U R A R T U K R A L L IĞ

T A R İH İ V E S A N A T I
• t

**W«U

PROF. DR. ALTAN ÇILINGIROGLU

URARTU COĞRAFYASI

ski Anadolu ve Yakındoğu'da ortaya çıkan, kültürel ve askeri acıdan yüksek seviyeye ulaşmış uygarlıkların bu başarısında bir çok faktörün yanında bölgenin coğrafi özellikleri de büyük bir öneme sahip olmuştur. Yörenin doğal zenginlikleri, ikliminin tarım ve hayvancılığa uygun olusu, sulanabildi yeterli arazilerin varlığı veya komşu kültür bölgeleri ile bağlantıyı engellemeyen arazi yapısı, siyasi oluşumların ve bunun sonucunda gelişmiş kültürlerin yaratılmasında her zaman etkili olmuştur. En erken çağlardan beri Mezopotamya'da kumlan uygarlıklar, farklı çağlarda ve yörelerde gelişen Anadolu kültürleri, coğrafi şartların sunduğu olanaklar ile şe-killenebilmiştir. Uygun coğrafi koşulların var olduğu bölgelerdeki yaratıcı insanlar kendi yeteneklerinin ve kültür birikimlerinin yanında bu coğrafi olanakları da kullanmışlar ve arzuladıkları başarıyı bazen tümüyle bazen önemli ölçüde elde etmek şansını yakalamışlardır. Acaba aynı durum Doğu Anadolu yaylasında bu başarıyı yakalamak için uğraşan Urartu Krallığı'nı oluşturan halklar için de geçerli midir? Urartu Krallığfnın kurulduğu topraklar coğrafi açıdan incelendiğinde görülecektir ki; coğrafya Urartu'ya amaçladığı uygarlığa erişebilmesinde hiç de Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar cömert davranmamıştır. Ancak bölgenin coğrafyasının yarattığı birçok olumsuzluklar, Urartu yönetimi tarafından kendi yararları ve bu bölgedeki varlıklarının sürebilmesi için ustaca kullanılmıştır. Urartu mimarisinde, askeri eylemlerinde veya sanatın birçok dalında gözlenen gelişmişliklerden çok daha büyük bir başarı, doğa ile mücadelelerinde ve olumsuz gibi görünen doğal çevreyi kendi yararlarına kullanmalarında görülür. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Urartu Krallığı'nın kurulduğu bölgenin coğrafyasının yüzeysel bile olsa bilinmesinde yarar vardır (Bak. Harita).

DOĞU ANADOLU
Urartu Krallığı'nın, günümüz siyasal sınırları göz ardı edilerek, "Doğu Anadolu" toprakları üzerinde kurulmuş, olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğu Anadolu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal sınırları içinde kalan topraklar değildir. Coğrafi açıdan bu terim daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Morfolojik açıdan Doğu Anadolu, kuzeydoğuda Kura çöküntüsüne, doğuda ise Urmiyc platosuna kadar uzanır. Batıdaki sınır genellikle Fırat nehrinin çizdiği kavis ile belirlenir. Doğu Anadolu kavramı güneyde Toros dağlan ile sona erer. Doğu Karadeniz dağları bu bölgenin kuzey sınırını oluşturur. Yukarıda çizilen sınırlar içinde daha küçük boyutlu alt bölgelemeler yapmak mümkündür. Urartu Krallığı birkaç bölgenin dışında bu coğrafi alanlar içinde kurulmuş ve genişlemiştir. Doğu Anadolu'nun alt bölgelerinden biri Bitlis-Hakkari bölgesidir. Güneydoğuda Toros dağları ile çevrili olan bu alan içinde yükseklikleri 4.000 metreyi bulan dağlar vardır. Akçakara (2.940 metre), Artos (3-475 metre), Arnas (3350 metre). Karadağ (3-630 metre) ve Cilo (4.168 metre) bunlann en önemlileridir. Van Gölünün genellikle güneyinde yer alan bu dağlar Yan Gölü Havzasına güneyden geçişi büyük oranda engellerler. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine kıyasla bu bölge çok az yağ-

4

Çizim 15 - Alt t ıı tepe I No.lu taş oda mezar (özgüç '/'.. AUıntepe U. Mezarlar. Depo Binast ve Fildişi Eserler, Ankara. 1969, Res.4)

Çizim 16 - Altıntepe .->'. No.lu taş oda mezar (özgüç i.. AUıntepe il Mezarlar Depo Binast ve
Fildişi Eserler. Ankara. 1969, Res. 18)

94

1987.Şihıılikalc yakma gömü mezarı ( F. Res 6ab) Çizim 18 . /sık Şihıılikalc. Çizim 17 .Taş Oda mezar IMlkauı mezarlık alanı . Belleten Sİ.'77?i.'//İ>»r~.-y/. Bine unbekann urartaisebe Burg ııad Beobacbtungen zı< den Feisdenkmalem eines scböpferiscbe Bağı o/fes Ostanetolines'.

.* ..

0________İM Çizim 19. DOĞU DUVARI RATI DUVARI < izim 20 . Erken Demir Çağ ' Sevin V. Erken Demir Çağ.Kavaklı h Kazı Sonuçları Toplantısı .347. R 96 .VI7 1. Dilkaya.Dromoslu taş sandık mezar.Karagiindüz K Mezarı.

mezarın ait olduğu halk topluluğunun farklı ölü gömme geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olması çok doğaldır.Ö. DİLKAYA ve KARAGÜNDÜZ MEZARLARI Yakma geleneğinin Van Bölgesindeki erken örnekleri Dukaya ve özellikle Karagündüz kazılarından sağlanabilmiştir (Çizim 18-20).Ö. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aynı halk topluluğu içindeki farklı ekonomik yapıdaki kişilere ait mezarlar kalite ve mimari açıdan fak-lılık göstermektedir. II. sekiz iskelet var dır. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında ölü armağanı olarak bulunan çanak çömleklerin formları.yüzyıl) oda mezarlar içinde yakma gömülere ait kanıtlar bulunmuştur.30 metre arasında değişen mezarlar. Duvarların üzerinde. Karagündüz mezarlarında bir örnekte gördüğümüz duvar içindeki niş daha sonraki Urartu mezarlarında yaygın olarak kullanılacaktır. Van Bölgesi Erken Demir Çağ mezarları ve bu mezarlardan çıkan eserlerin Urartu ile benzerlikleri. Urartu mezar tiplerinin hemen hepsinde yakma gömü geleneğinin uygulandığı bilinmektedir. Aynı mezarlık alanlarında ortaya çıkan veriler. Kapak taşları ile mezarın üstü örtülmüş ve daha sonra toprakla kaplanmıştır. Urartu K r a l l ı k Donemi çanak çömlekleri ile yakın ilişki içindedir. Dilkaya mezarlık alanında ortaya çıkan ve yanında bulunan demir bir sac iğnesi ile Erken Demir Çağın sonlarına tarihlendiği sanılan aş sandık mezar. 11-10. Bu iki yerleşme yerinde ortaya çıkartılan ve geç Erken Demir Çağa tarihlenen (olasılıkla M. daha sonraki dönemdeki Urartu taş sandık mezarlarının erken örneği olarak karşımıza çıkar. aynı aileden farklı insanların farklı şekilde gömüle-bildiklerini göstermektedir. Duvarlar düzgün olmayan blok taslardan yukarıya doğru hafifçe daralarak örülmüştür. Yakma gömünün genellikle fakir halk tabakası tarafından benimsendiği önerileri yaygındır. Dromos ile mezar odası arasındaki dikine duran sal taşı kaldırılarak mezara farklı zamanlarda gömme yapmak mümkün olmuştur. Hatta Van Kalesi'nin güneydoğu ucunda inşa edilen bir kaya mezarı icintk-. Erçek Gölü yakınındaki Karagündüz (Resim 45) ve Gevaş yakınındaki Dilkaya mezarlık alanlarında onaya çıkartılan tok savadaki oda mezar (Resim 46) bu geleneğin Urartu Krallık öncesi dönemde yaygın bir kullanım alanı bulduğunu göstermiştir. Dukaya mezarlık alanında aynı oda mezar içinde inhumasyon ve kremasyon uygulamasının aynı anda var olduğu kanıtlanmıştır. Uzunlukları 3-30 ile 4. toprağa açılan çukurlar içine taşlar ile örülmüşlerdir. Kava mezarı inşasının ekonomik bazı güçlükleri beraberinde getireceği gerçeği dikkate alınırsa yakmanın sadece fakirlere ait olmadığı önerilebilir. Ölülerin yakılarak bir urne içine koyulması ve böylece Dilkaya'da olduğu gibi doğrudan toprağa veya İğdır mezarların-daki gibi kaya yarıklarına veya bir çok durumda her tür mezar içinde var olabilen nişler içine koyulmaları da yaygın ve masraflı olmayan bir uygulama şeklidir. Sirinlikale (Çizim 17) ve Dönertaş mezarlarında da görüle-bir. Yakmanın Urartu topraklarında yaşayan bir halk topluluğunun ölü gömme geleneği olabileciği.50 metre civarında olması gerekmektedir. Urartu'daki taş sandık ve dromoslu veya dromossuz oda mezar mimarisinin. Dilkaya ve Karagündüz mezarlarında dromosun tabanı mezar zemininden yüksektir.50. 9- . Aynı tür urne koyma yerleri Atabincli. ikinci binyıl sonlarında uygulanan Erken Demir Çağ ölü gömme geleneklerine dayandığını göstermiştir. yan duvarlarda yer alan nişler içine urnelerin oturabilmesi için açılmış 78 adet delik vardır. Van Bölgesinde M. Bn masrafsız gömü tarzı basil toprak ve basit taş mezarlardır.Ö.YAKMA GELENEĞİ Urartu'da gözlenen farklı mezar mimarilerinin. Mezar içindeki eski isleletlcrin bir yenisi içi n arkaya i t i l me geleneği Urartu mezarlarında da görülür.50 ile 2. Mezar içinde. Bu durum ise kimlerin neden yakıldığı konusundaki önerileri daha da karmaşık duruma getirmektedir. genişlikleri 1. Bir oda mezarın içine gömülen kişilerin aynı aileye ait olması olasılığı. aynen Urartu mezarlarında olduğu gibi kapak taşları vardır. binyıl kültüründe aranması gerektiğini göstermiştir. Dar yüzlerin birinde ve genellikle güneybatı yönde bir dromos yer alır. Urartu Kültürü'ndeki bir çok gelenek ve uygulamanın kaynağının Van Gölü Havzasının M. Mezar yüksekliklerinin 2. yeni ölülerin koyulması ile mezarın arka duvarına doğru itilen. etnik olarak adlandırmayacağımız bu halkın yakılarak gömüldüğü varsayımlar arasındadır.

Erken Demir Çağ sonu .Kamgündüz oda mezarı.Resim 45.

:K Manı'nda hır oda mezar F.rken Demir Çağ sonu n .

ÖLÜ YEMEĞİ Ölünün gömüleceği mezarın türü ne olursa olsun (basit toprak mezar. >!emin pekala taşınabilir kurban sunakları ile gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Ölü ile ilgili kendi evinde ne gibi bir merasimin yapıldığı bilinmemektedir. Ölü yemeğinden önce yapılması mümkün olan dua veya tapınmalar maalesef yazılı kaynaklara Yansımamıştır. ancak yemeklerden ölüye sunulabilmesini sağlamak amacıyla mezarın kapak taşı ile veya toprakla örtülmesinden önce yapıldığı önerilebilir.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ U . Kaleköy ve Dilka-yı örneklerinde ocaklar atnalı şeklindedir. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanında pişirildiğine ve ölü ziyafeti olarak dağıtıldığına ait önemli kanıtlar vardır. <\u veya dromossuz oda mezar veya anıtsal kaya mezarı) gömü sırasında dini bir merasim yapılmış olmalıdır. Ancak bazı mühür baskıları üzerindeki betimlemeler. Urartu Krallık döneminde gördüğümüz bir çok ölü gömme geleneğinin. aynen mezar inşaatında da olduğu gibi. kazılarda bulunan çeşitli betimli adak eşyaları veya kemer. Bu kazılardan elde edilen arkeolojik veriler. ölünün bir tabut içine koyularak bir araba üstünde me/.ezarlık alanlarında. Ölüler için hangi tür hayvanların kurban edildiğine ait bir çok kabartma mevcuttur. kaya mezarlarının içlerinde veya önlerinde yapılan tapınmalar önemli bir yer tutar. mühür gibi kişisel eşyalar üzerinde yer alan betimlemeler. Yukarıda da belirtildiği gibi son yıllarda özellikle Van Karagündüz. Krallık döneminden •nceye gittiğini göstermiştir.ar< alanına getirildiğini göstermektedir. Kazısı yapılan mezarlık alanlarında kurban sunakları bulunmamıştır. ölü ye rrjeğinin bir bölümünün kaplar içinde mezara koyulduğununu göstermiştir. Urartu mezar mimarisinin Erken Demir Çağ içlerine kadar takip edilebileceğini. dro-r. Van Dilkaya mezarlık alanında ortaya çnfcamlan geç Erken Demir Çağ ve Urartu mezarların tas döşeli bir alan içinde yer aldığı gözlenmiştir. Kesilen kurban-hk hayvanlann bir bölümünün tanrılara adak olarak sunulduğu mümkündür. Elazığ Kaleköy. Urartu mezarlarının yer aldığı ~. Hayvanın kalan bölüm-krînin merasime katılan kişiler tarafından pişirilerek yenildiği. Bu kabartmalardan edinilen verilere göre kurbanlık için özellikle boğa ve keçi tercih edilmiştir. ölü gömme gelenekleri ile ilgili bir çok verinin gün ışığına çıkartılmasını sağlamıştır. Ortaya çıkartılan mezarlar ve bu mezarların inşa edildiği mezarlık alanındaki veriler. basit taş mezar. mezarlann hemen yanında 99 . kurban etimin pişirilmesinde kullanıldığı çok mümkün olan ocaklar ve tandırlar bulunmuştur.rartu ölü gömme merasimleri ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklardan çok arkeolojik kazılardan elde edilen çeşitli buluntulardan sağlanabilmektedir. Olasılıklar. Özellikle Van Karagündüz mezarlarından elde edilen veriler. bu bölgelerde Erken Tunç Çağlarda egemen olan Erken Transkafkasya geleneğinin devamı olan atnalı biçimli ocaklar. Taş döşeli bu alanda merasim ve ölü ziyafeti gerçekleştirilmiş olmalıdır. Basil taş sandık mezarlar ve yakma mezarlar bu taş döşeli alan üzerine kurulmuştur. Ancak . Van Kalesi Höyük. Urar-tu ölü gömme gelenekleri konusundaki kaynaklarımızdır. bir kısmının da çanak ve tabaklar içinde ölünün yanına konulduğu arkeolojik olarak kanıtlanmıştır. Mezarlık alanına getirilen ölüler için yapılacak en önemli me-rasim "ölü yemeği" merasimidir. Dilkaya Höyük ve Ayanıs Kalelerinde yürütülen arkeolojik kazılar. Ölü yemeğinin ölünün mezara koyulmasından sonra. Van Karagündüz ve Van Dilkaya mezarlık alanlarında ortaya çıkartılan tabanı taş döşeli alanın içinde. miğfer. Kurbanlık hayvanların mezarlık alanı içinde mi kesildikleri kesin değildir.

Resim 47 11 Sarduri'nin kutsal alam: Aııalt-Ktz 100 .

Resim 48.Anah-Ktz kurban kanattan iv nişler Resim 49.Çaruştepe açıkbaıa kutsal alanı 101 .

Kurban kanı. tanrılara sunulan ve merasime katılanlar tarafından yenilen yemekten bir bölümü de ölüler için ayrılır. Kutsal alanlarda libasyon merasiminin yapıldığına dair en güzel örnek Altıntepe kazıları ile ortaya çıkmıştır. Ancak bir çok Urartu tunç kemeri veya adak levhası üzerinde ölü ziyafetlerinin böyle masalarda gerçekleştirildiği görülmektedir (Çizim 21). Küçültülen kemikler ve küller bir ninenin içine konularak mezarlık alanına gömülmüştür. Stellerin birinin örtünde. bir öneriye göre. 6j) 102 . sıvı kurban (libasyon) merasimidir. Mezarlık alanlarından elde edilen koyun ve keçi gibi hayvanlara ait kemikler de ölü yemeğinden arta kalanlar olmalıdır. birinci mezara bitişik durumdaki açıkhava kutsal alanında. Steller önünde libasyon yapıldığına ait çok önemli bir buluntu bir mühür baskısıdır. YAKMA MERASİMİ Ölünün yakılması durumunda da aynı tür merasim ve tapınmanın yapılıp yapılmadığı kesin değildir. şarap ve su kullanılarak yapılan libasyonlar.tiir Urartu tunç kemeri üzerinde ölü yemeği re libasyon kurbanı < Merbar K. fibula gibi kişisel eşyalar ölü armağanları hakkında bilgi verirler. 1991. çapı 0. Atnalı şeklindeki ocaklarda pişirilen. Altıntepe oda mezarlarının kuzeydoğusunda. I 'melerin yanında veya içinde hayvan kemiklerinin bulunmamış olması farklı bir tapınma şekline işaret edebilir. Arkeolojik kazılar ölülerin mezarlık alanları içinde yakıldığını ve yakılan kemiklerin toplanarak "kırma taşları" ile küçük parçalar haline getirildiklerini göstermiştir. LİBASYON: SIVI KURBAN MERASİMİ Mezarlık alanlarında veya Van Kalesi'ndeki Analı-Kız ya da Çavustepe'deki gibi bazı açık hava kutsal alanlarında (Kesim 47-48-49) gerçekleştirilen bir başka tapınma şekli. Kalenin doğusundaki yamaçta yürütülen mezarlık kazılarında bir urnenin üzerinde düz durumda bir kase ve kaseyi ters konulmak örten ikinci bir kase bulunmuştur. yüzük.50 metre olan taş bir sunak dikkat çekicidir. taş kaide üzerinde yükselen dört adet stel ele geçmiştir. Urne içine konulamayacak kadar büyük olan kemer ve miğfer gibi eşyalar ise katlanarak veya ezilerek urnenin hemen yanına bırakılmıştır.E. Bu dıımma ait güzel örnekler Van Ayanıs Kalesi ve Dukaya kazılarından elde edilmiştir. Jerusalem.. her türlü dini törenlerde ve ölü gömme merasimleri sırasında ulgulanmış olmalıdır. Farklı türdeki Urartu mezarlarından ç ı k a n masa kalıntıları halktan kişilerin gömülmesi sırasında da sunu masalarının kullanıldığınının kanıtıdır. Yakma gömülerin. ölüye armağan edildiği bilinmektedir.. Bu durumda yakma merasimlerinde de ölü yemeği merasiminin yapıldığı düşünülebilir. 227. Düz duran kasenin içinde ölüye sunulan ölü yemeğinin var olduğu rahatlıkla önerilebilir. gideceği diğer dünyadaki yaşamında kullanılmak üzere. < Editör). ilmelerin içinden elde edilen mühür.bulunmuştur. Ölü yemekleri sırasında yemeklerin tanrılara veya ölülere sunulmasında sunu masalarının kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. Ancak bazı oda ve anıtsal kaya mezarlarında gözlediğimiz yakma gömüler için durum aynı olmamalıdır. Urnclerin üzerleri bir veya birden fazla çanak veya kase ile örtülmüştür (Çizim 22). Ölü ziyafeti sırasında içilen şarap veya suyun da testi ve küpcükler içinde. küpe. I raılu-A Metaluorkinıı Center in tbe in tbe First Millennium B. Res. Mühür baskısı üzerinde Çizim 21.C. ekonomik olarak daha düşük düzeydeki insanlara ait olduğu düşünülürse merasimlerin çok gelişmiş ve zengin olmadığı önerilebilir. Altıntepe stelleri önünde t a n r ı l a r ve ölüler için sıvı kurban merasimi yapıldığı kesindir (Çizim 23).

Çizim 22 .Altnıttpr açıkbaıu kutsal alanında Ubasyon slelleri 103 . u 23 .DÜkaya ve Ayanıs kuz ila m ula bulunan ağızlan kase ile örtülü urneler.

Ekimde başlayan kış ayları ancak Nisan ayı içlerinde sonlanın Bölgenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde karşılaştığı zorlukları anlatmak için şu bilgiler yeterli olacaktır: Bölgede karla kaplı en az gün sayısı 85-95. Bölgenin büyük bir kısmını 16. Doğu Anadolu'nun tüm diğer bölgcleri gibi bu havza da Gavur Dağ (3. Bölgenin Van Gölüne yakın olan bölümlerinde iklim biraz daha ılıktır. Oltu. Yöre Fırat ve - . bölge için bir avantaj olmasına karsın iklim çok serttir. Kışın devamlı yağan kar Nisan ayında erimeye başlar. Düzgün olmayan bir üçgen şeklindeki bölgenin güneydoğusunda Toros Dağları. kuzeyinde Süphan ve doğusunda volkanik Tendürek Dağları önemli yükseltilerdir.200 metre civarındadır. 1951 yılında Ağrı'da . Karasu. Böylece tarımsal faaliyetler için çok sınırlı bir zaman kalır. ERZURUM VE KARS HAVZASI Erzurum ve Kars Havzası güneyde Palandöken Dağları. İklim yine soğuktur. Yılın en sıcak ayı olan Temmuzda bile ortalama sıcaklık 22° C'a ancak ulaşır. İklim çok kum ve çok soğuktur. Van kentinin civarında karla kaplı günlerin sayısının 140 güne ulaştığı bilinmektedir.600.434 metre ile Anadolu'nun ikinci yüksek dağı olan Süphan'dır. Ağrı Dağı ise 5. Kargapazar (3.030 metre) olmak üzere yüksek dağlar ile kaplıdır. Kış ayları bir hayli soğuktur. Göl çevreden gelen nehirler ile beslenir. Zaman zaman sıcaklık . VAN BÖLGESİ Van Bölgesi. Mescit Dağ (3250 metre). Deliçay. madenin henüz kullanıma girmediği dönemlerde uzun zaman bölgenin obsidyen ihtiyacını karşılamıştır. Karasu ve Hoşap Su tarımsal faaliyetler için önemlidir. Özellikle bölgenin kuzey ve kuzeydoğu bölümleri Doğu Anadolu'nun en soğuk kısımlarıdır. Bendimahi. YUKARI MURAT HAVZASI Kuzeyde Erzurum-Pasinler ve Araş çöküntüsü. Buzdağı 2. Bu ortalama yükselti içinde Bingöl Dağları 3-250 metreye.449 metreye ulaşmaktadırlar.288 metre) ve Akdağ (3.000-2. Doğu Anadolu içinde özellikli bir yere sahiptir. Göle akan Zeylan. Bu nedenle Van Gölünün suları sodalıdır ve tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. batısında volkanik Nemrut. güneyde Muş ovası ile çevrelenen Yukarı Murat Havzası bozkır iklim özelliklerini taşır. en çok 160-165 gündür. Allahuekber Ö126 metre). Aladağ (3255 metre) ve Tendürek (3-315 metre) yörenin diğer yüksek dağlarıdır.188 ve Mercan Dağ 3. Ancak suyunu dışa akıtan bir nehir yoktur.441 yılında patlamış ve daha sonra sönmüştür. batıda Aşkale ve Karasu ile çevrelenmistir.165 metreye kadar ulaşır. Bölge Murat ve Araş nehirleri ve bunların kollarının taşıdığı sular ile sulanır. Bu durum tarımsal faaliyetler için hiç elverişli değildir. Bölgenin orman örtüsü genellikle meşe ve ardıçtan oluşur.612. Van Bölgesindeki iklim kurudur. Bölgenin diğer yanardağı 4. Munzur 3.15 derecenin altına düşer. Eylül aylarında başlayan kar aylar boyunca yerde kalır ve ancak Mayıs sonlarında erimeye başlar. Doğu Anadolu'nun doğusundaki bölgeler kadar yüksek olmasa da Beydağı 2. Van Bölgesi içinde yer alan Nemrud yanardağı (3050 metre) en son 1. Gölün kuzeyinde yer alan Süphan ve Nemrud. Ocak ve Nisan aylarında dağlar kar ile kaplıdır ve iklim çok serttir.000 kilometre kare ile Van Gölü kaplar. Sıcaklık bazı günlerde -30 dereceye kadar düşer. Çoruh ve Araş gibi nehirlerin varlığı. Dağın tepesindeki krater gölü içindeki sular hala sıcaktır. Yağış miktarı yıllık olarak 40-50 santimetreyi asmaz.47 derece ölçülmüştür.100 metre).mur alır. Urartu Krallığı'nın yayılım alanları içinde olan ve krallığın en erken dönemlerinden beri bir bölümü egemenlik a ltı na alınan Yukarı Fırat Havzası. Yörenin ortalama yüksekliği 2. Kuzeyde ise Doğu Karadeniz Dağları sınırı meydana getirir.

Resim 51-Stelyuvalan.Doğu Beyazıt haya mezarı 104 . Yeşilaltç Resim 52 .

A' IV **4 Y1-..I I f&V •£**fl*~" *^^^^fc#B^^I . .

5#- 3^8* ■> V Resim 5<> .Yeşüahç kutsal alımı içinde kaya nişi 1*5 .

canlı hayvan kurbanının yanında (Resim 52). Ancak genellikle askeri faaliyetleri belgeleyen bu tür yazıt-steller önünde herhangi bir merasim yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. 106 ." emri yazılmıştır.Ö. Stellerin ne tür bir tanrısal olguyu simgelediği kesin değildir.. LİBASYON STELLERİNİN KÖKENİ Steller önünde gerçekleştirilen sıvı kurban törenlerinin Urartu'ya nereden geldiği kesin değildir. Sözkonusu stellerin ne tür bir kutsal yapıyı tamamladığı kesin olmamakla birlikte Altıntepe mezarlarının önünde gördüğümüz gibi bir libasyon kutsal alanı içinde yer almış olmalıdır.bir platform üzerine dikilmiş üç stel. Urartu dinsel inanışlarında stellerin. M. Urmiye Gölünün güneyinde yer alan ve kral Menua tarafından. üç stel önünde tanrılara libasyon yapmaktadır. dördüncüsünün ise Meher Kapı listesindeki dördüncü Tanrı Hutuni'yi veya baştannça Arubani'yi simgelediği düşünülebilir. yani Tanrı Haldi. Meher Kapı yazıtında bir sığır ve bir koyun ile onurlandırılan ve bir Haldi Kapısı olduğu bilinen Yeşilalıç'taki kaya nişinden elde edilir (Resim 50). Kuzeybatı İran'dan geldiğini önermek mümkündür. Aynı yörede bulunan ve Menua tarafından dikildiği belirtilen bir başka yazıtta "Tanrı Ştıini için İşpuini oğlu Menua bu steli dikti. saltanatının ilk yıllarında ele geçirilerek Urartu topraklarına katılan Hasanlu yerleşim yerinde benzer stellere ait örnekler bulunmuştur. Bu oyukların. stellerin oluşturduğu kutsal alanların ve bu steller önünde sıvı libasyon merasimi yapmanın önemli bir yeri olduğunu göstermiştir. binyıl Anadolu'sunda erken örnekleri var olmasına karşın. İşpuini oğlu Menua ve Menua oğlu İnuşpua'ya Tanrı Şuini'dcn yaşam..546 metre yükseklikteki Nazarabad Dağının yamacına oyulan niş içinde İşpuini-Menua ortak saltanat dönemine ait bir yazıt yer alır. Arkeolojik ve epigrafik veriler. Hasanlu Kalesinin etrafına bir sur duvarı çekilerek Urartular tarafından kullanılmaya başlaması ile Yeşilalıç kutsal alanının ve olasılıkla yakınındaki Urartu kalesinin inşaası aynı tarihlere rastlamaktadır. Özalp yakınındaki Yeşilalıç kutsal alanında üçlü gruplar halinde altı adet ve mühür baskısı üzerinde üç adet resmedilen stellerin Urartu tanrılar aleminin ilk üç veya dört tanrısını. Karahan stellerinin birinin üzerinde. Bu bilgiler libasyon sıvısı içinde şarabın da var olduğunu kanıtlamaktadır. sevinç ve yücelik ihsan edilsin" denilmektedir.. Yeşilalıç örnekleri Urartu'da en erkene tarihlenen libasyon stelleridir. Teişeba ve Ş ui ni y i . Özalp'in güneyinde. deniz seviyesinden 2. Ancak Al-tıntepe'de dört. II. Sarduri oğlu İşpuini'nin Tanrı Haldi için Haldi kentinde bir Haldi kapısı yaptırdığı ve aynı kentte Tanrı Ua için bir kutsal steller (alanı) inşa ettiği belirtilmektedir. Olasılıkla stel dikme ve önlerinde libasyon yapma geleneğinin. Anlaşıldığına göre mühür üzerindeki kişi. Batı İran Demir Çağ H'ye tarihlenen Hasanlu'daki yanmış yapıların önündeki taş döşeli avluda yeralan ve yukarıda sözü edilen dörtlü stellerin ve bunlarla ilgili tapınmaların Urartu yu etkilediği düşünülebilir. Muradiye yakınlarındaki Köşk köyünde ele geçen ve Menua tarafından diktirildiği belirtilen bir stel üzerinde ". diğer bir çok kültürel öğe ile birlikte.Haldi kapısına ve stellerin önüne şarap libasyonu yapılmalıdır. stellerin karşısında ise bir kişi ve önünde libasyon sıvısının koyulduğu tek kulplu bir kap durmaktadır. Van Gölü'nün kuzeydoğusundaki Karahan"da bulunan stellerdir. Steller önünde libasyon yapıldığına ait önemli bir başka kanıt. dikdörtgen kaya oyukları vardır (Resim 51). Haldi Kapısı önündeki libasyon stellerini dikmek için kullanıldıkları açıktır.. Urartu'ya. Üzerinde yazıt olan diğer bazı stellerin Urartu egemenlik sahası içinde farklı bölgelere dikildiği bilinmektedir. Kaya nişinin önünde farklı yönde iki sıra halinde. Urartu yazılı kaynaklarında Meher Kapı veya Yeşilalıç gibi Haldi kapılarına libasyon yapıldığı hakkında da bazı bilgiler mevcuttur. Haldi kapılarının önüne veya bu kapıların yer aldığı kutsal alanların içine stellerin dikildiğine ait bir başka arkeolojik kanıt.

Urartu yazılı kaynakları demirden veya demirden yapılan eşya veya silahlardan çok az söz eder. işlenecek atölyelere taşınması ve ormanların kesilerek enerji elde edilmesi gibi yoğun emek isteyen bu işler kra-li bir organizasyon ile başarılmış olmalıdır. Toprakkale. zenginleştirilmesi. binyılın sonlarına tarihlendirilmeleri hatalı olmamalıdır. Salmanasar döneminde başlayan ve kendisinden sonraki birçok Asur kralı tarafından sürdürülen askeri seferlerin nedenlerinden biri ve belki de en önemlisi. Urartu Krallı-ğı'nın bir maden işleme ve üretme merkezi olabileceği önerilerinin yapılmasını sağlamıştır. Van Gölü Havzasrnda var olan demir yataklarıdır. Krallık Döneminde bu değerini yi10" .Ö. altın ve gümüş gibi madenlerden veya tunçtan üretilen bu eserlerin sergiledikleri çeşitlilik ve üstün teknoloji. bu beyliklerin M. olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların.MADEN İŞÇİLİĞİ DEMİR U rartu egemenlik sahası içinde yapılan arkeolojik kazılarda çeşitli madenlerden yapılmış çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır.Ö. Il. Hastam. ekonominin temelini oluşturan tarımın gerekleri olan baraj (Resim 53-54).yüzyılda bu yörede demir silah veya aletlerin varlığına ait kesin kanıtlar vermemiştir. Urartu Krallık Döneminden önce Nairi Ülkesinden demir elde edildiği I. Başarılı ve büyük boyutlu madenciliğin yapılabilmesinin temel koşullarından biri de örgütlenmedir. Karmir-Blur ve son yıllarda kazı-bun Ayanis gibi Urartu kalelerinden elde edilen sayısız demir buluntunun varlığına karşın. sulama kanalı (Resim 55) bağ ve bahçelerin inşaasında gösterilen başarının demir alet ve silahlara bağlı olduğunu düşünmek mümkündür. Dilkaya ve Karagündüz (azılarından da ortaya çıkmıştır. Erken Demir Çağın sonlarında demir silah ve süs eşyalarının mezar armağanı olarak kullanıldıklarına ait başka kanıtlar. Urartu askeri seferlerinin gerçekleştirilmesinde ve ülkenin savunmasında önemli rol üstlenen kalelerin. Çavuştepe. yüzyıldan itibaren Yakındoğu siyasetinde söz sahibi olabilmesi.Asurnasirpal 'M. Asur kralı I. Kanımızca Van Gölü Havzasında yaşayan çeşitli beylikler tarafından Erken Demir Çağda bilinen demir madenciliği.Ö. Madenin ocaktan çıkartılması. Arkeolojik kazılar M.9. Urartu'nun demir madenciliğindeki başarısına bağlanmıştır. Asur yazılı kaynaklarında Urartu topraklarından elde edilen demir veya demir eşyalar ile ilgili daha fazla bilgi vardır. 883-859) zamanlarında da Nairi ülkesinden haraç olarak demir elde edildiği bilinmektedir. Demirin tunç silahlar karşısındaki tartışılmaz üstünlüğü. Genellikle demir. olasılıkla Uruadri'nin en erken dönemlerinden beri Asurlu kralların Uruadri ve Nairi ülkeleri üzerine sefer yapmasını özendirmiştir. hiç bir kayıt yoktur.Tukulti-N'inurta (M. 2.Ö. 12. Daha sonraki yıllarda II. Hatta daha da ileri gidilerek.yüzyılın sonu) zamanına kadar geri gitmektedir. birinci binyılın başlarında siyasal fir örgütlenmeye kavuşması ile gelişmiştir. MÖ ikinci binyılın sonlarında mezarlara ölü armağanı. Urartu Krallığının M. Hatta demirin vergi veya haraç olarak alındığına ait. bakır.Ö. 13.Ö.Sarduri'nin Qulha kralının demir mühürünü ele geçirmesinin dışında. Kesinlikle Urartu öncesine ait olan bu demir eserlerin kesin olmamakla birlikte M. Armavir-Blur. Ancak Van Gölü'nün kuzeydoğusunda Ernis (Ünseli) yakınlarında ortaya çıkartılan ve bir çoğu Erken Demir Çağ'a tarihlenen bazı mezarlar içinde çok sayıda demir silah ve eserler bulunmuştur.Ö. Kayalıdere.TiglatPileser (M.890-884) ve Il.

Resim 55 - Menua'nm efsanelere geçen eseri Şamran Kanalı t irdiği ve çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda artık yer almasının hiç bir önemi kalmadığı gerçektir. Ancak bu durum demir madenciliğinin değerinin yit-tiği anlamına alınmamalıdır. Aksine özellikle M.Ö. 7. yüzyılda demirden yapılan eşya ve silahların sayısı olabildiğince artmış, çoğu kez demir ve time bir arada k u l l a n ı l a r a k kazan, kazan kapakları, kılıç, sadak, ok ve mızrak uçları, kalkan veya miğferler, kapı kolları ve tutamakları, kapı sürgüleri, kartal başlı veya kabaralı çi vi l e r gibi akla gelen her şey üretilmiştir. Van Ayanıs kazıları yukarıdaki eserlere ait çok zengin örnekler vermiştir. Demirin doğa koşullarına tunç kadar dayanıklı olmaması, kazılardan çıkan birçok demir eserin tanıtlamayacak kadar tahrip olmasına neden olmuştur. Paslanma ve bunun sonucu gerçekleşen deformasyon bu eserleri- gereken önemin verilmesini engellemiştir. Bu nedenle kazılardan kayıtlara geçen demir eserlerin sayısı, l rartu'daki gerçek kullanım yoğunluğunu yansıtmamaktadır. Ayanıs Kalesi'nde Payeli Salonun (Kesim 56-57) sadece bir kösesinde bir kazı sezonu içinde 150'den fazla demir mızrak ucunun bulunması, demirin l rartu'daki kullanım yoğunluğu ile ilgili bilgi vermekledir. Van (iölü Havzası ve civarında zengin demir yataklarının var olduğu son yıllarda yörede yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Özellikle Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya gibi Urartu ana yerleşim alanlarının batısında veya Divriği, Erzincan ve Erzurum gibi kuzey ülkelerinde ve Diyarbakır. Siirt. Bitlis, Van ve Hakkari gibi kentlerde saptanan eski demir ocakları I rar-tu döneminde yoğun bir kullanımın kanıtları olarak alınmalıdır. Bu yörelerde saptanan yalaklar Civarında bulunan demir cürufları, çanak çömlek buluntular ve üfleme boruları Urartu demir madencil iğ i ni n en sağlam kanıtlarıdır.

BAKIR VE TUNÇ
Uraıtu'da madenden üretilen eşyalar içinde en çok ele geçenler bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir (Çizim 24). Tunç veya bakır eşyalar doğal tahribata karşı demire oranla daha dayanıklı olduklarından, kazılarda daha bol bulunmuşlar ve kazıcıların dikkatini daha fazla çekmişlerdir. Bakır veya tunç işlenmesi, şekillendirilmesi ve üzerine yazı yazılması daha kolay olduğundan çeşitli sanat eserlerinde, süsleme elemanlarında veya birçok adak eşyasında Urartulıı ustalar tarafından tercih edilmişlerdir. Urartu beylikler döneminden itibaren Urartu'da yoğun k u l l a n ı m bulmuş olan bakır ve tunç. birçok Asur kralının yazıtlarında Urartu'dan alınan haraç listesinde de geçer. Asur kralı H.Tukulti-Ninurta zamanından itibaren birçok Asur kralı \airi. Hubuskia ve Supria gibi ülkelerden bakır ve tunçtan yapılmış malzemeleri ülkelerine götürdüklerini yazar. Van Gölü Havzasındaki beyliklerin bir 108

:*-}£>

Resim 53 Toprakkale nin doğusundaki Sibhe ben

fc .

Resim 5J - Bir I tortu su/anut tesisi Süpban İMirajı

ıo^


Nesini 56 - l'ayeii Salon. Ayanın Kalesi

110

Tek kulplu testi. yüzyıl Resim 58 .Demir mızrak uçları. 7. tunç . Ayanıs Kalesi MÖ.Resim 57 .

Tek kulplu.Çizim 24 . yonca ağızlı metal kap 111 .

Resim 59 . Van Müzesi 112 .Tunç adak levhası.

Mobilya Parçası Van Müzesi .Resim 60 .

Vatı Müzesi Kesini 62 I'uııç ok uçları Ayanıs Kalesi .Resint 61 .Keçi ayağı biçikli masa ayağı.

Kesim 63 İşlemeli tUttÇ göğüslük Van Müzesi .

Kesim 64 .Tunçtan üretilmiş çeşitli mutfak eşyaları. Rusa yazıtlt yapı adak diskleri.//. Ayanıs Kalesi . Van Müzesi Resim 65 Van Müzesinde tunç hır zil Kesim 66 .

113 .

ilerde de söz edeceğimiz gibi. Doğal su kaynaklarının yetersizliğini gidermek amacıyla inşa edilebilecek sulama sistemleri için de arazi her yerde uygun değildir. Bu geçit aslında Urartu ile Asur ülkelerini de birbirine bağlar. Kurubaş Geçidi. 55 kilometre uzunluğundaki bir kanal ile Van Ovasına iletilir ve Van Ova-sı'nın sulamasına yardımcı olur. İklim. Bu barajların inşasından sonra iklimde gözle görülür bir ılımanlaşmanın olduğu bilinmektedir. Hoşap kaynağından sağlanan su. Bölgenin önemli bir özelliği yüksek dağlar arasında kalan daha alçak ve etrafı dağlar ile çevrilmiş. Bölgede sınırlı tarım alanlarını sulayarak verimini artıracak nehirlerin sayısı çok azdır. Erzurum yakınlarından çıkan ve doğuya doğru akan Araş nehri bu bölgenin önemli kaynağıdır.kolları tarafından sulanarak tarımsal açıdan doğuya oranla daha elverişli bir ortam yaratır. Urartu ülkesinin güneyine Üşniye Ovası'ndan Kelisin geçidi ile varmak mümkündür. ancak Urartu yayılımının ilk hedeflerinden biri olan Kuzeybatı İran'daki Urmiye Bölgesi. Bölgenin bir bölümü Hoşap Su tarafından sulanır. Bu göllerin suları tuzlu veya sodalıdır. Bu bölgeler çeşitli doğal yollar ile Urartu ana yerleşim alanları ile bağlanmıştır. Van Ovası'nın kuzeydeki Muradiye Ovası ile olan bağlantısı ise Van Gölü'nün doğu kıyı çizgisini takip ederek Ayanıs ve Amik Kale ve daha kuzeydeki Körzüt üzerinden sağlanır. Tarım alanları daha çok Mianduab. tarımsal cepler olarak adlandırılabilecek. ekonomik ve idari açıdan önemli bir avantaj sağlamış olmalıdır. hem ait oldukları tarım alanlarının ve hem de başkent Tuşpa'nın savunma sistemini meydana getirirler. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu topraklar. Uşnuye. Aşağı ve Yukarı Anzaf. Erçek Gölü ve Özalp üzerinden Kuzeybatı İran'a. Hoşap nehrinin çıktığı bölgedir. Urmiye Ovası yoğun tarım ve üzüm bağları ile ünlüdür.650 metre deniz seviyesinde yer alan Van Gölü nedeniyle daha ılımandır. TARIMSAL ALANLAR Urartu Krallığının bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklar "üç göller' arasında kalan ülkeler olarak da adlandırılabilir. bu dağlar üzerinde yer alan volkanik tepeleri ile Anadolu'nun en dağlık ve deniz seviyesi en yüksek bölgesidir. Ovayı çevreleyen dağların ovalara veya düzlüklere uzanan burunları üzerinde inşa edilen kaleler. Başkale ve Yüksekova'ya bağlanır. Etrafı yüksek dağlar ile çevrilmiş küçük tarım ve iskan alanlarına en güzel örneklerin başında Van Ovası gelir. Çavuştepe'nin etrafında yeralan ovalar aynı yılda buğday ve daha sonra ikinci tarım yapılabilecek kadar sulaktır. Doğal olarak bu bilgiler yörede Keban ve Karakaya barajlarının inşasından önceki dönemlere aittir. Urmiye Bölgesi'nin güney kısımları çeşitli nehirler tarafından sulanarak tarıma daha elverişli bir hal alırlar. Kuzeyde Gökçe Göl (Sevan Gölü). birbirini kesen dağ sıraları. Bölgeyi sulayan en önemli nehirler Murat. en azından yoğun kar yağışlı kış aylarının dışında. Şahpur ve Urmiye Ovalarında yoğunlaşmıştır. Bu nedenle iklim Van Gölü Havzası veya Doğu Anadolu'nun diğer bölgeleri kadar sert değildir. Bölgenin önemli üç gölünün tarımsal faaliyetlere hiç bir katkısı yoktur. küçük tarım alanlarının varlığıdır. Bölge. Tarım alanlarının bazı doğal yollar ile bağlantılı oluşları. Karasu ve bunların birleşmesi ile oluşan Fırat ve Urartu nun güney eyaletlerinde akan Dicle nehirleridir. Sarduri Kalesi ile korunan Gürpinar Ovası. Van Gölü'nden 400-450 metre kadar daha aşağıdadır (1274 metre). 1. Urartu nüfusu aynen bugün olduğu gibi bu alçak ve küçük tarım alanlarında iskanı tercih etmişlerdir. Urartu coğrafyasını meydana getirir. b . güneyde Urmiye Gölü ve Van Gölü'nün köşelerini oluşturduğu üçgen içindeki topraklar. Van Ovasına bir dağ geçidi ile bağlı olan ve Çavuştepe'deki II. Gürpinar. Ancak tahıl haşatının Temmuz ortalarından önce yapılabilmesi için gereken sıcaklığa sahip değildir. Yörenin deniz seviyesi yüksekliği Van Gölü'nden biraz daha fazladır. Çavuştepe ve Hoşap üzerinden güneye. URMİYE BÖLGESİ Urartu ana yerleşim alanlarını oluşturan yukarıdaki bölgelerin dışında kalan.

2 kılıç ve yüzlerce mızrak ucu ve diğer tunç eserler tuncun Urartu'daki yoğun kullanımına ait güzel bir örnektir. Urartu'nun kalayı nereden bulduğu kesin değildir. çeşitli formda kaplar • 4 tunç tapınak kapı bekçisi heykeli • 1 tunç heykel • 1 tunç boğa. silah • 1. 745 yılı seferinde.Ö. Günümüzde Louvrc Müzesi'nde saklanan ve Asur kralı Il.Sardım döneminde bu yörede yaşayan Kumahalhi kralı Kuştaspili'den sadece M. Kral 11. Tunceli. Sargon Haldi tapınağı olarak adlandırılan tapınaktan binlerce bakır eşyanın yanında.ölü armağanı olarak konacak kadar değerli olan demir eşyaların Krallık Döneminde bu değerlerini yitirdiği. Erzincan. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda kuzeybatı İran'a yapılan askeri seferlerin nedenleri arasında belki doğudan gelen ve kalay ticareti için de kullanılan yollara egemen olmak düşüncesi de vardı. Özellikle Erzurum. Adıyaman ve Malatya bölgesi bakır yönünden zengin olan bir başka yöredir. 13. okdanlık ve ok • 607 tunç kazan.Ö.iki atı ile birlikle.Ö. kazılarda bulunan demir. Toprakkale ve son yıllarda yürütülen Ayanıs gibi farklı dönemlere ait kalelerin kazılarında ortaya çıkan tunç eserlerin sayıları ancak \ tizlerle ifade edilebilmektedir (Kesim 58-(>(>). aynı yağma olayı ve elde edilen eserlerin sayılması ve tartılması Korsabad kabartması olarak bilinen ve yine II. M.000 mina bakır alındığı bilinmektedir. 8. Bu gelişmeye tunç yapımı için gerekli kalay madenine. kralın baş katibi Harmakki'nin oğlu Nabu-şallim-şunu'nun kaleme aldığı kayıtlarını içeren tablette. 1. M. 2. Urartu gerekli kalayı olasılıkla İran'dan veya Afganistan'dan ticaret yolu ile elde etmiştir. 3 sadak.) kentinin yağması sırasında ele geçirilen eserlerin listesinde görülebilir.212 tunç kalkan. 108 ton tunç külçe ele geçirmiştir. 1997 yılına kadar. M. Nairi topraklarında kalay madeninin var olduğuna ait hiç bir kanıt yoktur. tunç ve özellikle gümüş ve altın gibi eşyaların çok daha fazla olması gerekir. Ayanıs'ta ancak küçük bir bölümü ortaya çıkartılan "payeti salonun'' içinden.Ö. Modern araştırmalar ve Urartu yazılı kaynakları krallığın birçok yöresindeki bakır kaynakları ile ilgili yeterli bilgi vermektedir. Musasir kentindeki Haldi tapınağından elde edilen ganimetin listesi vardır. 40 mina saf altın ve 800 mina gümüşün yanında. Daha önce de belirttiğimiz gibi. mızrak ucu • 305. su testisi. bakır madeni açısından oldukça zengin bir yöredir. Bingöl. binyılda büyük oranda Urartu egemenlik sahası içinde kalan Doğu Anadolu. II. miğfer. yüzyılın basın da bu yörede yaşayan Diauehi kralından 10.412 tunç kılıç. Bayburt ve Çoruh vadisi Urartu'nun bakır elde ettiği bölgelerin başında gelir.541 tunç mızrak. Elazığ. Kazısı yapılan birçok Urartu Kalesi'nin bir saldırı ve bunu takip eden bir yağma ile sona erdiği dikkate alınırsa. güçlü siyasi ve askeri bir örgütlenmenin katkısıyla. Çavuştepe. Yukarı Anzaf. 5 miğfer. • 25.Sargon'un M.535 bakır kazan vergi olarak alınmıştı. 3 kalkan. Urartu maden sanatında bakır ve tuncun ne derece yoğun olarak kullanıldığının en güzel kanıtı Musasir (Ardini. 1 inek ve yavrusu heykeli • 1 tunç Rusa heykeli .000 bakır kalkan ve 1. yüzyıla tarihlenen ve Teli al-Rimah tan ele geçen bir yazı l ı belgede Naili ülkesinden 50 mina kalay alındığı söylenmesine karşın. Aşağıdaki rakamlar Musasir tapınağına armağan olarak sunulan ve Asur kralı tarafından ele geçirilen eşyalar ve Urartu"daki yoğun bakır ve tunç eşya üretimi ile ilgili çarpıcı fikir vermektedir. Saıgon'a a i t bir kabartma üzerinde de gösterilmiştir.714 yılında Urartu üzerine yaptığı seferin. daha kolay ulaşma olanakları da etkili olmuştur. Karmir-Blur. çok bol ve ucuz olarak sağlanan demirin veya demir eserlerin yazılı kaynaklarda birleşmeleri ile bakır ve özellikle tunç işçiliği Zirveye ulaşmıştır. 11+ . 2 kazan.Ö.

Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki tapınağın kapı kanatlarını tu->ürgülerdcn. Batıda ise Malatya ve civarından altın ve gümüş sağlandığı II. Sarduri'nin yazıtlarında befirtilmektedir.arya ve Kahta kentleri civarındaki kaynaklardan elde edilmiş olmalıdır. Urartu'nun ihtiyacı olan akın ve gümüşün bir bölümünün Erzu-"-::: ve civarı gibi kuzey ülkelerinden elde edilmesi şaşırtıcı değildir.aktaydı. I rartu-A Metahvorktng Centerin tbeFirstMillennium BCE. ancak bunun karşılığını altın ve gümüşten oluşan ağır bir vergi ile ödemek -anda kalmıştır. Asur kralı Sargon'un memurları ve su-ın tarafından yapılan sayımda 34 talent 18 mina altın (y. tanrıca Formundaki anahtarlara. Jerusalem.Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarına bakmak yeterlidir. Genellikle süs eşyaları veya süsleme elamanlarının yapımında kullanıldığı bilinen altın ve bir çok eşyanın üretildiği gümüşe ait bilgiler Urartu yazılı kaynakların-.tkıiauat kapısı üzerinde Asur ve l tortulu askerler > Merbav R.1. Urartu'da altın ve gümüşten üretilmiş eşyaların çeşitliliğini ve yoğun kullanımını görebilmek acın H. 1991.5 mina şü (y. kaplar ve meyve sepetlerinin de Asur . 5 .o.GUMUŞ VE ALTIN Gümüş ve a ltını n Urartu Sanatının farklı dallarında yaygın olarak kullanıldığı çeşitli kazılar-ıkan birçok eşya ile kanıtlanmıştır.o. Niksar ve Gümüşhane ise zengin gümüş yatakları ile ünlüdür. '-. vazolar. meyve sepetlerinden mühür ve yü-kadar bir çok eşya altından yapılmıştır. 4. Bu iki kraldan elde edilen altın ve gümüş günümüzde de varlığı bilinen Keban. Bu dönemde Yakındoğu'da kullanılan ağırlık ölçüsü 1 talent y.911 kilogram) saf olarak ele geçirilmiştir. Krallığın erken dönemlerinde kral Menua'nın Erzunım yöresinde egemenlik süren _--chı kralından vergi olarak altın ve gümüş aldığı bilinmektedir. Özelikle kral Menua zamanında başlayan ve onu takip eden birkaç kral döneminde de süren kuzey ve hDeydoğu seferleri Güney Kafkasya ve civarındaki altın ve gümüş yataklarına ulaşmak amacını da '. < Editör. yaylar ve kazanlar. Güneydoğu Anadolu'daki Kumahalhi kralı Kuştaşpili de aynen :i>ada gibi bağışlanmış.-ilmektedir. bağışlanması karşılığında. Aynı krallıktan I. Res. Argişti'nin ikinci . önemli miktarda gümüş ve emin edildiği de bilinmektedir. bu krallığın tamamıyla Urartu'ya bağlanmasından önce.030 kilogram) ve 167 talent 2.o. Söz konusu rozalar tapınakta gümüş mızraklar. haraç olarak al-e gümüş aldığını bildirmektedir. 10) 115 . Urartu kralı Meliteallıe kralı H ilanı da'dan. 30 kilogram idi ma bir talentin 1/60 ağırlığına e ş i t t i . kama ve kılıçlara. Artvin ve Bayburt gibi yerleşme yer-varındadır.o."-inat yılında. Aynı çeşitlilik gümüş için de geçerlidir. Ağırlığı S talent 11 mina olan (y. 165 ki-bogram) ve merkezlerinden aslan başlan çıkan altı altın kalkan Musasir Haldi tapınağının duvarlarını süslemektevdi. Doğu Anadolu'da günümüzde de bilinen gümüş ve altın yatakları bu bölgede yer alan Oltuçay. Gümüşhacıköy.

Birkaç istisnanın dışında Urartu miğferleri konik bir biçime sahiptir. 7. Asur kralı III. 116 . bu kullanımın M. kılıçlar ve mızraklar gibi askeri teçhizat veya silahlar ön sırada yer alırlar. Ayana Kalesi kralının eline geçtiğini yazmaktadır. Çağdaş Asur. yüzyılın sonlarında askeri donanım yönünden belli bir standarda kavuştuğu gözlenir.Ö.9. Bu uygulama krallığın sonuna kadar büyük bir değişim göstermeksizin devam eder. Demir eserlerin bir çoğunun paslanmış oluşu. kalkanlar. 9. Demir özellikle M. yüzyılın sonu ve 7.Resim 67. 8.U. Salmanasar'a ait Balawat kapısı üzerinde sorguçlu miğfer giyen Urartu askerlerinin betimlendiği bilinmektedir (Çizim 25). Bu formda yapılan miğferlerde yaygın olarak kullanılan malzeme demir ve tunçtur. yüzyılın ortalarındaki Urartu kralı Ara-me'nin askerlerinin sorguçlu miğferler kullandıklarını düşünmek mümkündür. MİĞFERLER Tunç. yüzyılda yoğun kullanım bulmuştur. yüzyılın ortalarındaki izleri olarak değerlendirilmelidir. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerler konik miğferler giymektedirler. sadaklar.Ö.Ö. Babil ve Suriye örneklerinde olduğu gibi Urartulu askerler de benzer huni şekilli konik miğferleri kullanmaya başlarlar. L'rartu kazılarında ortaya çıkartılan birçok miğfer farklı dönemlere ait olmalarına karşın form açısından büyük bir çeşitlilik göstermezler. Ancak Urartu kazıları İm tipe ait hemen hiç bir örnek vermemiştir. Bazı özel koleksiyonlarda veya müzelerde bulunan ve kaynağı kesin olmayacak şekilde bu müzelere gelen bir iki örnek sorguçlu miğfer olarak adlandırılabilir. varolan olası bezemeleri de ortadan kaldırmış olabilir. Urartu Krallığfnın M. Bu tür miğferler iki parçanın birbirine perçinlenmesi ile elde edilmişlerdir ve üzerlerinde herhangi bir bezeme yoktur. Rusa'ya ait bir adak miğferi. Bu durum Asurlu sanatçının sorguçlu miğferi Urartulu askerlerin simgeleyici bir özelliği olarak da kullandığını gösterebilir.Ö. M. Ayanıs kazısında ortaya çıkan çok sayıdaki altın süsleme elemanları ve altın kaplamalı bir çok eşya. bakır veya demir gibi çeşitli madenlerden üretilen eşyalar arasında miğferler. Sadece bir tapınakta ele geçen bu sayıda ve ağırlıktaki altın ve gümüş eşya bu madenin Urartu'da yoğun kullanım bulduğunun önemli bir kanıtıdır.

alt kenar boyunca uzanan iki band arasında bunların Ar-şişli oğlu Rusa (II) tarafından Tanrı Haleliye armağan olarak sunulduğu yazılıdır. fırtına tanrısının simgesi veya hayvan boynuzu olduğu şeklindeki önerilere karşın. Karmir-blur ve Ayanıs kazılarından (Resim 67) çıkan birçok miğfer üzerinde bu miğferlerin. gözlenen önemli bir değişiklik yoktur. 7. farklı tarihlere ait olan Astır kabartmaları üzerinde resmedilen l "rartulu as berierin taşıdığı kalkanlardır. Urartu miğferleri üzerinde gözlenen bir başka bezeme motifi genel olarak "şimşek" olduğuna inanılan motiflerdir. Üzer-Oerindeki ithaf yazıtları ile farklı dönemlere tarihlendiğini bildiğimiz Urartu miğferleri. Urartu betim sanatında gözlenen gelenekselleşmiş bezeme öğeleri büyük bir değişiklik göstermeksizin hemen tüm tunç eserler üzerinde gözlenebilir. Her iki kaynağı dikkate alarak yapılacak bir sınıflama gerçeği daha iyi yatsıtacak gibi görü-bilir.Üzerinde farklı bezemelerin ve bazı durumda bir yazıtın da yeraldığı birçok miğfer tunçtan limıstır. sivri tepesinden alın kısmına doğru. Üzerinde yazıt ve betimleme bulunan bir çok miğferin adak eşyası olduğu önerilmiştir. Ancak çaplan çok kucak ofcuı bu tür kalkanlann gerçek örnekleri şimdiye dek ele geçmemiştir. Miğferler üzerinde gözlenen savaş arabası ve süvarilerin yer aldığı savaş sahneleri veya bir veya birkaç kutsal ağacın iki yanında Lannlara tapınma sahneleri. Miğ-/erindeki sahneler genelde iki bölümden oluşur: Miğferin iki yanından çıkarak alın kısmına doğru içice yaylar şeklinde uzanan ve uçlarında aslan. Herhalde bu motiflerin kullanılması adağın sahibi kral Rusa'nın. Tavuk motiflerinin Urartu dininde bir anlamının . Miğferin önünde. Asur kralının saltanatının erken yıllarından beri Urartu üzerine yaptığı seferleri betimleyen kabartmalar üzerinde Urartu askerleri ellerinde küçük ve ortaları kabarık kalkanlar taşırlar. Bu tür adak eşyaları diğer adak eşyaları ile birlikte aynı mekanlardan elde edilmişlerdir. boğa veya kaz veya ördek (Ayanıs örneği) başları olan motifler ve bu motifler arasına yerleştirilmiş merasim sahneleri. Kalkanlann ortalarında gözlenen kabarıklar. pek de alılmamış bir davranışı olmalıdır. bilinmemektedir. 13u konudaki her değerlendirme bu gerçeği gözönüne alarak yapılmalıdır. onların Urartulu askerler olduğuna simgesidir. ucu hayvan başlı veya -_ıyvan başı olmaksızın uzanan kabartmanın hemen altında uygulanan şimşek motifinin anlamı.rılenenlerin daha çok önden çizilerek yapılmış olmalarıdır. Urattulara ait olduğu önerilen en erken kalkan betimlemeleri. Diğer grup ise birçok Urartu kazısında ortaya çı k a rtı la n kalkanların ken ilendir. gerek form ve . vkse bezeme olarak büyük bir farklılık göstermezler.duğu bilinmemektedir. Krallığının başlangıcından sonuna kadarki lönemdc gözlenen en önemli farklılık. hiç bir Urartu kazısında ortaya çıkmamıştır. çeşitli Urartu kazılarında ortaya çıkartılan w yazıtlarla Urartu malı oldukları kesin olan "umbo'lar olmalıdır (Resim 68). Miğferler çeşitli meni sahneleri ile betimlenmiştir. KALKANLAR Urartu kalkanlarının sınıflandırılması ve tanımlanmasında k u l l a n ı l a n iki ayrı grup kaynak var-iır Bu kaynaklardan ilki. veya kartal gibi Urartu'da çok yaygın olarak kullanılan motifler değil. özellikle M. Ayanıs Kalesi'nden çıkan tunç miğfer üzerindeki. Aslında bu durum diğer bir çok bezemeli Urartu eşyaları için de geçerlidir. Krallığın farklı yörelerinde yürütülen bir çok kazıda bezemeli ve yazıtlı örnekler günümü-adar ulaşabilmiştir. Asur kralı III. Salmanasar'a ait olan Balavvat kapısı üzerinde görülür. araba veya atla yapılan çeşitli av sahneleri kalkan veya kemerler üzerinde bulunabilen diğer sahnelerden pek farklı değildir. Ayanıs'da bulu-iç içe üç tunç miğferin ele geçtiği alan demir miğferlerin veya diğer tunç adak eşyalarının bulunduğu "payeli salondur". erken döneme tarihlenen birçok miğferin üzerindeki bezemelerin arkadan döğme ve önden çizme yöntemi ile yapılmalarına karsın. Motif repertuvarında ve süsleme öğele-. Özellikle Çavuştepe. fakat tavuk betimlemesi ması değişik bir uygulama olarak karşımıza çıkar. Miğferler üzerinde.1997 Ayanıs kazısında ortaya çıkartılanın dışında.Ö. Urartulu askerlere ait olarak veya Urartu yapılarının duvar-_r üzerine asılı olarak gösterilen ve genellikle Urartu malı olduklarına inanılan kalkanların örnekleri. Ancak Asur kabartmaları üzerinde. tanrı Hakliye sunulan birer adak eşyası okluğu bilinmektedir. Urartulu askerlerin gevdikleri sorguçlu miğfer ve kısa tunik ile birlikte küçük kalkanlar. merkezi bir kutsal ağaç ve bu ağacın iki yanın-pınanlardan oluşan ana sahnenin dışında Tüm kemeri çepeçevre saran hayvan motiflerinin boğa. yüzyıla ta-.. 11" .

Ayams Kalesi 118 .Resim 68 .Tunç kalkan. Van Müzesi Resim 69 . II.Tanrı Teişeba motifli kalkan umbosu. Rusa dönemi.

SADAKLAR: OKDANLIKLAR Tunç levhaların yaklaşık 0.Ö. sadağın omuzda taşınmasına yardımcı olmuştur. Farklılık gösteren motifler hayvan dizileri arasında veralan çeşitli geometrik bezemeler ve tomurcuk motifleridir. Bu nedenle duvarları süsleyen adak kalkanlarının üzerinde bezeme olması da sarı değildir. tunçtan ve gönden olmak üzere iki ayrı grupta toplamak da mümkündür. Son yıllarda Ayanıs kazısında ortaya çıkartılan bir çok tunç malzeme ince bir altın tabakası ile kaplanmıştır. Bazı durumlarda 119 . bu kalkanların altından yapıldıklarını ve ağırlıklarının yaklaşık olarak 25 kilogram (5 talent. 9. Sargon'un sekizinci seteri sonunda yağma ettiği Musasir kentini resimleyen Korsabad kabartmasıdır.12 mina) geldiğini yazmaktadır. Birçok Urartu kazısında ortaya çıkan koni biçimli tunç veya demir limboların gön gibi yok olabilen malzemelerden yapılan kalkanların ortalarında yer aldığı önerilmiştir. Asur kralı İT. Bu tür kalkanların savaşlarda kullanıldıklarını önermek mümkündür. Arin-Berd. Çapları 60 cm. Urartu yayalım sahası içinde yürütülen Altıntepe. Ancak limboların bazı Asur kabartmalarında gösterildiği gibi böyle kalkanlara ait olduğu bilinmektedir. Duvarlar ve payeler üzerine asılı duran bu kalkanlar ile ilgili bilgiler seferin kayıtlarını içeren yazıtlarda da vardır.80 metre civarında olan bir kaç kalkan bulundukları "payeli salonun" payeleri üzerinde büyük tunç çiviler ile asılmakla idi (Resim 70). Tutamaklar iki veya üç perçin ile kalkana tuttuııı 1 muştur. ile 100 cm. bazı örneklerde ise. Uranu kalkanları ile ilgili yapılacak bir sınıflandırma. Musasir kalkanlarının da bütünüyle altından değil. Aslan veya boğalar kalkan üzerindeki içice halkaların üzerine basmaktadırlar ve sadece. İ k i uçta veralan birer halka yardı mı ile bağlanan bir kavis. Toprakkale ve Ayanıs gibi birçok Urartu kalesinde çok sayıda kalkan gün ışığına çıkartılmıştır (Resim 69). arasında değişen adak kalkanları üzerinde. Sadağın alt kıs mı bazı örneklerde tunç. Diğer grup kalkanlar ise öncekiler ile aynı boyutlarda ve formda olmasına karşın.bir yönden bakıldığında düz. Kargamıs. Bu kalkanlar dekoratif adak kalkanları ve bezemesiz kalkanlar olarak iki ayrı grupta toplanabilir. Bu nedenle motiflerin düz olarak algılanabilmesi için kalkanların bir yönde asılı olmaları veya durmaları gereklidir. Hayvanlar her zaman simetrik ve kalkanın merkezine doğru yürür durumda resimlenmistir. Zincirli ve Sakçagözü kabartmalarında merkezi hayvan başlı kalkanların betimlendikleri ve bu örneklerin Asur örneklerinden daha eskiye tarihlendikleri bilinmektedir. Tutamaklardan ikisinin kalkanı taşımak için. Bu tip kalkanlar da henüz bulunamamıştır. diğerinin ise omu/a asmak için kullanıldığı önerilmiştir Ayanıs örneklerinde olduğu gibi diğer Urartu kalkanlarının da arka yüzleri kalın bir çuval veya hasır ile kaplanmış olmalıdır. bantlar arasına yerleştirilmiş birbirini takip eden aslan ve boğa motifleri vardır. Diğer bir çok < > r n e k gibi Ayanıs kalkanlarının içlerinde üç adet tutamak vardır. yüzyılın ortalarında Asur'da yaygın olarak kullanılan bu tip kalkanların çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında da kullanıldığı bilinmektedir.10 metre çapında bir tüp oluşturacak >ekilde katlanması ile elde edilen sadakların acık olan bir yüzü deri ile kapatılmıştır. Kayalıdere. Karmir-Blur. Asılma yönü değişmesi durumunda hayvanların simetrisi de bozulur. bu kitabın yayına hazırlandığı aylarda yürütülen Ayanıs 1997 kazılarında ele gecen aslan başlı kalkan ile değişmiştir. kazılardan ortaya çıkmış olan gerçek malzemeler ile yapılmak durumundadır. Farklı dönemlere ait olan bu tip dekoratif kalkanlar üzerindeki bezemeler birkaç küçük detayın dışında hep aynıdır. Hatta tableti kaleme alan yazıcı. Adak edilen tanrı hemen her zaman Tanrı Hakirdir. Bu kalkanların solid a l t ı n d a n yapılmış olabileceği şüphelidir.Konu ile ilgili bir başka Asur kabartması. Ortasında bir aslan protomıı olan kalkanlar hiç bir Urartu kazısından ele geçmemişti. Bu durum. Bu durumda kullanılan malzeme acısından Urartu kalkanlarını. M.70 metre uzunluğunda ve 0. deri ile kaplanmıştır. üzerlerinde bezeme olmayanlardır. Dekoratif kalkanlar genellikle onu yaptıran ve tanrıya adak eden krala ait bir adak yazıtına sahiptir. Kabartma üzerindeki Haldi tapınağının ön cephesi ortalarından aslan başlarının çıktığı kalkanlar ile bezenmiştir. kalkanı sağlamlaştırmak için kullanılmış olmalıdır. olarak görülebilirler. Kalkanların kenarı boyunca çevrelenen demir çubuk. Ancak Ayanıs kazılarından ortaya çıkartılan ve çapları 0. tunç üzerine altın kaplama olarak yapılmış olduklarını önermek mümkündür.

Kalkanların payelere asıldığı tunç çiviler Resim 71 -M. 7. yüzyıla ait tunç sadak. Ayan ıs Kalesi 120 .Resim 70 .ö.

Resim 72 - Bezemeli tunç kemer parçası. Van Müzesi

sadağın ağız kenarı boyunca demir bir çubuk kullanılmış ve sadak güçlendirilmiştir. Çeşitli Urartıı kazılarından elde edilen buluntular, sadakların genelde aynı formda yapılmış olmalarına karşın adak merasimlerinde ve savaşlarda kullanılmış olduklarını gösterir. Adak eşyası olarak kullanılan birçok sadak üzerinde bandlar halinde çeşitli betimlemeler ve adağın sahibine ait yazıtlar vardır. Bezemeler genelde atlı veya yaya askerlerin yürüyüşünü veya atlı savaş arabalarının geçişini İletimler. Bandlar arasında yeralan zig zag ve tomurcuk motifleri dizisi sahneleri birbirinden ayırır. Bu betimlemeler diğer tunç ürartu eserleri üzerinde görülenlerden stil olarak farklı değildir. Karmir-Blur kazılarından çıkan 18 sadaktan beşi üzerinde, bunları adayan I. Argişti ve II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları görülebilir. Bezemesiz ve adak yazıtsız kalkanlarda olduğu gibi üzerinde bezeme veya yazıt olmayan sadakların da yapıların çeşitli yerlerine asıldıkları bilinmektedir. Ayanıs kazıları bezemesiz sadakların (Resim 71) diğer silahlar ile birlikte payelerin üst kısımlarına asıldıklarını kanıtlamıştır.

KEMERLER
Urartu maden sanalında levha tunçtan üretilmiş kemerler, sayısal açıdan önemli bir grubu oluştururlar. Bunun başlıca nedeni kemerlerin hemen her sınıftan insanların mezarlarında ölü armağanı olarak bulunmasıdır. Bu gelenek inhunıasyon mezarlar için olduğu kadar krcmasyon mezarlar için de geçerlidir. Van Dukaya mezarlık alanında ortaya çıkartılan ve ekonomik yönden hiç de güçlü olmayan insanlara ait olan urnelcrin yanında, katlanmış durumda kemerlerin varlığı gözlenmiştir. Aynı şekilde katlanmış kemerlerin çok daha zengin kişilere a i t oldukları kesin olan Altıntepe mezarla-nndaki kazan içinde bulunmuş olduğu bilinmektedir. Urartu toplumunun farklı ekonomik güce sahip kesimlerinin kemer kullanma alışkanlığı dikkat çekicidir. Bu durum Iramı giyim modasında kemerin yerini her zaman koruduğunu göstermektedir. Nitekim günümüze kadar gelebilmiş birçok Urartu betimlemesinde, tunç kemerlerin elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karsımıza çıktığı görülür. Urartu Sanatı'nda kullanım açısından iki t ü r kemer olmalıdır. Bunlardan ilki ve yoğun kullanım bulmuş olanı lxjle bağlanan kemerlerdir. Genellikle 1.0-1.4 metre uzunluğunda olan bu kemerler, elbisenin veya bazı durumlarda mantonun üzerine bağlanmıştır. Diğer tür kemerler ise genellikle

121

sol omuzdan sağ kakaya doğru çapraz olarak uzanan, omuzda kuşanılan kemerlerdir. Bu tür kemerlerin uzunluklarına ait en önemli kanıt. Cavusiepe'de bir asker tarafından kullanıldığı kesin olan 1.53 metre uzunluğundaki örnektir. Çavuştepe örneği uzun kemerlerin at koşumu olarak değil, fakat insanlar tarafından kullanıldığının önemli kanıtıdır. Kullanım sekli ne olursa olsun genellikle tüm kemerlerin arka yüzleri deri ile kaplanmıştır. Deri, kemerin uzun ve yan kenarları boyunca açılmış delikler ile kemere tutturulmuştur. Kemerlerin iki kısa kenarında yeralan ve perçin ile kemere tutturulan halkalar, kemerin olasılıkla bir kaytan ile bele bağlanmasını sağlamıştır, bazı durumlarda kemerin iki ucunu birleştirmek için bir kemer tokası da kullanılmıştır. Kemer tokaları genellikle kanatlarını iki yana açmış kartal betimlemesi şeklindedir. Döküm veya levha metalden üretilen kemer tokaları üzerinde bazı durumlarda çeşitli hayvan motifleri veya bu hayvanlar arasındaki mücadele betimlenmiş! ir. Tüm Urartu kemerlerinin üzerleri çeşitli savaş arabaları, süvariler veya yayalar, avlanan insanlar, hayvanlar, geometrik motifler veya bitki motifleri ile bezenmiştir (Kesim 72). Üzerinde betimleme olmayan kemer yoktur. Betimlemeler genelde iki farklı teknikte yapılmıştır. Yaygın olan bezeme tekniği arkadan vurma yöntemidir. Daha az kullanılan önden çizme yöntemi birçok durumda tek basma veya arkadan vurma tekniği ile bi rl i kt e uygulanmıştır. Arkadan vurma yönteminde de kemer üzerine belimlenmek istenen motifler, önce sivri bir madeni kalemle çizilmiş olmalıdır. Çeşitli motiflerin konturları ve gerekli detaylar bu şekilde yapılmıştır. Urartu tunç kemerleri üzerinde betimlenen sahneler veya motifler oldukça zengin bir reper-tuvar göstermesine karşın, kronolojik açıdan kesin gruplar oluşturmazlar. Sadece kemerler üzerinde değil fakat diğer bezemeli Urartu eserleri üzerinde de bezeme öğesi olarak çok yaygın kullanılan aslan, boğa ve kanatlı fantastik yaratıklar gibi motifler, olasılıkla uzun yıllar süren tutucu bir krali modanın etkisinde veya zorlamasında, krallığın tüm zamanlan boyunca çok büyük bir stilistik farklılaşmaya uğramadan kullanılmışlardır. Bu nedenle tarihleme denemeleri yapılırken bu motiflerin katkıları düşük düzeyde kalmaktadır. Motiflerin oluşturduğu sahneler, sahnelerin a n l a t ı m düzeni ve motiflerin kemer üzerindeki konumları kronolojik bir tasnif için başvurulması daha yararlı olan unsurlardır. Bu kriterler dikkate alınarak yapılacak bir tasnifte, en erkene tarihlenen kemerlerin üzerindeki bezemenin sürekli anlatımı içeren sahnelerden oluştuğunu gözlemek mümkündür. Bu tür kemerlerde kemerin tüm yüzeyini oluşturan betimleme alanı, birbirine paralel i k i sıra kabartma çizgi ile dört veya üç şeride ayrılmıştır. Sahneler bu şeritler üzerinde resmedilmiştir. Belli b i r hareket içeren sahneler genellikle geçil halindeki süvariler, savaş arabaları, ellerinde çeşitli silahlar taşıyan yaya askerler, kutsal ağaçların iki yanında tapınan kanatlı fantastik yaratıklar veya insanlardan oluşmaktadır. Hareket kemerin tam ortasından, belirli bir mekan ile bağlantılı olmaksızın ve nerede başlayıp nerede bittiği belirtilmeksizin başlayarak iki dar kenara doğru devanı etmekledir. Sahnelerin zemini kemeri şeritlere ayıran kabartma çizgilerdir. Bu zemin sözkonusu kemerler üzerindeki tek mekansal kavramdır. Sürekli anlatım tarzında resmedilen kemerler üzerinde durağan motiflere rastlamak çok zordur. Bezeme bantları arasında savaş arabalan ile yapılan boğa veya a s l a n avı sahnelerinin yenildiği kemerlerde bu gruba girmelidir. Ancak bu örneklerde av sahneleri arasında veralan ve sahnenin hareketliliğini durduran veya sekteye uğratan çeşitli motifler vardır. Ko/et. palmet veya çeşitli geometrik veya bitki motifleri sürekli anlatımı sekteye uğratır. Kemerin bantlara ayrılarak bezeme alanlarının oluşturulduğu ve bu alanlar içinde kemer tokasına doğru hareket eden asker veya savaş a r a b a l a r ı n ı n betimlendiği kemerlerden hiç birisi bir yazıt ile donatılnıamıştır. Bu nedenle bu üslubun ne zaman başladığı ve ne zamana kadar devam e t t i ğ i ni kesin hatlarıyla ortaya koymak bir hayli güçtür. Ancak benzer motiflerin yer aldığı ve üzerlerinde I. Argisti veya II. Sarduri'ye ait ithaf yazıtları olan diğer eserler yardımı ile bu grubun M.Ö. 8. yüzyılın baslarından itibaren kullanıldığı önerilebilir. Hareketlerin rozetler veya geometrik motifler ile bölündüğü av sahneli kemerlerin ise. önceki gmptan belki biraz daha geç olması gerekmektedir. Urartu tunç kemerlerinde önemli bir başka grubu alt alta yerleştirilmiş aslan, boğa, dağ keçisi veya fantastik yaratıklar ile yer değiştirerek betimlenmiş rozetler, kutsal ağaçlar, çiçek motifleri. palmet motifleri veya kanatlı güneş kursları içeren kemerler oluşturur. Bu gruba giren kemerlerin bir kısmı çift çizgi ile üç veya dört seride ayrılmış bir, bölümünde ise bezeme alanı tüm kemer yüzeyi olarak kullanılmıştır. Bazı durumlarda kemerin iki ucunda tek veya çift çizgi, nokta veya sarmal ıııo-

122

tifleri veya bunların bir kaçının birleşmesi ile yapılmış dikdörtgen bir alan içinde aslan veya boğalar, kutsal ağaç ya da kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı motifleri belimlenmistir. Bir kaç örnekte panolar içinde aslan avı sahnesinin betimlendiği de bilinmekledir. Kemerler üzerinde yeralan motifler, stilistik açıdan göçebe kavimler sanatını çağrıştırır. Bu kemerler için önerilebilecek tarih, Urartu sanatı üzerinde göçebe sanat etkilerinin başladığı M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısı ve 7. yüzyılın başlan olabilir. Kemer bezeme alanının çeşitli bitki motifleri, rozetler, tomurcuk w sarmallar veya birbirine nokta grupları ya da palmet motifleri ile bağlanmış S-sekilli dallar ile bölündüğü kemerler bir başka -.emer grubuna aittir. Bu şekilde bölünen alanlar içine kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrılar, çeşitli hayvan motifleri, fantastik yaratıklar, palmet veya rozetler ve kutsal ağaçlar yerleştirilmiştir. Kemerin iki ucunda yeralan dikdörtgen bir pano içinde ise bu motiflerden biri veya birkaçı yer alabi-ır. Bazı kemerlerin tüm yüzeyinin birbirini takip eden ve alt alta yerleştirilmiş aslan. boğa. kanatlı at veya aslanlar, akrep veya y ı l a n kuyruklu aslanlar, kanatlı veya kanatsız fantastik yaratıklar ve-ya avcılar ile tamamen dolu olduğu gözlenmiştir. Bu tür kemerlerde kemer yüzeyi hiç bir şekilde panolara ayrılmamıştır. Motifler biraz da sıkıcı olarak defalarca tekrarlanmıştır. Kemerler üzerinde yeralan bir çok motif. Kelermes veya Zivviye'cle bulunan göçebe sanat örneklerine çok benzemektedir. Son iki gruba giren kemerler üzerindeki motiflerin daha az i t i na l ı bir isçilik ile üretildikleri ve arkadan vurma yönteminin yanında, önden çizme tekniğinin daha ağır bastığı gözlenebilir. Kesin olmamakla birlikte bu tür kemerlerin M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından itibaren Urartu'da üretildiklerini önermek mümkündür. Sekizinci yüzyılın ortalarından beri üretilen bir başka grup kemer, bezeme açı s ı n lan diğer türlerden bir hayli farklıdır. Bu örnekler üzerinde sadece nokta, tomurcuk motifi, sarmal ve-• a ziz zag dizileri yer alır. Bir iki örnekte karşımıza çıkan ithaf yazıtları tarihleme açısından önemlidir. Yukarıda sözü edilen gruplara ait tüm kemerler farklı görünse de bezemelerin konusu açıcından ortak bir özelliğe sahiptir. Bu örneklerde, belki ilk grup hariç, anlatılan bir olay veya işlenilen •^ir konu yoktur. Amaç kemer yüzeyini günün sevilen moda motifleri veya kutsanan tanrı motifleri ile -üslemektir. Kemer üzerindeki çeşitli tanrı veya kutsal hayvan motiflerinin, kemeri kuşanan kişiyi kötülüklerden korumuş olduğuna inanmak da mümkündür. Amaç bu bile olsa, motifler birbirleri ile iliş— dilendirilmeden tek başlarına ve durağan bir şekilde resmedilmişlerdir. Narrativizim en düşük seviye . dir. Bu durum Urartu betimleme sanatının önemli bir özelliğidir ve güney komşularının sanatı ile k bir farklılık gösterir. Ancak bir grup Urartu kemeri, yukarıda belirttiğimiz özellikler ile tamamen ters düşmektedir. Genişlikleri önceki tüm gruplardan daha dar olan kemerler üzerinde dini meler, bu merasimler için ziyafet sofrasının hazırlanması veya bazı kişilere sunulan ziyafet olayları gibi daha önceki gruplar üzerindeki betimlemelerde görmeye pek alışmadığımız konular anlatılmaktadır. Anlatım narrativ üslup ilkelerine uygun olarak bir mekandan veya alandan başlamakta ve hare-ışitli konu ve kişilerle devam etmektedir. Bu türe giren bir çok kemer üzerinde var olan kale betimlemeleri, olayın yeraldığı mekan hakkında da bilgi vermektedir. Kemerler üzerinde boğa, aslan, kanatlı hayvanlar ve tomurcuk dizileri gibi gelenekselleşmiş Urartu motiflerinin yanında, daha ilkel -::bi görülen, ama öncekilerden çok daha hareketli ve ikonografik olarak çok daha zengin figürler vardır. Bu kemerler büyük olasılıkla krali aileye, yöneticilere veya zengin kesime ait olmayan kişilerin --eniği ve kullandığı kemerlerdir. Olasılıkla Urartu kalelerinin etrafında yaşayan halkın dinsel ve belki de günlük uğraşlarını betimleyen bu kemerler, motiflerinin işlenişi açısından da farklılık gösterir. Motifler daha çok çağdaş Kafkasya kemerlerinde gözlenen önden çizme ve noktalama yöntemi ile yapdmıştır. Bu tür kemerlerin daha önceki gruplar gibi üretildikleri kesin bir zaman dilimi olmamalıdır. Krallığın hemen her döneminde farklı gruplara ait bir veya birkaç grup kemer üretilmiştir. Urartu süs-. e sanatında gözlenen stilistik gelenekselleşme aynı tarzdaki bir çok motifin farklı zamanlarda yapılmasını sağlamıştır. Olasılıkla merkezi bir sanat ekolunun aristokratlar arasında değişikliğe uğratıl-maksızın benimsenmesi ve bunun uzun yıllar uygulanması. Urartu süsleme sanatı repertuvannın da yeterince gelişmemesine neden olmuştur. Ancak krali ekollerden çok kendi geleneklerine bağlı olarak kemer veya diğer eşyaları üreten halk bu eserlerde farklı fakat kendisinin olan bazı öğeleri kullanabilmiştir. 123

Alçak ovalarda kış aylarını geçiren hayvan otlatıcıları için bir düşman tehlikesi söz konusu değildir. Halk topluluklarının bir bölümü yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüş olmalıdır. Urartu istiladan hemen sonra kendini toplayabilmiş ve istilanın yaralarını kısa süre içinde sarabilmiştir. Ovanın ortasından geçen ve üzerinde bir şelale olan Bendimahi Çayı. " . Belki de bu eksikliği kapatmak içindir ki. sulama barajları ve bu barajlardan veya kemiz gibi çeşitli kaynaklardan temin edilen sular. geçit ve yolların karla kaplı olmadığı bir mevsimde yapılabilmiş olması Urartu hayvancılık ekonomisinin sigortası olmalıdır. bir başka tanımla Urartu halklarının içinde yaşadıkları bu olumsuz coğrafi koşullar. bir çelişki gibi görünse de. Körzüt'ten Deliçay ve Ernis üzerinden giden bir yol bu ovayı ve Van Ova-sı'nı Erciş Ovası'na ve buradan daha kuzeyde yer alan Patnos Ovası'na bağlar. Erciş Ovası bölgenin en verimli tarım alanlarını içerir. Böylece doğanın sunduğu olumsuzluklar bir ölçüde ortadan kaldırılmış ve Urartu ekonomisi için yaşamsal olan tarımsal faaliyet ler yürütülebilmişti!-. Bu tarımsal ceplerde inşa edilen kaleler. Bazı Asur betimlemelerinde çeşitli hayvanların ganimet olarak alınmasının gösterilmesine karşın. çok sınırlı tarımsal faaliyetlere. Hayvancılık ülke ekonomisinde çok önemli bir paya sahip olmalıdır. Bugün bile hala varlığını sürdüren yazlak ve kışlaklardaki dönüşümlü yaşam Urartu için de var olmalıdır. Yüksek dağların tarım alanlarını birbirinden kopartması. Doğu Anadolu'nun sergilediği coğrafi koşullar. düşman eline geçmeyen veya düşmanın saldırmadığı alanlarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler devam edebilmiş ve Urartu'nun genel ekonomik yapısının sürdürülebilmesini sağlamıştır. Bu durumu tanrılara sunulan kurban listelerinde belirtilen kurbanlık hayvan sayılarından anlamak da mümkündür. bazı Asur kabartmaları üzerinde ve yazıtlarında ağaçları yakarak doğal çevreye verilmek istenen zarar özellikle vurgulanmıştır. Sulanabilcn arazilerin çok sınırlı oluşu. genel Urartu ekonomisi üzerinde pek fazla etkili olmamış. Krallık topraklarının çok farklı yerlerinde ve çok farklı büyüklükteki bu alanların tümünün düşmanın eline geçmesi mümkün olmadığından. ülke tarımsal üretiminin farklı noktalarda depolanabilmesini ve sonuçta tümünün bir düşman saldırısı ile yağma edilmesini önlemiş olmalıdır. Urartu yönetimini yapay sulama sistemleri yaratmağa zorlamış ve özelikle Van Gölü ve çevresinde. Yakındoğu'nun en gelişmiş sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmıştır. bu alanlar arasında bağlantının çok sınırlı oluşu veya hayvan beslemek için yüksek yaylalara çıkmak zorunda kalınması. Halbuki Urartu yazıtları sefer düzenlenen ülkelerden ele geçirilen ve Urartu'ya götürülen binlerce küçük ve büyük baş hayvandan söz etmektedir. Bölge çeşitli yollar ile L'rartu'nun kuzey ve kuzeydoğu toprakları ile i liş ki içindedir. küçük ve genellikle büyük baş hayvan yetiştirmeğe olanak sağlamaktadır. yapay kanallar ile sulanması gerekli ovalara taşınabilmişlerdir. Urartu nüfusunun tümünün tarım ile uğraşmadığı kesindir. Zilan Deresi ve diğer birçok küçük akarsu bu verimliliğin temel kaynağıdır. Askeri seferlerin sadece yaz aylarında. Bu durum Urartu'nun yaşadığı yıllar için de pek farklı olmamıştır. Sefer mevsimi içinde hayvan sürülerinin büyük bölümü Asur ordusunun ulaşamayacağı yüksek yaylalardaki meralara çekilmiş olmalıdır. Ovayı koruyan kale veya kalelerin bir kısmının düşman eline geçmesi.Dağlarla çevrili küçük tarım arazilerine bir başka örnek Van'ın 60 kilometre kuzeydoğusundaki Muradiye Ovasfdır. Bu bölgelerde yapılan yapay göller. Böylece yarı göçebe yasamın gerekli kıldığı yaşam tarzı gerçekleşmiş ve daha da önemlisi zengin hayvan sürüleri Asur ordusunun yağma hareketinden büyük ölçüde kurtulabilmiştir. Tarım alanlarının birbirinden kopuk ve etrafı dağlar ile çevrili alanlarda yer alması her bir alanın bağımsız bir ekonomi geliştirmesinde yardımcı olmuştur. ovanın başlıca su kaynağıdır. onların varlıklarının temel dayanağı olmuştur. Asur yazıtlarında Urartu topraklarından çok miktarda hayvanın ganimet olarak ılındığına ait fazla bilgi yoktur.

Ayrıca yüzlerce küçük ve büyük tunç kazanların ganimet listesine geçtiği bilinmektedir. Ağız kenarlarında ka/anı süsleyen boğa. "Payeli salonda' 4 \o. Üçüncü veri topluluğu ise. Altıntepe'de bulanan ve 300 litre kapasiteli üç ayaklı ve dört boğa bası eklentili kazan burada yer alan mezarlar ile ilgilidir. üretim bölgeleri veya yayılış alanları uzun süren ve günümüzde de devam eden bilimsel tartışmalara neden olmuştur. Karmir-Bluı'da bulunan l. Son yıllarda yürütülen Ayanıs Kalesi kazıları. özellikle Asur yazılı kaynaklarında gecen ve Asurlular tarafından ele geçirilen kazanlar ile ilgili yazılı belgelerdir. Bu örnek kazanların Urartu tapınaklarının önünde dini bir amaç için de kullanıldığının önemli bir kanıtıdır. aslan ve ejder bası ile süslenen 12gümüş kazandan"bahsetmektedir. Bir diğer grup veri. Benzer eklentili kazanların İtalya gibi Anadolu dışındaki bazı ülkelerde ele geçmesi. Ağız kenarları demir çubuklar ile güçlendirilmiş olsa da yerleşme yerlerinde kullanılan birçok Urartu tunç veya bakır kazanının tahribat nedeniyle bize ulaşmadığı kesindir. Boğa. Bunlardan ilki Urartu veya Asur üretimi olan çeşitli eserler üzerindeki kazan betimlemeleridir. T-biçimli bir plaka üzerine yerleştirilmiş olan dört boğa ek12+ . Urartu egemenlik sahası içinde yürütülen bazı kazılar. Tunçtan ve pişmiş topraktan yapılmış büyük boyutlu kapların çeşitli yapılar içinde libasyon amaçlı olarak kullanıldıkları Ayanıs Kalesi kazılarında ortaya çıkarılmıştır. boğa eklentili tunç kazan uzun yıllardan beri bilinen örneklerdir. Urartu egemenlik sahası içinde veya Urartu sınırları dışında kazılar ile ele geçen kazan veya kazan eklentileridir. Eklentili kazanların kökeni. Bu tanımlardan anlaşılmakt a d ı r ki kazanlar dini merasimlerin bir aşamasında gerçekleştirilen sıvı kurban ile (libasyon) ilgilidir. Altıntepe'de bulunan kazanın ağız kenarında döküm yöntemi ile yapılmış. Altıntepe örneğinde olduğu gibi bazı tunç kazanların ağız kenarları çeşitli hayvan başları ile süslenmiştir. ağız kenarı demir çubuk ile güçlendirilmiş tahrip olmuş tunç kapağın bu kazana a i t olması gereklidir. Büyük boyutlu tunç veya bakırdan yapılmış Urartu kazanlarının varlığı ile ilgili üç ana kaynak vardır. Urartu denizaşırı ticare ti ni n sonucu olarak benimsenmiş ve bıı t i c a r e t i n boyutları konusunda da tartışmaları başlatmıştır. Tunç levhalardan yapılan kazanların doğal nedenler ile t a h r i p olma şansları çok fazladır. Büyük boyutlu kazanların tapınaklardaki kullanım amacı ile ilgili en a ç ı k l a y ı c ı bilgileri yine II. I laleli nin önünde kurban sunmak için kullanılan re içi kurban törenine (üt şarap ile dolu olan 80 litre kapasiteli büyük kapaklı kazandan" söz etmektedir. Kazan eklentileri içinde en yaygın kullanılan boğa ve siren eklentileridir. Ayanıs Kalesinde "payeli salonda'' bulunan tahrip olmuş tunç kazanın.KAZANLAR Urartu metal işçiliği içinde çok önemli bir yeri tunç veya bakırdan yapılmış büyük boyııtkı kazanlar alır. siren w griffon gibi eklentileri olanlara "eklen-tili kazanlar" adı verilir. Sargon'un kayıtları Musasir'dc ele geçirilen ganimet arasında 'etraftan yabani öküz. Tl.o8 metre çapındaki ve 700 litre kapasiteli iki tunç kazan ve Altıntepe'de anıtsal mezarın girişinde ortaya çıkan 300 litre kapasiteli. Burada tanımlanan şüphesiz eklentili gümüş kazanlardır. aslan veya grifon bası olarak şekillendirilen bu ilaveler "kazan eklentileri" olarak adlandırılmıştır. Erzincan yakınlarında kazılan Altıntepe'de ele geçmiştir.lu payenin yanında bulunan. Sargon tapınakta yağma ettiği gan i m e t i n listesinde "tunç kapaklını ile birlikle içi 50 ölçek su alabilen büyük bir kazandan re Urartu kralına ait olan. Asur yazılı kaynaklarında anlatılan veya Asur ve Urartu betimlemelerinde gösterilen büyük boyutlu kazanların gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. hemen yanında yeralan kireç taşı libasyon sunağı ve kanalları ile dini bir işlevi yerine getirdiği kesindir. Nitekim Varto yakınlarındaki Kayalıdere'dc ortaya çıkartılan tapınak avlusunda ve tapınağın giriş kapısının hemen karşısında üc ayaklı bir kazanın varolduğu kanıtlanmıştır. siren. biri 'payeli salonda" diğeri ise kalenin batısındaki "depo mekanlarında'" olmak üzere iki tunç kazanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Griffon eklentileri ise daha çok Ktrurya ve Yunanistan'da ele geçmiştir. Sargon'un sekizinci sefer kayıtlarında bulmak mümkündür. Bazı Urartu tunç kemerleri üzerinde resmedilen çeşitli amaçlı merasimler sırasında büyük boyutlu kazan veya kapların kullanıldıkları bilinmektedir. Kazanların depolama amacı dışında dini merasimlerde de kullanıldığına ait bir veri. Sargon'un Musasir kentinin yağmasını resimleyen Korsabad kabartması üzerinde de Haldi tapınağının önünde iki adet büyük boyutlu kazan resmedilmiştir. Asur kralı II.

Boğa basları boynuzludur. Bir grup bilim adamı ise Gordion ve Yunanistan'da ele geçen kazanların ve boğa eklentilerinin yerel üretimler olduğunu. Kazanların ağız kenarına monte edilen sirenlerin bir çoğu kazanı taşımak a m a c ı y l a yapılmış halkalara sahiptirler. Her iki grup eklentide de alın yine alışageldiği gibi dikdörtgen olarak biçimlendirilmiş. Eklentili veya eklemişiz kazanların tapınakların önünde ver alması bu öğelerden biri midir bilinmemektedir. Kapların ağız kenarlarını süsleyen benzer boğa veya kus basları İlk Tunç Çağ'ın son evresinde Kıbrıs'ta da görülebilmekledir. Musasir.535 kazan verdiği hatırlanmalıdır. Asur ve "adlarını yazmanın kolay olmadığı"ülkeler bu armağanların geldiği ülkelerdir. alın dikdörtgen olarak biçimlendirilmiştir.Ö. Gordion örneğinin bir Uraıtu üretimi olup olmadığı hala tartışmalıdır. Bu soruların yanıtları kazılardan çıkacak yeni yazılı ve arkeolojik belgeler île verilebilecektir. Delfi. yüzyılın ortala-nndan geriye gidemez. Alın üzerindeki saclar sarmallar ile biter Toprakkale'de ele geçen iki boğa eklentisi genel hatları ile Altıntcpe örneğine benzemesine karsın kaslar. Kirhi. Bilinen en erken tarihli Urartu eklentili kazanı sekizinci yüzvılın sonuna tarihlenebilmek-tedir. katına kadar geri gitmekledir. l ramı'ya haraç olarak 1. Urartu üretimi olan boğa eklentileri ve eklentili kazanların. detaylar önemli ölçüde stilize edilerek verilmiştir. Siren eklentili kazanlar Anadolu'da. kentin İspuini taralından ele geçirilmesinden sonra Musasir Tanrısı Bağbartu'dan alınarak. binyılın başlarından itibaren kullanılmıştır. Üç ayak üzerinde duran büyük kazanların Anadolu'daki erken örnekleri de Kalleş Karum'un II. kaşlar ve ağız-burım yöresi plastik olarak işlenmiş. Sirenler insan vücutlu. Bu kabartma Musasir'in yağma edildiği M. Urartu Tanrısı Hakliye i t h a f edildiği bilinmekledir. kısa boynuzlara ve yuvarlak alına sahiptir. kanatlı ve kuş kuyruklu fantastik yaratıklardır (Çizim 26-28). 2. I ramı sınırları dışında bulunan boğa eklentilerinin sayısı pek fazla değildir. Bazı bilim adamları Gordion'da ve bazı batı merkezlerinde bulunan boğa eklentilerinin L'rartu üretimi olduğunu ve bu yerleşme yerlerine Iramı ile batı dünyası arasında varolan ticaret yoluyla gittiğini savunmaktadırlar. Ancak tapınak ve tapınaktan alınan eşyalar daha önceki bir tarihte de yapılmış olabilir. dört adet perçin ile kazanın ağız kenarının altına tutturulmuştur. Burada bulunan bir mühür baskısı üzerinde üç ayaklı bir kazan betimlenmiştir. Tanrı H a k l i n i n Uramı'ya Musasir'den geldiği doğrultusunda yapılan bazı önerilerin var olduğu da unutulmamalıdır.şpu ıni'nin fethinden önce de vardı. ancak boğa ek-lentisi fikrinin doğu kökenli olduğunu önermişlerdir. Yunanistan örnekleri genellikle bir halka deliğine. Hatta tapınağın bir Urartu tapınağı olmadığı. Kuzey Suriye ve Asur dahil tüm komşu ülkeler halkları tarafından saygı gören bir dini merkezdi. bir çoğu Toprakkale'de olmak üzere. Çok sayıda boğa eklentisi Iramı sınırlarından bir hayli uzakta. olasılıkla da Kuzey Suriye'den geldiği fikri değerini yitirmeyecektir. Yunanistan'da Olimpiya.Ö. Urartu.725-700 yıllarına tarihlenen Gordion'daki Büyük Tümülüs'te bulunan bir kazanın üzerindedir. Delos. Hlimizdeki örneklerden daha erkene tarihlenen eklentili kazanların gün ışığına çıkartılamaması durumunda bu geleneğin ITaıtu'ya başka bir kültür bölgesinden. Bu buluntuların en önemlisi M. Urartu Sanatında yaygın olarak kullanılan eklentilerden diğeri sirenlerdir. Olasılıkla tapınak önündeki kazanlar İ.lentİSİ. Urartu egemenlik sıradan içinde ve Gordion'da. Boğa baslarının üzerinde olasılıkla kazanın taşınması için kullanılmış bir halka deliği vardır. Ptoon. 714 yılına tarihlenmektedir. Tapınağın avlusunda üç ayak üzerinde durduğu önerilen bu kazanın eklentili olması durumunda bile tarihi MÖ. kadın veya erkek başlı. Yuvarlak gözler. Urartu sınırları içinde bulunan diğer boğa eklentileri Urmiye Gölünün güneybatı kıyısındaki Guşçi Köyünde ve aynı yöredeki Karmir-blur kazılarında ele geçmiştir. Bu nedenle Musasir ganimet listesinde sözü edilen birçok mal bu kent yöneticileri ve halkları taralından tapınağa armağan olarak sunulmuştu. Bu noktada Musasir tapınağının önünde yeralan iki adet üc ayaklı kazanın t a r i h i ve kime ait olduğu önem taşımaktadır. Yağma listesindeki Tabal. Kodoş ve Atina'da: İtalya'da 125 . bir Urartu buluşu olup olmadığı tartışmalıdır. Alın Urartu'da bulunan örneklerin aksine üçgen olarak biçimlendirilmiştir. Madeni veya pişmiş toprak büyük boyutlu kapımı ağız kenarlarına boğa başlarının yerleştirilme geleneği Anadolu'da MÖ. Yunanistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. Musasir kentinin ve tapınağının ele geçirilişi ile Urartu'ya gelen bazı kültürel öğeler olabilir. S. Kayalıdere kazanının eklentilere sahip olduğu bilinmemekledir. gözler ve saçlarelakı detaylar çizgiler ile belirtilmiştir. Kumahalhi ülkesi kralı Kuştaşpili gibi bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri krallarının.

Siren eklentilerinin sahip olduğu stilis ti k özelliklerin. sirenlerin kökeni ve kaynağı ile ilgili olarak Kuzey Suriye'nin de önerilmesine neden olmuştur. olasılıkla Urartu ve bazı Kuzey Suriye Kent Devletleri arasında kurulan t i c a r i işbirliği ve bunun sonucu olarak oluşan ortak üretim atölyelerinden kaynaklanabilir. Birçok siren eklentisi üzerinde gözlenen Urartu stilistik özelliklerinin kaynağı. Yakındoğu'nun çok önemli bir maden işleme merkezi durumunda olan Urartu ülkesi ile batı dünyası arasında varolan ticaretin sonucu olarak benimsenmiştir. Siren eklenti ve eklentili kazanlarının Yunanistan'a ve İtalya'da F. Zincirli gibi Kuzey Suriye Kent Devletleri plastik eserlerindeki benzerlikler yuka ndaki fikri desteklemektedir. Bu örnekler ile Toprakkale'de bulunan Urartu eklentileri arasında varolan bazı stilistik farklılıklar ve Kargamış. Bu örnek aslında. 126 . Söz konusu ticaretin Urartu Krallığfnın farklı dönemlerinde Al-Mina ve Tarsus gibi Doğu Akdeniz veya Trabzon gibi Doğu Karadeniz limanlarından veya Gordion üzerinden giden karayolu ile gerçekleştiği bilinmektedir. Bazı bilim adamları Gordion'da bulunan sirenlerin bu ülkede üretildiklerini. üzerindeki yazıt ile M. batıda bulunan diğer sirenlerin ise Kuzey Suriye malı olduklarını önerirler. 8.trurya mezarlarına kadar geniş bir coğrafi alan içinde ele geçmiş olması. Urartu metal ustalarının ve batı ile Urartu ve Kuzey Suriye arasında gerçekleştirilen ticaretin bu malların geniş bir alana yayılmasında ve çok geniş bir kullanım alanı bulmasındaki payı yadsınamaz.ise Praeneste ve Yetulonia'da ele geçmiştir. Karmir-Blur'da bulunan bir aslan eklentisi. Üzerinde Urartu kralı II.Ö. Sarduri'ye ait bir yazıt bulunan aslan eklentisinin bir kazanı süslediği konusunda kesin kanıt yoktur. I r a r t u ' d a boğa ve siren eklentilerinin dışındaki tek örnektir. bulunan tüm eklentilerin tarihinden de eskidir ve Urartu maden sanatında eklentili kazan geleneğinin öncesini göstermesi bakımından önemlidir. Etrurya'da bulunan ve üzerinde siren ve gri fon eklentileri ile birlikte aslan eklentilerinin de yenildiği kazan. Aslan eklentisinin önemli özelliği. Siren eklentiler i ni n ve siren eklentili kazanların kökeni neresi olursa olsun. Kuzey Suriye plastik sanatı ile olan benzerlikleri. Boğa veya siren eklentileri de dahil olmak üzere bu kadar eskiye giden bir eklenti Urartu kazılarında henüz bulunmamıştır. yüzyılın ortalarına tarihlen-miş olmasıdır. Karmir-Blur örneğinin de bir kazanı süslediğini hatırlatmaktadır. Ancak Kuzey Suriye kazılannda hiç bir siren eklentisinin ele geçmemiş olması gerçeğini de unutmamak gereklidir.

Kanatlı siren eklentileri t (Merbut A'. 230.B._ Kanath eklentiler .Sirenler (PtotTOVSkü B. i nırtıı A MetalUKtrking tenler in tbe First MÜlennium BCE'.im 26 I İ İ İ İ L kazanların ağız kenarlarındaki siren eklentileri <Merhav l<. (Editör). Kes. Res 83 -4) 12" . Vrartıt The Kİngdom uf Van and its Art. 1991. Jenısalem. ımuini.Jerusarlem....CM. 1991. 62ı Cızım 2H .1a 8. Res. 8. 1967. (editör). Umrtu-A Metakvorking Centerin the First MÜlennium B.2) Çizim -. 230.

kalelerin düşman tarafından yağmalan sırasında ganimet olarak alınıp götürülmesi. 12> . Altıntepe'de ve Karmir-Blur'da yapılan kazılar da Urartıı mücevher sanatı ile ilgili bazı buluntular vermiştir. altın küpe ve bilezikler ele geçen buluntular arasındadır. Ayanıs kazılarından çıkan onlarca altın ve tunç üzerine altın kaplama tekniği ile yapılmış rozetler bunu göstermektedir (Resim 81 >. M. Sandal biçimli küpelerin olasılıkla Kuzey Suriye yoluyla Fenike'den gelmiş olması mümkündür. Üçgen granülasvon tekniği ile üretilen küpelerin ve granülasyon ile bezenmiş nar biçimli küpelerin yakın benzerleri. kıymetli mobilyaları ve hatta duvar bezemelerini de süsledikleri bilinmektedir. Urartu'da mücevher sanatına ait en erken örnekler Menua tarafından yaptırılan Patnos yakınlarındaki Giriktepe Sarayfndan ele geçmiştir. Giriktepe'den daha erkene tarihlendiği dikkate alınırsa bu etkilenmenin doğudan geldiği önerilebilir. Altın. Altıntepe'de özellikle mezarlar içinde ölülerin yanında veya mezar dışında ele geçen kişisel süs eşyaları arasında boncuklar. özellikle Asur yazılı kaynaklarına yansıyan altın ve gümüş süs eşyalarının çeşitliliği de dikkat çekicidir. Urartu madencilik sanatının genel gelişmişliğine paralel olarak altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları da çok yüksek bir işçiliği sergilerler. boğa veya yılan başlan ile tamamlanan bilezikler ve çeşitli kolye ve küpeler. Madik Tepe'nin bir çok buluntusu ile dirik Tepe buluntuları arasındaki yakın benzerlik bir kültürel etkilenmeyi göstermektedir. Günümüzde Van Müzesinde saklanan altından yapılmış bir çok süs eşyası. yüzyılın sonuna veya 8. Kazılarda bulunan bazı takıların aynılarının Asur krallarını betimleyen kabartmalar üzerinde kral tarafından kullanılmış olması. Marlik Tepe'nin. batı İran'da yapılan Marlik kazılarında da ortaya çıkarılmıştır. Urartıı mücevher sanatının ulaştığı seviyeyi sergilemektedir (Resim 73-80). hayvan başlı iğneler. altın ve gümüşten yapılan madalyonlar. bu sanatın gelişmişlik düzeyini ortaya koyacak niteliktedir. 9. Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden üretilen eşyaların. Urartu'nun kuzey bölgelerinde var olduğu bilinen zengin altın ve gümüş madenleri bu gelişmişliğe önemli katkılarda bulunmuş olmalıdır. bir çoğunun yok olmasına neden olmuştur. altın bilezik ve düğmeler sayılabilir. gümüş veya tunçtan yapılmış ve uçları aslan. Bu tür örnekler Fenike sanatında bol miktarda bulunmuştur. çeşidi formda yaka ve saç iğneleri dikkat çekicidir. Altın süsleme elemanlarının kişisel takı olarak kullanılmasının yanında çeşitli elbiseleri. Van Müzesi'nde sergilenmekte olan ve bi li m dünyasında iyi bilinen altın aslan başlı demir bilezik bu sanatın en güzel örneklerindendir. Urartıı mücevher sanatının etkilerinin. Özellikle altından aslan başlı küpe. Karmir-Blur kazılarında altından sandal biçimli küpeler.le geçen eserlerin yanında. F.MÜCEVHER SANATI U ra rtu' Krallığına ait çeşitli yerleşme yerlerinde yapılan bilimsel kazılarda veya yasal olmayan kaçak kazılarda ortaya çıkan ve özellikle altın ve gümüşten yapılmış takılar. Urartu'da bol miktarda ele geçen takılar arasındadır. yüzyılın başına tarihle-nen sarayda bulunan eserlerin teknik açıdan bir hayli gelişmiş oldukları gözlenir. Urartu sınırlarını aştığını kanıtlamaktadır.Ö.

Hayran haslı allın iğne.Resim 74. Van Müzesi Resim 5 .Tunç ianeler Van Müzesi Resim 76 Tunç bilezikler Van Müzesi .

Resim 77 Altın kolye. Van Müzesi .

Van Müzesinde allın bir kolye UCU Resim 79 .Resim 78.Sandal biçimli altın küpe. Van M: .

Van I .Resim 80 .Hayran haslı allın-demir bilezik.

Allın rozetler.Resim 81 . Ayan ıs Kalesi 129 .

Kaideli. Ayanıs Kalesi Resim 83 . çift kulplu kırmızı açkıh kap.Kırmızı açkıh yonca ağızlı testiler 130 .Resim 82 .

sadece ait olduğu kaleye özgü bir mal olarak bulmak mümkündür. Sınırlı malzeme ile varılan sonuçlar.ÇANAK ÇÖMLEK U . Van Kalesi ve Kalecik gibi birkaç Urartu kalesinde bulunduğu söylenen mallardır. Halbuki özellikle son yirmi yılda Van Bölgesi'nde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılarda ortaya çıkartılan binlerce malzeme. Urartu olarak önerilebilecek hiç bir boyalı parça yoktur. Urartu ana yerleşim alanlarından çok uzaklardaki çanak çömlek gelenekleri ile karşılaştırılmış ve önerilere bu şekilde destek aranmıştır. Bu durum Van Bölgesi'nde sürdürülen diğer kale kazılarında da aynıdır. farklı malzeme grupları için yörenin Erken Tunç Çağları'na veya ikinci bin yıllarına kadar geri gidebilmektedir. Erken önerilere veri sağlayan kazı veya araştırmalar. Bu duruma en güzel örnek Ayanıs Kalesi'ne özgü bir işçilikle ürenden taş kaplardır. fakat aynı zamanda formları için de geçerlidir. 7. Urartu. Urartu öncesi katlardan ele geçtiği belirtilmiştir. bir iki örneğin dışında. 7. boyalı kap parçası bulunmamıştır. ancak üretildiği yöre dışına taşmayan örneklerdir. Aslında farklı dönemlere tarihlenen hiç bir Urartu kazısında boyalı çanak çömlek buluntular birkaç istisnanın dışında. yüzyılda kullanım görmüş olan devetüyü astarlı ve ağız kenarlarında geometrik desenler ve özellikle içi taralı üçgenler olan kase ve tabaklar. Urartu çanak çömleği. 131 . Bunlardan ilk grubu daha erkene tarihlendiği önerilen boyalı çanak çömlekler oluşturur. Bu durum sadece çanak çömleğin hamuru veya rengi için değil. Formlar genellikle şişkin kannlı kaplardır. Urartu kalelerinin bazılarında bulunduğu bildirilen ve Ka-ragündüz gibi bazı kazılarda az da olsa ele geçen boyalılar. bir veya iki sezonluk kısa kazı dönemleri veya çok sınırlı yüzey araştırmalarının sonuçlarına bağlı kalınarak yapılmış ve çoğu kez de değerlendirmelerde zorlamaya gidilmiştir.Ö. 1997 yılında dokuzuncu sezonu tamamlanan ve binlerce keramik buluntunun kayıtlara geçirildiği Ayanıs kazısında veya kazısı tamamlanan Dilkayada. Urartu'da tek renkli kera-miklerden önce var olduğu önerilen bu tür ile ilgili bilgilerimiz. Elde edilen veriler şunu göstermektedir ki.yüzyılda görülen sınırlı örneklerin dışında yaygın bir kullanım alanı bulmuş boyalı çanak çömlek geleneği yoktur. Bu kaplamı benzeri bugün için hiç bir Urartu yerleşme yerinde bulunamamıştır. Son yıllarda Van Kalesinde. Urartu çanak çömlek sanatı ile ilgili olarak yapılan bir çok değerlendirme ve önerilerin. Urartu sanatında M. M. Günümüzde Anadolu'nun çeşitli müzelerinde sergilenen ve tipik Urartu kap fomlarına sahip bazı boyalı kaplar da Urartu sınırları içinde herhangi bir usta tarafından üretilen. Bu keramik türü üzerinde boya ile yapılan geometrik motifler vardır. son yıllarda Van Gölü Havzası'nda yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda önemli şekilde değişikliğe uğraması kaçınılmaz olmuştur. Urartu çanak çömlek geleneğinin öncüsünün Urartu ana yerleşim sahası içinde aranabileceğini göstermiştir. boyalı çanak çömlek geleneğinden çok. bir Urartu geleneğinden çok Kuzeybatı İran etkisinde yapılmış ve yayınlarda "triangele ware" olarak adlandırılan örneklerdir. Dilkaya Höyüğü Orta Demir Çağ katında ve Van Kalesi Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda.rartu çalışmalarının başladığı yüzyılımızın başından buyana. tek renkli (monokrom) keramik geleneğine •sahiptir. Ancak araştırmalar göstermiştir ki. bazı yayınlarda genelde iki grup altında toplanmıştır. Van Bölgesinin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek geleneğine ait örneklerdir. Çeşitli yayınlarda sözü edilen bu keramik rurünün. Urartu çanak çömlek gelenekleri arasında bir boyalı türden söz etmek tamamıyle hatalıdır. ele geçmemiştir. Karmir-Blur veya Toprakkale gibi bazı yerleşme yerlerinin dışında. Befli bir kale için çalışan bir ustanın ürünü olan bu tür çeşitli özel mallan Urartu sınırları içinde.Ö. Bu geleneğin kökleri.

Ayaklı kadeh. Van Müzesi Resim #5 .Resim 84.Alçak boyunlu küpçük. Yan Müzesi 152 .

{yanış Kalesi Resim 8^ . bezemeli. siyah atkılı kap parçası.DevetÜyÛ renkli depolama kabı.Resim 86 .Boğa başlı. Yan Müzesi 133 . .

Hoşap Kalesi tiden güneye giden \KJ ti m .* Resim 1 .

Kapların üzerinde hemen her zaman astar ve açkı bulmak mümkündür. Urartu sanatında öncüsü olmadan ortaya çıkan tapınaklar veya ilk kez Urartu tanrılar aleminde rastladığımız Tanrı Haldi gibi. kum ve saman katkısı gözlenebilir. Kırmızı perdahlı Urartu Keramiği. Kap formları geniş bir yelpaze sergiler. Fırınlanmadan sonra açkılanan kapların varlığı da bilinmektedir. Genellikle devetüyü. tabaklar. GÜNLÜK KULLANIM KAPLARI Kazısı yapılan birçok kalede en çok ele geçen keramik türü. Kırmızı perdahlı Urartu keramiği. bu keramiği daha az kullanmışlardır. Ancak Urartu maden işçiliğinde metal örneklerine sıkça rastlanan yonca ağızlı tek kulplu testiler (Resim 83). derin veya alçak kaseler. farklı büyüklükte ve kalitedeki pişirme kaplan yaygın kullanım bulmuş günlük kap formları arasındadır. Bu türe giren kapların diplerinde veya boyun altlarında da çömlekçi atölyesine veya çömlekçiye ait çeşitli işaretler bulmak mümkündür. krallığın merkezinden uzaklaştıkça azalır ve kalitesi düşer. kabın üretildiği atölyenin veya ustanın damgası olabileceği düşünülebilir. kırmızı açkılı keramikler değildir. 'kırmızı açkılı Urartu keramiği" olarak adlandırılan çanak çömleklerdir (Resim 82). İyi bir fırınlamaya sahip olan kap formları arasında derin kaseler. kiremit veya siyah renkli olan günlük kullanım veya depolama kaplarında ortak özellik. Birçok Urartu kabının dip kısmına veya daha az olarak gövde üzerine. bazı hallerde ise baskı yöntemi ile yapılmışlardır. kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği de Doğu Anadolu'da ilk kez Urartular ile görülmeye başlar. Elazığ Bölgesi'nde veya Kuzeybatı İran'da birçok yerleşme yerinde bulunan mallar kalite açısından çok farklıdır. Bu gruba giren siyah renkli ve açkılı kaplar bazı Urartu kalelerinde bol miktarda ele geçmiştir. Bu işaretlerin anlamı tam olarak bilinmemekle birlikte. alçak boyunlu ve düz dipli depolama küpleri. Kap formları ve özellikle kabın üzerini bir kabuk gibi saran kalın astarı ile tanınan bu keramik türü Urartu sanatı için bir simge durumundadır. yuvarlak geniş ağızlı depo küpleri veya minyatür kaplar. Genellikle kale kazılarından elde edilen bu türe ait örnekler. İnce uzun. birçok Urartu kalesinde ortaya çıkmış olmasına karşın.KIRMIZI AÇKILI KERAMİK Urartu keramiği olarak niteleyebileceğimiz örnekler. Kaplar üzerinde herhangi bir bezeme elemanı genellikle yoktur. kahverengi. kırmızı açkılı mallara oranla c<>k daha fazladır. Kırmızı perdahlı kapların formlarında bir standartlaşma yoktur. kulpsuz alçak boyunlu küpçükler (Resim 84). Kırmızı renkli astarın metal kapları taklit etmek için kullanıldığı önerilmiştir. Kaplar genellikle fırınlanmadan önce astarlanmış ve açkılanmış ve olasılıkla bir deri veya güderi ile cilalanmıştır. Bezeme genellikle yoktur (Resim 86). kap henüz ıslak iken vurulan damgalar da keramiklerin üretim merkezleri veya üretim ustaları ile ilgili olmalıdır. Daha kaba bir hamuru olan kaplarda. geniş kullanım alanını Van Gölü Havzası'nda bulmuştur. Özellikle Çavuştepe ve Karmir-Blur gibi yerleşme yerlerinde bulunan siyah kapların bazıları üzerinde bezeme de bulmak mümkündür. Olasıkla fakir halk veya Urartulu olmayan farklı yöre halkları. kırmızı perdahlı teknikte yapılan bazı kaplardır. Bu işaretler aynen kırmızı perdahlı kaplarda olduğu gibi bazı durumlarda kazıma. Aksine farklı renklerde ve biçimlerde yapılan ve daha çok günlük işlerde veya çeşitli katı ve sıvı maddeleri depolamakta kullanılan malların oranı. Hemen her çeşit formda kırmızı perdahlı açkılı keramik üretilmiştir. Bu keramik türüne Urartu halkını simgelemesinden kaynaklanılarak. Sözkonusu kcramiğin yoğun olarak kullanıldığı yerleşme yerlerinde Urartu dilini konuşan. keskin profilli veya S-şekilli tabaklar. Kapların hamuru iyi elenmiş kil ve bazı durumlarda ince kum katkısı ile hazırlanmıştır. ayaklı kadehler (Resim 85). az miktarda ince kum katkıya sahip hamurlarıdır. geometrik veya ay veya yıldız gibi işaretler mevcuttur. geniş ağızlı kaplar ve depola- 13* . keskin veya S-profilli kase veya çanaklar. Kulplu olan bazı testi veya diğer kapların kulplarının gövde ile birleştiği yerlerinde veya kulp üzerinde genellikle sivri bir kalem ile kazınarak yapılan çeşitli bitkisel. Krallığın farklı yörelerinde egemenlik altına alınan yöre halkları ise daha önceden bildikleri ve kullandıkları çanak çömlek türlerini kullanmaya devam etmiş olmalıdırlar. Biainili keramiği" adının verilmesi de önerilmiştir. Urartulu halkın yaşadığını önermek mümkündür. büyük oranda Urartulu olan sınıfın yoğun olarak kullandığı bir çanak çömlek türüdür.

J .

Küplerin üzerinde kapasitelerini gösteren çivi yazılı veya hieroglif yazılar vardır. kırmızı açkılı Urartu Keramiği.ma küpelikleri vardır. Kırmızı açkılı çanak çömleğin dışında kalan kaba ve siyah renkli keramiklerin M.Ö. benzer örnekleri bu mezarlardan elde edilmiştir. Bastam veya Karmir-Blur gibi birçok kaledeki magazinler içinde bulunan bu küplerin olasılıkla kullanılacakları mekanlar içinde. Karın çapları 1. bina henüz tamamlanmadan üretildiklerini ve fırınlandıklarını önermek mümkündür. Urartu keramiklerinin aksine büyük depolama küpleri üzerinde yaygın olarak bemeze kullanıldığı bilinmektedir.Ö. Geç Erken Demir Çağ'a bir başka tanımla Urartu Beylikler Dönemi'ne tarihlenen Karagündüz veya Dukaya gibi mezarlıklardan elde edilen çanak çömlek örnekleri. Ayanıs. 3-binyıla kadar geri giden benzerleri vardır. Urartu Krallık Dönemi'nde kullanılan birçok kap formunun öncüleri olarak gösterilebilir. Bu nedenle. Urartu keramik sanatında gözlenen çanak çömlek çeşitlerinin bazılarını ve bunlara ait form-lan Van Bölgesindeki Urartu öncesi yerleşmelerde bulmak mümkündür. Eyalet merkezi durumundaki bazı kalelerde bu küpler. Küplerin dayanıklıklarını artırmak.75 metreye ulaşan bu küpler içinde. Urartu Krallık Sanatı'nın bir diğer simgeleyici öğesi olarak Krallığın başından itibaren. 2. Malzemenin değerlendirilmesi açısından yanıltıcı olan bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. Bazı kalelerde ele geçen çok iyi perdahlı siyah kaplar (Resim 87) için yanıltıcı bir durum söz konusudur. 135 . bin-yıla tarihlenen mezarlardan elde edilmiştir. Genellikle boyun altında ve gövde üzerindeki halat motiflerinin dışında omuz üzerine yapılmış üçgen şekilli kabartma veya göçük üçgenler. Ancak kap formları açısından önemli benzerlikler olmasına karşın. DEPOLAMA KÜPLERİ Urartu kalelerinde yürütülen kazılarda bol miktarda bulunan çok büyük boyutlu depolama küpleri. ihtiva ettiği yiyecek veya içeceği daha iyi muhafaza edebilmek ve içlerindeki maddelere daha kolay erişebilmek amacıyla karınlarının biraz üstlerine kadar toprağa gömüldükleri kazılarla ortaya çıkartılmıştır (Resim 84).5 metre.15 metreye varabilmektedir (Resim 88 ve Çizim 29). Urartu keramik sanatının çok çarpıcı ürünleri arasındadır. Bir çok Urartu Kalesi'nde olduğu gibi son yıllarda kazılan Ayanıs Kalesi'nde de depo mekanlarına ait kapıların her zaman depo küplerinin boyutlarından küçük oldukları saptanmıştır. küpe dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmıştır. ağız çapları 0. bezeme unsuru olarak kullanılmışlardır. Hatta kırmızı perdahlı kapların bile. Urartu çanak çömlek geleneğini Van Bölgesi'nin erken kültürlerinden tamamiyle soyutlayarak incelemenin hatalı olacağı düşüncesindeyiz. kalede yaşayan insanların veya bir muhasara sırasında kaleye sığınmak durumunda kalan kişilerin ihtiyacı olan yiyecek ve içecekler saklanmıştır. Yoğun yangın geçirmiş mekanlarda bulunan siyah renkli kapların bazları aslında yangın geçirmiş kırmızı perdahlı kaplardır. Bu durum Urartulu mimarın kalelerini önceden çizilmiş bir plana bağlı olarak aşamalı şekilde inşa ettiğinin önemli bir kanıtıdır. kalitesi düşük olsa da. Urartu'da yaygın olarak kullanılan keskin profilli kase ve çanaklar da Van Bölgesin'de M. Kanımızca tüm omuz boyunca uygulanan bu kabartma ve göçük üçgenler. halktan toplanan verginin depolanması için de kullanılmıştır. Kale içinde yeralan anıtsal yapılanıl bodrum katlarına yerleştirilen küplerin boylan değişiklik göstermesine karşın 2. belki de krali atölyelerin ürettiği bir "saray keramiği" olarak yoğun kullanım bulmuştur.

Çizim 29 .Büyük boyutlu depolama küpü 136 .

J .

HEYKEL ve KABARTMA SANATI

rartu sanatında üç boyutlu insan veya hayvan heykellerinin sayısı son derece azdır. Günümüzde Gürcistan Müzesi'nde saklanan ve Van'dan götürüldüğü bilinen bir insan heykelinin dışında, normal boyda bir başka taş veya tunç heykel bilinmemektedir. Sözü edilen taş heykelin başı ve ayak kısmı eksik olmasına karşın, korunan yüksekliği 1.28 metredir. Heykel, sakallı ayakta duran bir kişiyi betimlemektedir. Arkeolojik kazılardan hemen hiç bir heykelin gün ışığına çıkartılamaması, Urartu'da böyle eserlerin üretilmediği veya çok az üretildiği ananıma gelmemelidir. Bazı Asur yazılı kaynakları ve betimlemeleri, tunçtan üretilen büyük boyutlu heykellerin varlığını göstermiştir. 11. Sargon'nun Musasir'in yağması ile ilgili verdiği bilgilerde "... kaideleri de tunçtan dökme olan ve kapılarını koruyan dört büyük heykeli, kutsal alanı tunç dökme dan l rartu kralı İşpueni'nin oğlu tştarduri'nin kralı yüceliğini simgeleyen hir adet dua eden heykeli...sol eli kutsama pozunda olan tanrı d iademi giyen kutsal alanı ile birlikte 60 laleni tunç ağırlığındaki t rartu kralı Argisli'niu heykelini: üzerinde kendi mağrur yazıtı iki alım re bir arabacım ile ellerim i rartu krallığını kazandı' kazınmış olan. kutsal çevresi ile birlikte tunçtan dökme Rusa re iki su carı ri re arabacısının heykelini..." diğer zenginliklerle birlikte alıp götürdüğünü söylemektedir. Asur kralı bu bilgiler ile yetinmeyerek tapınağın önünde duran tanrı ve hayvan heykellerini, tapınağın yağmasını betimleyen kabartma üzerine de resimlemiştir. Kabartmada tapınağın giriş kapısının önündeki platform üzerinde, payelerin hemen önünde duran iki tapınak bekçisi heykeli hemen göze çarpmaktadır. Aynı kabartma üzerinde Asurlu askerlerin konik bir miğfer giymiş bir Urartu insan heykelini baltalarla parçaladıkları resmedilmiştir. Bu veriler Urartu'da tunç heykellerin, krallığın erken dönemlerinden itibaren birçok Urartu kralı döneminde üretildiği göstermektedir. Ancak madeni eserlerin yeniden dökülmek üzere yağma edildikleri gerçeğini de unutmamak gereklidir. Sargon'un Musasir tapınağından veya diğer Asur krallarının farklı Urartu kalelerinden ele geçirdiği birçok madeni eseri bu şekilde yok ettiğinden şüphe edilmemelidir.

ANITSAL HAYVAN HEYKELLERİ
Korsabad kabartması üzerinde tapınağın platformunda yavrusunu emzirmekte olan bir inek beykeli de dikkati çekmektedir. Küçük boyutlu, tunç ve altın gibi çeşitli madenlerden üretilen heykelcikler bazı Urartu kazılarından bilinmektedir. Ancak Korsabad kabartmasında görülen normal boyutlardaki veya normalden daha büyük ölçülerdeki Urartu hayvan heykelleri yakın yıllara kadar bilinmemekte idi. Van'ın Gevaş İlçesi yakınındaki Çelme Hatun mezarlık alanının civarında ortaya çıkartılan bir aslan protomu (Çizim 30) ve Van'a bağlı Alaköy yakınındaki Garibin Tepede bulunan andezit taşından yapılmış üç aslan protomu, Urartu plastik sanatlarında anıtsal hayvan heykellerinin varlığını kanıtlamıştır. Gevaş'ta bulunan aslan heykelinin başı tamamen tahrip olmuştur. Tek bir taş bloğundan yontulan aslan protomunun yüksekliği 2.45 metre, genişliği ise 1.00 metretlir. Aslanın yelclc-Urartu sanatında gördüğümüz şekilde spirallerle süslenmiştir. Yine birçok hayvan betimlemesinçle görülen kulaktan boyuna doğru uzanan yaka. olasılıkla bir Kuzey Suriye etkisi olarak, bu eserde de --.::: Alaköy yakınınçlaki Garibin Tepede bulunan ve günümüzde Van Müzesi'nde sergilenen üç ay-n aslan heykel veya protonuma ait bloklar, kaçakçılar tarafından kırılarak tahrip edilmiştir. 1.00 metre- yüksekliğinde ve 0~1 metre genişliğinde olan bir aslan protomu. Gevaş örneğinin aksine yelesiz

157

50cm

Çizim 30- Gevaş anıtsal askın heykeli (Sevin V., An Urartian Lionform Gevaş, Van, Nimet Özgüç Armağan Kitabî. Ankara. 1993 Res.l)

Çizim 31 - Adilcevaz Kabartması. Kutsal hayvanı boğa üzerinde Tanrı Teiseha I Hu mey. C.A.-Laıvson G.R.. "Urartian Relie/'s al Adilcevaz on Lake Van. and a Rock Reiiefform üte Karasu near Birecik", Anatolian Studies 8,1985, AV-c 2)

138

gs» -* -/> Resim 89 . Van Müzesi 139 .Adikeıaz Kabartması.

Adilcevaz kabartmasının özgün kullanım yerinin Ket Kalesi olduğu kabul edilmesi durumunda tarihinin de kaleyi inşa ettiği bilinen II. Arabanın oku elips şeklindedir ve boyunduruk tomurcuk motifleri ile süslenmiştir. Teişeba sol elinde bir kase. Bu kabartmanın da kaleyi inşa ettiren kral II. Bir elinde kase. SAVAŞ ARABASI KABARTMASI Kum tası bir blok üzerine betimlenmiş savaş arabası motifi. sağ elinde ise bir mızrak ucu veya bir bitki taşımakladır. Kulelerin alt kısımlarında içe dönük kenarlara sahip pedestaller üzerinde. Tanrının önünde ve arkasında balık kılçığı şeklinde taranan ağaçlardan oluşan birer kutsal ağaç vardır. tepesinde çift volütlu bir güneş kursu ve iki yanında boynuz olan silindirik bir başlık vardır. 1996 yılı Ayanıs Kalesi kazılarında "Payeli Salona" girişi sağlayan bir kapının iki yanında su mermerinden yapılan iki adet yuvarlak kesitli. bu tür kabartmaların en bilinen ve güzel örneklerinden biri. sol ayağını sırtına basmaktadır. m Müzesinin bahçesinde sergilenmekte olan ve yayınlarda "Adilcevaz Kabartması" olarak bilinendir (Resim 89 ve Çizim 31). Arabanın kasası küçük ve dikdörtgendir ve altı ispitli küçük tekerleklere sahiptir. Sözünü ettiğimiz anıtsal hayvan heykellerinin. Rusa tarafından yaptırılmış olması kesindir. Ancak konturlar açıkça bellidir. yüzyıldan önceye giden bir örneği henüz gün ışığına çıkmamıştır.5 metreyi bulmaktadır. Haldi başındaki başlık ve üzerindeki tunik ve manto ile bir önceki kabartmanın tüm özellikleri taşır. çağdaş Kuzey Suriye veya Asur sanalında olduğu gibi.Ö.685-()45) olması gereklidir. 7. Ayak bileklerine kadar uzanan ve kısa bir tunik üzerine giyildiği anlaşılan manto ve tunik son derece zengin çeşitli geometrik motifler ve rozetler ile süslenmiştir. iç bükey kenarlı pedestal gün ışığına çıkartılmıştır. Büyük olasılıkla bu bloklar aynı özellikleri taşıyan diğer bir kabartma ile anıtsal bir kapının iki yanında karşılıklı durmakta idi. Atlarda gem yoktur. Urartu sanatında II. Ayanıs pedestallerinin ortalarındaki delikler ol as ı l ı kl a ahşap malzeme üzerine boya ile yapılan ağaç motiflerinin durması için kullanılmıştır. Tas plaka üzerinde içinde sürücüsü olmayan bir savaş arabası ve arabayı çeken atların ayaklarının altında yerde yatan i k i düşman betimlenmislir (Resim 91). Tanrının sağ tarafındaki kılıcın kabzası görülebilmektedir. kale veya önemli yapılara ait kapılarda yer alan kötü ruhları kovan "kapı koruyucuları" olmaları gerekmektedir. Tanrı sağ ayağını boğanın başına. Kabartma üzerinde karşılı klı duran tanrı kutsal hayvanı aslanın üzerinde betimlenmislir. diğerinde bitki veya mızrak ucu taşımakta olan tanrının elbisesi geometrik motiller ile bütünüyle bezenmiştir. Adilcevaz Kef Kalesi'nde bulunan ve günümüzde Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi nde sergilenen bir diğer taş kabartma ü/erinde bir kale betimlemesi ve kalenin kuleleri arasında karşılıklı olarak resimlenen iki tanrı motifinden oluşmaktadır (Çizim 32).yapılmıştır.Ö. Ancak kulaktan boyuna uzanan yay şeklindeki yaka ve Urartu aslan heykelciklerinde gördüğümüz küçük düğme şeklindeki kulaklar belirgindir. Rusa İle yaşanan rönesansın bir üründür. bugün \ . olasılıkla Adilcevaz örneklerinden daha erkene tarihlenmektedir. bu tür kabartmalı a nı t s a l taş süsleme elemanları. Öyle görülmektedir ki. ADİLCEVAZ KABARTMASI Bazı yapıların ana girişlerinin iki yanında veya bazı mekanların duvar veya payelerinin süslenmesinde kabartamalı taş bloklarının da kullanıldığı binmektedir. Fn az altı taş bloğundan oluşan kabartmanın yüksekliği 3. gözetleme kulelerinin arasında ağızlarında tavşan taşıyan kartallar ve kartalların arasında bitki motiflerinden oluşmuş birer kutsal ağaç vardır. Adilcevaz Kef Kalesi içindeki bazı mekanlarda yeralan payeleri (Resim 90) süslediği önerilen kabartmada. Hu tanrı Haldi olmalıdır. Teişeba'nin başında. Savaş arabası üzerinde sergilenen bu ve diğer bir çok stilistik özellik Urartu sanatına 1*0 . Mızrakla yaralanmış veya öldürülmüş olan düşman motifi daha sonraki bir kullanımda kazınarak kaldırılmıştır. Rusa döneminden (M. Pedestal üzerinde duran ağaç motifleri Asur sanatında da vardır. Ancak bu örnekteki önemli fark tanrının kanatlı olarak betimlenmiş olmasıdır. Adilcevaz Ka-bartmasındaki kutsal ağacı oluşturan balık kılçığı taralı ağaç motiflerinin aynı vardır. Adilcevazcla Ortaçağda da iskan görmüş bir kalede devşirme malzeme olarak kullanılan taş blokları üzerinde bir boğa üzerinde ayakta duran Tanrı Teişeba betimlenmislir. Sözü edilen anıtsal kabartmaların M.

Çizim 32 . JM£ Resim 90.Adilcevaz Kef Kalesi kabartmaSi üzerimle Taun Haldi.Adil f Kalesi II Kusa donemi Mİ .

ülkelerini ele geçirdi. Ancak 1996 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tunç kılıç (veya mızrak) (Resim 92-93) üzerindeki II. Rusa'ya ait yazıt "şuri" sözcüğünün kılıç veya mızrak veya genel anlamda silah olduğunu kanıtlamıştır.Kuzey Suriye kültür bölgesinden gelmiş olmalıdır. Bu yazıtlarda geçen "şuri" sözcüğünün "araba" olarak çevrilmesi yukarıdaki önerinin yapılmasını sağlamıştır."diye başlamaktadır. yüzyıldan sonraki bazı yazıtlar Tanrı Haldi arabası (veya silahı ) ile savaşa çıktı ve . Bu öneri için gösterilen kanıtların başında bir çok Urartu krali yazıtının ilk cümlesindeki bir anlatım gelmektedir. 8..Ö.Savaş arabası kabartması.. yüzyılın başlarına tarihlenmelidir. Ancak Van Müzesi'nde sergilenen sürücüsüz ve savaşçısız arabanın Tanrı Haldi'yi veya bir başka Urartu tanrısını simgelediğini benimsemek pek hatalı olmamalıdır.Ö. Savaş arabasının Tanrı Haldi'ye ait olduğu ve Haldi'yi simgelediği önerilmiştir. Ayanıs'te bulunan kılıç/mızrak. Kabartma bu özellikleri ile M.. Tanrı Haldi'nin savaşa arabası ile değil fakat "silahlan ile çıkıp ülkeleri ele geçirdiğini" göstermektedir. 8. Resim 91 .. Öncelikle M.. Van Müzesi 1-12 .

Üzerinde şuri sözcüğü olan yazıtlı kılıç / mızrak 1*3 . Ayanıs Kalesi.Resim 92 .II. Rusa yazıtlı merasim kılıcı / mızrağı. Resim 93 .

Urartu'nun güneyi. bazı noktalarda bu güzergahlar üzerinde el emeği ile bazı inşai faaliyetlere gidilmiştir. Sonuçta Asur. Sardun oğlu İşpuini'nin tahtta geçmesi ile başlayan toprak kazan ma girişimleri ve buna bağlı olarak askeri seferlerin hedefi. Urartu'nun yüzyıllar boyu mücadele ettiği Asur ülkesidir. doğal geçitlerin azlığı nedeniyle kolay kurulamayan iletişim. Her /aman krallığın sadece bir parçasını imha etmiş. yüzyıl sonlarında. Asur ordusu sefer için ayırmak /orunda kaldığı süreyi doldurarak geri dönmek /orunda kalmıştır. Tiglat-Pileser'in 735 yılı Tuşpa muhasarasının dışında. Bu nedenle bu yönden gelebilecek bir tehlikeye karsı güneye giden doğal yollar askeri ile tahkim edilmiştir. Güneye giden yol bütün diğer ana Urar9 . Urartu yayılım politikasının öncelikli hedeflerinin başında doğu ve güneydoğu gelmektedir. Asur askeri seferlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun. Sonuçta Asur ordusu yolu ü/erindeki kaleleri imha etmiş. doğal çevreyi kendi çıkarları yönünde kullanmasınclaki bu başarısıdır. Kuzeybatı İran ve güneydeki Musasir top raklandır. Ancak doğanın olumsuzluğunun Urar-tu'ya sağladığı bir avantaj sonucunda. Asur ordusunun bölgeyi terk etmesinin ardından hayvan sürüleri yaylalardan ovalara geri gelmişler ve ekonomik katkılarını sürdürmeğe devam etmişlerdir. bulabildiği ganimete el koymuştur. yüzyılda bir kerede yapılıp bitirildiğini önermek de mümkün değildir. Olasılıkla Asur'un sadece ormanlara verdiği zarar kısa sürede giderilememiştir. Ancak Urartu-lıı mimarların inşa ettikleri yollara ait arkeolojik kanıtlar bir havli sınırlıdır. Belki de Urartu'nun Yakındoğu tarih sahnesindeki yüzyıllar süren varlığının temel nedeni. fakat ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. ili. Asur ülkesi ile Urartu arasında asılması gerekli yüksek dağ geçitlerinin kar ile kapanması tehlikesi Urartu için her zaman kurtarıcı olmuştur. Ancak aynı durum güney ülkeleri için geçerli değildir. ancak her /aman bir çok kale bu saldırıların dışında kalabilmiştir. ancak geri kalan diğer parçalar kısa sürede tahrip olanı veya olanları onarmıs ve savunma sisteminin içindeki rolünü o bölgeye tekrar kazandırmıştır. Bir iki istisnanın dışında Asur ordusu hiç bi r /aman bir meydan savaşında Urartu ile karşılaşma şansını elde edememiştir. Yüksek dağların arasında bulunan veya yapılan geçitler ve yollar bölgeler arasında kurulan ilişkinin temel unsurlarıdır. Tarlalar tekrar sürülmüş. başkent ile diğer bölgeler arasında bir yol şebekesinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Urartu için lıic bir /aman topyekün bir savaş anlamında olmamıştır. Ancak bu yolların 9. hayvan sürüleri ve belki yiyecek depolan bile tehlikeden u/ak bir yöreye taşınmışlardır.Ö. Asur ordusu hiç bir /aman krallığın merkezine ve başkente ulaşmak şansını yakalayamamıştır. ekinler tekrar ekilmiş ve hasat yine yapılmıştır. ordunun geçtiği bölgelerdeki kalelerde bir muhasara ve buna karşı koyma şeklinde gelişmiştin Güzergah ü/erindeki olası diğer hedefler Asur ordusunun ilerlemesi ile ilgili olarak uyarılmış ve halk toplulukları. Asur ordusunun sefer güzergahına bağlı olarak savaşlar.ZOR COĞRAFİ KOŞULLAR ve URARTU Urartu'yu oluşturan coğrafi bölgeler arasında.Ö. Yolların seçiminde genellikle doğal güzergahlardan yararlanılmış. Asur ordusu sefer sırasında zor coğrafi koşulların kendini engellemesi ile tarımsal alanlardaki bazı kaleleri imha etmiş. 9. yüzyıl ile başlayan genişlemeye paralel olarak kral l ı ğ ı n farklı yörelerine giden çeşitli yollar kullanılmıştır. M. Urartu ile Asur arasında yapılan savaşlar. M. Urartu Krallığı tarafından bir savunma aracı olarak kullanılmıştı. Kuzeybatı İran'dan Urartu üzerine gelebilecek ivedi bir askeri tehlike yoktur. Bu muhasarada bile Tuşpa uzun süre kuşatma alt ı na alınmış. Urartu merkezi yönetim sisteminin sürekliliği ve etkinliğinde çok önemli bir role sahip olmuştur. BÖLGELER ARASI YOLLAR Urartu yerleşim merkezleri ve bölgeleri arasında kumlan bağlantılar. I rar-tu'ya t a r i h i n i n hiç bir döneminde "son darbeyi' vurma durumuna erişememiştir. 9. Urartu yaşamak /orunda kaldığı bu zor doğayı kendi askeri ve ekonomik çıkarları acısından çok iyi kullanabilmiştir. Krallık merkezinin Van Gölünün doğu kıyısına taşınması ile başlayan genişleme ve toprak kazanma politikaları. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi. Farklı kralların saltanatları sırasında oluşan yeni politikalar dikkate alınarak yeni yol güzergahlarının saptanıp uygulamaya koyulmuş olması gereklidir.

Motiflerin kaynağı yabancı değildir. rozetler ve tomurcuk motifleri yer alır. Kalenin maruz kaldığı yoğun yangın nedeniyle büyük kısmı parçalanan kaplar. Bezeme alanı genellikle kabın tüm yüzeyidir. Derin oyuklarla yapılmış köşeleri yuvarlatılmış kanat süsü motifleri taş kaplar üzerinde yaygın olarak kullanılmıştır. Kalem ve burgu izleri bir çok örnekte rahatlıkla görülebilir. bazılarının üzerinde damla motiflerinin yanında lale motifini andıran süslemeler beraber kullanılmıştır. Geometrik motifler arasında üçgenler dörtgenler. Bu motiflerin biri ya da bir kaçı aynı kap üzerine uygulanabilmektedir. Bu sanat dallarına en iyi örnekler taş kaplar ve fildişi eserlerdir. Bu ölçüler taş kapların günlük kullanımdan çok. bu kazıdan çıkan onlarca örnek ile daha iyi değerlendirilme şansına erişmiştir. özel amaçlar için kullanıldığını göstermektedir. Kabın ağız kenarı üzerinde uzanmış bir boğa motifi plastik olarak işlenmiştir. Bazı kapların üzerinde üçgen. parfüm kutusu veya süs eşyası gibi. Karmir-Blur örneklerinin birinin kapağı üzerinde bir kutsal ağacın iki yanında kartal başlı. zig zağlar ve daireler ağırlıktadır. Aslan ve boğa gibi hayvan motifleri. Kapların boyutları oldukça küçüktür. Çeşitli türdeki taşlardan üretilen bazı eserlerin varlığına karşın Urartu Sanatı'nda. Urartu eseri olmadığı önerilmiştir. Kaplar üzerinde yer alan farklı türdeki motifler keskin bir kalem ve burgu ile yapılmışlardır. bir tür volkanik kayaçtan yapılmışlardır. yarı değerli taş. kanatlı iki fantastik yaratık ve ağacın üzerinde bir kanatlı güneş kursu vardır. Söz konusu yangın kapların farklı renklere sahip olmasına neden olmuştur. Karmir-Blur'da bulunmuş olmasına karşın. Urartu sanatında taştan üretilen kaplara Ayanıs kazılarına dek pek fazla rastlanmaz. bitki ve hayvan motiflerinden meydana gelir. Derin oyulmuş geometrik motiflerin içlerinin ahşap. Taş kaplar üzerinde bezeme elemanı olarak kullanılan motifler. kaplar üzerine 144 .0 santimetredir ve sadece bir kısmı korunabilmiştir. belli bir dönemde belli bazı yerleşme yerleri ile sınırlı kalarak uygulanmıştır. Kapak üzerinde plastik bir aslan motifi. altın veya tunç ile doldurulduğuna ait izler vardır. Sahnenin etrafa içi noktalı daire motiflerinden oluşan bir zincirle çevrelenmiştir. Diğer örnek ise kapaklı taş bir kutudur. Kabın formu bir kasedir. Kaplar üzerine uygulanan motifler oldukça zengindir. Ağız çapları 3. Toprakkale bulunan ve kırmızı bir taştan yapıldığı belirtilen kabın ağız çapı 5. Ayanıs taş kaplarının büyük bir bölümü üzerinde Urartu tunç kemerlerinde görmeye alıştığımız bitki motifleri. Motiflerdeki bazı farklılıklar dikkate alınarak eserin. AYANIS TAŞ KAP EKOLU Ayanıs kazılarının başladığı 1989 yılına kadar sadece bir kaç örnek ile temsil edilen taş kapların sayısı. daire ve damla motifi ayrı ayrı bezeme elemanı olarak kullanılırken. yan kenarda ise bir av sahnesi tasvir edilmiştir. Bezemeler genelde geometrik.0 cm ile 13-0 cm arasında değişmektedir. Urartu sanatındaki farklı eserlerde yaygın olarak bulunabilir.TAŞ KAPLAR ramı sanatında bazı sanat dalları ülkenin geneline yayılan bir uygulama alanı bulamamış. taş kap üretimi hiç bir dönemde yaygın bir sanat kolu haline gelmemiştir. Ayanıs dışında bilinen taş kaplardan iki tanesi Karmir-Blur'da bir tanesi de Toprakkale'den ele geçmiştir.

Hayvan şekilli bir başka örnek. Kaplar üzerinde kullanılan tüm motiflerin kaynağının Urartu oluşu bezemeleri yapan ustanın da Urartulu olmasını gerektirmektedir. 7. Ayams'da ele geçen ve şimdiye kadar başka Urartu yerleşmelerinden çok az bildiğimiz bu sanat. şimdilik II. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Karmir-Blur ve Toprakkalcden elde edilmesi bu sanatın bu kralın dönemine. Urartu sanatının diğer bir çok dalında görülen plastik veya yarı plastik boğa başları ile yakın benzerlik gösterir. Baş ve ayakları eksik olan eserin üzerinde ve sırtında derin oyuklarla belirtilmiş süslemeler vardır. yüzyılın ilk yarısına tarihlenebileceğini göstermektedir. Rusa'nın eseri olan Ayanıs Kalesi'ne özgü gibi görülmektedir. olasılıkla bir kabın kulbu olan boğa biçimli parçadır. yani M. Boyun üzerindeki delik ayrı olarak yapılan başın gövdeye oturtulduğunu göstermektedir. Ayanıs dışındaki üç örneğin de II.plastik olarak işlenmiştir. Özellikle bir kabın ağız kısmını oluşturan boğa başı.Ö. 145 .

Arkeolojik kazılardan elde edilen fildişi eserlerin azlığına karşın. Mezopotamya sanatında yaygın olarak görüldüğü gibi. Van'da Toprakkale ve Gökçe Göl civarındaki Karmir-Blur kazılarında bulunan bazı fildişi eserler de Urartu'da yaygın kullanım alanı bulamamış bir sanat dalının ürünleridir. Bölgesinin önemli bir kutsal kenti durumundaki Musasir kentindeki Haldi Tapınağı'na sadece Urartu ülkesinden değil.FİLDİŞİ SANATI rzincan yakınındaki Altıntepe. Altıntepe kazılarında ortaya çıkartılmıştır. bazı Asur yazılı kaynakları fildişinden üretilen bir çok eserin tapınaklara armağan olarak koyulduğunu anlatmaktadır. Çift kanatlı olarak gösterilen kartal başlı adam uzun bir elbise giymektedir. Diğer ellerinde ise bakraç vardır. Toprakkale'de bulunan bir diğer fildişi eserdir. Bu kayıtlardaki fildişi eserlerin kazılarda bulunan eserlerin sayısı ile çelişmesinin başlıca nedeni. Musasir kentinin yağmasını anlatan Asur kralı II. 1*6 . sebzelikler. Bu nedenle kentten yağma edilen ve Asur'a taşınan bir çok fildişi eşyanın. Yukarıya kaldırdığı elleriyle bir nesneyi taşıyan kartal başlı griffon. Urartu egemenlik sahası içinde bulunan fildişi eserlerin en güzel örneklerini oluşturan kuşbaşlı insan motifinin. yakın örneklerini Kuzey Suriye sanatında bulabileceğimiz. Saçlar dalgalı hatlarla ve bir saç bandı ile omuzlara doğru uzanır. diğer bir çok komşu ülkelerden armağanlar gönderilmiş olmalıdır. fildişi içki kapları. Fildişinden yapılmış benzer üç kuşbaşlı adam. baş giysisi ve gözler hakkında bilgi verir. bu komşu ülkelere ait olması kuvvetle muhtemeldir. TOPRAKKALE FİLDİŞİ ESERLERİ Toprakkale'de bulunan fildişinden çıplak bir kadın heykelciği önemli ölçüde tahrip olmasına karşın. Ayakta duran kadın. Üzerlerinde ayak biliklerine kadar uzanan bir manto ve mantonun altında kısa bir tunik vardır. İki ucu kıvrık zülüfler kulaktan boyuna sarkmaktadır. Urartu sanatındaki bazı diğer stilistik öğe ile birlikte bu motifinde. Kadının başında rozetlerle süslenmiş bir başlık yer alır. Saclar bir çok Urartu betimlemesinde görüldüğü gibi bukleler halinde omuzlara sarkmaktadır. fildişi kamalar. 139 fildişi asa. saç modeli. Sargon. fildişi araba. Başın arkasında. Ağız açık ve ağız içindeki dil görülmektedir. iki elleriyle göğüslerini tutmaktadır. Eserin ön kısmı çok tahrip olmuştur. Musasir Tapınağı'na armağan olarak sunulan tüm eserlerin Urartu üretimi olmamasından kaynaklanmaktadır. sebzelikler. Sağlam olan iki kuşbaşlı adam elllerinde bereketlilik sembolü (olasılıkla kozalak) taşımaktadırlar. iki ucu kıvnk bir çift bukle omuza uzanmaktadır. Kuşbaşlı insanlar aynen Toprakkale'de olduğu gibi kanatlıdırlar. kentten ve Haldi tapınağından fildişi heykeller. Toprakkale'de bulunan ayakta duran ikinci fildişi figür bir erkek motifidir. kamalar ve fildişi kakma krali nişanlar aldığını söylemektedir. Figür ayak bileklerine kadar uzanan bir giysiye sahiptir. çağdaş Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatında çok yaygın bir kullanımı olduğu bilinmektedir. bu kültür bölgesinden Urar-tu'ya geldiğini önermek mümkündür.

Altıntepe tapınağının galerisinde ve girişe çok yakın bir konumda ortaya çıkartılan kalçaları üzerine oturmuş aslan heykelciği (Çizim 34) sadece 10. Aslan olasıklıkla üç ayaklı bir sehpanın ayakları süslemekte idi.0 santimetre yüksekliğinde-dir. Yüzdeki ifade önceki aslan da olduğu gibi ürkütücüdür. Aslan başını sola çevirmiş ve hırlar durumda tasvir edilmiştir. ^cık ağızdaki dişler. Aslanlar ile aynı alanda ele geçen kakma tekniğindeki iki fildişi insan yüzü. Urartu'daki fildişi sanatına ait çok ender örneklerdir. öncekinden farklı bir pozda. griibn motifleri (Çizim 33) oyma bir geyik kabartması ve fildişi kakma insan yüzleri. Çizim 33 . Altıntepe II Mezarlar. Gözler badem biçimli. Res 3(> 14- . 1969. Ankara. alın boyunca uzanan ince kaşlara ve badem şekilli çekik gözlere sahiptir. Göz bebekleri kakma olarak yapılmıştır. Bu eserlerin dışında bir kutsal ağaç motifi.Altıntepe den fildişigrifönlar tÖzgüç T. Depo Binası iv Fildişi Eserter. karnı üzerine yatmış ve ön pençeleri ileri uzatılmış durumda şekillendirilmiştir. kırışıklıkların iki yanındaki palmet motifi şeklindeki çizgiler ve badem biçimli gözler aslanın başında gözlenen önemli stilistik özelliklerdir. Tapınağın aynı noktasında ele geçen bir başka fildişi aslan heykelciği.ALTINTEPE FİLDİŞİ İŞÇİLİĞİ Altıntepe tapınak alanında ve mezarlarında ortaya çıkartılan aslan heykelleri. burun kırışıklıkları. süsleme elemanları ve güneş kursları Altıntepe'de gün ışığına çıkartılan diğer fildişi eserlerdir. Yüzde ürkütücü bir anlam vardır. çeşitli heykelciklere ait parçalar. burun kırışıklıkları yine palmet motifi şeklinde yapılmıştır. Aslan heykelciğinin alt kısmında yeralan bir delik fildişi eserin bir başka eşyayı süslemek amacıyla kullanıldığını göstermektedir.

Res. Altintepe ve Toprakkale gibi kalelerin inşa tarihleri dikkate alınırsa bu sanat dalının M. elleri yukarıya kaldırılmış fantastik yaratıklarda da gözlenebilir. Fildişi hammaddesinin Kuzey Suriye'de bol olarak bulunabilmesi. Urartu krallarının M. Altintepe (özgüç T. yüzyılın sonu ve 7. Sanatın diğer bir çok dalında da var olan bu benzerlikler bu iki kültür bölgesi arasındaki bir kültürel alışverişin sonucu olmalıdır. Urartu da ortaya çıkartılan fildişi eserler ile M. Açık ağız.Fildişi aslan heykelciği. 8. ithal edilen ülkenin Kuzey Suriye olduğu varsayımını yaratmıştır. İki ülke yöneticileri arasındaki ilişkiler bu sanat dalının Kuzey Suriye'den Urartu'ya gelmesini kolaylaştırmıştır..Ö. 39-40) FİLDİŞİ SANATININ KÖKENİ Altintepe. 8.Çizim 34 . 1. Depo Binası ve Fildişi Eserler. Altuıtepe II. Mezarlar. Aslan heykelciklerinin stilistik açıdan en yakın benzerleri. Karmir Blur ve Toprakkale'de ortaya çıkartılan fildişi eserlerin Kuzey Suriye Kent Devletleri sanatıyla olan benzerlikleri yadsınamaz. Altıntepe'de bulunan fildişi hammaddesi en azından Altintepe eserlerinin buradaki bir yerel atölyede üretildiklerinin önemli bir göstergesidir. yüzyılın i l k yansında yaygın olarak kulllanıldığı ortaya çıkar. Sakçagözü'nde bulunan aslan heykelleri ve kabartmalarıdır. 1969. Aynı benzerlikler Toprakkale ve Altıntepe'de ele geçen. 8. M. yüzyılda Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu toprakları üzerinde kumlan Urartu siyasal egemenliği bu kültürel etkileşimin kaynağı olmalıdır. Fildişi eserlerin ortaya çıktığı Karmir-Blur.Ö.şbaşlı fantastik yaratıklar ellerinde bir nesne taşımamakla Urartu fildişlerinden ayrılırsa da benzer motif Karatepe. binyıl Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu yakın benzerlik fildişi eserlerin Urartu'ya dışarıdan ithal edildiği önerisinin yapılmasına neden olmuştur. Hatta daha da ileri gidilerek Urartu krallarının bu sanat dalını geliştirmek için Kuzey Suriye'den fildişi ustaları getirttikleri bile önerilebilir.Ö. dişler ve özellikle burun kırışıklıkları bu benzerliğin en önemli öğeleridir. 148 . Ankara. Urartu ülkesine götürdükleri binlerce savaş esiri arasında bu sanatı uygulayan ustalar bile olmalıdır. Sakçagözü taş kabartmaları üzerindeki ku. Urartu fildişi sanatı ile Kuzey Suriye sanatı arasındaki bu benzerlikler eserlerin doğrudan ithal edildiği sonucu doğurmaz. yüzyılda Hate ve Supani ülkelerinden alıp. Kargamış ve Zincirli gibi diğer Kuzey Suriye Kent Devletlerinde bulunabilir.Ö.

bölgedeki dağ. her şeyden önce HindAvnıpa dil ailesine mensup değildir. ancak en dikkate değer benzerliğin Hurri dili ile ol-duğu önerilmiştir Kimi bilim adamlarına göre Urartu dili ile Hurri dili arasındaki yakınlık. Hunice dışında. Olasıdır ki. Urartu dilinde ve çizisi ile kaleme alınmıştır.DİL VE YAZI -W" -y ramı Krallığını kuran insanların kimler olduğu hakkında başvurulması kaçınılmaz olan iki I önemli konu vardır. Urartu dili Türkçe gibi bitişken (aglutinativ) ve ergatif yapılı bir dildir. Urartu dili bu özellikleri dikkate alınarak bir çok dil ile karşılaştırılmış. Bunlardan ilki ve daha önemlisi bu halkın konuştuğu dil veya diller. yani Urartu dilinin Hurncenm geç bir diyalekti olduğu anlamına gelmektedir. Sarduri) ait yazıt Asurcadır. sayıca bir hayli azdır. Belli bir grup yazıt ise kazısı yapılmış Urartu kalelerindeki çeşitli inşaatları anlatan yazıtlardır. Ancak resmi kayıtların devletin resmi di-ık kabul edilen Urartu dilinde yazılmış oluşu. daha fazla yazılı kaynak ve özellikle de tablet bulmakta yatmaktadır. diğeri ise tanrılar aleminin oluşumu ve bu oluşumdaki olası bölgesel etkilerdir. Ergatif yapıda cümle eğer geçişli (transitif) ise cümlenin öznesi ek alır. yönetilen kişilerin kullandığı dilin ve hatta yazının var olmaması doğal değildir. URARTU DİLİNİN YAPISI Bir çok Urartu kralının bize bıraktığı yazıtlarda kullanılan Urartu dili. ana-kız araakınlık gibidir.de görev almış Hunilerin önemli roller üstlendiği dikkate alınırsa. Böylece geçişli cümlelerde fiil edilgen olarak kalır. Urartıı Kral-\^ j lığına ait yazılı belgelerin sayısı her geçen gün biraz daha artmasına karşın. çok önemli tarihi bilgiler vermiş olmalarına karşın. Urartu egemenlik sahası içinde hangi dillerin konuşulduğu yanıtlaması bir hayli zor bir sorudur. Bu durumun aydınlığa kavuşturulabilmeğinin tek yolu. İki dil arasındaki bu lx*nzerliğin temel nede149 . sadak. nehir ve kentler gibi bir çok coğrafi isimde küçük grupların konuştuğu dillerin yansıması vardır. Nominatif olması gereken özne bir ek (sufiks) ile belirtilir. Krallığın bilinen ilk yazılı belgesi olan. bu sayı hiç bir zaman Hitit ve Asur yazılı kaynaklarının ulaştığı binlerle ifade edilen rakamlara kavuşamamıştır. Van Kalesinin kuzeybatı köşe-e inşa edilen Madrıburç üzerindeki Lutipri oğlu Sarduri'ye (I. Diğerleri genellikle kaya (asallarına yazılmış olan ve çeşitli krali kişilerin aske-ı imar faaliyetlerini anlaian kaya yazıtları veya taş steller üzerine kazınmış fetih veya yapım kitabeleridir.. Krallığın kuruluş aşamasındaki bir ikisi hariç. kuzeyden Erken Demir Çağda bölgeye gelen insanların ve bu oluşumda bir şe-•:. Urartu Krallığı nın kurulmasında Van Gölü Havzası'nda Tunç Çağlardan beri yaşayan ba-:: yöre halklarının. Bu kadar geniş bir coğrafi alana yayılan ve bünyesinde yeni ele geçirilmiş bir çok bölge halkının yer aldığı bir siyasi örgütte. Bugün Urartu'daki bu sayı herhalde 400-450 civarında olmalıdır. miğfer ve kılıç gibi bazı adak eserleridir. Cümledeki fiil edilgen olarak çevrilir ve fiilin akuzatif objesi olan tümleç de hiç bir ek almaz. Sözü edilen bu yazıtların tümü. . Urartu yazıtlarının yer aldığı bir başka mal/eme grubu hemen her Urartu kralı tarafından tanrılara sunulmuş kalkan. Bu öneri Urartu dilinin doğrudan Hurriceden gelmesi. bu insanların dillerinin de ki olurları içinde farklı yoğunlukta kulanılmaları gereklidir. diğer diller ile ilgili bilgi edine-meyişimizin başlıca nedenidir. Bu belgelerin içinde sadece _2 tanesi kil tablettir. Mühür veya mühür baskıları üzerinde yer alan yazıtlar ise.

Bu öneriye karşı ileri sürülen bir başka inanış. Van Gölü Havzası'nın Hurriler taralından iskan edildiğine ait bir varsayım M.Ö.Ö. 2. 3. 3. binyıla ait Hrken Transkafkasya Kültürünün bu bölgeye ve bu kültürün yayıldığı diğer bölgelere Hurri halkları ile geldiği önerilmiştir.Ö. Urartu Krallığı'nın doğrudan Hurriler tarafından kurulduğunu kabul etmek pek mümkün değildir. 9. Hunilerin. Ola s ı lı k la avnı coğrafi bölgeyi paylaşan bu akraba topluluklar. Bu fikrin karşısındaki her öneride. sorunun aydınlatılmasına önemli katkılarda bulunacaktır. Her iki dil arasında yapı ve oluşum acısından önemli yakınlıklar vardır. Bu inanışa göre M. Aynı şekilde Urartu sanatı içinde gözlenen ve Hurri ekolu olmadığı kesin olan bir çok öğenin de varlığını izah etmek pek kolay olmaz. Halbuki bu bölgede yapılan sistematik kazı ve araştırmalar. belki de yine Transkafkasya dan veya Batı İran'dan göçen halklarının da payı inkar edilmemelidir. 2.Ö.Ö. Uraıtuların M.Ö. Urartu dili ile ilgili ulaşılan bu sonuçlara karşın. Hurriler ile akrabadır ancak. HURRİ-URARTU İLİŞKİSİ Urartu dili ile Hurri dili arasında gözlenen ilişkinin kaynağı da bilim adamları arasında tartışmalara neden olmuştur. binyıl içinde yoğunluk kazanan bir Hurri topluluğundan söz etmek mümkün olabilir. Bu inanışa göre Urar-tular. binyılda Hurri kültür bölgesi olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. binyılda bölgeye. Hurri halkları ile Urartu halkının M. ayrılmış ve kendi gelişmelerini birbirinden bağımsız olarak sağlamışlardır. binyıl sonlarında. Her iki dilin kelime hazinesi benzerdir ve şahıs isimlerinde cinsiyet kavramı söz konusu değildir. 9. Urartu dilinin Hurricenin geç bir diyalekti olduğuna inananlar. Mitanni Krallığı'nın yı kı lı ş ı nda n sonra ya/ı sistemlerini tamamiyle unuttuklarını ve 500 yıl sonra yeniden ve Asur çivi yazısını kullanarak Van Gölü Havzasında yazılı kaynak üretmeye başladıklarını kabul etmek durumundayız. bu dilin Hurri d i l i veya Kaskasya dilleri ile olan ilişkisi tam anlamıyla açıklanamamıştır. binyılda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Hurri halklarının kurduğu Hurri Devletinin (Mitanniler) ikinci binin ikinci yarısında yıkılmasıyla bazı Hurri toplulukları Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve Urartu Krallığı*nın kurulmasına önayak olmuştur. HURRİ ve URARTU DİLLERİ Urartu dili ile Ilurrice arasındaki benzerliğin teyze-yeğen arasındaki ilişki derecesinde olduğu da varsayılmıştır.ni.Ö. Bunun kabul edilmesi durumunda Urartu panteonunda baş sırayı alan Tanrı Hal-di'nin durumu açıklanamaz. Bu inanışa göre Hunice ile Urartu dilleri akrabadır. 2. Üçüncü ve ikinci binyıl kültürü ile Urartu kültürü arasında son yıllarda ortaya çıkartılan çanak çömlek form benzerlikleri 150 . Her iki dildeki çekimler de birbirine çok benzerdir. 3. 3. 2. Urartu dini ve yazısında saptanan Hurri özelliklerinin kaynağını bu iki halk topluluğunun Anadolu'ya göç etmeden önce yaşadıkları topraklarda aramak gereklidir.Ö. M. Van Gölü Havzası'nın Erken Tunç Çağ halklarının ve olasılıkla M.Ö.Ö. 3. Bu inanışa göre Urartu Krallığı bir Hurri krallığıdır ve Hurriler tarafından kurulmuştur. Önümüzdeki yıllarda bölgeden elde edilecek yeri epigrafik veriler. Van Gölü Havzasfnın M. Urartu dilinde olduğu gibi Hunice de ergatif bir karaktere sahiptir. Ancak bu önerinin bilimsel ağırlık kazanabilmesi için. bölgede ancak M.Ö. Urartu dilinin Hurricc ile olan yakın ilişkisinin yanında Kafkasya dilleri ile de benzerliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Bu önerinin doğruluğu durumunda bile. yüzyılda yeniden tarih sahnesine çıkan Hurri halkı olduğunu savunurlar. binyılda Van Gölü ve çevresinde Hurri halkının yaşamış olması inancıdır. uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmışlar ve farklı zamanlarda ve farklı coğrafi bölgelerde varlıklarını sürdürerek söz konusu bu bölgelerde oluşan siyasi ve kültürel oluşumlara katkılarda bulunmuşlardır.binyıl içinde birbirinden ayrıldıkları ve Urartııların M. Ancak iki dil birbirinden uzun yıllar önce. aynı halk topluluğuna mensup değillerdir. yüzyılda Doğu Anadolu'ya göç ettikleri doğrultusundadır. Urartu halkı ile Hurri halkı arasında bir yakınlığın ve hatta bir akrabalığın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. ikinci binyılda bölgede var olduğu önerilen Hurri kültür izlerini ortaya koyamamıştır. binyıl ile bağlantılıdır. Yöredeki varlığı kazılar ve yüzey araştırmaları ile kanıtlanmış olan M. belki de M. Urartu Krallığı'nın kuruluşunda Hurri topluluklarının önemli bir rol üstlenmelerinin yanında. Yani özne belirli bir ekle belirtilmiş ve fiil mutlaka edilgen formdadır.

Bugün bile anlamı tam olarak anlaşılamayan çeşitli resimsel işaretlerin büyük boyutlu depolama küplerinin üzerinde yer aldığı bir çok Urartu kale kazılarından bilinmektedir. üzerlerinde çeşitli hieroglif işaretler olan depolama küpleri gün ışığına çıkarılmıştır. Kayalıdeıv. ancak Urartu Krallığının kumlusunun bir tek halk topluluğuna mal edilmemesi durumunda vardır. Aynı şekilde Altıntepe'de bulunan ve üzerinde 'kalenin valisine aittir. kap. Baştanı. Çavuştepe. Urartu Kültürü'nde gözlenen bazı yeni öğeleri ve diğer komşu kültürlerden farklı kültürel unsurları açıklayabilme şansımız. masa gibi çeşitli eşyalar sayılabilir. yaba. gibi gök cisimleri.Ayanıs Kalesi Payeli Salonda bulunan üzeri bierogUf VfareÛi tünısyun küpü 151 . Ayanıs Kalesrnin depo yapıları içinde ortaya çıkartılan yüzlerce depolama küpünün üzerinde çok durumda hem çivi yazısı. ay. farklı hayvanlar veya bunlara ait uzuvlar. güneş. yaprak gibi bitki betimlemeleri. hieroglif yazının da kullanıldığı bilinmektedir. yıldız. Kanniı Hlur ve son olarak Ayanıs kazılarından. Çizim 35 . çanak. Hieroglif yazı veya işaretler genelde bir kaç ayrı malzeme grubu üzerinde kullanılmışlardır. HIEROGLIF YAZI Urartu'da çivi yazısının yanında onun kadar tercih edilmemiş olmasına rağmen. Depolama küpleri ve bazı kulplu testilerin kulp altlarında yer alan işaretlerin bazıları kap pişirilmeden yapılmıştır.ve ölü gömme geleneklerindeki yakınlık bu öneri için dayanak noktasıdır. insan vücudunun çeşitli uzuvlarını betimleyen işaretler. Bu durum krali bir kale içinde bile i k i yazı türünün hitap ettiği bazı insanların var olabileceğini kanıtlamaktadır. Hieroglif işaretler arasında ağaç. ölçek 2 teri isi yazılı tunç kap hieroglif yazılı kaplara önemli örnektir. dal. Ayanıs Kalesi'nde "Payeli Salon'*da bulunan ve libasyon şarabının veya sıvısının saklandığı küpün üzerinde de bu tip işaretler vardır (Çizim 35). hem de hieroglif yazı beraber kullanılmıştır. bardak. Bazı işaretler ise kabın üzerine sonradan sivri uçlu bir kalem ile çizilmiştir.

Geç Hitit Kent Devletleri ile olan bu ilişkiler sonunda ortaya çıkan kültürel etkilenmeler ve olasılıkla Hatc ve Supani ülkelerinden Urartu'ya getirilen tutsaklar. bu yazı türünün çivi yazısından önce bu bölgede var olup olmadığı bilinmemektedir.Ö. çivi yazısının krallığın resmi yazısı olarak benimsenmesinden önce ve sonra hieroglif yazı basit halk arasında kullanılmıştır. Hatta Urartu'da hieroglifinin İmparatorluk Devri Hitit Geleneği'nden herhangi bir dil bağlılığı olmaksızın ortaya çıktığı önerilmiştir.BUDIN LEVHASI Hieroglif işaretlerin yer aldığı diğer bir malzeme grubu tunç adak eşyalarıdır. Urartu'da Hitit hieroglifine benzer bir yazı sisteminin başlamasına yardımcı olmuşlardır. Budin levhası üzerinde yatar vaziyette bir boğa üzerindeki tahtta oturan bir tanrı ve tanrıya takdim edilen kişiler betimlenmiştir. Bu askeri başarılar sonunda yöreden elde edilen çok sayıdaki halkın Urartu sınırları içine taşındığı ve buralarda iskan edildiği bilinen konulardır. Urartu Krallığının içinde bu yazıyı kullanan bir grubun olduğunun önem li kanıtıdırlar. Ancak bu önerilere ait hiç bir kanıtımız yoktur. yüzyılda Urartu'ya geldiği şeklindedir.Ö. HİEROGLİF YAZININ KÖKENİ Hieroglif yazının Urartu'da ne zaman kullanılmaya başladığı. Van Müzesi'nde saklanan ve üzerinde Tanrı Haldi ve olasılıkla karısı Arubani'nin betimlendiği adak levhası (Resim 96) ve bir özel kolleksiyonda bulunan ve "Budin Levhası" olarak adlandırılan eser. Bu konudaki bir başka görüş ise bu benzerliğin Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ortaya çıkan Geç Hitit Kent Devletleri aracılığı ile M.Ö. bu ülkelere askeri seferler düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Urartu hieroglif yazısının. ancak tanrısal atrübüleri ile anlaşılabilmektedir. Sahne içinde yer alan tüm tanrı ve kişilerin ve hatta çocuk betimlemesinin adları hieroglif yazı ile belirtilmiştir. 152 . yüzyılın ilk yansından eskiye gitmemektedir. Urartu egemenlik sahası içinde ortaya çıkacak daha çok sayıdaki hieroglif yazıtlı belge ve buluntular bu konuyu kesin sonuca ulaştıracaktır. Damga mühür baskıları üzerindeki böyle örnekler. Urartu halkı arasında bilinen bu mitosun kahramanlarının kimler olduğu. Kazılarda bulunan bazı mühür ve özellikle mühür baskıları üzerinde de hieroglif işaretlere rastlamak mümkündür. bu tipe en güzel örnekleri oluştururlar. 8 yüzyıldan daha erkene tarihlencn örnekler bulunmadıkça. hieroglif yazının Urartu'ya dışarıdan geldiği önerisi geçerliliğini yitirmeyecektir.Ö. 8. 8 yüzyıl ile birlikte Urartu Krallan'nın batıya ve bu kapsamda Geç Hitit Kent Devletleri'ne karşı gösterdikleri ilgi. M. 8. Olasıdır ki. Urartu'da M. İşçilik açısından krali eserler kadar kaliteli olan bu iki levha üzerindeki hieroglif yazılar. Hieroglif yazılar bu konuda hiç bir fikir vermemektedir. Kaldı ki hieroglif yazıya ait en erken örnekler de Urartu'da şimdilik M. Hitit hieoroglifi ile belirli bir benzerliğinin olduğu çok uzun zamandır bilinmektedir. Van Ayanıs Kalesi ve Bastam kazılarında bulunmuştur.

DİN

U

raıtU Krallığına ait çok sınırlı sayıdaki yazılı kaynaklar, M.Ö. 1. binyılın ilk yansında Doğu Anadolu ve komşu ülkeler için önemli bir askeri güç durumuna erişebilen Urartu'nun dini ile ilgili pek fazla bilgi vermezler. Çağdaş Asur'un ve İran'ın veya M.Ö. 2. binyıl Anadolu sunun tek hakimi Hitit İmporatorluğu'nun dini. dini inanışları ve uygulamaları veya mitolojileri konusunda oldukça fazla bilgimiz olmasına karşın, Urartu için bu bilgilerden yoksunuz. Urartu yazılı kaynaklarında tanrılar için tapınak veya kutsal alanlarda yapılmış olan dini mera Mirilere, tanrılar aleminin oluşumuna veya tanrılar ile krallar, rahipler veya halk arasındaki ilişkilere ışık tutacak hemen hiç bir belge yoktur. Sayıları Ayanıs Kalesi'nde bulunan son iki tabletle birlikte an-..:k 22 yi bulan Urartu tabletleri, bu konulara hiç değinmemislerdir. Krallığın farklı yörelerinde ortaya çıkartılan anıtsal kaya yazıtları ise, tamamen ilgili kralın fetihleri ve başarıları ile ilgilidir. Kalelerde bulunan birçok taş yazıt ise, daha çok o yerleşme yerinde yürütülen imar faaliyetlerini veya kaleler çev-resinde gerçekleştirilen meyve bahçeleri, bağlar, sulama kanalları ve tesisleri ile ilgili bilgi verirler. Söz konusu yazıtların içeriklerinin daha çok dünyevi işlerle ilgili olmaları ve birkaç yazıtın dışında din ve dini davranışları konu alan yazıtların olmaması ilginçtir. Hu durum genelde merkeziyetçi bir yönetime sahip olan Urartu'da dine ve tanrılara verilen önemin Yakın Doğuda görmeye alıştığımızdan daha az olduğunu şeklinde yorumlanmamalıdır. Birçok Urartu yazıtı, Tanrı Haldi'nin adı ile başlar ve birkaç tanrının adının geçtiği bir lanetleme bölümü ile biter. İnşa edilen bütün tapınaklar, kaleler, sulama tesisleri, bağ ve bahçeler genelde Tanrı Haldi, bazı durumlarda diğer tanrılar için yaptırılmıştır. Birçok Urartu yazıtında en az bir tanrının adının geçmiş olmasına ve krallığın çeşitli yörelerinde başta Haldi olmak üzere tanrılara tapınaklar, saraylar, kaleler ve kutsal alanlar inşa edilmiş olmasına karşın, Urartu Tanrılan'nın ikonografilerinin yazıtlara yansımamış olması şaşırtıcıdır. Urartu Kralhğfnın sınırları içinde yasayan halkların dini inanışları ve davranışları ve sonuçta tanrılar ikonografisinin oluşmasındaki payları da çok az bilinmektedir. Olasıdır ki; dini inanışlar ve davranışların, yöneten ve yönetilenler taralından farklı mekanlarda ve farklı biçimlerde uygulanması bu bilgi eksikliğimizin temel <iynağınıdır. Halk arasında yaratılan efsaneler veya geliştirilen tanrısal ikonografiler krali yazıtlarda yer bulamamış, büyük olasılıkla okuma yazması olmayan basit halk arasında yazıya geçirilemeden sadece dilden dile aktarılmıştır.

MEHER KAPI KAYA NİŞİ ve YAZITI
Van'da, Toprakkale'nin de inşa edildiği Zimzim Dağı'nın göle bakan eteklerindeki bir kaya inde yer alan ve Meher Kapı yazıtı olarak adlandırılan yazıt, Urartu tanrılar alemiyle ilgili çok önemli bilgiler veren tek kaynaktır (Resim 11). Meher Kapı yerel halk tarafından "kör kapı", "hazine kapısı"' veya "yalancı kapı" olarak adlandırılan, 4.0 metre yüksekliğinde, 2.70 metre genişliğinde bir kaya nişidir Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta. Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ve bu tanrı ve tanrıçalar için kurban edilecek hayvanların türleri ve sayıları verilmiştir. Yazm kaleme aldırtan kral Sarduri'nin oğlu İşpuini'dir ve M.Ö.9. yüzyılın son çeyreğine tarihlenmek-tedir. Listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında Urartu'da kutsal sayılan dağ. göl ve kentlere de kurbanlar adanmıştır. Listenin ilk üç sırasını Tann Haldi. Teişeba ve Suini almaktadır. Bu üçlünün adlan birçok yazına birlikte geçmektedir. Tann Haldi için listede verilen kurbanlık hayvan sayısı 17 bo153

Resim 2 - Bingöl Dağlan'nm üzerinde Urartu yolu

tu yollan gibi Tuşpa'dan baslar. İşpuini taralından inşa edildiği bir yazıt ile bilinen Zivistan Kalenin (Elmalı) doğusundan geçerek, Harami Gediği yoluyla Gürpınar Ovasına varan yol, Hoşap'a doğru İlerler. Yolun üzerinde daha geç bir dönemde, 11. Sarduri zamanında inşa edilen Çavuştepe Kalesinin diğer idari işlevlerinin yanında bu yolu koruma gibi bir amacı da olmalıdır. L'rartu döneminde inşa edildiği bilinen Hoşap Kalesinin de aynı amaçlar ile kurulduğu kesindir. Kalenin önünden geçen yol (Resim 1) daha sonra Çuh Gediği'ni aşar ve güneye doğru ilerler. Bu noktada Sakaltutan Deresinin güneybatısında kayalara oyulmuş 15 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki tünelin, bu gediği asmak için Urartular tarafından inşa edildiği önerilmiştir. Tuşpa'dan güneydoğuya ilerleyen bu yol Türk, İran ve Irak sınırı yakınlarında yer alan ünlü Kelisin geçidine varır. Kelisin geçidi yardımı ile Asur ülke.sine veya Batı İran topraklarına geçmek mümkündür. Kelisin geçidi yakınında ele geçen cilt dilli bir Urartu yazıtı, İşpuini'nin erken yıllarında bu bölgeye yaptığı askeri seferleri ve Musasir kentini ele geçirişini ve kent içinde bir Haldi tapınağı inşa ettiğini anlatır. Günümüze kalan İşpuini kalelerinin konumları ve yazılı belgeler, başkent Tuşpa'dan bir başka yolun daha kuzeybatı İran ülkesine gittiğini kanıtlamaktadır. İşpuini'nin inşa ettiği Aşağı Anzaf Kalesi ve Menua'nın yaptırdığı Yukarı Anzaf Kalesi, F.rçek üzerinden doğuya ilerleyen bu yolun korunması ile görevlendirilmiş olmalıdır. Yol, Mollahasan Höyüğü yakınından geçerek Çaybaşı Deresi boyunca Kotur Vadisine ulaşır. Erçek Gölü kıyısındaki Karagündüz Höyüğü'nde ele geçen Menuaya ait bir yazıtta, Kuzeybatı İran'daki Barsua ülkesine seferler düzenlendiği yazılıdır. Olasılıkla bu yazıt, sefer sonrasında güzergah üzerine koyulmuştur. Urartu Krallığının bütün evreleri boyunca kullanıldığı kesin olan bu güzergah başka tali yollarla Urartu'nun diğer bölgelerine de bağlanmıştır.

10

ğa ve 3» koyundur. Bunun yanında listenin alt sıralarında Haklinin silahına, Haldi'nin gençliğine. Halci i' n i n erişkinliğine, Haldi'nin yaşlılığına, Haldi'nin savaşçılığına, Haldi'nin gücüne. Haldi'nin tapınakl arı na ve Haldi kapılarına da kurban kesikliği bilinmektedir. 6 boğa ve 12 koyun tanrı Teiseba'ya. ı boğa ve 8 koyun üçüncü sıradaki Tanrı Su i ni ' y e kurban edilmektedir. Diğer t a n r ı l a r için bu sayılar azalarak devam eder. Örneğin dördüncü sıradaki Hutuini 2 sığır ve dört koyun, daha sonra gelen tanrı Turani 1 sığır iki koyun ve altıncı sıradaki tanrı la 2 sığır ve 4 koyun ile onurlandırılmıştır. Tanrı I a'ya kutsal libasyon stelleri ile süslenmiş bir kutsal alanın yapıldığı yazıtlardan bilinmektedir. Yedinci sıradaki tanrı Nalaini'dir ve Ua ile aynı sayıda kurbanlık hayvan sayısına sahiptir. Listenin ilk 63 tanrısı erkek tanrılardır Tanrıçalar sıralamasında Arubani, Huba ve Tuşpea ilk sıraları alırlar. Hu tanrıçaların liste başındaki ilk üç erkek tanrının konsortlan ( e s l e r i ) oldukları çok muhtemeldir. Meherkapı yazıtında adlan bulunan tanrı ve tanrıçaların tam listesinin verilmesinde yarar vardır: 1. Haldi 2. Teişeba 3 Siuini 4. 5. 6. 7. 8. Hutuini Turani Ha Nalaini Şebuti (17 sığır. 34 koyun) (6 sığır. 12 koyun) (4 sığır. 8 koyun) (2 sığır, 4 koyun) (1 sığır. 2 koyun) (2 sığır. 4 koyun) (2 sığır. 4 koyun)

9. Arsimela 10. Anapşa 11. Dieduani 12. Şielardj 13- Haldi'nin silahlarına I ı. Albini 15. Kuera 16. Elipri 17. Tarraini 18. Adaruta 19. İnmişini 20. İLl r aluşe uruliliue şiuali 21. Alaptuşini 11. Hrina 23- .Siniri 24. Unina 25. Airaini 26. Zuzumaru 27. Hara 2.S. Ara /a 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. Ziquni Ura Arşibedini Arni Haldi'nin gençliğine Haldi'nin erişkinliğine Haldi'nin yaşlılığına Haldi'nin savaşçılığına

(1 sığır, 2 koyun)

37. Teişeba'nın savaşçılığına 38. Aıtuaraş

15*

Göller (denizler) tanrısına 58.39. Haldi'nin nirible'sine 62. Athananau tanrısına 59 tanrısına 60. 50. bu sayıların hangi merasim için veya ne kadar sıklıkta kesileceğini vermemektedir. Meherkapı listesinde verilen kurbanlık 155 . Uia 77. İnuanau 40. İLANİ Gamruti 61. Meherkapı tanrılar listesinde toplam 105 sığır ve 300'den fazla koyun kurbanı gerekli görülmüştür. Bartşia 73. 43. İphari 72. Ainau 78. Ardi 79. Aui 68. Urartu panteonunda yer alan tanrılar için ne kadar kurban kesileceğini belirtmesine karsın. Sınırlar tanrısına 57. 48.şpea 67. 45. Kesilen kurbanlann (Resim 94) bir günde mi. Silia 74. Arubaini 65. Tanrı Haldi'nin susilerine 53Talapura 54. Huba 66. yoksa bir yılda mı kesileceği bilinmemektedir. Ara 75. Nişi kentindeki Tanrı Ua kapısına 63. bir haftada mı. Aia 69. Ekonomisi özellikle hayvancılığa dayalı Urartu Krallığında hergün bu sayıda kurban kesmek ekonomide olumsuzluklar yaratabilirdi. Haldi'nin gücüne 52. bir ayda mı. 46. 49. Ad i a 76. 41. 42. Meherkapı yazıtı. Sinuiardi 71. Tu. Kilibani 55. Dağlara 64. Sardi 70. Ardini kenti tanrısına Kumenu kenti tanrısına Tuşpa kenti tanrısına Haldi kenti tanrısına Arşuniuinu kenti tanrısına Haldi'nin deisesine Şuba Haldi kapılarına Eridia kenti tanrı Teiseba kapısına Uişini kenti tanrı Şivini kapısına Klia Haldi'nin arniesine 51. 47. Ülkeler tanrısına 56. 44.

Tunç aslan heykelciği. Van Müzesi 156 .Adak /erbaşı üzerinde kurbanlık hayranlar Resim 95 .Resim 94 .

Van Müzesi 15- .Tann Haldi iv Tanrıça Arubani. adak leıbası.Resim 96 .

Giyimli adak lerbası üzerinde Tanrı Haldi .m <<>■ Koısabad Kabartması: Musasir Tapmağı ve yağması Çizim 37 .

TANRI HALDİ Yakın Doğu kültürlerinde yeni bir tanrının ortaya çıkması yeni bir halk topluluğu ile açıklanmak istenmiştir. Daha önce hiç bir kültürde rastlamadığımız Haklinin kökeni hakkında bazı tartışmalar geliştirilmiştir. Urartu tanrılar aleminin başı durumundaki Haldi de. Urartu'nun güneyinde yeralan kutsal Musasir (Ardini) kentinden üiartu'ya geldiği önerisinin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılmaktadır. başkentte yapılan merasimlerde mi yoksa tüm Iramı ülkesinde gerçekleştirilecek merasiınlerdeki asgari ş a ş ı la r mı olduğu bilinmemektedir. Yalan Doğu kültür sahnesine ilk kez Urartular ile birlikte çıkar. İşpuini'nin baba yurdunu uzun yıllardan sonra ziyaret ettiği ve bu ziyaret için bir tapınak saptırdığı ve sayısız kurbanlar kestirdiği de önerilebilir.hayvan sayılarının. Kanımızca Meherkapı kurban listesi.. listedeki tanrılar için yapılacak merasimlerdeki kurbanlık sayılarını belirtmektedir. Musasir'deki tapınaktan Asur kralı II. bir yılda kesilen hayvan sayıları daha makul bir düzeye inebilir.Adak lerbası ûzenıuk' tahtta oturan bir tanrı. Ancak bir başka öneri de en az yukarıdaki kadar geçerli olmalıdır. Haldi'nin. Urartu kralının bu davranışının nedeni belli değildir. Bir çok Urartu askeri sefer kayıtlarında ilk cümle tanrı Haklinin silahlarını kuşanarak ordunun başında sefere çıktığı belirtilmiştir. Sarduri hanedanlığının bu kentten geldiği önerisi bir anlık dikkate alınırsa. bugünlük kurban sayılarını vermekten çok. bu kentin kutsal bir kent olmasından ve ArdiniTı yönetici ve Resim 97. Ancak İşpuini'nin. Musasir kentinin kral İş-puini tarafından ele geçirilmesinden sonra Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırılmış olduğu bilinmektedir. Hu tanım diğer bir çok kentin a k s i n e Ardini (Musasir) kentinin silahlı bir eylem yolu ile ele geçirilmediğinin kanıtıdır. Kral kente vardıktan sonra binlerce hayvanı kurban edilmeleri için tapınağa vermiştir. Tanrı Haldi veya diğer tanrılar için bir yılda kaç merasim yapıldığı bilinmemektedir. Kente varışta herhangi bir savaşın olmayışı. Van ' ••-• . Ancak belli bir tanrı için hergün dini merasim yapılmayacağına göre. İşpuini'nin Ardini kentini savaşmadan ele geçirmesi. "cümlesi vardır. bu fikri destekleyici mahiyette bile kabul edilebilir. Ardini kentine geldikleri zaman bir İkildi tapınağı inşa etlim. Sargon da söz etmiş ve tapınak hazinesini yağmalayarak ülkesine götürmüştü (Çizim 36).. Ardini seferi kayıt kırında bu tanım yoktur ve bunun yerine " Tanrı Haldi'nin önünde.

Resim 98. Yan '■ 160 .Giyimli adak leıbası üzerinde kanallı bir tanrı.

Hurri kökenli bir tanrıdır. Urartu krallarının tapınaklar ve diğer t ü r bayındırlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir. Savaşlarda ordunun en önünde elinde bir kılıç veya mızrakla ilerleyen ve Urartu'ya zaferler kazandıran Haldi'dir. Bazı anıtsal taş kabartmalar ve bir çok tunç eser üzerinde. Bağbartu'nun Ardini kentinin baş tanrısı olması açıklanamaz. Meher Kapı yazıtında dört boğa ve sekiz koyun ile mükafatlandırılan Tanrı. M. Tapınak girişlerinin ve Meherkapı veya Yeşilalıç gibi bir çok kaya nişinin. Ancak güneş kursunun diğer bazı tanrılar ile birlikte de betimlenmiş olduğu unutulmamalıdır. Musasir'den. kutsal hayvanı aslan üzerinde ayakta durur vaziyette betimlenmiştir (Resim 96).rahiplerin bu yıllarda gücünden çok şey kaybetmiş. Haldi bu nedenle her şeyden önce asker bir tanrıdır. Aynı şekilde kutsal şarap veya libasyon sıvısını taşıyan eklentili kazanların kenarlarındaki kanatlı kadın eklentilerinin de bu tanrıçayı simgelediği düşünülmektedir. Listede bunlara da belli sayılarda kurban kesilmesinin gerekli olduğu emri yayınlanmıştır. Haldi kapılarına. dağ. Olasılıkla Tann İrmuşini. Çünkü bir kentte iki baş tanrının olması Urartu Devlet dinine uygun değildir. 2. Urartu Krallığının oluşumunda görev alan halk toplulukları içinde Hurrilerin de var olduğu konusunda çok önemli bir kanıt olan Teişeba bir savaşçı tanndır. Listenin bir hayli alt sırasında yer bulabilmiş bir tanrıya II.Ö. sırasında belirtilen iki sığır ve dört koyun Tanrı Teişeba'nın savaşçılığına kurban edilmektedir. Meherkapı tanrılar listesindeki ilk üç tanrı Urartu panteonunda "tanrısal üçlüyü" meydana getirir ve birçok Urartu yazıtında birlikte geçer. Tuşpea'nın aynı zamanda başkent Tuşpanın da koruyucu tanrıçası olduğu bilinmektedir. Bu nedenle kendisine adanan eşyalar içinde silahlar birinci sırayı almaktadır. Sarduri tarafından bir tapınak inşa ettirilmesi. Sonuçta bu kutsal kent ve bu kentte kutsanma-ya başlanan Tanrı Haldi küllü ile yöreye Urartu monarşisinin damgası da vurulmuş olacaktı. Tanrı İrmuşini listede 19. içice üç kademeden oluşmasının bu üçlüğü simgelediği düşünülmektedir. Urartu baş tanrısı Haldinin kutsanmasını istemesi ve hatta zorlaması kadar doğal bir şey yoktur. Şu veya bu şekilde ele geçirilen veya inşa edilen bir çok kentte. Tanrı Şuini'nin konsortunun listede 66. TANRI TEİŞEBA ve ŞUİNİ Urartu panteonunda ikinci sırayı işgal eden Tanrı Teişeba. Gürpınar Ovası'ndaki Çavuştepe Kalesi'nde (Resim 100) inşa edilen iki tapınaktan biri Tanrı Haldi'ye. Kaldı ki. Sarduri'nin baba kenti olduğu II. dağlara ve Nişi kentindeki tann Ua kapısına gibi. Örneğin Ardini (Musasir) kenti tanrısına. Urartu panteonunda üçüncü sırayı alan Tanrı Şilinidir. Yazılı kaynaklardan Ardini kentinin baş tanrısının Bağbartu olduğu bilinmektedir. İşpuini'nin yöresinin en önemli kült merkezlerinden biri olduğu bilinen Ardini'dc. Sar-gon'un sekizinci sefer kayıtlarında bildirilen Riar'ın tanrısı idi. Bu tanrının kutsal simgesinin güneş kursu olduğu önerilmiştir. Urartu panteonunda tann ve tannçala-rın dışında kutsanan ve kurban kesilen bir çok göl. Hatta Meher Kapı yazıtında tanrıçalar arasında yer alan Hupa da. Meherkapı listesinde adı geçen diğer tanrıların bir çoğunun adı sadece bu liste yardımı ile ismen bilinmektedir. Hurrilerde olduğu gibi Urartu'da da Teişeba'nın kutsal hayvanı boğadır. Olasılıkla Güneş Tanrısı olan Şuini. Urartu panteonuna geldiği önerisinde. 161 . Listenin 37. binyılda Anadolu'da baş tanrı olan Teşup ile aynı olmalıdır. Asur'un yerine l'rartu'yu isteyerek koruyucu askeri güç olarak seçmesinden de gelebilir. bu tanrının eşi olan Hurri panteonundaki Hepat olmalıdır. bir Hurri geleneği olarak. sınırlar tannsma. ikincisi ve Aşağı Kalede yer alanı ise Tanrı İrmuşini'ye adanmıştır. Asur tanrısı Şamaş'ın ideogramı ile yazılmaktadır. farklı malzemeler üzerinde ele geçmiştir (Resim 97-99). sıradadır ve kendisine bir sığır ve iki koyun kurban edilmektedir. Tanrı Haldinin Ardini'ye gelişi ile bu tanrı Urartu baş tanrısının konsortu (zevcesi) durumuna gelmiştir. boğa üstünde ayakta duran tanrı Teişeba'dır. yukarıdaki öneriye kuşkuyla olmasa bile temkinli yaklaşmak gerekecektir. Haldi'ni. sırada yer alan ve bir sığır ve bir koyun kurban edilen Tuşpea olması gereklidir. Göller tanrısına. Tanrı Haldi ve Teişeba'nın dışında kendisi için tapınak yaptırılan sadece bir tanrı vardır. Tanrı Haldinin kutsal hayvanı aslandır (Resim 95 ve Çizim 37). Kral İşpuini'nin de Ardini kentine çeşitli yapılar inşa etmesi doğaldır. kent ve kutsal kapılar vardır. Musasir kentinde İşpu-ini'den önce inşa edilmiş bir Haldi tapınağının yokluğunda. dikkat çekici olduğu kadar açıklanması da zor bir durumdur. Bu tanrılara ait olabilecek bir çok betimleme. Kumenu kenti tanrısına. Bir çok Urartu betimlemesinde Haldi.

Kral İşpuini ile başlayan yayılım-cı siyasetin belki de gereği olarak. ele geçirilen tüm ülke tanrı ve tanrıçaları. Bu durum ele geçirilen ülkeler halklarının dini inanış ve uygulamalarında önemli ölçüde geniş bir özgürlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Urartu panteonunda yer bulabilmiştir. ülkenin her köşesinde saygı görmesini bizzat kralların kendileri sağlamışlardır. Ölü gömme geleneklerinde gözlenen çeşitlilik. aynı mezarlık alanı içindeki aynı veya farklı mezarlardaki değişik tapınma şekilleri de bu dinsel özgürlüğün sonucu olmalıdır. Urartu Krallığı'nı kuran yönetici hanedanlığın yarattığı ve ülkede kutsanmasını emrettiği Tanrı Haldi nin. Urartu resmi devlet dini içine alınmış ve Meherkapı resmi bildirisi ile kutsanıp saygı duyulmaları garantilenmiştir. panteonun tartışmasız tek egemen tanrısı olan Haklinin. kule tipli Urartu tapınaklarının planında olduğu gibi. Çok farklı kültür bölgelerinin ve farklı etnik yapıdaki toplulukların bir araya getirilmesi yoluyla şekillenen ve büyüyen Urartu Krallığı'nın bu başarısında topluluklara verilen dinsel özgürlüğün payı büyük olmuştur. Urartu Krallığının kurulmasından önce ve yıkılmasından sonra Tanrı Haldi ile ilgili hiç bir efsanenin ve ikonografinin olmayışı dikkat çekicidir. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda bulunacak yazılı kaynaklar gerek Urartu panteonu ve gerekse Urartu dini inanış ve davranışları ile ilgili bilgilerimizi artıracaktır ümidindeyiz. 162 . Ancak bu özgürlük. ülkenin hemen her yöresinde kutsanmasını engellememiştir.Meherkapı yazıtı Urartu tanrılar listesini vermesinin yanında. Haldi ve Teişeba gibi krallığı oluşturan temel etnik toplulukların tanrılarının yanında daha küçük kentlerin ve daha az nüfus yoğunluğuna sahip toplulukların tanrıları. Olasılıkla. krallığın ülke sınırları içinde uyguladığı din politikasını açıklaması açısından da önemli bir yazıttır.

.sn mermeri üzerinde tanrı betimlemesi.{yanış Kalesi lürpmar vakımnda Çaruştepe Kalesi 163 .Resim 99 .

merkezden bu yöne giden önemli bir yolun tesis edilmesini gerekli kılmıştır. Körzüt'ten kuzeydoğuya ilerleyen bir başka yol. Bingöl Dağlarını aşarak Palu ve Elazığ'a doğru ilerler. Kuzeydeki Erzurum ve Erzincan Bölgelerine bu yolla varılmış olmalıdır. Bu noktada yer alan Çilli Gediği. Krallığın geç dönemlerinde aynı yol üzerinde Alaköy yakınlarında Garibin Tepe Kalesi ve daha kuzeyde Ayanıs Kalesi ve Amik Kale inşa edilmiştir. doğaya karşı elde ettiği başarılarıdır. soğuk ve karlı iklime rağmen bölgeler arasında bir şekilde iletişim kurabilmeleri. Keçikıran ve De-liçay üzerinden Erciş'e ilerleyen yol. Urartunun kuzey ülkelerine varmak için kullanılır. 11 . Körzüt Kalesi'nin önünden geçen yollardan bir diğeri kuzeye doğru ilerler. Urartulu kralların bu yola baş vurmamaları şaşırtıcıdır. Urartulu yöneticilerin ve mimarların Doğu Anadolu'nun zor coğrafi koşullarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri. Yol güzergahı üzerinde yolu koruyan çeşitli Urartu kalelerinin ve köprülerin inşa edildiği bilinmektedir. Krallığın hemen her yönüne giden yollar kış ayları boyunca karla kaplı olmalıdır. Sarduri tarafından inşa edildiği önerilen Varto Kayalıdere civarından geçerek Muş Ovasına varan yol. Van Gölünün bu iletişimin sağlanmasında bir katkısının var olup olmadığı bilinmemektedir. Van'dan kuzeye doğru ilerleyen yol üzerindeki en önemli kalelerden ilki Muradiye ayırımına yakın olan Körzüt Kaledir. Bingöl Dağlan üzerinde tespit edilen ve genişliği genellikle 5 metre civarında olan yolun iki yanında taş bloklarının varlığı saptanmıştır (Resim 2). Van'dan. Kış aylarında bazı önemli merkezler arasındaki iletişimin nasıl sağlandığı bilinmemektedir. buradan Aznavurtepe Kalesinin önünden Patnos'u aşarak Tu-tak'a ve buradan Eleşkirt ve Tahir Geçidi'ne varır. Urartu'yu bu zor çevrede var kılan.Kral Menua ile birlikte başlayan batı seferleri ve bu bölgede ele geçirilen veya denetim altına alınan toprakların ve ülkelerin varlığı. Yukarıda kısaca özetlenen yolların yılın her mevsiminde açık olduğunu düşünmemek gerekir. Bu iletişimin bir şekilde sağlanmış olması gereklidir. Sanki bir tabu imişeesine Urartu sınırları içindeki göllerin bu amaçla kullanılmamasını anlamak mümkün değildir. açılan yollar ile malların ve maden ürünlerinin başkente ve buradan başka ülkelere gönderilebilmeleri. yolların kavşak noktasında inşa edilmiştir. Önemli merkezler ile başkent Tuspa arasında kış nedeniyle tüm ilişkilerin birkaç aylık bir dönem için kesildiğini düşünmek zordur. Urartunun doğaya karşı başarısının örnekleri olarak kabul edilmelidir. Çilli Gediği bu yolu Çıldır Ovasına ve buradan Araş Vadisi yoluyla Urartunun çok önemli bir idari ve ekonomik merkezi durumunda olan Gökçe Göl bölgesine ulaştırır. Önce de belirttiğimiz gibi. İT. Muradiye ve Çaldıran Çizerinden Doğu Bayazıt'a ve Ağrı Dağının eteklerine varır. En azından gölün yakın çevresinde inşa edilen kaleler arasındaki iletişimin sağlanmasında Van Gölünün payı düşünülebilir. Ancak bu duruma ait hiç bir yazılı veya resimli belge günümüze gelmemiştir. Körzüt Ka-lesi'nin önünde yollar farklı yönlere ayrılır. Güney komşu Asur'un nehirlerdeki ulaşımdan olabildiğince yararlandığı bilinmesine karşın. Kale. sulamaya uygun olmayan toprakları yapay göletler ve kanallar kurarak sulayabilmeleri. Bir yol kuzeybatıya Erciş'e doğru döner ve Malazgirt ve Bulanık üzerinden batıya doğru ilerler.

. . 1959.D. Barnett R. 153-198. Atatürk Konferansları 1963. 1963. Doğu Anadolu'da Urartu Sulama Kanalları. Barnett R. 5. "The Hieroglyhie Writing of Urartu". Araştırma Sonuçları Toplantısı. 77-116. 1984. 1968. Belli O.Öğün B.. Journal of the American Oriental Society 81. "Patnos'ta Keşfedilen Urartu Tapınağı ve Urartu Sarayı". Barnett R. 'The Excavation ol the British Museum at Toprak Kale. Benediet W.D. 139-169. 99-158. Urartaische und altiranische Kunstzetren. near Van". Anadolu 4... 100-104. Balkan K. Bilgiç E. "Urartian Danış and Artificial Lakes Recently Discovered in Eastern Anatolia".D.C. 1997. Belli (). 359-385. 1985. Akurgal E. 1-19... Belleten 48. Historie d'Armenic. "The Urartian Cemetry at tgdyr".. İzmir. 1960. 69-77. Balkan K. 1964. Türk Arkeoloji Dergisi 21. The Urartian-Assyrian Inscription of Kelishin". 1994.. Balkan K.KAYNAKLAR Adontz N.. Ankara... Akurgal E.. İstanbul. Bittel v. 1961.. Akurgal E. "Urartian and Hurrians".C. Ed. Journal of the American Oriental Society 80.d. Hatti ve Hitit Uygarlıkları. "Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları". 1997. "Patnos Yakınında Anzavurtepe'de Bulunan Urartu Tapınağı ve Kitabeleri" Anadolu. Tel Aviv 21. Iraq 21. Barnett R. 1959. Hans Gustav Güterboch on the Oeeasion of his 65th Birtday. 513-521... "1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde Urartu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması". "Doğu Anadolu Bölgesinde Antik Demir Metalürjisinin Araştırılması". "Further Russian Exeavations in Armenia (1949-1953)". 164 Belli O. 365-378. "Urartuların Kökeni ve Dilleri".. 1974. 31-35. 1995. Paris. Anatolian Studies 13. Belli O. Iraq 12. 1960. 3. "Urartu Medeniyeti".. Ankara. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Ankara.. Benediet W. 1-43. İstanbul..D. 1974. K. 1946. 1950.

. Anatolian Iron Ages 1. Çilingiroğlu A. 1983.. Çilingiroğlu A. 1995. Anadolu Araştırmaları IV-V. 1971. Charlesvvorth M. Çilingiroğlu A..A. Anatolian Studies 7. 1984. French( Editör).R.. Urartu Tarihi. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 35.-D.. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 34.A. "The Second Millennium Painted Pottery Tradition in the Lake Van Basin". Oxford. "Fin frühurartaische Siegesdarstellung".-Lawson G. 1961. (Ed. The Peoples of the Hills:Ancient Ararat and Caucasus.A. "Measured Plans of Urartian Fortreses .. H.C.. Çilingiroğlu A.. 1994. 235-269. C... 111-12 1 Çilingiroğlu A. 1995. Çilingiroğlu A.. 1984 "Bir Urartu Kemer Parçası Üzerindeki Ziyafet Sahnesi". Calmeyer P. Çambel Armağan Kitabı < Baskıda). Anatolian Studies 8. Burney . "Anzavur'da Definecilerin Meydana Çıkardığı Urartu Eserleri". "Three Urartian Tombs at Palu in Turkey". 1994.A. Erol Atalay Memorial. 135. 37-53. Salvini. 179-186.. 91-97. Anatolian Studies X">. Anatolian Iron Ages 2. Burney. Çilingiroğlu A. C..-M. Anatolian Studies 16. Ankara. C. Çilingiroğlu A.A. 1994 Van (From Ancient Times up to the End of the Urartian Kingdom). Archaologische Mitteilungen aus Iran 13. Burney. C. 211-218. 15-20. 1980. Tel Aviv 21/1. C. Anatolian Studies 34. Burney. "Decorated Stone Yessels from the Urartian Fortress of Ayanıs".-Ursula Seidl.Biscione. İzmir. French( Editör). "Urartian Reliefs at Adilcevaz on Lake Van and Rock Relief from the Karasu near Birecik".Malay). ÜS . L966. 68-76.A. Belleten 25.-D.David Lang. 45-49. "A First Season of Fxcavations on the Urartian Citadel of Kayalıderev. İstanbul. Anatolian Iron Ages 3. "Sargonun Sekizinci Seferi ve Bazı Öneriler". Arkeoloji Dergisi Özel Sayı. 115. Boysal Y. Çilingiroğlu A. 199-212.H. Londra. 1960. 1991. 1976/7. 103-114.. Burney. "Urartian Fortreses and To\vns in the Van Rcgion". Çilingiroğlu A. Urartu ve Kuzey Suriye: Siyasal ve Kültürel İlişkiler. 1991. 1972. Burney. Anatolian Studies 10. . 1994.. İzmir.. Bornova. "Urartian Irrigation Works\ Anatolian Studies 22. (Editör). Çilingiroğlu A. 55-111. 1957. 177-196. "Rusahinili in Front of Mount Eiduru": The Urartian Fortress of Ayanıs. 1958.. 1987 Çilingiroğlu A. T'rartu'da Tapınma ve Tapınma Yerleri". "Recent Urartian Discoveries in Armenia: The Columbariunı of Erevan". R. İzmir.

Erzen A. îstanbulcr Mitteilungen 26. Erzen A. Çilingiroğlu-D. llurrisch und Urartaisch. Diakonov I. 99-128. İstanbul.F. "The Urartian Cremation Jars in Van and Elazığ Museums".. Zeitschrift für Assyriologie 5. Ankara. "1959-1961 Yılları Arasında Yapılan Toprakkale Araştırmaları" Türk Tarih Kongresi Tebliğleri. 1950.Erzen Armağan Kitabı). The Ancient Kingdom of Urartu. "Giyimli (Hırkanis)"..Çilingiroğlu A. 37-39. 1984. Hamilron R.. Vatı Bölgesinde Yeni lTamı Yazıtları... Frenth (Ed. "Zur Kclischin-Stele". Goetze. 1-59. 1973. \\iesbaden. "Western Expansion of Urartu as Seen from Norşuntepe (Turkcy)".) Anatolian Iron Ages3. 1971... 1979. Berlin. Dinçol A.. Gunter A. M. han. 1976. ' Sacrifices in the City of Teişeba-Lights on the Social History of Urartu". Çavuştepe I. 306-312. 1978. Diakonov I. 1996. 1994.W. A. 1991. Genicn und Mischwesen in der urartaischen Kunst. 1967.. 79-141. 166 . Erzen A. 1978. Ankara. . A. 369-380.. M. "Urartu und Griechenland" Jahrbuch des Deutschen Archaologischen Instituts 81.. Anadolu Araştırmaları XIV. 53-64. "Van Dukaya İskeletlerinin l'aleoantropolojik İncelenmesi". llauplıııann H.. Studi Micenei ed Egeo-Anatolici 24. 1961. 287-298. Anadolu Araştırmaları 4-5. "Lrartu'da Az Bilinen Bir Sanat Dalı: Bezemeli Taş Kaplar". Münih. "The Water Supply System at Tuşpa( Urartu )".. Erzen A. Anatolian Studies 15. 1978.rsin Dinçol A. "The Decorated Bronze Strip from Gushcni". 41-51. Diakonov I.. Garbrecht G. 1976-77. 19-50. Belleten 38. 1986. Araştırma Sonuçları Toplantısı 4. Götler. Geographical Names According to Urartian Te\ts. 191-213.World Archaeology 11. Ilerrıııann Hulin R. "Karahan Köyünde Bulunan Dön Yeni Urartu Yazıtı". "Die neunen urartaischen Inschriften aus Körzüt". ■ Urartian Stone in the Van Museunı". Kashkai. Derin Z. Ankara. 1974. 1982. Archaologische Mitteilungen aus Iran 24. Anadolu Araştırmaları 6.. Diakonov I. M. Dinçol A.ştepe Yukarı kale ve Toprakkale 1976 Dönemi Kazılan".1979-80. Güleç E. M..Ersin Eichler S. 20. Anatolian Stııdies 23.. 1965. Erzen A. 1981. -Salmas M.. 4962. Urartu und Transkaukasien. Frankel D. Anatolian Studies 8. 1984. M. Kavaklı. Kavaklı. "Çavu. 1966. H-W. 17-43. Berlin. 103-112. 'Giyimli Bronz Definesi ve Giyimli Kazısı"... L83-195 (A.. "Represeniarions of Urartian and West Iranian Fortress Architecture in the Assyrian Relicf". Londra.

.. Korfmann M. Bastam I: Ausgrabungen in den ıırartaischen Anlagen. "New Urartian Inscnptions from Adilcevaz"... 1987.H. Belleten 51. Kleiss W.. 179-191. 395-402. 189-195. Boston Museum Bulletin 75. S. 1991. Johnson E. 1938". "Urartaische Platze in Iranisch-Azerbaidjan". ıtr .TUR: Beschreiburg der ıırartaischen und mittelalterlichen Ruinen.. 1976. 1-14. "Urartian Art in Boston: Two Bronze Belts and a Mirror".. "Excavations at Bastam". Beriytus 25. "Bastam and the East of Urartu". Kleiss W. Topographische Karte von Urartu. Atti del Primo Simposio Internazionale di Arte Armena.W. 1963-64. 1980. 19551957. Kroll S LakeK. "Zur Rekonstruktion des ıırartaischen Tempels". Londra.. Istanbuler Mitteilungen 13-14. 413-445. Işık C. Kleiss W. "Zur Rekonstruktion des urartaischen Tempels'.. 533-554. An Urartian Citadcl Complex of the Seventh Century B. "Die Ausgrabungen von Kirsopp und Silva Lake in den Jahren 1938 und 1939 anı Burgfelsen von Van(Tuşpa) und in Kalecik". Işık R. 21-38.. Archaologischc Mitteilungen aus Iran 15. Istanbuler Mitteilungen 18. 53-77.Araştırma Sonuçları Toplantısı. 1968. Bastam/Rusa-i-URU. Kendall T. 1915.. 1976.. 497-533"Urartian Influence Upon Iranian Architecture in the First Millennium B. 292-297. American Journal of Archaeology 84.. 1972. Kozbe G. 1977.C.. Belleten 197. Graz. Berlin. Anatolian Studies 9. Berlin. 1977. Eine unbekannte urartaische Burg und Beobachtungen zu den Felsdenkmalern eines schöpferische Bergvolks Ostanatoliens". 'Van da Yapılan Hafriyat. "ŞİTİnlikale. H-J. 1959.W.. l^ö. Bronze Reliefs from the Gates of Shalmaneser. Handbuch der chaldischen Inschriften (I ve II).C. Stuttgart. 1988. Ankara.(Editör). Berlin.. "Darstellungen urartaischer Architektuı'. King L. 265-271. Kleiss W.(Editör). Kleiss w. 1979. VII. "Van Dukaya Höyüğü Erken Transkafkasya Keramiği'.. Kellner. Konig F.. 1-44.(Editör). 1972-975. Hauptmann. Kleiss W. 1989. Kleiss W. 1974-75.. Keramik urartaischer Festungen in Iran. H-J. 1977. 299-304. 26-55. 1976. Berlin. Kleiss W. Kroll. Türk Tarih Arkeologya ve Etnografya Derpsa 4. Istanbuler Mitteilungen 39. "Bastam. "Tische und Tischdarstellungcn in der ıırartaischen Kunst".. Kleiss W. Urartu: Ein wiederentdeckter Rivale Assyriens. 1986.Hulin R. Kleiss W. Bastam II. 1975. Münih. Berlin. Marsyas 17.". 1982.". Kellner. 1990. 173-200. Gürtelbleche aus Urartu. Archaeology 25.

"The Oriental Origin of Siren Couldron Attachments".Young. "The Place of Urartu in the First Millennium B. Mitteilungen der Deutschen Orientgesellschaft 112. and its Relations with Other Cultural Centers of the Near East".Western Asiatic Jcwellery c.. Muscarella O. C. 1971. Ankara. (Editör). 1970. 9th-7th Centuries B. Hesperia 31.C. Öğün B.. Irac| 39. 1971. Muscarella O. Istanbuler Mitteilungen 18. W.. 45-57.C. M.R. Maxwell-Ilyslop K.. 1910-1931.... 1971. Iraq 18. Maxwell-Hyslop K. Nylander C.. Bulletin of Institute of Archaeology 2. Llrartu-A Metalworking Center in the First Millennium B. L. Anatolica 10. Armenien einst und jetzt I-II/2. A.C".Haupt C. "The Location of Ulhu and Uişe in Sargon Us Eighth Campaign. "Qalatgah: an Urartian Site in Northwestern Iran . 1959.R.."Urartian Bronzes in Etruscan Tombs". istanbul. "Bemerkungen zu urartaisehen Tempeln". N. Erebooni. Trade". 13-33. "Urartian Chariot Reconsidered I. 1966. "An Urartian Archer on the Zinjirli Chariot RelieP. Oganesjan K. Levine ve T.. Urartskie klinoobraznye nadpisi. Erivan.. C. Berlin. Urartian Art: Its Distinctive Traits in the Light of New Excavations. Naumann R. 1975.. D. "Remarks an the LJrartian Acropolis at Zernaki Tepe".. 464-475. 1988.R.. 150-167. 1986. 1968.. 1973. 'The İnscription of İshpuini and Menua at Qalatgah. N. van Loon. 65-66. 217-236.3000-612 B. 1977. "Die urartaisehen Graber in der Gegend von Adilccvaz und Patnos". 44-49.. I.. 1991. 111-131. Muscarella O. . van Loon. M. Van'da Urartu Sulama tesisleri ve Sulama (Semiramis) Kanalı. 1-15. 1962.E. "Die uranrtaisehen Palaste und die Besattungsbrauche der Urartaer". 229-231.. 141-154. W. van Loon. 1977. Ogün B. Representational Evidence. M.D. Iran 26. 1980.Lehmann.Eine militarhis torisehe Würdigung".Chr. X. W. Malibu. 201-207. Mayer W. Jerusalem. Londra. N. 168 Medvedskaya... Maxwell-Hyslop K. 1960. 1982. American Journal of Archaeology 75. Expedition 13. N. Mountains and Lowlands:Essays in the Archaeology of Grcatcr Mesopotamia Ed.C.. Merhav R. Journal of Near Eastern Studies 34. 1983. Levine L. "Who Destroyed Hasanlu IV?'. "Sargons Feldzug gegen Urartu-714 v. L. 1978. 1956. Öğün B. Iran". 714 B. Özgen E. W. Ankara. 263-266. "Sargon's Eighth Campaign". 1965-66.C". Palast und Ilütte. Muscarella O. Melikishvili G. ıVloskova. 135-151. Klasik Arkeoloji Kongresi. Journal of Field Archaeology 13. 61-67. 317-329"Hasanlu in the Ninth Century B. Orientalia Suecana 14-15. F..

E. 1982. Mountains and Urmia Lake".. 143-148.. Seidl U. 1965. Özgüç T.. "Sargon's "Eighth Military Campaign". Anatolian Studies 34. Seidl L'. A. 9th-7th Centuries B. "Reflections about the Urartias Shrines of the Stelae". 1983. Studi Micenei ed Egeo .. Darmstadt. "Assyrian and Urartean Written Sources for Urartian History". il regno di Van: Urartu. Londra. Urartu. "Jewellery.-M. Ankara.Özgen E. B. 11-32.. East and West 38. Leipzig. 1989. 1995. 1966. B.. 1980. "Urartu.Anatolici 22.".. Özgüç T. East and West 9.. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi 23. "Torschüzende Genien in Urartu". Greece and Etruria".. Altıntepe II.. 149 . Depo Binası ve Fildişi Eserler. Ankara 1974. Pecorelle P. 1986.. 1993.. "Water-Mills in Urartu". 1966. Geschichte und Kultur der Urartâer. Rigg H. 191-199. 847-856. 197**. "Urartian Chariot Reconsidered II. "Urartaische Bauskulpturen". 1984. 91.Salvini.Anatolici 31. "Shalmaneser's Campaign to Urartu in 856 B. Studi epigrafici e liguistici sul Vicino Oriente antico. Ankara. 11-119. 1969.. 243-250.C. Mansel'e Armağan. 33-37. 1988... "Urartu Dini". Ankara. Nimet Özgüç Armağan Kitabı.55~-56*. Archaologische Mitteilungun aus Iran.Archaeological Evidence. "The Decorated Bronze Strip and Plaques from Altıntepe". Roma. Salvini M. Salvini M. 155-159. Anatolian Studies 33. 171-201. 1966."Researches in the Region between the Zagros Pecorelle P. Studi Mecinei ed Egeo . 130-138. 79-89. 1969. Roos P. Riemschneider M. 37-49. Journal of American Oriental Society 62. 19-58.-M. Pallottino M.. 1984. "Fin Beitrag zur hurritisch-urartaischen Morphologie".. 7. Pecorella P. Anatolica 11. 1993. "Una dedica di Işpuini e Miua al dio Ua". 6. Piotrovskii B. 1967. 1984. Russell H. 543-548. Ankara. Orientalia 59.. Salvini M. Salvini M. Geneva. 1-35.E.. and the Historical Georaphy of Eastern Anatolia According to Assyrian Sources". "Le pantheon de l'Urartu et le fondement de 1'etat". Sümer 42. "in frontino urarteo del regno di Menua". B.. 1990. Salvini M.E. Roma. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. F. 1993. B. Mezarlar. 29-52.. Piotrovskii B. 154. Tra lo Zagros e l'Urmia.C. Piotrovskii B. Altıntepe.Salvini. Das Reich am Ararat. Özgüç T.. Piotrovskii B. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri. Salvini M.. Persica 10. Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe". Özgüç N. Urartu: The Kingdom of Van and its Art. 1942.

Yıldırım R. Anadolu Araştırmaları IV-V. 1993. 1990. Anadolu Araştırmaları 10. Tarhan T. Anadolu Araştırmaları TVV.. 1994. 1994. Zimansky P. Tarhan T. Kavaklı. Paris.. A. 58-76. '"Hurrian and Urartian as Caucasian Languages". 35-55.. 389-412. Van". Thrureau. Nimet Özgüç Armağan Kitabı. Taşyürek O. "Three Urartian Rock-Cut Tombs from Palu"..V. 170 Tarhan T. Ankara.Sevin V. Belli. 1988.. İzmir. 1967. Mainz. Sevin V. Anadolu Araştırmaları 45.. "'Urartian and Achaemenian Tovver Temples" Journal of Near Eastern Studies 26. "'Urartu Mezar Mimarisine Yeni Katkılar". A. 1976-77.. Sevin V.. 1983.Sevin. 1996. 1993. Ankara. 1976-1977. 369-428. "Van Kalesinden Bir Kaya Mezarı ve Urartularda Ölü Yakma Geleneği". 329-350.. 1988. Tarhan T. "On the Architectural Origin of the Urartian Standart Temples". 1912. Konut Mimarlığı. Belleten 39. Berlin. . 1994. 348-366. "The Structure of of the Urartian State". 1-50. 1975. 367-409.. Anadolu Araştırmaları 8. "Van Kalesi ve Eski Van Şehri Kazıları". İstanbul. Ussishkin D.V. "UraitU Oda-Mezar Mimarisinin Kökeni Üzerine Bazı Gözlemler". Toprakkale. Wartke R-B. "An Urartian Intramural Pithoi Burial' from the Mount of Van Kalesi". 295-310. "The Oldest Highvvay Between the Two Regions of Van and Elazığ". "Van Bölgesinde Urartu Araştırmalara I): Askeri ve Sivil Mimariye Ait Yeni Gözlemler".. 279-282. "Van Bölgesinde Urartu Araştırmaları) II). Stronach 1).. "An Urartian Lion from Gevaş.V..O. 1993. 278-288. Tarhan T. Sevin. "Bones and Bullae: An Enigma from Bastam. 565-567. Untersuchungen zu den Metallobjekten im vorderasiatisehen Museum zu Berlin.Dangin F. Sevin V. Urartu: das Reich am Ararat. Wartke R-B.inguistics 13. "Urartu Tapınak Kapıları ile Anıtsal Kaya Nişleri Arasındaki Bağlantı". Sevin V. Adana Bölge Müzesindeki Urartu Kemerleri.E.. 1980.. 144-155. Iran".Çilingiroğlu (Ed.. Annual of Armenian I. Sevin V. Tarhan T. 1989. Istanbuler Mitteilungcn 43. Ankara. Antiquity 62. 1992.. 547-551. "Reeent Excavationts at the Urartian Capital Tushpa". Tel Aviv 21. B. ""Yeşilalıç Urartu Kutsal Alanı ve Kalesi". Sevin V. Anadolu Araştırmaları 9. 273-347. 1987. Sevin V. Tel Aviv 21. 22-57. Sevin. Kazı Sonuçları Toplantısı 10 (1). 1975. 151-166.. Urartu İğneleri..) Anadolu Demir Çağları. Tarhan T. Une relation de la huitieme campagne de Sargon. 1986. Bir Erken Demir Çağ Nekropolü: Van/Karagündüz. Tel Aviv 21. Steiner G. 1976-1977.

Archaeology 32. "Urartian Geography and Sargon's Eighth Campaign". 11 . 94-100. 53-55. 1990. 1-21. "Urartian Material Culture as State Assamblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire". Chicago. Ecology and Empire: The Structure of the Urartian State. "An Urartian Ozymandias". Biblical Archaeologist 58. 1995. 1995. 1979. 103-115. 1985. Journal of Near Eastern Studies 49. Bulletin of the American School of Oriental Research 299.

III. Bu durum bu erken dönemde bile Van Gölü Havzası ile Kuzey Mezopotamya kültürleri arasında. t. eşi olmayan kral. bütün krallardan haraç alan kral.Ö. Yazıtın bilinen tarihi M. balkın çobanı. BÖLGENİN ERKEN TARİHİ Urartu Krallığı'nın ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzasında yapılan arkeolojik kazılar. tabakasında kalın dalgalı bant bezemeli ve genellikle saman katkılı bir çanak çömlek türü gözlenir. Tilkitepenin Halaf kültürünü izleyen ve M. 1899 yılından itibaren çeşitli kazıcılar taralından y a p ı l a n kısa süreli araştırmalar. Bu tarihte başkenti Tuşpa (bugünkü Van Kalesi) olarak ilan edilen krallık. Lutipri oğlu Sarc/ııri bayie konuşur: Bu taşları Abıiıınıı kentiuclen getirdim ve bu duran 'yapıyı) inşa etlim. Tilkitepe keramiği" olarak adlandınlan bu çanak çömlekler. 5000 yıllarına kadar eskiye gittiğini kanıtlamıştır.Ö. Y ukarıdaki bilgiler Van Gölü Havzasında yeni bir siyasi ve askeri güç olarak doğan Urartu Krallığı'nın kendisine ait ilk yazılı belgesidir. büyük kral. bazı yayınlarda "Karaz keramiği".binyılın başlarına aittir Aynı tabakada ortaya çıkan siyah açkılı mallar. binyıla tarihlendiğini göstermiştir. savaştan korkmayan kral.Ö. Sairi ülkesinin kralı.Ö. obsidyen alet endüstrisine dayalı bir ticari ilişkinin varlığını sergilemektedir. Asur dilinde kaleme alınmıştır. M. modern Van Havaalanı sınırları içinde yeralan Tilkitepe Höyüğü ve Van Erciş karayolunun 40. Van Gölünün doğu kıyısında. bölgenin yerleşik tarihinin M. tabakasında ortaya çıkarılan.Ö. kilometresine yakın Yılantaş Höyüğü. 5. Yörede yerleşik düzene geçilmesinin bu denli gecikmesinin temel nedeni. MÖ.Ö. havzanın en eski kültürü ile ilgili bilgi sunan ender yerleşme yerlerinden ikisidir. Kuzey Mezopotamya'daki Halaf Höyüğünden elde edilen ve Halaf Kültürünün karakteıisük malzemesi olan çanak çömleklerle aynı özellikleri gösterdiği anlaşılmıştır.yüzyıl sonlarında Asur dilinde yazılmış bir kitabe ile Yakındoğu'da askeri ve kültürel acıdan "ben de varan" diyen bu krallığı meydana getiren halklar kimlerdi. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda. M. Van Gölü kıyı kenar çizgisinin Kalkolitik dönemden hemen önce bugünkü seviyesinden 350 metre daha içeride oluşu. güçlü kral. Mezopotamya arkeolojisinde Orta Kalkolitik Dönemi simgeleyen ve Ubaid adını alan kültür ile çağdaştır. Madırburç olarak adlandırılan yapının değişik yerlerinde altı kez tekrarlananan yazıt. 832 yıllarıdır. Ben Lutipri'nin oğlu Sarc/uri. yüzyıldan beri sorulan ve araştırılan bu somların yanıtlarını kısaca da olsa irdelemekte yarar vardır. çevreye egemen olan ve yağışın azlığından kaynaklanan olumsuz iklim koşulları olmalıdır. Tilki-tepe'nin en üstteki I. Yakındoğu tarihini üçyüz yıla yakın bir süre Asur Krallığı ile birlikte şekillendirecek ve bölgede alışılageldiğinden biraz farklı bir uygarlığın kurulmasına öncülük edecektir. 832 yılı bir anlamda Urar-lu'nun tarihöncesi çağlarının sona erişinin tarihidir. tabakada bulunan çanak eöm leklerin. krallar kralı. Tilkitepe'de üç ana kültür tabakasının varlığını ve bu tabakalardan en eskisi olan III. Tabakanın M. bu yerleşme yerinin 11.3. 9. tarıma elverişsiz yağışsız ortamın kanıtıdır. dünyanın kralı.URARTU TARİHİ "Lutipri oğlu Sarduri'ninyazttt. nereden nasıl gelmişlerdi ve hangi nedenler bu insanları bir siyasi örgüt bünyesinde toplanmaya zorlamıştı? Bu zor coğrafi koşullarda varlıklarını kanıtlayabilen l'rartu-öncesi kültürler nelerdi? lirartu araştırmalarının başladığı 19. bazı 12 . bin-yılın ortalarına tarihlenen dönemi.

dikdörtgen ve bazı durumlarda yu-varlak planlı evlerde oturmaktaydılar. Gerek Tilkitepe'de ve gerekse bölgenin diğer birçok höyüğünde yürütülen kazı ve yüzey araştırmaları. Van Gölü Havzasının laken Tunç Cağ Kültürünü siyah veya koyu renkli. Kültürün Van Gölü Havzasının yanında. ERKEN TUNÇ ÇAĞ KÜLTÜRÜ Özellikle Dukaya Höyük (Resim 3). Doğu Anadolu'nun zor iklim koşulları olduğu gibi kabul edilmiş. açkılı ve üzerinde kabartma ya da çizgi tekniği ile yapılmış bezemelerin var olduğu bir çanak çömlek türü simgeler.yayınlar da ise "Erken Transkafkasya keramiği" olarak adlandıran örneklerdir ve yörenin Erken Tunç ( a ğ l a r ı n ı simgelerler. Bu çanak çömleği üreten insanlar kare. Çanak çömlekler üzerinde gözlenen oyma ve kabartma bezemelerin de göçebe sanatında önemli bir veri olan ahşap oymacılığın taklidi olduğu düşünülebilir. Taş temel üzerine kerpiçten yapılan evlerde yuvarlak planların kullanılması. Van Gölü Havzasında Kalkolitik Döneme tarihlenen Tilkitepe. Yörenin Erken Tunç Çağ kültürü temelde hayvancılığa ve höyükler etrafındaki tarım alanlarında yapılan düşük yoğunluktaki kuru tarıma dayalı idi.Dilkaya Höyüğü re Mezarlık Alam 13 . sulama veya savunma duvarları inşası gibi kollektif bir uğraşı gerektiren faaliyetlere henüz geçilememiştir. Van Kalesi Höyük (Resim 4) ve Karagündüz'deki arkeolojik kazılardan. yörenin Tunç Çağlarını en iyi belgeleyen buluntu yerleridir. Birkaç istisnanın dışında bölgeler ve h a t t a yerleşme yerleri arı sında kültürel ve ticari ilişkileri kanıtlanacak arkeolojik bulgular mevcut değildir. Erken Tunç Çağ kül-türününün bölgeye Kafkas ötesinden göçlerle geldiğine inanılır. bu insanların Van Bölgesi'ne gelmeden önee göçebe olduklarının kanıtıdır. Kafkas ötesi ülkelerde ve hatla Resim 3 . Ernis ve Alacahan gibi mezarlıklardan elde edilen bilgiler. Kuzeybatı İran'ın büyük bölümünde. Bu eksiklik tüm Yakındoğu'nun en zengin obsid-yen kaynağı olan Nemrut ve Süphan Dağı'ndan elde edilen ham maddeden üretilen obsidyen aletler ile giderilmiştir. tüm Doğu Anadolu'da. Halaf ve Uba-id kültürlerinden çok daha yoğun yaşanmış bir Erken Tunç Çağ kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Van Bölgesi'ndeki Erken Tunç Çağ yerleşmelerinde madenden üretilmiş eserlere ait kanıt yoktur.

......................................................5 Urmiye Bölgesi........................5 Yukarı Murat Havzası..................................................................14 Yazılı kaynaklar ve Uraıtu Beylikler Dönemi......16 Demir Çağların gelişi......................................................19 Birinci binvılın başında Uruadri ve Nairi ülkeleri................................................................................13 M................................ 12 Erken Tunç Çağ kültürü...................................................................................................................................................................18 Tumme ve Daiaeni..............................Ö.....................................................................................20 L'rartu Krallığının kuruluşu.....................................................................6 Tarımsal alanlar..................................................................................................................................................................6 Zor coğrafi koşullar ve Uraıtu...........................................................................................................................................III L'rartu Araştırmaları.......................................................................................................................................................................................................................................4 Doğu Anadolu.......................................................duard Schulz.....................I Sunuş..............................................................................................9 L'rartu Tarihi.................................................. 1 Friedrich F..........2 Yeni dönem Uraıtu kazıları.................................................................................................................................................................................................................................................23 ........................................................................21 Lrarlulu Arame ve Başkent Arzaşkun...................................... I ............1 Toprakkale kazıları............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................21 Yeni bir kral yeni bir hanedanlık..........................3 L'rartu Coğrafyası..................................................................................................................................................16 Nairi ülkeleri...............................................................................12 Bölgenin erken tarihi................................................................................................... İkinci binyıl kültürü..........................................5 Erzurum ve Kars Havzası................................................................................................................9 Bölgeler arası yollar............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................18 Güçlü bir Asur kralı.................................................................................................................................................4 Van Bölgesi..........................2 Altıntepe......................................İÇİNDEKİLER Önsöz..............................................

Ö.Ö. İKİNCİ BİNYIL KÜLTÜRÜ M. 2. Bu öneri doğru ise ilerki yüzyıllarda Urarîu Krallığını oluşturan halk topluluklarından en önemlisi olan Hurrilerin bölgedeki varlıklarının ilk ipuçları ortaya çıkmaktadır. Ancak yörenin iklimi ve seçilen yarı-göçebe yaşam tarzı nedenlerden sadece ikisi olmalıdır. Bu durum Van Bölgesine ve yakın çevresine M. olasılıkla Hurriler olarak bilinen bir etnik topluluk tarafından yayılmış olabileceğidir. karakterinden fazlaca bir değişikliğe uğramaksızın varlık gösterebilmesi dikkat çekicidir. özellikle mezar buluntusu olarak ortaya çıkarılmıştır. yörenin Erken Tunç Çağ kültürünü etkileyecek ve kültürün karakterinde değişiklik yapabilecek önemli bir göçün olmadığını gösterir. Yörede yürütülen arkeolojik kazılarda çok az rastlanan bu tür boyalılara ait güzel örnekler. binyılın başlarında. Keramiklerini kahve renkli astar veya açık devetüyü renkli boya-astar zemin üzerine kırmızı ve siyah boya ile yapılmış geometrik ve naturalist motifler ile süsleyen bu kültürün izleri Van Gölü Havzasında da görülür. Van Gölü'nün kuzeyinde Süphan Dağı'nın batı eteklerinde. M. binyılın başlarından itibaren Van Gölü Havzası'nın doğu ve kuzeydoğusunda yera-lan ülkelerde bir boyalı çanak çömlek kültürü doğmaya başlamıştır (Resim 5).Yan Kalesinin kuzeylinle Van Kalesi Höyük Filistin içlerinde. Van Bölgesinin ikinci binyıl kütürü üzerinde yeterince etkili olamamış ve sonuçta Erken Tunç Cağ kültürü değı 14 . Kültürün Yakındoğu kültürleri içinde en geniş coğrafi alanda bulunabilmesinin temel nedeni. M.Ö. Boyalı çanak çömleklerini mezarlara ölü armağanı olarak da koyan bu insanların neden göl seviyesinden bu kadar yüksekte yaşadıkları bilinmemektedir.Ö. Araştırmalar ve elde edilen bulgular M. 3. ancak mimaride daha basit ve daha az itina gösterilmiş evlerin yapıldığını göstermiştir. 3. göl seviyesinden 600-700 metre yukarılarda yapılan yüzey araştırmalarında. binyılın çanak çömlek özelliklerinin önemli ölçüde sürdürüldüğünü.Ö. Bu insanların göl seviyesindeki höyüklerde yoğun olarak yaşamamaları.Resim 4 . binyılda yöre kültürlerini tehdit eden ve insanların ova seviyesi yerleşmelerinden kaçmasını gerekli kılacak bir tehlikenin varlığını göstermemiştir.binyılı izleyen ikinci binyılda yörenin kültüründe köklü bir değişikliğin olmadığı gözlenir.Ö. 2. 2. Kazılardan elde edilen veriler M.

Bunun aksi durumunda M. İran'a ilk İranlıları.Ö. M. aynı göçün sonuçlarından olmasa bile benzer ve yine kuzeyden gelen bir göç dalgası ile etkilenmiş olmalıdır. Van Bölgesi'nin ikinci binyıl boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yıllara kadar devam ettiği kesinlik kazanmamıştır. Haftavan Tepe ve Hasanlu gibi yerleşim yerlerinde yürütülen kazılardan elde edilen veriler ile bize sunulurken. Bu yıllardan birkaç yüzyıl öncesinde bile Orta Anadolu'da yazılı kaynaklar gelişen tarihi. Batı İran'a gelen yeni halkların bölgeye Demir Çağlarını da getirdiğini göstermiştir. Bu olayın tarihi Urmiye Gölü Havzasında M.Ö.Resim 5 . kültürel ve siyasi ivmelerinden oldukça uzaklaşmışlardır. bölümün başında da belirttiğimiz gibi. ancak bölgeye gelen yeni bir halk hareketinin itici gücü ile aşılabilinirdi. M. 1274 yılında olacaktır. Van Gölü Havzası'nda yaşayan ve artık yerli halk olarak tanımlayabileceğimiz insanlar. Kuzeybatı İran'da kültürel etkinlikler. Bölgedeki yeni halkların ve bu halkların oluşturmaya başladığı yeni siyasi kıpırdanmaların yazılı kaynaklara yansıması hiç de uzun bir zaman almamıştır. Kuzeybatı İran'da Erken Demir Çağda (Demir Çağ 1) yaşanan göç olaylan. Doğu Anadolu bu şanstan yoksundur. Van Gölü Havzası ile ilgili tarihi olayla-nn herhangi bir ülkenin yazılı kaynaklarına yansımas. 1400-1350 olarak kabul edilmektedir. 2.Van Bölgesi ikinci hin yıl hoyalılımıulun bir örnek uğrasa da ikinci binyıl içlerinde varlığını sürdürebilmiştir. Bütün bir ikinci binyıl boyunca kültürde ve siyasi organizasyonda gözlenen durgunluk. ne de Doğu Anadolu'da yaşanan olayları anlamamızda yardımcı olacak hiç bir yazılı kaynak mevcut değildir. 15 . kültürel ve ticari olayları açıklamaya başlamıştır. Batı İran'da bu kültür beraberlerinde yeni bir çanak çömlek geleneği getiren halkların bu yöreye varışına kadar sürer. binyılın son çeyreğinde bölgede gelişen siyasi olayları açıklamak zorlaşırdı. sadece bu ülke ile sınırlı kalmamıştır.Ö. yani İndo-Ari halk topluluklarını getiren göç dalgasının özellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden başlamış olduğu konusunda öneriler vardır. 832 yılına kadar ortaya çıkma şansı bulamayacaktır. Tek renkli ve genellikle de gri olan kapların formları öncekilerden çok farklıdır. Bu havzanın kendine ait ilk yazılı belgesi ise çok daha geç bir döneme. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular.Ö. Ancak Doğu Anadolu ve özellikle Van Golü Havzası'yla ilgili bilgi veren yazılı belgeleri de Kuzeybatı İran için bulmak mümkün olmamıştır. Ancak ne Batı İran'da. Aynı coğrafi bölgedeki Doğu Anadolu toprakları.

Her ne kadar yazıtta geçen "bana karşı yabancı/astı. Hinime. i k i n c i binyılın son çeyreğinde Hitit İmparatorluğu ve Mısır Krallığı ile birlikte Yakındoğu'nun en güçlü devleti olan Asur Krallığfnm yazılı belgelerinde. gerek renk ve gerekse form acısından kendinden önceki boyalı çanak çömlek kültüründen çok farklıdır. Gri renkli ve monokrom olan bu gelenek. yüzyıla girildiği bu dönemde bile Van Golü ve çevresinde şekillenen ve çeşitli bölge ve kentlerden meydana gelen bir siyasi oluşumun ilk adımları görülmektedir. Uodkun. Tanrı Assıır'u küçümseyerek daha önce de bana karşı ayaklanan güçlü müstahkem bir dağ kalesi olan Atina kentini efendi/erim Tanrı Assur ve yüce tanrıların yardımı ile eh geçirdim. Halita.Ö. "Uruadri ülkesi balkı" olarak tanımlayacağımız bu insanlar M. yöreye bir başka bölgeden göç eden halklar ile açıklanmıştır. Salını. Topladığım tozlarını gelecek günlere ders olsun diye Assur kentinin kapısı önünde havaya savurdu m. 127 ı yılında gerçekleştirilen bu seferler. M lipahri. Luha. Batı İran'a gelen ilk İranlılar olduğu düşünülmekte ve bu halkların yöreye gelişleri ile birlikte yörenin Tunç Çağlarının sona erdiği ve Demir Çağ'm başladığı bilinmektedir. sekiz önemli bölgeden ve ellibir kentten oluşmaktadır. ordumu harekete geçirdim ve güçlü dağ kalelerine doğru sefere çıktım. yaktım.Ö. 13. M. Bu oluşumun önderliğini. düşmanlık yarattı" tamım.Ö. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Genellikle Hazar Denizi'nin kuzeyinden bölgeye geldiklerine inanılan bu halkların. Dağlık bölgeye ödemeleri için ağır vergiler koydum. »üçleri ile birlikte (bu) sekiz ülkeyi fethettim. Kuzeybatı İran'da da görülen bir boyalı çanak çömlek kültürünün. Uruadri ülkesi halkı ve yöneticileri yapmaktadır. binyılın ikinci yarısında Van Gölü 1 lavzası nda yaşanan çok güçlü bir kültürün var olmadığını. DEMİR ÇAĞLARIN GELİŞİ M. 1274 yılındaki bu seferdir.Ö.Ö. Bargun. mimarideki ve ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar. Van Böl-gesi'nde yaşanmaya başlanan bir siyasal değişimin de ilk habercisi olurlar. en azından bu cağda. Van Gölü Havzasında boyalı çanak çömlek kültürünün hangi yüzyıla kadar sürçlüğü konusunda kesin bir arke16 . Ancak bu yazıtta veya daha sonraki diğer Asur yazıtlarında bu siyasi birliğe önderlik eden herhangi bir kişiden hiç söz edilmemektedir. bu ülkelerin önceki Asur kralları tarafından bilindiğini ve hatta belki de bazı askeri düzenlemeler yapıldığını ima etse de yazılı kaynaklara yansıyan ilk Asur seferi M. M. Van Gölü çevresine askeri sefer lerin düzenlendiği dikkat çekmeye baslar. Tllibir kentini ele geçirdim. Zingun ülkelerini. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek geleneğine son veren ve Demir Çağların başlamasını sağlayan bu göç dalgasının bir benzeri Doğu Anadolu için de geçerli olmalıdır. mallarına haraç olarak el koydum. Herhalde Van Gölü'nün batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan bu halklar. "Rahipliğimin başlangıcında Uruadri ülkesi aycıktandı (benden yabancı/aştı re düşmanlık yarattı) re Assur a re yüce tanrılara ellerimi yukarıya kaldırarak dua ettim. " Asur kralı Adad-Nirari'nin oğlu Salmanasar ( I ) . îlki M. Kuzeybatı İran'da boyalı çanak çömlek kültürünün bölgeye gelen yeni bir göç dalgası ile ortadan kalktığı bilinmektedir. 9. Astır tahtını teslim aldığı daha ilk yılda kuzeyinde yeralan ülkelere karşı bir askeri sefer düzenleme gereğini duymuştur. Uruadri ü/kesinin tümünü üç günde Tanrım Assur'un ayakları önüne dize getirdim. üçüncü binyılda Doğu Anadolu'ya geldikleri önerilen Hunilerin dışında bu bölgede ilk kez bir halk topluluğunun adına rastlanmaktadır. bölgenin en karakteristik özelliği olduğunu ve bu kültürü yaşayan insanların göl seviyesinden 500-600 metre yükseklikteki yaylalarda yoğun olarak yaşadıklarını daha önce de belirtmiştik. yüzyılın ortalarında.YAZILI KAYNAKLAR ve URARTU BEYLİKLER DÖNEMİ M. çoğunlukla yarı göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek varlıklarını sürdürmeye çalışmakladırlar. Yazıtta geçen Uruadri ülkesi. İran arkeoloji lerminolojisinde Demir Çağ T (Anadolu'da Erken Demir Çağ) olarak adlandırılan dönem ile birlikte bölgeye yeni bir çanak çömlek geleneği gelmiştir. 2. tahrip ettim re kentin üzerine 'kudime'serptim. Genç adamlarını seçtim re benden korkmaları re hizmet vermeleri için alakoydum.Ö. Ke-ramikteki.Ö. yine Asurlu krallar tarafından Trenin halkı" olarak adlandırılacaktır.

olojik veri yoktur. Ancak Batı İran'a gelen Ari ırkın aksine. Bu engelin ortadan kalkması ve kuzey sınırlarında kendilerini tehdit edebilecek bir başka gücün ortaya çıkması tehlikesi. 1244 yılına kadar otuz yıl beklememiz gerekecektir. Bu yörede oluşmaya başlayan bir siyasi örgütlenme Asurlu kralların emelleri için önemli bir engel olmalıdır. göç olayının rahatlıkla 14.. Dağların derin vadilerini ve bendeklerini onların kanları ile sele verdim. yüzyılın sonlarına tarihlenmesi mümkündür.. Bu alternatif bölgelerin başında Dicle ve Fırat vadileri ile erişilebilen Van Gölü ve çevresi gelmektedir. 13.Salmanasar'ın Uru-adri ülkesi üzerine yaptığı seferin kayıtlarında. yüzyılın baslarına kadar geriye gitmektedir. Yazıtın Nairi ile ilgili bölümü aynen şöyledir: "Hiç bir yolun olmadığı. Asur'un Uruadri üzerine yaptığı ilk sefer 1274 tarihli olduğuna göre. Batı İran'da Demir Çağ'ın bölgeye gelişini sağlayan benzer bir göç dalgası Van Gölü Havzası için de geçerlidir. genellikle kahve renkli veya devetüyü renkli olmak üzere tek renklidir. Yukarı ve Aşağı Denizin kralı ve tüm Nairi ülkelerinin kralı olarak tanımladıktan sonra saltanatının birinci yılında Nairi ülkesi olarak adlandırılan bir bölgeye seferler düzenlediğini anlatmaktadır. 1" . üstün gücüm ile geçtim iv Sairi ülkesinin 43 kralı cesaretle karsıma dikildiler ve savaşmak istediler. dünyanın dört bölgesinin kralı. olasılıkla MÖ.Ö. Assur kentinde bir sarayın onarımını belgeleyen bir yazıtla. Asur kralı I. kültürün diğer kollarında da bazı temel değişimlerin yaşandığını göstermektedir. Van Bölgesi'ne Ari olmayan bir halk topluğunun geldiği kesindir. Krallığın kuzey sınırlarında oluşmaya başlayan siyasi bir organizasyon yöreden elde edilebilecek çeşitli ekonomik çıkarlar içirTbir engel teşkil edilebilirdi. patikalarını benden önceki biç bir kralın bilmediği ırak dağları. Tüm ülkelerini egemenliğim altına aldım. Buradaki "Yukarı Deniz" tanımı büyük olasıkla Van Gölü için kullanılmıştır. Onlarla savaştım. ancak I. Bu belirsizlik bir anlamda Van Gölü Havzasının Erken Demir Çağlarının başlangıç tarihinin de kesin olmaması anlamınadır. Mursilis yerini III. Asurlu kralları M. Salmanasar'ın oğlu Tukulti-Ninurta zamanında karşımıza çıkar. Hattusilis'e bırakmış ve Hitit için çok parlak bir dönem başlamıştı. Çünkü bu yıllarda Anadolu'nun tanışmasız tek egemen gücü durumundaki Hitit İmparatorluğu'nda III. Boyalı çanak çömleklerin çıktığı mezarlar ile Dilkaya ve Karagündüz mezarları arasındaki mimari farklılıklar. Nairi ülkelerinin krallarını boyunlarına taktığım bakır zincirlerle sürükleyerek yaraladım. Bir başka olasılık ise Asur'un kuzeybatı komşusu Hitit ile sürdürdüğü Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'nun egemenliği konusundaki mücadelesine ağırlık verdiği ve kuzey ülkelerinden gelecek tehlikeyi göz ardı ettiğidir. Salmanasar'ın bu bölgeye saltanatı sırasında bir başka askeri sefer düzenlememiş olması amaca ulaşıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Onlara gökyüzünün ve yeryüzünün yüce tannlan önünde yemin ettirdim. yüzyılın baslarında harekete geçirmiş ve Uruadri ülkesine ve bu ülkedeki halklar üzerine yukarıda anlatılan askeri sefer düzenlenmiş olmalıdır. Bu durum Kuzeybatı İran'da belki biraz daha eskiye. Tukulti-Ninurta ya ait olan iyi korunamamış bir başka yazıtta. 12-11 yüzyıllarda bu bölgede artık kullanılmadığını göstermektedir. Bunun için de M. 1274 yılındaki Asur seferinin Van Gölü çevresindeki halkları denetim altına almak amacına ulaşıp ulaşmadığı kesin değildir. Bu halkların Doğu Anadolu'ya varışlarının tarihi ve geliş yöreleri bilinmemektedir.Ö. Haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim" denilmektedir. Van Gölü ve çevresi ile ilgili bilgi veren ikinci Asur yazılı belgesi. Erken Demir Çağ'in başlarında Van Gölü Havzası'nda başlayan bu hareketlilik Asur Krallığının dikkatinden kaçmamıştır. bir başka Anadolu siyasi gücü olan Hitit'in de gözünün olması. Asur'u alternatif kaynaklar aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Ancak yine de vazıh belgeler bize bu konuda bazı ipuçları verebilmektedir. Asur'un kralı. bu ülkeyi kendisinin veya babasının daha önce de biliyor olmasına ait veriler vardır. Asur için orman ve maden ürünlerinin sağlandığı Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu topraklarında. Onları haraç ve armağanlar vermekle yükümlendirdim. Ancak Erken Demir Çağa tarihlenen Dukaya ve Karagündüz mezarlarında bulunan kaplar arasında bu türe ait örnekler bulunmamıştır. " Assur'da krala ait bir kentin kuruluşunu anlatan bir başka yazıtta Nari ülkesinin 43 kralına karşı düzenlenen sefer anlatılmakta ve "Onların ülkelerinin tamamını egemenlik altına aldım. 14. Bu durum boyalı çanak çömleklerin en azından MÖ. Asur kralı I. Aksine mezarlardan çıkan kaplar. Nairi ülkesi ile ilişkili olarak "Yukarı Deniz'in kıyısındaki ülkeler" tanımı yer almaktadır. onları mağlup ettim. Tukulti-Ninurta kendisini kainatın kralı.

yüzyılın ortalarında Nairi ülkelerine gösterdiği bu ilginin temel nedeni. M. Bazı Demir Cağ mezarlarında bulunan ve ölü armağanı olduğu anlaşılan demir eşyaların varlığı. yüzyılda Alzi ve Purukuzzi ülkelerinde yaşamış olabileceğini göstermektedir.Ö.Ö. hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerini ve büyük olasılıkla madencilik endüstrilerini geliştirmiş ol malıdırlar. Nairi halklarının hangi yöreden Yukarı Deniz'in kıyılarına gelip yerleştikleri bilinmemektedir. Asur kralları. Ancak kanımızca Muşkiler yöreye a y n e n Uruadri halkı gibi Kafkas-ötesinden göç ederek gelmişler ve Alzi ülkesine yerleşmişlerdir.Ö. Bazı bi li m adamlarına göre.. Diğer bir grup arkeolog ise bu iki topluluk arasında hiç bir etnik bağın olmadığını. Olayın arkeoloji dünyasında önem kazanmasının başlıca nedeni ise M. Bazı bilim adamları. yüzyılın ortalarından itibaren Van Gölünün güney ve güneybatı yöreleri için kullanılmış coğrafi bir terimdir. 13. Yöreye lirken Demir Çağda gelmeye başlayan bu halklar çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamaya başlamış. Muski halkı ile Frig halkının aynı olduğunu iddia ederler. 12. 9. GÜÇLÜ BİR ASUR KRALI M.Ö. gerçeğe daha yakındır. Tiglat-Pileser ilk olarak Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldiğine inanılan Muşki halklarına karşı sefere çıkar. Demir endüstrisinin ve demirden çeşitli alet ve silahların üretilmesinin başlaması. M. Kafkasya üzerinden girdiklerini belirtirler. Bu uzun dönem sırasında Van Gölü çevresinde ne tür siyasi gelişmelerin olduğunu bilmemiz mümkün değildir. 12 yüzyıla ve biraz sonrasına tanhlenen bir çok Erken Demir Çağ oda ve basit taş sandık mezarının ortaya çıkmış olması.'' Asur kralının M.000 Muşkili Tiglat-Pileser'in öncelik verdiği sorun olarak görülmektedir. Höyüklerin yakınında inşa edilen taş mezarlar. yöreye devam eden göçler ve bu göçler ile güçlenmeye ve örgütlenmeye başlayan Uruadri ve Nairi beylerinin varlığıdır. Birçok mezarın aile mezarı niteliğinde oluşu özellikle a i l e dayanışmasının ve belki de toplum içindeki işbirliğinin belirtileridir. 111S yılında Asur tahtına geçen I. hiç bir zaman kullanılmayan Nairi ülkesi veya ülkeleri tanımı. Van Bölgesinde M. Bu insanların Anadolu'ya batıdan gelen ve Sakarya Nehri civarında yerleşen Frig-ler ile bir ilişkisinin olmadığı fikri. Fırat nehri kavsi içine lokalize edilen Alzi ve Purukuzzi ülkelerini elli yıldan beri ellerinde tutan 20. 40 kralı ayaklarıma kapandırarak onların efendisi oldum. Friglerin M. yerleşik düzenin artık yöreye egemen olmaya başladığını ve bunun sonucu tarımsal faaliyetlerin ve olasılıkla nüfusun arttığını göstermektedir. Aynen Uruadri halklarında olduğu gibi kuzeyden gelmiş olabilecekleri her zaman mümkündür. Midas'ın Muşkili olarak tanımlanması. Herhalde bu nedenle olmalıdır ki Tiglat-Pileser adlı yeni bir Asur kralının saltanatına kadar Uruadri ve Nairi ülkelerine yapılan Asur seferleri yoktur. Ancak şurası kesindir ki: bu gelişme güney komşu Asur'un da dikkatinden kaçmamıştır.Ö.Ö. bu örgütlenmenin ve ekonomik yapıdaki ge-lişmenin belirtileridir. Tukulti-Ninurta'dan sonra gelen sekiz kral döneminde Asur gücünün Yakındoğu'daki etkisinin azaldığı gözlenir. çift d i l l i yazıtlar dışında. yörenin ekonomik önemini olabildiğince artırmış ve yöre halklarının siyasal bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Ancak bazı yeni öneriler Nairi halklarının Gölün güneyinde. 13. Muşkilerin ise doğudan. Asur ülkesine yakın bir konumda yaşadıkları. Muski ülkemi ve Güneydoğu 18 . Bir başka Asur yazılı kaynağında Nairi adı yine karşımıza çıkar. yüzyılın sonlarında aynı bölgede askeri b i r güç olan Frigyalı Midas'ın. Bu dönem bir yüzyıldan daha uzun sürer.NAİRİ ÜLKELERİ Asur kralı tarafından ilk kez kullanılan Nairi adı. Nairi ülkesini re Yukarı Deniz in kıyısındaki ü/keleri ele geçirdim. Bugün Elazığ civarına. Asur saldırıları olmadığı bu dönemde güçlenmiş ve siyasi olarak biraz daha örgütlenmiş olması gerekir. Ancak göl etrafındaki farklı beyliklerin. Friglerin Anadolu'ya batıdan. Ancak bu kez Nairi ülkesini oluşturan kralların sayısı kırk olarak verilir: "Tanrı Assıir beni Sairi ülkesine re Yukarı Deniz'in kıyısında yer alan ülkelere gönderdiği zaman. UrartU kralları tarafından. 8. u l a ş ı la n gelişmişliğin en önemli kanıtlarıdır.Ö. kanımızca. Nairi adı aynen l ruadri'de olduğu gibi bir coğrafi terimdir ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklar 'Sairi ülkesi halkları" adını almışlardır. ikinci binyılın sonuna doğru kuzeye hareket ettikleri. Babil ve Elam ülkelerinde gelişen olaylar ve bu ülkelerin Asur'a saldırıları ile uğraşmak durumunda kalırlar. Asur yazılı kaynaklarında Muşkili Mita olarak adlandırılmasıdır.. yüzyıla girerken tüm Uruadri ülkesini içeren bir terim halini alacaktır. Uruadri ve Hurri halkları ile birlikte UrartU Krallığı'nın kurulusun da önemli bir görev üstlendikleri doğrultusundadır.

rolü ve çevreSİnde güçlenen ve Asur için tehlike yaratacak güçteki bir düşmanın varlığına işaret eder. 'neminde sadece sekiz olan Uruadri ülkesi beyliklerinin sayısı bir hayli artmış. Bulanık-Malazgirt ovasına. Bu görüşte olan bilim adamları Tumme için en uygun lokalizasyonun da Van Gölü'nün kuzeyi olacağını önermişlerdir. Bazı bilim adamları Daiaeni'yi. Adad'nı itttğt bir sel gibi.Kapalı nicm ve geçit vermeyen patikalardan Elama.. Asur ya-zıüannda askeri seferler için gerekli ordu yollarının hala tunç kazmalarla açılmak durumunda oluşu ve demirin Asur'da yoğun olarak kullanılma isteği. Haştarae.-oualtı yüce dağ.. Bölgedeki beyliklere Asur'un verdiği önem artmaktadır.Onlara saldırdım ve geniş alanlara yayılan ordularını. Nubanaşe. Tumme'den Daiaeni'ye ka-Sdiri ülkelerinin fatihi. Tarhanabe.. TUMME ve DAİAENİ Uruadri ülkesi Van Gölü nün batı ve kuzeybatısındaki topraklara verilen coğrafi bir addır. Savaşçılarının ölü bedenlerini dağların yüksek yerlerine ve ke n t teinin etrafına attım.oludaki Kutmuhi (Kommagene) ülkesinin egemenliğini ele geçiren Tiglat-Pileser. TiglatPileser'in saltanatının üçüncü yılında Nairi ülkesine karşı düzenlenen sefer bu bölge ile ilgili en etraflı bilgileri verir. Ubera. Bu yüzyılda Van Gölü çevresinde yaşayan dağınık beylikler üzerindi etkinin ağırlıklı olarak Nairi beyliğinden geldiğini.. en azından nem için." Asur kralı aynı yazıtta daha sonra Tumme ülkesi kralı ile başlayıp Daiaeni ülkesi kralı ile sona eren 23 Nairi ülkesi kralının savaş arabaları ve ordularını topladıklarını ve savaş vermek ve döğüşmek için kendisine doğru ilerlediklerini bildirir. 19 . Tumme ve Daiaeni gibi bir kral tarafından yönetildiği belirtilen çok sayıda beyliğin Van Bölgesi'ndeki siyasi gelişmeler e yerini aldığı görülmektedir. tahrip ettim. Bu davranış Asur kralının. I. (bu nedenle) tunç kazmalarla kendime yol açtım. Büyük Deniz e kadar Kirhi'ninfatihi ' Nairi beyliklerinden oluşan birliği mağlup eden Asur kralı düşmanı "Yukarı denize" kadar kovalamıştır... Asur'un kralı. Ancak seferin kayıtlarından elde edilecek ve Asur'un aleyhine gelişen bazı oluşumları da ortaya koymaktadır. Elbiş. Yaklaşık 130 yıllık bir aradan sonra Nairi ülkeleri üzerine düzenlenen Asur askeri seferleri. Tumme ülkesini de Muş Ovası'nın güneyine yerleştirir. Malazgirt yakınlarında Yoncah'da bulunan bir Asur yazıtı Tiglat-Pileser ile 23 Nairi kralının arasındaki savaşın nerede yapıldığını göstermektedir: "Tiglat-Pileser. Sairi ülkelerinin 60 kralını ona yar-gelenlerle birlikte mızrağımın ucunda Yukarı Denize kadar sürdüm. Kis-ra. ikinci derecede kaldığını önermek mümkündür. Salmanasar . Ancak Sieni daha sonra bağışlanarak ülkesine geri gönderilir. Uruadri beyliğinin etkisinin. Bu savaş ve elde edilen galibiyet ikinci binyılın son yüzyılında Asur Krallığının Urartu ve Nairi ülkeleri içindeki beylikler üzerinde kurduğu kesin üstünlüğün kanıtıdır. Daiaeni ülkesi ile iyi geçinmek arzusunda olduğunun bir kanıtıdır.. Na-ı ülkesinin sınırları "Tumme'den Daiaeni'ye" ve "Yukarı denizin kıyılarından" Murat nehrine kadar uzanmaktadır. Amadana. Mi/iadruni. krallık içindeki konumunu güçlendirmiş ve Asur'un bir kez daha eski günlerini yasamasını sağlamıştır. Saltanatının ikinci yılında Aşağı Zap ve civarına seferler düzenleyen Asur kralı. i kral. Şulianzi. Van jölü'nun kuzeyindeki Bulanık Ovasında. belki de doğru olarak. Dağların < ürünü ) olan irumi-ağaçlannı kesip ordumun ilerleyebildin kuvvetli köprüler inşa ettim ve Fırat'ı karşıya geçiim. dünyanın dört bölgesinin kralı.. Savaşta 120 savaş arabasını ele geçirdim. Şeşe Dağlan aş-:ım. Tirkahuli. Şerabeli. yöreyi denerim altına alma gayretlerine birinci saltanat yılında da devam etmiştir. kainatın kralı. Şahişara. Elula. Yukarıda sözünü ettiğimiz Yoncalı yazıtının konumu dikkate alınarak bu görüşe karşı ileri sürülen bir öneri ise Daiaeni yi. savaş arabam içinde (ilerlerken/ ülke güzeldi ve geçiş zordu. bölgeye verilen önemin başlıca nedenidir. Prizm yazıtı olarak adlandırılan ve kralın ilk beş yılı faaliyetleri veren vazıtın üçüncü yıl bölümü kralın kendine dizdiği övgülerle başlar ve şöyle devam eder: " ." İki ordu arasındaki sa-Daiaeni kralı olarak adlandırılan Sieni'nin de mağlup edildiği ve esir alınarak Assur'a götürüldüğü bildirilmektedir. Bu iki ülkenin konumu konusunda arkeologlar arasında önemli fikir ayrılıkları mevcuttur. Tarhuna. Böylece Asur kralı diğer Nairi beylerini Sieni'nin yardımı ile denetim altına almak istemiş olabilir. Aynı krala ait bir başka yazıt-bene Su y a z ı t ı ) daha önce 'Yukarı deniz" olarak adlandırdığı Van Gölünün "Nairi Denizi" olarak tanımlandığına tanık olacağız. Yazıt şöyle devam eder: '. Erzurum civarındaki Karasu'nun kaynağına yerleştirmek ■«mislerdir.

Bu yıllıklarda Nairi ülkesinden ilk kez "güçlü Nairi ülkeleri" olarak söz edilmiştir. Ancak Yoncalı yazılı ve Asur seferlerinin güzergahları dikkate alınırsa bu lokalizasyonun pek de doğru olamayacağı görülür. 890-884) ait olan yıllıklarda kralın Nairi ülkesine sefer düzenlediği bilinmektedir. 11 yüzyıla kadar olan uzun sürede. Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu siyasal ve kültürel yapısı üzerinde önemli değişiklikler yapmışlar ve M. II. yüce dağlan aştım Nadiri ülkesinin kentlerini fethettim ve Alzi ülkesinin tümünü selden geri kalan bir harabe durumuna gelecek şekilde altüst ellim .. bazı bilim adamları bu ülke İçin tamamen değişik bir coğrafi konum önerirler. Asur-nasir-pal'in yıllıklarını içeren yazıtta lx*limldiği gibi Nairi ve Uruadri ülkelerine çeşitli -eterler m . Asur-nasir-pal (M. Aşağı Zap ve Jaghati nehirlerinin sınırladığı alan içinde olmalıdır. Bu dönemde Asur için önemli sorunlar yaratan Aramiler Güney doğu Anadolu'ya kadar ulaşmışlardı. batıda Alzi (Elazığ Bölgesi). Bu öneriyegöre Tumme Yukarı Zap. Bu topraklar ise güneyde Kutmuhi (Kommagene-Aclıyaman civarı). Kalah'taki (Nimrud) Una tapınağının girişinde yer alan ve II. Çünkü Asur kralının Nairi seferinde Fırat nehrini veya Fırat nehrinin kollarından birini geçtiği bilinmektedir. 1. Tukulti-Ninurta'ya (M. Van Gölü'nün güney ve güneybatısında yer alan Kirhi. Kısaca Uruadri ve Nairi ülkelerinin coğrafi konumlan şöyle özetlenebilir: Uruadri ülkesi Van Gölü'nün kuzey ve kuzeybatısındaki topraklardır. Malazgirt.Ö. Asur yazılı kaynaklarında ilk kez I.Adad-Ninari'nin aynı yıllıklarında Uruadri ülkesi yanında Nairi ülkesine de askeri seferler düzenlendiği belirtilmiştir. Uruatri formuyla yeniden Asur yazılı kaynaklarında karşımıza çıktığı zaman Asur tahtında U. Bingöl Dağları. Adad-Nirari (M.Salmanasar tarafından Uruadri ülkesi içinde gösterilen sekiz ülkeden ikisidir. II. Mehri ve Uratri ülkelerini zaptettiği bilinmektedir. saltanatının (M.911-891) hüküm sürmekteydi.. 883-859) dönemine ait bir çok yazıtta Uruadri ve özellikle Nairi adı na sık olarak rastlamak mümkündür. Assur-belkala'ya göre Khini dağlarının ve Samanıma nehrinin gerisinde yer alan Uruatri ülkesi içindeki 32 ket ten sadece Zingun. Salmanasar'ın kayıtlarında geçer. Bu beyliklerin varlıklarını korumuş olmaları Van Gölü çevresindeki siyasi oluşumun güçlenerek devam ettiğini gösterebilir.Ö. Asur kralı bu seferinde Kirhi'den başka. Bulanık gibi kent ve ilçeleri kaplar. Asur kralı Asur-bel-kala. Kirhi ve Zamua ülkelerini ele geçirdiği ve Kumane. Hu nedenle Revanduz ovasına ulaşmak için Fırat nehrini geçmek olanaksızdır.. Asur kaynaklarındaki bu suskunluğun başlıca nedeni Kuzey Suriye'ye yapılan Arami göçlerinin yoğunluk kazanmasıdır. Hubuskia ve Tumme'den (Diyarbakır civarı) kuzeydeki Daiaeni topraklarına kadar olan alan ise Nairi ülkesi olarak tanımlanmalıdır. Tiglat-Pileser tarafından "Ah-lame armaya" olarak söz edilen ve güneyden.bağlı olarak ilerleyen yüzyıllarda Nairi ülkesinin sınırları ve konumu da bazı değişikliklere uğramıştır. Arap çöllerinden geldiği bilinen bu kavimler. Salmanasar'ın saltanatından M.." Bu tarihten 111. BİRİNCİ BİNYILIN BAŞINDA URUADRİ ve NAİRİ ÜLKELERİ Uruadri adı.Ö. II. Uruadri ülkesi Asur yazılı kaynaklarında sadece bir kez geçer. I. kuzeyde Daiaeni ve olasılıkla doğuda Kirhi (Siirt civarı) ile çevrilmekteydi. Kanımızca Tumme için en uygun topraklar Nairi ülkesinin güney ve güney batıları olmalıdır. Asur kralının kuzeye saptığı seferde Lu-lume. Salmanasar'ın tahta geçtiği yıla kadar Uruadri ve Nairi ülkelerinden Asur yazılı kaynaklarında iki kez daha söz edilmiştir.Ö. Bu alan genellikle Urmiye Gölünün güneyini ve Revanduz Ovasını içine almaktadır. 1074-1057) er ken döneminde Uruadri ülkesine saldırdığını ve bu ülkede 32 kenti ele geçirdiğini belirtir. günümüzde Keban Barajı'nın suları altında kalan Alzi ülkesini de ele geçirdiğini söylemektedir: "Ve dördüncü kez Nairi ülkelerine karşı sefere çıktım ve Kirhi'yi ele »ecirdim. Muş. Bu kentler I.Ö.Ö. b i r i n c i binyılda Urartu'nun Asur'a karşı oluşturduğu askeri ve siyasal birliğin içinde yer alacak olan Kent Devletlerinin kurulmasına ("»nemli katkılarda bulunmuşlardır. Aynı yazıtın bir başka bölümünde Asur-belkala'nın Himme ve Bargun kentlerini ele geçirdiği bilinmektedir. Ancak UrartU Krallığı'nın sınırlarının gelişimine. Bu alanlar günümüzde Tatvan.Tumme'nin genellikle Van Gölü nün yakın çevresindeki topraklar olabileceği konusundaki genel inanışa karşın. Uruadri ve Nairi ülkeleri ile ilgili bilgi veren kaynaklar Asur-bcl-kala'nın saltanatından sonra yeniden susar.

-nan yukarıdaki yazıtında. Onun peşinden dağa tırmandım. Özellikle Diyarbakır'ın 36 kilometre güneyinde bulunan ve günümüzde Londra British Museum'da saklanan "Kıırkh Monolit"teki bilgilerden anlaşılacağı gibi: Asur kralı Nairi ülkesinin 250 keneni tahrip etmiştir. Urartulu Arame Hin kralı kenti Arzaşkuu 'un yanına vardım. Urartu Krallığının bilinen ilk kralıdır. Daiacni ülkesine' doğru indim. Nairi ve Uruadri beyliklerinin ekirdeğini oluşturduğu yeni bir krallığın kurulmasına engel olamamıştır. virane haline getirdim. band alt sırada yer alan betimlemelerin alt yazılarında da vardır: "Urartu'lu Arame'nin kenti Sugunia'yt ele geçirdim. Kentlerini tahrip ettim. dağın orta yerinde (Onunla 1 amansız hir savaşa giriştim. ateşle yaktım. Aızaskun dan ayrıldım..Ö. diğerlerini piramidin etrafındaki kazıklara astım. Asur-nasir-pal hızla güçlenen bu güce karşı verdiği savaşlarda önemli basarılar elde etmiş olmasına karşın." Asur kralı III. Daiaeui'den ayrıldım. 858 yılında krallığın kuruluşuna kadar olan dönemde Van Gölü ve çevresinde yasayan akraba veya akraba olmayan beyliklerin. 1274 yılından bu ana kadar geçen y a k l a ş ı k i ni ) yıl Urartu tarihinde ' B ey li k l e r Dönemi" olarak adlandırılır. Balavvat kapısının ilk iki ve yedinci bandı Urartu üzerine yapılan seferleri anlatmaktadır. kendisinden sonraki Asur kralı zamanında Yakındoğu'da. Salmanasar "Monolit yazıt" olarak adlandırılan ve yine Diyarbakır yakınındaki Kurkh'dan geldiği bilinen ve günümüzde British Museum'da sakk. Komşu kentlerle birlikte Arzaşkun kentini tahrip ettim. Salmanasar'ın farklı yörelere düzenlediği askeri seferler resimlenmiştir. Irartıı'/ıı Arame benim gücümden. Urartulu Ara-me'nin kralı kenti olan Sugunia'ya vardım. Bu band üzerindeki bir betimlemenin altındaki yazıtta. Hu nedenle olmalıdır ki. Bu betimlemelerin bazıların allında olayı anlatan kısa y a zı tl a r vardır. 858 tarihinde Asur tahtına III. Kapısının önüne kellelerden oluşan dön piramid diktim.." Kapı üzerindeki 13 tunç band iki bölüme ayrılarak üzerlerine III. Yakındoğu'da yeni bir krallığın kuruluş haberi verilir.. "tahtta geçtiği yıl" Van Gölünün güneşinde yer alan llubuşkia ve Nairi ülkelerine seferler düzenlediğini anlatmaktadır. Kralın vıllıklarından elde edilen bilgilere göre Salmanasar. Daiaeni'nin kentini bütünüyle ele geçirdim. Salmanasar adlı yeni bir kralın geçişi ile kaleme alınmaya başlanan Asur yazılı kaynakları. Yazıtta Asur'un Nairi ülkesi içinde inşa ettiği kalelerden de söz edilmektedir. viraneye çevirdim. Asur kralının yıllıklarında ve Balavvat kapısı olarak bilinen ahşap kapının tunçtan yapılmış be/emeli kaplamalarının üzerinde... Aynı krala ait diğer yazıtlarda da Nairi ülkesiyle yapılan savaşlardan sık sık söz edilmektedir. URARTULU ARAME ve BAŞKENT ARZAŞKUN Kralın annallerinden elde ettiğimiz bilgilere göre III. Arame hayatını kurtarmak için yalçın dağlara tırmandı. zaman zaman Asur tehlikesine kar-si güç birliği yaptıkları gerçeğinden kaynaklanır. Kenti muhasara ettim ve ele geçirdim. Adduri Dağt'na kaçtı.Ö. Salmanasar'ın Nairi Denizinin kıyısına yakın bir kayalığa bir kabartmasını yaptırdığı ve tanrılarına kurbanlar sunduğu yazılıdır. URARTU KRALLIĞININ KURULUŞU M. Bu yazıtla geçen Urartulu Arame. Çok sayıda sataş çtstnt kılıçtan geçirdim.. Halkından bazılarını canlı o/arak bu piramidlerin üzerine çûHedim.. $400savaşçısını kılıçtan geçirdim. Bu sahne ve kralın kabartmasının Yan Golü olduğu kesin olan Nairi Denizinin yakınınlarındaki dağ üzerine yontulmuş oluşu Balavvat kapısı üzerinde resimlenmiştir.. Aynı ad Balavvat tunç kapısı üzerindeki 1. Uruadri ve Nairi beyliklerinin siyasal ve askeri örgütlenmeleri açısından çok önemli bilgiler vermeye devam eder..Ö." 21 . Aşağıda vereceğimiz cümlede tüm Urartu tarihinde bir Urartu kralının adının ilk kez geçtiğine tanık olunur: ".düzenlenmiştir. Nairi ülkesi içlerinde Asur. bu iki beyliğin Asur için artık önemli bir tehlike durumuna geldiğini göstermektedir.. Salmanasar'ın üçüncü saltanat yılında 'M. sürekli asker bırakabilecek müstahkem mevkiler inşa etmek gereğini duymuştur. Bu dönemde Nairi ve Uruadri ülkelerine yapılan askeri seferlerin sayısında görülen artış. ateşle yaktım. M.Ilııbıışkia'dan ayrıldım.856) Urartu kralı Arame ile birlikte bu krallığın bilinen i l k başkenti olan Aızaskun adı da karsımıza çıkar: "Sühme'den ayrıldım. Bu tanım M.Ö. elde ettiği başarılardan sonra Van Gölü kıyılarına inmiş ve silahlarını bu gölün sularında yıkamıştır. korku saçan silahlarımdan ve acımasız savaş yöntemlerinden korkarak kentini terketti.

. .Van Kalesinin kuze\-batı kenarındaki Madtrbıtrç .Resim 6 .

Modern Bingöl ili. bir başka anlatımla M. yani M. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Bu görüşlerden ilki başkentin Van Gölü'nün kuzey batısında. Urartu tahtında hala Arame hüküm sürmektedir: ". yeni kral Sedııri'nin adının ortaya çıktığı M. 832 yılına kadar Urartu krallığını Aramenin yönettiğini benimsemek gerekecektir. bir siyasi örgüt." Salmalar bu topraklarda Daianu k r a l ı Asia'dan vergi a ldı ğı nı ve Asia'nın kentinin ortasına krali kabartmasını yaptırdığını belirtir. Naili ve yöredeki diğer beylikler birleşerek bir krallık durumuna gelmişlerdir.Ö. bir askeri güç kısaca bir krallık bulacaktır. Urartu Krallığı'nın bilinen ilk başkentinin coğrafi konumu henüz kesinlik kazanmamıştır. Bu kayıtlarda gecen ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan "tanıatc"sözcüğünün "göller". Erçek ve II. Uraıtu'nun. yeni Urartu kralı karsımıza çıkar : "Saltanatımın 27. Bu iki askeri seferde Urartu Krallığı ile ilgili olarak geçen coğrafi terim "Naili ülkeleridir". 832 yılından kaç yıl önce Sedııri'nin Urartu tahtına geçtiği bilinmemektedir. Bu iki kral arasında adı bize ulaşmayan bir veya bir kaç kral var mıdır? . "göller bölgesi' anlamına geldiği kabul edilir..Ö. Ancak Asur kralının Sedııri'nin kaçıncı saltanat yılmda onunla karşılaştığı. Salmanasar'ın üçüncü yıl seferi kayıtlarından elde edilebilir. Nazik ve Haçlı gölleri de Asur kralının bölgeye "göller böl-adim verecek kadar büyük göller değildi. S 11 yılındaki onbeşinci yıl seferinin kayıtlarında. Bu tda genelde iki farklı görüş vardır. Geniş ovayı savaşçılarının cesetleri ile do/durdum." Bugün elimizde olan arkeolojik verilere göre M. Kusa tarafından inşa edilen yapay bir baraj gölü olan Kesiş Gölü çevreleri olması şüphelidir.Ö. Asur Kralı Salmanasar'ın yirmiyedinci yıl seferi kayıtlarında. YENİ BİR HANEDANLIK Asur yazılı belgelerinde yeni bir Urartu kral adı ortaya çıkıncaya kadar Urartu tahtını Ararı işgal ettiği bilinmektedir. adını çevresinde yeralan çok sayıdaki bu göllerden almaktadır. Onunla savaştım ve onu mağlup etmeği başardım. yüzyılın ortasından itibaren Uruadri. yani M. Herhalde bu dönemde Uruadri beyliğinin lideri ül-egemendir. Fırat'ın kaynağına kadar Urartu İn Aramenin binitlerini tahrif) ettim. Böylece 1274 yılından beri sürmekte olan "Urartu Beylikler Dönemi'" de sona ermiş ve "l "ramı Krallık Dönemi" başlamıştır. Nairi ülkelerini yöneten bir kral isminin olmayışı bu beyliğin. Asur kralının Van Bölgesinde veya bu bölgeye yakın bir yerde kayıtlarına geçirecek kadar etkilendiği sayıda göl ancak Bingöl yakınlarında vardır. Savaş vermek üzere bana karşı ilerledi. Asur ordularının erken donemden beri Uruadri ve Naili ülkeleri üzerine yaptıkları askeri seferlerin güzergahları da dikkate alı-Arzaskun kentinin Van Gölü'nün batısında. Arame ile işbirliği içinde olan yöresel bir lider olarak düşünmek mümkündür. yılında savaş arabalarımı ve askerlerimi topladım: büyük ordumun komutanı (Turtan) Daian-Assur u urdu/arımın başında Urartu ya karsı sefere gönderdim. YENİ BİR KRAL. Naili ve gölün etrafındaki diğer ülkelerinin bir kralı ve bir başkenti vardır. Çünkü Salmanasar'ın M.Ö. "Göller bölgesi" anlatılmak istenilen yörenin Van Gölü.Ö. 832 yılında. büyük olasılıkla kendisinden kopya edilerek şekillendirilmiş.. BitZamani'ye do^ru ilerledi. Uraıtu'nun ilk başkentinin Van Gölünün batısında konumlandırılması.Ö. 858 vılından. 9. Salmanasar'ın saltanatının yedinci ve onbeşinci yıllarında da sürmüştür. Uraıtu Krallığı üzerine yöneltilen Asur askeri seferleri I I I . Yazıtta Daianu olarak verilen Daiaeni ülkesinin bu tarihe kadar Aramenin yönetimi altına girmediğini düşünmek zor olsa da yazıt böyle devam etmektedir. Van Gölü'nün batısında yeralan ve Asur kralının belki de hiç görmediği Nemrut krater gölü.Yazıttan da anlaşılmaktadır ki: m. Asur kralı yöreye yaptığı seferde krali bir kabartmasını " göl-lerinyanındaki dağlara" koydurttuğunu belirtir. Uruadri. Bulanık civarında olduğudur. Artık Van Gölü çevresindeki beyliklerin bir yönetici etrafında toplandığı ve kendilerine idari bir başkent seçtikleri anlaşılmaktadır. olasılıkla Bingöl'ün doğusunda bir yerde olması önerilebilir. Urartu'lu Seduri ordumun ilerleyişini duydu ve çok sayıdaki askerlerinin gücüne ıtıandı. Arzaskun'un coğrafi konumu ile ilgili bazı ipuçları Asur kralı III. Ammaş geçitlerini aşarak Arsanla <Mıtrat Su) nehrini geçti. Beylikler Dönemindeki ana yerleşim merkezlerinin yayılımına da uygundur. krallığın içine bütünüyle entegre olduğunu göstermektedir. Uruadri ülkesine bitişik olan bu ülkenin başındaki Asia'yı. Bu tarihten sonra Asur karsısında dağınık ve tek bir liderden yoksun halkları değil. Tunibuni ülkesinin geçitlerine girdim. Salmanasar'ın saltanatı ile birlikte. Diğer görüş İse Ar/askım kentini Van Gölü'nün kuzeydoğu veya doğusuna yerleştirir.

............................................................50 Kaleler ve su gereksinmesi....32 H a l ı y a ilk askeri sefer..........................................................................................................................................................................................35 Kuzeyde yinelenen karışıklıklar.................................................59 Kerpiç beden........................................................42 I........................................................ Argişti..... Argişti dönemi...........................................................56 Cephe mimarisi...........................................................................................................................28 Urartu'nün Doğu seferleri ve Asıır Krallığı.......................................................................................................................................................................................................... Rusa'nın sonu ve yeni kral 11............. ...................................................................................................................................................................................................41 Sargon'un sekizinci seferi ve Urartu................................................................................................................................45 Ayanıs Kalesi ve II..................41 Asur'da güçlü bir kral: II................................................................................................56 Kuleler..............................31 Kuzeye tekrar yöneliş........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... Köken sorunu................................30 Urartu devlet dininin kurulusu....39 Asıır otoritesinin yeniden kumlusu.................................................................................................................................................................................................................30 Kral Menua ve Kuzeybatı İran seferleri..................Yeni basken! Tuşpa................................................Pileser ve Tuşpanın muhasarası............59 Kale kapıları.................................................................................................................................................... Sargon.................................................................................................................32 Erzurum civarında bir krallık: Diauehi..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................37 Atlı kavimler tehlikesi...50 Sur duvarları.............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................38 Zirvede bir krallık............................................63 Tapınaklar............................................................43 II...39 111.......................................................................... Rusa ve krallığın yeniden doğuşu......................................................................................37 Argişti oğlu Sardun........36 Kuzyebatı İran'da yeni örgütlenmeler...........................27 Kelisin yazıtı ve Musasir seferi.46 Ve son................................................................................................................................................................................30 Kuzey seferlerinin başlaması...............47 Kaleler ve Sur Duvarları........................................................................................................................................................................................................................................................................................33 Kral I.......27 Kral İşpuini.......40 Gökçe Göl civarında gelişen olaylar........................ Tiglat ........................48 Yer seçimi................................................................................................................................................................................................................................67 Kule tipli tapınaklar ve rekonstrüksiyon........................................................................................................................................................ Rusanın saltanat tarihleri........................................

Krallığın başkenti Tıışpa: Van Kalesi 2+ .ürartu Krallığı um bilinen ilk yazılı belgesi Madtrburç Yazttı Resim <V .Resim 7 .

Urartu'nun erken dönemine ait olan bir kaç yazıtta Asur dilinin kullanılmış olması. Ancak Asur kralının Naili ve Kutmuhi ülkesine yaptığı seferlerle ilgili olarak adı geçen Lapturi'yi. Yazıtta kullanılan dil Asurcadır. Salmanasar'ın 27. Bu inanış. Urartu'nun bilinen ilk yazılı belgesidir (Resim 7). Tubusi'nin oğlu olarak verilen Lapturi ile aynı kişi olduğu ve Lutipri'nin. Assur-nasir-pal'e ait Asur yıllıklarında. savaştan korkmayan kral. Sarduri. Bu kişi sözkonusu yazıtta krali bir unvana sahip olmayan Lutipri'dir. Salmanasar karşısında aldığı yenilgi sonunda kral Sarduri bu tarihi kararı vererek. 832 yılından itibaren Urartu tarihi ile ilgili gerçekler artık sadece Asur yazılı kaynaklarından değil. bu değişikliğin kendinden önceki kralın hüküm sürdüğü kentte olması çok daha akla yakındır. aynı zamanda şeni bir hanedanlığın kumcusu olarak da kabul edilir. Bazı sınır bölgelerine koyulan Asur-Urartu çift dilli yazıtlarının dışında Asurca Urartu'da kullanılmayacaktır. Tuşpa yöresine egemen olan beyliğin lideri olduğunu da gösterebilir. Ancak kral İşpuini ile birlikte artık Urartuca olan yazıtlar üretilmeye başlanacaktır. Tuşpa'yı (Yan Kalesi) krallığın yeni başkenti ilan eden kral I. belki de Urartu Krallığını yönetecek beyliğin de değişimi ile sonuçlanacak böyle bir başkaldırının da yönetim merkezinden uzaktaki . Olasılıkla bir iskele veya yakınındaki su kaynaklarını koruyan tahkimli yapının üzerindeki çivi yazılı yazıt. Bu durumda Lutipri'nin krali bir unvana sahip olması gerekmez. balkın çuhanı. Krallığın kurulduğu ilk yıllarda Urartu büyük olasılıkla beyliklerin aralarında anlaşarak seçtikleri bir bey tarafından yönetilmekte idi.bir eyaletten çok başkentin yeraldığı bölgede gerçekleştirilmesi daha akla yakındır. eşi olmayan kral. Arame'den sonra yönetim yine bir anlaşma sonucu Arame'nin oğlu olmayan bir başkasına. altı kez tekrarlanmıştır. Herhalde krallığın ilk lideri Uruadri beyliğinin l>eyi Arame idi. Bu konudaki bir çok belirsizliğe karşın M. başkentin gölün doğusundaki bu kaleye taşınması ve en önemlisi Madırburç yazıtında Sardurfnin babasının Arame olarak gösterilmeyişi-dir. bütün krallardan haraç alan kral. Başkentin taşındığı bu kalede de ilk Urartu yazıtının kaleme alınmış olması ve Madırburç gibi anıtsal bir yapının üzerine yerleştirilmesi olağan olarak kabul edilmelidir. yılı seferi kayıtlarında Seduri olarak adlandırılan kral Madırburç yazıtında geçen Lutipri oğlu Sarduri'dir (T. dünyanın kralı. Sarduri'nin. kral/ar kralı. Sadece bir iktidar değişikliği değil. güçlü kral. başkentini Asur tehlikesinden biraz daha uzaklara ve daha iyi konulabilecek bir bölgeye taşıması çok doğaldır. Böyle bir öneri Arame'nin Salmanasar karşısında sürekli yenilgiler aldığı dikkate alındığında daha da inandırıcı olabilir. Bu inanışın temel nedeni Urartu'nun ilk yazılı belgesinin Yan Kalesinde ele geçirilişi. Ancak Madırburç yazıtında Sarduri'nin babası olarak Arame'nin gösterilme} işi ve babası Lutipri'nin krali bir sıfata sahip olmayışı ilginçtir ve açıklanması gereklidir. Başkentin Arzaşkun'dan Tuspa'ya (Resim 8) taşınması büyük olasılıkla stratejiktir. Lutipri oğlu Sarduri'ye verilmiş olabilir. fakat Urartu Krallığına ait yazıtlardan elde edinilmeye başlamıştır: Lutipri oğlu Sarduri'nitl yazıtı. Urartu'nun seçilen yeni kralı olduktan kısa bir süre sonra da başkentini Tuspa'ya taşıması ve kendi hanedanlığının temellerini burada atması Onun. Ancak aşağıda tam metnini tekrar vereceğimiz Urartu'nun kendisine ait ilk yazıtında Sedurinin babasının adı Arame değildir. Sarduri'nin Urartu tahtını hanedan değişikliği yaparak zorla ele geçirdiği şeklindeki inanış ile çelişkili değildir. :- . Naili ıil-kesinin kralı. Arame'nin tahtta geçecek bir varisinin olmayışı akla gelebilecek ilk yanıttır.Ö." Bu yazıt Van Kalesi'nin kuzeybatı ucunda inşa edilmiş olan ve halk arasında "Madırburç" olarak adlandırılan bir yapının üzerinde (Resim 6). Sarduri). Lutipri oğlu Sarduri böyle konuşur: Bu taşları Aluiunu kentinden getirdim iv bu duran inşa etlim. Beti Lutipri'nin oğlu Sardun'. günümüzde yapının hemen yanına yapılan alabalık havuzunun olumsuz etkisiyle bir ikisinin yok olacağını biliyormuş gibi. büyük kral. Yazıtta adı geçen Lutipri'nin.Bu sorunun kesin yanıtı şimdilik yoktur. fakat Urartu tahtını zorla ele geçirdiği fikri kabul edilse bile. bu yıllardaki Asur kültürünün etkisini göstermektedir. Aksine Sarduri'nin normal koşullar altında bir iktidar değişikliği ile değil. Sardurfnin babası Lutipri olarak kabul edebilmek için daha fazla arkeolojik ve filolojik kanıtlara ihtiyaç vardır. İT. Seduriden önce Urartu tahtında saltanat sürdüğü önerilmiştir.

-•-' "■mZK2-i...Resim 9 .Madtrburç: Urartu Kralhğt'nın en erken yapısı . Resim W Van Kalesi. Başkent Tıı&a 26 .

ordu komutam Daian-Assur komutasında Hubuşkia ve Musasir ülkelerine karsı sefere yollar. 825 24 tarihi İşpuini'nin.YENİ BAŞKENT TUŞPA Başkent Tuşpa. viraneye çevirdim ve ateş ile yaktım. Van Gölü'nün güneyinde yeralan Hubuşkia ülkesinden haraç alan Daian-Assur. Yalan Doğu'da Asur ile boy ölçü. Ancak bu ülkenin hemen kuzey sınırlarında "Urartu kaleleri nin inşa edildiği" aşağıda verilen kayıtlardan da anlaşılmaktadır: ". Asur ordusu 50 Urartu kalesini yakıp yıktıktan sonra Gilzanu üzerinden ülkesine geri döner. M/ısasir/i/erin 46 kenti ile birlikte Sapparia'yt eh geçirdim. Güneşin battığı yukarı denize kadar seferlerini ilerleten Mutarris-Assur. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı gibi I. Urartu tahtına geçtiği yıl olarak kabul edilebilir. I § pina. adlı bir kralın 200 kentini ele geçirir.'' Sardun nin güney eyaletlerinde yürütmüş olabileceği bu eylemlerin dışında ne tür askeri faaliyetlerinin var olduğu bilinmemektedir. Sardun ile birlikte inşa edilen yeni bir kent değildir. Sarduri'den teslim alınan sağlam temellere dayanan siyasi yapının varlığı olmalıdır. Salma-nasar M. yukarıda verdiğimiz seter ile 27 . Fili (Urartu) kentini tahrip ettim.şebilen tek devlet durumuna gelmiştir. Madırburc ağırlıkları ı() tona ve uzunlukları 4. Asur Krallığı ke n t l i s i iein önemli bir t e h l i k e olan bu gelişimi durdurmak için önemli gayretler sarletmektedir. Bu ocaklarda yapılan araştırmalar bitmiş veya henüz tamamlanmamış bir çok taş malzemenin bulunmasını sağlamıştır. Urartu kralı I-puini olduğu önerilmiştir. Tşpuini. Urartu egemenliği güneyde. yılında I M. Sözü edilen Asur metinleri ITT. Asur yazılı kaynaklarından ekle el tiğimiz bilgilere göre. krallığın doğuya sefer düzenlemesini büyük ölçüde kolaylaştırmış olabilir.822) seferinin kayıtlarında Mutarris-Assur adlı tecrübeli. Urartıtlnların kalelerine kadar yürüdüm. Yeni başkentin Van Gölü'nün doğusunda seçilmesi. Sardııri'nin başa geçişiyle birlikte Urartu K r a l l ı ğ ı . Kalenin içindeki erkene tarihlenen bazı yapılar. Musasir ülkesinin müstahkem mevkii olan Sappariaya karsı sefere çıktını. Kelisin yazıtının dikildiği Kelisin geçidinin civarındaki Musasir ülkesinin sınırlarına kadar varmıştır. 856 yılında bu kentten haraç aldığını bildirir. Bazı bilim adamları tarafından tapınak olarak nitelendirilen Madırburc. Asur yazıtında kentin adı Turuşpa olarak verilmiş tir ve tahkim edilmiş bir kale olarak tanımlanır. Urartu tahtına egemen olduktan ancak birkaç yıl sonra bu derece güneye inmek başarısını gösterebilirdi. Yeni kurulan krallığın idari ve askeri yapısı olasılıkla bu kral döneminde şekillenmeye başlamıştır..Ö. özellikle güney ve doğu ülkeleri üzerinde sağlanan askeri basarının bir nedeni. Yazıt devamla bu yöredeki bir çok ülkeden ve Nairi ülkesi krallarından haraç ve vergi alındığını belirterek sona erer.Ö. Kalenin kuzeybatısına bitişiktir ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Salmanasar saltanatının 31. Tuşpa'nın ilk kralı SarduıTnin saltanatı sırasında gelişen tarihi olaylar ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Bu sırada Asur tahtında egemenlik süren V.Ö. Salmanasaı in son yıllarında. Madırburc ve üzerindeki yapım kitabesi bu yoğunlaşan inşaatların kanıtlarıdır. Yönetimin Tuşpa \ a taşınması ile bu kalede imar faaliyetleri önemli ölçüde artmış olmalıdır. Bu durumda M.Ö... III. Sardııri'nin saltanatı sırasında Van Gölü'nün güneyindeki Hubuşkia ülkesinin büyük bir bölümü Urartu Krallığının egemenliği altındadır. Şamsi-Adadı harekete geçirmiş ve Urartunun güneye doğru ilerleyişi. Musasir'i ve -46 Musasir ülkesi kentini ele geçirir. Sultantepe'de bulunan Asur yazıtlarında 111. olasılıkla da MÖ. Bu yazıtta geçen Uşpina'nın. Samsi-Adad (M. kalenin muhasarası sırasında hayati öneme sahip olan su kaynaklarını korumakla görevlidir. Musasir'in henüz Urartu toprakları içinde yer almadığını göstermektedir. Bu kente ait bilgiler daha erkene tarihlenen Asur yazıtlarında da vardır. KRAL İŞPUİNİ Sarduri'den sonra basa geçen oğul İşpuini'nin Urartu tahtına çıkmasının tarihi kesin değildir. zeki ve yetenekli askerini ordusu ile birlikte Nairi ülkesi üzerine sefere gönderir. kanımızca tahkimli bir kuledir ve yakınında yer alan. Kendisinin yerine t a h t t a gecen kral İspuini döneminde.. 827/26) Asur ordusunu.Ö. Hu-Li'nın bir bölümünü ele geçirmesi ve güneydeki Musasir ülkesinin sınırlarına dayanması V.0 metreye varan kireçtasından anıtsal bloklar ile inşa edilmiştir (R e s i m 9). Olasılıkla Tuşpa kentinin bu ilk kralı başkent ve yakın çevresinin korunması ve Asur saldırılarına karsı koyabilmesi konusunda bazı çabalar harcamıştır (Resim 10). 823-811 > ikinci yılı (M. Yazıtın üzerinde belirtildiği gibi: tas blokları Edremit yakınlarındaki Alniunu taş ocaklarından getirtilmiş olmalıdır. 822'den pek fazla geriye gitmeyen bir tarih.

oğlu Menua'y tahtı devralmadan önce askeri ve siyasi açıdan olgunlaştırmak ve tecrübe kazandırmak istemiştir. İşpuini tapmağının önünde. Bu durumu açıklamak eldeki verilerle mümkün değildir. Ancak bu kentin askeri zor kullanılarak veya tahrip edildikten sonra ele geçirildiğine ait hiç bir ipucu yoktur. yüzyılın sonlarında Urartu'nun koruyuculuğunu kabul etmesi önemlidir. Nairi Ülkesindeki krallardan haraç alındığı a nl a t ı l a n seferde bu ülkede hüküm süren hiç bir kral adı verilmemiştir.. 9. Tuşpa kentinin bakimi re İşpuini oğlu Menua 'Taun Haldi ye bir tapınak inşa etti/er. Urartu egemenliğine geçmesi nedeniyle yapılan kutlamalar. 9. Yazıt Türkiye. Bu eğitimin yararlarını Urartu Krallığı Menua döneminde fazlası ile görmüştür. standartların ve diğer adak eşyalarının getirilmesi ile sürmüştür. Anlaşılmaktadır ki.Ö. Yazıtın içeriğinden anlaşıldığı gibUYlusasir'in. Söz konusu yapım faaliyetleri tşpuini'nin başkent ve civarında kurmaya başladığı savunma sisteminin birer parçasıdır. Menua'dan sonra Urartu tahtına sahip olamamıştır.. çok sayıda kurbanlık hayranlar sundu. Yazıt şöyle başlar: "Ardın i (Asurca tarafta Musasir) kentine Tanrı Haldi'nin arkasında geldikleri zaman Surdu ri oğlu İs puiui. KELİSİN YAZITI ve MUSASİR SEFERİ İşpuini nin en önemli eylemlerinin başında güney ülkelerine karşı giriştiği askeri sefer gelir. Tuşpa etrafındaki imar faaliyetlerinin bir ölçüde tamamlanmasından sonra kral İşpuini ve oğlu Menııa'nın toprak kazanmaya dönük askeri seferlerinin de başladığını görmekteyiz. Aynı Asur kralının birinci yıl seferinde de Nairi ülkesine karşı sefer düzenlediği ve bu ülkeden boyunduruğa vurulmuş (ehlileştirilmis) atlar alındığı bilinmektedir. Sarduri oğlu İşpuini <tanrılara) muhteşem silahlar çok (besili) hayranlar bakır kaplar. kuzu re 12. dünyanın kralı.120 keçi.. Bu toprakları ele geçirmek için güneye doğru ilerlemekte olan Urartu kralına karşı koymaktansa Onu bu kutsal kentin koruyucusu olarak davet etmişlerdir. Belgelerden anlaşıldığına göre Menııa'nın yerine Urartu tahtına. Kral İşpuini Yakın Doğunun en azından M.Ö. 9. Binlerce bas hayvanin kurban edilişi. yüce kral. Yüksek yola bir stel diktiler.Asıır kralı tarafından durdurulmak istenmiştir. Aksim. yüzyıldan beri önemli bir kutsal kenti olduğu bilinen Musasir şehrini ele geçirmiştir. Biainili ülkesinin kralı <Asurca tarafta Nairi). zorla ele geçirdiğine ait hiç bir veri yoktur. İşpuini'nin saltanatının belli bir döneminden sonra kaleme alınan birçok yazıtında oğlu Menııa'nın ve bazı durumlarda lorunu tnuşpua'nın adlarının da verildiğine tanık olunur. güçlü kral. İşpuini'nin bu davranışı Urartu dini ile ilgili yaptığı düzenlemeler ve Urartu toprakları içindeki farklı din ve tanrılara verdiği önem dikkate alınırsa daha iyi anlaşılabilir.. Bir kaç yazıtta babası ve büyükbabası ile birlikte adı geçen torun.. Sadece [şpuini'nin adını taşıyan yazıtların sayısı pek fazla değildir." Kutlamalar Tanrı Haldi için bir anıtın dikilmesi. daha çok inşa ettiği kalelerin yapım kitabeleridir. Van-Ozalp karayolu üzerindeki Aşağı Anzaf ve Patnos'tan çıkan yazıtlar sadece bir kaç örnektir. Van'ın 15 kilometre güneyindeki Zivistankale. [şpuini'nin sadece kendi adını taşıyan yazıtlar. Böyle bir davranış Musasir kentinin ve zenginliğinin yok olmasını engellediği gibi Urartu Kralına da büyük bir onur vermiş olmalıdır. Asur Krallığı'nın boyunduruğu altında yaşamakta olan Musasir (Ardini) kentinin M. bazı bölümleri okunmayacak durumda olan Kelisin yazıtıdır. yine Menııa'nın oğlu olan Argişti geçmiştir. Kral İşpuini'ye ait en önemli yazıtlardan biri bu seferi ve sonrasında gelişen olayları anlatan. Ancak İnuşpua'nın beklenmedik bir zamanda ölümü akla gelen ilk öneridir..Urartu kralının ve ordusunun Musasir'e gelişi önemli bir merasim ile kutlanmış ve bu olayın anısına bi nl e rc e bas hayvan kurban edilmiştir: ". Urartu tarihinde başka bir örneği olmayan bu davranışın nedeni bilinmemektedir.480 büyük keçt getirdi. Ancak aynı durum İnuşpua için geçerli değildir. Irak ve İran sınırlarının birleştiği noktada yer alan ünlü Kelisin Geçidinin yakınına dikilmiş bir çift d i l l i steldir. Ancak k r a l ı n geç dönemine ait olan ve oğlu Menua ile torunu İnuşpua'nın da adını taşıyan bir çok yazıtı bulmak mümkündür. 28 . Haldi için anıtsal bir kapı yapılması ve l>elki de ünlü Musasir tapınağının Tanrı Hakliye ithal edil iş i bu olayı kutlamak içindir. Bu yazıtlardan bir çoğu başkent Tuşpa'nın yakın çevresinde ele geçmiştir. Olası lı kl a yaşlı kral İşpuini. bunları Tanrı Haldi kapısının önüne koydu re hayalımızın neşesi re bakimi olan Tanrı Haldi'ye verdi. Ar-gişti'nin tahtı babası Menııa'nın arzusunun dışında. Urartu'nun güneye doğru ilerlemesinin sonucunda Musasir halkı Urartu'nun koruması altında olmayı yeğlemiş olmalıdır. O 'İşpuini) kurban edilmek için II12 boğa. askeri bir zaferin sonunda yapılan zafer merasimlerinden çok dini bir seremonidir.

Resim 11 .Zimzim Dağı eteklerindeki Meher Kapı yazıtı 29 .

binlerce atlı ve 15. Daha sonraki yüzyıllarda Pers ülkesi ile aynı anlamda kullanılacak olan Barşua.120 at dahil çok sayıda hayvan alarak Urartu ülkesine geri getirmişlerdir. Yazıtta Urartu tanrılar aleminde kutsanan tüm tanrı ve tanrıçaların adları ve bunlara sunulacak kurbanlık hayvanların listesi verilmiştir. 9. Karagündüz yazıtı bize Urartu'nun Van Gölü ile Urmiye Gölü arasında kalan geniş toprakların Urartu tarafından denetim altına alındığını göstermektedir. Bu sefer sırasında dikilmiş olduğunu sandığımız aynı içerikli bir başka tşpuini yazıtı ise Tuşpa-Uteruki güzergahı üzerinde yeralan F. literuki. Bu yörelerde kazanılan başarılar. İspirini bu niyetinde ciddi olduğunu Kuzeybatı İran toprakları üzerine düzenlediği askeri seferi ile bir kez daha göstermek istemiştir. Tanrı Ilaldi silahları ile savaşa çık/ı. Luşa ve Katarza ülkelerine seferler düzenlemiştir: "Hükmeden Tanrı flaldiye. Hasanlu kentinin Menua zamanında ele geçirildiği ve etrafına Hasanlu IV kalıntı ları nı tahrip edecek şekilde sur duvarı çekilerek tahkim edildikten sonra Urartulular tarafından kullanıldığı dikkate alınırsa bu önerinin pek de hatalı olmadığı düşünülebilir.. Bu yazıttan elde edilen bilgilere göre l'üuki ülkesinden 6 savaş arabası. Hu vazıta göre tşpuini. Sarduri oğlu İspuini ve İspitini oğlu Menua.174 süvari. Urartu K r a l l a r ı n ı n Urartu topraklan üzerinde nasıl bir "devlet dini" yaratmak istediklerine dair 30 . Van'ın doğusundaki Ercek Gölü kenarında yer alan ve Erken Tunç Çağlarda da iskan edildiği bilinen Karagündüz köyünde ele geçen bir yazıt. Yazıtın bir İspırini-Menııa ortak yazıtı olduğu giriş kısmındaki bilgilerden bellidir: "Hükmeden Tanrı Hakliye Sarduri oğlu tşpuini re İspitini oğlu Menua hu yazılı dikti.ordumda 106 savaş arabası. İşpuini'nin kuzey bölgelerine yaptığı bu sefer. İspuini tarafından kaleme alınmıştır. URARTU DEVLET DİNİNİN KURULUŞU İşpuini'nin gösterdiği askeri basarılar." Yazıtta geçen ülkelerin Gökçe Gölün batısında yer aldıkları rahatlıkla söylenebilir... Yazıtta geçen Barşua ülkesi... olasılıkla Asur'dan etkilenerek." Yazıtta gecen Meişta kentinin Kuzeybatı İran içlerinde bir kent olduğu bilinmektedir. Bu aynı zamanda ordu içinde yapılan organizasyonun da bir göstergesidir. Meherkapı yazıtı olarak bilinen ve Van'daki Zimzim Dağının eteklerine oyulan bir niş içindeki yazıtta açıklanmıştır (Resim 11). Luşa ve Katarza kabilelerini geri püskürttü. l i e r u k i . Büyük Kukıtru. İşpuini'ye karşı askeri bir seferle görevlendirmiştir.. Olayların Asur'un aleyhine gelişmeye başlaması Asur'un bu konuda önlem almasını gerektirmiş ve olasılıkla yukarıda sözünü ettiğimiz gibi V.. Karagündüz yazıtı seferle ilgili olarak şöyle devam eder: ". doğrudan Asur'a meydan okuma anlamına gelmektedir. KUZEY SEFERLERİNİN BAŞLAMASI Kral İ şp ui ni ' ni n doğu dışında bazı seferler yaptığı da bilinmektedir. Van'da bulunan bir başka yazıda da anlatılmaktadır. Asur kayıtlarındaki Parsua ile aynıdır. gerek Asur ve gerekse Urartu ordusu için at ihtiyacının karşılandığı önemli bölgelerin basında gelmektedir. Samsi-Adad akıllı komutanı Mutarris-Assur'u. Özellikle Urartu Devlet dini bu kral zamanında şekillenmiş ve Urartu dini ile ilgili yazılı düzenlemeler.." Bu bilgiler Urartu ordusunun..760 piyade ganimet olarak alınmıştır. Asur ülkesine böylesine yakın bir konumdaki bir kente egemen olması... Meherkapı yazıtı.. Bu konuda bizleri aydınlatan en önemli kaynak. Urartu devlet ve dini yapısı üzerinde önemli düzenlemeler yapmasına yardımcı olmuştur.. Tanrı Haldi güçlüdür.. Urmiye Golünün güneylerindeki geniş araziye verilen coğrafi bir addır. Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusuna yapılan bu seferler ile ilgili bilgiler. İşpuini'nin doğu seferi ile ilgili önemli bilgiler verir. bu ülkeden 65 deve ve 1. Meis/a kentini ele geçirdi. bölgeden yüzlerce al ve binlerce bas sığır elde edilmesini sağlamıştır.leskirt-Toprakkale yazıtıdır. Ttiıtku ülkelerinin krallarından onlara yardım etmek için yardımcı güçler gönderildi. Tanrı Haklinin silahlan güçlüdür. Savaşı devam ettiren Urartu kralları.704 pivade vardı. Anaşe. savaş arabaları ve süvariler ile donatıldığını göstermektedir.URARTU'NUN DOĞU SEFERLERİ ve ASUR KRALLIĞI Urartu'nun bu derece güneyde. Luşa. Anaşe. Katarza ülkelerine kadar fittiler. Van'da bulunan çift yüzlü bir yazıt ile kanıtlanmışın". İlerki yıllardaki askeri seferlerde de görüleceği gibi Kuzeybatı İran toprakları. Barşua ülkesini zaptetti. 2. Hatta bazı bilim adamları bu kenti Urmiye Gölünün güneyindeki ünlü Uasanlu yerleşmesi ile tanımlamak istemişlerdir.

Bu durumda Meherkapı y azıtı. doğal olarak bu kentin Urartu egemenliğine geçmesinden sonra olmalıdır. krallık içinde yer alan çeşitli beylikleri merkezi idarenin etrafında toplayabilmişler ve bunun getirdiği olanaklar ile krallığın farklı yörelerine başarılı askeri seferler düzenleyebilmişlerclir. Ancak genel inanış Menua'nın M. Ardini nin bir Urartu kenti olarak Meherkapı yazıtında yer alması ve kurban kesilmeye başlanması.şpa(ni) ve Ar-suniuini ile birlikte bu kutsal kentler içinde gösterilmiş. İşpuini'nin oğlu Menua'nın babası ile olan uzun ortak krallık tecrübesinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman bittiği kesin değildir.Ö.71-+ yılındaki askeri seferine kadar ciddi bir tehlike ile karşılaşmamıştır. Buraya bazı piyadeleri bıraktım. dokuzuncu yüzyılın sonlarında Urartu Kral-lığı'nın içinde bulunduğu bu durum. Mei.. günümüz Solduz Ovası olmalıdır. Ardini kenti (Musasir). Astır yazıtlarında Mannea olarak verilen Mana ülkesinin Urmiye Gölü'nün güney sahillerine yakın topraklar olduğu genel kabul görmüş öneridir.Ö. İşpuini tarafından inşa edilmiş olan Aşağı Anzaf Kalc-si'nin karsısında kurulmuş olan. Ancak Tastepe'de ele geçen pek görkemli olmayan kalıntılar. Sargon'un M. Bu nedenle deki Urartu hakimiyeti düşünülenden bir hayli uzun olmalıdır. Menua'nın uzun süren ortak krallığı. Urmiye Bölgesi'ndeki Urartu egemenliği. Babası ile birlikte Urartu Kırallığı'nı sağlam temeller üzerine oturtmayı başarmışlar. Hasanlu Kalesinin Urartu'lar tarafından ele geçirildiğini ve kalenin etrafına "Yanmış Yapıları ' tahrip edecek şekilde yeni bir sur duvarının inşa edildiğini göstermiştir.. Sargon'a ait Asur yazıtlarında. Hu araştırmanın Urartu Dini ile ilgili kısmında etraflıca inceleneceği gibi listede kutsanan tanrı ve tanrıçaların yanında kutsal sayılan ve kurban kesilen dağ. Kuzeybatı İran içlerine yapılan askeri seferlerin ve bu ülkelerin ele geçirilişinin en önemli belgesi Mianduap yakınlarında bir kaya fasatı üzerine yazdırılan bir yazıttır. KRAL MENUA ve KUZEYBATI İRAN SEFERLERİ Kral Menua'nın inşa ettiği kalelerin dağılımı dikkate alındığında kendisinin izlemekte kararlı olduğu askeri politikalar da açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Kumenu. nehir ve kentler de belirtilmiştir. Söz konusu kalelerin başında Van'dan Batı İran'a giden askeri karayolunun üzerindeki. Bu iki kale Menua'nın doğudaki Urmiye Gölü Bölgesine ve kuzeyde Erzurum ve civarına askeri seferleri planladığı hakkkında en önemli ipuçlarıdır. kendisine başka hiç bir Urartu kralına nasip olmayacak devlet yönetimi tecrübesi kazandırmıştır.Ö.Ö. Argisti nin Mana ülkesinin Asur Dağlan'nda sona erdiğini belirttiği Van Kalesi ndeki "Horbor Yazü31 . İnşa tekniği Van Bölgesi ndeki Menua kalelerinden bir hayli farklı olsa da bu duvarların Kral Menua tarafından kenti ele geçirdikten sonra yapıldığı ve kentin belli bir süre Urar-tular tarafından kullanıldığı büyük olasılıktır. 810 yılında l'rartu tahtına tek basına egemen olduğu doğrultusundadır. Yukarı Anzaf Kalesi ve Van-Muradiye yol ayrımındaki Körzüt Kale gelir.şta belki de Kuzeybatı İran'ın en önemli merkezi ve kalesi durumundaki Hasanlu olabilir... Bugün bile hala kullanılmakta olan Menua kanalı ya da yöresel adı ile Şamran kanalı bu tür faaliyetlerin en çarpıcısı olanıdır." Yazıttan Urmiye Gölü'nün güneyindeki Solduz ve Uşnuye Ovalarının bu tarihte artık Urartu egemen-liğinde olduğu anlaşılmaktadır. 1 sığır ve 2 koyun kurbanı ile onurlandırılmıştır. Asur Kralı II. M. Tu.. yeni kral Menua'yı ülkesini imara ve halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönlendirmiştir. Bu tarihte baba İşpuini'nin ölüm veya kendi isteği doğ rultusunda tahttan ayrıldığı kabul edilmektedir. Yapılan kazılar Demir Çağ II olarak adlandırılan dönemin sonunda. Taştepe yazıtında geçen Mei. yaklaşık olarak M. Menua'nın ele geçirdiği Mana ülkesi Urmiye Gölü'nün güneyindeki.. Menua derki: Mana I /kesini efe geçirdim. 800 y ı lla rı nda . bu önerinin geçerli olamayacağını düşündürmektedir. İşpuini'nin Musasir'i ele geçirdiği tarihten sonra yazılmış olmalıdır. Taştepe yazıtında gecen Mana ülkesinin tarihi coğrafyası ise ayrı bir tartışma kaynağıdır. Taştepe yazıtı olarak bilinen kitabede Kral Menua şunları söyler: "Tanrı Haldi'nin yüceleği ile İspitim oğlu Menua bu kuleyi inşa ettirdi: Meista kentini ele geçirdi re buradan Mana iil kesine egemen oldu. Askeri amaçlı kalelerin inşaası yanında ülke ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunacak olan ve tarımsal faaliyetlerin artmasına neden olacak büyük bir sulama projesi uygulamaya koyulmuştur.önemli bir belgedir. Mannea l lkesi'nin bir bölgesi olarak açıklanan Missj ile eşdeğer olduğu ve Missi'nin de Urartu yazıt ı n ı n dikildiği Taştepe olduğu önerilmiştir. Meherkapı yazıtında "Urartu tanrılar alemi" Urartu ülkesinde kutsanan bütün tanrıları kapsayacak şekilde. Ancak daha sonraki dönemlerde Urartu yazıtlarında sözü edilen Mana ülkesi daha geniş topraklan içine almış ve biraz daha güneysel bir konuma erişmiştir I. belki de yeniden düzenlenmiştir.şta'nın II.

. Bu seferler L'rartu askeri ve siyasal gücünün Kuzeybatı İran'a yerleşmek istemesinin kesin kanıtıdır. Yazıt daha sonra şöyle devam eder: . Bu rakamlar dönemin koşulları dikkate alındığında bir hayli yüksektir ve kuzey yörelerinin ele geçirilmesinde-ki kararlığının ifadesidir. Yörenin Van Bölgesi'ne kıyasla sahip olduğu daha uygun iklim koşulları. Başkent Tuşpa'dan başlayarak Körzüt ve Potnos yakınından ilerleyen yol. yöre üzerindeki emellerini de açığa koymaktadır. Taşburun'un 5 kilometre uzağında ele geçen ve B. Yörede yaşayan Luhiuni. Aznavurtepe. II. Ancak daha sonraki yıllarda. Menua'nın kuzey planları ile ilgili önemli bilgiler verir. Potnos'un 3 kilometre kuzeydoğusunda.760 piyade görev almıştır. Luşa. Yazıtta Gökçe Göl yakınlarında konumlandığını bildiğimiz I. kuzey seferleri için hazırlanan ordunun sayısına da yansımıştır. Menua'nın göl yakınlarında bir kent kurduğunun kanıtı olarak görülebilir. Menua'nın kuzeydoğuda toprak kazanma girişimleri planlı bir eylem dahilinde yürütülmüştür. Gökçe Gol ve çevresindeki toprakların egemenliği planları içinde. Kaetarza ve Etiuki ülkelerine seferler düzenlendiği bilinmektedir. Kral bu yazıtında Tanrı Ilaldi'nin yüce gücü ile sefere çıktığını ve F.uhiuni ve Erikuani ülkelerinden söz edilmeyişi.fon"bunu göstermektedir. Menua'nın buraya kendi adını taşıyan (Menuahilini/Me-nua'nın kenti) krali bir saray ve krali bir kale yaptırdığı belirtilmektedir. toplam 34 bin sığır ve binlerce kadın ve erkek tutsak yörenin önemini ve Urartu krallarının amacını açıklamaktadır. kalenin bu ülkelerin fethinden önce yapıldığını göstermektedir. Lubiuni kentini haraç ödemek koşuluyla bağışladım. Rusa tarafından inşa edilecek olan Karmir-Blur Kalesi'nde (Teişe-bani) ele geçen Menua yazıtlı eşyalar.rukuahi ülkesine geldiğini yazmaktadır. Batı İran seferleri sadece ganimet elde etmek için düzenlenen basit askeri eylemler delildir." Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan bu kabileleri idaresi altına alan Menua yörenin hakimiyetinin sürdürülebilmesi için kaleler inşa etmeği de ihmal etmemiştir. yaklaşan Urartu tehlikesini farketmiş ve bu tehlikeye karşı bazı kaleler inşa etmişlerdir. bölgenin özellikle at vetistiriciliğindeki ünü bu davranışın en önemli nedenleri olmuştur. Diauehi ülkesinden "güçlü ülke" olarak söz - . klasik bir Urartu kalesinden çok bir ikmal üssünü andırmaktadır. planlanan kuzey seferleri için koruma altına alınmış ve seferler sırasında ihtiyaç duyulacak lojistik destek için Anzavurtepe Kalesi inşa edilmiştir. Körzüt Kale'den doğuya doğru giden yol üzerinde Muradiye ve Çaldıran Kalcleri'nin inşa edilmesi belki de bu amaç içindi. Bu ülkelerden elde edilen yüzlerce at. koni şekilli bir yüksek tepe üzerinde kurulan kale. Menua'nın babası İşpuini ile ortak krallıkları döneminde kaleme aldıkları Van'da bulunmuş bir yazıtta. Luşa ve Katarza ülkelerine yapılan seferde 66 savaş arabası. benden önce hiç kimsenin sahiplenemediği kredi kent Luhiuni'yi Tanrı Haldi İspitini oğlu Menua ya verdi. Luhiuni'yi ele geçirdim. Hasankale ve Delibaba arasında Yavlıtaş mevkiinde bulunan Menua ya ait bir yazıtta. Bu ilgi Körzüt Kale ve Patnos yakınlarına inşa ettirdiği Aznavurtepe Kalesi ile başlamış ve daha sonra Ağrı Dağı eteklerindeki diğer kaleler ile sürmüştür. Ancak Erzurum yöresinde yaşayan Diauehi Krallığı. ERZURUM CİVARINDA BİR KRALLIK: DİAUEHİ Körzüt.ı>bulak yazıtı olarak adlandırılan yazıtta. Kral Menua'nın Mana (ilkesinde sürekli kalacak bir miktar asker bırakmış olması. Ağrı ve Hasankale (Pasinler) yoluyla kuzeye giden yol Urartu kralı Menua'yı Erzurum yöresine ulaştırmıştır. Aynı krallar dönemine ait olan ve Van'ın kuzeyinde bir köyde bulunan bir başka yazıtta yöreye verilen önem... Eri-kuahi ve Etiu(ni) beylikleri. Yörede bulunan ve Urartu yapım karakteri taşımayan bir çok kale bunlara örnek olmalıdır Menua döneminde Urartu askeri egemenliğinin Gökçe Gol kıyılarına kadar vardığı kesin değildir.. Gökçe Göl civarında konumlandığı kabul edilen Uiteruki. Tepenin üzerinde kapısı Süphan Dağına bakan ve Menua'ya ait yazıtların bulunduğu tapınak yer almaktadır. Bu kalelerin yakın çevrelerinde bulunan ve Menua'ya ait olan yazıtlar bu öneriyi destekler durumdadır. daha doğulardan gelen ve belki de kalayın Asur ve Urartu ülkelerine ve bu yolla Kuzey Suriye Kent Devletlerine taşındığı ticari yolun bu yöreden geçişi. Daha kuzeyde Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Karakoyıınlu Köyü'ne yakın bir noktada ele geçen Taşburun yazıtı. KUZEYE TEKRAR YÖNELİŞ Menua'nın ilgi duyduğu bir başka yöre ise kuzey ve kuzeydoğu ülkeleridir. Uiteruki. güzergah üzerinde yer alan Ağrı Dağı eteklerindeki tarım arazilerinin de ele geçirilmesi olmalıydı. Menua'nın tahmininden daha güçlü bir asken yapıya ve dayanma gücüne sahipti. binlerce süvari ve 15.

tarihi anlaşılamayan ancak Asur ülkesine kadar ilerlediği bir yılda. Şupa(ni) ülkesinin ise antik çağın Sofene'si ile tanımlanabileceği konusunda görüş birliğine varılmıştır.. Anlaşılmaktadir ki. Ancak kralın Şebeteria kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak yaptırdığı ve çeşitli kaya yazıtlarını Palu civarına oydurttuğu dikkate alınırsa. Bunun yanında bu ülkelerin zengin bakır ve demir madenlerine sahip oluşu Menua'yı sefere özendiren etkenlerin başında gelmektedir.. Şebeteria'nın bugünkü Palu ve batısındaki topraklar olduğu genellikle benimsenmiştir. Huzana ve Şupa(ni)'nin coğrafi konumları konusunda fazlaca bir sorun yoktur. Elazığ ve Fırat kavsi çevresindeki ülkelere ilgi duyması Menua ile başlar. Kralın yıllıklarının bir bölümünü oluşturduğu düşünülen yazıtta. Huzana kenti ülkesini. yöreye yapılan seferin amacını vurgulamaktadır. Gelişmekte ve sınırlarını büyütmekte olan yeni bir krallığın altın ve gümüş gibi ekonomik değeri çok yüksek olan bu madenlere ihtiyacı kaçınılmazdır. Hıızana kentini re Supani kentini ele geçirdi. Seferin sonunda elde edilen altın ve gümüş gibi değerli madenler. Menua'nın. Menua'nın bu uğraşında önemli başarılar elde ettiği kabul edilebilir. Palu'nun 29 kilometre kuzeybatısındaki Bağında bulunan bir yazıtta Menua Titiani adlı bir idareciyi bu "eyaletin" yöneticisi olarak atamış oluşu dikkat çekmektedir. Meliteialhe ülkesinin. Yazıtlardan elde edilen verilere göre Menua'nın amacı. Yazıtta Tanrı Haklinin gücüyle Diauehi ülkesinin ele geçirildiği. Meliteialhe kenti kralının hayatını haraç vermek koşulu ile bağışladı. Şebeteria kenti ülkesini. Haleli uin gücü ile İspuini oğlu Menua Şebeteria kenti ülkesini. Haldi ve Haldi Hin silahlan güçlüdür. bazılarını öldürdüğü. Bölgenin Asur Krallığı için de önemli olduğu Asur kralı I. Utupurşuni'yi ortadan kaldıramadığı ve kendisini affederek krallık sürmesine izin vermesidir. BATFYA İLK ASKERİ SEFER Urartu Krallığının. Hate ve Alzi ülkelerine sefer düzenlediği ve bu ülkelerden 2113 kişiyi tutsak aldığı. Malatya yöresine egemen olmak... Menua'nın Meliteialhe (Malatya) Krallığı ve civarındaki ülkeleri egemenlik altına almak isteyişinin nedeni. Bir Urartu yazıtında. Menua'nın bu geniş ve zengin topraklara kesin olarak egemen olmak için henüz gücü yeterli değildir. kral adlarının dışında. bir kısmını asker olarak kullanılmak üzere orduya gönderdiği belirtilmektedir." Yazıtta geçen Şebeteria. ilk kez bir şahıs adı karşımıza çıkmakta ve Titinia bir bölgeye atanan ilk "eyalet valisi"(Lu EN. Meliteialhe (Malatya) Krallığı'nın egemenlik altına alınmasıdır. Kuzey Suriye'nin ve oradan 33 . Van yazıtına göre Menua Şurişhilini ve Tarhigamani kentlerini ele geçirdikten sonra Hati ve Alzi(ni) ülkelerine varmıştır. Kuzey Suriye'den Orta Anadolu'ya ve Urartu ülkesinden. elde edilecek bu zenginliklerin yanısıra. Urartu'nun batısında kalan ve yaz ayları dışında genellikle karla kaplı geçit vermeyen yüksek Bingöl Dağlan ile ayrılmış bu uzak ülkelerdeki egemenlik uğraşlarının ne derece olumlu sonuç verdiği kesin değildir. Diauehi Krallığı'nın Urartu egemenliğine geçmesi yine sağlanamamıştır. İkinci önemli nokta. Şeheteira kentinde Tanrı Haldi için bir tapınak inşa etti. Urartu'nun "batı" yayılımı olarak adlandırılan bu seferler ile ilgili olarak Van ve özellikle Palu yazıtları bilgi sağlar. Kral Menua'nın Van'da bir kilisenin duvarlarında yapım malzemesi olarak kullanılmış olarak bulunan bir yazıtta.edilmesinin nedeni budur. Palu kaya yazıtı batı seferini şöyle anlatır: "Tanrı Haldi silahlarıyla sefere çıktı. Menua'nın toprak kazanma girişimlerinin dışındaki niyetini de açıklamaktadır. batı seferleri ile bilgi bulmak mümkündür. Van yazıtında geçen Al-zi(ni) ülkesinin Hitit metinlerinde Alziya. Palu yazıtındaki Huzana'nın bugünkü Hozat (Ermeni Hozan) ile aynı olduğu konusunda da vardır. Akdeniz'e giden yol üzerinde yer almasıdır. Salmanasar döneminden itibaren yöreye yapılan askeri seferlerden anlaşılmaktadır. Erzurum yakınındaki Zivin kasabasında ele geçen bir başka yazıtta Şaşilu kentinin ele geçirildiği yazılmış olmasına karşın. Elazığ yakınlarındaki Maden ve Ergani'deki bakır cevherine ve Palu'nun doğusundaki Sivan Maden'deki demir yataklarına sahip olmak Urartu ekonomisi için büyük öneme sahipti. Bu yazıtı Tanrı Haldi için dikti. krali kent Şaşilu'nun zaptedildiği yazılmakta ve Diauehi kralı Utupurşuni'nin. Mitanni metinlerinin Alşe ve Ermeni kayıtlarında Alznik olarak geçtiği ve burasının da Fırat Nehri'nin Elazığ civarında oluşturduğu kavis içinde kalan topraklar olduğu bilinmektedir.NAM) unvanını almaktadır. Diauehi'nin Urartırya karşı ayaklanmış oluşu bu durumun yeterli kanıtıdır. Menua'nın oğlu Argişti döneminde. Supani kefilini fethetti re Hati ü/kesine kadar gitti. Menua'nın ayaklarına kapanarak af dilediği ve Menua'nın vergi ve haraç karşılığı kralı affettiği yazılıdır. Aynı görüş birliği. Bu seferde iki nokta önemlidir: Birincisi Menua'nın.

...................................................................................................................................................................................................................124 Mücevher Sanatı....................................................................................119 Kemerler.......97 Ölü Gömme Gelenekleri..................................................115 Miğferler........................................ 121 Kazanlar...........................................................137 .......................................................................................................................................................................................................87 Küp mezarlar.........................................................99 Yakma merasimi..........102 Libasyon: Sıvı kurban merasimi..........................................................................................................135 Heykel ve Kabartma Sanatı..............................................................................................................................................................................................................................................................................................106 Maden İşçiliği...................................................................................................................................................................102 Libasyon stellerinin kökeni...........................................................................................................................107 Bakır ve tunç...........................................................................................................................................81 Mezar Mimarlığı..............................................................................................................................128 Çanak Çömlek.............................................................................................................................................................................................................................................................................................................137 Anıtsal hayvan heykelleri..............................................................................................................................89 Taş oda mezarlar...................................................................................................................................................................................................................134 Günlük kullanım kapları........................79 Kent ve Konut Mimarlığı..................................................................89 Kaya mezarları..........................................................................116 Kalkanlar......................................................................................................................................134 Depolama küpleri..................................77 Sütunlu Salonlar: Apadanalar.................................................................................................................................108 Gümüş ve altın...................................................................................................Saraylar...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................107 Demir...117 Sadaklar: Okdanlıklar.........................................................................................................................................................................................................................................................................99 Ölü yemeği.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................131 Kırmızı Açkılı Keramik.........................................................................................................74 Yedinci yüzyıl sarayları....................................................................................................................................97 Dilkaya ve Karagündüz mezarları....................................................................................................................................................S"7 Mezar türleri........................................................................................................................................................93 Ya kına geleneği...............................

s. ıK \ d \ \ Resim 12 .Horhor YaztÜan Van Kalesi tule I Argisti yıllıkları H .

19. 1. Öyle görülmektedir ki.140 canlı savaşçı.. Menua'dan sonra başa geçme şansını elde edememiştir. bütün bunları Tanrı Haldi için bir tek yıl içinde başariım Argişti'nin uyguladığı gibi. 786-764) "Horhor Yazıtları "ndan ve Van'da bulunan diğer yazıtından el de edilen bilgiler ile saltanatının ilk 15 yılındaki askeri eylemlerini içeren yıllıklarını oluşturmak müm kündür. Babası Menua'nın.Argişti föyieder. Bu -• ıgeden elde edilen ganimetin listesi Argişti'nin seferden ne amaçladığının kanıtı gibidir: ".. büyükbabası ve babası ile adı bir kaç krali yazıtta yer alan oğul İnuşpua. toplam 52. Belki de Argişti ağabeyi İnuş-pua'yı bir şekilde bertaraf ederek bu unvanı almıştır.(muzaffer olmak için) yalvardım. Asurdan örnek almış olmalıdırlar..104 al ve 35.. yani Gökçe Göl çevresine yönelmiş ve buradaki Uiteruhi ülkesine saldırmıştır. bakır ve demir gibi maden zenginlikleri ve batı dünyasıyla yapılan ticaret ile sağlamayı başarmıştır. yüce Tanrı Haldi için bu yazıtı tesis etti. Urartu Krallığının basan grafiğinin bir sonraki kral Menua oğlu Argişti döneminde daha da yükselmesini sağlamıştır. Toplu nüfus aktarımının yapılmasında bir başka amaç ise. Bu kayıtlardan anlaşıldığı gibi I.. Engin bir idari deneyim ile göreve başlayan büyük mimar Menua tarımsal verimliliği artırmak için barajlar. Argişti'nin (M. Argişti 'babadan kalan yere". ARGİŞTİ DÖNEMİ Menua'nın askeri ve imar faaliyetleri ile dolu saltanatı. Bazılarını katlettim bazılarını canlı olarak götürdüm.. Anaşe kentinden canlı olarak taşıdığı binlerce kişi ve daha son ata yıllarda. Tanrı JhıhliHin yüceliği ile Menua oğ-\rgişti. 10. Böyle bir uygulamanın temel nedenleri Urartu merkezi gücüne karşı ayakla ma toplulukları cezalandırmak ya da bu halkları sorun yaratmayacak merkeze yakın bir bölgeye ta■nktır. Urartu yazılı kaynaklarında bir ilik ülkeden alınan tutsaklar arasında erkek çocukların büyük bir yer tutmasının nedeni budur. Argişti döneminde Erepuni kentinde gördüğümüz bu tür nüus aktarımı bölgedek düzeni sağlamak acısından önemli idi. Alzi(ni) ülkeleri ve Malatya yoluyla erişilebilen Doğu Akdeniz kıyılarındaki Al-Mina ve Tarsus gibi kentler ve Kayseri ve Gordion üzerinden batıya giden Orta Anadolu yolu ile yapılabilmiştir. İşpuini ve oğlu Menua'nın. sulama kanalları. Argişti saltanatının daha ikinci yılında kuzey ülkeleri üze rindeki emellerini ortaya koymuştur..Akdeniz dünyasının ve belki de daha batıdaki ülkeler ile yapılabilecek ticaretin yollarını Urartu'ya aça-aktı. gümüş. kuzey ve batı seferleri düzenleyerek krallığın topraklarını genişletmiş ve bundan da önemlisi gelişen krallığın ihtiyacı olan ekonomik gücü farklı yörelerden elde ettiği altın. yüzyıl boyunca Yunanistan ve Etrurya (İtalya) ile gerçekleştirilen ve çoğunlukla ma-ien eserleri kapsayan ticaret. Uiteruhi ülkesindeki ayaklanmayı bastırmak için bu bölgeden taşınan top: _ ~c kişi. büyük oranda Şupani. 8. Biaini/i ülkesinin kralı.280 kadın. bu tür toplu nüfus aktarımlarına örnektir. daha önce de belirttiğimiz gibi.829 küçük boy nuzlu sığın (ülkeme) taşıdım. KRAL I.. Toplu nüfus aktarımı olarak tanımlanabilecek bu uygulamayı Urartu kralları. Van Kalesi'nin güney uçurumun-daki anıtsal kaya mezarının girişine yazdırttığı ve "Horhor Yazıtları" olarak bilinen (Resim 12) yıllıklarında belirttiği gibi. güçlü kral büyük kral. bunların yanında başarılı doğu. En güzel örneğini I. Urartu Krallığı Menua'nın başarılı saltanatı ile Yakındoğu'da Asur'un yanında en önemli askeri güç olduğunu kanıtlamıştır. Hükmeden yüce Tanrı Haldi ye. O yılda ordumu tekrar topladım ve Diauehi ülkesine (re) Diauehi kralı Mannudubi'ye karşı sefere çıktım..015 büyük boynuzlu ve 1." I. Argişti der ki.." Urartu kralı yö nde yer alan ve Diauehi kralının önderliğindeki bir çok kabileye karşı başarılı savaşlar verdikten son ca kuzeydoğuya. 23. Belki de bu nedenle yıllıklarının girişinde kendisini ancak Madırburç yazıtında gördüğümüz unvanlar dizisi ile şereflendirme gereğini duymuştur: Menua oğlu Argişti.785 de. Daha önce de belirtildiği gibi prens Urartu tahtına geçmeden hayatını yitirmiş olabilir. krallar kralı.Ö.. yani tahta Tanrı Haldi'nin emri ile çıkmıştır. kaleler ve yollar inşa ederek ülkesini imar etmiş. orduyu büyütmekdir..675 kişiyi o yıl tutsak aldım. İşpuini ve Menua tarafından taht için varis gösterilen ve bu amaçla eğitilen velihat prens İnuşpua. yerini Argişti'ye bırakmak durumunda kalmıştır. L'rartu krallarının Menua döneminden itibaren başvurduklabir yöntemdir.. Tıısjuı kentinin yöneticisi.Ö.255 erkek çocuk. Bu ifadede sanki tanrıların isteği ile gerçekleşen olağan dışı bir yargı vardır. M. MÖ. 35 . Diauehi ülkesindeki egemenlik uğraşlarının yeterince olumlu sonuç vermediğini bilen yeni kral. bir bölgede sorun çıkartan halkların yaşadıkları topraklardan sökü lerek başka bir bölgeye yerleştirilmesi. L'rar■ Krallığının sınırlan içinde inşa edilen yeni bazı kentlere bir başka bölgeden alınan esirler getiril■ş ve yerleştirilmiştir. bu soruna son vermek niyetindedir: ".

Kralın M.boğa. Menua'nın batı ülkeleri kralları için uyguladığı bu yöntemle. uzun zamandır Urartu yazıtlarında karşımıza çıkmayan çok farklı bir yöreye.000 m ina bakır. bağışlanması dikkat çekmektedir..l "mina" 1/60 "talente"(500±40 gram) eşittir. Ultuza." cümlesi ile başlayan yıllıklarda devamla. yüzyıldan kalan ağırlıklardan anlaşıldığına göre Asur ve Babü'de I "seke!" 1/60 "mina'ya (±8. I. 784/783) Gökçe Göl ve civarındaki kabileler üzerine yapılması zorunlu olan sefer bunu kanıtlamaktadır. 18 kilo gümüş ve 5 ton bakır elde etmiştir. yaklaşık olarak 30 kilogramdır. Argişti'nin kuzey ülkelerinde gelişen siyasi olaylara kısa sürede çözüm bulduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak bu bağışlamanın bedeli büyüktür. 100 sığır 500 koyun. kalanları bir başka bölgeye taşımıştır. 37 mina gümüş. Erzurum ve daha kuzeydeki Doğu Karadeniz Dağları'nın güney yamaçları Urartu'nun ihtiyaç duyduğu altın ve gümüş madenleri açısından oldukça zengindir. yöreye sefer yapmak arzusunun diğer bir temel nedeni bu zenginlikler olmalıdır.333 gram). Tanrı Haldi nin adına ben bu kahramanlıkları < isleri) tek bir yıl içinde başardım. sefer yapılan yöre kra lla rı nı n anlaşmalar ile Urartu'ya bağlandıklarını görmekteyiz. Böylece ele geçirilen yörede çok sayıda Urartu askerini devamlı olarak bırakmak gerekmeyecekti. yeni kalelerin inşasını ve buralarda sürekli olarak konumlandırılacak askeri bir gücün varlığını gerekli kılmıştır. Nitekim Diauehi kralının bağışlanması için eklenen haraç bunu kanıtlamaktadır: ".539 çocuk.047 kadın olmak üzere toplam 29.. Saltanatının hemen üçüncü yılında (M.. Muzum ve İrkiııni vardır.782) inşa edilen Gökçe Göl yakınındaki Erepuni kentine yerleştirilmiştir.. Uruani. Yoğun kar yağısı olan kış aylarında merkez ile iletişiminin kesilmesi durumunda bile başkent Tuşpa'nın yardımına en az seviyede ihtiyacı olacak şekilde. Savaş verilen kabileler arasında Kuarzani. diğer ganimetlerin yanında.000 mina hakir. 10. 10. bu topraklarda yer alan diğer kent ve ülkelerin mağlup edildiği anlatılmakta ve Malatya (Meliteialhe) K r a l l ı ğ ı n ı n bazı kentlerine gösterilen müsamahadan söz edilmektedir. kralı.000 binek alı. Argişti'nin dördüncü saltanat yılı.. 18.. 41 mina saf altın. bir kısmını kılıçtan geçirdikten sonra. batıya götürecektir. kuzeyden gelen bazı göç dalgalarını durdurabilmenin yanında. Bu toprakların Urartu'nun güvenliği için olan önemi. Argişti'nin.Ö. Bu durumda Ar-gişti sadece bir tek sefirden. sulama tesisleri ve sulu tarım arazileri yapılmıştır.000 koyun re ayrıca. 20 kilogram saf altın. J00 büyük boynuzlu sığır.. Yörede sorun yaratan kabilelerden binlercesi tutsak alınmış ve Urartu ülkesine gönderilmiştir. Altın postu aramak için aynı bölgelere gelen altın peşindeki Argo-natlar gibi. ekonomik ve askeri açıdan kendine yetebilecek bu t ü r eyaletlerin kurulması Urartu Krallığının devamı için önemli olmuştur. M.. Ancak bu politikanın en azından Diauehi Krallığı için geçerli olamayacağı çok kısa sürede ortaya çıkacaktır..Ö. Argişli de yörenin bu zenginliğinden haberdar olmalıdır." Gökçe Göl ve civarında Menua ile başlayan iskan politikaları Argişti zamanında sürmüştür. 783/782 yılına tarihlenen besinci yıl seferi kayıtlannda bölgedeki iskan politi* . Urartu krallarının genel siyasetlerine uygun olarak bu insanlar için Gökçe Göl civarında kentler. Son dener zengin doğal kaynaklara sahip kuzey ülkelerinin doğrudan Urartu sınırları içine katılmamasının nedeni olasılıkla Urartu'nun kurmaya çalıştığı idari sistemle ilgilidir. Kayıtlardan anlaşılmaktadır ki." Diauehi kralından elde edilen haraçlar arasındadır. Tanrı Haldi si/abları ile sefere çıktı re l/ate ülkesini ve kral 1 Ulamda'nın ülkesini ele geçirdi. Bu insanlardan 6. Gökçe Göl etrafındaki tarım arazilerini ve maden zenginliklerini denetim altına almak amacıyla tesis edilen eyalet. 9-7.. Kral dördüncü yıl kayıtlarını başarısından emin bir şekilde söyle bitirir: ". ağır vergi ve haraçlar karşılığında olsa bile. 1.600'ü olasılıkla kralın besinci saltanat yılında (M. J00 binek atı. Bu durum kral Argisti'\ e ait olan ve Araş Nehri kıyısındaki Karakale civarında bulunan bir yazıtta açıkça belirtilmiştir.KUZEYDE YİNELENEN KARIŞIKLIKLAR Erzurum yöresinin güçlü krallığı Diauehi'nin mağlup edilmesine karşın kral Mannudubi'nin hayatının. Urartu yazıtlarınclaki "miraTnın kaç gram olduğu kesin değildir.Ö. 8... kuzey ülkelerinin merkezi durumuna getirilmiştir. Yörenin en güçlü ülkesi Etiu(ni) bu seferle ele geçirilmiştir.698 canlı adam. 1. 10. 60 mina olan 1 talent. Argişti ikinci binyıldan kalan bir gelenekle hala Hate ülkesi (Hitit ülkesi) olarak adlandırılan bu topraklardan 2. saf altın. Argişti kuzey ülkelerindeki ayaklanmaları başarı ile bastırmış ve bu toprakları bir daha yitirmemek üzere Urartu K ra ll ı ğ ı nı n sınırları içine katmıştır.Ö.28ı kişiyi tutsak almış. 1.

Kralın altıncı ve yedinci yıl seferleri aynı cümle ile başlar: 'Tanrı Haldi si/ablan ile sefere çıktı re Asur'un yandaşlarını ele geçirdi. yöredeki kendine bağlı halklar ve sürekli kalacak askerler için kentler. yukarıda da belirtildiği gibi. ATLI KAVİMLER TEHLİKESİ Gücünü binlik orançla Batı İran toprakları üzerinde gelişen olaylara ve bu yöredeki Urartu varlığının sürekliliği için gerekli uğraşlara veren Argisti.. Uraıtu Krallığfnın Argişti ile ulaştığı güce ve elde edilen geniş topraklara karşın.ile ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Ancak görülmektedir ki: Medler artık Urartu için '"uzak ülkelerin" halkları değildir. kral güneyde İran içlerine kadar ilerlemiş ve bunu "Asur Dağlarına kadar gittim" cümlesi ile ifade etmiştir. Ancak Argisti'nin yıllıkları kralın saltanatının ilerleyen yılarında durumun değişmekte olduğunu göstermektedir. 4» zaman ayırmıştır. belki de Van Gölü çevresine taşımıştır. Mcnua'nın Kuzeybatı İran'da elde ettiği başarılar yörenin bir dönem sessiz kalmasını sağlamış. Argisti Erepuni yöresine Hate ve Supani ülkelerinden göçmenler getirmesine rağmen." Sekiz yıl boyunca kaleme alınan bütün sefer kayıtlarında Barşua ve Mana ülkesine yapılan seferler sürekli olarak zikredilmiştir.. kaleler ve s-ilama şişkinleri inşa etmeye başlamıştır. kuvvetinin zirvesindeki Urartu'ya karsı ayaklanabilmeleri için destek aldıkları güçler olmalıdır.. Etiu(ni) ülkesini ele geçiren kral Tanrısı Haldi'nin emri »yle konuşur: ". çeşitli imar faaliyetleri Kapsamında kanallar ve sulama sistemleri inşa edilerek daha fazla tarımsal verim elde edilmesi amaçlanmıştır.. Aynı yazıttan anlaşılmaktadır ki: î.600 savaşçıya karşı. iv halklarını örgütleyerek ayaklanmalarını sağlamıştır. İlk kez Karagündüz yazıtı ile karsımıza çıkan Barşua ülkesinin I. ancak Asur krallarının yıllıklarında III.Demir Çağlarla birlikte gelmeye başlayan. Bölgeyi. önceki bölümlerde de belirtildiği gibi. bu yörede güvenliği tehlikeye sokabilecek halkları bir başka yöreye. Salmanasar'dan sonra çok sık sözü edilen Medler bu kaynaklarda genellikle "ırak ülkelerin Medleri". Doğal olarak yörenin halklarını L'rartu'ya karşı eyleme yönlendiren Asur gücüdür. Bu tarihten itibaren sekiz yıl boyunca l'rartu ordusu Batı İran'daki Barşua ve Mana ülkelerine karşı sefere gidecektir.Ö. bazı yöre-lerdeki sorunlar hiç bir zaman bitmemiştir. Yazıtlardan anlaşıldığı gi- P . "doğunun güçlü Med-leri" ve "Bikni Dağlarının sınırındaki ırak Medler" gibi tanımlarla anılmışlardır. Bölgede her geçen gün güçlü bir siyasi varlık olma yolunda ilerleyen Medlerin de urartu işgalini pek dostça karşıladığı söylenemez.Ö. Mana ülkesi de bu coğrafi alan içinde daha >k Urmiye Gölü civarındaki ovalara verilen ad olmalıdır. Biainili ülkesinin gûcitfnû göstermek) ve düşman ülkelerini (zaptetmek) için / (Erepuni) kentini inşa eltini. KUZEYBATI İRANDA YENİ ÖRGÜTLENMELER Barşua ve Mana ülkelerindeki toplulukların.. Yöreye getirilen 6. Argişti Mana ve Barşua ülkelerinin sadece her yıl yapılacak askeri seferler ile denetim altına alınamayacağı bilincindedir. Urartu için pek fazla sorun yaratmamıştır. Medleri de dikkate almak durumundadırlar. kuzeyde Gökçe Gol Bölgesi'nde tekrar alevlenen olaylara ancak onücüncü saltanat yılınela (M.600 savaşçıyı buraya yer-leştirdim. İş-puini'nin sözünü ettiği Barşua ülkesi. Hale ve Supani ülkelerinden getirdiğim 6. Barşua ülkesinin bir bölümünü ve Mana ülkesinin tamamını Urartu'ya bırakmak zorunda kalan Asur.. kadınlı erkekli toplam "90 kişi ise bölgeden zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Argisti'nin saltanatının altıncı yılında CM. Argişti dönemindeki tarihi coğrafyası.781) uzun zamandan beri herhangi bir sorun ile karşılaşılmayan Batı İran'da Urartu açısından rahatsızlık veren olaylar başlamıştır. Bu duruma en güzel örnek Argiştihinili adlı bir kentin kuruluşu ve bu Kentin su ihtiyacı için Aza nehrinden su getiren kanalların inşasıdir. Urmiye Gölü'nün güney kıyılarından başlamakta ve güneye doğru ilerlemektedir. Ancak dokuzuncu yıl kayıtlarında da belirttiği gibi. Ülke yaban idi re benden ünce kuraya biçebil şey inşa edilmemiş : Burada yüce işler başardım. Urartunun Batı İran içlerindeki egemenliğinin sınırları acısından Önemlidir. özellikle bu yıllarda Asur'un içinde bulunduğu zor günlerde. Özellikle onbirinci saltanat yılından itibaren askeri seferlerin anında. Bu tarihten sonra Batı İran ülkeleri üzerinde geliştirilecek her türlü politikada Urartu ve Asur yöneticileri." Bu kente yerleştirilen insanlar için. bu yıllarda Urartu'ya doğrudan saldırma gücünü kendinde bulamamış.

Ben Tanrı Haldi'ye dua ettim. önümde ayaklanma kapandı ve kendini affettirmek istedi. ilerki yıllarda sık olarak karşımıza çıkacaktır. Tahkim edilmiş bu kenti savaşarak aldım. Şivini'ye dua ettim. Maninui. yüce kral. 1. Argişti oğlu Sarduri ilerledi. Tumeişki. Erzurum yöresindeki Diauehi ülkesinin tekrar ayaklandığı anlaşılmaktadır.. Bu nedenle Urartu için Sarduri'nin ilk yıllarında güneyden gelebilecek ivedi bir tehlike yoktur. M. Hilaruda geldi. Sarduri'yi tekrar "batı" seferlerine çıkmaya yönlendirmiş olmalıdır. 111 akarki şarap. Taşe. aueraiım taşesi ve Melıtiani adlı dokuz kaleyi o ülkeden ayırıp kendi topraklanma kattım denmektedir. Çavuştepe veya Kayahderc gibi yeni kaleler inşa etmek. Urartu kralı Sarduri'nin Hi-laruda'nın yalvarışlarına bakarak O'nu bağışlaması ve yöreden sadece ganimetler alarak ayrılması Urartu'nun sınır bölgelerindeki krallıklara karşı uyguladığı siyaseti yansıtır..114 savaş silahı. güçlü kral. sefer yapacak ve ganimet elde edecek yeni ülkeler bulmaktı. Argişti F." Batıya yapılan askeri sefer etraflı şekilde Kömürhan veya İzoli yazıtı olarak bilenen bir kaya kitabesinde anlatılır. Urartu Krallığının en batıya diktiği yazıt olmak unvanını da korumaktadır.. Savaştan dönerken Hi-laruda'nın krali kenti olan Şasiyi muhasara ettim.321 inek..467 küçük boynuzlu hayvan. Tumeişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim. 1. Melilealheiilerin (Malatya) ülkesinin kralı. Saltanatının birinci yılında Malatya Krallığı üzerine yaptığı seferin ganimet listesi "batı "ya yönelmesinin haklı belgesi niteliğindedir: ".. binyüın sonunda Güney Rusya bozkırlarında yaşayan bu "atlı kavimler" daha da güneye inerek I nırtu'nun egemenlik tesis etmek istedikleri Gökçe Göl ve civarında yurt edinmek arzusundadırlar. Aslında bu unvanları alması için her türlü neden vardır. Baba Argişti. Şu anda Fırat nehri üzerinde kurulmuş olan Karakaya Baraj Gölü suları altında yatmakta olan yazıt. Melitea muhasara edilsin. Hazani. 12. Argişti'nin ondokuzuncu yılından sonraki faaliyetleri ile ilgili fazla bir bilgimiz yoktur. Sonuçta ele geçirilen ve Urartu ana yerleşim merkezlerinden bir hayli uzakta olan bu bölgelerde çok sayıda Urartu askeri bırakma gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır.. Wasini. 336tutsak. Argişti 1 mı oğlu Sarduri'nin önünde baş eğdi. Tanrı Jhilelinin gücü ile Argişti oğlu Sarduri. Yazıtta "Şaştı nun oğlu Hilaruda. Argişti'den sonra başa geçen kralın faaliyetlerini anlatmaktadır. bana yol açtılar. aul-burarrini. Melitealhe kentini doğrudan idaresi altına almaktan kaçınmıştır.. Uzun yıllardan beri Fırat Nehri kavsi içlerine ve ötesine selerler düzenlenmemiş oluşu II.. Sarduri için yapılacak en güzel faaliyetler.133 ölçek arpa..Urartu tanrıları Teişeba'ya.036 boğa. Biainili ülkesinin kralı. İzoli yazıtının içeriğinden anlaşıldığına göre. Onu vergiye bağladım. Arpaçay'ın kıyısındaki Kanlıca'da bulunan bir başka yazıtta da adları geçen İşkiguiu halkları. Sarduri şöyle der.Oradan karşıya geçen hiç bir kral yoktu. 768'de. 132 katır. krallar kralı.. Merhamet gösterdim. Kuzeybatı İran'a kaleler ve garnizonlar kurarak bu ülkeyi denetim altına almıştır. Taunlar beni dinlediler. 2. Yaurahi. 35. 47. m . İşkiguiu terimi daha sonraki yıllarda sadece Urartu için değil. ARGİŞTİ OĞLU SARDURİ Van Kalesi'nin kuzey eteklerinde inşa edilmiş olan bir açık hava tapınağının nişleri içinde ve Van'ın çeşitli noktalarında bulunan çivi yazılı belgeler. gümüş ve eşyaları ganimet olarak Urartu ya taşıdım.tiu(ni) ülkesine yaptığı ve bu ülkeyi ele geçirdiğini bir kez daha belirttiği seferinin kayıtlarında İşkiguiu ülkesine kadar gittiğini yazmaktadır. İstekte bulundum.408 at. Erzurum ve Gökçe Göl çevresindeki ayaklanmaları bastırmış.079 mina bakır.022. Diauehi ülkesinden Urartu metinlerinde bir daha söz edilmemesi. bu seferin en önemli amacı Meli-tealhe (Malatya) ülkesinin egemenlik altına alınabilmcsidir. Anlaşıldığı kadarıyla Urartu.970 ok. Aruşi..332yay. Tuş-pa kentinin bakimi.bi. yapılan ikili antlaşmalarla yenilgiye uğratılan krallık ağır vergiye bağlanarak siyasi bağımlılık altına alınmıştır.. ancak tüm Yakındoğu için önemli problemler yaratacak olan İskitlerin bölgedeki varlığını belgelemektedir. dünyanın kralı. sorunun kaynağı bölgede görülmeye başlanan yeni bir göçebe kavimdir. 2. MÖ. Malatya tümüyle Urartu topraklarına katılmasa bile yörenin egemenliği konusunda önemli başarılar elde edilmiştir. Ancak İşkiguiu ülkesine yapılan seferden altı yıl sonra. 10. Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim. toplam 21. I. Kralın bu yıldan sonraki yıllıkları hiç bir zaman tamamlanamamıştır.. Asur Krallığı içinde bulunduğu zor günlerden hala kurtulamamıştır. Melitealhe gibi diğer bazı uç bölge krallıkları Urartu hakimiyetine girmemiş. bu krallığın doğrudan Urartu topraklarına katıldığını ve sorunun bütünüyle halledildiğini gösterir. 9. Argişti oğlu Sarduri (İD de bu yazıtlarda kendisini aynen babasının unvanları ile tanıtmaktadır: 'Hükmeden Tanrı Haldi için Argişti oğlu Sarduri bu yazıtı dikti.357 büyük boynuzlu hayvan. 7. Bu sırada Diauehi kralı olan Utupurşini'ye karşı ne tür önlemler alındığı ya da Diauehi kralının sonu hakkında bilgimiz yoktur." Kral Sarduri adına bir yenilik olarak "dünyanın kralı" unvanını eklemiştir..Fırat durgundu. Altın.Ö.

525 büyük boynuzlu sığır.. Urartu ile Asur'u kaçınılmaz olarak karşı karşıya getirmiştir. Ele geçen hayvan sayısı ise.Urartu ordusunun Malatya ve civarında. bu fırsatı kaçırmamış ve galibiyetini Van'da bulunan bir yazıt üzerinde ebedileştirmiştir: . Tiglat-Pileser krali adı ile Asur'a hükmetmeye başlamıştır. Yöreden elde edilen ganimet son derece zengindir.. Sarduri eylemlerini doğu ülkeleri üzerinde yoğunlaştırmış. Bu kez II.000 savaşçı. Aynı yıl kuzey ülkelerinden gelen bir isyan haberi II. Yörenin elde tutulabilmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler ile iyi ilişkiler kurmayı başaran II.Ö. 12.Ö. 23-335 büyük boynuzlu hayvan ve 58.535 bakır kase vardır. Aktarılan insan sayısının fazlalığı yöredeki isyanın da boyutunu ve Sarduri'nin bu isyana nasıl hoşgörüsüz yaklaştığını göstermektedir. eğer abartılmamış ise. M. Görülmektedir ki.8. Urartu egemenliğinden hoşnut değillerdir. ASUR OTORİTESİNİN YENİDEN KURULUŞU Çok zor günler yaşayan Asur. İlgili kayıtlarda Etiu(ni) bölgesinde çok sayıda krallıktan ve krali kentten söz edilmektedir. bir günde 23 kaleyi ele geçirecek kadar başarılı seferler düzenlenmiştir. Urartu'nun Asur Krallığını mağlup ettiğini ifade eden ender yazıtlardan biridir. Gaziantep'in 50 kilometre kuzeydoğusundaki Halpa ve Uita kentlerini ele geçirir. ZİRVEDE BİR KRALLIK Batıdan muzaffer olarak dönen II. Ancak savaşın galip tarafı Urartu.. binlerce kadın. İki ordu M. Yunanistan ve Etrurya'daki bazı mezarlarda ortaya çıkartılan Urartu eserlerinin buralardaki varlık nedeni. 3. Bu nedenle Urartu'ya karşı bir birlik oluşturarak isyan etmişlerdir. Bu başarısızlığın da etkisiyle olacak." Yazıtın ilerleyen satırlarında sefer yapılan üç ülkeden alınan haraçların miktarı. Kuştaşpilinin Sarduri'ye ödediği vergi arasında 40 mina saf altın. 2.Adadnirari'nin oğlu Asur kralı Assurnirari'yi mağlup ellim.000 adet giysi. 2. Yöredeki bazı yerel krallar ağır vergi ve haraçlar karşılığında bağışlanır. Yeni kral ile birlikte yapılan idari reformlar -onunda Asur'un karanlık ve zor günleri geride kalmış. Yakındoğu'daki varlığının büyük oranda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye topraklarının geri alınmasına ve bu toprak- 39 . Bu savaş ile ilgili olarak Asur kayıtlarında hiç bir bilgi yokftır. Sarduri'ye yazılı kaynaklarda sünesin battığı deniz" olarak adlandırılan Akdeniz'in ve buradan yapılacak Akdeniz ticaretinin yolunu açmıştır. ordu seferde iken başkent Kalah'ta çıkan bir isyan büyümüş ve aynı yılın Mayıs ayının başında (Airu'nun 13.Ö.. 745 yılında. Kuzey Suriye'de uğradığı mağlubiyetler neticesinde yörenin denetimini yitirmesi üzerine daha da sarsılmış olmalıdır.3-500 çocuk. II." Bu kayıtlar. Asur ekonomisine vurulan önemli bir darbedir. 750 yılından hemen sonra Doğu Karadeniz Dağları civarındaki Kulha (Kol-his) ve M.. uzun yıllardan beri çeşitli taht kavgaları ve iç isyanlarla uğraşan Asur'da kötü günleri sona erdirecek bir kral zorla da olsa Asur tahtını ele geçirmiştir.. Tiglat-Pileser. Güneydoğu Anadolu'da Kumahalhi kralı olan Kuştaşpili'yi mağlup eden Urartu kralı. Sarduri M. 4.000 savaşçı..Sarduri bu durumunu uzun süre koruyamamıştır. yenilgi ve başarısızlık krali kayıtlara hiç bir zaman yansımamaktadır.735 erkek çocuk. Sarduri listesini 12.. Anlaşılmaktadır ki: yörede var olan veya bölgeye yeni göçen kabileler.000 bakır kalkan ve 1. Sarduri'nin yöreden aldığı haraç listesi bu isyanda hiç de başarılı olmadıklarının kanıtıdır ".000 kadın.Ö..500 at. Urartu'nun Doğu Akdeniz kıyılarındaki bazı kentleri ihracat limanı olarak kullanmasına bağlanabilir. yıllar öncesinin özlenen askeri gücü ve bölgedeki tartışılmaz otoritesi yeniden kurulmuştur.100 küçük boynuzlu hayvan ile tamamlar. Sarduri'yi kuzeye yönlendirir. Kumahalhi Asur metinlerindeki Kummuhu ve Klasik Çağ'ın Kommagene'si ile aynıdır. 18.000 küçük boynuzlu sığır. günü) Pul adlı bir köle III. 753 yılında Kuzey Suriye'de savaşa tutuşmuşlardır.746 yılından sonra da tekrar Güneydoğu Anadolu ülkelerinde askeri eylemlere girişir.. 46. 800 mina gümüş. Bu başarılar II. Etiu(ni) ve Liki ülkeleri ve bu ülkelerde yer alan kentler yakılıp yıkılarak tahrip edilir. Asur krallarının da uzun yıllar altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri elde ettikleri Kumahalhi'nin Urartu denetiminde oluşu. şaşırtacak kadar artar. yörenin göçebeliğe ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısı ile ilgili bilgi verir. Mana ve Babilu ülkelerine. daha genel anlamı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'deki devletler üzerinde kurmaya çalıştığı ve büyük oranda başarılı olduğu bu girişimler. Asur kralı III.

Asur ordularının eline geçmesini engeller. Krali bir suretimi yaptırarak l'urtışpa'nın önüne diktim... Sardun canını kurtarmak için bir gece vakti. Rusa. Ancak M. 721 yılında gecen yetenekli kral II. Kentin güçlü sur duvarları ve savunma sistemi Tuşpa'nın. Aksine babası Sarduri'nin Asur kralı III.. Gurgum kralı Tartılılara. Kuzey Suriye'ye girer. 40 . babası veya büyükbabası gibi yöreye egemen ve güçlü bir krallık devir almamıştı.. İki ordu arasındaki savaş. Sarduri'nin yönettiği ortak gücü yenilgiye uğratır. TİGLAT-PİLESER ve TUŞPA'NIN MUHASARASI Tiglat-Pileser'in. yörenin Kent Devletleri ile oluşturduğu koalisyonun başında Asur kralını beklemektedir.735 yılında yakalayarak bu kez Urartu Krallığının başkentine doğru sefere çıkmıştır.Onu kendi kenti Turuşpada (liışpa) muhasara altına aldım (kapattım) ve (kentin) kapısının önünde çok sayıda askerini kılıçtan geçirdim./' Urartu'ya saldıran Asur orduları karşısında Urartu krallarının en güçlü silahı olan zaman bu kez de Urartu başkentinin ele geçirilmesini önler. Urartu kralı Sar-duri. Tiglat-Pileser karşısında aldığı yenilgiler. hem de bu zirveden aşağıya inmeye başlamıştır. Yakındoğu'nun bir çok krallığında olduğu gibi bu kaderi yaşamak Urartu'da II. Bu amaçla Mana ve Barşua'daki yöresel prensler ile çeşitli ittifaklar yapılmıştı.743 yılında Asur'un elde ettiği bu başarı meyvelerini vermekte gecikmedi. Dağların uçurumlarım re vadilerini onların cesetleri ile doldurdum. Asur ordusu Urartu topraklan içinde aldığı bir çok başarıdan sonra Urartu'nun başkenti Tuşpa'ya saldırır ve kenti muhasara altına alır : '. II. bu galibiyet ile yetinmek niyetinde değildi." M. Rusa için gerçek bir kabustu.Ö. Kral. Urartu'ya kendi ana yerleşim alanlarında çok daha ağır bir darbe vurmak niyetindedir... Sargon. Seferden sonra Akdeniz kıyılarındaki kentlerden vergi alınabilmesi.Rusa). Tannm Assur'un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım. Bu amaçla saltanatının üçüncü yılında. Urartu'nun Asur'a karşı uyguladığı politikaların ulaştığı başarının ve söz konusu kent devletleri taralından bu politikanın nasıl benimsendiğinin gerçek bir kanıtıdır. Melid'li Sulumal Gurgum'lu Farbalara. Urartu Krallığı bir kralın saltanat dönemi içinde hem zirveyi yakalamış.. II.. 735 yılında Urartu tahtında yeni bir kralın hüküm sürmesi 735 yılı yenilgisi ile ilgili görülebilir.Ö. Bu koalisyon. Fakat yaklaşan kış nedeniyle olmalıdır ki. Koalisyonda Arpad kralı Agusi'nin oğlu Mati-ilu. Sarduri'ye kısmet olmuştur. Lübnan Dağları ve Amanus Dağları'nın zenginliklerinin tekrar Asur'a akması bunun önemli kanıtlarıdır. Kumahalhi kralı Kuştaşpili.. Urartu'nun sınırlarında yer alan bir çok bölgenin Asur'a yitirilmesine neden olmuştur. İlkesinin sınırı olan Fırat üzerindeki köprüyü geçerek kaçtı ve bir daha hiç görünmedi. (Arpad'h) Muti-ilu.Saltanatımın üçüncü yılında UrartUİU Sardım bana karşı ayaklandı. Merkezi otoritenin sarsılmasıyla bazı uç boylarındaki ülkeler Urartu egemenliğinden kopmaya başlar.Ö. Sarduri'nin tahtı bırakmasında Tuspa muhasarasının ve bir anlamda yenilgisinin payı olmuş mudur bilinmemektedir.. Biainili ülkesinin yeni efendisi ve Tuşpa kentinin yeni hakimi Sardun oğlu Rusa'dır (I. 743'de. Urartu tahtına yeni bir kralın bu tarihlerde geçmesinde de bu yenilginin payı büyük olmalıdır. Yakındoğu'daki Urartu gücünü de sarsmış olmalıdır. Asur yazılı kaynaklarından anlaşıldığına göre Tiglat-Pileser bu fırsatı M.. M.kırdaki zenginliklerin yeniden Asur'a akmasına bağlı olduğunu anlamıştır. Kummuhu'lu Kuştaşpili güçlerine sürendiler. Kargamış'lı Pişiriş ve Sam'allı (Zincirli) Panammu vardır. ordusunu harekete geçiren kral. Kumahalhi'nin bir kenti olan Halpa'da (Halfeti) gerçekleşir. Que kralı Urikki. Asur kralı batıda elde ettiği başarılarını Kuzeybatı İran'da da sürdürmek ve Llrartu egemenliğini bu ülkeden bütünüyle atmak arzusunda idi.Ö.. Açık meydan savaşlarında usta olan Asur ordusu. Büyük bölümünü kılıçtan geçirdim. Halpa'da Urartu ve yandaşlarına karşı elde ettiği basan. Bütün bunların yanında Asur tahtına M.. Melitealhe (Malatya) kralı Sulumeli. Ancak Asur kralı III.Ö.. Urartu'nun Kuzey Suriye Kent Devletleri üzerindeki siyasi etkisini önemli ölçüde azaltmıştı. Tiglat-Pileser.. Sadece Urartu için değil fakat tüm Yakındoğu için bir felaketin habercileri olan Kimmerlerin faaliyetleri büyük tarihçi Heredot'un kitabına bile girecek boyutta idi. Rusa için çok önemli bir sorun Kimmerler başta olmak üzere "atlı kavimler" tehlikesi idi. Bu kez yıllıklara övgü dolu sözler yazmak sırası Tiglat-Pileser'e attir: ". Sarduri'nin III. IH. Ancak Tiglat-Pileser Tuş-pa civarındaki diğer yerleşmeleri yerle bir eder. Tuşpa'nın muhasarasını kaldırır ve Asur'a geri döner. TiglatPileser karşısında son on yılda aldığı bu iki önemli yenilgi sadece kişisel olarak Sarduri'yi değil.

eyaletin başına yönetici olarak atanmıştır. 721 yılında V. Urzana'nın ordusu ile ilgili bazı düzenlemeler yaptığı anlatılmaktadır. 716 yılında Uraıtu kralı Rusa ve Zikirtu'lu Metatti'nin desteklediği bir başka isyan gelişir. SARGON M. yani Gökçe Göl civarında ortaya çıkmıştır. Rusa'ya başvurduğu ve Rusa'nın. Söz konusu ülkenin Sardun tarafından da ele geçirilmiş olması. Bu ittifaklar içinde Ardini kralı U'rzana kimi zaman Asur yandaşı olmuş ve Rusa'ya karşı düşmanlık beslemiş. Sargon. Asur'a sırt çevirerek Uraıtu Kralı Rusa ile anlaşır. bir kaç yıl sonra Batı İran'da.. Bu işbirliğinin anısına olacak bir tapınak inşa edilmiş ve Ardini kenti kralı Ur-zana. Gökçe Göl kıyısındaki Kelagran'da bulunan aynı adlı yazıt I. Mannea ülkesindeki bu önlemler yöre halkının Asur'a karşı ayaklanmasını engellemez. isyanda öldürülerek cesedi Urmiye Gölünün güneydoğusundaki Ua-us Dağına atılır. yörede bas gösteren ayaklanmaları denetim altına almak için olmalıdır... Kimmerlere karşı başarısız bir sefer yapmıştır 41 . Kadın re erkekleri Biainili ülkesine taşıdım. Rusa'nın gölün her iki yakasında çok sayıda kralı sadece bir gün içinde dize getirdiğini belirtmektedir: ". 719 yılında iki Mannea kenti olan Suandahul ve Durkukka'nın. İsyancılar ile baş edemeyeceğini anlayan Ian-ZU. bu ülkede önemli olayların geliştiğini göstermektedir. Uraıtu kralı Rusa'nın yardımlarına karşın isyancı halk yöreden alınarak Kuzey Suriye'ye sürülür. Sargon öldürülen Aza'nın yerine kardeşi Ullusunu'yu. Kimmerler'in Uraıtu için büyük sorunlar yarattığını ve Uraıtu ordusunu mağlup ettiğini Sargon'a bildirirler. Yakındoğu'nun iki süper gücü arasında yaşanacak olan sıcak günlerin habercileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu isteği karşılıksız bırakmayan Sargon yöreye kuşatmada kullanılacak silahlarla donatılmış bir ordu gönderir ve isyancı kentleri ele geçirerek yakıp yıkar.Rusa dönemine tarihlenen yazıtların bir hayli sınırlı olması bu kralın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları tam olarak anlamamızı engellemektedir.Ö. Sargon. Sardun oğlu Rusa'nın Ardini kenti (Asur metninde Musa-sir) kralı Urzana'nın. Asur gücünün Kuzeybatı İran'daki Mana topraklarında egemenliği ele geçirme girişimlerine bağlı olarak Uraıtu buradaki yerel krallar ile Asur'a karşı çeşitli ittifaklar denemektedir." Aynı bölgede Kamo Köyü (Tsovinar) yakınında bulunan bir başka Rusa yazıtında da bölgedeki Uelikuhi kralının mağlup edildiği ve eyaleti yönetmesi için bir valinin burada görevlerdirildiği yazılmaktadır. Bu yeni gelişmelere karsı da Asur ordusunun tepkisi ani ve sert olur.Gölün bu yakasında ve diğer yakasında 23 kralı tek bir yıl içinde ele geçirdim. 715 yılında Ullusunu'nun iyi niyetini kanıtlamak amacıyla çok sayıdaki Mannea kentini Rusa'ya ganimet olarak verdiği gözlenmektedir. Burada ise Tanrı Haldi için bir 'Haldi kapısı" ve bir "Tanrı Haldi kenti" inşa edilmiştir. Asur kralı Sargon'dan yardım ister. Asur'un tarafında yer almakta. M.. Olaya yine tepki gösteren Sargon. Zikirtu'lu Metatti ve Uisdis'li Bagbartu. Salmanasar'ın yerine Asur tahtına çıkan II.Ö. Bu olaylar çok değil. yöredeki bir çok kale ve kenti ele geçirerek düzeni bir kez daha kendi lehine çevirir. Ancak bir süre sonra Utlusunu. 1. Mana topraklarında önemli bir güce sahip olan ve Asur kayıtlarında "tüm Mannea Hin (Mana) kralı''olarak belirtilen Aza. Uraıtu yanlısı bir siyaset sürdürmektedir. Rusa'ya ait önemli yazıtlardan ikisi kuzey ülkelerinde. Uraıtu toprakları içinde faaliyet gösteren ve veliaht prens San-herib'in yönettiği Asur'lu casuslar. Tanrı Teişeba için krali bir kent inşa ettim ve adını Tanrı Teişeba Hm kenti' koydum. ASUR'DA GÜÇLÜ BİR KRAL: II. Asur kralı Sargon'un yandaşı olan Man-nea'lı (Manalı) Ianzu'ya karşı ayaklandıkları görülür. Bu olay da böyle bir siyasetin sonucu olmalıdır. Rusa'ya ait en önemli yazıtların başında. kimi zaman ise Urartu'nun yanında yer almak zorunda kalmıştır. Revanduz Ovasından Uşnuye Ovasına giden yol üzerinde dikilmiş olan çift dilli (Urartu-Asur) Topzava steli gelir. Bölgede yoğun inşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. İsyancılar içinde yer alan Uisdis'li Bagbartu yakalanarak Azanın öldürüldüğü yerde derisi yüzülür. M. İstihbarat teşkilatlarının tarihteki ilk örneği olan Asur gizli servisinin raporlarından anlaşıldığı gibi: l'rartu'lu Rusa. Mannea'nın yeni kralı ve Ianzu gibi Asur'un yandaşı olan Aza. Yörede etkili olduğu anlaşılan ve Medli bir prens olan Zikirtu'lu Metatti de isyancıların arkasında yer alır. Hasara uğramış yazıtta. Mannea (Mana) tahtına çıkartır. üçüncü yıl seferinin Mannea ülkesi üzerine yöneltilmesi.Ö. M. Batı İran'daki Uraıtu egemenliğini ve bu yöre liderleri üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmak amacındadır. yörede hareketlenen "göçebe kavimler" tehlikesinin bir belirtisi olarak benimsenebilir.Ö. GÖKÇE GÖL CİVARINDA GELİŞEN OLAYLAR I.

bitki ve hayvan örtüsü. yay. Çeşitli anlaşma ve vergiler karışlığında bu ülkeye de merhamet gösterilir. . Mannea Bölgesinde ilerleyen Asur ordusu ve Sargon. Seferin ilerleyen bölümlerinde Sargon'un ". Başkentte varan kral. Sargon. Mannea ülkesinden Urartu topraklarına girdiler" ifadesi vardır.. Asur'un sınır boylarındaki ülkeleri denetim altına alması ve buralardan Urartu'ya hiç bir yardımın gelmemesinin sağlanması bu fırsatı daha da değerli kılmıştır. Yazıttan anlaşıldığına göre Sargon. Ağır vergiler ve haraçlar karşılığında eski düşman affedilir. Ancak bu kararın alınmasında. ayaklanmayı bastırmıştır. Ancak Metatti.. Asur ordusunun Mannea'nın bir bölgesi olan Uişdiş e ilerlemesi ile başlar.benim güçlü silahlarımın gürültüsünden ürktü ve krali kenti Tuşpa'yı terketti ve dağlara kaçtı" denilmektedir. başında II. Rusa. ordu büyük oranda tahrip edilmiş. Uauş galibiyetinden sonra Sargon ani bir kararla "yüzünü Urartu topraklarına çevirir" ve batıya doğru ilerlemeğe başlar.. Sargon'un. bir kısrağa binip ordusunun başından haçtı.Ö. Urartu ordusu Uasi ülkesinde yenilgiye uğramış. SARGON'UN SEKİZİNCİ SEFERİ ve URARTU Urartu ülkesinde gelişen bu olaylar Asur kralı II. Sargon olmak üzere Mannea topraklarındaki Urartu hedeflerine saldırıya geçer. Sargon. Urartu hakimiyetinde olan Missi'ye hareket eder. günümüzün Süleymaniye yöresi ile tanımlanabilecek Zamua ülkesine girer." Urartu kralı Rusa '. Sekizinci seferin en önemli aşaması. Asur'a gönderilen mektupta "Kimmerlergütiler. Tuşpa'ya varmadan başkentte bir isyan başlamış ve bu durum Urartu kralını daha da zor durumda bırakmıştır. "Yazıttaki bu aşağılamalara karşın Kusanın akıbeti kesin olarak bilinmemektedir. olasılıkla Urmiye Gölünün güneydoğusunda konumlanan Uauş Dağında Asur ordusunu beklemekte idiler. bu önerinin doğruluğunu sorgulayacak niteliktedir. M. Asurlu katip sadece sefer sırasında yapılan savaşları. toprak düşman kanları ile sanki bir elbise gibi boyandı. Sangibutu ve Bit-Adini valileri ve Medler. ordu komutanı ve eyaletlerdeki iki vali esir alınmış ve Urartu kralı Tuş-pa'ya geri çekilmek durumunda kalmıştır. Urartu ordusu ve yandaşları. kalkan ve mızrak ile donatılmış ve savaşmak için eğitilmiş 1.000 cesur ve vahşi süvarisi" ile yörenin tüm ülkeleri için kutsal olan Mu-sasir (Ardini) kentine saldırmak kararını aldığı görülür..(Ulusunu) Asur kralının geçmiş yılların intikamını almak isteğinin (henüz)geçmediğini"bilmektedir. Urartu egemenliğini Kuzeybatı İran'dan kaldırmak kararlığında olan Sargon.ova düşman kanları ile doldu.Seferin Kimmerlerin daha yoğun olarak yaşadıkları kuzey ülkelerine karşı yapıldığı genellikle inanılan öneridir. bu yöredeki bir çok Urartu kalesini yağmalar ve ele geçirir. Ancak son yıllarda ortaya çıkan kısa bir mektup. sulama ve tarımsal faaliyetleri." Sargon a göre: '.. Sargonun sefere çıkmadan önce amaçladığı hedefi tam olarak gerçekleştiremediğinin izleri vardır.hayatını kurtarmak için savaş arabasını terk etti. Uauş Dağı'nda Sargon. Sargon'un intikamından kurtulmak için kendisine ağır vergiler öderler. İran içlerine kadar ilerlemişler ve buradan Urartu üzerine yürümüşlerdir. Ulusunu ve krallığın başkenti İzurtu'dan gelen yaşlılar tarafından karşılanır. Kotur Çay vadisinden Armarili ülkesine giren Sargon.. ordusunu topladıktan sonra askeri kampını hazırlamış ve Kalan kentinden hareket etmiştir. güzergah üzerindeki bir çok ülkenin coğrafi yapısı. Aynı yazıtta Rusa için ". Urartu ordusu ile karşı karşıya gelmeden önce Urartu yandaşı bütün beylikleri kendi tarafına çekmek veya Urartu ya yardım edemez duruma getirmek istemektedir. Amaç Sargon'dan af dilemektir... Bilim dünyasında "Sargon'un Sekizinci Seferi" olarak bilinen sefer sırasında gelişen olaylar ve tableti kaleme alan Asurlu katip Nabu-şallim-şunu tarafından aktarılan gözlemler. İki ordu arasındaki "savaş çok vahşi ve korkunç oldu. ayaklanmaya katılan yirmi yüksek memuru ve 100 askeri idam ettirmiş. 714 yılının Du'uzu ayında (geç Haziran) Asur ordusu. ordusunu alarak yöreden uzaklaşmış ve belki de Urartu ordusu ile birleşmek üzere dağlara sığınmıştır. Olasılıkla Kimmerler bu tarihlerde Kafkasya'dan. ülkelerde inşa edilen bazı kalelerin inşaa teknikleri ve mimari özelliklerini de vermiştir. sefer sonunda Sargon tarafından tanrıların babası Assur'a sunulan bir mektupta etraflı olarak anlatılır. Anlaşılmaktadır ki. Olasıdır ki. Mannea ülkesindeki Urartu varlığını ortadan kaldırması için kaçırılmayacak bir fırsatın doğmasına neden oldu. Yukarı ve Aşağı Zap nehirlerini geçen Sargon. Zikurtu'lu Metatti'yi Rusa ile karşılaşmadan önce bertaraf etmek gereğini duymuş ve "son zamanlarda kötü kararlar veren ve Ursa (Rusa) ile birlesen Metatti'ye saldırmıştır.. kalbimdeki acıyla tüm savaş arabacı ..Asur kralının seferin kayıtlarına geçmiş kendi ifadesi bunu hatırlatmaktadır: . Urartu'nun egemen olduğu Zikurtu seferin bu aşamasındaki önemli hedefidir. Bu noktada seferin amacı yörenin güçlü liderlerinden olan Mannea'lı Ulusunu'dan geçmiş yılların intikamını almaktı: ". Asur ordusu Par-sua ülkesine doğru ilerler. Yöredeki Namri. kalelerin muhasarasını ve ele geçirilen ülkeleri vermekle yetinmemiş. isyancı komutanları. Rusa'nın başında olmadığı Urartu ordusunu ve yandaşlarını mağlup etmiştir.

Bütün önerilerde ortak olan en önemli nokta.güvence içindeyur-ı döndü. Argişti'nin Kimmerler karşısında aldığı bu yenilgi. oradan geri döndüm. ('sulu.ştinin kurduğu bu kentten gü nümüze dek gelmiştir. Ancak bu egemenlik önemli ölçüde Asur lehine el değiştirmiştir. Musasir bütünüyle tahrip edilir.Kummuhu ülkesinin kralı. krallığın farklı yörelerinde imar faaliyetlerine giriştir. Musasir'den elde edilen ganimet. antik kaynaklarda yağma edilen en zengin ganimet olarak bilinir. II.Ö. Musasir'in ele geçirilmesi seferin son aşaması idi ve bu noktadan sonra Sargon ". Armarili.. Urartu kra lı Argişti Hin gücüne güvenerek ve (J'ııuu/a birlik yaparak .. 714 yılı I. Bu nedenle Kirhi ülkesindeki Zap'ı ve sarp dağları büyük güçlükler ile asan Sargon görkemli bir merasim ile Musasir ken-~. kralın bu bölgede çeşitli bağ. Argişti M. Bu kavimler M.mt. Argişti'yi saltanatı boyunca uğraştıran en önemli olaylar "göçebe kavimlerle" ilgi lidir..ödemesi gerekli yıllık vergiyi ve haraçla rı (ödemeyi) durdurdu. KUSANIN SONU ve YENİ KRAL II. I. Argişti arasındaki ittifak Asur metinlerine şöyle yansımıştır: ". Urmiye Gölü'nün doğusunu ve Van Gölü'nün batısını da içine alan geniş topraklar içinde farklı güzergahlar izlediği önerilmiştir. Kralın bu başarısında Kimmerlerin bölge toprakları içinden geçerek batıya. Argişti döneminde inşa edilen bazı kalelerin dağılımları dikkate alındığında Urartu sınırlarının özellikle doğuda bir hayli genişlediği görülmektedir. II. aynı yılın yıllıklarında "Rusa'nın kendi demir kaması i/e kendini kalbinden bir domuz gibi bıçakladı ve yaşamına ton verdi'' denilmektedir. Sargon'a ait olan bir yazıtta. Ilubuşkia ve MuMİ in konumlandırılmasına bağlı olarak seferin.Ö. Olasılıkla Erciş adı Argi. Asur kayıtlarında da bu kral ile ilgi li fazla referans yoktur. Batı İran'da Ardebil'den Hazar Denizine giden yol yakınlarındaki Savalan Dağı'nın eteklerindeki Sarab'ta bulunan iki yazıt Urartu sı nırlarının bu yörelere kadar geldiğinin kanıtıdır.. II." Sekizinci seferin Urartu egemenliğinin Kuzeybatı İran'dan tamamıyle atıldığını söylemek pek mümkün değildir. günahkarHitilliMutallum. Rusa'nın Urartu tahtındaki son yılıdır. Anadolu'nun içlerine yönelmeleri etkili olmuş un. II. Özellikle Van Gö lü'nün kuzeyindeki Erciş yakınlarında bulunan bazı yazıtlar. Batıya Frigya üzerine gittiği dönemdir. karısı ve 6. Argişti'nin Urartu tahtında 22 yıl daha saltanat sürmesine engel olamamıştır. çok sayıda atlarımı ve tüm ordugahımı Asur'a gönderdim. Kesin olan durum şudur ki. Aynı yazıtlar kralın adını taşıyan Argistihinili adlı bir kentin de yine bu bölgede inşa edildiğini yazmaktadır. Uişe. Korsabad kabartması üzerinde bu yağma olayı çok çarpıcı bir şekilde betimlenmiştir (Çizim 1)... bahçe ve şu kanalları yaptırdığını göstermektedir. 707 yılında Kimmerler ile savaşmış ve aynen babası gibi o da Kimmerler karşısında yenilmekten kurtulamamıştır. M. 685 yılında Gordion kentini yağ ma eden Kimmerlerdir. Özellikle Uauş." Bu ittifakın Asur kralının Babil'de olduğu M. Bu dönem "göçebe kavimlerin"Kafkas ötesindeki bozkırlardan gelip Urartu toprakları içinden geçerek. Seferin kayıtlarında Kusanın mağlubiyet haberi üzerine hastalandığı bildirilirken.:' Sargon'un Urartu kralı ile birlik-hareket eden Musasirli Urzana'dan intikam almak isteğini kesindir. yeni kralın Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Su riye topraklarındaki kent devletlerini kendi yanına çekmek için uğraş verdiği ve bu eylemde de ba zı başarılar elde ettiği belirtilmektedir. Bu tarihte yeni bir kral Rusa oğlu Argişti (II). Urartu tahtında hüküm sürmeye başlayacaktır.e girer. 709 yılında yapılmış olma sı gerekmektedir.Ö. Gituha(ni).. Argişti'ye ait olan Altıntepe Kalesi Anadolu iç lerinden bir gün geri döneceği düşünülen Kimmerlerden korunmak için yapılmış olabilir. Ulhu. Gir. Urartu kralı Kuşanın akibeti de kesin olarak bilinmemektedir.. Daha sonraki bölümlerde sözünü edeceğimiz gibi kutsal Musasir tapınağı yağma dilir ve tapınak hazinesi Asurlu memurlar tarafından tek tek sayılarak ve tartılarak Asur ülkesine taşınır. Kusanın Sargon karşısında aldığı bu yenilgi veya Kimmcrler karşısındaki ısızlığı nedeni ile yaşamına son verdiği düşünülebilir. Buau ülkelerini ele geçirdim. Kummuhu kralı Mutallum ile II.. Argişti dönemine ait yazılı belgeler bir hayli sınırlıdır. Kimmer tehlikesinden kurtulan Argişti.Ö. Arhıı ülkesi ne sefere çıktım. Urzana'nın kızları..110 vatandaşı başka ülkelere «urgüne gönderilir. Erzincan yakınlarında inşa edilen ve olasılıkla II. Asur ordusunun Kalalvtan başlayarak sefer boyunca izlediği yol konusunda da değişik önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Muna nehrine kadar ilerledim. Yazıtlardan biri aynen şöyledir: "Tanrı llaldi'nin gü cü ile Rusa oğlu Argişti söyler. Sargon'un Urartu Krallığının başkenti Tuşpa'ya kadar gelmediği ve bu kensaldirmadan seferini tamamladığıdır. Tuişdu ülkelerini zaplettim Ru43 . ARGİŞTİ Sekizinci seferin kayıtlarında geçen bir çok yer ve kentin konumlandırılması ile ilgili ileri sürülen farklı öneriler..

....................I tö Altıntepe fildişi işçiliği......................................................149 Hurri ve Urartu dilleri....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................Adilcevaz kabartması..........................................................................................................150 Hieroglif yazı................150 Hurri-Urartu ilişkisi........................................1i<S Dil ve Yazı.....140 Savaş arabası kabartması................................................................................. 1 ı() Urartu dilinin yapısı.........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................164 IV ..........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................161 Kaynaklar....................................146 Toprakkale fildişi eserleri...............151 Budin levhası......................................................................................................................................................... 153 Tanrı Haldi.............................................................140 Taş Kaplar...................................................................................................................................................................................159 Tanrı Teişeba ve Şuini...............................................................................................144 Fildişi Sanatı.............................................................................................................144 Ayanıs taş kap ekolu............................................................................................147 fildişi sanatının kökeni......................................152 Din...............................................................................................................................................152 Hieroglif yazının kökeni....................................153 Meher Kapı kaya nişi ve yazıtı......

II. ııunıicl'i Rusabtnili S & fe il m 1 Resim 14 . Rusa'ntn Ayants Kalesi yapım kitabesi 44 .& * ( *•_ * ?•*& S*Ş .

Adilcevaz Kef Kalesi ve Ayanıs Kalesi (Ei-duru Dağı önündeki Rusahinili) (Resim 13). iyi planlanmış bu büyük kalelerin inşaası için önemli miktarda mali bir gücün var olması kaçınılmazdır. RUSA ve KRALLIĞIN YENİDEN DOĞUŞU UraitU kralları içinde en az Menua kadar yapım faaliyetlerine önem veren bir başka kral Argişti'nin yerine. evrenin kralı. İşgigulu kralının oğlu Saga-dumıt-tar in Argişti nin oğlu Rusa'nın kentinden Mana ülkesine gittiği yıl. ızgara planlı "dış kentler" II.. Hate ve Halitu ülkelerinden insanların getirtilerek." yazılıdır. Kuzeybatı İran'da Akçay kenarındaki Bastam (Rusa-i Uru-Tur). Gerek mimaride ve gerekse sanatın diğer dallannda gözlenen ve tarafımızca "yeniden doğuş" olarak adlandırılan bu kalkınma hamlesi için devlet kasasının dolu olması gereklidir. daha önce de belirtildiği gibi. Bu durum II.. Halitu ülkesinin Doğu Karadeniz'in iç kısımları olduğu önerilmiş ise de bunu destekleyen güçlü delillerden yoksunuz. Rusa ile birlikte Urartu bürokrasine yeni bir yazışma şeklinin getirildiğinin kanıtıdır." Krala ait ender yazıtlardan biri üzerinde kralı olmayan bir şahıs adına rastlanması ve yazjtın konusu ilgi çekicidir: "Rusa oğlu Argişti bir oku. Rusa'ya ait kaya veya stel yazıtları çok değildir. Bastam ve Karmir-Blur Kaleleri ise Urartu Krallığının en önemli iki . olasılıkla M. Ele geçirdiğim ülkeleri haraca bağladım.tumCni) kentini tıklım.. Muşki ve Halitu ülkelerinin konumları I I . Rusa'nın ne kadar "batıya" ilerlediğinin kanıtıdırlar. Rusa'dır. Urartu topraklarında gelişen olayları bir nebze de olsa. Bu durum. -alet merkezi içinde ve "atlı kavimler" tehlikesinin olası geliş yönü üzerinde yer almaktadır. bu kitabın baskıya hazırlandığı 1997 yaz aylarında Ayanıs'ta bulunan Susi Tapınağı'nın cephesinde ortaya çıkartılan ve henüz yayınlanmamış toplam 16 metre uzunluktaki yazıtın dışında.. Şimdilik sayıları beşi bulan ve hepsi çok görkemli. Bu konuda hiç bir yazılı belge yok-Ancak bürokraside yapılan değişiklikler.. krallığın farklı bölgelerinde yürütülen yapım faaliyetlerini dikkate alarak anlamak mümkündür. 685 yılında tahta geçen II. saltanatı sırasındaki başarısızlıklar dikkate alınarak düşünmek zordur. Zorla ele geçirdiğim bu kaleleri yeniden inşa ettim. Aynı kral tarafından kurulmuş bazı kalelerin etrafında inşa edilen düzenli. Asur 45 . Rusa'nın saltanatı sırasında yaşanılan tarihi olayları yazılı belgelere dayanarak açıklamak oldukça güçtür." II. Bu kalelerin bir kısmına da kendi adını vermekte çok kararlı olmuştur. Rusa kendisinden önce veya sonra bir kralın başaramadığı sayıda kale inşa etmiştir. Rusa'nın babasının uzun yıllar saltanat sürmüş olmasına karşın çok zengin bir hazine devrettiğini. kralın başkent Tuşpa'nın savunmasına verdiği önemi ve muhtemel bir tehlikenin varlığını ortaya koyar. eyaletlerde gerçekleştirilmiş yeni bir vergilendirme ve vergi toplama yöntemi ve Rusa'nın göçebe kavimlere karşı uyguladığı akılcı politikalar bu başarının sırlan olmalıdır. Yazıt Rusa'nın uyguladığı iskan politikalarını da sergilemektedir. Rusa tüm saltanatı boyunca devam eden bu ekonomik ve siyasal gücü nereden elde etmiştir ve O'nu diğer krallardan farklı kılan nedir?. Rusa'nın inşa ettiğini epigrafik delillerle bildiğimiz kaleler şunlardır: Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur (Teişebani). Fırat Nehrinin kavisinin hemen batısındaki topraklardır. bu yöreye yerleştirildiğinden söz edilmektedir. Van Gölünün kuzeyinde Zernaki Tepe'ki ızgara planlı kent de Muşki. Halitu ülkesi olasılıkla Muşki ülkesine kuzeyde komşu olan bir ülke idi. II. Bu ka-yıtlar bize göçebe kavimler ile Rusa arasında gelişen bazı ittifakların var olduğu göstermektedir. adını Argişti-irdu (Argişti'nin ı •assal kenti) koydum Biaina'nm gücünü göstermek üzere. Haldi in gücü ile güçlü kral. belki de. Yukarıda söz edilen kalelerin dağılımı incelendiğinde en az üç tanesinin başkent Tu. Bu durumda II.. Rusa'nın bu iskan politikasına hizmet için yapılmıştır. Yazıtla Rusa'nın. II. Ancak UraitU kazılarında ortaya çıkan hemen bütün kil tabletler bu kralın dönemine aittir. Muşki ülkesi. krallar kralı Tuşpa kentinin kralı. II. Göçebe kavimler ile Rusa arasında bir ittifakın var olabileceğini gösteren bazı yazılı belgeler vardır. Hate ve Halitu ülkelerinden aktarılan bu göçmenler için yapılmış olabilir. Ziukuni bölgesinde (Van'ın kuzeyi) bir kent kurduğu anlatılmakta ve düşman ülkeleri olarak tanımlanan Muşki. Adilcevaz'da ele geçen yazıttır.şpa'nın yakın çevresinde ve başkentin savunma sistemini güçlendirmek için yaptırıldığı görülür. Bunlardan en önemlisi Toprakkale'de bulanan ve üzerinde ".Ö. Van-Toprakkale (Qilbani Dağı önündeki Rusahinili). Bu konudaki tek belge. Gilurani ormanının önünden Botu 'unu oğlu tspilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (476 metre) fırlattı.. Yazıtta adı geçen ülkelere başarılı askeri seferlerin yapıldığı kesindir.

654 yılında II. TT. bana haberciler gönderdi.Ö. Asur yazılı kaynaklarında bir Urartu kralı hakkındaki son referans III. kralı mı kutlarım.. büyük kral.Ö. saltanat yılında tamamlandığı kabul edilirse ve kalenin en az 5 yıl kullanıldığı varsayılırsa. 655 yılında başladığını." Kuzey eyaletlerindeki Arin-Berd'te bulunan bazı eserler üzerinde Erimena oğlu Rusa'nın kendisini "güçlü kral.651 yılında tamamlandığını göstermiştir. kendisinin hiç bir zaman Urartu tahtına geçmediğinin kanıtı olarak benimsenmiştir. Urartu kralının tahttan inişi veya saltanatının sona erişi için önerilen M.. Kalede yapılan kazılar en az iki yapım evresinin var olduğunu.Ö. Ancak III. kalenin inşaası için gerekli ağaç kesiminin M. Rusa'ya ait olan en geç tarihli kale Ayanıs olmalıdır. Bu yıllarda nedeni belli olmayan büyük bir yangın ile kale tamamen tahrip olmuş ve belki de bir daha Urartular tarafından yer-leşilmemiştir." Benzer bir heyet II.. Bu yazıtın yayınlanması bir çok konuyu aydınlatacaktır. Son yıllarda Ayanıs Kalesi'nden elde edilen dendrokronolojik (ağaç halkaları ile tarihlemc yöntemi) sonuçlar bu konuda kesin sayılabilecek bazı sonuçlar vermiştir. aynı tehlikenin Urartu için de geçerli olabileceğinin kanıtıdır. Sarduri döneminde de Asur'a gönderilmiş ve Asur ile iyi ilişkiler tesis etmenin yolları aranmıştır. II. Öyle görülmektedir ki. Göçebe kavimlerin yanında İran içlerinde gücünün zirvesine çıkmış olan Medler"in tehditleri de bu yakınlaşmanın bir diğer nedenidir. yoğun ağaç kesiminin 653 ve 652 yıllarında sürdüğünü ve kalenin M. Rusa ile ilgili bu bilinmezlikler kendinden sonra gelen veya geldiği bazı bilim adamları tarafından önerilen son dört kral için de aynıdır. İT. Ayanıs'tan elde edilen veriler. Tuşpa kentinin hakimi" olarak tanımladığına tanık olunmaktadır. Asillerini beni selamlamaları ve Arbela'daf barış yapmak) için gönderdi.Ö. eldeki arkeolojik ve epigrafik verilerin böyle kalması durumunda daha da tartışılacaktır. Sarduri'ye aittir. M. Bu durumda II. Çağdaş Asur krallarının Kimmer ve İskitlere karşı verdiği savaşlar. Bu durumda II.645 yıllarına kadar varlığını korumuş olabilir (Resim 14). Rusa göçebe kavimler ile zaman zaman işbirliği içinde olsa da bu büyük tehditin altında yaşamış olmalıdır. Bu durumda Ayanıs Kalesi M. Asur kralı Asurbanipafe ait olan bir yazıtta: "Babama krali babası tarafından kardeşlik mesajları yollayan Urartu kralı İştar-duri (Sarduri) o zaman tanrıların bana bahsettiği yüce gücü duydu. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan tapınak yazıtı Rusa'nın askeri eylemleri ile ilgili bilgi vermektedir. Rusa diplomatik bir heyeti Asurbanipal'ın sarayına yollamıştır: "O zaman Urartu kralı Rusa tanrılarımın gücünü duydu ve benim karsı koyulamaz haşmetiminden korktu.Rusa'nın saltanatının başladığı tarih gibi saltanatının sona erdiği tarih de kesin bir sonuca ulaşamamıştır. Rusa döneminde Asur ve Urartu arasında gerçekleşen ikili diplomatik görüşmeler. Rusa'dan sonra başa geçen III. Rusa'nın 34. Rusa'nın babası olarak gösterilen Erimena'nın krali bir unvanının bulunmayışı.kralı Esarhaddon'un Şupria Bölgesi'nde muhtemel bir Urartu-Kimmer ortak saldırısından korkması da bu işbirliği için bir ip ucu niteliğindedir. Eğer durum böyle ise II.. İkinci kullanım evresinin ne kadar sürdüğü kesin olmamakla beraber en az 4 veya 5 yıl sürmüş olabileceği düşünülmektedir. 645 yılı Rusa'nın tahtı bırakmak durumunda kaldığına genel olarak inanılan tarihtir.Ö. Rusa'nın askeri ve idari yönden alışılmamış reformlar gerçekleştirmek istemesinin temel nedeni etrafını saran bu tehlikeden kurtulabilmek olmalıdır.. yangın ile tahrip olan kalenin bu yangından sonra onarılarak tekrar belli bir süre kullanıldığını göstermiştir. Konu ile ilgili yazılı kaynakların yokluğunda başvurulabilecek arkeolojik veriler de yeterli bilgi vermekten uzaktır. Bütün bu gayretler sadece Urartu'nun değil aynı zamanda Asur krallarının da çevrelerindeki ölümcül tehlikenin boyutlarını sergilemektedir. Bu durumda III. Karmir-Blur'da bulunan iki mühür baskısı üzerinde "Rusa oğlu Rusa" adı- *6 . Rusa'dan sonra krali bir unvana sahip ikinci kişinin de III. Ayanıs Kalesi'nin. II. 650 yıllarına kadar yen ye çekilmesi eğilimi de vardır. Rusa'nın Urartu'nun son kralı olduğuna inanılmasına karşın. 645 yılı pek de hatalı olmamalıdır. II.. AYANIS KALESİ ve II.Ö.Ö. Olasılıkla M. bana haber yolladı (ve) dedi ki: Efendimi. olasılıkla da M. Rusa. Rusa olabileceğini önermek mümkündür. Urartu sınırları içinde gelişen çalkantı ve kavgalar sırasında tahtı zorla ele geçirdiği veya bir başka bölgede krallığını ilan ettiği düşünülebilir. Rusa'dan sonra Urartu Krallığının başına kimlerin ne kadar süre ile geçtiği konusu uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. RUSA'NIN SALTANAT TARİHLERİ II. Bastam Kalesi henüz yirmi yaşında iken tahttan ayrılmak durumunda kalmıştır. bu ortak düşmanın korkusundan kaynaklanmıştır. Rusa'nın. III. Ancak bu tarihin özellikle Bastam Kalesi'nde ortaya çıkan bazı arkeolojik veriler ışığında daha erkene.

4" . İskit ve Habil güçlerinden oluşan ortak bir ordu M. Yazılı kaynaklarda Urartu Krallığından son söz edilişlerden biri yine bu kavimler ile ilgilidir. Bu sonuncu Kusanın bu bölgede hüküm süren bir prens olması mümkündür. 609'a tarihlenen Babil kroniklerinde İskitlerin "Urartu topraklarına kadar" ilerlediği belirtilmiştir. Medlerin bu bölgelerde yerleşmiş olduklarına ait hiç bir yazılı ve arkeolojik belgenin ele geçmemiş oluşu bu öneriyi şüphe ile değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. Med kralı Kyaksares ile Lidya kralı Alyattes arasında Kızılırmak yakınında yapılan ve Herodat tarafından da anlatılan savaşa giden Med ordularının.na da rastlanmaktadır. Bunlardan ilki. Ancak bu krallığın da son yıllarını yaşadığı bellidir. Mannea. Bu bilgiler Urartu Krallığı'nın en azından bu tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır. Bu yıldan sadece bir kaç yıl sonra Yakındoğu'nun süper gücü olan Asur Krallığı bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalkmıştır. İskit ve Medlerin. Babil üzerine saldırmasını ister. Urartu'nun yıkılışı ile ilgili bazı öneriler vardır. 608-607 yıllarında Yukarı Dicle vadisindeki Urartu topraklarının da ele geçirildiğini yazar. Van Gölü çevresinde yapılan kazılarda. Medler tarafından vurulmuş olabilir. kral Zedekiah'ın dördüncü yılında.Ö. Urartu.Ö. yüzyılın sonralarında İran'da Medler yörenin tek egemen gücü durumuna gelmişler. M. VE SON M. 7. Krallığın M. Urartu Krallığının bu ortak güçten etkilendiği konusunda yazılı kaynaklara yansıyan bir veri yoktur. Ancak yine de IV. bölgede yaşayan İskitleri de içlerine alarak Asur kralları için gerçek bir tehlike olmuşlardır.Ö. Rusa döneminden sonraya tarihlenen arkeolojik buluntular yoktur? Bu bilinmeyenlerin yanıtları Urartu Krallığı'nın sona erişini de aydınlatacaktır. 609 tarihinden sonra Medlerin egemenliğine geçmiş olabileceğidir. Aynı kaynaklar M. M. yolları üzerindeki Urartu Krallığını M. 612 yılında Ninive kentine saldırmış ve ele geçirmiştir. Yakındoğu'nun en güçlü siyasi ve askeri örgütü olan Asur'un ortadan kalkmasından sonra bölgenin tarihi olayları büyük oranda İskit ve Medler tarafından yönlendirilmiştir.Ö. Neden Ayanıs Kalesi içinde hiç bir iskelete rastlanılmamıştır ve neden kale yağma edilmemiştir? Kalenin muhasarası sırasında. Yakındoğu tarihinde üstlendiği önemli rolü tamamlayan Urartu Krallığına son darbe. Rusa olarak adlandırılan bir başka Urartu kralını da göz ardı etmek mümkün değildir. Med. Ancak eğer kazılarını yürüttüğümüz Ayanıs Kalesi'indeki yangın Medlerin saldırısının sonunda gerçekleşmiş ise ortada aydınlatılması gerekli sorular vardır. artık bölgede tek askeri güç durumuna gelmiş olan. Çavuştepe ve Karmir-Blur kazılarında İskit silah ve eserlerinin bulunması Urartu Krallığı'nın bu kavim tarafından yıkıldığı önerisinin yapılmasını sağlamıştır. 590 yılında ortadan kaldırmış olabilecekleri mümkündür. karşı koymaksızın düşmana teslim edildiğine inanmak doğru mudur? Kalede ele geçen çok sayıda değerli silah ve eşyalar neden düşman tarafından yağmalanmamıştır? Ve bunlardan en önemlisi Bastam veya Ayanıs Kalesi'nde neden II. Urartu adı bu tarihten sonra Yakındoğu yazılı kaynaklarında bir daha görülmemek üzere ortadan kalkacaktır. Bilinmeyenlerin yanıtları ise gelecek yıllarda yapılacak arkeolojik kazılarda saklıdır. 594.Ö. Yeremya (Jeremiah).Ö. Urartu ile ilgili en son bilgiler Eski Ahit'te geçer.Ö.

Başkent Tuşpa'dan krallığın farklı yönlerine giden askeri ve ticari yolların üzerinde inşa edilen kaleler. yüzyılın ortası) Van'ın Gürpinar Ovası'nda inşa ettirdiği Çavuştepe Kalesi.KALELER ve SUR DUVARLARI rartu askeri mimarisi büyük oranda krallığın ana yerleşim alanları ve egemenlik altına aldığı topraklarda inşa edilmiş çeşitli büyüklükteki ve plandaki kalelerden ibarettir. Van Gölü Havzasından uzaklaştıkça inşa edilen bir çok kaleler.Rusa'nın (M. Urartu egemenlik sahası içinde inşa edilen kaleler. Bu tür yerleşme yerlerinin etrafı çok güçlü sur duvarları ile çevrilmiş olduğu gibi içlerinde yönetim binaları. şarabın veya diğer malzemelerin depolanmasına yarayan büyük boyutlu küpler ile doludur. bu havzayı ve başkent Tuşpa'yı koruyan öncelikli amaçlarının yanında. bazı farklı işlev ve bu işleve bağlı olarak gelişen bir plana sahiptirler. Batı İran'da H. bütün bu işlevlerinin yanında farklı bölgelere düzenlenen askeri seferlerde görev alan birer ikmal üssü ve garnizon niteliğini de taşımaktadırlar.9. Bu tür kalelere en güzel örnekler kral Menua dönemine (M.Sarduri'nin (M.Ö.Ö. Yöresel idari merkez olarak kullanılan birçok kalenin eteklerinde veya yakın çevresinde. dini yapılar ve yöneticilerin oturdukları saraylar da vardır. plan şeması acısından çok büyük bir farklılık göstermemesine karşın. Patnos yakınındaki Menua kalesi Aznavurtepe. Bu kaleler yeraldıkları bölgenin yönetilmesine hizmet ettikleri gibi bölgede var olan çeşitli zenginliklerin toplanması ve başkente gönderilmesi için de kullanılmışlardır. olasılıkla vergi veya haraç olarak toplanan hububatın. bölgenin doğal zenginliklerinin krallık yöneticileri tarafından toplanmasında da görev almış olmalıdırlar. Daha sonra bu kale Patnos Ovasının idare merkezi durumuna gelmiştir. Urartu krallığı'nın kuruluş yıllarında özellikle kuzey ve batıya yapılan seferler sırasında önemli görevler üstlenmişlerdir. halkın gerektiğinde sığınacağı bir yen Urartulu asker ve yöneticilerin yaşadığı bir mekanlar topluluğu olmasına karşın. Urararnun merkez yerleşim alanı olarak nitelenebilecek Van Gölü Havzası'nda inşa edilen kaleler.8. Yöresel idari merkez olarak kullanılan kaleler.7. Sur duvarları içindeki yapıların büyük bölümünün bodrum katları yöreden. temelde askeri bir üs. Yöresel idari merkez olan kalelerin bir çoğunun içinde Urartu kral veya krallarına ait yazıtların bulunmuş oluşu dikkat çekicidir. Van'dan. genellikle verimli bir tarımsal ovanın bir kenarında ve dağların bu ovaya uzanan burunları üzerinde inşa edilmişlerdir. Bu kalelerden bazıları krallığın erken dönemlerinde birer askeri ikmal üssü görevini görmüş ve daha sonra ela yörenin idari merkezi durumuna gelmişlerdir. yüzyılın sonu) tarihlenen Yukarı Anzaf Kalesi. Özalp yoluyla Batı İran a giden çok önemli bir ticaret ve askeri yolu gözetleyen Aşağı ve Yu48 . boyut olarak ilk örneklerden biraz daha küçüktürler. Ancak kale içinde depolanan yiyecek ve içeceklerin gerektiğinde kale dışında yaşayan Urartulu veya yöre halkına dağıtıldıkları da bilinmektedir. Yine Urartu askeri mimarisinin geleneklerine bağlı olarak bir dağ burnu üzerine kumlan ve etrafı güçlü sur duvarları ile çevrili olan kaleler. İşlevleri dikkate alınarak çok genel bir sınıflandırma yapılması durumunda Urartu kaleleri bir kaç grupta toplanabilir. kale içinde otu-ramayan halkın yaşadıkları "dış kentler" de vardır.Ö. Yöre halkından toplanan bu zenginliklerin bir bölümü daha sonra krallık merkezine gönderilmiş olmalıdır. Tuşpa'dan kuzeye giden ve Menua'nın ve oğlu kral Argişti'nin kuzey ülkelerini ele geçirmede önemli bir görev üstlenmiştir. yüzyılın ortası) eseri olan Bastam Kalesi veya yine aynı kral tarafından yaptırılan Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur ve Van Gölü'nün doğu kıyısındaki Ayanıs Kaleleridir. Il.

Yukarı Anzaf Kellesi Menim Dönemi 49 . Işağt Anzaf'Kalesi •*«v'. » N* 11 V "*»« '&B&H V /faşım 76 .Resim 15 Kral tşpuini'ye ait.

Van Gölü Havzası'nda yer alan kaleler çoğu kez idari bir merkez veya garnizon niteliklerinin yanında. Kalelerin işlevleri de yer seçimlerinde önemli derecede etkili olmuştur. Bu nedenle Urartulu halkın yaşadığı Urartu egemenlik sahalarında sadece halkın sığınmasına dönük kalelerin yapımı gerekli görülmemiştir. Aynı şekilde Van'ın 40 kilometre kuzeyinde. Ancak göl kenarlarında inşa edilen Van Kalesi ve Amik Kale (Resim 18-19) gibi bazı kalelerin birer liman kalesi olmamaları için hiç bir neden yoktur. Ancak bu konuda yazılı kaynaklar ve betimlemeler olmaksızın kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. 9. Kalelerin her şeyden önce düşman tarafından kolay ele geçirilmemesi temel amaç olduğundan. . Çağdaş Asur kabartmalarında bu konuda bir çok verinin var olmasına karşın. olasılıkla kalenin göl kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulduğunu göstermektedir. KALELER ve SU GEREKSİNMESİ Kalelerin inşa edileceği alanların akarsu veya tatlı su kaynaklarına yakın olma gereği yer seçimini etkileyen diğer bir husustur. Bu konudaki bir diğer etken ise kale için seçilen tepenin kayalık olmasıdır. I Taunların bu konuda bize ulaşan henüz ne bir betimlemesi. askeri ve maden yollarını korumak amacıyla yapılan bazı kalelerin her zaman yüksek dağ burunları üzerinde inşa edilmeleri. Hatta Uranuların Van. Elazığ'a giden ve Bingöl Dağlan üzerinde rahatlıkla görülebilen Uraıtu ticaret yolu üzerindeki Zulümtepe (Resim 17) ve Kuzeybatı İranda. Uraıtu ana yerleşim alanı olan Van Gölü Havzası'nda görülmemesine karşın özellikle Kuzeybatı İran'da karşımıza çıkan bazı kaleler. YER SEÇİMİ Urartu kalelerinin işlevleri ne olursa olsun yer seçimlerinde izlenen bazı temel kurallar vardır. Bu kaleler içinde genellikle idari ve dini yapılar inşa edilmemiştir. Van Gölü Havzasında yer alan tarımsal arazileri sulamak.Ö. Bu gereklilik Urartu kalelerinin etrafını çeviren sur duvarlarının ana kaya üzerine açılan taş temel yatakları üzerine oturtulmasından kaynaklanmaktadır. sulama«. ticaret yolları üzerinde belli mesafelerde yapılmışlardır. Kuzeybatı İran'da da böyle kalelerin varlığı bilinmektedir. Bu tür kalelere en güzel örnekler Kuzeybatı İran'da bulunabilir. yüzyılın sonunda kral İşpuini döneminde inşa edilen Aşağı Anzaf Kalesi. Muradiye Ovası. geniş alanlar üzerine ve ulaşılması zor alanlarda kurulmuşlardır. koruma amacına hizmette sakıncalar yaratabilirdi. Taştepe'nin 5 kilometre güneyindeki Tepe l)o-soğ ve Şalıpur'un 12 kilometre batısındaki Kafir Kale bu tür kalelere en güzel örnekleri teşkil ederler. Ayanıs Ka-lesi'nin göle bugünkünden çok daha yakın olduğunu. Urmiye veya Gökçe Göl'den taşıma için yararlandıkları da kesin değildir. Van Kalesinin kuzeybatı ucunda inşa edilen Madırburç'un (Sardurburcu). dağların ovalara uzanan burunları üzerinde inşa edilmeleri kuralı yaygındır. I rartuların Van Gölü kıyılarında inşa ettikleri bir çok kalenin varlığına karşın bunların bir liman kalesi olup olmadıkları bilinmemektedir. Ancak MÖ. Uzaydan çekilen fotoğraflardan elde edilen veriler. gölün hemen kıyısında inşa edilen Amik Kale'nin de bu amaçla kullanılması olasıdır. korumakla görevli olduğu yolun hemen kıyısındaki alçak bir tepe üzerine kurulmuşlardır. Özellikle Kale Sarand. Yukarı Anzaf in inşa edilmesi ile bu işlevini büyük oranda yitirmiş olmalıdır.. her zaman doğal kaynaklar ile mümkün olamamıştır. ne de bir yazılı kaynağı vardır. 8. Anadolu'nun Türk dönemlerinde görülen tahkimli kervansaraylar ile belki de aynı işleve sahip olan bu kaleler. tahkimli bir iskele olma olasılığı bir hayli yüksektir. Ticari yollar üzerinde kurulan kalelerin boyudan M. Varolan yapılar da kalenin arka duvarı boyunca geri çekilerek önde halkın toplanmasına yarayacak geniş alanlar elde edilmiştir. Özellikle Aşağı Anzaf ve Bingöl Dağları'ndaki Zulüm Tepe kaleleri. önerilenin aksine tapınaktan çok. Kale Kamana ve Yılan Kara Kaleleri bu türe örnektir.karı Anzaf Kaleleri de aynı görevi üstlenmişlerdir (Resim 15-16). Ancak çeşitli yönlere giden ticari. Van Ovası veya Gürpinar Ovası gibi Urartu halkının tarımsal faaliyetlerini yürüttüğü geniş ovalarda ise yıhn her mevsimi düzenli akan. yüzyılla birlikte küçülmüş ve dikdörtgen bir plana kavuşmuştur. halkın bir tehlike sırasında sığındıkları kaleler olma özelliğini krallığın her döneminde korumuşlardır. Gölün kuzeyinde Erciş yakınlarında inşa edilen ve çok uzun yıllardan beri Van Gölü'nün suları altında olan Urartu kalesinin de (Argiştihinili) bir liman kenti olması mümkündür.

Zulümtepe Resim 18 .Resim 17 .Van Gölü nün doğu kıyısındaki Amik Kale 51 .Batı ticaret yolu üzerindeki bir kale.

'• ^ Resim 19 .*-".Amik Kale gözetleme kulesi '-- .

Rusa zamanında ve Toprakkalenin ve Van Ovası'nın su ihj acı için yapılan Keşiş Göl Barajı ve Sihke Barajı bu çabalara verilebilecek en iyi örneklerdir. mer- Çizim l .Urartu Harabe Barajı <Belli O 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesi nae ı rurtu Baraj ve Sulama Sisteminin Araştırılması. Özellikle 11. 160. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II.-teklerinde yer alan ovalar. Res. kalelerin önünde uzanan tarımsal arazileri sulamak amacıyla inşa edilmişlerdir.a elverişli nehirler de fazla değildir. Körzüt Kale civarında kral Menua tarafından inşa ettirilen Süphan Bara-Yukarı ve Aşağı Anzaf Kaleleri (Resim 21) yakınındaki Yukarı Anzaf Barajı.. Urartu Krallığı'nın Doğu Anadolu gibi zor bir coğrafi bölgede varlığını bir kaç yüzyıl sürdürebilmesi. yakın çevrede inşa edilen baraj ve bu barajlardaki suyu ovaya taşıyan kanallar yardımıyla sulanmıştır.7) Cızım 2 .Bir Urartu suluma tesisi kuruluş Göleti (Belli O. Bu olumsuzluk Urartu krallarının erken dönemden itibaren yapay göletler ve sulama tesisleri inşa etmelerini gerekli k ı l misi ir.Res 9) 53 . l60. Doğanın olumsuzluklarını olabildiğince ortadan kaldırmak ve tarımsal verimi artırmak amacıyla inşa edilen barajlar (Çizim 1-2) krallığın geç dönemlerinde de uygulanmıştır. XIV Araştırma Sonuçları Toplantısı II. Görkemli bir çok Urartu kalesinin . 1995 Yılında Doğu Anadolu Bölgesinde Urartu Baraj ve Sulumu Sisteminin Araştırılması.

Dr. bir çok değerli eser ve gerçekleştirdiği sayısız kültürel etkinlikler ile sadece İzmir'in değil. Doğu Anadolu'da bir çok kazıda uzun yıllar beraber çalıştığımız bu arkadaşlarıma minnettarım. aziz dostum Prof. Kendisine ve Eğilim ve Kültür Vakfı yöneticilerine teşekkür ederim. »nu ile ilgili bilim adamlarının dışında geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekecek şekilde dipnot-cr yazılı kaynaklardan olabildiğince alıntılar yaparak yazmaya çalıştık. Kitabın hazırlandığı on ay boyunca !a desteğini esirgemeyen eşim Mukadder Cilingiroğlu'na teşekkür ederim.. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular için ise geniş bir kaynaklar listesi vermeyi tercih ettik. Kitabı r_ızırlarken bu gerçeği göz ardı etmek istemedik ve "Urartu Krallığı: Tarihi ve Sanatı" adlı bu esen -. konu ile doğrudan ilgili olmayan okuyucular tarafından pek fazla bilinmez. Türkiye'deki ilk denemelerden biridir phesiz bir çok eksiği vardır. bu konuda bir çok kitap ve sayısız makaleler yayınlanmış . Urartu Krallığının tarihi ve sanatı. : Ekonomi böyle bir kitabın. Altan ÇİLİNGİROĞLU İzmir Damlacık Köyü 1997 v . örneğin Hitit uygarlığı kadar tanınmaz. Urartu'nun tarihini ve sanatını konu alan bu çalışma. Prof. Urartu larihi ve sanatı.ÖNSÖZ D emir Çağda Van Gölü Havzası'nı ana yerleşim merkezi olarak seçen Urartu Krallığı'nı konu alan bir kitabın yazılma önerisi. Münir Ekonomiden geldi. Bunun başlıca nedeni.Mna karşın. tüm Türkiye'nin önemli bir kültür ve eğitim kurulusu olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yaymlanabilmesine de öncülük etti. Kitapta yer alan fotoğrafların büyük bölümü şahsım ve Haluk Sağlamtimur tarafından çekil-:izimler Zafer Derin ve Dilek Öztürk tarafından yapılmıştır. yazılan kitapların çoğunun yabancı dilde ve daha çok bilimsel çevreler için kaleme alınmış olmasındandır.. Bizim eksikliklerimiz Urartu ile ilgili daha kapsamlı yeni eserlerin önümüzdeki yıllarda yazılması ile giderilecektir.

v ■ .► *.■ .

'• * & > < jfi*bK- in inici K'ii'zııl Kale Nesini 21 -Aşağı \nzaj'Kalesindesurduvarları 54 .m üFm . V .

»*' # 4? »" «^* » tğ/i Resim 22 .fitfl Iran 'da Baştanı Kalesi ^ .

Uraıtu sur duvarlarında uygulanan yapını yöntemleri. CEPHE MİMARİSİ M.kezi otorite tarafından inşa edilen bu tür büyük projeler ile gerçekleşebilmiştir. bağ ve bahçeleri inşa etmeleri İle en az kalelerin inşaatları kadar övündükleri bilinmektedir Büyük tarımsal arazilerin kenarlarında inşa edilen büyük boyutlu kaleler sırtlarını genellikle bir tepeye ya.y ü z y ı l ı n basında inşa edilen kalelerin temellerinde kullanılan tas blokları i t i n a ile işlenmiştir. Kalelerin girişlerinin ve ön cephelerinin diğer cephelerden estetik olarak farklı sapılmaları düşüncesi. Rusa taralından yoğun olarak uygulanmıştır. Krallığın İşpuini ve Menua gibi erken kralları döneminde büyük boyutlu taş bloklar az bir isçilikle yontularak duvarlarda kullanılmışlardır. Kuzeybatı İran'daki Kalatkar Kalesi ( K e s i m 24) ile birlikte l rartu askeri mimarisinde "klasik yöntem" olarak adlandırılabilen bir tas yönteminin belirdi ğini söylemek mümkündür. Özellikle Mcnua'nın yaptırdığı Patnos civarındaki Aznavurtepe. Bu özellik Menua'dan itibaren k ra l l ı ğ ı n son yıllarında yapılan kalelere kadar varlığını sürdürecektir. SUR DUVARLARI Planı ve özel amacı ne olursa olsun l rartu kaleleri. kralların çok da fazla olmayan yazılı kaynaklarında baraj. Van-Özalp karayolunun kıyısındaki Aşağı Anzaf veya Edremit yakınındaki Zivistan Kale anıtsal taslarla yapılan kalelere en güzel örneklerdir. Günümüzde korunan birçok kalede tas temeller belli bir yüksekliğe kadar görülebilirse de kerpiç kısım hakkında yeterli bilgimiz yoktur.Ö. Bazı durumlarda yükseklikleri 1. Krallığın kral Menua ile sağlam bir siyasi ve askeri zemine oturabilmesi bu dönemde ve sonrasında İnşa edilen kalelerin estetiğine de yansımış olmalıdır. sulama tesisi. ana kayaya acılan sur temel yuvalan üzerine oturan taş temel ve bu temel üzerinde yükselen kerpiç bir bedenden meydana gelmiştir. U rartu'da bir ön cephe mimarisinin gelişmesini sağlamıştır. Menua döneminden beri kullanılmakta olan bombeli taş blokları (rustika). II. 8. Krallığın erken dönemindeki bu tür kaleler ol a s ı l ı k la mümkün olan en kısa zamanda bitirilmek istenmiştir. Tas blokları arasında hiç bir boşluk yoktur ve blokların dış yüzleri hafifçe dışa doğru bonıbeledir. taş bl ok l a r ı n ı n boyutları ve estetikleri en erken dönemden başlayan bir gelişim içindedir. yüzyılın ortalarında II. MÖ. Adilccvaz Kef Kalesi ve özellikle Avanıs Kalesi (Resim 20) ön cephede laikli taş malzemenin (andezit) ve son derece itinalı bir tas işçiliğinin kullanıldığı örneklerdir. Taş bloklarının daha küçük seçildiği ve dı ş t a n bakıldığında kareye yakın bir görünüme sahip oldukları gözlenir. 9.0 metreyi bulan las blokları beş veya daha fazla kenara sahiptir ve bloklar birbirlerine sıkıca oturmazlar. Muradiye yakınlarında yeralan Körzüt Kalesi (Resim 23). yüzyılın sonunda ve <S. yükseklikleri biraz da abartılarak. Rusa dönemi mimarisini simgeleyici duruma gelmiş ve gerek kalelerin ön cephelerinde gerekse tapınaklarda yoğun kullanım bulmuştur (Resim 27-28). Çavuştepe I çkale'de (R e s i m 2S) il k örneğini gördüğümüz cephenin daha itinalı ve farklı tas malzeme ile yapılması daha sonraki yıllarda özellikle II. Yukarı Anzaf veya L rartu ana yerleşim alanından uzakta. Sarduri ile yoğunlaşan cepheye daha fazla önem verme geleneği sur duvarlarında yeni bir yöntemin onaya çıkmasına neden olmuştur.slamıslardır. Savunma acısından önemli bir avantaj \aratan bu durum. $6 . Muradiye yakınlarındaki Körzüt Kale'de (Resim 20) veya Kuzeybatı İran'daki Bastam (Resim 22) veya Kale İsmail Ağa kalelerinde görülebilir.

Körzüt Kale sur dururları 5" .i \ Resim 23 .

Resim 2 ı Kuzeybatı İran'da Kalathar Kalesi \^^&3dn.Çauuştepe l 'çkale surları >S TT*^ . > 7*i İ Resim 25 .

Bu konuda Ayanıs gibi bazı kalelerden elde edilen somut arkeolojik veriler de vardır. () yüzyılın ortasına tarihlenen ve Asur kralı 111. Savunmanın gerektirdiği büyüklükte ve derinlikte yapılan kuleler köşelerde risalitli olarak inşa edilmişlerdir.Ö. 8.Ayana Kak ft güney sur duvarları KULELER Kalelerin etrafını çeviren sur duvarları üzerinde çoğu kez düzgün aralarla. inşa edilecek kale ve içindeki yapıların sağlamlığı ve işlevselliği için kullanılmıştır. konumu ve topografyası. Asur yazılı kaynaklarından elde edilen verilere göre bu hendeklerin içi su ile doldurulmuştur. Bu durum M. Kule çıkıntıları için sabit bir ölçü yoktur. Arkeolojik veriler. Bir kapı geçidi bizi kapı odasına ulaştırır. Salmanasar'ın Urartu üzerine yaptığı askeri seferleri konu alan Balavvat Kapısı üzerindeki betimlemelerden veya l rartu'ya a i t ras ve maden eserler üzerindeki resimlerden anlaşılmaktadır im 3). Anıtsal kapı sur duvarından dışarı çıkıntı yapan iki kule tarafından oluşturulur. KALE KAPILARI Urartu kalelerinde kaleye giriş anıtsal bir kapı ile sağlanır. araziyi en rasyonel şekilde kullanmak ve şekillendirmek acısından büyük bir yeteneğe sahipti. Gelenek-leşmiş mimari öğeler ve uygulamalar gerekli olduğu durumlarda hiç bir sakınca duyulmadan terkedilmiş arazinin yapısı.Ö. Ancak Çavuştepe örneğinde olduğu gibi anıtsal kapı yapısının olmadığı kaleler de vardır. M. W . yüzyılın ortalarından itibaren daha çok kullanılmaya başlanan risalitli kulelerin yanında savunmayı kolaylaştıran kurt dişi biçimli kulelerin v a r l ı ğ ı da bilinmektedir. kale anıtsal girişlerinin iki kanatlı ahşap bir kapı ile örtüldüğünü göstermiştir. ancak gerekli olduğu zaman istenilen her köşede veya yerde kuleler inşa edilmiştir (Kesim 29).Resim 26 . I "ramı mimarları. Savunmayı kolaylaştırmak için başvurulan bir başka yöntem ise en güzel örneklerini Van Kalesi'nde ve Çavuştepe'de gördüğümüz hendeklerdir. Kaleye giriş bu kapı odası ve arkasındaki ikinci bir kapı geçidi yardımıyla yapılır.

Ayams tapmak.4.Rustikall sur duran.Rustikah duvar. Ayams Kalesi fe / Resim 28 . Resim 27 . temeli 60 ..

Yan Kalesi tçkale kuzev surian .■ A i "KTS Resim 29 .—.

61 .

Resim 30 . Van Müzesi 62 .Körpencere.

(as temel ile kerpiç kısmı birleştirmek için yassı taş plakaların kullanıldığını göstermiştir. Doğu Anadolu gibi kar ve yağmuru bol olan bir coğrafi bölgede kerpiç beden çok az korunarak günümüze kadar gelebilmiştir.0 ve 63 . 1 Tamı kalelerinin etrafını çeviren sur din arlarının yükseklikleri ile ilgili arkeolojik kanıtlar günümüze gelmemiştir. SargonTın Urartu üze rine düzenlediği sekizinci seferin kayıtlarında. Patnos Aznavurtepe w AyaniS Kaleleri'nden elde edilen veriler. Karmir-Blur ve Cavustepe Kalelerinde ortaya çı ka r t ı l a n arkeolojik veriler. İşlevsel bir özelliği olmayan bu pencereler. Tastan kerpice geçişte ahşap hatılların kullanıldığına ait bir veri yoktur.temel üzerinde yeralan kerpiç bedenin yüksekliği ele 15. Bu durumda ta. Tas temelin en üst sırası bütün kalınlığı boyunca boyutları kaleden kaleye değişen yassı taş p l a k a l a r l a kaplanmıştır. Asur kralı II.0 metreye kadar cıkmıs olmalıdır. . şimdiye dek kazılar ile elde edilen en yüksek kerpiç sur duvarıdır. Yukarıda sözü edilen birçok Urartu eseri üzerinde dendanelerin basamaklı piramit seklinde oldukları görülebilmektedir. Birçok kaleden elde edilen veriler bir Urartu kerpicinin 0.. Aşağı Anzaf. Ancak birçok Urartu kale veya tahkimli yapı betimlemesinde sur dinarlarının üst kısımlarında ahşap hatılların kullanıldığı gösterilmiştir.15 metre kalınlı ğında olduğunu kanıtlamıştır. Urartu kalelerinden elde edilen kerpiçlerin boyutları genelde bü yük farklılıklar göstermez. Kerpiç sur bedeni dendaneler ile sona ermiştir.ToprakkaJe'de bulunan tunç kabartma KERPİÇ BEDEN Urartu sur temel duvarlarının üzerinde kerpiç sur bedeni yükselir. en azından bazı Urartu kalelerinin kerpiç duvarları üzerinde "kor pencerelerin'" (Resim 30 ) varolduğunu ortaya koymuştur. Buna k a r s ı n bazı Asur yazılı kaynakları bu konuda yeterince bilgi vermektedir. Genellikle 2. Adilcevaz Kef Kalesinde bulunan ve su anda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen tas kabartma. kerpiç sur d i n a r ı n ı n monotonluğunu ortadan kaldıran birer dekoratif eleman olarak kullanılmıştır. Bu yüksek temel kısmı dahil değildir. Urartu sur duvarlarının yüksekliklerinin 120 tipku (ker piç yüksekliği) olduğu belirtilmiştir.Cızım . Toprakkale'de bulunan tunç kabartma veya birçok tunç kemer ve adak levhası üzerinde ycralan betimlemeler. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan kerpiç beden ancak 3-0 metreye kadar korunabilmesine karşın.

Urartu kralı Menua tarafından yapıldığı kanal boyunca yeralan 14 yazıt ile kanıtlanan bu kanala.S. kanal boyunca kızı Tariria için bağlar yaptırdığını söyler. Kentin doğu . yüzyıla kadar geriye gider. sulama kanallarının. Olasıdir ki. bağ ve bahçelerin Asur kraliçesi Semiramis (Şammuramat) (MÖ. ".. Moses. Söz konusu kitapta yer alan bilgiler Urartu sanatı ile ilgili en erken tanımlamalardır ve bir kısmının burada verilmesinde yarar vardır: ". Van Kalesi içindeki mezarları tanımlamış ve hatta bazı yazıtları kopye ederek Paris'e göndermiştir. 1827 yılında bu kalıntıları incelemek üzere Türkiye'ye gönderilmiştir. Koroneli Moses Van Gölü et-. bir Urartu prensesi için yaptırılan bu bağ ve bahçeler Moses ve çevre halkları tarafından Asur kraliçesi Sammuramat'a mal edilmiştir. Schulz'un Hakkari civarında öldürülmesi ile bu çalışmalar yarıda kalmış ve ancak 1840 yılında yayınlanabilmiştir.. kuzey ve güneyindeki dış mahallelerinde çiftlikler. Schulz. Mo-ses'e göre kraliçenin inşa ettiği ve kendisinin bize anlattığı kalıntılar Asur eserleridir. Kentin içinde farklı renkteki taş bloklarından oluşan ve bazılarında balkonların yer aldığı çok sayıda yapı inşa etti. Ancak bunlar kraliçe Semiramis'in yaptıklarının tümü değildir. yüzyıl Avrupa bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve Fransız Asya Derneği tarafından görevlendirilen Friedrich Eduard Schulz. rafındaki anıtsal yapıların. Van Gölü civarında bir çok Urartu kalıntısı gezmiş.. Yoksa Asur kraliçesinin Urartu ülkesindeki hiç bir yapım faaliyeti ile ilgisi yoktur. Asur'da Khorsabad ve Nimrud saraylarının bulunması Avrupa bilim dünyasının dikkatini Mezopotamya'ya çevirmiştir. Bu üzücü olaydan sonra uzun yıllar Urartu ile ilgili bir çalışma yapılmamış. yapraklı ağaçlardan ve meyve ağaçlarından oluşan koyu gölgeli ormanlar. Koroneli Moses'den beri devam eden bu efsane.. kraliçe Semiramis'in bu faaliyetleri Asur'dan getirttiği binlerce işçi ve usta ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. bağlar ve bahçeler tesis etti. Semiramis. kraliçenin faaliyetleri arasında bugün bile kullanılmakta olan 55 km...URARTU ARAŞTIRMALARI L *y rartu araştırmalarının geçmişi bir anlamda M. Moses. bir kaç yıl içinde tunç kapıları ve güçlü duvarları olan muhteşem yapıları tamamlandı. Ermenistan'ın bir çok yerine üzerlerine yazıtlar kazınan steller dikti. 5. Van Gölü civarında gördüğü çok sayıdaki anıtsal eseri büyük bir titizlikle tanımlayarak bizleri bilgilendirmiştir. 812-803) tarafından yapıldığını yazmaktadır. Dönemin ünlü Ermeni tarihçisi Koroneli Moses. Etrafını duvarlar ile sararak hiç kimsenin giremeyeceği re erişemeyeceği korku ve gizemle dolu krali bir saray inşa etti.. FRIEDRICH EDUARD SCHULZ Beşinci yüzyıl tarihçisinin kitabındaki bu bilgiler 19.. (Semiramis) Büyük bir maharet ile geniş caddeleri olan kentler planladı. uzunluğundaki bir sulama kanalını da saymaktadır. 1 . halk arasında "Şamram Kanalı" adının verilmesine neden olmuştur . Bu yazıtlardan birinde Urartu kralı Menua.

Resim 31 .Yukarı Kale den Çavustepe Aşağı Kale 6* .

toprak ve moloz ile doldurulmakta ve düzleştirilmektedir. Kale içindeki yapıların birbiri ile olan bağlantıları. Çavus-tepe (Resim 31) ve Ayanıs Kaleleri (Kesim $2) bu durumu kanıtlayan iki önemli örnektir. bu planların ahşap veya eleri gibi yok olabilir malzeme üzerine çizilmesinden kaynaklanmaktadır. Yapıların ve mekanların kendi aralarındaki karmaşık bağlantıları ancak bir plan doğrultusunda başarılabilecek niteliktedir. Birçok Urartu kalesinde olduğu gibi AyaniS Kalesi'nde de boylan 1. hiç bir kapı bu küplerin sığabileceği büyüklükte değildir. Ayanıs Kalesi'nde ortaya çıkartılan. Bu nedenle L'rartu kalelerinin belli tarihten sonra. olasılıkla. içlerinde üstlendiği göreve göre belli oranda farklılık gösteren yapıların yer aldığı birer merkezdir.S metreyi bulan anıtsal küplerin bodrum katlarına konulduktan sonra üzerlerine yapıların inşa edildiği gerçektir. Kalınlığı her zaman 4. Kalelerin inşa edilmek islendikleri tepeler çoğu kez kale içinde yer alması gerekli yapılar için yeterli alana sahip değildir. ü/erine de ihtiyaç duyulan yapılar yapılmakladır. mekanlar arasındaki ilişkiler.0 metreyi bulmaktadır. yapıların bodrum katlarının veya bazı mekanların depolama amaçlı olarak kullanılabilmesi ve hatta kale içinde akan bir su sisteminin kurulabilmesi tamamıyle bir mühendislik ve planma işinin sonucudur (Resim 33). arkeolojik kazılardan kale veya kent planlarını içeren belgelerin gün ışığına çıkmaması. fe . Bu durum büyük olasılıkla küplerin kale içinde imal edildiğini ve eldeki plana göre yapıların alt katlarına yerleştirildiklerini ve daha sonra da üzerlerine yine eldeki plana göre mekanların yapıldığını göstermektedir. Bu merkezlerde kale yönetieilerinin oturduğu sivil amaçlı yapılardan. Me-zopotamya'daki bazı örneklerin dışında.1x1/1 durumlarda 7. alık su ve kanalizasyon gibi alt yapı tesisleri. Özellikle bir bölgenin veya eyaletin yönetim merkezi durumundaki birçok kalede. Elde edilen bu düz a l a n . Kaleler bir tepenin etrafının güçlü sur duvarları ile çevrilmesinden ibaret olmayıp.0 metreyi bulan tas temel ile birlikte UraitU sur duvarların yükseklikleri 20. anıtsal kale kapısı hariç. Duvarların bu yüksekliğe kadar çıkmasının askeri amaçların yanında bir başka nedeni dalıa vardır. tapınaklara ve çeşitli vönelim ve toplantı binalarına kadar çok çeşitli plan ve karakterde yapılar yer almaktadır. birçok durumda da bu ölçüyü rahatlıkla aşan sur duvarları arasındaki engebeli alan. bu yapılara ek olarak çok miktarda hububat ve içeceğin depolanabileceği depo yapıları da vardır.0 metreyi bulan. daha önceden çi zi len veya tasarlanan planlara göre inşa edildiklerine inanmak gereklidir. olasılıkla Menua ile birlikte.

Resim 33 .Ayants güney sıır duran altında yağmur suyu hana 66 .ı cm Götü kıyamda Ayants kitlesi. doğudan görünümü.

Ancak hemen belirtilmelidir ki Urartu sanatında farklı planlara sahip üç tür tapınak vardır. olasılıkla II. Günümüze ulaşmayan bu üst yapının nasıl olduğu konusu ise Urartu tapınaklarının rekonstrüksiyonu ile ilgili farklı bazı önerilerin yapılmasına neden olmuştur. Kusa döneminde inşa edilen Toprakkale (Çizim 5) ve Ayanıs tapınakları M. kare cellalı kule tipli yapılar için kullanılmıştır. Sarduri'ye ait bir yazıt ile donatılmıştır. olmasına karşın bu öneriler.00 metre. Bu öneriler genelde Asur kralı II.farklılıklar göstermesine karşın tapınakların ölçüleri 13. Körzüt ve Yukarı Anzaf şeklinde kronolojik bir sıralama yapmak mümkündür. Ancak Menua tapınakları için Anza\ urlepe.Sarduri'ye ait olduğu düşünülen Kayalıdere tapınağının yazıtı yoktur. Körzüt ve Yukarı Anzaf Kalelerinde inşa edilen tapınaklar kral Menua dönemine. cella içine acılan olasılıkla iki kanatlı ahşap bir kapı olmalıdır. yüzyılın ikinci yarısına. dini merasimlerin yönlendirilmesi için kullanılmış olmalıdır. Tapınak kapısının karşısında yeralan ve en güzel örneğini Çavuştepe Aşağı Tapınak (İnmişini Tapınağı) ve Altıntepe'de gördüğümüz. yüzyılın sonlarına ai tti r. Bu tapınaklardan ilk gruba giren kare planlı ve cellalı örneklerden şimdiye kadar 8 tane ortaya çıkartılmış olmasına karşın.Sargon'a ait olan ve Korsabad kabartması olarak adlandırılan 6" . Büyük bölümü geçerliliğini yi-onmş. Cella içinde tann heykelinin yerleştirildiği bir heykel kaidesi yeralır. Bu tapınaklardan hangisinin daha önce yapıldığı ise kesin değildir.Ö. yani MÖ. M. Koridorun cel-b ile birleştiği noktada. platform.TAPINAKLAR ramı mimarisinin sur duvarlarından sonra en çarpıcı örneklerinin başında Urartu tapınakları gelir. Altıntepe'de olduğu gibi bazı örneklerde bu avlunun etrafı sutunlu bir galeri ile çevrilmiştir. Bastam (Rusa-i Uru-Tur) Werachram'da aynı döneme ait iki tapınağın var olduğu önerilmiştir. li dönemine tarihlenebilen Erzincan yakınlarındaki Altıntcpe tapınağı avlusunun etrafındaki su-tunlu galerisi ile farklıdır (Çizim i).50 metre arasında değişmektedir. 9.O. Kule tipli Urartu tapınaklarına ait örnekler kronolojik sıra ile şöyledir: Elimizdeki kanıtlara göre Aznavurtepe. II. Kral II. Konu ile ilgili çeşitli yayınlarda "Urartu tapınağı"' terimi genellikle kare planlı. Bu ölçüler ile tapınaklar köşelerinde risalitleri (köşe kulesi) olan çok kalın duvarlara sahip birer yapıdır. Sarduri tarafından inşa ettirilen Sardurihinili Kalesi ndc (Çavuştepe) biri Tanrı I laleliye. diğeri Meherkapı tanrılar listesinde 19. 7. KULE TİPLİ TAPINAKLAR ve REKONSTRÜKSİYON Kule tipli Urartu tapınaklarından günümüze sadece bu tapınakların taş temelleri gclebilıuis-i^oğu örnekte kireç tası ancak bazı durumlarda bazalt/andezit (Çavuştepe Aşağı tapınak ve Aya--ı da kullanılarak inşa edilen taş temeller üzerinde kerpiç bir üst yapı vardır. diğer iki türe ait sadece birer örnek vardır.Ö.30 ile 4. yüzyılın ikinci çeğreğine tarihlenirler (Resim 35-36-37). Çeşitli örneklerde. Aşağı ve Yukarı Kalelerde yeralan tapınaklardan Aşağı Kale'deki İnmişini tapınağı II. II. sırada yeralan Tanrı İr-muşini'ye (Resim 34) ait olmak üzere iki tapınak vardır. 8. Sargon tarafından M.80 ile 10. ıa edilen Musasir tapınağı dikkate alınarak yapılmıştır. her zaman kare bir plana ve kare bir cellaya sahiptir. . Hemen tüm Urartu tapınaklarının önlerinde dini merasimlerin yapıldığı açık bir avlu vardır. 1997 kazı sezonunda Ayanıs Kalesi'nde gün ışığına çıkartılan tapınak bu sayıyı 9'a çıkarmıştır. standart planlı veya kule tipli olarak adlandırılan klasik Urartu tapınakları.Kare cellaya üc kademeli bir kapı geçidi ve bunu takip eden dar bir koridor ile girilir. cellanın boyutları ise 5. H.

Ankara. Altıntepe Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri.4) Çizim 5. İstanbul. h 68 ./ O________Ş rrt Çizim t Altıntepe Tapınağı (T. I' rartian Art Us Traits in tbe Ugbt of New Excavations. MS. 1966. Lev. özgûç.Toprakkale Haldi tapınağının yüzyılımızın başındaki dununu 'Yan Loon. 1966.

Toprakkale II Rusa nııı başkenti 69 .trmuşini tapmağı.Resim 34 . Çavuştepe Aşağı Kale Resim J5 .

önündeki açık avludan kolayca erişilebilen ve bazan bir veya iki basamakla varılan bir koridor ve kapıya sahiptir. Tapınağın önünde üç ayaklar üzerinde duran iki tunç kazan ve tapınağın çatısında bir mızrak yer almaktadır. Korsabad kabartmasında tapınakla ilgili olarak betimlenen herşey. Bugüne kadar kazılan hiç bir I r. Cellaya ışık sadece kapının açılması durumunda girebilirdi. Yukarıda savılan özellikleri ile Urartu kule tipli tapınaklarının Doğu Anadolu il ve nereden gel- -o . Tapınak üzerinde görülen ve bizi tapınağın bir Urartu yapısı olduğuna yönlendiren öğeler ise tamamıyle taşınabilir elemanlar olup kentin Urartıılar tarafından ele geçirilmesinden sonra. Tapınak nasıl erişildiği belli olmayan yüksek bir platform üzerine oturmaktadır. Musasir tapınağı kesinlikle kule tipli bir bina değildir. payelerin iki yanında üzerlerinde kalkanların asılı durduğu duvara yapışık iki çift paye vardır. Kapının iki yanında serbest duran iki paye. Musasir tapınağının Tanrı Hakliye adanması ile birlikle tapınak üzerine koyulmuşlardır. Ancak tapınağın Urartıılar tarafından yapıldığı kesin değildir.Resim -)'6 . kapının iki yanındaki serbest payelerin önünde iki mızrak. bir inek ve bir buzağı heykeli vardır. bir başka deyişle. Bu nedenle Urartu tapınağının kökeni veya rekonstrüksiyonu ile ilgili yapılacak her türlü tartışma Musasir tapınağından bağımsız olarak yapılmalıdır. Aksine tapınak akak bir yapıdır. Sargon'un kayıtlarına göre Musasir kentinde kendisinin tahrip ettiği tapınak Tanrı Ihıl di'ye armağan edilmişti. iki kapı bekçisi ve Sargon'un tapınağın yağmasını anlattığı sekizinci seferin kayıtlarında Sarcluri oğlu İşpuini tarafından döküldüğü yazılı olan.ır-tu tapınağı bu şekilde bir platformun üzerinde durmamaktadır. Aksine tapınak. Tapınak dinarların da pencere olmaması büyük olasılıktır. Asurlu sanatçının hiç bir değişiklik yapmadan betimleyerek bize aktardığı bu tapınak. Tapınağın içine giriş üzerinde üçgen bir mimari öğenin yeraldığı bir kapı ile sağlanmıştır. mimari dışında Urartu öğeleridir.Toprakkate Haldi tapmağı eser üzerinde betimlenen tapınağın (Çizim 36) bir Urartu tapınağı olarak benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Urartu kule tipli tapınaklarının ne tür çatı ile örtüldüğüne ait arkeolojik belgeler yoktur. Yüksek bir platform üzerinde alçak bir yapı olarak betimlenen tapınak ise kesinlikle Urartu tapınağı değildir. bir Musasir tapınağıdır ve Musasir kentinin Urartuların eline geçtiği İşpuini döneminden önce inşa edilmiştir. Platform üzerinde. An cak İran'daki Zcndan-i Süleyman veya Ka'bah'-i Zarduşt gibi Ahamenid kule tapınakları dikkate alı nırsa Urartu tapınaklarının da alçak bir piramidal çatı ile örtüldüğü söylenebilir.

1 fr ta^H .-S*o-. lyants Susi tapınağı.... -v İ'V v ı fi Resim 37-.-.

Londra.Qâm 6 . 1967.Kingdom of l cm and its AH. Resim 64) "I . I rartıı İhı.Arin-Berd Eski Erepuni keıüfianı <BB Ptotrınskıi.

Urartu tapınak mimarisinde ikinci örnek olarak karsımıza çıkan Arin-Berd'deki dikdörtgen planlı tapınak. Argişti dönemine tarihlendiği ve Tanrı harsa ya adandığı bilinmektedir. portikonun arkasında ölçüleri 40 X 8 metreye ulaşan ince uzun bir mekan ve bu mekana bağlı biri cella olan iki odadan meydana gelmiştir. KÖKEN SORUNU Kuzey Suriye ele MÖ.782) Gökçe Göl civarında yaptırdığı yeni bir kente Ir(e)puni adını verdiği ve bu kente Hate ve Supani ülkelerinden. Kargamış tapınağı Haberciler Duvan'nın karşısında. Tapınak avlusunda sütunlu galerilerin varolduğu kule tipli Urartu tapınakları Çavuştepe Yukarı Tapınak ve Altıntepe'de görülebilir.Ö. Arin-Berd'te (Çizim 6) yapılan arkeolojik kazılar bu kentin. Urartu'da inşa edilen en erken kule tipli tapınağın gelişmiş şekli ile karşımıza çıkışına dikkat etmek gereklidir. yüzyıla kadar bu gelişimin gerçekleşebileceği yeterince uzun bir dönem vardır.Ö.Ö. 9. Urartu Beylikler döneminden M. bir l. 900 yılları civarında kral Katuwaş tarafından kentin Pırtına Tanrısına adanmıştır. beraberlerinde Hate ve Supani ülkelerinden getirdikleri kültürü yeni yerleştikleri kuzey ülkelerinde uygulama şansını kazanmışlar. Tapınağın ölçüleri 13. inşa edildiği yörede kule tipli gele-nekleşmiş Urartu tapınaklarından etkilenmeden ortaya çıkmış olmalıdır. sitadelin ortasında inşa edilmiştir. yukarıda SÖZÜ edilen Kargamış tapınağı ile çok yakın bir plana sahiptir. Doğu l. Ancak tapınağın yenildiği kutsal alanın daha erken tarihlene-bileceği konusunda veriler vardır. yılında (M.Ö. Kule tipli Urartu tapınakları ile plan şeması açısından tek benzerliği tapınağın önündeki açık avludur. Urartu kralı I. birinci binyıl Kuzey Suriye sanatında olabileceği konusunda önerilerin yapılmasına neden olmuştur. getirttiği binlerce göçmeni yerleştirdiği bilinmektedir. Kargamış planına sahip tek Urartu tapınağının. Bu nedenle Urartu tapınak mimarisindeki tek dikdörtgen planlı örnek olan Arin-Berd harsa tapınağı. 9. 8. Körzüt ve Yukarı Anzaf gibi bir çok Urartu kule tipli tapınağından sonra inşa edilmiş olması bu benzerlik için başka nedenler aramamızı gerekli kılmaktadır.yüzyılın başlarında Hate ve Supani ülkelerinden Gökçe Göl civarına getirtilen göçmenler ile Urartu topraklarında kutsan-maya başlandığı kesindir. 1. Kanımızca Arin-Berd tapınağının Urartu sınırları içinde t e k örnek olarak kalması bu şekilde açıklanmalıdır. Yakındoğu panteonuna Urartu hanedanlığının yaratısı olarak giren Tanrı Haldi gibi Urartu tapınağı da merkezi otoritenin herhangi bir prototipi olmaksızın getirdiği bir tapınak planı da olabilir.Ö. Mcherkapı tanrılar listesinde adı geçmeyen bu tanrının M.0 X 11. Argişti'nin saltanatının 5. Urartu tapınak mimarisinde gördüğümüz. Bu durum Patnos Aznavurtepe'deki tapınağın mimari gelişimini M. Arin-Berd sütunlu tapınağının -■> .80 metredir. Kargamış tapınağı M. Yine tek ömek olarak karsımıza çıkan bu plan. Urartu kule tipli tapınaklarının kökeninin M. Arin-Bcrd tapınağının kalede bulunan y a z ı t l a r yardımıyla I. Platform topraktan yapılmış ve üzeri taş ile kaplanmıştır. Kargamış tapınağı ile Urartu Arin-Berd tapınağı arasındaki plan benzerliği. üçüncü değişik örnek ilk iki tapınak planından tamamen laiklidir. Argişti dönemine ait olan Arin-Berd kentinde.mvi halkı olarak bilinen bu insanlar. Böyle bir mimari gelişim için ise uzun bir süre gereklidir. Tapınak önde altışardan iki sıra sütuna sahip bir portiko. Argişti'nin inşa ettirdiği lr(e)puni kenti olduğunu ve kent için yaptırılan dikdörtgen planlı tapmağın da aynı kral tarafından. Aznavurtepe.Ö. Ancak Urartu halkının bu erken dönemde. Tapınağın köşelerinde kule tipli Urartu tapınaklarında gördüğümüz risalitler yoktur.diği kesin değildir.y ü z y ı l ı n başlarında Kuzev Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan. birinci ve ikinci yıl seferlerinin sonunda.mvi tanrısı olan İvarsaya ithaf edildiği bilinmektedir. yüzyılın sonuna gelmeden tamamlamış olduğunu gösterir. Kabartmalı Uzun Duvarı'n bir bölümünü sınırladığı kutsal alan içinde yer almaktadır. Cella olarak tanımlanabilecek odanın ortasında kare planlı bir platform vardır. Uraıîu'nun bir uç bölgesine yerleştirilmesi ile bu topraklara gelmiştir. bu tip yapılar inşa ettiklerine dair hiç bir kanıt yoktur. M. Bir önceki örnekte olduğu gibi bu tapınak da I.birinci binin başlarında Kargamış kentinde inşa edilen dikdörtgen planlı tapınağın Urartu kule tapınaklarına köken teşkil edebileceği görüşü de tartışmalıdır. sonuçta kendi tapınaklarını inşa edebilmiş ve kendi tanrılarına tapınabilmislerdir. savaş ganimeti olarak alınan savaşçı ve yakınlarının. Tapınağın cellası diğer Urartu tapınaklarının ak sine dikdörtgen planlıdır.Ö.8.

yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla bazı merasimlerin yapıldığını gösterebilir. Standart planlı Urartu tapınaklarından çok farklı olan son iki tapınak planının.50 metre olan bir benzeri Ayanıs Taveli Salonda" bulunan daire şeklinde bir libasyon sunağı vardır. Alanın güney fasadı üzerine oyulan iki anıtsal niş ve bu nişlerin önündeki anakayaya oyulmuş düz alan.70 metre uzunluğunda olan alanın üstü açıktır. Kurban kanlarının veya libasyon sıvısının aktığı kanalların boyutları bu alanda yoğun bir kullanımın varlığına işaret eder. açıkhava kutsal alanları içinde önemli bir yere sahiptir. Güney fasad boyunca do-ğu-batı doğrultusunda uzanan platformlar ve batıda kayaya oyulan kurban kanalları. En güzel ve gelişmiş örneğini Van Kalesinin kuzey eteklerinde gördüğümüz açıkhava tapınağı. Benzer amaçlı bir başka kutsal alan Elazığ Kaleköy kazılarında gün ışığına çıkarılmıştır. İki nişten oluşan kutsal alan Orta Demir Çağ'a aittir. Son iki plan şeması Urartu sınırları içinde bir kez bile tekrarlanmamış ve kule tipli standart Urartu tapınak planının Urartu dini mimarisi için gelenekleşmesine olumsuz hiç bir etkisi olmamıştır. Sarduri'ye ait en önemli yazıtları oluşturur. Sarduri tarafından inşa edilmiştir. çeşitli yollarla buraya getirtilen veya burada Urartudan önce yaşayan ve Urartulu olmayan bir halk topluluğu tarafından uygulanmış olduğu düşünülebilir. Burada da anakaya islenerek elde edilen düz bir kaya fasadı ve bu fasadın önünde yine kayaya oyulmuş geniş bir düz alan vardır. No'lu mezara bitişik olarak bulunmuştur.Urartu mimarisine nereden ve nasıl geldiği bilinmemektedir.75 metre genişliğinde ve 11.30 metreyi bulan dört adet stel ve stellerin ikincisinin önünde çapı 0. Analı-Kız açıkhava kutsal alanında yılın hangi mevsiminde ve hangi amaçla merasim yapıldığı bilinmemektedir. Yöre halkı arasında "Analı-kız" olarak adlandırılan alanda ele geçmiş olan çivi yazılı taş bloklar. kutsal alanı tamamlayan diğer öğelerdir. Analı-Kız kutsal alanına benzeyen bir başka a la n Çavuştepc Yukarı Kale'de ortaya çıkmıştır. Kalenin bir dönem Urartular tarafından kullanılmış olmasına karşın nişlerin de Urartu yapımı olduğu kesin değildir. Urartu dini mimarisinde hiç bir zaman gelenekleşeme-miş olan bu tapınak planının Urartu'nun kuzey eyaletlerinde. Ancak Analı-Kızdaki nişleri burada bulmak mümkün değildir. Mimarisi kadar burada gerçekleştirilen libasyon kurbanı açısından da önemli olan Altıntepe kutsal alanı. 7. II. Altıntepe'de bulunan kutsal alan. Urartulu olmayan halkların nüfus aktarımı yoluyla yoğun olarak yerleştirildikleri bölge içinde bulunduğu unutulmamalıdır. Platformlar merasim sırasında kesilen hayvanların bazı parçalarının tanrıya sunulması için kullanılmıştır. kutsal alanın temel öğelerini oluşturur. I. 73 . Argişti oğlu TT. Açıkhava kutsal alanının kuzey duvarına yakın bir noktada kaideleri üzerinde durdukları anlaşılan boyları 2. Urartu'da dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir başka tapınak türü de açıkhava tapınakları veya diğer bir tanımla açıkhava kutsal alanlarıdır. Bu tip bir tapınak planı da Urartu'ya komşu olan hiç bir ülke mimarisinde yoktur. Ancak alanın bir açık hava kutsal alanı oluşu.

Urartu sanatı ile ilgili araştırmalar bir başka Urartu yerleşim bölgesi olan Gökçe Göl ve civarında Rus bilim adamları tarafından yürütülmüş ve 1893 yıllarında başlayan araştırmalar 1939 yılında Urartu arkeolojisi için büyük öneme sahip Kar-mir-Blur'un kazılmaya başlamasını sağlamıştır. Van Loon gibi bilim adamları Urartu arkeolojisi ve dili konularında çalışmalar yaparak bunları yayınlamışlardır. Emin Bilgiç ve Baki Öğün Kef Kalesini. Toprakkale'de araştırmalar yapmış ve bölgenin Rus işgali altına girmesiyle Rus Arkeoloji Derneği. Marr başkanlığında bir ekibi görevlendirmiştir.N. merhum Dr. OscarWhitc Muscarella'nın bulduğu Kalatkar ve Agrap Tepe'de yürütülen kazılar.Y. Barnett tarafından tekrar incelenecek ve gerçek değerleri ortaya çıkacaktır.Eski eser piyasasında Van kökenli kaçak eserlerin yoğunluk kazanması ile dikkatler tekrar bu bölgeye çevrilmiş ve 1877 yılında Henry Layard. Aynı yıllarda Ermenistan'da Gökçe Göl civarındaki Arin-Berd ve Armavir-Blur kazıları Kar-mir-Blur'a ek olarak yürütülmüş ve çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. TOPRAKKALE KAZILARI Urartu araştırmalarında önemli bir kilometre taşı Alman C. Burney adında genç bir İngiliz arkeolog. Kleiss tarafından yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları ve Bastam Urartu Kale-si'ndeki arkeolojik kazılar. Toprakkale ve Van Kaleleri'ni. K.D. Barnett. Raynolds. Lehmann-Haupt ve W. Özellikle W. Charles A. Belek tarafından 1898 tarihinde başlayan Toprakkale araştırmalarıdır. K. ALTINTEPE 1938 yılında bir tren yolu inşası sırasında bulunan Altıntepe eserleri dikkatleri tekrar Llrartu sanatı üzerine çekmesine karşın. Urmiye Gölü güneyinde yürütülen Robert Dyson başkanlığındaki Ilasanlu kazıları. A. Afif Erzen Çavuştepe. Bu yıllarda Ekrem Akurgal. Urartu için önemli bilgiler sağlamıştır. Van bölgesini bisiklet ile gezerek bir çok Urartu Kalesi'nin planını çıkarmış ve bunları yayınlamıştır. Burney'ın çok büyük katkısı vardır. Orbeli. 1959 yılından itibaren Türk bilim adamları Urartu Kaleleri'nde yoğun bir araştırmaya girmiş ve bu kapsamda Tahsin Özgüç Altın-tepe'yi. bu yerleşme yerindeki kazıların 21 yıl gecikmesini engelleyememiştir. Bu şekilde Van Bölgesi kültürüne karşı gelişen ilgi 1879 ve 1880 yıllarında Londra British Museum'un Toprakkale'de ilk kazıyı yapmasını sağlamıştır. Kazı başkanı Vanan İngiliz konsolos yardımcısı Captain Clayton'dur. Urartu çalışmalarına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Urartu Krallığının yerleşim alanları içinde kalan Kuzeybatı İran topraklarında 1968 yılından başlayarak yoğun çalışmalar yapılmıştır. Urartu çalışmalarının bugünkü seviyesine gelmesinde. Rus işgal kuvvetlerinin Van'dan çekilmesi ile birlikte Urartu çalışmalarına 22 yıl ara verilmiş ve bu kez Silva ve Kir-sop Lake başkanlığındaki bir Amerikan ekibi Van'a gelmiştir. daha sonraki yıllarda Mirjo Salvini ve M. 1956 ve 1957 yıllarında Charles A. Toprakkale'de kazıyı sürdürmek için N. Boris Piotrovs-kii. kazılardan çok sayıda küçük eserin bulunmasına da yardımcı olmuştur. asistanı Hormuzd Rassamı bu eserler ile igili araştırma yapmak üzere Van kentine göndermiştir. Kazıdan umduklarını bulamayan Clayton ve beraber çalıştıkları Kassam ve Dr. Bu eserler daha sonraki yıllarda Urartu arkeolojisi için çok önemli çalışmalar yapacak olan. Burada yürütülen kazılar tapınak ve diğer mimari kalıntıların ortaya çıkmasını sağladığı gibi.D. Toprakkale'deki tapınaktan elde ettikleri bir çok eseri British Museum'a götürerek bir kısmını Asur eserleri ile aynı salonda sergilemişler. Burney Kayalıdere'yi sistematik olarak kaz-mışlardır. Kemal Balkan Aznavurtepe ve Giriktepe'yi ve Charles A.F. : . Alman ekibinin çalışmalarından sonra 1911-1912 yılında I. 1972-1976 yılları arasında doktoramı yönetmesinden kıvanç duyduğum. büyük bir bölümünü de uzun yıllar unutulacak olan depolara kaldırmışlardır.

"4 . Kalenin batı yönünde yapılan çalışmalar. şimdilik en erkene tarihlenen ve planı bilinen yapılar arasındadır. Bugüne kadar kazısı yapılmış hemen bütün Urartu kaleleri içinde bir saray yapısı bulmak mümkündür. Kuzeyde yeralan bir koridor. bağımsız farklı mekanlardan ve bu mekanları birbirine bağlayan koridorlardan. plan şeması açısından birbiri ile aynı olan iki saray gösterilebilmesi olanaksızdır. Hatta daha da ileri gidilerek söylenebilir ki . Krallığın erken dönemlerinden başlamak üzere inşa edilmiş sarayların en erkeni Başkent Tuş-pa'da (Van Kalesi) yer almalıdır. Saray. İvarsa tapınağının etrafında. Kalenin inşa edildiği farklı yörelerde veya aynı bölge içinde yeralan kalelerde farklı plandaki uygulamalara ait örneklerin sayısı bir haylidir. avlulardan meydana gelmiştir.5 metre ölçülerinde bir dik dörtgendir ve içinde çatıyı taşıyan sütunlar vardır. Kalenin Urartu Krallığının sonuna kadar kullanılmış olması. Benzer nişlerin Giriktepe'de de olduğuna dikkat edilmelidir. Bu durum. yüzyıla ait önemli buluntular elde edilmiştir. tapınak ile bağlantılı olarak inşa edi lmiş ti r Saray. farklı zamanlarda yeni eklemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle saray planı da bu gelişmeye bağlı olarak büyümüş ve hiç bir standartlaşma be lirtisi gösterememiştir. Patnos yakınlarında inşa edilen Giriktepe sarayı. Sarayın bahçesinde ortaya çıkartılan Urartu kuyusu içinden MÖ. Urartu mimarlığı içinde saray olarak nitelendirilebilecek yapıların sayıları bir hayli fazladır. Hemen her Urartu kalesi içinde inşa edilen sarayların da standart bir plan göstermediği gözlenir. Argiştiye ait bir "Yeni Sarayın" var olduğunu göstermiştir. ana mekanı mutfak olarak kullanılan mekanlardan ayırır. Ancak kalenin Urartu döneminden sonraki yoğun kullanımı. İvarsa tapınağının önündeki avlunun arkasında inşa edilen üç mekan ile geçilen nişli odanın taht odası olduğu tahmin edilmektedir. gelişmiş bir plana sahip olması açısından önemlidir. Kazısı yürütülmekte olan Yukarı Anzaf Kalesi'ndc ortaya çıkartılan tapınak ile bağlantılı bir saray yapısının var olması da mümkündür. Aynı kral dönemine tarihlenen Armavir-Blurdaki (Argiştihinili) saray da bağlantıları avlular ve koridorlar ile sağlanan farklı mekan topluluklarından oluşur. Van Kalesinde sitadel surlarının içinde (güneyinde) kazılan anıtsal taş bloklarının bir saraya ait olması gereklidir. 24 x 7. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen saray. Ancak bu yapıların planlan şimdilik belli değildir. I.SARAYLAR U rartu mimarisinde kule tipli tapınakların dışında standart bir plan semasına sahip yapılar veya yapı kompleksleri bulmak oldukça zordur. erken 8. Sütunlu salonun duvarlarındaki iki basamaklı nişler duvarları süsler.repuni) saray. bu bölümde olasılıkla kral 1. Sadece ana kaya üzerindeki taş yataklarından izlenebilen saraya ait duvar kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır. buradaki erken saray yapıları ile ilgili fazla bilgi bırakmamıştır. Argisti tarafından inşa edildiğini belirttiğimiz Arin-Berd'tcki (F. sarayın inşasının aynı kralın saltanatı dönemine rastlasa bile aynıdır.

Cantştepe Kalesi tuh.ana kanıya oyulmuş sarnıçlar 75 .Resim & .

Tapınağın batısında yeralan üç oda birbirine birer kapı ile bağlanmış ve bir avluya açılmaktadırlar. Kalelerin içindeki birçok yapının kendilerine ait işlevlerinin yanında bazı dinsel işlevleri de vardır. olasılıkla M. geniş avlusu ve çekirdek tapınaktan koparılmış magazin yapıları ile tek başına duran bir yapıdır. /(X>" /<•« -6 . Londra. bu özelliği ile Arin-Bcrd'teki sarayı anımsatır.. Altıntepe'de. Saray ile tapınak arasında varolan uzun koridorlar bu iki yapıyı birbirine bağlar.II Rııseı ııııı kenti Karmir-Blur. 1. kurulduğu tepenin topografik yapısına bağlı olarak planlandığı ve öncelikli amacın araziyi en rasyonel şekilde kullanmak olduğuna ait bir çok örnek vardır. Bu dinsel işlevler merasimlerin bütünlüğü açısından tapınak yapıları ile bağlın-tılı kılınmış olmalıdır. yine kayalara oyulan sarnıçlar ile sağlanmıştır (Resim 38). 8. tapınak kompleksinin merkezini oluşturacak şekilde inşa edilen tapınak-saray.Ö. Sarduri tarafından inşa edilen saray da bu anlayış ile planlanmıştır. Kalenin batısında inşa edilen sarayın zemin katında kayalara oyulan veya yapay olarak yapılan payeler vardır. Gürpınar Ovasında M. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen.ş-lerdir. Bu nedenle Irartu yerleşim sahası içindeki birçok saray veya yapının. serbest duran birer yapı olma özelliklerini hiç bir zaman yitirmemi. katta ortaya çıkartılan saray ile tapınağın arasındaki mekansal bağlantılar. <S. yüzyılın ilk yarısında kral 11.ştirilmesi ile elde edilen alan üzerinde. Ancak tapınak. yapının bir tapınak-saray olduğu tahminini sağlamıştır. Saray içinde yeralan odaların duvarları renkli duvar resimleri ile süslenmiştir. topografik yapı ve elde edilen inşaat alanına bağlı olarak yapılmışlardır. saray yapılarına bağlı veya içlerinde yapılmış gibi görülmelerine karşın. fonksiyonları benzer olsa da.UrartU kaleleri i t i nd e inşa edilen sarayların kalenin. sarayın inşasında kayaların yer yer oyularak kullanılmalarını gerektirmiştir. Urartu: Ihe Kmgdom of Van and üs Art.Ö. arazi planları değişiktir. Tepenin kayalık bir kütle oluşu. Bu odaların batısına düzensiz olarak eklenen koridor ve diğer odalar da sarayın hizmet mekanları olmalıdırlar. Altıntepe veya Çavuştepe tapınakları. Yerleşme verinin etrafını çeviren sur duvarlarının ve terasların yardımıyla elde edilen alan içinde kurulan saray ve diğer yapılar.B. Arin-Berd. Tepenin düzle. Eski Teişebani (Piotrovskii B. İki katlı olduğu ikinci kata çıkan merdivenlerden anlaşılan sarayın su ihtiyacı. İki yapı türünün birbirleriyle olan mekansal bağlantıları Uratu'daki dini merasimlerin karakterinden gelmiş olmalıdır. Çizim 7 .

15 metreyi geçen yüzlerce anıtsal depo küpleri ile doldurulmuştur (Resim 39). vergi toplama ve krallık içinde uygulanan ekonomik sisteme bağlı olarak kale içindeki yapıların bodrum katlarından depolama mekanları olarak yararlanılmıştır. Yapım yöntemi. Karmir-Blur'da saray ve diğer birçok yapı kalenin arka duvarına çekilerek yapılmıştır.Ö.7. Bastam Ka-lesi'nde ise saray veya diğer birçok yapı. .Ö. Sarayların inşasından önce.YEDİNCİ YÜZYIL SARAYLARI M. Adilcevaz Kef Kalesi ile Ayanıs Kalesi anısında varolan bazı paralelliklere karsın. kullanılan yapım malzemeleri veya genel uygulamalar ortak olmasına rağmen. yüzyılın ilk yarısında II. bu benzerlikler bu kaleler ile Karmir-Blur veya Bastam arasında yoktur. yüzyıldaki vergilendirme. Sonuçta amaçlan aynı olsa bile farklı topografik alanlarda bu topografyaya bağlı farklı plan Nemaları ortaya çıkabilmiştir. Bastam veya Ayanıs gibi kalelerdekı sarayların arasında bile plan açısından önemli bir benzerlik yoktur. Bu durum Ayanis veya Kef Kalesinde tamamen farklıdır. Ancak M. M. Buna ait en güzel örnekler kuzeyde Karmir-Blur ve Urartu ana yerleşim sahası içinde Ayanıs Kaleleridir. 7. yüzyıl saray yapılarının bodrum katları. dik tepenin yamaçlarında yapılan teraslar üzerinde yükselmektedir.Ö. Karmir-Blur (Çizim 7). kale içinde veya doğrudan oldukları yerde üretilip pişirilerek yerleştirilen anıtsal küpler hertürlü malzemenin depolanmasında ve halka veya diğer kentlere dağıtılmasında kullanılmıştır. yükseklikleri çok zaman 2. Rusa tarafından inşa edilen Adilcevaz Kef Kalesi. plan şemalarının farklı olmaları her kalenin topografik yapısından kaynaklanmaktadır. Bu iki kalede sur duvarları arasında elde edilen arazinin büyük bölümü inşaat için kullanılmıştır. 7.

Ayants Kulesi nde depo küpleri re dağıttm kanalları '8 .• ^ *"^v * t- I ■S '-* s? . Resim 39 ./" -"•.fv* .

Sütunlu salonun batısında beş adet dikdörtgen planlı mekan vardır. apadana tipli yapılar ile ilgili bilimsel tartışmalar süregelmektedir. Yapı içten -H. tapınak avlu duvarının bir bölümünü tahrip ederek yapılmıştır. Bu nedenle apadananın l'rartulara değil. Argişti tarafından M. yapının M. İki dizi halinde yirmi sütunun yeraldığı bu salon Urartu'daki ikinci apadana tipli yapıdır. Bunlardan ilki ve önemlisi Altıntepc apadanasıdır.Ö. 8.50 metre çapında üç dizi halinde 18 sütun tarafından taşınmaktadır. 7. kral I. Yapının aydınlatılması çatıya yakın yerlere açılan pencereler ile olmuştur. Yapının girişinde sütunlu bir avlu ve avlunun batısında bir dizi küçük odalar vardır. Altıntepeden daha erkene tarihlenen Araş vadisindeki Argiştihinili (Armavir-Blur) kentinde. Apadana yapılarının böyle bir öneme sahip olmasının temel nedeni.0X25. yüzyılın ikinci yarısına ait olabileceğini göstermiştir.Kuzeybatı İran daki Hasanlu yerleşme yerinde Yanmış Yapı II ^9 . Arkeolojik veriler. Resim 40 . Al-tıntepe'de Tahsin özgüç tarafından ortaya çıkartılan ve tapınak-sarayın bir bölümü üzerine inşa edilen yapıdır.Ö.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir plana sahiptir ve çatısı 1. Altıntepe'nin II. olasılıkla Ahamenidlere ait olabileceği ile ilgili öneriler de yapılmıştır. Apadana tipli yapılara Urartu mimarisinde iki örnekte rastlanır. Doğuda ise salon boyunca uzunan ince uzanan bir oda yer alır. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan saray içindeki bir salonun çatısı sütunlar taralından taşınmaktadır.SÜTUNLU SALONLAR: APADANALAR rartu'da örnekleri çok az olmasına karsın. yapı katında inşa edilmiş olan apadana.

yüzyıldaki varlığı Nuşin-i Can Tepe'de. 9. niteleyici özelliklerdir. Bu yapılar gelişmelerini sürdürerek aynı yerleşme yerinin Demir Çağ II katında (M. yüzyılda Orta Zagroslardaki Baba-Can ve Godin Tepe gibi yerleşme yerlerinde uygulanmışlardır.Ö. Eski İran dilinde çok direkli çadır anlamına gelen apadana sözcüğü.Yukarıdaki iki örnekte bulunabilen ortak mimari özellikler. Kuzeybatı İran'da Urmiye Gölünün güneyinde.Ö. 9. Hitit İmparatorluk Çağına tarihlenmek-tedir. 6.Ö. yüzyılın sonundan itibaren kral Menua ile yürüttüğü Kuzeybatı İran seferlerinin kültürel bir sonucu olarak bu yapı türü de Zagros halklarından ödünç alınmış ve Armavir-Blur veya Altıntepe gibi Urartu kalelerinde kullanılmıştır. Persepolis ve Susa gibi Ahamenid yerleşmelerinde sürmüştür. 80 . girişin yer aldığı yön veya yapının tek başına ya da bir yapı kompleksi içindeki varlığı apadana olma özelliklerini etkilemez.Ö. yapı katında. Yapının planı.Ö. İlgili yayınlarda Yanmış Yapılar (Resim 40) olarak adlandırılan bu yapılar. en az 400-500 yıl önce hem Anadolu'da. Yakındoğu mimarisinde çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı veya kabul salonlarına verilen addır. Urartulu mimarlar bu yapı türünün M. Urartu Krallığının M. Orta Zagros halklarının ortak mimari geleneği olarak yüzyıllar boyu süren apadanalarının yaratıcısı Urartu mimarları olmasa da. Altıntepe apadanasının ortaya çıkartılması ile bu yapı tip i ni n kökeni hakkındaki tartışmalar da başlamıştır. Ancak çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonlarına Urartu örneklerinden. apadana tipli yapının tanımının da yapılmasını sağlamaktadır. Yakındoğu'daki apadanaların ilk örnekleri olmalıdır. daha sonraki yüzyıllarda ise çok daha gelişmiş şekli ile Pazargadae. Hasanlu yerleşme yerinin Demir Çağ I olarak adlandırılan ve M. Robert Dyson tarafından ortaya çıkartılan Ha-sanlu Kalesi'nde bulunan sütunlu bir yapı türü. Apadananın Yakındoğu mimarlığında ilk kez Urartular tarafından inşa edildiği ve bu mimari türün bir Urartu buluşu olduğu önerilmiştir.Ö. içinde sütunların yer aldığı yapılar bulunmuştur. 1100800) çatısı sütunlar tarafından taşınan toplantı salonları haline gelmişlerdir. 1450-1100 yıllarına tarihlenen V. Hitit mimarlığının önemli örneklerinden biri olan Büyükkale D Yapısı. daha sonraki yüzyıllarda Kuzeybatı İran'daki mimari gelişimini sürdürmüş ve M. birinci binyılın başlarından Ahamenidlere taşınmasında önemli bir rol oynamışlardır. hem de Kuzeybatı İran topraklarında rastlamak mümkündür. Aynı tür yapıların M. Yapının çatısının sütunlar tarafından taşınmış olması ve kabul veya toplantı işlevine dönük fonksiyonu.

Urartu Krallığı içindeki halkların iskan özgürlüklerinin tartışılabilmesi için yanıtlanması gerekli önemli bir soru vardır: Uraılu'da kişilerin kendilerine ait toprakları var mıdır? Toprak edinme veya kullanma özgürlüğünün bulunmaması durumunda özgür bir iskan hakkının da olmadığı benimsenmelidir.0 metre kalınlığındaki duvarlar tamamen taştan inşa edilmiştir. Krali otoritenin Urartu yerleşim alanı içinde bağ. Kalenin yakın çevresinde bulunan yazıtların yardımı ile Körzüt'ün kral Menua döneminde. Kalelerin merkezi yönetimin denetiminde ve belli askeri. olasılıkla M. bahçe ve sulama sistemleri ile ilgili alt yapı tesislerini kurduğu dikkate alınırsa. Kerpicin inşa malzemesi olarak kullanıldığına ait bir iz yoktur. planlarının gelişmesine sivil halkın katkısını da en az düzeye indirmiştir. Urartu yerleşim sahası içindeki bazı kalerin eteklerinde birçok evin bir araya gelmesi ile oluşan küçük kentlerin varlığı bilinmektedir. Kalenin güneydoğu ve kuzey eteklerinde. Şamran Kanalı yakınlarında bağ ve bahçeler yaptırdığı ve bunlara kızının adından kaynaklanarak Taririahinili adının verildiği yazılıdır. Argişti) bir oku Gilurani ormanlarından Batu'nun oğlu İşpilini'nin bahçesine kadar 950 lokot (450-500 metre) fırlattığını yazmaktadır. Siyasi güç tarafından kalelerden uzaklardaki t a r ı m arazilerinin yakın çevresinde çok sayıdaki sulama barajının inşa edilme nedeni bu olmalıdır.Ö. Sokaklar dar ve düzensiz olarak yapılmışlardır.KENT ve KONUT MİMARLIĞI Y üzyılı aşkın bir zamandan beri süregelen Urartu uygarlığı ile ilgili kazılar. gelişen ihtiyaca göre şekillenmiş ve sonuçta düzgün olmayan bir plana kavuşmuştur. Bu iki yazıt Urartıfcla kralların dışında da mal ve mülk sahibi olan kişilerin varlığını göstermektedir. Basit halkın oturduğu alanı özgürce seçme şansının olup olmadığı bilinmemektedir. Kent içindeki evleri oluşturan 1. Herhalde halk toplulukları krallığın kendilerine kullanmak için tahsis ettiği ve belki de alt yapıları belli ölçüde tamamlanmış arazilerde gerekli üretimi gerçekleştirmekte ve üretilen malların belli bir bölümünü merkezi otoriteye vergi olarak vermekte idi. Muradiye Ovasının güneydoğu köşesinde kumlan ve halk arasında Zengibar Kalesi olarak da bilinen Körzüt Kalesi. toprak üstünden bile görülecek kadar açıktır. Ancak bunu basit halk tabakasına kadar yaygınlaştırmanın ne kadar mümkün olduğu şimdilik bilinmemektedir. eteklerinde bir dış kentin var olduğu en eski kalelerden biridir. ekonomik veya kralı amaçlara bağlı olarak inşa edilmeleri. 9 yüzyılın sonunda inşa edildiği bilinmektedir. Kral Menua dönemine ait olan bir yazıtta Menua'nın kızı Tariria için. Ancak kerpiç malzemenin zaman içinde yok olabileceğini de unutmamak gereklidir. Bu durumda kent veya köylerin planlarının ortaya çıkıp gelişmesinde krallık tarafından önerilen bazı ön koşullar var olmalıdır. bu alanlara dönük iskanı da yöneticilerin planlamış olduğu düşünülebilir. Urartu yazılı kaynakları sadece iki kez krala ait olmayan topraklardan söz eder. Kaleler içinde basit halk kitlelerinin konutlarına hiç bir zaman yer verilmemiş. Bir kısmı geniş teraslar üzerine kurulan kentin planları. sadece bir tehlike sırasında buralara sığınmalarına izin verilmiştir. planlarında bazı standartları getirmiş ve tümüyle yönetici sınıfın ihtiyaç ve politikalarına göre şekillenmelerini gerekli kılmıştır. Kral Menua tarafından inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesinin etek81 . Durum böyle olunca sivil halk ya kalelerin uygun olan eteklerinde veya kalenin hakim olduğu yakın çevrede veyahut herhangi bir kale ile bağlantısı olmayan tarım veya hayvancılık alanlarına yakın yerlerde oturmuşlardır. Yüzeyden algılandığı kadarıyla kent belli bir plana bağlı kalmaksızın. Diğer yazıtta ise Kusa oğlu Argişti (II. yaklaşık 8-9 hektarlık bir alana yayılan bir "aşağı kent*' bulunmaktadır. Müstahkem yerleşme yerleri içinde sivil halkın yaşama şansının olmayışı. birkaç istisnanın dışında genellikle dağların ovalara uzanan burunları üzerindeki kalelerde gerçekleştirilmiştir.

Izgara planın oluşturduğu adalar içinde taş duvarları olan dikdörtgen planlı evler vardır. Daha erken bir dönemde yapılan bu evler ızgara plana uymamaktadır. Gökçe Göl yakınındaki Karmir-Blur kazıları kalenin yakınında. Ana kaya üzerine oturan duvarlar ancak 0.0 metreye yaklaşmaktadır. Ancak kalenin doğusundaki Güney Tepenin yamaçlarında varlığı saptanan dış kentin onlarca hektarlık bir alanı kapladığı düşünülmektedir.0 metre olarak ölçülebilmektedir. Krallığın daha erken bir dönemine ait olan yukarıdaki örneklerin dışında bazı sivil yerleşme alanlarının varlığı gün ışığına çıkarılmıştır. Ercisin birkaç kilometre kuzeyinde. Yazıtlar ile II. Özellikle kuzey-güney yönünde uzanan düzgün duvarlar bu kısımda da ızgara planlı bir kent inşa edildiğini hatırlatmaktadır. Bu konudaki nihai sonuçlar bu alanda yapılacak kazılar ve mag-notometre çalışmaları ile saptanacaktır. Kalenin güney yamacında inşa edilen aşağı kent 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. 9-0 metre genişliğindeki ana cadde kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta ve bu caddeyi 5. güney-kuzey yönünde ise üç sokaktan oluşmaktadır. Evlerin dış duvarları 1. Yerleşme yerinin ortasından akan bir dere. Kentin var olan bir plana göre geliştiğini gösteren hiç bir ipucu yoktur. Yukarı Anzaf Kalesi'nde devam eden kazılar henüz aşağı kent ile ilgili bilgi vermemiştir. Urartu kent mimarisinde ızgara plana verilebilecek en güzel örnek. Kalenin güney eteklerindeki kent çok düzgün duvarlardan ve duvarlar arasında kalan doğu-batı yönünde en az bir. Bu durumu ile Zernaki Tepe'deki kentin 10. iç duvarları 1.0 metrelik caddeler ve 5. Evler kare bir oda. Bir yapı adası ince uzun bir koridor ile ikiye ayrılmış ve her iki bölüme aynı ölçüde iki ev inşa edilmiştir. Erçiş-Patnos karayolunun yakınındaki Zernaki Tepe yerleşme yeridir (Resim 41). Kusa tarafından inşa edilen bir başka kalede de aşağı kent uygulamasını görmek mümkündür. Kusanın eseri olduğu bilinen kent düzgün cadde ve sokaklar ile yapı adalarına ayrılmıştır. Kent içindeki yapıların tümü kalınlıkları 1. Ancak bazı alanlarda daha düzgün bir plan gösteren anıtsal yapıların varlığı görülebilir. Sokak ve caddelerin kcsişmesivle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde. Bu alanın kazılması ve bilim dünyasına sunulması Uraıtu sivil mimarlığı açısından önemli olacaktır. II. deniz seviyesinden 1. Van Özalp karayolunun yakınında yeralan kale. büyüklüğü 30 hektarı bulan bir aşağı kentin varlığını kanıtlamıştır.50 metre. Van Hoşap karayolu üzerindeki Çavuştepe Kalesine sadece bir kilometre uzaklıktaki Eski Norgüh Kalesi. Cadde ve sokaklar arasında oluşan adaların içine evler taş kullanılarak inşa edilmiştir. Körzüt'te olduğu gibi kerpiç malzemeye burada da rastlanılmamıştır.0 metre kalınlığındadır. güneydoğu ve kuzeydoğu eteklerinde yaklaşık 20 hektarlık bir alana yayılmış bir aşağı kent vardır.995 metre yüksektedir.50 metreye kadar koruna-bilmiştir. Çok geniş bir alana yayılan kent. planları ve büyüklüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. Bunun dışında Ayanıs Kalesi'nin doğusundaki yamaçta yapılan arazi çalışmaları ve uzay fotoğrafları bu alanda çok geniş bir dış kentin olduğunu ve bu kentin teraslamalar yapılarak yamaca kurulduğunu göstermiştir. Aşağı kentin etrafı bütünüyle bir duvar ile çevrilerek koruma altına alınmıştır.0 metreyi bulan taş duvarlar ile inşa edilmişlerdir. ızgara planlı bu kentin inşaasından önceye tarihlenen bazı evlerin yapıldığını göstermiştir. Arazinin eğiminden doğan problemi azaltmak amacıyla yapılan doğu-batı duvarlarının kalınlıkları 2. Yapım yazıtı ile II. Kalenin doğu. Kusanın önemli bir mimari başarısı olduğu kanıtlanan Ayanıs Kalesi'nin güney yamaçlarındaki aşağı kent.0 metreden daha geniş en az iki sokak dik olarak kesmekte ve sonuçta ızgara planlı bir kent planının oluşmasını sağlamaktadır. diğer örneklerden daha az genişlikteki bir alana yayılmıştır. iki adet dikdörtgen oda ve iki dar odadan oluşmaktadır.0 X 22. Erek Dağının Gürpınar Ovasına uzanan alçak bir burnu üzerinde kurulmuştur. Bu yapılardan birinin ölçüsü 30. Karmir-Blur'da-ki kazılar.lcrinde de bu çağa ait önemli sayılabilecek büyüklükte bir aşağı kent vardır. alanı ikiye ayırır. birbirini dik kesen 7.0 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmakladır. Plan düzensizdir ve gelişi güzel gelişmiştir. Böylece kale dışında yaşamakta olan halkın da savunması bir oranda gerçekleştirilmiştir.000 kişiyi barındırabileceği önerilmis- S2 . Nitekim 1997 kazı sezonundaki araştırmalar ve kazılar düzgün dikdörtgen planlı evlerin varlığını kanıtlamıştır.

genel siyasetinde ve ıskan politikasında.Resim ıl. Ahamenidlerin Van Gölü çevresinde uzun süreli «kanını gösterecek arkeolojik kalıntı da yoktur. Rusa döneminde gerilen askeri ve kültürel rönesans kapsamında Urartu'unun idari yapısında. Kale planlarında ve kalelerin üstlendiği görevlerde. Zernaki Tepe'de ele geçen ve Roma Döşemi ne ait olduğu düşünülen bazı arkeolojik malzemeden dolayı kentin bir Roma yerleşmesi olabi-.arından söz edilmektedir. Merkezi bir otoritenin denetimi altında inşa edilen bu tür standart planlı kentlere veya daha küçük boyutlu yerleşme alanlarına daha önce de belirttiğimiz gibi Urartu kalelerinin eleklerinde ve-■ı çevrelerinde rastlamak mümkündür. arazi kullanımında. Söz konusu yazıtlarda kurulduğu söylenen Argiştihinili kenti günümüz İmalıdır. ele düşünülmüştür. Ele geçirilen farklı ülkelerden getirilen ve Urartu'nun ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunan halk toplulukları. Zernaki Tepe'nin yakındı bulunan bir kaç yazıtta II. iskan politikasına bağlı olarak kent plancılığında önemli değişiklikler olmuştur.Zernakt Tepe'de ızgara planlı kent kalıntıları Yörede yapılan araştırmalar kentin inşa tarihi ile ilgili kesin bir sonuç vermemiştir. Özellikle Ayanıs Kalesi'nin güneyindeki yerleşme yeri »emdeki evler plan açısından Zernaki Tepe ile büyük bir benzerlik içindedir. Argisti'nin bu yörede inşa ettirdiği bazı kentlerden ve sulama ka-. Bu önerilerin tümü dikkate alınmalıdır. Çeşitli tarihi eryaptığımız yüzey araştırmalarında toplanan az sayıdaki örnekler kırmızı perdahlı Urartu keramiği-aittir. Hatta bir grup bilim adamı bu kentin bir Urartu kenti olmadığı-lıkla bir Ahamenid kenti olabileceğini önermişlerdir. Özellikle II. Bu nedenle Urartu'nun öken dönemki inde düzensiz olarak gelişen kent planlarına bakarak Urartu'da bu şekilde gelişmiş izsin planlı kentlerin olamayacağını ileri sürmek kanımızca hatalıdır. 83 . Kaldi ki. Ancak Ahamenidlerin bu yörede le düzgün planlı ve 8-10 bin kişinin yaşayabileciği bir kent inşa etmeleri için hiç bir siyasi ne-ve buna bağlı uygulamaları yoktur. Ancak bu imar faaliyetleri içinde Zernaki Tepe'nin de inşa edilmiş olması mümkiin- Bazı bilim adamları kentin hiç bir zaman bitirilemediğini ve tam anlamı ile hiç bir zaman is-.J acılamadığını iddia etmişlerdir. olasılıkla vergi toplama ve srân dağıtımında gerçekleşen bu değişiklikler kent plancılığına da yansımıştır.:~. Ancak bu kcramiklerden kesin tarih elde etmek mümkün değildir.

Urartu tarih ve sanatını anlamakta güçlük çekmemiz kaçınılmazdır. Van Kalesinde Taner Tarhan ve Veli Sevin tarafından yürütülen kazılar bir çok yeni bulgunun yanında 'Yeni Saray" olarak adlandırılan bir sarayın varlığını ortaya koymuştur. Oktay Belli ve Altan Çilingiroğlıfnun önderliğinde "Van Projesi" oluşturulmuş ve Van Gölü çevresinde bazı yeni kazılar başlatılmış veya eski kazılar yeni bir anlayış ile sürdürülmüştür. Urartu'nun köy tipi yerleşme yerleri ile ilgili bilinmeyenleri elde etmemizi sağlamıştır. Zafer Derin. 1984 yılında Taner Tarhan. Aşağı ve Yukarı Anzaf Kalelerini kazmağa başlayarak. sanat ve tarihi ile ilgili son derece önemli bilgileri vermeğe devam etmektedir. Gülriz Kozbe. Urartu araştırmalarında ve kazılarında çok önemli bir pay genellikle Doğu Anadolu müzelerinde görev yapan müze araştıncılarınındır.YENİ DONEM URARTU KAZILARI Van Gölü çevresindeki Kef Kalesi. Veli Sevin tarafından Van Kalesi Höyük ve Karagündüz Höyüğü'nde yapılan kazılar. Veli Sevin Karagündüz Höyüğü'nde ve mezarlık alanında Urartu ve Urartu öncesi dönem için önemli sonuçlar elde etmiş. Urartu sulama sistemleri ve madenciliği ile ilgili çalışmalarına en az onlar kadar önemli yenilerini ilave etmiştir. Hakan Sivas ve Aynur Özfırat gibi yeni bilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. 1989 yılında Altan Çilingiroğlu'nun başkanlığında başlayan Ayanıs Kalesi kazıları Urartu'nun geç dönem mimari. Haluk Sağlamtimur. Van Projesi ile başlayan yeni dönem Urartu kazıları "üçüncü kuşak" olarak adlandırabileceğimiz. Müzecilerimizin çeşitli kurtarma kazıları ile elde ettikleri bilimsel sonuçlar olmasa. Altan Çi-lingiroğlu tarafından Dilkaya'da. Oktay Belli. Kuzeybatı İran'daki Bastam gibi kazılara son verilmesi ile Urartu kazı ve araştırmalarında kısa süreli bir duraklama gözlenir. Kemalettin Köroğlu. Toprakkale ve Çavuştepe. Veli Sevin. 3 .

Res.Çizim .S' Giyimli c/c ortaya çıkartı/an bir ev planı C/arhaıı I \ . Anadolu Araştırmaları IV \\ 1976 -1977.Sevgin. 2) . Van Bölgesinde I rartıı Araştırmaları (Ih: Konut Mimarlığı".

0 metreyi. Ön avlulu evlere bir başka örnek Van'ın 5-4 kilometre güneyindeki Ağaçlık Köyü'nde bulunmuştur.0 metreyi aşmaktadır. yüzyılda inşa edilen evler arasında özellikle boyut ve oda savılan acısından belirgin f a r k l ı l ı k l a r vardır. Giyimli ve Gövelek evlerinden önemli farkı evin avlu köşelerinde Bastam'da ve Armavir'de olduğu gibi risalillerin var olmasıdır.Ö. Kalelerin eteklerinde planlanmış kentler içinde yer alan düzgün dikdörtgen planlı evler. genellikle bu kaleleri inşa ettiren II. Bu evlerin erkene tarihlenen ön a v l u l u ve iki odalı Uraıtu evlerinden geliştiğini söylemek mümkündür. 2. genişliği ise 10. isçilik ve malzemeleri daha i t i n a ile seçilmiştir.60 inciredir. Uraıtu k r a l l a r ı n ı n özellikle Hate ( H i t i t ) ve Supani ülkelerinden aldıkları binlerce savaş esiri ni. Daha it i nalı bir isçilikle örülen duvarların kalınlığı 1. Ön avlulu olan evin avlusunun arkasında i k i oda vardır (Çizim 10).()X 15. Bir Anadolu geleneği olan ön avlulu evlerin Uramı'ya Hitit ülkesinden gelip gelmediği bilinmemektedir. Arka duvar kavisli olarak planlanmıştır. Duvar kalınlıkları 2.0 metreyi bulmaktadır. binyılın başında. Benzer planda bir başka ev V a n ' ı n 26 kilometre kuzeydoğusundaki Gövelek Köyü'nde bulunmuştur (Çizim 9). Erkene tarihlenen e v l e r daha az it i na ve daha serbest bir plan ile üretilmişlerdir. Söz konusu planın bu zoraki göçmenler ile Uraıtu mimarisine geldiği kolaylıkla önerilebilir. Bu serbesti ile evlerin arka duvarları kavisli şekilde yapılabilmiştir. Ancak ön avlulu evlerin siyasi otorite tarafından planlanmamış kırsal alanlardaki yerleşmelerde de ortaya çıkmış olması. ön avlulu evler Anadolu'da M.50 metreyi bulmakladır. Evin boyutları 25. yeni inşa ettirdikleri kentlerde iskan ettikleri bilinmektedir. Urartu'nun erken dönemlerinden itibaren Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'daki Geç Hi ti t Kent Devletleri ile olan siyasi ve kültürel ilişkileri bu etkinin olası kaynağı olarak kabul edilebilir. Ancak erken dönem evleri ile MÖ. Giyimli evi gibi ön avlulu olan evin avlusunun arasında iki mekan vardır. Dış kentlerdeki evler bir ön plana sıkı sıkıya bağlı olarak inşa edilmişler.yünde yapılan kazıda ortaya çıkan ev (Çizim 8) işçilik bakımından öncekilerden oldukça faklıdır. 7. Dikdörtgen bir plana sahip olan evin uzunluğu 20. önde bir avlu ve arkada iki dikdörtgen mekandan meydana gelmiştir. Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi Uraıtu konutları genel hatlarıyla ön avlulu ev tipini yansıtmaktadır. bu ev planının bağımsız olarak Urartu'da da gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. ^> . Arka duvar kavisli olarak inşa edilmiştir. Kusa dönemine tarihlenmektedir. Ev. özellikle kültepe-Kanes de l a d a n itibaren kullanım alanı bulmuşlardır. Ölçüler önceki evden biraz daha küçüktür. Aynı plana sahip evlerin Hitit mimarisinde de var olduğu Alişar ve Alacahöyük kazıları ile kanıtlanmıştır.

o .

Konut Mimarlığı ". Serin. M ÇİZİm I" . Acın Bölgesinde t rartıı Araştırmaları ıIlı. Anadolu Araştırmaları I \ ' \. Res. 1976 .19 I Res.4) tf .-V. Kontu Mimaritğı Anadolu Araştırmaları IV-V.Gövelekeui {Tartan T.Kuşeleri rısalillı Ağaçlık evinin temel planı {Tarkan T.1977. Sevgin 'Van Bölgesinde Urartu Anıştırmaları un .Ipm Çizim y .-V. 1976.

Van Kalesi Höyük'te. Farklı etnik yapıdaki insanların kendilerine özgü gelenekleri uygulamalar doğaldır. hem yakma ve hem de yakmadan gömüler için kullanılmıştır. Zengin mezarı ile fakir mezarı arasında işçilik ve ölü armağanı zenginliği açısından her zaman önemli faiklar gelişmiştir. etnik farklılık ve buna bağlı olan gelenek farklılığı olmalıdır. 1 [atta bazı durumlarda aynı mezar içinde yakma ve inhumasyonun aynı anda uygulandığı görülmüştür. aynı karakterde ve plandaki mezarlar içinde her iki tarz gömünün de yapılabildiği gözlenmiştir. Urartu'daki ölü gömme geleneklerinde ve buna bağlı olarak mezar mimarilerinle gözlenen plan ve isçilik farklılıklarının. birkaç ana başlık altında toplanabilmektedir.70 metre arasında uzunluğa sahip mezarların genişlikleri de 0. Dilkaya örneğinde olduğu gibi ölülere bir platform üzerine koyulan armağanlar sunulmuştur. Ancak yakarak veya yakmadan yapılan gömüler için farklı bir mezar mimarisi gelişmemiş. 0. B MEZAR TÜRLERİ Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak inşa edilen veya oyulan mezarlar. Yakmadan ve yakarak yapılan gömüler olarak niteleyebilin eğimiz bu gelenekler. daha zengin ve çeşitli ölü armağanları ile ödüllendirilmiştir. Toprak içine açılan bir çukura yerleştirilen ölülerin etrafında tas veya kerpiçten yapılmış bir duvar yoktur. Kral sülalesinden gelen kişilerin veya üst yönetime ait yönetici ve yakınlarının mezarları her zaman yönetilenlerden daha görkemli ve üstün işçilikte yapılmış. Hu geleneklerin bir bölümü Erken Demir Çağ ve öncesinde Van Golü Hav-zasında yaşayan ve daha sonra krallığın kurulmasıyla Urartu halkları içinde yer alan toplulukların geleneklerinden gelmektedir.MEZAR MİMARLIĞI ilimsel arkeolojik kazılar yoluyla ortaya çıkan veriler. Basit toprak mezarlar olarak adlandırılan bir grup mezar. yöneten veya yönetilen sınıflara ait olmakla ilgilidir.80 metre arasındadır. Diğer bir farklı grup olan basit taş sandık mezarlar toprak içine açılan bir çukurun etrafının taklar ile çevrelenmesi ve mezarın üzerinin bir veya birden fazla sal tası ile örtülmesinden meydana gelmiştir. Kalecik ve Ayanıs Kalesinin doğusundaki mezarlık alanlarında bulmak mümkündür. birbirinden farklı mimari plan ve karakterdeki mezarlar içine yapılmışlardır. Genellikle ayaklarını karnına çekmiş durumda (hocker) yerleştirilen ölülerin yanlarında basit ölü armağanları bulmak mümkündür. Aynı mezarlık alanlarında ve hatta aynı mezarlar içinde yakarak ve yakmadan yapılan gömülerin nedeni. temelde birkaç önemli nedeni vardır. Güzel örneklerini Van'da Dilkaya mezarlık alanında. 8~ . Erzurum Bölgesinde ise Su-çau ve Harmantepe'de bulunan basit taş sandık mezarların boyutları değişmektedir. Van Bölgesinde Dilkaya (Çizim 11).80 metre ile 1.50 metre ile 0. Aynı veya farklı halk topluluğu içinde farklı uygulamaların varlığı ise tamamen ekonomik gerekçelere dayalıdır. Mezar mimarisinde gözlenen çeşitliliklerin diğer bir önemli nedeni. Urartu'da temekle iki aynı tarzda ölü gömmenin varlığını kanıtlamıştır. Urartu Krallığını oluşturan insanların birden fazla etnik kimliğe sahip olması bunun ilk nedenidir. Çavuştepe ve Giyimlide.

üraıtu ölü gömme tarzlarına "küp mezarlar' olarak yeni bir uygulamayı daha eklemiştir.ÇİZİm 11 OÜkctya mezarlık alanımla hasıl tas sandık mezar Çizim 12. Anato/ian Stııdies ^v. Van Kalesi Höyük'teki örnekte.. (. Harmantepe ve Suçatı kazılarından elde edilen veriler. I I First Season of ExcavaHons on the Urartian Citadel of |NN Kayahdere".'. gömüden daha erkene tarihlenmesi muhtemel . Özellikle Van Kalesi Höyük. 1966) KUP MEZARLAR Son yıllarda Urartu yerleşim sahası içinde yürütülen sistematik kazılar.Varto Kayaltderv kaya mezarı ( Bıırııey. ölülerin dik ya da bükülerek küplerin içine gömüldüğünü göstermiştir. o'o 16.

düzensiz sütunları ile diğer kaya mezarlarından çok farklıdır. duvarlarda köşeli veya kemerli nişler dikkat çekicidir. Mezar doğrudan ana kaya kütlesi içine oyulmuştur. Kayalıkların görülür yerlerine. Bu tür anıtsal kaya :iıe/. gizleme ihtiyacı duyulmaksızm yapılan kaya mezarları Urartu'daki taş oda mezar geleneğinin kayalar içine oyulan biçimidir. Palu III veya Doğu Beyazıt'taki mezar içinde köşeli nişleri. Bu çukurlarda kurban kemiklerinin veya eski gömülere ait insan kemiklerinin depolandığı önerilmektedir. Yan odalar mezar içindeki farklı ölülere ait olmalıdır. Suçatı küp mezarının içinde de bir tunç kemer ölü armağanı olarak ele geçmiştir. bu yan odalardan biri alta doğru _cııisleyen derin bir çukur şeklinde oyulmuştur. - . tonozlar ve sözde kemerler Urartu'daki bu mezar mimarisinin. Palu'da veya Erzurum Umudum Tepe'de bulmak mümkündür (Resim 42). Gerektiğinde yeni yan odaların ilave edilebilmesi anıtsal kaya mezarlarının farklı zamanlarda yeni gömüler için kullanıldığını göstermekledir. Ölü armağanı olarak bulunan eşyalar küp mezarın M. Argişti mezarı. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. içinde varolan odaların sayısına göre çok odalı ve tek odalı kaya mezarları olarak iki alt gruba ayrılırlar. Özellikle Varto yakınlarındaki Kayalıdere A mezarı veya Van'da Kadembastı mevkiindeki mezar (Resim 44) bu türe ait örneklerdir.lu mezar ve Kayalıdere A mezarında olduğu gibi. Giriş kapısından sonra ana salon ve bu salona bağlı bir çok yan oda mezarın temel planını oluşturur. bu odaların ana salon ile olan bağlantıları ve alçak tavanı taşıyor izlenimini veren ana kayadan oyulmuş. Palu'da 1 No. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu mezarında olduğu gibi bazı salonlar beşik tonoz şeklinde biçimlendirilmiştir. Çağdaş Asur oda mezarlarında bu ta-: elemanların kullanılması etkinin bu ülkeden geldiğini göstermektedir. Kaya mezarlan içinde. Varto yakınlarındaki Kayalıdere'de (Çizim 12). Kaya mezarları içinde doğal olarak hiç bir ı eleman yoktur. Kadembastı kaya mezarı (Çizim 14) odaların planları. Kayalıdere A mezarında ise kemerli nişleri bulmak mümkündür. Başkent Tuşpa'da yer alan ve kral Menua'ya ait olduğu varsayılan Neft Kuyu. Özellikle ana salon içinde varolan kornişler. genellikle mezarın ekseninde yer alan. KAYA MEZARLARI Urartu mezar geleneği içinde en önemli yeri anıtsal kaya mezarları alır.Ö. Ölü armağanlarının yerleştirilme. Ana salon yılın belli dönemlerinde veya mezar sahip ya da sahiplerinin ölüm günlerinde yapılan merasimler için kullanılmış olmalıdır.arlarına ait en güzel örnekleri başkent Tuşpa'da. Argişti. Genellikle Urartu yerleşim alanı içindeki önemli kalelerin inşa edildiği kayalıklara oyularak yapılan kaya mezarları. Ancak bazı kaya mezarlarında varolan sahte mimari taşıyıcı öğeler ilginçtir. Kayaya oyulan kapı açıklığı ahşap veya tunç kapı kanatları ile kapatılmış olmalıdır. Van Kalesi'ndeki Neft Kuyu. Argişti'nin erken dönem Faaliyetlerinin kaleme alındığı yıllıkların da yer aldığı Büyük Horhor Mağaraları (Resim 43) bu türe ait en gelişmiş örneklerdir (Çizim 13). bir kapı ile girilir. Bu örneklerde giriş ve giriş önündeki platform özellikle belli edilmiş ve Urartu mimarisinin diğer örneklerinde de var olan cephe mimarisi bu mezarlarda da genellikle uygulanmıştır. Çok odalı kaya mezarı olmasına karşın anıtsal ve dışarıdan algılanan cephelere sahip olmayan mezarlar da bilinmektedir. IIV. Anıtsal kaya mezarlarına. Bir çok mezarın girişinin iki yanında bulunan kayaya oyulmuş söve yuvaları bu kapıları taşıyan dikmeler içindir. Doğu Odaları veya 1. Mezarlar. Çok odalı kaya mezarlan özellikle krali amaçlı olarak planlanmış ve Van K a l e s i n i n güney dik yamacında bir kaç Urartu kralı için uygulanmıştır. Ölü-j e ve olasılıkla bu merasimler yoluyla tanrılara armağanlar sunma olayı bu salon içinde gerçekleştirilmiştir. yönetici üst sınıfın veya doğrudan krali sülaleye ait kişilerin gömüldükleri mezarlardır.bir küpün ağzı boyun hizasından kırılarak.sine yarayan nişlerin bir kısmı hücre şeklinde ve bir ölünün sığacağı büyüklüktedir. içine ölü yerleştirilmiş ve ölünün üzeri iki kırık küp parçası ile örtülmüştür. I. gerçek taşıyıcı elemanları olan tas veya tuğla oda mezarlardan esinlenerek yapıldığının önemli kanıtlarıdır.

A. Çizim 14 .) Anadolu Demir Oluları İzmir. Çilingiroğlu (Ed. 1987.. Argiştİ baya mezarı (Serin V. ı rottu Oda Mezar Mimarisinin Kökeni l zerine Bazı Gözlemler .Çizim 13 Van Kalesi'ndel.Van Edremit yakı11/arında Kadembasti kaya mezarı .

90 .

Erzurum yakınında Umudum Tepe kaya mezarı 91 .-. V • n \ •. /v.\v f-W ■< :M W f \ Resim ıj .:. i v.£' P~mL İ.

"* rBWB***W Resim 44 . Van Kulesi ./.Resim /.> . Horhor Mağarası.Van Edremit yakınlarında Kadembastı kaya mezarı 92 . Argisti nin kaya mezan.

Altıntepe mezarları tepenin güneydoğu sırtlarında.sapılmıştır. İkinci odada ele geçen iki adet tas lahit tekne biçimindedir ve kapakları beşik şeklinde biçimlendirilmiştir. 2. at heykelcikleri ve at koşum takımları. Altıntepe'deki III No. Bu tür mezarların giriş cepheleri özellikle vurgulanmıştır. ancak oda mezar inşa etmek zorunluluğu var olan bazı yerlerde oda mezarlar taştan örülmüştür. Dromos yardımı ile girilen bir başka taş oda mezar.0 metreye varan uzunluktaki bu türe giren mezarların genişlikleri 1. Nişlerin en az bir tanesi mezarın arka duvarına açılmış ve anıtsal kaya mezarlarında olduğu gibi dikdörtgen veya kemerli olarak yapılmışlardır. Birbirine kısa koridorlarla bağlanan üç dikdörtgen odadan oluşan mezar dikdörtgen planlıdır.30 metreyi yüksekliği ise 3-0 metreyi bulmaktadır. Mezar duvarları içine çok sayıda . 93 . ölünün yatırıldığı platformlar Umudum Tepe'deki mezar odasında da vardır. Potnos yakınlarındaki Kamışlı mezarı taştan örülmüş tek odası ve 1. Mezarların üzerleri bir çok durumda sal taşları ile örtülmüştür. Bostankaya Kalesinin yakınındaki Ahar veya Doğu Beyazıt kaya mezarında olduğu gibi mezarlar bir kabanına ile süslenmiştir. Sal taşları ile örtülmeyen ve doğrudan ana kayadan oyularak yapılan mezarların tavanları genellikle kemer şeklindedir.0 metre uzunluğunda ve 4.50 metre genişliğinde bir çukurun içine inşa edilmiştir. Altıntepe III No. Birbirine yine koridorlar ile bağlanan mezar odaları. Tek odalı kaya mezarları içinde bir çok durumda görülen.0 metre arasında değişmektedir.80 metre arasında olmalıdır. diğerlerinden belli bir plan farklılığı gösterir. Bu boyutlardaki mezarların yükseklikleri genellikle 1.50 metre uzunluğundaki dromosu ve Potnos-Adilcevaz karayolu üzerindeki Konakbev ve (iavurkale mezarları yine dromosları ve taştan örülmüş tek odaları ile bu türün güzel örekleridir. Erzurum Ovasına egemen bir tepe üzerindeki kalenin kayalık güney dik yamacına oyulmuş olan Umudum Tepe kaya mezarı tek odalı olmasına karşın. birinci mezarın güneybatısına inşa edilmiştir.0 metre yükseklikte inşa edilmişlerdir. Tek odalı oda mezarların bir bölümü genellikle Lîrartu kalelerinin inşa edildiği kayalıklara oyulnıuştur. Elazığ yöresindeki Tanrıvermiş. Mezar odası içinde duvarlar boyunca sekiler ve sayıları iki veya üçü bulan nişler vardır. Ana girişin açıldığı ve ölü armağanlarının bir çoğunun bulunduğu birinci oda hariç diğer iki odanın duvarlarında çok sayıda niş vardır. odalar aynı eksen üzerinde değildir. çeşitli mobilyalar ve büyük bir tunç kazan özellikle önemlidir. Taştan inşa edilmiş oda mezarların en çarpıcı üç örneği Erzincan yakınlarındaki Altıntepe'de gün ışığına çıkarılmıştır (Çizim 15-16).0 metreden 5. Toprak altına yapılan kaya mezarlarına kuyu biçimli bir dromos ile girilir.lu mezar. Altıntepe I No. Bazı durumlarda dromoslar içinde girişi kolaylaştıran merdivenler vardır. Arazi yapısının uygun olmadığı. TAŞ ODA MEZARLAR Urartu kalelerinin kurulduğu tepeler her zaman kaya mezarı inşa etmek konusunda yeterince elverişli değildir.90 metre olan bir dromos ile girilir. Kalecik ve Adilcevaz mezarlarında görülebilir.lu mezarı da üç odadan meydana gelmesine karşın.40 metre enişliği 0. taş blokları içine nişler yapılmıştır. Gökbelen.50-1. Kürdemlik ve Kacıseli tek odalı sekili mezarlar için tipik örneklerdir. Bu açık salonun tavanı semerdam şeklinde biçimlendirilmiş ve kornişlerle bezenmiştir.lu mezarı 9. ova seviyesinden 40. Tanıktepe mezarıdır ve uzunluğu (1. Diğer Urartu mezarlarında olduğu gibi duvarlarda.0 ile 4. Tavanı s i v r i tonozlu olan odanın açıldığı geniş ve önü açık olan salona ovadan kayaya oyulmuş bir merdiven ile çıkılır. İçlerinde nişler olan tek odalı mezarlara en güzel örnekler Dcdeli. usta bir işçilikle yontulmuş taş bloklarından yapılmıştır. Ölü armağanları arasında tunç kemer. Tek odalı mezara uzunluğu 2. Özellikle Elazığ yöresinde sık rastlanan bu tür mezarlar da ulaşılması güç kaya fasatlarına oyulmuşlardır. Tabanlar sıkıştırılmış topraktır.Ana kayaya oyulan tek odalı mezarların bir kısmı toprak üzerinden görülebilmesine karsın büyük bir bölümü toprak altına yapılmıştır.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful