ancak savaşın galip tarafı Urartu. M.Ö.. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: . 2. Tiglat-Pileser. Bu kez II.. şaşırtacak kadar artar.Ö.000 bakır kalkan ve 1. 3.Urartu ordusunun Malatya ve civarında. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler. 18.500 at. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. 12." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı. 745 yılında.

Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III.Ö.. Gurgum kralı Tartılılara. Asur ordularının eline geçmesini engeller. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ". Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu." M. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil. M.Ö... Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum.Ö. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. Rusa için gerçek bir kabustu. Bütün bunların yanında Asur tahtına M. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir. II. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. Sargon..Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler.. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. 40 . Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler. (Arpad'h) Muti-ilu. Sarduri'nin III. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi... Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir./' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında. Kuzey Suriye'ye girer.. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi. Tiglat-Pileser.. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır. Ancak M.. Ancak Asur kralı III. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır. Kumahalhi kralı Kuştaşpili. Rusa. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır.Ö..Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim.Ö.. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Kral. II. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır.Rusa). Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı.. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. 743'de. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. Que kralı Urikki. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi. IH.. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı. Urartu kralı Sar-duri. İki ordu arasındaki savaş.. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. Sarduri'ye kısmet olmuştur. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu. ordusunu harekete geçiren kral. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Bu koalisyon. 721 yılında gecen yetenekli kral II. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın.

İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi. SARGON M. 721 yılında V.Ö.. Sargon." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. Asur'un tarafında yer almakta. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. bir kaç yıl sonra Batı İran'da. 1.. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır.Ö. Sargon. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. Hasara uğramış yazıtta. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş. M. 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. Bu olaylar çok değil. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu.Ö. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. Ancak bir süre sonra Utlusunu. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır.. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I.Ö. Olaya yine tepki gösteren Sargon. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . M. M. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir.. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez.

Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş.000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür.. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. sulama ve tarımsal faaliyetleri. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları.. başında II. ordu büyük oranda tahrip edilmiş. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1. Ancak bu kararın alınmasında. Başkentte varan kral. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır... Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: . Sargon'un. Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ".ova düşman kanları ile doldu. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Yöredeki Namri. Olasıdır ki. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır. bitki ve hayvan örtüsü. SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir.. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. ." Urartu kralı Rusa '. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir.. Anlaşılmaktadır ki.(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. Amaç Sargon'dan af dilemektir. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı. Rusa. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu.. Ancak Metatti. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. Sargon. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un ". Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır.. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir.. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. isyancı komutanları. Sargon. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. Urartu ordusu ve yandaşları. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı .hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. Aynı yazıtta Rusa için ". Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. Uauş Dağı'nda Sargon.Ö. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar. M. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon.. Sekizinci seferin en önemli aşaması. yay. ayaklanmayı bastırmıştır." Sargon a göre: '.

Özellikle Uauş. oradan geri döndüm.güvence içindeyur-ı döndü.. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir. II. II. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir..Ö. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar.. çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. Armarili.Ö.. ('sulu.110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir. M. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır. kralın bu bölgede çeşitli bağ. Urzana'nın kızları.. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1).. karısı ve 6. II.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır.. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . Gir.mt. Uişe. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır.Kummuhu ülkesinin kralı. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler.Ö. Kesin olan durum şudur ki. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım.. II. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır. Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ". Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak . 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. Gituha(ni). Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Musasir bütünüyle tahrip edilir. günahkarHitilliMutallum. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. I. Argişti M. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Olasılıkla Erciş adı Argi. Buau ülkelerini ele geçirdim.e girer.ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti. Bu kavimler M. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. Ulhu.. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un.. 714 yılı I. Sargon'a ait olan bir yazıtta. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). Musasir'den elde edilen ganimet. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir.Ö. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M. Muna nehrine kadar ilerledim. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir.. Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ". Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. Kummuhu kralı Mutallum ile II. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II.

.........................................................................................................................................................................................150 Hieroglif yazı...........................164 IV ...................................................................................................................................152 Din................ 153 Tanrı Haldi........................................................................................................................................................................................................................................................................................................144 Fildişi Sanatı................................................................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini..................................................................................................................................................................................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu.............................................................................................................140 Taş Kaplar.....................................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı...........................................................................................................................................................147 fildişi sanatının kökeni..........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................I tö Altıntepe fildişi işçiliği..........................................150 Hurri-Urartu ilişkisi.......................152 Hieroglif yazının kökeni...................151 Budin levhası...................................................................161 Kaynaklar..............................................149 Hurri ve Urartu dilleri...................... 1 ı() Urartu dilinin yapısı...........................................................................................................146 Toprakkale fildişi eserleri...........................................................................1i<S Dil ve Yazı........................................................................................................................................................................................................................................140 Savaş arabası kabartması.......................................................................................................................................Adilcevaz kabartması....

& * ( *•_ * ?•*& S*Ş . ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .II. Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .

Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar. II. ızgara planlı "dış kentler" II. Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. olasılıkla M. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. Bu durum. Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. 685 yılında tahta geçen II. Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. Haldi in gücü ile güçlü kral. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır.. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki . Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır.Ö." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa.. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır." yazılıdır. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır.. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz.. II. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır. Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır.tumCni) kentini tıklım. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. II. Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere.. Yazıtla Rusa'nın. Muşki ülkesi. Asur 45 . Bu konudaki tek belge. evrenin kralı. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?. Bu durum II. belki de. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir." II. daha önce de belirtildiği gibi..şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine. Bu durumda II.. Rusa'dır. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım.

Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır..Ö. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. olasılıkla da M.. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M. Bu durumda III. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. Rusa'dan sonra başa geçen III.. Ancak III. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir. Sarduri'ye aittir. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa." Benzer bir heyet II. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. II. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. 655 yılında başladığını. Rusa olabileceğini önermek mümkündür. Rusa'nın 34. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi. III. AYANIS KALESİ ve II. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır.Ö. 654 yılında II. Olasılıkla M.Ö.. Öyle görülmektedir ki.. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir.. kralı mı kutlarım. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu. Rusa.Ö.Ö.Ö. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14). Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu. Bu durumda II. Rusa'nın. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III. Ayanıs'tan elde edilen veriler. bana haberciler gönderdi. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M. II. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir. Eğer durum böyle ise II. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı.Ö. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. büyük kral. Bu durumda Ayanıs Kalesi M." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır.651 yılında tamamlandığını göstermiştir. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır. II. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. İT. TT. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır. Bu durumda II. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu. M. Ayanıs Kalesi'nin. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir.

Bunlardan ilki.Ö. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer.Ö. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. 594. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. Mannea. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir.Ö. 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Ancak yine de IV. Med. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. Urartu.na da rastlanmaktadır. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M.Ö. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir.Ö. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır.Ö. Aynı kaynaklar M.Ö. M. VE SON M. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının. İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır. Babil üzerine saldırmasını ister. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. İskit ve Medlerin. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Yeremya (Jeremiah). 4" . M. Medler tarafından vurulmuş olabilir. Krallığın M. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır. 7. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.

Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir. plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. Van'dan.9. bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır.Ö. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır.Sarduri'nin (M. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar.7.8. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır. Batı İran'da H. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir.Ö. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir.Rusa'nın (M. Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. Il. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir.Ö. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden. temelde askeri bir üs. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir.

Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'. » N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 .Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 .Resim 15 Kral tşpuini'ye ait.

Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. 8. 9. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. . Ancak çeşitli yönlere giden ticari. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu). Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. sulama«. Hatta Uranuların Van. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir.. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler.Ö. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak. Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. ne de bir yazılı kaynağı vardır. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. Muradiye Ovası. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. önerilenin aksine tapınaktan çok. Ancak MÖ. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. Özellikle Kale Sarand. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın.

Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale. Zulümtepe Resim 18 .Resim 17 .

*-".Amik Kale gözetleme kulesi '-- .'• ^ Resim 19 .

Res. Özellikle 11. Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir. Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir.. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı. mer- Çizim l .Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O.Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.7) Cızım 2 .a elverişli nehirler de fazla değildir. l60. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması. 160. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir. Görkemli bir çok Urartu kalesinin .Res 9) 53 .-teklerinde yer alan ovalar.

: Ekonomi böyle bir kitabın. bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . Prof. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. aziz dostum Prof. Urartu larihi ve sanatı. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım.ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Bunun başlıca nedeni. Dr.. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v . tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti. Münir Ekonomiden geldi.Mna karşın. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik.. Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim.

■ .v ■ .► *.

V .m üFm .'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 .

fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .

II.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar.Ö. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). Bazı durumlarda yükseklikleri 1. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir. Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. 9. CEPHE MİMARİSİ M. MÖ. yükseklikleri biraz da abartılarak. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri.slamıslardır. sulama tesisi. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. 8. yüzyılın sonunda ve <S. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir. $6 . U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. yüzyılın ortalarında II. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir.

i \ Resim 23 .Körzüt Kale sur dururları 5" .

> 7*i İ Resim 25 .Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ .Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.

Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3). I "ramı mimarları.Ö. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. W . Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. 8. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır. konumu ve topografyası. Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır. Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir. M. yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. Bu durum M. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir.Resim 26 . () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. Arkeolojik veriler.Ö. Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti.

. temeli 60 . Resim 27 .Rustikall sur duran. Ayams Kalesi fe / Resim 28 .Rustikah duvar. Ayams tapmak.4.

Yan Kalesi tçkale kuzev surian .—.■ A i "KTS Resim 29 .

61 .

Körpencere. Van Müzesi 62 .Resim 30 .

Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler. Genellikle 2. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır.. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir. Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma. Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. Asur kralı II. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir.0 ve 63 .15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15. SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. Bu durumda ta. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. . Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir.Cızım . Aşağı Anzaf.

yüzyıla kadar geriye gider. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. rafındaki anıtsal yapıların. 5. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış..URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. 1 . yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. Koroneli Moses Van Gölü et-. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km.. sulama kanallarının.. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. Kentin doğu .. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Schulz. Olasıdir ki.S. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti. Moses.. halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur . Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. bağlar ve bahçeler tesis etti. Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz... Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir. Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala. Moses. ".. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler. Semiramis. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir.

Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .Resim 31 .

anıtsal kale kapısı hariç. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33). Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında. arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir. Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. olasılıkla. Elde edilen bu düz a l a n . mekanlar arasındaki ilişkiler. birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan. fe .0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20.0 metreyi bulmaktadır. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir.S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. Kalınlığı her zaman 4. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. olasılıkla Menua ile birlikte. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir. alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir. Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan.1x1/1 durumlarda 7. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır.0 metreyi bulan.

Resim 33 .ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi. doğudan görünümü.Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 .

Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. 8. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" . Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur.00 metre. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. Sargon tarafından M.50 metre arasında değişmektedir. II. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. H. cellanın boyutları ise 5. 9. yüzyılın ikinci yarısına. olmasına karşın bu öneriler. II. 7.O. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i). Bu öneriler genelde Asur kralı II. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz. olasılıkla II. yani MÖ. Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır.Ö. Çeşitli örneklerde. Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Kral II. Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır.Ö. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. . Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II.80 ile 10.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir. yüzyılın sonlarına ai tti r. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37).30 ile 4. platform.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. M. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13.

özgûç. Lev./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T.4) Çizim 5. Ankara. İstanbul. 1966. I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations. h 68 . Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. MS. 1966.

Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .Resim 34 .Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .trmuşini tapmağı.

Platform üzerinde. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. mimari dışında Urartu öğeleridir. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. Aksine tapınak akak bir yapıdır. bir başka deyişle. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak.Resim -)'6 . Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Aksine tapınak. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir. Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır.

-....-S*o-. lyants Susi tapınağı. -v İ'V v ı fi Resim 37-. 1 fr ta^H .

Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi. Londra.Qâm 6 .Kingdom of l cm and its AH. 1967. I rartıı İhı. Resim 64) "I .

birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. 1. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir.Ö. yılında (M.diği kesin değildir. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak. 9. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır. Aznavurtepe. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur.Ö. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır.80 metredir. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. M. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M. bir l. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> . Tapınağın ölçüleri 13. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. sitadelin ortasında inşa edilmiştir. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan.8. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. Argişti'nin saltanatının 5.Ö.Ö. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır. Urartu kralı I. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır.0 X 11.Ö. Doğu l. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. 8. Urartu Beylikler döneminden M. 9. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır.Ö.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. Kargamış tapınağı M.Ö.

Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. 73 .30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur. 7. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. I. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır.50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır.75 metre genişliğinde ve 11. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir. Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. Argişti oğlu TT. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder. II. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir.

: .F.Y. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. Lehmann-Haupt ve W. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. Raynolds. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. A. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. K. merhum Dr.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir. Barnett. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. Orbeli. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. Özellikle W.N.D. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. Charles A. Boris Piotrovs-kii. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini.D. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. K. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar. Burney'ın çok büyük katkısı vardır. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. Afif Erzen Çavuştepe. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır.

İvarsa tapınağının etrafında. Bu durum. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. Saray. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. I. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray.repuni) saray. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. bu bölümde olasılıkla kral 1. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. Kuzeyde yeralan bir koridor. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir. erken 8. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. avlulardan meydana gelmiştir. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. 24 x 7. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. "4 . Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir.

Resim & .Cantştepe Kalesi tuh.ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .

Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). /(X>" /<•« -6 . yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır.Ö. yüzyılın ilk yarısında kral 11.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. Ancak tapınak.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. Gürpınar Ovasında M. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar.B. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar. Tepenin düzle.ş-lerdir. kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. 1. İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray. arazi planları değişiktir. fonksiyonları benzer olsa da. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir.. Arin-Berd. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar. Londra. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır. <S. Eski Teişebani (Piotrovskii B. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının.Ö. Tepenin kayalık bir kütle oluşu. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir. Altıntepe'de. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. olasılıkla M. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. 8. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar. Çizim 7 .

dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. Karmir-Blur (Çizim 7). yükseklikleri çok zaman 2.YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M. yüzyılın ilk yarısında II.Ö. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın. M. kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır.7. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı. vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. . 7. Ancak M. 7.Ö. Yapım yöntemi. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır. kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır. yüzyıldaki vergilendirme. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur.Ö. Sarayların inşasından önce.

Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 ./" -"•.fv* . Resim 39 .• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? .

İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur. Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır. yapı katında inşa edilmiş olan apadana. 7. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 . Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. Argişti tarafından M. yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir. Yapı içten -H. Altıntepe'nin II. kral I. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir.0X25.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır.Ö. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. yapının M. 8. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1.Ö. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır. Arkeolojik veriler. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır. Resim 40 .

Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde.Ö. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. Urartu Krallığının M. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur. niteleyici özelliklerdir.Ö. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür. Yapının planı. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da. 80 . birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. 6. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. Aynı tür yapıların M. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir. yapı katında. 9. 9. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de.Ö. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü.Ö.Ö. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir.Ö. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae.

Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır. olasılıkla M. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır.Ö. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. Kent içindeki evleri oluşturan 1. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları.

50 metreye kadar koruna-bilmiştir. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. alanı ikiye ayırır. iç duvarları 1. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Kalenin doğu.0 metrelik caddeler ve 5. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır. Yapım yazıtı ile II. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. Yazıtlar ile II. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır.0 metre kalınlığındadır. Karmir-Blur'da-ki kazılar. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır.995 metre yüksektedir. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir.50 metre. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur. Çok geniş bir alana yayılan kent. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir. II. Evler kare bir oda. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41).0 metreye yaklaşmaktadır. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Evlerin dış duvarları 1.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. deniz seviyesinden 1. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir. birbirini dik kesen 7.0 X 22. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir.

olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır. Kaldi ki. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir. arazi kullanımında. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür. ele düşünülmüştür. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında.Resim ıl. 83 . Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir.J acılamadığını iddia etmişlerdir.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. genel siyasetinde ve ıskan politikasında.:~. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-.arından söz edilmektedir. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Özellikle II. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır.

Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Oktay Belli. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Gülriz Kozbe. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. Toprakkale ve Çavuştepe. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. 1984 yılında Taner Tarhan. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Veli Sevin. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. Haluk Sağlamtimur. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Zafer Derin. 3 . Kemalettin Köroğlu. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır.

Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977. Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı". Res.Çizim .S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ . 2) .Sevgin.

Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. ön avlulu evler Anadolu'da M. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir. Ancak erken dönem evleri ile MÖ. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir.0 metreyi. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır. 7.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10). önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir.0 metreyi aşmaktadır. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9).Ö. 2. ^> . Duvar kalınlıkları 2. Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması.()X 15.50 metreyi bulmakladır. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür. Kusa dönemine tarihlenmektedir.60 inciredir. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. binyılın başında. Evin boyutları 25. Ev.0 metreyi bulmaktadır. Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. genişliği ise 10. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır.

o .

Serin.Gövelekeui {Tartan T. Konut Mimarlığı ". 1976 .4) tf .1977. 1976. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V.-V.-V. Res. Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un .Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T. Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. M ÇİZİm I" . Anadolu Araştırmaları I \ ' \.Ipm Çizim y .19 I Res.

Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. Çavuştepe ve Giyimlide. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. 8~ . aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. temelde birkaç önemli nedeni vardır. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir.80 metre ile 1. Van Kalesi Höyük'te. Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir. 0. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar.80 metre arasındadır. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni.50 metre ile 0. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur.

Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler.. Van Kalesi Höyük'teki örnekte.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey. Özellikle Van Kalesi Höyük.'. Anato/ian Stııdies ^v. o'o 16. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel . I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere".ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. (. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar. ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir.

düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. Anıtsal kaya mezarlarına. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. Doğu Odaları veya 1. Argişti mezarı. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Kaya mezarlan içinde. Ölü armağanlarının yerleştirilme. bir kapı ile girilir. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. genellikle mezarın ekseninde yer alan. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. IIV. gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır. Kayalıkların görülür yerlerine.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. I. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M.Ö. Palu'da 1 No. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları. Argişti. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. - . Mezarlar. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri.

) Anadolu Demir Oluları İzmir. ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler . Argiştİ baya mezarı (Serin V. Çilingiroğlu (Ed.Çizim 13 Van Kalesi'ndel. Çizim 14 . A.. 1987.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı .

90 .

\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj . i v.-.Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 . /v. V • n \ •.£' P~mL İ.:.

Horhor Mağarası. Van Kulesi ."* rBWB***W Resim 44 ./.Resim /.> .Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 . Argisti nin kaya mezan.

50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. Arazi yapısının uygun olmadığı. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir.0 ile 4. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. Altıntepe I No. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür.0 metre arasında değişmektedir.0 metreden 5. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. at heykelcikleri ve at koşum takımları.lu mezarı 9.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın.40 metre enişliği 0. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir.lu mezar.0 metre uzunluğunda ve 4. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. 2. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16).0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1. Altıntepe'deki III No. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. taş blokları içine nişler yapılmıştır. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır.50-1. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir. odalar aynı eksen üzerinde değildir. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır. 93 .50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir.80 metre arasında olmalıdır. Altıntepe III No. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır.sapılmıştır. Mezar duvarları içine çok sayıda . İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş. Ölü armağanları arasında tunç kemer. Gökbelen. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır. ova seviyesinden 40. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen.90 metre olan bir dromos ile girilir. Tek odalı mezara uzunluğu 2.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful