U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

1987.'//İ>»r~.-y/.'77?i. Çizim 17 . Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'. /sık Şihıılikalc.Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . Res 6ab) Çizim 18 .Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F. Belleten Sİ.

* ...

Karagiindüz K Mezarı.347. Dilkaya. Erken Demir Çağ. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 . Erken Demir Çağ ' Sevin V.Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı .Dromoslu taş sandık mezar.0________İM Çizim 19. R 96 .VI7 1.

Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. 9- . Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri.Ö. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir. Van Bölgesinde M. 11-10.50 ile 2. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır. DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. II. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir.50.Ö. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür.Ö. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. Mezar yüksekliklerinin 2. Uzunlukları 3-30 ile 4. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. Mezar içinde. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir.30 metre arasında değişen mezarlar. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. Duvarların üzerinde. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin.50 metre civarında olması gerekmektedir. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. genişlikleri 1.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. sekiz iskelet var dır. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M.

Kamgündüz oda mezarı.Resim 45. Erken Demir Çağ sonu .

:K Manı'nda hır oda mezar F.rken Demir Çağ sonu n .

dro-r. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. miğfer. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. Olasılıklar. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. Ancak . >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. Elazığ Kaleköy. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. mezarlann hemen yanında 99 .ar< alanına getirildiğini göstermektedir. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. basit taş mezar. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler.ezarlık alanlarında. Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. Van Kalesi Höyük. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Resim 48.Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.

ölüye armağan edildiği bilinmektedir. 1991. < Editör).tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K. bir öneriye göre. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). Res. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. küpe.E. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. Jerusalem. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir. Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür.bulunmuştur. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. Kurban kanı. fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. sıvı kurban (libasyon) merasimidir. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. Mühür baskısı üzerinde Çizim 21. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. ilmelerin içinden elde edilen mühür.. I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. Stellerin birinin örtünde. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). çapı 0.C. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. Yakma gömülerin.. Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21). Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır. 6j) 102 . Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. 227. yüzük. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir.

Çizim 22 .Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler. u 23 .

Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. Kargapazar (3. İklim yine soğuktur. Yöre Fırat ve - . Bölgenin diğer yanardağı 4. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer.449 metreye ulaşmaktadırlar. Ağrı Dağı ise 5.188 ve Mercan Dağ 3. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2. İklim çok kum ve çok soğuktur. Bendimahi.15 derecenin altına düşer.600. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. Oltu. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Bölgenin büyük bir kısmını 16. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz. Zaman zaman sıcaklık . Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye.612.288 metre) ve Akdağ (3. en çok 160-165 gündür. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95. Göle akan Zeylan.200 metre civarındadır.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları.100 metre). 1951 yılında Ağrı'da .030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır.mur alır. Munzur 3. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3.000-2. batısında volkanik Nemrut. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. Kış ayları bir hayli soğuktur. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü. Allahuekber Ö126 metre). Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1. Deliçay. Mescit Dağ (3250 metre). madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Karasu. Yörenin ortalama yüksekliği 2.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır. Buzdağı 2. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir.47 derece ölçülmüştür. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. Van Bölgesindeki iklim kurudur.165 metreye kadar ulaşır.

Doğu Beyazıt haya mezarı 104 . Yeşilaltç Resim 52 .Resim 51-Stelyuvalan.

I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I .A' IV **4 Y1-. ..

5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .

dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir." emri yazılmıştır. Karahan stellerinin birinin üzerinde. yani Tanrı Haldi. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. Bu oyukların. diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte. Ancak Al-tıntepe'de dört. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". Özalp'in güneyinde. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır.. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir. Urartu'ya. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir.546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. M. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt. Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın. deniz seviyesinden 2.. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). 106 . Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. Teişeba ve Ş ui ni y i . Arkeolojik ve epigrafik veriler. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır.Ö. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50)... II.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir.

Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin. bu beyliklerin M. Madenin ocaktan çıkartılması. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M. 13. Genellikle demir.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür. Urartu Krallığının M. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. Daha sonraki yıllarda II. Krallık Döneminde bu değerini yi10" . 2. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir.Ö. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi.Tukulti-N'inurta (M.Ö.Ö. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder.Asurnasirpal 'M. bakır.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. hiç bir kayıt yoktur.9. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. 12. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların. Hastam. Il.Ö. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait. Armavir-Blur.Ö. Toprakkale.TiglatPileser (M. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın. Arkeolojik kazılar M. Hatta daha da ileri gidilerek. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54).yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir.Ö.890-884) ve Il. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü. zenginleştirilmesi. Kayalıdere. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. Çavuştepe.Ö. Asur kralı I.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

Resim 57 . 7.Demir mızrak uçları. tunç .Tek kulplu testi. Ayanıs Kalesi MÖ. yüzyıl Resim 58 .

Çizim 24 .Tek kulplu. yonca ağızlı metal kap 111 .

Van Müzesi 112 .Resim 59 .Tunç adak levhası.

Resim 60 .Mobilya Parçası Van Müzesi .

Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .Resint 61 .Keçi ayağı biçikli masa ayağı.

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Rusa yazıtlt yapı adak diskleri. Ayanıs Kalesi .//.Kesim 64 . Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 .Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları.

113 .

Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Uşnuye. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. Tarım alanları daha çok Mianduab. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Aşağı ve Yukarı Anzaf. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. b . Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). Gürpinar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. İklim. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. 1. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. küçük tarım alanlarının varlığıdır. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. Hoşap kaynağından sağlanan su. ilerde de söz edeceğimiz gibi. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. Kurubaş Geçidi. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. birbirini kesen dağ sıraları. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Bölge. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır.

Tunceli. Bingöl.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. II. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı. • 25. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. 1. silah • 1.541 tunç mızrak. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir. M. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır. 2. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. 8. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. mızrak ucu • 305. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il. 5 miğfer.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. 1997 yılına kadar. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında.Ö. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10. 3 sadak. kazılarda bulunan demir. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>).Sargon'un M. su testisi.iki atı ile birlikle.412 tunç kılıç. 3 kalkan. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini. Yukarı Anzaf.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin. 11+ . 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli . güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. Kral 11. Elazığ. Çavuştepe. 745 yılı seferinde. Karmir-Blur. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa.Ö. 13. M. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. miğfer. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. M.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M. Daha önce de belirttiğimiz gibi.Ö.000 bakır kalkan ve 1. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan. Özellikle Erzurum.Ö.Ö. Erzincan.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir.212 tunç kalkan. 2 kazan. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir.

Gümüşhacıköy. Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. < Editör.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır.o. kama ve kılıçlara.-ilmektedir. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. 4. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur .1.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R.030 kilogram) ve 167 talent 2. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay.aktaydı. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. Jerusalem. Aynı krallıktan I. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. yaylar ve kazanlar. 10) 115 . Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir.o. bağışlanması karşılığında. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır.o. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-. 1991.5 mina şü (y. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir. önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. tanrıca Formundaki anahtarlara. Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış. bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce. '-.o. Res. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn. vazolar. Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. Argişti'nin ikinci . Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür."-inat yılında. 5 . Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i .

Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. 9. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir.Ö.Ö. Asur kralı III. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. yüzyılın sonu ve 7. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur.Ö. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. M. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir.U. Rusa'ya ait bir adak miğferi. Urartu Krallığfnın M. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar.9. 116 . Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır. Demir özellikle M. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir. MİĞFERLER Tunç. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. 7. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir. kalkanlar. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler.Resim 67. Çağdaş Asur. bu kullanımın M. 8.Ö. yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25). Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. sadaklar.

veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. Miğferin önünde. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Miğferler üzerinde. sivri tepesinden alın kısmına doğru.Ö. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. Özellikle Çavuştepe. yüzyıla ta-. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının .duğu bilinmemektedir. 7. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". özellikle M. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir.Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır. bilinmemektedir. 11" . gerek form ve . Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır. Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. Asur kralı III. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-..1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir. vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler.

Rusa dönemi.Tunç kalkan. Ayams Kalesi 118 . II.Resim 68 .Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu. Van Müzesi Resim 69 .

diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır.bir yönden bakıldığında düz. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. Kargamıs. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. olarak görülebilirler. bazı örneklerde ise. Bu durum. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir. deri ile kaplanmıştır. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. Arin-Berd. Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti. Asur kralı İT. M. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır.70 metre uzunluğunda ve 0. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. Bazı durumlarda 119 . Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır. Karmir-Blur. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir. ile 100 cm.12 mina) geldiğini yazmaktadır. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. 9. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir.Ö. Çapları 60 cm. Kayalıdere.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. üzerlerinde bezeme olmayanlardır. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. arasında değişen adak kalkanları üzerinde. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis.

7. yüzyıla ait tunç sadak.Resim 70 .Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. Ayan ıs Kalesi 120 .ö.

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. ovanın başlıca su kaynağıdır. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir.Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. bir çelişki gibi görünse de. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. " . küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından.

Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın. Boğa. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir. Eklentili kazanların kökeni. siren. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ .lu payenin yanında bulunan. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. Tl. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Asur kralı II. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. Bir diğer grup veri.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir. "Payeli salonda' 4 \o.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Karmir-Bluı'da bulunan l. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. Üçüncü veri topluluğu ise. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır.

Yuvarlak gözler. Bu buluntuların en önemlisi M. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. Delfi. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. Delos. S. 714 yılına tarihlenmektedir. Urartu. Yunanistan'da Olimpiya. 2. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş.Ö. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Ptoon. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. kadın veya erkek başlı. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. Boğa basları boynuzludur. Musasir. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. l ramı'ya haraç olarak 1. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere.lentİSİ. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. katına kadar geri gitmekledir. Yağma listesindeki Tabal.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının. Sirenler insan vücutlu. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır.Ö. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. Kirhi. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir.

Üzerinde Urartu kralı II. 126 . Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri. Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. 8.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. üzerindeki yazıt ile M. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Aslan eklentisinin önemli özelliği. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. Bu örnek aslında. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir.Ö. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz.

1a 8. Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B.. Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art.Jerusarlem. Res. Jenısalem..CM. 230.. (editör). 1967. (Editör). Kes. 230.im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<. Res 83 -4) 12" . 1991.2) Çizim -.B. 62ı Cızım 2H . 8. ımuini.Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'._ Kanath eklentiler . i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'. 1991.Sirenler (PtotTOVSkü B.

MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. Marlik Tepe'nin. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. Altın. F. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. hayvan başlı iğneler. Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. M. yüzyılın sonuna veya 8. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri.le geçen eserlerin yanında. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. Özellikle altından aslan başlı küpe. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. 12> . gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. 9. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar.Ö. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir.

Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi . Van Müzesi Resim 5 .Hayran haslı allın iğne.Resim 74.

Van Müzesi .Resim 77 Altın kolye.

Sandal biçimli altın küpe.Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 .Resim 78. Van M: .

Hayran haslı allın-demir bilezik. Van I .Resim 80 .

Allın rozetler.Resim 81 . Ayan ıs Kalesi 129 .

çift kulplu kırmızı açkıh kap. Ayanıs Kalesi Resim 83 .Kaideli.Resim 82 .Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .

Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. boyalı kap parçası bulunmamıştır. Urartu çanak çömleği. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. 131 .Ö. Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. 7. ele geçmemiştir. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. Urartu sanatında M. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. 7. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil.Ö. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. Urartu. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde. Son yıllarda Van Kalesinde. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. bir iki örneğin dışında. M. bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Bu geleneğin kökleri. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında.ÇANAK ÇÖMLEK U .

Van Müzesi Resim #5 .Resim 84. Yan Müzesi 152 .Ayaklı kadeh.Alçak boyunlu küpçük.

Yan Müzesi 133 .Resim 86 .{yanış Kalesi Resim 8^ . bezemeli. siyah atkılı kap parçası. .Boğa başlı.DevetÜyÛ renkli depolama kabı.

* Resim 1 .Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .

Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. ayaklı kadehler (Resim 85). Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. Genellikle devetüyü. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. tabaklar. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. kum ve saman katkısı gözlenebilir. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. kırmızı açkılı keramikler değildir. krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. İnce uzun. kahverengi. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. derin veya alçak kaseler. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir.

J .

75 metreye ulaşan bu küpler içinde. Ayanıs. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır.ma küpelikleri vardır. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. ağız çapları 0. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır. 135 . Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. Karın çapları 1. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84). Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır.5 metre. kırmızı açkılı Urartu Keramiği.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. Küplerin dayanıklıklarını artırmak. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. Hatta kırmızı perdahlı kapların bile. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir. 2. Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler.Ö. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. Bu nedenle. Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. kalitesi düşük olsa da.Ö. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M.

Çizim 29 .Büyük boyutlu depolama küpü 136 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

gs» -* -/> Resim 89 . Van Müzesi 139 .Adikeıaz Kabartması.

Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. Öyle görülmektedir ki.Ö. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir. Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. 7. Bir elinde kase. Ancak konturlar açıkça bellidir. Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır. bugün \ . sol ayağını sırtına basmaktadır. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir.yapılmıştır. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri.5 metreyi bulmaktadır. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. Rusa döneminden (M. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. Atlarda gem yoktur. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. Hu tanrı Haldi olmalıdır. Sözü edilen anıtsal kabartmaların M.Ö. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. Teişeba sol elinde bir kase. Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır. olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. Urartu sanatında II. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. Tanrı sağ ayağını boğanın başına. Teişeba'nin başında. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır.685-()45) olması gereklidir.

Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi.Çizim 32 . JM£ Resim 90.

. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve .. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır. ülkelerini ele geçirdi. 8. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir. Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. Kabartma bu özellikleri ile M. Van Müzesi 1-12 .. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır..Ö."diye başlamaktadır. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır.. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir. 8.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır. Resim 91 .Savaş arabası kabartması. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak.Ö. Öncelikle M. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II.

Resim 93 . Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı.Resim 92 .II. Ayanıs Kalesi.Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 .

Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. M. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. yüzyıl sonlarında. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. Sonuçta Asur. M.Ö. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir.Ö. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir. Tarlalar tekrar sürülmüş. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. bulabildiği ganimete el koymuştur. 9. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Ancak bu yolların 9. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. Urartu'nun güneyi. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. ili. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. 9. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları.

rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. Bazı kapların üzerinde üçgen. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. Ağız çapları 3. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. Kabın formu bir kasedir. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. Kapların boyutları oldukça küçüktür. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri. kaplar üzerine 144 . Bezemeler genelde geometrik. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. yarı değerli taş. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. Motiflerin kaynağı yabancı değildir. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda.

Ayanıs dışındaki üç örneğin de II. yani M. 145 . Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. 7. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır. şimdilik II. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat.Ö.plastik olarak işlenmiştir. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. Hayvan şekilli bir başka örnek. Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir.

fildişi araba. fildişi kamalar. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. 1*6 . Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar. sebzelikler. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. Ayakta duran kadın. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. saç modeli. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. fildişi içki kapları. 139 fildişi asa. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. sebzelikler. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Başın arkasında. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. Sargon. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin.

alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. öncekinden farklı bir pozda. Ankara. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri. çeşitli heykelciklere ait parçalar. Res 3(> 14- . kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir. Çizim 33 . Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği. ^cık ağızdaki dişler. Altıntepe II Mezarlar. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir. 1969. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. Gözler badem biçimli. Depo Binası iv Fildişi Eserter. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır.Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü.0 santimetre yüksekliğinde-dir. Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi. burun kırışıklıkları.

Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M.Ö. 8. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. Res. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir..şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M. Altintepe (özgüç T. Urartu krallarının M. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir.Fildişi aslan heykelciği. yüzyılın sonu ve 7.Ö. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar. Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. Depo Binası ve Fildişi Eserler. Ankara. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. Altuıtepe II. Açık ağız. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur. Mezarlar.Çizim 34 . 1. M. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. 148 . elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. 8. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. 8.Ö. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe. 1969. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir.Ö. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi.

Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir. Sözü edilen bu yazıtların tümü. . Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. Hunice dışında. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa.. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. ana-kız araakınlık gibidir. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. sadak. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır. sayıca bir hayli azdır. bölgedeki dağ. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. Olasıdır ki. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının.

Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. 2.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. binyılda bölgeye. Bu inanışa göre M. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. 2. Bu inanışa göre Urar-tular.Ö.Ö. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M. Hurri halkları ile Urartu halkının M. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. 9. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar. bölgede ancak M. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir.Ö. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır.ni. 3. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. Hunilerin. binyıl ile bağlantılıdır. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. 3. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir.Ö.Ö.Ö. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır. Bu fikrin karşısındaki her öneride. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. binyıl sonlarında. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz. sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır. Uraıtuların M. 3. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır.Ö. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. M. 2.Ö. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın.Ö. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. 2. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . Van Gölü Havzasfnın M. 9. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. 3. Hurriler ile akrabadır ancak. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır.Ö. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M. 3. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. belki de M. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir.Ö. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız.

hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. yaba. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. Çizim 35 . çanak. Çavuştepe. Baştanı. Kayalıdeıv. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. yıldız. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. Hieroglif işaretler arasında ağaç. dal. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. bardak. gibi gök cisimleri. ay. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. kap. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. güneş. yaprak gibi bitki betimlemeleri. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar.

yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. Urartu hieroglif yazısının. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. 152 .Ö. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi.Ö. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. Urartu'da M. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. M. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar.Ö. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu. 8. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır.Ö. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar. 8.BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. Olasıdır ki. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

47. Sinuiardi 71. Haldi'nin nirible'sine 62. 43. Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. Meherkapı yazıtı. Haldi'nin gücüne 52. bir ayda mı. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Kilibani 55. Aui 68. 44. Uia 77. 41. İnuanau 40. Sardi 70. Huba 66. Sınırlar tanrısına 57. İphari 72. İLANİ Gamruti 61. Aia 69. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. 48. 45. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. 42. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. bir haftada mı. 49. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Ainau 78. 50. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. Bartşia 73. Ülkeler tanrısına 56. Dağlara 64. Ardi 79. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. Ad i a 76. Ara 75.39. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. 46.şpea 67. Arubaini 65. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. Göller (denizler) tanrısına 58. Tu. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. Silia 74.

Van Müzesi 156 .Tunç aslan heykelciği.Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .Resim 94 .

Resim 96 . adak leıbası.Tann Haldi iv Tanrıça Arubani. Van Müzesi 15- .

Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .

. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim.. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de. "cümlesi vardır. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. Ancak İşpuini'nin. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir. Haldi'nin. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. Van ' ••-• . Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır.hayvan sayılarının. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı.

Resim 98. Yan '■ 160 .Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı.

TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. M. kent ve kutsal kapılar vardır. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. dağ. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. Hurri kökenli bir tanrıdır. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. Tanrı İrmuşini listede 19. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. Kaldı ki. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. sınırlar tannsma. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir. Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. Göller tanrısına. Haldi'ni. Haldi kapılarına. 161 . Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Musasir'den. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. Kumenu kenti tanrısına. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. Listenin 37. Olasılıkla Tann İrmuşini. bir Hurri geleneği olarak.Ö. 2. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). Urartu panteonuna geldiği önerisinde. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir.

Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. Ancak bu özgürlük. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. 162 . Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. Olasılıkla. Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında.

Resim 99 .sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi. .{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 .

Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. İT. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Kale. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan. Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Önce de belirttiğimiz gibi. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. 11 . Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. Van'dan. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir.

"Urartian and Hurrians". 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale. Belli O. 31-35. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". Atatürk Konferansları 1963.C.. 69-77. 1984. 1959... 513-521. Balkan K. Ankara. Balkan K. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin". "The Hieroglyhie Writing of Urartu".. Journal of the American Oriental Society 80. Belleten 48. 100-104. 77-116. Ed. Barnett R.. "The Urartian Cemetry at tgdyr". Barnett R. Hatti ve Hitit Uygarlıkları. 1994. 99-158. İstanbul. Urartaische und altiranische Kunstzetren. Belli (). Bittel v. 1950. 139-169. Iraq 21. 3. "Urartu Medeniyeti". 1961.. Paris. 164 Belli O. 1968.D. 5. "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)".D. "Urartuların Kökeni ve Dilleri".D. Barnett R. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia". Türk Arkeoloji Dergisi 21. Journal of the American Oriental Society 81.C. 1960..d. 1-19. 1-43.. K. 1963. 1959. Benediet W. Akurgal E. 359-385..Öğün B. Belli O. Ankara. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu.KAYNAKLAR Adontz N. "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması".. Tel Aviv 21.. Barnett R.D. Akurgal E. Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. Akurgal E. Balkan K. İstanbul. 1974. Bilgiç E.. 365-378.. 1964. 1974. Iraq 12. 1946. "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları". 1995. .. 1960.. 1997. Benediet W. 1985. Anadolu 4... "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı".. Araştırma Sonuçları Toplantısı. İzmir. 1997. Ankara. 153-198. near Van".. Anatolian Studies 13. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları. Historie d'Armenic.

Urartu Tarihi.. 1994. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler"..C. Burney. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. Tel Aviv 21/1. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler.. İzmir. (Ed. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs". C. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". Ankara. 1957. "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan". Oxford. Çilingiroğlu A. 1983. Burney .-M. Çilingiroğlu A. Arkeoloji Dergisi Özel Sayı. Çilingiroğlu A.. "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik". 135.. French( Editör). C. Anadolu Araştırmaları IV-V.. 1991. Calmeyer P. 211-218.A. Anatolian Studies 16. Anatolian Studies 8. 1971. 1958. 1961.R. 1976/7. Çilingiroğlu A. 1984.A. Salvini. Burney. Çilingiroğlu A. (Editör). "Measured Plans of Urartian Fortreses . 55-111.A. Londra. Bornova. . 1995. Anatolian Studies 34. 199-212. 1994... Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35. H. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". 1995.. Archaologische Mitteilungen aus Iran 13. C. R. Anatolian Studies X">. Çilingiroğlu A.. 91-97. Anatolian Iron Ages 2. 177-196.. İzmir. ÜS . Boysal Y. Çilingiroğlu A..-Lawson G.A. Burney. 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi".-Ursula Seidl. 1994. Anatolian Studies 10. İzmir. Burney. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin".Biscione. Çilingiroğlu A. Anatolian Studies 7.-D.. Anatolian Iron Ages 1. Charlesvvorth M. Erol Atalay Memorial. 1980. 15-20. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". L966. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda).. 45-49. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom).David Lang. İstanbul. 235-269. 111-12 1 Çilingiroğlu A. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus. Burney.A.A.. 115. Anatolian Iron Ages 3.-D... French( Editör).Malay). C. 1991. 179-186. 37-53. 103-114. 1987 Çilingiroğlu A. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion". C. Belleten 25.H. 68-76. Çilingiroğlu A. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri". Çilingiroğlu A. 1960. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. 1972.

. Kashkai. Frankel D.. Dinçol A. \\iesbaden. îstanbulcr Mitteilungen 26. Urartu und Transkaukasien. A. 191-213. 1971.rsin Dinçol A. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi".. 53-64. "Zur Kclischin-Stele". 103-112. Anatolian Studies 15. Hamilron R. 1981. Geographical Names According to Urartian Te\ts. ■ Urartian Stone in the Van Museunı". 20. Çavuştepe I. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". 306-312.Ersin Eichler S. 1984. A.. Erzen A. Anatolian Stııdies 23. 1986. M. Berlin. 1978.) Anatolian Iron Ages3. Kavaklı. 1979.F. Diakonov I. M.W. -Salmas M. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". llurrisch und Urartaisch.... 287-298.1979-80. 1984.. 1976-77. "Giyimli (Hırkanis)". 99-128. Derin Z. Erzen A. Dinçol A.World Archaeology 11. . 79-141. Çilingiroğlu-D. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. 166 . Anadolu Araştırmaları 4-5. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı". 41-51. Goetze. 1974.. L83-195 (A. Diakonov I. Erzen A...ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan". 37-39. Ilerrıııann Hulin R. Erzen A. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums". 1965. 1966. M. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. Berlin. 1982. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. Götler. 1976..... 1991. Güleç E.. Münih. Garbrecht G. "Çavu.. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )". Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. 1-59. Frenth (Ed. Ankara. H-W. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24. Anadolu Araştırmaları XIV. 1973. Anatolian Studies 8. 1994. 369-380. Gunter A. The Ancient Kingdom of Urartu. "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt". M. 17-43. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". Kavaklı.Çilingiroğlu A. 1967.Erzen Armağan Kitabı). Ankara.. 1996. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu". Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları. Zeitschrift für Assyriologie 5. Ankara. llauplıııann H. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)". han. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı". 1961. 19-50.. 4962. M. 1950. Erzen A. Anadolu Araştırmaları 6. Diakonov I. Diakonov I. Belleten 38.. 1978.. 1978. Londra. İstanbul.

Londra. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst". 21-38. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". 1-44. Belleten 197. 395-402. 1977. 265-271. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II).. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15.. Graz. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". Bastam/Rusa-i-URU. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen.(Editör). 1972-975. Kroll.. l^ö. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'. 1977. Kleiss W.. Bastam II. H-J.C. 1988. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena. 1991. 1976. 19551957.". H-J. 1938". Konig F. 26-55. Kellner.. Kleiss W. Berlin.. 1915. Anatolian Studies 9.W. 533-554. Archaeology 25. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". 1975. Kleiss W.. Kellner.. S. Istanbuler Mitteilungen 18. Kendall T. American Journal of Archaeology 84. 413-445. Korfmann M. Kleiss w. Stuttgart. "Bastam and the East of Urartu". 1987. 1976.. ıtr . "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'.. "Excavations at Bastam". "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik".(Editör). Kleiss W. 292-297. "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror". Kleiss W.TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen. Kroll S LakeK.. Kleiss W. Hauptmann. 1974-75. 173-200.W. 1989. 1977. Berlin. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz". 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B. King L. "Darstellungen urartaischer Architektuı'....C. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens..(Editör). Marsyas 17.. Kozbe G. 1963-64. 189-195. "Bastam. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. 179-191. Berlin.Araştırma Sonuçları Toplantısı.Hulin R. Johnson E. Gürtelbleche aus Urartu. Işık C. Topographische Karte von Urartu.. Kleiss W. Münih. 1-14. Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. Ankara. An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. Istanbuler Mitteilungen 13-14. "ŞİTİnlikale. 'Van da Yapılan Hafriyat. 1990. Kleiss W. Istanbuler Mitteilungen 39. Berlin.H. 1972. 53-77.. Kleiss W. 1986. 1980.". Berlin. Belleten 51. Keramik urartaischer Festungen in Iran. 1959. 1982. 1979. VII. Boston Museum Bulletin 75. 1968. 299-304. Işık R. 1976... Beriytus 25.

1956. 141-154. A. Muscarella O. Expedition 13. 9th-7th Centuries B.E. 168 Medvedskaya. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah. Journal of Near Eastern Studies 34. 1973.. Iraq 18. "The Place of Urartu in the First Millennium B. Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B.. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed. 135-151. 714 B. Öğün B. 1960.C". Melikishvili G.. Maxwell-Hyslop K. W. Berlin. Ogün B. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign. 13-33. 1988. Erebooni. Bulletin of Institute of Archaeology 2. Armenien einst und jetzt I-II/2. Erivan. 1982.. W. 217-236... Maxwell-Hyslop K.R.C. 1971. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. van Loon. 45-57. Jerusalem.Eine militarhis torisehe Würdigung". 1977. 1965-66.Western Asiatic Jcwellery c... Levine ve T.. M.C". Ankara. Maxwell-Ilyslop K. Klasik Arkeoloji Kongresi. Naumann R. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". (Editör).C. N.. 1980. 150-167. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos".Chr. D. Trade". van Loon. Representational Evidence. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı. X.. Istanbuler Mitteilungen 18. C. 1910-1931. 1970.. 201-207. 1971.Haupt C. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". Londra. Muscarella O. . Irac| 39. 1959. American Journal of Archaeology 75. M..R. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. Oganesjan K. 229-231. "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments". van Loon. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe". "Sargon's Eighth Campaign". Mayer W.. F. 1978. C.. N. Orientalia Suecana 14-15. N. 1983. Journal of Field Archaeology 13.. Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112. 1971. 1-15. Malibu.. 65-66.Young.. L.R. Anatolica 10. "Who Destroyed Hasanlu IV?'. 1968. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . 1977. L. I. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations.D.. Ankara.C. istanbul. 111-131. Levine L. 1966. Özgen E. 44-49. 1986. 1991. Nylander C. Muscarella O. 464-475.3000-612 B... W. Merhav R. 263-266."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs". 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B. Hesperia 31. Iran 26. "Urartian Chariot Reconsidered I. W. 1962. Öğün B. "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln".Lehmann. 61-67.. Urartskie klinoobraznye nadpisi. Iran". Palast und Ilütte. Muscarella O. M. ıVloskova. N. 1975.

1990.Salvini. 1966.". 37-49. Salvini M. Piotrovskii B. 1980. 9th-7th Centuries B. Depo Binası ve Fildişi Eserler. Sümer 42. Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. "Urartian Chariot Reconsidered II. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources".E. B. 1966. 29-52. Orientalia 59. A. Leipzig.. Roma. 143-148. Greece and Etruria". "in frontino urarteo del regno di Menua". Özgüç T. Seidl L'.. Riemschneider M.. Salvini M. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23. 543-548. Özgüç T.. 1984. East and West 9. Özgüç N.. 171-201. Studi Micenei ed Egeo . 7. 1983. Pallottino M. B. Londra. 1995. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri.Salvini. 155-159. Urartu.. 1993..55~-56*.. 1993. 1969. East and West 38. 197**. Anatolian Studies 33.C. 1986. 1989. 243-250. Roos P.. Geneva. Urartu: The Kingdom of Van and its Art. Salvini M. Anatolica 11. 19-58. Archaologische Mitteilungun aus Iran. 11-32. Rigg H. 1969. 6.E. Salvini M. 1984. Piotrovskii B. Geschichte und Kultur der Urartâer... Ankara 1974. Roma. Russell H..Özgen E. Studi Mecinei ed Egeo . "Urartu.. Pecorelle P. 130-138.. Nimet Özgüç Armağan Kitabı."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". Mezarlar. "Sargon's "Eighth Military Campaign". "Urartu Dini". 191-199. Anatolian Studies 34. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat". 1982. Özgüç T. B.Anatolici 22. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". Ankara. "Water-Mills in Urartu".-M. B.. Altıntepe. Ankara. Ankara. Piotrovskii B.-M.Archaeological Evidence... Journal of American Oriental Society 62. 1966. 11-119.Anatolici 31. 1988. 33-37.. "Torschüzende Genien in Urartu". Piotrovskii B.C. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". 1967. Persica 10. 847-856.. Seidl U. "Jewellery. il regno di Van: Urartu. Das Reich am Ararat.. F. Altıntepe II. Salvini M. 1965. 1-35. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie". 154. Salvini M. Mansel'e Armağan. 1942.. Ankara. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe". Darmstadt. Pecorella P.. 79-89. Tra lo Zagros e l'Urmia. 1993. 91. 149 . Mountains and Urmia Lake". "Urartaische Bauskulpturen". E. 1984.. "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B.

"UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler".. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". Urartu: das Reich am Ararat. . Anadolu Araştırmaları IV-V. Mainz. 1989. Konut Mimarlığı. "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz. Anadolu Araştırmaları 10. 329-350. Tarhan T. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". 389-412. Kavaklı.. Anadolu Araştırmaları TVV. 367-409. 1912. A. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı". Yıldırım R. 1993. Sevin V. 1994. Ankara. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". Tel Aviv 21. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26. 1988.Sevin. Sevin V.Çilingiroğlu (Ed. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples".Sevin V. 22-57. Sevin V. 1987. Ankara.. 151-166. Steiner G. Une relation de la huitieme campagne de Sargon. 1986. Wartke R-B. 348-366. Anadolu Araştırmaları 8.. Van". Taşyürek O. Tarhan T.. 1-50.. 295-310. "An Urartian Lion from Gevaş. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri.. 1975. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". Istanbuler Mitteilungcn 43. 1993. Wartke R-B.O.Dangin F. Sevin V.. 1976-1977. Tarhan T. Anadolu Araştırmaları 45.. 1976-77. 1994. Antiquity 62. 1992. Tel Aviv 21.V.. B. 565-567.. 273-347. 144-155. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Sevin. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". Paris. 58-76. Ussishkin D. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". Iran". 1976-1977. "The Structure of of the Urartian State". Sevin. 1983. Zimansky P. 1994.V. 547-551. Ankara. 1993.) Anadolu Demir Çağları. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". Belli. Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. Sevin V. 369-428. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). 1996. Sevin V. Belleten 39. Anadolu Araştırmaları 9. 1980. Annual of Armenian I. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu". Sevin V. Tel Aviv 21. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". Tarhan T.. Toprakkale. 1988.. A. 170 Tarhan T. Urartu İğneleri.. Stronach 1). Thrureau.... Tarhan T... "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II). İstanbul. Tarhan T.V.inguistics 13. 35-55. 1975. İzmir. 1990. Berlin.E. 279-282. 278-288. 1967.

"An Urartian Ozymandias". 1985. "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign". "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". 1995. Biblical Archaeologist 58. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. 103-115. Journal of Near Eastern Studies 49. 1-21. Bulletin of the American School of Oriental Research 299.Archaeology 32. 1979. 1990. 1995. 94-100. 11 . 53-55. Chicago.

5. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. dünyanın kralı. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. eşi olmayan kral.3. bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. binyıla tarihlendiğini göstermiştir. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında.Ö. Sairi ülkesinin kralı. balkın çobanı. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. krallar kralı. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. savaştan korkmayan kral.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. t. M.Ö. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır.Ö. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. Tilki-tepe'nin en üstteki I. Van Gölünün doğu kıyısında. 9. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar. tabakada bulunan çanak eöm leklerin. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. 832 yıllarıdır. Tabakanın M. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. III. MÖ. Asur dilinde kaleme alınmıştır. büyük kral. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. bütün krallardan haraç alan kral.Ö. bölgenin yerleşik tarihinin M. Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda. güçlü kral.Ö. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir. bazı 12 . bu yerleşme yerinin 11. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19.Ö. Yazıtın bilinen tarihi M. M.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. tabakasında ortaya çıkarılan. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır. bazı yayınlarda "Karaz keramiği".

yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. tüm Doğu Anadolu'da. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. Bu çanak çömleği üreten insanlar kare. Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi.

............................................................................5 Urmiye Bölgesi....................................................................................................... I ..............................................................................................................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun.................................................................................................................................20 L'rartu Krallığının kuruluşu.........................................İÇİNDEKİLER Önsöz....................................................................................................duard Schulz................................................................................................................................................4 Doğu Anadolu................................................................................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu....................................................................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri....................................................................................................................3 L'rartu Coğrafyası..................................................................................................................................................................III L'rartu Araştırmaları............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................1 Toprakkale kazıları.....2 Altıntepe....................16 Demir Çağların gelişi.. 1 Friedrich F............................................Ö................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık.............14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi.......................................................................................................................................................................................13 M..... İkinci binyıl kültürü.............................................................................................................................................5 Yukarı Murat Havzası..........................4 Van Bölgesi....................................23 ........................................................I Sunuş......... 12 Erken Tunç Çağ kültürü..................................................................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları................................................6 Tarımsal alanlar................................................................9 Bölgeler arası yollar........................................................................................................................................................................................................................................................................9 L'rartu Tarihi.......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................5 Erzurum ve Kars Havzası...........................................................................................................................................18 Güçlü bir Asur kralı...........................................16 Nairi ülkeleri........18 Tumme ve Daiaeni............................................................12 Bölgenin erken tarihi...............

Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları. 3. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. 2.Ö. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler.Ö.Ö. 3. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M. 2. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir.Ö.Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 . yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M.Resim 4 . M.Ö. Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. M. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5). ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir.Ö. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir. Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni. 2. binyılın başlarında. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür. Kazılardan elde edilen veriler M.

2. İran'a ilk İranlıları. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. 1274 yılında olacaktır.Ö.Ö. Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. M. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme. kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır. bölümün başında da belirttiğimiz gibi. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır.Ö.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır. M. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar.Ö. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler. 15 . Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi. Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır. Ancak ne Batı İran'da. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. Bunun aksi durumunda M. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer.Resim 5 . Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları.

Ö. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik.Ö. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 .Ö. düşmanlık yarattı" tamım. Halita. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. 9. M lipahri.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. Tllibir kentini ele geçirdim. 13. îlki M. M. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. yüzyılın ortalarında. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. 1274 yılındaki bu seferdir. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim. Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. Ke-ramikteki. M. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler.Ö. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar.Ö. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. Luha. Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. en azından bu cağda. Daha önce de belirttiğimiz gibi.Ö. Hinime. Bargun. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. Zingun ülkelerini. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. 2. Uodkun. mallarına haraç olarak el koydum. Bu oluşumun önderliğini. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. Salını. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde.Ö. yaktım. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir.

Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Asur kralı I. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. 1" . Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir.olojik veri yoktur. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. ancak I. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. olasılıkla MÖ.. göç olayının rahatlıkla 14. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır. dünyanın dört bölgesinin kralı. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir.Ö. Bunun için de M.Ö. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. 14. Onlarla savaştım. onları mağlup ettim. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir.. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. Asurlu kralları M. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. Asur kralı I. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Asur'un kralı. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir. Mursilis yerini III. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. 13. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır.

Ö.Ö. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. 111S yılında Asur tahtına geçen I. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M.Ö. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer. çift d i l l i yazıtlar dışında.Ö. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. gerçeğe daha yakındır.Ö. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. M. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. M. Friglerin Anadolu'ya batıdan. Bazı bi li m adamlarına göre. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. Asur kralları. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı.'' Asur kralının M. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. 9. 13.Ö. 13. Bazı bilim adamları. 8. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. Van Bölgesinde M.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. kanımızca. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış.. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı.. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır. Muşkilerin ise doğudan. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir.Ö. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar. 12. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir. Bugün Elazığ civarına. Friglerin M. UrartU kralları tarafından.

i kral.. Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız. kainatın kralı.. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Uruadri beyliğinin etkisinin. Kis-ra.-oualtı yüce dağ. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Yazıt şöyle devam eder: '. Salmanasar . Tirkahuli. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. Mi/iadruni. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür. Tarhuna. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. Adad'nı itttğt bir sel gibi. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser. Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. Şulianzi.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama.. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir.. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. Amadana. Şeşe Dağlan aş-:ım.. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir. Ubera. Şerabeli. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " .. Şahişara.. belki de doğru olarak. dünyanın dört bölgesinin kralı." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım. 19 . en azından nem için. Haştarae. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. Bu davranış Asur kralının. I. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. Asur'un kralı. Nubanaşe. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi. Bulanık-Malazgirt ovasına.. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. Elbiş. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. Elula. Tarhanabe. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. tahrip ettim. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir.

Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume. saltanatının (M. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Salmanasar'ın saltanatından M. Tukulti-Ninurta'ya (M. kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi. Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. I. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. Muş.. Malazgirt. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır. Adad-Nirari (M. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. Asur-nasir-pal (M. 1.Ö. II. Bingöl Dağları. Bu kentler I. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer.Ö. Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. Bu alanlar günümüzde Tatvan. II. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). Asur kralı Asur-bel-kala. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer.." Bu tarihten 111. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden.Ö.911-891) hüküm sürmekteydi.Ö. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar.. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun.Ö. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir. II. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür.Ö.. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim . Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir.

Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir.düzenlenmiştir. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1.. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III. Kentlerini tahrip ettim. Nairi ülkesi içlerinde Asur. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ". kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da. Bu tanım M. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım. viraneye çevirdim. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim. Hu nedenle olmalıdır ki.Ö. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. 858 tarihinde Asur tahtına III." Asur kralı III.... Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M.. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. Aızaskun dan ayrıldım. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim. Adduri Dağt'na kaçtı. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır.-nan yukarıdaki yazıtında. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir. Daiaeui'den ayrıldım.. ateşle yaktım. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır. ateşle yaktım. Onun peşinden dağa tırmandım.." 21 .Ö. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim..Ö. virane haline getirdim. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim.. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır. M.Ilııbıışkia'dan ayrıldım. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır. Daiacni ülkesine' doğru indim..Ö. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir.

..Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç .Resim 6 .

yani M. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M.Ö.Ö. YENİ BİR KRAL. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti. Bulanık civarında olduğudur. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ". Uruadri. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım.. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. Erçek ve II.Ö. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil.Ö. 832 yılında. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür. "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller". Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir.. Modern Bingöl ili. yani M. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir.Ö. 9.Ö. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında.Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım. Uraıtu'nun. bir siyasi örgüt. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir". bir başka anlatımla M." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . Çünkü Salmanasar'ın M. 858 vılından. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. BitZamani'ye do^ru ilerledi. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim.

................................................. Rusa'nın sonu ve yeni kral 11.............................................................................50 Kaleler ve su gereksinmesi.37 Argişti oğlu Sardun.........................33 Kral I.....................................45 Ayanıs Kalesi ve II..................................................... Rusanın saltanat tarihleri.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri.....................................................43 II............................42 I....36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler............................................................................................................................................................................................................................................................................................................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı.........................................................................................................56 Kuleler..........50 Sur duvarları...............................32 H a l ı y a ilk askeri sefer............................................................................. Köken sorunu.................................................................................................59 Kerpiç beden...........................31 Kuzeye tekrar yöneliş................................................ .....................................................................................63 Tapınaklar.........41 Asur'da güçlü bir kral: II......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon................................................................................................30 Kuzey seferlerinin başlaması..............................................................................................27 Kral İşpuini...........................................................................................59 Kale kapıları...................41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu.......Pileser ve Tuşpanın muhasarası..............37 Atlı kavimler tehlikesi. Rusa ve krallığın yeniden doğuşu....................................................................................................46 Ve son.........................................................................................................................48 Yer seçimi.................................................................................................. Tiglat ....................................................39 111............... Argişti dönemi.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................56 Cephe mimarisi...................................................................................................................................................... Sargon........................................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar...47 Kaleler ve Sur Duvarları............................................38 Zirvede bir krallık...................................................................................................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi............................................................................................................. Argişti...............................................................................................................................................................................................................................................................................................................Yeni basken! Tuşpa............30 Urartu devlet dininin kurulusu.................................................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi................................................................................................................................39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu...............................................................................................................................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar.........................

Resim 7 .ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .

Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. Naili ıil-kesinin kralı. Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). Sadece bir iktidar değişikliği değil. Bu inanış. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Sarduri. altı kez tekrarlanmıştır. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır.Ö. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. dünyanın kralı. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. büyük kral. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. balkın çuhanı. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. savaştan korkmayan kral. Sarduri). fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. eşi olmayan kral. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. güçlü kral. bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir. İT. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. kral/ar kralı. bütün krallardan haraç alan kral. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. Salmanasar'ın 27. :- . Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması. Sarduri'nin. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur.

.Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı .Resim 9 . Başkent Tıı&a 26 .. Resim W Van Kalesi.-•-' "■mZK2-i.

Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur.Ö. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Salmanasaı in son yıllarında. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". 823-811 > ikinci yılı (M. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10). Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır. 825 24 tarihi İşpuini'nin. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. III.'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. yılında I M. olasılıkla da MÖ. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim.. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır.Ö. Bu durumda M. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır.. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. Salmanasar saltanatının 31. Urartu egemenliği güneyde. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı . Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır.. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. Tşpuini. Samsi-Adad (M.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9).YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. Salma-nasar M. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4. I § pina.Ö. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir.Ö. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 . 827/26) Asur ordusunu. Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur. Sözü edilen Asur metinleri ITT. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir.. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım.Ö.

.Ö. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi).120 keçi. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür.. İşpuini tapmağının önünde. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir. 9. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M.480 büyük keçt getirdi. Yazıt Türkiye. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. kuzu re 12. Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. yüce kral. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır.Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir. 9." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir.. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir.. dünyanın kralı. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir. Yüksek yola bir stel diktiler.Ö. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi. güçlü kral. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi. 9.. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. Anlaşılmaktadır ki. 28 . yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir.. Aksim. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir.

Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .Resim 11 .

" Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir.120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir.leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın". 9. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. binlerce atlı ve 15. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer. Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua. Meherkapı yazıtı. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. literuki.." Bu bilgiler Urartu ordusunun. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. bu ülkeden 65 deve ve 1.. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması. Hu vazıta göre tşpuini. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür.. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 . Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua.. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır.. Tanrı Haldi güçlüdür. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye.. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası. Savaşı devam ettiren Urartu kralları. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. Yazıtta geçen Barşua ülkesi. Anaşe.174 süvari. İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir. Büyük Kukıtru. Katarza ülkelerine kadar fittiler. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi..URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde. Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V. Bu yörelerde kazanılan başarılar. Luşa. Meis/a kentini ele geçirdi. olasılıkla Asur'dan etkilenerek... Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. Barşua ülkesini zaptetti. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt... Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Anaşe. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur.. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler. 2.704 pivade vardı. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir..ordumda 106 savaş arabası.. l i e r u k i . İspuini tarafından kaleme alınmıştır.

71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır.Ö. 800 y ı lla rı nda . yaklaşık olarak M. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. Mei. Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir.. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır.. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. belki de yeniden düzenlenmiştir. M.önemli bir belgedir. Ancak genel inanış Menua'nın M. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir.. Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Ardini kenti (Musasir). Sargon'un M.Ö... yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir.Ö. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 . İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. Asur Kralı II. Bu durumda Meherkapı y azıtı. Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki.şta'nın II. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ.. bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I. Menua'nın uzun süren ortak krallığı. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. Taştepe yazıtında geçen Mei.Ö. Kumenu. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Tu. Sargon'a ait Asur yazıtlarında.

toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir. Ancak daha sonraki yıllarda. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. binlerce süvari ve 15. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur.. Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. Luhiuni'yi ele geçirdim. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir.. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Yörede yaşayan Luhiuni. Uiteruki. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: . Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . Luşa.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. II.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır.760 piyade görev almıştır. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı.. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir.fon"bunu göstermektedir. Aznavurtepe. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B..

Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Bir Urartu yazıtında. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti.. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya." Yazıtta geçen Şebeteria. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin.edilmesinin nedeni budur. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. İkinci önemli nokta. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir.. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Menua'nın..NAM) unvanını almaktadır. bazılarını öldürdüğü. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa. Anlaşılmaktadir ki. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Şebeteria kenti ülkesini. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar.. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I. Malatya yöresine egemen olmak. kral adlarının dışında. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. Aynı görüş birliği. Meliteialhe ülkesinin. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. Huzana kenti ülkesini. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir.

....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................134 Günlük kullanım kapları....................................................................................................................97 Ölü Gömme Gelenekleri.............................................................................135 Heykel ve Kabartma Sanatı.........................................................................87 Küp mezarlar.........137 Anıtsal hayvan heykelleri............115 Miğferler.............................................................................89 Kaya mezarları.................................................106 Maden İşçiliği........................................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar..............................................................................................................................................................................131 Kırmızı Açkılı Keramik........119 Kemerler.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları......................107 Demir.....................................................................................81 Mezar Mimarlığı...............................................................128 Çanak Çömlek..................134 Depolama küpleri.....................................................................................................................................................................................99 Yakma merasimi...........................................................116 Kalkanlar.....................93 Ya kına geleneği...............................................................................................................................................................................................................................................................................Saraylar.....................................................................................99 Ölü yemeği.................................................................................89 Taş oda mezarlar.........108 Gümüş ve altın......................................S"7 Mezar türleri..............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları...............................................................................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar........................................107 Bakır ve tunç.........................................................................137 ......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................102 Libasyon stellerinin kökeni...............102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi..... 121 Kazanlar.................................................................124 Mücevher Sanatı...........................................................................................................................................................................................................................................................79 Kent ve Konut Mimarlığı.................................................................................................................................................................................................................................

ıK \ d \ \ Resim 12 .s.Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H .

krallar kralı.675 kişiyi o yıl tutsak aldım. bunların yanında başarılı doğu. büyük oranda Şupani... Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye. daha önce de belirttiğimiz gibi. İşpuini ve oğlu Menua'nın. bu soruna son vermek niyetindedir: ". Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda.19.015 büyük boynuzlu ve 1. En güzel örneğini I. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. M. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti.785 de.104 al ve 35. Tıısjuı kentinin yöneticisi. orduyu büyütmekdir. Argişti'nin (M.280 kadın." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya.255 erkek çocuk. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. 10.(muzaffer olmak için) yalvardım. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi... Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir.Argişti föyieder. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua. 8.. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır.Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı.. 1. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir." I. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır.. KRAL I.Ö. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar. Argişti der ki. Biaini/i ülkesinin kralı.. gümüş. 35 . büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. Argişti 'babadan kalan yere". yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise.. MÖ.Ö. Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir. Asurdan örnek almış olmalıdırlar. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır.. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım. ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. Öyle görülmektedir ki. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ". toplam 52. Babası Menua'nın.140 canlı savaşçı. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır.. sulama kanalları. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi. 23.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım... Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm. güçlü kral büyük kral. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret.

333 gram).. saf altın. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır.. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir. 1. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi. Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. Muzum ve İrkiııni vardır.. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir. 41 mina saf altın.000 m ina bakır.. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir.000 binek alı. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile. diğer ganimetlerin yanında. 100 sığır 500 koyun. 18. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. 10. 10. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet.600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. Argişti'nin. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir.KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı.. Kralın M. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır.. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2. I. 10. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz. 37 mina gümüş. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M. Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden.698 canlı adam. J00 büyük boynuzlu sığır.. kralı. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır. 8. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* .28ı kişiyi tutsak almış. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır. yaklaşık olarak 30 kilogramdır. 1. 1." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür.. Uruani. Ultuza.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir. Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde.. yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle.000 koyun re ayrıca.047 kadın olmak üzere toplam 29. batıya götürecektir.Ö.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir.Ö.boğa. Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir. M.539 çocuk.. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi.Ö. 9-7. J00 binek atı.. bağışlanması dikkat çekmektedir. 60 mina olan 1 talent.000 mina hakir.Ö. 20 kilogram saf altın.. Bu insanlardan 6.

yukarıda da belirtildiği gibi. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ". bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir.Ö. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM.. 4» zaman ayırmıştır. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î.600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler." Bu kente yerleştirilen insanlar için. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası. ancak Asur krallarının yıllıklarında III. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi.. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen. Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P . Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Medleri de dikkate almak durumundadırlar.. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır. Bölgeyi. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım.. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi.Ö. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. Yöreye getirilen 6. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır.. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez.600 savaşçıya karşı. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır..

Melitea muhasara edilsin. Taunlar beni dinlediler. 768'de. 35. m . Şivini'ye dua ettim.. 2. 12. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ". 132 katır..970 ok.036 boğa. bana yol açtılar. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler. dünyanın kralı. Argişti F. Altın. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır. Merhamet gösterdim. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış.. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. M.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır. 336tutsak. yüce kral. Hazani. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra. MÖ. 10. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti. Tumeişki. Wasini. Baba Argişti.Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu. toplam 21. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri. 7.079 mina bakır.. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. Hilaruda geldi. I. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş.Ö.114 savaş silahı. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi. 111 akarki şarap.bi. Onu vergiye bağladım.Fırat durgundu... Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır. 2. 1. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi. 1. Yaurahi. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil.467 küçük boynuzlu hayvan. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir. İstekte bulundum.. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim..321 inek. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. Sarduri şöyle der.. Biainili ülkesinin kralı.. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir.. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur. Taşe." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır.133 ölçek arpa. güçlü kral.. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları. aul-burarrini. Tuş-pa kentinin bakimi. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir.357 büyük boynuzlu hayvan. krallar kralı. Argişti oğlu Sarduri ilerledi. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre.Urartu tanrıları Teişeba'ya. Maninui.332yay. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım. Aruşi.022.. 9." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır..408 at. 47.

18. 3. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir. Sarduri M. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir.000 savaşçı. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı.Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır. II. 2.. 4.8.000 savaşçı.. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir. günü) Pul adlı bir köle III.Ö.. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M.Ö. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II.525 büyük boynuzlu sığır. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 ." Bu kayıtlar. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir. Ele geçen hayvan sayısı ise.000 kadın. eğer abartılmamış ise. İki ordu M. M.000 küçük boynuzlu sığır. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır..Ö. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır. binlerce kadın.535 bakır kase vardır.746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir.. Asur kralı III. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58.000 adet giysi. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı.Ö. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: . Görülmektedir ki. 46.. Bu kez II. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır.500 at. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler.. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu. şaşırtacak kadar artar. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur.Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim. 800 mina gümüş. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir.000 bakır kalkan ve 1. Mana ve Babilu ülkelerine. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir.. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur.Urartu ordusunun Malatya ve civarında. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II. 12. Sarduri listesini 12. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ".. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir. Tiglat-Pileser. 2..3-500 çocuk. 745 yılında. Ancak savaşın galip tarafı Urartu. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. Bu başarılar II.735 erkek çocuk. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir.

Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu.Ö. Kumahalhi kralı Kuştaşpili.Ö. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum.. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu.Rusa). Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ". İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi..Ö. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır./' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Sarduri'nin III. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. II.. Bütün bunların yanında Asur tahtına M. M. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır.Ö.Ö. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler... Tiglat-Pileser.. ordusunu harekete geçiren kral. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. Kral. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir. (Arpad'h) Muti-ilu. Kuzey Suriye'ye girer. Asur ordularının eline geçmesini engeller.. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki.. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi. Gurgum kralı Tartılılara. 721 yılında gecen yetenekli kral II. 743'de.. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim.... Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I.Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. II. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. Urartu kralı Sar-duri. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış." M.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. 40 . Ancak M.. Sargon. İki ordu arasındaki savaş. IH. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti.. Sarduri'ye kısmet olmuştur.. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil. Rusa için gerçek bir kabustu. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. Bu koalisyon.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M. Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir. Rusa. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. Ancak Asur kralı III. Que kralı Urikki. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III.

Ö. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. M. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır.Ö. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu olaylar çok değil. bir kaç yıl sonra Batı İran'da. Olaya yine tepki gösteren Sargon. SARGON M. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ".. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. M. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır.Ö. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım.. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. 1. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır. Hasara uğramış yazıtta.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür. 721 yılında V. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. Sargon.. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. Ancak bir süre sonra Utlusunu. Sargon. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. M. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Asur'un tarafında yer almakta. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir..Ö. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi.

Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler.ova düşman kanları ile doldu. . 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. Başkentte varan kral. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır. Sargon. yay. Ancak bu kararın alınmasında. M. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş.. Sekizinci seferin en önemli aşaması. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı." Urartu kralı Rusa '. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. Ancak Metatti. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir.. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ".. sulama ve tarımsal faaliyetleri. Amaç Sargon'dan af dilemektir. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon.Ö. Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır. başında II. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar. ordu büyük oranda tahrip edilmiş. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar. Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. Sargon.hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon.000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. Urartu ordusu ve yandaşları. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un ". bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu. ayaklanmayı bastırmıştır.." Sargon a göre: '..(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir.. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler.. Aynı yazıtta Rusa için ". SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon. Anlaşılmaktadır ki.. Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. Uauş Dağı'nda Sargon. Sargon'un.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. Yöredeki Namri. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları. Olasıdır ki. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. isyancı komutanları.. bitki ve hayvan örtüsü. Rusa.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: . ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış.. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı . günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu.

Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . Buau ülkelerini ele geçirdim. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. Bu kavimler M. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak . Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya. Kummuhu kralı Mutallum ile II. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir.. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır.Ö." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. Uişe. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır.. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır. Sargon'a ait olan bir yazıtta. karısı ve 6.güvence içindeyur-ı döndü. Kesin olan durum şudur ki.Kummuhu ülkesinin kralı. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur. M. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır.Ö. 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. Ulhu.e girer. II. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir... Gituha(ni). KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II.Ö. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~. I. II. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1)... oradan geri döndüm. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir. Urzana'nın kızları. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. kralın bu bölgede çeşitli bağ. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek. Armarili.Ö.110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ".. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. Musasir bütünüyle tahrip edilir. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler. Argişti M. II. Gir. II. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. Özellikle Uauş. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır.ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu... ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler. Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. Musasir'den elde edilen ganimet. günahkarHitilliMutallum. Muna nehrine kadar ilerledim. Olasılıkla Erciş adı Argi. ('sulu. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir..mt. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir.. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir. Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ". 714 yılı I. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken. Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta.

.......................................................................................................................................................................................................................140 Savaş arabası kabartması.........................144 Fildişi Sanatı..........................................150 Hurri-Urartu ilişkisi..................................................................1i<S Dil ve Yazı..........................................................................................................................................147 fildişi sanatının kökeni........................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini...............................................................................................................................161 Kaynaklar.........................152 Din................................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu............. 153 Tanrı Haldi...140 Taş Kaplar...................................................................................................... 1 ı() Urartu dilinin yapısı..................................................................151 Budin levhası........................................................................................152 Hieroglif yazının kökeni...............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................146 Toprakkale fildişi eserleri......................................................................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı........................................150 Hieroglif yazı..........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................149 Hurri ve Urartu dilleri.......164 IV .........I tö Altıntepe fildişi işçiliği.................................................Adilcevaz kabartması..............................................................................................................................................................................................

Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .II.& * ( *•_ * ?•*& S*Ş . ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .

Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar." II. Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). II.. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine.şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür.. Bu durumda II." yazılıdır. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar.. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır. iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır. Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. daha önce de belirtildiği gibi. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür. 685 yılında tahta geçen II. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. ızgara planlı "dış kentler" II. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir. Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". Asur 45 . -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler.. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır..Ö. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu. Yazıtla Rusa'nın. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır. II.tumCni) kentini tıklım. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. Bu durum. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. olasılıkla M. II. Rusa'dır. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. Bu durum II. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. Muşki ülkesi. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki .. Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. Bu konudaki tek belge. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım. evrenin kralı. belki de.. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. Haldi in gücü ile güçlü kral. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur.

Ö... Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. Ancak III. bana haberciler gönderdi. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. AYANIS KALESİ ve II. M. 654 yılında II..kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir.Ö. Bu durumda II. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M. Rusa'dan sonra başa geçen III. 655 yılında başladığını. İT. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır. II..651 yılında tamamlandığını göstermiştir. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. Rusa.Ö. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır.. Rusa olabileceğini önermek mümkündür. Rusa'nın. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. kralı mı kutlarım. büyük kral. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. olasılıkla da M. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. Olasılıkla M.Ö. Eğer durum böyle ise II. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. Öyle görülmektedir ki. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14). saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. II.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır. II. Rusa'nın 34. Ayanıs Kalesi'nin.Ö. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu. Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi. TT. Ayanıs'tan elde edilen veriler.. Bu durumda II. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. Bu durumda III.Ö. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi." Benzer bir heyet II.Ö. III. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır. Sarduri'ye aittir. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M.

Urartu. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Babil üzerine saldırmasını ister. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler.Ö. Med. Yeremya (Jeremiah). yolları üzerindeki Urartu Krallığını M. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır.Ö. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır. İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M.na da rastlanmaktadır. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. Aynı kaynaklar M. M. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır.Ö. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. Ancak yine de IV. VE SON M. 4" . karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II.Ö. İskit ve Medlerin. 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. Mannea.Ö. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır. Bunlardan ilki. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında.Ö. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Krallığın M. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının. Medler tarafından vurulmuş olabilir. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer.Ö. M. 594. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. 7. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur.

plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler.Sarduri'nin (M. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler. bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden. temelde askeri bir üs. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler.8. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur.7. bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır.Ö. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde.Ö.9. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir.Rusa'nın (M. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır.Ö. Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir. Batı İran'da H. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Van'dan. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın. Il.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın.

Resim 15 Kral tşpuini'ye ait.Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 . » N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 . Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'.

Ancak çeşitli yönlere giden ticari. önerilenin aksine tapınaktan çok. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. Ancak MÖ. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri.. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu).Ö. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. 9. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). Muradiye Ovası. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. sulama«. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. 8. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. Özellikle Kale Sarand. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. . Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Hatta Uranuların Van. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. ne de bir yazılı kaynağı vardır. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler.

Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 .Resim 17 . Zulümtepe Resim 18 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale.

'• ^ Resim 19 .Amik Kale gözetleme kulesi '-- .*-".

Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması. Res. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir. l60. 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması.. Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir.Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı.a elverişli nehirler de fazla değildir. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır. mer- Çizim l .7) Cızım 2 . Özellikle 11. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. 160.-teklerinde yer alan ovalar.Res 9) 53 . Görkemli bir çok Urartu kalesinin . Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir.

ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. aziz dostum Prof. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. Dr. tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v . Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. Prof. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma. : Ekonomi böyle bir kitabın. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır... bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır. Münir Ekonomiden geldi. Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim. Urartu larihi ve sanatı. Bunun başlıca nedeni. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır.Mna karşın. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil.

► *.v ■ .■ .

'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 . V .m üFm .

fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .

Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. $6 .0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar. Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri. SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir. II. sulama tesisi. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. yükseklikleri biraz da abartılarak. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir. yüzyılın ortalarında II. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II. Bazı durumlarda yükseklikleri 1. 8. 9. CEPHE MİMARİSİ M. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir.Ö.slamıslardır. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). yüzyılın sonunda ve <S. MÖ. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe.

i \ Resim 23 .Körzüt Kale sur dururları 5" .

> 7*i İ Resim 25 .Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ .

ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. Arkeolojik veriler. W . M.Ö. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur. konumu ve topografyası. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. 8.Resim 26 . Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır. Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3). yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. Bu durum M. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti. I "ramı mimarları.Ö. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır.

temeli 60 . Ayams Kalesi fe / Resim 28 .Rustikall sur duran.4.. Ayams tapmak.Rustikah duvar. Resim 27 .

Yan Kalesi tçkale kuzev surian .■ A i "KTS Resim 29 .—.

61 .

Körpencere.Resim 30 . Van Müzesi 62 .

Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir.Cızım .0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler.0 ve 63 .ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır. Asur kralı II. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın. Genellikle 2. . Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır. Aşağı Anzaf. Bu durumda ta. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır. Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir.. SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında.

. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti. Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur.. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı.. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. 5. rafındaki anıtsal yapıların. Moses. FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. Schulz. sulama kanallarının. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş.. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. Kentin doğu .. Koroneli Moses Van Gölü et-.. Semiramis.. bağlar ve bahçeler tesis etti. Olasıdir ki. kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km. yüzyıla kadar geriye gider. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler.S. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir.. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala. halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur . ". Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses.URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. Moses. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir. 1 . Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir.

Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .Resim 31 .

1x1/1 durumlarda 7. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır. olasılıkla Menua ile birlikte. Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. Kalınlığı her zaman 4.0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir.0 metreyi bulan. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. olasılıkla. fe . Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33). alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. anıtsal kale kapısı hariç. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır. arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. Elde edilen bu düz a l a n . birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan.S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. mekanlar arasındaki ilişkiler. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp.0 metreyi bulmaktadır. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede.

Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 .ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi. doğudan görünümü. Resim 33 .

Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. yani MÖ. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M.30 ile 4. Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. Sargon tarafından M. Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i). platform. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir. 7. 8. H. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. II. Çeşitli örneklerde. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş.O. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. cellanın boyutları ise 5.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir.80 ile 10.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" . sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır.Ö. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır.Ö. olmasına karşın bu öneriler. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. olasılıkla II. yüzyılın sonlarına ai tti r. Bu öneriler genelde Asur kralı II. Kral II. II. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın.50 metre arasında değişmektedir. 9.00 metre. yüzyılın ikinci yarısına. . M. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz.

özgûç. Ankara. İstanbul. 1966.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations. 1966.4) Çizim 5. h 68 . MS./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. Lev.

Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .Resim 34 . Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .trmuşini tapmağı.

Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. mimari dışında Urartu öğeleridir. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. Aksine tapınak akak bir yapıdır. bir başka deyişle. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır.Resim -)'6 . Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. Platform üzerinde. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Aksine tapınak. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir.

1 fr ta^H ... lyants Susi tapınağı..-S*o-. -v İ'V v ı fi Resim 37-.-.

Londra. 1967.Qâm 6 . Resim 64) "I .Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi.Kingdom of l cm and its AH. I rartıı İhı.

Ö. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır.Ö. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır. bir l. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin. Doğu l. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur. Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak.80 metredir. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> . Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının.Ö. 8. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir.diği kesin değildir.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. 9. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur. yılında (M. Urartu kralı I. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir. Kargamış tapınağı M. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. 9. Aznavurtepe. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. Argişti'nin saltanatının 5.0 X 11. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde.Ö.Ö. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır. 1. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir.8. sitadelin ortasında inşa edilmiştir. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda. M. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ.Ö. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının. Tapınağın ölçüleri 13.Ö. Urartu Beylikler döneminden M. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir.

İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir.50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır. I. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır. 73 .30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Argişti oğlu TT.75 metre genişliğinde ve 11. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. 7. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. II. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder.

D. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir.F. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I.D. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. A. merhum Dr. Orbeli. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi. Boris Piotrovs-kii. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar. Raynolds. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Özellikle W. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur.N. : . Barnett. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. Afif Erzen Çavuştepe. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi.Y. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. Charles A. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. K. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. Burney'ın çok büyük katkısı vardır. Lehmann-Haupt ve W. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. K.

"4 . şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. bu bölümde olasılıkla kral 1. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. Kuzeyde yeralan bir koridor. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür. I. Bu durum. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. avlulardan meydana gelmiştir. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F. Saray. 24 x 7. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir. erken 8. İvarsa tapınağının etrafında. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki .repuni) saray. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir.

ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .Resim & .Cantştepe Kalesi tuh.

İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır.Ö. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. Londra. Tepenin düzle.Ö. 1. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. <S. Ancak tapınak. /(X>" /<•« -6 . yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. olasılıkla M. Altıntepe'de. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır.. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. Arin-Berd. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray. fonksiyonları benzer olsa da.ş-lerdir.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının. Eski Teişebani (Piotrovskii B. Gürpınar Ovasında M. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar. Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. 8. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. Tepenin kayalık bir kütle oluşu. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir.B. Çizim 7 . İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. arazi planları değişiktir. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar. yüzyılın ilk yarısında kral 11. kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar.

vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın.7. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. Karmir-Blur (Çizim 7). bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. Ancak M.Ö.Ö. Sarayların inşasından önce.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır. 7. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır. kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı. Yapım yöntemi. yüzyıldaki vergilendirme.YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M. yükseklikleri çok zaman 2. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. yüzyılın ilk yarısında II. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur. .Ö. 7. M. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir.

Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 .• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? ./" -"•. Resim 39 .fv* .

yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. Argişti tarafından M. yapının M. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur.0X25. Arkeolojik veriler. Altıntepe'nin II. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil.Ö. yapı katında inşa edilmiş olan apadana. Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 . Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır. Resim 40 .30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır. Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. 7. kral I. Yapı içten -H. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır. 8.Ö. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni.

Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır.Ö. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da.Ö. yapı katında.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur. birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı.Ö. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M.Ö. Yapının planı. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. niteleyici özelliklerdir. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü. Aynı tür yapıların M. 9. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da. Urartu Krallığının M.Ö. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. 9. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae.Ö. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir. 80 . hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür. 6. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır.

Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. Kent içindeki evleri oluşturan 1. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. olasılıkla M. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde.Ö. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır.

Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Kalenin doğu. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır.50 metreye kadar koruna-bilmiştir. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Yazıtlar ile II. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır.0 metreye yaklaşmaktadır. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41). Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. II. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır.995 metre yüksektedir. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır. alanı ikiye ayırır. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır.50 metre. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir. deniz seviyesinden 1.0 metrelik caddeler ve 5.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir. Karmir-Blur'da-ki kazılar. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir. iç duvarları 1. Yapım yazıtı ile II.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır. Çok geniş bir alana yayılan kent.0 metre kalınlığındadır.0 X 22. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Evler kare bir oda. birbirini dik kesen 7. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir. Evlerin dış duvarları 1.

Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II. 83 . arazi kullanımında. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir. Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Kaldi ki. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir. genel siyasetinde ve ıskan politikasında. Özellikle II. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir.:~. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde.arından söz edilmektedir.Resim ıl. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. ele düşünülmüştür.J acılamadığını iddia etmişlerdir. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır.

Veli Sevin. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. 1984 yılında Taner Tarhan. Gülriz Kozbe. Kemalettin Köroğlu. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Toprakkale ve Çavuştepe.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. Zafer Derin. 3 . Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Oktay Belli. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Haluk Sağlamtimur. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır.

2) . Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı". Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977. Res.Çizim .Sevgin.S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ .

Evin boyutları 25. Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür.60 inciredir. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır. Ancak erken dönem evleri ile MÖ. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. ^> .0 metreyi. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. 7.0 metreyi aşmaktadır. Ev. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9). Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. binyılın başında. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir. ön avlulu evler Anadolu'da M. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır.50 metreyi bulmakladır. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10).Ö. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler. Duvar kalınlıkları 2. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur.()X 15. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. genişliği ise 10. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II.0 metreyi bulmaktadır. 2.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. Kusa dönemine tarihlenmektedir. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler.

o .

M ÇİZİm I" .-V. Anadolu Araştırmaları I \ ' \.4) tf .-V.Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T. 1976. Res. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V. Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un .19 I Res.Ipm Çizim y .1977. Konut Mimarlığı ". 1976 . Serin. Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı.Gövelekeui {Tartan T.

Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış. Çavuştepe ve Giyimlide. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir.50 metre ile 0. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır.80 metre ile 1. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. Van Kalesi Höyük'te. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir. Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. 8~ . hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. temelde birkaç önemli nedeni vardır. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür. 0. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir.80 metre arasındadır.

ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey. Van Kalesi Höyük'teki örnekte. Özellikle Van Kalesi Höyük. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel . Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere"..'. üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir. Anato/ian Stııdies ^v.ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. o'o 16. (.

Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. - . Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. Anıtsal kaya mezarlarına. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır. gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır. I. Argişti mezarı. IIV. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. Ölü armağanlarının yerleştirilme. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Mezarlar. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42).bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. bir kapı ile girilir. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır. Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Argişti. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. genellikle mezarın ekseninde yer alan.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. Doğu Odaları veya 1. Kayalıkların görülür yerlerine. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da.Ö.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Kaya mezarlan içinde. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Palu'da 1 No. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları.

ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler .) Anadolu Demir Oluları İzmir. Çilingiroğlu (Ed.. 1987. A. Argiştİ baya mezarı (Serin V.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı .Çizim 13 Van Kalesi'ndel. Çizim 14 .

90 .

V • n \ •.-.\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj .Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 . i v. /v.£' P~mL İ.:.

Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 . Argisti nin kaya mezan."* rBWB***W Resim 44 . Van Kulesi . Horhor Mağarası./.Resim /.> .

0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın. ova seviyesinden 40. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli.40 metre enişliği 0. at heykelcikleri ve at koşum takımları. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. 93 . usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. Altıntepe'deki III No.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir. Gökbelen. Arazi yapısının uygun olmadığı.lu mezar. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16).0 metre uzunluğunda ve 4. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen. odalar aynı eksen üzerinde değildir. taş blokları içine nişler yapılmıştır. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar. 2.50-1. Altıntepe I No. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır. Tek odalı mezara uzunluğu 2. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır.90 metre olan bir dromos ile girilir.lu mezarı 9. Altıntepe III No.0 metreden 5. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir.50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır.0 ile 4. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. Mezar duvarları içine çok sayıda . Ölü armağanları arasında tunç kemer.80 metre arasında olmalıdır.sapılmıştır.0 metre arasında değişmektedir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful