URARTU KRALLIĞI ve SANATI

U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

Çizim 17 . /sık Şihıılikalc.Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F.-y/.Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'. Belleten Sİ.'//İ>»r~.'77?i. 1987. Res 6ab) Çizim 18 .

.* ..

Dromoslu taş sandık mezar.Karagiindüz K Mezarı.347. R 96 . Erken Demir Çağ ' Sevin V.Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı .VI7 1.0________İM Çizim 19. Erken Demir Çağ. Dilkaya. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 .

Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir.Ö. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir. Duvarların üzerinde. Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur. genişlikleri 1. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. Mezar içinde. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir.50. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. 9- . Mezar yüksekliklerinin 2. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. II. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır. Uzunlukları 3-30 ile 4. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M.50 metre civarında olması gerekmektedir. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir.Ö. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar.30 metre arasında değişen mezarlar.Ö. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. Van Bölgesinde M. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları. DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20). mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. sekiz iskelet var dır.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır.50 ile 2. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür. 11-10.

Resim 45. Erken Demir Çağ sonu .Kamgündüz oda mezarı.

:K Manı'nda hır oda mezar F.rken Demir Çağ sonu n .

bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir.ezarlık alanlarında. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. miğfer. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler. Ancak . Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır. basit taş mezar. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. Olasılıklar. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. Elazığ Kaleköy. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır.ar< alanına getirildiğini göstermektedir. Van Kalesi Höyük.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. mezarlann hemen yanında 99 . dro-r. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur. Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .Resim 48.Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.

ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. Res. < Editör). Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür. fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. 6j) 102 . sıvı kurban (libasyon) merasimidir. Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır.E.bulunmuştur.. çapı 0. küpe. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23). Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. Mühür baskısı üzerinde Çizim 21. I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). Yakma gömülerin. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. Stellerin birinin örtünde. Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21). Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. yüzük. Kurban kanı. 1991. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. 227.. ilmelerin içinden elde edilen mühür. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında.tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. bir öneriye göre. ölüye armağan edildiği bilinmektedir.C. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. Jerusalem.

u 23 .Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler.Çizim 22 .

Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer.449 metreye ulaşmaktadırlar.47 derece ölçülmüştür. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Bendimahi. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur. Allahuekber Ö126 metre). kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır.000-2. İklim yine soğuktur. Van Bölgesindeki iklim kurudur. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir. Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1.030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır. 1951 yılında Ağrı'da . Bölgenin büyük bir kısmını 16. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür.600. Munzur 3. Yörenin ortalama yüksekliği 2.165 metreye kadar ulaşır. Mescit Dağ (3250 metre). İklim çok kum ve çok soğuktur. Yöre Fırat ve - . madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır. Deliçay. Bölgenin diğer yanardağı 4. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları. Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. Ağrı Dağı ise 5. Zaman zaman sıcaklık . Kargapazar (3. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir. Göle akan Zeylan. batısında volkanik Nemrut.200 metre civarındadır.mur alır.15 derecenin altına düşer. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır.100 metre). Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir. VAN BÖLGESİ Van Bölgesi.612.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz. en çok 160-165 gündür. Buzdağı 2.188 ve Mercan Dağ 3. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası. Kış ayları bir hayli soğuktur. bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. Karasu. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır. Oltu. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud.288 metre) ve Akdağ (3. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır.

Yeşilaltç Resim 52 .Doğu Beyazıt haya mezarı 104 .Resim 51-Stelyuvalan.

..A' IV **4 Y1-.I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I .

Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .

Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir.. deniz seviyesinden 2. M. binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın. canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). yani Tanrı Haldi.. Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır. üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. 106 . Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt.. II. Ancak Al-tıntepe'de dört. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. Karahan stellerinin birinin üzerinde. Bu oyukların. dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50).Ö. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. Teişeba ve Ş ui ni y i .546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. Arkeolojik ve epigrafik veriler. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur. Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte. Özalp'in güneyinde. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir. Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Urartu'ya. Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını.. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam." emri yazılmıştır. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur.

sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür.Ö. Çavuştepe. Genellikle demir. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. 12. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır. zenginleştirilmesi. Il. Arkeolojik kazılar M. Daha sonraki yıllarda II. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. Kayalıdere. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Hastam. Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir.Ö.Ö. Madenin ocaktan çıkartılması.890-884) ve Il. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi. bakır.TiglatPileser (M. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. Armavir-Blur. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği.yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır.Asurnasirpal 'M. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar. hiç bir kayıt yoktur. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait.9. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54). Toprakkale. Krallık Döneminde bu değerini yi10" .Tukulti-N'inurta (M.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. bu beyliklerin M.Ö. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü. Urartu Krallığının M. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi.Ö. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. Hatta daha da ileri gidilerek. Asur kralı I. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı.Ö. 2. 13.Ö.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

yüzyıl Resim 58 .Tek kulplu testi.Resim 57 .Demir mızrak uçları. Ayanıs Kalesi MÖ. tunç . 7.

Çizim 24 . yonca ağızlı metal kap 111 .Tek kulplu.

Resim 59 . Van Müzesi 112 .Tunç adak levhası.

Mobilya Parçası Van Müzesi .Resim 60 .

Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .Keçi ayağı biçikli masa ayağı.Resint 61 .

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Ayanıs Kalesi .//.Kesim 64 .Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları. Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 . Rusa yazıtlt yapı adak diskleri.

113 .

Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. Tarım alanları daha çok Mianduab.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. Urartu coğrafyasını meydana getirir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. Uşnuye. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. ilerde de söz edeceğimiz gibi. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. 1. küçük tarım alanlarının varlığıdır. b . Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. Hoşap kaynağından sağlanan su. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. İklim. Gürpinar. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. birbirini kesen dağ sıraları. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür. Bölge. Aşağı ve Yukarı Anzaf. Kurubaş Geçidi. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır.

3 sadak. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir. 11+ . 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli .iki atı ile birlikle. aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. su testisi. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı. M.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında. 5 miğfer.541 tunç mızrak. 2. M.Ö. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. Tunceli. 3 kalkan.000 bakır kalkan ve 1. miğfer.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden. kazılarda bulunan demir. • 25. M. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. Kral 11.Ö.212 tunç kalkan.Ö. 13. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. 8. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. Karmir-Blur.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir. 2 kazan. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. II. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il. 1. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir. Erzincan.Ö. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. 2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan. 1997 yılına kadar. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. 745 yılı seferinde. silah • 1.412 tunç kılıç. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa. Elazığ. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>). mızrak ucu • 305. Yukarı Anzaf.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. Bingöl. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa.Sargon'un M.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. Çavuştepe.Ö. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. Özellikle Erzurum.

ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir.o.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i .o. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y. Res. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır.-ilmektedir. yaylar ve kazanlar. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar. bağışlanması karşılığında. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur . Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir. 5 . Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış. Jerusalem. Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir. < Editör. vazolar.030 kilogram) ve 167 talent 2.o.aktaydı.1. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. kama ve kılıçlara. 1991. önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. 10) 115 . Gümüşhacıköy.o. tanrıca Formundaki anahtarlara. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. '-. 4."-inat yılında. Argişti'nin ikinci . Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-.5 mina şü (y. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. Aynı krallıktan I. Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay.

kalkanlar.Ö.Resim 67.Ö. Asur kralı III. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur.Ö. 7.U. M.Ö. Rusa'ya ait bir adak miğferi. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. 116 . 8. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır.9. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25). Çağdaş Asur. Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. Urartu Krallığfnın M. Demir özellikle M. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir. bu kullanımın M. Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. MİĞFERLER Tunç. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. yüzyılın sonu ve 7. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. sadaklar. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. 9. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir.

Miğferin önünde. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). gerek form ve . vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır.duğu bilinmemektedir. Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin.Ö. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının . pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. 11" . ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı. Asur kralı III. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. sivri tepesinden alın kısmına doğru. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa. alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. 7. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın.. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır. bilinmemektedir. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. Miğferler üzerinde. Özellikle Çavuştepe. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. yüzyıla ta-. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". özellikle M. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar.Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır.1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır.

Rusa dönemi. Ayams Kalesi 118 .Resim 68 . II.Tunç kalkan. Van Müzesi Resim 69 .Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu.

Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. Kargamıs. Bu durum. bazı örneklerde ise. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. M. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür.12 mina) geldiğini yazmaktadır. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti.bir yönden bakıldığında düz. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir.70 metre uzunluğunda ve 0. ile 100 cm. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir. olarak görülebilirler. Karmir-Blur. SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. deri ile kaplanmıştır. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır. Bazı durumlarda 119 . Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. Asur kralı İT. 9. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. Arin-Berd. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir. arasında değişen adak kalkanları üzerinde. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür. Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. Çapları 60 cm. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur.Ö. Kayalıdere. üzerlerinde bezeme olmayanlardır. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir.

yüzyıla ait tunç sadak.ö.Resim 70 .Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. 7. Ayan ıs Kalesi 120 .

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. bir çelişki gibi görünse de. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. ovanın başlıca su kaynağıdır. " . Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur.

T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. Asur kralı II. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. Tl. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. Üçüncü veri topluluğu ise. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir.lu payenin yanında bulunan. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. siren. Boğa. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. Eklentili kazanların kökeni. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. "Payeli salonda' 4 \o. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. Bir diğer grup veri. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. Karmir-Bluı'da bulunan l. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa.

bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. Delfi.lentİSİ. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. kadın veya erkek başlı. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. Ptoon. Boğa basları boynuzludur. l ramı'ya haraç olarak 1.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. Urartu. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Kirhi. Yağma listesindeki Tabal. Yunanistan'da Olimpiya. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. Bu buluntuların en önemlisi M. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. S. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. 714 yılına tarihlenmektedir. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. Musasir. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir.Ö. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir.Ö. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Yuvarlak gözler. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. katına kadar geri gitmekledir. Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. Sirenler insan vücutlu. Delos. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. 2. Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir.

ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Üzerinde Urartu kralı II. Aslan eklentisinin önemli özelliği. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. 126 . Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin.Ö. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir. 8. Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. üzerindeki yazıt ile M. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Bu örnek aslında. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur.

ımuini. Res 83 -4) 12" ..2) Çizim -. 62ı Cızım 2H . 230.B. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'. Kes. Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B. 230. (Editör).CM. 1967. 8.1a 8._ Kanath eklentiler . Res. 1991.im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<. Jenısalem.Jerusarlem.. Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. (editör).Sirenler (PtotTOVSkü B..Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'. 1991.

kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir.le geçen eserlerin yanında. M. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. F. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. Özellikle altından aslan başlı küpe. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. yüzyılın sonuna veya 8. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. 12> . Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Altın. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. hayvan başlı iğneler.Ö. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. 9. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. Marlik Tepe'nin.

Resim 74.Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi .Hayran haslı allın iğne. Van Müzesi Resim 5 .

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Resim 78.Sandal biçimli altın küpe. Van M: .Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 .

Van I .Resim 80 .Hayran haslı allın-demir bilezik.

Allın rozetler. Ayan ıs Kalesi 129 .Resim 81 .

Ayanıs Kalesi Resim 83 .Resim 82 . çift kulplu kırmızı açkıh kap.Kaideli.Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .

fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. Bu geleneğin kökleri. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. bir iki örneğin dışında. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir. sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. ele geçmemiştir. Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. Urartu sanatında M.Ö.Ö. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. Urartu. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. 7. bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Son yıllarda Van Kalesinde.ÇANAK ÇÖMLEK U . Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda. 131 . Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. 7. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. M. Urartu çanak çömleği. boyalı kap parçası bulunmamıştır.

Resim 84. Yan Müzesi 152 .Alçak boyunlu küpçük. Van Müzesi Resim #5 .Ayaklı kadeh.

DevetÜyÛ renkli depolama kabı.{yanış Kalesi Resim 8^ . Yan Müzesi 133 .Boğa başlı. siyah atkılı kap parçası. . bezemeli.Resim 86 .

* Resim 1 .Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .

birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. İnce uzun. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. kahverengi. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. kum ve saman katkısı gözlenebilir. Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. ayaklı kadehler (Resim 85). farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. kırmızı açkılı keramikler değildir. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. derin veya alçak kaseler. Genellikle devetüyü. tabaklar.

J .

Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler.ma küpelikleri vardır.Ö. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. ağız çapları 0. Bu nedenle. Karın çapları 1. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M. kalitesi düşük olsa da. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84). belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur. 2. Küplerin dayanıklıklarını artırmak. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır. 135 . Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir. Hatta kırmızı perdahlı kapların bile. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır.Ö. Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Ayanıs. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. kırmızı açkılı Urartu Keramiği. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler. Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir.5 metre.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür.75 metreye ulaşan bu küpler içinde.

Çizim 29 .Büyük boyutlu depolama küpü 136 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

Van Müzesi 139 .Adikeıaz Kabartması.gs» -* -/> Resim 89 .

Hu tanrı Haldi olmalıdır. Teişeba sol elinde bir kase. Bir elinde kase. Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir.yapılmıştır. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. sol ayağını sırtına basmaktadır. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. bugün \ . Öyle görülmektedir ki. Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır.685-()45) olması gereklidir. Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32). Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır.Ö. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir. Atlarda gem yoktur. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. Teişeba'nin başında. 7. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. Rusa döneminden (M. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II.Ö. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Ancak konturlar açıkça bellidir.5 metreyi bulmaktadır. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. Urartu sanatında II. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). Tanrı sağ ayağını boğanın başına. Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Sözü edilen anıtsal kabartmaların M. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri.

Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .Çizim 32 .Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi. JM£ Resim 90.

yüzyılın başlarına tarihlenmelidir.Ö. Kabartma bu özellikleri ile M. Resim 91 . Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II.."diye başlamaktadır.. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır.Savaş arabası kabartması. Öncelikle M.. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve . Van Müzesi 1-12 . Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır. ülkelerini ele geçirdi. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır. 8. Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir. 8..Ö. Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir..Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır.

II.Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 . Ayanıs Kalesi. Resim 93 . Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı.Resim 92 .

Ö. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. M. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. yüzyıl sonlarında. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. M. Ancak bu yolların 9. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. bulabildiği ganimete el koymuştur. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir. ili. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. 9. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. Tarlalar tekrar sürülmüş. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır.Ö. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. Sonuçta Asur. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. Urartu'nun güneyi. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. 9. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı.

parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır. Kapların boyutları oldukça küçüktür. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. yarı değerli taş. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. Kabın formu bir kasedir. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. Ağız çapları 3. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. kaplar üzerine 144 . Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir.0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Bezemeler genelde geometrik. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Motiflerin kaynağı yabancı değildir. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. Bazı kapların üzerinde üçgen. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır.

7. Ayanıs dışındaki üç örneğin de II. Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. Hayvan şekilli bir başka örnek. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır. 145 . Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı. şimdilik II.Ö. yani M. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine.plastik olarak işlenmiştir. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir.

Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. Ayakta duran kadın. sebzelikler. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. fildişi araba. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. sebzelikler. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. Başın arkasında. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. 1*6 . Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. 139 fildişi asa. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. saç modeli. fildişi kamalar. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. Sargon. fildişi içki kapları. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır.

Ankara. burun kırışıklıkları. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. öncekinden farklı bir pozda. Res 3(> 14- . Depo Binası iv Fildişi Eserter. Çizim 33 . Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır. Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. Altıntepe II Mezarlar. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir. Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür.Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. çeşitli heykelciklere ait parçalar. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi.0 santimetre yüksekliğinde-dir. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. ^cık ağızdaki dişler. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri. alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. Gözler badem biçimli. 1969. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır.

elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. 8. Depo Binası ve Fildişi Eserler. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. 1. Res.Ö. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur. 8. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. 148 . Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. Altuıtepe II. Mezarlar. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. M. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir.Çizim 34 . Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır.Ö. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır. Urartu krallarının M. Altintepe (özgüç T. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz. 1969. Ankara. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen.. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. 8. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. yüzyılın sonu ve 7. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M.Ö. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir. Açık ağız.Fildişi aslan heykelciği.Ö. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi.

Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. Olasıdır ki. ana-kız araakınlık gibidir. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. Hunice dışında. Sözü edilen bu yazıtların tümü. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan..DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. . bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. sadak. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. bölgedeki dağ. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. sayıca bir hayli azdır. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır.

Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M.Ö. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir.Ö. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar.ni.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir. 3.Ö. 2. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M. Hurriler ile akrabadır ancak. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır. bölgede ancak M. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız. Bu inanışa göre Urar-tular. 2. Bu fikrin karşısındaki her öneride. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir.Ö. Bu inanışa göre M. 3. Uraıtuların M. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. 3.Ö. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır. 2. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir.Ö. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz. Hurri halkları ile Urartu halkının M. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M. M. binyıl sonlarında. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur.Ö. 9. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. Van Gölü Havzasfnın M. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir.Ö. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. 2. Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. binyılda bölgeye. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır.Ö. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. 3. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır.Ö. 9. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. Hunilerin. 3. belki de M. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın.Ö. binyıl ile bağlantılıdır.

Çavuştepe. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. dal. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. Kayalıdeıv. hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir. gibi gök cisimleri. kap. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. yıldız. ay. güneş. Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. yaprak gibi bitki betimlemeleri. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır. Baştanı. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . Hieroglif işaretler arasında ağaç. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. bardak. çanak. yaba. insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. Çizim 35 .

BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça.Ö.Ö. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi. Olasıdır ki. yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar. 152 . Urartu hieroglif yazısının. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir. Urartu'da M. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. 8. 8. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar. M. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır.Ö. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar.Ö. Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

42. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. Haldi'nin gücüne 52. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. Huba 66. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. İphari 72. Aia 69. 44. Silia 74. 48. Aui 68. bir ayda mı. 50. Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. Kilibani 55. İnuanau 40. bir haftada mı. Sınırlar tanrısına 57. Meherkapı yazıtı. Ardi 79. Sardi 70. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir.39. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. Ülkeler tanrısına 56. 41. 46. Haldi'nin nirible'sine 62. Ainau 78. Arubaini 65. İLANİ Gamruti 61. 47. Ad i a 76. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. Ara 75. Dağlara 64. Sinuiardi 71. 43. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Uia 77. 49.şpea 67. Tu. Göller (denizler) tanrısına 58. 45. Bartşia 73. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60.

Resim 94 . Van Müzesi 156 .Tunç aslan heykelciği.Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .

Tann Haldi iv Tanrıça Arubani. adak leıbası. Van Müzesi 15- .Resim 96 .

m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .

. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir.. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de. Ancak İşpuini'nin. "cümlesi vardır. Haldi'nin. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. Van ' ••-• . başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36). Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde. TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir.hayvan sayılarının. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. Kanımızca Meherkapı kurban listesi. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir.

Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı.Resim 98. Yan '■ 160 .

Kumenu kenti tanrısına. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Olasılıkla Tann İrmuşini. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. Tanrı İrmuşini listede 19. 2. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. bir Hurri geleneği olarak. M. sınırlar tannsma. kent ve kutsal kapılar vardır. Göller tanrısına. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. 161 . Urartu panteonuna geldiği önerisinde. Hurri kökenli bir tanrıdır. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Haldi'ni. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. Listenin 37. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). Musasir'den.Ö. Haldi kapılarına. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96). Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. dağ. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı.rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. Kaldı ki.

ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. Olasılıkla. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır. Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. 162 . Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bu özgürlük. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin.

Resim 99 .sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi. .{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 .

Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. Van'dan. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. 11 . Urartu'yu bu zor çevrede var kılan. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. Kale. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. İT. Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Önce de belirttiğimiz gibi. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir.

. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia".D... 1985. 5.D. 1994.C.C. Belli O. Atatürk Konferansları 1963. "Urartian and Hurrians".D. 3. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. 1995. Barnett R. Journal of the American Oriental Society 81. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin". Paris. Ankara. 365-378.Öğün B.... 77-116. Türk Arkeoloji Dergisi 21. Benediet W. K. 1-19. 1974. Urartaische und altiranische Kunstzetren. 1-43.. Araştırma Sonuçları Toplantısı. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu. İzmir. 1950. Belleten 48. 513-521. 1960.. "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları". 1968.. Akurgal E. 1964. İstanbul. 69-77. near Van". 359-385.. 1963. "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". Iraq 12. 1997. Barnett R.. Hatti ve Hitit Uygarlıkları. "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". Journal of the American Oriental Society 80. Barnett R. Anatolian Studies 13.d. 1961. İstanbul. Balkan K. 153-198. 100-104. Akurgal E. 31-35. 1974... Akurgal E. Historie d'Armenic.. Bilgiç E. Barnett R. 1960. 1984. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları. "Urartuların Kökeni ve Dilleri". 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale. Tel Aviv 21.... Benediet W. ..KAYNAKLAR Adontz N. Anadolu 4. Iraq 21. Bittel v.D. Belli O. Ed. 99-158. Ankara. 1946. Belli (). Balkan K. "The Urartian Cemetry at tgdyr". 1959. Balkan K.. 139-169. "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)". 1959. 1997. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". 164 Belli O. Ankara. "Urartu Medeniyeti".

-Ursula Seidl. İzmir. Burney. Tel Aviv 21/1.. 115... "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. Oxford. "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri".. "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". "Fin frühurartaische Siegesdarstellung". 68-76. 15-20.Malay). Anatolian Iron Ages 1.-M. 1972. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion". Çilingiroğlu A. 37-53. Anatolian Studies 16.. Burney. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler".Biscione. Anatolian Iron Ages 3. ÜS . Ankara. 1960. Çilingiroğlu A. Burney. Çilingiroğlu A.A.-Lawson G. 1983.A. Archaologische Mitteilungen aus Iran 13. 1994. 1991. Çilingiroğlu A. L966. French( Editör).-D.C. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda). 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi". 1976/7. Burney. Anatolian Studies X">. 179-186. 103-114.-D. 177-196. Anatolian Studies 7. Burney .. İzmir. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). 1991.. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler. Belleten 25. H. 199-212.. R.H.. Salvini... 1995.. C. 135.A. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". Çilingiroğlu A. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev.A. C. Bornova. 1980. Calmeyer P. Çilingiroğlu A. Londra. Arkeoloji Dergisi Özel Sayı.. C. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus. C. 235-269. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs".. İzmir. 45-49. 111-12 1 Çilingiroğlu A. Çilingiroğlu A. "Measured Plans of Urartian Fortreses . 1958..R. Çilingiroğlu A. Anatolian Iron Ages 2. 91-97.A.David Lang. (Ed.. Burney. 1961. Anadolu Araştırmaları IV-V. 1984. İstanbul. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin". 211-218. (Editör). 1957. 55-111. 1987 Çilingiroğlu A. Boysal Y. C. . "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan". Anatolian Studies 8.. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34. Urartu Tarihi.A. Çilingiroğlu A. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22. 1995. 1971. Anatolian Studies 10. Çilingiroğlu A. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35. Erol Atalay Memorial. 1994. 1994. Anatolian Studies 34. Charlesvvorth M. "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik". French( Editör).

Kashkai. 1976. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)". Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. A. "Giyimli (Hırkanis)". Anatolian Studies 15. 369-380. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı"..World Archaeology 11. Götler.. Ankara.. "Çavu. 1982.. Frankel D. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar".. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81. Anadolu Araştırmaları 6. Dinçol A. 1978.. Hamilron R. Erzen A. Diakonov I. A. Ankara. 1978... \\iesbaden. 1974. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu".) Anatolian Iron Ages3. Erzen A. Zeitschrift für Assyriologie 5. 17-43. Diakonov I.. 1967.. Londra. Anatolian Stııdies 23. Ilerrıııann Hulin R... Archaologische Mitteilungen aus Iran 24. M.F. 1961. . Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24.ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan". 1973. 287-298. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )". Gunter A. llauplıııann H. 1984. 1979.. 1-59. M. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums". 99-128.. han.. Erzen A. 1991. 37-39. 79-141.Ersin Eichler S.Çilingiroğlu A. "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt". 53-64. 306-312. İstanbul. -Salmas M. Erzen A. Çilingiroğlu-D.. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". 166 .. 1981.rsin Dinçol A.. 103-112. 41-51. 19-50. Çavuştepe I. 191-213. 1971. Goetze. Garbrecht G. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". Berlin. Diakonov I. Güleç E.Erzen Armağan Kitabı). H-W. 1978. M..W. Kavaklı. L83-195 (A. 1966.. Frenth (Ed. Kavaklı. Anatolian Studies 8. 1984.1979-80. 1950. 1996. Münih. Dinçol A. Diakonov I. "Zur Kclischin-Stele". Ankara. Berlin. 1994. The Ancient Kingdom of Urartu. Urartu und Transkaukasien. Erzen A. Anadolu Araştırmaları XIV. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri. llurrisch und Urartaisch. Geographical Names According to Urartian Te\ts. ■ Urartian Stone in the Van Museunı". 20. Derin Z. 1965. M. 1986. Anadolu Araştırmaları 4-5.. Belleten 38. 4962. 1976-77. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". M. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı". îstanbulcr Mitteilungen 26. Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları.

Korfmann M. 1988. Münih. 1976. 533-554. Kellner. 1989.. 1-44. Istanbuler Mitteilungen 39. 1980.. 1976.C. 'Van da Yapılan Hafriyat.. Kozbe G.C. 299-304. l^ö.(Editör). "Bastam. Işık R. "Darstellungen urartaischer Architektuı'. Belleten 51. Kleiss W. H-J. 1-14.. Beriytus 25. Kendall T.(Editör).. Gürtelbleche aus Urartu. Berlin.. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst". Bastam/Rusa-i-URU. "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'. "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror".(Editör). American Journal of Archaeology 84. 1976.. 1987. Konig F.. Archaeology 25. Işık C. Boston Museum Bulletin 75. Kroll S LakeK. Keramik urartaischer Festungen in Iran.W.. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen. 1982. Berlin. S. "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". Anatolian Studies 9. VII. 1975. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". Kleiss W. 395-402.W.". 1963-64.Araştırma Sonuçları Toplantısı. Kleiss w. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15. Berlin. "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik". Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. "Excavations at Bastam".. Kleiss W. 1991. 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B. Kroll. 1990. 173-200. Kellner. "Bastam and the East of Urartu". Istanbuler Mitteilungen 18. 1959.... H-J. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz". Marsyas 17. 21-38. 1938". 265-271. Hauptmann.TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen. 1972.H. Kleiss W. 189-195. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens. Londra. Bastam II. 179-191. 1968. 19551957. 1977. Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. Graz.. 1972-975. 1977. ıtr . Kleiss W. Kleiss W. Kleiss W. King L. 1915. Berlin.. 53-77. 1986. 1979. 292-297..". 1974-75. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena.. 1977. Berlin. 413-445.Hulin R.. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II). Kleiss W. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. Topographische Karte von Urartu. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'. Johnson E.. Belleten 197. Istanbuler Mitteilungen 13-14. Ankara. Stuttgart. Kleiss W.. "ŞİTİnlikale. 26-55.

Iraq 18. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". 1977. Anatolica 10. Öğün B.R. Levine ve T. L. 1975."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs"... 217-236. 1977. Mayer W. 1983. Maxwell-Ilyslop K. N... "The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments"..C". 263-266. Muscarella O. Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B. W. N. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah.. Muscarella O. 61-67.Lehmann.. F. Iran 26. 1971. Erebooni. Irac| 39.E. 229-231. 168 Medvedskaya. ıVloskova. 1971.D. 464-475. "Sargon's Eighth Campaign". Muscarella O.3000-612 B. (Editör). Journal of Near Eastern Studies 34. American Journal of Archaeology 75. Berlin. 714 B. 1986. Klasik Arkeoloji Kongresi. 1956..C. Melikishvili G.R. Öğün B. 1959.. . Nylander C. Jerusalem.. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East". C. Orientalia Suecana 14-15.Young. Bulletin of Institute of Archaeology 2. istanbul.. N. Iran". 65-66. 45-57. 201-207. 135-151. 1980. Ankara. 1991. Istanbuler Mitteilungen 18. Muscarella O. Palast und Ilütte. Armenien einst und jetzt I-II/2. Oganesjan K. 44-49. C.. Maxwell-Hyslop K. Merhav R. van Loon. W. Maxwell-Hyslop K. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed. Ogün B. W. Ankara. 150-167.. "The Place of Urartu in the First Millennium B. 13-33. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. 1971.. van Loon. 1968. W. Representational Evidence. 1988.. 1-15. Hesperia 31. Journal of Field Archaeology 13.. "Urartian Chariot Reconsidered I. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . Expedition 13.C.C". "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos". 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B.C. 1910-1931. "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln". Erivan. Özgen E. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. 1966. M.. 1973. 1982. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı. Levine L. Trade". I. 1978. A. van Loon. N. M. Malibu. L. 141-154.. 1960.. 1970. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign.Western Asiatic Jcwellery c. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe". 111-131. X. Naumann R. 9th-7th Centuries B. Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112. M. "Who Destroyed Hasanlu IV?'.. Urartskie klinoobraznye nadpisi. Londra.Chr..R.Eine militarhis torisehe Würdigung".. 1965-66.Haupt C. 1962. D.

Altıntepe. Das Reich am Ararat. Roos P. Salvini M.Anatolici 22.. 543-548. Sümer 42. 6. 191-199. 155-159. Salvini M.. Ankara 1974.. 1966. E.. 79-89. B. Salvini M. 1984. "Water-Mills in Urartu". 1988. Piotrovskii B. Ankara. 11-32. Geschichte und Kultur der Urartâer.-M. Piotrovskii B. 1-35. 19-58.C. 1980. Mountains and Urmia Lake". 243-250.Archaeological Evidence. 33-37. Pecorelle P. 1986. Archaologische Mitteilungun aus Iran. 1982. Özgüç T.. 1993. "Urartu. Leipzig.. "Urartian Chariot Reconsidered II. East and West 9.. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie". "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". Roma.. 1967. "in frontino urarteo del regno di Menua". Urartu: The Kingdom of Van and its Art. Altıntepe II. East and West 38.. 1993. A. Tra lo Zagros e l'Urmia. 1993. Geneva. "Torschüzende Genien in Urartu". 154. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23. 29-52.... 1989. Seidl U. Persica 10. "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat". Depo Binası ve Fildişi Eserler. Russell H. 1942. 1995.E. Roma.. 1965. Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. Seidl L'. Salvini M.Özgen E. B.55~-56*. "Urartaische Bauskulpturen". Anatolian Studies 34. 1966. Darmstadt. Pecorella P. Anatolian Studies 33. Londra. Piotrovskii B. il regno di Van: Urartu.. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe". 130-138. Anatolica 11.... "Jewellery. "Urartu Dini". Piotrovskii B. 7.Anatolici 31. F. 197**. 9th-7th Centuries B.". 91.. "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B. B. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Rigg H."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. Orientalia 59. Özgüç T. Salvini M.Salvini. 1983. Riemschneider M. Mansel'e Armağan.. Ankara. 1966. Mezarlar... 1984. Studi Mecinei ed Egeo . 37-49. Pallottino M.-M. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. 1990. 1969. 149 .C. Özgüç N. "Sargon's "Eighth Military Campaign". Özgüç T. 171-201. Studi Micenei ed Egeo .Salvini. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". 1984.. Urartu. Salvini M. Ankara. Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". B. 1969. Journal of American Oriental Society 62. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources". 11-119. Greece and Etruria".. Ankara. 143-148.E. 847-856. Nimet Özgüç Armağan Kitabı.

Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz...Dangin F.. Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin. Tel Aviv 21. Konut Mimarlığı. 1983. 1993.. 1912. 1990. İstanbul. 170 Tarhan T...Sevin V.V. 348-366. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". 144-155. Anadolu Araştırmaları IV-V. Sevin V. 367-409.. 151-166. Mainz. 1976-1977. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı". "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler".. Ankara.. 1975. Taşyürek O. Anadolu Araştırmaları 9. Tarhan T.) Anadolu Demir Çağları. 1994. 278-288. 1994. 22-57. Kavaklı.O. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". 369-428. 273-347. Une relation de la huitieme campagne de Sargon. Berlin. "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". Tarhan T. Tel Aviv 21. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". 1993. Stronach 1). Sevin V. Sevin V. Tarhan T. 329-350. 58-76. Wartke R-B. "The Structure of of the Urartian State". Iran". Urartu: das Reich am Ararat. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri. Tarhan T. Wartke R-B.. 1-50. 565-567. Tel Aviv 21. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples". Steiner G.E. A. 279-282. Istanbuler Mitteilungcn 43. Anadolu Araştırmaları 10. 295-310. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". 1989.. Annual of Armenian I.. Thrureau. Anadolu Araştırmaları TVV. Paris. 1988.. Tarhan T. 1992. Belleten 39. Anadolu Araştırmaları 8. 1986. 1976-1977. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa".Çilingiroğlu (Ed. Anadolu Araştırmaları 45. Zimansky P. Sevin V. Ankara.V. "An Urartian Lion from Gevaş. 35-55.V.. 547-551.. Antiquity 62. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). Yıldırım R. . A. 1975. İzmir.. 389-412. Toprakkale. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler". "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II).. Sevin. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam.inguistics 13. Sevin V. Ussishkin D. Ankara. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Urartu İğneleri. 1980. Tarhan T. 1967.. Van".Sevin. 1976-77.. Sevin V. B. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". 1993. 1988. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". 1987. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu". Belli. 1996. Sevin. 1994. Sevin V. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26.

1995. Bulletin of the American School of Oriental Research 299. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. 1990. 53-55. 1979.Archaeology 32. Biblical Archaeologist 58. 103-115. 1-21. "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". 1985. Journal of Near Eastern Studies 49. "An Urartian Ozymandias". 1995. Chicago. 94-100. 11 . "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign".

MÖ. Van Gölünün doğu kıyısında. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. dünyanın kralı.Ö. M. bu yerleşme yerinin 11. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır. bazı yayınlarda "Karaz keramiği". M. Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. binyıla tarihlendiğini göstermiştir.3. bölgenin yerleşik tarihinin M. Asur dilinde kaleme alınmıştır. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. bazı 12 . tabakasında ortaya çıkarılan. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. III. bütün krallardan haraç alan kral. tabakada bulunan çanak eöm leklerin. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır. krallar kralı.Ö. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. t. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır. Tilki-tepe'nin en üstteki I. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir.Ö. eşi olmayan kral. güçlü kral. 9. savaştan korkmayan kral. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19. Tabakanın M. Yazıtın bilinen tarihi M.Ö. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. balkın çobanı. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M.Ö. 832 yıllarıdır. 5. büyük kral. bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. Sairi ülkesinin kralı. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda.Ö. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında.binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt.

Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler. tüm Doğu Anadolu'da.yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur. Bu çanak çömleği üreten insanlar kare. Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları. sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında.

............................................................... 12 Erken Tunç Çağ kültürü.....................................................................................................................................................İÇİNDEKİLER Önsöz..............................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun............................................................................... I ........................................................................12 Bölgenin erken tarihi.......................4 Doğu Anadolu............................................................................................................................................. 1 Friedrich F.................................................................................................................................18 Tumme ve Daiaeni............................................16 Nairi ülkeleri.................................duard Schulz....................................................................................................................16 Demir Çağların gelişi............................................................3 L'rartu Coğrafyası......13 M........................................................14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi..................................................................................................................................5 Yukarı Murat Havzası...........................................................................................................................................18 Güçlü bir Asur kralı..................................................................................................4 Van Bölgesi...................................................................................................................................9 Bölgeler arası yollar..................................................................................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık...........................................................................................................5 Urmiye Bölgesi..................................................................................................................................................................6 Tarımsal alanlar.........................................................................................................................................................................................................5 Erzurum ve Kars Havzası...2 Altıntepe......................................2 Yeni dönem Uraıtu kazıları............................................................................................................................................23 ...................................................................................................................................................................................................................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri........................Ö.........................................................................................................................................................................................................................................................................................................I Sunuş...................20 L'rartu Krallığının kuruluşu........ İkinci binyıl kültürü..................................................................................................................9 L'rartu Tarihi.......................................................................................................................................................1 Toprakkale kazıları....................................................................................................................................................................................................................................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu.......................................................................................................................................III L'rartu Araştırmaları................

Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. 3. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5).Resim 4 . binyılın başlarında. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü.Ö. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları. 3. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. 2. binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir.Ö. Kazılardan elde edilen veriler M. ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir. 2. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir. Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni. M.Ö. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır.Ö.Ö. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 .Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. 2.Ö. M. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir.

M. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi. Ancak ne Batı İran'da. Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. 1274 yılında olacaktır. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. Bunun aksi durumunda M. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur.Ö. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler.Ö. Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. 15 . sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular. 2. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. M.Ö. kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır. bölümün başında da belirttiğimiz gibi. İran'a ilk İranlıları. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır.Resim 5 . Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir.Ö. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme.

M lipahri. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. Halita. Tllibir kentini ele geçirdim. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek.Ö.Ö. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. düşmanlık yarattı" tamım. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. mallarına haraç olarak el koydum. 2. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 . Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim. yaktım. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. 9.Ö.Ö. Zingun ülkelerini. Bu oluşumun önderliğini. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. Hinime. M. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Bargun. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M.Ö. 1274 yılındaki bu seferdir. M. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. 13. yüzyılın ortalarında. Salını. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. en azından bu cağda. Ke-ramikteki. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. Luha.Ö. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. Uodkun. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. îlki M. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur.Ö. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır.

Asurlu kralları M. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. 1" . Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. Onlarla savaştım. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. onları mağlup ettim. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. ancak I.Ö. Asur kralı I. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. Bunun için de M. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı.olojik veri yoktur. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı. üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır.. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir. olasılıkla MÖ. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. göç olayının rahatlıkla 14. dünyanın dört bölgesinin kralı. 14. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım.Ö. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. Asur'un kralı. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir. Mursilis yerini III. Asur kralı I.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. 13. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir.. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir.

hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış.Ö. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur.Ö. çift d i l l i yazıtlar dışında.Ö. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum.Ö. Asur kralları. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. Bazı bilim adamları. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. Friglerin M. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır. Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. Bugün Elazığ civarına. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde.Ö. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20.Ö. Friglerin Anadolu'ya batıdan. M.. 111S yılında Asur tahtına geçen I. yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. 8. 13. gerçeğe daha yakındır. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir. Muşkilerin ise doğudan. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. UrartU kralları tarafından. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır.. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir. M. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır. kanımızca. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. 13. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. Bazı bi li m adamlarına göre. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı.'' Asur kralının M. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir.Ö. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. 9. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. 12. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır. Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. Van Bölgesinde M.

Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm... Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. Amadana. kainatın kralı. Elbiş. Yazıt şöyle devam eder: '. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini. Şulianzi. Asur'un kralı. Tirkahuli. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri. tahrip ettim.-oualtı yüce dağ. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır. Haştarae. dünyanın dört bölgesinin kralı. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım.. Salmanasar . Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. Şeşe Dağlan aş-:ım.. Nubanaşe. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " . Şerabeli. Bu davranış Asur kralının. 19 . Kis-ra. Tarhuna. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi.. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Uruadri beyliğinin etkisinin. Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. i kral. rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir. Şahişara. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. en azından nem için. Bulanık-Malazgirt ovasına. Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama. Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir.. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser. Elula. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi.. I. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır. Tarhanabe. Mi/iadruni.. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. Ubera.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür. Adad'nı itttğt bir sel gibi. belki de doğru olarak.

Asur-nasir-pal (M. 1. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m .Ö.Ö. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi. Bu alanlar günümüzde Tatvan. Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı.. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi. Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır. Adad-Nirari (M. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M. Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir.Ö.Ö." Bu tarihten 111. II. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar.Ö. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. saltanatının (M. I.. Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Salmanasar'ın saltanatından M.Ö. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer. Bu kentler I. II. Bingöl Dağları.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır. II... Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. Tukulti-Ninurta'ya (M. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer.911-891) hüküm sürmekteydi. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim . Asur kralı Asur-bel-kala. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. Muş. Malazgirt. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır.

Bu tanım M...Ö. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır. kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da. Onun peşinden dağa tırmandım. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır. Kentlerini tahrip ettim. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. ateşle yaktım. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim. Adduri Dağt'na kaçtı. Daiacni ülkesine' doğru indim. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk. viraneye çevirdim. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir. Aızaskun dan ayrıldım. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır..Ilııbıışkia'dan ayrıldım. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. 858 tarihinde Asur tahtına III. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Hu nedenle olmalıdır ki. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III.-nan yukarıdaki yazıtında. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M.. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır.Ö.düzenlenmiştir. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim. Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta." 21 . Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. ateşle yaktım.Ö.. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim. virane haline getirdim. Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ". Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir. M. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır. Nairi ülkesi içlerinde Asur. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti.. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir. Daiaeui'den ayrıldım. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde..Ö. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış.. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım.. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır." Asur kralı III..

Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç ..Resim 6 . .

Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım. "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. 9.Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir.. bir başka anlatımla M. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Bulanık civarında olduğudur. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum. Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. Erçek ve II. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. YENİ BİR KRAL. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır.Ö. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti.Ö. yani M. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller". S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M. Uraıtu'nun. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri.Ö. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ". 858 vılından. Uruadri. yani M. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir"." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M.. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Modern Bingöl ili.Ö. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. Çünkü Salmanasar'ın M. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. 832 yılında. Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I .Ö. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi.Ö. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. bir siyasi örgüt. YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. BitZamani'ye do^ru ilerledi.

............................................................................................47 Kaleler ve Sur Duvarları.......................................................30 Kuzey seferlerinin başlaması.........................................................................36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler........... Argişti........................................................40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar..............63 Tapınaklar......................................................42 I...................................................................................................27 Kral İşpuini..................... Sargon...............................................................................48 Yer seçimi..........................................................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı................................................................................................................................................................................... Tiglat ....35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar......... Köken sorunu.....46 Ve son.....................................................Yeni basken! Tuşpa.....32 H a l ı y a ilk askeri sefer..............................................50 Kaleler ve su gereksinmesi.................................................................................................................38 Zirvede bir krallık.......................................................................................................... Rusa ve krallığın yeniden doğuşu............................................................................39 111......................................................................................................................................39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu...............................................................30 Urartu devlet dininin kurulusu.......................................................................33 Kral I..................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon.....................................................................................................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi............................................................................................................................................41 Asur'da güçlü bir kral: II...........................................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri.......................50 Sur duvarları.............................31 Kuzeye tekrar yöneliş..................................................................45 Ayanıs Kalesi ve II................................................................................................................................56 Kuleler...........................................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi.......................................................................... Rusanın saltanat tarihleri...................59 Kerpiç beden...................................................................................................................................................................................................................................... Rusa'nın sonu ve yeni kral 11...................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu.................................................................................................................................................................................... Argişti dönemi.......................................56 Cephe mimarisi............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................37 Argişti oğlu Sardun...................................................................................................... ...............................................................................................................................................................59 Kale kapıları..............................................................................................................................................................................................Pileser ve Tuşpanın muhasarası....................................................................................................................................37 Atlı kavimler tehlikesi.............................................................................................................................................................................................................................43 II.....................

Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Resim 7 .

" Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). büyük kral. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. Bu inanış.Ö. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir. bütün krallardan haraç alan kral. eşi olmayan kral. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir. Sarduri'nin. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). Naili ıil-kesinin kralı. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. :- . Sarduri). Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. savaştan korkmayan kral. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. altı kez tekrarlanmıştır. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Salmanasar'ın 27. Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. balkın çuhanı. Sarduri. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. İT. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. dünyanın kralı. Sadece bir iktidar değişikliği değil. kral/ar kralı. güçlü kral. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi.

Resim 9 ..Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı .. Başkent Tıı&a 26 .-•-' "■mZK2-i. Resim W Van Kalesi.

Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10). Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9). Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. yılında I M. III. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4. I § pina..Ö. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111. Urartu egemenliği güneyde.Ö. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir.'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. Salmanasaı in son yıllarında. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı . Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir.Ö. Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Sözü edilen Asur metinleri ITT. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. Tşpuini. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Samsi-Adad (M. 825 24 tarihi İşpuini'nin. Fili (Urartu) kentini tahrip ettim.Ö.. ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. 823-811 > ikinci yılı (M. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir. Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. olasılıkla da MÖ.. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 . Salma-nasar M. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir.. Bu durumda M. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Salmanasar saltanatının 31.Ö. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. 827/26) Asur ordusunu.

Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. Anlaşılmaktadır ki. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür. güçlü kral.." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi). Yazıt Türkiye.Ö. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir. 9. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. dünyanın kralı. kuzu re 12. 9. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir.120 keçi. Aksim. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir.Ö. İşpuini tapmağının önünde. Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir.. 28 .. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. yüce kral. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale. Yüksek yola bir stel diktiler. 9.. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan.480 büyük keçt getirdi. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi.. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır.. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir.Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M. oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır.

Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .Resim 11 .

İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir. olasılıkla Asur'dan etkilenerek.. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11).. binlerce atlı ve 15. Tanrı Haldi güçlüdür. literuki." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir.760 piyade ganimet olarak alınmıştır. bu ülkeden 65 deve ve 1." Bu bilgiler Urartu ordusunun.. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye. Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü.URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde. Katarza ülkelerine kadar fittiler.704 pivade vardı. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer...leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 . Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır. Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak... İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir. Büyük Kukıtru. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler. Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt.. Luşa.174 süvari.ordumda 106 savaş arabası. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir. Hu vazıta göre tşpuini. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. Yazıtta geçen Barşua ülkesi. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Bu yörelerde kazanılan başarılar. Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua. l i e r u k i .. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır.. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. Anaşe. Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür. doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası. Anaşe. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın"." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır. Meis/a kentini ele geçirdi. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ".120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır. Savaşı devam ettiren Urartu kralları.. 2. Meherkapı yazıtı. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir. İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler.. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar. Barşua ülkesini zaptetti. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi. 9.. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir..

Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. yaklaşık olarak M.şta'nın II. Sargon'un M. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır.. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Tu. Kumenu. Menua'nın uzun süren ortak krallığı.Ö. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir. Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir.önemli bir belgedir. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. Asur Kralı II. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir. Bu durumda Meherkapı y azıtı.. Mei.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir. Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. Sargon'a ait Asur yazıtlarında. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir.Ö." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. M. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. 800 y ı lla rı nda . Ardini kenti (Musasir). Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği. bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Taştepe yazıtında geçen Mei. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 ..71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır.Ö. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir...Ö. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I.. belki de yeniden düzenlenmiştir. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar. Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır. Ancak genel inanış Menua'nın M. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir.

Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir. klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı. Aznavurtepe. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. Luşa. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. II. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: . benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur. Ancak daha sonraki yıllarda. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Uiteruki. Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir.760 piyade görev almıştır. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir..fon"bunu göstermektedir.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür.. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde. Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi.. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Luhiuni'yi ele geçirdim. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir.. binlerce süvari ve 15. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. Yörede yaşayan Luhiuni.

. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. bazılarını öldürdüğü. Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni.NAM) unvanını almaktadır. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır." Yazıtta geçen Şebeteria. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. Şebeteria kenti ülkesini. Huzana kenti ülkesini. Malatya yöresine egemen olmak. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Aynı görüş birliği. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın. Meliteialhe ülkesinin. Bir Urartu yazıtında. İkinci önemli nokta. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar.. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. Menua'nın. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. kral adlarının dışında. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır.edilmesinin nedeni budur. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I.. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa. Anlaşılmaktadir ki. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür.. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir.

..............................................................................................................................102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi..............................................................................................................................................................................................................................................................................................................107 Demir..........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................S"7 Mezar türleri................................ 121 Kazanlar..........................................................116 Kalkanlar........................................124 Mücevher Sanatı................................Saraylar......135 Heykel ve Kabartma Sanatı........................................................137 ...................................................................................................137 Anıtsal hayvan heykelleri.......99 Yakma merasimi.....................................................................................................................................................................................81 Mezar Mimarlığı.......................................................................................99 Ölü yemeği....................89 Kaya mezarları.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................79 Kent ve Konut Mimarlığı...........................................................102 Libasyon stellerinin kökeni.......................108 Gümüş ve altın...........................................................131 Kırmızı Açkılı Keramik...........................................................................................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar..................................................................................................................................................................................93 Ya kına geleneği..................................134 Depolama küpleri..........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................97 Ölü Gömme Gelenekleri............................87 Küp mezarlar........................................................................................................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları.........................107 Bakır ve tunç...........................................119 Kemerler..............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................89 Taş oda mezarlar.................................................................................................................................................................................................................................................106 Maden İşçiliği...........................................115 Miğferler...................................................................................................................................................134 Günlük kullanım kapları........................................................................................................................................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları..........................................................................................128 Çanak Çömlek......................................................................................................................................................................................................................................................117 Sadaklar: Okdanlıklar......................

Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H . ıK \ d \ \ Resim 12 .s.

. M. Öyle görülmektedir ki. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi.015 büyük boynuzlu ve 1. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır.. Argişti der ki.. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi. KRAL I. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş." I.Argişti föyieder. 35 .. 10. sulama kanalları. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi.. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi. bunların yanında başarılı doğu. Babası Menua'nın. MÖ.Ö. orduyu büyütmekdir. Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir.. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir.. Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları.. Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda.104 al ve 35.Ö. daha önce de belirttiğimiz gibi. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır.. yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua. Tıısjuı kentinin yöneticisi. 1.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım. 23. güçlü kral büyük kral. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya.19. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir. En güzel örneğini I. Argişti 'babadan kalan yere".255 erkek çocuk. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. bu soruna son vermek niyetindedir: ".. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır.. Asurdan örnek almış olmalıdırlar.Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı.(muzaffer olmak için) yalvardım. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. gümüş.140 canlı savaşçı.. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti.. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ". Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı.785 de. krallar kralı. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti.280 kadın. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. 8. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti. toplam 52. Argişti'nin (M. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye. İşpuini ve oğlu Menua'nın. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm. Biaini/i ülkesinin kralı. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım. büyük oranda Şupani.675 kişiyi o yıl tutsak aldım.

Ö.l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır. Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. batıya götürecektir. saf altın. ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ". M.. Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler.539 çocuk.698 canlı adam. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye. yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8.. 8. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti.047 kadın olmak üzere toplam 29. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* . 10.. 37 mina gümüş. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. 9-7. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. 60 mina olan 1 talent. Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir.28ı kişiyi tutsak almış.Ö. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür. 18. Uruani.000 binek alı." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla.KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının.000 m ina bakır. bağışlanması dikkat çekmektedir.Ö. 1.. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. 1. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. 20 kilogram saf altın. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden. 100 sığır 500 koyun.Ö. Argişti'nin.. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır. Muzum ve İrkiııni vardır. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı. kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir.. 1. Ultuza.. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır. diğer ganimetlerin yanında. Kralın M. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir. 10. 10.. 41 mina saf altın. J00 binek atı.. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. J00 büyük boynuzlu sığır." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır.000 mina hakir.boğa. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi. Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. Bu insanlardan 6.000 koyun re ayrıca. yaklaşık olarak 30 kilogramdır. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir.. kralı. I. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki. Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir..600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz.. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir.333 gram). Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle.

600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi.600 savaşçıya karşı. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM." Bu kente yerleştirilen insanlar için. Medleri de dikkate almak durumundadırlar. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. ancak Asur krallarının yıllıklarında III. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır. Bölgeyi. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir.. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6... Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir.Ö. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır.. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î.. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir. 4» zaman ayırmıştır. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir. Yöreye getirilen 6. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım. Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın. "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır.. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde. yukarıda da belirtildiği gibi. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P . Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ".Ö.

Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır.022.Ö. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır. 336tutsak. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır. Taunlar beni dinlediler. 47. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim. toplam 21. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir.321 inek. Merhamet gösterdim. 768'de. I. Yaurahi.114 savaş silahı. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır. yüce kral.Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. Maninui. dünyanın kralı. 2. 111 akarki şarap. M. 1. 10. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur. Onu vergiye bağladım.. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi. Wasini.... Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Tumeişki.. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. 35. Altın. 132 katır.036 boğa. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler.. Melitea muhasara edilsin. Sarduri şöyle der. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş.Fırat durgundu. 7. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır.. İstekte bulundum. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir.. m . Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda.. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. Argişti F. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim.079 mina bakır.. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri.467 küçük boynuzlu hayvan. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır. Argişti oğlu Sarduri ilerledi. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir. bana yol açtılar. Şivini'ye dua ettim.Urartu tanrıları Teişeba'ya. 2. 9. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır.357 büyük boynuzlu hayvan. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır.133 ölçek arpa. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları. Biainili ülkesinin kralı..bi.332yay. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra.. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. Baba Argişti. Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. Taşe. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır.. Hilaruda geldi.. güçlü kral. Hazani. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir. 12. aul-burarrini. 1. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ". MÖ. Aruşi. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır. krallar kralı.408 at." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır.970 ok. Tuş-pa kentinin bakimi. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım.

Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır. II.Urartu ordusunun Malatya ve civarında. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni. Sarduri M. şaşırtacak kadar artar. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir." Bu kayıtlar.735 erkek çocuk.. Ele geçen hayvan sayısı ise.. Tiglat-Pileser. Mana ve Babilu ülkelerine. 800 mina gümüş.. Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir.Ö. 4.000 savaşçı. günü) Pul adlı bir köle III.000 küçük boynuzlu sığır. binlerce kadın.535 bakır kase vardır. Asur kralı III.. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II.000 adet giysi.Ö.." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58. 3. Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir. M. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir. 2. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu.000 savaşçı...525 büyük boynuzlu sığır.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. Ancak savaşın galip tarafı Urartu. 2. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. Bu kez II. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak.Ö. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. İki ordu M.Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır.500 at..Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır.Ö.3-500 çocuk. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir. 46. 18.000 kadın. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 . Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir. Görülmektedir ki. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ".. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır.746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış.. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13. 12. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II.000 bakır kalkan ve 1. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: . 745 yılında. Sarduri listesini 12.8. eğer abartılmamış ise. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M. Bu başarılar II. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır.

Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur.Ö. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi.. II. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi.. (Arpad'h) Muti-ilu. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M. Sarduri'nin III. Kuzey Suriye'ye girer. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir. Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. Rusa için gerçek bir kabustu." M. M. Gurgum kralı Tartılılara. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir. Que kralı Urikki.. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III.. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil. Asur ordularının eline geçmesini engeller. İki ordu arasındaki savaş. Sarduri'ye kısmet olmuştur. ordusunu harekete geçiren kral. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi. Bu koalisyon. Bütün bunların yanında Asur tahtına M. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. Kumahalhi kralı Kuştaşpili. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın. Tiglat-Pileser. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. Rusa. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır.. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı. IH./' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler... Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler. Kral. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi. Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır. Urartu kralı Sar-duri.. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir..Rusa)..Ö. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner...Ö. babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı. II.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ".Ö. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in.Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu.Ö. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır. Ancak M. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli... Ancak Asur kralı III.. 40 . Sargon. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim. 721 yılında gecen yetenekli kral II. 743'de.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi.

" Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür..Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez. Hasara uğramış yazıtta. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I. Sargon. M. bir kaç yıl sonra Batı İran'da. M. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir. 1. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde.Ö. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. Sargon.Ö. Asur'un tarafında yer almakta. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi.. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. Bu olaylar çok değil. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır.. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu..Ö. M. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş. Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. Olaya yine tepki gösteren Sargon. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur. Ancak bir süre sonra Utlusunu. 721 yılında V. Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . SARGON M. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir.Ö. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir.

Sargon.. Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. Uauş Dağı'nda Sargon. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir. Olasıdır ki. Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. Urartu ordusu ve yandaşları.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir..hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler.ova düşman kanları ile doldu.. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu.. Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır. Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler.Ö. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un ".. Sargon'un. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. bitki ve hayvan örtüsü. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları. Sargon. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir." Sargon a göre: '. Sekizinci seferin en önemli aşaması. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı..." Urartu kralı Rusa '. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. Aynı yazıtta Rusa için ". isyancı komutanları. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar. Rusa. Başkentte varan kral. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ". Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. başında II.. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı . M. Anlaşılmaktadır ki. Yöredeki Namri. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır.Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: . Ancak bu kararın alınmasında. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır. ayaklanmayı bastırmıştır. Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. . ordu büyük oranda tahrip edilmiş.000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu. Amaç Sargon'dan af dilemektir. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş. sulama ve tarımsal faaliyetleri.. Ancak Metatti. yay. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler.(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır..

Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur. ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir. Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. Özellikle Uauş. Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır.mt. Kesin olan durum şudur ki. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım.. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin. Gir. Olasılıkla Erciş adı Argi. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ".Kummuhu ülkesinin kralı. Musasir'den elde edilen ganimet. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek. M. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur...Ö. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). II. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1). II. Muna nehrine kadar ilerledim. Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ". Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. kralın bu bölgede çeşitli bağ.güvence içindeyur-ı döndü.. ('sulu. Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır. Buau ülkelerini ele geçirdim. 714 yılı I. Armarili. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II.." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken.. Urzana'nın kızları. Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta.Ö.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. Kummuhu kralı Mutallum ile II.Ö. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya.. Musasir bütünüyle tahrip edilir. bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir.ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir.Ö. Bu kavimler M. II. Uişe.e girer.. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir. Ulhu. Argişti M.110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir. I. çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. Gituha(ni). 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. II.. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir... karısı ve 6. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. oradan geri döndüm. günahkarHitilliMutallum. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak . Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. Sargon'a ait olan bir yazıtta. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır.

...................................................................................................................................................................................................................................................I tö Altıntepe fildişi işçiliği..........................................................................................................................................................................150 Hieroglif yazı...................................................................................................................152 Hieroglif yazının kökeni...............................161 Kaynaklar...........................................................147 fildişi sanatının kökeni.................................................. 153 Tanrı Haldi........................................................................................................................................................151 Budin levhası.....................................................144 Fildişi Sanatı.....................................................................................................Adilcevaz kabartması......1i<S Dil ve Yazı............................................................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu.................................................................................................................................................................................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini............................................................................140 Savaş arabası kabartması...................................................................................................................................................................................................................................................................................... 1 ı() Urartu dilinin yapısı.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................149 Hurri ve Urartu dilleri...........................................................................................150 Hurri-Urartu ilişkisi.140 Taş Kaplar.............146 Toprakkale fildişi eserleri.....................................................152 Din....................................................................................................................................................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı..............................164 IV ........................................................................................................................................

II. Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .& * ( *•_ * ?•*& S*Ş . ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 .

Yazıtla Rusa'nın. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki ." II. Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ". daha önce de belirtildiği gibi. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı.Ö. Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere. Bu durum. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır.. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir.şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. Muşki ülkesi..tumCni) kentini tıklım. Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu. Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur).. Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). ızgara planlı "dış kentler" II.." yazılıdır. Bu konudaki tek belge. Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir.. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?. Bu durumda II. iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır. Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. 685 yılında tahta geçen II. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür.. Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. II. Bu durum II. II. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır. olasılıkla M. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Rusa'dır. II. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. Asur 45 . bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. belki de. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili).. Haldi in gücü ile güçlü kral. Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine. evrenin kralı.

Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır.. Olasılıkla M.Ö. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır.Ö. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir. AYANIS KALESİ ve II. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. Rusa'nın. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. Bu durumda II. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M.. II. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır.Ö.Ö. Ancak III. Rusa'nın 34. kralı mı kutlarım. Rusa olabileceğini önermek mümkündür.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14). Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir.. TT. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi. Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III.Ö. olasılıkla da M. bana haberciler gönderdi. Sarduri'ye aittir. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır.. büyük kral.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi. İT. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III.651 yılında tamamlandığını göstermiştir. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa.. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir. Rusa." Benzer bir heyet II. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene. 655 yılında başladığını. Ayanıs Kalesi'nin. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir. III. Öyle görülmektedir ki. Bu durumda II. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. Rusa'dan sonra başa geçen III. II. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır. Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M.Ö. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M.Ö. M. 654 yılında II. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. Bu durumda III. II.." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın. Ayanıs'tan elde edilen veriler. Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır. Eğer durum böyle ise II.

Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. 4" . Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır. Med. 7. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır.Ö. Ancak yine de IV. İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. Yeremya (Jeremiah). Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. VE SON M. İskit ve Medlerin. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır.Ö. Babil üzerine saldırmasını ister. M.Ö. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. Aynı kaynaklar M.Ö. Bunlardan ilki. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır.na da rastlanmaktadır.Ö. Urartu.Ö. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. 594. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M. M. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında.Ö. Mannea. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. Krallığın M. Medler tarafından vurulmuş olabilir.

Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın. boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler.Sarduri'nin (M. Il.Rusa'nın (M. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur.7. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın. bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. temelde askeri bir üs. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler.9.8. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir.Ö.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir. Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Batı İran'da H. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır. Van'dan. plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir. bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi.Ö. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden.Ö.

» N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 . Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'.Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 .Resim 15 Kral tşpuini'ye ait.

I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. sulama«. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır.Ö. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. önerilenin aksine tapınaktan çok. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. Ancak çeşitli yönlere giden ticari. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. ne de bir yazılı kaynağı vardır. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. 8. Ancak MÖ. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. 9. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. Özellikle Kale Sarand. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu).. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir. . tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir. Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. Hatta Uranuların Van. dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. Muradiye Ovası.

Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale. Zulümtepe Resim 18 .Resim 17 .Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 .

Amik Kale gözetleme kulesi '-- .'• ^ Resim 19 .*-".

Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması. l60. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir. Özellikle 11.-teklerinde yer alan ovalar.Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O.7) Cızım 2 . 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması.a elverişli nehirler de fazla değildir. mer- Çizim l . Res. Görkemli bir çok Urartu kalesinin . XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir. 160. Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi.Res 9) 53 .

Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır.Mna karşın. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır.. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. : Ekonomi böyle bir kitabın. Münir Ekonomiden geldi. örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. Bunun başlıca nedeni. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma. Dr.ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. aziz dostum Prof. Urartu larihi ve sanatı. Prof. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez.. bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti. Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v .

■ .v ■ .► *.

V .'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 .m üFm .

»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .

CEPHE MİMARİSİ M. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe. Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. MÖ. yüzyılın sonunda ve <S. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II.slamıslardır. sulama tesisi. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. yükseklikleri biraz da abartılarak. Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri.Ö. U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur. Bazı durumlarda yükseklikleri 1. 9. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. $6 . Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). yüzyılın ortalarında II. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir. 8. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. II. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir. Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir.

i \ Resim 23 .Körzüt Kale sur dururları 5" .

> 7*i İ Resim 25 .Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ .

Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. konumu ve topografyası. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur.Ö. Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti. Bu durum M.Ö. Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3). 8. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. W . () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. M. Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır. I "ramı mimarları.Resim 26 . inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. Arkeolojik veriler. yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29). Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur.

Rustikall sur duran. Resim 27 ..4. Ayams tapmak. Ayams Kalesi fe / Resim 28 . temeli 60 .Rustikah duvar.

Yan Kalesi tçkale kuzev surian .■ A i "KTS Resim 29 .—.

61 .

Körpencere. Van Müzesi 62 .Resim 30 .

Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. Genellikle 2. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir.Cızım . Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur. Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma.0 ve 63 . SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında. . Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur. 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. Aşağı Anzaf. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır. Bu durumda ta. Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. Asur kralı II. (as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir.. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır.

yüzyıla kadar geriye gider. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir.. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. Moses. ". rafındaki anıtsal yapıların.. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir.. Olasıdir ki. Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir..S. Semiramis. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. Koroneli Moses Van Gölü et-. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. sulama kanallarının. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane. Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala.URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı. Kentin doğu . bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı... FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19.. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. bağlar ve bahçeler tesis etti. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti. Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti. halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur . Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. 5. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. 1 .. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış. kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km. Moses. Schulz.

Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .Resim 31 .

Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri.S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir. olasılıkla. fe . Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33). daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir.0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. mekanlar arasındaki ilişkiler. Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında. birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir.0 metreyi bulan. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır. Kalınlığı her zaman 4. Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp.1x1/1 durumlarda 7. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır. Elde edilen bu düz a l a n .0 metreyi bulmaktadır. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra. toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. anıtsal kale kapısı hariç. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır. olasılıkla Menua ile birlikte.

ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi. Resim 33 . doğudan görünümü.Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 .

Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. yüzyılın ikinci yarısına. II. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. Bu öneriler genelde Asur kralı II.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı.80 ile 10. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz.O. Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur. H.Ö. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir. yani MÖ. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır.30 ile 4. platform. olmasına karşın bu öneriler. Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. M. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. 8. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. 7.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" . Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. 9. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II. yüzyılın sonlarına ai tti r. Kral II. Sargon tarafından M.50 metre arasında değişmektedir. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır. .Ö. II. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). cellanın boyutları ise 5. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe. Çeşitli örneklerde. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe.00 metre. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır. olasılıkla II. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i).TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir.

Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations.4) Çizim 5./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. 1966. Lev. İstanbul. h 68 . özgûç. MS. Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. Ankara. 1966.

Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .trmuşini tapmağı.Resim 34 .

Platform üzerinde. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. bir başka deyişle. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır. kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir. Aksine tapınak akak bir yapıdır. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. mimari dışında Urartu öğeleridir. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır. Aksine tapınak.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir. Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır.Resim -)'6 .

1 fr ta^H . lyants Susi tapınağı..-S*o-.-.. -v İ'V v ı fi Resim 37-..

Resim 64) "I . I rartıı İhı.Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi.Qâm 6 . Londra.Kingdom of l cm and its AH. 1967.

portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının.Ö. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir. Tapınağın ölçüleri 13. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde. sitadelin ortasında inşa edilmiştir. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. 9. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin.Ö. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır. Doğu l. Urartu kralı I. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı.Ö. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. 1. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda.diği kesin değildir. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz.Ö. 8. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. Argişti'nin saltanatının 5. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır.8. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır.80 metredir. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur. Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. yılında (M.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur.Ö.0 X 11.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M. 9. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. Kargamış tapınağı M. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> . M. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır. Aznavurtepe. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır.Ö. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir. Urartu Beylikler döneminden M. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. bir l. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir.Ö. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği.

73 . Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. II. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu. Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır. I. 7. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. Argişti oğlu TT. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır.75 metre genişliğinde ve 11. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir.30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir.50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır.

Özellikle W.D. Raynolds. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir.Y. Barnett. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. K. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. Burney'ın çok büyük katkısı vardır. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A. K. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. : . Bu yıllarda Ekrem Akurgal. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A. Afif Erzen Çavuştepe. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. Lehmann-Haupt ve W. Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. A. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. merhum Dr. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir.F. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. Boris Piotrovs-kii.D. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. Charles A. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır. Orbeli. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir.N.

Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür. 24 x 7. erken 8. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. avlulardan meydana gelmiştir. "4 . Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir.repuni) saray. İvarsa tapınağının etrafında. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. Kuzeyde yeralan bir koridor. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır. Bu durum. Saray. I. bu bölümde olasılıkla kral 1. Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır. Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır.

ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .Resim & .Cantştepe Kalesi tuh.

Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır.ş-lerdir.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır. <S. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. Gürpınar Ovasında M.Ö. Ancak tapınak. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. 8. Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir. Tepenin düzle. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi.. Arin-Berd. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar.Ö. 1. Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar. Eski Teişebani (Piotrovskii B. Tepenin kayalık bir kütle oluşu.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. arazi planları değişiktir. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir. yüzyılın ilk yarısında kral 11. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray. fonksiyonları benzer olsa da. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar. Çizim 7 . kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır. /(X>" /<•« -6 . İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır.B. Altıntepe'de. olasılıkla M. Londra. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır.

Ö.7. Ancak M. vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır. dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir. 7. Sarayların inşasından önce. Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. Yapım yöntemi.Ö. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. yükseklikleri çok zaman 2. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur. 7. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın. yüzyıldaki vergilendirme. M. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. yüzyılın ilk yarısında II.Ö. Karmir-Blur (Çizim 7). Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır.15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı. kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. .YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M.

Resim 39 .Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 .fv* .• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? ./" -"•.

8.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 .30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1.Ö. Arkeolojik veriler.0X25.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır. kral I. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni. Resim 40 . yapının M. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. Argişti tarafından M. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır. Altıntepe'nin II. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır. yapı katında inşa edilmiş olan apadana. Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır.Ö. Yapı içten -H. 7. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır.

Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da. yapı katında. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu. niteleyici özelliklerdir. 80 . daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır.Ö. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da. 6.Ö. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır. 9. Aynı tür yapıların M. Urartu Krallığının M.Ö. birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. Yapının planı. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir.Ö. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir.Ö. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde. girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler.Ö. 9.

gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın. Kent içindeki evleri oluşturan 1. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. olasılıkla M. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir.Ö. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır.

9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5.0 metre kalınlığındadır. deniz seviyesinden 1. Evlerin dış duvarları 1. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41). güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent. Evler kare bir oda.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. Kalenin doğu. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. Karmir-Blur'da-ki kazılar. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır. alanı ikiye ayırır. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. Çok geniş bir alana yayılan kent. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. Yazıtlar ile II.50 metre. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0. Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Yapım yazıtı ile II. iç duvarları 1. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır.0 metrelik caddeler ve 5. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. II. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. birbirini dik kesen 7.995 metre yüksektedir. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır.50 metreye kadar koruna-bilmiştir.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir.0 metreye yaklaşmaktadır. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır.0 X 22. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir.

Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-. Kaldi ki. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir.Resim ıl. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde.:~. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir.J acılamadığını iddia etmişlerdir. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. arazi kullanımında. ele düşünülmüştür. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. 83 . olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür. genel siyasetinde ve ıskan politikasında. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. Özellikle II. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur.arından söz edilmektedir.

Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. 1984 yılında Taner Tarhan. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. Zafer Derin. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Gülriz Kozbe. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. 3 . Kemalettin Köroğlu. Haluk Sağlamtimur. Veli Sevin. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Oktay Belli. Toprakkale ve Çavuştepe. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir.

Sevgin. Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı". 2) .Çizim .S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ . Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977. Res.

yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır.60 inciredir.0 metreyi aşmaktadır. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır.Ö. Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. ^> . genişliği ise 10.0 metreyi. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9).()X 15. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. Evin boyutları 25.50 metreyi bulmakladır. Ancak erken dönem evleri ile MÖ. binyılın başında. 7. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10). Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir. Duvar kalınlıkları 2. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. Ev. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler. Kusa dönemine tarihlenmektedir.0 metreyi bulmaktadır. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler. ön avlulu evler Anadolu'da M. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. 2.

o .

Anadolu Araştırmaları I \ ' \. 1976.Ipm Çizim y . Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. Serin. M ÇİZİm I" .4) tf .-V. Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un .Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T. 1976 .Gövelekeui {Tartan T.1977.19 I Res. Res. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V.-V. Konut Mimarlığı ".

50 metre ile 0. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür.80 metre arasındadır. Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. temelde birkaç önemli nedeni vardır. Van Kalesi Höyük'te. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. 0. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11). 8~ . yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür.80 metre ile 1. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni. Çavuştepe ve Giyimlide.

Van Kalesi Höyük'teki örnekte. (.'. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere".ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. o'o 16.. Anato/ian Stııdies ^v. Özellikle Van Kalesi Höyük. üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey. Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar. ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel .

Mezarlar. Kaya mezarlan içinde. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır. gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır. I.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Ölü armağanlarının yerleştirilme. Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12).arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. Palu'da 1 No. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. Kayalıkların görülür yerlerine. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. Argişti mezarı. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. genellikle mezarın ekseninde yer alan. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak. Argişti. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). - . Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. Doğu Odaları veya 1. bir kapı ile girilir. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır. IIV. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır.Ö. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Anıtsal kaya mezarlarına. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır.

A. Çilingiroğlu (Ed. 1987..) Anadolu Demir Oluları İzmir. Argiştİ baya mezarı (Serin V. ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler .Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı .Çizim 13 Van Kalesi'ndel. Çizim 14 .

90 .

£' P~mL İ. V • n \ •.Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 .\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj . i v.-.:. /v.

"* rBWB***W Resim 44 . Van Kulesi ./.Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 .Resim /.> . Argisti nin kaya mezan. Horhor Mağarası.

2. taş blokları içine nişler yapılmıştır. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır. odalar aynı eksen üzerinde değildir. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır.0 metre uzunluğunda ve 4. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir. Altıntepe I No. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür.sapılmıştır.lu mezarı 9. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır.0 metre arasında değişmektedir. Tek odalı mezara uzunluğu 2.lu mezar. at heykelcikleri ve at koşum takımları. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir.0 metreden 5. Ölü armağanları arasında tunç kemer.80 metre arasında olmalıdır. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır.0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır. Altıntepe III No. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir. Mezar duvarları içine çok sayıda . çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir.50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. ova seviyesinden 40. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. Arazi yapısının uygun olmadığı. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16). İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir.90 metre olan bir dromos ile girilir.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında. 93 . Tabanlar sıkıştırılmış topraktır. Gökbelen. Altıntepe'deki III No.0 ile 4. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir.50-1. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür.40 metre enişliği 0. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful