U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'. Çizim 17 . Belleten Sİ.Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . /sık Şihıılikalc.-y/. 1987.'//İ>»r~.Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F. Res 6ab) Çizim 18 .'77?i.

..* .

R 96 .Karagiindüz K Mezarı. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 .Dromoslu taş sandık mezar.Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı .0________İM Çizim 19.VI7 1.347. Dilkaya. Erken Demir Çağ ' Sevin V. Erken Demir Çağ.

daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. Uzunlukları 3-30 ile 4.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. genişlikleri 1. Mezar yüksekliklerinin 2. 11-10. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir.50 metre civarında olması gerekmektedir. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. sekiz iskelet var dır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. 9- . Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür.Ö. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar.50. Mezar içinde. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir.30 metre arasında değişen mezarlar. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-.Ö. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin.50 ile 2. Duvarların üzerinde. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri. II. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. Van Bölgesinde M. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli.Ö.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur.

Resim 45. Erken Demir Çağ sonu .Kamgündüz oda mezarı.

rken Demir Çağ sonu n .:K Manı'nda hır oda mezar F.

dro-r. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. Elazığ Kaleköy. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. mezarlann hemen yanında 99 . Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. basit taş mezar. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler.ar< alanına getirildiğini göstermektedir. Van Kalesi Höyük. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği.ezarlık alanlarında. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/. Ancak .rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. miğfer. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. Olasılıklar.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.Resim 48.Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .

227. bir öneriye göre. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. ilmelerin içinden elde edilen mühür. Yakma gömülerin. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. ölüye armağan edildiği bilinmektedir. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. sıvı kurban (libasyon) merasimidir.. çapı 0. Stellerin birinin örtünde. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. küpe. ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir.. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir.C. 6j) 102 . Res. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). Jerusalem. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. Kurban kanı.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. yüzük.bulunmuştur. Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21). 1991. < Editör).tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K.E. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). Mühür baskısı üzerinde Çizim 21. Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır.

u 23 .Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler.Çizim 22 .

bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar.165 metreye kadar ulaşır. Munzur 3. Mescit Dağ (3250 metre). madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95.100 metre).449 metreye ulaşmaktadırlar. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Bölgenin büyük bir kısmını 16. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud.000-2. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. 1951 yılında Ağrı'da .188 ve Mercan Dağ 3. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir.600. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır. batısında volkanik Nemrut. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır.030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. Kargapazar (3. Van Bölgesindeki iklim kurudur. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1. Yörenin ortalama yüksekliği 2. Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır. Karasu. Bendimahi. Kış ayları bir hayli soğuktur.612.47 derece ölçülmüştür. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. Bölgenin diğer yanardağı 4. İklim yine soğuktur. İklim çok kum ve çok soğuktur. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. Allahuekber Ö126 metre). Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz.15 derecenin altına düşer.288 metre) ve Akdağ (3. Ağrı Dağı ise 5.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye. Yöre Fırat ve - . Buzdağı 2. Zaman zaman sıcaklık . en çok 160-165 gündür. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası.200 metre civarındadır. Oltu. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Deliçay. Göle akan Zeylan.mur alır.

Doğu Beyazıt haya mezarı 104 .Resim 51-Stelyuvalan. Yeşilaltç Resim 52 .

.I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I .A' IV **4 Y1-..

Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .

Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir.. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50). Teişeba ve Ş ui ni y i . Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. deniz seviyesinden 2. M. Ancak Al-tıntepe'de dört. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur. Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti.. üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır.546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam. Urartu'ya. Arkeolojik ve epigrafik veriler. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt.. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. 106 . binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın. II. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur.. dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. Bu oyukların. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir." emri yazılmıştır. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt. Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. Karahan stellerinin birinin üzerinde.Ö. Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır. yani Tanrı Haldi. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. Özalp'in güneyinde. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte.

Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi.Ö. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. 12. zenginleştirilmesi. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Kayalıdere. Urartu Krallığının M. Hatta daha da ileri gidilerek.Ö.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir.890-884) ve Il. Armavir-Blur.Ö. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I.Ö. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder.9. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait.Tukulti-N'inurta (M. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar.Ö. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların. Arkeolojik kazılar M.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın. Madenin ocaktan çıkartılması. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. Daha sonraki yıllarda II. hiç bir kayıt yoktur. 2.TiglatPileser (M. Çavuştepe. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M.Asurnasirpal 'M.yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54). Il.Ö. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir. bu beyliklerin M. Krallık Döneminde bu değerini yi10" . 13. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır. Genellikle demir. Toprakkale. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur. Asur kralı I. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür. Hastam. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü.Ö. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı. bakır.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

Tek kulplu testi. tunç .Resim 57 . 7. Ayanıs Kalesi MÖ. yüzyıl Resim 58 .Demir mızrak uçları.

Çizim 24 .Tek kulplu. yonca ağızlı metal kap 111 .

Resim 59 . Van Müzesi 112 .Tunç adak levhası.

Resim 60 .Mobilya Parçası Van Müzesi .

Resint 61 .Keçi ayağı biçikli masa ayağı. Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Ayanıs Kalesi . Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 .//.Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları. Rusa yazıtlt yapı adak diskleri.Kesim 64 .

113 .

Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. 1. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. Uşnuye. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. Aşağı ve Yukarı Anzaf. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Gürpinar. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. b . Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Bölge. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. birbirini kesen dağ sıraları. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. Hoşap kaynağından sağlanan su.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. küçük tarım alanlarının varlığıdır. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. İklim. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. ilerde de söz edeceğimiz gibi. Tarım alanları daha çok Mianduab. Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Kurubaş Geçidi.

535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. mızrak ucu • 305. Kral 11.Sargon'un M. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli . Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. 13. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir.iki atı ile birlikle. 8. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır. 1997 yılına kadar. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. kazılarda bulunan demir.541 tunç mızrak. II. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. Tunceli. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı. 5 miğfer. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. M. Erzincan.000 bakır kalkan ve 1. 11+ . Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir.Ö. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. Çavuştepe. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. 3 sadak.Ö. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. Elazığ. 3 kalkan.Ö. 1. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>). 745 yılı seferinde. • 25.412 tunç kılıç. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini. miğfer.Ö.212 tunç kalkan. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir. 2 kazan.Ö. Yukarı Anzaf.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin. Karmir-Blur. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden. M. 2. su testisi. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10. Özellikle Erzurum. silah • 1. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. M. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Bingöl. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il.

önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. kama ve kılıçlara. Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-. Gümüşhacıköy.5 mina şü (y. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y. 5 . tanrıca Formundaki anahtarlara. 10) 115 . bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce.030 kilogram) ve 167 talent 2. Aynı krallıktan I. Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır.o. vazolar. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir.1. ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır.aktaydı."-inat yılında.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R. bağışlanması karşılığında. Res.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. < Editör.o. Argişti'nin ikinci . Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış.o. 4.o.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur . 1991.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir. Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar.-ilmektedir. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i . '-. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. yaylar ve kazanlar. Jerusalem. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi.

Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. bu kullanımın M. Rusa'ya ait bir adak miğferi. M. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. Demir özellikle M. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir.Ö.U. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar.Resim 67.Ö. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar. MİĞFERLER Tunç. kalkanlar. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25). 7. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir.Ö. 116 . Çağdaş Asur.Ö. sadaklar. Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur. yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir.9. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. 8. 9. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir. Urartu Krallığfnın M. yüzyılın sonu ve 7. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. Asur kralı III. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur.

Miğferler üzerinde. 7. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır. Asur kralı III.duğu bilinmemektedir. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. bilinmemektedir. gerek form ve . Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. Miğferin önünde. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır. vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının .1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir.Ö. özellikle M. 11" . Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. Özellikle Çavuştepe.Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır. yüzyıla ta-. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır.. sivri tepesinden alın kısmına doğru. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir.

Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu.Resim 68 .Tunç kalkan. Rusa dönemi. Ayams Kalesi 118 . Van Müzesi Resim 69 . II.

Bazı durumlarda 119 .10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir. M. olarak görülebilirler. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir.bir yönden bakıldığında düz.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. bazı örneklerde ise. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır. Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. Arin-Berd. diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. Çapları 60 cm. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. ile 100 cm. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir. Kayalıdere. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır.Ö. üzerlerinde bezeme olmayanlardır.70 metre uzunluğunda ve 0. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. 9. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti.12 mina) geldiğini yazmaktadır. Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. deri ile kaplanmıştır. arasında değişen adak kalkanları üzerinde.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. Karmir-Blur. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir. Asur kralı İT. Kargamıs. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. Bu durum. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir.

Ayan ıs Kalesi 120 .ö.Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. yüzyıla ait tunç sadak. 7.Resim 70 .

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. ovanın başlıca su kaynağıdır. Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir.Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. bir çelişki gibi görünse de. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. " . Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir.

Tl. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır. "Payeli salonda' 4 \o. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir. Üçüncü veri topluluğu ise. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. Asur kralı II. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. siren. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. Karmir-Bluı'da bulunan l. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. Boğa. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın.lu payenin yanında bulunan. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. Bir diğer grup veri. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. Eklentili kazanların kökeni. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur.

Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. 714 yılına tarihlenmektedir.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Ptoon. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. Musasir. Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez.lentİSİ. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Sirenler insan vücutlu. Urartu. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. kadın veya erkek başlı. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. Kirhi. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir.Ö. Delos. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Boğa basları boynuzludur.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. Yuvarlak gözler. Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden.Ö. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. 2. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. Bu buluntuların en önemlisi M. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Yunanistan'da Olimpiya. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. l ramı'ya haraç olarak 1. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. Yağma listesindeki Tabal. Delfi. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. katına kadar geri gitmekledir. S. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir.

Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Bu örnek aslında. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler. 126 . Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. üzerindeki yazıt ile M. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. Üzerinde Urartu kralı II. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. 8. Aslan eklentisinin önemli özelliği. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur.Ö.

B. 230. (Editör). Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. Jenısalem.CM. (editör).. 62ı Cızım 2H . 1967. Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B.. Res 83 -4) 12" .Jerusarlem. Kes. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'. 1991.1a 8.2) Çizim -.. Res. 230.Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'. 1991.Sirenler (PtotTOVSkü B. 8._ Kanath eklentiler . ımuini.im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<.

bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler.le geçen eserlerin yanında.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. 12> . Marlik Tepe'nin. Özellikle altından aslan başlı küpe. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir. kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. hayvan başlı iğneler. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. F. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. 9. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır.Ö. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. Altın. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri. M. yüzyılın sonuna veya 8. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir.

Van Müzesi Resim 5 .Resim 74.Hayran haslı allın iğne.Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi .

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Van M: .Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 .Resim 78.Sandal biçimli altın küpe.

Resim 80 . Van I .Hayran haslı allın-demir bilezik.

Allın rozetler.Resim 81 . Ayan ıs Kalesi 129 .

Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .Kaideli. çift kulplu kırmızı açkıh kap.Resim 82 . Ayanıs Kalesi Resim 83 .

Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir.Ö. M. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. Urartu sanatında M. Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. Urartu.Ö. Son yıllarda Van Kalesinde. 7. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. ele geçmemiştir.ÇANAK ÇÖMLEK U . Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde. bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada. bir iki örneğin dışında. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır. 131 . Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. Urartu çanak çömleği. 7. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. boyalı kap parçası bulunmamıştır. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. Bu geleneğin kökleri. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır.

Resim 84.Alçak boyunlu küpçük. Van Müzesi Resim #5 .Ayaklı kadeh. Yan Müzesi 152 .

siyah atkılı kap parçası.DevetÜyÛ renkli depolama kabı. bezemeli. Yan Müzesi 133 .{yanış Kalesi Resim 8^ . .Resim 86 .Boğa başlı.

* Resim 1 .Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .

Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. derin veya alçak kaseler. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. kırmızı açkılı keramikler değildir. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. kum ve saman katkısı gözlenebilir. İnce uzun. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. Genellikle devetüyü. Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. tabaklar. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. kahverengi. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. ayaklı kadehler (Resim 85). kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine.

J .

Hatta kırmızı perdahlı kapların bile. Ayanıs.Ö. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. ağız çapları 0. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür.ma küpelikleri vardır. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler. Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır. kırmızı açkılı Urartu Keramiği.Ö. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. 135 . ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84). Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Küplerin dayanıklıklarını artırmak. Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M. 2. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır. Karın çapları 1.75 metreye ulaşan bu küpler içinde. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır.5 metre. kalitesi düşük olsa da. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. Bu nedenle.

Büyük boyutlu depolama küpü 136 .Çizim 29 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

Van Müzesi 139 .gs» -* -/> Resim 89 .Adikeıaz Kabartması.

olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır. Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir.685-()45) olması gereklidir. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). Bir elinde kase. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. Sözü edilen anıtsal kabartmaların M.yapılmıştır.5 metreyi bulmaktadır. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Teişeba sol elinde bir kase. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Hu tanrı Haldi olmalıdır. Rusa döneminden (M. Urartu sanatında II. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır. Teişeba'nin başında. Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi.Ö. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. bugün \ . Tanrı sağ ayağını boğanın başına. Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Ancak konturlar açıkça bellidir. 7. Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir.Ö. Öyle görülmektedir ki. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. Atlarda gem yoktur. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . sol ayağını sırtına basmaktadır. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin.

Çizim 32 .Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi. JM£ Resim 90.

. Öncelikle M.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır.Savaş arabası kabartması. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve . 8. ülkelerini ele geçirdi.Ö.. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır. Kabartma bu özellikleri ile M. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır.Ö."diye başlamaktadır. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. Van Müzesi 1-12 . Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II... 8. Resim 91 .. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir.

II. Resim 93 .Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 . Ayanıs Kalesi. Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı.Resim 92 .

doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında. M.Ö. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. Ancak bu yolların 9. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. 9. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. ili. M. Tarlalar tekrar sürülmüş. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. yüzyıl sonlarında. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş.Ö. bulabildiği ganimete el koymuştur. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. 9. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. Sonuçta Asur. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. Urartu'nun güneyi.

Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. yarı değerli taş. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. Ağız çapları 3. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. Motiflerin kaynağı yabancı değildir. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır. Kabın formu bir kasedir. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. Bezemeler genelde geometrik. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. kaplar üzerine 144 . Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. Kapların boyutları oldukça küçüktür. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. Bazı kapların üzerinde üçgen.

7. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. şimdilik II. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir. Ayanıs dışındaki üç örneğin de II.plastik olarak işlenmiştir. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. yani M. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir.Ö. Hayvan şekilli bir başka örnek. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. 145 . Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır.

Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. sebzelikler. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. Sargon. Başın arkasında. saç modeli. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. sebzelikler. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. fildişi araba. 1*6 . TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Ayakta duran kadın. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. 139 fildişi asa. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. fildişi kamalar. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. fildişi içki kapları. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır.

Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği. Gözler badem biçimli. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi. Altıntepe II Mezarlar. 1969. öncekinden farklı bir pozda. Res 3(> 14- . Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. çeşitli heykelciklere ait parçalar. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. Çizim 33 . burun kırışıklıkları.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir.0 santimetre yüksekliğinde-dir. Depo Binası iv Fildişi Eserter. alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. Ankara. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır. Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. ^cık ağızdaki dişler. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri. Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10.

Urartu krallarının M. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi. Res.. yüzyılın sonu ve 7. 1. Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. 8.Ö.Fildişi aslan heykelciği. Ankara. elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir. 8. 1969. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. 148 . Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz.Ö.Ö. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur. Altintepe (özgüç T. M. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir. 8. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M. Mezarlar. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. Depo Binası ve Fildişi Eserler.Ö.Çizim 34 . Açık ağız. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. Altuıtepe II. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar.

bölgedeki dağ. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. sadak. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. Sözü edilen bu yazıtların tümü. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. Hunice dışında. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir.. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . sayıca bir hayli azdır. ana-kız araakınlık gibidir. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. . Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. Olasıdır ki. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa.

sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır.Ö. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız.Ö. Hurri halkları ile Urartu halkının M. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. Bu inanışa göre Urar-tular. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. 3. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. binyıl sonlarında. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. 9. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. 2. Van Gölü Havzasfnın M. belki de M. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar.Ö. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. M.Ö.Ö. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. binyılda bölgeye. 2. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır.Ö.Ö. 2. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . 3. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır. Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar.Ö. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır. 3. Bu fikrin karşısındaki her öneride. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın. binyıl ile bağlantılıdır. Hurriler ile akrabadır ancak. 2. Uraıtuların M. Hunilerin. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. 3.Ö. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. 3. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. bölgede ancak M. Bu inanışa göre M. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar.ni. 9.Ö.Ö.

Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. Kayalıdeıv. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar. yaprak gibi bitki betimlemeleri. dal. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. yıldız. Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. çanak. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. güneş.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. yaba. kap. ay. bardak. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. Çizim 35 . hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. gibi gök cisimleri. Baştanı. Hieroglif işaretler arasında ağaç. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. Çavuştepe.

İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar. Urartu'da M. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir. M.Ö.BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. 152 . Olasıdır ki. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. 8. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar.Ö. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu.Ö. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. Urartu hieroglif yazısının. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi. 8. Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır.Ö. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. Silia 74. 46. bir haftada mı. Haldi'nin gücüne 52. 47. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Sınırlar tanrısına 57. 43. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. Sinuiardi 71. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. İphari 72. bir ayda mı. 44. Ainau 78. Ad i a 76. 45. Dağlara 64. İLANİ Gamruti 61.39. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. Meherkapı yazıtı. Uia 77. Huba 66. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. Aia 69. Kilibani 55. 41. Ara 75. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi.şpea 67. Arubaini 65. Göller (denizler) tanrısına 58. Haldi'nin nirible'sine 62. Bartşia 73. 42. Aui 68. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. Tu. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. 50. Ardi 79. 48. 49. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Sardi 70. İnuanau 40. Ülkeler tanrısına 56.

Tunç aslan heykelciği. Van Müzesi 156 .Resim 94 .Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .

Resim 96 .Tann Haldi iv Tanrıça Arubani. Van Müzesi 15- . adak leıbası.

Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .

bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok.hayvan sayılarının. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. "cümlesi vardır. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. Ancak İşpuini'nin. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir.. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. Haldi'nin. Van ' ••-• . Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir..

Yan '■ 160 .Resim 98.Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı.

Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. bir Hurri geleneği olarak. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. sınırlar tannsma. Tanrı İrmuşini listede 19. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. 161 . Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Sarduri'nin baba kenti olduğu II.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. Urartu panteonuna geldiği önerisinde. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. Kaldı ki. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Musasir'den. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. kent ve kutsal kapılar vardır. Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. 2. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. Listenin 37. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir.Ö. M. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. Haldi'ni. Olasılıkla Tann İrmuşini. Göller tanrısına. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. Haldi kapılarına. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. dağ. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir. Kumenu kenti tanrısına. Hurri kökenli bir tanrıdır. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz.

Olasılıkla. Ancak bu özgürlük. Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz. 162 . Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları.

sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi.Resim 99 . .{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 .

En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. 11 . İT. Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. Kale. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Önce de belirttiğimiz gibi. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. Van'dan. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir.

d.. 164 Belli O. Balkan K.. Historie d'Armenic. 1946. 69-77. Bilgiç E. Akurgal E..D. Bittel v. İzmir. İstanbul. near Van". 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale. 1963. 1950..D. Benediet W. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia"..D. 77-116. Belli O. 1997. İstanbul. 3. 365-378.. 359-385. Belli (). 1994. 1960.. Ankara. Benediet W. Barnett R. 1997. Journal of the American Oriental Society 80. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". Türk Arkeoloji Dergisi 21. "Urartu Medeniyeti". "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları". "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". Hatti ve Hitit Uygarlıkları.. Barnett R.. 1974. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". Anatolian Studies 13.. 1984. Urartaische und altiranische Kunstzetren. 1964. Balkan K. . Barnett R. "Urartian and Hurrians"... Paris. 1959.. 1959. 99-158.. Ed. Barnett R. 1-19. Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. 139-169.. "Urartuların Kökeni ve Dilleri". Araştırma Sonuçları Toplantısı.. Iraq 21. 1961. "The Urartian Cemetry at tgdyr". "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)". Akurgal E. 153-198. Balkan K. 1960. 1995.C. 1-43. Belli O. Tel Aviv 21. K. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin".Öğün B.C. Ankara. 100-104. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.KAYNAKLAR Adontz N. Atatürk Konferansları 1963. 31-35. Akurgal E. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu. 513-521. Iraq 12.. 1974.D.. Anadolu 4. Journal of the American Oriental Society 81. 5. 1968. Ankara. 1985. Belleten 48..

-Lawson G..A. 45-49. Çilingiroğlu A. 199-212. 37-53... 103-114.A. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler". 1976/7.. Archaologische Mitteilungen aus Iran 13.-D. 1994.. 111-12 1 Çilingiroğlu A. 1995. Urartu Tarihi. Anatolian Studies 7. ÜS . 1958.-Ursula Seidl. R.-D.Biscione. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus.R.Malay). Burney. Bornova. 1994. Londra. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". Çilingiroğlu A. İzmir. Burney .H. Burney. Çilingiroğlu A. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22.. Salvini. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs.David Lang. Çilingiroğlu A. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin".. Çilingiroğlu A. 1983. Anatolian Studies X">. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). 1972. İzmir. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35.. 1987 Çilingiroğlu A. 1991. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion". C. Çilingiroğlu A.C. 115. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs". "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri". 1961. 1957. Charlesvvorth M. C. 1984. 177-196. "Measured Plans of Urartian Fortreses . Burney.. Anatolian Studies 34. 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi". Anatolian Studies 10. Calmeyer P. Anatolian Iron Ages 1. 68-76. Anadolu Araştırmaları IV-V.A.-M. Tel Aviv 21/1.. Erol Atalay Memorial. French( Editör). 179-186... L966. C. French( Editör).A. Belleten 25. . 91-97. İstanbul. 55-111.. Çilingiroğlu A. 1994. Ankara. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda). (Editör). C.. 1960. 1991. 235-269. Oxford. H. Boysal Y. Çilingiroğlu A. 211-218.A. Arkeoloji Dergisi Özel Sayı. Çilingiroğlu A. Çilingiroğlu A. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". Burney.. C. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik". Anatolian Studies 8. İzmir. 1995. Anatolian Iron Ages 3. Burney. Anatolian Iron Ages 2. Anatolian Studies 16. 135. 15-20.. "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan". (Ed.A. 1980.. 1971.

99-128. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı". Anadolu Araştırmaları XIV.. Münih. 1978. "Giyimli (Hırkanis)". \\iesbaden. llauplıııann H. 19-50. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums". han.. 166 . 1981. H-W. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. M. Anatolian Stııdies 23. Geographical Names According to Urartian Te\ts.Erzen Armağan Kitabı).. 1-59. Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. 1976. 20. 1950. Ankara... Çavuştepe I. Çilingiroğlu-D..ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan". "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". Diakonov I. Urartu und Transkaukasien. 1973. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24.. Götler. "Çavu. 1967. Ankara.. 306-312. 1978. 191-213.Ersin Eichler S. Anatolian Studies 15.. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)". 1961. 53-64. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". .. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". Goetze. 1982. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri. Anatolian Studies 8. Diakonov I. ■ Urartian Stone in the Van Museunı". 1965. Erzen A. Londra. 1974... A.F.) Anatolian Iron Ages3. İstanbul. 103-112. M. Ilerrıııann Hulin R. Diakonov I. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )".. Erzen A. Dinçol A. Gunter A.Çilingiroğlu A. 1986.1979-80. M. 4962. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. 1966. llurrisch und Urartaisch. 369-380. 1976-77. "Zur Kclischin-Stele". Kavaklı. 17-43. The Ancient Kingdom of Urartu.. M. Belleten 38.. Berlin. Erzen A. Güleç E. Garbrecht G. 1994. Anadolu Araştırmaları 6. Zeitschrift für Assyriologie 5. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". Erzen A. 37-39. 1971.. Dinçol A. Erzen A. 287-298.World Archaeology 11. 1996. Ankara. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu".. îstanbulcr Mitteilungen 26. Berlin. 1978. 41-51. Diakonov I. Kashkai. Frenth (Ed. 1979.rsin Dinçol A. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. -Salmas M.W. 1991. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı". 79-141. Frankel D. Kavaklı... Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları. 1984. Anadolu Araştırmaları 4-5. "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt".. A. 1984. Derin Z. L83-195 (A. M. Hamilron R..

(Editör). Archaeology 25. Hauptmann. Kleiss w. 1990. 26-55. Londra. 1991. Istanbuler Mitteilungen 13-14. Kleiss W. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens".(Editör). Bastam/Rusa-i-URU. 1963-64... 1979. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz". "Excavations at Bastam". 299-304. 533-554. 1987.. "Bastam and the East of Urartu". Kleiss W. 1977.C. 1986. 1982.". Istanbuler Mitteilungen 18. Kleiss W. 1968. Berlin.. 1974-75. Topographische Karte von Urartu. 1977.Araştırma Sonuçları Toplantısı. 21-38. Marsyas 17. Ankara. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels".". 1980.H. Belleten 51. Berlin. Johnson E... Berlin. Kellner. 1959. Kozbe G.C. 1976. 413-445. VII. 1977. Kellner. 292-297.W. Kleiss W. Gürtelbleche aus Urartu. Bastam II. 1938". "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst".. Işık R. 265-271. H-J. Münih. Konig F. ıtr .. 1-44.. Stuttgart. 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B. 1-14.W. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15. l^ö. 189-195. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen.. 1976. Kleiss W.. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'. 1976. 1975. Kleiss W. Kroll S LakeK... "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror". Kleiss W. 1972-975. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens. Berlin. 179-191. An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. 1989.. 173-200. Işık C. "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik".. Kleiss W.(Editör). 1915. Anatolian Studies 9. 19551957. Graz. Kendall T.Hulin R. Kroll. 1988. "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'. Berlin.. Belleten 197. Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". Keramik urartaischer Festungen in Iran... Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II). Beriytus 25. 53-77.. S. Korfmann M. "ŞİTİnlikale. 1972. 395-402. American Journal of Archaeology 84. King L. "Darstellungen urartaischer Architektuı'. 'Van da Yapılan Hafriyat. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. Istanbuler Mitteilungen 39. Kleiss W. Boston Museum Bulletin 75. "Bastam. H-J..TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen.

Melikishvili G. 1971. American Journal of Archaeology 75.C. Hesperia 31. Levine L.C. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe". van Loon. 135-151. L. Levine ve T. Muscarella O. 263-266. 1965-66. M.. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. Naumann R.. Expedition 13. 65-66.Chr.. Iraq 18. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos".C. C. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign. "Who Destroyed Hasanlu IV?'. 44-49. F. Maxwell-Ilyslop K.. W. L.R. N. 1977. A. Urartskie klinoobraznye nadpisi. Jerusalem. 201-207. "Urartian Chariot Reconsidered I. 1971. N. 1959. Palast und Ilütte. Ankara. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . Muscarella O. 217-236. Iran". Orientalia Suecana 14-15.3000-612 B. "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments". Erivan. 714 B. 1975. 1968. 141-154.. Armenien einst und jetzt I-II/2. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı.. 1966. Mayer W. D. 150-167.Western Asiatic Jcwellery c. Irac| 39.D. Berlin. Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B.C". 1991. M. 111-131. 168 Medvedskaya. Muscarella O. 1910-1931. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. W. Istanbuler Mitteilungen 18. Maxwell-Hyslop K. 1956. 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B. 61-67. Muscarella O. Erebooni.Lehmann. 1986.R.. (Editör).. ıVloskova. Journal of Near Eastern Studies 34. 1971. Bulletin of Institute of Archaeology 2. Öğün B. 1-15. N. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. Malibu. W. 1960.Haupt C. Iran 26. 1982.. Londra.E... 1962. istanbul... Ankara. 45-57.. . N.Young.. Klasik Arkeoloji Kongresi. Journal of Field Archaeology 13. X."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs". 1988. M. "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln". Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112. "The Place of Urartu in the First Millennium B. 229-231. Merhav R.C".. van Loon..R. 1983.. van Loon. Öğün B. 1980. Özgen E. Trade". 1977.Eine militarhis torisehe Würdigung". 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah. Ogün B. 1970. W.. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". 464-475. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". C. 9th-7th Centuries B... 13-33. Maxwell-Hyslop K. Representational Evidence. Anatolica 10. 1978. 1973. "Sargon's Eighth Campaign". Oganesjan K. Nylander C.. I.

1980. 243-250. B.. Salvini M. "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B. 171-201. "Urartu Dini".. Piotrovskii B. 154. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. 1993...Özgen E. 543-548. Leipzig. 6. B. 1982. 1-35. Salvini M. Ankara 1974. Anatolian Studies 33. Seidl U. "Sargon's "Eighth Military Campaign".. 1993. Anatolica 11.Anatolici 31. Mountains and Urmia Lake". Anatolian Studies 34. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe". Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. Özgüç T. Pecorelle P. 197**. 19-58.Salvini..55~-56*. Salvini M. Darmstadt. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat". Orientalia 59. Roma. Russell H. 1984. 1984. 1984. Geneva. Mansel'e Armağan. A.C. Geschichte und Kultur der Urartâer. Das Reich am Ararat. Persica 10. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Ankara. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae".Archaeological Evidence. 11-32.. Altıntepe II. 79-89.. "Urartian Chariot Reconsidered II. "Water-Mills in Urartu". 1967.C. Piotrovskii B... 1995. Depo Binası ve Fildişi Eserler.. 37-49. 11-119. B.. "in frontino urarteo del regno di Menua". "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". 1989. Riemschneider M. Studi Mecinei ed Egeo . 1988. Özgüç T. 7. Rigg H. "Jewellery. 33-37. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie". 191-199. 1942. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources". 1983.-M. Piotrovskii B.E. 130-138. "Torschüzende Genien in Urartu". 1966. "Urartaische Bauskulpturen". 1969. 1965.. East and West 9. "Urartu. Greece and Etruria". Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". Ankara. B. 1966. Seidl L'. 847-856. Salvini M. Özgüç N. Mezarlar. Urartu. Özgüç T.."..E.. Altıntepe. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23. 91. F. Journal of American Oriental Society 62.. 1986. il regno di Van: Urartu. Tra lo Zagros e l'Urmia.Anatolici 22. Ankara. Pallottino M. Sümer 42. East and West 38. Salvini M.-M. 1966..."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. Roma.Salvini.. Studi Micenei ed Egeo . Roos P. 155-159. E. Salvini M. Pecorella P. Piotrovskii B. Archaologische Mitteilungun aus Iran. Ankara. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. 29-52. 1993. 149 . Londra. 1969.. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". Urartu: The Kingdom of Van and its Art. 1990. 143-148.. 9th-7th Centuries B..

. 1994. Tarhan T. İstanbul.V. "The Structure of of the Urartian State". Konut Mimarlığı. Wartke R-B. Ankara.E. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri. Belli. 1990. 1980. Belleten 39.) Anadolu Demir Çağları. Ussishkin D. 547-551.. 367-409. 369-428. Yıldırım R. Tarhan T.inguistics 13. 22-57. 151-166.. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". 1993. 1989. 58-76. Sevin. Urartu: das Reich am Ararat.. 1983. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". Anadolu Araştırmaları 9. Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz. 1994. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". Anadolu Araştırmaları 45. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". 144-155. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu". Une relation de la huitieme campagne de Sargon. B.V.V.Sevin V.. 329-350. 279-282. 1967. Thrureau. Tel Aviv 21. Berlin. Sevin V. Nimet Özgüç Armağan Kitabı.. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. 1976-77. Anadolu Araştırmaları IV-V. Sevin V.. Taşyürek O. Antiquity 62. Tarhan T. Urartu İğneleri. 389-412. Annual of Armenian I. 35-55.. Anadolu Araştırmaları 8.Sevin. 1975..Çilingiroğlu (Ed. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". 1976-1977. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26. 1993. 1992. Mainz.Dangin F. Tarhan T. İzmir. Kavaklı. 1988. Ankara. 278-288... Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. Van". Toprakkale. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II). Steiner G. Paris. 1996. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". 1976-1977. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". Anadolu Araştırmaları 10... 273-347. 1-50. Iran".. 1993. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Tel Aviv 21. Tarhan T. Sevin V. 1994.O. Sevin V. "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler". 1987. Anadolu Araştırmaları TVV.. 1912.. Stronach 1). 1988.. Sevin V. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples".. Istanbuler Mitteilungcn 43. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı". Sevin. A. Zimansky P. Sevin V. 1975. 295-310. 1986. "An Urartian Lion from Gevaş. 565-567. Wartke R-B. . Tel Aviv 21. Ankara. Sevin V.. 170 Tarhan T. 348-366. A. Tarhan T.

94-100. Journal of Near Eastern Studies 49. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. 103-115. 1995. "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign". 1979. 1995.Archaeology 32. Biblical Archaeologist 58. "An Urartian Ozymandias". "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". 53-55. 1985. 1990. 1-21. Chicago. Bulletin of the American School of Oriental Research 299. 11 .

BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. 9. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar.Ö. M. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. bütün krallardan haraç alan kral.Ö. Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. 5.Ö. eşi olmayan kral. savaştan korkmayan kral. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. Sairi ülkesinin kralı. MÖ.3. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19. 832 yıllarıdır. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. bazı yayınlarda "Karaz keramiği". bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. Asur dilinde kaleme alınmıştır. bu yerleşme yerinin 11. güçlü kral. tabakasında ortaya çıkarılan. büyük kral. bazı 12 . III. t. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir. balkın çobanı.Ö. Tilki-tepe'nin en üstteki I. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. krallar kralı.Ö. bölgenin yerleşik tarihinin M. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır.Ö. Tabakanın M.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. Van Gölünün doğu kıyısında.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. M. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. Yazıtın bilinen tarihi M. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. dünyanın kralı. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler. tabakada bulunan çanak eöm leklerin. binyıla tarihlendiğini göstermiştir. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40.

Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3).yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. Bu çanak çömleği üreten insanlar kare. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. tüm Doğu Anadolu'da. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları.

.................................14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi...........12 Bölgenin erken tarihi.....4 Doğu Anadolu................9 L'rartu Tarihi.......18 Tumme ve Daiaeni.2 Altıntepe...................................................................................20 L'rartu Krallığının kuruluşu......... 1 Friedrich F..................................6 Tarımsal alanlar...............................................................................................................................................................................................................................................................4 Van Bölgesi.................................................................................................................23 ...................................16 Nairi ülkeleri....................................................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık................................................................................................................................İÇİNDEKİLER Önsöz................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................18 Güçlü bir Asur kralı.........................................................................13 M................................................................................................................................................................................................................................................................III L'rartu Araştırmaları........................................................................................................ I ...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................5 Erzurum ve Kars Havzası.........3 L'rartu Coğrafyası..............1 Toprakkale kazıları....................................................I Sunuş....... İkinci binyıl kültürü................................................................................................................................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun..................................................................................................................................................................................................... 12 Erken Tunç Çağ kültürü...16 Demir Çağların gelişi................................................................................................................................................................................................................................................duard Schulz.................................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri..........................5 Yukarı Murat Havzası...............................................................5 Urmiye Bölgesi............................................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları.............................................................................................................................................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu...................................Ö..........................................9 Bölgeler arası yollar.......................................................................................................................................................................................................................................................................

Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni. 3.Ö. 3. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir.Ö. 2. M.Ö. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M.Ö. 2. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları.Resim 4 . Kazılardan elde edilen veriler M.Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 . olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür.Ö. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. 2. Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5). binyılın başlarında. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. M. yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir.Ö.

Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler.Ö. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. bölümün başında da belirttiğimiz gibi.Ö. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır.Ö. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. 15 . 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. Ancak ne Batı İran'da. 2. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları. Bunun aksi durumunda M. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir. 1274 yılında olacaktır. M. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır.Ö. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. İran'a ilk İranlıları. Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. M. Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi.Resim 5 . Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk.

M. 1274 yılındaki bu seferdir.Ö. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum. 9. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. Tllibir kentini ele geçirdim. yüzyılın ortalarında. Luha.Ö. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. Bargun. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . en azından bu cağda. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. M. Ke-ramikteki. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. îlki M. mallarına haraç olarak el koydum. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. 2. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. Halita. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. M lipahri.Ö.Ö. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar.Ö. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. yaktım. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur. Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. Bu oluşumun önderliğini. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. 13. düşmanlık yarattı" tamım. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün. Zingun ülkelerini. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. Salını. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar.Ö. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 . i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. Uodkun. Hinime. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır.Ö.

Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. 13. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine..olojik veri yoktur. Asur kralı I. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir. göç olayının rahatlıkla 14. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. Bunun için de M. Onlarla savaştım. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır. 14. Asur kralı I. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır.Ö. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir.Ö. dünyanın dört bölgesinin kralı. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır. Mursilis yerini III. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Asur'un kralı.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. olasılıkla MÖ. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir.. Asurlu kralları M. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. 1" . Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. ancak I. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. onları mağlup ettim.

12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. kanımızca.Ö. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır. M. Friglerin Anadolu'ya batıdan. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir.. gerçeğe daha yakındır. Bazı bi li m adamlarına göre. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. 8.'' Asur kralının M. Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . 111S yılında Asur tahtına geçen I. 9. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir.Ö.Ö. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır.Ö.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M. Bugün Elazığ civarına. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. 12. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir.Ö. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın. Van Bölgesinde M. M. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim.Ö. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur. 13. çift d i l l i yazıtlar dışında. 13. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer. Bazı bilim adamları.. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. Muşkilerin ise doğudan. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır. Friglerin M. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. UrartU kralları tarafından. Asur kralları.Ö. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar.

i kral. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm. Şahişara. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Kis-ra. Asur'un kralı. tahrip ettim. Salmanasar . Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır. Yazıt şöyle devam eder: '. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. belki de doğru olarak. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Tarhanabe. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi. Tarhuna. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Elbiş. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. kainatın kralı.. Nubanaşe. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür.. Ubera. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir.. Uruadri beyliğinin etkisinin. en azından nem için. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. dünyanın dört bölgesinin kralı. Adad'nı itttğt bir sel gibi. Şeşe Dağlan aş-:ım. Şulianzi. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır. Bulanık-Malazgirt ovasına. Haştarae. Amadana. Mi/iadruni. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri. Tirkahuli.. Şerabeli.. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser. Elula. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir.. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir. I.. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " . Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim.. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. 19 . Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. Bu davranış Asur kralının.-oualtı yüce dağ. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim.

Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir. Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. Asur kralı Asur-bel-kala. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir. Asur-nasir-pal (M. Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi).911-891) hüküm sürmekteydi. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır.Ö. Malazgirt. Bingöl Dağları. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır." Bu tarihten 111. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M. Tukulti-Ninurta'ya (M.. Adad-Nirari (M. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I. Bu kentler I. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. Bu alanlar günümüzde Tatvan.Ö. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. II. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi.. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim . I.Ö. II. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden.Ö. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir.Ö.Ö. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer.. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. II. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. 1. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. Muş.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. Salmanasar'ın saltanatından M. saltanatının (M. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir. Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı..

858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim. ateşle yaktım. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır.Ö. virane haline getirdim. Onun peşinden dağa tırmandım. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir. Adduri Dağt'na kaçtı.. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır.Ö. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır. Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir.. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ".856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır.. M. Hu nedenle olmalıdır ki." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder. Daiaeui'den ayrıldım. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Kentlerini tahrip ettim. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır.. viraneye çevirdim. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim." Asur kralı III. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim.. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta.düzenlenmiştir. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar.. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. ateşle yaktım. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III.Ö. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim.. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Daiacni ülkesine' doğru indim. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk.-nan yukarıdaki yazıtında. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. Nairi ülkesi içlerinde Asur.Ö. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir. 858 tarihinde Asur tahtına III." 21 . korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. Bu tanım M.. kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da.Ilııbıışkia'dan ayrıldım. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır. Aızaskun dan ayrıldım. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım.. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1..

..Resim 6 .Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç .

Ö. Çünkü Salmanasar'ın M. YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller". yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27.. BitZamani'ye do^ru ilerledi. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı.. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. 9. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. 832 yılında. 858 vılından. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. yani M. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M.Ö. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ".Ö.Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. Modern Bingöl ili. Uraıtu'nun. Bulanık civarında olduğudur. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. Uruadri." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. bir siyasi örgüt.Ö. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. Erçek ve II. yani M. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. YENİ BİR KRAL.Ö. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir". "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. bir başka anlatımla M. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil.Ö. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti.

.................................................................................................................................................39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu..................................................Yeni basken! Tuşpa....................................................................................................................................................63 Tapınaklar...................... ..........................................................................................................................................................................................................................................41 Asur'da güçlü bir kral: II...............................................................................................................................................................................................................................................................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi................................................................................................. Tiglat ................................................................................................................................................................................... Rusa ve krallığın yeniden doğuşu..........31 Kuzeye tekrar yöneliş...........43 II....................................................................46 Ve son........................................................................................................47 Kaleler ve Sur Duvarları.............................................................................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı..................................................................................................................................37 Argişti oğlu Sardun..................................................................................................................................................................................................Pileser ve Tuşpanın muhasarası....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................59 Kerpiç beden..............56 Cephe mimarisi...................32 H a l ı y a ilk askeri sefer....................................................................................................................42 I....................................................................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar. Rusa'nın sonu ve yeni kral 11.............................................................. Rusanın saltanat tarihleri............................. Sargon............50 Sur duvarları..........................................................................................................................................................................39 111................................................ Argişti dönemi.........................30 Urartu devlet dininin kurulusu......................................................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi........................................................................................................56 Kuleler...........................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon..........................................................................................................38 Zirvede bir krallık..............................................................................................45 Ayanıs Kalesi ve II.....................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar................................................................................... Argişti... Köken sorunu..............................................................................30 Kuzey seferlerinin başlaması......................................59 Kale kapıları......................................37 Atlı kavimler tehlikesi............................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri....41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu..................................................................................................................................36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler......................................................50 Kaleler ve su gereksinmesi........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................33 Kral I........................................27 Kral İşpuini...48 Yer seçimi....................................................................................................................................................................

Resim 7 .ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .

Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. kral/ar kralı. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). Sarduri. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir. Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması. İT. savaştan korkmayan kral. Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. Sarduri). Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. eşi olmayan kral. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. Sadece bir iktidar değişikliği değil. büyük kral. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. Sarduri'nin. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'.Ö. güçlü kral. Salmanasar'ın 27. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. Bu inanış. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. altı kez tekrarlanmıştır. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. :- . Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. balkın çuhanı. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi. Naili ıil-kesinin kralı.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. dünyanın kralı. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. bütün krallardan haraç alan kral. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir.

Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı . Başkent Tıı&a 26 .. Resim W Van Kalesi..-•-' "■mZK2-i.Resim 9 .

Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır.. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. 823-811 > ikinci yılı (M. III. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır. Salmanasar saltanatının 31. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 .Ö. Salma-nasar M. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan. 827/26) Asur ordusunu. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı .Ö. Samsi-Adad (M. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni.'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir.. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. yılında I M. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. I § pina. olasılıkla da MÖ. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim. Salmanasaı in son yıllarında. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10)..Ö. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım.Ö. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. Tşpuini. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Urartu egemenliği güneyde. 825 24 tarihi İşpuini'nin.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. Sözü edilen Asur metinleri ITT. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir. Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. Bu durumda M.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9).. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111.Ö.

9.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir.Ö.. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir. kuzu re 12. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. 28 .Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. İşpuini tapmağının önünde.. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir.. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M.Ö. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi.480 büyük keçt getirdi.120 keçi. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. güçlü kral. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale. Yüksek yola bir stel diktiler. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır.. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. Anlaşılmaktadır ki. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. Aksim. 9. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. yüce kral. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi.. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M. dünyanın kralı. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir.. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir. Yazıt Türkiye. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi)." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui. 9. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür.

Resim 11 .Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .

. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua.. literuki.174 süvari. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. Meherkapı yazıtı." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir.. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Yazıtta geçen Barşua ülkesi. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 .... Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V.. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın". İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. Barşua ülkesini zaptetti. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u.. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". Savaşı devam ettiren Urartu kralları. Luşa. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır. Tanrı Haldi güçlüdür. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür. Büyük Kukıtru.. Katarza ülkelerine kadar fittiler. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir. Anaşe..704 pivade vardı. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar. Hu vazıta göre tşpuini. doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası.leskirt-Toprakkale yazıtıdır. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua.. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir.120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir. l i e r u k i .ordumda 106 savaş arabası. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt. Bu yörelerde kazanılan başarılar. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye..URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir. Anaşe. olasılıkla Asur'dan etkilenerek. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti. bu ülkeden 65 deve ve 1.. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. binlerce atlı ve 15. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. 9. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). Meis/a kentini ele geçirdi." Bu bilgiler Urartu ordusunun. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler. 2.. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer.

.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir. 800 y ı lla rı nda . Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim.. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır.. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu. belki de yeniden düzenlenmiştir. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır. Sargon'un M. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır.önemli bir belgedir. Ardini kenti (Musasir).Ö. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ. Asur Kralı II. bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. Tu.Ö. M..71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır.şta'nın II.Ö. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır.Ö. Kumenu. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I. Menua'nın uzun süren ortak krallığı. Mei." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur. Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir. Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki. Taştepe yazıtında geçen Mei. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir. Sargon'a ait Asur yazıtlarında.. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. yaklaşık olarak M. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması.. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 . İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar. Ancak genel inanış Menua'nın M. Bu durumda Meherkapı y azıtı. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği.

Yörede yaşayan Luhiuni. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır.fon"bunu göstermektedir. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir.. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi.. Aznavurtepe. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: . Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım.760 piyade görev almıştır.. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. Luhiuni'yi ele geçirdim. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı.. Luşa.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Uiteruki. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür. Ancak daha sonraki yıllarda. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. II. binlerce süvari ve 15. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları.

Anlaşılmaktadir ki.. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır.. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır. bazılarını öldürdüğü.edilmesinin nedeni budur. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Bir Urartu yazıtında. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar. kral adlarının dışında. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın.NAM) unvanını almaktadır. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. Malatya yöresine egemen olmak. Aynı görüş birliği. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. Menua'nın. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta.. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Meliteialhe ülkesinin. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. İkinci önemli nokta. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Şebeteria kenti ülkesini. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I." Yazıtta geçen Şebeteria.. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Huzana kenti ülkesini.

.............................................................................................................................................................97 Ölü Gömme Gelenekleri.................................................................................................................................................134 Depolama küpleri.......................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................106 Maden İşçiliği.......................................................... 121 Kazanlar.137 ....................................................................................................................................................................................................Saraylar............................................................................................................................................................................................................................................134 Günlük kullanım kapları....................................................................................................................................87 Küp mezarlar..................................................107 Demir......137 Anıtsal hayvan heykelleri..........................................................99 Ölü yemeği.............................................................................................................116 Kalkanlar...............................................................................................................................................................124 Mücevher Sanatı......................................................................128 Çanak Çömlek....102 Libasyon stellerinin kökeni...................119 Kemerler................89 Taş oda mezarlar................................................79 Kent ve Konut Mimarlığı..............74 Yedinci yüzyıl sarayları...................................................................................................................................................S"7 Mezar türleri....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları..............................................................................102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi.....................................................................135 Heykel ve Kabartma Sanatı....................................................................................................................................................108 Gümüş ve altın........................................................................................................................................................................................................99 Yakma merasimi..................................................................................81 Mezar Mimarlığı............115 Miğferler...........................................................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar.................................................................................................131 Kırmızı Açkılı Keramik.................................................................................................................................................107 Bakır ve tunç......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................93 Ya kına geleneği....................................89 Kaya mezarları.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H .s. ıK \ d \ \ Resim 12 .

toplam 52. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. 35 . O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım.675 kişiyi o yıl tutsak aldım. güçlü kral büyük kral.140 canlı savaşçı. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. sulama kanalları. MÖ. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. bu soruna son vermek niyetindedir: ". 23. En güzel örneğini I.. M.. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I.Ö.19.. bunların yanında başarılı doğu.Ö. krallar kralı.280 kadın. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir.Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı. Biaini/i ülkesinin kralı. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: "... ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı." I. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya..255 erkek çocuk. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi.015 büyük boynuzlu ve 1.. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. 10.785 de. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir.(muzaffer olmak için) yalvardım. Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir.. Tıısjuı kentinin yöneticisi. Öyle görülmektedir ki. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın.Argişti föyieder. Asurdan örnek almış olmalıdırlar. gümüş. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur.. Argişti der ki. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti. orduyu büyütmekdir.. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir. Argişti 'babadan kalan yere". Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi. Babası Menua'nın. Argişti'nin (M. İşpuini ve oğlu Menua'nın. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım. 1. Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda.104 al ve 35. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi.. daha önce de belirttiğimiz gibi. büyük oranda Şupani. yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur.. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye. 8. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır. KRAL I. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır.. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş.

1. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. I. Muzum ve İrkiııni vardır.. diğer ganimetlerin yanında. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* .047 kadın olmak üzere toplam 29.28ı kişiyi tutsak almış.. bağışlanması dikkat çekmektedir..Ö.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir. Bu insanlardan 6. J00 büyük boynuzlu sığır.600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır.000 mina hakir. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. 60 mina olan 1 talent. 1.000 m ina bakır. J00 binek atı. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle. yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2. Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir. 10.000 koyun re ayrıca. 10. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır. M.539 çocuk. 37 mina gümüş. 41 mina saf altın. Kralın M. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler. Uruani.. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır.Ö. yaklaşık olarak 30 kilogramdır.. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır. 20 kilogram saf altın. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır.. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz.. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur. kralı. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. 18. saf altın.. batıya götürecektir. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi.Ö. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti. Ultuza.Ö. 10. 100 sığır 500 koyun. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir. 8. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir..698 canlı adam..KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye... Argişti'nin dördüncü saltanat yılı. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. Argişti'nin.000 binek alı.333 gram).boğa. Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. 9-7. 1. Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden.

özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde.. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri"... Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur.600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ". Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P ." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Bölgeyi. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir.. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi." Bu kente yerleştirilen insanlar için. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri. ancak Asur krallarının yıllıklarında III. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. Yöreye getirilen 6. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur.600 savaşçıya karşı. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan.Ö. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir. Medleri de dikkate almak durumundadırlar.Ö. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır.. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini. 4» zaman ayırmıştır.. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. yukarıda da belirtildiği gibi. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır.

Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. m . Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir. 9.. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. Altın. Argişti F. 7." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir. İstekte bulundum.. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti.114 savaş silahı. 768'de. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır.022.. 35. M. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek.Fırat durgundu. Sarduri şöyle der. Wasini. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. Taşe. toplam 21.. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır.. Baba Argişti.. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim..321 inek. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim.036 boğa. MÖ.. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. Biainili ülkesinin kralı.467 küçük boynuzlu hayvan. 2. Melitea muhasara edilsin. Argişti oğlu Sarduri ilerledi. Maninui. 336tutsak... 1.970 ok. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı.bi. dünyanın kralı.Ö. Aruşi. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır.. Hazani. Taunlar beni dinlediler. Hilaruda geldi. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır.. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır.. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır. 111 akarki şarap. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ". Merhamet gösterdim.408 at. yüce kral. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır. Onu vergiye bağladım. güçlü kral.Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu. I. 1. 47. 2. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur. Yaurahi. 132 katır..079 mina bakır. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. bana yol açtılar. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi. 10.133 ölçek arpa. aul-burarrini. 12. krallar kralı.357 büyük boynuzlu hayvan. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım. Tumeişki.332yay. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları.Urartu tanrıları Teişeba'ya. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır. Tuş-pa kentinin bakimi. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş. Şivini'ye dua ettim. Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir.

eğer abartılmamış ise.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar.Ö. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir.. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır.. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır.000 savaşçı... Bu başarılar II. Ele geçen hayvan sayısı ise." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 .525 büyük boynuzlu sığır. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. 12. 800 mina gümüş. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ".500 at.. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. Asur kralı III. 18. 4. 2..746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir.Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır. 46. Bu kez II. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir.Urartu ordusunun Malatya ve civarında. Tiglat-Pileser.8. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II.000 küçük boynuzlu sığır.000 kadın.000 adet giysi. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir. 2. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir.000 savaşçı. İki ordu M. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur." Bu kayıtlar.3-500 çocuk. şaşırtacak kadar artar. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir. Görülmektedir ki. 3. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir... yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir. binlerce kadın.535 bakır kase vardır.000 bakır kalkan ve 1.. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II. 745 yılında. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58.Ö. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. Mana ve Babilu ülkelerine. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: ..Ö. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak. M. Sarduri listesini 12. günü) Pul adlı bir köle III.Ö. Sarduri M.735 erkek çocuk. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M. Ancak savaşın galip tarafı Urartu. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. II.Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir.

Que kralı Urikki. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir.. Tiglat-Pileser.. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış.. Sarduri'nin III. Rusa için gerçek bir kabustu.. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum.. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu. Kumahalhi kralı Kuştaşpili. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir.. Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M.. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler. Sarduri'ye kısmet olmuştur. İki ordu arasındaki savaş. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı. Asur ordularının eline geçmesini engeller. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. Sargon. (Arpad'h) Muti-ilu.Ö. M. Bu koalisyon. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki.. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi..Ö. Urartu kralı Sar-duri. 743'de.. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ". Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır.Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı.Rusa).. Rusa. Kuzey Suriye'ye girer./' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. II. ordusunu harekete geçiren kral. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır. IH. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi. 40 . TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil.. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir. II. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. Ancak M. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim. Kral.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır. Gurgum kralı Tartılılara.. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. Ancak Asur kralı III. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur.. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında.Ö. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi. Bütün bunların yanında Asur tahtına M.Ö.. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı.Ö. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu. Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. 721 yılında gecen yetenekli kral II." M.

Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. Asur'un tarafında yer almakta. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın.Ö. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. bir kaç yıl sonra Batı İran'da.. Sargon. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. M... Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir. 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. Olaya yine tepki gösteren Sargon. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. 1. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. M.Ö. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş. SARGON M. M. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Ancak bir süre sonra Utlusunu.. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana.Ö. Hasara uğramış yazıtta. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. Sargon. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I. 721 yılında V. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir.Ö. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. Bu olaylar çok değil. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar.

Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. Ancak bu kararın alınmasında. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir. Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır.(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un "..hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. Sekizinci seferin en önemli aşaması.. Amaç Sargon'dan af dilemektir. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. yay.. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1. SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı . Ancak Metatti. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır.ova düşman kanları ile doldu. Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır.. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. başında II. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon. Başkentte varan kral. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. ayaklanmayı bastırmıştır.. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır.. Uauş Dağı'nda Sargon. bitki ve hayvan örtüsü. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir. Sargon'un. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. isyancı komutanları. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ". Urartu ordusu ve yandaşları. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu." Sargon a göre: '. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı.. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer.. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: .. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon. Sargon.." Urartu kralı Rusa '. sulama ve tarımsal faaliyetleri. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler. . Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. Sargon. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Yöredeki Namri. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan. Aynı yazıtta Rusa için ". Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon. ordu büyük oranda tahrip edilmiş.Ö. Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı. Rusa. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir. Anlaşılmaktadır ki. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar. M. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. Olasıdır ki. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş.000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür.

Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir..Ö. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir. karısı ve 6. Gituha(ni). ('sulu. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. Muna nehrine kadar ilerledim. Gir. II.. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya. 714 yılı I. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir. Kummuhu kralı Mutallum ile II. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak . Argişti M.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. Musasir bütünüyle tahrip edilir. Urzana'nın kızları. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir. günahkarHitilliMutallum. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır.. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi.. Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta. Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . Arhıı ülkesi ne sefere çıktım. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken. Bu kavimler M. II. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir. M. Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler.. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır.. Buau ülkelerini ele geçirdim. ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar.güvence içindeyur-ı döndü. Olasılıkla Erciş adı Argi. Kesin olan durum şudur ki.Ö.. Ulhu. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~.. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1). çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ".. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır. II.ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir.mt. Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir.Kummuhu ülkesinin kralı. kralın bu bölgede çeşitli bağ. Armarili. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin.e girer. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. Sargon'a ait olan bir yazıtta. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ".110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir. Musasir'den elde edilen ganimet. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. Uişe. Özellikle Uauş. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir.Ö. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II.. II. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır..ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir.Ö. oradan geri döndüm. I. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek.

..........................................149 Hurri ve Urartu dilleri.....................................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini...................................................................................................................................................146 Toprakkale fildişi eserleri.........153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı............................................................................................... 1 ı() Urartu dilinin yapısı............................................................................................................ 153 Tanrı Haldi..............................................................................................................................................................................................................140 Taş Kaplar...............................................................................................................................................................................................................................164 IV .....................................................................................................................................................................152 Din..................................................161 Kaynaklar................................................................................................................................................1i<S Dil ve Yazı...................................................................147 fildişi sanatının kökeni........................................................152 Hieroglif yazının kökeni..............................................................................................................................................I tö Altıntepe fildişi işçiliği.....140 Savaş arabası kabartması.........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu...................150 Hieroglif yazı....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................151 Budin levhası......................150 Hurri-Urartu ilişkisi.............................................................................................................Adilcevaz kabartması........144 Fildişi Sanatı.........................................................................

II. ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .& * ( *•_ * ?•*& S*Ş . Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .

Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. II. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır.. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır. Bu durumda II. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir.. Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . daha önce de belirtildiği gibi. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır. Asur 45 . Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır.tumCni) kentini tıklım. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler. Yazıtla Rusa'nın. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Rusa'dır. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. olasılıkla M. II. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür.Ö. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. 685 yılında tahta geçen II.. Bu durum II. ızgara planlı "dış kentler" II. Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. belki de. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir. RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine.. Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki . Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. Haldi in gücü ile güçlü kral.şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?.. Muşki ülkesi. Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir.. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere." II. evrenin kralı. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir." yazılıdır. Bu durum. II. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki.. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Bu konudaki tek belge.

. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi..Ö. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı. II. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir..Ö." Benzer bir heyet II. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi.. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. Sarduri'ye aittir. 654 yılında II. Bu durumda II. Ayanıs'tan elde edilen veriler. AYANIS KALESİ ve II. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II. Olasılıkla M. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. olasılıkla da M. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır. II. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III. Ayanıs Kalesi'nin. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M.. Rusa'nın. büyük kral.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir.651 yılında tamamlandığını göstermiştir. Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır. Eğer durum böyle ise II. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M. 655 yılında başladığını. III. Rusa'dan sonra başa geçen III. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın. TT. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir.. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır. İT. Ancak III.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14). M. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar.Ö. Rusa'nın 34. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır.Ö. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir. bana haberciler gönderdi. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir.Ö.Ö. kralı mı kutlarım. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. Bu durumda III. II. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir. Öyle görülmektedir ki. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. Rusa olabileceğini önermek mümkündür. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır. Bu durumda II. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. Rusa.Ö. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu.

590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür.Ö. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının.na da rastlanmaktadır. 594.Ö. Bunlardan ilki. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. Mannea. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer. Ancak yine de IV.Ö. İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. M. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. M. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır. Krallığın M. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. 7. Urartu. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II.Ö. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır. VE SON M. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. Yeremya (Jeremiah). Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır. Aynı kaynaklar M. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Medler tarafından vurulmuş olabilir.Ö. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. 4" . Babil üzerine saldırmasını ister. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.Ö. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. İskit ve Medlerin. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında. Med. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır.Ö. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir.

plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler.8. temelde askeri bir üs. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır.7.Ö. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın.9. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır.Rusa'nın (M. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir.Ö. Batı İran'da H. Il.Sarduri'nin (M. Van'dan. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir.Ö. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında.

» N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 .Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 .Resim 15 Kral tşpuini'ye ait. Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'.

her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir.Ö. 8. Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir. ne de bir yazılı kaynağı vardır. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. . Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. Ancak çeşitli yönlere giden ticari. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Ancak MÖ. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu). Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. Hatta Uranuların Van. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. sulama«..karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Muradiye Ovası. I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. 9. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. Özellikle Kale Sarand. önerilenin aksine tapınaktan çok. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında.

Resim 17 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale. Zulümtepe Resim 18 .Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 .

Amik Kale gözetleme kulesi '-- .*-".'• ^ Resim 19 .

Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması.a elverişli nehirler de fazla değildir. 160. mer- Çizim l . Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir. Görkemli bir çok Urartu kalesinin . Özellikle 11. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı.. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O. 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması. Res.7) Cızım 2 . Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir.-teklerinde yer alan ovalar. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır.Res 9) 53 . l60. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir.

konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. : Ekonomi böyle bir kitabın.. tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti. Prof. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma.. bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. Bunun başlıca nedeni. Münir Ekonomiden geldi. Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim. Dr. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik.Mna karşın. Urartu larihi ve sanatı. aziz dostum Prof. örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v .ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır.

■ .► *.v ■ .

m üFm . V .'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 .

»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .

Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar. U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. CEPHE MİMARİSİ M. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. 8. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir. Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II. SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. yüzyılın ortalarında II. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. 9. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. sulama tesisi. II. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. yüzyılın sonunda ve <S. $6 . Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri. MÖ.slamıslardır. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir. kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj.Ö.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. Bazı durumlarda yükseklikleri 1. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23).y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir. yükseklikleri biraz da abartılarak. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe.

Körzüt Kale sur dururları 5" .i \ Resim 23 .

> 7*i İ Resim 25 .Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ .Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.

Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir.Ö. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur.Ö. Arkeolojik veriler. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). 8. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir. I "ramı mimarları. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. Bu durum M. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır. M. yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. W . Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti.Resim 26 . konumu ve topografyası. () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3).

Ayams Kalesi fe / Resim 28 .Rustikah duvar.Rustikall sur duran. Resim 27 . Ayams tapmak..4. temeli 60 .

■ A i "KTS Resim 29 .—.Yan Kalesi tçkale kuzev surian .

61 .

Resim 30 .Körpencere. Van Müzesi 62 .

Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir. Aşağı Anzaf. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur..Cızım . şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler. SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında. Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Genellikle 2. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir. . Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır.0 ve 63 . Bu durumda ta. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. Asur kralı II. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir.

... halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur .. Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. Semiramis. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. Kentin doğu . sulama kanallarının. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. bağlar ve bahçeler tesis etti. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir.. Moses. kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. Koroneli Moses Van Gölü et-. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. 1 . Olasıdir ki. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ".S. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. Moses. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş.URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır.. 5. yüzyıla kadar geriye gider. rafındaki anıtsal yapıların. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar.. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. ".. Schulz. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti.

Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .Resim 31 .

Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. Elde edilen bu düz a l a n . Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. anıtsal kale kapısı hariç. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33). tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra.0 metreyi bulan. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir.S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir.1x1/1 durumlarda 7. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. olasılıkla. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır.0 metreyi bulmaktadır. Kalınlığı her zaman 4. alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır. Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. olasılıkla Menua ile birlikte. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir.0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. mekanlar arasındaki ilişkiler. fe . birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan.

Resim 33 .Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 .ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi. doğudan görünümü.

Bu öneriler genelde Asur kralı II. yani MÖ.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. 9. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe. Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye.Ö.50 metre arasında değişmektedir. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır.80 ile 10. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" .Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i). Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. II. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir. Sargon tarafından M. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır. Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. H. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. 8. 7. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır. olmasına karşın bu öneriler. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. cellanın boyutları ise 5. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M.Ö. II. . Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır.O. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı. olasılıkla II. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. yüzyılın ikinci yarısına. platform. Kral II.30 ile 4. M. yüzyılın sonlarına ai tti r.00 metre. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır. Çeşitli örneklerde.

1966. Lev. özgûç. İstanbul.4) Çizim 5. I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. MS. h 68 . Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. 1966. Ankara.

Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .trmuşini tapmağı.Resim 34 . Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .

Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir. mimari dışında Urartu öğeleridir. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. Platform üzerinde. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir.Resim -)'6 . payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. Aksine tapınak. Kapının iki yanında serbest duran iki paye.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. bir başka deyişle. Aksine tapınak akak bir yapıdır. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır.

lyants Susi tapınağı..-S*o-. 1 fr ta^H .. -v İ'V v ı fi Resim 37-.-..

Qâm 6 . 1967. Londra. I rartıı İhı.Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi. Resim 64) "I .Kingdom of l cm and its AH.

Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır. Aznavurtepe. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir. 8. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde.Ö.Ö. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda. Urartu kralı I. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz. Urartu Beylikler döneminden M. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği.Ö. 1.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M.Ö. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. Doğu l. sitadelin ortasında inşa edilmiştir. Argişti'nin saltanatının 5.8. 9.Ö. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur.80 metredir. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. M. yılında (M. 9. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak.diği kesin değildir. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M.0 X 11.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir. Tapınağın ölçüleri 13. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. Kargamış tapınağı M.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının.Ö. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> .Ö. bir l.

açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. I. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. 73 .50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir.30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır. 7. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları.75 metre genişliğinde ve 11. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır. II. Argişti oğlu TT. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. Altıntepe'de bulunan kutsal alan.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir.

Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. Özellikle W. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. : .Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi. A. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. Raynolds. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. Burney'ın çok büyük katkısı vardır. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır.Y. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Barnett. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. K. Boris Piotrovs-kii. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. Lehmann-Haupt ve W.F. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Orbeli. Afif Erzen Çavuştepe. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. K. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir.D. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. Charles A.D.N. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir. merhum Dr. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A.

gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. "4 . Kuzeyde yeralan bir koridor. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . bu bölümde olasılıkla kral 1. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. I. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir.repuni) saray. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. erken 8. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu durum. İvarsa tapınağının etrafında. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. Saray. 24 x 7. yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. avlulardan meydana gelmiştir. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür.

Cantştepe Kalesi tuh.ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .Resim & .

olasılıkla M. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar. Eski Teişebani (Piotrovskii B. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar. Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. Arin-Berd. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir.ş-lerdir. kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. Gürpınar Ovasında M. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. 8. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. Tepenin kayalık bir kütle oluşu. yüzyılın ilk yarısında kral 11. Çizim 7 . İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. fonksiyonları benzer olsa da. /(X>" /<•« -6 . İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art.Ö. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38).Ö. Tepenin düzle. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının.B. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin.. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. <S. 1. Londra. Ancak tapınak. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. arazi planları değişiktir. Altıntepe'de. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray.

kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen.YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M. dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır.7. Karmir-Blur (Çizim 7). yükseklikleri çok zaman 2. M. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın.Ö. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. yüzyıldaki vergilendirme. 7. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır. Yapım yöntemi. yüzyılın ilk yarısında II. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir.Ö. 7. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır. Ancak M. vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur.Ö. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. Sarayların inşasından önce.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). . Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir.

• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? .Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 . Resim 39 .fv* ./" -"•.

50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil. yapının M. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. kral I.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. Arkeolojik veriler.Ö. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur. Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir.0X25. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır. 8.Ö. Resim 40 . Yapı içten -H. yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır. 7. Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır. Altıntepe'nin II.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 . Argişti tarafından M. yapı katında inşa edilmiş olan apadana.

Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü.Ö.Ö. Urartu Krallığının M. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır. 6. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. 80 . 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. yapı katında. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır.Ö. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. 9. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir. Yapının planı.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür.Ö. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu.Ö. birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. niteleyici özelliklerdir. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. Aynı tür yapıların M. 9.Ö. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da.

planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır.Ö. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. olasılıkla M. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır. Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. Kent içindeki evleri oluşturan 1. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 .KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa.

Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. Kalenin doğu. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. alanı ikiye ayırır. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. II. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır.50 metre. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır.0 metre kalınlığındadır. iç duvarları 1. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir.50 metreye kadar koruna-bilmiştir. deniz seviyesinden 1. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. Yapım yazıtı ile II. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41). Yazıtlar ile II. Karmir-Blur'da-ki kazılar.995 metre yüksektedir.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir. Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur.0 metreye yaklaşmaktadır. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında.0 metrelik caddeler ve 5. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. birbirini dik kesen 7. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir.0 X 22. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. Evler kare bir oda. Çok geniş bir alana yayılan kent.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. Evlerin dış duvarları 1. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir.

Resim ıl. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir. arazi kullanımında. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur.arından söz edilmektedir. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Kaldi ki. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde.J acılamadığını iddia etmişlerdir. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. genel siyasetinde ve ıskan politikasında. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir.:~. ele düşünülmüştür. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. 83 . Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir. Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-. Özellikle II.

Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Toprakkale ve Çavuştepe. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır. Veli Sevin. Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. 3 . Zafer Derin. 1984 yılında Taner Tarhan. Haluk Sağlamtimur. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. Oktay Belli. Gülriz Kozbe. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Kemalettin Köroğlu. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur.

Sevgin.Çizim . 2) .S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ . Res. Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977. Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı".

Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. ön avlulu evler Anadolu'da M. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. Ev. 2.0 metreyi bulmaktadır. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II. Evin boyutları 25.Ö. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. Kusa dönemine tarihlenmektedir.()X 15. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler.50 metreyi bulmakladır. ^> . genişliği ise 10. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9).0 metreyi aşmaktadır. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir. Ancak erken dönem evleri ile MÖ. Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır.0 metreyi. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. Duvar kalınlıkları 2. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler. binyılın başında. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10). Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur. 7. Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir.60 inciredir. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20.

o .

-V. Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. Res. 1976. Anadolu Araştırmaları I \ ' \.4) tf . 1976 . Serin.-V. Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un .Ipm Çizim y . M ÇİZİm I" .1977.Gövelekeui {Tartan T.19 I Res.Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V. Konut Mimarlığı ".

80 metre ile 1. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. Çavuştepe ve Giyimlide. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. temelde birkaç önemli nedeni vardır. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur. Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar. Van Kalesi Höyük'te.80 metre arasındadır. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0. 8~ . Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. 0.50 metre ile 0. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır. yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış.

ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir.. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere". (. o'o 16. Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey.ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. Özellikle Van Kalesi Höyük. Anato/ian Stııdies ^v. üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir. Van Kalesi Höyük'teki örnekte. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel . 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar.'.

Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. I. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. Mezarlar. Anıtsal kaya mezarlarına. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). IIV. Palu'da 1 No. bir kapı ile girilir. genellikle mezarın ekseninde yer alan. - . içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. Argişti mezarı. Argişti. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. Doğu Odaları veya 1. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur.Ö.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri. düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. Ölü armağanlarının yerleştirilme. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Kayalıkların görülür yerlerine.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). Kaya mezarlan içinde. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu.

1987. Argiştİ baya mezarı (Serin V. Çilingiroğlu (Ed. Çizim 14 .. ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler .) Anadolu Demir Oluları İzmir.Çizim 13 Van Kalesi'ndel. A.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı .

90 .

Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 . V • n \ •.\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj . /v.-.:. i v.£' P~mL İ.

Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 . Horhor Mağarası. Argisti nin kaya mezan./.> .Resim /."* rBWB***W Resim 44 . Van Kulesi .

Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. at heykelcikleri ve at koşum takımları. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir.50-1.0 ile 4. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar. odalar aynı eksen üzerinde değildir.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16). Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır.0 metreden 5.0 metre arasında değişmektedir. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli.90 metre olan bir dromos ile girilir. 93 .lu mezarı 9. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. Gökbelen.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır.sapılmıştır. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. taş blokları içine nişler yapılmıştır. Arazi yapısının uygun olmadığı.0 metre uzunluğunda ve 4. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır.40 metre enişliği 0. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen.50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. Altıntepe'deki III No.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır. Mezar duvarları içine çok sayıda . Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. Tek odalı mezara uzunluğu 2. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. ova seviyesinden 40. Ölü armağanları arasında tunç kemer. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. Altıntepe I No.lu mezar. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. 2. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. Altıntepe III No.80 metre arasında olmalıdır. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır.0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1.